SERA SİGORTASI GENEL ŞARTLARI UYGULAMA ESASLARI, RİSK İNCELEME VE POLİÇE SERALARDA HASAR TESPİTİ, UYGULAMA ESASLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SERA SİGORTASI GENEL ŞARTLARI UYGULAMA ESASLARI, RİSK İNCELEME VE POLİÇE SERALARDA HASAR TESPİTİ, UYGULAMA ESASLARI"

Transkript

1 Ferit Şentürk İşletici Şirket Bölge Müdür Yardımcısı SERA SİGORTASI GENEL ŞARTLARI UYGULAMA ESASLARI, RİSK İNCELEME VE POLİÇE SERALARDA HASAR TESPİTİ, UYGULAMA ESASLARI 1. SERALAR 1.1.SERANIN TANIMI Sera veya Ser i kısaca iklime bağlı kalmadan, bütün yıl boyunca bitkisel üretimin yapıldığı tesisler olarak tanımlayabiliriz. Kapsamlı olarak da şöyle tanımlayabiliriz; İklimle ilgili çevre koşullarına, tümüyle veya kısmen bağlı kalmadan gerektiğinde sıcaklık, ışık ve hava gibi etmenler denetim altında tutularak, bütün yıl boyunca çeşitli kültür bitkileriyle bunların tohum, fide ve fidanlarını üretmek, bitkileri korumak, sergilemek amacıyla cam, plastik v.b. ışık geçirebilen malzeme ile kaplanarak değişik şekillerde yapılan, yüksek sistemli bir örtüaltı yetiştiriciliği yapısıdır. Bu tür tesislerin bulunduğu işletmelere sera veya ser işletmesi denir. Bunun yanında bitki yetiştirilebilmesi için çevre koşullarının olumsuz etkilerini kısmen ortadan kaldıran plastik malçlar, yüzeysel örtüler, yastıklar, alçak ve yüksek tüneller sera olarak nitelendirilemezler. 1.2.ÜLKEMİZDE SERACILIK * Ülkemizde sera sebzeciliği başlangıcı son yıl kadar öncesine dayanır. * Sera işletmelerinin kurulması iklim yönünden en uygun olan Antalya ve İçel illerinde başlamıştır. Ülkemizin 2007 yılında toplam örtüaltı üretim alanları hektar olmuştur ve bu rakamın % 55 seralar,% 45 ini ise plastik tüneller oluşturmaktadır arası alçak plastik tünel alanları % 31 oranında azalırken, cam seralar % 18,plastik seralar ise % 8 oranında artmıştır. Ülkemizdeki hektarlık sera alanlarının % 28 cam, %72 ise plastik seralardan oluşmaktadır hektarlık toplam plastik tünel alanlarının ise % 29 u yüksek,% 71 i alçak tünellerdir. Ülkemiz toplam sera alanlarının % 1 inde topraksız tarım uygulanmaktadır.toplam 300 hektar alanın % 25 i cam sera,% 75 i plastik seradır.ilk olarak 1995 yılında Antalya da uygulanmaya başlanmıştır.topraksız yetiştiricilik ile üretilen ürünlerin % 60 ı domates,% 32 si biber,% 6 sı kesme çiçek,kalanı da yapraklı sebze,frambuaz,kavun ve çilektir. Ülkemiz diğer Akdeniz ülkelerine göre daha büyük bir seracılık potansiyeline sahiptir İspanya ve Fransa kıyıları altyapısı çok iyi olan bir turizm alanı olması ve bu tesislerden sera kurulacak alanın kısıtlı kalması, İtalya ve Yunanistan da ise kıyılar oldukça engebeli ve dağlık olması, Fas, Cezayir, Tunus, Libya gibi ülkelerde ise, uzun süreli yetiştiricilik için kışın ısıtma yanında sıcak mevsimlerde, soğutmada gerekmektedir. Akdeniz bölgesinde, bütün kıyı boyunca yıllık sıcaklık ortalaması C dir. Yaz günü sayısı gündür. Antalya ve İçel çevresinde uzun yıllar ortalaması olarak sera içinde ısıtma yapılan gün sayısı ekstrem yılların dışında 2-10 gün arasında değişmektedir. 1.3.ÖRTÜALTI YETİŞTİRİCİLİĞİ Örtüaltı yetiştiriciliği oldukça geniş kapsamlı ve çevre koşullarının olumsuz etkisini kısmen veya tamamen ortadan kaldırarak bitkisel üretim yapmaya yarayan alçak veya yüksek sistemler olarak tanımlanabilir. Örtüaltı yetiştiriciliğini dört ayrı sınıfta inceleyebiliriz; 1.Yüzeysel Örtüler: Örtüaltı yetiştiriciliğinde malçlama, yüzeysel örtüler, yastıklar şeklinde yapılan ve kısa veya uzun süre bitkilerin üzerlerini kapatan, tüm tarımsal işlemlerin dışarıdan yapıldığı sistemlerdir. 273

2 2.Alçak Tüneller: Yerden yüksekliği 1 m ye kadar olan bu örtüler, havalar ısınınca ve bitkiler belirli bir yüksekliğe ulaşınca kaldırılır. Tarımsal işlemlerin hepsi örtü dışından yapılır. 3.Yüksek Tüneller: Örtüaltı yetiştiriciliğinde insanın içerisine rahatça girebileceği, tarımsal mekanizasyona olanak sağlayan, ancak ısıtma, havalandırma sistemleri genellikle olmayan, dar ve yarım daire kesitli yapılardır. 4.Seralar: Tüm iklim elemanlarının denetimine olanak sağlayabilecek örtülü yapılardır. 1.4.SERALARIN SINIFLANDIRILMASI Seralar büyüklüklerine, kuruluş şekillerine, sıcaklıklarına, çatı şekillerine, örtü ve iskelette kullanılan malzemelerin çeşitlerine ve seraların taşınabilirlilik durumlarına göre sınıflandırılır. 1. Büyüklüklerine göre seralar : a)büyük b) Orta c) Küçük 2. Kuruluş şekillerine göre seralar : a) Bireysel b) Blok c) Poliblok 3. Sıcaklıklarına Göre Seralar : a) Sıcak b) Ilık c) Soğuk 4. Çatı Şekillerine Göre Seralar : a) Basit b) Beşik c) Yuvarlak (yay çatılı) d) Venlo Tipi f) Gotik çatılı g) Asimetrik tip h) Testere dişi çatılı 5. Yararlanma Şekillerine Göre Seralar : a) Yetiştirme seraları b) Koruma ve sergileme (gösteri) c) Çoğaltma ve üretme seraları d) Araştırma seraları 6. Örtü Malzemesine Göre Seralar : a) Cam seralar b) Plastik seralar c) Suni elyaf seralar d) Plexicam seralar 7. İskelet Malzemesine Göre Seralar : a) Ahşap b) Ahşap+Demir c) Demir d) Galveniz metal e) Alüminyum konstrüksiyonlu seralar 8. Taşınabilirlilik Durumlarına Göre Seralar : a) Sabit b) Hareketli c) portatif 1.5.SERA YAPI MALZEMELERİ VE YAPI ELEMANLARI Temel Yapının yerleştirildiği kısım olan temel, yapıyı kapladığı alan üzerinde taşır. Temel kolonlarla kendi üzerine gelen seranın tüm yükünü temel zeminine çatlama, ayrılma ve yarılma olmadan iletebilirse, özellikle cam seralarda kırılmalar meydana gelmez. Eğer temel zemini üzerine iletilen yükü emniyetle taşıyamazsa sera stabilitesinin bozulması ile kapı ve pencerelerin açılıp kapanması zorlaşır. Sera temeli 1. dikme (kolon, I veya L profil demirden), Seralarda kullanılacak beton ayak ve sömeller. 2. betornarme hatıl, 3. takviyeli harçlı temel duvarı, A. Prizma şeklindeki beton ayak, B. Sömel, 4. betonarme temel sömeli, 5. mertekler (T profil demirden), C. Silindirik Beton 6. aşık (U profil demirden) 274

3 Cam seralarda; Zemin sağlam değilse ; 20 cm sömel veya tesviye betonu + zemini 10 cm geçecek şekilde ve 50 cm kalınlığında taş duvar (takviyeli kireç harcıyla örülmüş) cm kalınlığında betonarme hatıl Zemin sağlam ise ; cm genişlikte cm yükseklikte betonarme perde betonu, temel duvar görevi yapabilir. Rüzgar yükünün ve üst ağırlıkların fazla olduğu, gevşek zeminli yerlerde temel duvarlarının daha dayanıklı yapılması gerekir. Bu amaçla, sera iskeletini taşıyan dikmelerin tabanına bireysel sömeller dökülebilir. Sömel betonlarının dökümünden sonra cm genişlikte cm yükseklikte ve sömelleri birbirine bağlayan çevre betonu dökülür. Plastik seralarda; Her dikmenin altına 20x30x40 cm boyutlarında veya cm çap ve cm derinliğinde silindirik beton dökmek yeterli olmaktadır. Uzunluğu 20 m yi geçen duvarlar, en az 20 m de bir derz açıklığı bırakılarak inşa edilmelidir İskelet Malzemeleri ve Elemanları İskelet Malzemeleri Seraların iskeletinde ahşap ve metal malzemeler kullanılır Ahşap Yapı Malzemeleri Metal Malzemeler Seralarda yaygın olarak kullanılan çelik ürünü haddelenerek değişik profiller kazandırılmış ve piyasada çelik profil olarak bulunan malzemelerdir. Seracılıkta kullanılan çeşitli demir profil kesitleri I-Profiller (Putrel çelikler) : Seralarda kullanılan bu çeliklerin, dar ve geniş başlıklı profilleri vardır. Dar Başlıklı I profiller seralarda, aşıklarda ve kolonlarda; geniş başlıklı olanlarda daha çok kolonlarda yada dikmelerde kullanılmaktadır. I profiller I 80, I 100 gibi tanımlanır. 35, T 50 T-Profiller: T- profiller seralarda cam örtü malzemesinin taşınmasında kullanılmaktadır. T L- Profiller: Bu profillere korniyer veya köşebent de denilmektedir. L-profillerin kolları aynı uzunlukta ya da birbirinden farklı olmaktadır. L-profiller L , L gibi tanımlanır. Kutu Profiller: Bunlar kare veya dikdörtgen kesitli olabilir. Genellikle kare kutu profiller seralarda dikmelerde, dikdörtgen kutu profiller aşıklarda ve dikmelerde kullanılır. Kutu profiller , , gibi tanımlanır. U- Profiller: Seralarda genellikle aşıklarda ve kolanlarda kullanılır. U profiller U gibi tanımlanır. İlk rakam profilin yüksekliği, ikincisi ayakların uzunluğu ve üçüncüsü de et kalınlığını gösterir. 275

4 0, ,50 0,5 Boru Profiller: Yuvarlak kesitli içi boş profillerdir. Özellikle plastik yüksek tünel ve seraların yapı elemanı olarak kullanılır. Boru profiller dış çaplarına göre ya mm ya da parmak (inç= 2.54 cm) olarak tanımlanır ( Ø 40, Ø 50, Ø 80 ). Çelik Levhalar: Kalınlıkları 3 mm den daha fazla olan çelik levhalar özel şekillerde bükülerek mukavemet kazandırılır. Bu yapı elemanları özellikle seri üretim olarak yapılan seraların tüm yapı elemanlarında kullanılır İskelet Elemanları Temel duvarlardan sonra başlayan ve seranın ağırlığını, yükünü sera temeline ileten yapı elemanlarıdır. DİREKLİ BEŞİK ÇATILI CAM SERA L 40/40/4 6,00 L 40/40/4 T ,5 L BORU 0 1 1/2 T ,5 T ,5 L , ,80 2,95 2,95 2,80 11,80 276

5 DİREKSİZ, BEŞİK ÇATILI CAM SERA MAHYA AŞIĞI (OMURGA) Aşık uzunluğu T 30 Alın Orta Dikme L40 MERTEK Çatı Eğim Açısı Makas alt, üst başlıklar Makas derinliği (40 cm.) MAKAS L40, L50, I Makas alt üst başlıklar Çatı meyil açısı (26 ) Alın dayanması L 40 1:200 T 35 ÇATI AŞIKLARI Rüzgar bağlantısı L40, T35 T T 30 KOLON + L40, L50, I + Mahya Yüksekliği Betonarme Hatıl Bağlantı Demiri Alın Dikmeleri Kolon ( L- I ) Ankraj Demiri Yan rüzgar bağlantısı (L40,T35) Pabuç (300 Doz) Yan Havalandırma Cam Bölmeleri Çevre betonu (200 Doz) Betonarme Hatıl) 273

6 Direkler (Dikmeler, Kolonlar) : Direkler, çatı ağırlığını ve sera yüzeylerine gelen rüzgâr ve kar yükünü çeken ve sera temeline ve dolaylı olarak toprağa ileten yapı elemanlarıdır. Direkli seralarda 1980 lere kadar orta ve tali direkler L40 iken, 1985 lerden sonra orta direkler L50, tali direkler L40, 1990 lardan sonra orta direkler L50 destek demirleri L50, L40, Ø50, Ø80, orta direkler 50, tali direkler 40 kullanılmaya başlamıştır. Yan direklerde L40, L50, L40 + L40 örgü, L50+ L40 örgü, Ø50, Ø80 kullanılmaktadır. Direksiz seralar genellikle 1985 li yıllardan sonra yapılmaya başlanmıştır. Makaslarda genellikle l50+l50 örgü, L50+L40 örgü veya U80 gibi yapı elemanları kullanılmaktadır. Venlo tipi cam seralarda oluk altı, yanlar ve alınlardaki direkler 40.80, 50.80, , galvaniz metal veya takviyeli alüminyum yapılmaktadır. Yay çatılı plastik seralarda oluk altı, yanlar ve alınlardaki direkler L40+L40 örgü, L40+L50 örgü L50+L50 örgü,l50,, Ø40, Ø50, Ø80, yapılmaktadır. Özellikle son yıllarda daha fazla rağbet bulan galvaniz metal, alüminyum konstrüksiyonlu seralardau50, U80, U100, U120, Ø80, Ø100 gibi yapı elemanları kullanılmaktadır Çatı Elemanları Serayı üsten örten çatı elemanları, çatıyı oluşturan iskelet ve çatı örtü elemanları olarak iki sınıf altında incelenebilir Çatı İskelet Elemanları Bir seranın çatı iskeletini, mertekler, aşıklar, çatı kirişleri oluşturur. Sera çatısının temel elemanı çatı makas kirişleri, çatıdan gelen yüklerin kolonlara iletilmesine yarar. Çatı kirişleri belirli aralıklarla kolonlar üzerine yerleştirilir Çatı Örtü Malzemesi Sera çatı elemanları Cam Cam seralarda 50x60 cm, 50x64 cm ebatlarında 3 mm kalınlığında camlar kullanılmaktadır. Son zamanlarda büyük seralarda 45x187, 62x207, 75x130, 78x188, 80x182, 103x112 cm lik değişik ebatlarda 4mm kalınlığında camlar kullanılmaya başlamıştır. 278

7 Plastik Plastikler genel olarak Termoplastlar ve Duroplastlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Termoplastlar, sadece sıcaklığa bağlı olarak yumuşarlar, soğuyunca sertleşirler, yine ısınınca tekrar yumuşarlar. Folyo adı verilen ve seralarda örtü malzemesi olarak kullanılan plastikler bu guruba girerler ve yumuşak plastikler olarak bilinirler. Duroplastlar ise ısı etkisiyle yumuşak haldeyken yapılan ilk sertleştirmede üç boyutlu ağ moleküller meydana getirirler ve yüksek sıcaklıklarda tekrar yumuşamazlar. Seralarda kullanılan plastikler genellikle polietilen (PE) ve polivinil klorittir (PVC). Yumuşak PVC plastikler pratik olarak PE lerden şöyle ayırt edilebilir. PE suda yuzer, PVC ler suda yüzmez. Ayrıca PVC ler yakıldığında klor gazına benzer koku çıkarır. Son yıllarda cam alternatifi polikarbonat (PC) gibi sert plastiklerde seralarda kullanılmaya başlamıştır. Polikarbonat örtülerin ucuz ve tek kat oluklu levhaları olduğu gibi, pahalı ancak izolasyon kabiliyetleri yüksek 2 ve 3 katlı levhalarda vardır. Bunlardan başka cam lifleri ile kuvvetlendirilmiş polyesterler, PVC levhalar, Polimetilmetaakrilat olarak Akrilcam veya Plexicamlar da sera örtü malzemesi olarak kullanılmaktadır. Plastik Örtü Malzemesinde Kullanılan Katkı Maddeleri UV = (Ultraviyole) Sera plastiğinin uzun ömürlü olmasını sağlar AB = (Anti Bakteriyel) Bakteri engelleyici IR = (İnfra-red) Gündüz güneşin etkisiyle ısınan seranın, gece daha geç soğumasını sağlar. 1,5-3 0 C sıcaklık avantajı sağlar. EVA = (Ethylenevinyl acetate) Plastiğin elastiki yapıda olmasını sağlar. AD = ( Antidust) Toz zerreciklerinin sera örtüsünün dış yüzeyine yapışmasına engel olur. AF = (Antifog) Sera içindeki rutubetin sera film iç yüzeyine büyük su damlacıkları şeklinde tutunmasına engel olur. AV = (Antivirüs) Özel optik yapısı sayesinde sera içerisinde başta beyaz sinek olmak üzere diğer böceklerin görme duyularını körleştirerek hastalık ve virüslerin yayılmasının engellenmesine yardımcı olur Oluklar Blok seralarda, iki sera ünitesinin saçak uzantılarının birleştiği yerde, yağmur sularının akışını kolaylaştıracak bir eğime sahip oluklar bulunmaktadır. Olukta suyun rahatça akması için, 30 m den daha kısa seralarda, seranın bir ucundan diğer ucuna doğru oluk eğimi %0.5-1 arasında olmalıdır. 30 m den daha uzun seralarda bu eğim, seraların ortasından iki yöne doğru yapılmalıdır. Oluk kesitleri U, V veya dikdörtgen şeklindedir Rüzgarlıklar Rüzgârlıklar, seralarda rüzgârın etkisine karşı seranın dayanımını artıran ve rüzgârın yanlardan yaptığı basınçla yıkılmasını önlemek amacıyla çatı ve yan direkler arasında çapraz olarak dizayn edilen elemanlardır Pencereler Pencereler, sera içinde karbondioksit azalması ve oksijenin dengelenmesi, fazla ısı ve nemin istenilen sınırlar içinde tutulabilmesi için gerekli doğal havalandırmayı sağlayan sera yapım elemanlarıdır. 279

8 Doğal havalandırmanın yeterli miktarda olabilmesi için önerilen çatı pencerelerinin toplam alanı sera taban alanın %16-20 sı arasında olmalıdır. Yan havalandırma pencerelerin alan büyüklüğü ise çatı pencere alanı veya en az bunun 2/3 ü kadar olmalıdır. Serada yeterli havalandırma için havalandırma sisteminin hava değişim sayısı kez/saat ve bunun üzerinde olmalıdır. Seralarda havalandırma sistemleri: a) Yan havalandırma b) Çatı Havalandırma olmak üzere iki grupta incelenir. Havalandırma sistemleri pencere tip ve açılıp kapanma durumlarına göre de, Baca, Pencere,Tek taraflı çatı (kremayer dişli), Kelebek tipi çatı (kremayer dişli), Kriko ( manuel), Rulo (manuel), Zincir makaslı (calaskar) isimlendirilmektedir. Ülkemizde son yıllarda gelişme gösteren modern sera işletmelerinde; doğal havalandırmanın yanı sıra zorunlu (mekaniksel) havalandırma sistemleri de bulunmaktadır. Zorunlu havalandırmada sera havasının değiştirilmesi vantilatör (sirkülasyon fanı) ve aspiratörler (emiş fanı) kullanılmaktadır. 2.ÜLKEMİZDE YAYGIN SERALAR TİPLERİ VE ÖZELLİKLERİ Ülkemizde yaygın sera tiplerinde kullanılan mahya ve yan yükseklikler tablo 5 de, Karışık örtü malzemeli seralar ise tablo 6 da verilmiştir. Ülkemizde yaygın sera tipleri şekil olarak verilmiştir. Tablo 5. Seralarda Uygulanan Yan ve Mahya Yükseklikleri Sera Tipi Mahya (m) Yan Yükseklik (m) Beşik çatılı cam seralarda Venlo tipi cam seralarda Venlo tipi plastik seralarda Plastik seralarda Gotik çatılı seralarda Tablo 6. Karışık örtü malzemeli Seralar ÇATI YANLAR ALINLAR KALKANLAR PE Plastik Cam Cam Cam PE Plastik PE Plastik Cam Cam PE Plastik Cam PE Plastik PE Plastik PE Plastik Cam Cam PE Plastik PE Plastik Sert Plastik Sert Plastik Sert Plastik PE Plastik PE Plastik Sert Plastik Sert Plastik 280

9 CAM SERALAR MAKAS ,20 2-2, m DİREKLİ, BEŞİK ÇATILI, BİREYSEL m DİREKSİZ, BEŞİK ÇATILI, BİREYSEL (Makaslı) ,20 DİREKLİ, BEŞİK ÇATILI, BLOK DİREKSİZ, BEŞİK ÇATILI, BLOK (Makaslı) DİREKLİ, BEŞİK ÇATILI, POLİBLOK 6,50 3, DİREKSİZ, BEŞİK ÇATILI,POLİBLOK (Makaslı) "Venlo Tipi, Kar yükü olan, ısıtma ihtiyacının uzun sürdüğü Ege, Marmara Bölgelerine, Jeotermal alanlara uygundur." "Wide Span Tipi, Akdeniz Sahil Kuşağına uygundur." 6,5-7m 4-4,40 4-5m 3,80 4 m. 3,20 m. 8 m. 6,40 m. 8,0-9,60-12,80 (1,60m.nin katları) WİDE SPAN (Multi Wide Span) VENLO TİPİ Her ünitede 2 çatı 281

10 PLASTİK SERALAR 3,75 4,5 2,5-3 5,00 6,20 6,80 6,40-9, YAY ÇATILI YAY ÇATILI 9,00-8,00 6-6, ,00 9,70 GOTİK ÇATILI "Richell Tip" "Muz Seraları" 9,60 GOTİK ÇATILI "Polikarbonat" 4,5 2 6,5 3,5 16 m. 18 m. DİREKSİZ, BEŞİK ÇATILI DİREKSİZ, BEŞİK ÇATILI 3,90m TESTERE DİŞLİ 18 m. YÜKSEK PLASTİK TÜNEL TİPİ 282

11 3,90 4,9-5,9 18 GOTİK ÇATILI, YÜKSEK TÜNEL TİPİ 3-4 6,40-8,00-9,60 GOTİK ÇATILI, MULTİSPAN TİPİ 4,9-5, ,40-8,00-9,60 (1,60' ın katları) MULTİSPAN TİP KARIŞIK ÖRTÜLÜ SERALAR 3,5 m 1,9 m m CAM + PLASTİK DİREKLİ, BEŞİK ÇATILI TÜNEL 3 m. 0,5-1 0,6-2 ALÇAK PLASTİK 6 m. YÜKSEK PLASTİK 283

12 3. SERALARDA TEKNİK DONANIMLAR 3.1.Sera Isıtma Sistemleri a) Sobalı ısıtma (Sobalar) b) Kaloriferli ısıtma c) Sıcak havayla ısıtma ( Sıcak hava üfleyicileri) d) Doğal enerji kaynaklarından yararlanarak ısıtma (Jeotermal enerji) 3.2.Sera Sulama Sistemleri a) Damla ( damla, damla-spagetti) b) Yağmurlama sulama c) Sisleme (mistleme) 3.3.Motorlar a) Çatı havalandırma iniş-kalkış motorları b) Gölgeleme ve termal perde motorları 3.4.Gölgeleme ve termal perdelere 3.5.Topraksız Tarım sistemleri 3.6.Yetiştirme ve Köklendirme sehbaları 3.7.Ana sulama ve drenaj boruları 3.8.Elektirik Sistemi 3.9.Sinek tülü ve screenler 4. RÜZGARKIRANLAR Rüzgarkıranlar, sürekli ve hızlı esen rüzgarların sera yapısı üzerine olan olumsuz etkilerini önlemek veya azaltmak amacıyla tesis edilen doğal (canlı) ve yapay (cansız) unsurlardır. Doğal rüzgarkıran olarak servi, okaliptus, kavak v.b. ağaçlar kullanılmaktadır. Yapay rüzgarkıran olarak ta araları %50 boşluklu kamış, ahşap çıtalar veya sert plastik levha şeritler kullanılmaktadır. Yapay rüzgarkıranlar en az sera yüksekliğinde olmalıdır. İşletme binaları ve diğer yardımcı binalar seraları gölgelendirmeyecek yönde (kuzeyde) yerleştirimelidir. Bu tür tesisler rüzgarkıran vazifesi görürler. Seraların etrafındaki doğal orman veya ağaçlar, seraya yakın tepeler, binalar, komşu seralar, rüzgarları engelleme durumlarına göre rüzgarkıran olarak kabul edilebilirler. 5. SERA RİSK İNCELEME UYGULAMA ESASLARI 5.1. SERA RİSK İNCELEME SÜRECİ 1. Eksper; sera sigortaları risk inceleme raporunu sistemden alır. 2. Eksper, sera risk inceleme talebinde bulunan kişiye, sera risk incelemesi yapacağı gün ve saati bildirir. 3. Eksper, kararlaştırılan gün ve saatte sera risk incelemesine başlar, 4. Eksper, toplu sera risk inceleme organizasyonlarında, sera risk inceleme çalışmalarını kolaylaştırıcı ve zamanı en verimli kullanacak şekilde, sera risk incelemesi planlaması yapar, 5. Eksper; sera risk inceleme çalışmalarına sabah mümkün olan en erken saatte başlar. 284

13 5.2. SERA RİSK İNCELEMESİNDE SÜRECİNDE EKSPERLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR 1. Risk inceleme raporunda seraya ilişkin acente tarafından bildirilen genel bilgiler ve ayrıca eksperin risk inceleme sonucunda tespit edip dolduracağı detay bilgiler yer almaktadır. 2.Seraya ilişkin ileride meydana gelebilecek olası bir hasar durumunda, risk inceleme bilgileri esas alınarak hasar tespitinin yapılacağı ve buna bağlı hasar sonrası aşamalarının gerçekleştirileceği düşünüldüğünde; risk inceleme çalışmasının ne derecede hassas, doğru ve detaylı bir şekilde yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu durumda risk inceleme yapan eksperin görev sorumluluğu seraya ilişkin bilgilendirmelerde esas teşkil etmektedir. 3. Eksper, risk inceleme raporunda yer alan bütün bilgileri tam ve eksiksiz olarak doldurur, 4. Eksper; serada sigortalanmak istenen her unsur ( konstrüksiyon, örtü, ürün ve donanım) için bu unsurları kolayca tanımlayan özellikte fotoğraf çeker. 5. Sera risk inceleme fotoğraf çekimlerinde bir sıra takip etmeli ( dıştan görünüm, alın ve yan direkler, oluk altı direkleri, çatı, teknik donanım, ürün ) çekilen her fotoğraf bir unsuru tanımlamalı ve bir amaca yönelik olmalıdır. 6. Eksper; seranın krokisini mutlaka çizilmeli ve tüm sera boyutlarını kroki üzerine işlemelidir. Büyük işletmelerde yerleşim planı da çizilmelidir. 7. Cam seralarda özellikle macunlara, yamalı ve çatlak camlara dikkat edilmeli, çatlak ve yamalı cam adedi rapora mutlaka yazılmalıdır. Macunların çok eski olması ve dökülmesi hasar riskini arttırmaktadır. Özellikle çatı macunlarının resimleri mutlaka risk incelemede çekilmelidir. Macunu düzgün olmayan, macunu dökülmüş seralarla ilgili eksper görüşü, değerlendirme kısmında kötü ifadesi kullanılarak bilgisayar rapor girişine yazılmalıdır. 8. Plastik seralar, fırtına teminatı bakımından en riskli grup olup özen istemektedir. Bu nedenle iskelet ile olan bağlantıları, temel duvarı bağlantıları, tutturucu elemanlar, delik, yırtık ve ek yapılmış olması önemlidir. Yırtık, yamalı plastik örtüler mutlaka resmedilmeli ve hasarların hangi ünitelerde olduğu ıslak raporda ve bilgisayar rapor girişlerinde açıklama kısmında belirtilmelidir. 9.Plastik seralarda dolu hasarı olup olmadığı hususu iyi incelenmeli,seranın çatısı kesinlikle kontrol edilmelidir. Örtünün yeni çekildiği beyan edilse bile üst örtünün resmi çekilmelidir. Çatı örtüsünde dolu hasarı tespit edildiğinde, hasar noktaları daire şeklinde çizgi içine alınıp resmedilmelidir. Bilgisayar rapor girişleri açıklama kısmına yazılmalıdır. 10.Heyelan riski mutlaka incelenmelidir. Rapora heyelan riski ile ilgili yazılı açıklama yapılmalıdır. Eğimli araziler üzerine kurulmuş seralarda toprağın kaymasını önleyen istinat duvarının olup olmadığı belirtilmelidir. Yığma taş üzerine yapılan seralarda, yığma taşlar arasında harç olup olmadığı ifade edilip ve görüntülenmelidir. 11.Kar ve dolu yükü riski açısından zayıf iskelet malzemesi kullanılan seralar, raporlarda belirtilmeli. Plastik oluk, fiber oluklu seraların kar-dolu ağırlık kriterleri kısmında değerlendirmeler zayıf olarak yapılmalıdır. 285

14 12.Bitişik inşa edilen beşik çatılı cam sera ve plastik seralar, mutlaka raporda açıklanmalıdır. Örtü tipleri ve yapı unsurları farklı iki sera tipi, risklere karşı dayanımlar konusunda da farklılıklar gösterdiği için bu husus önemlidir. 13.Beşik çatılı inşaa edilip çatısı plastik kaplı seraların risk incelemelerinde, klipslerin sadece boydan çekilmesi; örtünün kuvvetli rüzgara mukavemetinde yeterli olmadığı alandaki tespitlerden anlaşılmıştır. Bu tip seralarda, fırtına hortum teminatının verilebilmesi için plastik örtülerin klipslerinin hem boydan hem de enine çekildiğinin resmedilmesi ve risk incelemeye yazılması gerekmektedir. 14.Plastik ve cam seraların önüne sera ile bağlantılı yan kısımları açık,üstü plastik örtü ile kapalı ürün işleme, yükleme yerleri inşa edilmektedir. Seraya direkt bağlantılı sundurma denilen kısımlar, seranın fırtına açısından zayıf noktasıdır. Risk inceleme raporlarında bu husus belirtilmeli ve resmedilmelidir. 15.Vadi,göl,nehir,çay,dere, yatakları ve boşaltma kanallarına yakın seralar sel-su baskını yönünden dikkatle incelenmelidir. Risk noktaları resmedilmeli ve rapora yazılmalıdır. 16. Konstrüksiyon, örtü, teknik donanım sigorta bedelleri belirlenirken, seranın özelliği ve tipine göre raiç bedeler aralığında olmasına dikkat edilmeli, eksik veya aşkın sigorta bedellerinin oluşmasına meydan verilmemelidir. 17.Ürün sigorta bedeli belirlenirken, o seradan alınabilecek ürün miktarı ve ve ortalama ürün birim fiyatları göz önünde bulundurulmalıdır. 18. Özellikle plastik seralarda örtünün garanti süresi içerisinde olup olmadığına dikkat edilmeli, bu konuda tereddüt var ise plastik örtünün faturası talep edilmelidir. 19. Cam+plastik, plastik+polikarbon v.b seralarda, her örtü malzemesinin alanları ayrı ayrı belirtilmelidir 20.ÇKS kayıtlarından otomatik gelen örtünün türü bilgisinin risk incelemesi sonucu farklı olduğu belirlenmektedir (örnek: önbilgi formunda plastik yazarken, risk incelemesinde seranın plastik+cam ya da cam olduğu belirlenmiştir).ancak bu durum rapora yazılması gerekirken unutulmakta, fotoğrafların incelenmesi esnasında ortaya çıkmaktadır. 21. İçinde ürün bulunmayan seraların ürün yok ise de risk incelemesi yapılacaktır. 22. Genel değerlendirme bölümünde genellikle tüm sorulara İYİ yanıtının verildiği görülmektedir. Eksperin görüşü olan bu değerlendirmelerin gerçekçi yapılması gerekmektedir. 23. Sera risk inceleme raporlarına ve eklerine sigortalının imzası alınmalıdır. Seralar firma veya şirkete ait ise imza yetkisi olan kişinin imzası alınmalı ve şirket kaşesi bastırılmalıdır. 24. Fotoğraf CD leri hazırlanırken, her seraya ait fotoğraflar ayrı bir klasörde toplanmalı, klasörün isim yerine risk inceleme ön bilgi form no ve sigortalının ismi yazılmalıdır. 286

15 5.3.FOTOĞRAF ÇEKİLMESİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR 1.Sera Risk İnceleme Ön Bilgi Formu No 2. Seranın dıştan 4 cepheden fotoğraflanması - Sera örtüsünün bağlantısı (klips, macun vb.) - Sera örtüsünün çevre betonu ile bağlantısı - Germe kuşağı - Havalandırma sistemi - Plastik örtüde yırtık, yamalar, klipslerin bağlantıları. Çatı plastik örtüsünde dolu hasarının olup olmadığı incelenmeli,dolu hasarı varsa kalemle yuvarlak içindeki resimleri -Cam seralarda catı macunlarının durumu -Kar- dolu yükü teminatı açısından birden fazla üniteli seraların oluklarının plastik, fiber ve ya saç oluk oluşu -Seranın kurulduğu yerin heyelan, sel su baskını riskleri açısından varsa risk yerleri açısından görüntülenmelidir. 3. Sera içi fotoğraf çekimleri - Yan ve alın direkler (dikmeler, kolonlar),oluk altı direkler - Çatı konstrüksiyonu (Mahya aşığı, aşıklar, mertekler, makaslar, yaylar) - Teknik donanım (fanlar, iniş kalkış motorları, panolar v.b) - Sulama sistemleri - Isıtma sistemleri - Elektrik sistemleri ( panolar, aydınlatma v.b.) - Gölgeleme ve termal perdeler - Yetiştirme ortamları (bençler, kasalar, sehbalar) 4. Ürün fotoğrafları - Ürünün yetişme evresini ve verimi tanımlayacak özellikte olmalıdır. 287

16 288

17 289

18 290

19 291

20 6. SERA RİSK İNCELEMEDE FAYDALI BİLGİLER 6.1 Serada yetişen bazı sebzelerin Akdeniz ikliminde yetiştiricilik dönemleri, sera tipleri, ekim dikim zamanları, örtü altındaki ortalama verimleri ve hasat zamanları. VERİM TON/DEKAR Ürün Yetiştiricilik Dönemi Cam Plastik Cam- Plastik Ekim-Dikim Hasat Domates Güz Ağustos-Eylül Ekim-Kasım Domates Tek Ekim-Kasım Nisan-Haziran Domates Bahar Şubat-Mart Nisan-Haziran Hıyar Güz Ekim Aralık-Şubat Hıyar Tek Ekim-Kasım Aralık-Haziran Hıyar Bahar Şubat Mart-Haziran Patlıcan Tek Eylül-Ekim Kasım-Haziran Sivri Biber Güz Ağustos-Eylül Ekim-Kasım-Ocak Sivri Biber Tek Eylül Kasım-Mayıs Sivri Biber Bahar Ocak Nisan-Haziran Dolma Biber Tek Eylül Kasım-Mayıs Dolma Biber Bahar Ocak Nisan-Haziran Çarliston Biber Tek Eylül Kasım-Mayıs Kapya Biber Tek Eylül Kasım-Mayıs Taze Fasulye Güz 2-3 1,5 2 Eylül Kasım-Ocak Taze Fasulye Bahar 2 1,5 2 Aralık Şubat-May Kavun-Çıtır Bahar Şubat Nisan-Haziran Karnabahar Tek Ekim Aralık-Mayıs Sakız Kabağı Şubat Mart-Mayıs Marul Güz Eylül-Ocak Kasım-Mayıs *Aşılı fidelerde 2 ton/dekar fazla olabilmektedir. *Topraksız Tarım Domates Yetiştiriciliğinde 5-10 Ton/da daha fazla ürün alınabilmektedir. *Yukarıdaki rakamlar bakım şartlarına göre değişebilir 292

21 6.2.Beşik çatılı 1 da cam serada 1 m2 cam maliyeti. 293

22 6.3. Yay çatılı 5 dekar plastik serada 1 kg plastik örtü maliyeti. 294

23 7. SERALARDA HASAR TESPİTİ UYGULAMA ESALARI 7.1. TEMİNAT KAPSAMINDA OLAN RİSKLER DOLU ( Ana Teminat) Dolu daha çok ılıman iklim bölgelerinde ve sıcaklığın C civarında olduğu zamanlarda meydana gelir. Gecelerin soğuk geçmesi nedeniyle dolu yağışları genellikle gündüzleri görülür. Dolu yağışının meydana gelmesinde arazinin yapısı, toprağın ısınma özelliği, havadaki nem miktarı ve yörenin bitki örtüsü önemli rol oynar. Genellikle az ısınan toprakların üzerinde ve sık bir bitki örtüsü veya orman bulunan yerlerde dolu yağışı nispeten az meydana gelir. Seralarda direkt dolu hasarları : Cam kırılması, plastik örtü yırtılması, sera örtü malzemesinin hasar gördüğü kısımlardan giren dolu danelerinin sera içinde meydana getirdiği ürün ve teknik donanım hasarları. Seralarda dolaylı hasarlar : Cam kırılması veya plastik örtü yırtılması sonucu seranın içine giren yağmur, kar ve soğuk havanın oluşturduğu hasarlar. Kırılan camlardan ve yırtılan plastik örtüden dolayı sera içine girilememesi nedeniyle üretim işlerinin yapılamaması FIRTINA VE HORTUM Teminat Kapsamı: Yağmur, kar, dolu ile beraber olsun veya olmasın münhasıran fırtına (10 metre yükseklikte hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgârlar fırtına olarak değerlendirilir ve bir hasar halinde en yakın meteoroloji istasyonundan Havuz tarafından temin edilen veriler dikkate alınır.) veya fırtına sırasında rüzgârın sürüklediği veya attığı şeylerin çarpması ve hortum sonucu sigortalı bitkisel ürünlerde doğrudan meydana gelecek zararları. Seralarda direkt fırtına hasarları : Cam kırılması, plastik yırtılması, ürün hasarları, konstrüksiyonda olan hasarlar, donanım hasarları, Seralarda dolaylı fırtına hasarları : Fırtına veya hortum hasarı sonucu seraya giren sıcak veya soğuk havanın, nem azalmasının veya yağmurun ürüne yapmış olduğu olumsuz etki ve zararlar YANGIN Teminat Kapsamı: Yangının, yıldırımın, infilakın veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hararetin sigortalı unsurlarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar. Teminat Dışında Kalan Haller: Sera çevresinde yakılan ateşlerin veya serada ısıtma veya dondan koruma amaçlı yakılan sobaların neden olduğu yüksek sıcaktan dolayı örtü, ürün ve donanımda alev almaksızın oluşan kavrulmalar, hasarlar HEYELAN Teminat Kapsamı: Kayalardan, döküntü örtüsünden veya topraktan oluşmuş kütlelerin yerçekiminin etkisi altında yerlerinden koparak, yer değiştirerek sigortalı şeylere vereceği zararlar. Teminat Dışında Kalan Haller: Sigortalı sera civarında yapılan kazılar nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar. 295

24 7.1.5.DEPREM TAŞIT ÇARPMASI 7.2. SERA HASAR TESPİT SÜRECİ 1. Eksper; hasar tespitine gitmeden önce hasar yapılan seraya ait poliçeyi, hasar raporunu ve risk inceleme raporunu sistemden alır. 2. Eksper, sigortalıya hasar tespitini yapacağı gün ve saati bildirir. 3. Eksper, kararlaştırılan gün ve saatte hasar tespit çalışmalarına başlar. 4. Eksper, toplu hasar tespit organizasyonlarında, hasar tespit çalışmalarını kolaylaştırıcı ve zamanı en verimli kullanacak şekilde, hasar tespit planlaması yapar, 5. Eksper; hasar tespit çalışmalarına sabah mümkün olan en erken saatte başlar HASAR TESPIT SÜRECİNDE EKSPERLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR 1. Sigortalı ;Rizikonun gerçekleşmesinden zararın belirlenmesine kadar geçen zaman içinde, hasara uğrayan sera ve serada yetiştirilen ürünün gelişmesi için, sigortalı değilmişçesine gereken bakımı göstermeli ve bu amaçla Havuz tarafından verilen talimatlara uymalıdır. Eksper ; Hasar tespitinde, sigortalının bu talimata uyup uymadığını kontrol etmek durumundadır. 2. Eksper; poliçede beyan edilmiş olan sera özelliklerini hasar tespit sırasında tek tek kontrol etmek ve tespit ettiği herhangi bir farklılığı tutanakla bildirmek durumundadır. 3. Eksper; poliçe teminat altındaki risklerle, hasar ihbarını karşılaştırır. 4. Eksper; aynı serada daha önce hasar olup olmadığı hasar rapor numarasından kontrol eder. 5. Eksper; daha önce aynı nedenle hasar tespiti yapılan poliçede, örtü,iskelet hasarlarında; hasar verilen unsurların hasar oranına dikkat ederek, eğer unsurlar yenilenmemişse, yeni hasarın oranını ; bir önceki hasar oranını düşerek belirler. Unsurlar yenilenmişse hasar raporuna ek olarak tutanağa yazar.. 6. Eksper; sel-su baskını hasar ihbarlarında,sel-su baskınının kaynağını resimler, tutanağına yazar. 7. Eksper; yangın hasar ihbarlarında, seranın yerine göre itfaiye veya köy alanlarında jandarma raporunu hasar raporuna ekler. 8. Eksper; serada sigortalı her unsur için ( konstrüksiyon, örtü, ürün ve donanım) hasarın niteliği ve boyutunu açıkça ortaya koyabilecek,dolu hasarlarında ise çatı plastik örtüsünden dolu izlerini yuvarlak içine alarak resimlerini çeker. 9. Eksper; sigortalı seranın krokisini çizer, sera krokisi üzerinde hasarlı alanları belirtilir, sigortalı her bir unsur için yapmış olduğu hasar tespitine ait hesaplamaları detaylı bir şekilde verir, belirlediği hasar oranını sigortalıya bildirir, hasar oranını hasar raporuna ve tutanağa yazar. 10. Eksper; Ekspertiz raporlarını en geç 24 saat içerisinde Tarsim internet sitesindeki sisteme işler. 296

25 7.2.2.TUTANAK DÜZENLENME USUL VE ESASLARI Tutanak ekspertiz anında karşılaşılan sorunların yazılı hale getirilmesi ve çözüme sunulması açısından oldukça önemlidir. 1. Sigortalının hasar tespitinde bulunmaması, serayı başkasının göstermesi, 2. Seranın poliçede belirtilenden farklı olması, 3. Poliçedeki verim miktarı ile eksperin belirlediği verim miktarı arasında fark varsa, farkın oluşma nedenini, 4. Hasardan önce üründe hasat yapılmışsa, hasat edilen ürün miktarı ve kalan ürün miktarını, 5. Hasardan önce üründe hasat yapılmışsa, ekspertiz sonunda kalan üründe belirlenen hasar oranı ve genele yayılmış hasar oranını, 6. Sigortalı, hasar oranını kabul etmediğinden raporu imzalamaktan imtina etmesi durumunu, (bu itirazını ifade eden bir not tutanağa yazılmalı ve raporu imzalanması sağlanmalı, yine de imzadan imtina ederse tutanakta belirtilmelidir), 7. Teminat dışı hallerde belirlenen hasar oranı ve nedenini, 8. Eksper Hasar Tespit ve Usul ve Esasları dışında anormal gördüğü her durum ve konuyu tutanakla bildirir. 297

26 298

27 299

28 300

29 301

30 302

31 303

32 304

33 305

34 306

35 307

36 308

37 309

38 310

39 311

40 312

41 313

42 SERİN İKLİM TAHILLARINDA HASAR TESPİTİ İsmail ELMAS İşletici Şirket Bölge Müdürü A. TAHILLARIN FENOLOJİK EVRELERİ Tahıllarda fenolojik evreler; çimlenme ile başlar ve aşağıdaki tablodaki sırayla devam eder. Bitkinin içinde bulunduğu fenolojik evrelere göre dayanıklılığı ve dış faktörlerden, dolayısıyla doludan zarar görme derecesi de değişir. Aynı dolu vuruşu 9 farklı gelişme evresinde farklı hasarlar meydana getirebilir. Bu yüzden hasar tespiti yaparken tahılın hangi evrede olduğu göz önüne alınmalıdır. Gelişme Dönemi Tanımı Bir Sonraki Döneme Geçiş Süresi A Çimlenme Bitkinin ilk gelişme safhasıdır. Çim kökünün ve embriyo kabuğunun toprağın altındaki filizle birlikte ortaya çıkmasıdır. B-D Yapraklanma Filizlenme, 1. ve 3. yaprak evresidir 16 gün sürer E-G Kardeşlenme Yapraklanmayla birlikte kök sistemindeki gelişmelere paralel olarak ana bitkinin yanlarından kardeşlenme başlar. Yan filiz ve ikincil kök oluşumu gerçekleşir. 9 ve daha çok kardeşlenme görülebilir. Kardeşlenme sonunda hububat tarlayı tamamen kaplar. H-M Sapa Kalkma (Sap Oluşumu) Sürgünlerin uzadığı ve boğumların oluştuğu dönemdir. Ana ve yan filizler doğrulur. Boğumlar birbirinden genelde 2 cm uzaklıktadır. Başak ve çiçek salkımı yaprak kını tarafından çevrilmiştir. 1.,2.,3.,4. boğum evresinden sonra son yaprak olan bayrak yaprağı görülür ve Ligula (yaprak yüzeyi) evresi başlar ve gelişir. N-O Başaklanma Başak ve bununla ilişkili olarak çiçek salkımı, ucu sıkışmış bir şekilde yaprak kınının yanından çıkar. P-Q Çiçeklenme Tomurcuklanma başlangıcı: toz kesesi başak ortasından çıkar. Tam çiçeklenme: başakçıklar olgun toz kesesine sahiptir. Çiçeklenme sonu: bütün başakçıklar açmıştır. Döllenme sırasında çiçek tozları daima mevcuttur. R-W Olgunluk Dane gelişimi şu sırayla olur: Süt olumu: daneler açık yeşil, süt kıvamındadır. Hamur olgunluğu: daneler sarı-yeşil görünümde ve yarı sıvımsıdır. Doludan kolay etkilenir durumdadır. Parmakla bastırdığımızda daneler basık kalır ve eski haline dönmez. Sarı olum: daneler sarı ve parlaktır, basıldığında plastik gibi serttir, fakat daha hasat için çok suludur, biraz daha katılaşması gerekir. 17 gün sürer 12 gün sürer 2 gün sürer 9 gün sürer 10 gün sürer 11 gün sürer 10 gün sürer 314

43 Tam olum: Tohum serttir ve bitki ölmüştür. Ölü olgunluk (tam kuru): artık dane tırnakla bastırılıp kırılamaz. Dane serttir ve başaktan çözülmeye başlar. Hasat: ürünün elde edildiği evredir. Tahılların Fenolojik Evreleri A B- D E -G H-M Çimlenme Yapraklanma 1. Yaprak Evresi, 3. Yaprak Evresi Kardeşlenme Kardeşlenmenin Başlangıcı ve Bitişi Sapa Kalkma (Sap oluşumu) 1. boğum (1. resim) 2. boğum ( 2. resim) N-O Başaklanma (Başaklanmanın başlangıcı-sonu) N-O Başaklanma (Başaklanmanın başlangıcı-sonu) (Daha ayrıntılı görünümü) P-Q Çiçeklenme (Çiçeklenme başlangıcı, Tam Çiçeklenme, Çiçeklenme Sonu) 315

44 R-W Olgunluk (Tane Oluşumu Evresi, Süt Olum Evresi, Hamur Olum Evresi, Sarı Olum Evresi, Ölü Olum evresi) B. DOLU HASARI Dolu, atmosferik bir yağış sonucu oluşan genelde yuvarlak veya düzgün olmayan topak şeklinde şeffaf buz parçaları olarak tanımlanabilir. Dolu, tanelerinin iriliğine göre şiddetli, orta ve zayıf şeklinde üç kategoriye ayrılabilir. Hasarın büyüklüğünü etkileyen faktörler ise dolu tanelerinin iriliği, dolunun yağış süresi, bitkinin türü ve gelişme evreleridir. Gelişme Dönemlerine Göre Dolu Zararları Bütün tahıl çeşitleri gelişmesinin her evresinde doluya karşı farklı bir hassasiyet gösterir. Değişik tahıl çeşitleri kendi özel morfolojik ve fiziksel özelliklerinden dolayı aynı şiddetteki doludan kısmen farklı şekilde etkilenirler. Örnek olarak uzun başaklı çeşitler kısa başaklılara göre doluya daha hassastır. Dolu zararının tespitinde çiçeklenme evresinden-başak çıkışının başlamasına kadar olan erken dolu zararları ile başaklanma ile tam olum evresindeki geç dolu zararları belirleyicidir. 1. Erken gelişme dönemi ile kardeşlenme dönemi arasındaki dolu zararları Bütün tahıl çeşitlerinde erken gelişme dönemi ile kardeşlenme dönemindeki dolu vuruşları az zarar verir. Burada, dolu vuruşundan sadece yaprak zarar görür. Dolu orta vuruş şiddetindeyse, oluşan zararlar görülebilir ancak, bitki ileri dönemlerde bu zararı telafi eder ve kendini toparlar. Sapa kalkmanın hemen başlangıcında tahıl bitkisi doluya karşı hassastır. Sapa kalkmanın başlangıcı ile 2. boğum evresinde dolu vuruşuyla yaprak zararları oluşabilir. Bayrak yaprağın görülmesinden sonra açılan yaprak kınının dolu vuruşuyla parçalanması (başak zararları), yaprak kınının yırtılarak kopması ve derin kopmalar gözlenebilir ki bu da başaklanmayı durdurur. Sakat başak doğumlarına, dolayısıyla sakat başaktan kaynaklanan verim kayıplarına sebep olur. Yaprak kınının dolu vuruşu ile etkilenmesi başağın hiç çıkamamasına da sebep olabilir. 2. Başaklanma dönemindeki dolu zararı Başaklanma başlangıcında bitkinin dolu vuruşuna hassasiyeti fazladır. Başaklanma ile çiçeklenme sonunda dolu vuruşundan yaprak zararları, başak zararları, kırılma ve kopmalar ortaya çıkar. 3. Çiçeklenme dönemindeki dolu zararı Çiçeklenme dönemindeki dolu zararının etkisi her tahıl çeşidinde farklıdır. Kendi kendine tozlanan buğday, arpa ve yulafta toz kesesinin kısmen kopması ürün kaybına neden olur. Ama yabancı tozlanan çavdarlarda, toz kesesinin zararına rağmen sayısız miktarda polen dışarıdan geldiği için sorun olmaz. Üreme organının zarar görmesi dolunun vurduğu tarafta kümeleşmeye (başakta tane boşluğu) sebep olur. Yeni oluşmuş dane, ince kavuz tarafından henüz yeterli korunmamaktadır. 4. Olgunluk dönemindeki dolu zararı Çiçeklenmeden sonraki hafif dolu vuruşları genellikle zarara neden olmaz. Ancak dolu şiddetliyse kavuzlar parçalanır ve daneler zarar görür. Danenin oluşması devresinde oluşan dolu zararlarında başak dane kaybına uğrar. Dane oluşumunu tamamladığında başaktan dane dökülmelerine, eksik daneli başak oluşumuna ve verim kaybına neden olur. 316

45 Tahılların Gelişme Evrelerine Göre Muhtemel Dolu Zararları Gelişme Evreleri Çimlenmeden-Kardeşlenme sonuna kadar Sapa kalkma başlangıcından- bayrak yaprağın oluşumuna kadar Bayrak yaprağı evresinden kılçıklı ucun oluşumuna kadar Başaklanmadan-Çiçeklenme sonuna kadar Meyve-Dane oluşumu Süt olumundan- Tam oluma kadar Yaprak zararı Zararlanmalar Yaprak zararları, derin parçalanmalar ve tamamen kopmalar Sapta yukarıda ve aşağıda oluşan kırılmalar, yaprak kını yırtılması, parçalanması ve tam kopmalar Sapta yukarıda ve aşağıda oluşan kırılmalar, başağın ve geç kalmış çiçeğin kopması, dane dökülmesi, tam kopmalar. Sapta yukarıda ve aşağıda oluşan kırılmalar, başağın ve geç kalmış çiçeğin kopması, dane dökülmesi, tam kopmalar. Sapta yukarıda ve aşağıda oluşan kırılmalar, başağın ve geç kalmış çiçeğin kopması, dane dökülmesi, tam kopmalar. Yulaf doludan en fazla zarar gören tahıldır. Bu sadece tomurcuğun hassas yapısına bağlı olmayıp, özellikle uzun bir gelişme evresi geçirmesine de bağlıdır. Yulafta dolu zararına en hassas zaman tomurcuğun yaprak kınından çıkmadan önceki devresidir. Bu durum harmana kadar sürer. Geç evrede oluşan dolu zararı da büyük dane kaybına yol açar. Dolu vuruşu belirtileri Dolu zararı belirtisi dolunun yoğunluğuna ve bitkinin gelişim evresine göre değişir. Bütün yeşil, klorofilli ve henüz büyümekte olan bitki kısımlarında dolu vuruşları, nokta olarak vuruştan belli bir alanda sararmaya kadar gider. Bu vuruşlar tipik dolu zararlarıdır. Doluya maruz kalan kısımlar ölür. Dolu vurmuş alanlar önce beyaz görünür sonra grileşir. Eğer dolu yoğunsa zarar görmüş kısımlar birbirini yakın ve sık olarak takip eder, daha sonra bu kısımlar dökülür. Hafif vuruşlarda ana damarlar değil, sadece yüzey epidermisi ve zarın altındaki hücreler etkilenir. Eğer dolu bu ana damarlara hasar verir şiddette kuvvetliyse o zaman ağır zararlar ortaya çıkar ki bunlar sapın bükülmesi veya kopması şeklinde olur. Tahıl bitkisinin gelişimi ilerledikçe yapraklar ve sap sararmaya hazırdır. Bu durumdaki dolu vuruşlarında dolu vuruşunun izi az etkilidir ya da hiç belli değildir. Diğer taraftan dolu belirtilerinde mantar hastalıkları yoğun bir şekilde gözlenir. Bunu doğru tespit etmek için dikkat edilmesi gereken şey tipik dolu vuruşlarındaki lekelerin sapın bir tarafında bulunacağıdır. 1. Yaprak zararları % Asimilasyon oranı Başak çıkışından sonraki gün sayısı 317

46 Genç tahıl bitkisi az yaprak kaybıyla kardeşlenme dönemine kadar ayakta kalmayı başarır. Erken dönemde hafif ve orta şiddetteki dolu yaralanmalarının bitkinin sonraki gelişimde bir tesiri yoktur. Sapa kalkmada basit yaprak yırtılması büyük bir önem teşkil etmez. Burada yapraktaki ana damarlar özümleme yapmaya devam eder ve böylece bitki zarar görmez. Saptaki iletişim kanalları sağlam dokudan dolayı kuvvetli bir doluda da az zarar görür. Sapa kalkma sırasındaki kuvvetli dolu zararlarında asimilasyon yapıcı olan yaprak alanının büyük bir kısmının yok olması, yaprak bükülmesi ve yaprak kopması muhtemel kabul edilen zararlardır. Yapılan bir araştırmada sapa kalkma döneminde yaprak kaybının verimde % 33 e varan bir kayıp meydana getirdiği, başaklanma döneminde %27, çiçeklenme döneminde ise % 17 oranında bir kayba neden olduğu saptanmıştır. 2. Tamamen kopmalar Tamamen kopmalar yalnızca kuvvetli doluda meydana gelir. Bunun yanında diğer dolu zararı belirtileri de ortaya çıkar. Bunlar, yaprak zararları ve parçalanmaları gibi çeşitli şekillerde olabilir. Doludan zarar görme derecesi, tür ve çeşitlere göre değişir. Tahıllarda tam kopmalar verimi önemli ölçüde etkiler. Resimdeki gibi yoğun sap kopmaları ve parçalanmaları başaklanmadan önce meydana gelirse, yüksek yaprak kayıplarına, daha sonra da verimde büyük kayıplara yol açar. Buğday, çavdar ve kışlık arpada, bu tam kopma zararından sonra bitki kendisini toplayamaz. Sapa kalkma evresinden sonra yulaf ve yazlık arpada da gelişen genç kısımlarda artık ürün oluşmaz. Başaklanmada tam kopma zararları Yazlık arpada sapa kalkma esnasındaki erken zararlar 318

47 Yulaf tarlasında sapa kalkmada sayısız tam kopmanın görüldüğü bir dolu vuruşu örneği (Dolu vuruşundan 10 gün sonra tarlanın hali) Aynı yulaf tarlasında dolu yağışından 8 hafta sonra yulaf gelişmiş, ancak tam bir verim alınmamış ve verim düşmüştür. 3. Yaprak kınındaki zararlanmalar Yaprak kını yarılmaları İkinci boğumdan yaprak kınının açılmasına kadar, sapa kalkmaya başlama yerinde başak filizi ya da sürgün oluşur. Orta ve kuvvetli dolu daneleri yaprak kınına etki eder, büker veya yarar. Bu da, vuruşun olduğu yerde bulunan içinde başak ya da sürgünün olduğu kısma zarar verir. Genel olarak bu vuruşların olduğu başak iki taraflı zedelenir. Vuruş kuvvetliyse, başak ve sürgün ucu da zarar görebilir. O zaman başağın üst kısmı (dolu vuruşunun görüldüğü yer) ölür. Böylece doluyla oluşan beyaz başak belirtisi görülür. Yaprak kını yarılmalarında arpa ve yulaf en hassas olan tahıllardır. Çünkü başakçık ve sürgünün buğday ve çavdara göre çok ince ve narin bir yapısı vardır. Buğday, arpa ve çavdarda saptaki yaprak kını yarılmaları %5-30 arasında verim azalmasına sebep olur. Bu oran, yulafta daha yüksektir. Yaprak kını yarılmaları, yaprak kını parçalanmalarını da beraberinde getirir. Yaprak kını kopması Dolu vuruşuyla yaprak kınının, başağın üst kısmından bükülmesi durumudur. Başağı büküldüğü yerde tutar, engeller. Tehlikeli olan dolu yağışı, yaprak kını kopmasının erken safhasında, yani 2. boğum evresinde veya son yaprak görüldüğünde olanıdır ki, eğer bu dönemde dolu yağışı olursa başak hiç çıkamayabilir. Ama genellikle başak yaprak kınını yırtıp çıkmayı başarır. Sap da bu çıkışa göre az ya da çok formunu kaybeder. Yulafta yaprak kını bükülmelerindeki kayıplar, diğer tahıl çeşitlerine göre azdır. Son yaprağın görülmesinde yaprak kını yarılması Yaprak kınının üst tarafında meydana gelen kopma birçok çiçeğin durumunu değiştirmez. Çünkü, güçlü başak ligula evresinde yaprak kınının açılmasında üst kısmı rulo halinde kıvrılmış yaprak kınının engeli olmadan ortaya çıkar. Erken evrelerdeki zararlarda da başak yanlardan çıkar, ama bir süre eğri kalır (eğri 319

48 başak). Serbest kalan başağın bir kısmında başak ekseni uzayarak olgunlaşıncaya kadar normal durumuna gelir. Ama eğri tarafı kırılgandır ve hasatta da kopar. Bu tür sonuçlar başak kopmaları gibi kötü durumlarda değerlendirilir. Eğer eğrilik uzun süre kalırsa danenin oluşumu eğri kısımda gelişmemiş durumdadır. Genel bilgilere ve sonuçlara göre eğri çavdar ve buğday başağında dane kayıpları % 25 i geçmez. Sadece kışlık arpada yüksek olabilir. Çavdar ve Tritikaledeki zararlar Çavdar ve tritikale yaprak kını kopmalarına ve buğdaydaki gibi kında dolu vuruntularına tepki verir. Çavdarda ve tritikale de kavuzlardan dolayı daha çok tutucular ortaya çıkar. Yaprak kını kopması sonucu asılı kalan çavdar başağı Çavdarda başak zararlanması sonucu yaprak kınının yarılması. yarılması, başak ekseninin kopması ve bayrak yaprağın kaybına sebep olur Yaprak kını Buğdayda tipik yaprak kını kopmaları 320

49 Buğday bitkisinde dolu sonucu asılı kalmış başaklar 6 hafta sonra aynı başaklar: asılı kalan başakların büyük bir kısmı düzelir ve normal gelişimine devam eder. Sadece çok az başakta eğrilik görülür. Yaprak kını kopmaları 10 günden fazla bir zaman önce oluşmuşsa, asılı kalan başaklar diğer tahıllarda olduğu gibi buğdayda da yapışıp kalır. Ya da gelişen başağın altında sert bir bükülme oluşur. Sonra başak uçları hasada kadar yaprak kınına takılır ve çıkamaz. Bu durum verim üzerinde çok az etkilidir. Bazı başaklarda az sayıda dane meydana gelir. Yazlık buğdaylar, kışlık buğdaylara göre yaprak kopmalarına daha hassastır. Solda, doluya bağlı yaprak kını bükülmesi, sağda yaprak kını yarılması sonucu başak kaybı görülmektedir Buğdayda yaprak kını kopması sonuçları: 1. başağın sapa doğru asılı kalması, 2 ve 3. başak ekseninin dolu vuruşuyla eğrilmesi ve cılız başağın meydana gelmesi (başağın vuruş almış kısmı genellikle kış şartlarında kısmen kaybedilir), 4. normal gelişmiş başak 321

50 Başak zararlarına örnek olarak kışlık buğdayda yaprak kını yarılması Kışlık buğdayda yukarıda yaprak kını yarılmasında zarar gören başakta % 15 başakçık sıkışmış ve boştur. Böyle bir görünümdeki başakta zarar payı % 20 dir. Arpada yaprak kını yarılması Çavdarda yaprak kını yarılması Yazlık buğday başağında yaprak kını kopması sonucu görülen büyük zarar 322

51 Zarar şekilleri ve verim azalması Buğday Zarar Şekli Verim Azalması Yüzdesi (%) Başağın çıkamaması 100 Başağın altından sapın bükülmesi sonucu başağın asılı kalması Başak altından sapın kopması, asılı kalma hali 100 Başağın eğriliği Yaprak kını kopmasına rağmen yeniden doğrulan başak 0-15 Arpadaki zararlar Kışlık arpadaki zararlar Kışlık arpada, eğer dolunun olduğu zaman ile başaklanma arasında uzun bir süre varsa yaprak kını kopmaları fazla değildir. Arpada son yaprağın görülmesinden sonra yaprak kını kopmasına göre çıkan başak sayısı % 10 azalır. Yaprak kınının açılmasından hemen önce meydana gelen dolu vuruşu, başak sayısını % 1 oranında azaltır. Kışlık arpada, uzun süreli kılçıklanmış çiçek dönemi başaktaki erken yaprak kını kopmaları sonucunda başağın asılı kalmasına ve sıkça sap bükülmelerine neden olur. Başağın çıkmasına yakın meydana gelen doluda başağın tutulması azalır. Çiçeğin büyük bir kısmı genelde boş kalır. Eğri başak ve buna ilaveten başağın altında oluşan sap bükülmeleri yaprak kını kopmalarına göre kışlık arpada buğdaydan daha azdır. Çünkü bu eğri başakta, çiçeğin bir kısmında meyve oluşmaz. Burada ürün kaybı oldukça yüksektir. Genellikle diğer zararlarda, yaprak kınının içindeki başakta daha çok kopmalar olur. 323

52 Yaprak kını kopması sonucu kışlık arpa başağı asılı kalır Başağın yaprak kını kopmasında zarar görmeden serbest kalması, dolunun zarar tarihinin başaklanmaya yakınlığına bağlıdır. Çiçeklenmede yapışan başak, olgun evreye kadar tekrar kendini düzeltmek için çaba gösterir. Burada sadece kılçıklar eğri kalır. Yaprak kını kopmalarıyla oluşan farklı sap ve başak formu kışlık arpadaki bin dane ağırlığını az etkiler. Esas zarar başaktaki dolmayan kısımlarda oluşur. Yaprak kınının kopmasında kındaki başağın basılı kalması büyük verim kaybına neden olabilir. Başağın üst tarafında meydana gelen yaralanma başağın ölmesine ve beyaz başağa sebep olur. Kışlık arpada yaprak kını kopmaları sonuçları: sağda iki zarar görmemiş başak; solda iki asılı kalmış başakta kılçıkları eğilmiş durumda olan başak görülmektedir. Burada rüzgârla başağın sallanma tehlikesi vardır. Başak zararlarına örnek kışlık arpada yaprak kını yarılması sonuçları 324

53 Zarar şekilleri ve verim azalması Kışlık Arpa Zarar Şekilleri Verim Azalması Yüzdesi (%) Başağın çıkamaması 100 Başağın altından sapın bükülmesi sonucu başağın asılı kalması Başak eğriliği Yeniden doğrulmuş başak Kışlık arpada başağın yaprak kını yarılması sonucu meydana gelen başak zararı, ortalama % 30 dur. Buna karşılık çiçek kısmı daha çok zarar görür. Bu görünüm başaklanmadan sonra meydana gelen çiçeklenmeyi ve meyve tutumunu etkiler. Danenin geri kalan kısmı hemen hemen normal oluşurken, kabuklar ve kılçıkların başak ekseninde kuruması da görünür olur. (Solda) başağın asılı kalması, dolunun sonucu yaprak kını kopması; (sağda) yaprak kını yarılması sonucu beyazlaşma Yazlık arpadaki zararlar Yazlık arpada, son yapraktan önce görülen dolu, tam yaprak kını kopmalarıyla beraber %20 lik verim kaybına neden olur. Bitkideki sapın ana kısmında, başaklanmadan önceki evrede eşit gelişememekten dolayı 325

54 azda olsa ölümler meydana gelebilir. Yaprak kını kopmasında, eğri başak ekseni yazlık arpada fazla verim kaybına sebep olur. Bu durum buğdayda daha az geçerlidir. Ama kılçığın formunu kaybetmesi daha sık görülür. Yaprak kınından çıkamayan başakta oluşan eksik kısımlar, eğri başağa göre daha fazladır. Küçük başaklarda çoğu kez dane dolmamıştır. (solda) yazlık arpada yaprak kını kopması sonucu asılı kalan başak; (sağda) zarar görmemiş başak Yazlık arpada yaprak kını yarılmasıyla oluşan başak zararları Yazlık arpada, yaprak kını kopmalarında sapta başağın altında spiral şeklinde dalgalı form bozukluğu görülür. Bu verime etki etmez, ama başak kında kalırsa etkili olur. Yaprak kını kopmalarında dolunun etkisi tek başına görünürse de kılçık eğriliğine sebep olmaz. Yazlık arpada yaprak kını yarılması sonucu başak zararı örneği 326

55 Zarar şekilleri ve verim azalması Yazlık Arpa Zarar Şekli Verim Azalması Yüzdesi (%) Başağın çıkamaması 100 Başak ekseninin ve kılçıkların eğriliği (eğri başak) Yeniden doğrulmuş başak Yulaftaki zararlar Yaprak kınındaki dolu vuruşu sürgün zararına yol açar. Sürgün çıkışı engellenir, zarar gören sürgün kın içinde kalır. Sürgünün bir bölümü boştur ve beyazlaşır. Bu tür zararlar, yaprak kınından çıkan sürgündedir veya dolu vuruşu belliyse dolu döküntüsü ve boş başak olarak görülür. Başak dolu vuruşuyla yaprak kınının içinde daha fazla gelişemeyecek kadar kuvvetle basılır, boş kalır ve beyazlaşır. Yaprak kınındaki vuruş dolu vuruşu zararının işaretidir. Bunun gibi arpa ve yulafta da ikiz gelişmeye eğilim vardır. Sürgün oluşumunun sonuyla dane olgunluğu evresinde, sürgün ve kabuklar yeşildir. Sürgünün dökülen kısımları erken oluşan solma evresinde belirgindir. Bu evre bitkiyi boş dane evresine götürür. 4. Sap bükülmeleri ve sap kopmaları Dolunun sıkça görülen sonuçları sap bükülmesi ve sap kopmasıdır. Dolu zararının tahılda hangi evrede gerçekleştiği önem arz eder. Dolu zararı en çok çiçek zamanındaki sap bükülmelerine sebep olur. Danenin daha sonraki gelişim safhasında verim kayıpları az olur. Sap dolu vuruş yönünün tersinden bükülür. Sap iri dolu tanesinin vuruşuyla önce rüzgâra karşı basılır, daha sonra rüzgâr yönünde geri döner ve büküldüğü kısımda da sapın ters dönmesi ya da sapın kopması, ufalanması meydana gelir. Sapın birden fazla bükülmesi tipik bir sap kopmasını meydana getirir. Bu normal durum dışıdır ve tam zarardır. Hafif dolu vuruşlarında da sap dönmeleri zarar meydana getirebilir. Burada sapta hafif burulma vardır ya da hiç yoktur ve kopan kısım da saptaki sağlam kısmı bir bölümüyle tutar. Dolunun vurduğu yerde sap çeperinde tam veya tama yakın ufalanma, parçalanma meydana gelir ve büyük bir alanda sapın dönmesinden dolayı karşı taraftaki bağlarını kaybeder ve ölür. Tipik sap kopmalarına sadece kuvvetli dolu sebep olur. Pratikte, her iki durum da sap kopmasını meydana getirir. Kopmalar alt (derin) ve üst (yüksekte) kopmalar olarak belirlenir Alt (derin) kopmalar Alt kopmalar üst boğumun alt kısmındadır. Dolu sapın alt kısmında zarar meydana getirebilir. Kardeşlenme evresinde uzayan sapın alt öğelerinden başaklanmaya kadar bütün tahıl çeşitlerinde genellikle ortaya çıkan 327

56 alt kopmalardır. Bitki kalınlaşıp güçlendikçe sapın alt kısmında dolunun etkisi güçleşir, alttaki kopmalar azalır. İlk gelişme evresinden başaklanmaya kadar alt tarafta bükülen sap eğilerek boğumdan döner. Zamanla bu dönme düzelerek eski haline gelir. Hafif ve orta şiddetteki dolu vuruşlarında sap bir kez bükülmüşse büyüme yine devam eder. Bükülmede, başak sapın olması gereken uzunluğun altında kalmasından dolayı, bitkinin nemli kısmında kalan sap yağmurlu kış şartlarında kolay gelişmez, tahıl hastalıklarından ve zararlılarından dolayı kopar. Çiçeğe kadar bükülen daha sonra düzelen sap eğri başak verir. Şiddetli dolu, birden fazla bükülmeye sebep olur ve sapı yere yatırırsa tam zarar oluşur. Bütün tahıl çeşitlerinde tehlikeli günlerde alt kopmalar başaklanmadan çiçeğe kadar ki zamanda olursa verim azalmasına sebep olur. Alt ve Üst Kopma Kayıpları (%) Gelişme Evresi Dolu Zararı Çeşidi Çavdar Buğday Arpa Yulaf Kardeşlenmeden-Başaklanmaya Kadar Başaklanmadan-Çiçeklenme sonuna kadar Çiçeklenme olumuna kadar Yumuşak (hamur) dönemi sonundan-süt Alt Kopma Alt Kopma Üst kopma Alt Kopma Üst kopma Alt Kopma Üst kopma Üst (yüksekte) kopmalar Üst kopmalar kuvvetli sap bükülmeleridir ve sapın üst boğumundadır. Bu üst kopmalarda, sapın iletim organı tamamen zarar görmez. Bundan dolayı sap kısmı başakla genellikle bağlı kalır. Dane sayısı azaldığından verim düşmüştür. Ama dane oluşumu tamamen durmamıştır. Başağın erken sürmesi evresinde meydana gelen dolu zararı kaybı yüksektir. Bitki çiçekteyken meydana gelen doluda, tam verim kayıpları artık meydana gelmez. Dane oluşumu evresinde bu verim kaybı gittikçe azalır. Saptaki son boğumun üstünde meydana gelen kopmalarda bağ dokusu çok zayıftır. Bunun sonucunda tam başak kaybı görülür. Hafif doludan orta şiddetteki doluya kadar, özellikle üst kısımda hafif sap dönmeleri görülür. Gerçi dolunun vurduğu yerde sap basılmıştır, ama sapın iletim kanalları kısmen görevini yapmaktadır. Bundan dolayı danenin gelişimi tamamlanır, tamamen durmaz. Ağır dolu yaralanmalarında kopan sapta danenin gelişimi tamamlanması az ya da çok etkilenir. Burada dolu zararı tahıl çeşidine, gelişme evresine ve saptaki kopan kısmın durumuna göre faklılık gösterir. Kuvvetli dolu vuruşlarında sap tamamen kopabilir ya da özellikle çavdar ve arpada rüzgârla kopan kısımda dönme olur. Bu da, boşta kalan başağın sallanması olarak görülür Alt ve üst kopmaların ifadesi Hamur olum evresinden sonraki doludan kaynaklanan üst kopmalar verim kaybı meydana getirmez. Arpa ve yulafta sap dönmesi sonucu ikiz büyüme sıkça görülür. Sap dönmesi ve kopması sap kaybını azaltır. Kardeşlenme evresi ile sapa kalkma evresinde birden fazla bükülmüş ya da tam kopmuş saptaki sap kaybı % 20-25, sapa kalkma ve başaklanma evresinde % olabilir. Başaklanmadan sonra sap kaybı hızlı bir şekilde azalır. Erken süt olum evresinde % 0 dır, kayıp olmaz. 328

57 Tahılda üst kopma Çavdarda sap bükülmeleri ve sap kopmaları Çavdar, sap bükülmelerine karşı çok hassastır. Alttaki bükülmeler özsu dolaşımını az etkiler. Bitkide bükülmeden sonra genelde sap yeniden düzelir. Daha sonra dane olgunlaşır, ama tam ağırlığına ulaşmaz. Bitkinin üst kısmındaki sap boğumunda meydana gelen hafif sap bükülmeleri rüzgârın etkisiyle (boşta sallanma) başak kaybı meydana getirmez. Buna karşılık çavdar kışlık buğdayla kıyaslandığında üst boğumda meydana gelen kopmalardaki kayıp (üst kopma) başağın kaybı olarak hesaplanır. İnce gergin çavdar sapında üst kopmalarda başağın tamamı ölür ya da rüzgârın etkisiyle döner. Çavdarda üst kopmalar (özellikle başağın sallanma tehlikesine neden olur) Kopan kısım ne kadar yukarıdaysa boşta sallanan başak kısımları o kadar fazladır. Kısa saplı çavdar cinsinde boşta sallanan başak daha azdır. Sap bükülmelerinin çokluğu sapa kalkma evresinde tam kayıplara sebep olur. Daha az sık olan kışlık çavdarlarda orta şiddetteki doluda tam kopma bitkinin alt kısmında görülür. Verim kaybı başağın çıkmasına kadar meydana gelen dolu vuruşlarında yüksektir. Çünkü birçok sap büküldüğü yerden kopar Çavdarda dolu vuruşuyla sap bükülmeleri sonucunda dane veriminin azalması. Sağdan sola: 1. zarar görmemiş başak tam dane verimiyle, 2. alt kopmalı başak dane verimi zarar görmemiş başağa göre azalmıştır, 3. üst kopmalı başak, özsu iletimi kesilmez ve cılız dane oluşumu, dane sayısı azalma gözlenir, 4. üst kopmalı başak, özsu iletimi kesilmiştir, bu başaklarda dane oluşmaz. Buğdayda sap bükülmeleri ve sap kopmaları Başaklanmayla buğday sapı güçlenir ve sertleşir. Diğer tahıl çeşitlerine göre buğdayda, bükülme ve kopmalar daha çabuk olur. Alttaki kopmalar çavdara göre daha kolaydır. Dolu zararı çiçeklenmeye kadar olursa alttaki kopmalar başak verimini büyük bir oranda düşürür. Çiçeklenmenin sonuna doğru dane oluşumu başlar, üst kopmalar buğdayda büyük zararlara yol açar. 329

58 Sayısız alt kopmaların yanında resimde başağın üst kopmayla son sap boğumunun sertçe bükülmesi görülmektedir Kışlık buğdayda dolu zararı çiçeklenmeden sonra olursa, üstteki kopmalar belli ölçüde verim kaybına sebep olur. Sapın üst boğumundaki kopmalar, başağı tam kayba götürür. Çiçeklenmede buğday sapının bir kez bükülmesinde her başaktaki dane sayısı bin dane ağırlığındaki azalmayı çok etkilemez. Saptaki birden fazla kırılma başağın eğrilmesine sebep olur. Başağın boşta sallanması buğdayda çavdar ve arpaya göre azdır. Sadece normal kış şartlarının dışında bu özel bir durum olarak gözlenir. Danenin oluşumunda ve süt olumda meydana gelen dolu, buğdayda büyük oranda küçük dane oluşumuna sebep olur. Hastalıklar ve zararlılarla oluşan başak kayıpları buğdayda da dikkate alınmalıdır. İlk dane oluşumundan hamur olum evresine kadar olan üst kopmalar, buğdayda genellikle küçük dane oluşumuna sebep olur. Ama oluşan zarar daha önceki bir evrede meydana gelen dolu vuruşu zararına göre yüksek değildir. Solda tipik bir üst kopma, önde ve sağda çok sayıda alt kopma görülmektedir. Arpada sap bükülmeleri ve sap kopmaları Sapa kalkmanın başında arpa hassastır. Sapa kalkmada sap buğdaydaki gibi her zaman serttir, sık sık sap kopmaları meydana gelir. Büyük zarar gören esas sürgünler kolay ölür. Kışlık arpada saptaki alt kopmalar ya da bükülmeler kışlık buğdaydan daha sık görülür. Başaklanmaya kadar dolu zararlarında verim kaybı yüksektir. Daha sonraki dolu vuruşları bin dane ağırlığını az etkiler. Çiçeklenmenin sonuna kadar bitkideki üst kopmalar büyük verim düşüşlerine sebep olur. Başaklar boş kalıp sallanır durumdadır ve dane bağlamazlar Özellikle üst kopmada başağın alt bölümü doludur. Kışlık arpa, dolu olmadan da hasat öncesine kadar üstten kopmalara hassastır. Ama bu tahılın çeşidine göre değişir. 330

59 Kışlık arpada üst kopmalar dolu vuruşunda başakta tam kayba neden olurken dolaylı olarak da üst sap boğumunda ölen başaklarda beyazlaşmaya neden olur Solda zarar görmemiş başak; ortada iki tam kırılma, dolu vuruşu sonucu tam kayıplı başak dolaylı olarak sap boğumunun üstünde ve sağda alt kopma Üst kopmalarda da boğumun üstünde çiçeğin bir kısmı ölür. Yazlık arpada büyük zararlar, alt kopmalarla oluşur. Genellikle başaklanmadan önce sapta meydana gelen kuvvetli bir bükülme ya da kopma kayıp olarak görülmektedir. Yazlık arpada iletim kanallarındaki bozulmalar sapın az büküldüğü durumlarda fazla değildir. Ama bu kış şartlarıyla, hastalıklarla ve zararlılarla beraber görülür. Yazlık arpada çiçeklenme sonuna kadar görülen üst kopmalar, oldukça yüksek ürün azalmalarına sebep olur. Çiçeklenmeden sonra meydana gelen kayıplar azdır. Yulafta sap bükülmeleri ve sap kopmaları Yulaf diğer bütün tahıl çeşitleri içinde mekanik zararlara, sap bükülmesine ve kopmasına karşı daha az hassastır. Yulafta alt kopmalar genel olarak fazla zarar verir. Öncelikle 1-2 boğum evresine kadar erken oluşan dolu vuruşunda yulafın gelişme gücü göz önüne alınmalıdır. Sürgün çıkışından sonraki üst kopmalar yulafta dolu zararı tahmininde diğer tahıl çeşitlerine göre daha az rol oynar. Çünkü, bu zamanda meydana gelen doluda sürgündeki dolu vuruşları danenin dökülmesine neden olur. Yapılan araştırmalara göre, buğday ve çavdarda alt kopmalar yulafın gelişme evresine göre % oranında daha azdır. Üst kopmalardaki farklılıklar fazladır. Yulafta alt kopmalar Yulafta alt kopmalar ve bununla gelişen ikiz büyüme 331

60 Dane oluşumundaki yulaf sürgününde dolu nedeniyle olan kısmi üst kopma. Sürgünde yan boğum bükülür, hemen hemen kopar ve erken sararır. Sürgünün temelinde doluya bağlı olmayan alışılmış dökülme görülür. 5. Başaklanmadan sonraki başak zararları Yaprak kınının açılmasından sonra başak ya da sürgün doludan şiddetle zarar görür. Dolu vuruşları başakçığı basar (ezer) onu boş bırakır ya da kötü dane oluşumuna götürür. Büyük ve şiddetli dolu vuruşu, bitkide tek başına başağı saptan ayırabilir, ya da başağın sapını büker, kısmen veya tamamen başağı koparır. Başaklanmanın başında oluşan doluda, danenin oluşumuna kadar oluşan ürün azalmaları buğday, arpa ve çavdarda %10-25 seviyesindedir. Verim azalmasındaki büyük değişiklikler dolu tanesinin farklı ağırlığı ya da tek bir açıdan vurmasından meydana gelir. Dolu yoğunluğunun artmasıyla zarar fazlalaşır. Süt olum evresine kadar yaralı başakların oranı kolayca tahmin edilir. Başaktaki zarar tipleri tek tek tanınabilir, ama tek tek ayırarak bir zarar tespiti önerilmez. Süt olum evresinden sonra sararmış kısımlar zarar görmemiş dokuda açıkça fark edilmez. Başaklanmadan sonra çavdarlarda başak zararları: soldaki başak dolu vuruş tarafı, sağdaki başak dolu vuruş tarafı değil Doluya maruz kalmış eksik kısımların görünümü daha sonraki olgunluk evresinde kesin olarak bellidir. Cılız dane oluşumunda ve başakta boş kısımların meydana gelmesinde don ya da fırtına etkisi, beslenme ve su eksikliği, zararlılar ve mantar hastalıkları rol oynar. Bütün başak zararlarında dolunun olduğu zamanla ilgili tam bir kontrol gereklidir. Dane tahmini dolu zararı meydana gelmemiş diğer çevre tarlalarla kıyaslanmalıdır. Eğer bu vuruşlar hep aynı şartlardan meydana gelmemiş ise yapılan karşılaştırmada önemli ipuçları belirlenebilir. Çavdarda yabancı tozlanma olmasına rağmen toz kesesinin kısmi kopması verim kayıpları oluşturmaz. Her zaman tozlaşma için yeterli polen kalır. Çavdarda çiçekten sonra görülen ağır dolu vuruşu zararları: tek tek başakçıklar dolu vuruşuyla kesilmiştir. Vuruş yerlerinde başakçıklar erken solmaya başlarlar. 332

61 Başaklanmadan sonra dolu vuruşuyla oluşan başaktaki zararlar Başaklanmadan sonra dolu vuruşuyla oluşan zararlar: 1. zarar görmemiş başak, 2, 3,4. başaklarda dolu vuruşları, 5. başağın dolu vuruşuyla kesilmesi, 6. dolu vuruşuyla üst kısmı kesilmiş başak Başak zararlarına Tritikale diğerlerinden daha dayanıklıdır. Dane dökümü ve dolu vurmuş başağın kesilmesi Süt olum evresinden tam olgunluk evresine kadarki gelişim döneminde dolu, dane dökülmesiyle büyük zarara sebep olur. Bu kaybın yüksekliği dolunun yoğunluğuyla ve tahılın olgunluk evresiyle ilişkilidir. Dolunun gücü ve vuruşu başakta dane dökülmesinde ölçüdür. Dikey olarak düşen tok dolu tanesi, ince dolu tanesine göre daha az dane dökümü meydana getirir. Buğdayda başak zararları Dane dökülmesiyle oluşan zararlar verim gücüne göre tahmin edilir. Hasar tespitinde başaktaki eksik daneler ve yere düşen başak dikkate alınır Bu durum daha sonra verim ve hafif zararların saptanmasında yarar sağlar. Daha geç meydana gelen dolu vuruşlarında sadece dane dökülmesi görülmez, aksine; başakların bir kısmı veya tamamı kopar. Kopan başaklar sayım için gereklidir. Bazen de kuş yemesinden oluşan bir zarar da gerçek bir zarar gibi görülebilir. Ama burada kavuzlar yerde görülür. Kuvvetli fırtına ve bölgesel yağmurlarda dane kayıpları meydana getirir. Sarı olum ve tam olum evresinde kavuzlar tam gelişmiştir. Hatta bu, çavdarda kavuzların birbirinden ayrı durması şeklindedir. Danede duran kavuzlar dolu danesinin vuruşuyla dökülür. Çavdar ve Tritikalede başak zararları Çavdar ve Tiritikalede başağın hassaslığı artan olgunlukta daha da azalır. Geç zararların daha büyük olacağı tahmin edilir. Aynı güçteki dolu zararı yulafta %80, buğdayda %50, çavdar da ise % 20 dir. 333

62 Buğdayda başak zararları Aynı doluya buğday çeşitleri farklı tepki verirler. Olgun başaktaki zarar dikkat çekicidir. Bazı çeşitlerde başaktaki dane boş, bazılarında da doludur. Bundan dolayı aynı şiddetteki dolu farklı dane dökümlerine sebep olur. Arpada başak zararları Burada hasat öncesi zarara dikkat edilmelidir. Oluşan dane dökülmesi ve başağın kaybı fırtınadan ve bölgesel yağmurlardan da olabilir. Olgun yazlık arpada dane dökülmesi şeklindeki zarar, kışlık arpaya göre oldukça fazladır. Yulafta başak zararları Olgun yulaf, dolu zararına karşı oldukça dayanıklıdır. Ama kuvvetli bir rüzgâr ya da kuvvetli bir yağmur, dane kayıpları meydana getirebilir. Kuvvetli dane dökümü: burada dökülen tohum tahmini mümkün değildir. C. BUĞDAYDA SOĞUK ZARARI Sonbahar veya kış süresince buğdayda gelişen soğuğa karşı direnç, havaların ısınmasıyla yok olur. Bundan sonra tekrar havaların soğuması halinde bitkiler zarar görebilir. Aynı gelişme evresinde farklı çeşitlerin soğuğa karşı reaksiyonlarının pek farklı olmaması, soğuğa direncin çeşitten (genotip) çok bitkilerin gelişme evresiyle ilgili olduğunu göstermektedir. Buğdayın gelişme evrelerine göre soğuk zararına neden olabilecek sıcaklık dereceleri ve soğuk zararının belirtileri aşağıdaki çizelgede özetlenmiştir. Buğdayda gelişme evrelerine göre soğuk zararının belirtileri ve verime etkileri Gelişme devresi Sıcaklık (ºC) (2 saat) Soğuk Zararının Belirtileri Kardeşlenme - 11 Yapraklarda sararma, uç yanıklığı, tarlada mavimsi görünüş, silaj kokusu Sapa kalkma - 4 Yaprak sararması ve yanıklığı, büyüme konisinin ölümü, sapların bükülüp-yatması, silaj kokusu Kın - 2 Büyüme konisinin ölümü, çiçek kısırlığı, başakların kında sıkışması, sapların alt kısımlarda ve yapraklarda renk bozuklukları Başaklanma - 1 Çiçek kısırlığı, beyaz kılçık veya beyaz başaklar, sapların alt kısımlarında zarar, yapraklarda renk bozuklukları Süt olum - 2 Beyaz kılçık ve beyaz başaklar, yapraklarda renk bozuklukları, buruşuk bozuk renkli taneler. Zarar Derecesi Az-Orta Orta- Çok Çok Çok Orta- Çok Sarı olum - 2 Buruşuk bozuk renkli taneler, çimlenme düşüklüğü Az-Çok Ortaya çıkabilecek zararın; yalnızca sıcaklık derecelerine bağlı olmadığı ve tek başına bu çizelgeye bakarak zarar tahmini yapmanın mümkün olamayacağı unutulmamalıdır. Soğuğun süresi, sıcaklığın düşme hızı, bitkinin gelişme evresi, tarlanın konumu, zarar derecesini etkileyen başlıca faktörlerdir. Don öncesi sıcak hava, bol azot ve su gibi bitki gelişmesine elverişli koşullar soğuğa duyarlılığı arttırmaktadır. 334

63 Her gelişme evresine özgü belirtilerin bilinmesi, soğuk zararı derecesinin saptanmasında ve zararın etkilerini tahmin etme ve önlem almada yardımcı olmaktadır. Kardeşlenme evresinde soğuk zararı Kardeşlenme evresinde (ana sap üzerinde 4-6 yaprak çıktığında) yaprak morarması, sararması ve kuruması şeklinde görülen soğuk zararları bitki gelişimini yavaşlatır. Ancak havanın ısınmasıyla birlikte, yeni yaprak ve sürgünlerin oluşumuyla zararın etkisi giderilebilir. Büyüme konisinin toprağa yakın olmasıyla, soğuktan fazla bir etkilenme olmadığı bu devrede soğuk zararının olumsuz etkilerinin diğer gelişme evresine göre daha az olduğu tespit edilmiştir. Sapa kalkma evresindeki soğuk zararı Sapa kalkma evresindeki soğuk zararı, kardeşlenme evresindeki zarara benzer belirtiler gösterebilir. Zarar arttıkça; bitkiler sarı, beyaz ya da esmer renkte suda haşlanmış gibi bir görünüm almaktadırlar. Bu evrede görülen orta şiddetteki soğuk zararı tolere edilebilir. Ancak ağır zararlar, ileride verim kayıplarına ve sap zayıflığı nedeniyle, hasatta çeşitli problemlere neden olmaktadır. Başaklanmadan önceki evrede soğuk zararı Başaklanmadan önceki evrede soğuk zararı, büyüme konisinin ölmesine neden olacağı için önemlidir. Bu evrede, çok kısa bir süre donma noktasına yakın sıcaklık derecelerine maruz kalan bitkiler normal görünüşlü olmasına rağmen, ileri gelişme evrelerinde tane bağlayamazlar. Orta ve ağır şiddetli soğuk zararlarında, sapların bükülüp, kırılması şeklinde görülen zaralar ve polen kısırlığı yanında, kılçıklarda ve başaklarda ortaya çıkardığı beyazlıkla da etkisini gösterir. Buğday başağında ve yaprağında soğuk zararı Ayrıca başağın 3-5 cm altında açık yeşil veya beyaz renkli don halkası oluşabilir. Bitkinin normal gelişmesini ve tane doldurmasını engellemeyen bu halka, hasat öncesi veya hasatta başakların düşmesine neden olarak verim kayıplarına yol açmaktadır. Tane oluşumundan sonra hava soğumuş ve tane gelişmesi durmuşsa, bu devrede soğuk zararı etkili olabilir. Bu devrede soğukların fazla zarar yapmadığı şartlarda tane gelişmesi devam eder. Fakat taneler normalden hafif olur. Bu devredeki zarar, tane dökmeye ve çimlenme düşüklüğüne neden olur. Don kesmesi Don kesmesi (kök kopması) olayı ise, kış aylarında uzun süreli donlar olduğu zaman, genç bitki köklerinin yukarı çekilerek kopması şeklinde oluşur. Yine uzun süreli kalın kar örtüsü durumunda, kar küfü hastalığı soğuk zararına benzer etkiler gösterebilir. Bu hastalıkların etkisi, hububatta sürme veya kardeşlenme evresinde ortaya çıkar. Don zararları Geç Don Zararları: Olağan dışı kış şartlarında sıkça görülen bir durumdur. Bu zarar, verim tespitinin belirlenmesini güçleştirir. Kışlık tahıllarda başaklanmadaki geç don olayları zararlı olur. Geç donun tipik belirtileri, başak ekseninin başakçıkla beraber beyaz olması ve kavuz kısmının gelişmemesi gibi durumlardır. Daha sonra dondan zarar görmüş başak genellikle siyah iz bırakan mantarla kaplanır. Sapa kalkan kışlık arpada don zararı: sapa kalkmada kuvvetli başağında geç don zararları Don bütün tahıl çeşitlerinde merkezi yaprağı öldürür. 335 Kışlık buğday

64 Çavdar başağında geç donda zarar çoğunlukla başağın bir kısmıyla sınırlıdır. Burada başak ne kapatıcı ne de örtücü kavuzlarla görünür. Başağın zarar görmüş kısmında başak ekseninin her iki yanında normal bir sırada oluşmuş başakçık izler. Ortadan başlayan başakçığın gelişimi yukarı ve aşağı doğrudur. Geç donlarda sıklıkla başakçık başağın ortasında ya da aynı zamanda hem üst hem alt kısmında görülür. Son yıllarda yazlık tahılda sapa kalkma evresindeki geç donlar sıkça gözlenmiştir. Bu belirtiler başağın asılı kalmasından ana sürgünlerin ölümüne kadar yaprak kın kopmalarıyla benzerlik gösterir. İkiz gelişmede sıkça görülür. Erken ekilen yazlık arpa, özellikle geç dona hassastır. Çavdar başağında geç don zararları Kışlık arpa başağında geç don zararları D. DİĞER NEDENLERLE OLUŞAN HASARLAR Özel gelişme şartları, kış şartları, bazı tahıl çeşitlerindeki özellikler, gübre ve bitki koruma maddeleri, bitki hastalıkları ve zararlıları gibi nedenler tahıl bitkisinde tıpkı dolu zararlarına benzer şekilde hasar belirtilerine sebep olabilir. Kış Şartlarına Bağlı Olarak Görülen Hasarlar Olağan dışı kış şartları, don, soğuk, yüksek sıcaklık, kuraklık, şiddetli yağmur ve fırtına gibi sebepler bir dolu vuruşundaki gibi belirtilere sebep olursa; bu hasar tespitini zorlaştırır. Tespit yapan kişi için, sadece görünür olanın tespiti değil, aynı zamanda dolu nedeniyle meydana gelen dane dökülmesinin, zararı ne oranda etkilediği de önemlidir. Burada önemli olan, hasar tespitinde kararın oluşmasından önce bitkinin gelişme süreci içerisinde hangi iklim şartlarına maruz kaldığının bilinmesidir. Kuraklıktan Kaynaklanan Hasarlar Özellikle uzun süren kuraklıkta tahıl çeşitlerinde dolu hasarına benzer bir zarar tablosu görülebilir. Bunun bazı özel durumlarda önemi büyüktür. Eğer dolu vuruşu kurak zamanda veya kuraklık evresinden sonra meydana gelmişse gerçek dolu zararını kuraklığa bağlı zarardan ayırmak güç olur. Burada dikkat edilmesi gereken: sapa kalkma evresinden daha sonra meydana gelen su eksikliğinin yaprak uçlarında sararmaya ve kurumaya sebep olup olmamasıdır. Bu durumda bitkinin boğum araları kısalır ve küçülür. Kuraklık sonucunda daneler cılız kalır. Ciddi kuraklıkta bitki boyları kısalır başak yaprak kınından çıkmakta zorlanır ve başaklar çok küçük olur. Alışılmışın dışındaki kuraklık, çiçeklenme zamanında muhtemel başak bozukluğuna yol açabilir. Dane oluşumu evresindeki kuraklık daha sonra bin dane ağırlığında azalmaya sebep olur. Bu demektir ki, hasarı tahmin eden kişi böyle bir durumla karşılaştığında hangi zararların kuraklıktan, hangilerinin doludan meydana geldiğinin belirlenmesi konusunda problem yaşayabilir. Kuraklığa maruz kalmış tarla görünümü 336

65 Şiddetli Yağış ve Fazla Islaklıktan Oluşan Zararlar Uzun süreli yağmurlar veya kısa süreli şiddetli yağmur (kuvvetli yağış), eğer çiçeklenme evresindeyse tahılda bitkiyi etkiler ve dane tutumunu azaltır. Bunun yanında çavdar yabancı tozlaşma nedeniyle diğer tahıllara göre daha hassastır. Yağmur özellikle hasat öncesi döneme denk gelirse zarar önemli boyuttadır ve bu tahıl hasat olgunluğuna ulaşmaz. Şiddetli yağışlar tam olum evresinde başağın kopmasında ve danenin dökülmesinde etkili olur. Özellikle drenajı kötü tarlalarda şiddetli yağışların çokça görüldüğü ilkbahar aylarında ve yoğun yağışta bitkide yere inmeler (çökme) ortaya çıkar. Tahılın gelişmedeki gecikmesi aynı zamanda bitki sapında incelmeye sebep olur. Şiddetli yağış devam ederse su basmaları büyüme zararı meydana getirir Tahıllarda ıslak kalma zararı Kötü drenajlı alanlarda ve toprak çökmelerinde taban suyunda yükselme olur Kuvvetli Rüzgâr ve Fırtınadan Kaynaklanan Hasarlar Doludaki dane dökülmesine benzer bir zarar kuvvetli bir rüzgârda da ortaya çıkabilir. Fırtına sonrasında yerde sayısız tahıl danesi bulunabilir. Rüzgârın dalgalı formdaki vuruşu, başaktaki olgun daneyi yere düşürür. Başak rüzgârdan dolayı tek tek kuvvetli geliş gidişler ve dairesel hareketler yapar. Sonunda bütün tarladaki başaklarda bu geliş gidişler oluşur. Arpa başağında rüzgârın sebep olduğu dane kabı Erken dönemlerde aşırı rüzgâr nedeni ile toprak taşınması şeklinde bitkilerin tamamının toprak tarafından kapatılması ve engebeli arazilerde yüksek kısımlardaki bitkilerin sökülmesi gibi zararlar oluşmaktadır. Arpada Kısmi Çiçek Kısırlığı (Fener Formunda Çiçek) İki sıralı arpa çeşitlerinde bazen fener formunda çiçeklenme ortaya çıkar, böylece teke tek çiçeğin dane bağlamamasına sebep olur. Çiçeklenmeden sonra kavuzlar artık kapanmazlar. Boş başakçık ışık altında bakıldığında fener formundadır (fener çiçeklenme, şişmiş arpa). Daha sonra, boş kavuzların hepsi kurur ve dökülür. Olgunluk evresinde boş başak görülür, kavuz atımı ortaya çıkabilir. Bu oluşum dolu zararına benzemektedir. Kısmi çiçek kısırlığının nedeni günümüzde henüz açıklanamamıştır. Burada söz konusu olan fiziksel görünümün meydana gelmesine kış şartlarının da etkisi vardır. Bu görünüme sebep olan neden henüz belli değildir. 337

66 Arpada fener formunda çiçeklenme Yulafta Dökülme ve Beyaz Tomurcuklanma Yulaftaki dökülmelerin tamamı dolu zararına benzer dökülmelerdir. Bu dökülmelerde dolu vuruşu olmasa da, dolu zararına benzer belirtiler görülmektedir. Mayıstan itibaren tomurcuğun altında beyaz kısım solar, cılız başakçık ve dökülme ortaya çıkar. Tomurcuğun tamamen beyazlaşması ve boş başak kalması seyrek görülür. Tomurcuğun oluşumunda veya öncesinde dökülmeler su veya besin eksikliğine, başaklanmada ise fazla gübrelemeye (azot fazlası) dayandırılır. Dökülme eğilimi bazı çeşitlerde çok farklıdır. Bunun genetik yapıyla ilgili olduğu düşünülür. Uygun olmayan gelişme şartlarında tomurcuklanmadaki don zararı yoğun olmayan bir dökülmeyi ifade eder. Geç ekimlerde dökülme bazen frit sineğinden dolayı da ortaya çıkar. Dolu nedeniyle olan dökülmelerde ise, tomurcuk daha yaprak kınındayken dolu vuruşuna maruz kalır. Dolunun vuruşu yeteri kadar güçlüyse yaprak kını basılır ya da tomurcuğun altındaki kısımları büyük zarar görür. Yulafta doludan kaynaklana döküm 338 Yulafta y. ot ilaçlarının yanlış kullanımı ile oluşmuştur Böylece tomurcuk artık gelişmez ve oluşan bu beyaz kısım dökülür. Kesin olarak doludan oluşan bir dökülme dolu tanesinin vurduğu yerde yaprak kınının zarar görmesi demektir. Arpada Danenin Patlaması (Premalting) Olgun yazlık arpada danenin patlaması bazen danenin ortasındaki çizgi boyunca meydana gelir. Bu da az çok danenin olgun başaktan ayrılmasına sebep olabilir. Bu zarar tablosu dolu vuruşu gibi değildir. Bilakis daha çok olgunluk evresindeki yüksek sıcaklıktan sonra hasat periyodundan önceki evrede kısa yoğun dolu vuruşlarında ve buna bağlı olarak yüksek sıcaklıkta değişebilir. Danenin akması ve küçülmesiyle kavuzlar yırtılır. Bu şartlarda ortaya çıkan güçlü değişimler danenin çimlenme öncesi premalting adıyla bilinir. Başakta Kısmi Boşluk Buğdayda kısmi başak olum eksikliğinde, başağın alt kısmında boşluk görülür. Ama bunun dolu zararıyla bir ilişkisi yoktur. Bitkinin görünümündeki bu durum, çiçeklenmedeki soğuğun etkisi ya da kış şartlarına bağlı olarak suda kalması ve beslenme yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanabilir. Çeşitle ilgili olarak genetik şartlar da, kısır bir çiçek sonunda başak ekseninde boş bir başak oluşumuna neden olabilir. Buğdayda çok sıkça görülen beyaz uçluluk ve başak ucunun boşluğu genelde, çiçek zamanındaki soğuklardan kaynaklanmaktadır. Buna benzer belirtiler, başaklanmadan önceki su eksikliğinden ya da kış şartlarından dolayı bitkinin yetersiz beslenmesinden de kaynaklanabilir. Günümüzde ekilen, verimi yüksek kışlık buğdayda, başak ucuna kadar dane oluşumu nadir görülür. Dolu sebebiyle, başak ucunun boş olması yanında başağın alt tarafları da zarar görür.

67 Buğdayda beyaz uçluluk Fusaryum daki belirtiler, kış şartlarına bağlı olarak oluşan beyaz uçluluğa çok benzerlik gösterir. Çavdar başağında da bazen beyaz uçluluk belirtileri ortaya çıkar. Başağın zarar görmüş kısımlarında normal gelişmiş kısımlara göre farklılık gözlenir. Bu görünüm çoğunlukla geç dondan bazen de alışılmamış düşük sıcaklıktan ve çiçeklenmede kötü iklim şartlarından ortaya çıkar. Buğday başağında başak ekseninde boş başakçık buğday başağında kuruma Çavdarda Kısmi Dökülmeler Uzun süren kuraklıktan dolayı Başağın içindeki boşluklarda, başakçık normal gelişmiş kısımlara göre cılızdır. Çiçekte ve sonrasında meydana gelen doludan dolayı bu kısmi dökülme çok görülür. Çavdardaki esas nedenler yabancı tozlaşma olarak eksik dane oluşumuna sebep olur. Bu, bazı durumlarda verim kaybına neden olur. Başakçığın aynı zamanda solması ve bütün işlemleri yapan toz kesesinin doluyla zarar görmesi mümkün değildir. Başaklanmadan sonraki doluda danenin içindeki boşluk tek taraflı olarak vuruş yönünde yara alır. Çavdar başaklarında döküntüler Gübre ve İlaçların Yanlış kullanılmasıyla Oluşan Hasarlar Bitki koruma ilaçları, gübreler ve bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanımı dolu zararlarındaki gibi belirtilere neden olabilir. Kural olarak kültür bitkisinde uygun şekilde kullanılmayan (doz, uygulama vs açısından) ilaçlar rüzgârın etkisiyle dağılınca bitkiye ulaştığı da belli olmaz. Fazla yabancı ot ilaçlaması yapılan tahılda katlamayla oluşan şeritler. 339

68 Y. ot ilaçlarının buğday başağına zararı Yazlık arpada büyüme düzenleyicilerinin başağa zararı Büyüme düzenleyicilerinin yanlış kullanımı Y. Ot ilaçlarının yanlış kullanımı ile arpada anormal kavuzlanma Yukarıda: yanlış Y. ot ilacı karışımıyla oluşan ile Y. ot başak deformasyonu; soğuk aşağıda: işleme uğramamış başak bozuklukları Kışlık arpada gelişim düzenleyicileri ilaçlarının uygulanmasından sonraki vurmasında meydana gelen şekil Gübrenin gelişigüzel dağılımıyla oluşan zararlar ile dolu zararından meydana gelen belirtiler nadiren birbirine benzer. Yine büyümeyi düzenleyiciler de eğer geç kullanılırlarsa dolu zararına benzer belirtiler görülebilir. Başaklanmadan kısa bir süre önce CCC (Chlorcholinchlorid) verilirse ve bunu dolu vuruşu takip ederse arpa ve buğday alanında büyük bir oranda başak tutucular gözlenir. Özellikle bazı yazlık buğday çeşitlerinde bu başak tutucular sıkça görülür. 340

69 Kışlık çavdar çeşitlerinde kalsiyumlu azotlu gübrenin geç kullanımıyla oluşan zarar Sağda: çift başlı başak, ortada: tek taraflı başak, solda: normal başak. Besin Eksikliklerinden Kaynaklanan Hasarlar Besin eksiklikleri dolu zararına benzer yaprak lekeleri ya da başka belirtiler gösterir. Bakır (Cu) eksikliği Bakır eksikliğinde ortaya çıkan belirtiler diğer tüm tahıl çeşitlerine göre özellikle yulafta tipiktir. Bitki kardeşlenmeye başlarken mayıstan itibaren yaprak uçları, kenarları beyazlaşır ve kurur, bitki beyaz görünür, oluşan dane genelde boş veya az değerdedir. Tahılda bakır eksikliği Yulafta mangan (Mn) eksikliği Mayıs ve haziranda eski yaprakların alt kısımları solar. Önce gri-yeşil, sonra sarı-yeşil ve kahverengi lekeler görülür. Sonunda yaprakların uçları önce yeşildir, sonra bükülüp kapanır ve kurur. Sap yatar, sürgün cılız kalır. Arpa, çavdar ve buğdayda topraktaki Mn eksikliği yapraklarda hafif bir renk açılmasıyla görülür. Yaprak damarları arasında gri-yeşil lekeler oluşur. Daha sonra kahverengileşip kururlar. Arpada mangan eksikliği Yulafta mangan eksikliği E. HASAR TESPİT PROSEDÜRÜ Bitkisel ürün sigortasında hasar tespitleri genel olarak ön ekspertiz ve kesin ekspertiz olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilir. Riskin özelliğine, hasarın şekline, boyutuna ve hasarın oluşum zamanının hasat dönemine olan yakınlığına göre ekspertizin bir defada ve kesin olarak gerçekleştirilmesi de mümkündür. Geçici Ekspertiz Verimin tam olarak belirlenemeyeceği veya hasarın hasada kadar değişebileceği durumlarda geçici ekspertiz yapılır. 341

70 Kesin Ekspertiz Kesin ekspertiz aşağıdaki durumlarda yapılır: Hasar hasat dönemine yakın bir tarihte meydana gelmiş ise, Ürün tam hasara uğramış ise, Geçice ekspertiz daha önceden yapılmış ise, Teminat kapsamındaki riske bağlı olarak bir hasar meydana gelmemiş ise, Belirlenen hasar oranında ilerideki günlerde bir değişiklik olmayacağı kanaati oluşursa, Yapılan kesin ekspertize itiraz edilmiş ise, Sayım Yapılacak Bitkilerin Seçimi Sigortalı tarlanın verimi ve hasar oranı, örnekleme yöntemi ile tarlayı temsil edecek şekilde seçilen bitkilere ve bunlardan alınan ürüne bakılarak belirlenir. Bitkilerin seçiminde; bitkilerin yerleri ve özellikleri tarlanın tamamını temsil edecek şekilde olmalıdır. Tarlanın sınırlarına yakın sıralardan bitki seçilmemelidir. Eğer parselde aynı tür içerisinde farklı çeşitler bulunuyorsa, sadece sigorta yapılan çeşitler alınmalıdır. Sigortalı üründe çeşit ayrımı yapılmamışsa çeşitlerin ağırlıkları oranında örnekler alınır. Örnekleme amacıyla seçilecek bitkilerin sayısı hasarlı tarlanın tamamını temsil edecek şekilde tarlanın büyüklüğüne göre aşağıdaki sayılarda belirlenir. Eksper gerekli gördüğü takdirde daha fazla sayıda sayım yapabilir. Sayım yapılan yerler çizilecek krokide gösterilir Tarlanın Alanı Sayım Yapılacak Bitki Sayısı (0,25 m² lik örnekleme alanı olarak-en az) 1-5 dekar dekar dekar dekar dekar dekardan büyük tarlalarda 7 Verim Tespiti Teminat kapsamındaki bir risk nedeniyle meydana gelen hasarın oranı belirlenmeden önce, poliçede beyan edilmiş olan verimin doğruluğu kontrol edilir. Bunun için öncelikle teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmemiş olduğu varsayılarak, hasar olmasaydı söz konusu tarlada ne kadar verim elde edileceğinin tahmin edilmesi gerekir. Ürünün dekara verimi Verim (Kg/da)=((1 m2 deki başak sayısı (adet) X bir başaktaki ortalama dane sayısı (adet) X ürünün bin dane ağırlığı (g)) / 1000 Bir Dekardaki Bitki Sayısı: 1000 / (Bitkilerin Sıra Arası Mesafesi x Sıra Üzeri Mesafesi) Bir başaktaki ortalama dane sayısı, çeşitlere ve türlere göre değişmekle birlikte adet arasında, ortalama olarak bin dane ağırlığı da g arasında değişmektedir. Önemli çeşitlere ait değerler aşağıda verilmiştir. 342

71 Bazı Arpa Çeşitlerinin Verimleri Çeşit Özelliği m 2 de ortalama başak sayısı (adet) Başaktaki ortalama dane sayısı (adet) Ürünün bin dane ağırlığı (g) Verim (kg/dekar) Karatay 94 Kuru tarım için uygundur Kıral 97 Sulu tarım için uygundur Larende Sulu tarım için uygundur Kate A Özdemir Akhisar Süleymanbey Vamık Hoca Şerife Hanım Kalycı 97 Taban araziler için uygundur Çıldır 2002 Taban araziler için uygundur İnce 2004 Taban araziler için uygundur Beyşehir 98 Taban araziler için uygundur Konevi Bazı Buğday Çeşitlerinin Verimleri Çeşit Özelliği m 2 de başaktaki Ürünün bin Verim başak dane dane (kg/dekar) sayısı sayısı ağırlığı (g) (adet) (adet) Adana 99 Ekmeklik buğday Basri Bey Ekmeklik buğday Konya 2002 Ekmeklik buğday Karahan 99 Ekmeklik buğday (Kuru tarım için uygundur) Kınacı 97 Ekmeklik buğday (Sulu tarım için uygundur) Ekiz Ekmeklik buğday Ahmetağa Ekmeklik buğday (Sulu için) Pehlivan Ekmeklik buğday Bezostaja 1 Ekmeklik buğday Altay 2000 Ekmeklik buğday Gerek-79 Ekmeklik buğday (Kuru için) Golia Ekmeklik buğday Gönen Ekmeklik buğday

72 Kırkpınar Makarnalık buğday (Sulu için) Kızıltan Makarnalık buğday Meram Makarnalık buğday Orso Ekmeklik buğday Pandas Ekmeklik buğday Seyhan 95 Ekmeklik buğday Bağcı 2002 Ekmeklik buğday Ekiz Ekmeklik buğday (Sulu tarım için uygundur) Dağdaş-94 Ekmeklik buğday (Kuru için) Göksu-99 Ekmeklik buğday (Kuru tarım için uygundur) Konya-2002 Ekmeklik buğday (Sulu için) Selçuklu-97 Ekmeklik buğday (Sulu için) Meram-2002 Ekmeklik buğday (Sulu için) Bazı Çavdar Çeşitlerinin Verimleri Çeşit Özelliği Bir m 2 deki başak 344 Bir başaktaki ortalama dane sayısı Ürünün bin dane ağırlığı (g) Verim (kg/dekar) Aslım 95 Kuru alanlar için Bazı Yulaf Çeşitlerinin Verimleri Çeşit Özelliği Bir m 2 deki başak Bir başaktaki ortalama dane sayısı Ürünün bin dane ağırlığı (g) Verim (kg/dekar) Faikbey Seydişehir Dolu hasar tespiti için kullanılacak sayım tablosu aşağıdadır. Tahıllarda fırtına hasarının değerlendirilmesinde ise şöyle bir yol izlenebilir; Fırtına hasada yakın bir dönemde meydana gelmişse yatmayla birlikte dane dökme meydana gelir. Dane dökme ile meydana gelen kayıp sayım tablosunun ikinci kısmındaki tablo kullanılarak belirlenebilir. Buna ilave olarak yatma çok şiddetli olmuş ve başaklar biçerin alamayacağı şekilde toprağa yakın bir yere kadar yatmışsa bununda dikkate alınması gerekir. Eğer fırtına erken bir dönemde meydana gelmiş ise bu durumda yatma meydana gelir ve geçici ekspertiz yapılır. Daha sonra bu yatmanın verime nasıl yansıdığını belirlemek için kesin ekspertiz yapılır. Bu ekspertizde tarlanın büyüklüğüne göre örnek sayısı değişecek şekilde uygun sayıda örnek alınarak değerlendirme yapılır. Önce yatan alanın tarlanın ne kadarına tekabül ettiği belirlenir. Bunun için tarla gezilir ve yatan kısımlar belirlenir. Daha sonra yatan alanda hasar tespiti yapılır. Bunun için örnek alınacak yerde yatan saplardan tesadüfen bir kısmı kesilir ve bunlardan 50 veya 100 sap sayılır. Sayılan bu saplarda işe yaramaz daneler (boş dane, cılız dane, yeşil dane, çürümüş dane vs.) ve biçilebilecek yüksekliğin altında kalmış dane sayısı belirlenir. Yatmayan alanda da aynı sayımlar yapılır ve birbiri ile mukayese edilerek hasar oranı bulunur.

73 Hasarlı alandaki hasar oranı = (Hasarlı alandaki kayıp dane Hasarsız alandaki kayıp dane) / Toplam dane Daha sonra bulunan bu hasar tarlanın tümü için hesaplanır. Hasar oranı = (Hasarlı alan x hasarlı alandaki hasar oranı ) / Tarlanın toplam alanı TAHIL EKSPERTİZ SAYIM TABLOSU Sigortalının Adı Soyadı: Uğur Köroğlu Poliçe No: Ürün Türü: Buğday (Makarnalık) Ürün Çeşidi: 1250 Ekspertiz Tipi: Geçici X Kesin Hasar Şekilleri Yaprağı Hasarlı Sap Sayısı Yaprak Kını Kırılmaları Oluşmamış başak Sapın başağın altından bükülmesi- asılı kalmış başak Eğrilmiş-bükülmüş başak Yeniden doğrulmuş başak Yaprak Kını Yarılması Sonucu Zarar Gören Başak Kısmi Hasarlı Saplar Alttan bükülmüş saplar Üstten bükülmüş saplar Tam Hasarlı Sap Sayısı (Biçilebilecek başak yok) Sap Sayısı A Hasarın Verime Etkisi (%) B Hasar Oranı A x B Sayılan Toplam Sap Sayısı ,00 Hasarsız Sap Sayısı Başaklarda Meydana Gelen Dane Kaybı (kırılmış, körlenmiş, danesi dökülmüş başaklar) 17 29,19 (Aşağıdaki tablo sonucu alınacak) Sayılan Toplam Sap Sayısı (*) 50 TOPLAM HASAR ORANI = % 20 (*) Hasarlı parseli temsil edecek 50 adet sap örneği alınır ve hasar şekline göre ayrılarak tabloya işlenir. 9,92 345

74 Aşağıdaki tablo sadece süt olumundan sonraki dönemlerde meydana gelen hasarlarda doldurulacaktır. Hasar Başaklarda Meydana Gelen Dane Kaybı Tam sız Toplam K x Sayım Hasarl Topl Sap 100 No ı Sap am Sayıs Toplam D Sayısı ı K D X 100/ K D X 100/ K D x 100/ K D x 100/ K D x 100/83 Topla m Ortalama Dane Kaybı Oranı: K: Dolu nedeniyle başaklarda meydana gelen dane kaybı (kırılmış, körlenmiş, danesi dökülmüş başaklar) D: Sayım yapılan saplara ait başaklarda dolu hasarı olmadığı varsayıldığında bulunması gereken dane sayısı. Hasar Oranı 20,93 % 21,74 % 49,40 % 27,38 % 26,51 % 29,19 % ÇELTİK A. FENOLOJİK DÖNMELER Çeltikte fenolojik dönemler genel olarak üç dönemde açıklanabilir; Vegetatif dönemler (çimlenmeden başak oluşumuna) Generatif dönemler (başak oluşumundan çiçeklenmeye) Olgunlaşma (çiçeklenmeden olgun daneye) Generatif dönem yaklaşık 35 gün, olgunlaşma dönemi ise yaklaşık 30 gün sürer. Vegetasyon süresinin farklılığı vegetatif dönemin uzunluğuna göre değişir. Örneğin 110 günde olgunlaşan bir çeşit 45 günlük, 130 günde olgunlaşan bir çeşit ise 64 günlük bir vegetatif döneme sahiptir. Bu üç gelişme dönemi 10 ayrı alt dönemeden oluşmaktadır. Bu dönemler şu şekilde numaralandırılmakta ve tanımlanmaktadır. Dönem 0. Çimlenmeden çıkışa kadar olan dönemdir. Tohumlar genellikle 24 saat suda bekletilip, 24 saatte inkübe edilerek önceden çimlendirilir. Bu tohumlar ekilirler ve ekimden 2-3 gün sonar ilk yaprak görülür. 346

75 Dönem 1. Fide olarak adlandırılır. Fide dönemi çıkıştan hemen sonar başlar ve ilk kardeş görülünce sona erer. Fide gelişmeye devam ettikçe iki yaprak daha gelişir. Yapraklar erken dönemde 3-4 günde bir yaprak olacak şekilde gelişir. Kalıcı kök sistemini oluşturan adventif kökler hızlı bir şekilde seminal köklerin yerini alır. Yukarıdaki resim 18 günlük ve fidelemeye hazır bir çeltik fidesidir. Fide 5 yapraklıdır ve hızlı gelişen kök sistemine sahiptir. Dönem 2. Kardeşlenme. Bu dönem ilk kardeşin görünmesinden maksimum kardeş sayısına erişilmesine kadar sürer. Kardeşlenme başlangıcından sonar primer kardeşler segonder kardeşlerin oluşmasına katkıda bulunur. Bu fidelemeden 30 gün sonar olur. Bitki hızla büyümekte ve kardeşlenmektedir. Bitki büyüyüp geliştikçe primer ve segonder kardeşlerden sonar tersiyer kardeşler de oluşur. Bu safhada kardeşler o kadar çoğalırki ana sapı ayırdetmek güçleşir. Kardeşler bir sonraki dönem olan sap uzaması dönemine kadar gelişmeye devam eder. 347

76 Dönem 3. Gövde uzaması. Bu dönem başak oluşumundan once veya kardeşlenmenin sonunda meydana gelir. Bu nedenle 2. ve 3. dönemler arasında bir çakışma vardır. Kardeşler sayı ve boy olarak artmaya devam eder ve alt yaprakların sararması ve kaybolması farkedilemeyecek derecededir. Bitki görünümü oluşmaya ve toprak kapatılmaya başlamıştır. Vegetasyon süresi sap uzaması ile yakından ilgilidir. Geççi çeşitlerde sap uzaması daha fazladır. Bu bakımdan çeltik çeşitleri günde olgunlaşan kısa vegetasyon süreli çeşitler ve 150 günde olgunlaşan uzun vegetasyon süreli çeşitler olmak üzere iki grupta toplanır. Erkenci ve yarı kısa çeşitlerde sapın 4. boğum arası, başak çıkış noktasının altı, başak oluşumundan önce 2-4 cm kadar uzar. Erkenci çeşitlerde maksimum kardeşlenme, sap uzaması ve başak oluşumu hemen hemen aynı zamanda olur. Geççi çeşitlerde maksimum kardeşlenme döneminde uzun vegetatif period vardır. Bunu sap uzaması ve boğum arası uzaması ve sonunda başak oluşumu takip eder. Bu 4 dönem vegetatif safhayı oluşturmaktadır. Generatif safha Dönem 4. Başak oluşumu başlangıcından başak uyanmasına (şişme) kadar Büyüyen sürgünün ucunda başak oluşumunun başlangıcı generatif safhaya girildiğini gösterir. Başaklanmanın başlangıcından 10 gün sonar başak gözle görünür hale gelir. Bundan sonar başağın çıkışına kadar 3 yaprak daha çıkacaktır. Başak gelişmeye devam ettikçe, başakçık fark edilebilir hale gelir. Genç başak büyüdükçe ve bayrak yaprak kını içerisinde yukarıya doğru uzadıkça bayrak yaprak kını şişer. Bu duruma çıkış için ön hazırlık denir. Bayrak yaprak kınının şişmesi once ana sapta olur. Şişme döneminde bitkinin alt kısımlarında yaşlanıp ölen yapraklara ve kardeşlere rastlanabilir. 348

77 Dönem 5. Başak çıkışı Başaklanma başağın ucunun bayrak yaprak kınından çıkışı ile başlar. Başak kından kısmen veya tamamen çıkıncaya kadar hareketine devam eder. Dönem 6. Çiçeklenme Başakçıklardan anter çıkışı ile başlar ve döllenme meydana gelir. Çiçeklenmede çiçekçikler açıktır, anterler çiçek kavuzlarından çıkmıştır ve polen vermeye başlar. Daha sonar çiçekçikler kapanır. Polen yumurtayı döllemek üzere pistil üzerine dökülür. Pistil pollen tüpünün ovaryuma ulaştığı tüylü bir yapıdır. Çiçeklenme başakçıkların çoğunun çiçeklendiği döneme kadar devam eder. Çiçeklenme başağın ucundan başlayarak alt tarafa doğru devam eder. Aşağıdaki ortadaki resimde solda başak ucunda çiçeklenme (başaklanmadan 1 gün sonar), ortada başağın orta kısmındaki çiçeklenme (başaklanmadan 2 gün sonar ve sağda başağın aşt kısmındaki çiçeklenme (başaklanmadan 3 gün sonar) görülmektedir. Çiçeklenme başak çıkışından 1 gün sonar başlar. Genelde çiçekçikler sabahları açıktır. Bir başaktaki bütün başakçıkların açılması 7 gün surer. 4, 5, ve 6. dönemler generatif safhayı oluşturmaktadır. Olgunlaşma safhası Gelişmenin son üç dönemi, ve 9. dönmeler, olgunlaşma dönemini oluşturur. Dönem 7. Süt 349

78 Bu dönemde dane süt kıvamında bir sıvı ile doludur. Dane parmaklarla sıkıldığında bu madde kolaylıkla dışarı çıkar. Başak yeşildir ve eğilmeye başlamıştır. Alt kısımlardaki yaşlanma ve sararma ilerlemektedir. Bayrak yaprak ve 2 alt yaprak yeşildir. Dönem 8. Hamur Bu dönemde danenin süt kısmı önce yumuşak sonrada sert hamur haline dönüşür. Dane yeşilden sarıya dönmeye başlar. Kardeş ve yaprakların yaşlanması fark edilir hale gelir. Tarla sarımsı bir renk alır. Yapraklar uçtan kurumaya başlar. Dönem 9. Olgun dane Dane olgunlaşmış, tam gelişmiş, sertleşmiş ve sarı renk almıştır. Yukarıdaki resim olgun dane dönemindeki bitkileri göstermektedir. Döllenmiş danelerin % ü sertleşmiş ve sarı renktedir. B. DOLU ZARARI Çeltikte dolu zararı serin iklim tahıllarında olduğu gibi zarar yapar. Ancak gövdenin bir kısmı gelişmenin değişik dönemlerinde değişik yüksekliklerde su içinde bulunacağı için dolunun şiddetinin azalması ve daha az zarar yapması söz konusudur. Ayrıca çeltik başağı salkım şeklinde olduğundan doluya karşı buğdaya göre biraz daha hassas olabilir. C. HASAR TESPİTİ Çeltikte dolu hasar tespitinde genel olarak buğdayda izlenen yol izlenir. Sayım Yapılacak Bitkilerin Seçimi Sigortalı tarlanın verimi ve hasar oranı, örnekleme yöntemi ile tarlayı temsil edecek şekilde seçilen bitkilere ve bunlardan alınan ürüne bakılarak belirlenir. Bitkilerin seçiminde; bitkilerin yerleri ve özellikleri tarlanın tamamını temsil edecek şekilde olmalıdır. Tarlanın sınırlarına yakın sıralardan bitki seçilmemelidir. Eğer parselde aynı tür içerisinde farklı çeşitler bulunuyorsa, sadece sigorta yapılan çeşitler alınmalıdır. Sigortalı üründe çeşit ayrımı yapılmamışsa çeşitlerin ağırlıkları oranında örnekler alınır. 350

79 Örnekleme amacıyla seçilecek bitkilerin sayısı hasarlı tarlanın tamamını temsil edecek şekilde tarlanın büyüklüğüne göre aşağıdaki sayılarda belirlenir. Eksper gerekli gördüğü takdirde daha fazla sayıda sayım yapabilir. Tarlanın Alanı Sayım Yapılacak Bitki Sayısı (0,25 m² lik örnekleme alanı olarak-en az) 1-5 dekar dekar dekar dekar dekar dekardan büyük tarlalarda 7 Verim Tespiti Teminat kapsamındaki bir risk nedeniyle meydana gelen hasarın oranı belirlenmeden önce, poliçede beyan edilmiş olan verimin doğruluğu kontrol edilir. Bunun için öncelikle teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmemiş olduğu varsayılarak, hasar olmasaydı söz konusu tarlada ne kadar verim elde edileceğinin tahmin edilmesi gerekir. Verim (Kg/da)=((1 m2 deki başak sayısı (adet) X bir başaktaki ortalama dane sayısı (adet) X ürünün bin dane ağırlığı (g)) / 1000 Bazı Çeltik Çeşitlerinin Verimleri Çeşit Özelliği Bitki boyu (cm) 351 Randıma n (%9 Ürünün bin dane ağırlığı (g) Verim (kg/dekar) Osmancık-97 Yüksek verimli, orta geççi Gönen Verimli, orta erkenci Durağan Verimli, orta geççi Neğiş Verimli, orta erkenci Edirne Verimli, orta geççi Kırkpınar Verimli, orta geççi Halilbey Yüksek verimli, orta geççi Beşer Verimli, orta erkenci Şumnu Yüksek verimli, orta geççi Kızıltan Yüksek verimli, orta geççi Gala Yüksek verimli, orta geççi Karadeniz Verimli, orta erkenci Kızılırmak Verimli, orta erkenci

80 Çeltikte fırtına hasarının değerlendirilmesinde ise şöyle bir yol izlenebilir; Fırtına hasada yakın bir dönemde meydana gelmişse yatmayla birlikte dane dökme meydana gelir. Dane dökme ile meydana gelen kayıp sayım tablosunun ikinci kısmındaki tablo kullanılarak belirlenebilir. Buna ilave olarak yatma çok şiddetli olmuş ve başaklar biçerin alamayacağı şekilde toprağa yakın bir yere kadar yatmışsa bununda dikkate alınması gerekir. Eğer fırtına erken bir dönemde meydana gelmiş ise bu durumda yatma meydana gelir ve geçici ekspertiz yapılır. Daha sonra bu yatmanın verime nasıl yansıdığını belirlemek için kesin ekspertiz yapılır. Bu ekspertizde tarlanın büyüklüğüne göre örnek sayısı değişecek şekilde uygun sayıda örnek alınarak değerlendirme yapılır. Önce yatan alanın tarlanın ne kadarına tekabül ettiği belirlenir. Daha sonra yatan alanda hasar tespiti yapılır. Bunun için örnek alınacak yerde yatan saplardan tesadüfen bir kısmı kesilir ve bunlardan 50 veya 100 sap sayılır. Sayılan bu saplarda işe yaramaz daneler (boş dane, cılız dane, yeşil dane, çürümüş dane vs.) ve biçilebilecek yüksekliğin altında kalmış dane sayısı belirlenir. Yatmayan alanda da aynı sayımlar yapılır ve birbiri ile mukayese edilerek hasar oranı bulunur. Hasarlı alandaki hasar oranı = (Hasarlı alandaki kayıp dane Hasarsız alandaki kayıp dane) / Toplam dane Daha sonra bulunan bu hasar tarlanın tümü için hesaplanır. Hasar oranı = (Hasarlı alan x hasarlı alandaki hasar oranı ) / Tarlanın toplam alanı TAHIL EKSPERTİZ SAYIM TABLOSU Sigortalının Adı Soyadı: Poliçe No: Ürün Türü: Ürün Çeşidi: Ekspertiz Tipi: Geçici Kesin Hasar Şekilleri Sap Sayısı Hasarın Verime Etkisi (%) Hasar Oranı A B A x B Sayılan Toplam Sap Sayısı Yaprağı Hasarlı Sap Sayısı Yaprak Kını Kırılmaları Oluşmamış başak Sapın başağın altından bükülmesi- asılı kalmış başak Eğrilmiş-bükülmüş başak Yeniden doğrulmuş başak Yaprak Kını Yarılması Sonucu Zarar Gören Başak Kısmi Hasarlı Saplar Alttan bükülmüş saplar Üstten bükülmüş saplar Tam Hasarlı Sap Sayısı (Biçilebilecek başak yok) 100 Hasarsız Sap Sayısı 0 Başaklarda Meydana Gelen Dane Kaybı (kırılmış, körlenmiş, danesi dökülmüş başaklar) (Aşağıdaki tablo sonucu alınacak) Sayılan Toplam Sap Sayısı (*) 352 TOPLAM HASAR ORANI = (*) Hasarlı parseli temsil edecek 50 adet sap örneği alınır ve hasar şekline göre ayrılarak tabloya işlenir.

81 Aşağıdaki tablo sadece süt olumundan sonraki dönemlerde meydana gelen hasarlarda doldurulacaktır. Sayım No 1 Hasarsız Sap Sayısı Tam Hasarlı Sap Sayısı K D Başaklarda Meydana Gelen Dane Kaybı Toplam Toplam K x 100 Toplam D Hasar Oranı K D K D K D K D Toplam Ortalama Dane Kaybı Oranı: K: Dolu nedeniyle başaklarda meydana gelen dane kaybı (kırılmış, körlenmiş, danesi dökülmüş başaklar) D: Başakta olması gereken toplam dane sayısı Bülent YAŞAROĞLU İşletici Şirket Bölge Müdürü FINDIK HASAR TESPİT TEKNİĞİ FINDIK HAKKINDA GENEL BİLGİ Ülkemizde ekonomik olarak 15 ilde yaklaşık aile işletmesine ait hektar alanda ton fındık ürünü yetiştirilmekte ve bunun tonu ihraç edilerek Ülkemize 2 Milyar $ gelir getirmektedir. Diğer bir ifadeyle de dünya tüketiminin %70 i ülkemiz fındığından karşılanmaktadır. Ülkemizde ekonomik olarak 15 ilde yaklaşık aile işletmesine ait hektar alanda ton fındık ürünü yetiştirilmekte ve bunun tonu ihraç edilerek Ülkemize 2 Milyar $ gelir getirmektedir. Diğer bir ifadeyle de dünya tüketiminin %70 i ülkemiz fındığından karşılanmaktadır. Fındık bitkisi; bitkiler aleminin Fagales takımı, Betulaceae Familyası, Corylus cinsi içinde yer almaktadır. Fındığın Kuzey Yarım kürenin ılıman iklim kuşağını, Japoya dan, Çin, Kafkasya, Türkiye, Avrupa ve Kuzey Amerika ya kadar yabani formlar biçiminde kapladığı bilinmekte olup, kültür formlarını oluşturan en önemli türler ise Artvin den Kırklareli ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Dağları ve Kuzey Geçit bölgelerinde yoğun olarak bulunmaktadır. Fındığın kültüre alınma tarihi 2500 yıl öncelerine kadar dayanmaktadır. Fındığın anavatanının yurdumuzun Karadeniz Bölgesinde Giresun civarı olduğu ve kültür fındığının dünyaya buradan yayıldığı kabul edilen bu meyvenin 1400 yılından günümüze kadar ticareti yapılmaktadır. Ülkemizde yetiştiriciliği yapılan 16 çeşit fındık mevcuttur yılında kurulan ve dalında ülkemizde tek olan Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünde seleksiyon ve melezleme çalışmaları sonucunda ticari değeri olan 7 çeşit adayı daha geliştirmiştir. FINDIK GENEL YETİŞTİRİCİLİK BİLGİSİ a)- İklim istekleri: Karadeniz kıyı bölgesi fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bulunmaktadır. Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 60 km içeriye ve 750 m yüksekliğe kadar ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. 353

82 Fındık için en uygun şartlar; yıllık ortalama sıcaklığın C olduğu, en düşük sıcaklığın -8, -10 C yi, en yüksek sıcaklığın ise C yi geçmeyen, yıllık yağış toplamının 700 mm nin üstünde olduğu, yağışların da aylara dağılımının dengeli olduğu, bunun yanında Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nemin de %60 ın altına düşmediği yerler yetiştiricilik için en uygun yerlerdir. Bir çok çeşitte kış döneminde tomurcuklar -10 C ye kadar zarar görmez iken, -15 C den itibaren zararlanma önem kazanır, -20 C den sonra ise bu zarar önemli oranda artar. Dişi çiçek tomurcuklarının kabardığı dönemde -4 C lerde başlayan zararlanma, meyve oluşum(çotanak taslağı oluşum-ilk yaprakcıkların oluşum evresi) döneminde ise -2 C lerde başlamaktadır. Don zararının boyutu; bitkinin bulunduğu fenolojik evre, sıcaklık derecesi, sıcaklığın düşüş hızı, düşük sıcaklıkta kalınan süre v.b etkenlere göre değişim göstermektedir. b)- Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisi olduğundan kökleri fazla derine gitmeyip meyilli arazilerde 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte, toprak Ph ı 6 civarında olan, besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir. c)- Morfolojisi: Erkek çiçekler 6-7 cm uzunluğunda silindirik yapıdadır. Bölgede bunlara püs veya kedi kuyruğuna benzediğinden kedicik de denir.1 adet erkek çiçek topluluğunda (püs, kedicik) adet erkek çiçek bulunmakta ve bunlar yaklaşık 6 milyon kadar çiçek tozu verebilir. Dişi Çiçekler tomurcuk içinde bulunur, bu tomurcuklar genelde küçük ve dik olur. Aralık ve ocaktan sonra stigmalar kırmızı pembemsi renklerde demet şeklinde görülmeye başlarlar, her bir çiçek demetinde adet çiçek bulunur ve bunların her birinden ikişer tane stigma çıkar, genelde de bunun yalnızca biri döllenir, İkisi birden döllendiğinde ise ikiz fındık oluşur. Erkek ve dişi çiçekler aynı bitki üzerinde, farklı yerlerde bulunurlar. 354

83 d)- Biyolojisi: Erkek çiçekler, Eylül ayından itibaren gelişip belirmeye başlar. Dişi çiçeklerin açmaya başladığı Aralık ayından şubat sonuna, hatta mart ayı ilk yarısı sonuna kadar (çeşit, yükselti ve fenolojiye göre) polen yaymaya devam eder. Fındıkta polen taşınımı(tozlanma) rüzgarla olmaktadır. Tozlanmanın meydana geldiği bu dönemlerde, dişi çiçeklerde eşey organları tam olarak oluşmadığı için dişicik tepesi (stigma) üzerine gelen çiçek tozu burada çimlenir ve dişicik borusu (style) içinde, kısa bir çim borusu meydana getirdikten sonra, burada yumurtalığın gelişmesine kadar duraklarlar. Dişi çiçek, eşey hücrelerinin oluşumu için dört-beş ay bekler. Mayıs ayına doğru havaların ısınmasıyla olgunlaşan yumurtalık, çim borusunun yeniden hareketlenmesini sağlar ve yeniden hareketlenen çim borusu uzayarak yumurtalık tabanına kadar ulaşır. İlkbaharda yumurta hücreleri oluştuktan sonra döllenme olur ve genelde 1 yumurta hücresi döllenir ve meyve içi gelişmeye başlar. Tozlanmamış dişi çiçekler 2-3 ay reseptif kaldıkları için, bahçede erkek çiçekleri geç açan tozlayıcıların bulunması verimlilikte önemlidir. 355

84 356

85 357

86 e)- Yetiştiriciliği: Fındık 6-7 adet dal topluluğundan oluşan ocak adı verilen kümeler halinde yetiştirilir. Ancak çoğu üretici bahçesinde ocaktaki dal sayısı 7-10 arasında değişmektedir. Son yıllarda özellikle taban arazilerde kurulan bazı plantasyonlarda tek dal, sıra dikim ve çit dikim sistemleri de uygulanmaktadır. Parseldeki Ocak Sayısının Bulunması: Bahçedeki inceleme sırasında ocakların sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri tespit edilerek, bahçedeki 1 dekardaki ocak sayısı belirlenir. Bunun için aşağıdaki tablodan da yararlanılabilir. Örnek: 4 mt x 5mt= 20 m² 1da=1000 m² 1000 m² / 20 m² = 50 ocak/da Ayrıca, Ocakların miktar tespiti yapılırken, ocaklardaki ortalama dal sayılarının da tespit edilmesi gerekir. Bunun için bahçedeki dalların genel taç yapısına göre, ocaktaki dalların sayısı belirlenir. Gerekirse bazı ocaktaki verim çağındaki birkaç dal, bir dal olarak da değerlendirilebilir. 358

87 FINDIK HASAR TESPİT KILAVUZU 1. Hasar Tespit Prosedürü Bitkisel ürün sigortasında hasar tespitleri genel olarak ön ekspertiz(geçici) ve kesin ekspertiz olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilir. Ancak, ürünün özelliğine, riskin cinsine, hasarın şekline, boyutuna, hasarın oluşum zamanda bitkinin fenolojik evresine, hasat dönemine olan yakınlığına ve bitkinin biyolojik ve fizyolojik özelliğine göre, ekspertizin bir defada kesin olarak gerçekleştirilmesi de mümkündür. Her iki durumda da sigortalı üründe, hasar tespit işlemleri; ürünün yetiştirildiği arazi ve ürünün özelliklerine göre örnekleme yöntemi ile belirlenen dallarda verim sayımı yapılarak gerçekleştirilir. TARIM SİGORTASINDA FINDIK FENOLOJİK EVRELERi Bir Dekardaki Ocak Sayısı: Ocakların sıra arası ve sıra üzeri mesafesi çarpılır ve çıkan sayı 1000 e bölünerek bir dekardaki ocak sayısı bulunur. Bir Ocaktaki Ortalama Dal Sayısı: Bahçenin tamamı gezilerek, ocak başına düşen verim çağındaki ortalama dal sayısı esas alınır. Tam verim çağına gelmemiş veya taç yapısı küçük olan birkaç dal, bir dal olarak değerlendirilebilir. Bir Daldaki Ortalama Çotanak Sayısı: Bahçeyi temsil eden ocaklardan tespit edilen dallardaki sayılan hasarlı ve hasarsız çotanaklar ile teminat kapsamındaki risk nedeniyle yere dökülmüş çotanak taslaklarının toplamının, sayım yapılan dal sayına bölünmesiyle bulunan çotanak sayısına denir. Bir Çotanaktaki Ortalama Dane Sayısı: Verim tespitinde kullanılacak çarpanlardan birisi olan bir çotanaktaki dane sayısı, fındık çeşitlerine göre değişmektedir. (Tablo 2) 2. Verimin Belirlenmesinde ve Hasar Tespitinde dikkat edilmesi gereken hususlar Sigortalı bahçenin gerek verim, gerekse hasar oranının doğru tespit edilmesi için; örnekleme yöntemi ile seçilen ocakların ve bunlardan tespit edilen dalların bahçeyi temsil edecek şekilde belirlenmesi çok önemlidir. Bunun için; Ocak seçiminde, ocakların yerleri, özellikleri ve sayıları bahçenin tamamını temsil edecek şekilde olmalıdır. Bahçenin sınırlarına ve yola yakın yerlerden örnek alınmamalıdır. Eğer popülasyon içinde önemli bir yer tutmuyorsa çok kısa, çok büyük, çok yaşlı ve normal gelişme göstermeyen ocakların dalları seçilmez. Bahçedeki dalların genel taç yapısı dikkate alınarak örnek seçilmeli. Bahçenin genel yapısı dışında tam verim çağına gelmemiş veya taç yapısı küçük olan birkaç dal, bir dal olarak değerlendirilebilir. Bahçenin tapoğrafik durumu, toprak özellikleri ve bahçenin bakı yönü göz önüne alınarak örnek seçiminde bu farklılıkların ağırlıkları ölçüsünde örnekler seçilir Bahçedeki ağırlıklı çeşidin birden fazla olması durumunda her bir çeşit için bahçedeki çeşidin miktarına göre orantısal sayıda ocakta dal sayımı yapılır. Eksper, gerekli gördüğü takdirde daha fazla sayıda dal sayımı yapabilir. Unutulmamalıdır ki tablodaki sayılar en az sayım yapılacak dal miktarıdır. 359

88 Bahçedeki ocakların dal sayıları her birinde farklılık gösterebilir, bu nedenle dal sayısı ortalamalarının sayılan örnek ocaklardaki dal ortalamasına göre belirlenmesi ve verim tespitinde de hesaplamanın buna göre yapılması gerekir. 3. Fındıkta Verim Tespiti Fındığın Fenolojik durumuna göre; Dişi Çiçek(Karanfil)- açtıktan sonraki-çotanak Taslağı dönemi ve fındığın Çotanak ve Dane oluşturduğu dönemde olmak üzere iki farklı şekilde yapılır. Fındıkta verim, genel anlamda dekara alınan ürün miktarı olarak ifade edilse de, sigortacılıkta ocak verimi olarak ifade edilir. Tespit edilen ocaklardan belirlenen, örnek dallarda yapılan ürün (çotanak taslağı,çotanak) sayımı ile bulunan ürün miktarının ocaktaki ortalama dal sayısı ile çarpılarak, 1 adet ocak verimi bulunur. Dekardaki ocak sayısı ile ocak veriminin çarpımında ise dekar verimi elde edilir. Fındıkta verim değerleri kurutulmuş kabuklu dane fındık olarak ifade edilmektedir Fındığın, Karanfil veya Çotanak taslağı olduğu dönemde verim tespiti: Teminat kapsamındaki bir risk nedeniyle meydana gelen bir hasarın toplam verime oranını belirleyebilmek için, öncelikle teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmemiş olduğu varsayılarak, hasar olmasaydı söz konusu bahçede ne kadar verim elde edilebileceğinin belirlenmesi gerekir. Fındık Ürününde Verim Miktarının Hesaplanması: (KARANFİL VE ÇOTANAK TASLAĞI DÖNEMİNDE:) Verim (Kg/dekar) = Bir daldaki sağlam dane sayısı(bir daldaki ortalama çotanak taslağı sayısı x Fındık Çeşidinin bir Çotanaktaki Ortalama Dane Sayısı) x Tutum oranı(ek:1) x Bir Ocaktaki Ortalama Dal Sayısı x Bir dekardaki Ocak Sayısı / Çeşidin 1 kg da ki ortalama dane sayısı Örneğin; 1 dekarında 75 ocak, her bir ocakta da ortalama 6 adet dal olan ve bir daldaki ortalama çotanak taslağı sayısı 120 olan Giresun yağlısı çeşidinden oluşan bahçenin, 1 dekarındaki verimi nasıl hesaplanır.(nisan ayı) Verim (Kg/dekar) = 456 (120 x 3.8(tablo 2)) x 0,54 (Ek:1) x 6 x 75 / 596 = 456 X 0.54 X 6 X 75 / 596 = 186Kg/da 186 / 75= 2,48 kg/ocak 360

89 3.2. Fındığın Çotanak ve Dane oluşturduğu dönemde verim tespiti: Teminat kapsamındaki bir risk nedeniyle meydana gelen bir hasarın toplam verime oranını belirleyebilmek için, öncelikle teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmemiş olduğu varsayılarak, hasar olmasaydı söz konusu bahçede ne kadar verim elde edilebileceğinin belirlenmesi gerekir. Şayet zarar döneminde çotanaktaki danelerin içi oluşmuş, zuruflarından ayrılabilecek kadar gelişmiş, büyüklük olarak sayıları belirlenebilecek yapıda ise (Temmuz ayı başlarından hasada kadarki dönemlerde) direkt olarak sağlam dane sayımı da yapılabilir. (Böylece; Bir daldaki ortalama çotanak sayısı x Fındık Çeşidinin bir Çotanaktaki Ortalama Dane Sayısı, işlemi yapılmış olur) Şayet çotanaktaki dane sayıları, ortalamadan önemli sapma göstermedikçe, HT çalışmalarının hızla tamamlanması açısından uygulanması bölge koordinatörlüğünce bildirilmektedir. Verim Tespiti(Kg/dekar)= Bir daldaki ortalama sağlam dane sayısı (dalda bulunan çotanaklardaki daneler sayılarak yapılır) x Nihai Verim Çarpanı (Ek:1)x Bir Ocaktaki Ortalama Dal Sayısı x Bir dekardaki Ocak Sayısı / Çeşidin 1 kg da ki dane sayısı. ÇOTANAK DANE SAYIM CETVELİ Not: (HER BİR KUTU İÇİNE 1 ÇOTANAK İÇİN /, İKİ ÇOTANAK İÇİN İSE X ŞEKLİNDE İŞARETLENİR ) TUTUM ORANI (verim Çarpanı): (Ek:1) Verim tespiti için sayım yapılan dönemdeki danelerin ne kadarının, % değer olarak hasat edilebilecek sağlam dane duruma geleceğini bulmak için kullanılan 1. DAL Çotanaktak sayısı Çotanaktaki Toplam dane sayısı 1 X X 2 / TOPLAM DANE SAYISI oransal değer olup, fındığın fenolojik durumuna göre değişiklik gösteren bir faktördür. (yaklaşık 30 yıllık istatiksel verilerin derlenmesi ile bulunmuştur.) 361

90 TUTUM ORANLARI (%) (BİR DALDAKİ ORTALAMA DANE SAYISI MİKTARINA GÖRE) FENOLOJİK EVRELER DİŞİÇİÇEK AÇIM & ÇOTANAK TASLAĞI OLUŞUM ÇOTANAK GELİŞİM & DANENİN İÇ OLUŞUMU 362 ÇOTANAKTAKİ DANENİN ZURUF İÇİNDE DÖNMESİ & HASAT DANE SAYISI ORTALAMASI ŞUBAT-NİSAN NİSAN-MAYIS HAZİRAN-AĞUSTOS VE ÜZERİ Fındığın fenolojik dönemine göre bu faktörün % oranı değişmektedir ki, nedeni de hasada yakınlaştıkça üründe oluşabilecek kayıp miktarı da % olarak düşmektedir.

91 Örneğin: Mart ayındaki bir daldan sayılan karanfilin çeşit dane sayısı çarpanı sonucu elde edilen dane sayısı 400 olsun bunun tablodaki tutum oranı yani çotanağa dönüşüm oranı; mart ayında %60 iken, bu işlem nisan ayı sonlarında %70 olarak, Haziran ve Temmuz aylarında ise tutum oranı %85 olarak değerlendirilmektedir. Çünkü karanfil bir çotanak adayı olma yolunda bir çok risk faktörünü atlatmış ve artık hasat olgunluğuna çok kısa süre kalmıştır. 3.3 Hasar gören ürünün Tespiti: Hasar gören ürün miktarının, hasar öncesi verim ile orantılanması yöntemi yanında, direkt hasar gören ürünün sayısı üzerinden de hasar oranı tespit edilebilir. Yapılacak işlem, hasar görmüş çotanakların veya bunlardaki sağlam dane sayısının, daldaki hasar görmemiş diğer sağlam çotanak veya bunlardaki danelerin sayısına orantılanmasıdır. Bu işlem sonucunda toplam hasar oranı tespit edilir. Hasar Oranı= Toplam Hasarlı Çot./Çot. Taslağı Sayısı Ortalaması x 100 / Toplam Çot./Çot. Taslağı Sayısı Ortalaması Toplam Hasarlı Çotanak/Çotanak Taslağı Sayısı= Teminat Kapsamındaki Risk Nedeniyle Dal Üzerindeki ve Yere Dökülen Toplam Hasarlı Çotanak/Çotanak Taslağı Sayısı Ortalaması. Toplam Çotanak/Çotanak Taslağı Sayısı= Hasarlı ve Hasarsız toplam Çotanak/Çotanak Taslağı Sayısı Ortalaması. Hasar gören ürünün miktarını tespit etmekte, yine normal verim tespiti hesaplaması mantığıyla yapılır, tek farkı bulunan değerin toplam verim değeri değil, hasarlı ürün miktarıdır. Ancak bu yöntemde kullanılan tutum oranı değeri, hasarlı ve hasarsız toplam dane ortalamasına karşılık gelen değer olmalıdır. Hasar gören ürün miktarı(kg/dekar) = Bir daldaki zarar gören ortalama dane sayısı (dalda veya yere düşmüş olan çotanaklardaki daneler sayılarak veya çotanak taslakları sayısına göre dane hesaplanır) x Bir Ocaktaki Ortalama Dal Sayısı x Bir dekardaki Ocak Sayısı x Nihai Verim Çarpanı (Ek:1) / Çeşidin 1 kg da ki dane sayısı Sonuçta, Hasar gören ürün ve hasar görmeyen sağlam ürün miktarı tespit edilmiş olur. Her ikisinin toplamı ise 1 dekardaki hasardan önceki ortalama verim miktarı tespit edilmiş olur. 363

92 364

93 365

94 366

95 367

96 368

97 4. HASAR TESPİTİ 4.1. Ön (Geçici) Ekspertiz Dolu, Fırtına, Hortum, Heyelan, Yangın, Sel ve su baskını Hasarlarında Ön Ekspertiz Dolu, fırtına, hortum, heyelan, yangın, sel ve su baskını hasarları için; Fındıktaki Hasar Tespitleri genel uygulamasında ön ekspertiz (geçici ekspertiz) çok istisna olaylar dışında yapılmaz. Çünkü hasara uğrayan ürün net olarak görülmektedir ve hasat olgunluğuna gelmeyen ürünün hiçbir değeri yoktur Don Hasarında Ön Ekspertiz Don hasarları için; Fındıktaki Hasar Tespitleri genel uygulamasında ön ekspertiz (geçici ekspertiz) için genellikle eksper görevlendirilmesi çok istisna olaylar dışında yapılmaz. Bu amaçla Bölge Koordinatörlüğümüzce; Bölgedeki hasar oluşturabilecek iklimsel şartlar çok yakından takip edilmekte, gerek tahmini gerekse gerçekleşmiş meteorolojik veriler toplanır, Bu dönemde bölgede fındık bahçelerinin feneolojik evresi tespit edilir ve don teminatının başlama evresi olan; Fındık ürününde bahçedeki ocaklarda bulunan dişi çiçeklerin en az %90 ının (Karanfilli tomurcukların) etrafını çevreleyen pulcuklardan ayrılıp, sap oluşturmaya başladıktan ve ilk yaprakçıklar görülmeye başladıktan, sonraki evrede olup olmadığı belirlenir. Bunun için bölgeyi temsil edecek şekilde bahçeler seçilir ve yüksekliği farklı olanlar, kuzey, güney, doğu, batı yönde, tepe ve dere-ırmak kenarları, hakim rüzgar alan kısımlarından, farklı çeşitlerden yeterli sayıdaki dal örnekleri alınır. Kar yağışlarının başladığı ve henüz don hasarı oluşmadan araziler taranır resimlenir kar yağışının olduğu rakımlardaki araziler resimlenir, not edilir, ürün üzerinde de bunlar ayrıca resimlenir. 369

98 Don Hasarında Ön Ekspertiz Bu amaçla; bölgedeki hasar oluşturabilecek iklimsel şartlar çok yakından takip edilmekte, risk taşıyan zamanlarda gece ve gündüz arazi taramaları ile hasar oluşup oluşmadığı, hasarın boyutları kayıt altına alınır. Hasar oluşturacak bir iklimsel şart gerçekleşmiş ise ilk 3-4 gün bölgeyi temsil eden lokasyon il-ilçeköy bazında yüksekliği farklı olanlar, kuzey, güney, doğu, batı yönde, tepe ve dere-ırmak kenarları, hakim rüzgar alan kısımlarından yeterli sayıdaki bahçeler incelenir buralardan dal örnekleri alınır ve bunlarda hasar boyutunu belirleyecek çalışmalar yapılır. Hasar çok şiddetli boyutta olmamış ve homojen bir hasar değilse don oluşturan düşük sıcaklığın ürüne etkisini tespit etmek amacıyla çok titiz, dikkatli incelemelerle birlikte bir karara varılır. Hasarın bitkideki etkileri de gün gün fotoğraflanır. Hasar boyutu net ortaya çıkıncaya kadar arazi taramalarına devam edilip, üründe hasar emareleri görülüp tespit edilebildiğinde, bunlar fotoğraflandıktan sonra, hasar ihbarlarına eksper görevlendirmeleri yapılır. Don Hasarında Ön Ekspertiz Bu çalışmalarda alınan numune dallar boyanarak numaralandırılır. Seçilen örnek dallar işaretlenir, sap oluşturmuş veya varsa oluşturmamış dişi çiçekler sayılarak not edilir. Hasar tarihinden 7-10 gün sonra tekrar aynı bahçelere tekrar gidilir. İşaretlenen dallarda toplam çotanak taslakları ile kahverengileşmiş, ölü veya kayıp çotanak taslakları sayılır ve bölgedeki hasar boyutuyla ilgili net bilgi edinilir. Daha sonra TARSİM e gelen hasar ihbarlarının sayısal değerlendirmeleri yapılarak eksper görevlendirmeleri yapılır. HT çalışmaları için görevlendirilen eksperlere görevlendirildikleri bölgenin durumlarıyla ilgili bilgiler verilir. 370

99 371

100 4.2- Kesin Ekspertiz Dolu, Fırtına, Hortum, Yangın, Heyelan, Sel ve su baskını Hasarlarında Kesin Ekspertiz Hasarın meydana geldiği günle ilgili Fırtına raporu Bölge koordinatörlüğünce alınır. Hasarlı araziye gidildiğinde meteorolojik veriyi destekleyen hasar olup olmadığı tespit edilir, bölgedeki hasar durumu, çevreye etkisi mutlaka raporda belirtilmeli. Yalnızca yere dökülmüş ürün değil, bitkideki diğer aksamlarındaki oluşan etkilerde raporlanmalı. Bitkinin kendi doğası gereği ve çeşitli hastalık ve zararlıların (teminat dışı) etkisiyle meydana gelen dökümler hasar tespitinde dikkate alınmaz. Hasarın Fındıktaki tüm teminatların başlama evresi olan; Fındık ürününde bahçedeki ocaklarda bulunan dişi çiçeklerin en az %90 ının (Karanfilli tomurcukların) etrafını çevreleyen pulcuklardan ayrılıp, sap oluşturmaya başladıktan ve ilk yaprakçıklar görülmeye başladıktan, sonraki evrede olup olmadığı belirlenir. Dolu, Don, Fırtına, Hortum, Heyelan, Yangın, Deprem, Sel ve su baskını Hasarlarında yapılacak ekspertizde hasarlı alan ve çevresinde yapılan gözlem ve kontrol sonuçlarının yanı sıra aşağıdaki hususlar kesin ekspertiz raporunda belirtilir: -Poliçede belirtilen bahçe ile hasarlı bahçenin aynı olup olmadığı, -Hasar nedeni, -Sigortalı bahçenin büyüklüğü, -Hasarlı alanın büyüklüğü, -Arazi bilgileri (rakımı, tapoğrafik durumu, bakı yönü, toprak yapısı vb.), -Ürün bilgileri (ocak sayısı, ocaktaki dal sayısı, homojenlik, gelişme evresi, bitkilerin yaşları, çeşitleri, verim kapasitesi, periyodisite durumu, vb.), -Bakım işlemlerinin yeterliliği (toprak işleme, budama, gübreleme, bitki koruma vb.), -Teminat kapsamı dışındaki risklerin etkileri (belirtileri, verim üzerine etkileri vb.), -Belirlenen hasat tarihi. -GPS ile mutlaka arazide rakım ve koordinatları, belirlenmelidir. 372

101 4.2.2 Don Hasarında Kesin Ekspertiz Hasar ihbarı yapılan bahçelerde, hasar tarihinden itibaren 7-10 gün sonra hasar tespitlerine başlanır. Bu bahçelerde ürünlerin hasarın olduğu tarihteki gelişme evreleri belirlenir. Fındıkta don teminatının başladığı; Fındık ürününde bahçedeki ocaklarda bulunan dişi çiçeklerin en az %90 ının (Karanfilli tomurcukların) etrafını çevreleyen pulcuklardan ayrılıp, sap oluşturmaya başladıktan ve ilk yaprakçıklar görülmeye başladıktan, sonraki evrede olup olmadığı belirlenir. Sigortalı arazi ve ürün bilgileri poliçe bilgileriyle karşılaştırılır, farklılıklar varsa not edilir. Hasarlı bölgede saptanan minimum sıcaklık, arazinin rakımı, eğimi, arazinin bakı yönü not edilir. Belirlenen örnekleme yöntemiyle bahçeyi temsil edecek uygun yerlerden ocaklar seçilip, yine bu ocaklardan bahçedeki dalları temsil eden dalda sayımlar yapılır. 373

102 Hasar Tespiti yapılacak bahçeyi temsil eden ve arazinin büyüklüğüne göre belirlenen yeterli sayıda dal tespit edilerek, bunlardaki sağlam ve siyah-kahverengileşmiş, nekrotik çotanaklar veya çotanak taslakları sayılarak tablodaki yerlerine not edilir. Teminat kapsamındaki bir risk nedeniyle meydana gelen bir hasarın toplam verime oranını belirleyebilmek için, öncelikle teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmemiş olduğu varsayılarak, hasar olmasaydı söz konusu bahçede ne kadar verim elde edilebileceğinin belirlenmesi gerekir. Fındık ürününde verim miktarı aşağıdaki formülle hesaplanır. Verim (Kg/dekar) = Bir daldaki toplam (hasarlı-hasarsız) dane sayısı(bir daldaki ortalama çotanak taslağı sayısı x Fındık Çeşidinin bir Çotanaktaki Ortalama Dane Sayısı) x Tutum oranı (Ek:1) x Bir Ocaktaki Ortalama Dal Sayısı x Bir dekardaki Ocak Sayısı / Çeşidin 1 kg da ki ortalama dane sayısı Örnek: Dekardaki ocak ortalaması 75 adet, ocaktaki ortalama dal sayısı 6 adet, Dal sayımı sonunda çotanak taslağı ortalaması ise 120 olan, 15 dekarlık Giresun tombul fındığı çeşidinden oluşan fındık, bahçesinin verimi nedir.? (Mart ayı) Verim (Kg/dekar) =456 (120 x 3.8) x 0.54 (Ek:1)x 6 x 75 / 596 = 186 Kg/da 186 / 75 = 2,48 kg/ocak = kg HASAR TESPİTİ Örnek: Giresun tombul fındığı çeşidinden oluşan 15 da lık fındık bahçesinin, dekardaki ocak ortalaması 75 adet, ocaktaki ortalama dal sayısı 6 adet, dal sayımı sonunda hasarsız çotanak taslağı ortalaması 100, don hasarlı çotanak taslağı ortalaması ise 20 olan, bu bahçenin hasar oranı nedir.? (Mart ayı) 374

103 375

104 FINDIK EKSPERTİZ FORMU Sigortalının Adı Soyadı :. Poliçe No : 376

105 377

106 378

DEVLET DESTEKLİ SERA SİGORTASI TARİFE VE TALİMATLAR 2015

DEVLET DESTEKLİ SERA SİGORTASI TARİFE VE TALİMATLAR 2015 DEVLET DESTEKLİ SERA SİGORTASI TARİFE VE TALİMATLAR 2015 Bu sigorta ile 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 12 nci maddesine istinaden, Bakanlar Kurulu kararı ile kapsama alınan risklerin, Örtü Altı

Detaylı

DEVLET DESTEKLİ SERA SİGORTASI TEKNİK ŞARTLAR, TARİFE VE TALİMATLAR

DEVLET DESTEKLİ SERA SİGORTASI TEKNİK ŞARTLAR, TARİFE VE TALİMATLAR DEVLET DESTEKLİ SERA SİGORTASI TEKNİK ŞARTLAR, TARİFE VE TALİMATLAR Bu sigorta, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 12 nci maddesine istinaden Bakanlar Kurulu kararı ile kapsama alınan risklerin, Bakanlıkça

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

Seralar. Prof. Dr. Nurgül TÜREMİŞ

Seralar. Prof. Dr. Nurgül TÜREMİŞ Seralar Prof. Dr. Nurgül TÜREMİŞ İklimle ilgili çevre koşullarına tamamen veya kısmen bağlı kalmadan gerektiğinde sıcaklık, bağıl nem, ışınım, karbondioksit ve hava hareketini kontrol altında tutarak bitkilerin

Detaylı

SERA TARIMI VE ÖNEMİ

SERA TARIMI VE ÖNEMİ 2015 SERA TARIMI VE ÖNEMİ Sera Tarımı ve Önemi 1 ÖNEMİ: Ülkemizde kırsal kesimde nüfusun tutulmasının en önemli sorunlarından biri toprak sermaye büyüklüğüdür. Nüfusun hızlı artması sonucu, gittikçe pazarlanan

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

Đhsan Türkeli Makina Đnşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. TÜNEL SERA PROJESĐ

Đhsan Türkeli Makina Đnşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. TÜNEL SERA PROJESĐ Đhsan Türkeli Makina Đnşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. TÜNEL SERA PROJESĐ 2012 Sn. Yetkilinin dikkatine Đhsan Türkeli Makina Đnşaat. olarak amacımız, seracılık konusundaki bilgi birikimimizle ürününüze

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Seralarda Isıtma Sistemlerinin Planlanması Bitki büyümesi ve gelişmesi

Detaylı

DEVLET DESTEKL SERA S GORTASI TEKN K ARTLAR, TAR FE VE TAL MATLAR

DEVLET DESTEKL SERA S GORTASI TEKN K ARTLAR, TAR FE VE TAL MATLAR DEVLET DESTEKL SERA S GORTASI TEKN K ARTLAR, TAR FE VE TAL MATLAR Bu sigorta ile 5363 say l Tar m Sigortalar Kanununun 12 nci maddesine istinaden, Bakanlar Kurulu karar ile kapsama al nan risklerin, Örtü

Detaylı

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Havalandırma neden yapılır? Yazın uygun hızda, kışın ise hava cereyanı

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Soğutma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Soğutma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Soğutma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Soğutma Sistemleri Seralarda yetiştirme ve üretim sezonunu uzatmak, Birim

Detaylı

İhsan Türkeli Makina İnşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti.

İhsan Türkeli Makina İnşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. GOTİK SERA 2009 Sn. Yetkilinin dikkatine İhsan Türkeli Makina İnşaat Enerji San. Tic. Ltd. Şti. olarak amacımız, seracılık konusundaki bilgi birikimimizle ürününüze değer

Detaylı

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya

Detaylı

BİTKİSEL ÜRÜN VE HAYVAN HAYAT SİGORTALARI BRANŞLARI SERA SİGORTASI

BİTKİSEL ÜRÜN VE HAYVAN HAYAT SİGORTALARI BRANŞLARI SERA SİGORTASI BİTKİSEL ÜRÜN VE HAYVAN HAYAT SİGORTALARI BRANŞLARI BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTALARI SERA SİGORTASI BÜYÜKBAŞ HAYVAN HAYAT SİGORTASI KÜÇÜKBAŞ HAYVAN HAYAT SİGORTASI KÜMES HAYVANLARI HAYAT SİGORTASI SU ÜRÜNLERİ

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER

Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İNŞ4001 YAPI İŞLETMESİ METRAJ VE KEŞİF-1 Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER http://kisi.deu.edu.tr/huseyin.yigiter KAPSAM Temel

Detaylı

GOTİK TÜNEL SS 900 YS. PROJE YERİ : İnhisar / BİLECİK PROJE SAHİBİ: S.S. İNHİSAR TARIMSAL KALKINMA KOOP PROJE ALANI: 1016 M²

GOTİK TÜNEL SS 900 YS. PROJE YERİ : İnhisar / BİLECİK PROJE SAHİBİ: S.S. İNHİSAR TARIMSAL KALKINMA KOOP PROJE ALANI: 1016 M² GOTİK TÜNEL SS 900 YS PROJE YERİ : İnhisar / BİLECİK PROJE SAHİBİ: S.S. İNHİSAR TARIMSAL KALKINMA KOOP PROJE ALANI: 1016 M² 1 Tarımsal üretim yapmak amacıyla Bilecik te kurmayı planladığınız yüzeyleri

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Çelikle Çay Üretimi Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Nitelikleri, kalitesi ve diğer özellikleri belirlenen çay klonlarının hızlı, yoğun ve ucuz bir şekilde üretilmesi için en uygun yöntemdir. Çelik alınacak

Detaylı

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur. Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma

Detaylı

DEVLET DESTEKLĠ SERA SĠGORTASI TARĠFE VE TALĠMATLAR 2016

DEVLET DESTEKLĠ SERA SĠGORTASI TARĠFE VE TALĠMATLAR 2016 DEVLET DESTEKLĠ SERA SĠGORTASI TARĠFE VE TALĠMATLAR 2016 Madde 1. Amaç ve Kapsam 5363 Sayılı Tarım Sigortaları Kanununa istinaden yapılacak Devlet Destekli Sera Sigortasına aşağıdaki tarife ve talimatlar

Detaylı

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER İsmail Güvenç* I. Kahramanmaraş'ta Sebze Tarımı 1Giriş Ülkemiz nüfusu, son sayıma göre 67 milyon

Detaylı

HUBER Solar aktif çamur kurutma teknolojisi ile daha az koku, daha yüksek kurutma performansı

HUBER Solar aktif çamur kurutma teknolojisi ile daha az koku, daha yüksek kurutma performansı HUBER Solar aktif çamur kurutma teknolojisi ile daha az koku, daha yüksek kurutma performansı Çamuru neden kurutmalıyız? KM giriş= %25 KM çıkış= %75 Kurutma Ağırlık= 1000 kg Hacim= 1 m³ Ağırlık= 333 kg

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

KONYA KARAPINAR 300 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDU İnceleme Dosyası

KONYA KARAPINAR 300 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDU İnceleme Dosyası 2012 KONYA KARAPINAR 300 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDU İnceleme Dosyası Konya Karapınar da yapılması planlanan 300 Kişilik Öğrenci yurduna ait genel bilgi ve maliyet çalışması Halil ATLI ESEER İNŞAAT 03.02.2012

Detaylı

HAKKIMIZDA NEDEN BAŞAT?

HAKKIMIZDA NEDEN BAŞAT? HAKKIMIZDA Firmamız uzun yıllardır DAMLA LAMİNASYON adı altında tekstil sektöründe hizmet vermektedir. Yüksek kalitede hizmet vermeyi ilke edinen firmamız yapmış olduğu AR-GE araştırmaları sonucu izolasyon

Detaylı

İŞ GRUPLARININ MALİYETTEKİ ORANLARI

İŞ GRUPLARININ MALİYETTEKİ ORANLARI İŞ GRUPLARININ MALİYETTEKİ ORANLARI İşin Adı : KATLI OTOPARK YAPIM İŞİ No İş Grubunun Adı Tutarı 01 INSAAT 1 İNŞAAT İMALATLARI 41.4519 2 KAZI İKSA VE ZEMİN İYİLEŞTİRME 47.0196 -- INSAAT Toplamı 88.4715

Detaylı

HEYELAN ETÜT VE ARAZİ GÖZLEM FORMU

HEYELAN ETÜT VE ARAZİ GÖZLEM FORMU HEYELAN ETÜT VE ARAZİ GÖZLEM FORMU İL HEYELAN AKTİVİTE DURUMU Olmuş Muhtemel Her ikisi FORMU DÜZENLEYENİN İLÇE AFETİN TARİHİ ADI SOYADI BELDE ETÜT TARİHİ TARİH KÖY GENEL HANE/NÜFUS İMZA MAH./MEZRA/MEVKİİ

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 1 YUMURTA TAVUKÇULUĞU Yumurta tavukçuluğu piliçlerde 20.haftadan sonra klavuz yumurta görülmesiyle başlar. Yumurta verimi 23. haftada

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Çevre Koşullarının Denetimi) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Çevre Koşullarının Denetimi) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Çevre Koşullarının Denetimi) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Çevre Koşulları Sera içi çevre koşulları, -Sıcaklık, -Bağıl nem,

Detaylı

1-Üst Mahya 2-3 yol mahya 3- Yan mahya. 4- Mahya Bitiş Kapama 5- Dere 6- Saçak kapama

1-Üst Mahya 2-3 yol mahya 3- Yan mahya. 4- Mahya Bitiş Kapama 5- Dere 6- Saçak kapama PVC PANEL KİREMİT 2 3 4 1 6 5 1-Üst Mahya 2-3 yol mahya 3- Yan mahya 4- Mahya Bitiş Kapama 5- Dere 6- Saçak kapama ÜRÜN BİLGİSİ ASA ile kaplanan DURAMİT PVC Panel Kiremitleri ko-ekstrüzyon teknolojisiyle

Detaylı

ALÇI İȘLERİ İÇİN DEKORASYON PROFİLLERİ

ALÇI İȘLERİ İÇİN DEKORASYON PROFİLLERİ ALÇI İȘLERİ İÇİN DEKORASYON PROFİLLERİ Köşe leri 9002 köşe bitiş profilidir. Hareketli tavan ve duvar bitişlerinde kullanılır. Tek taraflı uygulanır. 9077 Farklı kanat genişliklerinde üretilen alüminyum

Detaylı

ÇATILAR. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi

ÇATILAR. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ÇATILAR Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ÇATILAR Bir yapıyı üstünden etkileyen yağmur, kar, rüzgar, sıcak ve soğuk

Detaylı

Çayın Bitkisel Özellikleri

Çayın Bitkisel Özellikleri Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek

Detaylı

DUVARLAR duvar Yapıdaki Fonksiyonuna Göre Duvar Çeşitleri 1-Taşıyıcı duvarlar; 2-Bölme duvarlar; 3-İç duvarlar; 4-Dış duvarlar;

DUVARLAR duvar Yapıdaki Fonksiyonuna Göre Duvar Çeşitleri 1-Taşıyıcı duvarlar; 2-Bölme duvarlar; 3-İç duvarlar; 4-Dış duvarlar; DUVARLAR Yapılarda bulunduğu yere göre, aldığı yükleri temele nakleden, bina bölümlerini birbirinden ayıran, bölümleri çevreleyen ve yapıyı dış tesirlere karşı koruyan düşey yapı elemanlarına duvar denir.

Detaylı

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru

Detaylı

ÇATI KAPLAMASI. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi

ÇATI KAPLAMASI. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ÇATI KAPLAMASI Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ÇATI KAPLAMASI Çatı kaplaması için kullanılan malzemeler şunlardır.

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER

Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İNŞ4001 YAPI İŞLETMESİ METRAJ VE KEŞİF-2 Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER http://kisi.deu.edu.tr/huseyin.yigiter YIĞMA BİNA

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos

Detaylı

BSK Kaplamalı Yollarda Bozulmalar P R O F. D R. M U S T A F A K A R A Ş A H İ N

BSK Kaplamalı Yollarda Bozulmalar P R O F. D R. M U S T A F A K A R A Ş A H İ N BSK Kaplamalı Yollarda Bozulmalar P R O F. D R. M U S T A F A K A R A Ş A H İ N Çatlaklar Yorulma çatlağı Blok kırılma Kenar kırılması Boyuna kırılma (tekerlek izinde) Boyuna kırılma (tekerlek izi dışında)

Detaylı

ÇELİK YAPILAR 7 ÇELİK İSKELETTE DÖŞEMELER DÖŞEMELER DÖŞEMELER DÖŞEMELER. DÖŞEMELER Yerinde Dökme Betonarme Döşemeler

ÇELİK YAPILAR 7 ÇELİK İSKELETTE DÖŞEMELER DÖŞEMELER DÖŞEMELER DÖŞEMELER. DÖŞEMELER Yerinde Dökme Betonarme Döşemeler Döşemeler, yapının duvar, kolon yada çerçeve gibi düşey iskeleti üzerine oturan, modülasyon ızgarası üzerini örterek katlar arası ayırımı sağlayan yatay levhalardır. ÇELİK YAPILAR 7 ÇELİK İSKELETTE Döşemeler,

Detaylı

Duman Tahliye Sistemleri Gün Işığı Aydınlatma Duman Perdeleri Yangın Kapıları Havalandırma

Duman Tahliye Sistemleri Gün Işığı Aydınlatma Duman Perdeleri Yangın Kapıları Havalandırma Duman Tahliye Sistemleri Gün Işığı Aydınlatma Duman Perdeleri Yangın Kapıları Havalandırma Adexsi Grubu, 2013 yılı itibariyle 1.8 milyar Euro cirosu olan Fransa merkezli Soprema'ya aittir. Adexsi içinde

Detaylı

FORE KAZIĞIN AVANTAJLARI

FORE KAZIĞIN AVANTAJLARI FORE KAZIK En basit tanımlamayla, fore kazık imalatı için önce zeminde bir delik açılır. Bu deliğe demir donatı yerleştirilir. Delik betonlanarak kazık oluşturulur. FORE KAZIĞIN AVANTAJLARI 1) Temel kazısı

Detaylı

BETONARME KALIPLARININ SINIFLANDIRILMASI. 3. Bölüm. Öğr. Gör. Mustafa KAVAL Afyon Meslek Yüksekokulu İnşaat Programı

BETONARME KALIPLARININ SINIFLANDIRILMASI. 3. Bölüm. Öğr. Gör. Mustafa KAVAL Afyon Meslek Yüksekokulu İnşaat Programı BETONARME KALIPLARININ SINIFLANDIRILMASI 3. Bölüm 1 BETONARME KALIPLARININ SINIFLANDIRILMASI Kalıp Malzemeleri Bir kalıp sistemini meydana getiren kısımlar kaplama ve kalıp iskelesi olmak üzere ikiye ayrılır.

Detaylı

ekonomik kaliteli estetik sağlam hafif pratik fonksiyonel dayanıklı çevreci

ekonomik kaliteli estetik sağlam hafif pratik fonksiyonel dayanıklı çevreci ekonomik Benzeri çatı kaplama ürünleri ile kıyaslandığında fiyatı uygundur. Toprak kiremit m de 16 adet kullanılırken İzole Kiremit 10 adet kullanılır. kaliteli Kiremitlerimizin ebatları ve yüzey düzgünlükleri

Detaylı

TAŞIYICI SİSTEM TASARIMI 1 Prof. Dr. Görün Arun

TAŞIYICI SİSTEM TASARIMI 1 Prof. Dr. Görün Arun . Döşemeler TAŞIYICI SİSTEM TASARIMI 1 Prof. Dr. Görün Arun 07.3 ÇELİK YAPILAR Döşeme, Stabilite Kiriş ve kolonların düktilitesi tümüyle yada kısmi basınç etkisi altındaki elemanlarının genişlik/kalınlık

Detaylı

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ALİ ÇETİNKAYA KAMPUSÜ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ MORG BİNASI İNŞAATI MAHAL LİSTESİ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ALİ ÇETİNKAYA KAMPUSÜ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ MORG BİNASI İNŞAATI MAHAL LİSTESİ AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ALİ ÇETİNKAYA KAMPUSÜ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ MORG BİNASI İNŞAATI MAHAL LİSTESİ MAYIS 2011 1 AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ALİ ÇETİNKAYA KAMPUSÜ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA

Detaylı

ALÜMİNYUM KOMPOZİT PANELLER

ALÜMİNYUM KOMPOZİT PANELLER ALÜMİNYUM KOMPOZİT PANELLER YAPI MARKET SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Formlandırılmış alüminyum kompozit panel kaplamalarının alt taşıyıcı strüktürlerinin yardımı ile mimarinize farklı yenilikler katması, sadece formları

Detaylı

GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM. Prof. Dr. Olcay KINCAY

GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM. Prof. Dr. Olcay KINCAY GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM Prof. Dr. Olcay KINCAY DÜZ TOPLAYICI Düz toplayıcı, güneş ışınımını, yararlı enerjiye dönüştüren ısı eşanjörüdür. Akışkanlar arasında ısı geçişi sağlayan ısı eşanjörlerinden farkı,

Detaylı

DİLATASYON DERZİ. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi

DİLATASYON DERZİ. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi DİLATASYON DERZİ Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi DİLATASYON DERZİ Yapının kendi ağırlığından ya da oturduğu zeminden

Detaylı

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği 04 Şubat 2014 İzmir Ajanda Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği (GMY) Modern Meyve Yetiştiriciliği (MMY) GMY ve MMY Farkları GMY Nasıl MMY Çevrilir 2 Geleneksel

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

Grev, Lokavt, Kargaşalık, Halk Hareketleri Klozu (Yangın Sigortası ile Birlikte Verildiği Takdirde Yangın Poliçesine Eklenecek Kloz)

Grev, Lokavt, Kargaşalık, Halk Hareketleri Klozu (Yangın Sigortası ile Birlikte Verildiği Takdirde Yangın Poliçesine Eklenecek Kloz) Grev, Lokavt, Kargaşalık, Halk Hareketleri Klozu Yangına sebebiyet vermiş olsun, olmasın; grev, lokavt, kargaşalık veya halk hareketleri sırasında meydana gelen olaylar ve bu olayları önlemek ve etkilerini

Detaylı

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde

Detaylı

ÇELİK PREFABRİK YAPILAR

ÇELİK PREFABRİK YAPILAR ÇELİK PREFABRİK YAPILAR 2. Bölüm Temel, kolon kirişler ve Döşeme 1 1. Çelik Temeller Binaların sabit ve hareketli yüklerini zemine nakletmek üzere inşa edilen temeller, şekillenme ve kullanılan malzemenin

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

RÜZGAR VE DOĞAL HAVALANDIRMA. Prof. Dr. Gülay ZORER GEDİK Yapı Fiziği Bilim Dalı

RÜZGAR VE DOĞAL HAVALANDIRMA. Prof. Dr. Gülay ZORER GEDİK Yapı Fiziği Bilim Dalı RÜZGAR VE DOĞAL HAVALANDIRMA Prof. Dr. Gülay ZORER GEDİK Yapı Fiziği Bilim Dalı RÜZGAR Bir yapıya doğru esen rüzgar, yapıyla karşılaştığında esiş düzeni değişir, yapı çevresine ve üstüne doğru yön değiştirir.

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seraların Planlanması) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seraların Planlanması) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seraların Planlanması) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Seraların planlanmasında dikkate alınacak ilkeler Seralar tarım işletmesinin

Detaylı

Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü

Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü sarsma olayıdır. Bir deprem planı hazırlamalıyız. Bu planda

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine

Detaylı

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI Yrd. Doç. Dr. Uğur DAĞDEVİREN 2 3 Genel anlamda temel mühendisliği, yapısal yükleri zemine izin verilebilir

Detaylı

ÇELİK PREFABRİK YAPILAR

ÇELİK PREFABRİK YAPILAR ÇELİK PREFABRİK YAPILAR 3. Bölüm Duvarlar. 4. Bölüm Kafes Kirişler. Duvarlar Çelik çerçeveli yapılarda kullanılan duvarlar da taşıyıcı yapı elemanları gibi çoğunlukla prefabriktir. Bu özellik üretimin

Detaylı

. TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp

. TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp 1 . TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp 2 Başlıca Taşıyıcı Yapı Elemanları Döşeme, kiriş, kolon, perde, temel 3 Çerçeve

Detaylı

HIZLI KATLANIR PVC KAPI

HIZLI KATLANIR PVC KAPI HIZLI KATLANIR PVC KAPI MARKASI : 1-MODEL Katlanır Tip 2- TEKNIK ÖZELLİKLER Kanatlı ve sürgülü kapılara kıyasla ölü alan kaybı yoktur. Yaklaşık 60-70 km/h rüzgara dayanıklıdır. ( Ortam şartlarına göre

Detaylı

ÇELİK YAPILAR. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe

ÇELİK YAPILAR. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe. Çelik Yapıda Cephe ÇELİK YAPILAR Cephe elemanı yatay ve düşey elemanların oluşturduğu forma bağlı olarak rüzgar yüklerini iki yada tek doğrultuda aktarır. Bu, döşemenin düşey yükler altındaki davranışına benzer. 8 1 Çelik

Detaylı

Duvarlar ve Duvar Malzemeleri

Duvarlar ve Duvar Malzemeleri Duvarlar ve Duvar Malzemeleri Duvarlar ve Duvar Malzemeler Taş, tuğla, briket vb. gibi malzemelerle değişik şekillerde, taşıyıcı veya bölme amaçlı olarak düşey şekilde örülen elemanlara duvar denir. Duvarlar

Detaylı

KOLON VE KİRİŞ KALIBI

KOLON VE KİRİŞ KALIBI KOLON VE KİRİŞ KALIBI Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi KOLON VE PERDE KALIPLARI Kirişlerden gelen yükü temele ileten

Detaylı

TİP GENİŞLİK (mm) Güç (W/m²) Uzunluk (m) Toplam Güç Toplam Aktif. (W) Eset 60-1,5/50

TİP GENİŞLİK (mm) Güç (W/m²) Uzunluk (m) Toplam Güç Toplam Aktif. (W) Eset 60-1,5/50 ECOFILM Isıtma Folyoları En yeni teknolojilerden yararlanılarak üretilen Ecofilm ısıtma folyoları, özellikle büyük yüzeylerin ısıtılmasında kullanılıyor. Bu ısıtma sistemleri; grafit kaplamalı polyester

Detaylı

İnşaat Bütün Riskler Sigortası Bilgi Formu

İnşaat Bütün Riskler Sigortası Bilgi Formu İnşaat Bütün Riskler Sigortası Bilgi Formu I. Genel Bilgiler 1. İşverenin (Sigortalı) Tam Ünvanı 2. İşverenin (Sigortalı) Adresi Telefon : İnternet adresi : e-mail: 3. Müteahhidin (Sigorta Ettiren) Adı,

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

Tel: +90 232 437 04 08-18 Fax: +90 232 437 04 09 info@a-sera.com www.a-sera.com

Tel: +90 232 437 04 08-18 Fax: +90 232 437 04 09 info@a-sera.com www.a-sera.com Tel: +90 232 437 04 08-18 Fax: +90 232 437 04 09 info@a-sera.com www.a-sera.com İçindekiler. 1. ARAZİNİN TESVİYESİ 3 2. ÇELİK KONSTRÜKSİYON TEKNİK ÖZELLİKLERİ 5 3. REDÜKTÖRLÜ PENCERE MOTORLARI 11 4. KAPILAR

Detaylı

GEBZE TEKNİK ÜNİVERİSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ

GEBZE TEKNİK ÜNİVERİSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ GEBZE TEKNİK ÜNİVERİSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ MİM 142 YAPI BİLGİSİ I Prof.Dr.Nilay COŞGUN Arş.Gör. Seher GÜZELÇOBAN MAYUK Arş.Gör. Fazilet TUĞRUL Arş.Gör.Ayşegül ENGİN Arş.Gör. Selin ÖZTÜRK

Detaylı

simplan www.standartizolasyon.com

simplan www.standartizolasyon.com simplan www.standartizolasyon.com Kalite Politikamız Kalite ve başarının temelini, doğru proje, doğru altyapı, doğru ürün ile doğru uygulamanın oluşturduğuna inanan ve bu doğrultuda sektörüne alternatif

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Hüseyin YİĞİTER

Yrd.Doç.Dr. Hüseyin YİĞİTER Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İNŞ2023 YAPI MALZEMESİ I AHŞAP Yrd.Doç.Dr. Hüseyin YİĞİTER http://kisi.deu.edu.tr/huseyin.yigiter Canlı bir organizma olan ağaçtan elde edilen lifli,

Detaylı

DELTA -FLORAXX YEŞİL ÇATI SİSTEMİ

DELTA -FLORAXX YEŞİL ÇATI SİSTEMİ Yeşil çatılar için ideal sistem! DELTA -FLORAXX YEŞİL ÇATI SİSTEMİ DELTA -FLORAXX Yeşil Çatı Sistemi, DELTA -FLORAXX TOP KEÇE filtrasyon jeotekstil tabaka, DELTA -FLORAXX drenaj levhası, DELTA -FLORAXX

Detaylı

TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI

TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI 1.2.4 - C Tipi Cihazların (Hermetik) Montajı 1.2.4.1 - Genel Şartlar C tipi cihazlar (hermetik) montaj odasının hacmi ve havalandırma biçiminde bağlı olmaksızın

Detaylı

Kalorifer Tesisatı Proje Hazırlama Esasları. Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü

Kalorifer Tesisatı Proje Hazırlama Esasları. Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Kalorifer Tesisatı Proje Hazırlama Esasları Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü ISITMA TEKNİĞİ 1.Tarihsel gelişim 2.Günümüz ısıtma teknikleri Bir ısıtma tesisatının uygun olabilmesi için gerekli

Detaylı

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir. TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda

Detaylı

teknik uygulama detayları

teknik uygulama detayları teknik uygulama detayları içindekiler Panel Detayları Betonarme Hatıl-Gazbeton Döşeme Paneli Orta Nokta Bağlantı Detayı...03 Çelik Konstrüksiyon -Gazbeton Döşeme Paneli Orta Nokta Bağlantı Detayı...04

Detaylı

ALÇI DUVAR. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi

ALÇI DUVAR. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ALÇI DUVAR Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ALÇI BLOK DUVAR Alçı panel, alçının belirli oranda suyla karıştırılıp

Detaylı

KAPTAJ UYGULAMALARI VE İYİ UYGULAMA YÖNTEMLERİ

KAPTAJ UYGULAMALARI VE İYİ UYGULAMA YÖNTEMLERİ KAPTAJ UYGULAMALARI VE İYİ UYGULAMA YÖNTEMLERİ Kaptajlar bilindiği üzere bir su kaynağının isale hattına verilebilmesini, (boruya alınabilmesini) sağlamak amacıyla yapılan su toplama odalarıdır. Kaptajlar

Detaylı

Dış mekan oturma ve dinlenme olanakları teraslar, avlular, küçük oturma köşeleri, bir ağaç gölgesi ya da güneş ve yağmurdan korunmuş bir çatı

Dış mekan oturma ve dinlenme olanakları teraslar, avlular, küçük oturma köşeleri, bir ağaç gölgesi ya da güneş ve yağmurdan korunmuş bir çatı Dış mekan oturma ve dinlenme olanakları teraslar, avlular, küçük oturma köşeleri, bir ağaç gölgesi ya da güneş ve yağmurdan korunmuş bir çatı olabilir. Çünkü insanlar sığınma ve korunma isteği içindedirler.

Detaylı

Taşıyıcı Sistem İlkeleri

Taşıyıcı Sistem İlkeleri İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı ve Deprem Mühendisliği Çalışma Grubu BETONARME YAPILAR MIM 232 Taşıyıcı Sistem İlkeleri 2015 Bir yapı taşıyıcı sisteminin işlevi, kendisine uygulanan yükleri

Detaylı

Dachrock DACHROCK TERAS ÇATILAR. Dachrock, yüksek yük kapasiteli teras çatılarda ısı, ses ve yangın yalıtımı olarak kullanılmaktadır.

Dachrock DACHROCK TERAS ÇATILAR. Dachrock, yüksek yük kapasiteli teras çatılarda ısı, ses ve yangın yalıtımı olarak kullanılmaktadır. FİYAT LİSTESİ Rockwool Fiyat si Sayfa Teras Çatılar Dachrock...3 Durock.....4 Roofrock...5 Yüzer Döşemeler Steprock ( Steprock ND, HD )...........6, 7 Floorrock ( Floorrock C )....... 8 Ara Bölme Duvarları

Detaylı

BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola

BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola BAĞ MİLDİYÖSÜ İbrahim DEMRAN Köksal AKSU Didem SAYMAN MANİSA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ BİTKİ KORUMA ŞB. MD. Manisa ilinde 1980 yılından buyana uygulanan Bağ Tahmin ve Erken Uyarı Projesi kapsamındadır. Salgınlar

Detaylı

DEVLET DESTEKLİ TARIM SİGORTALARI SİSTEMİ

DEVLET DESTEKLİ TARIM SİGORTALARI SİSTEMİ DEVLET DESTEKLİ TARIM SİGORTALARI SİSTEMİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTALARI PAKET OLARAK ALINAN TEMİNATLAR DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTALARI TEMİNAT KAPSAMINDAKİ ÜRÜN VE RİSKLER - 2013 TEMİNAT KAPSAMINDAKİ

Detaylı

DÖRT MEVSİM SORUNSUZ YALITIM KEYFİ

DÖRT MEVSİM SORUNSUZ YALITIM KEYFİ www.altuninsaat.com.tr bilgi@altuninsaat.com.tr DÖRT MEVSİM SORUNSUZ YALITIM KEYFİ SPREY POLİÜRETAN KÖPÜK NEDİR? Sprey Poliüretan Köpük; Mobil izolasyon aracı içerisinde bulunan özel donanımlı makine

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ AÇIK SPOR SAHALARI MAHAL LİSTESİ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ AÇIK SPOR SAHALARI MAHAL LİSTESİ AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ AÇIK SPOR SAHALARI MAHAL LİSTESİ HAZİRAN 2011 1 AÇIK TENİS KORTU AÇIK BASKETBOL SAHASI VE AÇIK VOLEYBOL SAHASI SAHA VE EKİPMAN ÖZELLİKLERİ Akrilik spor sahaları imalatı Tenis

Detaylı

Bu nedenle budama, meyvecilikte karlılık oranını artırmak için yapılması gereken en önemli bakım tedbirlerindendir.

Bu nedenle budama, meyvecilikte karlılık oranını artırmak için yapılması gereken en önemli bakım tedbirlerindendir. MEYVE AĞAÇLARINDA BUDAMA Prof. Dr. Ali ÜNAL E.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü EGE ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Çiftçi Broşürü : 28 Meyve Ağaçları Neden Budanır? Meyve

Detaylı

Çatı Kaplamaları. 6. Güncellenmİş Baskı

Çatı Kaplamaları. 6. Güncellenmİş Baskı ALTYAPI TASARIM ÖNERİLERİ Çatı Kaplamaları 6. Güncellenmİş Baskı Havalandırmalı veya havalandırmasız çatıların inşası doğruluk kriterlerine bağlı değildir. Her iki tasarımın da planlama ve uygulama şartlarına

Detaylı

STRÜKTÜREL SİLİKONLU SİSTEMLER

STRÜKTÜREL SİLİKONLU SİSTEMLER STRÜKTÜREL SİLİKONLU SİSTEMLER YAPI MARKET SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Strüktürel silikonlu sistem; binanın yapısal çerçeve elemanlarının, cama yüksek dayanıma sahip özel silikon ile yapıştırılmasıyla (bonding) elde

Detaylı

YAPILARDA HASAR TESPĐTĐ-II

YAPILARDA HASAR TESPĐTĐ-II YAPILARDA HASAR TESPĐTĐ-II VII.Bölüm BETONARME YAPILARDA HASAR Konular 7.2. KĐRĐŞ 7.3. PERDE 7.4. DÖŞEME KĐRĐŞLERDE HASAR Betonarme kirişlerde düşey yüklerden dolayı en çok görülen hasar şekli açıklıkta

Detaylı

KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT

KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi KALSİYUM SİLİKAT Yüksek mukavemetli,

Detaylı

KATI YALITIM MALZEMELERİ EKSTRÜDE POLİSTREN LEVHA

KATI YALITIM MALZEMELERİ EKSTRÜDE POLİSTREN LEVHA KATI YALITIM MALZEMELERİ EKSTRÜDE POLİSTREN LEVHA Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi EKSTRÜDE POLİSTREN KÖPÜK (XPS)

Detaylı

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok parçaya ayırmasına "kırılma" adı verilir. KIRILMA ÇEŞİTLERİ

Detaylı