Karaci erin Primer Habis Tümörleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Karaci erin Primer Habis Tümörleri"

Transkript

1 Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Hepato-Bilier Sistem ve Pankreas Hastal klar Sempozyum Dizisi No: 28 Ocak 2002; s Sürekli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Komisyonu Karaci erin Primer Habis Tümörleri Prof. Dr. Ertu rul Göksoy, Doç. Dr. Metin Kapan G R fi Karaci erin habis tümörleri, primer habis tümörleri ve metastatik (sekonder) tümörleri kapsar. Primer habis tümörler hepatosit ve intrahepatik safra kanallar n n epitel hücrelerinden geliflen karsinomlar, vasküler veya mezenkimal dokulardan kaynaklanan primer habis tümörlerden oluflurlar. Her tümörün kendine özgü özellikleri olmas na ra men, klinik belirtileri benzerdir. Metastatik tümörlerin tan s hastalar n takiplerine ba l olarak primer tümörlere göre daha fazla konmaktad r. Fakat tedavileri, kemo- ve radyoterapiye cevap yetenekleri ve ayr ca etyolojik özelliklerinden dolay farkl l klar gösterirler. Tedavileri ve özellikleri bak m ndan primer ve metastatik (sekonder) olarak iki gruba ayr larak incelenmeleri uygun bir tutumdur. Karaci erin primer habis tümörleri grubu içinde s k görülenler karaci erin hepatosit ve intrahepatik safra kanallar n n epitel hücrelerinden geliflen primer karaci er kanserleridir. Nadir (%1) olarak görülenler bilier kistadenokarsinomlar, kombine tümörler (hepatosellüler-kolanjiokarsinom), hepatoblastom, indiferansiye kanserler ve di er vasküler ve mezenkimal habis tümörlerdir. Primer karaci er kanserleri genifl anlamda iki tiptir: Hepatositlerden kaynaklanan hepatosellüler karsinom (HCC) ve intrahepatik safra kanallar ndan geliflen kolanjiosellüler karsinom (CCC). Primer karaci er kanserlerinin %90 n HCC, %10 unu ise CCC oluflturur. Birbirlerinden ço unlukla histolojik, nadiren immünohistolojik yöntemlerle ayr l rlar. HCC dünyada en s k görülen kanserdir. Bundan dolay yaz da birlikte incelenecek, fakat özellikle s k görülen HCC üzerinde durulacakt r. 159

2 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan ETYOLOJ VE EP DEM YOLOJ Epidemiyoloji Tüm dünyada HCC s kl yüksek olan tümördür. Asya ve Güney Afrika da s kl k 100/ dür. Avrupa ve ABD de de y ll k yeni hasta say s erkeklerde 3-4, kad nlarda 1-2 dir. HCC un Asya k tas nda ve Afrika daki s kl belirgin olarak yüksektir ve bu bölgelerdeki görülme s kl giderek artmaktad r. Baz bölgelerde HCC tek bafl na en s k görülen abdominal tümördür. Bu yüksek risk bölgelerinde etyolojik faktörler, çevresel veya kültüreldir. HCC un yeryüzündeki da l m, hepatit B yüzey antijeni tafl y c l n n da l - m yla belirgin biçimde paralellik göstermektedir. Ço unlukla görülme yafl bat ülkelerinde yafllar aras ndad r, Asya ve Afrika da ise daha genç yafllarda olmaktad r. S kl giderek artmakla birlikte, her y l dünyada yaklafl k kifli HCC dan ölmektedir. Tek bafl na Çin de y ll k bu hastal ktan ölen insan say s dir. Afrika da ortalama görülme yafl dir. Erkeklerde kad nlara göre 4-9 kat daha s k görülmektedir, ancak altta yatan kronik karaci er hastal varsa erkek ve kad nlarda eflit oranda tespit edilmektedir. Etyoloji HCC geliflmesinden sorumlu tutulan veya düflünülen etyolojik faktörler toplu olarak Tablo 1 de gösterilmifltir. Kronik Hepatit B ve C virüsü (HBV ve HCV) infeksiyonu dünya çap nda bafll ca etyolojik faktördür. Asya ve Afrika daki HCC olgular n n %70-80 inde HBV tespit edilmektedir. Hepatit B virüsü DNA s, konak hepatositlerin ve hepatosellüler karsinom hücrelerinin genomuna integre olmufl flekilde saptanmaktad r, fakat herhangi bir direkt onkojenik etkisi olup olmad bilinmemektedir. Afrikal lardaki HCC olgular n- Tablo 1. HCC etyolojisinden sorumlu oldu u bilinen ya da düflünülen risk faktörleri Hepatit B virüsü Hepatit C virüsü Alkolik siroz Hepatik adenom Aflatoksinler Wilson hastal Di er mikotoksinler Bitkisel alkaloidler Oral kontraseptifler Androjenler Vinyl chloride Kontrast maddeler, Thorotrast Sigara Parazitler Alfa 1 antitripsin eksikli i V.cava inferior un membranöz obstrüksiyonu Porfiria 160

3 Karaci erin Primer Habis Tümörleri da c-myc, c-fos ve c-erb-a onkogenlerinin overekspresyonlar gösterilmifltir. Yine baz çal flmalarda da tümör supresör genlerin kayboldu u ortaya konmufltur. HBV tafl y c lar nda HCC geliflimi için relatif risk 9.7 olarak tespit edilmifltir. Kronik olarak HBsAg aç s ndan seropozitif olan hastalarda, serum a-fetoprotein (AFP) düzey taramas ile hepatosellüler karsinom geliflimi erken olarak tespit edilebilmektedir. Bat toplumlar na bak ld nda HCV ünün HCC gelifliminde önemli rol oynad tespit edilmifltir; bu olgular n bir k sm nda HBV ve HCV birlikte bulunmaktad r. Bu iki virüsün HCC gelifliminde sinerjik etkili rol oynad düflünülmektedir. HCV tek sarmall RNA içerdi inden konak DNA s na integre olamaz. Bu nedenle virüsün direkt onkojenik etkisinin varl veya yoksa oluflturdu u kronik nekroinflamatuvar hastal k nedeniyle mi HCC geliflti i tam olarak aç kl k kazanmam flt r. HCC olgular n n %80-90 sirotik karaci er zemininde görülür. Bir hipoteze göre hepatit ve sirozlu karaci erde görülen hücre rejenerasyon oran DNA mutasyonlar na, özellikle de aflatoksin B1 gibi çevresel faktörlerin superimpozisyonuna predispozisyon yarat r. HBV DNA s insan HCC hücrelerinin DNA s na entegre olarak buralardaki onkogenlerle veya tümör supresör genlerle etkileflir. HBV nün X proteini ya p53 ile reaksiyona girer, ya da tümör oluflumunda transaktivatör olarak rol oynar. Entegre olan HBV DNA s n n kanser geliflimine yol açan baz genlerin transaktive eden peptidler salg lad hakk nda kan tlar vard r. Kronik hepatitin indüklenmesindeki rolünün haricinde HCV nin hangi mekanizma ile HCC a neden yol açt kesinlik kazanmam flt r. HCV 1b genotipi, alkol kullan m ve HBV koinfeksiyonu HCV nün HCC a yol açmas n art ran faktörlerdir. Kronik HCV li hastalar n %1,9-7 sinde infekte olduklar ilk iki dekadda HCC geliflmektedir. Herhangi bir nedene ba l sirozda da (örn. alkolizm, hemokromatoz, a1- antitripsin eksikli i veya primer bilier siroz) hepatosellüler karsinom riski yüksektir. ABD de HCC için predispozan faktörlerin en önemlisi alkolik sirozdur, alkolik sirozdan ölen olgular n %8-10 unda HCC saptanmaktad r. Karaci er parazitleriyle yayg n infeksiyon (Clonorchis sinensis), bu tümörlerin Asya daki yüksek s kl ndan en az ndan k smen sorumludur. Mikotoksinlerden biri olan aflatoksinler ad verilen baz mantar (Aspergillus flavus) metabolitlerin, deneysel olarak karaci er tümörlerini oluflturma yetene i oldu u gösterilmifltir. Bunlar Afrika da hepatosellüler karsinomun yayg n oldu u baz bölgelerde üretilen hububatda mevcuttur (örn. yer f st ve taneli bakliyatlar). PATOLOJ HCC ile CCC ço unlukla histolojik, bazen nadir olarak immünohistolojik yöntemlerle ay rt edilebilir. 161

4 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan Dünya Sa l k Teflkilat na (WHO, 1994) göre karaci er habis tümörlerinin 6 flekli vard r (parantezdeki görülme oranlar Japonya ya aittir): 1. Hepatosellüler karsinom (%91) 2. ntrahepatik kolanjiokarsinom (periferik safra yollar karseri; %5) 3. Safra yollar n n kistadenokarsinomu 4. Kombine HCC ve kolanjiokarsinom (%1) 5. Hepatoblastom (%0.5) 6. ndifferansiye karsinom. Makroskopik görünüme göre HCC üç flekilde görülür: 1. Massif tip; 2. Nodüler tip; 3. Diffüz tip. Nakashima taraf ndan yap lan s n fland rmada ise dört tip vard r: nfiltratif, ekspansif, mikst infiltratif-ekspansif ve diffüz. Mikroskopik olarak genellikle habis hücreler aras nda çok az stroma vard r ve tümör yumuflak k vamdad r. Tümör yüksek oranda vasküler yap dad r. Bu özellik nedeniyle spontan rüptür olabilir, massif intraperitoneal kanamaya yol açabilir. Rezeksiyon yap labilen tümörlerin yaklafl k %50 si, komflu karaci er stromas n n bask ve kollajenasyonu sonucunda geliflen fibröz bir kapsülle çevrilidir. Bunlarda invazyon, mikrosatellit tümör geliflimi daha azd r. Fibrolamellar HCC: Hepatosellüler karsinomun özel bir fleklidir. Fibrolameller HCC, massif tipin nadir bir fleklidir. Özellikle ABD ve Avrupa da rastlan r ve prognozu belirgin olarak HCC a göre iyidir. Genç yafllarda görülür (ortalama 25 yafl); siroz veya hepatit B virüs infeksiyonu ile iliflkili de ildir. Fokal nodüler hiperplaziye benzeyen histolojik özellikleri vard r. HCC ile fibrolameller tip aras ndaki farklar Tablo 2 de gösterilmifltir. Tablo 2. Hepatosellüler karsinom ile fibrolamellar tipin belirgin farklar Karakteristik özellikler HCC Fibrolamellar tip Erkek/Kad n 4:1-8:1 1:1-1:2 Tümör Multipl nodüller, büyük invazif Tan da iyi s n rl soliter kitle Rezektabilite < %50 %50-75 Ortalama survi 3-4 ay ay AFP art fl %83 %7 HBV (+) %65 %6 162

5 Karaci erin Primer Habis Tümörleri Olgular n %40 35 yafltan önce ortaya ç kar ve HCC olgular n n %1-2 sini oluflturur. Kad nlarda daha s kt r. S kl kla sol lob yerleflimlidir. Karakteristik özelli i keskin s n rl soliter kitle olmas d r, s kl kla küçük satellit nodüller bulunur. Metaztazlar HCC ile ayn d r. Genellikle tan konuldu- unda iyi s n rl d r ve %50-75 olguda rezektabld r. Tan dan sonra ortalama yaflam süresi ay olarak bildirilmektedir. En önemli patolojik özellik HCC un de iflik tiplerinin tan nmas ve özellikle zemininde sirozun olup olmad n n tespit edilmesidir. HCC un makroskopik patolojik görünümü s kl kla efllik eden sirozun olup olmamas na ba l d r, sirotik karaci erde HCC s kl kla multinodüler iken sirotik olmayan karaci erde ise ço unlukla tek kitle halindedir. Normal karaci erden bafllayan tümör homojen kitle olarak bafllar ve sonra satellit lezyonlar oluflturur, ancak satellit lezyonlar ayn segmentte yer al rlar. Sirotik hastalardaki daha yayg n multifokal hastal k muhtemelen terminal evre karaci er hastal n n sonucudur. Karaci erin primer habis tümörlerinden biri de epitelyal kaynakl periferik safra kanallar n n kanserleridir: Kolanjiosellüler karsinom (CCC) veya periferik kolanjiokarsinom. Epitelyal tümörlerin %5-10 unu olufltururlar. Karaci erde yo- un yay lm fl bu tümörler saptand s rada genellikle ekstrahepatik metaztazlar da vard r. Kronik kolestaz, bilier siroz, hemokromatoz gibi patolojilerle birlikte görülürler. Clonorchis sinensis infestasyonu da etyolojide rol oynar. Prognozlar HCC a benzer. Yay lma Genellikle hematojen yay l r; lenfojen yay l m çok azd r. Peripankreatik, perigastrik ve paraaortal, hiler ve hepatoduodenal ligamandaki nodüller tutulabilir. Portal sistemde tümör trombusuyla infiltrasyon %60 kadard r, v. hepatikalarda yaklafl k %25 oran nda tutulum vard r. 2 cm den küçük kanserlerde damar içi tümör ve intrahepatik satellit odak oluflumu %20 oran ndad r. 3 cm de bu oran %50 ye ulafl r. Ekstrahepatik yay l m flu organlara olabilir: Akci erler (%30-50), diyafragma (%10-15), kemikler (%5-20), sürrenal ve periton (5 5-10). HCC lar n %60 nda tan kondu unda ekstrahepatik metaztaz mevcuttur. SINIFLANDIRMA VE EVRELEME TNM s n fland rmas (1997), sadece HCC ve CCC için geçerlidir. Sirozun varl önemli bir prognostik faktördür, fakat TNM s n fland rmas nda yeri yoktur. 163

6 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan UICC (1997) ye göre s n fland rma ve evreleme Tablo 3 ve 4 te gösterilmifltir. Tablo 3. HCC ve CCC için TNM s n fland rmas T T0 T1 T2 T3 T4 N N0 N1 M M0 M1 Primer tümör Primer tümör yok Damar invazyonu olmayan, 2 cm den küçük soliter tümör Damar invazyonu olan, 2 cm den küçük soliter tümör Damar invazyon olmayan, bir lobda multipl, 2 cm den büyük olmayan tümörler Damar invazyonu olmayan, 2 cm den büyük soliter tümör Damar invazyonu olan, 2 cm den büyük soliter tümör Bir lobda, damar invazyonu olan fakat 2 cm den büyük olmayan tümörler Damar invazyonu olsun ya da olmas n, bir lobda 2 cm den büyük multipl tümör Her iki lobda multipl tümör V.porta veya v.hepatika dallar n n tutulumu Safra kesesinin invazyonu Periton bofllu una tümör perforasyonu Bölgesel lenf nodülleri Lenf nodülü metastaz yok Bölgesel lenf nodülü metaztaz var Uzak metaztaz Uzak metaztaz n olmamas Uzak metaztaz n bulunmas Tablo 4. HCC ve CCC için TNM s n fland rmas na göre evreleme EVRE I T1 N0 M0 EVRE II T2 N0 M0 EVRE IIIA T3 N0 M0 IIIB T1 N1 M0 T2 N1 M0 T3 N1 M0 EVRE IVA T4 NO/N1 M0 IVB T1-4 NO/N1 M1 164

7 Karaci erin Primer Habis Tümörleri KL N K VE PROGNOZ Klinik semptomlar n ortaya ç kmas ço unlukla kötü prognozlu ilerlemifl tümörü gösterir. Riskli hastalar n (karaci er sirozu, HBs-Ag pozitif) asemptomatik dönemlerde de takibi gereklidir (klinik, US, AFP). Tedavi edilmeyen hastalarda semptomlar n ortaya ç kmas ndan itibaren ortalama yaflam süresi yaklafl k 4 ayd r. Prognoz evreye ve klinik tabloya ba l d r. Prognostik aç dan de iflik klinik s n fland rmalar vard r. Bunlardan biri de Okuda n n Klinik S n fland rmas d r (Tablo 5). Tablo 5. Okuda n n prognostik klinik s n fland rmas 0 puan1 puan Karaci er tutulumu %50 > %50 Ascites Yok var Bilüribin düzeyi 3 mg/dl > 3 mg/dl Albümin düzeyi > 3 g/dl 3 g/dl Evre I: 0 puan Evre II: 1-2 puan Evre III: 3-4 puan Okuda n n I. Evresinde ortalama yaflam süresi 11 ay, II. Evresinde 3, III. Evresinde 1 ayd r. Bir y ll k sürvi I. Evrede %39 iken, II. Evrede %3 tür. Bafll - ca ölüm nedenleri tümör kafleksisi ve karaci er yetersizli idir (%40-50). Semptom ve Bulgular HCC da tan genellikle zordur. Erken vakalarda sa omuza vuran sa üst kadran a r s olabilir. Ancak en s k görülen semptomlar hastal n ilerlemesi ile birlikte ortaya ç kmaktad rlar. Bunlar halsizlik, yorgunluk, ifltahs zl k, üst kar n a r s ve kilo kayb olarak say labilir. Olgular n 1/3 ünde belirgin sar l k görülür. Yine hastalar n %1-10 unda sar l k obstrüktif tiptedir, bu ya nekrotik tümör embolisine ya da bilier sistemin ekstrensek kompresyonuna ba l d r. Karaci er kanserli olgular de iflik klinik flekillerde baflvurabilirler: a. Hasta a r ve/veya hepatomegali ile gelir; b. Karaci er yetersizli i, varis kanamas veya assiti olan sirozlu bir hastada durumun aniden kötüleflmesi; c. Ani, massif intraperitoneal kanaman n geliflmesi (Abdominal katastrof); d. Atefl ve abdominal a r ile akut hastal k bafllamas ; 165

8 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan e. Uzak metastazlar; f. Hiç bir klinik bulgu yoktur, rutin incelemeler s ras nda farkedilir. Hospitalize edilen flüpheli karaci er kanserli olgular n yaklafl k 2/3 ünde abdominal a r ve hassasiyet, dispne, asteni, kilo kayb, hepatomegali, sar l k, ascites, periferik ödem ve portal hipertansiyon vard r. Olgular n yaklafl k %5 inin metastatik lezyonlar vard r ve bunlar s kl kla akci erlerdedir. Küçük bir grup olgunun ilk baflvurusu tümör rüptürü ya da kanamas gibi sebeplerle akut kar n klini i ile olur (abdominal katastrof). Yine küçük bir grup olgu sebebi bilinmeyen atefl yak nmas ile baflvurur. Endemik bölgelerde erkeklerdeki travmatik olmayan akut hemoperitoneumun en s k sebebi HCC dur. Semptomlar n belirginleflmesinden sonra genellikle oldukça k sa süre geçmifltir, bir çal flmada olgular n %75 inde semptomlar n 6 haftadan daha k sa bir süredir oldu u tespit edilmifltir. HCC için spontan rüptür s kl Japonya da %3, Güney Afrika da %8 olarak tespit edilmifltir. HCC için bilier invazyon ya da hemobili insidans ise %2 olarak saptanm flt r. Fizik muayenede hastalar n ço unda hepatomegali veya palpabl kitle vard r ve bu en s k saptanan bulgudur. Karaci er üzerinde arteriel sufl veya sürtünme sesi (friction rub) duyulabilir, her iki bulguda genel olarak olgular n %15-20 si gibi yüksek bir oran nda tespit edilebilir. ntermitan atefl bulunabilir. Bunun d fl nda portal hipertansiyona ait fizik muayene bulgular tespit edilebilir, özellikle varislere ba l gastrointestinal kanama veya ascites görülebilir. Ayr ca HCC ile birlikte birçok paraneoplastik hormonal tablolar ortaya ç - kabilir. Bunlar içinde en yayg n görüleni hipoglisemidir. Bunun d fl nda AFP, globulinler, haptoglobin, seruloplasmin, alfa1 antitripsin, khoriogonadotropin, khoriosomatotropin, ALP ve isoferritin gibi serum proteinlerinde anormallikler saptanabilir. Eritrositoz, hemoliz, plazmositoz ve disfibrinojenemi gibi hematolojik bozukluklar tespit edilebilir. Bunlar d fl nda hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, porfiria, etonolaminüri, psödohiperparatiroidizm, seksüel bozukluklar, hipertrofik pulmoner osteoartropati, tiroksin ba layan globulin art fl ve karsinoid sendrom klinik tablolar görülebilir. Anjiotensin afl r üretimi ile hipertansiyon, sensorimotor polinöropati ve T3, T4, TSH art - fl ile hipertiroidi görülebilir. Laboratuvar Bulgular Hastalar n 1/3 ünde serum bilirubini yükselmifltir. Olgular n di er %25 inde, serum alkali fosfataz artm flt r, fakat bilirubin normaldir. Hastalar n ço unlu unda siroz görüldü ünden bu de iflikliklerin önemini de erlendirmek genellikle zordur. Hepatit aç s ndan serolojik tetkikler yap lmal d r. Hastalar n, yaklafl k %75 i HBsAg veya hepatit C aç s ndan pozitiftir. 166

9 Karaci erin Primer Habis Tümörleri Tümör belirteçleri (markerler): Alfa-fetoprotein (AFP) normalde sadece fetal dolafl mda bulunan dalton molekül a rl nda bir a1-globulindir, do umdan sonra h zla düzeyi düfler ve eriflkindeki normal de eri olan 10 ng/ml düzeyine gelir. HCC lu hastalar n yaklafl k %80 inin ve testis tümörlü baz hastalar n serumunda yüksek düzeyde bulunmaktad r. Alfa-fetoprotein kronik aktif hepatit ile akut viral ve alkolik hepatitte orta derecede yükselmektedir, bu durum karaci er rejenerasyonunun derecesi ile ilgili gibi görünmektedir. Nadiren vücutta akci er, mide, pankreas ve safra yollar gibi baflka yerdeki tümörlerin ürünü olarak da görülebilmektedir. Özellikle teratokarsinom, yolk sac tümörü ve karaci erin metastatik tümörlerinde yükselir. Serumda 200 ng/ml in üzerindeki de erler hepatosellüler karsinomu düflündürür. HBV sirozunda geliflen HCC olgular nda hastalar n %75 inde AFP seviyesinin 400 ng/ml oldu u bildirilmektedir. US ve AFP ölçümü kombinasyonu, Asya daki yüksek risk bölgelerinde karaci er kanseri vakalar n n erken tesbiti için günümüzde tarama protokolü olarak kullan lmaktad r. CCC da AFP daima negatiftir, fakat CA 19-9 yüksektir. Hepatosellüler karsinom olgular nda AFP düzeyindeki de ifliklikler, tümörün geliflme aktivitesi ile orant l d r ve postoperatif olarak, hepatik rezeksiyonun baflar s n n ölçütü fleklinde de kullan labilmektedir. Baflar l rezeksiyondan sonra h zla normal de erine döner. Des-gamma-carboxy prothrombin (DGCP) ve alfa L-furosidase (ALF) da HCC için markerlard r, ancak herikisininde AFP ne üstünlü ü tespit edilmemifltir. Görüntüleme Yöntemleri Bilgisayarl tomografi (BT), ultrasonografi (US) ve manyetik rezonans (MR) incelemeleri hastalar n %80 inde karaci erdeki lezyonu göstermektedir. MR hepatik venlere yay lmay göstermenin en iyi yoludur. US özellikle yüksek riskli guruplarda tarama testi olarakta kullan lmaktad r. Kronik karaci er hastal olan olgular n rutin takibinde yap lan US ile tümör geliflen olgular n %72.5 i saptanabilmifltir. Befl cm den küçük tümörlerin US ile saptanma oran %92, sintigrafik olarak saptanma oranlar ise %50 olarak bildirilmektedir. Ancak 1-2 cm lik lezyonlar n saptanmas gerek US, gerekse sintigrafik olarak oldukça güçtür. Günümüzde seçkin tan yöntemlerinden biri olan intraoperatif US dir. Spiral BT de hem arteriel hem venöz faz imajlar elde edilebildi inden i.v. kontrastl BT, HCC tan s nda günümüzde en s k tercih edilen yöntem olmaktad r. Bir cm çap ndaki lezyonlar saptanabilir ve ayr ca kitlenin yap s (ya, solid, kistik) ay rtedilebilir. Selektif iyodize ya (Lipiodol) enjeksiyonunu takiben 1-2 hafta sonra BT tarama ile küçük tümörler, anjiografiye oranla daha net 167

10 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan gösterilebilirler. Normal karaci er kontrast maddeyi temizler, ancak hepatocellüler karsinom bunu yapamaz ve opak kal r (fiekil 1, 2, 3). fiekil 1. Soliter bir hepatosellüler karsinomun BT görüntüsü fiekil 2. Sirotik zeminde geliflmifl multisentrik yerleflimli HCC un BT görüntüsü fiekil 3. Kolon kanserli bir hastada multipl karaci er metastazlar n n BT görüntüsü 168

11 Karaci erin Primer Habis Tümörleri Anjiografi: Hepatosellüler karsinomlar genellikle hepatik arterden beslenirler ve %80 i komflu parenkimden daha vaskülerdir. Baz vakalarda, tümörün merkezi nekrotik hale gelmifltir ve sadece periferik bölgeleri hipervaskülerdir. Kolanjiokarsinomalar, genellikle komflu dokudan daha az vaskülerdirler. Hemanjiyomlar, yama tarz nda vasküler göllenme görünümü ile karakterizedirler. Preoperatif anjiografi anatomik varyasyonlar n tespit edilmesinde de önemlidir. En önemli dezavantaj rezeksiyondan sonra kalacak lob arterinin trombozudur. Superior mezenterik anjiografinin venöz faz, portal venin tümör taraf ndan invazyonunu veya oklüzyonu gösterebilmektedir. Ayr ca splenoportografi tümörün intrahepatik yay l m ve portal ven invazyonunu gösterebilmektedir. Evreleme aç s ndan toraks BT ve kemik sintigrafisi önemlidir. Primer tümörün araflt r lmas için gerekirse mide, kolon tetkikleri yap lmal - d r. Laparoskopi HCC tan s nda kullan lan yöntemlerden biridir, özellikle rezeksiyon öncesinde di er yöntemlerle saptanamayan okkült metaztazlar n gösterilmesinde de erlidir. Ayr ca laparoskopi palyatif tedavi amac yla da kullan labilir. Laparoskopik olarak cryoablasyon, alkol injeksiyonu, rezeksiyon veya bu tedavi seçeneklerinin kombinasyonu uygulanabilir. Karaci er Biyopsisi Hastalar n ço unda tan, görüntüleme yöntemleri eflli inde yap lan perkütan ince i ne aspirasyon biyopsisi ile konulabilir. Bu tümörler çok vasküler olduklar ndan perkütan biyopsi risklidir ve ciddi hemoraji komplikasyonu görülme oran yaklafl k %0.4 olarak bildirilmifltir. Ayr ca negatif biyopsiler ya da zemindeki sirotik de iflikliklere ba l de erlendirme güçlükleri düflünüldü- ünde özellikle hastan n rezektabilitesi de erlendirirken sa lad katk çok küçüktür. AYIRICI TANI Klinik görünüm genellikle spesifik de ildir. Kilo kayb ve halsizlikten dolay karaci er kanseri, s kl kla di er abdominal karsinomlarla kar flt r l r. Hepatomegali ve karaci erde bir dolma defekti saptad nda, karaci erde bir primer neoplazm veya metastaz olup olmad saptanmal d r. Arteriografi, biyopsi ve serum AFP düzeyi vakalar n ço unda tan koydurucudur. Sirozlu bir hastada aniden komplikasyonlar geliflti inde, hepatosellüler karsinom olas l - daima ak lda tutulmal d r. Bazen primer hepatosellüler karsinom, eritrositoz, hiperkalsemi, hipoglisemik nöbetler, Cushing sendromu veya virilizasyon gibi metabolik veya endokrin anomalilerle ortaya ç kabilir (Paraneoplastik belirtiler). Ayr ca karaci er kanserini, selim tümörler veya kistlerden ya da hasta ateflliyse karaci er absesinden ay rmak zor olabilir. Karaci erde araflt rma s ras nda ortaya ç kan fokal lezyonlarda izlenecek yollar tablo 6 da gösterilmifltir. 169

12 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan Fokal Karaci er Lezyonu Klinik Muayene, Laboratuvar CEA, AFP Ultrasonografi Kistik Lezyon Bilgisayarl Tomografi Solid Lezyon +Septisemi bulgular Piyojenik/ amip absesi Konjenital kist veya polikistik karaci er Hidatik kist +Seroloji Atipik kist Metastaz yok Soliter Akci er grafisi, kemik sintigrafisi +BT/MR spiral BT Hemanjiom Soliter Multipl Anjiyografi Tablo 6. Karaci erdeki fokal bir lezyonda tan ya var lacak yollar Uzak metastaz Biyopsi 170

13 Karaci erin Primer Habis Tümörleri Selim Karaci er Tümörleri Ay r c tan da dikkate al nmas gereken selim karaci er tümörlerinin histolojik klasifikasyonu Tablo 7 de gösterilmifltir. Tablo 7. Selim karaci er tümörlerinin histolojik klasifikasyonu Hepatosellüler Vasküler Di erleri Hepatik adenom Fokal nodüler hiperplazi (fokal siroz, mikst adenom) Nodüler rejeneratif hiperplazi (adenomatosis, nodüler nonsirotik karaci er, diffüz nodüler hiperplazi, parsiyel nodüler transformasyon) Hemanjiom (kavernöz hemanjiom, sklerozan hemanjiom, soliter nekrotik nodül) nfantil hemanjioendotelyoma (kapiller hemanjiom) Mezenkimal hamartom Leimyom Fibroma (fibröz mezoteliom) Lipom Kavernöz Hemanjiom: Hemanjiyom en yayg n selim hepatik tümördür, otopsi çal flmalar nda yaklafl k %2 oranlar nda görülmektedir. Ayr ca karaci- er, deri ve müköz membranlar hariç hemanjiomun en s k görüldü ü organd r. Kad nlar erkeklerden daha s k etkiler, oran 6:1 dir, her yaflta görülebilirler. Ço unlu u küçük soliter subkapsüler geliflimlerdir, laparotomi veya otopsi s ras nda rastlant sal olarak saptan rlar. Ancak 30 cm çapa kadar ulaflanlar bildirilmifltir. Bunun yan s ra nadiren tüm karaci er dokusunun yerini alacak flekilde diffüz hemanjiomatosis geliflimi de görülebilir. Histolojik olarak hepatik hemanjiomlar kavernöz tiptedirler. Mikroskopik olarak, fibröz septalar ile bölünmüfl, endotel ile döfleli, kanla dolu büyük sinüsler olarak görülür. S k olarak tromboz alanlar vard r ve eski lezyonlar kalsifiye olabilir. Ço u asemptomatiktir, 4 cm çap ndan büyük olanlar abdominal a r veya palpabl kitleye neden olabilir. Palpabl kitle ya da hepatomegali en s k saptanan fizik muayene bulgusudur. Ancak hastalar nadiren de olsa spontan rüptüre ba l hemorajik flok tablosu ile gelebilirler. Karaci erin büyük konjenital hemanjiomlar derideki hemanjiomlarla iliflkili olabilmektedir. Ayr ca nadiren hemanjiomlar arteriyovenöz fistül gibi davranabilir; kardiyak hipertrofi ve konjestif kalp yetersizli ine neden olabilir. 171

14 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan Kesin tan vakalar n ço unlu unda sintigrafi, kontrastl BT, MR veya anjiografi incelemeleri ile rahatl kla konulur, bu nedenle biyopsi nadiren gerekir, e er biopsi yap lacaksa kal n i ne biyopsisi tehlikelidir, fakat ince i ne aspirasyon biyopsisi daha güvenlidir. US de kavernöz hemanjiomlar genellikle iyi s n rl, soliter, homojen biçimde ekojenik kitleler olarak izlenirler. 4 cm den büyük kitlelerde US görünümü heterojenik ve irregüler s n rl d r. ntravenöz kontrastl BT incelemesinde ço- u kez do ru tan konulur. BT de kontrast madde temizlenmesinin gecikti i vasküler bir lezyon olarak izlenir. Tan da noninvazif ve güvenli bir metod olan sintigrafi de kullan labilir. Teknesyum ile iflaretli eritrositler ile yap lan sintigrafide, BT ile benzer özellikler görülür. Anjiografi, karaci er hemanjiomlar n n tan s nda en do ru tan yöntemidir, arteriografide tümörde yavafl temizlenen (25-30 sn) kontrast madde birikimi saptan r (fiekil 4). fiekil 4. Karaci erde hemanjiomun BT görünümü Ço u selim seyirlidir ve spontan rüptürleri nadirdir, bu nedenle ço u karaci er hemanjiomunda tedavi gerekmez. Bu tür olgularda ancak tan flüpheli ise operasyon gerekebilir. E er laparotomi s ras nda tesadüfen bulunurlarsa hemostaz ile iliflkili potansiyel zorluklardan dolay hemanjioma biyopsi yap lmamal veya ç kar lmamal d r. Bunun d fl nda semptomatik hemanjiomlar, lobektomi veya enükleasyon ile ç kar lmal d r. Tek loba s n rl büyük lezyonlar bile, az miktarda kan kayb ile çok düflük morbidite ve mortalite oranlar ile ç - kar labilmektedir. Cerrahi aç dan uygun olmayan olgularda radyoterapi veya hepatik arter kateterizasyonu ile embolizasyon uygulanabilecek alternatif tedavi seçenekleridir. Tedavi sonras nda kullan lan eksojen östrojenlerin, dev hemanjiomlar n nüksüne neden olabilece i öne sürülmektedir. Hepatik Adenom: Normal karaci erden kayna n alan hepatik adenomlar fokal anormallik veya kitle olarak ortaya ç karlar. Hepatik adenomlar %90 oran nda kad nlarda görülür. Kad nlarda s kl kla 3-5. dekatlarda görülür. Görülme s kl giderek artmaktad r; oral kontreseptiflerin yayg n kullan m n n bu art fltan sorumlu oldu u düflünülmektedir. Oral al nan östrojenler selim 172

15 Karaci erin Primer Habis Tümörleri hepatosellüler neoplazilerin gelifliminde önemli rol oynamaktad r. Özellikle 2 y ldan uzun süredir oral kontraseptif kullananlarda y ll k görülme s kl 3-4/ olarak bildirilmektedir. Tümörler yumuflak, sar renkli, 2-15 cm çap nda iyi s n rl kitlelerdir. Semptom verenlerin ço unlu u, 3-15 cm aras ndad r. Hepatik adenomlar n 2/3 ü soliterdir, kalan multipldir. Histolojik olarak hepatik adenomlar, safra kanallar ve venleri olmayan normal görünüfllü hepatositlerin oluflturdu u kapsüllü homojen kitlelerdir. Çok say da genifl kan damar içerdiklerinden hemorajiye yol açabilirler. Hastalar n yaklafl k yar s asemptomatiktir. Semptomatik olgular n ço unda sa üst kadran a r s veya akut intraabdominal kanama ve flok semptomlar vard r. Bu komplikasyon, tümör içindeki spontan kanaman n periton bofllu u içine rüptüre olmas na ba l d r. Menstruasyon ile akut kanama nöbetleri aras nda s k bir iliflki vard r. Semptom veren hastalar, genellikle karaci erde palpe edilebilen bir kitleye sahiptir. Karaci er fonksiyon testleri ve AFP düzeyleri genellikle normaldir. Karaci er MR, BT ve US incelemesi fokal defekt gösterir. Hepatik anjiografide, lezyonlar avasküler nekroz ve hemoraji alanlar içeren hipervasküler alanlar olarak izlenirler ve hepatosellüler karsinomdan kolayl kla ayr lamayabilirler. Aspirasyon biyopsisi güvenlidir, fakat kal n i ne biyopsisi kanama tehlikesi yüzünden risklidir. Aspirasyon sitolojisinde iyi differansiye hepatosellüler karsinom ile adenom ayr m n yapmak güç olabilir. Semptomatik hepatik adenomlar ç kar lmal d r; akut kanamal hastalarda bu cerrahi giriflim hayat kurtar c olur. Bir k sm wedge rezeksiyon ile ç kar - labilir, fakat derin yerleflimli veya büyük lezyonlar genellikle parsiyel hepatektomi gerektirirler. Hepatik adenomlar, oral kontraseptifler kesildi inde gerileyebilirler. Tümör, periyodik US veya BT incelemeleri ile izlenmeli ve e er büyüyorsa rezeksiyon planlanmal d r. Kitlenin bir hepatosellüler karsinom olma olas l her zaman göz önünde tutulmal d r, çünkü ay r mlar n yapmak için kesin bir kriter yoktur. Gerçekte, laparotomide bile hepatosellüler karsinom ile karaci er adenomunu gözle veya frozen seksiyon inceleme ile ay rmak zor olabilir. Büyük çapl hepatik adenomlar ç kar lmal d r. Çünkü kanama riski yüksektir. Hastalar n ço unlu u, cerrahi rezeksiyon sonras sekelsiz iyleflmektedir. Oral kontreseptifler tüm vakalarda kesin olarak kesilmelidir. Radyoterapi ve kemoterapinin tedavide de eri yoktur. Fokal Nodüler Hiperplazi (FNH): Habis potansiyeli olmayan selim bir lezyondur. Kad nlarda iki kat daha s k görülmektedir. Ortalama görülme yafl yaklafl k 40 t r, fakat her yaflta görülebilir. Oral kontraseptif ajanlar n kullan - m bu tümörün geliflimini veya ilerlemesini uyarabilmektedir. Makroskopik olarak tümör iyi s n rl, sert yap da, genellikle 2-3 cm çap nda subkapsüler kitledir. Semptomlu hastalarda lezyonlar, 4-7 cm çap nda ve nadiren multipldir. %80 i, soliterdir. 173

16 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan Fokal nodüler hiperplazisi olan hastalar n ço u asemptomatiktir. Semptomatik olgularda sa üst kadranda a r, rahats zl k hissi ve bazende sa üst kadranda kitle ile ortaya ç kmaktad r. Hepatik adenomlar n tersine bu lezyonlar nadiren büyür veya kanarlar, asemptomatik lezyonlar n do al gidifli selimdir. Sorun di er karaci er neoplazik kitlelerinden ayr m n yapabilmektedir. Diffüz fokal nodüler hiperplazisi olan hastalarda portal hipertansiyon geliflebilir. Hepatik fonksiyon testleri ve AFP düzeyi genellikle normaldir. Hepatik sintigrafiler genellikle dolum defekti göstermezler. BT, tümörü ve genellikle santral skar göstermektedir. Arteriografik görünümü hipervaskülerdir. Oral kontraseptif kullanan hastalar bu ilaçlar b rakmal d r. Semptomatik lezyonlar ç kar lmal d r, asemptomatik olanlara müdahele edilmemelidir. Fokal nodüler hiperplazi kesin olarak frozen seksiyon incelemede tan mlanabilir. Küçük ve yüzeyel lezyonlar lokal eksizyonla ç kart labilirler. Ç kart lmalar için majör hepatik rezeksiyon gereken olgularda insizyonel biopsi yap lmas gerekir, tan kesin olarak FNH ise lezyon yerinde b rak labilir. Ancak hepatosellüler karsinom ile birlikte olabilece i, bunun için multipl biyopsiler gerekebilece i unutulmamal d r. Kesin tan s konulam yorsa lezyon ç kart lmal - d r. Nodüler Regeneratif Hiperplazi: Sirotik olmayan, diffüz hepatosellüler bir patolojidir, multipl nodül ve aralarda hepatik atrofi alanlar ile karakterizedir. S kl kla portal hipertansiyon ile birliktedir. Sirozdan farkl olarak yo un fibroz bulunmaz. Portal hipertansiyon nodüllerin portal venöz ak m engellemesi sonucu ortaya ç kar. S kl kla myeloproliferatif, lenfoproliferatif ve kollajen doku hastal klar ile birlikte görülür. Kronik hastal klar ile birlikte görülmesi, bu hastal klara ba l olarak kullan lan ilaçlar sonucu geliflti ini de düflündürmektedir. Ascites yoktur, nadiren nodül rüptürü ile hemoperitoneum geliflebilir. Tedavi ço u kez portal hipertansiyona yönelik olarak planlan r, ancak nadiren olgular karaci er transplantasyonu için uygun adayd rlar. KORUYUCU TEDAV Hepatosellüler karsinomun önlenmesi hakk ndaki çal flmalarda son y llarda önemli ad mlar at lm flt r. Karaci er kanserinde koruyucu hekimlik aç s ndan dönüm noktas n HBV ye karfl Tayvan da bafllat lan afl lama program oluflturmufltur. WHO nun son önergesine göre HBV ye yönelik afl lama tüm çocuklar ve eriflkinler için bütün ülkelerde uygulanmal d r. Bu önerge afla da tan mlanan program n sonucunda belirlenmifltir. Tayvan da HCC de sirozun kontrolüne yönelik program 1984 de bafllat lm flt r. Tüm HBV(+) annelerden do an yenido anlara plazmadan elde edilen Pastör afl s uygulanm flt r: 5 mg i.m. olarak 1, 5 ve 9. haftalarda; rapeli ise 12 ayda yap l r da programa tüm yenido anlar, 1987 de afl lanmam fl tüm okul öncesi çocuklar, risk alt ndaki t bbi personel ve ailesinde bulaflt rma riski olan HbsAg-pozitif kifliler bulunanlar dahil edilmifltir. HCC nin ortalama insidans 6-14 yafl ndaki çocuklar 174

17 Karaci erin Primer Habis Tümörleri aras nda y llar aras nda de 0,7 den 0,36 a gerilemifltir. HBV tafl y c l ise yafl popülasyonunda %10 dan %0,9 a gerilemifltir. TEDAV Tedavi lkeleri Cerrahi tedavi karaci er kanserinin tek potansiyel küratif tedavisidir. Rezektabiliteye etki eden birçok faktör vard r: Tümörün evresi, lokal yay l m, genel durum, karaci er fonksiyonlar n n durumu. Rezeksiyon oran kliniklere ve literatüre göre çok farkl l klar göstermektedir; genellikle %6 ile 52 aras nda de iflmektedir. Rezeksiyonu etkileyen en önemli faktörlerden biri geride kalacak karaci erin fonksiyonel durumudur. Sirotik hastalarda Child-Pugh s n flamas na göre bu durum tespit edilmelidir. A r sirotik hastalarda rezeksiyon mümkün de- ildir, tümörün flartlar iyiyse karaci er transplantasyonu tart fl labilir. Küratif tedavinin uygulanamad, hatta rezeksiyonun mümkün olmad durumlarda lokal tedavi (alkol injeksiyonu, termokoagülasyon v.b.), regional tedavi (regional intrahepatik kemoterapi, kemoembolizasyon), sistemik kemoterapi ve hormon tedavisi düflünülmelidir. HCC tedavisinde izlenecek algoritm Tablo 8 de gösterilmifltir. Tablo 8. HCC da karaci er fonksiyonlar na ve cerrahi kontrendikasyona göre izlenecek tedavi ilkeleri Karaci er fonksiyonlar Normal Düflük, s n rda Child A (B) Ciddi, a r Child (B) C Cerrahi Tedavi Büyük S n rl Minimal Rezeksiyon Transplantasyon Operatif Kontrendikasyon Transarteriel Kemoembolizasyon Non-operatif tedavi Perkutan Alkol njeksiyonu Sistemik Kemoterapi/Hormon Tedavisi 175

18 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan Cerrahi Tedavi Karaci er Rezeksiyonu Son 25 y l içinde rezeksiyon tekni indeki geliflmeler ameliyat ve hastane mortalitesini %10-25 lerden %5 in alt na düflürmüfltür. Ayn flekilde postoperatif mortalite de azalm flt r (postoperatif kanama, safra kaça, abse oluflumu, pnömoni v.b.). Tümör yay l m n ve rezektabiliteyi de erlendirmede preoperatif tan yöntemlerine ra men diagnostik laparoskopiyi operasyon öncesi yapman n faydas vard r. Ayr ca ameliyat s ras nda intraoperatif ultrasonografinin de lokalizasyon ve rezektabilite yan nda farkedilmemifl nodülleri bulmada faydas bulunmaktad r. Rezeksiyon için tümör karaci ere s n rl olmal d r; uzak metastaz, portal veya hepatik venlerde tromboz geliflmemifl olmas önemlidir. Rezeksiyon s n - r nda tümör bulunmamal d r. 3 odaktan fazla yerdeki lokalizasyon, damarlara invazyon, sirozdaki gibi kötü karaci er fonksiyonlar kötü prognozu gösterir. Ortalama 5 y ll k sa kal m oran iyi durumdaki hastalarda %20 ile 40 kadard r. Fibrolameller tipte ise %60 d r. Karaci er kanserlerinde küratif rezektabilite oran ço unlukla %25 i geçmemektedir. Sirotik durum ileri derecede ise s n rl, minimal rezeksiyon bile akut karaci er yetersizli ine yol açabilir. Karaci er parenkiminin ve fonksiyonlar n n yeterli olmas halinde karaci- erin %70-75 inin ç kar lmas yaflamla ba daflmaktad r. Genifl rezeksiyon sonras nda karaci er fonksiyonlar birkaç hafta azalmakta, fakat karaci erin ola- anüstü rejenerasyon kapasitesi h zla yeni fonksiyon görebilen hepatositleri gelifltirmektedir. Parsiyel hepatektomiden sonra 24 saat içinde hücre replikasyonu aktif hale gelir ve organ n orijinal a rl na ulaflmas na dek sürer. Belirgin rejenerasyon 10 gün içinde oluflmakta ve süreç 4-5 haftada tamamen sonlanmaktad r. Ç kart lan loblar tekrar oluflmamaktad r. Yerine yeni lobüllerin oluflumu ve rezidüel lobüllerin ekspansiyonu ile geliflme tamamlan r. Hepatik rejenerasyon için gerekli uyar n n, hepatosit geliflme faktörü, TGFa, hepatopoietin B ve TGFb1 disinhibisyonunu içerdi i düflünülmektedir (Kapan, Eur Surg Res, 1996). Genifl rezeksiyon sonras karaci erin fonksiyonel kapasitesi de azald için preoperatif de erlendirme oldukça önem tafl r. Sirotik hastalarda rezeksiyon çok tehlikelidir. Sirotik rezidüel karaci er dokusu, gerekli metabolik ihtiyaçlar karfl layamaz. Ayr ca sirotik karaci er dokusunun rejenerasyon yetene i de azd r. Karaci er anatomisinin daha iyi anlafl lmas yla ve ameliyat tekniklerinin geliflmesiyle karaci er rezeksiyonlar n n daha genifl anlamda, en düflük mor- 176

19 Karaci erin Primer Habis Tümörleri bidite ve mortalite oranlar yla yap labilmesi mümkün olmufltur. Elektif ve normal flartlarda cerrahi mortalite %1 in alt ndad r. Karaci erin cerrahi anatomisinde damar ve safra yollar n n da l m na göre fonksiyonel ve anatomik olarak ba ms z lob ve segmentler vard r. Sa ve sol lob aras ndaki s n r falsiform ligaman de ildir. Safra kesesi yata ndan, arkaya vena kava inferiora do ru giden bir çizgi ile karaci er sagital planda sa ve sol loba ayr l r. ABD deki terminolojiye göre sa lob anterior ve posterior, sol lob falsiform ligamanla lateral ve medial segmentlere ayr l r. Avrupal müelliflere göre say larla ifade edilen sekiz segmente ayr l r: I-VIII (Couinaud, Bismuth) (fiekil 5). A. Sa hemihepatektomi B. Sol hemihepatektomi C. Sa trisegmentektomi D. Lateral segmentektomi Umbilikal fissür Sa hepatik duktus Sol hepatik duktus A C B D fiekil 5. Karaci er segmentleri (I-VIII) ve standart rezeksiyon çeflitleri: A. Sa hemihepatektomi; B. Sol hemihepatektomi; C. Sa trisegmentektomi; D. Lateral segmentektomi 177

20 Ertu rul Göksoy, Metin Kapan Fonksiyonel ve anatomik olarak ba ms z arter, porta ve hepatik dal ve safra yollar bulunan lob ve segmentlerin rezeksiyonu mümkündür. Küçük tümörlerde veya lezyonlarda yap lan anatomik olmayan veya atipik rezeksiyonlar n d fl ndaki anatomik rezeksiyon flekilleri vard r. Ayn anlamdaki terminolojik isimlendirmeler birlikte yap l r. Standart rezeksiyon çeflitleri flunlard r (fiekil 5): 1. Sa hemihepatektomi (Sa lobektomi veya hepatektomi): Sa lobun ç - kar lmas d r. V, VI, VII, VIII. segmentleri kapsar. 2. Sol hemihepatektomi (Sol lobektomi veya hepatektomi): Sol lobun ç - kar lmas ifllemidir. II, III ve IV. segmentleri içerir. Bazen 1. segmenti de kapsar. 3. Sa trisegmentektomi (Geniflletilmifl sa lobektomi veya hemiepatektomi veya hepatektomi): Sa lobla birlikte sol lobun medial segmentinin de ç - kar lmas d r. V, VI, VII, VIII ve IV. Segmentleri, gerekirse I. segmenti de kapsar. 4. Sol trisegmentektomi (Geniflletilmifl sol lobektomi veya hepatektomi): Sol lob ve sa lobun anterior segmentinin de birlikte ç kart lmas d r. I, II, III, IV, V ve VIII. segmentleri kapsar. 5. Lateral segmentektomi: Sol lobun lateral, yani II ve III. segmentlerin ç - kar lmas d r. Baz yazarlar (L.H.Blumgart) falsiform ligaman da esas alan adland rmalar yapmaktad rlar. Sa ve sol hepatektomide safra kesesi yata ile v.cava inferior aras ndaki plan geçerli iken, falsiform ligamana ba l olarak lateral segmentektomiyi sol lobektomi, geniflletilmifl sa hepatektomiyi sa lobektomi olarak tan mlamaktad rlar. Parsiyel veya tam vasküler oklüzyon (Pringle manevras ) sayesinde lob ve segment rezeksiyonlar mümkün olmaktad r. Postoperatif dönemde, özellikle sirotik hastalarda, genifl rezeksiyon yap - lanlarda takip çok önemlidir. Cerrahi yo un bak m flartlar nda izlenmelidir. Ex-Situ Karaci er Rezeksiyonu Ante-situm veya ex-situ karaci er rezeksiyonu 1974 de Fortner taraf ndan ortaya at lm fl, 1988 de Pichlmayr taraf ndan gelifltirilmifl bir ameliyat fleklidir. Genifl rezeksiyonu imkans z k lan, v.cava inferior a infiltrasyon gibi durumlarda rezektabilite flans n art r c bir yöntemdir. Karaci er in-situ perfüze edilip hipotermik flartlarda ex-situ rezeksiyon yap l r. Transplantasyondaki gibi perfüzyondan sonra total hepatektomi yap l r (fiekil 6). Tümörlü dokular infiltre v.cava gibi yap larla birlikte rezeke edilir, geride kalan karaci er dokusunun ba ms z arteri, safra yolu, v.porta dal ve v.hepatica s ven veya sentetik greftlerle haz rlanm fl yeni v.cava inferior a, a.hepaticaya ve safra yollar na veya enteral sisteme anastomoze edilmesi tek- 178

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

KARACIĞER TÜMÖRLERI. Yrd.Doç.Dr.Murat Kapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

KARACIĞER TÜMÖRLERI. Yrd.Doç.Dr.Murat Kapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı KARACIĞER TÜMÖRLERI Yrd.Doç.Dr.Murat Kapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı KARACİĞER TÜMÖRLERİNİN SINIFLANDIRILMASI A-PRİMER TÜMÖRLERİ I-Benign tümörleri 1-Hemanjioma 2-Fokal

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

KARACİĞER TÜMÖRLERİ Yrd. Dr. Murat Kapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi. Genel Cerrahi Anabilim Dalı

KARACİĞER TÜMÖRLERİ Yrd. Dr. Murat Kapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi. Genel Cerrahi Anabilim Dalı KARACİĞER TÜMÖRLERİ Yrd. Dr. Murat Kapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi. Genel Cerrahi Anabilim Dalı KARACİĞER TÜMÖRLERİNİN SINIFLANDIRILMASI A-PRİMER TÜMÖRLERİ I-Benign tümörleri 1-Hemanjioma 2-Fokal

Detaylı

Onkolojik Cerrahinin Temel lkeleri

Onkolojik Cerrahinin Temel lkeleri Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Gastrointestinal Sistem Hastal klar Sempozyumu 11-12 Ocak 2001, stanbul, s. 235-239 Sürekli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Detaylı

Karaci erin Metastatik Tümörleri

Karaci erin Metastatik Tümörleri Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Hepato-Bilier Sistem ve Pankreas Hastal klar Sempozyum Dizisi No: 28 Ocak 2002; s. 183-190 Sürekli İ.Ü. Cerrahpaşa

Detaylı

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Lauren Sınıflaması İntestinal tip Diffüz tip Dünya Sağlık

Detaylı

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ Dr. Berna Oğuz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı Pediatrik KC kitleleri İntraabdominal kitlelerin %5-6 Primer hepatik

Detaylı

HEPATOSELLÜLER KANSERDE KARACİĞER NAKLİ

HEPATOSELLÜLER KANSERDE KARACİĞER NAKLİ HEPATOSELLÜLER KANSERDE KARACİĞER NAKLİ Dr. Koray Acarlı MEMORİAL ŞİŞLİ HASTANESİ ORGAN NAKLİ MERKEZİ BAŞKANI Hepatosellüler Karsinom Tüm kanserlerin >%5 Primer KC kanserlerinin %80-90 ı %85-90 olgu sirotik

Detaylı

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer kanserinin tanısında anamnez, fizik muayene, tam kan sayımı ve rutin biyokimya testlerinden sonra; Noninvaziv (akciger filmi, toraks BT, PET, balgam sitolojisi),

Detaylı

Company LOGO HEPATOSELLÜLER KARSİNOMA. Prof. Dr. Murat KIYICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı

Company LOGO HEPATOSELLÜLER KARSİNOMA. Prof. Dr. Murat KIYICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Company LOGO HEPATOSELLÜLER KARSİNOMA Prof. Dr. Murat KIYICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı KC Tümörleri En sık malign KC tümörleri Metastatik tümörler En sık primer KC tümörü

Detaylı

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid

Detaylı

KARACİĞERİN KOLOREKTAL METASTAZLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ. Dr.İzzet Rozanes İstanbul Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı

KARACİĞERİN KOLOREKTAL METASTAZLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ. Dr.İzzet Rozanes İstanbul Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı KARACİĞERİN KOLOREKTAL METASTAZLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ Dr.İzzet Rozanes İstanbul Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı Amaç Kolorektal tümörlerin karaciğer metastazlarında diagnostik modalitelerin

Detaylı

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hepatobilier sistem tümörleri Kolanjiokarsinom Hepatoselüler karsinom Safra kesesi tümörleri Ampulla Vater tümörleri Pankreas

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek Göğüs Cerrahisi Akciğerin Superior Sulkus Tümörlerinde Omurga Tutulumunda Cerrahi Yaklaşım Giriş Akciğerin apeksinden kaynaklanan

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma)

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma) .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Kanama ve Tromboza E ilim Sempozyum Dizisi No: 36 Kas m 2003; s. 185-189 Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil

Detaylı

KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD.

KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. Kasım-1999 HK 41 yaş, erkek Öğretmen Gaziantep Yakınması: Yok Bir yıl önce tesadüfen HBsAg

Detaylı

.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri. Sempozyum Dizisi No: 56 Nisan 2007; s. 115-119. Prof. Dr.

.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri. Sempozyum Dizisi No: 56 Nisan 2007; s. 115-119. Prof. Dr. .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri KRON K VENÖZ YETERS ZL K Sempozyum Dizisi No: 56 Nisan 2007; s. 115-119 Telenjiektazi ve Retiküler Ven Tedavisi; Skleroterapi, Transkutan

Detaylı

Tiroid ve Paratiroid Cerrahisi

Tiroid ve Paratiroid Cerrahisi Deomed Medikal Yay nc l k Tiroid ve Paratiroid Cerrahisi Editör / Prof. Dr. Murat Toprak 37 Yazar kat l m yla 16.5 x 23.5 cm, XII+240 Sayfa 44 Resim, 29 fiekil, 30 Tablo ISBN 978-975-8882-37-3 Türk Kulak

Detaylı

Alkol-Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı

Alkol-Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı Alkol-Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı Doç Dr Yusuf Yılmaz Marmara Üniversitesi Tıp Fak Gastroenteroloji Bilim Dalı 1. TÜRKİYE-AZERBAYCAN ORTAK HEPATOLOJİ KURSU 18-19 Eylül 2015 Radisson Blu Otel, Şişli,

Detaylı

BALIK YAĞI MI BALIK MI?

BALIK YAĞI MI BALIK MI? BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda

Detaylı

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları HEPATİT B TESTLERİ Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları Hepatit B virüs enfeksiyonu insandan insana kan, semen, vücut salgıları ile kolay bulaşan yaygın görülen ve ülkemizde

Detaylı

Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD RT nin amacı: - Mikroskopik rezidüel hastalığı önlemek - Multisentrik hastalık gelişimini önlemek

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

Karaciğer Biyopsisi 15.Uygulamalı Karaciğer Biyopsisi Kursu, KLİMİK 29 Nisan 2016, Ankara. Uzm. Dr. Sami KINIKLI

Karaciğer Biyopsisi 15.Uygulamalı Karaciğer Biyopsisi Kursu, KLİMİK 29 Nisan 2016, Ankara. Uzm. Dr. Sami KINIKLI Karaciğer Biyopsisi 15.Uygulamalı Karaciğer Biyopsisi Kursu, KLİMİK 29 Nisan 2016, Ankara Uzm. Dr. Sami KINIKLI Karaciğer biyopsisi altın standart İlk karaciğer biyopsisi 1883 de Paul Ehrlich tarafından

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; PROLAKTİNOMA Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; Prolaktinoma beyinde yer alan hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörüdür. Kanserleşmez ancak hormonal dengeyi bozar. Prolaktin hormonu

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE CERRAHİ YAKLAŞIM DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM M DALI İnsidans Otopsi serilerinde: asemptomatik selim adrenal neoplazi %2-20 20 İnsidental

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

PRİMER VE METASTATİK KARACİĞER TÜMÖRLERİNDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

PRİMER VE METASTATİK KARACİĞER TÜMÖRLERİNDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 50, Sayı 4, 1997 209-230 PRİMER VE METASTATİK KARACİĞER TÜMÖRLERİNDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ Hayrettin Varolgüneş* Aydın İnan* Emin Kaptanoğlu* Salim Demirci**

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA

KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA Dr. Şükrü Mehmet Ertürk Radyolojinin diğer alanlarında olduğu gibi, karaciğer görüntülemenin de primer amacı benign lezyonları, malign lezyonlardan ayırt etmektir

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

Karaciğer Nakli. Dr Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi MALATYA

Karaciğer Nakli. Dr Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi MALATYA Karaciğer Nakli Güncel Yaklaşımlar Dr Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi MALATYA Karaciğer Nakli Malatya Deneyimi ABD Karaciğer Nakli Verileri -2007 ABD Karaciğer Nakli Verileri -2008

Detaylı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Radyolojik bulgular, ipuçları Göğüs duvarı invazyonu, mediasten invazyonu Nodal

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Hasta Rehberi Say 7 GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Genç Yetiflkinlerde Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 7 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan

Detaylı

Hepato-Pankreatiko-Bilier Sistem Kanserlerinde Tan ile Tedavideki Geliflmeler ve Onkolojik Cerrahi Merkezlerinin Rolü

Hepato-Pankreatiko-Bilier Sistem Kanserlerinde Tan ile Tedavideki Geliflmeler ve Onkolojik Cerrahi Merkezlerinin Rolü Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Hepato-Bilier Sistem ve Pankreas Hastal klar Sempozyum Dizisi No: 28 Ocak 2002; s. 153-158 Sürekli İ.Ü. Cerrahpaşa

Detaylı

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP n Ameliyat sonrası evreleme; - TNM sınıflaması kullanılmakla beraber eksiklikleri var; post-op kalsitonin- CEA ölçümü, CEA

Detaylı

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN SAKMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

Tarihçe. Nükleer Tıp Nedir?

Tarihçe. Nükleer Tıp Nedir? Tarihçe Nükleer Tıp Radyoterapi Ünitesi dahilinde Radyobiyoloji adı altında 1969 yılında Rectilineer scanner ile Numune Hastanesi nde faaliyete geçmiştir. 1969 ile 1980 arası organ sintigrafileri, 1980

Detaylı

Alpha-Fetoprotein. (AFP-L3) ve Des-Gamma. Protrombin (DCP) in Hepatosellüler. ndaki Yerleri; Türk Hasta Grubunda Đlk

Alpha-Fetoprotein. (AFP-L3) ve Des-Gamma. Protrombin (DCP) in Hepatosellüler. ndaki Yerleri; Türk Hasta Grubunda Đlk Lectin-Reactive Alpha-Fetoprotein (AFP-L3) ve Des-Gamma Gamma-Carboxy Protrombin (DCP) in Hepatosellüler ler Kanser (HCC) Tanısındaki ndaki Yerl; Türk Hasta Grubunda Đlk Çalışma A. Kadir Dökmeci 1, Robert

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

D- BU AMELİYATIN RİSKLERİ Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler:

D- BU AMELİYATIN RİSKLERİ Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler: Mikro TESE Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Mikroskopik TESE ameliyatı genel, veya bolgesel anestezi altında yapılabilir. Skrotum (torba) orta hattan 4 cm lik bir kesi yapılırak testislere ulaşılır ve testisler

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ MEME VE AKCİĞER KANSERİNDEN

Detaylı

GÖREV ANALİZİ 2. YAZILMA ÖĞRENİM HEDEFİ. Mesane ve üreterin normal ve patolojik özelliklerini belirler

GÖREV ANALİZİ 2. YAZILMA ÖĞRENİM HEDEFİ. Mesane ve üreterin normal ve patolojik özelliklerini belirler GÖREV Mesane ve üreter hastalıklarınd a GÖREV ANALİZİ 1. YAZILMA DÜZEYİ ulaştırılmasında kritik danışmanlık. GÖREV ANALİZİ 2. YAZILMA DÜZEYİ Mesane ve üreterin normal ve Makroskopik inceleme ve örnekleme.

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

PANKREAS KARSİNOMU. Dr.Nevra ELMAS Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir

PANKREAS KARSİNOMU. Dr.Nevra ELMAS Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir PANKREAS KARSİNOMU Dr.Nevra ELMAS Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir Özet: Son yıllarda kesitsel görüntüleme yöntemlerinin gelişmesi ile pankreas kanseri saptanma oranında tüm

Detaylı

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE

Detaylı

SİROZDA DOKU VE LEZYON KARAKTERİZASYONU. Murat Acar. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı

SİROZDA DOKU VE LEZYON KARAKTERİZASYONU. Murat Acar. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı SİROZDA DOKU VE LEZYON KARAKTERİZASYONU Murat Acar İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı Tel: 90 216 5709233 e-posta: drmacar@hotmail.com Öğrenme

Detaylı

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. Hepatit B HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. HBV nas l yay l r? Hepatit B, hepatit B li kiflilerin kan veya vücut s v lar yoluyla

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Cerrahi İlkeler ve Türkiye de Durum Dr. Dursun Buğra Mide Tümörleri Sempozyumu 17-18 Aralık 2004, İstanbul TNM Sınıflaması 2002 T Tümör Tis Karsinoma in situ (lamina

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname Teknik Alan BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Buluş, böbreküstü bezi yetmezliğinin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı

Santral Disseksiyon. Dr. İbrahim Ali ÖZEMİR. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Santral Disseksiyon. Dr. İbrahim Ali ÖZEMİR. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Dr. İbrahim Ali ÖZEMİR İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği 7. Endokrin Cerrahi Kongresi Antalya,2015 Profilaktik Santral Disseksiyon; Preoperatif

Detaylı

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. PSA nın tanımı Prostate Specific Antigen PSA yı hasta nasıl

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu 1 28 yaşında erkek Ortopedi

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr. Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım Dr. Alper CEYLAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Tiroid

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Ziya Kuruüzüm. DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

OLGU SUNUMU. Dr. Ziya Kuruüzüm. DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD OLGU SUNUMU Dr. Ziya Kuruüzüm DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD VHÇG, Hepatit Kampı, Bolu, 01.03.2014 Olgu MŞ, 58 yaş, erkek, emekli Rutin yapılan tetkikler sırasında anti-hcv pozitif

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı