çıkar. Kısaca şunu söyleyebiliriz; bu şekilde ele alınan derleme bir kitapta ileri sürülen tezler genel olarak eleştirilemezler.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "çıkar. Kısaca şunu söyleyebiliriz; bu şekilde ele alınan derleme bir kitapta ileri sürülen tezler genel olarak eleştirilemezler."

Transkript

1 «SEÇME TEKNİK ÇALIŞMALAR»DAN SEÇMELER Aziz l{onui{l\1an ( *) Yalçın Küçük'ün son kitabı olan «Seçme Teknik Çalışmalar» (1) bir derleme. Kitapta dokuz makale var. Bunların beş tanesi yazara ait (ikisi eski çalışmal. Diğerleri ortak çalışmalann ürünü (her biıi ayrı bir yazarla - bunların da ikisi eski çalışma). Bir kitap eleştirisinin boyutlarını aşacağı için, çalışmalar tek tek ele alınamaz. Genel bir eleştiri ise oldukça güç olacaktır. Her bir makale farklı bir içerikte olduğu için, farklı bağlamlarda ele alınan tezler söz konusudur. Belki bir- iki makale ele alınıp incelenebilir. Ama o zaman bir kitap eleştirisi olmaktan çıkar. Kısaca şunu söyleyebiliriz; bu şekilde ele alınan derleme bir kitapta ileri sürülen tezler genel olarak eleştirilemezler. Fakat şu yapılabilir; tezler nasıl sunuluyor, belli bir içsel tutarlılık taşıyorlar mı? Taşıyor ise, yapılacak bir şey yoktur, çünkü öyle olması gerekir. Taşımıyor ise, bu sergilenebilir. İşte biz çalışmamızda, söz konusu çalışmalardan «Seçmelerle» bunu sergilerneyi amaçlıyoruz.. Önce işe önsözden başlayalım. Yazar şöyle demektedir: «...İnsanlar hata olduğunu veya içinde hata olabileceğini düşündüğü bir çalışinayı yayınlamaz... Kağıda yazıktır. İnsanlar, doğru olduklarına inandıkları düşüncelerinin başkaları tarafından da bilinmesi ve başkalarının da yararlanması için yayınlarlar...» (Önsöz, s._ XID. Hemen alt paragrafta yazar, kitapta yer alan ingilizce makalelerin öyküsünü anlatmaktadır. Özetle şöyle; daha önce bunlar özgün bir derlernede yer almış, «Çevirisi kendisine ait değilmiş, o kadar kötü imiş ki hiçbir şey anla-. yamamış.» Bu iki paragraftan yazarın bu hataları düzelterek. 1 (:k) Asistan, AlTlA Ekonomi Fakültesi. (1) Yalçın Küçük, Seçme Telmik Çalışmalar, AlTlA yayın no: 162, Ankara 1980, 290 sayfa. 145 ; 'i. ', ı 1.ı., i i ' i ı ı. i ;: ı ' -ı,j \ ',1 '. ~ ı ) t :ı ı j! '

2 -gerçi hatalar kendisine ait değil ama kötü çeviri düşüncele~ rinin başkalarına iletilmesini engelliyor- makaleleri kitaba aldığını sanıyorsunuz. Ama yanılıyorsunuz, çünkü yazar çok az düzeltme yapıyor. Ve bilinçli olarak hataları ile yayınlamaya karar veriyor. Nedeni ise şöyle belirtiliyor: «... Bu iki çalışma bir anlamda 'klasik' oldu. İster Anglo - Amerikan dünyasında isterse sosyalist ülkelerde olsun, Türk planlamasından veya genel planlamadan söz eden kitap veya incelemelerin çok büyük bölümü bu iki çalışmaya atıf yapıyor. Adeta Türk planının modelleri bu iki çalışmadan okunuyor.» (s. XIID. Gerçekten çok ilginç bir durum; ortada, çeviri hataları ile dolu, yanlış ve bu nedenle anlaşılmaz bir «klasik» var, fakat başkaları bunu anlıyor. Üstelik de yabancılar. O halde yazılar 'ingilizce anlam'ı bakımından anlaşılmaz değil. Madem ki QU yazılar hatalıdır, bu ölçüte göre ya hiç yayınlanmazlar ya da hatasız bir biçimde yayınlanırlar. Bunlar yabancı izleyicilere daha önce ulaştığına göre ve yeniden de yayınlanması söz konusu ise, yazarın bunları. orjinal türkçesi ile yayınlaması gerekmez miydi? Çünkü yazar, bir eserin başkaları tarafından bilinmesine ve yararlanılmasına büyük bir titizlik gösteriyor. Bu soruları yanıtlamak kendi mantığı içinde mümkün değildir, çünkü ölçüt ve gerekçe arasında açık bir çelişme vardır' Şimdi bundan sonra önsözle kitapta yer alan makaleler arasında sürekli mekik dekuyarak sergilernemize devam edeceğiz. Yazar «Bilimde Yöntem» adlı makalesinde çeşitli tezler ele alıyor. Bunlardan bir tanesi matematiğin iktisata sokuln1ası üze. rine; özetle şunlar söyleniyor: İktisadi olgular diyalektik ni te. lik taşıdığı için aritmomorfik kavramlar değildir. Her iktisadi olgu somutun zenginliğini içerdiği için, matematik formülasyanun gerektirdiği netliği gösteremiyor. O nedenle iktisatta matematik belli bir sınırı aşmamak koşuluyla kullanılmayabilir. Aşıldığında, matematik sezginin yerini alamıyor ve dolayısıyla iktisat teorisi, matematikle teorisizleşiyor. Böylece teorinin olmadığı iktisatta, birçok araştırmacı iktisat - dışı özel yeteneklerini. sergilerneye başlıyor. Bu gelişmeler matematik iktisactın toplumsal sorunlara -istatistik yardımıyla- uygulaması olan ekonometriyi de etkiliyor. Ve onu yozlaştırarak matematik istatistik haline dönüştürüyor. Sınır matematikte çok aşıldığı için doğal olarak ekonometri gerçekte iktisattan kopuyor. (ss ). Yazarın bu tesbitleri şu anlama gelir; artık iktisadi bir hipotez sınanamaz, çünkü matematik formülasyona dönüştürülürken 146 /'',. ',', f t. /.,..... '

3 iktisadi hipetezin içeriği boşalıyor. Daha sonra yazar bir dip not düşüyor ve ekonometrik yöntemlerin büyük işletmelerce yaygın ve yararlı bir şekilde kullanıldığını belirtiyor. Ancak bu somut saptama yukarıda anlatılan ekonometrinin gelişim öyküsüne pek oturmuyor. Olgu değişmeyeceğine göre öykü değişmelidir. Yazar daha sonra aynı bağlam içerisinde ekonometrisyeni eleştiriyor: Ekonometrisyen ortalamanın hareketini önemsiyor. Ondan ayrı düşenlere önem vermiyor. Böyle bir zahmete katlanmıyar (s. 26). Böyle bir tesbitten sonra yazarın kitapta yayınladığı ekonometrik çalışmada böyle bir zahmete gireceğini düşünüyorsunuz. Böyle bir. çabaya ne daha önce yayınlandığı yıl, ne de sonra girişiyor. Ölçmede «en iyi uymaıo yı sağlayan fonksiyonlar tercih ediliyor ve diğerleri dışarıda bırakılıyor. Bunun nedenleri üzerinde durulmuyor. Aslında bunlar bir ekonometrisyenden istenen fazla' şeylerdir. Yazarımız ekonometrisyenin temel görevlerini bile yerine getirmiyor. Ekonometrik bir çalışmada, ilk gereken şey iktisadi hipotezdir. Bunun da ön koşulu değişkenler arasında beli bir. fonksiyonel kahbın oluşturulmasıdır. Bu da teorisiz olmaz. Örneğin yazarımız ve arkadaşı,', ekonometrik bir çalışmaya ilişkin en büyük eksikliklerinin gerekli teoriyi bilmemeleri olduğunu belirtiyorlar <s. 39l. Yani, teorisiz hipotez sınaması söz konusu. Fakat yazarlar danışarak bunu gidermeye çalışıyorlar. Böylece sınama birazcık yarı - teorili olmaya başlıyor. Doğal olarak, teoriyi tam bilmedikleri için sonuçları tartışmayı vergicilere bırakıyorlar. O zaman yazarlar burada ne yaptı diye sorabiliriz. Olsa olsa teknisyenlik diyebiliriz. Eğer ciddi bir şekilde yapıldıysa ona da bir şey diyemeyeceğiz. Fakat bu ciddiyeti göremiyoruz. Yazarlar çalışmanın tekniği üzerine şunları söylüyorlar : «Verilen bilgilere göre her katsayı için aralık tahmini Cintervar estimate} yapılabilir. Araştırmayı yapanlar buna ihtiyaç duymamışlardır. Bunun yerine t- test daha yararlı görülmektedir. Her ne kadar hiçbir fonksiyon için bu yapılmamışsa da, yol şöyle olacaktır.» <s. 42). Hemen arkasından bu testin nasıl yapılacağını anlatıyorlar. Niçin bu testi kullanmadıklarının gerekçesini de şöyle belirtiyorlar : «Böyle bir test açıkça hiçbir fonksiyon için yapılmamıştır. Fakat üzerinde daha fazla işlem yapmak üzere ayrılan fonksiyonlar böyle bir süzgeçten geçirilmiştir. Daha açık bir deyişle sezgisel olarak bu testler yapılmıştır.» <s. 43, abç) *. Yine anlaşılma- (*) Altım ben çizdim, kısaltması. 147

4 sı güç bir olay daha karşımızda. Yazarlar t - testini daha yararlı görüyorlar, fakat bu test için. izlenen yolu takip etmeyip -üstelik bunu biliyorlar- gerekçesiz olarak sezgisel test yapıyorlar. Ya sezgiler yanlışsa... Ne gerek var buna, bilinen yol takip edilse hata yapma olasılığı hiç olmayacak. Bir diğer önemli nokta da şu; t- testi fonksiyon için yapılmaz, fonksiyondaki bağımsız değişkenierin her birinin anfamlılığı için yapılır. Nitekim, yazarlar t - testinin işlevini anlatırlarken bunu belirtiyorlar. Fakat, yukarıdaki ifadede bunu fonksiyonun anlamlılığına ilişkin olarak sunuyorlar. Belki dil sürçmesictir diyorsunuz. Ama akabinde yazarlar şunu söylüyorlar: «Çalışmayı yapanlara anlamlı görülen fonksiyonlar işaretlenmiştir.» (s. 43). Oysa t- testi ya da sezgisel testle fonksiyonun anlamlı olup olmadığı, bulunamaz. F - testi yapılmalıdır, temel ekonometrik kural budur. Çalışmada bu yapılmıyor. Yapılan, tek tek değişkenierin anlamlılığıdır. Bu nedenlerden dolayı, yazarlarca seçilen fonksiyonların güvenirliği şüphe uyandırınaktadır. O zaman sonuçlar da şüpheli olacaktır. Yazarlar, yukarıdaki çalışmanın sonuç bölümünde elde edilen sonuçlardan fonksiyonların agregasyonuna giderek çalışmayı bitirmeyi planladıklarını fakat, kompüterle ilgili sorunları nedeniyle bunu gerçekleştireinediklerini belirtiyorlar. Ve he-. men ekliyorlar: «... her computer'in bu tip analizlere alıştırılması uzun zaman gerektirmektedir.» {s. 64). Bu gerekçe o zamanlar için haklı olabilir. Fakat yazı yeniden yayınlandığına göre, en azından bu eksikler ve yanlışlar düzeltilebilirdi. Çünkü, Yazarın kendisi de bu konuda çok hassas. Ancak Yazar bu çalışmayı bir klasik olarak ele aldığı için öyle yayınlıyor. Nitekim önsözde bu çalışmanın vergi alanında ilk ekonometrik çalışma özelliğini koruduğunu belirtiyor (s. X). Şimdi, Yazarın ekonometrisyen eleştirisinden Türkiye'deki ekonometrik çalışmalara ilişkin değerlendirmelerine dönelim. Yazar, Türkiye için şöyle bir değerlendirme yapıyor: «... Türkiye'de ve ekonometride matematik, çok zaman belli bir yeteneği göstermekten daha çok iktisattaki yeteneksizliği gizlernenin bir kılıfı oluyor. Daha doğrusu pek olmuyor; ancak kılıf misyonu yükleniyor...» (s. 26). Bu değerlendirme, yazarın daha önceki değerlendirmesi ile çelişmektedir. Daha önceki tespitte; iktisatçı sezgisiyle somutun zenginliğini sergiliyebiliyor iken, matematiği bu sezginin yerine ikame ettiği için ekonometriyi kullanınakla iktisattaki yeteneğini kaybediyordu. Eğer iktisatta. ' 148

5 matematik kullanmanın sınırı aşılmıyorsa, sezgiyle söylenecekler matematikle söyleneceklerle çakışacaktır. O zaman sınanacak bir iktisadi hipotez elimizde olacaktır. <Yazar, sözü edilen çalışmasında sezgisel teste gerekçesiz olarak bu nedenle başvurdu galiba). Ama doğal olarak açıklanacak olgu da o kadar karmaşık olmayacaktır. Daha doğrusu bu tür hipotezler kavgaya açık olmayacak. Eğer bu isteniyorsa, o zaman ekonometriyi kullanmaınak gerek, çünkü teorisizleşme söz konusu. Durum -Yazarımızca- böyle iken, Yazarımı~ kalkıyor, Türkiye'deki bir ekonometrik çalışmayı örnek vererek eleştirilerini 'Sıralıyor; «çalışmada hipotez yok, kavga yok, sonuçlar çok basit, bunun için böyle bir çalışmaya gerek yok.» (ss ). Yazar sonuç olarak, bu çalışmaya 'ölü olgular toplayan ampirist bir çalışma' diyor. Tam bir kısır döngü içindeyiz; matematikte sınır aşılsa da aşılmasa da sonuçta ekonometrici, ölü olgular topluyor. Eğer bunlar doğruysa, Yazarımız da aynı şeyleri yapıyor. Fakat Yazarımız kendisi için böyle bir değerlendirme yapmıyor. Bu da doğal, çünkü Yazarımız çift ölçüte sahip. Bunun için şu iki güzel örneğe bakalım. Yazar E:}leştirdiği çalışmada şöyle diyor: «Ekonometrik bir çalışma için gerekli olan bir hipotezdir. Çalışma böyle bir hipotezin doğruluğunu veya yanlışlığını göstermeyi amaç edinir...» <s. 27, abç). Kendi çalışmasında ise şöyle diyor: «Ekonometrik tekniklerle bir hipotezin doğru olduğu ispat edilemez. Fakat yanlış olup olmadığı ispat edilebilir..,» (s. 38, abçl. Yazarın bu ilk makalede ortaya attığı tezlerden birisi de Kuhn'daki 'paradigma'nın önemsizliği üzerine. Bu kavramın başkaları tarafından hap gibi kullanılmasına karşı çıkıyor (ss ). Biz b"~:i görüşlerle ilgili değiliz, ilgimizi çeken bunlara yapılan eleştirinin biçimsel yapısı. Bunu makaleye yapılan ekten izleyebiliriz. İşte, biraz uzun ama, son derece aydınlatıcı bir paragrafta yazar şöyle diyor: «Benim kanım şudur: Bu 'paradigma' modasına tutulanların pek çoğu, bu kelimeyi kullanan Kuhn'un yazdıklarını okumamışlardır. Bunu şuradan çıkarıyorum: Okumuş olsalardı, bu kadar önemsemezlerdi. Yalnız sadece bundan çıkarmıyorum. Çalışma odamda hemen bulduğum iki örneğe (2) baktım. Birisi Kuhn'un keşfini yazısının başlığına aldığı; diğeri Kuhn'un görüşleri ile ilgili başkalarının söylediklerini olduğu gibi naklettiği halde, Kuhn'un kitaplarından doğrudan doğruya bir cümle bile nakletmiyor. Ayrıca ve ek olarak,. birazdan göstermek imkanını bulacağım, pek doğru da kullan- "), ' ı i 1 ı : ; i ' \ (2) Yazar dipnotta bunları veriyor. 149

6 mıyorlar."' (ss , abç). Böylece Yazar bize bir kitabın okurrup okunmadığının ölçütlerini getirmiş oluyor; birincisi, kitabı okuyanların en azından bir dolaysız atıf yapması gerekir. TamamıyJa dolaylı atıf var ise -bu o kitabı okuyan bir başka yazar da olabilir-, yazar o kitabı okumamıştır. İkincisi, okunan kitaptan herkesin aynı sonucu çıkarması ve ileri sürülen fikirlerin önemliliği ve önemsizliği konusunda. herkesin aynı kanıya sahip olmasıdır. Ayrı sonuçlar çıkar ise, herkes biribirini ) okumamışlıkla suçlayabilir. Böylece kısır bir döngünün içine girilmiş olur. Yazara göre biribirini içeren bu iki ölçüt, aslında biribirini dıştalayabilir ve farklı sonuçlar verebilir. Şöyle ki; bir yazar bir kitaptan tek bir dolaysız alıntı yaparsa, birinci ölçüte göre okumuş olur. Fakat kitapta önemsiz bir kavramı önemli olarak algılarsa ikinci ölçüte göre okumamış olur. Önemsiz olarak algılarsa okumuş olur. Ya da mantığı tersinden çalıştırabi Iiriz. Aslında sorun bir mantık sorunu değil. Yazar okumayı pasif bir süreç olarak görüyor; Okuma olayı aktif bir süreçtir. Aynı girdiden farklı çıktılar çıkabilir. Ama buradan kişilerin okumadığı sonucu ortaya çıkmaz. Tam tersine okuduğu. Fakat sorun bu değil. Önemli olan bu farklı çıktıların nedenlerini anlayabilmek. Yani kişilerin anlama süreçleri neden farklılaşmakta? Yazarın sevmediği bir deyimle okuma- okurnama sorunsalı', anlama- anlamamaya dönüştürülmelidir. Fakat Yazar, farkında olmadan böyle bir dönüşümü yapıyor. Verdiği iki örnekte, yazarların paradigma kavramını doğru kullanmadıklarını gösterme çabasına giriyor. Eğer ilk sorunsal içinde kalınsaydı, buna gerek yoktu. Fakat yazarlar kendisi gibi sonuç. çıkarmayınca okumamış damgasını vuruyor ve yine eski kavramlarla. tartışmayı bitirmiş oluyor (aslında anfamamış demek istiyor). Sadece bir örnekle yetinerek bunu gösterelim; Yazarlardan birinden bir alıntı alıyor; alıntı da şöyle: «Kuhn'a göre bir bilim dalındaki köklü değişiklik ancak paradigma değişimiyle sağla., nabilir.» Bu doğru değildir diyor. Çünkü diyor, bilimdeki köklü değişiklik krizlerle oluyor. Kuhn'dan alıntı yaparak bu tesbitini doğruluyor. İkisi arasında bir çelişme var. Sonuç: Yazar Kuhn'u okumamış (s. 33). Halbuki böyle bir çelişme yok. Şöyle ki; eğer yazar paradi.gma değişmelerinin nedenini açıklıyorsa ve bu da Kuhn'da varsa sorun yok. Yazann aldığı alıntıda eksik bilgi var. Alıntı alınan yazarın bir önceki parağrafında bu kriz olgusu anlatılıyor (3). Öte yandan kriz- paradigma değişmesi iliş- (3) Konumuz dışı olduğu için ayrıntılara g-irmiyoruz. 150

7 . kisi eleştirilen ikinci yazarın makalesinde de anlatılıyor. İlk yazarda bu anlatılmamış olsa bile, ikinci yazar bunu anlatıyorsa ve bu Yazarımız için okumanın bir lçanıtı ise nasıl oluyor da aynı zamanda ikinci yazar da okumamış oluyor. Yazarın yaklaşım biçimine ilişkin güzel bir örnek daha var elimizde. Önsözde, vergiye ilişkin makalede kullanılan Kukla Değişkenin öyküsünü anlatıyor. Öykü iki parağraf sürüyor. İlkinde şunlar söyleniyor: «... Şaşırdık ve gördük: Kimse bilmiyordu. Kukla değişken teknik kitaplar için fazla teorik; teorik kitaplar için fazla teknik bir özellik taşıyor. Önümüzde örnek de yok.» İkincisindekiler ise şöyle: «Ülkü (4) ile birlikte yolumuzu kendimiz bulmaya çalıştık. Çalışmayı yaptıktan sonra, dunınıy değişkenin nasıl kullanılacağı konusunda bir açıklama da yazdık O zaman yaptığımız işin yeni olduğunu biliyorduk. Ancc:tk yeni bir işte yapılan işlerin çoğu yenidir. Bu yüzden fazla önemsemedik...» (s. XD. Bundan şunu çıkarıyoruz; yazarlar ekonometri kitaplarında fazla teorik, maliye kitaplarında ise fazla teknik olan bir yöntemi uygulamaya sokuyorlar. Bunun literatürde ilk defa yapıldığı açık. Hemen makalenin kendisine bakıyoruz. Ekinde yöntem anlatılıyor. Ve bir dipnot düşülerek detaylı bilgi için yabancı bir kaynağa gönderme yapılıyor (kaynağın tarihi yok) <s. 76). Yani yazarların yöntemi ekonometri teorisinde biliniyor. O halde yeni olan ne? Fakat bu sonuca yukarıdaki paragraftan değil, kitaptaki makaleden vardık. Paragraf devam ediyor : «Ancak yıllar sonra genç ve değerli meslektaşım Celal Küçüker'in master tezinden bizim geliştirdiğimiz bu yöntemin Batı Ünivf3rsitelerinde de kullanıldığını ve önem kazandığını öğrendim (abç)...» Tezden bir cümle alarak bu sonuca ulaşıyor. Ne alıntıda, ne de alıntının alındığı bağlamda böyle bir yoruma yol açacak herhangi bir "ipucu yok. Yalnız alıntıda Batılı bir yazarın daha sonra kukla değişken kullandığı belirtiliyor. Bu yazarın yaptığı ile mutlaka bir ben- - zerlik aranacak ise, her ikisinin de kukla değişkenini vergi fonksiyonunda kullandığı görülür. Aradaki önemli fark, kukla - değişken yöntemlerinin kullanımında. yatmaktadır. Üstelik yazarımız amacı açısından yanlış kullanırken bu yazar doğru kullanıyor (5). Fakat buna rağmen bu yazar kullandığı yönte- ( 4) Çalışmadaki diğ er yazar tjlkü Eğ'eei. (5) Bu teknik ayrıntıya girnıcyeeektik. Ama burada çok önemli bir iddia var. O yüzden bir ek yayınlamayı uygun gördük. 151

8 ',. ' \ min orjinalliğine ilişkin herhangi bir açıklan1a yapmıyor. Yani, herhangi bir keşiften söz etmiyor. Yazarımız ise yanlış kullandığı yönteme ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: «... Ben ise bu ayrıntıyı <kukla değişkenin öyküsü) şunun için veriyorum : İhtiyaç keşfin anasıdır.» (s. XI, abçl. Son bir örnek daha vererek çalışmamızı bitireceğiz. Bu da Yazarın kurgulama mantığına ilişkin olacak (6). Çalışmadaki. son makale bunun en güzel sergilendiği bir yer. Burada özetle şunlar söyleniyor: İkinci Dünya Savaşının hemen ardından, sosyalist ülkeler (özellikle SSCB) hızlı bir biçimde sanayileşiyorlar. Nedeni ise hızlı sermaye birikimi. Sermaye birikifi?.i ile gelişmeyi özdeş -sayan gelişmemiş ülkelere, bu olgu çok cazip geliyor. Fakat, bu caziplik kapitalist sistem için bir tehlike oluyor. İşte burada serinaye birikiminin önemsizliği gösterilebilirse ve onun, yerine başka bir şey ikame edip kalkınma açıklanabilirse, tehlike ortadan kalkabilir. Böyle bir ortamda Solow adlı bir iktisatçı ortaya çıkıyor. İster bilinçli, ister bilinçsiz olsun (7), yapmış olduğu araştırma ile kapitalist sistemin ideolojik ve aynı ölçüde akademik SOrununa çare buluyor. Çare $Ui iktisadi gelişmede, sermaye birikimi değil, teknik gelişme önemlidir. Onun için araştırma ve teknik harcamalarına önem verilmelidir._ 1 Yukarıda özetiediğimiz teorik gelişmeler olurken, 1956 da bir başka yerde (Türkiye'de) ODTÜ kuruluyor. Bunların aynı tarihlere gelmesi bir rasıantı olmuyor. Daha sonra Fen Lisesi -ve TÜBİTAK kuruluyor. Tabii bunlar sadece dış gelişmelere bağlanmıyor,. içsel bir takım gelişmeler de bunu hazırlıyor (ss ). Biz bu özette, içsel gelişmelere önem vermedik, çünkü konumuz bu kuruluşların gelişimi değil, İlgimiz bu kuruluşları - dıştaki gelişmelerle kurulan bağlantısıdır. Aslında makaleden çıkan sonuç, bu gelişmelerin belirleyici olduğudur. Her ne kadar şu cümle ile Yazar ve arkadaşı tarafından uyarılıyorsak da: «Bu çalışma, Türkiye'deki oluşumları yalnızca dış faktörlerdeki gelişmelerle açıklamak izlenimini verınem eli..,l'> (s. 255). Fa- (6) Bu da bir ortak çalışma. (7) Yazarlar, makalede Solow'un bilinçli ya da bilinçsiz olduğu konu-. sunda bir yargıya vararnıyor (s. 247). Fakat makalenin ekinde ise bilinçli olduğunu özellikle vurguluyorlar. Tesbit şöyle ~<Oy]eyse sermaye birikiminin tahtlndan indirilmesi, kapitalist sistemin ve özellikle Amerikan iktisatçılarının temel görevidir. Solow bunu temel görev biliyor. Buraya. giriyor... (s. 284) 152

9 ı kat önemli olan o da değil. Eğer bu kuruluşların kurulmasındaki temel görüşle, dış dünyada oluşan görüş aynı ise ya da yazarların deyimiyle 'evrensel öz' aynı ise makaledeki açıklamalar anlamlı olur. Şimdi bunu soruşturalım. Yukarıda özette de görüleceği üzere, makaledeki kurgunun kilit değişkeni Solow'un 1957'deki makalesi (8). Çünkü bu.makaleyle Solow, önemli bir ideolojik ve akademik soruna ça. re buluyor. Üstelik görevinin de bilincinde. Fakat bu arada 1960 ve 1962 makalelerinde Solow, 1957 dekinin tam tersine ileri sürüyor larda bu makalelerin ardından, yapılan bir sürü çalışmada, sermaye birikimine tekrar eski' öneminin verilmesini hedef alan modeller geliştiriidi (9). Solow'un 1960 daki çalışmasında «yeni yatırımlar (yani sermaye birikimil büyüme açısından Solow (1957) nin gösterdiğinden çok daha büyük bir öneme sahip çıkmaktadır.» (10) Bu fark şundan doğmakta; Solow ilk makalesinde, teknolojik gelişmeyi 'içerilmemiş' alırken ikinci makalesinde 'içerilmiş' alıyor. Doğal olarak, içerilmiş teknoloji kabul edilince sermaye birikiminden bağımsız bir teknik gelişme söz konusu olamıyor. Çünkü, teknik gelişmenin hayata geçirilmesi yatırımlar yoluyla oluyor. İşte Solow'un soyut modelinin basit mantığı bu. Fakat bu gelişmeler, yazarlarımızın senaryosunu karıştırıyor. Çünkü, Solow (1960}, Solow (1957) deki temel görevini unutuyor. Unutmak ne kelime! Karşı cepheye geçip 'ihanet' ediyor (Dönek Solow!). Bu da mümkün olabilir. Tarihte bunun örnekleri var. Bu göreve talip kişiler de yok (ll). Yani kapitalist sistemin ideolojik ve akademik sorununa çözüm }?ulacak iktisatçı bulunamıyor. Ama kapitalist sistem kendi yolunda ~lerliyor; bilim dünyasından destek almasa da, dünyanın her yerinde teknik okullar açılıyor ya da destekleniyor. Bu okulların ve kuruluşların ortaya çıkması tarihi bir olgu ise başk_a bir senaryo gerekir. Çünkü, olayı açıklama gücü zayıf.. ' (8) Abramovitz 1956 da Solow'un kanıtladığını ondan önce gösteriyor. Dstelik ilginçtir bu ODTD'nün kurulduğu tarihe rastlıyor. Bu ayrıntı için bkz. Nuri Yıldırım, Neoklasik İkıisatın Tclmoloiik Gelişme Yaklaşımı, 1980, s (9) Yıldırım, a.g.c., ss (10). Yıldırım, a.g.c., s (11) Yazarlar akademik çevreler Solow'un görüşünün talıla çıkarıldığını söylüyorlar (s. 252). Mümkündür fakat bu Solow'un 1957 makalesi değil 1960 makalesidir. 153 ' i'

10 Yazarımızın senaryosunda, kaçınılmaz olarak hain duruma düşen Solow gerçekten öyle mi? Onun bunlardan haberi yok. Solow genel olarak büyüme literatüründe yazan bir iktisatçı kalkınma sorunları ile ilgilenmiyor. Daha doğru bir ifade ile sorunsali farklı. onun temel sorusu; teknolojik gelişmeyi üretim fonksiyonuna nasıl sokabilirim, verimlilikteki artışta rolünü nasıl_ ölçebilirim? Burada kullandığı teknikler onu farklı sonuçlara götürebilir. Nitekim, ikinci makalesinde birincinin sonuçlanndan değil, teknolojik gelişmenin tanımından rahatsız oluyor. Onun bu rahatsızlığına neden, Salter'in 1960 daki makalesindeki teknoloji tanımı olmuştur (12). Solow'un son makalesindeki sonuçlan yine değişebilir. Bu iki şekilde olabilir; Solow'un analizi neoklasik üretim fonksiyonuna dayanmaktadır, böyle bir fonksiyon belirlenemez ise, neoklasik gelişmenin teknol?jik geliş- me yaklaşımı da yanlış olacaktır. O zaman bunun büyümeye etkisini inceleyen çalışmalar da yanlış olacak. İkincisi, böyle bir fonksiyon olsa bile dinamik bir olay olan teknolojik değişmeyi böyle bir statik fonksiyonla nasıl inceleye biliriz? ( 13). Yazarlarımız, makaleye yazdıkları ekte hala Solow'un ilk makalesiyle uğraşıyorlar. Ve yanlarına iki de önemli destek alıyorlar (Hicks ve Kaldor). Ama orada eleştirilenleri Solow, ikinci makalesinde düzeltiyor. Hicks, Yazarın da katıldığı alıntısında (14), teknolojik gelişme sermaye birikiminden bağımsız olarak alındığı için Solow'un bir yanılsamaya düştüğünü söylüyor.. Teknik değişimin tanımı bu sonucu kaçınılmaz kılıyor (15). Daha önce de özetiediğimiz gibi teknik gelişme literatür:ü korkunç gelişirken, bu gelişme Solow'u aşıyor ve hatta onu ve tüm statik yaklaşımları yanlışlıyor. Tüm gelişmeler böyle olurken yazarlarımız dinamik bir teknik gelişme analizi için Marx'a başvuruyorlar. Yazarların bu çabasını çok olumlu bir girişim olarak d~ğerlendiriyorsunuz, fakat yanılıyorsunuz. Dinamik teknolojik gelişmeyi ölçerken, yine o statik üretim fonksiyonunun çerçevesine bağlı kaldıklarını görüyorsunuz. Yazarlar özetle şöyle diyor; teknik gelişme sermayenin değerinde kayıplara yol açıyor, fakat bu ~aman içindeki sermaye serilerinde görülmüyor. Bu da sermaye birikimine yapılan yıllık eklerneyi marjinal kılıyor. Dolayısıyla, sermaye serisindeki küçük değişmeler ve- (12) Yıldırım, a.g.e. s. 1. (13) Yıldırım, a.g.e. s (14) Sözü geçen makalenin eki, s (15) So.low da buna katılıyor. 154

11 rimdeki değişmeyi açıklayamıyor (s. 290). Yani ortada bir «veri» sorunu var. Bu değişiklikler göz önüne alınırsa sermaye birikiminin önemi ortaya çıkacak. Aynı üretim fonksiyonu içindeyiz, iktisat teorisi ise bunu çoktan aşmış. Bir diğer önemli nokta da şu; yazarlar, 1950 sonrasında kapitalist sistemin verimsiz. araştırma ve geliştirme projelerini efektif talebi belirli bir düzeyde tutmak için desteklediğini söylüyorlar. Bu politikayı Keynes'in kuyu açıp kuyu doldurma önerisine benzetiyor. Keynes de böyle bir iktisat politikası ciddi bir şekilde önerilmemektedir. Sadece çarpıcı bir örnek olsun diye verilmiştir. Ona göre kapitalist sisternin böyle bir rasyonalitesi olamaz (16). Seçme Teknik Çalışmalar'ın yazılma tekniğini ilişkin seçmelerimiz burada sona eriyor. Bitirrneden önce bir öneri yapmak istiyoruz. Yazarın şöyle bir tesbiti var: «Son kez tekrarlı-. yorum: Türkiye'de bilim yapılacaktır. Ve ben bilim ile bilim olmayanı biribirinden ayırmaya çalışıyorum; bilim yapacaklara yolu açmaya çabalıyorum.» (s. XIV>. Birinci tesbite kesin katılıyoruz. Diğer tesbitler ne kadar doğru, biz burada bunu sergilerneye çalıştık. Ama kesin yorumu okuyucuya bırakıyoruz. Ve hemen önerimizi yapıyoruz; bu kitap mutlaka okunrnalıdır. EK: Belli bir fonksiyonel ilişkide bağımlı değişken, ölçülmesi güç olan veya bilinmeyen bazı faktörlerce etkilenebilir. Bunları giderebilmek için, ekonometrik çalışmalarda kukla değişken tekniği kullanılır. Yazarların makalesinde, temel sorun ı,u: Vergi yapısındaki değişmeler (iradi), vergi gelirlerine ilişkin seriyi etkiliyor. Bunun arındırılması gerekiyor. Önce, vergi yapısındaki değişmeleri bilmek gerekir. Çünkü kukla değişkenin nasıl kullanılacağını bunlar belirliyor. Bu iradi değişmelerin ilki (17); matrah tanımında indirim, muafiyet, istisna vb. gibi değişmelerdir. Bunlar, vergi fonksiyonunun kesişme teriminde (sabit terim) değişmelere neden oluyor. İkinci tiptekiler ise vergi oranınd~ yapılan değişmelerdir. Bunlar, marjinal vergi oranını de- (16)" (17) Enver Ozcan, İktisadi Bunalımlar, Ankara, t D81, s. 117, d n. ttı 2. Umarız, yazarımız bizi kitabını okumaımşlıkla suçlmnayacaktır. Bkz. Celal Küçüker, Vergi Performansının Belirlenmesi Uzerine Teorik _ve Abpirik Bir Araştırma : Statik ve Dinamil' Performans Kriterleri, Ankara 1979, s

12 / ğiştirdiği ~. ölçüde fonksiyonun eğim teriminde değişmelere neden. Şimdi böyle bir bağlam içinde, yazarların atıfta bulunduğu Singer'in ve kendilerinin yöntemlerini görelim. Önce Singer'in. yaklaşımına bakalım. Ancak önce, her iki yaklaşımı karşılaştırabilmek için şöyle basit bir doğrusai vergi fonksiyonu alalım (18). Singer, yukarıdaki iradi değişkenierin vergi üzerindeki etkisini arındırmak için sabit terim - kukla değişkeni kullanıyor. Yani elimizdeki fonksiyon yukarı kayıyor. iradi etkiler çok sa- yıda olduğu için, o kadar da kukla değişkeni kullanıyor. Bunlar vergi oranı ve matrahındaki değişikliklere ilaveten vergi toplama etkinliği, tüketim ve harcama kalıpları, kişi başına gelir vb. değişikliklerdir. Kukla değişkenler fonksiyona girince n T ~= a + b Y + I: cıdı fonksiyonu- elde edilir. i=l Şimdi yazarların aynı formülasyon içindeki geliştirdikleri yöntemi görelim (19). Burada biribiriyle çelişen iki farklı yöntem var. Önce, orijinal makaledeki yönteme bakalım. Kukla- değişkenin sokulduğu vergi fonksiyonu şöyledir: T = a+by +cıdı+cıdı+ft. Orijinal makaledeki bu yaklaşım, Si~ger'dekine benziyor. Yalnız, kukla değişkenierin sayısı iki ile sınırlandırılmış. Bu ise yazarların amacına uymuyor. Çünkü, iradi değişmeler ikiden fazla. Fakat bu tali bir nokta. Asıl önemli ayrılık şuradadır; zaman değişkeni (t) _kukla değişkenlerle birlikte aynı fonksiyenda yer alamaz. Çünkü zaman içindeki tüm iradi değişiklikler fonksiyondaki kaymayı açıklıyor. Üstelik zaman değişkeni yazariara göre vergi idaresinin etkinliğini ölçmektedir. Halbuki matrahın tanımının değişmesi bu etkinliği içeriyor (20). Matrah büyür ise vergi idaresinin etkinliği artar, kukla değişkeni de bu etkiyi gösterir. Bir diğer nokta da şu; zaman değişk~ni literatürde, daha çok düzeltilmiş verilerdeki etkiyi arındırınada kullanılıyor (21>. Durum böyle iken zaman değişkeninin (18) T=a+bY (19) Makalelerdeki harflendirmc farklı olduğu ıçın tek bi ı ııolasyona - dönüştürdük..(20). Küçüker, a.g.e., s. 140'daki dip not. (21). Küçüker, a.g.e., s

13 ~ bı i [-t.:;j) t rfi.. ~;ır fonksiyona sokulması, yanlış bir değişkenin fonksiyona girmesinin dağuracağı ekonometrik sorunları da içerir (22). Şimdi, yazarların ekteki yöntemine bakalım. T = by +cıdı +cıdı şeklindedir. Burada kukla değişken sayısı dönem sayısına eşitliğin zorunlu bir koşulu olarak getirilmektedir. Çok ilginç bir durum ortaya çıkıyor; birinci kukla değişkenin kat sayısı (c,) fonksiyonun sabit terimine eşit oluyor. Ve dı tüm iki dönem için de ı olarak alınıyor. Halbuki değişiklikten önce dı o, değişiklikten sonra ı değerini almalı~ır. Çok daha önemli bir eksiklik de şudur; fonksiyonun sabit terimi kukla değişkenler fonksiyona sokulduktan sonra kayboluyor. Görüleceği üzere orijinal makaledeki yöntemle ekteki yöntem ilişkisizdir. Üstelik yazarlanmız keşfedilen yöntem olarak ekteki bu yöntemi gösteriyorlar. Halbuki ortada keşfedilen iki yöntem var. Ve bunlar da biribirini etkisizleştiren keşiflerdir. Ve ayrıca gösterdik ki bu iki yöntem Singer'in yönteminden farklıdır. 1. (22) Bu sorunlar için bkz., Potluri Rao, ~ Some Notes On Misspecification in Multiple Regressions»-, The American Statician, Dec., 1971, s

KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE ( ) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman)

KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE ( ) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman) KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE (1987-2007) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman) NE YAPILDI? ÖZET - Bu çalışmada, işgücü verimliliği

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T + U Saat Kredi AKTS. ECON 606: İleri Makroiktisadi Analiz I. Ön Koşul Dersleri

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T + U Saat Kredi AKTS. ECON 606: İleri Makroiktisadi Analiz I. Ön Koşul Dersleri DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T + U Saat Kredi AKTS İleri Büyüme Teorisi ECON 608 3 3 + 0 3 10 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin Yardımcıları

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

7.Ders Bazı Ekonometrik Modeller. Đktisat (ekonomi) biliminin bir kavramı: gayrisafi milli hasıla.

7.Ders Bazı Ekonometrik Modeller. Đktisat (ekonomi) biliminin bir kavramı: gayrisafi milli hasıla. 7.Ders Bazı Ekonometrik Modeller Đktisat (ekonomi) biliminin bir kavramı: gayrisafi milli hasıla. Kaynak: TÜĐK dönemler gayri safi yurt içi hasıla düzeyi 1987-1 8680793 1987-2 9929354 1987-3 13560135 1987-4

Detaylı

KPSS LİSANS DA UYGULANAN TESTLERİN KAPSAMLARI

KPSS LİSANS DA UYGULANAN TESTLERİN KAPSAMLARI 2012 - LİSANS DA UYGULANAN TESTLERİN KAPSAMLARI Genel Yetenek 1) Türkçe %50 2) Matematik %50 a) Sözcük bilgisi %5 a) Sayılarla işlem yapma %10 b) Dil bilgisi %10 b) Matematiksel ilişkilerden yararlanma

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

1. Giriş Giriş...19

1. Giriş Giriş...19 İÇİNDEKİLER ikinci baskıya önsöz...v birinci baskıya önsöz...vıı İÇİNDEKİLER... Xı BİRİNCİ KİTAP ANALİZİN ÇERÇEVESİ I. YÖNTEM SORUNLARI...3 1. Giriş...3 2. Neden yöntem tartışıyoruz?...4 3. Mantıki Bilimler

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu bölümde faiz oranlarının belirlenmesi ile faizin denge milli gelir düzeyinin belirlenmesi üzerindeki rolü incelenecektir. IS LM modeli, İngiliz iktisatçılar John

Detaylı

Literatür Değerlendirmesi ARAŞTIRMALARDA LİTERATÜR TARAMASI VE ETİK. Literatür kaynakları neler olabilir?

Literatür Değerlendirmesi ARAŞTIRMALARDA LİTERATÜR TARAMASI VE ETİK. Literatür kaynakları neler olabilir? Literatür Değerlendirmesi ARAŞTIRMALARDA LİTERATÜR TARAMASI VE ETİK Bir konuyu araştırma süreci İlgilendiğiniz alanda, bir soruyu kendinize yanıtlamadan önce o soru hakkında neyin zaten bilindiğini bulmanın

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 2 Düşünen ve Hisseden Varlık İnsan Birinci Kısım: Ġrrasyonel Ġnsan Geçen Hafta GEÇEN HAFTA Çevresel Faktörler BU HAFTA İrrasyonel İnsan Beyin

Detaylı

Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri

Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri Tonguç Çoban 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Seçmenler kimleri seçiyor? Muhtar Belediye Meclis Üyeleri Belde veya İlçe Belediye Başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma

Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma Kapsam Bilimsel araştırma fikri Problem tespiti Hipotez nedir? Nereden başlamalıyım? Problem Tespit i nedir? TDK: 1. Bir şeyi sağlam bir biçimde

Detaylı

H 0 : θ = θ 0 Bu sıfır hipotezi şunu ifade eder: Anakütle parametresi θ belirli bir θ 0

H 0 : θ = θ 0 Bu sıfır hipotezi şunu ifade eder: Anakütle parametresi θ belirli bir θ 0 YTÜ-İktisat İstatistik II Hipotez Testi 1 HİPOTEZ TESTİ: AMAÇ: Örneklem bilgisinden hareketle anakütleye ilişkin olarak kurulan bir hipotezin (önsavın) geçerliliğinin test edilmesi Genel notasyon: anakütleye

Detaylı

MURAT EĞİTİM KURUMLARI

MURAT EĞİTİM KURUMLARI 2013 KPSS de Testlerin Kapsamları Değişti ÖSYM tarafından yapılan açıklamaya göre 2013 KPSS de uygulanacak testlerin içeriğinde bir takım değişiklikler yapıldı. Bu değişikler başta Genel Yetenek - Genel

Detaylı

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri MLY733 1 3 + 0 6 Araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR... 1 1.1. EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER... 3 1.1.1. Romalıların Ekonomik Düşünceleri... 3 1.1.2. Orta Çağ da Ekonomik Düşünceler...

Detaylı

ZAMAN SERİLERİNDE AYRIŞTIRMA YÖNTEMLERİ

ZAMAN SERİLERİNDE AYRIŞTIRMA YÖNTEMLERİ ZAMAN SERİLERİNDE AYRIŞTIRMA YÖNTEMLERİ 1 A. GİRİŞ Gözlemlerin belirli bir dönem için gün, hafta, ay, üç ay, altı ay, yıl gibi birbirini izleyen eşit aralıklarla yapılması ile elde edilen seriler zaman

Detaylı

Mikroişlemcilerde Aritmetik

Mikroişlemcilerde Aritmetik Mikroişlemcilerde Aritmetik Mikroişlemcide Matematiksel Modelleme Mikroişlemcilerde aritmetik işlemler (toplama, çıkarma, çarpma ve bölme) bu iş için tasarlanmış bütünleşik devrelerle yapılır. Bilindiği

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum ARTI YÖN ARTI YÖN Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum Hadan Türkal: Hayat adına kimse vazgeçmemeli S. 115 BAŞARI ENGEL TANIMAZ!

Detaylı

Ekonomide Uzun Dönem. Bilgin Bari İktisat Politikası 1

Ekonomide Uzun Dönem. Bilgin Bari İktisat Politikası 1 Ekonomide Uzun Dönem Bilgin Bari İktisat Politikası 1 Neden bazı ülkeler zengin bazı ülkeler fakir? Bilgin Bari İktisat Politikası 2 Bilgin Bari İktisat Politikası 3 Bilgin Bari İktisat Politikası 4 Bilgin

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

ÜSTEL DÜZLEŞTİRME YÖNTEMİ

ÜSTEL DÜZLEŞTİRME YÖNTEMİ ÜSEL DÜLEŞİRME YÖNEMİ ÜSEL DÜLEŞİRME YÖNEMİ Bu bölüme kadar anlatılan yöntemler zaman içinde değişmeyen parametre varsayımına uygun serilerin tahminlerinde kullanılmaktaydı. Bu tür seriler deterministik

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Mehmet Teber m.teber@yahoo.com

Mehmet Teber m.teber@yahoo.com Tutarlı olmak için hepimiz bilinçli ya da bilinçsiz bir çaba gösteriyoruz. Bir davranışımızın diğer davranışımızla, bir sözümüzün diğer bir sözümüzle çelişmemesi için dikkat ediyoruz. Tutarlı olmak, biz

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

1. Yatırımın Faiz Esnekliği

1. Yatırımın Faiz Esnekliği DERS NOTU 08 YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ, PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİKLERİ, TOPLAM TALEP (AD) EĞRİSİNİN ELDE EDİLİŞİ Bugünki dersin içeriği: 1. YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ... 1 2. PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Kodu

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Kodu DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Türü (Zorunlu, Seçmeli) Dersin Seviyesi (Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) Dersin AKTS Kredisi 5 Haftalık Ders Saati 4 Haftalık Uygulama Saati

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI BÖLÜM 10 TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI IS-LM Modelinin Oluşturulması Klasik teori 1929 ekonomik krizine çare üretemedi Teoriye göre çıktı, faktör arzına ve teknolojiye bağlıydı Bunlar ise

Detaylı

Saf Stratejilerde Evrimsel Kararlılık Bilgi Notu Ben Polak, Econ 159a/MGT 522a Ekim 9, 2007

Saf Stratejilerde Evrimsel Kararlılık Bilgi Notu Ben Polak, Econ 159a/MGT 522a Ekim 9, 2007 Saf Stratejilerde Evrimsel Kararlılık Ben Polak, Econ 159a/MGT 522a Ekim 9, 2007 Diyelim ki oyunlarda stratejiler ve davranışlar akıl yürüten insanlar tarafından seçilmiyor, ama oyuncuların genleri tarafından

Detaylı

Eşanlı Denklem Modelleri

Eşanlı Denklem Modelleri Eşanlı Denklem Modelleri Tek Denklemli Modellerde Eşanlılık Ekonometri 2 Konu 22 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) UADMK Açık Lisans Bilgisi İşbu belge, Creative Commons Attribution-Non-Commercial ShareAlike 3.0 Unported

Detaylı

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler Aykut Göker TMMOB-MMO SANAYİ KONGRESİ 16-17 Aralık 2005 II. Oturum KOBİ lerin Sanayideki

Detaylı

Yaş Doğrulama Metotları

Yaş Doğrulama Metotları Yaş Doğrulama Metotları Yrd. Doç. Dr. Aysun GÜMÜŞ Ondokuzmayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Samsun Birçok kemikleşmiş yapı günlük ve yıllık periyodik birikimler oluşturmak suretiyle

Detaylı

MATEMATiKSEL iktisat

MATEMATiKSEL iktisat DİKKAT!... BU ÖZET 8 ÜNİTEDİR BU- RADA İLK ÜNİTE GÖSTERİLMEKTEDİR. MATEMATiKSEL iktisat KISA ÖZET KOLAY AOF Kolayaöf.com 0362 233 8723 Sayfa 2 içindekiler 1.ünite-Türev ve Kuralları..3 2.üniteTek Değişkenli

Detaylı

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ LİDER DEĞİŞİRKEN Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ I. GİRİŞ Güngör Uras bir köşe yazısında şöyle diyordu : Türkiye deki sanayi yatırımla-rının yarısından fazlasını gerçekleştiren,

Detaylı

2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI Tanım

2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI Tanım 2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI 2.1. Tanım Regresyon analizi, bir değişkenin başka bir veya daha fazla değişkene olan bağımlılığını inceler. Amaç, bağımlı değişkenin kitle ortalamasını, açıklayıcı

Detaylı

Motivasyon. Güç-Enerji. Yaptığımız mı Yazalım? İlham kaynakları:

Motivasyon. Güç-Enerji. Yaptığımız mı Yazalım? İlham kaynakları: Araştırmaya Nasıl Başlanır? Doç. Dr. Cuma Yıldırım Niçin Araştırma Yapılır? Akademik kariyer almak için, Bilinmeyen bir gerçeği bilinir kılmak için, Bir konuda yeni bir ürün geliştirmek için, Kendisi açısından

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Gezgin Satıcı Problemi 9. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Gezgin Satıcı Problemi Soru n tane şehri olan bir

Detaylı

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi)

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Şimdi bu beş mantıksal operatörün nasıl yorumlanması gerektiğine (semantiğine) ilişkin kesin ve net kuralları belirleyeceğiz. Bir deyimin semantiği (anlambilimi),

Detaylı

Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi amaçlanmaktadır.

Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi amaçlanmaktadır. Dersin Adı: Araştırma Teknikleri Dersin Kodu: MLY210 Kredi/AKTS: 2 Kredi/4AKTS Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 3: Portföy Teorisi. Bölüm 1: Problemi Oluşturmak

15.433 YATIRIM. Ders 3: Portföy Teorisi. Bölüm 1: Problemi Oluşturmak 15.433 YATIRIM Ders 3: Portföy Teorisi Bölüm 1: Problemi Oluşturmak Bahar 2003 Biraz Tarih Mart 1952 de, Şikago Üniversitesi nde yüksek lisans öğrencisi olan 25 yaşındaki Harry Markowitz, Journal of Finance

Detaylı

İstediği üniversiteye giremeyenlere 4 farklı öneri

İstediği üniversiteye giremeyenlere 4 farklı öneri On5yirmi5.com İstediği üniversiteye giremeyenlere 4 farklı öneri İstediği üniversite ve bölüme yerleşemeyen adaylar yatay geçiş, dikey geçiş, çift anadal ya da yurtdışından Türkiye'deki üniversitelere

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri Bu yazının birinci bölümünde sizi hayal kırıklığına uğratmış olabilirim, çünkü okurun bu tür yazılara genellikle kısa yolun kısasını bulmak için baktıklarını biliyorum. Fakat bu konuda verimli ve nispeten

Detaylı

Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz

Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz Peter Drucker çok doğru bir ifade seçmiş! Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz Ölçmek, yönetmek

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Hande UZUNOĞLU Vergi, yüzyıllar boyunca devletlerin en önemli ve sağlam gelir kaynakları olmuştur. Geçmiş zamanda kimi hükümdarlıklarda halkın üzerine koyduğu

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

Politika Notu Nisan ve 2008 Krizlerinin Karşılaştırması. Müge Adalet Sumru Altuğ

Politika Notu Nisan ve 2008 Krizlerinin Karşılaştırması. Müge Adalet Sumru Altuğ nokta dikkati çekiyor. Birincisi, kriz öncesi döneme bakıldığında, 21 krizinde zirveye daha hızlı ulaşıldığını, bir başka deyişle, büyümenin daha keskin olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte, zirveden inişte,

Detaylı

Tablo-6a İİBF (EKONOMİ TÜRKÇE) ÇİFT ANADAL PROGRAMI İŞLETME-TÜRKÇE BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ İÇİN

Tablo-6a İİBF (EKONOMİ TÜRKÇE) ÇİFT ANADAL PROGRAMI İŞLETME-TÜRKÇE BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ İÇİN Tablo-6a İİBF (EKONOMİ TÜRKÇE) ÇİFT ANADAL PROGRAMI İŞLETME-TÜRKÇE BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ İÇİN EKON 205 Matematiksel İktisat (3+0) 3 (6+0) 6 (3+0) 3 EKON 301 Ekonometri I (3+0) 3 EKON 302 Ekonometri II (3+0)

Detaylı

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI 1. John Maynard Keynes e göre, konjonktürün daralma dönemlerinde görülen düşük gelir ve yüksek işsizliğin nedeni aşağıdakilerden

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

Proje Araştırma Konusu Seçimi ve Hipotez Oluşturma

Proje Araştırma Konusu Seçimi ve Hipotez Oluşturma Proje Araştırma Konusu Seçimi ve Hipotez Oluşturma Prof. Dr. Murat Sayan Yakın Doğu Üniversitesi, DESAM Kurucu Öğrt. Üyesi, Lefkoşa, KKTC Kocaeli Üniversitesi, Rutin PCR Lab. Sorumlu Öğr.Üyesi, İzmit,

Detaylı

Kontrol listesinin bu kısmı gelir vergilerinin muhasebeleştirilmesini düzenleyen UMS 12 ye yöneliktir.

Kontrol listesinin bu kısmı gelir vergilerinin muhasebeleştirilmesini düzenleyen UMS 12 ye yöneliktir. UMS 12 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) Gelir Vergisi Kontrol listesinin bu kısmı gelir vergilerinin muhasebeleştirilmesini düzenleyen UMS 12 ye yöneliktir. UMS 12, ertelenmiş

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1 İstatistik 1 Yığın ve Örnek; Tümevarımcı ve Betimleyici İstatistik 1 Değişkenler: Kesikli ve Sürekli 1 Verilerin Yuvarlanması Bilimsel Gösterim Anlamlı Rakamlar

Detaylı

İngilizce nasıl öğrenilir?

İngilizce nasıl öğrenilir? 1/5 İngilizce nasıl öğrenilir? İlk önce Yabancı dil nasıl öğrenilmez? sorusu ile başlayalım mı? Gramer çalışarak yabancı dil öğrenilemez. Neden mi? Şu cümleye bir bakın: Sorular çalıştıklarınızdan mı çıktı?

Detaylı

OLASILIK ve İSTATİSTİK Hipotez Testleri

OLASILIK ve İSTATİSTİK Hipotez Testleri OLASILIK ve İSTATİSTİK Hipotez Testleri Yrd.Doç.Dr. Pınar YILDIRIM Okan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Hipotezler ve Testler Hipotez, kitleye(yığına) ait

Detaylı

Dersin Planı (Bu ders sunumunun hazırlanmasında büyük ölçüde Nevzat Güran ve Sadık Acar ın ders notu ve kitaplarından yararlanılmıştır)

Dersin Planı (Bu ders sunumunun hazırlanmasında büyük ölçüde Nevzat Güran ve Sadık Acar ın ders notu ve kitaplarından yararlanılmıştır) Dersin Planı (Bu ders sunumunun hazırlanmasında büyük ölçüde Nevzat Güran ve Sadık Acar ın ders notu ve kitaplarından yararlanılmıştır) Bir Bilim Dalı Olarak Uluslararası İktisadın Konusu ve Kapsamı Uluslararası

Detaylı

OCAK-EYLÜL 2008 YEREL YÖNETİM KONSOLİDE BÜTÇE PERFORMANSI GERÇEKLEŞMELERİ: YEREL YÖNETİMLER MALİ PERFORMANSINDAKİ BOZULMA DEVAM ETMEKTEDİR

OCAK-EYLÜL 2008 YEREL YÖNETİM KONSOLİDE BÜTÇE PERFORMANSI GERÇEKLEŞMELERİ: YEREL YÖNETİMLER MALİ PERFORMANSINDAKİ BOZULMA DEVAM ETMEKTEDİR OCAK-EYLÜL 2008 YEREL YÖNETİM KONSOLİDE BÜTÇE PERFORMANSI GERÇEKLEŞMELERİ: YEREL YÖNETİMLER MALİ PERFORMANSINDAKİ BOZULMA DEVAM ETMEKTEDİR Doç. Dr. H. Hakan YILMAZ Ocak 2009 I. YEREL YÖNETİMLERİN BÜTÇE

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

İŞLETME YÖNETİMİ I-II

İŞLETME YÖNETİMİ I-II Editörler Doç.Dr.Ali Erbaşı & Yrd. Doç. Dr. Sezar Karaca İŞLETME YÖNETİMİ I-II Yazarlar Doç.Dr.Ali Erbaşı Yrd.Doç.Dr.Yağmur Özyer Yrd.Doç.Dr.Tolga Gök Dr.Müge Aksu Canan Şeker Eylem Bayrakçı Hakan Kırbaş

Detaylı

1.4. KISMİ SIRALAMA VE DENKLİK BAĞINTILARI

1.4. KISMİ SIRALAMA VE DENKLİK BAĞINTILARI Reel sayılar kümesinin "küçük ya da eşit", bağıntısı ile sıralanmış olduğunu biliyoruz. Bu bağıntı herhangi bir X kümesine aşağıdaki şekilde genelleştirilebilir. Bir X kümesi üzerinde aşağıdaki yansıma,

Detaylı

GENEL EKONOMİ DERS NOTLARI

GENEL EKONOMİ DERS NOTLARI GENEL EKONOMİ DERS NOTLARI 1. BÖLÜM Öğr. Gör. Hakan ERYÜZLÜ İktisadın cevap bulmaya çalıştığı temel amaçlarını aşağıdaki sorular ile özetleyebiliriz; Hangi mallar/hizmetler ne miktarda üretilmelidir? Hangi

Detaylı

3 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI

3 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 İSTATİSTİK ve SAYISAL BİLGİ 11 1.1 İstatistik ve Önemi 12 1.2 İstatistikte Temel Kavramlar 14 1.3 İstatistiğin Amacı 15 1.4 Veri Türleri 15 1.5 Veri Ölçüm Düzeyleri 16 1.6

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ HAZIRLAMA KILAVUZU

ARAŞTIRMA PROJESİ HAZIRLAMA KILAVUZU EGE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İKTİSAT BÖLÜMÜ ARAŞTIRMA PROJESİ HAZIRLAMA KILAVUZU (LİSANS ÖĞRENCİLERİ İÇİN) İktisat Bölümü A. GENEL BİLGİ Araştırma Projesi Araştırma projesi deneyimi,

Detaylı

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi Öğrencinin Adı Soyadı: Grubu: Öğretmeni: Özel Amerikan Robert Lisesi 2009-2010 Eğitim Yılı Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi 1. Okul Müdürü EVET HAYIR BİLMİYORUM Okul müdürü, bir üniversitenin

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

MIT OpenCourseWare Ekonomide İstatistiksel Yöntemlere Giriş Bahar 2009

MIT OpenCourseWare Ekonomide İstatistiksel Yöntemlere Giriş Bahar 2009 MIT OpenCourseWare http://ocw.mit.edu 14.30 Ekonomide İstatistiksel Yöntemlere Giriş Bahar 2009 Bu materyale atıfta bulunmak ve kullanım koşulları için http://ocw.mit.edu/terms sayfasını ziyaret ediniz.

Detaylı

CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI

CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI CİFT BASLILIK BİTİYOR Cumhurbaşkanı ile Başbakanın yetkileri birleştiriliyor. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı oluyor. Yönetimde çift başlılık ortadan kalkıyor. Cumhurbaşkanları

Detaylı

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ Giriş... 1 1. Makroekonomi Kuramı... 1 2. Makroekonomi Politikası... 2 2.1. Makroekonomi Politikasının Amaçları... 2 2.1.1. Yüksek Üretim ve Çalışma Düzeyi...

Detaylı

BİT Büyüme Dalgasının Türkiye Ekonomisine Etkileri

BİT Büyüme Dalgasının Türkiye Ekonomisine Etkileri BİT Büyüme Dalgasının Türkiye Ekonomisine Etkileri Mehmet Yörükoğlu TCMB BİT Büyüme Dalgası Nedir? Ekonomik Kalkınmada Teknolojik Dalgalar: Genel Amaçlı Teknolojiler (GAT): 1. Buharlı Motor, (Endüstriyel

Detaylı

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. Ders Notları Dr. Murat ASLAN Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. genişleme trend Daralma Kriz, küçülme 12,00 Reel Büyüme Hızı Oranı 1950-2008

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş Bütün araştırmalar kendilerinden önce yapılan araştırmalara, bir başka deyişle, var olan bilgi birikimine dayanırlar. Bir araştırmaya başlarken yapılacak ilk iş, daha önce

Detaylı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı DERS NOTU 03 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI - I Bugünki dersin içeriği: 1. TOPLAM HARCAMA VE DENGE ÇIKTI... 1 HANEHALKI TÜKETİM VE TASARRUFU... 2 PLANLANAN YATIRIM (I)... 6 2. DENGE TOPLAM ÇIKTI (GELİR)...

Detaylı

Giriş İktisat Politikası. İktisat Politikası. Bilgin Bari. 28.Eylül.2015

Giriş İktisat Politikası. İktisat Politikası. Bilgin Bari. 28.Eylül.2015 28.Eylül.2015 1 Giriş Temel Kavramlar Politika Etkilerinin Analizi 2 nın Yürütülmesi Tanımlar Giriş Temel Kavramlar Politika Etkilerinin Analizi İktisat kıt kaynakların etkin dağılımı üzerine çalışır.

Detaylı

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar,

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu nun desteğiyle, Enerji

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı

TÜRKİYE NİN NÜFUSU. Prof.Dr.rer.nat. D.Ali Ercan ADD Bilim Kurulu Başkanı Nükler Fizik Uzmanı. dn (t) / dt = c. n (t)

TÜRKİYE NİN NÜFUSU. Prof.Dr.rer.nat. D.Ali Ercan ADD Bilim Kurulu Başkanı Nükler Fizik Uzmanı. dn (t) / dt = c. n (t) TÜRKİYE NİN NÜFUSU Prof.Dr.rer.nat. D.Ali Ercan ADD Bilim Kurulu Başkanı Nükler Fizik Uzmanı Nüfus sayımının yapılmadığı son on yıldan bu yana nüfus ve buna bağlı demografik verilerde çelişkili rakamların

Detaylı

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor Tarih: 06.10.2013 Sayı: 2013/16 Türkiye de e-ticaret Raporu na göre online alışveriş beş yılda 3 e katlandı 5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor İSMMMO nun Türkiye de e-ticaret adlı raporuna

Detaylı

Nedenselliğin Doğası. Yaşar Tonta. H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.

Nedenselliğin Doğası. Yaşar Tonta. H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta. Nedenselliğin Doğası Yaşar Tonta H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.html Not Bu slaytlarda yer alan bilgiler BBY 207 Sosyal Bilimlerde

Detaylı

Ölçme ve Değerlendirmenin. Eğitim Sistemi Açısından. Ölçme ve Değerlendirme. TESOY-Hafta Yrd. Doç. Dr.

Ölçme ve Değerlendirmenin. Eğitim Sistemi Açısından. Ölçme ve Değerlendirme. TESOY-Hafta Yrd. Doç. Dr. TESOY-Hafta-1 ve Değerlendirme BÖLÜM 1-2 ve Değerlendirmenin Önemi ve Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cetinerdogan@gmail.com Eğitimde ölçme ve değerlendirme neden önemlidir? Eğitim politikalarına

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

5. Salih Zeki Matematik Araştırma Projeleri Yarışması PROJENİN ADI DİZİ DİZİ ÜRETEÇ PROJEYİ HAZIRLAYAN ESRA DAĞ ELİF BETÜL ACAR

5. Salih Zeki Matematik Araştırma Projeleri Yarışması PROJENİN ADI DİZİ DİZİ ÜRETEÇ PROJEYİ HAZIRLAYAN ESRA DAĞ ELİF BETÜL ACAR 5. Salih Zeki Matematik Araştırma Projeleri Yarışması PROJENİN ADI DİZİ DİZİ ÜRETEÇ PROJEYİ HAZIRLAYAN ESRA DAĞ ELİF BETÜL ACAR ÖZEL BÜYÜKÇEKMECE ÇINAR KOLEJİ 19 Mayıs Mah. Bülent Ecevit Cad. Tüyap Yokuşu

Detaylı

6. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM. Yazan SAYIN SAN

6. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM. Yazan SAYIN SAN 6. HAFTA DERS NOTLARI İKTİSADİ MATEMATİK MİKRO EKONOMİK YAKLAŞIM Yazan SAYIN SAN SAN / İKTİSADİ MATEMATİK / 2 A.5. Doğrusal olmayan fonksiyonların eğimi Doğrusal fonksiyonlarda eğim her noktada sabittir

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ ESKİ MÜFREDAT SINIF DERSLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ. DERSİ ALAN ÖĞRENCİ SAYISI Gündüz Gece

ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ ESKİ MÜFREDAT SINIF DERSLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ. DERSİ ALAN ÖĞRENCİ SAYISI Gündüz Gece ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ ESKİ MÜFREDAT 1-2-3. SINIF DERSLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ DERSİN Mikro iktisada giriş 1.Sınıf 1 7 Mikro İktisat I Ekonometri Matematik I 1.Sınıf - 5 Matematik

Detaylı

Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ

Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ I Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ II Yayın No : 2845 Teknik Dizisi : 158 1. Baskı Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377 868-4 Copyright Bu kitabın bu basısı için Türkiye deki yayın hakları BETA

Detaylı

KPSS/1-EB-CÖ/ Bir öğretim programında hedefler ve kazanımlara yer verilmesinin en önemli amacı aşağıdakilerden hangisidir?

KPSS/1-EB-CÖ/ Bir öğretim programında hedefler ve kazanımlara yer verilmesinin en önemli amacı aşağıdakilerden hangisidir? 82. Belgin öğretmen öğrencilerinden, Nasıl bir okul düşlerdiniz? sorusuna karşılık olarak özgün ve yaratıcı fikir, öneri ve değerlendirmeleri açıkça ve akıllarına ilk geldiği şekilde söylemelerini ister.

Detaylı

CİRO PRİMLERİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMUNA İLİŞKİN SORUNLAR DEVAM EDİYOR

CİRO PRİMLERİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMUNA İLİŞKİN SORUNLAR DEVAM EDİYOR CİRO PRİMLERİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMUNA İLİŞKİN SORUNLAR DEVAM EDİYOR Bülent SEZGİN * 1-GİRİŞ İşletmelerin satışlarını artırmak için devamlı olarak çalıştıkları bayi ve alıcılarına belli bir dönemde

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm %50 2) Sayısal Bölüm %50 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı