HEMOSTAZ SORUNU OLAN HASTALARDA DİŞHEKİMLİĞİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HEMOSTAZ SORUNU OLAN HASTALARDA DİŞHEKİMLİĞİ"

Transkript

1 T.C. Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı HEMOSTAZ SORUNU OLAN HASTALARDA DİŞHEKİMLİĞİ BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Hayati Burçin AKBAŞ Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr.Murat TOMBULOĞLU İZMİR-2010

2 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1.HEMOSTAZ VE HEMOSTAZ BOZUKLUKLARI Protrombinaz Teşekkülü İntrensek Pıhtılaşma Sistemi Ekstrensek Pıhtılaşma Sistemi... 2.HEMOSTAZ TESTLERİ Kapiller Geçirgenlik testi 2.2.Trombosit Sayımı 2.3.Kanama Zamanı IVY nin Kanama Zamanı Metodu 2.4.Protrombin Zamanı 2.5.Parsiyel Tromboplastin Zamanı 2.6.Fibrinojen Miktarı 3.VASKÜLER BOZUKLUKLARA BAĞLI HEMORAJİK HASTALIKLAR Trombosit Hastalıkları Trombositopeniler Trombosit Yapımında Azalmaya ya da Bozulmaya Bağlı Trombositopeniler Trombosit Yıkımında Artmaya Bağlı Trombositopeniler DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN TROMBOSİTOPENİ.14 5.TROMBOSİTOZ YARATAN HASTALIKLAR..14

3 6.VASKÜLER BOZUKLUĞA BAĞLI PURPURA NEDENLERİ İnfeksiyonlar 6.2.Yapısal Malformasyonlar 6.3.Otoimmün Vasküler Purpura 6.4.Çeşitli Nedenlere Bağlı Purpuralar 7.DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN TROMBOSİT HASTALIKLARINA BAĞLI HEMORAJİK DİATEZLER KOAGÜLASYON HASTALIKLARI Hemofili Dişhekimliği Açısından Hemofili 8.2.Von Willebrand Hastalığı 8.3.Vitamin K Eksikliğine Bağlı Akkiz Koagülasyon Bozukluğu 8.4.Fibrinolizis 8.5.Yaygın Damariçi Pıhtılaşması 9.DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN KANAMALI HASTALIKLAR LÖSEMİ Dişhekimliği Açısından Lösemi 11.ÖZET KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ.32

4 ÖNSÖZ Hemostaz Sorunu Olan Hastalarda Dişhekimliği konulu bitirme tezimin tamamlanmasındaki değerli katkıları ve sağlığımı geri kazanmamdaki büyük payından dolayı sayın hocam Prof. Dr. Murat TOMBULOĞLU na teşekkürü borç bilirim. İzmir-2010 Stj. Dişhekimi Hayati Burçin AKBAŞ

5 GİRİŞ Bu tez çalışmasında öncelikle hemostaz mekanizmasının işleyişi hakkında bilgi verilmiştir.sonrasında hemostaz bozukluğu yaratan durumların hangi testler yardımıyla saptandığı günümüzde en çok kullanılan testler baz alınarak anlatılmıştır. Hemostaz sorunu yaratan hastalıkların tipleri,özellikleri,etyolojileri kısaca anlatılmıştır.dişhekimlerinin hemostaz bozukluğu olan hastalara uygulaması gereken tedavi planı hakkında detaylı bilgi verilmiştir.

6 1. HEMOSTAZ VE HEMOSTAZ BOZUKLUKLARI Kan damarlarından kanın dışarı sızmasını önleyen ve bir damarın travmaya uğraması durumunda kanamayı durduran ve pıhtılaşmanın lokal kalmasını sağlayan fizyolojik mekanizmaların tümüne hemostaz denir. Hemostaz ile ilgili bozukluklar birbirinin karşıtı iki patolojik duruma yol açabilir. Bunlardan biri hemostaz sisteminin yetersizliği ile ortaya çıkan ve kanamaya eğilimle kendini gösteren diyatez hemorajik,diğeri ise hemostaz sürecinin amacından saparak ve abartılmış bir şekilde gelişiminin sonucunda oluşan tromboz dur.(10) Normal Hemostaz: Küçük bir kan damarı travmaya uğradığı zaman önce refleks sempatik sistem yoluyla o bölgede vazokonstrüksiyon olur ve kan akımı yavaşlar.aynı zamanda trombosit adezyonu,trombosit agregasyonu ve kan koagulasyonu(pıhtılaşması) olaylarını başlatmış olur.vazokonstrüksiyon, kısa süreli(1 dakikadan daha az) ve geçicidir. Trombosit adezyonu ve agregasyonu sırasında trombositlerden iki madde açığa çıkar.bunlardan birisi ADP(Adenozin difosfat),diğeri ise kuvvetli bir vazokonstriktör madde olan Tromboksan dır.bu iki maddenin yardımıyla gevşek olarak oluşmuş olan trombosit tıkacı daha güçlü ve dirençli bir tıkaç halini alır. Akabinde de pıhtılaşma mekanizması oluşmasıyla kanayan bölgedeki kanama durdurulmuş olur. Bu sürece primer hemostaz da denir.(1) Pıhtılaşma mekanizmasının işleyişine ( sekonder hemostaz) gelince;pıhtılaşma olayında sırası ile üç evre yer alır: 1)Protrombini trombine çevirecek ara maddenin (protrombinaz)teşekkülü 2)Trombin teşekkülü 3)Fibrin teşekkülü 2

7 Protrombinaz Teşekkülü: Pıhtılaşma mekanizmasında yer alan plazma proteinlerine pıhtılaşma faktörleri denir. Uluslararası bir kurul tarafından bu faktörler Romen rakamlarıyla numaralandırılmıştır. Bugün pıhtılaşma olayında 16 faktörün rol oynadığı bilinmektedir.(8) Tablo 1 3

8 Tablo 2 Pıhtılaşma olayının oluşabilmesi için pıhtılaşma olayının ilk basamağı olan protrombinazın teşekkülü gerekmektedir. Bunun için faktör-x un aktive olması gerekir. Faktör-X biri entrensek, diğeri de ekstrensek olmak üzere iki ayrı yoldan aktive olabilir.(11) 4

9 1.1.İntrensek Pıhtılaşma Sistemi: Entrensek pıhtılaşma sistemini harekete geçiren olay, faktör-xii nin yabancı bir yüzey ile teması sonucu aktivasyonudur. Damar duvarında, subendotelyal bağ dokusu tabakasında bulunan kollagen lifler,faktör-xii yi aktive edebilir.pıhtılaşma zamanı deneyinde, kanın cam tübün duvarıyla teması da faktör-xii nin aktivasyonunu sağlar.bir cam deney tüpünde kan dışarıdan herhangibir madde (örneğin doku özü) konmadan pıhtılaşabildiğinden entrensek terimi kullanılır.(10) 1.2.Ekstrensek Pıhtılaşma Sistemi: Ekstrensek pıhtılaşma mekanizmasında, pıhtılaşma olayının başlayabilmesi için,doku tromboplastini(doku faktörü) ile kanın temasa gelmesi gerekir.bütün bu mekanizmalarda olayın oluşabilmesi için fosfolipid ve kalsiyum iyonlarının bulunması gerekir. Protrombinden trombin teşekkülü ve trombinin de etkisiyle fibrinojenden fibrin teşekkülü ile pıhtılaşma olayı tamamlanmış, kanayan bölgede hemostaz sağlanarak kanama durdurulmuş olur.(10) 2. HEMOSTAZ TESTLERİ Hemorajik diyatezli bir hastada kanama nedenin ortaya konabilmesi için laboratuar incelemelerinden şu basit hemostaz testlerinden yararlanırız. 5

10 2.1.Kapiller Geçirgenlik Testi: (Damar Frajilite Testi, Lacet Testi): Hastanın ön kolunun ante-kubital yüzeyine 6 cm çapında kalemle bir daire çizilir. Dairenin üzerine tansiyon aleti manşeti geçirilerek 50 mmhg ye kadar şişirilir ve burada sabit bırakılır.5 dk tutulduktan sonra daire içindeki yeni oluşan peteşiler sayılır. Normalde 0-8 peteşi olabilir.(8) 2.2.Trombosit Sayımı: Normal bir kişide, kontrast faz mikroskobu ile yapılan sayımlarda mm³ kanda ile arasında trombosit bulunur. Çevre kanında trombosit sayısının in altında olduğu durumlarda trombositopeniden söz edilir. Genellikle trombosit sayısı ile in altında olmadıkça spontan kanama ve belirtileri görülmez, sadece kanamaya eğilim artmış olur den aşağı değerlere düştüğü zaman kanamadan kaçınılamaz. (8) 2.3.Kanama Zamanı: Ciltte standart bir delik veya kesi yapıldıktan sonra burada oluşan kanama ile kanama zamanı saptanır Kanama zamanı,trombosit sayısı,fonksiyonu ve kapiller duvarı fonksiyonu ile ilişkilidir. Normal değerler kullanılan yönteme göre biraz farklılık gösterirse de süre 2-5 dakikadır.(8) 6

11 2.3.1.IVY nin Kanama Zamanı Metodu: Tansiyon aleti manşonu kola takılarak basınç 40 mmhg ye kadar yükseltilir ve orada durdurulur. Ön kolun pronotor yüzeyi alkolle iyice temizlenip kurutulur. Özel bir Lancet ile 1 mm derinliğinde 1 cm uzunluğunda bir kesi yapılır. Her 30 saniyede kurutma kağıdı ile kan emdirilir ve geçen süre kanama zamanı olarak saptanmış olur.kanama zamanın uzunluğu bize genel anlamda primer hemostaz sisteminde bir bozukluk olduğunu bildirir.özel bir test değildir. (8,10) 2.4.Protrombin Zamanı(PZ): Ekstrensek pıhtılaşma sistemini ölçen bir testtir. Plasmanın doku tromboplastini ve kalsiyum ile pıhtılaştırılması esasına dayanır.normal değerler,kullanılan tromboplastine göre sn. arasında değişir.faktör II,V,VII,X eksikliklerinde,hipofibrinojenemilerde protrombin zamanı uzar.(8,10) 2.5. Parsiyel tromboplastin zamanı(ptz): Ekstrensek pıhtılaşma sistemini ölçen bir testtir. Plasmanın fosfolipid(sefalin) ve kalsiyum ile pıhtılaştırılması esasına dayanır.kullanılan sefalin in aktivitesine bağlı olarak normal değerler sn. arasındadır.parsiyel Tromboplastin zamanı,faktör 7

12 I,II,V,VIII,IX,X,XI, ve XII eksikliklerinde ve plasma inhibitörlerinin bulunduğu durumlarda(dolaşan antikoagulanlar,heparin) uzar.(8,10) 2.6.Fibrinojen Miktarı Tayini: Kandaki fibrinojen düzeyinin pıhtılaşmada büyük bir önemi vardır. Normalde % mg. iken düşmesi yani azalması halinde pıhtılaşma olayının oluşması uzar. (4,8) 3.VASKÜLER BOZUKLUKLARA BAĞLI HEMORAJİK HASTALIKLAR Vasküler nedenli kanamalar cilt ve mukozalarda purpura, peteşi ye da küçük ekimoz şeklinde görülür.iç kanama ve hematomlar çok seyrektir. Koagülasyon testlerinin çoğu normaldir.ancak kanama zamanı bazı vakalarda uzun olup,turnike testi pozitif olabilir. Bu grup hastalarda ya damar anomalisi ya da vasküler destek dokusu yetmezliği söz konusudur.(9) 3.1.Trombosit Hastalıkları Trombositler kemik iliğinde megakaryositler tarafından yapılır ve çevresel kana salınırlar.çevresel kandaki trombositlerin yaşam süresi 8-10 gün arasındadır.normal kişilerde 1 mm³ kanda arasındadır. Trombositlerin hemostazdaki görevleri hemostazın ilk basamağındaki hasar yerinde tıkaç yapmaya başlar,sonra kapsadıkları ve salgıladıkları maddelerle intrensek hemostazda büyük görev yüklenirler.(1,2) 8

13 Trombosit hastalıkları üç bölümde incelenecektir. 1.Trombositopeniler 2.Trombositozlar 3.Kalitatif trombosit hastalıkları Trombositopeniler Oluşum mekanizmasına göre dört grup halinde sınıflanabilir.(1,2) Trombosit yapımında azalmaya ve bozulmaya bağlı trombositopeniler: Bu gruba giren trombositopenilerde, kemik iliği megakaryositten fakirdir veya hiç megakaryosit görülmez.trombosit süresi normaldir.(10 gün) A.Konjenital ve neonatal trombositopeniler: Nadir olarak görülür. B.Edinsel olanlar: a.aplastik Anemiler: 9

14 Klinik Bulgular Hastalar çoklukla doktora pansitopeni nedeni ile gelişen halsizlik, ateş, burun kanaması nedeni ile başvururlar. Ancak bu bulgular hastalığa özel değildir. Purpura gibi daha ileri belirtiler ortaya çıkıncaya kadar tanı gizli kalabilir. Fizik muayene sırasında hastada solukluk ve venöz basıncın fazla olduğu, malleoler bölgede intermitant olarak ortaya çıkan peteşilerden başka bir özelliğe rastlanmayabilir. Retina kanaması, diş eti kanaması saptanan diğer önemli bulgulardır.(5,7) Oral bulguları Mukoz membrandaki solukluk, oral ve farengeal mukozada peteşi,purpurik lekeler ekimoz ve belirgin hematomlar meydana gelir.sebepsiz gingival kanamalar,ülserler olur.nadiren atrofik dil düzgün yangılı hissizlcşmiş olarak görülür. Diş eti kanamaları trombositopeniye bağlı olarak görülür.(5,7) Laboratuar bulguları Kesin tanı için kemik iliği biopsisi gereklidir. Tedavi 1.Destekleyici sağaltım Aktivite kısıtlanır 10

15 Enfeksiyon odakları azaltılır Kabızlık önleyici ilaçlar verilir 2.Kan ve bileşimlerinin verilmesi Eritrosit Trombosit Lökosit 3.Antibiyotik sağaltımı 4.İzolasyon üniteleri 5.Uygun kardeş kemik iliği transplantasyonu (11) Trombosit yıkımında artmaya bağlı trombositopeniler: Kemik iliğinde megakaryositler sayıca normal veya artmıştır. Trombosit yaşam süresi daima kısalmıştır. İmmün trombositopeniler: İmmün trombositopenik purpura (İTP) İTP sık karşılaştığımız bir trombosit hastalığıdır. Başka bir hastalığı olmayan, sağlıklı kişilerde birdenbire deri ve mukoza kanamaları ile (Akut İTP) ya da sessizce, sinsi bir şekilde ortaya çıkar (Kronik İTP). Üç sözcüğün baş harflerinden oluşan kısaltılmış adı hastalık 11

16 hakkında yeterli bilgiyi verir. Trombositler sayıca azalmış (Trombositopeni), bu azalma deri kanamalarına (Purpura) yol açmıştır. Trombosit eksikliğini yaratan, antikorlarla ilgili (İmmün) bir mekanizmadır.(9) Akut İTP Çoğu kez çocuklarda, en sık 2-6 yaşlarında görülür. Her iki cinsin tutulum oranı eşittir. Hastaların öyküsünde birkaç hafta önce geçirilmiş döküntülü bir çocuk hastalığı ya da üst solunum yolu infeksiyonu dikkati çeker. Bazen trombositopeni bir aşılanmanın ardından ortaya çıkar. Hastalık kanama belirtileri ile birdenbire başlar. Ağız içindeki içi kan dolu kabarcıklar ( hemorajik bül ) akut İTP için tanı koydurtucudur. Benzer bulgular erişkinlerde ilaçlara bağlı immün trombositopenilerde de görülebilir. Hastaların kanama dışında yakınmaları yoktur. Trombosit sayısı çoğu kez 20,000 in altındadır. Olguların % 80 i birkaç hafta ya da ay içinde çoğu kez kendiliğinden ya da uygulanan tedaviyle düzelir. Geri kalan % 20 olguda kanama belirtileri kaybolsa da, trombosit sayısı düşük kalır. Genellikle altı ay içinde düzelmeyenler kronikleşmiş sayılır ve kronik İTP gibi tedavi edilirler. (2,9) Akut İTP de tedavi: Trombositler in üzerinde ise ve kanama belirtileri yoksa, çocuklar bir tedavi uygulanmadan izlenebilir in altında trombosit sayılarında, hastalarda purpura dışı kanamalar varsa, ya da in altında, ciddi kanama olmasa da, tedaviye başlanır. Tedavide ağızdan veya damardan kortikosteroidler (kortizon türü ilaçlar) ya da damardan immün globülinler (IVIG) kullanılır. Yaşamı tehdit eden kanamalar olmadıkça, 12

17 trombosit transfüzyonlarına başvurulmaz. Çünkü verilen trombositlerin dolaşımda kalma süreleri çok kısa olacaktır.(2,4,9) Kronik İTP Her yaşta görülebilirse de, erişkinlerde sıktır. Eskiden yaşlarındaki genç erişkinlerin hastalığı olarak kabul edilirdi. Günümüzde 60 yaşın üzerinde sıklığın arttığı gözleniyor. Bu durum belki de trombosit sayımının yaygınlaşması ile bağlantılı. Çünkü, geçmişte sadece kanama yakınması olanların trombositleri sayılırdı. Oysa şimdi tam kan sayımı yapıldığında, istenmeden trombositler hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Gene eskiden kronik İTP nin kadınlarda erkeklere göre çok daha sık olduğunu (3/1) bilirdik. Şimdi bu oran da düştü ( /1). Hastalık sinsi bir şekilde başlar. Genellikle, akut İTP ye göre trombositopeni derecesi ( ), dolayısıyla kanamalar daha hafiftir. Ancak bazen, soğuk algınlığı gibi basit bir infeksiyon, aşılanma ya da ilaç kullanımından sonra akut İTP dekine benzer ağır bir kanama tablosu gelişebilir. Kadınlarda uzun ve yoğun regl, ya da regl dışı kanamalar hastaları öncelikle jinekoloğa yönlendirir. Cerrahi girişimler ve travmalardan sonra aşırı kanamalar başlayabilir. En tehlikeli kanama odağı beyin kanamalarıdır. Daha önce belirttiğimiz gibi, sıklık % 1 in altındadır. Yaşlılarda (>60), yüksek tansiyonlularda kanama riski artar. Hastalığa özgü tanı koydurtucu bir laboratuvar testi yoktur. Hekim, genelde sağlıklı görünen ve başka bir hastalığı olmayan hastanın bulguları ile bağdaşan tüm trombositopeni nedenlerini birer birer uzaklaştırarak tanıya ulaşır.(2,4,9) 13

18 B.Non-immün Trombositopeniler 4. DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN TROMBOSİTOPENİ Eğer trombosit seviyesi 50*10/I dan fazla ise minör cerrahi sonrası hemostaz için yeterlidir. Majör cerrahide trombosit seviyesi 75*10/I olması istenir. Trombositler tarnsfüzyonla yerine konabilir. Bunların ömrü çok kısa olduğundan cerrahi uygulamadan hemen önce ve hemen sonra verilmelidir. Trombositler alındıktan 6-24 saat içinde yani çok taze olarak kullanılmalır.trombositlerde immün destrüksiyon varsa verilmesi etkisiz olur.bu durumda kortikosteroidler daha etkili olabilir ve splenektomi gerekebilir. (1,2) Trombosit transfüzyon ihtiyacı olmasına karşın hepatit ve diğer enfeksiyon riskinden korkuluyorsa lokal hemostatik tedbirler ve antifibrinolitik ajanlar(traneksamik asit )kullanılarak giderilebilir.(3) 5.TROMBOSİTOZ YARATAN HASTALIKLAR 1.Miyeloproliferatif hastalıklar 2.Splenektomiden sonra 3.Akut kan kaybından sonra 4.Cerrahi girişim ve travmalardan sonra 5.Hodgkin hastalığı ve diğer lenfomalar(bazen) 14

19 6.Kanserler 7.Bazı kronik iltihabi hastalıklar a.romatoid artrit b.akut ateşli romatizma c.periarteritis nodoza d.wegener granülomatozu e.ülseratif kolit f.rejyonel enterit g.tüberküloz h.karaciğer sirozu l.sarkoidoz j.osteomyelit k.gonoksik artrit 8.Akut infeksiyonların iyileşmesinden sonra 9.Demir eksikliği anemisi 10.B vitamini eksikliği tedavisi sonrası 15

20 6.VASKÜLER BOZUKLUĞA BAĞLI PURPURA NEDENLERİ 6.1.İnfeksiyonlar a.bakteriyel infeksiyonlar (meningokoksemi, tifo, endokorditis) b.viral infeksiyonlar c.riketsiya ve protozoalara bağlı infeksiyonlar(1,2,3) 6.2.Yapısal Malformasyonlar a.heredite hemorajik teleziektazi b.bağ dokusunun herediter hastalıkları(ehlers-donlos Sendromu, Osteogenezis İmperfecta) c.bağ dokusunun akkiz hastalıkları(skorbüt,cushing hastalığı) 6.3.Otoimmün Vasküler Purpura a.allerjik purpura b.ilaçların meydana getirdiği purpuralar c.purpura fulminansi 6.4.Çeşitli Nedenlere Bağlı Purpuralar a.otoeritrosit duyarlılığı ve ilgili sendromlar 16

21 b.paraproteinemler c.purpura simplex ve ilgili sendromlar d.deri hastalıklarında görülen purpuralar(5,10) 7. DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN TROMBOSİT HASTALIKLARINA BAĞLI HEMORAJİK DİATEZLER Purpura deri ve mukoza altı kanama sonucu oluşan peteşi ve ekimoz durumuna verilen isimdir.purpura trombosit düzensizliği veya vasküler nedenlere bağlı olabilir.kanama zamanı uzamıştır fakat pıhtı oluşumu normaldir. İdiyopatik Trombositopenik Purpura: İlk belirti aşırı dişeti kanaması veya çekim sonrası aşırı kanamadır. Deri altında spontan kanamalar olur. Cerrahi müdahale gerekli ise hemogram kontrolü yapılmalı, gerekiyorsa kan transfüzyonunu takiben cerrahi müdahale sonra yapılmalıdır. İmkan olan yerlerde trombosit transfüzyonu yapılabilir. Bu hastalara antikoagülan özelliği olan ilaçlar(asprin vs.)verilmelidir. Bazı purpura nedenleri şunlar olabilir: AİDS, bağ dokusu hastalıkları(sistemik lupus eritematozis),akut lösemi,bazı laçlar(kloramfenikol,indometasin,kuinin,kuinidin,fenilbutazon) Vasküler purpura özellikle yaşlılarda uzun süre kortikosteroid kullanımı sonucu görülür.(1,2,3) 17

22 8.KOAGÜLASYON HASTALIKLARI 1.Konjenital Pıhtılaşma Bozuklukları a.hemofililer b.von Willebrand Hastalığı 2.Edinsel Pıhtılaşma Bozukluğu a.k Vitamini Eksikliği b.karaciğer Hastalığı c.patolojik Fibrinoliz d.yaygın Damariçi Pıhtılaşması(7,11) 8.1.Hemofili X kromozomuna bağlı resesif olarak geçen, pıhtılaşma faktörlerinde anormalliklerin söz konusu olduğu kalıtsal bir kan hastalığıdır.bu hastalık sadece erkeklerde görülürken kadınlar bu genin taşıyıcısıdırlar.faktör VIII eksikliğinde Hemofili A(Klasik hemofili),faktör IX eksikliğinde Hemofili B(Christmas hastalığı)görülür. 18

23 Klinik belirti ve bulgular her iki tipte aynıdır. Eklem ve kas içi spontan kanamalar en önemli belirtilerdir. Tanı, hemostaz testleri ve faktör tayinleri ile konur. Trombosit sayısı,trombosit fonksiyonları ve kanama zamanı normaldir.protrombin zamanı normaldir.ağır vakalarda pıhtılaşma zamanı uzamıştır. Hemofilinin kesin tedavisi yoktur. Tedavide eksik faktörün yerine konulması önemli yer tutar.faktör VIII ve IX un yarı ömürleri 24 saatten az olduğu için bekletilmiş kan hemostazı sağlamada yeterince etkili değildir.bunun yerine tedavide taze tam kan,taze dondurulmuş plazma,cryoprocipitate ve konsantre faktör VIII reparatları kullanılır.(10) Dişhekimliği Açısından Hemofililer Yeterli tedbir alınmadan uygulanan cerrahi müdahaleler sonucunda meydana gelen ve durdurulamayan kanamalar ölümle sonuçlanabilir.diş hekimi ve cerrah, müdahale endikasyonunu minimuma indirecek tedbirleri erkenden almalıdır.koruyucu dişhekimliği ilgili çalışmalara hemen başlanmalıdır.diş bakımının ihmali ciddi sonuçlar doğurur.çekim sonrasında meydana gelen kanamalar ciddi problem teşkil eder.periodontal hastalıkların oluşumu engellenmelidir.en basit diş preperasyonu sonrası dişeti kenarında meydana gelen kanamalar bile durdurulamayabilir.diş çekiminden önce radyografi alınarak dişin kök anatomisi tespit edilmelidir.böylece çekimin zorluk derecesi tahmin edilir ve çekim komplikasyonları en aza indirilir.postoperetif mutlaka antibiyotik verilmelidir.eğer flep kaldırılarak çekim yapmak zorunda kalınırsa özellikle alt çenede lingual dokulara dokunulmamalıdır.çünkü burada oluşacak hematom hava yolunun kapatabilir.en az kemik kaldırarak işlem bitirilmeye çalışılmalıdır.çekim boşluğuna traneksamik asit emdirilmiş okside selüloz konabilir.hasta postoperatif kanama ve hematom yönünden kontrol altında tutulmalıdır.(1,2) 19

24 Ağız bakımı yapamayacağı kesin olan yaşlılar ve diğer hastalarda bir kere gereken tedbirler alındıktan sonra tüm dişlerin çekilmesi de seçenekler arasındadır. Büyük komplike cerrahi operasyonlardan önce kan değerleri ayrıntılı olarak incelenmelidir.hasta hastaneye yatırılarak hemoglobin ve kan grubu tayini yapılmalı,ayrıca acil durumlar için birkaç ünite kan bulundurulmalıdır.bütün operasyonlar postoperatif 1 saat önce anti hemofili faktör (AHF) verilerek yapılmalıdır.bunun dozu yapılacak cerrahi müdahalenin boyutuna ve hemofili derecesine göre ayarlanır.faktör VIII 12 saat etkili olduğundan en az günde iki kez verilmelidir.(5,10) Diş çekimi için faktör VIII seviyesi %50-75 olmalıdır. Postoperatif AHF verilmelidir. Postoperatif antifibrinolitik ajan verilmesi yarar sağlamaktadır. Faktör replasmanı yapılmazsa hem lokal anestezi hem de cerrahi uygulama zararlı olabilir. Konservatif tedaviler mümkünse anestezisiz yapılmalıdır. Mutlaka anestezi gerekiyorsa lokal infiltrasyon anestezisi yapılmalıdır Rejyonal anestezi hematoma neden olarak hava yolu problemi yapabilir. Faktör replasmanı yapıldıysa(en az %30 oranında)rejyonal anestezi yapılabilirse de yine de lokal infiltrasyon tercih edilmelidir. Antifibrinolitik ajanlar, faktör VIII ihtiyacını azaltırlar. EACA epsikapron da etkilidir.ancak hipotansiyon,kusma,diyare gibi yan etkileri vardır.siklokapron(amca) oral yoldan 24 saat önce başlanır.günde 4 defa 1 gr olmak üzere kullanılır.kafa içinde veya üriner sistemde kalıntı pıhtı varsa antifibrinolitikler kullanılmaz. Kanal tedavisi çoğu zaman özellikle faktör eksikliği aşırı olanlarda durmayan kanamalara yol açabilir. Periodontal cerrahi de faktör replasmanı gerektirir. Basit detartaraj hemofilisi hafif derecede olanlarda güvenle yapılabilir. Bu grup hastalara antifibrinolitik ajanlar verilerek işlem gerçekleştirilebilir. Konservatif tedavide yumuşak doku 20

25 yaralanmalarından kaçınmak gerekir. Özellikle matris bandı uygularken dikkat edilmelidir.ortodontik tedavinin genel bir mahsuru yoktur.yine de kullanılan apareylerin mukoza ve yumuşak dokuları tahriş etmemesine dikkat edilmelidir. Genel anestezide endotrakeal entübasyon işlemi kanamalara sebep olabilir. Faktör replasmanından ve diğer hazırlıklardan sonra ancak entübasyon yapılmalıdır.intramuskuler enjeksiyonlar da büyük hematomlara neden olabilir. Hemofili hastalarının geçireceği herhangi bir travma özellikle baş boyun travması oldukça risklidir. Çünkü kafa içi kanamalar ve yüz aralıklarına kanamalar görülür. Bu tür travmadan sonra faktör seviyesi %100 e ulaşacak şekilde replasman yapılmalıdır. Vücudun dış tarafında laserasyon varsa faktör, replasmanla en az %50 seviyesinde 3 gün tutulmalıdır.(1,2,3) Tablo 3 Dental Cerrahi Gereken Hemofililerin Tedavisi Gerekli Preoperatif Postoperatif Operason Faktör VIII derecesi olarak verilen Liste Diş çekimi Operasyon esnasında Faktör VIII i.v(*) Merkeze uzaksa en az %50 Traneksamik asit 7 gün istirahat, 1gr.I:V: ya da yakınsa 3.gün 21

26 preoperatif 24 saat yumuşak diyet 10 önce ağızdan gün boyunca 1gr traneksamik asit ve 250 mg g.i.d. penisilinv veril- meli,eğer bu süre içinde kanama varsa Faktör VIII tekrar dozu verilir. Maksillo- Operasyon esnasında Faktör VIII I.V.(**) 10gün istirahat, Fasial %100,Post-operatif yumuşak diyet 7-10 Cerrahi 7 gün %50 gün boyunca günde 2 kere I.V FaktörVIII (*)Kg cinsinde ağırlık*25 preoperatif 1 saat önce verilen=faktör VIII doz birimi (**)Kg cinsinde ağırlık*50 preoperatif 1 saat önce verilen=faktör VIII doz birimi (1) 22

27 8.2.Von Willebrand Hastalığı Von Willebrand faktör eksikliğinin veya yetersiz fonksiyon görmesinin söz konusu olduğu, otozomal dominant geçen, kanama zamanının uzaması ile kalıtsal bir kan hastalığıdır. Hastaların Faktör VIII düzeyleri de azalmıştır. Trombosit sayısı normal, kanama zamanı uzundur. Trombosit agregasyon bozukluğu vardır. Tedavide, taze dondurulmuş plazma ve cryoprocipitate kullanılır.faktör VIII eksikliği,hemofili A daki kadar değildir.(2,7) 8.3. Vitamin K Eksikliğine Bağlı Akkiz Koagülasyon Bozukluğu Pıhtılaşma faktörlerinden II,VII,IX ve X karaciğerde sentez edilir ve bu sentez için K vitaminine ihtiyaç duyulur.bu faktörlerin eksikliğinde PTT ve PT uzamıştır.klinikte kendini, deri ve mukoza içi kanamaları,hematemez ve melena bulguları ile gösterir.(5) Bu faktör eksiklikleri bazı durumlarda görülür. Bunlar, 1.Uzun süre geniş spektrumlu antibiyotikler veya sulfoamidlerin kullanımına bağlı olarak barsak bakteri florasının ortadan kalkması sonucu, bu bakterilerin sentez ettiği K vitaminde yetersizlik gelişebilir. 2.Yeni doğanda, barsak florası olmadığından ve karaciğerde pıhtılaşma faktörleri sentezi gecikebileceğinden dolayı veya anneden gelen K vitamini yedeğinin yetersizliği dolayısıyla faktör eksiklikleri görülebilir 23

28 3.Malabsorbsiyon sendromu:tıkanma, ikteri ve pankreas hastalıkları,barsaklarda yağ emilimini bozarak,yağda eriyen bir vitamin olan K vitamininin eksikliğine neden olurlar. 4.Kumadin ve İndondiol gibi oral antikoagülanlar,k vitamini ve diğer faktörlerin sentezini engelleyici etki gösterirler. 5.Ağır karaciğer hastalıklarında bu faktörlerin sentezi yapılamaz.(8) 8.4.Fibrinolizis Cerrahi girişim, doğum, tümör ve ağır travmalarda kana doku aktivitelerinin fazla miktarda girmesiyle plazma fibrinolitik aktivitelerinin aşırı artması hemorajilere neden olabilir.primer patolojik fibrinoliz,yaygın damariçi koagülasyona neden olan hastalıklarda,koagülasonu takiben fibrinalitik mekanizmanın aktivasyonu ile meydana gelir. Protrombin, parsiyel tromboplastin,trombin zamanları uzun,trombosit sayısı normal,plazma fibrinalitik aktivitesi pozitif,faktör VIII,fibrinojen normal ye da hafif azalmıştır.yaygın damar içi pıhtılaşmadan ayırımında trombositlerin normal fibrinolitik aktivitelerin artmış olması yeterlidir.(1) 8.5.Yaygın Damariçi Pıhtılaşması Başta kapiller damarlar olmak üzere,damarlarda yaygın olarak pıhtı oluşmasıdır.bu olay esnasında koagülasyon faktörleri ve trombositler harcanır.kanda fibrin yıkımı ürünleri birikir ve sekonder fibrinolizis oluşur.klinikte kendisini kanama ve trombozların oluşumu ile belli eder.(8) 24

29 9.DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN KANAMALI HASTALIKLAR Aşırı kanama hikayesi olan hastalardan öncelikle çok iyi bir anemnez almak gerekir. Sadece bir defaya mahsus olmak üzere özellikle travmatik ve zor çekim sonrası kanama genellikle lokal yaralanmalar nedeniyledir. Birden fazla uzun süren kanama hikayesi hastanın kanama eğilimini gösterebilir. Bu bakımdan önceki diş çekimi ve cerrahi müdahalelerle ilgili kanama yönünden bilgiler önemlidir. Daha önce uzun süren kanama nedeniyle hastaneye başvurmuşsa ve kan transfüzyonu yapılmışsa kan hastalığı yönünden ileri incelemeye alınmasında yarar vardır. Vücudun diğer bölgelerinde meydana gelen yaralanmalarda da kanamanın uzun sürüp sürmediği öğrenilmelidir. Diş çekimi sonrası en fazla 24 saat süren hafif kanamalar lokal sebeplerden dolayı olabilir ve lokal tedbirlerle durdurulabilir. Ancak daha uzun süre kanama devam etmişse sistemik bir kanama eğiliminden şüphe edilmelidir. Hemofili gibi bazı kan hastalıkları herediterdir. Bu bakımdan aile soruşturması yapılmalıdır.hasta herhangi bir sebeple antikoagülan ilaç kullanıyor olabilir.kanama diğer bir sistemik hastalığa(karaciğer,böbrek) bağlı da meydana gelebilir. (1,2,3) 10.LÖSEMİ Kan hücrelerinin özellikle de neoplastik akyuvarların normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türüdür. Yüksek sayıdaki olgunlaşmamış ve malign hücrelerin 25

30 normal ilik hücrelerinin yerini alması ile iliklerde hasar meydana gelir. Böylece kan pıhtılaşmasında rol oynayan trombositler ve savunmada rol oynayan lökositlerin sayısı azalmaya başlar. Bu da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur. Savunma mekanizması zayıflar. İleri aşamalarda kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye, nefes darlığına neden olabilir. Bunun dışında zayıflık ve yorgunluk, ateş, bazı nörolojik semptomlar, dişetlerinde şişkinlik ve kanamalar gibi belirtileri de vardır. (11) Lösemiler, vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Lösemiler akut veya kronik olarak (mikroskoptaki görünüşlerine göre alt gruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler. Kan kanserinin hücre tipine göre (myeloid, lenfoid gibi) ve hastalığın süresine göre (akut ve kronik ) çeşitleri vardır. Bazı tipler daha hızlı ve kötü bir gidiş gösterir. Çocukluk çağında lösemi tipleri diğer kanser tiplerine göre daha sık görülmektedir. Kesin nedenleri bilinmemekle birlikte hem genetik hem de çevresel faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Somatik hücrelerdeki DNA'larda meydana gelen mutasyonlar onkogenlerin aktive olması ya da tümör baskılayıcı genlerin inaktive olmasına neden olur. Böylece hücre ölümünün ve bölünmesinin regülasyonu hasara uğrar. Bu hasara genetik sebeplerin dışında, petrokimyasalların, radyasyonun, kanserojen maddelerin ve bazı virüslerin (örn. HIV) neden olduğu düşünülmektedir. Lösemiler, vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Lösemiler akut veya kronik olarak (mikroskoptaki görünüşlerine göre alt 26

31 gruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler.(6,7) 10.1.Dişhekimliği Açısından Lösemi Lösemide erken teşhis açısından ağız bulguları önem taşır. Akut lösemilerin üçte birinde başlangıçtan itibaren ağız bulguları vardır ve kişiler hastalığının teşhisinden önce bu şikayetleri için dişhekimine başvurur. Ağız kanamaları ve peteşiler ilk belirtiler olabilir. Mukozaların solukluğu ile beraber dişeti kanamaları önemli ve ilginç bir bulgudur.dişeti kenarında görülen düşük derece enfeksiyon ve etkili beyaz hücre eksikliği nedeniyle dişeti kenarları yoğun lösemik infiltrasyona uğrar ve şişer.bu durum özellikle yetişkinlerde görülen akut myeloblastik lösemide söz konusudur.dişeti morumsu renktedir ve nekrotik-ülsere hale gelebilir.monositik akut tip lösemide dişetlerindeki şişlik,dişleri örtecek seviyeye ulaşabilir. Mukozada görülen ülserasyonların oluşumunda sitotoksik ilaçların(metotreksat) ve immün yetmezlik durumunun katkıları vardır. İmmünitenin bozulması ile normal bir diş çekimi sonrasında bile osteomiyelitler gelişebilir. Lenfositik lösemide daha fazla olmak üzere servikal lenfadenopati de görülebilir. Tonsillerde şişlik özellikle alt dudakta parestezi, dişlerde ekstrüzyon,parotiste şişlik(mikulich sendromu) ve mandibulada ağrılı şişlikler görülebilir.fungal ve herpetik enfeksiyonlara sık rastlanır.ağız ve paranazal sinüslerde kandidiyazisis görülür.ağız, lösemili hastalarda sistemik enfeksiyonların en önemli kaynağını teşkil eder.(1,2,3) 27

32 Radyolojik olarak lamina durada incelme, yer yer kaybolma, alveoler krette kemik kaybı meydana gelir.mandibuler posterior dişlerin apekslerinde kemik destrüksiyonu izlenebilir. Akut löseminin subtiplerinde belirtilerde değişiklik olabilir. Örneğin ALL de mukoza solukluğu,peteşi,tonsil şişliği ve servikal lenfadenopati sıklıkla rastlanan bulgulardan değildir.dişeti şişmesi de sık görülmez.aml de ise dişeti şişliğine %30 vakada rastlamak mümkündür. Lösemi tedavisinde kullanılan ilaçlar da ağız komplikasyonlarına neden olurlar. Kemik iliği transplantasyonlarında da ağız komplikasyonları görülebilir. Ağızda görülen birçok lezyon kemoterapi nedeniyle kötüleşebilir ve ağırlaşabilir.bu lezyonlar fırsatçı mikroorganizmalar tarafından enfekte edilir.bazen fatal sonuçlanabilir.bu yüzden hastanın izolasyonu gerekir.immün sitemi baskılanan hastaların yarıdan fazlasında orofarengeal kaynaklı ciddi enfeksiyonlar görülür.bu tür enfeksiyonlarda anaerob kültürle antibiyogram yapılması yararlı olur. Ağız gargaraları ve rutin ağız temizliği ile oral hijyen temini şarttır. Gerekirse profilaktik antifungal tedavi uygulanabilir.(her cc de 100 bin ünite olan nistatin ağız gargarasından günde 4 kez 10cc alınır çalkalanır) Herpes enfeksiyonu asiklovir(zovirax) ile tedavi edilmeye çalışılır. Hatalara aktif bağışıklama aşıları yapılmamalı ve enfekte personelle teması kesilmelidir. Dişeti kanamsı aşırı ise trombosit transfüzyonu gerekebilir. Diş tedavileri mutlaka sorumlu hekimle konsültasyondan sonra yapılmalıdır. Mümkün olduğunca konservatif tedaviler tercih edilmelidir. Acil durumlar dışında cerrahi müdahaleler remisyon dönemine kadar ertelenmelidir. Rejyonel anestezi kontrendikedir. Cerrahi müdahale kaçınılmaz ise plaket transfüzyonu müdahaleden önce yapılmalı ve yara iyileşmesi tamamlanıncaya kadar antibiyotik verilmelidir. Müdahalelerde mutlaka asepsi sağlanmalı ve 28

33 atravmatik çalışılmalıdır. Dikişte rezorbe olan metaryeller(polyglycolic asit, yumuşak katgut)tercih edilmelidir.asprin verilmemelidir.nitröz oksit kontrendikedir.(1,3) 29

34 ÖZET Hemostaz bozukluğu olan hastalar dişhekimleri için çok dikkatli anamnez alınması gereken hasta grubuna girer. Sadece bir defaya mahsus olmak üzere özellikle travmatik ve zor çekim sonrası kanama genellikle lokal yaralanmalar nedeniyledir. Birden fazla uzun süren kanama hikayesi hastanın kanama eğilimini gösterebilir. Bu bakımdan önceki diş çekimi ve cerrahi müdahalelerle ilgili kanama yönünden bilgiler önemlidir. Daha önce uzun süren kanama nedeniyle hastaneye başvurmuşsa ve kan transfüzyonu yapılmışsa kan hastalığı yönünden ileri incelemeye alınmasında yarar vardır. Vücudun diğer bölgelerinde meydana gelen yaralanmalarda da kanamanın uzun sürüp sürmediği öğrenilmelidir. Diş çekimi sonrası en fazla 24 saat süren hafif kanamalar lokal sebeplerden dolayı olabilir ve lokal tedbirlerle durdurulabilir. Ancak daha uzun süre kanama devam etmişse sistemik bir kanama eğiliminden şüphe edilmelidir. Hemofili gibi bazı kan hastalıkları herediterdir. Bu bakımdan aile soruşturması yapılmalıdır. Hasta herhangi bir sebeple antikoagülan ilaç kullanıyor olabilir. Kanama diğer bir sistemik hastalığa(karaciğer,böbrek) bağlı da meydana gelebilir.bu gibi hasta tiplerini hastalık tipine göre ayırmak ve tedavi planını uyarlamak dişhekiminin ve hastanın sağlığı ve konforu için şarttır. 30

35 KAYNAKLAR 1.Terci A. ; Dişhekimleri ve Dişhekimliği Öğrencileri için İç Hastalıkları,2001 ;S: Tokgöz M.;Dişhekimliği ve Sistemik Hastalıklar,2004; S: Öztürk A.,Keskin A.;Dişhekimliğinde Tıbbi Sorunlar,1995; S: Öbek A,Bayındır Ü.,Dinç İ. Ve Diğerleri ;İç Hastalıkları,1990, S: Balanlı M.;İç Hastalıkları Ders Notları,İzmir 5.baskı,1997,S: Ege S ;İç Hastalıkları Tedavi Yıllığı,1992,S: Müftüoğlu E. ;Klinik Hematoloji,Diyarbakır,1987, S: hastyaklasim.htm 10.Özer A. ; Pratik Hematoloji, 1988, S:

36 ÖZGEÇMİŞ 1984 yılında İstanbul un Üsküdar ilçesinde doğdum. İlkokul öğrenimimi Gebze de Eşrefbey İlköğretim Okulu nda, ortaokulu Gebze Anadolu Lisesi nde ve lise öğrenimimi Konak Anadolu Lisesi nde tamamladım.2003 yılında Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi nde üniversite eğitimime başladım. 32

37 33

KANAMA BOZUKLUKLARI. Dr.Mustafa ÇETİN Dedeman Hematoloji Bölümü 2007

KANAMA BOZUKLUKLARI. Dr.Mustafa ÇETİN Dedeman Hematoloji Bölümü 2007 KANAMA BOZUKLUKLARI Dr.Mustafa ÇETİN Dedeman Hematoloji Bölümü 2007 Konular I. Kanamanın klinik bulguları II. Kanamaya neden olan hematolojik bozukluklar Platelet bozuklukları Koagulasyon faktör bozuklukları

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

Kanamanın durması anlamına gelir. Kanamanın durmasında üç eleman rol alır. Bunlar şunlardır:

Kanamanın durması anlamına gelir. Kanamanın durmasında üç eleman rol alır. Bunlar şunlardır: Hemofili hastalığı dünyanın her tarafında görülebilen bir çeşit kanama bozukluğudur. Hastadaki ana sorun kanamanın durmasındaki gecikmedir. Bu yüzden pıhtılaşma gecikir ve hasta çok kanar. Ciddi organların

Detaylı

4.SINIF HEMATOLOJI DERSLERI

4.SINIF HEMATOLOJI DERSLERI 4.SINIF HEMATOLOJI DERSLERI DERS 1: HEMOLİTİK ANEMİLER Bir otoimmun hemolitik aneminin tanısı için aşağıda yazılan bulgulardan hangisi spesifiktir? a. Retikülosit artışı b. Normokrom normositer aneminin

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

HEMOSTAZİS S VE DOÇ.. DR. MEHMET FERAHMAN GENEL CERRAHİ AD.

HEMOSTAZİS S VE DOÇ.. DR. MEHMET FERAHMAN GENEL CERRAHİ AD. HEMOSTAZİS S VE TRANSFÜZYON TEDAVİSİ DOÇ.. DR. MEHMET FERAHMAN GENEL CERRAHİ AD. HEMOSTAZ MEKANİZMALARI Damar Cevabı Trombosit aktivitesi Pıhtılaşma mekanizması Fibrinolitik sistem Damar cevabı Kanama

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

MAHIR KAYNAK VEFAT ETTI

MAHIR KAYNAK VEFAT ETTI MAHIR KAYNAK VEFAT ETTI Portal Adres : www.yenisafak.com.tr İçeriği : Gündem : http://yenisafak.com.tr/gundem/mahir-kaynak-vefat-etti-2081631 Tarih : 15.02.2015 1/3 MAHIR KAYNAK VEFAT ETTI 2/3 MAHIR KAYNAK

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

KOAGÜLASYON TESTLERİ

KOAGÜLASYON TESTLERİ KOAGÜLASYON TESTLERİ Koagülasyon nedir? Pıhtı oluşumudur; Örneğin, kanın pıhtılaşması. Koagülasyon; kandaki birçok protein veya koagülasyon faktörünün kimyasal reaksiyonu sonucu fibrin formasyonu ile sonuçlanan

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 5 Ekim 2016 Çarşamba

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 5 Ekim 2016 Çarşamba Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 5 Ekim 2016 Çarşamba İnt. Dr. Selin Çakıcı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

Kanamalı Hastaya Yaklaşım. Prof. Dr. Murat Söker

Kanamalı Hastaya Yaklaşım. Prof. Dr. Murat Söker Kanamalı Hastaya Yaklaşım Prof. Dr. Murat Söker Kanamalı hasta Acil hasta Hemostatik Mekanizma Primer Vasküler yapı Trombosit Sekonder Koagülasyon proteinleri Trombosit aktivasyonu Normal trombositler

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

KANAMA BOZUKLUĞU VE TRAVMA KAMİL TÜNAY AKÜ ACİL TIP ABD ATUDER 2013

KANAMA BOZUKLUĞU VE TRAVMA KAMİL TÜNAY AKÜ ACİL TIP ABD ATUDER 2013 KANAMA BOZUKLUĞU VE TRAVMA KAMİL TÜNAY AKÜ ACİL TIP ABD ATUDER 2013 Acil serviste görülen kanamalı hastaların çoğu travma sonucu normal hemeostatik mekanizmalı kişilerdir ve spesifik testlere gerek yoktur.

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

KAN HASTALIKLARI. Lösemi. Lösemi. Lösemi 19/11/2015 KAN HASTALIKLARI. Pıhtılaşma Bozuklukları. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

KAN HASTALIKLARI. Lösemi. Lösemi. Lösemi 19/11/2015 KAN HASTALIKLARI. Pıhtılaşma Bozuklukları. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire KAN HASTALIKLARI KAN HASTALIKLARI Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Kan, plazma adı verilen bir sıvı ve bu sıvı içinde süspansiyon halinde bulunan şekilli elemanlardan oluşur. Kanın yapısındaki değişiklikler

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

2. Çocukluk çağında demir eksikliği anemisi?

2. Çocukluk çağında demir eksikliği anemisi? DEMİR EKSİKLİĞİ 1. Demir eksikliği anemisi nedir? Demir eksikliği anemisi : kan hücrelerinin yapımı için gerekli olan demirin dışarıdan besinlerle yetersiz alınması yada vücuttan aşırı miktarda kaybedilmesi

Detaylı

KOAGÜLASYON TESTLERİ Dr. Çağatay KUNDAK DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU Hedefler Yaygın olarak kullanılan koagülasyon testlerini tanımak Bu testlerin hasta tanı ve takibinde etkin kullanılmasını sağlamak Koagulasyon

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU Anabilim Dalı / Klinik Adı: Hastanın Adı, Soyadı: Baba adı: Doğum tarihi: Ana adı: TC Kimlik No: Planlanan girişimin adı: MİRİNGOTOMİ (Kulak zarının çizilmesi) veya VENTİLASYON

Detaylı

KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin;

KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; KRİYOGLOBÜLİN Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; Kriyoglobülin kanda bulunan anormal proteinlerdir ve 37 derecede kristalleşirler. Birçok hastalık sırasında ortaya çıkabilirler ancak vakaların %90ı Hepatit

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU

KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU GENEL BAKIŞ Kan ve dokularda pıhtılaş ayı etkileyen elliden fazla madde (şi dilik) ulu uştur Bu ları azıları pıhtılaş ayı sağlar(prokoagülan) Diğerleri pıhtılaş ayı

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Serap BALAS. Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Serap BALAS. Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Serap BALAS Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kemoterapi, hematoloji ve onkolojide bir tedavi seçeneğidir. Kanser tedavisinde hastalığın sürecini yavaşlatmak, geriletmek

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ VIII. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KALITSAL FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ Dr. M. Cem Ar ve THD Hemofili Bilimsel

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM Gastrointestinal Sistem Hastalıkları Dr. Nazan ÇALBAYRAM ÇÖLYAK HASTALIĞI Çölyak hastalığı bir malabsorbsiyon sendromudur. Hastalık; gluten içeren unlu gıdalara karşı genetik bazda immünojik bir intolerans

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış PEDODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr DersSorumluları: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr Prof.Dr. Şaziye Aras, saziye_aras@yahoo.com Prof.Dr. Leyla Durutürk,

Detaylı

KAYNAK:Türk hematoloji derneği

KAYNAK:Türk hematoloji derneği KAYNAK:Türk hematoloji derneği HİT, heparinin tetiklediği bir immün yanıt sonucu, trombositlerin antikor aracılı aktivasyonu ve buna bağlı tüketimi ile oluşan, trombositopeni ve tromboz ile karakterize

Detaylı

SUBMANDİBULER GLAND EKSİZYONUAMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

SUBMANDİBULER GLAND EKSİZYONUAMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU SUBMANDİBULER GLAND EKSİZYONUAMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Bu yazılı form, size yapılacak

Detaylı

Hasar Kontrol Cerrahisi yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır.

Hasar Kontrol Cerrahisi yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır. Doç. Dr. Onur POLAT Hasar Kontrol Cerrahisi 1992 yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır. Hasar Kontrol Cerrahisi İlk aşama; Kanama ve kirlenmenin

Detaylı

FİBRİN YIKIM ÜRÜNLERİ

FİBRİN YIKIM ÜRÜNLERİ FİBRİN YIKIM ÜRÜNLERİ Fibrin degradation products; FDP testi; FDPs; FSPs; Fibrin split products; Fibrin breakdown products; Fibrin yıkım ürünleri bir pıhtının parçalanması sırasında ortaya çıkan maddelerdir.

Detaylı

TRAKEAL REZEKSİYON VE ANASTOMOZ AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

TRAKEAL REZEKSİYON VE ANASTOMOZ AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU TRAKEAL REZEKSİYON VE ANASTOMOZ AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Bu yazılı form, size

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ

HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ *Transfüzyonlar HKHT sürecinin en önemli ve sürekli uygulamalarındandır. *Transfüzyon Tıbbı,

Detaylı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı LÜTFEN AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLAYINIZ: ( Lütfen uygun olan seçeneği

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

KOAGÜLOPATİDE YATAKBAŞI TANISAL YÖNTEMLER. Dr Reyhan POLAT Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği

KOAGÜLOPATİDE YATAKBAŞI TANISAL YÖNTEMLER. Dr Reyhan POLAT Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği KOAGÜLOPATİDE YATAKBAŞI TANISAL YÖNTEMLER Dr Reyhan POLAT Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği Kış Sempozyumu 6-9 Mart 2014 Sunum Planı Hemostaz Monitörizasyonu Standart Koagülasyon

Detaylı

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III SİNDİRİM VE HEMOPOETİK SİSTEMLERİ III

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III SİNDİRİM VE HEMOPOETİK SİSTEMLERİ III T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III SİNDİRİM VE HEMOPOETİK SİSTEMLERİ III. DERS KURULU ( 15 ARALIK 2014 16 OCAK 2015 ) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM

Detaylı

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 03.05.2016 OLGU 38 yaşında evli kadın hasta İki haftadır olan bulantı, kusma, kaşıntı, halsizlik, ciltte ve gözlerde

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

İNNOHEP 10 000 IU / ml KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR 0.45 ml PROSPEKTÜS

İNNOHEP 10 000 IU / ml KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR 0.45 ml PROSPEKTÜS PROSPEKTÜS FORMÜLÜ : 0.45 ml lik enjektör içinde; Tinzaparin sodyum 4 500 IU Anti-Xa Sodyum asetat, 3H2O 2.25 mg Enjeksiyonluk su k.m. 0.45 ml FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ: Farmakodinamik Özellikler: Tinzaparin

Detaylı

Henoch-Schöenlein Purpurası

Henoch-Schöenlein Purpurası www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Henoch-Schöenlein Purpurası 2016 un türevi 1. HENOCH-SCHÖENLEİN PURPURASI NEDİR? 1.1 Nedir? Henoch-Shöenlein purpurası (HSP), küçük kan damarlarının (kapilerlerin)

Detaylı

Koagülasyon Mekanizması

Koagülasyon Mekanizması Koagülasyon Mekanizması Dr Cafer Adıgüzel Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD, Hematoloji BD 1 Hemostaz (Hemostasis or haemostasis) (Eski Yunanca: αἱμόστασις haimóstasis "styptic (drug)")

Detaylı

Fatma Burcu BELEN BEYANI

Fatma Burcu BELEN BEYANI 10.Pediatrik Hematoloji Kongresi Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı Çalıştığı Firma (lar) Danışman Olduğu Firma (lar) Hisse Senedi Ortaklığı Fatma Burcu BELEN BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BELOGENT merhem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde dipropiyonat formunda 0,5 mg a eşdeğer betametazon ve sülfat formunda 1,0 mg a eşdeğer gentamisin bulunmaktadır.

Detaylı

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DR. GÜLİZ UYAR GÜLEÇ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TıP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON H. VE KLİNİK MİK. AD- AYDIN UDAİS 2014 Giriş Diyabetin en sık ve ciddi

Detaylı

İDİYOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (İTP) NEDİR?

İDİYOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (İTP) NEDİR? İDİOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (ITP) FR-HYE-04-416-02 İDİYOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (İTP) NEDİR? Bu hastalık 1) İmmün bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminde oluşan bozukluklar nedeniyle vücudun

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP A TEORİK DERS PROGRAMI

SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP A TEORİK DERS PROGRAMI SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI 0-05 EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP A TEORİK DERS PROGRAMI Hft Tarih Saat Konu Süre Öğretim Üyesi 7 Kasım 0 09.00 İç Hastalıkları ve Anamnez () Toraks muayenesi

Detaylı

SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP D TEORİK DERS PROGRAMI

SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP D TEORİK DERS PROGRAMI SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI 0-05 EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP D TEORİK DERS PROGRAMI Hft Tarih Saat Konu Süre Öğretim Üyesi 09 Şubat 05 09.00 İç Hastalıkları ve Anamnez () Toraks muayenesi

Detaylı

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü Doküman No: ENF.TL.11 Yayın Tarihi:19.11.2008 Revizyon Tarihi: 27.03.2013 Revizyon No: 02 Sayfa: 1 / 9 GENEL İLKELER : Cerrahide profilaktik antibiyotik kullanımının genel kabul gören bazı temel prensipleri

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

ACİL SERVİSTE HEMOFİLİ VE DİĞER KANAMA BOZUKLUKLARI. DOÇ. DR. FİKRET BİLDİK Antalya-2013

ACİL SERVİSTE HEMOFİLİ VE DİĞER KANAMA BOZUKLUKLARI. DOÇ. DR. FİKRET BİLDİK Antalya-2013 ACİL SERVİSTE HEMOFİLİ VE DİĞER KANAMA BOZUKLUKLARI DOÇ. DR. FİKRET BİLDİK Antalya-2013 Sunum Planı Hemostaz Kanama diyatezi Hemofili A ve B Tanım Klinik ve laboratuar Genel yaklaşım Tedavi Von Willbrand

Detaylı

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/5 TANISAL VE GİRİŞİMSEL DİZ ARTROSKOPİSİ AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat Yöntem: Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm'lik kesi deliklerinden artroskopinin

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 29 Kasım 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 29 Kasım 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 29 Kasım 2016 Salı İnt. Dr. Hatice Şen Çocuk Hematoloji Olgu Sunumu 29 Kasım 2016 Salı İnt.

Detaylı

HEMOSTAZ CERRAHİ KANAMA TRANSFÜZYON. Prof. Dr. Süphan ERTÜRK Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

HEMOSTAZ CERRAHİ KANAMA TRANSFÜZYON. Prof. Dr. Süphan ERTÜRK Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı HEMOSTAZ CERRAHİ KANAMA TRANSFÜZYON Prof. Dr. Süphan ERTÜRK Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı HEMOSTAZ Hemostaz Vazokonstrüksiyon Trombosit fonksiyonları PRİMER HEMOSTAZ Koagülasyon

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün; Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak

Detaylı

Tedavi. Tedavi hedefleri;

Tedavi. Tedavi hedefleri; Doç. Dr. Onur POLAT Tedavi DVT tanısı konduktan sonra doğal gidişine bırakılırsa, ölümcül komplikasyonu olan PE ve uzun dönemde sakatlık oranı son derece yüksek olan posttromboflebitik sendrom ve Pulmoner

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİ HAKKINDA ÖZET BİR REHBER OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR GENEL CERRAHİ UZMANI www.cerrahiklinik.com BU SUNUMDA KULLANILAN VERİLER, 2004 YILINDA YAPILAN DÜNYA CERRAHLAR

Detaylı

Global Leishmaniasis. Leishmaniasis. Türkiye de leishmaniasis. Leishmaniasis. Leishmaniasis

Global Leishmaniasis. Leishmaniasis. Türkiye de leishmaniasis. Leishmaniasis. Leishmaniasis Leishmaniasis Leishmaniasis Leishmaniasis Tropik ve subtropik iklimlerde, Akdeniz bölgesi ülkelerde (88 ülke) görülür Her yıl 1,5 milyon yeni olgu eklenmektedir 350 milyon insan risk altında 23 farklı

Detaylı

3. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

3. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 3. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 43 yaşında erkek hasta, çiftçi Yakınması: Öksürük, balgam, balgamla karışık kan tükürme, nefes darlığı Hikayesi: Yaklaşık 5 aydır öksürük ve balgam yakınması olan

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır. KULLANMA TALİMATI CASODEX 50 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde : 50 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, metil hidroksi

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır.

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. KULLANMA TALİMATI SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram jel etkin madde olarak 50 mg ibuprofen içerir. Yardımcı maddeler: Propilen glikol, karbomer 940, disodyum edta, etil alkol

Detaylı

DÖNEM IV 3. GRUP DERS PROGRAMI

DÖNEM IV 3. GRUP DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ A.D. BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI DÖNEM IV 3. GRUP DERS PROGRAMI

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI LEODEX % 1.25 jel Haricen uygulanır. Etkin madde: 1 g jel, 12.50 mg deksketoprofene eşdeğer 18.45 mg deksketoprofen trometamol Yardımcı maddeler: Karbomer 980 NF (Carbomer Homopolymer),

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Neslihan Çiçek Deniz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü

VAKA SUNUMU. Dr. Neslihan Çiçek Deniz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü VAKA SUNUMU Dr. Neslihan Çiçek Deniz Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü N.E.K. 5.5 YAŞ, KIZ 1. Başvuru: Haziran 2011 (2 yaş 4 aylık) Şikayet: idrar renginde koyulaşma Hikaye: 3-4

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI ANTHĐX 10 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablette 10 mg rupatadine eşdeğer 12,80 mg rupatadin fumarat bulunur. Yardımcı maddeler: Laktoz, mikrokristalin selüloz, kırmızı

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DÖNEM III DERS KURULU 4 TIP TIP 312- HEMATOLOJİ VE BOŞALTIM SİSTEMİ

Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DÖNEM III DERS KURULU 4 TIP TIP 312- HEMATOLOJİ VE BOŞALTIM SİSTEMİ Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 216 217 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DÖNEM III DERS KURULU 4 TIP TIP 312- HEMATOLOJİ VE BOŞALTIM SİSTEMİ

Detaylı

HEMOFİLİ A ve B. Prof. Dr. Ayşegül ÜNÜVAR. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi BD

HEMOFİLİ A ve B. Prof. Dr. Ayşegül ÜNÜVAR. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi BD HEMOFİLİ A ve B Prof. Dr. Ayşegül ÜNÜVAR İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi BD Dünyada 400.000 hemofili hastası var. Türkiye-Nisan 2013: Hemofili A 4019 Hemofili B 757 X e bağlı

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 AŞILAMADA AMAÇ Aşı ile korunulabilir hastalıkları engellemek Enfeksiyon kaynaklı mortaliteyi azaltmak Enfeksiyon kaynaklı morbiditeyi azaltmak HİÇBİR AŞININ HERKES İÇİN TAMAMEN ETKİN VE GÜVENİLİR OLMASI

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

DÖNEM III T.C. NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 DERS YILI

DÖNEM III T.C. NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 DERS YILI T.C. NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 DERS YILI IV. DERS KURULU (5 HAFTA) (HALK SAĞLIĞI, HEMATOLOJİ, ACİL) (29 ARALIK 2014-30 OCAK 2015) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR BAŞKOORDİNATÖR

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL)

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) TANIMI Shigella türü bakterilerde meydana gelen;karekteristik belirti ve bulguları olan,ilium ve kolonun akut enfeksiyonudur.basilli ve amipli dizanteri olmak

Detaylı

Yüz Felci (Fasiyal Palsi)

Yüz Felci (Fasiyal Palsi) Yüz Felci (Fasiyal Palsi) Yüz Felci Ne Demektir: Yüz hareketlerini (dudak, yanak, kaş,göz çevresi) yapmamızı yüz siniri (fasial sinir) aracılığı ile sağlarız. Beyinden gelen hareket emirlerini yüz siniri,

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı