YAŞLANMANIN GENEL VE AĞIZ SAĞLIĞINA OLAN ETKİLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YAŞLANMANIN GENEL VE AĞIZ SAĞLIĞINA OLAN ETKİLERİ"

Transkript

1 T.C. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı YAŞLANMANIN GENEL VE AĞIZ SAĞLIĞINA OLAN ETKİLERİ BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Yunus AKALIN Danışman Öğretim Üyesi: Prof.Dr. Gülnur EMİNGİL İZMİR-2011

2 ÖNSÖZ Yaşlanmanın genel ve ağız sağlığına olan etkileri adlı tezimin hazırlanmasında benden yardım ve desteğini esirgemeyen saygıdeğer hocam Prof.Dr.Gülnur EMİNGİL e, yapmış olduğu katkı ve yardımlarından dolayı değerli asistanım Dt.Özgen ÖZTÜRK e, yapmış olduğu çevirilerle ve vermiş olduğu destekle yanımda olan sevgili arkadaşım Stj.Dt.Hasan ÖZTÜRK e, tüm öğrenim hayatım boyunca bana destek olan sevgili aileme, çalışmalarıma katkılarından dolayı tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. İZMİR-2011 Stj.Dişhekimi: Yunus AKALIN

3 İÇİNDEKİLER 1.GİRİŞ. 1 2.GENEL BİLGİLER Yaşlılık Nedir? Yaşlanma ve İmmün Sistem YAŞLI HASTALARDA ORAL DURUM Dişlerde meydana gelen değişiklikler Tükürükte meydana gelen değişiklikler Kemikte meydana gelen değişiklikler Temporomandibular eklemde meydana gelen değişiklikler Ağız mukozasında meydana gelen değişiklikler Periodontal dokularda meydana gelen değişiklikler YAŞLILARDA SİSTEMİK VE PERİODONTAL SAĞLIK ARASINDAKİ İLİŞKİ YAŞLILARDA AĞIZ BAKIMI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI ÖZET KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ. 22

4 1. GİRİŞ İnsanoğlu var olduğundan günümüze kadar hep daha uzun yaşamak istemiş, bunun için çalışmış ve hayalini kurmuştur. Bu hedef geride bıraktığımız süre içinde hayal olmaktan çıkmış gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada beklenen yaşam sürelerinde ilerleyici bir artış meydana gelmiştir (1). Beklenen yaşam süresinin artışı ile birlikte yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için üniversite ve hastanelerdeki kliniklerin desteklenmesi ayrıca hekimlerin yaşlanma üzerine aldığı eğitimin artırılması gerekmektedir (2). Günümüzde yaşlanma ve yaşlılığın vücuda etkileri üzerinde çalışmalara devam edilmektedir. Yaşam süresindeki artış ve insanların ağız diş sağlığına gösterdikleri önemin artması, diş hekimlerinin kendi dişlerini taşıyan yaşlı hastalarla karşılaşma sıklığını arttırmaktadır. Yaşlı bireylerin gerek psikolojik yapıları, genel sağlık durumları ve gerekse ağız ve diş yapılarındaki farklılıklar, bu bireylerin deneyimli diş hekimleri tarafından tedavi edilmelerini gerektirir (3). Bu derlemenin amacı yaşlanmanın genel ve ağız sağlığına olan etkilerine dikkat çekmektir.

5 2. GENEL BİLGİLER 2.1. YAŞLILIK NEDİR? Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yaşlılığı çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması olarak tanımlamaktadır. Altmış beş yaş ve üzeri nüfus yaşlı sayılmakla birlikte, yaşlı nüfusun toplam içindeki payının düşük olduğu ülkelerde bu sınır 60 yaş olarak kabul edilmektedir. Doğurganlık ve ölüm hızının azalması, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle birlikte dünya nüfusu hızla yaşlanmaktadır (4). Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaşlı nüfusu sayısında büyük oranda ve süreğen bir artış söz konusudur yılında 6 milyarlık dünya nüfusunun %6,9 unu 65 yaş ve üzeri nüfus oluşturmakta iken bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenmektedir (Şekil 1). Günümüzde 60 yaş üzeri kişi sayısının 629 milyon olduğu ve bunun 2/3 ünün gelişmekte olan ülkelerde yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu sayının 2025 te iki kat, 2050 de üç kat artacağı düşünülmektedir. Yaşlı nüfusundaki artışın gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha fazla olacağı, 2050 de 4 kat artarak tüm dünyadaki yaşlı nüfusunun %75 nin bu ülkelerde yaşayacağı bildirilmektedir (5). 2

6 Şekil yılları arası dünyada toplam nüfus, 65 yaş ve üzeri nüfus ve oranın değişimi Şekil 2 de yılları arasında dünyada, Çin, Fransa, Almanya, Singapur, İngiltere, Amerika gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin 65 yaş ve üzeri nüfus oranlarındaki değişimler görülmektedir. Doğumda beklenen yaşam sürelerinin sürekli olarak artış gösterdiği ve dolayısıyla bu artışın genel nüfus içindeki yaşlı yüzdesini arttırdığı izlenmektedir. Ülkemiz verileri incelendiğinde 65 ve üzeri yaştaki birey oranının dünya ile paralel olarak yıllar içerisinde arttığı görülmektedir (1955 te nüfusun %3.3 ü, 1985 de %4.2 si, 1990 da %4.3 ü, 1997 de %4.7 si, 2000 de %5,6 sı). Aynı yükselme eğilimi doğumda beklenen yaşam süresinde de görülmektedir yılında 68 yıl olan doğumda beklenen yaşam süresinin 2010 yılında 71.7 yıl, 2020 yılında ise 73.9 yıl olacağı tahmin edilmektedir (4). 3

7 Şekil dünyada toplam nüfus, 65 yaş ve üzeri nüfus oranının değişimi Sonuç olarak, dünya üzerinde yaşlı nüfus son elli yıldır sürekli olarak artmaktadır. Bu artıştaki en önemli nedenler bebek ve çocuk ölümlerindeki azalma, bağışıklamada ve çevre koşullarında elde edilen başarılar ve bu başarıların sürekliliğinin sağlanması ile antibiyotiklerin gelişimidir. Ancak esas etki, sadece bebek ve çocuk ölümlerinde değil, tüm yaş gruplarında mortalite hızlarının düşmesidir. Bir diğer gerçek ise, beklenen yaşam sürelerinde 65 yaşına ulaşmamakta, daha da fazla yaşamaktadırlar. Bu sebeple artışın olduğu bölgelerde önümüzdeki yıllarda yaşlı sağlığı sorunlarının öncelikli sorunlar arasına girmesi beklenilmektedir (5). 4

8 2.2. YAŞLANMA VE İMMÜN SİSTEM İmmün yaşlanma yaşlanmayla birlikte enfeksiyonlara yatkınlığın, otoimmün hastalık ve kanser riskinin arttığı, immün fonksiyonlarda oluşan bir bozulma evresi olarak tanımlanmaktadır. Yaşlılıkta immün sistemin fonksiyonu azalmaktadır. Buna göre ölümlerin ana sebebi enfeksiyonlardır. Az gelişmiş ülkelerde immün yetmezliğin ana sebebi beslenme yetersizliğidir. Gelişmiş ülkelerde ise bunun nedeni kardiyovasküler hastalıklardır. Yabancı antijenlere karşı immün cevap yaşla beraber azalırken otoantikorlar artar. Bunun nedeni immün sistemin koruyucu fonksiyonunun azalmasıdır. Diğer sistemlerden kaynaklanan faktörler de immün fonksiyondaki düşüşe katkıda bulunur. Yaşla birlikte doğal ve kazanılmış immünite azalmaktadır. T hücrelerinin fonksiyonları da yaşa bağlı azalır, T hücre fenotipi değişir. Olgunlaşmamış T hücre sayısı düşer, bellek T hücre sayısı ise rölatif olarak artar. B hücre aktivasyon ve proliferasyonu bozulur (6). Erken yaşlarda tüberküloz ile enfekte olan yaşlılarda bağışıklık sisteminde meydana gelen düşmeye bağlı olarak tüberküloz alevlenmeleri de sıktır. Yaşlılarda bağışıklık sistemi kendinden olan ile olmayanı ayırt edemez ve sonuç olarak otoimmün hastalıklar daha sık görülür. İmmün hücrelerin yaşlılarda kanser hücrelerini, bakteri ve diğer yabancı cisimleri temizleme hızları azalmıştır. Bu yavaşlama, yaşlılarda kanser sıklığındaki artışın sebeplerinden biridir. Ayrıca, pnömoni ve influenza enfeksiyonları da bu nedenle yaşlılarda daha ölümcüldür. Bağışıklık sistemindeki değişikliklerin tek olumlu yanı allerjik semptomların ciddiyetindeki azalmadır (7). 5

9 3. YAŞLI HASTALARDA ORAL DURUM Yaşlanmanın organizma üzerindeki etkileri arasında ağız boşluğunda ve dolayısıyla onu çevreleyen dokularda meydana gelen değişiklikler çok önemli yer tutar. Yaşlanma ile birlikte diş kaybında artış, tükürük akış hızında azalma, ağız mukozasında ve kaslarda atrofi meydana gelir. Bazı durumlarda bu bulgular yaşa bağlı normal fizyolojik değişiklikler iken bazen ağız dokularını etkileyen sistemik rahatsızlıkların neden olduğu değişiklikler şeklinde karşımıza çıkar (8,9) Dişlerde meydana gelen değişiklikler Yaşlı insanlarda dişler görünüm ve özellikleri bakımından gençlere göre farklılıklar gösterir. Yaşla birlikte dişte meydana gelen aşınma dişte düz bir yüzey bırakır. Bu durum basit bir aşınmadan madde kaybına neden olabilecek kadar ileri boyutta olabilir. Aşınmaya bağlı olarak dişlerin klinik kron boyu azalır,dental ark mesafesi kısalır ve dikey boyutta azalmalar meydana gelir. Yaşlı bireylerde dişlerin ışık geçirgenliği azalır ve dişler gençlere göre sarı bir renk alır. Buna ek olarak aşınmaya bağlı oluşan yarık ve çatlaklarda korozyon ürünleri birikimi sonucu dişlerde renk değişikliği meydana gelir. Dentin dokusunun kalınlığında ve kompozisyonunda oluşan değişiklikler buna katkıda bulunur. Yaşlanmayla beraber dentinde 2 önemli değişiklik meydana gelmektedir. Bunlardan birincisi sekonder dentin oluşumu sonucu diş hassasiyetinin azalması ve dentin tübüllerinin tıkanmasıdır. Tübüllerin tıkanması ve sekonder dentin oluşumuna bağlı olarak yaşlı hastalarda tedavilerde anestezik solüsyon kullanımı azalmakta tedavi sırasındaki ısıya bağlı pulpal zarar gençlere oranla daha az olmaktadır. Yaşla 6

10 birlikte pulpada kollagen lif sayısı artarken hücresel elamanlar yanı sıra pulpaya giren damar, sinir, lenfatikler azalır. Yaşla birlikte pulpa odasının hacmi daralır, vaskülarizasyon azalır. Bu yüzden dişin travmaya ve hassasiyete olan yanıtında azalma meydana gelir. Yaşlanmayla beraber sementte görülen en belirgin özellik kalınlaşmadır. Sementin depozisyonu (hipersementoz) yaşlı bireylerde daha sık görülür. Yaşlılarda hipersementozlu dişlerin çekimi cerrahi problem yaratmaktadır (8,9) Tükürükte meydana gelen değişiklikler Tükürük ağız sağlığının bütünlüğünün devam etmesi için gereklidir. Oral mukozanın nemli tutulması mekanik temizleme, antibakteriyal etki, remineralizasyon, tat alma ve konuşma gibi birçok olayda önemli rol oynar. Tükürük içerdiği kalsiyum fosfat ve florür sayesinde çürük yüzeylerinin reminerilizasyonunu sağlar (8). Normal tükürük akış hızının düşmesi ağız kuruluğuna (Xerostomia) neden olur. Yapılan histolojik çalışmalar tükürük bezlerinin parankimasının yaşla birlikte yağlı doku ile yer değiştirdiğini göstermiştir ki bu durum tükürük akış hızını etkilemektedir (9). İlerleyen yaşla birlikte gerek majör gerekse minör tükürük bezlerinde çeşitli kantitatif ve kalitatif histolojik değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler arasında asineratrofi, duktalproliferasyon ve fibroadipoz dokuda artış en sık görülenleridir. Erişkin dönemde submandibular ve parotis bezlerinde %25-30 oranında asiner hücre kaybı görülür. Bu değişiklikler zamanla daha da ilerler. Buna rağmen, tükürük akış hızı, bütün bezler için 7

11 aynı oranda azalmaz. Bunun nedeni, tükürük bezlerinin fonksiyonel olarak farklı rezervuar kapasitelerine sahip olmalarına bağlı olabilir. Bugün, sağlıklı olmak şartıyla tüm bireylerde, bütün yaşlarda parotis bezi tükürük salgısının aynı olduğu düşünülmektedir. Tükürüğün yapısı da yaşla birlikte değişir. Salgı proteinleri, sodyum ve klorür azalır (8,10,11,12). Yaşlanma ile birlikte görülme sıklığı artan kronik hastalıklar ve ilaçlar tükürük miktarında değişikliklere yol açar. Pek çok sistemik hastalık tükürük bezlerinin fonksiyonlarını bozar ve ağız kuruluğuna neden olur. Bunlar Sjörgen sendromu, romatizmal hastalıklar, kemik iliği transplantasyonu ve radyoterapi sonucu tükürük bezlerinin etkilendiği durumlardır. Bunların dışında kan kaybı, diyare, diyabetiklerde yetersiz su alınımı, HIV ve Alzheimer hastalığıda sıralanabilir. Tükürük hipofonksiyonu olan yaşlılarda, derin çürükler, mantar, yutma güçlüğü ve mukozal rahatsızlıklar gözlenebilir. Kullanılan protezlerde tutuculuk azalır ve protez yüzeylerine gıda artıklarının yapışması artar. Yine azalan tükürük miktarı ile özellikle protez kullanan yaşlılarda damak yüzeyi protez kaidesiyle kaplı olmasa da tat alma duyusu azalır (9) Kemikte meydana gelen değişiklikler Yaşlanmayla birlikte, kadınlarda daha sık görülmek üzere bütün kemiklerde kalsifiye doku azalır ve kemiklerin kırılganlığı artar. Yaşlıda hem maksilla ve hem de mandibulada kan akımı azalmıştır. Bu durum 8

12 arteriosklerotik değişikliklere veya diş kaybına bağlı olarak meydana gelebilir (8). Metabolik faktörlerle ilişkili olarak yaşlı hastaların kretlerinde küçülme görülür. Buna osteoporöz denir. Osteoporöz kemiğin kimyasal birleşiminde değişiklik yapmaksızın, iskelet hacminde bir azalmaya neden olur (13). Özellikle menapoz sonrası kadınlardakan östrojen seviyesinin düşmesiyle kemik kaybı hızlanır. Bunun dışında kalsiyum azlığı, hormon eksikliği, protein ile beslenmedeki değişiklikler ve azalmış fiziksel aktivite de osteoporöze neden olabilir. Osteoporötik kemiklerde kırılma olasılığı da artar (14). Kemiğin spongioz kaybı, iskeletin ağır yüklere maruz kalan bölgelerinde görülebilir. Yalnız bu kayıp kemik kalsiyumunun % 25-% 40 ından fazla olmadıkça konvansiyonel radyografilerle saptanamaz. İlerleyen alveol kemik kaybının osteoporozisin bir göstergesi olabileceğini ileri sürülmüştür (13,15,16,17,18) Temporomandibular eklemde meydana gelen değişiklikler Yaşlanmaya bağlı olarak ağız yapılarında ortaya çıkan değişiklikler, zaman içinde temporomandibuler eklemi de etkileyerek, bazı yapı ve fonksiyon değişikliklerine neden olur. Temporal kemikte, glenoid çukurun derinleşmesi veya artiküler çıkıntının düzleşmesi gibi olaylar, dejeneratif değil adaptif değişikliklere bağlı olarak meydana gelir. İlerleyen yaşla birlikte artiküler disk incelir, eklem yüzeylerinde düzleşme ve nodüler tarzda kalsifikasyonlara sık rastlanır. Yaşlıda artiküler disk ile kondüler hareketlerin uyumsuzluğu sonucu, ağzın açılması sırasında hafiften şiddetliye değişen sesler duyulur. Yaşlı bireylerde travma sonucu mandibuler sublüksasyon veya dislokasyon kolay gelişir. Ayrıca, hatalı dental restorasyonlar, çiğneme 9

13 kaslarında aşırı gerilim ve gevşemeler ve bruksizm gibi faktörler de dişlerin okluzal yüzeylerinde değişiklikler yaratarak, alt ve üst çene dişlerinin kapanış pozisyonundaki ilişkilerinin bozulmasına neden olur. Bu durum temporomandibuler eklemde kronik travmaya ve dolayısıyla myofasiyal ağrı ve fonksiyonsuzluk sendromunun gelişmesine neden olur. Costen sendromu ise tam dişsiz yaşlı bireylerde ağızın aşırı kapanması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Kondül tepesinin posterior-superior doğrultuda yer değiştirmesi ile baş ağrısı, baş dönmesi, kulak ağrısı, kulak çınlaması ve dilde yanma gibi belirtiler görülür (8) Ağız mukozasında meydana gelen değişiklikler Yaşla birlikte ağız mukozası incelir ve ağız kuruluğu başlar. Yaşlılarda kapiller dolaşımın azalmasına bağlı olarak mukoza soluk bir görünüm alır (8). Tat reseptörlerinin bol olduğu uç kısımlardaki reseptörlerin azalması sonucu tat hassasiyetinde azalma meydana gelir. Yaşlanma ile reseptör sayısında azalma olduğu için hassasiyet de azalmaktadır. Yaşlanmaya bağlı olarak ağız mukozasında görülen lezyonlar genellikle sistemik hastalıkların ağız bulgularına, beslenme bozukluklarına, ilaçların yan etkilerine ve oral enfeksiyonlara bağlı olarak gelişir. Ayrıca travmatik yaralanmalarda görülebilir. İlaç kullanımı mukozada kuruluğa, kanamalı lezyonlara, doku büyümelerine, likenoid veya aşırı duyarlılık reaksiyonlarına neden olabilir. Yaşlı hastada ağız mukozasında görülen deskuamasyon veya vezikülobüllöz lezyonların, ilaç kullanımına bağlı olarak sekonder geliştiği düşünülür (8). Yaşla beraber artan ve en sık görülen ağız bulgularının % 59.6 oranında 10

14 varisler, % 28 oranında fissürlü dil ve % 15.6 oranında travmatik ülserler olduğunu bildirilmiştir (19) Periodontal dokularda meydana gelen değişiklikler Periodonsiyumun hastalıkları çocuklukta, gençlikte ve orta yaşlılıkta yani hemen hemen her yaşta görülebilir. Fakat yaş ilerledikçe periodontal hastalığın sıklığı ve diş kaybı daha fazla olmaktadır (20). Epidemiyolojik çalışmalar, yaşla birlikte periodontal hastalıkların sıklığının ve şiddetinin arttığını göstermektedir (8). Yaşlanma ile dişeti çekilmesi, keratinizasyon, stippling ve bağ dokusundaki hücrelerde azalma, hücreler arası madde miktarında ise artma meydana gelir. Epitelyal ataşman sement boyunca apikal yöne doğru çekilir. Artan yaşla birlikte ağız mukozasında bağ dokusunda elastikiyetin kaybı, mast hücrelerinde artma, dil papillalarında atrofi ve tat tomurcuklarının sayısında azalma, dişeti ve periodontal ligamentte hücre sayısı, mitotik aktivite, kollagen lif sayısı ve sentezinde azalma elastik fibrillerde ise artış gözlenir (20,21). Yaşlanma ile ayrıca, periodontal ligament genişliği devamlı sement ve kemik birikimi ile azalır. Yaşlı periodontal membran hücreleri, genç olanlarına kıyasla daha yavaş yenilenme göstermektedir (20). Ağız bakım işlemlerinin kesilmesini takiben yaşlılarda plak birikimi, genç bireylere kıyasla daha hızlı olur. Sonuç olarak gingivitis daha kolay gelişir. Ancak, ağız bakımının başlamasını takiben iyileşme genç ya da yaşlı bireylerde aynı hızla gerçekleşmektedir (8). 11

15 4.YAŞLILARDA SİSTEMİK VE PERİODONTAL SAĞLIK ARASINDAKİ İLİŞKİ Günümüzde, diş ve dişeti hastalıklarının da çeşitli sistemik sorunlara yol açabileceği bilinmektedir. Hem diş çürüğü ve hem de periodontal hastalıkların etyopatogenezinde, dişler üzerine biriken mikrobiyal dental plağa karşı gelişen immün-enflamatuvar reaksiyonlar önemli rol oynamaktadır. Sistemik faktörler lokal bir etken olmaksızın periodontal hastalığa neden olmaz. Buna rağmen, sistemik değişikliklerin periodontal dokuların lokal etkenlere karşı olan savunmasını azaltarak hastalığa karşı daha uygun bir ortam yarattığı düşünülmektedir (20). Yaşlanma ile birlikte azalan immün cevap, ağız bakımı kötü olan hastalarda bazı enfeksiyonların gelişimine zemin hazırlayabilir. Diş hekimleri yaşlı hastaların muayene ve tedavisinde çeşitli sistemik problemlerle karşılaşabilir. Bunlar psikososyal bozukluklar, kardiyovasküler rahatsızlıklar, eklem rahatsızlıklar, hormonal problemler, işitme ve görme kayıpları gibi rahatsızlıklardır. Sosyal problemler ve sağlık problemleri birleşince bu durum yaşlı bireylerde depresyona neden olabilir. Bu tür hastaların kullandığı antidepresan ilaçlar kişide tükürük azalmasına ve kök çürüklerinin artmasına neden olmaktadır. Psikososyal problemli hastalarda motivasyon güçlüğü artmakta ve hastayla iletişim zorlanmaktadır. Hekimin bu hastalarda iletişimi iyi kurması ve motivasyonu en üst düzeyde tutması gerekmektedir (22). Yaşlı şahıslarda meydana gelen arteriosklerotik değişiklikler, damar lumenlerinde, adventita ve media tabakalarının kalınlaşması, hyalinizasyonu 12

16 veya kireçlenmesiyle ile karakterizedir. Bu damarsal değişiklikler vücudun her yerinde olduğu gibi enflamasyon varlığında periodontal enflame alanlarda ve alveol kemiği damarlarında da görülür. Periodontal hastalık ve arterioskleroz yaş ile artar ve bu nedenle periodontal lezyonların arteriosklerotik şahıslarda fazla görülmesi damarsal değişiklik nedeni ile oluşan dolaşım yetersizliğine bağlıdır (20). Beck ve ark. (23) yapmış olduğu çalışmalarda periodontitis ve arteriosklerozis arasında her iki hastalıktaki ortak risk faktörleri nedeni ile yaşlı insanlarda sık görüldüğünü belirtmiştir. Yaşla birlikte kemiklerin yoğunluğu azalır. Dolayısıyla, kemikler daha zayıf ve kırılgan olur. Kadınlarda kemik kaybı menopozdan sonra çok hızlanır. Kemiğin altındaki ince bir çizgi şeklinde uzanan eklem kıkırdak dokusu da azaldığı için eklem eskisi kadar rahat hareket edemez ve travmalara karşı daha hassas hale gelir. Bu bölgelere yönelik tekrarlayan travmalar, ileri yaşların en sık hastalığı olan osteoartritin hızlanmasına neden olur (7). Bu tutulum temporomandibular eklemi etkileyerek yaşlı hastaların yutma ve beslenme güçlüğü çekmelerine neden olabilir. Yine yaşlılarda sık görülen romatoid artrit ve felç hastaların ağız bakımlarını etkileyerek periodontal problemlere neden olabilmektedir (22). Yaşlanmanın en belirgin olarak hissedildiği organ gözdür. Görme kaybı yaşla beraber azalmaktadır. Yıllarca yüksek sese maruz kalması sonucunda ya da sadece yaşa bağlı olarak duyma kalitesinde de azalma olur (24). Görme ve işitme kaybı olan hastalarda ağız bakımı bilgilerinin öğrenilmesi ve uygulanması zor olur. Yetersiz ağız bakımı periodontal hastalıklara temel oluşturmaktadır (22). 13

17 Yaşlanmayla birlikte hormonal sistemde de değişiklikler meydana gelmektedir. Bunlar genel olarak kadınlarda menopoz sonrası hormonal değişiklikler, diyabet, tiroid ve cinsiyet hormonlarındaki değişikliklerdir (25). Diyabetli hastalarda periodontal abseler çok sık gelişmektedir. Diyabetin ağızdaki başlıca belirtileri ağız kuruluğu, periodontitis, nefeste ağız kokusu ve dişetlerinin kanamaya eğilimli oluşudur (20). 5. YAŞLILARDA AĞIZ BAKIMI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI Ağız sağlığı için dental plak kontrolü ve gerekli eğitim diş hekimleri tarafından yapılan periyodik kontrollerle sağlanır. Yaşlılarda görülen ağız hastalıklarının %95 ini periodontal hastalıklar ve diş çürükleri oluşturmaktadır. Yaşlı bireylerde görülen dişeti çekilmesi sonucu sementin açığa çıkması kök yüzeylerinde dental plağın tutunması için retansiyon alanı oluşturmaktadır. Yaşlı bireyler motor fonksiyonlarındaki kayıplar yüzünden plak kontrolünü yeterince sağlayamazlar. Sosyal durum, yetersiz beslenme ve sistemik hastalıklarda ağız bakımını olumsuz yönde etkilemektedir. Yaşlanma ile beraber diş kayıplarında artışına bağlı olarak bireylerin yumuşak gıdalarla beslenmesi sonucu mikrobiyal dental plağın birikimi daha da artmaktadır (8). Dişhekimi yaptığı tedavilerde hastanın yaşını göz önünde bulundurmalıdır. Öncelikli olarak hastaya zarar vermemelidir. Yaşlı bireylerin muayenesinde genel sağlık durumu, fonksiyonel bozukluklar, kötüleşen hafıza ve kullanılan ilaçlar değerlendirilmelidir. Hastanın tutum ve beklentileri göz önünde bulundurulmalıdır. Hastanın ağız bakım ve tedaviye yaklaşımı değerlendirilmelidir (26). Hasta öyküsü sözlü olarak alınmalıdır. Klinik 14

18 muayenede ağız açma güçlüğü ve kafayı konumlandırma problemleri ile karşılaşılabilinir. Bu yüzden ek zaman ve sedatifler gerekebilir (27). Hastanın değerlendirilmesi sonrası tedavinin amacı tanımlanmalıdır. Yaklaşımda farklı değerlendirmeler düşünülebilir fakat tüm hastalar için ortak hedef bakteri miktarının en aza indirgenmesi ve ağız bakımının tam yerine getirilmesi olmalıdır. Çoğunda cerrahisiz periodontal tedavi ilk yaklaşım olmalıdır. Yapılan periodontal tedavi ileri tedavileri de etkileyecektir. Periodontal tedavide diğer bir amaç ise fonksiyonel dişlenmeyi korumaktır. Hastaların yaşam süreleri ve yaşam beklentisi tedavi üzerinde etkili olabilir. Örneğin; 65 yaşında bir hastanın 85 yaşına kadar yaşayacağı düşünülürse aradaki 20 yaş göz önünde bulundurularak periodontal tedavinin etkinliği devam ettirilmelidir. Yaşam süresinin ve beklentisinin ne kadar olacağını kestirmek zordur. Bunun için hastaların hayatı boyunca diş fonksiyonlarının koruması amaçlanmalıdır. İlgili tedavilerden sonra destekleyici tedavilerle devam edilmelidir. Periodontal destek için kalan dokunun miktarıda önemlidir. Kalan periodontal destek miktarı diş sayısına ve diş türüne göre değişebilir. Kalan periodontal dokuların destek miktarı uzun vadeli bir tedavi etkinliğini belirlemez. Tek bir dişin bile fonksiyon ve bakımı önemlidir. Tüm periodontal hastalık tedavilerinde olduğu gibi hastaların plak kontrolleri tedaviyi etkilemektedir. Uyum yetersiz ise ağız bakımının normal duruma getirilmesi için %1 klorheksidin jel veya gargara kullanılabilir (26). Yaş periodontal cerrahi için kontrendikasyon değildir. Yaşlı erişkinlerde gençlere oranla fark yoktur. Cerrahi başarı kriteri plak kontrolünün iyi 15

19 yapılmasıdır. Ameliyat sonrası bakım için mükemmel cep eliminasyonu yapılmalıdır. Kök çürüklerinin varlığına dikkat edilmelidir. Profesyonel plak kontrolünün yanı sıra çürükten korunma amaçlı önlemler de alınmalıdır. Yaşlı hastaların tedavisinde sistemik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar göz önünde bulundurulmalıdır. Hipertansif hastaların randevuları genelde sabah saatlerine ayarlanmalı ve kan basınçları ölçülmelidir. Konjestif kalp yetmezliği ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastalarda supin pozisyonda nefes darlığı olabilir. Bu hastalarda daha dik ve semisupine pozisyonda çalışılmalıdır. Ortostatik hipotansiyonda senkop ortaya çıkabilir.bu ciddi yaralanmalara neden olacak düşmelere neden olabilir.analjezik seçiminde dikkat edilmelidir. Ülser, gastrit, hiatal gibi gastrointestinal bozukluklar göz önünde bulundurulmalıdır. Özel kardiyak lezyonları olan yaşlılarda bakteriyel endokardit riski açısından profilaktik antibiyotik verilmelidir. İmplant uygulamalarında antibiyotik gerekebilir (27). Yaşlı yetişkinlerin periodontal tedavilere verdiği yanıtın genç bireylerden farklı olduğu çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Buna rağmen günlük plak kontrolünü olumsuz yönde etkileyebilecek durumlarla karşılaşmak yaşlı bireylerde daha sık görülmektedir. Bu durum destek tedavisi için özenle hazırlanmış bir program tarafından kısmen telafi edilse de, yaşlı bireylerin periodontal tedavilerinde asıl amaç özellikle zayıf bünyeye sahip ve işlevsel olarak bağımlı bireylerde her zaman periodontal enflamasyonun klinik belirtilerinin giderilmesi ve / veya azaltılması olmayabilir. Birçok hastada asıl hedef yaşam boyunca fonksiyonel ve komforlu denstisyonu korumak amacıyla hastalığın ilerlemesini kontrol etmek olmalıdır dolasıyla tedavi ile ilgili karar alma sürecinde her hasta için faktörler, kalan periodontal destek 16

20 miktarı, hastalığın ilerlemesindeki riskler, hastanın talepleri ve yaşam beklentisi değerlendirilmelidir (27). 17

21 6.ÖZET Ağız sağlığının bozulması yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bu durum sistemik hastalıklara, ilaç kullanımına, uygun olmayan beslenmeye veya koruyucu ağız bakımının olmamasına bağlı olarak gelişir. Genel olarak, yaşlanma ile ilgili olduğu düşünülen oral değişiklikler diş kaybı, tükürük akış hızının azalması, oral mukoza ve kaslarda atrofi ve tad duyusunun azalmasıdır. Yaşlıda görülen diş kayıplarında, periodontal hastalık kök çürüklerine kıyasla daha etkin bir faktördür. Yaşlı nüfusun önemli bir bölümü hareketli protez kullanmaktadır. Bu protezler, mukozal dokuların hem görünümlerini ve hem de bütünlüğünü etkileyen değişikliklere yol açabilir. Yukarıda söz edilen bütün faktörler, sonuç olarak, yaşlı bireylerde çiğneme ve dolayısıyla beslenme bozukluklarına neden olur. Yaşlı bireylerin periodontal tedavisinde ortak hedef bakteri miktarının en aza indirgenmesi ve ağız bakımının tam yerine getirilmesi olmalıdır. Yaşlı hastaların tedavisinde sistemik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar göz önünde bulundurulmalı tedavi yaklaşımı buna göre belirlenmelidir. Bu derlemede yaşlı bireylerin genel ve ağız sağlığına etkileri incelenirken bu bireylere uygulanacak tedavi yaklaşımı hakkında bilgiler verilmiştir. 18

22 7.KAYNAKLAR 1) Akgün S, Bakar C, Budakoğlu İ. Dünyada ve Türkiye de Yaşlı Nüfus Eğilimi, Sorunları ve İyileştirme Önerileri, Türk Geriatri Dergisi 7 (2): , 2004 Turkish Journal of Geriatrics. 2) Aydın Z. Yaşlanan Dünya ve Geriatri Eğitimi, Geriatri 2 (4): , 1999 Turkish Journal of Geriatrics. 3) Türkün Murat.Gerodontoloji ve Kök Çürükleri Ders Notları. 4) Özcan S, Güzel R, Koç F, Demir C, Göçmen C, Özeren A, Özeren H, Kara E, Kurdak S, Bozkurt A, Doran F, Bozdemir N. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi 3.Sınıf Öğrencilerine Uygulanan Yaşlı Bireye Multidisipliner Yaklaşım Modülü nün Değerlendirilmesi, Turkish Journal of Geriatrics 2008; 11(1): ) Günaydın R. Yaşlılarda Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi, Turkish Journal of Geriatrics 2010; 13 (4) : ) Singh T, Newman A. Inflammatory markers in population studies of aging, Ageing Research Reviews 10(2011): ) Nalbant S. Yaşlılıkta Fizyolojik Değişiklikler : Nobel Medicus Online Dergi. 8) Nazlıel H. Yaşlıda Ağız ve Diş Sağlığı: Geriatri 2 (1): 14-21, 1999 Turkish Journal of Geriatrics. 9) Canay Ş, Çiftçi Y. Yaşlı Bireylerde Sistemik Hastalıklarla Birlikte İzlenen Ağız Bulguları: Geriatri 6(3): , 2003 Turkish Journal of Geriatrics. 19

23 10) Breg R, Morgenstern NE: Pysiologic changes in the elderly. DentClinNorthAm 1994: 41(4): ) Betts NJ, Barber HD: The Pathophysiology of Aging, Fonseca RJ-Davis WH (Ed.): Reconstructive Preprsothetic Oral and Maxillofacial Surgery.W.B.Saunders Co, Philadelphia,1995, s ) Çelengil H; Yaşlıda Diş Hastalıktan.Kutsal YG-Çakmakçı M-Ünal S(Ed.) Geriatri. Hekimler Yayın Birliği.Ankara 1997, Cilt 2, s ) Hirai T, Ishijima T, Hashikawa Y, Yajima T: Osteoporosis and reduction of residual ridge in edentulous patients. J Prosthet Dent 1993; 69: ) Jeffcoat KM, Geurs N: Oral Bone Loss, Osteoporosis and Preterm Birth: What do we tell our patients now? Compendium special issue; 22(1): ) Kribbs PJ, Smith DE, Chesnut CH: Oral findings in osteoporosis. Part II: relationship between residual ridge and alveolar bone resorption and generalized skeletal osteopenia. J Prosthet Dent 1983; 50: ) Kribbs PJ. Comparison of mandibular bone in normal and osteoporotic women. J Prosthet Dent 1990; 63: ) Renner RP, Boucher LJ, Kaufman HW: Osteoporosis in post menopausal women. J Prosthet Dent 1984; 52: ) Shapiro S, Bomberg TJ, Benson BW: Postmenopausal osteoporosis: dental patients at risk. Gerodontics 1985; 1: ) Jainkittivong A, Aneksuk V, Langlais RP: Oral mucosal conditions in elderly dental patients. Oral Dis 2002; 8(4):

24 20) Sandallı P. Periodonsiyumda Yaşlanma ile Meydana Gelen Değişiklikler, Periodontoloji ) Karasu Gülnihal: Yaşlı Bireylerde Periodontal Durumun Tayini ve Bu Bireylerin Ağız Bakımı Alışkanlıkları, Bitirme Tezi, E.Ü.Dişhekimliği Fakültesi, İZMİR ) Ünsal B. Yaşlı Bireylerdeki Ağız ve Diş Sağlığı. G.Ü. Dişhek. Fak. Derg. 19 (1) : 45-49, ) Beck JD, Garcia R, Heiss G, Vokonas P, Offenbacher S. Periodontal disease and cardiovascular disease, J Periodontol, 1196; 67: ) Hersek N. Yaşlıda Ağız ve Diş Sağlığı: H.Ü.Dişhekimliği Fakültesi Dergisi. 25) Öge A. Yaşlanmayla Oluşan Endokrin Değişiklikler ve Tedavi Yaklaşımları: Türk Geriatri Dergisi 7 (2): , 2004 Turkish Journal of Geriatrics. 26) Wennström J. Treatment of Periodontal Disease in Older Adults: Periodontology 2000, Vol. 16, 1998, ) Hashemipour M. Dental Management and Oral Complications in Elderly. Turkish Journal of Geriatrics 2009, 12 (4):

25 8.ÖZGEÇMİŞ 1987 yılında Hâkkari de doğdum. İkokul hayatımı Fevzipaşa İlkokulu ve 100.Yıl Mehmetçik İlkokulu nda tamamladım.orta öğrenim hayatımı yılları arasında Atatürk İlköğretim Okulu nda tamamladım.2001 yılında Denizli Anadolu Lisesi ni kazandım.2006 yılında Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi ne girdim. 22

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Dr. Benan Oğuz - Dr. Cem Caniklioğlu KARİKATÜRLER

Dr. Benan Oğuz - Dr. Cem Caniklioğlu KARİKATÜRLER www.ortonorm.com MART 2014 Dr. Benan Oğuz - Dr. Cem Caniklioğlu Çocuk Diş Kulübümüz Açıldı YAŞLILARDA DİŞ SAĞLIĞI Bilgi almak için iletişim bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz. Ağız sağlığının bozulması

Detaylı

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005 YAŞLI FİZYOLOJİSİ Seray ÇAKIR 0341110005 Yaşlının Vücut Bileşimi İnsanda, kas yapısı ve gücü 25 yaşında doruğa ulaşır. Bu yaşlarda kadınların ortalama vücut ağırlığının %37 si, erkeklerin %45 i kadarını

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış PEDODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr DersSorumluları: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr Prof.Dr. Şaziye Aras, saziye_aras@yahoo.com Prof.Dr. Leyla Durutürk,

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

PROF. DR. TÜLİN TANER

PROF. DR. TÜLİN TANER Uyku Apne Sendromunda Diş Hekimliği Uygulamaları PROF. DR. TÜLİN TANER Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ortodonti AnaBilim Dalı TTD Okulu Uyku Bozuklukları Merkezi Kursu Ankara 26 27 Mart

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 145 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma işitme organında da görülür ve bu arada işitme duyusu da gün geçtikçe zayıflar. Yaşlılığa bağlı olarak gelişen

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

Total Kalça Protezi. Prof. Dr. Önder Yazıcıoğlu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı

Total Kalça Protezi. Prof. Dr. Önder Yazıcıoğlu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Total Kalça Protezi Prof. Dr. Önder Yazıcıoğlu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Koksartroz Primer Önceden geçirildiği bilinen bir hastalık yok Genelde yaşlanmaya bağlı Eklemde

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Hareketli Protezler BR.HLİ.008

Hareketli Protezler BR.HLİ.008 Hareketli Protezler Hareketli Protez Nedir? Hasta tarafından takılıp çıkarılabilen ve eksik dişlerin yerini alan apareylerdir. Total protez, parsiyel protez, immediat protez ve diş üstü protezler olmak

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

YAŞLIDA AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI

YAŞLIDA AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI Geriatri 2 (1): 14-21, 1999 Turkish Journal of Geriatrics DERLEME Dr. Haviye (ÇELENLİGİL) NAZLIEL YAŞLIDA AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI ORAL and DENTAL HEALTH in ELDERLY ÖZET Ağız sağlığının bozulması yaşlanmanın

Detaylı

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 13 Diyabet ve diş-dişeti sorunları

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Prof. Dr. Semih KESKİL

Prof. Dr. Semih KESKİL Yazar Ad 55 Prof. Dr. Semih KESKİL Larson un 1960 larda veciz olarak belirttiği gibi, yaşlıların acil hastalıkları diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceğimiz yaşlılar arasındaki acil

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Baş Boyun Radyoterapisi Yan Etkileri. Yrd. Doç. Dr. Banu Atalar Acıbadem Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi A.D.

Baş Boyun Radyoterapisi Yan Etkileri. Yrd. Doç. Dr. Banu Atalar Acıbadem Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi A.D. Baş Boyun Radyoterapisi Yan Etkileri Yrd. Doç. Dr. Banu Atalar Acıbadem Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi A.D. Baş Boyun Radyoterapisinin Önemi Cerrahi ile eşit sonuç alınması Uzun yaşam beklentisi Organ

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL 1 MESAJLAR! Fiziksel etkinlik (FE) ve iyi bir fiziksel uygunluk, hastalık riskini azaltır uygun sağlık ve iyi olma haline katkıda bulunur.!

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana Yazar Ad 111 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAŞI Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular BR.HLİ.067 Romatizma hastalıkları toplumda oldukça sık görülen hastalıklardır. Bunların sıklıkla günlük yaşamı etkilemesi, kişinin yaşam kalitesini

Detaylı

Şaşılık cerrahisi onam formu

Şaşılık cerrahisi onam formu Göz kaymasının düzeltilmesi hasta açısından isteğe bağlı yapılan bir cerrahi o lup zorunlu değildir. Şaşı doğan bebeklerde en iyi düzeltme zamanı 6 ay ile 18 ay arasındadır. Erken yapılan cerrahi iki gözün

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Gökhan AKSOY * Çiğneme, Beslenme * Yutkunma, * Estetik, * Konuşma, * Psikolojik Kriterler * Sosyolojik Kriterler Mandibüler: alt çene kemiğine ait, alt çene kemiğiyle ilgili Örnek: * mandibüler

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı. Cildimiz, yaşlanma belirtilerini en belirgin olarak yansıtan organdır.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı. Cildimiz, yaşlanma belirtilerini en belirgin olarak yansıtan organdır. YAŞLILARDA SIK KARŞILAŞILAN DERİ SORUNLARI Prof.Dr.Ayşen Karaduman Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Cildimiz, yaşlanma belirtilerini en belirgin olarak yansıtan organdır.

Detaylı

MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ

MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENAPOZDA VE YAŞLILIKTA BESLENME 1 MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ YAŞLILIKTA BESLENME YAŞLILIKTA BESLENME İLKELERİ 2 3 YAŞAM BEBEKLİK ÇOCUKLUK

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

Kanser ile Yaşarken Kendinize İyi Bakmak. Diş Sağlığı ve Çenede Osteonekroz

Kanser ile Yaşarken Kendinize İyi Bakmak. Diş Sağlığı ve Çenede Osteonekroz Kanser ile Yaşarken Kendinize İyi Bakmak Diş Sağlığı ve Çenede Osteonekroz Değerli hasta ve hasta yakınlarımız; bu kitapçıklar sizlere Hematoloji Uzmanlık Derneği tarafından hastalığınız sürecinde karşınıza

Detaylı

Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması

Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması Yaşlı sağlığı DSÖ yaşlılığı Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır 65 yaş

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Tiroid nedir? BR.HLİ.058

Tiroid nedir? BR.HLİ.058 BR.HLİ.058 bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar.

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Nüfus yapısının temel belirleyicisi olan doğurganlık ve mortalite hızlarının düşmesi dünyada ve Türkiye de nüfusun yaşlanmasına yol açmaktadır.

Nüfus yapısının temel belirleyicisi olan doğurganlık ve mortalite hızlarının düşmesi dünyada ve Türkiye de nüfusun yaşlanmasına yol açmaktadır. Yaşlı sağlığı Nüfus yapısının temel belirleyicisi olan doğurganlık ve mortalite hızlarının düşmesi dünyada ve Türkiye de nüfusun yaşlanmasına yol açmaktadır. 1950 lerde dünyada Doğuşta beklenen yaşam süresi

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

YAŞLI SAĞLIĞI DALAMAN DEVLET HASTANESİ EĞİTİM BİRİMİ

YAŞLI SAĞLIĞI DALAMAN DEVLET HASTANESİ EĞİTİM BİRİMİ YAŞLI SAĞLIĞI DALAMAN DEVLET HASTANESİ EĞİTİM BİRİMİ yaşlılıkta hastalıkların önlenmesi (birincil korunma) ilkeleri 1. İleri Yaşta Bağışıklama 2. Kanserden Korunma 3. Yeterli ve Dengeli Beslenme 4. Yaşlılıkta

Detaylı

Kolesterol gerçekleri. Dr. Güçlü Ildız drgucluildiz@hotmail.com www.beyindoktoru.com

Kolesterol gerçekleri. Dr. Güçlü Ildız drgucluildiz@hotmail.com www.beyindoktoru.com Kolesterol gerçekleri Dr. Güçlü Ildız drgucluildiz@hotmail.com www.beyindoktoru.com Damar yapısını bozan sistemin adı ALLOSTAZ dır. Allostaz sisteminin oluşması için öncelikle vücudun çalışma düzeninin

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

YAŞLILIK VE KANSER. Prof.Dr.A.Önder BERK

YAŞLILIK VE KANSER. Prof.Dr.A.Önder BERK YAŞLILIK VE KANSER Prof.Dr.A.Önder BERK Kanser ve diğer hastalıkların yaşla değişen sıklığı (%) YAŞ HASTALIKLAR 45 45-59 60-74 75+ Kanser 3,8 8,3 14,0 16,0 Kalp Hastalıkları 0,4 14,0 14,0 20,0 Periferik

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler; kemik

Detaylı

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI Prof. Dr. HALDUN İPLİKÇİOĞLU İmplant vakaları neden sınıflandırılmalıdır? İmplantoloji yüksek düzeyde bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu konuda çalışmalar

Detaylı

E. ÖNEM, E.Zuhal TUĞSEL. Giriş

E. ÖNEM, E.Zuhal TUĞSEL. Giriş 58 İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt: 46, Sayı: 2 Sayfa: 58-65, 2012 DERLEME YAŞLANMANIN ÇİĞNEME SİSTEMİNE ETKİLERİ Changes in Chewing System With Aging Erinç ÖNEM 1, E.Zuhal TUĞSEL

Detaylı

Alper ERKEN Metalurji Mühendisi, MBA

Alper ERKEN Metalurji Mühendisi, MBA Hastanın Anatomik Yapısı ile tam uyumlu, Temporomandibular eklem (TMJ-Alt çene eklemi) Protezi Geliştirme, Tasarım ve Üretimi 40 Biyo/Agroteknoloji 14 Tıp Teknolojisi Alper ERKEN Metalurji Mühendisi, MBA

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Diyabet ve göz sorunları

Diyabet ve göz sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 08 Diyabet ve göz sorunları Diyabet

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi TANIM Horlama ve buna eşlik eden solunum düzensizlikleri ile karakterize klinik tablolardır.

Detaylı

KAS FASYA FONKSİYONU BOZUKLUĞU (MPD)

KAS FASYA FONKSİYONU BOZUKLUĞU (MPD) G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 2, Sayfa 231-235, 1985 KAS FASYA FONKSİYONU BOZUKLUĞU (MPD) Sevda SUCA* Cihan AKÇABOY* Temporomandibuler eklem hastalıkları ve fonksiyon bozuklukları eklemin stomatognatik

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 1. hafta Konservatif Diş Tedavisine giriş, Diş yüzeyi terminolojisi 2. hafta Kavite sınıflandırması ve kavite terminolojisi (Sınıf I ve II kaviteler)

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER g TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER TABLOLAR Tablo 1. TR63 Bölgesi Doğum Sayısının Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)... 1 Tablo 2. Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)...

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

PROF. DR. ERDAL ZORBA

PROF. DR. ERDAL ZORBA PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler, kemik mineral yoğunluğundaki artış, beden suyundaki değişimler,

Detaylı

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir. BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF.

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU Hasta Kitapçığı PROF.DR ARZU YAĞIZ ON POLİOMYELİT (ÇOCUK FELCİ) NEDİR? Poliomyelit, çocukluk çağında görülen

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı