İNFRATENTORİYAL İNMELERDE KOGNİTİF ETKİLENME

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İNFRATENTORİYAL İNMELERDE KOGNİTİF ETKİLENME"

Transkript

1 T.C. Sağlık Bakanlığı Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 3. Nöroloji Kliniği Başhekim: Doç. Dr. Medaim Yanık Klinik Şefi: Doç. Dr. Dursun Kırbaş İNFRATENTORİYAL İNMELERDE KOGNİTİF ETKİLENME Uzmanlık Tezi Dr. Melek Kandemir İstanbul-2006

2 Uzmanlık eğitimim boyunca bilgi ve deneyimlerinden yararlandığım, bizlere her konuda destek olan klinik şefimiz sayın Doç. Dr. Dursun Kırbaş a, nöroloji eğitimime değerli katkılarından dolayı sayın Doç. Dr. Baki Arpacı ve sayın Doç. Dr. Sevim Baybaş a, psikiyatri ve çocuk nörolojisi rotasyonlarım sırasında eğitimime katkıda bulunan sayın Doç. Dr. M. Emin Ceylan, sayın Doç. Dr. Duran Çakmak, sayın Doç. Dr. Hüsnü Erkmen ve sayın Prof. Dr. Ayşin Dervent e, klinik çalışmalarımızda bizlere yol gösteren klinik şef yardımcılarımız sayın Doç. Dr. Göksel Bakaç, sayın Doç. Dr. Nalan Kayrak Ertaş ve Uzm. Dr. P. Nevin Sütlaş a, asistanlık eğitimim süresince ve tezimin her aşamasında bana yardımcı olan sayın Uzm. Dr. İbrahim Örnek ve sayın Uzm. Psik. Cahit Keskinkılıç a, nöroloji eğitimim süresince bilgi ve deneyimlerinden yaralandığım uzmanlarıma, birlikte çalışmaktan büyük keyif aldığım asistan, hemşire, sağlık memuru ve personel arkadaşlarıma ve tüm nöroloji-psikiyatri çalışanlarına teşekkür ederim. Dr. Melek Kandemir 2

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1 AMAÇ... 3 GENEL BİLGİLER... 4 NÖROPSİKOLOJİK BATARYA BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ KAYNAKLAR EKLER MİNİMENTAL DURUM TESTİ (MMSE) SAYI MENZİLİ TESTİ GÖRSEL BELLEK MENZİLİ TESTİ BOSTON ADLANDIRMA TESTİ VERBAL AKICILIK TESTİ CALIFORNIA SÖZEL ÖĞRENME TESTİ REY-OSTERRIETH KARMAŞIK ŞEKİL TESTİ STROOP TESTİ ÇİZGİ YÖNÜ BELİRLEME TESTİ LONDRA KULESİ TESTİ İZ SÜRME TESTİ (TRAIL MAKING TEST A/B) SAAT ÇİZİMİ FRONTAL DAVRANIŞ ENVANTERİ BECK DEPRESYON ÖLÇEĞİ 3

4 GİRİŞ Yaklaşık yüz yıldır serebellumun motor aktivitenin kontrolündeki önemi çok iyi bilinmektedir. Serebellum hareketin hız, yön ve gücünü düzenlemektedir. Son zamanlarda serebellumun bu göreve ek olarak kognitif ve davranışsal bağlantıları da olabileceği serebellar hasarlı hastaların klinik muayeneleri ve nörolojik olarak sağlıklı kişilerin fonksiyonel görüntülemelerini değerlendiren bazı yayınlarda öne sürülmüştür (1, 2, 3). Serebellumun, kognitif süreçlerdeki işleviyle ilgili bilgiler ve serebroserebellar bağlantıların önemi şizofreni, otizm, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, panik-anksiyete bozukluğu ve disleksi gibi psikopatolojik bozukluklardaki serebellar anormalliklerin incelenmesinden gelmiştir (4, 5, 6). Diğer taraftan, nöropsikolojik değişiklikler önceden olivopontoserebellar atrofi, fenitoin intoksikasyonu, Friedreich s ataksisi, hidrosefali için shunt uygulanmış serebellar tümörlü vakalar, postinfeksiyöz serebellit ve serebellar atrofi gibi bir çok serebellar hastalıkta da bildirilmiştir. Buna karşın kortikal defisitleri göstermek için serebellar enfarktlı sadece birkaç izole vaka üzerinde nöropsikolojik değerlendirme yapılmıştır (3). Hayvanlardaki anatomik ve fizyolojik çalışmalar, serebroserebellar devrenin, kortikoponto-serebellar yollar aracılığıyla afferent girdileri ve serebello-talamo-kortikal yollardan da bir geri-besleme ayağını içerdiğini göstermektedir (7) lerin ortalarında anatomik, davranışsal ve nöropsikolojik kanıtlarla serebellumun saf motor fonksiyonun ötesine uzanan bir rolü olduğu ileri sürülmeye başlanmıştır. Leiner ve ark., kognisyon üzerine serebellumun potansiyel rolünü gözden geçiren bir çok makale yayınlamışlardır. Serebellumun filogenetik olarak daha yeni yapılarının mental yetileri kontrol ettiğini, eski yapıların ise motor kontrolde rol aldığını belirtmişlerdir. Her iki fonksiyon da talamus aracılığıyla dentat nukleus ve frontal korteks arasındaki bağlantılarla sağlanmaktadır (8, 9). Serebellum anterior lobu motor kontrolle ilgiliyken, posterior lob yüksek seviye davranışla ilgilidir. Ayrıca posterior lobun lateral kısımları bilişsel işlevle ilgiliyken, vermis ise limbik serebellum eşdeğeridir (10). 4

5 Serebellumun hareketteki hatalarda yaptığı gibi düşüncedeki hataların da saptanması ve düzeltilmesinde görevli olduğu ileri sürülmüştür. Bilişteki görevinin de üretmeden ziyade modülasyonla ilgili olduğu belirtilmiştir. Kortiko-serebello-talamo-kortikal devrede yer alan serebellum, talamus ve major kortikal alanlarla frontal, temporal ve parietal lobların assosiasyon alanları ve paralimbik korteksler - karşılıklı etkileşim halinde olduğu ve hem motor hem de bilişsel aktivitelerin koordinasyonunu sağladığı öne sürülmüştür (7, 11). PET ve fmr çalışmaları sağlıklı kontrollerde çeşitli kognitif görevler sırasında serebellar aktiviteyi göstermiştir. Serebellar hasarın, işlevleri ortadan kaldırmazken performansı bozduğu ortaya konulmuştur (5). Serebellar korteks ve serebral korteksin, birbirini tamamlayıcı olan ve karşılıklı olarak birbirini değerlendirebilecek ve düzeltebilecek olan iki temel farklı, bilgi temsili ve işlenmesi tipini kolaylaştırdığı; böylece kendini düzelten bir adaptif kontrol sistemine zemin hazırladığı ileri sürülmektedir (2). Bu çalışmalara rağmen, serebellumun hangi mekanizmalar aracılığıyla serebral korteks üzerinde etkilerini gösterdiği henüz yeteri kadar aydınlatılamamıştır (4). 5

6 AMAÇ Bu tezde serebellum ve serebello-kortikal bağlantıların kognisyon üzerindeki olası farklı etkilerini araştırmak amaçlanmıştır. Serebellum ve pons inmelerinin hangi kortikal bölgeler üzerinden dolayımlı etki göstererek, kognisyonun hangi alanlarında bozukluğa neden olduğu ve pür serebellar inmelerde, posterior inferior serebellar arter, anterior inferior serebellar arter, superior serebellar arter sulama alanlarında oluşan inmelerin kognitif bozukluklar yönünden farklılık gösterip göstermediğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. MATERYAL VE METOD Bu çalışma Ocak 2004 Eylül 2005 tarihleri arasında Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde arka sistem serebrovasküler hastalık (SVH) tanısıyla yatarak tedavi gören, ilk defa SVH geçiren, yaş arası, en az ilkokul mezunu olan hastalar ile yapılmıştır. Çalışmaya alınmama kriterleri: 1. Kranial MR incelemesinde serebellar olmayan beyaz cevher hiperintensitelerinin ve SVH düşündürecek lezyon alanlarının varlığı, 2. Major nörolojik hastalıkların varlığı (ör. Alzheimer Hastalığı, Parkinson Hastalığı ya da epilepsi), 3. Psikiyatrik hastalığının olması; madde ya da alkol kötüye kullanım öyküsünün varlığı, 4. Kafa travması veya merkezi sinir sistemi enfeksiyonu öyküsünün olması, 5. Hepatik, renal ve pulmoner hastalık, sistemik enfeksiyon veya metabolik bozuklukların varlığı, 6. Psikoaktif ya da sedatif ilaç kullanım öyküsü olması, 8. Mental retardasyon. Yukarıdaki kriterlere uyan 22 hastaya nöropsikometrik test bataryası uygulanabildi. Fakat 3 hastaya testlerin bazıları uygulanamadığından çalışma dışı bırakıldı. Kontrol grubunu ise yaş arası, en az ilkokul mezunu olan ve aşağıda belirtilen kriterleri taşımayan sağlıklı insanlar oluşturmuştur: 1. Geçirilmiş serebrovasküler hastalık öyküsü, 2. Majör nörolojik hastalık, 3. Unutkanlık yakınması, 4. Diabet ve iskemik kalp hastalığı, 5. Psikiyatrik hastalık veya madde-alkol kullanımı, 6. Kafa travması veya geçirilmiş santral sinir sitemi infeksiyonu. 6

7 GENEL BİLGİLER Serebellum Anatomisi Rombensefalonun ön kısmı olan metensefalondan, serebellum ve pons meydana gelmektedir. Serebellum, iki hemisfer ile bunları ortasında yer alan vermis den oluşmuştur. Serebellumun diğer santral sinir sistemi alanları ile bağlantıları pedinkül olarak adlandırılan üç çift kalın demette toplanır. Bu pedinküller; 1- Superior serebellar pedinkül: Mezensefalon ile serebellum arasındaki bağlantıyı sağlayan bu köprü aracılığıyla serebellum temel projeksiyonlarını kontrlateral talamusun ventrolateral çekirdeğine gönderir. 2-Orta serebellar pedinkül: Bu bağlantı yolu ise kontrlateral pontin çekirdeklerden gelen bilgiyi serebelluma ulaştırma görevini sağlar. 3-İnferior serebellar pedinkül: İpsilateral medulla spinalis, inferior oliva ve vestibüler çekirdeklerden gelen bilgilerin serebelluma iletilmesini sağlar (1, 11). Histolojik olarak incelendiğinde, serebellar korteksin üç tabakasının olduğu görülür; içten dışa doğru granüler tabaka, Purkinje hücre tabakası, moleküler tabaka. Serebellar kortekste beş hücre tipi bulunmaktadır; Purkinje hücreleri, granül hücreler, Golgi hücreleri, sepet hücreleri ve stellat hücreler. Granül hücrelerinin yer aldığı graniler hücre tabakasında az sayıda Golgi hücreleri de yer almaktadır. Moleküler tabakada ise stellat ve sepet hücreleri bulunmaktadır. Bilindiği gibi Purkinje hücreleri merkezi sinir sisteminde en çok sayıda yer alan ve en fazla farklılaşmış hücre grubunu oluşturur. Serebellumun iki afferent lif sistemi vardır; granüler hücrelerde sonlanan yosunsu lifler ve moleküler tabakada Purkinje hücrelerinde sonlanan tırmanan liflerdir (11). Serebellumun Çekirdekleri: Serebellum beyaz cevherinde dört çift çekirdek yer alır. Bu çekirdekler içten dışa doğru nucleus fastigii, nucleus globosus, nucleus emboliformis, nucleus dentatus tur. Vestibuloserebellum ile ilişkili olan nucleus fastigii filogenetik olarak en eski çekirdektir. Nucleus globosus ve nucleus emboliformis ise paleoserebellum ile ilişkide 7

8 olan çekirdeklerdir ve her ikisine birden nucleus interpositus denilir. Nucleus dentatus en yeni çekirdektir ve neoserebellum ile ilişkilidir (11). Serebellumun Beslenmesi: A. cerebellaris superior serebellar hemisferlerin üst kısmını, dış yüzün bir parçasını beslerken, derin dalları serebellar çekirdekleri (özellikle nuc. dentatus a), superior ve orta serebellar pedinkülleri beslemektedir. A. cerebellaris inferior posterior serebellumun alt yüzüne doğru ilerleyerek vermis alt kısmı, tonsilla ve hemisferin alt-dış kısmını besler. A. cerebellaris inferior anteriorun posterior dalları flokkulus, hemisferin alt yüzeyi ve vermisin çeşitli kısımlarını beslerken derin dalları dentat çekirdekleri besler (11). Serebellumun Kognisyon Üzerine Etkisi Kognitif ve affektif anormalliklere, serebellar hemisferler, özellikle assosiyasyon alanları, paralimbik alanlar ya da bunların karşılıklı bağlantılı olduğu subkortikal alanlarda bozukluğu olan hastalarda rastlanır. Yürütücü işlevlerdeki bozukluklara genellikle prefrontal korteksinde hasarı olan hastalarda karşılaşılırken, görsel-mekansal defisitler pariyetal lob hasarında görülür. Azalmış sözel akıcılık ve dil fonksiyon bozuklukları ya frontal ya da temporal lob patolojilerinde görülür. Affekt ve motivasyondaki değişiklikler ise singulat ve parahipokampal giruslardaki limbik korteksle ilişkili bölgelerdeki bozuklukları yansıtır. Serebellar lezyonu olan hastalardaki bu kognitif defisitlerin varlığı, serebral asosiyasyon alanları ve paralimbik bölgeleri serebelluma bağlayan anatomik bağlantılarla daha iyi anlaşılmaktadır (1, 12). Normal kişilerde yapılan serebellumun fonksiyonel nörogörüntüleme çalışmaları, kortiko-serebellar etkileşimlerin bellek, çalışma belleği, öğrenme, dikkat, problem çözme, kelime üretme, affektif işlemleme, duyusal ayrım, kognitif esnekliği içeren çeşitli motor olmayan işlevlerde serebellar aktivasyon olduğuna işaret etmiştir. Hayvan deneyleri, otonomik fonksiyon, öğrenme ve mekansal yön bulma üzerinde serebellar etkiler olduğunu göstermiştir (4, 7, 13). Serebellar lezyonlar sonucunda korteks ve bazal ganglia lezyonlarının tersine ağır kognitif ve davranışsal problemler daha nadir görülür ve daha az kayda değerdir. Serebellumun nöral bağlantı tarzı göz önüne alındığında, tümü olmasa da birçok kognitif alanın işlevlerini etkiliyor olması oldukça muhtemel görünmektedir. Serebellar hasar 8

9 sonrasında kognitif ve affektif işlevlerin bozulmasının, serebro-serebellar projeksiyonların bağlantılarının kesilmesiyle ilişkili olduğu düşünülmüştür. Striato-pallido-talamo-kortikostriatal ve serebello-talamo-kortiko-ponto-serebellar döngülerin her ikisi de hemen bütün kortikal alanlardan striatum ve pontin çekirdekler aracılığıyla afferent girdiler alırken, talamus aracılığıyla frontal loba projekte olacak şekilde organize olmuşlardır. Projeksiyonların bu şekilde frontal loblara yöneliyor olması bazal ganglia veya serebellar lezyonlu hastaların frontal sendrom benzeri klinik tablolar ortaya çıkarmalarını açıklamaktadır (1, 14, 15, 16, 17). Serebellar hemisferlerin dentat nukleus aracılığıyla kognitif fonksiyonlarda önemli rolü olan prefrontal korteksle, dorsolateral konveksite ve medial prefrontal korteksi de içeren bölgelerle, yoğun bağlantılarının olduğu gösterilmiştir. Serebellumun temel çıktı çekirdeği olan dentat nukleusun problem çözme esnasında daha fazla aktive olduğu kanıtlanmıştır. Bu gözlemler sonucunda, serebellumun bazal ganglialar ile birlikte motor (prosedural) öğrenmede önemli bir rol oynadığı düşünülmüştür. Tek taraflı serebellar lezyonların bile dikkat, kelime akıcılığı ve akıl yürütme alanlarındaki performansları bozabileceği, affektte küntleşme ve disinhibe davranışlara neden olabileceği gösterilmiştir (1, 11, 15). PET ve fmri çalışmaları sağlıklı kontrollerde çeşitli kognitif görevler sırasında serebellar aktiviteyi göstermiştir. Bazı çalışmalarda, motor tutulumdan bağımsız olarak, mekansal olmayan dikkati başka yere kaydırma görevlerinde ya da seçici dikkat görevlerinde serebellumun farklı alanlarının aktive olduğu gösterilmiştir (5). Schmahmann ve Sherman, serebellar kognitif afektif sendrom (SKAS) olarak adlandırılan davranışsal anormallikler paternini tanımlamışlardır. Serebellar kognitif afektif sendrom şunlarla karakterizedir: 1) Yürütücü işlevlerde bozukluklar; planlamada, set değiştirmede, soyut muhakemede, çalışma belleğinde yetersizlik ve azalmış sözel akıcılık, 2) Mekansal kognisyonda bozulma; görsel mekansal dezorganizasyon ve bozulmuş görsel mekansal bellek, 3) Kişilik değişikliği, affektin küntleşmesi ve disinhibe ya da uygunsuz davranışlar, 4) Lisanla ilgili zorluklar, disprozodi, agramatizm ve hafif anomi (12). Bu yürütücü, mekansal, dilsel ve affektif değişikliklerden oluşan çekirdek özellikler serebellar kognitif afektif sendromu tanımlamaktadır ve onu özgül olmayan konfüzyonel durumlardan ya da demansın kabul edilen özelliklerinden veya diğer subkortikal 9

10 sendromlardan ayırmaktadır. Uyanıklık baskılanmamıştır. Uzak epizodik ve semantik bellek korunmuştur ve yeni şeyleri öğrenme sadece hafif düzeyde etkilenmiştir. Afazi, apraksi ve agnozi gibi diğer kortikal fenomenler genellikle mevcut değildir (12). Bu defisitlerin bir arada görülmesini, prefrontal, posterior parietal, superior temporal ve limbik korteksleri serebelluma bağlayan nöral devrelerin serebellar modülasyonundaki bozulmaya bağlamışlardır. Özellikle akut dönemde olmak üzere, bilateral ve posterior lob lezyonu olanlarda kognitif fonksiyonlarda belirgin bozukluk olduğunu, vermisin afektif prezentasyonu olan hastalarda etkilenmiş olduğunu ve serebellumun anterior lobunun lezyonlarının yürütücü ve görsel-mekansal işlevlerde sadece minör değişiklikler yaptığını ileri sürmüşlerdir (10, 12). Motor kapasitedeki bozukluğun, anormal sözel IQ skorunu, resim düzenleme ve tamamlamayı ya da Boston isimlendirme testindeki zayıf performansı açıklayacak düzeyde olmadığını, bu hastaların kognitif cevapları planlamada ve bütünleştirmede zorluk yaşadıklarını düşündürmektedir. Bu defisitlerin, sadece üst düzey kognitif testlerle saptanabilecek kadar belirsiz olmadığı, aile üyeleri ve tıbbi ekip tarafından fark edilebilir düzeyde ve yatak başı mental durum muayenesi ile saptanabilecek boyutta olduğunu ileri sürmüşlerdir (12). Ayrıca, nöropsikolojik testlerle ortaya konulan ve klinik olarak gözlenen, işlevlerdeki iyileşme, serebellar lezyonlardan kaynaklanan davranıştaki bozulmanın bir dereceye kadar geri dönüşümlü olduğunu da göstermektedir (12). Diaschisis, fiziksel olarak uzak olan ancak anatomik olarak bağlantılı bir bölgedeki fokal hasardan dolayı beynin diğer bölgesinin de fonksiyonunda bozukluk olması olarak tanımlanmıştır (11). Diaşizi aracılığıyla frontal infarktların kontrlateral serebellar hipometabolizmaya yol açtıkları ve serebellar lezyonların ise yaygın kontrlateral kortikal inaktivasyona neden olabildikleri gösterilmiştir. Frontal lob lezyonları bu mekanizmayla kontrlateral serebellumda atrofiye neden olabilmektedirler (1). 10

11 Serebellar diaşizi, Baron ve ark. tarafından 1980 de tanımlanmıştır. Beldarrain ve ark. (1997) tarafından serebellar inmeli hastalara SPECT yapılmış ve infratentoriyal enfarktın kontralateralindeki serebral hemisfere eksitatör afferent inputlarda kayıp sonucu kalıcı fonksiyonel deaktivasyon gösterilmiştir. Asendan serrebello-talamo-kortikal projeksiyonların engellenmesi nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülmüştür. Hastaların yarısında kontralateral diaşizi, diğer yarısında ise ipsilateral diaşizi saptanmıştır. Retrograd ve anterograd kortikal nöronal dejenerasyonun bu fenomeni açıklayabileceği ileri sürülmüş, diğer ipsilateral olguların korteksin fonksiyonunun transkallozal depresyonu (transkallozal diaşizi) ile açıklanabileceği söylenmiştir (6, 18). Beldarrain ve ark. (1997), 26 serebellar inmeli hastalar ile yaptıkları çalışmada lezyonun anatomik dağılımının nöropsikolojik etkilenme ve diaşizi ile ilişkili olmadığını göstermişlerdir. SPECT perfüzyon paterni ile nöropsikolojik etkilenme arasında herhangi bir ilişki bulamamışlar ve diaşizinin hastanın bulgularına ve prognozuna belirgin etkisi olmadığını ileri sürmüşlerdir (6). Schahmann ve Sherman, yaptıkları çalışmada, PET/SPECT te serebral assosiyasyon alanlarında hipoperfüzyon ile serebellar diyaşiziyi göstermişlerdir. Parietal, temporal ve prefrontal kortekslerde hipoperfüzyon alanları olduğuna, talamus ve bazal ganglionlarda da perfüzyon değişikliklerine dikkat çekmişlerdir. Serebelluma ulaşan ve serebellumdan çıkan bu çok sayıdaki farklı bilgi akımının ileri sürülen net etkisi, serebellumun çok sayıda içsel reprezantasyonla dış uyaranı ve kendiliğinden üretilen cevapları entegre edebilmesidir. Bu farklı alt sistemlerin serebellar modülasyonu sonucunda, uyumlu motor, kognitif ve affektif davranışların üretilmesini sağlamaktadır. Bu nöral devrelerin serebellar bileşeninin kaybının, serebellar kognitif afektif sendroma yol açan bir düşünce dismetrisi yarattığı ileri sürmektedir (12). Prefrontal-talamo-serebellar devrede bozukluk sonucunda bilgi işlenmesi, önceliğin belirlenmesi, ifade edilmesinde koordinasyon bozukluğu ile karakterize bilişsel dismetri olarak adlandırılan özgün bir bilişsel defisit görülmektedir. Serebellum bu devrede önemli bir kilit noktası olarak yer almaktadır. Ayrıca serebellar hemisferlerin hacmindeki azalmanın da bilişsel dismetri ile ilişkili olduğu bulunmuştur (11). 11

12 Serebellum ve Ponsun Serebral Kortikal Alanlarla Bağlantıları Nöroanatomik ve elektrofizyolojik veriler, serebellum özellikle ventral posterior serebellar alanlar- ve serebral asosiyasyon ve paralimbik korteksler arasında topografik olarak düzenlenmiş karşılıklı bağlantılar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Dorsolateral ve dorsomedial prefrontal korteksteki assosiyasyon alanları, posterior parietal, superior temporal, posterior parahipokampal alanlar, limbik korteks ve dorsal prestriat alanlar ve singulat girus gibi üst düzey serebral alanların, serebelluma pons aracılığıyla projekte olduğu gösterilmiştir. Ayrıca medial mamiller cisimciklerin (bellek için önemli) ve superior kollikulusun derin tabakalarının da (dikkat için önemli) pons aracılığıyla serebellumla karşılıklı bağlantıları olduğu gösterilmiştir. Anatomik çalışmalar ayrıca hipotalamus ve serebellum arasında da karşılıklı bağlantıların olduğunu ortaya koymuştur (4, 5, 12, 13). Middleton ve Strick, nörotropik virüsler kullanılarak yaptıkları çalışmalarında retrograd transnöral transport yoluyla serebellar çıkışın kortikal hedeflerini haritalamışlardır. Serebello-talamo-kortikal sistem premotor ve prefrontal korteksin de dahil olduğu çesitli kortikal alanlara (inferotemporal ve posterior parietal korteks) uzanır. Anatomik çalışmalarda dentat nüklesun prefrontal korteks alanlarını innerve ettiğine dair kanıtlar bulunmuş ve dentatın bilişsel fonksiyonla ilgili olabileceği düşünülmüştür. Bu sonuca göre bilişsel işlevlerin dentat aktivasyonuna yol açtığı ve bilişsel fonksiyonu olan dentat bölgelerin göz ve ekstremite hareketinin kontrolüyle ilişkili dentat bölgelerinden ayrı olduğu ortaya konulmuştur. Virüs izleme yöntemiyle derin serebellar çekirdeklerin, özellikle dentat nukleusun, prefrontal kortekse çıktı verdiği ve 9 ile 46 alanlarla bağlantıda olduğu ortaya konulmuştur. Ventral dentat hasarının 9 ve 46 alan lezyonundan sonra görülene benzer bilişsel defisitle sonuçlanacağı öngörülmüştür. 9. ve 46. alanın, Londra kulesi görevi gibi zor planlama görevleriyle uğraşan insanlarda güçlü şekilde aktive olduğu gösterilmiştir. Böylece insanlarda, dentatın muhtemelen prefrontal kortekse projekte olan kısmının, innerve ettiği kortikal alanlarla aynı tipte görevlerde rol aldığı ileri sürülmüştür. Sonuç olarak serebellumun talamus aracılığıyla çok sayıda serebral kortikal alanla bağlantıda olduğu ve birçok kortikal alanın ponsa projekte olduğu belirtilmiştir. Böylece serebellumun hem motor hem bilişsel işlevlerde etkili olduğu öne sürülmüştür. Schmahmann a göre oksipitotemporal alan da serebellumdan girdi almaktadır (8, 14, 15, 16, 17, 19, 20). Ventral dentatı prefrontal korteksin alanlarına bağlayan çıktı kanallarının, sıralı 12

13 davranışın öğrenilmesi ve gerçekleştirilmesinde fonksiyonu olabileceği öne sürülmüştür. Özellikle serebellar posterior lobun, frontal, paralimbik ve parietal assosiyasyon korteksleriyle olan bağlantıları, maymunlarda kanıtlanmıştır. Serebellumun bellek, öğrenme, dikkat, çalışma belleği fonksiyonlarında rol oynadığı ve emosyonel durumu etkilediği öne sürülmüştür. İnsanlardaki görüntüleme çalışmaları, ventral dentattaki, prefrontal korteksi innerve eden çıktı kanallarının yeni dizileri öğrenme, çalışma belleği, planlama ve kurala-dayalı öğrenmede rol aldığı hipotezini desteklemektedir. Ayrıca ventral posterior serebellar lezyonların görselmekansal analiz ve duyusal modaliteler arasında dikkati kaydırma gerektiren kognitif görevlerin gerçekleştirilmesi sırasında da defisitlere yol açabileceği, kognitif ve affektif işlev için gerekli olan kortiko-serebellar bağlantıları bozduğu düşünülmektedir (4, 15, 21, 22). Serebro-serebellar anatomik devre bir ileri besleme yolundan (kortikopontin ve pontoserebellar yolaklar) ve bir geri besleme yolundan (serebellotalamik ve talamokortikal yolaklar) oluşur (12). Serebelluma pontin nükleuslar aracılığıyla efferentler gönderen her kortikal alan, aynı zamanda serebello-talamik yolak ile geri dönen bir halkanın da alıcısıdır. Serebellar efferentler derin serebellar nükleuslardan başlayarak talamus içinden disinaptik patika yoluyla spesifik kortikal alanlara erişen ayrı kanallar şeklinde organize olmuşlardır. Benzer şekilde, kortiko-ponto-serebellar akım da ayrı kanalları izler (4, 5). Ventrolateral talamus, temel olarak frontal lobun premotor-motor alanlarına, onlar da multisinaptik serebello-talamo-kortiko-ponto-serebellar döngüyü tamamlayacak şekilde pontin çekirdeklere projekte olurlar (1, 11, 12, 13). Bu topografinin serebellumun motor kontrolün yanı sıra kognisyonla ilgili birçok fonksiyona müdahale etmesini sağlayan donanımı temsil ediyor olabileceği vurgulanmıştır (4). Bu bağlantılar aracılığıyla, hemen tüm kognitif ve sosyal davranış alanlarına ilişkin kortikal bölgeler pontin çekirdeklerdeki bir sinaptik aktarım yoluyla kontrlateral serebellar hemisferlere potansiyel bir giriş sahibidirler (1, 11, 13). Bununla birlikte, kortikoserebellar yolların farklı özellikleri hala açıklığa kavuşmamıştır. Özellikle, serebellar girdinin kortekse iki farklı talamokortikal sistem aracılığıyla ulaşabileceği vurgulanmalıdır. Serebellar liflerin ulaştığı talamik alan (lifleri IV. ve V. tabakalarda biten) ventrolateral yedek nükleusu ve (lifleri derin V. ve VI. yanısıra yüzeyel I. kortikal tabakalara ulaşan) intralaminar nükleusları içerir. Böylece farklı kortikal alanlar serebellar bilgileri farklı tabakalarda alır. Bu farklılıkların işlevsel anlamı hala bir tartışma konusudur. Bununla birlikte, bu durum serebellum ve farklı kortikal alanlar arasındaki işlevsel bağlantılardaki değişikliklerin bir kısmını da açıklayabilir (4). 13

14 Fizyolojik olarak, sağlam serebellum tonik uyarımının karşı taraftaki motor korteksin eksitabilitesinde net bir azalma yarattığı gösterilmiştir. Di Lazzaro ve ark., bir serebellar hemisfer (korteks ve nükleuslar) hasarlandığında veya serebellokortikal yolda bir lezyon varlığında karşı taraftaki motor korteksin eksitabilitesin azaldığını göstermişlerdir. Bu görüş, kontrlateral hemiserebelluma primer bir lezyon sonrasında serebral hemisferik kan akımının azaldığını PET ya da SPECT kullanarak gösteren bazı çalışmalarda doğrulanmıştır (4, 12). Buna karşın derin serebellar nükleusların fazik uyarımının karşı taraftaki serebral korteks üzerinde kolaylaştırıcı etkileri varken, serebellar korteks nükleusların aktivitesini inhibe ettiği ortaya konulmuştur (4). Serebellum ve Bellek Bellek, uyaranların algı aracılığı ile oluşturduğu simgeleri depolama, saklama, yenileri ile birleştirme, hatırlama işlevlerini yerine getiren bir fonksiyondur. Algılama, dikkat, emosyonel durum, uyaranın içeriği ve süresi gibi faktörlere bağlıdır. Yeni bilginin öğrenilmesi, o bilginin belleğe kaydedilmesi sürecini de başlatır. Hatırlama ise bilince çıkarabilme ve sözel olarak ifade edebilme yeteneğini gösterir (23, 24). Anlama ve dikkatteki bir bozukluk bellek bozukluğuna da neden olur. Mesulam, belleğin hiyerarşik olarak dizilmiş belli beyin bölgelerinin fonksiyonundan çok, beyinde daha yaygın ve birbiri ile ilişkili bir ağ sisteminde işleyen bir süreçler bütünü olduğunu ileri sürmüştür (23, 24). Geri çağırma becerisi için, frontal yönetici işlevlerin normal fonksiyon görmesi gerekmektedir. Frontal işlevlerin bozulduğu durumlarda kendiliğinden hatırlama bozuk olarak saptanırken kayıt süreci sağlam olduğundan tanıyarak hatırlama normal olarak bulunur (23). Serebellar lezyonu olan yetişkinlerin frontal lob fonksiyon bozukluklarındaki ile benzer görevlerde bozukluk gösterdiği belirtilmişti. Sağlıklı kişilerde yapılan çalışmalar serebellar korteksin frontal korteksi aktive eden çalışma belleği (working memory) ve dikkat gibi fonksiyonlarla aktive olduğunu göstermiştir. Bu defisitlerin özellikle bilateral posterior serebellum lezyonlarında belirgin olduğu ortaya konulmuştur (11). 14

15 Ayrıca serebellum hacminin, kompleks öyküsel bilginin belleğe kaydedilmesi ile ilişkili olduğu, serebellum ile sözel bellek becerisi arasındaki yapısal-fonksiyonel ilişkinin ise serebellum boyutundaki filogenetik artışla da bağlantılı evrimsel teori ile uyumlu olduğu bulunmuştur (11). Serebellum ve Çalışma Belleği Çalışma belleği, diğer mental işlevleri desteklemek için kullanılan, önemli olayların ve hatırlama deneyimlerinin geçici temsillerinin oluşturulması olarak tanımlanır. Çalışma belleği sistemi, küçük miktarlarda bilginin bir görevin hizmetinde, eşzamanlı olarak depolandığı ve kullanıldığı anlık bellek gibi bir dereceye kadar kısa süreli kavramları içeren bir sistemdir (7). Çalışma belleği, özellikle kişilerden yeni ve zor görevleri yerine getirmeleri istendiğinde ya da eşzamanlı olarak birkaç şey birden yapmaları istendiğinde aktive olur. Çalışma belleğinin iki işlevi vardır; bilginin çevrim içi tutulması ve aktif olarak kullanılması (12). Çalışma belleği ile ilgili literatürlerde, bilginin geçici olarak depolanmasının yanında bilgi işlemlenmesinin o sıradaki mental aktiviteyi nasıl etkilediği de araştırılır (7). Yapılan çalışmalarda çalışma belleğinin yürütücü fonksiyonuyla ilgili olarak prefrontal dorsolateral korteksin aktive olduğu, bilginin çevrim içi tutulmasına dayanan görevlerde ise hem prefrontal korteks hem de posteriyor pariyetal korteksin aktive olduğu gösterilmiştir (24). Prefrontal korteksin çalışma belleği ile arasındaki bağlantı, bilgi erişimini yalnız bir noktayı esas alan sıralı işlemeden aynı anda bir çok noktanın erişilebilir hale geldiği bağlantılı bir şekle getirebileceğini düşündürmektedir. Bir çok dış dünya olayının temsilleri ve iç fenomenler çalışma belleği yardımıyla beraber ortaya çıkarılabilir ve dolayısıyla dikkat odağı birinden diğerine kaydırılabilir. Aynı anda anlaşılabilecek faktör ve değişkenlerin sayısında meydana gelen artış, görünümü anlamlılıktan ayırma, bağlam farklılıklarını kavrama, birden çok bakış açısı oluşturma, bir zihinsel olgudan diğerine geçme ve tasarlanmış faaliyetlerin olası sonuçlarını karşılaştırma için temel önemdedir. Ancak zihinsel işlevlerin bileşenlerindeki bu düzensizlikler, öngörü, stratejik düşünme ve risk değerlendirmede bozukluklara yol açabilmektedir (24). Çalışma belleği için prefrontal korteksin önemi yadsınamaz. Nitekim bu önem beyin hasarı olgularından yola çıkarak yaklaşık 25 yıl önce fonksiyonel görüntüleme deneyinde 15

16 frontal loblarda aktivasyon gösterilerek doğrulanmıştır. Kortikal bölgelerin bir çoğu kendi özgül alanında çalışma belleğine bağlı çeşitli modülasyonlar sergiler. Çalışma belleğini tüm alanlarda etkileyenler ise prefrontal ve posterior parietal kortekslerdir. Örneğin maymunlarda prefrontal korteks lezyonları her türlü çalışma belleği işlevinde gecikme aktivitesinin seçiciliğini azaltır. Dolayısıyla elde edilen bu sonuç alana özgül çalışma belleği aktivitelerinin prefrontal korteksten çıkan yukarıdan aşağı modülasyonlara maruz kaldığını göstermektedir. Çalışma belleği fonksiyonunda, prefrontal korteks ile olan bağlantıları aracılığıyla serebellum da görev almaktadır. Çalışma belleği görevleri esnasında serebellar aktivasyon gözlenmekte ve bunun talamus aracılığıyla prefrontal kortekse projekte olan ventral dentat çekirdek tarafından yönetildiği ileri sürülmektedir (11, 24). Serebellum ve Öğrenme Serebellumun öğrenme ile olan ilişkisi asosiyatif öğrenme ve belleğin bir formu olan klasik göz kırpma cevabını içermektedir. Serebellar hacmin klasik göz kırpma yanıtı ile ilişkili olduğu ileri sürülmüştür. Klasik koşullanmanın bazı çeşitlerinde serebellum rol oynamaktadır. Ayrıca motor yanıtların klasik koşullanmasında işlev görmekte ve serebellar korteksle birlikte derin serebellar çekirdeklerde de değişikliklere neden olmaktadır. Serebellar lezyonla ile bu koşullu yanıt azaltılabilir (11). PET kullanılarak yapılan araştırmalarda öğrenmenin ilk dönemlerinde serebellar ve motor korteks aktivasyonlarının eş zamanlı olduğu ve ikisinde de öğrenmenin ileriki dönemlerinde bu aktivasyonda azalma olduğu gösterilmiştir. Bunun özellikle belirgin olduğu durum örtük öğrenmedir. Deklaratif mekanizmalar yardımıyla elde edilen becerilerde ise serebellar aktivasyonun bu kadar belirgin olmadığı belirtilmiştir (4). Lezyon yerinden ve motor defisitten bağımsız olarak serebellar hastalarda öğrenmenin bozulduğu bildirilmiştir. Serebellumun prosedür öğrenme üzerindeki etkisinin muhtemel olarak işleme yetisi ve duyusal bilgiyi organize etmek üzerinedir. Motor öğrenmede serebellumun rolü üzerine yapılan PET ve MR çalışmalarında da bağımsız kanıtlar elde edilmiştir. Ancak deneysel çalışmalardan farklı olarak bu çalışmalar serebellumun öğrenmenin erken safhalarında da kritik olduğunu göstermiştir. Serebellumun öğrenmede etkili olduğu ancak öğrenme süreci depolamada önemli bir rol oynamadığı söylenebilir. 16

17 Öğrenilmiş süreçler ve otomatik yetiler serebral kortekste depolanır, yani serebellum motor öğrenmede önemli bir role sahiptir ancak motor bilgi saklamaz (21). Serebellum ve Dikkat Dikkat, bilincin tam olarak açık olduğu durumlarda algılama, düşünce, kavrama gibi zihinsel becerileri, diğer uyaranları göz ardı ederek belli bir uyaran üzerinde toplayabilme becerisidir. Ve dikkatin organizasyonunda bu yoğunlaşma gücü hangi uyaran üzerine ise bu duyu ile ilgili kortikal alanlar önemli rol oynar. Motor aktivite ve dikkatten sorumlu alanlar arasında bağlantılar bulunmaktadır. Bu ilişki ile motor dikkat sağlanarak motor işlev devam ettirilebilir (26). Dikkati, bellek ve algılama işlevleri ile birlikte ele almak gerekir. Her üçü de birbirine sıkı bir şekilde bağlı olan süreçlerdir. Mezensefalon ve ponsta bulunan retiküler aktive edici sistem (RAS) genel uyanıklık durumunu sağlar ve dikkati kontrol eder. Temel uyanıklık durumu sağlandıktan sonra çevresel uyaranlar algılanabilir ve bu uyaranlar talamusun retiküler çekirdeğinin kontrolü ile serebral kortekse iletilir. Serebral kortekse iletilmiş olan bu duyusal uyaranlar odaklanma, diğer uyaranlara yönelme ve bazı uyaranları göz ardı etme korteksin belirli bazı alanları tarafından sağlanır (26). Dikkat yanıtlarının modülasyonunu parietal, limbik ve özellikle de prefrontal korteksler içerik, motivasyon, kazanılmış önem ve bilinçli isteğe duyarlı bir şekilde sürdürürler. Prefrontal ve posterior parietal korteks hemen hemen tüm dikkat işlevlerinin ortak korelatıdır (24). Bunların yanında lateral serebellar hemisfer ve foliuma doğru olan medial uzantısının dikkatin yön değiştirmesinde önemli olduğu ileri sürülmüştür. Vermis ise dikkatin etkinliğinin artmasında ve hızında rol oynamaktadır (11). kısa süreli bellek ve çalışma belleği ise dikkatin pozitif yönlerini oluşturmaktadır. Çalışma belleği, bilginin kısa süreli olarak çevrim içi tutulmasını ve manipülasyonu sağlarken dikkat sadece tutma işlevini, yürütücü fonksiyonlar ise manipülasyonunu sağlarlar. Dikkat matrisindeki bozukluklar, sebatsızlık, perseverasyon, çelinebilirlik, enterferansa yatkınlık ve anlık fakat uygunsuz cevap eğilimlerini baskılamada yetersizlik şeklinde ortaya çıkar (24). 17

18 Serebellum ve Dil Serebellumun dilin işlenmesinde (language processing) de rol oynadığı ileri sürülmüştür. Bununla paralel olarak Leiner, biliş, dil ve sözel bellek yetilerinin geliştiği canlılarda serebellum hacminin artmış olduğunu ileri sürmüştür. Talamus aracılığıyla Broca alanı ve nucleus dentatusun bağlantılı olduğu ortaya konmuştur. Dil ve sözel çalışma belleği görevlerinin sağ inferior serebellar hemisferi aktive ettiği ileri sürülmüştür (11). Serebellar orta hat lezyonları - özellikle inferior vermis ile ilişkili olan mutizme genel bir motor aktivite planlama bozukluğu ve affektif semptomlar sıklıkla eşlik eder. Mutizmi açıklamak için geliştirilen hipoteze göre bu yapılar serebellum ve premotor alan, suplementer motor alan ve Broca alanı gibi supratentoriyel yapıları bağlamaktadır. Serebellar hasarı olan hastalarda görülen mutizm, muhtemelen serebellum ve frontal lobu bağlayan kompleks devrelerin kopmasına bağlı olarak gelişen konuşma başlatma güçlüğü olarak açıklanabilir (21). Sağ serebellar enfarktlı hastalarda, bir vakada agramatizm (Silveri ve ark., 1994) ve bir diğerinde hata saptamada ve isim-için-fiil üretimi görevinin pratik yapmaya bağlı öğrenilmesinde bozulma (Fiez ve ark., 1992) ile kanıtlandığı üzere, linguistik işlemleme bozulmuş olarak bulunmuştur. Serebellar lezyonları olan çocuklarda daha ağır dil bozuklukları dikkat çekmiştir. Serebellar tümörlerin eksizyonunun ardından mutizm ve bunu izleyen dizartri tanınmaktadır (Kingma ve ark., 1994; van Dongen ve ark., 1994; Pollack ve ark., 1995). Bunlara birçok durumda regresif kişilik değişiklikleri, emosyonel labilite ve istemli hareketin başlatılmasında zayıflık (Pollack ve ark., 1995) eşlik etmektedir. Serebellum ve Emosyon Limbik serebellum olarak da bilinen vermisin özellikle posterior - emosyon ve duygudurum ile bağlantılı olduğu belirtilmiştir. Nucleus dentatustan çıkan lifler nucleus ruber ve talamusun ventrolateral çekirdeği aracılığıyla prefrontal kortekse projekte olur. Serebellar vermisin hippokampus ve amigdala gibi limbik bölgelerle de bağlantıları bulunmaktadır (11). Bu bağlantıların depresyondaki nöroanatomik devrenin bir parçası olduğu öne sürülmüş, yapılan bazı çalışmalarda da serebellumun ön kısmının stimülasyonu ile inatçı bazı 18

19 olgularda depresyon, psikoz, şizofreni hastalarının davranışlarında iyileşme sağladığı gösterilmiştir (11). Maymunlarla yapılan bazı deneylerde vermiste oluşturulan hasar ile agresif davranışlarının kaybolduğu gözlenmiştir. Vermis rezeksiyonu yapılan hastalarda da emosyonel labilite ve dürtüsüzlük gibi bozukluklar görülmüştür. Bu bulgulardan yola çıkılarak vermisin emosyonun modülasyonunu sağladığı ileri sürülmüştür (11). 19

20 NÖROPSİKOLOJİK BATARYA sıralanabilir. Bataryayı oluşturan testler, değerlendirdikleri bilişsel işlevler ile birlikte şöyle Bellek, Çalışma Belleği ve Öğrenme a. Mini Mental Durum Testi (MMSE) b. California Sözel Öğrenme Testi c. Rey- Osterrith Karmaşık Şekil Çizimi d. Sternberg Paradigması Dikkat e. Sözel: Sayı Menzili Testi (Digit Span Test) f. Görsel: Corsi Blok Testi g. Sternberg Paradigması Vizyospasyal İşlevler h. Görsel algısal işlevlerin değerlendirilmesinde: Benton Çizgilerin Yönünü Belirleme Testi i. Yapılandırma becerisini değerlendirmede: Rey-Osterrieth Karmaşık Şekil Çizimi ve Saat Çizimi Akıl Yürütme ve Planlama j. Londra Kulesi k. Saat Çizimi Soyutlama l. WAIS-R Benzerlikler Alt Testi m. Atasözlerini Yorumlama Dil İşlevleri n. Modifiye Boston Adlandırma Testi (Modified Boston Naming Test=BNT) Enterferans Direnci ve Cevap İnhibisyonu o. İz Çizme Testi (Trail Making Test) 20

Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar

Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar Prof. Dr. Sacit Karamürsel İstanbul Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı sacit@istanbul.edu.tr Elektroansefalogram (EEG), merkezi sinir

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

Nöropsikoloji Eğitimi IV

Nöropsikoloji Eğitimi IV Nöropsikoloji Eğitimi IV Nöropsikoloji Derneği tarafından düzenlenecek olan ve 3 kurdan oluşan Nöropsikoloji Eğitimi IV seminerlerinin detayları aşağıda yer almaktadır. 1. Kur: Temel Nöropsikoloji Eğitimi

Detaylı

Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim

Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim İçerik Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim Dr. Muzaffer Kaşar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Deneysel ve Evrimsel Psikiyatri Grubu Evrim sürecinde insan beyni Ayna nöronlar, dil ve

Detaylı

Oksipital Loblar ve Görme. Dr. Timuçin Oral

Oksipital Loblar ve Görme. Dr. Timuçin Oral Oksipital Loblar ve Görme Dr. Timuçin Oral İTİCÜ 16 Aralık 2008 1 frontal lob santral (rolandik) sulkus pariyetal lob oksipital lob temporal lob silviyan (lateral) sulkus Limbik Lob Frontal Lob Parietal

Detaylı

ncü Bilgi İşleyen Makine Olarak Beyin Beyin 2005 Albert Long Hall, Boğazi

ncü Bilgi İşleyen Makine Olarak Beyin Beyin 2005 Albert Long Hall, Boğazi ALGININ İNŞA BİÇİMLERİ VE DIŞ GERÇEKLİKLE İLİŞKİSİ Dr. Lütfü Hanoğlu Bir algıdan bahsettiğimizde, kasdedilen, dışsal bir nesnenin zihnimizde yani beynimizin nöronal yapıları içerisinde bir temsilinin oluşması

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

(1) FRONTAL LOB KORTEKSİ (2) PARİETEL LOB KORTEKSİ (3) TEMPORAL LOB KORTEKSİ (4) OKSİPİTAL LOB KORTEKSİ (5) LİMBİK LOB KORTEKSİ

(1) FRONTAL LOB KORTEKSİ (2) PARİETEL LOB KORTEKSİ (3) TEMPORAL LOB KORTEKSİ (4) OKSİPİTAL LOB KORTEKSİ (5) LİMBİK LOB KORTEKSİ Bu dersimizde amacımız, serebral korteksin temel yapısı ve fonksiyonel lokalizasyonunu tanımlamaktır. Bu bilgiler, klinik semptomlar ve belirtilerde esas teşkil eden hemisferik lokalizasyonda kullanılır.

Detaylı

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARINDA TANI VE TEDAVİ

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARINDA TANI VE TEDAVİ DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARINDA TANI VE TEDAVİ Konuşma Bozuklukları Konuşma Bozuklukları Üç Büyük Kategoriye ayrılabilir: 1. Artikülasyon Hastalıkları 2. Akıcılık Hastalıkları 3. Dil Bozuklukları Konuşma

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Öğrenme Güçlüğü. Yrd. Doç. Dr. Emre ÜNLÜ

Öğrenme Güçlüğü. Yrd. Doç. Dr. Emre ÜNLÜ Öğrenme Güçlüğü Yrd. Doç. Dr. Emre ÜNLÜ Öğrenme Güçlüğü Nedir? Normal yada normal üstü zekaya sahip olma Yaşından ve yeteneklerinden beklenilen düzeyde başarı elde edememe Dinleme, konuşma, okuma-yazma,

Detaylı

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK Hayatın erken döneminde ebeveyn kaybı veya ihmali gibi

Detaylı

Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D.

Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D. Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D. 1 Amaç Serebral korteksin temel yapısı ve fonksiyonel lokalizasyonunu tanımlamak. Klinik semptom ve belirtilerde esas teşkil eden hemisferik lokalizasyonları öğrenmek, nörolojik

Detaylı

Lisan fonksiyonu beyinde dominant hemisfer tarafından yürütülür.

Lisan fonksiyonu beyinde dominant hemisfer tarafından yürütülür. Konuşma Bozuklukları Dr.Sefer VAROL D.Ü.T. F. Nöroloji A.B.D. LİSAN BOZUKLUKLARI Lisan: Düşünce ve ifadelerin söz, yazı, şekil, mimik ve jestlerle anlaşılma ve anlatabilme yeteneğidir. Lisan fonksiyonu

Detaylı

nfratentöriyal nmelerde Kognitif Etkilenme

nfratentöriyal nmelerde Kognitif Etkilenme KL N K ÇALIfiMA/RESEARCH ARTICLE nfratentöriyal nmelerde Kognitif Etkilenme Melek Kandemir 1, brahim Örnek 2, Dursun K rbafl 3 1 Erenköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35)

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35) Psikolojiye Giriş Web adresi Bu Senin Beynin! Ders 2 2 Değerlendirme Arasınav (%30) Diğer şeyler Bağlantıya geçme Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Nasıl iyi yapılır Kitap inceleme (%20) Deneye

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ. Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ. Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Lilly Konuşmacı: Lundbeck Sunum

Detaylı

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Genel Bilgiler Çoğu intrakranyal lezyon kolayca ayırt edilebilen BT bulguları ortaya koyar. Temel bir yaklaşım olarak BT yorumlama simetriye odaklı olarak sol ve sağ yarıların karşılaştırılmasına

Detaylı

Albert Long Hall, Boğazi 4-55 Nisan 2008

Albert Long Hall, Boğazi 4-55 Nisan 2008 Ayna Nöronlarının İnsan Gelişimi ve İletişimindeki Önemi Cem Keskin Boğ Bilgisayar Mühendisliği Ayna Nöronlarının Keşfi Rizolatti ve ekibi tarafından 1996 senesinde makak maymunları üzerinde yapılan bir

Detaylı

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Ana başlıklar Demans nedenleri Normal yaşlanma bulguları Radyolojik görüntüleme yöntemleri Demansta radyolojik belirleyici bulgular

Detaylı

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI ve İŞLEVLERİ Dr. Sinan Canan scanan@baskent.edu.tr www.baskent.edu.tr/~scanan www.sinancanan.net Sinir Sistemi

Detaylı

CORTEX CEREBRİDEKİ MERKEZLER. Prof.Dr.E.Savaş HATİPOĞLU

CORTEX CEREBRİDEKİ MERKEZLER. Prof.Dr.E.Savaş HATİPOĞLU CORTEX CEREBRİDEKİ MERKEZLER Prof.Dr.E.Savaş HATİPOĞLU Cortex cerebri Duyu bölgeleri ;duyuların alındığı bölgeler Motor bölgeler ; hareketlerin istek doğrultusunda başlatıldığı veya sonlandırıldığı bölgeler

Detaylı

ERGOTERAPİ. Dr. Alev Kılıçoğlu

ERGOTERAPİ. Dr. Alev Kılıçoğlu ERGOTERAPİ Dr. Alev Kılıçoğlu Kelime Anlamı: Ergoterapi kelimesi Yunanca dan gelmektedir Ergon sözcüğü, iş, hareket, eylem, davranış, beceri, etkinlik anlamına gelir. Therapeia sözcüğü ise bakım, iyileşme,

Detaylı

Davranışın Nörobiyolojik Temelleri. Yard. Doç.Dr. Aybala Sarıçiçek Psikiyatri Anabilim Dalı

Davranışın Nörobiyolojik Temelleri. Yard. Doç.Dr. Aybala Sarıçiçek Psikiyatri Anabilim Dalı Davranışın Nörobiyolojik Temelleri Yard. Doç.Dr. Aybala Sarıçiçek Psikiyatri Anabilim Dalı Davranış dediğimiz şey beyin işlevlerinin bir ürünü. Yalnızca yürüme, nefes alma, gülümseme gibi basit motor davranışlar

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10 Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam Anatomi 42 16 58 Fizyoloji 39 18 57 Histoloji ve Embriyoloji 12 4 16 Biyofizik

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD 1943 2013 70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: 2012 Janssen Cilag

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

5 Mart 13 Salı. Zihinsel İmgeleme

5 Mart 13 Salı. Zihinsel İmgeleme Zihinsel İmgeleme Kahvaltı Sofrası Kahvaltı Sofrası Kaç kişilik? Kahvaltı Sofrası Kaç kişilik? Günlerden ne? Kahvaltı Sofrası Kaç kişilik? Günlerden ne? Sofrada neler var? Kahvaltı Sofrası Kaç kişilik?

Detaylı

Bilişsel Aşama. Bölüm Beş. Öğrenme Aşamaları. Öğrenme Aşamaları

Bilişsel Aşama. Bölüm Beş. Öğrenme Aşamaları. Öğrenme Aşamaları Bilişsel Aşama Bölüm Beş Hareket hakkında genel bir bilgi edinmek. Öğrenen kendi kendine konuşur ve işe yarayabilecek stratejileri düşünerek çok fazla zaman harcar. Bu aşama bilişsel problem çözme aşamasıdır.

Detaylı

AMİGDALA ve. Albert Long Hall, Boğazi. aziçi Üniversitesi 4-55 Nisan 2008. Limbik Sistem ve Emosyonlarımız antısı ve ifade edilmesinde

AMİGDALA ve. Albert Long Hall, Boğazi. aziçi Üniversitesi 4-55 Nisan 2008. Limbik Sistem ve Emosyonlarımız antısı ve ifade edilmesinde LİMBİK K SİSTEM S STEM AMİGDALA ve CİNSELLİK Prof. Dr. Ertan Yurdakoş İ.Ü.. Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Fizyoloji A.D. Limbik Sistem ve Emosyonlarımız Emosyonların yaşant antısı ve ifade edilmesinde

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

BİLİNÇ. Doç. Dr.Lütfullah Beşiroğlu

BİLİNÇ. Doç. Dr.Lütfullah Beşiroğlu BİLİNÇ Doç. Dr.Lütfullah Beşiroğlu 1 Tanım Belirli bir anda aktif olan düşünce, duygu, algı ve anıların tümüne olan FARKINDALIK hali. İzlenimlerimiz ve eylemlerimiz üzerinde bilgi sahibi olmak Farkındalık

Detaylı

MEZİYAL TEMPORAL LOB EPİLEPSİ HASTALARINDA KARAR VERME VE BİR SOMATİK İŞARET OLARAK DERİ DİRENCİ

MEZİYAL TEMPORAL LOB EPİLEPSİ HASTALARINDA KARAR VERME VE BİR SOMATİK İŞARET OLARAK DERİ DİRENCİ MEZİYAL TEMPORAL LOB EPİLEPSİ HASTALARINDA KARAR VERME VE BİR SOMATİK İŞARET OLARAK DERİ DİRENCİ Yrd. Doç. Dr. Serra İçellioğlu Prof. Dr. Naz Yeni Uzm. Dr. Şakir Delil Uzm. Dr. Bektaş Korkmaz Uzm. Psikolog

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAK/YO/MYO. BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAK/YO/MYO. BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAK/YO/MYO. BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Nöroloji Yıl/yarıyıl 5/1-2 Dersin adı Ders düzeyi (önlisans, lisans,vb) Dersin türü (Z/S) Dersin dili Kodu Nöroloji Lisans

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

N-ASETİL SİSTEİNİN AÇIK KALP CERRAHİSİ SONRASI NÖROKOGNİTİF FONKSİYONLARA ETKİSİ. Uzm.Dr. Canan ÜNLÜ Dr. Fatma UKİL

N-ASETİL SİSTEİNİN AÇIK KALP CERRAHİSİ SONRASI NÖROKOGNİTİF FONKSİYONLARA ETKİSİ. Uzm.Dr. Canan ÜNLÜ Dr. Fatma UKİL N-ASETİL SİSTEİNİN AÇIK KALP CERRAHİSİ SONRASI NÖROKOGNİTİF FONKSİYONLARA ETKİSİ Uzm.Dr. Canan ÜNLÜ Dr. Fatma UKİL N-ASETİL SİSTEİNİN AÇIK KALP CERRAHİSİ SONRASI NÖROKOGNİTİF FONKSİYONLARA ETKİSİ Anestezi

Detaylı

Dr. Hakan Karaş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu

Dr. Hakan Karaş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu Dr. Hakan Karaş Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: Yok Grubun kollektif refahına katkı (Brewer&Kramer,1986) Gruplara

Detaylı

FONKSİYONEL MRG (fmri) Volkan Kutlu

FONKSİYONEL MRG (fmri) Volkan Kutlu FONKSİYONEL MRG (fmri) Volkan Kutlu Teknoloji ve tıp alanında 20.yy ortalarından itibaren büyük gelişmeler oluşması;özellikle 19.yy sonlarında ortaya çıkan radyoloji bilimini de doğrudan etkilemiştir.

Detaylı

NİSAN 2015 BÜLTENİ. Merhaba! Nisan ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz.

NİSAN 2015 BÜLTENİ. Merhaba! Nisan ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz. NİSAN 2015 BÜLTENİ Merhaba! Nisan ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu içindeyiz. DİĞER ETKİNLİKLERİMİZ 3 / 4-4/5 VE 5/6 YAŞ GRUBU BASKETBOL

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay C. C. 17 Ağustos 2005 doğumlu bir erkek çocuğudur. Eylül 2008 yılında Londra da bir anaokuluna başlamıştır. Annesi, yaşıtlarıyla kıyasladığında aynı iletişim becerilerini gösteremediğini düşündüğünden

Detaylı

YAŞILIĞIN PSİKOLOJİK BOYUTU YAŞLILARIN NÖROPSİKOLOJİK VE PSİKOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

YAŞILIĞIN PSİKOLOJİK BOYUTU YAŞLILARIN NÖROPSİKOLOJİK VE PSİKOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ YAŞILIĞIN PSİKOLOJİK BOYUTU YAŞLILARIN NÖROPSİKOLOJİK VE PSİKOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Banu CANGÖZ Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Hacettepe Üniversitesi GEBAM

Detaylı

Serebral Vasküler Alanlar Anatomi, Varyasyon, Kollateral Dolaşım

Serebral Vasküler Alanlar Anatomi, Varyasyon, Kollateral Dolaşım Öğrenim hedefleri Arterial sulama alanları ve varyasyonlarını öğrenmek Serebral Vasküler Alanlar,, Kollateral Dolaşım Kollateral dolaşımı öğrenmek Arterial sulama bölgelerindeki infarktları tanımak Sınır

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının

Detaylı

SİNİR R S İSTEMİ EGZE Z RS R İZ

SİNİR R S İSTEMİ EGZE Z RS R İZ SİNİR SİSTEMİ VE EGZERSİZ Sinir sistemi; hareket etme, konuşma ve vücudumuzdaki milyonlarca hücrenin koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayan iç haberleşme yoludur. Bu nedenle, sinir sistemi hemostasizin

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran Yağlı Karaciğer (Metabolik Sendrom) Modeli Geliştirilen Sıçanlarda Psikoz Yatkınlığındaki Artışın Gösterilmesi ve Bu Bulgunun İnflamatuar Sitokinlerle Bağlantısının Açıklanması Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

Parietal Loblar ve Davranış. Dr. Timuçin Oral

Parietal Loblar ve Davranış. Dr. Timuçin Oral Parietal Loblar ve Davranış Dr. Timuçin Oral İTİCÜ 24 Kasım 2009 frontal lob santral (rolandik) sulkus pariyetal lob oksipital lob temporal lob silviyan (lateral) sulkus Parietal Lob Anatomisi Postsentral

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

Unutkanlıktan Bunamaya

Unutkanlıktan Bunamaya Unutkanlıktan Bunamaya Doç.Dr.Lütfü Hanoğlu İstanbul Medipol Üniversitesi 8 Mayıs 2014 Beyin yılı Nörolojik hastalıklar Bilinçlendirme Sempozyumu Bunama Nedir? Akli melekelerde giderek ilerleyen zayıflama/kayıplarla

Detaylı

THOMAS KİŞİLİK ENVANTERİ

THOMAS KİŞİLİK ENVANTERİ THOMAS KİŞİLİK ENVANTERİ Ceki Benalkabes / Satış Direktörü Thomas Türkiye 1.KONU İŞE ALIM SÜRECİ SORU Kişilik envanterleri gerekli mi? SORU Kişilik envanterleri gerekli mi? Yanıt evet et ise neden? SORU

Detaylı

Müzik ve Beyin. Dördüncü Bilgi İşleyen Makine Olarak Beyin Beyin 2008 Albert Long Hall, Boğaziçi Üniversitesi, 4-5 Nisan 2008, www.beyin.org.

Müzik ve Beyin. Dördüncü Bilgi İşleyen Makine Olarak Beyin Beyin 2008 Albert Long Hall, Boğaziçi Üniversitesi, 4-5 Nisan 2008, www.beyin.org. Bir Afazik Olgu Bağlamında Beyinde Dil-Müzik İlişkisi Ali Özeren Çukurova Üniversitesi Tıp p Fakültesi Nöroloji N Anabilim Dalı Adana Müzik ve Beyin Bir müzik m eserini sadece insan oluşturabilir ve insan

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Albert Long Hall, Boğazi 4-55 Nisan 2008

Albert Long Hall, Boğazi 4-55 Nisan 2008 Sıkca Karşılaştığım Sorular Robotumu Büyütüyorum Makineler düşünebilir ya da hissedebilir mi? Kendiliklerinden yeni beceriler edinebilirler mi? Vücut, beyin ve dış ortamın etkileşimi sorunlara yeni ve

Detaylı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener Motor Nöron ve Kas Hastalıkları Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Vücudun herhangi bir bölümünde kas kuvveti azalması: parezi Tam kaybı (felç) : paralizi / pleji Vücudun yarısını tutarsa (kol+bacak)

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

İnmeyi öngörebilir miyiz? Beyin elektrofizyolojisi

İnmeyi öngörebilir miyiz? Beyin elektrofizyolojisi İnmeyi öngörebilir miyiz? Beyin elektrofizyolojisi Prof.Dr.Sacit Karamürsel İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı sacit@istanbul.edu.tr Sacit Karamürsel 1/77 Beyin Metabolizması Serebrovasküler

Detaylı

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarının veya Yüksekokul ve Fakültelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

Visuo-Motor Egzersiz ve Rehabilitasyon Cihazı

Visuo-Motor Egzersiz ve Rehabilitasyon Cihazı Visuo-Motor Egzersiz ve Rehabilitasyon Cihazı (Visuo-Motor Training Device) 2014 Proje Yarışması 2. lik Ödülü www.cogniboard.net CogniBoard Nedir? CogniBoard, görsel, gross motor ve nörokognitif görevlere

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı Nöron: Bu sinir hücrelerinden beynimizde milyarlarca sayıda var. Ne İşe Yarar? Öğrendikçe beyindeki nöronlar arası binlerce bağlantı

Detaylı

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR I. Öğretimde Ölçme ve Değerlendirmenin Gerekliliği... 2 II. Ölçme Kavramı... 3 1. Tanımı ve Unsurları... 3 2. Aşamaları... 3 2.1. Ölçülecek

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü 1. ETKİNLİĞİN ADI Zihinsel Engellilerin Eğitimi Kursu 4 Mesleki Gelişim Programı 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

Davranış ı ve Motivasyon- ş Hipotalamus ve Li b m i b k i bik S bik istem i Dr Sinan Canan scanan@ scanan baskent.edu.t @ r baskent.edu.

Davranış ı ve Motivasyon- ş Hipotalamus ve Li b m i b k i bik S bik istem i Dr Sinan Canan scanan@ scanan baskent.edu.t @ r baskent.edu. Davranış ve Motivasyon- Hipotalamus ve Limbik Sistem Dr Sinan Canan scanan@baskent.edu.tr Beyin Sapı R.A.S. Beyin Sapı Nöromodülatör Sistemler Beyin Sapı Nöromodülatör Sistemler Hipotalamus Ara Beyin (Diensefalon)

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Bilişsel Psikolojiye Giriş... 1 Bilişsel Psikoloji Nedir?... 2 Bilgi-işlem Modeli... 5 Bilişsel Psikolojinin Alanları... 7 Bilişsel Nörobilim...... 7 Duyum/Algı...... 8 Örüntü Tanıma...

Detaylı

Prof. Dr. Mehmet ALİ MALAS TEORİK DERS SAATİ

Prof. Dr. Mehmet ALİ MALAS TEORİK DERS SAATİ T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2012 2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM II V. DERS (SİNİR SİSTEMİ) KURULU (22 NİSAN 2013-07 HAZİRAN 2013) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM II KOORDİNATÖRÜ DÖNEM

Detaylı

ÇEVRE BOYUTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ PROSEDÜRÜ

ÇEVRE BOYUTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ PROSEDÜRÜ SAYFA NO 1/7 1. AMAÇ VE KAPSAM: Bu prosedürün amacı, TOTM nin faaliyetlerinin ve hizmetlerinin çevre güvenliği üzerinde gerçek veya potansiyel olarak önemli etkileri olabilecek çevresel boyutlarının (yönlerinin),

Detaylı

ÖZEL TERCİH OKULLARI. Veli Bilgilendirme Kitapçığı ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

ÖZEL TERCİH OKULLARI. Veli Bilgilendirme Kitapçığı ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÖZEL TERCİH OKULLARI Veli Bilgilendirme Kitapçığı ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Rehber Öğretmen Nalan GÜRER Sayfa1 ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Özel öğrenme güçlüğü, bir çocuğun zekası normal yada normalin

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

BİLİNÇ BOZUKLUKLARI ve KOMA. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Nöroloji ABD

BİLİNÇ BOZUKLUKLARI ve KOMA. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Nöroloji ABD BİLİNÇ BOZUKLUKLARI ve KOMA Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Nöroloji ABD Bilinç Bilinç; kişinin uyanık olması, kendisinin ve çevresinin farkında olması halidir. Bilincin Düzeyi

Detaylı

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme Olgu Sunumu Dr. Mustafa Akgün*, Dr. Zehra Akgün**, Dr. Christoph Garner**** Bursa Devlet Hastanesi,

Detaylı

Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde 1 Demans ve Nörodejeneratif süreçler Prof. Dr. Kamil Karaali Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

Detaylı

EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER

EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER İÇİNDEKİLER 1. Bölüm ÖZEL EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER Giriş... 3 Türkiye de Özel Eğitim Gerektiren Bireylerle İlgili Sayısal Bilgiler...10 Özel Eğitimde İlkeler...11 Türkiye

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Risk Yüksek riskli gebeliklerin sonucu dünyaya gelenler Özel sağlık gereksinimi olan

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ...

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... 1 1.1. Bir İleti Kodu Olarak Dil... 1 1.1.1. Dilin Bireysel ve Toplumsal Yönü / Uzlaşımsal Niteliği... 4 1.1.2. Dilin Yapısal Yönü / Dizge Olma

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 1 Biyolojik Varlık Olarak İnsan Birinci Bölüm: Fiziksel Faktörler ve Algı Geçen Hafta GEÇEN HAFTA İnsan, Fiziksel Faktörler ve İnsan Performansı

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

Nigrostriatal sistem, Hareketin Kontrolü: Parkinson Hastalığı

Nigrostriatal sistem, Hareketin Kontrolü: Parkinson Hastalığı Nigrostriatal sistem, Hareketin Kontrolü: Parkinson Hastalığı Doç. Dr. Esen Saka Topçuoğlu Hacettepe Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Parkinson Hastalığı Alzheimer Hastalığından sonra en sık görülen

Detaylı

Değerlendirme. Psikolojiye Giriş. Haftalık okuma raporları. Arasınav (%30) Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20)

Değerlendirme. Psikolojiye Giriş. Haftalık okuma raporları. Arasınav (%30) Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20) Değerlendirme Arasınav (%30) Final (%35) Psikolojiye Giriş Temeller, Bölüm 2: Skinner Ders 4 Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20) Deneye katılım 2 Değerlendirme Arasınav (%30) Final (%35)

Detaylı

[AYŞE BOZKURT TURHAN] BEYANI

[AYŞE BOZKURT TURHAN] BEYANI Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı 10. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi 3 6 Haziran 2015, Ankara [AYŞE BOZKURT TURHAN] BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam yoktur. Çalıştığı Firma (lar) Danışman

Detaylı

BİLİŞİM SUÇLARIYLA MÜCADELEDE ÜNİVERSİTE VE EMNİYET İŞBİRLİĞİ: BİR EĞİTİM SÜRECİ

BİLİŞİM SUÇLARIYLA MÜCADELEDE ÜNİVERSİTE VE EMNİYET İŞBİRLİĞİ: BİR EĞİTİM SÜRECİ BİLİŞİM SUÇLARIYLA MÜCADELEDE ÜNİVERSİTE VE EMNİYET İŞBİRLİĞİ: BİR EĞİTİM SÜRECİ Öğr. Gör. Utku KÖSE Uşak Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Merkez / Uşak utku.kose@usak.edu.tr Öğr. Gör. Durmuş

Detaylı

Duyu sendromları ve duyu muayenesi. Yrd.Doç.Dr. Adalet ARIKANOĞLU Dicle üni. nöroloji

Duyu sendromları ve duyu muayenesi. Yrd.Doç.Dr. Adalet ARIKANOĞLU Dicle üni. nöroloji Duyu sendromları ve duyu muayenesi Yrd.Doç.Dr. Adalet ARIKANOĞLU Dicle üni. nöroloji Yüzeysel duyular (Eksteroseptiv duyular) : Dokunma, ağrı ve ısı (sıcak, soğuk) duyuları. Derin duyular (Proprioseptiv

Detaylı