BİREYSEL KREDİLERİN RİSK VE TÜKETİCİ DAVRANIŞI AÇISINDAN ANALİZİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİREYSEL KREDİLERİN RİSK VE TÜKETİCİ DAVRANIŞI AÇISINDAN ANALİZİ"

Transkript

1 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İŞLETME ANABİLİM DALI BİREYSEL KREDİLERİN RİSK VE TÜKETİCİ DAVRANIŞI AÇISINDAN ANALİZİ Doktora Tezi Özgür Burak KAPTAN Ankara-2011

2

3 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İŞLETME ANABİLİM DALI BİREYSEL KREDİLERİN RİSK VE TÜKETİCİ DAVRANIŞI AÇISINDAN ANALİZİ Doktora Tezi Özgür Burak KAPTAN Tez Danışmanı Prof. Dr. Yalçın KARATEPE Ankara-2011

4

5 ÖZET 20 inci yüzyılda endüstriyel ilerleme ve orta sınıfın gelişmesiyle birlikte bireylerin finansman gereksinimleri de artmaya başlamış, sanayileşme sonrası ürün yelpazesinin genişlemesine bağlı olarak finansman alanları da çeşitlilik kazanmıştır. İhtiyaçların sınırsızlığı ve kaynakların kıtlığı göz önüne alındığında, tüketiciler, bugünkü tüketim ihtiyaçlarını gelecekte elde etmeyi umdukları gelirleri ile karşılamak ve bu yolla refah düzeylerini artırmak çabasında olmuşlardır. Sahip olunan gelir ile karşılanması mümkün olmayan ihtiyaçların gelecekteki gelirler doğrultusunda teminine imkan sağlayan tüketici kredileri bireyleri kredi kullanımına yönlendirirken, bankalarda riskin yayılmasına olanak veren ve nispeten daha yüksek getiri imkanı sunan bireysel kredilerde hızla büyüme arzusunda olmuşlardır. Artık zamanımızda, bu finansman kaynaklarının hem tüketiciler hem de bankalar açısından rasyonel kullanımı sistemin etkinliği açısından yakından takip edilmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye de faaliyet gösteren ticari bir bankanın Kredi Kayıt Bürosu na bildirmiş olduğu kişilik veri setindeki ayrı açık ya da kapalı bireysel kredi risk verisi incelenerek, kişilerin bireysel kredilere yönelik yaklaşımları ve krediyi geri ödeme davranışları ampirik

6 olarak test edilmiştir. Bu şekilde, bir yandan tüketicilerin bireysel kredilere yöneliminde etkili olabilecek bazı faktörler irdelenirken, diğer taraftan da tüketici kredilerinin geri ödemesinde aksaklık yaşayan bireylerin bazı ortak özellikleri tahlil edilmeye çalışılmıştır.

7 ABSTRACT In the twentieth century, the progression of industry and the development of middle class have fueled the individual financial needs. After industrilisation, financial fields have got diversified depending on the expansion of product range. When unlimited wants and scarce resource are taken into account, households are in an effort to confront their present needs and tried to increase the level of welfare with the income they hope to achive in the future. Throughout history households pursue for the loan to purchase the desired goods/item from a lender by means of promising to pay them back at a later point in time. Accordingly banks strive to grow consumer credit businesses which allow them to spread risk and offer higher returns. Today for the optimization of credit system efficiency, rational usage of the financial resources by consumers and banks becomes an important issue to be followed up. In this study, households attitudes towards consumer credits and their repayment behaviors are empirically analyzed with open or close consumer credit data of individuals which were provided by a Turkish commercial bank. Thus the factors behind consumers' orientation of

8 consumer loans and the common features of the individuals who face difficulties in the repayment are examined.

9 ÖNSÖZ 2003 yılından itibaren ekonomik iyileşme, bankacılık sektöründeki rekabet artışı, Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve kredi faiz oranlarındaki gerilemeyle birlikte kredilere yönelim hız kazanmış, bankaların kredilerinin aktiflerine oranı, %70 seviyelerine ulaşmış ve her geçen gün bireysel kredilerin toplam krediler içindeki önemi artmıştır. Önümüzdeki yıllarda bankaların kullandırım ve tahsilat kolaylığı, düşük risk, yüksek faiz geliri marjı, ek faiz dışı gelir imkanı, portföy çeşitliliği yaratabilme gibi etmenlere bağlı olarak bireysel kredilere verdikleri önemin artarak devam edeceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, bireysel kredileri kullanan kişilerin demografik ve finansal özelliklerine göre kredi geri ödeme durumları ve bankalar açısından risk oluşturma düzeyleri incelenmiş, bankalar açısından kişinin demografik ve finansal durumlarına göre yapılacak segmentasyon ve kredi davranışları irdelenmiştir. Bu çalışmayı sonuçlandırmada katkıda bulunan değerli hocalarım Prof. Dr. Yalçın KARATEPE, Prof. Dr. Mehmet Baha KARAN ve Doç. Dr. Fazıl GÖKGÖZ e, çalışmalarım sırasında manevi desteklerini eksik etmeyen sevgili eşime ve aileme teşekkür eder, bu çalışmanın önümüzdeki dönemlerde yapılacak başka çalışmalara yararlı olmasını dilerim. Ankara, 2011 Özgür Burak KAPTAN I

10 İÇİNDEKİLER Sayfa No ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ KISALTMALAR I II VII XVI XVII XVIII 1. GİRİŞ 1 2. BİREYSEL KREDİLER ve EKONOMİYE ETKİLERİ Tüketici Kredisinin Tanımı ve Tarihi Gelişimi Tüketici Kredilerinin Sınıflandırılması Tüketici Kredisinin Yarar ve Sakıncaları Bireysel Kredi Türü Olarak Kredi Kartları Kredi Kartlarının Kart Sahibine Sağladığı Faydalar Tüketici Kredilerinin Ekonomiye Etkileri Para Arzı Açısından Paranın Dolaşım Hızı Açısından Enflasyon ve Bireysel Krediler Talep yapısı ve Tüketici TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ VE BİREYSEL KREDİLERİN SON YILLARDAKİ GELİŞİMİ 22 II

11 3.1. Türk Bankacılık Sektörünün Gelişimi Bireysel Kredilerin Genel Gelişimi Bankacılık Sektöründe Kredilerin Gelişimi Bankacılıkta Tüketici Kredilerinin Gelişimi Taşıt Kredilerinin Gelişimi Konut Kredileri Gelişimi Taksitli İhtiyaç Kredilerinin Gelişimi Yaş Gruplarına Göre Tüketici Kredisi Kullanımı Gelir Gruplarına Göre Tüketici Kredisi Kullanımı Eğitim Durumuna Göre Tüketici Kredisi Kullanımı Kanuni Takibe Atılan Tüketici Kredileri Tüketici Kredilerinde Yoğunlaşma Kredi Kartlarının Gelişimi Kredi Kartlarında Yoğunlaşma KREDİ RİSKİ VE BANKACILIKTA KARŞILAŞILAN RİSKLER Operasyonel Risk İtibar Riski Likidite Riski Piyasa Riski Faiz Oranı Riski Döviz Kuru Riski Ülke Riski Kredi Riski Bankaların Kredi Taleplerini Değerlendirme İlkeleri 82 III

12 Bireysel Kredilerin Tespit ve Kullandırım Aşamaları Kredi Talep Eden Müşteri Sorgulaması Temerrüde Düşme Olasılığının Hesaplanması Yönelik Modeller Ekspertiz modelleri Tekrarlanan Parçalı Karar Ağaçları Örnek Olay Tabanlı Düşünen Model (Case Based Reasoning-CBR) Kredi skorlama modelleri Lineer Olasılık Modeli Logit Model Probit Model Lineer Diskriminant Modelleri Kredi Skorlama Modellerinin Eksik Yönleri Gelişmiş Modeller Merton Tabanlı Modeller Tarihsel Temerrüt Oranı Yaklaşımı Vade Yapısı Yaklaşımı RAROC Modelleri Uluslararası Kuruluşlarca Çıkartılan Risk Ölçüm Yöntemleri JP Morgan ın Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (CreditMetrics) Moody s Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (KMV) Mckinsey nin Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (CreditPortfolio View) 110 IV

13 Credit Suisse in Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (CreditRisk+) Uluslararası Kuruluşlarca Çıkartılan Risk Ölçüm Yöntemleri Karşılaştırması Basel II Düzenlemeleri TÜKETİCİLERİN SATIN ALMA DAVRANIŞLARI Tüketici Davranışını Belirleyen Etkenler Tüketici Davranışını Belirleyen Psikolojik Etkenler Tüketici Davranışını Belirleyen Sosyolojik Etkenler LİTERATÜR İNCELEMESİ ÇALIŞMANIN YÖNTEMİ, ARAŞTIRMA VE BULGULAR Örneklem Setinde Yer Alan Veriler ve Karakteristikleri Örneklem Analizi ve Uygulanacak Model Örneklem Analizi Uygulanacak Model Seçimi Doğrusal Regresyon Logit ve Probit Modeller Lojistik Regresyon Kişilerin Tercihlerine Yönelik Analizler Bireysel Kredi Kullanımına Yönelik Analizler Ürün Grupları Arasındaki İlişki Gelir İle Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki İlişki Yaş İle Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki İlişki Medeni Durum İle Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki İlişki Cinsiyet İle Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki İlişki 197 V

14 Çalışma Durumu İle Bireysel Kredi Arasındaki İlişki Mart 2010 Mart 2009 Karşılaştırması Bireysel Kredilerin Geri Ödenmesi Açısından Analiz Aksama Dönemine Yönelik Lojistik Regresyon Çalışması SONUÇLAR 230 EKLER 236 KAYNAKÇA 248 VI

15 TABLO LİSTESİ Sayfa No Tablo Finansal Sistemin Aktif Büyüklüğü Gelişimi 23 Tablo Takipteki Krediler ve Özel Karşılık Oranları 25 Tablo Takipteki Kredilerin Dağılımı 26 Tablo Toplam Türk bankacılık Sektöründe Kredilerin Dağılımı 26 Tablo Türk Bankacılık Sektörü Seçilmiş Rasyolar Gelişimi 30 Tablo ATM, POS ve Kart Sayıları 31 Tablo İnternet Bankacılığı 32 Tablo Bankacılık Sisteminde İstihdam 33 Tablo Banka Başına Şube Ve Çalışan Sayısı 34 Tablo Banka Gruplarının Sektör İçindeki Payları 35 Tablo Bankacılık Sisteminde Yoğunlaşma 35 Tablo Toplam Krediler/GSYH Gelişimi 38 Tablo Tüketici Kredileri Dağılımı 40 Tablo Kişi Başı Ortalama Kredi Miktarı 43 Tablo Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi 44 Tablo Tüketici Kredileri Bakiye Gelişimi 45 Tablo Yaş Gruplarına Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi 54 Tablo Yaş Gruplarına Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Kişi Sayısı 55 Tablo Gelir Gruplarına Göre Tüketici Kredileri VII

16 Kullandırım Gelişimi 56 Tablo Gelir Gruplarına Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Kişi Sayısı 56 Tablo Eğitim Durumuna Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi 58 Tablo Eğitim Durumuna Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Kişi Sayısı 59 Tablo Kanuni Takibe Atılan Tüketici Kredileri 60 Tablo Tüketici Kredilerinde Yoğunlaşma Gelişimi 61 Tablo Dünyada Konut Kredileri Gelişimi 62 Tablo Konut Kredilerinde Yoğunlaşma Gelişimi 63 Tablo Kredi Kartı Sayısı Gelişimi 65 Tablo Kredi Kartı İşlem Adetleri ve Tutarları 66 Tablo Kredi Kartlarında Yoğunlaşmanın Gelişimi 67 Tablo 4.1. Varlıkların Yükümlülüklerin ve Bilanço Dışı Kalemlerin Faize Duyarlılığı 77 Tablo İtibariyle Türk Bankacılık Sistemi Kur Riski 79 Tablo Örneklem Verilerinin Karakteristiği 159 Tablo Ortalama Kişi Başı Kayıt Sayısı 161 Tablo Kişi Bazında Kayıt Sayısı Dağılımı 161 Tablo Medeni Duruma Göre Dağılım 161 Tablo Çalışma Durumuna Göre Dağılım 162 Tablo Yaş Aralığına Göre Dağılım 162 Tablo Gelir Durumuna Göre Dağılım 163 VIII

17 Tablo Ürün Tiplerine Göre Kullanım (Açık ve Kapalı Tüm Kayıtlar) 163 Tablo Kişi Sayısı Bazında Ürün Tiplerine Göre Kullanım 164 Tablo Veri Setindeki Kişilerin İlgili Bankanın İnternet Bankacılığını Kullanma Oranları 164 Tablo İlgili Bankadan İşlem Yapma Kanalları Dağılımı 165 Tablo Veri Setindeki Kişilerin İlgili Bankada Otomatik Ödeme Kullanımı 165 Tablo İlgili Bankaya Bildirilen Telefon Hattı Tipine Göre Dağılım 165 Tablo Veri Setinde Yaş-Bankacılık İşlem Kanalı Tercihi 181 Tablo Gelir Durumuna Göre İlgili Bankada Bankacılık Kanalı Kullanımı 182 Tablo Medeni Duruma Göre İlgili Bankada Bankacılık Kanalı Kullanımı 183 Tablo Cinsiyete Göre İlgili Bankada Bankacılık Kanalı Kullanımı 183 Tablo Çalışma Durumuna Göre İlgili Bankada Bankacılık Kanalı Kullanımı 184 Tablo Gelir İle Telefon Hattı Arasındaki İlişki 185 Tablo Kişilerin Sahip Olduğu Kredi Kartı Sayısı İle KMH ve Bireysel Kredi Arasındaki İlişki 187 Tablo Kredi Kartı Sayısı ile KMH ve Bireysel Kredi Arasındaki Korelasyon 187 Tablo Kişilerin Sahip Olduğu KMH İle Kredi Kartı ve IX

18 Bireysel Kredi Arasındaki İlişki 188 Tablo KMH Sayısı ile Kredi Kartı ve Bireysel Kredi Arasındaki Korelasyon 188 Tablo Kişilerin Kullandığı Bireysel Kredi İle Kredi Kartı ve KMH Arasındaki İlişki 189 Tablo Kullanılan Bireysel Kredi Sayısı ile Kredi Kartı ve KMH Arasındaki Korelasyon 190 Tablo Gelir İle Kredi Kartı, KMH ve Taksitli Bireysel Kredi Kullanım Sayısı Arasındaki İlişki 191 Tablo Gelir İle Kredi Kartı, KMH, Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki Korelasyon 191 Tablo Gelir İle Kredi Kartı Sayısı Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 192 Tablo Gelir İle KMH Sayısı Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 192 Tablo Gelir İle Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 193 Tablo Yaş İle Sahip Olunan Kredi Kartı Sayısı, KMH Sayısı ve Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı Arasındaki İlişki 193 Tablo Yaş İle Kredi Kartı, KMH, Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki Korelasyon 194 Tablo Yaş İle Kredi Kartı Sayısı Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 194 X

19 Tablo Yaş İle KMH Sayısı Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 194 Tablo Yaş İle Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 194 Tablo Medeni Durum İle Sahip Olunan Kredi Kartı Sayısı, KMH Sayısı ve Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı Arasındaki İlişki 196 Tablo Medeni Durum İle Kredi Kartı, KMH, Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki Korelasyon 196 Tablo Cinsiyet İle Sahip Olunan Kredi Kartı Sayısı, KMH Sayısı ve Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı Arasındaki İlişki 197 Tablo Cinsiyet İle Kredi Kartı, KMH, Bireysel Kredi Kullanımı Arasındaki Korelasyonı 197 Tablo Çalışma Durumu İle Sahip Olunan Kredi Kartı Sayısı, KMH Sayısı ve Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı Arasındaki İlişki 198 Tablo Mart 2009 Açık ya da Kapalı Risklerdeki Aksama Dağılımı 199 Tablo Mart 2010 Bankacılık İstihbarat Sonuçları 200 Tablo Mart 2010 İstihbarat Sonuçları ile Mart 2009 Aksama ile Arasındaki Korelasyon 201 Tablo Mart 2009 İle Mart 2010 Aksama/Takip Durumları Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 202 Tablo Gelir Aralığına Göre Mart 2010 İstihbarat Sonuçları 202 XI

20 Tablo Gelir Aralığı İle Mart 2010 İstihbarat Sonuçları Arasındaki Korelasyon 203 Tablo Veri Setindeki Bireysel Kredilerde Aksama Ve Takip Dağılımı (Açık ve Kapalı Tüm Kayıtlar) 204 Tablo Veri Setindeki Bireysel Kredilerde Kişi Sayısı Bazında Aksama Ve Takip Dağılımı 204 Tablo Aksama ve Takibin Ürün Tipine Göre Dağılımı 205 Tablo Hesap Durumları Detayı 206 Tablo Ürün Bazında Hesap Durumu Detayı 207 Tablo Sahip Olunan Kredi Kartı Sayısı İle Bireysel Kredi (Kredi Kartı ve kmh dahil) Borcunu Aksatma Arasındaki İlişki 208 Tablo Kredi Kartı Sayısı ile Aksama Arasındaki Korelasyon 208 Tablo Sahip Olunan KMH Sayısı İle Bireysel Kredi (Kredi Kartı ve kmh dahil) Borcunu Aksatma Arasındaki İlişki 209 Tablo KMH Sayısı ile Aksama Arasındaki Korelasyon 210 Tablo Kullanılan Taksitli Bireysel Kredi Sayısı İle Bireysel Kredi (Kredi Kartı ve kmh dahil) Borcunu Aksatma Arasındaki İlişki 211 Tablo Kullanılan Bireysel Kredi Sayısı ile Aksama Arasındaki Korelasyon 212 Tablo Kredi Kartı Sayısı ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 212 XII

21 Tablo KMH Sayısı ile Aksama Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 213 Tablo Taksitli Bireysel Kredi Sayısı ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 213 Tablo Gelir Grupları İle Ortalama Aksama Dönemi Arasındaki İlişki 214 Tablo Gelir İle Ortalama Aksama Dönemi Arasındaki Korelasyon 214 Tablo Gelir ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 215 Tablo Kullandırılan Kredi Büyüklüğü Toplamı İle Ortalama Aksama Dönemi Arasındaki İlişki 215 Tablo Kullandırılan Kredi Büyüklüğü Toplamı İle Ortalama Aksama Dönemi Arasındaki Korelasyon 216 Tablo Kullandırım/Gelir Oranı ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 217 Tablo Açık Riski Bulunanların Kullandırım/Gelir Oranı ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 217 Tablo Kullandırılan Kredilerin Taksit Toplamı İle Ortalama Aksama Dönemi Arasındaki İlişki 218 Tablo Kullandırılan Kredilerin Taksit Toplamı İle Ortalama Aksama Dönemi Arasındaki Korelasyon 218 Tablo Taksit/Gelir Oranı ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 219 XIII

22 Tablo Toplam Açık Riski Bulunanların Taksit/Gelir Oranı ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 219 Tablo Yaş Grupları İle Aksamalar Arasındaki İlişki 220 Tablo Yaş ile Aksama Dönemi Arasındaki Doğrusal Regresyon Sonuçları 220 Tablo Kesim Değeri Sonuçları 222 Tablo Lojistik Regresyon Sonuçları 225 Tablo ROC Eğrisi Altında Kalan Alan 229 XIV

23 ŞEKİL LİSTESİ Sayfa No Şekil 5.1. Tüketici Kararını Belirleyen Faktörler 115 Şekil 7.1. Model Karar Tablosu 167 XV

24 GRAFİK LİSTESİ Sayfa No Grafik Finansal Sistemin Gelişimi 23 Grafik Toplam Kredilerin Toplam Aktifler İçindeki Gelişimi 27 Grafik Sermaye Yeterlilik Rasyosu Gelişimi 28 Grafik Faiz Dışı Gelirler ve Net Faiz Marjı Gelişimi 29 Grafik Aktif Karlılığı ve Özkaynak Karlılığı Gelişimi 29 Grafik Personelin Eğitim Durumu Dağılımı 36 Grafik Kredi Hacmindeki Gelişim 37 Grafik Toplam Krediler/Toplam Aktif ve Kredi Faiz Oranları Gelişimi 39 Grafik Tüketici Kredilerinin Tutar Olarak Gelişimi 46 Grafik Tüketici Kredilerinin Kişi Sayısı Olarak Gelişimi 46 Grafik Taşıt Kredilerinin Tutar Olarak Gelişimi 47 Grafik Taşıt Kredilerinin Kişi Sayısı Olarak Gelişimi 48 Grafik Kişi Başı Taşıt Kredisi Gelişimi 48 Grafik Konut Kredileri Tutar Olarak Gelişimi 49 Grafik Konut Kredileri Kişi Sayısı Olarak Gelişimi 50 Grafik Kişi Başı Konut Kredisi Gelişimi 51 Grafik Taksitli Tüketici Kredileri Tutar Olarak Gelişimi 51 Grafik Taksitli Tüketici Kredileri Kişi Sayısı Olarak Gelişimi 52 Grafik Kişi Başı Taksitli Tüketici Kredileri Gelişimi 53 Grafik ROC Eğrisi 229 XVI

25 KISALTMALAR AB ABD ATM BDDK BKM CBR GSMH GSYH HHI HM İMKB KKB KMH MDC OECD POS RAROC ROC SPK TBB TCMB TÜİK Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletleri Para Çekme Makinesi (Automated Teller Machine) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Bankalararası Kart Merkezi Case Based Reasoning Gayrisafi Milli Hasıla Gayrisafi Yurtiçi Hasıla Herfindahl-Hirschman Index (HHI) Hazine Müsteşarlığı İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Kredi Kayıt Bürosu Kredili Mevduat Hesabı Menkul Değerler Cüzdanı Organisation for Economic Co-operation and Development Satış Noktası Terminali (Point Of Sale) Risk Adjusted Return On Capital Receiver Operating Characteristics Sermaye Piyasası Kurumu Türkiye Bankalar Birliği Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Türkiye İstatistik Kurumu XVII

26 TL USD VAR Türk Lirası Amerikan Doları Riske Maruz Değer XVIII

27 1. GİRİŞ 2001 krizi sonrasında yeniden yapılanma süreci geçiren Türk Bankacılık sektöründe 2003 yılından itibaren bireysel kredilere yönelim hız kazanmıştır. Tüketicilerin mal ve hizmet alımını kolaylaştırmak ve gereken nakit ihtiyacını sağlamak amacıyla kullanılan bireysel krediler, bankalar açısından önemli bir kazanç kaynağı olmaya başlamıştır. Riskin dağıtılması ve tahsilat kabiliyetinin göreceli olarak rahatlığı, yüksek net faiz marjları bankaları bireysel kredilere yönlendiren etmenlerin başında gelmektedir. Tüketiciler açısından ise kaynakların sınırlılığı yanında, ihtiyaçların ise sınırsız olması göz önüne alındığında tüketim ihtiyaçlarının finansmanı büyük önem arz etmekte, özellikle toplumun önemli bir kısmının dar ve sabit ücretli çalışanlardan oluştuğu düşünüldüğünde bu konu daha da önem kazanmaktadır. Sahip olunan gelir ile karşılanması mümkün olmayan ihtiyaçların gelecekteki gelirler doğrultusunda teminine imkan sağlayan tüketici kredileri tüketicileri bireysel kredi kullanımına yönlendirirken, bu finansman kaynaklarının hem tüketiciler hem de bankalar açısından rasyonel kullanımı sistemin etkinliği açısından yakından takip edilmesi gereken bir konu haline gelmiştir. 1

28 Bu çalışmanın ikinci bölümünde, tüketici kredilerinin teorik yapısı, ana ürün grupları bazında bankalar, hane halkı ve ekonominin geneline yönelik faydaları üzerinde durulacaktır ve tüketici kredilerinin ekonomi üzerindeki etkileri irdelenecektir. Üçüncü bölümde, Türk Bankacılık Sisteminin durumu ve gelişimi ile sektör içinde bireysel kredilerin gelişimine odaklanılacak, bireysel kredilerinin son yıllardaki yapısal değişimi, yaş, gelir eğitim vb. durumlarına göre büyümesi üzerinde durulacaktır. Dördüncü bölümde, bankacılıkta karşılaşılan riskler ve özellikle kredi riski irdelenirken, bankalarca uygulanan çeşitli risk ölçüm yöntemleri incelenecektir. Beşinci bölümde, tüketicilerin davranışları ve tüketim harcamalarını yön veren psikolojik ve sosyolojik etmenler araştırılacak ve tüketici kredilerinde de bu etmenlerin etkisi ilerleyen bölümlerde irdelenecektir. Altıncı bölümde, bankaların kredi taleplerini değerlendirmesi, farklı kredi riski ölçme ve değerlendirme modelleri, tüketici gruplarının çeşitli değişkenler doğrultusunda bireysel kredi kullanmaya yönelik davranışları ve alışkanlıkları, bireysel kredi kullanan kişilerin sosyo-ekonomik özelliklerinin 2

29 tespitine yönelik geçmiş çalışmalar incelenerek, literatürdeki konuyla ilgili çalışmalar araştırılacaktır. Yedinci bölümde ise Türkiye de faaliyet gösteren ticari bir bankanın KKB ye bildirmiş olduğu kişilik veri setindeki ayrı açık ya da kapalı bireysel kredi risk verisi incelenerek kişilerin bireysel krediye yönelik yaklaşımları ve krediyi geri ödeme davranışları ampirik olarak test edilecektir. Sekizinci bölüm ise bu çalışmadan çıkan sonuçları içermektedir. 3

30 2. BİREYSEL KREDİLER ve EKONOMİYE ETKİLERİ 2.1. Tüketici Kredisinin Tanımı ve Tarihi Gelişimi Tüketici Kredilerinin tarihsel gelişimine bakıldığında, 19 uncu yüzyıla dayandığı görülmekte olup, en eski borçlanma türü olan tüketici kredilerinin yaygınlaşması 20 inci yüz yılın başlarından itibaren ABD de başlamıştır. 20 inci yüzyılda endüstriyel ilerleme ve orta sınıfın gelişmesiyle birlikte bireylerin finansman gereksinimleri de artmaya başlamış, sanayileşme sonrası ürün yelpazesinin genişlemesine bağlı olarak finansman alanları da çoğalmaya başlamıştır. İlk olarak taksitli satış şeklinde karşılanan finansman ihtiyaçları, 1960 lı yıllarda yerini, tüketici piyasasına giren bankalara bırakmıştır. Bu ticareti ilk zamanlarda bankalar sadece taksitli satışı gerçekleştiren satıcıları finanse ederek desteklerken, ilerleyen dönemlerde direkt olarak tüketiciyi finanse etme anlayışı ağırlık kazanmaya başlamıştır. Ticari bankaların ABD de tüketici kredisi uygulaması, 1928 de National City Bank of New York un kişisel borç birimi kurarak kişisel kredi vermesiyle başlamıştır. Bununla birlikte ticari bankacılık alanında tüketici kredilerine yönelim 1950 lerden sonra hız kazanmıştır. Yeni gelişen teknolojik araç ve 4

31 gereçlere sahip olmak gereksinimi tüketici kredilerin kullanımında önemli oranda artışa neden olurken, İkinci dünya savaşı sonrası tüketici kredilerin %60-70 i otomobil satışları için kullanılmıştır. 1 İhtiyaçların sınırsız kaynakların ise kıtlığı sonucu tüketiciler, bugünkü tüketim ihtiyaçlarını gelecekte elde etmeyi umdukları gelirleri ile karşılamak ve bu yolla refah düzeylerini artırmak çabasında olmuşlardır. Başka bir ifadeyle tüketiciler için gelecekte elde etmeyi umdukları gelirlerini beklemeden, bankaların kullandırdığı tüketici kredilerinden yararlanarak bugünkü ihtiyaçlarını karşılama cazip bir seçenek olmaya başlamıştır. Genel anlamda tüketici kredileri, bireylere herhangi bir malın veya hizmetin satın alımına bağlı olarak ya da olmayarak, ticari amaçlar dışında kullanılmak ve sonradan belirli şartlarda geri ödenmek üzere verilen krediler olarak tanımlanabilir. Günümüz de ise; bireyler çok farklı nedenlerle finansman ihtiyacı duymalarına rağmen bireysel olarak üç ana nedenden dolayı kredi kullanırlar; 1. Tüketicilerin hayat standartlarını yükseltmek istemeleri, 2. Kredi şartlarının elverişliliği, 3. Kişilerin ihtiyaçlarının doğurduğu baskı. 1 Eliuz, Erkut, Tüketici Kredilerinde Rik Yönetimi ve Bir Skorkart Modeli Önerisi Yüksek Lisans Tezi, s6 5

32 Yukarıda verilen tanım çerçevesinde, tüketici kredisi, gerçek ve tüzel kişilerin ticari amaçla kullandıkları kredileri, kurumsal kredileri ve kamu kuruluşlarının kullandıkları kredileri içermemektedir. Bireylerin pek çok ihtiyaçlarını karşılama da yararlandıkları tüketici kredileri, ekonomik karakterleri açısından ticari kredilerden farklı bir yapıya sahiptir. Ticari kredilerde temel amaç ticaret veya üretim hacmini arttırarak firmanın büyümesine ve karın azamileştirilmesine katkı sağlamak iken, tüketici kredilerinde temel amaç tüketici ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Tüketici kredilerine olan ihtiyaç ise aşağıdaki konularla ilgili olarak ortaya çıkmaktadır: - Cari tüketim harcamalarında, - Dayanıklı tüketim malı alımlarında, - Otomobil alımlarında, - Konut alımlarında Tüketici Kredilerinin Sınıflandırılması Uygulamada muhtelif türlerde tüketici kredilerine rastlanmasına rağmen, bu tür kredilerin ortak ayırt edici özelliği, tüketiciye belli bir malın satın alınması için sağlanan kredinin anapara ve faiz geri ödemelerinin kredi 6

33 vadesi boyunca, sabit zaman dilimleri içinde gerçekleştirilmesidir. 2 Bununla birlikte, bankacılık sektörü içindeki rekabet ortamı, son dönemlerde bankaları müşterilerine özel çözümler sunmaya yöneltmiş ve farklı ödeme planları içeren alternatif tüketici kredisi uygulamaları yaygınlaşmıştır. Tüketici kredileri vade yapılarına göre veya tüketici kredilerinin kullandırılma biçimine göre sınıflandırılabilir. Vade yapılarına göre tüketici kredileri, kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli tüketici kredileri olarak sınıflandırılabilirken, kullandırılma biçimlerine göre ise tüketiciye nakit olarak verilen ya da dolaylı olarak kullandırılan krediler şeklinde sınıflandırılabilirler. Kısa vadeli tüketici kredileri, 3 ay ve daha kısa süreli olarak kullandırılan tüketici kredilerini kapsamaktadır. Orta vadeli tüketici kredileri ise 3 ay ile 5 yıl arasında, uzun vadeli tüketici kredileri ise, 5 yıldan daha uzun zaman zarfında geri ödenmek şartı ile verilen tüketici kredileridir. Son dönemlerde Türkiye de taksitli ihtiyaç kredilerinde vade 60 aya, konut kredilerinde ise 240 aya kadar uzamıştır. Doğrudan nakit olarak verilen tüketici kredileri, bankaların tüketici kredisi için başvuruda bulunan müşterilere doğrudan doğruya nakit olarak kredi açması durumunda söz konusudur. Günümüzde bu tür kredilerin, bankaların tüketicileri finansmanında önemli bir payı bulunmaktadır. 2 İmre, Ahmet N., Tüketici Kredileri, Para ve Sermaye Piyasası Dergisi, Sayı 124, s14 7

34 Bankalar, kendilerine tüketici kredisi almak amacıyla başvuran tüketicilere doğrudan nakit kredi verebilecekleri gibi belirli firmalarla anlaşarak, bu firmaların mal ve hizmet satımı karşılığında müşterilerinden almış oldukları borç senetlerini satın alabilirler. Tüketici kredisinin bu türü taksitle satış mekanizmasına bir alternatif olarak düşünülebilir. Müşteri, malın satıcısı aracılığıyla dolaylı olarak kredi kurumuna başvurmaktadır. Bu yüzden banka tek tek tüketicilerle yüz yüze gelmemektedir Tüketici Kredisinin Yarar ve Sakıncaları özetlenebilir; Tüketici Kredilerinin Yarar ve Sakıncaları aşağıdaki şekilde Bankalar açısından; 1. Bankalar plasman hacimlerini genişletirken bir yandan da risklerini birçok bireye ayrı ayrı yayarak olası kredi geri ödenmeme riskini azaltabilirler. 2. Bankalar Bireysel Krediler ile ellerinde bulunan fazla fonları topladıkları kaynaktan daha yüksek bir faiz getirisi ile değerlendirirler. 3. Bireysel Krediler sektörel dalgalanmalardan daha az etkilendiğinden, bankalar açısından risk yönetiminin etkinleşmesine yardımcı olur. 8

35 4. Kredi satışı esnasında bankalara ek çapraz satış imkanı sağlar. Bankalar bu yolla müşteri sadakatini arttırabilirler. Satıcılar açısından; 1. Satıcılar açısından değerlendirildiğinde ise, kişilerin gelecekteki gelirlerini göz önüne alarak bugünkü gereksinimlerini karşılamaya gitmesi ekonomik canlılığa olumlu etkiler yapar. Firmaların satışları artar. 2. Bireysel Krediler peşin satışları artırır. Bu durum firmaların kar marjını yükseltir. Firmaların artan kar marjına bağlı olarak vergi yükümlülüklerindeki artış, dolaylı olarak bütçe gelirleri üzerinde genişletici etki yapar. 3. Firmaların peşin satışa bağlı olarak nakit akımlarındaki güçlenme firmaların gelişmesine katkıda bulunur. 4. Firmaların satış devir hızları yükselir, likidite sorunları giderilmiş olur. Ekonominin geneli açısından; 1. Bireysel Krediler, paranın dolaşım hızını arttırır. Bireylerin gelirlerinden daha büyük kısmını tüketmeye başlamaları sonucu paranın tedavül hızı artmaktadır. 9

36 2. Bireysel Krediler toplam arz üzerinde olumlu etki yapar. Üretim artışına, buna paralel olarak da yeni yatırımlara yol açarak istihdamı artırır. 3. Ekonomik canlanmayı arttırarak ülkenin büyüme hızı ve ticaret hacmi üzerinde olumlu etki yapar. Bireyler açısından; 1. Bireylerin satın almak istedikleri ya da ihtiyaç duydukları mal ve hizmetlere hemen sahip olmalarını ve bütçelerine uygun bir şekilde ödeme olanağı sağlamak suretiyle mevcut yaşam standartlarını yükseltir. 2. Bireyleri kredi taksit ödemelerinden dolayı zorunlu tasarrufa yöneltir. 3. Bireylere alışverişlerde toplu peşin para avantajı sağlayarak pazarlık gücü kazandırır. Sakıncaları; 1. Bireylerin tüketim hırsını artırarak mali olanakların üzerinde harcama yapmaya ve borç altına girmeye sebep olabilir. 2. Bireylerin, gelecekteki tasarruflarını bugünden harcamaları sonucu gelecekteki likiditeleri ile finansal varlıklara yatırım yapma yeteneğini azaltır. 10

37 2.4. Bireysel Kredi Türü Olarak Kredi Kartları Kredi kartı, kart sahibine harcamalarında nakit para ödemeksizin mal veya hizmet satın almalarını veya nakit para çekebilmelerini sağlayan bir ödeme aracıdır. Dünya genelinde kredi kartları 1960 lı yıllarda kullanılmaya başlanmış, son 20 yılda giderek önem kazanarak yaygınlaşmıştır. Nakit ödeme yapmadan anlaşmalı üye işyerlerinden mal ve hizmet satın alma imkanı sağlayan kredi kartının ilk uygulamasına 19. yüzyıl sonlarında Amerika Birleşik Devletleri nde başlanmıştır. Kredi kartı, ilk çıktığı zamanlarda kullanım alanı belirli mal ve hizmet konusu veya bölge ile sınırlı olan ve turizm amaçlı olarak kullanılan bir ödeme aracı olmuştur. 1894yılında Amerika da Hotel Credit Company tarafından ilk kredi kartı çıkarılmıştır. 3 Modern anlamda kredi kartı ilk kez ABD de yirminci yüzyılın başında çıkarılmıştır.1914 yılında General Petroleum Corporation of California (şimdiki Mobil Oil) çalışanlarına ve seçkin müşterilerine kart çıkarmıştır yılında birkaç otel, mağaza, telgraf şirketi ve demiryolları bozuk para ve jeton basarak müşterilerine bir aylık kredi imkanı vermiştir. Bu gelişmelerin 3 Çımat, Ali ve Değirmenci, Mehmet Ali, Türkiye de Banka ve Kredi Kartları Uygulamalarının Değerlendirilmesi, Mali Çözüm Dergisi, Ağustos

38 arkasından, turizm sektörünün başlatmış olduğu bu uygulama giderek benzin şirketleri, seyahat acenteleri, telefon şirketleri, otomobil kiralama acenteleri ve birçok büyük mağaza tarafından benimsenmiştir. Dünyadaki bu ilk kart uygulamaları bugünkü anlamda bir kredi kartı niteliğinde değildir. Bu kartlar belirli bölge ve işlevlerle sınırlı kalmıştır Büyük Dünya Bunalımına kadar bu aşamada gelinmiştir, ancak bu bunalımla birlikte kredi kartlarına olan talep daralmış, İkinci Dünya Savası yıllarında ise kredi kartları kullanımı ABD deki yasalar tarafından kısıtlanmıştır. Kredi kartları pazarı, savaş sonrasında yeniden canlanmaya başlamış, 1950 yılında Diners Club tarafından verilen seyahat ve eğlence kartı ile kredi kartları ay sonunda ödemeyi sağlayan geciktirilmiş bir ödeme aracı halini almıştır. 4 ABD de Diners Club kredi kartının ardından, bankalar da büyük karlar sağlayan bu konu ile ilgilenmeye başlamış ve bugün de tüm dünyada yaygın bir örgüte sahip bulunan 4 büyük kredi kartı kurumu o yıllarda faaliyetlerine başlamıştır. Bu kuruluşlar;1950 yılında kurulan Diners Club, 1958 yılında temeli atılan American Express Company (AMEX), aynı yılda Visa-Card ın da temelini oluşturan Bank-America ve1966 da bazı Kaliforniya bankalarının çıkardığı MasterCard tır. Türkiye de kredi kartlarının yaygın olarak kullanımı 1990 lı yıllarda başlamıştır. Özellikle son birkaç yıldır, Türkiye de kredi kartı kullanımının hızlı 4 Yılmaz, Olcay Kaan, Kredi Kartlarında Risk Analizi ve Türkiye Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Ün

39 bir şekilde yaygınlaştığı gözlenmektedir. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. nin (BKM nin) verilerine göre, Türkiye de 1997 yılı sonunda toplam kredi kartı bulunurken, bu sayı 2002 yılı sonunda üç kattan fazla bir artış ile toplam e ulaşmış olup, 2009 sonu itibariyle bu rakam tür. Kredi kartı, kart sahibi açısından kısa vadeli bir kredi kaynağıdır. Kişiye, borcunu, bütçesine ve kendi planına göre taksitler halinde ödeme olanağı sağlar. Birçok ülkede geçerli olduğundan büyük seyahatlerde büyük kolaylıklar sağlar. Ayrıca kredi kartı sahibi, kartı çıkaran kuruluşun sunduğu bazı özel nitelikteki hizmetlerden (Assistance ve concierge) yararlanabilir. Kredi kartları, bankalar için de oldukça karlı ürünlerdir. Bu kar payının çoğunu yüksek orandaki faizler oluşturur. Ayrıca, bazı bankalar yıllık kredi kartı aidatları alırlar. Geç ödemeden kaynaklanan faizler, ATM aidatları, limit aşımı cezaları ve POS makinasının bulunduğu işyerlerinden her çekimde alınan ücretler kredi kartlarının bankalar için kar olanaklarıdır Kredi Kartlarının Kart Sahibine Sağladığı Faydalar Kredi kartının sahibine sağladığı yararlar aşağıda sıralanmıştır: 1. Kredi kartı, kart hamili açısından kısa vadeli bir kredi kaynağıdır. 13

40 2. Kart hamiline kredi kartı borcunu, bütçesine ve kendi planına göre taksitler halinde ödeme olanağı sağlamaktadır. 3. Önde gelen kredi kartlarının birçok ülkede geçerli olması, is seyahatlerinde ve turistik seyahatlerde büyük kolaylıklar sağlamaktadır. 4. Kredi kartı hamili, kart kullanımı nedeniyle yanında bulundurması gereken nakit parasını banka hesabında tutarak ek faiz geliri elde edebilmektedir. 5. Kredi kartı çıkaran banka ve kuruluşların kart talep eden kişilerde aradıkları birtakım nitelikler bulunmaktadır. Bu durum kart hamiline çevresinde ve ilişkilerinde olumlu bir imaj yaratabilmektedir. 6. Kart hamili, kartı çıkaran kuruluşun sunduğu bazı özel nitelikteki hizmetlerden yararlanabilmektedir Tüketici Kredilerinin Ekonomiye Etkileri Para Arzı Açısından Bankalara yatırılan mevduatların, tüketicilere kredi olarak verilmesi yolu ile tüketici kredileri para arzını etkilemektedir. Bankacılık sisteminin en önemli unsurlarından birisi de kaydi para (banka parası) yaratmak olup, kaydi para, bankaya yatırılan mevduatın (kanuni karşılık ayrıldıktan sonra) tekrar kredi olarak verilmesi sonucunda oluşur. 14

41 Kaydi para, ödemelerin pek çoğunun direk olarak para kullanmaksızın çek yazarak yapılabilmesine imkan tanıdığından, bir ödeme ve değişim aracıdır. Bankaların yaratabileceği kaydi para miktarı aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanabilir. Mg=(1/1-g(1-Rr))xDp Mg = Bankanın yaratabileceği toplam kaydi para miktarı g = Geri dönüş oranı, Rr = Karşılık oranı, Dp = Birincil mevduat. Eğer geri dönüşler sıfırsa, yukarıdaki formülden de anlaşılacağı üzere yaratılan kaydi para Dp ye eşit olacaktır. Tüketici kredilerinin, kaydi para mekanizması yolu ile mevcut para arzını arttırıcı bir etkide bulunduğu şeklinde bir değerlendirmede bulunulabilir Paranın Dolaşım Hızı Açısından Bir ülkedeki satın alma gücü, para miktarına olduğu kadar her bir ünitesinin, belli bir süre içinde ortalama olarak kaç defa mal ve hizmet satın 15

42 alınmasında kullanıldığına da bağlıdır. Bir yıl içinde, paranın her bir biriminin ortalama olarak el değiştirme sayısına paranın tedavül hızı denilmektedir. Paranın tedavül hızı, ülkedeki para stokunun satın alma gücünü belirlemek bakımından para miktarı kadar önemlidir. Bir ülkedeki para stokunun bir yıl içindeki satın alma gücü, para miktarı (M) ile tedavül hızının (V) çarpımına eşittir. Dolayısıyla satın alma gücünü etkileyen bileşimlerden biri para arzı iken diğeri de paranın tedavül hızıdır. Paranın tedavül hızını belirleyen etmenlerden özellikle, ülkedeki para ve kredi kurumlarının gelişme düzeyi ve halkın bunları kullanma derecesi ile halkın tasarruf ve tüketim eğilimi, tüketici kredilerinin etkileri açısından önemlidir. Ülkedeki para ve kredi kurumlarının gelişme düzeyi ve halkın bunları kullanma derecesi, bankaların ellerindeki fonları rahatça firmalara veya kişilere kullandırabilmesi ile ilgilidir. Bankaların ellerindeki fonları kredi olarak verememeleri durumunda paranın tedavül hızı düşük olacaktır. 5 Tüketici kredileri gibi çeşitli kesimlere hitap eden yeni ürünlerin bankacılık sistemine girmesiyle birlikte, özellikle para ve kredi kurumlarının gelişmiş olduğu ülkelerde, tüketici kredileri paranın tedavül hızına etki edecektir. 5 Aren, Sadun, İstihdam Para ve İktisadi Politika, 10.b, 1984, s109 16

43 Beklenmedik bir ihtiyaç olduğu zaman bankalardan borç alabilme rahatlığına sahip olan tüketiciler, ellerinde daha az para tutacaklar, ihtiyaç halinde tüketici kredisi kullanabileceklerdir. Bu da paranın tedavül hızını artıracaktır. Tüketici kredileri, kişilere daha sonra elde etmeyi umdukları gelirleri doğrultusunda, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bugünden tüketimde bulunmalarını sağlamaktadır. İnsanlar gelirlerinin daha büyük bir kısmını tüketmeye başladıklarında, ellerinde tuttukları para miktarı da buna paralel olarak azalmakta, dolayısıyla, paranın tedavül hızı artmaktadır Enflasyon ve Bireysel Krediler Tüketici kredilerinin fiyatlara etkisi, tüketici kredilerinin toplam talep ve toplam arza olan etkisine bağlı olup, tüketicilerin mal ve hizmetlere karşı olan talebini belirli ölçülerde artırmaktadır. Kısa vadede, tüketimdeki artışa bağlı olarak enflasyon artsa bile, uzun dönemde bu durum büyük ölçüde arzın elastikiyetine bağlı kalmaktadır. Eğer belli bir malın arzı elastikse, artan taleple birlikte üretim de artacağı için ekonomide enflasyonist bir gelişimin yaşanmaması beklenir. Bununla birlikte, o malın talebinde yaşanan bir artış aynı oranda bir üretim artışı doğurmuyorsa, sözü edilen malın fiyatı artarak ekonomide enflasyon yaşanır. 17

44 Tam kapasite ile çalışılmayan bir faaliyet alanında, üretilen bir mala olan talep artışı, üretim artışı ve beraberinde istihdam artışını doğurarak büyümeye katkıda bulunabilir. Tüketici kredilerinin artması dolayısıyla ortaya çıkan büyüme, yarattığı talep artışı ile ekonominin geri kalan sektörlerinde maliyet düşürücü bir ölçek ekonomisi oluşturma eğilimdedir. Tüketici kredileri yardımıyla kapasitelerdeki genişlemeye bağlı olarak meydana gelen maliyet azalışları, fiyatlardaki düşme ile sonuçlanmakta ve enflasyonda düşürücü yönde baskı yaratmaktadır. Bununla birlikte, kontrollü fiyatların bulunduğu bir ortamda (tekelci ortamda) bu etkileşim ortadan kalkmaktadır. Genelde kontrollü fiyatların bulunduğu ortamda firmaların maliyetlerdeki düşmeyi fiyatlara yansıtmadıkları ve firmaların kar marjlarının arttığı görülmektedir. Diğer yandan tüketici mallarının büyük ölçekte üretimi, doğal ve özellikle yenilenemeyen kaynakların tükenmesine veya daha az verimli kaynakların kullanılma zorunluluğuna neden olmakta ve uzun vadede daha yüksek fiyatla üretim yapılmasına yol açmaktadır. Talep yönünde ise kısa vadede tüketici kredilerinin etkileri fiyatları arttırma yönündedir. Tüketici kredileri dolayısıyla ekonomide meydana gelen kapasite artışı eğer sağlanmazsa, maliyet artışları neticesinde ortaya çıkan fiyat artışları enflasyona neden olabilecektir. Enflasyon, tüketici kredilerinin 18

45 özel tasarruflar üzerinde menfi bir etkide bulunarak, para akımını kuvvetlendirmesi sonucu ile de ortaya çıkabilir Talep yapısı ve Tüketici Tüketici kredilerindeki artış, hane halkının bugünkü satın alma gücünü artıracağı için bu durum toplam harcamaların yurt içi GSMH daki payını arttırabilir. Tüketim tercihlerinin zaman içerisinde değişmesi durumunda kredilerin talebi canlandırıcı etkisi, kişileri gelirlerinin üzerinde bir harcamaya iteceği için bunun marjinal tüketim eğilimini artırma yönünde önemli bir etkisi olabilecektir. Tüketiciler gelirlerini cari ve gelecekteki tüketim harcamaları arasında paylaştırarak, maksimum faydayı sağlamaya çalışmaktadırlar. Tüketicilerin harcama kararları cari gelirleriyle olduğu kadar satılabilir menkul, gayrimenkulleri ve kredi bulabilme imkânları ile de bağlantılıdır. Ödünç alınan fonların belli bir dönem sonunda geri ödenmesi söz konusu olduğundan, borçlanma ile sağlanan ek harcama imkânı geçicidir. Tüketimi en çok etkileyen unsur kişisel harcanabilir gelirin geçmişteki ve cari zaman içindeki seviyesidir. Gelirdeki bir artış tüketici harcamalarını artırırken, kısmen veya tamamen tüketici taksitli satış kredileriyle finanse edilen mallara verilen 6 Arpalı, Ziya, Türkiye de Tüketici Kredisi, Yüksek Lisans tezi, KırgızistanTürkiye Manas Ün.,

46 kredilerde de bir artışa yol açar. Aynı gelişim alınmış olunan kredilerin taksit ödemelerinde de olumlu etki yapmaktadır. Bununla birlikte, tüketici kredisindeki artış, geri ödemedeki artıştan daha fazla olduğundan, toplam kredi bakiyeleri stoğunda (plasmanda) artış olacaktır. Krediler artan oranlarda artarsa, borç bakiyesi de, geri ödemeler tüketicinin hali hazır geliri üzerinde büyük bir yük oluşturuncaya kadar genişlemeye devam edecektir. Kredi şartları hem genel ekonomik ortama, hem de kredi piyasasındaki gelişmelere bağlı olarak değişebilmekte, para piyasasının daraldığı ve faiz oranlarının yükseldiği durumlarda kredi şartları tüketiciye daha az cazip gelmektedir. Faiz oranları ile tüketici kredisi arasında ters yönlü bir ilişki bulunduğu yapılan akademik çalışmalar ile ortaya konmuştur. Türkiye de faiz faktörünün tüketici kredileri talebini etkileyen önemli bir faktör olduğu yapılan birtakım ekonometrik analizler ile ortaya konmuştur. Bu sonuç politika yapıcılar için önem arz etmektedir. Özellikle Merkez Bankasının politika aracı olan faiz silahını etkin kullandığında, tüketici kredisi talebini faiz üzerinden nasıl etkileyebileceğini ortaya koyması açısından önemlidir. 7 Tüketici kredilerindeki artışın tüketici harcamalarını artıracağı, geri ödemelerdeki artışın ise harcamaları azaltacağı düşünüldüğünde tüketici kredisi risk bakiyesinde olan artışlar devam ettiği sürece, tüketici harcamalarının artmaya devam edeceği öngörülebilir. Gelirdeki artış, tüketici 7 İbicioğlu, Mustafa ve Karan, Mehmet Baha, Türkiye de Faiz Oranlarının Tüketici Kredileri Üzerindeki Etkisi BDDK, Bankacılık ve Piyasalar, Cilt:3, Sayı:2,

47 harcamalarını yükseltmekte, bu da kredi talebini arttırmaktadır. Geri ödemeler gelirle pozitif bir ilişki içinde olduğundan, geri ödemelerde artmaktadır. Bununla birlikte, artan kredi hacmi paralelinde, kredi bakiyesindeki artışa rağmen, ilerleyen dönemlerde geri ödemeler daha da artacaktır. Bu durum tüketim üzerinde negatif bir etki yaratacak ve bankaların kredi kullandırımları uzun vadede bireylerin taksit ödemelerini ancak karşılayabilecek seviyede olacak ve kredi stoğundaki ilerleme dengeye oturacaktır. 21

48 3. TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ VE BİREYSEL KREDİLERİN SON YILLARDAKİGELİŞİMİ 3.1. Türk Bankacılık Sektörünün Gelişimi Küresel kriz Türkiye de de finansal sektörü önemli ölçüde etkilemiştir. Mevduat, yatırım ve kalkınma bankaları açısından bakıldığında, özellikle 2008 yılının son çeyreği ile 2009 yılının ilk çeyreğinde bilanço riskleri hızla artmış, yurtdışı kaynak imkanları daralmış, likidite ihtiyacı yükselmiştir. Ancak, bankaların bilançolarının sağlam olması ve risklerin dengeli dağılması yanında, ilgili kurumlar tarafından alınan önlemler, etkin denetim ve risk yönetimi sayesinde Türkiye de bankacılık sistemi bu krizi atlatmayı başarabilmiştir. Çok sayıda ülkede mevduata yüzde 100 garanti getirilirken, finansal kurumlara kamu desteği sağlanırken, Türkiye de mevduat güvencesinde değişikliğe ve bankalara kamu desteğine ihtiyaç duyulmamıştır. Öte yandan, ekonomik faaliyetin hızla daralması, işsizliğin artması ve dış talebin azalması nedeniyle kredi riski artmış, artan faiz oranlarının da etkisiyle kredi talebi özellikle yılın ilk yarısında ciddi ölçüde daralmıştır. Buna karşılık, bütçe açığı nedeniyle büyüyen kamu kesiminin borçlanma ihtiyacı çok büyük ölçüde bankalar tarafından karşılanmıştır. 22

49 Türk finansal sistemine büyüklük veya miktar göstergeleri açısından bakıldığında, sistemin 2009yılsonu itibariyle 1,4 trilyon TL ye ulaştığı görülmektedir. Bu büyüklükten, TCMB bilanço büyüklüğü dışarıda tutulduğunda 1,3 trilyon TL ye, İMKB toplam piyasa kapitilizasyonu hariç tutulduğunda ise 953 milyar TL tutarında bir seviyeye gelinmektedir. Tablo Finansal Sistemin Aktif Büyüklüğü Gelişimi ( ) Grafik3.1.1.Finansal Sistemin Gelişimi ( ) 23

50 2009 sonu itibariyle, bankaların kaynaklarının çok önemli bölümü Türkiye deki yerleşiklere ait mevduatlar olup, mevduatın üçte ikisini TL mevduat oluşturmuştur. Yurtdışından sağlanan kredilerin bilanço içindeki payı yüzde 9 düzeyindedir. Toplam aktiflerin yüzde 48 ini krediler, yüzde 35 ini menkul kıymetler oluşturmuştur. Kredilerin yüzde 67 si ticari ve kurumsal, yüzde 33 ü ise bireysel kredilerdir. Büyüyen özkaynaklar, yüksek likidite, düşen faiz oranı ile etkin risk yönetimi, bankaların performansını olumlu yönde etkilemiştir. Aktiflerin pasiflere göre daha uzun vadeli olmaları nedeniyle, faiz oranlarının düşmesi, 2009 yılında bankacılık sektörünün karına önemli katkıları olmuştur. Bunun paralelinde, kar hacmindeki artış özkaynaklardaki büyümeyi desteklemiş ve yıllık bazda özkaynak karlılığı yükselmiştir. Toplam aktifler, cari fiyatlarla yüzde 13 oranında büyüyerek 799 milyar TL ye (537 milyar dolar), toplam aktiflerin GSYH ya oranı ise yüzde 84 seviyesine ulaşmıştır. Bilanço içinde, yabancı para cinsinden aktiflerin payı 4 puan düşerek yüzde 27, yabancı para cinsinden pasiflerin payı ise 3 puan düşerek yüzde 32 olmuştur. Diğer bir ifade ile aktif pasif yönetimi kapsamında, Türk Lirası kaynaklara yönelim ve akabinde de bu kaynakları yine Türk Lirası olarak değerlendirme arzusu ön plana çıkmıştır. Bankacılık sektörünün toplam bilanço büyüklüğü, 2009 yılında 2008 e göre 93 milyar TL artmıştır. Bu artışın yüzde 58 i (53,8 milyar TL) 24

51 mevduattan; yüzde 13 ü (12,5 milyar TL) mevduat dışı kaynaklardan, yüzde 26 sı (23,8 milyar TL) özkaynaklardan ve yüzde 3 ü (2,7 milyar TL) diğer pasiflerden gelmiştir sonunda yaşanan krize bağlı olarak, ekonomideki küçülme nedeniyle, kredi stokunun kalitesi azalmış ve neticede takipteki krediler artmıştır. Takipteki krediler için ayrılan karşılıklar karlılığı sınırlandırmıştır. Sorunlu kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 5,4 e yükselmiş olup, bunların yüzde 85 i için özel karşılık ayrılmıştır. Tablo Takipteki Krediler ve Özel Karşılık Oranları Katılım bankaları da dahil edildiğinde, 2009 yılında takipteki krediler bir önceki yıla nazaran toplam olarak yüzde 57, bireysel kredilerde yüzde 87, kurumsal kredilerde ise yüzde 43 oranında büyümüştür. Artış oranı kredi kartlarında yüzde 79, tüketici kredilerinde ise yüzde 97 oranında gerçekleşmiştir. 25

52 Tablo Takipteki Kredilerin Dağılımı (2009, Milyon TL) Kredilerin toplam aktifler içindeki payı 2008 yılı sonuna göre 4 puan azalarak yüzde 48 egerilemiştir. Bireysel kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 33 düzeyine yükselmiştir. Tablo Toplam Türk bankacılık Sektöründe Kredilerin Dağılımı (Milyon TL) Menkul kıymetlerin toplam aktiflerdeki payı 2009 yılında bir önceki yıla göre 6 puan artarak yüzde 35 e yükselmiştir yılı başından itibaren ise 26

53 menkul değerler cüzdanının toplam aktifler içindeki payı tekrar azalarak %30 seviyelerine gerilemiştir. Duran aktiflerin ise toplam aktifler içindeki payı 2009 sonu itibariyle yüzde 3 düzeyindedir. Grafik3.1.2.Toplam Kredilerin Toplam Aktifler İçindeki Gelişimi (Aralık 2003-Haziran 2010) Toplam mevduat 2009 sonu itibariyle 507 milyar TL ulaşmıştır. Toplam mevduatın toplam aktiflere oranı yüzde 64 tür. TL mevduatın ortalama vadesi 2,2 ay, yabancı para mevduatın ortalama vadesi ise 2,7 ay düzeyindedir. Yurtdışı bankalardan sağlanan kaynaklar 70milyar TL (53 milyar dolar) ile toplam aktiflerin yüzde 9 u düzeyindedir. Özkaynaklarda büyüme devam etmiştir sonu itibariyle, özkaynaklar 106 milyar TL (72 milyar dolar), serbest özkaynaklar ise 79 milyar TL (53 milyar dolar) olmuştur. Özkaynakların toplam aktiflere oranı 27

54 yüzde 13, sermaye yeterliliği standart rasyosu ise yüzde 20,6düzeyindedir. Sermaye yeterlilik rasyosununda 2010 yılı başından itibaren tekrar azalma eğilimine girdiği ve Haziran 2010 itibariyle 19,34 seviyesine gerilediği görülmektedir. Grafik3.1.3.Sermaye Yeterlilik Rasyosu Gelişimi, % (Ocak 2005 Haziran 2010) Net dönem karı 2009 yılında bir önceki yıla nazaran yüzde 52 oranında artarak, 19,5 milyar TL ye yükselmiştir. Faiz gelirleri yüzde 1, faiz giderleri ise yüzde 22 oranında daralmıştır. Bankalar kaynaklarının en önemli kalemi olan mevduata verdikleri faiz oranını TCMB nin faiz indirim politikası paralelinde düşürürken, kredilere uygulanan faizlerdeki indirim süreci aynı paralellikte olmamıştır. Bu sebeple 2009 yılı içinde net faiz marjında önemli bir artış yaşanmış, faiz dışı gelirlerdeki azalmaya rağmen sektörün net dönem karında ciddi bir sıçrama ortaya çıkmıştır. 28

55 Grafik3.1.4.Faiz Dışı Gelirler ve Net Faiz Marjı Gelişimi (Aralık 2004 Mayıs 2010) Özkaynak karlılığı da 2009 sonu itibariyle yüzde 18,3 düzeyinde gerçekleşmiştir. Kriz döneminde bankaların izledikleri faiz politikalarına bağlı olarak net faiz marjlarında yaşanan artış özkaynak ve aktif karlılığında da yansımıştır. Grafik3.1.5.Aktf Karlılığı ve Özkaynak Karlılığı Gelişimi (Ocak 2004 Temmuz 2010) 29

56 Fakat 2010 yılı başından itibaren faizlerin yatay sayılabilecek bir sürece girmesi ve bankaların kredi pazarındaki rekabete devam etmeleri net faiz marjlarını 2010 yılı başından itibaren tekrar daraltmaya başlamış ve buna bağlı olarak Temmuz 2010 itibariyle özkaynak karlılığı %15 seviyelerine kadar gerilemiştir. Tablo Türk Bankacılık Sektörü Seçilmiş Rasyolar Gelişimi ( Temmuz 2010) Kaynak : BDDK 30

57 2009 yılında kredi kartı işlem hacmi bir önceki yıla göre yüzde 10 oranında artarak 205 milyar TL, banka kartı işlem hacmi ise yine 2008 e göre yüzde 21 oranında artarak 188 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir. Tablo ATM, POS ve Kart Sayıları (Aralık 2008 Aralık 2009) İnternet bankacılığı müşteri sayısı 2009 yılında bir önceki yılsonuna göre yüzde 15 artarak,5,9 milyon kişiye yükselmiştir. Tablo İnternet Bankacılığı (Aralık 2008 Aralık 2009) 2009 yılında, 32 si mevduat, 13 ü kalkınma ve yatırım, 4 ü katılım olmak üzere 49 banka faaliyet göstermiştir. Sermayesinin yüzde 51 i veya 31

58 daha fazlası yurtdışında yerleşik yatırımcılara ait olan mevduat bankalarının sayısı 17, kalkınma ve yatırım bankalarının sayısı ise 4olmuştur. Yurtdışı yerleşik yatırımcılarla stratejik ortaklık anlaşması yapan dört banka dahil edildiğinde, bu sayı 24 e yükselmektedir. Bankaların 13 tanesi Avrupa, 5 tanesi Ortadoğu, 4tanesi ABD ve 1 er tanesi de Asya ve Afrika bölgesi kaynaklıdır. Şube sayısında ve istihdamda 2003 yılında başlayan artış eğilimi 2009 yılında da, küresel krize rağmen sürmüştür. Sektörde faaliyet gösteren 32 mevduat bankasının 10 tanesi sektör ortalamasının üzerinde büyümüştür. Dokuz mevduat bankasının bilanço büyüklüğü yüzde 13 ün altında artarken,13 mevduat bankasının bilançosu da küçülmüştür. Mevduat bankalarının özkaynak karlılığı Aralık 2009 itibariyle ortalama yüzde 19,7 olmuştur. Altı banka ortalamanın üzerinde özkaynak karlılığı sağlamış, iki banka ise zarar etmiştir. Şube sayısı 2009 yılında kalkınma ve yatırım bankaları hariç bütün banka gruplarında artmıştır. Toplam şube sayısı 2008 yılına göre 246 adet artarak ya yükselmiştir. Şube sayısı mevduat bankaları grubunda 250 adet artarken, kalkınma ve yatırım bankaları grubunda 4 adet azalmıştır. Şube sayısı, özel sermayeli mevduat bankalarında 100 adet, kamu sermayeli 32

59 mevduat bankalarında 114 adet ve yabancı sermayeli mevduat bankalarında36 adet artmıştır. Şube sayısına benzer şekilde, çalışan sayısı da 2009 yılında 2008 yılına göre artmaya devam etmiştir. Çalışan sayısı, kamu sermayeli mevduat bankalarında 1.523, özel bankalarda 113 kişi artarken, yabancı bankalarda 891 kişi, Fon bankasında ise 6 kişi azalmıştır. Çalışan sayısı, kalkınma ve yatırım bankalarında 66 kişi artmıştır. Tablo Bankacılık Sisteminde İstihdam ( ) Banka çalışanlarının yüzde 97 si mevduat bankaları, yüzde 3 ü kalkınma ve yatırım bankaları tarafından istihdam edilmiştir. Bankacılık sektöründe personelin yüzde 26 sı kamu sermayeli mevduat bankalarında, yüzde 48 i özel sermayeli mevduat bankalarında ve yüzde 23 ü yabancı sermayeli bankalarda çalışmaktadır. 33

60 Tablo Banka Başına Şube Ve Çalışan Sayısı ( ) Toplam mevduat içinde özel sermayeli bankaların payı 1 puan azalarak yüzde 50 yegerilerken, kamu sermayeli bankaların payı 1 puan artarak yüzde 37 ye yükselmiştir. Toplam krediler içinde kamu bankalarının toplam payı yüzde 24 ten yüzde 27 ye yükselirken; özel bankaların payı 2 puan azalarak yüzde 52 ye, yabancı bankaların payı 1 puan azalarak yüzde17 ye gerilemiştir. Sektördeki ilk beş bankanın toplam aktifler ve mevduat içindeki payı 1 er puan artmış, kredilerdeki payı ise 3 puan düşmüştür. İlk on bankanın toplam aktifler ve mevduat içindeki payı, benzer şekilde 1 er puan artmış; kredilerdeki payı ise 1 puan düşmüştür. 34

61 Tablo Banka Gruplarının Sektör İçindeki Payları ( ) Toplam aktiflere göre, İlk beş banka içinde 2009 sonunda, 2 kamu bankası ve 3 özel banka yer alırken, ilk on banka arasında 3 kamu bankası, 4 özel banka ve 3 yabancı sermayeli banka bulunmaktadır. Bankacılık sektöründeki aktif yoğunlaşmasında; ilk 5 bankanın ve ilk 10 bankanın toplam aktifler içindeki paylarında 2000 yılından 2009 yılına kadar olan zaman diliminde, keskin bir değişim görülmektedir yılında ilk 5 bankanın payı %47 iken söz konusu oran yıllık bazda ılımlı bir artış eğilimiyle beraber 2009 da %60,5 e ulaşmıştır. Tablo Bankacılık Sisteminde Yoğunlaşma ( ) Teknolojik gelişmişlik düzeyi yüksek olan Türk Bankacılık Sektöründe istihdam edilen personelin eğitim düzeyi olumlu bir görünüm arz etmektedir. 35

62 2010 yılının ilk çeyreğinde lisans düzeyi ve üzeri eğitime sahip personelin toplam personel içindeki payı Aralık 2009 dönemine göre 0,7 puan artarak %66,1 düzeyinde, ikinci çeyrekte ise 1,3 puan artarak %66,7 olarak gerçekleşmiştir. Grafik3.1.6.Personelin Eğitim Durumu Dağılımı (Haziran 2010) Kaynak : TBB 3.2. Bireysel Kredilerin Genel Gelişimi Bankacılık Sektöründe Kredilerin Gelişimi Sektörün en önemli plasman kalemi olma özelliğini koruyan ve 2009 yılsonuna göre aktif payı 3 puan artan krediler, Haziran 2010 itibariyle bankacılık sektörünün toplam aktifleri içerisinde %50,1 paya sahip bulunmaktadır. 36

63 Türk finansal sisteminin kredi hacmi incelendiğinde, 2000 sonrası dönemde yıllarındaki yavaşlamanın ardından, ekonomik ve siyasal istikrarla sağlanan tüketici ve yatırımcı güvenindeki artışla birlikte güçlü bir artışın yaşandığı görülmektedir. Bu çerçevede kredi/gsyh oranı, 2009 yılında %40 a yaklaşmıştır. Grafik3.2.1.Kredi Hacmindeki Gelişim ( ) Gelişmiş finansal sisteme sahip AB ülkelerinde bankacılık alanında güçlü, sınır ötesi bankacılıkta merkez haline gelmiş Lüksemburg, Malta gibi ülkeler dışarıda tutulduğunda kredi/gsyh oranının %100 civarında olduğu görülmektedir. AB üyesi Doğu Avrupa ekonomilerine bakıldığında bu oranın azaldığı %50-75 aralığına gerilediği görülmektedir. Türkiye de ise bu oran son dönemlerdeki gelişime rağmen halâ %35-40 düzeyindedir. Bu durum finansal derinleşme açısından olumsuz bir görünüm arz ederken, aynı zamanda sistemin potansiyelini işaret etmesi açısından önem taşımaktadır. 37

64 Tablo Toplam Krediler/GSYH Gelişimi ( ) Toplam krediler 2009 yılsonuna göre 62,2 milyar TL artarak Haziran 2010 itibariyle 454,8 milyar TL seviyesine ulaşmıştır. Ekonomik krizin etkisi ile 2009 yılının ilk yarısında duraklama sergileyen kredi hacmi, ekonomide yaşanan toparlanmaya bağlı artan kredi talebi ve piyasa faizlerindeki olumlu gelişmelerin etkisiyle 2009 yılının ikinci yarısından itibaren artmaya başlamış, 2010 yılının ilk çeyreğinde (%6,2) ve 38

65 özellikle 2010 yılının ikinci çeyreğinde (%9,1) yüksek oranlı artışlar sergilemiştir. Grafik3.2.2.Toplam Krediler/Toplam Aktif ve Kredi Faiz Oranları Gelişimi Bankacılıkta Tüketici Kredilerinin Gelişimi Haziran 2010 itibarıyla bankacılık sektörü toplam kredilerinin %45,3 ü kurumsal/ticari kredilerden, %32,5 i bireysel kredilerden, %22,1 i ise KOBİ kredilerinden oluşmaktadır. Haziran 2010 itibarıyla toplam 148 milyar TL seviyesine ulasan bireysel kredilerin %26,7 si kredi kartı alacaklarından, %73,3 ü ise tüketici kredilerinden oluşmaktadır. Tüketici kredileri içinde ise en fazla paya %47,9 ile konut kredileri sahiptir. Bunu %40,8 ile ihtiyaç kredileri izlemektedir. 39

66 Tablo Tüketici Kredileri Dağılımı ( ) Taşıt Kullandırım (Bin TL) 56,70% 41,14% 44,73% 12,91% 7,35% Konut Kullandırım (Bin TL) 6,66% 11,84% 7,68% 37,51% 32,09% Diğer Bireysel Kr. Kullandırım (Bin TL) 36,64% 47,03% 47,59% 49,58% 60,55% Kullandırım Tutarı (Bin TL) 100% 100% 100% 100% 100% Taşıt Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) 14,25% 12,55% 10,45% 5,40% 2,18% Konut Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) 1,43% 2,09% 1,18% 5,39% 5,16% Diğer Bireysel Kr. Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) 84,32% 85,36% 88,37% 89,21% 92,66% Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) 100,00% 100,00% 100,00% 100,00% 100,00% Taşıt Bakiye (Bin TL) 62,71% 41,79% 48,11% 14,17% 4,78% Konut Bakiye (Bin TL) 7,36% 15,00% 9,68% 49,00% 48,38% Diğer Bireysel Kr. Bakiye (Bin TL) 29,93% 43,21% 42,20% 36,83% 46,84% Yılsonu Plasmanı (Bin TL) 100,00% 100,00% 100,00% 100,00% 100,00% Taşıt Bakiye Adedi (Kişi Sayısı) 18,39% 12,28% 10,47% 9,25% 3,55% Konut Bakiye Adedi (Kişi Sayısı) 1,72% 2,99% 1,70% 8,73% 9,83% Diğer Bireysel Kr. Bakiye Adedi (Kişi Sayısı) 79,89% 84,73% 87,83% 82,02% 86,62% Açık Bakiyeli Kişi Sayısı 100% 100% 100% 100% 100% Kaynak : TBB 40

67 Yukarıdaki tablo Türkiye de taksitli tüketici kredilerinin gelişimini göstermek açısından önem arz etmektedir. Taşıt kredileri 1997 yılı içinde kullandırılan taksitli tüketici kredilerinde %56,70 paya sahipken, bu oran 2009 sonu itibariyle %7,35 seviyesine kadar gerilemiştir. Bunun en önemli sebebi taksitli ihtiyaç kredisi faiz oranlarının taşıt kredileri kadar cazip seviyelere inmesi ve taşıta rehin konulmasının gerekmemesidir. Aynı tablo taşıt kredisi kullanan kişi sayısı baz alındığında da görülmektedir yılında taşıt kredisi kullanan kişi sayısı tüm taksitli tüketici kredileri içinde %14,25 paya sahipken, bu oran 2009 sonunda %2,18 seviyelerine kadar gerilemiştir. Yine arasında taşıt kredisi risk bakiyesinin tüm taksitli tüketici kredileri içinde %62,71 orandan %4,78 e gerilediği görülmektedir. Taşıt kredisi risk bakiyesi olan kişi sayısı baz alındığında ise yine %18,39 dan %3,55 e gerileme söz konusu olmuştur. Konut kredilerinde ise tersi bir durum söz konusudur yılında kullanılan tüm taksitli tüketici kredileri içinde konut kredilerinin payı %6,66 iken, 2005 yılından itibaren faiz oranlarındaki düşüşle birlikte önemli bir sıçrama göstermiş ve 2009 sonu itibariyle %32,09 seviyelerine ulaşmıştır. Aynı dönemde risk bakiyesi açısından konut kredileri değerlendirildiğinde, 41

68 1997 yılında tüm taksitli tüketici kredileri içinde %7,36 paya sahip olan konut kredilerinin 2009 sonunda %48,38 seviyesine ulaştığı görülmektedir. Konut kredilerinin taşıt ve ihtiyaç kredilerine göre daha yüksek montanlı krediler olması ve ortalama vadesinin daha uzun olmasından dolayı, risk bakiyelerindeki artış, kullanım yapan kişi sayısına göre daha belirgindir sonunda konut kredisi riski olan kişi sayısı tüm taksitli tüketici kredileri içinde sadece %9,83 paya sahipken, bakiye olarak bu oran %48,38 dir. Taksitli ihtiyaç kredilerine yönelmede konut kredilerine benzer bir seyir izlemiş ve 1997 yılında ihtiyaç kredisi kullanımının taksitli tüketici kredileri kullanımı içindeki payı %36,64 den 2009 sonu itibariyle %60,55 seviyelerine yükselmiştir yılında ihtiyaç kredisi kullanan kişi sayısı tüm taksitli tüketici kredisi kullananların %92,66 sını oluşturmaktadır. Toplam tüketici kredilerinin yılları arası gelişimine bakıldığında ise 2000 yılı başlarından itibaren canlanmaya başladığı fakat 2001 krizi ile birlikte 1999 yılındaki seviyelerine gerilediği, 2003 yılından itibaren ise tekrar ivme kazandığı gözlemlenmektedir. Haziran 2010 itibariyle, tüketici kredisi kullanan toplam kişi sayısı kişiye, kredi miktarı ise milyon TL ye ulaşmıştır. 42

69 Tablo Kişi Başı Ortalama Kredi Miktarı (Haziran 2010) Kredi Miktarı (Milyon TL) Kişi Sayısı Kişi Başı Ortalama Kredi Miktarı (Bin TL) Stok Taşıt ,2 Konut ,7 İhtiyaç ,7 Diğer ,1 Toplam ,4 Kaynak : TBB Haziran 2010 dönemi sonundaki bakiye verilerine göre açık taksitli bireysel kredi riski olan kişi sayısı olup, kişi başı ortalama tüketici kredileri 10,4 bin TL dir. Bu miktar konut kredilerinde 50,7 bin TL ve taşıt kredilerinde 15,2 bin TL dir. Açık risk bakiyesi bulunan taksitli bireysel kredilerin kişi sayısı olarak %79 u, risk bakiyesi olarak ise %43 ü taksitli ihtiyaç kredileridir. Aşağıdaki tablo incelendiğinde, son yıllardaki artışın konut kredileri ve taksitli ihtiyaç kredileri kullandırımından arttığı görülmektedir. Taşıt kredisi kullanımı yerine tüketicilerin araç rehni gerekmeyen taksitli ihtiyaç kredilerine yönelmesi taşıt kredisi kullandırımındaki artışı sınırlandırmıştır. Son yıllarda faiz oranlarındaki düşüş ve bireysel kredi tahsis sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik bankaların uygulamaları bireysel kredilerdeki artışın en önemli nedenleri olarak öne çıkmaktadır. 43

70 Tablo Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi ( ) Taşıt Kullandırım (Bin TL) Taşıt Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) Kişi Başı Kullandırılan Kredi (TL) Konut Kullandırım (Bin TL) Konut Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) Kişi Başı Kullandırılan Kredi (TL) Diğer Bireysel Kr. Kullandırım (Bin TL) Diğer Bireysel Kr. Kul. Adedi (Kişi Sayısı) Kişi Başı Kullandırılan Kredi (TL) Kullandırım Tutarı (Bin TL) Kullandırım Adedi (Kişi Sayısı) Kişi Başı Kullandırılan Kredi (TL) Kaynak : TBB 44

71 Tablo Tüketici Kredileri Bakiye Gelişimi ( ) Taşıt Bakiye (Bin TL) Taşıt Bakiye Adedi (Kişi Sayısı) Kişi Başı Bakiye Kredi (TL) Konut Bakiye (Bin TL) Konut Bakiye Adedi (Kişi Sayısı) Kişi Başı Bakiye Kredi (TL) Diğer Bireysel Kr. Bakiye (Bin TL) Diğer Bireysel Kr. Bakiye Ad. (Kişi Sayısı) Kişi Başı Bakiye Kredi (TL) Yılsonu Plasmanı (Bin TL) Açık Bakiyeli Kişi Sayısı Kişi Başı Bakiye Kredi (TL) Kaynak : TBB Aşağıdaki grafiğe baktığımızda, özellikle 2005 ortasından itibaren konut kredilerindeki canlanmaya bağlı olarak tüketici kredisi açık risk bakiyesindeki yukarı yönlü ivmenin daha da arttığını görmekteyiz. Bunun sebebi, konut kredilerinin diğer tüketici kredilerine oranla daha yüksek montanlı ve daha uzun vadeli krediler olmasından dolayı, plasman artışının daha hızlı olması ve vade uzunluğundan dolayı da baz alınan kredi büyüklüğü içinden yapılan taksit tahsilatlarının göreceli olarak düşük kalmasıdır. Bunun diğer bir göstergesi de toplan tüketici kredileri plasman ve kullandırım tutarı 2005 ten itibaren artmaya devam etmesine rağmen, tüketici kredisi kullanan kişi sayısı genel olarak yatay bir seyir izlemiştir. 45

72 Grafik3.2.3.Tüketici Kredilerinin Tutar Olarak Gelişimi ( ) Grafik3.2.4.Tüketici Kredilerinin Kişi Sayısı Olarak Gelişimi ( ) Taşıt kredilerinde ise 2004 yılına kadar ki seyir, genel olarak tüketici kredilerinin genel seyrine paralel olmakla birlikte, 2004 yılından itibaren konut 46

73 ve ihtiyaç kredisi gibi diğer tüketici kredilerinde artışa rağmen, taşıt kredilerinde gerileme yaşanmış, 2005 ten itibaren taşıt kredisi kullandırımı, daha önce kullandırılan taşıt kredilerinin taksit tahsilatlarının ve kanuni takibe devredilenlerin altında kaldığı için taşıt kredisi plasmanlarında hızlı bir düşüş yaşanmıştır. Buradaki gerilemenin temel sebebi, ihtiyaç kredilerinin de taşıt kredisi faiz oranlarına kadar düşmesi ve vadelerinin de 60 aya kadar uzamasıdır. Dolayısıyla birçok tüketici aldığı otomobiline rehin koydurmak istememekte, dolayısıyla taşıt alımlarını ihtiyaç kredileri ile finanse etmektedirler. Bu sebeple taşıt kredileri risk bakiyesi 2010 yılında 2004 yılındaki seviyelerine kadar gerilemiştir Taşıt Kredilerinin Gelişimi Grafik3.2.5.Taşıt Kredilerinin Tutar Olarak Gelişimi ( ) 47

74 Taşıt kredileri talebine yönelik bu gerileme aşağıdaki grafikte daha net anlaşılmakta olup, taşıt kredisi kullanan kişi sayısının 2009 yılında 1997 yılındaki seviyelere gerilediği görülmektedir. Grafik Taşıt Kredilerinin Kişi Sayısı Olarak Gelişimi ( ) Grafik3.2.7.Kişi Başı Taşıt Kredisi Gelişimi ( ) Kaynak : TBB 48

75 Yukarıda bahsedilen sebebe paralel olarak kişi başına kullandırılan taşıt kredisi miktarı artış trendi içinde hareketine devam ederken, 2004 yılından itibaren kişi başı taşıt kredisi bakiyesinin hafif de olsa aşağı eğimli bir seyir izlediği görülmektedir Konut Kredileri Gelişimi döneminde konut kredilerinin gelişimi incelendiğindeyse, 2005 yılından itibaren konut kredilerine olan ilginin belirgin şekilde arttığı görülmektedir. Özellikle bankalar arası rekabet ve bankalarca ilerleyen dönemlerde faizlerde daha da gerileme yaşanacağına yönelik beklentilerin artmasına bağlı olarak, faiz oranlarının dönemin şartlarına göre oldukça cazip seviyelere gerilemesi sonucu konut kredileri önemli gelişme kaydetmiş, 2008 yılında ABD de yaşanan mortgage kredileri kaynaklı krize rağmen yükselişini sürdürmüştür. Grafik3.2.8.Konut Kredileri Tutar Olarak Gelişimi ( ) 49

76 Fakat burada gözden kaçırılmaması gereken nokta, Özellikle 2009 yılındaki konut kredisi rakamlarının yeni konut alımı sonucu verilen kredilere ek olarak, bankaların birbirilerinden müşteri kapmak için başka bankalardan konut kredisi borç transferine ağırlık vermesinden kaynaklanmaktadır. Grafik3.2.9.Konut Kredileri Kişi Sayısı Olarak Gelişimi ( ) Kişi başı konut kredisi kullanımı ve kişi başı konut kredisi bakiyesindeki gelişime bakıldığında 2006 yılından itibaren yatay bir trende girildiği görülmektedir. Son üç yıldır konut alımı amacıyla kullanılan kredilerin ortalama büyüklüğünün TL aralığına, kalan risk bakiyesinin ise TL aralığına yerleştiği gözlemlenmektedir. Kişi gelirlerinin kredi alımında önemli bir rolü olduğu, gelirin ödenecek taksit miktarına oranının bir kriter olarak çoğu bankada değerleme kapsamında tutulduğu göz önüne alındığında bu tutarların bir süre daha bu seviyelerde devam edeceği öngörülmektedir. 50

77 Grafik Kişi Başı Konut Kredisi Gelişimi ( ) Kaynak : TBB Taksitli İhtiyaç Kredilerinin Gelişimi Diğer tüketici kredilerinin (çok büyük bir kesimi taksitli bireysel ihtiyaç kredilerinden oluşmaktadır) yine toplam tüketici kredileri ile paralel bir seyir izlediği ve 2003 yılından itibaren tutar olarak sürekli yükselen trend izlediğini gözlemlenmektedir. Grafik Taksitli Tüketici Kredileri Tutar Olarak Gelişimi ( ) 51

78 Bununla birlikte, diğer tüketici kredilerini kullandırım açısından kişi sayısı olarak irdelediğinde, 2006 yılından itibaren yatay bir seyir izlediği, plasmanının ise kişi sayısı olarak incelediğinde artışa devam ettiği görülmektedir. Kişi sayısı açısından yaşanan trendle tutar açısından oluşan gelişim farkının temel nedeni, taksitli ihtiyaç kredilerinin vadesinin uzamasından kaynaklanmaktadır. Bankalar yaklaşık olarak 2007 yılından itibaren 60 ay vadeli taksitli ihtiyaç kredilerine ağırlık vermektedirler. Grafik Taksitli Tüketici Kredileri Kişi Sayısı Olarak Gelişimi ( ) Bankaların son yıllarda taksitli ihtiyaç kredilerinde uyguladıkları üst limit ve düşük montanlı verilen bayram kredileri vb. göz önüne alındığında taksitli ihtiyaç kredilerindeki kişi başı ortalama kullandırımın 2009 seviyelerinde yatay bir seyre başlaması beklenmektedir. 52

79 Grafik Kişi Başı Taksitli Tüketici Kredileri Gelişimi ( ) Kaynak : TBB Yaş Gruplarına Göre Tüketici Kredisi Kullanımı Tüketici kredileri kullanımının yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğindeyse, hem kişi sayısı hem de kullandırım tutarı olarak en büyük payı arası yaş grubunun aldığını, ardından ise büyüklük sıralamasında yaş grubunun geldiği, dağılımda en küçük payın 66 yaş üstü ve yaş aralıklarında olduğu görülmektedir. Birçok bankanın 70 yaş üstü kişilere kendi kredi mevzuatlarına bağlı olarak kredi kullandırmaması, yaş arası grubundaki kişiler içinse bir kısmının henüz bir işte çalışmadığı ya da çalışma süresinin (sigortalılık süresinin) kredi mevzuatlarında öngörülen limitlerin altında kaldığı için kredi kullandırılamaması bu yaş gruplarının payının nispeten düşük olmasının sebebi olarak gösterilebilir. 53

80 Tablo Yaş Gruplarına Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Milyon TL ( ) Sınıflandırma Dönem yapmayanlar Toplam Kaynak : TBB Kullandırım tutarı baz alındığında, yaş grubunun 2000 yılında toplam içinden aldığı pay %40,92 iken, 2009 yılı sonunda bu oran %52,07 ye yükselmiştir. Bunun sebebi olarak kişilerin çalışma hayatları paralelinde gelir artışlarının en yüksek döneminin bu aralık içinde olmasından kaynaklanmaktadır. Emeklilerde ve özellikle 66 yaş üstü gruba yönelik kullandırım toplam kullandırımın %3,4 ü seviyelerindedir. Bu durum bankaların kredi tahsis sürecinde yaşı bir kriter olarak alması ve kişilerin gelirlerindeki azalıştan kaynaklanmaktadır. Birçok banka 70 yaş üstü gruba kredi kullandırmazken, emekliliğe bağlı gelir düşüşü bu yaş grubundakilere kredi kullandırımındaki azalmanın başlıca sebepleri olarak gösterilebilir. 54

81 Tablo Yaş Gruplarına Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Kişi Sayısı ( ) Sınıflandırma Dönem yapmayanlar Toplam Kaynak : TBB Gelir Gruplarına Göre Tüketici Kredisi Kullanımı Gelir gruplarına göre tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde, kullandırım tutarı açısından en büyük payların TL altı ve TL üstü gelir gruplarında yoğunlaştığı görülmektedir. Kişi sayısı açısından irdelendiğindeyse bu durum tersine dönmektedir. Gelir artışına paralel olarak kullandırılan kredi tutarındaki büyüme sonucu TL üstü gelire sahip kişilerdeki kullandırım yüksek görülmekle birlikte en büyük pay kişi sayısı olarak TL altı gelir grubuna kullandırılmaktadır. 55

82 Tablo Gelir Gruplarına Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Milyon TL ( ) Sınıflandırma Dönem TL TL TL TL TL yapmayanlar Toplam Kaynak : TBB Gelir gruplarına göre tüketici kredisi kullanan kişi sayısı incelendiğindeyse, en büyük payın TL altı gelire sahip grubuna kullandırıldığı, özellikle 2009 da en küçük payın TL üstü gelire sahip kişilerden oluştuğu görülmektedir. Tablo Gelir Gruplarına Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Kişi Sayısı ( ) Sınıflandırma Dönem TL TL TL TL TL yapmayanlar Toplam Kaynak : TBB 56

83 İlgili kaynaklar tarafından tüketici kredilerinin tiplerine göre gelir dağılımı verilmemesine rağmen, TL üstü gelir gruplarının ağırlıklı olarak konut kredileri, TL altı gelir gruplarının ise taksitli ihtiyaç kredilerinde yoğunlaştığı tahmin edilmektedir. Nitekim 2009 yılında TL altı gelir grubunda kişi başı ortalama tüketici kredisi büyüklüğü TL iken, bu oran TL üstü gelire sahiplerde TL dir Eğitim Durumuna Göre Tüketici Kredisi Kullanımı Tüketici kredilerinin eğitim durumuna göre dağılımı incelendiğinde, kullandırım tutarı olarak lise ve yüksekokul mezunlarında yoğunlaşma yaşandığı, kişi sayısı olarak kullandırım incelendiğindeyse, lise ve altı eğitim düzeyinde yoğunlaşıldığı görülmektedir. Aşağıdaki tablolar incelendiğinde, eğitim düzeyi artışına bağlı olarak bir gelir artışı yaşandığı, eğitimli kişilerin daha yüksek gelirli işlerde çalıştığı ve bunun sonucu olarak da kullandırım tutarı olarak yoğunlaşmanın eğitim seviyesi ile birlikte arttığı gözlemlenmektedir. Birçok bankanın bireysel kredi tahsis süreçlerinde eğitim bir kriter olmamakla birlikte, bankaların üniversite mezunu, sabit geliri olan kişilere kredi verme noktasında daha rahat davrandığı düşünülmektedir. 57

84 Tablo Eğitim Durumuna Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Milyon TL ( ) İlk- Fakülte ve Sınıflandırma Dönem ortaokul Lise Yüksekokul yapmayanlar Toplam Kaynak : TBB 2009 sonu verilerine göre kişi başına kredi kullandırım tutarı ilkokul ve ortaokul mezunlarında TL, lise mezunlarında TL ve yüksekokul mezunlarında ise TL dir. Eğitim düzeyi arttıkça kredi kullanım tutarının da paralel olarak arttığı gözlemlenmektedir yılında ilkokul mezunu 2, kişiye, 14,6 milyar TL taksitli bireysel kredi kullandırılırken, aynı yıl yüksekokul mezunu kişiye 23,4 milyar TL bireysel kredi kullandırılmıştır. 58

85 Tablo Eğitim Durumuna Göre Tüketici Kredileri Kullandırım Gelişimi, Kişi Sayısı ( ) İlk- Fakülte ve Sınıflandırma Dönem ortaokul Lise Yüksekokul yapmayanlar Toplam Kaynak : TBB Kanuni Takibe Atılan Tüketici Kredileri Kanuni takibe atılan bireysel krediler irdelendiğinde 2008 yılından itibaren yaşanan krizinde etkisiyle yıl içinde kullandırılan kredilerin kanuni takibe giden kredilere oranında hızlı bir artış yaşandığı ve 2009 sonu itibariyle bu oranın %5,12 ye yükseldiği görülmektedir. Bu oran 2001 yılında %6,10 seviyelerine kadar yükselmişti. 59

86 Tablo Kanuni Takibe Atılan Tüketici Kredileri ( ) Tarih Kullandırım Tutar Takip Tutar % ,00% ,97% ,76% ,18% ,10% ,36% ,31% ,28% ,45% ,68% ,98% ,42% ,12% Kaynak : TBB Tüketici Kredilerinde Yoğunlaşma dönemlerinde büyüklük açısından görece daha az önemli olan ve yüksek enflasyonlu yıllarda reel olarak düşük bir büyüme potansiyeli gösteren tüketici kredileri, finansal istikrarın artmasıyla bankacılık sektörü için önemli bir pazar konumuna yükselmiştir. 60

87 Diğer kredi kalemlerinde olduğu gibi yoğunlaşmamış piyasa yapısıyla oldukça rekabetçi ve dinamik bir pazardır. Söz konusu pazarın çok sayıda müşteriden (hane halkı) oluşması bu alanda ister istemez güçlü bir rekabeti beraberinde getirmektedir e kadar yoğunlaşma yönünde eğilim görülse de, 2004 yılını takiben ilk 5 banka payı bu pazarın rekabetçi yapısını koruyacağına işaret etmektedir. Tablo Tüketici Kredilerinde Yoğunlaşma Gelişimi ( ) Kaynak: BDDK Tüketici kredilerinde de mevduat bankalarının baskınlığı devam etmekte, katilim bankalarının payında ise son iki yıl itibariyle görülen gerilemenin 2009 yılında telafi edildiği gözlenmektedir. Gelişmeler zaman ve ölçek grupları itibariyle değerlendirildiğinde ise, küçük ve orta ölçekli banka gruplarının payında nispi bir azalış, büyük ölçekli banka grubunda ise görece bir artış tespit edilmektedir. 61

88 Konut kredileri hacmi Türk bankacılık sektöründe 2003 yılında 400 milyon euro civarında iken bu rakam 2008 yılında 18 milyar euroya ulaşmıştır. Ancak, küresel kriz ve emlak piyasasındaki gelişmeler konut kredisi artış hızını sınırlayan etkenler olmuştur. Ekonominin genelinde yaşanan yavaşlamanın yansıması olan bu gerilemeye rağmen, küresel ve ulusal ekonomik konjonktürün olumlu olduğu dönemlerde yakalanan yüksek konut kredisi büyüme oranları, Türkiye de konut kredilerinin gelişme potansiyelinin devam edebileceğine işaret etmektedir. Türkiye, söz konusu kalemde AB-27 ülkeleri arasındaki sıralamada, 17 nci sırada yer almaktadır. Tablo Dünyada Konut Kredileri Gelişimi ( ) Kaynak : BDDK 62

89 Bu kredi segmentinde, ilk 10 banka sıralamasında birincilik son dört yıldır yerli sermayeye sahip özel bankalara aittir. Kamu bankalarının da önemli bir işlevi olan bu piyasa güçlü teminat yapısı ve düşük takibe düşme oranlarıyla bankalar açısından önemli bir pazar olma konumunu önümüzdeki yıllarda da koruyacaktır. Tablo Konut Kredilerinde Yoğunlaşma Gelişimi ( ) Kaynak : BDDK Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere büyük ölçekli bankalar konut kredilerine verdiği ağırlıkları artırmış ve pazarın üçte ikisine sahip hale gelmişlerdir. Diğer bir dikkat çeken unsur ise son yıllarda katılım bankalarının da bu pazardan pay alma istekleridir. 63

90 Kredi Kartlarının Gelişimi Bireysel kredilerin önemli bir bileşeni olan kredi kartları piyasası, diğer kredi kalemlerinin aksine ılımlı derecede de olsa yoğunlaşma olan (HHI>1.000 puan) bir pazar konumundadır. Kriz yılları da dâhil olmak üzere, ilk 5 banka payı %60 in altına inmeyen bu piyasa, bankalar ve müşteriler açısından yüksek maliyet içeren bir segment olması itibariyle küçük ölçekli bankaların daha az faaliyet gösterdikleri bir alandır yılı itibariyle yine de yoğunlaşma düzeyi 2006 yılına göre azalma eğiliminde olup, daha rekabetçi bir yapının ortaya çıkması tüketiciler açısından yararlı olabilecektir. Toplam kredi kartı sayısı, 2009 yılında, 2000yılına göre 3,3 kat, 2002 yılına göre ise 2,8 kattan fazla artmıştır. Katılım bankaları, kredi kartı alanında, tıpkı POS sayısında olduğu gibi 2006 yılından sonra büyük bir gelişme göstermişlerdir. Ancak, bu katılım bankaları, mevduat bankalarının ılımlı bir düşüş eğilimine rağmen 2009 itibariyle %96,7 e varan payları karşısında, POS sayısında yakaladıkları %7,4 lük payı henüz yakalayamamışlardır. 64

91 Tablo Kredi Kartı Sayısı Gelişimi ( ) Kaynak BDDK Kredi kartı sayısı gelişim endeksi verileri, büyük ve orta ölçekli bankalar ile katilim bankalarında, 2002 yılından itibaren hızlı bir büyüme eğilimine işaret etmektedir. Buna karşılık, mevduat bankaları ve bu grubun ağırlıklı konumu nedeniyle, sektörün yavaş fakat istikrarlı bir büyüme eğilimi ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Küçük ölçekli bankalar grubunda ise, 2000 yılı kredi kartı sayılarının yarısı civarında seyreden bir dalgalanma mevcuttur. Kredi kartı sayısında döneminde gözlenen canlı büyüme, yoğunlaşma göstergelerinin olumlu yönde değişimini sağlamamıştır yılında %56,8 olan ilk 5 banka payı, 2009 da %64,3 e yükselmiştir. Ayni dönemde, ilk 10 bankanın payı 10 puandan fazla artmıştır. Ortalama kredi kartı sayısı, büyük ölçekli bankalar grubunda 2009 yılı itibariyle 4,5 milyon adede yaklaşmıştır. 65

92 Tablo Kredi Kartı İşlem Adetleri ve Tutarları ( ) Visa/MasterCard ve Diğer kredi kartlarının yurtiçi kullanım adetleri (Turistlerin kullanımı dahil.) (Milyon) Alışveriş Nakit Avans 45 56, Toplam , Visa/MasterCard ve Diğer kredi kartlarının yurtiçi kullanım cirosu (Turistlerin kullanımı dahil.) (Milyon TL) Alışveriş Nakit Avans Toplam BKM üyesi bankaların ihraç ettikleri Visa/MasterCard ve Diğer kredi kartlarının yurtiçi ve yurtdışı kullanım adetleri (Milyon) Alışveriş Nakit Avans 42, Toplam 829, BKM üyesi bankaların ihraç ettikleri Visa/MasterCard ve Diğer kredi kartlarının yurtiçi ve yurtdışı kullanım cirosu (Milyon TL) Alışveriş Nakit Avans Toplam Kaynak : BKM 66

93 Kredi Kartlarında Yoğunlaşma Ölçek grupları itibariyle bakıldığında, son yıllarda, büyük ölçekli bankaların pazar payında orta ölçekli bankalar lehine azalma eğilimi devam etmektedir. Fonksiyonel boyutta ise katılım bankalarının payında son yıllarda artış eğilimi görülmekle birlikte, mevduat bankalarının piyasa baskınlığı açık bir şekilde gözlenmektedir. Tablo Kredi Kartlarında Yoğunlaşmanın Gelişimi ( ) Kaynak : BDDK 67

94 4. KREDİ RİSKİ VE BANKACILIKTA KARŞILAŞILAN RİSKLER Finansal açıdan risk beklenen getiri ile gerçekleşen getiri arasındaki sapma olasılığı olarak tanımlanmakla birlikte, risk taraflarca kabul edilen veya istenilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, beklenen olayların gerçekleşmemesi ya da beklenmeyen durumların ortaya çıkmasına bağlı olarak zarar etme olasılığını ifade eder. 8 BDDK tarafından Bankaların İç Denetim ve Risk Yönetimi Sistemleri Hakkındaki Yönetmelik ve Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik ile bankalarda risk yönetimi sistemi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir. Burada risk kavramı Bir işleme ya da faaliyete ilişkin bir parasal kaybın ortaya çıkması veya bir giderin ya da zararın oluşması halinde ekonomik faydanın azalması ihtimali 9 olarak tanımlanmaktadır. Riskler ortaya çıkış nedenlerine göre sınıflandırıldığında, sistematik riskler ve sistematik olmayan riskler olarak ikiye ayrılmaktadır. Sistematik riskler, piyasanın kendi iç dinamikleri sonucu oluşan riskler olup ilgili firma yönetimlerince çeşitlendirme azaltılamayan risklerdir. Sistematik olmayan riskler ise, firmaların kendi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan risklerdir. 8 Alkin, Emre ve Savaş Tuğrul, Bankalarda Risk Yönetimine Giriş, 2001, s105 9 Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete, tarih, sayı 68

95 Bankacılık sektörü fon arz edenler ile fon talep edenler arasında köprü görevi görmesi sebebiyle bu bileşenleri etkileyebilecek her gelişme sektörde bir risk unsuru olarak kabul edilmektedir. Birçok akademisyen kendi çalışmalarında riskin farklı unsurlardan oluştuğunu belirtmiştir. Bazı araştırmacılara göre 7 ana risk faktörü vardır. Bunlar; kredi, faiz oranı, kambiyo, likidite, ülke, bilanço dışı işlemler ile teknoloji ve işlem risklerdir.(saunders, 1994) Benston ve diğerleri (1986) ne göre ise yine temelde iki ana risk grubu vardır. Bunlar suistimal ve aşırı-risk alma riskidir. Bunlar kendi içinde alt gruplara ayrılmıştır. Goyeau ve Tarazi (1992) 9 risk grubundan söz etmektedirler. Bunlar; Likidite, kambiyo, faiz oranı, karlılık, işlemsel, özsermaye yeterliliği, suistimal ve hırsızlık, yönetim ve portföy riskleridir. Aşağıda ise Bankacılık açısından belli başlı riskler özetlenmiştir Operasyonel Risk Opeasyonel risk, banka içi kontrollerdeki aksamalar sonucu hata ve usulsüzlüklerin gözden kaçmasından, banka yönetimi ve personeli tarafından zaman ve koşullara uygun hareket edilememesinden, banka yönetimindeki hatalardan, bilgi teknolojisi sistemlerindeki hata ve aksamalar ile deprem, 69

96 yangın ve sel gibi felaketlerden veya terör saldırılarından kaynaklanabilecek zarar olasılığını ifade eder. Operasyonel riski genel olarak aşağıdaki unsurlardan oluşmaktadır. içeriğinde yer alan ana risk kategorileri aşağıda açıklanmıştır. İnsan Riski: Banka yönetiminin ve personelinin eğitim yetersizliğinden, ihmalinden, görevlerini kötüye kullanmalarından veya kasıtlı olarak suç sayılan eylemleri gerçekleştirmelerinden dolayı Bankanın maruz kalacağı risklerdir. Süreç Riski: Bankaların karşılaşılabilecekleri muhtemel risklerden korunmak amacıyla geliştirildikleri iç kontrol sistemlerinin ve faaliyetlerini yerine getirirken izleyecekleri politika veya prosedürlerinin yanlış olması veya yanlış uygulanması sonucu maruz kalabilecekleri risklerdir. Sistem Riski: Banka bünyesinde kurulan yeni bir sistemde ya da mevcut sistemin güncellenmesi sırasında oluşabilecek hatalar veya yanlış konfigürasyonlar nedenleriyle Bankanın maruz kalacağı risklerdir. 70

97 Dış Faktörler Riski: Banka dışındaki üçüncü kişiler ile ilgili sahtekarlık olayları, hukuki düzenlemelerdeki değişiklik ve boşluklar, deprem, yangın, sel gibi felaketler, terörist faaliyetler v.b olaylar sonucunda Bankanın maruz kalacağı risklerdir İtibar Riski İtibar riski bir bankanın faaliyetlerindeki başarısızlıklar ya da mevcut yasal düzenlemelere uygun davranılmaması neticesinde bankaya duyulan güvenin azalması veya itibarının zedelenmesi ile uğranılacak kaybı ifade eder Likidite Riski Likidite riski, Bankanın nakit akışındaki dengesizlik sonucunda nakit çıkışlarını tam olarak ve zamanında karşılayacak düzeyde ve nitelikte nakit mevcuduna veya nakit girişine sahip bulunmaması nedeniyle, ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirememe riskini ifade eder. Likidite riski, piyasaya ilişkin likidite riski ve fonlamaya ilişkin likidite riski olarak iki grupta değerlendirilir. 71

98 Piyasaya ilişkin likidite riski; Bankanın piyasaya gerektiği gibi girememesi, bazı ürünlerdeki sığ piyasa yapısı ve piyasalarda oluşan engeller ve bölünmeler nedeniyle pozisyonlarını uygun bir fiyatta, yeterli tutarlarda ve hızlı olarak kapatamaması veya pozisyonlardan çıkamaması durumunda ortaya çıkan zarar ihtimali olarak tanımlanabilir. Fonlamaya ilişkin likidite riski ise bankanın nakit giriş ve çıkışlarındaki düzensizlikler ve vadeye bağlı nakit akımı uyumsuzlukları nedeniyle fonlama yükümlülüğünü makul bir maliyet ile potansiyel olarak yerine getirememe ihtimali olarak değerlendirilir. Faaliyetlerini sürdürebilmek için likidite gücüne ve itibara ihtiyaç duyan bankalar sektörel, ekonomik ve toplumsal olaylara karşı duyarlıdırlar. Bu nedenle, bankacılık sisteminde yer alan düzenleyici kurumlar bankanın ödeme gücünün taahhütlerini karşılamaya yeterli olup olmadığını yani, likidite gücünü yakından izlemektedir. Likidite gücünü kaybeden bir bankaya olan güven sarsılacak ve bu durum bir domino etkisi yaratarak sektörel krize bile yol açabilecektir. Bu nedenle, bankalar etkin bir likidite yönetimi sağlamak ve bunun için de fon kaynaklarını iyi takip etmek, nakit giriş ve çıkışlarını ayarlamak, vade uyumunu sağlamak, fon sağlamak için alternatif kanallar bulmak, yoğunlaşmaları (vade, para birimi, tutar vb.) izlemek zorundadırlar. Bankaların karşılaştığı likidite riskinin iki önemli sebebi vardır. Bu sebepler, bankanın bilançosundaki aktif pasif arasındaki uyumsuzluk ve 72

99 bankanın, piyasa değişimlerini doğru analiz edememesi sonucu yanlış pozisyon taşımasıdır. Bankaların taşıdığı likidite seviyesi banka karlılığı ve risk seviyesi üzerinde belirleyici bir unsur olup, aşırı likidite, ihtiyaç fazlası fonların yeterince iyi koşullarda değerlendirilememesi sonucunu doğururken, düşük likidite ise bankaların olası şoklara karşı direncini düşürmektedir Piyasa Riski Piyasa riski, Alım-satım hesapları içinde yer alan; a) Getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş borçlanmayı temsil eden finansal araçlara, b) Hisse senetlerine, c) Diğer menkul kıymetlere, d) Yukarıda belirtilen araçlara dayalı türev sözleşmelere, e) Bankanın bilanço içi veya bilanço dışı kalemlerinde yer alan, farklı döviz cinslerindeki tüm döviz varlıkları ve yükümlülüklerine, ilişkin pozisyonların değerinde, faiz oranları, hisse senedi fiyatları ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle meydana gelebilecek zarar riskini ifade eder. Piyasa riski aynı zamanda piyasa fiyatlarındaki değişimler, aralarındaki korelasyonlar ve standart sapma belirsizliğinden kaynaklanan riskler olarak da tanımlanabilir. Döviz kuru riski, hisse senedi pozisyon riski, 73

100 faiz riski ve emtia fiyatları riskini de kapsadığından piyasa riski finansal riskler arasında en geniş kapsamlısıdır. Piyasa riski, bankanın faaliyet gösterdiği dört ekonomik piyasada yaşanan dalgalanmalar sonucunda ortaya çıkan bir risktir. Piyasalarda meydana gelebilecek değişikler bankanın pazarladığı finansal araçların fiyatlarını ve değerlerini etkiyebilecektir. Herhangi bir finansal aracın değeri fiyatının, kuponunun, kupon sıklığının, süresinin, faiz oranının ve diğer faktörlerin bir fonksiyonu olacaktır. Bu durumda eğer banka pay senedi, tahvil gibi finansal araçları tutuyorsa o zaman fiyat ya da piyasa riski ile karşı karşıyadır. Burada risk, finansal aracın fiyatının dalgalanmasıdır. Bir banka borç menkul kıymetleri, borç türevleri, pay senedi türevleri ve para işlemleri ile piyasa riskiyle karşılaşabilir Faiz Oranı Riski Faiz riski, faiz oranlarındaki hareketler nedeniyle bankanın pozisyon durumuna bağlı olarak maruz kalabileceği zarar ihtimalidir. Bankanın gelirleri açısından bakıldığında ise faiz riski, faiz oranlarındaki hareketlilik nedeni ile gelirlerdeki azalma riskidir. 10 Parasız, İlker, Modern Bankacılık Teori ve Uygulama, İstanbul, Kuşak Ofset,

101 Bu risk sadece faiz oranlarındaki hareketlilikten değil aynı zamanda bankanın aktif ve pasif kalemlerinin vade uyumsuzluklarından da (yapısal faiz oranı riski) kaynaklanabilir. Aktiflerin vadesinin kaynaklara göre daha uzun olması olası faiz yükselişlerinde bankaları olumsuz etkileyebilmektedir. Türk Bankacılık sisteminde son yıllarda bireysel kredilerin ortalama vadesinin 20 ay seviyelerine ulaştığı görülmekle birlikte, kaynakların en önemli kalemi olan mevduatta ise bu süre 3 ayın altındadır. Faiz oranlarında meydana gelen dalgalanmaların sebepleri olarak para arzında ortaya çıkan değişimler, fon arz ve talebindeki değişimler, para politikası, piyasa beklentileri, getiri beklentileri, güvenilirlik ve pazar likiditesi gösterilebilir. Faiz oranı riskini beş grupta incelemek mümkündür. 11 Gelir Riski: Faiz oranlarındaki değişime karşı çok duyarlı olan bir aktifin ya da pasifin getirisinde meydana gelen değişimdir. Diğer bir ifade ile net kar marjındaki değişimdir. Bu risk Türkiye bankacılık sektöründe önemli bir risktir. Ülkemizde yaşanan krizler ve belirsizlikler nedeniyle sektördeki bankaların çoğunluğu kısa vadeli işlemlere yönelmektedir. 11 Eken, H. Mehmet, Bankalarda Aktif Pasif Yönetimi, İstanbul, Bankacılar Dergisi, Sayı:7 75

102 Banka bilançoları açısından önemli bir kalem durumundadır. Fiyat Riski: Faiz oranlarındaki değişim faize karşı çok duyarlı olan aktif ve pasif kalemlerinin getirilerini etkilerken, faize karşı çok duyarlı olmayan ya da sabit getirisi olan bilanço kalemlerini de etkilemektedir. Kısaca fiyat riski bilançonun piyasa değerindeki değişimdir. Net bugünkü değeridir. Yeniden Yatırım Riski: Aktiflerden elde edilen faiz gelirlerinin farklı faiz oranlarından yeniden yatırıma dönüştürülmesidir. Elde edilen gelirlerin daha yüksek ya da düşük faiz oranlarından yeniden yatırıma dönüştürülmesine bağlı olarak bankanın lehine bir kazanç ya da aleyhine bir kayba dönüşebilir. Önceden Ödenme Riski: Uzun vadeli olarak yüksek faiz oranı ile verilmiş bir aktifin, kredi faiz oranlarının düşmesi sebebiyle vadesinden önce geri ödenmesi riskidir. Temel Risk: Kredi ve mevduat faiz oranları gibi faiz oranlarında meydana gelen değişimlerin, spot ve gelecek işlemlerin faiz oranlarına da aynı oranda yansımaması riskidir itibariyle Türk bankacılık sistemine yönelik faiz riski Tablo 4.1 de görülmektedir. 76

103 Tablo İtibariyle Varlıkların Yükümlülüklerin ve Bilanço Dışı Kalemlerin Faize Duyarlılığı (Yeniden Fiyatlandırmaya Kalan Süreler İtibariyle) (Milyon TL) Varlıklar 1 Aya Kadar 1-3 Ay 3-12 Ay 1-5 Yıl 5 Yıl ve Üzeri Faizsiz Toplam Nakit Değerler (Kasa, Efektif Deposu, Yoldaki Paralar, Satın Alınan Çekler) ve T.C. Merkez Bnk Bankalar Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kâr veya Zarara Yansıtılan Finansal Varlıklar Para Piyasalarından Alacaklar Satılmaya Hazır Finansal Varlıklar Verilen Krediler Vadeye Kadar Elde Tutulan Yatırım Diğer Varlıklar Toplam Varlıklar Yükümlülükler Bankalar Mevduatı Diğer Mevduat Para Piyasalarına Borçlar Muhtelif Borçlar İhraç Edilen Menkul Değerler Diğer Mali Kuruluşlardan Sağlanan Fonlar Diğer Yükümlülükler Toplam Yükümlülükler Bilançodaki Uzun Pozisyon Bilançodaki Kısa Pozisyon Nazım Hesaplardaki Uzun Pozisyon Nazım Hesaplardaki Kısa Pozisyon Toplam Pozisyon Kaynak : TBB 4.6. Döviz Kuru Riski Döviz kuru riski dalgalı kur sistemine geçiş ve uluslararası sermaye hareketlerinin serbestleşmesi sonucu bankalar açısından önem kazanan 77

104 finansal risklerden biridir. Bankalar uluslararası faaliyetlerini artırınca yabancı para cinsinden faaliyetleri de artmıştır. Kur veya kambiyo riski, ülke parasının değerinin diğer yabancı paralar karşısında değer kaybetmesi veya bankanın döviz pozisyonunda mevcut yabancı paraların birbirleri arasındaki değerlerinde meydana gelen değişimler sonucu uğranılabilecek zarar olasılığıdır. Kur riski, banka bilançosunda yabancı para aktiflerin yabancı para pasiflerden az olması durumunda yüksektir. Bu duruma açık pozisyon tersi duruma ise kapalı pozisyon adı verilir. Döviz kuru riskinin çıkış nedeni olarak bankalar ve finansal kuruluşlar tarafından, yabancı portföy yatırımlarının karlılığı nedeniyle, bu yatırımlara yoğunlaşılması ve bankaların portföylerinde bulunan yabancı para cinsinden varlık ve yükümlülüklerini çeşitli enstrümanlara dağıtılmasıdır. Dolayısıyla, bankanın aktif ve pasifinde farklı miktarda yabancı para taşımaları kur riskine neden olmaktadır. Bankaların kur riskinden korunmak üzere uyguladığı iki çeşit politika vardır. Bunlar; riski sınırlayıcı ve riskten koruyucu politikalardır. Riski sınırlayıcı politikalar, bankanın spot veya vadeli işlem pozisyonlarındaki açıkların bankanın taşıyamayacağı bir boyuta ulaşmasını önlemeye çalışır. Riskten koruma politikası koruyucu politikanın tam aksine bir yandan riske girerken diğer yandan bu riski karşılayacak teknikleri geliştirmektir. Bunlar; 78

105 Vadeli, Özel, Takas ve Taahhütlü sözleşmelerdir tarihi itibariyle Türk Bankacılık sisteminde 17 milyar TL düzeyinde açık pozisyon bulunmakta olup, detayları Tablo 4.2 de verilmiştir. Tablo İtibariyle Türk Bankacılık Sistemi Kur Riski (Milyon TL) EURO USD Yen Diğer YP Toplam Nakit Değerler (Kasa, Efektif Deposu, Yoldaki Paralar, Satın Alınan Çekler) ve T.C. Merkez Bnk Bankalar Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kâr veya Zarara Yansıtılan Finansal Varlıklar Para Piyasalarından Alacaklar Satılmaya Hazır Finansal Varlıklar Krediler İştirak, Bağlı Ortaklık ve Birlikte Kontrol Edilen Ortaklıklar (iş ortaklıkları) Vadeye Kadar Elde Tutulacak Yatırımlar Riskten Korunma Amaçlı Türev Finansal Varlıklar Maddi Duran Varlıklar Maddi Olmayan Duran Varlıklar Diğer Varlıklar Toplam Varlıklar Bankalar Mevduatı Döviz Tevdiat Hesabı Para Piyasalarına Borçlar Diğer Mali Kuruluşlar. Sağl. Fonlar İhraç Edilen Menkul Değerler Muhtelif Borçlar Riskten Korunma Amaçlı Türev Finansal Borçlar Diğer Yükümlülükler Toplam Yükümlülükler Net Bilanço Pozisyonu Net Nazım Hesap Pozisyonu Türev Finansal Araçlardan Alacaklar Türev Finansal Araçlardan Borçlar Gayrinakdi Krediler Kaynak : TBB 12 Atan, Murat, Risk Yönetimi ve Türk Bankacılık Sektöründe Bir Uygulama, Doktora Tezi, Gazi Ün., Ankara,

106 4.7. Ülke Riski Ülke riskinin genel tanımı ülkenin sosyal, ekonomik ve politik koşullarından dolayı kişinin ya da kurumun kredi yükümlülüğünü tamamen ya da kısmen yerine getirememesi ihtimalidir. Ülke riski aynı zamanda bir ülkenin ekonomik ve politik açıdan taşıdığı risklerin sermaye maliyetine ve dolayısıyla karlılığa olan etkisidir. Ülke riskinin sermaye maliyetine etkisi ise ülke risk primi üzerinden olur. Ülke riskinin ortaya çıkmasına neden olabilecek etkenler savaş, işgal, iç barışın tehdit altında olması, yönetim sorunları vb. siyasi koşullar, sosyal koşullar ve enflasyon, durgunluk, kriz, bütçe açıkları vb. ekonomik koşullardır. Uluslararası finans kuruluşları ve bankalar fon sağlarlarken, ülke riskinin ölçülmesine büyük önem vermektedirler. Bu amaçla uluslararası derecelendirme kuruluşları ülkelere taşıdıkları risk ölçüsünde puanlar (Not) vermektedirler. Bu puanlama, ülkenin rakamsal olarak ifade edilebilen değerleri ve bunların toplam risk içindeki ağırlıkları göz önüne alınarak hesaplanmaktadır. Ülkenin bu kuruluşlardan alacağı puan uluslararası çevrelerde ülkenin kredibilitesini ve borçlarına hizmet kalitesini belirlenmesinde önemli bir ölçüt olarak kullanılmaktadır. 80

107 4.8. Kredi Riski Bankaların en önemli ve en temel faaliyetlerinden biri kredi vermek olup, verilen krediler bankaların aktiflerinin önemli bir kısmını oluşturur. Bu nedenle kredi verirken ödünç alan kişinin kredibilitesinin incelenmesi bankanın karlılığı ve verimliliği açısından önemlidir. Bankanın kullandırdığı kredinin veya herhangi bir yolla verdiği paranın geri ödenmesinin kısmen ya da tamamen olmaması veya borca karşılık teminat olarak gösterilmiş olan kıymetlerin değer kaybederek ödenmeyen borcu karşılayamaması durumuna kredi riski denilmektedir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun tanımına göre kredi riski, kredi müşterisinin yapılan sözleşme gereklerine uymayarak yükümlülüğünü kısmen ya da tamamen zamanında yerine getirememesinden dolayı bankanın maruz kalabileceği zarar olasılığıdır. Kredilerin, kredi riskinin en geniş ve en görünür kaynağını oluşturması ile beraber bankanın faaliyetleri doğrultusunda bu riski doğuran başka etmenler de söz konusudur. Bankanın hem bilançosunda hem de bilanço dışı hesaplarda yani nazım hesaplarda takip edilen başlıca işlemler, interbank işlemleri, kabuller, ticaret finansmanı, döviz işlemleri, swap işlemleri, bonolar, opsiyonlar, vadeli işlemler, garanti ve kefaletler kredi riskini doğuran başlıca işlemlerdir. 81

108 Kredi riskinin yönetiminin amacı, bankanın kullandırdığı kredilerden beklediği geri dönüşü azamileştirmek olup, bankalar bunun için tek tek kullandırdıkları kredilerin risklerini dikkate alabilecekleri gibi tüm kredi portföylerinin risklerini bir arada izlemeleri mümkündür. Bankalar kredi riskini azaltma konusunda çeşitli hususlara dikkat etmelidirler. Örneğin bankanın kredi portföyünün belirli sektörlere ya da kişilere yoğunlaşması engellenmeli, kredi kullandırılan kişilerin detaylı incelemesi yapılmalı, bir kişi ya da gruba kullandırılan kredilere limit konmalı, kişilerin gelir ve/veya varlıkları ile orantılı bir kredilendirme politikası oluştururken teminat yapısı da sağlamlaştırılmalı ve kredi özellikleri doğrultusunda kararların banka yönetiminin tespit ettiği birimler tarafından verilmesi sağlanmalıdır Bankaların Kredi Taleplerini Değerlendirme İlkeleri Bankalardan kredi almak isteyen kişi ve kuruluşlar bankalar tarafından bir takım incelemelere alınırlar, yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun bulunanlar kredilendirilir. Kredi taleplerinin incelenmesinde temel amaç; krediyi talep eden kişi ve kurumların krediyi geri ödeme kapasitesini saptayarak kredi riskini, kişi ve kurumun faaliyet gösterdiği piyasayı inceleyerek de piyasa riskini azaltmak ve 82

109 firmanın finansman ihtiyacının doğru tespit edilerek ihtiyaca uygun düşecek tutar ve vadede kredilendirilmesini sağlamaktır. Bankalar tarafından kredi taleplerinin incelenmesi aşağıda belirtilen üç ilke doğrultusunda yapılmaktadır. Gizlilik: Kredi talep eden kişi ve kurumlar hakkında temin edilen bilgiler kredi değerlendirme çalışmaları ile fiilen ilgili olmayanlara ve banka dışındaki üçüncü kişilere verilmez. Çalışanların bankadan ayrılmalarında dahi aynı durum geçerli olup, ancak, bazı kanun hükümlerine göre açıkça yetkili kılınan mercilere talepleri halinde bu bilgiler iletilebilir. Doğruluk ve Tarafsızlık: Kredi taleplerini değerlendiren görevli kişinin tarafsız olması her türlü ön yargıdan uzak olması, olayları objektif olarak değerlendirmesi gerekir. Bu amaçla toplanan bilgilerin çeşitli kaynaklardan doğrulanması, doğrulanmayan bilgilere fazla itibar edilmemesi gereklidir. Süreklilik: İnceleme ve değerlendirme çalışmalarının sürekli olması zorunludur. Süresinde veya ilk kredi ilişkisinde bulunulduğu sırada istihbarat yapılması yeterli değildir. Her kredi ilişkisi sırasında müşterinin mali, hukuki, ticari durumunun incelenmesi, daha önce yapılmış inceleme ve değerlendirmelerin gözden geçirilmesi ve firmanın piyasadaki değişikliklere uyum sağlayıp sağlayamadığının araştırılması önemlidir. 83

110 Bireysel Kredilerin Tespit ve Kullandırım Aşamaları 1. Başvuru aşaması 2. Dosya oluşturma aşaması 3. Sorgulama ve Değerlendirme aşaması 4. Kredi Kullandırım aşaması (Sözleşme Düzenlenmesi) 5. Tahsil ve Tasfiye Bireysel Kredilerin tespit ve kullandırımında istenen belgelerin eksiksiz olup olmadığı, belgelerde yer alan bilgilerin, talebin niteliğine uygun olup olmadığı ve gelir olarak beyan edilen miktarın belgelerle teyidi yapılır. Bunun için ilk olarak başvuru esnasında alınan belgelerin gerçekliği ve içindeki bilgilerin doğruluğu belgeyi düzenleyen kuruluşlardan teyit edilir. Bunlara ek olarak birçok banka için aşağıdaki hususlarda değerlendirme kapsamına alınmaktadır. 1. Bir ailede birden fazla kişiye kredi kullandırılmaması, 2. Karşılıklı kefalet ile kredi kullandırılmaması, 3. Bir kişiye ancak bankanın bir şubesi tarafından kredi kullandırılması, 4. Talep sahibi ile ilgili olarak; Mükerrerlik, TCMB Negatif Bilgi sorgulaması, Protesto ve çek kullanma yasağı olup olmadığı, 84

111 Kredi Kayıt Bürosu (KKB) Sorgulaması bankalar nezdindeki borçları ve geri ödeme durumlarının incelenmesi, Başvuru sahibinin kmh ve kredi kartı sorgulamasının yapılması ve ödeme performansının incelenmesi, Banka mensuplarının (emeklileri dışında) Bankalar Kanunundaki sınırlamalar gereğince tüketici kredisi kullandırılmaması, Düzenlenecek Tüketici Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesine borçlu ve kefillerin, şubede yetkililerin huzurunda imza atması, İstihbarat yaparken, kredi talebinde bulunan kişinin sözüne güvenilir, taahhütlerine bağlı kişi olup olmadığı ve verilecek krediyi ödeme gücüne sahip bulunup bulunmadığının araştırılması, Hususlarına özellikle ve öncelikle önem verilmesi gerekmektedir Kredi Talep Eden Müşteri Sorgulaması Kredi talep eden bireysel müşterilere yönelik olarak bankalar ilk etapta KKB ve TCMB sorgulamaları yapmaktadırlar. Kredi Kayıt Bürosu (KKB) Sorgulaması; KKB A.Ş. üyesi olan kurumlar arasında, müşterilerine ait detaylı bilginin, bireysel kredi tahsis aşamasında risk faktörünün belirlenmesine olanak sağlama amacıyla kullanılmaktadır. Tüketicinin borçlu ve kefil konumda bulunduğu tüm açık ve kapalı hesap bilgilerine, hesap bazında ödeme performans bilgilerine (geç ödemeler, 85

112 kanuni takip hesaplarına aktarılıp aktarılmadığı vb.) ulaşılmasını sağlayarak, tüketicinin toplam kredi riskini ve ödeme alışkanlıklarının belirlenmesinde etkili olmaktadır. TCMB olumsuz nitelikli Bireysel Kredilerin sorgulanması ise, bankalarca takibe aktarılan kredi hesaplarının takip ve tahsil tarihleri ile söz konusu kredilerin hangi aşamada olduğunu gösteren kodların yer aldığı sorgulama sistemidir. Burada yer alan; F: Tüketici Kredisi ya da kmh dan kanuni takibe düşmüş ve henüz kapanmamış ya da kaydı Merkez Bankası na bildirilmemiş olan kayıtlar için kullanılır. FA: Tüketici Kredisi ya da kmh dan kanuni takibe düşmüş, tahsil edilmiş ve takip tarihi ile tahsil tarihi aynı olan kayıtlar için kullanılır. FF: Tüketici Kredisi ya da kmh dan kanuni takibe düşmüş, tahsil edilmiş ve tahsil tarihiden sonraki bir tarih olan kayıtlar için kullanılır. K: Kredi kartından kanuni takibe düşmüş ve henüz kapanmamış ya da kapandı kaydı Merkez Bankası na bildirilmemiş olan kayıtlar için kullanılır. KA: Kredi kartlarında takibe düşmüş, tahsil edilmiş ve takip tarihi ile tahsil tarihi aynı olan kayıtlar için kullanılır. 86

113 KF: Kredi kartından takibe düşmüş, tahsil edilmiş ve tahsil tarihi takip tarihinden sonraki bir tarih olan kayıtlar için kullanılır. Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları borçlarına ilişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun uyarınca, T.C.M.B. kayıtlarında yer alan açık hesaplar 5 yıl sonra, kapanmış olanlar ise, 3 yıl sonra otomatik olarak sistemden silinirler Temerrüde Düşme Olasılığının Hesaplanması Yönelik Modeller Ekonomide ortaya çıkan çeşitli değişimler, kredi riski ölçümünün önemini daha da arttırmıştır. Bütün dünyada yaşanan iflaslarda artış, kredi faiz marjlarının rekabete bağlı olarak oldukça daralması, birçok piyasada gayrimenkullerin değerlerinde düşüş yaşanması, bilanço dışı işlemlerin ağırlık kazanması sonucu geri ödenmeme riskindeki artış önemli faktörler olarak ortaya çıkmaktadır. Yetersiz kredi standartları, zayıf risk portföyü yönetimi ya da banka müşterilerinin kredibilitelerinde bozulmaya yol açabilecek türden ekonomik gelişmelerin ve diğer koşullardaki değişimlerin bankalarca iyi analiz edilememesi gibi etmenler kredi tahsis süreçlerinin etkinleştirilmesi amacıyla bir takım modellerin kullanılmasını zorunlu kılmıştır. 87

114 Kredi riski yönetiminin amacı, olası bir kötü durum senaryosu karşısında, bankanın muhtemel kayıplarını ölçümlemek ve öngörmek, buna bağlı olarak da istenilen risk seviyesinde getiriyi azamileştirmektir. Bankalar hem tüm kredi portföylerinin kredi riskini hem de tek tek her kredinin taşıdığı riskleri takip etmeli, kredi riskinin diğer piyasa riskleri ile olan ilişkilerini göz önünde bulundurmalıdırlar. Bir kredi borçlusunun temerrüde düşme ihtimalinin tespiti bankanın birey hakkında sahip olduğu bilginin miktarı ve kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Kredilerin temerrüde düşme olasılığının hesaplanmasında ve kredilerin fiyat ve miktarını belirlenmesinde nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmaktadır. Temerrüde düşme olasılığının hesaplanmasında kullanılan başlıca modeller aşağıdaki şekildedir Ekspertiz modelleri Kredi riskinin hesaplanmasında kullanılan niteliksel yöntemlere ekspertiz modelleri adı verilmektedir. Bu yöntemde kredi kararını bankalardaki krediden sorumlu kişi, daha önceki deneyimlerini, öznel değerlendirmesini ve ağırlıklandırılmış bazı temel unsurları göz önünde bulundurarak verir. Bu konuda belli başlı ekspertiz sistemlerinden bir tanesi Beş C modelidir. Bu modelde eksper beş ana faktörü analiz eder, bu faktörleri öznel bir biçimde ağırlıklandırılır ve bir kredi kararına varır. Bu beş 88

115 özellik, karakter (character), sermaye (capital), kapasite (capacity), teminat (collateral) ve ekonomik koşullar (cycle-economic conditions) dır. Karakter firmanın kredi tarihçesini içerir. Kapasite, firmanın kazancının değişkenliğini gösterir ve firma ödemelerini zamanında gerçekleştirmesine rağmen kazancındaki oynamalar, firmanın ödemelerde zorlanabileceği zamanların da olabileceğinin göstergesidir. Teminat, kredinin ödenmeme durumunda bankanın el koyması için borçlu tarafından rehin edilen garantidir. Borçlu tarafından gösterilen teminatın piyasa değerinin artması ise kredi riskinin azalmasını sağlamakla birlikte, bankalar aldıkları teminatları düzenli olarak ekspertiz yaptırmakta ve teminatlarda ortaya çıkabilecek değer azalışlarında ilgili kişilerden ek teminat istemektedirler. Sermaye, firmanın yabancı kaynaklardan bağımsız olarak faaliyetlerine devam gücü açısından önem arz ederken, ekonomik koşullar ise geleceğe yönelik ekonomik beklentilerden oluşmaktadır. Faiz oranlarında ya da alternatif enstrümanlardaki fiyatlara yönelik değişim beklentileri bankaların kredi politikaları üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Faiz oranları ile kredi karlılığı arasında ilişki doğrusal değildir. Faiz oranları arttıkça borçlu daha fazla risk alır hale gelecek ya da banka portföyü risk sever müşterilere verilen kredilerden oluşacaktır. Bunun sonucunda banka kredi arzını temerrüt riskinin artmasından dolayı kısacaktır. 89

116 Birçok banka kredi yetkisinin şubeye ait olduğu durumda ekspertiz yöntemini kullanmaktadır. Bununla birlikte, bu yöntemin uygulamasında bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Değişik finansal ve demografik özelliklere sahip müşterilere yönelik ortak özelliklerinin bilinmemesinden dolayı tahsis politikalarında tutarlılık ve tüm şubelerde aynı standartların yakalanması sorun olmaktadır. Müşteri aynı bankanın iki ayrı şubesinde farklı uygulamalarla karşılaşabilmekte, bir şube kefil isterken diğer şubeden başvuruda ise böyle bir talep gelmemektedir. Diğer bir sorun ise faktörlerin hangi oranlarda ağırlıklandırılıcağının tam olarak tespit edilmesinin zor olmasıdır. Bu zorlukların aşılması amacıyla nicel yöntemler kullanılmaya başlanmıştır Tekrarlanan Parçalı Karar Ağaçları Karar ağaçlarının en büyük yararı, veriden öğrenilen kuralın anlaşılır bir şekilde ortaya konulabilmesidir. Geçmişte kredi verilen müşterilerin, bazılarının kredilerini geri ödeyebildiği, bazılarının ise ödeyemediği ve kanuni takibe düştüğü görülmekte ve bu kişilerin özelliklerine bakarak ödemelerini düzenli yapan müşterileri, kanuni takibe düşmüş müşterilerden ayırt edilebilmektedir. 90

117 Dolayısıyla geçmiş kredi kullandırımlarının sonucunda ortaya çıkan sonuçların değerlendirilmesi, geri ödeme sorunu yaşayan müşterilerin ayırt edici özelliklerinin tespit edilmesi ve ilerleyen dönemlere yönelik yeni bir kredi karar ağacı modelinin oluşturulması, daha riskli olduğu düşünülen müşteri grupları yerine geri ödemelerinde sorun çıkmayan müşteri gruplarına yönelimi sağlayacaktır Örnek Olay Tabanlı Düşünen Model (Case Based Reasoning-CBR) Bellek tabanlı veya örnek tabanlı bu yöntemler (memory-based, instance based methods; case-based reasoning) istatistikte 1950 li yıllarda önerilmiş olmasına rağmen o yıllarda gerektirdiği hesaplama ve bellek yüzünden kullanılamamış ancak günümüzde bilgisayarların kapasitelerinin artmasıyla, özelliklede çok işlemcili sistemlerin yaygınlaşmasıyla, kullanılabilir olmuştur. Kredi analisti gibi CBR modeli de yeni karşılaşılan bir sınıflandırma problemini daha önce çözülmüş örnek olaylara ait var olan aynı bilgi birikimi yardımıyla çözebilmektedir. CBR çerçevesinde ele alınan bir örnek olay tecrübe ile ifade edilen bağlamsal bilgi birikiminden oluşmaktadır. Genellikle bir CBR modeli bilgi birikimi kazanımı süreci dört aşamadan geçerek oluşur. Bunlar, 1. Tanımlama, kabullenme ve yeni bir problemin sunumu, 91

118 2. Örnek olay ambarından benzer eski örnek olaylara erişim, 3. Erişim sağlanan benzer eski örnek olaylardan yeni karşılaşılan duruma uyanların, yeni duruma uyarlanması ve uygun bir çözüm sağlaması, 4. Belirlenen çözümün değerlendirilmesi ve ileriki kullanımlar için örnek olay ambarında depolanması. Firma başarısızlığının tahmin edilmesi bağlamında öncelikle daha önce çözülmüş tahmin problemlerinden bir örnek olay ambarı oluşturmalıdır. Daha sonra her hangi bir yeni tahmin problemini tanımlamalıdır. Bir sonraki aşamada benzer bir örnek olay, örnek olay ambarından erişilerek yeni probleme uygun bir şekilde uydurulmalı ve tahmin sonucu sağlanmalıdır Kredi skorlama modelleri: Bireysel kredi tahsisi sürecinde bankalarca uygulanan diğer bir uygulama ise skorlamadır. Bu model ile bir müşteriye tahsis edilebilecek maksimum kredi tutarı bilgi işlem sistemlerince otomatik olarak hesaplanmaktadır. Skorlama süreci bir yandan kredi tahsis sürecindeki operasyonel yükü azaltarak tahsis süresini kısaltmakta, bir yandan da personel hatası sonucu ortaya çıkabilecek operasyonel riskleri asgariye indirmektedir. 13 Mirza. Ahmet, Kredi Riski Yönetiminde Erken Uyarı Sistemleri ve Sorunlu Kredilerin İzlenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Ün.,

119 Kredi skorlama modelleri borçluların gözlemlenebilen özellikleri hakkında bilgi edindikten sonra temerrüde düşme olasılıklarını hesaplamak ve borçluları olasılıklarına göre temerrüt gruplarına ayırmakta kullanılır. Bu yöntemle, temerrüt riskinin açıklanmasında hangi karakteristiklerin etkili olduğu nümerik değerlerle elde edildiği gibi bu karakteristiklerin ne derece etkili oldukları da elde edilir. Yapılanan analizler sonucu iyi ve kötü kredi talepleri ayrıştırılır. Bu şekilde beklenen kredikayıpları minimize edilmiş olunur. Bireysel krediler için kredi skorlama modellerinin ilgilendiği özellikler arasında gelir seviyesi, sahip olunan varlıklar, medeni hal ve öğrenim durumu olabilir. Kullanılacak bilgi tespit edildikten sonra istatistiki model oluşturulur ve borçlunun temerrüt olasılığı ve ait olduğu temerrüt riski grubu belirlenir. 14 Kredi skorlama modelleri genel olarak dört ana başlık altında toplanır: Lineer Olasılık Modeli, Logit Modeli, Probit Modeli ve Diskriminant Analizi Modeli Lineer Olasılık Modeli Lineer Olasılık Modeli (Linear Probability Model), temelde, bağımlı değişkenin değerinin 0 ile 1 arasında olduğu ve ilgili uygulamanın kabul edilip edilmeyeceğinin sorgulandığı bir regresyon modelidir. 14 Öker, Ayşegül, Ticari Bankalarda Kredi ve Kredi Riski Yönetimi-Bir Uygulama, Doktora Tezi, Marmara Ün., İstanbul,

120 Geçmişte verilmiş olan krediler, temerrüde düşenler (Yi = 1) ve geri dönen krediler (Y i = 0) olarak iki gruba ayrılır. Sadece 0 ve 1 değerini alan Y bağımlı değişkeni ile geçmiş kredi verileri X ij lineer regresyon yardımıyla ilişkilendirilir. Bu model, temerrüt olasılığı ile etmenler arasında lineer bir ilişki olduğunu varsaymaktadır. Model tahmini; Yi = b j X ij + e i, formülüyle yapılır. Modelde; Y i = Temerrüde düşme olasılığı, b j = j değişkenin geçmiş geri ödeme alışkanlığı tahmin edilen önem derecesi, (X ij ) = Nedensel değişkenler, e i = hata terimi olup, ortalaması 0 olan bağımsız dağılımlı şans değişkenidir. Bu modele yönelik eleştirilerin başında bağımlı değişkenin sürekli olması durumunda R² nin anlamsız çıkması, hata teriminin normal dağılımlı olmaması ve hata teriminin değişen varyanslı olması gelir. Hata terimi olan e i lerin homojen varyanslı olmaması durumunda (Heteroscedastic) en küçük kareler yöntemi yerine genellikle ağırlıklı en küçük kareler yöntemi kullanılabilir. Bunun için; 94

121 Y i = α + βx i + e i denkleminde her iki taraf W i gibi bir katsayısıya bölünerek aşağıdaki formülasyon elde edilir. Yi Xi ei Wi Wi Wi Wi Burada; W i = Pi ( 1 Pi) Elde edilen W i değerleri kullanılarak dönüştürülen verilere klasik en küçük kareler regresyon modeli uygulayarak parametre değerleri tahmin edilir. Lineer olasılık modelinde, tahmin edilen temerrüde düşme oranı, her zaman 0 ile 1 arasında çıkmayabilir. Bu durumda, daha gelişmiş bir model olan Logit Model kullanılır. Lineer olasılık modeli, borç alanla ilgili Xij bilgisi elde edilebilir olduğu sürece kolaylıkla uygulanabilecek bir modeldir Logit Modeli Logit Model, bir kredinin temerrüt olasılığının 0 ile 1 arasında olması gerektiğini öngörürken, temerrüt olasılığının ise biçimsel olarak fonksiyonel bir şekilde dağılım gösterdiğini varsaymaktadır. Logit model, bağımlı değişkenin tahmini değerlerini olasılık olarak hesaplayarak olasılık kurallarına uygun sınıflama yapma imkanı veren istatistiksel bir yöntemdir. Logit model, 95

122 bağımsız değişken değeri sonsuza gittiği zaman, bağımlı değişkenin 1 e asimptot olduğu matematiksel bir fonksiyondur. P i = 1/ (1 +e -Zi ) Burada; P i = Kredinin kümülatif temerrüt olasılıgını, Z i = lineer olasılık modeliyle bir dereceye kadar regresyonla tahmin edilen değeri ifade etmektedir ve; Z i = α + βx i Burada X hangi değerleri alırsa alsın fonksiyondaki eksponansiyel terim daima pozitif olacağı için P i nin alt sınırı da 0 olur. Böylece olasılık için gerekli 0 P i 1 koşulu sağlanmış olur. Logit dağılım fonksiyonu diye adlandırılan Z i değişkeni - ile + arasında değer aldıkça P i de 0 ile 1 arasında değerler alacak ve P i ile Z i arasındaki ilişki doğrusal olmayacaktır. Böylece 0 P i 1, ve Z i ile P i arasındaki ilişkinin doğrusal olmama şartları yerine gelmiş olacaktır. Logit modeller, genelleştirilmiş doğrusal modelin belirli koşullar altında oluşturulmuş özel durumlarıdır. Bu durumda yapılacak olan çalışmada, eğer bağımsız değişkenlerin bazısı sürekli veya uygun (ilgili) sınıflar içine ayrıştırılamazsa, o zaman log-lineer analiz yerine lojistik regresyon 96

123 kullanılmalıdır. Aynı zamanda eğer değişkenlerin bazısı bağımlı olarak ele alınırsa, o zaman logit model uygundur Probit Modeli Probit Modeline göre, tasarlanan temerrüt olasılığı 0 ile 1 arasındadır. Bu model, temerrüt olasılığının normal dağılım göstermesiyle Logit Model den ayrılmaktadır. Ancak, sabit bir faktörle çarpıldığında, logit tahminleri, uygun ve doğru probit değerler üretebilir. Probit modelin logit modelden tek farkı, tercih olasılıklarını tanımlamada kullanılan birikimli dağılım fonksiyonudur (BDF). Lojistik BDF den türetilen logit modelin aksine probit model normal BDF den türetilmektedir. Probit model, P olasılık değerleri ile açıklayıcı değişkenler arasında ilişki kurmayı amaçlayan ve olasılık değerinin 0 ile 1 arasında kalmasını sağlayan bir istatistiki modeldir. 15 İnal, M. Emin, Topuz, Derviş ve Uçan, Okyay, Doğrusal Olasılık ve Logit Modelleri ile Parametre Tahmini, Sosyo Ekonomik Dergisi,

124 Burada; Probit modellerin bir özelliği, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin doğrusal olmamasıdır. Zaman içinde sabit geri ödememe riskini hesaplayabilen, logit ve probit model sınıflaması, güvenilir olmayan tahminler de yapabilmektedir Lineer Diskriminant Modelleri Kredi analizini geleneksel yöntemlere nazaran daha objektif bir hale getirmeyi amaçlayan çalışmalardan biri de Altman ın Lineer Diskriminant Analizi dir. Altman çalışmasında, 5 adet mali oranı kullanmış ve çok değişkenli diskriminant analiz tekniği ile bir diskriminant fonksiyonunu elde etmiştir. Lineer diskriminant analizi tüm bağımsız değişkenlerden, bağımlı değişkendeki çeşitliliği en iyi yansıtabilen tek bir bağımsız değişken üretir. Y : Diskriminant fonksiyonu X1 : Net Çalışma Sermayesi / Toplam Varlıklar X2 : Dağıtılmamış Karlar / Toplam Varlıklar X3 : Faiz ve Vergi Öncesi Kar / Toplam Varlıklar X4 : Hisse Senetlerinin Piyasa Değeri / Toplam Borcun Defter Değeri 98

125 X5 : Satışlar / Toplam Varlıklar Y = 1,2X1 + 1,4X2 + 3,3X3 + 0,6X4 + 1X5 Buradan bulunan puan, yine Altman tarafından geliştirilen bir ölçekle karşılaştırılmak suretiyle, puanın karşılığındaki derecesi çok iyi, iyi, orta, düşük, zayıf şeklinde ifade edilebilmektedir. Bu modele göre; Y> 2,99 düşük risk grubunu, 2,99 > Y > 1,81 ortalama risk grubunu ve 1,81 >Y yüksek risk grubunu ifade etmektedir Kredi Skorlama Modellerinin Eksik Yönleri Kredi skorlama modelleri bankalarca kullanılmakla birlikte bazı eksik yönleri de bulunmaktadır. Kredi skorlama modelleri, temerrüde düşme ya da düşmeme ihtimali ile uğraşmakta, temerrüde düşülme derecesi ile ilgilenmemektedir. Dolayısıyla temerrüde düşülme derecesi ve paralelinde tahsilat kabiliyeti yönündeki ihtiyacı karşılamamaktadır. Kredi skorlama modellerinde, tahmin edilen ağırlıkların bir süre içinde olsa sabit kalacağı varsayımı içinde hareket edilmekte, ekonomik şartlardaki değişim bireylerin borç geri ödeme tavırları ve alışkanlıkları 99

126 üzerinde etkili olabilmekte ve belirlenen ağırlıklar ve parametreler gelişmelere bağlı olarak değerliliğini kaybedebilmektedir. Bu tür modeller, temerrüde düşme ya da düşmeme kararında önemli role sahip olabilecek ve ölçülmesi oldukça zor olan faktörleri dikkate almamaktadır Gelişmiş Modeller Son yıllarda, finans teorilerini ve finansal piyasa verileri doğrultusunda borçlanma araçlarına yönelik geri ödenmeme olasılığının hesaplanması amacıyla yeni yöntemler geliştirilmiştir. Rekabet ve faiz oranlarındaki gerilemeye bağlı olarak kredi kar marjlarının gerilemesi, bilanço dışı işlemlerin ağırlığının artması ve teminatların değerindeki değişimler yeni kredi riski modellerinin üretilmesine yönelimi başlatmıştır Merton Tabanlı Modeller Son dönemde geliştirilen modellerden olan Merton tabanlı modellere göre, vade sonunda yükümlülüklerin değeri, varlıkların piyasa değerinin üzerindeyse, temerrüde düşme durumu ortaya çıkmaktadır. 100

127 Bu varsayım, kredi riskinin varlık fiyatlarındaki dinamizm tarafından yönlendirilmesi sonucunu getirmekte, dolayısıyla model, yükümlülüklerin defter değerlerinin, varlıkların piyasa değerlerini aşma olasılığına bir takım sistemik unsurları da katarak değerlendirmektedir. Kurum varlıklarının piyasa değeri, bu modellerde, gözlenebilen değerler olarak ele alınmamaktadır. Dolayısıyla piyasa değeri; hisse senedi fiyatları, bu fiyatlardaki dalgalanmalar ve hisse senetlerindeki opsiyon karakteristiklerini kullanarak bulunan yükümlülüklerin defter değerlerinin yardımlarıyla belirlenebilecektir. İş çevrimlerine paralel bir seyir izleyen hisse senedi fiyatları ve bu fiyatlardaki dalgalanmalar, temerrüde düşme olasılığını ve kurumların temerrüde düşmeleri arasındaki korelasyonu belirlediği için, bir yıllık dönemlerin kullanılması çevrimsel değerler üretmektedir Tarihsel Temerrüt Oranı Yaklaşımı Tarihsel Temerrüt Oranı Yaklaşımı (Mortality Rate Derivation of Credit Risk) Modeliyle, geçmiş verilerden yararlanılarak temerrüt olasılığı araştırılmaktadır. Bu yaklaşımda, derecelendirme notlarına göre tahvillerin temerrüt oranları ve vadeye kalan süreleri dikkate alınarak model oluşturulmaktadır. 16 Öker, Ayşegül, Ticari Bankalarda Kredi ve Kredi Riski Yönetimi-Bir Uygulama, Doktora Tezi, Marmara Ün., İstanbul,

128 Bu model sayesinde bankalar, benzer kalitede veya nitelikteki kredilerinin tarihsel temerrüt oranını analiz edebilirler. Bu modelde, her bir kredi derecesindeki kurumsal borçlular için, Marjinal Temerrüt Oranı eğrisi yardımıyla belirlenen bir kredi sınıfına yönelik tarihsel temerrüt oranı geçmişi görüntülenmektedir. Bu modelin uygulamada bazı eksiklikleri mevcuttur. Bunlar: 17 Kredi skorlama modellerine benzer şekilde, bu modelde de tarihsel veriler doğrultusunda ölçüm yapılmaktadır. Temerrüt oranlarının tahmin edilmesi ilgili risk yöneticilerinin bu hesaplamaları yaptıkları dönemlere yüksek duyarlılık göstermeye eğilimlidir. Yapılan bu tahminler, aynı zamanda, belli bir risk grubunda yapılan yeni tahvil ihraçlarının sayısına ve her bir yatırımın derecesine duyarlı hale gelmektedir. 17 Saunders, Anthony, Cornett, Marcia Millon, Credit Risk:Individual Loan Risk, Financial Instutions Risk Management, ch11, Skövde Un. 102

129 Vade Yapısı Yaklaşımı Kredi riskinin ve temerrüt olasılıklarının ölçümünde kullanılan yöntemlerden bir tanesi de, şirket kazançlarının mevcut yapısından kaynaklanan risk primlerini ya da benzer risk dereceli borçluların borçlarını analiz eden Vade Yapısı Yaklaşımı (Term Structure Derivation of Credit Risk)dır. Yaklaşım, piyasa beklentilerine dayalı olup, bu beklentileri dikkate alır. Hazine tahvilleri ve indirimli sanayi tahvilleri için likit piyasaların mevcut olduğu durumlarda, gelecek döneme ait beklenen temerrüt oranları kolaylıkla hesaplanır. Tek dönemli veya çok dönemli borçlanma araçlarındaki temerrüt olasılığı ayrı başlıklar halinde incelenmekte olup, tek dönemli borçlanma araçlarındaki temerrüt olasılığı aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır. Modele göre; P (1 + k) + (1-P) * 0 = 1 + i ise, P = (1+i) / (1+k) olur. Dolayısıyla temerrüde düşme olasılığı ; 1-P = 1 [(1+i) / (1+k)] P: Borçların geri ödenme olasılığı 1-P: Borçların temerrüde düşme olasılığı k : Şirket tahvilinin faiz oranı i : risksiz faiz oranı 103

130 RAROC Modelleri RAROC riskin ayarlandığı ekonomik sermayeyi baz alan bir yöntem olup, işin bütün risklerini desteklemek için ne kadar sermaye gerektiği, hissedarların sermayeyi neye yatırdıkları ve sermaye üzerinde ne kadar getiri elde edildiğine yönelik bilgileri sağlar. Borcun riskine karşılık beklenen borç gelirlerinin dengelenmesi prensibinden yola çıkan modele göre, kredinin gelirinin, varlıklar arasında bölünmesi yerine varlık riskinin bazı önlemlerle bölünmesinden hareket edilmektedir. 18 RAROC = *Kredinin bir yıllık geliri+ *Kredi (varlık) riski ya da sermaye riski+ Bir kredi, ancak RAROC un, bankanın gösterge maliyetine oranla yüksek olduğu durumlarda kabul edilmektedir. Modelde bankanın krediden beklenen varlık getirisi yerine beklenen faiz ve ücretlerin kredi riskine oranı dikkate alınır. Bununla birlikte, mevcut bir kredide RAROC, bankanın RAROC göstergesinin altına düşerse, kredinin karlı hale getirilmesi için vadesinin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. 18 Öker, Ayşegül, Ticari Bankalarda Kredi ve Kredi Riski Yönetimi-Bir Uygulama, Doktora Tezi, Marmara Ün., İstanbul,

131 RAROC = Krediden elde edilen yıllık gelir / kredi riski Eşitliğinden yola çıkılarak; L / L = - DL [( R / (1+R)] L = Sermayenin risk etkisi ya da kayıp miktarı DL = Kredinin durasyonu L = Risk miktarı ya da büyüklük miktarı ( R/1+R) = beklenen risk değişimi L / L = kredinin piyasa değerindeki yüzde değişme R/1+R = faiz oranı şokunun büyüklüğü RAROC denklemindeki R aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır. Modelde en kötü durum senaryosunu göz önünde bulundurmak gerektiğinden bir önceki yıla göre risk primi en çok değişen tahvilin risk primi değişimi alınır. R = Max. [ (Rı RG) > 0 ] Burada; (Rı RG) = Kredi derecesi I(Rı) olan şirket tahvillerinin kar marjı ile seçilmiş hazine bonolarının (RG) kar marjı arasındaki farktır. 105

132 Hesaplanan RAROC katsayısı, bankanın içsel RAROC seviyesini aşıyor ise kredinin verilmesi kararı alınır, aksi takdirde RAROC katsayısının istenilen düzeye gelmesi için faizin ya da alınan ücretlerin artırılması gerekecektir Uluslararası Kuruluşlarca Çıkartılan Risk Ölçüm Yöntemleri JP Morgan ın Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (Credit Metrics) Creditmetrics Modeli, JP Morgan tarafından kredi riskini portföy yaklaşımı ile ölçmek ve kontrol etmek amacıyla geliştirilen bir yaklaşımıdır. CreditMetrics, kredi derecesinin değişmesine yönelik bir analize dayanmaktadır. Bu modelde, bir kredi derecesinden diğer bir kredi derecesine belli bir zaman içerisinde geçme ve temerrüde düşme olasılıkları ele alınmaktadır. Bir firmanın varlıklarının getirileri belirli bir seviyenin altına gerilemesi durumundaki temerrüt olasılığı ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla modelde geçiş matrisleri (transition matrix) kullanılmaktadır. Modele göre, her borçlu bir kredi derecesine sahip olmaktadır. Geçiş matrisinin yardımıyla yapılan derecelendirmedeki iyileşme ya da kötüleşme olasılığı veya temerrüde düşme durumu tespit edilmektedir. Temerrüde düşme, değer düşüşüne neden olmaktadır. Ancak kredinin değeri de, derece kötüleştikçe azalmaktadır. 106

133 Model forward getiri eğrilerini her derecelendirme grubu için uygulayarak kredi portföyünün değerini ve kredi portföyündeki beklenmeyen kayıpları tahmin etmektedir. CreditMetrics, Merton un Opsiyon Fiyatlama Yaklaşımının bir geliştirilmiş bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir. CreditMetrics modeli, çeşitli borçluların varlık değerleri arasındaki korelasyonu opsiyon fiyatlama modeli ile öz sermaye getirilerinden tahmin etmektedir. Daha sonra model, firma varlık değerlerinin birleşik dağılımından, kredi kalitesi değişimleri arasındaki korelasyonu çıkartmaktadır. Bunun için CreditMetrics tarafından temerrüt eşiğine ek olarak kredi kaliteleri değişim eşikleri de dahil edilerek Merton modeli genişletilmiştir. Bu model, borçlunun derece dağılımını tesadüfi olarak belirlemektedir. Model, kredinin değerini, verilen derecelerin forward primlerini ve bu primlerin toplanarak bulunduğu portföy değerini kullanarak yeniden hesaplamaktadır. Bu nedenle, ileriye yönelik değerlendirilen bir model olarak görülmektedir. CreditMetrics modelinde firmanın sermaye getirisi bir değişken olarak hem sistematik risk faktörlerinden hem de firmaya özgü sistematik olmayan risk faktörlerinden etkilenmektedir. Bu modelde firmalar arası korelasyonlar sistematik faktörler olarak kabul edilmekte, direk ya da dolaylı olarak firmaları etkileyen küresel parametreler olarak görülmektedir. Sistematik olmayan faktörlerin ise firmalar arası korelasyonlara herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. 107

134 Çok sayıda finansal varlık içeren kredi portföyünde yüzdesel seviyenin hesaplanması için simülasyon kullanılmaktadır. Kredi portföyü normal dağılım göstermediği için tam portföy dağılımının elde edilebilmesi için simülasyon gereklidir. Bunun için CreditMetrics te zaman faktörünü içeren MonteCarlo simülasyon tekniği kullanılmaktadır. CreditMetrics modelinde portföy riskinin hesaplanması yanında marjinal risklerin ölçümü ve sermaye gerekliliği hesabı da yapılabilmektedir. Modele yönelik iki önemli eleştiri bulunmaktadır. Birincisi geçmiş verilerden yola çıkarak ortalama geçiş olasılıkların kullanımı sonucu her derecelendirme grubundaki firmanın aynı olasılıklara sahip olmasıdır. Bu modelde kullanılan yöntem, temelde tarihsel sıklıklara ve kredi derecesi geçiş olasılıklarına dayanmaktadır. Creditmetrics hesaplamaları iki ayrı varsayıma dayanmakta olup, birincisi, aynı derece sınıfındaki bütün firmaların aynı temerrüt oranına sahip olması ve ikinci ise, gerçeklesen temerrüt oranının ortalama geçmiş temerrüt oranına eşit olmasıdır. Aynı varsayımlar, diğer geçiş olasılıklarına da uygulanır. Diğer bir ifadeyle, kredi derecesi ve kredi kalitesi değişimleri benzerdir. Diğer bir noktada bu modelin geniş bir veri setine ihtiyaç duyması olup, kısıtlı veri seti ile yapılan çalışmalarda açıklayıcılık düzeyi istenilen seviyelerde olamamaktadır. 108

135 Moody s Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (KMV) Bu modelde, firmanın aktifleri belirli bir kritik değerin altına düştüğü zaman temerrüt oluşmakta, geçmiş veri kullanılarak hesaplanan ortalama temerrüt ihtimali ve ortalama geçiş olasılıkları ile gerçekleşen olasılık değerlerinin aynı olmadığı görülmektedir. KMV modeli, objektif tek bir derecelendirmeden daha çok her firma için ayrı bir derecelendirme öngörmektedir. KMV, geçmiş ortalama temerrüt oranları ve geçiş olasılıklarının gerçek oranlardan önemli bir biçimde farklılık gösterdiğini açıklayan bir simulasyon uygulaması yapmıştır. Buna göre ortalama geçmiş temerrüt olasılığı tipik bir borçlu için temerrüt olasılığını olduğundan fazla göstermektedir. Ek olarak, KMV aynı derece sınıfında yer alan firmaların temerrüt olasılıklarında ciddi farklılıklar olabileceğini ve temerrüt olasılığı dizisinde örtüşmenin oldukça geniş olabileceğini, örneğin bazı BBB ve AA dereceli bonoların aynı PD ye sahip olabileceğini, uygulama yoluyla kanıtlamıştır. 19 Bu sebeple CreditMetrics in geliştirilmiş bir modeli olarak görülen KMV modelinde ortalama geçiş olasılıklarından gerçek temerrüt ve geçiş olasılıklarına ulaşılmaktadır. 19 Mirza, Ahmet, Kredi Riski Yönetiminde Erken Uyarı Sistemleri ve Sorunlu Kredilerin İzlenmesi, Dokuz Eylül Ün., Yüksek Lisans Tezi,

136 KMV modelinde, aynı derece grubunda temerrüt oranlarında ciddi farklılıklar olabileceği ve temerrüt olasılığı dizisinde örtüşmenin oldukça geniş olabileceği görülmüştür. CreditMetrics yaklaşımına ters olarak KMV, sadece borçlunun derecesine bağlı olan temerrüt olasılıklarını tayin etmek için Moody s veya Standart&Poor s istatistiksel verilerini kullanmamaktadır. Bunun yerine KMV, her bir borçlu için Merton Modeli ni baz alarak beklenen temerrüt frekansını türetmektedir. Buna göre, temerrüt olasılığı, firmanın sermaye yapısının, varlık getirisi değişkenliğinin ve güncel varlık değerinin bir fonksiyonudur. Dolayısıyla beklenen temerrüt frekansı firmaya özgüdür ve borçlunun eşdeğer derecesini türetmek için herhangi bir derecelendirme sistemiyle eşleştirilebilir. 20 Wiev) Mckinsey nin Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (CreditPortfolio Mckinsey Risk Ölçüm Modeli, temerrüt ve geçiş oranlarını göz önüne alan ekonometrik bir modeldir. Geçiş olasılıkları matrisleri ve temerrüt olasılıkları makroekonomik değişikliklere göre uyarlanmakta ve bu değerler farklı ülke ve endüstriler için farklılıklar oluşturmaktadır. Ekonominin genel durumu sonucunda kredi derecelendirmeleri gözden geçirilmektedir. 20 Öker, Ayşegül, Ticari Bankalarda Kredi ve Kredi Riski Yönetimi-Bir Uygulama, Doktora Tezi, Marmara Ün., İstanbul,

137 Bu model, mevcut makroekonomik ortamı kredi riski değerlendirmesinde belirleyici unsur olarak ele alan ekonometrik bir modeldir. Bu nedenle, bir borçlunun temerrüde düşme olasılığı, daralma döneminde, genişleme dönemindeki ortamdan daha yüksek olmaktadır. Bu modelde diğer risk ölçüm modelleri gibi geçmiş veri setlerini kullanmakla birlikte, bunlara geçmiş dönemlere ait ekonomik veri setlerini de eklemekte ve bir endüstri grubunun kredi değerliliğini bulmaya çalışmaktadır. İlk etapta bu model kredi portföyünü endüstri ya da ülkelerine göre N ayrı portföy segmentine ayırmakta ve her segmentin bu değişkenlerini makroekonomik değişkenlerle eşleştirmektedir. Sözkonusu model, temerrüdün her bir ülke için işsizlik oranı, GSMH (Gayrisafi Milli Hasıla) büyüme oranı, uzun vadeli faiz oranı düzeyi, döviz kurları, hükümet harcamaları ve toplam tasarruf oranı gibi makroekonomik etmenlerin değerine bağlı olduğunu kabul eden değişik sektörlerdeki değişik derece grupları için geçiş olasılıklarını simüle etmek için kullanılan çoklu-faktör modelidir. Ekonometrik model, makroekonomik değişkenleri ve bunlara ilişkin duyarlılıkları içeren bir göstergenin analiziyle yardımıyla temerrüde düşme rasyosunu hesaplamaktadır. Ortalama temerrüde düşme rasyosunu kullanmak yerine, mevcut ekonomik duruma bağlı geçiş olasılıkları 111

138 oluşturmaktadır. Temerrüde düşme rasyosunun çevrimlere bağlı hareket ettiği ve bu rasyodaki dalgalanmaların sektörler arasında farklılıklar gösterdiğine dair gözlemler, bu modeli meydana getirmiştir. Bu nedenle, makroekonomik faktörler arasında gözlenen bağlar ve geçiş matrisleri kullanılmaktadır. Bu modele yönelik sorunlar ise, geniş bir veri seti ihtiyacı olması ve temerrüt oranları ve korelasyon yapısı haricinde son kullanıcılara ihtiyaç duyulan istatistiksel sonuçların sağlanamaması gösterilebilir Credit Suisse in Kredi Risk Ölçüm Yazılımı (CreditRisk+) CreditRisk+ Modeli, Credit Suisse First Boston tarafından geliştirilmiştir. Bu model, sadece temerrüt riskinin hesaplandığı bir model olup; bu modelde, temerrüdün sebebi hakkında varsayım yapılmamaktadır. Temerrüt olasılığı, aynı kredi için bütün dönemlerde aynı olarak kabul edilmekte ve değişmemektedir. Bu modelde bir zaman periyodu içinde temerrütün gerçekleşme zamanı veya tam olarak bir portföy içindeki temerrüt sayısının bilmenin imkansızlığı vurgulanmıştır. Bu model dört çeşit girdiye ihtiyaç duymaktadır. Bunlar, kredi riskleri, temerrüt oranları ve volatilitesi ile geri kazanma oranlarıdır. Model temerrüt olasılıkları ve bunların volatilitesini bulmak amacıyla pazarla kredinin faiz 112

139 aralıklarını (spread) ya da kredi kullanıcılarının derecelerini (notlarını) baz alır. Geri ödememeden kaynaklanan kayıplara odaklanan ve kredi kalitesindeki değişikliklere yer vermeyen bu model, temerrüde düşme olasılığına göre formüle edilmiş bir yönteme dayanmaktadır. Dolayısıyla istenilen bir tarihe odaklanıldığında arzu edilen sonuçlara ulaşılamamaktadır. Her borç yükümlüsü için, dönem sonunda temerrüde düşme veya temerrüde düşmeme şeklinde sadece iki olası durum geçerlidir ve sadece temerrüt oluştuğunda kayıp gerçekleşmiş kabul edilir. CreditMetrics ve KMV nin uyguladığı benzer sınırlamalar gibi, bu model de piyasa riski olmadığını varsaymaktadır. CreditRisk+, geçiş riskini göz önüne almamakta ve böylelikle her bir borçlu için riske maruz büyüklük sabit kalmaktadır. Burada riske maruz büyüklük ihraççının kredi kalitesindeki değişimlere ek olarak gelecek faiz oranlarının değişkenliğine bağlı değildir. Modelde, poisson dağılımına göre, bir kredi portföyü için olasılık üreten fonksiyon; n tane kredinin temerrüde düşme olasılığı = e -μ x μ n / n! şeklindedir. Burada; µ : belirli bir vadede temerrüde düşen ortalama kredi sayısı 113

140 n : temerrüt olasılıkları hesaplanmaya çalışılan kredi sayısı Poisson dağılımı ile sadece bir parametre (μ) tarafından portföy temerrüt sayısı dağılımının tamamen belirlenmesi modeli oldukça kullanışlı yapmaktadır. CreditRisk+ modeli, ekonomik sermayenin belirlenmesinde detaylı hesaplamalar gerektirmemesi ve çok az veri ile sonuca ulaşılabilmesi açısından kullanım kolaylığı olan bir modeldir. Krediler arasındaki korelasyonların etkisi dış etkenler (sektörel faktörler, genel ekonomik faktörler vs.) dikkate alınarak modele dahil edilmektedir. Böylece portföydeki yoğunlaşmalar dikkate alınabilmekte, çeşitlendirme etkisinin risk azaltıcı etkisi izlenebilmekte ve yönetime karar vermede kolaylıklar sağlanabilmektedir. Bu çok faktörlü modelde faktörler ve duyarlılıkları kullanıcı tarafından belirlenmekte ve nasıl tespit edileceği tam olarak ifade edilememektedir. Diğer bir sorun ise, faiz oranları belirleyici olarak alındığında model pazar ve firmaların dereceleri (notları) arasındaki geçiş riskini içermemektedir. Aynı zamanda model KMV ve CreditMetrics modellerine nazaran opsiyon, swap gibi türev araçları kapsayamamaktadır. 114

141 4.13. Uluslararası Kuruluşlarca Çıkartılan Risk Ölçüm Yöntemleri Karşılaştırması Credit Suisse First Boston tarafından geliştirilen CreditRisk+ yaklaşımında sadece temerrüt üzerine odaklanılmaktadır. Temerrüt olasılığı, aynı kredi için bütün dönemlerde aynı olarak kabul edilmekte ve değişmemektedir. Bu modelde girdi olarak, kredi riskleri, temerrüt oranları ve volatilitesi ile geri kazanma oranları kullanılır. Modelde CreditMetrics ve KMV nin uyguladığı benzer sınırlamalar gibi, piyasa riski olmadığını varsayılmaktadır. Detaylı hesaplamalar gerektirmemesi ve çok az veri ile sonuca ulaşılabilmesi açısından kullanım kolaylığı olan CreditRisk+ modelinde portföydeki yoğunlaşmalar dikkate alınabilmekte, çeşitlendirme etkisinin risk azaltıcı etkisi izlenebilmekte ve yönetime karar vermede kolaylıklar sağlanabilmektedir. Bununla birlikte, KMV ve CreditMetrics modellerine nazaran opsiyon, swap gibi türev araçları kapsayamamaktadır. JP Morgan tarafından kredi göçü, kayma veya değişmesi (Credit Migration) olarak adlandırılan CreditMetrics yaklaşımda bir zaman diliminde temerrüt olasılığını da içerecek şekilde bir kredi kalitesinden diğerine gitme olasılığının analizi olan derece kayma matrisi temel alınmıştır. Modele göre, her borçlu bir kredi derecesine sahip olmaktadır. Geçiş matrisinin yardımıyla 115

142 yapılan derecelendirmedeki iyileşme ya da kötüleşme olasılığı veya temerrüde düşme durumu tespit edilmektedir. CreditMetrics modelinde portföy riskinin hesaplanması yanında marjinal risklerin ölçümü ve sermaye gerekliliği hesabı da yapılabilmekle birlikte, geçmiş verilerden yola çıkarak ortalama geçiş olasılıkların kullanımı sonucu her derecelendirme grubundaki firmanın aynı temerrüt oranına sahip olması ve gerçeklesen temerrüt oranının ortalama geçmiş temerrüt oranına eşit olması gibi gereklilikler modele yönelik eleştirilere sebep olmaktadır. Merton un, opsiyon fiyatlama modelini kullanarak geliştirilen KMV yaklaşıma göre ise temerrüt şirketin varlıklarının piyasa değerinin belirli bir kritik seviyenin altına düşmesi durumunda oluşmaktadır. Creditmetrics yaklaşımı da esas olarak Merton un modeline dayanmakla birlikte, Creditmetrics de her bir kredi sınıfı için derecelendirme kuruluşları tarafından geçmiş dönemlere ait ortalama geçiş sıklığı kullanılmakta iken KMV bunun yerine temerrüt sürecinin içsel ve şirketin sermaye yapısı ile ilişkili olduğu beklenen temerrüt sıklığını kullanmaktadır. CreditMetrics yaklaşımına ters olarak KMV, sadece borçlunun derecesine bağlı olan temerrüt olasılıklarını tayin etmek için Moody s veya Standart&Poor s verilerini kullanmamakta, bunun yerine, her bir borçlu için Merton Modeli ni baz alarak beklenen temerrüt frekansını türetmektedir. Buna göre, temerrüt olasılığı, firmanın sermaye yapısının, varlık getirisi 116

143 değişkenliğinin ve güncel varlık değerinin bir fonksiyonudur. Dolayısıyla beklenen temerrüt frekansı firmaya özgü olmaktadır. KMV, geçmiş ortalama temerrüt oranları ve geçiş olasılıklarının gerçek oranlardan önemli bir biçimde farklılık gösterdiğini ve aynı derece sınıfında yer alan firmaların temerrüt olasılıklarında ciddi farklılıklar olabileceğini öngörmüştür. Bu sebeple bazı araştırmacılarca literatürde KMV modeline CreditMetrics in geliştirilmiş bir modeli olarak yaklaşılmaktadır. McKinsey tarafından geliştirilen Credit Portfolio View modelinde, CreditRisk+ gibi sadece temerrüt riski ele alınmakta ve varsayımlarına göre temerrüt olasılıkları durumsal olup, işsizlik, faiz oranları seviyesi, ekonomideki büyüme oranları gibi ekonomideki kredi döngüsünü büyük oranda genişletebilecek makro ekonomik değişkenlerle ilişkili olmaktadır. Bu nedenle, bir borçlunun temerrüde düşme olasılığı, daralma döneminde, genişleme dönemindeki ortamdan daha yüksek olmaktadır. Makro Ekonomik verilerin modele katılması bir yandan modelin ekonomik gelişmeler doğrultusunda sonuç üretmesi açısından faydalıyken, geniş bir veri seti ihtiyacı olması ve temerrüt oranları ve korelasyon yapısı haricinde son kullanıcılara ihtiyaç duyulan istatistiksel sonuçların sağlanamaması gibi konular modele yönelik başlıca eleştirilerdir. 117

144 4.14. Basel II Düzenlemeleri Bankacılık ve finans sektöründeki büyüme ve küreselleşme hızı sektöre yönelik standartlar oluşturma gerekliliğini de beraberinde getirmiş ve bunun sonucunda Basel-I ve Basel-II kriterleri oluşturulmuş ve birçok ülke tarafından benimsenmiştir. Basel-II kriterleri özellikle bankaların kredi verme şartlarını ağırlaştırmakta ve teminat konusunda işletmelere ağır şartlar getirmektedir. Bu şartları yerine getiren işletmeler daha kolay ve daha düşük faizle kredi bulabileceklerdir. Şartları yerine getirmekte zorlanan işletmeler ise krediyi daha çok teminat vermek suretiyle ve doğal olarak daha yüksek faizle alabileceklerdir. 21 Bankacılıkta risk yönetimi, maruz kalınan riskleri ölçmek, yönetmek ve risklerin gerektirdiği sermayeyi elde etmektir. Sermaye ise beklenemeyen kayıpların karşılığıdır. Basel II standartları, bankaların bulundurması gereken asgari sermaye miktarını riske göre belirlemeye yönelik bir düzenlemedir. 22 Uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve bankacılık sektöründeki ihtiyaçlar doğrultusunda Ocak 2001 de Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi (BIS),1988 den beri yürürlükte olan Sermaye Yeterlilik 21 Arslan, İbrahim, Basel Kriterleri ve Türk Bankacılık Sektörüne Etkileri, Selçuk Ün., 22 Oktay, Sadiye, Temel, Halime, Basel II Kriterleri Ekseninde Ticari Bankalarda Kredi Riski Yönetiminin Karşılaştırılmasına Yönelik Bir Saha Çalışması, ZKÜ, Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 6, 2007, s

145 Düzenlemesi ne alternatif bir sermaye yeterlilik düzenlemesi taslağı oluşturmuştur. Bu düzenlemede, kredi riskine ilişkin olarak tutulması gereken sermaye tutarının hesaplanmasında kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Bu düzenlemedeki en büyük yenilik, bankalara yasal sermaye tutarının hesaplamasında kendi içsel derecelendirme sistemini kullanma hakkının tanınmış olmasıdır. Basel Komitesi nin 1988 yılında yayınladığı ilk düzenlemeye göre temel farklılıklar, kredi riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamalarında kullanılan OECD üyesi olan/olmayan ülke ayrımı yerine, derecelendirme kuruluşlarının kredi notunun devreye girmesi ve düzenleyici kurum onayına bağlı olarak gelişmiş metotlar ile bankanın kendi risk hesaplamalarını kullanmaya başlamasıdır. Bu yeni yaklaşım, bankaların ayırmak zorunda oldukları yasal sermayeyi, bankaların risk pozisyonlarını dikkate alarak ayırdıkları ekonomik sermayeye yaklaştırmaktadır. Bankalar, kredi riski için ayırmaları gereken sermaye tutarlarını, kendi içsel risk derecelendirme modellerini kullanarak ayırabilmek için yasal düzenleyicilere başvurarak, düzenleyicilerin onayını almak zorundadırlar Eliuz, Erkut, Tüketici Kredilerinde Risk Yönetimi ve Bir Skorkart Modeli Önerisi, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Ün., İstanbul,

146 Bu noktada, yasal sermaye ile ekonomik sermaye kavramlarının tanımlanması önem kazanmaktadır. Bankaların potansiyel risklerden korunmak için denetim otoritelerince belirlenmiş ilkeler doğrultusunda hesapladıkları asgari sermaye tutarı yasal sermaye olarak tanımlanmaktadır. Ekonomik sermaye ise herhangi bir yasal zorunluluk olmaksızın, bankanın gelecekte ortaya çıkabilecek beklenmeyen zararlardan bankanın olumsuz yönde etkilenmesini engelleyebilecek sermaye düzeyi olarak tanımlanmaktadır. Ekonomik sermaye, bir bankanın, belli bir derecelendirme notunu alabilmek için sahip olması gereken sermaye tutarı olarak da bilinmektedir. Bankanın yüksek bir derecelendirme notuna sahip olabilmesi için düşük bir temerrüt olasılığına ve dolayısıyla yüksek bir sermaye tutarına sahip olması gerekmektedir TBB, Operasyonel Risk Alt Çalışma Grubu, Operasyonel Risk, Bankacılar Dergisi, 2006, sayı 58, s96 120

147 5. TÜKETİCİLERİN SATIN ALMA DAVRANIŞLARI Ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için nihai bir mal veya hizmeti satın alıp kullanan ya da kendi kendine üretip kendisi kullanan birey, kurum ve aileleri tüketici olarak tanımlayabiliriz. Davranış ise, kişi veya grupların çevreden gelen etkilere karşı gösterdikleri tepkilerdir Tüketiciler, mal ve hizmetleri satın alma amaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar. Kişisel ve ailevi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bir mal veya hizmeti talep eden ve satın alanlar nihai tüketiciler, bir başka mal veya hizmetin üretiminde girdi olarak kullanmak amacıyla talep eden ve satın alanlar ise endüstriyel tüketicilerdir. Tüketici davranışları, bireylerin ya da kurumların ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılamak için ürünleri veya hizmetleri seçerken, satın alırken ve kullanırken sergiledikleri davranışların tümünü kapsamaktadır. Tüketici davranışları, bir yandan tüketicinin bireysel olarak ihtiyaçlarının ve güdülerinin, öğrenme sürecinin, kişiliğinin, algılamalarının, tutum ve inançlarının etkisiyle; öte yandan, kişinin üyesi olarak bulunduğu toplumda kültür, sosyal sınıf, referans, grubu ve aile gibi sosyokültürel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar Mucuk, İsmet, Pazarlama İlkeleri, Der Yayınları, İstanbul,

148 Tüketicilerin satın alma davranışları alışkanlıkla otomatik (rutin) satın alma, içgüdüsel satın alma, planlı satın alma olarak 3 grupta ele alınabilir. Tüketicilerin satın aldıkları malların büyük bir çoğunluğu alışkanlıklar nedeniyle satın alınan mallardan oluşur. Alıcı, yerleşmiş hareketlere sahiptir ve düşünmeksizin bir ürünü satın alır. Alışkanlıkla alınan malların çoğu ucuz, kullanımı sık ve her zaman kolaylıkla bulunan mallardır. İçgüdüsel satın alma ise, bireyin genel yaşam stili, kişiliği, duygusal özellikleri ile ilgili olarak almayı hiç düşünmediği bir ürünü ani bir kararla satın alması sonucu oluşur. Bu tür satın alma davranışı sonucu ihtiyaç duyulmayan, pahalı malların satın alınması ihtimali yüksektir. Planlı satın alma davranışlarında ise tüketici bilinçlidir. Planlı satın alma davranışı birim değeri yüksek, satın alma sıklığı seyrek olan araba, ev vb. gibi mallarda daha çok görülmektedir Tüketici Davranışını Belirleyen Etkenler Tüketici davranışını belirleyen etkenler, bireysel (psikolojik) ve toplumsal-kültürel (sosyolojik) olmak üzere genelde iki farklı başlık altında irdelenmektedir. 122

149 Birinci ana grupta yer alan bireysel etkenler algılama, öğrenme ve bellek, güdülenme, kişilik, yaşam biçimi ve tutumlardır. İkinci ana grupta yer alan toplumsal- kültürel etkenler ise grup etkisi, aile etkisi, kişisel etki ve yeniliklerin yayılması, toplumsal sınıflar, kültür etkisidir. Çevredeki bu etkenlerle tüketici arasında bir bilgi akışı vardır. Kişisel ya da kitlesel olan bu bilgi akışı tüketici seçiminin olası biçimini ve yönünü belirlemektedir. Şekil5.1.Tüketici Kararını Belirleyen Faktörler Kaynak:http://notoku.com/tuketici-davranisini-belirleyen-bireysel-ve-cevresel-etkenler/ 123

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7. GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları 2 Grafik I.5. Seçilmiş

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

Türk Bankacılık Sistemi. Eylül 2005

Türk Bankacılık Sistemi. Eylül 2005 Bankacılar Dergisi, Sayı 55, 2005 Türk Bankacılık Sistemi 2005 * 1. Genel Değerlendirme Bankacılık sisteminde, 2005 yılında en önemli gelişme, yabancı yatırımcıların bankacılık sistemine doğrudan veya

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Döviz Kurları 2 Grafik I.4. ABD 10 Yıllık Devlet Tahvili Getirisi 2 Grafik I.5. Gelişmiş

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 HAZİRAN 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Haziran 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4 Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkeler

Detaylı

Banka, Şube ve Personel Sayıları

Banka, Şube ve Personel Sayıları İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Ülkelerde Yıllık Büyüme Oranları 1 Grafik I.2. 2012 Yılı için Yapılan Büyüme Tahminleri 1 Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi

Detaylı

GARANTİ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 9,40TL

GARANTİ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 9,40TL ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ 4 Ağustos 2014 GARANTİ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Öneri: TUT Hedef Fiyat: 9,40TL HARUN DERELİ hdereli@ziraatyatirim.com.tr Garanti Bankası 2014 Yılının İkinci Çeyreğinde Net Faiz Marjında

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 31 MART 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 31 Mart 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

Banka, Şube ve Personel Sayıları

Banka, Şube ve Personel Sayıları İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ OCAK - MART 216 8 NİSAN 216 İstatistik Genel Müdürlüğü Reel Sektör Verileri Müdürlüğü İÇİNDEKİLER Sayfa ANKET SONUÇLARININ GENEL DEĞERLENDİRMESİ i TABLOLAR Tablo 1 İşletmelere

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Grafik I.1.1 Küresel ve Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Oranları... 5. Grafik I.1.2 İmalat Sanayi PMI Endeksleri... 6

Grafik I.1.1 Küresel ve Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Oranları... 5. Grafik I.1.2 İmalat Sanayi PMI Endeksleri... 6 Grafikler I. Finansal İstikrarı Etkileyen Uluslararası ve Ulusal Gelişmeler I.1. Uluslararası Gelişmeler Grafik I.1.1 Küresel ve Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Oranları... 5 Grafik I.1.2 İmalat Sanayi PMI Endeksleri...

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Eylül 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011

1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011 TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011 ġirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs Saray Mahallesi

Detaylı

Eylül 2012 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler

Eylül 2012 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler Konsolide Olmayan Veriler Makro Göstergeler Orta Vadeli Program > Yeni Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı; 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla %3,2 ve %4 büyüme beklenmektedir. > Düşük iç talep ve geçen

Detaylı

MNG BANK A.Ş. BİLANÇOSU

MNG BANK A.Ş. BİLANÇOSU BİLANÇOSU Bağımsız Sınırlı Denetimden Geçmiş Bağımsız Denetimden Geçmiş AKTİF KALEMLER Dipnot (30/09/2006) (31/12/2005) TP YP Toplam TP YP Toplam I. NAKİT DEĞERLER VE MERKEZ BANKASI (1) 10.069 2.643 12.712

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 HAZİRAN 2015 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Haziran 2015 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ EKİM 2011 25 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: beklentianketi@bddk.org.tr Tel: (312)

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Ağustos 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Ağustos 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Ağustos 2015) TEPAV Perakende Güven Endeksi-TEPE (02.09.2015) TEPE, Ağustos ayında bir önceki aya göre artarken, geçen yılın aynı dönemine göre azaldı. Önümüzdeki

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ NİSAN 2012 27 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: beklentianketi@bddk.org.tr Tel: (312)

Detaylı

SAYI: 2011/1 ARALIK 2010 TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜMÜ

SAYI: 2011/1 ARALIK 2010 TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜMÜ SAYI: 2011/1 ARALIK 2010 TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜMÜ 07 Şubat 2011 Yönetici Özeti Türk Bankacılık Sektöründe 1 şubeleşme ve istihdam artışı devam ederken, bankaların yurtdışı şubeleşme faaliyetleri

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Temmuz 2015) İstihdam (Mart 2015) Sigortalı ücretli sayısı Mart 2015 de geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 artarak; 13 milyon 328 bin olmuştur. Yaz mevsiminin

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılında da büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün Bilanço Büyüklüğünün

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

İŞ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 6,40TL

İŞ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 6,40TL ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ 12 Ağustos 2014 İŞ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Öneri: EKLE Hedef Fiyat: 6,40TL HARUN DERELİ hdereli@ziraatyatirim.com.tr İş Bankası nın 2Ç2014'teki Karı Çeyreksel Bazda %1,7 Artmasına Rağmen

Detaylı

Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38

Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38 İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38 I. Finansman Nedir?, 6 Finansal Yönetim, 7; Yatırımlar, 9; Finansal Pazarlar, 10; Finansal Kurumlar, 13; Finansal Araçlar

Detaylı

HAZIRLAYAN. Nihat ULAŞ

HAZIRLAYAN. Nihat ULAŞ HAZIRLAYAN Nihat ULAŞ İZMİR, 27.11.2014 0 İÇİNDEKİLER Sayfa Firma Tanıtıcı Bilgiler. 1 Genel Ekonomik ve Sektörel Durum...2 Bilanço Analiz Formları.. 3-4 Gelir Tablosu Analiz Formları.5-6 Fon Akım Tablosu..7

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Ocak 2012 - Aralık 2012) 2012 Yıl Sonu Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin önemli bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU 1 OCAK 30 HAZİRAN 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU 1 OCAK 30 HAZİRAN 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU 1 OCAK 30 HAZİRAN 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Haziran 2015 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası Anonim Şirketi

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU

Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 4 Eylül 2015 Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna

Detaylı

tcmb nin kararları ve bankalar

tcmb nin kararları ve bankalar Ömer Faruk Çolak ofc1962@yahoo.com EKONOMİMASASI tcmb nin kararları ve bankalar GİRİŞ Bugün yine tartışılan sektör konumuna gelen bankacılık sektörü, 2001 yılı krizi sonrası getirilen önlemlerle bilanço

Detaylı

DÖVĐZ CĐNSĐ KREDĐ KULLANIMI ile KREDĐ KARTLARINAĐLĐŞKĐN DÜZENLEMELER. 15 Haziran 2009

DÖVĐZ CĐNSĐ KREDĐ KULLANIMI ile KREDĐ KARTLARINAĐLĐŞKĐN DÜZENLEMELER. 15 Haziran 2009 DÖVĐZ CĐNSĐ KREDĐ KULLANIMI ile KREDĐ KARTLARINAĐLĐŞKĐN DÜZENLEMELER 15 Haziran 2009 1 DÖVĐZ CĐNSĐ VE DÖVĐZE ENDEKSLĐ KREDĐ KULLANIMINA ĐLĐŞKĐN DÜZENLEMELER 2 Mevcut Düzenleme Döviz geliri olan firmalar:

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

GARANTİ BANKASI 1Ç2016 Sonuçları

GARANTİ BANKASI 1Ç2016 Sonuçları ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ 28 Nisan 2016 GARANTİ BANKASI 1Ç2016 Sonuçları HARUN DERELİ hdereli@ziraatyatirim.com.tr TURGUT USLU tuslu@ziraatyatirim.com.tr Garanti Bankası nın İlk Çeyrek Net Dönem Karı 1.040,6mn

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

YAPI KREDİ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 5,20TL

YAPI KREDİ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 5,20TL ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ 4 Ağustos 2014 YAPI KREDİ BANKASI 2Ç2014 Sonuçları Öneri: TUT Hedef Fiyat: 5,20TL HARUN DERELİ hdereli@ziraatyatirim.com.tr Yapı Kredi Bankası 2Ç2014 te Net Ücret ve Komisyon Gelirleri

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Nisan 2012 - Mart 2013) 2013 1. Çeyrek Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin önemli bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin

Detaylı

30 Mart 2007 CCI 2006 YILI SONUÇLARINI AÇIKLADI

30 Mart 2007 CCI 2006 YILI SONUÇLARINI AÇIKLADI 30 Mart 2007 Mali Tabloların Sunumuna İlişkin Esaslar CCI 2006 YILI SONUÇLARINI AÇIKLADI Şirket in işlevsel ve raporlama para birimi Yeni Türk Lirası dır ( YTL ). Ekte sunulan bağımsız denetimden geçmiş

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 31 Mart 2015 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

SAYI: 2010/3 HAZİRAN 2010 TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜMÜ

SAYI: 2010/3 HAZİRAN 2010 TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜMÜ SAYI: 2010/3 HAZİRAN 2010 TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜMÜ 06 Ağustos 2010 Yönetici Özeti Türk Bankacılık Sektörünün 1 personel artışı ve şubeleşme hızı küresel krizin etkileriyle 2008 yılının son

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

SAY REKLAMCILIK YAPI DEKORASYON PROJE TAAHHÜT A.Ş HALKA ARZ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU

SAY REKLAMCILIK YAPI DEKORASYON PROJE TAAHHÜT A.Ş HALKA ARZ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU SAY REKLAMCILIK YAPI DEKORASYON PROJE TAAHHÜT A.Ş HALKA ARZ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 26 Aralık 2013 Raporun Amacı Sermaye Piyasası Kurulu ( SPK, Kurul ) tarafından yayınlanan

Detaylı

Yapı Kredi olarak müşteri merkezli bir strateji izliyoruz. 6,5 milyon aktif müşteriye hizmet veriyoruz.

Yapı Kredi olarak müşteri merkezli bir strateji izliyoruz. 6,5 milyon aktif müşteriye hizmet veriyoruz. bankacılık ve sigortacılık Müşteri odaklı yaklaşımlarımız, güçlü finansal yapımız, milyonlarca aktif müşteri sayımızla Türkiye nin lider bankacılık ve sigortacılık grubu olarak anahtar biziz! Yapı Kredi

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

Eylül 2013. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1

Eylül 2013. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1 Ara Dönem Özet Konsolide Faaliyet Raporu Eylül 2013 Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1 Yönetim Kurulu Başkanı nın Eylül 2013 Dönemi Değerlendirmeleri

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 GENEL BİLGİLER Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi Şube Tahran İran da kurulu Bank Mellat ın Türkiye de

Detaylı

İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 2015 Yılı I. Dönem Faaliyet Raporu İÇİNDEKİLER Başlık... Sayfa

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 1 İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 4 EKİM 2013 2004-1 2004-4 2005-3 2006-2 2007-1 2007-4 2008-3 2009-2 2010-1 2010-4 2011-3 2012-2 2013-1 TÜRKİYE DE GSYH İTHALAT İLİŞKİSİ

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Eylül 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası Anonim Şirketi

Detaylı

2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Kasım 2015 Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin Eylül 2015 verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Özet Finansal Bilgiler (milyon TL)

Özet Finansal Bilgiler (milyon TL) Özet Finansal Bilgiler (milyon TL) 2009 2010 2011 2012 2013 2Ç14 Yıllık Çeyreksel Aktifler 11,609 14,513 17,190 21,390 27,785 20,719-19% -11% Krediler + Finansal Kiralama 8,355 11,060 13,452 16,307 21,257

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı MEVDUAT VE KREDİ GELİŞMELERİ

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı MEVDUAT VE KREDİ GELİŞMELERİ T.C. MALİYE BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Kısa Rapor Para-Banka: 51/6 8 Temmuz 25 MEVDUAT VE KREDİ GELİŞMELERİ YTL mevduattaki artış sürerken, döviz kurundaki düşüşün

Detaylı

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ Türkiye de perakende sektörü, 300 milyar dolara ulaşan büyüklüğü, 365 bin mağaza sayısı ve 2009-2013 yılları arasında yıllık bileşik %7 büyüme ile öne çıkan sektörler

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2005-III

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2005-III KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2005-III A Ç I K L A M A Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Merkez Bankası tarafından hazırlanan Üç Aylık Bülten'de yer alan, bankaların

Detaylı

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2006-IV

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2006-IV KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2006-IV A Ç I K L A M A Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Merkez Bankası tarafından hazırlanan Üç Aylık Bülten'de yer alan, bankaların

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Sayı: 2011/20 20 Haziran 2011. Basın Açıklaması

Sayı: 2011/20 20 Haziran 2011. Basın Açıklaması BASIN AÇIKLAMASI Sayı: 2011/20 20 Haziran 2011 Karşılık ve Sermaye Yeterliliği Düzenlemelerinde Yapılan Değişikliklere Đlişkin Basın Açıklaması Aşağıdaki grafikten görüleceği gibi hanehalkı toplam yükümlülüklerinin

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Temmuz 2012 - Haziran 2013) 2013 2. Çeyrek Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin önemli bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin

Detaylı

2014 ARALIK ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2014 ARALIK ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 2014 ARALIK ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Şubat Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu na ilişkin 2014 yılı Aralık verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Bankacılık, Aralık 2014. Sibel Alpsal Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü 4 Şubat 2015

Bankacılık, Aralık 2014. Sibel Alpsal Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü 4 Şubat 2015 Bankacılık, Aralık 2014 Sibel Alpsal Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü 4 Şubat 2015 2007/01 2007/05 2007/09 2008/01 2008/05 2008/09 2009/01 2009/05 2009/09 2010/01 2010/05 2010/09 2011/01 2011/05 2011/09

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Haziran 2011 - Mayıs 2012) Temmuz 2012 Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin önemli bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin

Detaylı

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2006-III

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2006-III KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI ÜÇ AYLIK BÜLTEN SAYI: 2006-III A Ç I K L A M A Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Merkez Bankası tarafından hazırlanan Üç Aylık Bülten'de yer alan, bankaların

Detaylı

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ EKİM - ARALIK 2012

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ EKİM - ARALIK 2012 BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ EKİM - ARALIK 212 11 OCAK 213 İÇİNDEKİLER Sayfa ANKET SONUÇLARININ GENEL DEĞERLENDİRMESİ i TABLOLAR Tablo 1 İşletmelere Verilen ler - Standartlar 1 Mart - Aralık 212 Üçer

Detaylı

Alternatif Finansal Kiralama A.Ş. (ALease)

Alternatif Finansal Kiralama A.Ş. (ALease) 1 Alternatif Finansal Kiralama A.Ş. (ALease) 2013 ALease 2 1997 yılında Alternatifbank ın iştiraki olarak kurulmuştur, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna (BDDK) bağlı olarak faaliyet göstermektedir,

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Detaylı

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Haziran 2011. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Haziran 2011. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Haziran 2011 Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı nın Haziran 2011 Dönemi Değerlendirmeleri ve Beklentileri Bank of America Merrill Lynch, küresel stratejisinin

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Haziran 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Haziran 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Haziran 2015) Tüketici Güven Endeksi (Mayıs 2015) Tüketici Güven Endeksi bir önceki aya göre sınırlı bir azalış göstermiştir. 2015 Nisan ayında 65.35 olan

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008 Bankacılık sektörü 2002-2008 Mart Mayıs 2008 Sunumun içeriği I- Finansal sektörün büyüklüğü ve kamu ile ilişkisi II- Bankacılık sistemine ilişkin bilgiler III- Büyüme IV- Bilanço yapısında değişme V-Risk

Detaylı

2015 NİSANÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSANÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSANÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri,türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

2015 NİSAN-HAZİRAN DÖNEMİ BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ

2015 NİSAN-HAZİRAN DÖNEMİ BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ 21 NİSAN-HAZİRAN DÖNEMİ BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ 1 Temmuz 21 Banka Kredileri Eğilim Anketi nin 21 yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 1 Temmuz 21 tarihinde

Detaylı

AKBANK 3Ç2015 Sonuçları

AKBANK 3Ç2015 Sonuçları ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ 28 Ekim 2015 AKBANK 3Ç2015 Sonuçları HARUN DERELİ hdereli@ziraatyatirim.com.tr TURGUT USLU tuslu@ziraatyatirim.com.tr Akbank ın Net Dönem Karı 3Ç2015 te 671,6mn TL ile Beklentilere Paralel

Detaylı