Türk Ceza Adalet Sisteminin Değerlendirilmesi 1

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk Ceza Adalet Sisteminin Değerlendirilmesi 1"

Transkript

1 Türk Ceza Adalet Sisteminin Değerlendirilmesi 1 Bilindiği üzere, Türk Ceza Adalet Sisteminde (CAS) 1 Haziran 2005 tarihi milat kabul edilmek suretiyle esaslı değişiklikler meydana getirilmiş ve Türkiye, daha adil bir yargılama yapmak, insan hak ve özgürlüklerini esaslı korumak ve daha çağdaş bir ceza adaletine sahip olmak iddiasıyla 2 yeni bir Ceza Adalet Sistemi gerçekleştirmiş bulunmaktadır 3. Bugün gelinen nokta, aslında 1985 yılında değerli hocamız Ord.Prof.Dr. Sulhi Dönmezer in 4 başkanlığında oluşturulan komisyon tarafından yeni bir ceza kanunu tasarısı hazırlanması ile başlayan ve 2001 yılında dört temel Ceza Kanunu Tasarısı nın Meclis e sevk edilmesi ile devam eden bir serüvenin sonucudur. İşte, 1985 yılında başlayıp günümüze kadar süren bu gelişmeler, bugün Türk hukuk mevzuatına 5237 s. Türk Ceza Kanununu, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanununu, 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunu, 5235 s. Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunu, 5326 s. Kabahatler Kanununu, 5395 s. Çocuk Koruma 1 "Yeni Ceza Adalet Sisteminin Genel Değerlendirilmesi" başlıklı bu yazıyı, biz, 2005 yılında Ceza Kanunları isimli mevzuat derlememizin ilk basısında kaleme almış ve 2007 tarihli ikinci basısı sırasında da ülkemizdeki durum hiç değişmediğinden, mevcut metine bir iki ilâve yapmak suretiyle yeniden yayınlamış idik. O tarihten bu yana ülkemizdeki durumun hiç değişmemesi bir yana, ceza adalet sistemimiz gerek uygulama, gerek mevzuat boyutunda daha da kötüye gitmektedir yılında yaptığımız tespitler bugün de aynen geçerliliğini korumaktadır yılından günümüze kadar geçen süreçte Türk Ceza Adalet Sisteminde çoğunlukla kötü uygulama konusundaki tespitlerimiz ile görüşlerimizin haklılığını ortaya koyan gelişmeler cereyan etmiş bulunmaktadır; bu sebeple de fırsat oldukça bunların bir kısmını metne eklemeye devam etmekle yetinmekteyiz. Görünen o dur ki, toplumumuz hala ceza adaletinde sanığın cezalandırılması dönemini yaşamaktadır. Ancak biz inanıyoruz ki, özellikle başta hukukçuları olmak üzere Türk halkı bir gün silkinecek ve "adil yargılanma hakkının gereği" için sonuna kadar mücadele etmeye başlayacaktır. 2 Bkz. Ceza Muhakemesi Kanunu Genel Gerekçesi, Ceza Muhakemesi Kanunu, Derleyen ÜLGEN Celal, İstanbul, 2005, s. 43 vd.. 3 Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, ceza yargılamasının amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak biçimde kesin olarak saptanmasıdır. Gerek 1412 sayılı, gerekse 5271 sayılı Usul Yasalarımız adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlamaktadır (YCGK., t. ve 2008/8-33 E., 2008/83 K.; YKD., C.35, S.6, Haziran 2009, s.1165). Eğer Yargıtay da, aslında hepimizin koruyucusu olan Ceza Muhakemesi Kanununa Usul Yasası ismini verip bir de böyle kabul ederse, uygulamacılar tarafından bu Kanuna aykırılıklar da bugün Türkiye de olduğu üzere usulü hatalar olarak kabul oluna gelir. Hâlbuki ceza muhakemesi ve Kanunu hepimizin hak ve özgürlüklerini koruyan ve yargı, iddia ve müdafaa olmak üzere üç sacayağından oluşan bir muhakeme faaliyeti olarak kabul olunursa, bu Kanuna aykırılıklar usulü hatalar olarak değil ve fakat insanların hak ve özgürlüklerini sınırlayan uygulamalar olarak kabul olunma yı gerektirir; kaldı ki 5271 sayılı Kanunun adı Ceza Usulü değil Ceza Muhakemesi Kanunudur (aynı yönde bkz. KUNTER Nurullah YENİSEY Feridun, Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, s. 6 ayrıca bkz. s.7 dn.9). 4 Adalet Bakanlığı nın tarihli Mucipnamesi ile teşkil edilen Komisyon ve katılan üyeler için bkz. Türk Ceza Kanunu Öntasarısı, İkinci Komisyon Tarafından Yapılan Değerlendirme Sonunda Hazırlanan Metin, Ankara, 1989, s.iii.

2 Kanununu, 5352 s. Adlî Sicil Kanununu ve yine bunlara bağlı Yakalama, İfade Alma ve Gözaltına Alma Yönetmeliğini, Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliğini, Ceza muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Yönetmeliğini, Suç Eşyası Yönetmeliğini, Ceza Muhakemesinde Kalem Yönetmeliğini, Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Yönetmeliği ile daha birçok yeni yönetmelikleri de kazandırmış bulunmaktadır. Kamuoyunda, ilk başlarda belki de halen Avrupa Birliği nin tazyiki sonucu bu hızlı değişimin gerçekleştiği izlenimi oluşmuşsa da, az evvel de belirtildiği üzere, Türkiye bugün yürürlükte bulunan 5237 s. Türk Ceza Kanunu nu hazırlamaya 1985 yılında başlamış ve bu tarihten günümüze kadar sadece Ceza Kanunu konusunda üç ayrı Komisyon tarafından birbirinin devamı üç Ceza Kanunu Tasarısı hazırlamış ve bunlardan sonuncusunu 2001 yılında Meclis e sevk etmiş bulunmaktadır 5. Bu komisyonlar, adil bir yargılama yapabilmek ve ceza adalet sistemini çağdaşlaştırmak düşüncesiyle sadece yeni bir ceza kanunu hazırlanması ile yetinmemişler, bu sistemin sacayaklarını oluşturan yeni bir Ceza Muhakemesi Kanunu, İnfaz Kanunu ve temeli istinaf mahkemeleri olan Bölge Üst Mahkemeleri Kanunu Tasarılarını da hazırlayarak Meclis e sevk edilmesini sağlamışlardır. Ancak, Türkiye nin 1926 yılından 2000 li yıllara kadar 765 sayılı Türk Ceza Kanunu nun uygulanması sırasında kazanılan deneyim, yerleşmiş uygulama ve uygulamadaki yanlışların da gözönüne alınarak özellikle Fransız ceza adalet sistemi etkisinde hazırlanan ve Türk Ceza Adalet Sistemini oluşturması amaçlanan söz konusu tasarılar 6, biraz da dışarıdan gelen siyasi baskı sonucu, mevcut Hükümet tarafından Alman ekolüne sahip, o gün için meslekleri açısından genç sayılabilecek akademisyenlerin etkisindeki Meclis Alt Komisyonu nun insafında yeniden ele alınmış ve İtalyanların hazırlamaya çalıştıkları yeni İtalyan Ceza Kanunu nun sadece Kanunda bulunması gereken suç siyasetini belirlemek hususunda yıllarca süren hazırlık çalışmalarına nispet edercesine 6 ay gibi kısa bir sürede yeniden hazırlanmıştır. Bu yeni yapılanlar, kamuoyu ve hukukçular tarafından ağır eleştirilmiş olmasına ve geçen zamanda da belirtilen eleştirilerin ne kadar haklı olduklarının anlaşılmasına rağmen, özellikle o gün Türkiye yi idare eden mevcut Hükümet ve Meclis tarafından bu atılıma sıkı sıkıya sahip çıkılmak suretiyle kanunlaşması sağlanarak bugünkü Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi" meydana getirilmiş bulunulmaktadır Türk Ceza Kanunu Tasarısını hazırlayan ve 14/1/1985 tarihinde kurulan Komisyon, 1997 Türk Ceza Kanunu Tasarısını hazırlayan ve 6/6/1996 tarihinde kurulan Komisyon ve 2001 Türk Ceza Kanunu Tasarısı nı hazırlayan ve 21/12/1999 tarihinde kurulan Komisyon olmak üzere üç komisyon temeli 1987 Ceza Kanunu Öntasarısı olan çalışmaya şekil vermiş bulunmaktadır. 6 Özellikle TCKT hazırlanmasında 1994 tarihli Fransız Ceza Kanununun etkileri çok fazla olmuştur (bkz. DÖNMEZER).

3 Öncelikle belirtmek isteriz ki, burada biz, ne bir yandan üç komisyon tarafından hazırlanan ve çeşitli şekillerde eleştirilen ve Fransız ceza sisteminden esinlenen Ceza Kanunu Tasarısı üzerinde sadece altı aylık bir çalışma ile Alman sistemi ve Alman mahkeme içtihatlarının etkisinde bambaşka yeni bir ceza kanunu oluşturma gayretini, ne daha yürürlüğe girmeden yeni Kanunu değiştiren Kanunu değiştiren Kanunlar ile yürürlüğe girdikten sonra da dikiş tutmayan ve sürekli değişiklik yapılması zaruretini doğuran 7 yapısı ile Türk Hukukuna yamalı bohça bir Kanun sunulmasını, ne çeşitli hükümleri ve düzenlemeleri itibarıyla dili, sistematiği, içeriği ve kabul ettiği suç siyaseti itibarıyla ciddi eleştirileri hak ettiğini düşündüğümüz Yeni Ceza Kanunu eleştirmeyi, ne de kolluğun hegemonyasında gelişen soruşturma evresi yerine, daha fazla hak ve özgürlükleri korumak ve adil bir yargılama sağlamak amacıyla plânlanıp hazırlanan, hakkıyla gerçekleştirilecek bir soruşturma evresinden sonra hukuka uygun delillere dayanılarak açılacak kamu davasının tek celsede bitirilmesi esası ilkesi üzerine kurgulanmış ceza muhakemesinin bu özelliklerinden vazgeçebilmek ve eski kötü alışkanlıklara sahip çıkmak adına sürekli yapısı üzerinde hak ve özgürlüklerden fedakârlık edilerek bozulan Ceza Muhakemesi Kanunu nu yermeyi değil, bunun yerine Türk Ceza Adalet Sisteminin işleyişi konusundaki bazı tespitlerimizi açıklamak istiyoruz. Her ceza adalet sisteminde olduğu üzere Türk Ceza Adalet Sistemi de üç temel ayak üzerine kurulmaktadır: bunlardan birincisini, normlar, ikincisini, bu sistemde yer alan maddi unsurlar (araçlar, adlî binalar, kriminal laboratuarlar, ceza evleri vs..) ve en nihayet üçüncüsünü de, insan faktörü oluşturmaktadır. Ceza adalet sisteminin işleyişi bakımından bu üç ana unsur bir birine sıkı sıkıya bağlı olduğu gibi, bunlardan bir tanesinin yeterli niteliklere haiz olmaması aynı zamanda doğrudan ceza adalet sisteminin sağlıklı işlememesine ve dolayısıyla da bireylerin adil yargılanma haklarının tehlikeye girmesine sebebiyet verici bir mesele teşkil etmektedir. Üzülerek söylemek gerekir ki, ülkemizin ceza adalet sisteminin sağlıklı çalışmasında normlardan çok, maddi unsurlardaki eksiklikler ile insan faktörü büyük sorun yaratmaktadır. Örneğin, yakın geçmişe kadar pul yokluğu sebebiyle ilgililerin mahkemelere ihzaren celp edildikleri (haklarında zorla getirme kurumuna başvurulduğu) acı bir gerçektir. Hâlbuki hukuk devletinde kişi özgürlüğünün devlet tarafından karşılanması gereken ödenek yokluğuna dayanılarak kısıtlanabilmesi söz konusu olamayacağı gibi, gerek İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (md.5) gerekse AY. (md.19) uyarınca böyle bir tasarruf tartışmasız hukuka aykırıdır. Adil yargılama hakkının sağlaması beklenen duruşma /5377 s. K / 5349 s.k /5328 s.lı K.la /5560

4 salonlarının durumu, bilirkişi ücretleri, bu sistemde görev alanların çalışma koşulları vs. gibi birçok olgu da kabul edilemez niteliktedir. Ancak, ceza adalet sistemi içindeki maddi unsurlar çeşitli sorunlar ihtiva etse de, ülkemiz bakımından ceza adalet sisteminin yerine getirilmesinde belirleyici rol oynayan temel etmen insan faktörüdür. Geçmişteki tecrübeler göstermiştir ki, normlardan veya maddi unsurlardan çok uygulayıcıların tutumları doğrudan adil yargılanma hakkını belirlemektedir. Ceza Adalet Sistemimizin işleyişinde insan faktörü o derece belirleyicidir ki, bu sektörde yer alan süjeler, kanunen yükümlü oldukları görevleri dahi kendileri için ciddi bir zorunluluk arz etmedikçe yerine getirmemektedirler. Örneğin, Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği nin 7/son maddesi gereği 8 arama kararı vermek üzere C.Başsavcılıklarınca nöbetçi savcı bulundurulacağı Kanun hükmü olmasına rağmen, geceleri, savcıları makamlarında nöbetçi olarak bulabilmek imkânsızdır (bu hüküm eski tarihli Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği nin 7/3 üncü maddesinde de aynen yer almakta idi) 9. Yine AY. 19/7 inci maddesi ve bu doğrultuda düzenlenen ilga 1412 s. CMUK un 128/4 üncü maddesi ile yürürlükteki 5271 s. CMK. nın 91/4 üncü maddesi yakalanan şahıslar ile ilgililerinin yakalamanın haksızlığına karşı itiraz etme ve serbest kalmayı sağlamak üzere hemen sulh ceza hâkimine müracaat etme hakkını ve sulh ceza hâkiminin de derhal inceleme yapma yükümünü hükme bağlanmış bulunmaktadır. İşte, Kanunun verdiği bu hemen itiraz olanağını sağlamak için gerektiğinde günün hangi zaman diliminde olursa olsun nöbetçi hâkime ulaşabilmek gerekmektedir; yani mesai saatinin bitiminde, bir veya yeteri kadar hâkimin nöbetçi olması gerekmektedir. Bilinen bir diğer gerçek de, sadece savcılarımızın değil, aynı zamanda hâkimlerimizin de nöbet saatlerinde nöbet yerleri olan adliyelerde bulunmadıklarıdır. Ayrıca, bizim sistemimizde hâkimlere değil hâkimlik makamına müracaat etmek gerektiğinden nöbetçi hâkimlik kaleminin de açık bulunması gerekmektedir. Diğer taraftan ifadesine başvurmak için haklarında zorla getirme kararı bulunan (CMK. md.146/1) kimselerin Kanunda düzenlendiği şekliyle haklı görülecek bir zamanda başlar (CMK. md.146/5) hükmü inatla ve kasten hep gece sekizden sonra başlamakta ve tabii malum nöbetçilerin yerlerinde olmamaları sebebiyle de kullanılamayan itirazlar neticesi ertesi gün hâkim önüne çıkarılıncaya kadar devam etmektedir. Daha vahim olanı ise bunu denetlemekle göreli olan makamların bu duruma kayıtsız kalmaları veya yanlış yorumlamalarıdır. 8 (Bkz. RG t. RG.S ): C.Başsavcılıklarınca, arama ile ilgili kararları vermek üzere, yirmidört saat süreyle nöbetçi C. Savcısı görevlendirilir. 9 Nöbet tutacak kimsenin nöbet yerinin görev yeri olduğu, savcıların görev yerlerinin ise, yapmakta oldukları adlî veya idarî işe göre belirleneceği hususunda şüphe yoktur; ancak, ister adlî isterse idarî görev icra ediyor olsunlar, görev yerleri hiçbir zaman için, özel olarak görevlendirilmedikleri müddetçe o da hukuka uygun olmak kaydı şartıyla, evleri olamaz.

5 Diğer taraftan, mahkemelerce verilen suçun niteliği ve dosya münderecatı gibi anlamsız ve hukuk dışı sebeplere dayalı otomatik tutuklama kararlarının önüne geçilebilmesi için, 1992 yılında 1412 s. CMUK. un 104. maddesi değiştirilerek hâkimin fiili olgulara dayanan kaçma şüphesi veya delil karartma şüphesi ne dayalı tutuklama kararı verebilme şartı getirilmiş olmasına rağmen, 1992 yılından günümüze (bugünkü 5271 s. CMK. nın 100 üncü maddesi otomatik tutuklamayı önlemek için bunu daha ağır şartlara bağlamasına rağmen) tutuklama kararlarının % 90 ı hala açıkça «suçsuzluk karinesini» ihlâl eden ve Türkiye yi sırf bu sebeple mahkûm eden AİHM. kararlarına aykırı olarak suçun niteliği ve dosya münderecatı gibi kabul edilemez bir sebebe dayandırılmaktadır. Bugün için cezaevlerinin % 60 ını tutuklular işgal etmektedir. Daha da kötüsü CMK. 100 üncü maddede yer alan katalog suçları hâkimlerin büyük bir çoğunluğu mutlaka tutukla emri olarak algılamaktadır 10. Keza, 1412 s. CMUK. da duruşmanın bir oturumda bitirilmesini amaçlayan ve ancak zaruret halinde sekiz günden fazla ara verme imkânı tanıyan 222 nci maddenin uygulamasında içine düşülen durum veya hani gecikmesinde sakınca olan halde kolluğun arama yapabilmesi gibi 11. Bugün, bir oturumda veya onu hemen takip eden birkaç oturumda yargılamayı bitirebilmek sözkonusu olmadığı gibi, özellikle İstanbul Adliyesi ndeki birçok mahkemede bir yıl içinde ancak iki duruşma yapılabildiği de acı bir gerçektir. Bu husus öyle bir noktaya gelmiştir ki, yeni mevzuatı hazırlayanlar, Bakanlıkları yönetmelik çıkarmaya mecbur etmek için, diğer bir ifade ile Bakanlıkların yönetmelik çıkarmasını sağlamaktan çok, yönetmelik çıkarmak zorunda bırakmak için, 5271 s. CMK. nın birçok maddesinde ilgili Bakanlığın yönetmelik çıkaracağı hükme bağlanmış bulunmaktadır (bkz s. CMK. md.64/1, 82, 99, 167, 180/5, 333) 12. Hâlbuki öngörülen yönetmelikler çıktığından söz konusu maddeler hukukî işlevlerini yitirmişlerdir. 10 Tutuklama müessesesi bakımından bugünkü uygulamaya sebebiyet vereceğini bildiğimiz için, her ortamda itiraz ettiğimiz CMK 100 üncü maddede sayılan katalog suçlar, Türkiye gerçeği karşısında Kanun ne kadar tutuklama nedeni var sayılabilir derse desin, uygulamada olduğu üzere, tutuklama nedeni olarak kabul edilmekte ve başkaca bir husus gözetilmeksizin insan özgürlüğü çoğu sefer haksız olarak kısıtlanmaktadır. Zira tutuklama müessesi ülkemizde ceza muhakemesi tedbiri olarak değil ceza amaçlı olarak uygulana gelmektedir. Tabii bu uygulamanın daha en başta AY mızın 38 inci maddesinde yer alan suçsuzluk karinesine aykırı olduğuna şüphe yoktur. 11 Kanunkoyucu 4709 sayılı Kanunla 1982 Anayasa sının özel hayatın gizliliğini düzenleyen 19 uncu maddesini değiştirirken kolluğun her zaman gecikmesinde sakınca var istisnasının arkasına sığındığını ve binde bir arama kararı için müracaat ettiğini dile getirmektedir (bkz s. Kanun gerekçesi). 12 Yönetmelik çıkarma gereğini Kanuna ilâve edilecek geçici veya ek maddelerle karşılama imkânı var iken, maddelerde öngörülen yönetmelikler çıktıktan sonra içerikleri anlamsız kalacak bu maddelere kanunda yer verilmesinin kabul edilir bir yanı bulunmamaktadır.

6 Öte yandan (özellikle mesleği icra eden avukatlardan), hâkimlerin eski alışkanlıklarını devam ettirdikleri, duruşma zabıtlarını istedikleri gibi tutturdukları, ne çapraz soru sormaya (CMK. md ), ne de doğrudan soru sormaya (CMK. md.201) izin vermedikleri, müzakereye çekildiklerinde kendileri ile beraber savcıların yanlarında kalmaya devam ettikleri (CMK. md.227), hüküm fıkrası okunurken savcıların ayağa kalkmadıkları (CMK. md.231/4), Kanunda açıkça avukatların herkesle beraber sadece yemin verilirken (CMK. md.55/2) ve hüküm fıkrası okunurken (CMK. md.231/4) ayağa kalkmak zorunda olduğu yazılmasına rağmen, mahkeme önünde hazır ol vaziyetinde durmaları için hâkimler tarafından yoğun olarak taciz edildikleri, duruşmada savcı veya hâkimlerin cep telefonları ile konuştukları veya sigara içtikleri, delillerin ikamesi veya hemen sonrasında hâkim ve savcının aralarında konuştuğu şikâyetlerinin yoğun olarak dile getirildiği gözlenmektedir. Hâlbuki yeni ceza adalet sistemi bu duruma son verebilmek için hâkimi, savcıyı ve avukatı yargı görevi bakımından eş tutmuş ve bunları yargı görevinin icrasında temel unsurlar olarak kabul etmiş bulunmaktadır (TCK. md.6/1-d). Hatta avukatın ne sebep olursa olsun duruşmadan çıkartılması (CMK. md.203/2) ve disiplin hapsine tabi tutulabilmesi (CMK. md.203/3) imkânını ortadan kaldırmıştır (CMK. md.252/1-f düzenlemesi hariç). Mahkeme başkanına, sanığa, tanığa, katılana, bilirkişiye ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere doğrudan soru sorabilme imkânı dahi verilmemiş, bu olanak sadece C.Savcısına, müdafi ve vekil olarak duruşmaya katılan avukata tanınmış bulunmaktadır (CMK. md. 201/1). Başkan; eski düzenlemeden farklı olarak artık ancak ve sadece sanığı sorguya çekebilecek, duruşmayı yönetecek ve delillerin ikamesini sağlayacaktır (CMK. md. 192/1). Artık duruşma zaptını özetleyerek ve anladığı doğrultuda tutturma olanağı da kalmamış bulunmaktadır. Zabıt kâtibi, sanık açıklamalarının, tanık ifadelerinin, bilirkişi ve teknik danışman açıklamalarının, okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazıların, istemlerin, reddi halinde gerekçelerinin tamamını yazmak zorundadır (CMK. md.221). Eğer, Kanunun emrettiği şekilde yazmayıp, sadece hâkimin dediklerini yazıyorsa, tarafsızlığını şüpheye düşürdüğünden dolayı ret edilmesi imkânı bulunmaktadır (CMK. md.32). Yeni Ceza Adalet Sistemi işleyişinin sağlıklı olmasını, Türk avukatlarının gayret ve denetimine bırakmış gözükmektedir. Bunun temellerini, özellikle 2001 yılında 4709 s. Kanun ile Anayasa nın 36 ncı maddesine ilâve edilen adil yargılanma hakkı ve yine Anayasa nın 38/5 inci maddesine ilâve edilen kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez yani Türk hukukuna zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur ilkesini getirmekle atmış bulunmaktadır.

7 Yeni sistem bunu sağlamak için ikili bir denetim mekanizması öngörmektedir: buna göre, bir yandan soruşturma işlemlerinde kurallara uyulmamasına karşı çok çeşitli delil yasakları düzenlenmekte (örn. vücudun muayenesi CMK. md.75-76, genetik inceleme CMK. md.79, yer gösterme CMK. md.85, yakalama CMK. md.90/4, arama CMK. md.119/1, elkoyma CMK. md.127/1, Av. Bürolarının araması CMK. md.130, iletişimin dinlenmesi CMK. md.135, ifadede avukatın bulunmaması CMK. md.148/4, kolluğun tekrardan ifade alamaması CMK. md.148/5, teşhis PVSK md.ek-6 gibi), bu nevi delillerin duruşmada ikame edilmesini engellemekte (CMK. md.206/2-a) ama buna rağmen ikame olunmuşsa, CMK. 217/2 inci madde uyarınca hukuka aykırı delilleri ispatta kullanılması yasaklanmaktadır. Hatta bununla da yetinilmemekte hukuka aykırı delilin kullanılmasını mutlak bozma sebebi kabul etmektedir (CMK. md. 289/i). Kanun, mahkeme tarafından hazırlanan hüküm fıkrasında hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesini (CMK. md.230/1-b son cümle) de düzenlediği gibi diğer taraftan da, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun 141 ve devamı maddeleri uyarınca, soruşturma organlarının Kanun tarafından öngörülen şekil ve şartlara uymadan işlem yapmaları halinde Devletin tazminat ödemesini ve (m.143/2) buna sebep olan görevliden bu tazminatın alınmasını düzenlemektedir. Özellikle adil yargılanma hakkı ve delil yasakları kavramı, artık içtihat boyutuna ulaşmış ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu soruşturma evresinde hukuka aykırı olarak elde edilen bir delilin kovuşturma aşamasında kullanılmasının imkânsız olduğunu karar altına almış bulunmaktadır (YCGK., t. ve E.2005/7-144, K.2005/150- bkz. YKD., C.32, S.3, Mart 2006, s ). Yine Yargıtay, delil yasakları bağlamında, ülkemizi çok meşgul eden ve anayasal haklarımızı gasp eden hukuk dışı dinlemelerin de delil olamayacağını bir kez daha içtihat haline getirmiş bulunmaktadır (Yarg. 1.CD., t. Ve 2009/1721 E., 2009/5855 K. bkz. YKD., C.35, S.11, Kasım 2009, s ) 13. Ancak bununla beraber hukuk düzenimizin kabul ettiği sistemin aksine (AY. md.38/5), Yargıtay çok tehlikeli olarak hukuka aykırı delillerin uzak etkisinin kabulü yolunu açabilecek bir karara da imza atmış bulunmaktadır (YCGK., t. ve 2007/7-147 E., 2007/159 K.- bkz. Yargıtay bu kararı ile, bir yandan gerek Anayasa da düzenlenen gerek uluslararası sözleşmeler uyarınca kabul olunan hakların özüne ilişkin düzenlemelere aykırı yollarla elde edilen delillerin yargılamada mutlak olarak kullanılamayacağını kabul etmekle beraber, bir yandan da şekli hukuka aykırılıklar yolu ile elde edilen delillerin hükümde kullanılabilmesi yolunu açmaktadır. Yaşanan tecrübeler göstermiştir ki, bu kabulün devamı hukuka aykırı delillerin uzak etkisinin Türk hukukunda kabul edilmemesini yani zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur ilkesinin bertaraf edilmesini sonuçlama tehlikesini içermektedir. Aslında 13 Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulurken delil olarak kabul edilen «telefon dinleme kayıtları» dosya içindeki nüfus kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, sanık İlhan ile 5271 s. CMK nın 45. m. uyarınca «tanıklıktan çekinme hakkı bulunan» kardeşleri sanık Mükerrem, tanık Emrah ve babası sanık Karabey arasında yapılan görüşmelere ilişkin kayıtlar olup, kanun dışı elde edilmiş delil niteliğindedir.

8 kişilerin gerek adil yargılanma hakları, gerekse temel hakları 14, hep o küçük şekli gözüken hukuka aykırılıklar yolu ile gasp edilmektedir 15. Avukatlar, özellikle hukuka aykırı deliller yaptırımını ve adil yargılanma hakkını sıkı sıkıya uygulayarak sistemin sağlıklı işlemesinin sağlayacaklardır. Hatta, o kadar ki, her nevi işlemi kontrol edeceklerdir; örneğin, savcının yazılı emir vermesi gereken bir durumda sözlü emir vermesi dahi kanunun öngördüğü şeklin dışında hukuka aykırı olarak verilmiş bulunan emir durumu oluşturmakta olup, bu emir neticesi yapılan işlemler sakatlanacağından, bu emrin yazılı olup olmaması arasındaki hukukî süreci ve gerekçelerini takip etmeleri gerekmektedir. Zira 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu adlî araştırmaya ilişkin işlemlerde (m.161/1), 161/3 üncü maddesi gereği C.Savcısının emrindeki adlî kolluk görevlilerine emirleri (mutlaka) yazılı vereceğini, (ancak) acele hallerde sözlü olarak verebileceği ni düzenlemektedir. Kanun ve 163 üncü maddelerinde olduğu üzere, hep «gecikmesinde sakınca olan haller»den bahsetmekte iken, bir tek «acele halde» C.Savcısının sözlü emir vermesini kabul etmektedir. Kanun, 161/3 den başka bir de 169 uncu maddede zabıt kâtibi bulunmadığı zaman acele halde yemin vermek koşulu ile bir başkasının yazman olarak görevlendirilebileceğini söylemektedir (bu iki halin dışında Kanun acele halden bahsetmemektedir). Dikkat edilecek olunursa Kanun, «gecikmesinde sakınca olan halden» değil ve fakat «acele bir halden» bahsetmektedir yani işlemin yapılmasında gecikme bir 14 Uygulamada özellikle kişilerin suçsuzluk karinesi ihlâl edilmekte ve yargısız infaz gerçekleştirilmektedir. Örneğin yer gösterme (CMK. md.85) adı altında yapılan ve bize göre ifade vermenin başka bir şekli olan ve AY.nın 36 ncı ve CMK.nın 147 nci maddesi uyarınca müdafii bulunmaksızın gerçekleştirilemeyecek ceza muhakemesi işlemi, müdafiin yokluğunda yapılabilirken basın ise genelde orada bulunabilmektedir veya gizli olan soruşturma aşamasında arama sonucu elde edilen bazı belgeler medyada yayınlanabilmektedir. Gerçekte Kanun, bir yandan soruşturmanın selameti amacıyla bir yandan da suçsuzluk karinesini ve bu suretle de kişilerin lekelenmeme haklarını koruyabilmek adına, soruşturma evresini gizli olarak düzenlemekte (CMK. md.157) ve hatta ne adliye binası içinde ne de adlî işlemlerin icrası sırasında ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılmasını dahi yasaklanmaktadır; bu kurala uyulmamasını da TCK.nın 285 inci maddesinde düzenlenen gizliliğin ihlâli suçu ile yaptırım altına alarak sağlamak istemektedir. Ancak, belki basın yayın organları bakımından AY. 26 (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti) -28 (basın hürriyeti) ve TCK.nın 26 ncı (hakkın kullanılması) maddesi hukuka uygunluk sebebi oluşturabilir; ancak, bu kurala riayet etmeyen kamu görevlilerinin hiçbiri bakımından hukukî bir mazeret üretebilmek mümkün değildir ve her biri en azından görevi kötüye kullanma (TCK. md.257/1) veya görevi ihmal (TCK. md.257/2) suçları uyarınca sorumludur. 15 örneğin aramada müşteki vekilinin ne işi bulunmaktadır? Kanun aramada kimlerin bulunacağını belirtmesine rağmen (CMK. md. 120/1 ve 120/3), özellikle fikrî mülkiyete konu aramalarda müşteki avukatları aranacak yerde bulunmakta ve açıkça konut dokunulmazlığını ihlâl (TCK. md.116) ve görevi kötüye kullanma (TCK. md. 257/1) suçlarını işlemektedirler. Daha da vahimi arama neticesi elkonulan eşya, suçtan meydana gelen eşya olduğundan müsaderesi (TCK. md.54) ve imhası gerekirken, uygulamada avukat stajyerleri yediemin olarak eşyayı almakta ve yargılamanın sonunda iade de edememektedir.

9 sakınca doğurmamaktadır, sadece işlemin yapılması bakımından bir aciliyet söz konusu olmaktadır. İşte bütün mesele savcının vereceği emir, ne zaman bir «aciliyet» doğurur da, savcı kolluğa yazılı değil de sözlü emir verebilir?; Kanımızca, savcının işinin gereği olarak yazılı emir veremeyeceği durumlarda bu hâl söz konusu olabilir; bir diğer ifade ile işi gereği, yapmakta olduğu bir ceza muhakemesi veya idari bir işinden kaynaklanan sebep gereği derhal yazılı emir vermesinin mümkün olmadığı durumlarda acele halden bahsedilebilir. Eğer, savcı otopside, keşifte, yer göstermede, ifade almada, aramada, yakalamada vs. bir işlemde ise, sözlü emir vermek bakımından acele hal söz konusu olabilir, yoksa görevinin başında bulunmayan, nöbette olması gerekirken evinde olan savcı bakımından sözlü emir verebilme hakkı bakımından acele halin şartları oluşmaz. Eğer savcı, görevinin başında bulunması gerekirken bulunmadığı ve başka bir görevi de icra etmediği bir durumda yazılı vermesi gereken emri sözlü verecek olursa, vermiş olduğu emir hukuka aykırılık taşıdığından, bu hukuka aykırı işlemi Anayasamızın mutlak delil yasağı ilkesini kabul etmesi gereği, kanımızca hukuka aykırı deliller teorisine yakalanmalıdır (hatalı olarak aksi kanaat YCGK., t. ve 2007/7-147 E., 2007/159 K.; haklılığımız bakımından bkz. anılan karardaki karşı görüşler). Kaldı ki, savcının görevini icra etmiyor olmasındaki hukukî ve cezaî sonuçlar ayrı olmak üzere, bu sebeple evlerden fakslarla gönderilen emirler hukuken geçerlilik de taşımamaktadır. Diğer taraftan ancak belge altına atılacak imza, bir belgeyi yazılı hale getireceğinden ve imza da isim ve soyadının el yazısı ile yazılması olduğundan fakslar bu anlamı taşımayacaklardır. İşte görüldüğü gibi, Türk Ceza Adalet Sisteminde insan faktörü gerçekten adil yargılama kavramında etkin rol oynamaktadır ve yeni sistemin başarısı hukukçuların göstereceği önemli fedakârlık ve çalışmalara bağlıdır / Kadıköy-İstanbul Yrd.Doç.Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Mehmet SAYDAM Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vii

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Yrd. Doç. Dr. Selman DURSUN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Uluslararası Suç ve Ceza

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN Grup Adı Grup Konusu Grup Başkanı Grup Sözcüsü : 1. GRUP : CEZA HUKUKU : AYDIN ŞEN : MEHMET OĞRAŞ Raporlama

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM Adayların Çalışma Esasları, Staj Süresi, Staj Mahkemelerinin Tespiti

İKİNCİ BÖLÜM Adayların Çalışma Esasları, Staj Süresi, Staj Mahkemelerinin Tespiti ADLÎ YARGI HÂKİM VE SAVCI ADAYLARI İLE İDARÎ YARGI HÂKİM ADAYLARININ STAJ DÖNEMİ İLE STAJ MAHKEMELERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, adlî yargı hâkim

Detaylı

SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI:

SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI: SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI: I- KARAR: Hazırlayan: Mecnun TÜRKER * Bu çalışmada

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Ankara, 2010 Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Eğitimci El Kitabı 3 YAZARLAR (İsimlerine göre sıralanmıştır) - Ahmet TÜYSÜZ (Avukat, Şanlıurfa Barosu) - Feridun YENİSEY (Prof. Dr., Bahçeşehir Üniversitesi)

Detaylı

1.GRUP TARAFINDAN TESPİT EDİLEN SORUN VE SORULAR

1.GRUP TARAFINDAN TESPİT EDİLEN SORUN VE SORULAR HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU TOPLANTI YERİ : ERZURUM POLAT RENAISSANCE OTELİ TOPLANTI TARİHİ : 22.09.2012 GRUP ADI : 1. GRUP KONU : TMK 10 VE CMK 250 KONULARI GRUP

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI GİRİŞ : Yakın kavram olarak, ceza yargılaması hukukumuzda mükerrer dava kavramı vardır. Mükerrer dava; olayı, tarafları, konusu aynı olan

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ Türk Adli Yargı (Hukuk Yargısı ve Ceza Yargısı) ve İdari Yargı sistemlerinde Bilirkişilerin Belirlenmesi ve Görevlendirilmesi hakkında

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKÎ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; velâyet hakkı ihlâl edilerek

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı. Sayı : B.03.0.BİD.0.00.00.05-010.06/31 14/12/2011 Konu : Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)

T.C. ADALET BAKANLIĞI Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı. Sayı : B.03.0.BİD.0.00.00.05-010.06/31 14/12/2011 Konu : Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) T.C. ADALET BAKANLIĞI Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Sayı : B.03.0.BİD.0.00.00.05-010.06/31 14/12/2011 Konu : Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) GENELGE NO: 150 Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU Sayı : 87742275-010.03-0124-2014 30/04/2014 Konu : En üst dereceli kolluk amirleri hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri GENELGE No: 3 Bilindiği

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/10115 Karar No. 2012/9215 Tarihi: 20.03.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/4 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya (bundan böyle "Akit Taraflar" olarak anılacaklardır), Ulusal egemenlik, haklarda eşitlik

Detaylı

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/01/2012-31/01/2012) ĠÇĠNDEKĠLER

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/01/2012-31/01/2012) ĠÇĠNDEKĠLER T.C. ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 09/02/2012 AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/01/2012-31/01/2012) ĠÇĠNDEKĠLER 1- MEVZUAT... 3 1.1- KANUNLAR... 3 1.1.1-6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu... 3

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Detaylı

Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik

Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik Yayımlandığı Resmî Gazete nin Tarihi: 1 Haziran 2005 Sayı: 25832 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

ADLİ SİCİL KANUNU. Kanun Numarası : 5352 Kabul Tarihi : 25/5/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 1/6/2005 Sayı : 25832

ADLİ SİCİL KANUNU. Kanun Numarası : 5352 Kabul Tarihi : 25/5/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 1/6/2005 Sayı : 25832 ADLİ SİCİL KANUNU Kanun Numarası : 5352 Kabul Tarihi : 25/5/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 1/6/2005 Sayı : 25832 Amaç ve kapsam Madde 1- (1) Bu Kanun, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

UYARILAR. Bilgi edinme başvuruları doğrudan birim ofisine ya da posta veya elektronik posta ile yapılabilecektir.

UYARILAR. Bilgi edinme başvuruları doğrudan birim ofisine ya da posta veya elektronik posta ile yapılabilecektir. UYARILAR Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerini hayata geçirmek üzere yürürlüğe konulan ve kişilerin bilgi kamu faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmalarını

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku. El Kitabı

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku. El Kitabı Prof.Dr. Nur Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hamide Zafer Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ HUKUK MAHKEMELERİ İÇİN BİLİRKİŞİ İLAN METNİ 12/01/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre hazırlanan 08/04/2012 tarih ve 28258 sayılı resmi gazetede

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM. Mübeyen POLAT / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru no. 3143/12) KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İKİNCİ BÖLÜM. Mübeyen POLAT / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru no. 3143/12) KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR İKİNCİ BÖLÜM Mübeyen POLAT / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru no. 3143/12) KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler

Detaylı

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ Genel olarak tutuklamayla ilgili hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun Birinci kitap, Dördüncü kısmın İkinci Bölümünde 100. ve müteakibindeki

Detaylı

(Resmî Gazete nin 24.02.2012 tarihli ve 28214 sayısında yayımlanmıştır.) Karar No: 282/2 Karar Tarihi: 30.09.2011

(Resmî Gazete nin 24.02.2012 tarihli ve 28214 sayısında yayımlanmıştır.) Karar No: 282/2 Karar Tarihi: 30.09.2011 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI (Resmî Gazete nin 24.02.2012 tarihli

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

T.B. M. M. (S. Sayısı : 248)

T.B. M. M. (S. Sayısı : 248) Dönem : 18 Yasama Yılı : 2 T.B. M. M. (S. Sayısı : 248) 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 3221 Sayılı Hâkim ve Savcı Adayları Eğitim Merkezi Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına

Detaylı

TUTUKLAMA NEDENLERİ VE TUTUKLAMA İSTEMİNİN REDDİ KARARINA İTİRAZ KONUSUNDA 5271 SAYILI CMK NIN İNCELENMESİ

TUTUKLAMA NEDENLERİ VE TUTUKLAMA İSTEMİNİN REDDİ KARARINA İTİRAZ KONUSUNDA 5271 SAYILI CMK NIN İNCELENMESİ TUTUKLAMA NEDENLERİ VE TUTUKLAMA İSTEMİNİN REDDİ KARARINA İTİRAZ KONUSUNDA 5271 SAYILI CMK NIN İNCELENMESİ Dr. Ali KARAGÜLMEZ * GİRİŞ 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu nda tutuklama,

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33 Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR 03.02.2012 tarih ve Mükerrer 28193 sayılı Resmi Gazete de 5941 Sayılı Çek Kanunu

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

T.C. HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

T.C. HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU T.C. HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU Sayı : 87742275-659-0289-2012/658/57864 09/12/2013 Konu : Soruşturma aşamasında avukatların dosya içeriği incelemesi. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA 5271 sayılı Ceza

Detaylı

DANIŞMANLIK HİZMET ALIMLARI MUAYENE VE KABUL YÖNETMELİĞİ İÇİNDEKİLER

DANIŞMANLIK HİZMET ALIMLARI MUAYENE VE KABUL YÖNETMELİĞİ İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm Genel Hükümler Madde 1- Amaç Madde 2- Kapsam Madde 3- Dayanak Madde 4- İlkeler DANIŞMANLIK HİZMET ALIMLARI MUAYENE VE KABUL YÖNETMELİĞİ İÇİNDEKİLER İkinci Bölüm Muayene ve Kabul Komisyonlarının

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER Tercüme Eden: Prof. Dr. Durmuş TEZCAN (D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi) 1. Kitap: Kamu Davası ve İlk Soruşturma; 2. Kitap: Yargı

Detaylı

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI ARABULUCULUK GENEL GÖRÜNÜMÜ 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 22.06.2012 tarihli ve 28331 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

Detaylı

Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemesi Kanunu Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve İlgili Mevzuat

Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemesi Kanunu Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve İlgili Mevzuat Prof.Dr. Nur Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hamide Zafer Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

T.C. BATMAN ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI İLÂN

T.C. BATMAN ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI İLÂN T.C. ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ İLÂN Kanununa Göre İl Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, Batman ili

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARYAĞDI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 22956/04) KARAR STRAZBURG 8 Ocak 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU

İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU 24 Eylül 2011 İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU I GENEL OLARAK 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 31.03.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun Birinci

Detaylı

T.C. MANİSA ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI İ L Â N

T.C. MANİSA ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI İ L Â N T.C. MANİSA ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI İ L Â N Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü nün 11/04/2012 tarih ve B.03.0.HİG.0.00.00.03-045.02[01]-10-2012/1429/9057

Detaylı

Teori ve Uygulamada Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılması ve Değerlendirilmesi Yasağı

Teori ve Uygulamada Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılması ve Değerlendirilmesi Yasağı Yrd. Doç. Dr. Cem ŞENOL Erzurum Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Anabilim Dalı Teori ve Uygulamada Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılması ve Değerlendirilmesi

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

: İstanbul Barosu Başkanlığı

: İstanbul Barosu Başkanlığı 31.05.2013 815 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İHBARDA BULUNAN : İstanbul Barosu Başkanlığı İHBAR EDİLENLER : Şiddet ve zor kullanan kolluk görevlileri, onlara bu yönde emir ve talimat verenler, bu

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ CEZA MUHAKEMESİNİN SORUŞTURMA EVRESİNDEKİ SÜJELER İÇİN CMK CEP KİTABI. Çulha/Demirci/Nuhoğlu/Yenisey

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ CEZA MUHAKEMESİNİN SORUŞTURMA EVRESİNDEKİ SÜJELER İÇİN CMK CEP KİTABI. Çulha/Demirci/Nuhoğlu/Yenisey TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ CEZA MUHAKEMESİNİN SORUŞTURMA EVRESİNDEKİ SÜJELER İÇİN CMK CEP KİTABI Çulha/Demirci/Nuhoğlu/Yenisey Dördüncü Baskı Haziran 2015 Türkiye Barolar Birliği Yayınları : 295 Ceza Muhakemesinin

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ ADLİ YARDIM YÖNETMELİĞİ

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ ADLİ YARDIM YÖNETMELİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ ADLİ YARDIM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 176-181 inci maddeleri uyarınca,

Detaylı

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. Zülfikar TARAF- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:14292/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. Zülfikar TARAF- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:14292/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Zülfikar TARAF- TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:14292/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ 20 EKİM 2005 STRAZBURG OLAYLAR 1969 doğumlu başvuran Zülfikar

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

ÜSKÜDAR... İŞ MAHKEMESİ NE. : Av. Aytekin TETİK Av. Ahmet AYDIN Adres Antette

ÜSKÜDAR... İŞ MAHKEMESİ NE. : Av. Aytekin TETİK Av. Ahmet AYDIN Adres Antette 2009/ Esas ÜSKÜDAR... İŞ MAHKEMESİ NE Davalı Vekili Davacı :.. : Av. Aytekin TETİK Av. Ahmet AYDIN Adres Antette : Şişli İstanbul Konu : Duruşmadan evvel sunacağımız tanık listesinin kabulü talebiyle 13.10.2010

Detaylı

CEVAP ANAHTARI. Metin Soruları

CEVAP ANAHTARI. Metin Soruları Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Muhakemesi Hukuku-I 2012-2013 Öğretim Dönemi BÜTÜNLEME SINAVI (25.01.2013-Cuma, Saat 15.30) Açıklamalar: 1. Sınav süresi 90 dakikadır. 2. Gerekçesiz mevzuat kullanılabilir.

Detaylı

İKİNCİ KISIM Olağan Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM İtiraz

İKİNCİ KISIM Olağan Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM İtiraz İKİNCİ KISIM Olağan Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM İtiraz İtiraz olunabilecek kararlar Madde 297- Kanunun gösterdiği hâllerde, hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz veya acele itiraz yoluna gidilebilir.

Detaylı

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE (CMK 250. Maddesi Uyarınca Görevli ve Yetkili) 20.01.2009 DURU MA TALEPLİDİR Soruşturma No : 2008/1756 Tahliye Talebinde Bulunan üpheli : Birol BA

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı