ORAL MUKOZANIN PİGMENTE LEZYONLARI. Bitirme Tezi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ORAL MUKOZANIN PİGMENTE LEZYONLARI. Bitirme Tezi"

Transkript

1 T.C. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı ORAL MUKOZANIN PİGMENTE LEZYONLARI Bitirme Tezi Stj. Diş Hekimi Özge Çiloğlu Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. İdil ÜNAL İZMİR-2014

2 ÖNSÖZ Oral Mukozanın Pigmente Lezyonları adlı tezimi hazırlamamda bilgi ve birikimini benimle paylaşan değerli hocam Prof. Dr. İdil ÜNAL a, desteklerini her zaman yanımda hissettiğim sevgili arkadaşlarım Stj. Dt. Güzin TÜLÜ ve Stj. Dt. Muhammet ZEYBEK e ve canım aileme teşekkür ederim. İZMİR-2014 Stj. Diş Hekimi Özge ÇİLOĞLU

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ GENEL BİLGİLER ENDOJEN PİGMENTASYONLAR Fizyolojik Pigmentasyon Sistemik Hastalık ve Durumlarda Görülen Hiperpigmentasyon Addison Hastalığı (Hipoadrenokortisizm) Peutz-Jeghers Sendromu Nörofibromatozis (Von Recklinghausen) Albright s Sendromu (Poliostotik Fibröz Displazi) Bilirubin Pigmentasyonu Hamilelik ve Cinsiyet Hormonları Karotenemi Kaposi Sarkomu HIV Oral Melanozis Melanin İçeren Pigmentasyonlar Nevus (Ben) İntramukozal Nevus.. 11

4 Mavi Nevus Kompound Nevus Melanoma Nodüler Melanoma Akral-Lentijinöz Melanoma Süperfisiyal Yayılımlı Melanoma Lentigo Malign Melanoma Oral Melanotik Makül Melanoplaki Tütün Kullanımına Bağlı Melanozis Efelid (Çil) Lentigo Hemosiderine Bağlı Renklenmeler Damarsal Pigmentasyonlar Hemanjiom Varikosel ve Varis Anjiosarkoma Herediter Hemorajik Telenjiyektazi Eksojen Pigmentasyonlar...22

5 2.1. Amalgam Tatuaj Ağır metal zehirlenmeleri İlaç Kullanımına Bağlı Renklenmeler Siyah Kıllı Dil Depigmentasyonlar Kaynaklar.. 30 Özgeçmiş 34

6 GİRİŞ: Oral ve perioral pigmentasyonların orijini fizyolojik ya da patolojik olabilir. Fizyolojik pigmentasyonlar genellikle kahverengi görünümümdedir. Ancak hastalık seyrinde oral mukoza ve perioral dokular kahverengi, siyah, gri, mavi gibi değişik renklenmeler gösterebilir. Renk değişiklikleri sıklıkla depozisyona, üretime ve çeşitli endojen ve ekzojen pigmente maddelerinin artan akümülasyonuna bağlıdır. Ayrıca pigmentasyonlar yabancı cisim, ağır metal zehirlenmeleri, ilaçlara bağlı çeşitli yoğunluk ve yayılımda meydana gelebilir. İnsanda normal olarak oluşan pigmentler hemoglobin, hemosiderin, melanin, hemoglobin türevleri, ve lipokromlardır. Hemoglobin veya hemosiderinin submukozal birikimi kırmızı, mavi ya da kahverengi renklenme oluşturabilir. Melanositlerden sentezlenen melanin ise kahverengi, mavi ya da siyah renklenmeler oluşturur. Bu renklenmeler melanin miktarına ve doku ile lokalizasyonuna bağlıdır. 1 Yüzeysel renklenmeler genellikle kahverengi pigmentasyon gösterirken lokalizasyonları daha derinde olduğu zaman bu pigmentasyonlar mavi ya da siyahtır. 2 Klinik hikaye, simetri ve üniformite klinikte ayırıcı tanıda önemli rol oynar.

7 GENEL BİLGİLER Oral Mukozanın Pigmente Lezyonları Dermatoloji kliniğinde oral pigmente lezyonlar oldukça yaygın görülürler, ancak bazı durumlarda ayırıcı tanıda zorluklar yaşanmaktadır. Oral mukozanın pigmente ifadesi, bir ya da daha fazla pigmentin mukozada birikimi ve mukozada renk değişikliğine yol açması sonucu sonucu oluşan bir durum olarak tanımlanabilir. 3 Cilt ve oral mukoza pigmentasyonları endojen ve eksojen kaynaklı olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. 1.Endojen Pigmentasyonlar Melanin pigmenti, epitelin bazal tabakasında melanositler tarafından sentezlenir. Melanositler embriyolojik olarak nöral krest hücrelerinden meydana gelmişlerdir. Bu hücreler epitelyal yüzeylere doğru yol alır ve bazal hücreler arasına yerleşir. Komşu hücrelere kadar uzanan dendritik çıkıntılar gösterir. Bu melanositler tarafından üretilen melanosomlar, genellikle hücre içinde tutulmayıp komşu makrofajlara ve çevredeki keratinositlere tutunurlar. Üretilen pigment miktarı ışık, genetik yapı ve hormonlardan etkilenir. Melanin bileşiminde amioasite bağlı kükürt bulunur, dalak ve karaciğerin yaptığı propigment (tirosin, dioksifenilalanin) gibi fenol grubundan bir madde melanoblastlara gelince oradaki fermentlerin etkisiyle yüksek molekül ağırlıklı melanin haline getirilir. 2,4 Endojen pigmentasyon alanları sıklıkla melaninlerin bulunduğu yerlerdir fakat aynı zamanda hemosiderin, demir ve bilirubin kaynaklı da olabilir. 5,6 Melanin pigmentasyonlarının en sık rastlandığı yer yapışık dişeti vestibülü ve daha çok anterior bölgedir. Ayrıca dudak mukozası, sert damak, bukkal mukoza ve dilde de bulunur. Marjinal gingiva ve interdental papil tepelerinde pigmentasyon yoktur. 7 Bu 2

8 tip pigmentasyonlar ağız tabanında nadir görülür. Renk değişimleri üniform, simetrik veya yüzeyden kabarıktır. 4 Normalde melanositler tüm oral mukoza yüzeyinde bulunmakla beraber düşük derecedeki pigmentasyondan dolayı farkedilmezler. Oral mukozadaki fokal ya da genel artış fizyolojik pigmentasyondan malign neoplazilere kadar değişebilen birçok duruma yol açabilir. 2 Deride melanin kaynaklı hiperpigmentasyon, hipopigmentasyon ve depigmentasyon gibi değişiklikler meydana gelebilir. Oral mukoza ise farklıdır. Burada klinisyen melanin pigmentasyon derecesindeki çeşitliliğin fizyolojik çeşitliliğe yol açabileceğini hatırlamalıdır. Hatta melanin pigmetasyonundaki artış oral mukozadaki başka bir lezyonun veya sistemik bir hastalığın semptomunu verebilir. 8 Etiyolojik olarak endojen pigmentasyonu 6 ana başlık altında toplayabiliriz. 1.1 Fizyolojik Pigmentasyon Fizyolojik pigmentasyonlar oral mukoza pigmentasyonlarında multifokal ya da diffüz olarak çok sık görülür. Koyu tenli bireylerde oral mukoza dokularında sıklıkla hiperpigmente generalize patchler görülür. 1 Fizyolojik pigmentasyonun klinik olarak önemi yoktur. Her yaştaki bireyde görülebilir ve cinsiyet ayrımı yoktur. Dişetleri başta olmak üzere ağzın her yerinde görülebilir 2,9 (Resim 1). Oral mukoza melanin pigmentasyonlarının büyük çoğunluğunu fizyolojik pigmentasyonlar oluşturur. Genellikle hastalar tarafında tesadüfen farkedilir ciddi miktarda olmasına rağmen herhangi bir tedaviye ihtiyaç yoktur. Öncelikle gingivada lokalize bu idiopatik pigmentasyonlar açık-koyu kahverengi aralığında noktalı veya keskin bir bant şeklinde görülürler. Halka şeklindeki melanin lezyonları (melanotik spot) yanak-dudak mukozasında veya vermilyon hattında da görülebilir. 8 3

9 Resim 1: Oral mukozada karşımıza çıkan fizyolojik pigmentasyonlar Histopatolojik olarak, fizyolojik pigmentasyon melanosit sayısındaki artıştan çok melanin aktivitesindeki artışa bağlıdır, melanin bazal keratinositlerin çevresindeki ve altındaki makrofajlarda gözlenir. 9 Fizyolojik pigmentasyon genellikle klinik olarak teşhis edilir. Eğer atipik özellikler gösterirse biyopsi alınmalıdır. Ayırıcı tanıda, sigara ile ilgili melanozis, Addison ve Peutz-Jeghers gibi sendromlara bağlı melanozis ve melanomalar düşünülmelidir. 2, Sistemik Hastalık ve Durumlarla Görülen Pigmentasyonlar Addison Hastalığı (Hipoadrenokortisizm) Addison s hastalığı ya da birincil adrenokortikal hipofonksiyonu, adrenokortikal hasarlardan ya da yetersiz çalışmasından kaynaklanır. 10,11 Adrenal yetmezliğin çeşitli etiyolojik nedenleri olabilir. Otoimmün hastalıklar yetişkinlerde en önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca; infeksiyöz nedenler, neoplazi, bazı ilaçlar, travma, iatrojenik nedenler veya endojen steroid üretimindeki hatalar adrenal yetmezliğe yol açabilir. Çok nadir olmakla birlikte adrenal yetmezlik genetik hastalığın sonucunda görülebilir. Etiyolojik faktör ne olursa olsun endojen kortikosteroid seviyelerinde azalma görülür. 1,12,13 Adrenal korteks yıkımı nedeniyle 4

10 adrenokortikal hormon üretimi azalır. Bu azalmayla negatif feed-back mekanizmasının bir parçası olarak pituiter adrenokortikotropik hormon(acth) ve melanosit stimülan hormon (MSH) artar. Hem ACTH ın hem de MSH ın aşırı üretimi melanositlerin stimülasyonuna ve cildin diffüz pigmentasyonuna neden olur. 2,8,14 Resim 2: Addison hastalığında oral mukozada görülen pigmentasyonlar Addison hastalığının sistemik semptomları; kas hareketlerinde bozukluk, anemi, bulantı-kusma, gastrointestinal bozukluklar, diyare, halsizlik olarak gözlenir. 4,5,14 Derinin bronzlaşması ve dil, dişeti, yanak mukozası ve dudaklarda pigmentasyon artışı görülebilmektedir (Resim 2). Oral pigmentasyon hastalığın ilk belirtilerinden olabilmektedir. Oral lezyonların biyopsisi, stratum germinativum hücreleri içindeki gümüş pozitif granüller ile hücre katının kalınlığının artmasını göstermektedir. Melanin bazal tabakada görülebilmektedir. 15 Oral pigmentasyonlar hastalığın tedavisinden sonra geçmez. Bu hastalık uygun hormon replasman tedavisine genellikle yanıt verir. Bir diş hekimi oral mukozada görülen karakteristik pigmentasyonlar ve hipotansiyona bağlı görülen halsizlik nedeniyle ilk olarak Addison hastalığından şüphelenmelidir. 4 5

11 Peutz-Jeghers Sendromu Nadir görülen genetik bir sendromdur. Klinik bulgular arasında pigmente mukokutanöz maküller, intestinal hamartomatöz polipler, bazı organlarda ( ince bağırsak, kolon, mide, pankreas, meme ve genital organlar ) artmış kanser riski bulunmaktadır. Oral lezyonlar en sık dudaklarda küçük-multipl kahverengi maküller şeklinde görülmektedir. Oral mukoza dışında burun mukozası, konjuktiva, rektum ve ekstremitelerde benzer pigmente maküller olabilir. Melanotik lezyonların tedavisi gerekli değildir, melanoma riski yoktur. Ancak hastalar internal maliniteler açısından takip edilmelidir. 16,17, Nörofibromatozis (Von Recklinghausen) Otozomal dominant özellik gösteren gerek nodüler gerekse diffüz nörofibromlar nadiren ağız içinde bulunurlar. 2 Hastalığın bulguları sıklıkla doğumda mevcuttur ve ileriki yaşlarda belirginleşir. Hastalık deride noktalar, pediküllü ve sesil tümörler, sinir tümörleri ve nevuslar ile karakterizedir. 2,4,19 Klinik olarak periferal sinirlerin fibroblastları ve nörilemmal kılıftan gelişen birçok nörofibroma oluşur. Nörofibromlarla beraber cafe-au-lait lekeleri de mevcuttur. Bu lekeler sütlü kahverengi görünümündedirler. Ciltte pigmente lezyonlar nörofibromlarla aynı bölgede yayılım gösterirler. Bu durum çok sık olmamakla beraber dudaklarda ve ağız çevresinde nadiren bukkal mukozada görülür. Nörofibromların önemli bir yüzdesi (%5-10) malign dönüşüm gösterebilir. 6 Çene kemiğini kapsayan tümörler veya tam kapsamayan ekstrensek tümör ve intrensek kemik formasyonu ile kuşatılabilir ama tümörün büyümesinden ve şeklinden etkilenmez. İntrensek kemik tümörlerinde, santral kemik kisti gibi radyolusent görülen kemik içinde gerçek tümör kümecikleri ve düzensiz kemik 6

12 destrüksiyonları bulunur. Ekstrensek kemik tümörleri destrüktif kemik alanları üretir veya kemik konturlarının normal gelişimini engeller. Kemiğin yalnızca yüzeyel kısımlarını etkileyen tümör pits veya yüzeyel kavitelerin oluşumunu sağlar. 5 Ayırıcı tanısı; Gardner sendromu ve Bazal hücreli sendromdur Albright s Sendromu (Poliostotik Fibröz Displazi) Albirght s sendromu fibröz displazi, pigmentasyonlar ve hipergonadizmle karakterize nadir görülen bir hastalıktır. En sık çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. 2,6 Hastalık genellikle unilateraldir fakat bilateral de olabilir. Albright s sendromunda kemikte birçok deformite meydana gelir. 6 Dişler ve diş jermleri yer değiştirir ve maloklüzyon oluşur. Deride cafe-au-lait lekeleri ve yanak mukozasında kahverengi pigment alanları vardır. 2 Genellikle ciltte düzensiz melanotik noktalar görülür. 5,6 Oral kavitede daha çok dudaklarda görülen pigmentasyonların varlığı teşhis için yeterli değildir. Kesin teşhis için kemik biyopsisi gerekir. 19,20 Dudaklarda yaygın görünür. Ayırıcı tanıda Addison hastalığı ve Peutz-Jeghers sendromu düşünülmelidir Bilirubin Pigmentasyonu Bilirubin, eritrositlerin dalakta yıkımı sırasında hemoglobin moleküllerinin parçalanmasıyla oluşur. Karaciğere gelir ve safra olarak dışarı verilir. Bilirubin vücuttan barsaklar ve idrar yoluyla atılır. Bilirubin, insan safrasının esas pigmentini oluşturur ve altın sarısı rengini verir. Bilirubinin glukuronik asit ve sülfürük asitle oluşturduğu esterlere konjuge (direkt) bilirubin adı verilir. Kandaki bilirubinin bir kısmı proteinle kompleks oluşturur. Buna da serbest bilirubin adı verilir. 10,21 7

13 Serum bilirubinin anormal artışı sonucu sarılık meydana gelir. Hepatit, safra kanalının blokajı ve karaciğerin dejeneratif değişiklikleri gibi çeşitli hastalıklar ciltte, sklerada ve oral mukozada sarımsı-yeşil renklenmelere neden olur. Oral bulgular bukkal mukozada, yumuşak damakta ve dil altında ortaya çıkar. 6,19, Hamilelik ve Cinsiyet Hormonları Adrenokortikotropik hormon(acth), melanosit stimülan hormon(msh), östrojen ve gestajen hormonlarının artışı hamileliğin 3. trimesterinde burun ve yanak üzerinde gebelik maskesi olarak da adlandırılan kloazma ya neden olur. 5,7 Hamileliğin 3.trimesterinde serumdaki bakır anyonları artar. Güneş ışığına çıkıldığında pigmentasyon oluşur. 4 Bu pigmentasyonlar sarı-kahverengi renkte olup doğum sonrası kaybolur. 7 Oral kontraseptiflerin kullanımı aynı tip pigmentasyonlarla ilişkili olabilir Karotenemi Karotenemi dokudaki karoten pigmentinin kronik artışına bağlı görülen durumdur. Metabolizmadaki aşırı A vitamini üretiminin bozulması karoten miktarındaki artışa sebep olabilir. Karotenemide ciltte ve oral mukozada turuncu-sarı pigmentasyon meydana gelebilir. Yüksek safra pigmenti sirkülasyonunun gözlendiği dokularda bu renk değişimi farkedilebilir ama sklerada farkedilmez. Bu renk değişimi avuç içi, ayak tabanında ve yumuşak damak bölgesinde yoğundur. Spesifik bir tedavi belirtilmemiştir. Ciltte ve mukozada oluşan pigmentasyonun gerilemesi genellikle azaltılmış diyet alımından sonra olur. 4,5 8

14 Kaposi Sarkomu Kaposi sarkomu HIV enfeksiyonlu hastalarda görülen en yaygın neoplasmdır. Kutanöz lezyonlar kırmızı makül olarak başlar, ardından mavi, mor ve en son olarak da kahverengi nodüler kabarıklık oluncaya kadar da genişler. Oral lezyonlarda sert damağın posteriorunda çeşitli büyüklüklerde kırmızı makül olarak başlar (Resim 3). Bunlar multifokaldir, nodüler büyüklüğe ulaşıncaya kadar boyutu artabilir ve oklüzal düzlemin aşağısına sıçrayacak kadar bütün damağı kaplar. 5 Kaposi sarkomunda eritrositlerin damar dışına çıkışı göze çarpan bir özelliktir ve genellikle hemosiderin granüllerine rastlanır. 1 Ne kadar çok hemosiderin ortaya çıkarsa klinik olarak o kadar çok kahverengi tümör gözlenir. 5 Resim 3 : Oral kavitede görülen Kaposi sarkomu HIV Oral Melanozis HIV hastalarında mukokutanöz hiperpigmentasyon görülebilir. Bazen fokal lezyonlar şeklinde görülürken, bazen adrenal yetmezlikte görüldüğü gibi diffüz tutulum da olabilir. Oral melanotik maküllerin sık görüldüğü bildirilmiş olmasına rağmen, yapılan çalışmalarda kontrol grubuna kıyasla anlamlı oranda fazlalık gösterilememiştir. Ancak bazı yazarlar oral pigmente maküllerin hastalığın öncü bulgularından olduğunu ileri sürmüşlerdir. HIV hastalarında görülen tırnak, deri ve 9

15 mukozadaki pigmentasyon, hastalığın progresyonu ile paralel seyir göstermektedir. Tedavide kullanılan zidovudine bağlı kahverengi kahverengi diskorolasyon oluşmaktadır. 22, Melanin İçeren Pigmentasyonlar Nevus (Ben) Nevus epidermis, damarlar ve pigment hücreleri gibi bir hücre veya doku tipine ait konjenital bir lezyonu tarif etmede kullanılan genel bir terimdir. Fakat genellikle nevus hücrelerinin oluşturduğu pigmente lezyonları tarif etmek için kullanılır. Nevus hücreleri kümeleşme eğilimleri ve dendritik yoksunlukları dışında sitolojik olarak da melanositlerle özdeştirler. Epitel ve bağ dokusu içinde veya her ikisinde de bulunabilirler. Ancak hala nevus hücrelerinin kökeni tam olarak anlaşılamamıştır. Genellikle doğumdan kısa bir süre sonra veya çocukluk döneminde ortaya çıkar. Deride herhangi bir yerde görülebilir, ağız içinde çok az görülür. Ağız içindeki lezyonların çoğu hafifçe yükselmiş, genelde nonpigmentedir. Bu lezyonlar sıklıkla bukkal ve labial mukozada, gingivada, alveolar çıkıntıda ve dudak kırmızısında görülür. Mikroskobik olarak nevuslar birkaç gruba ayrılır. Sınıflandırma nevus hücrelerinin bulunduğu yere göre yapılır. Epitelde bağ dokusu birleşiminde junctional nevus, dermiste intradermal nevus, submukozada intramukozal nevus veya birden fazla tabakayı ilgilendiriyorsa compound nevus olarak tanımlanır. İğ şeklinde hücreleri olan ve bağ dokusunun derininde bulunan nevus ise mavi nevus olarak adlandırılır. 10

16 Oral mukozada en sık intramukozal nevus görülürken mavi nevus ikinci sırada yer alır. Compound ve junctional nevus oral mukozada nadiren oluşur. Ciltte yaygın görülen displazik nevus ise oral mukozada görülmez. 2, İntramukozal Nevus Oral mukozada en sık sert damak ve yanak mukozasında bulunur. Genellikle yüzeyden biraz yüksekte ve sınırları belirgindir. Pigment formasyonları farklıdır, kahverengi-gri veya bazen parlak siyah renktedir Mavi Nevus Müköz membranın veya cildin bağ dokusunun lamina propriasında derinde yerleşmiş melanositlerin tümör benzeri formasyonudur (Resim4). Çoğunlukla el ve ayakların sırtında gelişir. Kalçalar, bel, saçlı deri ve yüzde de oluşabilir. Çoğu kez değişikliğe uğramaz nadiren malign melanom gelişir. Oral mukozada nadir görülür. Sonradan deride beliren, iyi huylu, sert, mavi-gri ve siyah renkte, keskin sınırlı, papül ya da nodül olup, melanin üreten dermal melanositlerin lokalize proliferasyonunu gösterir. 8 Genellikle çocukluk ve genç erişkinlik dönemde meydana gelir ve genellikle herhangi bir şikayete neden olmaz. Çapı 10 mm altında ve uzun yıllardır değişiklik göstermeyen mavi nevus genellikle eksizyon gerektirmez. Aniden ortaya çıkan ve varolan mavi nevustaki değişim cerrahi eksizyon ve dermatopatolojik inceleme gerektirir. 2,12,19 11

17 Resim 4: Oral mukozada görülen mavi nevus Kompound Nevus Kompound nevus epitel-bağ dokusu sınırında lamina propriayı da içine alacak şekilde müköz membranda bulunur. 3 İntradermal nevuslarla benzerlik gösterebilir ve histopatolojik olarak ayırt edilebilir. Tüm nevuslar içinde görülme insidansı %6dır. 12,13 Nevuslar malignite potansiyeline sahip olduklarından önemlidir. Kronik tahrişin maligniteye dönüşünde etkili olup olmadığı bilinmemektedir. Kronik tahriş her ne kadar karsinojenik bir faktör olmasa da, mikroskobik tanıyı zorlaştıran enflamatuar değişikliklere neden olabilir. Oral nevuslar cerrahi olarak çıkartılır. Büyüklükleri 1 cm nin altında olan lezyonlarda eksizyon biyopsisi yapılır. 2,9 Nevusların ayırıcı tanısında göz önünde tutulması gereken durumlar; melanotik makül, amalgam tatuaj ve melanomadır. Vasküler orjinli lezyonlar hematom, varis ve hemanjiom da dikkate alınmalıdır. 9, Melanoma Nevus hücrelerinin ya da melanositlerin neoplastik dönüşüme uğramasıyla malign melanomlar meydana gelmektedir (Resim5). Melanomlar görülme sıklığı açısından tüm malign tümörlerin %1.2 sini meydana getirir. Baş boyun bölgesinde görülme oranı ise tüm malign melanomların %29 u kadardır. Ağız içinde meydana 12

18 gelen primer malign melanomlar nadir olup, tüm malign melanomların %0.2-8 ini oluşturur. Malign melanomlar en çok yaşları arasında ve erkeklerde kadınlara oranla 2 kat fazla meydana gelmektedir. 24,25,26 Malign melanomların ve cilt lezyonlarının hazırlayıcı faktörleri; güneş ışınlarına maruz kalma, hastanın doğal pigmentasyon derecesinin az olması ve öncü lezyonların (konjenital dev ve displastik nevus) görülmesidir. Kutanöz melanomlar genelde baş boyun bölgesinde ve güneş ışığına maruz kalan bölgelerde görülür. 26 Bir pigmente nevusun malign dönüşümünü gösteren işaretler; hacimce büyüme, pigmentasyon derinliğinde artış, yüzey ülserasyonu, periferde inflamasyon gelişmesidir. 12,27,30 Resim 5: Oral kavitede görülen malign melanoma Nodüler Melanoma Sıklıkla deride, bazen de mukozada görülen bir melanoma türüdür. Hızlı yayılır ve metastaz yapar. Tüm melanomaların yaklaşık %15 ini oluşturur. Diğer tip melanomalardan radial büyüme hızının belirginliğiyle ayrılır. Klinik olarak pembe, kırmızı, kahverengi ve siyah nodüller görülür. Bu nodüller çoğu kez ülsere oluştur. Hastalığın erken dönemlerinde metastaz meydana gelebilir. 9,28 13

19 Akral-Lentijinöz Melanoma El ve ayakların güneş görmeyen güneş görmeyen bölgelerinde oluşan ve nodüler forma dönen kahverengi düzensiz şekilli maküler lezyonlardır. Klinik ve histolojik olarak lentigo maligna melanomaya benzer ancak daha agresiftir. Lezyonlar güneş ışığına bağlı olmadan gelişir ve tüm melanomalar içinde %5-8 lik bir oran oluşturur Süperfisiyal Yayılımlı Melanoma Malign melanomların en fazla görülen formudur. Hem deri hem de mukozada rastlanır ve tüm lezyonların yaklaşık %50 sini oluşturur. Orta yaş grubunda fazladır. Radial büyüme dönemi birkaç aydan birkaç yıla kadar devam eder. Bu dönemde lezyon maküler renk değişikliğinden nodüler ve hatta ülsere döner. 9, Lentigo Malign Melanoma Daha önceki pigmente maküler lezyonda güneş ışığının olumsuz etkisiyle gelişen ve yaşlı hastaları tutan bir lezyondur. Deride yerleşir. Deride geniş düzensiz asimetrik makül olarak görülür. Renk, açık güneş yanığından siyaha kadar değişir. Koyu renk malign değişimin tipik bulgusudur. 29 Oral mukoza melanomaları ciltteki benzerlerine göre daha seyrek görülürler. Oral mukoza melanomalara da siyah ırk ve Asyalılarda beyaz ırka göre daha sık rastlanmaktadır. Ayrıca yaş grubunda daha sık görülebilir. Cinsiyet ayrımı göstermezler. 9,28 Oral melanomaların %80 i alveolar kret ve sert damakta, daha seyrek dudak ve yanak mukozasında görülürler. 2,12,27,30 Hacim artışı vardır ve yüzeyi genelde düz olmayıp pürüzlüdür. 1 Yüzeyinde koyu kahverengiden mavi-siyaha hatta kırmızıya 14

20 kadar varan renk farklılıkları olabilir. 7 Değişik renklerin aynı anda bulunması, asimetri ve düzensiz sınırlar melanomayı düşündüren pigmentasyon özellikleridir. Malign melanomalara ağız içinde çok seyrek rastlanır ve olguların %80 i üst çenededir. 2 Oral melanomanın 2 alt türü vardır; invaziv melanoma ve in situ melanoma. İlk evrede invaziv melanoma lateral yayılım olmaksızın vertikal veya invaziv büyüme paterni gösterir. İkinci evredeki in situ melanoma vertikal büyüme fazından önce aylar veya yıllar süren bağlantı büyüme fazı özelliğine sahiptir. Oral melanomanın üçüncü evresinde atipik melanositik proliferasyon görülür. Bu proliferasyon epitel bağ dokusu ara yüzündeki anormal morfoloji ile görülen melanosit sayısındaki değişimleri ifade eder. Atipik melanositik proliferasyon olarak adlandırılan bu lezyonlar yüksek riskli olarak adlandırılmalı, biyopsi yapılmalı ve uzun süre takip edilmelidir. 1,14 Ayırıcı tanıda amalgam tatuaj, fizyolojik pigmentasyon ve melanotik makül düşünülmelidir. Simetriklik, form ve zarar derecesinin göz önünde bulundurulması gerekir. 2,9,14 Melanomaların primer tedavisi cerrahi operasyondur. Genelde kemoterapiye başvurulur ayrıca ilave olarak immünoterapiden de yararlanılabilir. Radyoterapi ise primer tedavi metodu olmamakla birlikte lezyonu sınırlandırmada faydalıdır. 9,14 Prognozu tipe ve tümörün göstermiş olduğu invazyona bağlıdır. Aynı zaman periyodunda alınan biyopsilerde oral lezyonların kalınlığı derideki lezyonlardan daha fazladır. Ayrıca oral lezyonların prognozu deridekilere daha kötüdür. Bu da geç tanıya bağlı olabilir. Belki de oral kavitede tedavi zor olduğu için ya da biyolojik olarak oral kavitede lezyonlar daha agresif olduğu için prognozu daha kötüdür. 9,14 15

21 Oral Melanotik Makül Oral melanotik makül klinik olarak fokal pigmentasyon gösteren birkaç durumdan birini tanımlamak için kullanılır. Mikroskobik olarak oral fokal melanozis terimi bu lezyonu açıklamak için kullanılır. 9,14 Melanotik maküller çoğunlukla vermilyon ve dişetinde gözlenmekle birlikte ağzın diğer bölgelerinde de bulunabilir (Resim6). Küçük, uniloküler ya da multiloküler, kahverengi- siyah, oval maküller şeklinde görülür. 5 Dördüncü dekatta kadın ve erkeklerde eşit oranda bulunur, çocuklarda ise nadir gözlenir. Belirli büyüklüğe ulaştıktan sonra daha fazla büyüme göstermezler. Asemptomatiklerdir ve malignite potansiyelleri yoktur. 1 Oral melanotik maküller erken yüzeyel melanomalardan ve melanoplakiden ayırt edilmelidir. Özellikle dişetinde meydana geldiklerinde amalgam tatuajla veya mavi nevusla karıştırılabilir. Çok sayıda olduklarında Peutz-Jeghers sendromu ve Addison hastalığının ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulması gerekir. Bu lezyonları teşhis etmek için biyopsi yapılması gerekebilir ve genellikle tedavi gerekli değildir. 9 Resim 6: Oral melanotik maküllerin klinik görünümü 16

22 Melanoplaki Melanoplaki yüzeyel, lokalize veya yaygın, oral mukozadaki melanin artışına bağlı mavi, siyah veya kahverengimsi renklerde görülen bir pigmentasyon bozukluğudur. Sigara kullanımına bağlı melanoziste, ırksal pigmentasyona bağlı olarak oluşur. Peutz-Jeghers sendromu, Addison hastalığı veya hemakromatozis gibi hastalıklarda ortaya çıkabilir. Kurşun zehirlenmesi veya kanser kemoterapisi nedeniyle de görülür. Ayırıcı tanıda amalgam tatuaj, junctional nevus, melanoma ve hemosiderin depolanması düşünülmelidir. Doğumsal veya çocukluk döneminde ortaya çıkmadıysa, lezyonun büyüklüğünde ya da yüksekliğinde artış varsa ve renk değişimi ve ülserasyon mevcutsa biyopsi alınmalıdır Tütün Kullanımına Bağlı Melanozis Sigara tiryakilerinde görülen oral pigmentasyon, açık tenli kişilerde ortaya çıkar ve koyu tenli kişilerde mevcut pigmentasyonun daha belirginleşmesi ile sonuçlanır. Kadınlarda daha sık görülmesi nedeniyle östrojen hormonunun rolü olduğu düşünülmektedir. Sigara içenlerin %21,5 inden daha fazlasında görüldüğü bildirilmiştir. 31 Artmış melanin yapımı vardır ve bu durumun, ısı ya da sigara dumanıyla oluşan toksik ajanlara karşı biyolojik bir savunma amacıyla oluştuğu öne sürülmüştür. Oral mukozada her yerde görülmesine rağmen, en sık labial gingivada oluşur. Pipo içenlerde ise bukkal mukozada ya da vermilyon sınırı boyunca dudak komissurunda fark edilir. Kahverengi-siyah lezyonlar şeklinde görülür. Pigmentasyon sigara bırakıldıktan 3 yıl içinde geriler. Tanı klinik görünüm ve kişisel öykü ile konulur. Pigmentasyon mukozadan kabarık, alışılmış bölgenin dışında ise veya artmış pigment yoğunluğu saptanırsa biyopsi gerekebilir. Ayırıcı tanıda 17

23 fizyolojik pigmentasyon, sistemik hastalık ya da ilaca bağlı pigmentasyon göz önünde bulundurulmalıdır. 3, Efelid (Çil) Efelid ya da çil, çapı 5 mm den küçük, koyu sarı veya kahverengi maküllerdir. Genellikle çocukluk döneminde ve güneş etkisinde kalan ciltte görülür. Bu lezyonlar ultraviyole ışığa maruz kaldığı sürece koyulaşmakta ve etkinin ortadan kalktığı dönemlerde rengi açılmaktadır. Ağız ve çevresindeki çillerde artış olduğunda Peutz-Jeghers sendromu ve Addison hastalığı düşünülmelidir. 9,14 Çiller, melanosit sayısındaki artıştan çok melanin yönetimindeki veya melanosit fonksiyonundaki artışa bağlı olarak meydana gelir. Bazal keratinositlere melanosit transferi ve fokal melanosit aktivitesi nedeniyle, bazal hücre tabakasında artmış miktarda melanin bulunur. Çillerin belirli tedavileri yoktur. Bahsedilen sendromlarla ilişkileri yoksa göz ardı edilebilirler Lentigo Bu hastalıktaki yaygın deri lezyonları nadiren ağız mukozasında meydana gelirler. Damak, dudak ve gingivada tipik olarak kahverengi maküller olarak görülürler. Klinikte ayırıcı tanıda, oral melanotik makül, amalgam tatuaj ve erken melanoma dikkate alınmalıdır. Mikroskobik olarak, oral melanotik makül ve çilde olduğu gibi artmış melanin üretiminden çok selim melanositik hiperplazi gözlenir Hemosiderine Bağlı Renklenmeler Mukozada demir pigmenti çökmesi o bölgedeki bir kanamanın işaretidir ve değişik nedenlerle oluşabilir. 18

24 Trombositopenik purpura hastalığında mukoza içerisinde sınırları belirgin kanama odakları meydana gelip sonradan burada demir pigmenti çökelmesi olabilir. Hemofili hastalığında da pıhtılaşma mekanizmasındaki bozukluk nedeniyle kanamalar ve demir pigmentasyonu oluşabilir. 7 Hemokromatozis hastalığında demir repozisyonu ve çökmesi karakteristik olup çok çeşitli organlarda birikir. Bu endojen pigmentasyon anormal miktardaki demirin yanı sıra melaninin vücut dokularına birikmesiyle oluşur. Bu hastalığın önemli bir klinik özelliği olan bronz renk demir pigmentasyonu ve melanin kombinasyonu sonucu oluşur ve bu cilt pigmentasyonu hemokromatozis hastalarının %90-97 sinde görülür. Hemokromatozis hastalığının klinik belirtileri hepatomegali, pigmentasyon, diabet, artropati, kardiyak hastalıklar ve hipogonadizmdir. 6 Hemokromatozis hastalığında başta koltukaltı, genital bölge olmak üzere derinin diğer yerleriyle ağız mukozasında da lekeler şeklinde pigmentasyon oluşur. Tüm tükrük bezleri kahverengidir. Bu lekeler demir içeren hemosiderin, içermeyen hemofussin ve aynı zamanda melanin çökmesiyle oluşur. Karaciğer ve pankreas sirozu, diabetes mellitus, miyokard bozukluğu, testis atrofisi önemli belirtilerdir. 7 Oral mukozada daha çok sert damakta demir birikimine bağlı mavimsi-gri renkte pigmentasyon gözlenir. 4,19,32 Dev hücreli epuliste özellikle travmayla karşılaşan yerlerde, iç kanamaya bağlı olarak hemosiderin çökmesine rastlanır. Ayrıca tifüs, difteri, kızıl gibi hastalıklarda etken bakteri toksinlerine bağlı ortaya çıkan bölgesel kanamalar dolayısıyla da pigmente lezyonlar meydana gelebilir. 4,7,9 19

25 1.5. Damarsal Pigmentasyonlar Hemanjiom Kan damarlarının proliferasyonuyla karakterizedir. Konjenital veya travmatik kökenli olabilir. Oral hemanjiomların çoğu dil üzerinde bulunur, multiloküler ve kırmızımsı mavi renktedirler (Resim7). Lokalize olduğu diğer yerler dudak, bukkal mukoza ve damaktır. bağlıdır. Pigmentasyonun rengi oral submukozadaki vasküler proliferasyon derinliğine Ayırıcı tanıda; mukosel, süperfisiyal kist, ranula ve anevrizma düşünülmelidir. 5 Resim 7: Dilde görülen hemanjiom Varikosel ve Varis Varikosel venlerin veya venüllerin patolojik dilatasyonu sonucu oluşur ve öncelikli dilin alt kısmında tutulum gösterirler. Varikoseller yaş ile kademeli olarak oluşmaktadır, bu yüzden; dil varikosellerine ileri yaşlarda rastlanmaktadır. 20

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

ORAL MUKOZADA GÖRÜLEN PİGMENTE LEZYONLAR

ORAL MUKOZADA GÖRÜLEN PİGMENTE LEZYONLAR T.C. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyoloji Anabilim Dalı ORAL MUKOZADA GÖRÜLEN PİGMENTE LEZYONLAR BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Buğra Emre YAVUZYİLMAZ Danışman Öğretim Üyesi:

Detaylı

6 Pratik Dermatoloji Notları

6 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 6 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Siğil Skuamöz Hücreli Karsinom Bazal Hücreli Karsinom Melanom Lipom Nörofibromatözis 2 Siğil 3 Siğil

Detaylı

5 Pratik Dermatoloji Notları

5 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 5 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Vitiligo Eritema Multiforme Ürtiker Uyuz Tahta Kurusu / Pire Isırığı Kaposi Sarkomu 2 Vitiligo 3 Vitiligo

Detaylı

Dr. Merih Tepeoğlu Başkent Üniversitesi Patoloji A.B.D

Dr. Merih Tepeoğlu Başkent Üniversitesi Patoloji A.B.D Dr. Merih Tepeoğlu Başkent Üniversitesi Patoloji A.B.D 03.11.2016 Olgu 22 yaşında, kadın hasta Bacakta nodüler lezyon Son 1 yıl içinde farkediyor. Özgeçmiş: Özellik yok. Klinik ön tanı: Yumuşak doku sarkomu?

Detaylı

Oral Mukozanın Benign Pigmente Lezyonları

Oral Mukozanın Benign Pigmente Lezyonları 66 Sürekli Eğitim Continuing Medical Education DOI: 10.4274/turkderm.46.s2.13 Oral Mukozanın Benign Pigmente Lezyonları Benign Pigmented Lesions of Oral Mucosa Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Detaylı

HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR

HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Seher Bostancı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Hiperpigmentasyon; güneş ışığına maruziyet, çeşitli ilaç veya kimyasal maddelerle

Detaylı

Pigmentasyon bozuklukları

Pigmentasyon bozuklukları Pigmentasyon bozuklukları Pigmentasyon bozuklukları Hipopigmentasyon Hiperpigmentasyon Melanosit Metabolik aktivite, melanozomların (melanin üreten organel) şekil ve büyüklüklerine bağlıdır Bazal tabaka

Detaylı

Tarih : 01.03.2015 Sayı : 006 BASIN BÜLTENİ. Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. NİLGÜN ȘENTÜRK

Tarih : 01.03.2015 Sayı : 006 BASIN BÜLTENİ. Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. NİLGÜN ȘENTÜRK Tarih : 01.03.2015 Sayı : 006 BASIN BÜLTENİ Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. NİLGÜN ȘENTÜRK Benleriniz Kabusunuz Olmasın Vücudunuzdaki benleriniz büyüyor, kașınıyor veya kanıyorsa

Detaylı

Deri Kanserleri Erken Tanı ve Korunma

Deri Kanserleri Erken Tanı ve Korunma 4. Ankara Aile Hekimliği Kongresi 08-09 Ekim 2016, Ankara Deri Kanserleri Erken Tanı ve Korunma Prof. Dr. Gonca Elçin Hacettepe Üniveristesi Deri ve Zührevi Hastalıklar AD. Sunum Planı BCC ve SCC Melanom

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Mediastenin Nadir Görülen Tümörleri Tüm mediastinal kitlelerin %10 dan azını meydana getiren bu lezyonlar mezenkimal veya epitelyal kökenli tümörlerden oluşmaktadır. Journal of linical and nalytical Medicine

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

Deri Tümörleri Pratik Ders İçeriği

Deri Tümörleri Pratik Ders İçeriği Deri Tümörleri Pratik Ders İçeriği Deri Tümörleri DSÖ(2006) sınıflaması Yassı Hücreli Karsinom Bazal Hücreli Karsinom Bazoskuamoz Karsinom Melanositik Dermal Nevus Melanom DSÖ DERİ TÜMÖRLERİ SINIFLAMASI

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM Gastrointestinal Sistem Hastalıkları Dr. Nazan ÇALBAYRAM ÇÖLYAK HASTALIĞI Çölyak hastalığı bir malabsorbsiyon sendromudur. Hastalık; gluten içeren unlu gıdalara karşı genetik bazda immünojik bir intolerans

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Akciğer karsinomlarının gelişiminde preinvaziv epitelyal lezyonlar; Akciğer karsinomlarının gelişiminde

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Meme Kanseri: Uyarıcı işaretler, memede herhangi bir sertlik veya kitle ve meme uçlarından gelen akıntı veya kan.

Meme Kanseri: Uyarıcı işaretler, memede herhangi bir sertlik veya kitle ve meme uçlarından gelen akıntı veya kan. Kanserde erken tanı için, vücudumuzun verdiği uyarıcı belirtileri gözlemlemenin, olası risk faktörlerini göz ardı etmemenin önemli olduğunu belirten uzmanlar, kanser oluşumunun önceden yakalanması için

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

Periodontoloji nedir?

Periodontoloji nedir? Periodontoloji 1 2 Periodontoloji Periodontoloji nedir? Periodontoloji, dişleri ve implantları çevreleyen yumuşak ve sert dokuların iltihabi hastalıkları ve bunların tedavisi ile ilgilenen bir dişhekimliği

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Servisi Olgu Sunumu 13 Eylül 2017 Çarşamba

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Servisi Olgu Sunumu 13 Eylül 2017 Çarşamba Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Servisi Olgu Sunumu 13 Eylül 2017 Çarşamba İnt. Dr. Ahmet Hüseyin Kara Kocaeli Üniversitesi Pediatri Anabilim Dalı SABAH

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Displastik nevüs?malign melanom? Prof. Dr. Cuyan Demirkesen İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Displastik nevüs?malign melanom? Prof. Dr. Cuyan Demirkesen İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Displastik nevüs?malign melanom? Prof. Dr. Cuyan Demirkesen İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 31 y, erkek Göğüs ön duvarında sternum üzerinde lokalize Yaklaşık 1 yıldır varolan Son 3-4 aydır büyüme ve renk

Detaylı

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET G. U. Dişhek. Fak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 167-171 1991 (RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU Yrd. Doç. Dr. Sina UÇKAN* Dt. Mehmet KÜRKÇÜ** ÖZET Ranulanın prognozunun

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ Prof. Dr. Şahsine Tolunay Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 17.10.2015 OLGU 43 yaşında kadın 2 çocuğu var Sol memede ağrı ve kitle yakınması mevcut

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi;

Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi; DHEA-s Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi; DHEA sülfat böbrek üstü bezi tarafından üretilen zayıf bir erkeklik hormonudur ( androjen ). DHEA- sülfat hem kadın hem erkeklerde üretilir. Kadınlarda

Detaylı

DEJENERATİF RETİNA HASTALIKLARI. Dr Alparslan ŞAHİN

DEJENERATİF RETİNA HASTALIKLARI. Dr Alparslan ŞAHİN DEJENERATİF RETİNA HASTALIKLARI Dr Alparslan ŞAHİN Periferik retina dejenerasyonları Dejeneratif miyopi Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu Periferik retina dejenerasyonları Retina periferinde ora serrataya

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D.

Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D. Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D. Sunu Planı Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi ve fizyolojisi Etiyoloji Klinik Tanı Tedavi Tanım ve Epidemiyoloji

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal

Detaylı

Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı

Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı Dr. Zeynep Yazıcı Uludağ Üniversitesi, Tıp Fak., Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Bursa Primer karaciğer kitleleri Tüm pediatrik solid tm lerin %1-4 ü ~%65 i

Detaylı

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR?

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hast. Ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Ünitesi Serviks Epiteli Skuamoz epitel: Ektoserviks Kolumnar epitel: Endoserviks

Detaylı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı %20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar (kc, bb, troid) Pemfigoid gestasyones Gebeliğin

Detaylı

Anormal Kolposkopik Bulgular-1 (IFCPC, 2011)

Anormal Kolposkopik Bulgular-1 (IFCPC, 2011) Anormal Kolposkopik Bulgular-1 Genel Değerlendirme Lezyonun lokalizasyonu T/Z içinde veya dışında Saat kadranına göre yeri Lezyonun büyüklüğü Kapladığı kadran sayısı Kapladığı alan yüzdesi Grade-1(Minör)

Detaylı

Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 22. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ

Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 22. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ Dr. Özlem Erdem Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 22. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ OLGU 45 yaşında erkek hasta Yaklaşık 1,5 yıldan beri devam eden alt ekstremite ve gövde alt kısımlarında daha

Detaylı

Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü

Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü Prof. Dr. Semih Özbayrak Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Oral Diagnoz ve Radyoloji Anabilim Dalı Bşk. 1 Ağız-perioral ve orofarengeal

Detaylı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik Öngörü Tedavi Stratejisi Belirleme Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik faktörlerin idantifikasyonu ve analizi Primer tumor; BRESLOW Tumor kalınlığı Mitoz oranı Ulserasyon CLARK seviyesi Anatomik

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 205-211, 1985 BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS Yıldız BATIRBAYGİL* Alparslan GÖKALP** Cleidocranial Dysostosis veya «Marie and Sainton» Sendromu

Detaylı

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. GİRİŞ: Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. Foliküler adenomlar iyi sınırlı tek lezyon şeklinde olup, genellikle adenomu normal tiroid dokusundan ayıran kapsülleri vardır. Sıklıkla

Detaylı

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır. POTASYUM K+; Potasyum yaşam için gerekli önemli bir mineraldir. Hücre içinde bol miktarda bulunur. Hücre içindeki kimyasal ortamın ana elementidrir. Hergün besinlerle alınır ve idrarla atılır. Potasyum

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

DEJENERATİF RETİNA HASTALIKLARI Dr Alparslan ŞAHİN Periferik retina dejenerasyonları Dejeneratif miyopi Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu

DEJENERATİF RETİNA HASTALIKLARI Dr Alparslan ŞAHİN Periferik retina dejenerasyonları Dejeneratif miyopi Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu DEJENERATİF RETİNA HASTALIKLARI Dr Alparslan ŞAHİN Periferik retina dejenerasyonları Dejeneratif miyopi Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu Periferik retina dejenerasyonları Retina periferinde ora serrataya

Detaylı

Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN. Genel Cerrahi A.B.D.

Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN. Genel Cerrahi A.B.D. Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN İ.Ü.. Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Genel Cerrahi A.B.D. Polip:Epitelyal yüzeyden doğan bir çıkıntı anlamındad ndadır Kolon Polipleri 1. Neoplastik:adenomatöz poliplerdir. a)tubüler

Detaylı

Olgu Sunumları: Neoplazi. Pediatrik Karaciğer Patolojisi Kursu

Olgu Sunumları: Neoplazi. Pediatrik Karaciğer Patolojisi Kursu Olgu Sunumları: Neoplazi Pediatrik Karaciğer Patolojisi Kursu Prof.Dr.Diclehan Orhan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Pediatrik Patoloji Ünitesi 3 yaşında erkek hasta

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Amiloidozis Patolojisi. Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı

Amiloidozis Patolojisi. Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı Amiloidozis Patolojisi Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı Tanım Amiloid = Latince amylum (nişasta, amiloz) benzeri Anormal ekstrasellüler protein depozisyonu Fizyolojik eliminasyon mekanizmaları

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

KAWASAKİ HASTALIĞI Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu;

KAWASAKİ HASTALIĞI Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu; KAWASAKİ HASTALIĞI Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu; Kawasaki hastalığı sebebi bilinmeyen ateşli çocukluk çağı hastalığıdır. Nadiren ölümcül olur. Hastalık yüksek ateş, boğazda ve dudaklarda

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri DOKU Dicle Aras Doku ve doku türleri Doku Bazı özel görevler üstlenmiş hücre topluluklarıdır. Bir doku aynı yönde özelleşmiş hücre ve hücreler arası maddelerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. İntrauterin

Detaylı

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N yasemin sezgin Neoplazi Yeni bir doku oluşmasını ifade eder. Oluşan bu kitleye neoplazm denir. Aslen şişlik anlamına gelen tümör deyimi de neoplazm anlamında kullanılmaktadır.

Detaylı

Hasta kişi ile cinsel temas, Gebelerde anneden bebeğe geçiş ( konjenital Sifilis ), Kan teması ile bulaşır.

Hasta kişi ile cinsel temas, Gebelerde anneden bebeğe geçiş ( konjenital Sifilis ), Kan teması ile bulaşır. SİFİLİS Frengi; Lues; Sifilis cinsel yolla bulaşan bulaşıcı mikrobik enfeksiyon hastalığıdır. Tedavi edilmez ise beyin, sinir, göz ve iç organlarda ciddi hasarlar yaparak ölüme neden olur. Sifilis Treponema

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Karsinoid Tümörler Giriş Sınıflandırma: Göğüs Cer rahisi rahisi Göğüs Cer Klinik:

Karsinoid Tümörler Giriş Sınıflandırma: Göğüs Cer rahisi rahisi Göğüs Cer Klinik: Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Karsinoid Tümörler Giriş Ender görülen akciğer tümörleridirler Rezeksiyon uygulanan akciğer tümörlerinin %0,4- %3 ünü oluştururlar Benign-malign

Detaylı

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ Kortizol süpresyon testi; ACTH süpresyon testi; Deksametazon süpresyon testi Hipotalamus ve hipofiz bezinin kortizole cevabını ölçen laboratuar testidir. Kortizol Hipotalamus

Detaylı

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ Kortizol süpresyon testi; ACTH süpresyon testi; Deksametazon süpresyon testi Hipotalamus ve hipofiz bezinin kortizole cevabını ölçen laboratuar testidir. Kortizol Hipotalamus

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları. Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları. Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenme hedefleri Adrenal bez kitlelerinin BT ile değerlendirilmesinde temel prensip ve bulguları öğrenmek

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER. Boşaltım Sistemi

VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER. Boşaltım Sistemi VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER Boşaltım Sistemi İNSANLARDA BOŞALTIMIN AMACI NEDİR? VÜCUDUMUZDAN HANGİ ATIK MADDELER UZAKLAŞTIRILIR? İDRAR SU TUZ KARBONDİOKSİT BESİN ATIKLARI ÜRE ATIK MADDELERİ VÜCUDUMUZDAN HANGİ

Detaylı

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler: LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ

ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ Çoğunlukla selim karakterde olan bu tümörlerin sadece % 1-2 si habistir. Sinovial kistler, tendon kılıfının dev hücreli tümörü, lipom, enkondrom sık görülen selim oluşumlardır.

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI 27.11.2014 GEBELİK VE LAKTASYON DÖNEMİNDE MEME KANSERİ Dr.Pınar Uyar Göçün Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 41 y, kadın Sağ memeden

Detaylı

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği Tiroid kanserleri bütün kanserler içinde yaklaşık % 1 oranında görülmekte olup, özellikle kadınlarda

Detaylı

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Tanım Prematüre bebeklerde retina damarlarının gelişim bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır.

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

2. Çocukluk çağında demir eksikliği anemisi?

2. Çocukluk çağında demir eksikliği anemisi? DEMİR EKSİKLİĞİ 1. Demir eksikliği anemisi nedir? Demir eksikliği anemisi : kan hücrelerinin yapımı için gerekli olan demirin dışarıdan besinlerle yetersiz alınması yada vücuttan aşırı miktarda kaybedilmesi

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

ACTH (Synacten) STİMÜLASYON TESTİ

ACTH (Synacten) STİMÜLASYON TESTİ ACTH (Synacten) STİMÜLASYON TESTİ Adrenal rezerv testi; Synacten stimülasyon testi; ACTH stimülasyon testi adrenal yetmezlik teşhisinde kullanılır. ACTH stimülasyon testi neyi ölçer? ACTH beyinde hipofiz

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Adrenalde sık ve nadir görülen lezyonlar. Dr.Aylar Poyraz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD

Adrenalde sık ve nadir görülen lezyonlar. Dr.Aylar Poyraz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD Adrenalde sık ve nadir görülen lezyonlar Dr.Aylar Poyraz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD Feokromositoma Kromafin hücrelerden köken alır 2 tip hücre içerir:kromafin hücreler ve sustentaküler

Detaylı

Henoch-Schöenlein Purpurası

Henoch-Schöenlein Purpurası www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Henoch-Schöenlein Purpurası 2016 un türevi 1. HENOCH-SCHÖENLEİN PURPURASI NEDİR? 1.1 Nedir? Henoch-Shöenlein purpurası (HSP), küçük kan damarlarının (kapilerlerin)

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Gökhan AKSOY * Çiğneme, Beslenme * Yutkunma, * Estetik, * Konuşma, * Psikolojik Kriterler * Sosyolojik Kriterler Mandibüler: alt çene kemiğine ait, alt çene kemiğiyle ilgili Örnek: * mandibüler

Detaylı