pecya Merhaba Tiyatro... Tiyatro... AYLIK HABER TANITIM DERGİSİ SAYI : 12/ OCAK 1992 / 200 TL. İÇİNDEKİLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "pecya Merhaba Tiyatro... Tiyatro... AYLIK HABER TANITIM DERGİSİ SAYI : 12/ OCAK 1992 / 200 TL. İÇİNDEKİLER 4-6 8-9"

Transkript

1

2

3 İÇİNDEKİLER Haberler Hapishanede devrimci-eşcinsel buluşması Örümcek Kadının Öpücüğü Bizim Tiyatro "Yıldız Mahkemesi" Fatih Tiyatrosunda Hüzünlü Bir Komedi İstanbul Şehirtiyatrosu Sevgisizliğin Umutsuzluğa Dönüşümü*İstanbul Devlet Tiyatrosu AST'da "Yolcu" Ankara Sanat Tiyatrosu Nazım Hikmet Önemli Bir Oyun Yazarıdır *Söyleşi::M.UIusoy- Y.Onay-A.Taygun-K-Işık Bağışla Nazım*Orhan Alkaya Mutsuzluğun Anlamsız Nedenleri İstanbul Şehir Tiyatrosu Umutla Biten Bir 'Radyasyon' Oyunu İzmir Devlet Tiyatrosu Diyarbakır Şehir Tiyatrosu* Tahir Özçelik Çiçek sepetli Kız* İstanbul Şehir Tiyatrosu Kitap Tanıtım*H. Zafer Şahin Tiyatrolar Rehberi KAPAK: Nâzım Hikmet'in bir çalışması (detay) Sinan Şanlıer'den temin edilmiştir. Tiyatro... Tiyatro... AYLIK HABER TANITIM DERGİSİ SAYI : 12/ OCAK 1992 / 200 TL. Merhaba G eçen sayılarımızda dile getirdiğimiz istek ve beklentilerden bazılarının hayata geçmiş olması umut verici... Özel tiyatrolara 1991'de verilen yardımın bir evvelki yıla göre az olduğunu, bu nedenle yeni hükümetten, yardımın takviye edilmesini istemiştik. Yeni Kültür Bakanı özel tiyatrolara 1.1 milyar ilave yardımı gerçekleştirdi (Birer ay ara ile ve iki eşit taksitle ödenecek). Yeni verilenle birlikte 1991 yılı toplam yardım tutarı milyara ulaşarak, 1990 toplamı olan milyarı % 12 geçmeyi başardı. % enflasyonun yaşandığı bir ortamda bu artışın az olduğu bir gerçek. Ama yine de, yeni hükümetin tiyatrolarımızın bu sorununa çare bulma girişimi sevindirici. Ekim sayımızda İ.T.Ü.'nin Maçka'daki salonunu özel tiyatrolara açmasını (Dostlar Tiyatrosu) umut verici bir gelişme olarak belirtmiş ve "umarız arkası gelir" demiştik. Bu kez Milli Eğitim Bakanlığı kendine bağlı olan Nişantaşı- Teşvikiye Caddesi üzerindeki Rüştü Uzel Meslek Lisesi Salonu'nu Yeditepe Oyuncuları'na kiraladı. Artık, sevgili Hadi Çaman, bu olanaklı salonda gösterilerini 17 Ocak 1992'den başlayarak sürdürebilecek. Bu gelişmeyi de memnunlukla karşılıyor ve Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Valiliği'ne, tiyatro sanatı adına, teşekkür ediyoruz. Bizim kanımıza göre tiyatromuzun en önemli sorunu ve beklentisi hâlâ bir Tİ YATRO YASASI'na sahip olmamasıdır. Demokratik, katılımcı, kültürümüze kalıcı hizmetler sunacak bir Tiyatro Yasası'nın çıkarılması konusunda girişimde bulunmaya ilgilileri çağırmak istiyoruz. Tiyatro Yasası konusunda sözü olanların, bu konuya katkıda bulunacakların yazılarını bekliyoruz. Özel tiyatrolara yapılacak yardımlar bu yasa içinde, kişilerin subjektif ve politik takdirlerine bırakılmadan ilkeli ölçütlerle belirlenmeli. Meselâ, "özel tiyatrolara bir yılda verilecek yardım Devlet Tiyatroları'nın o yılki bütçesinin % 15'inden az olamaz" gibi somut ifadeli maddeler bulunmalı. Sayın Fikri Sağlar'ın bu konuya olumlu yaklaşacağını umuyoruz. (Bu arada, sayın Mehmet Ulusoy'un, kendi tiyatrosuna Fransız Hükümeti'nin verdiği son yıllık yardım tutarının, bu yıl ülkemizde 42 tiyatroya devletin yaptığı 1,770 Milyar lira yardımdan fazla olduğunu söylediğini belirtmede yarar görüyorum.) Bu yıl, geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi, Nâzım Hikmet'in 90. doğum yılı kutlanacak. Bu sayımızda, bu anma etkinliklerine biz de kendi konumuzda bir katkıda bulunmak istedik. Nâzım'ın oyunlarını yönetmiş dört değerli yönetmenimiz, Mehmet Ulusoy, Yılmaz Onay, Ali Taygun ve Kenan Işık dergimizde, Nâzım'ın oyun yazarlığı üzerine tartıştılar. Ayrıca Danışma Kurulu üyemiz tiyatrocu ve yazar arkadaşımız Orhan Alkaya, Nâzım'la ilgili ilginç bir öneri getiriyor. Bu önerinin Nâzım'ı sevenlerce çok olumlu karşılanacağını umuyorum. Bu sayının kapağında Nâzım'ın başka bir sanat dalından, resim çalışmalarından bir örnek sunuyoruz. Böylece bu büyük sanatçının başka bir yönünün hatırlanmasına da yardımcı olmak istedik. Dergimizin hangi koşullarda çıkıp siz tiyatroseverlere ulaştığını hepiniz biliyorsunuz. Maliyetlerin artışı sayfalarımızı arttırmamıza engel oluyor; oysa yayımlanması gerekli yazıların sayısı gittikçe artıyor, bazı sayılarımızda o aya ait tüm yeni oyunları tanıtamıyoruz. Kuşe kağıt ve renkli baskı maliyetleri, 3. hamur kağıtla çıkan eski sayılarımıza göre 5-6 kat fazla; üstelik dergimize talep de gittikçe artıyor. Bu sorunları aşmak için yaptığımız girişimlerden biri de dergi için abone kampanyası açmak oldu. Dergimizi izleyen, devamlılığını isteyen tiyatrosever okuyucularımız ve kuruluşlardan dergimize abone olmalarını bekliyoruz. Sağlıklı, başarılı yeni bir yıl dileği ile... T. Yılmaz ÖGÜT Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Tem Yapım Yayıncılık Ltd. Şti. adına T. Yılmaz Öğüt Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Mustafa Demirkanlı Yayın Koordinatörü: Nalân Özübek Danışma Kurulu: Orhan Alkaya, Rutkay Aziz, Genco Erkal, Fikret İlkiz, Yılmaz Onay, Ali Taygun, Işık Yenersu Basın ve Halkla İlişkiler: Enis Bakışkan Teknik Yönetmen: Sinan Şanlıer Katkıda Bulunanlar: Zerrin Akdenizli, Ayşe Ateş, H.Zafer Şahin, Tahir Özçelik, Rengin Uz, Zeynep Üskül Ankara Tem.: Koray Ergun Tel; (9-4) İzmir Tem.: Ali Rıza Özbilgiç Tel: (9-51) Samsun Tem.: Kaya Odabaşı Tel: (9-36) Almanya Tem.: Levent Beceren, Berlin Tel: (9-9) Viyana Tem.: Uğur Özkan, Wien Tel: (9-9) Ofset Hazırlık: Tem Yapım Tel: Baskı: Boyut Matbaası: Tem Yapım Yayıncılık Ltd. Şti. Oba Sok. 9/1 Cihangir/İstanbul Tel: Fax: Abone Bedeli: Yıllık TL. Yurtdışı: 25 DM Posta Çeki Hes.: Tem Yapım Banka Hesap No: T.İş Bankası-Cihangir Şb Katkılarından dolayı TİYAP'a teşekkür ederiz. 3

4 Şehir Tiyatroları 'nda Ali Taygun M. Butterfly'ı hazırlıyor İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde Ocak ayı sonlarında yeni bir oyun sergilenecek: M. Butterfly. David Henry Hwang'ın yazdığı oyunu Ali Taygun sahneye koyuyor, Atıl Yalkut dekorunu, Sevin Çavdar ise kostümlerini hazırlıyor. Çin'de başlayıp Fransa'da cezaevinde sonlanan gerçek bir öykünün kahramanları, bu oyunda iki ayrı dünyanın değerlerini gündeme getiriyorlar. Polisiye bir gelişimin laytmotif oluşturduğu oyun, aslında insan insana ilişkinin başka bir boyutunu ele alıyor. Madam Butterfly operasına göndermelerle bezenen oyun, Çinli dansçı Song ve Rene Gallimard'ın ilişkilerinin altında yatan toplumsal nedenleri de sergiliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu açıldı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 1991/92 tiyatro mevsimini, 22 Aralık tarihinde açtı. İlk oyunlar Mehmet Baydur'un Kamyon ve Yılmaz Onay'ın Şarkılarımız Ölmesin adlı eserleri. Kamyon, İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Aytaç Yörükarslan tarafından sahneye konuyor, dekorları da aynı sanatçı tarafından yapılıyor yılında yazılmış olan Kamyon'un Gaziantep'deki bu gösterimi, aynı zamanda bu oyunun dünya premiere'i oldu. Ayrıca bu oyun, bu yıl Paris'te Fransızca olarak oynanacak. Şarkılarımız Ölmesin adlı çocuk oyunu, yazarı Yılmaz Onay tarafından sahnelendi. Dekorları, Ekrem Erkek tarafından gerçekleştirildi. İkinci turda Nuri Güngör'ün, 1987 yılında TOBAV ödülünü alan Bekir Olayı var. Bu, oyunun ilk sergilenmesi olacak. Daha sonra Tarık Günerel'in Büyüsayar adlı tek perdelik oyunuyla, Ionesco'nun Kel Şarkıcı adlı oyunu birlikte sergilenecek. İdil Abla Çocuk Tiyatrosu İdil Abla Çocuk Tiyatrosu, 5 Ocak'tan başlayarak, Kartal Kültür Merkezi'nde, her pazar 1 l:30'da oyunlarını sergiliyor. Birbuçuk aydır salonsuzluk nedeniyle Sarıyer'deki ilkokullarda, deyimlerin öyküsünü konu edinen Çekirge Bir Sıçrar adlı oyunu sergileyen tiyatro, Yok mu Bize Can Veren adlı modern bir ortaoyunun da provalarını yapıyor. İdil Yazgan, "Salonsuzluk nedeniyle sezona başlayamamaktansa okul okul gezmeyi tercih ettik ve Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürülüğü ile çalıştık. Bu işimizin zor tarafı, ama çocuklarla içiçe olmaktan mutluyuz" diyor. İstanbul Kültür Festival Komitesi'nin Tiyatro Festivali için aldığı karar " 1 Kasım 1991 tarihinde Vakfımızda gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Danışma Kurulu olağan toplantısında, gelecek yıllarda Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde yerli yapımların katılma koşulları ile ilgili yeni bir karar alınmıştır. Bilindiği gibi tiyatro sezonunun kapanmasıyla birlikte 19 Mayıs-5 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliğimize katılmak için, eski uygulamaya göre daha önce İstanbul sahnelerinde yer almamış oyunların veya yeni yapımların alınması koşulu gözetilmekteydi. Ancak gerek özel. gerekse resmi tiyatroların başta mali olmak üzere birçok haklı nedenden ötürü bu ön koşulu yerine getirememeleri ve organizasyonumuzun da kimi kez istemeden bu kuralı bozarak, daha önce sahnelenmiş olan yapımları da programa almak zorunda kalması nedeniyle, Danışma Kurulumuz ve Genel Müdürlüğümüz oybirliğiyle şu kararı almıştır: Bundan sonra Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'ne katılacak olan yerli yapımlar, yıl içerisinde sahnelenmiş oyunlar (ilk gösterimleri en geç 15 Mart tarihine kadar olanlar) arasından seçilecektir. Bu konuda Tiyatro Eleştirmenleri Derneği (TED) bir öneri paketi hazırlayarak Danışma Kurulu ile Genel Müdürlüğü'müzün onayına sunacaktır. Böylece Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali programında TED ile Danışma Kurulu'muzca görülüp onaylanmamış olan yerli yapımlar yer alamayacak; tiyatro toplulukları da, arzu ettikleri takdirde katılma önerilerini Vakfımıza olduğu gibi doğrudan Tiyatro Eleştirmenleri Derneği'ne yapabileceklerdir." Enis Fosforoğlu Tiyatrosu turnede Ekim ve Kasım aylarında Koca Mustafapaşa'da, Çevre Tiyatrosu'nda oynayan Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, 15 Ocak'ta on günlük bir Güney turnesine çıkıyor. Kanlı Nigar'la Antalya, Mersin ve ardından da İskenderun'a gidecek olan Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, Şubat ayı içinde de bir Karadeniz turnesine hazırlanıyor. Yeni bir tiyatro topluluğu : İstanbul Bulvar Tiyatrosu İstanbul Bulvar Tiyatrosu, İ. Galip'in yazıp, Erdinç Dinçer'in yönettiği Bizim Evde Şenlik Var adlı oyununu 10 Ocak 1992 tarihinde Bahçelievler Ünverdi Sineması'nda, 11 Ocak - 29 Ocak 1992 tarihleri arasında, yerleşik olarak Pendik Kültür Merkezi'nde oynayıp Şubat ayında 10 günlük Karadeniz, Mart ayında 15 günlük Almanya, Nisan ayı içerisinde ise 10 günlük Ege ve Güney turnesine çıkacak. 4

5

6 Ankara 'da Oluşum Tiyatrosu 7 yaşında Oluşum Tiyatrosu 1984/ 1985 tiyatro sezonunda Ankara'da kuruldu. Kurulduğu gün de bu gün de amatör olarak ama profesyonel bir tempo ve disiplin ile çalışan grup bu yıl 7. kuruluş yıldönümünü kutluyor. Oluşum Tiyatrosu, tiyatro, drama atelyesi ve yazımaraştırma-çeviri grupları ile etkinliklerini sürdürüyor. Çocuk oyunları da sergileyen topluluk, bu yıl Max Frisch'in Bay Biedermann ve Kundakçılar adlı oyununa hazırlanıyor. Topluluk geçen mevsim Dario Fo'nun Bir Anarşistin Raslantısal Ölümü'nü oynamıştı. Sarıyer Halk Eğilim 'de Tiyatro çalışmaları 1980'den bugüne değin çalışmalarını aralıksız sürdüren topluluk, 12. sezonunu, tarihinde, geçen yıl sahnelemeye başladığı Haldun TANER'in Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım adlı oyunu ile açtı. Oyun tarihine dek sahnelenmeye devam edecek. Grubun ikinci oyunu, Vaclav Havel'in Bildirim adlı oyunu olacak ve Ocak 92'de sergilenmeye başlayacak. Oyunu Sabahattin Mutluer yönetiyor. Şampiyonlar oyunu Kadıköy Haldun Taner Sahnesi'nde İ.B. Şehir Tiyatroları Haldun Taner Sahnesi'nde Şampiyonlar adlı oyun seyircinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Oyun Ocak ayında da aynı sahnede seyirci karşısında olacak. Bir zamanlar, aynı basketbol takımda yeralan dört arkadaş ve takımın koçu, eski günleri anmak için bir araya gelirler. Hepsinin yaşamdan, beklentileri birbirlerinden farklı farklıdır. Bu noktada çelişkiler, sorunlar ve tartışmalar başlar... Nedret Denizhan'ın sahneye koyduğu oyunun dekorunu Atıl Yalkut, kostümlerini Nihal Kaplangı gerçekleştirdi. Oyunda Erdoğan Gemicioğlu, Erhan Yazıcıoğlu, Yalçın Boratap, Erdal Özyağcılar ve Mustafa Alabora rol alıyor. Hadi Çantan Nişantaşı'ndaki yeni tiyatro salonunun önünde Gökkuşağı Oyuncuları Ankara'daki Gökkuşağı Oyuncuları, E. Robbles'ın Özgürlüğün Bedeli adlı oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu ve Altındağ Yunus Emre Kültür Merkezi Salonu'nda oynamaya başladılar. Cezmi Baskın'ın sahneye koyduğu oyun, yaşamın ancak özgürce olabileceğini vurgulayan evrensel bir tema üzerine kurulu. Beştaş Çocuk Tiyatrosu Gülen Torba adlı çocuk oyununu 5 Ekim 1991 tarihinden başlayarak her Cumartesi ve Pazar saat 10:30'da, Bahçelievler Ünverdi Sineması'nda sahnelemeye devam ediyor. Oyun bu salon dışında ise bütün yöre okullarının salonlarında ve İstanbul dışında sahnelenmekte. M. Şinasi Özonuk'un yazdığı, M. Hakter Balaban'ın yönettiği Gülen Torba, soytarı, kral, haydut gibi değişmez masal kahramanlarını kullanarak; eğitimsizliği ve nedenlerinden biri olan, fazla çocuk yapmanın kötülüğünü güldürüyle veren bir oyun. Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları yeni bir salonda Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları 10. yılını, Milli Eğitim Bakanlığı'na ait Teşvikiye Caddesi'ndeki Rüştü Uzel Meslek Lisesi Salonu'nda perde açarak kutluyor. 17 Ocak'ta sahnelenmeye başlanacak olan Dario Fo'nun Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü, geçen sene de Yeditepe Oyuncuları tarafından Kadıköy'de oynanmıştı. Macit Koper'in yönettiği oyunu Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri oynayacak olan Yeditepe Oyuncuları, Cumartesi ve Pazar günleri Saat 11:00'de Mustafa Gezer'in yazıp Güngör Varlı'nın yönettiği Parlak Teneke Kardeş isimli çocuk oyununu sahneleyecekler. 6

7

8 Bizim Tiyatro'da Puig Hapishanede devrimci-eşcinsel buluşması Örümcek Kadının Öpücüğü Yazan Çeviren Yönetmen Sahne Düz. Dans Oyuncular : Manuel Puig : Ülker İnce : Macit Koper : Macit Koper : Murat Ersan : Mehmet Keskinoğlu, Zafer Diper Zeynep ÜSKÜL Zafer Diper ve Mehmet Keskinoğlu B izim Tiyatro'nun yeni oyunu Manuel Puig'in Örümcek Kadının Öpücüğü. Puig, önce roman olarak kaleme aldığı bu eseri sahneye de uyarladı. Daha sonra, Hector Babenco tarafından sinemaya da aktarıldı. 4 Ocak'ta sergilenmeye başlayacak olan Örümcek Kadının Öpücüğü'nü Macit Koper yönetiyor. -Macit Koper, bizi oyun konusunda biraz aydınlatır mısınız? Oyun, Arjantin'de devlet hapishanesinde, düzene karşı bir devrimciyle, bir anlamda düzen ile bütünleşmiş bir eşcinsel arasında geçiyor. İki kişilik bir oyun. Oyunun bizce önemi bu buluşma; çok ayrı dünyalardan gelen bu iki insanın konuşmaları, hesaplaşmaları ve sonunda çok insani bir mesaj vermeleri. Eşcinselle devrimci arasındaki konuşmalarda dünya görüşleri, hayata bakış tarzları billurlaşıyor ve öyle insani bir noktada ortak bir kanıya varıyorlar ki bence oyunun bugün söylenesi sözü de odur zaten. -Nasıl bir dekor, kostüm hazırladınız? Dekoru ve kostümü baştan beri kendimiz tasarlamayı düşündük ve öyle yaptık. Tasarımımızda yalın bir dekor var. Hapishanede kullanılan eşya olarak iki yatak var, bunun arkasında da hapishaneyi, düzeni simgeleyen bir metal levha düşünüyoruz. Kostüme gelince, tek tip elbise düşünmüyoruz; gündelik, sokakta da rastlanabilecek kıyafetlerden oluşacak. -Eşcinselin kıyafetiyle seyirciye mesaj göndermesi söz konusu olabilir mi? Hayır, eşcinsellik konusunu filmdekinden. biraz farklı düşünüyoruz. Bizim eşcinselimiz, filmdeki kadar eşcinselliğin altını çizen bir kişi olmayacak. Puig, oyunu yazarken metnin arasına bazı öneriler serpiştirmiş. Bunları dikkate alıyor musunuz? Metinde değişiklik yapıyor musunuz, oyunu Türkiye'ye uyarlamak gibi bir düşünceniz var mı? Puig'in önerileri genellikle ışığa dönük öneriler. Bunların bir kısmını gerçekleştireceğiz. Metne sadık kalmayacağız. Romanla metin arasında ve bunun dışında bizim tasarladığımız, kurmak istediğimiz dünyayla ilgili yeni, küçük öneriler getireceğiz metne. Ancak, Türkiye'ye uyarlamak gibi bir özel niyetimiz yok. Oyun, Arjantin devlet hapishanesinde geçiyor, ama metinde orada geçtiğine dair çok önemli bir not yok. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir hapishanede geçebilir. -Oyunu hangi noktaya kadar yönetiyorsunuz? Oyunculara yaratıcılık fırsatı verecek misiniz? Bu iki kişilik bir oyun. Oyuncu sayısı azaldıkça oyuncuların hem görevleri, hem konumları, hem de önemleri artmaya başlar. Özellikle böyle bir oyunda oyuncunun kendisinin getireceği, yaşamından taşıyacağı malzeme önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla, yönetmenin daha önceden hazırlanarak gelip de prova yapması diye bir şey söz konusu olamaz. En azından ben öyle düşünüyorum. -Oyunda devrimciyi ya da eşcinseli ön plana çıkarıyor musunuz? Söz konusu olan karakterlerden birini ortaya çıkarmaksa, bunlardan birini öne çıkarmayı düşünmüyoruz. Eğer, onların ilişkilerinden doğan bir öne çıkış olacaksa varsın olsun. Ama, biz Valentin'i ya da Molina'yı öne çıkarmak gibi bir amaçla yola çıkmadık. 4 Ocak'ta sahnelenmeye başlayacak oyu- 8

9 nun rollerini Zafer Diper ve Mehmet Keskinoğlu paylaşıyorlar. -Zafer Diper, bu sizin ilk devrimci rolünüz değil, sonuncu da olmayacak herhalde... Valentin, nasıl bir devrimci? Yargı'da da, Suikast'te de devrimciyi oynadım. Her oyun başka bir dünya ve o oyunların içerisinde varolan anlatı, kendi konumları içerisinde başka. O nedenle, Valentin diğerlerinden farklı ama buluştukları yerler de var. Valentin, tüm toplumsal olguların yıpratılmışlığıyla, ezilmişliğiyle varolan ve bir anlamda depolitize gözüken Molina'yla birlikteliğinde çok keskin tavır içinde olan bir devrimci. Bu keskinlik, gelişen diyaloglar içerisinde devrimciye de kendi hesaplaşmasını yapma olanağı getiriyor. Uzun zamandır kendisini izleyemediğimiz Mehmet Keskinoğlu ise bu konuyu şöyle 'açıklıyor: Ben, seçmeci bir insanım. Sevdiğim, yapmam gerektiğine inandığım, içimin ısındığı işleri yapmayı istiyorum. Bu öneri, Zafer'den gelince çok sevindim. Örümcek Kadının Öpücüğü'nün filmini de romanını da çok sevmiştim. Benim için ekip de çok önemli. Zafer gibi bir oyuncu ve Macit gibi bir yönetmenle çalışmanın bana oyunculuk açısından çok şey Oyun, Arjantin devlet hapishanesinde geçiyor, ama metinde orada geçtiğine dair çok önemli bir not yok. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir hapishanede geçebilir. kazandıracağına inanıyorum. Rolümü de çok seviyorum ve onun anlayabildiğim insani yönlerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Bu oyunda, hem devrimci, hem eşcinsel kendi kendilerini sorguluyorlar. Puig, bu iki uç insanı hapishane gibi çok dar bir çevrede bir araya getirmiş ki bu sorgulama daha canlı, daha keskin olabilsin. Böylece, bu diyaloglar iki kişilik oyunu monoton olmaktan kurtarıyor, oyunu sürükleyici hale getiriyor. 9

10 10 Başar Sabuncu'nun yönetiminde "Yıldız Mahkemesi" Fatih Tiyatrosunda Hüzünlü Bir Komedi Yazan : Şefik Onat Yöneten : Başar Sabuncu Dekor : Ersin Satgan Kostüm : Türkân Kafadar Müzik : Selim Atakan Oynayanlar : Ersan Barkın, Taner Barlas, Doğan BBavli, Dinçer Çekmez, Rıdvan Çelebi, Haldun Ergüvenç, Bercis Fesci, Orhan Hızlı, Ayhan Kavas, Cengiz Keskinkılıç, İlhan Kilimci, Burçin Oraloğlu, Ersin Şanver, Suphi Tekniker, Ersan Uysal, Ahmet Uz Rengin UZ stanbul. Şehir Tiyatroları, 7 Ocak tarihinden başlayarak, Fatih Reşat Nuri İ Sahnesinde, Şefik Onat'ın yazdığı, Başar Sabuncu 'nun sahneye koyduğu Hüzünlü Bir Komedi adlı müzikli oyunu sahneleyecek. Oyundaki 48 değişik rolü, 16 sanatçı canlandırıyor. Oyun, Mithat Paşanın, Abdülaziz'i öldürttüğü gerekçesi ile Yıldız Sarayı'nda kurulan mahkemede yargılanmasını konu ediyor. Oyunu sahneye koyan Başar Sabuncu, "Bizim yaptığımız iş sahnede..." diyerek oyun öncesi fazla konuşmak istemedi. 28 Haziran 1881 'de, Yıldız Sarayı bahçesinde bir çadır kurularak, Mithat Paşa için özel bir mahkeme oluşturulmuştu... Tiyatronun sahnesi de böyle bir çadıra dönüştürülmüş... Gündelik giysilerle oynanan, sahne üzerinde değiştirilen, giyilen, takılan bazı aksesuarlarla, dönemine gönderme yapan oyunda, yönetmen, özellikle mahkeme sahnesinin ne denli düzmece olduğunun altını çizmek istemiş... Onun için de bu sahnenin abartılı ve grotesk olmasına özen göstermiş. Hüzünlü Bir Komedi, Şefik Onat'ın sahnelenen ilk oyunu. Kendisini daha yakından tanımak için, yaşamı, daha önce yazdıkları ve Hüzünlü Bir Komedi üzerine bir söyleşi yaptık. Sayın Onat, yerli yazar yetişmiyor dediğimiz Türk Tiyatrosu için siz yeni bir isimsiniz. Kendinizi tanıtır mısınız? Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuyum yılları arasında Dışişleri Bakanlığı'nda yurtiçi ve yurtdışı görevlerde ve sonra Başbakanlık Özel Danışmanlığı'nda bulundum. 1984'te devletten ayrılarak, özel sektörde çalıştım, halen bir turizm yatırım şirketinin genel müdürüyüm. Tiyatro ile ilk tanışmanız ve oyun yazarlığına yönelmeniz nasıl oldu? Ben ortaokul ve lise yıllarından beri tiyatroya ilgi duyarım. Lisenin bir bölümünü İngiltere'de okudum. Orada da, tiyatrolara gidip provaları izlerdim. Mülkiye'de okurken de Ankara Kolejliler Tiyatrosunda çalıştım. Uzun yıllar, TRT'ye özgün, tercüme oyun, "arkası yarın" yazdım, 50 küsur kadar oldu. Başar Sabuncu'yu da o yıllardan tanıyorum, benim bazı radyo oyunlarımın rejisini yapmıştı. Mithat Paşa'nın Yıldızda üzerine kurulu yargılanması olan bu tarihi oyunu yazmak nereden aklınıza geldi? Araştırması, yazması çok zor bir konu... Hüzünlü Bir Komedi oyununun iki yıllık bir araştırma ve ardında da bir yıllık yazma süreci var. Aslen belgesel nitelikte bir oyun. Mithat Paşa'nın Yıldız'da yargılanması, gerek hukuk tarihimiz, gerek

11 11 siyasi tarihimiz açısından ibret verici ve daha geniş kitlelerin bilmesi gereken bir olay. Siyasi iktidar hesaplarıyla hukukun ayaklar altına alınışının bir öyküsü. Olayın aslında bir komediden ibaret olduğu gerçeğinden hareketle ve duruşmanın da gerçekte Yıldız Parkı'nın ortasında kurulan bir çadırda yapılmış olması nedeniyle, oyunu bir sirkçadır tiyatrosuna dönüştürdüm. Mümkün olduğunca modern tiyatro öğelerini de kullanarak çekici kılmaya çalıştım. Oyunu yazmadan önce uzun bir araştırma yaptığınızı söylediniz. Hangi kaynaklardan yararlandınız? Bu konuda yazılmış birçok kitap okudum. Ama en çok, Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşı'nın yazdığı Yıldız Mahkemesi'nden yararlandım. Yazar, Mithat Paşa'nın, sonucu önceden belli olan bir mahkemede yargılanıp, suçsuz yere öldürüldüğüne inanmış. Belgeler ortada olduğu için mahkeme sahnesini yazmak daha kolay oldu. mı? Oyununuzda müziğin önemli bir yeri var Tabii, oyunda müziğin önemli bir yeri var. Sekiz şarkının yer aldığı bölümlerde, Mithat Paşa'nın Yıldız Sarayı Bahçesinde yargılanması ibret verici ve geniş kitlelerin bilmesi gereken bir olaydır. müzikle bazı olayların daha ilginç şekilde aktarılabileceğini düşündüm. Selim Atakan, oyuna etkin bir özgün müzik besteledi. Buna ek olarak Başar ve Selim ile birlikte çok iyi bir masa başı çalışması yaptık. Aramızda tartıştık, bazı yerlerin değişmesi konusunda beni ikna ettiler. İlk oyununuz sahnelendiğine göre, size sahnelerimize yeni bir yazarı olarak "Hoşgeldiniz" diyebilir miyiz?.. Oyun yazmaya devam edecek misiniz? Evet yazmayı sürdürmek istiyorum. Benim aslında, daha önce yazdığım üç, dört oyunum daha var. Ama kıvama gelmedikleri için sahnelenmeleri düşünmedim.

12 AKM'de genç bir yazar Sevgisizliğin umutsuzluğa dönüşümü Umut Cinayeti Yazan : Burak Mikail Uçar Yöneten : Zekai Müftüoğlu Dekor : Orhan Alpaslan Kostüm : Hale Eren Işık : Ayhan Güldağları Reji yard. : Okan Bayülgen Oynayanlar : Seray Gözler, Adnan Biricik Nalân ÖZÜBEK Yönetmen Zekai Müftüoğlu ve oyundan bir görüntü A lışılagelmişin dışında bir oyun izliyoruz, Umut Cinayeti'nde. Oyunun yönetmeni Zekai Müftüoğlu'nun deyimiyle başı, gelişmesi, doruk noktası ve sonu olan, kuralcı bir piyes değil, Umut Cinayeti. Zaman boyutu da yok oyunda. İki insan oyun boyunca kendilerini, birbirlerini sorgularken, belki sevgi de, umut da onları sorguluyor. Zekai Müftüoğlu'yla sahnelediği bu ilk oyun üzerine yaptığımız söyleşide sürekli olarak altı çizilen şey buydu; oyunun teması; sevmek, sevgisizlik, umudu yitirmek... Doğanın parçası olan insanın, belki de en önemli ve onu diğer canlılardan ayıran özelliği düşünmesi ve sevmesi. İnsan denen canlının bireysel ve toplumsal yaşantısı, ilişkileri, geçmişi-bugünü-yarını düşünebilmesi, kural koyup kural kaldırması, doğayı kendine göre değiştirme çabası, "yaşamı daha iyi bir hale getirebilmek için" değil mi? Oysa varolan değerlerle yönlendirilen yaşam, insanın kendine yabancılaşmasına neden olur. Toplumsal ve ekonomik sorunlar, kişisel ihtiras ve istekler iletişimsizlik, sevgi ile nefret arasındaki kıl payı fark ve sonunda umudun yitirilmesi. Zekai Müftüoğlu, reji anlayışı ve dekora ilişkin düşüncelerini ise şöyle dile getiriyor. Yaşamın belli sorunları, belli çelişkileri var. İnsanlar gittikçe yabancılaşıyor birbirine, bir yığın güzelliklerin yerini sevgisizlik alıyor. Gittikçe tükeniyor umutlar, daha az seviyor insanlar birbirlerini gittikçe. Oysa sevgisiz hayat hep birilerini incitecektir, bireyi ya da toplumları... İşte bu çelişkileri göstermeye çalışıyoruz, Umut Cinayeti'nde. Oyuncunun gerçekçi tutumu, gerçekçi oynaması önemli. Öte yandan hiçbir şey belli bir uyum içinde değil. Piyesin yazılması da öyle. Başı, gelişmesi, doruk noktası ve sonu olan, kuralcı bir piyes değil. Dekorda da aynı anlayış, kuralcı olmayan bir anlayış var. Bu nedenle, örneğin bir sandalyenin her bacağı farklı renkte. Bizce mühim olan o sandalyenin işlevi çünkü, renkleri değil. Boğulduğumuz kendimiziz Oyunun yazarı, Burak Mikail Uçar ile yaptığımız söyleşide ise biraz daha farklı denilebilecek düşüncelerle karşılaşıyoruz, biraz daha umutsuz kelimelerle, belki de onun için Umut Cinayeti. Ben çok sahte bir dünyada yaşadığımızı düşünüyorum. Sahteliği ne kadar önleyebilirsek, ancak o derece, gerçekten yaşamaya başlayacağız. Bu da bütün sahteliklere karşı bir oyun. Amaç diye baktığınızda ise söyleyebileceğim tek şey göstermek isteği. Ben insanların bir şeyi paylaşabileceklerine inanmıyorum. Dünyanın neresinde olursak olalım, ya da hangi kültürün içinde olursak olalım, oluşturulmuş ortamlar, buna sistemler de diyebiliriz, bunların hepsi paylaşamamanın düzenekleri. Aslında paylaşamama var ama bu paylaşma gibi duruyor, sahtelik de burada zaten. 7 Ocak 1992'de AKM Oda Tiyatrosu'nda sergilenmeye başlanacak oyunun sahnelenmesine ilişkin ise Burak Uçar, güzel duygularla yüklü. Bir ilk metin için, hem oyuncular, hem yönetmen, hem teknik ekip bakımından, bu kadar uygun, anlayabilen bir kadro oluşturulamazdı gibime geliyor.

13

14

15 AST'da Nâzım'ın "Yolcu" oyunu başlıyor Nâzım, AST Sahnesine ilk kez 1979 yılında Ferhat ile Şirin oyunu ile çıktı. Daha sonra sırasıyla, 1979'da gençlik tiyatrosu olarak Kafatası, yöneten Metin Balay. 1989'da Yusuf ile Menofis, yöneten Yılmaz Onay. 1992'de, O'nun doğumunun 90. yılında ise Yolcu, sahneleyen Rutkay Aziz. Oyun, Kurtuluş Savaşı'nın en hareketli günlerinde küçük bir Anadolu demiryolu istasyonunda geçer. Oyundaki başlıca karakterler ise, istasyon şefi, şefin karısı ve makasçıdır. Sakat oldukları için savaşa alınmayan, bir köşede unutulan, bu yüzden de kendi kişisel ihtirasları, kıskançlıkları ve sorunlarıyla kapana sıkışmış, birbirlerinden nefret eden üç insan... Bu nefreti cepheden getirdiği haberlerle farklı bir ışığa dönüştürecek olan ise Kuvayi Milliye'ci atlı askerdir. "Koskoca ummanda yaşayıp ummandan habersiz olanları" atlı, bütün yurdu sarmış olan kurtuluş mücadelesine, seferberliğe çağırır. Oyun, 3 Ocak 1992 gecesi AST salonunda başlıyor. Oyunda Ruhi Su'nun Seferberlik Türküleri ve Abidin Dino'nun Kuvayi Milliye desenleri kullanılıyor, çevre düzeni o günkü Türkiye'nin manzarasını yansıtıyor. 4 kişilik oyunda, AST'ın 3 oyuncusu Altan Erkekli, Altan Gördüm, Nurhan Özenen istas yondaki kişileri, Devlet Tiyatrolarından misafir oyuncu Levent Ülgen ise atlı'yı oynuyor. AST ikinci prodüksiyon olarak Yılmaz Güney'in Salpa isimli romanından Metin Balay'ın oyunlaştırdığı ve sahneye koyduğu oyuna hazırlanıyor. Salpa Ocak ayı sonlarında sahnelenmeye başlayacak.

16 Dört yönetmen Nâzım Hikmet'in oyun yazarlığını tartışıyor Mehmet Ulusoy, Yılmaz Onay, Ali Taygun, Kenan Işık Nazım önemli oyun T. Yılmaz ÖĞÜT Yılmaz Onay Ali Taygun Mehmet Ulusoy ve Kenan Işık söyleşiye katıldılar. Hikmet bir yazarıdır N azım Hikmet'in 90. doğum yılında biz de onun oyun yazarlığını gündeme getirmek için oyunlarını yönetmiş günümüz tiyatro yönetmenleriyle bu konuyu tartışmak istedik. Tiyatro yönetmenlerimiz Yılmaz Onay, Ali Taygun, Kenan Işık onun oyunlarını çeşitli tarihlerde yönetmiş kişiler. Mehmet Ulusoy ise onun şiir ve masallarından yaptığı uyarlamalarla dünyaca tanınmış bir yönetmenimiz; İlk 1973 yılında Paris'te yönettiği Sevdalı Bulut, halen Dostlar Tiyatrosu'nda sahnelenmekte. Dört yönetmen de Nâzım'ın oyun yazarlığının şairliği yanında fazla önemsenmediği, oysa Nâzım'ın yetkin bir oyun yazarı olduğu konusunda ortak bir kanıda birleştiler. Aşağıda, tamamını daha sonra yayınlayabilmek umuduyla, bu uzun söyleşiden bir özet sunuyoruz. T. Yılmaz Öğüt-Şimdi, Nâzım Hikmet'in oyunlarının Türkiye'deki oynama sırasına göre, ilk Yılmaz Onay'a söz veriyorum. Nâzım'ın oyun yazarlığıyla şairliği arasındaki ayrımı nasıl görüyorsunuz? Yılmaz Onay - Benim üstünde durmak istediğim, Nâzım'ın tiyatro yazarlığının, şairliğiyle mukayesesine değil, Türkiye'deki tiyatro yazarlığı hatta dünyadaki tiyatro yazarlığıyla mukayesesine bakmamızda yarar var. Böyle baktığımız zaman, Nâzım'ı pekâlâ çok önemli, büyük klasiklerden sayabiliyorum, saymak istiyorum. Çok değişik yönlerde, çok değişik biçimlerde oyunlar vermiş. Kendisi de tiyatroya çok önem vermiş. Benim onun oyunlarını, tiyatro yazarlığını böylesine sevmemin nedeni, onun kimi oyunlarını sahnelediğim zaman rejisör olarak ondan yararlanabilmem. Habire ufuk açıyor, habire kaynak açıyor insana. İşte Nâzım'ın oyunlarında ben bunu görüyorum. Rejisöre imkan veren bir yazarlığı var. Evet, bir cümlesinde takılıyorsun, şunu şöyle demeseymiş veya biçim olarak şurada şöyle bir trük de katsa daha gelişirmiş diye, ama orada da zaten katkıya açık görünüyor, yani klasiklerin hemen hepsinde öyledir, bazı noktalarında değişiklik yaparsın, ona açıktır. Nâzım'ın oyunlarında da var bu. Onun için ben, Nâzım'a tekrar tekrar, Nâzım'ın tiyatro yazarlığına, tiyatro dağarının çok değerli bir hazinesi ve bir klasiği olarak yaklaşmamız gerektiği kanısındayım. Geç kalmış olsak da, ne kadar yaklaşsak o kadar bize, tiyatromuza yararlı olacak. T. Y. Ö. -Ali Bey, sizin Nâzım'dan sahneye koyduğunuz Sabahat ve Kafatası var. Biliyorsunuz Kafatası 1931'de sahneye konulduğunda 3 defa oynamış, dördüncü gece kaldırmışlar. Basın Genel Müdürlüğü'nün emriyle kaldırılmış. Gerçekten o günün şartları içinde, Kafatası'na sakıncalı denilebilir miydi acaba? Ali Taygun - Nâzım'ın hiçbir oyununda, en azından Türkiye'de yazdığı hiçbir oyununda en sert sıkıyönetim şartlarında bile, sakıncalı olarak nitelendirilebilecek bir söz ya da bir pasaj bile yoktur, aynen Brecht gibi. O açıdan, Nâzım'ın kendi ismiydi oyunu yasaklatan, yoksa oyunun kendi değil. Şimdi ben Yılmaz Onay'ın dediğine katılıyorum ve bir noktadan daha vurgulamak istiyorum, neden şairliğinin oyun yazarlığından daha üstün olduğunu anlatabilmek için. Şiir tek başına yazılan bir şey. Yazıyorsunuz ve okuyorsunuz kendi kendinize, insanlar dinliyorlar, tek kişilik bir üretim. Tiyatro öyle değil. Nâzım'ın tiyatrosu bence, Türkiye'de, Türkiye'nin tiyatro anlayışının, kendi yaşadığı dönemde o kadar üstündeydi ki, onun tiyatro anlayışını paylaşacak bir çevre, bir oyuncu grubu, bir tiyatro söz konusu değildi. Türkiye'de Muhsin Bey, gerçekten çok desteklemiştir Nâzım'ı oyun yazması için ve yazdığı oyunları, elinden geldiği kadar sahnelemiştir. Nâzım'ın mesela Kafatası'ndaki tiyatro anlayışına bakalım. Nâzım'ın oyunu parçalaması, araya o gazeteci sahnelerini sokması, bir çeşit bilinç akışı gibi bazı pasajlar araya koyması, bunlar Türkiye'de düşünülmüş, tahayyül edilmiş şeyler değildi. Yani Kafatasının tiyatro anlayışı açısından çağının tiyatrosunu, dünyada geçerli olan tiyatro anlayışını kavraması açısından Kafatası'yla, Türkiye'de kıyaslanacak başka bir oyun yok. Keza Sabahat oyunu Türkiye'de yazılmış, bence en iyi gerçekçi oyundur. O düzeyde yazılmış bir ikinci oyun yoktur. Çağdaşı oyunlara bakarsak, Paydos'tur, Buzlar Çözülmeden'dir; hiçbiri Sabahat'in gerçekçiliği ile kıyaslanamaz. O açıdan tekrar vurgulamak istiyorum, Nâzım çok büyük bir şairdir ve onun şairliğiyle kıyaslandığında, evet belki oyunları o düzeyde, Shakespeare ile kıyaslanabilecek oyunlar değillerdir ama Türkiye'de Nâzım'la kıyaslanabilecek bir ikinci oyun yazarı, onun ömrü boyunca, yoktur. T.Y.Ö. - Kenan Bey, yönettiğiniz İvan İvanoviç'in Türkiye'de ilk sahnelenişiydi. Siz Nâzım'ın oyunlarını nasıl görüyorsunuz? Kenan Işık- Ben, Ali Taygun ve Yılmaz Onay'ın söylediklerine biraz itiraz ediyorum. Çünkü bir sanatçı kimse odur. Kimbilir nasıl resim yapmak istedi Nâzım, resim yapma tekniğini bilseydi nasıl resim yapacaktı. Tiyatro oyunu da öyle. Tiyatro oyunu, gerçekten, bir edebi metin olarak kitaplıkta

17 duran bir şey ama kitaplıkta duran her şey tiyatro değil, merak eden gider alır okur. Önemli olan biz tiyatrocuların kalkıp bu oyundan tiyatro yapmaları. O bakımdan oyunda tema çok önem kazanıyor, tiyatrocuyu heyecanlandıran temadır. Nâzım'ın bütün oyunlarında bu tema zenginliği var. Bu açıdan Nâzım'ın bütün oyunlarında, Shakespeare'de olan o coşku, yaşamsal enerji var. İvan İvanoviç'te de tabii bu vardı. Ama tekniğine şöyle, böyle diye itiraz edilebilir. Beni çok heyecanlandırdı, çünkü bu 1955'te yazılmış bir oyun, 1955'te Türk oyun yazarlığı ne durumdaydı biliyoruz. Nâzım, Sovyetler Birliği'ne gittiğinde görmek istediğinin, beklediğinin dışında, başka bir şey görmüş. Gerçek bir sanatçı olduğu için, mutlaka gördüğü her şey onu heyecanlandırmış. Hemen orada gördükleri icraata dönüşmüş ve bu oyunu yazmış. Orada bir akım var, yani onun tiyatrosunu belirleyen konstrüktivizm denilen bir akım var, temsilcilerinden Meyerhold var, onun göbeğine düşmüş. İvan İvanoviç metnine baktığımız zaman, bugün dünya tiyatrolarında kullanılan ne kadar teatral öge varsa, hepsi var, bizzat kendisi var Nâzım Hikmet'in oyunda; ses olarak vardı İvan İvanoviç'te. Projeksiyon kullanımı var, film var, oyuncunun-seyirciyle diyalogu var yani aklınıza çağdaş, daha sonra denenmiş, Türkiye'ye daha sonra girmiş ne kadar çok modern tiyatro öğesi varsa bütün bunların hepsini yığılmış bir vaziyette Nâzım Hikmet'in oyunlarında bulabilirsiniz. İlk okuyanda, hele tiyatrocu değilse üslupsuzluk, dağınıklık gibi bir izlenim uyanabilir ama dediğim gibi gerçek bir oyundur İvan İvanoviç; bu karmaşık gibi gözüken metne çekidüzen verdiğimizde, ortaya çok düzgün bir tiyatro çıkma ihtimali var; eğer çıkmıyorsa kusur o tiyatroyu yapandadır, bana sorarsanız, ben zaten ona sıvandım, kimse de bir şey demedi. Shakespeare metnine yapılabilecek her türlü müdaheleyi buna da yapılır diye düşünüyorum ve bunu yaptım. Beni çok heyecanlandıran şey gerçekten, onun gerçek bir oyun metni olduğuydu. Bütün bunları, onun, ozanlığı neyse, tiyatro yazarlığının da, kanımca, eşdeğerli olduğunu vurgulamak için söylüyorum. Çünkü bu gerçekten çok önemli, oraya gidip o oyunu, yazmak, ardından biliyorsunuz bir gece oynandıktan sonra yasaklandı oyun. Düşünün burada da oyunları yasaklanan bir adam, Sovyetler Birliği'nde de yasaklanan biri oluyor. Kaldı ki yasaklamasalardı, belki şimdi, Sovyetler Birliği'ndeki yıkım yaşanmazdı. O günden haber vermişti. Dünyanın başka bir yerinde olsaydı, Rusya'dâki son sağcı darbe için falcı derlerdi herhalde Nâzım Hikmet'e. 35 sene önce nasıl oldu da bu adam bunu görebildi, söyledi diye. Bence çok önemli bir oyun yazarı. Bir Bağışla M. Ulusoy: Nâzım'ın büyüklüğü, insan sevgisini herkese aktarabilme sindedir. Y. Onay: Onun şiirlerinin arkasındaki tiyatroyu, tiyatrosunun arkasındaki şiiri görmek gerekir. A. Taygun: Türkiye'de, onun ömrü boyunca,nâzımla kıyaslanabilecek bir ikinci oyun yazarı yoktur. K. Işık: Ozanlığı neyse, kanımca, tiyatro yazarlığı da ona eşdeğerdedir. oyun yazarının dünyaya müdahele etmesi çok iyi. Nâzım ve benzeri oyun yazarları politikaya müdahele etmişlerdir. Dünyanın geleceği hakkında karar verecek olan sadece politikacılar olmamalı, sanatçılar da yarın için söylenecek bir kaç söze sahip olmalılar. Nâzım en azından politikacılara karşı bu mücadeleyi yermiş biri olarak ve bunları oyunlarına geçirmiş biri olarak bence önemli. T.Y.Ö.- Mehmet Bey, siz Nâzım'ın oyunlarını değil, şiirlerini, masallarını, belki oyunlarının bir kısmını tiyatroya uyarladınız. Sizin tiyatroculuğunuz, bize göre Nâzım'ın yaratıcılığıyla birleşiyor, yepyeni şeyler çıkıyor ortaya. Nâzım'ı seçmenizde, bunun dışında önemli bir sebep var mı? Mehmet Ulusoy- Şimdi, Nâzım bence, dünyamızın gelmiş geçmiş en büyük, yalnız ozanı demiyeceğim, insanlarından birisidir. Ben tiyatrosunu yapmadım, yalnız bir iki şey söylemek istiyorum tiyatrosuyla ilgili. Rusya'da bir karşılama töreni yapılıyor Nâzım'a. Toplantıda Nâzım "Ben ben senelerden beri hapisteyim. Hiç birsey bilmiyorum. Meyerhold Nâzım... Vasiyetini yerme getiremediğimiz için bizi bağışla Nazım un o kötü Haziran ayında, ki bir ayın neden kötü olduğunu ben de bilmiyorum, bir Anadolu mezarlığında yatacağına inancın tamdı. Olmadı. Üstelik, acıklı bir anakronizmle, her şeyin dağılmaya yüz tuttuğu bir günde bunları yazıyor olmam hiç bağışlanamaz, biliyorum. Anadolu, o eşsiz kültürler yatağı, o tüm tarihi boyunca, kavimleri bir arada kucaklamanın onurunu taşımış güzelim toprak, iğrenç bir ırkçılığın eline tutsak düşmek üzereyken; bu toprağın en eski, en yakın halklarından ikisi, hortlayan değil, üretilen bir kinle birbirini boğazlamaya yöneltilirken, sana, Anadolu'da güvenli bir köy mezarlığı bulmak da kolay değil. İşte tam da bu noktada, bir kez daha sana ihtiyacımız var. Biliyor musun Nâzım, herkesin dünyasında tuhaf bir yerin var senin. Nâzım Hikmet'i herkes tanıyor. Anlayan, çözümleyen, itirazlarıyla birlikte seni seven pek çok insan var. Bir de imajın var; o heybetli şair! O, mutlaka iyi, güzel, "biz"e yaraşır sözleri olan şair! Reddedilemez; aynı zamanda bir efsanesin... ve şimdi, bu efsaneleriyle büyümüş coğrafyada, doğuran ve yaratan insanın değerini bir kez daha ısrarla anlatmanın tam zamanı. Çünkü, bu ırkçı, bu kanlı kavganın önünü almak mümkün olursa eğer, başarılan, tıpkı seni sevmek gibi bir şey olacak. Bir şey daha var; seni orada, parçalanmış bir düş'ün mezarlığında bırakmak içimi ürpertiyor Nâzım. İçimizi ürpertiyor... Stalinizmle çatışmış, "halkın devleti" gibi naif bir kavramın, "bürokratların devleti"ne dönüşmesini, ironik oyunun İvan İvanoviç'de kıyasıya eleştirmiştin. Benim kuşağımdan pek çok devrimci, daha da ileri götürdük bu eleştiriyi. Ama açıktır, bir düş'ün darmadağın edilmesini hiç mi hiç amaçlamamıştık. Pratikte oluşan uçurumun aşılmasını, pratiğin sınıfsız toplum hedefine entegre edilmesini istemiştik. Oysa bugün, tecrübelik tavşanlar, soyu sicilli buldoglarla 'tavşan kaç tazı tut' oynuyorlar gene... Seni orada bırakamayız... Ve inandığım bir şey daha var; gidilecek hiçbir yer kalmasa da dünyada, bu toprak, "en yumuşak, en sert, en tutumlu, en cömert, en seven, en büyük, en güzel kadın: TOPRAK", uygarlıkların beşiğini sallamış ANADOLU, bizi bağrına basacaktır. Uyarına gelmese de getirilir Nâzım; bir çınar ağacı da olur mezarının başında... Bağışla Nâzım. Geç kaldık. Ama şimdi, yola düşmenin zamanıdır. Şairini toprağıyla buluşturamamış bir ülke olmaktan kurtarılmalıdır Türkiye. Bu onur yolculuğuna katılacak herkes uzatsın elini. Yeni bir düş kurarken güçlü olalım... Orhan ALKAYA 17

18 noldu?" demiş, bir sessizlik başlamış, fakat Nâzım ısrar etmiş, "Meyerhold ne oldu, anlatın bana." Birdenbire oradan bir bürokrat tiyatrocu kalkmış, 'Biz bu Türk'e kucak açıyoruz, bu Türk kimdir, bize hakaret ediyor 1, diye. Ertesi gün Stalin'le randevusu varmış, randevu iptal ediliyor. Şuraya gelmek istiyorum. Tiyatrosunun enginliği belki buraya da bağlıdır; Meyerhold'u çok yakından tanımış Nâzım. Meyerhold uzun seneler unutturulmuş biri, Meyerhold öldürülmüştü kamplarda, karısı üçüncü kattan atılmıştı; kimse ağzını açamazken, Nâzım, Meyerhold'u soruyor, iki sayfa gazetede Meyerold'u anlatıyor. Bence çok büyük bir tiyatro yazarıdır Nâzım ve o Meyerhold akımından geldiği için, belki ilk okunduğu anda, insan tereddüt edebilir, fakat onun alt satırlarını okumak lazım, ondaki fantastiği yakalamak lazım. Biraz önce değindiğiniz gibi kütüphanede duran bir şey değildir, tiyatro. Alıp onu okumak başkadır, oysa o sahne için yaratılmıştır, o fantastiği de, yönetmenin, oyuncuların yakalaması lazım. K.I.- Bu da biraz engel oldu Nâzım'ın, Türkiye'de oynanmasına; tam anlaşılamadığı için Nâzım Hikmet'i oyun yazarı değildir sayıp, bu oyunlarını oynasak ne olur, oynamasak ne olur diye bir hava uyandırdı. Bu açıdan da tehlikeliydi. M.U.- Bu çok tehlikeli bir şey. Ama şöyle bir inceleyelim doğru dürüst Nâzım nerelerden gelmiş o tiyatroya, şiiriyle bağlantısını bulalım. Aslında şiirleri de bir tiyatro Nâzım'ın. Örneğin bir Benerci, korkunç modern bir tiyatro. Önce ben adapte edeyim dedim, fakat hayır, olduğu gibi koydum, herkes nereden çıktı bu modern tiyatro, dediler; Nâzım'ın fantastiğini bularak koydum. Y.O.- Yani bir anlamda demek ki, şiirinin arkasındaki tiyatroyu görmek kadar, tiyatrosunun arkasındaki şiirini görmek gerekir. M.U.- Evet, çok güzel özetledi Yılmaz dediklerimizi. Evet, işte mesele bu. Y.O. - Ben şunun altını çizmek isterim, Nâzım tevazuyla "ben üçüncü sınıf bir dram yazarıyım" dedi diye onu iyi bir tiyatro yazarı saymamak bence çok yanlış. Buna sığınmak doğru değil, gerçekçi değil. M.U.- Burada mesele tiyatro dilini yakalamak. Mesela Sevdalı Bulutu alayım, ben sanıyorum Nâzım'a herşeyi ile sadık kaldım. Ama Nâzım beni ve oyuncuları, hepimizi uçurdu; oyun gerçekle başladı fantastiğe gidiyordu metafora girerken tekrar gerçeğe döndü. Bizi uçuran, bize bütün bu ilhamı veren Nâzımdır. Her şeyden önce Nâzım'ı ilah gibi görmemek lazım. Nâzım'ın yanlışları da olmuştur, kötü şiirleri de olmuştur, bunu da kabul etmek lazım. Bir insanı ilah yapmamak gerekir. Cezayir'in 10. kurtuluş yıldönümünde Sevdalı Bulut üç defa oynanacaktı on defa oynadık. Orada Kateb Yacin diye çok büyük bir şair ve tiyatro yazarı vardı. Rahmetli Kuzgun Acar da oradaydı. Onunla çok iyi dost olduk. Kateb Yacin orada anlatmıştı. Bir tiyatrosu varmış. Kendi şiirleri, Neruda'nın, Ritsos'un ve Nâzım'ın şiirlerinden bir kolaj yapmış. Son kısmı da Nâzım'ın hapisanede karısına yazdığı mektuplardaki "Ne diye yazdım sanal istendiğini idamımın...paran varsa eğer/bana fanila bir don al" diyen şiiriyle bitiyor. Bunu köy yerinde oynamışlar ve köylüler izlemiş. "Oyun bittikten sonra köyün ihtiyarları ellerinde bir mendille geldiler, mendili bana verdiler" diyor Yacin. " Aramızda para topladık. Bunu Nâzıma gönderin" demişler. Nâzımın büyüklüğünü güzelliğini görebiliyor musunuz? Nâzım Afrikada okuma yazması olmayan köylülere bu duyguyu verebiliyor. Bu müthiş bir şey. Yacin " Orada ben hüngür hüngür ağlamaya başladım" dedi. Nâzımın büyüklüğü işte burada, insana geçen o büyük insan sevgisini herkese aktarabilmesindedir. Fransada hem ilkokul hem de lise kitaplarında Nâzım'ın Baudelair, Rimbaud'un yanında yeri var. A.T.-Nâzım hapisanede oyun yazıyor ve o zaman için bu oyunların oynanması da söz konusu değil. Çünkü daha on yıl yatacak içeride Nâzım. Ve bu oyunlarda en modern tiyatro biçimlerini kullanıyor, ama ne yazık ki bunları düşünüp bulan tiyatro adamı kendi ülkesinde tiyatrosunu bulamıyor. Biran için düşünelim eğer Türkiye'de tiyatrosunu bulabilseydi, oyuncusuyla yöneticisiyle, müzikçisiyle ve dekorcusuyla kendi öz tiyatrosunu bulsaydı mutlaka müthiş şeyler ortaya çıkacaktı. T.Y.Ö.- Görünen o ki dört yönetmen ortak bir noktada birleşiyor. Nâzım Hikmetin çok değerli bir oyun yazarı olduğu konusunda ortak bir kanı var. Önemli olan eserlerinin alt metnini yakalayıp yorumlayabilmek. Nâzım, oyunlarını yöneteceklere çok geniş yaratıcılık fırsatı veren, modern tiyatronun bütün biçim ve öğelerini kullanan ve bunları çok seneler önce yapmış bir oyun yazarımız. Daha oynanmamış bir yığın oyunu olan Nâzım'ın, yeni dönemde, yeni yönetmenlerce bol bol ele alınmasını diliyorum. Teşekkür ederim. Nâzım Hikmet'in ülkemizde sahnelenen eserleri OYUNLAR 1931 Kafatası Muhsin Ertuğrul İst. Şehir Tiy. /1932 Bir Ölü Evi Muhsin Ertuğrul İst. Şehir Tiy. /1934 Unutulan Adam Muhsin Ertuğrul İst. Şehir Tiy. /1937 Unutulan Adam Sadi Tek Sadi Tek Tiy. /1965 Ferhat ile Şirin Engin Cezzar E.Cezzar-G.Sururi Tiy./ 1967 Yolcu Sermet Çağan Gen-Ar Tiy. /1975 Yusuf-İle Menofis Yılmaz Onay Ank. Çağdaş Sahne /1977 Sabahat Ali Taygun İst. Şehir Tiy. /1977 Yolcu Savaş Dinçel İst. Şehir Tiy. /1978 Kafatası Ali Taygun İst. Şehir Tiy./ 1978 Fatma Ali Ve Başkaları Yılmaz Onay Eti Kültür Mer. (Okuma Tiyatrosu) / 1979 Ferhat İle Şirin Ergin Orbey AST/1979 Kafatası Metin Balay AST(Gençlik Sah.)/1989 Yusuf İle Menofis Yılmaz Onay AST /1991 İvan İvanoviç Varmıydı Yokmuydu? Kenan Işık Bakırköy B. Tiy. / 1992 Yolcu Rutkay Aziz AST ( ) UYARLAMALAR 1974 Kerem Gibi Genco Erkal Dostlar Tiy. /1976 Kuvayi Milliye Ali Taygun Atik. Çağdaş Sahne /1/978 Jakond İle Si-Ya-U ve Taranta Babu'ya Mektuplar(*) Ergin Orbey İst. Şehir Tiy. /1991 Sevdalı Bulut (**) Mehmet Ulusoy Dostlar Tiy. /1991 Kuvayi Milliye Destanı Oğuz Aral Kent Oyuncuları (*) Bu oyun Küba'daki 167 ülkenin katıldığı Festivale de katıldı. (**)İlk kez 1973'te Paris'te sergilendi. 18

19

20 Bizi çevremizdekiler mi yönetiyor? Mutsuzluluğun anlamsız nedenleri Aile Şerefi Yazan : Gülsün Siren Yöneten : Engin Gürmen Dekor : Aydoğmuş Kostüm : Canan Göknil Müzik : Esin Engin Oynayanlar : Gül Gülgün,Celile Tolon, Gökhan Mete, Candan Sabuncu, Berna Laçin, Selçuk Soğukçay, Ceyhun Erden, Ekrem Dümer, Mehmet Asa, Süleyman Balçın, Uğurtan Atakan, Münir Kutluğ Ayşe ATEŞ Yönetmen Engin Gürmen ve oyundan bir sahne sadece çevre kaygı B sı, 'herkes ne der' düşüncesi. ir ailenin tüm bireyleri tek tek yara alıyor, ailenin bütünlüğü ise hepten yok oluyor. Üstelik tüm bunların nedeni de Şehir Tiyatroları, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesinde sergilenen, Gülsün Siren'in yaşanmış bir olaydan yola çıkarak yazdığı Aile Şerefi'nde, oyun boyunca zaman zaman gülerek, eğlenerek, zaman zaman üzülerek, eseflenerek, bu düşünceyi görüyoruz. Köhnemiş değerlerin gençlerin yaşamını olumsuz yönde nasıl etkileyebileceğini, 'herkes ne der' fikrinin aileleri nasıl hataya sürükleyebileceğini sergileyen oyuna ilişkin, yönetmen Engin Gürmen, soyut kavramlar yüzünden bir ailenin çöküp parçalanmasının altını çiziyor. Günümüzde başlayıp 35 yıl öncesine dönen oyunda, geçmişiyle çok övünen, kent-soylu bir ailenin, 'başkaları ne düşünür, biz filanca kişinin soyundan geliyoruz' gibi soyut kavramlar yüzünden nasıl çöküp, parçalandığı anlatılmakta. Oyunda karakterler çok iyi çizilmiş, izleyen herkes kendisinden bir parça buluyor. Başarının kaynağının da bu olduğunu sanıyorum. Mümkün olduğunca, doğal, abartısız vermeye çalıştık, kalın hatlar taşımamasına özen gösterdik, ama elbette ki altı çizili şeyler de var. Ailenin küçük kardeşi Afet'in bilinçsiz de olsa, özgürlüğünü savunması, ailenin diğer fertlerinin de tutucu düşüncelerinden vazgeçmeyerek kendi mutsuzluklarını hazırlamaları...oyun bu esas alınarak, devam ediyor. Yanlış görülen düşünce ve davranışlar, yine oyunun bir karakteri tarafından eleştiriliyor. Ancak yüzde yüz aile de yargılanmıyor, suçlanamıyor. Yaptıklarına yanlış da olsa köklü bir inançları var. Bu nedenle hoşgörüye çok yer verilmesi gerekliliği var ve rejide de buna özen gösterildi. Aile Şerefi, Gülsün Siren'in oynanan ilk oyunu. Bu sevindirici bir nokta bence. Yeni yazarlar kazandırılmasını Şehir Tiyatrolan'nın görevlerinden kabul ediyoruz ve mutlu oluyoruz. En şanslı olduğum konu da kadro. Aramızda çok iyi bir diyalog var. Her şey sevecenlikle kotarıldı. Başarıda katkısı olduğuna inandığım için bunun altını çizmek isterim. Düzeltme: Dergimizin 10. sayı 13. sayfasındaki, Fırtına oyununu işleyen yazımızda, Shakespeare'in bu oyununun Türkçe'ye çevirilmesi ve Türk oyuncular tarafından oynanmasına ilişkin yanlış tarih verilmiştir. Sayın Engin Gürmen'in ikazı üzerine yapılan araştırmaya göre oyun, ilk kez İstanbul Şehir Tiyatroları'nda, 1946'da C. Balkır'ın, 1952'de ise H. Derinin çevirisiyle, sahnelenmiştir. Düzeltir, özür dileriz. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU BASIN DAVETİ ÖRNEĞİ 2 3 ANAVARZA BAL HAKKINDA 1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Sti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu:

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Adı: Erhan TUNA Ünvanı: Prof.Dr Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya 1988 Fakültesi Yüksek Lisans Tiyatro Ankara Üniversitesi Sosyal

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990 AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Önder PAKER 2. Doğum Tarihi: 27.05.1960 3. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Dokuz Eylül Üniversitesi 1982 Yüksek Lisans

Detaylı

OPERA VE BALE MARDİN DE

OPERA VE BALE MARDİN DE OPERA VE BALE MARDİN DE Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl aralık ayında Ankara Devlet Opera ve Balesi nin Mardin de sahnelediği dünyaca ünlü Azeri besteci

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, bakım ve rehabilitasyon çalışmaları tamamlanarak dünya standartlarında bir tesis haline getirilen Bodrum Belediyesi

Detaylı

Hans Christian Andersen Tahsin Yücel Buket Topakoğlu

Hans Christian Andersen Tahsin Yücel Buket Topakoğlu Kralın Yeni Giysisi Hans Christian Andersen (2 Nisan 1805-4 Ağustos 1875). Dünyaca ünlü Danimarkalı eşsiz masal ustası. Ayrıca oyun, roman, şiir, gezi kitabı ve biyografi de yazmıştır. Bir ayakkabıcının

Detaylı

Jamie Foxx J

Jamie Foxx J Jamie Foxx J - - - - - - - - - - - - - 62 Corinne Foxx 63 Biz müzik ve sinemayı bir araya getiren bir aileyiz. Babam hem eğitimli bir müzisyen hem de bir oyuncu. Gerçekten çok şanslıyım! Corinne Foxx Jamie

Detaylı

Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu

Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu Bodrum Ticaret Odası (BODTO) ve Bodrum Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen organizasyon ile yaşamının bir bölümünü Bodrum da geçirmiş ve Bodrum a gönül

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

T İ Y A T R O, Ö T E K İ H A Y A T L A R D I R... Tiyatro Öteki Hayatlar, yeni oyunu Düriye Teyze ve geçen sezondan devam eden oyunları ile sezon boyunca Beyoğlu Oyuncular Kahvesi'nde... TİYATRO ÖTEKİ

Detaylı

Orhan benim için şarkı yazardı

Orhan benim için şarkı yazardı 70'li yılların ünlü ses sanatçısı ve sinema oyuncusu Yıldız Tezcan, 21 yaşındayken Orhan Gencebay ile büyük aşk yaşadığını, ancak o dönem çöpçatanlıklarını yapan Sevim Emre'nin sonradan Gencebay'ı elinden

Detaylı

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI'NIN JÜRİSİ BELLİ OLDU Bu yıl 51.si düzenlenecek olan Uluslararası Antalya

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı Resimleyen: Ferit Avcı Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Bilmece DEYİM VE ATASÖZLERİ 2. basım Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 DEYİM VE ATASÖZLERİ Resimleyen: Ferit Avcı www.cancocuk.com

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

TİYATRO AKADEMİ BAŞVURU FORMU

TİYATRO AKADEMİ BAŞVURU FORMU TİYATRO AKADEMİ BAŞVURU FORMU TARİH: / /2017 1. Öncelikle adınız nedir? Adınızın anlamı nedir? 2. Annenizden doğma, babanızdan olma, sizden başka evde yaşayan biri var mı? Varsa sizden büyük mü küçük mü?

Detaylı

Sinema filmi yapmak istiyorum

Sinema filmi yapmak istiyorum On5yirmi5.com Sinema filmi yapmak istiyorum Türk tiyatrosunun en önemli artistlerinden biri olan Gülriz Sururi ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Yayın Tarihi : 7 Mart 2012 Çarşamba (oluşturma :

Detaylı

EDEBİYATIN İZİ 86. İZMİR ENTERNESYONAL FUARI NA DÜŞTÜ

EDEBİYATIN İZİ 86. İZMİR ENTERNESYONAL FUARI NA DÜŞTÜ EDEBİYATIN İZİ 86. İZMİR ENTERNESYONAL FUARI NA DÜŞTÜ Oya Baydar, Mine Söğüt, Özcan Yüksek, Ercan Kesal, Arif Keskiner ve Melih Güneş konuklarla sohbet etti 86. İzmir Enternasyonal Fuarı nda bu yıl ilk

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Türk Dünyası beyaz perdede buluştu

Türk Dünyası beyaz perdede buluştu T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü BASIN TARAMASI Yayın: www.kultursanat.org Sayfa: 1 Yayın Tarihi:18.02.2010 Türk Dünyası beyaz perdede buluştu İstanbul Üniversitesi

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film Her Cuma yeni bir film BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı İsmail Ünal sinema ile ilgili yeni projesini anlattı. Ünal, "Beşiktaş ta. Sinemamızın son dönemlerde üretilen çağdaş ürünlerini artık Beşiktaş Levent Kültür

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ 2.PORTFOLYO SUNUMLARIMIZ SORGULAMA ÜNİTEMİZ OKUMA YAZMA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ GEZİLERİMİZ SAHNE PROVALARIMIZ BAHÇE ETKİNLİKLERİMİZ

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

AKM restorasyonu için protokol imzalandı

AKM restorasyonu için protokol imzalandı AKM restorasyonu için protokol imzalandı Şubat 15, 2012-1:25:01 Atlas Pasajı'ndaki İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğünde düzenlenen imza töreninde Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Sabancı Holding

Detaylı

Nâzım Hikmet - Yosif Abramson mektuplaşmasını sunuş

Nâzım Hikmet - Yosif Abramson mektuplaşmasını sunuş Nâzım Hikmet - Yosif Abramson mektuplaşmasını sunuş Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Nâzım Hikmet dosyamızı tarihi önemde bir belge ile açıyoruz. Şair Rusya da sürgündeyken Rus komünisti Yosif Abramson kendisine

Detaylı

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Ünsal bey?

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016 1 KÜTÜPHANE ORYANTASYON HAFTASI 3 BİLGİ OKURYAZARLIĞI HAFTASI 4 YAZI TÜRLERİNİ TANIYORUZ 5 BİLİMSEL ARAŞTIRMA BASAMAKLARI DERSİMİZ 6

Detaylı

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü nün Yunanlılara karşı kazandığı zaferler, İnönü de anılmaktadır.

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü nün Yunanlılara karşı kazandığı zaferler, İnönü de anılmaktadır. GÖSTERİ SANATLARI Festivaller ve Yerel Etkinlikler MART Eskişehir Ulusal Opera ve Bale Günleri Her sene Mart ayında Devlet Opera ve Balesi işbirliğiyle düzenlenen Eskişehir Ulusal Opera ve Bale Günleri

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR.YAPTIĞIN İŞİ ADAM GİBİ YAPMAYI VE GELİŞİMİN ÖNEMİNİ ONUN HAYATINDA ÖĞRENDİM SORU-Bize kısaca kendinizi

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun olduktan (1972) sonra bir süre aynı bölümde kütüphane memurluğu yaptı (1974-1978). 1976 da Türk

Detaylı

PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ

PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ PROF. DR. YUSUF VARDAR -MÖTBE- KÜLTÜR MERKEZİ 06-28 Şubat SERGİ Ege Üniversitesi Levanten Köşkleri Fotoğraf Sergisi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Levanten evleri İzmir in mimarlık tarihinin önemli

Detaylı

Naptorun Pansiyon İzleyiciden Tam Not Aldı

Naptorun Pansiyon İzleyiciden Tam Not Aldı Naptorun Pansiyon İzleyiciden Tam Not Aldı Sahne Gari organizasyonu olarak Naptorun Pansiyon adlı tiyatro oyunu Bodrum Belediyesi Heredot Kültür Merkezi gösteri salonunda sahnelendi. Bodrum da yaşayan

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum.

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum. Zeliha Berksoy Tiyatro Sanatçısı Usta şair Nazım Hikmet in dizelerine can vermekten hiç vazgeçmeyen değerli oyuncu ve bilim insanı Zeliha Berksoy ile tiyatroya yönelmesinde rol oynayan etmenleri, karakter

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden

Detaylı

BODRUM DA KASIM AYINDA DENİZ KEYFİ

BODRUM DA KASIM AYINDA DENİZ KEYFİ BODRUM DA KASIM AYINDA DENİZ KEYFİ Türkiye nin birçok şehrinde kış yaşanırken, Bodrum da yazdan kalan son, pastırma yazı devam ediyor. Bodrum da hava sıcaklığının ve deniz suyu sıcaklığının 21 dereceyi

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR 2007 yılında Çankaya Üniversitesi İşletme Bölümü nden birincilikle mezun olan, ayrıca Uluslararası Ticaret Bölümümüzde çift ana dal yapan, 2010 yılında da İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı ndan mezun

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİNDE GÖREV GENÇLERİN

MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİNDE GÖREV GENÇLERİN MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİNDE GÖREV GENÇLERİN Muğla Gazeteciler Cemiyeti 12. Seçimli Genel Kurulu Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezinde gerçekleşti. 23 yıldır cemiyet başkanlığını yürüten duayen gazeteci

Detaylı

OKULUMUZDA DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI. Sevgi Etkinlikleri Sunum Planı

OKULUMUZDA DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI. Sevgi Etkinlikleri Sunum Planı OKULUMUZDA DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI Sevgi Etkinlikleri Sunum Planı 1.Sunumun Konusu : Sevgi Etkinlikleri 2.Sunumun Süresi : 30 Dakika 3.Sunumun İçeriği : a. Sevgi kavramının öğrencilere etkinliklerle

Detaylı

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

TÜRK FİLİMLERİ HAFTASI EMEK ÖDÜLLERİ İLE SONA ERDİ

TÜRK FİLİMLERİ HAFTASI EMEK ÖDÜLLERİ İLE SONA ERDİ TÜRK FİLİMLERİ HAFTASI EMEK ÖDÜLLERİ İLE SONA ERDİ 6. Bodrum Türk Filmleri Haftası, sinema sektörüne emek vermiş usta isimler için düzenlenen ödül töreniyle devam etti. Bodrumda, bu yıl 6 ncısı düzenlenen

Detaylı

Başkan Kocadon basına yemek verdi; tarafsızlığınızdan taviz vermeyin

Başkan Kocadon basına yemek verdi; tarafsızlığınızdan taviz vermeyin Başkan Kocadon basına yemek verdi; tarafsızlığınızdan taviz vermeyin Çalışan Gazeteciler Günü nde Bodrum da görev yapan gazeteciler Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un Trafo Bodrum da düzenlediği

Detaylı

İDİL DİZDAR, HEM OYUNCU HEM YÖNETMEN

İDİL DİZDAR, HEM OYUNCU HEM YÖNETMEN İDİL DİZDAR, HEM OYUNCU HEM YÖNETMEN Bodrum un beyaz perdedeki gülen yüzü İdil Dizdar, fotoğrafçılık ve oyunculuk kariyerine bir de yönetmenlik ekledi. Bodrum un yakından tanıdığı oyuncu, yönetmen ve fotoğraf

Detaylı

Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi

Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi Bodrum Belediyesi Türk Musikisi Derneği Klasik Müzik Korosu tarafından Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği nde Bestekar Erol Sayan Özel Konseri düzenlendi.

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar.

İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar. İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar. Tüm bu olumlu ve kalıcı var oluşların ortak duygusu yaratıcılıktır.

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber Beykoz Yerel Basını: "Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ" Tüm Ülkede kutlanan Öğretmenler Günü Beykoz'da da coşkuyla kutlanırken, bu özel günde öğretmenlerimiz için çeşitli etkinlikler ve ziyaretler

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Sevinç, imza günü geldiğinde erken kalktı. Kütüphanesinden o yazara ait bulunan tüm kitapları çıkarttı.

Sevinç, imza günü geldiğinde erken kalktı. Kütüphanesinden o yazara ait bulunan tüm kitapları çıkarttı. İMZA GÜNÜ Sevinç, imza günü geldiğinde erken kalktı. Kütüphanesinden o yazara ait bulunan tüm kitapları çıkarttı. Kitapları paket yapıp imza yerine gitti. Henüz yazar gelmemişti ama adını yazıp masaya

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3 YAŞ GRUBU MAYIS AYI EĞİTİM PROGRAMI

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3 YAŞ GRUBU MAYIS AYI EĞİTİM PROGRAMI 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3 YAŞ GRUBU MAYIS AYI EĞİTİM PROGRAMI Beni de bir ana doğurmadı mı? Türk anaları daha nice Mustafa Kemal'ler doğurur. TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN 2016-2017

Detaylı

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim. 1 GÜLER SABANCI KONUŞMA METNİ 12. ARAŞTIRMACILAR ZİRVESİ 12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

HAKKINDA DUYURU ŞİİR DİNLETİSİ

HAKKINDA DUYURU ŞİİR DİNLETİSİ VELİ-ÖĞRETMEN GÖRÜŞMELERİ HAKKINDA DUYURU Sayın Velilerimiz, Okullarımızda (Okul Öncesi- İlkokul-Ortaokul-Lise) 2013-2014 Öğretim yılı 2. Dönem haftalık veli- öğretmen görüşmelerimiz, 09 Haziran 2014 Pazartesi

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR!.. SERIS.INDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

2016'nın ilk 5 ayını geride bırakıyoruz. Grup Göktürkler için bu dönem nasıl geçti?

2016'nın ilk 5 ayını geride bırakıyoruz. Grup Göktürkler için bu dönem nasıl geçti? Türkülere yeniden hayat veren, kitlelerin özgün müziğe bakış açısını değiştirecek çalışmalara imza atan Grup Göktürkler, başarı basamaklarını tırmanmaya devam ediyor. Grup Göktürkler'in üyeleri Alperen

Detaylı

Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır

Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır Nisan 23, 2012-10:12:04 Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ülkesinin çocuklarına, gençlerine gerekli yatırımı yapmayan, gereken sorumluluğu ve özeni yerine

Detaylı

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI Avangard Tiyatro : Genel geçerlilik kazanmış anlatım tarzlarını yeni biçim ve anlatım denemeleriyle

Detaylı

İÇİNDEKİLER 00. ISINMA. Çorba Yapmaya Benzer 01. BOZ 02. BAK. 9 Sevgili Okur. 10 Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın Hakkında. 16 Bu Kitap Neyin Nesidir?

İÇİNDEKİLER 00. ISINMA. Çorba Yapmaya Benzer 01. BOZ 02. BAK. 9 Sevgili Okur. 10 Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın Hakkında. 16 Bu Kitap Neyin Nesidir? İÇİNDEKİLER 9 Sevgili Okur 10 Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın Hakkında 16 Bu Kitap Neyin Nesidir? 18 Bu Kitap Nasıl Kullanılır? 20 Neden Tasarım? 22 Tasarımcı Gibi Düşünmek 24 Benim Sürecim 26 Ürün Tasarımı

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

BEBEĞİNİZİN BİR SORUNU VAR

BEBEĞİNİZİN BİR SORUNU VAR BEBEĞİNİZİN BİR SORUNU VAR Kemal ORUÇ (Telefon çalar. telefonu açar.) : Evet, benim. Ne? Belma doğuruyor mu? Doğurdu mu? Ben baba Baba ben Tamam tamam, hemen geliyorum. Heyt be! Baba olmuşum! (Işık kapanır.

Detaylı

SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN?

SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN? SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN? Ya pı Kre di Ya yın la rı - 4878 Sa nat - 235 Sen Surat Okumayı Bilir misin? / Selçuk Demirel Editör: İshak Reyna Kitap tasarımı: Selçuk Demirel Grafik uygulama: Süreyya

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı Özel Kıraç Anaokulu Değerler Eğitimi

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

2013 YILI Faaliyet Raporu

2013 YILI Faaliyet Raporu 222 YILI Raporu YILI YILI R a proayili rpuo r u 223 İçindekiler 8 Mar t Dünya Emekçi Kadınlar Günü 10 Kasım Atatürk ü Anma G ı d a G ü v e n l i ğ i Pa n e l i ( 1 9 O c a k 2 0 1 3 ) P l a s t i k K a

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ Ron D. BURTON U.R. Başkanı 2013 14 Gürkan OLGUNTÜRK U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2013 14 H.Ediz PARLAR 3. Grup Guvernör Yardımcısı Perihan SEFEROĞLU (Başkan) Serkan SOLAK (Asbaşkan) Hüseyin MURSAL (Kulüp

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Tiyatro Salonları Adresleri

Tiyatro Salonları Adresleri On5yirmi5.com Tiyatro Salonları Adresleri Yurt genelinde perde açan sahneler... Türkiye'nin pek çok yerinde bir tiyatro sahnesi var. Bu listeyi görmeden yola çıkmayın! Yayın Tarihi : 19 Eylül 2009 Cumartesi

Detaylı

BEDEN EĞİTİMİ BÖLÜM BÜLTENİ

BEDEN EĞİTİMİ BÖLÜM BÜLTENİ Bülten No: 4 ( 16 Kasım 07 Aralık 2015 ) Sayfa 1 ATLETİZM 30 Kasım Pazartesi günü, okulumuz atletizm sahasında Sarıyer İlçesi Kaymakamlık Kupası Kros Yarışları yapıldı. Yarışmaya okulumuzdan katılan öğrencilerimiz

Detaylı

Torba Cafe Plaj hizmete açıldı

Torba Cafe Plaj hizmete açıldı Torba Cafe Plaj hizmete açıldı Bodrum yarımadası genelinde hizmet veren Bodrum Belediye A.Ş. kafelerine bir yenisi daha eklendi. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un da katılımıyla kafelerin 17 ncisi

Detaylı

Fransa da ki saldırıya Bodrumdan tepki

Fransa da ki saldırıya Bodrumdan tepki Fransa da ki saldırıya Bodrumdan tepki Gazeteciler Günü Trafo da Kutlandı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Bodrum da görev yapan gazetecilerle Trafo Bodrum

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Resimleyen: Burcu Yılmaz Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Son

Detaylı

Gümüşlükspor Futbol Okulu açıldı

Gümüşlükspor Futbol Okulu açıldı Gümüşlükspor Futbol Okulu açıldı Nejat İşler in başkanı olduğu Gümüşlükspor Kulübü Futbol Yaz Okulu nun açılışına, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon yanı sıra ünlü teknik direktör Aykut Kocaman da

Detaylı

''Hepimiz Atatürk'üz''

''Hepimiz Atatürk'üz'' ''Hepimiz Atatürk'üz'' Mustafa Kemal Atatürk tüm yurtta anıldığı gibi Beşiktaş'ta da törenlerle anıldı. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal Atatürk'ün 74. ölüm yıldönümünü anma gününde özel bir mesaj

Detaylı

STRES ATMAYA GELDİLER, DENİZ TEMİZLİĞİ YAPTILAR

STRES ATMAYA GELDİLER, DENİZ TEMİZLİĞİ YAPTILAR STRES ATMAYA GELDİLER, DENİZ TEMİZLİĞİ YAPTILAR Bodrum a 3 günlük şirket etkinliğine gelen çalışanlar deniz dibi temizliği gerçekleştirdi. Otomotiv sanayinin köklü firmalarından Farplas, çalışanları için

Detaylı