4. EGE PEDİATRİ HEMŞİRELİĞİ KONGRESİ BİLDİRİ ÖZETLERİ P 01 - YENİDOĞAN BEBEKLERİN POZİSYON GEREKSİNİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "4. EGE PEDİATRİ HEMŞİRELİĞİ KONGRESİ BİLDİRİ ÖZETLERİ P 01 - YENİDOĞAN BEBEKLERİN POZİSYON GEREKSİNİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ"

Transkript

1 4. EGE PEDİATRİ HEMŞİRELİĞİ KONGRESİ BİLDİRİ ÖZETLERİ P 01 - YENİDOĞAN BEBEKLERİN POZİSYON GEREKSİNİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Ayşe KAHRAMAN 1, Zümrüt BAŞBAKKAL 1, Mehmet YALAZ 2 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Amaç: Yenidoğan bebekler, kas liflerinin gelişiminin tamamlanmaması, kas tonüsü ve refleks gelişiminin sefalokaudal ve proksimalden distale doğru olması ve iskelet ve eklem hareketliliğinin yetersizliği nedeniyle pozisyon deformitelerine açıktır ve pozisyon verilmeye ihtiyaçları vardır. Yöntem: Araştırmanın evrenini Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım, Behçet Uz Çocuk Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde takip edilen bebekler oluşturmuştur. Örnekleme ölçek madde sayısı olan 6 nın 10 katı olacak sayıda 60 miad ve 60 preterm olmak üzere 120 yenidoğan bebek alınmıştır. Gestasyon yaşı 27 ile 40 haftalar arasında olan, mekanik ventilatör desteği ve sedatif ilaç almayan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen bebekler çalışmaya alınmıştır. Çalışma kesitsel betimleyici tipte bir araştırma olup, Araştırmanın verileri Haziran 2012-Mayıs 2013 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmada veriler; anket formu ve Yenidoğan Pozisyon Değerlendirme Aracı (YPDA) kullanılarak toplanmıştır. Bebekler 2. gözlemci tarafından bakım öncesinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan yenidoğanların %52.3 ü kız ve %82.9 u sezeryan doğum ile doğmuştur. Preterm bebeklerin gestasyon yaş ortalaması 32.35±3.91, miad bebeklerin gestasyon yaş ortalaması 38.65±1.51 dir. YPDA puan ortalamaları incelendiğinde primer gözlemci için preterm bebeklerde 7.75, miad bebeklerde 8.90, yardımcı gözlemci için ise preterm bebeklerde 7.71, miad bebeklerde 8.92 olarak belirlenmiştir. Sonuç: YPDA puan ortalamaları incelendiğinde, preterm bebeklerin puan ortalamaları 8 den düşük olduğu için pozisyonunun desteklenmesi, çevrelemeye ihtiyaç duyduğu, fleksiyon postürünün teşvik edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, pozisyon, pozisyon gereksinimi, prematüre bebek, pozisyon verme

2 P02- YENİDOĞAN KONFOR DAVRANIŞ ÖLÇEĞİ TÜRKÇE FORMU GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI Ayşe KAHRAMAN 1, Zümrüt BAŞBAKKAL 1, Mehmet YALAZ 2 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Amaç: Konfor bireyin gereksinimleri ile ilgili yardım, huzur sağlama ve sorunların üstesinden gelebilmeye ilişkin fiziksel, psikolojik, sosyal ve çevresel bütünlük içerisinde kompleks yapıya sahip beklenen bir sonuç olarak tanımlamaktadır. Bu çalışma, Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği nin Türkçe formu geçerlik ve güvenirliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırmada veriler, Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeğinin ve literatür ışığında araştırmacılar tarafından hazırlanmış olan Bebeği Tanıtıcı Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Yenidoğanlar gestasyon yaşılarına göre hafta (Grup 1), hafta (Grup 2), hafta (Grup 3) ve hafta (Grup 4) olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Her gruba 15 bebek alınmıştır. Bebekler bakım öncesi ve sonrası konfor düzeyleri açısından 2 gözlemci tarafından değerlendirilmiştir. Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği bebeğin konforunu değerlendirmeyi sağlayan uyanıklık, sakinlik/ajitasyon, respiratuar cevap, ağlama, beden haraketleri, yüz gerginliği ve kas tonüsünü gibi alt parametreleri ve hemşirelerin bebeğin ağrı ve distresini değerlendirmesi amacıyla Sayısal Değerlendirme Ölçeklerini içeren bir değerlendirme aracıdır. Mekanik ventilatöre bağlı olan hastalarda respiratuar yanıt puanlanmış, spontan soluyan hastalarda ise ağlama puanlanmıştır. Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeğinden alınabilecek en düşük puanın 6, en yüksek puanın ise 30 olduğu belirtilmiştir. Yüksek skorlar bebeğin konforsuz olduğunu ve konfor sağlayacak girişimlere gereksinim duyduğunu göstermektedir. Ayrıca Sayısal Değerlendirme Ölçeklerinden 4-6 puan almak orta derecede, 7-10 puan almak ise ciddi derecede ağrı ve distresi göstermektedir. İçerik geçerliliğine yönelik Kendall W analizi, güvenirliğine yönelik olarak Pearson Momentler çarpımı korelasyon analizi, Cronbach Alfa katsayısı, Ağırlıklandırılmış Kappa analizi, sınıf içi korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Bebeklerin %70 i kız ve %78.3 ü sezeryan ile doğmuştur. Ölçeğin iç geçerliğine yönelik uzman görüşleri arasında uyum olduğu belirlenmiştir (Kendall's W =.465). Ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı, işlem öncesi primer gözlemci için 0.85, yardımcı gözlemci için 0.82

3 olarak bulunmuştur ve bu değerler ölçeğin iyi derecede güvenilir olduğunu göstermektedir. İşlem sonrası ise primer gözlemci için 0.92, yardımcı gözlemci için 0.85 olarak bulunmuştur. Ağırlıklandırılmış Kappa değerleri incelendiğinde her madde için primer gözlemci ve yardımcı gözlemci arasında uyumun iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Madde toplam puan korelasyonları incelendiğinde, 1. gözlemci için madde toplam korelasyonları , 2.gözlemci için madde toplam korelasyonları 0.557, arasındadır. 2. Gözlemci arasındadır. Toplam puan, ağrı tahmini ve distres tahmininde primer gözlemci ve yardımcı gözlemci arasında uyum sınıf içi korelasyon katsayısı ile irdelenmiştir. Bakım öncesi toplam puan için sınıf içi korelasyon katsayısı: ICC=.96, p<0.000, ağrı tahmini için sınıf içi korelasyon katsayısı: ICC=.85, p<0.000, distres tahmini için sınıf içi korelasyon katsayısı ICC=.89, p<0.000 belirlenmiştir. Bakım sonrası toplam puan için sınıf içi korelasyon katsayısı: ICC=.87, p<0.000, ağrı tahmini için sınıf içi korelasyon katsayısı: ICC=.95, p<0.000, distres tahmini için sınıf içi korelasyon katsayısı ICC=.96, p<0.000 belirlenmiştir. Sınıf içi koralasyon analizi sonucu gözlemciler arasında uyumun anlamlı olduğu saptanmıştır. Sonuç: Geçerlik ve güvenirliğe yönelik olarak yapılan istatistikler doğrultusunda Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği Türkçe Formu geçerli ve güvenilir bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, prematüre, konfor, geçerlik, güvenirlik. P03 - BASİT BİR SORU İLE HASTA VE HASTA YAKINLARININ BAKIM İHTİYAÇLARINI SAPTAYABİLME/KARŞILAYABİLME DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Figen YARDIMCI 1, Zümrüt BAŞBAKKAL 2, Nurdan AKÇAY DİDİŞEN 1, Gülçin ÖZALP GERÇEKER 1, Dilek ZENGİN 1, Elif BİLSİN 1, Şeyda BİNAY 1, Hamide NUR ÇEVİK 1 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği ABD. Amaç: Hasta ve hasta yakınlarına bakım hizmeti verebilmek için bireye ulaşmamız, bireye değer vermemiz, bireyi anlamaya çalışmamız, onunla ilgilenmemiz ve onun farkına varmamız önemlidir. Hemşirenin bakım verdiği bireye ulaşmasını sağlayan araç, iletişim bilgi ve

