T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. İntiharın Önlenmesi - - Ögretmenler ve Diger Okul Personeli İçin Kaynak

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. İntiharın Önlenmesi - - Ögretmenler ve Diger Okul Personeli İçin Kaynak"

Transkript

1 T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu İntiharın Önlenmesi - - Ögretmenler ve Diger Okul Personeli İçin Kaynak Ankara 2015

2

3 İNTİHARIN ÖNLENMESİ ÖĞRETMENLER VE DİĞER OKUL PERSONELİ İÇİN KAYNAK Bu doküman intiharla ilgili olarak belirli sosyal ve profesyonel gruplara hitap eden bir kaynaklar dizisine aittir. DSÖ'nün dünya çapında intiharın önlenmesi girişimi SUPRE'nin bir parçası olarak hazırlanmıştır. Anahtar kelimeler: intihar, önleme, kaynaklar, okul öğretmenleri Ankara 2015

4 Danışmanlar Prof.Dr. Işık SAYIL Prof.Dr. Rüstem AŞKIN Çevirmenler Tuğba KURTULUŞ Ahmet Tunç DEMİRTAŞ Birinci Baskı İkinci Baskı : Adet Eylül 2004 ANKARA : Adet Nisan 2015 ANKARA Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2000 yılında Preventing Suicide: A Resource For Teachers and Other School Staff adı altında yayınlanmıştır. Türkçe ye İntiharın Önlenmesi Öğretmenler ve Diğer Okul Çalışanları İçin Kaynak adıyla çevrilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü 2000 Sağlık Bakanlığı 2015 Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü yayının Türkçe baskısına ilişkin çeviri haklarını TC. Sağlık Bakanlığına vermiştir. Bakanlık sadece Türkiye baskısından sorumludur.

5 İÇİNDEKİLER Önsöz 1 İntiharı Önlemek Öğretmenler ve Diğer Okul Personeli İçin Kaynak 3 Gerçekte Olandan Az Bildirilen Bir Sorun 5 Koruyucu Faktörler 7 Risk Faktörleri ve Risk Durumları 8 Sıkıntı Durumundaki ve Olası İntihar Riski Altında Bulunan Öğrenciler Nasıl Belirlenecektir? 17 İntihara Meyilli Öğrencilerle Okulda Nasıl İlgilenilecektir? 20 Önerilerin Özeti 29 Kaynaklar 31

6

7 ÖNSÖZ Dr. Sergio Perez Barrero, Bayamo Hastanesi, Granma Küba Dr. Annette Beautraies, Christchurch Tıp Fakültesi, Christchurch - Yeni Zellanda Dr. Ahmed Okasha, Ain Shams Üniversitesi, Kahire Mısır Prof. Lourens Schlebush, Natal Üniversitesi, Durban - Güney Afrika 1 İntihar yüzyıllardır filozofların, teologların, hekimlerin, sosyologların ve artistlerin ilgisini çekmiş bir konudur. Fransız filozof Albert Camus "Sisyphus'un Miti" adlı kitabında intiharın tek ciddi felsefi problem olduğunu iddia eder. Ciddi bir halk sağlığı problemi olarak dikkatimizi çeken intiharın önlenmesi ve kontrolü kolay bir iş değildir. Araştırmalar intiharın önlenmesinin çocukların iyi koşullarda yetiştirilmesi, ruhsal rahatsızlıkların etkili tedavisi, çevresel risk faktörlerinin kontrolü gibi çok yönlü aktivitelerle mümkün olabileceğini ortaya koymuştur. Uygun bilgi akışı ve bilinçlendirme çalışmaları başarılı programlar için elzemdir. Dünya Sağlık Örgütü 1999 yılında dünya çapında intiharın önlenmesine ilişkin bir girişim olan SUPRE'yi başlattı. Bu kitapçık SUPRE çalışması çerçevesinde ortaya çıkan ve intiharın önlenmesiyle ilgili belirli sosyal ve profesyonel gruplara hitap eden bir dizi kitapçıktan biridir. Çeşitli gruplardan, sağlık görevlilerinden, eğitimcilerden, sosyal görevlilerden, hükümetlerden, yasa yapıcılardan, sosyal hizmetlilerden, kanun uygulayıcılardan, ailelerden ve topluluklardan katılımcıları içeren bir bağı temsil eder. Bu kitapçığın önceki versiyonunu hazırlayan Profesör Diego de Leo'ya (Griffith Üniversitesi, Brisbane-Queensland, Avurstralya) müteşekkiriz. Ayrıca kitapçığı gözden geçiren ve aşağıda isimleri sayılan DSÖ İntiharın Önlenmesi Uluslararası Ağı üyelerine de teşekkür ederiz.

8 Prof. Jean-Pierre Soubrier, Groupe Hospitalier Cochin, Paris Fransa Dr. Airi Varnil, Tartu Üniversitesi, Tallinn Estonya Prof. Danıta VVasserman, İntihar Araştırmaları ve Önlenmesi Ulusal Merkezi, Stockholm İsveç Dr. Shutao Zhai, Nanjing Tıp Fakültesi Beyin Hastanesi, Nanjing Çin Ayrıca SNEHA, Chennai - Hindistan'dan Dr. Lakhmi Vijayakumar'a bu kaynakların ilk versiyonlarının teknik editörlüğüne yardımcı olduğu için müteşekkiriz. Bu kaynaklar yaygın bir şekilde dağıtılmıştır, diğer ülke dillerine çevrilerek ve yerel koşullarına uyarlanarak etkin biçimde kullanılabilir. Çeviri için izin ve uyarlama yorumlarını memnuniyetle karşılayacağız. Dr. J. M. Bertolote Ruhsal ve Davranışsal Bozukluklar, Koordinatör Ruh Sağlığı Dairesi Dünya Sağlık Örgütü 2

9 İNTİHARI ÖNLEMEK ÖĞRETMENLER VE DİĞER OKUL PERSONELİ İÇİN KAYNAK Dünya çapında intihar, yaş grubu arasındaki ölümlerin en önde giden beş nedeni arasında yer almaktadır. Bir çok ülkede intihar, bu yaş grubundaki erkek ve kızların ölümlerinde birinci veya ikinci sırada yer almaktadır. Bu yüzden çocuk ve ergenler arasında intiharı önlemek yüksek önceliğe sahiptir. Bir çok ülkede bu yaş grubundaki gençlerin okula devam ettiği gerçeği göz önüne alınırsa, okul uygun önleme eylemleri geliştirmek için ideal yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu doküman öncelikli olarak okul öğretmenleri ve okul danışmanları, okul doktorları, hemşireleri, sosyal çalışmacıları ve okul yatakhane yöneticileri gibi diğer okul personeline yönelik olarak hazırlanmıştır. Ancak, intiharı önleme konusuyla ilgilenen halk sağlığı çalışanları ve diğer gruplar da bu bilgileri faydalı bulacaklardır. Doküman ergenlerde intihara yönelik davranışların boyutlarını tanımlamakta, bu davranışların gerisindeki ana koruyucu ve risk faktörlerini tanımlamakta ve risk altında olanların nasıl belirleneceği ve nasıl yönetileceği ve okul topluluğunda intihar girişimi veya vakası olduğunda nasıl davranılacağını serimlemektedir. 3

10 Şu anda 15 yaş altındaki çocuklar arasında intihar yaygın değildir. 14 yaşına kadar olan intiharların büyük çoğunluğu ergenliğin ilk dönemlerinde gerçekleşirken, 12 yaş altında intihar vakası çok nadirdir. Ancak, bazı ülkelerde 15 yaş altındaki çocuklar ve yaş arası grupta intihar vakalarında endişe verici artış vardır. İntihar yöntemleri ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Örneğin bazı ülkelerde, böcek ilacının kullanımı yaygın bir intihar yöntemi iken, diğer bazı ülkelerde ilaç ve araba egzozu ile zehirlenme ve silah kullanımı daha yaygındır. Erkekler kızlara göre daha sık intihardan ölmektedir, bunun bir nedeni asma, silah ve patlayıcı kullanma gibi şiddet içerikli yöntemlere kızlardan daha fazla başvurabiliyor olmasıdır. Ancak, bazı ülkelerde yaş arası intihar kızlar arasında erkeklere göre daha yaygındır ve geçen on yılda kızların da önemli bir bölümü şiddet içerikli yöntemler kullanmaya başlamışlardır. Uygulanabilir olduğunda okul tabanlı intihara yönelik en iyi yaklaşım, öğretmenler, okul doktorları, hemşireleri, okul psikologları ve okuldaki sosyal çalışmacılar arasında yürütülecek bir takım çalışmasıdır. Toplum kurumları ile işbirliği içinde çalışılması şarttır. 4

11 Şimdi veya daha sonra intihar düşüncesine sahip olmak anormal değildir. Bu düşünceler çocukluk ve ergenlik dönemlerinde normal gelişimin bir parçasıdır, çünkü kişi varoluşsal sorunlar üzerinde kafa yormakta, yaşamı, ölümü ve yaşamın anlamını anlamaya çalışmaktadır. Yapılan anketler lise düzeyindeki öğrencilerin yarıdan fazlasının intiharı düşünmüş olduğunu rapor etmektedir. Gençler bu konuyu yetişkinlerle tartışma ihtiyacı duyarlar. Çocuklarda ve ergenlerde intihar düşünceleri, bu düşünceler zorluklardan kurtulmak için tek yol olarak görüldüğünde anormal hale gelmiş olur. Bu andan itibaren ciddi bir intihar girişimi veya intihar riski vardır. GERÇEKTE OLANDAN AZ BİLDİRİLEN BİR SORUN Bazı durumlarda, örneğin araba kazaları, boğulma, düşme ve aşırı dozda yasa dışı ilaç alma gibi nedenlerle ortaya çıkan ölümlerin kasdi olup olmadığını belirlemek imkansızdır. Ergen intiharları olduğundan az rapor edilmektedir, çünkü bu tür ölümlerin büyük bir kısmı yanlış bir şekilde kasdi olmayan veya kaza eseri ölüm olarak sınıflandırılmaktadır. Şiddet içerikli nedenlerle ölen kişilerde yapılan ölüm sonrası incelemeler bunların homojen bir grup teşkil etmediğini 5

12 belirtmektedir. Bu kişiler kendi kendine zarar verici ve risk alan eğilimler sergilemekteyken, bazı ölümler kasdi olmayan fiille, diğer bazıları da yaşama acısından kaynaklanan kasdi eylemlerle ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, öğrencilerin intihar girişimi tanımlamaları psikiyatristlerin tanımlamalarından farklıdır. Kendi kendine rapor edilen intihar girişimleri, psikiyatrik incelemede elde edilenlerin neredeyse iki katıdır. Bunun en mantıklı açıklaması, anonim sorulara cevap veren gençlerin kullandığı intihar girişimi tanımının, uzmanların kullandığı tanımdan farklı olmasıdır. Ayrıca, kendilerini öldürmek istediklerini rapor eden yetişkinlerin sadece % 50'si intihar girişimin den sonra hastane yardımına başvurmuştur. Bu yüzden, hastaneler de tedavi altına alınan intihar girişimi sayısı, sorunun toplumdaki boyutunu açıklayan gerçek bir gösterge değildir. Genel olarak konuşmak gerekirse, ergen erkekler kızlardan daha fazla intihar eder. Yine de, intihar girişimi sayısı kızlarda iki - üç kat daha fazladır. Kızlarda erkeklere göre daha fazla depresyon görülür, ancak kızlar sorunlarını daha kolay paylaşıp destek arayabilirler ve bu, ölümcül intihar fiillerini engeller. Erkekler genelde daha agresif ve impulsiftir, sıklıkla alkol veya yasa dışı ilaçların etkisi altında bulunabilirler ki bu ölümcül intihar girişimlerinin olası nedenidir. 6

13 KORUYUCU FAKTÖRLER İntihar davranışına karşı koruyucu nitelikteki ana faktörler şunlardır: Aile tarafı; Aile üyeleri ile iyi ilişkiler Aileden destek Bilişsel yapı ve kişilik; İyi sosyal beceriler Kişinin kendine, kendi durumuna ve başarılarına güveni Zorluklar ortaya çıktığında (örn.: okul işleri) yardım arama Önemli seçimler yapılacakken tavsiye arama Diğer kişilerin deneyim ve çözümlerine açık olma Yeni bilgilere açık olma Kültürel ve sosyodemografik faktörler; Sosyal entegrasyon (örn.: spor aktiviteleri, kilise faaliyetleri, klüp ve diğer faaliyetlere katılım) Okul arkadaşları ile iyi ilişkiler Öğretmenler ve diğer yetişkinlerle iyi ilişkiler İlgili kişilerden destek 7

14 RİSK FAKTÖRLERİ VE RİSK DURUMLARI Özel koşullar altında intihar davranışı bazı ailelerde diğerlerine göre daha yaygındır, bunun nedeni çevresel ve genetik faktörlere bağlı olabilir. Analizler göstermektedir ki, aşağıda tanımlanan tüm faktörler ve durumlar, çocuklar ve ergenler arasında girişilen veya başarılan intiharlarla ilişkilidir, ancak bunların her durumda mevcut olması şart değildir. Şu da unutulmamalıdır ki, aşağıda tanımlanan risk faktörleri ve risk durumları, kültürel, politik ve ekonomik özelliklere bağlı olarak bir kıta veya ülkeden diğerine, hatta komşu ülkeler arasında bile değişiklik gösterir. Kültürel ve sosyodemografik faktörler Ailedeki düşük sosyoekonomik durum, düşük eğitim seviyesi ve işsizlik risk faktörleridir. Yerli insanlar ve göçmenler bu gruba dahil edilebilir, çünkü bu gruplar sadece duyusal ve dilsel zorluklarla karşılaşmakla kalmazlar, aynı zamanda işkence, savaş yaraları ve izolasyon gibi psikolojik etkiler de söz konusu faktörlere eklenebilir. Bu kültürel faktörler, toplumun örfi aktivitelerine katılımın düşük oluşu ve farklı grup değerleri arasıdaki çatışma ile de 8

15 bağlantılıdır. Özel olarak, bu çatışma yeni ve daha serbest bir ülkede doğan ve yetişen ancak ailelerinin daha da muhafazakar hale gelen normlarının kısıtlaması altında kalan kızlar için güçlü bir faktördür. Her genç bireyin gelişiminde kolektif kültürel geleneğin müdahalesi vardır. Kültürel kökenleri olmayan çocuklar ve ergenlerin belirgin kimlik sorunları vardır ve bu kişilerin önünde çatışma çözümü için bir model de yoktur. Bazı stresli durumlarda, intihar girişimi veya intihar gibi kendine zarar verme davranışlarında bulunabilirler. Yerlilerde yerli olmayanlara nazaran daha yüksek intihar riski vardır. Cinsel yönelime ilişkin cinsiyet uyumsuzluğu ve kimlik konuları da intihar davranışları için risk faktörleridir. Kültürleri, aileleri ve akranları veya okulları ve diğer kurumlar tarafından açık bir şekilde kabul edilmeyen çocuklar ve ergenler ciddi kabul sorunları yaşar ve ideal gelişim için kendilerini destekleyici model bulamazlar. 9

16 Çocukluk boyunca aile yapısı ve negatif yaşam olayları Erken çocukluk dönemindeki yıkıcı aile yapıları ve travmatik olaylar, özellikle travma ile başa çıkmayı başaramamış olan gençlerin daha sonraki yaşamlarını etkiler. İntihar davranışlı çocuklarda ve ergenlerde sıklıkla rastlanan aile işlevsizliği ve istikrarsızlığı ve olumsuz yaşam olaylarına ilişkin bazı yönler şunlardır: Ebeveyn psikopatolojisi, afektif ve diğer psikiyatrik hastalıkların bulunması Ailede alkol ve madde kullanımı veya anti-sosyal davranış Ailede intihar ve intihar girişimi öyküsü Şiddet içerikli ve suistimalci aile (çocuğun fiziksel ve cinsel suistimali dahil) Ebeveyn tarafından sunulan eksik bakım, aile içinde zayıf iletişim Ebeveynler arasında gerilim ve agresyonlu sık tartışmalar Ebeveynlerin ayrılması, boşanması veya ölümü Farklı mesken alanlarına sık taşınmalar Ebeveynler tarafında çok yüksek veya çok düşük beklentiler Ebeveynlerin yetersiz veya aşırı otoritesi 10

17 Ebeveynlerin çocuğun duygusal bozukluğu ile ilgilenmeye zamanının olmayışı veya red ve ihmal içeren olumsuz bir duygusal ortamın varlığı Katı aile Evlatlık olma veya üvey aile Bu aile yapıları sıklıkla, ancak her zaman değil, intihar eden veya intihara eğilimli çocuk ve ergen vakalarında bulunmaktadır. Bulgular göstermektedir ki intihar davranışlarında bulunan gençlerin ailelerinde riskin kümülatif olduğu birden fazla sorun gözlenmektedir. Bu kişiler ailelerine sadık olduğundan veya aile sırlarını açıklama konusunda isteksiz veya yasaklanmış durumda bulunduklarında, aile dışından yardım alma konusunda genelde çekingen davranırlar. Bilişsel yapı ve kişilik Ergenlik süresinde aşağıdaki kişilik yapıları sıklıkla gözlen mektedir, ancak bunlar girişilmiş veya tamamlanmış bir intihar vakasında da bulunabilirler (genelde ruhsal bozukluklarla bağlantılı olarak), bu yüzden intiharı tahmin etme konusunda geçerlilikleri sınırlıdır: Kararsız mizaç, Kızgın veya agresif davranış, Anti-sosyal davranış, 11

18 Dışa dönük davranış, Fazla atılganlık, Asabiyet, Katı düşünme ve başa çıkma yapıları, Zorluklar meydana geldiğinde zayıf problem çözme yetisi, Gerçekleri kavrayamama, Hayali bir dünyada yaşama eğilimi, Büyüklük ve değersizlik duyguları arasında değişen fanteziler, Hayal kırıklığına hazır olma, Anksiyete, özellikle hafif fiziksel hastalık veya hafif hayal kırıklığı işaretlerinde, Kendini üstün görme, Üstünlük taslama şeklinde kendisini maskeleyebilen aşağılık ve kendinden emin olmama duygusu, okul arkadaşları veya yetişkinlere (ebeveyn dahil) karşı yadsıma ve provokatif davranışlar, Cinsel kimlik ve cinsel oryantasyona ilişkin belirsizlik, Ebeveynle, diğer yetişkinlerle ve arkadaşlarla kararsız ilişkiler Gençlerde, intihar riski, kognitif faktörler ve yaygın kişilik gösterişliliği arasında pek çok ilişki bulunduğu halde,eldeki 12

19 araştırma delilleri herhangi bir ayırt edici kişilik özelliği için seyrek ve sıklıkla belirsizdir. Psikiyatrik bozukluklar Aşağıdaki psikiyatrik bozuklukların bulunması halinde çocuk ve ergenlerde İntihar davranışları sıklıkla rapor edilmektedir. Depresyon Depresif semptomlar ve anti-sosyal davranışın kombinasyonu, ergen intiharının en önemli nedenlerinden biri olarak görülmektedir. Yapılan araştırmalara göre kendini öldürmüş olan kişilerin dörtte üçünde bir veya birden fazla depresyon semptomu görülmüştür ve bunların çoğu ciddi depresyon hastalığından şikayetçidir. Depresyon geçiren okul öğrencileri tıbbi yardım aradıklarında genelde fiziksel semptomlar sergilerler. Baş ağrısı ve karın ağrısı gibi somatik şikayetler ve bacakta ve göğüste vurucu ağrılar da sık görülür. Depresyondaki kızların toplumdan çekilme ve sessiz kalma, tepkisiz ve aktif olmama eğilimleri vardır. Buna karşın depresif erkekler yıkıcı ve agresif davranışlar sergiler ve öğretmenlerinden ve ebeveynlerinden daha fazla dikkat ve ihtimam ister. Agresiflik 13

20 yalnızlığa neden olabilir ki bu intihar davranışı için tek başına bir risk faktörüdür. Her ne kadar intihar davranışı sergileyen çocuklar arasında depresif sendromlar ve depresif bozukluklar yaygınsa da, depresyon intihar düşünceleri ve intihar girişimlerinin zorunlu bir eşlik edeni değildir. Ergenler depresyona girmeden de kendilerini öldürebilir ve kendilerini öldürmeden de depresyon geçirebilirler. Anksiyete bozuklukları Araştırmalar, erkeklerde anksiyete bozuklukları ve intihar girişimleri arasında tutarlı bir korelasyonun var olduğunu göstermiştir, ancak kızlarda daha zayıf bir bağlantı bulunmuştur. Anksiyete görece olarak intihar davranışı üzerindeki etkisi bakımından depresyondan bağımsızdır, bu da intihar davranışı riski altındaki ergenlerin anksiyetesinin tespit edilip tedavi edilmesi anlamına geldiğini göstermektedir. İntihar düşüncelerine sahip gençler arasında psikosomatik semptomlara da sık rastlanır. Alkol ve ilaç kullanımı İntihar eden çocuk ve ergenler arasında alkol ve yasa dışı ilaç suistimalcileri büyük bir oran teşkil etmektedir. Bu yaş grubunda, 14

21 dört intihar hastasından birinin intihar eyleminden önce alkol veya ilaç kullandığı bulunmuştur. Yeme bozuklukları Bedenlerinden memnun olmamalarından dolayı bir çok çocuk ve ergen kilo vermeye çalışırlar ve ne yeyip ne yememeleri gerektiği konusunda endişelidirler. Ergen kızların % 1 - % 2'sinde anoreksi veya bulimia görülür. Anoreksik kızlar sıklıkla depresyona kayabilir ve anoreksik kızlar arasında intihar riski, genel olarak gençlerin intihar riskinden 20 kat daha fazladır. Son bulgular erkeklerin de anoreksi ve bulimiadan şikayetçi olduğunu göstermiştir. Psikotik bozukluklar Her ne kadar az sayıda çocuk ve ergen şizofreni ve manikdepresif bozukluk gibi ciddi psikiyatrik bozukluklardan şikayetçi olsa da, etkilenenlerde intihar riski oldukça yüksektir. Çoğu psikotik gençte aslında içki sorunları, aşırı sigara içme ve ilaç kullanma gibi ciddi risk faktörleri bulunmaktadır. Önceki intihar girişimi Yukarıdaki psikiyatrik bozukluklar olsun olmasın bir veya birden fazla intihar girişimi geçmişi, intihar davranışı için önemli bir risk faktörüdür. 15

22 İntihar davranışının tetikleyicisi olarak mevcut olumsuz yaşam olayları Yukarıda bahsedilen bilişsel yapı ve kişilik mizaçlarına ek olarak, intihar eden çocuk ve ergenlerde stres karşısında ciddi bir hassasiyet gözlenmiştir (kalıtsal genetik faktörlere ve erken yaşamda tecrübe edilen negatif stres kaynağı olaylar ve aile yapısına bağlı olarak). Stres karşısındaki hassasiyet olumsuz yaşam olayları ile uygun bir şekilde başa çıkabilmeyi zorlaştırır ve bu yüzden stresli yaşam olaylarından sonra intihar vakalarında sık rastlanır. Bu olaylar acizlik ve umutsuzluk hislerini yeniden uyandırır ki bu hisler intihar fikrini yüzeye çıkartıp intihara veya intihar girişimine neden olabilir. İntihar girişimlerini veya intiharı tetikleyebilecek riskli davranışlar şunlardır: Yaralayıcı olarak yaşanabilecek durumlar (objektif olarak gözlen diğinde böyle olduğunun belirlenmesi şart değildir): hassas çocuklar ve ergenler önemsiz olayları bile derin anlamda yaralayıcı bulabilir ve anksiyete ve kaotik davranışla tepki gösterebilirler. İntihar davranışında bulunan gençler ise bu tür durumları kendi imajlarına yöneltilmiş bir tehdit olarak algılayabilir ve kişisel onurlarının zedelendiğini hissedebilirler. 16

23 Ailevi üzüntü, sıkıntılar Arkadaşlardan, kız ve erkek arkadaşlardan, ve okul arkadaşlarından vs. ayrılma Sevilen birisinin veya diğer önemli bir kişinin ölmesi Bir aşk ilişkisinin sona ermesi Kişiler arası anlaşmazlıklar veya kayıplar Yasal veya disiplinsel sorunlar Akran grubu baskısı veya kendini-yıkıcı ergen kabulü Kabadayılık ve şiddete yönelme Okul notları konusunda hayal kırıklığı ve çalışmalarında başarısızlık Sınav dönemlerinde okulda yüksek talep İşsizlik ve parasızlık İstenmeyen hamilelik, kürtaj HIV veya diğer cinsel yollarla bulaşan hastalık enfeksiyonu Ciddi fiziksel hastalık Doğal afetler SIKINTI DURUMUNDAKİ VE OLASI İNTİHAR RİSKİ ALTINDA BULUNAN ÖĞRENCİLER NASIL BELİRLENECEKTİR? 17

24 Sıkıntının belirlenmesi Çocuğun veya yetişkinin performansını, okula devamını veya davranışlarını etkileyen herhangi bir ani ve dramatik değişiklik ciddiye alınmalıdır, örneğin: Her zamanki aktivitelere ilgi gösterilmemesi Notlarında toplam bir düşüş Eforda azalma Sınıfta kötü davranışlar Açıklanamayan veya tekrar eden okula gelmeme veya okulu asma Aşırı sigara veya içki içme veya ilaç / uyuşturucu kullanma (cannabis dahil) Polis müdahalesi ve öğrenci şiddetine neden olan olaylar Eğer bu faktörlerden herhangi birisi bir öğretmen veya okul danışmanı tarafından belirlenirse, okul ekibi durumdan haberdar edilmeli ve öğrencinin ciddi bir değerlendirmesini yapmak üzere gerekli düzenlemeler yapılmalıdır, çünkü bu durumlarda genelde ciddi bir stres ve sıkıntının olduğuna işaret eder ve bazı durumlarda bunlar intihar davranışına neden olabilirler. İntihar riskinin belirlenmesi İntihar riskini belirlerken, okul personeli sorunların her zaman çok boyutlu olduğunun bilincinde olmalıdır. 18

25 Önceki intihar girişimi Önceden intihar girişiminde bulunulması en belirgin risk faktörlerinden biridir. Sıkıntı durumunda bulunan gençler eylemlerini tekrarlama eğilimindedir. Depresyon Djğer bir ana risk faktörü depresyondur. Depresyon tanısı bir hekim veya çocuk/yetişkin psikiyatristi tarafından konulmalı, ancak öğretmenler ve okul personeli, depresif hastalığın bir parçasını teşkil eden farklı semptomlardan haberdar olmalıdır. Depresyonun belirlenmesindeki zorluk, ergenliğin doğal geçiş aşamalarının depresyonla aynı bazı özellikleri paylaşıyor olması gerçeğine bağlı olabilir. Ergenlik normal bir dönemdir ve bu dönemde kendine güven, umutsuzluk, konsantrasyon sorunları, bitkinlik ve uyku bozuklukları yaygındır. Bunlar depresyon hastalığının da ortak özellikleridir, ancak bu belirtiler uzun süre devam etmiyorsa ve ciddi olarak ilerlememişse endişe edecek bir durum yoktur. Depresyonlu yetişkinlerle karşılaştırıldığında gençler daha dışa dönüktür, daha fazla yer ve uyur. Ergenlik döneminde depresif düşünceler mevcut olabilir ve bu durum normal gelişme sürecini yansıtır, zira genç insan bu 19

26 dönemde varoluşsal konularla ciddi anlamda ilgilenmektedir. Sağlıklı bir insanı ciddi intihar krizinde bulunan kişiden ayıran özellikler, intihar düşüncelerinin yoğunluğu, derinliği ve süresi, bunların ortaya çıktığı ortam ve çocuğun veya ergenin bu düşüncelerden uzaklaştırılmasının mümkün olmayışıdır (yani düşüncelerin devamlılığı) Riskli durumlar Diğer önemli bir görev, daha önceden belirtildiği gibi, intihar düşüncelerini harekete geçiren ve intihar riskini artıran çevresel durumların ve olumsuz yaşam olaylarının belirlenmesidir. İNTİHARA MEYİLLİ ÖĞRENCİLERLE OKULDA NASIL İLGİLENİLECEKTİR? Yardıma ihtiyacı olan ve sıkıntı durumunda bulunan bir gencin belirlenmesi her zaman önemli bir sorun değildir. İntihara meyilli gence nasıl tepki ve cevap verileceği konusu çok daha zordur. Bazı okul personeli sıkıntıda bulunan ve intihar davranışı sergileyen öğrencilerle nasıl ilgilenileceği konusunda bilgili olsa da, diğerleri böyle olmayabilir. Bilgili olmayan grubun becerileri geliştirilmelidir. İntihar durumundaki bir öğrenci ile kurulacak irtibatta sağlanacak denge, mesafeli ve yakın olma, empati ve saygı arasında bulunma durumudur. 20

27 Öğrencilerde intihar krizlerinin belirlenmesi ve yönetimi öğretmenler ve diğer okul personeli arasında anlaşmazlığa neden olabilir, zira bu kişiler gerekli becerilerden yoksun olabilir, zamanları olmayabilir veya kendi psikolojik sorunları ile yüzleşmekten korkuyor olabilirler. Genel önleme: Bir intihar eylemi gerçekleştirilmeden önce Herhangi bir intihar önleme eyleminin en önemli yönü, sıkıntı halinde bulunan ve/veya intihar riski yüksek olan çocukların ve ergenlerin erken tanışıdır. Bu hedefe ulaşmak için, aşağıda tanımlanan araçlarla söz konusu okul personeli ve öğrencilerin durumu ele alınmalıdır. Bir çok uzman gençlere intiharı açık bir şekilde anlatmanın akıllı bir iş olmadığı görüşünü paylaşmaktadır. Bunun yerine, intiharla ilişkili konuların pozitif bir ruh sağlığı yaklaşımı ile ele alınmasını önermektedirler. Okuldaki öğretmenlerin ve diğer okul personelinin ruh sağlığının güçlendirilmesi: Her şeyden önce, öğretmenlerin ve diğer okul personelinin iyi oluş hallerinin ve dengelerinin güvence altına alınması önemlidir. Bu kişiler için işyeri reddedici, agresif ve bazen şiddet dolu olabilir. Bu yüzden, bu kişilerin ruhsal konulardaki anlayışını 21

28 geliştirecek, kendilerine, öğrencilerine ve çalışma arkadaşlarına uygun tepki vermeleri önerisinde bulunacak ve olası ruhsal hastalıklar konusunda onları bilgilendirecek bilgilere ihtiyaçları vardır. Ayrıca destek ve eğer gerekiyorsa tedaviye erişim imkanları da bulunmalıdır. Öğrencilerde kendine güvenin artırılması: Pozitif kendine güven çocukları ve ergenleri ruhsal sıkıntıya ve ümitsizliğe karşı korur ve onlara zorlu ve stresli yaşam durumları ile başa çıkma becerisi kazandırır. Çocuklarda ve ergenlerde pozitif kendine güveni sağlamak için, bir çok farklı teknik kullanılabilir. Önerilen bazı yaklaşımlar şunlardır: Gençte pozitif kimlik taklidine yardım edecek pozitif yaşam deneyimleri vurgulanmalıdır. Geçmişteki pozitif deneyimler, gençlerin ileriye dönük kendine güvenlerine imkan tanır. Çocuklara ve ergenlere daha fazla ve daha iyi yapma konusunda sürekli baskı yapılmamalıdır. Yetişkinlerin çocukları sevdiklerini söylemeleri yeterli değildir, çocuk sevildiğini hissetmelidir. Sevilmek ve sevildiğini hissetmek arasında büyük fark vardır. 22

29 Çocuklar sadece oldukları gibi kabul edilmemeli, ayrıca onlara oldukları gibi değer verilmelidir. Sadece var oldukları için özel olduklarını hissetmelidirler. Sempati kendini beğenmeye engel olurken, empati onu besler, çünkü yargı bir kenara bırakılmıştır. Otonomi ve efendilik erken çocuklukta pozitif kendine güvenin gelişimine engel teşkil etmektedir. Çocukların ve yetişkinlerin kendine güvene ulaşmaları, onların fiziksel, sosyal ve mesleki becerilerinin gelişimine bağlıdır. Yüksek düzeyde kendine güven için, gencin aileden ve yaşıtlarından nihai bir bağımsızlığa kavuşması, karşı cinsle ilişki kurabilmesi, kendi kendini desteleyici bir meşgalesinin bulunması ve yaşama ilişkin işleyen ve anlamlı bir felsefe kurması gereklidir. Öncelikle uzman ziyaretleri ve daha sonra düzenli müfredatın bir parçası olarak yaşam becerisi eğitimlerinin verilmesi etkili bir stratejidir. Program, akranlara nasıl diğerlerine destek verileceğini ve gerekiyorsa nasıl yetişkin yardımına başvurulacağını öğretmelidir. Eğitim sistemi de her öğrencinin kimlik duygusunun geliştirilmesi ve pekiştirilmesi için çalışmalıdır. 23

30 Öğrencilerin eğitiminin kararlı ve devamlı oluşunun desteklenmesi de diğer önemli bir amaçtır. Duyguların ifade edilmesinin desteklenmesi Çocuklar ve ergenlere kendi hislerini ciddiye almaları öğretilmeli ve hislerini ebeveynlerine veya diğer yetişkinlere, öğretmenlere, okul doktor ve hemşirelerine, arkadaşlarına, spor koçlarına ve dini tavsiyecilere sır olarak verme konusunda teşvik edilmelidirler. Okulda kabadayılığın ve şiddetin önlenmesi Hoşgörüsüzlükten uzak güvenli bir ortamın oluşturulması için okul binalarında ve okul binalarının çevresinde kabadayılığın ve şiddetin önlenmesi için eğitim sisteminde gerekli özel becerilerin öğretilmesi gerekir. Bakım hizmetlerine ilişkin bilgilerin sağlanması Belli servislerin mevcut olduğu telefon numaraları, kriz ve acil durum yardım ve destek hatlarının halka duyurulması ile alenileştirilmeli, bu servisler gençler için erişilebilir hale getirilmelidir. Müdahale: bir intihar riski belirlendiğinde Çoğu durumda, sıkıntı durumundaki ve/veya intihar davranışı riski altındaki çocuklar ve yetişkinler aynı zamanda iletişim sorunu da yaşarlar. Sonuç olarak, sıkıntıdaki ve/veya intihar eğilimindeki bir gençle iletişim kurmak önemlidir 24

31 İletişim İntiharın önlenmesinde ilk adım hiç şüphesiz güvenilir bir iletişimdir. İntihar sürecinin gelişmesi sırasında, intihar eğilimindeki gençler ve bu gençlerin etrafındakiler arasındaki iletişim önemlidir. İletişim yokluğu ve bağlantının kopması şunlara neden olur: İlişkide sessizlik ve artan gerilim: Yetişkinin, çocuğu veya genci, intihara ilişkin düşüncelerini tartışmayı intihara neden olabilecek bir etken olarak düşünmesi genelde sessizliğin ve diyalog eksikliğinin nedenidir. Açık zıt hisler: Normal olarak bir yetişkinin, bir çocukla veya yetişkinle intihar konusunda iletişim kurması, bu kişinin kendi psişik çatışmalarını su yüzüne çıkartabilir. Stres durumu altındaki ve/veya intihar eğiliminde bulunan bir çocuk veya yetişkinle karşılaşmanın psikolojik yükü genelde oldukça ağırdır ve beraberinde bir dizi hissi reaksiyon getirir. Bazı durumlarda, intihar durumunda bulunan çocuk ve yetişkinlerle kontak kuran yetişkinlerin çözülmemiş duygusal sorunları yüzeye çıkabilir. Bu tür sorunlar, okul personelinde daha belirgin olabilir. Bu kişilerin zıt hisleri intihar durumunda bulunan bir öğrenciye yardım etmek istemek ama eşzamanlı olarak isteksizlik 25

32 veya yapamama nedeniyle yardım edememek diyalog kurulamamasına neden olabilir. Doğrudan veya dolaylı saldırganlık: Yetişkinlerin sıkıntı hali bazen, intihar veya stres durumunda bulunan çocuk veya yetişkine aşırı saldırgan durum sergilemeyle kendini gösterebilecek kadar aşırı olabilir. Şurasının anlaşılması önemlidir ki öğretmen bu iletişim sürecinde ve iyi iletişimin bu yüzden oldukça önemli olduğunu öğrenmede yalnız değildir. Diyalog her durum için yaratılmalı ve benimsenmelidir. Diyalog için öncelikle çocuğun ve yetişkinin kimliğinin tanınması ve yardıma duydukları ihtiyacın belirlenmesi gerekir. Stresli durumda veya intihar riski altında bulunan çocuklar ve yetişkinler genelde diğer insanların kendileri ile iletişim kurma tarzlarına karşı aşırı duyarlıdırlar. Bunun nedeni, yetiştirilme sırasında aileler ve akranlarla ilişkilerde ortaya çıkan güvensizliktir ve bunda ilgi ve saygı görmemiş olma ve hatta sevilmemiş olmanın etkisi vardır. İntihar durumundaki öğrencinin aşırı duyarlılığı sözlü ve sözlü olmayan iletişimde benzerdir. Burada, beden dili sözlü iletişim kadar önemli bir rol oynamaktadır. 26

33 Ancak, stres altında veya intihar durumunda bulunan çocuğun veya yetişkinin kendileri ile konuşma konusundaki tereddüdü nedeniyle yetişkinlerin motivasyonu bozulmamalıdır. Bunun yerine, bu iletişim kurmaktan çekinme davranışının tüm yetişkinlere karşı duyulan bir güvensizlik olduğu bilinmelidir. İntihar durumunda bulunan çocuk ve yetişkinlerin, sunulan yardımı kabul veya reddetme, yaşama veya ölme durumundaki duygusal çatışma durumları oldukça açıktır. Bu karmaşık his durumu, intihar durumunda olan genç insanın davranışlarında gözle görülür geri tepmeler olmasına neden olabilir ki bunlar, yardım istemeden yardımı reddetmeye kadar farklılık gösteren bir aralıkta seyreder ve diğerleri tarafından yanlış anlaşılabilir. Okul personelinin becerilerinin geliştirilmesi Bu, stres altında ve/veya intihar durumunda bulunan öğrenciler ve öğretmenleri arasındaki iletişimi geliştirme amacına yönelik özel eğitim aracılığıyla yapılabilir. Böylelikle intihar riski hakkında bilinçlendirme ve anlama yetisi kazandırılacaktır. Tüm okul personelinin kendi aralarında ve öğrencileri ile yaşam ve ölüm konuları hakkında konuşma kapasitelerinin artırılması ve stres, depresyon ve intihar davranışı belirleme becerilerinin geliştirilmesi ve mevcut destek konusundaki bilgilerin artırılması intiharı önlemenin önemli bir aracıdır.intiharı önleme konusundaki 27

İNTİHARIN ÖNLENMESİ. İntihar yöntemleri ülkeler arasında farklılık göstermektedir.

İNTİHARIN ÖNLENMESİ. İntihar yöntemleri ülkeler arasında farklılık göstermektedir. İNTİHARIN ÖNLENMESİ İNTİHARIN ÖNLENMESİ Dünya çapında intihar, 15-19 yaş grubu arasındaki ölümlerin en önde gelen beş neden arasında yer almaktadır. Bir çok ülkede intihar, bu yaş grubundaki erkek ve kızların

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde.

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Yaşadıkları toplumlardaki birbirinden çok farklı politik, ekonomik,

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ SİGARA BIRAKMA SÜRECİ DOÇ DR ZEYNEP AYFER SOLAK EÜTF GÖĞÜS HASTALIKLARI AD Çevresel ve sosyal faktörler. Medya, merak, aile. Sosyoekonomik yapı. Kültürel yapı Davranışsal ve psikolojik faktörler. Öğrenme.

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Ayşe Devrim Başterzi Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Epidemiyoloji ve eğitim mi? Eğitim ve epidemiyoloji mi?

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

[Tıp Eğitiminde HIV/AIDS Üzerine Savunuculuk Projesi]

[Tıp Eğitiminde HIV/AIDS Üzerine Savunuculuk Projesi] [TıpEğitimindeHIV/AIDSÜzerineSavunuculuk Projesi] [HIV/AIDSkonusundaTıpEğitimiiçerisindeMüfredatÖnerileri] [AuthorName] ÖZET [TıpMüfredatıiçerisindeHIV/AIDS intıbbi,sosyal,etiketkileşimlerivebunun yanındahastahaklarıvehastayayaklaşımkonularındasadecebilgianlamında

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK Prof. Dr. Sirel Karakaş Neurometrika Medikal Tıp Teknololojileri Ltd. Şti Nöropsikoloji ve Psikofizyoloji Derneği Başkanı Uslarası Kıbrıs Üniversitesi

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

ADLİ VAKA SÜRECİNDE HASTA ve AİLE İLE İLETİŞİM

ADLİ VAKA SÜRECİNDE HASTA ve AİLE İLE İLETİŞİM ADLİ VAKA SÜRECİNDE HASTA ve AİLE İLE İLETİŞİM Gamze Varlı Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi Klinik Eğitim Hemşiresi Sunu Planı Hemşirelik ve hasta/hasta yakınları eğitimi

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri. Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003

Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri. Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003 Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003 Okul dönemi 6-19 yaşlar arasını kapsar, iki dönemdir erken okul yaşı ve prepubesans kızlarda

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

PSİKİYATRİ ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDET. (Hekime Yönelik Şiddet Görev Grubu) Ön Raporu

PSİKİYATRİ ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDET. (Hekime Yönelik Şiddet Görev Grubu) Ön Raporu PSİKİYATRİ ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDET (Hekime Yönelik Şiddet Görev Grubu) Ön Raporu İşyerindeki şiddet; hizmet alan ile verenin kişisel özellikleri ve aralarındaki iletişim işyerinin koşulları, kuralları

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

TRSM de Rehabilitasyonun

TRSM de Rehabilitasyonun TRSM de Rehabilitasyonun Yeri Dr. Ayla Yazıcı BRSHH Gündüz Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü 7.10.2010 Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım

Detaylı

29.06.2012 16:35 CBU TIP FAKÜLTESİ ADLİ TIP ABD 2

29.06.2012 16:35 CBU TIP FAKÜLTESİ ADLİ TIP ABD 2 Aile; kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerden oluşan ve bu bireylerin cinsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik gereksinmelerinin

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi

Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü 10 Ekim 2014 nbilir@hacettepe.edu.tr Sunum Planı Sağlık Hizmetlerinin Gelişmesi

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİ Uygulama Milli Eğitim Bakanlığı (Örgün /Yaygın eğitim) Pilot Uygulamalar (ERDEP) Sivil toplum kuruluşları (Akran eğitim

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu. İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.tr 1 HEDEFLER.Sağlığı, koruma ve geliştirme kavramlarını bilme İşyerlerinde

Detaylı

İNFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARINDA KOMİTE DIŞI EKİP ÇATIŞMASI VE YÖNETİMİ. VİLDAN UMUR ÇAKAR vildan.cakar@anadolusaglik.

İNFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARINDA KOMİTE DIŞI EKİP ÇATIŞMASI VE YÖNETİMİ. VİLDAN UMUR ÇAKAR vildan.cakar@anadolusaglik. İNFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARINDA KOMİTE DIŞI EKİP ÇATIŞMASI VE YÖNETİMİ VİLDAN UMUR ÇAKAR vildan.cakar@anadolusaglik.org Çatışma Yönetimi 6 NİSAN 2007 CEVAP BEKLEYEN SORULAR Neden Çatışırız?

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, KLİNİK FARMAKOLOJİ

5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, KLİNİK FARMAKOLOJİ 5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, - 4.GRUP 4.DERS KURULU RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, (13 EKİM 2014 05 ARALIK 2014) Dekan : Prof. Dr. Bekir YAŞAR Dekan

Detaylı

HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ

HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ Prof.Dr. Güler CİMETE II. Çocuk Sağlığı sempozyumu 29 Mayıs 2009 İstanbul Çocuklarda Hastalık kavramı Gelişimi 0-2 yaş; Anlayamama, akıl erdirememe

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ Zelha Türk*, Serpil Türker **, Pelin Gökoğlu***,Eda Ulutaş**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00 Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Dersin Kodu: TIP 517 AKTS Kredisi: 3 Dönem V Lisans Seçmeli 60 saat / 2 hafta Teorik: 20 saat / 2 hafta, lı: 40 saat / 2 hafta Dersin dili: Türkçe Dersin Koordinatörü,

Detaylı

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir?

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? Turkish İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? (What is bipolar mood disorder?) İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı, eskiden manik-depresif hastalık adı verilen

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI MUSTAFA KAYA YBO EĞİTİM ORTAMLARINDA UYUŞTURUCU KULLANIMI VE BAĞIMLILIK İLE MÜCADELE OKUL EYLEM PLANI

2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI MUSTAFA KAYA YBO EĞİTİM ORTAMLARINDA UYUŞTURUCU KULLANIMI VE BAĞIMLILIK İLE MÜCADELE OKUL EYLEM PLANI S.N FAALİYETİN KONUSU TARİH GÖREVLİLER İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM VE KURULUŞLAR 1 Eğitim ortamında ortamlarında uyuşturucu kullanımı ve bağımlılık ile mücadele okul komisyonun kurulması EKİM AYININ İKİNCİ

Detaylı

GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR. Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009

GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR. Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009 GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009 1 Amaç: Bu dersi sonunda dönem III öğrencileri güç koşullar altındaki çocukların korunmasına yönelik müdahaleler konusunda bilgi

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Psikiyatrik Hastalıklar ve Fiziksel aktivite

Psikiyatrik Hastalıklar ve Fiziksel aktivite Psikiyatrik Hastalıklar ve Fiziksel aktivite Ulusal Fiziksel Aktivite Çalıştayı, Çanakkale, TÜRKİYE 11.10.2010 Jyrki Vilhu Haaga-Helia University of Applied Sciences Faculty of Physical Activity, Vierumäki

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır.

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Nedir? Bağımlılık Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Ne Zararı Var? Teknolojinin insan hayatına sağladığı

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır.

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. TIP EĞİTİMİNDE SOSYAL PSİKİYATRİ Prof.Dr. Orhan DOĞAN Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Tıp eğitiminde psikiyatri Tıp

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Ebru ÖZKURT TOPCU. Uzman Klinik Psikolog. Aile ve Çift Terapisti

Ebru ÖZKURT TOPCU. Uzman Klinik Psikolog. Aile ve Çift Terapisti Ebru ÖZKURT TOPCU Uzman Klinik Psikolog Aile ve Çift Terapisti 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden başarısı dolayısıyla Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Üsküdar Üniversitesi nde

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM

BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sosyal Pediatri Bilim Dalı Ankara Çocuk Koruma Birimi Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği İstismarı -

Detaylı

NetQues Proje Raporu Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimi Çeşitliliklerin Bütünleşmesi

NetQues Proje Raporu Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimi Çeşitliliklerin Bütünleşmesi NetQues Proje Raporu Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimi Çeşitliliklerin Bütünleşmesi Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi / Logopedi Alanındaki Standartların ve Eğitim Programlarının Niteliklerinin

Detaylı

Psikososyal Tehlike ve Riskler

Psikososyal Tehlike ve Riskler İşyeri Hekimlerinin Gözünden Psikososyal Tehlike ve Riskler Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Vatansever Namık Kemal Üniversitesi İş kaynaklı stres, Avrupalı işletmelerin temel çalışan sağlığı sorunlarından biridir. (ESENER,

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat

2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat 2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat Dersler Teorik Pratik Toplam Davranış Bilimleri 25-25 Sağlıklı Yaşam ve Halk Sağlığı 25-25 Sosyal Bilimler

Detaylı

AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği

AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği İşyeri Sağlığı, Güvenliği ve Hijyeni AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliğinin önemi Misyon ve teşkilat AB Mevzuatı ve AB Stratejisi Ortaklar Başlıca güçlükler ve inisiyatifler

Detaylı

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.]

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] [Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] Giriş Hekimler, hastaları ve geniş toplum kesimleri arasındaki ilişkilerde son yıllarda önemli değişikler

Detaylı

İstanbul Beyin Merkezleri. Beyin Merkezleri. ALZHEİMER HASTALIĞIN da ERKEN TEŞHİS İÇİN BEYİN CHECKUP LARI VE ÖNLEME İÇİN BEYİN REHABİLİTASYONU

İstanbul Beyin Merkezleri. Beyin Merkezleri. ALZHEİMER HASTALIĞIN da ERKEN TEŞHİS İÇİN BEYİN CHECKUP LARI VE ÖNLEME İÇİN BEYİN REHABİLİTASYONU İstanbul Beyin Merkezleri İstanbul Beyin Merkezleri Adres:Güzelbahçe sok. No:27/3 Nişantaşı, İstanbul (Amerikan Hastanesi Acili Karşısı) Tel: 0212 2313656 Fax: 0212 2319121 www.istanbulbeyinmerkezleri

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman YAS SÜREÇLERİ NİLÜFER ARDA ÖMER PAMUK Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden

Detaylı

aslolan kendine zarar vermemek Horace Wells in ayak izleri sağlık çalışanlarının sağlığı ve refahı

aslolan kendine zarar vermemek Horace Wells in ayak izleri sağlık çalışanlarının sağlığı ve refahı Ruhsal sorunlar söz konusu olduğunda anestezistler nasıl davranmalı? Dr. Mustafa Sercan Mesleki geçmiş Bakırköy RSHH Abant İzzet Baysal Üniversitesi Örgütsel geçmiş Türkiye Psikiyatri Derneği (2. Başkan)

Detaylı

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon İnsanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurar D. PİRE Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon Latince de kararsız kalabalık, şiddete yönelmiş topluluk anlamındadır İngilizce de

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD İÇERİK ALT TİPLENDİRMEDEKİ SORUNLAR KLİNİĞE YANSIMASI ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ Tanısal bakı Sosyal fobi DSM-I de "Fobik

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı