T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI"

Transkript

1 T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :40 CELSE TARĐHĐ : BAŞKAN :HASAN HÜSEYĐN ÖZESE ÜYE :HÜSNÜ ÇALMUK ÜYE :SEDAT SAMĐ HAŞILOĞLU C. SAVCISI :MEHMET ALĐ PEKGÜZEL C. SAVCISI :NĐHAT TAŞKIN KÂTĐP :ALĐ DOĞAN Mahkeme heyeti başkan Hasan Hüseyin Özese ile üye hakimler Hüsnü Çalmuk ve Sedat Sami Haşıloğlu ndan oluştuğu halde, günü saat 09:35 de celse açıldı. Tutuklu sanıklardan Levent Ersöz, Fatih Hilmioğlu, Oğuz Bulut, Muzaffer Öztürk, Hamza Demir, Mustafa Dönmez, Mehmet Haberal ve Mustafa Koç un dışındaki tutuklu sanıkların cezaevinden getirildikleri görüldü. Bağsız olarak huzurdaki yerlerine alındı. Tutuksuz sanıklardan sanık Noyan Çalıkuşu ile bir kısım sanıkların müdafilerinden sanıklar Durmuş Ali Özoğlu, Hatice Bahtiyar, Erol Mütercimler, Đbrahim Şahin, Yaşar Oğuz Şahin müdafi Av. Cavit Subaşı, sanıklar Tuncay Özkan, Mesut Özcan ve Hüseyin Nazlıkul müdafi Av. Gizem Öcalan, sanıklar Hasan Atilla Uğur, Adil Serdar Saçan, Birol Başaran, Ahmet Tuncay Özkan, Hüseyin Vural Vural, Đlyas Çınar müdafi Av. Hüseyin Ersöz geldikleri görüldü huzurdaki yerlerine alındı. Açık duruşmaya devam olundu. Mahkeme başkanı Köksal Şengün ün mazereti nedeniyle duruşmaya katılamadığı anlaşıldı. Sanık Durmuş Ali Özoğlu daha önce tespit edilen kimliği tahtında huzura alındı. SORGU VE SAVUNMASINA DEVAMLA: Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Öncelikli olarak şahsınıza tüm salonu selamlarım efendim. En son Cuma günü iddianameyle ilgili açıklamada bulunuyordum. Đddia edilen konularla ilgili. Şimdi benimle ilgili tabi diğer sanıklarla ilgili de bir terör örgütüne üye olma ve teröristlikle suçlanıyoruz. Yalnız iddianameye baktığımızda iddianameyi yazanların aklı çok karışık. Birincisi terörün ne olduğunu göremedim orda yok. Şimdi ben kısaca gerillanın ne olduğunu, terörün, teröristin ne olduğunu, terörün ne olduğunu kısaca anlatmak istiyorum bunlara belki ihtiyaç duyulmayabilir ama kayıtlara mutlaka geçmesi gerekiyor çünkü bizim suçlandığımız dava bir terör örgütü ve teröristlik. Şimdi gerilla işgal edilmiş toprakları ve feshedilmiş devletlerini tekrar kazanabilmek için işgal kuvvetleriyle çatışan gruplara denir. Bunların bir hiyerarşisi de vardır gerillanın. Ülkemizde PKK ya bir gerilla sıfatı yakıştırılmaya çalışılır. Ama ne yaparsa yapsın gerilla olma şansı yoktur PKK nın. Çünkü PKK bir terör örgütüdür ve işgal edilmiş toprağı feshedilmiş bir devleti yoktur. Ama Filistinlilerin tamamı gerilladır. Çünkü Đsrail tarafından toprakları işgal edilmiştir onların. Terörist ise bir geçiş döneminin ara dönemin çatışmasıdır. Terör nasıl bir geçiş dönemi neye istinaden yapar bunu, terörün bir devlet kurmak gibi amacı yoktur zaten kuramaz çünkü mücadelesi işgal edilmiş bir toprağını geri almak değildir. Teröristin amacı ve terör örgütlerinin amacı genelde siyasi kazanımlar elde etmek için başlatılır. Böyle bir yapılanma içine girerler ve belli bir noktaya ulaştıktan sonra terör örgütleri mutlaka dış güçlerden yani kendi bulunduğu ülkenin dışındaki birçok devletten destek alabilir. PKK ya Ermenistan destek verir orada köyler açar çünkü Ermenistan ın Türkiye de toprak talebi vardır böyle bir anayasasında

2 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:2 geçen böyle bir hayali vardır. Yunanistan destek verir megalo ideası vardır. Onları gerçekleştirmek için yapar. Suriye destek verir su sorunu vardır. Đran destek verir PKK ya çünkü Đran ın nüfusunun yüzde ellisi Türk tür ve onların hareketlenmesinden korktuğu içinde Đran bi Türkiye ile kendi arasına bir tampon ülke oluşturma düşüncesindedir sürekli. Zaman zaman Türkiye ile müttefik görüntüsü vermiştir. PKK ya karşı mücadele etmiştir ama bunların tamamı geçicidir. Çünkü siyasi konjonktürler bölgedeki çatışmalar Đran ı Türkiye ye yaklaştırmıştır. Normalde olması da gereken odur zaten. Terör örgütlerinin, teröristler daha küçük çapta hatta kişi bazında eylemler yaparlar çok çabuk toplumun içine karışıp gözden kaybolabilirler. Teröristin böyle bir tehlikesi vardır. Bombalama yaparlar, suikastlar yaparlar, adam kaçırırlar bunu yaptıktan hemen sonra da toplumun içine karışabilirler bunlar. Ve onları bulmak güçleşir. Bugün Türkiye de asimetrik savaş yapılıyor. Bunu en üst düzeyden Genelkurmay başkanı söylüyor. Asimetrik savaşı işte bu unsurlarla yaparsınız kimler yapar bunu. Sizi işgal etmek isteyen. Sömürü haline getirmek isteyen, yani Türkiye üzerinde emeli olan hangi ülke varsa tamamı buna destek verir. Amerika gayri nizami harbin kurallarını 80 li yıllarda değiştirmiştir. Uzun süre gayri nizami harp olarak tanımladı PKK nın yaptığı terörizmi. O terör hareketleri gayri nizami harbe girmesinin mümkünatı yoktu bunu gördüler ve gayri nizami harbin çemberini genişletmeye çalıştılar. Ama ne yaparsanız yapın gayri nizami harpte terör eylemlerini birleştirmenizin imkanı yoktur. Çünkü terörde ferdi hareketler vardır gayri nizami harpte bir hiyerarşi sonucu ulaşırsınız yapacaklarınıza. Terörün hiyerarşisi olmaz. Amerika gayri nizami harbin şeyini çemberini genişletirken tanımlamasını genişletirken işin içine psikolojik harbi sokmuştur. Bu doğrultuda da hedef ülkelerde yayın kuruluşları oluşturmaya başlamıştır. Yani 2000 li yılların başından itibaren Türkiye de Anadolu da bir çok radyo gazete satın almışlardır. Kendi yandaşlarına aldırmışlardır bunları. Ve o doğrultuda yayın yapmışlardır. Metro diye bir gazete çıktı Diyarbakır da bu gazete uzun süre bedava dağıtıldı. Yani yılları aşan süreler boyunca bedava dağıtıldı. Bu gazeteyi basanlar Đsrail ve amerikanın büyük desteğini alan ekonomik desteğini alan yada bu her iki ülkede çok büyük ekonomik yatırımları olan bir kuruluş bu. Đstanbul da da bu gazeteyi bir süre dağıttılar bedava. Tabi durum böyle olunca terör diyemiyoruz biz buna. Ne diyoruz ne oldu bunun adı. Asimetrik savaş oldu. Asimetrik savaşta hiç beklenmedik anda, hiç beklenmedik şekilde gördüğünüz bir eylem tepkidir. Bu ister zor kullanarak olsun, ister haberler yapılarak olsun. Örneğin gazetelerde izliyoruz yani bir Poyrazköy meselesini bir manşet yapabilirsiniz. Poyraz sert esti diye ve altına da üniformalı generalleri koyarsınız bu asimetrik savaşın bir parçasıdır. Artık siz hedefi belirlemişsiniz. Hedefte ordu vardır. Türk silahlı kuvvetlerini yıpratmaya yönelik haberleri çoğaltırsınız ve savaşı böyle devam ettirirsiniz asimetrik savaşın en önemli özelliği bu işi uygulatan ülkenin kendini çok iyi kamufle etmesidir. Kendisini kamufle eder onun için asimetrik savaşı tercih eder. Asimetrik savaşta eğer arkadaki devleti tespit ederseniz durum simetrik savaşa dönüşür. Genelde hangi ülke olursa olsun asimetrik harpte geri plandaki ülkeyi bilir ama tanımlamaz. Yani aleni olarak ismini tanımlamaz ve koymaz. Çünkü onu yaptığı zaman simetrik savaşı devam ettirmesi lazım o zaman. Ettirmezse zaten bitmiştir durum. Bugün Türkiye deki asimetrik savaşı kimlerin yürüttüğünü bütün toplum olarak biliriz. Elbette TSK de bilir. Ama bunu biz çok rahat tanımlayabiliriz bunun arkasında Amerika var deriz. Bunun arkasında Đsrail var diyebiliriz. Yunanistan var diyebiliriz. Almanya var diyebiliriz. Đngiltere var diyebiliriz. Bunu çok rahat yazabiliriz, söyleyebiliriz. Ama bir ülkenin ordusu bunu çok çabuk tanımlamaz. Çünkü bu ülkenin savaşa girmesi demektir. Bunu tanımladığınız an artık savaş ilan etmişsinizdir. Savaşlarda kolay ilan edilmez. Burada çünkü niye korktuğu için mi bunu tanımlamaz hayır. Ülkenin ve milletin çıkarları her şeyin üzerindedir. Evet son noktada elbette savaşılır ordular bunun için vardır. Ama bunu durduk yerde ilan edipte hiç kimse ölü ordunun generali olmak istemez. Bunu bir kere toplum istemez. Bu savaştan kaçınıldığı anlamına da gelmez. Asimetrik harpte en önemli şey kendi ülkeniz içerisindeki unsurları bu savaşın unsurlarını bertaraf etmektir. Bunu nasıl bertaraf edersiniz demokratik yollarla. Kim yapar bunu, 2

3 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:3 o ülkenin siyasi iktidarları yapar. Çünkü kanunlarınız vardır, kurallarınız vardır, ülkeyi koruma refleksleriniz vardır. Eğer bunları kullanmıyorsanız o asimetrik harbin parçası olursunuz. Ona destek vermiş olursunuz. Bugün Türkiye de alabildiğine bu yapılıyor. Bir başörtüsü için olmadık şeyler yapılırken ordunuza yapılan saldırıyı eğer sadece izleyip oturuyorsanız onun parçası olmuşsunuzdur. Đsteseniz yada istemeseniz hiç fark etmez. Şimdi iddianameye göre baktığımızda terör örgütü gerilla, terörist bütün tanımlamalar bu, bunlar uluslar arası tanımlamalar. Bunlar benim şahsi tanımlamalarım değil. Uluslar arası tanımlamalar bu. Peki ben nasıl bir eylem içinde oldum da beni izlemeye başladı polis. Benim hangi eylemimden dolayı telefonlarımı dinlemeye başladı. Bunlar yok. Yaptığım bir eylem var mı, yok. Eylem de kullandığım herhangi bir silah yada yaralayıcı öldürücü bir şey var mı o da yok. Yaraladığım tek bir şey var, keşke öldürebilsem Amerika nın bütün çıkarlarını yaralıyorum. Nasıl yapıyorum bunu, yayınladığım kitaplarla. Yazdığım kitaplarla. Đnternet gazetemle eee peki Amerika nın çıkarlarını ihlal ettiğim için Amerika nın hukukunu ihlal ettiğim için Amerika beni infaz etme yetkisini görevini daha doğrusu Türk makamlarına verebilir mi? O zaman biz bu devlete ne dememiz gerekiyor. Đşgal devleti. Đşgal edilmiş bir devletiz artık, devlet değildir zaten işgal edilmiş şey. Ama görüntüde tabela var mı, var. Bunu da asla kabul etmem. Ama buradaki durum onu gösteriyor iddianame tamamen bunu gösteriyor. Amerika nın çıkarlarını ihlal edenler, hukukunu ihlal edenler Ergenekon dan içeri tıkılıyor. Hani o AKP ye muhalifliği filan geçtik. AKP ye muhalif olmak Amerika ya muhalif olmak demektir zaten. Orda ABD diyorlar burada AKP diyorlar. Fark etmiyor arada bir şey var. Harf değişikliği. Amerika da 1985 de senatodan geçen bir yasa var. Acil durum seferberlik hazırlığı diye bir kurum oluşturdular. Bu acil durum seferberlik kurumu neler yapıyor. Şöyle bir yetkisi var. Acil durum ilan ettiğinde sosyoekonomik kuralları kanunları işimi yapmama engel oluyor diye çok rahat bloke edebiliyor. Nedir bu, istediği bütün dernekleri, partileri, vakıfları, sivil toplum kuruluşlarının tamamını kapatabiliyor. Sizin fabrikanız mı var elinizden alıveriyor onu. Acil durum var diyor çünkü. Benim işimi yapmama engeldir senin buranın sahibi olman elinden alıveriyor. Bu yetkiyi vermişler. Bu senatodan geçtikten sonra fark ediliyor. Şimdi Türkiye de milli güvenlik müsteşarlığı diye bir şey yapacaklar. Tipik Amerika da kurulan acil durum seferberlik kuruluna benzer bir durum oluşturuyor. Burada da o maddelerin içine gizlenebilecek çok iyi gizlenebilecek böyle bir maddeyle anayasayı tamamen devre dışı bırakabilirsiniz ki amaç da bu olduğunu düşünüyorum. Yoksa böyle bir şeye üstüne üstlük bir de yabancılar, yabancı personel çalıştırma hakkı da tanıyor bu. Bu Türkiye nin çok menfaatine olduğunu düşünmüyorum. Bu tamamen Türkiye nin acil durum eğer böyle bir kurul oluşturur da onlar da bir gün acil durum ilan ettikleri an Türkiye işgal edilmiştir artık. Bu tehlike Amerika için yok mu, var tabi. Benim bunları düşününce ortaya çıkan sonuç şu. Sanki bu mili güvenlik müsteşarlığının bu tür bir durumda neler yapacağını gücünü gösterebilmek için yeteneklerini görebilmek için Ergenekon operasyonunu başlattılar. Bu acil durum seferberlik kurulu Amerika da toplama kampları yapmış. Bunları belgeleriyle yayınladılar. Fotoğraflarıyla yayınladılar. Şimdi düşünüyorum Türkiye de de acaba toplama kampları hazırladılar mı? Silivri çok lokal ve küçük bir durumda evet bir örnek oluşturdu. Burası bir toplama kampı. Bunun önüne nasıl geçilecek bütün artık toplum susturuldu. Aydınlar susturuldu, konuşanlar içeri atıldı. Bilim insanları içeri atıldı. Ve ölüme terk edildik biz. Biz her gün ölümle burun buruna yaşıyoruz. Bunun önüne geçebilecek bir artık adalet sistemimizde felç edilmiş durumda. Yok ve ortaya çıkan görüntü şu. Sanki AKP bir yedek devlet hazırladı. Polis devleti hazırladı, yedek polis devleti hazırladı. Sankisini kaldırıyorum hazırladı. Bunu iki gündür gazetelerde okuyoruz. Buyurun şurada bir haber. Erdoğan ın yeğeni esrarla yakalandı. Şimdi bir başka haber bu da dünkü gazete vatan gazetesi yeğenimi sildim. Bir gün önceki gazetede de yine vatanda yeğeni uyuşturucuyla yakalanınca polisler Tayyip Erdoğan ı arıyorlar. O da diyor ki, gereğini yapın. Peki bizim için de gereğini yapın dedi mi acaba. Acabası filan yok durum onu gösteriyor. Gereğini yapın dedi. Bu bir polis devleti yedek bir devlet oluşturulduğunun çok önemli kanıtı. Geliyoruz 3

4 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:4 Habur meselesine. Yeniçağ gazetesine bakıyorum, Habur u Atalay ayarladı. DTP nin milletvekilleri çıktı dedi, hani sadece bunlar yazmış olsa diyeceğim ki adamlara yani iftira atıyorlar ya karalamak için bunu yapıyorlar. Değil DTP milletvekili dedi ki Atalay ile biz konuştuk o da bize güvence verdi. Eee PKK lılar gelsin geldiği gibi geçecekler. Biz hakim ve savcı ayarladık. Allah aşkına o zaman bizimkini de mi ayarladılar bunlar. Yani ister istemez bunu düşünüyorsunuz. Öyle olduğunu asla var saymıyorum bile. Ama yani olaylara bakınca ve bir tutuklu psikolojisiyle bakınca çok doğal olarak bunu düşünüyorsunuz. Velev ki suç işlemiş olsanız bile bunu düşünürsünüz. Bu şartlar altında biz Türkiye de yedek bir devlet kurulduğunu, sessizce bir köşede bekletildiğini, polislerin bu devletin her kurumunu ele geçirmeye çalıştığını işgal etmeye çalıştığını düşünmeyecek miyiz o zaman? Eğer bunu düşünmezsek biz nasıl aydın olacağız. Demokrasiyi nasıl geliştireceğiz o zaman biz. Ben bu ülkenin düşünen insanıyım yazan insanıyım. Yazdıklarımı beğenirsiniz beğenmezsiniz. Ama benim sorumluluğum bu. Bütün düşünen insanların sorumluluğu budur. Toplumun demokrasinin gelişmesidir. Benim ülkemin menfaatleridir öncelikli olan. Benim bir arkadaşım vardı geçen gün öğrendim çok sevdiğim bir arkadaşım. Bir bayan. Türkiye de de çok önemli yerlerde bulunmuş bir insan. O bulunduğu önemli yerden rahatsızlığı dolayısıyla ayrıldı emekliliğini istedi ayrıldı. Beni gördüğünde çocuklar gibi sevinirdi. Öyle mutlu olurdu. Kanser tedavisi görüyordu. Ben içeri girdikten sonra baya bir düzelme olmuştu ben içeri girdikten sonra polisler gidiyorlar bu arkadaşıma benimle ilgili konuşmasını bir şeyler söylemesini bu türden baskılar yapıyorlar. Ve diyorlar ki, bunu yapmazsanız birlikte olan fotoğraflarınızı yayınlarız. Arkadaşım evli değil bekar. Ben evliyim. Eğer böyle bir şey varsa bunun hesabını ben sadece eşime veririm. Ama böyle bir durum da yok. Aramızda bir böyle bir ilişki yok yani. Đkimiz de birbirini çok seven iki dostuz olamaz mı? Yani bir erkeğin dostu hep erkek mi olur? Benim erkek arkadaşlarımdan çok bayan arkadaşlarım var. Ve hepsine de bayılırım. Onlar benim canım ciğerimdir. Ve kızcağız kahrından vefat ediyor sayın başkan. Buna cinayet denmez mi? Kanser tedavisi gören bir insana bunu yapacaksınız. Seni de içeri alırız diye şantaj yapacaksınız. Ali Özoğlu ile ilgili bilgiler ver diyeceksiniz. Bu hangi devlette yapılır? Ancak faşizm de yapılır bu. Bir polis devletinde yapılır bu. Bunu emniyetin yaptığını düşünmek istemiyorum. Emniyet için emniyetin içindeki bazı densizler bunu yapıyor. Bu operasyonda görev alan bazı densizler. Bu arkadaşım bu ülkenin bayrağını taşıyan bir kurumda çok üst düzeyde görev yapan bir insan. Yakışır mı? Yahu yayınlayın fotoğrafları yayınlayacaksınız. Ama bu operasyonda alabildiğine dibe vurmuşluk var. Đnsanların onuru haysiyeti her şeyi darma duman ediliyor. Onunla kalmıyor insanlar öldürülüyor. Bir toplum gerçeği olarak hukukta bunu nasıl tanımlanır bilemiyorum bunun adı cinayettir. Başka adı yok bunun cinayettir bu. Benim arkadaşımı canımı ciğerimi öldürdüler daha başka kimlere neler yaptıklarını bilmiyoruz onu da sanırım çıkınca öğreneceğiz. Ama hep söylüyorum bu ülkede hukuk tecelli ettiğinde bunun bedelini bu yapanlar en ağır şekilde ödeyecekler. Hiç şüphem yok. Rusya da Sovyet Rusya döneminde Çekoslovakya Rusya dostluk derneği diye bir bina var. Burada KGB personeli eğitim görüyor. Orası bir okul. Orada ne öğretiyorlar. Dünyanın en iğrenç şeylerini öğretiyorlar. Mesela, istihbarat örgütündeki görevli kadınlara en iyi fahişe nasıl olunur onu öğretiyorlar. Hatta erkeklere nasıl homoseksüel olunabileceğini bile öğretiyorlar. Hepsi istihbarat ajanı bunların. Oranın asıl adı kırlangıç okulu. Bunlar şunu yapıyorlar. Bunların görevi KGB ye eleman kazandırmak. Başka hiçbir şey değil. Đngiltere den bir gün bir iş adamı gidiyor oraya. Otelden yerini ayırıyorlar falan. Adam gayet güzel ağırlıyorlar. Sonra odasına çıkıyor kapıyı açıyor içeriye giriyor, girdiğinde bir bakıyor ki, çok güzel bir oda görevlisi bir hatun. Hemen adamın üstüne atlıyor. Beni Rusya dan götür ben seni çok seviyorum, seninle sevişmek istiyorum filan ya dur mur filan derken kapı açılıyor şak, şak, şak, şak fotoğraflar sonra adamı oturtuyorlar bunu ailene yollarız. Memleketinde seni rezil rüsva ederiz. Eee Rusya adına çalışacaksın. Bu adam Rusya adına çalışmaya başlıyor. Sonra Đngiltere bunu fark ettiğinde, ikili çalışmaya başlıyor. Ve bir süre sonra da bir yerde ölü bulunuyor. Şimdi şu bize yapılanlar bana 4

5 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:5 onu anımsatıyor. Bunu Rusya çok yıllar önce yapmış. Bu kadar pespayelik olmaz ki. Đnsanların hayatlarıyla oynanmaz ki, hem de bunu yani benim devletimin kimliğini kullanarak yapamazsınız. Bu devlet bunun hesabını mutlaka sorar. Ve Türkiye Amerika gibi oynak bir ülke değildir. Đşgalci zihniyette değildir. Toplumu onlarınki gibi uyuşturulmuş bir toplum değildir. Biz hala aile mevhumunu yitirmemiş bir toplumuz. Onun için bizde bunları yapamazsınız. Emperyalist bir ülke değiliz biz her şeyden önce. Amerika bir polis devleti oluşturabilir. Ama Türkiye de ne yaparsanız yapın olmaz. Ha Menderes denedi bunu, o da kendi özel örgütlerini kurdu. Đstihbarat örgütleri kurdu. Bu bazı siyasilerin nedense böyle bir şeyi var zaafı var. Đktidarda kalabilmek için kendi aklınca istihbarat örgütü oluşturuyor ve ondan sonra onu da iktidarını devam ettirebilmek için kullanıyor. Ama niyeyse bir türlü uzun süre gitmiyor bu. E gitmez. Yani bizim milletimiz efendidir, hoştur, çok saygılıdır ama bunları bir türlü yemez yani. Türkiye de ikinci bir yedek devlet oluşturma hayali de böyle hayali olan varsa bunun sonu çok vahim biter. Bu millet buna izin vermez. Yok ederler. Yok ederler. Geçen gün anlattım. Đktidarlar nasıl taşındı Türkiye de Ecevit e nasıl sivil darbe yapıldığını anlattım, arkasındaki güçleri anlattım, uyuşturucu parasıyla bu işlerin yönetildiğini anlattım, bu tür organizasyonlarda her türlü pisliğin olduğunu anlattım, ADL nin ne olduğunu gösterdim. Đki gün sonra da gazetelerde okuyoruz. Bilmem kimin yeğeni uyuşturucuyla yakalandı. Önce elli kiloydu iki gün sonra grama düştü bir anda. Ama sorarsanız yeğenimi sildim. Olur. Bu sorumluluktan kurtarıyor mu sizi? Yeğeniniz olmasa ki ne olur. Ben bile eğer bu ülkede uyuşturucu ticareti yapıyorsam. Bu siyasi iktidarın ve devletin ayıbıdır. Devletin ayıbıdır. Buna siz engel olacaksınız. Onun için vardır devletler. O iktidarlar onun için vardır. O kurumlar çalışsın diye. Ve normal devletlerde başbakanı aramaz polisler. Alır götürür savcıya verir. Mahkemeye çıkarır. Kimin yeğeniymiş oğluymuş çocuğuymuş bakmaz ona. Kendi çocuğunuz bile olsa alıp götüreceksiniz. Hukuk çiğnenmez. Özal da bir defa delmekle bir şey olmaz dedi delik deşik ettiler. Ne oldu? Bitti. Özal demişken o da kendini kahraman yapmak için bir suikast hikayesi uydurmuşlardı aynı Bülent Arınç gibi. Kongrede Kartal Demirağ denen bir adam ateş ediyor kürsüdeyken. Ateş ettiği yerde Özal kürsünün arkasına saklanırken parmağına isabet ediyor parmağında yara yok Özal ın. Kurşunun geçtiği yerde bir halt yok. Kartal Demirağ ın kardeşi polis memuru iki gün sonra hava yollarına görevli gönderildi. Hadi vardı yarası. Olsun tamam. Yani sahte kahramanlar yaratarak sahte işlerle bu ülkede siyaset yapılır mı, bu ülkede iktidar devam ettirilir mi? Siyaset siz devleti çalıştırarak demokrasiyi geliştirerek ayakta duracaksınız. Onun dışında yürümez ki, onun dışında faşizm olur adı bunun başka bir şey değildir. Bu güvenlik müsteşarlığından bahsetmiştim demin bu güvenlik müsteşarlığının getirdiği bir başka tehlike de Türkiye için, küresel dünyanın artık bir parçası olmanın yolu ordan geçer. Tayyip Erdoğan da sanıyorum 2003 yada 2004 de şöyle bir şey söylemişti li yıllarda artık yeni bir dünya var ve bu dünyada Kemalizm bitmiştir. Türkiye bir dünyanın bir birimidir. Evet artık devlet olmaktan birim olmaya geçeceğiz. Koskoca bir devlet, kurtuluş savaşı vermiş bir devlet, bir millet artık birim olacak. Bunun adı nedir ki, devlet değiliz. Ulus olmayacağız. Millet kavramı yok. Peki biz ulusalcı olmadan nasıl uluslar arası olacağız yok nereye bağlanacağız biz o zaman. Kime bağlayacağız kendi elimize mi bağlayacağız teslim edeceğiz Türkiye yi? Ama bunları söylersek Ergenekon dan geliriz buraya. Türkiye hiçbir yere bağlanamaz. Türkiye teslim edilemez. Elimizden çeke çeke almaya çalışıyorlar. Sonra biz bu işi hızlandıralım diye de, Habur dan getireceğiz PKK lıları geçireceğiz. Sonra kamplardakini alıp getireceğiz. Kamplardakini alıp getireceğiz mahmur kampından falan getireceğiz. Đyi güzel getirelim. Peki teröristi ne yapacağız o silahlar nereye gidecek. Onlar gelecekler mi? Onlardan bahseden yok. Ama mahmur kampında kalanlardan bahsediyoruz. Onları getirince PKK yı getirmiş olacağız güya. Sonra Türkiye demokratik bir Türkiye mi olacak yani nasıl da barışı sağladık diye. Siz silahlarını almadığınız bir terör örgütünden nasıl barış sağlarsınız. Ayrıca ne barışı, senin ülkene savaş açmış bir terör örgütü var. Hangi ülke teröristine barış sağlamıştır. Olmaz ki böyle bir durum. Yani doğanın yapısına aykırı bu. Terör örgütü ancak gelir teslim olur ve olay fesholur 5

6 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:6 yani. Cezası neyse onu çeker. Böyle gizli kapaklı anlaşmalar yaparak hadi ben ayarladım savcıyı, hakimi, mahkemeyi gelin geçin ordan. Sonra Đmralı daki bebek katili de talimatlar verir. Kime veriyor, hükümete veriyor Tayyip Erdoğan a veriyor. Kendisi söyledi, ben söyledim o uyguluyor diyor. Tekzip etmediler. Ama ben teröristim. Kaçacak hiçbir yerim yok. Bir evim var, bir ailem var, işim var, işyerim var. Kaçma şüphesiyle içeride 22 ay. Delilleri karartırım. Ortada delil olsa hakikatten karartayım yani ortada delil de yok. Nazi Almanya sında bir adam bebek arabası imal eden bir fabrikada çalışıyor. Montaj bandında. Eşi de hamile. Nazilerde bebek arabası almayı yasaklamışlar. Ama çok istiyor. Diyor ki, evde yaparım. Her gün bir parça alıyor eve götürüyor. Bir şeyi götürme işi bittiğinde artık bütün parçalar gitmiş oturuyor eşiyle birlikte bebek arabasını yapıyorlar. Bittiğinde ellerinde bir bebek arabası yok, bir makineli tüfekleri oluyor. Yıllarca onlar bebek arabası ürettiklerini zannediyorlar. Her şey ne kadar masum görünüyor. Türkiye de de her şey çok masum görünüyor. Adına demokrasi adına yapıyoruz diyor. Hitler de demokrasi adına yapıyoruz demişti. Biz zannediyoruz ki, bebek arabası imal ediyorlar. Bu işlemler parçalar tamamlandığında bu ülkede faşizmin nasıl oturduğunu hep birlikte göreceğiz. Umarım o aşamaya gelmeyiz. Đddianamede benimle ilgili 11 tane iddia var. Kuvayi milliye derneğinin kurulmasında rol almak. Kuvayi derneğinin kurulmasında rol aldığımın hiçbir kanıtı yok. Ayrıca rol alsam da hakikatten kurulmasında yer alsam da bunun herhangi bir suçla alakası olduğunu düşünmüyorum. Çok kutsal bir isimdir Kuvayi milliye. Çok kutsal bir harekettir. Çünkü kurtuluş savaşında bunlarla başladık. Ben de bu isme, o kutsiyete inandığım için Kuvayi milliye derneğinde yer aldım basın danışmanlığı yaptım onlara. Đki ay yada üç ay. Sonra benim düşünceme uymadığı için bıraktım. Ayrıldım. Kuvayi milliye derneği yasal bir dernek. Ha orda şahıslar yanlış işler yapmış olabilirler. Ben jandarma değilim, polis değilim yani bu memleketin kanunu var. Hukukçuları var polisleri var. Gereğini onlar yapar o suç işleyen insanlara. Ama Kuvayi milliye derneğini Kuvayi milliye ismini daha doğrusu. Suç örgütüymüş gibi göstermek çok masum görünmüyor bana. Zaten bu davaya Ergenekon denilerek yani Türkler için kutsal olan bir şeyi yerle bir ettiler. Üst üste koyuyoruz bütün kutsiyet kutsal olanlarımız ayaklar altında. Kuvayi milliye derneğinde yer aldığımı hiçbir zaman inkar etmem etmedim de. Yani oradaki insanların yaptıkları da beni bağlamıyor o hukukun bileceği iş. Toplumsal dönüşüm yayınları benim yayın evim. Ve bir de toplumsal haber diye bir sitem var, gazete. Şimdi bu yayınevi ve gazete örgütün propagandasını yapıyor diye iddia edilmiş iddianamede. Peki ben Nutuk u çıkarttım. Geçen gün de söyledim benim yazarlarımın yüzde 95 i asker. Burada örgüt kim? Neyin propagandasını yapıyorum o zaman? O zaman ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor. Ben savunmama başladığım günden beri ağırlıklı olarak silahlı kuvvetleri savunuyorum burada. Ha onu savunmak bana mı düşer evet benim üzerimden ateş ediliyorsa bana düşüyor burada. Şurda bana düşüyor. Elbette benim görevim o değil. Ama benim iddianameye benimle ilgili bu yönde hep ithamlar var. Đddianamenin zaten tamamında böyle var da. Örgüt tarafından basın sözcüsü olarak görevlendirildiğim iddia ediliyor efendim Kuvayi milliye de. Bu örgüt hangi örgüt, beni kim görevlendirdi? Kendi hür irademle anayasanın bana verdiği haklarla Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak gittim üye oldum. Ben burada sadece basın danışmanlığı yapabilirim elimden gelen budur dedim. Basın danışmanlığını yaptım dediğim gibi bir iki yada üç ay süreyle neyse. Ve sonra düşüncelerini beğenmediğim için o insanların ayrıldım. Đdeolojik olarak beğenmedim yani. Örgüte eleman kazandırma diye bir itham var. Ben örgüte eleman kazandırmışım da ne yapmışım? Kırsala mı yollamışım? Kamplara mı göndermişim? Kimi kazandırmışım? Bu elemanlar kim? Nerede kazandırmışım bu elemanları? Bunlar yok. Ama yaz örgüte eleman kazandırma. Olur. Sivil toplum hareketlerini organize etme ve içerisinde yer alma. Sivil toplum hareketlerini organize etmek Türkiye de suç mudur efendim? Anayasal hak. Yetmiş bin adım mı yetmiş milyon adım diye yürüyorlar. Onlar niye içeride değil. Ha Amerika ya karşıysan olur. Ayrıca sivil toplum hareketlerini organize etme ve içerisinde yer alma dediği şey sadece cumhuriyet mitinglerinde yer aldım. Onun dışında başka hiçbir sivil toplum hareketinde ne 6

7 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:7 organize ettim ne de yer aldım. Bu hareketler içerisinde de örgütün afişlerini dağıtmakla itham ediliyorum. Şimdi bu iddianameyi yazan zihniyetin Atatürk düşmanı olduğunu ordu düşmanı olduğunu bana söyleyebilir misiniz, olmadığını söyleyebilir misiniz? Mümkün değil. Örgüt afişleri bunlar. Türk askerine güveniyoruz. Mustafa Kemal in askeriyiz. Örgüt afişi. Örgüt lideri. Mevzu bahis vatansa gerisi teferruat. Örgüt lideri de Atatürk. Askeri ihalelere, ihaleleri takip etmek ve örgüte para kazandırmak denilmiş. Askeri ihalelere girdiğimin bir tane kanıtı yok. Para kazandığım hiç yok. Hangi ihaleyi takip etmişim ve para kazanmışım ben. Yok efendim bu. Ama itham var. Örgüt adına tahsilat. Ya ben kendi yayınevimin alacaklarını tahsil edemiyorum örgüt adına neyi tahsil etmişim ben. Ne tahsil etmişim? Kimden etmişim? Nereye vermişim bu paraları? Kimin hesabına yatırmışım? Kimin cebine koymuşum bu paraları? Bu da yok. Askeriye ve bürokrasi içinde yapılanma. Askeriye ve bürokrasi içinde yapılanmanın bu ithamın altında şöyle diyor efendim. Bürokratlara hediye göndererek. Gönderdiğim hediye ne. Yayınevinin kitapları. Bununla hiçbir yerde yapılanamazsınız. Eğer rüşvet olarak bunu alan insan varsa, rüşvete yatkınlığı varsa rüşvetçiyse kitapla rüşvet veremezsiniz, olmaz. Çünkü onu tatmin etmez. Çünkü bu hayatına pratik olarak bir şey kazandırmaz. Çünkü kitap zaman içerisinde insana, aklına, düşüncesine ışık olur. Hayatına bir şey katar. Ama rüşvet yiyenlerin, rüşvet yediğinde hemen etkisini göreyim, hayatıma sosyal hayatıma bir faydası olsun. Rüşvetin mantığı ve zihniyeti budur zaten. Ben kitap göndererek nasıl orada yapılandım. Hayır öyle bir şey yapmaya kalksam adam döver beni. Ama benim bir protokol listem vardır. Çıkan kitapları en az iki yüz altmış beş kişiye yollarım. Bunlar gazeteciler, yayınevleri, askerler, kaymakamlar, valiler, hakimler, savcılar, emniyet müdürleri, polisler bunlar hepsi benim devletimin personeli, benim ülkemin insanı. Beşiktaş adliyesine de yolluyordum ben. Bu rüşvet mi olur eğer rüşvetse ben şimdi niye buradayım. Eğer Beşiktaş adliyesinde de yapılandıysam ben niye şimdi buradayım o zaman. Yapılandıysam zaten beni kimse tutuklayamazdı o zaman yani bu mantık bunu gösteriyor. Olur mu öyle şey. Hakikatten bu insanımıza hakaret. Kitabın hırsızlığı olmaz. Kitabın rüşveti de olmaz. Yani kitabınızı çaldığını görürsünüz yayınevinde çok yaşadım bunu. Çaldığını görürsünüz adamın ve görmezden gelirsiniz onu. Bilakis biz kitabımız çalınsın diye de o uygun zemini hazırlarız da. Kitabın hırsızlığı olmaz ki. Ordu içine sızma girişimi. Ordu içine nasıl sızmışım. Ordu içine sızıp ne yapmışım bunlar yok. Karargah evleri diye bir şey anlatıldı bana. Yani benim aklımda tek oluşan şey o ışık evleri. Çok model alınmış ve böyle bir şey üretilmiş. Aklıma gelen ilk şey o oldu. Ordu içine niye sızayım ki ben. Ordu benim ordum zaten. Sızılacak bir ordu varsa başka ülkenin ordularına sızarım. Bu da Türkiye nin sorunu değil o ülkenin sorunudur. Ben orduya niye sızıyım. Ne yapacağım orduya sızdım. Benim bir sürü asker arkadaşım var. Hepsi de can ciğer dostum. Çünkü ben de askerler de sosyal bir varlığız. Oturur sohbet ederiz, güncel olayları tartışırız. Her şeyi konuşuruz, 2 dost neyi konuşursa onları konuşuruz. Şimdi benim 5 tane hakim arkadaşım olunca Adliyeye mi sızmış olacağım? Tayyip Erdoğan ı bu durumda bu mantıkla nereye koyacağız? Đçişleri bakanını nereye koyacağız bu durumda? Đçişleri bakanı hem adliyeye sızmış hem emniyete sızmış. Bir taraftan emniyete talimat veriyor gereğini yapın diyor. Öbür taraftan Đçişleri bakanı ve Başbakanı diyor ki gelen PKK lıyı geçirin, sızma bu değil de benim yaptığım arkadaşlık mı? Sızmanın ağa babası budur. Devlet kurumlarını böyle sulandırırsınız, devletin yapısını böyle dinamitlersiniz. Devletler böyle çöküyor. 70 li yıllarda 80 e gelirken de böyle devlet yapısı çöktü 21 bin insan öldü. Kimin insanıydı ölen? Bizim insanlarımızdı. Niye oldu bu? Basiretsiz politikalar yüzünden ve adı sadece bu. Haa bunu bilerek yaptılar, bilmeyerek yaptılar onu tarih yargılıyor ama 80 darbesini el birliği ile getirdiler. Şimdi düşünüyorum ya bu darbenin ortağımıydı acaba o günkü siyasetçiler? Ve o günden bu güne faşizmin ağa babası geldi. 80 le başlayan bir faşizm var. Özal la başlattı gidiyoruz. Ama burda yapılmış bir darbe var, gerek askeri darbe, gerek sivil darbe onlar darbe değil, hazır yapılmışı var ha sivil darbe TÜSĐAD ta Ecevit MC hükümetine darbe yapmıştı. Yargılayın sana onları da. Dernek ha oda, TÜSĐAD ne yaptılar? Đlanlar verdiler 7

8 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:8 gazetelere. Bu hükümet gitmeli, bu hükümetin bilmem ne yapmalı diye. Sonra bütün iş adamları ile el birliği ile yağı, mazotu, gazı, şekeri ortalıktan bir çektiler hükümet küt gitti, al sana darbe. Hadi askere Evren e yetmedi gücünüz, Evren e askere demiyorum sözümü geri alıyorum. Evren e gücünüz yetmedi. Korkunuz ya da dostluğunuzdan dolayı bir şey yapamadınız. TÜSĐAD sivil, darbenin en kralını yaptı. Yok, ama yazar ve yayınca Ali Özoğlu darbe yapacak, orduya sızacak, örgüt adına tahsilat yapacak, bürokrasinin içinde yapılanacak, cak da cak bir sürü şeyler. Askeri itaatsizliğe teşvik, hangi askere demişim şu komutanlarını çok ipleme. Đtaat etme diye, yok. Silahlı örgütü yönetmek. Örgüte bakıyoruz bir silah yok ortada, benden bir tane çakı bıçağı bile çıkmadı, örgütü yöneten adamda bir çakı bıçağı olmaz mı Allah aşkına? Olması lazım, yok. Cebir ve şiddet kullanarak meclisi ortadan kaldırmaya teşebbüs, 311/1, 312/1 hükümete karşı cebir ve şiddet. Hükümetin elinde ki polisi, askeri her şeyi alt edecek gücüm var ve ona karşı da cebir ve şiddet kullanacağım. Bu eylemlerimi, bu iddiaları, bu ithamları yapabilecek hangi davranışım olmuşta bunu yazdılar bana? Oda yok, telefon kayıtları var, dostlarımla yaptığım konuşmalar, o kayıtları da sahte belgelerle almışlar. Belge sahte yani beni dinleme kararı sahte. Şimdi ordan ben nasıl yargılanacağım? Yani temeli çürük. Şimdi Tutkun Akbaş diye bir gazeteci var, benimle röportaj yapıyor, benim söylediklerimin tam tersi bir haber yapıyor. Yaptığı haber; Coplu, telsizli motorize ekip kuruyor, bir milyon tane. Bir milyon motoru hangi ülke imal edebilir, üretebilir? O bir milyon motoru ben nasıl alabilirim ekonomik olarak? O bir milyon motoru nereye park edebilirim? Savcılık sorgumda söyledim Nihat Taşkın Bey sorguladı beni. Dedim ki savcı bey bu iş böyle değil, bununla ilgili tekzip yolladım, dava açtım, söylediğimin tam aksini yazmış bu adamlar. Bununla görüştünüz mü? Dedi ki yok görüşemedik, ulaşamadık dedi biz ona. Bana ulaşamadık dediğinde aslında ben gözaltına alındığımda 1 ay önce Tutkun Akbaş ile Organize şube görüşmüş, ifadesini almış ve tutkun Akbaş diyor ki; Evet onun söylediği öyle değil, motorize ekibi kabul etmedi, Erkut Ersoy u tanıdığını kabul etmedi. Ya Erkut Ersoy denen adamın durumu ortada. Bu adamı getirdiler bir gece bizim koğuşa, saat 11 filandı, bizim kapı açıldı biri girdi içeriye eşyaları boşaltıyorlar falan kalktım dedim ki hayırdır, kimsiniz? Gardiyanlar dedi ki bu burada kalacak öbür tarafta dedi rahatsızlık olmuş biraz filan. Dedim ki iyi kalsın yer çok nasıl olsa, 3 dakika geçmedi dedim ki beyefendi siz kimsiniz ve hangi suçtan yatıyorsunuz? Ergenekon dan dedi, ben Erkut Ersoy dedi. Ne dedim? Erkut Ersoy. Öldürüyordum çünkü ben içeriye girdiğim günden beri aklımdan geçen tek şey oydu. Benimle ilgili öyle saçma sapan yayınlar yapmış ki internette o motorize ekip kuracak diye, motorize ekibin başında Ali Özoğlu var diye. Bu tür yayınlar yapıyor. Nerde yapıyor? Özel büro diye bir yerlerde bir internet siteleri varmış bunların, orda yapıyor. Tutkun Akbaş ı kim gönderiyor bana? Bu gönderiyor. Tutkun Akbaş a izah ediyorum durumu. Bak bu adamları ben tanımam, etmem, kim olduklarını bilmiyorum. Ama böyle bir şey yok ben ilk defa senden duyuyorum. Bütün bunları söylememişim gibi Tempo dergisi de 1 milyon motorize ekip planlıyoruz diye yazıyor. Burda Erkut Ersoy la yaptıkları yazışmalar var, elektronik postayla. Erkut Ersoy un bu özel büro denilen sitede yaptığı bir yayını okumak istiyorum. Bu konuda yani metropolleri kuşatan başta Kürt mafyası olmak üzere tüm şehir terörüne karşı bir girişim başlatıyoruz, bunu bir müjde olarak verelim, böyle devam ediyor, tam 2000 motorize ekip Yunuslar gibi. Telsizli istihbarat ekiplerini 2007 içerisinde hazırlıyoruz. Aklı başında hangi insan bunu yapar? Yani ayrıca bu yapılan işle benim nasıl bir bağlantım vardır? Bunu da anlamış değilim, anlayamıyorum. Yani 2 kişi bir araya geliyor böyle bir haber çatısı oluşturuyorlar, sonra Tutkun Akbaş bu haberi yapıyor sonra emniyete geliyor evet öyle değildi diyor ama ben bundan sorgulanıyorum savcı beye neden bunu, bunu, bunu sormadınız diyo ulaşamadık diyor. Ama 1 ay önce görüşülmüş. Emniyet savcılara bilgi vermiyor o zaman. Ama emniyet savcılara soruları hazırlayıp yolluyor. Yani savcının işini zaten o yapıyor. Ayrıca bu konuyla ilgili mülkiye müfettişliğine ifade verdim, durumu anlattım ve her hangi bir işlem yapılmasına gerek duyulmadı. Anlattım belgeleriyle de koydum oraya. Dedim ki ya hiç aklını yemiş bir insana benziyor muyum yani? Bir insan bir 8

9 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:9 devletin içerisinde motorize, telsizli, coplu peki telsizi verdinizde roleyi nereden bulacaksınız? Kim verir bunu? Nasıl yaparsınız böyle bir şeyi? Ha benim üzerime mi vazife bu? Devletin yunusu var zaten yazmış oraya yunuslar gibi diye. O yetmiyor da yani birde ben mi yapacağım bunu? Şimdi bir istihbarat bilgi notu olduğunu anladığım polisin düzenlediği bir belge var. Kim altında imza Ayhan Işık polis memuru. Kuvayi Milliye derneği yönetim kurulu üyeleri; Emekli Kurmay Albay Fikri Karadağ Genel Başkan, Hüseyin Görüm Genel Başkan, Ahmet Türkyılmaz Sayman, Ali Özoğlu Basın ve Halka Đlişkiler Sorumlu Başkan Yardımcısı, Burhan Omay Genel Başkan Yardımcısı, Hatice Bahtiyar Üye, Đbrahim Özcan üye, 9, Nuri Vardarbaşı perde arkası Genel Başkan ve Tayyip Erdoğan ın bacanağı. Diyor ki yukarıda kuruluş bilgileri verilen Kuvayi Milliye derneği kurucu üyelerinin devre dışı bırakılmasının ardından yönetime yeni giren şahıslarla birlikte amaç dışı ve ütopik faaliyetler içerisinde bulunmak istedikleri gözlemlenmiştir. Şöyle ki; şu an faaliyette bulunan bina milli emlak idaresine ait olup Kasım 2005 tarihinde gayri kanuni şekilde işgal edilmiş, harap halinde ki bu binaya kaynağı belli olmayan 100 bin YTL masraf yapılarak kullanılır hale getirilmiştir. Nisan 2006 tarihinde not bu efendim şimdi bu notun ileriki sayfalarında şöyle diyor; Kuvayi Milliye derneğinin milli emlak idaresi bölge müdürlüğünden ihale ile kiralanması sırasında bölge müdürüne karşı nüfusunu kullanarak ihaleye kimseyi aldırmamış ve ihale yapılmış gibi işlem yapılarak bina derneğe kiralanmış. Dernek işgal mi etmiş bu binayı? Kiralanmış mı? Nüfusunu kullanan kim? Nuri Vardarbaşı, Nuri Vardarbaşı kim? Tayyip Erdoğan ın bacanağı. Onunla ilgili polisin değerlendirmesi aslında Kuvayi Milliye derneğinin kurulmasında perde arkasında ki şahıs Başbakan Tayyip Erdoğan ın bacağını Nuri Vardarbaşı dır. Bu şahsın yine tavsiyeleri sonucu Şişli ilçesine bağlı Nişantaşı semtinde bir şube açılmış, Mersin ve Antalya illerinde de birer şube açılması, açılma teşebbüsüne girilmiştir, dikkat edilecek olursa dernek merkezinin bulunduğu Kadıköy ilçesi ilk şubenin bulunduğu Şişli ilçesiyle, Antalya ve Mersin illerinde açılacak olan şubelerin özellikleri bu yerlerin ağırlıkta olarak CHP li seçmenlerin bulunduğu bölgelerdir. Bunlar CHP li seçmenlerin olduğu yerde özellikle açıyorlar, hedef Baykal dan dolayı CHP ye küsen ve DSP den beklentileri kalmayan ve de MHP ye sempati ile bakan bu nasıl bir seçmendir? CHP ye küsüyor, DSP den beklentisi yok e MHP ye de sempati ile bakıyor. Olur, mu böyle bir mantık? MHP ye sempati ile bakan milliyetçi insanların oylarını AKP safına çekmektir. Kimin? Nuri Vardarbaşı. Bu derneği kim kurdurmuş geri planda Nuri Vardarbaşı. Nuri Vardarbaşı nın amacı ne? Bu dernek aracılığı ile bu oyları AKP ye kaydırmak. Son zamanlarda Başbakan Tayyip Erdoğan ın Türk milliyetçilerine mavi boncuk dağıtması ve milliyetçilerin oylarına göz dikmesi akabinde medyada MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yi muhatap almadığını beyan ederek küçülmek istemesi ve ardından MHP camiasında Sayın Devlet Bahçeli ye muhalif bir kesim yaratarak bu kesimi kendi yanına çekmek istemektedir. Bacanağı Nuri Vardarbaşı nın ve sık sık MHP gecelerine katılan Fikri Karadağ ın talimatları nereden aldığını ortaya koymaktadır. Ha diyor ki polis Fikri Karadağ ve Nuri Vardarbaşı talimatları Tayyip Erdoğan dan alır, derneği de onlar böyle kurdu. Geri planında da Nuri Vardarbaşı vardı. Tayyip Erdoğan ın bacanağı. Şimdi benimle ilgili değerlendirmesi var; Ali Özoğlu parantez içerisinde istifa etti. Toplumsal Dönüşüm Yayınlarının ortağı, aynı zamanda dernek basından sorumlu kendisinin askeri çevrelerle olan ilişkisi başta Fikri Karadağ ve Hüseyin Görüm tarafından suiistimal edilmekte olup bilerek veya bilmeyerek kendisi kullanılmaktadır. Yarıca Sedat Peker in, Peker e ait olan Öztürkler.com sitesinde devamlı yazı yazmaktadır. Fikri Karadağ Kurmay albay emekli benim çevreme ne ihtiyacı var ki? Çok da önemli görevler yapmış, önemli yerlerde görev yapmış. Çevresi de oldukça geniş. Sadece kendi devresiyle muhatap olsa benden çok arkadaşı var zaten. Beni niye kullansınlar ki? Ama gene de biraz namuslu davranmış yani bilerek ya da bilmeyerek kullanıyorlar filan diye. Şimdi geçen gün ılımlı Đslam la ilgili hazırlanan kuramdan bahsetmiştim. Onunla ilgili Burhan Omay la ilgili bir değerlendirme var onu da okumak istiyorum. Fikri Karadağ aynı zamanda yönetimde bulunan Profesör Burhan Omay ın uzun yıllardır çalıştığı ayrıca bu 9

10 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:10 profesör değil bir köyde sağlık memurluğu yapmış yani sağlık lisesinden mezun olan bir adam. Öyle biliyoruz. Uzun yıllardır çalıştığı ve Kuran-ı Kerim i çözdüğünü buna göre Kuran-ı kerim de zinanın suç olmadığı buyurun Ilımlı Đslam CIA nin hazırladığı kitap bana getirip bas dedikleri adına Euro Đslam dediler sonra. Olmadı ve 5 vakit namazın emredilmediğini ortaya çıkardıklarını söylemektedir. Kuvayi Milliye olarak yeniden bir Kuran-ı Kerim yazılacağını halkın bu şekilde doğruları öğreneceğini bildirmektedir. Ayrıca idareye el koyduktan itibaren 1938 den sonra idareye gelmiş olan sivil ve askeri her şahıstan hesap soracakları söylerken Amerika da yerleşik bulanan Ermeni bir vatandaştan da 13 milyon dolar para beklediği de bilinmektedir. Burda 13 milyon dolar. Buraya geliyoruz Fikri Karadağ ile ilgili bir değerlendirme var, hiç onu okumayacağım bile. O değerlendirmenin en sonunda şu yazıyor; Bu şahıs ABD den 3 milyar dolar para geleceğini, bu para geldikten sonra demiş orda bitirmiş. 13 milyon dolar mı? 3 milyar dolar mı? Ayrıca kimdir bu Burhan Omay? Şu an Mardin de Mardin üniversitesinde rektör olarak atanan Serdar Omay ın amcasıdır. AKP nin gözbebeği. Orda Kürt kürsüsü açan. Serdar Omay ın amcasıdır. Şimdi bu polisin yazdığı değerlendirme demek ki doğru bir yerde. Bende iddianame mantığı ile gidiyorum. Bu Kuvayi Milliye derneğini Fikri Karadağ ve Burhan Omay a Tayyip Erdoğan kurdurdu demek ki. Burhan Omay böyle bir tip. Yani Kuran da 5 vakit namaz kılmaya gerek yok, zina da suç değil. E bunun yeğeni AKP tarafından özellikle atandı Mardin Üniversitesine Trabzon dan gönderildi. Gider gitmez ilk işi Kürdoloji bilmem nesi açacağız dedi. Kürt dili edebiyatı kuracağız dedi. O çalışmaların da başında yer alıyor bu insan. Đşte onlar orada yer alırken 2 yada 3 ay bunlar basın danışmanlığı yapmış olan ben Ergenekon dan içerdeyim. Sebep, ya ben bunca yıllık yayıncıyım, 17 yıldır yayın evim var. En az o kadar zamandır da yazıyorum. Bütün her şeyi silin Kuvayi Milliye Derneği genel başkan yardımcısı Ali Özoğlu. Neye hizmet ediyoruz? Ne yapıyoruz? Ben fotoğraf sanatçısıyım. Ayak takımı değilim ben. Yani zorla oraya sokmaya çalışıyorsunuz ama girmem, sığmam oraya. Biraz bilgiye hiç değilse saygı, insana biraz saygı ha buradakileri insan olarak görmüyor olabilirsiniz ama yazan, çizen insanlarsınız, okuyan insanlarsınız ya ey gazeteciler yapmayın, iddianame dili ile yazmayın şu haberlerinizi. Gazeteci gibi yazın, gördüğünüzü, düşündüğünüzü, değerlendirdiğinizi yazım ama iddianame dili ile yazmayın şunları da. Ha utandığımdan mı değil Kuvayi Milliye derneğine üye oldum. Tabi ki basın danışmanlığını yaptım onurla yaptım hem de ama ben Mustafa Kemal in kurduğu Kuvayi Milliye Derneği o kutsiyetle gittim oraya. Đdeolojik olarak bana uymadı insanlar ve ayrıldım. Ama ben benim 30 yıllık geçmişimi sil, üstüne onu yaz bana kötülük yapmıyorsunuz ya bu milletin inançlarına yapıyorsunuz bunu yazık. Bir toplumun değerleri yoksa biter. Toplum millet olmaktan çıkar, güçlü olmaktan çıkar. Bu, bu, bu devletin bu topraklarının içinde hepimiz yaşıyoruz. Yani bunun bir ırkçılık falan değil bu. Öyle bir işim de yok yani hiç ırkçılıkta yok, dindarlığım falan da yok. Ya kim inanır, kim inanmaz bana ne. Ben inanıyor muyum? Ben inandığım şeyden sorumluyum. Beni zangoş diye mi yolladılar yani herkes neye inanıyorsa ona inanacak tabi ki. Ben neye inançlarıma saygı ne kadar duyuyorsam, herkesin inancına da saygı duyuyorum ama oynamayın bizimle bu kadar. Ya bir gün gelir sizinle de oynarlar. Bunun yolunu açarsınız. Şimdi benim telefon konuşmamda bir yeri almışlar, Ankara ya gideceğim diyorum. Bir arkadaşımız askerlik için yardım istiyor. Tecili için, bunun için ne yapmam lazım diyor bana soruyor telefonda, bir arkadaşım aracılığı ile. Diyorum ki bak yurtdışında çalıştığına dair belge ya da okuduğuna dair belge varsa öğrenci olduğunu belgeleyecek askerlik şubesiyle görüştüm, askerlik şubesinde ki görüştüğüm de arkadaşım. Oda bana zaten izah ediyor diyor ki Ali Bey eğer oturma izni ya da öğrenci olduğu belgesi varsa onu göndersin problem değil, çocuk Türkiye ye gelemiyor. Bu söylediğim insan bir sanatçı. Bende diyorum ki Ankara ya gideceğim, bunu göndersin bir an önce ve bana sorulan sonu şu efendim; Daha doğrusu sorulmak istenen ben cevap vermedim poliste konuşmadım, susma hakkımı kullandım. Konuşmaları böyle kesik kesik konulmuş vaziyette. Ha yani gerekli sıkıyı ver oradan o şeyi alsın o belgeyi alır almaz da ben Ankara ya gideceğim yani onun için yapılma ihtimali yok yani dediğiniz tespit edilmiş, ismini 10

11 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:11 okumuyorum arkadaşın ile ne tür bir ilişkiniz var? Bu şahsın askerlik işlemini neden takip ediyorsunuz? Ya arkadaşım ya, olmasa bile biri rica etse yardımcı olmaz mısınız? Biri gelip dese ki ya hakim bey beni evden atmaya çalışıyor kiracım bunun için ne yapmam lazım? Benim elimde de kontratım da var. Yardımcı olmaz mıyız yani insanı olarak yapmaz mıyız bunu? Tanımaya ne gerek var ki. Şimdi eğer bir gün olurda Allah korusun ya bir süre sonra da düşünelim ki beni tekrar böyle bir furya yaptılar ve aldılar. Bana da sorgular Cemal Nayir i nereden tanırsın? E ben sizin adınızı vereceğim. Valla Nihat Taşkın ve Sedat Sami Haşıloğlu tarafından tanıdım diyeceğim. Evet, beni hapishane gönderen sizsiniz. Nereden tanıdım? Sizin sayenizde tanıdım, benim yan tarafımdaki hücrede kalıyordu. Şimdi bu mudur yani olay? Ceza ile ne tür bir ilişkiniz var? Var, sosyal. Almanya dan oturma izni getirince askerlik tecil işlemi olduğu halde neden siz işin olmayacağını ve Ankara dan halledeceğinizi söylüyorsunuz. Bu işten çıkarınız ne? Ha genelde ben askerlik işlemleri yaparım ve aradan da komisyon alırım. Ayıp, her tarafta rüşvet dönerde askeriye de dönmez. Hele askerlik konusunda. Yani şey mi diyecektim ona ya hicap duyuyorum bundan gerçekten. Senin bu işini hallederim ama bana da şunu vermen lazım diye. Hayatımda bir kuruşluk haram geçmişim yok, yalan geçmişim yok, riya geçmişim yok, 2 tane bakana danışmanlık yaptım, kendi eşimin tayinini bile o bakanın danışmanlığı yaptığım halde gidip de söylemedim. Eşimin öğretmen olduğunu söylemedim. Herkes Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma nasıl yapıyorsa tayinini benimki de öyle sıraya girdi bekledi. Eğer yapsaydım eşimde ona müsaade etmezdi zaten. Biz inanan insanlarız, namuslu insanlarız biz. Kimsenin hakkına asla bakmayız. Bugün başka birinin hakkını gasp eder, hakkına yan bakarsak yarın namusumuz da gider Allah korusun. Hayat böyle değil ki. Ama şurada kendi arkadaşıma yardımcı oluyorum diye orda resmen beni yani rüşvet almakla suçluyorlar, itham ediyorlar. Ama bugün bana onları yapanlar emniyette baskın yiyorlar, hayat kadınlarından rüşvet aldığı ortaya çıkıyor. Ha bu zihniyetle mi gideceğiz yani? Benim dosyama, deliller dosyama bir bilgisayar yazışmaları koymuşlar. 2 kişi konuşuyor. Bu konuşma da biri Sedat Peker i öldürmeyi planladıklarını falan konuşuyor. Sonra homoseksüel olduğunu söylüyor kendisinin sonra dönüyor emniyet bilgi işlemde çalıştığını söylüyor. Telefonları dinlendiğini, telefon dinleme işleri yaptığını söylüyor. Đşte hackerlik yaptığını söylüyor ama bu işlemi yapanların bu dosya da ha bir de bu vatandaşın adı Serhan. Abdülkadir Aksu nun üvey olduğunu söylüyor. Onun aracılığı ile de çeşitli evlere çöktüğünü söylüyor bu adam. Burda ki yazışmalarda bu. Bu benim dosyamda ne işi var bunun anlamış değilim. Eğer bunu koyduysanız bu yazışmaları yapan elektronik posta adreslerini de koymaları lazımdı. Eğer o olsaydı ĐP numarası çıkacaktı ortaya, oda yok ama benim dosyaya konmuş bu. Bakın bir doküman diye konulmuş. Benimle hiçbir alakası yok. Dedim ki acaba bu örgüte hakikaten üye olmuşumdur da benim haberim olmamış olabilir. Yine belgelerin içinden çıkan benim belgelerden yani deliller dosyasından Ergenekon terör örgütü şeması var burada. Bu şemada da aradım, taradım adım yok. Ama ben örgütü yönetmekle suçlanıyorum. Bu iddianameye benim bütün fihristimde ki telefon numaraları konulmuş efendim. Đsimler, telefon numaraları, tamamı. Burda ki insanların hepsi de onurlu, namuslu insanlar. Devlet görevlisi birçoğu bunların. Cep telefonları, ev telefonları neleri varsa deliller dosyasında hepsini koymuşlar. Bunun bu davayla nasıl bir ilişkisi olabilir? Bu dava operasyon değilse bunlar niye o zaman deliller dosyasında? Ve bu suç, bütün insanların dava açması gerekiyor. Đsimleri yayınlandığı için. DEKA gümrükleme diye bir şey çıkıyor karşıma delillerde. Bana ait olmayan bir şey onu da geçiyorum yine delillere konulan benim protokol listem var, yayınevinin o her yeni çıkan yayınları gönderdiğimiz protokol listesi var. Bu listenin içerisinde bu davadan dolayı gözaltına alınan, tutuklanan insanların isimleri de var. Olmaması anormal olurdu çünkü ben bir yayıncıyım çıkan kitaplarımı bu ülkenin düşünen, okuyan, aydınlarına, gazetecilerine, bilim insanlarına, devlet görevlilerine onlara yolluyorum. Onların isimleri, yayınevimin bütün bu listesi de burada. Burda bir liste çıkıyor karşıma. Kıbrıs Barış Harekatına katılan subayların listesi. Hepsi gazi, kimisi vefat etti onların listesi var, bu liste bende yoktu ama benim delillere 11

12 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:12 koymuşlar sağ olsunlar iyi olmuş bunların birçoğunu arıyordum, ulaşamıyordum, derli toplu bir şey oldu elimde. Yani onu sahipleniyorum benimdir diyebilirim ona. Mahkeme Başkanı: Yani o belge sizden mi çıktı? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Benden çıktı efendim evet. Mahkeme Başkanı: Tamam sizde çıktığını kabul ediyorsunuz öyle mi? Yani o belge size mi aittir? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Bana ait değil efendim. Mahkeme Başkanı: Tamam Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Bana ait değil. Ama benim delillerin içerisinden çıktı bu. Mahkeme Başkanı: Yani sizin delillerin arasında olmaması gerektiğini mi söylüyorsunuz? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet efendim, evet efendim. Burada 3 tane fotoğraf var. Bu fotoğraflar Sedat Peker ve Ecevit diye bir gazeteci var şimdi Fethullah a övgüler dizerek haberler yapan filan bir tip. Onunla ikisinin fotoğrafları var. Bu çocuk daha önce Cumhuriyete falan yazıyordu. Sonra eksen kayması oldu galiba bunda. Bu arada da bir kitap çalışması yapıyor, bizim yayınevine gelip gidiyor. Bu fotoğrafları da o kitap çalışması kapsamında getirdi. Bende bulunmasının nedeni budur. Kitapta kullanılacak diye getirdi, kendisi getirdi ve şeyi budur menşei budur efendim bunların. Yine Kuvayi Milliye derneğinden 18 Temmuz 2006 tarihinde istifa ettiğime dair mektup vardır, dilekçe. Bu Kuvayi Milliyenin defterinde kayıtlı olan orada ki görevimle ilgili yazan basın danışmanı olarak bu günlük ders programını geçen gün anlatmıştım, tekrar anlatıp vakit geçirmek istemiyorum efendim buna. Ama dilerseniz anlatabilirim tekrar. Mahkeme Başkanı: Taktir sizin yani tekrar kayda geçmesini istiyorsanız anlatabilirsiniz. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Hayır efendim ben anlattım zaten onu. Mahkeme Başkanı: Tamam, buyurun. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Ya kısaca bahsedeyim isterseniz bundan bu günlük program bana bununla ilgili askeri öğrencilerin gelip işte onlara bir ders programı uyguladığımızı filan iddia edilmişti, böyle bir itamda bulunulmuştu. Kime ait diye sormuşlardı bana, bende bana ait değil dedim eşimin olabilir, eşim öğretmen olduğu için ders programı çokta dikkatle bakmadım çünkü 5, 6 gündür nezarethane işkencesi yetmişti bize. Gecenin bir yarısıydı artık sorgulanmaya başladığımızda. Ama sonradan incelediğimde gördüm ki bu bana ait değil eşime ait hiç olamaz çünkü eşim sınıf öğretmenidir bu yatılı bir öğretim sistemine göre yapılmış. Öyle sanıyorum ki bir anaokulu düzeyinle ya da o düzeyde ilkokul düzeyinde bir durum ve okul kıyafetleri değiştir gerekirse az yemek ye, derse hazırlanma diye bir şey var, iddianamede de okul kıyafetleri değiştiri almışlar, bu okul kıyafetlerini değiştir işte Harbiye den gelen öğrencilere bunu öğütlüyoruz, değiştir ve öyle derse devam et. Oysa ki hemen üstünde okul dönüşü diyor saati var 16. Ders tekrarı, ders dinleme, kitap okuma, dinlenme, Kuran okuma, yemek ve dinlenme, test çözme, ders çalışma, yatmaya hazırlık, yatış, hemen uyku. Harbiye de okuyan öğrencilerin eğer izinleri yoksa hafta sonu bile çıktıklarında evci izinleri yoksa gittikleri yerde kalamazlar, okula dönmek zorundalar. Ama bu ders programına göre bütün hafta boyunca ve bu iddianameyi yazanlara göre Harbiyelileri alıyoruz, bütün hafta boyunca eğitim veriyoruz ve diyoruz ki zamanında yatmazsan hafta sonu oyun oynayamazsın. Ya Harbiyeliye ne oyunu oynatıyoruz ya? Ya bunu askeri okula sızmış öğrencileri de böyle eğitiyorlar diye iddianameye yazmışlar. Yani burda subay arkadaşlarımız var, Harbiye den böyle bir şey olabilir mi? Olabilir mi albayım? Đddianamede göz ameliyatı diye bir şey var en sonunda örgüt öyle gizli ki buluşacakları yeri göz ameliyatı diye şifreli konuşuyor diyor. Hakikaten akıl durgunluğu bir durum. Yani bunu yazanlar ya örgüt görmediler, ya örgütün ne olduğunu bilmiyorlar, göz ameliyatı diye örgüt şifreli konuşma olur mu? Öyle konuşuyorum. Oysaki gözaltına alınmadan önce göz ameliyatı olmuştum ben ve onun raporları da burada. Geçmiş olsun diye arayanlara ameliyat oldum işte 3 gün sonra 5 gün sonra neyse yayınevinde olacağım, görüşeceğim falan o türden konuşmalar. Ha örgütün gizli konuşması oldu o, göz ameliyatı. Ya o ameliyattan dolayı cezaevinde, Tekirdağ 12

13 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:13 cezaevinde gözlüğümü vermedikleri için gözüm kör olma noktasına geldi. Doktor raporuna rağmen gözlüğü vermediler. Hayır, veremeyiz burası yüksek güvenlikli cezaevi burada o yasak. E ne yapacağız? Yani siz alın, e bizde alamayız alsak bile beyaz camlı gözlük olacak. Ya göz ameliyatı ışık kör eder diyor doktor rapor vermiş. Yok, kardeşim renkli gözlük olmaz. 8. aya geldiğimizde artık gözüm yüksek derecede görme kaybına başladı. Buraya geldiğimde hastaneye gittim ve 2 gözümden de ameliyat yapmak zorunda kaldılar. Dokunaklı yaparak, eğer bir süre daha olmasaydım artık ameliyat olma şeyi de geçiyordu yani artık göz gitti yani. Bir mason listesi var, bu liste benden mi çıktı, çıkmadı mı bilmiyorum ama çok bir şey ifade etmez benden de çıkmış olabilir benim bu türden çalışmalarım var. Onunu içinde yani çıkmışta olabilir, çıkmamışta olabilir bu. Onun için bununla ilgili soracaklarınıza da elbette cevap veririm. Birde iddianamede en çok şeyin de üzerinde duruyorlar işte subayların adresleri, telefonları var, sicilleri var filan diye. Az önce de söylediğim gibi o adresler bizim yayınları yolladığımız adreslerdir. E telefon numarası olacak tabi. Neyle iletişim kuracağız ki biz? Dumanla mı haberleşeceğiz? O suç olarak ifade ediliyor bize. Burda Tutkun Akbaş ın verdiği ifadenin kopyası efendim. Bu da özel büro denilen sitenin Erkut Ersoy un, Tutkun Akbaş la yazıştığı elektronik postaları ve bu bu olayla benim hiçbir ilgimin olmadığı zaten bu yazışmalarımda da belli. Akın Bir doküman dedikleri ve internet yazışmalarını da CD nin içerisinden çıkmış bu. Oda bana ait olan bir şey değil efendim. Đddianamenin en çok meşgul eden konularından bir de benim köşe yazılarım. AKP nin Şemdinli tezgâhı, alın size derin devlet, çok özel iki mektup, biri idam edildi öteki hırçınlaşma aşamasını tamamlamak üzere diye, devletin güvenliği tehlikede, er mektubu görülmüştür, siz kızınızı kaç dolara gösterirsiniz, Türkiye artık bizim kontrolümüzde, bir güneydoğu gazisinin mektubu, ha işte bu Oktay Yıldırım ın bir yazısı. Bu yazı evet Oktay Yıldırım güneydoğu gazisi. Bu yazı bana elektronik posta ile gelmiş ama bu yazı benim elektronik postamdan çıktığı için ayrıca bunu internet sitemizde de yayınlamışız çünkü çok güzel bir yazı. Bir güneydoğu gazisinin duygularını herhalde ancak bu kadar güzel bir gazi anlatabilirdi. Başka kimse anlatamazdı. Bu yazı gelince bende bunu internet sitemizde yayınlamışım. Oktay Yıldırım ın kim olduğunu bilmiyorum sadece güneydoğu gazisi diye yazıyor altında. Hayatımda ne gördüm, ne tanıdım, ne bir arada oldum ama örgüt bağlantısı olarak iddianameye girdi. Bir başka konu çeşitli mektuplar var, bu mektuplar 2 tane sanıyorum bundan, Neriman Aydın tarafından, Yaşar Büyükanıt a yazılmış mektuplar ve bana da yollanmış bunlar. Bunlarda örgüt bağı olarak hatta orduya sızmak olarak tabi Yaşar Büyükanıt ı kafaya alarak orduya sızacağız. Bana yollamış, bana yollamasının nedeni ben bir yazar olduğum için ve editör olduğum için aynı zamanda kızım bile dersini yaptıktan sonra yani neredeyse Matematik ödevini bile gelip baba yanlış var mı? Bir kontrol et diye böyle bir şey vardır yani alışkanlık vardır. Hukukla ilgili bir şey olduğunda sizin çocuklarınız, çevrenizdekiler size sormazlar mı? Kime soracaklar? Neriman Aydın da bana yolluyor, bunu bir gözden geçirir misin diye? Gönderme amacı bu. Oda iddianamede bu türden yer alıyor. Çeşitli dosyalar var benim bilgisayarımda daha doğrusu CD lerden çıkmış, Güneş operasyonu ile ilgili slayt gösterileri var, Güneş operasyonu nerede yapılmış Kuzey Irak. Kim yapıyor? TSK. Oradan çekilmiş fotoğraflar zaten neredeyse tamamı fotoğraflardan oluşuyor slaydın. Şimdi yalnız şöyle bir şey var bu slaydın bir tanesine şöyle bir şey yazılıyor; PKK teröristleri parantez içerisinde bebek katilleri bir hiç uğruna kötü bir ölüm. Bu slaydın üstünde böyle PKK teröristleri, bebek katilleri filan diye bir şey yazmaz. Çünkü bu ciddi bir durum. Yani bu lise talebeleri yapmıyor bunu. Böyle bir şey yazmışlar olabilir bütün o operasyonla ilgili fotoğraflar var. Yine Genelkurmay Başkanlığının ermeni sorunu diye bir slayt gösterisi var. Orda da bütün ermeni sorununun ne olduğunu, detaylarıyla, haritalarıyla, belgelerle açıklanmış. Kim yapmış bunu? Genelkurmay Başkanlığı. Bu da benden çıkmış. Bunlar birer eğitim amaçlı hazırlanmış slaytlar. Yani sıradan laf olsun diye hazırlanmış şeyler değil. Ege konferansı yine öyle Ege ile ilgili çalışma bir slayt gösterisi bu. Ege denizi ile ilgili, tarihi gelişimi filan anlatıyor işte Ege sorunuyla. Hukuksal tartışmaları anlatıyor. Bunlar şunun 13

14 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:14 için hazırlanır; Çeşitli dönemler konferanslar yapılır, o konferanslarda size Ege sorunuyla ilgili diğerine Güneydoğu ile ilgili diğerine bir tatbikatla ilgili konular verilir ve hazırlarsınız. Amaç budur burada ve o konferanslarda slayt gösterisini yaparsınız. Yine Güneydoğu ile ilgili var ve bütün bunlarda Genelkurmay başkanlığı damgası vardır. Neden o damga vardır? Çünkü bunu hazırlayanlar subaydır da onun için. Nerde gösterilir bunlar? Askeri okulda, askeri bir alanda. Ha gerekirse oda vardır vatandaşı eğitmek için okullarda da brifing verilebilir. Bunlar yapılan şeylerdir, olağan durumlardır. Yani burada art niyet aramanın mantığını da ben anlamıyorum. Ha benden ben şimdi şunu diyebilirsiniz iyi güzelde kardeşim bunlar sende ne geziyor? Benim yayınlarımın yüzde 95 i TSK mensupları ve bunları hazırlayanlar benim arkadaşlarım. Bunlarda kitap hazırlığı içerisindeler. Mesela bizim öyle piyasaya verilmeyen ama çıkarttığımız bir çok kitap vardır. O kitapları kendi birliklerinde dağıtırlar. Yani bir değerlendirme raporu gibidir o. E bu insanlar da gelir güvendikleri için, dostları olduğum için, dostlarım olduğu için gelirler benim yayınevimde bu çalışmalarını hazırlarlar ve bunlarda o arkadaşlarımın. Benim belgelere yine delillere söyle bir belge çıktı; yine şunlarda hep o döneme aittir. Tarih kaç? 1999, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Öğretim Başkanlığı Ankara. Proje takım çalışması sonuç raporu. Yani bunlar tabi orada Kara Kuvvetleri falan yazınca olay örgüt için çok vahimleşiyor, tamam askeriyeye sızacaktı işte. Burda bir isim listesi var, bunu ben bende böyle bir isim listesi yok yani Rauf Denktaş tan başlıyor, profesörler, doçentler ve doktorlar. Bunun mail adresleri falan diyor ama yani bunun benimle ilgisi yok efendim. Ne olduğunu anlamış değilim ayrıca. Sonradan mail adresleri diye böyle bir şey var. Şunu düşündüm belki bu çalışmaları yapan arkadaşlarım olabilir, onların çalışmasının içinde olabilir çünkü tamamı profesörler, doçentler ve doktorlar. Muhtemelen onlara ait olan bir listedir o. Yani bende bana ait değil benim içinde her hangi bir anlam ifade etmiyorlar. Yine Mutlu Barış Harekatı ve Kıbrıs la ilgili son durumu değerlendiren ki bu buda bir eğitim çalışmasıdır son durum değerlendirmesidir adı da odur. AKP nin icraatları diye bir slayt gösterisi var bu benimdir evet ben hazırladım. AKP nin nereleri hangi ülkelere sattığını gösteren bir harita var. Sonu da satılık vatan Türkiye diye bitiyor. O benimdir. Burda Şener paşanın fotoğrafı var birkaç kişi ile birlikte. Buda bana ait değil ama benden çıktığı söyleniyor. Yine başka subayların fotoğrafları var. Đddianamede şu fotoğraf bir askeri birliğin önünde çekelmiş diye belirtiliyor burası askeri birlik değil burası Şile cezaevi. Yeğenim benim bir kavgadan dolayı 15 günlük ceza aldı, hapis cezası subaydı dövdüğü de üstüydü 15 gün hapis cezası almıştı ve Şile de 15 gün hapis yattı orada teslim ettiğimizde çektiğimiz fotoğraftır efendim. Ara verebilir miyiz efendim biraz. Duruşmaya saat 13:00 e kadar ara verildi. Duruşmaya kaldığı yerden devam olundu. Bu sırada bir kısım sanıklar müdafilerinden Av. Đlkay Sezer, Av. Mehmet Eren Turan, Av. Ali Rıza Dizdar, Av. Yasemin Antakyalıoğlu, Av. Yusuf Erikel ve tutuksuz sanık Yüksel Dilsiz in geldikleri görüldü. Huzurdaki yerlerine alındı. Ayrıca tutuklu Sanık Osman Gürbüz ün rahatsızlığı nedeniyle duruşmadan ayrıldığı anlaşıldı. Sanık Durmuş Ali Özoğlu eski kimliği tahtında huzura alındı. Sanık Levent Ersöz müdafii Av. Ali Rıza Dizdar söz almadan konuştu: Gelen yazısını verdiniz bunu vermiyor musunuz? Davanın esasıyla ilgili savunma yapamıyorum, yapamayınca da insanlar mağdur oluyor. Mahkeme Başkanı: Taleplerinizi yazılı olarak sunabilirsiniz avukat bey. Sanık Levent Ersöz müdafii Av. Ali Rıza Dizdar: Yazılı verdim size. Yazılıya cevap alamadım. Mahkeme Başkanı: Tamam, tamam ya o şekilde zaten üst yazısını verdik size. Gizli olduğuna dair üst yazıyı verdik. 14

15 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:15 Sanık Levent Ersöz müdafii Av. Ali Rıza Dizdar: Đçinde ki gizlilikleri çıkarmışlar, gizlilikleri çıkarılan belge bana verilecek ki ben savunma yapayım, istihbarat savunması nedir? Cumhuriyet çalışma grubuyla istihbarat savunması nedir? Cumhuriyet çalışma grubuyla orada ki yazılanlar bire bir örtüşüyor. Ben bunları size anlatmam lazım.nasıl anlatacağım? Mahkeme Başkanı: Tamam avukat bey, avukat bey tekrar dilekçe verebilirsiniz. Sanık Levent Ersöz müdafii Av. Ali Rıza Dizdar: Peki, peki ama. Mahkeme Başkanı: Buyurun Durmuş Ali bey Sanık durmuş Ali Özoğlu sorgu ve savunmasına devamla. Mahkeme Başkanı: Buyurun. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Teşekkür ederim. Efendim belgeleri iddianamede deliller dosyasına konulan benim olduğu söylenen ve benim olan belgeleri açıkladım kısmen, kısmen diyorum çünkü binlerce sayfa var ve hepsi eğer açıklayacak olsam çok aylar sürecektir sanıyorum ama sorulduğunda elbette cevabını veririm onların. Şimdi iddianamenin içeriğinden biraz bahsetmek istiyorum ben. Đddianamenin yazılma mantığı mesela o değerlendirmelerde filan sürekli şu var; tutuklanmaktan korkuyor, tutuklanacağını anladı, panik yapıyor, sürekli bunlar yazılmış. Bugün 13 yaşında ki çocuklar bile artık telefonda konuşurken aman dinleniyoruz diye işi artık tiye alıyorlar. Bu tutuklanmaktan korkan bir örgüt üyesi telefonda bunu söyler mi? Zaten telefonlarını kapatır örgüt üyesi ve gideceği yere gider. Ayrıca örgüt üyeliği böyle bir şey değildir. Benim yayınevimde çıkan kitapların dağıtımı ile ilgili o işin organizasyonluğunu yapan Đbrahim Özcan dır. Benim arkadaşımdır, Đbrahim vakit buldukça da gelir o kitapların adres etiketlerini yapıştırttırır orada ki çalışanlara. O işin organizasyonluğunu yapar, postalanacakları postalattırır, kargoya verecekleri kargoya verdirttirir yani iş bölümünde o onu yapar ama iddianameye bakarsak biz bir örgütüz Đbrahim Özcan ın altında yer alıyorum bu arada her ne kadar Kuvayi Milliye derneğinden ayrılmış olsak da Fikri Karadağ a bağlı çalışıyoruz. Onu da nereden bağlıyorlar? Fikri Karadağ gözaltına alındığında Đbrahim beni arıyor telefonla diyor ki; ya adamı bizde şeyleri vardı diyor onları da veremedik diyor adamda diyor gözaltına alındı, tutuklandı filan diyor. O şeyleri dediği fotoğraflar, onları veremedik buda doğal olarak diyor ki evet doğal olarak diyor Fikri Karadağ a bağlı çalışıyorlar bende o telefon konuşmasında diyorum ki; Đyi oldu diyorum örgüt liderim ama yakalandığı içinde iyi oldu diyorum böyle bir örgüt olur mu? Böyle örgüt üyeliği olur mu? Bu Tempo da çıkan haberi defalarca söylememe rağmen, gene iddianamede bununla ilgili böyle şeyleri koydular. Ayrıca en önemlisi bir hükümet taslağı var, o benim değil. Erkut Ersoy u burada gördüm, onlarla yaptığım telefon kayıtları var zaten te benim bilgisayarda konuşma kayıtları vardı dijital ortamda. Tutkun Akbaş la ve Erkut Ersoy la. Erkut Ersoy denen vatandaş bu işleri niye yaptığını ona nasıl kızdığımı benim böyle bir şeyden haberim var mı da siz böyle bir şey yapıyorsunuz? Böyle bir şey benim adımı yazıyorsunuz böyle bir şeye. Tanıyor musun beni diye soruyorum telefonda tanımıyorum diyor ben şeyden tandım söyledi bana diyor Fikri paşa söyledi diyor. Yani adamın şeyi ortada zaten yani onu da görüyorsunuz. Benim ne işim olabilir? Tutkun Akbaş a diyorum ki o kayıtları da var ses kayıtlarında. Eminim onları da istersek onlarda kayıp oldu diyecekler. Diyorum ki kardeşim bende gazeteciyim ya, yazarım ben sana böyle bir laf etmedim sen bunu nasıl yazarsın? Oda bana diyor ki; ya ben aslında öyle yazmadım ama verdim içerde ne olduysa oldu. Ama o adamların yaptığı bu defa ben şey düşünüyorum yani bu Erkut Ersoy un Mehmet Eymür ün akrabası olduğu söyleniyor, bilmiyorum doğru mu değil mi? e Tutkun Akbaş ında Fettullahçı olduğu söyleniyor. Şimdi bunlar bana böyle bir tezgah kurdular ve bu tezgahın içinde savcılar da bunu özellikle mi koydular yani? Bana bunu nasıl olsa uydururuz diye ya da bu iddianameyi yazanlar. Biz bunu nasıl izah edeceğiz? Yani sırf bunlardan dolayı ben 22 aydır yatıyorum. Ergün Poyraz la ilgili bir konuşma var. Ergün Poyraz ı burada gördüm ben, burda konuştum. Hastaneye gidiyorduk birlikte orda konuştum ama benim yayınevimin yazarıdır. Dı daha doğrusu. Benim yayın evim 17, 18 yıllık bir yayın evi. Ben yayınevinde bir fiil olmadım, ortaklarım 15

16 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:16 uğraşıyorlardı ben uğraşmak istemedim. Ama ben sadece kitapların yayınlanması konusunda kararları veren insandım. Tabi tek başıma değil ortaklarımla ile beraber. Ergün Poyraz ın yazdığı kitaplardan hoşlanmadığım için artık Ergün Poyraz ı, kitaplarını bu yayın evinde görmek istemiyorum dedim ben arkadaşlarıma ve yayınlanmadı, çıkarttık yani, 3 tane filan, 3 ya da 4 tane kitabını çıkartmıştık. Kanla abdest alanları, misyonerler arasında 6 ay falan bu tür kitaplar. Ama oturup konuşmuşluğum yoktur, yazarlarımın birçoğuyla oturup konuşmazdım ben çünkü benim yaptığım başka bir iş var. Onun için de bilfiil yayın evinde oturup da ona vakit harcamak istemedim. Buda ayrıca benim ticari ilişkim, örgütle de bir bağı olamaz. Yılmaz Dikbaş la konuşmamda telefon kaydı konulmuş orada şöyle bir şey söylüyorum Yılmaz Dikbaş la masonlar üzerine, Türkiye de ki siyasi gelişmeler üzerine konuşuyoruz. Ergün Poyraz milli görüşün bir üyesiydi diye biliyoruz, onun üzerine konuşuyoruz. Şimdi yazarlıkta ya da gazetecilikte bir şey vardır, karşındakinin de ne bildiğini öğrenmek için bazen farklı şeyler söylersiniz karşınızdakinin de ne kadar ne bildiğini öğrenirsiniz ya da bilmediğiniz şeyleri öğrenirsiniz ondan, direk sorarsanız söylemezler ama bu şekilde konu sürekli deşelenerek gider. Ergün Poyraz ın JĐTEM tarafından mı yol veriliyor? Başka biri mi yol veriyor, var mı yok mu onu bilemem. Ama bildiğimiz bir şey var televizyonda da gördük jandarma tarafından can güvenliği sağlanıyor. Onun o tarafının ne olduğunu bilemem, milli görüşçülerden mi koruyorlar başka bir şey mi var onu bilemem, onu jandarma genel komutanlığı bilir. Ve Ergün Poyraz la da, hiç kimseyle olmadığı gibi Ergün Poyraz la da benim bir problemim yok. Özel bir hasımlığımız filan da yok, onun var mı bilemem varsa onu da öğrenmek isterim tabi. Bu Sedat Peker in Öztürkler sitesinde yazdığıma dair evet onun Öztürkler değil, Gençtürk haberde köşe yazıları yazıyordum eğer en karşı olduğum Vakit gazetesi de bana köşe versin orada yazarım, müdahale etmesinler yazarım. Ayrıca benim yazdığım yazıların bu iddianameye terör kapsamında girmesini anlamış değilim çünkü yazılan yazılar bir köşe yazısıdır ve basın savcılığını ilgilendirir. Basın savcılığı da bugüne kadar böyle bir dava açmış değil bana, ha internetteki yazılara dava açar mı evet açılıyor. Çünkü artık oturmuş gazeteler vardır internet gazeteleri ve bunların adresleri, yerleri, sahipleri her şeyi bellidir yani günlük gazete gibi onların da künyesi vardır, kime ait olduğu bellidir, adresi bellidir reklam alırlar, ilan alırlar, reklam verirler. Alabildiğine yasal bir durumdur, daha sonra ben kendi gazetemi kurduğum için toplumsal haber com u başka yerde yazmadım ama benim yazılarımı alıp yayınlayan birçok internet sitesi vardı. Đnternette de böyle bir durum vardır, yazıyı yazarsınız hoşuna giden sizin düşüncenize katılanlar alır kendi sitelerinde yayınlarlar, buna da sizin engel olma durumunuz yoktur ama Genç Türk Haber de ben kendi rızamla, kendi isteğimle ve bilerek yazdım. Sedat Peker i tanır mıyım? Sedat Peker i bir defa gördüm, bir on dakika filan sohbetimiz olmuştur. Onun dışında da başka hiçbir diyalogum, hiçbir görüşmem olmamıştır, olsaydı onu da söylerdim o da bu ülkede yaşayan bir insan. Doğu Perinçek i tanır mıyım diye defalarca soruldu, bir montaj olduğunu düşündüğüm fotoğraf gösterildi bana Doğu Perinçek le birlikte fotoğrafım mümkünatı yok. Doğu Perinçek le asla bir araya gelmedik, çünkü bizim onunla bir araya getirecek ortak hiçbir paydamız yoktu. Đdeolojik olarak da aynı düşüncede değiliz, ha bir araya gelmekten kaçınır mıyım? Asla, asla kaçınmam oda bu ülkenin bir siyasi partisinin lideri onun ötesinde benim meslektaşım, bir yazar, bir gazeteci, bir dergi sahibi. Ortak paydamız olmadığı için bir araya gelmedik herhangi bir sakıncasından değil, henüz daha burada da karşılaşmadık ama gıyabında tanıyorum, oda beni gıyabımda tanıyor. Bana dergi ve kitaplarını yolladı teşekkür ediyorum, bende ona yolladım. Cezaevindeyken, ha cezaevinin dışındayken tutuklanmazdan öncede bizim protokol listemizde vardır zaten ama aynı şekilde biz STV ye, Vakit gazetesine de yolluyorduk ayrım yok, bilginin şeyi olmaz çünkü sınırı. Ha onlar başka türlü haber yaparlardı, öbürleri başka türlü. Muzaffer Tekin i hiç görmedim, hiçbir dostluğum olmadı merhabam bile olmadı, aynı ortamda bile bulunmadık, tanımam. Ama aynı davadan yargılanıyoruz, ayrıca bu Danıştay saldırısı olduğunda sanıyorum şöyle bir durum geçmiş burada iddianamede yok ama ben onu mutlaka dile getirmek istiyorum. Bolu da Hüseyin Görüm le Danıştay saldırısından 16

17 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:17 dolayı gözaltına alınmıştı Ankara da sorgulandı ben Bolu ya gittim onlarda Bolu ya geldiler o gün serbest bırakıldı çünkü gözaltından, telefonla konuştuğumuzda da benim Bolu da olduğumu söyledim onlarda geldiler Berceste de ben niye oraya gittim Hüseyin Görüm ü karşılamaya mı? Hayır. Ben oraya Mir Dengir Fırat, Apo nun kız kardeşiyle buluştuğunu Ağrı valisi, Erzurum valisi ve Bolu valisinin orada olduğunu öğrendim. Resmi araçlarıyla gelmişlerdi, bende onları orada gördüm konuşmak istedim konuşmadılar, onunla ilgili fotoğraf kayıtları filan vardır çektim gizlice değil, aleni kendilerine söyleyerek çektim çok rahatsız oldular. Önce valiler kaçar gibi gittiler, sonra da Mir Dengir Fırat gitti. Apo nun kız kardeşiyle orada buluşmuşlardı. O mesele de öyledir, orada da Hüseyin Görüm geldiğinde sonra bizim araca bindi ben Đstanbul a dönüyordum çünkü, bizim araca bindi ve döndük geldik. Burada özel telefon konuşmalarım var, örgütü ya da örgütsel bir şeyi anlatan hiçbir durum yok özel telefonlarım niye konulmuş, konulanlar kim? Benim subay arkadaşlarım, onlarla yaptığım özel konuşmalar, hiçbir anlam ifade etmeyen iddianame için onlar konulmuş. Ha bakmışlar ki binbaşı mı koy, general mi koy, asker ya koy nasıl olsa olsun fark etmez ve telefon tapelerini enteresan bir şekilde dizmişler bir konuşmalardan senaryo oluşturmuşlar yani birinci ayda yaptığım konuşmayı en sona yada ortaya, uygun olan yere 3. ayda konuştuğum konuşmayı en başa böyle bir şey oluşturmuşlar yani bir mantık zinciri oluşturmuşlar. Zorlama bir suç oluşturma var, hukuktaki yeri nedir bunun öğrenemedim ben, ortağımla yaptığım konuşma var, yani işte Türk dil kurumundan filan bahsediyoruz, bir yazıdan bahsediyoruz o burada mesela benim personelimin arayıp da depoyu düzenliyor yeni kitap basılmış onlarla ilgili konuşmalar var. Cengaver benim personelimin adı bana bir emrin var mı abi diyor? Savcı bey bana ne demek istedi diyor, emir ben emreden konumdayım. O benim personelim bana da emrin var mı diyecek, ama emir ya emir meselesi sadece askerliktir değil, patronlukta öyledir personelinize emredersiniz, ben emrederim. Mesela Đsmet le yaptığım bir konuşma var, uzun uzun konulmuş Đsmet e diyorum ki Đsmet eğer mümkünse 1. orduya gel tayini çıkacak, tayin isteyecek Đstanbul a gelece Kars ta görev yapıyor. Oda diyor ki abi ya 1. orduya gelmeyeyim Pendik e gideyim, Tuzla piyade okuluna gideyim. Orada bizim teğmenlere ulaşmamız lazım ve onların dolması lazım, biliyorsun diyor onlar boş geliyorlar okuldan. Harbiye de ne kadar eğitim verirseniz verin, Mustafa Kemal de bunun için şunu diyor. Verilen eğitim ne kadar güçlü olursa olsun, ne kadar mükemmel olursa olsun okulda verilen eğitimle kıtadaki ihtiyacı göremezsin. Yani asıl okul kıtadır diyor, orada da mezun olmuş yeni genç teğmenler, üsteğmenler bu dediğim arkadaşta eğitmen ve doğal olarak da diyor ki orada görev yapayım. Evi de oraya yakın, bende bana yakın olsun istiyorum benim çok sevdiğim dostum ben Cağaloğlu ndayım. O birinci orduda olursa Selimiye de olursa yani tek vapurla gidip görebilirim ya da o gelip beni görebilir. Sadece yani gönül istemez mi? Bir dostunuz ev arıyorsa ya benim üst kata taşın demez misiniz? Aynı bunun gibi bir durum bu, burada orduya sızmak gibi bir durum olabilir mi? Yine bu Üsküdar askerlik şubesiyle ilgili bu onu geçiyorum izah ettim, ayrıca Maruf la yaptığım bir konuşma orada bir aparattan bahsediyoruz bu aparat bir gece görüş dürbünü, optik konusunda iyiyimdir. Onunla ilgili o aparatı nasıl geliştiririz meselesini konuşuyoruz ve bende diyorum ki bu aparatı biraz daha belki seri duruma getirmek lazım üretimini, bu aparatı Hasan Kundakçı Paşa döneminde yapmışlar yani el yordamıyla yapılan. Herkes bilgisini koyup bir şey yapıyor, bu ülke için hepimiz bir şey yapmak zorundayız. Bunlar var burada, bende Hasan Paşayla bunu bir konuşalım diyorum, bunu seri hale getirelim ordu bunu kullansın, önerelim bunu bu bir ihale değil. Bu aksine sizden para götürecek bir şeydir yani gidip de şunu yaptırdık da bunun parasını ver diye bir talepte bulunamazsınız. Diğer kalanlar, diğer görüşmeler Kemal Aydın ve Neriman Aydın la yaptığım konuşmalar. Sonra Okan binbaşı ile yaptığım bir telefon konuşması var, o da kitap istiyor benden Alman vakıflarını istiyor, Köstebek i istiyor Hablemitoğlu nun, Hablemitoğlu da benim hem dostum hem yazarımdı, onun kitaplarını da ben çıkarmıştım. Daha sonra Şengül Hanımla anlaşamadığımız için kitapları basmayı bıraktık, Fikri Karadağ la da istifa ettikten sonra hiç görüşmedik. Oradakilerin hiçbiriyle 17

18 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:18 görüşmedim oradan istifa ettiğimizde Đbrahim Özcan la beraber ayrıldık ondan sonra yollarımız hiç kesişmedi onlarla, o gün bugündür de hala denk gelmedikte birbirimize yani ha bir düşmanlığımızdan filan değil. Yani bir artık ortak paydamız yok yani bunlarla, bu Kahraman kod ismini açıklamıştım ama tekrar söyleyeyim. Böyle bir kod ismi yok, kod adı kullanmam için bir neden yok, sadece Neriman Aydın ın kullandığı bir tabirdir bu oda beni çok sevdiğinden kullandığı bir tabirdir, yani kendi takdiridir o. Onun dışında şu an iddianamede söyleyebileceğim başka bir şey yok ama iddianameyle ilgili başka söyleyebileceğim şudur, şimdi sorulara geçeceğiz, ama geçmeden önce bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Bu iddianame tamamen milletime iftira içermektedir, bana karşı iftira içermektedir, somut hiçbir delil yoktur ve bu iddianame gösteriyor ki benim yargılanma ve sorgulanma aşamasında da, sorgulama aşamasında söylediklerim çok duyulmadı zaten yani duyulmayacağını bende tahmin ediyordum ama şu iddianameye, şu polislerin hazırladığı iddianameye Türk Silahlı Kuvvetlerine, Türk milletine ve Mustafa Kemal e hakaretler içerdiği için buna imza atan sayın savcıların sorduğu sorulara asla cevap vermeyeceğim. Yargılanma aşamasında sayın Haşıloğlu beni yargıladı ve tutuklama kararımı verdi. Ben hep başından beri de diyorum bu bir savaş, bende bu savaşta eğer tarafımı belli etmezsem onursuzluk sayarım kendime onu belli etmeyeceğim kadar ruhsuz asla değilim çünkü tutuklandığımda Sedat Bey tutuklanma nedenim ney niye tutukladınız dediğimde, bu kadar çok subay arkadaşınız olması. Oda benim kafamda çok farklı şeyler uyandırdı yani bir benim için bu sözü söyleyen insan asker düşmanıdır, doğal olarak Sedat Beyin sorduğu sorulara da cevap vermeyeceğim ama isterseniz o soruları alıp bana sorabilirsiniz. Mahkeme Başkanı: Savunmanız bitti mi? Savunmanız bitti mi? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet efendim şimdilik bitti. Mahkeme Başkanı: Şimdi sorgu hakimi yargılamaz, ancak savunmanızı alır. Yani o konuda bir düzeltme yapalım isterseniz yani, yargı, yargı. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Efendim ben muhatap olmak istemiyorum yani, o sorulara cevap vermek istemiyorum. Mahkeme Başkanı: Anladım yani siz, yargılama devam ediyor yoksa dava açmaya gerek kalmazdı, yargılama devam ediyor. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Elbette, elbette, elbette çünkü beni yani şimdi ayrıca birde ne değişmiş olacak da Sedat bey benimle ilgili olumlu düşünecek. Mahkeme Başkanı: Đşte bu konuda ön yargılı olmanız doğru değil. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Ama efendim. Mahkeme Başkanı: Yani yargılama yapılıyor, yoksa yargılamaya gerek kalmazdı. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Efendim mutlaka öyle. Mahkeme Başkanı: Đddianamedeki hususlar iddia edilen hususlar, herhangi bir kesin yargıya varılmış değil. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Ama 22 ay efendim ben 22 aydır yatıyorum ama. Mahkeme Başkanı: Araştırma yapılıyor, deliller toplanıyor, lehinizde ve aleyhinizde tüm deliller toplanacak, toplanıyor da. Đstediğiniz delilerin toplayabiliriz, yani yargılamanın amacı zaten bu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Sayın başkanım. Mahkeme Başkanı: Tartışmaya gerek yok. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Tartışmayacağım efendim. Mahkeme Başkanı: Yani ben bunu açıklamaya gerek gördüm sizde değerlendirirsiniz. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Peki. Mahkeme Başkanı: Buyurun avukat bey. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafi Av. Cavit Subaşı söz istedi verildi: E müvekkilimin beyanı bittiğine göre bir 5 dakika mola şey alabilir miyiz, ara alabilir miyiz? Duruşmaya kısa bir ara verildi. 18

19 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:19 Duruşmaya kaldığı yerden devam olundu. Mahkeme Başkanı:" Durmuş Ali bey, ilave edeceğiniz bir şey var mı, savunmanıza? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Efendim şu an yok. Mahkeme Başkanı:"CMK 250 maddesiyle yetkili Đstanbul cumhuriyet başsavcılığı 2009/511 soruşturma sayılı iddianamesiyle ilgili olan dava klasörlerinden 87 nolu klasörün dizi 195 ve 196 deki belgelerden sanık Durmuş Ali Özoğlu nun emniyette ifade vermediği susma hakkını kullandığı anlaşıldı, soruldu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet efendim. Mahkeme Başkanı:" Klasör 87 dizi 234 ve 217 arasında yer alan savcılıkta vermiş olduğu ifade okundu, soruldu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet doğrudur efendim. Mahkeme Başkanı:" Klasör 87 dizi 227 daki savcılık ifadesi kaldığı yerden okunmaya devam olundu, soruldu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet. Mahkeme Başkanı:" Bu bahsedilen site hangisidir? Sitenin girişine orada belki görmüşsündür, ordunun ruhu subaylardır diye. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Toplumsal haber sitesi, toplumsal haber internet sitesi. Mahkeme Başkanı:" Klasör 87 dizi 227 deki savcılık ifadesi kaldığı yerden okunmaya devam olundu, soruldu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet doğrudur. Mahkeme Başkanı:" Klasör 87 dizi 240 ta yer alan sorgu hakimliğindeki ifadesi okundu,soruldu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Doğrudur efendim. Mahkeme Başkanı:" Sanığa nüfus kaydı ve sabıka kaydı okundu, soruldu. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet doğrudur efendim. Sanığın çapraz sorgusuna geçildi. Đddia makamından soruldu. Cumhuriyet savcısı Mehmet Ali Pekgüzel: Sayın başkan, iddia makamı değerlendirmesi olarak sanık Durmuş Ali Özoğlu nun huzurdaki savunması, kendisine yüklenilen suçlara ait yeterli açıklık taşımamaktadır. Nitekim savunma süresinin önemli bir bölümünü bizce iddianameyle kendisine yüklenen suçlar dışındaki açıklamalara ayırmıştır. Sanığa bizce müphem kalan birçok konuyu açıklaması amacıyla sorularımız olacaktır. Ayrıca yine tüm dosya kapsamı ve savunması içeriğine göre sorularımız olacaktı. Sorularımız sözlü muhakeme tarzına uygun şekilde düşünülmüş olup bazen bir soruya verilen cevap başka sorulara neden olmakta, çapraz sorgunun amacına uygun bir şekilde iddianameye konu eylemlerin sorular ile aydınlatılması ve sanık savunmasının doğrunun denetlenmesi yoluna gidilmektedir. Sanığın, sorularımız sözlü muhakeme tarzına uygun olarak hazırlanmaktaydı. Sanığın sorulara cevap vermeyeceğini beyan etmesi karşısında gerek çapraz sorgudan yasanın beklediği yararın sağlanamayacağı sanığında sorulara cevap vermemesi ve savunma sırası bekleyen diğer sanıklar açısından zaman kaybı olmaması gerekçeleri ile bu aşamada sanığa iddia makamı olarak soru sormayacağız. Ancak delillerin okunması aşamasında sorularımız olacaktır. Sayın mahkemenize arz olunur. Mahkeme Başkanı: Sanıklardan veya müdafilerinden sorusu olan var mı? Sanık Durmuş Ali Özoğlu na. Önce sanıklardan soralım var mı? Yok, buyurun avukat bey. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı söz istedi verildi: Benim de sanığa birkaç sorum olacaktı efendim. Mahkeme Başkanı: Buyurun. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Öncelikle Durmuş Ali Bey gözaltına alındığınızda saat kaçtı hatırlıyor musunuz? 19

20 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:40 Sayfa:20 Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Gözaltına alınma saatim 06:10 olması lazım, 06:00 yani. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Polisinkiyle uygunluk arz ediyor onlarda 07:00 diye tutmuşlar. E peki emniyete götürüldükten sonra kötü muameleye tabi tutuldunuz mu? Fiziki şiddet, cebir. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Fiziki şiddet hayır. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Hayır, peki siz özel hayatınızda günlük olarak düzenli olarak duş alır temizlenir misiniz? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Elbette sabah ve akşam mutlaka. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Peki emniyette belki duş imkanı bulamadınız, çamaşırlarınızı değiştirmeniz benzeri şekilde size imkan sunuldu mu? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Hayır çorabımızı bile değiştiremedik. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Peki. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Đzin verilmedi buna. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Đzin verilmedi, peki burada ki bazı evraklarda genellikle gece yarısı imzalar var, gece yarısı imzalar sizin tarafınızdan atılmış imzalar var bazı tebellüğ belgelerinde geceleri uyuyor muydunuz emniyette, uyuyabiliyor muydunuz? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Bu önemli bir konu aslında ben bunu savunmada anlatmam gerekiyordu sanıyorum. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Biraz kısa kısa alabilirsek (1 kelime anlaşılamadı). Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Tabi kısa anlatacağım. Nezarethanenin olduğu yer sürekli ışık yanan bir yer ve üst otopark galiba sürekli bir araç geçiyor oradan, her geçmesinde de bir demir şiddetli bir şekilde çarpıyor. Zaten gece ve gündüz kavramını kaybetmiştik, yani böyle uyku çok uykumuydu değil miydi belli değil ama nöbetçilere sorduğumuzda birçoğu saatinin olmadığını söylüyordu ve saatten de haberimiz olmuyordu. Ben evraklara baktığımda 23:00, 24:00 o civardaymış imzaladığımızda. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Peki emniyete alındığınızda size arada mülakat için gelindiğinde ve benzeri şekil ve zamanlarda susma hakkınızı kullanacağınızı beyan ettiniz mi? Hiç gelen görevliler yani. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Hayır, öyle bir soru gelmedi de zaten. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafi Av. Cavit Subaşı: Gelmedi, en son ifadeye çıkartılmadan önce avukatınızın nezaretinde ifade verdiniz, susma hakkınızı kullandınız. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet, susma hakkımı kullandım. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Peki tekrar bir başa dönelim polisler evinize arama için geldiklerinde evinizdeydiniz değil mi? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evimdeydim evet. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Peki avukatınız Yusuf Erikel vekaletli avukatınız mı? O tarihlerde yazılı vekaleti, yazılı vekaletiniz var mı? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Evet, uzun süredir. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Uzun süredir. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Tabi. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Peki kendisini çağırmak istediniz mi? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Đstedim ancak ne cep telefonlarını, ne ev telefonlarının kullanılmasına izin verilmedi. Sanık Durmuş Ali Özoğlu müdafii Av. Cavit Subaşı: Đzin verilmedi, yani siz bunu talep ettiniz. Peki daha önce. Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Talep ettim, defalarca talep ettim. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR Bodrum Gümüşlükte olaysız ve şenlik gibi yapılan sembolik tabela dikimini yapan Bodrum Kaymakamı Dr.Mehmet Gödekmerdan ikinci durağı Kadıkalesi Ormancılar Sitesinde

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler :1- Celalettin CERRAH - Suç Tarihinde

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU 7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na 1 Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler Suç :1- Hüseyin ÇAPKIN- Suç Tarihinde

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Kadınların Çalışma Deneyimleri

Kadınların Çalışma Deneyimleri Belkıs Kümbetoğlu: Kadınların Çalışma Deneyimleri Herhangi bir mağazanın, atıyorum işte, özellikle şey, markaların mağazalarına... Gece gidip, işte elimizde cihazla şeyleri, ürünleri sayıyoruz.bunu yapıyoruz

Detaylı

T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI

T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :41 CELSE TARĐHĐ :18.02.2010 BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN 20909 ÜYE :HASAN HÜSEYĐN ÖZESE 28298

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

KÜRŞAT ATILGAN ÖMER ÇELĐK AKP

KÜRŞAT ATILGAN ÖMER ÇELĐK AKP KÜRŞAT ATILGAN Kürşat Atılgan, 27 Ağustos 1956 tarihinde Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde doğdu. Babasının adı Mehmet Hakkı, annesinin adı Medine'dir. Hava Pilot Tuğgeneral; 1976 yılında Hava Harp Okulu'ndan

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi Öğrencinin Adı Soyadı: Grubu: Öğretmeni: Özel Amerikan Robert Lisesi 2009-2010 Eğitim Yılı Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi 1. Okul Müdürü EVET HAYIR BİLMİYORUM Okul müdürü, bir üniversitenin

Detaylı

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Bu ankette 30 soru var Grup 1 1 [1]Cinsiyetiniz? Erkek Kadın 2 [2]Yaş aralığınız? 17-22 23-30 30 ve üzeri 3 [3]Ailenizin Gelir düzeyi (Maaş,

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun

Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun DOMESTIC VIOLENCE HELP AT COURT Turkish AİLE İÇİ ŞİDDET Artık şiddetin sona ermesini istiyorsunuz Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun Kadınlar İçin Aile İçi Şiddet Mahkemesi Savunma

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele On5yirmi5.com PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele Prof. Abbas Vali, PKK yönetiminin, aktif olarak barış sürecinde yer almak isteyeceğini söyledi. Yayın Tarihi : 4 Şubat 2013 Pazartesi (oluşturma

Detaylı

Şikâyetinizle ilgili polis soruşturması hakkında itirazda bulunma

Şikâyetinizle ilgili polis soruşturması hakkında itirazda bulunma Bu bilgiler, polis kuvveti tarafından 22 Kasım 2012 tarihinde ve sonrasında alınan şikâyetler hakkındadır. Eğer şikâyetiniz 22 Kasım 2012 tarihinden önce alındıysa, itirazınız, farklı bir sistem altında

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 20 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Federasyona katıldılar TÜRKİYE Spor Yazarları Derneği nde İstanbul Muhtarlar Federasyonu Yönetim Kurulu ve Beşiktaş Muhtarlar Derneği

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r LOGO Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r EĞİTMEN İSMAİL YETİMOĞLU Özel Dedektifler Derneği Başkanı Uluslararası Özel Dedektifler

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI

T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI T.C. ĐSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESĐ ( CMK 250 MADDESĐ ĐLE YETKĐLĐ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :30 CELSE TARĐHĐ :12.01.2010 BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN 20909 ÜYE :HASAN HÜSEYĐN ÖZESE 28298

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ 31 Ağustos 2015 Pazartesi 10:13 İSTAB yönetim kurulu üyesi 11 firmanın sahipleri de hem plaka tahdidi hem okul ücret zamlarına yönelik düşüncelerini açıkladılar. RÖPORTAJ:

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi. Copyright 2012 Etiya All Rights Reserved

Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi. Copyright 2012 Etiya All Rights Reserved Somemto Big Data Somemto ile Gezi Parkı Eylemleri Haftasında Sosyal Medya Analizi Ajanda Analiz Özeti Türkiye nin 1 Haftalık Kelime Bulutu Türkiye nin 1 Haftalık Hashtag Bulutu Retweet ler Tweet Adetleri

Detaylı

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir.

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir. YARGI İNTİHAR ETTİ *Sevr-le sınırları tesbit edilen Türkiye,Lozanla geleceği şekilleniyor,elleri kolları bağlanıyordu.şimdiki hukuk ise bunun kollarından biri..ahtapot gibi.. etti *Mailime gelen bir notta;

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım'

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' On5yirmi5.com 'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' İroni dolu yazıları, aykırı çıkışları ile bilinen gazeteci Fikri Akyüz le uzun soluklu bir söyleşi yaptık. Yayın Tarihi : 20 Nisan 2010 Salı (oluşturma :

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Tek Rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe

Tek Rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe Tek Rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe Bodrum Yüzme İhtisas Kulübü nün 4 sporcusu İstanbul da düzenlenen 13+ yaş milli takım seçmelerinde Galatasaray ve Fenerbahçe gibi yüzmede birinciliği bırakmayan

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı

Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı düzenleyenlere teşekkür etmek istiyorum. Barolar gibi

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

VATANDAŞLIĞINIZ KİMLİK NUMARANIZ

VATANDAŞLIĞINIZ KİMLİK NUMARANIZ AVUSTURALYA BİLGİ FORMU AŞAĞIDA BELİRTİLEN BİLGİLER DS-160 ONLİNE FORMUNUZ İÇİN OLUP EKSİK YADA YANLIŞ BİLGİLER VİZE BAŞVURUNUZUN OLUMSUZ SONUÇLANMASINA YOL AÇABİLİR SOYAD AD ÖNCEKİ SOYADINIZ MEDENİ DURUM

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar.

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar. MESLEĞE VEDA From: Güney Dinç Sent: Wednesday, April 16, 2014 1:56 PM To: Subject: [ÇEHAV] Mesleğe Veda Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum.

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Hükümetten OHAL Kararnamesi: "TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek"

Hükümetten OHAL Kararnamesi: TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek Hükümetten OHAL Kararnamesi: "TİB Kapatıldı, Soru Çalanlar İhraç Edilecek" Soru çalıp memur olanlara ihraç, TSK'dan atılan pilotlar dönmesi ve TİB'in kapatılması gibi önemli kararlar var. 15.08.2016 /

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. ilgili soruyu açıklamadıkları. çıktı. Edinilen bilgilere. görüşülerek yürütülmesine. nasıl bakıyorsunuz.

Günlük Ulusal Gazete. ilgili soruyu açıklamadıkları. çıktı. Edinilen bilgilere. görüşülerek yürütülmesine. nasıl bakıyorsunuz. 1 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Destek görmedi!.. AKP LİLERİN halk desteğinin yükseldiğinin en önemli kanıt olarak gösterdikleri çözüme desteğin yüzde 58 olarak çıktığı iddia edilen ankette Erdoğan ın,

Detaylı

ANTALYA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ. Tarih Aralığı: 13.04.2016-15.04.2016. Haber Sayısı: 31

ANTALYA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ. Tarih Aralığı: 13.04.2016-15.04.2016. Haber Sayısı: 31 ANTALYA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Tarih Aralığı: 13.04.2016-15.04.2016 Haber Sayısı: 31 İÇİNDEKİLER No Yayın Tarihi Yayın Adı Haber Başlığı Sayfa No 1 15.04.2016 AKDENİZ GERÇEK GARİP BİR CİNAYET DAVASI 3 2

Detaylı