TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ"

Transkript

1

2 BİRGÜL AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SORU ÖNERGELERİ Ankara, Temmuz 2013

3 KİTAP HAKKINDA Bu kitap, çoğaltılarak İzmir CHP İl Başkanlığı ve ilçe başkanlıklarının bilgi ve değerlendirmelerine sunulmak üzere hazırlanmıştır. Metin, CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER tarafından verilen soru önergeleriyle yanıtları içermektedir. Sorular, milletvekili tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı aracılığıyla Hükümet yetkililerine yöneltilmiştir. Konular, İzmir ili ve ilçeleriyle ülkemizin değişik yerlerinde ortaya çıkan sorunlarla ilgilidir. Soru önergeleri, verildikleri tarih sırasına göre dizilmiştir. Her biri önce soru, sonra eğer gelmişse yanıtı biçiminde verilmiştir. Yanıtların başındaki baloncuklarda, Hükümet in ne kadar süre içinde yanıt verdiği bilgisi vardır. Eğer yanıt gelmemişse, bu da sorunun hemen altında ayrıca belirtilmiştir. Bu kitapla ilgili olarak ya da yöredeki başka sorunların gündeme getirilmesi için şu iletişim bilgileri kullanılabilir: Birgül Ayman Güler TBMM Tel: / 43 TBMM Faks: Eposta: Web Sitesi: Yetkili görevliler: Yurtsever Şahin, Sibel Aktürk, Güney Temiz Çoğaltmadır, Temmuz 2013, Ankara iv

4 İ Çİ NDEKİ LER SUNUŞ Önerge 01 Karakollarda Neden Zaman Gazetesi Var? Önerge 02 Kütahya Simav Depremi Önerge 03 Karabağlar Polis Karakolu nda Kadına Şiddet Önerge 04 Mustafa Kemal Atatürk ün Fotoğrafı ya da Sözleri Siyasi Simge midir? Önerge 05 Aşağı Şakran Taş Ocağının Ruhsata Konu Adresi Gerçek midir? Önerge 06 Tire Akçaşehir Köyü Kömür Madeninden Gelen Yarıklar Önerge 07 Kemalpaşa Lojistik Köyü Önerge 08 Bergama Sel Felaketi Önerge Kg Patatese 1 Litre Mazot Önerge 10 İzmir Bayındır Otoyolu Önerge 11 Zeytinyağı Üreticileri Sorunları Önerge 12 Ceza İnfaz ve Koruma Memurlarının Sorunları Önerge 13 Balyoz Tutuklusu Levent Kerim Uça nın Sağlık Durumu Önerge 14 TSK Personelinin Morali Önerge 15 İzmir Bayraklı da Yıkılan Okul Önerge 16 Yanıtı Gelmeyen Önergeleri Sorduk Önerge 17 Hayvancılık Sorunu Sayfa v

5 Önerge 18 Narenciye Üreticimizin Yaşadığı Sorunlar Önerge 19 Küçük Menderes te Kirlilik Önerge 20 Karabağlar TOKİ Konutlarında Hasar ve Eksikliklerin Nedeni Nedir? Önerge 21 Aşağı Şakran Taş Ocağı Patlamalarını Durdurun Önerge 22 Ordu Üniversitesi Öğretim Üyelerine Baskı Önerge 23 Bergama da Okul Binası Önerge 24 Gediz Nehri Çok Kirli Önerge B Sorunu Önerge 26 Ege Üniversitesi nde ADD/ADT Etkinlikleri Önerge 27 Bornova Anadolu Lisesi Deprem Riski mi Taşıyor? Önerge 28 Bakan Tesisi Elinden Alın Talimatı Verebilir mi? Önerge 29 Aliağa Horozgediği Köyünde Yüksek Gerilim Hattı Önerge 30 ROCHE Skandalı Önerge 31 İzmir deki Eli Sopalı Siviller Kimdir? Önerge 32 Kemalpaşa Kiraz Üreticisi Mağdur Önerge 33 Menemen Emiralem de Kavşak Sorunu Önerge 34 İzmir de Neden Sulanabilir Arazinin Yarısı Sulanıyor? Önerge 35 Çeşme de Rüzgar Santrali Neden Acil Kamulaştırma lı? Önerge 36 Onuncu Kalkınma Planı Türkiye nin 2023 Hedefleri Doğrultusunda Hazırlan dı! Önerge 37 Çamavlu ve Kıranlar Köyleri Şap Hastalığı vi

6 SUNUŞ Bu metin, TBMM 24. Dönemi nde milletvekilliği görev süremin ilk iki yılında verdiğim yazılı soru önergeleriyle yanıtlarını içermektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletvekillerinin halk adına hükümeti denetleme yetkisine sahiptir. Bu yetkinin kullanılmasında çeşitli yollar vardır; bunlardan biri Yazılı Soru Önergesi yoluyla hükümette görev almış olan yetkililere soru sormak ve onlardan yazılı olarak açıklama almaktır. Bu denetleme kanalını, 12 Haziran Temmuz 2013 tarihleri arasında 37 ayrı soru önergesi vererek kullanmış bulunuyorum. Genel ortalama olarak 20 güne bir önerge düşmüş durumda. Bunların metinleri aşağıda tek tek inceleme sunulmuştur. Önergelerin genel özellikleriyse şöyle özetlenebilir: İzmir de Üretici Sorunları 6 Hayvancılık; Kiraz; Narenciye; Patates; Zeytinyağı; Tarımsal sulama. İzmir İlçelerinde Yaşanan Sorunlar 20 Okul; Taşocağı; Kömür Madeni; Rüzgar Santrali Acil Kamulaştırma; Yol-kavşak; Sel; Nehir Kirliliği; 2-B Sorunu; Sulama yatırımları; TOKİ uygulaması; Bakan ın Belediyeye Tavrı. Soru önergesine konu olan ilçeler şunlar olmuştur: Aliağa, Bayraklı, Bayındır, Bergama, Bornova, Buca, Çeşme, Karabağlar, Kemalpaşa, Menemen, Ödemiş, Seferihisar, Tire; Gediz Küçük Menderes ilçeleri. Genel Konular: 11 Karakolda Zaman; Atatürk Şalı; Ceza-İnfaz Memurları; Balyoz Tutuklusu; TSK nın morali; Yanıtlanmayan Önergeler; Ordu Üniversitesi Öğretim Üyeleri; İlaç skandalı; Ege Üniversitesi nde ADD; Deprem; Kalkınma Planı. Yazılı soru önergelerinin işlevi, yasama organının yürütme organını denetlemesini sağlamaktır. Bunun yanı sıra, milletvekilleriyle yurttaşların seçmenin parti örgütünün doğrudan sıcak temas halinde ve giderek birlikte çalışması gibi verimli bir çalışma düzeni kurma etkisi vardır. Önergeye konu olan soruların çok büyük bölümü, yurttaşlarla ve örgütle buluşmalarda dile getirilen sorunlardır. Bu görüşmelerde TBMM gündemine taşınmasında yarar olduğu sonucuna varılan başlıklar için gerekiyorsa yerinde inceleme için birlikte ziyaretler yapılmış; gerek duyulduysa ek araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Çoğu kez, TBMM başkanlığına sunulan soru basın yayın organlarıyla paylaşılmış; yanıt geldiğinde yönetimin açıklaması da aynı yoldan kamuoyuna duyurulmuştur. Bu arada, hem soru hem de gelen yanıt, ortaklaşa çalışılan yurttaşlara ve parti örgütüne de gönderilmiştir.

7 TBMM İçtüzüğü ne göre milletvekilince TBMM Başkanlığı na iletilen sorular, başkanlıkça ilgili kuruma başbakanlık ya da bakanlıklara- gönderilir. İlgili kurumlar soruları, gönderildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yanıtlamakla yükümlüdürler. 1 Ne var ki, aşağıda soru ve yanıtları bulunan uygulamadan görüleceği üzere, yetkililerin 15 gün içinde yanıt verdikleri 1 adet bile örnek yoktur. Buna karşın yanıt verilmeyenler olduğu gibi, yanıtı dört ay sonra gelmiş örnekler de vardır. Önergelerin yanıtlanmaması ve çok geç yanıtlanması sorununu gündeme getirmek üzere TBMM Başkanlığı na yönelttiğim soruya gelen yanıt ise, İçtüzük hükümlerinin uygulanmasını sağlayacak önlemlerin alınacağına dönük herhangi bir iyileştirme girişiminden söz etmemiştir. Bu soru ve yanıt, aşağıda (16.) başlıklı bölümdedir. Süre aşımına ve soruyu yanıtsız bırakmaya ek olarak, sorulara verilen yanıtların niteliği ayrı bir sorundur. Çok az sayıda soruya geniş, tam ve açık yanıt alınabilmiştir. Soruya anlamsız sayılabilecek yanıtlara örnek olarak aşağıda (1.) başlıkta yer alan soruya ve yanıtına bakılabilir. Sorulardan bazıları, kamu yönetiminin çeşitli birimlerince yürütülen işlerde yaşanan aksamalarla ilgilidir. Bu tür soru ve yanıtlar basın aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıldığında belli bir baskı yaratma işlevi görmektedir. Yetkililer soruya yanıt vermese de, ilgili kurumların konunun kamuoyuna mal edilmesiyle birlikte harekete geçirilmeleri sağlanabilmektedir. Böylece hizmetlerde yaşanan kimi aksaklıkların giderilmesi mümkün olabilmektedir. Aşağıda okul binalarıyla ilgili (15. ve 27.) başlıklı sorularla yanıtları sayesinde uygulamada işlerin hızlanması ya da düzeltilmesi yönünde katkıda bulunmak mümkün olabilmiştir. Yazılı soru önergelerini yetkililerden gelen yanıtlarıyla birlikte, soruların tarih sırasına göre, yanıtların başında yanıtlama süresini gösteren baloncuklar ve birkaç basın küpürü örnekleriyle bir tür rapor olarak, temsil mazbatası veren yurttaşların ilgi ve değerlendirmelerine sunuyorum. Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER CHP İzmir Milletvekili 4 Temmuz YAZILI SORUNUN CEVABI MADDE 99 Yazılı soruların cevabı, Başbakanlık veya ait olduğu bakanlık eliyle Başkanlığa sunulur. Başkan, bu cevabı derhal soru sahibine iletir. Cevap ayrıca soru metniyle birlikte Başkanlıkça alındığı günkü veya bir sonraki birleşim tutanağının arkasına eklenir. Yazılı sorular, Başbakanlığa veya ait olduğu bakanlığa gönderildiği tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde cevaplandırılır. Başkan, bu süre içinde cevaplandırılmayan yazılı sorular için Başbakanın veya ilgili bakanın dikkatini çeker. Yazılı sorular, dikkat çekme yazısının gönderildiği tarihten itibaren on gün içinde de cevaplandırılmazsa, önergenin süresi içinde cevaplandırılmadığı gelen kâğıtlar listesinde ilan edilir. Hükümet, yazılı sorunun cevabını, gereken bilgilerin derlenebilmesi için Başkanlığa bilgi vermek suretiyle bir ayı geçmemek üzere geciktirebilir. TBMM İçtüzüğü. 2

8 01 - KARAKOLLARDA NEDEN ZAMAN GAZETESİ VAR? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını ilginize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Basında çıkan haberlere göre kamuoyu, polis karakollarında ve Emniyet Genel Müdürlüğü şubelerinde, Zaman Gazetesi nin günlük olarak bulundurulduğunu bilmektedir. Bir cemaatin yayın organı olarak tanınan bu gazetenin, siyaset dışı bir yer olması gereken polis karakollarında ve emniyet şubelerinde bulundurulması, açıklanmaya muhtaç bir durumdur. 1) Polis karakollarında ve emniyet şubelerinde neden Zaman Gazetesi var? 2) Zaman Gazetesi ne, tüm birimlerinde bulundurulmak üzere birden fazla nüsha için Emniyet Genel Müdürlüğü toptan mı yoksa karakollar ve şubeler kendileri mi abone olmuşlardır? Abone ücreti hangi birim tarafından ve ne süreyle ödenmektedir? 3) Abonelik söz konusu değilse, Zaman Gazetesi karakol ve emniyet şubelerine bedava mı dağıtılmaktadır? Öyleyse, bu dağıtıma nasıl, neden ve hangi birimce izin verilmiştir? 4) Abonelik ve dağıtım söz konusu değilse, bu gazete yöneticiler ya da polis memurları tarafından satın alınarak mı hizmet birimlerinde bulundurulmaktadır? Böyle bir uygulamaya hangi makam, hangi gerekçeye dayanarak izin vermektedir? 5) Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki hizmet birimlerinde, Zaman Gazetesi nin yaygın bulunduruluşuna benzer biçimde bulundurulan başka gazeteler var mıdır; varsa bunlar hangileridir? 6) Ulusal basında günlük olarak yayımlanan ve siyasi ideolojik tercihleri açık olan Aydınlık, Evrensel, Birgün gibi saygın gazetelerin de Emniyet Genel Müdürlüğü hizmet birimlerinde yaygın bulundurma işlemine dahil edilmesi düşünülüyor mu? 3

9 95 Gün Sonra Yanıtlandı. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü Sayı: B.05.İ.EGM (91250) Konu: Yazılı Soru Önergesi TBMM BAŞKANLIĞINA İlgi: 06/10/2011 tarihli ve A.Ol. O.GNS sayılı yazı. İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'in TBMM Başkanlığına sunduğu ve tarafımdan yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ettiği 7/279 esas numaralı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıya çıkartılmıştır. Uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanan Analitik Bütçe Sınıflandırılmasına İlişkin Rehberin "Periyodik Yayın Alımları" başlığı altında hizmetin gerektirdiği durumlarda resmi gazete, gazete, dergi, bülten, CD, VCD, DVD alımlarına ilişkin ödenek ayrılmaktadır. Söz konusu ödenekten merkez ve taşra birimlerimizce alımlar yapılmaktadır. Bu kapsamda önergeye konu edilen gazete ile ilgili olarak, tek bir gazete alımının olmadığı, yine önergeye konu olan diğer gazetelerinde alımının yapıldığı araştırmalarımız neticesinde anlaşılmıştır. Ayrıca Emniyet Teşkilatına yönelik ulusal ve yerel basında yer alan konuların takibinin yapılması amacıyla herhangi bir ayrım yapılmaksızın 28 çeşit mevkute alımı yapılmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. İdris Naim ŞAHİN İçişleri Bakanı 4

10 02 - KU TAHYA Sİ MAV DEPREMİ TBMM BAŞKANLIGINA Aşağıdaki sorularımın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili 19 Mayıs 2011 tarihinde Kütahya nın Simav İlçesinde deprem oldu. Can kaybı ve yaralı sayısının çok fazla olmamasına karşın deprem ilçe ve çevresinde ağır hasar yarattı. Simavlılar aylarca çadırlarda ve yakınlarının yanında konaklamak zorunda kaldı. Deprem sonrası Hükümetiniz bölgeye yardım faaliyetleri çerçevesinde bir dizi uygulamayı hayata geçirmekle birlikte bölgede deprem kaynaklı pek çok sorun yaşanmakta ve deprem mağduru vatandaşlarımızın ihtiyaçları karşılanamamaktadır. Konu girmekte olduğumuz kış mevsimi göz önüne alındığında yaşamsal bir önem taşımakta, vatandaşlarımızın soru ve sorunlarına açıklık getirilmesi konusunda Hükümetinize ve sizlere görev düşmektedir. Bu bağlamda; 1) Deprem bölgesine yapılan ayni ve nakdi yardımların tutarları ne kadardır? Bunun bağış ve bütçeden giden kalem olarak toplamı nedir? Bu tutarlar hangi kamu idaresi tarafından hangi mevzuata dayanılarak yapılmıştır? İhale edilen işlerin parasal tutar olarak ne kadarı açık ihale usulüyle ne kadarı istisna, pazarlık ve doğrudan temin yöntemleriyle yapılmıştır? 2) Deprem sonrası TOKİ tarafından yapılmakta olan 920 konutluk inşaatın yerinin, fay hattı üzerinde olduğuna dair basında da çıkan haber ve yorumlara ilişkin incelemeler yapılmış mıdır? Zemin etüdü sonuçları nelerdir? Gerekli idari ve/veya teknik incelemeler yapılmışsa sonuçları nedir? 3) Yıkılan evlerin yerine yenisini yapmak isteyen hak sahiplerine, TOKİ nin konut edindirmedeki koşullarına benzer; iki yıl ödemesiz, yıl vadeli kredi olanağı sağlanması düşünülemez mi, varsa bu konuda Hükümetinizin çalışmaları nelerdir? 4) Güçlendirme raporu verilen konutlara destek kredisi alabilme koşulu olarak proje zorunluluğu getirilmektedir. Proje bedelinin de destek kredisi kapsamında ele alınması, mağdur vatandaşları rahatlatacak bir önlem olarak düşünülmekte midir? 5) Deprem sonrası KOSGEB den esnafa sağlanan faizsiz kredi, Simav esnafının ne kadarına, ne tutarda verilmiştir? Faizsiz krediye başvurup olumsuz yanıt verilen kaç yurttaş vardır? Bu olanaktan yararlanamayan esnaf için bir yıl ödemesiz, 4-5 yıl vadeli kredi olanakları sağlanması düşünülmekte midir? 6) Bölgeye yaraları sarma ve ekonomik yaşamı canlandırma temelinde, ekonomik veya sosyal destekleme düşünülmekte midir? Böyle bir düşünce varsa gerekli işlemler ne zaman yapılacaktır? 7) Deprem sonrası on birinci aya kadar ötelenen sosyal güvenlik primlerinin daha ileri bir tarihe ertelenmesi ve elektrik-su faturalarının devlet tarafından karşılanması ve yöre halkına yönelik buna benzer (ısınma yardımı gibi sosyal transfer harcamaları yapılması düşünülmekte midir? 5

11 30 Gün Sonra Yanıtlandı. TC ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Strateji Genel Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM 7/1156 ESAS SAYILI YAZILİ SORU ÖNERGESİNE AİT CEVABİNİZ EKTE SUNULMUŞTUR Önergenizde yer alan sorular içerik olarak Bakanlığımız görev alanı dışında bulunmakta olup, cevabımız Kütahya Valiliği İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Müdürlüğü, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan bilgiler çerçevesinde tanzim edilmiştir. Deprem sonrası bölgeye, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca değişik tarihlerde olmak üzere toplam TL, Maliye Bakanlığınca TL, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne TL, Milli Eğitim Bakanlığınca TL, Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Genel Müdürlüğünce: TL, Simav Hükümet Konağı için de ,00 TL ödenek gönderilmiştir. 20 Mayıs 2011 sabahından itibaren başta Simav Merkez olmak üzere Şaphane, Pazarlar ve Hisarcık İlçeleri Belde ve Köylerinde Kızılay'ın bölgeye gönderdiği adet çadır, adet yatak ve adet battaniye ihtiyaç sahibi afetzedelere dağıtılmıştır. Deprem bölgesinde Türk Kızılay ının 2 mutfağı ile Simav Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının ve Simav Belediye Başkanlığının ortaklaşa işlettiği aşevinde pişirilen yemekler günde üç öğün olarak kişiye Simav Merkez, Gökçeler Köyü olmak üzere 25 ayrı noktada dağıtılmıştır. Deprem nedeniyle çeşitli belediye kişi ve kuruluşlarca bölgeye gönderilen 420 kalem ihtiyaç maddesi ihtiyaç sahibi afetzedelere geciktirilmeksizin dağıtılmıştır. Simav İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına gelen periyodik pay ve afet yardımları ile ilgili harcamalar vakıf mütevelli heyeti karan ile hak sahiplerine ayni ve nakdi olarak teslim edilmiştir. 19 Mayıs 2011 tarihi ile 30 Eylül 2011 tarihleri arasında aileye ayni ve nakdi yardım olmak üzere toplam TL yardım yapılmıştır. Deprem bölgesinde yaşayan ve üniversite de okuyan öğrencisi bulunan ihtiyaç sahibi ailelerimizin 114 öğrencisine toplam TL yardım yapılmış olup, vatandaşlarımızın müracaatları devam etmektedir. Afet bölgelerindeki hasar ve hak sahipliği tespit çalışmaları Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) uhdesinde bulunmaktadır. Bu itibarla, Kütahya, Simav'da yaşanan deprem afeti sonrasındaki hasar ve hak sahipliği tespit işlemleri de anılan Başkanlık tarafından yürütülmüştür. Depremin yol açtığı hasarların karşılanması ve mağduriyetin giderilmesi için; 6

12 Hisarcık, Pazarlar, Simav ve Şaphane Kaymakamlıklarına az hasarlı bina için bina başına 750'şer TL. nakdi ödenmek üzere TL ödenek gönderilmiştir. Hak sahibi olan orta hasarlı konut sahiplerine faizsiz, 2 yıl geri ödemesiz toplam 10 yıl vadeli, ,00 TL kredi verilmiştir. Hak sahibi olan ağır hasarlı konut sahiplerine TOKİ tarafından yapılan konutları için faizsiz, 2 yılı geri ödemesiz toplam 20 yıl vadeli kredi verilmiş olup, yapılan konutların kuraları... Çekilerek teslimleri yapılmaktadır. İşyeri sahiplerine yıllık % 4 faizli ve 5 yıl vadeli, TL kredi verilecektir. Ahır sahiplerine ise faizsiz, 2 yılı geri ödemesiz, 10 yıl vadeli TL kredi verilecektir. Hisarcık Simav, Şaphane ve Pazarlar İlçeleri Belde ve Köylerinde ağır hasarlı konut sahibi 435 hak sahibine ,00 TL kira yardımı yapılmaktadır Sayılı Kanun gereğince, AF AD Yönetimi Başkanlığı tarafından evini yapana yardım, ihale yöntemi ya da TOKİ vasıtasıyla yaptırılan afet konutları, ilgili mevzuatı çerçevesinde ilk 2 yılı geri ödemesiz, geri kalanı 18 yıl eşit taksitlerle faizsiz olarak toplam 20 yılda ödenmek üzere kredilendirilmektedir. AF AD Yönetimi Başkanlığı tarafından, 7269 Sayılı Kanun uyarınca 2011 yılı için geçerli olmak üzere orta hasarlı konutlara onarım kredisi olarak verilecek tutar TL olarak belirlenmiş olup, 2012 yılı içerisinde TEFE, TÜFE artışlarına göre bu miktar yeniden belirlenecektir. Deprem Bölgesindeki binaların yapım şeklinin ve projelerinin birbirinden farklı olması nedeniyle konut veya işyerinin güçlendirilmesi için proje ve dosya masrafı olarak belirlenmiş belirli bir bedel bulunmamaktadır. Afet Projeleri kapsamında, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) talebi doğrultusunda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilerek Kütahya, Simav'da yapımına başlanan ve devam eden işler ile iş bitim tarihleri aşağıda yer almaktadır. Kütahya İli, Simav İlçesi, 1.bölge; 384 adet afet konutu Kİ (3+1) tipi (18) blok 288 adet, B1 tipi (6) blok 96 adet konut uygulaması ile alt yapı ve çevre düzenlenme işi, İhale bedeli TL Kütahya İli, Simav İlçesi, 2.bölge; 272 adet afet konutu, 1 adet 32 derslikli ilköğretim okulu ile alt yapı ve çevre düzenlenme işi, İhale bedeli TL Kütahya İli, Simav İlçesi, 4.bölge; 272 adet afet konutu, 1 adet 32 derslikli ilköğretim okul, 1 adet cami, 1 adet ticaret merkezi ile alt yapı ve çevre düzenlenme işi, İhale bedeli TL Kütahya İli, Simav İlçesi, afet kapsamında; 1 adet 16 derslikli okul, 2 adet 32 derslikli okul, 1 adet 24 derslikli okul, Ter adet elektrik atölyesi, bilgi iletişim teknolojileri atölyesi, tesviye atölyesi, tesisat atölyesi ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi, İhale bedeli TL Kütahya Simav Hükümet Konağı inşaatı ve alt yapı ve çevre düzenleme işi, İhale bedeli TL Kütahya İli, Simav İlçesi; l'er adet kız meslek lisesi, Yusuf Koyuncuoğlu 24 derslikli ilköğretim okulu, anaokulu, halk eğitim merkezi ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işi, İhale bedeli TL, 7

13 Kütahya İli, Hisarcık İlçesi; 1 adet 8 derslikli ilköğretim okulu, şaphane ilçesi 1 adet 8 - derslikli ilköğretim okulu, pazarlar ilçesi 1 adet 16 derslikli lise, 200 kişilik pansiyon ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işi, ihale bedeli TL Kütahya İli, Simav İlçesi; Afet Kapsamında Yapılacak 11 Adet Cami ve 1 Adet İmamevi İnşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işi, İhale bedeli OOO.TL Afet Projeleri kapsamındaki tüm konutlar, AF AD Yönetimi Başkanlığı tarafından satın alınarak, afetzede hak sahiplerine dağıtılmakta, ayrıca bu konutlara ilişkin başvurular, satış ve geri ödeme şartlan (borçlandırma), hak sahiplerinin belirlenmesi ve becayiş hakkı da AFAD Yönetimi Başkanlığı tarafından yapılmaktadır. 19 Mayıs 2011 tarihinde Kütahya ili, Simav ilçesinde meydana gelen deprem sonrasında TOKİ Başkanlığınca mahallinde diğer kamu ve kurum kuruluşlar ile birlikte depremzedelerin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla yer seçimi çalışması yapılmıştır. TOKİ Başkanlığınca yapımı tasarlanan inşaatlar için seçilen arazilerde, deprem ve diğer afet riskleri de göz önüne alınmaktadır. İlgili belediyelerin ve diğer kurumların da görüşü alınarak yer seçimi tamamlanmaktadır. Arazide blok bazında zemin etütleri yapılarak, tüm zemin iyileştirme ve statik projeler, yürürlükte bulunan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Simav'daki toplu konut uygulamalarında da TOKİ Başkanlığı tarafından yaptırılan tüm projelerde olduğu gibi inşaat aşamasına geçilmeden önce Zemin Etüt Raporlan yaptırılmıştır. Zemin Etüt Raporlan, Simav Belediye Başkanlığına, Jeoloji Mühendisleri Odasına ve Jeofizik Mühendisleri Odasına onaylatılmıştır. Zemin Etüt Raporlan kapsamında yapılan imar durumu değerlendirmesinde söz konusu proje alanları için herhangi bir yasaklama olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, Zemin Etüt Raporlan kapsamında bina-zemin ilişkilendirmeleri yapılmış ve üretimi planlanan binalar için herhangi bir taşıma gücü, oturma ve sıvılaşma problemleri oluşmayacağı tespit edilmiştir. Türkiye genelinde ağırlıklı olarak 1 inci ve 2. derece deprem kuşağında olduğumuz unutulmamalıdır. TOKİ Başkanlığı tarafından yapılan tüm projeler "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik" ile uyumlu olarak hazırlanmıştır. Simav ve Şaphane'de, TOKİ Başkanlığı tarafından deprem öncesi yapımı tamamlanan ve aynı bölgede komşu parselde bulunan, Kütahya ili Simav ilçesi l. Etap Toplu Konut Uygulaması kapsamındaki 192 adet konut da 19 Mayıs 2011 tarihindeki Simav depreminde Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikle uyumlu olarak projelendirildiği ve üretildiği için herhangi bir yapısal hasar görmemiştir. KOSGEB Acil Destek Kredisi Programı, ülkemizde yaşanan doğal afetlerden zarar gören işletmelerimize uygun koşullarda finansal destek sağlanabilmesi amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu programdan, işletmeleri tarihinden itibaren zarar gören Küçük ve Orta Büyüklükte İşletmelerimiz (KOBİ) ile esnaf ve sanatkârlar, KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ve KOBİ beyannamesi onaylı bir işletme olmanın yanı sıra uğradıkları zararı resmi makamlardan belgelemek koşuluyla yararlanmaya devam etmektedirler. Kredinin üst limiti 100 bin TL, vadesi ise ilk 6 ayı ödemesiz, geri kalanı da aylık eşit taksitler halinde olmak üzere toplam 24 aydır. Acil Destek Kredi programına bugüne kadar Türkiye genelinde adet işletme başvurmuş olup bunun 369 tanesi Kütahya ilinden yapılan başvurulardır. Kütahya'dan tarihi itibariyle tarihi itibariyle toplam 96 adet işletmemizin kredilendirme süreçleri tamamlanmış ve bu çerçevede toplam TL tutarında kredi hacmi yaratılmıştır. 8

14 Bu ilimizden yapılan diğer başvurularla ilgili kredilendirme çalışmaları KOSGEB bünyesinde süratle devam etmektedir. Ancak, ticari bankalar, yürürlükteki kredi faiz destekleri sisteminde kredi anapara riskinin kendilerince üstlenilmiş olması nedeniyle, başvuruları değerlendirirken işletmelerin kredi borçlarını ödeme kapasitelerini de dikkate almaktadırlar. Bu, bankacılık sisteminde yaygın bir uygulamadır. Bunun için de, KOSGEB tarafından talep edilen ön koşulları sağlanmış başvurular bile bilahare ilgili bankalar tarafından reddedilebilmektedir. Hükümet olarak amacımız, doğal afetlerden zarar gören işletmelerimizin yaralarının bir an önce sarılıp onların yeniden normal üretim kapasitelerine kavuşturulmalarıdır. Bunun için de, kredi desteği uygulamalarımızda KOSGEB'in bütçe imkânları çerçevesinde bankalarla sürekli istişarelerde bulunulmaktadır. Bu şekilde, kamu yaran da göz önünde bulundurularak kullanıcılar açısından en uygun kredi koşullarının tasarlanmasına azami gayret gösterilmektedir sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Afet durumunda belgelerin verilmesi süresi ve primlerin ertelenmesini konu alan 91 inci maddesi uyarınca; Meydana gelen afet nedeniyle ödeme aczine düşen işveren ve sigortalıların afetin meydana geldiği tarihi takip eden üç aylık süre zarfında müracaatta bulunmalarını müteakip, Kurumun da yapacağı inceleme sonucu mevcut borçlan ile afet tarihi itibariyle tahakkuk edecek üç aylık borçlarının, bir yıla kadar erteleneceği yasanın amir hükmü olup, bu madde hükmü dışında bir işlem yürütülmesi mümkün bulunmamaktadır. Deprem ile mağdur hale gelen işveren ve sigortalıların, ödeme aczine düştükleri ve borçların ertelenmesine ilişkin müracaatları üç aylık süre zarfında alınmış ve gerekli tetkikler yapılarak ödeme aczine düşme halleri tespit edilenlerin borçlan ertelemeye tabi tutulmuştur. Erdoğan BAYRAKTAR Çevre ve Şehircilik Bakanı 9

15 03 - KARABAG LAR POLİ S KARAKOLU NDA KADİNA Şİ DDET TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Bugün yazılı ve görsel basında geniş yer alan İzmir Karabağlar Polis Karakolu nda yaşanan ve bir kadına şiddet uygulandığı görülen olaylar kamuoyunda büyük bir tepkiye neden olmuştur. Daha bir hafta öncesinde kadına yönelik şiddete hayır toplantılarının yapıldığı, kadına yönelik şiddeti caydırıcı önlemler başlığında sıralanan bir dizi önlemlerin konuşulduğu dönemde, söz konusu haber ve görüntülerde, şiddeti önlemek ve şiddet mağdurlarını korumakla yükümlü polis memurlarının bilfiil bu şiddetin uygulayıcıları olmaları konuya açıklık getirmenizi gerekli kılmıştır. 1) Karabağlar Polis Karakolu nda bir kadına şiddet uygulayan görüntüleri içeren konuyla ilgili herhangi bir araştırma, soruşturma yapılmış mıdır? Söz konusu kişiler hakkında ne tür cezai işlem uygulanmıştır? 2) Kadına şiddeti önlemeye yönelik Hükümetinizin geliştirdiği şiddeti caydırıcı önlemler hakkında bunun en yakın güvencesi olan polislerimize, gerekli ve yeterli bilgi verilmiş midir, denetimi sağlanmış mıdır? 3) Hükümetinizin ve Başbakanın İleri Demokrasi kavramıyla bir kadının polis karakolunda birçok polis tarafından dövülmesini nasıl açıklıyorsunuz? 4) Bakanlığa atanmanızdan bu yana kadına şiddeti önlemeye yönelik ne gibi çalışmalar geliştirdiniz ve bunların denetimini nasıl yaptınız? 5) 2003 yılından bu yana AKP Hükümetleri döneminde polis karakollarında kadına uygulanan şiddetle ilgili kaç olay yaşanmıştır? Bunlarla ilgili yapılan işlemler ve sonuçları nedir? 10

16 62 Gün Sonra Yanıtlandı. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'in TBMM Başkanlığına sunduğu ve tarafımdan yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ettiği 7/1950 esas numaralı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıya çıkartılmıştır. İzmir Valiliğince söz konusu olaya karışan iki polis memuru 09/12/2011 tarihinde görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Bahse konu olayın araştırılması için Bakanlığımızca 10/12/2011 tarihinde Mülkiye ve Polis Başmüfettişi görevlendirilmiş olup, soruşturma halen devam etmektedir. Ayrıca polis memurları hakkında "Zor Kullanma Yetkisinin Aşılması Suretiyle Kasten Yaralama" iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2011 tarihli ve 2011/60531 sayılı iddianamesi 17. Sulh Ceza Mahkemesince kabul edilmiş olup, duruşmanın 15/02/2012 tarihinde görüşülmesine karar verilmiştir. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü arasında 26/12/2006 tarihinde "Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Polisin Rolü ve Uygulanacak Prosedürler Eğitimi Projesi Protokolü" kapsamında, oluşturulan 245 kişilik eğitici kadro ile 1294 polis merkezinde yaklaşık 40 bin Emniyet Teşkilatı personeline farkındalık ve duyarlılığı artırmak amaçlı hizmet içi eğitim verilmiştir. Yine bu Protokol kapsamında Emniyet Teşkilatında aile içi şiddetin önlenmesine ilişkin gerçekleştirilecek her türlü eğitim faaliyetini yürütebilecek, uzman eğitici grubu yetiştirilmesi amacıyla "Aile İçi Şiddetin önlenmesinde Polisin Rolü Uzman Eğitici Eğitimi Projesi" hazırlanmış olup, bu proje ile 24 uzman eğitici yetiştirilmiştir. Aile içi şiddetle mücadeleye ilişkin güvenlik hizmetlerinin ülke genelinde koordine içerisinde yürütülmesini, mevcut hizmetlerin geliştirilmesini, aile içi şiddete maruz kalan bireylere yönelik tedbirlerin çok yönlü bir anlayışla ve ilgili kurum ve kuruluşların birlikteliğinde yaşama geçirilmesini sağlamak amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde "Aile İçi Şiddet ile Mücadele Şube Müdürlüğü" kurularak 03/08/2011 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. Bilgilerinize arz ederim. İdris Naim ŞAHİN İçişleri Bakanı 11

17 04 - MUSTAFA KEMAL ATATU RK U N FOTOG RAFİ YA DA SO ZLERİ Sİ YASİ Sİ MGE Mİ Dİ R? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın TBMM Başkanı Sayın Cemil ÇİÇEK tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama ve denetim çalışmalarının yanında ulusal bağımsızlığımızı ve birliğimizi temsil eden, ulusal iradenin en yüce organıdır. 92 yıl önce Gazi Mustafa Kemal in önderliğinde, Türk Ulus unu bağımsızlık mücadelesinde bir araya getiren TBMM, Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır! şiarıyla Kurtuluş Savaşını zaferle sonuçlandırmış Gazi bir Meclistir. TBMM bu anlamda Anadolu nun emperyalizme başkaldırışını ve Türk Halkı nın dirilişini simgeler. Bu nedenle Türk Halkı Atatürk ve dava arkadaşlarının bu şanlı mirasını görmek, kendi iradesinin temsil edildiği yüce makama erişmek için akın akın ziyaret etmekte, eserine sahip çıktığını her fırsatta göstermektedir. Açılışının 92 nci yıldönümünü kutladığımız bu kutlu çatı bu hafta daha yoğun bir ziyaretçi ilgisine mazhar olmaktadır. Ancak kutladığımız Milli Egemenlik Haftası nda, 24 Nisan Salı günü saat de Meclise gelen bir yurttaşımız Meclis Dikmen kapısında görev yapan polislerimiz tarafından, bir tarafında Atatürk baskılı fotoğraf diğer tarafında da Milletin istiklalini, yine milletin azim kararı kurtaracaktır! sözlerinin yazıldığı fular işaret edilerek siyasi simge ve sembol içeren obje gerekçesiyle ya fuları çıkarması ya da Meclise girmemesi telkin edilmiştir. İlgili yurttaşın yaşadığı olayın şokuyla durumu telefonla bana bildirmesi üzerine kendi 12

18 personelim marifetiyle vatandaşımız fularlı olarak içeri alınmış ve konuk edilmiştir. Olay tüm tanıkların bilgisi dahilinde ve yalınlığı ile ortada iken bazı şüphelerin giderilmesi konusunda açıklamalarınıza gereksinim vardır. 1) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ün Meclis yerleşkesine Atatürk baskılı nesnelerle girişi yasaklayan herhangi bir düzenleme var mıdır ve olabilir mi? 2) Yazılı ya da sözlü hiçbir talimat söz konusu değil ise adı geçen yerdeki görevli personelin bu davranışını nasıl değerlendiriyorsunuz ve ne gibi işlem yapmayı düşünüyorsunuz? 3) Bugüne kadar giriş kapılarında Mustafa Kemal ATATÜRK ün fotoğrafının ve sözlerinin yer aldığı siyasi simge olarak değerlendirilerek TBMM ye alınmayan kayda geçen başka olay var mıdır? 4) Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır sözünün TBMM ye giremeyecek suç unsuru sayılması düşünüldüğünde Ulu Önder Atatürk e ait olan Meclis Genel Kurulu nda yazan Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir sözlerini nasıl değerlendirmek gerekir? 19 Gün Sonra Yanıtlandı. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı Cevap 1.- Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün resminin TBMM yerleşkesine girişini yasaklayan herhangi bir düzenleme yoktur. Ancak TBMM Güvenlik Yönetmeliği'nin 18'inci maddesinin 7'nci fıkrasında "...üzerinde ve içerisinde siyasi parti, spor kulübü veya herhangi bir kuruluşun tanıtım ve propagandasına yol açacak yazılı-basılı-monteli-sabit-seyyar afiş, pankart, flama bulunan tüm resmi veya özel araçlar ile bunları yanında bulunduran kişiler yerleşkeye alınmazlar. " hükmü yer almaktadır. Cevap 2.- TBMM Koruma Daire Başkanlığı, Anayasa, TBMM İçtüzüğü, TBMM Güvenlik Yönetmeliği, TBMM Koruma Daire Başkanlığı Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin ilgili hükümleri ile Güvenlik Koordinasyon Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda görev yapmaktadır günü saat sıralarında Dikmen Kapı Koruma Büro Amirliği Personel Girişinde, güvenlik uygulaması esnasında, yakasında özel giriş kartı bulunan Gökçen İPEK'in boynunda olan ve üzerinde yazılar bulunan fuların görevlilerce görülmesi üzerine kendisine; "Hanımefendi hoş geldiniz, fuların üzerindeki yazıları çevirebilir misiniz, ne yazdığına bakabilir miyiz?" diye hitap edilmiş, söz konusu kişi tarafından görevlilere hitaben "Türbanlıların kafasındaki türbanları çıkarıp bakıyor musunuz? Bunun üzerinde Atatürk resmi ve yazıları var nesine bakacaksınız? Ben bu meseleyi kökünden halledeceğim şimdi. " diye yüksek sesle karşılık verilmiştir. Adı geçen kişi kampüs içerisine davet edildiğinde "Ben ne zaman istersem zaten girerim." diyerek kendi rızasıyla nizamiye dışına çıkmış ve cep telefonu ile görüşme yaptıktan sonra, Dikmen Personel Giriş Kapısı önünde 13

19 kendi cep telefonunu bir şahsa vererek fotoğrafını çektirdiği görülmüştür. Görevliler tarafından şahsa kim olduğu ve neden fotoğraf çektiği sorulduğunda şahıs; Denizli Milletvekili Adnan KESKİN'in danışmanı olduğunu söylemiştir. Akabinde danışman ve adı geçen kişi güvenlik uygulamasından sonra TBMM yerleşkesine giriş yapmışlardır. Cevap 3.- Bu güne kadar Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün resminin veya sözlerinin TBMM yerleşkesine alınmaması söz konusu değildir. Ancak siyasi ve propaganda amaçlı olarak yukarıda belirtilen TBMM Güvenlik Yönetmeliği'nin 18'inci maddesinin 7'nci fıkrasınca güvenlik uygulamalarında materyaller üzerinde inceleme yapılmakta ve yasaklanan materyallerin girişine izin verilmemektedir. Cevap günü saat sıralarında Dikmen Kapı Koruma Büro Amirliği Personel Girişinde güvenlik uygulaması esnasında yaşanan konu ile ilgili olarak tutulan tutanak ve incelenen kamera kayıtlarında, görevli personelin sadece fuların içeriğinde ne olduğunu öğrenmek istediği ve ziyaretçinin sözlü tepkisi ile karşılaştığı, fuların içeriği anlaşıldıktan sonra ziyaretçinin yerleşkeye girişine izin verildiği anlaşılmaktadır. Prof. Dr. Mehmet SAGLAM TBMM Başkanvekili 14

20 05 AŞAG İ ŞAKRAN TAŞ OCAG İNİN RUHSATA KONU ADRESİ GERÇEK Mİ Dİ R? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali YİLDİRİM tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili 9 Mart 2012 Cuma günlü Cumhuriyet Gazetesi nde Ruhsat Ocağa Uzak başlıklı haberde Liman için Aşağı Şakran Sakarkaya Bölgesi nde taş ocağı işletilirken, ruhsatın Bergama Zeytindağ Beldesi için alındığı anlaşıldı bilgisi yer almaktadır. Söz konusu taş ocağı, yapılacağı söylenen Çandarlı Limanı nın deniz dolgusu için açılmıştır. Ormanlık alanda yürütülen taş ocağı çalışması, Aliağa İlçesi Aşağı Şakran Sakarkaya bölgesindedir. Ne var ki taş ocağının ruhsatı Bergama İlçesi Zeytin dağ Beldesi Kireç ocağı mevkii olarak verilmiştir. Bu adres, İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü, diğer ÇED olumlu kararı veren kuruluşlar ve 2 Nolu Kültür Varlılarını Korumu Kurulu belgelerinde geçmektedir. Fiilen taş üretimi yapılan yer, Bergama İlçesi nin değil Aliağa İlçesi nin sınırları içindedir. Bu bölge Aliağa nın Aşağı Şakran Sakarkaya mevkiidir. Bölgenin bu adı taşıdığı, köylülerin tapu kayıtlarından da belgelenebilmektedir. Ruhsat alınan yer ile fiilen üretimi yapılan yer arasında 3 km lik uzaklık bulunmaktadır. 1) İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü ne ait bir işyeri olan, Zeytindağ Beldesi Kireç ocağı Mevkii, Bergama İzmir adresli işyerinin hammadde üretim ocağı(kalker) madencilik faaliyet konusunda işlettiği taş ocağının ruhsata konu adresi gerçek midir? 2) Fiilen üretim yapılan yer ile ruhsata konu olan yer arasındaki farklılık nereden kaynaklanmaktadır? 3) Ulaştırma Bakanlığı söz konusu taş ocağı işletmesini hangi şirkete, ne kadar süre ile vermiş bulunmaktadır? 4) Bir özel şirketin, izin aldığı alan dışında işletmecilik yapması yasal olamayacağına göre, bu durumun hukuksal geçerliğini sağlamak için Bakanlığınızca ne yapılacaktır? 15

21 57 Gün Sonra Yanıtlandı. TC ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM 7/7112 ESAS SAYILI YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABI Mart 2012 Cuma günlü Cumhuriyet Gazetesi'nde "Ruhsat Ocağa Uzak" başlıklı haberde "Liman içi Aşağı Şakran Sakarkaya Bölgesi'nde taş ocağı işletilirken, ruhsatın Bergama Zeytindağ Beldesi için alındığı anlaşıldı" bilgisi yer almaktadır. Söz konusu taş ocağı, yapılacağı söylenen Çandarlı Limanı'nın deniz dolgusu için açılmıştır. Ormanlık alanda yürütülen taş ocağı çalışması, Aliağa ilçesi Aşağı Şakran Sakarkaya bölgesindedir. Ne var ki taş ocağının ruhsatı Bergama ilçesi Zeytindağ Beldesi Kireçocağı Mevkiii olarak verilmiştir. Bu adres, İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü, diğer ÇED olumlu kararı veren kuruluşlar ve 2 Nolu Kültür Varlıklarını Korumu Kurulu belgelerinde de geçmektedir. Fiilen taş üretimi yapılan yer, Bergama ilçesi'nin değil Aliağa ilçesi'nin sınırları içindedir. Bu bölge Aliağa'nın Aşağı Şakran Sakarkaya mevkiidir. Bölgenin bu adı taşıdığı, köylülerin tapu kayıtlarından da belgelenebilmektedir. Ruhsat alınan yer ile fiilen üretimi yapılan yer arasında 3 km'lik uzaklık bulunmaktadır. CEVAPLAR: Bakanlığımız 3. Bölge Müdürlüğü (İzmir) sorumluluğunda yüklenici firma olan Lİmak- Kolin Çandarlı Limanı Adi Ortaklığı taahhüdü altında devam etmekte olan Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı İnşaatı işinde kullanılan ocak taşlan, İzmir ili, Bergama ilçesi, Zeytindağ Beldesi, Kireçocağı Mevkiindeki hammadde üretim sahasından temin edilmektedir. Söz konusu taş ocağının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünce tarihinde verilmiş olan "Kamu Kurum ve Kuruluşları Hammadde Üretim İzin Belgesi" nde (Ek-1) koordinatları ile tespitli adı "İzmir ili, Bergama ilçesi, Zeytindağ Köyü İİ. Grup Kalker" ocağı olup ruhsat tarihinde yenilenerek izni 5 yıl süreyle uzatılmıştır.(ek-2) Adı geçen ocağın, resmi evraklardaki koordinatlarıyla tespit edilen bölge ile üretim yapılan bölge aynıdır. Bahse konu taş ocağından, Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı İnşaatı işinin deniz dolgularında kullanılmak üzere çeşitli kategorilerde anroşman taşları temin edilmekte olup taş ocağından malzeme çıkarma ve her türlü kara ve deniz taşıtları ile nakli yüklenici firma tarafından yapılmaktadır. İşletme ruhsatı (Ek-3) ve ÇED raporu (Ek-4) alınan ve ruhsatlı alan dışında herhangi bir işletmecilik söz konusu olmayıp belgelerle de tescil edilerek koordinatları verilmiş olan 16

22 hammadde üretim sahasının köşe noktaları ve sınırları yerinde koordinatlı levhalarla işaretlenmiş ve ocak taşı çıkarma işlemleri bu sınırlara uyularak yapılmaktadır. Binali YILDIRIM Ulaştırma Bakanı 17

23 06 - AKÇAŞEHİ R KO YU KO MU R MADENİ NDEN GELEN YARİKLAR TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir İli Tire İlçesi Akçaşehir Köyü mevkiinde kömür madeni çıkarma işlemleri sonucu, yörede yaşayan köylülerin evlerinde ve ziraat yaptıkları arazilerinde ciddi zararlar oluşmuştur. Köylülerin oturdukları evlerde oluşan çatlaklar, arazilerinde genişliği 2, derinliği 20 metreyi bulan yarıklar yaşamsal tehlikeler yaratmaktadır. Madenin neden olduğu, evlerdeki çatlaklarla ilgili olarak akademik bilirkişi raporunda; bu binalarda oturulamayacağı, binaların yıkılıp yeniden yapılması gerektiği, aksi durumda insanların can güvenliğinin tehlikede olduğu belirtilmiştir. Arazilerde oluşan çatlaklar, dikili ağaçların köklerinin hava almasına bağlı nedenlerle kurumasına dolayısı ile yurttaşlarımızın ekonomik kayıplarına yol açmaktadır. Akçaşehir Köyü sakinleri konuyu birçok makama ilettikleri halde her hangi bir sonuç alamamışlar ve yaşadıkları mağduriyeti önleyememişlerdir. Sorun tüm yönleriyle ortadayken bu sorunların kaynağı olan madencilik çalışmasını yürüten firmaya ruhsatı veren bakanlığınız olması nedeni ile konuya tarafınızdan açıklık getirilmesi gerekmektedir. 1) Akçaşehir Köyü mevkiinde yapılan kömür madeni faaliyetlerini yürüten firmaya maden işletme ruhsatı ne zaman verilmiştir? Ne süreli verilmiştir? 18

24 2) Madenin işletiminden dolayı zarara uğrayan ve mağdur olan köylülerin şikâyetlerinin karşılanması konusunda bakanlığınız bugüne kadar ne yapmıştır? Yapmadıysa bunun nedenleri nedir? 3) Madenin denetimleri ile ilgili olarak son beş yılda madende yapılan çalışmalarda ne gibi eksiklikler saptanmıştır? Var ise bunların yerine getirilmesi konusunda hangi sürede hangi işlem öngörülmüştür? 4) Madencilik faaliyeti nedeniyle madende, çevre güvenliği ve iş güvenliği konusunda hangi kurumlar hangi tarihlerde çalışma yapmışlardır? Bu denetimlerde şikâyetlere konu olan, evlerde ve arazilerdeki derin yarık ve çatlaklar tespit edilmiş midir? 5) Akçaşehirlilerin mağduriyetinden dolayı söz konusu madenci firmaya ne gibi yaptırımlar düşünülmektedir? Bakanlığınızın da yöre sakinlerinin zararlarının tazmini konusunda çalışma var mıdır? 6) Köylülerin mağduriyetini önleme ve zararlarını karşılama konusunda sorumluluklarını yerine getirmemesi durumunda işletme ruhsatını iptal edecek misiniz? 39 Gün Sonra Yanıtlandı. Cevap 1: TC ENERJİ VE TABİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI Söz konusu kömür madeni sahası Sicil:751 sayılı ruhsat sahası olup tarihinde 40 yıllığına temdit edilmiştir. Cevaplar 2, 3, 5: Sicil: 751 sayılı ruhsat sahası son beş yılda mevzuata uygun olarak 4 kez denetlenmiştir. Şikayet üzerine ve tarihlerinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) heyetleri gönderilmiş olup yer altı işletmesinde köyün etkilenebileceği kısımlarda (140 hektar) üretim faaliyetleri durdurulmuştur. Mevzuat hükümleri doğrultusunda ve gerekli güvenlik tedbirlerini almadan çalışan, yapılan faaliyetler dolayısıyla çevreye ve üçüncü şahıslara verilen zarar ve ziyandan işletme sahipleri sorumludur. Bakanlığım, madencilik faaliyetlerinin çevreye duyarlı olarak yapılması konusunda gerekli strateji ve politikaları uygulamakta ve tedbirleri almaktadır. Bununla birlikte, zarara uğrayan gerçek ve tüzel kişilikler, uğradıkları zararları mahkeme yolu ile ispatlayarak temin etme haklarına sahiptirler. 19

25 Cevap 4: Ruhsat sahasında yapılan arazi gözlemleri, heyet raporları, bilirkişi inceleme raporları, MTA Genel Müdürlüğüne ait jeoloji haritası ve literatürde yapılan incelemeler birlikte değerlendirilmiştir. Ruhsat alanı ve yakın çevresinde çok sayıda fay oluşumu bulunduğu, bu fayların kömür üretimi yapılan Miyosen yaşlı birimlerde de devam ettiği, Miyosen yaşlı göl ve akarsu çökelleri görece olarak az tutturulmuş Özellikte ve orta-az dayanıklı olduğu, bu durum zemin dayanımı ve stabilitesi bakımından olumsuzluk arz ettiği, Akçaşehir köyünün 200 metre kuzeybatısında gelişen ve şikayete konu olan cm genişlikteki, KB-GD uzamalı çatlak, köyün içinden geçen ve bu çatlağa paralel olarak yaklaşık metre uzaklıkta uzanan normal fay zonunun içinde yer aldığı vb. hususlar tespit edilmiştir. Ayrıca, koordinatında ve köy içinden geçen yaklaşık İt/sn debili derenin hemen yanında yer alan ve duvarında çatlak oluşumunun geliştiği evin, suya doygun alüvyondan (pekişmemiş kil, silt ve kum) zemin üzerinde inşa edildiği, evin temelinin taş dolgu ve yığma tuğla ile inşa edildiği, bu durumun evde gelişen hasarınn başlıca sebebi olduğu, evin mücavirindeki bir diğer evin görece daha iyi zemin koşullarına sahip, yeraltı suyu seviyesi daha derinde, kil matriksli köşeli bloktan oluşan yamaç molozu çökelleri üzerinde yer aldığı ve bu evde her hangi bir deformasyonun gelişmediği, galeri içlerinde yer altı suyu gelişi görülmediği, üretim yapılan miyosen birimleri hidrojeolojik açıdan geçirimsiz-az geçirimli birimler olup, tasman oluşumunda hidrojeolojik açıdan olumsuz bir etki tespit edilmediği, çalışma alanındaki yeraltı suyu boşalımı paleozoyik yaşlı mermerlerden oluştuğu, tasman oluşumu, yeraltı üretimlerinden doğan zemin içi hareketlerinin yeryüzündeki etkisi olarak tanımlanabileceği bu etki alanında kalan yerleşim merkezi, yol, baraj gibi mühendislik yapılarının, deformasyona maruz kalmadan korunması gerektiği, bunu sağlamanın en etkin yöntemi, maden damarı içinde üretilmeyecek alanlar olarak tanımlanan topuk uygulamasını gerçekleştirmek olduğu, topuk tasarımında, üretimin yeraltındaki sının ile yeryüzünde tasmanın etki alan sının arasındaki açı(y), üretim yapılan boşluğun geometrisi, madencilik koşullan, zeminin jeomekanik yapısı, tabaka özellikleri, topografya, bitki örtüsü, damarın kalınlığı, eğimi, eski üretimler, işletme yöntemi ve üretim hızı gibi sabit ve değişken faktörlerin önem taşıdığı, bu bağlamda, ruhsat alanında bu güne kadar üretim faaliyetinde bulunulan alanın güneyinde ve Akçaşehir köyünün de içinde yer aldığı bu alanda tasmana bağlı yüzey deformasyonunun büyük ölçüde sonlandığı kanaatinin oluştuğu, ancak ruhsat sahibince 2010 ve 2011 de planlanan üretimler köyün yaklaşık 400 metre kuzeybatısında olduğundan, yer yer tarım alanları içinde kaldığından, bu alanda yapılacak yeni üretimlere bağlı oluşabilecek olası tasman etkilerine karşı, yukarda ayrıntılı olarak belirtilen hususlar da dikkate alınarak, uzman kişi-kuruluşlara topuk tasarımı ve tasman oluşumunun önlenmesi hakkında rapor hazırlatılarak MİGEM'e verilmesi ve faaliyetlerin bu doğrultuda yürütülmesi hususunda işlem tesis edilmiş olup ruhsat sahibinin bu konuda MİGEM'e tarihinde vermiş olduğu revize projesi değerlendirme aşamasındadır. Cevap 6: Maden ruhsatlarının ne şekilde ve hangi durumlarda iptal edileceği 3213 sayılı Maden Kanununun ilgili maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Ruhsat sahibince 2010 ve 2011'de planlanan üretimler köyün yaklaşık 400 metre kuzeybatısında olup yer yer tarım alanları içinde kaldığından, bu alanda yapılacak yeni üretimlere bağlı oluşabilecek olası tasman etkilerine karşı mağduriyetleri önlemek amacıyla; uzman kişi-kuruluşlara topuk tasarmı ve tasman oluşumunun önlenmesi hakkında rapor hazırlatılarak MİGEM'e verilmesi ve faaliyetlerin bu doğrultuda yürütülmesi hususunda işlem tesis edilmiştir. Bu konuda ruhsat sahibinin revize projesi 04/06/2012 tarihinde verilmiş ve MİGEM'ce değerlendirme aşamasındadır. Taner YILDIZ Enerji Bakan 20

26 07 - KEMALPAŞA LOJİ STİ K KO YU TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali YİLDİRM tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Kemalpaşa Lojistik Köyü Projesi ve İstanbul İzmir Otoyol Projesi, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Konuya ilişkin Lojistik Köyü Projesi sahası içinde kalan köylerdeki yurttaşların bildirdiği ve bazı basın - yayın organlarında çıkan haberlere göre ciddi sıkıntıların ve mağduriyetlerin yaşandığı ifade edilmektedir. Gerek lojistik köyü projesi sahası gerekse lojistik sahasının bağlantısını sağlayacak demiryolunun geçeceği arazilerde yapılan yapılacak olan kamulaştırma işlemlerinin, geçimini buralarda yaptıkları tarımla sağlayan binlerce yurttaşımızı zarara uğrattığı belirtilmektedir. Yine İstanbul İzmir otoyol projesi kapsamında da yörede yüzbinlerce dönümlük tarım arazisi yok edilecek ve bu toprakları işleyen binlerce insan mağdur edilecektir. Bölgede yurttaşlarımızdan gelen şikayetler ve basında çıkan haberler değerlendirildiğinde, projeyi yürütmekten sorumlu Bakanlık olarak konuya açılık getirmeniz ve yurttaşlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesi gerekmektedir. 1) Kemalpaşa Lojistik Köyü nün, bağlantı hattı ile birlikte, ne kadarlık bir alanda kurulması planlanmaktadır? Planlanan alandaki araziler hangi köy sınırları içerisindedir ve buralarda yapılan tarım faaliyeti nedir? 2) İstanbul İzmir otoyol projesinin, Kemalpaşa ve yöresinde etkileyeceği tarım alanı ne kadardır; bu alanda köyler hangileridir? Buralarda kesilecek ağaç ve tahrip edilecek tarım arazisi ne kadardır? 3) Yörede yapılan yapılacak olan kamulaştırma işlemlerinde belirlenen metrekare başına 7 TL bedel, yıllık getirisi bir kiraz ağacından 2000 TL olduğu düşünüldüğünde yöre insanının çiftçinin yıkımı olmayacak mıdır? 4) Bakanlığınızın, kirazıyla ünlü Kemalpaşa İlçesi, yöreye ve ekonomiye sağladığı tarımsal değerleri bir kenara atılıp, yüzbinlerce ağacın yok edileceği böyle bir projenin halka yansıyan mağduriyetlerini en aza indirecek bir çalışması var mıdır? 5) Söz konusu projelerin kurulacak ve geçecek alanlarında, tarım alanı ve tarım alanı dışı ayırımı göz önünde bulundurulmuş mudur? Yapımı planlanan projeler, yok edeceği ve geri getirilemez her karışı bereketli topraklar yerine verimsiz ve çorak topraklar seçilemez miydi? YANITSIZ: Süresi İçinde Cevaplandırılmadığından Gelen Kağıtlarda Yayımlandı 21

27 7 Haziran 2012 Milliyet Gazetesi 22

28 08 - BERGAMA SEL FELAKETİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehmet Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Geçtiğimiz Mayıs ayı sonunda İzmir Bergama ya bağlı bazı köylerde yağan aşırı yağmurlar, binlerce dönümlük ekili ve ekilecek tarım arazisini sular altında bıraktı. Metrekareye 100 kg yağışın düştüğü yağmur, bölgede Nisan ve Mayıs aylarında ekimi yapılan ayçiçeği, yemlik tohumluk mısır ve pamuk ekimi yapılan toprakları sular altında bırakarak büyük bir zarara yol açmıştır. Ekili alanları sular altında kalan, bölgede çiftçilik yapan 500 dolayında çiftçimiz yaşanan afet nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşamış ve bu yıl elde edecekleri hasattan mahrum kalmışlardır. Çiftçilerimiz Bergama İlçe ve İzmir İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ne yaptıkları başvurulardan olumlu bir sonuç alamamışlar ve mağduriyetleri çaresizlikleri ile baş başa bırakılmışlardır. Çiftçilerimizin başka gelir geçim kaynaklarının olmaması, doğal bir afetin mağduriyetini yaşamaları nedeniyle konuya kamu otoritesinin - gücünün çözüm bulmasını gerekli kılmaktadır. Çiftçilerimizin yaşadığı mağduriyeti ve buna bağlı sorunlarının çözümü Bakanlığınızın tasarrufunda olduğundan konuya açıklık getirmeniz gerekmektedir. Bu bağlamda; 1) Bakanlığınızın, tarım arazilerinin sular altında kaldığı ve çiftçilerin mağdur olduğu Bergama köylerinde herhangi çalışması var mıdır? 2) Sular altında kalan binlerce dönümlük ekili ve ekilecek bölgeyi Afet Bölgesi ilan etmeyi düşünüyor musunuz? 23

29 3) Çiftçilerimizin yaşanan mağduriyetten en az etkilenmelerini sağlamak ve yaşamlarını sürdürebilmelerine olanak sağlamak amacıyla, sigortalı ya da sigortasız ayırımı yapmaksızın zararlarını telafi etmek için neler yapmayı düşünüyorsunuz? 4) Afete maruz kalan çiftçilerimizin başta Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri ile elektrik - su borçlarını ertelemeyi düşünüyor musunuz? 48 Gün Sonra Yanıtlandı. TC GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN Esas No: 7/8482 TBMM ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP ) Bakanlığımızca yürütülen 2090 Sayılı "Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında" Kanun'a göre; çeşitli tabii afetler nedeniyle (Tarım Sigortaları Kanunu kapsamı dışında kalan afetler için) tarımsal varlıkları %40'ın üzerinde zarar gören, bu zararlarını tarım ve tarım dışı diğer gelirleri ile karşılayamayacak durumda olduğu İl Hasar Tespit Komisyon Kararı ile belirlenen çiftçilere karşılıksız nakdi yardım yapılmaktadır. Yağmur nedeniyle oluşan sel-su baskını riskleri 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun'u kapsamında yer almaktadır. İzmir İli, Bergama İlçesinde 01/01/ /07/2012 tarihleri arasında gerçekleşen; toplam sigorta poliçe sayısı adet, sigortalanan alan dekar, sigorta nedeniyle ödenen devlet prim desteği ise TL'dir. Bergama İlçesine bağlı köylerden; Mayıs 2012 sonunda yağan yağmur sonucu oluşan selsu baskını öncesi tarım sigortası yaptıran üreticilerden; sel-su baskını hasarı nedeniyle 28/05/ /07/2012 tarihleri arasında TARSİM'e; toplam 128 adet hasar ihbarında bulunulmuştur. TARSİM eksperleri tarafından yapılacak hasar tespitleri sonucuna göre hasar tazminatı ödemesi yapılacaktır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kendi mevzuatları çerçevesinde tarımsal kredilerde ödeme kolaylıkları sağlanabilmektedir. Mehmet Mehdi EKER Bakan 24

30 09-45 KG PATATES = 1 LT MAZOT TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehmet Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir İli Küçük Menderes Havzası nın en büyük ilçesi olan, tarım hayvancılık ve buna bağlı ticaretin temel gelir geçim kaynağını oluşturduğu Ödemiş, ülkemiz patates üretiminin en önemli merkezlerinden biridir. Ödemişte yaklaşık aile patates üretimi yapmaktadır. Çiftçilerimiz ürettikleri ürünleri değerine satmak bir yana maliyetine bile alıcı bulamamaktadır. Üreticiler maliyetini karşılayacak durumda olmadığından ürünün sökümünü yapamamaktadır. Ödemişte patates üretim maliyeti kilogramda kuruş arasında değişmektedir. Bir dekar patates üretiminin maliyeti TL arasında olup, üreticinin elde ettiği üründen şu an eline geçen TL dir. Aradaki fark TL arasında olup üreticinin cebinden çıkmaktadır. Bugün Ödemiş te 1 Kg patatesin toprak altı fiyatı 8 veya 10 kuruş arsındadır. Yani 7 kg patates satışı karşılığında bir bardak çay içilebilmekte, 45 kg patates ile de 1 litre mazot alınabilmektedir. Geçmişte çoğunluğu ihraç olarak değerlendirilen, döviz getirisi ile ülke ekonomisine katkı sağlayan ve çiftçinin geçimini sağlayan patates; bugün özellikle, ihraç bölgesi olan Orta Doğu daki olaylar nedeniyle ihracı durma noktasına gelmiş ve on binlerce ton ürün çiftçinin elinde kalmıştır. Üreticiler en temel giderlerini karşılamakta zorlanmakta, başta üretim amaçlı kullandıkları yüklü elektrik faturalarını, traktörlerine kullandıkları mazot ve banka borçlarını ödeyememektedir. Sorunun çözümü konuya merkezi yönetimin el koymasını gerektirmektedir. Konunun ilgisi bağlamında, Bakanlığınızın soruna açıklık getirmesi ve on binlerce patates üreticisinin sıkıntılarına çözüm bulunması zorunluluk haline gelmektedir. Bu bağlamda; 1) Bakanlığınızın on binlerce patates üreticisinin sorunlarının giderilmesine ilişkin her hangi bir çalışması var mıdır? 25

31 2) Üreticilerin özellikle üretim amaçlı kullandıkları elektrik giderlerini karşılanması konusunda üreticiye nefes aldıracak bir çalışma düşünüyor musunuz? 3) Üreticinin başta Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi ne olan borçlarını öteleme yada üreticileri üretim yapabilecek duruma getirecek tarımsal kredi ve diğer destek çalışmaları yapılmakta mıdır? 4) Üreticinin elinde kalan binlerce ton patatesin kamu kuruluşlarınca değerlendirilmesinin sağlanması ve bu yolla da üreticiye krizini aşmasına fırsat verilmesi, kamu yararı anlayışı ile hem üreticiye hem de ilgili kurumlara katkı sağlayamaz mı? 5) Bakanlığınızda, üreticinin elinde kalan binlerce ton ürünü değerlendirecek, en azından üreticinin maliyetini karşılayacak bir çalışma var mıdır? Beklenmedik durumlara karşı üreticileri ve ürettiklerini güvence altına alacak herhangi bir düzenleme var mıdır? 34 Gün Sonra Yanıtlandı. TC GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO : 7/8615 ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP ) Bakanlığımızca tarımsal ürün ve mamullerin pazarlanması, desteklenmesi ve ihracatının artırılması konusundaki gerekli çalışmalar ilgili diğer Bakanlıklarla işbirliği içerisinde yapılmaktadır. Bu kapsamda patates üreticilerinin sorunları ile ilgili olarak Ekonomi Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca, Bakanlığımızca tarımsal ürünlerin üretici örgütleri tarafından pazarlanması yönünde yapılan çalışmalara gerekli katkılar sağlanmaktadır. Bakanlığımızca patates üreticilerine; 20 TL/da yurtiçi sertifikalı tohum kullanım desteği, 8 Krş/kg yurtiçi sertifikalı tohum üretim desteği, 4 TL/da mazot desteği, 5 TL/da gübre desteği, 2,5 TL/da toprak analizi desteği verilmekte olup, organik tarım yapan üreticilere de ilave 10 TL/da destek verilmektedir. Ülkemizde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan ve perakende satışı, perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracatı ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleri, 2001 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası 26

32 Kanunu ile belirlenmiştir. Söz konusu yasa çerçevesinde elektrik piyasası ile ilgili faaliyetler Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının görev alanına girmektedir. Ancak, tarımsal faaliyetlerde kullanılan elektrik enerjisi fiyatlarında indirime gidilmesi, indirimli tarife kapsamının genişletilmesi, uygulanan KDV oranının düşürülmesi, elektrik borçlarının ertelenmesi, takside bağlanması ve borç faizlerinin silinmesi amacıyla Bakanlığımızca, ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunulmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri Ana sözleşmesine göre; tarih ve 5363 sayılı Tarım Sigortalan Kanunu'nun dışında kalan risk, ürün ve bölgelerde, ürün vadelerinden önce meydana gelen deprem, kuraklık, don, yangın, su baskını ve dolu gibi tabii afetler veya bitkisel ve hayvansal hastalıklar nedeniyle tarımsal varlığı %40 ve üzerinde zarar gören ve bu durumları yürürlükte olan ilgili Kanun'a veya Kararnamelere göre Tarım Kredi Kooperatifi temsilcisinin de katılımıyla teşkil olunacak il/ilçe hasar tespit komisyonu kararlarıyla tespit edilen ortakların hasar tarihi itibariyle günü gelmemiş olan borçlan cari tarımsal kredi faiz oram üzerinden ertelenebilmektedir tarihi itibariyle kanuni takipteki krediler hesabında borcu bulunan ve tarihine kadar müracaat eden borçlulara (ortaklar, kefilleri ve varisler); borçlarının takip hesaplarına aktarıldığı tarihten tarihine kadar temerrüt faizi yerine ilgili dönemlerde geçerli normal faiz oram üzerinden, tarihinden ödeme tarihine kadar ise temerrüt faiz oranı üzerinden basit usulde faiz hesaplanmak suretiyle oluşturulacak yeni borçlarını defaten ödeme imkânı sağlanmaktadır. Diğer yandan, bahse konu ödeme kolaylığından yararlanma şartlarına haiz olmayan vadesi geçen borcu bulunanların, ödeme günü itibariyle faizli borçlarnın en az %25'ini peşin Ödemeleri kaydıyla kalan borçlan için ürün hasat dönemi, ürün satış zamanı, gelirin elde edileceği dönem ve talepler de dikkate alınarak, peşinat ödeme tarihinden itibaren 1 yılı geçmeyecek şekilde bir veya birden fazla taksitle ödeme imkânı sağlanabilmektedir. Ayrıca, ortakların kooperatiflere olan vadesi geçen borçlarının asgari %75'ini ödemeleri kaydıyla, kalan kısmı için yeni kredi kullandırılarak borçlarına mahsup edilebilmektedir. Ziraat Bankası tarafından kullandıkları kredilerde, Bankanın kendi mevzuatları çerçevesinde ödeme kolaylıkları sağlanabilmektedir. Mehmet Mehdi EKER Bakan 27

33 10 - İ ZMİ R BAYİNDİR OTOYOLU TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİS BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali YİLDİRİM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir İli Bayındır İlçesi, Küçük Menderes Havzası nın girişinde; Ödemiş, Kiraz, Beydağ ve Tire yollarının İzmir ana bağlantısı üzerindedir. Bayındır İlçesi aynı zamanda Türkiye nin en büyük çiçek ve süs bitkisi üretim alanına sahiptir. Çoğunluğu iç, bir kısmı da dış pazarın çiçek gereksiniminin karşılandığı bir yerdir. Çiçekçilik üreticisi, seracısı, işçisi, nakliyecisi, demircisi, gübrecisi başta olmak üzere binlerce insanın geçim kaynağıdır. Yapımı 18 aydır devam eden ve tamamlanmayan İzmir Bayındır arasındaki 30 km. yol çalışması nedeniyle Küçük Menderes Havzası nda yaşayan yurttaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Yolun inşaat aşamasında olması, yol kenarlarındaki çiçek üreticilerini aşırı tozlanmadan dolayı ve alıcıların bozuk yol nedeniyle ilçeye gelmemesi nedeniyle ciddi zararlara maruz bırakmaktadır. Ayrıca bu yolun İzmir bağlantı yolu olması nedeniyle Havza daki tüm yurttaşlarımızın ekonomik ve sosyal yaşamında ciddi sorunlara ve araçlarında da hasarlara neden olmaktadır. Zarar ve mağduriyetlere neden olan konu, Bakanlığınız görev ve sorumluluğunda olup, akla gelen sorulara açıklık getirmeniz kamuoyunun da bilgilenmesi anlamında yararlı olacaktır. Bu bağlamda; 1) Bu yolun tamamlanması,12 Haziran 2011 seçimlerinde, bu yılın Nisan ayı öngörülerek, Çiçek ve Süs Bitkileri Şenliği ne yetişeceği seçim vaadi olarak kullanılmıştır mıdır? 2) Yapımına 18 ay önce başlanan 30 km uzunluğundaki bir yolun bitirilmeme nedenleri nelerdir? 3) Yolun yapımı hangi aşamadadır? Yolun tamamlanması ve kullanıma açılması ne zaman gerçekleşecektir? 4) Yoldaki çalışmalardan doğan zararları, çiçek üreticilerinin ve çiçek ticaretinin olumsuz etkilenmesi konusunda herhangi bir önleminiz var mıdır? 5) Bayındır İzmir arasındaki yolun bitiş tarihi hakkında, önümüzdeki yerel seçimler bekleniyor şeklinde bölge kamuoyunda oluşan görüşler ve yorumlar hakkında ne düşünüyorsunuz? YANITSIZ: Süresi İçinde Cevaplandırılmadığından Gelen Kağıtlarda Yayımlandı 28

34 25 Haziran 2012 Cumhuriyet Gazetesi 29

35 11 - ZEYTİ NYAG İ U RETİ Cİ LERİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehmet Mehdi EKER tarafından yazılı yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Türkiye ortalama yıllık bin ton zeytinyağı üretimiyle, dünya zeytinyağı gereksinimini karşılayan başlıca ülkelerden biridir. Üretimde İspanya ve İtalya dan sonra üçüncü sırada yer alan Türkiye, üretiminin büyük bir çoğunluğunu dışsatımla değerlendirmektedir. Pazarın dışa bağlı olması, fiyatları da buna göre biçimlendirmekte, dış pazar özellikle üreticinin ürünlerinin değerlendirilme(me)sinde başat bir etken olmaktadır. Ülkemiz zeytinyağı tüketimi kişi başına yıllık ortalama 1.8 litre ile çok düşük düzeydedir. Oysa önemli bölümü dış alımla elde edilen ayçiçeği mısır vb. yağların kişi başı tüketim miktarı yıllık ortalama 20 litre dolayındadır. Bunlar, GDO lu ürün olma riski yüksek olan yağlardır. Bu durum beraberinde üretim tüketim ticaret yönleri yanında beslenme ve sağlık alanlarına da etki etmektedir. Çünkü ülkemiz kalp- damar hastalıkları, obezite ve buna bağlı hastalıklar başta olmak üzere çok ciddi sağlık sorunları ile mücadele etmek durumunda olup, sağlıklı beslenme anlayışı temelinde, yurttaşların yeteri kadar doğal zeytinyağı tüketiminin sağlanması yaşamsal önemdedir. Son yıllarda fiyatların düşük seyretmesi başta İzmir deki üreticilerimiz olmak üzere, Türkiye genelindeki tüm zeytin ve zeytinyağı üreticilerini olumsuz etkilemektedir. Üreticilerimiz maliyetini karşılayamaz fiyatlar nedeniyle, ürünün hasatını ve zeytinliklerinin bakımını yapamamaktadır. Üreticiler pahalı mazot, gübre, ilaç ve toplama maliyetleri nedeniyle zeytini dalında bırakmak zorunda kalmaktadır. Çiftçi elde ettiği üründen, 1 litre zeytinyağı ile 1 litre mazot alabilmektedir. Dünya pazarında en büyük rakiplerimiz olan AB ülkeleri zeytinyağı üreticisine kiloda 1.7 TL destekleme verirken, bizde ise üreticiye kiloda 0.50 kuruş destekleme sağlanmaktadır. Konu çok yönlü olarak; zeytinyağı üreticisinin sorunları ve yurttaşlarımızın sağlıklı beslenmesi için yeterli miktarda zeytinyağı tüketebilmesi temelinde ele alınarak, kamu gücünü ve planlamasını gerektirmektedir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak; üreticilerimizin sorunlarının çözümü, yurttaşlarımızın sağlıklı beslenmesi ile ilgili olarak şu sorulara açıklık getirmeniz kamu yararına olacaktır. Bu bağlamda; 1) Türkiye de aileleriyle birlikte yaklaşık 8 milyon yurttaşımızın gelir ve geçim kaynağını oluşturan zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin, ürünün düşük fiyatlardan dolayı para yapmaması nedeni ile yaşadıkları sıkıntıları çözmeye yönelik herhangi bir çalışmanız var mıdır? 2) Tarımda kullanılan pahalı mazot, gübre, ilaç ve elektrik fiyatlarının daha düşük seviyelere indirilmesine ilişkin herhangi bir çalışmanız var mıdır? Üretim giderlerinin düşürülmesi ve ucuza elde edilen zeytinyağının iç pazarda geniş yer bulması, daha fazla yurttaşımızın bu gıdayı tüketebilmesi anlamına gelmez mi? 30

36 3) Ülkemizde zeytin ve zeytinyağı üretiminde kilo başına 0.50 kuruş tutarında verilen desteği, AB ülkelerinde zeytin ve zeytinyağı üreticilerine sağlanan destekle karşılaştırdığınızda Türk çiftçisinin rakiplerinin çok gerisinde olduğunu düşünmüyor musunuz? Zeytin toplamada önemli bir harcama kalemi olan işçilik giderleri yerine, üreticiye zeytin toplama makinalarının temini konusunda destek sağlanamaz mı? 4) Ülkemizin, yıllık yağ (ayçiçek, mısır vb. yağlar) dış alımına harcanan yaklaşık 3 milyar TL tutarın, zeytin zeytinyağı üreticileri ve yurttaşlarımızın zeytinyağı temini konusunda değerlendirilmesi; ülkemiz üreticileri ve yurttaşlarımızın sağlığı için daha yararlı olmaz mı? 5) Ülkemizde özellikle kalp-damar ve tansiyon hastalarının sayısı ve bunlara harcanan tedavi giderleri sosyal güvenlik sisteminde ciddi tutarlar oluşturmakta, devlete pahalıya mal olmaktadır. Zeytinyağı tüketiminin, bu hastalıklarla ilgili önleyici tıp hizmeti işlevi ile sağlıklı toplum ve tedavi giderlerinden de tasarruf sağlanması kamu yararı için verimli olmaz mı? 31

37 106 Gün Sonra Yanıtlandı. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO : 7/9451 ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP ) Zeytinyağı ürününün de içinde yer aldığı fark ödemesi desteklemesi kapsamında yer alan ürünlere verilecek desteklemeye esas prim fiyatı; 5488 sayılı Tarım Kanununun 19'uncu maddesinin "b" bendi gereğince destekleme araçlarından fark ödemesi (hedef fiyatı - dünya fiyatı) dikkate alınarak, bütçe imkanları dâhilinde 5488 sayılı Tarım Kanunu'na göre yetkilendirilen Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu tarafından belirlenmektedir yılında ödenmek üzere 2012 yılı ürünü için fark ödemesi desteği kapsamında yer alan ürünlere kg başına belirlenen destekleme primi miktarları 2012/3106 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz için önemli olan bu sektörde, zeytin yetiştiriciliğinden zeytinyağı üretimi ve pazarlamasına kadar karşılaşılan sorunlar ve çözüm yollarına yönelik olarak Bakanlığımızca 8-9 Aralık 2004 tarihinde İzmir'de kamu ve özel sektör katılımı ile "İİ. Ulusal Zeytin Zirvesi" düzenlenerek hedefler ortaya konulmuştur. Bakanlığımızca söz konusu hedeflere ulaşma doğrultusunda birçok proje yürütülmekte ve zeytincilik önemli oranda desteklenmektedir. Bu kapsamda yürütülen bazı çalışmalar şu şekildedir; 1) Zeytinciliğimizin ve zeytin üreticilerimizin desteklenmesi amacıyla 1998 yılından bu yana üreticilere zeytinyağı için kilogram başına destekleme primi ödemesi yapılmaktadır. Bu kapsamda, yılları arasında toplam 169 Milyon TL prim ödenmiştir yılı ürünü zeytinyağı destekleme primi bir önceki yıla göre %67 gibi önemli bir oranda artırılarak 50 Krş/Kg olarak belirlenmiştir. 2) Dünya standartlarında ve ihracat kalitesinde zeytin yetiştiriciliğine uygun tür ve çeşitler ile kapama modern bahçe tesislerinin gerçekleştirilmesi amacıyla 2005 yılından itibaren yeni tesis edilen zeytin bahçelerine sertifikalı fidan desteği verilmektedir. Bu çerçevede, 2012 yılı için sertifikalı ve standart yağlık zeytin çeşitlerinde 10 dekar ve üzeri bahçe tesisine dekara TL fidan desteği verilmektedir. Zeytin için yılları arasında toplam 72 Milyon TL sertifikalı fidan desteği verilmiş ve bu destekler ile 368 Bin dekar yeni zeytin bahçesi tesis edilmiştir. 3) Üretim girdilerinin desteklenmesi kapsamında, yılları arasında zeytin üreticilerine toplam; 78 Milyon TL mazot, yılları arasında toplam 82 Milyon TL gübre ve yılları arasında toplam 50 Milyon TL toprak analizi desteği verilmiştir. 4) Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde, depolama, ürün işleme paketleme, ambalajlama, sulama ile makine-ekipman alımı konularında %50 hibe desteği sağlanmaktadır. 32

38 5) Zeytin üreticilerimize, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından tarımsal kredi cari faiz oranlarından, tarımsal sulama sistemleri için %100, diğer üretim konularında ise (iyi tarım uygulamaları, standart fidan yurt içi üretimi/kullanımı, tarımsal mekanizasyon vb.) değişen oranlarda indirimli tarımsal kredi kullandırılmaktadır. 6) AR-GE Destekleri ile zeytincilikte projeli çalışmalar yapılmakta ve yeni gelişmelerin önü açılmaktadır. Zeytin ve zeytinyağında mevcut politikaların geliştirilmesi için Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) 2007 yılında kurulmuştur. Konsey tarafından ürün rekolte tespit çalışmaları yapılmaktadır. 1) Dünya'da zeytin ve zeytinyağı sektöründe rekabet gücünün artırılması amacıyla, ülkemizin 1998 yılında üyeliğinden ayrıldığı Uluslararası Zeytin Konseyi'ne 2010 yılında tekrar üye olunması sağlanmış ve zeytinciliğimiz dünyaya açılmıştır. 2) Zeytin/zeytinyağının depolanması hizmetini sunan lisanslı depo işletmelerinin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla "Zeytin Lisanslı Depo Yönetmeliği" ile "Zeytinyağı Lisanslı Depo Yönetmeliği" 4 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bakanlığımızca yürütülen bu çalışmalar ve destekler sonucunda; 1) 2001/2002 sezonunda 600 Bin hektar olan zeytin üretim alanı, 2011/2012 sezonunda %33 artarak 798 Bin hektara, 2) 2001/2002 sezonunda 99 Milyon adet olan zeytin ağacı sayısı, 2011/2012 sezonunda %63 artarak 161 Milyon adede, 3) 2001/2002 sezonunda 235 Bin ton olan sofralık zeytin üretimi, 2011/2012 sezonunda %134 artarak 550 Bin tona, 4) 2001/2002 sezonunda 365 Bin ton olan yağlık zeytin üretimi, 2011/2012 sezonunda %229 artarak 1,2 Milyon tona, 5) 2001/2002 sezonunda 600 Bin ton olan toplam zeytin üretimi, 2011/2012 sezonunda %192 artarak 1 Milyon 750 bin tona, 6) 2001/2002 sezonunda 65 Bin ton olan zeytinyağı üretimi, 2011/2012 sezonunda % 194 artarak 191 Bin tona, 7) 2001/2002 sezonunda kişi başına 1,3 kg olan zeytinyağı tüketimi, 2011/2012 sezonunda %54 artarak yaklaşık 2 kg'a yükselmiştir. Bakanlığımız 2014 projeksiyonu çerçevesinde 5 kg kadar çıkarılması hedeflenmektedir. Zeytinyağının hem iç ve hem dış tüketiminin arttırılmasına yönelik tanıtım çalışmaları, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi ve Uluslararası Zeytin Konseyi ve ilgili Bakanlıkların işbirliği çerçevesinde yürütülmektedir. Ayrıca, zeytin ve zeytinyağının yurt içinde tanıtımı, tüketimi ile ihracatını artırmak amacıyla Ekonomi Bakanlığı tarafından 3 Nisan 2007 tarihinde Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK) kurulmuş olup, söz konusu komite çalışmalarına Bakanlığımız tarafından da destek verilmektedir. Mehmet Mehdi EKER Bakan 33

39 12 - CEZA İ NFAZ VE KORUMA MEMURLARİNİN SORUNLARİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Ceza infaz ve koruma memurları, statü olarak Genel İdare Hizmetleri Sınıfı nda yer almakta, ancak Emniyet Hizmeti Sınıfı ndaki personel ile aynı derecede yüksek kamusal özen gerektiren bir hizmet görmektedir. İnfaz koruma memurları, yoğun iş yükü ve sorumluluğu yanında, çalışma saatlerinin düzensizliği fazla mesai yapmalarına karşın fazla mesai haklarından yararlanmamaları, personeli olumsuz etkilemektedir. Baskı altında, zaman zaman can güvenliği riskiyle yapılan görev, sağlıksız çalışma koşulları, aşırı dolu yetersiz altyapılı cezaevlerinde, bu personelin yıpranma payından ve fazla çalışma karşılığından yoksun olarak çalışmaya zorlanmalarıyla tam bir stres görevine dönüşmüş bulunmaktadır. Ceza infaz ve koruma kurumunda yıllardan beri sorunlarının çözümsüzlüğünde, sahipsiz ve yalnız bırakılan personelin sorun ve sıkıntılarının giderilmesi, sağlıklı çalışma koşularının düzenlenmesi konusunda personelin en yüksek amiri - Bakanı olarak, konuya açıklık getirmeniz kamu yararına olacaktır. Bu bağlamda; 1) Genel Hizmetler Sınıfı nda hizmet veren ceza infaz ve koruma kurumu çalışanlarının, benzer sorumluluk ve riskler aldıkları Emniyet ve Güvenlik Hizmetleri Sınıfı haklarından yararlanması için herhangi bir çalışmanız var mıdır? Yapmayı düşünüyor musunuz? 2) Ceza infaz ve koruma memurlarının fazla çalışmalarından doğan fazla mesai ücretleri konusunda ödeme yapılmakta mıdır? Yapılmıyorsa bunun dayanağı nedir? 3) Ceza infaz ve koruma personelinin; yıpranmaları göz önüne alınarak, emeklilik sürelerinin kısaltılmasına yönelik bir çalışma var mıdır? 4) Yapmayı düşünüyor musunuz?4.ceza infaz ve koruma personelinin çalışma düzeni hakkaniyete uygun şekilde ücretlendirilerek, izin tatil süreleri ile mali sosyal haklarının iyileştirilmesine yönelik çalışma var mıdır? 34

40 238 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9910 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur. İ.İnfaz ve koruma memurlarının maaşlarında, 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca genel idare hizmetleri sınıfının ek ödeme puanlarındaki artışa paralel olarak derece ve kademelerine göre 2012 yılından itibaren 128,60 Türk Lirası ilâ 281,69 Türk Lirası arasında iyileştirme yapılmıştır. II-666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan, aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 15. maddesiyle 31/12/2012 tarihine kadar yürürlükte kalacağı hususu düzenlenen, 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2/A maddesinde; Ceza ve infaz kurumları hariç Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında sözleşmeli personel dâhil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan personele ayda elli saati aşmayacak şekilde, fiilen yapılan fazla çalışma karşılığında, Bütçe Kanunu ile belirlenen fazla çalışma ücretinin iki katına kadar fazla çalışma ücreti ödenebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda madde metninde geçen ceza ve infaz kurumları hariç ibaresine istinaden ceza infaz kurumlan personeline fazla çalışma ücreti ödenememektedir. 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ye eklenen ek maddeler 10, 11, 12 ve geçici 10, 11, 14 ve 15. maddeler ile bir kısım maddelerin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine dava açılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 27/12/2012 tarihli kararıyla, adliye personeline fazla mesai ücreti ödenmesine ilişkin düzenlemeyi içeren ve 3717 sayılı Kanunun 2/A maddesini yürürlükten kaldıran 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ye eklenen ek 12. maddenin 2/j fıkrası hariç diğer kısımları ile geçici 15. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. 35

41 III-Öte yandan, Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Başbakanlıkça 15/01/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen "Ceza İnfaz Kurumları Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı nda ceza infaz kurumu personelinin harçsız silah ruhsatı alma hakkından yararlandırılması ve emekli olduktan sonra da silah taşıyabilmeleri öngörülmektedir. Bununla birlikte, ceza infaz kurumu personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda maliye politikalarını yürüten ilgili bakanlıklarla yapılacak görüşmelerde mutabakat sağlanması hâlinde konu ilgili komisyon ve Genel Kumlun takdirine sunulacaktır. Sadullah ERGİN Bakan 36

42 13 - BALYOZ TUTUKLUSU LEVENT KERİ M UÇA NİN SAG LİK DURUMU TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Geçtiğimiz günlerde, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi nde, Balyoz Davası tutuklusu olarak yargılanan Deniz Kurmay Albay Levent Kerim UÇA nın sağlık sorunları ile ilgili haberler, basın yayın organlarında yer aldı. Haberlerde, 22 Ağustos 2011 tarihinde tutuklanıp Hasdal Cezaevi ndeki yer sıkıntısı nedeniyle Maltepe Askeri Cezaevi ne konulan Albay Levent Kerim UÇA nın, bir süre sonra rahatsızlanarak GATA Haydarpaşa Hastanesi ne kaldırıldığı ve yapılan incelemeler sonucunda beyninde 4.5 cm yüksekliğinde ve 5.5 cm eninde tümör belirlendiği, Sayın UÇA nın beynindeki tümörün 2 Şubat 2012 günü, 5 saat süren bir ameliyatla alındığı belirtilmektedir. Yine aynı haberlerde, Albay Levent UÇA ya hastane tarafından verilen 3 ay iş göremez raporuna karşın, rapor süresi dolmadan Maltepe Cezaevi ne gönderilerek 14 kişilik koğuşa konulduğu ifade edilmektedir. Albay Levent UÇA nın avukatı tarafından yapılan itiraza, Adli Tıp Kurulu tarafından UÇA nın hayati tehlikesi yoktur yanıtı ile infazının devamına karar veren rapor hazırlanmıştır. Ancak bu raporu hazırlayan dört kişilik heyette beyin cerrahı olmaması, bunun yerine çocuk doktoru imzasının bulunması tartışmaları ve en doğal insani kaygıları beraberinde getirmektedir. Sorumlu Bakan olarak bu sorulara açıklık getirmeniz, mağduriyet yaşayan Levent Kerim UÇA ve kamuoyu vicdanı için yararlı olacaktır. 1) Albay Levent Kerim UÇA; tutukluluk sürecinde, ameliyat sonrası verilen 3 aylık raporunun süresi beklenmeden 15 gün sonra cezaevine gönderilmiş midir? Neden? 2) Albay Levent Kerim UÇA nın beyin ameliyatı sonrası durumunun tehlikesine karşın yapılan itiraza, hazırlanan raporda imzası bulunan doktorlar arasında, göğüs ve çocuk doktorunun olduğu, beyin cerrahının olmadığı iddiası doğrumu dur? Bu genel bir uygulama mıdır? 3) Tutuklu tutuksuz herkesin sağlık hakkı eşittir, tutuklu olanların pozitif ayırım hakkı vardır ilkesi ışığında Albay Levent Kerim UÇA nın yaşadıklarını hukuken nasıl yorumluyorsunuz? 4) Mağduriyetinin giderilmesi konusunda herhangi bir çalışmanız var mıdır? 5) Tutuklu ve hükümlülerin, yaşadığı sağlık sorunlarında, hasta hakları bağlamında hastane ve doktor tercihleri dikkate alınmakta mıdır? Alınmıyorsa bunun nedenleri nedir? Bunların karşılanması konusunda ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? 37

43 207 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9911 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur. I-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 07/11/2012 tarihli Cevapta; Soru önergesinde adı geçenin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/332 nolu soruşturması kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini İskata veya vazife görmekten men etmeye cebren teşebbüs suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/08/2011 tarih 2011/107 sayılı kararı ile tutuklandığı; hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2011 tarih 762 esas sayılı iddianamesi ile aynı suçtan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı; 2010/283 esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda verilen 21/09/2012 tarihli kararla, isnat olunan suçu sabit görülerek 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına karar verildiği; Soru önergesinde adı geçenin, yargılama devam ederken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/2 maddesi kapsamında, hastalığının ceza infaz kurumunda kalmasının hayatı için kesin bir tehlike teşkil edip etmediğinin tespiti amacıyla, mahkemenin 16/02/2012 tarihli yazısıyla Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edildiği; Kurulun, 29/02/2012 tarihli ve 2335 sayılı raporunda, "sanığın hastane şartlarında infazına devam edilmesinin uygun olduğu, bir ay sonra son durumunu gösterir tıbbi evrakı ile birlikte muayene edilmek üzere kurulumuza gönderilmesi sonrasında sorulan husus hakkında görüş düzenlenebileceği oy birliği ile mütalaa olunur." değerlendirmesine yer verildiği; Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporu doğrultusunda, sanığın son durumunu gösterir tıbbi evrakın temin edilerek, mahkemenin 07/05/2012 tarihli yazısı ile tekrar Adlî Tıp Kurumuna sevk edildiği; 3. İhtisas Kurulunun 14/05/2012 tarihli ve 5555 sayılı raporunda, adı geçen kişinin tedavisi ve poliklinik kontrollerinin sağlanması halinde, hastalığının hayati tehlike yaratacağına dair tıbbi bulguların tespit edilmediği, doktoru ve reviri bulunan cezaevi şartlarında infazına devam edilmesinin uygun olduğu, kişinin sağlık durumunda değişiklik olabileceği ve bu durumda yeniden değerlendirme yapılmasının uygun olduğu konusunda oy birliğiyle mütalâada bulunulduğu; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 29/02/2012 tarihli raporunda 3 adli tıp, 1 nöroloji, 1 iç hastalıkları uzmanının; 14/05/2012 tarihli raporunda 3 adli tıp, 1 nöroloji, 1 iç hastalıkları, 1 göğüs hastalıkları, 1 çocuk sağlığı hastalıkları uzmanının isimlerinin yer aldığı; 5275 sayılı Kanunun 16/2 maddesi kapsamında, sanığın ceza infaz kurumunda kalmasının sağlığı için kesin bir tehlike teşkil ettiği yönünde rapor düzenlenmesi halinde, bu hususun bahsi geçen hüküm de dikkate alınarak tutuklular için tahliye nedeni olarak 38

44 değerlendirilebileceği, ancak sanığın tutukluluk hali konusundaki değerlendirmenin mahkemenin yargısal yetkisi dahilinde olduğu, Bildirilmiştir. II-Taslağı Bakanlığımızca hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nda, sanıklara kendisini daha iyi ifade edebileceği bir dilde savunma yapabilmesine imkân sağlayan düzenleme ile maruz kaldığı ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazının Kanunda belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceğine ilişkin düzenleme yer almaktadır. III-Soru önergesinde yer alan diğer hususlarla ilgili olarak Millî Savunma Bakanlığıyla yazışmalar devam etmekte olup, Bakanlığımıza bilgi iletildiğinde ayrıca cevap verilecektir. Bilgilerinize sunulur. Sadullah ERGİN Bakan SAYIN BİRGÜL AYMAN GÜLER İZMİR MİLLETVEKİLİ, TBMM ADALET BAKANLIĞINA İzmir Milletvekili Birgül Ayman GÜLER tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Adalet Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/9911 sayılı yazılı soru önergesi ilgi ekinde Bakanlığımıza gönderilerek önergedeki sorulara verilecek cevaba ilişkin bilgilerin gönderilmesi istenilmiştir. 2. Yapılan inceleme neticesinde; Söz konusu personelin, 22 Ağustos 2011 tarihinde Maltepe Askerî Cezaevine girdiği, tedavi maksadıyla 26 Ocak 2012 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi Haydarpaşa Asker Hastanesine sevk edildiği ve tedavisini müteakip 27 Şubat 2012 tarihinde cezaevine giriş yaptığı, yine tedavi maksadıyla 10 39

45 Nisan 2012 tarihinde aynı hastaneye sevk edildiği ve tedavisini müteakip 04 Mayıs 2012 tarihinde cezaevine giriş yaptığı tespit edilmiştir. Bilgilerinize arz ederim. İsmet YILMAZ Milli Savunma Bakan 40

46 14 - TSK PERSONELİ Nİ N MORALİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet YİLMAZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Son günlerde medyada, TSK personelinin moralinin düşük olduğu sıklıkla dile getirilmeye başlanmıştır. Bunun başlıca nedenleri: TSK personeline yönelik olarak son yıllarda gittikçe artan, özellikle subay ve generallere yönelik yıpratıcı haberler; hükümet için cebren devirme niyetinin bir parçası olarak kabul edildiği halde TSK personeline karşı olduğunda her nedense artık doğal karşılanan ve ne olduğu bilinmeyen internet sitelerindeki çirkin şaibeler; subaylık ve generalliği itibarsızlaştıran Casusluk, Fuhuş, Balyoz, Ergenekon gibi hukuk dışı davalar ve neredeyse hükümet üyelerini katılmaktan görev yapamayacak hale getiren şehit cenazelerindeki olağanüstü artış ve subay ve generallerde geçmiş yıllara göre arttığı ifade edilemeye başlanan kadrosuzluğu beklemeyen erken emeklilikler olarak sayılabilir. Bir soru önergesine verilen, Askeri Okullara başvuru oranının düştüğünü gösterir bilginin de işaret ettiği gibi, bir zamanlar çok güvendiğimiz bu onurlu ve peygamber ocağı kabul edilen mesleğin geleceği de endişe verici bir hal almaktadır. Zira büyük Atatürk ün de veciz bir şekilde ifade ettiği gibi Bir Ordunun Kıymeti Subay ve Komuta Heyetinin Değeri İle Ölçülür. Zira sadece modern silahlar almak veya tesis yapmak ile savunma görevi yerine getirilemez. Bu seviyede yaşanacak her türlü zafiyet, bu ülkenin bekası için çok önemli bir hassasiyet olarak görülmelidir. Bir aksaklık hissediliyorsa, mesleği iyileştirecek önlemler almak başka şey, mesleği kötüleyerek itibarsızlaştırmak veya buna göz yummak başka şeydir. TSK nın açıklama yapmaya yetkili olan gururlu ağızları ise, mesleki ahlakları ve görevleri gereği, son derece doğal olarak TSK personelinin morali ve azmi tamdır şeklinde açıklamalar yapmaktadırlar. Ancak bilinen harp prensipleri arasına dahi girmiş olan Moral in Ordumuz içinde gerçekten hangi seviyede olduğu bugün neredeyse bir muamma olup, milletine ve devletin karşı sorumlu olan biz Milletvekilleri için, bunu tespit etmek ve iyileştirici düzenlemeler yapılmasını sağlamak da temel bir görevdir. SORULAR: 1) Aşağıdaki kategorilerde 2009 yılı dahil bugüne dek yıllar itibariyle sayılar nelerdir? a. Subay ve General rütbelerinde kadrosuzluktan emekli edilenlerin sayısı nedir? b. Kendi isteği ile gerçekleşen erken emeklilik sayısı yıllara göre nedir? 2) Milli Savunma Bakanlığı tarafından, ordumuzun Moral Durumu nu tespite dair bilimsel, gerçekçi ve kurum dışı bir çalışma veya denetim yapılmış veya yapılmakta mıdır? 3) Yapıldı ve yapılmaktaysa bu çalışma nedir? Ne zaman başlanmıştır? 4) Böyle bir çalışma varsa, sonuçları TBMM Milli Savunma Komisyonu başta olmak üzere TBMM ile paylaşılacak mıdır? 41

47 117 Gün Sonra Yanıtlandı. TC MİLLİ SAVUNMA BAKANLIGI ANKARA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İLGİ: TBMM'nin 05 Ekim 2012 tarihli, A.01.0.KKB sayılı ve "Soru Önergesi" konulu yazısı. İlgi ile, İzmir Milletvekili Birgül AYMAN GÜLER tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Milli Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/10803 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı EK-A'da sunulmuştur. Arz ederim yıllarında emekli olan general/amiral ve subay miktarları LAHİKA-1'de sunulmuştur. Zor şartlarda mesai mefhumu gözetmeksizin görevlerini yapan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin özlük haklarına yönelik kurum içi çalışmalar, askerlik mesleğinin kendine özgü kuralları, ülkemizin şartları ve çağdaş uygulamalar dikkate alınarak, bir sistem bütünlüğü içinde incelenmekte; diğer konular ise ilgili makamlara teklif edilmekte ve titizlikle takip edilmektedir. Ancak TSK'da görev yapan personelin moral durumunun tespitine yönelik kurum dışı çalışma yapılmamaktadır. Bilgilerinize sunarım. İsmet YILAMAZ Milli Savunma Bakanı 42

48 15 - İ ZMİ R BAYRAKLİ DA YİKİLAN OKUL TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir in Bayraklı İlçesi Nafiz Gürman Mahallesi nde bulunan Vali Namık Kemal Şentürk İlköğretim Okulu, depreme dayanıklı olmadığından 2010 yılında yıkıldı. Okulun depremde yıkılma riski yanında küçük olması da o günkü yıkım için gerekçe gösterildi. Yıkılan okulun 800 e yakın öğrencisi, aynı mahallede bulunan 2 km uzaklıktaki Cemil Atlas İlköğretim Okulu ile Yamanlar Mahallesi nde bulunan 3-4 km uzaklıktaki Cemal Gürsel İlköğretim Okulu na devam etmektedirler. Mahalle sakinlerinin işsizlik ve yoksulluk içinde bulunmaları nedeni ile gelir durumunun düşüklüğü, ailelerin çocuklarını bu okullara servis ile ulaşımını olanaksız kılmaktadır. Ayrıca mahalle sakinlerinin hane başına çocuk sayısının 4-5 dolayında olması ve bazı ailelerin okulda birden fazla çocuğunun bulunması aileleri servis ücretlerini karşılayamaz duruma getirmektedir. Çocuklar, yıkılan okullarında kişilik sınıflarda eğitim-öğretim görürken, bugün her gün kilometrelerce yolu yürüyerek gidip geldikleri okullarında 65 e varan sınıflarda okumaktadırlar. Çocukların ve onları okula götürüp getirmek zorunda kalan velilerin; yağmurlu ve soğuk havalarda üşütüp hasta olmaları da sıradan hale gelen ve mahalle sakinleri - veliler tarafından dile getirilen bir diğer sorundur. Konuya ilgili ve sorumlu Bakan olarak açıklık getirmeniz, yüzlerce ailenin ve çocuklarının sorunlarına çözüm bulmanız kamu yararına olacaktır. Bu bağlamda; 1) Depreme dayanıklı olmadığı gerekçesi ile yıkılan Vali Kemal Şentürk İlköğretim Okulu yerine yeni bir okul yapılmama nedeni nedir? Yıkılan okul arazisi ne durumdadır ve üzerinde yapımı planlanan okul çalışması var mıdır? 2) Okulu yıkılan çocukların hangi okullara devam edeceği ve bu okullara ulaşımını öngören bir çalışma yapılmış mıdır? 3) Okulları yıkılan velilere, çocuklarını yeni okullarına ulaştırmalarına destek olacak servis hizmeti ya da nakdi destek sağlamayı düşünüyor musunuz? 4) Çocukların ve ailelerinin iki yıldır bu zor koşullar altında okula gitme ve çocukların 65 kişilik sınıflarda eğitim görmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 5) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ın her aileye üç çocuk önerisini; ortalama 4-5 çocuğu YANITSIZ: Süresi İçinde Cevaplandırılmadığından Gelen Kağıtlarda Yayımlandı 43

49 olan, yaz -kış kilometrelerce yol yürüyerek çocuklarını okutmak zorunda kalan Nafiz Gürman Mahallesi sakinlerini göz önünde bulundurarak nasıl değerlendiriyorsunuz? 24 Eylül Eylül Gazetesi 44

50 16 - YANİTİ GELMEYEN O NERGELERİ SORDUK TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Yazılı soru önergesi sürecinin İçtüzük hükümlerine uygun ve Yüce Meclis in varlık nedenlerini güçlendirecek biçimde işletilebilmesi amacıyla, aşağıdaki sorularımın tarafınızdan açıklanmasını ilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TBMM 24. Dönem İ. ve İİ. Yasama Yılı nda, 15 adet yazılı soru önergesi verdim. Bunlardan hiçbirine süresi içinde (15 gün) yanıt alamadım. İlgili bakanlıklar yanıtlarını 4 aya varan sürelerde göndermişlerdir; söz konusu yazılı soru önergelerine ilişkin yanıtlanma durumunu gösteren çizelge, aşağıda sunulmuştur. Önergeler sistemi, yasamanın yönetimi denetleme ve yurttaşların sorunlarının doğru yönde çözülmesini sağlama işlevlerinin temel aracıdır. Siyasal iktidar, önergeler sisteminin yazılı soru önergeleri aracını, İçtüzüğü ihlal ederek işe yaramaz hale getirmiştir. Verilen çoğu karşılıkların, sorulara doğrudan ve açık bilgi içeren yanıtlar olmaması, ayrıca soruşturulması gereken bir sorun oluşturmaktadır. 1) Yürütme organının ilgili birimleri, İçtüzük/99-2 gereğince gönderildiği tarihten itibaren en geç, on beş gün içinde yanıtlamalıdır. Yanıtlama görevinin süresi içinde yerine getirilmemesi neden kaynaklanmaktadır? Bu ihmalin giderilmesi için bir önlem almayı düşünüyor musunuz? 2) Aşağıda gecikmeli olarak yanıtlandığı görülen önergelerden herhangi birine ilişkin olarak, İçtüzük/99-5 Hükümet, yazılı sorunun cevabını, gereken bilgilerin derlenebilmesi için Başkanlığa bilgi vermek suretiyle bir ayı geçmemek üzere geciktirebilir hükmüne dayalı makamınızdan talepte bulunulmuş mudur? 3) Aşağıdaki önergelerde görülen gecikmeler karşısında, makamınız Başkan, bu süre içinde cevaplandırılmayan yazılı sorular için Başbakanın veya ilgili bakanın dikkatini çeker (İçtüzük/99-3) hükmünün gereğini yerine getirmiş midir? Makamınızca, aşağıdaki soru önergelerinden herhangi biri ile ilgili olarak, hangilerine hangi tarihlerde dikkat çekme işlemi yapılmıştır? 45

51 1 Ekim 2012 Ege Telgraf Gazetesi 21 Gün Sonra Yanıtlandı. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı SAYIN BİRGÜL AYMAN GÜLER İZMİR MİLLETVEKİLİ Yazılı soru önergelerinin süresi içinde cevaplandırılmamasına ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte cevaplandırılmıştır. Bilgilerinizi rica ederim. Saygılarımla. Prof. Dr. Mehmet SAGLAM TBMM Başkanvekili 46

52 Cevap 1.- Meclis Başkanlığına sunulan soru önergeleri İçtüzükte uygunluk açısından incelenmekte, kayıt ve yazışmaları hazırlanmakta ve hızlı bir şekilde Başbakanlığa veya ilgili bakanlığa gönderilmektedir. Gönderildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde cevaplandırılmayan yazılı soru önergeleri için dikkat çekme yazısı (tekit) gönderilmekte, dikkat çekme yazısının gönderildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde cevaplandırılmayan önergeler ise İçtüzük gereği Gelen Kâğıtlar Listesinde ilan edilmekte olup, bunun dışında Meclis Başkanlığının bir yetkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte; TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK'in imzasıyla Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAĞ'a gönderilen tarihli ve A.Ol.O.GNS sayılı yazıyla, Başbakanlık ve bakanlıklara gönderilen yazılı soru önergelerinin son durumları bir liste halinde gösterilerek yazılı soru önergelerinin cevaplandırılması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi rica edilmiştir. Cevap 2 ve 3.- Soru önergelerinizden 7/9910 ve 7/9911 esas numaralı önergeleriniz için tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından bir aylık ek süre talebinde bulunulmuştur. Meclis Başkanlığı tarafından dikkat çekme yazısı yazılan soru önergelerinize ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır. YAZILI SORU ÖNERGELERİ Dikkat Çekme Yazısı (Tekit) Süresi İçinde Cevaplanmadığının Yayımlandığı Gelen Kağıtlar Listesi Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap Tarihi Sıra No Esas No Başkanlığa Geliş Tarihi Gelen Kağıtlar Listesi Tarih ve No Tarihi Cevap Tarihi Tarih ve No 1 7/ / / / / / / / / / / / / / /

53 17 - HAYVANCİLİK SORUNU TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın M. Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını ilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Hayvancılık İzmir in Ödemiş, Tire, Bayındır ilçeleri başta olmak üzere ülkemizde on binlerce yurttaşımızın temel geçimini oluşturmaktadır. Et ve süt üretimi olarak gerçekleştirilen üretim faaliyeti özellikle maliyetlerin yüksekliği ile her geçen gün darboğaza girmektedir. Üreticiye Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile sağlanan sıfır faizli hayvancılık kredisini kullanan yurttaşlar taksitlerini ödeyememekte, icra ve takibe uğramaktadırlar. Üretici o günün fiyatlarıyla aldığı hayvanları; yem, saman, elektrik, mazot gibi temel girdilerdeki yüksek fiyatlar nedeniyle yarı fiyatına kesime vermektedir. Üreticinin aldığı hayvanların yemini, samanını, kredisini, borcunu ödemesi yanında; kredi alabilmek için ipotek gösterdiği evinin deprem ve yangın sigortası ile kendi hayat sigortası işlemlerinin maliyeti, üreticilerin sıkıntı ve sorunlarına yenilerini eklemektedir. Üreticinin on yıl önce 40 kuruşa sattığı sütün litre fiyatı bugün 74 kuruştur. Öte yandan üreticinin temel gideri olan yemin çuval fiyatı on yıl önce 13 lira iken bugün 48 liradır. Üretici on yıl önce 32 litre süt karşılığında bir çuval yem (50 kg) alabilirken, bugün 65 litre süte karşılık bir çuval yem alabilmektedir. Bu ortamda devletin üreticiye sağladığı litre başına 4 kuruşluk destek üreticinin hiçbir derdine çare olmamaktadır. Özetle hayvanın sütü boğazını karşılayamamakta, hayvancılık günden güne kan kaybetmekte, süt için üretilen inekler kesime verilmekte, Türk üreticisinin maliyetinin çok altında fiyatlarla canlı hayvan ve et ithal edilmesi üreticiyi ve hayvancılığı bitirmektedir. Soruna ülke ekonomisi ve yaşamını bu alandan sağlayan üreticiler yönünden çözüm bulunması, konuya ilgili ve sorumlu Bakan olarak açıklık getirilmesi, kamuoyu beklentilerine yardımcı olacaktır. 1) Ülkemizde son beş yılda hayvancılık kredisi kullanan üretici - işletmeci sayısı ve kullandıkları toplam kredi tutarı, arasında yıllar itibariyle, ne kadardır? 2) Son beş yılda hayvancılık alanında üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine yaptıkları kredi ödemelerinde yapılandırma yoluna giden kaç üretici işletmeci vardır? 3) Aynı dönemde ve aynı alanda kredi geri ödemelerinde karşılaştıkları sıkıntı nedeniyle icra takibine düşen kaç üretici işletmeci vardır? 4) Üreticilerin hayvancılık kredisi alırken uygulanan rutin banka işlemleri adı altında alınan masraflar nelerdir? Bunların üreticiye getirdiği ek külfeti önlemek için bir çalışmanız var mıdır? 48

54 5) Süt üreticisine sağlanan litre başına 4 kuruş günün koşullarının çok gerisindedir. Durumu üreticiye yarar bir duruma getirme konusunda çalışmanız var mıdır? Varsa yeni düzenlemedeki ölçütünüz nedir? 6) Ülkemizde başta yem olmak üzere hayvancılıkta uygulanan yüksek girdi fiyatlarının nedeni nedir? Bu girdileri düşürme konusunda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? 7) Üreticilerimizin maliyetinin çok altında fiyatlarla canlı hayvan ve et ithal edilmesi karşısında üreticiyi koruyacak herhangi bir çalışmanız var mıdır? 8) Bakanlığınızın getirdiği sıfır faizli kredi teşviki üreticilerin yem gereksinimi, ürettikleri et ve sütün pazarlanmasına yönelik herhangi bir planlamayla desteklenmiş midir? Desteklendiyse bunlar nelerdir? Hedef ve sonuçları nasıl öngörülmüştür? 22 Ekim 2012 Yenigün Gazetesi 49

55 62 Gün Sonra Yanıtlandı. TC GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO : 7/11952 ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP ) Konuyla ilgili olarak Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğü'nün cevabî görüsü aşağıda yer almaktadır: Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından, mükerrer kullanımlar dâhil olmak üzere; 2008 yılında ortağa TL, 2009 yılında ortağa TL, 2010 yılında ortağa TL, 2011 yılında ortağa TL ve 2012 yılında tarihi itibarıyla ortağa TL hayvancılık kredisi kullandırılmıştır. İcra takibinde olan ortaklar da dâhil olmak üzere, Kooperatiflere vadesi geçen borçlarını ödeme istek ve gayreti içerisinde olan ortaklara, borçlarım ödeyebilmelerini teminen bazı ödeme kolaylıkları sağlanmaktadır. Bu çerçevede; tarihi itibariyle kanuni takipteki krediler hesabında borcu bulunan ve tarihine kadar müracaat eden ortakların borçlarını defaten ödemeleri hâlinde, temerrüt faizi yerine normal faiz oram üzerinden faiz hesaplanmak suretiyle tahsil edilmektedir. Diğer yandan, borcunu defaten ödeme imkânına sahip olmayan ortakların, borçlarının en az %25'ini peşin ödemeleri kaydıyla, kalan borçları için gelecek ürün hasat dönemine kadar 1 yılı geçmeyecek şekilde bir veya birden fazla taksitle ödeme imkânı sağlanabilmektedir. Ayrıca, ortakların vadesi geçen borçlarının asgarî %60'm ödemeleri kaydıyla, kalan kısmı için yeni kredi kullandırılarak borçlarına mahsup edilebilmektedir. Kredi geri dönüşümü önemli oranda artmış olup tarım kredi kooperatiflerinden kredi kullanan üreticilerin bu kredileri geri ödeme oram 2002 yılında %71 iken 2011 yılında %98'e yükselmiştir. Konuyla ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'nin cevabî görüşü aşağıda yer almaktadır: T.C. Ziraat Bankası A.Ş kaynaklarından hayvancılık sektöründe; 2008 yılında işletmeye TL, 2009 yılında işletmeye TL, 2010 yılında işletmeye TL, 2011 yılında işletmeye TL ve 2012 yılında tarihi itibarıyla işletmeye TL kredi kullandırılmıştır. 50

56 Kullandırılan hayvancılık kredilerinden üreticiler tarafından vadelerinde ödenmemesi nedeniyle muaccel hâle gelerek yılları arasında Tasfiye Olunacak Alacaklar hesaplarına aktarılan işletme sayısı; 2008 yılında işletme, 2009 yılında işletme, 2010 yılında işletme, 2011 yılında işletme ve 2012 yılında 31.10,2012 tarihi itibarıyla işletmedir. Kredi geri dönüşümü önemli oranda artmış olup Ziraat Bankası'ndan kredi kullanan üreticilerin bu kredileri geri ödeme oranı 2002 yılında %38 iken 2011 yılında %99'a yükselmiştir. Bankanın yeniden yapılandırılmasına ilişkin 4603 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun" gereğince, bankalara bedeli önceden ödenmeden görev verilemeyeceği hükme bağlandığından, faizsiz/sübvansiyonlu erteleme gibi uygulamaların Banka tarafından resen gerçekleştirilmesi mümkün bulunmamakta olup, söz konusu işlemler ilgili yasal düzenlemeler kapsamında gerçekleştirilebilmektedir. Bu çerçevede, 2009/14804 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, Ziraat Bankası tarafından kullandırılmış bulunan düşük faizli kredilerin vadelerinin; işletme kredilerinde 24 ayı, yatırım kredilerinde ise 7 yılı aşmayacak şekilde yeniden belirlenmesine imkân sağlanmış olup, bu kapsamda canlı kredi hesaplarında izlenen üreticinin tarımsal kredisinde vade uzatımı gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan, Tasfiye Olunacak Alacaklar hesabında izlenen kredilerin yeniden yapılandırılması hususunda borçlulara getirilen ödeme kolaylıklarına ilişkin Banka mevzuatında düzenleme bulunmakta olup, buna ilişkin borçlu talepleri, alacağın teminat durumu, borçlu ve borçla ilgililer hakkında başlatılan takiplerin safahatı, alacağın idari ve yasal yollardan tahsil imkânı ve borçlunun borcu ödeme kabiliyeti gibi hususların değerlendirilmesi suretiyle sonuçlandırılmaktadır yılları arasında Tasfiye Olunacak Alacaklar hesaplarında izlenmekte olan toplam üreticinin hayvancılık kredisi Ziraat Bankası'nın usul ve esasları dâhilinde veya 6111 sayılı Kanun kapsamında yeniden yapılandırılmıştır. Bankalar tarafından kredi taleplerinin değerlendirilmesi, istihbarat çalışmaları, işletme kontrolü, kredilerin kullandırılması, izlenmesi ve tahsili amacıyla yapılan işlemlerin karşılığı olarak kredi talebinde bulunan müşterilerden alınan masraf ve hizmet komisyonu, genel bankacılık uygulamaları çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. CEVAP 5-6) Bakanlığımızca, çiğ süt desteği günün koşullarına göre dönemler itibariyle belirlenmekte ve gerektiğinde artış yapılabilmektedir. Bu kapsamda; çiğ süt desteği, oluşan piyasa fiyatlarına göre 3 aylık dönemler halinde belirlenerek değiştirilebilmekte ve gerekse tüketicilerimizin mağdur edilmemesi sağlanmaktadır yılında 77 ilimizde, 712 ilçede, köyümüz çiğ süt desteklemesinden yararlanmış olup, bu kapsamda toplam 422 Milyon TL destek ödenmiştir yılında yılında ilk defa gıda güvenirliliği açısından çiğ süt soğutulmuş süt ve soğutulmamış süt olarak iki gruba ayrılmış ve bu ayrılan sütler farklı fiyatlarla desteklenmeye başlanmıştır. Böylece soğuk zincirin tesis edilmesi özendirilerek soğutulmuş çiğ süte daha yüksek prim ödenmiştir. Ayrıca, Bakanlığımızca süt regülasyonu uygulamasıyla arz fazlalığının olduğu dönemlerde piyasadaki çiğ süt çekilerek süt tozu üretimi teşvik edilmiştir. Süt üreticisi arz fazlalığından kaynaklı düşük fiyat baskısına karşı referans fiyat uygulamasıyla korunmuş ve aynı zamanda sanayicimize dünya fiyatlarına eşdeğer fiyattan süt tozunu iç piyasadan karşılanması fırsatı verilerek aradaki fiyat farkı Bakanlığımızca karşılanmıştır. Bakanlığımızca döneminde toplam 152 Milyon TL süt tozu üretimi desteği verilmiştir. 51

57 Bununla birlikte çocuklarımıza süt içme alışkanlığı kazandırılması ve tüketimin arttırılması amacıyla, 2012 yılında uygulamaya başlanılan Okul Sütü Programı 2013 yılında da devam edecektir. Bakanlığımızca üretim girdilerine önemli destek verilmekte olup, bu kapsamda üreticilere; yem bitkisi desteği, mazot desteği, kimyevî gübre desteği, toprak analizi desteği ve sertifikalı tohumluk destekleri verilmekte ve bu destekler ile üretim maliyetinin önemli bir kısmı karşılanmaktadır. Üreticilerimize 2003 yılında ilk defa mazot desteği verilmeye başlanmış olup, 2012 yılında yapılan mazot desteği birim fiyatı 2011 yılma göre ortalama %15 oranında, 2013 yılında yapılacak mazot desteği birim fiyatı 2012 yılma göre ortalama %6,6 oranında arttırılmıştır yıl sonunda kaldırılan gübre destekleme uygulaması 2005 yılından itibaren alan bazlı olarak tekrar başlatılmıştır yılında ödenen gübre birim destekleme ödemesi 2011 yılma oranla %17 oranında, 2013 yılında ödenecek gübre destekleme ödemesi de 2012 yılma göre ortalama %5,2 oranında arttırılmıştır. Ayrıca bilinçli gübre kullanımını teşvik ederek toprak kaynağımızın korunmasını sağlamak ve sürdürülebilir bir tarımsal faaliyet için 2005 yılından itibaren toprak analizi yaptıran çiftçilere destekleme uygulaması başlatılmıştır. Bakanlığımızca yem bitkilerine önemli destek sağlanmaktadır yılında hektar alan için çiftçiye toplam 2,4 Milyon TL ödeme yapılmış iken, 2012 yılında hektar alan için çiftçiye 292,8 Milyon TL ödeme yapılmıştır. Bugüne kadar yem bitkileri desteklemeleri kapsamında yaklaşık 5,8 Milyon hektar alanda 2 Milyon çiftçi için toplam 2,8 Milyar TL ödeme yapılmıştır. Ayrıca fark ödemeleri kapsamında yem hammaddesi olarak kullanılan; dane mısır, buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikale, soya gibi ürünlere prim desteği verilmektedir. Fark ödemeleri kapsamında; 2002 yılında toplam 186 Milyon TL prim desteği verilmiş iken, 2012 yılı Kasım ayı itibariyle 2,3 Milyar TL destek ödenmiştir. Hayvancılık sektöründe kaba yem ihtiyacının karşılanması amacıyla mera ıslah çalışmalarına önem verilmiş olup, bugüne kadar toplam 4,5 Milyon dekar alanda mera ıslah çalışması yapılmıştır. Karma yem (etlik piliç yemi, yumurta yemi, besi yemi, süt yemi ve diğer yemler) üretimimizde ise son yıllarda artışlar görülmektedir yılında 9,5 Milyon ton olan karma yem üretimimiz, 2011 yılında ise 13,1 Milyon tona ulaşmıştır. CEVAP 7-8) Ülkemiz et piyasasında meydana gelen fiyat dalgalanmalarının önüne geçilebilmesi, halkımızın beslenmesine katkı sağlanması, yetiştiricilerimizin besilik hayvan materyali ihtiyacının karşılanması ve Ülke hayvancılığının geliştirilmesi amacıyla, sığır eti (Karkas), kasaplık ve besilik sığır ve koyun ithalâtına izin verilmiştir. Yapılan ithalât piyasalarda olumlu etki doğurmuş ve et fiyatlarında düşüş sağlanmıştır. 30 Ekim 2012 tarih ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile kesimlik sığır ithalatı ile kesimlik ve besilik koyun ithalatı için gümrük vergisi oranı %40'a, sığır eti (karkas) ithalâtı için gümrük vergisi oranı %100'e çıkartılmıştır. İthalata ilişkin veriler TÜÎK tarafından kamuoyuna açık şekilde yayınlanmaktadır. Bakanlığımızca, hayvancılık destekleri, sektörün gelişmesi ve verimliliğin arttırılmasına yönelik olarak etkinleştirilmiştir. Hayvancılığı geliştirmek, üretimi, verimi ve kaliteyi yükseltmek, uygulanan politikaların etkinliğini sağlamak, sektörün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, sürdürülebilirliği ve kayıtların 52

58 güncellenmesini sağlamak amacıyla; anaç sığır-manda, damızlık koyun-keçi, suni tohumlamadan doğan buzağı, suni tohumlamadan doğan çevirme melezi, çiğ süt, çiğ sütün değerlendirilmesi, projeli damızlık koyun-keçi, besilik erkek sığır, gen kaynaklarının korunması, tiftik, ipek böceği, arı ve su ürünleri yetiştiriciliği, kaba yem üretimi, tazminatlı hayvan hastalıkları, hastalıktan ari işletme, hayvan hastalıkları ile mücadele, programlı aşı uygulamaları konularında destekleme uygulamaları yapılmaktadır. Hayvancılık destekleri kapsamında; 2002 yılında 83 Milyon TL destek ödenmiş iken, 2012 yılsonu itibariyle destek miktarının 2,2 Milyar TL'yi bulması beklenmektedir. Hayvancılığın toplam destek içerisinde payı 2002 yılında %4,4 iken, 2012 yılında %28'e ulaşmıştır. Ayrıca, yeni işletme kuran veya kurulu işletmesinin kapasitesini arttırmak isteyen yetiştiricilere; Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile damızlık sığır yetiştiriciliği, damızlık düve yetiştiriciliği, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği konularında düşük faizli işletme ve yatırım kredisi kullandırılmaktadır. Faiz indirim oranları, yatırım konularına göre %25 ile %100 arasında değişmektedir. Doğu Anadolu Bölgesinde kombine ve etçi ırklarla kurulan damızlık işletmesi, Güney Doğu Anadolu Bölgesinde ise süt işletmesi kuranlara inşaat için %30 makine ve damızlık hayvan alımı için de %40 oranında hibe desteği ödemesi yapılmaktadır. Bakanlığımızca 2006 yılında başlatılan %50 hibe destekli "Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı" kapsamında, tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, ambalajlanması ve depolanması gibi özellikle ürünlerin pazarlanmasına yönelik ekonomik yatırımlar desteklenmekte olup, bu kapsamda hayvansal ürünlere yönelik yatırımlar önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından et ve et ürünlerinin üretimi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlara İPARD programı kapsamında %50-65 arasında AB hibe fonları ile destek sağlanmaktadır. Bakanlığımız tarafından tarımsal ürünlerin üretici örgütleri tarafından pazarlanması amacıyla 2004 yılında 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun'un amacı, üretimi talebe göre plânlamak, ürün kalitesini iyileştirmek, kendi mülkiyetine almamak kaydıyla pazara geçerli norm ve standartlara uygun ürün sevk etmek ve ürünlerin ulusal ve uluslararası ölçekte pazarlama gücünü artırıcı tedbirler almak üzere tarım üreticilerinin, ürün veya ürün grubu bazında bir araya gelerek, tüzel kişiliği haiz tarımsal üretici birlikleri kurmalarını sağlamaktır. Bu amaçla kurulan birliklerin; pazarlama, üretim, girdi temini, üretim kayıtlarının tutulması, danışmanlık ve piyasa düzenleriyle ilgili görevleri bulunmakta olup, bu görevler Kanunda belirtilmiştir. Üretici birliklerinin ürün ve ürün grubu bazında Merkez Birliği örgütlenmeleri de bulunmaktadır. Ulusal düzeyde merkez birliği şeklinde örgütlenerek kurumsal olarak kendini geliştirmiş üretici birlikleri Kanunla verilmiş görevleri yerine getirdiğinde piyasadaki fiyat dengesizliğini de giderecek müdahalelerde bulunabileceklerdir. Bakanlığımızca hayvancılığa sağlanan destekler ve yürütülen çalışmalar sonucunda; döneminde, Büyükbaş sayısı %27,5 artarak 9,8 Milyon baştan 12,5 Milyon başa, Keçi sayısı %7,3 artarak 6,7 Milyon baştan 7,3 Milyon başa, 53

59 Toplam küçükbaş sayısı %1,25 artarak 31,9 Milyon baştan, 32,3 Milyon başa çıkmıştır. Hayvansal üretimde ise aynı dönemde; Süt üretimi %79,1 artarak 8,4 Milyon tondan 15,1 Milyon tona, Et üretimi %84,7 artarak 421 Bin tondan 777 Bin tona, Sığır başına ortalama süt verimi %70 artarak İt/yıldan, İt/yıla, Sığırda ortalama et verimi %36,4 artarak 184 kg den 251 kg ye, Hayvansal hasıla ise %214 artarak 5,9 Milyar dolardan, 18,5 Milyar dolara çıkmıştır. Yürütülen çalışmalar ve sağlanan destekler sonucunda, büyükbaş hayvancılık işletmelerinde ölçek büyüklükleri önemli oranda artmış, işletmelerin profesyonelleşmesine katkı sağlanmıştır. 50 baş ve üzeri kapasiteye sahip işletme sayısı; 2002 yılında iken, 2012 yılında %548 artışla 'e yükselmiştir. Soy kütüğü ve Önsoy kütüğüne kayıtlı işletme ve hayvan sayısı; 2002 yılında 238 Bin işletmede 943 Bin baş hayvan iken, 2012 yılında 1 Milyon işletmede 6,5 Milyon baş hayvana ulaşmıştır. Bakanlığımızca tarım ve hayvancılık sektörünün geliştirilmesi amacıyla gerekli tedbirler alınmış, sektöre önemli destekler sağlanmış ve birçok proje uygulamaya konulmuş olup, bundan sonra da bu yönde çalışmalarımız artarak devam edecektir. Mehmet Mehdi EKER Bakan 54

60 18 - NARENCİ YE U RETİ Cİ Mİ Zİ N YAŞADİG İ SORUNLAR TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın M. Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını ilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir in Seferihisar İlçesi, ülkemiz mandalina üretiminin ve dış satımının önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Seferihisar mandalinası ince kabuklu, çekirdeksiz, aroması ve lezzeti ile Seferihisar toprağı suyu ile harmanlanmış yetiştiği topraklara marka olmuştur. Seferihisar mandalinası Seferihisar ve çevresinde üretim yapan 16 bin ailenin geçim kaynağını oluşturmakta, yurt içi ve dışı satışı ile de İzmir ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaktadır. Seferihisar mandalinasının İzmir bölgesinde geçen yıl gerçekleşen 110 bin tonluk üretimi, bu yıl 210 bin ton ile rekora ulaşmaktadır. Tüm bu gelişmeler karşısında üreticinin sahipsizliği, ürününü değerinin altında satmak zorunda bırakılarak tüccara mahkum edilmesi ve en önemlisi de Orta Doğu daki gelişmeler nedeniyle durma noktasına gelen dış satım, üreticileri aileleri ve bölge ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Narenciye üreticisi ürününü yıllardır kuruş aralığında pazarlarken; kullandığı mazot, gübre, ilaç ve elektrik gibi temel girdilerde %200 leri bulan artışlar karşısında çaresiz kalmaktadır. Kimi zaman karşılıksız çıkan çek ve senetler karşılığında ürününü yok pahasına elden çıkaran üreticiler, başta Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası gibi kuruluşlara olan borçlarını ödeyememektedir. Bu bağlamda; 1) Narenciye üreticilerimizin yaşadığı sorunlarını giderme yönünde bakanlığınızın bir çalışması var mı? Varsa buna ilişkin eylem planınız nedir? 55

61 2) Bakanlığınızın üretilen mandalinanın daha verimli değerlendirilmesi ve üreticilerimizin emeğinin karşılığını alması gibi satış planlaması gerektiren konularla ilgili bir çalışması var mı? 3) Bakanlığınızın, üreticilerimizin ürününü değerlendirememekten kaynaklanan, Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası gibi kuruluşlara olan borçlarını erteleme ve üretici lehine yeniden yapılandırma gibi bir çalışması var mı? 4) Üreticilerimizin pazarlama gücü ve kabiliyetini artıracak, ürünün daha uzun süre korunmasını sağlayacak soğuk hava deposu gibi donanımların yapılması konusunda bir çalışmanız var mı? Yapmayı düşünüyor musunuz? 5) Bakanlığınızın, yüksek maliyetler göz önünde bulundurularak, üreticiye dekar başına 20 lira mazot desteğini günün koşullarına uyarlayarak artırılmasına yönelik bir çalışması var mı? Ayrıca üreticinin kullandığı temel girdilerde maliyetin düşürülmesine ilişkin bir çalışma var mı? 6) Üreticilerimizin sorunlarının giderilmesinde çok önemli bir konu olan dış satımın teşvik edilmesi ve narenciye ihracatında ton başına ihracat desteğini artırıcı çalışmalarınız var mı? 48 Gün Sonra Yanıtlandı. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO: 7/12889ESAS SAYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP 1-2-5) Bakanlığımız tarafından narenciye üreticilerimize önemli destekler sağlanmakta ve üretimin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda yürütülen bazı çalışmalar aşağıda yer almaktadır. Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı üreticilere, tam veya yan bodur meyve fidanı ile en az 5 dekar, diğer meyve fidanı türlerinde ise en az 10 dekar alanda, sertifikalı veya standart meyve fidanı kullanarak yeni tesis ettikleri bağ ve bahçeler için alan bazlı, hibe şeklinde destekleme ödemesi yapılmaktadır. İlk defa 2003 yılında mazot destekleme uygulamasına başlanılmış olup, mazot desteklemesi ile mazot maliyetinin ortalama %16'sı karşılanmıştır yılında yapılan mazot desteği birim fiyatı 2011 yılına göre ortalama %15 oranında,

62 yılında yapılacak mazot desteği birim fiyatı 2012 yılma göre de ortalama % 6,6 oranında artırılmıştır yılında doğrudan üreticiye ödenmeye başlayan gübre desteklemesi ile gübre maliyetinin ortalama % 15' i karşılanmıştır yılında ödenen gübre birim destekleme Ödemesi 2011 yılına oranla %17 oranında, 2013 yılında ödenecek gübre destekleme ödemesi de 2012 yılma göre ortalama %5,2 oranında artırılmıştır yılından itibaren toprak analizi yaptıran çiftçilerimize toprak analizi desteği sağlanmaktadır. Narenciye üreticilerimiz; organik tarım, iyi tarım uygulamaları, düşük faizli kredi uygulamaları ve AR-GE desteklerinden de yaralanmaktadırlar yılında başlatılan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, depolama, ürün işleme, paketleme ve ambalajlama ile makine-ekipman alımlarına %50 hibe desteği verilmekte olup, bu çerçevede narenciyeye yönelik yatırımlar da desteklenmektedir. Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında; meyvecilikte üretim ve kalite artışı sağlamak, maliyetlerin azaltılması ile ihracat oranının artırılması, modern meyveciliğin geliştirilmesi amacıyla havza faaliyetleri içerisinde meyvecilik havzaları çalışmaları başlatılmıştır. Tarımsal ürün fiyatları serbest piyasa ekonomisi şartlan içerisinde oluşmaktadır. Bakanlığımızca, üreticilerin girdileri daha ucuza alması ve ürünlerini daha iyi pazarlayabilmesi amacıyla, tarımsal üretici örgütlerinin kurulması ve kooperatifleşmeye yönelik gerek kredi desteği, gerekse bilgi ve teknik destek sağlanmaktadır. CEVAP 3) 28 Ağustos 2012 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 2012/3570 sayılı Bakanlar Kurulu Karan, 07 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 2012/3789 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ve 2 Ocak 2013 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 2012/4076 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile 81 ilimizde 1 Ocak Aralık 2012 tarihleri arasında meydana gelen sel-su baskım, fırtına, aşın yağış, aşın kar yağışı, dolu, don, kuraklık, yıldırım düşmesi ve hortum afetlerine maruz kalan ve bu afetler sebebiyle ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tesisleri veya seraları en az %30 oranında zarar gören ve bu durumları il veya ilçe hasar tespit komisyonlarca belirlenen Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı gerçek veya tüzel kişi üreticilerin (kamu kurum ve kuruluşları hariç) T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tanın Kredi Kooperatiflerine olan düşük faizli kredi kullandırılmamasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararlan kapsamındaki kredi borçlan, bu Kararlar ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde 1 yıl ertelenmiştir. Konuyla ilgili olarak Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğünden alınan cevabi görüş aşağıda ver almaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi, yürürlüğe konulan Kanun ve/veya Kararnameler çerçevesinde yapılmakla icra takibinde olan üreticiler de dahil olmak üzere, Tarım Kredi Kooperatiflerine vadesi geçen borçlarım ödeme istek ve gayreti içerisinde olan üreticilere, borçlarını ödeyebilmeleri hususunda kolaylıklar sağlanmaktadır. Bu çerçevede; tarihi itibariyle kanuni takipteki krediler hesabında borcu bulunan ve tarihine kadar müracaat eden ortakların borçlarını defaten ödemeleri halinde temerrüt faizi yerine normal faiz oranı üzerinden faiz hesaplanmak suretiyle tahsil edilmektedir. 57

63 Diğer yandan, borcunu defaten ödeme imkânına sahip olmayan üreticilerin, borçlarının en az % 25'ini peşin ödemeleri kaydıyla kalan borçlan için gelecek ürün hasat dönemine kadar bir yılı geçmeyecek şekilde bir veya birden fazla taksitle ödeme imkânı sağlanabilmektedir. Ayrıca, üreticiler Tarım Kredi Kooperatiflerine olan vadesi geçen borçlarının asgari %60'nı ödemeleri kaydıyla, kalan kısmı için yeni kredi kullandırılarak borçlarına mahsup edilebilmektedir. Konuyla ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası A.S. Genel Müdürlüğünden alınan cevabi görüş aşağıda yer almaktadır. Borç ertelemesi ile ilgili hususlar yasal düzenleme ile yapılmakla birlikte yasal düzenlemelerin bulunmadığı durumlarda, üreticilerimizin içine düştükleri zor durumlardan kurtarılmasına ve üretimin devam ettirilmesine yönelik olarak, "Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ve diğer bankacılık mevzuatı çerçevesinde yapılabilecek uygulamalar Ziraat Bankası tarafından ayrıca değerlendirilmektedir. Tasfiye Olunacak Alacaklar hesaplarında izlenen kredilerin yeniden yapılandırılması hususunda ise borçlulara getirilen ödeme kolaylıklarına ilişkin Ziraat Bankası mevzuatında düzenleme bulunmakta olup, buna ilişkin borçlu talepleri, alacağın teminat durumu, borçlu ve borçla ilgililer hakkında başlatılan takiplerin safahatı, alacağın idari ve yasal yollardan tahsil imkanı ve borçlunun borcu ödeme kabiliyeti gibi hususların değerlendirilmesi suretiyle Ziraat Bankası şubeleri yetkisinde temerrüt faizi kaldırılarak defaten ödemelerde cari faiz oranlarından hesaplanan birikmiş faiz toplamına kadar indirim yapılmakta; keza cari faiz uygulanarak 36 aya kadar taksitle ödeme imkanı da sağlanmaktadır. CEVAP 4) Bakanlığımızca 2006 yılında başlatılan %50 hibe destekli "Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı" kapsamında 81 ilimizde, tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, ambalajlanması ve depolanması gibi ekonomik yatırımlar desteklenmektedir. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında desteklenen konu başlıkları aşağıda detaylı olarak yer almaktadır. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırım tesislerinin yapımı, Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik mevcut faal olan veya olmayan tesislerin kapasite artırımı ve teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar, Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına yönelik yatırımlar, Çelik silo ve soğuk hava deposu yatırımları, Alternatif enerji kaynaklan kullanan yeni seraların yapımına yönelik yatırımlar, Tebliğ kapsamında bulunan konularla ilgili tarımsal faaliyetlere yönelik yapılmış veya yapılacak tesislerde kullanılmak üzere, alternatif enerji kaynaklarından jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgar enerjisi üretim tesisleri, Koyun, keçi ve manda konularında sabit yatırım projeleri, Hayvansal orijinli gübrelerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar. 58

64 Bu kapsamda her yıl yayımlanan konu ile ilgili Tebliğe uygun şekilde hazırlanan narenciye ile ilgili işleme, paketleme ve depolamaya yönelik projeler, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüz tarafından yapılan değerlendirme sonucuna göre destek kapsamına alınabilecektir. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 2015 yılına kadar devam edecektir. Ayrıca, tarımda makineleşmenin geliştirilmesi amacıyla Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, 2007 yılından bu yana çiftçilerimizin üretimde en çok kullandıkları makine ve ekipmanlara %50 hibe desteği sağlanmaktadır. "Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik" esasları dahilinde kooperatiflerin uyguladıkları projeler de Bakanlığımızca düşük faizli kredilerle desteklemektedir. Bu kapsamda soğuk hava deposu yapılmasına yönelik tarımsal amaçlı kooperatiflerden gelecek talepler Bakanlığımızca değerlendirilmektedir. CEVAP 6) Konu ile ilgili Ekonomi Bakanlığından alınan cevabi görüş aşağıda ver almaktadır. Turunçgil ihracatımız yıllar itibarıyla önemli seviyede artışlar göstererek, yaş meyve sebze ürün grubunun lokomotifi konumuna gelmiştir. Ülkemizde üretimi gerçekleştirilen turunçgil ürünlerinin miktar bazında 2011 yılı itibarıyla yaklaşık %41'lik bölümü ihracata konu olmuştur. 2012/2013 döneminde, ürünlerin ihracatında sağlanan istikrarlı artış eğilimi ile uluslararası piyasalarda kazanılan pazar payında sürekliliğin korunmasını teminen, uluslararası piyasalarda ülkemiz menşeli narenciye ürünlerine yönelik ithalatçı talebinin arttırılması ve yurt içi tüketimde istikrarlı bir artış eğiliminin tesisi amacıyla gerekli tanıtım faaliyetlerinin uygulamaya konulabilmesi amacıyla 21/11/2008 tarihinde kurulan "Narenciye Tanıtım Grubu" tarafından ilgili ülkeler nezdinde tanıtım ve reklam faaliyetleri artarak devam etmektedir. Ayrıca; ihracata yönelik devlet yardımları kapsamında, tarım ürünleri ihracatçıları da dahil ihracatçılarımızın yurt dışı fuarlara iştirakleri, sektörel nitelikteki uluslararası fuarlara bireysel katılımları, yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve markalaşmaya ilişkin harcamaları İle yurt dışında mal ticareti yapmak amacıyla açılan birimlerle ilgili giderleri Ekonomi Bakanlığınca desteklenmektedir. Mehmet Mehdi EKER Bakan 59

65 19 - KU ÇU K MENDERES TE Kİ RLİ Lİ K TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan BAYRAKTAR ın yazılı olarak yanıtlanmasını ilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Küçük Menderes Nehri, Bozdağ ların Karakoyun yaylasından doğup Kiraz, Ödemiş, Tire, Torbalı ilçelerinden geçerek Selçuk sınırlarında Ege Denizi ne dökülmektedir. Nehir kat ettiği 175 km boyunca geçtiği tüm yerleşim alanlarının (Beydağ, Kiraz, Ödemiş, Tire, Torbalı, Bayındır, Selçuk) evsel ve sanayi atıklarını, tarımsal ilaçlarını ve kimyasal gübrelerini bünyesine almaktadır. Nehir bünyesinde getirdiği kirliliği öncelikle Selçuk Ovası na, Pamucak sahilinden de Ege Denizi ne taşımaktadır. Bu nedenle mevcut kirlilikten en fazla Selçuk ta yaşayan halk ve her yıl gerek Pamucak sahilini gerekse Selçuk taki ören yerlerini ziyarete gelen milyonlarca turist etkilenmektedir. Ayrıca nehrin sulama amacıyla kullanılması toprağın kuraklaşmasına ve ağır metallerce kirlenmesine de neden olmaktadır. Kirliliğin önlenmesinde çok etkili ve işlevsel olan, evsel ve endüstriyel atık su arıtma tesislerinin sağlıklı olarak işletilmesinin sağlanması, atık su arıtma tesisi olmayan belediyelerin ve işletmelerin arıtma tesislerine kavuşturulması yaşamsal bir öneme sahiptir. TBMM Çevre Komisyonu tarafından tarihli bir raporda da saptanmış olan bu önemli sorunla ilişkili olarak, aşağıdaki soruların açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır: 1) Küçük Menderes Nehri nde yaşanan kirlilik ve nehrin biyoçeşitliliğindeki büyük kayıplar nedeniyle, nehir ve çevresinde ne gibi önlemler alınmakta ve çalışmalar yapılmaktadır? 2) Küçük Menderes Nehri nin geçtiği yerleşim yeri ve işletmelerde, Atık Su Arıtma Tesisi(AAT) kurulumu ve çalışma kapasitesi hangi aşamadadır? 3) Arıtılmış atık suların sulama amacıyla kullanılabilmesine ilişkin olarak, uygulanabilecek teknoloji, ilk yatırım, işletme maliyetlerine ve kurulumuna yönelik çalışmalar ne aşamadadır? 4) Nehirdeki kirlenmeyi önleyici, nehir güzergâhı ve özellikle Selçuk çevresinde neden olduğu çevre ve insan sağlığını tehdit eden olumsuzluklara karşı, uygulamaya konulan her hangi bir acil eylem planı var mıdır? 5) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak nehirde kirlenmeye ve biyoçeşitlilik kayıplarına neden olan kirleticilere yönelik, denetimler hangi birimlerce ve aralıklarla yapılmaktadır? 6) Yapılan denetimlerde uygulanan cezai yaptırımların sonuçlarına ve değerlendirmesine ilişkin çalışma var mıdır? Bu yaptırımların, nehirdeki kirliliği hafifletici herhangi bir sonucu görülmüş müdür? 60

66 7 Aralık 2012 Posta Gazetesi 61

67 46 Gün Sonra Yanıtlandı. TC ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA ZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER'İN T.B.M.M. 7/14173 ESAS SAYİLİ YAZILI SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR CEVAPLAR: ,4-Küçük Menderes Nehri Havzası'nda yüzey ve yeraltı sularının özelliklerinin ve kirlilik durumu ile kentsel, endüstriyel, tarımsal, ekonomik vb. faaliyetlere bağlı olarak oluşan baskı ve etkilerin tespit edilmesi, havza bazında tespit edilen kirlilik kaynaklarının ve yüklerinin ayrıntılı olarak incelenmesi, havzanın çevresel altyapı durumunun tespit edilmesi, havzada meydana gelen kirliliğin önlenmesi, havzanın korunması ve iyileştirilmesi için tüm paydaşların katılımı ile kısa, orta ve uzun vadede alınacak tedbirlere yönelik çalışmaların ve planlamaların yapılması amacıyla, Mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca, Küçük Menderes Havzası'nda 2010 yılında Havza Koruma Eylem Planı hazırlanmış ve söz konusu eylem planı kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlarca alınması gereken her türlü kirlilik azaltıcı tedbir bir iş takvimine bağlanmıştır. Ayrıca, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın tarihli yazısı ile; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Odası, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Türkiye Belediyeler Birliği, İzmir ve Aydın Valiliği ile Kuşadası, Çeşme, Selçuk, Karaburun, Tire, Kiraz, Ödemiş, Beydağ, Torbalı Belediyelerinin bulunduğu "Küçük Menderes Havzası Koruma Eylem Planı Takip Komisyonu" oluşturulmuştur. Söz konusu Havza Koruma Eylem Planı doğrultusunda yapılan çalışmalar İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Bakanlığımıza 6 aylık dönemler halinde raporlanmaktadır. 2-Küçük Menderes Havzası'nda bulunan 43 yerleşim yerinin 19 una atıksu arıtımı hizmeti verilmekte ve havza bütününde mevcut 15 atıksu arıtma tesisinde atıksuları arıtılan nüfus ( ) havza nüfusunun %89 una karşılık gelmektedir. Havza nüfusunun büyük bir kısmı atıksu arıtma tesisine bağlıdır. Torbalı yerleşim alanına ait iki adet biyolojik atıksu arıtma tesisi, Selçuk ilçesine ait doğal atıksu arıtma tesisi, Kiraz, Ödemiş, Bayındır yerleşim alanlarına ait birer adet biyolojik atıksu arıtma tesisi bulunmakta olup; Tire ve Beydağ yerleşim alanlarına ait atıksu arıtma tesisleri proje aşamasındadır. Küçük Menderes Nehri'nin geçtiği 37 işletmenin ön arıtma tesisi, 28 adet işletmenin ise atıksu arıtma tesisi bulunmakta olup; mevcut bulunan atıksu arıtma tesisleri çalıştırılmaktadır. 62

68 3-Arıtılmış atıksuların sulamada kullanımına yönelik çalışmalar Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği kapsamında yürütülmektedir. 5-Küçük Menderes Nehrinin kirliliğine yönelik yapılan denetim çalışmaları Bakanlığımız merkez teşkilatında Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce, taşra teşkilatında ise İl Müdürlüklerimizce gerçekleştirilmektedir. Denetimler planlı, ani ve şikayet üzerine yapılan denetimler olarak üç ayrı sınıfa ayrılmaktadır. Küçük Menderes Nehrine çevresel etkisi olan tesislerden ÇED kararları olanlara merkez ve taşra teşkilatınca Çevresel Etki Değerlendirmesi izleme ve kontrol denetimleri yapılmaktadır. Ayrıca atıksu deşarjı konusundan çevre iznine tabi olan tesislerin deşarj ettikleri atıksu debilerine göre Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ve Bakanlığımızdan yetki almış laboratuvarlarca aşağıdaki tabloda belirtilen aralıklarla atıksu numuneleri alınarak analizleri yapılmaktadır. Debi (m 3 /gün) Endüstriyel Nitelikli Atıksular İçin Numune Alma Sıklığı Çevre ve Şehircilik 11 Müdürlüğü Endüstriyel atık sular için iç tarafından denetime esas asgari izleme esas numune alma sıklığı numune alma sıklığı <50 Dört ayda bir Yılda bir İki ayda bir Altı Ayda bir Ayda bir Dört Ayda bir Onbeş günde bir Üç Ayda bir >10000 Haftada iki İki Ayda bir Kentsel-Evsel Nitelikli Atıksular İçin Numune Alma Sıklığı Kentsel-Evsel debi E.N. (Eşdeğer Nüfus) Kentsel - Evsel atıksular için iç izlemeye esas numune alma sıklığı Çevre ve Şehircilik II Müdürlüğü tarafından denetime esas asgari numune alma sıklığı Ayda bir Yılda bir Ayda bir Uç Ayda bir günde bir İki Ayda bir > Haftada iki Ayda bir 6- Denetim sonuçlan, Bakanlığımızca hazırlanan yıllık denetim programlarının sona ermesini müteakip değerlendirilmekte, denetim planlarının ve yıllık denetim programlarının hazırlanmasında dikkate alınmaktadır yılında hazırlanan Evsel ve Endüstriyel Kirlilik İzleme Programı (EKİP) kapsamında Küçük Menderes Havzasında kirlilik izleme çalışmaları yürütülmüştür. Söz konusu havzada ilkbahar, yaz ve sonbahar dönemi izleme çalışmaları tamamlanmış olup, kış dönemi çalışmaları devam etmektedir. Erdoğan BAYRAKTAR Bakan 63

69 20 - KARABAG LAR TOKİ KONUTLARİNDA HASAR VE EKSİ KLİ KLERİ N NEDENİ NEDİ R? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, İzmir Karabağlar Uzundere mevkiinde yaptırılan, toplam altı bloktan ve 336 daireden oluşan, 4. Etap 1. Kısım 6000 sokakta bulunan konutlarda 1300 yurttaşımız yaşamaktadır. Konutların sözleşme süresinden bir yıl sonra hak sahiplerine teslim edilmesine ve aradan iki yıla yakın bir süre geçmesine karşın Doğankent Sitesi sakinlerinin sorun ve sıkıntıları her gün yenileri eklenerek devam etmektedir. Yurttaşların evlerinin farklı bölgelerinde göçükler oluşmaya başlamış, bu göçükler konutlarda hem tehlikeye hem de sağlıksız koşullara neden olmuştur. Konutlarda oluşan çatlaklar ve zeminde yaşanan su sızıntıları vatandaşları endişelendirmektedir. Sığınak adıyla yapılan yerlerin havalandırma mekanizmaları bulunmamakta ve sığınakların içinden geçmemesi gereken kanalizasyon boruları geçirilmektedir. Çocuk parkı ve yeşil alan düzenlemeleri yapılmayan konutların, çevre düzenlemesi ve istinat duvarının onarıma muhtaç olması da Doğankent Sitesi sakinleri için ayrı bir sorunu oluşturmaktadır. Sorumluluğu TOKİ ye ait bu konutlarda yaşanan sorunlardan dolayı bu güne kadar yurttaşların şikâyetleri muhatap ve dertleri çözüm bulamamıştır. Bu bağlamda; 1) Karabağlar Uzundere mevkiinde TOKİ tarafından yapılan Doğankent Sitesi nin plan proje, ihale, yapım ve teslimi nasıl gerçekleştirilmiştir? 2) Konutların hak sahiplerine öngörülen süreden geç teslim edilme nedeni nedir? Bu gecikmeden dolayı yüklenici firmaya ne gibi yaptırımlar yapılmıştır? 3) 2010 yılında teslim edilen ve yeni sayılabilecek konutlarda yaşanan göçük, çatlak ve sızıntı gibi sorunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Plan ve denetimlerde bir eksiklik söz konusu olabilir mi? 4) Konut sakinlerinin bu zamana kadar sorunlarını dile getirdikleri şikâyetlerine çözüm bulamamalarının nedeni nedir? Vatandaşın parasını ödeyerek sahibi olduğu evlerinin sorunları ne zaman giderilecektir? 5) Türkiye genelinde, TOKİ nin yapıp teslim ettiği konutlardaki hasar, eksiklik ve diğer nedenlerden dolayı hak sahipleri tarafından aldığı şikâyet ne kadardır? Bu şikâyetlerin ne kadarı yargıya taşınmıştır? 64

70 65

71 36 Gün Sonra Yanıtlandı. TC ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER'İN TBMM 7/16032 ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLARİ CEVAPLAR: Önergede belirtilen hususlar hakkında konuyla ilgili kuruluş olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığından alınan bilgiler aşağıda yer almaktadır. 1-Toplu Konut İdaresi Başkanlığı; 4734 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ve yine aynı Kanunun "Temel İlkeler" başlıklı 5 inci maddesi "saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur." hükmü doğrultusunda ihaleleri gerçekleştirmektedir. İhalelerde yeterlik kriterleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun "İhaleye Katılımda Yeterlik Kuralları" : başlıklı 10 uncu maddesinde "ekonomik ve mali yeterliliğin belirlenmesi" ve mesleki ve teknik yeterliliğin belirlenmesi" şeklinde iki genel başlık olarak belirlenmiştir. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ihalelerine katılan tüm istekli firmalar anılan kriterler çerçevesinde değerlendirilerek, geçerli teklifler belirlenmektedir sayılı Kamu İhale Kanunu, İdarelerin ihale esnasında ve sonrasında yapması gerekenleri 36, 37, 38 ve 40 ıncı maddelerde açıklamaktadır. Teklifler 36 ncı madde çerçevesinde açılmakta olup, ekonomik açıdan en avantajlı teklif 37 nci ve 38 inci maddeler çerçevesinde belirlenerek, 40 ıncı maddeye istinaden ihaleler karara bağlanmaktadır. Kamu İhale Kanununun 41, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47 nci maddelerine istinaden işlemler tesis edilip, sözleşme imzalandıktan sonra sonuç bildirimleri Kamu İhale Bülteninde yayımlanmaktadır. Yapılan ihalelerde ekonomik açıdan en avantajlı teklif, geçerli tekliflerden en düşük fiyat esasına göre belirlenmektedir. Bahse konu ihaleler de 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre bütün isteklilerin teklif verebildiği ve ihaleye katılımın herkese açık olduğu açık ihale usulü ile yapılmıştır. Önergede ifade olunan konutların teslim işlemleriyle ilgili olarak, İzmir Uzundere projesinde yer alan konutların teslim süresi sözleşme imzalama aşamasından itibaren 12 ay olarak belirlenmiştir. İlk sözleşme imzalama tarihine göre, konutların teslim tarihi Eylül 2009'dur. Ancak, söz konusu proje kapsamında yer alan konutların teslimlerinde, teknik sebeplerden dolayı gecikme yaşanmıştır. Bu doğrultuda, konut alıcılarının mağduriyetini gidermek amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca, konut alıcılarının konut satın alma 66

72 tarihleri gözetilerek, 2009 Kasım, Aralık ve 2010 Ocak, Şubat ve Mart ayları itibarıyla taksit ödemelerine ara verilmiştir. Taksit ödemelerine ara verilmekle birlikte, Ocak 2010 tarihinde yapılması gereken dönemsel artış da ertelenmiştir. Bunlara ilaveten, muhtelif dönemlerde satışa sunulmuş olup, sözleşme gereği teslim tarihi geçecek diğer konut alıcılarına da konutlarını teslim alana kadar dönemsel artışın yapılmaması ve taksitlerinin dondurularak, teslim edildiği ayı takip eden ay itibarıyla başlatılması kararı alınmıştır. Kuzu Toplu Konut İnşaat Ltd. Şti. & Bozoğlu İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı yükümlülüğünde yapılan İzmir Uzundere 4 üncü Bölge 616 Adet Konut ile Genel, Ada içi Altyapı ve Çevre Düzenleme İnşaatı işinde geçici kabul heyeti tarafından tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için yüklenici firmanın yeterli ekip ve ekipman ile çalışmaması üzerine Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereğince yükleniciye farklı tarihlerde ihtarnameler gönderilerek, işi tamamlaması istenmiştir. Yüklenici firma söz konusu eksikliklerin firmanın nam ve hesabına olmak üzere Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından tamamlanmasını talep etmiştir. Bunun üzerine, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca Tamamlama Komisyonu kurulmuştur. Komisyon tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde söz konusu projede geçici kabul eksikleri tamamlanarak, tarihinde Geçici Kabul Tutanağı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Geçici kabul heyeti tarafından tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin geç tamamlanması nedeniyle, Kabul Tutanağının onaylandığı tarih itibari ile Sözleşmede belirlenen gecikme cezası uygulanarak, yüklenici firmanın kesin hesabı düzenlenmiştir. Kesin kabul işlemleri de Tamamlama Komisyonu tarafından yürütülmüş ve tarihinde Kesin Kabul Tutanağı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yaptırılan projelerde yapı denetimi müşavir firmalar aracılığı ile yapılmaktadır. Uzundere toplu konut alanında yapı denetimi Koltek Müşavirlik İnşaat A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın İzmir İlindeki faaliyetlerinde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın İzmir Biriminde görevli elemanları da yapı denetimini ve ilgili kurumlarla çalışmaları sürdürmektedir. İnşaatların her aşamasında, zemin etütlerinden itibaren betonarme ve ince işler uzman kadrolar tarafından denetlenmektedir. Geçici Kabul ile Kesin Kabul arasındaki 1 yıllık dönem bakım onarım dönemidir. Bu dönemde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na hak sahipleri tarafından bildirilen şikayetler müşavir firmaya bildirilerek proje ve sözleşme kapsamında inceleme yapılması, bu kapsamda eksik ve/veya kusurlu ithalat-tespit edilmesi halinde giderilmesinin sağlanması istenmiştir. Müşavir firmanın yapımdan kaynaklı olduğunu tespit ettiği şikâyetler ayrıca, nam ve hesap komisyonuna da bildirilerek, giderilmeleri istenmiştir. Şikâyetlerin giderildiğine dair hak sahiplerinden imzalı tutanaklar alınmaktadır. İşin geçici kabulü, müşavir firmanın geçici kabul esnasında tespit edilen kusurların tümünün giderildiğine dair yazısı üzerine onaylanmıştır. İşe ait kesin kabul eksiklikleri de yine nam ve hesap komisyonunca tamamlanmış ve müşavir firmanın tamamlandığına dair yazısı üzerine onaylanmıştır. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın tüm projelerinde, kesin kabul yapılmış olan projeler dâhil olmak üzere, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın ve müşavir firmaların denetimleri ve izleme faaliyetleri devam etmektedir. Uzundere 4 üncü Bölge Konutları da Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından izlenmektedir. Binalarda göçük, çatlak ve sızıntı gibi sorunlar olduğu iddiası ile ilgili yapılan incelemelerde binalarda yapısal olarak herhangi bir sorun olmadığı tespit edilmiştir. Bina çevrelerinde bulunan tretuvarlar, bina çevresine bina yapıldıktan sonra döküldükleri için binadan ayrı bir parçadır. Bu kısımlarda zamana, mevsim şartlarına bağlı olarak bazı lokal noktalarda deformasyonlar oluşabilmektedir. Bu 67

73 itibarla, önergede ifade olunan "...göçük, çatlak ve sızıntı..." şikâyetleri, dolgu alanlarda zaman içinde görülen oturmalardan kaynaklanmaktadır. Kesin Kabul Tutanağının onaylanmasına rağmen, zaman içinde oluşan bu şikâyetlerin giderilmesi için gerekli çalışmalar Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yaptırılmaktadır. Ancak, söz konusu imalatlarını düzenli bakımlarının yapılması site yönetiminin görevidir. Konutlarda kesin kabul işlemleri başlatılmadan önce heyetin geleceği tarihler duyuru ile bildirilir. Şikâyetler yazılı olarak alınarak, kabul heyeti tarafından konutlarda yerinde tespit yapılır. Kesin kabul heyeti tarafından eksik ve kusurlu iş olarak tespit edilen hususlar yüklenici firmaya bildirilir. Yüklenici firma tarafından yapılan çalışma sonucunda, şikâyet konusu işin yapıldığına dair konut sahibinden veya ortak alanlar için blok yöneticisinden imzalı "tutanak" alınır. Yukarıda açıklandığı gibi, konut sahiplerinin şikâyetleri defalarca değerlendirilerek, imalat kaynaklı kusurlar yükleniciye yaptırılmakta ve işin tamamlandığı bilgisi daire sahibinden veya yöneticiden alınmaktadır. Bu projede de konut sahiplerinin şikâyetlerinin giderildiğine dair tutanaklar alınmış ve kesin kabul işlemleri tamamlanmıştır. Konut alıcılarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na bildirdiği şikâyetler de kayıt altına alınmaktadır. Şikayetlerin proje ve sözleşme kapsamında incelenmesi, bu kapsamda eksik ve/veya kusurlu imalat tespit edilmesi halinde giderilmesi hususunda müşavir firmaya talimat verilmektedir. Şikayetler giderildikten sonrada şikayet sahibinden şikayetlerinin giderildiğine dair tutanak alınmaktadır. Bu çerçevede, anılan uygulamada bugüne kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na 46 adet şikâyet ulaşmış olup, tamamı giderilmiştir. Uzundere Toplu Konutlarında 336 konuttan oluşan 1 nolu parselde yapılmış olan çocuk oyun alanları ve peyzaj düzenlemeleri, Site Yönetimine , ve tarihlerinde olmak üzere 3 ayrı tutanak ile teslim edilmiştir. Teslim tarihi itibari ile peyzaj alanlarının bakım ve onarımları Site Yönetimi tarafından yapılmalıdır. Yetersiz bakım nedeniyle oluşan bozulmaları Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından giderilmemektedir. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı uygulamaları kapsamında, konut ve sosyal donatıların kullanıcıları tarafından 2006 yılından tarihine kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na adet şikâyet bildirilmiştir. Bu şikâyetlerin adedi (%88) sonuçlandırılmış, kalan adet şikayetle (%12) ilgili çalışmalar devam etmektedir. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından teslim edilen konutlardaki ayıp, hasar ve eksikliklerle ilgili olarak hak sahipleri tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na karşı *tarihi itibariyle adet dava açılmıştır. Ayrıca, Doğankent Site Yönetiminin imalat kusurları için açmış olduğu dava halen devam etmektedir. Erdoğan BAYRAKTAR Bakan 68

74 21 AŞAG İ ŞAKRAN TAŞ OCAG İ PATLATMALARİ DURDURUN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın M. Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir-Kuzey Ege Çandarlı Limanı dolgu işlemlerinde kullanılan hafriyat, Aliağa Aşağışakran Köyü nden dinamitle patlatma yoluyla temin edilmektedir. Patlama ile ortaya çıkan toz ve taşlar ekili-dikili alanlarda çiçek ve tomurcuk gözeneklerinin zarar görmesine neden olmaktadır. Bu durum, özellikle yoğun bir şekilde yapılan zeytin tarımının verimini çok olumsuz etkilemekte ve yörede zeytin üretimi ile geçimini sağlayan yurttaşlarımızın zarar görmesine neden olmaktadır. Çiftçilerimiz sorunlarını, taş ocağının kapatılması ve patlatma işlemlerinin belirli bir süre durdurulmasını isteyen yazıyı imza toplayarak Bakanlığınıza başvurmuşlardır. Vatandaşlarımız geçen yıllarda maruz kaldıkları zararların bu yıl da yaşanmaması ve bu yılın var yılı olması nedeniyle, ocaktaki patlatmaların Mart, Nisan ve Mayıs aylarında durdurulmasını-yapılmamasını istemektedirler. Konu yöredeki çiftçilerimizin, doğal yaşamın ve ülkemiz ekonomisinin çıkarları bakımından yaşamsal önemde olup adı geçen istemlerin karşılanması ivedilik gerektirmektedir. 1) Aşağışakran Köylülerinin Bakanlığınıza yaptığı başvuru ile ilgili her hangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmamışsa gerekçesi nedir? 2) Çiftçilerin zararlarını giderecek ve zeytinciliğin zarar görmesini önleyecek ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? 3) Çiftçilerin talebi olan; patlatmaların Mart, Nisan ve Mayıs aylarında durdurulması konusunda her hangi bir çalışmanız var mı? 4) Çiftçilerin yıllardır uğradıkları zararlarının karşılanmasını sağlayacak her hangi bir çalışma var mı? Vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetin sorumluları hakkında bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz? 69

75 2 Şubat 2013 Posta Gazetesi 70

76 41 Gün Sonra Yanıtlandı. TC GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO : 7/18452ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP ) İzmir ili Aliağa İlçesi Aşağışakran köylüleri adına Köyü muhtarı Halim YAŞA'nın, köy hudutları içinde yer alan Kuzey Ege Çandarlı Limanının dolgu işlemlerinde kullanılmak üzere çıkarılan hafriyatın temininde kullanılan patlayıcıların meydana getirdiği tozların geçtiğimiz yıl henüz çiçek açmakta olan zeytin ağaçlarının tozlanmasında ve döllenmesinde sorun yaratması nedeniyle rekoltenin düşük gerçekleştiğini belirten ve aynı durumun bu yılda da yaşanmaması için Mart, Nisan, Mayıs aylarında patlatmaların durdurulmasına yönelik Bakanlığımıza yönelttiği dilekçedeki taleplerin incelenerek yapılacak işlemler hakkında İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğümüze gerekli talimat verilmiştir. Bu çerçevede İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğümüzce söz konusu "Hammadde Üretim Ocağı nın ruhsatlı olup olmadığı, ruhsatlı ise malzeme aldıkları alanın ruhsat sahası içinde kalıp kalmadığı hususlarının incelenmesi ve bahis konusu alanlarda faaliyet gösteren işletme veya işletmelerin ÇED raporunun mevcut olup olmadığı ve eğer varsa konuda taahhütlerinin yerine getirilip getirilmediği hususlarına yönelik yürüttüğü çalışmaların devam etmektedir. Bakanlığımızca, bu kapsamda yürütülen çalışmaların sonuçları ilgili mevzuatlar çerçevesinde değerlendirilerek gereği yapılacak olup, ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilecektir. Mehmet Mehdi EKER Bakan 71

77 22 - ORDU U Nİ VERSİ TESİ O G RETİ M U YELERİ NE BASKİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCİ tarafından yazılı olarak yanıtlamasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), son günlerde yeni yasa taslağı konusundaki çalışmalarla sık sık gündeme gelmektedir. Taslak, üniversitelerin nasıl bir yapıya dönüştürüleceğinin önemli göstergesidir. Bu durum doğal olarak toplumda ve üniversitelerde taslağa dair eleştirileri beraberinde getirmektedir. YÖK ün yeni yasa taslağı konusunda öğretim üyelerinin düşüncelerinin açıklanmasının ve sendika hakkının engellenmesinin bilim yuvası olan bir kuruma yakışmayacağı konusunda kamuoyunda görüş birliği olduğu görülmektedir. Oysa Ordu da yaşanan bir olay, bilim yuvası olan kurumun bu niteliğini tartışmaya açacak boyuttadır. Ordu Üniversitesinde 7 öğretim üyesi hakkında; odalarının kapılarına İnsan, Doğa, Toplum Yararına Üniversite İstiyoruz yazılı sendika kokartı ve Eğitim Sen afişi astıkları gerekçesiyle soruşturma açıldı. Bu öğretim üyelerinden biri ise daha farklı bir soruşturma işlemine muhatap oldu. Buna göre; bir öğretim üyesi hakkında, YÖK yasa taslağı hakkında konuşma yaptığı için disiplin cezası verildi. Başka bir ifadeyle ülkemizin bir üniversitesinde bir öğretim üyesi hem de çalıştığı kurumu düzenleyecek yasa taslağıyla ilgili bilimsel - eleştirel konuştuğu için disiplin cezası almıştır. Bu bağlamda: 1) Odalarının kapısına, içinde bulundukları bilim dünyasının düşünce ve istemlerini ifade eden kokart ve afiş asan öğretim üyeleri hakkında soruşturma açılmasının nedenleri nelerdir? Bu kokart ve afişlerde, haklarında soruşturma açılacak ne gibi yasa dışı unsurlar bulunmaktadır? 2) Üniversitelerde YÖK yasa taslağını eleştirmek suç mudur? Bu konuda YÖK ün üniversitelere herhangi bir talimatı genelgesi var mıdır? 3) Kendi kurumunu ilgilendiren bir yasa taslağıyla ilgili görüşlerini açıklayan öğretim üyesine disiplin cezası verilmesinin nedenleri nelerdir? Ülkemizde bu cezanın başka bir örneği var mıdır? Varsa hangi tarihlerde ve üniversitelerde uygulanmıştır? 4) Bakanlığınızca, YÖK ve/veya baskı uygulayan üniversitelerde bahsi geçen olayla ilgili herhangi bir araştırma yapılmış mıdır? Yapılmamışsa nedeni nedir? Yapıldıysa süreç ne aşamadadır? 5) Yaşanan olaylar, yeni YÖK taslağının ne gibi üniversiteler meydana getireceğinin örneği midir? YANITSIZ: Süresi İçinde Cevaplandırılmadığında n Gelen Kağıtlarda Yayımlandı 72

78 23 BERGAMA DA OKUL Bİ NASİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCİ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Bergama - Atmaca Mahallesi nde 1956 yılından bugüne eğitim öğretim etkinliği sürdüren Atatürk İlköğretim Okulu, fiziki koşullarının yetersizliği ve sağlıksız koşulları nedeniyle öğrenci, öğretmen ve mahalle halkı büyük sıkıntı içindedir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında yapılan, 1956 yılına kadar hastane hizmeti veren, 1956 yılından günümüze kadar okul olarak kullanılan bina sit alanında olması nedeniyle onarım ve tadilat yapılamamaktadır. Sorun birçok defa mahalle halkının ve okul yetkililerinin girişimleri ile ilgili mercilere bildirilmiş fakat hiçbir sonuç alınamamıştır. 300 Öğrenci ve 25 öğretmenin eğitim öğretim yaptığı okul binası, Bergama nın yoksul ve işsiz insanlarının yaşadığı bir mahallede olması konuyu daha da karmaşık hale getirmektedir. Bu anlamda kolay erişebilir bir yerde yapılacak yeni okul binası, özelde çocukların eğitimi için genelde de mahalle halkının duygu ve düşünceleri açısından yararlı olacaktır. Böyle bir olanağın sağlanması konusunda Zafer Mahallesi nde bulunan eski devlet hastanesi arazisi bu iş için elverişli bir yer olarak görülmektedir. Bu bağlamda; 1) Bakanlığınızın Atatürk İlköğretim Okulu binası ile ilgili yapmakta olduğu bir çalışma var mı? Binanın eğitim öğretime uygunluğu konusunda bir çalışma ya da rapor düzenlenmiş midir? 2) Mahalle halkının ya da okul yetkililerinin konuyu birçok defa bildirmelerine karşın bugüne kadar sorunun çözülmeme nedenleri nelerdir? 3) Zafer Mahallesi ndeki eski devlet hastanesi arazisi, çocukların ulaşımı açısından kolaylığı düşünüldüğünde, Atatürk İlköğretim Okulu binası için bir girişiminiz var mı? Düşünülemez mi? 4) Bergama da eğitim öğretim yapılan ilk ve orta dereceli okul binalarının, eğitim öğretime uygunluğuna ilişkin güncellenmiş raporu var mı? 73

79 76 Gün Sonra Yanıtlandı. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı İlgi : tarihli ve sayılı yazınız İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GULER'in ilgi yazı ekinde gönderilen 7/21173 esas numaralı som önergesi incelenmiştir. izmir Valiliğince konuya ilişkin olarak; Bergama Atatürk ilköğretim Okuluna 2009 yılında 15 derslikli okul binası yapımının programa alındığı, ancak söz konusu bölgenin Kentsel Artı İTT. Derece Sit Alanı olması nedeniyle hazırlanan projelerin Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 2 Nolu KTVKK tarafından onaylanmadığı, okul binasının programdan çıkarılarak yerine Bergama Cemil Canan Çiçek Ortaokuluna 18 derslikli ek bina yapımının programa alındığı, ilgili Belediye Meclis kararında mevcut arsaya ek derslik yapılması halinde oyun alanı ve tören alanı kalmayacağı gerekçeleriyle yapımının uygun görülmediği, Bunun üzerine okul yerinin değiştirilerek 96 ada, 9 parsel arsa üzerine 18 derslikli ortaokul yapılması çalışmalarının devam ettiği, ayrıca bölgede okul ihtiyacı olmasından dolayı 12 derslikli yeni ilkokul yapımının 2013 yılı yatırım programına alındığı, Bergama ilçesi Zafer Mahallesi, 225 ada ve 28 parselde kayıtlı 4.397,81 metrekare yüz ölçümlü mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı eski Devlet Hastanesi binasının ilköğretim okulu olarak kullanılmasının İİ Sağlık Müdürlüğünden talep edildiği, ancak talebin uygun görülmediği, ilçeden gelen onarım ve güçlendirme teklifleri doğrultusunda okul binalarının eğitim öğretime uygunluğunun tespit edilerek gereğinin yapıldığı belirtilmektedir. Bilgilerinize arz ederim. Nabi AVCI Milli Eğitim Bakanı 74

80 24 - GEDİ Z NEHRİ ÇOK Kİ RLİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Gediz Nehri, Kütahya nın Gediz İlçesi sınırları içinde doğup Uşak, Manisa sınırları içinden geçerek Menemen Ovası ndan Ege Denizi ne dökülmektedir. Nehir kat ettiği 386 km boyunca geçtiği tüm yerleşim alanlarının (Kütahya Gediz İlçesi, Manisa ve 12 ilçe merkezi, İzmir ve 4 ilçe merkezi) evsel ve sanayi atıklarını, tarımsal ilaçlarını ve kimyasal gübrelerini bünyesine getirmektedir. Nehir toplam km2lik alanı, Türkiye nin en önemli tarımsal üretim alanı olan Gediz Havza sını etkilemektedir. Gediz Nehri ndeki kirliliği önlemek için 2008 yılında Gediz Havzası illeri Çevre Koruma Hizmet Birliği kurulmuştur. Bu birlik Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir olmak üzere 4 ili kapsamakta ve birliğin merkezi olarak da Manisa belirlenmiştir. İzmir ili içerisinde evsel, endüstriyel ve tarımsal kirlilik önlemlerinin alınması yönünde yapılan çalışmalara karşın havzanın tümünü kapsayan havza yönetim planının bulunmaması nedeniyle tüm kirlilik İzmir de özellikle de nehrin Ege Denizi ne döküldüğü yer olan Menemen Ovası nı etkilemektedir. Menemen Ovası; başta pamuk, üzüm, sebze meyve ürünlerinin yetiştirildiği, 7000 çiftçi ailesinin bu ürünlerden geçimini sağladığı çok önemli bir tarım alanı. Ekonomik geliri çok yüksek olan, ürünlerinin tümü Ege ye ve hatta İstanbul a kadar pazarlanan çilek üretiminin yapıldığı Menemen Ovası dır. Yine yüksek rekolte ile yapılan pamuk ve üzüm üretiminden çok büyük ekonomik getiri elde edilen ovada yılda iki ya da üç defa ekim yapılmaktadır Yapılan tarım etkinliğinin su gereksinimi Gediz Nehri nden karşılanmaktadır. Nehirdeki kirlilik tarımı doğrudan etkilemekte, kısa sürede önlem alınmazsa çok büyük kayıplara neden olacaktır. Yine yoğurdu ile meşhur Menemen de yapılan hayvancılık da bu kirlilikten olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Türkiye nin en önemli tarım üretim havzası olan Gediz Havzası ve Menemen Ovası nın sulama kaynağı olan Gediz Nehri nin kirliliğinin önlenmesi, başta havza insanı olmak üzere stratejik ürünler arasında olan tarımın geleceği ve Ege Denizi için yaşamsal değerdedir. Bu bağlamda: 1) Gediz Nehri nde yaşanan kirliliği önlemeye yönelik Bakanlığınızın yapmakta olduğu ya da yapacağı çalışmalar nelerdir? 2) Gediz Nehri nin geçtiği yerleşim yerlerinde kirliliğe neden olan evsel, sanayi ve diğer atıkların arıtıldığı kurulu tesisler var mı? Varsa bunlar ne zaman, nerede ve ne şekilde çalıştırılmaktadır? 3) Havzada denetleyici birimler kimlerdir ve bunların yasal yükümlülükleri ne şekildedir? Birimlerin görev, yetki ve sorumluluğu-yaptırımı nelerdir? 75

81 4) Nehirde kirlilikle mücadele amaçlı kontroller hangi tarihten bu yana, ne sürelerde ve hangi birimler tarafından yapılmaktadır? Sonuçlarda kusurlu bulunan kişi ya da kuruluşlara karşı her hangi bir ceza yaptırımı uygulanmış mıdır? Yapılan işlemlerin sayısı ve uygulanan ceza tutarları nedir? 5) Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2012 yılı sonunda Gediz Nehri nde balık tutulacağı ifadesi hafızalarda dururken; nehirde balığın tutulması bir yana görülmemesini nasıl açıklıyorsunuz? 6) Bakanlığınızın nehrin geçtiği yerleşim yerlerindeki başta belediyeler olmak üzere sanayi bölgelerinde arıtma tesisi kurulması konusunda plan-proje, danışmanlık ya da finansman konusunda sağladığı destekler var mıdır? Bunlar Gediz Nehri nin temizlenmesi için yeterli midir? Daha başka neler yapılabilir? 76

82 47 Gün Sonra Yanıtlandı. TC ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER'İN TBMM 7/21594 ESAS SAYILI YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLARİ Mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca Gediz Havzası Koruma Eylem Planı 2008 yılında tamamlanmış olup, eylem planında Gediz Havzasındaki kirliliğin önlenmesi ve azaltılmasına yönelik gerçekleştirilmesi düşünülen faaliyetler iş takvimine bağlanmış ve bu faaliyetlerden sorumlu kurum ve kuruluşlar belirlenmiştir. Havza Koruma Eylem Planında Bakanlığımız görev alanına giren hususlar üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çerçevede, havzadaki Belediye Başkanlıkları ile Organize Sanayi Bölgelerine ilişkin atık su altyapı tesislerinin; kamulaştırma, uygulama projeleri, ihale, inşaat gibi durumlarındaki gelişmeler ile Katı Atık Birlikleri tarafından düzenli depolama tesislerinin kurulmasına ilişkin yürütülen çalışmalar Bakanlığımızca periyodik olarak izlenmektedir. Bunlara ilaveten, Gediz Nehrinde kirliliğin önlenmesi için uygulanacak tedbirlere yönelik veri sağlanması amacıyla Bakanlığımızca, 2012 yılında "Evsel ve Endüstriyel Kirlilik İzleme Programı (EKİP)" kapsamında Gediz Nehri ve yan kollarında toplam 16 noktada mevsimsel izleme çalışmaları yapılmıştır. Çalışma sonucunda Gediz Nehrinin genel olarak İV. Sınıf su (çok kirli su) kalitesinde olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonunda hazırlanan raporlar önlemlerin alınabilmesi amacıyla ilgili birimlerimize gönderilmiştir yılında da izleme çalışmaları devam etmektedir. Havzada kirliliğin gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla 2012/24 sayılı "Gerçek Zamanlı Uzaktan Atık Su İzleme Sistemi Çalışmalarına Dair Genelge" kapsamında, debisi m 3 /gün üzerinde olan arıtma tesislerinin çıkışlarına gerçek zamanlı uzaktan atık su izleme istasyonlarının ve veri işletim sisteminin kurulmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Günümüz itibariyle İzmir İlinde yer alan toplamda 13 tesisin Bakanlığımız yazılım sistemine entegrasyonu tamamlanmıştır. Tesis atık sularının ph, sıcaklık, çözünmüş oksijen, iletkenlik ve debi değerleri Bakanlığımızca sürekli takip edilmektedir. Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme kapsamında Ege Denizinin İzmir İli alanına giren deniz ve kıyı bölgelerinde toplam 12 noktada denizde, geçiş suyunda, kıyı suyunda, sedimanda ve biyotoda fizikokimyasal, ve biyolojik izlemekler yapılacaktır. 2- Havza genelinde belediyelere ait 14 adet faal durumda atık su arıtma tesisi bulunmakta olup, bunlara ilaveten 9 adet inşaat aşamasında ve 9 adet de proje aşamasında olan atık su arıtma tesisi bulunmaktadır. Faal durumda olan atık su arıtma tesisleri, atık su üretildiği sürece çalışmaktadır. Atık su arıtma tesisleri inşaat, proje aşamasında olan ve atık su 77

83 arıtma tesisi bulunmayan belediyeler, çalışmalarım 2872 sayılı Çevre Kanununun Geçici 4 üncü maddesinde verilen sürelere göre yürütmektedirler. 3- Bakanlığımız, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye göre, çevre kirliliğini önleme ve çevre kalitesini iyileştirmeye yönelik her türlü faaliyet ve tesisi denetleme yetkisine sahip olup, bu denetimleri 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında gerçekleştirmektedir. Gediz Havzasına yönelik yapılan denetim çalışmaları, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğümüzce, İl Müdürlüklerimizce ve ayrıca Bakanlığımızca yetki devri yapılmış kurumlarca gerçekleştirilmektedir. 4- Bakanlığımızın kurulduğu tarihten bu yana Gediz Nehrinde kirlilikle mücadele amaçlı denetimler gerçekleştirilmekte olup, bu denetimler yoğun aralıklarla planlı, ani ve şikâyet üzerine yapılan denetimler olmak üzere üç ayrı şekilde gerçekleştirilmektedir. Ayrıca havzaya çevresel etkisi olan tesislerden ÇED kararları olanlara merkez ve taşra teşkilatınca ÇED izleme ve kontrol denetimleri yapılmaktadır Yılı İçerisinde Gediz Havzasında; 1) Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz toplam 543 adet denetim gerçekleştirmiş olup, 15 tesise toplam TL idari para cezası uygulamıştır. 2) İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz toplam 37 adet denetim gerçekleştirmiş olup, 7 tesise toplam TL idari para cezası uygulamıştır. 3) Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz toplam 7 adet denetim gerçekleştirmiş olup, 6 tesise toplam TL idari para cezası uygulamıştır. 4) Kütahya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz toplam 5 adet denetim gerçekleştirmiş olup, idari para cezası uygulamamıştır. 5) Konu hakkında Orman ve Su İşleri Bakanlığından bilgi alınmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 6) Bakanlığımızca belediyelere atık su arıtma tesisleri ve kanalizasyon sistemlerinin kurulumu için hibe şeklinde nakdi yardımlar yapılmaktadır. Gediz Havzasında yer alan belediyelere yıllan arasında TL nakdi yardım yapılmıştır. Erdoğan BAYRAKTAR Bakan 78

84 25-2-B SORUNU TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Kamuoyunda 2-B olarak bilinen; Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ile Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği tarımda kullanılan araziler, rayiç bedelin yüzde 50'si üzerinden hesaplanarak satılacak. Buna göre, tamamen tarımsal amaçlı kullanılan 2-B arazileri için satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50'si üzerinden hesaplanacak. İzmir in Aliağa İlçesi ne bağlı Çaltıdere Köyü sakinleri 2-B kapsamında olan, uzun yıllardır tarım yaptıkları arazilerinin yüksek rayiç bedelinden fiyatlandırılmalarından dolayı büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Köylülerin dönümü rayiç bedelin yüzde 50 sinden hesaplanarak belirlenen ve 65 bin ile 20 bin TL arasında fiyat biçilen arazileri alabilmeleri mümkün değildir. Ayrıca söz konusu arazilerin 1. derecede sit alanı olması tarım dışında hiçbir kullanıma izin vermemektedir. Çaltıdereliler aynı bölgede, yan yana bulunan tarlalarında, aralarında büyük farklarla belirlenen fiyatların hangi ölçüt alınarak yapıldığının anlaşılamadığını ifade etmektedirler. Bu durum yapılan çalışmaların hakkaniyetine gölge, tarlalarının ellerinden alınarak birilerine satılacağı kuşkusunu düşürmektedir. Bu bağlamda; 1) Belirlenen fiyatların bu kadar yüksek olasının nedeni nedir? 2) Çaltıdere Köyü nde yapılan rayiç bedel hesaplaması neye göre yapılmıştır? Rayiç bedel belirlemede izlenen yol ve yöntemler nelerdir? 3) Arazilerin 1. Derece sit alanı olmasına karşın buralara imara açılması çalışması var mı? İleride yapılması olası mı? 4) Tarla sahiplerine kolaylık adıyla çıkarılan yasanın, uygulamada yüksek fiyatlar belirlenerek hak sahiplerini mağdur etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 79

85 16 Nisan 2013 Aliağa Ekspres Gazetesi 80

86 49 Gün Sonra Yanıtlandı. TC MALİYE BAKANLIĞI Milli Emlak Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'e ait 7/22513 esas numaralı yazılı soru önergesinin bir örneği ilgi yazınız ekinde gönderilerek 15 gün içerisinde cevaplandırılması istenilmektedir. 2/B taşınmazlarının rayiç bedelleri diğer Hazine taşınmazları gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4706 sayılı Kanun hükümlerine göre 2010 yılı Kasım Nisan aylan arasında Maliye Uzmanları koordinasyonunda tespit edilmiştir. Bu taşınmazlarda kullanıcı ve/veya muhdesat sahibi olarak belirlenen ve bu taşınmazları satın almak için başvuru yapan vatandaşların hak sahibi olabilmesi için belirlenen rayiç bedelleri itiraz ve dava konusu etmemesi gerektiğinden vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için tespit edilen bedeller çeşitli açılardan kontrol ve test edilmiştir. Bu kapsamda, taşınmazların koordinatlı verileri Google Earth'a atılmış ve başta emsal taşınmazların rayiçleri ile karşılaştırılarak elektronik ortamda da kontrol edilmiştir. Ayrıca, mahalline gidilerek bedellerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, tutarlılığı ve emsallerine göre farklılık arz edip etmediğine ilişkin kontrol çalışmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalar, tüm illerimizin Defterdarları ve Milli Emlak Müdürleri ile Genel Müdürlüğümüzün yetkilileri tarafından koordine edilmiş ve gözden geçirilmiştir. Rayiç Bedel belirlenirken taşınmazların üzerinde bulunan muhdesatlar dikkate alınmadan öncelikle taşınmazların fiili ve hukuki durumları belirlenmiştir. Ayrıca, rayiç bedeller belirlenirken; Emsal Satışlar 2009, 2010 ve 2011 yılında tapuda yapılmış satışlar [Tapudan elde edilen veriler (yaklaşık adet) ilçe ve mahalle bazında sınıflandırılmış, konut, arsa, yapılıyapısız gibi durumlar dikkate alınmıştır.] Kamulaştırma sonucu belirlenen bedeller (Belediyeler, Karayolları, D.S.İ., İSKİ, TEİAŞ gibi resmi kurumlar tarafından yapılan kamulaştırma bedelleri) Bakanlıkça ve diğer İdarelerce yapılan satışlar İcra yoluyla satışlar İnternet ortamında bulunan ilanlar. Ziraat, Ticaret, Emlakçı ve Sanayi Odaları Tarım Müdürlükleri Emlak vergi değerleri 81

87 Belediyelerden her bir taşınmaz için istenen rayiç bedeller Mahalli bilirkişiler ile köy veya mahalle muhtarlıkları (Muhtar, mahalle sakini, emlakçı, değerleme uzmanları, inşaat firmaları ile görüşülmüş. Yapılan görüşmelerde; daha önce aracılık ettikleri veya bildikleri satış işlemleri, portföylerinde bulunan taşınmazlar için istenen bedeller, vatandaşlar arasında yapılan zilyetlik satışlarının verileri, taşınmazların değerini etkileyebilecek olumlu-olumsuz faktörler, tüm veriler değerlendirilerek her bir 2/B taşınmazı için rayiç değerinin ne olabileceği, hususları sorgulanmıştır.) Taşınmazın Özellikleri Fiili durumu belirlemek amacıyla mahallinde tespitler yapılmıştır. İmar durumu (İmar planında hangi amaca ayrıldığı, yapılaşmaya izin verilip verilmediği, yapılaşma koşulları) Alt yapı yatırımlarından yararlanıp yararlanmadıkları Jeolojik ve geometrik yapısı Eğimi Toprağın verimliliği Yapılaşmayı engelleyici hususlar (Sit, su havzası, dere koruma, tel altı gibi) Kira gelirleri Kat karşılığı inşaat gelirleri Tarımsal faaliyetten elde edilen gelir tüm bu veriler dikkate alınarak (rayiç bedellerin tespit çalışmasının yapıldığı tarih itibariyle) taşınmazın piyasadaki gerçek değerini gösterecek şekilde tespit ve takdir edilerek kontrol ve düzeltme çalışmaları tamamlanmıştır. Bilgi edinilmesini ve gereğini arz ederim. Mehmet ŞİMŞEK Maliye Bakanı 82

88 26 - EGE U Nİ VERSİ TESİ NDE ADD/ADT ETKİ NLİ KLERİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCİ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Atatürkçü Düşünce Toplulukları - Kulüpler (ADT/ADK) Atatürkçü düşünce sistemi içinde laik demokratik cumhuriyet değerlerinin korunup yüceltilmesini, ulusal değerlerinin geliştirilmesini ve antiemperyalist bir duruşla bağımsızlığı savunan öğrenci oluşumlarıdır. Türkiye'de 84 üniversitede etkinlik yürüten ADT/ADK'lar, bağlı bulundukları üniversitelerin yönetmeliğine göre kulüp ya da topluluk adını alan öğrencilerin yasal örgütleridir. ADT/ADK'lar 8 yıldır akademik yılsonunda farklı bir üniversitenin ve o üniversitenin ADK'sının ev sahipliğinde Ulusal Çalıştay düzenlemektedir. Her yıl akademik yılın bitimine yakın bir tarihte yapılan, geçen yıl Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleştirilen 8. Ulusal ADK/ADT Çalıştayı'nda 9. ADK/ADT Ulusal Çalıştayı'nın bu yıl Ege Üniversitesi'nde yapılması kararı alındı. Bu çerçevede hazırlıklarını yapan Ege Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu, ulusal çalıştayım Nisan 2013 tarihlerinde yapılmasını öngören ve ekte program taslak metninin sunulduğu tarihli yazısı üniversite yönetimine başvurdu. Ancak aradan geçen zamanda konu sürüncemede bırakılarak, çalıştayın planlanan tarihte yapılması engellendi. Ege Üniversitesi öğrencilerinin ev sahipliği yapacağı ve yurdun her köşesinden gelecek R4 üniversiteyi temsil eden konukların İzmir buluşması öngörülen tarihte gerçekleştirilemedi. Ege Üniversitesi Rektörlüğü'nün öğrencilere etkinliği sonbahar aylarına erteleme zorlaması, gerçekle Çalıştay'ın yapılamaması anlamına gelmektedir. Çünkü çalıştaylarda bir sonraki yılın ev sahibi belirlenmekte, hazırlıklar yaz dönemi ile sonraki akademik yıl boyunca yürütülmektedir. Bu tür bir çalışmanın, öğrencilerin eğitim hazırlıklarıyla uğraşmak zorunda oldukları akademik yılın başında yapılamayacağı açıktır. Bu durum, YÖK ve üniversite yönetimlerinin Atatürkçü öğrencilere - fikirlere karşı bir red tavrı içinde olduğu kuşkusu yaratmaktadır. Bu tür engeller, üniversite öğrencilerinin toplumsal sorumluluk, dayanışma, örgütleme-yönetme becerisi kazanma fırsatlarını ortadan kaldırmaktadır. Öte yandan bu örnekte görüldüğü gibi, üniversite öğrencilerinin Atatürk'ün mirasını sahiplenerek yükseltme çabalarını kırmaktadır. Bu bağlamda; 1) Her yıl ilkbahar aylarında düzenlenen ve bu yıl Ege Üniversitesinde düzenlenmesi geçen yıldan belli olan Atatürkçü Düşünce Topluluklarının 9. Ulusal Çalıştayı'nın sonbahara erteleme yoluyla engellenme gerekçesi nedir? 83

89 2) Bu etkinliği engelleme konusunda Hükümetten ve YÖK'ten Ege Üniversitesi yönetim ne herhangi bir emir ya da telkin olmuş mudur? 3) Ulusal varlığımızın ve özgürlüğümüzün mimarı ulu önder Atatürk'ün adı altında toplanmış öğrencilerin çağdaş, demokrat ve yurtsever duygularla yaptıkları etkinliklerin ne gibi sakıncası olabilir? 4) Ege Üniversitesinde düzenlenen 'Bahar Şenlikleri' kapsamında açık hava konserlerinin iptal edildiği doğru mudur? Bu yasaklamayı Hükümetinizin ileri demokrasi anlayışı ile nasıl değerlendiriyorsunuz? 5) Atatürkçü değerlere fikirlere karşı yapılan bu tür keyfi uygulamalara karşı herhangi bir iş ve işlem yapmayı düşünüyor musun? Bundan sonraki benzeri olaylara karşı tutumunuz ne olacaktır? YANITSIZ: Süresi İçinde Cevaplandırılmadığından Gelen Kağıtlarda Yayımlandı 84

90 27 - BORNOVA ANADOLU Lİ SESİ DEPREM Rİ SKİ Mİ TAŞİYOR? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCİ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir - Bornova Anadolu Lisesi depreme dayanıksızlığı ve taşıdığı riskler nedeniyle Eğitim - Öğretim Yılı nın yarıyıl tatilinde boşaltıldı ve 2012 yılının Temmuz ayında yıkım işlemi gerçekleştirildi. Yıkım sonrası, Bornova Anadolu Lisesi nde okuyan yüzlerce öğrenci başka okullarda eğitimini sürdürmek zorunda kalarak diğer okullara dağıtıldılar. Bu zorunluluktan dolayı mağdur edilen öğrencilerin, gittikleri okulların da fiziki koşullarını zorlaması nedeniyle bu okullardaki öğrencilerin mağdur edilmesine neden oldular. Bu durum öğrencilerin eğitim öğretim süreçleri beraberinde başarılarını da olumsuz etkilemektedir. Aradan geçen zaman içinde okul yapımının başlanmaması, öğrenci veli ve öğretmenlerde endişe ve soru işaretlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Konunun sorunun ivedilikle çözülmesi; kamuoyunda okul arazisinin başka amaçlar için kullanımına ilişkin yorum ve söylemlerin aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu bağlamda; 1) Bornova Anadolu Lisesi ne zaman yapılacak ve eğitim öğretime açılacaktır? 2) Yıkılan okulun yapımının bu kadar geciktirilmesinin nedenleri nelerdir? 3) Bornova Anadolu Lisesi yerleşkesinin, okulun tasarrufu dışında herhangi bir amaca tahsis edilmesine yönelik bir çalışma var mı? Bu konuda yapılan bir girişim ya da başvuru var mıdır? 85

91 3 Mayıs 2013 Hürriyet Gazetesi 86

92 87 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı İlgi: tarihli ve sayılı yazınız. İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'in ilgi yazı ekinde gönderilen 7/23480 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir yılı yatırım programına 48 derslik olarak alınan İzmir Bornova Anadolu Lisesi işi tarihinde ihale edilmiş olup sözleşmeye göre işin bitirilmesi yer teslimi tarihinden itibaren 250 gündür. Bornova Anadolu Lisesi hakkında İzmir İİ Özel idaresi tarafından yapılan işlemlere ilişkin bilgiler ekte yer almaktadır. Ayrıca Bornova Anadolu Lisesi yerleşkesinin okulun tasarrufu dışında herhangi bir amaçla tahsis edilmesine yönelik herhangi çalışma ve girişim söz konusu değildir. Bilgilerinize arz ederim. Nabi AVCI Millî Eğitim Bakanı İI Özel idaresi Tarafından Yapılan işlemler: 1. Yatırım programına alınan okulla ilgili hangi projenin uygulanacağına ilişkin İl Millî Eğitim Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve Bornova Anadolu Lisesi Vakfı ile yapılan toplantıda; Vakıf yöneticileri, özel proje üretebileceklerini beyan ederek tip proje kullanılmamasını talep etmişlerdir. Bu kapsamda Vakıf, İl Özel idaresi ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında bir protokol hazırlanmış ve projelerin hazırlanması konusu Bornova Anadolu Lisesi Vakfına devredilmiştir. 2. Özel idare tarafından tarihinde Bornova Tapu Müdürlüğünden güncel tapu kayıtları istenilmiştir. 3. Özel idare tarafından tarihinde zemin etüdü yapılması için çalışmalara başlanılmıştır. 4. Parsel tescilli alan bitişiği olduğundan dolayı Bornova Anadolu Lisesi Vakfı tarafından hazırlanan projeler 1 Nolu Koruma Kuruluna iletilmiştir. 5. Koruma Kurulu, tarihinde projelerin Bornova Belediyesince ön onayının yapılmasını talep etmiştir. Ön onayı yapılan projelere uygun görüş vermiştir. 6. Uygun bulunan projeler, özel proje olması sebebiyle Millî Eğitim Bakanlığının uygun görüşüne sunulmuş, Bakanlık tarafından tarihinde uygun görüş verilmiştir. 87

93 7. Bakanlık tarafından uygun bulunan mimari projeler kapsamında Vakıf tarafından elektrik mekanik ve statik projeleri hazırlanılmaya başlanılmıştır tarihinde hazırlanan projelerle birlikte Bornova Belediyesine ruhsat müracaatında bulunulmuştur. 9. Belediye tarafından talep edilen diğer işlemler ve proje eksiklikleri gerek İl Özel İdaresi gerekse Vakıf teknik elemanlarının çalışmaları ile tamamlanmış, bu kapsamda; tarihinde vaziyet planı onayı, tarihinde TUS onayı, tarihinde elektrik projelerinin TEDAŞ onayları tamamlanmıştır. 10. Bornova Belediyesinden tarihinde inşaat ruhsatı alınmış olup ivedilikle yaklaşık maliyet çalışmalarına başlanılmıştır. 11. Anahtar teslimi götürü bedel olarak ihale edilme zorunluluğu bulunan söz konusu işin uygulama projelerinin ve detaylarının eksiksiz olması gerektiğinden Yaklaşık Maliyet Komisyonu yaptığı çalışma sonucu eksik görülen proje detaylarının tamamlanması Bornova Anadolu Lisesi Vakfından istenilmiş, tarihinde Vakıf tarafından tamamlanan proje detayları olarak İl Özel İdaresince teslim alınmış ve yaklaşık maliyet çalışmaları tamamlanmıştır. 12. İl Özel İdaresinin tarihli ve 1410 sayılı yazısı ile yaklaşık maliyet çalışması tamamlanarak ihale aşamasına gelinmiş ancak işin başlama bitiş süreleri dikkate alındığında, İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin kalkacağı tarihe kadar tamamlanamayacağı anlaşıldığından 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin 25 inci fıkrası gereğince İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bildirilmiş, yine İl Özel İdaresi tarafından ödenek aktarımları iş ve işlemleri yapılmıştır. Durum Millî Eğitim Bakanlığına yazılmış olup Bakanlık yetkilileri ile yapılan görüşme sonucunda İçişleri Bakanlığı ile görüşülmüş, 20/05/2013 tarihinde ihale edilmiştir. 88

94 28- BAKAN TESİ Sİ ELİ NDEN ALİN TALİ MATİ VEREBİ Lİ R Mİ? TÜRKİYE BÜYÜK MİLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel EROĞLU tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili 19 Mayıs 2013 Pazar günü Buca Belediyesi Gölet İşletmeleri Tesisleri nde Yörükler Derneği tarafından düzenlenen, bazı AKP Milletvekilleri ile Orman ve Su Bakanı nın da ziyaret ettiği Yörükler Şenliği nde elektrik kesintisi yaşanmıştır. Olaydan sonra AKP İl Başkanı, Orman ve Su Bakanı Veysel Eroğlu gölet alanında elektriklerin kesilmesi olayını, AKP Aliağa İlçe Başkanlığı ziyaretlerinde kendi aralarında konuşurken tüyler ürperten sözleri basın yayın kuruluşlarınca yayınlanmış ve olay kamuoyuna mal olmuştur. Basında çıkan haberlere göre konuşma aşağıdaki gibidir: İl Başkanı Akay ve Bakan Eroğlu arasında önlerinde üç televizyon mikrofonunun açık olduğu bir ortamda şu diyalog geçti: Bakan Eroğlu: Tamam, biz en güzel mektubu şey yaparız. Ona da cezasını verelim. O tesis onaysızsa alalım elinden. İl Başkanı Akay: Orman Bölge Müdürü ile görüşelim efendim. Bakan Eroğlu: Siz cezaları alın. Derhal alalım elinden. Bu hareketi yaptığı için de cezalandıralım. İl Başkanı Akay: Yapmış efendim telefon geldi oradan. Bakan Eroğlu: Bana dilekçe versinler. Ben bu esnada iptal edeyim onun şeyini de, atayım. Hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti nin bir Bakanı olarak, seçilmiş bir kamu yöneticisine baskı, kamuya ait bir yerin yetkinin bilerek kötüye kullanılacağını gösteren ifadelerle alınmasını istemesi, kamuoyunu derinden sarsmıştır. İlgili Bakan tarafından konuya açılık getirilmesi ve kamuoyundan özür dilenmesi zorunluluktur. Bu bağlamda: 1) Tesisin elektriği kesildiği için ilçe belediye başkanı için, tesisi alın elinden kesin cezayı sözlerini hangi kimlik ve ruh haliyle kullandınız? 2) Buca Belediyesi ne ait tesisleri, derhal alalım elinden ifadelerini hangi yöntemlerle yerine getirmeyi düşünüyorsunuz? 3) Kullandığınız üslup sizden olmayan, size muhalif olan parti ve çevrelere karşı YANITSIZ: TBMM Başkanlığı Önergeyi Uygun Görmediği İçin Bakanlığa Göndermedi ve Geri Çevirdi! 89

95 Bakanlığınızın ya da Hükümetinizin sıradan uygulaması mıdır? 4) Ancak diktatörlük rejimlerinde rastlanabilen bu tutumunuz, Hükümetinizin İzmir e olan bakışı mıdır? Yoksa genel bir uygulama mıdır? 5) Kullandığınız ifadelerden dolayı başta Buca Belediye Başkanı ndan, İzmirlilerden ve tüm Türkiye den özür dileyip istifa etmeyi düşünüyor musunuz? 21 Mayıs 2013 Yurt Gazetesi 90

96 29 ALİ AG A HOROZGEDİ G İ KO YU NDE YU KSEK GERİ Lİ M HATTİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YİLDİZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Aliağa-Horozgediği Köyü mevkiindeki termik santralin yapımı İZDEMİR Enerji Üretimi A.Ş. tarafından devam etmektedir. Santralde üretilecek enerjinin ulusal şebekeye aktarımını yapacak yüksek gerilim hatlarının Horozgediği Köyü üzerinden geçirilmesi planlanmış, bu doğrultuda hak sahiplerinin arazi ve evleri acele kamulaştırma yoluyla istimlak edilmiştir. Köyün tam ortasından - üstünden geçecek olan hattın neden olacağı manyetik elektronik dalganın kansere kadar yol açacağı tehlikeler bilim insanları tarafından rapor edilmiştir. Yüksek gerilim hattının neden olacağı halk sağlığı tehlikesi vatandaşları kaygılandırmaktadır. Horozgediği Köyü sakinleri, öncesinde kendilerine hiçbir bilgi verilmeden, görüşülmeden evlerine ve bahçelerine gelen kamulaştırma şokunu yaşamaktadırlar. Yapım aşamasındaki bir santralin şebeke hattının köyde yaşayanların sağlığını hiçe sayan bir anlayışla yapımına başlanması, çalışmaların eksik, özensiz ve düzensiz bir yöntemle yapılması telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacaktır. Konunun yargıda olması, yurttaşların firma ve ilçe yöneticileri ile karşı karşıya gelmeleri, soruna ivedi olarak açıklık ve çözüm getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda; 1) Horozgediği Köyü üzerinden geçirilecek olan yüksek gerilim hattı projesinin ÇED raporu var mıdır? Varsa ne zaman ve nasıl bir süreçle temin edilmiştir? 2) Yüzlerce insanın yaşadığı bir köyün ortasından üstünden geçecek yüksek gerilim hattının zararları konusunda bir çalışma yapılmış mıdır? Sonuçları nelerdir? 3) Köylülerin ev ve tarlalarının acele kamulaştırma yöntemiyle yapılmasının nedeni nedir? Acele kamulaştırmayı gerektirecek olağanüstü durum söz konusu mudur? 4) Köyün üstünden geçecek yüksek gerilim hattı projesinde güzergah değişikliği yapılmış mıdır? Yapıldıysa önceki güzergah nasıldı? Şimdiki güzergah neresi? Değişikliğin nedenleri nelerdir? 91

97 63 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: TBMM Başkanlığının tarih ve sayılı yazısı. İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'in tarafıma tevcih ettiği 7/25362 esas nolu yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği aşağıda cevaplandırılmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Taner Yıldız Bakan 92

98 Cevap 1: Söz konusu projeye tarihinde "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Cevap 2: tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyonun Olumsuz Etkilerinden Çevre ve Halkın Sağlığının Korunmasına Yönelik Alınması Gereken Tedbirlere İlişkin Yönetmelik"in amacı; - İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun yayılımı sonucu oluşan elektromanyetik alanların, insan sağlığı ve çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin bilimsel olarak araştırılmasını sağlamak ve bu olumsuz etkilerin azaltılmasına esas olacak kriterleri belirlemek, - İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun bu radyasyonu oluşturan cihazların insan ve çevre sağlığı üzerinde sebep olduğu olumsuz etkiler konusunda halkın bilgilendirilmesini sağlamak, - Kurum ve kuruluşların alması gereken tedbirleri belirlemektir. Söz konusu Yönetmeliğin Limit Değerler başlıklı 11 inci maddesinde; (1) 0 Hz GHz frekans bantlarındaki; elektrik alan şiddeti, manyetik alan şiddeti, manyetik akı yoğunluğu ve eşdeğer düzlem dalga güç yoğunluğu değerleri meskûn mahalde bu Yönetmeliğin Ek- 1'inde yer alan Tablo-1'de verilen limit değerleri aşamaz. (2) Elektronik haberleşme cihazları için 10 khz - 60 GHz frekans bantlarındaki; elektrik alan şiddeti, manyetik alan şiddeti, manyetik akı yoğunluğu ve eşdeğer düzlem dalga güç yoğunluğu değerleri meskûn mahalde Elektronik Haberleşme Cihazlarına Güvenlik Sertifikası Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelikte belirlenen ve bu Yönetmeliğin Ek-l'inde yer alan Tablo-2'de verilen limit değerleri aşamaz." hükümleri yer almaktadır. 93

99 30 - ROCHE SKANDALİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafında yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Geçtiğimiz günlerde bazı basın yayın kuruluşlarında da belirtildiği gibi; Türkiye nin en büyük ilaç yolsuzluğu olarak gündeme gelen ve kamuoyunda Roche skandalı olarak bilinen 18 sanıklı dava geçen hafta zamanaşımından sessiz sedasız düştü. Türkiye nin en büyük ilaç yolsuzluğu olarak gündeme gelen ve Roche skandalı olarak bilinen soruşturma, 2004 te başlamıştı. Hazırlanan iddianamede Roche firması yöneticileri ve bazı bürokratların, yüksek fiyatla ilaç satarak devleti yaklaşık 8 milyon TL zarara uğrattıkları suçlaması yer almış, adı geçen firma yöneticileri ve bazı bürokratların da aralarında bulunduğu 18 kişi hakkında çete üyesi olmak, görevi kötüye kullanmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından 6 ile 26 yıl arasında hapis cezaları talep edilmişti. Dava dosyası ilgili mahkeme yerine bir başka mahkemede bekletildi ve bir süre sonra da 18 sanık hakkında çıkar amaçlı örgüt kurmak beraat, ihaleye fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarına ilişkin ise görevsizlik kararı vererek, dosyanın İstanbul Asliye Ceza mahkemelerine gönderilmesi kararı verildi. Sonunda mahkeme ve mahkeme başkanları değişiklikleri ile dava zamanaşımından düştü. Kamunun uğratıldığı zararın davanın düşmesi ile cezasız ve yaptırımsız kalması kamuoyunu ve vicdanını yaralaması konuya açıklık getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda; 1) Bu davanın hukuki su reci hangi tarihlerde ve nasıl gerçekleşmiştir? 2) Bu davanın mu dahilleri kimler olmuştur? İ lgili bakanlık olmasına karşın Sag lık Bakanlıg ı bu davada neden mu dahil olmamıştır? 3) Davanın ilgisiz mahkemelerde go ru lmesinde ve sonunda zaman aşımına ug ratılmasında sorumlulug u olanlar hakkında her hangi bir iş ya da işlem yapılmakta mıdır? İŞLEMDE 31 Mayıs 2013 den beri. 94

100 31 İ ZMİ R DEKİ ELİ SOPALİ Sİ Vİ LLER Kİ MDİ R? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Muammer Güler tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını, makamın arzu etmesi durumunda kendilerine video-fotoğraf malzemesi sunabileceğimi de bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Taksim Gezi Parkı nda yeşil alanın yok edilmesi ve ağaçların kesilmesinin protesto edilmesi gösterileri, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki en temel insan hakkıdır. Bu kapsamda yurdun büyük bir bölümünde yapılan, yurttaşların büyük bir sorumluluk ve duyarlılıkla gerçekleştirdiği toplantılar, ülkemizin siyasal ve toplumsal tarihinde, daha şimdiden ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Halkın bugünkü ve gelecekte sahip olmak istediği yaşam ve yönetim tercihlerini dile getirdiği bu toplantılarda, emniyet güçleri halkın üzerine amansız ve orantısız saldırılar gerçekleştirmiştir. Bir hafta boyunca sergilenen devlet şiddeti, yönetim sistemimizin tarihine kin, öç ve linç uygulamaları olarak kara leke olarak geçmiştir. Bu kapsamda İzmir de düzenlenen toplantılarda, üniformalı polislerin ellerinde sopa ve demir borular olan sivillerle birlikte hareket ettikleri görülmüştür. Özellikle havanın kararmasıyla birlikte, 1 Haziran 2013 günü akşamından itibaren ortaya çıkan eli sopalı sivillerin varlığı, halk tarafından gizlice çekilen video ve fotoğraflarla belgelenmiş durumdadır. Eli sopalı sivil gruplar göstericilere taş atarak panik ve kargaşa başlatmış, ardından üniformalı polislerin gaz, su, cop saldırılarıyla dayak ve gözaltı uygulamaları yaşanmıştır. Sopalı siviller sokak girişlerini tutmuş, buradan geçen kişileri küfür ve sopa saldırısıyla darp etmiştir. Söz konusu sivil grubun üniformalı polis grubu ve çevik kuvvet ekipleriyle eşgüdümlü hareket ettiği, görsel araçlarla belgelenmiş durumdadır. Eli sopalı sivillerin İzmir Enternasyonel Fuarı ndan hareket ettikleri bilinmekte, fuarın dış duvarı çevresinde bekleme yaptıkları da belgelenmiş bulunmaktadır. Kitlesel gösterilerde, kitleyle sıcak temas gerekirse bunun üniformalı kamu görevlilerince yapılması, hem hukuksal hem psikolojik gerekliliktir. Aksi halde, devleti temsil edip etmediği bilinemeyen kimselerin şiddet kullanmaları, kitlesel gösterileri provoke eder ve yaşanan güvensizlik istenmeyen pek çok sonucun doğmasına neden olur. Bu bağlamda; Kitlesel toplumsal olaylara müdahale eden polislerin unvan, görev tanımı ve yetkileri nelerdir? Bunlar hangi mevzuatta belirlenmiştir? 95

101 Resmi ve sivil güçlerin, harekat merkezi olarak İzmir Enternasyonal Fuarı nı kullandıkları doğru mudur? Doğru ise bu kullanım, hangi mevzuat ve idari işlem çerçevesinde gerçekleştirilmiştir? Emniyet güçlerinin yanında yurttaşlara elinde sopa ve demir çubuklarla saldıran bu kişiler sivil polis midir? Kurumunuz bünyesinde ya da başka bir güvenlik kurumu bünyesindeki görevliler midir? Bu kişiler kamu görevlisi değilse, güvenlik güçleriyle ortak hareketlerine olur verilmiş midir? Verilmişse neden ve hangi hukuksal düzenlemeye dayanılarak olur verilmiştir? Bu kişiler kamu görevlisi değilse, kimliklerinin belirlenmesi ve kişilerin cezai takibatı konusunda ne tür iş ve işlemler yapılmaktadır? İzmir kamuoyunda, eli sopalı sivil kişilerden bazılarının Ak Parti Gençlik Kolları yöneticileri oldukları dile getirilmektedir. Buna ilişkin herhangi bir duyumunuz var mıdır? Varsa nasıl bir işlem yürütülmektedir? İŞLEMDE 4 Haziran 2013 den beri. 96

102 32 - KEMALPAŞA Kİ RAZ U RETİ Cİ Sİ MAG DUR TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın M. Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir Kemalpaşa, adı ürettiği kiraz ile marka değeri olan bir ilçedir. Yurt içi ve dışı pazarlarda aranan bir ürün olan Kemalpaşa Kirazı, ilçede on bine yakın ailenin geçimini sağlamaktadır Yaklaşık 85 bin dekarlık alanda yapılan kiraz üretiminin yıllık ortalaması 60 bin tonu bulmaktadır. Ancak bu yıl Nisan ayı başında yaşanan soğuk hava ve don olayı kiraz üretimini çok olumsuz etkilemiştir. Bu durum tarım sigortası kapsamına girmediğinden üretici kayıplarını telafi edememektedir. Ürünün % 60 lara varan oranlarda azalması, geçimini kirazdan sağlayan binlerce aileyi mağdur etmiştir. Üründeki aşırı düşüş yanında üretimde kullanılan ilaç, gübre ve mazot gibi girdilerin yüksek fiyatları üreticiyi felç etmiştir. Üretici tüm bu olumsuzluklar yanında, özel ya da devlet bankalarından kullandığı milyon TL kredi borcunu ödemekte büyük güçlük yaşamaktadır. Üreticiye nefes aldırabilecek, sorunlarına çözüm getirebilecek düzenlemenin yapılması Kemalpaşalı üreticiler ve markla değeri olan Kemalpaşa Kirazı için yaşamsal önemdedir. Bu bağlamda; 1) Kemalpaşa da yaşanan soğuk hava ve don olayları nedeni ile kiraz üreticisinin - çiftçinin mağduriyetinin giderilmesine ilişkin her hangi bir çalışma yapılmış mıdır? Yapmayı düşünüyor musunuz? 2) Tarım sigortası kapsamının, soğuk hava ve don gibi doğal afetlere karşı geçerli olmamasının nedeni nelerdir? 97

103 3) Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası müşterilerinin tarımsal amaçlı kullandıkları kredileri faizsiz olarak erteleme, çiftçiye önümüzdeki yıla hazırlık yapmak için kredi desteği sağlama konusunda bir plan ya da çalışma yapılmakta mıdır? 4) Kuzey yarımkürede piyasaya ilk çıkan ve ürünün yarısının dışsatım yolu ile pazarlandığı Kemalpaşa Kirazı için prim desteği sağlama amaçlı bir düzenleme yapılmakta mıdır? 5) Kemalpaşa Kirazı ve üreticisinin bir avuç tüccarın eline mahkûm edilmemesine ve Kemalpaşa Kiraz Üreticileri Birliğinin desteklenmesine yönelik ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? 98

104 48 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: TBMM Başkanlığının tarih ve sayılı yazısı. İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'in tarafıma tevcih ettiği 7/25362 esas nolu yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği aşağıda cevaplandırılmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Taner Yıldız Bakan İzmir Kemalpaşa adı ürettiği kiraz ile marka değeri olan bir ilçedir. Yurt içi ve dışı pazarlarda aranan bir ürün olan Kemalpaşa Kirazı, ilçede on bine yakın ailenin geçimini sağlamaktadır. Yaklaşık 85 bin dekarlık alanda yapılan kiraz üretiminin yıllık ortalaması 60 bin tonu bulmaktadır. Ancak bu yıl Nisan ayı başında yaşanan soğuk hava ve don olayı kiraz üretimini çok olumsuz etkilemiştir. Bu durum tarım sigortası kapsamına girmediğinden üretici kayıplarını telafi edememektedir. Ürünün % 60'lara varan oranlarda azalması, geçimini kirazdan sağlayan binlerce aileyi mağdur etmiştir. Üründeki aşın düşüş yanında üretimde kullanılan ilaç, gübre ve mazot gibi girdilerin yüksek fiyatları üreticiyi felç etmiştir. Üretici tüm bu olumsuzluklar yanında, özel ya da devlet bankalarından kullandığı milyon TL kredi borcunu ödemekte büyük güçlük yaşamaktadır. Üreticiye nefes aldırabilecek, sorunlarına çözüm getirebilecek düzenlemenin yapılması Kemalpaşalı üreticiler ve markla değeri olan Kemalpaşa Kirazı için yaşamsal önemdedir. Bu bağlamda; CEVAP ) 5363 Sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 12. Maddesi gereği 2012/4138 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile 2013 yılı için tarım sigortası uygulanacak ürün, bölge ve riskler belirlenmiştir sayılı Tarım Sigortalan Kanunun 17. maddesinde: "Bu Kanun kapsamında, uygulama yılında yer alan riskler için tarım sigortası yaptırmayan üreticiler, 20/6/1977 tarihli ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanundan yararlanamaz" ifadesi yer almaktadır. İlgi Bakanlar Kurulu Karan ile; bitkisel ürünler için dolu ana riski ile birlikte; fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ek riskleri paket halinde; ayrıca, açık 99

105 alanda yetiştirilen meyveler için bu risklere ilave olarak, isteğe bağlı olmak üzere, don riski; ilgili genel şartlar, teknik şartlar, tarife ve talimatları kapsamında; Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı çiftçilerin mevcut arazi ve ürün bilgileri dikkate alınarak, Tarım Sigortalan Havuzu tarafından teminat altına alınmaktadır. Seralar için dolu ana riski ile birlikte; fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, taşıt çarpması, kar ve dolu ağırlığı ile sel ve su baskını ek riskleri paket halinde; ilgili genel şartlar, teknik şartlar, tarife ve talimatlar kapsamında; Örtü Altı Kayıt Sistemine kayıtlı çiftçilerin mevcut arazi, sera, işletme ve ürün bilgileri dikkate alınarak, Tarım Sigortalan Havuzu tarafından teminat altına alınmaktadır. Bununla birlikte, sigorta primine %50 devlet pirim desteği verilmektedir. Sigorta yaptıran çiftçilerin hasar tazminatları karşılanmaktadır. Devlet destekli tarım sigortalan sisteminde (TARSİM); doğal afet ve hastalıkların, tarım ve hayvancılıkta neden olduğu zararların karşılanarak, üreticilerin, uzun vadede gelir istikrarına kavuşturulması ve tarımsal üretimde üretim de sürdürülebilirliğin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda 7 yıl içerisinde üreticilere toplam 934,5 Milyon TL devlet prim desteği sağlanmış ve oluşan hasarlardan dolayı 943,6 Milyon TL hasar tazminatı ödenmiştir. TARSİM Avrupa'nın önde gelen sigorta kuruluşları içerisinde 3'üncü sıraya yükselmiştir. Tarım sigortalan uygulamalarında; 2011 yılından itibaren; açık alanda yetişen meyvelerde don riski için çiçeklerime dönemi kapsama alınmıştır yılında; meyvelerde, teminat kapsamındaki tüm diğer riskler (Dolu, Fırtına, Yangın, Hortum, Deprem, Sel ve Su baskını) için ürünün çiçeklerime evresinde meydana gelen hasarlar, teminat kapsamına alınmıştır yılında; Dolu riski nedeni ile yaş meyveler, sebzeler ve kesme çiçeklerde meydana gelen kalite kaybı hasarlarını teminat kapsamına alan ve isteğe bağlı olarak verilen "Kalite Kaybı" teminatı, 2013 yılı itibari ile pakete dâhil edilmiştir. Teminat kapsamının genişletilmesi konusunda çalışmalar sürdürülmektedir. Bakanlığımızca tabii afetlerden zarar gören çiftçi sayılan, zarar gören ürün ve alanlarına ait bilgiler Hazine Müsteşarlığına bildirilmektedir. Destekleme ödemesi yapılacak ürünler ve destekleme miktarları, Bakanlığımızın da üyesi olduğu Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu tarafından her yıl belirlenmekte ve Bakanlar Kurulu Karan ile yayınlanmaktadır. Bu kapsamda 2013 yılı destekleme kalemleri ve birim miktarları belirlenmiş olup, kiraz prim desteği kapsamında bulunmamaktadır. Bakanlığımızca; meyvecilikte üretim ve kalite artışı sağlamak, maliyetlerin azaltılması ile ihracat oranının arttırılması, modern meyveciliğin geliştirilmesi amacıyla havza faaliyetleri içerisinde meyvecilik havzaları çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmayla, belli bölgelerde sıkışıp kalmış meyve yetiştiriciliğinin elverişli arazi ve uygun ekolojik koşullar nedeniyle daha geniş bir yelpazede verimlilikle beraber kalitenin de esas alındığı, gerek üretim gerekse pazarlama açısından istenilen oranda başarının sağlanabildiği meyve yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Havza çalışmalarında, arz ve talep dengeleri gözetilerek iç ve dış pazar ihtiyacım karşılayabilecek ekonomik ve ekolojik olarak en uygun meyve yetiştiriciliğinin taze tüketimin yanında sanayi ihtiyacının da karşılanabileceği belli havzalarda belli sayıda meyvenin yetiştiriciliğinin yoğunlaştırılması planlanmaktadır. Bakanlığımızca, Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı üreticilere, tam veya yan bodur meyve fidanı ile en az 5 dekar, diğer meyve fidanı türlerinde ise en az 10 dekar alanda sertifikalı veya 100

106 standart meyve fidanı kullanarak yeni tesis ettikleri bağ ve bahçeler için alan bazlı hibe şeklinde destekleme ödemesi yapılmaktadır. Ayrıca, kiraz üreticileri; organik tarım, iyi tarım uygulamaları, mazot, gübre, toprak analizi, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının desteklenmesi (depolama, ürün işleme paketleme ve ambalajlama, makine-ekipman) programı çerçevesinde %50 hibe desteği, AR-GE destekleri, düşük faizli kredi uygulamalarından yararlanmaktadır. Tarımsal ürün fiyatları serbest piyasa ekonomisi şartlan içerisinde oluştuğundan, Bakanlığımızın doğrudan ürün fiyatlarına müdahale etme imkânı bulunmamaktadır. Ancak, Bakanlığımızca üretici örgütlerinin kurulması, gelişmesi ve pazarlama altyapılarının güçlendirilmesi konularında gerekli destek sağlanmaktadır. Konuyla ilgili olarak Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğünden alman bilgiye göre: Tarım Kredi Kooperatifleri Ana sözleşmesine göre; tarih ve 5363 sayılı Tarım Sigortalan Kanunu'nun dışında kalan risk, ürün ve bölgelerde, ürün vadelerinden önce meydana gelen deprem, kuraklık, don, yangın, su baskım ve dolu gibi tabii afetler veya bitkisel ve hayvansal hastalıklar nedeniyle tarımsal varlığı % 40 ve üzerinde zarar gören ve bu durumları yürürlükte olan ilgili Kanun'a veya Kararnamelere göre Tarım Kredi Kooperatifi temsilcisinin de katılımıyla teşkil olunacak il/ilçe hasar tespit komisyonu kararlarıyla tespit edilen ortaklarımızın hasar tarihi itibariyle günü gelmemiş olan borçlan cari tarımsal kredi faiz oram üzerinden ertelenebilmektedir. Ayrıca, Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi, yürürlüğe konulan Kanun ve/veya Kararnamelerle Kurumumuza verilen görevler doğrultusunda da yapılmaktadır. Tarım Kredi Kooperatiflerince, icra takibinde olan ortaklarınız da dahil olmak üzere, Kooperatiflerimize vadesi geçen borçlarını ödeme istek ve gayreti içerisinde olan ortaklarımıza, borçlanın ödeyebilmelerini teminen kolaylıklar sağlanmaktadır. Bu çerçevede, tarihi itibariyle kanuni takipteki krediler hesabında borcu bulunan ve tarihine kadar müracaat eden ortakların borçlarını defaten ödemeleri halinde temerrüt faizi yerine normal faiz oram üzerinden faiz hesaplanmak suretiyle tahsil edilmektedir. Diğer yandan, borcunu defaten ödeme imkanına sahip olmayan ortaklarımızın, borçlarının en az % 25'ini peşin ödemeleri kaydıyla kalan borçlan için gelecek ürün hasat dönemine kadar 1 yılı geçmeyecek şekilde bir veya birden fazla taksitle ödeme imkânı sağlanabilmektedir. Ayrıca, ortaklarımızın kooperatiflerimize olan vadesi geçen borçlarının asgari %60'nı ödemeleri kaydıyla, kalan kısmı için yeni kredi kullandırılarak borçlarına mahsup edilebilmektedir. Konuyla ilgili olarak T.C Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünden alman bilgiye göre: Bankamızca yasal düzenlemeler çerçevesinde üreticilerimizin kredilerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak, Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve diğer bankacılık mevzuatı dikkate alınarak yapılabilecek uygulamalar değerlendirilmektedir. 101

107 33 MENEMEN EMİ RALEM DE KAVŞAK SORUNU TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali YİLDİRİM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Menemen e bağlı Emiralem Beldesi, Menemen Manisa karayolu üzerinde bulunmaktadır. Belde verimli toprakları ile başta çilek olmak üzere birçok tarımsal üretimin yapıldığı ve buna bağlı ekonomik getirinin yüksek olduğu yerdir. İzmir in ikinci en büyük Sebze Hali ne sahip olan beldede geçtiğimiz yıl yapılan çift yol, beldeyi halden ayırmış, insanların ulaşımını güçleştirmiştir. Bu durum ürettiğini hale getiren ve çevre illerden ürün almaya gelen yurttaşlarımızı mağdur etmektedir. Ayrıca aynı güzergâhta bulunan köylerde yaşayan yurttaşlarımız da kavşak olmayışı sorunundan kaynaklanan sıkıntıları çekmektedirler. Ürünlerini hale götürmek isteyen yurttaşlar, beş kilometre uzaklıkta bulunan kavşağa gitmek yerine el yapımı araçlar ile riskli bir şekilde yolun karşısına geçiriyorlar. Yine aynı güzergâhta bulunan köylüler araçları ile dere yatağı üzerine kurulu bulunan köprünün altından geçerek tehlikeli ve riskli ulaşım yolunu kullanıyorlar. Emiralemliler, bölgede faaliyet gösteren fabrikaların önünde olmasına karşın beldelerinin önünde kavşak olmamasını ve sorunlarını yetkililere ilettikleri halde sonuç alamadıklarını ifade ediyorlar. Yöre halkının hale güvenli ulaşımının ve karayolunun geçiş güvenliğinin sağlanması amacıyla, can kayıplı kazalar olmadan kavşak yapılması kamu yararına bir gerekliliktir. Bu bağlamda; 1) Menemen Manisa bağlantısını sağlayan çift yol yapımı sırasında, beldenin ekonomik merkezi olan halin önüne kavşak yapılmamasının nedenleri nelerdir? Herhangi bir teknik ya da caydırıcı bir engel söz konusu olmuş mudur? 2) Beldenin hal ile güvenli bağlantısını sağlayacak kavşak yapılması ile ilgili herhangi bir çalışma var mı? Yapmayı düşünüyor musunuz? 102

108 12 Haziran 2013 Milliyet Gazetesi İŞLEMDE.. 12 Haziran 2013 den beri. 103

109 34 İ ZMİ R DE NEDEN SULANABİ Lİ R ARAZİ Nİ N YARİSİ SULANİYOR? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre İzmir ili, 341,119 hektar tarım alanına sahiptir. Bu büyüklük, Türkiye nin toplam tarım alanlarının % 1,4 üne ve Ege Bölgesi nin % 12,2 sine denk düşmektedir. İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından verilen 2011 yılı sonu rakamlarına göre de toplam tarım alanının hektarlık bölümü, oran olarak da % 82 si sulanabilir arazi niteliğine sahiptir. Bununla birlikte, İzmir de sulanabilir tarım arazisinin ancak 179,547 hektarlık bölümü, % 52,6 lık kısmı sulanırken 161,572 hektarlık kısmı % 47,4 gibi yarıya yakın bir bölümü sulanmamaktadır. Aynı müdürlüğün derlediği bilgilere göre İzmir de tarımsal sulama hizmetlerinin % 44 ü devlet tarafından, % 56 sı halk tarafından yürütülmektedir. İzmir gibi en verimli tarımsal alanların ve nitelikli yetişmiş tarımsal işgücünün bol olduğu bir ilde, sulanabilir arazinin yaklaşık yarısının bu yatırımdan yoksun kalması, büyük kayıplar yaratmaktadır. Bu yoksunluk, yapabilecek durumdayken ekonomik değeri ya da katma değeri yüksek ürün yetiştirememek, susuz tarımın sulu tarıma göre açık olarak bilinen yüksek verim kayıplarına katlanmak, ürün deseninde çeşitlemeye gidememek gibi son derece somut dezavantajlara boyun eğmek demektir. Bu durum hem İzmir de, hem Ege Bölgesi nde hem de Türkiye de tarımsal üretim ve verimlilikte büyük kayıplar yaşanması anlamına gelmektedir. Gözle görülür bir kamu yatırımı ve hizmet açığı olduğu anlamına gelen bu durumla ilgili olarak: 1) İzmir ilinde son 10 yıllık sulama hizmeti yatırımlarınız nelerdir? 2) İzmir ilinde sulanabilir nitelikte arazinin yaklaşık yarısında sulama hizmeti bulunmamasının temel nedenleri nelerdir? 3) Sulama yatırımları tamamlanmış olsa, İzmir ili tarım üretimi ve il tarımsal gelirleri bakımından nasıl bir değişiklik olması beklenebilir? Bu duruma ilişkin bir kayıp kazanç analizi yapılmış mıdır? 4) İzmir ilinde sulanabilir arazi oranını artırmak için hazırlanmış bir yatırım planı var mıdır? Varsa bu hangi plandır? Planın temel hedefleri nelerdir ve zamanlama nasıl belirlenmiştir? 104

110 5) Sulanabilir arazi oranını artırmak için yürütülen yatırım projeleri var mıdır? Bunlar hangi projelerdir? Proje adı, başlama bitiş zamanı, finansal büyüklüğü nelerdir? 134 Gün Sonra Yanıtlandı. TC GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO: 7/26569 ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ İlgi (a)'da kayıtlı yazınız ile Başbakanlığa gönderilen ve İlgi (b)'de kayıtlı yazı ile Başbakanlıktan Bakanlığımıza gönderilen yazı ekinde yer alan İzmir Milletvekili Birgül Ayman GÜLER'e ait 7/26569 esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Mehmet Mehdi EKER Bakan CEVAP ) Bakanlığımız tarafından 2006 yılında başlatılan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında Bireysel ve Toplu Modern Basınçlı Sulama Sistemlerinin kurulumuna %50-%75 oranlarında hibe desteği sağlanmaktadır. Bu kapsamda İzmir ilinde toplam 30 proje için 759 Bin TL hibe ödemesi yapılarak yaklaşık dekar alanda basınçlı sulama sistemi kurulması sağlanmıştır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Modern Basınçlı Sulama Sistemleri için sıfır faizli işletme ve yatırım kredisi kullandırılmakta olup, bu kapsamda İzmir ilinde bu güne kadar toplam proje için 49 Milyon 405 Bin TL kredi kullandırılarak yaklaşık 110 Bin dekar alanda modern basınçlı sulama sistemi kurulması sağlanmıştır. Konuyla ilgili Orman ve Su İsleri Bakanlığından alınan cevabi görüş aşağıda ver almaktadır; yılları arasında İzmir ilinde bitirilen projeler aşağıda belirtilmiştir; Seferhisar Kavakdere Barajı ve Sulaması 2005 yılında tamamlanarak 560 ha alan sulu tarıma açılmıştır 105

111 2.Bakırçay-Kınık Projesi-Çaltıkoru Barajı tarihi itibarıyla bitirilmiştir. Baraj ile 41,6 hm3 su depolanarak Kınık sağ sahilde bulunan ha alan sulanacaktır. Bakırçay-Kınık Projesi-Yortanlı Barajı 2011 yılında tamamlanmış olup, 2011 yılında ihale edilen Kınık sağ sahil içerisindeki ha alanı sulayacaktır. Bakırçay Kınık Projesi Kınık Sol Sahil Sulaması inşaatı 2008 yılında tamamlanarak ha arazi sulu tarıma açılmıştır. Küçükmenderes Beydağ Projesi-Beydağ Barajı 2010 yılında tamamlanmıştır. Beydağ sulaması tamamlandığında ha alanda sulama yapılacaktır. Menderes Değirmendere Ataköy Göleti ve Sulaması inşaatı 2007 yılında tamamlanarak 228 ha arazi sulu tarıma açılmıştır. Karaburun Mordoğan Göleti ve Sulaması inşaatı 2007 yılında tamamlanmış olup proje ile 130 ha arazi sulu tarıma açılmıştır. Güzelhisar Mansap Ovaları Sulaması işi 2011 yılında tamamlanmış olup, 923 ha alan sulamaya açılmıştır Kemalpaşa Aşağı Kızılca YAS Sulaması işi 2011 yılında tamamlanmış olup, 200 ha alan sulamaya açılmıştır. 5. Dikili Harputlu Göleti 2013 yılında tamamlanmış olup, 90 ha alan sulamaya açılacaktır. Foça Arpaçay Gölet i 2012 yılında başlamış ve tamamlanmıştır. 42 ha alan sulanacaktır. İzmir ilinde 2012 yılı sonu itibariyle sulamaya açılan arazi hektar olup, ha alan yatırım programında, ha alan proje aşamasında, ha alan ise planlama aşamasındadır. İzmir ilinin yeraltı suyu potansiyeli ise 0,494 Milyar m /yıl olup, toplam brüt su kaynaklan potansiyeli 2,564 milyar m3/yıl'dır. İzmir İlinde inşa halindeki sulama tesisleri ve mutasavver sulama projelerine yönelik planlama ve proje çalışmaları devam etmekte olup, bunların tamamlanmasından sonra sulanan alanda artış sağlanacaktır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinde hem ekonomik hem de malî analiz yapılmaktadır. Tüm projelerde fayda/masraf analizinin yanı sıra sulama alanında uygulanacak ürün deseninin belirlenmesi, sulama alanının boyutlandırılması, işletmelerin mevcut ve projeli koşullardaki durumlarının saptanması, fiyatların düzeyi, girdi kullanımı ve tedarik imkânları, pazarlama sistemi, tarımsal 106

112 araştırma ve yayım, kredi sistemi, toprak insan ilişkileri ve kamulaştırılacak alan için net gelir kaybımın, fiili ödeme değerinin hesaplanması, sulama ile sağlanacak net gelir artışının ve geri ödeme durumunun hesaplanması, proje faydası ile masrafının belirlenmesine yönelik detaylı çalışmalar yapılmaktadır. 107

113 35 ÇEŞME DE RU ZGAR SANTRALİ NEDEN ACİ L KAMULAŞTİRMA Lİ? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YİLDİZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir Çeşme, ülkemizin ve dünyanın sayılı turizm bölgelerinin başında gelen, kendine özgü doğası, denizi ve havası ile marka değeri olan bir ilçemizdir. Her yıl yerli ve yabancı binlerce turistin ziyaret ettiği, bu anlamda çok önemli turizm geliri elde edilen Çeşme de turizm ve buna bağlı hizmet sektörü gelişmiştir. Son günlerde basın yayın kuruluşlarında da yer alan, bir firma tarafından Çeşme Musalla Mahallesi Karadağ mıntıkasında kurulması planlanan rüzgar santrali tribünleri haberi ilçe halkını ve ziyaretçilerini huzursuz etmektedir. Musalla Mahallesi yüzölçümü ve nüfus bakımından Çeşme nin en büyük mahallesidir. Kurulması planlanan rüzgar tribünlerinin ilçe gelişim alanı içinde olması, görüntü kirliliği ve olası elektromanyetik dalga riskinin sakıncaları nedeniyle ilçe halkı söz konusu çalışmaya karşı çıkmaktadır. Çeşme Belediye Meclisi nin kurulmak istenen rüzgar santraline verdiği red kararı da Çeşmelilerin tutum ve tavırlarıyla aynı doğrultudadır. İlçe Belediye Meclisi nin olumsuz kararını Bakanlar Kurulunun tarihli sayılı acele kamulaştırma kararı ile aşan ilgili firmanın bu girişimi, yörede yaşayan yurttaşlarımızı ve turistleri kaygılandırmıştır. Olağanüstü dönemler için uygulanmasını öngören bir düzenlemenin yerel meclis kararlarının ve halkın isteklerinin geçersiz kılınması için kullanılması, hukuk ve demokrasi adına kabul edilemez bir durumdur. Konu henüz proje - başlangıç aşamasındayken, telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan, kararın gözden geçirilmesi zorunludur. Bu bağlamda; 1) Bakanlığınız kaynaklı acil kamulaştırma kararlarının, ülke genelinde dikkat çekecek bir sıklıkta alındığı izlenimi vardır. Son beş yılda, yıllık olarak, bu yöntemle alınan izin sayısı ne kadardır? 2) Çeşme Karadağ mıntıkasına kurulacak rüzgar enerji tribünlerine, halkın ve ilgili belediye meclisinin olumsuz kararına karşın acele kamulaştırma yolu ile izin alınmasını gerektiren nedenler nelerdir? 3) Projenin turizm bölgesinde olması dikkate alınarak, doğal ortama ve turizme etkileri konusunda yapılmış, yapılan, yapılması planlanan herhangi bir çalışma var mıdır? 4) Tribünlerin ve elde edilecek enerjinin iletileceği trafoların işgal edeceği yer ne kadar büyüklüktedir? 108

114 5) Kurulması öngörülen rüzgar tribünlerinin arazileri kime aittir? Burada yapılacak acil kamulaştırmanın bedeli ne kadardır? 6) Tribünlerin kurulacağı yerde bitki örtüsünün özellikleri nedir? Kurulum için kesilecek ağaç sayısı ne kadardır? YENİGÜN GAZETESİ 109

115 47 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı İlgi: TBMM Başkanlığının tarih ve sayılı yazısı. İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER in tarafıma tevcih ettiği 7/27925 esas nolu yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği aşağıda cevaplandırılmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Taner Yıldız Bakan İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN BIRGÜL AYMAN GÜLER'İN YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI Cevaplar 1, 2: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 29/05/2008 tarihli ve sayılı kararı ile; Okman Enerji Elektrik Üretim ve Yatırım Anonim Şirketine, İzmir ili Çeşme ilçesinde rüzgar enerjisine dayalı Karadağ Rüzgar Elektrik Santrali (RES) projesi kapsamında, 29/05/2008 tarihinden itibaren 49 yıl süre ile, üretim faaliyeti göstermek üzere 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, 29/05/2008 tarihli ve EÜ/ /1183 numaralı üretim lisansı verilmiştir. Acele Kamulaştırma ile ilgili Bakanlar Kurulunca alınan kararlar, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27 nci Maddesine dayanılarak alınmaktadır sayılı Kamulaştırma Kanununun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27 nci maddesinde; "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/ /15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/ /15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." denilmektedir. Enerji, ekonomik ve sosyal kalkınma için temel girdilerden birisi durumundadır. Enerjiye olan talep, nüfus artışı, sanayileşme ve şehirleşme ile birlikte giderek artmaktadır. Enerji 110

116 talebi, tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir artış göstermektedir. Ülkemizin artan enerji talebinin karşılanabilmesi için enerji yatırımlarının zamanında tamamlanarak enerji arz güvenliğinin sağlanması gerekmektedir. Cevaplar 3, 4, 5, 6: İzmir-Çeşme-Karadağ bölgesinde tesis edilmekte olan 16,25 MW'lık söz konusu üretim tesisine ait Türbinler yaklaşık 3 km'lik bir hat boyunca santral sahasına dizilmekte olup santralin sistem bağlantısı 34,5 kv gerilim seviyesinden Çeşme RES Havza TM'ye gerçekleşeceği için 154 kv şalt tesisi bulunmamaktadır. Türbin ulaşım yolları içerisinde 22 özel mülkiyete konu taşınmaz bulunmaktadır. Acele Kamulaştırma Bedelleri ilgili Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından belirlenecektir. İzmir ili Çeşme ilçesi Karadağ mevkiinde Rüzgâr Enerji Santrali için Okman Enerji Elektrik Üretim ve Yatırım Anonim Şirketi tarafından 2008 yılında izin talebinde bulunulmuştur tarih ve 208 sayılı olur ile ,57 m2'lik alanda Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 2 yıl süreyle ön izin verilmiş ve şirketin talebi üzerine ön izin süresi tarihine kadar uzatılmıştır. Proje alanının ne kadar olacağı kesin izin aşamasında belirlenecektir. Türbinlerin kurulacağı yer makilik alanlar olup ağaç kesilmemesi öngörülmektedir. Proje İ. Derecede doğal sit alanında yer almakta olup, İzmir İ. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun tarih ve 4780 sayılı kararı ile söz konusu Rüzgâr Enerji Santrali talebi uygun görülmüş; İzmir Valiliği Mülga İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün tarih ve 5038 sayılı yazılarında söz konusu proje için "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın tarih ve sayılı yazıları ile Ekosistem Değerlendirme Raporu kapsamında belirli şartlar ve tedbirlerin yerine getirilmesi kaydıyla uygun bulunmuştur. İzmir Valiliği İl, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 01/02/2013 tarihli ve 6451 sayılı yazıları ile proje kapsamında özel mülkiyete isabet eden alanlar için tarım dışı kullanımı uygunluk görüşü alınmıştır. 111

117 36 ONUNCU KALKİNMA PLANİ TU RKİ YE Nİ N 2023 HEDEFLERİ DOG RULTUSUNDA HAZİRLAN Dİ!... TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Kalkınma Bakanı Sayın Cevdet YİLMAZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili Onuncu Kalkınma Planı ( ) nı Genel Kurul a sunan TBMM kitabının 8. Sayfasında, Plan ın Türkiye nin 2023 hedefleri doğrultusunda hazırlan dığı belirtilmektedir. Ancak, Plan ın ekinde bu hedefleri gösteren herhangi bir belge bulunmamaktadır. Sekizinci Kalkınma Planı nda Uzun Vadeli Strateji belgesi eklenmişken, 9. Kalkınma Planı nda bu belgeye gönderme yapılmışken, 10. Kalkınma Planı nda bu belge yer almadığı gibi belgeye gönderme de yapılmamıştır. Dolayısıyla 2023 hedeflerinin hangi kamusal karara ve belgeye dayandığı anlaşılamamıştır. Tarafımdan yapılan araştırmalarda, Türkiye nin 2023 hedefleri nin belirlendiği ana politika belgesine ulaşmak mümkün olmamıştır. Kalkınma Bakanlığı ndan bilgi alma isteğim, Kalkınma Bakanı nın Plan sunuş konuşmasına bakmam önerisiyle karşılanmıştır. Bulup incelediğim bu konuşma toplam 72 şeffaf/slayttan oluşmakta, ilgili konu 6. şeffafta 2023 yılına ait makro hedefler biçiminde geçmektedir. Ancak söz konusu konuşmadan ve ekinden de hedefler konusunda resmi belgeye ulaşmaya yardımcı olabilecek herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır. 1) Onuncu Kalkınma Planı ekinde Plan Stratejisi ne yer verilmemiştir. Plan ın bir Uzun Vadeli Strateji si var mıdır? Varsa bu belge nedir? Nereden bulunabilir? 2) Sekizinci Plan da belirlenmiş bulunan Uzun Vadeli Stratejisi günümüzde geçerli midir? Değiştirilmişse yerini başka bir belge almış mıdır? Almışsa, bu belge hangi yetkili kurumun kararıyla ne zaman yürürlüğe girmiştir? 3) Onuncu Plan ın dayandığı belirtilen Türkiye nin 2023 hedefleri hangi kurumca, ne zaman, hangi kararla belirlenmiştir? Bu karar metni yayımlanmış mıdır? Yayımlanmışsa ne zaman ve nerede yayımlanmıştır? Yayımlanmamışsa bu durumun nedeni nedir? 112

118 77 Gün Sonra Yanıtlandı. T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Özel Kalem Müdürlüğü TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLİĞİNA İlgi: TBMM Kanunlar ve Kararlar Başkanlığının tarihli ve sayılı yazısı. İlgi yazıyla, İzmir Milletvekili Sayın Birgül AYMAN GÜLER'in tarafıma tevcih ettiği 7/28412 esas sayılı yazılı soru önergesinin cevaplandırılması talep edilmektedir. Söz konusu yazılı soru önergesiyle ilgili cevabımız ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederim. Cevdet Yılmaz Bakan İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN BİRGÜL AYMAN GÜLER'İN YÖNELTTİĞİ 7/28412 ESAS SAYILI YAZILI SORU ÖNERGESİYLE İLGİLİ CEVAPLAR: Cevap 1-3: Onuncu Kalkınma Planının Stratejisi, tarih ve 2013/9 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Karan ile oluşturulmuştur. Plan için yeni bir Uzun Vadeli Strateji belirlenmemiş olup, Bakanlığımızca Plan hazırlıkları çerçevesinde yapılan çalışmaların sonucunda, Türkiye'nin 2023 yılına ilişkin hedefleri Onuncu Kalkınma Planında en güncel haliyle ortaya konmuştur. 113

119 37 ÇAMAVLU VE KİRANLAR KO YLERİ ŞAP HASTALİG İ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Aşağıdaki sorularımın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın M.Mehdi EKER tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili İzmir - Bergama ilçesine bağlı Çamavlu ve Kıranlar köyleri, hayvanlarda görülen şap hastalığı nedeniyle karantina altına alınmıştır. Köyde yaklaşık üç ay önce yapılan, altı ay koruma garantisi verilen aşılara rağmen hayvanlarda görülen hastalık köylüleri mağdur etmiştir. 13 Haziran 2013 günü köye giden ilçe tarım müdürlüğü görevlileri alınan karantina bilgisini köylülere ancak 1 Temmuz Pazartesi günü bildirmişlerdir. Yörede hastalığa bağlı olarak hayvan ölümleri ve buzağı atma olayları yaşanmış, sütçülükle geçinen yurttaşlarımız sütleri dökmek durumunda kalmışlardır. Karantina ilan edilen Çamavlu ve Kıranlar köyleri ve bunlara komşu köylerde üreticiler, sorun tarım hizmetleri yönetimindeki aksaklıklar, önlemelerin zamanında ve yeterince alınmaması nedeniyle özel veteriner hizmetlerine ya da kaderlerine terk edilmişlerdir. Yörede yaşayan köylülerimiz yetkililerin ilgisizliğinden yakınmakta ve kamu gücünün konuya çözüm bulmasını beklemektedirler. Temel geçim kaynağı hayvancılık olan yurttaşlarımızın ve hayvancılığın korunup gelişmesini desteklemek için sorunun çözüme kavuşturulması ve mağdurların zararlarının giderilmesi, borçlarının ertelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; 1) Bergama Kozak Yöresi köylerinde, aşılamaya karşın bugün salgın şekilde yaşanan şap hastalığı konusunda, olayın nedenleri ve sorumluları hakkında bir araştırma çalışma yapılmış mıdır? 2) Yapılan aşının amacı ve takvimi ne şekildedir? Aşının temini ve buna bağlı etki amacı ve kullanma şekilleri nasıl olmuştur? 3) Hastalıktan yörede kaç köy ve hayvan etkilenmiştir? Karantina işlemleri, süreleri ne şekilde belirlenmiş ve bildirilmiştir? 4) Altı ay süreli garanti verilen aşıların etkisizliği ile yaşananlar konusunda ne gibi iş ve işlemler yapılmaktadır? Bu aşılar hangi yöntemle temin edilmiş ve kaç liraya mal olmuştur? Sorumluları hakkında ne gibi işlemler yapılmaktadır? 5) Bölgede karantina altına alınan köylerdeki denetim ve kontroller hangi ekiplerce ve sürelerde yapılmaktadır? 6) Bölgede yurttaşlarımızın uğradıkları zararların giderilmesi için zarara uğrayan köylülerimizin Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası na olan borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi konusunda bir çalışma yapılmakta mıdır? 114

120 7) Yörede kullanılan aşılar sadece buradaki köylerde mi kullanılmıştır? Türkiye de başka yerlerde aynı tür ve partiden aşılar kullanılmışsa, benzer sorun ve sıkıntılar yaşanmış mıdır? 63 Gün Sonra Yanıtlandı. TC GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYİN BİRGÜL AYMAN GÜLER İN TBMM Esas NO: 7/28311 ESAS SAYİLİ YAZİLİ SORU ÖNERGESİNE CEVABİ CEVAP ) Bakanlığımızca hayvan hastalıklarına karşı etkin mücadele çalışmaları yürütülmekte olup, bu kapsamda ülkemizin tüm bölgelerinde şap hastalığına karşı gerekli tedbirler alınmaktadır. Şap Hastalığının Kontrolüne İlişkin Yönetmelik gereği aktif mihrakı çevreleyen 10 km yarıçaplı bölgede bulunan tüm çiftlikler karantina altında alınmakta, çiftliklerdeki tüm hayvanlar aşılanmakta ve hastalık sönüşünü takiben karantina tedbirleri kaldırılmaktadır. Şap hastalığı ile mücadele "Şap Hastalığının Kontrolüne İlişkin Yönetmelik" ve 2012/1 sayılı "Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrolü Genelgesi" çerçevesinde yürütülmektedir. Halkın tüketimine sunulacak etler kesimhanelerde görev yapan resmi veteriner hekimler tarafından kontrol edilmekte ve tüketilmesinde sakınca görülmeyen etler insan tüketime sunulmaktadır. Hastalıklarla ilgili olarak halkın farkındalığını artırmak üzere İl/İlçe Müdürlüklerimizce liflet, broşür, afiş, çiftçi mektubu hazırlanmakta ve yetiştiricilerimize ulaştırılmaktadır. Ayrıca Bakanlığımızca TV ve Radyo Spotları hazırlatılmaktadır. Bergama ilçesi Kozak yöresi köylerinde gerekli kontroller yapılmıştır. Yapılan epidemiyolojik çalışmada hastalığın hayvan hareketlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bergama İlçesinde hastalık görülen bölgelerde Şap Hastalığının Kontrolüne İlişkin Yönetmelik gereğince karantina işlemleri yürütülmüştür. Şap hastalığı ile mücadele kapsamında Bakanlığımızca kararlaştırılan program gereği aşılamalar yapılmaktadır. Kullanılan Şap aşıları Bakanlığımız Şap Enstitüsü Müdürlüğünce Genel Bütçe imkanları ile üretilmekte ve yetiştiricilerimizin hayvanlarına aşı bedeli alınmadan uygulanmaktadır. Hayvanların genel durumu, hayvanın yaşı, bakımı, beslenme durumu, paraziter invazyonlar ve benzeri dış etkenler aşının sağladığı bağışıklık süresini olumsuz yönde 115

121 etkilediğinden, aşılanan tüm hayvanlarda 6 aylık bağışıklık süresini sürdürmek her zaman mümkün olamamaktadır. Bölgede karantinaya alınan köylerdeki denetim ve kontroller Bergama İlçe Müdürlüğümüzdeki Resmi Veteriner Hekimlerce, Şap Hastalığının Kontrolüne İlişkin Yönetmelik kapsamında etkin şekilde yürütülmektedir. İzmir yöresinde kullanılan aşılar Anadolu'nun diğer illerinde de kullanılmış olup, herhangi bir sorun yaşanmamıştır. Konuyla ilgili olarak Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Mtidürlüğü'nden alınan cevabi görüş aşağıda ver almaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri Anasözleşmesine göre; tarih ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun dışında kalan risk, ürün ve bölgelerde, ürün vadelerinden önce meydana gelen deprem, kuraklık, don, yangın, su baskını ve dolu gibi tabii afetler veya bitkisel ve hayvansal hastalıkları nedeniyle tarımsal varlığı %40 ve üzerinde zarar gören ve bu durumları yürürlükte olan ilgili Kanun'a veya Kararnamelere göre Tarım Kredi Kooperatifi temsilcisinin de katılımıyla teşkil olunacak il/ilçe hasar tespit komisyonu kararlarıyla tespit edilen ortakları hasar tarihi itibariyle günü gelmemiş olan borçları cari tarımsal kredi faiz oranı üzerinden ertelenebilmektedir. Ayrıca, Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi, yürürlüğe konulan Kanun ve/veya Kararnamelerle Tarım Kredi Kooperatiflerine verilen görevler doğrultusunda da yapılmaktadır. Tarım Kredi Kooperatiflerince, icra takibinde olan ortaklar da dâhil olmak üzere, Tarım Kredi Kooperatiflerine vadesi geçen borçlarını ödeme istek ve gayreti içerisinde olan ortaklara, borçlarını ödeyebilmelerini teminen kolaylıklar sağlanmaktadır. Bu çerçevede tarihi itibariyle kanuni takipteki krediler hesabında borcu bulunan ve tarihine kadar müracaat eden kooperatif ortaklarının borçlarını defaten ödemeleri halinde temerrüt faizi yerine normal faiz oram üzerinden faiz hesaplanmak suretiyle tahsil edilmektedir. Diğer yandan, borcunu defaten ödeme imkânına sahip olmayan kooperatif ortaklarının, borçlarının en az %25'ini peşin ödemeleri kaydıyla kalan borçlan için gelecek ürün hasat dönemine kadar 1 yılı geçmeyecek şekilde bir veya birden fazla taksitle ödeme imkânı sağlanabilmektedir. Ayrıca, Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının kooperatiflere olan vadesi geçen borçlarının asgari %60'nı ödemeleri kaydıyla, kalan kısmı için yeni kredi kullandırılarak borçlarına mahsup edilebilmektedir. Konuyla ilgili olarak Ziraat Bankasından alınan cevabi görüş aşağıda yer almaktadır. Ziraat Bankasınca yasal düzenlemeler çerçevesinde üreticilerin kredilerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak, Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve diğer bankacılık mevzuatı dikkate alınarak gerekli kolaylıklar sağlanmaktadır. Mehmet Mehdi EKER Bakan 116

122 İZMİR İLİ ve İLÇELERİ 117

Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TBMM SORU ÖNERGELERİ

Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TBMM SORU ÖNERGELERİ Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TBMM SORU ÖNERGELERİ 2011-2013 İÇİNDEKİLER SUNUŞ ---------------------------------------------------------------------------------------------------- 1

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2011 2015 SORU ÖNERGELERİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2011 2015 SORU ÖNERGELERİ BİRGÜL AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2011 2015 SORU ÖNERGELERİ Ankara, 2015 KİTAP HAKKINDA Bu kitap, TBMM 2011-2015 döneminde, yazılı soru önergelerinin bir araya toplanması

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2015 SORU ÖNERGELERİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2015 SORU ÖNERGELERİ BİRGÜL AYMAN GÜLER Bağımsız İzmir Milletvekili TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2015 SORU ÖNERGELERİ Ankara, Ocak 2015 KİTAP HAKKINDA Bu kitap, TBMM Soru Önergeleri başlıklı çoğaltma kitabın üçüncü cildidir.

Detaylı

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ AHİLER KALKINMA AJANSI AHİLER KALKINMA AJANSI 1

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ AHİLER KALKINMA AJANSI AHİLER KALKINMA AJANSI 1 ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ AHİLER KALKINMA AJANSI AHİLER KALKINMA AJANSI 1 ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ 1 GEREKLİ FORM, BELGE, RAPOR ve İZİN İŞLEMLERİ 2 3 BAŞVURU İŞLEMİ EVRAK VE BİNA İNCELEME

Detaylı

YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN 01.01.2003 TARİHİNDEN 31,12,2003 TARİHİNE AİT ÇALIŞMALARI

YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN 01.01.2003 TARİHİNDEN 31,12,2003 TARİHİNE AİT ÇALIŞMALARI YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN 01.01.2003 TARİHİNDEN 31,12,2003 TARİHİNE AİT ÇALIŞMALARI Belediyemiz Yazı İşleri Müdürlüğünün 01.01.2003 tarihinden 31,12,2003 tarihine kadar olan çalışmaları başlıklar halinde

Detaylı

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (4864 sayılı, numaralı, nolu yasası)

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (4864 sayılı, numaralı, nolu yasası) Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu, Yasası 4864 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Kanun No. 4864 Kabul Tarihi : 29.5.2003 MADDE 1.

Detaylı

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİNİN 08.10.2014 TARİH VE 159 SAYILI MECLİS KARARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Basın

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİNİN 08.10.2014 TARİH VE 159 SAYILI MECLİS KARARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI TÜRKİYE 17. ESRI KULLANICILARI TOPLANTISI ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI Kıvanç ÇALIŞKAN Harita Mühendisi 25 Mayıs 2012 - ANKARA SUNUM İÇERİĞİ GİRİŞ AMAÇ VE KAPSAM MATERYAL,

Detaylı

KIRKLARELİ İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI

KIRKLARELİ İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI KIRKLARELİ İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI SIRA NO 1 2 VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI İl Özel İdaresine ait araçların kiralanması Köy Gelişim Alanı İmar Planı 3 Mevzi İmar Planı 4 Parselasyon Planları

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BİRGÜL AYMAN GÜLER İzmir Milletvekili TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2013 SORU ÖNERGELERİ Ankara, Temmuz 2013 KİTAP HAKKINDA Bu kitap, TBMM Soru Önergeleri 2011 2013 başlıklı çoğaltma kitabın ikinci cildidir.

Detaylı

DEPREMİN ARDINDAN VAN

DEPREMİN ARDINDAN VAN DEPREMİN ARDINDAN VAN GENEL BİLGİ 23 Ekim 2011 tarihinde saat 13:41 deki 7.2 şiddetindeki depremin merkezi Merkeze bağlı Tabanlı köyüdür.9 Kasım tarihine kadar 3000 den fazla artçı deprem olmuştur. 9 Kasım

Detaylı

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır.

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır. T..C.. SAYIIŞTAY BAŞKANLIIĞII KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİİ İİŞLETMELERİİ GELİİŞTİİRME VE DESTEKLEME İİDARESİİ BAŞKANLIIĞII ((KOSGEB)) 2012 YIILII DENETİİM RAPORU EYLÜL 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat

Detaylı

ISPARTA İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER

ISPARTA İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri 2 3 Sulama Suyu, Toprak Analizi ve İçmesuyu Analizleri Gölet, Liman, Baraj gibi Projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat 4

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM Teşkilat, Görev, Yetki ve Sorumluluklar Teşkilat MADDE-4- Müdürlüğün Görevleri MADDE-5-

İKİNCİ BÖLÜM Teşkilat, Görev, Yetki ve Sorumluluklar Teşkilat MADDE-4- Müdürlüğün Görevleri MADDE-5- T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DEPREM RİSK YÖNETİM VE KENTSEL İYİLEŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

GÖKÇESU (MENGEN-BOLU) BELDESİ, KADILAR KÖYÜ SİCİL 112 RUHSAT NOLU KÖMÜR MADENİ SAHASI YER ALTI PATLAYICI MADDE DEPOSU NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU

GÖKÇESU (MENGEN-BOLU) BELDESİ, KADILAR KÖYÜ SİCİL 112 RUHSAT NOLU KÖMÜR MADENİ SAHASI YER ALTI PATLAYICI MADDE DEPOSU NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU GÖKÇESU (MENGEN-BOLU) BELDESİ, KADILAR KÖYÜ SİCİL 112 RUHSAT NOLU KÖMÜR MADENİ SAHASI YER ALTI PATLAYICI MADDE DEPOSU NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU Planlama Alanı : Bolu ili, Mengen ilçesi, Kadılar

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 14.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26228

Resmi Gazete Tarihi: 14.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26228 Resmi Gazete Tarihi: 14.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26228 KÜLTÜR YATIRIM VE GİRİŞİMLERİNE GELİR VERGİSİ STOPAJI, SİGORTA PRİMİ İŞVEREN PAYI VE SU BEDELİ İNDİRİMİ İLE ENERJİ DESTEĞİ UYGULAMASINA DAİR YÖNETMELİK

Detaylı

FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ALTYAPI KOORDİNASYON ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ALTYAPI KOORDİNASYON ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ALTYAPI KOORDİNASYON ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK ve TANIMLAR Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı;

Detaylı

Öneri konusu, amacın / hedefin gerçekleşmesi için belirlenmiş hedef veya faaliyetler arasında mı?

Öneri konusu, amacın / hedefin gerçekleşmesi için belirlenmiş hedef veya faaliyetler arasında mı? KOMİSYON KARAR RAPORU Sayfa No : 1 Karar Rapor Tarihi : 01/10/2012 Kararla İlgili Teklif No : Sözlü öneri Mevcut Durumun Tanımlanması : İl Genel Meclisinin Eylül/2012 toplantısının 03.09.2012 tarihli birinci

Detaylı

TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN. Kanun Numarası : 2090. Kabul Tarihi : 20/6/1977

TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN. Kanun Numarası : 2090. Kabul Tarihi : 20/6/1977 TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2090 Kabul Tarihi : 20/6/1977 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 5/7/1977 Sayı : 15987 Yayımlandığı Düstur : Tertip

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE İL GENEL MECLİSİ 2012 Yılı Denetim Komisyonu. : Mehmet Emin SARAN, Hasan BABADAĞLI, Halil Behçet ERDAL

T.C. ÇANAKKALE İL GENEL MECLİSİ 2012 Yılı Denetim Komisyonu. : Mehmet Emin SARAN, Hasan BABADAĞLI, Halil Behçet ERDAL T.C. ÇANAKKALE İL GENEL MECLİSİ 2012 Yılı Denetim Komisyonu Denetlenen Mali Yıl : 2011 Denetim Komisyonu Başkanı Üyeler : Bülent KORKMAZ : Mehmet Emin SARAN, Hasan BABADAĞLI, Halil Behçet ERDAL Denetime

Detaylı

TABİİ AFET NEDENİYLE MEYDANA GELEN HASAR VE TAHRİBATA İLİŞKİN HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KANUN

TABİİ AFET NEDENİYLE MEYDANA GELEN HASAR VE TAHRİBATA İLİŞKİN HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KANUN 7523 TABİİ AFET NEDENİYLE MEYDANA GELEN HASAR VE TAHRİBATA İLİŞKİN HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 4123 Kabul Tarihi : 23/7/1995 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 25/7/1995 Sayı: 22354

Detaylı

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü Şube Müdürlüğümüzün Genel Yapısı 1 1 1 1 1 ŞUBE MÜDÜRÜ İNŞAAT MÜHENDİSİ ŞEHİR PLANCISI HARİTA TEKNİKERİ SU ÜRÜNLERİ TEKNİKERİ ADİL BARTU GÜRDAL KOKUCU

Detaylı

T.C. KONAK BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. KONAK BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM T.C. KONAK BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ Madde 1 (1) Bu Yönetmelik, kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri

Detaylı

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN FİNANSMAN BOYUTU

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN FİNANSMAN BOYUTU KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN FİNANSMAN BOYUTU İkincil Mevzuat Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Gelir, Harcama, Kredi ve Kaynak Aktarımı Yönetmeliği (13 Eylül 2012 tarihli 28410 sayılı Resmi Gazete) 6306 Sayılı Kanun

Detaylı

T.C. BODRUM KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü

T.C. BODRUM KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü BODRUM KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sayı : 99691855-400-E.6052259 12.06.2015 Konu: İzinsiz Eğitim ve Öğrenci Barındırma Faaliyeti Gösteren Yerler... MÜDÜRLÜĞÜNE BODRUM İ l g i: Muğla Valiliği

Detaylı

Meclisce GİDER BÜTÇESİ

Meclisce GİDER BÜTÇESİ GELİR BÜTÇESİ KÜTAHYA İL ÖZEL İDARESİNİN 2013 YILI BÜTÇESİ Meclisce Kabul Edilen Merkezi idare Vergi Gelirlerinden Alinan Paylar 38.700.000,00 Mevduat Faizleri 4.500.000,00 Madenlerden Devlet Hakki 4.000.000,00

Detaylı

BALIKESİR İLİ, KARESİ İLÇESİ, KAMÇILI MAHALLESİ, PARSEL 3796 DA KAYITLI TAŞINMAZ İÇİN HAZIRLANAN 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU

BALIKESİR İLİ, KARESİ İLÇESİ, KAMÇILI MAHALLESİ, PARSEL 3796 DA KAYITLI TAŞINMAZ İÇİN HAZIRLANAN 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU BALIKESİR İLİ, KARESİ İLÇESİ, KAMÇILI MAHALLESİ, PARSEL 3796 DA KAYITLI TAŞINMAZ İÇİN HAZIRLANAN 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU Ekim 2015 Balıkesir İli, Karesi İlçesi, Kamçılı Mahallesi,

Detaylı

İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZCE SUNULAN HİZMETLERDE İSTENİLEN BELGELER VE İŞ BİTİRME SÜRELERİ

İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZCE SUNULAN HİZMETLERDE İSTENİLEN BELGELER VE İŞ BİTİRME SÜRELERİ İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZCE SUNULAN HİZMETLERDE İSTENİLEN BELGELER VE İŞ BİTİRME SÜRELERİ YAPIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ SIRA NO HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) 1 Ödenek Teminine

Detaylı

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK GENEL HÜKÜMLERİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, nün teşkilat yapısını, hukukî statüsünü, görev,

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK

ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Resmi Gazete Tarihi: 19/03/1993 Resmi Gazete Sayısı: 21529 BİRİNCİ KISIM : Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 10.09.2015 Sayı: 2015/146 Ref: 4/146

SİRKÜLER İstanbul, 10.09.2015 Sayı: 2015/146 Ref: 4/146 SİRKÜLER İstanbul, 10.09.2015 Sayı: 2015/146 Ref: 4/146 Konu: TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KORE CUMHURİYETİ ARASINDA İMZALANAN SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI 1 HAZİRAN 2015 DEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR

Detaylı

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KÜTAHYAKADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ TAVŞANLI BİRİMİ HİZMET STANDARTLARI

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KÜTAHYAKADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ TAVŞANLI BİRİMİ HİZMET STANDARTLARI TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KÜTAHYAKADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ TAVŞANLI BİRİMİ HİZMET STANDARTLARI SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE)

Detaylı

AYANCIK HES PROJESI VE GUZELCAY I-II HES PROJESI ILK ELEKTRIK URETIM A.S.

AYANCIK HES PROJESI VE GUZELCAY I-II HES PROJESI ILK ELEKTRIK URETIM A.S. AYANCIK HES PROJESI VE GUZELCAY I-II HES PROJESI ILK ELEKTRIK URETIM A.S. ARAZI TEMIN RAPORU 1. Proje Hakkında Bilgi Alt Proje Adı ve Yeri Proje Sponsoru ARAZİ DEVRALMA İÇİN RAPORLAMA FORMU ILK ENERJİ

Detaylı

GEBZE BELEDİYESİ GECEKONDU VE SOSYAL KONUTLAR MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

GEBZE BELEDİYESİ GECEKONDU VE SOSYAL KONUTLAR MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ GEBZE BELEDİYESİ GECEKONDU VE SOSYAL KONUTLAR MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanaklar ve Tanımlar Amaç: Madde 1 Bu yönetmeliğin amacı, Gebze Belediyesi sınırları içerisindeki

Detaylı

BARTIN İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

BARTIN İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri 2 Yem Bitkileri Tohumu Desteği 3 Meyvecilik desteği (Çilek, Kiraz,Elma) 4 Zirai Kredi Proje Tasdikleri 5 6 Orman Köylüsünü Destekleme

Detaylı

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) SIRA NO

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) SIRA NO OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BAŞKANLIĞI KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO HİZMETİN ADI İSTENİLEN BELGELER 1 Proje incelemesi 2 Röleve projeleri 3 Tadilat projeleri

Detaylı

T.C. ÇORUM İL ÖZEL İDARESİ İL ENCÜMENİ TOPLANTI GÜNDEMİ

T.C. ÇORUM İL ÖZEL İDARESİ İL ENCÜMENİ TOPLANTI GÜNDEMİ TOPLANTININ TARİHİ : 06/05/2015 TOPLANTININ SAYISI : 18 SAAT : 16:00 Sıra No Geldiği Birim 4- İskilip İlçesi sınırları içerisinde, G3c2 ve G3d1 paftalarda 4.200 hektar alanlı ve 012 ruhsat numaralı jeotermal

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516

Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516 Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516 KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU KAPSAMINA GİREN KURUM VE KURULUŞLARIN GİRDİKLERİ HİZMET KOLLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN

Detaylı

İl Özel İdaresince işlem yapılmaktadır. 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri. 2 Zirai Kredi Proje Tasdikleri

İl Özel İdaresince işlem yapılmaktadır. 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri. 2 Zirai Kredi Proje Tasdikleri 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri 2 Zirai Kredi Proje Tasdikleri 3 4 İl Özel İdaresine Ait Araçların Kiralanması Sulama Suyu, Toprak Analizi ve İçme suyu Analizleri 5 Toprak Etüt Hizmetleri 6 Yol Geçiş İzinleri

Detaylı

BİRİM GÖREV TANIMLARI

BİRİM GÖREV TANIMLARI T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ BİRİM GÖREV TANIMLARI BİRİM: BAĞLI OLDUĞU BİRİM: İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİK GÖREVİN KISA TANIMI: Üniversitemiz birimlerinin hizmetlerini en iyi şekilde

Detaylı

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYNAK GELİŞTİRME VE İŞTİRAKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYNAK GELİŞTİRME VE İŞTİRAKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYNAK GELİŞTİRME VE İŞTİRAKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, TANIMLAR Amaç MADDE

Detaylı

T.C. İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA BİLİRKİŞİ RAPORU

T.C. İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA BİLİRKİŞİ RAPORU T.C. İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA BİLİRKİŞİ RAPORU Soruşturma No : 2010/23077 Dosya Teslim Tarihi : 25.05.2010 Verilen Süre : 1 ay Rapor Tarihi : 06.07.2010 I- İNCELEME KONUSU, YÖNTEMİ VE İLGİLİ MEVZUAT

Detaylı

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail.

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail. ÇANAKKALE İli, AYVACIK İLÇESİ, KÜÇÜKKUYU BELDESİ,TEPE MAHALLESİ MEVKİİ I17-D-23-A PAFTA, 210 ADA-16 PARSELE AİT REVİZYON+İLAVE NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU Ö:1/5000 25/02/2015 Küçüksu Mah.Tekçam

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AĞAÇLANDIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AĞAÇLANDIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AĞAÇLANDIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİBE VE KREDİ ESASLARI Gerçek ve tüzel kişilere onaylı uygulama projesine göre, asli veya odun dışı orman ürünü veren ağaç ve ağaççık türleri ile yaptıkları

Detaylı

HANGİ İŞLER İÇİN ASGARİ İŞÇİLİK İNCELEMESİ YAPILIR

HANGİ İŞLER İÇİN ASGARİ İŞÇİLİK İNCELEMESİ YAPILIR HANGİ İŞLER İÇİN ASGARİ İŞÇİLİK İNCELEMESİ YAPILIR Ersin UMDU* I-GİRİŞ 5510 sayılı Kanunun 85. Maddesinde; İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli

Detaylı

ALANSAL UYGULAMALAR. 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

ALANSAL UYGULAMALAR. 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ ALTYAPI ve KENTSEL DÖNÜŞÜM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ALANSAL UYGULAMALAR 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ İsmail TÜZGEN Şehir Plancısı 6306

Detaylı

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 5216 ve 5393 sayılı Belediye yasasının 48. maddesine dayanılarak Tuşba Belediye Meclisinin 07.05.2014 tarih ve 10 sayılı kararıyla kurulmuş

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL 7. DÖNEM TEMMUZ AYININ 1. TOPLANTISININ 3.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL 7. DÖNEM TEMMUZ AYININ 1. TOPLANTISININ 3.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R KARARIN ÖZÜ : Görev ve Çalışma Yönetmeliği. TEKLİF : Etüt Proje Müdürlüğü nün 02.07.2014 tarih, 2014/11669 sayılı teklifi. BAŞKANLIK MAKAMI'NA; İlgi : 02.05.2014 tarih ve 6439 sayılı Başkanlık Oluru ilgi

Detaylı

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI KAYSERİ MELİKGAZİ BELEDİYESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge Sayı Konu T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü : B.07.0.BMK.0.15-115456-6 : Ek ödeme 22/10/2008*16352 GENELGE 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak

Detaylı

İzmir Barosu Kent ve Çevre Davalarının Son Durumunu Gösterir Listedir. Dosya No Dava Konusu Davacı Davalı

İzmir Barosu Kent ve Çevre Davalarının Son Durumunu Gösterir Listedir. Dosya No Dava Konusu Davacı Davalı Mahkeme Adı Dosya No Dava Konusu Davacı Davalı İzmir 2. İdare 2010/1322 12.08.2010 tarihli dava Aliağa İlçesi, Horozgediği Köyü,Hayatlıdere Mevkii yakınlarında İzmir Demirçelik A.Ş. nin mülkiyetinde olan

Detaylı

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik 4688 SAYILI KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNU KAPSAMINA GİREN KURUM VE KURULUŞLARIN GİRDİKLERİ HİZMET KOLLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren

Detaylı

KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, İŞ TANIMLARI VE GEREKLERİ BELGELERİ

KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, İŞ TANIMLARI VE GEREKLERİ BELGELERİ KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE GÖREV, İŞ TANIMLARI VE GEREKLERİ BELGELERİ KIRSAL KAKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRÜ KIRSAL KAKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE Yayın Tarihi 03.02.2014 Revizyon Tarihi 15.04.2014

Detaylı

ÇOCUK KORUMA KORUYUCU TEDBİRLER KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI

ÇOCUK KORUMA KORUYUCU TEDBİRLER KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI ÇOCUK KORUMA KORUYUCU TEDBİRLER KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI KOORDİNATÖR KURULUŞ : Başbakanlığın 20.04.1963 tarih ve DPT Müst.nıın 3031-3-63/1972, Sayılı Genelgeleri. 18.10.2008 gün ve 27028 Sayılı Resmi

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

T.C ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü

T.C ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü SAYI KONU : B.18.0.ÇYG.0.02.00.03/010.06 : Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin Uygulamaları Hk. GENELGE (2007/5) 2872 sayılı Çevre Kanununun 14. maddesi çerçevesinde, Çevresel

Detaylı

AYDIN İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI

AYDIN İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI AYDIN İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ SIRA NO HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (İŞ GÜNÜ, EN

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İzin ve İrtifakDairesi Başkanlığı İzin ve İrtifak Hakları Şube Müdürlüğü Merih SEÇKİNAY Şube Mühendisi Sunum Planı 1. Mevzuat 2. Müracaat, iş akışı, rapor tanzimi 3. Bedeller 17 nci

Detaylı

EKİM AYI ENCÜMEN KARARLARI

EKİM AYI ENCÜMEN KARARLARI EKİM AYI ENCÜMEN KARARLARI SAYI : 161 ÖZÜ: İşyeri Açma ve Çalıştırma ruhsatına KARAR TARİHİ : 05.10.2011 aykırı hareket eden Fatma ERDAL a idari para cezası verilmesi. Osmaniye, İl Encümeni Genel Sekreter

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

ÇANKIRI İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

ÇANKIRI İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU ÇANKIRI İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri 2 Zirai Kredi Proje Tasdikleri 3 İl Özel İdaresine

Detaylı

KARS İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

KARS İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU KARS İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri 2 Zirai Kredi Proje Tasdikleri 3 İl Özel İdaresine Ait Araçların Kiralanması 4 İçmesuyu

Detaylı

ÇORUM İL ÖZEL İDARESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

ÇORUM İL ÖZEL İDARESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU ÇORUM İL ÖZEL İDARESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI 1 İşyeri Açma ve Birinci Sınıf Gayrisıhhi Müesseseler için BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER

Detaylı

D- YAPIM VE PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

D- YAPIM VE PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR D- YAPIM VE PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR 1-2012 YILI GENEL BÜTÇELİ YATIRIM PROGRAMINDA OLAN İŞLER; Yalova Bayındırlık ve İskan Hizmet Binası işinin sözleşmesi yapıldı. Yapım aşamasında. Altınova

Detaylı

KIRIKKALE İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU. 1- Dilekçe, 2- Ücret makbuzu

KIRIKKALE İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU. 1- Dilekçe, 2- Ücret makbuzu SIRA NO 1 2 VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI İl Özel İdaresine Ait Araçların Kiralanması Sulama Suyu, Toprak Analizi ve İçme suyu Analizleri 3 Toprak Etüt Hizmetleri 4 Köy Gelişim Alanı İmar Planı 5 İfraz

Detaylı

VAN ERCiŞ DEPREMi FAALiYET RAPORU 23 EKiM 24 KASIM 2011 ARASI

VAN ERCiŞ DEPREMi FAALiYET RAPORU 23 EKiM 24 KASIM 2011 ARASI FAALiYET RAPORU 23 EKiM 24 KASIM 2011 ARASI VAN DEPREMi 23 Ekim de Van da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremde şehir merkezinde ve çevre yerleşimlerde çok sayıda bina yerle bir oldu. Başbakanlık ve

Detaylı

DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ

DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ Jeoloji Mühendisliği programının amacı, bu alanda ülkemizin ihtiyaç duyduğu problemlere çözüm konusunda bilimsel ve teknolojik donanımını uygulamayla birleştirebilen, çevreye

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

SANDIKLI BELEDİYESİ Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğü 2006 Yılı Faaliyet Raporu

SANDIKLI BELEDİYESİ Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğü 2006 Yılı Faaliyet Raporu SANDIKLI BELEDİYESİ Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğü 2006 Yılı Faaliyet Raporu 1 Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğümüz tarafından 01/01/2006 tarihinde 1 nolu yevmiye kaydı ile 2005 yılından 2006

Detaylı

KÜTAHYA İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI FORMLARI

KÜTAHYA İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI FORMLARI KÜTAHYA İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI FORMLARI İMAR VE KENTSEL İYİLEŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ .. /../2010 KÜTAHYA İL ÖZEL İDARESİNE (İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü) Kütahya İli, İlçesi,.Köyü, Pafta,.Ada,.

Detaylı

Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu ile 18.08.2012 tarihinden yürürlükten kalkacaktır.

Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu ile 18.08.2012 tarihinden yürürlükten kalkacaktır. Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu ile 18.08.2012 tarihinden yürürlükten kalkacaktır.) Yayınlanan Resmin Gazete: Yayınlanan Tarih: 25.11.1999

Detaylı

EDİRNE İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

EDİRNE İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU EDİRNE İL ÖZEL İDARESİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI 1 Tarımsal Sulama Suyu İzinleri 2 Zirai Kredi Proje Tasdikleri 3 İl Özel İdaresine Ait Araçların Kiralanması 4

Detaylı

K A R A R I N Ö Z Ü Başkanın Senelik İzin Kullanımı

K A R A R I N Ö Z Ü Başkanın Senelik İzin Kullanımı Karar No : 1 Konusu : Başkanin senelik izni. Evrak No : 2410 Dönemi : Ocak 2014 Geliş Tarihi : 27/12/2013 Toplantı No : 1 Dairesi : Yazi İşleri Müd. Birleşim No : 1 Birimi : Yazi İşleri Müd. Oturum No

Detaylı

İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI

İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI Uyuşturucu sorununun çok boyutlu olması, mücadelenin ilgili kurumlar arasında etkili bir işbirliği ve koordinasyon çerçevesinde yürütülmesini

Detaylı

BAŞVURUYA KONU İHALE: G28588 İhale Kayıt Numaralı Taşımalı Eğitim Kapsamındaki Tüm Okulların Öğrencilerine Öğlen Yemeği Verilmesi İhalesi

BAŞVURUYA KONU İHALE: G28588 İhale Kayıt Numaralı Taşımalı Eğitim Kapsamındaki Tüm Okulların Öğrencilerine Öğlen Yemeği Verilmesi İhalesi TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER: Başkan: Dr. Hasan GÜL Üyeler :II. Başkan Ali KAYA, Bahattin IŞIK, Ali Kemal AKKOÇ, Hakan GÜNAL, Kazım ÖZKAN, Çağatay ÖZCAN, Adem KAMALI, Abdullah DÜNDAR, Hicabi ECE BAŞVURU SAHİBİ:

Detaylı

İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Verilmesi

İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Verilmesi SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ RUHSAT DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ(EN GEÇ) İş Yeri Açma ve Çalışma

Detaylı

Sayın Bakanlarım, Sayın Valim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Müsteşarım, Değerli Genel Müdürlerim, Sayın Belediye Başkanlarım,

Sayın Bakanlarım, Sayın Valim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Müsteşarım, Değerli Genel Müdürlerim, Sayın Belediye Başkanlarım, İzmir 14 Mart Bayındır 9 Adet Tesisin Temel Atma ve Açılış Merasimi ( 6 temel, 3 açılış) (1 adedi sulama, 1 adedi içmesuyu tesisi, 2 adedi gölet, 3 adedi gölet ve sulama, 1 adedi rehabilitasyon, 1 adedi

Detaylı

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI 1. Amaç Uyuşturucu ile Mücadele İl Kurullarının amacı, uyuşturucu ile mücadele sürecinde mevcut durumu tespit etmek ve hazırlanan eylem

Detaylı

T.C. ARTVİN VALİLİĞİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ Çevre Yönetimi ve Çevre Denetim Hizmetleri Şube Müdürlüğü HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

T.C. ARTVİN VALİLİĞİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ Çevre Yönetimi ve Çevre Denetim Hizmetleri Şube Müdürlüğü HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE) 1 Şikâyet Değerlendirme Şikâyet Dilekçesi veya Bimer Başvurusu 30 Gün Tesis veya faaliyete ait;

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİ PAYININ DAĞITIM VE KULLANIM ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

İL ÖZEL İDARELERİ PAYININ DAĞITIM VE KULLANIM ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK İL ÖZEL İDARELERİ PAYININ DAĞITIM VE KULLANIM ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 10/06/1997 Yayımlandığı Resmi Gazete No: 23015 BİRİNCİ KISIM : Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç Madde

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 3 SIRA SAYISI: 483 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının

Detaylı

99 Blok. Toplam 4910 Konut

99 Blok. Toplam 4910 Konut Türkiye nin En Büyük Uydu Kenti TOKĐ KAYAŞEHĐR de 99 Blok Toplam 4910 Konut Uzman Enerji nin Kurulumunu Yaptığı Güneşten Elektrik Üretim Sistemlerini Kullanıyor. Toplamda 198 kwp ile Tek Projede Türkiye

Detaylı

Belediyenin gelirleri

Belediyenin gelirleri Belediyenin gelirleri a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları. b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay. c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler. d)

Detaylı

KOÇARLI İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI

KOÇARLI İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI KOÇARLI İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI S.N. HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER 1 Şikayet Matbuu şikayet dilekçesi ve varsa ekleri HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) Kayıda giriş

Detaylı

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır.

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır. T..C.. SAYIIŞTAY BAŞKANLIIĞII KÜLTÜR VE TURİİZM BAKANLIIĞII 2012 YIILII DENETİİM RAPORU EYLÜL 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

KOCAK HES PROJESI ARAZI TEMIN RAPORU

KOCAK HES PROJESI ARAZI TEMIN RAPORU KOCAK HES PROJESI PRESTİJ ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A.S. ARAZI TEMIN RAPORU ARAZİ TEMİNİ RAPORLAMA FORMU PRESTİJ ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. 1. Proje Hakkında Bilgi Alt Proje Adı ve Yeri Proje Sponsoru Proje

Detaylı

Resmî Gazete YÖNETMELİK

Resmî Gazete YÖNETMELİK 27 Ağustos 2014 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29101 YÖNETMELİK Kalkınma Bakanlığından: KALKINMA AJANSLARI YATIRIM DESTEK OFİSLERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

T.C. İZMİR İLİ URLA BELEDİYESİ MECLİS KARARI

T.C. İZMİR İLİ URLA BELEDİYESİ MECLİS KARARI Karar No : 117 KARAR 117 : Meclis Üyesi Yılmaz KARAKOYUNLU, Mehmet BİLGİN, Ayşın AKYARLI SAVATLI nın mazeretinin kabulüne işaret oylamayla oy birliği ile karar verildi. Karar No : 118 KARAR 118 1/1000

Detaylı

ARDAHAN İLİ OSB VE KSS LER HAKKINDA RAPOR

ARDAHAN İLİ OSB VE KSS LER HAKKINDA RAPOR ARDAHAN İLİ OSB VE KSS LER HAKKINDA RAPOR HAZIRLAYAN Hüseyin ERDEM Endüstri Mühendisi Makine Yük. Müh. Bakanlık Müşaviri Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü 02 Mayıs 2012-Ardahan 1: ARDAHAN MERKEZ ORGANİZE

Detaylı

Kurumsal Sınıflandırma. Fin. Tipi. Fonksiyonel Sınıflandırma

Kurumsal Sınıflandırma. Fin. Tipi. Fonksiyonel Sınıflandırma 46 BELEDİYE 650.000.000,00 46 BALIKESİR İLİ 650.000.000,00 46 BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 650.000.000,00 ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ 3.224.503,00 46 10 01 02 01 GENEL KAMU HİZMETLERİ 3.224.503,00 46 10 01

Detaylı

T.C. ESKĠġEHĠR TEPEBAġI BELEDĠYESĠ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIġMA USUL VE ESASLARINA DAĠR YÖNETMELĠK

T.C. ESKĠġEHĠR TEPEBAġI BELEDĠYESĠ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIġMA USUL VE ESASLARINA DAĠR YÖNETMELĠK TEPEBAġI BELEDĠYE MECLĠSĠNĠN 01.09.2009 TARĠH VE 107 SAYILI KARARI ĠLE KABUL EDĠLMĠġTĠR. T.C. ESKĠġEHĠR TEPEBAġI BELEDĠYESĠ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIġMA USUL VE ESASLARINA DAĠR YÖNETMELĠK

Detaylı