AYDINLANMA ÇAĞINDA KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPİK MEKAN İNCELEMESİ: PALAIS ROYAL ve MASON LOCALARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AYDINLANMA ÇAĞINDA KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPİK MEKAN İNCELEMESİ: PALAIS ROYAL ve MASON LOCALARI"

Transkript

1 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ VE SİYASET BİLİMİ (SİYASET BİLİMİ) ANABİLİM DALI AYDINLANMA ÇAĞINDA KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPİK MEKAN İNCELEMESİ: PALAIS ROYAL ve MASON LOCALARI Yüksek Lisans Tezi Reşide Adal Ankara 2004

2 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ VE SİYASET BİLİMİ (SİYASET BİLİMİ) ANABİLİM DALI AYDINLANMA ÇAĞINDA KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPİK MEKAN İNCELEMESİ: PALAIS ROYAL ve MASON LOCALARI Yüksek Lisans Tezi Reşide Adal Tez Danışmanı : Filiz Çulha Zabcı Ankara 2004 ii

3 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ VE SİYASET BİLİMİ (SİYASET BİLİMİ) ANABİLİM DALI AYDINLANMA ÇAĞINDA KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPİK MEKAN İNCELEMESİ: PALAIS ROYAL ve MASON LOCALARI Yüksek Lisans Tezi Tez Danışmanı : Filiz Çulha Zabcı Tez Jürisi Üyeleri Adı ve Soyadı İmzası Doç.Dr. Arif Güven Sargın Yrd.Doç.Dr. Zeliha Etöz Yrd.Doç.Dr. Filiz Çulha Zabcı Tez Sınavı Tarihi : 30 Eylül 2004 iii

4 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... iv GİRİŞ... 1 I. KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPYA A. AYDINLANAN KAMU VE KAMUYU KAP(AT)ANLAR B. ÖTEKİLEŞTİRİLEN İNSAN VE İNSANI KAP(AT)AN HETEROTOPYALAR Heterotopya Foucault, Kapatılma ve Heterotopya...36 II. PALAIS ROYAL A. AYDINLANMIŞ PARİS TABLOSU Paris in Topografik Yapısı...50 a. Fauburg Saint-Marcel b. Bicetre c. Vivien Sokağı d. Saint-Germain-En-Laye Paris'in Toplumsal Yapısı...55 a. Soyluluk b. Burjuvalar c. Kapitalistler d. Küçük Burjuvalar e. Sanatçılar (Artistler) f. Öteki Sınıflar Paris te Gündelik Yaşam...62 a. Haller b. Tekel c. İkinci El Parekendecilik d. Küçük Dükkanlar e. Alıp Götürmeler f. Çocuklar g. Hastane - Düşkünlerevi iv

5 B. MEKANIN TARİHİ IV. Henri Dönemi Paris, Şehircilik ve Place Royal...66 a. Place Royal in İlk Dizaynı: b. Place Royal in İkinci Dizaynı : Temsilin İkizlenmesi Olarak Palais Royal...94 a. Devrimden Önce Palais Royal b. Devrimden Sonra Palais Royal C. KAMUSAL VE HETEROTOPİK MEKAN OLARAK PALAIS ROYAL Renkler Meydan ve Bahçe Pasajlar ve Galeriler Kafeler ve Kulüpler Eğlence Tiyatro III. MASON LOCALARI A. TARİH İÇİNDE MASONLUK Eski Kaynaklar Operatif Masonluk Spekülatif Masonluk Yüksek Derecelerin Oluşumu İngiliz Masonluğu Fransız Masonluğu Yasalar a. Tarihsel Bölüm b. Yükümlülükler B. MEKANSAL DÜZEN VE RİTÜELLER Mekansal Düzen ve Semboller Masonların Törenleri ve Diğer Özellikleri C. LOCALAR VE KADIN D. AYDINLANMA ÇAĞINDA KAMUSAL VE HETEROTOPİK MEKAN OLARAK LOCALAR Sırrın İkili Doğasının Sosyolojisi ve Kamusalla İlişkisi v

6 2. Kamusal ve Heterotopik Mekan Olarak Localar SONUÇ KAYNAKÇA ÖZET vi

7 GİRİŞ Hem eskiyi hem yeniyi reddeden, ikisine de ait olmayan, boşlukta duran bir ulus olduk diye başlayan köşe yazılarının yazıldığı, garip bir şekilde yine ne doğuya ne batıya ait olamadan arafta kalmış krizler içindeki bir ülkenin insanı olmak... Kapitalizmin siyasal, ekonomik ve sosyal ilişkiler ağı içinde işleyen iktidarın hakikat oyunlarının en gözde oyuncusu öznenin veya sunulan çeşitli kimlikler içindeki modern insanın serüveninde, mutlu sonu merak etmek... Kendisiyle ve ötekiyle barışık, herkes için daha iyi ve kaliteli bir yaşam peşinde özgürlüğü aramak ve içinde yaşanılan beden ve ruh dahil ayrımcı tüm mekanların sınırlarını belirsizleştirmek için önce araları, sonları, sınırları ve eşikleri belirlemek gerekir. Bunlar ise tarafından dışlandıkları bütün ve dışladıkları kendi ötekileri ile diyalektik bir birliktelikte anlaşılabilirler, lakin, yine bu tür sorgulamaların insanı Michel Foucault nun, zaten sınırda olmak bir mittir, nihayetinde hepimiz toplum içindeyiz 1 sözü unutulmadan. Tarih boyunca kendi, hakikat ve iyi bir yaşam peşindeki macerasında insanın ödediği bedel, sürekli kurulan ve yıkılan sosyal ve siyasal inşalar, kültürel ayrışmalar ve parçalanmalar olmuştur. Hayatına, varlık nedenine ve dünyadaki varoluşunun gerekçeleriyle şekillendireceği dünyaya bir anlam katmak ve bu doğrultuda hem kendini hem de dünyayı yeniden üretmek için insanlar bir kırılma noktasından geçmelidir. Bu ister doğum anı, ister sonradan karşılaşılan bir çözülme ve yeniden doğuş olsun. Arendt in siyasalındaki en önemli kırılma noktası olarak doğum... Doğarak insanlar arasına, siyasalın en temel öğesi olan insan çoğulluğuna ait olmak, görünür olmak. Hem kamusallığın hem de insanın doğuşu. Kamusalın izlerini Eski Yunan dan itibaren takip eden Arendt için bütün siyasal hayatın ilk koşulu, doğmak ve insanlar arasına katılarak bir çoğulluğun içinde en mükemmel siyasi etkinliği gerçekleştirmek, yani eylemektir. 2 İnsanların 1 Michel Foucault, İktidarın Gözü, Çev. Ferda Keskin, Ayrıntı Yay., İstanbul, 2003, s Hannah Arendt, İnsanlık Durumu, Çev. Bahadır Sina Şener, İletişim Yay., İstanbul, 1994, s.37.

8 sonuçlarını önemsemeksizin yapıp etmelerinin karşısında durur eylemek. Çünkü onun için yapıp ettiklerimiz üzerine düşünmek kadar önemli bir şey yoktur ve sonuçlarını düşünmediğimiz yapıp etmeler, yapılanların sonuçlarına katlanarak eylemenin yanında önemsiz kalır. Eyleyerek ve konuşarak kamusal alanda tezahür etmek ve bu tezahür sahasının koşulu olan insani çoğulluk, kamusalın en temel kavramlarıdır. Bu anlamda insanların mucizede bulunma yetisi olarak uyum içinde gerçekleştirilen eylemlerin sanki hiçbiryerden çıkıyormuşcasına gelen güçleri 3 yanısıra beklenilmeyecek sonuçlarına da katlanmak gerekecektir. Sonuçların öngörülemezliği, süreçlerin tersine çevrilemezliği ve faillerin anonimliği ile beraber düşünülmesi gereken eylemlerin, açmazları da beraberinde gelir. Fakat koşullanmış insan zorunluluğa tabi olduğunun bilincine varmazsa özgür de olamaz 4 diyen Arendt, bir anlamda iktidarın olduğu yerde direniş de vardır diyen Foucault yu önceleyecek ve güzel bir hayat umudunu terketmeyecektir. Eylemin getirdiği açmazlardan ilki eylemlerin sonuçları üzerindeki denetimin kaybedilmesidir. Bir anda harekete geçen eylemin ve inisiyatifin kamusal alana ve siyaset arenasına çıktığında öngörülemez sonuçlara doğru evrilmesi yine başka eylemlerle durdurulabilir veya yönlendirilebilir. Rusya da gerçekleşen devrim ve işçi sınıfı kamusallığının geçirdiği deneyimler, 1980 sonrası politikaların gösterdiği siyasi gelişmeler, bu tür öngörülemezlik açmazları ve kontrol edilemeyen eylemlerin sonuçlarından bahseden, Arendt i haklı çıkartırken, sivil toplum ve daha demokratik kamusal alan tartışmalarına ivme kazandırmıştır. Hâlâ bir takım dışlamalarla işleyen ve zaten başından beri mekanizmalarını ve kendini bunun üzerine tesis etmiş bir kamusal alan ve sivil toplum anlayışıyla sınırlandırılıyoruz. Bu yüzden arada kalanların, eşiklerin, dışarıda bırakılanların kamusala yeniden iadesi için yapılanlar adeta bir ütopyanın peşinde koşmak ya da yeni muhafazakarlık olarak nitelendiriliyor. Öte yandan ise çoğulcu, postmodern teorilerle telafi edilmeye çalışılan gedikler bir yandan dolduruluyor derken, diğer yandan da bilinçli yeni gedikler açılmaya devam ediyor. 3 a.g.e., s a.g.e., s

9 Zaten çeşitli kılıklara girerek kendini tek bir tanıma vermeyen, normatif ideal olarak değerlendirilebilecek kamusal alan kavramı, şimdilerde de kadın, türban ve din ekseninde Türkiye nin önemli siyaset tartışmalarına konu olmakta. Daha demokratik ve daha geniş kapsamlı bir kamusal alan umutlarının içinde bulunabileceği gerçek bir mekan tarifi için, bir tür arkeolojik çabayla, şu anda yaşadığımız çağı şekillendiren kamusal alanın nüvelerini taşıyan köklerine inmek ve oluşum sürecinde yanıbaşında duran ama es geçilmiş gerçek öteki mekanlar üzerinden kamusalı düşünmek, gelecek için umut verici olabilir. Bunun için geçmişe yapılacak yolculuk haritası, Aydınlanma Çağı nı işaret etmektedir. Aydınlanma projesiyle kendini tarih aynasında yeniden ve artık bambaşka bir surat olarak gören insan, diğerlerinden tamamen farklı bir kırılma noktasında kendiyle, geçmişi ve geleceğiyle yüzleşmiş ve o an yaptıkları üzerine düşünmeye, şimdisini değerlendirmeye başlamıştır. İnsanın kendiyle bu yüzleşmesini, Foucault nun ifade ettiği gibi Aydınlanma Çağı nı ve sunduklarını kabul etmek ya da reddetmek yol ayrımındaki bir ya da şantajı şeklinde değerlendirip sınırlandırmamak gerekir. Çünkü Aydınlanmanın kendisi yapmak, yıkmak ve yeniden inşa etmenin tekrarları ve kesintileriyle şekillenen bir coşku, sürekli bir değişim potansiyeli ve aklın kendimizin bir ontolojisini yaparak güncelliğimiz ve şimdiki zaman üzerine düşünmesi deneyimidir. Bu noktada ise Aydınlanma insanının siyasal, ekonomik ve toplumsal olanla arasındaki ilişkileri anlamak için hikaye edilmiş tarih in izini sürmek değil tarihsel olanın arkeolojisini yapmak ve özellikle modernitenin kurgusunu çözümlemek ihtiyacı hasıl olur. Dolayısıyla bu çözümleme grafiğinin eğrisi Eskinin aşınıp yitmeye, yeni olanınsa kemikleşemeden değişip dönüşmeye başladığı 5 zamanlardan 5 Üretimin sürekli altüst oluşu, bütün toplumsal koşullardaki kesintisiz sarsıntı, sonu gelmez belirsizlik ve hareketlilik, burjuva çağını bütün diğerlerinden ayırdeder. Bütün yerleşik, donmuş ilişkiler, yaratmış oldukları eski ve saygıdeğer önyargıları, inançlarıyla birlikte, süpürülüp gider, yeni şekillenen bütün ilişkiler, katılaşıp kemikleşmeye zaman bulamadan eskirler. Bütün katılar eriyip hava olur, kutsal bilinen her şey kirlenip sefilleşir ve sonunda insanoğlu aklını başına devşirerek hayatın gerçek koşullarıyla ve kendi türünden olanlarla ilişkileriyle yüz yüze gelmek zorunda kalır., Karl Marx ve Friedrich Engels, Komünist 3

10 geçip, güç, gelişme ve yenilenmenin yanısıra parçalanma, sürekli bir devinim ve mücadelenin getirdiği belirsizlik ve çelişkilere gebe bir süreci keserek varolan sosyal düzene alternatif mekansal ve sosyal pratikleri hedefler. İncelemenin mekanı, geniş bir tanımlamayla başat güç kapitalizmin ve sınıfı burjuvazinin eski saraylara, geniş topraklara ve bu mekanların soylularına nispet gelişip serpildiği, yeni bir insan ve bireyin resminin çizildiği Aydınlanma Çağı Fransa ve Kıta Avrupa sıdır. Resmedilecek mekanlar, yeni bir kamusal alan ve sivil toplum anlayışının tam da içine doğduğu, salt geometrik anlamıyla değil içinde oluşan tüm sosyal, siyasal ve ekonomik ilişkilerin alanı olarak, kendini bu yeni insana değişim vaadleriyle sunarken bir yandan kendi de bu ilişkiler içinde şekillenen, bir tür geçiş dönemindeki gerçek mekanlardır. Teoriden pratiğe tarihsel bir bakış atarak modernitenin bulanık sularında çökelmiş, politikanın süzgecinden geçmiş, farklı bir kamusallığın oluşma sürecindeki siyasal, tarihi ve sosyolojik dinamiklerin ayırdına varabilme çabasında gerçek eşik mekanlar olarak iki heterotopya örneği Mason Locaları ve Paris kamusalının göbekdeliği mahiyetinde bir yapılar bütünü Palais Royal seçilmiştir. Çalışmanın temel kavramları olan kamusal alan ve alternatif düzenleme alanı olarak heterotopya nın sorunsallaştırmadaki yerinin netleştirilmesi için kimi tarihsel ve kuramsal uğrak noktalarından geçilmelidir. Heterotopyanın metine kazandırılmasındaki güncel ilginin kaynağı için ilk olarak The Badlands of Modernity adlı kitabında alternatif sosyal düzenlemeyi kendine konu edinen Kevin Hetherington dan bahsedilmelidir. Kitabın ana konusu sosyal değişim alanları ve yeni imkanların potansiyeli olarak alternatif sosyal düzenlemelerdir. Sorunsalının belkemiği ise, Foucault un rahatsız edici, ahenksiz farklılıkların birlikteliği ve ötekilik mekanları 6 olarak bir tür alternatif sosyal düzenlemeye açılan heterotopya Manifesto, Çev. Muzaffer Erdost, 4. Baskı, Sol Yayınları, Ankara, 1998, s Kaynak metinlerde geçen space kavramı sözlük anlamı itibariyle uzay, uzam, aralık, mesafe, süre, zaman, müddet, aralıklı dizmek ve aralıklara bölmektir. Foucalt kavramı kimi yerde uzay, kimi yerde uzam, kimi yerde mekan anlamlarına gelecek şekilde kullanmıştır. 4

11 kavramıdır. Heterotopyayı tanımlarken ilgili mekan tasarımları yardıma çağrılır. Hetherington ın kuramsal çerçevesinde Louis Marin in aslında istenmeyen bir durum olmasına rağmen alternatif düzenleme için umut verici ütopya kavramsallaştırması ve Bruno Latour un geçişlerin zorunlu uğrak noktaları fikri, heterotopyanın alternatif bir sosyal düzenleme sıfatı kazanmasına yardımcı olmuşlardır. Diğer yandan heterotopya Lefebvre in temsili mekanlarından, marjinden, paradoks mekanlardan, sınırda olmaktan, sınırlarda dolaşıp onu aşmalardan veya sadece direnişten farklı bir çerçevede ele alınmalıdır. Lefebvre in direniş mekanları olarak bahsettiği temsili mekanları, herhangi bir düzenleme karşısına koyması ve onun için bu mekanların sadece direniş ve özgürleşme yerleri olması tarihsel gerçekliklerden uzaktır ve heterotopya özelliklerinden hiçbirini taşımamaktadır. İktidarın kendi mekanlarını ürettiği düşüncesiyle buna karşı çıkardığı alternatif mekan anlayışı, özgürlük için ve özgürlük içindeki mekanların da bir şekilde düzenlendiği fikrini yadsıyarak yetersiz kalmaktadır. Oysa Foucault nun mekan tarifindeki başlangıç noktası mekanlarda, iktidarın kontrol ve disipline ederek varolmayı sürdürdüğü anlayışıdır. Bu sebeple yeni alternatif düzende de karşı güç ve minör iktidarlar oluşacak, kaçınılmaz olarak belli yeni bir düzenleme alanına girilecektir. Büyük sosyal ve siyasal değişimlerin yaşandığı geçiş dönemlerinde bir tür istasyon görevi gören heterotopyalar alternatif farklılıkların biraraya geldiği heterojen yerleri içine alır ve onları mekansal ve sosyal bir düzenlemeyle kuşatırken kendisi de varolan düzenin karşısında konumlanır. Kısaca yeni olanın eski düzenlemelerden farkı, eskiye karşı oluşturulan yeni bir düzen ve disiplin ilkesiyle kuşatılmasıdır. Çok farklı yorumlara kendini verebilecek heterotopya kavramı, varolan sosyal ve siyasal iktidarın öngörmediği şekilde ama yine de verili düzenle temasını koparmadan olumsal bir ilişkide, öteki yer olarak kendi ötekisini de vareden alternatif mekanların ifadesidir. Foucault nun Arşimed noktası Metin içinde bu kavram mekan olarak lafzedilecek ama yazarların kavramları farklı kullanışları da gözönünde bulundurulacaktır. 5

12 öteki si, devlet ve iktidar tekellerinden kurtararak ilişkiler ağı içinde tikelliğe teslim ettiği mikro iktidarlar, hakikat oyunlarının yazarı iktidarcı disiplinlerin normalleştirme teknikleri ve kendini kur(dur)an özne üzerine yaptığı çalışmalarında kullandığı kavram setiyle tartışılacak ve Habermas ın hukuki yapılar çerçevesinde iletişimsel akıl aracılığıyla işleyen diyaloğunun ürünü olan kamusal alanla ilişkisi içinde incelenecektir. Sınırlarla kendini koşutlayan Aydınlanma nın kendine has geçiş dönemi kamusal portreleri nde, heterotopya Habermas ın tanımladığı kamunun dışarıda bıraktıklarını sahiplenerek ötekileş(tiril)en mekanlardır. Alternatif bir sosyal düzenleme, normalleştirme ve disipline etme ilişkileriyle ötekiliği tekrar sisteme dahil eden yerler olması ise heterotopik olarak kabul edilen bu yerlerin sisteme olan karşı duruşlarının, farklılıklık yaratan özgürleştirici yanlarının önemini azaltmaz. Soluklanma mekanı olan heterotopya, olumsallık dinamikleriyle yeni çıkışlara, özgürlüklere ve farklı bir dünya hayaline yüzü dönük eşik yerlerdir. Unutulmaması gereken, oluşumların ve kavramaya çalışılan şeyin kökünde mutlak bir gerçeğin ve varlığın değil, rastlantısalın dışşallığının bulunduğudur. İzi sürülen heterotopyalar, modern çağın yarattığı çelişki ve ikiliklerinin merkezkaç etkisinden tamamiyle kurtulamayarak bir yandan özgürleştirici ve demokratik bir coşkuyu bir yandan ise normalleştirici ve öte durulan sisteme dair unsur ve mekanizmaları içlerinde taşımışlardır. Heterotopyanın, Habermas a yöneltilen eleştirilerde lafzedilen burjuva kamusallığı dışındaki farklı kamusallıklar ile ilişkisinin de açığa kavuşturulması gerekebilir. Fakat bunun için yine kamusal alan ve heterotopya ilişkisinin nasıl kurulduğu sorusuna dönülür. Heterotopyalar, her ne kadar Foucault tarafından heterotopyalar kamusal yerler gibi değildir diye bir şerh taşısalar da, burada kamusalla ilişkilerini kamusalın ötekileştirdikleri olmaları itibariyle kurarlar. Bahsedilen değişim döneminin genel özellikleri dikkate alınırsa çalışma konusu olan heterotopyalar, kısmen de olsa dışlanmış temsillerin veya gözardı edilen bu kamusallıkların ortak ifadesi olarak kabul edilebilir. Saray 6

13 kadınları kamusallığı, burjuva kamusallığı, plebyen kamusallık vb. diğer kamusal alanların geçici bir süreliğine kendilerini bu heterotopyalara teslim ettiğinin söylenmesi yanlış olmaz. Fakat bu tür bir teslimiyetin sonucu heterotopyanın kendi iç dinamikleri ve dışlamalarla çalışan mekanizmaları nedeniyle tamamıyla bir kapmaya dönüşmez. Bunlar sürekli giriş-çıkış sınır ihlalleri ile birbirleriyle kesişirler. Ama asıl olan, incelenen dönem itibariyle, orta soluklu ve yeni bestelenmiş bir eserin, orkestranın ikili kontrolünün sadece tek bir şefe geçmesinin gerilimli ve belirsiz aşamasında, temsil şansına sahip olmuş her ayrı enstrüman veya grubunun bir süreliğine hem kendi müziğini icra edip dinlenildiği, hem de ara ara susarak başka sololara fırsat tanıdığı, herkese açık konser performansıdır. Özelin ve kamusalın, ailenin, ekonominin ve toplumun geçirdiği esaslı dönüşümlerin eşyanın, kelimenin ve bedenin ötekiliğini de dönüştürmemesi kaçınılmazdır. Yani Palais Royal ve Mason Locaları gibi heterotopyaların mevcut durumları, tıpkı seslerin alçaltılıp yükseltilerek sese ve tonlamaya vurgu yapılması tekniğindeki gibi içlerinde işleyen disipline etme mekanizmaları ile karşıtlıkların kullanılarak asıl istenilene vurgu yapılmasına dönüşmüştür. Bu tanımların çizdiği kavramsal çerçeve içine yerleştirilecek pratiklerin itici gücü kapitalizm; uygulayıcısı, eski mekanların kutsal haleyle taçlandırılmış asillerine ve toprak soylularına karşı, devrimin yeni mekanlarının efendisi burjuvazi; ve kapitalizmin gölgesinde kalsalar da, hem heterotopyaya hem de kamusala ait özgün ve çok renkli mekan resimlerinin arkalarında bıraktıkları ise, bir umut, coşku ve yapım içindeki yıkım olmuştur. Öngörülebilirlik ve hesaplanabilirlik müesseseleriyle çalışan kapitalist bir yaşam dünyası içinde bile olunsa öngörülemeyen eylemlerin dönüşümüne başka eylemlerle müdahale etmek ve bunu istenilen düzeni elde etmede harç malzemesi yapmak için geç kalmak söz konusu değildir. Kürşat Bumin in dediği gibi yeni düzen yeni bir mekan ve zaman anlayışıyla gelmektedir. 7 Fakat öte yandan unutulmamalıdır ki bu düzen de kendi tür heterotopyalarına gebedir. Bu kavramsal çerçevede Aydınlanma Dönemi kamusal alanını 7 Kürşat Bumin, Demokrasi Arayışında Kent, Ayrıntı Yay., İstanbul, 1990, s

14 anlayabilmek için Habermas ın kamusal alan kavramına başvurulacaktır. Habermas ın kamusal alan kavramının tercih edilme nedeni ise onun kavramı incelerken kullandığı tarihsel boyut ve diyaloğa dayalı akılcı bir kamusal alan eleştirisidir. Habermas ın yaptığı somut ve akılcı öznelerin oluşturdukları bir burjuva toplumunun analizi, çalışmanın konu ettiği döneme karşılık gelmektedir. Metin içinde, Antik Yunan deneyimlerini idealleştiren Arendt ve sosyal-psikolojik boyutlarıyla kamusalı çözümleyen Sennett e temel referanslar olarak başvurulsa da asıl tartışma, modern toplumda yapısalla diyalektik ilişkisi içinde kendi kamusalını oluşturan somut, akılcı bireyözne ve sonradan ideal bir kategoriye dönüştürdüğü burjuva toplumu üzerine tarihsel ve eleştirel değerlendirmeler yapan Habermas ile yürütülecektir. Fakat incelenecek olan mekanları anlayabilme çabasında heterotopyayı da içine alan kamusal alan kavramı Palais Royal ve Mason Locaları nın kamusallığını tam olarak açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Örnek mekanların heterojenliğini ve ötekilikleri barındıran özgün karşı duruşlarını açıklayabilmek için heterotopya kavramı kullanılacak ve bu sayede öteki kamusallıkların ifadesi olan heterotopik mekan, kamusal alana iade edilecektir. İncelenen örnek mekanlar, kamusal alanın bir parçası olmalarına rağmen sadece Habermas ın kamusal alan için tanımladığı açıklık, eşitlik, farklılık ve diyalogtan oluşan kavramlar seti ile tam olarak anlaşılamayacak özellikler arzeden, bu kavramların, karşıtlarıyla diyalektik içinde işlediği, özgün, heterojen, yapısal karşıtlıkları birarada barındıran ve varolan düzenlemeye karşı bir duruşu temsil eden ötekilik mekanları oldukları için tercih edilmişlerdir. Çalışmanın ilk bölümünde Habermas ın ötekileştirerek içinde kendini inşa ettiği ve kurucu birey-öznelerin aklı kendilerine kapatarak kurguladıkları kamusal alan ve Foucault nun ötekileştirilmiş insanını barındıran ama aynı zamanda oluşturduğu alternatif düzenlemeyle kendi ötekisini oluşturarak içine kapanan heterotopyalar incelenecektir. Bu incelemede Habermas ın Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü kitabı ve Michel Foucault nun Büyük Kapatılma, Özne ve İktidar, Disiplin ve Cezalandırma kitapları temel olarak alınacaktır. 8

15 İkinci bölümde kamusal alan ve heterotopik mekan örneği olarak Palais Royal konu edilecektir. Aydınlanma Çağı Paris inin toplumsal ve topografik bir yapısal incelemesinin ortasına, tarihsel bir analizle oturtulacak olan Palais Royal, ilk örnek heterotopik mekan olacaktır. Üçüncü bölümün konusu ise, çalışmanın ikinci heterotopik mekanı olarak, eski çağlardan biriktirdikleriyle şekillendirdiği tarihsel örgütleme yapısının ve Aydınlanma da geçirdiği değişimin kazandırdığı modern çehresinin yine tarihsel bir analizle tartışılacağı mason locaları olacaktır. Sonuç bölümünde ise Foucault ve Habermas ın diyalog üzerinden eyleyen özne ekseninde epistemolojik bir karşılaştırması yapılacaktır. Kamusal alanı oluşturan iletişimsel akıl ile işleyen ama bir yandan ötekileştiren öznenin altını kazarak diyaloğu ötekine de açan Foucault nun aşkın ama somut ikizlenmiş öznesinin, mekan edindiği heterotopya ile kamusal alanın eksik kalan boşluklarını ve ara yerlerini nasıl doldurduğu tartışılacaktır. 9

16 I. KAMUSAL ALAN VE HETEROTOPYA A. AYDINLANAN KAMU VE KAMUYU KAP(AT)ANLAR Habermas, özel kişilerin rasyonel ve eleştirel tartışmalarla kamusal konular üzerine düşündükleri, kararları statüler üzerinden değil de tartışmaya imkan vererek sağlanan bir iletişimin ne tür sosyal şartlar altında gerçekleştiği sorusunu sorar. Bu, Habermas ta hem normatif idealler hem de gerçek tarih üzerine bir incelemeye dönüşür. Burjuvazinin hakimiyetindeki politikanın 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadarki seyrini takip eder. Kimi yorumlara göre Hegel- Marx ekseninden bir tür Kantçılığa seyirten sosyal teorisinde ve özellikle de Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü nde burjuva kamusal alanının ideal bir tasarım olarak verilmesinden sorumlu tutulan Kant, teorisyeni olarak baş köşeye oturur. İlk başlardaki Kant reddiyesine rağmen son çalışmalarında, yöntemsel akılcılığın nesnel bilgiyi, ahlaki-pratik görüşü ve estetik yargıyı yetkinleştirmesinde, Kant a başvurur. Kamusallığın Yapısal Dönüşümü nde burjuva toplumunun dönüşümüne ve kısmen de dejenerasyonuna neden olan iç gerilimlerini ve faktörleri analiz etmeye çalışırken ayrıca burjuva toplum üzerine yapılan eksik ve yanlış yorumlara rağmen, onun temel bir gerçeklik olarak özgürleştirici potansiyelinden de bahseder. Söylemin kalitesine ve katılımın genişliğine göre şekillenen demokratik bir politikadan yola çıkarak 17. ve 18. yüzyıllardaki klasik burjuva kamusal alanın nasıl tartışanların kimliklerine değil de tartışmanın niteliğine dayanan eleştirel bir tartışma üzerinden şekillendiğini anlatır. Bu, her yerde halihazırda bulunan tartışma modelinin burjuva kamusal alanının merkez ekseni olduğunu ifade ederken aslında Kant ın aklından ödünç almaktadır. Kendisinin de belirttiği gibi, Kant aslında yalnızca iş adamları ve hatta kadınlar tartışabilir diyerek elitizme bir tür ihanette bulunmuştur. Fakat vurgu burada pozitif olanadır. Tartışmaya katılımın bir çok sorunun ve eksikliğin üstesinden gelmeye aracı olacak eğitime bağlı olarak gerçekleştiği ve ayrımın sadece kimi statülerin 10

17 dışlayıcılığından farklı olarak eğitim üzerinden yapılmasına bakılacak olursa, önerisi, daha önceki eşitsizliklerin içinde kötünün iyisi bir görünüm arzedecektir. Öte yandan ise, negatif bir bakış açısından Kant, kadınlar ve iş adamları kurnaz ve anlaşılması son derecede karışık akıl yürütücüleri değildir demektedir; buradan ise diyalektik olarak kamusal alanın çöküşüne doğru adım atılır. 8 Erken Avrupa kamusal alanı toplumun küçük bir kısmını, genellikle de eğitimli, varlıklı ve söylemiyle ötekisini yaratn ve ona karşı bir önyargı da geliştiren aile reisi, beyaz erkekleri kapsıyordu. Habermas ın konusunu ettiği kamusal alanın dönüşümü; daha çok kişiyi kapsayacak şekilde sürekli bir genişlemeyi (bireysel katılımın araçları olarak büyük ölçekli sosyal kurumlar ve organizasyonların da katılımı) ifade etmektedir. Habermas a göre, bu genişleme nihai olarak söylemde bir yozlaşmaya sebebiyet vermişse de, hem demokrasinin gerekleri hem de günümüz toplumsal örgütlenmesinin büyüklüğü nedeniyle bugün artık o dönemin elitist kamusal alanına dönüş mümkün değildir. 9 Habermas ta kamusal alan kategorisi ya akılcı-eleştirel söylemin nitelik veya formu; ya da halk katılımına açıklık olarak iki yönlü kurulmaktadır. Bu, burjuva kamusal alanın idealini, tarihsel olarak hem çelişkili hem de ancak kısmi olarak ortaya çıkabilmiş gerçekliğinden kurtarmayı arzulayan düşünürün, sadece kamusal alan tanımını değil aynı zamanda genel yaklaşımını da vermektedir. Habermas ta kamusal alanın önemi sosyal bütünleşmeyi sağlayıcı potansiyelinde yatmaktadır. Kamusal söylem (Habermas bu kavramı daha sonraları iletişimsel eylem olarak kullanmıştır) aynen devlet gücü ve pazar ekonomisi gibi insan yaşamının koordine edilmesinin olası bir yoludur. Ancak para ve zor, söylemsel olmayan koordinasyon yollarıdır ve akıl ile iradeye yönelik herhangi bir içkin açılım sunmadıklarından baskıya ve şeyleştirmeye sebep olabilirler. Yani devlet ve para demokratik kamusal alanın ortaya 8 Craig Calhoun, Introduction, Habermas and the Public Sphere içinde, edt. by Craig Calhoun, MIT Press, London, 1992, s a.g.e., s.3. 11

18 çıkmasında aracı olmuş önemli kavramlar olmakla birlikte, aynı zamanda ona rakip kavramlardır. 10 Burjuva kamusal alanı belirli bir döneme ait bir olgu olarak değerlendiren Habermas a göre kavram, kökeni Avrupa nın Orta Çağlarında olan sivil toplumun özel tarihsel gelişiminden soyutlanamayacağı gibi benzer özellikler gösteren başka tarihsel durumlar için (Antik Yunan) de kullanılamaz. Yunan düşüncesi kamusal ve özel meseleler arasına kesin bir ayrım koymuştu. Özgürlük kamusal alanda mevcuttu ancak yurttaşların kamusal dünyası her birinin kendi özel ve özerk alanındaki, yani evindeki despotluğuna bağlıydı. Yoksulluk veya köleden yoksun olmak başlı başına polise kabul edilmenin önünde engeldi. Yunanlıların bilincinde kamu, özel alanın karşısında bir istikrar ve özgürlük alemi olarak yükselir. Hayat kavgası ve hayati ihtiyaçların karşılanması zorunluluğu, evin sınırları içinde utançla saklanırken, polis onur kazanılabilen serbest bir alan sunar. Erdemler yalnızca kamu alanı içinde geçerlidir ve orada takdir edilir. 11 Yani bir kamusal ve özel ayrımı bulunmakla birlikte bu, Habermas ın incelediği Burjuva Kamusal Alanı ndan ciddi farklılıklar göstermektedir. Habermas ın burjuva kamusal alanı ise devlet otoritesine ilişkin konulardaki tartışmalara katılan özel bireylerin kamusu olarak tanımlanmaktadır. Yunan kavramının tersine, bireyler, aile de dahil olmak üzere öncelikle özel dünyalarında oluşmaktadırlar. Üstelik, özel alan devlet hakimiyetine karşı korunması gereken bir özgürlük alanı olarak anlaşılmaktadır. 12 Orta çağlara gelindiğinde kamusal ve özel alan ayrımının ortadan kalktığı görülür. Bu dönemde kamusallık daha çok bir statü belirtisidir ve bu temsili kamu, kendisini toplumsal bir alan, bir kamu alanı olarak ortaya 10 a.g.e., s Jürgen Habermas, Kamusallığın Yapısal Dönüşümü, (çev.t.bora-m.sancar), Dördüncü Baskı, İletişim Yay., İstanbul, 2000, s Calhoun, a.g.e., s

19 koymaz. 13 Krallar dünyasında kral ve sarayının dışında bir kamusallık düşünülmezdi. Dolayısıyla kamusal ve özel alan ayrımından da bahsetmek mümkün değildi. Bu temsili kamu döneminde lordluk halk için değil, halktan önce temsil ediliyordu. Temsili kamunun açılımı şahısların varlığına bağlıydı: İşaretler (armalar, silahlar), kılık-kıyafet (giyim, saç şekli), jestler (selamlama tarzı, edalar) ve retorik (hitap tarzı, genel olarak konuşmanın resmiliği); kısacası, çok sıkı bir soylu davranış kodu. 14 Ancak 16. yüzyıldan itibaren bu kodlar, ve dolayısıyla temsili kamu da yavaş yavaş aşınmaya başladı. Habermas, burjuva kamusal alanının Avrupa da 18. yüzyılda ortaya çıkan değişik sosyal kurumlar aracılığıyla geliştiğini savunmaktadır. 17 ve 18. yüzyıllar hem modern devletin yükselip dönüşmesine hem de kapitalist ekonomik aktivitenin ortaya çıkışına sahne olmuştur. Bu dönemde yazılı basının gelişerek bilgiyi geniş tahsilli kitlelere ulaşılabilir hale getirmesi kamusal alanının oluşmasında önemli bir etkendir. Aristokratlar ın burjuva kamusal alanının oluşmasındaki lider rolü de önemlidir. Orta çağda kralın mutlak gücünün uzantısı ve destekçisi olan saray ahalisi yavaş yavaş saraydan çıkarak, kamusal alanın temelini oluşturacak olan yeni 17. yüzyıl salonlarının sosyalliğine ulaştı. Feodal otoriteler (kilise, prensler ve soyluluk) uzun bir kutuplaşma dönemi sırasında parçalanarak 18. yüzyılın sonunda bir taraftan özel, bir taraftan kamusal alana ayrıldılar. 15 Bu süreci temsili kamunun çöküşü olarak adlandırmak herhalde yanlış olmaz. Habermas burada, kamusal alanı burjuva yapanın sadece onu oluşturan grubun sınıfsal özellikleri olduğunu değil, toplum olan kesimin burjuva olduğunu ve burjuva toplumun bir çeşit kamusal alan oluşturduğunu kast etmektedir. Kapitalizmin ve modern devletin gelişmesi, toplumda yazılı basın, okuma toplulukları, kahvehaneler ve salonlar aracılığıyla kamusal yaşam için bir iletişim alyapısı sağlayarak kamusal bir anlam kazanacak olan bir meta 13 Habermas, a.g.e., 2000, s a.g.e., s a.g.e., s

20 değiş-tokuşu özel alanının ortaya çıkmasını sağladı. 16 Ailenin, ekonomik etkinliklerden çekilerek bu işlevi pazara devretmesi, özel alan ile ekonominin birbirinden ayrılmasına sabep oldu. Habermas, sivil toplum ve burjuva kamusal alanı ile, modernliğin temel unsurlarından biri olarak görülen burjuva çekirdek ailesi arasındaki tarihsel ilişkiyi kurarken aileyi, devlet ve birey arasındaki ilişkilerin oluşmasında ve bu ilişkilerin düzenlenmesinde bir dolayım düzeyi olarak kavramsallaştırmaktadır. 17 Öte yandan Habermas, kamusal alan kavramının oluşmasında devlet otoritesinin kişisel olmaktan çıkarak şahsiyetsiz otorite konumuna yerleşmesinin önemini de vurgular. Böylelikle kamusal ve özel alan ayrımlarının yolu tekrar açılmış oluyordu. Kamunun ortaçağdaki tanımının aksine, modern tanımı devlet ve toplum ayrımına dayanır. Ancak bunun ötesinde, burjuva kamusal alanı sadece devlet ve toplum arasındaki bir çıkarlar dizisi ve karşıtlık olarak değil, siyasal meselelere ilişkin bir akılcıeleştirel söylem pratiği olarak kurulmuştur. 18 Bu söylemi oluşturanlar da, hem mülkiyet hem de eğitim sahibi olan burjuvalardı. Habermas ın Burjuva Kamusal Alanı nın burjuvaları olarak söz ettiği kesim hukukçular, hekimler, papazlar, subaylar, profesörler ve hiyerarşisi öğretmenden ve katipten başlayarak halk a kadar uzanan tahsilliler di. Tacir, bankacı, yayıncı ve manifaktürcü gibi kapitalistler de burjuva grubu içinde sayılmaktadır. Bu burjuva tabakası, kamusal topluluğun esas taşıyıcısıdır. 19 Düşünür, burjuva kamusallığının üstünlüğünün 1750 lerde belirmeye başladığını ifade etmektedir. 20 Başka bir deyişle, bu dönemde sivil toplum devlete karşı duran gerçek özerklik alanı olarak ortaya çıkmıştı. Bu sivil toplumun temelini kapitalist pazar ekonomileri oluşturuyordu, ancak kavram bundan fazlasını; ekonomiyle çok gevşekçe ilişkili olan toplumsallaşma ve söylem kurumlarını içeriyordu. 16 Ku Agnes S., Revisiting the Notion of Public in Habermas s Theory - Toward a Theory of Politics of Public Credibility, Sociological Theory, Vol. 18, No.2, Jul. 2000, p Filiz Çulha Zabçı, Siyasal Kuramda Kamusal Alan Sorunsalı: Habermas ve Arendt, Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi SBE, 1997, s Calhoun, a.g.e..,s Habermas, a.g.e., 2000, s a.g.e., s

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Eğitimin Toplumsal Temelleri. Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI

Eğitimin Toplumsal Temelleri. Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI Eğitimin Toplumsal Temelleri Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI Eğitim Bir kavram olarak Bir süreç olarak Bir örgüt olarak EĞİTİM Bir sistem olarak Bir kavram olarak eğitim Bir kavram olarak eğitim Eğitim bireylerin

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 2. ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ 2 ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Devlet Kuramı HUK 310 6 ECTS Ders Uygulama Laboratuar Kredisi (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) 3 2

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Şubat 2015 Demokrat Bireyden Demokratik Topluma CÜNEYT TANDOĞAN Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Cüneyt Tandoğan Demokratikleşme ve İyi Yönetişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü toplumsal,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal,

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, SANATıN FELSEFİ AÇıDAN SINIFLANDIRILMASI Mutlu ERRAv- Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, düşünsel, bireysel

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI Dersin adı: TÜRK DİLİ-1 Dersin kodu: TRD 151 AKTS kredisi: 2 1. yıl 1. yarıyıl Lisans Zorunlu 2s/hafta Teorik:

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

Prof. Dr. Münevver ÇETİN Prof. Dr. Münevver ÇETİN LİDERLİKLE İLGİLİ TANIMLAR Yönetim bilimcilerin üzerinde çok durdukları kavramlardan biri de liderliktir. Warren Bennis in belirttiği gibi, liderlik, üzerinde çok durulan, yazılan

Detaylı

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Bilgisayarın Yararları ve Zararları BİLGİSAYAR NEDİR? Bilgisayarın Yararları ve Zararları ŞEYDA BETÜL KÖSE UFUK TAŞDURMAZLI 1 www.bilgisayarnedir.net 2 Bilgisayarın Yararları ve Zararları Bilgisayarın Yararları ve Zararları Nelerdir? 2006

Detaylı

Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi

Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi İshak KESKİN İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü ishakkeskin@hotmail.com Sunuş Planı Tarihsel

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINDA VE ULUSLARARASI HUKUKÎ METİNLERDE MÜLTECİLERİN ÇALIŞMA

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

KADIN ÇALIŞMALARI ANA BİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

KADIN ÇALIŞMALARI ANA BİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI IN ÇALIŞMALARI ANA BİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI IN ÇALIŞMALARI ANABİLİM DALI IN ÇALIŞMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ) I. YARIYIL DERSLERİ / GÜZ DÖNEMİ KOD DERS ADI Z/S T U K A 5111 Feminist

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İçinde hareket edilen, günlük aktivitelere sahne olan, insanı çevresinden yalıtan, sınırlandırılmış ve algılanabilir özel ortam.

İçinde hareket edilen, günlük aktivitelere sahne olan, insanı çevresinden yalıtan, sınırlandırılmış ve algılanabilir özel ortam. MİMARİ ÇEVREDE FORM VE MEKAN KAVRAMLARI MEKAN İnsanın içinde eylemlerini yerine getirdiği, onu saran ve ait olma duygusu yaratan, yatay ve düşey elemanlarla sınırlandırılmış üç boyutlu düzenlemeler. İçinde

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci Neden Koçluk? İnsanların günlük koşuşturma içinde hayatlarının bazı yönlerinde dengenin kaçtığını fark edemez. (iş, aile, dostlar ve kendimiz

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ.

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ. SUB Hamburg A/612838 Prof. Dr. Karam Khella Tarihin Yeniden Keşfi ÜNİVERS ALIST TARİH Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı Çeviren: İsmail KAYGUSUZ İÇİNDEKİLER SUNUŞ ; r.r. 10 YAZARIN TÜRKÇE BASIMA

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim. 1 GÜLER SABANCI KONUŞMA METNİ 12. ARAŞTIRMACILAR ZİRVESİ 12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

Antik Yunan Kentleri (Polis)

Antik Yunan Kentleri (Polis) Antik Yunan Kentleri (Polis) Batı dünyasında gerçek anlamıyla kentin gelişmesi ise Antik Yunan kentleri ile başlamıştır. Atina, Korent, Isparta, Siraküza ve Miletos gibi kentler, hem askeri ve ticari bir

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI Akdeniz İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü

DERS ÖĞRETİM PLANI Akdeniz İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü DERS ÖĞRETİM PLANI Akdeniz İktisat Tarihi Seçmeli Dersin Seviyesi Doktora ( İktisat ) Dersin AKTS Kredisi 8 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu 1. IV. Uluslararası Türk - Asya Kongresi 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul da icra edilmiş ve son derece yapıcı ve samimi bir ortam içerisinde

Detaylı

Nattvandring.nu nun kuruluşu

Nattvandring.nu nun kuruluşu Nattvandring.nu nun kuruluşu Nattvandring.nu, Vera Dordevic ve Janne Ludholm ün inisiyatifi ile enerji şirketi E.ON ve sigorta firması Skandia tarafından kurulan bir kuruluştur. Kuruluş, İsveç genelinde

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN İÇİNDEKİLER İlk Söz /9 Hayatı ve Sanatı /17 Paris'te Resim Dersleri /19 İstanbul'a Dönüş /20 "Doğululuk" Eğilimi /23 Kadın Figürleri /25 Bilimsel

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair

WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHELM SCHMID 1953 te Almanya da Bavyera-Süebya (Schwaben) bölgesinde doğdu. Berlin, Paris ve Tübingen de felsefe eğitimi aldı. Çeşitli Alman üniversitelerinde

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI BIL3403 Öğ. Gör. ASLI BiROL abirol@kavram.edu.tr 01.10.2012 Dersin Amacı Bu ders ile öğrenci; edindiği mesleki bilgi birikimini kullanarak sektörde uygulanabilir bir projeyi

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

BAKU OLİMPİK STADYUMU

BAKU OLİMPİK STADYUMU BAKU OLİMPİK STADYUMU Azerbaycan Baku de şehrin yeni simgelerinden biri olmaya aday Baku Olimpik Stadyumu kent merkezine girişte, Haydar Aliyev Bulvarı ile Büyük Şor Gölü sınırında, Azizbeyov Kavşağı ile

Detaylı

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ TARİHÇEMİZ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi; temeli 1944 te kurulan Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu na dayanan bir fakültedir. Bu okulun ismi 1959 tarihinde İktisadi

Detaylı