4 becerisidir. İletişimde bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde temel ihtiyaçlarını karşılamak ve sağlıkları ile ilişkili sorunlarla baş edebilmelerine yardımcı olmak amacıyla birtakım faaliyetler yapılmakta, gösterilen tepkiler değerlendirilerek geri bildirimler verilmektedir. Profesyonel hemşirelik eğitiminde iletişim, danışmanlık, kritik düşünme gibi özellikleri gelişmiş hemşireler yetiştirmek öncelikli hedefler arasındadır. Ülkemizde hemşirelik okullarında bazı ders ve uygulamalarla hemşirelik öğrencilerinin bu hedefleri gerçekleştirmesi amaçlanmaktadır. Amaç: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Kliniklerinde staja çıkan intörn hemşirelik öğrencilerinin kliniklerde yatmakta olan hasta ve hasta yakınlarının bakım ihtiyaçlarını saptayabilme becerisi ve bu ihtiyaçları karşılayabilme durumlarının değerlendirilmesidir. Yöntem: Araştırmanın evrenini İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Kliniklerinde yatmakta olan 6-19 yaş arası çocuk hastalar ve aileleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise 116 hasta çocuk ve 198 ebeveyn/hasta yakını oluşturmuştur. Veriler araştırmacılar tarafından, nitel araştırma yöntemlerinden yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden çocuk ve ailelere sosyodemografik bilgileri içeren anket formu uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya 116 çocuk, 198 ebeveyn dahil edilmiştir. Çocukların yaş ortalaması 11.3±3.5 (min:6, max:19) olup, %54.3'ü erkek, %69.8'i ilköğretime devam etmekte olup, %34.5'i hematoloji-onkoloji servisinde tedavi görmekte, 44.7±93.6 (min:1, max:384) gün boyunca hastanede yatmakta olup, %62.9'u daha önce hastaneye yatmıştır. Ebeveynlerin yaş ortalaması 34.6±6.9 (min:19, max:65) olup,%96.5'i annedir, %69.7'si ev hanımı olup, %42.4'ü ilkokul mezunudur, ortalama 2.0±1.0 (min:1, max:5) çocuk sahibidir. İntörn hemşirelerin gereksinimlerini belirlemeye yönelik sordukları soruya çocuk ve ebeveynlerin verdikleri cevaplar kategorilendirilmiştir. Çocukların verdikleri cevaplar tıbbi, oyun, iletişim, konforihtiyaç gereksinimi temalarına ayrılmıştır. Çocukların %29.3'ü (n:34) herhangi bir gereksinimi olmadığını belirtmiş olup; %27.6'sı tıbbi, %11.2'si oyun, %6.9'u iletişim ve %25'i konfor-ihtiyaçla ilgili isteklerde bulunmuşlardır. Tıbbi gereksinim teması ağrı (%18.8), tedavi (%71.9) ve girişim (%9.3) kategorilerine ayrılmış; konfor-ihtiyaç teması sosyal (%48.4) ve fiziksel (%51.6) ihtiyaç kategorilerine ayrılmıştır. Ebeveynlerin verdikleri cevaplar ise sosyal, bakım, oyun, tıbbi ve hastaneye ilişkin gereksinimler temalarına ayrılmıştır. Ebeveynlerin %26.3'ü (n:52) herhangi bir gereksinimi olmadığını belirtmiş olup; %23.2'si tıbbi, %20.2'si hastaneye ilişkin, %14.6'sı sosyal, %14.6'sı bakım, %1'i oyunla ilgili isteklerde bulunmuşlardır. Sosyal gereksinim teması mutluluk (%31.0) ve ilgi (%69.0) kategorilerine, bakım gereksinimi teması destek (%58.1) ve eğitim-bilgi ihtiyacı (%41.9) kategorilerine

5 ayrılmıştır. Sonuç: Çalışma sonucunda ebeveyn ve çocukların en çok tıbbi konular hakkında gereksinimleri olduğu saptanmıştır. Hastalık sürecinde hasta ve ailelerinin bütüncül yaklaşım ile gereksinimlerinin karşılanması önemlidir. Bu amaçla intörn hemşirelerin tedavi odaklı yaklaşımlarının değiştirilmesi, bakım ve hasta gereksinimlerine duyarlılıkları artırılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bakım gereksinim, çocuk ve ebeveyn P04 - SINIRLAR ARASINDA KAYBOLAN ÇOCUKLAR Hamide Nur ÇEVİK 1, Selmin ŞENOL 1, Zümrüt BAŞBAKKAL 1 1 E.Ü.Hemşirelik Fakültesi Amaç: Bu olgu sunumu; Suriye den Türkiye (İzmir e)ye göç eden bir ailenin Relokasyon/ Taşınma Stresi Sendromu na bağlı olarak yaşadığı yaşam güçlüklerinin hemşirelik tanıları kapsamında ele alınarak incelenmesi ve çocukların yaşam kalitesini artıracak bakım gereksinimlerinin saptanması/bakımın uygulanmasına örnek olması amacıyla planlanmıştır. Ülkemizde sanayileşme ve tarımda makineleşme sürecinden kaynaklanan sosyo-ekonomik yapıdaki önemli gelişmeler 1950 lerden itibaren iç göçe ve 1960 yılının ortalarından itibaren de dış göçe neden olmuştur. Hangi nedenle olursa olsun göç süreci insanlar ve toplumlar üzerinde fiziksel, duygusal, zihinsel yönüyle derin izler bırakan toplumsal bir olaydır. Zorunlu göç sonrasında toplumlarda ağır travmalar yaşanabilmektedir. Bu travmalardan en çok etkilenen çoğunluk ise en savunmasız grup olan çocuklardır. Göçmenlerin çoğunluğu ekonomik olarak yoksulluk sınırının altında hayatlarını sürdürmektedir. Göç eden aileler işsizlik, yiyecek-içecek, barınak sıkıntısı gibi problemler yaşanmakta ve bu etkenlere bağlı sağlık sorunları ile baş başa kalmaktadırlar. Sağlık sorunlarına maruz kalan ilk grup çocuklar olup, yaşam mücadelesinde pek çok riske hedef olmaktadırlar. Aslında bu maruziyet tüm aile bireylerini kapsamaktadır. Ancak aile üyelerinin de göç riskleriyle baş edebilme mücadelesi içinde olması, gücün etkin kullanımının önüne geçmektedir. Anne babalar göç sürecindeki Relokasyon/ Taşınma Stresi Sendromu nu yaşarken çocukların korunup desteklenmesinde yetersiz kalmaktadırlar. Örnek bir olgu incelemesi yapılmıştır. Olgu Sunumu: Suriye iç savaşından sonra zorunlu göçe maruz kalarak Türkiye ye gelmek zorunda kalan A.S Ailesi anne, baba ve 7 çocuktan oluşmaktadır yılının Mart ayında

6 İzmir e yerleşen aile, yaklaşık 2 aydır bir gece kondu mahallesindeki 2 odalı, ahşap bir evde yaşamlarını sürdürmektedir. Aile fiziksel ve çevresel olarak sağlıklı ve hijyenik olmayan koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Yaşanılan evde şehir suyu yoktur ve tuvalet ev dışında yer almaktadır. Aile taşıdığı su bidonları ile evin su ihtiyaçlarını gidermekte ve tuvalet- banyo ihtiyaçlarını karşılamada zorluk çekmektedir. Anne F.S, Türkçe okumayazması olmayan, 35 yaşında bir ev hanımıdır. Baba A.S. ise 40 yaşında, ilkokul mezunu, Türkçeyi konuşabilen ancak yazı dili yeterli düzeyde olmadığı için fabrikada geçici işçi olarak çalışmaktadır. Ailenin ilk iki çocuğu (17 ve 15 yaş) evli oldukları için ülkelerinde kalmışlar diğer çocuklar aileyle birlikte gelmiştir. Üçüncü çocuk 13 yaşında ve babasıyla birlikte fabrikada çalışmaya başlamıştır. F.S.(erkek) 9 yaşındaki dördüncü çocuktur ve 18 kg ağırlığında, 110 cm uzunluğunda olup %5 persantil değerinin altındadır. M.S. 13 aylık erkek çocuk ise 6 kg ağırlığında, 67 cm boyunda olup %3 persantil değerinin altındadır. Göç gerçeğinin mikro düzeydeki örneği olan bu olguda, çocukların ve aile üyelerinin bakım gereksinimleri, hemşirelik tanıları üzerinden yapılarak, sağlığın desteklenmesinde önemli bir katkı sağladığı görülmüştür. Çocuk sağlığı hemşireleri, göç sürecinde risk altındaki çocukların ve aile üyelerinin bakımında, güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedirler. Bu rolün multidisipliner uygulamalarda daha etkin ve yaygın bir şekilde kullanılmasının, göç sürecindeki çocukların yaşam kalitesine katkıda bulunacağı düşülmektedir. Anahtar Kelimeler: Göç, göçün etkileri, çocuk, relokasyon, hemşirelik bakımı P05- OLGU SUNUMU: SMİTH LEMLİ OPİTZ SENDROMU OLAN BEBEĞİN HEMŞİRELİK YÖNETİMİ Dilek ZENGİN 1, Figen YARDIMCI 1, Nurdan AKÇAY DİDİŞEN 1 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Amaç: Smith Lemli Opitz Sendromu (SLOS); ilk kez 1964 yılında Smith ve arkadaşları tarafından tanımlanan prenatal ve postnatal gelişme geriliği, orta-ağır derecede mental gerilik, mikrosefali, dismorfik yüz bulguları, yarık damak, bifid uvula, postaksiyel polidaktili, konjenital kalp hastalıkları, ürogenital anomaliler ve 2. ve 3. ayak parmakları arasında sindaktili ile tanı nan otozomal resesif geçişli doğumsal metabolizma hastalığıdır. Sıklığı 1/ / arasında değişmektedir ve erkeklerde kızlara göre daha sıktır. SLOS, prenatal ve perinatal ölümlere neden olabildiği gibi, postnatal dönemde izole mental gerilik

7 veya tek başına davranış sorunları ile de karşımıza çıkabilir. Klinik bulguların değişken olması nedeniyle SLOS vakalarının bir bölümüne tanı konulamamaktadır. Olgu Sunumu: Heterezigot mutasyonlu gen taşıyıcı 28 yaşındaki anneden sezeryan doğum ile 35. haftada 1730 gr ağırlığı ve 39 cm boyunda Smith Lemli Opitz Sendrom ile dünyaya getirdiği erkek bebekte disformik yüz bulgularının yanısıra yutma güçlüğü, iştahsızlık, distansiyon bulguları ile dış merkezde takibi yapılan olgunun yaşamanın ilk bir ayında ASD ve VSD bulguları kontrol altına alınmıştır. İleri tetik ve tedavi için üniversite hastanesine sevki gerçekleştirilmiştir. 5 aylık olgunun yapılan fizik muayenesinde ön fontenelinin 1X1,5 cm boyutunda, arka fontenelinin kapalı olduğu, baş muayenesinde mikrosefali bulgusunun yanı sıra kilosunun 4,6 kg (< 3P), boyunun 55 cm (<3P) ve baş çevresinin 36 cm (<3P) olduğu ve disformik yüz bulgusunun mevcut olduğu, emme yutma refleksinin olmadığı, deri turgorunda azalmanın olduğu, izlemin yapıldığı gün son 24 satte 7 kez dışkılmanın ve dışkı kıvamının yumuşak sulu olduğu, huzursuzluk, distansiyon şikayeti ile uyku problemeninin ve üregenital sisitem muayenesinde hipospadiasın olduğu saptanmıştır. 10 gündür serviste takip edilen ve bu süre içersinde anne sütü ile beslenmediği gastrostomi yolu ile 2 saatte bir 70 cc protein ağırlıklı mama ile beslenen olgunun hemşirelik bakım yönetimi bu bilgiler ışığında sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Smith lemli opitz sendrom, hemşirelik bakımı P06- OLGU SUNUMU; AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ TANILI BİR ÇOCUĞUN HEMŞİRELİK BAKIMI Figen YARDIMCI 1, Gülçin ÖZALP GERÇEKER 1, Seda ARDAHAN 1, Emine GÖKÇE 2, Rüçhan YÖNEY 2, Gülay KIZILIRMAK 2, Nuray AYDOĞMUŞ 2 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Amaç: Lösemi; kan kanseri şeklinde de tanımlanan, kemik iliğinde olgunlaşmamış beyaz kan hücrelerinin anormal bir hızda artışı, bu hücrelerin kana ve tüm dokulara dağılması sonucu ortaya çıkan malign bir hastalıktır. Çocukluk çağı kanserlerinin %25-30 unu lösemiler oluştururken; bunların da %75-80 ini ALL oluşturur. Yıllık insidans Türkiye de 1.5/ olarak belirtilmektedir. En sık 1-4 yaşlarında görülüp, kız erkek oranı 1/ tür. Bu çalışmanın amacı, ALL tanısı almış bir olgunun hastaneye yatışından itibaren ortaya çıkan

8 semptomların ve alınan kemoterapi tedavisine bağlı oluşan komplikasyonların yönetimine ilişkin hemşirelik bakımlarını ortaya koymaktır. Olgu Sunumu: Obezite ve hipertansiyon nedeniyle Endokrinoloji tarafından, VezikoüreteralReflü operasyonu geçirmesi nedeniyle de Nefroloji tarafından takip edilen 13 yaşındaki erkek olgu, hastaneye yatışından önceki son iki ayda geçmeyen öksürük şikayeti ile hastaneye başvurmuştur. Yapılan tetkiklerinde Hb: 9gr/dL çıkması üzerine yatışı yapılmış ve Kemik İliği Aspirasyonu nda %61 çıkan blast oranı sonucu tanı konulmuştur. Pediatrik Hematoloji Servisi nde 10 aydır izlenen olgu, Protokol 2kemoterapi kürünü almaktadır. Olguya Aktivite İntoleransı, Beslenmede Dengesizlik: Gereksinimden Az Beslenme, Enfeksiyon Riski, Fiziksel Mobilitede Bozulma, Deri Bütünlüğünde Bozulma Riski, Sıvı Volüm Dengesizliği, Uyku Örüntüsünde Rahatsızlık hemşirelik tanılarına yönelik girişimlerde bulunulmaktadır. Sonuç/Öneriler: Kanser tedavisi sırasında hem hastalığa hem de tedavi amaçlı verilen kemoterapi ilaçlarına bağlı olarak ortaya çıkan komplikasyonların etkili bir şekilde yönetilmesi ile çocuğun normal yaşamına dönüşü kolaylaşacaktır. Bu süreç hızlandırılarak çocuğun hastalığını kabul etmesi ve tedavi sürecine uyumu daha erken dönemde sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Lösemi, Hemşirelik Bakımı P07- BETA TALASEMİ MAJÖR: KÖK HÜCRE NAKİL SÜRECİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI Nurdan AKÇAY DİDİŞEN 1, Aylin YÜKSEL 1, Dilek ZENGİN 1, Hamide Nur ÇEVİK 1, Buket ERER DEL CASTELLO 2 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Amaç: Talasemi, globin zincir yapımındaki defektten kaynaklanan, kronik hemotolojik anemi ile karakterize genetik geçişli bir hastalıktır. Talasemi α, β olarak tanımlanan hemoglobin zincirinin veya zincirlerinin az sayıda veya hiç yapılamaması ile oluşur. Talasemi dünyada en sık görülen tek gen bozukluğudur. Talasemi ilk defa 1925 de hayatlarının ilk yıllarinda derin anemi ve splenomegali gelişen bebekleri tanımlayan pediatrist Thomas Cooley tarafından tarif edilmiştir. Daha sonra benzer vakaların görülmesi üzerine bu herediter hemolitik anemiye Van Jaksch anemisi, splenik anemi, eritroblastozis, Akdeniz anemisi adları verilmiştir da George Whipple ve Lesley Bradford inceledikleri vakaların Akdeniz civarı

9 ülkelerden geldiğini saptadıkları hastalığa Yunanca deniz den gelen thalassemia adını vermişlerdir. Daha sonra bu hastalığın yalnız Akdeniz ülkeleri toplumlarında olmadığı diğer toplumlarda da bulunduğu tespit edilmiştir. Talasemide doku hipoksisini önlemek için yeterli hemoglobin düzeyini sürdürmeye yönelik destekleyici tedaviler uygulanır. Transfüzyon tedavisiyle amaçlanan ineffektif eritropoezi baskılayarak, kemik deformasyonunu önlemek ve büyüme gelişmenin sürekliliğini sağlamaktır. Dünyada en yaygın tek gen hastalığı olan ve ülkemiz dahil olmak üzere Akdeniz ülkelerinin önemli bir halk sağlığı problemini oluşturan talasemi majörün günümüzde kesin tedavi yöntemini Kök Hücre Transplantasyonu oluşturmaktadır. Kök Hücre Transplantasyonu (KHT) günümüzde malign ve malign olmayan pek çok hastalığın tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Konjenital veya edinsel pek çok hematolojik ve immunolojik hastalığın tedavisinde de KHT uygulanmaktadır. 3 uygulama şekli vardır: Allojenik, otolog ve sinjenik KHT. Kök hücre kaynağı olarak da kemik iliği (KİT) yanında periferik kök hücre, kordon kanı kök hücrelerinden yararlanılmaktadır. Talasemili hastalarda başarılı ilk transplantasyon 1981 yılında Thomas ve arkadaşları tarafından hiç transfüzyon almamış 14 aylık bir erkek hastaya tam uyumlu kız kardeşinden yapılmıştır. İlk transplantasyondan iki hafta sonra İtalya nın Pesaro kentinde 14 yaşında ve 150 kez transfüzyon almış bir hastaya yapılan kemik iliği transplantasyonu ise graft rejeksiyonu ve talasemiye dönüş ile sonuçlanmıştır. Bu aşamada çalışmamızda hastanemizde takip edilen ve Beta Talasemi Majör tanısı ile izlenmekte olan hastanın kız kardeşinden uygun donör bulunarak yapılmış olan kök hücre transplantasyonu ve hemşirelik bakımı bildiride sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Beta Talesemi Majör, kök hücre transplantasyonu, hemşirelik bakımı P08- KML (KRONİK MYELOSİTİK LÖSEMİ): KÖK HÜCRE NAKİL SÜRECİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI Nurdan AKÇAY DİDİŞEN 1, Aylin YÜKSEL 1, Hamide Nur ÇEVİK 1, Dilek ZENGİN 1, Buket ERER DEL CASTELLO 2 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Amaç: Kronik myeloid lösemi (KML) anormal hemopoetik kök hücreden kaynaklanıp miyeloid, eritroid, monositer, megakaryositer serileri etkileyen klonal myeloproliferatif bir hastalıktır. KML, batı ülkelerinde tüm lösemilerin %20 sini oluşturur. KML vakaların %3 ü

10 çocukluk çağında görülür. Primitif pluripotent kök hücrenin klonal bir hastalığıdır. Kemik iliğinde aşırı miyeloid hiperplazi, çevre kanında olgun miyeloid hücrelerden oluşan yüksek lökosit sayısı (bazofili ile birlikte) ve splenomegali ile karakterizedir. TKİ(Tirozin Kinaz İnhibitörleri) tedavisine dirençli hastalarda HLA uygun kardeş vericisi olanlarda allojenik kök hücre nakli yapılır. Özellikle genç, yüksek riskli hastalığı bulunan, aynı cinsiyetten tam HLA uyumlu kardeş vericisi bulunan KML hastalarında allojeneik kök hücre transplantasyonu önemli bir tedavi seçeneğidir. Bugün için KML de kür potansiyeli olan tek tedavinin allojeneik kemik iliği transplantasyonu olması fakat uygun donör yetersizliği nedeniyle çok az sayıda kişiye uygulanabilmesi, transplantasyon için uygun donörü olmayan hastalarda uygulanan interferon- α tedavisine rezistans veya intolerans gelişebilmesi gibi durumlar KML de tedavi seçeneklerini kısıtlamaktadır. Kök Hücre Nakli multidisipliner bir tedavi yöntemidir. Kendi içerisinde onkoloji, yoğun bakım, pediatri ve psikiyatri hemşireliğini içeren alanlarda uzmanlaşmayı ve yoğun bakım becerileri gerektirmektedir. Bu aşamada çalışmamızda hastanemizde takip edilen ve KML tanısı ile izlenmekte olan hastanın anneden uygun dönör bulunarak yapılmış olan kök hücre transplantasyonu ve hemşirelik bakımı bildiride paylaşılması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Kronik Myelositik Lösemi, Kök Hücre Transplantasyonu, Hemşirelik Bakımı P09 - YENİDOĞAN VE ÇOCUK HAKLARINI SAVUNABİLİYOR MUYUZ? Selmin ŞENOL 1, Özlem DEMİREL BOZKURT 1, Hamide Nur ÇEVİK 1 1 E. Ü. Hemşirelik Fakültesi Amaç: Bu çalışmada, yenidoğan ve çocuk hakları kapsamında, yenidoğanların ve çocukların yaşam haklarını bireysel, toplumsal, hukuksal ve mesleki (çocuk sağlığı hemşireliği) boyutunda savunuculuğunu ne kadar yaşama geçirebildiğimizin irdelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, 20 Kasım 1989 Çocuk Hakları Deklerasyonu maddeleri ile Eylül 2001 tarihinde 5. Dünya Perinatal Tıp Kongresi kapsamında Barselona Deklarasyonu Yenidoğan Hakları maddelerinin getirmiş olduğu yaptırımlar üzerinden, bugün ülkemizdeki yenidoğan/çocuk yaşam tablosunun irdelenmesi yapılmaktadır. Yenidoğan Hakları Bildirgesi 1.İnsan hakları evrensel bildirisi yaşamın tüm evrelerini içerir. Tüm insanlar hür doğarlar, eşittirler ve aynı haklara sahiptirler. 2.Kız veya erkek, bir insan olarak yenidoğanın özlük hakkı her değerin üzerindedir. Yenidoğanlar, Çocuk Hakları

11 Sözleşmesi doğrultusunda korunmalıdırlar. 3.Her yenidoğanın yaşama hakkı vardır. Bu hakka tüm insanlar ve hükümetler tarafından ırk, cinsiyet, ekonomik, coğrafya özellikleri, doğum yeri, din veya başka nedenlerle ayrım yapılmaksızın saygı duymalıdır. Yönetimler çocuklar arası ayrımı önleyici tedbirleri almalıdırlar. 4.Her yenidoğan kültürel, politik veya dini nedenlerle yaşamının riske edilmemesi hakkına sahiptir. Hiç kimse kısa veya uzun dönemde yenidoğanın sağlığını risk altına sokacak, fiziksel bütünlüğünü bozacak bir işlemi yapma hakkına sahip değildir. Hiçbir koşulda zarar verme kabul edilemez. 5.Her yenidoğanın doğru kimlik, aile ve uyruğa sahip olma hakkı vardır. Devlet yaşamın tüm evrelerinde insana eşit şekilde bu hakkı garanti etmelidir. 6.Her yenidoğan hayatının geri kalan kısmında kendisine optimal fiziksel, ruhsal, dinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini sağlayacak sağlık hizmetini, duygusal ve sosyal bakımı alma hakkına sahiptir. Toplum onun tüm ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumludur. Ekonomik ve sosyal sınıf gözetilmeksizin ayrımcılığın tüm şekillerinin karşısında durulmalı, bakımda adil olunmalıdır. 7.Her yenidoğan büyümesini sağlayacak doğru beslenme hakkına sahiptir. Annenin emzirmesi teşvik edilmeli ve destek olunmalıdır. Annenin emzirmesi kişisel, fiziksel veya psikolojik nedenlerle olası değil ise doğru suni beslenme sağlanmalıdır. 8.Her yenidoğan doğru tıbbi bakım alma hakkına sahiptir. Çocuklar en sağlıklı şekilde yaşama, tıbbi, iyileştirici ve önleyici hizmetlerden yararlanma hakkına sahiptirler. Devlet, çocuk sağlığını tehdit eden geleneksel uygulamaları önlemelidir. Hükümetler doğum öncesi ve sonrası bakımdan sorumludur. 9.Gebe kadın yaşamla bağdaşmayan anomalili bir fetüs taşıyorsa yaşadığı ülkenin kanunları çerçevesinde gebeliğe devam etme veya gebeliği sonlandırma hakkına sahiptir. Fetus doğduğunda yenidoğana gereksiz tedavi yöntemleri uygulanmamalıdır. 10.İmmatüritesi en düşük viyabilite sınırının altında olan yenidoğanı hayatta tutabilmek için çaba gösterilmemelidir. 11.Her yenidoğan ülkenin mevcut sosyal koruma ve güvenlik haklarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu haklar sağlık konusunda olduğu gibi hukuk alanında da söz konusudur. 12.Yenidoğan ebeveyninin isteği olmadan onlardan ayrılmamalıdır. 13.Evlat edinme durumunda, evlat edinilen yenidoğan en iyi şartlara sahip olmalıdır. Evlat edinme hakkının getirdiği tüm hukuksal garantiler uygulanmalıdır. Hiçbir koşulda organ satışı kabul edilmemelidir. 14.Silahlı çatışma olan ülkelerde tüm yenidoğanlar ve gebe kadınlar korunma hakkına sahiptirler. Bu koşullarda annenin emzirmesi özendirilmeli ve korunmalıdır. Yenidoğan ve çocuklarımızın yaşam mücadelesinde yetişkinlerin inşa ettiği toplumsal dokuda, "bizler onların savunuculuğunda hangi noktadayız?" sorusunun tartışılmasınin yeni farkındalıklara, çok yönlü bakış açılarına ve girişimlere ışık tutacağı umudundayız. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, çocuk, haklar, yasalar, savunuculuk, hemşirelik

12 P10 - PEDİATRİK ONKOLOJİ HASTALARINDA KONSTİPASYON, DEĞERLENDİRME VE HEMŞİRELİK BAKIMI Betül YAVUZ 1, Nurdan AKÇAY DİDİŞEN 2, Deniz YİĞİT 1 1 Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Sağlık Yüksekokulu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği AD., 2 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Hemşireliği AD. Amaç: Konstipasyon normal defekasyon olayının yapılamayışı veya yetersiz oluşu sonucu sert ve seyrek defekasyon durumudur. Kemoterapi sırasında ilaçların etkisiyle, kişilerin tedavi sırasında daha az aktif olmaları, daha az beslenmeleri nedeniyle konstipasyon oluşabilir. Kemoterapi alan çocuklarda konstipasyonun değerlendirilmesi konstipasyon nedeninin ve etkin yönetim stratejilerinin belirlenmesi için gereklidir. Konstipasyonu tanılamada, konstipasyona neden olan faktörleri belirleme ve etkili baş etme stratejilerini geliştirmede, hemşireler anahtar role sahiptir. Konstipasyonun değerlendirilmesine ilişkin literatür incelemesinde Woolery ve arkadaşları (2006) tarafından pediatrik onkoloji hastalarına uyarlanan Konstipasyon Değerlendirme Ölçeği (Constipation Assessment Scale) (CAS) nin geçerlik güvenirlik çalışması yapıldığı belirlenmiştir. Ülkemizde gerek sağlıklı gerekse pediatrik onkoloji hastası olan çocuklarda konstipasyonu değerlendirecek ölçeğe literatürde rastlanmamış olup pediatrik onkoloji hastalarına uyarlanan Konstipasyon Değerlendirme Ölçeği nin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada pediatrik onkoloji hastalarında oluşan konsitpasyonun değerlendirilmesi, hemşirelik tanıları, konstipasyonun önlenmesi için gerekli hemşirelik girişimleri ve uygulanan tedavi açıklanacaktır. Sonuç olarak; pediatrik onkoloji hastalarında konstipasyona ilişkin risk faktörlerinin kontrol altına alınabilmesinde; konstipasyonun sağlık profesyonelleri tarafından geçerli ve güvenilir ölçme araçları kullanılarak değerlendirildiği, kemoterapi alan çocuklara konstipasyona ilişkin uygun girişimleri içeren eğitimin verildiği randomize kontrollü çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, konstipasyon, onkoloji, hemşire, bakım

13 P11 - OLGU SUNUMU; AMBİGUOUS GENİTALİA, OMFALOSEL VE KONJENİTAL ADRENAL HİPERPLAZİSİ OLAN ÇOCUĞUN HEMŞİRELİK BAKIMI Şebnem ŞİRİN 1, Tuğba KESTEL 1, Elif BİLSİN 1, Şeyda BİNAY 1, Figen YARDIMCI 1, Zümrüt BAŞBAKKAL 1 1 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Amaç: Konjenital anomalili psikolojik, fizyolojik, tıbbi ve sosyal problemlere neden olan kompleks bir sağlık sorunudur. Konjenital anomalili çocuğa sahip olmak ebeveynlerde stres ve anksiyeteye neden olur. Ebeveynlerin yaşam kalitesini bozar ve bakım gereksinimini artırır. Bu dönemde hemşireler, konjenital anomaliye sahip olan ailelerin gereksinimlerini belirler, bu gereksinimlere yönelik hemşirelik bakımını planlar, bakımın sonuçlarını değerlendirir, ebeveynlere çocuğun hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verir ve stresli durum ile baş edebilmesine yardım eder. Bu çalışmanın amacı, ambiguous genitalia, omfalosel, konjenital adrenal hiperplazisi, beslenme bozukluğu ve ürogenital mantar enfeksiyonu olan çocuğun tedavi sürecinde ortaya çıkan problemleri ve yapılan hemşirelik girişimlerini hemşirelik süreci ile ortaya koymaktır. Olgu Sunumu: Natal Öyküsü: Ambiguous Genitalia, Omfalosel, Konjenital Adrenal Hiperplazi ve Beslenme Bozukluğu olan 5 aylık olgu, 39. gebelik haftasında gr, ve 48 cm uzunluğunda sezeryenla doğmuş. Doğumdan sonra yapılan ileri tetkiklerde çocuğun sağ böbreğinde hipertrofi olduğu ve sol böbreğinin olmadığı tespit edilmiştir. Ürogenital bölgede sağ tarafta labia majörler ve uterus normal büyüklükte, sol tarafta penis gözlenmiş, fakat scrotuma rastlanmamıştır. Şimdiki Sağlık Öyküsü: 08/05/2014 tarihinde huzursuzluk, şiddetli ağlama şikayetiyle E.Ü.T.F. çocuk acil servisine getirilmiştir. Yapılan tetkiklerde sodyum değerinin düşük olduğu, beslenme bozukluğu ve ürogenital sistemdeki mantar enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılmıştır. Yapılan antropometrik tanılamada kilosu: 5200 gr. (< %3 P); boyu: 56 cm (<%3 P); baş çevresi: 38,5 cm (<%3 P); göğüs çevresi: 38 cm olarak bulunmuştur. Yaşamsal bulguları; ateş: 36.6 C, nabız: 126/ dk bulunmuştur tarihinde idrar yolu enfeksiyonu olan hastaya antibiyotik tedavisi başlanmıştır. Beslenme bozukluğunu tedavi etmek için Nazogastrik tüp ile 8 60 cc ek beslenme, Dvit3 ve BioGaia

14 damla başlanmıştır. Sodyum değerini normal düzeye getirmek için günde bir defa mama ile birlikte NaCl başlanmıştır. Mantar tedavisi için de; ocerol pomad, oxid de zinc pomad, hametam pomad, canesten krem, isosol krem ve permanel ile silme başlanmıştır. Hastanın opere edilebilmesi için 10 kg ın üzerine çıkması beklenmektedir. Genel pediatri servisinde takip edilen hastanın hemşirelik bakımı kavram haritası şeklinde sunulacaktır. Hemşirelik süreci Ağrı, Elektrolit Dengesizliği, Beslenmede Dengesizlik: Gereksinimden Az Beslenme, Büyümede Gecikme, Deri Bütünlüğünde Bozulma, Aile İçi Süreçlerin Devamlılığında Bozulma, Anksiyete (Annede), Aspirasyon Riski, Enfeksiyon Riski, Enfeksiyon Bulaştırma Riski, Bilgi Eksiliği (Annede) tanılarına yönelik girişimlerde bulunularak, değerlendirilecektir. Hemşirelik bakımı ve etkin tedavi ile birlikte çocukta var olan enfeksiyon ve beslenme sorunları düzeltilerek çocuğun normal yaşantısına dönüşümü hızlandırılabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir. Anahtar Kelimeler: Ambiguous genitalia, omfalosel, konjenital adrenal hiperplazi, çocuk, hemşirelik bakımı P12- NİEMANN-PİCK TİP A TANISI İLE İZLENEN ÇOCUĞUN GORDON UN FONKSİYONEL SAĞLIK ÖRÜNTÜLERİ MODELİ KULLANILARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Beste ÖZGÜVEN ÖZTORNACI 1, Z. Bahire BOLIŞIK 2 1 İzmir Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü, 2 Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Amaç: Bu olgu sunumu, Niemann-Pick Tip A tanısı ile çocuk metabolizma servisinde izlenen hastanın Gordon un Fonksiyonel Sağlık Örüntüleri modeline göre bakım gereksinimlerinin belirlenmesi ve hemşirelik bakım planında sunulması amacıyla yapılmıştır. Niemann-Pick hastalığı (NPH), sfingomyelinaz enzim eksikliğine bağlı olarak vücudun çeşitli organlarında, özellikle retiküloendotelyal sistem ve santral sinir sisteminde, intraselüler sfingomyelin ve kolesterol birikimi ile karakterize, otozomal resesif geçişli, nadir görülen bir lizozomal lipid depo hastalığıdır. Genetik, klinik ve biyokimyasal heterojeniteye sahip hastalığın, başlama yaşı ve santral sinir sistemi tutulumuna göre, Tip A, B, C, D, E ve F olmak üzere altı alt tipi tanımlanmıştır. Tip A Akut nöronopatik form, Tip B Kronik visseral form, Tip C Kronik nöronopatik form daha iyi tanımlanmış formlardır. Tip A tüm hastaların

15 %85' ini oluşturur. Tanı çoğunlukla çocukluk döneminde rutin muayenelerde saptanan hepatosplenomegalinin etiyolojisinin araştırılması sırasında, sfingomyelinaz aktivitesinin tespiti ve Niemann-Pick hücrelerinin kemik iliği incelemesinde gösterilmesi ile konulur. Hastanın kliniği sfingomyelinin biriktiği organa göre farklılık gösterir. Niemann-Pick hastalığında sıklıkla nörolojik ve gastrointestinal sistem bulguları, büyüme-gelişme geriliği, göz bulgulan, solunum sistemi, cilt ve kardiyak bulgular görülür. Genellikle gözlenen patolojiye göre destekleyici özel tedavi gerekmektedir. Hipersplenizm ve masif splenomegali gelişmiş ise rüptür gelişme riskinden dolayı splenektomi gerçekleştirilebilir. Olgu Sunumu: 1 yaşındaki olgu, sezeryan doğum ile 3280 gram, 50 cm olarak sağlıklı doğmuş olup, doğumda ve sonrasında yenidoğan sarılığı dışında herhangi bir problem yaşanmamıştır. Ancak sarılığın 2,5 aylık olana kadar sürmesi üzerine uzamış sarılık şikâyeti ile ilçe devlet hastanesine başvurusu yapılmış, burada yapılan tetkikler sonucunda karaciğer ve dalak büyümesi saptanmış ve üniversite hastanesine sevk edilmiştir. Yapılan kemik iliği aspirasyonu ve enzim testleri sonucunda 4,5 aylıkken Niemann-Pick Tip B tanısı konulmuştur. Olgunun destekleyici tedavisine başlanmış, erken tanı konması ve hastalığın beyni etkilememesi nedeniyle hematopoetik kök hücre nakli planlanmış, kontrol tarihleri belirlenmiş ve taburcu edilmiştir. 10 aylık olana kadar takip ve tedavisi süren, büyüme ve gelişmede problem olmayan olguda ani başlayan solunum sıkıntısı nedeniyle hastaneye yatış gerçekleşmiş, yattığı gece hastanede aralıklı olarak sabah 8 e kadar süren konvülsiyonları olmuş ve sabah çekilen EEG de beyin hücrelerinin etkilendiği saptanmıştır. Sonrasında olgunun yutma refleksi kaybolmuş, ağızdan beslenememeye başlamış, solunum sıkıntısı artmış, hızlı kilo kaybı ve büyüme ve gelişmede durma/gerileme ortaya çıkmıştır. Tetkiklerde hastalığının beyni de etkilediği, tanının Niemann-Pick Tip A ya dönüştüğü ve kök hücre nakli şansının kalmadığı aileye bildirilmiştir. Olgunun hastaneye son yatışı tam bir yaşını doldurduğu gün gerçekleşmiş olup, ateş, halsizlik, kusma, batında distansiyon ve asit şikâyetleri ile çocuk acil servisine başvurmuş, metabolizma servisine yatışı yapılmıştır. Olgu Marjory Gordon tarafından geliştirilmiş olan bireylerin biyopsikososyal boyutta kapsamlı olarak ele alındığı hemşirelik bakım modeli ile değerlendirilmiştir. Fonksiyonel Sağlık Örüntüleri modeli olarak adlandırılan bu model, sistematik ve standardize edilmiş bilgi toplama yaklaşımını ve hemşirelik bakış açısıyla bilginin analiz edilmesini olanaklı kılmaktadır. Fonksiyonel Sağlık Örüntüleri Modeline göre, olguda en fazla sorun saptanan alanlar, Beslenme-Metabolik Durum, Aktivite-Egzersiz, Uyku-Dinlenme, Kendini Algılama, Bilişsel-Algısal, Rol-İlişki, Baş etme-stres Toleransı olup, hemşirelik bakımı bu alanlardaki bozuklukların düzeltilmesine yönelik planlanmış ve uygulanmıştır.

16 Anahtar Kelimeler: Niemann-Pick hastalığı, fonksiyonel sağlık örüntüleri modeli, hemşirelik bakımı, sfingomyelinaz enzim eksikliği, lizozomal lipid depo hastalığı P13 - FARKLI OKULLARDA OKUYAN LİSE ÖĞRENCİLERİNİN YEME TUTUM VE DAVRANIŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Esra TURAL BÜYÜK 1, Gamze DUMAN 1, 1 Omü Sağlık Yüksekokulu Amaç: Ülkemizde lise öğrencilerinin çocukluk dönemlerinden başlayan hatalı beslenme alışkanlıkları olduğu ve bu durumun sonraki dönemlerde ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği bilinmektedir. Günümüzde genç nüfusta, yeme bozukluklarının yanı sıra, tanı konulacak seviyeye ulaşmayan sağlıksız yeme davranışları görülebilmektedir. Son yıllarda yeme bozukluklarının yaygınlığı büyük oranda artmıştır. Bu nedenle sağlıksız yeme davranışlarını belirlemek, yeme bozuklukları oluşmadan önce müdahale etme ve önleme fırsatı sağlar. Bu araştırma, farklı okullarda okuyan lise öğrencilerinin yeme tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Yöntem: Araştırma tarihleri arasında bir ilçede bulunan İmam Hatip Lisesi, Anadolu Lisesi ve Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri arasında okulda olan ve araştırmayı kabul eden 174 kişi ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında lise öğrencilerinin sosyo-demografik özelliklerini tanımlamak ve yeme davranışlarını öğrenmeye yönelik Bilgi Formu ; yeme tutumu ve davranışlarını belirlemek için Yeme Tutumu Testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programında frekans, yüzdelik, ki kare ve t testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan 174 lise öğrencisinin yaş ortalaması 16.57±1.36, yeme tutum ölçeği puan ortalaması 16.35±8.31 ve yeme bozukluğu riski görülme oranı %8 bulunmuştur. Öğrencilerin %19.5 inin beden ağırlığının normalin altında, %73 ünün normal ve %7.5 inin beden ağırlığının ise normalin üzerinde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Katılımcıların %51.1 i beden ağırlıklarını normal bulduklarını, %27.6 sı kendilerini kilolu bulduklarını ve %21.3 ü de kendilerini zayıf bulduklarını belirtmiştir. Lise öğrencilerinin %52.9 u beden ağırlığıyla ilgili hiçbir şey yapmadığını, %34.5 i kilo vermeye çalıştığını ve %12.6 sı da kilo almaya çalıştığını belirtmiştir. Öğrencilerin yeme bozukluğu riski ve BKİ leri arasındaki ilişkiye bakıldığında, zayıf olanların %8.8 inin yeme bozukluğu açısından risk taşıdığı, normal olanların %6.3 ü ve normalden fazla olanların ise %23.1 inin yeme bozukluğu açısından risk

17 taşıdığı görülmüştür. Öğrencilerin yeme bozukluğu riski ve beden ağırlıklarıyla ilgili yaptıkları arasındaki ilişkiye bakıldığında, kilo almaya çalışanlar yeme bozukluğu riski taşımazken hiçbir şey yapmıyorum diyenlerde yeme bozukluğu riski %5.4, kilo vermeye çalışanlarda ise %15.0 olarak saptanmıştır. Son bir yıl içinde kilo vermeye çalışanlarda ise yeme bozukluğu riski %12.7 iken, bu oran son bir yılda kilo vermeye çalışmayanlarda %5.9 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin BKİ leri ve yeme bozukluğu davranışı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0.005). Öğrencilerin beden ağırlıklarıyla ilgili düşünce durumları ve yeme bozukluğu davranışı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0.005). Kız öğrencilerin(%10.6) erkek öğrencilere göre(%3.3) daha fazla yeme bozukluğu davranışı gösterdiği, Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin(% 12.7) İmam Hatip Lisesi(%3.5) ve Anadolu Lisesi(%5.3) öğrencilerine göre daha fazla yeme bozukluğu davranışı gösterdiği görülmüş olup bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır(p>0.005). Bu oranın Sağlık Meslek Lisesinde yüksek olması orada okuyan kız öğrenci sayısının daha fazla olmasından ve sağlık bilgisi alan öğrencilerin zayıf olma konusunda daha fazla duyarlı olabileceklerinden kaynaklandığını düşündürmektedir. Sonuç: Araştırmanın sonucunda risk altında olan öğrencilerin erken müdahale için elde edilen bulgular doğrultusunda ilgili birimlere yönlendirilmesi, beslenmeyle ilgili eğitim programlarının düzenlenmesi ve ailelere gerekli eğitimin verilmesi önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Lise öğrencileri, beslenme, yeme davranışları, yeme tutumu, yeme bozukluğu P14 - DEVLET VE ÖZEL HASTANEDEKİ HEMŞİRELERİN AİLE MERKEZLİ BAKIMA İLİŞKİN TUTUM VE DAVRANIŞLARI Şadiye DUR 1, Duygu GÖZEN 1, Muzaffer BİLGİ 2, 1 İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi, 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Amaç: Aile merkezli bakım yaklaşımı, çocuğunu hastane ortamında kendini güvende hissetmesini sağlamanın yanı sıra çocuk ve ailenin buradaki uygulamalardan olumsuz etkilenmesini en aza indirmede de yararlı olmaktadır. Bu düşünce doğrultusunda araştırma özel ve devlet hastanelerinde çalışan hemşirelerin ebeveynlerin çocuklarının bakım

18 uygulamalarına katılmalarına ilişkin tutumlarını karşılaştırmak amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı nitelikte olan araştırmanın evrenini, 1 Mayıs- 30 Haziran 2013 tarihleri arasında İstanbul il merkezinde bulunan iki devlet hastanesi ve bir özel hastanenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniklerinde çalışan 70 hemşire oluşturmuştur. Çalışmada örneklem seçim yöntemine gidilmemiş, bu tarihler arasında hastanelerde ulaşılan ve araştırmaya katılmayı gönüllü kabul eden tüm hemşireler araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Hemşire Tanıtım Formu ve Ebeveyn Katılım Tutum Ölçeği (PPAS) olmak üzere iki adet form kullanılmıştır. Ölçek, ilk kez Seidl ve Pillitteri (1967) tarafından geliştirilmiş, Gill tarafından 1985 ve 1990 yıllarında revize edilmiştir. Ölçeğin Türkiye'de geçerlilik ve güvenirliği Saime (Özbodur) Yıldırım (2008) tarafından yapılmıştır. Bu ölçek, 24 maddeli, 5 dereceli likert tipi bir ölçektir. Ölçekten alınacak en düşük puan 24, en yüksek puan 120 dir. Ölçekten alınan puanın yüksek olması ebeveynin çocuğun bakımına katılımını kabul edici bir tutumu göstermektedir. Elde edilen veriler, sayı, yüzdelik, ortalama ile Shapiro-Wilk ve Kolmogorov-Smirnov testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hemşirelerin %84.3 ünün kadın,%57.1 inin üniversite mezunu, %51.4 ünün evli ve %60 ının çocuğunun olmadığı saptanmıştır. Hemşirelerin, %28.6 sının dahili çocuk hastalıkları kliniklerinde, %27.1 inin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalıştıkları, %55.7 sinin çocuk kliniklerinde kendi isteğiyle çalıştığı, %72.9 unun çocuk kliniklerinde çalışmaktan memnun oldukları belirlenmiştir. Yaş ortalamalarının 28.92±5.52 yıl, toplam çalışma süresinin 7.97±5.18 yıl ve çocuk kliniklerinde çalışma süresinin ise 5.27±4.67 yıl olduğu belirlenmiştir. Araştırmadaki hemşirelerin aile merkezli bakımla ilgili bilgi durumu incelendiğinde %64.3 ünün konu ile ilgili bilgi sahibi oldukları, bilgi aldıkları kaynaklar incelendiğinde ise %34.8 inin konu ile ilgili bilimsel yayınlar ve mesleki eğitim kapsamındaki derslerinden bilgi aldıkları saptanmıştır. Hemşirelerin %54.3 ünün ebeveyn katılım tutum ölçeği toplam puanının 84 puan ve üstü olduğu bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda hemşirelerin çalıştığı hastane ve PPAS skoru değerlendirildiğinde devlet hastanesinde çalışan hemşirelerin (85,67 ± 6,17) ebeveynlerin çocuklarının bakımına katılımına, ilişkin tutumlarının özel hastanede çalışanlara (81,88 ± 5,26) göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha olumlu olduğu belirlenmiştir (p<0.05).yüksek lisans ve doktora mezunu olan, yenidoğan yoğun bakım ünitesi ve süt çocuğu servisinde görev yapan hemşirelerin ebeveyn katılım tutum ölçeği toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

19 Sonuç: Aile merkezli bakım yaklaşımını benimsemiş hemşirelerin, eğitim düzeylerinin yüksek olması lisansüstü eğitim programlarında aile merkezli bakım konusuna daha fazla zaman ayrıldığını ve eğitimin hemşirelerin konuyla ilgili tutumlarını olumlu yönde geliştirdiğini göstermektedir. Bunun yanında ölçek cronbach alpha değeri olarak bulunduğundan, ülkemiz kültür ve gelenekleri, hemşirelerin eğitim durumu ve teknolojik gelişmelerle yenilenmiş kapsamlı bilgiler doğrultusunda konu ile ilgili yeni ölçeklerin geliştirilmesine ya da ölçeğin tekrar revize edilmesine gereksinim olduğunu düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile merkezli bakım, ebeveyn katılımı, hastanede yatan çocuk, hemşire, devlet ve özel hastane P15 - EBEVEYN ALGISININ 3-6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARINA ETKİSİ Ayfer EKİM 1, Zeynep ÇİKENDİN 2, 1 İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü, 2 Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü Amaç: Okul öncesi çocukların sağlıklı yaşam stili davranışlarının gelişiminde ebeveyn özyeterlilik algısının etkisini anlama, etkili sağlığı geliştirme girişimlerinde önemli bir ilk adım olacaktır. Bu çalışmanın amacı, ebeveyn algısının, okul öncesi çocukların sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite davranışlarına etkisini belirlemektir. Yöntem: Araştırma, Tekirdağ il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğü ne bağlı 6 anaokulunda Eylül-Aralık 2013 tarihleri arasında 3-6 yaş grubu çocukların ebeveynleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, örneklem seçim tekniği kullanılmamış, şehir merkezindeki tüm anaokullar örnekleme alınmıştır. Veri toplama aracı olarak Demografik Veri Toplama Formu ve sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite alt boyutlarından oluşan Ebeveyn Özyeterlilik Ölçeği (PSQ) kullanılmıştır. Ebeveyn Öz-yeterlilik Ölçeği Likert tipi derecelendirilmiş olup, maksimum toplam puanı 340; sağlıklı beslenme alt boyutunun maksimum toplam puanı 270; fiziksel aktivite alt boyutunun maksimum puanı ise 70 dir. Bulgular: Araştırmaya toplam 425 ebeveyn katıldı. Ebeveynlerin yaş ortalaması 32.5±4.6 yıl ve %28.0 i ilkokul, %42.9 u üniversite mezunudur. Ebeveynlerin %58.8 (n=250) inin beden kitle indeksi normal, %28.0 (n=119) inin kilolu ve %9.6 (n=41) sının obes olarak

20 değerlendirildi. Çocukların yaş ortalaması 4.5 yıldır ve %77.8 (n=330) i 5-85; %13.6 (n=58) sı 85-95; % 3.0(n=13) ü < 5 ve %5.7(n=24) si >95 persentil değerlerindedir. Ebeveynlerin PSQ ortalama toplam puanı ± 15.2; sağlıklı beslenme alt boyut ortalama puanı 176.7±14.7 ve fiziksel aktivite alt boyut ortalama puanı 44.0±11.6 olarak saptandı. Sonuçlara göre annenin eğitimi ve ailenin gelir durumu okul öncesi çocukların sağlıklı yaşam stili davranışları hakkında ebeveyn algısını etkileyen temel faktörlerdir. Sonuç: Okul öncesi çocuklara sağlıklı yaşam stili davranışlarının kazandırılmasında, ebeveyn odaklı stratejilerin geliştirilmesi, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite gibi sağlıklı yaşam stili davranışlarının kazandırılmasında ailenin sorumluluğunu teşvik edici girişimlerin planlanması önerilir. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn, okul öncesi, öz-yeterlilik, sağlıklı yaşam stili davranışları P16 - PEPLAU NUN KİŞİLERARASI İLİŞKİLER MODELİNE GÖRE ASPERGER SENDROMU İLE İZLENEN ÇOCUĞUN HEMŞİRELİK DEĞERLENDİRMESİ Gülay MANAV 1, Elçin AKDENİZ 2, 1 Marmara Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ad, 2 Maltepe Üniversitesi Ruh Sağılığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ad Amaç: Hemşirelik; bilgi, teori ve kuramlara temellenen uygulamalardan oluşmaktadır. Bu teori ve kuramlar, hemşirelik uygulamalarına kaynak sağlamaktadır. Teorilere dayalı bir bakış açısı, bireyin bakımını amaçlı ve sistemli olarak planlama ve uygulama olanağı vermektedir. Hemşirelikte modeller, disiplin ile ilgili kavramları belirler ve bu kavramlar arasındaki ilişkiyi açıklar. Hemşirelik modelleri, odak noktası olarak bireyi ele alarak hemşirelik uygulamalarının mesleksel boyut içinde değerlendirilmesini sağlar. Ayrıca bu modeller hemşirelik bilgisini ve uygulamalarını sistematize ederek hemşireye rehberlik eder ve profesyonel bir iletişim sağlar. Bu makale, Peplau nun Kişilerarası İlişkiler Modeli nin kullanımını, bir örnek ile açıklayarak, NANDA nın sosyal etkileşimde bozulma hemşirelik tanısını kullanmada modelin kullanılabileceğine dikkat çekmek ve kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla yazılmıştır. Yöntem: Hemşirelik insan ilişkileri üzerine temellenmiş bir meslektir ve hemşirelik bakım sürecinin etkinliği hemşirenin diğer bireylerle etkin iletişim kurma yeteneğine bağlıdır.

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ. Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker****

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ. Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker**** YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlu

Detaylı

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Risk Yüksek riskli gebeliklerin sonucu dünyaya gelenler Özel sağlık gereksinimi olan

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ Zelha Türk*, Serpil Türker **, Pelin Gökoğlu***,Eda Ulutaş**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi

Detaylı

HASTALARIN HASTA GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ

HASTALARIN HASTA GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ HASTALARIN HASTA GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ Yük.Hemş.Vildan TANIL Yük.Hemş.Fatma COŞAR BAYKAL Uzm.Hemş.Münevver SARSILMAZ Öğr. Gör. Müjgan SOLAK KABATAŞ Prof. Dr. Meryem YAVUZ 1 HASTA

Detaylı

HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ

HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ (KÖK HÜCRE) NAKLİ MERKEZİ Sağlıkta referans merkezi olma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Bayındır

Detaylı

HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık veya Hemşirelik Yüksekokulları, Hemşirelik, Sağlık Memurluğu ve Ebelik Programları mezunu

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Proje kapsamında verilerin elde edileceği hastanede onkoloji hastaları ile çalışan tüm hemşireleri içine alan bir program yapılması kararlaştırıldı. Hemşirelerle

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Bilim Uzmanı İbrahim BARIN

Bilim Uzmanı İbrahim BARIN ERCİYES ÜNİVERSİTESİ HASTANELERİNDE YATAN HASTALARIN HASTANE HİZMET KALİTESİNİ DEĞERLENDİRMELERİ Bilim Uzmanı İbrahim BARIN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri AMAÇ Hasta memnuniyeti verilen

Detaylı

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir.

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir. BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir. 1.1. Sonuçlar Araştırmada toplanan verilerin analizi ile elde edilen

Detaylı

HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI

HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI DOKTORA PROGRAMINA GİRİŞ KOŞULLARI Hemşirelik, Ebelik, Sağlık Memurluğu Programlarında Lisans eğitimi alarak Hemşirelik veya herhangi bir programda yüksek lisans yapmış olmak.

Detaylı

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları. A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E.

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları. A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E. İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E. İletişim A. GENEL TANITIM Dönem 6, tıp eğitiminin önceki 5 yılında edinilen bilgi,

Detaylı

HEMOGLOBİNOPATİ KONTROL PROGRAMI

HEMOGLOBİNOPATİ KONTROL PROGRAMI TALASEMİ VE HEMOGLOBİNOPATİLER T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü HEMOGLOBİNOPATİ KONTROL PROGRAMI Toplumların geleceği o toplumu oluşturan bireylerin nitelikleri ile doğrudan ilişkilidir. Toplumu

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK BİLİMLERİNDE KURAM VE MODELLER Sağlık

Detaylı

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ Öğr. Gör. Dr. Neslihan GÜNÜŞEN DANIŞMAN Prof.Dr. Besti ÜSTÜN Tanımlayıcı Tükenmişlik Araştırmaları Randomize değil Kesitsel

Detaylı

Leyla Karaoğlu, Büşra Nur Değirmen, Asuman Okur, Cansu Tırampaoğlu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Rize

Leyla Karaoğlu, Büşra Nur Değirmen, Asuman Okur, Cansu Tırampaoğlu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Rize Leyla Karaoğlu, Büşra Nur Değirmen, Asuman Okur, Cansu Tırampaoğlu Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Rize Konunun önemi Su vücudun yapıtaşı, her yaş için ideal

Detaylı

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi Ebe Huriye Güven Gebelik dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere

Detaylı

30.12.2014. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar. Yenidoğanın Beslenmesi

30.12.2014. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar. Yenidoğanın Beslenmesi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) 1.) 2.)Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar 3.) 4.) Slayt No: 24 4 Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar Doğum Sonu Dönemde

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Özel Bir Hastane Grubu Ameliyathanelerinde Çalışan Hemşirelerine Uygulanan Yetkinlik Sisteminin İş Doyumlarına Etkisinin Belirlenmesi

Özel Bir Hastane Grubu Ameliyathanelerinde Çalışan Hemşirelerine Uygulanan Yetkinlik Sisteminin İş Doyumlarına Etkisinin Belirlenmesi Özel Bir Hastane Grubu Ameliyathanelerinde Çalışan Hemşirelerine Uygulanan Yetkinlik Sisteminin İş Doyumlarına Etkisinin Belirlenmesi Sibel Yıldırım*, İlknur İnanır**, Zerrin Kaya*** * Acıbadem Hastanesi,

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU KLK-HAB-BES İlk yayın Tarihi : 15 Mart 2006 Revizyon No : 04 Revizyon Tarihi : 03 Ağustos 2012 İçindekiler A) Malnütrisyon

Detaylı

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi DİYABET HASTALARININ HASTALIK ALGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi Amaç: TURDEP-2

Detaylı

HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR

HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR GİRİŞ Hasta eğitimi, sağlığı koruyan ve bireylerde davranış değişikliği geliştirmeye yardım eden öğrenim deneyimlerinin

Detaylı

Tip 1 diyabetli genç yetişkinlerin hastalığa psikososyal uyumları ve stresle başa çıkma tarzları

Tip 1 diyabetli genç yetişkinlerin hastalığa psikososyal uyumları ve stresle başa çıkma tarzları Tip 1 diyabetli genç yetişkinlerin hastalığa psikososyal uyumları ve stresle başa çıkma tarzları 1 Selda Çelik, 2 Meral Kelleci, 3 Dilek Avcı, 1 Elif Temel 1 İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

PEDİATRİK KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYON HEMŞİRELERİNİN EĞİTİM GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN ANKET

PEDİATRİK KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYON HEMŞİRELERİNİN EĞİTİM GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN ANKET Pediatrik kemik iliği transplantasyon hemşirelerinin eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi amacıyla tasarlanan Anket Alanına hoş geldiniz. Anketi tamamlamak ve ekibimize değerli geri bildiriminizi iletmek

Detaylı

HEMŞİRELİKTE ÖZEL ALANLAR

HEMŞİRELİKTE ÖZEL ALANLAR HEMŞİRELİKTE ÖZEL ALANLAR Son yıllarda dünyada meydana gelen hızlı gelişme ve değişmeler her alanda olduğu gibi sağlık bakım sistemi üzerinde de etkisini göstermektedir. Toplum, nüfus özellikleri, ekonomi,

Detaylı

Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri

Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Eczacıbaşı Topluluğu kuruluşlarından Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri, Türkiye nin yerinde sağlık ve bakım çözümleri sunan ilk ve en büyük kuruluşudur.

Detaylı

ALLOJENİK KORDON KANI BANKACILIĞINDA UMUTLAR

ALLOJENİK KORDON KANI BANKACILIĞINDA UMUTLAR ALLOJENİK KORDON KANI BANKACILIĞINDA UMUTLAR Prof. Dr. İhsan Karadoğan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Kök Hücre Nedir? Kendileri için uygun olan bir çevre içinde

Detaylı

Hemşireliğin Kayıtlara Yansıyan Yüzü

Hemşireliğin Kayıtlara Yansıyan Yüzü Hemşireliğin Kayıtlara Yansıyan Yüzü Yaşam başlangıcından ölümüne kadar, sağlık ve hastalık durumunu anlama, uygun girişimleri planlayarak sorunu çözme sorumluluğuna sahip olan hemşirelik; insanı ele alan

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİMDALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ

SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİMDALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİMDALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ A. YÜKSEK LİSANS ZORUNLU/SEÇMELİ DERSLERİ Ders Kodu Dersler Z/S T U/L TOP K AKTS HEMŞİRELİKTE BİLİŞİM VE SINIFLAMA SİSTEMLERİ

Detaylı

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi büyüme ve gelişme geriliği diş çürükleri zayıflık ve şişmanlık okul çağı çocuk ve gençlerde demir yetersizliği anemisi 0-5 Yaş Grubu Çocuklarda iyot yetersizliği hastalıkları vitamin yetersizlikleri raşitizm

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK TANILAMASI (HEM 601 TEORİK 2, 2

Detaylı

Tip 1 Diyabetlilerde Grup Eğitimi ve Motivasyonel Görüşmelerin Etkinliği

Tip 1 Diyabetlilerde Grup Eğitimi ve Motivasyonel Görüşmelerin Etkinliği 1 Tip 1 Diyabetlilerde Grup Eğitimi ve Motivasyonel Görüşmelerin Etkinliği Şenay Yanık Zuhur, Tülay Tokgöz, Ertuğrul Kıykım, Çiğdem Aktuğlu Zeybek, Ahmet Aydın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi,

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Bilgisayar, uzun ve çok karmaşık hesapları bile büyük bir hızla yapabilen, mantıksal (lojik) bağlantılara

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. :Sema Bayraktar. :Öğretim Görevlisi. :Sbayraktar@bezmialem.edu.tr. Derece Alan Üniversite Yıl. Fen Bilimleri. Hemşirelik

ÖZGEÇMİŞ. :Sema Bayraktar. :Öğretim Görevlisi. :Sbayraktar@bezmialem.edu.tr. Derece Alan Üniversite Yıl. Fen Bilimleri. Hemşirelik ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı 2.Ünvanı :Sema Bayraktar :Öğretim Görevlisi 3.Üniversite/Fakülte/Departman :Bezmialem Vakıf Üniversitesi/ Sağlık Bilimleri Fakültesi/ Hemşirelik Bölümü 4.Bölümü 5.İletişim :Çocuk

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 2007 Yoğun Bakım Üniteleri Hasta bakımının en karmaşık Masraflı Teknoloji ile içiçe Birden fazla organı ilgilendiren

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm / Program Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm / Program Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Fadime ÜSTÜNER TOP 2. Doğum Yeri ve Tarihi : Osmaniye 20.06.1977 3. Unvanı : Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu : Derece Bölüm / Program Üniversite Yıl Y. Lisans Sağlık Bilimleri

Detaylı

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Doç. Dr. Nurullah OKUMUŞ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağ. Ve Hast. Eğitim Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği ANKARA HASTANEMİZDE EVDE SAĞLIK HİZMETİ Hastanemizde,

Detaylı

Doç.Dr. Emine EFE. Akdeniz Üniversitesi Antalya Sağlık Yüksekokulu eefe@akdeniz.edu.tr

Doç.Dr. Emine EFE. Akdeniz Üniversitesi Antalya Sağlık Yüksekokulu eefe@akdeniz.edu.tr Türkiye de Bazı İllerde Çocuk Servislerinde Çalışan Doktor ve Hemşirelerin 0-6 Ay Arası Bebeklerin Yatış Pozisyonları Konusundaki Bilgi ve Uygulamaları Akdeniz Üniversitesi Antalya Sağlık Yüksekokulu eefe@akdeniz.edu.tr

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK TANILAMASI (HEM 601 TEORİK 2, 2

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONUNDA HEMŞİRENİN ROLÜ. Nevin Çetin Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİT Ünitesi

HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONUNDA HEMŞİRENİN ROLÜ. Nevin Çetin Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİT Ünitesi HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONUNDA HEMŞİRENİN ROLÜ Nevin Çetin Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİT Ünitesi Hematopoetik kök hücre transplantasyonu hematoloji-onkoloji alanında özel bir daldır

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

KARAR AĞACI OLUŞTURMA

KARAR AĞACI OLUŞTURMA KARAR AĞACI OLUŞTURMA Elif Sözeri-Mine Buluş-Nurgün Platin 20. Ulusal Kanser Kongresi 19-23 Nisan 2013 Antalya Hemşirelik Bilgisi Teknik Bilgi Temel Bilimler Rehber/Stan. Sosyal Bilimler Teknik Beceri

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ndeki tüm fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görmekte olan öğrencilere

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte,

190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte, Dünyada her bir dakikada 380 kadın gebe kalmakta, 190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte, 40 kadın sağlıksız düşük yapmaktadır.

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK DOKTORA PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) SAĞLIK BİLİMLERİNDE KURAM VE MODELLER (HEM 701

Detaylı

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai PEHLİVAN*; Elif Nilay ADA*;Gizem ÖZTAŞ* *Mersin Üniversitesi

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

ANNE VE YENİDOĞAN HAKLARI BARSELONA DEKLARASYONU

ANNE VE YENİDOĞAN HAKLARI BARSELONA DEKLARASYONU ANNE VE YENİDOĞAN HAKLARI BARSELONA DEKLARASYONU Begüm ATASAY * Saadet ARSAN ** Yirmi birinci yüzyılda, dünyada yoksulluk içinde yaşayan insanların çoğunluğunu çocuklar ve kadınlar oluşturmaktadır. İnsanlığın

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu ARALIK 2011 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

: Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Maltepe Eğitim Köyü Başıbüyük Maltepe-İstanbul : behiceekici@hotmail.com

: Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Maltepe Eğitim Köyü Başıbüyük Maltepe-İstanbul : behiceekici@hotmail.com ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : BEHİCE EKİCİ İletişim Bilgileri Adres Mail 2. Doğum Tarihi : 20.10.1963 3. Unvanı : Yard. Dr. 4. Öğrenim Durumu : : Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Maltepe Eğitim Köyü

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar Hastane Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar Yük.Hem.Müge Bulakbaşı Ekonomik, verimli ve etkili olarak her türlü sağlık hizmetinin kesintisiz üretildiği, Eğitim, araştırma ve toplum sağlığı hizmetlerinin

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu. İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.tr 1 HEDEFLER.Sağlığı, koruma ve geliştirme kavramlarını bilme İşyerlerinde

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

DOĞUMA HAZIRLIK KURSUNUN GEBELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

DOĞUMA HAZIRLIK KURSUNUN GEBELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ DOĞUMA HAZIRLIK KURSUNUN GEBELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Ayfer Ayan(1) Cemile Aksoy(2) Hande Edizkan Budak(3) 1 Acıbadem Bursa Hastanesi, Hemşirelik Hizmetleri Müdürü 2 Acıbadem Bursa Hastanesi, Eğitim ve

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik İç Hastalıkları (Zorunlu) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Temel olarak bir bilgisayar, çeşitli donanım parçalarını bir araya getirip uygun bir çalışma platformunu

Detaylı

KİMLİK BİLGİLERİ. ÇOCUK SAĞLIĞI ve HASTALIKLARI ANABİLİM DALI HASTA DEĞERLENDİRME FORMU. Doktorun Adı, Soyadı: Cinsiyeti: Kadın Erkek

KİMLİK BİLGİLERİ. ÇOCUK SAĞLIĞI ve HASTALIKLARI ANABİLİM DALI HASTA DEĞERLENDİRME FORMU. Doktorun Adı, Soyadı: Cinsiyeti: Kadın Erkek Tarih:../ /.. Adı Soyadı: KİMLİK BİLGİLERİ Doktorun Adı, Soyadı: Hasta ID No: Doğum Tarihi (gün/ay/yıl):.../.../... Yaşı:. Anne Adı: Cinsiyeti: Kadın Erkek Baba Adı: Sosyal Güvence: GSS Ücretli Özel Sağlık

Detaylı

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

MİYELODİSPLASTİK SENDROM MİYELODİSPLASTİK SENDROM Türk Hematoloji Derneği Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2013 30.01.2014 İnt. Dr. Ertunç ÖKSÜZOĞLU Miyelodisplastik sendrom (MDS) yetersiz eritropoez ve sitopenilerin varlığı ile ortaya

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Gebelerin Ağız ve Diş Sağlığına İlişkin Bilgi ve Görüşleri. Araş. Gör. Meltem MECDİ Doç.Dr. Nevin HOTUN ŞAHİN

Gebelerin Ağız ve Diş Sağlığına İlişkin Bilgi ve Görüşleri. Araş. Gör. Meltem MECDİ Doç.Dr. Nevin HOTUN ŞAHİN Gebelerin Ağız ve Diş Sağlığına İlişkin Bilgi ve Görüşleri Araş. Gör. Meltem MECDİ Doç.Dr. Nevin HOTUN ŞAHİN Giriş Gebeliğin periodontal sağlığı olumsuz etkilediği kabul edilmektedir. Diş ve diş etlerinde

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

SELİN ALICI T.C İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURUMLARI YÖNETİCİLİĞİ YÜKSEK LİSANS

SELİN ALICI T.C İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURUMLARI YÖNETİCİLİĞİ YÜKSEK LİSANS SELİN ALICI T.C İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURUMLARI YÖNETİCİLİĞİ YÜKSEK LİSANS ÖNCE ZARAR VERME HATA İNSANA ÖZGÜDÜR!! Hasta düşmeleri, tüm Dünya da sağlık bakım kurumlarında önemli bir hasta güvenliği

Detaylı

Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen

Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen ZTB Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gelişimsel Pediatri Ünitesi Obstetrik tahminlerdeki belirsizliklere

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri YATAN HASTALARDA, HASTANE HİZMET KALİTESİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ ERCİYES TIP ÖRNEĞİ Uzm. İbrahim BARIN Prof. Dr. Murat BORLU Başmüdür Özcan ÖZYURT Müdür Aydemir KAYABAŞI İstatistikçi

Detaylı

Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1

Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1 Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1 Ameliyathaneler kendine özgü mimari dizaynları, çalışma koşulları ve ameliyathanede görev yapan personelleriyle çok özel merkezlerdir Ameliyathane

Detaylı

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarının veya Yüksekokul ve Fakültelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Detaylı

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Dersin adı Üreme Sağlığı Anabilim dalı Sorumlu öğretim üyesi E-posta adresi Halk Sağlığı Prof.Dr.Haldun SÜMER

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA ÖĞRENME TARZLARI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ

HEMODİYALİZ HASTALARINDA ÖĞRENME TARZLARI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ HEMODİYALİZ HASTALARINDA ÖĞRENME TARZLARI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ Şengül Özdemir¹Esma Iravul¹,Ayşegül Temizkan Kırkayak¹,Fatma Kaban²,Filiz Akdeniz ²,Tevfik Ecder²,Asiye Akyol³ 1-Diaverum

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı