Current Research in Social Sciences

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Current Research in Social Sciences"

Transkript

1

2 Current Research in Social Sciences Cilt 1, Sayı 1, Ocak 2015 Aizonia Publishing

3 Current Research in Social Sciences (Hakemli Ulusal e-dergi / Peer-reviewed national e-journal) Yıl: 1, Cilt: 1, Sayı: 1, 2015 / Year: 1, Volume:1, Number: 1, 2015 Basım Tarihi / Publishing Date Sahibi / Owner Beste TÜRKOĞLU Yayın Müdürü / Managing Editor Emir Alper TÜRKOĞLU Editör / Editor-in-Chief Yakup KARATAŞ, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Ağrı, Türkiye Editör Yardımcıları / Assistant Editors Fatma KOPUZ ÇETİNKAYA, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Ağrı, Türkiye Mehmet Kerem KARASU, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Ağrı, Türkiye Gökhan ÇETİNKAYA, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale, Türkiye Yayın Kurulu / Editorial Board Ali Yalçın TAVUKÇU, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Türkiye Cihan PİYADEOĞLU, Medeniyet Üniversitesi, İstanbul, Türkiye Dündar Ali KILIÇ, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Türkiye Eyüp KUL, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Rize, Türkiye Fatma KALPAKLI, Selçuk Üniversitesi, Konya, Türkiye Gülay SARIÇOBAN, Hacettepe Üniversitesi, Ankara, Türkiye Hüseyin ODABAŞ, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Türkiye Mehmet YAVUZ, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, Türkiye Muhsine BÖREKÇİ, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Türkiye Ömer KUL, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, Türkiye Sinan KOCAMAN, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Ağrı, Türkiye Ulusal, dört (4) ayda bir yayınlanan hakemli bir dergidir. Derginin yayın dili Türkçedir. Dergide yayınlanan makale ve bilimsel yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yıldız AKPOLAT, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Türkiye Yusuf ÖZ, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale, Türkiye Current Research in Social Sciences; Yazışma adresi / Address for Correspondence Kale Mah. Atpazarı Sok. No: 45 Samanpazarı, Altındağ, Ankara Dizgi / Typography Leyla TAŞKESEN It is a national, tri-quarterly peer-reviewed published journal. The official language of the journal is Turkish. The responsibility of articles and scientific papers published in the journal belongs to their authors.

4 İÇİNDEKİLER / CONTENTS Halk Anlatılarının Epik Kuralları Işığında Bir Destan İncelemesi Yasemin KURTLU, Büşra KOÇAK Ortaçağ İslam Coğrafyasında Karşılaşılan Sıradışı Ödeme Araçları Ahmet Nurullah ÖZDAL Bayezid Sancağı ve İdarecileri ( ) Adlı Eser Üzerine Mehmet Kerem KARASU HAKEMLER / REFEREES 2015 yılında hakem olarak dergimize katkı veren bilim insanlarının isimleri yılsonunda yayınlanacak sayıda yer alacaktır. The information of referess who evaluate the papers submitted to the journal were published in the last issue of 2015.

5 EDİTÖRDEN Sayın Current Research in Social Sciences okuyucuları, 2015 yılında yayın hayatına başlayan Current Research in Social Sciences isimli dergimizin ilk sayısını siz değerli okuyucularımıza sunmaktan büyük mutluluk duymaktayız. Gelişen akademik yayıncılığın gerektirdiği özellikler göz önünde bulundurularak yayın hayatına başlayan dergimiz sosyal bilimler alanında yayın yapacak olup, ilk sayımız iki araştırma makalesi ve bir kitap tanıtımından oluşmaktadır. Dergimize çalışmalarını gönderen ve bu çalışmaların yayın sürecinde görüşleri alınan değerli bilim insanlarına teşekkür eder, bir sonraki sayımızda da sizlerle birlikte olmayı dileriz. Dr. Yakup KARATAŞ Editör

6 Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Sayfa: 1-8 Ocak 2015 ARAŞTIRMA MAKALESİ Halk Anlatılarının Epik Kuralları Işığında Bir Destan İncelemesi Yasemin KURTLU 1 - Büşra KOÇAK 2 1 MEB, Erzurum, Türkiye 2 Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ağrı, Türkiye Özet Oğuz Kağan Destanı Türk kültür ve edebiyat tarihine damgasını vurmuş destanlardan biridir. Destanın bu yönü onu birçok açıdan incelenmeye değer kılmaktadır. Bu çalışmada Oğuz Kağan Destanı nın Axel Olrik in Epik Kuralları doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Halk anlatılarının ortak ilkeler etrafında şekillendiğini belirten Axel Olrik tarafından belirlenen epik kuralları evrensel düzeyde halk anlatılarının taşıması gereken özelliklerin bir özeti olarak kabul edilebilir. Axel Olrik bu kuralları on beş madde altında toplamış ve birçok halk anlatısı üzerinde tespit etmeye çalışmıştır. Bu çalışmada Oğuz Kağan Destanı nın İslamiyet öncesi döneme ait versiyonu üzerinde çalışılmıştır. Anadolu veya başka bir coğrafyada ortaya konulan anlatıların incelenmesinde Olrik in kurallarının kullanılması ile hem epik kurallarının hem de Türk sözlü ve yazılı kültür geleneğinin en güzel örneklerinden biri olan Oğuz Kağan Destanı nın evrensellik boyutları görülebilecektir. Anahtar Kelimeler: Destan, Oğuz Kağan, Epik Kurallar The Epic Study in the Light of Epic Laws of Folk Stories Abstract The epic of Oğuz Khan is one of the most important epics in Turk culture and literature. It is worth to investigate in many respects because of the aspect of Oğuz Khan Epic. It is aimed to study Oğuz Khan Epic in the light of epic laws of Axel Olrik in this paper. Axel Olrik indicated that folk stories have shaped around the common principles and the epic laws can be accepted as a summary for the characteristics of common folk stories. Axel Olrik put these laws together as 15 objects and tried this law to establish on many folk stories. A kind of Oguz Khan Epic in the previous history of Islam was studies in this study. In the study, it can be seen that the universal standarts of Oguz Khan Epic that is one of the best examples of Turk verbal and written culture in the investigation of stories around the Anatolia or another region with the use of Olrik laws. Keywords: Epic, Oğuz Khan, Laws of Axel Olrik Sorumlu Yazar: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ağrı, Türkiye, 1. Giriş Kültür, dil aracılığıyla oluşturulan ve gelecek nesillere aktarılan bir birikimdir. Dil ve dille ortaya konulan edebî ürünler kültürü oluşturan ve kültürün taşıyıcısı olan unsurlardır. Dünya üzerinde pek az millet kültürel ve tarihi birikimini asırlar ötesine taşımayı başarmıştır. Şüphesiz Türk milleti de bu milletler arasında gösterilebilir. Türk milletinin çağlar içinde yaşadığı devinim, savaşlar, göçler, inanç sistemleri vb. hepsi birlikte düşünüldüğünde çok zengin bir kültürel miras oluşturduğu görülmektedir. Bu kültürel mirası konu edinen edebî ürünler sözlü kültür ürünleriyle şekillenmeye başlar ve en güzel ifadelerini yazıyla bulur. Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak

7 ARAŞTIRMA MAKALESİ Türk anlatı türünün yazıya geçirilmiş en zengin ürünlerinden biri Oğuz Kağan Destanı dır. Sahip olduğu zengin sembolik ifadelerle Oğuz Kağan Destanı bir milletin hayatta kalma mücadelesinin en güzel örneklerini sunmaktadır. Türk ve dünya edebiyatında var olan pek çok anlatı türü ve özellikle destanlar halk bilimcilerin araştırma konusu olmuştur. Bu araştırmacılardan biri de halk anlatılarının ortak ilkeleri olduğunu belirten Axel Olrik tir. Olrik geliştirmiş olduğu epik kuralları ışığında halk anlatılarını incelemiştir. Olrik in (1909) geliştirmiş olduğu Halk Anlatılarının Epik Kuralları birçok çalışmada kullanılmıştır. Özcan (1996), Adıgüzel (1999), Yılmaz (1999), Gülmen (2008), Yılmaz (2009), Erdoğan (2010), Kılıç (2011), Akyüz (2012), Zariç (2007; 2012), Tuncel (2013), Çiftçi (2013), Bars (2014a; 2014b) çalışmalarında farklı edebi türler üzerinde çalışmışlardır. Bu çalışmada da Oğuz Kağan Destanı Axel Olrik in Epik Kuralları ışığında incelenmiştir. 2. Destan ve Oğuz Kağan Destanı Destanlar sözlü edebiyatın yazılı edebiyat ürünlerine dönüşmüş en güzel örnekleri ve geçmişin izlerini yansıtan birer kültür hazineleridir. Destanlar bir milletin elem ve kederleriyle; sevinç ve coşkularıyla bütün duygu ve düşüncelerini; millet olma yolundaki çabalarını ve bu çabalardan doğan ve taze tutulması istenen hatıralarını; geleceğe yönelik emellerini derleyip toplayan zengin edebî hazinelerdir. Destanlar bir milletin kültür ve medeniyet çizgilerini, diğer kültürlerle ilişkilerini ve bu ilişkilerin sınırlarını, üstünlük ve etki alanlarını tespit etme imkânı sunar (Sepetçioğlu, 1972). Destan sözcüğü dilimize Farsçada efsane, mesel ve hikâyet-i güzeştegan anlamında kullanılan dastan kelimesinden ses ve anlam değişikliği ile geçmiştir. Türkçede ilk defa ne zaman kullanıldığı tam olarak bilinmeyen destan kelimesinin İslamiyet sonrasında kullanılmaya başlandığı tahmin edilmektedir (Çobanoğlu, 2003). Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük te (2005, s. 510) Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir epope Bir kahramanlık hikâyesini veya olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri olarak tanımlanmaktadır. Destanlar, milletlerin din, fazilet ve millî kahramanlık maceralarının manzum hikâyeleridir (Banarlı, 2004, s. 13). Destanlar bir milletin bütün varlığını, elemlerini, kederlerini, sevinç ve coşkularını, kısaca bütün duygu ve düşünce yapısını oluşturan zenginlik hazineleridir. Milletlerin millet olma yolundaki çabalarından izler taşır ve bu çabaların hatıraları ile geçmişle gelecek arasındaki zamanı canlı ve taze tutar (Sepetçioğlu, 1995, s. 7). Batı dillerinde, Türkçedeki kahramanlık temalı ve olağanüstü motifli halk anlatıları olan destan terimine karşılılık olarak, çok yaygın olarak epope, epos ve epic gibi terimler kullanılmaktadır (Oğuz, 2004). Destanların oluşması uzun bir zaman dilimine yayılır. Bunun için de meydana getirildiği yüzyılların birikimiyle ait olduğu kültürün izlerini yansıtır. Destanlarda ilk insanların inanışları ya da bir milleti derinden etkileyen olaylar ele alınır. Bu konular ne tamamen gerçek ne de tamamen olağanüstü bir şekilde anlatılır. Coşkulu bir anlatımın kullanıldığı destanlar manzum şekilde, sıfatlar ve süslü ifadelerle sözlü olarak nesilden nesile aktarılır ve en sonunda yetkin bir şair ya da halk ozanı tarafından yazıya geçirilir. Destanın meydana gelmesi için önce en eski bir devirde bir milletin başından geçen ya da bütün kavmi derinden sarsan, unutulmayan ve dile getirilen büyük bir olayın veya maceranın yaşanması gerekir. Bu, destanın çekirdek safhasıdır. Sonra millî hayatın yine uzun zaman büyük maceralar içinde geçmesi ve ilk çekirdeği devamlı olarak beslemesiyle destanın oluş safhası meydana gelir. Bu safhada büyüyen çekirdek tamamlanmış bir destan halinde sözlü olarak anlatılmaya devam eder. Sözlü malzemenin yazıya geçirilmesiyle tespit safhası da tamamlanmış olur (Özarslan, 1998). Destan kahramanları sahip oldukları olağanüstü özellikleriyle içinden çıktıkları toplumların idealize edilmiş tipleridir. Bu nedenle hem fiziki hem de psikolojik bakımdan farklı özellikler gösterirler. Ancak destan kahramanlarına yüklenen bu özellikler çoğu zaman sembolik şekilde ifade edilir (Duymaz, 2007). Ancak masal ve efsanelerdeki olağanüstü özellik taşıyan motiflerle destan motiflerini birbirinden ayırmakta fayda vardır. Çünkü destanlardaki olağanüstü özellikler ve olaylar genelde kutsi bir boyuta sahiptir. Bu motifler ve sembolik anlatımlar bütünü ile ait olduğu toplumun yaşantısına yön verecek güçtedir. Destanlardaki doğaüstü motifler maddi ve manevi açıdan millîlik gösterirken, efsane ve masallardaki olağanüstü motiflerde bu özellik yoktur (Öztürk, 1980). Her köklü millet de olduğu gibi Türk milleti de tarihi gelişim sürecinde millî benliklerinin imzasını taşıyan destanlar meydana getirmiştir. Bu destanlardan biri olan Oğuz Kağan Destanı, Türklerin Oğuz boyunun tarihî hayatını destanî biçimde dile getiren millî destanlarından biridir (Bars, 2013, s. 181). Oğuz Kağan Destanı nın günümüzde iki yazı şekli vardır. Bunlardan biri Uygur yazısı ile yazılmış olan İslamiyet öncesi döneme ait metindir. Diğer metin ise İslamiyet in kabulü sonrasında yazıya geçirilmiş olup Reşidü d-dîn in Camiu t- Tevârih inde yer alır (Aksoy, 2000). Oğuz Kağan Destanı nın en eski şekli olan Uygur yazmasında baş ve son kısımlar eksiktir. Bu, destanın daha geniş olduğunun işaretidir. Bu konuda yapılan çalışmalarda ortak kanaat Oğuz Kağan Destanı nın Dede Korkut a kadar uzanan devasa bir epiğin parçası olduğu noktasındadır (Özarslan, 1998, s. 428). Türk kültür tarihinin önemli eserlerinden biri olan Oğuz Kağan Destanı nın W. Bang ve G.R. Rahmeti tarafından günümüz Türkçesine çevrilmiş nüshası eksik olmasına rağmen çok değerli bilgiler içermekte ve Türk dini hayatına, göçebe hayat tarzına, hâkimiyet anlayışına ve dünyayı algılama biçimine ışık tutmaktadır (Onay, 2013). Destanın içeriğini Oğuz Kağan ın dünyaya gelişi, büyümesi, canavarı öldürmesi, boylara ad vermesi, yurdunu 2 Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

8 oğulları arasında bölüştürmesi ve vasiyeti oluşturmaktadır (Aksoy, 2000). Destanın ana konularını ise Oğuz un cihan fethini gerçekleştirme arzusu, bu arzunun ortaya çıkış nedenleri ve bunu gerçekleştirmesi için kendisine yardımcı olan kişiler oluşturmaktadır. Destan kahramanı Oğuz un gerçekte, Türk-Hun hükümdarı Mete olduğu ve Mete nin tarihi kişiliği ile destan kahramanı Oğuz un serüvenleri arasında büyük bir benzerlik olduğu da ifade edilmiştir (Turan, bt.). Bayat (2006), destan kahramanı olarak adı geçen Oğuz Kağan ın, milattan önce ikinci yüzyılda büyük bir Türk imparatorluğu kurmayı başaran gerçek bir tarihî şahsiyet olduğunu ifade ederken, Yılbır (2006, s. 52) ise Asıl adı Mete olan ve Tümen Yabgu nun oğlu olarak bilinen Oğuz Han M.Ö. 209 ile 174 yılları arasında Kuzeydoğu Asya da kurulmuş olan Türk devletini, Çin den Hazar Denizi ne kadar bütün Kuzey Asya ya yayılmış ve Çin i hükmü altına almış bir büyük imparatorluk haline getirmiştir ifadesini kullanmıştır. 3. Axel Olrik in Epik Kuralları ve Oğuz Kağan Destanı Halk anlatılarının ortak ilkeler etrafında şekillendiğini düşünen Axel Olrik, 1909 yılında Halk Anlatılarının Epik Yasaları adlı eserini yayınlamıştır. Bu yasalar halkbilimi çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Axel Olrik in epik kuralları edebî ürünlerin evrensel geçerliliği olan konu birliği, yoğunlaşma, yapı ve mantık gibi genel kurallardır (Çobanoğlu, 2012, s. 123). Olrik (1994a) Halk Anlatılarının Epik Yasaları başlıklı çalışmasında halk anlatılarının içeriklerinin birbirine benzediğini söyler. Herhangi bir kişi yabancısı olduğu bir halkın edebiyatını okuyunca, bu halk ve onun geleneksel anlatıları o kimseye daha önce karşılaşmış hissini yaşatır. Olrik de söz konusu ortak hissi oluşturan unsurları belirlemek için yola çıkar. Avrupa merkezli çalışan Olrik in epik kurallarını belirlerken hangi ülkelerin anlatılarını incelediğine ilişkin kesin bir bilgi bulunmamaktadır (Gülmen, 2008). Olrik e göre (1994a) bu kurallar tüm Avrupa halk edebiyatına ve hatta daha uzak toplumların edebiyatına bile uygulanabilir. Bu kuralların uygulanabileceği edebi türler içinde ise mitler, türküler, kahramanlık destanları ve yerel efsaneler sayılabilir. Bu kuralların her yana uzanan benzerliğine karşı, ulusal özellikler sadece ağız farklılıklarına benzemektedir. Hatta halk anlatılarının geleneksel kategorilerine bile Sage yapısının bu genel ilkeleri egemen olmuştur. Bu ilkelere kural diyebiliyoruz, çünkü bu ilkeler sözlü edebiyatın yaratma özgürlüğünü yazılı edebiyatımızda olduğundan çok değişik ve katı bir biçimde sergilemektedir (Olrik, 1994a, s. 2). Olrik in Epik Kuralları şu şekilde sıralanabilir (Çobanoğlu, 2012): 1. Giriş ve Bitiriş 2. Yineleme 3. Üçleme 4. Bir Sahnede İki 5. Zıtlık 6. İkizler 7. İlk ve Son Durumun Önemi 8. Anlatımda Tek Çizgililik 9. Kalıplaştırma 10. Büyük Tablo Sahnesi 11. Anlatı Mantığı 12. Olay Örgüsünde Entrika Birliği 13. Epik Birlik 14. İdeal Epik Birlik 15. Dikkati Baş Kahraman Üzerine Toplama 3.1. Giriş ve Bitiriş Kuralı Epik Kuralları nın ilki Giriş ve Bitiriş Kuralı dır. Bu kuralda anlatı birden bire başlamaz ve birden bire bitmez. Anlatının seyri durgunluktan coşkunluğa ve coşkunluktan durgunluğa doğrudur (Olrik, 1994a). Oğuz Kağan Destanı, Bir gün Ay Kağan ın gözü parladı (Banarlı, 2004, s. 17) ifadesiyle başlar. Oğuz Kağan dünyaya geldikten birtakım olağanüstülüklerle kısa sürede konuşur, büyür ve yürür. Çok güçlü bir yiğit olarak yetişir. Sırasıyla halkına zulmeden canavarı yener, evlenir ve çocuk sahibi olur, Altun Kağan la dost olur, gök tüylü gök yeleli erkek kurt kendisine yol gösterir, Urum Kağan la mücadele eder ve yener, Uruz Beg ile dost olur, Ulug Ordu Beg in yardımıyla önüne çıkan İtil Nehri ni aşar, Karluk Bey yardımıyla kaçan atına tekrar kavuşur, Çürçet Kağan la mücadele eder ve yener, Barmaklığ Çosun Bilig (Kangaluğ) in yardımıyla yükünü taşır, Masar Kağan ile mücadele eder, Oğuz Kağan ın veziri Uluğ Türk bir rüya görür ve Kağan a anlatır, Oğuz Kağan üç oğlunu doğuya üç oğlunu da batıya gönderir, oğulları döndükten sonra ulu kurultayı toplayıp ziyafet verir ve ülkesini oğulları arasında paylaştırıp nasihatte bulunur. Destanın sonunda oğullarına nasihatte bulunur: Ay oğullar köp men aşdum (Ey oğullarım! Ben çok yaşadım) Uruşgular köp men kördüm (Ben çok savaşlar gördüm) Çıda birle köp ok atdum (Çıda ile çok ok attım) Aygır birle köp yürüdüm (Aygır ile çok yürüdüm) Düşmanlarnı ığlagurdum (Düşmanları ağlattım) Dostlarumnı men kültürdüm (Dostlarımı ben güldürdüm) Kök Tengrige men ötedim (Gök Tânrı ya (borcumu) ödedim) Senlerge biremen yurtum (Sizlere (de) yurdumu veriyorum) (Banarlı, 2004, s. 20). ARAŞTIRMA MAKALESİ Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

9 ARAŞTIRMA MAKALESİ Nasihatler destanın sonunda yer alır. Ancak destanda anlatıcı Oğuz Kağan ın beylerine yemek vermesiyle ve çocuklarına ülkesini bölüştürmesiyle anlatının sona erdiğini hissettirir. Oğuz Kağan Destanı incelendiğinde destan yapısının bu kurala uygun şekillendiği söylenebilir. Destanın seyri incelendiğinde durgunluktan coşkunluğa geçiş ve sonra yeniden coşkunluktan durgunluğa geçiş olduğu görülür. Oğuz Kağan ın doğumuyla başlayan coşkunluğun artışı Masar Kağan ın yenilmesinden sonra azalmaya başlar ve Oğuz Kağan ın ülkesini oğullarına paylaştırıp nasihatte bulunmasıyla yeniden durgunluk hâkim olur Yineleme Kuralı Halk anlatılarının diğer bir kuralı da Yineleme Kuralı dır. Edebiyatta yineleme konuya önem kazandıran araçlardan biridir. Ancak halk anlatıları ayrıntılara inme tekniğinden yoksun olduğu için geleneksel sözlü edebiyatın konuya önem kazandırmada tek yolu yinelemedir. Yineleme anlatıda bazen gerilimi arttırıcı bazen de basittir. Önemli olan yineleme olmadan anlatının tam olarak kendi biçimini kazanamayacağıdır. Yinelemeler genel olarak üç sayısına bağlıdır. Ancak yedi, on iki ve bazen başka sayılarla yapılan yinelemelerde de halk anlatılarında rastlanmaktadır (Olrik, 1994a). Oğuz Kağan Destanı incelendiğinde Oğuz Kağan ın canavarla mücadelesinin üç defa tekrar edildiği ilk olarak göze çarpmaktadır. Oğuz Kağan ın ilk hanımından üç ve ikinci hanımından üç çocuğunun olması ve bunun tekrar edilmesi, Oğuz Kağan ın üç kağanla savaşa girmesi yineleme kuralına verilebilecek örneklerdir. Oğuz Kağan ın her bir karısından olan üç çocuğunun isimleri Gün, Ay, Yıldız ve Gök, Dağ ve Deniz dir. Yine Oğuz Kağan ın yayları ve okları üçe bölmesi de tekrarlardandır. Destandaki yinelemelerde dört ve kırk sayılarına da rastlanmaktadır. Oğuz Kağan ın dört yöne yarlık yollaması, dört bucağın kağanı olması, dört adamından yardım görmesi, gök tüylü gök yeleli erkek kurdun dört defa karşısına çıkası dört sayısının yinelendiğini; kırk gün sonra büyümesi, yürümesi, oynaması; kırk masa ve kırk sıra yaptırması, kırk gün sonra Muz Dağ denilen dağın eteğine gelmesi, ordugâhın sağ ve yol yanına kırk kulaç ağaç diktirmesi, kırk gün kırk gece yiyip, içip, sevinilmesi ise kırk sayısının yinelendiğini göstermektedir. Üç, dört ve kırk sayılarının destan içinde tekrarlanması ile Axel Olrik in Yineleme Kuralı nın Oğuz Kağan Destanı nda görüldüğü söylenebilir Üçleme Kuralı Olrik e göre (1994a) üç sayısı kendi başına bir kuraldır; masal, mit ve yerel efsanelerde sayısız kere görülür. Üç geleneksel anlatılarda karşılaşılan insan ve nesnelerin en yüksek sayısıdır ve halk anlatılarını çağdaş edebiyattan ve gerçeklerden ayırıcıdır. Üç sayısı halk anlatılarının büyük bir bölümünde korunmaktadır. Gerçek halk anlatılarında üçlemeler yıkılmaz egemenliğinin korumaktadır. Oğuz Kağan Destanı incelendiğinde üçlemelere sıklıkla rastlanılmaktadır. Oğuz Kağan ın üç defa canavarla savaşması, her iki eşinden de üçer çocuk sahibi olması, üç farklı hakanla savaşması, Uluğ Türk ün rüyasında üç ok görmesi, Oğuz un oğullarının bulduğu yayı ve oku üçe bölmesi, üçleme kuralının Oğuz Kağan Destanı ndaki karşılıkları olarak karşımıza çıkar. Axel Olrik in Üçleme Kuralı nın Oğuz Kağan Destanı nda görüldüğü ve bu yönüyle destanın gerçek halk anlatısı özelliği taşıdığı söylenebilir Bir Sahnede İki Kuralı Bu kurala göre bütün anlatı boyunca bir sahnede en fazla iki kişi ortaya çıkar. Bu kural halk anlatılarının katı bir kuralıdır. Halk anlatılarında üç veya daha fazla kişinin konuşmasına yer verilmemektedir (Olrik, 1994a). Oğuz, çıda ile canavarın başına vurdu (Banarlı, 2004, s. 18) ifadesi ile anlatılan sahne Oğuz Kağan Destanı nda bu kuralın ilk örneğidir. Bu sahneden sonra Oğuz Kağan ın birinci eşiyle karşılaştığı sahne, Gördü ki bu ışığın arasında bir kız var (s. 19); ikinci eşiyle karşılaştığı sahne, Bir ağacın kovuğunda bir kız vardı (s. 19); Urum Kağan la karşılaştığı sahne, Oğuz Kağan gazaba gelip onun üzerine atlanmak diledi (s. 19); kurtla karşılaştığı sahne, Uluğ Türk ile konuştuğu sahne, Uykudan sonra düşte gördüğünü Oğuz Kağan a bildirdi (s. 20) bir sahnede iki kuralının örnekleri olarak verilebilir. Destanda Oğuz Kağan ın oğullarıyla aynı sahneyi paylaştığı bölümlerde Ey büyük oğullarım ve Ey küçük oğullarım (s.20) ifadelerine yer verilmesi göz önünde bulundurulduğunda Oğuz Kağan ın karşısında, oğullarının küçük ve büyük kavramlarıyla bir olarak ele alındığı -Oğuz Kağan ve büyük oğulları, Oğuz Kağan ve küçük oğulları- bunun bir sahnede iki kuralına uygun olduğu söylenebilir Zıtlık Kuralı Bir sahnede iki kuralının tamamlayıcısı olan Zıtlık Kuralı anlatılarda her zaman var olan kutuplaşmanın göstergesidir. Kuvvetlinin karşısında akıllı ya da kurnaz; hüzünlünün karşısında neşeli; gencin karşısında ihtiyar; iyinin karşısında kötü; cömerdin karşısında cimri ve büyüğün karşısında küçük mutlaka bulunur. Zıtlık kuralı, halk anlatısının başkahramanına zıt özellikte ve eylemlerdeki diğer bireylere kadar etkili olur (Olrik, 1994a). Oğuz Kağan Destanı nda başkahramanın canavar, Urum Kağan, Çürçet ve Masar Kağan la karşılaşmaları zıtlaşmanın örnekleridir. Bu karşılaşmalar aynı zamanda güçlü ile zayıfı da ortaya koyar. Oğuz Kağan ın düşmanları güçlüdür ama Oğuz Kağan onları yenerek daha güçlü olduğunu ispat eder. Buradan hareketle destandaki zıtlık kuralının başkahramanın yüceltilmesine hizmet ettiği söylenebilir İkizler Kuralı Bu kurala göre ikizler kelimesi geniş anlamıyla birlikte ele alınmakla birlikte anlatıya göre gerek gerçek anlamda ikiz Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

10 olma durumunu ya da aynı rolde olan iki kişiyi ifade etmektedir. Aynı rolde ortaya çıkan iki kişi aynı özelliklerle betimlenir (Olrik, 1994a). Altun Kağan ın Oğuz Kağan a biat etmesi ve onunla aynı doğrultuda hareket etmesi; Uruz Bey in oğlunun Oğuz Kağan la birlikte hareket etmesi bu kuralın destandaki karşılığıdır. Ayrıca destanda Oğuz Kağan ın zaman zaman karşısına çıkarak ona yol gösteren kurt da bu kuralı yansıtmaktadır. Oğuz Kağan nasıl ki kendi milleti için bir yol gösterici ise kurt da Oğuz Kağan için bir yol göstericidir. Aynı şekilde Oğuz Kağan ın veziri de yol gösterme ve akıl verme açısından Oğuz Kağan ile ikizler kuralını oluşturmaktadır İlk ve Son Durumun Önemi Kuralı Olrik e göre (1994b) bu kural; peş peşe gelen olay ve kişilerden en önemli olanın en öne gelmesidir. Anlatıda son gelen kişi duygudaşlık doğurur. Bu kural halk anlatılarının en önemli özelliğidir. Oğuz Kağan ın canavarı yenmesi, ülkesini genişletmesi ve çocuklarına nasihati peş peşe sıralanan olaylardır. Oğuz Kağan ın nasihatleri anlatının en son ama birincil ögesidir. Oğuz Kağan çocuklarına verdiği nasihatte doğru olmalarını, ülkelerine sahip çıkmalarını vasiyet etmektedir. Bu nasihat metin boyunca da görülen bir ve büyük Türk devletini kurma anlayışının bir özeti olarak yorumlanabilir. Oğuz Kağan ömrü boyunca gerçekleştirdiği devleti koruma ve yüceltme idealinin çocukları tarafından da sürdürülmesini istemektedir. Yine bu nasihatte Oğuz Kağan dostlarını güldürdüğünden, düşmanlarını ağlattığından ve Tanrı ya borcunu ödediğinden bahsetmektedir. En sonda olanın en önemli olduğu düşünüldüğünde Oğuz Kağan ın serüveninde önemli olan Tanrı ya olan borcun ödenmesi yani Türk kültür yapısına göre Tanrı tarafından verilen devleti yönetme yetkisi olan kut un gereklerinin yerine getirilmiş olmasıdır. Ayrıca metnin sonuna doğru ortaya çıkan Uluğ Bey in gördüğü rüya sonuncu gelen kişi anlatının duygudaşlık doğurduğu kişidir düşüncesini desteklemektedir. Çünkü Uluğ Bey gördüğü rüyayı yorumladıktan sonra ettiği duada Gök Tanrı nın bütün dünyayı Oğuz Kağan ın nesline vermesini dilemektedir. Oğuz Kağan da Uluğ Bey den aldığı nasihatler akabinde ülkenin dirliği ve devamı için yönetimi oğulları arasında ülkesini doğu ve batı olmak üzere tanzim eder. Bu örnekler göz önünde bulundurulduğunda Oğuz Kağan Destanı nda İlk ve Son Durumun Önemi Kuralı nın sağlandığı görülmektedir Anlatımda Tek Çizgililik Kuralı Halk anlatıları her zaman tek çizgi üzerinde ilerler ve eksik kalan ayrıntıları tamamlamak için geriye dönüş yapılmaz. Daha önceki olaylar hakkında bilgi verilmek gerekirse; bu bir konuşma içinde verilir. Kahraman hep ileriye doğru hareket eder. (Olrik, 1994b) Oğuz Kağan Destanı nın incelendiğinde tek çizgi üzerine gelişen bir olay akışının varlığı görülmektedir. Oğuz Kağan ın doğumuyla başlayan olay akışı mücadeleler ve engellerin aşılması ile devam ederek Oğuz Kağan ın devlet yönetimini oğullarına bırakması ve nasihatleri ile son bulur. Destanın hiçbir yerinde geri dönüş tekniği kullanılmaz. Yine metnin katmanlı bir yapısının olmadığı da belirtilmelidir. Destanda görülen bu tek yön aslında Oğuz Kağan ın şahsında Türk milletinden beklenen bir yaklaşımdır. Millet olarak en iyisini elde etmek için hep ileriye dönük adımlar atılması, süreç devam ettikçe daha zorlu mücadelelerle karşılaşılması, büyümeğe bağlı olarak karşılaşılan zorluk derecelerinin de artması destanda verilmek istenen mesajlar olarak kabul edilebilir. Bu olay akışı aynı zamanda kahraman tipi Oğuz Kağan ın kişiliğinin alp tipine erişmesinin de yolculuğudur. Metinde tespit edilen örneklerden hareketle Oğuz Kağan Destanı nda Anlatımda Tek Çizgililik Kuralı nın sağlandığı söylenebilir Kalıplaştırma Kuralı Olrik e göre (1994b, s. 4), Aynı çeşitten iki insan veya durum elverdiği ölçüde değişik değil, elverdiği ölçüde birbirine benzerdir. Hayatın böyle katı üsluplaştırılmasının kendine özgü bir estetik değeri vardır. Gereksiz olan her şey atılmış ve sadece gerekli olanlar göze çarpıcı bir durumda ortaya çıkarılmıştır.. Oğuz Kağan Destanı nda kalıplaşmalara rastlanılmaktadır. Canavarın öldürülmesinin tekrarlanan üç aşamada gerçekleşmesi; Oğuz Kağan ın duaları ve kabul edilmesi sonucunda iki eşiyle karşılaşması; yine yaşlı kurdun ona dört defa yol göstermesi; karşılaştığı engeller, bu engelleri aşmak için yardım alması ve ad koyma geleneği; düşmanlarıyla yaptığı mücadeleler kalıplaşmalara örnek olarak verilebilir Büyük Tablo Sahnesi Kuralı Olrik e göre (1994b) anlatılar Büyük Tablo Sahnesi Kuralı ile doruğa ulaşır. Bu sahnelerde anlatı kahramanları yan yana gelirler. Gerçekten çok hayale dayalı olan bu durumlarda anlatı mantıksal örgüden sıyrılır ve durumu gizemli hale getirir (Çiftçi, 2013). Destanda geçen Oğuz, çıda ile canavarın başına vurdu. ifadesinde Oğuz Kağan ın canavarla karşılaşması; gök yeleli erkek kurdu gördü ifadesinde Oğuz Kağan ın kurtla karşılaşması; Gördü ki bu ışığın arasında bir kız var ifadesinde evleneceği kızla karşılaşması; büyük tablo sahnesi kuralının destandaki karşılıklarındandır. Bu sahneler olağanüstü motiflerle süslenerek desteklenerek destanda gizemli bir anlatım sağlanmıştır Anlatı Mantığı Kuralı Bu kurala göre halk anlatılarının kendine özgü bir mantığı vardır. Ortaya konulan tema konunun ana hatlarından etkilenmelidir. Bu etki ise temaların anlatı içindeki ağırlığıyla doğru orantılıdır. Ayrıca anlatının mantığı her zaman doğal dünyanın mantığıyla ölçülmez. Animizme, mucize ve büyüye olan eğilim anlatının temel kuralıdır. Anlatının mantığının kabul edilmesi her şeyden önce metnin iç tutarlılığına ARAŞTIRMA MAKALESİ Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak

11 ARAŞTIRMA MAKALESİ bağlıdır ve bu mantık nadiren dış dünyanın gerçekleriyle karşılaştırılır (Olrik, 1994b). Oğuz Kağan Destanı nda amaç Oğuz alp tipinin olgun insan olma serüvenini halka sunmaktır. Söz konusu amaç doğrultusunda insanüstü vasıflara sahip kişiliğiyle halkını canavardan kurtaran kahramanın Tanrı tarafından kendisine verilen eşlerle ve çocuklarla ödüllendirilmesi ve yönetici vasfıyla Tanrı nın yeryüzüne yönetmek için gönderdiği kahramanın savaşları kazanması; bu konuların destanın amacı doğrultusunda anlatı mantığına uygun bir şekilde ana temayı yansıtmak için kullanıldığı söylenebilir Olay Örgüsünde Entrika Birliği Kuralı Bir halk anlatısı için temel ölçütlerden biri de birbiriyle sıkı bağlarla örülmüş bir olay örgüsünde entrika birliğinin olmasıdır. Olay örgüsünde gevşek olayların ve belirsiz hareketlerin varlığı anlatının elden geçirildiğini gösterir. Entrika birliğinde olayların gerçekleşme sırası bir nedensellik taşır (Olrik, 1994b). Bir olaydan kaynaklanan olay zincirinin farklı sapmalarının olmayışı şeklinde de tanımlanabilir. Oğuz Kağan Destanı nda kahramanın canavarla mücadelesinde başarılı olabilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bu özellikler destanda Ayakları sığır ayağı gibi, beli kurd beli gibi (Banarlı, 2004, s. 17) ifadeleriyle verilmeye çalışılmıştır Epik Birlik Kuralı Epik Birlik Kuralı nda olayların gerçekleşme sırası bir beklentiyi karşılayacak şekildedir. Bir olayın gerçekleşmesi peşi sıra gerçekleşmesi muhtemel olan olayların beklentisini de beraberinde getirir (Olrik, 1994b). Oğuz Kağan Destanı nda kahramanın doğuşu itibariyle sayılan birtakım olağanüstü özellikler onun ileride vereceği mücadelelerin habercisi sayılabilir. Bu oğul, anasının göğsünden ilk sütü içip bundan sonra içmedi. Çiğ et, çorba ve şarap istedi. Dile gelmeğe başladı. Kırk günden sonra büyüdü. Yürüdü, oynadı (Banarlı, 2004, s. 17) ifadeleriyle sıra dışı özellikler atfedilen kahramanın olay akışında olağanüstü birtakım durumlarla karşılaşabileceğinin beklentisi oluşturulmaktadır. Ayrıca Ayakları sığır ayağı gibi, beli kurd beli gibi, omuzları samur omuzu gibi, göğsü ayı göğsü gibi idi. Vücudunun her yeri tüylü idi (s ) ifadeleriyle başkahramanın güçlü olmasını gerektiren büyük bir mücadeleye gireceği beklentisi oluşmaktadır. Nitekim kahramanın bu özellikleri sayıldıktan sonra canavarla mücadelesi anlatılmaktadır İdeal Epik Birlik Kuralı İdeal Epik Birliği anlatının amacı doğrultusunda şekillenen ilişkiler üzerine destanın yapılandırılmasıdır. Birçok anlatı öğesi kişiler arasındaki ilişkileri en iyi şekilde açıklamak için bir araya gelir (Olrik, 1994b). Oğuz Kağan Destanı nda Oğuz karakteri doğumundan destanın sonuna kadar ideal insan, yönetici, baba ve alp tipini yansıtır. Destanda bütün ilişkiler Oğuz un sıradan bir insan olmadığı, Tanrı ile bağlantısı olan, Tanrısalı temsil eden bir kahraman olduğunu göstermeye yöneliktir. Oğuz un ilahî kaynaklardan gelen bir kahraman ve bu nedenle sıra dışı bir varlık olduğunu belirtebilmek için de beden tasvirinde kutsal olarak kabul edilen çeşitli hayvanlar ve gökyüzüyle alakalı bazı ifadeler kullanılmıştır (Duymaz, 2007, s. 57). Destan içinde geçen bütün tasvirler, olaylar, diyaloglar incelendiğinde anlatı kurgusunun Oğuz Kağan ı idealize bir tip olarak sergileme amacı güttüğü görülür. Oğuz Kağan ın şahsında idealize edilen ise Türk milletinin var olma mücadelesidir Dikkati Başkahramanın Üzerine Toplama Kuralı Tarihsel olayların anlatıldığı anlatılarda dikkat başkahramanın üzerinde toplanır. Bu kural halk anlatılarının en büyük kuralıdır. Başkahraman ve entrika birbirinden ayrı düşünülemez. Anlatı başkahramanın hikâyesiyle başlar ve bütün dış görünüşüyle o en önemli karakterdir (Olrik, 1994b). Oğuz Kağan Destanı, Oğuz Kağan ile başlar ve onunla biter. Destanda bütün olay örgüsü Oğuz Kağan ın hayatını göstermeye yöneliktir. Entrika onun etrafında şekillenir. Oğuz Kağan ın doğumu ve sıradışı özellikleri, bilge ve olgun olması, canavarla mücadele etmesi, girdiği savaşları kazanması, göksel ögeleri temsil eden eşleri ve çocukları olması ve kahraman alp tipi olarak tanıtılmasında halk muhayyilesinin onun bir kahraman olarak tanıtılması için işbirliği yaptığı söylenebilir. 4. Sonuç ve Öneriler Destanlar bir milletin geçmişine ayna tutan ve gelecek nesillere kültür birikimi aktarılmasında kültür kodlarını yansıtan en önemli edebî ürünlerdir. Bu ürünlerin incelenip anlaşılması halk bilimi açısından da önemli bir kaynak olarak görülmektedir. Oğuz Kağan Destanı da Türk kültürü ve tarihinin hangi inançlar üzerine şekillendiği hakkında bilgi veren bir kaynaktır. Oğuz Kağan Destanı içerik açısından çok zengin kültür kodları barındırmaktadır. Bu destanda kullanılan motiflerin her biri anlam dünyası zengin bir birikimi yansıtmaktadır. Destanda ana kahramanın hayat hikâyesi olağanüstü olaylar ve motiflerle süslenerek idealize edilmekte ve o dönemin insan anlayışına, alp tipine, devlet anlayışına ışık tutmaktadır. Halk anlatılarının incelemesinde birçok farklı yöntemden faydalanılmaktadır. Bunlardan biri de Axel Olrik in Epik Kuralları dır. Bu kurallara uygunluk gösteren anlatılar doğal anlatılar olarak kabul edilir. Yani anlatının şekillenmesinde herhangi bir suni etki görülmez. Aynı zamanda bu kuralların bir halk anlatısında sağlanması onun içerik olarak evrensel nitelikler taşıdığının da göstergesi kabul edilir. Epik Kuralları Türk edebiyatında birçok çalışmaya uygulanmıştır. Özcan (1996) çalışmasında kuralların önemli Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

12 bir bölümünün Oğuz Kağan Destanı nda karşılandığını belirtmiştir. Özcan a göre (1996) destan bu yönüyle insanlığın ortak zihin özelliğini ve hayata bakış açısını göstermektedir. Adıgüzel (1999) çalışmasında Başkurt Destanı Akbuzat a kuralların kusursuz olarak uygulanabildiğini tespit etmiştir. Yılmaz (1999) Manas Destanı nı incelediği çalışmasında kuralların tamamının destanda sağlandığını tespit etmiştir. Gülmen (2008) çalışmasında Salur Kazanun Evi Yagmalandugı Boyu Beyan Eder isimli hikâyeyi incelemiş ve İkizler kuralı ve ilk ve Son Durumun Önemi kuralı dışında tüm kuralların bu anlatıda işlediğini tespit etmiştir. Zariç (2007) çalışmasında Kirdeci Ali Kesikbaş Destanı nı incelemiş ve destanın kuralların tamamını sağladığını tespit etmiştir. Yılmaz (2009) çalışmasında Yûsuf u Züleyhâ mesnevisinde bazı kurallar hariç epik kuralların büyük bir kısmının karşılandığını belirtmiştir. Erdoğan (2010) da çalışmasında Cân u Cânân mesnevisini incelemiş ve yalnızca İlk ve Son Durumun Önemi Kuralı nın esere uygulanamadığını belirtmiştir. Kılıç (2011) çalışmasında Harname yi incelemiş ve kuralların büyük ölçüde karşılandığını tespit etmiştir. Akyüz (2012) de çalışmasında Haldun Taner in Keşanlı Ali Destanı nın kuralların tamamını kapsandığını tespit etmiştir. Zariç (2012) çalışmasında Yaşar Kemal in Ağrıdağı Efsanesi isimli romanını incelemiş ve çağdaş bir roman olan Ağrıdağı Efsanesi nin, Axel Olrik in belirlediği, kurallarının tamamını içerdiğini tespit etmiştir. Çiftçi (2013) çalışmasında Epik Kuralları açısından Oğuz Kağan Destanı nın bazı karşılıklara sahip olduğunu ve destanın evrensel epik geleneğinin bir parçası olduğunu belirtmiştir. Tuncel (2013) çalışmasında kuralları Ağalık adlı Karagöz oyununa uygulamış ve kuralların Türk seyirlik oyunları repertuarlarının halkbilimsel incelemeleri için de geçerlilik taşıdığı sonucuna ulaşmıştır. Bars (2014a) çalışmasında Köroğlu filmini incelemiş ve filmin kuralların tamamını içerdiğini tespit etmiştir. Ayrıca Bars (2014b) çalışmasında Ferhat ile Şirin Hikayesi ni incelemiş ve halk hikâyelerimizden biri olan ve divan edebiyatında da çeşitli mesnevilere konu olan Ferhat ile Şirin adlı aşk hikâyesinde A. Olrik in Epik Kuralları nın tümünün yer aldığını tespit etmiştir. Görüldüğü gibi A.Olrik in Epik Kuralları birçok çalışmanın inceleme alanına girmiştir. Özellikle Türk yazılı ve sözlü kültür ürünlerinin incelendiği bu çalışmalarda kuralların genel olarak karşılandığı görülmüştür. Bu sonuca göre incelenen edebi ürünlerin evrensel özellikler taşıdığı söylenebilir. Bu çalışmada da Axel Olrik in Epik Kuralları çerçevesinde Oğuz Kağan Destanı incelenmiştir. Destan metninin incelenmesinde Olrik in (1994a; 1994b) belirlediği on beş kural dikkate alınmıştır. Çobanoğlu da (2010) Epik Kuralları nı on beş madde olarak ele almıştır. Çalışmada Oğuz Kağan Destanı nın kuralların tamamını karşıladığı tespit edilmiştir. Bu yönüyle çalışmanın süperorganik olup evrensel özelliklere sahip bir epik olma özelliği taşıdığı söylenebilir. Oğuz Kağan Destanı zengin içeriği ve yapısıyla gelecek nesillere aktarılması gereken bir kültür hazinesidir. Bu nedenle destanın incelenmesinin tek bir kuram ile sınırlı kalmaması farklı kuramların kullanıldığı çok yönlü bir incelemeğe dâhil edilmesi daha yararlı olacaktır. Ayrıca diğer destan ve halk anlatı türlerinin de incelenmesi ile Türk kültür ve edebiyat dünyasına katkıda bulunulacaktır. Kaynakça Adıgüzel, S. (1999). Başkurt Destanı Akbuzat ın Epik Kurallara Göre İncelenmesi. Millî Folklor, 44, Aksoy, N. D. (2000). Oğuz Kağan Destanı ve Dini Motifler. Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi.1(5), Akyüz, Ç. (2012). Haldun Taner in Keşanlı Ali Destanı ve Axel Olric in Epik Yasaları. Sosyal Bilimler Dergisi, 5(8), Banarlı, N. S. (2004). Resimli Türk Edebiyâtı Târihi. (I. Cilt). İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Bars, M. E. (2013). Metinlerarası İlişkiler Bağlamında Oğuz Kağan Destanı na Bir Bakış. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 2(4), Bars, M. E. (2014a). Halk Anlatılarının Epik Kuralları Bağlamında Köroğlu Filmi (The Film of Köroğlu in The Context of Epic Rules of Folk Narration). International Journal of Languages Education and Teaching, Aralık, Bars, M. E. (2014b). A. Olrik in Epik Yasaları Işığında Ferhat ile Şirin Hikâyesi. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim (TEKE) Dergisi, 3(1), Bayat, F. (2006). Oğuz Destan Dünyası. İstanbul: Ötüken Neşriyat. Çiftçi, F. (2013). Axel Olrik in Epik Yasaları Işığında Oğuz Kağan Destanına Bir Bakış. Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 8(4), Çobanoğlu, Ö. (2003). Türk Dünyası Epik Destan Geleneği. Ankara: Akçağ Yayınları. Çobanoğlu, Ö. (2012). Halkbilimi Kuramları ve Araştırma Yöntemleri Tarihine Giriş. (6. Baskı). Ankara: Akçağ Yayınları. Duymaz, A. (2007). Oğuz Kağan Destanı ndan Dede Korkut Kitabı na Kahramanların Beden Tasvirlerinin Sembolik Anlamları Üzerine Değerlendirmeler. Milli Folklor, 76, Erdoğan, M. (2010). Yazma Kültürüne Ait Bir Metne Epik Yasaların Uygulanması Denemesi. Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 5(3), Gülmen, N. (2008). Axel Olrik in Epik Yasaları Işığında Salur Kazanun Evi Yagmalandugı Boyu Beyan Eder İsimli Hikâyenin Okunması. Millî Folklor. 79, Kılıç, M. (2011). Divan Şiirinde Bir Hayvan Masalı: Harname. Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 6(3), Oğuz, Ö. M. (2004). Destan Tanımı ve Eski Türk Destanları. Milli Folklor, 62, 5-7. Olrik, A. (1965). Epic Laws of Folk Literature. The Study of Folklore (ed. A. Dundes), Engelwood Cliffs, ARAŞTIRMA MAKALESİ Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

13 ARAŞTIRMA MAKALESİ Olrik, A. (1994a). Halk Anlatılarının Epik Kuralları I. Milli Folklor, 23, 2-5. Olrik, A. (1994b). Halk Anlatılarının Epik Kuralları II. Milli Folklor, 24, 4-6. Onay, İ. (2013). Türk Kültür Tarihi Bakımından Oğuz Kağan Destanı ve Önemi. Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi, 171, Özarslan, M. (1998). Oğuz Kağan Destanı nda Tarihi, Dini, Beşeri ve Tabiatüstü Unsurlar. metin_ozarslan_oguz_kagan_destaninda_tarihi_dini_beseri_tabiatustu_unsurlar.pdf. adresinden 28/01/2014 te alınmıştır. Özcan, T. (1996). Oğuz Kağan Destanı nın Halk Anlatılarının Epik Kuralları Bakımından İncelenmesi. Milli Folklor, 31/32, Öztürk, A. (1980). Çağlar İçinde Türk Destanları. (Birinci Baskı). Emek Matbaacılık. Sepetçioğlu, M.N. (1972). Türk Destanları. (Birinci Baskı). Toker Yayınları. Sepetçioğlu, N. (1995). Karşılaştırmalı Türk Destanları. İstanbul: Akran Yayınları. Tuncel, U. (2013). Axel Olrik in Halk Anlatılarının Epik Yasaları Bağlamında Ağalık Adlı Karagöz Oyunu Çözümlemesi. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, 48(48), Turan, M. (bt). Türk Destanları. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları. Türk Dil Kurumu. (2005). Türkçe Sözlük. (10. Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları. Yılbır, S. (2006). Türk Destanlarında İnanç ve İnanışlar. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya. Yılmaz, M. (1999). Manas Destanı nın Epik Kurallara Göre İncelenmesi (Sagınbay Orozbakov Varyantı, C. 1). Yayımlanmamış doktora tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum. Yılmaz, M. (2009). Hamdi nin Yûsuf u Züleyhâ Mesnevisi nin Epik Karakterinin Değerlendirilmesi Üzerine Bazı Tespitler. Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 4(8), Zariç, M. (2007). Kirdeci Ali Kesikbaş Destanı nın Metin Merkezli Temel Halkbilimi Kuramları Açısından İncelenmesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 22, Zariç, M. (2012). Axel Olrik in Epik Yasaları ve Lord Raglan ın Kahraman Kalıbı Açısından Ağrıdağı Efsanesi Romanı. Electronic Turkish Studies, 7(4), Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

14 Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Sayfa: 9-11 Ocak 2015 ARAŞTIRMA MAKALESİ Ortaçağ İslam Coğrafyasında Karşılaşılan Sıradışı Ödeme Araçları Ahmet Nurullah ÖZDAL 1 1 Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Ağrı, Türkiye Özet İslam iktisadi tasavvurundaki olağan ödeme araçları, altın para (dinar) ve gümüş para (dirhem) idi. Ancak Müslüman yönetimler, yeni fethedilen yerlerdeki geleneksel (örfî) ödeme araçlarına doğrudan müdahalede bulunmuyorlardı. Böylece bu yerlerde altın ve gümüş bazlı para sistemlerine geçişler biriki yüzyıla yayılan bir yavaşlıkta gerçekleşiyordu. Karmatî yönetimindeki Bahreyn ve el-ahsâ gibi bazı marjinal bölgelerde ise daha farklı nedenlerden dolayı farklı para sistemi uygulamaları görülmüştü. Bu sıra dışı ödeme araçları arasında, tunç, kurşun paralar, sincap derisi, ipek veya kumaş parçaları, istiridye kabukları vs. bulunmaktaydı. Anahtar Kelimeler: İslam İktisadı, Ortaçağ Ekonomisi, Para, Para Sistemleri Unusual Means of Payment in Medieval Islamic Geography Abstract Dinar (golden coin) and dirham (silver coin) were usual payment tools in the vision of islamic economy. Muslim governments did not have an influence upon the traditional payment tools of newly conquered lands. Therefore, the money transition about golden and silver coins in the taken lands occured slowly in the duration of one or two century. There were different currency systems in some marginal regions like Bahrain and el-ahsâ controlled by Qarmatian because of different reasons. There were some extraordinary payments tools such as bronze, lead coins, the fur of squirrel, the piece of silk and fabric, oyster crust. Keywords: Islamic Economics, Economics of the Middle Ages, Currency, Monetary System Sorumlu Yazar: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Ağrı, Türkiye, Giriş Farklı zamanlarda altın standardı veya çifte metal standardı (altın - gümüş) uygulansa da genel itibarıyla ortaçağda üçayaklı bir para sistemi söz konusuydu. Bu sistemde dinar (altın para), siyasi iktidarın prestijini temsil etmekteydi, olabildiğince saflaştırılmış altından paralar darp ediliyordu ve kullanımı siyasi sınırları anlamsız kılacak biçimde geniş alanlara yayılıyordu. Dirhem (gümüş para) de, saflığını koruyabildiği oranda, ticaret aracılığıyla ülke sınırlarını aşabilmekteydi (Cipolla, 1993). Bu yönüyle, bir devletin para biriminin altın ağırlıklı olması her zaman o devletin zengin olduğu anlamına gelmeyebilirdi. Mesela XI. yüzyıl başlarında sık sık ekonomik krizlerle karşılaşan Kuzey Afrika hanedanlıkları genellikle altın paralar kullanmışlardı, çünkü altının geldiği Sahraaltı Afrika ya coğrafi açıdan diğer tüm Müslüman hanedanlardan daha yakın idiler. Bunun tam tersi bir duruma misal olarak da, ekonomisi her zaman iyi seyreden Sâmânîlerin ağırlıklı olarak gümüş para kullanmaları verilebilir, çünkü bu hanedanlık, İran ın zengin gümüş madenlerini elinde bulundurmaktaydı. Para sisteminin üçüncü ayağı ise, yalnızca düşük hacim ve değerdeki gündelik alışverişlerin ya- Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

15 ARAŞTIRMA MAKALESİ pıldığı ve sadece darp edildiği ülkede geçerli olan, bozuk para diyebileceğimiz fels veya akçe idi. Bu bozuk paralar da bölgeden bölgeye farklılık gösterebilirdi (bronz, kurşun, tunç, bakır vs.). Serahsî, malların bir sözleşmede bedel veya satım konusu olan mal olup olmamasına göre 3 e ayrıldığını söyler (Serahsî, 2008, XIV, s. 1). Buna göre: Alışverişte, her durumda yalnızca satış bedeli (semen) olan mallar: * Dinar: altın para * Dirhem: gümüş para Alışverişte, sadece satılan (mebî ) durumunda olan mallar: Bunlar, standart (Not: Buradaki * Hayvan (misli) olmayan kumaş, belli * Köle mallardır. bir uzunluk ve } Alışverişte değişim ölçüde standart * Kumaş aracı olarak hale getirilmemiş kullanılmazlar. kumaştır.) Hem satılan (mebî ) hem de satış bedeli (semen) olabilen mallar: * Buğday Bunlar, standarttırlar. } * Arpa Ölçü veya tartı ile alınıp satılabilirler. İlgili bir davada hüküm vereceklerin müracaat edecekleri, İslam hukukunun öngördüğü taksim şekilleridir. İslam şeriatı ile yönetilen devletler bu yüzden ele geçirdikleri yerlerde geleneksel ödeme yöntemlerine ve takas ekonomilerine doğrudan müdahale etmeseler bile, getirdikleri para ekonomisinin buralarda yaygınlaşmasını büyük oranda sağlamışlardır (Özdal, 2013). İslam dünyasının dışında kalan ya da İslam ın sınırları içerisinde olduğu halde geleneksel uygulamaların etkin olduğu merkeze çok yakın kalan bazı yerlerde ve özel yönetimlere sahip bazı bölgelerde mal değişimi ve ödeme aracı olarak kullanılan farklı materyaller de söz konusudur. Kullanılan materyaller çoğu zaman için kullanıldığı bölgenin en çok bilinen ihraç maddesi olurdu. Altın Yolu güzergâhının orta ve güney kısımlarında kalıp kalıp kesilen sofra tuzu ile madenlerden çıkarılan saf altın tozu alışverişin kendisiyle yapıldığı başlıca değişim araçlarıdırlar (İbn Battuta, 2004, II, s ). İtil Bulgarları Ülkesi nde ise atalak denilen, deriden yapılmış paralar kullanılmıştır (İbn Fadlan, 1995, s. 67; Atan, 1990, s. 95). Gırnatî, bu para sistemini şöyle anlatır: Onlar arasında pek fazla bilinmeyen eski sincap derisi ticareti yapılır ve o herhangi bir şeyde kullanılmaz, kullanışlı da değildir. Onlara hesabına göre kafa derisi ve ellerinin derisi sağlam olan 18 sincap derisi = 1 Gümüş Dirhemdir. O derileri, paketlerler, buna hukanʼ derler. Bu derilerle hizmetçi, köle, altın, gümüş, kunduz vs. şeyler satın alınabilir. O deriler başka her hangi bir memlekette olsa onların bin yüküne bir hububat tanesi bile alamazsın, hiçbir işe yaramaz. Eğer deriler evlerde parçalanacak, tahrip görecek olursa, onu parçalamış bir halde heybeler içine konup çarşıda bu işlerle uğraşan zanaatkârların önüne koyarlar. Zanaatkâr, onları her 18 tanesi bir demet olacak şekilde bir ip ile sağlamca sabitler, birleştirir. İpin ucuna siyah kurşundan bir parça geçirir. Ve ona, üzerinde hükümdarın sureti bulunan bir mühür vurulur. Zanaatkâr, her mühür karşılığında bir tek deri alır. Bütün derileri mühürleme işi bitene dek bu işlem devam ettirilir. Yasal anlamda, onu sökmeye kimse cesaret edemez. Eşyalar bununla alınır ve satılır (Gırnatî, 2011, s.196). Uygur ülkesinde de alım-satım ve kira işlemlerinde para gibi kullanılan pamuklu kumaşlar vardı (İnci, 1987, s. 79, 80, 89; 1978, s ). Diğer taraftan, paralarının ülke dışına çıkmasını engellemek amacıyla farklı metaller veya materyallerin kullanıldığı sistemler de oluşturulmuştur. XI. yüzyılda Karmatîlerin elindeki, günümüz Bahreyn ine tekabül eden bölgede kurşun paralar kullanılıyordu yılında el-ahsâ yı ziyaret etmiş olan Nâsır-ı Husrev, burada alışverişin kurşun paralarla yapıldığından, kurşunların zembillerde tutulduğundan ve her zembilde 6000 kurşun dirhem bulunduğundan bahseder (Nâsır-ı Husrev, 1950, s. 136). Bahsedilen kurşun dirhemler, her ne kadar İslam dünyasının altın dinarlarına endekslense de olumsuz bir durumda hızla enflasyona uğrayabiliyorlardı (Sıbt İbnü l-cevzî, 2005, s. 19). Hazarya daki Saksın şehrinde de 12. yüzyılın ilk yarısında para birimi olarak beyaz kurşun kullanılmıştı ve dinara endeksi, 8 kurşun para = 1 Bağdat Dinarı olarak kabul görmüştü (Gırnatî, s. 187). Umman daki Zufar şehrinde ise XIV. yüzyılın ilk yarısında, başka hiçbir yerde geçmeyen bakır + kalay karışımı (tunç) paralarla alışveriş yapılıyordu (İbn Battuta, I, s. 371). Ortaçağda bazı bölgelerde para olarak kullanılmış bir diğer meta istiridye, midye, salyangoz vb. deniz kabuklarıdır. Maldiv Adaları, Bangladeş ve Orta Afrika ülkelerinde her türlü alışveriş, veda denilen (Hint dilinde; kauri) bu deniz salyangozlarıyla yapılmıştır (İbn Battuta, II, s. 823, 980). Bu ödeme sistemi de kendi içerisinde bir standarda bağlıdır. XIV. yüzyıl ortalarında Mali Ülkesi nde 1050 adet veda (deniz kabuklusu) = 1 Dinar olarak işlem görmüştür. Aynı dönemin Zîbetü l-mehel (Maldiv) Adaları nda standart şu şekildedir: ad. veda = siyah ad. veda = fâl ad. veda = küttâ ad. veda = bustuvâ ve ad. veda = 4 bustuvâ = 1 altın Dinar (İbn Battuta, II, s. 823). 10 Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

16 Bazen deniz kabuklarının da değeri düşer ve 10 bustuvâ ( veda) = 1 Dinar olur. Maldivliler, deniz kabuklularını Yemenlilere satıyorlardı ve Yemenliler, büyük ticaret gemilerinde safra olarak kum yerine bunları kullanıyorlardı. Maldivliler ayrıca Bencâle (Bangladeş) halkına bu deniz kabuklarını pirinç karşılığında vermekteydiler. Bengal bölgesinde hüküm süren Pala Hanedanlığı kralları görünüşe göre VII. yüzyıldan XI. yüzyıla kadar sikkesiz idare etmişlerdir. Para kullanımından tabi ki haberdâr idiler. Onları kendi sikkelerini basmaktan alıkoyan şey, altın tozu ve deniz kabukları kullanımından oluşan para sistemlerinin kendileri için daha iyi olduğunu düşünmeleriydi yılında, Muizeddîn Muhammed Gûrî komutasındaki İslam hâkimiyeti, altın ve gümüşü bölgeye geri getirdi. Bölgede daha sonra kurulan Müslüman hanedanlar da Arapça adların yer aldığı sikkeler basmayı sürdürdüler. Ancak pirinç ile alışveriş ve bozuk para anlamında deniz kabuğu kullanımına ilişkin yerel adet ortadan kalkmadı (Eagleton J. Williams, 2011, s. 126; İbn Battuta, II, s. 823). Para denemeleri alanında Çin, her zaman başı çekmişti. Piyasaya sürdükleri arasında dev boyutta sikkeler olduğu gibi suda batmayan minnacık sikkeler de vardı. Yine deneme niteliğinde darı, pirinç ve ipek, ödeme aracı olarak kullanılmıştı (650 yılında). Kâğıt icat edilince derhal bundan para yapmayı düşündüler. Kâğıt para, Paoch ao adıyla tedavüle çıkarıldı ve hemen ardından bunlara çok yüksek kur değer verilmesi denendi. Çay ve tuz için bonolar yazılmıştı ve alışverişte çek kullanımı da büyük oranda mevcuttu (Sédillot, 2005, s. 124). Hindistan da da dolaşımdaki altın ve gümüş paraların haricinde, kâğıt para yerine çok yüksek kur değerinde damgalanmış deri parçaları ve oyun fişlerini andıran bakır sikkeler de çıkarılmış, ancak bunlar enflasyonla değerlerini yitirmişlerdi (Sédillot, 2005, s. 159). Ortaçağ İslam dünyasında para ve değerli metaller haricinde, değerli taşlar da ödeme aracı olarak aktif biçimde kullanılmıştır. Günümüzde, yine çok değerli olmalarına rağmen genelde sadece mücevhercilik alanında kullanılan, bir mübadele / değişim aracı olarak düşünülmeyen değerli taşlar (yakut, zümrüt vs.) bu dönemlerde uzun yola çıkan tüccarlar tarafından yanında taşınılan ve bir sarrafın elinde kolayca nakde çevrilebilen bir ödeme aracıydı (Bakır, 2001, s. 142). Günümüzde sadece mücevhercilik, süslemede kullanılan incinin de ortaçağda belli değer standartlarına bağlanmış bir ödeme aracı türü olduğunu düşünmemizi gerektirecek oldukça fazla veri elimizde mevcuttur. İri taneli inciler için biçilen değerler doğal biçimde bu standartların çok üzerinde seyrediyordu. Ancak siyasi tarihe ilişkin birçok kaynak eserde, ülke hazinelerinin mal beyanlarında yahut siyasi hediyelerin döküm listelerinde karşımıza hep incilerle dolu sandıklara dair ifadeler çıkmaktadır (Cüveynî, 1998, s. 212, 218, 219; İbn Bîbî, 1996, I, s. 414; Aknerli Grigor, 1954, s. 30; Sıbt İbnü l-cevzî, 2005, s. 143; Bundârî, 1943, s. 247). Bu kaynaklarda zikredilen inci, süs eşyası olmaktan başka, altın ile birlikte zikredilen bir değerdir. Sonuç Ödemelerde altın veya gümüşten darp edilmiş sikkeler kullanmak yerine bu tarz farklı değerlerin ortaya konulması, bazı bölgelerde söz konusu değerli metal paraların arzının az olması ile ilgiliydi. Bu gibi durumlarda, kullanılan paraların değerleri hem aslî olarak (bakır para, inci, sincap derisi vs.) hem de itibarî anlamda (kurşun para, istiridye kabuğu vs.) olabilirdi. Yerel yönetimler bu tarzda uygulamalar sayesinde, bozuk para problemini pratik biçimde çözüme kavuşturdukları gibi, altın-gümüş piyasalarında yaşanabilecek dalgalanmaların oluşturacağı olumsuz etkilenmeleri en azından yumuşatabilmeyi de ummuşlardı. Kaynakça Aknerli Grigor. (1954). Moğol Tarihi (Çev. Hrand D. Andreasyan). İstanbul: İÜEF Yay. No: 582. Atan, T. (1990). Türk Gümrük Tarihi I. Ankara. Bakır, A. (2001). Ortaçağ İslam Dünyasında Taş ve Toprak Mamulleri Sanayi. Ankara. Bundârî. (1943). Zübdetü n-nüsrâ ve Nuhbetü l-usrâ (Çev. Kıvameddin Burslan). Irak ve Horasan Selçukluları Tarihi. İstanbul. Cipolla, C. M. (1993). Akdeniz Dünyasında Para, Fiyatlar ve Medeniyet (Çev. A. İ. Karacan). İstanbul. Cüveynî, Alaaddîn Ata Melik. (1998). Tarîh-i Cihan Güşa (Çev. M. Öztürk). Ankara. Eagleton, C., Williams, J. (2011). Paranın Tarihi. (Çev. F. Kahya). İstanbul. Gırnatî, Ebu Hamîd Muhammed. (2011). Tuhfetu l-elbâb ve Nuhbetu l-a câb (Haz. F. Sabuncu). Gırnatî Seyahatnamesi. İstanbul. İbn Battuta, Ebu Abdullah Muhammed Tancî. (2004). Tuhfetü n- Nuzzâr fî Garâibi l-emsâr ve Acâibi l-esfâr (Çev. A. Sait Aykut). Seyahatname I-II. İstanbul. İbn Bîbî, el-hüseyin b. Muhammed b. Ali el-ca ferî er-rugadî. (1996). el-evâmiru l-alâiye fî Umûri l-alâiye I-II (Haz. M. Öztürk). Ankara. İbn Fadlan. (1995). Seyahatnâme (Çev. R. Şeşen). İstanbul. İnci, Ö. (1978). XI. Yüzyıla Kadar Orta Asya Türk Devletlerinin Çin le Yaptığı Ticarî Münasebetler. Tarih Enstitüsü Dergisi, 9, İnci, Ö. (1987). Uygurların Siyasi ve Kültürel Tarihi (Hukuk Vesikalarına Göre). Ankara. Nâsır-ı Husrev. (1950). Sefernâme (Çev. Abdülvehap Tarzi). İstanbul. Özdal, A. N. (2013). İslam İktisadi Coğrafyasında İş Yaşamı, Ticaret ve Tüccar (X. XIV. Yüzyıllar), Yayımlanmamış doktora tezi, Atatürk Üniversitesi, Erzurum. Sédillot, R. (2005). Değiş Tokuştan Süpermarkete (Çev. E.M. Erendor). Ankara. Serahsî. (2008). Mebsût, I-XXX (Ed. M. C. Akşit). İstanbul. Sıbt İbnü l-cevzî. (2005). Mir âtü z-zamân fî Târihi l-ayân (Haz. A. Sevim). Makaleler 2. Ankara. ARAŞTIRMA MAKALESİ Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak

17 Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Sayfa: Ocak 2015 KİTAP TANITIMI Bayezid Sancağı ve İdarecileri ( ) Adlı Eser Üzerine Mehmet Kerem KARASU 1 1 Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Ağrı, Türkiye Sorumlu Yazar: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Ağrı, Türkiye, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Yakup Karataş şehrin tarihi ile ilgili yaptığı birkaç makale çalışmasından sonra dokümanter birikimini bu eserle bir araya toplamış ve ortaya son dönem Osmanlı tarihinin de bir parçası sayılabilecek bir şehir ve idare tarihi eseri çıkmıştır. Eserde ilk bakışta dikkat çeken hususlar, verilerin büyük kısmının Osmanlı Arşivi kaynaklı olması ve pek çok farklı fondan elde edilen belgelerin bir bütünlük içerisinde verilmesidir. Şehir tarihi ile ilgilenenlerin bildiği üzere bilhassa Osmanlı şehirlerinin vazgeçilmez kaynakları Şeriyye Sicilleri olmakla birlikte Erzurum Şeriyye Sicillerinin bulunmayışı farklı fonlara müracaat etmeyi zorunlu kılmıştır. Kimi dönemlerde belge fetişizmi şeklinde adlandırılmak suretiyle bir nakîse atfedilmeye çalışılan bu tür gayretler, çalışmaların güvenirliğine gölge düşürmek bir yana bilakis belgeye dayalı tarih yazımının bir devamı olarak 20. Yüzyıl Türk tarihçiliğine bir katkı olarak ele alınmalıdır. Yazarın üslubundaki belgelere sadakat konsepti doğal olarak çalışmanın sıhhatini teyit eden bir vakıa olarak karşımıza çıkar. Kronolojik hassasiyet ve belgelerin tarihlendirilmesindeki titizlik uzun ve yorucu bir inceleme sürecine delalet eder. Ağrı şehri Osmanlı döneminde genelde Erzurum Vilayeti nin bir alt birimi olarak Bayezid Sancağı şeklinde idare edilmişti. Erzurum ile ilgili çalışmalar genelde vilayetin merkezine inhisar ettirilmiş, vilayetin Bayezid ve Erzincan gibi sancakları müstakil olarak ele alınmamıştı. Bayezid Sancağı ve İdarecileri, bu anlamda ciddi bir tarz değişikliği getirmekle birlikte Osmanlı döneminde sancak olup da Cumhuriyetle birlikte vilayete dönüştürülen benzer konumdaki illerin tarihinin yazılması anlamında da ilk örneklerden birini teşkil eder. Çalışmanın giriş bölümü Osmanlı eyalet idaresi ve özellikle Bayezid de uygulanan şekliyle yurtluk-ocaklık sisteminin detaylı incelemesini ve bu idari yapının tarihi vetiredeki bir tanıtımını ihti- 12 Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak 2015

18 va etmektedir. Yine girişte Osmanlı idaresine alınışından başlanarak cumhuriyetin ilk yıllarına kadar geçen sürede Bayezid in idari tarihi de kısaca ele alınmıştır. Eserin ana bölümünü oluşturan mutasarrıflar bahsi ise yine kronolojik olarak Bayezid e atanan mülki amirlerin bölgedeki faaliyetlerini konu almıştır. Yaklaşık elli mutasarrıf ve kaymakamın dönemlerinin incelendiği bu kısım, mutasarrıfların idari kabiliyet ve performanslarının yanı sıra bölgenin tarihi için de ayrıca önemli veriler sunar. Gerçi alt başlıkların mutasarrıfların isimleriyle verilmiş olması ele alınan tarihi hadiseleri gölgede bırakmış gibi ise de eserin derinlemesine tahlili, hem Bayezid (Ağrı) hem de Erzurum tarihinin karanlıkta kalan çoğu noktasını deşifre etmektedir. Örneğin İran ve Rus istilalarının değerlendirildiği yerlerde sadece Bayezid ele alınmamış çevresel faktörler de göz önünde bulundurularak Erzurum, Van, Bitlis, Muş, Malazgirt, Kars, Kağızman vs. pek çok yerle ilgili gelişmeler kaleme alınmıştır. Bilindiği üzere XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti nin idari, adli, mülki, mali ve askeri alanlarda reformlarla uğraştığı uzun bir tarihsel süreçtir. Merkezi hükümetin öncülük ettiği bu reformların taşrada nasıl uygulandığı, ne türlü akisler uyandırdığı yahut bunların menfi ve müspet tesirleri Bayezid örneğinde ustaca işlenmiştir. Yurtluk-ocaklık sistemin kaldırılarak merkezi denetimin sağlanmaya çalışılması Bayezid tarihinde mühim bir inkılap olarak sunulmuş, bunun mali ve idari boyutları değerlendirilerek aynı dönemlerde yaşanan Han Mahmud ve Bedirhan hadiseleri ile aralarındaki farklar ortaya konmuştur. Hem ahalinin hem de idarecilerin yeni uygulama ve reformları kabullenme ve uygulama süreçleri de inceden inceye örneklendirilmiştir. Sancağın yurtluk-ocaklık şeklinde idare edildiği dönemlerdeki mutasarrıf davranışları ile yurtluk-ocaklığı kaldırıldıktan sonraki idareci davranışları üzerinde özellikle durulmuştur. Örneğin Tanzimat öncesinde Bayezid mutasarrıfları Bayezid de irsi bir şekilde idarede bulunup makamını terk etmeme uğruna devlete bile kafa tutabilecek bir kararlılık gösterirken Tanzimat sonrasında merkezden tayin edilen mutasarrıfların aynı kararlılığı göstermemiş olması tarihi bir realite olarak belgelerle ispat edilmiştir. Ortaya konan bu tespit XIX. yüzyıl Osmanlı idari zihniyetindeki eksen kaymalarına işaret olabildiği gibi yapılan her reformun istenen çözümü sağlamadığı savını da desteklemektedir. Buna göre merkezileşme temayülünün çok güçlendiği Sultan II. Mahmud döneminden itibaren idaredeki kimi tasarruflar merkezin denetim kabiliyetini yükseltmiş ise de başka türlü sıkıntıların ortaya çıkmasına da engel olamamıştır. Mesela Bayezid e atanan mutasarrıfların pek çoğunun bölgede kısa süre kaldıktan sonra görev yeri değişimi talebinde bulunması ve bu vesile ile pek çok icraatın akim kalması bu noktaya işaret eder. Sosyal yapısı genelde konargöçer aşiretlerden oluşan Bayezid de aşiretlerin kendi aralarındaki ve devletle olan ilişkilerine de oldukça yapıcı bir üslupla yaklaşılmış olması pragmatik öğretinin yazarın tarzına olan etkisini gösterir. Diğer yandan söz konusu edilen İran ve Rus istilaları dönemlerinde aşiretlerin devlete olan sadakatleri ve devletin uyguladığı taltif-ödül sistemi özgün örnekleriyle ifade edilmiş ve bugüne dahi ışık tutabilecek ya da çözüm olabilecek imalarda bulunulmuştur. Çalışmanın genelinde Bayezid in Osmanlı Devleti tarafından önemli ve özen gösterilmesi gereken yer olarak görüldüğüne dair pek çok kayıt ortaya konmuştur. İran ve Rus sınırında bulunan böylesine önemli bir yerleşim yerinin devlet katındaki önemi tartışılmaz olmakla birlikte bölgeye atanan idarecilerin tavırları ve komşu devletlerle olan ilişkileri de önem arz eder. Bu anlamda gerek İran hanları ve gerekse Rus diplomatik temsilcilerinin Bayezid deki idareciler ve halkla olan münasebetleri de yeri geldiğinde konu edilmiştir. Eserden anlaşıldığına göre tarih boyunca eşkıyalık, kan davaları, iç çekişmeler ve nüfuz mücadelesinin eksik olmadığı Bayezid de XIX. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan Ermeni meselesi ve aşiretlerden tesis edilen Hamidiye Alayları bölge idaresinde rol alanların önemini daha da artırmıştır. Bölgeye atanan idarecilerde aranan kimi özellikler aydınlatıcı veriler olarak sunulmuştur. Tecrübe ve istikamet vurgusu, aşiretlerle iyi intibak kurabilme yetisinin olması gibi özel yeteneklerin arandığı idareciler bölgede öteden beri sosyal nizamın en önemli aktörleri olarak görülmüştür. Gerçekten de örneklere bakıldığında halkın dilinden anlayan idareciler oldukça başarılı bir yönetim sergilemiş ve kalıcı eserler bırakabilmişlerdir. Bölgenin hassasiyetinin farkında olan merkezi hükümet bu hususlara dikkat ederek idareci tayininde gayet hassas davranmıştır. Tüm bu hususlar göz önünde tutulduğunda Bayezid Sancağı ve İdarecileri ( ), şehir ve idare tarihi çalışan araştırmacılar için oldukça uygulanabilir bir örnek olmasının yanında ülkemizdeki pek çok vilayetin tarihinin yazılmasında da mühim bir emsal teşkil eden sıra dışı bir kaynaktır. Bu esere Osmanlı Devleti nin halkla ilişkileri, halkın devletle olan temaslarının boyutu, merkezi hükümetin idari tasarruflarının bölgede inikâsı, idareci tayinlerinde tarihsel süreçlerin etkileri, yerel ve ulusal dinamiklerin idareye tesirleri gibi pek çok alana ışık tutan bir çalışma olarak yaklaşmak mümkündür. Kaynakça Karataş, Y. (2014). Bayezid Sancağı ve İdarecileri ( ).(XIV+280 Sayfa.). İstanbul: Kitabevi. KİTAP TANITIMI Current Research in Social Sciences Cilt 1 Sayı 1 Ocak

19

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TARİHİ COĞRAFİ FİN KURAMI UYGULAMALARI DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Axel Olrik in Epik Yasaları Anti Aarne nin Masal Tipleri Kataloğu Stith Thompson un Halk

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu :Üniversite Derece Alan Üniversite Yıl Türk Lisans. Halk Atatürk Üniversitesi 1970. Türk Halk Hacettepe Üniversitesi 1971

ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu :Üniversite Derece Alan Üniversite Yıl Türk Lisans. Halk Atatürk Üniversitesi 1970. Türk Halk Hacettepe Üniversitesi 1971 Resim ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Prof. Dr. Ensar ASLAN İletişim Bilgileri :Ahi Evran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Adres Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığı Telefon : Mail : 2. Doğum Tarihi : 3. Unvanı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş

ÖZGEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş ÖZGEÇMİŞ I. Adı Soyadı (Unvanı) Muammer Mete Taşlıova (Doç. Dr.) Doktora: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2006 E-posta: (kurum/özel) metetasliova@gmail.com Web sayfası Santral No: 0312-4667533

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI Türk ve dünya edebiyatında ortaya konan eserler, amaçları ve içerikleri açısından farklı özellikler taşırlar. Bu eserler genel olarak üç ana başlıkta toplanır. Ancak son dönemde bu sınıflandırmaların sınırları

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III Bölüm I Çocuk Edebiyatı ve Gelişimle İlgili Temel Kavramlar 15 Fiziksel (Bedensel)Gelişim 20 İlk Çocukluk Döneminde(2-6)Fiziksel Gelişim 21 6-12 Yaş Arası Fiziksel Gelişim 23 12-18

Detaylı

Yeni Türk Edebiyatında Kadıköy. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER. 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.

Yeni Türk Edebiyatında Kadıköy. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER. 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili Ve Edebiyatı Marmara 2000 Y. Lisans Yeni Türk Edebiyatı Marmara

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Ekim 2014. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Mimar Sinan Üniversitesi 1991 Marmara Üniversitesi 1994

ÖZGEÇMİŞ. Ekim 2014. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Mimar Sinan Üniversitesi 1991 Marmara Üniversitesi 1994 ÖZGEÇMİŞ Ekim 014 1. Adı Soyadı: Muharrem Kaya. Doğum Tarihi: 01.04.1969 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Mimar Sinan Üniversitesi

Detaylı

AXEL OLRİC İN EPİK YASALARI IŞIĞINDA SALUR KAZANUN EVİ YAGMALANDUGI BOYU BEYAN EDER İSİMLİ HİKÂYENİN OKUNMASI

AXEL OLRİC İN EPİK YASALARI IŞIĞINDA SALUR KAZANUN EVİ YAGMALANDUGI BOYU BEYAN EDER İSİMLİ HİKÂYENİN OKUNMASI AXEL OLRİC İN EPİK YASALARI IŞIĞINDA SALUR KAZANUN EVİ YAGMALANDUGI BOYU BEYAN EDER İSİMLİ HİKÂYENİN OKUNMASI Reading the Story Called Salur Kazanun Evi Yagmalandugı Boyu Beyan Eder by the Epic Laws of

Detaylı

ÖZ GEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu:

ÖZ GEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu: ÖZ GEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Erciyes Üniversitesi 1998 Y. Lisans Yeni

Detaylı

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş ÖZ GEÇMİŞ I. Adı Soyadı (Unvanı) Mustafa ARSLAN (Yrd.Doç.Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007. E-posta: (kurum/özel) marslan@ybu.edu.tr; musarslan19@gmail.com Web sayfası

Detaylı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Sayı: 27 Eylül 2012 ISSN 1300 4921 KONYA SELÇUK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ JOURNAL OF FACULTY OF LETTERS Yılda iki defa yayınlanan ulusal hakemli

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Güvenevler Mahallesi Cinnah Caddesi No:16/A 06690 Çankaya-ANKARA

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Güvenevler Mahallesi Cinnah Caddesi No:16/A 06690 Çankaya-ANKARA ÖZGEÇMİŞ (TÜRKÇE) I. (Ana sayfada görünecektir.) Adı Soyadı (Unvanı) Hülya Gökçe (Yrd. Doç. Dr) Doktora Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008 E-posta:(kurum/özel) hgokce@ybu.edu.tr; hulyagokce06@gmail.com

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1 Çeşitli Türk topluluklarının mitolojileriyle ilgili malzemelerin bir çoğunu bilim adamları, misyonerler, seyyahlar ya da bazı yabancı araştırmacılar tarafından derlenmiştir.

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Bahar GÜDEK Doğum Tarihi: 30 Ekim 1977 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Güzel Sanatlar Fakültesi Erciyes Üniversitesi 1996-2000 Müzik

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

S A I15 NUMBER Y I L08

S A I15 NUMBER Y I L08 S A I15 Y NUMBER Y I L08 Y E A R Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi Divan Edebiyatı Vakfı (DEV) yayınıdır. Yayın Türü Dizgi-Mizanpaj Baskı-Cilt Kapak Tasarım İlmî ve Edebî Divan Edebiyatı Vakfı Dizgi

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

JOURNAL OF ATATÜRK RESEARCH CENTER

JOURNAL OF ATATÜRK RESEARCH CENTER JOURNAL OF ATATÜRK RESEARCH CENTER VOLUME: XXVII NOVEMBER 2011 NUMBER: 81 Mart, Temmuz ve Kasım Aylarında Yayımlanan Hakemli Dergi Peer Reviewed Journal Published in March, July and November ATATÜRK KÜLTÜR,

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ DİN PSİKOLOJİSİ ÖZEL SAYISI Prof. Dr. Kerim Yavuz Armağanı Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 2 Temmuz-Aralık 2012 ÇUKUROVA

Detaylı

JOURNAL OF ATATÜRK RESEARCH CENTER

JOURNAL OF ATATÜRK RESEARCH CENTER JOURNAL OF ATATÜRK RESEARCH CENTER VOLUME: XXVII JULY 2011 NUMBER: 80 Mart, Temmuz ve Kasım Aylarında Yayımlanan Hakemli Dergi Peer Reviewed Journal Published in March, July and November ATATÜRK KÜLTÜR,

Detaylı

Kişisel Bilgiler : 0236 242 01 45 / 1762. Posta Adresi : Şehitler Mahallesi Mehmetçik Cad. No: 2 45400 Mrk. Manisa

Kişisel Bilgiler : 0236 242 01 45 / 1762. Posta Adresi : Şehitler Mahallesi Mehmetçik Cad. No: 2 45400 Mrk. Manisa Kişisel Bilgiler Yrd. Doç. Dr. Hacer ÂŞIK EV Tel İş : 036 4 0 45 / 76 Faks : 036 3 0 44 Posta Adresi : Şehitler Mahallesi Mehmetçik Cad. No: 45400 Mrk. Manisa E-posta : hacerev@gmail.com hacer.ev@bayar.edu.tr

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ 1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Unvanı. 05. 09. 1969 (Resmi), Ardahan. Doğum Tarihi ve Yeri

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Unvanı. 05. 09. 1969 (Resmi), Ardahan. Doğum Tarihi ve Yeri ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı Ayvaz MORKOÇ Unvanı Doğum Tarihi ve Yeri Görevi Görev Yeri İdari Görevi Yrd. Doç. Dr. 05. 09. 1969 (Resmi), Ardahan Celal Bayar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı

Detaylı

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYIN KURULU Hazırlayanlar Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYINA HAZIRLAYANLAR KURULU Kurumsal Yayınlar Yönetmeni Saime YILDIRIM Kurumsal Yayınlar Birimi Dizgi & Grafik Mustafa

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt:15-16, Sayı:22-23-24-25, Yıl:2010-2011 Vol:15-16, No:22-23-24-25, Year:2010-2011 ISSN: 1303-9105 DİCLE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Journal of the Faculty of Law of Dicle University DİCLE

Detaylı

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 1. Alp Er Tunga öldi mü Issız ajun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur

Detaylı

Doç.Dr. ŞEVKİYE KAZAN NAS

Doç.Dr. ŞEVKİYE KAZAN NAS Doç.Dr. ŞEVKİYE KAZAN NAS ÖZGEÇMİŞ DOSYASI KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Yılı : Doğum Yeri : Sabit Telefon : Faks : E-Posta Adresi : Web Adresi : Posta Adresi : 1965 BURDUR T: 24222744003306 F: sevkiyenas@akdeniz.edu.tr

Detaylı

Bu sayının Hakemleri

Bu sayının Hakemleri Bu sayının Hakemleri Doç. Dr. Osman Aydınlı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. Metin Bozkuş (Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. İbrahim Görener (Erciyes Üniversitesi İlahiyat

Detaylı

Bu sayının editörleri: Doç. Dr. Üzeyir ASLAN Dr. Ümran AY

Bu sayının editörleri: Doç. Dr. Üzeyir ASLAN Dr. Ümran AY S A I12 Y NUMBER Y I L07 Y E A R PROF. DR. ORHAN BİLGİN ARMAĞAN SAYISI 2 Bu sayının editörleri: Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi Divan Edebiyatı Vakfı (DEV) kuruluşu olan DEV İktisadi İşletmesi yayınıdır.

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Erken Dönem Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Mitolojik Teori Mitlerin Meteorolojik Gelişimi Teorisi Güneş Mitolojist Okul ve Güneş

Detaylı

Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi 1979-1984. Y. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Cumhuriyet Üniversitesi 1992-1993

Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi 1979-1984. Y. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Cumhuriyet Üniversitesi 1992-1993 1. Adı Soyadı: H. İbrahim DELİCE 2. Doğum Tarihi: 01 Nisan 1964 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi 1979-1984 Y. Lisans

Detaylı

EK - 4A ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Burak Yasin YILMAZ İletişim Bilgileri Adres

EK - 4A ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Burak Yasin YILMAZ İletişim Bilgileri Adres EK - 4A ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Burak Yasin YILMAZ İletişim Bilgileri Adres : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Programları ve Öğretim ABD Meşelik Yerleşkesi

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

(TÜRKÇE) I. (Ana sayfada görünecektir.)

(TÜRKÇE) I. (Ana sayfada görünecektir.) (TÜRKÇE) I. (Ana sayfada görünecektir.) Adı Soyadı (Unvanı) Akartürk Karahan (Yrd.Doç.Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2009 E-posta: (kurum/özel) akartrk@yahoo.com Web sayfası

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ 1.YAZILI KONULARI 4. Ünite Kur an-ı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri İslam Dininin Temel Kaynağı Kur an

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ

SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES Cilt 5 Sayı 9 Haziran 2015 Volume 5 Issue 9 June 2015 ISSN 2146-4561 Baskı: Matbaası - 79100

Detaylı

2015 YILI SÜRELİ YAYIN LİSTESİ

2015 YILI SÜRELİ YAYIN LİSTESİ 2015 YILI SÜRELİ YAYIN LİSTESİ SIRA Yıl Yayın Adı 1 2015 08 Artvin 2 2015 14 Şubat dünyanin öyküsü 3 2015 2023 4 2015 21. yüzyılda sosyal bilimler 5 2015 53 Rize 6 2015 Acemi 7 2015 Ajans dergi 8 2015

Detaylı

Anaokulundan Yükseköğretime Kadar Milli Manevi Değerlerinde ve Akademik Çalışmalarında öncü olan, Asfa Eğitim Kurumları, yılların getirdiği birikim

Anaokulundan Yükseköğretime Kadar Milli Manevi Değerlerinde ve Akademik Çalışmalarında öncü olan, Asfa Eğitim Kurumları, yılların getirdiği birikim Anaokulundan Yükseköğretime Kadar Milli Manevi Değerlerinde ve Akademik Çalışmalarında öncü olan, Asfa Eğitim Kurumları, yılların getirdiği birikim ve tecrübeyle Yeni Ortaöğretime Geçiş Sistemi nde de

Detaylı

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) *

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) * - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, p.981-986, TURKEY ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME ТУРКИЙ ТAФСИР

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Halkbiliminin İçeriği Halkbiliminin diğer bilimlerle ilişkisi Halkbiliminin sınıflandırılması DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 Halkbiliminin İçeriği Prof. Dr. Dursun

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

RECENT PERIOD TURKISH STUDIES

RECENT PERIOD TURKISH STUDIES YAKIN DÖNEM TÜRKİYE ARAŞTIRMALARI RECENT PERIOD TURKISH STUDIES ISSN 1304-9720 CİLT/VOLUME:12 YIL/YEAR: 2013 / 1 SAYI/ISSUE: 23 Yılda İki Kez Yayımlanan Ulusal Hakemli Dergi National Peer Reviewed Journal

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Ali Bulut İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (01) 51 81 00 Mail : abulut@fsm.edu.tr. Doğum - Tarihi : 1.0.1973

Detaylı

YAYIN LİSTESİ KİTAP VE KİTAPTA YAYIMLANAN BÖLÜMLER

YAYIN LİSTESİ KİTAP VE KİTAPTA YAYIMLANAN BÖLÜMLER ADI SOYADI Prof.Dr.Hüseyin Haşimi GÜNEŞ ÜNVANI Öğretim Üyesi Fakültesi / Birimi İktisadi ve İdari Programlar/ MUHASEBE VE VERGİ BÖLÜMÜ- Meslek Yüksekokulu DAHİLİ TELEFON 3104 E-POSTA hhgunes@yahoo.com

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ. Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ

MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ. Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ Projenin Amacı: Müzelerde akran eğitimi yoluyla çocukların; Ulusal ve kültürel değerleri

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI 6+1 Analitik Yazma Modeli ile Düşlerimin Peşinde Selda AKTAŞ Nergiz İLİMEN ÇALIŞMANIN AMACI Öğrencilerin sıkıcı, kendini tekrarlayan, monoton yazılar yazmak yerine özgün, akıcı,

Detaylı

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE KARŞI TUTUMLARI

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE KARŞI TUTUMLARI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE KARŞI TUTUMLARI Arş.Gör. Duygu GÜR ERDOĞAN Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi dgur@sakarya.edu.tr Arş.Gör. Demet

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Nazan Alioğlu Doğum Tarihi: 14 Ocak 1969 Öğrenim Durumu: Doktora Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Felsefe İstanbul Üniversitesi 1991 Y. Lisans

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.

1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. ÖZ GEÇMİŞ-CV 1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 16.03.1979 tarihinde Malatya da doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini ve ayrıca üniversite lisans ve yüksek lisans

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO Cilt:3 Sayı:4 Şubat 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO THE

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

AXEL OLRİC İN EPİK YASALARI IŞIĞINDA SALUR KAZANUN EVİ YAGMALANDUGI BOYU BEYAN EDER İSİMLİ HİKÂYENİN OKUNMASI

AXEL OLRİC İN EPİK YASALARI IŞIĞINDA SALUR KAZANUN EVİ YAGMALANDUGI BOYU BEYAN EDER İSİMLİ HİKÂYENİN OKUNMASI AXEL OLRİC İN EPİK YASALARI IŞIĞINDA SALUR KAZANUN EVİ YAGMALANDUGI BOYU BEYAN EDER İSİMLİ HİKÂYENİN OKUNMASI Reading the Story Called Salur Kazanun Evi Yagmalandugı Boyu Beyan Eder by the Epic Laws of

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ KELEBEK GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ KELEBEK GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ KELEBEK GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ TEMALARIMIZ KALELER DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ KURBAN BAYRAMI KIRMIZI GÜNÜ 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI Kale

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI

Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı TDE 601 Divan Şiiri

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

T.C. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 Güz Yarıyılı Anabilim / Bilim Dalları - Lisansüstü Öğrenci Kontenjanları

T.C. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 Güz Yarıyılı Anabilim / Bilim Dalları - Lisansüstü Öğrenci Kontenjanları T.C. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 Güz Yarıyılı Anabilim / Bilim Dalları - Lisansüstü Öğrenci Kontenjanları ANABİLİM DALI BİLİM DALI Ales Puan Türü Türk Uyruklu Ünip

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ 1. Karadeniz Teknik Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi hakemli bir dergidir. Yılda iki kez yayımlanır. 2. KTÜİF Dergisi

Detaylı

1. LİDER 2. LİDERLİK 3. YÖNETİCİ LİDER FARKI

1. LİDER 2. LİDERLİK 3. YÖNETİCİ LİDER FARKI YÖNETİCİ-LİDER FARKI VE LİDERLİĞİN YÖNETİMDEKİ ÖNEMİ Ahmet VERAL (Rapor) Eskişehir, 2011 1. LİDER Genel bir kavram olarak ele alındığında lider, bir grubun hedef oluşturma ve bu hedeflere ulaşma ve ilerleme

Detaylı

4. SINIF AKADEMİK BÜLTEN ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI

4. SINIF AKADEMİK BÜLTEN ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI 4. SINIF AKADEMİK BÜLTEN ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI FEN VE TEKNOLOJİ Anabilim Eğitim Kurumalarında Fen ve Teknoloji dersi, sınıf öğretmenleri ve Fen Bilgisi Branş öğretmenlerinin işbirliği ile hazırlanan

Detaylı