ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduðunu anlamak istersen, þu temsilî hikâyeciðe bak, dinle... Þöyle ki:

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduðunu anlamak istersen, þu temsilî hikâyeciðe bak, dinle... Þöyle ki:"

Transkript

1 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Ve yalnýz O`ndan yardým dileriz.) (Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, þükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah a mahsustur. Efendimiz Muhammed e [a.s.m.], onun bütün âl ve ashabýna salât ve selâm olsun.) Ey kardeþ! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduðun için askerlik temsilâtýyla, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü, ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiðim Sekiz Söz ü biraz uzunca nefsime demiþtim. Þimdi kýsaca ve avam lisanýyla nefsime diyeceðim. Kim isterse beraber dinlesin. (Bismillah/Allah ýn adýyla), her hayrýn baþýdýr. Biz dahi baþta ona baþlarýz. Bil ey nefsim! Þu mübarek kelime Ýslâm niþaný olduðu gibi, bütün mevcudatýn lisan-ý hâliyle vird-i zebanýdýr. ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduðunu anlamak istersen, þu temsilî hikâyeciðe bak, dinle... Þöyle ki: avam: halk tabakasý lisan-ý hal: hal dili vird-i zeban: dilde sürekli zikredilen

2 12 Sözler Bedevî Arab çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki: Bir kabile reisinin ismini alsýn ve himayesine girsin. Tâ, þakilerin þerrinden kurtulup hâcâtýný tedarik edebilsin. Yoksa tek baþýyla hadsiz düþman ve ihtiyacâtýna karþý periþan olacaktýr. Ýþte böyle bir seyahat için iki adam, sahraya çýkýp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevâzi idi. Diðeri maðrur. Mütevâzi bir reisin ismini aldý. Maðrur almadý... Alaný her yerde selâmetle gezdi. Bir katýü t-tarika rast gelse, der: Ben, filân reisin ismiyle gezerim. Þakî defolur, iliþemez. Bir çadýra girse, o nam ile hürmet görür. Öteki maðrur, bütün seyahatinde öyle belâlar çeker ki, tarif edilmez. Daima titrer, daima dilencilik ederdi. Hem zelîl, hem rezîl oldu. Ýþte ey maðrur nefsim! Sen o seyyahsýn. Þu dünya ise, bir çöldür. Aczin ve fakrýn hadsizdir. Düþmanýn, hâcâtýn nihayetsizdir. Madem öyledir; þu sahranýn Mâlik-i Ebedîsi ve Hâkim-i Ezelîsinin ismini al. Tâ, bütün kâinatýn dilenciliðinden ve her hâdisâtýn karþýsýnda titremeden kurtulasýn. Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz aczin ve fakrýn, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîmin Dergâhýnda aczi, fakrý en makbul bir þefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki: Askere kaydolur. Devlet namýna hareket eder. Hiçbir kimseden pervasý kalmaz. Kanun namýna, devlet namýna der, her iþi yapar, her þeye karþý dayanýr. Baþta demiþtik: Bütün mevcudat, lisan-ý hâl ile der. Öyle mi? Evet, nasýl ki görsen: Bir tek adam geldi. Bütün þehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren iþlerde çalýþtýrdý. Yakînen bilirsin; o adam kendi nâmýyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki, o bir askerdir. Devlet nâmýna hareket eder. Bir padiþah kuvvetine istinad eder. Öyle de; her þey, Cenâb-ý Hakk ýn nâmýna hareket eder ki: Zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler; baþlarýnda koca aðaçlarý taþýyor; dað gibi yükleri kaldýrýyorlar. Demek herbir aðaç, der; hazine-i rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacýlýk ediyor. Her bir bostan, der; matbaha-i kudretten bir kazan olur ki: Çeþit çeþit pekçok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber piþiriliyor. Herbir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar der; rahmet feyzinden bir süt çeþmesi olur. Bizlere, Rezzak nâmýna en lâtif, en nazif, âb-ý hayat gibi bir gýdayý takdim ediyorlar. Herbir nebat ve aðaç ve otlarýn ipek gibi yumuþak kök ve damarlarý, der; sert olan taþ ve topraðý deler geçer. Allah nâmýna, Rahman nâmýna der; her þey ona musahhar olur. Evet, havada dallarýn intiþârý ve meyve vermesi gibi; o sert taþ ve topraktaki köklerin kemâl-i suhuletle acz: acizlik bedevi: göçebe feyz: bereket, bolluk hâcât: ihtiyaçlar Hakim-i Ezelî: Ezelî her þeye hükmeden Allah hazine-i rahmet: rahmet hazinesi istinad: dayanma, güvenme katýü't-tarik: yol kesen kemal-i suhulet: tam bir kolaylýk latif: güzel, hoþ lisan-ý hal: hal dili maðrur: kibirli, gururlu Malik-i Ebedî: Her þeyin ebedi sahibi olan Allah muhtelif: çeþit musahhar: emrine verilmiþ mütevazi: alçakgönüllü nazif: temiz, pak perva: korku rabtetme: baðlama Rezzak: rýzýk veren Allah þaki: eþkiya, yol kesen yakinen: kesin olarak

3 Birinci Söz 13 intiþar etmesi ve yer altýnda yemiþ vermesi, hem þiddet-i hararete karþý aylarca nâzik, yeþil yapraklarýn yaþ kalmasý; tabiiyyunun aðzýna þiddetle tokat vuruyor; kör olasý gözüne parmaðýný sokuyor ve diyor ki: En güvendiðin salâbet ve hararet dahi, emir tahtýnda hareket ediyorlar ki; o ipek gibi yumuþak damarlar, birer Asâ-yý Mûsa (a.s.) gibi ( Asâný taþa vur! dedik /2:60) emrine imtisal ederek taþlarý þak eder. Ve o sigara kâðýdý gibi ince nazenin yapraklar, birer âzâ-yý Ýbrahim (a.s.) gibi ateþ saçan hararete karþý (Ey ateþ! Serin ve selâmetli ol./21:69) âyetini okuyorlar. Madem her þey manen veriyorlar. Biz dahi der. Allah nâmýna Allah ýn nimetlerini getirip bizlere demeliyiz. Allah nâmýna vermeliyiz, Allah nâmýna almalýyýz. Öyle ise, Allah nâmýna vermeyen gafil insanlardan almamalýyýz. Sual: Tablacý hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asýl mal sahibi olan Allah, ne fiat istiyor? Elcevap: Evet, o Mün im-i Hakikî, bizden o kýymettar nimetlere, mallara bedel istediði fiyat ise; üç þeydir: Biri zikir, biri þükür, biri fikir dir. Baþta zikirdir. Âhirde (Allah a hamd olsun) þükürdür. Ortada, bu kýymettar hârika-i san at olan nimetler Ehad, Samed in mu cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduðunu düþünmek ve derketmek fikirdir. Bir padiþahýn kýymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamýn ayaðýný öpüp, hediye sahibini tanýmamak ne derece belâhet ise, öyle de; zâhiri mün imleri medih ve muhabbet edip, Mün im-i Hakikîyi unutmak; ondan bin derece daha belâhettir. Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen; Allah nâmýna ver, Allah nâmýna al, Allah nâmýna baþla, Allah nâmýna iþle! Vesselâm. ahir: son, sonunda. asa-yý Musâ: Musa nýn (a.s.) asasý. aza-yý Ýbrahim: Ýbrahim (a.s.) uzuvlarý. belâhet: aptallýk, bönlük. derketme : anlama, kavrama. ebleh: akýlsýz, bön. Ehad: bir ve tek olan Allah. gafil: Allah ý unutan. hararet: sýcaklýk. harika-i san at : sanat harikasý. imtisal: uyma, yerine getirme. intiþar: yayýlma, daðýlma. medih: övme. mu cize-i kudret: kudret mucizesi. Mün im-i Hakikî: Nimetlerin gerçek. sahibi olan Allah. nazenin: nazik, ince. salabet: sertlik, katýlýk. Samed: hiçbir þeye muhtaç olmayan. Cenab-ý Hak. þakk etmek : yarma, çatlatma. þiddet-i hararet: þiddetli sýcaklýk. tahtýnda: altýnda. tabiiyyun: tabiatçýlar.

4 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (O takva sahipleri ki, görmedikleri halde Allah a ve Onun bildirdiklerine iman ederler/2:3) Îmânda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduðunu anlamak istersen; þu temsilî hikâyeciðe bak, dinle: Bir vakit iki adam, hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbîn, talihsiz bir tarafa; diðeri hudâbîn, bahtiyar diðer tarafa sülûk eder, giderler. Hodbîn adam, hem hodgâm, hem hodendiþ, hem bedbin olduðundan bedbinlik cezasý olarak nazarýnda pek fena bir memlekete düþer. Bakar ki: Her yerde âciz biçâreler, zorba müthiþ adamlarýn ellerinden ve tahribatlarýndan vaveylâ ediyorlar. Bütün gezdiði yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür. Bütün memleket, bir matemhane-i umumî þeklini almýþ. Kendisi, þu elîm ve muzlim hâleti hissetmemek için sarhoþluktan baþka çâre bulamaz. Çünkü: Herkes ona düþman ve ecnebî görünüyor. Ve ortalýkta dahi, müthiþ cenazeleri ve me yusâne aðlayan yetimleri görür. Vicdaný, azab içinde kalýr. Diðeri hudâbîn, hudâperest ve hak-endîþ, güzel ahlâklý idi ki: Nazarýnda pek güzel bir memlekete düþtü. Ýþte bu iyi adam, girdiði memlekette bir umumî þenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir þehr-âyin, bir cezbe ve neþ e içinde zikirhâneler.. herkes ona dost ve akraba görünür. Bütün memlekette yaþasýnlar ve teþekkürler ile bir terhisat-ý umumiye þenliði görüyor. Hem, tekbir ve tehlil ile mesrurâne ahz-ý asker için bir davul, bir musikî sesi iþitiyor. Evvelki bedbahtýn hem kendi, hem umum halkýn elemi ile müteellim olmasýna bedel; þu bahtiyar, hem kendi, hem umum halkýn süruru ile mesrur ve müferrah olur. Hem güzelce bir ticaret eline geçer. Allah a þükreder. Sonra döner, öteki adama rastgelir. Halini anlar. Ona der: Yahu sen dîvâne olmuþsun. Batnýndaki çirkinlikler, zâhirine aksetmiþ olmalý ki; gülmeyi aðlamak, terhisatý, soymak ve talan etmek tevehhüm etmiþsin. Aklýný baþýna al. Kalbini temizle. Tâ, þu musibetli perde senin nazarýndan kalksýn, hakikati görebilesin. Zîra, nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müþfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz ahz-ý asker : askere alma batn: iç, iç dünya bedbin: karamsar, ümitsiz cezbe: kendinden geçiþ hali hakendiþ: hakký düþünen halet: durum, vaziyet hodbin: kendini beðenen hodendiþ: kendisi için endiþelenen hodgam: bencil hudabin: Allah ý tanýyan intizam-perver: düzenli matemhane-i umumi:genel bir yas yeri mesrurane: sevinç içinde meyusane: ümitsizce muktedir: güç ve kuvvet sahibi muzlim: karanlýk müferrah: ferahlanmýþ müteellim: elemli, üzüntülü raiyet-perver: halka iyi bakan þehr-ayin: þenlik, sevinç tehlil: la ilahe illallah kelime-i tevhidini söylemek terhisat-ý umumiye: genel terhisler tevehhüm: zannetme

5 Ýkinci Söz önünde âsâr-ý terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiði surette olamaz. Sonra o bedbahtýn aklý baþýna gelir. Nedamet eder. Evet, ben iþretten dîvâne olmuþtum. Allah senden razý olsun ki: Cehennemî bir hâletten beni kurtardýn. der. Ey nefsim! Bil ki: Evvelki adam, kâfirdir. Veya fâsýk-ý gafildir. Þu dünya, onun nazarýnda bir mâtemhâne-i umumiyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle aðlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise; ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz baþýbozuklardýr. Daðlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiþ cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici dehþetli evham, küfründen ve dalâletinden neþ et edip, onu mânen ta zib eder. Diðer adam ise; mü mindir. Cenâb-ý Hâliký tanýr, tasdik eder. Onun nazarýnda þu dünya, bir zikirhâne-i Rahman, bir talimgâh-ý beþer ve hayvan ve bir meydân-ý imtihan-ý ins ü cândýr. Bütün vefiyât-ý hayvaniye ve insaniye ise; terhisattýr. Vazife-i hayatýný bitirenler, bu dâr-ý fâniden, mânen mesrurâne, daðdaðasýz diðer bir âleme giderler. Tâ yeni vazifedarlara yer açýlsýn, gelip çalýþsýnlar. Bütün tevellüdat-ý hayvaniye ve insaniye ise; ahz-ý askere, silâh altýna, vazife baþýna gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakim memnun memurlardýr. Bütün sadalar ise, ya vazife baþlamasýndaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen þükür ve tefrih veya iþlemek neþ esinden neþ et eden naðamâttýr. Bütün mevcudat, o mü minin nazarýnda, Seyyid-i Kerîminin ve Mâlik-i Rahîminin birer mûnis hizmetkârý, birer dost memuru, birer þirin kitabýdýr. Daha bunun gibi pek çok lâtif, ulvî ve leziz, tatlý hakikatlar, îmânýndan tecellî eder, tezahür eder. Demek îmân, bir mânevî Tûba-i Cennet çekirdeðini taþýyor. Küfür ise, mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklýyor. Demek selâmet ve emniyet, yalnýz Ýslâmiyette ve îmândadýr. Öyle ise, biz dâima: 15 (Ýslâm dini ve kâmil bir iman üzere olmaktan dolayý Allah a hamd olsun) demeliyiz... aksetme: yansýma tazip: eziyet ve sýkýntý verme asar-ý terakkiyat : ýlerleme belirtileri, eserleri tecelli: görünme bedbaht: talihsiz terfih: ferahlandýrma halik: yaratýcý olan allah terhisat: terhisler daðdaða: gürültü, parýltý tevellüdat : doðumlar dalalet: hak yoldan sapma dar-ý fani : fani olan dünya elim: acýklý, hüzünlü tezahür: ortaya çýkma, görünme emniyet :güven tuba-i cennet: cennet te bulunan bir aðaç evham: vehimler, kuruntular fasýk-ý gafil: Allah ý unutup günaha dalan kimse ulvi: yüce, yüksek vehm: kuruntu, zan, þüphe firak: ayrýlýk zakkum-u cehennem : cehennemde zehirli bir aðaç zeval: son bulma iþret: içkili alem zihayat: canlý, hayat sahibi kemalat: mükemmellikler mevcudat: varlýklar meydan-ý ýmtihan-ý ins ü can: insanlar ve cinlerin imtihan meydaný muvazzaf: vazifeli munis: cana yakýn, sevimli müstakim: doðru, dürüst naðamât: naðmeler nedamet: piþmanlýk neþ et: doðma, kaynaklanma talimgah-ý beþer: ýnsanlarýn talim yeri

6 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Ey insanlar, ibadet ediniz!/2:21) Ýbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fýsk ve sefahet, ne büyük bir hasâret ve helâket olduðunu anlamak istersen; þu temsilî hikâyeciðe bak, dinle: Bir vakit iki asker, uzak bir þehire gitmek için emir alýyorlar. Beraber giderler; tâ, yol ikileþir. Bir adam orada bulunur, onlara der: Þu saðdaki yol, hiç zararý olmamakla beraber, onda giden yolculardan, ondan dokuzu büyük kâr ve rahat görür. Soldaki yol ise, menfaati olmamakla beraber, on yolcusundan dokuzu zarar görür. Hem ikisi, kýsa ve uzunlukta birdirler. Yalnýz bir fark var ki, intizamsýz, hükûmetsiz olan sol yolun yolcusu çantasýz, silâhsýz gider. Zâhirî bir hiffet, yalancý bir rahatlýk görür. Ýntizam-ý askerî altýndaki sað yolun yolcusu ise, mugaddî hülâsalardan dolu dört okkalýk bir çanta ve her adüvvü alt ve maðlûb edecek iki kýyyelik bir mükemmel mîrî silâhý taþýmaya mecburdur.. O iki asker, o muarrif adamýn sözünü dinledikten sonra þu bahtiyar nefer, saða gider. Bir batman aðýrlýðý omuzuna ve beline yükler. Fakat kalbi ve ruhu, binler batman minnetlerden ve korkulardan kurtulur. Öteki bedbaht nefer ise, askerliði býrakýr. Nizama tâbi olmak istemez. Sola gider. Cismi, bir batman aðýrlýktan kurtulur. Fakat kalbi, binler batman minnetler altýnda ve ruhu, hadsiz korkular altýnda ezilir. Hem herkese dilenci, hem her þeyden, her hâdiseden titrer bir surette gider. Tâ mahall-i maksûda yetiþir. Orada, âsi ve kaçak cezasýný görür. Askerlik nizamýný seven, çanta ve silâhýný muhafaza eden ve saða giden nefer ise, kimseden minnet almayarak, kimseden havf etmeyerek rahat-ý kalb ve vicdan ile gider. Tâ o matlûb þehire yetiþir. Orada, vazifesini güzelce yapan bir namuslu askere münasip bir mükâfat görür. Ýþte ey nefs-i serkeþ! Bil ki: O iki yolcu, biri; Mutî-i Kanun-u Ýlâhî, birisi de; âsi ve hevâya tâbi insanlardýr. O yol ise, hayat yoludur ki: Âlem-i Ervahtan gelip kabirden geçer; âhirete adüv: düþman alem-i ervah: ruhlar alemi batman: yaklaþýk 8 kg. civarýnda eski bir aðýrlýk ölçüsü bedbaht: kötü talihli fýsk: günah iþleme, hak yoldan ayrýlma hasaret: zarar, ziyan havf: korku helaket: helak olma, mahvolma heva: nefsin istek ve arzularý hiffet: hafiflik hülasa: bir maddenin özü intizam-ý askeri: askeri düzen kýyye: okka gr. olan eski bir aðýrlýk birimi mahal-i maksut: gidilmek istenen yer matlub: istenilen, talep edilen miri: sultana ve devlete ait muarrif: tanýtan, tarif eden mugaddi: gýdalý muti-i kanun-u ilahi: ilahi kanuna itaat eden mükafat: ödül münasip: uygun nefer: asker nefs-i serkeþ: isyankar nefis nizam: düzen rahat-ý kalb: gönül rahatlýðý saadet: mutluluk sefahat: gayr-ý meþru zevk ve eðlencelere düþkünlük temsili: örnek, misal þeklinde zahiri: görünürde

7 Üçüncü Söz 17 gider. O çanta ve silâh ise, ibadet ve takvâdýr. Ýbâdetin çendan zâhirî bir aðýrlýðý var. Fakat, mânasýnda öyle bir rahatlýk ve hafiflik var ki, târif edilmez. Çünkü: Âbid, namazýnda der: (Þehadet ederim ki, Allah tan baþka hiçbir ilâh yoktur) Yani: Hâlýk ve Rezzak, Ondan baþka yoktur. Zarar ve menfaat, Onun elindedir. O, hem Hakîmdir; abes iþ yapmaz. Hem Rahîmdir; ihsaný, merhameti çoktur diye îtikad ettiðinden her þeyde bir hazine-i rahmet kapýsýný bulur. Dua ile çalar. Hem, her þey i kendi Rabbisinin emrine musahhar görür. Rabbisine iltica eder. Tevekkül ile istinad edip her musibete karþý tahassun eder. Îmâný, ona bir emniyet-i tâmme verir. Evet, her hakikî hasenat gibi cesaretin dahi menbaý, îmândýr, ubudiyettir. Her seyyiat gibi cebânetin dahi menbaý, dalâlettir. Evet, tam münevverü l-kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimaldir ki, onu korkutmaz. Belki; hârika bir Kudret-i Samedâniyyeyi, lezzetli bir hayret ile seyredecek. Fakat, meþhur bir münevverü l-akýl denilen kalbsiz bir fâsýk feylesof ise; gökte bir kuyruklu yýldýzý görse, yerde titrer: Acaba bu serseri yýldýz arzýmýza çarpmasýn mý? der; evhama düþer. (Bir vakit böyle bir yýldýzdan Amerika titredi. Çoklarý gece vakti hanelerini terk ettiler.) Evet, insan, nihayetsiz þeylere muhtaç olduðu halde, sermayesi hiç hükmünde; hem nihayetsiz musibetlere maruz olduðu halde, iktidarý hiç hükmünde bir þey. Âdeta sermaye ve iktidarýnýn dairesi, eli nereye yetiþirse o kadardýr. Fakat, emelleri, arzularý ve elemleri ve belâlarý ise; dairesi, gözü, hayali nereye yetiþirse ve gidinceye kadar geniþtir. Bu derece âciz ve zâîf, fakir ve muhtaç olan ruh-u beþere ibadet, tevekkül, tevhid, teslim; ne kadar azîm bir kâr, bir saadet, bir nimet olduðunu, bütün bütün kör olmayan görür, derk eder. Malûmdur ki: Zararsýz yol, zararlý yola -velev on ihtimalden bir ihtimal ile olsa- tercih edilir. Halbuki: Mes elemiz olan ubudiyet yolu, zararsýz olmakla beraber ondan dokuz ihtimal ile bir saadet-i ebediye hazinesi vardýr. Fýsk ve sefahet yolu ise: -hattâ fâsýkýn itirafýyla dahimenfaatsýz olduðu halde, ondan dokuz ihtimal ile þekavet-i ebediye helâketi bulunduðu; icmâ ve tevatür derecesinde hadsiz ehl-i ihtisasýn ve müþahedenin þehadetiyle sabittir. Ve ehl-i zevkin ve keþfin ihbaratýyla muhakkaktýr. Elhâsýl: Âhiret gibi, dünya saadeti dahi, ibadette ve Allah a asker olmaktadýr. Öyle ise, biz dâima: (Bize emirlerine itaat ve muvaffakiyet nasib eden Allah a hamd olsun) demeliyiz ve Müslüman olduðumuza þükretmeliyiz... abid: ibadet eden cebanet: korkaklýk çendan: her ne kadar, gerçi derketme: anlama ehl-i ýhtisas ve müþahede: bir konuyu gözle gören ve geniþ bilgi sahibi olanlar ehl-i zevk ve keþf: ilahi tecellilere mahzar olmak suretiyle kalbi ve ruhi zevke erenler, emniyet-i tamme: tam bir güven evham: vehimler, kuruntular hasenat: iyilikler hazine-i rahmet: rahmet hazinesi icma: bir noktada birleþme istinad: dayanma kudret-i Samedaniye: samed olan Allah ýn kudreti musahhar: boyun eðen münevverü l-kalb: kalbi nurlanmýþ gaybi bazý hakikatleri Allah ýn izniyle gören veli kimseler Rahîm: merhametli olan Allah Rezzak: canlýlarýn rýzkýný verenallah saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk sefahet: gayr-ý meþru zevk ve eðlenceye düþkünlük seyyiat: kötülükler, günahlar þekavet-i ebediye: sonsuz mutsuzluk tahassun: sýðýnma tevekkül: sebepleri yaptýktan sonra sonucunu Allah a býrakma tevhid: Allah ýn birliði, bir oluþu zahiri: dýþ görünüþ

8 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Þüphesiz namaz, mü minler üzerine belli vakitler için farz olarak yazýlmýþtýr/4:103) (Namaz dinin direðidir/tirmizî, Ýman: 8) Namaz, ne kadar kýymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanýlýr, hem namazsýz adam ne kadar dîvâne ve zararlý olduðunu iki kere iki dört eder derecesinde kat î anlamak istersen; þu temsilî hikâyeciðe bak, gör: Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârýný, -herbirisine yirmi dört altýn verip- iki ay uzaklýkta has ve güzel bir çiftliðine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: Þu para ile yol ve bilet masrafý yapýnýz. Hem oradaki meskeninize lâzým bazý þeyleri mübayaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardýr. Hem araba, hem gemi, hem þimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir. Ýki hizmetkâr, ders aldýktan sonra giderler. Birisi, bahtiyar idi ki: Ýstasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde, efendisinin hoþuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çýkar. Öteki hizmetkâr, bedbaht, serseri olduðundan; istasyona kadar yirmi üç altýnýný sarfeder. Kumara-mumara verip zayi eder. Birtek altýný kalýr. Arkadaþý ona der: Yahu, þu liraný bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasýn. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiðin kusuru afv eder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa, iki aylýk bir çölde aç, yayan, yalnýz, gitmeye mecbur olursun. Acaba, þu adam inad edip, o tek lirasýný bir define anahtarý hükmünde olan bir bilete vermeyip muvakkat bir lezzet için sefâhete sarfetse; gayet akýlsýz, zararlý, bedbaht olduðunu, en akýlsýz adam dahi anlamaz mý? Ýþte ey namazsýz adam! Ve ey namazdan hoþlanmayan nefsim! O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlikýmýzdýr. O iki hizmetkâr yolcu ise: Biri, mütedeyyin, namazýný þevk ile kýlar; diðeri, gafil, namazsýz insanlardýr. O yirmi dört altýn ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennettir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise; kabre, haþre, ebede gidecek beþer yolculuðudur. Amele göre, takva kuvvetine göre, bedbaht: mutsuz, kötü talihli divane: deli, mecnun gafil: Allah ý ve ahreti düþünmeyen halik: yaratýcý Kerîm: ikram sahibi, cömert olan Allah mahall-i ikamet: kalýnacak yer mübayaa: satýn alma mütedeyyin: dindar sefahet: haram eðlenceler þevk: þiddetli arzu temsili: örnek þeklinde anlatýlan zayi: kayýp

9 Dördüncü Söz 19 o uzun yolu mütefâvit derecede kat ederler. Bir kýsým ehl-i takva, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kýsmý da, hayal gibi elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat eder. Kur ân-ý Azîmüþþan, þu hakikate iki âyetiyle iþaret eder. (Bkz. 32:5; 70:4) O bilet ise, namazdýr. Birtek saat, beþ vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmi üç saatini þu kýsacýk hayat-ý dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ý ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder; ne kadar nefsine zulmeder; ne kadar hilâf-ý akýl hareket eder. Zira, bin adamýn iþtirak ettiði bir piyango kumarýna yarý malýný vermek, akýl kabul ederse; halbuki, kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmi dörtten bir malýný, yüzde doksan dokuz ihtimal ile kazancý musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ý akýl ve hikmet hareket ettiðini, ne kadar akýldan uzak düþtüðünü, kendini âkýl zanneden adam anlamaz mý? Halbuki: Namazda ruhun ve kalbin ve aklýn büyük bir rahatý vardýr. Hem cisme de o kadar aðýr bir iþ deðildir. Hem, namaz kýlanýn diðer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alýr. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder... berk: þimþek cism: beden, vücut ehl-i takva: takva sahipleri hayat-ý dünyeviye: dünya hayatý hayat-ý ebediye: sonsuz olan ahiret hayatý hilaf-ý akýl ve hikmet: akla ve hikmete aykýrý ibka: bakileþtirme, ebedi kýlma iþtirak etmek: katýlmak kat etmek: geçmek, yol almak musaddak: doðrulanmýþ, tasdik edilmiþ muvakkat: geçici mübah: yapýlmasý ya da yapýlmamasý þer an caiz olan iþler mütefavit: farklý sermaye-i ömür: ömür sermayesi suret: þekil, tarz zira: çünkü

10 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Þüphesiz Allah takva sahipleriyle ve güzel amellerde bulunanlarla beraberdir./16:128) Namaz kýlmak ve büyük günahlarý iþlememek, ne derece hakikî bir vazife-i insaniye ve ne kadar fýtrî, münasip bir netice-i hilkat-i beþeriye olduðunu görmek istersen; þu temsilî hikâyeciðe bak, dinle: Seferberlikte, bir taburda, biri muallem, vazifeperver; diðeri acemi, nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, tâlime ve cihâda dikkat eder, erzak ve tâyinâtýný hiç düþünmezdi. Çünkü, anlamýþ ki; Onu beslemek ve cihâzâtýný vermek, hasta olsa tedavi etmek, hattâ indelhâce lokmayý aðzýna koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asýl vazifesi, tâlim ve cihâddýr. Fakat, bazý erzak ve cihâzât iþlerinde iþler. Kazan kaynatýr; karavanayý yýkar, getirir. Ona sorulsa: -Ne yapýyorsun? -Devletin angaryasýný çekiyorum, der. Demiyor: Nafakam için çalýþýyorum. Diðer þikemperver ve acemi nefer ise, tâlime ve harbe dikkat etmezdi. O, devlet iþidir. Bana ne. derdi. Dâim nafakasýný düþünüp onun peþine dolaþýr, taburu terkeder, çarþýya gider, alýþveriþ ederdi. Bir gün, muallem arkadaþý ona dedi: -Birader, asýl vazifen, tâlim ve muharebedir. Sen, onun için buraya getirilmiþsin. Padiþaha itimad et. O, seni aç býrakmaz. O, Onun vazifesidir. Hem sen, âciz ve fakirsin; her yerde kendini beslettiremezsin. Hem, mücahede ve seferberlik zamanýdýr. Hem, sana âsidir der, ceza verirler. Evet, iki vazife, peþimizde görünüyor. Biri, padiþahýn vazifesidir: Bazan biz Onun angaryasýný çekeriz ki, bizi beslemektir. Diðeri, bizim vazifemizdir: Padiþah bize teshîlât ile yardým eder ki, tâlim ve harbdir. Acaba o serseri nefer, o mücâhid mualleme kulak vermezse, ne kadar tehlikede kalýr anlarsýn! angarya: karþýlýksýz, ücretsiz iþ görme nefisperver: nefsine düþkün netice-i hilkat-i beþeriye: ýnsanlýðýn yaradýlýþ neticesi asi: isyankar cihad: Allah yolunda çalýþma,çarpýþma seferberlik: savaþa hazýrlýk þikemperver: midesine düþkün cihazat: alet ve edevat talim: eðitim erzak ve tayinat: rýzýklar, yiyecek-içecek þeyler teshilat: kolaylýklar vazife-i insaniye: insanýn görevi fýtri: tabii, yaratýlýþtan olan vazifeperver: görevine düþkün olan indelhâce: ihtiyaç halinde karavana: yemek kazaný muallem: eðitilmiþ, talimli muharebe: savaþ, savaþma mücahede: cihad etme mücahid: cihat eden, Allah yolunda savaþan münasip: uygun

11 Beþinci Söz Ýþte ey tenbel nefsim! O dalgalý meydan-ý harb, bu daðdaðalý dünya hayatýdýr. O taburlara taksim edilen ordu ise, cemiyet-i beþeriyedir. Ve o tabur ise, þu asrýn cemaat-i Ýslâmiyesidir. O iki nefer ise, biri: Feraiz-i dîniyesini bilen ve iþleyen ve kebairi terk ve günahlarý iþlememek için nefis ve þeytanla mücahede eden müttakî Müslümandýr. Diðeri: Rezzâk-ý Hakikîyi ittiham etmek derecesinde derd-i maiþete dalýp, feraizi terk ve maiþet yolunda rastgelen günahlarý iþleyen fasýk-ý hasirdir. Ve o tâlim ve tâlimat ise, baþta namaz, ibadettir. Ve o harb ise; nefis ve heva, cin ve ins þeytanlarýna karþý mücahede edip günahlardan ve ahlâk-ý rezîleden kalb ve ruhunu helâket-i ebediyeden kurtarmaktýr. Ve o iki vazife ise, birisi: Hayâtý verip beslemektir. Diðeri: Hayâtý verene ve besleyene perestiþ edip yalvarmaktýr. Ona tevekkül edip emniyet etmektir. Evet, en parlak bir mu cize-i san at-ý Samedâniyye ve bir hârika-i hikmet-i Rabbâniyye olan hayatý kim vermiþ, yapmýþ ise; rýzýkla o hayatý besleyen ve idame eden de Odur. Ondan baþka olmaz... Delil mi istersin? En zaîf, en aptal hayvan; en iyi beslenir. (Meyve kurtlarý ve balýklar gibi.) En âciz, en nâzik mahlûk; en iyi rýzký o yer. (Çocuklar ve yavrular gibi.) Evet, vâsýta-i rýzk-ý helâl, iktidar ve ihtiyar ile olmadýðýný; belki, acz ve zaaf ile olduðunu anlamak için balýklar ile tilkileri, yavrular ile canavarlarý, aðaçlar ile hayvanlarý muvazene etmek kâfidir. Demek, derd-i maiþet için namazýný terkeden, o nefere benzer ki: Tâlimi ve siperini býrakýp çarþýda dilencilik eder. Fakat, namazýný kýldýktan sonra Cenâb-ý Rezzâk-ý Kerîmin matbaha-i rahmetinden tâyinatýný aramak, baþkalara bâr olmamak için bizzat gitmek; güzeldir, mertliktir.. o dahi bir ibadettir. Hem insan ibadet için halk olunduðunu, fýtratý ve cihazat-ý mâneviyesi gösteriyor. Zira, hayat-ý dünyeviyesine lâzým olan amel ve iktidar cihetinde en edna bir serçe kuþuna yetiþmez. Fakat, hayat-ý mâneviye ve uhreviyesine lâzým olan ilim ve iftikar ile tazarru ve ibadet cihetinde hayvanâtýn sultaný ve kumandaný hükmündedir. Demek ey nefsim! Eðer hayat-ý dünyeviyeyi gaye-i maksat yapsan ve ona daim çalýþsan, en edna bir serçe kuþunun bir neferi hükmünde olursun. Eðer hayat-ý uhreviyeyi gaye-i maksat yapsan ve þu hayatý dahi ona vesile ve mezraa etsen ve ona göre çalýþsan; o vakit hayvanatýn büyük bir kumandaný hükmünde ve þu dünyada Cenâb-ý Hakkýn nazlý ve niyazdâr bir abdi, mükerrem ve muhterem bir misafiri olursun. Ýþte sana iki yol! Ýstediðini intihab edebilirsin. Hidayet ve tevfiký Erhamü r-râhimînden iste acz ve zaaf: güçsüzlük, zayýflýk ahlak-ý rezil: rezil, düþük ahlak bar: yük cemiyet-i beþeriye: insanlýk alemi cihazat-ý maneviye: manevi cihazlar daðdaðalý : sýkýntýlý, zahmetli derd-i maiþet: geçim derdi edna: en küçük, en düþük Erhamü r-rahîmin: merhametlilerin en merhametlisi olan Allah fasýk-ý hasir:hüsrana uðramýþ günahkar feraiz-i diniye: dinin farzlarý fýtrat: yaratýlýþ, karakter gaye-i maksat: asýl gaye halk olunma: yaratýlma hayat-ý uhreviye: ahret hayatý helaket-i ebediye: ebedi mahvolma heva: nefsin arzu ve istekleri iftikar: acz ve fakrýný bilme ihtiyar etme: istediðini seçme ins: insan, insanlýk intihap: seçme ittiham: suçlama kebair: büyük günahlar maiþet: geçinme, geçim matbaha-i rahmet: rahmet mutfaðý meydan-ý harp: savaþ meydaný muallem: eðitilmiþ, talimli muttaki: günahlardan çekinen mükerrem: þerefli, saygýdeðer niyazdar: yalvarýp, yakaran perestiþ:ibadet, aþýrý sevgi tayinat: yiyecek teshilat: kolaylýklar tevekkül: sebepleri yaptýktan sonra iþi Allah a býrakma tevfik: yardým, baþarý vasýta-i rýzk-ý helal: helal rýzýk elde etme vasýtasý

12 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Þüphesiz Allah, mü minlerden canlarýný ve mallarýný Cennet karþýlýðýnda satýn almýþtýr/9:111) Nefis ve malýný Cenâb-ý Hakka satmak ve Ona abd olmak ve asker olmak; ne kadar kârlý bir ticaret, ne kadar þerefli bir rütbe olduðunu anlamak istersen, þu temsilî hikâyeciði dinle: Bir zaman bir padiþah, raiyyetinden iki adama, herbirisine emaneten birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi her þey var. Fakat, fýrtýnalý bir muharebe zamaný olduðundan hiçbir þey kararýnda kalmaz. Ya mahvolur veya tebeddül eder gider. Padiþah, o iki nefere kemâl-i merhametinden bir Yâver-i Ekremini gönderdi. Gayet merhametkâr bir ferman ile onlara diyordu: Elinizde olan emanetimi bana satýnýz. Tâ, sizin için muhafaza edeyim. Beyhude zayi olmasýn. Hem, muharebe bittikten sonra size daha güzel bir surette iade edeceðim. Hem, güya o emanet malýnýzdýr; pek büyük bir fiyat size vereceðim. Hem, o makine ve fabrikadaki âletler, benim namýmla ve benim tezgâhýmda iþlettirilecek. Hem fiyatý, hem ücretleri, birden bine yükselecek. Bütün o kârý size vereceðim. Hem de siz, âciz ve fakirsiniz. O koca iþlerin masârifâtýný tedarik edemezsiniz. Bütün masarifatý ve levâzýmatý, ben deruhte ederim. Bütün varidatý ve menfaati size vereceðim. Hem de, terhisat zamanýna kadar elinizde býrakacaðým. Ýþte, beþ mertebe kâr içinde kâr... Eðer bana satmazsanýz, zaten görüyorsunuz ki, hiç kimse, elindekini muhafaza edemiyor. Herkes gibi elinizden çýkacaktýr. Hem beyhude gidecek, hem o yüksek fiyattan mahrum kalacaksýnýz. Hem o nâzik krymetdar âletler, mizanlar, istimal edilecek þâhâne madenler ve iþler bulmadýðýndan; bütün bütün kýymetten düþecekler. Hem idare ve muhafaza zahmeti ve külfeti baþýnýza kalacak. Hem emanette hýyanet cezasýný göreceksiniz. Ýþte beþ derece hasâret içinde hasâret... Hem de bana satmak ise, bana asker olup benim namýmla tasarruf etmek demektir. Âdi bir esir ve baþý bozuða bedel, âli bir padiþahýn has, serbest bir yâver-i askeri olursunuz. Onlar, þu iltifatý ve fermaný dinledikten sonra, o iki adamdan aklý baþýnda olaný dedi: beyhude: boþ yere, faydasýz deruhte: üzerine alma ferman: emir has: ileri gelen, özel kemal-i merhamet: tam bir merhamet levazýmat: araç gereçler masarifat: masraflar merhametkar: merhametli muharebe: savaþ raiyet: idare edilenler, halk tasarruf etmek: kullanmak tebeddül: deðiþme tedarik etme: karþýlama, elde etme varidat: gelirler yaver-i asker: askeri yardýmcý yaver-i ekrem: en yakýn ve en þerefli memur zayi: kayýp

13 Altýncý Söz -Baþ üstüne, ben maaliftihar satarým. Hem, bin teþekkür ederim. Diðeri maðrur, nefsi fir avunlaþmýþ, hodbîn, ayyaþ, güya ebedî o çiftlikte kalacak gibi, dünya zelzelelerinden, daðdaðalarýndan haberi yok. Dedi: -Yok! Padiþah kimdir? Ben mülkümü satmam, keyfimi bozmam... Biraz zaman sonra birinci adam öyle bir mertebeye çýktý ki, herkes haline gýpta ederdi. Padiþahýn lütfuna mazhar olmuþ, has sarayýnda saadetle yaþýyor. Diðeri, öyle bir hale giriftar olmuþ ki; hem herkes ona acýyor, hem de müstahak! diyor. Çünkü: Hatâsýnýn neticesi olarak, hem saadeti ve mülkü gitmiþ, hem ceza ve azab çekiyor. Ýþte ey nefs-i pürheves! Þu misâlin dürbünü ile hakikatin yüzüne bak. Amma o padiþah ise, ezel-ebed Sultaný olan Rabbin, Hâlikýndýr. Ve o çiftlikler, makineler, âletler, mizanlar ise, senin daire-i hayatýn içindeki mâmelekin ve o mâmelekin içindeki cisim, ruh ve kalbin ve onlar içindeki göz ve dil, akýl ve hayal gibi zâhirî ve bâtinî hasselerindir. Ve o Yâver-i Ekrem ise, Resul-i Kerîm dir. Ve o Ferman-ý Ahkem ise, Kur ân-ý Hakîm dir ki, bahsinde bulunduðumuz ticaret-i azîmeyi, þu âyetle ilân ediyor: 23 (Þüphesiz Allah, mü minlerden canlarýný ve mallarýný Cennet karþýlýðýnda satýn almýþtýr/9:111) Ve o dalgalý muharebe meydaný ise, þu fýrtýnalý dünya yüzüdür ki; durmuyor, dönüyor, bozuluyor ve her insanýn aklýna þu fikri veriyor: Madem her þey elimizden çýkacak, fâni olup kaybolacak. Acaba bâkiye tebdil edip ibka etmek çaresi yok mu? deyip, düþünürken birden semavî Sadâ-yý Kur ân iþitiliyor. Der: Evet var. Hem, beþ mertebe kârlý bir surette güzel ve rahat bir çaresi var. Sual: Nedir? Elcevap: Emaneti, sahib-i hakikîsine satmak. Ýþte o satýþta, beþ derece kâr içinde kâr var. Birinci Kâr: Fâni mal, beka bulur. Çünkü: Kayyûm-u Bâki olan Zât-ý Zülcelâle verilen ve Onun yolunda sarfedilen þu ömr-ü zâil, bâkiye inkýlâb eder. Bâkî meyveler verir. O vakit ömür dakikalarý, âdeta tohumlar, çekirdekler hükmünde zâhiren fenâ bulur; çürür. Fakat, âlem-i bekada, saadet çiçekleri açarlar. Ve sünbüllenirler. Ve âlem-i berzahta, ziyadar, mûnis birer manzara olurlar. Ýkinci Kâr: Cennet gibi bir fiyat veriliyor. alem-i beka: sonsuzluk âlemi alem-i berzah: ruhlarýn kýyâmete kadar bekledikleri âlem ayyaþ: haram içki içen. sarhoþ batini: içe âit, içte olan daðdaða: gürültü, ýztýrap fâni: sonlu. ferman-ý ahkem: hâkimler hâkiminin fermâný giriftar : tutulmuþ, yakalanmýþ hasse: duygu organý hodbin: enâniyetli, bencil, kibirli ibka etmek: bâkileþtirmek inkýlâb : baþka tarza deðiþme Kayyûm-u Bakî: varlýðý ve diriliði her an için olup, gökleri, yerleri her an için tutan, dâimî herþeye her hususta iktidarý olan Allah maaliftihar: iftiharla, iftihar duyarak mamelek: sahip olunan þey muharebe: savaþma, harb etme munis: alýþýlmýþ, ehlîleþmiþ müstahak: hak eden nefs-i pürheves: istek ve arzularla dolu nefis ömr-ü zail: geçici, kaybolan sahib-i hakiki: eþyanýn gerçek sahibi olan allah semavî: cenâb-ý hak tarafýndan gönderilen, gökten gelen tebdil: deðiþtirme, yenileme ticaret-i azîme: büyük ticaret yâver-i ekrem: cenâb-ý hakk`ýn emrinde çalýþan, en makbul ve cömert memuru Hz. Muhammed (a.s.m.) zahirî:görünüþte, dýþtan

14 24 Sözler Üçüncü Kâr: Her âza ve hasselerin kýymeti, birden bine çýkar. Meselâ: Akýl bir âlettir. Eðer Cenâb-ý Hakka satmayýp belki nefis hesabýna çalýþtýrsan, öyle meþ um ve müz iç ve muacciz bir âlet olur ki: Geçmiþ zamanýn âlâm-ý hazinânesini ve gelecek zamanýn ehvâl-i muhavvifânesini senin bu biçâre baþýna yükletecek, yümünsüz ve muzýr bir âlet derekesine iner. Ýþte bunun içindir ki: Fâsýk adam, aklýn iz ac ve tacizinden kurtulmak için, galiben ya sarhoþluða veya eðlenceye kaçar. Eðer, Mâlik-i Hakikîsine satýlsa ve Onun hesabýna çalýþtýrsan; akýl, öyle týlsýmlý bir anahtar olur ki: Þu kâinatta olan nihayetsiz rahmet hazinelerini ve hikmet definelerini açar. Ve bununla sahibini, saadet-i ebediyeye müheyya eden bir mürþid-i Rabbânî derecesine çýkar. Meselâ: Göz, bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eðer, Cenâb-ý Hakka satmayýp belki nefis hesabýna çalýþtýrsan: geçici, devamsýz bazý güzellikleri, manzaralarý seyr ile þehvet ve heves-i nefsâniyeye bir kavvad derekesin de bir hizmetkâr olur. Eðer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve Onun hesabýna ve izni dairesinde çalýþtýrsan; o zaman þu göz, þu kitab-ý kebîr-i kâinatýn bir mütalâacýsý ve þu âlemdeki mu cizat-ý san at-ý Rabbâniyyenin bir seyircisi ve þu küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arýsý derecesine çýkar. Meselâ: Dildeki kuvve-i zâikayý, Fâtýr-ý Hakîmine satmazsan, belki nefis hesabýna, mide nâmýna çalýþtýrsan; o vakit, midenin tavlasýna ve fabrikasýna bir kapýcý derekesine iner, sukut eder. Eðer, Rezzâk-ý Kerîme satsan; o zaman, dildeki kuvve-i zâika, rahmet-i Ýlâhiyye hazinelerinin bir nâzýr-ý mâhiri ve Kudret-i Samedâniyye matbahlarýnýn bir müfettiþ-i þakiri rütbesine çýkar. Ýþte ey akýl, dikkat et! Meþ um bir âlet nerede? Kâinat anahtarý nerede? Ey göz, güzel bak! Âdi bir kavvâd nerede? Kütüphâne-i Ýlâhînin mütefennin bir nâzýrý nerede? Ve ey dil, iyi tad! Bir tavla kapýcýsý ve bir fabrika yasakçýsý nerede? Hazine-i hassa-i rahmet nâzýrý nerede? Ve daha bunlar gibi baþka âletleri ve âzâlarý kýyas etsen anlarsýn ki: Hakikaten mü min Cennete lâyýk ve kâfir Cehenneme muvafýk bir mâhiyet kesbeder. Ve onlarýn herbiri, öyle bir kýymet almalarýnýn sebebi: Mü min, îmânýyla Hâlikýnýn emanetini, Onun nâmýna ve izni dairesinde istîmal etmesidir. Ve kâfir, hýyanet edip nefsi emmâre hesabýna çalýþtýrmasýdýr. Dördüncü Kâr: Ýnsan zaîftir; belâlarý çok. Fakirdir; ihtiyacý pek ziyâde. Âcizdir; hayat yükü pek aðýr. Eðer, Kadîr-i Zülcelâle dayanýp tevekkül etmezse ve îtimad edip teslim olmazsa, vicdaný dâim azâb içinde kalýr. Semeresiz meþakkatler, elemler, teessüfler onu boðar. Ya sarhoþ veya canavar eder. alâm-ý hazinâne : hüzün verici elemler dereke: aþaðý inen basamak ehvâl-i muhavvifâne :dehþetli korkular Fâtýr-ý Hakîm: herþeyi bir maksada uygun ve hikmetle, benzersiz bir þekilde yaratan Allah hazine-i hassa-i rahmet: Allah`ýn rahmetinin hususî hazînesi iz'ac: rahatsýz etme, bunaltma kavvad: arsýz, deyyus, kaltaban kitab-ý kebîr-i kâinat: büyük bir kitap gibi mânâlar ve hikmetler ifâde eden kâinât kudret-i Samedâniyye: herþey kendisine muhtaç olan Allah`ýn gücü kuvve-i zâika: tat alma duyusu; dil Mâlik-i Hakiki: herþeyin hakikî sahibi ve mâliki olan Allah meþ'um : kötü. uðursuz muacciz: sýkýcý, rahatsýz edici, býktýrýcý müfettiþ-i þâkir: verilen nîmetlere þükreden müfettiþ, kontrolcü müheyya: hazýr hâle getirilmiþ mürþid-i Rabbâni: herþeyi terbiye ve idare eden Allah`a insanlarý yönelten yol gösterici mütefennin: fen bilgisi olan müz'iç: rahatsýz eden, sýkýntý veren nâzýr-ý mahir: maharetli, kabiliyetli nezâretçi, bakýcý, seyredici nefs-i emmâre: kötülüðü teþvik eden rahmet-i llâhiyye: Allah`ýn rahmeti Rezzâk-ý Kerîm: ikrâm sahibi olan rýzýk verici Cenâb-ý Hak saadet-i ebediye: dâimî saadet Sâni-i Basîr: herþeyi hakkýyla gören ve herþeyi sanatla yaratan Allah sukut: deðerden düþme, düþüþ

15 Altýncý Söz 25 Beþinci Kâr: Bütün o âza ve âletlerin ibâdeti ve tesbihâtý ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduðun bir zamanda, Cennet yemiþleri suretinde sana verileceðine, ehl-i zevk ve keþif ve ehl-i ihtisas ve müþahede ittifak etmiþler. Ýþte bu beþ mertebe kârlý ticareti yapmazsan, þu kârlardan mahrumiyetten baþka, beþ derece hasâret içinde hasârete düþeceksin. Birinci Hasâret: O kadar sevdiðin mal ve evlâd ve perestiþ ettiðin nefis ve hevâ ve meftun olduðun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak. Senin elinden çýkacaklar. Fakat, günahlarýný, elemlerini sana býrakýp boynuna yükletecekler. Ýkinci Hasâret: Emanette hýyanet cezasýný çekeceksin. Çünkü: En kýymetdar âletleri, en kýymetsiz þeylerde sarfedip nefsine zulmettin. Üçüncü Hasâret: Bütün o kýymetdar cihâzât-ý insâniyeyi, hayvanlýktan çok aþaðý bir derekeye düþürüp hikmet-i Ýlâhiyyeye iftira ve zulmettin. Dördüncü Hasâret: Acz ve fakrýn ile beraber, o pek aðýr hayat yükünü, zaîf beline yükleyip zevâl ve firâk sillesi altýnda dâim vâveylâ edeceksin. Beþinci Hasâret: Hayat-ý ebediye esâsâtýný ve saadet-i uhreviye levâzýmatýný tedarik etmek için verilen akýl, kalb, göz ve dil gibi güzel hediye-i Rahmâniyeyi, Cehennem kapýlarýný sana açacak çirkin bir surete çevirmektir. Þimdi satmaya bakacaðýz. Acaba o kadar aðýr bir þey midir ki, çoklarý satmaktan kaçýyorlar. Yok.. kat a ve asla! Hiç öyle aðýrlýðý yoktur. Zira, helâl dairesi geniþtir. Keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Ferâiz-i Ýlâhiye ise, hafiftir, azdýr. Allah a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir þereftir ki, tarif edilmez. Vazife ise: Yalnýz bir asker gibi Allah nâmýna iþlemeli, baþlamalý... Ve Allah hesabýyla vermeli ve almalý. Ve izni ve kanunu dairesinde hareket etmeli, sükûnet bulmalý. Kusur etse, istiðfar etmeli: Yâ Rab, kusurumuzu afvet. Bizi, kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanýna kadar bizi emanette emîn kýl. Âmin demeli ve Ona yalvarmalý... cihâzât-ý insâniye: insandaki maddî ve mânevî organlar ehl-i ihtisas ve müþahede: mütehassýs ve þahit olan kimseler ferâiz-i Ýlâhiye: Allah`ýn yapýlmasýný mecbur ettiði emirleri firak: ayrýlýk, ayrýlma, hicran hasâret : zarar etme, ziyan, kayýp hayat-ý ebediye: âhiret hayatý; sonsuz hayat hediye-i Rahmâniye :sonsuz merhamet ve þefkat sahibi olan Allah`ýn, kullarýna hediye olarak verdiði nîmetler hevâ: gelip geçici istek, heves, nefsin arzusu kabz etmek: almak, tahsil etmek, tutmak kat'a: asla, kesinlikle levâzýmat: lâzým olan þeyler meftun: aþýk, aþýrý bir sevgiyle baðlanmýþ perestiþ : aþýrý baðlýlýk, tapar derecesinde sevme, mükemmel sevgi saadet-i uhreviye: âhiret saadeti, huzuru sükûnet: sâkinlik, durgunluk, rahatlýk, hareketsizlik tedarik etme: karþýlama, elde etme

16 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Onlar Allah a ve âhiret gününe iman ederler/3:114) (Allah ýn vaadi þüphesiz haktýr; sakýn dünya hayatý sizi aldatmasýn. O aldatýcý þeytan da Allah ýn azabýný unutturup sadece affýna güvendirerek sizi isyana sürüklemesin/35:5) Þu Kâinatýn týlsým-ý muðlâkýný açan (Allah ýn varlýðýna, birliðine ve âhiret gününe iman ettim.) ruh-u beþer için saadet kapýsýný fetheden ne kadar kýymetdar iki týlsým-ý müþkül-küþa olduðunu ve sabýr ile Hâlikýna tevekkül ve iltica ve þükür ile Rezzâkýndan sual ve dua; ne kadar nâfi ve tiryak gibi iki ilâç olduðunu ve Kur ân ý dinlemek, hükmüne inkýyad etmek, namazý kýlmak, kebâiri terk etmek; ebedü l-âbad yolculuðunda ne kadar mühim, deðerli, revnakdâr bir bilet, bir zâd-ý âhiret, bir nur-u kabir olduðunu anlamak istersen; þu temsilî hikâyeciðe, bak, dinle: Bir zaman bir asker, meydan-ý harp ve imtihanda, kâr ve zarar deveranýnda pek müthiþ bir vaziyete düþer. Þöyle ki: Sað ve sol iki tarafýndan dehþetli derin iki yara ile yaralý ve arkasýnda cesîm bir arslan, ona saldýrmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde bir daraðacý dikilmiþ, bütün sevdiklerini asýp mahvediyor. Onu da bekliyor. Hem bu hâli ile beraber uzun bir yolculuðu var. Nefyediliyor. O biçare, þu dehþet içinde me yusâne düþünürken; sað cihetinde Hýzýr gibi bir hayýrhah, nuranî bir zat peyda olur. Ona der: Me yus olma. Sana iki týlsým verip öðreteceðim. Güzelce istîmal etsen, o arslan, sana musahhar bir at olur. Hem o daraðacý, sana keyif ve tenezzüh için hoþ bir salýncaða döner. Hem, sana iki ilâç vereceðim. Güzelce istîmal etsen; o iki müteaffin yaralarýn, iki güzel kokulu Gül-ü Muhammedî (Aleyhissalâtü Vesselâm) denilen lâtif çiçeðe inkýlâb ederler. Hem, sana bir bilet vereceðim. Onunla, uçar gibi bir senelik bir yolu, bir günde kesersin. Ýþte eðer inanmýyorsan, bir parça tecrübe et. Tâ doðru olduðunu anlayasýn. Hakikaten bir parça tecrübe etti. Doðru olduðunu tasdik etti. Evet, ben, yani þu biçâre Said dahi bunu tasdik ederim. Çünkü: Biraz tecrübe ettim. Pek doðru gördüm. cesîm: çok büyük, iri, cüsseli deveran: dönmek, dolaþmak, devretmek ebedü'l-âbad: tükenmez, ebedî hayat hayýrhah: iyilik isteyen iltica: sýðýnma inkýyad: boyun eðmek, itaat etmek istimal: kullanma kebâir: büyük günahlar meydan-ý harp: savaþ alaný me'yusâne: ümitsizce, üzülerek musahhar: emre verilmiþ, itaatkâr, müþkül-küþa: zorluðu açan müteaffin: kokuþmuþ. çürüyüp bozulmuþ nâfi: menfaatli, faydalý, þifalý nefyedilme: sevkedilme, gönderilme. nur-u kabir: kabir nûru, ýþýðý peyda: mevcut, açýk, âþikâr revnakdâr: zinetli, göz alýcý bir parlaklýk ve güzellikte Rezzâk: bütün yaratýlmýþlarýn rýzkýný veren ve ihtiyaçlarýný karþýlayan Allah tenezzüh: bað ve bahçe gibi yerlere, her türlü kötü hallerden kurtulmak için çýkýp, gezme tevekkül: sebeplere sarýldýktan sonra neticesini Allah`a býrakma týlsým-ý muðlâk: anlaþýlmasý zor gizem. tiryak: panzehir zâd-ý âhiret: ahiret yiyeceði zînet: süs

17 Yedinci Söz Bundan sonra birden gördü ki: Sol cihetinden þeytan gibi dessas, ayyaþ, aldatýcý bir adam, çok zînetler, süslü suretler, fantâziyeler, müskirler beraber olduðu halde geldi. Karþýsýnda durdu. Ona dedi: Hey arkadaþ! Gel gel, beraber iþret edip keyfedelim. Þu güzel kýz suretlerine bakalým. Þu hoþ þarkýlarý dinleyelim. Þu tatlý yemekleri yiyelim. Sual: Hâ hâ, nedir, aðzýnda gizli okuyorsun? Cevap: Bir týlsým. -Býrak þu anlaþýlmaz iþi. Hazýr keyfimizi bozmayalým. S: Hâ, þu ellerindeki nedir? C: Bir ilâç. -At þunu. Saðlamsýn. Neyin var. Alkýþ zamanýdýr. S: Hâ, þu beþ niþanlý kâðýd nedir? C: Bir bilet. Bir tâyinat senedi. -Yýrt bunlarý. Þu güzel bahar mevsiminde yolculuk bizim nemize lâzým! der. Herbir desise ile onu iknaa çalýþýr. Hattâ o biçâre, ona biraz meyleder. Evet, insan aldanýr. Ben de öyle bir dessasa aldandým. Birden sað cihetinden ra d gibi bir ses gelir. Der: Sakýn aldanma. Ve o dessasa de ki: Eðer arkamdaki arslaný öldürüp, önümdeki daraðacýný kaldýrýp, sað ve solumdaki yaralarý def edip, peþimdeki yolculuðu men edecek bir çare sende varsa, bulursan; haydi yap, göster, görelim. Sonra de: Gel keyfedelim. Yoksa sus hey sersem!.. Tâ Hýzýr gibi bu zât-ý semavî dediðini desin. Ýþte ey gençliðinde gülmüþ, þimdi, güldüðüne aðlayan nefsim! Bil: O biçâre asker ise, sensin ve insandýr. Ve o arslan ise, eceldir. Ve o daraðacý ise, ölüm ve zeval ve firaktýr ki: Gece, gündüzün dönmesinde her dost veda eder, kaybolur. Ve o iki yara ise, birisi, müz ic ve hadsiz bir acz-i beþerî; diðeri, elîm, nihayetsiz bir fakr-ý insanîdir. Ve o nefy ve yolculuk ise, âlem-i ervahtan, rahm-ý mâderden, sabâvetten, ihtiyarlýktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haþirden, sýrattan geçer bir uzun sefer-i imtihandýr. Ve o iki týlsým ise, Cenâb-ý Hakka îmân ve âhirete îmândýr. Evet, þu kudsî týlsým ile ölüm; insan-ý mü mini, zindan-ý dünyadan bostan-ý cinâna, huzur-u Rahmâna götüren bir musahhar at ve burak suretini alýr. Onun içindir ki: Ölümün hakikatini gören kâmil insanlar, ölümü sevmiþler. Daha ölüm gelmeden ölmek istemiþler. (Bkz. 12:101) Hem, zeval ve firak, memat ve vefat ve daraðacý olan mürur-u zaman; o îmân týlsýmý ile, Sâni-i Zülcelâlin taze taze, renk renk, çeþit çeþit mu cizat-ý nakþýný, havârýk-ý kudretini, tecelliyat-ý Rahmetini, kemâl-i lezzetle seyr ve temaþaya vasýta suretini alýr. Evet, 27 alem-i ervah: ruhlar âlemi berzah: ölümden sonra, kýyâmete kadar yaþanacak âlem bostan-ý cinân: cennet bahçeleri dessas: aldatýcý, hilekâr, desîseci fakr-ý insanî: insanýn yapýsýnda ve yaratýlýþýnda olan yoksulluk havârýk-ý kudret: kudretin hayret verici eserleri iþret: içki içme, alkollü içki kullanma kemal-i lezzet: tam lezzet memat: ölüm mu'cizat-ý nakþ: sanatlý iþleme musahhar: emre verilmiþ, itaatkâr mürur-u zaman: zaman aþýmý müskir: sarhoþluk veren müz'ic: rahatsýz eden, sýkýntý veren nefy: sürgün etmek, sürmek ra'd: gök gürültüsü rahm-ý mâder: ana rahmi sabavet : çocukluk Sani-i Zülcelâl: sonsuz büyüklük sahibi ve herþeyi sanatla yaratan Allah sefer-i imtihan: imtihan yolculuðu tecelliyat-ý rahmet: rahmet tecellîleri, görüntüleri zât-ý semavî: yüce zât

18 28 Sözler güneþin nurundaki renkleri gösteren âyinelerin tebeddül edip tazelenmesi ve sinema perdelerinin deðiþmesi, daha hoþ, daha güzel manzaralar teþkil eder. Ve o iki ilâç ise, biri, sabýr ile tevekküldür. Hâlikýnýn kudretine istinad, hikmetine itimattýr. Öyle mi? Evet, emr-i ( Ol! deyince oluverir/36:82) e mâlik bir Sultan-ý Cihâna acz tezkeresiyle istinad eden bir adamýn ne pervasý olabilir? Zira, en müthiþ bir musibet karþýsýnda; (Biz Allah ýn kullarýyýz ve biz yine Ona döneceðiz/2:156) deyip itminan-ý kalb ile Rabb-ý Rahîmine îtimad eder. Evet, ârif-i billâh, aczden, mehâfetullahtan telezzüz eder. Evet, havfda lezzet vardýr. Eðer, bir yaþýndaki bir çocuðun aklý bulunsa ve ondan sual edilse: En leziz ve en tatlý hâletin nedir? Belki diyecek; aczimi, zaafýmý anlayýp, validemin tatlý tokatýndan korkarak yine validemin þefkatli sinesine sýðýndýðým hâlettir. Halbuki: Bütün validelerin þefkatleri, ancak bir lem a-i tecelli-i rahmettir. (Bkz. Buharî, Edeb: 19) Onun içindir ki, kâmil insanlar, aczde ve havfullahta öyle bir lezzet bulmuþlar ki; kendi havl ve kuvvetlerinden þiddetle teberri edip, Allah a acz ile sýðýnmýþlar. Aczi ve havfý, kendilerine þefaatçi yapmýþlar. Diðer ilâç ise, þükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzâk-ý Rahîmin rahmetine îtimattýr. Öyle mi? Evet, bütün yeryüzünü bir sofra-i nimet eden ve bahar mevsimini bir çiçek destesi yapan ve o sofranýn yanýna koyan ve üstüne serpen bir Cevâd-ý Kerîmin misafirine fakr ve ihtiyaç, nasýl elîm ve aðýr olabilir? Belki, fakr ve ihtiyacý, hoþ bir iþtiha suretini alýr. Ýþtiha gibi fakrýn tezyîdine çalýþýr. Onun içindir ki: Kâmil insanlar, fakr ile fahretmiþler. Sakýn yanlýþ anlama! Allah a karþý fakrýný hissedip yalvarmak demektir. Yoksa, fakrýný halka gösterip dilencilik vaziyetini almak demek deðildir. Ve o bilet, sened ise; baþta namaz olarak edâi ferâiz ve terk-i kebâirdir. Öyle mi? Evet, bütün ehl-i ihtisas ve müþahedenin ve bütün ehli zevk ve keþfin ittifakýyla; o uzun ve karanlýklý ebedü l-âbad yolunda zad ve zâhire, ýþýk ve burak; ancak Kur ân ýn evâmirini imtisal ve nevâhisinden içtinab ile elde edilebilir. Yoksa, fen ve felsefe, san at ve hikmet, o yolda beþ para etmez. Onlarýn ýþýklarý, kabrin kapýsýna kadardýr. (Bkz. Buharî, Rikak: 42) Ýþte ey tenbel nefsim! Beþ vakit namazý kýlmak, yedi kebâiri terketmek; ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Neticesi ve meyvesi ve faidesi, ne kadar çok mühim ve büyük olduðunu; aklýn varsa, bozulmamýþ ise anlarsýn. Ve fýsk ve sefahete seni teþvik eden þeytana ve o adama dersin: Eðer ölümü öldürüp, zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrý, beþerden kaldýrýp kabir kapýsýný kapamak çaresi varsa, söyle, dinleyelim. Yoksa sus. Kâinat Mescid-i Kebirinde Kur ân arif-i billâh: Allahý bilen, tanýyan cevâd-ý kerîm: nihayetsiz ikrâm ve cömertlik sahibi olan Allah ebedü'1-âbad: ebedî hayat edâ-i ferâiz: farzlarýn yerine getirilmesi ehl-i ihtisas: mütehassýs kimseler evâmir: emirler, kanunlar fahretme: övünme havf: korku, korkma havfullah: Allah korkusu havl: güç, kuvvet içtinab: çekinmek, sakýnmak iþtiha: açlýktan gelen istek itminan-ý kalb: kalben emin oluþ kebâir: büyük günahlar lem'a-i tecelli-i rahmet: Cenâb-ý Hakk ýn rahmetinin tecellîsinin bir parýltýsý mehâfetullah: Allah korkusu mescid-i kebir: büyük mescid nevâhi: yasak edilmiþ þeyler sofra-i ni'met: nîmet sofrasý tebeddül: yenilenme, deðiþme teberri : arýnma, uzaklaþma terk-i kebâir: büyük günahlarý iþlemekten kaçýnma tevekkül: sebeplere sarýldýktan sonra neticesini Allah`a býrakma tezkere: belge, pusula, vesîka tezyid: arttýrma, çoðaltma valide: anne zad: azýk zahire: azýk, hububat zeval: zâil olma, sona erme

19 Yedinci Söz kâinatý okuyor! Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalým. Hidayetiyle amel edelim. Ve Onu vird-i zeban edelim. Evet, söz Odur. Ve Ona derler. Hak olup, Haktan gelip Hak diyen ve hakikati gösteren ve nuranî hikmeti neþreden Odur.. 29 (Allah ým, kalplerimizi iman ve Kur ân nuruyla nurlandýr. Allah ým, bizi Sana muhtaç olduðumuzun þuuruyla zenginleþtir; Senden müstaðni durma fakirliðine düþürme. Kendi güç ve kuvvetimizden teberri ediyor, Senin havl ve kuvvetine sýðýnýyoruz. Bizi Sana tevekkül edenlerden kýl. Bizi nefsimizin eline býrakma. Bizi, koruyuculuðunla muhafaza eyle. Bize, erkek ve kadýn bütün mü minlere merhamet et. Kulun, peygamberin, seçtiðin, dostun, mülkünün güzelliði, masnuatýnýn meliki ve sultaný, inayetinin göz bebeði, hidayetinin güneþi, hüccetinin lisaný, rahmetinin timsali, mahlûkatýnýn nuru, mevcudatýnýn þerefi, mahlûkatýnýn çokluðu içinde birliðinin kandili, kâinat týlsýmýnýn keþþafý, rububiyet saltanatýnýn dellâlý, hoþnut olduðun þeylerin teblið edicisi, gizli isimlerinin tanýtýcýsý, kullarýnýn muallimi, ayetlerinin tercümaný, rububiyet güzelliðinin aynasý, þuhud ve iþhadýnýn medarý, âlemlere rahmet olarak gönderdiðin habibin ve resulün olan Efendimiz Muhammed e, onun bütün âl ve ashabýna, kardeþleri olan diðer peygamber ve resullere, melâike-i mukarrebîne ve salih kullarýna salât ve selâm eyle. Âmin) hidayet : doðru inanç ve yaþayýþ üzere olmak vird-i zeban: devamlý okunan zikir neþretmek: yaymak

20 (Rahmân ve Rahîm olan Allah ýn adýyla.) (Allah tan baþka ilâh yoktur. O, Hayy ve Kayyumdur./2:255) (Þüphesiz ki Allah katýnda makbul olan din yalnýz Ýslâm dinidir./3:19) Þu dünya ve dünya içindeki ruh-u insanî ve insanda dînin mahiyet ve kýymetlerini ve eðer Dini Hak olmazsa, dünya bir zindan olmasý ve dinsiz insan, en bedbaht mahlûk olduðunu ve þu âlemin týlsýmýný açan, ruh-u beþerîyi zulümattan kurtaran (Ya Allah) ve dinle: (Allah tan baþka ilâh yoktur) olduðunu anlamak istersen; þu temsilî hikâyeciðe bak, Eski zamanda iki kardeþ, uzun bir seyahate beraber gidiyorlar. Gitgide tâ yol ikileþti. O iki yol baþýnda ciddî bir adamý gördüler. Ondan sordular: Hangi yol iyidir? O dahi onlara dediki: Sað yolda kanun ve nizâma tebaiyyet mecburiyeti vardýr. Fakat, o külfet içinde bir emniyet ve saadet vardýr. Sol yolda ise, serbestiyet ve hürriyet vardýr. Fakat o serbestiyet içinde bir tehlike ve þekavet vardýr. Þimdi intihaptaki ihtiyar sizdedir. Bunu dinledikten sonra güzel huylu kardeþ sað yola (Allah a tevekkül ettim./11:56) deyip gitti ve nizam ve intizama tebaiyyeti kabul etti. Ahlâksýz ve serseri olan diðer kardeþ, sýrf serbestlik için sol yolu tercih etti. Zâhiren hafif, mânen aðýr vaziyette giden bu adamý hayâlen takip ediyoruz: Ýþte bu adam, dereden tepeden aþýp, gitgide tâ hâli bir sahraya girdi. Birden müthiþ bir sadâ iþitti. Baktý ki: Dehþetli bir arslan, meþelikten çýkýp ona hücum ediyor. O da kaçtý. Tâ altmýþ arþýn derinliðinde susuz bir kuyuya rastgeldi. Korkusundan kendini içine attý. Yarýsýna kadar düþüp, elleri bir aðaca rastgeldi, yapýþtý. Kuyunun duvarýnda göðermiþ olan o aðacýn iki kökü var. Ýki fare, biri beyaz, biri siyah, o iki köke musallat olup kesiyorlar. Yukarýya baktý gördü ki: Arslan, nöbetçi gibi kuyunun baþýnda bekliyor. Aþaðýya baktý gördü ki: arþýn: yaklaþýk 68 cm olan eski bir uzunluk ölçüsü hâli: boþ, ýssýz intihap: seçmek, ayýrýp beðenmek külfet: yük, zahmet, sýkýntý, zorluk þekavet : sýkýntýda kalmak, mutsuzluk tebaiyyet: uyma, tabi olma. itaat, inkýyad ve imtisal etme týlsým: gizli sýr, gizem zahiren : görünüþte zulümat: karanlýklar; haksýzlýklar, eziyetler

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. BÜYÜKLERİN HİKMETLİDEN SÖZLERİ Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. Buyruldu ki; Faziletli kimseler için (hiçbir yer) gurbet sayılmaz. Cahilin ise

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak " " dersek h 6. olarak sadaka verme.

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak   dersek h 6. olarak sadaka verme. M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI lar aha beteri dir... 1. -3-5 veya 7 2. Y 3. : me sem. 1 (B bir olmaz) 4. a bakarak " " 5. sek, dersek h 6. olarak sadaka verme. 2 3 k, iyilik yapmak, anaya -

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan,

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan, Yücel Terkanlýoðlu Onaylayan Administrator Cumartesi, 23 Þubat 2008 Son Güncelleme Pazartesi, 27 Ekim 2008 Besteciler.org HTML clipboard Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Bediüzzaman Said Nursî

Bediüzzaman Said Nursî İ MAN VE KÜFÜR MUVÂZENELERİ c Risale-i Nur Külliyatı ndan Hidâyet ve Dalâlet Mukayeseleri Bediüzzaman Said Nursî İstanbul - 2006 d İ MAN VE KÜFÜR MUVÂZENELERİ İMAN VE KÜFÜR MUVÂZENELERİ Copyright Şahdamar

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

ÞÝÝR YAZARKEN NELERE DÝKKAT EDÝLMELÝ? / Kadir ÇETÝN

ÞÝÝR YAZARKEN NELERE DÝKKAT EDÝLMELÝ? / Kadir ÇETÝN ÞÝÝR YAZARKEN NELERE DÝKKAT EDÝLMELÝ? / Kadir ÇETÝN Ekleyen Üçüncü Yeni Çarþamba, 07 Eylül 2011 Son Güncelleme Çarþamba, 07 Eylül 2011 MAVÝ ZAMAN KADÝR ÇETÝN Sual: Kaliteli bir þiir yazarken neye dikkat

Detaylı

KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN

KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN Serdar BİLGİN KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN Anahtar Kelimeler: heyet-i içtimaiye, hayat-i içtimaiye, şahs-ı manevi, iştirâk-i amâli uhrevî, ekser-ahkâm 1-BİREY NEDİR? Birey, sınırlı bir bedende

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANÎ Hz. bu mektubu muhterem şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANÎ Hz. bu mektubu muhterem şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır. 6.MEKTUP MEVZUU : a) Cezbe ve sülûk husulünün beyanı. b) Celâl ve cemal sıfatları ile terbiye almak. c) Fenanın ve bekanın beyanı. d) Nakşibendî tarikatına mensub olmanın üstünlüğü. Belâ ve musibet için

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Bettina Knab Tel: 08204 / 29 89 95. Þu anda çocuðunuzla tedavi için hastanede bulunuyorsunuz. Bu elbette sizin ve aileniz için kolay bir durum deðil.

Bettina Knab Tel: 08204 / 29 89 95. Þu anda çocuðunuzla tedavi için hastanede bulunuyorsunuz. Bu elbette sizin ve aileniz için kolay bir durum deðil. Bettina Knab Tel: 08204 / 29 89 95 Marktstraße 13 e-mail: bettina.knab@gmx.de 86866 Mickhausen - Münster Sayýn annebaba, Þu anda çocuðunuzla tedavi için hastanede bulunuyorsunuz. Bu elbette sizin ve aileniz

Detaylı

Dua ve Sûre Kitapçığı

Dua ve Sûre Kitapçığı Dua ve Sûre Kitapçığı Hazırlayan: Melike MÜFTÜOĞLU instagram.com/oyunveetlinliklerledinogretimi SÜBHANEKE DUASI Allah ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin

Detaylı

============================================================================

============================================================================ 1973 Caprice Gönderen : alparslanbirinci - 14/11/2010 21:19 Yeni aldýðým 1973 Caprice'in fotolarýný sizinle paylaþmaktan mutluluk duyuyorum http://img602.imageshack.us/img602/720/21854026.jpg http://img202.imageshack.us/img202/3420/dsc02025rx.jpg

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

İBADET VE NAMAZ. İstifade edilen yerler: 3. Söz, 4. Söz, 21. Söz, 23. Lema nın hatimesi. KONYA. (Slayt sunum metni)

İBADET VE NAMAZ. İstifade edilen yerler: 3. Söz, 4. Söz, 21. Söz, 23. Lema nın hatimesi. KONYA. (Slayt sunum metni) İBADET VE NAMAZ (Slayt sunum metni) İstifade edilen yerler: 3. Söz, 4. Söz, 21. Söz, 23. Lema nın hatimesi. 2016 KONYA 1. SLAYT Merhaba gençler, bu haftaki konumuz ibadet ve namaz. En son ve mükemmel bir

Detaylı

STRATEJÝK PLANI 2011-2014

STRATEJÝK PLANI 2011-2014 i i T.C. KARABÜK VALÝLÝÐÝ TEKNÝK VE ENDÜSTRÝ MESLEK LÝSESÝ E n d ü s t r i M e s e v KARABÜK l e k k L n s k e T K a r a b k ü s i e STRATEJÝK PLANI 0-04 KARABÜK - 00 ÝSTÝKLÂL MARÞI Korkma, sönmez bu þafaklarda

Detaylı

Cenab-ı Hakk neden insanları yarattı, imtihan olmadan cennete gönderseydi olmaz mıydı, insanın Yaratılış Gayesi Nedir?

Cenab-ı Hakk neden insanları yarattı, imtihan olmadan cennete gönderseydi olmaz mıydı, insanın Yaratılış Gayesi Nedir? Sorularlarisale.com Cenab-ı Hakk neden insanları yarattı, imtihan olmadan cennete gönderseydi olmaz mıydı, insanın Yaratılış Gayesi Nedir? Çevremize baktığımızda her varlığın belli bir amaca yönelik yaratıldığını

Detaylı

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Dengenin engelidir, şeytanların çengeli, Eûzu besmeledir, çengellerin engeli. KUR ÂN DİYOR Kİ! (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: Şüphesiz Allah size gerçek

Detaylı

a. Daire-i meşruada kalmayan gençliğin; dünyada, kabirde ve ahirette başlarına gelecek belalar ve elemler neler olabilir?

a. Daire-i meşruada kalmayan gençliğin; dünyada, kabirde ve ahirette başlarına gelecek belalar ve elemler neler olabilir? Sorularlarisale.com "Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûada kalmazsanız, o gençlik zâyi olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette kendi lezzetinden çok ziyâde belâlar ve

Detaylı

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar Yýldýz Tilbe 1 Onaylayan Administrator Pazar, 06 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org ADAM OLSAYDIN Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar Kendini arattý, beni bulmadý yar Düþtüm

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır.

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır. Ciddi olarak Allah a isyan etmekten kaçın. O nun rahmet kapısına devam et. Bütün gücünü ve kuvvetini Allah için harca. Taatında sarfet. Yalvar, ihtiyaçlarını O na arz et. Başını önüne eğ, kork, Hak kın

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

ALLAH`I (C.C.) BİZE TANITAN ÜÇ BÜYÜK TARİF EDİCİ

ALLAH`I (C.C.) BİZE TANITAN ÜÇ BÜYÜK TARİF EDİCİ Sorularlarisale.com ALLAH`I (C.C.) BİZE TANITAN ÜÇ BÜYÜK TARİF EDİCİ Cenab-ı Hakk ı bize anlatan, tarif eden üç büyük tarif edici vardır. Bunlardan birisi, kâinat kitabı, diğeri Kur an-ı Kerim ve üçüncüsü

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Günah Hastalığından Kurtulmanın İlâcı: Tevbe ve İstiğfar

Günah Hastalığından Kurtulmanın İlâcı: Tevbe ve İstiğfar Günah Hastalığından Kurtulmanın İlâcı: Tevbe ve İstiğfar Maddî kirleri sabun ve su giderdiği gibi kalbi karartan, insanı cehennemlik yapan, mânevî hastalık ve kirleri de tevbe, istiğfar ve Allâh'tan korkarak

Detaylı

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR?

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR? Asiye Türkan NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR? İNSAN NEDEN EVLENİR? İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsen Bu nice okumaktır.

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim. DUA Eudhu Billahi Minessaytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillahi Rabil-alemin Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler GÜNAH ve İSTİĞFAR Israr etmek kişiyi nasıl etkiler Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Hiçbir küçük günah yoktur ki, ısrarla işlenilmeye devam edildiği halde büyümesin. Ve

Detaylı

Ali Çolak. Bir Bahçe Düþü

Ali Çolak. Bir Bahçe Düþü Ali Çolak Bir Bahçe Düþü Deneme ALÝ ÇOLAK; 1965 yýlýnda Nazilli de doðdu. Gazi Üniversitesi Teknik Eðitim Fakültesi nde baþladýðý yüksek öðrenimini, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eðitim Fakültesi Türk

Detaylı

Bir insan Allah (c.c.)'ın birliğine inanırım diyorsa o irfan sahibidir denemez. Çünkü onun sahip olduğu sadece onun bilgisidir.

Bir insan Allah (c.c.)'ın birliğine inanırım diyorsa o irfan sahibidir denemez. Çünkü onun sahip olduğu sadece onun bilgisidir. Birçok kişi ibadetlerinden imani lezzeti alamadıklarından şikâyetçidir. Bunlar "Öyle bir püf noktası söyle ki, biz ilahi irfana varalım." diye sorarlar.bu insan yaratılışının gayesidir. İlahi irfan yollarının

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

Kimler aptal olarak kabul edilir? Sanki bunu herkes biliyormuþ gibi ama bundan ne

Kimler aptal olarak kabul edilir? Sanki bunu herkes biliyormuþ gibi ama bundan ne N i k o l a y S e m y o n o v i ç L e s k o v Aptalcýk1 Çeviren: Birsen Karaca Kimler aptal olarak kabul edilir? Sanki bunu herkes biliyormuþ gibi ama bundan ne anladýklarýný kontrol edersek, hiçbirinin

Detaylı

FEN BÝLÝMLERÝ DERSHANESÝ

FEN BÝLÝMLERÝ DERSHANESÝ FEN BÝLÝMLERÝ DERSHANESÝ 6. SINIF DENEME SINAVI / 16. SAYI ÇÖZÜMLER TÜRKÇE TESTÝ 1. Silkelemek sözcüðü; 1. cümlede üstündeki þeyleri düþürmek, 2. cümlede kuvvetle sarsmak, 3. cümlede etkilemek ve 4. cümlede

Detaylı

TEMMUZ 2010 10.sayý Tasavvuf Kültürü Dergisi t ö v b e editörden Tövbe ye Dair... Af günaha aþýkmýþ derler... Bu sözü ne zaman duysam günah, piþmanlýk, sabýr, tövbe ve af mevhumlarý beraber gelir aklýma...

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

KELÂMLAR (ÖZDEYÝÞLER) 121 GEZEGENÝMÝZ. 1. Gezegenimiz bizim büyük evimizdir. Bir kimse ona baðlanýrsa, o evde yaþýyor demektir.

KELÂMLAR (ÖZDEYÝÞLER) 121 GEZEGENÝMÝZ. 1. Gezegenimiz bizim büyük evimizdir. Bir kimse ona baðlanýrsa, o evde yaþýyor demektir. KELÂMLAR (ÖZDEYÝÞLER) 121 GEZEGENÝMÝZ 1. Gezegenimiz bizim büyük evimizdir. Bir kimse ona baðlanýrsa, o evde yaþýyor demektir. 2. Gezegenimiz hazine, insanlar onun bekçileridir. 3. Gezegenimizin güzelleþmesi

Detaylı

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 Düzenleyen Administrator Salý, 15 Haziran 2010 Mersin Gazetesi KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 YAZIK Abidin GÜNEYLÝ-Mersin Küfürün adýný günah koymuþlar Etsem bana yazýk etmesem

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

============================================================================

============================================================================ Ailem de Ýlk Ve Son ANADOL Gönderen : papatya54-31/03/2008 11:15 http://img241.imageshack.us/img241/6535/aaaaaaaqgz2.jpg http://img139.imageshack.us/img139/1395/sddddddddcq9.jpg Arabalarla olan iliþkilerimiz

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI

ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI 1 2 ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI 3 ÞÝÝR DÝZÝSÝ Dizi Editörü HÝLMÝ YAVUZ Yayýn Yönetmeni : Ýlknur Özdemir Dizgi : Serap Kýlýç Düzelti : Fulya Tükel Montaj : Mine Sarýkaya Kapak Düzeni : Semih Özcan Ýç Baský

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali Marifet nefsi silmek değil, bilmektir. Hacı Bektaş-ı Veli Nefsin, azgın bir binek atından daha çok şiddetle gemlenmeye muhtaçtır. Hasan Basri Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa,

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

İnsân-ı Kâmile Giden Yol: İyilik ve Cömertlik

İnsân-ı Kâmile Giden Yol: İyilik ve Cömertlik İnsân-ı Kâmile Giden Yol: İyilik ve Cömertlik Prof. Dr. H. Kâmil YILMAZ Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İnsanı gönüllerde yaşamaya hazırlayan en önemli hususiyetlerden birisi iyilik ve cömertliktir. İnsanın

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

============================================================================

============================================================================ SATILIK 56 CHEVY Gönderen : Turgay - 16/01/2008 02:15 Arkadaþlar satýlýk bir 56 chevy resmi buldum ama çeþitli nedenlerden dolayý burada yayýnlamak istemiyorum. Ýlgilenen arkadaþlar buraya cevap olarak

Detaylı

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır. 45. MEKTUP MEVZUU : a) Şeyhinin vefatından sonra, Haniganın fukarasına (tekkenin dervişlerine) zahirî destek olması dolayısı ile teşekkür izharı.. b) Camiiyet-i İnsan (insanda her şeyin var olması) onun

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz

135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz Cihan Demirci Damdaki Mizahçý Mizah Dergilerimizde Yazýnýn Serüveni 135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz epeyce bir süredir dergilerinde mizah öyküsü

Detaylı

Nefsini Bilen Rabbini Bilir

Nefsini Bilen Rabbini Bilir Mehmedkirkinci.com Nefsini Bilen Rabbini Bilir Nefis, zat manasına gelir. Yani cisim ve ruhun ikisine birlikte nefis denilir. Nefis, insanın daire-i hayatı içindeki cisim, ruh ve kalbin ve onlar içindeki

Detaylı

1-Zihinsel kazanýmlar 2-Duyuþsal kazanýmlar 3-Bedensel kazanýmlar

1-Zihinsel kazanýmlar 2-Duyuþsal kazanýmlar 3-Bedensel kazanýmlar ÖÐRENME Öðrenme, bireyin çevresi ile etkileþimi sonucu kalýcý olan davranýþ kazanmasýdýr. Öðrenme planlý ve düzenli etkileþim sonucu olur. Eðitimde hedef, toplumun geliþimine katký saðlayacak bireyi geliþtirmektir.

Detaylı

Kapak Resmi: El Vedûd

Kapak Resmi: El Vedûd Kapak Resmi: El Vedûd SOHBETLER II ELL HACC HÜSEYÝN VEDAD Ýstanbul 2015 SOHBETLER II E L L H A C C H Ü S E Y Ý N V E D A D Editör: Þafak TUNÇ Redakte/Tashih: Hýzýr ERCAN Baský Tarihi 1436 /2015 Ýletiþim

Detaylı

FEN BÝLÝMLERÝ DERSHANESÝ

FEN BÝLÝMLERÝ DERSHANESÝ FEN BÝLÝMLERÝ DERSHANESÝ 6. SINIF DENEME SINAVI / 11. SAYI ÇÖZÜMLER TÜRKÇE TESTÝ 1. Bir sözcüðü, A seçeneðinde eþit, ayný anlamýnda kullanýlmýþtýr: Nasýl isterseniz, benim için hepsi ayný (eþit). 5. A,

Detaylı

İlk paragrafdaki uzun cümlede insanın farklı ve birbirinden önemli yönlerine dikkat çekilir.

İlk paragrafdaki uzun cümlede insanın farklı ve birbirinden önemli yönlerine dikkat çekilir. Sorularlarisale.com "Cenâb-ı Hak ve Mabud-u Bilhak, insanı şu kâinat içinde rububiyet-i mutlakasına ve umum âlemlere rububiyet-i âmmesine karşı en ehemmiyetli bir abd,.." ifadeleri ile başlayan On Birinci

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER ANLAM BÝLGÝSÝ...13 YAZIM BÝLGÝSÝ...23 DÝL BÝLGÝSÝ...25 ANLAM BÝLGÝSÝ...27 YAZIM BÝLGÝSÝ...37 DÝL BÝLGÝSÝ...39 ANLAM BÝLGÝSÝ...

ÝÇÝNDEKÝLER ANLAM BÝLGÝSÝ...13 YAZIM BÝLGÝSÝ...23 DÝL BÝLGÝSÝ...25 ANLAM BÝLGÝSÝ...27 YAZIM BÝLGÝSÝ...37 DÝL BÝLGÝSÝ...39 ANLAM BÝLGÝSÝ... ÝÇÝNDEKÝLER TÜRKÇE 1. TEMA ANLAM BÝLGÝSÝ...................................................................................13 YAZIM BÝLGÝSÝ....................................................................................23

Detaylı

Üstat Hazretlerinin, çok hakikatleri aydınlatan güneş-ayna misalinden bu konuda da faydalanabiliriz.

Üstat Hazretlerinin, çok hakikatleri aydınlatan güneş-ayna misalinden bu konuda da faydalanabiliriz. Sorularlarisale.com "İşte, ey nefis ve ey arkadaş! İnsanın, havfe ve muhabbete âlet olacak iki cihaz, fıtratında dercolunmuştur. Alâ-külli-hâl, o muhabbet ve havf, ya halka veya Hâlık a müteveccih olacak.

Detaylı

KANUNSUZ TALÝMATLARI YERÝNE GETÝRMEK ZORUNDA DEÐÝLSÝNÝZ. Çünkü Anayasa ve yasalar bizden yana: 2 Nisan 2007 Onlarca film ve dizi, 3 yýllýðýna kiraya verildi. TRT ye 40 milyon dolar gelir getirmesi gerekirken,

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı. Azarya ve şarkının üç Yahudi duası

KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı. Azarya ve şarkının üç Yahudi duası www.scriptural-truth.com KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı Azarya ve şarkının üç Yahudi duası Azarya dua {1:1} ve yangının ortasında yürüdüler öven Tanrı ve Tanrı nimet. {1:2}

Detaylı

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp.

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp. Sezen Aksu 2 Onaylayan Administrator Pazar, 20 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org Çok Ayýp Söz - Müzik: Sezen Aksu Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun

Detaylı

En güçlü silah: Zikir! Perşembe, 26 Haziran :40

En güçlü silah: Zikir! Perşembe, 26 Haziran :40 Vesvesenin en belirgin alanı ve iman açısından en tehlikelisi Allah Teâlâ hakkında olan vesvesedir. Kimi zaman tefekkür kılığında, kimi zaman hakikati araştırma adı altında farklı sorularla Allah Teâlâ

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla ESMA-İ HÜSNA 01 ER-RAB

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla ESMA-İ HÜSNA 01 ER-RAB Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla ESMA-İ HÜSNA 01 ER-RAB ALLAH Alemlerin Rabbi Konuşuyor Nasıl Bir Allah sın İNSAN Nasıl Bir Allah sın? Sorusuna Allah ın verdiği cevap Alemlerin Rabbi olan bir Allah

Detaylı

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek 1.VE EN YÜCESİ: Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek 2.SEVİYE: Allah ın rızasını ve sevgisi kazanmak için 3.SEVİYE: Allah ın verdiği nimetlere(yaşam-akıl-yiyecekler

Detaylı

EYLÜL 2010 12.sayý Tasavvuf Kültürü Dergisi m ý s r î n i y â z i editörden Bu sayýmýzý ünlü mutasavvýf Niyâzi Mýsrî Hazretlerine ayýrdýk. Turkkad Ýstanbul Þubesi tarafýndan bu ay içinde gerçekleþtirilen

Detaylı

Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki: Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki: Allah'tan ancak âlim olanlar korkar. Hadis-i şeriflerde ise şöyle buyuruldu: Hikmet ve ilmin başı Allah korkusudur Sizin en akıllınız,

Detaylı

Ýkbal in Düþünce Dünyasý der. Ahmet Albayrak Ýstanbul: Ýnsan Yayýnlarý, 2004. 352 sayfa.

Ýkbal in Düþünce Dünyasý der. Ahmet Albayrak Ýstanbul: Ýnsan Yayýnlarý, 2004. 352 sayfa. Kitâbiyat Ýkbal in Düþünce Dünyasý der. Ahmet Albayrak Ýstanbul: Ýnsan Yayýnlarý, 2004. 352 sayfa. Eser Önsöz, Hint alt kýtasýndan sahasýnda otorite olan Müslüman ilim adamlarý tarafýndan kaleme alýnmýþ

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

www.tukcev.org.tr www.tupadem.hacettepe.edu.tr Editörler: Prof. Dr. Müberra Babaoðul Araþ. Gör. Uzm. E. Betül Sürgit

www.tukcev.org.tr www.tupadem.hacettepe.edu.tr Editörler: Prof. Dr. Müberra Babaoðul Araþ. Gör. Uzm. E. Betül Sürgit Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý nýn katkýlarý ile Tüketici ve Çevre Eðitim Vakfý (TÜKÇEV) ve Hacettepe Üniversitesi, Tüketici - Pazar - Araþtýrma - Danýþma - Test ve Eðitim Merkezi (TÜPADEM) ortak çalýþmasý

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar]

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti uygulaması sadece bir ezan vakti icin yola baş koymuş zamanla gelişerek farkli ozelliklere sahip olmuş çok faydalı ve önemli bir

Detaylı

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam)

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam) ve referanslar ve elbette tarihsel ve entelektüel ardalan ileri derecede önemlidir. Çünkü genelde Batýlý kavramlar, kendilerinde ne olduklarý na bakýlmaksýzýn (aslýnda akademik ve entelektüel bir soruþturmanýn

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

Motivated SİZE İLHAM VERECEK BİR DERGİ

Motivated SİZE İLHAM VERECEK BİR DERGİ Motivated SİZE İLHAM VERECEK BİR DERGİ YENÝ YILDA BÝR SEVGÝ MESAJI En Güzel Eller Yeni bir Hediye: Kendiniz Daima mutlulukla anýmsanacak diðer hediyeler Üç Bilge Adam Kararlý Olmak Yeni yýl için aldýðýnýz

Detaylı