(Deneysel Çalışma) (UZMANLIK TEZİ) DR. BİLGEHAN HAMİT IŞIKOĞLU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "(Deneysel Çalışma) (UZMANLIK TEZİ) DR. BİLGEHAN HAMİT IŞIKOĞLU"

Transkript

1 T.C. Sağlık Bakanlığı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi II. Genel Cerrahi Kliniği Klinik Şefi: Prof.Dr.Mustafa GÜLMEN SIÇANLARDA OLUŞTURULAN DUODENUM PERFORASYONLARININ TEDAVİSİNDE KLASİK CERRAHİ TEKNİKLER İLE DOKU YAPIŞTIRICI UYGULAMASININ (SİYANOAKRİLAT) KARŞILAŞTIRILMASI (Deneysel Çalışma) (UZMANLIK TEZİ) DR. BİLGEHAN HAMİT IŞIKOĞLU İSTANBUL

2 İÇİNDEKİLER 1-GİRİŞ GENEL BİLGİLER GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ KAYNAKLAR

3 ÖNSÖZ Bana uzmanlık eğitimim süresince bilgi, beceri ve deneyimlerini büyük bir özveri ile aktaran, önderlik ederek bilimsel ufkumu genişleten, asistanı olmakla onurlandığım, hayatım boyunca örnek alacağım çok değerli hocam, klinik şefim Sayın Prof.Dr. Mustafa GÜLMEN e minnet ve teşekkürlerimi sunarım. Uzmanlık eğitimimin her aşamasında, her konuda önemli katkıları olan ve desteklerini esirgemeyen, daima sabır ve özveriyle beni yönlendiren, deneyimlerini paylaşan değerli şef yardımcımız Sayın Op.Dr.Nejdet BİLDİK e, Op.Dr.Ayhan ÇEVİK e, Op.Dr. Hüseyin EKİNCİ ye, Op.Dr.Mehmet ALTINTAŞ a teşekkür ederim. Tezime ciddiyetle yaklaşarak ilgi ve yardımını esirgemeyerek değerli katkılarda bulunan, uzmanlığımda büyük paya sahip tez danışmanım, değerli ağabeyim Sayın Op.Dr. Orhan ŞAD a teşekkür ederim. Ayrıca biyokimyasal çalışmalarımda yardımını esirgemeyen Uzm.Dr.Seçkin BALABAN a teşekkür ederim. Asistanlık sürem boyunca her konuda yardımlarını gördüğüm değerli kıdemlilerime, uyum içinde çalıştığımıza inandığım asistan arkadaşlarıma, cerrahi kliniğinin tüm hemşirelerine, tüm personeline ve beni bu günlere getiren anneme ve babama, daima özverisini ve desteğini hissettiğim sevgili eşime sonsuz teşekkürlerimi sunarım. 3

4 l. GİRİŞ Yirminci yüzyılın ikinci yarısında, duodenal ülser tedavisi nedeni ile hastaneye yatırılan hasta sayısında önemli ölçüde azalma kaydedilmesine rağmen, duodenal ülser perforasyon insidansında belirgin bir azalma saptanmamıştır. Bu nedenle duodenal ülser perforasyonu, günümüzde halen acil cerrahinin müdahale gerektiren önemli hastalıklardan biri olmaya devam etmektedir. Ayrıca böyle bir hasta ile karşılaşıldığında seçilecek yöntemin ne olacağı konusunda tartışmalar halen devam etmektedir. Günümüzde duodenal ülser perforasyonlarında sadece perforasyonların onarımına yönelik girişimler uygulanmaktadır. Ayrıca ülserojen mekanizmayı da ortadan kaldırmayı amaçlayan definitif cerrahi yöntemler cerrahın tercihine bağlı olarak uygulanabilmektedir. Perforasyonların onarılması veya anastomozların iyileşmesi sırasında ortaya çıkabilecek olumsuz gelişmeleri önlemek için geliştirilerek uygulanan yöntemlerin en önemlisi ise doku yapıştırıcıların kullanılmasıdır. Doku yapıştırıcıları kullanıldığında uygulanması gereken sütür sayısı ve dolayısıyla da travmatik faktörler azalacaktır. Bir doku yapıştırıcısı olan siyanoakrilat, çok değişik organ ve yapılarda sütür tekniğinin ve materyallerin kullanılamadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda kullanılmaktadır. Bu çalışmada amacımız genel cerrahi de dahil birçok cerrahi uygulamada sıkça ve güvenle kullanılan doku yapıştırıcılardan siyanoakrilatının duodenum perforasyonlarının tedavisinde de güvenli bir şekilde kullanılıp kullanılamayacağının araştırılmasıdır. 4

5 GENEL BİLGİLER Duodenal ülser perforasyonu ilk kez 1746 yılında bildirilmiştir. 19. yüzyıl sonlarına doğru non-operatif tedaviye karşılık cerrahi tedavi uygulanmaya başlanmış ve perfore duodenal ülserin non-operatif tedavisinin hastayı ölüme terk etmekle eşdeğer olduğu söylenmiştir. Perfore peptik ülser için ilk cerrahi uygulama girişimi 1887 yılında yapılmıştır. İngiliz literatüründe duodenal ülser perforasyonunda ilk başarılı operasyonun 1894 yılında yapıldığı bildirilmektedir. Geniş çaplı perfore ülseri kapatmada omentumun kullanılması yine aynı yıl tanımlanmıştır ( 1 ). Ayrıca pilorektomi, piloroplasti, antrektomi 19. yüzyıl sonlarında duodenal ülser perforasyonlu hastalarda uygulanan diğer cerrahi yöntemlerdir ( 1 ). B-ANATOMİ Duodenum ince bağırsağın pilordan Treitz ligamanına kadar uzanan ilk kısmıdır. L1-L3 vertebralarının önünde, kapalıya yakın C harfi şeklindedir. 1. kısım pars superior olarak da adlandırılır. Ortalama 5 cm kadardır. İlk 3 cm.lik kısım daha genişçedir. Buraya " bulbus duodeni " denir. Sadece bu kısım hem arka, hem de ön yüzde peritonla örtülüdür. Diğer kısımların arka yüzlerinde periton yoktur. Bu yüzden bulbus diğer kısımlardan farklı olarak hareketlidir. Arka yüzde portal ven, koledok ve gastroduodenal arter ile komşudur. 2.kısım pars dessendens olarak adlandırılır. Pankreas başını çevreler. Pilordan 7-10 cm uzaktadır ve içine koledok ile pankreasın kanalları açılır. 5

6 3.kısım pars inferior olarak adlandırılır. L3 hizasında sağdan sola doğru uzanır. Superior mezenterik arter ve ven burada duodenumu çaprazlarlar. 4.kısım pars assendens dir. 2-3 cm uzunluktadır ve Aortun ön ve sol yanından yukarıya doğru çıkar. Damarları: Gastroduodenal arterin bir dalı olan süperior pankreatikoduodenal arter ve superior mezenterik arterin bir dalı olan inferior pankreatikoduodenal arter birbirleriyle birleşerek duodenum iç kenarında bir halka yaparlar. Buradan çıkan dallar duodenuma dağılır. Ayrıca hepatik arter veya gastrotikoduodenal arterden ayrılan supraduodenal arter de bulbus duodeni nin beslenmesinde önemli rol oynar. Duodenumun venleri ya doğrudan portal vene veya superior Mesenterik vene dökülürler. Parasempatik dallar vagus sinirinden, sempatik dallar splanik sinirden gelir. Bu yüzden duodenumun ağrısı epigastriumda hissedilir. C- FİZYOLOJİ Midenin peristaltik dalgaları genellikle pilorda dururlar. Duodenumda antiperistaltik hareketler sıkdır. Duodenum mukozası ince bağırsağının diğer kısımları gibi hem absorbsiyon hem de salgılama kabiliyetindedir. Su, alkol, glikoz duodenumdan rezorbe olur. Aynı zamanda sekretin gibi sindirimde gerekli diğer maddeler de duodenumdan salgılanır. 6

7 D- ETYOPATOGENEZ Perforasyona zemin hazırladığı düşünülen bazı nedenleri şöyle özetleyebiliriz: Mukozal bariyerin yetersizliği peptik ülser gelişiminde ve perforasyonunda önemli faktörlerden biri olarak kabul edilir. Ancak, kronik ülserlilerin, hemen hepsinde mukozal bariyer olmamasına rağmen, perforasyon bunların bir kısmında olmaktadır. Bu nedenle kronik ülser perforasyonunda mukozal bariyerin olmayışı fazla önemli görülmemektedir (2,3,4,5,6). Fakat bu durumun akut ülser perforasyonunu kolaylaştırması mümkündür. Ayrıca lokal iskeminin derecesi, vaskülit ve enfeksiyon perforasyonda belirleyici rol oynayabilir. Mide asidinin peptik ülser perforasyonunda rolü olduğu düşünülmektedir. Buna rağmen bazal ve maksimal asit oranları perforasyonu olan ve olmayan peptik ülserli hastalar arasında anlamlı bir fark göstermez. Perforasyonun primer sütüründen sonra, bu hastalardaki asit sekresyon oranının, non-perfore duodenal ülserli kontrol grubu hastalara göre istatistiksel olarak farklı olmadığı ortaya konmuştur ( 7 ). Aynı çalışmada, primer sütürden sonra, nüksü olan ve olmayan hastalar arasında, bazal ve maksimal asit sekresyon oranları açısından bir fark bulunmamıştır. 7

8 Duodenal ülser perforasyonu ile non-steroid antienflamatuar (NSAİ) ilaç tüketimi arasında bağlantı kurulmaya çalışılmıştır ( 8, 9, 1 0 ). Özellikle yaşlı, kadın ve NSAI ilaç alan hastaların peptik ülser gelişimine yatkın oldukları ileri sürülmüştür ( 1 1 ). Bir çalışmada duodenal ülser perforasyonu nedeniyle hastaneye kabul edilen hastaların % 16'sının NSAİ ilaç aldıkları bildirilerek konuya dikkat çekilmiştir (12). H2 reseptör antagonistinin ani kesilmesine bağlı iki duodenal ülser perforasyonu olgusu 1977'de Wallace (13) ve ark. tarafından bildirilmiştir. Bu hastalarda ilacın kesilmesinden sonraki ilk on gün içinde perforasyonun meydana gelmesi rebound asit sekresyonu ile açıklanmak istenmiştir. Ancak bu konudaki endişeler henüz kanıtlanmış değildir. Akut stresin oluşturduğu anksiyete ve peptik ülser perforasyonu arasındaki ilişki, 1942'de ortaya konmuştur yılının Eylül ve Ekim aylarında savaşın yoğun olduğu dönemde Londra'daki peptik ülser pertorasyonunda büyük bir artış olduğunu saptamışlardır. Londra'nın bombalanmasından 18 ay sonra ise bu sayı savaş öncesi dönemdeki seviyesine düşmüştür. Benzer sonuçlar, İngiltere, Fransa ve Avusturya'da da gösterilmiştir. Bu çalışmalar stresin peptik ülser perforasyonu etyolojisindeki rolünü vurgulamaktadır. Peptik ülserin öldürücü komplikasyonlarından biri olan perforasyon, ülser nedeniyle hastaneye başvuran hastaların yaklaşık % 10'unda görülmektedir (14). Peptik Ülser perforasyonunun nedeni tam olarak aydınlatılmamış olduğundan, peptik ülserde perforasyon eğilimini önceden saptayabilmek mümkün değildir. De Bakey'in (15), 8

9 kişilik serisinde perforasyon oranı % 13.3'dür. Ancak peptik ülser insidansı hesaplanırken hastaneye başvurarak tedavi gören hastalar göz önüne alınır. Oysa fazla sayıda peptik ülserli hastanın hastane dışında tedavi gördüğü düşünüldüğünde, gerçekte perforasyon oranının daha düşük olduğu tahmin edilebilir. E- LABORATUAR VE RADYOLOJİK TANI YÖNTEMLERİ Büyük çoğunlukla duodenal ülser perforasyonunda teşhis, radyolojik olarak diafragma altında serbest hava görülerek konur (Şekil1 ). Hastanın daha önce ülser şikayetlerinin olup olmaması önemli değildir. Ağrının birden başlaması tipiktir. Diafragma irritasyonu sonucu ağrının omuza vurması sıktır. Muayenede hasta ızdıraplı ve şoka meyillidir. Hipovolemi nedeniyle taşikardi, ortostatik hipotansiyon mevcuttur. İdrar miktarı azalır. Batın özellikle epigastriumda olmak üzere yaygın olarak hassas, sıklıkla distandü ve barsak sesleri azalmış olarak bulunur.genel durumuna göre ateş ve lökositozda görülebilir. 9

10 Şekil1:Diafragma altında serbest hava 10

11 CERRAHİ TEDAVİ ENDİKASYONLARI "Ölüme terketme" ile eşanlamda tanımlanan non-operatif tedavi yöntemi, ilerleyen yıllarda yeniden ortaya atılmıştır. Donovan ( 1 6, 1 7 ) ve ark. non-operatif tedaviyi spontan kapanmış akut perfore ülserli genç hastalara ve medikal problemleri nedeniyle çok fazla operasyon riski taşıyan "kronik" ülserli hastalara önermişlerdir. Bu yöntem günümüzde operasyonu kaldıramayacak kadar ağır hastalarda nadiren kullanılmaktadır. Duodenal ülser perforasyonlu hastalarda uygulanacak tedavi metotlarına dair tartışma daha çok akut ve kronik ülser sınıflaması etrafında dönmektedir. Perforasyon çevresinde oluşan enflamasyona bağlı olarak operasyon sırasında bu ayırımı yapabilmek zordur. Bu nedenle akut, kronik ayırımı, ülser anamnezinin süresine göre yapılmaktadır. Bu süre yazarlara göre 1 ay ile 1 yıl arasında değişmektedir. En çok kabul gören süre 3 aydır (18). Duodenal ülser perforasyonlu çoğu hasta, perforasyonun primer kapatılması ile tedavi edilir. Primer sütür(ps) akut perfore ülserin tedavisinde daha çok tercih edilmiştir. Çünkü bazı serilerde % 75 kadar hastada uzun süreli post operatif takipte hiç ülser semptomları olmamaktadır. Eskiden, kalan % 25 hastanın ise ülser semptomları sürdüğünden ileriki dönemlerde definitif (kesin) cerrahiye ihtiyaç göstermekteyken günümüzde böyle bir ihtiyaç ortadan kalkmıştır ( 1 9, 2 0, 2 1 ). Kronik ülser perforasyonlarında bunun tersi olur ve hastaların %75'i semptomatik kalır. Bazı serilerde, kronik ülser perforasyonunun PS ile tedavisinden sonra, perforasyon, kanama, mide boşalımının engellenmesi gibi komplikasyonlar meydana gelmekte, bunun sonucu 11

12 hastaların % 35-60'ı yeniden operasyona ihtiyaç göstermektedirler. Bu nedenle, kronik duodenal ülser perforasyonu tedavisinde definitif cerrahi yöntem, bazı cerrahlar tarafından daha çok kabul görür (22,23,24,25). Fakat günümüzde bu tip tedavilerden hiçbiri komplikasyonsuz ülserlerde kullanılmamaktadır. Geçmişte bazı yazarlar ise, duodenal ülser perforasyonunda akut-kronik ayırımının kesin olarak yapılamayacağını, bu nedenle operatif açıdan riskli hastalar ( 2 6 ) hariç, tüm hastalara definitif tedavi yapılmasının daha doğru olacağını savunmaklar ( 1, 2 7 ). Bir çok yazar tarafından Bilateral Trunkal Vagotomy(BTV) + Hemigastrektominin nüks ülseri önlemede en iyi yöntem olarak kabul edilmiştir(28,29). Fakat BTV+Hemigastrektomiye damping, diyare, erken doyma, reflü ve kilo kaybı ve istenmeyen birçok postoperatif sekel eşlik eder. Daha sonra ise, BTV + Hemigastrektomi'ye karşı BTV + Piloroplasti (BTV+Pp) savunulmuş, bu operasyonun teknik olarak daha kolay ve daha emin olduğu, gastrik sekellerin ise diğerine oranla daha az ve daha hafif olarak meydana geldiği bildirilmiştir. Buna karşılık Jordan'nın(29) 1976'daki çalışmasında, BTV + Pp ile BTV + Hemigastrektomi karşılaştırılmış, postoperatif sekeller yönünden birbirlerine üstün olmadıkları ortaya konmuştur. Perfore duodenal ülserin definitif tedavisinde ideal operasyon; ihmal edilebilir mortalite oranına sahip olmalı, rekürrense karşı korumayı sağlamalı ve PS uygulandığı zaman asemptomatik kalacak hastalarda istenmeyen gastrik sekeller ortaya çıkarmamalıdır. Duodenal ülserin elektif tedavisinde Proksimal Gastrik Vagotomi (PGV) ile alınan iyi sonuçlar göz önüne alındığında ( 3 0, 3 1 ), 12

13 PGV'yi duodenal ülser perforasyonunda da kullanmayı mantıklı bulan birçok cerrah olmuştur. G- CERRAHİ TEDAVİ Duodenal ülser perforasyonu için bugün yaygın olarak kabul edilen operasyon şekli sadece primer kapama veya primer kapama ve omentoplasti (Graham usulü duodenorafi) dir. 13

14 GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmamıza Nisan 2005 de etik kurulun onayı alındıktan sonra projemizin onayını takiben İstanbul Üniversitesi Deneysel Araştırma Merkezinde (DETAM) başladık. Çalışmada toplam 60 adet ortalama 200 gr ağırlığında Wistar-Albino tipi dişi sıçan kullanıldı. Her birinde 20 adet sıçan olan üç grup oluşturuldu ve her gruptaki hayvanlardan 10 tanesi 3.gün 10 tanesi de 7.gün sakrifiye edildi. GRUP 1: basit kapama GRUP 2: basit kapama ve omentoplasti GRUP 3: Siyanoakrilat ile basit kapama ve omentoplasti Tüm sıçanlarda eter anestezisi altında, steril koşullarda karın cildine yapılan 2.5 cmlik median insizyonla laparatomi yapılarak, duodenum 2. kıtası önyüze 0.2 cmlik tüm duodenum katmanlarını içeren insizyon gerçekleştirildi. Oluşturulan perforasyon alanı etrafındaki mide içeriği ve yabancı cisimler mekanik olarak uzaklaştırıldı. Basit kapama grubunda ve basit kapama omentoplasti grubunda 5/0 vicryl kullanıldı. 3. grupta da siyanoakrilat ile basit kapama ve omentoplasti uygulandı. 14

15 Gruplar ayrı ayrı kafeslere yerleştirildikten 6 saat sonra deneklerde oral gıdaya başlandı. Postoperatif dönemde her üç gruptan da deney bitmeden ölen olmadı. Tüm gruplardaki hayvanların yarısı 3. günde kalan yarısı da 7. günde eter kavanozunda aşırı eter altında sakrifiye edildi 1) Patlama basıncı ölçümü Dikişlerle tanınan bölge yapılan ölçümleri değiştireceği için yapışıklıklar korunarak onarım yapılan yerin 2.5 cm distalinden (duodenum 3.kıta) ve 4cm proksimalinden 3/0 ipekle bağlanarak kesildi. Daha önceden hazırlanan su dolu kap içerisine kesilmiş kısım konularak hazırlanan düzenek ile sabit hızla hava insuflasyonuna başlandı ve ilk hava kabarcığının gözlendiği andaki basınç patlama basıncı olarak değerlendirildi. 2)Hidroksiprolin ölçümü 15

16 Patlama bölgesi basıncı ölçümünü takiben Hidroksiprolin miktar tayini doku kromatografisi yöntemiyle yapıldı. Onarım bölgesi distal ve proksimalindeki 1 er cm. lik doku parçasıyla beraber serum fizyolojik içine kondu, -22 derecede saklandı. Alınan materyaller 1 gr. olarak eter içerisinde homojenize edildi. Homojen hale getirilen materyaller eter uçuşturularak ayrıştırılma yapıldı ve fosfatla tamponlanarak çalışmaya alındı. Çalışmada Biolabo(İsrail) kiti ve hitachi 911 cihazı kullanıldı ve değerler kaydedildi. İstatistiksel İncelemeler Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 10.0 programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken niceliksel verilerin karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Oneway Anova testi ve farklılığa neden çıkan grubun tespitinde Tukey HDS testi kullanıldı. Sonuçlar % 95 lik güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. 16

17 Şekil2:Denek hayvanlarının karın bölgesinin hazırlanması 17

18 Şekil3: Duodenumun dışarıya alınması 18

19 Şekil4: onarım yapılmış duodenum Şekil5: patlama basıncı ölçümü 19

20 Şekil 6:patlama basıncı anında hava kabarcıkları 20

21 BULGULAR Grup1 Grup2 ve Grup3 deki hiçbir hayvanda makroskopik kaçak gözlenmedi. Grup1 Grup2 ve Grup3 deki hayvanlardan 10 ar tanesi postoperatif 3. günde sakrifiye edilerek patlama basınçları ve hidroksiprolin düzeyleri ölçüldü. Tablo 1: 3.gün Patlama basıncına göre grupların karşılaştırılması Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Siyanoakrilat Patlama Basıncı (mmhg/h 2 O) Ort. SD 106,50 9,44 124,50 13,63 105,00 12,69 P F: 8,100; p:0,002** ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi Tablo 2: 3.gün Patlama basıncına göre grupların birbirleri ile karşılaştırılması Yöntem p Basit Kapama-Basit Kapama ve Omentoplasti 0,007** Basit Kapama- Siyanoakrilat 0,958 Basit Kapama ve Omentoplasti- Siyanoakrilat 0,003** ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi 21

22 3. gün Patlama basıncına göre gruplar arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.01). Basit Kapama ve omentoplasti grubunun patlama basıncı düzeyi, basit Kapama ve siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti gruplarının patlama basıncı düzeylerinden istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı yüksektir (p<0.01). Basit Kapama ve siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti gruplarının patlama basıncı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05) Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Cyanoacrylate Patlama Basıncı Şekil 7: 3.gün Patlama basıncına göre grupların dağılımı grafiği 22

23 Tablo 3: 3.gün Doku Hidroksiprolin Seviyesine göre grupların karşılaştırılması Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Siyanoakrilat Doku Hidroksiprolin Seviyesi Test ist.; (mcgr/100grdoku) p Ort. SD 1,94 0,08 2,28 0,15 2,15 0,15 F: 16,109; p:0,001** ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi Tablo 4: 3.gün Doku Hidroksiprolin Seviyesine göre grupların birbirleri ile karşılaştırılması Yöntem p Basit Kapama-Basit Kapama ve Omentoplasti 0,001** Basit Kapama- Siyanoakrilat 0,006** Basit Kapama ve Omentoplasti- Siyanoakrilat 0,079 ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi 23

24 3. gün Doku Hidroksiprolin Seviyesine göre gruplar arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.01). Basit Kapama grubunun doku hidroksiprolin seviyesi basit kapama ve omentoplasti grubu ile siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti gruplarının doku hidroksiprolin seviyesinden istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı düşüktür. Basit Kapama ve omentoplasti grubu ile siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti gruplarının doku hidroksiprolin seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05). 2,3 2,2 2,1 2 1,9 1,8 1,7 Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Cyanoacrylate Doku Hidroksiprolin Seviyesi Şekil 8: 3.gün Doku Hidroksiprolin seviyesine göre grupların dağılımı grafiği 24

25 Tablo 5: 7. gün patlama basıncına göre grupların karşılaştırılması 7. Gün Patlama Basıncı (mmhg/h 2 O) Ort. SD p 111,00 8,09 F: 7,396; 128,50 11,07 115,50 12,12 p:0,003** * p<0.05 düzeyinde anlamlı ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi Tablo 6: 7. gün patlama basıncına göre grupların birbirleri ile karşılaştırılması Yöntem P Basit Kapama-Basit Kapama ve Omentoplasti p 0,003** Basit Kapama- Siyanoakrilat p 0,618 Basit Kapama ve Omentoplasti- Siyanoakrilat 0,027* * p<0.05 düzeyinde anlamlı ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı 7. gün patlama basıncına göre gruplar arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.01). Basit Kapama ve omentoplasti grubunun patlama basıncı düzeyi, Basit Kapama grubunun 7. gün patlama basıncı düzeyinden istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı yüksekken (p<0.01); siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti grubunun 7. gün patlama basıncı düzeyinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksektir (p<0.05). Basit Kapama ve siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti 25

26 gruplarının patlama basıncı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05) Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Cyanoacrylate 7. Gün Patlama Basıncı Şekil 9: 7. gün patlama basıncına göre grupların dağılımı grafiği 26

27 Tablo 7: 7. gün Doku Hidroksiprolin Seviyesine (mcgr/grdoku) göre grupların karşılaştırılması Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Siyanoakrilat 7. Gün Doku Hidroksiprolin Seviyesi (mc/gr) Ort. SD 3,60 0,32 4,43 0,23 3,74 0,44 p F: 16,926; p:0,001** ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi Tablo 8: 7. gün Doku Hidroksiprolin Seviyesine (mcgr/gr doku) göre grupların birbirleri ile karşılaştırılması Yöntem P Basit Kapama-Basit Kapama ve Omentoplasti 0,001** Basit Kapama- siyanoakrilat 0,650 Basit Kapama ve Omentoplasti- Siyanoakrilat 0,001** ** p<0.01 ileri düzeyde anlamlı F: Oneway ANOVA testi 27

28 7. gün doku hidroksiprolin seviyesine göre gruplar arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.01). Basit Kapama ve omentoplasti grubunun 7. gün doku hidroksiprolin seviyesi, basit Kapama ve siyanoakrilat ile basit kapama ve omentoplasti gruplarının 7. gün doku hidroksiprolin seviyesinden istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı yüksektir (p<0.01). Basit Kapama ve siyanoakrilat ile basit Kapama ve omentoplasti gruplarının 7. gün doku hidroksiprolin seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05). 4,5 4 3,5 3 2,5 2 1,5 1 0,5 0 Basit Kapama Basit Kapama ve Omentoplasti Cyanoacrylate 7. Gün Doku Hidroksiprolin Seviyesi Şekil 10: 7. Gün Doku Hidroksiprolin seviyesine göre grupların dağılımı grafiği TARTIŞMA 28

29 Duodenal ülser perforasyonu mide ülser perforasyonuna göre 15 kat daha fazla olup, erkeklerde görülme sıklığı kadınlardan daha sıktır. H2 receptör antagonistleri ve proton pompa inhibitörlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ülser görülme oranında azalma olmasına rağmen ülser komplikasyonları ile ilgili yapılan çalışmalarda komplikasyon oranlarında belirgin bir düşme saptanmamıştır(32-33.) Mide asidi, peptik ülser oluşumunda rol oynamasına rağmen perforasyon geçiren hastaların bazal ve en yüksek asit sekresyonoranları, perforasyon geçirmeyen hastaların oranlarından belirgin fark göstermemektedir. Bir ülserin basit kapamasından sonra bu hastalarda asit sekresyonu oranlarının, perfore olmamış duodenal ülserli kontrol grubundaki hastalara göre istatistiksel olarak farklı olmadığı, hatta perforasyonu basit dikiş ile kapatılan hastalarda nüks gösteren ve göstermeyenler arasında da bir fark olmadığı gösterilmiştir (34). Günümüzde ülser perforasyonun tedavisi cerrahidir, ve en çok kullanılan yöntem basit kapama ve omentoplasti (graham usulü duodenorafi) dir (35). Günümüzde omental tıkaç, omental tıkaç ile fibrin uygulama ve laparoskopik teknikler kullanılmaktadır(36,37). Laparaskopik tedavilerde %2-5 oranında kaçak bildirilmiştir(38). Doku yapıştırıcıları konvansiyonel ve sentetik olarak 2 grupta incelenebilir. Sentetik doku yapıştırıcıları; Isobutyl ve n-butyl gibi ve bizim kullandığımız n-ethyl formları geliştirilen deriveleri ile kanserojen etkisi yok edilen siyanoakrilatın en gelişmiş şekli olan n- ethyl-siyanoakrilat günümüzde sentetik bir doku yapıştırıcısı olarak çok değişik organ ve yapılarda, anastomoz desteği, kanama kontrolü, doku fiksasyonu ve enfekte fistül gibi sütür tekniği ve materyallerin yetersiz kaldığı durumlarda kullanılmaktadır. 29

30 Siyanoakrilatın doku yapıştırıcısı etkisi olduğu Esthman Kodak Company tarafından 1951 yılında bulununca bu konuda geniş araştırmalar başlamıştır (39,40,41). Daha sonraları yapılan çalışmalarda molekülün yan zincirindeki karbon atomlarının arttırılması ile santral sinir sistemi ve canlı hücrelere olan toksik (kanserojen) etkilerinin en aza indirilebileceği saptandı (42,43). Siyanoakrilat türevlerinin uygulandıkları bölgede bakterisit ve baktreriostatik etkileri ile enfeksiyon gelişimini önledikleri saptanmıştır. Uygulandıkları bölgede diğer sentetik maddelerle karşılaştırıldıklarında ihmal edilebilir hafif submukozal enflamasyona yol açtıkları bildirilmiştir(44). Siyanoakrilatın kullanılmasıyla konvansiyonel doku yapıştırıcıların(fibrin glue) kullanılmasından farklı olarak uygulamaya hazır olması, ek işlem gerektirmemesi, operatif kontaminasyonun önlenmesi ve anestezi süresinin azalması açısından avantaj sağlanmaktadır(45). Çalışmamızda basit kapama ve siyanoakrilat ile basit kapama ve omentoplasti grupları arasında patlama basıncı olarak anlamlı fark yokken, basit kapama ve omentoplasti grubunda patlama basıncı değerleri diğer iki gruba göre istatistiksel olarak daha yüksek çıkmıştır. Yara iyileşmesinde önemli bir rolü bulunan Hidroksiprolin seviyelerinin ölçümlerinde ise gruplar arasında ileri derece anlamlı fark saptanmıştır. Ancak hiçbir grupta duodenum kaçağı gözlenmemiştir. Sonuç olarak bir doku yapıştırıcısı olan siyanoakrilat, duodenum perforasyonlarının tedavisinde, uygun olgularda laparaskopik ve açık cerrahi teknikleri arasında yer alabilir. 30

31 SONUÇ Günümüzde genel cerrahi uygulamaları arasında duodenum perforasyonlarında uygulanacak cerrahi tedavi hakkında birçok çeşitli görüş olmasına rağmen en çok tercih edilen yöntem primer kapama veya primer kapama ile birlikte omentoplastidir. Biz bu nedenle yaptığımız bu çalışmada doku yapıştırıcısı siyanoakrilatın duodenum perforasyonlarında kullanılabilirliğini araştırarak farklı bir bakış açısı katmak istedik. Deneysel çalışma sırasında toplam 60 adet Wistar albino türü karışık cinsten sıçan kullanıldı. İlk denek grubuna (20 adet) basit kapama uygulandı. İkinci gruba (20 adet) basit kapama ve omentoplasti uygulandı. Üçüncü denek grubuna(20 adet)da siyanoakrilat ile basit kapama ve omentoplasti uygulandı. Her gruptan sıçanların 10 tanesi 3. gün, kalan 10 tanesi de 7. gün sakrifiye edildi. Sakrifiye edilen sıçanlarda patlama basıncı ve doku hiroksiprolin seviyeleri ölçülerek istatistiksel olarak değerlendirildi. Yapılan ölçümler sonucu basit kapama ve cyanoacrylate ile basit kapama ve omentoplasti yapılan deneklerde patlama basıncı istatistiksel olarak anlamlı değilken basit kapama ve omentoplasti yapılan deneklerde daha yüksek olarak çıktı. Tüm bunlar değerlendirildiğinde siyanoakrilatın duodenum perforasyonlarının onarımında başarı ile kullanılabileceğini söyleyebiliriz 31

32 KAYNAKLAR 1. Jordan PH, Jr MorrowC. Perforated Peptic Ulcer. Surg Clin North Am 1988; 68(2): Chalstrey,JL. Perforated Peptic Ulcus. Maingot's Abdominal Operations Ed Schwarts Ellis H. 8th Ed Norwalk Appleton Century-Crofts pub1985; Dayal Y. The Gastrointestinal Tract. Robbins Pathologic Basis Of Disease Ed Cotran RS 4th Editiom W B Saunders International Edition, 1989; Fromm D. Duodenal Ulcer Surgical Treatment Of Digestive Disease Ed Moody FG Chicago Yearbook Medical Pub 1986; Moody FG. Stomach Princibles of Surgery. 4th Edition Ed Schwartz SI İnternational Student Edition McGraw Hill Book Com 1985; Tanphiphat C, Tanyiayon T, Nathalang A. Surgical Treatment Of Perforated Duodenal Ulcer. A Prospective Trial Between Simple clousure And Definitive surgery. Br J Surg 1985; 72: Koo J, Lam SK, Boey J. Gastric Asid Sekretion and İts predictive Value After Vagotomy For perforated Duodenal Ulcer. Scand. J Gastroenterol 1983;18: Collier DSJ, Pain JA. Non-streroidal Anti-İnflamatory Drugs And Peptik Ulcer Perforation. Gut 1985; 26:

33 9. Surgery Of The Alimentery Tract. Ed Schackelford RT Zuidema GD Philadelphıa WB Saunders Company ; Wara P, Kristensen ES. The Value Of Parietal Cell Vagotomy Compared To Simple Closure in A Selective Approach To Perforated Duodenal Ulcer. Operative Morbidity And Recurrence Rate Acta Chir Scand, 1983; 149: Collier DSJ. Pain JA. Non-sterroidal Antiinflamatory Drugs and Peptik Ulcer perforation Gut 1985; 26: Surgery Of The Alimentey Yract. Ed. Schackelford RT. Zuidema GD. Philadlpia: WB Saunders Company, 1981; Wallace R, Katschinski B. Rising frequency of Ulcer perforation In Elderly People In The United Kingdom. Lancet 1986; 1: Jordan PH, Jr MorrowC. Perforated Peptic Ulcer. Surg Clin. North. Am 1988; 68(2): De Bakey ME, Jordan GL Jr, Duncan JM Jr. Surgical Managenent Of Perforated Peptic Ulcer. Ann. Surg 1974; 179: Donovan JK, McKay AJ, Hutchinson JSF. Natural History Of Perforated Duodenal Ulcers Treated By Suture Closure. Lancet 1974; 2: Donovan JK. Five To Eight Year Results Of Truncal Vagotomy And Pyloroplasty For Duodenal Ulcer Br Med J İs 1972; 1. 33

34 18. Graham DY. Complications Of Peptic Ulcer Disease And Endications For Surgery İn Sleisenger MH Fordtran JS Gastrointestinal Disease. Pathophysiology Diagnosis And Management Edition 4 Philadelphia WB Saunders Chap Boey J, Lee NW, Wong J. Perforation in Acute Duodenal Ulcers. Surg.Gynecol.Obstet 1982, 155: Grecero RS, Cahow, CE. Alternatives in The ManagementOf Acute Perforated Duodenal Ulcers. Am. J. Surg 1974: 127; Kirkpatrick JR, Bauwman DL. A Logical solution To perforated Ulcer Controversy. Surg. Gynecol. Obstet 1980; 150: Boey J, Lee N, Koo J. Immediate Definitive Surgery For Perforated Duodenal Ulcers. A Prospective Controlled Trial. Ann Surg 1982; 196: Heuman R, Larsson J, Norrby S. Perforated Duodenal Ulcer Long Term Results Following Simple Closure. Acta Chir Scand 1983, 149: Chalstrey JL. Perforated Peptic Ulcus. Maingot s Abdominal Operations Ed Schwarts Ellis H 8th Ed Norwalk Appleton Ccentury-Crofts Pub 1985; Nemanich GJ, Nicolof DM. Perforated Duodenal ULcer. Am J Surg 1970; 120: Boey J, Choi SKY, Alagaratnam TT. Risk Stratification İn Perforated Duodenal Ulcers : A Prospective Validation Of Predictive Factors. Ann. Surg 1987: 205; Rees JR, Thornbjarnson B. Perforated Gastric Ulcer. Ann J Surg 1973; 126:

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL İdeal Bariatrik Cerrahi Kriterleri Ne Olmalıdır? 1. Düşük komplikasyon riski olmalı 2. Etkili kilo kaybı olmalı 3. Teknik olarak kolay uygulanabilmeli

Detaylı

Duodenum perforasyonlar nda basit kapama ve omentoplasti,

Duodenum perforasyonlar nda basit kapama ve omentoplasti, Turkish Journal of Trauma & Emergency Surgery Ulus Travma Derg 2004;10(1):11-16 Duodenum perforasyonlar nda basit kapama ve omentoplasti, basit kapama ve fibrin yap flt r c yla onar m yöntemlerinin karfl

Detaylı

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu 1 28 yaşında erkek Ortopedi

Detaylı

ADLİ OTOPSİ OLGULARINDA GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMASI VE PERİTONİT KAYNAKLI ÖLÜMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ADLİ OTOPSİ OLGULARINDA GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMASI VE PERİTONİT KAYNAKLI ÖLÜMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ADLİ TIP DERGİSİ Journal of Forensic Medicine Adli Tıp Dergisi 2005; 19(3): 1-5 ADLİ OTOPSİ OLGULARINDA GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMASI VE PERİTONİT KAYNAKLI ÖLÜMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uz. Dr. İbrahim

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

EV HEMODİYALİZİ MEDİKAL VE TEKNİK SORUNLAR

EV HEMODİYALİZİ MEDİKAL VE TEKNİK SORUNLAR EV HEMODİYALİZİ MEDİKAL VE TEKNİK SORUNLAR Sibel Çavuşoğlu Atıl ÖZEL FMC İZMİR EGE NEFROLOJİ DİYALİZ MERKEZİ MEDİKAL PROBLEMLER Tüm tıbbi tedavilerde olduğu gibi hemodiyaliz sırasında da bazen komplikasyonlar

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Giriş

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Dersin Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Kredisi AKTS Yoğun Bakım Hemşireliği I YBH 501 I.Yarıyıl 3 T+4 U 5 10

DERS BİLGİLERİ. Dersin Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Kredisi AKTS Yoğun Bakım Hemşireliği I YBH 501 I.Yarıyıl 3 T+4 U 5 10 DERS BİLGİLERİ Yoğun Bakım Hemşireliği I YBH 501 I.Yarıyıl 3 T+4 U 5 10 Dersin Süresi (Dönemlik /Yıllık) Dersin Öğrenim Çıktıları Dersin İçeriği Önerilen Kaynaklar Prof. Dr. Fatma Eti Aslan Prof. Dr. Fatma

Detaylı

MİDE VE DUODENUM PERFORASYONLARINDA UYGULANAN PRİMER RAFİ+OMENTOPLASTİ TEKNİĞİNİN POSTOPERATİF GEÇ DÖNEM ENDOSKOPİK KONTROLÜ (RETROSPEKTİF ÇALIŞMA)

MİDE VE DUODENUM PERFORASYONLARINDA UYGULANAN PRİMER RAFİ+OMENTOPLASTİ TEKNİĞİNİN POSTOPERATİF GEÇ DÖNEM ENDOSKOPİK KONTROLÜ (RETROSPEKTİF ÇALIŞMA) T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Doç. Dr. Ahmet Rahmi HATİPOĞLU MİDE VE DUODENUM PERFORASYONLARINDA UYGULANAN PRİMER RAFİ+OMENTOPLASTİ TEKNİĞİNİN POSTOPERATİF

Detaylı

AKUT AĞRI UYGULAMALARINDA TÜRKİYE DEN VERİLER

AKUT AĞRI UYGULAMALARINDA TÜRKİYE DEN VERİLER AKUT AĞRI UYGULAMALARINDA TÜRKİYE DEN VERİLER POSTOPERATİF AĞRI Prof. Dr. Zeynep ETİ Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi yoloji Anabilim Dalı Dolin SJ. Br J Anaesth 2002; 89: 409-23 Sommer M et al Eur J

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Tamamlayıcı Tiroidektomi ve Total Tiroidektomi Komplikasyonlarının Karşılaştırılması. Doç. Dr. Mehmet Ali GÜLÇELİK

Tamamlayıcı Tiroidektomi ve Total Tiroidektomi Komplikasyonlarının Karşılaştırılması. Doç. Dr. Mehmet Ali GÜLÇELİK Tamamlayıcı Tiroidektomi ve Total Tiroidektomi Komplikasyonlarının Karşılaştırılması Doç. Dr. Mehmet Ali GÜLÇELİK Diferansiye tiroid kanserlerinde cerrahi, tedavinin en önemli basamağıdır, daha sonra adjuvan

Detaylı

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA DÖNEM -GENEL CERRAHİ ( CTB 0). HAFTA -9 EYLÜL 0 Prof.Dr.Hasan Kaplan.00 Küçük Cerrahi Girişimler ( Minor surgical interventions) Prof.Dr.Hasan Kaplan Akut Karın (Acute abdomen) Akut pankreatit (Acute pancreatitit)

Detaylı

PEPTİK ÜLSER. Uzm. Hem. Oya SAĞIR Bahçelievler Aile Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: Haziran 2014

PEPTİK ÜLSER. Uzm. Hem. Oya SAĞIR Bahçelievler Aile Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: Haziran 2014 PEPTİK ÜLSER Uzm. Hem. Oya SAĞIR Bahçelievler Aile Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: Haziran 2014 İçerik Planı Peptik Ülser Nedir? Kimlerde Görülür? Nasıl Oluşur? Helicobakter Pylori

Detaylı

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI Harika Alpay, Nurdan Yıldız, Neslihan Çiçek Deniz, İbrahim Gökce Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı BİRİNCİ BASAMAKTA GÜNCEL DURUM > 6330 Aile Sağlığı Merkezi

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

İzmir Atatürk Lisesi Dokuz Eylül Üniversitesi Denizli Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel cerrahi A.B.

İzmir Atatürk Lisesi Dokuz Eylül Üniversitesi Denizli Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel cerrahi A.B. ERYĠĞĠT EREN CV Adı Soyadı: Eryiğit Eren Doğum Tarihi: 27 şubat 1974 Medeni durum: Evli,bir çocuklu Yabancı dil: İngilizce Ev adresi : Kirazlıdere mh. Gümüş sk. Park verde sitesi b3/1 blok no 22 Çekmeköy

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

Robotik Cerrahi? Laparoskopi?

Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Profesörü Şişli ve Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi www.taviloglu.com www.robotcerrahisi.com www.genelcerrah.com www.drtaviloglu.tv

Detaylı

26-29 Mayıs 2010 tarihinde Ankara da yapılan 17. Ulusal Cerrahi Kongresi nde Poster olarak sunulmuştur.

26-29 Mayıs 2010 tarihinde Ankara da yapılan 17. Ulusal Cerrahi Kongresi nde Poster olarak sunulmuştur. Tek Port Laparoskopik Kolesistektomi Ve Multi Port Laparoskopik Kolesistektomi Olgularının Postoperatif Ağrı Ve Bulantı Kusma Açısından Karşılaştırılması 26-29 Mayıs 2010 tarihinde Ankara da yapılan 17.

Detaylı

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın?

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Dr. Beste Atasoy Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı & Sağlık Bakanlığı-Marmara Üniversitesi Pendik

Detaylı

[ Özet ] [ PDF ] [ Editöre E Posta ] S. HALEZAROĞLU, M. ÇELİK, A. UYSAL, C. ŞENOL, M. KELEŞ, F. ZONUZİ, R. DEMİRHAN, T. VARDAROĞLU, B.

[ Özet ] [ PDF ] [ Editöre E Posta ] S. HALEZAROĞLU, M. ÇELİK, A. UYSAL, C. ŞENOL, M. KELEŞ, F. ZONUZİ, R. DEMİRHAN, T. VARDAROĞLU, B. Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi Ocak 1995, Cilt 3, Sayı 1, Sayfa(lar) 103 105 [ Özet ] [ PDF ] [ Editöre E Posta ] Farklı Torakotomi İnsizyonu Kapama Yöntemlerinin Karşılaştırılması S. HALEZAROĞLU,

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 205-211, 1985 BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS Yıldız BATIRBAYGİL* Alparslan GÖKALP** Cleidocranial Dysostosis veya «Marie and Sainton» Sendromu

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi?

Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi? Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi? Onur IŞIK 1, Cengiz SAHUTOĞLU 2, Zeliha Korkmaz DİŞLİ 3, İsmail AYTAÇ 1, Olcay Murat Dişli 4, Ali KUTSAL

Detaylı

PERİOPERATİF ANEMİ. Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK İnönü Ün. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Rean AD

PERİOPERATİF ANEMİ. Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK İnönü Ün. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Rean AD PERİOPERATİF ANEMİ Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK İnönü Ün. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Rean AD 1 SORU? Anemi Neden Önemli? 2 SORU? 3 İnsidans Önemi ANEMİ Tanı Tedavi 4 Anemi Nedir? WHO Hb < 13 g/dl Hb

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU

ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU ZE sendromu; Pankreas veya oniki parmak bağırsağındaki tümör nedeniyle ortaya çıkan inatçı mide ülseri dir. Bu tümörlerden salgılanan gastrin hormonu nedeniyle mide asiditesi

Detaylı

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları DOÇ. DR. GÖKÇEN ORHAN Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İSTANBUL Euroscore risk sınflaması STS risk

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

Pilor Koruyucu Olmayan Peptik Ulser

Pilor Koruyucu Olmayan Peptik Ulser Pilor Koruyucu Olmayan Peptik Ulser Ameliyatlarının Alkalen Reflü Gastrit Yönünden Değerlendirilmesi Dr. Hüseyin Altun (1), Dr. Hasan Bektaş (2), Dr. Binnur Karagöz (3), Dr. Turhan Aksoy (4) ÖZET Peptik

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI

HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI SERKAN YILDIZ¹, REMZİ DÜNDAR², ÖMÜR KURU², FERCEM ERBAY², FATİH KILIDz,

Detaylı

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ Uzm. Hem. İlknur Yayla *Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü, Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneler ve MSÜ Koordinatörü Hazırlanma Tarihi: 23 Mart 2016 http://www.haberturk.com/saglik/haber/536313-kanserde-nano-teknoloji-mucizesi

Detaylı

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK Hayatın erken döneminde ebeveyn kaybı veya ihmali gibi

Detaylı

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Kanser Enstitüsü İzmir, Kasım 2014 36 y, E Aralık 2009 da sol orşiektomi Markerlar ve CT normal Patoloji: Klasik seminom, tm 2,5 cm. Tm testis içine

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI Dr. Fatih YANAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Periferik Damar Cerrahisi 2.Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu

Detaylı

KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD.

KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. Kasım-1999 HK 41 yaş, erkek Öğretmen Gaziantep Yakınması: Yok Bir yıl önce tesadüfen HBsAg

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Varikoselde en iyi tedavi hangisi? Prof.Dr.Önder YAMAN Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.B.D

Varikoselde en iyi tedavi hangisi? Prof.Dr.Önder YAMAN Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.B.D Varikoselde en iyi tedavi hangisi? Prof.Dr.Önder YAMAN Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.B.D Arena resmi koyalım Sunu Planı Varikosel tanımı ve pato-fizolojisi Varikosel testisi etkiler mi? Varikosel

Detaylı

BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI. Dr. Şahin EYÜPOĞLU

BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI. Dr. Şahin EYÜPOĞLU BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI Dr. Şahin EYÜPOĞLU Giriş Hiperürisemi, böbrek nakli sonrası yaygın olarak karşılaşılan bir komplikasyondur. Hiperürisemi

Detaylı

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 SUNUM KAPSAMI Niçin KMY yaparız? Hangi yöntemi kullanırız? KMY sonuçlarını nasıl değerlendirmemiz gerekir? Kırık

Detaylı

Venocuff II. Ekzovasküler Cuff

Venocuff II. Ekzovasküler Cuff Venocuff II Ekzovasküler Cuff Venocuff II Ekzovasküler Cuff 1 2 3 4 5 6 7 Silikon ile kuvvetlendirilmiş dacrondan oluşan valvüler kaftır. Venöz Yetmezliğin olduğu stratejik Valf bölgelerine implante edilir

Detaylı

PEPTİK ÜLSER PERFORASYONLARININ GRAHAM RAFİ İLE ONARIMINDA BATIN DRENİNİN YERİ

PEPTİK ÜLSER PERFORASYONLARININ GRAHAM RAFİ İLE ONARIMINDA BATIN DRENİNİN YERİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 2. CERRAHİ KLİNİĞİ ŞEF: Doç. Dr. İshak Sefa Tüzün PEPTİK ÜLSER PERFORASYONLARININ GRAHAM RAFİ İLE ONARIMINDA BATIN DRENİNİN YERİ DR. NURŞEN EYLEM

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Kanamaları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Gastrointestinal Sistem Kanamaları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Gastrointestinal Sistem Kanamaları Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Etyoloji Klinik Üst GIS kanamaları Alt GIS kanamaları Tanı Tedavi Tanım Treitz

Detaylı

AAM de ikinci düzey tedavi

AAM de ikinci düzey tedavi Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe 35 AAM de ikinci düzey tedavi Altı çizili terimler sözlükte listelenmiştir. Bazen reçete edilen ilaçlar semptomlarınızı gidermez. Bu vakalarda diğer tedavi opsiyonları

Detaylı

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09. 1 İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.2014 10.10.2014) 1 EYLÜL 2014 PAZARTESİ Saat 10.30-11.20

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

Deneysel apendektomi modelinde nonabsorbabl polimer klip ve sütür ligasyon etkinliğinin karşılaştırılması

Deneysel apendektomi modelinde nonabsorbabl polimer klip ve sütür ligasyon etkinliğinin karşılaştırılması Deneysel Deneysel apendektomi modelinde nonabsorbabl polimer klip ve sütür ligasyon etkinliğinin karşılaştırılması Fatih AKBIYIK *, Hakan ÇAVUŞOĞLU **, Derya ERDOĞAN ** Ankara Dışkapı Çocuk Sağlığı ve

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Gastroösofageal Reflü Hastalığı DRATALAYŞAHİN

Gastroösofageal Reflü Hastalığı DRATALAYŞAHİN Gastroösofageal Reflü Hastalığı DRATALAYŞAHİN Tanım Gastrik muhtevanın ösofagusa anormal reflüsünün neden olduğu mukosal hasar ve semptomlar Sıklıkla kronik ve tekrarlayıcı Tipik semptomları olmayan hastalarda

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

Mehtap Oktay 1, Turgut Karaca 2, Özlem Suvak 3, Aziz Bulut 4, Mustafa Yasin Selçuk 5, Mustafa Gökhan Usman 6, Uğur Gözalan 7, Nuri Aydın Kama 7

Mehtap Oktay 1, Turgut Karaca 2, Özlem Suvak 3, Aziz Bulut 4, Mustafa Yasin Selçuk 5, Mustafa Gökhan Usman 6, Uğur Gözalan 7, Nuri Aydın Kama 7 ARAȘTIRMA YAZISI / ORIGINAL ARTICLE Kafkas J Med Sci 2013; 3(1):15 20 doi: 10.5505/kjms.2013.77486 Üçüncü Basamak Sağlık Merkezi Herni Cerrahisi Deneyimleri ve Herni Nüksünü Etkileyen Faktörler Inguinal

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

KARACİĞER NAKLİNDE AMELİYATHANE HEMŞİRELİĞİ. Hem. Kezban ORMAN Akdeniz Üniversitesi Hastanesi

KARACİĞER NAKLİNDE AMELİYATHANE HEMŞİRELİĞİ. Hem. Kezban ORMAN Akdeniz Üniversitesi Hastanesi KARACİĞER NAKLİNDE AMELİYATHANE HEMŞİRELİĞİ Hem. Kezban ORMAN Akdeniz Üniversitesi Hastanesi SUNUM İÇERİĞİ 1. Tanım 2. Tarihçe 3. Karaciğer Transplantasyon Türleri * Canlı Vericili * Kadavra Vericili 4.

Detaylı

PEPTİK ÜLSER PERFORASYONLARINDA TEDAVİ SEÇENEKLERİMİZ OUR TREATMENT ALTERNATIVES FOR PERFORATED PEPTIC ULCER DISEASE

PEPTİK ÜLSER PERFORASYONLARINDA TEDAVİ SEÇENEKLERİMİZ OUR TREATMENT ALTERNATIVES FOR PERFORATED PEPTIC ULCER DISEASE İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi,2014;18(2)5-11 ARAŞTIRMA MAKALESİ ------------------------------------------------------------------------------------------------ PEPTİK ÜLSER PERFORASYONLARINDA

Detaylı

Dr. Mustafa Hasbahçeci

Dr. Mustafa Hasbahçeci Dr. Mustafa Hasbahçeci Kaynaklar Tokyo Guidelines for acute cholangitis-2007 *Background: Tokyo Guidelines for the management of acute cholangitis and cholecystitis. J Hepatobiliary Pancreat Surg. 2007;14(1):1-10.

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir.

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. Metabolik Sendrom Araştırma Grubu Prof.Dr. Ömer Kozan Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Kardiyoloji ABD, İzmir

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi *Necati Şentürk, *Koray Öcal, *Ahmet Dağ, **İlter Helvacı, **Tamer Akça * M.E.Ü.T.F. Genel Cerrahi A.D. ** M.E.Ü.T.F.

Detaylı

Patent Duktus Arteriyozus

Patent Duktus Arteriyozus Patent Duktus Arteriyozus Dr. Mustafa SAÇAR Duktus arteriyozus v Ana pulmoner arter inen aort v Media tabakasında spirel yerleşimli düz kas hücreleri yoğun v İntima tabakası aorta göre kalın v Doğumla

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

Peptik Ülserin Cerrahi Tedavisi

Peptik Ülserin Cerrahi Tedavisi Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Gastrointestinal Sistem Hastal klar Sempozyumu 11-12 Ocak 2001, stanbul, s. 119-131 Sürekli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi İçindekiler Bel fıtığı nedir? 4 Bel fıtığı teşhisi nasıl yapılır? 6 Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır? 7 Barricaid için bir aday

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ PIHTI KAPLI YAPAY KALP KAPAKLARININ PIHTI ERİTİCİ İLAÇ İLE TEDAVİSİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ PIHTI KAPLI YAPAY KALP KAPAKLARININ PIHTI ERİTİCİ İLAÇ İLE TEDAVİSİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ PIHTI KAPLI YAPAY KALP KAPAKLARININ PIHTI ERİTİCİ İLAÇ İLE TEDAVİSİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD.

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD. OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD. IVF e bağlı mortalite 100,000 canlı doğumda 6 OPU IVF ilk 10 yılında Laparoskopi ile

Detaylı

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları

Detaylı

Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi

Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi Dr.Ahmet Akyol Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji A.B.D Ablasyon sonrası hasta izlemi amacı İşlem başarısının değerlendirilmesi Komplikasyonların

Detaylı

EVDE BAKIM HİZMET DENEYİMLERİ:KAMUDA

EVDE BAKIM HİZMET DENEYİMLERİ:KAMUDA EVDE BAKIM HİZMET DENEYİMLERİ:KAMUDA Doç. Dr. Pemra C.ÜNALAN Ast. Dr. Özge Doğan Marmara Üniversitesi Pendik EAH Evde Sağlık Birimi EVDE SAĞLIKTA HASTA TAKİBİ... Evde sağlık hizmeti alan hastaların ayaktan

Detaylı

Meme Kanseri ve Ateş. Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı

Meme Kanseri ve Ateş. Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı Meme Kanseri ve Ateş Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı VAKA-1 52 yaş, kadın hasta Meme kanseri nedeni ile 1 hafta önce aldığı adjuvan kemoterapi sonrası ateş

Detaylı

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR:

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR: NÜTRİSYONEL VE METABOLİK DESTEK: Malnütrisyon: Gıda tüketiminin metabolik hızı karşılamayamaması durumunda endojen enerji kaynaklarının yıkımı ile ortaya çıkan bir klinik durumdur ve iki şekilde olabilir.

Detaylı