Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 51

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 51"

Transkript

1 Erdal KARADEM R; Son y llarda özellefltirme çok yayg n, özellefltirmenin ekonomi politikalar üzerine yaklafl m, dengeleri nas l etkiledi i ve bunun siyasetle olan iliflkisi nedir, ne de ildir? AKP nin politikalar ndan bahsederseniz, teflekkür ederiz. diyerek sözü Aziz KONUKMAN a verdi. 81 ilimiz var. Siirt hariç 80 ili dolaflt m, gezici vaiz olarak. Emek platformunun çeflitli bileflenleri olarak, TMMOB, Türk Tabipler Birli i gibi. Sorulan sorular hep denge ve dengesizlik üzerine idi. Konuflmalar mda acaba baflla de ifltirip denge ve dengesizlik üzerine bir bafll k at p öyle mi konuflsam diye düflünüyordum. HKMO yu kutluyorum. Zaten bana göre odan z çok radikal, gündemi önceden gören, yakalayan bir örgüt. Yöneticileri de ifliyor bu özelli i hiç de iflmiyor, yöneticilerini kutluyorum. Matematiksel iktisadinin duayeni Çiang diye biri var. Dengeyi nas l tarif ediyor diye bakt m. De iflme e iliminin olmamas. De iflme olmay nca iliflkiler nas l yürüyecek, bir ad m ileriye gidecek. dealize ederseniz hayat n bitti i yer gibi bir fley oluyor. Cennete gitti iniz zaman, s n fs z toplum. Bu matematiksel bak fl nas l geldi ine bakt - mda adam n referanslar nda fizik var. ktisatç ama fizi e öykünmüfl. Hatta analizlere bakt m statik karfl - laflt rmal denge analizi diye geçiyor birinci bölüm. kinci bölüm karfl - laflt rmal dinamik analizi. Bir denge durumundan di er denge durumuna nas l geçiyoruz diye bakt - m zda iç dinamikler, d fl dinamiklerle karfl lafl yoruz. ç dinamikler bazen yetersiz kald zaman, d fl dinamikler devreye giriyor. Türkiye ye gelirsek, 80 öncesi toplumsal uzlaflmalar yla, s n fsal uzlaflmalar yla oluflturdu u bir yap y sadece Türkiye de il, üçüncü dünya ülkelerin hemen hepsi toplumbilimciler buna modüs vivendi yön duygusu diye bir tan mda bulmufl. Art k orada tart flma bitiyor. Taraflar istedikleri kadar birbirlerinden farkl konumda olsunlar en az ndan yükseldikleri platformu veri kabul ediyorlar. Bunlar nedir; 1. planlama olacak, 2. karma ekonomi olacak, kamunun ekonomiye meflruiyeti vard r. 3. eme in bir flekilde hak etti i, adil ücretin verilmesi. Verdi in katk n n karfl l n alacaks n. Kapitalizmde bu yap l yorsa zaten sömürü kalkm fl olur. Bunlar 80 li y llarda ciddi bir flekilde erozyona u rad. O dönemin küreselleflme süreci, kapitalizmin inan lmaz geliflme yasalar çal flmaya bafllad. Yeni bir altüst olufl, yeni bir denge içinde dengesizli i bar nd r r. Bu dengesizlikler neoklasik iktisad n öngördü ü k sa dönemli dengesizlikler de il. Çok ciddi dönüflüme neden olan ciddi fay hatlar. Toplumda yeniden silbafltan modüs vivendi oluflmas na gidildi. Bunu eskisinden ay ran bir özellik burada daha çok egemen bir ideolojinin dizayn etti i bir modüs vivendi.kat - lanlar kat lm fl gibi, onlara da soruyoruz, onlardan da görüfl al yoruz, - mufl gibi. Yeni modüs vivendinin burjuva demokrasisinde ayr ld bir yer var. yi yönetiflim dedikleri üç koltuk var bu tan m Birgül hoca yap yor çok güzel bir tanesi eme in, özel sektör, devlet ve sivil toplum örgütleri, genellikle sermaye tabanl, Soros destekli. Nihayetinde bunlara bakt n zda flunlar görüyorsunuz. Özel sektör bizahiti kendisi, devleti kaz d n z zaman sonunda sermaye ç k yor, sivil toplum örgütleri yine sermaye tabanl yine onlar ç k yor. Eme in herhangi bir flekilde referans olma özelli i yok. Dolay s yla iktidar her üç koltu un da sermayeye terk edildi i yeni bir modüs vivendi anlay fl. Burada genifl halk y nlar yok. Eskinin sosyal demokrasisi bizim eski aray fllarla görmek isterseniz yan l rs n z s n flar üzerinden tan mlayan de il, deminki söyledi im kimisi STK lar üzerinde, kimi devlet üzerinden kamu eflittir devlet olarak gören de var. Kamunun devletten görece biraz farkl l var. Kamusal alan dedi- imiz bütün kazan mlar eme in kazan mlar. Devlet genifl halk y nlar n bu haklar vermifl de il yoksa. flçi s n f n n müthifl mücadelesi sonucu devletin bir dönem eme in lehine çevirdi i kazan mlar. MF hani bir gün gelip 15 günde 15 yasa ç - kart ld ve bu toplum sessiz kald. Hatta parlamentodakiler neye parmak kald rd klar n bilemediler. Cumhuriyetin kuruluflundan günümüze kadar oluflturulan ne kadar modüs vivendi varsa bir bir tasfiye edildi. Üstelik sivil bir yönetim ile. Bugün ne fleriat, ne askeri darbe diyen arkadafllar özellikle söylemek istiyorum. Üçüncü alternatifi o arkadafllar seslendirmiyorlar. Ne fleriat, ne askeri darbe, ne de sivil darbe. Çünkü bu yeni modüs vivendi asl nda bir sivil darbe. Sermaye s n f - n n burjuva hukukunu kullanarak yapt bir darbe. 12 Eylül ile bafllayan bir süreç oradan da bu darbe sizi ç kartmaz. Toplumun modüs vivendi duygusuna hitap edecek anayasa ç kmaz bundan aldatmaca olur. O zaman flöyle bir durum ortaya ç k yor. Bu yeni model özellikle sosyal demokrasi aç s ndan ya siz eskinin kaybedilen baz ayg tlar na Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 51

2 sahiplenme durumuna düflüyorsunuz bu muhafazakarl a do ru gidiyor. Ya da iflçi s n f n n buluflma noktas olan siyasal partilerle emekten yana olan partilerle, sosyal demokrat partilerin ittifak aray fllar na yönelmesi gerekiyor. Baflka bir seçenek yok. E er siz ikinciyi yapam yorsan z o zaman bu modüs vivendiyi kabul ediyorsunuz demektir. Art k iktisat politikalar özellefltirilmifl demektir. Ben iktidara geldi imde farkl bir model önermiyorum. Emekten yana olanlara da sermaye temsilcilerine de ayn güvenceyi veriyorsunuz. Seçimler öncesi verilen mesajlara bakt m, hepsi ayn mesaj verdi, biz AKP den daha iyi yapar z. IMF, Dünya Bankas programlar n n yeni sesi biz olaca z. CHP nin içinde gerçekten O uz hoca gibi emekten yana insanlar var. Ben de üyeyim. Ama sistemin içinde belirleyici olan bu de il. Belki vitrinde tutmak için iyi bir örnek de olabilir. Siz emekten yana bir fley söylemiyorsunuz dendi inde gösterilecek gerçekten sayg n kifliler ve sayg n yerlerde görev alanlar var. Politikalar n nihayi gelifliminde ne rolü var derseniz üzülerek söyleyeyim bu modüs vivendi iç dinamiklerle olmad. Bu yeni modüs vivendiye d fl dinamiklerle geldik. Bu d fl dinamikler tamamen iç dinamiklerle kopuk çal flmad. Hakim iliflkiler aç s ndan söylüyorum, iç dinamikler de bunu kabullendi. Kans z oldu, öyle direnifl, mücadele olmad. Asl nda yeni oluflum bir dengedir. Ard ndan oturum yöneticisi Erdal KARADEM R sözü Sezai TEMEL- L ye verdi. Dolay s yla siyasetin ekonomi alan na etkisini engellenmek asl nda tam da kendi kurgusunun bozulmas n engelleyecek bir örgüyü yaratmaktad r Beni buraya davet etti iniz için çok teflekkür ediyorum. Gerçekten çok keyifli bir yer. Yaln z bir sorum var, dengeler konusu için beni davet etmiflsiniz, ama ben dengesizim! Dolay s yla bu konuda pek fazla fley bilmiyorum. Bu denge meselesini de oldum olas pek idrak edemedim. ktisat fakültesine girdim, birinci s n f denge konusu bafllad. Bir hocam z girdi derse ve tahtaya iki çubuk çizdi. Dedi ki Bu iki çubu- un kesiflti i yer denge. fiimdi biz de matematik formasyondan geldi- imiz için öyle olacak baflka çaresi yok. Ayn kadranda birisi azalan e imli birisi artan e imli ise eninde sonunda bunlar kesiflecek. Birkaç hafta geçti kararl dengeyi ö rendik. Dengelerin kararl oldu unu ve sapmayaca n söylediler, yine denge. Zaman geçti Keynes i ö rendik, Keynesken denge ile art k ifller büyüdü domates ekmek pazar n n ötesindeki dengelere, yani ülke ekonomisinde dengelere bafllad k. Ama hep denge, tabi biz hala dengesizdik. Dengesizlik ile ilgili bir fleyler ar yorduk, Dengesizlik Keynesçili- i diye bir fley geçti elimize. Kofla kofla Tülay hocan n kap s n çald k Bulduk dedik. flte budur bizim ekolümüz, Yok dedi o sizin iflinize yaramaz geçin bir kalem, onun da ucu bir dengeye var r. Dolay s yla bir dengesizliktir gidiyor. Ama inatla hala denge anlat l yor. Bir denge var ve bu denge bir kurtuluflun, bir olumlanacak fleyin içinde. Nas l oluyor bu diye bakt n zda farkl bir yerden ele al p konuflmak gerekli diye düflünüyorum. Gerçekten biz 80 lerin bafl nda ktisat Fakültesinde dengeleri okurken tüm derslerimizde bir denge vard. Dünyada k yamet kopuyor, Latin Amerika kavruluyordu iflkenceleriyle idamlar yla, askeri diktatörlükleri ile. Türkiye kavruluyordu. Yeni dünya düzeni, flimdi küreselleflme dedi imiz mevzunun alt yap s tüm dünyada, özellikle çevre ülkelerde örülmeye bafllam flt, ama biz inatla dengeyi okumaya devam ediyorduk. Bugün de öyle, bugün iktisat fakültelerine gitti inizde, hatta iktisat fakültelerine de il de herhangi bir yerde iktisada dair bir fley konuflmaya bafllad n zda dengeler üzerinden konuflmalar n gerçekleflti ini görürsünüz. O yüzden etraf n za bakt n zda iflte Yunanistan yener, Irak ta savafl vard r ve masum insanlar her gün ölür, Türkiye anneleri çocuklar n gömer, bunca yoksulluk, açl k, iflsizlik vard r, ama denge vard r! Bu denge ne menem bir fleydir ki, bu insanl n sorunun binlerce y ld r çözememifltir, ama yine de denge vard r. Bu denge asl nda ideolojik bir meseledir. Mevcut dengesizliklere karfl n oluflturulabilecek tüm argümanlar n, tüm hareketlerin, tüm savafl n önünü kesmek için bir barikatt r. Bu denge meselesi olmasayd, o zaman ifl daha zordu. Peki bu denge meselesini ne dillendirmektedir? Bilim. Hangi bilim? Bu sermayenin bilimidir. ktisat sermayenin bilimidir. Sermayenin biliminin en önemli yan, di er bilimler üzerinde de bir tahakküm oluflturmas d r ve di- er bilimleri de zapturapt na alm flt r. Yani kapitalizm bu anlam yla baflar l d r. Çünkü tüm bilimlere 52 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

3 bakt n zda iktisadi meselelerin çözümüne yönelik bir iktisadi akl ki bu dengeyle anlat lan bir mevzu bütün bilim alanlar nda hakim ideolojisini korumufltur. Yani iktisaden yararl ysa iktisaden anlaml ysa bilim çal flmaktad r. Bir kere bu bilimin sorgulanmas gerekmektedir. Yani tüm meselelerden önce o iktisadi rasyonalite, iktisadi ak l gelip o kendine denge dedi imiz o merkezi oluflturmufltur. Bu böyle olmad sürece yarars zd r, ifle yaramaz. Mesela açl k meselesini çözmek için iktisadi rasyonalitenin d fl nda bir fley söylüyorsan z siz dengesizsinizdir, ak l d fl d r, bilimsel hiçbir de eri yoktur. Bilim olarak o kendi hegemonyas n kurarken, bunun d fl ndaki tüm söylemleri bilim d fl na tafl r. Sermayenin bilimi tabi bunu yaparken asl nda denge konusunda örmüfl oldu u barikatlarla içeriye bir fleyin girmesini engellemeye çal flmaktad r. çeriye girmesini engellemeye çal flt fley siyasettir. Bütün ekonomi meselesi, bütün söylem - ki, son yirmi y lda s kça dile getirilen mevzu ekonomi ile siyaseti birbirinden ay ral m. Ekonomik meselelere siyaseti kar flt rmayal m. Çünkü ekonominin kendine has bir çal flma dinami i vard r, siyaset buna kar fl rsa olay bozulur. Siyaset olarak tan mlad da bildi imiz tipik siyasetçi profili götüren, kaynaklar çarçur eden, yolsuzlu a ad kar flan, akl basmayan, yani siyaseti tu-ka-ka yapman n profili de oluflturulmufltur. Dolay s yla siyasetin ekonomi alan na etkisini engellenmek asl nda tam da kendi kurgusunun bozulmas n engelleyecek bir örgüyü yaratmaktad r. Bu bu kadar basit, ama bunun çal flma mekanizmalar, sistemleri çok karmafl k. Bu karmafl kl k nereden geliyor diye bakt m zda; bir, siyasal ve sosyal yap lar iktisadi çekirde e göre iktisadi merkeze göre kendilerini bir kere dönüfltürmeye bafllad ktan sonra buralarda k r lma noktalar yaratam yorlar. Yani alternatif olarak söylemeye çal flt m z fleyler bile asl nda bir alternatifsizli in, yani çemberin içinde kalman n meselesi oluyor. Sermayenin kendi dolan m na göre örgütlenmifl, yap lanm fl bir toplumsal yap içindeki alternatifler yine sermaye karfl t durmaks z n yine seçenek üretebiliyor ki, O uz hocam n söyledi i gibi sermaye birikim farkl laflmalar n izliyoruz. Bazen bu sosyal devlet olarak karfl m za ç k yor, bazen iflte etkin devlet olarak karfl m za ç k yor, bazen STK lar n daha öne geldi i hay rsever iliflkilerin öne ç kt gruplar ortaya ç k yor. fiu ç k yor, bu ç - k yor, ama toplumsal yaflam sermayenin kendi dolay n n d fl nda bir üretkenli i görebiliyoruz. ktisadi anlamda da bu böyle, farkl iktisadi yap lanmalar dillendiremiyoruz, örne in kamu iflletmelerinin bile kitlenin özellefltirilmesinde bu çok konuflulan bir fley kitle özellefltiriyor diye biz dövünüyoruz. Kitleyi özellefltirmeye tabi biz karfl y z, ama kitlenin nas l çal flt r lmas gerekti- ine dair sermaye dolay m d fl nda bir fley üretemiyorsan z, kitlenin kamuda olmas yla özelde olmas aras nda bir fark yok. E er kitleler kar merkezli sermaye dolan m na çal fl - yorsa kitlenin mülkiyetinin orada ya da burada olmas n n toplum aç - s ndan çok önemli bir katk s yok. Üçüncüsü tabi kültürel. Bu üçünü birlefltirdi imizde zaten trio-iktidar ortaya ç k yor. Dolay s yla kapitalizm baflar s trio-iktidardan geçiyor, yani asl nda hepimize sirayet etmifl, sermayenin o mant n n içsellefltirmesinden gücünü alm fl bir yap karfl n za ç k yor. Bunun karfl tl n nerede kurabiliriz? Bunun karfl tl n eme in dolan m nda bulabiliriz. Tam da sermaye dolan m - n n karfl l eme in dolan m n nda ancak görülebilir ki, buradaki mesele de art de er meselesidir. Art de- er, emek taraf ndan üretilip, sermaye taraf ndan el konulan bir fley ise, el koyma mekanizmalar n n önüne bir engel çekmelisiniz ki sermayenin sönümlenmesi ya da bu dolay m sürecinden k r lmas gerçekleflebilsin. Yoksa art de er iliflkileri e er sürüyorsa, burada bir k - r lma yaratmak mümkün de ildir. Dolay s yla ortada bir denge yoktur. Ortada olan savafl md r. Savafl as l oland r. Bu savafl n dayand dinamikte sermaye ve sermaye karfl tlar aras ndaki meseledir. Bu meselede o zaman emek sermaye karfl tl n biz genel anlam yla okudu umuzda bir savafl m üzerinden, bir dengesizlik üzerinden konuya yaklaflmam z gerekiyor. Emek sermaye karfl tl meselesini bu kadar ciddi bir biçimde ele ald m zda toplumsal çeflitlili i nereye oturtabiliriz dedi imizde asl nda bir soyutlama yap yoruz. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 53

4 Örne in devletin pozisyonunu iyikötü devlet, sermayeden veya emekten yana devlet diye ay rt etmek yerine bu çerçevede okudu umuzda devletin pozisyon al fl n içinde bulundu u birikim rejiminin dinamikleri ile flekillendi ini görüyoruz. Sosyal devlet, bir sosyal devleti infla edelim. Nas l infla edeceksiniz? Sosyal devletin inflas nda e er sermaye karfl t bir yap lanmay beceremiyorsan z, orada infla edece iniz sosyal devlet art k aktar m mekanizmas n n elveriflli koflullar na göre ortaya ç km fl bir devlet oluyor ki, zaten zaman gelince tasfiye ediliyor. 80 lerde de yaflad m z buydu, sosyal devlet tasfiye edildi, edilmeye de devam ediyor, k r nt lar da temizleniyor. Yerine flimdi kalk p, o y llar n sosyal devletini infla etmeniz mümkün mü? Geçmifl ola, sermaye o istasyonlardan geçti gitti. Siz flimdi o istasyonlarda bofluna beklersiniz, o tren geçti art k ve geri de gelmez. Gelmez çünkü; yeni bir birikim rejiminin dinamiklerini farkl laflt rm flt r, emek kompozisyonu da farkl - laflm flt r. Peki biz bu dengesizlik süreçlerinde, emekten yana, sermayenin bu ac mas z insani olmayan, do a karfl t, çevre karfl t k saca yaflam karfl t sürecinin içine emekten yana olan bu meseleyi nas l koyaca- z derseniz, bunun yolu siyasetten geçiyor. Nas l bir siyasetten geçiyor derseniz; bunun yolu özgürlük meselesi kadar eflitlik meselesini de ortaya ç kartan eflitlik mücadelesini, eflitlik savafl n öne ç kartan bir yoldan geçiyor. O zaman flöyle diyebiliriz. Emek sadece fabrikalara s k flm fl iflçi s n f yla s n rland r labilecek bir fley de ildir. Emek tüm toplumdur. Tüm toplumun kapitalizme karfl mücadele edebilmesi için örgütlenmesi, ancak ve ancak bu savafl mda eflitlik yolunda ad mlar n at labilmesine olanak sa layabilir. Dolay s yla bir eflitlik mevzusunu getirip önümüze koymam z laz m. Bu eflitlik mevzusunu olgunlukla oluflturacak bir siyaseti önümüze koymam z laz m, yoksa siyasette dengelerin flöyle, ya da böyle olmas bizim aç m zdan özellikle bu eflitlik mevzusunu önemseyen bu mücadeleyi sürdüren veya bu türden bir yap n n insanl k aç s ndan önemli bir aç l m sa layaca n söyleyenler aç - s ndan bir önemi yoktur. O uz hocam belirtti, cari aç k var, tasarruf aç var, kamu aç var. Aç k var çünkü bugünün sermaye örgütlenmesi aç k üzerinden art k aktar yor. Art de er üretimine ba l olarak bir fleylerin yerine art k aktar m iliflkilerine b rakt için özellikle çevre merkez iliflkilerine de art k aktar - m na olanak sa layacak mekanizmalar finansal piyasalarda aç klar üzerinden yürüyor. Siz bugün kalk p deseniz ki, ben bu aç klar tasfiye edebilecek bir program hayata geçiriyorum. O zaman dönüp üretim cephesine bakt n zda Bu türden yap lanmaya uygun bir üretim aflamas yla da karfl laflamayaca z. Di er taraftan s rf iktisadi aç klar n tasfiyesiyle de ifl hallolmayacak. E er bugünkü aç klar kapatman n yolu daha fazla emek sömürüsünden geçiyorsa, o zaman içerde yaflayaca n z tablo sizi çok daha vahim bir yere götürebilir. Çok daha vahim bir yere götürmesinin asl nda ipuçlar n tam da bu sekiz ayl k dönemde yaflad k. Yani biz bu sekiz ayl k dönemde faflizm ile yüzlefltik. Cinayetleri ile, söylemleri ile, linç görüntüleri ile yüzlefltik. Dolay s yla sermaye birikim rejiminin ilkeleri ile koflut hareket eden bir çat flma alan yaratacaksan z, bu emek referansl olmak zorundad r. Emek referans n skalad n z anda gidece- 54 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

5 iniz yer, sermayenin veya anti-kapitalist kimli ini yitirmifl bir yer, faflizm olaca n n ipuçlar n gördük. Peki AKP nin baflar s nereden geliyor, ekonomik baflar lar ndan m? Bir kere AKP nin baflar s fluradan geliyor. Bugünkü sisteme bir seçenek üretememekten geliyor. Yani biraz önce söyledi im anlamda toplumun bu eflitlik mevzusunda, siyaset mevzusunda bunu örgütleyecek bir siyasetin oluflmamas ndan geliyor. Dönüp topluma söyledi iniz fley laiklik ise bu meselenin tüketilmifl olmas ve bu meselinin kendi gerçek sorunlar ile buluflma çizgilerini atlamaman z gerekiyor. Sadece laiklik meselesi ile ifl çözülseydi çok önceden çözülebilirdi, ki laiklik bir uzlafl n n ad d r. Tamda emek sermaye savafl n tasfiye eden bir uzlafl rolü vard r, buray da skalamamak laz m. Örne in bugünkü iktisadi yap y tahayyül edebilmeniz için sosyal bölgelere bakman z laz m. Türkiye de ne kadar emekçi var, ne kadar kendi iflinden kazanan var. Bakt n z zaman emekçi say - lar azd r. Art eme in örgütlenmesine bakal m, eme in örgütlenmesinde bugün bildi imiz klasik anlamda iflçi-çal flan profilinin yerine tafleron, serbest çal flan yar zamanl çal flan gibi kimlikler gelmifltir. Üçüncüsü, eme in kendi içinde hiyerarflik bir yap oluflturmas d r. Yani kalk p, eski sol söylemle, zincirlerinizden baflka kaybedece iniz bir fley yok demeniz çok anlaml de ildir. Doktorlar n; mühendislerin, hepimizin kaybedecek çok fleyi vard r. Dolay s yla eme in kendi hiyerarflisi içinde bir da n kl k vard r. O zaman bizim burada eflitlikçi söylemi üretebilece imiz siyaseti koyabilece imiz fley bize flunu gösteriyor; bu sistemin yaratm fl oldu u en önemli karfl tl k, izdüflüm nerededir? Yoksulluktad r. Ciddi bir yoksullaflma süreci yaflanmaktad r. Yoksul dedi imiz fley, bir ma duriyetten, ma dur edebiyat ndan kurtulmas gereken bir fleydir. Yoksuldur, yard m edilmesi gerekir gibi al fl la geldik düflüncelerin ötesinde sistem bir yoksullaflma süreci yaratmaktad r. Bu yoksullaflma sürecinin ortadan kald r lmas n sa layacak bir politikan n, bir siyasi sürecin eflitlik mücadelesi ile birlikte düflünülmesi gerekir. Sol bunu becerememifltir. Sol bunu yapamad nda yerini yoksullu un yönetilmesi politikalar na rahatl kla b rakm flt r ve yoksulluk yönetilmifltir. Yoksulluk iyi yönetildi i için de yoksullar n oylar, hatta Kürt bölgelerindeki yoksullar n bile oylar AKP ye gitmifltir. Bu çok flafl rmamam z gereken bir fleydir, çünkü böyle bir seçeneksizlik alt nda yoksullaflan kitleler kendi dayan flma mekanizmalar n, özellikle toplumun kendi içine sinmifl cemaat iliflkilerinde bulmufltur. Bu cemaat iliflkileri sadece dini cemaatlerle de s n rl de ildir. O dayan flma örgüsünün ancak böyle sosyal politikalar n üretilmedi i yerlerde bir eflitlikçi siyasetin dillendirilmedi i yerlerde bu türden kapal toplumlara özgü cemaat iliflkilerinin hakim oldu u bir yap kendini öne ç karm flt r. O yap n n bozulmas n istemedi iniz zaman olanla yetinmelisiniz. Bu yap n n baflka bir yap ya evrilmesi ancak bütün bunlar n tasfiyesine olanak verecek, baflka bir hayat, baflka bir Türkiye, baflka bir dünyay mümkün k lacak siyasetlerle oluflturulur.belki bunu konuflanlar vard r, bunu yazanlar vard r. Bunun bir de toplumun diline dönüfltürülmesi laz m. Onun günlük yaflam na ulaflt - r lmas laz m. Bu anlafl lamadan, içsellefltirilemeden, toplumdan o siyasete toplumdan bir refleks gelmeden bunu gerçeklefltirmek pek mümkün de il. Bunun için tabi toplumsal hareketler önemlidir, demokratik kitle hareketleri önemlidir, hatta sivil toplum kurulufllar önemlidir. Fakat bugün demokratik kitle örgütleri, STK lar, hatta toplumsal hareketlerde maalesef az önce söyledi im o cemaatvari yap lar aflamamaktad rlar. Yani toplumla buluflamamaktad rlar. Eski siyaset dili onlar kendi cemaatlerine hapsetmektedir. Dolay s yla bu iliflkilerin k r lmas toplumla bu siyasetin buluflmas ndan geçiyor. Bu siyasetin nas l örülebilece i soru-yan t bölümünde konuflulabilir. Beni sab rla dinledi iniz için teflekkür ederim. Say n Sezai TEMELL nin konuflmas n n ard ndan Erdal KARADE- M R sözü flöyle devam ettirdi. Arkadafllar san r m 45 dakika l k bir süremiz kald program n bitmesine. Dolay s yla e er sizlerin kat l - m k sa öz ve kifliye yönelik olursa konuklar m z da buna uygun cevaplar verecektir. Son 45 dakikam z da rasyonel bir flekilde bitirelim istiyorum. Arif DEL KANLI Burada, bizim bu türde toplant lar m zda devaml yan m zda olan, bizi ayd nlatan, mesle imizin d fl nda bizden ayd n, üstün, düflünceli insanlar n gelip kurultaylar m zda, seminer ve e itimlerimizde bizlerle olmalar ndan dolay kendilerine çok teflekkür etmek istiyorum. Ama lütfen bu ayd nlatmalar n z ve katk lar n z sürdürün lütfen. Gelelim sorulara; benim gözlemledi im kadar yla dünyada kapitalizm, emperyalizm bafl bofl dolafl yor ve dünyan n alt n üstüne getiriyor. Savafllarla, sömürüyü artt rarak, sermaye için kurdu u özel serbest dolafl mla, küreselleflme ile dünyay hallaç pamu u gibi at yor. Bütün bu bask lara ra men çeliflkiyi içinde toplayan bir tav r acaba görülmeye baflland m? Yani sermayenin karfl s nda emekte toparlan p kendisini siyasi bir mücadele gücü olarak toparlamaya bafllad m, yoksa ne zaman bafllayabilir? Say n Sezai Temelli hocamdan bunun cevab n rica ediyorum. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 55

6 Bir di er soruma gelecek olursak, Türkiye de daha burjuvazinin demokrasisi yaflanm yor ne yaz k ki! Yaflanmad fluradan belli, elit 550 adet milletvekili seçtik. Bu 550 milletvekilini üç partinin lideri seçti. Bizler seçmedik. Diyorlar ki delegeler seçti. Delegeleri seçen kim? Yine parti baflkanlar. Demokrasi bu de ildir. Demokrasi partinin taban ndan gelen güçle aday belirlemesidir. O nedenle parti içi demokrasiyi Türkiye nin kurmas gerekti ine inan yorum. Az evvel bahsedilen eflitlik meselesinden ötürü, bozulan eflitlikten dolay bu soruyu say n konuflmac arkadafllar ma yöneltiyorum. Mustafa Onur G R fiken ( TÜ, JFM) Merhaba, benim sorum O uz Bey e olacak. Siz konuflman z s ras nda AKP ve MHP nin sermaye partileri oldu unu söylediniz ve kendi partinizi bunun d fl nda tuttunuz ki bana göre de il. Ama ben yine de sizin söyleminizden yola ç karak CHP yi sermaye partilerinin d fl nda tutaca m. Madem CHP sermaye partilerinin d - fl nda neden AKP ve MHP ile siyasi dengesizliklere imza att? Ne gibi derseniz e er, bunlardan birincisi baraj meselesi. Madem dengesizlikler var ortada, %10 baraj halk n tamam n n temsil edilmesini engelliyorken nas l çözüm bulunmas bekleniyor? kinci sorum ise sermaye partisiyle denge kurma çaban z üzerine. Cumhuriyet mitingleri düzenlendi ve CHP ile MHP ayn mant klarla hareket etti. Fakat y llarca birbiri ile çeliflen düflüncelerden nas l böyle bir denge kurma çabas gerçeklefltirildi? Bunlar merak ediyorum.teflekkürler. Ayd n ÖZTÜRK Benim sorum say n O uz hocama olacak. Say n hocam dedi ki Toplumdaki dengelerin sa lanabilmesi için dengesizlikler gerekir dedi. Ben sözkonusu dengesizliklerin befl y ll k AKP hükümetince fazlas yla yarat ld na inan yorum. Sosyal adalet olsun, ücretlilerin haklar n n mahvedilmesi olsun birçok adaletsizlikler gerçekleflti ve toplumda düzensizlikler olufltu. Acaba CHP hükümeti bu adaletsizlikleri tekrar dengeleyebilmek için ne gibi politikalar üretti, üretti i politikalar acaba halka aktarabilir mi? Teflekkürler. U ur ACAR (DEÜ, Jeofizik Müh.) Benim sorum O uz hocama olacak. Önceki konuflmas ndan ufak bir örnek vermek istiyorum. Dedi ki Türkiye d fl borçlar nda yüksek faiz oranlar var, %19 gibi bir oranla birinciyiz. Arkam zdan Hindistan %8 ile takip ediyor. Bu dengesizlik neye ba l, bu konuyu aç klayabilir veya birkaç örnek ile açabilirseniz sevinirim. Teflekkürler. Asl TOPAL (KTÜ, JFM) çinden yeni ç kt m z bu seçimin sonras nda siyasi partilerin kulland - kavramlar birbirlerine o derece kar flt ki, ideolojik bir tak m unsurlar n art k ortadan kalkt n düflünüyorum. Toplumun yön duygusunda da önemli bir etkiye sebep oldu ve böylece do al bir hal ald. Özellikle CHP MHP koalisyonundan bahsediliyordu seçimler öncesinde. Böyle bir yap n n nas l bir mantalite ile sa lanaca n merak ediyordum, e er böyle bir durum gerçekleflseydi. Bu ideolojik karmaflalar n sebeplerini merak ediyorum. Teflekkürler. Eyüp SOPACI (KTÜ, JFM) Sosyal devlet ilkesinin yavafl yavafl kopmas ile özel sektör, devlet ve 56 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

7 vak flar n bunun yerini doldurmas na bir çözüm üretilmesi gerekiyor. Bunun için de siz yeni bir siyasetten bahsettiniz. Var olan sol anlay fl n bunu tam olarak yerine getirememesi, iflçi s n f n n kendi vas flar n kaybetmesi. Eme in iflçi s n f ndan ayr larak daha genifl kitlelere yay lmas iliflkilere geçmifltir zaten. Kapitalizm de orta s n flar üretmifltir, çünkü; sosyalistler taraf ndan da üretiliyor zaten. Yeni bir çözüm olarak yeni bir siyasetin üretilmesi, yeni ekonomik önlemler al nmas ile bir girifl yapt n z. Yaln z sistemin, ki sosyal demokrasi de kapitalizmin içerisindeki bir sistemdir veya çözüm aray fl d r. Emekle sermaye aras ndaki uzlafl yoluyla bir fleyler baflarmaya çal fl r, ama o da dengeleri etkilemez, onun ayaklar üzerindedir ve devrimci bir yan yoktur zaten. Dönem dönem bir tak m ifller baflarabilir belki, ama çok fazla ileriye gidemez. Yeni oluflacak siyasetin, Türkiye nin kardinal sorunlar olan ve ekonomi ile direk ba lant l olan Kürt sorunu gibi durumlara nas l bir çözüm üretecek? CHP nin MHP den altta kalmayan bir yan ile bu Kürt sorununa vahflice yaklaflt n hepimiz biliyoruz. Teflekkür ederim. Seçkin fi fi, (ODTÜ, Jeoloji Müh.) Sezai hocaya dürüstlü ünden dolay teflekkür ediyorum. Aziz hocan n 80 öncesi uzlaflma dedi i ile vurgulad n tam olarak anlayamad m, bu konuyu biraz açar m s n z? Bir de sivil darbeden bahsettiniz. Onunda bir tak m yerlerini anlamakta zorluk çektim. Mesela sivil darbe 15 Eylül- 15 Kas m aras sesini ç karanlar m yd, yoksa 14 Nisan eylemlerinde bulunanlar m yd? Yani AKP kanad nda yer alanlar m, yoksa öldürücü olanlar m? Hangisi daha tehlikelidir? Sezai hocam z n laiklik konusunda söyledi i flu vard Laiklik s n flar aras nda bir uzlaflma yaratacakt r açarsa sevinirim. Teflekkürler. Hidayet KARAKUfi Öncelikle konuflmac arkadafllar - m kutluyorum. Soru soran genç arkadafllar m da candan kutluyorum. Benim bugün esas merak etti im ve genelde yan tlanmas n ve düflünülmesini istedi im bir konu var. Sürekli emperyalizmin bizim kavramlar m - z n aras na yerlefltirdi i yeni kavramlarla düflünüyor ve bu yeni kavramlarla hayat ve gerçekleri aç klamaya çal fl yoruz öncesinde demokrasi dedi imiz zaman demokratik kitle örgütleri, sendikalar, dernekler vard ve bunlar demokrasinin ayr lmaz parçalar yd lar. Çünkü bu kurulufllar demokratik bask unsurlar yd da ondan. Bugün sivil toplum örgütleri diyoruz, çünkü sivil toplum örgütleri kavram emperyalizmin dilimize soktu u kavramlardan biridir. Çünkü sivil toplum örgütleri içine vak flar giriyor, cemaatler giriyor, tarikatlar giriyor. Bunlarda tart flma kültürü, demokratik anlay fl, demokratik düflünce yok. Dolay s yla yaflam ve toplumsal çeliflkileri aç klamaya kalkt m zda ve bunlara dayand - m zda emperyalizmin sözcülü ünü yap yoruz. Bu nedenle ben sivil toplum örgütleri kavram n n tart flmaya aç lmas n istiyorum. Teflekkür ederim. Ayhan KALYONCU Benim sorum bu kampa anlam n veren denge üzerine. fiimdi ben çok düflünerek öz bir cümleyle soru soraca m. Sürekli denge arayan bir toplum devrimci, ilerici bir at l m yapabilir mi? Benim sorum bu kadar, teflekkürler. Ulafl AKINCILAR ( TÜ, JFM) Benim sorum Sezai hocaya olacak. Özellefltirmelerin asl nda hatal bir noktadan elefltirildi ini, kitlenin kullan m n n zaten halka hitap etmedi ini söyledi. Geçmiflte kitlenin oluflturuldu u lu y llarda kitlenin oluflturulma sebebi o dönemki sermaye birikim sürecine ihtiyaç duyulmas m? O zamanlarda elinde fazla bü- Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 57

8 yük bir sermayesi olmayan iflletmecilere bir olanak, hammadde sa lamak m yd? Yoksa bize söylenen alt oktan biri olan devletçilik, kamu yarar na çal flma amaçl iflletmeler miydi bunlar? kincisi emekçi say s ile ilgili. Emekçi say s n n az olmas ndan dolay m d r, ki bence emekçi say s az de il, tam tersine fazlad r. Acaba eski filmlerdeki gibi bir fabrika kurulur, birçok iflçi gelip çal fl r beklentisi mi vard r iflçilerde? Sonuçta biz ö renciler aras nda bile, ciddi bir emekçi kesim bulunuyor. Siz kendi okulunuzdan da biliyorsunuzdur. Sadece s - navlara girip di er zamanlar nda çal flarak geçinenler var. Bir de yar zamanl çal flan, birkaç ay çal fl p sonra çal flmayan bir devinime maruz kalan kondularda, kenar mahallelerde yaflayan insanlarda emekçi say lamaz m? Gerek kapitalizmin geliflmesi, gerek sermaye belli bir olgunlu a ulaflmad m? Ali Fahri ÖZTEN De erli konuflmac lar n aç klamalar ndan dolay çok teflekkür ederim. fiimdi bir tablo çizildi Bu tabloda Türkiye nin iç ve d fl borçlar konuldu 400 milyar dolar, cari aç klarla milli gelirde bir oran düzenlendi, bir dengesizlik var. Özellefltirme devam ediyor, kamu mallar sat lmaya baflland. Japonya dan al nan düflük krediler ile %19 ile Türkiye sürekli sömürü noktas nda. Sezai hocam bunu siyasetle açmak gerekti ini söyledi. Ama dönüp bakt m zda Türkiye de 70 deki ve 80deki bir askeri darbe ki Arif a abey bunun dün rakamsal de- erlerini verdi. Türkiye de bir milyon üzerindeki insan n fifllendi ini, insanlar n idam edildi ini, iflkenceler ile sakat b rak ld n, toplumda ötekilefltirme konumuna tafl nd n anlatt. Peki Türkiye ad m ad m sömürüye giderken, kamu mallar sat l rken, ülke topraklar sat l rken ve özellefltirme ad alt nda sermaye yaflam alanlar na hakimiyet kurmaya devam ederken, sorun siyasetle nas l çözülecek? Olabilecek mi, bu tahakkümden Türkiye nas l kurtulacak? Özellikle bugünkü parlamento yap - s nda bu mümkün olabilecek mi? Ya da toplumun yar s n n oy verdi i bir yap lanmada toplum gerçekten bunu alg layabilecek mi? Ne kadarl k bir zaman gerekecek, ki bu denge kurulsun. Arkadafllar m z da merak ediyor, bu ç k fl nas l olacak? neyle kuyu kazmak oldu unu belirtti Sezai hocam. Kuyu biter mi i neyle kazarak? Bunun çözümü daha olgun ve pratikte nas l ç kacak? Herkese soruyorum, teflekkürler. Canan YOLCU (YTÜ, JFM) Ben O uz hocam zdan yar m kalan bir aç klamas n bitirmesini rica ediyorum. Bilindi i üzere AKP flu anda halk n gözünde baflar l bir politika uyguluyor gibi görünüyor. Ekonomi konusunda bu kadar aç k verilirken, baz konular n üzeri sürekli kapat l rken, yani ekonomik ve siyasi sorunlar n patlamaya haz r bomba durumuna gelmesine tan k olurken bu hükümet her fleyi toz pembe göstermeyi nas l baflar yor? Bunu farkl partilerimiz nas l oldu da baflaramad? Teflekkürler. Erdal KARADEM R Arkadafllar sorular dinledik, ama vaktimiz olursa yine alabiliriz. Misafirlerimiz de kendilerine yöneltilen sorular not ald lar bildi im kadar yla. En çok soru O uz hocama geldi galiba. Sizinle bafllayal m dilerseniz. O uz OYAN Efendim çok teflekkür ediyorum sorular için, sorusu olmayanlar için de teflekkür ediyorum. Çok say da soru var ve bir k sm birbiriyle ba lant l. Ba lant l olmayanlar da var. Ben s ra ile gideyim ki eksik kalmas n. Belki do ru anlatma yöntemi de ildir, ama tümüne de inip genel bir sunufl yapmakt r ak c konuflma yapman n temeli. Say n Arif Delikanl n n bana yönelik söylemedi i, ama bana yöneltti i soru burjuvazi, demokrasi üzerine oland. Parti içi demokrasisi de bir çeflit burjuva demokrasisidir asl nda. Ama Türkiye gibi bir türlü örgütlenmenin bir düzeye gelemedi i s n f ve özellikle sendikal örgütlenmenin belirli bir düzeye gelemedi i, siyasi partilerin üzerinde bir bask kuramad, kendi adaylar n önerip dayatamad, ama sermayenin dayatt yap larda ön seçim mekanizmalar sorunu çözmez. Hele sizin delege yap n z, hatta partiye kay tl üyelerle yapmaya çal flt - n z ve hatta tüm seçmenler baz nda yapt n z tercihli bir sistemdir. Mesela zmir de bu bölgede 12 aday var, genel parti 24 aday önersin. Bu tabi, alt nda birçok farkl s k nt s 58 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

9 olan bir fley. E er parti 24 aday öneriyorsa seçmen seçsin. Peki bu ne kadar demokratik olacak acaba? Benim birikmifl param yok mesela, öbürünün var. O servet harcayacak, kendini öne ç karmak için. Ben onunla nas l rekabet edebilirim ki? O halde biz di er partilere karfl mücadeleyi b rak r z, kendi içimizde mücadeleye girifliriz. Birbirimizi kötülemeye bafllar z ki, kendi seçilebilirli imizi artt ral m. Hele Sinop gibi üç aday varsa, bitti! Bu 1991 seçimlerinde yap ld Türkiye de, ama bunun da böyle bir sak ncas var. Delege sisteminde büyük flehirlerde, hiç zmirli olmayan bir tablo ç - karabilirsiniz. fiimdi zmirli derken bir kuflak öncesinin dahi zmir den gelmedi i delegeler ç kartabilirsiniz. Hemflerilik ba lar, s n f ba lar n n çok ötesindedir Türkiye de. Bu hemflerilik ba lar ister biri di erinin yan nda çal fl yor olsun, patronu olsun, hiç önemli de il bir flekilde öne ç k yor. Böyle bir durumda nas l adayl kla ön seçim yapacaks - n z. Alt kimlikler de ayr ca önem tafl yor. Herhangi bir tarikat üyesi, farkl bir dini inançta olabilir veya etnik bir kimlikle öne ç kmaya bafllayabilir. Yani flu anki Türkiye de yükselen iki büyük güçten biri dinci kesim, di eri de etnik milliyetçilik üzerinden etnik bir kimlikle öne ç kmaya çal flan Kürtlerdir. Yükselen ve kendi iç dayan flmalar n en güçlü k lan kesimler bunlar. Dolay - s yla siz do uda zmirli seçemezsiniz, ama Diyarbak r da hiçbirimizin flans olmaz. Diyarbak rl, Mardinli gelir zmir de aday olup seçilir, burada bir grup toplan r onu ç kartabilir. Peki ben nas l temsil ederim zmirliyi? Sinop ta belki olmaz, az göç alan bir yer. Yani bunun sihirli bir formülü yok, hele Türkiye gibi dinamik, altüst olufl yaflayan bir toplumda. Düflünün stanbul her y l bir Eskiflehir kadar büyüyor. Bu kenti siz nas l stanbul sorununa öncelik veren bir flekilde siyasal olarak öne ç kar rs n z parti içi ön seçim mekanizmas yla? Bu öyle çok kolay bir ifl de il. nsanlar bunun pefline çok tak l yor, ama bu öyle demokratik bir fley de il asl nda. zmir i örnek alal m mesela, kendi iç bölgesel dengeleri var. Ön seçim yapt n z, tüm adaylar Konak ilçesinden ç kt diyelim. Peki Bergama y kim temsil edecek? Öteki yandan Küçük Menderes, Bak rçay havzas Oralardan bir tane temsilci ç karamayacaks n z. Ne olacak peki. Mersin de ön seçim yapt k, ilk s ray Tarsus lu iki arap kökenli delege ald, millet isyan etti. Mersin in merkezinden bir tane adam yok. Ne yapaca z bu durumda, biz Mersin den oy alamay z bu durumda. Etnik kimli e ben bakm yorum ki, seçmen bak yor. Orada iki arap milletvekilinin bulunmas beni hiç ilgilendirmiyor, ama oradaki seçmenin umurunda ve ben seçimi kazanmak istiyorum. Her ilin do usu, bat s, kuzeyi, güneyi ile bambaflka dengeler var, yani bu ifl uzaktan görüldü- ü kadar kolay de il. Gelelim ilk ö renci arkadafl m z Mustafa Giriflken in %10 baraj ile ilgili sorusuna. Türkiye nin %10 baraj bir de sendikal dünyada var. Sendikalar da %10 a evet diyorlar. Çünkü o %10 fiilen devam etmiyor, Çal flma Bakanl idare ediyor, öylece yürüyor. Ben flahsen bu %10 a taraftar de ilim. Bu seçimlerle de %10 baraj ile bir fleyleri kesmenin mümkün olmad da görüldü. Yani Kürt oylar n kesmek isteseniz de kesemiyorsunuz. Bu nedenle bu baraj meselesi Türkiye nin gündeminden ç kacakt r. Ama yine de Türkiye de %10 baraj n %0 a getirmek zor, belli bir noktada yine bunu tutmak gereklidir diye düflünüyorum. Bu baraj meselesi nedeniyle bir parti sermaye partisi olur, olmaz bu ayr bir mevzu. Sermaye partisi olabilmek için baflka kriterler gerekiyor. Emek yanl s ve sermaye yanl s olmak, temel olarak solda veya sa da olmay belirleyen unsurdur. Can al c soru hangi yönde oldu unuzdur. Bunu sormad n z zaman, net bir yan t almad n z kimseyi bir yere koyamazs n z. Örne in bir sermayedar olarak TÜS AD gelecek ve diyecek ben bu Kürt sorununun flöyle flöyle çözülmesini istiyorum ben art k ona sol mu diyece im? TÜS AD belki bu sorunun çözülmesini istiyor. O halde sol mu olacak? AKP sol CHP sa m olacak? Bunlar tamamen d fl sermaye de dahil sermayenin kendi uydurdu u, kafalar kar flt r p sistemi yönetmek için kullan lan yöntemler. Burada baflka bir soru geldi, Cumhuriyet Mitinglerini sivil darbe olarak yorumlayan kiflilerin kafas n n çok kar fl k oldu- una inan yorum. Cumhuriyet Mitinglerini biz darbeci olarak nitelersek, bizim taban m z nerede? E er o da solun taban de ilse, solun taban nedir? Buna mutlaka kafam zda çok net yan t vermek zorunday z. Cumhuriyet Mitinglerinde Ne saltanat ne darbe diye diye ba rd lar ayr ca. Yani o mitinglere kat lan insanlar n askeri darbe istemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Oradaki talihsizlik, Ça layan Mitingi 27 Nisandaki muht ran n üzerine 29 Nisan da gerçeklefltirildi. O miting iki milyona yak n insan toplad ve belki de Ankara- zmir mitinglerinin toplam ndan fazla insan kat ld. Dünya çap nda son derece önemli mitingler yapt Türkiye, bununla övünmek laz m. Bunlar milliyetçi, faflist mitingler de il. Bunlar Türkiye nin sol taban n n mitingleri. Bunu gerçekten içimizde hissedemiyorsak, biz iktidar olacak ço unlu- u azla yakalayamay z. Dünya da yap lmam fl kitlesellikte bu mitingleri gerçeklefltirdi imiz için övünç duymal y z. Bu mitingler oylara yans mad m? Yans d elbette, ama ben demin söyledim. O mitinglere kat l p AKP ye oy vermifl olanlar da vard r elbette. Borcu vard r, s k nt s vard r, bütçesi ezerinden böyle f rsatç l k yapm fl olanlar da bulunabilir. %90 veya muhtemelen de %75 i Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 59

10 CHP ye oy vermifltir. Tabi o mitinglere kat lanlar aras nda mükerrerlikler de oldu. Üç milyon üzerinde insan kat ld bu mitinglere ama bunlardan birden fazlas na kat lanlar silersek net olarak iki milyonu aflk n insan kat ld. Bunlar aras nda CHP nin önemli ölçüde üyesi olanlar vard, 18 yafl n alt nda olup oy kullanamayanlar da vard. Seçim sonuçlar nda da bir milyon üç yüz bin kadar oyumuz artt. O mitingler olmasa belki daha az oy alacakt k, bir de öyle bak n. %21 de il de %18 de kalacakt k. O mitingler kesinlikle seçimlere yans d, ama Türkiye de bu kitleselli i mutlaka artt rmak zorunday z. Türkiye de asl nda orta ve orta-alt s n flar örgütlenip bu denli büyük kitlesel eylemlere giriflebiliyorlar. Sa cemaat kültürü bunu yapmaz, yapamaz. Ama sand kta topluyorlar. Ayr iliflkiler üzerinden yaparlar. Ayd n Bey AKP dengesizlikleri yayd, artt rd. CHP bunlar nas l çözerdi sorusunu sormufl. Ben size seçim bildirgemizi sunay m. Bu seçim bildirgesi, bugünkü politikalara çok önemli ölçüde z tl klar içeren, dengesizliklere çözümler getiren bir bildirgeydi. Yaln z flunu belirteyim, kapitalist sistem, beraberinde sorunlar zaten getiren, çözümsüzlükler tafl yan bir sistem. Ama Türkiye de kapitalist sistem d fl çözüm önerileri getiren partiler marjinallikten kurtulam yorsa, ki bu sadece Türkiye nin sorunu de ildir, bat daki büyük emek partileri ne yaz k ki bu üçüncü küreselleflme dalgas nda un ufak oldular. Hiçbiri flu an %10 u aflabilecek konumda de il. Tüm komünist partileri Fransa da, spanya da, talya da %10 un alt na düflürülmüfllerdir. Dolay s ile eme- in, sendikan n partisini sistem d fl bir parti olarak göremezsiniz. Sistem d fl partilerin daha güçlü oldu- u ülkelerde kuflkusuz sosyal demokrasinin de daha radikalleflmesi söz konusu olabilir. Daha radikal bir sosyal demokrat hareket olarak daha fazla oy toplayaca n z n hiçbir garantisi yoktur. O radikalli i, neye göre ölçecek. Mesela ben Petkim özellefltirmesine karfl y m diye bana daha m çok oy gelecek, buna emin miyiz? Ben Petkim de Mustafa Öztafl tan rica ettim seçimlerden önce, lütfen burada bir eylem yapal m. Hemen gelip yapt k, o gün 3500 çal flan iflçiden 1000 den az kat ld ki ertesi gün de ihale yap ld zaten. fiimdi Petkim in iflçisi, gelenlerin en az yar s z mba gibi karfl. Ama gene de 3500 yok ortada. Üstelikte Deniz Baykal seçim mitinglerinde özellefltirmeye karfl y z diye ba rd durdu. Her mitingde söyledi. Bir tane oy gelmifl midir onu söyledi diye? Bas n bunu verdimi, siz duydunuz mu, medya buna yer ay rd m? Vermemifltir bile, çünkü bu dinozorluk art k. Bu sermayenin duymak bile istemedi i bir fley, o nedenle böyle oy alamazs n z. Adam buna gazetesinde televizyonunda yer vermez. Yaln z bir fley söylemek isterim Say n Sezai Temelli ye, kitler kar temelli çal fl yorlarsa art k özelde kamuda olmas önemli de ildir. Bu do ru de il, flu nedenle de il. Kitler tam tersine kar temelli çal flm yorsa, özellikle ara mal üretiyorsa, sermaye onlar n devletin elinde olmas n isteyebilir. Kar temelli çal flm yor ve sermayeye ucuz ara mal veriyorsa, bu özel bir sermayenin eline geçmesine k yasla devletin elinde olmas iyidir. Bunu 1980 öncesi böyle istediler zaten. En az ndan aras nda sermaye kitlerin devlet elinden ç kmas n istemedi. Buna gücü de yoktu zaten. Somut bir soru vard, d fl faizler neden bu kadar yüksek diye. Türkiye nin iç faiz oran çok yüksek. Türkiye d flar dan borç ald zaman, daha düflük faizle borç al yor. Yani %10 un alt nda faizlerle borç al yor Türkiye zaten, fakat mekanizma flöyle çal fl yor. Türkiye ye gelen bir yabanc sermaye düflünün; 1000 dolar diyelim Türkiye ye girdi. Bu 1000 dolar e er devlet tahviline, hazine bonosuna yatarsa y lsonunda %19 unu al p 1190 dolar olarak, hatta kur fark varsa 1200 küsur dolar olarak paray al p döner. Borsa ya yatm flsa daha büyük kazanç elde eder. Yani orada iç faiz hadleri Türkiye ye sermaye olarak giren ve bizim iç yat r m alanlar m za yatan birisi aç s ndan daha da kritik öneme sahip. Bu nedenle ufak bir kriz oldu u zaman, iç faiz oranlar, hazine bonosu borçlar art yor. D fl faiz baflka bir fleydir, o daha düflüktür. Ama Türkiye tüm borçlar n d fl borç üzerine kuramaz, çünkü o zaman tamamen dolar üzerinden borçlan r. Son olarak CHP vahflice Kürt sorunu üzerine gidiyor dendi, bu bir kere çok basmakal p ve medya üzerinden gelen bir fley. Kürt Sorunu ile ilgili CHP 1989 dan itibaren konuya en fazla dikkat çeken, raporlar ç kartan ve orada birçok hedefin gerçekleflmesini sa layan partidir. Kuflkusuz bizim Do u ve Güneydo- u Anadolu bölgelerinde oylar m z çok azald. Kendimizi iyi anlatamad m z n ben de fark nday m ve bunu dile getirenlerden biriyim. Örne in Amerika Irak a girmeden Tür- 60 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

11 kiye s n r nda kendine bir güvenlik koridoru oluflturmas meselesi bir d fl politika realitesidir. Bunu yapmak zorundayd, terör s zmas n engellemek aç s ndan. Çünkü Amerika girdi i andan itibaren Irak ta bafl bofl bir durum ortaya ç kacakt ve oradaki kaos içinde biz o s n r koruyamayacakt k. Özellikle Amerika n n girdi i bir ortama müdahale etmek zordu. Bu nedenle bizim Aral k 2002 den beri söyledi imiz fley orada bir güvenlik koridoru oluflturmakt. Bunu yapsayd k bu kadar kan dökülmez ve bu s n rlar güvenli bir flekilde terk edilirdi. CHP hiçbir zaman Kerkük e girelim demedi. Ama e er bu s n r, koridor kontrolü yap labilmifl olsayd, Kerkük te de nüfus kay tlar n bu kadar kolay bir flekilde de ifltirilmesinde bir tak m oyunlar, zorunlu göçler yap lmaz idi. Burada bir anlatma sorunu oldu u aç k ve bunun da bedelini ödüyoruz oylar m z n düflüflüyle. Biz do ru olan söylemeye çal fl yoruz, dilimiz demek yeterli olmuyor. Efendim ben Hidayet Karakufl a çok teflekkür ediyorum, demokratik kitle örgütleri sözcü ünü ben benimsiyorum. Sivil toplum örgütlerinin, yönetiflim kavram gibi çok mu lak ve do rudan emperyalizmin çok rahat kulland kavramlardan biri oldu unu biliyorum. Sivil toplum kurulufllar n, özellikle devlet karfl tl olarak tan mlamak tamamen yanl flt r. Sivil toplum kurulufllar dedi imiz fley, bugün genifl ölçüde sermaye, cemaat örgütleridir. Bunlar devleti kullan rlar. Devlet karfl t bir özellikleri yoktur, devletin d fl nda tan mlanm fl özellikleri yoktur. Tam tersine devlet imkanlar n en çok kullanan onlard r. O nedenle burada kafas üzerinde duran bir fleyi ayaklar üzerine oturtmak gerekiyor. Ayhan Bey in dedi i do rudur, sürekli denge peflinde koflan derken siyasi denge olarak anlad m. Sürekli denge arayan toplum elbette ilerici bir at l m yapmas elbette zordur. Ama biz bunu sürekli dengesizlik olarak tan mlam yoruz. Biz bu dengesizlikten ileriye bir hamle ç kartabilirsek çok önemlidir. Ama dikkat edin, bu gibi durumlarda daha otoriter, daha faflizan hamlelerin ortaya ç kmas na f rsat tan r. Ben Aziz e kat l yorum, bugünkü AKP iktidar nda ortaya ç kacak istikrars zl klardan, bir sivil darbe, sivil iktidar, otokritik bir yap ya do ru gidifl e ilimlerine dikkat çekmemiz gerekir. Ben çok teflekkür ediyorum, sorular n z için. Sa olun. Sezai TEMELL Epey soru geldi, ama pek vakitte kalmad, yetiflmeye çal flaca m. fiimdi bu emperyalizm kavram s kça dile geldi. Bizim bir gelene imiz var, s k flt kça sözü emperyalizme getirip suçu at p kenara çekiliriz. Emperyalizm kavram o d flar daki düflman falan de il, bu içsel bir kavram. Bunu iyi kurgulamak gerekiyor ki sermaye iliflkilerinde bu görülür. Emperyalizm kavram n n nerede kullan ld ndan ziyade, d fl düflman iliflkisinde de il de, bugünün kapitalizm örgüsünün içsel dinamikleriyle beraber hareket eden bir fley olarak görmek gerek. Dolay s yla anti-kapitalist olmadan, antiemperyalist olamazs n z ki, bu flayet gerçekleflirse araman z gereken adres sol de ildir, baflka bir adrestir. Bu baflka adrestir zaten bizim elimizi kolumuzu ba layan. Bafl bofl mu dolafl yor, yok öyle pek dolaflt söylenemez. Tüm dünyada emek hareketi belki istenen düzeye ulaflmad flu anda, ama bu emperyalist iliflkilere bu kapitalist iliflkilere karfl güçlü bir anti-emperyalist, antikapitalist karfl koyma özellikle Seattle dan sonra bafllam fl durumda. Yani eme in küreselleflmesi de, eme in Türkiye si de bunun filizlerini veriyor. fiu an için yeterince alg lanamam flt r, toplumsal reflekslerle buluflamam flt r, ama umut vard r. 550 milletvekili için partide demokrasi meselesinde, sadece 550 kifli üzerine kurulmufl bir parlamento sisteminde her fley son derece merkezidir zaten. Buradan demokrasi ç kmayaca gibi, hiçbir yere demokrasi de gelmez. Önemli olan demokrasiyi tabana yaymak. Oldu unuz yerdeki temsiliyetlerle oran n gücünü biraz daha zay flatan bir yere dönüfltürmedi iniz sürece ne parti içine demokrasi gelebilecektir, ne de oradan demokrasi beklemek çok anlaml olacakt r. Çok merkezcilik var, yani her fley o 550 milletvekili. Bunlar n ilk etapta afl lmas gerekiyor, yoksa yerel bir örgütlenmeye bakt m zda sinirlerimiz iyiden bozulacakt r. Yerelde de demokrasiyi tart flmak istemiyoruz, çünkü oraya kafam z çevirince yine AKP lileri görüyoruz. Hep bugünün koflullar ile düflündü ümüzde bir s k flm fll k yafl yoruz, ama demokrasinin tabana yay lmas son derece önemli. Siyasi partilerin kulland kavramlar birbirlerine çok kar flt, bu bize kapitalizmin, sermayenin baflar s n gösteriyor. Her kesimi, özel- Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 61

12 likle ekonomi alan na sokmad n z zaman, ekonomi ve siyaset bütünlefltirilemedi i zaman, siyaset alan nda size kalan fleyler çok homojenleflmifl kavramlara dönüflüyor. Hep ayn kavramlar kullanmak durumunda kal yorsunuz. CHP-MHP yak nlaflmas asl nda biraz da böyle. Gazetede bana oy vermiyorsan bari MHP ye ver gibi bir ilan gördük, birisi flaka m yapt? Bunun arkas ndaki siyasi meseleyi yakalamak laz m. Bu kadar da olur mu art k dedirten fley önemlidir. Neden yak nlafl yorlar, çünkü iktisadi anlamda eflitlikçi bir fley söylemedi iniz zaman, bir fley üretmedi iniz zaman, elinizde kalan fley bir emperyalizm tan mlay p o düflmana karfl gelip, onunla savaflmakt r. Bunu halka nas l indirgeyeceksiniz? Milliyetçilik. Milliyetçiler de yan yana gelecektir, do al olarak geldiler de. Dolay s yla biz Cumhuriyet Mitingleri ni gördü ümüzde korktuk, neden korktuk? Kat lanlar n say s ndan de il, tabi ki kat l m çok iyiydi. Korktuk çünkü orada siyaset yoktu, bu da AKP oylar n artt r r dedik, hatta bunu yazd k da. Orada söylenen, Türkiye de afla yukar her ortalama kiflinin söyleyece i sözlerdi. Siz oraya siyaseti tafl yamad n z, siyaseti tafl d n z yer 1 May s alanlar ndan geçer. Cumhuriyet i savunacak yerler de 1 May s alanlar ndaki emekçi, devrimci güçlerdir. Laikli i savunacaksan z, fleriata karfl bir fley söylemek istiyorsan z, burada söylersiniz. Cumhuriyet Mitingleri nde askerlere bir fley söylenmedi, nin ac lar n çeken ve onun üzerine siyaset ören, 80 lerde binlerce gencin hapislere düflüp iflkenceler ile öldürülmesine, sakat b rak lmas na sebep olanlar n vicdan s zlamadan mitinglerde baflka fleyler anlatt lar. O zaman bunun hesab n sorar z, yani solcular olarak sormak durumunday z. Yoksa o vicdan bizi rahats z eder. Denge sürekli midir? Evet bu zaten benim söyledi imdir. Sürekli denge ile devrim olamaz ya da hayat de iflmez. O zaman bu hayat n k - s rl na s k fl p kal r z. Özellefltirmeye karfl benim söylemeye çal flt m fluydu, sonuçta biz bir art de er üzerinden yaklaflmaya çal fl yorsak, toplumsal art n tekrar da l m mekanizmalar önemlidir burada. Art de erin aktar m mekanizmalar sermaye ara mal olarak aktar l r, aktar lmaz. Önemli olan toplumsal art tekrar nas l kullan yor, da t yorsunuz? Sermayenin kendi dinamiklerine göre mi, yoksa farkl bir yerden mi da t yorsunuz? Ben buna dikkat çekmeye çal flt m. neyle kuyu kaz l r m? Kuyu kazmay n üzerinizi tafl mafl atarlar, can n z yanar. Oldu unuz yerde örgütlenin, bak n odalar var. Oldu unuz yerde mutlaka siyaset yap n, müdahil olun hayata. Seyirci olmay n, dolay s yla burada birçok genç görüyorum. Bu gençler odan n gelece i, ama daha da fazlalaflmalar gerekli. Buradan ayr ld ktan sonra dokunduklar her arkadafl mücadeleye davet etmeleri gerekir. neyle kuyu kazmak budur! Tüm yaflam çevrenizde insanlar siyasete davet etmeniz gerekir. Çünkü bir kere siyaset yapmaya bafllamak, tam da o eflitlik dedi imiz fleylerin aç a ç kmas demek. Siyasi, sosyal, kültürel haklar olarak, bunlar aç a ç karman n yegane yolu siyasete kat lmakt r. Yoksu birilerinden bir fley bekleyerek sorunlar çözmemiz çok olanakl de il. Son olarak Kürt sorununa de inece im. Önce dili de ifltirmemiz gerekli. Kürt, Arap, Çingene vs. hep bu dil ile afla lama gerçeklefliyor. Hepimiz bu topraklar üzerinde yafl - yoruz, bu ülke hepimizin ve burada bir fleyler yapacaksak tüm etnik kökenler ile birlikte yap lacakt r. Bizler beyaz Türkler de iliz. Bizler Türkiyeliyiz, bir arada yaflam savunuyoruz. Bir adara yaflaman n olanaklar var ve bunu kan tlamak zorunday z. Yoksa bu ac lar daha uzun süre çekece iz. Art k bu ac ya son vermemiz gerekiyor. Bu fliddeti bitirmek ve flehit cenazeleri üzerinden siyaset yapmamam z laz m. O flehitlerin birer annesi var, bu kadar da basit bu! Aziz KONUKMAN Sevgili baflkan sorular üzerinden s ralamay de ifltirmek hakkaniyete uymad, az soru sorulan, az konuflacak, bu tam piyasac bir mant k. Arif Delikanl n n sorusuna yan tta O uz hoca e er sendikalar adaylar n dayatarak bir partide yerlefltiremiyorlarsa, bunlar kötüler zaten. Biz kötülerin iyisini seçiyoruz. Asl nda O uz Oyan gibi birisini delege sisteminde bulamazs n z. Parlamentoda iyi kötü sizin sesiniz olacak milletvekilini çok net olarak söylüyorum delege sisteminde göremezsiniz. Bu kötünün iyisine raz olmak bizim içimize sinecek bir fley mi? Bu yap y niye de ifltirmiyoruz. Türkiye de partiler yok. Toplumun farkl kesimlerinin uzlaflt platformlard r bunlar. Partiler biraz önce O uz Hocan n söyledi i gibi çok iyi, hatta devrimci programlar yapabilir. Ama bunlar nerede? da. Bir konuflmada bir köylü bana sordu, ben de cevab n n www da oldu unu söyledim, neredeyse dayak yiyecektim. Bir kere dabulyu (W) Türkçe bile de il. Sanal demokrasi, orada birileri bir fley haz rlam fl. O program haz rlan rken kimlerle tart flt. Elbette birileriyle görüflülüyor, ama benim söz etti im genifl kitlelerle buluflmamaktan söz ediyorum. Siz kitlelerle buluflun, oradan önemli bir fley ç kmas n önemli de il. Oradan döneriz onlara insanlar lay k oldu u rejimle yönetilir deriz. Bunu deme flans m z yok, çünkü o insanlar bizim partimizde yok. Siz DEHAP n Kürt hareketinin temsilcisi oldu unu söyleyemezsiniz bana. Ne zaman Kürt halk yla oturup program yaz- 62 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

13 m fllar. Parti programlar bu ülkede nas l olufluyor hepsini izledim. Programlar entelektüeller yaz yor ve çok güzel programlar da yaz labilir. Hatta matematiksel modeller de kurabiliriz. Tansu nun yapt gibi. Yalç n Do an müthifl sar fl n bir hatun demiflti. Acaba hatunun kendisi mi sar fl n, program m oras n anlayamad k. Enfes bir programd, dü meye bir bas yorsunuz faiz oranlar - n n ne oldu unu, büyümenin ne oldu unu söylüyor. Amerika da paket programlar onbinlerce var. Buradan flunu ç karmay n Türkiye de parti modeli flu an itibariyle çökmüfltür. Bunu yeniden canland racak, kitlelerle buluflturacak. Bu ma lubiyet belki iyi oldu, flapkam z önümüze koyup kel oldu umuzu farkedebiliriz. Burada ciddi anlamda siyasetin t kand m z görmemiz laz m. fiöyle bir fley olabilir mi, bir ülkenin sosyal demokrat partisi Türkiye nin partisidir. Baflka bir fley olamaz, böyle olmal. Ama benim partim Türkiye nin partisi olamad. Kürt hareketinin partisi de Türkiye üzerine siyaset yapacak, bir bölgenin partisi olursa o ülkeyi nas l kucaklayacak. Sevgili Sezai bunlar dert edinmeyelim dedi, ama ben dert ediyorum. Ben Kürt sorunu çok ciddidir, çözülmelidir diyorum ama DEHAP beni reddediyor. Sürekli monolog yap yoruz. Bizimle tart flmayan, konuflmayan modüs vivendiyi, yön bulma duygusunu tart flmayan, onu sunmayan hareket hiç kimseye güvence veremez. Bu seçimler bunu kan tlad. Biz hep e itimden yola ç karak anlatamad m z düflünüyoruz. Asl nda flöyle düflünebiliriz, acaba bizim kulland m z dilde bir sakatl k var m? Bizim oluflturdu umuz dil, birlikte oluflturdu umuz bir dil mi? Belki o çocuk o jargonu bilmiyor. Bugün ben bilinç düzeyi düflük biri olsayd m bak yorum alternatif yok, bugün istikrar yani kötünün en iyisini seçerdim. CHP faiz oranlar 6.5 dan 3 e indirilecek dedi i zaman ki bundan halk n haberi olmad, baz çevreler aya a kalkt. AKP nin yola devam slogan halka de il, o çevrelere mesajd. Uluslararas sermaye çevrelerine bu CHP ye güvenmeyin o, 6.5 u, 3 e indirecek ifller kar flacak, siz bana güvenin, benimle yola devam edin, dedi. Seçkin arkadafl n sorusunda, 80 öncesi karma ekonomi dedi imiz kavram pragmatik gerekçelerle ortaya ç km flt r. Soyutlama düzeyde bir kapitalist ekonomi vard r. Orada iflçi s n f n n kavgalar, mücadeleleri bu modeli ç karm flt r. O uz hocan n söyledi i K T modeli önemli. Ana girdileri üretiyorsa sermayenin lehinedir. Ama ayn zamanda ücret mallar n üretiyor, Sümerbank lar böyle; biz onlar sahiplenmek zorunday z çünkü ücret mallar. Düflük kar oranl, yüksek katma oranl çal flmas n can gönülden isterim. Modüs vivendiden kast m oydu toplumsal uzlaflma vard ; emek de, sermayede o modele evet dedi. Bu modelin tasfiyesi bana sorulmadan oldu, diyorum. Toplumun ortak yön duygusu bir araya gelerek s n flar n belirli platformlarda tart flmas yla oluflmad. Dayatmac bir anlay flla oldu. Mesela demokratik kitle örgütü benim tercihimdir ama, sermaye ve emek tabanl ayr m n bilinçli yapt m. Bu benim elimden ç kt. Ben art k demokratik kitle örgütü dedi im zaman çocu um anlam yor. Ben sivil toplum örgütü kavram n kullanmak mecburiyetinde b rak ld m. O zaman ay rdedici bir fley söylemem laz m. Onun için emek tabanl, sermaye tabanl diyorum. Sivil darbe konusuna gelince, 12 Eylül rejimi nereden geldi, 24 Ocak tan geldi. 24 Ocak n çözemedi i sorunu askerler çözdü. 5 Nisan kararlar n kim ald? Sosyal Demokrat Halkç Partinin baflkan Murat Karayalç n ald. Ekonomik olarak bir darbedir. Emekçi kesimlerden ciddi anlamda bir rövanflt r. 89 bahar eylemleri Halit Narin TÜS AD a karfl yd. Arkas nda 5 Nisan 94 geldi krizinde milli gelir bir gecede yüzde elli küçüldü. flçi s n f - n n bütün örgütleri da t ld. Nerede partiler? Çünkü o sorunlar tart - flacak zeminler yok. Tek kifli üzerinden bir fleyler yapmak zor. Ufuk meclise girdi? Bütün önergelerini haz rlayaca m söz. Tek bafl na ne olacak? Ne yaz k ki 24 Ocak kararlar ndan sonra 12 Eylül, ondan sonra hepsi birer sivil darbedir. AKP de, koalisyon hükümetleri de sivil darbecidir. Sivil darbe tehlikesinden bahsetmiyorum, fiilen var, diyorum. Eme in haklar n gasp eden her türlü oluflum, sivil darbedir. Burada kiflisel tav rlar olabilir, önemli de il. Biliyorsunuz öznel devrimcilik baflka bir fley, nesnel devrimcilik baflka bir fley. nsanlar öznel düzeyde devrimci olabilirler, nesnel süreçte karfl devrimci olabilirler. Tarih bunlar n örnekleriyle doludur. Son soru olarak, sürekli denge arayan bir toplumda devrimci at l m olur mu? Denge de iflme halinin durmas, dedim. Kötü bir fley asl nda. Asl nda s n fs z toplum bile s n f çeliflkisinin d fl nda baflka bir fleyde hayat bulacak. Çünkü tez, anti tez, sentez. Çeliflkiler her zaman olacak, ama s n f çeliflkisi olmayacak. Belki orada iktidara güzeller gelecek, çirkinler üzülecek. Veya bana mühendis olamayacaks n diyecekler. Böyle bir kepazelik olur mu? Mutlaka siyasi partileri masaya yat ral m. CHP ye herkes yükleniyor, ben de yap yorum. Bu bizi yan lt r. Sosyal demokrat bir partinin program n n emek yanl s olabilmesi için güçlü bir sosyalist hareket gerekiyor. Sosyalist hareketin güçsüz oldu u bir yerde sosyal demokrat partiler sermayenin yan na do ru gitmeye çal fl yor. Gerici ideolojilerle her an ittifak kurabilirler. Siz iktisatta bir seçenek sunamazs n z, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 63

14 siyasal düzlemde sa n oy ald n görüyorsunuz, oyunuzun oran n art rmak için sa a benzemeye çal - fl yorsunuz. Asl varken size niye oy versinler. Burada sosyal demokrat partiler nereye gitmesi gerekir, eme in yan na. Eme i yan na ça - ran parti var m, onlar da marjinaller, her gün bölünüyorlar. Küçük olsun, benim olsun. Biz e er sosyalist hareket yaratamazsak, y l daha sosyal demokrat hareketi elefltiriyor durumda olaca z. O uz OYAN Silah kullanmak d fl nda AKP bütün silahlar kulland. MHP ve CHP konusunda karfl l kl uygulanan propagandalar görmek laz m. Seçmenin kendisi do rudan temaslarda öyle anlafl l yor ki size koalisyon görünüyor. Bu kurgulanan bir fleydi. Bu sizin istedi iniz bir fley de il, savunmuyorsunuz bunu. Nesnel gerçeklikte AKP nin gücü ortadayd, bunu görüyordunuz, bunun d fl nda kalacak politik seçenek de böyle ortaya ç k yordu. Bu MHP eflittir CHP anlam na gelmez. Milliyetçi hareketin arkas nda be enmedi imiz emperyalizm sözcü ü her zaman olmufltur. fiimdiki durumu ayr tart fl l r. Ama, ulusal refleksi olmayan hiç bir hareketin iktidar flans olamaz. Anti emperyalist çizgisi olmayan hareketin iktidar flans olmaz. Aziz in söyledi i gibi birkaç kiflilik hareketler oluflur. Ulusal refleks sadece bizde de il, sa da var. Bak n Almanya ya, Hollanda ya, nas l oluyor da mali sistem, bankalar yabanc lar n eline geçmiyor. Yabanc derken AB ülkelerini kastediyorum, Alman bankas veya haberleflme flirketi spanyol, talyan, Frans z flirketine sat lmas n hangi flekilde yasakl yorlar. Yasa ç karmas mümkün de il, AB bir iktisadi entegrasyon, ama bunu yap yorlar. Bunu nas l beceriyorlar, ulusal reflekle yap yor. Kendi için stratejik gördü- ü sektörlerin sat lmas n engelliyorlar. Böyle bir refleksiniz yoksa zaten ba ms z ülke olma flans n z yok. Biz bu Cumhuriyeti niye yapt k 1923 te bunu sorun ve geçmifle dönün. Erdal KARADEM R Bu panelin konusu denge idi ama bütün konuflmac lar dengesizlikler üzerine konufltu, hepsine ayr ayr teflekkür ediyorum. Konuflmac lara sorulan sorular n ard ndan plaket töreni ile oturum sona erdi. 64 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

15 V. Oturum Mustafa AYDIN - Birgül Ayman GÜLER Kamu Yönetimi ve Dengeler Etkinli imizin 4. gününde Kamu Yönetiminde Dengeler konulu konferans HKMO Genel Sekreteri Ertu rul CANDAfi yürütücülü ünde, zmir Vali Yard mc s Mustafa AYDIN ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Prof. Dr. Birgül Ayman GÜLER kat l mc olarak kat ld lar. Oturumu yöneten Ertu rul CAN- DAfi sözlerine flöyle bafllad ; De erli ö renciler, arkadafllar hepinizi ayr ayr selaml yorum. Bu toplant n n biraz farkl olmas n düflündüm. Konusu bildi iniz gibi Kamu Yönetimi ve Dengeler. Biz devleti konuflmak istiyoruz. Kamu yönetimi nedir? Kamu yönetiminde dengeler nedir? Ulus nedir? Ulusalc l k nedir? Ulus olmadan uluslar aras lafl la bilir mi? Devlet içinde personelin konumu nedir? Yerel yönetimler nedir? Merkezi idare, yönetim nedir? kisinin aras nda denge ve birbirini tamamlay p, tamamlamad yönler nedir? Birbirlerinin alternatifleri midir? Yerele yap lan her devir demokrasi midir? Bütün bunlar n hepsinin yan t n alamayaca z. Onlar yan tlamak için flifreler bulaca z. Bunlar üzerine yeni çal flmalar yap p, taraf oldu- umuz yönü daha bilinçli belirginlefltirece iz. fiimdi sözü zmir Vali Yard mc s Mustafa AYDIN a b rak yorum. dedi do umlu olan Mustafa Ayd n, 1977 y l nda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ktisat ve Maliye Bölümünden mezun olmufltur. Maliye Bakanl Vergiler Temyiz Komisyonu 6.Daire Raportörü, Merkez Bankas Mersin fiubesinde memur, Mersin Maiyet Memuru, Çay ralan, Baflkale, Birecik, Erzin, Kula Kaymakl klar, Trabzon Vali Yard mc l, Orhangazi Kaymakaml, Bursa Vali Yard mc l görevlerinde bulundu tarihinden itibaren zmir Vali Yard mc s olarak görev yapmaktad r. Evli ve üç çocuk babas d r. ngilizce bilmektedir. Sayg de er vekilim, çok k ymetli sevgili genç kardefllerim. Ben ve çal flma arkadafllar m sizlerle birlikte olmaktan mutlu oldu umuzu ifade etmek isterim. Yemekten sonra burada kamu yönetimi gibi baz - lar na s k c gelen bu konuyu izahta belki güçlük çekece im. Ama sizi s kmadan biraz da görsellik katarak sunmak istiyorum. Bu çal flmay yaparken bir meslektafl n z da vard ofiste. Birkaç arkadafl n deste i ile bir sunu haz rlamaya çal flt k. Denge konusunda neler anlamam z gerekti ini biraz irdeledik kendi aram zda ve zmir fiube Baflkan - m zla bir görüflme yapt k. Denge derken ne aramal y z, ne bulmal y z fleklinde. Asl nda dengenin günlük yaflant m z n her aflamas nda, her yerinde bulundu u kanaati olufltu ve biraz daha genifl çerçevede ve makul düzeyde bakarak sizlerle birkaç konuyu paylaflmak istiyoruz. Kamu hizmeti dedi imizde ne anlamak laz m? Bunda birçok tan m var. Bir hocam z n yapt tan m, toplumun tümüne düzenli, eflitlik ilkelerine göre ya kendisinin kamu kurulufllar n n izni ve denetiminde ticari amaç gütmeden götürülen hizmeti de kamu hizmeti olarak tan mlamak mümkün. Kamu hizmetinde denge dedi imizde nelere bak labilir, ne olmal - d r? Kamu kurumlar aras nda bir dengeden bahsetmek laz m. Kurumlar n kendi içindeki dengeden bahsetmek laz m. Hizmeti sunan kamu kurulufllar ile hizmeti alan vatandafllar aras ndaki denge ele al nabilir. Bu ifller yürütülürken ül- Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 65

16 kenin kaynaklar, bütçe kullan l - yor, imkanlar kullan l yor, yani akçal ifllerde bir dengenin olmas laz m. Ayr ca hizmetlerin etkin yürütülmesinde bir dengenin sa lanmas laz m. Kamu yönetiminde denge dedi- iniz; zaman zaman duyars zl, sorumsuz, hatta sahipsiz davran fllar, bürokratik güçlükler; rüflvet, arac l k, kay rmac l k gibi k smi uygulamalar varsa, ya da olmad halde kamuoyunda böyle bir görüfl oluflmuflsa, yöneten, yönetilen, hizmet eden, hizmet edilenler aras nda toplumsal denge sorunu var denilebilir. Yang n ç k fl diyerek uyar r z, ama anahtar n nöbetçinin masas nda kilitli tutar z. Devletin hizmetinin iyi sunulmas, vatandafla iyi anlat lmas, mevcut kaynaklar n nas l kullan ld n n anlat labilmesi, bu vatandafllarca çok önemli. Bir bütçe var. Bunun nas l kullan ld n iyi anlatabilirseniz bunu da vatandafllar iyi karfl l yorsa sorun yok demektir. Yöneticiler denge konusunda flöyle bir bak fl sunabilir, devlet bir anlamda birey haklar ve devlet aras nda dengedir. Bunu sa lamak oldukça zordur. Bir yandan kifli hak ve özgürlüklerini olabildi ince genifl tutarken di er yandan da kamu düzenini bozmayacaks n diye bir söylemi bir yöneticimiz söyleyebilir. Suç ve ceza aras nda da bir dengenin olmas gerekecektir. Cezalar aras nda dengenin giderilmesi, suç ve ceza aras nda adil bir dengenin olmas, suçlu oldu una dair kesin bir hüküm bulunmayan kiflinin suçlu gösterilmesinin önlenmesi kamu vicdan n yaralayan suç ve cezalar n yeniden tan mlanmas önem arz etmektedir. KTÜ de iki ö retim üyesi an z yakman n sak ncalar n göstermek için yapt klar kontrollü an z yakmada 30 hektar orman yakt lar. Bu olayda, valilik izni, orman iflçileri, orman teflkilat var. Bununla an z yak lmas n n zararlar anlat lacakt. Son y llarda kamu tüzel kiflili inin di er kamu kurulufllar n n üstlendikleri kamu hizmetleri azalmakta ve bu boflluk kazanç rekabet ve büyüme dinamikleriyle çal flan özel sektörlerce doldurulmaya çal - fl lmaktad r. Kamu hizmetleri niteli- ini de ifltiren bu de iflmeler bir denge, dengesizlik unsuru olarak de erlendirilebilir mi? Bunu kendimize soruyoruz ve cevab n nereden ba l olarak bakt m za göre de erlendirmesini yap yoruz. Merkezi ve yerel yönetim aras ndaki denge, de iflik sebepler öne sürerek yerelleflmeye a rl k veren bir anlay fl var. Kamu hizmetlerinin merkezi yönetim yerine yerel yönetimlere ve a rl kl olarak belediyeler ve özel idareler taraf ndan yürütülmesi anlay fl gibi. Ancak kamuda tam bir görüfl birli i sa lanm fl de il. Burada da önemli bir denge sorunu var. Anayasam zda idarenin bütünlü ü ilkesi özünü ortadan kald rmaks z n merkezi ve yerel yönetim aras nda daha ifllevsel bir denge bulunmal d r. Kamu reformu temel yasas yla ilgili bir yürütmeyi durdurma karar var. Bu yasa ç kmad için özelleflme konusunda son birkaç y ld r uygulama, muhtelif yasalarda yap lan de iflikliklerle merkezi idare yetkilerini yerel yönetimlere vermeye çal flmakta ama çerçeve yasas ç kmad için sistemsel problemler var. Bir baflka sorunumuz ayn ya da benzer görevlerin kamuda birden çok kurulufla verilmesi sonucu bu kurumlar birbiriyle güç çekiflmesine girmesi ya da di er kurum taraf ndan görevin yap lmas n n beklenmesi sonucunda hizmetin aksamas veya sunulamamas nda bir denge veya dengesizlik sorunu ortaya ç karmaktad r. Bu konuyla ilgili bir hocam z, ayn çal flma için birden çok kurulufl yetkilendirildi inde görev ortada kalmakta ve sonuç olarak görevsel etkinlik azalmaktad r, demektedir. Mevzuatlar var, mevzuats z hiç bir fley olmaz, kanunlar, tüzükler, yönetmelikler, yönergeler mutlaka olacak. Sizin de yar n görev alaca - n z yerlerde bunlar çok iyi bileceksiniz. Bunda da çok ciddi problemler var y llar nda otopark yönetmeli i, Bay nd rl k bakanl - nca üç ay içersinde üç defa de ifltirilmiflti. Bir tak m bask gruplar - n n oraya müdahalesiyle kriterler de ifliyor. Çevre Bakanl n n yönetmelikleri 6 ayda bir de ifliyor, bir de buna AB süreci dahil oldu u için ülkemiz flartlar yla uyumlulu u tart flmak için pek çok yönetmelik mevzuat içersine girebilmekte. Bu 66 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

17 da kamu hizmetlerinin yürütülmesinde ciddi bir denge unsuru olarak gündemde kalabilmekte. Bizde insan gücü planlamas yap lam yor veya yeterli seviyede de- il. Norm kadro, liyakat, kariyer gibi kavramlar gerekli flekilde dikkate al nmad ndan personel aç s ndan ciddi bir sorun olarak karfl m za ç kmakta. Bunun ana kayna ülkemizde insan gücü planlamas n n olmamas. Bütçe aç, d fl ticaret, iflsizlik, GSMH gibi kavramlar denge veya dengesizlik unsuru olarak önümüzde durmakta de GSMH 5477 Dolar kifli bafl na. Avustralya da 32 bin küsür, Kanada da 36 bin civar nda, ABD Dolar. Bu rakamlar bile ülkemizdeki durumu denge ve dengesizlik konusunda yans tmaktad r. Hazine Müsteflarl n n verilene göre ülkemizde iflsizlik oran 2007 y l n n ilk yar s nda 11.4, Japonya da yüzde 4 e yak n bir rakam. Burada da bir dengesizlik unsuru var. Merkezi yerel yap lar n n arz taleplerinin bütçeyi, imkanlar ve yerindelik ile gereklilik konusunda denge ve dengesizli i flöyle örnekleyebiliriz; Her ile havaliman yap lmas, konusunda merkezi idarenin yerindeli i ve gereklili i konusunu aç kl yor. Pek çok ilimizde yar m veya bitmifl ama at l birçok havaliman bulunmakta. Isparta, Uflak, Giresun, Hatay, Kastamonu gibi örnekler ço alt labilir. Bilecik ilinde 5-6 tane kapal yüzme havuzunun yap lmas. Bunlar n iki-üç tanesi yap ld di erleri yar m. Bunlar çal flm yor, çal flmas da mümkün de il. Yönetime kat l m veya kat l m n sa lanamamas da denge ve dengesizlik sorunu. Sonuç olarak ya dengesiz olacaks n z ya da ne olaca n za karar vereceksiniz. Çünkü denge olabilmesi için iflinizi çok iyi yapman z laz m. Olaylar çok iyi de erlendirmek laz m. Programlamay ve yorumlamay çok iyi yapman z laz m. Bulundu unuz platformu iyi de erlendirmeniz laz m. Bunlar olamazsa da ne olaca na karar verebilmeliyiz. Beni sab rla dinledi iniz için teflekkür ediyorum. Ertu rul CANDAfi sözü Birgül Ayman GÜLER e verdi. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 67

18 Prof. Dr. Birgül Ayman GÜLER 1961 Bergama do umlu olup Ankara Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi - Yönetim Bilimi ö retim üyesidir. Yerel Maliye Sistemi, Kamu Personeli: Sistem ve Yönetim, Yerel Yönetimler -Liberal Aç klamalara Elefltirel Yaklafl m Yeni Sa ve Devletin De iflimi -Yap sal Uyarlama Politikalar, Devlette Reform Yaz lar eserleri aras ndad r. Ben itiraf ediyorum, denge kavram na kafay yormadan gelmiflim. Toplant n n denge kavram üzerinde gidece ine çok dikkat etmemiflim. Sabahtan beri denge meselesi dengemi bozdu gibi. Denge üzerine felsefi ya da yönetsel bir fley söylemeyece im. Ruh haliyle söyleyeyim denge ifline kafa yormak laz m, benim bu konuda daha iyi bir terimim var, çeliflki. Varl klar n, do an n, toplumun var oluflu denge üzerine midir, çeliflki üzerine midir? Diye bir soru sordu umda bana çeliflki kavram daha do ru geliyor. Bu denge hali denen ve çok k sa süren fley çeliflki yani mücadele denilen fleyin içersinde belirli anlar. Çeliflkide bir süreklilik var, sürekli mücadele var. Denge bu mücadele içersinde belirli anlar n hali san yorum. Belki buradan ç karak seneye çeliflki sözcü ünü kamp konusu olarak kullan labilir. Böyle bir öneriyle söze bafllayay m. STK konusuna at fta bulunarak bafllamak istiyorum. Ben de bir derne in genel baflkan y m. Bu nedenle Arzuhan Yanarda Do an n muadili oluyorum. Bu han m tan yorsunuzdur, yeteri kadar meflhurdur. Bu han m n STK genel baflkan olarak hükümet nezdinde gördü ü kabulle, benim bir ö retim üyesi olarak hükümet nezdinde gördü üm kabul aras nda baya fark var. Baya bir dengesiz durum. Sabah Aziz hoca söyledi STK aç l m nda Sivil Toplum Kurumudur derseniz yanl fl olur. Sermaye Tabanl Kurum daha do ru bir aç l m olur sonras ortaya ç kan bir terimdir. Ondan önce sosyal örgütler, ç kar gruplar, bask gruplar denirdi. Siyaset biliminin 1950 li y llardaki kavramlar yd bunlar li y llardan bafllamak üzere ç kar gruplar, bask grubu tarihe gömüldü ve yerine STK lardan söz edilmeye baflland. STK lar toplumsal ifllevleri üstlenmeli, devletin yükünü hafifletmelidir dendi. Devletin hangi ifllerini üstlenebilir? Yetimhane, yafll bak m iflleri, okul öncesi e itim, krefl iflleri, yani toplumun vicdan n s zlatan ifller. Sa l k, e itim denmeye baflland. Sonra biz STK lar n neleri yapt n Deniz Feneri örne inde gördük. Deniz Feneri olay geçenlerde patlad. Ama %47 lik oy oran n verdi i güvenle Deniz Feneri STK s n n Avrupa, Amerika, Türkiye de yapt yoksullara yard m organizasyonu, Kanal 7 üzerinden konsolosluklar, elçilikler, hükümet yard mlar üzerinden öyle bir haber ç kt ki, % 50 si partiye %50 si sana hesaplaflmas üzerinden faaliyetlerini sürdürüyor. Öyle STK lar ortaya ç kt ki, üniversitede okula giden çocuklar n bar nma sorununu halledecek, k z yurtlar, erkek yurtlar gibi bunlar n ço u da Fethullah evleri olarak ifl görüyor. Devletin üzerindeki yükleri alacak olan STK lar toplum demokratikleflecek, elini tafl n alt na sokarak sorumluluk üstlenecek, böylece devletin üzerindeki yük hafifleyecek derken ortaya 3. Sektör denilen bir sektör ç kt. Bunlar kar amac olmayan kurulufllar olmas na ra men karl kurulufllar. Kardan vazgeçtim, bunlar muazzam, ultra siyasal örgütlenmeler. Bir anda flunu gördük, Avrupa n n çok al flk n oldu u Cizvit uygulamalar ndan beri dinsel örgütlenme. Kilise adeta bir buzda gibi karfl n za ç kt. Kilisenin yeri, vak flar diye ortaya ç kt, ama yerleri, dernekleri, hisse senetleri, inan lmaz bir din iktisad. Din iktisad n n en büyük tamamlay c s vak f, dernek, platform benzeri biçimde örgütlenmifl olan STK lar. Kamu vicdan ile para ne devlette ne de kilisede bu kadar kolay bir araya gelebilirdi. STK larda çok kolay bir araya geldi. ktidar n yeni araçlar olarak siyasete yön vermeye bafllad lar. çinde bulundu umuz dernek, vak f STK lafl yorsa oradan uzaklaflmak gerekecek. Uzaklaflmak için önce kendi ad n z de ifltirmeniz gerekiyor. Benim derne im bir STK de il. Kitlesel bir dernek de il ama Toplumsal Demokratik Örgüt. De- 68 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

19 mokrati ini de atabilirsiniz, toplumsal örgüt. Bugün 3. Turu yap lan cumhurbaflkanl seçimi, Türkiye de 24 Ocaklar yla bafllam fl karfl devrim sürecinin vard son noktad r. Bugünden sonra Türkiye nin her günü bir sonraki günü aratacak hale gelecek. Ne yaz k ki Türkiye nin ilerici toplumsal güçleri bu sürece karfl hiçbir fley yapamad lar. Bugünün ne kadar a r bir gün oldu unu tarihte görece iz. Yaflarken o kadar hissedemiyoruz, analiz yapam yoruz, a rl göremiyoruz. Kamu yönetimi meselesine gelince, söyledi im bu parçalar kamu yönetiminden hiç de uzak de il. Cumhurbaflkanl seçimi, STK lara yeni yap lacak Anayasada verilecek yer ve di er konularla beraber Türkiye nin kamu yönetimi de kendili- inden biçimlenmifl oluyor, diyebiliriz. Konuflmam iki fley üzerine infla etmeyi düflünmüfltüm. Türkiye nin yüzü nereye dönüktür? Bu soru ne kadar anlaml ve buna cevab n z var m? Gülerek Bat ya dönük diyorsunuz. Bunu gülerek söylemenizin nedeni Bat daki gibi kurallar olan bir Türkiye özlemini anlat yor. Türkiye nin yüzünü 1991 e kadar kuzeye dönmemesini isteyen sistem vard sonras nda Türki devletlere dönmemesini, Cumhuriyet tarihi boyunca Güneye yani slami rejimlere dönmemesini anlatan cevapt r, bu. Öyleyse bu anlamda ABD nin yüzü nereye dönüktür? Kendine dönük, kendi ç karlar n formüle eder, hegemon güç olman n avantajlar n sa lar, ç kar dünyada ne yönde ve neyi yapmay gerektiriyorsa onu yapar. ngiltere, Fransa ve Almanya için de benzer cevap verece iz. Bu ülkeler için mant kl olan kendi ç karlar do rultusunda yüzünü dönüyor. Türkiye için söylesem. Rüzgar gülü gibi bizi oraya buraya döndürmeyin. Bast m z yere göre olsun yüzümüz, ç kar m z neyi gerektiriyorsa o yana do ru dönelim. Bunu söyledi imizde ne kadar mu lak sözler deniyor Arnold Toynbee çok meflhur ve önemli liberal bir düflünür, Amerikan hegemonyas n infla eden hareketin düflünürü. O zamanda TV yok, radyoda konuflma yap yor. Konuflma, 1917 devriminden sonra o kadar geri olan Sovyetler Birli- i nin 50 y ldan k sa bir sürede stratejik birçok alanda radyo, uzay gibi ABD yi yakalad, hatta geçti. Toynbee nin sorusu buydu, nas l oldu? 1953 y l nda bunu soruyor, bizde olmay p onlarda olan neydi? Bizde olan belli, teknolojidir ve bu teknolojinin kendini çok h zl üretme kapasitesidir. Sovyet Rusya ifle bafllad nda böyle bir avantaj yoktu. Belirli bir noktada bizimle yar fl r duruma eriflti. Yine tekrarl yorum y l 1953, 2. Dünya savafl ndan Sovyetler muazzam kahramanl klarla ç km fl ve Bat dünyas n n morali çok bozuk. Sistemlerine karfl y k c bir sistemi görüyorlar ve gelecekten endifleliler. Toynbee buna flu yan t veriyor, ayn teknik güç gibidir irade. Bugüne ve gelece e dönük hayalleri vard, buna yönelik Bolflevik hareketle yürüdüler. Anahtar kavram bu; irade. Asl nda buradan da kendilerine pay ç kard lar. Onlar n baflar lar n n temeli Marksizm, o da bat dan do mufltur. Onlar do ulu toplumdur, ama buradan beslenerek iradelerini kullanarak teknolojinin birbirlerine farkl nitelikte ama denk iki toplumsal araç oldu undan söz ettiler. radeyi öznel, subjektif bir fley diye de il ayn teknik gibi nesnel bir fley diye tan ml yor. Sonra son derece enteresan analiz yap yor. O zaman kendi ülkesi için bir soru daha soruyor. Bizde olmayan o fleyi, ülkü, ileriye konmufl hedef ve ona do ru bizi sürükleyecek iradeyi nereden üretebiliriz? Biz kendi fark m z bir kavramla ortaya koyduk. Bu kavram demokrasi kavram d r. Bu kavrama göre Sovyetler Birli ini tan ml yor ve diktatörlüktür, diyor. Demokrasi çok c l z bir ülkü birli idir. Orada yan ld, biliyorsunuz demokrasiler geliflti proje demokrasileri olufltu. Irak a silahlar n gölgesinde götürülen fley haline geldi. Toynbee büyük bir inanç sistemine ihtiyac m z var. Gelecek uzak y llar ve bugünü, bugünkü atomize bireylik halini sona erdirerek bizi toparlayacak bir fleye ihtiyaç var y l nda söylediklerine flaflacaks n z, dönüp eski Yunan a emanet etti imiz H ristiyanl a bakal m. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça 69

20 Sosyal bilimciler çok iyi bilirler, muhtemelen mühendislikte okutulan kitaplarda da vard r, bat dilinde okudu unuz kitapta kullan lan kavramlar n yan nda kökeni olarak Eski Yunan, Roma, Latinceyi gösterirler. Eski Roma, Yunan dan söz etmek H ristiyanl k öncesinden söz etmek demek. Aristo, Platon pagand r, bizim deyiflimizle flaman. Toynbee, bat uygarl n kurarken bütün irade ve inanç birli i sa layan düflünce sistemlerini devlet ve kilise mücadelesi yaparken terk ettik. Gittik köklerimizi Eski Yunan a dayand rd k. fiu anda büyük bir eksikli imiz var. Bu eksikli i gidermek için Bat uygarl n n köklerini bir kez daha gözden geçirelim. Toynbee nin görüflleri ne büyük hezeyan yaratt, ne de büyük kabul gördü. Üzerinden 50 y l geçti. Bat uygarl iki fleyi yüceltti. Birincisi din, ikincisi demokrasi. Yükseltti i demokrasi Amerikan demokrasisidir. Hür teflebbüs, sözleflme hürriyeti, piyasa sistemi, din ve vicdan özgürlü ü. Amerikan demokrasisi sonuncu parças itibariyle hesaplaflmaya geri döndü. fiu andaki kitaplardaki kavramlar n yan nda Eski Yunan, Roma kaynaklar n n yan nda 13., 14., yüzy l Katolik kaynaklar n da örnek gösteriyor. Demokrasi projesi gelifltirilirken ana düflünce dinsel düflüncenin kendisi oldu. Bat bundan 300 y l kadar önce feodalizmi devirmek için harekete geçen, büyük Frans z Devrimini yapan büyük Avrupa Devrimlerini yapan burjuvazinin bat s art k de ildir. Bat devirdi i dinsel düflünceyle iç içe girerek bugün var olabiliyor. kinci büyük sonuca Türkiye aç s ndan buradan geliyorum. Bu nedenle AKP AB ye üye olmak isterken Türkiye nin laikleri denilen içinde benim de yer ald m kesim AB ye hay r diyor. AB üyesi ülkelere gidenler görmüfltür, gidecek olanlar dikkat etsinler Türkiye de bir tane sünni üniversitesi var m? Alevi fakültesi var m? Do rudan mütevelli heyetinde, rektöründe imam olan. Alevi baban n üniversitenin yönetiminde bulundu u jeoloji mühendisli i e itimi veren üniversite var m? Böyle bir fleyde Türkiye bitti laiklik rafa kalkm fl demektir. Brüksel de en prestijli okullar diye görürsünüz, Brüksel Katolik Enstitüsü dür. Fransa da doktora veren enstitüler vard r, kaselerden flarap içilir. Bat bunlar y llard r dinsel sembollerdir diye empoze etti. Bunlar her sadece sembol de il, sembollerin arkas nda yatan tarihsel, toplumsal gerçek bar nd r r. Bat günümüzde kiliseyle devleti çoktan bar flt rm flt r. Bunlar laik co rafya olarak görülemez. Benim de sonuna kadar arkas nda duraca m kiflinin vicdan ve din özgürlü ü ile en ufak iliflkisi yoktur bunun. Türkiye de fleriat slami rejimde yükselifl var dedi imizde bizim gögüs gögüse mücadele etti imiz bir problemimiz do uyor. Yan mdaki meslektafl m bafl n ba l yor, benimki aç k, itifl kak fl m z var. Oruç tuttun, namaz k ld n mücadelesi var. Bunlar hiç bir fley de il. As l sorun flu anda fliflmifl Mercimek gibi kendine kasalar üreten kara para olarak kasaya giren vak f, dernek ve di er örgütlenmeler üzerinden özgürlüklerini talep eden dinsel ticaret paras d r. E er biz Avrupa da yap laflm fl bu dinsel örgütlenmeyi görmemeye devam edersek Avrupa y ayd nl n tafl y c s olarak görmeye devam edersek AKP nin neden AB yi istedi ini takiye yap - yor diye konuflmaya devam ederiz. Takiyye yapm yorlar. Sonuçta sermaye ile kol kola girmifl din tacirli i kendini devlet yönetiminde de infla edecek. Laiklik sorunu böyle bir sorundur, yoksa bafl n örtmüfl, açm fl sorunu de ildir. Bu Niflantafl laikli- idir, giysisine kar fl laca endiflesindekilerin laikli idir. Laiklik gerici sald r n n tehdidi alt nda bu aktör Bat dünyas d r. AB ve ABD dir. O yüzden Cumhuriyet mitinglerine laiklik mitingi diyenler, Niflantafl laikli ini düflünerek geri hedefli mitingler yorumunu yapt lar. Çok büyük hatad r. Günümüzde laiklik emperyalizmin bask s alt ndad r, tarihe gömülmek istenir. Bu Atlantik ötesi ABD, burada ise AB dir. BM in bütün dünyada 40 bin tane transnasyonal flirket vard r, bunlar n içinden bin tanesi di er 39 bin taneyi çekip çevirir. Bir etraf m za bakal m ne serbestli i, ne rekabetçili i vard r. Bu tekellerin yüzde 95 inin genel merkezleri ABD ve AB dir. Emperyalist kapitalist sistem sonuçta ülkeleri, insanlar, do ay, insan n duygusunu sonuna kadar sömüren sistem. Bu sistem flimdi Türkiye ye biçim vermeye çal fl yor. Vermeye çal flt sistemin sert çekirde i kamu reformu diye verdi i reformlard r. Son üç y ld r, HKMO - nun da içinde oldu u kesimler bununla ilgili çok çal flt k. Sözde yerellik olan ama gerçekte STK lar ve flirketler dünyas na tüm kaynaklar n teslim edilece i sözde demokratikleflme ad na ilerleyen kamu reformu yönetmeli i ile karfl karfl yay z. liflkiler öyle çok kar fl k de il, olaylar gözümüzün önünde. Önemli olan do ru bir flekilde ba layabilmek. Mesele flurada bununla nas l mücadele edilebilir? Türkiye de düflünce iklimi muhteflem güzeldir. Bana göre yap lmas gereken fley Türkiye nin ba ms zl n talep etmektir. Bu içerden ve d flardan tekellere savafl açmak demektir. Bu savafl içinden bir grup sermaye gruplar sizin yan n zda yer al r, çok önemli bir k sm karfl da yer al r. Cumhuriyet mitinglerinden korkarlar. Çünkü slogan çok aç k ne ABD, ne AB dir bu mitinglerde söylenen. Mitingler sonras bir röportajda, Amerika Türkiye ye fleriat gelece- inden korkar m? diye ABD li bir 70 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas zmir fiubesi 6. Yaz E itim Kamp - Foça

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir:

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir: Yak nsamak B u yaz da, ilerde s k s k kullanaca m z bir olguyu tan mlayaca z ve matemati in en önemli kavramlar ndan birine (limit kavram na) de inece iz. Asl nda okur anlataca m kavram sezgisel olarak

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Bir önceki yaz da, yaz -tura oyununda yoksulun zengine karfl

Bir önceki yaz da, yaz -tura oyununda yoksulun zengine karfl Zü ürt Tesellisi Bir önceki yaz da, yaz -tura oyununda yoksulun zengine karfl flans n n çok az oldu unu kan tlam flt k. Öyle ki, zengin sonsuz zengin oldu unda oyunu 1 olas l kla (yani yüzde yüz) kazanacakt

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

5. OTURUM. Oturum Başkanı: Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (YTÜ İnşaat Fakültesi)

5. OTURUM. Oturum Başkanı: Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (YTÜ İnşaat Fakültesi) 5. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (YTÜ İnşaat Fakültesi) İstanbul Boğazı'ndaki Köprülerin Etkileri Üzerine İsmail ŞAHİN, Demet ERSOY Boğaziçi Köprüsü nden Sabah Geçişlerinin Düzenlenmesi:

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur.

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur. Mevcut Kaynaklar Kullan lmas na Ra men 2020 li Y llarda Türkiye de Elektrik Enerjisi Aç Olabilir mi? H. Atilla ÖZGENER* I. Türkiye nin Elektrik Enerjisi Durumunun Saptanmas Türkiye nin elektrik enerjisi

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Seramik nedir? alfabesi 6

Seramik nedir? alfabesi 6 Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞINA

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞINA Evrak Tarih ve Sayısı: 25/03/2015-36685 *BE6P3A0FN* T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Sayı : 24382287-100- Konu : Ortak Dersler Hk. ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞINA

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 142

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 CHP den yıllardır borç yiğidin kamçısıdır diyen Erdoğan a: Aklın Başına yeni mi geldi? Tarih : 07.12.2013 Vatandaşı kart müptelası yaptı, şimdi de bırak diyor Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ın, Başbakan

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİNLEYELİM

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi Bu Ne Biçim Seçim 1 Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi bulmufl 2. Demek ki ngilizler o zamanlar bir yandan sömürüyor, öte yandan demokrasi üzerine araflt rma yap yorlarm fl.

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz -

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - Saymadan Saymak Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - lan say 1 2... n say s na eflittir. Yani, tan m gere i, n! = 1 2... (n-1) n dir. n!, n fortoriyel diye okunur. Örne in,

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI

ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI BU ÜN TEDE NELER Ö RENECE Z? A-YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI B-YÜZDE HESAPLARI VE MESLEKÎ UYGULAMALARI C-FA Z HESAPLARI VE MESLEKÎ UYGULAMALARI D-YÜZDE VE

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Fermat Ne Biliyordu? (I)

Fermat Ne Biliyordu? (I) Fermat Ne Biliyordu? (I) S on Teorem Teorem Oldu En Sonunda bafll kl yaz da, 350 y ll k bir aray fltan sonra ancak daha yeni kan tlanan Fermat n n Son Teoremi nden söz etmifltik. 350 y ll k bir aray fltan

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C Önsöz Bu ders notlar, 1995 ten beri stanbul Bilgi Üniversitesi nde birinci s n f matematik ö rencilerine verdi im derslerden ortaya ç kt ve matemati i derinli i ve felsefesiyle ö renmek isteyen, çal flmaktan

Detaylı

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI Güneş Sigorta ve CNBC-e işbirliği ile Kasım ayında Kayseri den başlayan Güneş Ekonomi Buluşmaları 6 ay boyunca 6 farklı ilde ekonominin nabzını tutacak. Geneş Sigorta Genel Müdürü

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

PALANDÖKEN'E KATKILARIM

PALANDÖKEN'E KATKILARIM nsanlar Yaflad kça Mehmet Ünver PALANDÖKEN'E K fi SEL KATKILARIM lk kez seksenli y llar n ortas nda gitmifltim Palandöken Kayak Merkezi'ne. Da da özel sektöre ait küçük bir otel vard o zamanlar. Telesiyej

Detaylı

Yüzde Yüz Sonlu Sonsuz Oyunlar

Yüzde Yüz Sonlu Sonsuz Oyunlar Yüzde Yüz Sonlu Sonsuz Oyunlar T avla Üzerine Bir Soru adl yaz da kuramsal olarak sonsuz bir oyun olan tavlan n gerçekte, yani uygulamada, sonsuz olup olmad sorusunu sorduk. Bu yaz da kuramsal olarak sonsuz,

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı