OCAK - ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 2010 Sayı: 54 Fiyatı: 3

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "OCAK - ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 2010 Sayı: 54 Fiyatı: 3"

Transkript

1 OCAK - ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 2010 Sayı: 54 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1

2 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ OCAK 2010 YIL:5 SAYI:54 ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 2010 ΕΤΟΣ:Ε NO:54 SAHİBİ-SORUMLUSU ΙΔΙΟΚΤΗΤΗΣ-ΕΚΔΟΤΗΣ- ΔΙΕΥΘΥΝΤΗΣ EVREN DEDE GENEL KOORDİNATÖR ΓΕΝΙΚΟΣ ΣΥΝΤΟΝΙΣΤΗΣ AYDIN BOSTANCI YAYIN YÖNETMENİ ΣΥΜΒΟΥΛΟΣ ΕΚΔΟΣΗΣ İBRAM ONSUNOĞLU BU SAYIDA YAZARLAR Aydın Bostancı Dimostenis Yağcıoğlu Evren Dede Fatih Nazifoğlu Γιώργος Δούδος Hatice Sali Herkül Millas İbram Onsunoğlu Κωνσταντίνος Τσιτσελίκης Rıdvan Köse Mehmet Samim Akgönül ADRES Marathonos Neoktista 3/A Komotini Tel: Fax: ΕΤΗΣΙΕΣ ΣΥΝΔΡΟΜΕΣ Ιδιώτες. : 36 Τραπεζες, Οργανισμοί: 98 Ν.Π.Δ.Δ, Α.Ε: 98 Δήμοι: 98 Euro Κοινότητες: 72 İbram Onsunoğlu Neyi yazmam gerektiğini sorgularken... Türkiye de olup bitenlerle ilgili bir yorum yapmak isterdim. Son günlerde Taraf gazetesinin ifşa ettiği Balyoz adlı 2003 lere ait askerî darbe planını kanım donarak okudum. Ergenekon çerçevesindeki ifşaat yüzünden zaten çoktandır kanım bir türlü ısınmak bilmiyordu. Planın Yunanistan la ilgili bölümü üzerinde odaklanmak isterdim daha çok İçindekiler Αϊντήν Μποσταντζή Δεν πρέπει να φοβηθούμε από την ιστορική κληρονομιά! Όταν αναφερόμαστε στα Οθωμανικά μνημεία στην Ελλάδα, ίσως το πρώτο όνομα που έρχεται στο νου μας είναι ο συγγραφέας και καθηγητής κ. Ισμαήλ Μπιτσακτί. Ο συγχωρεμένος, από την δεκαετία του 1970 ξεκίνησε να δημοσιεύει στον μειονοτικό Τύπο άρθρα και φωτογραφίες σχετικά με τα Οθωμανικά μνημεία της Ελλάδας. Το 2003 εκδόθηκε από το Ίδρυμα ΙΣΑΡ το βιβλίο του με τίτλο: «Τα Τουρκικά Αρχιτεκτονικά Μνημεία στην Ελλάδα». Azınlıkça54 Fatih Nazifoğlu Yolu kapat, parayı cebe at formülü çözüm olmamalı! Çiftçiler yine yollara çıktı. Yine diyorum, çünkü son 15 yıldır , 2000, 2001 ve 2004 yılları hariç neredeyse her yıl çiftçi boykotlarına rastlamak mümkün. İsterseniz şöyle bir geçmişe uzanalım ve son 15 yıldır gerçekleşen çiftçi eylemlerine bir göz atalım. Neyi yazmam gerektiğini sorgularken... İbram Onsunoğlu Hasan Hatipoğlu vefat etti Δεν πρέπει να φοβηθούμε από την ιστορική κληρονομιά.. Αϊντήν Μποσταντζή Batı Trakya da 150 likler -VII Evren Dede Yunanistan daki Osmanlı Hükümet Konakları sonunda kitaplaştı Yolu kapat, parayı cebe at formülü çözüm olmamalı! Fatih Nazifoğlu İsmail Rodoplu Yoğun bakımda Millet Cemaatinden Azınlığa Herkül Millas Cinsiyeti ve kökeni ne olursa olsun eğitim şart Canavar bizi rahatsız etmediği zaman, bize benzemeye başlar Konstantinos Tsitselikis Ο Θεοδωράκης κατά του Παρελθόντος του Δημοσθένης Γιαγτζόγλου Η Κραυγή του Πατριάρχη! Γιώργος Δούδος Ulus devlet ve tâbiiyet Samim Akgönül Çaresizseniz, çare Sizsiniz! Hatice Sali Organ bağışı Rıdvan Köse Mehmet Azınlık raporu onaylandı Başbakan Papandreu Batı Trakya ya geldi 2 Azınlıkça AZINLIKÇA - BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ - ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ

3 Druças ile Davutoğlu tam 4 saat görüştüler... Londra da düzenlenen Afganistan Konferansı na katılan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças, konferansın ardından Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile çalışma yemeğinde bir araya geldi. 28 Ocak Perşembe akşamı Londra da Green Park taki Sheraton Park Lane Hotel de gerçekleşen ve yaklaşık 4 saat süren görüşme sonunda bir açıklama yapan Druças, Davutoğlu nun kendisini Ankara ya davet ettiğini ve kendisinin de bu teklifi büyük bir memnuniyetle kabul ettiğini açıkladı. Druças, geçmişe dayanan çok değerli tecrübelere sahip iki ülkenin, dostluk ve işbirliğini güçlendirmesine katkı sağlamak için önemli bir adımın atıldığını söyledi. Dışişleri Bakan Yardımcısı, her iki tarafta dostluk ve işbirliği ilişkilerinin geliştirilmesi için çalışmalarda bulunduklarını kaydetti. Druças, ayrıca, bugünkü yakınlaşmanın yılları arasındaki Yorgo Papandreou - İsmail Cem arasında sağlanan işbirliği döneminin bir devamı olduğunu belirterek Yakın tarihteki geçmişimizden ortak tecrübelerden yararlanıyoruz. Özellikle yılları arasındaki işbirliği bugün bizi yönlendiriyor açıklamasında bulundu. Türk Bakan Ahmet Davutoğlu yaptığı açıklamada, Türk-Yunan ilişkilerinde doğrudan müzakerelerin yapıldığı ve işbirliğinin daha da güçleneceği yeni bir döneme girildiğini söyledi. Davutoğlu, Sayın Dimitris ile mükemmel bir akşam yemeğinde oldukça yapıcı, dostça ve her alanda kapsamlı müzakereler yaptık. Her iki taraf içinde istişare edilecek birçok şey vardı. Önümüzde yeni bir yükselen dostluk ve ortaklık var. İki ülke olarak ortak tarihimiz, ortak kader ve ortak geleceğimiz var dedi. Türk Bakan, Yunanistan ile geleneksel bir dostluğumuz var ve bundan sonra dostluğumuz daha güçlü ve daha kapsamlı olacak. Geleceğe bu perspektiften bakıyoruz. İşbirliğimizin çeşitli alanlarında doğrudan müzakereler yapacağız. Tabi birlikte çalışarak müzakere edilmesi gereken birçok konu var. Balkanlar, Akdeniz ve Ortadoğu daki bölgesel sorunların çözümü konusunda büyük işbirliği potansiyeline sahibiz. Türk-Yunan işbirliği, Avrupa Birliği ilişkilerinde de gelecek için büyük önem taşıyor. Bunun yanında, iklim değişikliği veya bunun gibi iki ülkeyi etkileyecek global sorunlarda işbirliği yapılması öngörülüyor diye ifade etti. Dimitris Druças Türkiye ye gidecek, Erdoğan Yunanistan a gelecek Dimitris Druças ın iki ülkenin geleceği hakkındaki olumlu yaklaşımının kendisini oldukça mutlu ettiğini vurgulayan Davutoğlu, Mevkidaşımı Türkiye ye davet ettim. Onun ziyaretinin ardından Başbakan Tayyip Erdoğan, Atina yı ziyaret etmeyi düşünüyor. Doğrudan, oldukça dostane ve samimi bir yemek oldu. Bunun da Türkiye ve Yunanistan arasındaki iyi komşuluk ruhuna yansıyacağına inanıyorum şeklinde konuştu. Türkiye Dışişleri Bakanı, Yunan-Türk ilişkilerinde doğrudan müzakerelerin yapıldığı ve işbirliğinin daha da güçleneceği yeni bir döneme girildiğini söyledi. Her iki bakanın demeçleri, Papandreou-Erdoğan arasındaki mektuplaşmadan sonra ikili ilişkilerin geliştiğini gösteriyor. Bu çok güzel bir gelişme. Fakat maalesef bunun azınlıklara yansıyacağını pek sanmıyoruz. Nedenini ve ne demek istediğimizi önümüzdeki sayımızda gerekçelendireceğiz. İyi okumalar... editör Azınlıkça 3

4 Denge İbram Onsunoğlu Neyi yazmam gerektiğini sorgularken... Balyoz ve Azınlık Türkiye de olup bitenlerle ilgili bir yorum yapmak isterdim. Son günlerde Taraf gazetesinin ifşa ettiği Balyoz adlı 2003 lere ait askerî darbe planını kanım donarak okudum. Ergenekon çerçevesindeki ifşaat yüzünden zaten çoktandır kanım bir türlü ısınmak bilmiyordu. Planın Yunanistan la ilgili bölümü üzerinde odaklanmak isterdim daha çok. Türkiye de kaos yaratarak AK Parti hükümetini devirecek darbe koşullarını hazırlamak amacıyla, ifşa edilen planda, diğerleri yanında, Ege deki gerilimi artırmak ve bir Türk savaş uçağını Yunanlılarca düşürülmesini sağlamak var. Daha başka şeyler de var. Öbür ayrıntılar da, kaos ortamı yaratacak akıl almaz provokasyonlar, zaten planın tümü, ancak hasta beyinlerin üretebileceği türden. Akıl ve vicdana sığmayan şeyler. Ama demek ki bazı paşaların alışageldikleri ve hâlâ sürdükleri düşünce tarzı. Beni özellikle ilgilendiren, bütün bunların bizim azınlık uzantısı. Azınlığı nice etkileyebilir, nice etkilemektedir? Ve nice etkilemiştir? Zira Azınlıkta 1980 li yılların ortalarında başlayan akla ve vicdana sığmayan uygulamalar ve bu dönemde açılan yara, Türkiye deki derin devlet ve Ergenekon yapılanmasının yansımasından ve dayatmasından başka bir şey değildi. Ayağımızın suya ermesi için 20 yılın geçmesi gerekti. Şimdi daha deneyimli ve daha dikkatliyiz. Hiç olmazsa öyle olmamız gerek. Öte yandan bugünkü konjonktürde Türkiye yi vesayet rejiminden kurtarmak ve daha da demokratikleştirmek, bunun için gerekli reformları gerçekleştirmek, tarihî bir görev olarak AK Parti iktidarına düşüyor. Ne yazık ki başka seçenek yok. Bu hal, laik ve Kemalist ez- berlerimizi bozsa da. Türkiye de demokrasiyi genişletecek ve derinleştirecek reformlar, Azınlığı da rahatlatacaktır. Biraz dikkatle bakarsanız, Azınlıkta hangi hareketlerin hâlâ Ergenekon yapılanmasına ve Balyoz planına tempo tuttuğunu anlarsınız. Bu yorumları genişletmek isterdim. Ama beni ilgilendiren daha başka sorunlar da var, bir tercih yapmalıyım. Ekonomik kriz ve rençperlerin yol blokajları Evet, önce ekonomi, bu konudaki bilgilerim günlük basını ve medyayı izlemekle edindiklerimden öteye geçmiyorsa da. Ben de ikna oldum, ülke iflasın eşiğine gelmiş. Bu iddiayı geçen yıllarda defalarca işitmişimdir. İlgili iddialar hep boşa çıktığı gibi, Yunanistan daki refah düzeyi de hızla yükselmeye devam etti. Öyle ki bugün, örneğin, İtalya da kişi başına düşen ulusal gelirden ancak üç santim gerilerdeyiz. Ama bu kez besbelli durum ciddi. İtalya nın refah düzeyini anlıyorum, Yunanistan daki ona eşit düzeyi anlamakta güçlük çekiyorum. Yardım ve borçla kazanılmış bir refah. Yardım ve borçlar, üretimi gerektiği gibi örgütlemek yerine, tüketime yönlendirildi, yolsuzluklarda çar çur edildi. Avrupa dan gelen yardımlar azalınca ve borçlar yığılıp kalınca, şimdi kriz patlak verdi. Bu ekonomiyle bu refah düzeyini devam ettirecek, hele daha da yükseltecek yol tıkandı. Benim yine anlamakta güçlük çektiğim olay, gidişat bilindiği halde niye önceden ve zamanında önlem alınmadığı. Gerçekleri hep hasıraltı eden Yunanlı siyasetçilerin dipsiz popülizmi. 4 Azınlıkça

5 Ve ahkâm kesen ekonomistlerin başarısızlığı. Sonra gel de Miçotakis e hak verme. Yıllardan beri Yunan ekonomisiyle ilgili τρώμε τις σάρκες μας (kendi etlerimizi yiyoruz) diye yineler dururdu, kimseye söz geçiremeden. Şimdi, yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal. Peki, çare ne? Hangi çarelere başvurulursa vurulsun, sonuç aynı olacak. Yani, mevcut refah düzeyini aşağılara çekmek. Peki, bunu halka nasıl anlatırsın ve nasıl mutabakat sağlarsın? Örneğin rençperlere? Nakit para istiyoruz diye yolları ve sınırları kapadılar, iki haftadır ülkede ulaşım ve taşımacılık, ulusal ve uluslararası, felç oldu. Ή αλλάζουμε ή βουλιάζουμε (Ya değişiyoruz, ya batıyoruz). Batmakta olan ekonomiye bir tekme de şimdi rençperler vuruyor, onu bir karış daha batırarak. Ülke ekonomik bunalım yüzünden hop oturup hop kalkarken konuya ben de el atmak gereğini duyuyorum, ama beni yakından ilgilendiren başka olaylar var. Bayan Dragona ya yapılan saldırılar Örneğin, Eğitim Bakanlığına özel sekreter olarak atanan Thaleia Dragona ya aşırı sağdan, ulusalcı kesimden, aşırı solun aşırı sağından yapılan saldırılar ve yeni görevinden azledilmesi için yükselen sesler. Bu olayı yorulamazsam olmaz. Yunanistan da ulusalcı kesim interneti keşfetti, linç kampanyasını onun üzerinden yürütüyor. Bu güruha bir süredir artık ulusalcı çizgiyle iyice özdeşleşmiş olan ünlü müzisyen Mikis Theodarakis de katıldı. Yeni bir ulusa sesleniş ile melun Batının Yunanlıların millî ruhunu köreltmek için nasıl uğraş verdiğini ve bu amaçla Dragona gibi bazı kansız Yunanlıları nasıl kullandığını haykırıyor. Bu görüşler ve bu tavırlar, Türkiye deki ulusalcıların sergiledikleriyle nasıl da örtüşüyor. Demek ki bu bir sendrom, Yunanında da, Türkünde de, Bulgarında da benzer semptomatolojiyle kendini gösteriyor. Konu beni özel olarak ilgilendiriyor, zira diğerleri yanında, bugün Dragona ya saldıran güruh, dün Türk Azınlığına saldıran ve yarın yine saldıracak olan aynı güruh. Bayan Dragona, Atina Üniversitesinde öğretim üyesi. İlle de ona bir tabela takacaksam, liberal sol görüşlü bir kişi demem gerek. Uzmanlığı sosyal psikoloji, uğraş verdiği alanlardan biri de eğitimde verilen genel kültürü çağdaşlaştırmak, Yunan toplumunu daha da demokratikleştirmek ve hoşgörülü kılmak... Çağdaş, demokratik, barışçı ve hoşgörülü bir anlayışı yaygınlaştırmak için, önce bunun önündeki engelleri, önyargıları, milliyetçi saplantıları, milliyetçi kibirleri, tarihteki tahrifleri, uyduruk efsaneleri vs göstermek ve eleştirmek gerekli. Dragona ile Frangoudaki nin 1997 de birlikte yazdıkları Τι είναι η πατρίδα μας (Vatanımız nedir ki) başlıklı kitap, böyle bir bilimsel eleştiriydi. Bu kitap hedef gösterildi. Bir başka kitap daha, Dragona nın Türk meslektaşı Faruk Birtek ile birlikte yazdıkları Türkiye ve Yunanistan, Yurttaş ve Ulus-Devlet başlıklı yapıt da hedef gösterildi. Ulusalcıların bu iki kitaptan tahrifatlı alıntılarıyla yükledikleri suç, Yunan düşmanlığı ve Türk dostluğu. Yine LAOS ve Karacaferis, ve Yeni Demokrasi, yine Proto Thema, Ardin, 21 Ağı, Hardavelas, ve İnternet te sayısız bloglar. Dragona aleyhindeki linç kampanyasını yakından izlemeye çalışıyorum. İlkokul 6. sınıf tarih kitabının yazarı Bayan Repusi aleyhindekinin bir benzeri, o boyutlara ulaştı. Şu farkla ki, o zaman Repusi lehine bir hareket pek oluşamamıştı, ama bu kez aydınlar ve akademisyenlerden Dragona yı savunmaya koşanların sayısı oldukça kalabalık. Bunların arasında tarihli Eleftherotypia daki İos, bu linç kampanyasının sahte dayanaklarını birer birer ifşa ediyor. Yeri gelmişken: Tarih kitabını o zaman Eğitim Bakanlığına yeni atanan hemşerimiz E. Stilianidis eğitimden geri çekmişti. Kendisini bu hareketinden dolayı ilk kutlayan Theodarakis olmuştu. Samaras ın Y.D başkanlığına seçilişini kutlayanların başında yine Theodarakis vardı. Frangoudaki Programı diye adlandırdığımız, gerçekte Frangoudaki-Dragona ikilisinin programıydı. Güruh, Dragona nın bu program çerçevesindeki çalışmalarını ve bizim Azınlıkla ilgili saptamalarını keşfetmemiş gibi bir başka millî ihanet örneği olarak şimdiye dek onun aleyhinde kullanmadı. Bu bir oto-sansür mü, bilmiyorum. Saldırıların ilk dalgasında onu bakanlıktaki görevinden istifa ettiremediler. İkinci dalgasında bunların kullanılmasını bekliyorum. Dragona ya karşı linç girişimiyle Türk Azınlığına karşı linç girişimi arasında paralellik kuruyorum. Olayı derinlemesine yorumlamak isterdim, ama sırada bekleyen başkaları var. Azınlıkça 5

6 Göçmenlerle ilgili önlemler Kaçak göçmenleri yurda sokan kaçakçılara Yunanistan da esir tacirleri diye bir ad takıldı ki, gerçeğe uygun değil ve en azından aşırı abartılı. Kaçak göçmenlerle ilgili gerçek esaret, ülkeye girdikten sonra burada karşılaştıkları çalışma koşullarıyla başlıyor. Göçmen sorununun öylesine çok yönleri var ki, hangisini anlatsam. Öbür yandan Yunanistan ın göçmene doyum noktasına geldiği vurgulanıp duruyor. Ama bu gerçek, ülkenin esaret koşullarında çalışan ucuz göçmen ellerine duyduğu gereksinimle çelişiyor. Belirli bir göçmen politikasının yokluğunun da katkısıyla ülkede göçmen düşmanlığı gittikçe yaygınlaşıyor. Birkaç ay önce Kaçak göçmenlere sıfır tahammül diyen başbakan Papandreu, sanki meşru göçmen varmış gibi, şimdi gittikçe sivrilen göçmen sorununa çözüm arayışları içine girdi. PASOK hükümeti, ilk önlem olarak, Yunanistan da doğup büyümüş ikinci kuşak vatansız göçmenlere Yunan vatandaşlığı vermek, belirli koşulları haiz göçmenlere oy hakkı tanımak gibi diğer AB ülkelerinde çoktandır geçerli bazı lehte uygulamalara gideceğini açıkladı. Ve beklenen tepkiyle karşılaştı. Son günlerde göçmen ve yabancı düşmanı, islamofobik ve ırkçı bir dalga yükseliyor ülkenin üstünde. Bunu yorumlamak isterdim. Ama Azınlık içinde bazı gelişmeler var, önce onlara değinmeliyim. Hasan Hatipoğlu nun ardından Sonra, bu günlerde bana bir hüzünlü görev daha düştü. Hasan Hatipoğlu nu kaybettik. Ölen azınlık büyüklerinin ardından onları anlatan bir yazı yazmak, bu sütunun bir geleneği oldu, okuyucunun da beklentisi var. Başka konular bekleyebilir, önce Hasan Hatipoğlu nu yazacağım. Ama o da gelecek sayıya kaldı... Eski milletvekili Hasan Hatipoğlu kaldırıldığı Gümülcine Devlet Hastanesi nde solunum yetmezliğinden dolayı 87 yaşında vefat etti. Batı Trakya da 1957 yılında kurulan ve yayın hayatına 1993 yılına kadar devam eden Akın gazetesinin Asım Haliloğlu ile birlikte sahipliğini yürüten eski milletvekili Hasan Hatipoğlu nun 15 Ocak Cuma günü vefat ettiği bildirildi Gümülcine doğumlu Hasan Hatipoğlu, tarihinden tarihine kadar Ellinikos Sinagermos (Yunan Alarmı) Partisi nden ΕΣ 3 üncü dönem Rodop milletvekili olarak seçilmişti tarihinden tarihine kadar Ulusal İttifak Birliği Partisi nden ΕΡΕ 4 üncü dönem Rodop milletvekili olarak seçilen Hatipoğlu, tarihinden tarihine kadar Ulusal İttifak Birliği Partisi nden ΕΡΕ 5 inci dönem Rodop milletvekili seçilmiş, tarihinden tarihine kadar Ulusal İttifak Birliği Partisi nden ΕΡΕ 6 ıncı dönem Rodop milletvekili olarak seçilmiş ve tarihinden tarihine kadar da Ulusal İttifak Birliği Partisi nden ΕΡΕ 7 nci dönem Rodop milletvekili olarak Parlamento da azınlığı temsil etmişti. Hatipoğlu son kez tarihinden tarihine kadar Ulusal İttifak Birliği Partisi nden ΕΡΕ 8 inci dönem Rodop milletvekili olarak seçilmişti. 37 yıl boyunca Akın gazetesini çıkaran Hasan Hatipoğlu aynı zamanda en son Danışma Kurulu (DK) Onursal Başkanı olmuş ve vefatına kadar bu görevi yürütmüştü. 6 Azınlıkça

7 Türkiye de 127 ülkeden 18 bin yabancı öğrenci okuyor Bu sene YÖS son defa yapılacak Türkiye yabancı uyruklu öğrencileri çekmek için YÖS ü kaldırmaya karar verdi. Yabancı öğrencilerle ilgili işlemleri yürütmekle görevli Türk Başbakanlık, Milli Eğitim, İçişleri, Dışişleri ve YÖK temsilcilerinden oluşan Değerlendirme Kurulu nun geçen haftaki toplantısında önemli kararlar alındığı belirtiliyor. Alınan kararla Yabancı Öğrenci Sınavı nın (YÖS) kaldıracağı açıklandı. YÖS ün kaldırılacak olmasına rağmen Türk üniversitelerinde başörtü yasağı hâlâ devam ediyor. Yasak yüzünden Türkiye nin yabancı uyruklu Müslüman kız öğrencilere cazip gelmesi beklenmiyor. Şu anda Türkiye de 127 ülkeden 18 bin yabancı öğrenci okuyor. Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yekta Saraç, 1,5 yıldır bu konu üzerinde çalıştıklarını anlatarak, YÖS ün kaldırılmasının en iyi çözüm olacağı sonucuna varıldı. YÖS, psikolojik bir bariyerdi. dedi. 21 Ocak ta yapılacak YÖK genel kurulunda Yabancı Öğrenci Sınavı nın (YÖS) kaldırılması, kabul şartları, kontenjan ve harçlar konusundaki yetkinin üniversitelere bırakılması gibi bir dizi karar alındı. Türk aydınlardan destek Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif in Biz de burada çarmıha gerildik! sözlerine, Türkiye deki aydınlardan ilginç bir destek geldi. Mehmet Ali Kılıçbay, dinin, devletin gözetim ve denetiminden kurtarılmasını ve din adamlarının Türkiye de de seçimle işbaşına gelmesini önerdi. Kılıçbay ın, HABERTÜRK te 13 Ocak Çarşamba günü yayımlanan makalesindeki bahsekonu bölüm şu şekilde:... Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos un Heybeli Ruhban Okulu nun açılmaması bağlamında çarmıha geriliyoruz demesine bir karşılık da, Batı Trakya Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ten geldi. Şerif, Burada bizler de çarmıha gerildik dedi ve 120 camide yapılan oylama sonucu müftü seçildiğini, ancak 10 yıl boyunca mahkemelerde süründüğünü ve cezaevinde kaldığını söyledi. Fakat birçok Müslüman kanaat önderinin ve siyasetçinin desteklediği bu görüş, tabanı itibariyle İslami değil, Hıristiyani bir refleks taşımaktadır. Çünkü Hıristiyanlıkta Kilise nin devlete karşı özerk olmasına ve bütün dini makamlara ruhban sınıfının kendi kurulları içinden seçilenlerin oturmalarına karşılık, İslamiyette din adamı yoktur ve bundan da önemlisi, din hizmetlerini gören görevliler seçilmezler, atanarak gelirler. Türkiye nin en önde gelen ilahiyatçılarından Hayrettin Karaman, kendi web sitesinde, İslam dini, insanları kan, kavim, ekonomik durum, soy-sop, cinsiyet, dini selahiyet ve ödevler bakımından sınıflara ayırmıyor; tabii farklılıkları fırsat, mükâfat ve ceza bakımından peşin bir imkân, sonradan elde edilen farklılıkları da değişmez ve başkaları tarafından bir imtiyaz sebebi olarak değerlendirmiyor, görmüyor, kabul etmiyor. Durum böyle olunca da, diğer müminlerden din ödevleri ve yetkileri bakımından farklı bir din adamı sınıfına yer vermiyor diye noktalıyor. Öte yandan, bu topraklarda, Selçuklu ve Osmanlı geçmişimiz de dahil, din görevlileri hep devlet memuru olmuş ve merkezden atanmıştır. Şimdi de bu işi bir devlet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı yapıyor. Yunanistan ise, bu ilkelere dayanarak, Batı Trakya daki din görevlilerini atama hakkının hükûmetinde olduğunu iddia ediyor. Eğer seçilmiş din adamlarına hükûmetlerin karışmaması gerçekten isteniyorsa, o zaman bu konudaki hassas Müslümanların Türkiye de Diyanet in kapatılması ve din görevlilerinin memur olmaktan çıkartılması konusunda gayret sarf etmeleri gerekiyor. Atina ya cami gibi, tribünlere oynamaktan başka sonucu olmayacak spekülatif taleplerle ortaya çıkmak yerine, dini, devletin gözetim ve denetiminden kurtarmak gerekiyor. Çarmıhtan kurtuluş ancak o zaman olur. Görüldüğü üzere laiklik herkese gerekli ve laik olmak için de bir adım yeterli, din ile devleti ayırırsınız, olur biter. Yani Diyanet lağvedilir, herkes de istediğini din adamı veya görevlisi olarak seçer. Azınlıkça 7

8 Genç bakış Αϊντίν Μποσταντζή Δεν πρέπει να φοβηθούμε από την ιστορική κληρονομιά... Όταν αναφερόμαστε στα Οθωμανικά μνημεία στην Ελλάδα, ίσως το πρώτο όνομα που έρχεται στο νου μας είναι ο συγγραφέας και καθηγητής κ. Ισμαήλ Μπιτσακτί. Ο συγχωρεμένος, από την δεκαετία του 1970 ξεκίνησε να δημοσιεύει στον μειονοτικό Τύπο άρθρα και φωτογραφίες σχετικά με τα Οθωμανικά μνημεία της Ελλάδας. Το 2003 εκδόθηκε από το Ίδρυμα ΙΣΑΡ το βιβλίο του με τίτλο: «Τα Τουρκικά Αρχιτεκτονικά Μνημεία στην Ελλάδα». Αποτελείται από 433 σελίδες και περιέχει πληροφορίες σχετικά με τα τζαμιά, τους τεκέδες, τα ιμαρέτ (πτωχοκομεία), τα λουτρά που υπάρχουν σε διάφορες πόλεις της Ελλάδας, όπως και πληροφορίες για το ιστορικό των Οθωμανικών μνημείων. Μνημονεύουμε για μια φορά ακόμη τον αξιότιμο καθηγητή μας τον οποίον χάσαμε φέτος. Πρέπει να τονίσουμε ότι, δυστυχώς έχουμε πολύ λίγες πληροφορίες για τα ιστορικά Οθωμανικά μνημεία που υπάρχουν στην χώρα μας. Αυτό οφείλεται στις περιορισμένες έρευνες και εργασίες που έχουν γίνει στον τομέα αυτό. Θα μπορούσε ίσως να πει κανείς ότι δεν υπάρχει σχεδόν τίποτα, αν εξαιρέσουμε το βιβλίο του κ. Ισμαήλ Μπιτσακτσί. Υπάρχουν νέοι από την μειονότητα που είναι απόφοιτοι των Τμημάτων Ιστορίας. Αυτοί λοιπόν πρέπει να κατευθυνθούν στον τομέα αυτό ώστε να κάνουν επιμελώς επεξεργασμένες γραπτές εργασίες και εισηγήσεις σχετικά με τα ιστορικά αυτά μνημεία. Έτσι θα έχουμε μια σωστή εικόνα και ενημέρωση για τα Οθωμανικά μνημεία της χώρας μας, τα οποία είναι ιστορική κληρονομιά, μια παρακαταθήκη που πρέπει να μεταφερθεί στις επόμενες γενιές. Καθήκον και ευθύνη για την προστασία και την διατήρηση της ιστορικής κληρονομιάς δεν έχουμε μόνο για τα Οθωμανικά μνημεία, αλλά για όλα τα ιστορικά μνημεία, ανεξαρτήτως πολιτισμού. Δυστυχώς όμως, πρέπει να επισημάνουμε ότι η στάση, είτε των διοικήσεων, είτε του κόσμου απέναντι σε αυτά τα πολιτιστικά αρχιτεκτονικά μνημεία είναι θλιβερή. Η ευαισθησία του κόσμου μπορεί να είναι μικρή για διάφορους λόγους αλλά, δεν δικαιολογείται με τίποτα η αναισθησία, ή ακόμη πολλές φορές, αν θέλετε, η ανελέητη στάση των διοικήσεων απέναντι στα αρχιτεκτονικά μνημεία, που φτάνουν σε σημείο να ραγίζουν την καρδιά του ανθρώπου. Η εφαρμογή της αρνητικής αμοιβαιότητας από τις κυβερνήσεις, η οποία ήταν πολλές φορές αναπόφευκτη απέναντι στα μειονοτικά ζητήματα, δυστυχώς είχε αντίκτυπο και στα ιστορικά μνημεία με αποτέλεσμα να διαπράττονται εγκλήματα εις βάρος της πολιτισμικής κληρονομιάς. Από την άλλη, σε ότι αφορά την διατήρηση και ανακαίνιση των αρχιτεκτονικών μνημείων, τα τελευταία χρόνια σημειώθηκαν σημαντικές εξελίξεις. Πέρυσι, στο ένθετο «Γεωτρόπιο» της εφημερίδος Ελευθεροτυπία, δημοσιεύτηκαν φωτογραφίες των Οθωμανικών μνημείων που υπάρχουν στην Ελλάδα, τα οποία έχουν ανακαινιστεί και προστατεύονται. Είναι ευχάριστη εξέλιξη που χαροποιεί τον άνθρωπο να βλέπει να ανακαινίζονται και να διατηρούνται τα Οθωμανικά μνημεία στα Γιάννενα, στην Καβάλα, στα Γιαννιτσά, στην Κρήτη και στα Δωδεκάνησα. Είναι όμως αυτό αρκετό; Όχι βέβαια. Στο σημείο αυτό ακριβώς, οι αρμόδιοι και οι ιθύνοντες πρέπει να σκεφτούν και να αξιολογήσουν τι έχουν χάσει και τι έχουν κερδίσει με την ανακαίνιση αυτών των μνημείων. Τι μπορεί να κερδίσει άραγε κανείς εγκαταλείποντας στη μοίρα του ένα ιστορικό μνημείο μέχρι αυτό να καταρρεύσει; Ποιά θα είναι τα οφέλη και τα πλεονεκτήματα; Το Τέμενος Τσελεμπί Μεχμέτ που βρίσκεται στο Διδυμότειχο, έχει την ιδιαιτερότητα να είναι το πρώτο τζαμί που χτίστηκε στην Ευρώπη. Αποτελεί έναν από τους μεγαλύτερους αρχιτεκτονικούς πλούτους της περιοχής. Παρά τις χο- 8 Azınlıkça

9 ρηγήσεις για την ανακαίνισή του εδώ και πολλά χρόνια, δυστυχώς, σήμερα είναι σχεδόν έτοιμο να καταρρεύσει. Λέγεται ότι αρχικά χορηγήθηκε το ποσό των 120 εκατομμυρίων δραχμών και στη συνέχεια το ποσό των 13,5 εκατομμυρίων ευρώ. Το αποτέλεσμα όμως είναι το ίδιο. Οι πέτρες από τον μιναρέ του τζαμιού πέφτουν κυρίως όταν φυσάει πολύ. Πρέπει οι αρμόδιοι να κινητοποιηθούν άμεσα για να δοθεί ένα τέλος σε αυτήν την απαράδεκτη κατάσταση ώστε η περιοχή να κερδίσει και πάλι αυτό το ιστορικό μνημείο. Γιατί να συμπεριφερθούμε με προκατάληψη και εχθρικά απέναντι στα ιστορικά μνημεία; Πρέπει να υπάρχει ευαισθησία για κάθε ιστορικό μνημείο, είτε είναι εκκλησία, είτε μοναστήρι, είτε εβραϊκή συναγωγή. Το Τζαμί Χαμζά Μπέϊ στην Θεσσαλονίκη επισκευάζεται μετά από μια πολύ δύσκολη και γεμάτη ταλαιπωρίες περίοδο. Το γεγονός αυτό είναι θετικό και προκαλεί ευχάριστο συναίσθημα στον άνθρωπο. Όμως, τονίζουμε για μια φορά ακόμη, η ίδια ευαισθησία πρέπει να υπάρχει και για μια εκκλησία ή μια συναγωγή, όπως για παράδειγμα συμβαίνει στο Μπέϊογλου της Κωνσταντινούπολης. Έγινε γνωστό ότι πέρυσι ο Πρωθυπουργός της Τουρκίας Ρ. Ταγγίπ Ερντογάν εξασφάλισε την επισκευή ενός καμπαναριού στην Τένεδο, με χρήματα μάλιστα του πρωθυπουργικού προϋπολογισμού. Τέτοιες πρωτοβουλίες πρέπει να ενθαρρύνονται και να βραβεύονται. Ο κάθε πρωθυπουργός, οποιασδήποτε χώρας, πρέπει να προστατεύσει κάθε ιστορικό μνημείο οποιασδήποτε θρησκείας, οποιουδήποτε πολιτισμού, αποτρέποντας την καταστροφή του. Δεν θα ξεχάσω ποτέ την πρώτη μου επίσκεψη στο περίφημο Τέμενος Μετζιντιέ στο Ορτάκιοϊ στην Κωνσταντινούπολη. Σε απόσταση δεκαπέντε μέτρων υπήρχε μια Εκκλησία και λίγο πιο πέρα μια Συναγωγή. Και η Εκκλησία και η Συναγωγή έχουν ανακαινιστεί και στέκονται αξιοπρεπώς. Θα μπορούσε άραγε να υπάρξει ωραιότερη εικόνα από αυτήν σε όλη την μεγάλη Κωνσταντινούπολη; Ο κάθε Μουσουλμάνος, ο κάθε Χριστιανός και ο κάθε Εβραίος συναντά κάτι δικό του όταν πηγαίνει εκεί. Οι αρμόδιοι πρέπει να τα σκεφτούν όλα αυτά. Τουλάχιστον να μην θέτουν θέμα εφαρμογής της αρνητικής αμοιβαιότητας όταν πρόκειται για τα ιστορικά μνημεία. Κάθε χώρα πρέπει να προστατεύει και να συντηρεί τα αρχιτεκτονικά μνημεία που βρίσκονται εντός των συνόρων της. Είναι πολύ σημαντικό να τα διατηρεί, να τα αποδέχεται χωρίς προκαταλήψεις, μακριά από κάθε ανόητη και στρεβλωμένη σκέψη όπως, για παράδειγμα, λένε μερικοί: «Για να ανακαινιστεί ένα τζαμί στην Ελλάδα, πρέπει να ανακαινιστεί μια εκκλησία στην Τουρκία», ή το αντίθετο. Συνεπώς, και ως λαός αλλά, και ως μειονότητα πρέπει να βοηθήσουμε και να στηρίξουμε την διαδικασία συντήρησης των ιστορικών μνημείων. Αν δεν μπορούμε να το κάνουμε, τουλάχιστον να μην το εμποδίσουμε. Τι μεγάλη χαρά λοιπόν για όσους αντιλαμβάνονται την σημασία του θέματος αυτού και δείχνουν ευαισθησία. * Azınlıkça 9

10 Vitrin Evren Dede 10 Azınlıkça Batı Trakya da 150 likler -VII Gönül isterdi ki, Yunanistan daki 150 likler çalışmasını Azınlıkça da aralıksız yayınlamaya devam edelim. Fakat derginin sayfaları yetersiz geliyor, üstelik çalışma dizi şeklinde, bölüm bölüm yayınlansa bile arada uzun kopukluklar oluyor. Çok daha önemli gördüğümüz haberlere yer açmak için dizinin bir bölümünü zaten kimi zaman hiç koymuyoruz. Ayrıca dergide çoğu kez, ya bölüm sığmıyor, ya da kısaltalım derken bir bakıyorum kuşa dönüyor, kanatsız, yuvasız... Dolayısıyla istemeden dahi olsa, Yunanistan daki 150 likler dizisinde başlangıcından bu yana sürdürülen yayın şekline bir son noktayı koymak gerekiyordu. Artık aralıklarla, sıralama gözetmeden kimi orijinal hikâyeleri size aktaracağım Aşağıya eklediğim bu bölümde, esasında dizinin en sonunda yayınlamayı düşündüğüm Yunanistan a gelen veya geldiği kimi kaynaklarda iddia edilen bütün 150 liklerin isimlerini sıralıyor, Neyyir Mustafa nın da oldukça kısaltılmış hikâyesini aktarıyorum. Listede isimlerini saydığım 150 liklerin Yunanistan yaşantılarında neler yaptıkları, mâlî durumları, siyasî tutumları, nerede vefat ettikleri ve diğer bilgiler kısaltma yapmadan, bir bütün olarak yayınlanıncaya dek bari hiç değilse kimler gelmiş onu görelim. Daha önce Batı Trakya ve Doğu Makedonya ya gelen 150 liklerin listesini yayımlamıştık, Yunanistan a gelen bütün 150 likler listesine tekrar bu iki bölge de eklendi. Yunanistan a gelen 150 liklerin tam listesi Batı Trakya ya gelenler: 1. Sabık Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi (9) 2. Gümülcineli İsmail Hakkı (25) 3. Bursa vali vekili esbakı Aziz Nuri (40) 4. Eskişehirli Safer Hoca (Hızır Hoca) (76) 5. Polis Başmemuru Namık Bey (Namın Bey) (90) 6. Şişli komiseri Nedim Bey (91) 7. İbrahim Sabri (113) 8. Süngülü Çerkez Davut (117) 9. Gönen in Tuzakçı karyesinden Yusufoğlu (Tuzakçı Yusuf Ali) Remzi (122) 10. Gönen in Keçeler karyesinden (Keçelerli) Topal Ömeroğlu İdris (135) 11. Gönen in Keçeler karyesinden (Keçelerli) Abdullahoğlu Deli Kasım. (146) 12. Kuvay-ı İnzibatiye mensubininden Çopur İsmail Hakkı (24) 13. İzmir kadı müşavir-i sabıkı Ahmet Asım (42) 14. Gönen in Muratlar karyesinden Koç Ahmetoğlu Koç Ali (125) 15. Kirmastı nın Karaorman karyesinden Harun-el Reşit (75) Dogu Makedonya ya gelenler: 16. İzmit merkez memuru, Edirne Polis müdürü ve Yalova Kaymakamı Fuat Bey (92) 17. Bandırma da Adalet gazetesi sahibi Bahriyeli Ali Sami (101) 18. Esbak İstanbul Polis Müdüriyeti 1. Kısım Başmemuru Hafız Sait (88) Yunanistan ın diğer bölgelerine gelenler: 19. Tarık Mümtaz Göztepe (21) 20. Esbak Manisa Mutasarrıfı Giritli Hüsnü (30) 21. Edirne de Temim ve Elyevm, Selanik te Hakikat gazetesi sahibi Neyir Mustafa (102) 22. Çerkez Ethem (57) 23. Çerkez Ethem in biraderi Reşit (58) 24. Kuşçubaşı Eşref (60) 25. Kuşçubaşı Eşref in biraderi Hacı Sami (61) 26. Hendek kazasının Sümbüllü köyünden Bağ Osman (66) 27. İzmirli Sabık Akhisar kumandanı Yüzbaşı Küçük Ethem (62) 28. Adapazarı nın Harmantepe köyünden Maan Şirin (70) 29. Adapazarı nın Talustanbey köyünden Bağ Kamil (72) 30. Eski Köylü gazetesi muhariri Ferit (103) 31. Binbaşı Çerkez Bekir (118) 32. Bursalı fabrikatör Cemil in kayınbiraderi Necip (119) 33. Uşak tan Madanoğlu Mustafa (121) 34. Çerkez Ethem in biraderi Tevfik (59)

11 35. Fabrikatör Bursalı Cemil (114) 36. İşkenceci namıyla maruf mülazım Adil (50) 37. İzmit Mutasarrıfı Esbakı İbrahim Hakkı (67) 38. Türkçe İstanbul gazetesi sahibi Sait Mola (98) 39. Düzceli Mehmet oğlu Sami (Aço Fumpat) (63) 40. Berau Sait (68) 41. Berzek Tahir Bey (69) 42. Cakacı Hamdi (12) 43. Uşak Belediye Reisi Hulusi (32) 44. Adapazarı kaymakamı esbakı Maan (Hain) Mustafa (33) 45. Tekirdağ eski müftüsü Hafız Ahmet (34) 46. Afyonkarahisar mutasarrafı esbakı Sabit (35) 47. Kütahya da Yunanlılara mutasarraflık eden Hoca Rasıhzâde İbrahim (47) 48. Esbak Kırkağaç kaymakamı Şerif (52) 49. Burhaniyeli Hail İbrahim (64) 50. Susurluk tan Demirköprülü Hacı Ahmet (65) 51. Söke Ereğlisi nin Tekeli karyesinden Koca Ömeroğlu Hüseyin (71) 52. Hamete Ahmet (73) 53. Maan Ali (74) 54. Adapazarı ndan Şahinbey karyesinden Kazım (78) 55. Gönen in Bayramiç karyesinden Kumpat Hafız Sait (80) 56. Esbak İstanbul Polis Müdürü Tahsin (84) 57. Sabık Beyoğlu İkinci Komiseri Fuat (96) 58. Köylü Gazetesi sahip ve müdürü İzmirli Refet (109) 59. İzmir sabık Umur-u İslamiye müfettişi Ahmet Hulusi (120) 60. Marmara nın Karapınar karyesinden Yusuoğlu İshak (138) 61. Gönen in Keçidere karyesinden Hüseyinoğlu Galip (143) 62. Esbak İstanbul muhafızı Natık (43) 63. Serbesti gazetesi sahibi Hürriyet ve İtilaf azasından Mevlanzade Rıfat (97) 1. Edirne de Temim ve Elyevm, Selanik te Hakikat gazetesi sahibi Neyyir Mustafa (102) 150 likler listesinde 102 nci sırada yer alan gazeteci Neyyir Mustafa, 1885 Edirne doğumludur. Mülkiye mektebinden mezun oldu. Çeşitli ilçelerde kaymakamlık görevinde bulundu. Edirne ve Selanik te büyük toprakları vardı yılı başında tayin edildiği Adapazarı kaymakamlığından ayrılarak Edirne İstatistik Müdürü oldu. Hürriyet ve İtilaf Fırkası taraftarıydı. Edirne de yayımladığı Temin adlı gazetede Ankara nın yürüttüğü Milli Mücadele ye ve Kuvayı Milliyeciler aleyhine sert yazılar kaleme aldı. Edirne Yunanistan ın eline geçince bir dönem Edirne Belediye Başkanlığı yaptı. Daha sonra Yunan Meclisi ne Edirne milletvekili olarak girdi. Savaş sonunda Yunan ordusuyla birlikte Yunanistan topraklarına geldi ve Selanik teki çiftliğine taşındı yılında Selanik te Hakikat gazetesini çıkardı likler için 1938 de Türkiye de af çıkarıldığında Dimetoka şehrindeki karısına ait çiftlikte yaşamaktaydı. İlhami Soysal, konu hakkında, Batı Trakya Türklerinin örgütlenmesinde Neyyir Mustafa nın etkin rol oynadığı ndan, Turancı fikirlere sahip olduğu ndan, yedi yabancı dil bildiği nden, oğlu Muammer in Yunanistan daki iç savaş sırasında çeteler tarafından öldürüldüğü nden, 1941 e kadar Yunanistan da yaşadığı ndan ve Alman işgali sırasında Almanlarla işbirliği yaptığı gerekçesiyle sınırdışı edildiği nden ve ardından da Türkiye ye geri döndüğünden bahseder. 3 Neyyir Mustafa 1941 yılında Yunanistan ın Almanlar tarafından işgali üzerine 1938 yılında 150 likler hakkında Türkiye nin çıkardığı af kanunundan yararlanır ve Uzunköprü ye iltica eder ve Bandırma ya giderek 19 Eylül 1941 tarihine kadar orada kalır. Batı Trakya daki Müslüman Azınlığ ın Türkiye ye iltica etmelerini engelleyen Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu kararı gereği, 10 Ekim 1941 de Yunanistan a geri postalanır ve Kumçiftliği ne (Orestiada) yerleşir. Türk Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivi nde, Orestiada bölgesinde Almanlarla işbirliği yaptığı belirtilmekte, hatta Neyyir Mustafa ile birlikte Almanlarla işbirliği yapanlar arasında Dimetoka Müftüsü Hacı Bahaettin ve Dedeağaç (Alexandoupoli) Müftüsü Süleyman Sırrı nın da bulunduğu yazmaktadır. 4 Almanlar savaşı kaybedip Yunanistan dan çekilince, 1944 Ağustos unda Yunanistan dan ayrılmış ve tekrar Edirne ye gitmiş ancak yakalanarak İstanbul Emniyet Baş Müfettişliği ne sevkedilmiştir. Müfettişlik tarafından yapılan inceleme sonucu Almanlar lehine şebeke kurmak suçuyla 8 Kasım 1944 te Örfi İdare 3 numaralı Mahkeme ye verilerek tutuklanmış, 11 Temmuz 1945 de yapılan yargılamasında idam cezasına çarptırılmış, ancak cezası kesinleşmemiştir. 6 ağustos 1947 de yapılan ikinci yargılamada 20 yıl hapse mahkûm edilen ancak hüküm kesinleşmediğinden 10 Temmuz 1948 de üçüncü kez yargılanan Neyyir Mustafa, sonunda beraat eder. Hakkında verilen bu kararla mahkeme serüveni son bulmaz. Askerî Yargıtay kararı bozar, 27 Ocak 1949 da, tutuksuz olarak tekrar yargılanması kararlaştırılır. Ancak bu yargılamayı göremeden 19 Ocak 1949 da İstanbul da vefat eder. 5 Emin Karaca 150 likler adlı eserinde Neyyir Mustafa ya Demokrat Parti den milletvekli adaylığı teklif edildiğini, fakat onun bu teklifi kabul etmediğini yazmaktadır. 6 Yazar bu bilgiye kaynak göstermemektedir. DİPNOTLAR 1. Şaduman Halıcı, age, s Kamil Erdeha, s İlhami Soysal, 150 likler, 1985, Gür Yayınları, İstanbul, s EGM Arşivi, Dn: , Bn: 1/G 6, BT: 6,7,1942; Şaduman Halıcı, age, s Şaduman Halıcı, age, s Emin Karaca, 2004, age, s.75 Azınlıkça 11

12 Yunanistan daki Osmanlı Hükümet Konakları sonunda kitaplaştı Yunanistan daki Osmanlı Hükümet Konaklarının tarihçesi üzerine bir araştırma yapan Aristotelio Üniversitesi Mimarlık Fakültesi inde görevli Doçent Doktor Panos Çolakis, yaptığı araştırmayı Yunanistan daki Osmanlı Hükümet konakları başlığı altında kitaplaştırmayı başardı. Doç. Dr. Panos Çolakis, Araştırmam yaklaşık iki yıl sürdü. Yunanistan ın bütün bölgelerini gezdim ve tüm yerel kurum ve araştırmacılarıyla birlikte çalıştım. Osmanlı yapıları ilgi çekici, bulundukları şehirlerin o döneme ait mimari eserlerini oluşturuyorlar diyor ile 1912 yılları arası Türk egemenliği altında bulunan Yunanistan da inşa edilen Osmanlı Hükümet Konakları nın neredeyse yarısı günümüzde hâlâ dimdik ayakta duruyor. Osmanlı mirası olan bu konaklardan bir çoğu bugün valilik ya da adliye binası olarak kullanılıyor. İnşa edilen 35 Türk Hükümet Konağından 20 tanesi sapasağlam ayakta kalırken, diğer 15 i değişik sebeplerden dolayı yıkılmış. Osmanlı Hükümet Konaklarının sayısının daha fazla olduğunu söyleyenler de var. Fakat gerekli kayıtların bulunamaması sebebiyle bu iddialar maalesef zamanla unutulup gitmiş. Yunanistan daki Osmanlı Hükümet Konakları kitaplaştı Osmanlı döneminde idari bölge sayılan her yerde bulunan hükümet konakları, hükümet yetkililerini barındırıyordu. İdare merkezleri olduğu için genellikle şehirlerin de merkezlerinde konumlandırılan bu konaklar, o zamanlarda büyüklükleri ve estetik güzellikleri nedeniyle diğer yapılardan kolayca ayırt edilebiliyordu. Panos Çolakis e göre Yunanistan da toplam beş tane en eski tarihte inşa edildiği varsayılan Osmanlı Hükümet Konağı bulunuyor. En eski olan Osmanlı Hükümet Konağı, tabiî ki, Girit adasında. Yunanistan daki bu ilk hükümet konağı, 1851 yılında Girit adasındaki Hanya da inşa ediliyor. Bazı konaklar, mesela Florina, Kozani ve Kastoria şehirlerindeki konaklar, aynı mimari tasarıma sahipken, şu anda sadece Florina daki konak hala 12 Azınlıkça

13 ayakta kalabilmiş. diyor Panos Çolakis. Bu konaklar genelde iki veya üç katlı yapılardan ibaret ve günümüze kadar yıkılmadan ayakta kalmayı başaran konaklar devlet koruması altına alınan eserler arasında yer alıyor. Tabi bazı konakların, örneğin Kavala, Florina, Neapoli, Girit ve Rodos ve Dedeağaç ta (Alexandroupoli) bulunan konakların morfolojik unsurlarında bazı tahripler de söz konusu. Selanik teki Osmanlı Hükümet Konağı Selanik teki Osmanlı Hükümet Konağı 1891 yılında inşa edilmiş. Yunanistan daki en önemli hükümet konağı olma özelliğine sahip olan bu yapının mimari tasarımı Roma da Mimarlık okumuş ve İstanbul da Sultanın mimarı olarak görev yapan mimar Vitaliano Pozelli ye ait. Büyük bir alana inşa edilmiş olan yapı, bugünün şartlarına göre bile hala devasa bir görüntüye sahip. Yapıyla ilgili olarak ünlü mimarın torunu Zorzetta Pozelli, Yer kazıldıktan sonra konağın temeli atıldı. Taş ve kireç ile birlikte, konağın temeline yumurta atıldı. Pozelli bunu temeller sağlam ve katı olsun ve bina hiç bir şekilde yıkılmasın diye yaptı diye ilginç bilgiler sunarken, sözlerinin devamında Konak tamamlandığında şahaneydi. Türkler hayran kaldılar ve dedemden iç dekorasyonu üstlenmesini istediler. O da her yerden bulduğu en iyi şeyleri getirdi diye ianlatıyor tarihi yapının hikayesini yılında Selanik in Yunanistan a geçmesiyle birlikte konak, Yunan Ordu karargahı olarak kullanılmış. Daha sonraları Selanik Valiliği ni barındırmış Osmanlı Hükümet Konağı yılında çıkan yangın tarihi yapının sınırlarına kadar varırken, şans eseri yangından zarar görmeyen binaya 1957 yılında bir kat daha eklenir ve yeni kurulan ve daha sonra Makedonya-Trakya olarak adı değiştirilen Kuzey Yunanistan Bakanlığı nın hizmetine sunulmuştu. Tarım Bakanı Katerina Baceli 29 Ocak Cuma günü Trakya da Pamuk ve Tütün Primlerinin Geleceği konulu konferans münasebetiyle Gümülcine ye (Komotini) geldi. Rodop Valiliği nin, Rodop Tarım Kooperatifleri Birliği, Rodop Çiftçiler Birliği, Rodop Genç Çiftçiler Birliği ve Rodop Evros Tütün Üreticileri Birliği ile ortaklaşa düzenlediği Trakya da Pamuk ve Tütün Primlerinin Geleceği konulu seminere katılan Tarım Bakanı 2010 yılı içerisinde tarım üreticilerine 1,7 milyar euro su Şubat ayında ödenmek üzere, toplam 5,5 milyar euro para ödeneceğini belirtti. Tütün üreticilerinin sorunlarını çok iyi bildiğini ifade eden Baceli, 2004 yılında Nea Dimokratia (ND) hükümetinin yaptığı ve 2010 yılından itibaren türün üreticilerinden primlerinin %50 nin kesilmesini öngören kararın haksız olduğunu ifade ederek, yılları arasında kesilecek primler nedeniyle tütün üreticilerinin 568,3 milyon Euro zarara uğrayacağını tahmin ettiklerini ve bu miktarın tütün üreticilerine ödenmesi için Bakanlık olarak gerekli yeni kaynağı sağladıklarını açıkladı. Düzenlenen seminere Tarım Bakanı Katerina Baceli nin yanısıra pamuk ve tütün konusunda bir çok üst düzey temsilci de konuşmacı olarak yer aldı. Rodop Valiliği nin organize ettiği seminer, 29 Ocak Cuma günü, sabah saat 9:30 da valilik salonunda düzenlendi. * Azınlıkça 13

14 Perspektif Fatih Nazifoğlu Yolu kapat, parayı cebe at formülü çözüm olmamalı! Çiftçiler yine yollara çıktı. Yine diyorum, çünkü son 15 yıldır , 2000, 2001 ve 2004 yılları hariç - neredeyse her yıl çiftçi boykotlarına rastlamak mümkün. İsterseniz şöyle bir geçmişe uzanalım ve son 15 yıldır gerçekleşen çiftçi eylemlerine bir göz atalım. 1994: Mart ayında başlayan ilk büyük çiftçi eylemleri, 3 hafta sürüyor. Dönemin Tarım Bakanı: Yorgos Moraitis 1995: Nisan ayı başlarında Tesalya, Orta Yunanistan ve Makedonya bölgelerinde çiftçiler barikatlı eylem yapıyor. Dönemin Tarım Bakanı: Yorgos Moraitis 1996: Kasım ayı sonlarında başlayarak 25 gün süren, özellikle pamuk üreticilerinin başrolde bulunduğu çiftçi eylemlerinde, Selanik-Atina yolu kapatılarak ülke ikiye bölünüyor. Dönemin Tarım Bakanı: Theodoros Stathis 1997: 28 Ocak ta başlayan eylemlerde Tesalya, Orta Yunanistan, Epir (İpiros) ve Mora (Pelloponisos) bölgelerindeki çiftçiler yolları kapatıyor. 8 Şubat tarihinde güvenlik güçleri traktörlerin lastiklerini indirerek traktörlere zarar veriyor ve 9 Şubat ta eylemler son buluyor. Dönemin Tarım Bakanı: Stefanos Tzumakas 1998: Çiftçiler otobanlara çıkıyor, bazı bölgelerde yollar kapatılıyor ve eylemler 16 gün sürüyor. Dönemin Tarım Bakanı: Stefanos Tzumakas 2002: Şubat ayında tarım üreticileri 20 gün süren eylemleri çerçevesinde Tempi deki geçişleri kapatıyor. Eylemler sırasında KKE ve ND yanlısı sendika üyesi çiftçiler arasında arbedeler yaşanıyor. Dönemin Tarım Bakanı: Yorgos Dris 2003: ND yanlısı sendika üyesi tarım üreticileri kısa süreli eylem yapıyor. Dönemin Tarım Bakanı: Yorgos Dris 2005: Ocak ayında tarım üreticileri birkaç günlüğüne traktörleriyle yollara çıkıyor, ancak yolları kapatmıyor. Dönemin Tarım Bakanı: Evaggelos Basiakos 2006: Larisa merkezli yapılan çiftçi eylemleri, yaklaşık bir hafta sürüyor. Dönemin Tarım Bakanı: Evaggelos Basiakos 2007: Tarım üreticileri, Şubat ayında, primlerin ve tazminatların ödenmesi için eyleme başvuruyor. Dönemin Tarım Bakanı: Alexandros Kondos 2008: Aralık ayı içerisinde başlayan çiftçi boykotları iki hafta sürerken, Yunanistan ikiye ayrılıyor. Dönemin Tarım Bakanı: Sotiris Hacigakis 2009: 18 Ocak ta başlayan boykotlar, Karamanlis hükümetinin 425 milyon Euro luk tazminat niteliğindeki destek paketi açıklamasıyla Şubat ayının ilk günlerinde son buluyor. Dönemin Tarım Bakanı: Sotiris Hacigakis* Listeye son olarak 15 Ocak 2010 tarihinde başlayan bu satırların yazıldığı esnada hala devam eden çiftçi boykotlarını da ekleyebiliriz. En son geçen yıl yapılan boykotlara bakacak olursak, çiftçiler yine benzer taleplerle barikatlar kurup yolları kapatmışlardı. Çiftçilerin başlıca taleplerini, üretim maliyetinin düşürülmesi, tarım politikasında reformlar yapılması ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da acil ekonomik destek yapılması başlıkları altında özetleyebiliriz. Son talepten 14 Azınlıkça

15 yola çıkarak, tam bu noktada sorgulanması gereken bir konu var: Çiftçiler bu boykotları gerçekten tarım sektöründe yıllardan beri var olan sorunlara kalıcı çözümler bulmak için mi yapıyor yoksa başlıkta da belirtildiği gibi hükümetlerden para kopartma formülünü bulmuş durumdalar mı? Öncelikle, çiftçilerin protestolarını dile getirmek için başvurduğu barikatlarla yol kapatmak yöntemini ele alalım. Çiftçiler seslerinin duyulması ve taleplerinin yerine getirilmesi için bu yöntemi seçmiş durumda. Ancak, her ne kadar kendileri haksızlığa uğradıklarını iddia ediyorsalar da, bu yöntemle aslında birçok kesime haksızlık etmekteler. Yollar kapalı, sınır kapıları kapalı ve ulaşım felç olmuş durumda. Mevcut ekonomik konjonktürde, ülke ekonomisine ayrıca Yunanistan a ihracat yapan diğer ülkelere, özellikle de Bulgaristan a, vermiş oldukları zarar son derece büyük. Basın, Bulgaristan ın sadece 3-4 gün içerisinde 3milyon dolar zarar yaptığını yazdı. Hadi onu da geçelim, ama bu durumda, tam da indirim sezonunda, satış yapmak için malının gelmesini bekleyen esnafın günahı ne? Ne yani çiftçi eylemleri bittikten sonra bu sefer de seslerini duyurabilmek ve zararlarının karşılanmasını talep etmek için çiftçi boykotlarından zarara uğrayanlar mı çıkıp yolları kapatsınlar? Yukarıda da belirtildiği gibi, geçen yıl da benzer taleplerle yollara çıkan çiftçiler, 425 milyon Euro luk paketin açıklanmasıyla eylemlerine son vermişlerdi. Hükümet, karnı aç çocuğun ağzına emziğini vererek susturmayı tercih etmişti. Karnı aç çocuk da bu durumdan memnun gözüküyordu. Oysa karnı aç çocuğun sorununa çare emziği ağzına verip geçici süreliğine susturmak değil, çocuğu doyurmaktır. Doyurmadıkça çocuk tekrar ağlamaya başlar. O yüzden çiftçilerin de asıl amaçları, kısa vadeli değil uzun vadeli çözümler talep etmek olmalıdır. Yani, yolu kapat, parayı cebe at mantığıyla hareket edilmemeli, yollara hükümetlerden para kopartmak için çıkılmamalı. Ayrıca çiftçiler kendi taleplerinin yerine getirilmesi için kullandıkları barikat kurup yol kapatma eyleminin doğurduğu olumsuz sonuçları, bir kez daha gözden geçirmeli. Bu yıl zaten bıçak kemiğe dayanmış durumda. PASOK hükümeti her ne kadar seçim öncesinde, ekonomik krize rağmen vaatlerini yerine getirebileceğini ve vaatlerini yerine getirmek için gerekli olan paranın var olduğunu söylese de, maalesef para olmadığı her geçen gün ülkenin ekonomik gidişatından daha da iyi anlaşılıyor. Bütçe açığı ortada, kredi derecelendirme kuruluşlarının notları da ortada. Uzun lafın kısası, tarım sektöründe ciddi sorunların olduğu ve son 15 yılda aslında daha fazla da diyebiliriz tarım sektörüne gelecek vaat eden ve sıkıntılara çözüm getirecek yatırımların yapılmadığı bir gerçek. Her yıl bu sorunlara bir yenisi daha ekleniyor ve sorunlar giderek artıyor ve bu sorunların çözümü, masa altından para verip sorunları örtbas etmek asla değildir ve olmamalıdır. Eğer buğday üreticisi tüccara buğdayın kilosunu 0,14 sent e satıyorsa, elde ettiği para üretim masraflarını karşılamaya yetecek kadar ise ve tüketici market raflarında satılan 200 gram buğdaya 2 Euro ya yakın bir para ödüyorsa, işte asıl çözüm aranması gereken sorun budur. Eğer AB ye tam üye olunduğu 1981 yılından bu yana, Yunanistan ın faydalandığı AB tarım destek fonlarının sonucunda tarım sektöründeki ilerleme çok düşükse, bu paralar nasıl değerlendirildi veya nasıl çarçur edildi, işte asıl çözüm aranması gereken konu budur. Eğer Yunanistan da tarımda kullanılan arazilerin %60 ı tarımla hiç bir ilgisi olmayan kişilere aitse ve çiftçiler her seferinde ürünlerini ekmek için tarla kiralamak zorunda kalıyorsa ve böylece üretim fiyatı yükseliyorsa, işte asıl çözüm aranması gereken konu budur. Bu arada yıllardan beri mağdur olduğu, asıl haksızlığa uğradığı, AB fonlarından en az yararlanan kesim olduğu v.s. söylenen Trakya çiftçisinin ve özellikle de Azınlık çiftçisinin, çiftçi boykotlarında yer almaması da ayrı bir paradoks. Rodop ili çiftçileri yol kapatma eylemlerine karşı olduklarını ve bu yüzden de Doğu Makedonya Trakya Bölge Genel Sekreterliği önünde bir protesto gösterisi düzenleyeceklerini açıklamışlardı. Ancak eylem yapılacağı gün, kötü hava şartları yüzünden traktörlerini çalıştıramadıkları gerekçesiyle eylemlerini başka bir tarihe ertelediklerini duyurdular. Çiftçi eylemleri son bulmadan, bakalım bizim tarım üre- Azınlıkça 15

16 ticileri protestolarını dile getirebilecekler mi, hep birlikte göreceğiz. Tam yazıyı burada noktalamayı düşünüyordum ki, iki gelişme yaşandı ve dergi matbaaya verilmediği için ekleme şansı buldum. Tarım Kaklıma Bakanı Katerina Batzeli, 2010 yılı içerisinde tarım üreticilerine 1,7 milyar Euro su Şubat ayında ödenmek üzere toplam 5,5 milyar Euro para ödeneceğini açıkladı. Rakam sizi aldatmasın, çünkü büyük bir miktarı zaten çiftçilerin hak ettiği paralar mesela 3,5 milyara yakın para 2009 ve 2010 yılları AB destek fonlarından elde edilecek para. İkinci gelişme ise, büyük bir çoğunluğu tütünle uğraşan azınlık çiftçisini de yakından ilgilendiriyor. Tarım Kalkınma Bakanlığı, 2004 yılında ND hükümetinin yaptığı ve 2010 yılından itibaren çiftçilere yapılacak primlerin %50 kesilmesini öngören düzenlemenin haksız olduğunu ifade ederek, yılları arasında tütün üreticilerinin 568,3 milyon Euro zarara uğrayacağının hesaplandığını ve bu miktarın tütün üreticilerine ödenmesi için gerekli kaynağı sağladığını açıkladı. Pek ala, pek güzel, tütün üreticilerimize hayırlı olsun olmasına da, tek bir sorum var: Peki 2013 yılından sonra ne olacak? *Kathimerini gazetesi Arşivi, Kısa kısa cümlelerle 2009 yılından kafama takılanlar... %6 olarak öngörülen Yunanistan ın bütçe açığının %12,8 e nasıl ulaştığını... Ağustos yangınlarındaki tablodan, 2007 yangınlarından ülkemizin nasıl olur da ders alamayışını... Yunanistan ile Türkiye nin, yapılan değişik açıklamalar itibariyle, azınlıklar konusunu görüşüp görüşmediğini... Küresel mali krizin gerçek boyutunun ne kadar olduğunu... Nobel Barış Ödülünün yeni göreve gelmiş ABD Başkanına neden verildiğini... Domuz gribinin gerçekten ciddi bir salgın mı yoksa ilaç firmalarının bir oyunu mu olduğunu... Hâlâ net olarak anlamış ve kavramış değilim. Anlayan varsa, mail göndersin! Eski bağımsız milletvekili İsmail Rodoplu nun 20 Ocak Çarşamba sabahı evinde geçirdiği beyin kanaması sonucu Gümülcine (Komotini) Şişmanoğlu devlet hastanesine kaldırıldığı, yapılan acil müdahelenin ardından durumunun ciddiyetini koruması nedeniyle Dedeağaç (Alexandoupoli) Tıp Fakültesi hastanesine sevkedildiği bildirildi yılında Rodop ilinin Semetli (Simvola) köyünde doğan İsmail Rodoplu uzun yıllar gazetecilik yaptı tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerde Güven listesinden Rodop ili bağımsız milletvekili seçildi yılında Gümülcine de Gerçek gazetesini çıkarmaya başlayan İsmail Rodoplu, gazetesinin yayınına 1994 yılında 388 inci sayısıyla son verdi. Gümülcine Medres-i Hayriye mezunu olan Rodoplu, üniversite eğitimini Mısır da sürdürdü. 72 yaşında olan eski milletvekili, İskenderiye üniversitesi Tarih-Coğrafya bölümünü bitirdi; Batı Trakya ya döndükten sonra gazetecelik mesleğine atıldı. 16 Azınlıkça

17 Emniyet Genel Müdürlüğü nden yapılan açıklamada, Girit teki bir gece kulübünün çalışanları olan iki İngiliz uyruklu ve bir Yunan vatandaşı olan toplam 3 kişinin, Hanya daki (Girit) Etz Hayim Sinagogu na düzenlenen saldırıyla ilgili olarak kundakçılık suçlamasıyla 22 Ocak Cuma günü tutuklandıkları bildirildi. Girit yerel basınında çıkan haberlere göre, olayla ilgili olarak iki ABD vatandaşını arama çalışmaları sürüyor. 5 ve 16 Ocak ta iki defa üst üste gerçekleşen saldırılarda Hanya Sinagogu nun kütüphanesi ve arşivleri yok olmuştu. Etz Hayim Sinagogu, Girit adasındaki tek Yahudi mabedi konumunda bulunuyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitri Druças, Türkiye de basında yer alan, Balyoz güvenlik harekât planı iddiasına ilişkin haberleri, Gün ışığına çıkan bu bilgilerin Türkiye deki bazı çevrelerin düşünce tarzlarının göstergesi olduğu şeklinde değerlendirdi. Druças, gazetecilerin, Bir Türk gazetesinde yer alan ve askeri çevrelerin Ege de gerginlik yaratma isteklerini ortaya çıkaran haberi nasıl değerlendirdiği ve bunun iki ülke ilişkilerinde ne gibi engeller yarattığı yönündeki sorularına yanıt verdi. Druças, söz konusu bilgilerin, Yunanistan ın Türkiye ile arasında güven ve işbirliği ilişkileri yaratma konusundaki çabalarında karşılaştığı engellerin de göstergesi olduğunu söyledi. Konunun halen araştırıldığını bildiğini belirten Dışişleri Bakan Yardımcısı, Yunanistan ın bu araştırmadaki gelişmeleri ve süreci büyük bir dikkatle takip edeceğini kaydetti. Druças, Konu hakkındaki hoşnutsuzluğumu ve üzüntümü ifade edebilirim. Umarım bunlar günümüzde artık geçmişte kalmıştır diye konuştu. Yunanistan daki Osmanlı eserlerini de araştırmasını istedi, Karaca bu teklifi memnuniyetle karşıladı. BTTDD Genel Başkanı Ferruh Özkan, derneğin yönetim kurulu üyeleri Sinan Türkmen, Ramazan Çakır ve Faruk Özbek in 21 Ocak Çarşamba günü Dr. Zafer Karaca nın İstanbul da Tanzimat Öncesi Rum Ortodoks Kiliseleri adlı fotoğraf sergisini gezdikleri bildirildi. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği (BTTDD) yönetim kurulu üyeleri, Zafer Karaca nın İstanbul da Tanzimat Öncesi Rum Ortodoks Kiliseleri adlı fotoğraf sergisini gezdi. Kurul üyeleri Zafer Karaca dan Derneğin basın bürosundan yapılan açıklamada, sergide Zafer Karaca ile bir araya gelen BTTDD Genel Başkanı Ferruh Özkan ın Yunanistan da bulunan tarihi Osmanlı eserlerinin ortaya çıkarılması için Zafer Karaca yı Yunanistan a davet ettiği ve Karaca nın da bu teklifi memnuniyetle karşıladığı belirtildi. Azınlıkça 17

18 Algı(lamak) Herkül Millas Millet Cemaatinden Azınlığa 15 Ocak günü Atina Üniversitesi nde başlıktaki konuyu ele alan ve farklı ülkelerden konuşmacıların katıldığı bir konferans gerçekleşti. Yunanlı konuşmacılardan kimileri K. Konortas, St. Katsikas, A. Anagnostopoulou, K. Tsitselikis, Türk konuşmacılar A. Aktar, S. Akgönül ve E. Macar, yabancılar ise B. Fortna ve A. Popovic idi. Osmanlı devleti içinde millet statüsünde çoğunluktan farklı bir kimlik taşıyan bazı grupların (cemaatlerin) Türk ve Yunan ulus-devletleri içinde nasıl azınlık olarak belirdiğini anlattılar. Genel olarak azınlık diye bilinen vatandaşların dertleri dile getirildi ve çağdaş ülkeler içinde de geçmişte görülmüş olan ayrımcılığın modern anlamda sürdürülmekte olduğu anlatıldı. Bu yazıda konferansı özetlemeyeceğim. Bugünkü yazı, konferansı izlerken aklıma gelen bazı sorularla ilgili. Konferansta da anlatıldığı gibi, azınlık/vatandaşlık sorunsalı Yunanistan da çağdaş Yunan ulus-devletinin kurulmasıyla (1830) gündeme geldi ve hala sürüyor. Sorun Osmanlı devleti içinde Tanzimat tan (1839) beri gündemdeydi ve Cumhuriyet döneminde de bugüne dek sürüyor. Yani azınlıkların varlığı en azından 180 yıldır sorun olarak yaşanmaktadır. Sorun hem azınlıklar için hem de devletler için vardır; yani hem devletler azınlıklardan rahatsız olmuştur, hem de azınlıklar sürekli rahatsızlıklar yaşamış, arada da feci durumlarla karşılaşmışlardır. halledilmesiydi. Bu taleplerin karşılanması için bugün de mücadele verilmektedir. Düşündükçe, bu süreklilik ve çözümsüzlük bana çok çarpıcı geliyor. Dile kolay, talep ve tepkilerde bazı farklılaşmalara rağmen, iki yüzyıldır süregelen bir durumdan söz ediyoruz! Hele bu tür hakların kullanılabilmesi için araya giren kurumları da düşününce taleplere karşı çıkan direnç daha da ilginç (veya dehşet verici) geliyor. Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) ve 1945 den sonra Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi kuruluşların yaygınlaştırmaya çalıştığı ilkeler ve uluslararası anlaşmalarının sağlamaya çalıştığı haklar (örneğin Lozan antlaşması) semere vermedi. İnsan Hakları çalışmaları, kurumları ve ilkeleri azınlıkların sorunlarını çözemedi. Helsinki Watch türü yüzlerce sivil kurum ve girişim kalıcı sonuç vermedi. Azınlık hakları konusunda, kongrelerden doktora çalışmalarına binlerce akademik çalışma ve yayın masum isteklerin karşılanması için yeterli olamadı. İlginç olan, konjonktürün baskılarına dayanamayan devletlerin, anayasalarına, kulağa hoş gelen maddeler eklemelerine rağmen Herkes, dil, ırk, renk, din, mezhep ayırımı gözetmeksizin kanun önünde eşittir ve Bütün Yunanlılar kanun önünde eşittir (Türkiye ve Yunanistan anayasalarının 10 uncu ve 4 üncü maddesi) pratikte eşitsizlik ve ayrımcılık azınlıkların değişmez kaderi olmuştur. Peki, bu iki yüzyıl boyunca azınlıkların istediği ne idi? Genel olarak talepleri, bana göre, çok masum, anlaşılır ve haklıydı: kimliklerinin tanınması, dil, din serbestîsi gibi bazı hakların kullanılabilmesi ve bazı durumlarda iç meselelerinin kendilerince Ve bir türlü bahşedilmeyen ve tanınmayan hakların çok az kimse konusunda olduğu da göz önüne alınınca direnç daha da ilgi çekici olmakta. Bunca gürültü, eskiden genel nüfusun yüzde on veya on beşi için olurken, son on yıllarda bu oran yüzde bir- 18 Azınlıkça

19 lerin altında kalan azınlıklar konusundadır. Bir avuç insan için bunca kargaşa! Kongre sırasında aklıma takılan soru da işte buydu: Böylesine küçücük bir grubun haklarının, iki yüz yıldan beri ve bunca baskı ve uyarılara rağmen böylesine kararlı bir inatla bir türlü tanınmamasının nedeni ne olabilir ki? Rastlantı, kötü yöneticiler, haklı kaygı veya tepki gibi açıklamalar bana yeterli gelmiyor. Azınlık sorunlarının çözülmemesi yalnız azınlıkların hayatını olumsuz biçimde etkilemiyor, aynı zamanda toplumun bütününü de etkiliyor. Ama sorunlar bir türlü bitmiyor, sürüyor. Bu arada son yüzyıllarda ve son yıllarda insanlık elektriği kullandı, atom enerjisine geçti, televizyonla bütün dünya bir köye dönüştü, insan Ay a gitti ve geldi, dijital dünyayı kurdu; ama azınlık sorunları tazeliklerini koruyarak hala tartışılıyor. Bu ne biçim bir sorundur ki aşılamıyor? İlke olarak ayrımcılığın ayıp olduğu konusunda hepimiz anlaşıyoruz. Ama anlaşıyoruz lafı da ayrıca ilginçtir; anlaşmamıza rağmen sorun çözülmüyor! Bu nasıl bir tuhaflıktır, nasıl bir garabettir? Kongre sırasında bunları düşündüm. Ama sorulara yanıtları bulduğumu da söyleyemem; yalnız bazı ipuçlarına değdi parmaklarım. Teknoloji alanında buhar makinesinden atom enerjisine geçtik ama siyasal alanda son iki yüzyıldır yani azınlık sorununun yaşandığı dönem süresince aynı siyasi paradigmayı izliyoruz: ulus-devlet dönemini yaşıyoruz. Eğer azınlıklar konusunda çözümsüzlük yaşanıyorsa bunun nedeni ulus-devlet modelinin eksikliklerinde, çelişkilerinde ve açmazlarında aranmalıdır. Ulus/millet kavramı (her iki kelimeyi eş anlamlı ve nationalism anlamında kullanıyorum) anlaşılmadan azınlık konusu ve bu konuyla bağlantılı fobiler, paranoya, hoşgörüsüzlük ve ayrımcılık da anlaşılmayacaktır. Anlamak, sorunu çözmek demek değildir. Anlamak ilk adımdır ama yeterli değildir. İkinci, zor ve asıl önemli adım ulusçuluğu (milliyetçiliği) aşmaktır; azınlık konusunu farklı bir paradigma içinde ele almaktır. Bunu ise, en azından bu coğrafyada, henüz yapmaya hazır değiliz. Bütün gelişmelere ve kazanımlara karşın temelde sorunların yok olmamasının nedeni bu olsa gerek, diye düşünüyorum. Yani demek istediğim, azınlıklarla ilgili daha çok kongre izleyeceğiz. 21 Ocak Perşembe günü yayımlanan Kathimerini gazetesinde Apostolos Lakasas imzasıyla yer verilen haberde Yunanistan genelinde Türkçe yi öğreten 100 ün üzerinde dil kursu olduğu belirtiliyor. Eğitim Bakanlığı nın açıklamasına göre, Batı Trakya dahil Yunanistan da Türkçe öğreten 100 ün üzerinde özel dil kursu bulunuyor. Euro Barometre nin çokdillilik konusunda yaptığı bir araştırmaya göre yabancı dil olarak Türkçe yi öğrendiğini belirten Yunanlıların oranı %3 ün altında. Kathimerini de yer verilen haberde, Türkiye de dil kurslarında Yunanca nın öğretilmesinin serbest bırakılmasıyla birlikte, iki komşu ülkede de birbirlerinin dilini öğrenmek isteyen Yunan ve Türklerin oranında artış olacak. Haberde Yunanistan da Türkçe öğrenenler için, Belki 3% küçük bir yüzdedir. Ama bu küçük adımlar (Türkiye deki Bakanlar Kurulu kararı gibi) iki halk arasındaki sabit fikirlerin ve algılamaların değişmesi açısından önem taşımaktadır deniyor. * Azınlıkça 19

20 Azınlık, kız çocuklarını okutmuyordu, özellikle de Balkan kolu Prof. Nelli Askouni yaptıkları araştırmalarda, azınlık ailelerinin, özellikle kız çocuklarını ilkokul sonrasında okula göndermediklerini tespit ettiklerini belirtti. Askouni, Balkan kolunda bu oranın çok yüksek olduğunu, ova köylerine doğru oranın azaldığını gözlemlediklerini söyledi. Askouni, 1997 yılı verilerine göre ilköğretim sonrası azınlıktan okula gönderilmeyen kız öğrenci oranı yüzde 78 di. Yani her beş kız çocuğundan sadece bir tanesi ortaöğretimini tamamlayabiliyordu, her ne kadar gecikmeli olsa da Ancak çok kısa bir sürede, sadece 5 yılda, bu olumsuz veriler önemli ölçüde azaldı. açıklamasında bulunurken, eğitim yılında ortaokula devam etmeyen azınlık öğrencilerinde yarı yarıya düşüş görüldüğünü belirtti. Paratiritis gazetesi, Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı nda (PEM) Thalia Dragona ve Anna Frangoudaki ile birlikte görev alan Atina üniversitesi hocalarından eğitim uzmanı sosyolog Nelli Askouni ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Paratiritis te yer alan söyleşide Askouni, azınlık çocuklarının eğitimiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Batı Trakya nın, Yunanistan geneli ilkokul sonrası devamsızlık oranında en yüksek bölge olduğunu belirten Askouni, azınlık ailelerinin eğitime karşı eskiye nazaran daha olumlu bir tutum sergilediklerini ve bu sayede ilkokul sonrası eğitime devam eden öğrenci sayısında gözle görülür bir artış yaşandığını kaydetti. Askouni, Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı çerçevesinde yapılan bir araştırmada, İskeçe ve Rodop illerinde orta öğretime devam eden azınlık öğrenci oranlarını incelediklerini ve ile eğitim dönemlerinin istatistiksel verileri karşılaştırıldığında, hâlâ yeterli oranda olmasa bile, orta öğretime devam eden azınlık öğrenci sayısında önemli bir artış gözlemlendiğini açıkladı. Söz konusu araştırmada elde ettikleri verilerden örnekler aktaran Askouni, 1997 yılı istatistiki verilerine göre, Yunanistan genelinde ilkokul sonrası eğitime devam eden öğrenci oranının yaklaşık %93 olduğunu, oysa Batı Trakya da azınlık öğrencilerinden sadece %35 inin ortaöğretime devam edebildiğini belirtti. Askouni, 1997 yılında ülke genelinde ilkokul sonrası eğitimini bırakan öğrenci oranı yüzde 7 olmasına rağmen, bu Batı Trakya da yüzde 65 oranındaydı dedi. Askouni, normal süreçlerde toplumların değişimi kolay kolay kabul etmediklerini ve geçiş sürelerinin uzun zaman aldığını vurgularken, bunun aksine, azınlık toplumunun eğitime bakışında çok hızlı bir değişimin yaşandığını kaydetti. Askouni Burada, azınlığın içerisinde, eğitim konusundaki değişime yön veren çok güçlü bir toplumsal dinamiğin olduğu görülüyor. dedi larda ne zaman devletin azınlık politikası değişti, azınlığın eğitim seviyesi de yükseldi Devletin 1990 lı yıllarda azınlık politikasını değiştirmesiyle birlikte Batı Trakya da azınlık öğrencilerinin sürekli eğitime devam oranlarında artış gözlemlendiğini hatırlatan Nelli Askouni, özellikle, üniversite imtihanlarında azınlık öğrencilerine uygulanan binde beşlik (%0,5) kontenjanın bu konuda büyük etkisi olduğunu belirtti. Kontenjan uygulamasından önce azınlık öğrencilerinin sadece Türkiye üniversitelerinde eğitim alma şanslarının oluğunu söyleyen Askouni, Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı nın ana hedeflerinden bir tanesinin de, Yunancası yetersiz düzeyde olan azınlık öğrencilerinin Yunan üniversiteleri eğitim sistemine uyumlu katılımını sağlamak olduğunu belirtti. Kontenjan uygulamasından önceki dönemi de yorumlayan Askouni, Azınlık bireylerinin Yunan üniversitelerinde okuyabilmeleri için o zamana kadar gerçek bir fırsat sunulmamıştı. Okuyabilmeleri için tek çıkar yol Türkiye üniversiteleriydi açıklamasında bulundu. * 20 Azınlıkça

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

KASIM - ΝΟΕΜΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 52 Fiyatı: 3

KASIM - ΝΟΕΜΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 52 Fiyatı: 3 KASIM - ΝΟΕΜΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 52 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ KASIM 2009 YIL:5 SAYI:52 www.azinlikca.net www.azinlikca.org ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONEL ÖDÜL YÖNERGESİ

SİNOP ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONEL ÖDÜL YÖNERGESİ SİNOP ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONEL ÖDÜL YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı, Sinop Üniversitesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan idari personelin, aynı Kanunun

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ Resmî Gazete Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır 21 Ekim 2014 SALI YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Sayı : 29152 Mükerrer BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ BAŞBAKANLIK 17 Ekim

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

2015 Yılı Nisan Ayı Bülteni

2015 Yılı Nisan Ayı Bülteni 2015 Yılı Nisan Ayı Bülteni Katılım Yapılan Toplantılar, Ziyaretler ve Etkinlikler: 4 Nisan 2015 tarihinde ATSO da düzenlenen Güneş Enerjisi Bilgilendirme Semineri Borsamızı temsilen Egemen ARSLANKIRAY

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

azınlıkça Harun Molla Yunanistan şampiyonu Batı Trakyalı Azınlıkça 79 u cep telefonuna indir: Azınlıkça 1 ΤΕΥΧΟΣ 79 ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 14 ΤΙΜΗ 3

azınlıkça Harun Molla Yunanistan şampiyonu Batı Trakyalı Azınlıkça 79 u cep telefonuna indir: Azınlıkça 1 ΤΕΥΧΟΣ 79 ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 14 ΤΙΜΗ 3 azınlıkça BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ www.azinlikca.net ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΤΕΥΧΟΣ 79 ΙΑΝΟΥΑΡΙΟΣ 14 ΤΙΜΗ 3 SAYI 79 OCAK 14 FİYATI 3 79 Yunanistan şampiyonu

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE Bodrum Hilmi Uran Meydanı nda uzun bir süre Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan ve geçtiğimiz yıl, 1960 lı yıllarda sonradan eklenen kısımları

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 8 Ağustos 2011 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28019 İzmir Üniversitesinden: YÖNETMELİK İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

İş sağlığı ve güvenliği için AB mevzuatı. Tartışmacı 2: Stavros Lambrou, Başkan, Kıbrıs Güvenlik ve Sağlık Derneği

İş sağlığı ve güvenliği için AB mevzuatı. Tartışmacı 2: Stavros Lambrou, Başkan, Kıbrıs Güvenlik ve Sağlık Derneği İş sağlığı ve güvenliği için AB mevzuatı Tartışmacı 2: Stavros Lambrou, Başkan, Kıbrıs Güvenlik ve Sağlık Derneği Kıbrıs'ta İş Sağlığı ve Güvenliği? AB Mevzuatı Giriş AB Mevzuatının bizim hukuk sistemimize

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

gerek- + zaman eki mecburiyetinde + kişi eki

gerek- + zaman eki mecburiyetinde + kişi eki TÜRKÇE II A - Ders 12-13 LAZIM / GEREK vs ile GEREKLİLİK BELİRTME 1.1. eylem + ma + iyelik eki gerek / lâzım 1.2. eylem + mak gerek / lâzım gerek- + zaman eki zorunda + kişi eki gerek- + zaman eki mecburiyetinde

Detaylı

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 3 SIRA SAYISI: 483 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

Araştırma Notu 12/124

Araştırma Notu 12/124 Araştırma Notu 12/124 05.01.2012 YENİLENEBİLİR ENERJİ HABERLERİNDE REGÜLASYON ve FİNANSMAN ÖNE ÇIKIYOR Barış Gençer Baykan Yönetici Özeti Yenilenebilir enerjiler, gerek fosil yakıtların tükeneceği öngörüsü

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2001 yılında Üniversitemizin ilk açılışında bizimle birlikteydi 10 yıl boyunca İzmir Ekonomi

Detaylı

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı,

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı, AHMET BAHA ÖĞÜTKEN 24.DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TEŞKİLAT BAŞKAN YARDIMCISI 1961'de İstanbul, Fatih te doğdu, Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini

Detaylı

''Yanlış anlaşılıyorum''

''Yanlış anlaşılıyorum'' ''Yanlış anlaşılıyorum'' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BDP li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlanmasıyla ilgili soruya ''Benim sözlerimden farklı anlam çıkarılıyor.

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı 14. Dönem Siyaset Akademisi Lider Ülke: Türkiye Yerel Yönetimler-II programında dereceye girenler ödüllerini Sayın Başbakanımızın elinden aldı. Mart

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

TBMM (S. Sayısı: 674)

TBMM (S. Sayısı: 674) Dönem: 23 Yasama Yılı: 5 TBMM (S. Sayısı: 674) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk- Kazak Üniversitesinin İşleyişine Dair Anlaşma

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 5. Hafta (31 Ocak 6 Şubat 2011)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 5. Hafta (31 Ocak 6 Şubat 2011) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 5. Hafta (31 Ocak 6 Şubat 2011) 31 OCAK 2011, PAZARTESİ 09:30-12:30 Avrupa Birliği Genel

Detaylı

EKİM - ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 51 Fiyatı: 3

EKİM - ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 51 Fiyatı: 3 EKİM - ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 51 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ EKİM 2009 YIL:5 SAYI:51 www.azinlikca.net www.azinlikca.org ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

azınlıkça Seydan Mahmut Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Koşuyor YA SİZ? Σε πλήρη εξέλιξη η ευλογιά στη Θράκη Ιδού η ανακοίνωση!

azınlıkça Seydan Mahmut Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Koşuyor YA SİZ? Σε πλήρη εξέλιξη η ευλογιά στη Θράκη Ιδού η ανακοίνωση! azınlıkça BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ www.azinlikca.net ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΤΕΥΧΟΣ 78 ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 13 ΤΙΜΗ 3 SAYI 78 EKİM 13 FİYATI 3 78 Seydan Mahmut Hayallerini

Detaylı

Gülağaç SGM Açıldı -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ

Gülağaç SGM Açıldı -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ Gülağaç SGM Açıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ -FİNANSAL KRİZLERİN KURUMLARIN

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

TBMM (S. Sayısı: 570)

TBMM (S. Sayısı: 570) Dönem: 23 Yasama Yılı: 5 TBMM (S. Sayısı: 570) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Asya Kalkınma Bankası Arasında Asya Kalkınma Bankasının Bölgesel Ofisinin Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun

Detaylı

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Mitler «Gelecek nesil!» «Bugünün küçüğü yarının büyüğü.» «Çocuklar

Detaylı

KUSADASl - demokrat 12 Mart 2010 Sayfa 5 AYDIN'DA SEKTÖR TOPLANTILARI 'Ekonomi, sanayi ve ticaret' konulu toplantı Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı Vali Coş: Kriz döneminde, kredi notu yükseltilen ender

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

AKPM raportörü Michel Hunault, hazırladığı Yunanistan ve Türkiyede ki

AKPM raportörü Michel Hunault, hazırladığı Yunanistan ve Türkiyede ki 40 Azınlıkça Azınlıkça 39 AKPM raportörü Michel Hunault, hazırladığı Yunanistan ve Türkiyede ki dînî azınlıklar başlıklı rapor çerçevesinde, ilk önce İstanbul a ve ardından da 17 Haziran tarihinde Batı

Detaylı

Karar Tarihi Karar No Kararın- Meclis Başkan Vekillerinin Seçimi. 11 / 04 /2014 ( 19 ) Konusu. BAŞKAN : Dr. Hasan AKGÜN

Karar Tarihi Karar No Kararın- Meclis Başkan Vekillerinin Seçimi. 11 / 04 /2014 ( 19 ) Konusu. BAŞKAN : Dr. Hasan AKGÜN Karar Tarihi Karar No Kararın- Meclis Başkan Vekillerinin Seçimi. 11 / 04 /2014 ( 19 ) Konusu GÜNDEMİN ( 2. ) MADDESİ : seçimi; : 5393 sayılı yasanın 19. Maddesi gereğince Meclis 1. ve 2. Başkan Vekillerinin

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 40. Hafta (4-10 Ekim 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 40. Hafta (4-10 Ekim 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 40. Hafta (4-10 Ekim 2010) 4 EKİM 2010, PAZARTESİ Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası 11-15 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinlik ve ziyaretlerle kutlandı. Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Başkanı Yadigar

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) 8 MART 2010, PAZARTESİ 09:00-17:00 Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Maddeye Değil, Hayata Bağlan Bağımlılık yaşının sürekli düşmesi üzerine, toplumda bağımlılıkla

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

YEREL YÖNETİMLERDE STRATEJİK PLAN ve UYGULAMA ÖRNEKLİ PERFORMANS ESASLI BÜTÇE. Dr. Ali İhsan ÖZEROĞLU Hatice KÖSE

YEREL YÖNETİMLERDE STRATEJİK PLAN ve UYGULAMA ÖRNEKLİ PERFORMANS ESASLI BÜTÇE. Dr. Ali İhsan ÖZEROĞLU Hatice KÖSE YEREL YÖNETİMLERDE STRATEJİK PLAN ve UYGULAMA ÖRNEKLİ PERFORMANS ESASLI BÜTÇE Dr. Ali İhsan ÖZEROĞLU Hatice KÖSE İstanbul, 2014 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 13 YEREL YÖNETİMLER EVRENSEL BİLDİRGESİ... 15 GİRİŞ...

Detaylı

ŞUBAT - ΦΕΒΟΥΑΡΙΟΣ 2012 Sayı: 68 Fiyatı: 3

ŞUBAT - ΦΕΒΟΥΑΡΙΟΣ 2012 Sayı: 68 Fiyatı: 3 ŞUBAT - ΦΕΒΟΥΑΡΙΟΣ 2012 Sayı: 68 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ ŞUBAT 2012 YIL:8 SAYI:68 Azınlıkça Online www.azinlikca.net ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

Mobil SGK Araçları Yollarda

Mobil SGK Araçları Yollarda Mobil SGK Araçları Yollarda ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -SOSYAL GÜVENLİKTEKİ GÜVENSİZLİK DÖNEMİNİ KAPATIP, SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ YENİDEN İNŞA ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ -HEDEFİMİZ CUMHURİYETİMİZİN

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 2- Sanayinin Sorunlarını üniversite çözecek Hürriyet- 02.12.2014 Ankara Üniversitesi bünyesinde yeni kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO)

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, yumurta, tereyağı ve kırmızı et tüketiminin kalp ve damar hastalıklarını

Detaylı

azınlıkça VASİYETİMDİR! Azınlığa tercih hakkı... Azınlıkça 1 SAYI 82 KASIM 14 FİYATI 3 ΤΕΥΧΟΣ 82 ΝΟΕΜΒΡΙΟΣ 14 ΤΙΜΗ 3

azınlıkça VASİYETİMDİR! Azınlığa tercih hakkı... Azınlıkça 1 SAYI 82 KASIM 14 FİYATI 3 ΤΕΥΧΟΣ 82 ΝΟΕΜΒΡΙΟΣ 14 ΤΙΜΗ 3 azınlıkça BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ www.azinlikca.net ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΤΕΥΧΟΣ 82 ΝΟΕΜΒΡΙΟΣ 14 ΤΙΜΗ 3 SAYI 82 KASIM 14 FİYATI 3 82 VASİYETİMDİR! Azınlığa

Detaylı

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi YABANCI DİL BİLGİSİ SEVİYE TESPİT SINAVI (YDS) YUNANCA (İlkbahar Dönemi) 5 NİSAN 2015 Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ KADIN SORUNLARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİİRT ÜNİVERSİTESİ KADIN SORUNLARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SİİRT ÜNİVERSİTESİ KADIN SORUNLARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Siirt Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı