PazaR. benzemeyen þiir benzetmesi. "Cuma" bize sempatik gelir ama. Kana susayan prenslerden önce ne vardý ki? Hangi sevgi?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PazaR. benzemeyen þiir benzetmesi. "Cuma" bize sempatik gelir ama. Kana susayan prenslerden önce ne vardý ki? Hangi sevgi?"

Transkript

1 PazaR Tarih: 31 Ekim 2010 YIL: (5) SAYI: (291) AFRÝKA NIN ÜCRETSÝZ HAFTALIK EKÝ "Cuma" bize sempatik gelir ama n Emre Zeytinoðlu Hangi sevgi? Hangi kötülük? n Ümit Ýnatçý Hayatýn çiçeksiz avlusunda solar hafýza, unutulur hatýrlama n Faize Özdemirciler Coþkuyla kutlayamadýðým Cumhuriyet Bayramý... n Fatma Ergün Yüzüne benzemeyen þiir benzetmesi n Ali Doðanbay Kana susayan prenslerden önce ne vardý ki? n Ýlter Yüksel

2 2 Pazar 31 Ekim 2010 Pazar PAZAR DEFTERÝ Faize ÖZDEMÝRCÝLER Solar hafýza kendini kaybeder hatýrlama. Fotoðraf: Mustafa ERKAN Annemin gençliðinde bir þarkýyým. Bir yaným aþk bir yaným baba. Bir yaným ýstýrap bir yaným yama. Orta yerimde muhakkak surette o Saba angarya. Köy meydanýnda çeþme olsam, kadýnlar pencerelerde çiçek sulasa, sardunyalar kerpicin þefkatli kollarýna aksa. Daðlarda kekik toplayan bir þair girse rüyama. Halam yasemin mi dizerdi... Güneþin solduðu vakitlerde karanfilleri mi sulardý... solar hafýza... Zeytin aðaçlarýna mý týrmanýrdý annem Eylül aylarýnda... Küllü suyuyla yýkadýðý saçlarýný mý tarardý "kuþ sesleri"yle þenlenen hanayda... Yüreði mi titrerdi her ne zaman havantopunun erittiði taþ plaklar gelse yadýna... solar hatýrlama... Cümbüþ mü çalardý babam... Mevziye mi giderdi, meyhaneye mi... Hicrandan hüsrana taksimle mi geçerdi, Taksim le mi... O eski kasýmlar ölümle mi anýlýrdý. Ki kasýmpatý nedir bilmezdi eskiden kadýnlar... Hayatýn çiçeksiz avlusundayým. Solar diyorum hafýza. Unutulur diyorum hatýrlama. Hayatýn çiçeksiz avlusunda solar hafýza, unutulur hatýrlama Kaçak odalarda mevsim normallerinin altýnda seyreder hayat. Hüzzam a dönmeyen bir dil farkederim aðzýmda. Son hatýrasý camiye dönüþen sinemadan kalma. Ýbadetin ipleri miydi kopan yýldýzlarý yitik semalarýn altýnda. -Ki anlamadýðým dilde okunan dualar hafif alzheimer duruyor dudaklarýmýn baðbozumunda... Solar hafýza kendini kaybeder hatýrlama. Rahatý kaçmayan bir aðaç olsam diyorum, kimse oturmasa altýmda, kendi gölgemle baþbaþa. Ýsimlerini giyinemeyen sokaklar mahzun, adresler eksik, postacý çaresiz. Mektuplar mütemadiyen yarým lambanýn titrek ýþýðýnda. Usulca kýnýna çekilir sitem. Kalem kurþununu kaybeder kâðýt olmayýnca. Sonbaharýn adý az üþümek, kýþýn adý çok titremek olsa, býraksam kendimi kerpicin sýcak kollarýna. Annem çocukluðunu anlatsa bana. Yýllanmýþ Pazarlar sallanýr durur erguvanýn dallarýnda. Lilâ yorgun, hafýza solgun, kendini kaybeder hatýrlama. Olmadýk yerinde gecenin Nilgün Marmara, olmadýk yerinde Sylvia.

3 31 Ekim 2010 Pazar Pazar 3 Ümit Ýnatçý sevgi kendine doðru yürümeyi öðrenmektir; bir yere baðlanmak deðil... Hangi sevgi? Sevgi, mahsuscuktan telaffuz edilen sözcüklerde deðil, ilgilenme durumlarýndaki ötekine geniþ alan yaratma eðilimlerinde gizlidir. Ben sýnýrlarýmý ne kadar geniþ tutarsam sen de içinde o kadar özgür salýnma imkaný bulursun. Bu uzaklaþma ihtimali seni korkutablir; ama unutma, her yakýnlaþma hamlesi bir ihlali içerir... sevgi kendine doðru yürümeyi öðrenmektir; bir yere baðlanmak deðil Gýrtlaðýma sarýlan tüm tedirginlikler soluðumu daraltan bir baskýya dönüþse de ilerleme dürtülerime aldýrmazlýk edemem. Boþvermek çaresizliktir. Ben huzur aramýyorum ki. Tüm kötülüklerle baþa çýkma çýlgýnlýk da olsa vazgeçemem; kötülüklere alýþýk yaþamaktan daha ölümcül bir duygu mu var? Onlara karþý kendi kötülüklerimi yaymak ve kendi kötülüklerim karþýsýnda onlarý çaresiz býrakmak eðlenceli oluyor... Saçma bir meydan okumanýn kahramaný mý oldum acaba? 2. "Ýyi", kötülüklerarasý çatýþkýlardan ve sürtüþmelerden ortaya çýkan bir aþýnma durumunda yaþam bulabilir ancak. Yine de þüphelerim içimi kemiriyor; ya "kötülük" dediðimiz þey bizim iyiliðimize çalýþan maskeli bir periyse? Belki de iyilik "iyi" ülküsü adýna kötü bildiðimiz þeyleri sýnamaya yarayan yapay bir kavramdýr; Tanrý'yý yarattýðýmýz gibi onu da yarattýk. Hangi kötülük? En iyisi buna "doðruluk" diyelim ve tüm yanlýþlýklara karþý kýrýcý olmak için kendi yanlýþlarýmýzý salgýn bir davranýþa dönüþtürelim; yanlýþlýklar arasý kýrýlmalardan mutlaka bir hakikat, bir doðruluk çýkacaktýr. Ýyi de, iyilik barýndýran yalan yok mu hiç? Ýyilik, doðruluk ve hakikatin tekelinde mi? Ýnsaný mutlu eden o kadar çok yalanla kuþatýlmýþýz ki Hangi kötülükten bahsediyoruz? Örneðin, bir dilenciye para vermek kötülüktür. Birilerini bir bok olmadýðý halde övmek kötülüktür. Birini sevmediðin halde ona "seni seviyorum" demek kötülüktür. Birine hayýrdua okumak kötülüktür. Yalvarmak, yakarmak, eðilmek, utanmak kötülüktür... tamam bu iþ eniþleme gider artýk. Bu kadar kötülük varken, aptallýk da olsa, saçma da olsa kahramaný oynamaya deðer... nasýl olsa güzel bir rol: Seni yüceltecek bir ödlek çýkar ya, iþte o zaman kötüye karþý kötüyü oynamak bir zevke dönüþür.

4 4 Pazar 31 Ekim 2010 Pazar "Cuma" bize sempatik gelir ama Emre Zeytinoðlu Bu sayfalarda daha önce de deðinmiþtim: Dil sorunu baþa derttir. En yakýn kiþisel çevremizden siyasetteki toplumsal alanýmýza kadar, eðer dil ile anlaþmak zorundaysak; üstelik yanlýþ anlamalardan sýyrýlmak istiyorsak, diller arasýnda tutarlý baðlantýlar kurmak kaçýnýlmaz oluyor. Ama burada yalnýzca anadili doðru kullanmaktan ya da yabancý dil bilip bilmemekten söz etmiyorum. Dil bir anlaþma aracý olduðu müddetçe, ayný zamanda da bir baðlam sorunudur. Daha açýk söylemek gerekirse, kullanýp durduðumuz sözcükler bize birtakým þeyler anlatsa da, bu anladýklarýmýz aslýnda bizim anlamak istediklerimizden baþka bir þey deðildir. Karþýmýzdakinin ne anlatmak istediði ile bizim anladýðýmýz arasýnda hep bir fark doðar. Bu fark, karþýmýzdakini iyi dinlemediðimiz için, ya da, onun bilgisinden daha aþaðý düzeyde bir bilgiye sahip olduðumuz için doðmaz. Bu farkýn nedeni, onun o sözcükleri kullaným niyetiyle, bizim kullaným niyetimiz arasýnda, mutlak bir örtüþmenin gerçekleþmemesidir. Birtakým sözcükleri karþýlýklý kullanýp dururken, ister kendi dilimizde olsun, ister baþka bir dilde; ayný anlamlarý paylaþtýðýmýzý sanýrýz. Ne var ki hem kültürden, hem toplumsal yapýdan, hem pratik yaþam koþullarýndan (ya da daha akla gelmeyecek birçok þeyden) kaynaklanan uyuþmazlýklar, sözcüklerin baðlamlarýný deðiþtirmek adýna hayli etkili olurlar. Dilin sorunu iþte buradadýr. Niyetler her zaman, ancak diðerinin anlayabildiði kadar açýða vurulabilir. Örneðin adaletten söz ettiðimizi düþünürüz, demokrasiden dem vururuz, ötekinin inançlarýný anladýðýmýzý iddia ederiz, barýþý savunanlar ile iþbirliði yaparýz, acýlarý ve sevinçleri paylaþtýðýmýzý söyleriz vb. Böylece karþýmýzdakilerle ortaklýklar kurduðumuzdan ve niyetleri paylaþtýðýmýzdan þüphe duymayýz; daha birçok þeyi "iyi anladýðýmýzdan" þüphemiz yoktur. Oysa bunlarýn tümü bir "yanlýþ anlama" olabilir. Ve o "yanlýþ anlamalar"dan bir dünya kurar, yorumlarýmýzý da onlar üzerine Cuma adý bize niçin yakýn gelir? Nedir Cuma adýnýn bize çaðrýþtýrdýðý? Cuma : Crusoe'nun "ýssýz ada"da karþýlaþýp ona "Cuma" adýný verdiði yerlidir. Daniel Defoe'ya inanacak olursanýz, bu yerlinin adý, Crusoe'nun onu Cuma günü bulmuþ olmasýndan gelir. "Cuma"nýn tam da Cuma günü bulunmuþ olmasýndaki bir dizi ilginç rastlantý, üzerinde durulmaya deðerdir. yapýlandýrýrýz. Bu aynen, yabancý dilde yazýlmýþ bir edebi eseri (bir romaný, bir öyküyü ya da bir þiiri), sözcükler arasýndaki küçük anlam kaymalarýna ve kullaným niyetlerine bakmadan tercüme etmeye benzer. Sözcükler, sözlük anlamlarýna göre birebir tercüme edilmiþ olsa da, anlam tümüyle deðiþebilir. Bu durum edebi alanda büyük bir yanlýþlýk ise, pratik yaþamýmýzda (sözgelimi iç ya da dýþ siyaset dilinde de) böyledir. Þimdi bu yazýda adaletten, demokrasiden, inançtan, barýþtan söz etmek yerine; içinde böylesine karmaþýk anlamlar barýndýran sözcükler yerine, daha basit bir konudan söz edeceðim. Bu, hemen hepimizin çok iyi bildiði o ünlü roman: Robinson Crusoe Issýz adaya düþen bir Ýngiliz Ve tabii ki, onun adada karþýlaþtýðý Cuma adýnda bir yerli ile yaþadýðý maceralar Cuma, bizim için sempatik bir kiþiliktir. Çünkü o Ýngiliz'e göre daha saf bir kiþiliðe sahiptir; temizdir ve bir köle konumunda olduðu için maðdurdur. Fakat bize asýl yakýn gelen tarafý, onun adýdýr: Cuma Peki bu romanda Cuma adý bize niçin yakýn gelir? Nedir Cuma adýnýn bize çaðrýþtýrdýðý? "Cuma": Robinson Crusoe'nun "ýssýz ada"da karþýlaþýp ona "Cuma" adýný verdiði yerlidir. Daniel Defoe'ya inanacak olursanýz, bu yerlinin adý, Crusoe'nun onu Cuma günü bulmuþ olmasýndan gelir. Belki bir anlamda öyledir; ancak "Cuma"nýn tam da Cuma günü bulunmuþ olmasýndaki bir dizi ilginç rastlantý da, üzerinde durulmaya deðerdir. Cuma sözcüðü, Arapça'da "toplanmak" köküne baðlý. Cuma namazý, cemaat namazýdýr. O gün namazýn toplu kýlýnmasýnýn sevabý, tek kýlýnmasýna göre 27 kat fazladýr. Defoe ilahiyat eðitimi almýþtý. Ama Ýslam üzerine bilgisi neydi; bunu bilemiyoruz. Yine de Cuma ile cemaat arasýnda Ýslami bir bað kuracak olursak; adanýn cemaat oluþumu, Crusoe ile "Cuma"nýn bir araya gelmesiyle gerçekleþmiþti. Bu açýklamalar, "Cuma"yý bize yakýn kýlar. Ama bunun bir de diðer yüzü vardýr; bu diðer yüzdeki Cuma, hangi anlamlara gelir? Defoe'nun Ýngiliz olduðu ve Ýngilizce konuþtuðu malum. O halde Cuma dediðimiz yerlinin gerçek adý, Friday. Durum böyle olunca, Cuma'nýn cemaatliði geri planda kalýyor. Ne var ki Friday'den bu kez de baþka sonuçlar çýkýyor: Friday'in açýlýmý; Freya's day... Freya kim? Ýskandinav mitolojisinde Frey'in kýz kardeþi. O bir aþk tanrýçasý. Sonradan Odinn'in karýsý oluyor. Odinn ise, Alman mitolojisinin Zeus'u. Freya onunla evlenince, Almanya'daki adý Frigg olarak deðiþiyor. Odinn ayný zamanda Ýskandinav mitolojisinin de baþ tanrýsý. Defoe'nun zihninde, aldýðý eðitim doðrultusunda bunlardan bir þeyler kalmýþ olduðu tartýþýlmaz. Konuyu fazla daðýtmayalým. Olay þu: Freya denilen kadýn, bir baþ tanrýya eþ olacak kadar güzel; bir dünya güzeli. "Cuma" dediðimiz yerliciðin, ýssýz adada Crusoe'nun gözüne nasýl göründüðü üzerine bir sonuç çýkar mý buradan? Saçmalýyor muyuz? Saçmaladýðýmýz hakkýnda kesin bir karara varmadan önce, Michel Tournier'nin "Cuma ya da Pasifik Arafý" ("Vendredi ou les limbes du Pasifique") romanýna müracaat edelim. Tournier'ýn, romanda Crusoe üzerine kimi saptamalarý var: Crusoe, daha önce deneyimlediði bir toplumsal sistemi hep zihninde taþýyor. Örneðin alýþýk olduðu bir aile düzenine baðlý. Bu arada da söz konusu toplumsal gereklilikler ile, "tek baþýnalýðýn" yarattýðý doðal dürtüleri giderek iç içe geçmeye baþlýyor. Issýz adayý bir kadýn gibi, eþi gibi görmeye baþlýyor. Adanýn kývrýmlarý ona Freudvari bir hareket veriyor. Açan çiçekler ise, ada ile kurduðu cinselliðin ürünüdür; kýz evlatlardýr onlar. Cuma'yý bir gün bir aðacýn tepesinde görünce, onun eþine tecavüzde bulunduðu kanýsýna kapýlýyor. Tüm bunlar olabilir mi? Belki... Fakat þunu da unutmamalý ki bir erkeðin, ailesinin dýþýnda da kimi cinselliklere eðilim duyduðu anlar yok deðildir. Tam burada Cuma (yani Friday) ile "Freya'nýn günü" arasýnda, pekâlâ bir baðlantý akla gelebilir. Þimdi sözü Crusoe'nun bedeninin "üst" taraflarýna getirelim: Kafaya... Crusoe toplumsal deneyimlerini, yani toplumun kurallarý çerçevesinde geliþtirdiði bir deðerler sistemini, doðallýðý ile karýþtýrýp buradan bir gerilim yaratýyor. Kantçý bir "bireysel eðilim" bu biraz Baþka bir söyleyiþ

5 31 Ekim 2010 Pazar Pazar 5 "Cuma ya da Pasifik Arafý" ("Vendredi ou les limbes du Pasifique") romanýnda Michel Tournier'ýn Crusoe üzerine kimi saptamalarý var: Crusoe'nun, kendi deðerlerini Cuma'nýn deðerleri ile eþdeðer tutup, farklý, hakikat arama yöntemlerine hoþgörü ile yaklaþmasý üzerinde durulmaya deðer bir konu. Crusoe diyor ki; "önemli olan, ayný hakikate ulaþmak." Crusoe adaya gelip, Cuma'ya "sen farklýsýn" deyinceye kadar, Cuma nýn "farklýlýk" kavramýndan haberi yoktu. Baudrillard'ýn o güzel sözünü tekrarlamakta yarar var: "Farklýlýðý düþünen kiþi antropolojik açýdan üstündür; antropolojiyi icat eden odur çünkü." ile, tam kendi tarihinin birey anlayýþý. Üstelik kendi deðerlerini Cuma'nýn deðerleri ile eþdeðer tutup, farklý hakikat arama yöntemlerine hoþgörü ile yaklaþmasý da, üzerinde durulmaya deðer bir konu. Çünkü Crusoe diyor ki; "önemli olan, ayný hakikate ulaþmak." Burasý önemli. Hakikatin ayný olduðunu saptayacak, o hakikatten ayrýlmamak gerektiðini söyleyen biri var: O, Crusoe'nun kendisi. Cuma ise böyle bir hakikatten ve ona ulaþmadaki farklý yöntemlerden söz etmiyor; onun derdi deðil. Ya da öyle bir þeyin yeri, yaþamýnda hiç yok. En azýndan Crusoe bir gün adaya gelip, Cuma'ya "sen farklýsýn" deyinceye kadar, Cuma'nýn "farklýlýk" kavramýndan haberi yoktu. Ýþte bu kavram adaya yayýlmaya baþladýðýnda, adanýn iktidarýnýn kimin elinde olduðu da açýða çýkýyor. Baudrillard'ýn o güzel sözünü tekrarlamakta yarar var: "Farklýlýðý düþünen kiþi antropolojik açýdan üstündür; elbette, antropolojiyi icat eden odur çünkü" diyor. Tam burada, konuyu yine dil sorununa baðlayalým: Belki duyduðumuz sözcüklerden bazýlarý bize sempatik ya da deðerli geliyor. Ve bu sözcükleri bol bol kullanýp, kendi anladýðýmýz kadarýyla kendimize bir dünya yaratýyoruz. Üstelik tüm yaþamsal yorumlarýmýzý da bu dünyanýn içinde oluþturuyoruz. Ama bu kurduðumuz dünya, baþtan aþaðý yanlýþ anlamalardan oluþmuþ bir dünya olabilir. Çünkü tasarlanýp kurulmuþ her dünyanýn farklý "okumalarý" vardýr. Mutlak sandýðýnýz sempati ve deðerler, bir "yanlýþ okuma" eseri olabilir. Birinin bize "eþitiz" dediði anda bile, eþitsiz bir dünyanýn eþiðinde olmamýz mümkündür. Bunun farkýna varmamýz, yalnýzca sözcüklerin niyetlerini ve tutarlýlýklarýný çok yönlü okumalarla kavramamýza baðlýdýr. Aksi halde gün gelir yanlýþlýðýmýzý birileri yüzümüze vurmaktan hiç kaçýnmaz. O zaman þaþýrmayalým. "Cuma"nýn gerçek adý, "Friday". "Friday"den de baþka sonuçlar çýkýyor: Friday'in açýlýmý; Freya's day. Freya kim? Bir aþk tanrýçasý. Defoe'nun zihninde, aldýðý eðitim doðrultusunda bunlardan bir þeyler kalmýþ olduðu tartýþýlmaz.

6 6 Pazar 31 Ekim 2010 Pazar Yüzüne benzemeyen þiir benzetmesi Çaydanlýðýn sapýndan düþünce gözlerin Okkalý bir bakýþ kaldý geriye Buðulu Gerdanlý Sýcacýk Dumaný da cabasý ha Ama gözlerinin çabasýzlýðý Hiçbir þeye elini uzatmayýþý gözlerinin Gözlerinin çaydanlýktan düþüp kör olmasý Ve birden gözlerini düþünüp Þimdi mi içsek sonra mý derken Bir buluta göz kýrpýp kýrdý belini çay bardaðýnýn Göz kör bardak kýrýk çaydanlýk sapsýz Ve yapýþmýyor kýrýlanlar Ve artýk aþklar sapsýz Ve bulut birazdan yaðmur Sapý kýrýlýnca çaydanlýðýn Buhurdan bir acý oluyor insanýn içi Ýnsanýn içi dikdörtgen deðil ki Ýç açýlarýnýn toplamý hesaplansýn Bilhassa kalbi Bazen matematik insanaþklarýna denk düþmüyor Tanýþmalarýn bir de yaralanmalarý var çünkü Çaðýrsam gözlerini hemencecik dibime Bir çayýn hýzla akýþýna arkadaþ olup gelir mi? Ya da bir çaydanlýkta demlense gözlerin Þöyle bütün yalanlarýný da ha Unuttuklarýný da Suskunluðunu da Mevta etse koyuluðunda Bir koyu renk olsa sevmen Sevebilmenin bir rengi olsa kývamca Þimdi usul ve akýþý Yalnýz çaya hüzünlü bir yerde su sustuklarým Suyun dimaðý yok ki hatýrlasýn ama akýþý var Ve akan her þey mutsuzdur Çünkü azalmaktadýr Fakat azaldýkça çoðalmaktadýr da Nasýl mutsuzdur düþünsene Akan ve azalan ve çoðalan su Nasýl mutsuzdur seni hatýrlayan her þey Suyun bile rengi vardýr Her azaldýðýnda ya da çoðaldýðýnda Suyun bile Senin yalnýz susuþunun Gözlerin dolunca da su Yani akmaya müsait Aðlayýnca akýþkan Ve bir müddet çok Sonra gözlerini silince az Giderek az ve sonra kuru Sonra nemsiz ve gülücük Her yerde ýslak bir ceset gözlerin Deniz sallanýyor limanda üstünde gemiler dururken Gemiler denize tutunuyor deniz hiç kimseye Öyle dururken Hiç kimseye el sallamýyor hiçbir el Vedalar çekip gitmekten ibaret Öyle dururken

7 31 Ekim 2010 Pazar Pazar 7 Bir limandan gemi kalkýyor deniz sallanýrken Deniz kendini sallýyor dururken Gemiler güvertesini sallýyor veda maksatlý Öyle dururken Deniz sallanýyor bir yeryüzü yalanýnda Gerçekler ah yalanýnýn gerçekleri insanýn Öyle dururken Ve daha hep sevecekken terkediþler Çayýn demi oturmadan Kimse kimseyi oturup beþ dakika beklemeden Hasret ki beklemek lüzum bahistir Beklemeden terk ediþler Çaydanlýðýn sapýný aramak yok Unutmak aramaktan daha vecizeli Her þey baþýna buyruk Ve federal kalplerin imkânsýz sevmeleri Üzülmeler yetersiz çünkü kimse cidden üzgün deðil Üzgünmüþ gibi yapmak daha üzgün görünüyor zira ciddi üzgün olmaktan Cidden üzgün olanlar güvertesinde asýldýlar geminin Artýk gemiler denizsiz Terkediþler terk Herkes tek ve terkedilmiþ ve terk ediþler terkedilmiþ terk tek Ellerim limandaki gemi Gözlerin o deniz fakat mavi deðil Zira bu þiir deðil elanýn kafiyeleþmesi Ben deðil zira Hadi bana anlatabilirsin Bu terk ediþ ellerime mümkün alfabe deðil Gözlerin artýk o ela deðil Ve liman keza artýk uçsuz bucaksýz çöl Çölde çay akan deðil Bir ince belini sarmaya yeniden bütün ömrünü vermiþ aklým susuz. Ve baþka yerlerden akýyor çay Belki ay ve aydan geliyor yüzünün fotoðrafý Bazen yarým bazen dolunay Ama asla tam deðil Ayýn çizgisinden akýyor suyun rengi Bir yýldýzý belki ne bileyim kuyruklu bir yýldýzý Tam da kayarken ayýn renginden Evet, tam da ayýn renginden düþerken rengi Yani ayaðýndan düþerken bir mevsim Deðiþtirirken bütün yolculuklarý ayaðýn Her þeyin ayaða düþtüðü yeryüzünde Kime anlatýlýr senin bunca olmuþlarýn arasýnda hiçbir þeye benzemeyiþin Ve sen sabah söktüðünde neden hiç görünmezsin Sen bazen neden görünmezsin hiç Hiç neden görünmezsin sen Sen neden hiç Sen hiç... Mahalle aralarýnda duvarlara kýrmýzý boyayla yazýlacak hiçbir sevda sözü kalmadý Artýk mahalle aralarýnda sevilmiyor demek kimse Demek kimse buhurdan bir çayý içmiyor Endamý kalmadý demin ve gözlerinin Ve demin sen Evet, saat olarak tam da demin Sevilebilirdin belki yelkovan akrebi geçmeseydi eðer Eðer baþýný bu þiir þiire benzetebilseydi Ve nesi var nesi yok Pýlý sen pýrtýsý gözlerin Alýp kendini gider terk ediþlere Ve eðer terk ediþlere varmaksa sevmek Bir sevmekten daha terk ediliyor insan Bir sevmeye daha varýyor Mutsuz Akýþkan Malum þu su hadisesi Önce akan Sonra azalan Ve yine çoðalan Yani hatýrlayan ve dimaðý olan Benzerdir ve benzer bir terke ediþe bir suyun kýrýlgan akýþý... Ali Doðanbay

8 8 Pazar 31 Ekim 2010 Pazar Coþkuyla kutlayamadýðým Cumhuriyet Bayramý... Fatma Ergün Nihayet büyüyüp 1959 yýlýnýn Eylül ayýnda ilkokula baþladým. Duam kabul olmuþ, bir önceki yýl beni okula almayan yaþlý öðretmen gitmiþ, yerine gencecik bir öðretmen gelmiþti. Çok sevinçliydim... Her gün sabah erkenden kalkýp alelacele hazýrlanýyor, evden çýkýyordum. Bir elimde yepyeni çantam, öteki elimde, içinde öðle yemeðimin olduðu, kamýþtan yapýlmýþ, bordo ve yeþil renklere boyanmýþ küçük sepetim, o yaþýma göre bana çok uzak gelen yolu, yürüyerek okula gidiyordum. Bütün sýnýflar ayný odada olduðumuz için, daha okul açýlalý bir ay olduðu halde "ADA" dahil birçok þey öðrenmiþtim. Hatta öðretmen büyük sýnýflara anlatýrken dinlemiþ, birkaç kelime Ýngilizce bile öðrenmiþtim. Okulumu, öðretmenimizi, öðrencileri, kýsacasý okulla ilgili ne varsa herþeyi ve herkesi çok seviyordum. Ýlk ayýn sonunda öðretmenimiz; "Çocuklar! 29 Ekim Cumhuriyet Bayramýna az bir zaman kaldý. Hazýrlanmamýz lazým" dedi. Elindeki þiir kitabýný göstererek; "Þiir okuyacaklarýn isimlerini, okuyacaklarý þiirlerin yanýna yazdým. Herkes kendi þiirini bir kâðýda yazsýn! Ezberlesin!" dedi. Ýki kýtalýk bir þiirin yanýnda benim adým yazýyordu. "Fatmacýk" Okuldaki en küçük Fatma bendim, öyleyse bu þiir benimdi... Doðrusu hiç ümidim yoktu... Hem çok sevinmiþ, hem de telaþlanmýþtým... Yirmidokuz harfi biliyordum; kýsa kelimeleri heceleyerek okuyabiliyordum da, uzun kelimelerde zorlanýyordum... Öðretmenimiz bana þiir vermekle kalmamýþ, beni hem koroya almýþ, hem de piyeste rol vermiþti... Çiðdem çiçeði olacaktým... Sarý grapon kaðýdýndan elbisemi, öðretmenimizin hanýmý dikecekti... Ýki haftalýk provadan sonra hazýrdýk. Þiirimi sandýðýmdan kolay ezberledim... Öðretmenimiz; "Þiirinizi yazdýðýnýz kaðýt yanýnýzda olsun! Heyecandan unutursanýz, açýp bakarsýnýz" deyince, iyice rahatladým... Bayramdan önceki gün genel prova yaptýk... Sarý grapon elbisemi giydim... Çiðdem çiçeði oldum... Söylediðim birkaç kelimelik þarkýmý, öðrencilerin neden o kadar çok alkýþladýklarýný anlayamadým... Öðretmenimiz; "Yarýn yine her günkü gibi okula geleceksiniz. Evlerinde çiçek olanlar, getirsinler, çelenk yapýp Atatürk'ün büstüne koyacaðýz. Bir de ailelerinize törenin saat ikide baþlayacaðýný söyleyin" dedi. Ertesi gün elimizde çiçeklerle okula geldik... Çiçekler az gelmiþ... Atatürk'ün çelengine yetmediði için, öðretmenimiz beni ve daha birkaç kiþiyi bitiþik komþumuz Maria'dan çiçek istemeye gönderdi. Maria en güzel güllerini toplayýp bize verdi... Çelengimizi tamamlayýp, masanýn üzerine yerleþtirdiðimiz Atatürk büstünün yanýna koyduk... Bahçeye aileler için sandalyeler dizdik... Törenden önce yaðmur baþladý... Tam töreni sýnýfta yapalým, sandalyeleri içeri alalým derken yaðmur durdu... Ailelerin bir kýsmý gelmiþti... Maria da kendi bahçesi ile okul bahçesinin arasýndaki telin yanýna geldi... Öðretmen daha gelen olur diye, töreni biraz geç baþlattý... Ýstiklal Marþý alkýþlar, konuþma alkýþlar, birkaç þiir alkýþlar... Öðretmenimiz akordeon çalarken, biz korodakiler, marþlar ve okul þarkýlarý söyledik... Alkýþlar... Ailelerle birlikte, telin yanýndaki Maria da alkýþlýyordu... Onu da davet etse miydik? Okulun bahçesi büyük... Uzakta kaldý... Mikrofon yok... Ses oradan duyuluyor muydu acaba? Gözüm yolda annem daha gelmedi... Babamýn her zamanki gibi çok iþi var, gelemez... Annem geleceðini söyledi... Neyse ki, þiirim programýn sonuna doðru... Birazdan piyes baþlayacak... Sarý grapon kâðýdýndan elbisemi giydim bile... Ah! Anne nerede kaldýn? Bir abla þiir okuyor... "Yunanlýlarý Ýzmir'den denize döktüðümüzü" söylüyor... Keþke Maria'dan çiçek istemeseydik... Duydu mu acaba? Ýyi ki mikrofon yok... Ýyi ki bahçe büyük... Ýyi ki uzakta... Maria Türkçe biliyor mu acaba? Þiir bitti... Maria'ya bakýyorum... Maria alkýþlýyor... Ya duymadý, ya da Türkçe bilmiyor... Öðretmenimiz, bu þiiri unuttuðu için mi bizi çiçek istemeye gönderdi? Yine de keþke beni göndermeseydi... Piyes bitti... Aileler ve okul komþumuz Maria alkýþladý... Gözüm yolda, ne gelen var, ne giden... Sýra bana geldi... Programý sunan abi, benim ve þiirimin adýný söylediðinde ben aðlamak üzereydim... Öðretmenin yanýna sokuldum; "Annem gelmedi. Ben þiirimi okumayacaðým" dedim. Öðretmen; "Ben seni dinleyeceðim, benim için oku"dedi. Artýk çok geçti... Gözümden yaþlar akmaya baþlamýþtý... Zaten beni çiçek istemeye gönderdiði için, Çiçekler yetmediði için, öðretmenimiz beni bitiþik komþumuz Maria'dan çiçek istemeye gönderdi. Maria güllerini bize verdi. Çelengimizi Atatürk büstünün yanýna koyduk. Bahçeye sandalyeler dizdik. Maria, kendi bahçesi ile okul bahçesinin arasýndaki telin yanýna geldi. Onu da davet etse miydik? Bir abla þiir okuyor. "Yunanlýlarý Ýzmir'den denize döktüðümüzü" söylüyor. Keþke Maria'dan çiçek istemeseydik. Maria Türkçe biliyor mu acaba? Maria alkýþlýyor. Öðretmenimiz, bu þiiri unuttuðu için mi bizi çiçek istemeye gönderdi? Yine de keþke beni göndermeseydi. öðretmene de kýzmýþtým... Öðretmen; "Fatmacýk, annesi gelmediði için, þiirini okumayacakmýþ" dedi. Gülüþmeleri ve alkýþ seslerini duyduðumda ben çoktan sýnýfa kaçmýþtým... Tören bitene kadar, sýnýfta aðladým. Eve dönerken, bir taraftan da annemi merek ediyordum... "Geleceðim" demiþti... Annem köyün giriþinde beni bekliyordu... Büyük sýnýflardaki öðrenciler, köye benden önce gelmiþler, gidip anneme olanlarý anlatmýþlardý... Bizim köyde yaðmur biraz daha uzun süreli yaðmýþ... Küçük kardeþlerim ýslanmasýn diye yola çýkmamýþlar...

9 31 Ekim 2010 Pazar Pazar 9 Fas kökenli Hollandalý yazar Abdelkader Benali'nin kaleminden Avrupa'nýn kararan masal dünyasý: 'Çokkültürlülükte bir þeylerin çürük olduðu kesin, fakat kliþeleþmiþ kurbaný kliþeleþmiþ günah keçisine çevirmek gerçeði yansýtmýyor' Annemle 1970'lerin sonunda Rotterdam'a geldiðimizde güvenli bir sýðýnak bulduðumuzu düþünüyorduk. Kuzey Fas'ýn sarp daðlarýndan gelen bizler, Avrupa'nýn her þeyin daha iyi olacaðýný düþünüyorduk. 30 yýl sonra Geert Wilders gibilerinin nüfuz sahibi olacaðý ve burka yasaðý için bastýracaðýný kestiremezdik, fakat o zamanlar sokaklarda burka da yoktu. Anaokulunda ilgi görüyordum; adým diðer öðrencilerinkinden daha uzundu ve bununla gurur duyduðum düþünülürdü.. Hollanda kültürü, kahverengi derime mühürlenen bir dövme gibiydi. Dili öðrendim ve öðretmenlerimin önünde kusursuzca konuþmaktan zevk aldým. Ben onlarýn çokkültürlülük hayaliydim: Dilleri üzerinden kültürlerine uyum saðlayabileceðini gösteren bir yabancýydým. Arkadaþlarýmýn anneleri bana Fas mutfaðýna bayýldýklarýný anlatýrdý. Yabancý kültürler hakkýnda romantik bir dille konuþurlardý ve ben gurur duyardým. Farklýydým ve bu bana kendimi özel hisettirirdi. Hollandalýlar çocukluðumda bende merak uyandýrýrdý. Köpeklerinin koltuða çýkmasýna ses etmez, felaket ve hastalýk yüzünden acý çeken insanlara yardým ederlerdi. Ben masallarý sadece okumuyordum; bir masalý yaþýyordum. Sonra Berlin Duvarý'nýn çöküþü geldi. Avrupa göçmenlere ihtiyaç duyduðuna karar verdi. Ýlk deðiþimi evimde gördüm. Yaþlarý ilerleyen ebeveynlerim Fas'a dönme umudundan vazgeçti. Burada kalacaðýmýz, Avrupa'da yaþamanýn getirdiði fýrsatlardan vazgeçmeyeceðimiz hissi aðýr basmaya baþladý. Bu hisse, çocuklarýnýn kimliklerini kaybedeceðine dair tedirginlik de eþlik ediyordu. Biz Hollandaca konuþuyorduk, Berberi dilini deðil. Bu arada Hollandalýlar çoðu göçmenin hiç gitmeyeceði gerçeðinin farkýna varmaktaydý. Cuma akþamlarý Rotterdam'da göçmen çocuklarý gruplar halinde sokaða çýkardý. Köklerine yabancýlaþmýþ, tüketim kültüründe teselli arayan, fakat Hollanda toplumundan da dýþlanmýþ çocuklardý bunlar. Türkler Türklerle, Faslýlar Faslýlarla takýlýrdý. Eritme potasý harekete geçemiyor, unsurlar karýþmýyordu. Kimi Müslümanlara göre, laik yaþam tarzým sadece bana deðil, Ýslam'a da felaket getirecekti. Çoðu Hollandalý eskiden göçmenleri, dükkanlarýndan düþük fiyata et ve sebze satýn aldýklarý kýyýda kalmýþ, renkli insanlar olarak görüyordu. Bunu biliyordum çünkü babamýn bir kasap dükkaný vardý ve onlara pirzola satardým. 1990'lar ilerledikçe, 'allochtoon' (kökeni baþka ülkede bulunan) ile autochtoon (kökeni bu ülkede bulunan) arasýndaki fark vurgulanýr oldu. 'Allochtoon' suç, geniþ aile, kötü yaþam ve Ýslam'la eþanlamlý hale geldi. Bu durum Hollanda'yla sýnýrlý da deðildi. Almanya'da, köktenci bir Ýslam'ý benimseyen Türk göçmenlere dair sorular gündemdeydi. Fransa-Cezayir maçýnda binlerce genç Cezayir kökenli Fransýz sahayý basýyordu; "Bu ülkeye ait olduðumuzu hissetmiyoruz" deme yoluydu bu. Peki ne deðiþmiþti? Bence sebep savaþýn hatýralarý. Savaþ kurbanlarýna dair derin suçluluk duygusu, yeni göçmenlere yönelik yaklaþýmla temize çýkarýlmalýydý. Göçmenler solcu seçkinler için hiçbir þekilde eleþtirilemeyecek bir totem haline geldi. Herkesin dilindeki slogan çokkültürlülüktü. Paris'in banliyölerindeki genç göçmen kadýnlar aðabeylerinden dayak yeme korkusuyla gece dýþarý çýkamazdý. Kimse eleþtirmedi. Batý Afrika'dan göçmenler dört kadýný ayný çatý altýnda tutabiliyordu. Seçkinler müdahale etmedi, zira bu onlarýn kültürüydü. Kanaat önderleri göçmenlerin zamanla asimile olacaðýna inanýyordu. Bir Faslý Hollandalý, bir Cezayirli Fransýz, bir Türk de Ýsveçli olacaktý. Bu gerçekleþmedi. Tam tersini yaptýlar. Korkunun Avrupa'nýn yeni vatandaþlarýný asimile edebileceði fikrini tehdit ederek devreye girdiði an buydu. Göçmenler balkonda koyun kesmek ve kýz çocuklarýn okula gitmesine izin vermemek gibi alýþkanlýklarýna tutunacaksa, Avrupa'nýn altý içeriden oyuluyor demekti. Geert Wilders ýlýmlý Ýslam diye bir þey olmadýðýný, kendine Müslüman diyen her Müslüman'ýn bir gün radikalleþeceðini tam da bu baðlamda beyan edebiliyor. Bu bir kelime oyunu deðil; Wilders'e oy veren Hollandalýlar camdan dýþarý baktýðýnda gerçekten de Müslüman komþularýnýn daha az deðil, daha çok Müslüman olduðu fikrini ediniyordu. Burka giymiþ, bunun Allah'la ruhani iliþkilerini güçlendiren bireysel bir karar olduðunu söyleyen kadýnlar gördüler. Burka beni de endiþelendiriyordu. Fakat Wilders'in adýmýný, popülist hissiyatlarý soðukkanlý siyasete dönüþtüren ve yeni bir korku türü yaratan tehlikeli bir yöntem olarak görüyorum. 2. Dünya Savaþý'nýn bu yaþananlardaki rolü karmaþýklaþýyor. Hollanda, Danimarka ve Fransa'daki popülist partiler Ýslamcý ideolojiyi faþizmle baðlantýlandýrýyor. Ýslam yeni Nazizm ve Muhammed de onlarýn yeni Hitler'i. Tarih, yeni bir tarihin kopyasý haline gelmiþ durumda: Ýslam'a karþý dünya savaþý. Bu mesaj 1980'lerde olsa insanlarý güldürürdü, fakat bugün öyle deðil. Ýsveç'te Ýslam ve göçle ilgi tartýþma yayýlýyor. Ýslam, göç karþýtý hareketin zehirli bir unsuru sadece. Zira kýsmen Yahudi olan Fransa Cumhurbaþkaný Nicolas Sarkozy Romanlarý kovuyor. Holokost'un ülkesi Almanya'da, eski Merkez Bankasý Baþkaný Thilo Sarazzin düþük IQ'larý nedeniyle göçmen iþçilerin azaltýlmasý yönünde çaðrý yapýyor. Avrupa'nýn sürekli büyüyen ve Batýlý olmayan bir nüfus tarafýndan rehin alýndýðý fikri korku yaratýyor ve popülist partiler kazanýyor. Fakat göçü durdurmak imkânsýz. Avrupalý nüfus yaþlanýyor, iþgücü daralýyor. Göçü savunmaksa artýk kutsala hakaret anlamýna geliyor. Çokkültürlülükte bir þeylerin çürük olduðu kesin, fakat kliþeleþmiþ kurbaný kliþeleþmiþ günah keçisine çevirmek bayaðý bir davranýþ ve gerçeði yansýtmýyor. Çocukluðumun Hollandasý'nýn geri gelmeyeceðini biliyorum. Karanlýk bir döneme giriyoruz. Bir nesil yabancý düþmanlýðýyla büyüyor ve Ýslam korkusu revaçta. Thomas Mann ve Bertolt Brecht gibi yazarlarýn savunduðu insani Avrupa'ya dayanarak, Avrupa'nýn ne olduðuna dair yeni bir fikir geliþtirmenin vakti geldi. Yeni gelenlerin cehennem deðil, sýðýnak olarak gördükleri bir Avrupa... Bu yapýlmazsa, Avrupa göçmensizlikten deðil, ýþýksýzlýktan hayatýný kaybedecektir. (Observer/ 3 Ekim 2010)... dünyadan dünyadan...

10 10 Pazar 31 Ekim 2010 Pazar Geç kalmýþ bir yorum Kana susayan prenslerden önce ne vardý ki? n Ýlter YÜKSEL Siz sessiz sakin yaðmurlu bir gecede yataðýnýzda uyurken, yabancý bir kiþi odanýzda gizlice sizi izliyor... Romantik mi? Sanmýyorum... Daha çok 'korkunç' denilebilir. Nasýl oldu da insanlar 'vampir' fikrine bu kadar olumlu baktý anlamaya çalýþalým. Hiç duymamýþ biri kaldýysa eðer; günümüzde vampir hikâyelerinin kitabevlerinde 'korku' bölümünde deðil de 'romantik' bölümünde yer almasýný saðlayan, 2005 yýlýnda ortaya çýkan "Twilight Saga" (Alacakaranlýk Destaný) 37 dile çevrilmiþ ve beþ kitaptan oluþuyor. Yazar Stephanie Meyer sayesinde ana temasý bir vampirle (Edward Cullen) insanýn (Isabella Swan) arasýnda ve çevresinde geliþen olaylar; Aþk, tutku, baðlýlýk, mücadele, çeliþkiler gibi konularla bütünleþiyor. Hem eðlenceli hem de temposu hiç yavaþlamayan, zamanýnýzý öylesine geçirmek için okumak isteyeceðiniz bir kitap aslýnda. Stephanie Meyer'ýn anlatýmý çok akýcý. Bir bakýyorsunuz, ilk kitap bitmiþ, ikincisini okumak için can atýyorsunuz. Ve ikincisi bitince bir sonrakini okumak için sabýrsýzlanýyorsunuz; ve bu, beþinci kitaba kadar devam ediyor. Beþinci kitapta çok güzel bir 'mutlu' son hazýrlayan Stephanie Meyer, okuyucularýna hem yeteri kadar bilgi veriyor hem de daha fazlasýný isteyen okuru býrakýyor. Aslýnda kitaplarý okurken fark etmiyorsunuz, ama bir süre sonra bunlarýn ne kadar saçma sapan olduðunu anlýyor; gözünüzde canlandýrýyorsunuz. Zaten gözünüzde canlanmasý için filmleri de yapýldý ve yapýlýyor. Filmlerle birlikte "Twilight" çýlgýnlýðý çok deðiþik bir boyut alýyor. Çünkü artýk hayranlýkla okunan ve beðenilen Edward, Bella ve onlarýn ailelerinin nasýl göründüðünü düþünmenize de gerek kalmýyor zaten film için seçilen oyuncularla onlarý eþleþtirebiliyorsunuz. Film sektörünün de kitapla birleþmesiyle, kitaptaki karakterlerin nasýl göründüðünü filmleri görerek öðrenmiþ oldu okuyucular. Böylece onlarýn giyim ve tavýrlarýný kopyalayabildiler, Edward rolünü alan Robert Pattison için kýzlar birbirleriyle çekiþmeye baþladý, Bella rolünü oynayan Kristen Steward de erkeklerin hayal dünyasýnda gezmeye baþladý. Diðer karakterler de bu yolla kendilerini dünyaya tanýttýlar. Bunlarla paralel olarak, hayranlarýn 'tapýnma'larý için kullanabilecekleri elementler de geliþtirildi. "Twilight" film posterleri, oyuncularýn tek olan portre posterleri, filmde giyinmiþ olan giysilerin koleksiyonlarý, kullanýlan arabalarýn popülaritesi, filmde görülen kolye ve bilezikler, kitabýn çizgi romanlarý, hatta bu kitaplarda beðendikleri sözleri dövme olarak yaptýran 'fan'lar bile kýsa bir süre içerisinde ortaya çýktý. Dergiler, gazeteler, televizyon kanallarý, magazin basýný bu oyuncularýn peþine düþtü. Moda dergileri giysileri giymeleri için ana karakterleri seçerken, magazin basýný da filmde oynayan her bir oyuncunun sülalesini araþtýrýp bilenlere bilmeyenlere bütün ayrýntýlarýyla sundu. Genç kýzlar Bella'nýn saç modelini kuaförlerinden yapmasýný istediler, erkeklerse Edward'ýn. Nerdeyse biri günümüzün Juliet'i diðeri Romeo'su oldu. Sadece daha ticari bir konsept içerisinde. Peki, aslýnda gerçekten o kadar etkileyici olan ne? Romantizm mi? Aksiyon mu? Yoksa filmleri mi bu kadar etkiledi herkesi? Destanda, Edward karakteri olaðandýþý boyutta çekici ve etkileyici olarak tanýmlanýyor. Bella ise düzgün yürüyemeyen, etrafýndaki insanlar içerisinde pek de dikkat çekmeyen, ama bir türlü de onlarýn arasýna giremeyen bir kýz. Anne ve babasý ayrý yaþayan Bella normalde annesinin yanýnda Arizona'nýn Phoenix bölgesinde yaþarken kendi kararýyla babasýnýn yanýna Washington'da olan Forks bölgesine yerleþir. Daha önce yaþadýðý güneþli bölgeye ters düþen özelliklere sahip olan Forks'un, her zaman yaðmurlu ve kapalý bir havasý var. Dolayýsýyla da vampirler de var :). Hem karanlýk hem de kasvetli havalarda baþka ne olabilirdi ki? Tabii ki, Kurt adamlar Jacob Black (Taylor Lautner) Bella'ya olan platonik aþkýyla "Twilight Saga"da büyük rol oynuyor. Her þey güzel, gençlerimiz kendilerini biraz öyle biraz böyle bu filmlerin veya kitaplarýn içerisinde bulabiliyorlar. Peki, bu kitabýn içeriði nasýl oluyor da bu kadar romantik olabiliyor. En deðiþik ayrýntýlardan biri Edward'ýn Bella'yý sýrtýna alýp ormanda gezdirmesi. Hangi erkek bunu bir kýza yapsa kýzýn hoþuna gitmeyecek diye düþünmeden kendimi alamýyorum. Veya "Twilight" filminde gösterilen ama kitapta olmayan sahnelerden biri, Edward'ýn durduk yere Bella arabasýnýn yanýndayken arabanýn üzerine zýplayýp ortaya çýkmasý. Daha neler!!.. Daha da korkuncu, ki bu kitaplardaki en romantik anlarýndan biriydi, Edward Bella'yý ilk tanýdýðý haftalarda odasýnýn camýndan gizlice onu uyurken seyrediyordu. Bella bunu hissedip uyandýðýnda ise kayboluyordu. Sanýrým bu bazý insanlarýn korkunç rüyalarýnda yer alan bir hikâye Peki bu gibi Edward'ýn yaptýðý küçük jestler eðer normal hayatta hoþ deðilse, hikâyenin neresi romantik? Pamuk Prenses, Prens onu öpünce uyanýyordu. Bu güzel bir andý çünkü Pamuk Prenses hayata dönüyordu. O öpücük romantikti Ama karþýndakini her an öldürebilecek olan kiþinin, karþýsýndakini öpmesi, romantik olarak deðerlendirilebilir mi; sanmýyorum Filmde kitapta anlatýlan detaylar var olmasa da, hiç olmazsa, "Twilight" delileri için bir 'giriþ' sayýlýr. Ama ticari yaný bir yana, kitaplarýn içeriklerinin de insanlara nasýl hitap edebildiðini çözmek zor bir uðraþ. Fakat yaþ arasý kitap okumayý seven gençler, gerçekten baþka öðrenecekleri bir þey kalmamýþsa, bu kitaplarý mutlaka okuyup veya filmlerini görmeli ve popüler kültüre ayak uydurmalýlar. Yoksa bir sonraki film çýktýðýnda Herkes "Twilight" dili konuþuyor olacak ve siz onlarý anlamayacaksýnýz umrunuzdaysa(!):)

11 31 Ekim 2010 Pazar Pazar 11 Çok güzel, çok yalnýz, çok trajik, çok sarýþýn... Norma Jean, 1926'da California'da doðdu. Babasý, o doðmadan çekip gitti. Annesi ömrünü bir þizofren olarak hastanede geçirdi. Norma 8 yaþýnda cinsel tacize uðradý. 16 yaþýnda yetimhaneden kaçtý. Bir fabrikada çalýþýrken fotoðraflarý çekildi, modelliðe baþladý. Onu film yapýmcýsý Howard Hughes keþfetti ve adýný Marilyn Monroe olarak deðiþtirdi. Önce sessiz sarýþýn kýz olarak kendini gösteren Marilyn, sonra "Sarýþýn Bomba" olarak anýlan bir idole dönüþtü. "Niagara", "Gentlemen Prefer Blondes", "How to Marry A Millionaire" adlý filmlerle ünlenen Marilyn, film yapýmcýlarýnýn ve fotoðrafçýlarýn ilgi odaðý oldu yýlýnda ünlü oyun yazarý Arthur Miller ile üçüncü evliliðini yaptý. Uyuþturucu... alkol baðýmlýlýðý... psikolojik problemler yýlýnda Arthur Miller'dan ayrýldý. 5 Aðustos 1962 yýlýnda evinde ölü bulunan Marilyn'in intihar ettiði söylendi; ancak, ABD Baþkaný John.F Kennedy'le iliþkisi nedeniyle öldürüldüðü iddialarý da hep gündemde kaldý. Norma Jean... Marilyn... "Aptal Sarýþýn" olarak yaftalanmýþtý ama o aslýnda, sarýþýn ve kusursuz bir trajediydi... "Fragments" adýyla yayýmlanan günlüklerinde karþýmýza "aptal bir sarýþýn" olarak deðil, James Joyce ve Samuel Beckett okuyan bir kadýn olarak çýkýyor. Einde Ulysses'le çekilmiþ meþhur fotoðrafý ölümünden sonra açýk arttýrmada 10 bin dolara satýlmýþtý. "Fragments" o kitabý sadece elinde tutmadýðýný, ayný zamanda okuduðunu gösteriyor. Marilyn Monroe arþivini ünlü oyuncu eðitmeni Lee Strasberg'e býrakmýþtý. 1999'da Strasberg'in eþi Anna Strasberg, Monroe'ya ait bazý eþyalarý açýk arttýrmayla 13 milyon dolara sattý. Strasberg'ler, Monroe foroðraflarýndan ve filmlerinden her sene milyonlarca dolar kazanýyorlar. Bu para, New York'taki Strasberg Tiyatro ve Film Enstitüsü'ne gidiyor. Monroe'yu Lee Stasberg ile tanýþtýran Elia Kazan'dý. Birkaç yýl Monroe ile sevgili olan Kazan, oyunculuk yeteneðini geliþtirmek isteyen Marilyn'i Strasberg'e yollamýþ; Strasberg de Marilyn'den düzenli olarak bir psikiyatristle görüþmesini istemiþti. Bu günlükler o terapiler sayesinde, Marilyn kendisiyle sansürsüz bir þekilde yüzleþsin diye ortaya çýktý. Elyazýsýyla tutulmuþ notlar, þiirler... Ve þöyle bir cümle: -Yalnýzým!.. Ben yalnýzým... Etrafta ne olursa olsun ben hep yalnýzým! Marilyn gördüðü bir rüyayý þiirleþtirerek yazar günlüðüne. Rüyasýnda 'En iyi cerrah' olarak tarif ettiði Strasberg onu keser, ameliyat eder... Þiirin bir bölümünü Ýsmet Berkan çevirmiþ:... pazar KritiK... Ve orada hiçbir þey yoktu Strasberg Derin bir hayal kýrýklýðý duydu ama ondan da fazlasý Akademik olarak þaþýrmýþtý Büyük bir hata yapmýþtý Ýçeride çok þey olduðunu düþünmüþtü Ama içeride hiçbir þey yoktu Yaþayan ve hisseden her insanda olan onda da olur sanmýþtý Ama kesince içinden çýkan yegâne þey odun talaþý olmuþtu Sanki bez bebeklerdeki gibi, odun talaþý (...) Ve Dr. H þaþýrdý Çünkü ansýzýn fark etti ki, bu yeni tip bir hasta Hasta... Tamamen bir boþluktan ibaret Strasberg'in tiyatro için hayalleri ve umutlarý yýkýldý Dr. H'nin tam bir psikiyatrik iyileþme için hayalleri ve umutlarý yýkýldý Arthur hayal kýrýklýðýna uðradý. En büyük korkusu boþandýðý son kocasý, ünlü oyun yazarý Arthur Miller'i hayalkýrýklýðýna uðratmaktý. Ki yukarýdaki dizelerden de anlaþýlacaðý gibi Miller hayalkýrýklýðýna uðradý. Miller, arkadaþlarýnýn önündeki davranýþlarý yüzünden ona utandýðýný söyledi. Çok güzel, çok yalnýz, çok trajik, çok sarýþýn pazar KritiK...

12 Armaðanlý sorular... 1) Bir kuþ üzümü kadar ufak hayata, benden sonra kuþlara iyi bakýn diyerek veda eden kadýn þair kimdir? a) Nilgün Marmara b) Sylvia Plath c) Rabia Bayraktar d) Virginia Woolf 2) Karl Marx ýn kýzý Laura ile evli olan (ve birlikte intihar eden) Paul Lafargue ýn eseri hangisidir? a) Çalýþma hakký b) Makineler çalýþsýn, insanlar yatsýn c) Tembellik hakký d) Marx ve Engels üzerine düþünceler 3) Nazi Almanyasý ndan kaçýp Paris e yerleþen, Berlin de Çocukluk adlý kitabýn yazarý olan ve 1940 ta intihar eden ünlü düþünür kimdir? a) Ernst Bloch b) Walter Benjamin c) Thedor W. Adorno d) Bertolt Brecht 4) Hangisi Napoléon ve Jan d Arc ýn Çilesi isimli filmlerde de rol alan ve 1948 de intihar eden Antonin Artaud un eseridir? a) Maskeli Anarþist b) Kaçak Anarþist c) Taçlý Anarþist d) Kim Bu Anarþist 5) Ýspanya Geceleri, Silahlara Veda isimli kitaplarýn, 1961 yýlýnda kendini av tüfeði ile vurarak yaþamýna son veren, yazarý kimdir? a) Ernest Miller Hemingway b) Atilla Jozsef c) Arthur Koesteler d) Stig Dagerman 6) Dünyanýn gidiþatýndan duyduðu üzüntü sebebiyle 1942 de Brezilya nýn Petropolis þehrinde, eþiyle birlikte yüksek dozda Vernol alarak intihar eden, Yürek Çöküntüsü isimli kitabýyla bilinen, Avusturya lý ünlü yazar kimdir? a) Robert Flinker b) Achille Zavatta c) Heinrich Himmler d) Stefan Zweig 7) Aþýrý dozda uyuþtucu alarak intihar eden, Hayyam gibi baktým, güldüm ve artýk aramadým diyen, Adem den Önce, Beyaz Diþ, Vahþetin Çaðrýsý kitaplarýnýn yazarý olan yazar kimdir? a) Henrich Von Kleist b) Jack London c) Boris Harloff d) John Berryman 8) 1933 yýlýnda Polonya da doðan ve 1991 de Manhattan daki evinde intihar eden Jerzy Kosinski hangi ünlü kitabýn yazarýdýr? a) Kuþlar b) Saray Kuþu c) Kuþlar Gibi Hür d)boyalý Kuþ 9) Ýntihar eden kurmaca karakter Selim Iþýk hangi yazarýn kitabýndadýr? a) Vedat Türkali-Bir Gün Tek Baþýna b) Yaþar Kemal- Ýnce Memed c) Oðuz Atay-Tutunamayanlar d) Tahsin Yücel-Peygamberin Son Beþ Günü 10) Hangisi 1925 yýlýnda Leningrad da bileklerini keserek kendi kanýyla son þiirini yazdýktan sonra kendini kalorifer borularýna asarak intihar eden Rus þair Sergey Yesenin in son þiirinden bir parça olabilir? a) Ben öldüm siz keyfinize bakýn b) Suskunluðumla anlatabileceðimi anlatmýþtým, þimdi dinliyorum c) Geldim ve gidiyorum d) Ölmek yeni birþey deðil/ fakat daha yeni bir þey deðil yaþamak da 11) Aþaðýdakilerden hangisi intihar eden Kýbrýslýtürk þairdir? a) Nilgün Marmara b)ulus Baker c)süleyman Uluçamgil d)kaya Çanca Sergey Yesemin Sylvia Plath Walter Benjamin Jerzy Kozinski Karl Marx ýn kýzý Laura ve kocasý Paul Stefan Zweig Nilgün Marmara Oðuz Atay NOT: Bu sayfada okuduðunuz sorularý doðru yanýtlayanlara, gazetemiz yazarlarýnýn kitaplarýný armaðan ediyoruz. Yanýtlarýnýzý adresine gönderebilirsiniz. Sorularýn doðru cevaplarýný haftaya bu sayfada okuyabilirsiniz... Pazar Sahibi: AFRÝKA Yayýncýlýk Limited Editör: Faize ÖZDEMÝRCÝLER Dizilip Basýldýðý Yer: AFRÝKA Yayýncýlýk Limited Tesisleri Matbaa Teknikeri: Bünyamin NAZÝK Görsel Tasarým: Erdem YORGUNOÐLU Web sayfasý:

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not 1. Anne Özlemi Ýlkbaharýn tatlý güneþi, Yeþilbað köyünde bütün çatýlarý, avlularý, tarlalarý, dað yollarýndaki keçileri ýsýtmaya baþlamýþtý yine. Tuna bu köyde yaþayan çocuklardan biriydi. Ablasý Suna

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz,

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz, 1. Fasikül TEMA 1 Okul Heyecaným Set Olarak Satýlýr, Tek Tek Satýlmaz. ...... Ön Söz www.degeryayinlari.com Copyright Zambak Yayýncýlýk ve Eðitim Gereçleri Tic. AÞ Bu kitabýn tamamýnýn ya da bir kýsmýnýn,

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi.

O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi. O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi. Çünkü fýrtýna olacaksa okullarýn tatil edilmesi kesin gibi

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý.. Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

Ý Ç Ý N D E K Ý L E R

Ý Ç Ý N D E K Ý L E R ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta...9 Düzlem...10 Geometrik Cisimler ve Modelleri...12 Geometrik Cisimler ve Yüzeyleri...14 Haftanýn Testi...16 Veri Toplama - Þekil Grafiði...18 Tablo...20

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

Çevreyi Benim Ýçin. Güvenli Hale Getirebilir misin? MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ

Çevreyi Benim Ýçin. Güvenli Hale Getirebilir misin? MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ Çevreyi Benim Ýçin Güvenli Hale Getirebilir misin? MUTLU ÇOCUKLAR DERNEÐÝ Mebusevleri Mah. Þerefli Sok. 27/3 Tandoðan/ANKARA Tel : 0 312 222 03 55 Fax: 0 312 222 03 09 MUTLU ÇOCUKLAR

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan,

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan, Yücel Terkanlýoðlu Onaylayan Administrator Cumartesi, 23 Þubat 2008 Son Güncelleme Pazartesi, 27 Ekim 2008 Besteciler.org HTML clipboard Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 1. Fasikül TEMA 5 Hayal Gücü TEMA 6 Eðitsel ve Sosyal Etkinlikler r, ýt lý z. Sa ma k l ra atý a S l O ek t Se ek T T ... Ýçindekiler 5. TEMA: HAYAL GÜCÜ Açelyanýn Bir Günü Harf Hece Test 1 Kelime Test

Detaylı

ARTIMAGE Yapý San. ve Tic. Ltd. Þti. Orhantepe Mahallesi Sahilyolu Sok. No: 19/A Dragos-Kartal / TURKEY Tel: 0216 399 78 72 Faks: 0216 399 68 02 www.artimage.com.tr Estetiðin betonla dansý... DEKOZEMÝN

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

A D H I G B C E F 75 lik servis arabasý 100 lük servis arabasý 120 lik servis arabasý 140 lýk servis arabasý 210 luk servis arabasý Çocuk arabasý 25 lik A B C D E F 730 840 780 900 990 560 640 730 690

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp.

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp. Sezen Aksu 2 Onaylayan Administrator Pazar, 20 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org Çok Ayýp Söz - Müzik: Sezen Aksu Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun

Detaylı

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41.

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41. 7215 73-2/26 TR(TR) Kullanýcý için Kullanma talimatý ModuLink 25 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý off on C 5 off 2 on pm 1:41 24 Volt V Lütfen cihazý kullanmaya baþladan önce dikkatle

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ... 10 Ölçme ve Deðerlendirme... 13 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 15 DUYGULARIMIZ ve DÜÞÜNCELERÝMÝZ... 16 Ölçme ve Deðerlendirme...

Detaylı

3. KENT VE SAÐLIK SEMPOZYUMU EÞÝTSÝZLÝKLER KAÇINILMAZ MIDIR?

3. KENT VE SAÐLIK SEMPOZYUMU EÞÝTSÝZLÝKLER KAÇINILMAZ MIDIR? 3. KENT VE SAÐLIK SEMPOZYUMU EÞÝTSÝZLÝKLER KAÇINILMAZ MIDIR? DAVET MEKTUBU Deðerli Katýlýmcýlar, Kentlerimizi daha saðlýklý bir geleceðe taþýmanýn yollarýný aradýðýmýz Kent ve Saðlýk Sempozyumlarýnýn ilkinde

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

Son Tren Dershaneden çýkmýþlardý. Akþam oluyordu. Önce her gün geçtikleri sokaklardan geçtiler. Sonra üç ana caddenin birleþtiði o kocaman kavþaktan En zoru bu kavþaktan geçmekti. Her yanda trafik lambalarý

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Melike Koçak-Sezer Ateþ Ayvaz-Leyla Ruhan Okyay

Melike Koçak-Sezer Ateþ Ayvaz-Leyla Ruhan Okyay Nezihe Meriç'le Melike Koçak-Sezer Ateþ Ayvaz-Leyla Ruhan Okyay Sezer Ateþ Ayvaz, Nezihe Meriç, Melike Koçak, Leyla Ruhan Okyay Kararsýz yaðmurun oyun oynadýðý bir günde, bir çay bahçesindeyiz; önümüzde

Detaylı

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ Vantaan kaupunki Sosiaali- ja terveysvirasto / Puheterapia Monikielisen lapsen puheen ja kielen kehityksen tukeminen ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ turkki ÇOK DÝLLÝ

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Eisenhower'dan Reagan'a Jules Feiffer'ýn Amerikasý

Eisenhower'dan Reagan'a Jules Feiffer'ýn Amerikasý 39 Jules Feiffer's America Jules Feiffer Eisenhower'dan Reagan'a Jules Feiffer'ýn Amerikasý Levent Gönenç Elinizde tuttuðunuz bu kitap bugüne kadar Amerikan toplumu üzerine yapýlmýþ en yetkin sosyolojik

Detaylı

KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: ISLEM SECIMI FULL

KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: ISLEM SECIMI FULL KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: calismaya hazir Enter Tuþu menülere girmek için kullanýlýr. Kýsa süreli basýldýðýnda kullanýcý menüsüne, uzun sürelibasýldýðýnda

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 Düzenleyen Administrator Salý, 15 Haziran 2010 Mersin Gazetesi KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 YAZIK Abidin GÜNEYLÝ-Mersin Küfürün adýný günah koymuþlar Etsem bana yazýk etmesem

Detaylı

D Ý K K A T Ç O K Ö N E M L Ý N O T :

D Ý K K A T Ç O K Ö N E M L Ý N O T : D Ý K K A T Ç O K Ö N E M L Ý N O T : Bu e-kitap Beyin Gücü dergisinin Kasým ayý hediyesidir. Kitap her dergi için sadece bir kez indirilebilir. Hiçbir þekilde baþkalarýna daðýtýlamaz ve hiçbir ortamda

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 Μάθηµα: Τουρκικά Ηµεροµηνία και ώρα εξέτασης: Πέµπτη, 1 Ιουνίου 2006 11:00 13:00

Detaylı

KÜMELER TEST / 1. 1. Aþaðýdakilerden hangisi bir küme belirtir?

KÜMELER TEST / 1. 1. Aþaðýdakilerden hangisi bir küme belirtir? KÜMELER TEST /. þaðýdakilerden hangisi bir küme belirtir? 6. ten küçük asal sayýlar kümesinin Venn þemasý ile gösterimi aþaðýdakilerden ) Yýlýn aylarý ) Sokaktaki yaþlý insanlar ) Trabzondaki en iyi lokantalar

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

Vepamon Akaryakýt Seviyesi Ölçümü Kayýt ve Kontrol Sistemi

Vepamon Akaryakýt Seviyesi Ölçümü Kayýt ve Kontrol Sistemi Araç yakýt deposu seviyesi ölçüm-kayýt ve kontrol sistemin kullanýcýya faydalarý VEPAMON; yakýt seviyesi, aracýn hýzý ve yaptýðý kilometre ile motorun çalýþma rejimi hakkýnda bilgi kaydý saðlayan, veri

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ OFSAYT 2 Þinasi ile HAYATIN ÖTE YANI HAFTANIN SORUSU Devane den MURTAZA Yav Þinasi Aðabey, bu CHP de Saim Topgül

Detaylı

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 1. Ünite İletişim ve İnsan İlişkileri İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 9 Ýletiþim Benimle Baþlar a. Bugüne kadar baþardýðým en zor iþ nedir? b. En çok gurur duyduðum

Detaylı

Iletisim ve Lisan Enstitusu

Iletisim ve Lisan Enstitusu . Iletisim ve Lisan Enstitusu..... Biz Kimiz? Institute of Communication and Languages (ICL), önceki adýyla Ýki Toplumlu Mesleki Ýngilizce Destek Programý, nitelikli Ýngilizce, kültürlerarasý iletiþim

Detaylı

Ayakkabýlarýný çýkardýktan sonra sevindirici bir yüz anlatýmýyla bir elindeki pakete baktý, bir içeriye. Sonra oðluna seslendi: Murat, Murat!..

Ayakkabýlarýný çýkardýktan sonra sevindirici bir yüz anlatýmýyla bir elindeki pakete baktý, bir içeriye. Sonra oðluna seslendi: Murat, Murat!.. BEKLEYÝÞ Murat okuldan dönmüþ, odasýna çekilmiþti. Derin düþünceler içinde kitaplarýný, defterlerini karýþtýrýyordu. Bir gün önce üzdüðü annesinin aðlamaklý yüzü gözünün önünden gitmiyordu. Þunu da isterim,

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

Yüksek kapasiteli Bigbag boþaltma proseslerimiz, opsiyon olarak birden fazla istasyonile yanyanabaðlanabilirözelliðesahiptir.

Yüksek kapasiteli Bigbag boþaltma proseslerimiz, opsiyon olarak birden fazla istasyonile yanyanabaðlanabilirözelliðesahiptir. Firmamýzmühendisliðindeimalatýnýyaptýðýmýzendüstriyel tipbigbag dolum,bigbag boþaltma prosesleri kimya,maden,gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle TürkSanayicisininhizmetindeyiz...

Detaylı

BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ

BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ BÖLÜM 1 BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ Kazanýmlar Bu bölümde; Çevremdeki insanlarýn bireysel farklýlýklarýný tanýmayý, Bireysel farklýlýklarý kabul etmeyi öðreneceðim. 1. BENZERLÝKLERÝMÝZ VE FARKLILIKLARIMIZ

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz Yýlýn Bürokratý 90.00 Yýlýn Ýþadamý 95.00

Detaylı

verter Dört mevsim daha konforlu, ekonomik ve uzun ömürlü tesisler için.. verter A member of the Uygulama Teorisi: Benzeþim Kurallarý: Debi Basýnç Güç Q 1 Q 2 = n 1 n 2 H 1 n 1 = H 2 ( n2 P 1 n 1 = P 2

Detaylı

Nokia Holder Easy Mount HH-12 9249387/2

Nokia Holder Easy Mount HH-12 9249387/2 Nokia Holder Easy Mount HH-12 1 4 2 3 9249387/2 5 7 6 TÜRKÇE 2006 Nokia. Tüm haklarý mahfuzdur. Nokia i Nokia Connecting People su ¾igovi ili za¹tiæeni ¾igovi firme Nokia Corporation. Giriþ Bu montaj cihazý,

Detaylı

Temmuz Sayý: 69. Fotoðraf: Kemal CEYLAN

Temmuz Sayý: 69. Fotoðraf: Kemal CEYLAN Temmuz Sayý: 69 e-mail: hale@corumhakimiyet.net Fotoðraf: Kemal CEYLAN 23456-78889-10101011-12- Dilli Defter den (Aðustos 2005) Annemarýe Schimmel Gönül diliyle Ýskilip Kara Kutu Hepimiz tek bir bir in

Detaylı

Bir an hangisini giyeceðinin kararsýzlýðý içinde kaldýktan sonra miki fare desenli pembe tiþörtüyle mavi kot pantolonunu çýkardý. Çabucak giyindi.

Bir an hangisini giyeceðinin kararsýzlýðý içinde kaldýktan sonra miki fare desenli pembe tiþörtüyle mavi kot pantolonunu çýkardý. Çabucak giyindi. GÜNE BAÞLARKEN Uyandý. Gözlerini ovarak doðruldu, iki yanýna bakýndý. Alacalý aydýnlýkta içeriyi sisli sisli gördü. Zamanýn neresinde olduðunu bilemedi. Saatine baktý, onu geçiyordu. Bir yanlýþlýk olduðunu

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 4 HAKLARIMI ÖÐRENÝYORUM... 9

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 4 HAKLARIMI ÖÐRENÝYORUM... 9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE HAKLARIMI ÖÐRENÝYORUM... 9 TOPLUMUN ÝÇÝNDEYÝM... 10 Ölçme ve Deðerlendirme... 14 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 16 HAKLARIM VE SORUMLULUKLARIM... 18 Ölçme ve Deðerlendirme... 22

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Çocuklar Nasýl Büyüyor?

Çocuklar Nasýl Büyüyor? Çocuklar Nasýl Büyüyor? Babalar Için Yazýlý Soru Kâðýdý (Schirftlicher ragebogen für Väter) Bu soru Kâðýdýnda sýk sýk Hedef çocuktan adý sözedilmektedir. Burada sözü edilen çocuk sizin çocuðunuzdur: Vor

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı