Birinci Basamakta Göğüs Hastalıkları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Birinci Basamakta Göğüs Hastalıkları"

Transkript

1 KLİNİK GELİŞİM İSTANBUL TABİP ODASI NIN SÜRELİ BİLİMSEL YAYINIDIR CİLT 26 SAYI CİLT 26 SAYI Bi G rin öğ ci üs Ba H sa as m ta ak lık ta la rı Birinci Basamakta Göğüs Hastalıkları

2 Klinik Gelişim Birinci Basamakta Göğüs Hastalıkları Sayı Editörü: Tunçalp Demir

3 İlk Söz Gül Kokuyorsun Bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül Yıllarca esecek belki Ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah Göreceğiz ki Biz dünyamızı gerçekten görmemişiz daha Geceyi, gündüzü, yıldızları Görmemişiz hiç Tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla. Öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları Bu umutsuzlukları bırakın kardeşler Göreceksiniz nasıl Güller güller güller dolusu Nasıl gül kokacağız birlikte Amansız, acımasız, kokacağız Dayanılmaz kokacağız, nefes nefese. Edip Cansever

4 İçindekiler 1 Anamnez ve Tanı Yöntemleri Şermin BÖREKÇİ 8 Solunum Fonksiyon Testleri Tunçalp DEMİR 14 Akciğerlerin Klinik Radyolojisi Nurhayat YILDIRIM 24 Toplum Kökenli Pnömonilerde Tanı ve Tedavi Günay AYDIN 33 Tüberküloz Nilüfer KONGAR 45 Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıgı Nurhayat YILDIRIM 55 Astım Bilun GEMİCİOĞLU 63 Derin Ven Trombozu ve Pulmoner Embolizm Esen KIYAN 74 Akciğer Kanseri Serdar ERTURAN 77 Plevra Hastalıkları Serdar ERTURAN 79 İnterstisyel Akciğer Hastalıkları Şermin BÖREKÇİ 82 Sigara ve Sigara Bırakma Tedavileri Tunçalp DEMİR

5 Klinik Gelişim İstanbul Tabip Odası nın Süreli Bilimsel Yayınıdır Üç ayda bir yayımlanır Cilt: 26 Sayı: SAHİBİ İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Adına Prof. Dr. Taner GÖREN SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Dr. Halit TOGAY EDİTÖR Prof. Dr. Tunçalp DEMİR İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz YAYIN KURULU Prof. Dr. Ali Serdar FAK Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları, Kardiyoloji Prof. Dr. Nahit ÇAKAR İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Prof. Dr. Özgür KASAPÇOPUR İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Raşit TÜKEL İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Süleyman ÖZYALÇIN İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Dr. Ali ÖZYURT Dr. Siyami Ersek Göğüs-Kalp-Damar Cerrahisi Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon DANIŞMA KURULU Prof. Dr. A. Özdemir AKTAN Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Prof. Dr. Ahmet ERÖZENCİ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Üroloji Doç. Dr. Arda SAYGILI Acıbadem Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Arzu DENİZBAŞI Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Acil Hekimlik Doç. Dr. Arzu UZUNER Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Doç. Dr. Baki ARPACI Prof. Dr. Mazhar Osman Bakırköy Ruh Sağlığı Hastalıkları E. A. H. Nöroloji Prof. Dr. Berrak YEĞEN Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fizyoloji Prof. Dr. Beyhan ÖMER İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Biyokimya ve Kilinik Biyokimya Doç. Dr. H. Cihangir YURDOĞLU Bayındır İçerenköy Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji Doç. Dr. Coşkun YORULMAZ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Adli Tıp Doç. Dr. Çetin VURAL Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Doç. Dr. Fügen AKER Haydarpaşa Numune E. A. H, Patoloji Doç. Dr. Gökhan AYGÜN İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Doç. Dr. Gökhan METİN İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Fizyoloji Prof. Dr. Gürsu KIYAN Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Prof. Dr. Hüseyin Cem ALHAN Acıbadem Fulya Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. İsmail ÇEPNİ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Prof. Dr. Levent KABASAKAL İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nükleer Tıp Prof. Dr. Levent SALTIK İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Kardiyolojisi Doç. Dr. Muzaffer BAŞAK Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Radyodiagnostik Prof. Dr. N. İlknur TUĞAL TUTKUN İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Doç. Dr. Nadi BAKIRCI Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Prof. Dr. Nergis ERDOĞAN İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Prof. Dr. Nurhayat YILDIRIM İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Prof. Dr. M. Orhan ÇİZMECİ İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Prof. Dr. M. Önder ERGÖNÜL Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıklarıve Klnik Mikrobiyoloji Doç. Dr. Önder KILIÇOĞLU İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji Prof. Dr. R. Peykan GÖKALP Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Prof. Dr. Pınar SAİP İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Onkoloji Prof. Dr. Sabahattin SAİP İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Prof. Dr. Sedat Sadık KOCA İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi Prof. Dr. Selma KARABEY İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Prof. Z. Serhan TUĞLULAR Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları, Nefroloji Prof. Dr. Şahika YÜKSEL İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Talat KIRIŞ İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Prof. Dr. Tülay ERKAN İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Nazire Yeşim AFŞAR FAK Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Prof. Dr. Pınar KADIOĞLU İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları YAYIN KOORDİNATÖRÜ Pervin ALTUNTAŞ GRAFİK TASARIM Emin PETEK WEB TASARIM Mithat HAMARAT YAZIŞMA ADRESİ Klinik Gelişim Dergisi İstanbul Tabip Odası Türkocağı Cad. No: Cağaloğlu/İST. Tel: Faks: tr tr/klinikgelisim BASKI Golden Print 100. Yıl Mahallesi Matbaacılar Si tesi 1. Cad de No: 88 Bağcılar/İstanbul Tel: (0212) /25 Bu dergi, ülkede tıp biliminin yayılmasını amaçladığından, KDV den muaftır. ISSN: Copyright Türk Tabipleri Birliği - İstanbul Tabip Odası Baskı Tarihi: Nisan 2013

6 Editörden Değerli Meslektaşlarım, Son yıllarda tüm dünyada kronik hastalıklar gittikçe artmaktadır. Bunlar içinde de solunum yolu hastalıkları önemli bir yer tutmaktadır. TÜİK in açıkladığı son rakamlara göre de ülkemizde ölüm nedenleri arasında solunum yolu hastalıkları 3. sırayı almaktadır ve toplam ölümlerin %9.7 sinden sorumludur. Bu nedenle solunum yolu hastalıklarının tanı ve uzun süreli takiplerinde birinci basamağın yeri çok önem kazanmaktadır. Biz de bu sayımızı Birinci Basamakta Göğüs Hastalıkları olarak belirledik. Bu sayımıza destek veren tüm hocalarıma ve meslektaşlarıma teşekkür eder, emeklerinin solunum hastalıkları ile mücadeleye katkı yapmasını dilerim. Tunçalp Demir

7

8 Anamnez ve Tanı Yöntemleri Uzm. Dr. Şermin BÖREKÇİ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul I. Anamnez (Öykü) Alınması: Bir hastada doğru tanı ve tedavinin belirlenmesinde üç temel unsur vardır; iyi alınmış bir anamnez, iyi bir fizik muayene ve uygun tanı yöntemlerinin istenmesi. İyi alınmış bir anamnez ile hasta muayene edilmeden önce dahi kesin tanı hakkında bilgi sahibi olunabilir. Hasta tüm yakınmalarını rahatça dile getirebilmeli, ancak hekim çeşitli sorularla araya girerek hastayı yönlendirmeli, gereksiz ayrıntılarla vakit kaybedilmemelidir. Bu klinik sorgulama aşagıdaki bölümleri içermelidir I.a. Hastanın kimliği: Bu bölümde hastanın adı-soyadı, cinsiyeti, yaşı, doğum yeri ve yaşadığı yerler ve süreleri yer almalı I.b. Meslek ve hobileri, evle ilgili özellikler: Hastanın meslek öyküsü solunum sistemi hastalıklarında çok önem taşımaktadır. Meslek öyküsünün detaylı alınması, işçi, memur, emekli, serbest meslek gibi genel tanımlamalar yerine çalışılan ortamda olabilecek hastalık etkenleri ya da mevcut hastalıkları şiddetlendirebilecek madde ya da irritanların bulunup bulunmadığı sorgulanmalıdr. Ayrıca hastanın doğumundan itibaren yaşadığı yerler çevresel bir takım maddelere (asbest, klorin gazı vb) maruziyet konusunda da bilgi verir. Hastanın hobileri de (kuş besleme, kum püskürtme ile resim yapma, yağlı boya resim yapma vb) olası maruziyet ajanları konusunda önemli ipuçları verir. Yaşanılan evde kaç nüfus yaşandığı, rutubetli olup olmadığı, duvarlarında ya da herhanbir bölümünde küf olup olmadığı bu maruziyetlere bağlı hastalıkların tanısında çok önemlidir. I.c. Yakınmaları: Hastanın yakınmaları tek tek belirlenmelidir. Hasta tarafından bildirilen şikayetlere yani hastalık belirtilerine semptom denir. Semptom sorgulaması çok önemlidir, bazen hasta için önemli olmayan bir semptom doktor için önemeli olabilir ya da çok fazla şikayeti olan bir hastanın önemli bir hastalığı bulunmayabilir. Semptomlar, solunum sistemine ait, diğer sistemlere ait ve genel semptomlar olmak üzere üç grupta incelenebilir; I.c.i. Solunum sistemi semptomları: Öksürük, nefes darlığı, balgam çıkarma ve hemoptizi. I.c.i.1. Öksürük: Öksürük akciğerleri mekanik, kimyasal ve termal etkenlere karşı koruyan karmaşık bir reflex olaydır. Tüm sağlıklı kişiler solunum yollarına yabancı olan bir maddeyi inhale veya aspire ettiklerinde öksürüler. Öksürük bu yönü ile solunum sisteminin savunma mekanizmalarından biridir. Amacı yabancı maddelerin (toz, irritant, gazlar) hava yollarına girmesini önlemek, bu yabancı maddelerin ve hava yollarındaki sekresyonların dışarı atılmalarını sağlamaktır. Ancak öksürük patolojik bir reflex olarak da karşımıza çıkabilir; önemli bir hastalığın göstergesi olabilir, inhalasyon yoluyla bulaşan infeksiyonların yayılmasına yardımcı olabilir ve hatta komplikasyonlara yol açabilir. Öksürük etyolojisine baktığımızda, öksürüğün inflamatuar, mekanik, kimyasal ve termal uyaranlarla öksürük reseptörlerinin uyarılması sonucu oluştuğu dikkati çeker. İnflamatuar uyaranlar: Solunum sistemi mukozasının ödem ve hiperemisi ile başlar; larenjit, trakeit, bronşit, bronşiolit, soğuk algınlığı, sigara kullanımı gibi nedenler sayılabilir. Mekanik uyaranlar: Toz taneciklerinin inhalasyonu, hava yollarının kompresyonu. Hava yollarının kompresyonu ektramural (pulmoner veya mediastinal kitleler) veya intramural (bronş karsinomu, bronş adenoma, yabancı cisim, granülomatoz hastalıklar) olabilir. Kimyasal uyaranlar: İrritan gazların (sigara dumanı, kimyasal gazlar) inhalasyonu ile ortaya çıkar. İlaçlar öksürüğe neden olabilir. Termal uyaranlar: Çok sıcak ya da çok soğuk havanın solunması ile oluşur Öksürük tipleri, başlangıç şekli ve süresine göre akut (<8 hafta) ve kronik (>8 hafta), balgam çıkarma ile birlikte olup olmamasına göre kuru (non-prodüktif) veya prodüktif (balgam ile birlikte) olarak sınıflandırılabilir. Kuru vasıflı öksürük genellikle mekanik veya irritatif uyaranlara bağlı olarak gelişirken prodüktif öksürükler çoğu zaman inflamatuar bir olaya bağlıdır. Öksürüğe bağlı komplikasyonlar Tablo I de özetlenmiştir. I.c.i.2. Nefes Darlığı (Dispne): Normalde kişiler dakikada kez soluk alıp verirler fakat nefes alıp verdiklerinin farkında değildirler. Kişinin solunum hareketlerinin rahatsız edici bir biçimde bilincinde olması dispne olarak tanımlanır. Nefes darlığı, tıpkı ağrı gibi sadece hasta tarafından algılanan subjektif bir semptomdur. Nefes darlığı solunum sistemi dışında kardiyovasküler başta ol- Klinik Gelişim 1

9 2013; 26: 1-7 Tablo 1: Öksürüğün Komplikasyonları Kardiyovasküler Santral sinir sistemi Gastrointestinal Kas-iskelet sistemi Solunumsal Diğer mak üzere tüm sistem bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Nefes darlığı yakınması bulunan hastaya; nefes darlığının başlama süresi, vücut pozisyonu ve eforla ilişkisi, ağırlaştıran ve hafifleten faktörler sorularak altta yatan hastalık konusunda ön tanılara ulaşılabilir. Başlama süresine göre: Akut ve kronik dispne olarak ikiye ayrılır Akut Dispne: Ani olarak başlar, akut sol kalp yetmezliği, akciğer embolisi, pnömotoraks, ARDS, astım, pnömoni, yabancı cisim aspirasyonu, hipersensitivite pnömonisi gibi hastalıklar akut dispneye neden olur Kronik Dispne: Yavaş başlayan, öncelikle efor sırasında farkedilen, zamanla ilerleyerek istirahatte de görülebilen nefes darlığıdır. KOAH kronik nefes darlığının en sık nedenidir, akciğer fibrozisi yapan hastalıklar (interstisyel pnömoniler, pnömokonyozlar, sarkoidoz gibi interstisyel akciğer hastalıkları) da kronik dispne nedenlerinin başında gelir. Vücut pozisyonu ile ilişkisine bağlı olarak: Ortopne: Yatar durumda ortaya çıkan nefes darlığıdır. Hasta oturur pozisyonda daha rahat Ritm bozukluğu Serebral hava embolisi Öksürük senkopu Öksürük başağrısı Kusma Özefagus perforasyonu Karın duvarı hernileri Servikal disk hernisi Kosta kırıkları Larenks travması Pulmoner interstisyel amfizem Pnömatozis intestinalis Pnömomediastinum Pnömoperitoneum Pnömoretroperitoneum Pnömotoraks, subkutan amfizem Bronş rüptürü İdrar inkontinansı Cerrahi yaraların açılması Peteşi ve purpura Konstitüsyonel semptomlar Ciddi hastalık korkusu eder. Sol kalp yetmezliğinde, ağır KOAH ve astım hastalarında, diyafram paralizisinde, asit varlığında ve gebelikte görülebilir. Platipne: Ortopnenin tam tersi olarak, hastada oturuken nefes darlığı var olup yatar pozisyonda kaybolur. Platipne, oturur iken kan oksijen basıncının düşmesi (orthodexia) sonucu oluşur. Trepopne: Tek taraflı yaygın akciğer hastalığı olanlarda (massif plevral efüzyon veya atelektazi) lateral dekübitus pozisyonunda gelişen nefes darlığıdır. Noktürnal Dispne: Gece veya sabaha karşı hastayı uykusundan uyandıran nefes darlığıdır. Genellikle sol kalp yetmezliğinin belirtisidir. Eforla ilişkisine bağlı olarak: Efor dispnesi: Efor sırasında ortaya çıkan nefes darlığıdır. Kalp yetmezliği, KOAH, akciğer fibrozisi, plevral efüzyon, atelektazi ve anemi efor dispnesi nedenleri arasında sayılabilir İstirahat dispnesi: İstirahat sırasında olan nefes darlığı en ağır nefes darlığıdır. İleri akciğer fibrozisi olguları, ileri sol kalp yetmezliği, ileri pulmoner hipertansiyon, ağır KOAH hastalarında istirahat halinde ya da çok az eforla ortaya çıkan nefes darlığı bulunabilir. 2 Klinik Gelişim

10 Ş. BÖREKÇİ Tablo 2: Hemoptizi Nedenleri Sık görülenler ( %5) Bronkojenik karsinom Tüberküloz Bakteriyel pnömoni Bronşit Az Görülenler (%1-4) Metastatik Karsinomlar Miçetom Akciğer apsesi Pulmoner tromboemboli Sol kalp yetmezliği Girişimsel işlemlere bağlı (bronkoskopik işlemler, akciğer biyopsisi, pulmoner arter kateterizasyonu, tüp torakostomi uygulamaları vb..) Nadir görülenler ( %1) Fungal ve parazitik pnömoniler Bronkolitiyazis Yabancı cisim aspirasyonu Sarkoidoz Mitral darlık Amiloidoz BOOP Pulmoner ya da bronşial arter anevrizması Endometriyozis Pulmoner sekestrasyon Alveoler hemoraji sendromları Vasküler-bronşiyal fistüller İlaçlara Bağlı Sistemik hemostaz Dispnenin Objektif Bulguları: İstirahat halinde normal bir kişinin solunum sayısı 12-16/dk dır. Çocukların solunum frekansı daha fazladır (20-24/dk). Normal istirahat solunumunun iki tipi vardır: Torasik ve abdominal. Torasik solunum göğsün üst kısmı ile yapılır ve normal kadınlarda görülür. Erkeklerde ve küçük çocuklarda ise karın hareketleri ile beraber olan abdominal solunum tipi hakimdir. Solunumun ritmi ve süresi düzenlidir. Solunumun ritmi ve derinliği ile ilgili başlıca bozukluklar: Takipne: Solunum frekansının artması (>20/dk) Bradipne: Solunum frekansının azalması (<10/dk) Hiperpne: Solunum amplitüdünün artması, derin solunum Hipopne: Solunum amplitüdünün azalması, yüzeyel solunum Apne: Solunumun durması I.c.i.3. Balgam Çıkarma: Solunum yollarından öksürükle dışarı sekresyon atılmasına balgam çıkarma denir. Hava yollarında goblet hücreleri tarafından 24 saatte toplam 10 ml kadar müküs sekresyonu olur. Bu müküs mukosiliyer klirens mekanizması ile larinkse kadar taşınıp farkında olmadan yutulur. Bu olay akciğerin mekanik savunmasında önemli rol oynar. Sağlıklı kişiler normal şartlarda balgam tükürmezler. Balgam çıkarma yakınması olan bir kişide; balgamın miktarı, niteliği ve kokusu sorulmalıdır. Kötü kokulu balgam, anaerop akciğer enfeksiyonları ve akciğer apsesini akla getirmelidir. I.c.i.4. Hemoptizi: Öksürükle alt solunum yollarından (larenksin altından) kan ekspektorasyonuna hemoptizi denir. Hemoptizi miktarı, balgamda çizgilenme yada balgamla karışık kan tükürmeden (hemopteik kraşa), saf kan (pür hemoptizi) tükürmeye kadar değişen geniş bir aralıkta yer alır. Hemoptizi nedenleri Tablo 2 de özetlenmiştir. I.c.ii. Diğer sistemlere ait semptomlar: İlgili sisteme göre değişen semptomlardır. Örneğin, çarpıntı, sol kolda uyuşma ve anjina kardiyovaküler sistem; mide yanması, karında şişkinlik, yutma güçlüğü, ishal ve kabızlık gastrointestinal sistem; sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı, yanma gibi yakınmalar üriner sistem ile ilişkili semptomlardır. I.c.iii. Genel semptomlar: Herhangi bir sistemin hastalığı ile bağdaşmayan, tüm sistemleri genel olarak ilgilendiren semptomlardır. Bu semptomlar arasında ateş, titreme, terleme, iştahsızlık, halsizlik ve kilo kaybı sayılabilir. I.d. Öykü: Öykü mutlaka kronolojik bir sıraya göre alınmalı, nefes darlığı, öksürük, balgam, göğüs ağrısı ve hemoptizi gibi solunum sistemini ilgilendiren beş temel semptomun olup olmadığı mutlaka sorgulanmalı, olmayanlarda yok diye kaydedilmelidir. Her semptomun başlangıcı, seyri, sonucu ayrıntılı olarak belirtilmeli, semptomların birbiri ile ilişkisi araştırılmalıdır. Hastanın Klinik Gelişim 3

11 2013; 26: 1-7 mevcut yakınmaları ile daha önce tanı alıp almadığı, daha önce yapılmış, laboratuar, radyolojik, solunum fonksiyon testi sonuçlarının olup olmadığı, tedavi alıp almadığı, aldıysa hangi tedavileri, hangi dozda, nekadar süre aldığı yarar görüp, görmediği sorgulanmalı. Öykünün sonunda öykünün kimden alındığı, güvenilirlik derecesi not edilmelidir. I.e. Öz geçmiş: Sigara öyküsü sorgulanmalı, kullanıyor ise mutlaka bırakması gerektiği söylenmeli, geçirdiği veya şuan mevcut olan hastalıklar, kazalar, ameliyatlar not edilmelidir. I.f. Soy geçmiş (aile öyküsü): Hastanın brinci derece yakınlarının sağlıkları, önemli hastalıklarının bulunup bulunmadığı, özellikle çocuklarda anne baba arasında akrabalık olup olmadığı öğrenilmelidir. Ailede kanser, astım, tüberküloz olup olmadığı da muhakkak sorulmalıdır. I.g.Alışkanlıklar ve kullandığı ilaçlar: Hastanın tüm alışkanlıkları ve ilaçları sorgulanmalı; Tütün kullanımı: Sadece sigara değil hastanın kullandığı her türlü tütün ürünü (pipo, nargile, çiğneme tütün, puro vb.) sorgulanmalı. İçilen süre ve miktarı paket-yıl olarak belirlenmelidir. Pasif içicilikte mutlaka sorgulanmalı. Alkol bağımlılığı: Alkol bağımlılığı hem anaerobik enfeksiyonlar hem de aspirasyon için risk oluşturması bakımından muhakkak sorgulanmalıdır. Kullandığı veya kullanmaya devam ettiği ilaçlar: Bazı ilaçların kısa ya da uzun süre kullanımı solunum sistemi ile ilgili semptom ve ya hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir, bu nedenle detaylı ilaç anamnezi önemlidir. II. Tanı Yöntemleri II.a. Fizik Muayene: Solunum sistemi muayenesi, sistemik muayenenin bir parçası olup, her hastada yapılan, en önemli ve en pratik tanı yöntemlerinden biri olarak yorumlanabilir. Kısaca isnpeksiyon, palpasyon, perküsyon ve oskültasyon da dikkat edilmesi gereken noktalar; II.a.i.İnspeksiyon: Hastanın solunum pozisyonu (ortopne, platipne, trepopne varlığı), solunum sayısı (takipne, bradipne varlığı), solunum şekli (hiperpne, hipopne, apne varlığı) ve göğüs kafesi [pectus excavatum (kunduracı göğsü), pectus carinatum (güvercin göğsü), kifoskolyoz, göğüs ön-arka çapının artması] değerlendirilir. II.a.ii.Palpasyon: Hasta konuşurken oluşan toraks duvarındaki titreşimler (vibrasyon veya taktil fremitus) saptanarak bazı hastalıkların ayırıcı tanısı yapılabilir. Titreşimler normal akciğerde belli oranlarda süzülürken patolojik durumlarda daha az veya çok süzülüp emilir. Vibrasyon; pnömoni ve akciğer fibrozunda artarken; amfizem, plevrada hava veya sıvı toplandığında, atelektazide azalır. Toraksın solunuma eşit katılımı inspeksiyon ve palpasyon ile değerlendirilir. II.a.iii.Perküsyon: Göğüs duvarına vurma ile oluşan seslerin dinlenmesidir. Daima simetrik yapılmalı ve her iki tarafın sesleri karşılaştırılmalıdır. Akciğerler normalde sonordür. Amfizem ve pnömotoraksta sesler hipersonör ve timpaniktir. Matite saptanan durumlar; pnömoni, atelektazi, kitle, plevral efüzyon ve plevral kalınlaşmadır. II.a.iiii.Oskültasyon: Solunum sesleri trakea ve ana bronşlardaki türbülan akım ile oluşur. Alveoller tarafından süzülerek göğüs duvarına ulaşır ve veziküler ses olarak duyulur. Trakeanın üzerinde trakeal ses, manibrium sterni üzerinde bronşiyal ses duyulur. * Solunum seslerinin azalması: Şişmanlarda, plevral efüzyon, plevral kalınlaşma, pnömotoraks, büyük büller, atelektazi, amfizem varlığında solunum sesleri azalmış olarak duyulabilir. *Ekspiryum uzaması: Obstrüktif akciğer hastalıklarında duyulur. *Solunum seslerinin şiddetlenmesi: Çocuklarda ve narin vücut yapısına sahip kişilerde solunum sesleri artmış olarak duyulabilir. Pnömonide, eski tanımlamma ile tuber sufl olarak adlandırılan, solunum sesleri artmış olarak (trakeal ya da bronşial ses olarak) duyulabilir. Ek sesler: Akciğerden ve plevradan kaynaklanan ek sesler olarak iki grupta inceleyebiliriz. *Akciğerden kaynaklanan ek sesler: Sürekli ve kesintili olarak ikiye ayrılır - Sürekli ek sesler: Wheezing, ronküs ve stridor. Wheezing ve ronküs, KOAH ve astım gibi obstrüktif akciğer hastalıklarında özellikle ekspiryumda duyulurlar. Ağır obstrüksiyon varlığında inspiryum ve ekspiryumda duyulabilirler. Lokalize olarak duyulmaları, bronşun tümör, yabancı cisim gibi bir nedenle lokalize olarak daralmış olduğunu düşündürür. Larenks ödemi, tümörü, trakea tümörü ve postentübasyon darlık gibi nedenlerle inspiryumda hava yolunun daralması ile tiz, dışardan duyulan bir ses oluşur, bu ses stridor olarak tanımlanır. - Kesintili ek sesler: Bu grupta raller yer alır. Anormal olarak kapanmış hava yollarının aniden açılması ile oluşur. Raller ne kadar erken duyulursa oluşumu o kadar proksimalde demektir. Kronik bronşit ve bronşektazide inspiryum başında duyulurken; pnömoni, akciğer ödemi ve fibroziste inspiryum sonunda duyulur. Kronik bronşit ve bronşiektazide solunum yollarında biriken sekresyonlara bağlı olarak ekspiryumda da raller duyulabilir. Bu raller hastayı öksürtmekle kaybolur ya da nitelik değiştirir. * Plevra kaynaklı ek sesler: Bu grupta frotman yer alır. İnflamasyon, tümör invazyonu gibi nedenlerle 4 Klinik Gelişim

12 Ş. BÖREKÇİ visceral ve parietal plevra yapraklarının birbirine sürtünmeleri ile oluşur. Plevrada sıvı toplandığında frotman kaybolur. II.b. Akciğer Radyolojisi: Ayrı bir bölümde değinilecek. II.c. Solunum Fonksiyon Testleri: Ayrı bir bölümde değinilecek. II.d. Arter Kan Gazı: Asit baz dengesinin ve solunum dengelerinin tayini için arteriyel kanda oksijen (PaO 2 ) ile karbondioksit (PaCO 2 ) parsiyel basınçlarının, oksijen satürasyonunun (SaO 2 ), ph ve bikarbonat değerlerinin ölçümü arter kan gazı analizi (AKG) ile yapılır. Arter kan gazı analizi hastanın metabolik ve respiratuar fizyolojisi hakkında güvenilir bilgiler veren önemli bir laboratuar yöntemidir. Arter kan gazı analizi endikasyonları şu şekilde özetlenebilir: Tablo 3. Normal arteriyel kan gazı değerleri ph PaCO 2 PaO 2 SaO 2 Std HCO 3 - Aktüel HCO 3 - BE ü Metabolik ve respiratuar asidoz ve alkolozun tanısı ve takibi ü Solunum yetmezliğinin tipinin saptanması ü Verilen tedavinin etkinliğinin belirlenmesi ü Oksijen tedavisinin endikasyonu ve takibi ü Ani gelişen ve sebebi açıklanamayan dispne sebebini araştırma Normalde AKG değerleri Tablo 3 de belirtilen değerler arasındadır: Basit asit-baz dengesi bozuklukları ve bu durumlarda ph yı normal aralığa çekmek amacıyla ortaya çıkan kompansatuvar yanıtlar Tablo 4 ve Tablo 5 de gösterilmiştir. II.e. Alerji Deri Testleri (ADT): Alerji deri testleri, klinik hipersensitivitenin tanısında çok sayıda inhalan ve yiyecek allerjenine karşı yaygın olarak kullanılan bir test mmhg mmhg % meq/l (plazma) meq/l (plazma) ±3 mmol/l PaO 2 : Oksijenizasyonu PaCO 2 : Alveoler ventilasyonu PaO 2 ve PCO 2 : Gaz alışverişini, Ph, PaCO 2 ve HCO 3 -: Asit baz durumunu değerlendirmede kullanılır Tablo 4. Basit asit-baz dengesi bozuklukları Normal Respiratuvar Asidoz Respiratuvar Alkaloz Metabolik Asidoz Metabolik Alkaloz ph. 7.4 H + 40 meq/l PaCO 2 40mmHg - HCO 3 24 meq/l Tablo 5. Basit asit-baz dengesi bozuklukları kompansasyon mekanizmaları Asit-baz dengesi bozuklukları Respiratuvar Asidoz ph PaCO 2 Respiratuvar Alkaloz ph PaCO 2 Metabolik Asidoz ph HCO 3 - Metabolik Alkaloz ph HCO 3 - Kompansasyon mekanizmaları Böbrek kompansasyonu ph HCO 3 - Böbrek kompansasyonu ph HCO 3 - Akciğer kompansasyonu ph PaCO 2 Akciğer kompansasyonu ph PaCO 2 Klinik Gelişim 5

13 2013; 26: 1-7 tir. Uygun temas öyküsü olan kişilerde IgE antikorlarının varlığını ortaya koymada en uygun, en ucuz ve en özgül tarama yöntemidir. ADT ler genellikle ön kolun volar yüzeyine yapılır, dakika sonra yorumlanır. Pozitif kontrole göre 3 mm veya daha fazla nodül ve eşlik eden eritem, spesifik Ig E nin varlığını düşündürür. Cilt testinde elde edilen pozitif sonuçlara göre hasta alması gereken önleyici tedbirler konusunda bilgilendirilir. II.f. Mikrobiyolojik Değerlendirme: Mikrobiyolojik değerlendirme çok geniş bir konu olup bu bölümde balgamla ilgili mikrobiyolojik tanı yöntemlerine değinilecektir. - Balgam örneğinin alınması: Ağız su ile çalkalanır, öksürük sonrası gelen katı balgam örnekleri alınmalı, tükürük örnekleri alınmamalıdır. Sabah çıkan ilk balgam tercih edilir. İyi bir balgam örneğinde; mikroskop sahasında epitel sayısı 10 dan az, polimorf nüveli lökosit sayısı 25 den fazla olmalıdır. Hasta balgam çıkaramadığında, hipertonik su inhalasyonu ile indükte balgam örneklemesi yapılabilir. - Makroskopik İnceleme: Balgamın yeşil renkli olması enfeksiyonu, ani olarak fazla miktarda berrak sıvının çıkarılması kist hidatiği, kötü kokulu balgam anaerobik patojenleri, pembe köpüklü balgam akciğer ödemini düşündürmelidir. - Mikroskopik İnceleme: Gram boyaması, bakteriyel bir enfeksiyonun etkeninin gram-pozitif mi, gramnegatif mi, çomak mı, kok mu olduğunu ortaya koyan basit, ucuz ve değerli bir yöntemdir. Ayrıca küme yapmış kokların stafilokok, zincir yapmış kokların streptokok gibi ayrımlarının yapılmasını da sağlar. Ehrlich-Ziehl-Neelsen (EZN) gibi aside dirençli boyama yöntemleri, hücre duvarında orta ve uzun zincirli mikolik asidler olan bakterileri belirlemek için kullanılır. Bunlardan klinik örneklerde üretilen cinsler; Mycobacterium, Nocardia, Rhodococcuc, Tsukamurella ve Gordonia dır. Mycobacterium dışındakiler, kısmen ya da zayıf aside dirençli bakterilerdir. - Kültür: Bakterilerin in vitro çoğalma yetenekleri vardır. Bazı bakteriler çok özel üreme gereksinimi duyarlar. Direkt bakıda EZN boyası ile Tüberküloz basilinin saptanabilmesi için 1 ml lik balgamın en az 5-10 bin adet basil içermesi gerekir. Bu miktardan daha az sayıdaki basilleri saptayabilme ve basilin canlılığı konusunda bilgi vermesi bakımından tüberküloz kültürlerinin tanı değeri daha yüksektir. Günümüzde günlük pratikte kullanılan iki çeşit besiyeri vardır: 1. Katı besiyeri: -Yumurta bazlı katı besiyeri-lövenstein-jensen Yöntemi -Agar bazlı katı besiyeri-middlebrook 7H10 ve 7H11 2. Sıvı besiyeri: Middlebrook 7H12-BACTEC Yöntemi Katı besiyerinde pozitif sonuç 4 haftada çıkarken, negatif sonuç için 8 hafta beklemek gerekir. Bu nedenle katı besiyerinde sonuç sıvı besiyerine göre daha geç çıkar. basillerin Sıvı besiyerinde bulunan palmitik asiti metabolize ederek ortama çıkardıkları CO 2 miktarını ölçerek basilin varlığını saptayan Middlebrook 7H12-BACTEC yöntemi yaklaşık günde sonuç verir. Günümüzde moleküler tanı yöntemleri maliyetinin fazla ve zor olması nedeniyle günlük uygulamada yerini bulamamıştır. II.g. Bronkoskopi: Bronkoskopi alt solunum yollarının doğrudan görerek değerlendirilmesidir, hava yollarından sitolojik, histolojik ve mikrobiyolojik örnekler alınmasına olanak sağlar. Bronkoskopi işlemi sırasında endoskop burun ya da ağız boşluğu, farenks ve larenksten geçerek trakea, sağ ve sol ana bronş, lob ve segment bronşlarına ulaşır, böylece işlem sırasında üst solunum yolları da değerlendirilmiş olur. Rijit ve fleksibl bronkoskoplar en sık kullanılan yöntemlerdir. Rijit Bronkoskop: Sert, içi boş metal bir boru ve içinden teleskopik optiklerin geçirilerek solunum yollarının gözlenmesine olanak sağlayan, en eski bronkoskop tipidir. Ayrıca içinden fleksibl bronkoskop da kolaylıkla geçirilir. Ancak her hastaya uygulamak kolay değildir, sıklıkla genel anestezi altında yapılır, uygulayanın çok deneyimli olması gerekir. Fleksibl Bronkoskop: Fleksibl bronkoskop trakeobronşial ağacın daha geniş bir alanı için görüş imkanı sağlar. Hastalar tarafından kolay tolere edilir, lokal anestezi altında yapılabilir, oturan, yatan, ventilatöre bağlı hastalara, hasta yatağı başında dahi uygulanabilen bir yöntemdir. Bronkoskopi endikasyonları Tablo 6 da, komplikasyonları ise Tablo 7 de özetlenmiştir. II.h. Diğer Tanısal Yöntemler: II.h.i.Torasentez: Plevra sıvısının tanısal amaçlı örneklenmesi veya tedavi amaçlı boşaltılmasıdır. Normal bir enjektörle perküsyonla matitenin hissedildiği interkostal aralığın bir alt aralığından girilerek yapılabilir. İnterkostal damarlara zarar vermemek için kotun hemen üst kenarından giriş yapılır. Tanısal amaçlı yapıldığında, sıvı özelliklerine göre transüda, eksüda ayrımı, sitolojik inceleme, mikrobiyolojik inceleme, PH, protein, LDH, glikoz, total protein, kolesterol, hemotokrit, hücre sayımı yapılabilir. II.h.ii. Kapalı Plevra Biyopsisi: Abrams veya Cope iğneleri ile plevradan biyopsi alınabilir. Tanı konulamayan eksüda niteliğindeki sıvılarda, tümör şüphesi, tüberküloz veya diğer granülomatöz hastalıkların şüphesinde plevra biyopsisi yapılmalıdır II.h.iii. Transtorasik İğne Aspirasyon Biyopsisi: Günümüzde sıklıkla tomografi altında yapılsa da floroskopi veya ultrasonografi altında 6 Klinik Gelişim

14 Ş. BÖREKÇİ Tablo 6: Bronkoskopi Endikasyonları Tanısal Endikasyonlar: Anormal gögüs radyografisi Açıklanamayan pulmoner yakınmalar (hemoptizi, öksürük, stridor vb) Pulmoner infeksiyonlarda mikrobiyolojik örnek alınması Ses kısıklığı, hemidiyafragma paralizisi, plevral sıvı, VKSS Hava yolu açıklığını değerlendimek Akciğer kanseri tanısı, evrelendirme ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi Trakeo-bronko özafageal fistülleri değerlendirme Trakeobronşiyal yaralanmalar (travma, kimyasal maddeler vb.) Şüpheli veya pozitif balgam sitolojisinde orjin araştırma Mediyasten-özafagus malignitelerinin tanısı Postoperatif kontroller Fokal-diffüz akciger hastalıklarında bronkoalveoler lavaj veya akciger parankiminden biyopsi-örnek alma Araştırma amaçlı Tablo 7: Bronkoskopi Komplikasyonları Pnömotoraks Göğüs ağrısı Pnömoni Ateş-titreme Bulantı, kusma, Hipotansiyon Hipoksemi Vazo-vagal reaksiyon Konvulsiyon,tremor Hemopitizi Parankim içine kanama Kardiyak komplikasyonlar (aritmi, taşikardi, bradikardi, arrest) Sedasyona bağlı komplikasyonlar da yapılabilir. Özellikle toraks duvarına yakın lezyonlarda tercih edilen bir tanı yöntemidir. En sık komplikasyonu iyatrojenik pnömotorakstır. İnce iğne ile örneklemeden sonuç alınamaz ise tru-cut tipi biyopsi iğneleri ile tomografi altında biyopsi alınabilir. II.h.iv. Polisomnografi: Polisomnografi kaydı ile uyku ve solunum ile ilgili fizyolojik değişiklikler kaydedilir. Polisomnografi; uykuda solunum Terapötik Endikasyonlar: Aspire yabancı cisimleri çıkartmak Zor entübasyonların yapılması ve endotrakeal tüpün pozisyonunun değerlendirilmesi. Endobronşial tedaviler (kryoterapi, lazer, elektrokoter, brakiterapi) Mukus sekresyonlarının-plakların temizlenmesi Terapötik akciğer lavajı (pulmoner alveoler proteinosis) Hava yolu obstrüksiyonu yapan lezyonlar için stent yerleştirilmesi. bozukluğu tanısı ve tedavi için kullanılan CPAP tedavisinin basıncının belirlenmesi, tedavi sonucunun takibi ve digger uykuyla ilişkili tüm hastalılların tanı ve tedavi takibinde kullanılabilir. Horlaması, tanıklı apnesi, sabahları baş ağrısı, sersemlik, gündüz aşırı uykululuk, uykuda anormal motor aktivitesi olan hastalarda uykuda solunum bozukluğu olabileceği düşünülmeli ve ilgili bir merkeze yönlendirilmelidir. Kaynaklar 1. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ders Kitabı. Edt: Prof Dr. Sema Umut, İstanbul Temel Akciğer Sağlığı ve Hastalıkları Ders Kitabı. Toraks Kitapları. Edt: Prof Dr. Orhan Ataseven, İstanbul Ş. Börekçi, S. Umut. Arter Kan Gazı Analizi, Alma Tekniği ve Yorumlanması. Türk Toraks Derneği Solunum Cihazları Rehberi, 2011; 12(1): Gemicioğlu B: Solunum sistemi hastalıklarında semptom ve bulgular. Edt: Prof Dr. Sema Umut, Prof Dr. Nurhayat Yıldırım. Göğüs Hastalıkları Seminer Notları, İstanbul Gold W, Murray JF, Nadel JA. Procedures in Respiratory Medicine. WB Saunders Company Philedelphia Atış S, Naycı A: Torasentez ve Kapalı Plevra Biyopsisi. Göğüs Hastalıklarında Tanı Yöntemleri. Edt: Mirici A, Yıldız F, İstanbul Beamis JF, Mathur PN, Mehta AC: Interventional Pulmonology Medicine. Marcel Dekker, Strausz: Pulmonary Endoscopy and Biopsy Techniques. European Respiratory Monograph, Klinik Gelişim 7

15 Solunum Fonksiyon Testleri Prof. Dr. Tunçalp DEMİR İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul Solunum fonksiyon testleri kavramı, spirometrik inceleme, akciğer volümleri, difüzyon testi, ağız içi basınçlar, egzersiz testleri vb çok geniş bir yelpazeyi içeren bir kavramdır. Ancak pratik hayatta solunum fonksiyon testleri denince genellikle spirometrik inceleme anlaşılmaktadır. Spirometre Spirometreler soluk alma ya da verme sırasında oluşan akım ya da volüm değişikliklerini zamanın türevi olarak ölçebilen aletlerdir. Solunum fonksiyonlarını değerlendirmede kullanılan en temel test yöntemidir. Spirometre solunum fonksiyon testleri içinde aslında sadece küçük bir bölümü oluştururken, pratik kullanım açısından en yaygın kullanılanıdır. Spirometre ilk kez 1846 yılında John Hutchinson adlı bir hekim tarafından kullanılmıştır. 1 O günden bu yana da spirometreler özellikle teknolojideki gelişmelere koşut olarak gelişmiş ve yaygınlaşmışlardır. Eskiden büyük hacim kaplayan sulu spirometreler kullanılırken günümüzde ceket cebine sığabilecek boyutlarda spirometreler mevcuttur. Spirometre; Obstrüktif ve restriktif akciğer hastalıklarının tanısında, hastalığın şiddetini ve tedaviye yanıtını saptamada, meslek hastalıklarının tanı, tarama ve maluliyet değerlendirmesi ile preoperatif değerlendirmelerde rutin olarak kullanılır. Spirometre Endikasyonları A- Bir akciğer hastalığının varlığını ya da olmadığını göstermek B- Bilinen bir hastalığın solunum fonksiyonlarına yansımasını saptamak. C- Tedavinin etkinliğinin saptanması D- Preoperatif değerlendirme E- Çevresel ve mesleksel maruziyetin ve maluliyet- yetersizlik durumlarının saptanması Spirometrik değerlendirme klasik olarak zamanvolüm eğrisi ve akım-volüm halkası olarak 2 farklı şekilde yapılır. Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelerden önce klasik spirometreler ile akım-volüm halkası çizdirilmesi mümkün değildi. Akım-volüm halkası için geniş yer kaplayan ekstra aletlere gereksinim duyulurdu. Oysa yeni spirometrelerde eş zamanlı olarak hem zaman-volüm eğrisi hem de akım-volüm halkası çizdirilebilmektedir. Bu da hekimin sonuçları daha sağlıklı değerlendirmesini sağlamaktadır. Obstrüksiyon-Restriksiyon Tanımı Akciğeri ventilasyondaki işlevi açısından kabaca bir körüğe benzetebiliriz. Toraks kafesi ve akciğer parenkiminin inspirasyon sırasında genişlemesi ve ekspirasyon sırasında sönmesi aynen bir körüğün açılıp kapanma hareketine benzer. Eğer bu körüğün açılıp kapanmasında bir kısıtlılık varsa buna restriksiyon denir ve kabaca akciğerde volümlerin azalması ile kendini gösterir. Toraks deformiteleri, göğüs duvarında akciğere bası yapan büyük yer kaplayan lezyonlar, plevral patolojiler ve interstisyel akciğer hastalıklarında akciğerin açılıp kapanması engellenecek ve retsriktif tipte bozukluk görülecektir. Akciğerdeki havayollarını ise bu körüğün içinde havanın iletimini sağlayan eklenmiş borulara benzetebiliriz. Eğer bu borularda bir daralma olursa havanın akciğere giriş çıkış hızında azalma olacaktır. Akciğerlerin dinamik ve mekanik özelliklerinden dolayı ekspirasyonda daha belirgin olan bu hava iletimindeki azalmaya obstrüksiyon denir. Obstrüksiyonda belirli bir zaman biriminde akciğerlerden çıkarılan hava hacminde, yani akım parametrelerinde azalma görülür. Obstrüksiyon tanımında karışıklığa yol açabilecek bir konu ise akciğerlerde anatomik olarak tam tıkanmaya yol açan lezyonlardır. Bu gibi durumlarda akciğerde tıkanıklığın (oklüzyon, obstrüksiyonun) distalinde atelektazi meydana gelecek ve bunun solunum fonksiyonlarına yansıması da restriktif tipte bozukluk olacaktır. Obstrüksiyonun solunum fonksiyonlarındaki yansımasının akım parametrelerinde azalma olduğunu belirtmiştik, bu nedenle de obstrüksiyonun oluşabilmesi için öncelikle akımın olması gerektiği unutulmamalıdır. 2 Hutchinson zamanında kullanılmaya başlayan spirometre ile yavaş vital kapasite manevrası uygulanmış, ancak bu yöntemle obstrüktif hastalıkların değerlen- 8 Klinik Gelişim

16 T. DEMİR dirilmesi mümkün olmamıştır de Tiffeneau ve Pinelli nin zamanlı ekspiratuar volümleri (FEV1 gibi) ve 1958 de Hyatt ve arkadaşlarının maksimal ekspiratuar akım-volüm halkasını uygulamaya koyması ile obstrüktif hastalıkların tanısında büyük ilerleme sağlanmıştır. 1 Normal (prediksiyon, beklenen) değerler: Solunum fonksiyonları yaşa, cinsiyete, boya ve ırklara göre değişiklik göstermektedir. Doğumdan itibaren yirmili yaşlara kadar solunum fonksiyonları (FVC, FEV1) artış gösterirken, otuzlu yaşlardan sonra FEV1 değerleri her yıl azalmaktadır. (Sigara içenlerde ise solunum fonksiyonlarındaki kayıp çok daha hızlı olmakta ve kişiyi erken dönemde malüliyet ve solunum yetmezliği tablosuna sokmaktadır.) Erkeklerde ise solunum fonksiyonları aynı yaş ve boydaki kadınlarda daha yüksek bulunmaktadır. Yine vücut ölçüleri ile solunum fonksiyonları arasında korelasyon vardır. Irklara göre de değişiklikler görülmektedir. Bu nedenle test öncesi hastanın yaşı, cinsiyeti, boyu ve kilosu belirlenip buna uygun prediksiyon değerleri saptanır ve test sırasında elde edilen değerler bu prediksiyon değerleri ile karşılaştırılarak yorumlanır. Ancak kronik hastalarda hastaların kendi değerlerindeki değişimin izlenmesi daha önemli olabilmektedir. Vital kapasite (VC, FVC): Tablo 1: Restriksiyon ve obstrüksiyonda solunumsal parametreler Restriksiyon Obstrüksiyon FVC(VC) N, FEV 1 N, FEV 1 /FVC N, FEF N, Ancak FEV 1 'in FVC (zorlu vital kapasite) ye bağlı bir parametre olmasından dolayı restriktif hastalıklarda da FVC deki azalmaya bağlı olarak azalabileceği ve bunun ise obstrüksiyon olmadığı unutulmamalıdır. Yine özellikle hafif obstrüksiyonu olan erken evre hastalarda vital kapasite artmış ve buna bağlı olarak ta FEV 1 predikte değer olarak normal ya da normale yakın bulunabilmektedir. Oysa bu olgularda FEV 1 /FVC değeri düşük bulunmaktadır. Bundan dolayı kişinin bir saniyede kendi vital kapasitesinin ne kadarını çıkardığını gösteren ve görece daha bağımsız bir parametre olan FEV 1 / FVC kullanılmaktadır. Birçok kılavuzda obstrüksiyon kriteri olarak FEV 1 /FVC alınmakta, FEV 1 ise obstrüksiyonun derecelendirilmesinde kullanılmaktadır. 3,4 TLC düzeyinden yapılan normal yada zorlu ekspirasyon ile (Kuzey Amerika) veya RV düzeyinden yapılan inspirasyon ile (Avrupa) ölçülebilir. Zorlu ekspirasyon ile yapılırsa zorlu vital kapasite (FVC; forced vital capacity) olarak adlandırılır. İnspiratuar kapasite ile en yüksek değer elde edilirken FVC ile en düşük değer elde edilir. Ancak sağlıklı kişilerde bu farklar önemsizdir. Obstrüktif hastalarda FVC ile büyük düşmeler olabilir. Vital kapasitedeki azalma restriksiyonun en önemli göstergesidir. Toraks deformiteleri, plörezi, pnömotoraks, sarkoidoz, idiyopatik pulmoner fibrozis, pnömokonyozlar ve akciğer rezeksiyonlarından sonra vital kapasite azalmış olarak bulunur. FEV1 (Zorlu ekspiratuar volüm birinci saniye): Spirometrik incelemede klasik olarak toraks kafesi içindeki havayollarında obstrüksiyonu gösteren parametreler ekspiratuar akım hızlarıdır. Bunların içinde en önemlisi de FEV1 dir. FEV1 zorlu ekspirasyonun ilk bir saniyesinde çıkarılan hava hacmidir. Rutinde FEV1 in birimi litre ya da mililitre olarak kullanılmasına karşın bunun bir volüm değil akım parametresi olduğu unutulmamalıdır. Sağlıklı kişilerde ekspiryumun ilk birinci saniyesinde vital kapasitenin yaklaşık %70-80 i çıkarılabilirken obstrüktif akciğer hastalıklarında bu oran düşmektedir. Yine sağlıklı kişilerde en çok 6 saniye içinde vital kapasitenin tamamı boşaltılırken, obstrüksiyonu olan olgularda bu süre uzamaktadır. Şekil 1: Akım-volüm eğrisi Klinik Gelişim 9

17 2013; 26: 8-13 Akım-Volüm Halkası Akım-volüm halkası aslında spirometrik incelemenin temelini oluşturmaktadır. Zorlu vital kapasite manevrası sırasında spirometreden elde edilir. A-V halkası yardımıyla hem bir testin kriterlere uygun yapılıp yapılmadığını anlarız hem de sadece sayısal değerlerle değerlendiremeyeceğimiz, akciğerlerin elastik ve mekanik özellikleri hakkında fikir sahibi oluruz. Eğrinin x-aksı volümleri gösterirken, y-aksı ise akımları göstermektedir. AV halkasının üst kısmı eksipirasyonu alt kısmı ise inspirasyonu gösterir. Sağlıklı bir erişkinde eğrinin şekli kabaca yumurtaya benzer (Şekil 1). Eğrinin inspirasyon kısmı simetrik iken, ekspirasyon kısmında başlangıçtaki akım hızla pik yapıp daha sonra azalmaktadır. Ekspirasyonun başındaki hava akımını belirleyen asıl güçler; ekspirasyon kaslarının kasılması, intra torasik hava yollarının çapı ve solunum merkezidir. Eğrinin ikinci bölümünü belirleyen ise hava yollarındaki direnç ve akciğer elastik liflerinin geri dönüş gücüdür. Eğrinin bu kısmı bize daha çok küçük hava yolları hakkında fikir vermektedir. Obstrüktif akciğer hastalıklarında ilk bulgular eğrinin ikinci bölümünde hava akım hızlarındaki azamaya bağlı olarak içe doğru bombeleşmedir (Şekil 2). Amfizemli olgularda ise başlangıçtaki pikten sonra -elastik liflerdeki kayıptan dolayı- akım hızlarında ani bir düşme meydana gelir. Buna kollaps tipi eğri denir. A-V halkasının x- aksını kestiği iki nokta arası (TLC- RV) vital kapasiteyi gösterir. Restriktif hastalıklarda A-V halkasında göreceğimiz değişiklik eğrinin iki taraftan basılmış, daralmış hale gelmesidir (Şekil 3). Sabit obstrüksiyon ile değişken intra- ve ekstratorasik obstrüksiyon Akciğerlerde akımı belirleyen temel faktörler solunum kasları ve havayollarının çapıdır. Ekspiratuar ya da inspiratuar akım hızlarında bir azalma olduğu zaman ya solunum kaslarında bir sorun vardır yada hava yollarında bir daralma kısıtlanma söz konusudur. Ekspiratuar akımlardaki bir kısıtlanmada kısıtlılık intratorasik havayollarında olurken, inspiratuar akım hızlarındaki azalmada ekstra torasik havayollarında sorun vardır. Akciğerlerde inspirasyon sırasında basınç atmosfere göre negatifleşir ve negatif basıncın çekim gücü ile atmosferdeki hava akciğerlere dolar. Solunum yollarında oluşan bu negatif basınç içinde bulunduğu havayollarını da daraltma eğilimindedir. Ancak inspirasyon sırasında oluşan negatif basınç Şekil 2: KOAH lı bir hastada obstrüksiyonu gösteren A-V halkası. Şekil 3: Restriktif tipte bozukluğu gösteren A-V halkası. 10 Klinik Gelişim

18 T. DEMİR diaframın aşağı, kostaların da dışa ve aşağı doğru hareketinden dolayı yani toraks kafesinin genişlemesi ile oluşmaktadır. Bu nedenle inspirasyonda intratorasik havayollarında bir daralma olmamakta tam tersine hava yolları genişlemektedir. (Negatif basınç havayollarının genişlemesinden dolayı oluşmaktadır.) Oysa ekstratorasik havayollarına çıkınca, toraks kafesinin genişleme etkisi ortadan kalkmakta ve havayollarındaki negatif basınç, havayollarını içeri doğru daraltmaktadır. Özellikle trakeanın arka yüzünün membranöz olmasından dolayı, bu alanda negatif basınç çok daha kolay yer değiştirmeye neden olmaktadır. Ekspirasyon sırasında bu olayların tam tersi gerçekleşmektedir. Ekspirasyonda toraks kafesinin akciğerleri kompresyonundan dolayı havayolları daralmakta ve pozitif basınç oluşmaktadır. Bu pozitif basınç ekstratorasik alanda havayollarının genişlemesine neden olmaktadır. Bu nedenle ekstratorasik havayollarını daraltan herhangi bir olayda (trakea tümörü, kord vokal paralizisi vb) inspirasyonda hava akımı ekspirasyona göre daha fazla kısıtlanacaktır (Değişken ekstratorasik obstrüksiyon) (Şekil 4). Şekil 4: Değişken ekstratorasik obstrüksiyon İntratorasik büyük hava yollarındaki obstrüksiyonlarda ise pik akım hızının azaldığı ve eğrinin ekspirasyon kısmının nispeten düz bir hat çizdiği görülür. Ekstratorasik obstrüksiyonlarda inspiratuar akımlar kısıtlanır ve eğrinin x-aksının altında kalan kısmı düz bir hat çizer. Fikse obstrüksiyonlarda ise hem inspiratuar hem de ekspiratuar akımlarda azalma meydana gelir. Değişken İntratorasik Obstrüksiyon Nedenleri Trakea alt uç tümörleri (jugulumun altı) Trakeomalazi Yapışıklıklar Wegener granülomatozis Tekrarlayıcı polikondritis Değişken Ekstratorasik Obstrüksiyon Nedenleri Vokal kord paralizisi (tiroid op, larengeal sinir tutulumu, ALS, polio sonrası) Subglottik stenoz Tümörler (primer hipofarinks ve trakea tm, akciğer ve meme metastazları) Guatr Ancak havayollarının bu genişleme kapasitesinin belli bir sınırda olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle bir çok büyük tümör ya da ileri derecede skatrisyel darlıklarda hem inspirasyon hem de ekspirasyonda hava akımı kısıtlaması görülür (sabit obstrüksiyon) (Şekil 5). Sabit Obstrüksiyon Nedenleri Santral hava yollarındaki fikse tümörler Sabit stenoza yol açan vokal kord paralizileri Fibrotik yapışıklıklar Şekil 5: Sabit obstrüksiyon Uyku apne sendromu gibi ekstratorasik patolojilerde eğer üst solunum yollarında anatomik bir darlık varsa yine A-V halkasında ekstratorasik obstrüksiyon görülür. Ancak bir çok olguda sadece inspiratuar akımlarda görülen testere dişi görüntüsü uyku apne sendromu için patognomonik bir bulgudur (Şekil 6). Şekil 6: Uyku apne sendromu olan olguda inspiratuar akımlarda testere dişi görüntüsü. Klinik Gelişim 11

19 2013; 26: 8-13 Şekil: Pozitif bronş provokasyon testi örneği Şekil 6: Uyku apne sendromu olan olguda inspiratuar akımlarda testere dişi görüntüsü Spirometre Kullanılarak Yapılan Diğer Testler Reversibilite ve bronş provokasyon testleri spirometre kullanılarak yapılan iki testtir. Reversibilite: Obstrüksiyonu olan bir olguda bronkodilatör verilerek obstrüksiyonun ne kadarının geri döndüğünün incelenmesidir. Klasik olarak astım-ko- AH ayıcı tanısında yararlı olabileceğine inanılsa da, pratikte astım-koah ayırımında sanıldığı kadar yararlı bir test değildir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda KOAH lı olgularda da reversibilitenin olabileceği gösterilmiştir. 5 Karıştırılmaması gereken bir kavram da postbronkodilatör ölçümdür. Son yıllarda KOAH ın tanı ve evrelendirilmesinde FEV1 in postbronkodilatör olarak ölçülmesi önerilmektedir. 3 Reversibilite ile postbronkodilaör ölçüm arasındaki temel fark, başlangıç değerinin değerlendirilmesindedir. Reversibilite testinde başlangıç- bronkodilatör öncesi- ölçüm de yapılır ve ilaç sonrası başlangıca göre değişim değerlendirilir. Oysa ki postbronkodilatör ölçümde hastaya bronkodilatör vermeden önce başlangıç ölçümü yapılmaz ve doğrudan bronkodilatör verilip ölçüm yapılır. Böylece başlangıç değerine göre bir değişim değerlendirilemez. Reversibilite testinde sıklıkla bronkodilatörolarak salbutamol mcg kullanılır ve ilaçtan dakika sonra test tekrarlanır. Ancak KOAH lı olgularda ipratropium ya da salbutamol + ipratropium un da kullanılabileceği belirtilmektedir. Bu gibi durumlarda test tekrarı 45 dakika sonra yapılmalıdır. Bronş Provokasyon Testleri Astımı düşündüren semptomları olan ancak solunum fonksiyon testleri normal sınırlarda olan olgularda tanıya yardımcıdır. 6 Sensitivitesi yüksek olmakla birlikte spesifitesi oldukça düşük bir testtir. Bu nedenle astım tanısı koydurmaktan çok tanıyı ekarte etmekte kullanılmalıdır. Zamanla değişim gösterebilmektedir, akut ataklarda bronş hiperreaktivitesi genellikle artmış olarak bulunurken, antiinflamatuar tedavi ile azalma görülür. 7 Astım dışında allerjik rinit, kistik fibrozis, bronşektazi ve KOAH ta da bronş provokasyon testleri pozitif olabilmektedir. 8,9,10,11 Bronş provokasyon testleri genelde spesifik ve nonspesifik bronş provokasyon testi ve egzersiz testi olarak ayrılır. Bronş Provokasyon Testleri 1. Spesifik Bronş provokasyon Testleri a) Allerjenler b) Nonimmunolojik (aspirin, gıda, gıda katkıları vb) 2. Nonspesifik Bronş Provokasyon Testleri a) Direkt Etkililer (Metakolin, Histamin) b) İndirekt Etkililer (Soğuk hava, mannitol, AMP, Lökotrienler, Prostaglandinler, bradikinin, taşikinin, serotonin vb) 3. Egzersiz Testleri Rutinde provokasyon testi denince sıklıkla anlaşılan ise nonspesifik bronş provokasyon testleri ve bunun özelinde de direkt etkili histamin ve metakolin provokasyonudur. Bu iki ajan genellikle birbirlerine yakın dozlarda bronkokonstrüksiyon oluştururlar. Ancak histamin ile baş ağrısı, flushing ve ses kısıklığı gibi yan etkilerin daha çok olması ve histaminin tekrarlanabilir- 12 Klinik Gelişim

20 T. DEMİR liğinin daha düşük olması nedeniyle günümüzde metakolin daha çok önerilmekte ve kullanılmaktadır. 7,12 Bronş provokasyon testlerinin genel prensibi bronş aşırı duyarlılığına yol açan bir maddenin gittikçe artan dozlarda verilmesi ve bu arada FEV1 deki düşmenin izlenmesidir. FEV1 de %20 düşme olduğunda ya da planlanan en yüksek doza ulaşılmasına karşın düşme olmadığında test sonlandırılır (Şekil). Provoke olan olgularda sonuçlar uygulanan protokole göre provokatif doz (PD20) ya da provokatif konsantrasyon (PC20) olarak verilir. Kaynaklar 1. Yenel F. Akciğer fonksiyon testlerinin gelişim üzerine kısa gezinti. In:Akciğer Fonksiyon Testleri: Fizyolojiden Klinik Uygulamaya (Ed Yıldırım N) İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Kitap Dizisi-2, İstanbul 2004: Yıldırım N, Demir T. Klinik Solunum Fonksiyon Testleri. Macenta Eğitim Yayıncılığı, 2. Baskı, İstanbul, 2011: Global Initiative For Chronic Obstructive Lung Disease. Global Strategy For The Diagnosis, Management, And Prevention Of Chronic Obstructive Pulmonary Disease. Available from www. goldcopd.org Updated Global Initiative for Asthma(GINA). Global strategy for asthma management and prevention. Available from org. Updated Tashkin DP, Celi B, Decramer M, Liu D, Burkhart D, Cassino C, Kesten S. Bronchodilator responsiveness in patients with COPD. Eur Respir J 2008; Cockcroft DW, Hargreave FE. Airway hyperresponsiveness. Relevance of random population data to clinic usefulness. Am Rev Respir Dis 1990;142: American Thoracic Society. Guidelines for metacholine and exercise challenge testing Am J Respir Crit Care Med 2000;161: Ramsdale EH, Morris MM, Roberts RS, Hargreave FE. Asymptomatic bronchial hyperresponsiveness in rhinitis. J Allergy Clin Immunol 1985;75: Van Haren EH, Lammers JW, Festen J, Heijerman HG, Groot CA, van Herwaarden CL. The effects of the inhaled corticosteroid budesonide on lung function and bronchial hyperresponsiveness in adult patients with cystic fibrosis. Respir Med 1995;89: Ramsdale EH, Morris MM, Roberts RS, Hargreave FE. Bronchial responsiveness to metacholine in chronic bronchitis: relationship to airflow obstruction and cold air responsiveness. Thorax 1984;39: Yan K, Salome CM, Woolcock AJ. Prevelance and nature of bronchial hyperresponsiveness in subject with chronic obstructivepulmonary disease. Am Rev Respir Dis 1985;132: Higgins BG, Britton JR, Chinn S, Jones TD, Vathenen AS, Burney PGJ, Tattersfield AE. Comparison of histamine and metacholine for use in bronchial challenge tests in community studies. Thorax 1988;43: Klinik Gelişim 13

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ Doç Dr Tunçalp Demir SFT-SINIFLANDIRMA A-)Spirometrik inceleme 1. Basit spirometri 2. Akım-volüm halkası a)maksimal volenter ventilasyon (MVV) b)reversibilite c)bronş provokasyonu

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR ÖĞRENİM HEDEFLERİ SFT parametrelerini tanımlayabilmeli, SFT ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığını açıklayabilmeli, SFT sonuçlarını yorumlayarak olası tanıyı

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE Int. Dr. Gamze Ünlüer Nisan 2014 Tıbbın her dalında olduğu gibi göğüs hastalıklarında da klinik değerlendirmenin doğru yapılabilmesi için şu üç koşulun bir arada bulunması gerekir;

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Prof.Dr.Nurhayat YILDIRIM

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Prof.Dr.Nurhayat YILDIRIM SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ ProfDrNurhayat YILDIRIM Spirometrik ölçüm sakin solunum, zorlu inspirasyon, zorlu ekspirasyon, derin ve hızlı olarak belli bir sürede yapılan solunum esnasında ölçülen zaman,

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ DOÇ. DR. ARİF DURAN ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI Bronkoskopi nedir? Solunum yollarının endoskopik olarak incelenmesi Bronkoskop çeşitleri

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 EPİDEMİYOLOJİ Akciğer kanseri, günümüzde, kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan

Detaylı

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması Dr. Ahmet U. Demir Solunum fizyolojisi Bronş Ağacı Bronş sistemi İleti havayolları: trakea (1) bronşlar (2-7) non respiratuar bronşioller (8-19) Gaz değişimi: respiratuar

Detaylı

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI, Prof. Dr. Muzaffer METİNTAŞ,, Doç. Dr. Akın KAYA 1. Baskı 2011 ISBN : 978-605-88844-6-5 2011 Sentez Matbaacılık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Büyük Sanayi 1. Cadde Çavuşoğlu

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ. Prof. Dr. Tunçalp Demir

BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ. Prof. Dr. Tunçalp Demir BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ Prof. Dr. Tunçalp Demir BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ 1.)REVERSİBİLİTE 2.)BRONŞ PROVOKASYON TESTLERİ REVERSİBİLİTE Tanım Havayolu obstrüksiyonu bulunan olgularda, farmakolojik bir

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

AKCİĞER HACİM VE KAPASİTELERİ. Prof. Dr. H. Oktay SEYMEN 2006

AKCİĞER HACİM VE KAPASİTELERİ. Prof. Dr. H. Oktay SEYMEN 2006 AKCİĞER HACİM VE KAPASİTELERİ Prof. Dr. H. Oktay SEYMEN 2006 Genel çerçeve Ölü boşluk tayinleri a)anatomik b) Fizyolojik ölü boşluk Akciğer hacim ve kapasiteleri Fonksiyonel rezidüel kapasite tayini a)açık

Detaylı

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK 31.8.2015 08:30 Gögüs ağrısı ATsp Ömer GÖKTEKİN Angina pektoris T A K Ömer GÖKTEKİN 09:30 Koroner arter hastalığı ÖnT

Detaylı

Çocuklarda solunum sisteminin muayenesi. Prof. Dr. Haluk Çokuğraş

Çocuklarda solunum sisteminin muayenesi. Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Çocuklarda solunum sisteminin muayenesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Solunum sistemi ÜST SOLUNUM YOLLARI: Ağız içi, boğaz, tonsiller, kulaklar, paranazal sinüsler ve larinks. ALT SOLUNUM YOLLARI: Trakea, bronşlar,

Detaylı

Spirometreye Giriş ve Standardizasyon Prof Dr Tunçalp DEMİR

Spirometreye Giriş ve Standardizasyon Prof Dr Tunçalp DEMİR Spirometreye Giriş ve Standardizasyon Prof Dr Tunçalp DEMİR Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD SPİROMETRE Spirometre soluk alma ya da verme sırasında oluşan akım ya da volüm değişikliklerini

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

ÇOCUKLARDA SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Dr Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

ÇOCUKLARDA SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Dr Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı ÇOCUKLARDA SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ Dr Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Akciğer fonksiyon testleri değerlendirilen fonksiyonlara göre çeşitli gruplara ayrılır

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ Egzersiz sırasında çalışan kaslar, ihtiyaç duydukları enerji için oksijen (O 2 ) kullanır ve karbondioksit (CO 2 ) üretir. Akciğerler, hava ile kanın karşılaştığı ı organlardır.

Detaylı

ASTIM EPİDEMİYOLOJİ PATOFİZYOLOJİ 31.01.2012 HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI

ASTIM EPİDEMİYOLOJİ PATOFİZYOLOJİ 31.01.2012 HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI ASTIM Dr. Bengü MUTLU Bir çok uyarıya karşı artan havayolu cevabı ile karakterize kronik inflamatuar bir hastalıktır İnflamatuar süreçte mast hücreleri, eozinofiller, T lenfositler, makrofajlar, nötrofiller,

Detaylı

FONKSİYONEL PARAMETRELERİN TANIMLARI. Prof Dr Sevgi BARTU SARYAL AÜTF Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

FONKSİYONEL PARAMETRELERİN TANIMLARI. Prof Dr Sevgi BARTU SARYAL AÜTF Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı FONKSİYONEL PARAMETRELERİN TANIMLARI Prof Dr Sevgi BARTU SARYAL AÜTF Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı SPİROMETRİ Bir bireyin inhale ya da ekshale ettiği hava volümünün zamanın bir fonksiyonu olarak değerlendirildiği

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U (Hematoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Algoloji,, Kalp ve Damar Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Nükleer Tıp) H E M A T O L O J İ - O N K O L O J İ, D O L A Ş I M V E S O L U

Detaylı

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyatın Riski Ameliyatın Riski Major akciğer ameliyatı yapılacak hastalarda risk birden fazla faktöre bağlıdır. Ameliyatın Riski

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 1 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Dönem IV GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI Stajyer Öğrenci Karnesi Hazırlayan Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 2 GÖĞÜS HASTALIKLARI

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Yabancı Cisim Aspirasyonları Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Epidemiyoloji Klinik Tanı Yöntemleri Tedavi Korunma Yabancı cisim aspirasyonu (YCA)

Detaylı

ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar?

ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar? ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar? AKCİĞERLERİN PRİMER GÖREVİ GAZ ALIŞVERİŞİNİ SAĞLAMAKTIR. AKG analizi ile Asit Baz dengesi Oksijenizasyon Gaz alışverişi

Detaylı

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet Sunum planı Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet En sık hekime başvuru nedeni Okul çağındaki çocuklarda %35-40 viral enfeksiyonlar sonrası 10 gün %10 çocukta 25 günü geçer. Neye öksürük

Detaylı

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 BAŞVURU ÖZELLİKLERİ 28 yaşındaki gebe suyunun gelmesi nedeniyle acil servise başvurdu. İlk gebelik, gebelik takipleri yok Gebelik yaşı 39 hafta Amniyon

Detaylı

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU Dr. Gökhan Kırbaş Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi TORAKS DERNEĞİ UYKU BOZUKLUKLARI ÇALIŞMA GRUBU MERKEZİ KURSLAR

Detaylı

2013 2014 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 2. Eylül. 2013 20. Eylül. 2013)

2013 2014 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 2. Eylül. 2013 20. Eylül. 2013) 2013 2014 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 2. Eylül. 2013 20. Eylül. 2013) 2. Eylül. 2013. Pazartesi 8.30 9.20 Staj konusunda bilgilenme Dr. Şule Kaya 9.30 10.20 Göğüs hastalıklarında

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

2015 2016 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Görevli Öğretim Üyeleri: Prof. Dr.

2015 2016 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Görevli Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. 2015 2016 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Görevli Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. Ahmet Akkaya Prof. Dr Münire Çakır Doç.Dr. Ahmet Bircan Doç Dr. Önder Öztürk

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ AMAÇ: Katılımcıların bu sunumun sonunda kan gazı ve asit baz dengesi ile ilgili bilgilerini artırmaları amaçlanmıştır. HEDEFLER:

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması

Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması Bölüm 11 Astım ve Cerrahi İşlemler Astım ve Cerrahi İşlemler Dr. Gözde KÖYCÜ ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

27.09.2012. Testlerinin Değerlendirilmesierlendirilmesi. A.Ü. Tıp Fakültesi ACİL TIP A.B.D. Dr. Murat BERBEROĞLU

27.09.2012. Testlerinin Değerlendirilmesierlendirilmesi. A.Ü. Tıp Fakültesi ACİL TIP A.B.D. Dr. Murat BERBEROĞLU Solunum Fizyolojisi ve Solunum Fonksiyon Testlerinin Değerlendirilmesierlendirilmesi Solunum sistemi fizyolojisi Ventilasyon; havanın alveollere girip çıkması. Pulmoner gaz değișimi; alveol ve kapiller

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

Kronik inflamasyonun neden olduğu bronş hiperreaktivitesidir.

Kronik inflamasyonun neden olduğu bronş hiperreaktivitesidir. Bronşial astım ve tedavisi Dr. Müsemma Karabel Sunu Planı Pediatrik astımın özellikleri Klinik Bulgular Tanı basamakları Öykü GINA önerisi anket:2008 FM LAB Pediatrik astımın tedavisi Atak tedavisi Pediatrik

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 204: SOLUNUM SİSTEMİ VE HASTALIKLARI

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 204: SOLUNUM SİSTEMİ VE HASTALIKLARI Ders Kurulu Başkanı: Prof. Dr. Lütfi Çakar / Fizyoloji Başkan Yardımcıları: / Göğüs Hastalıkları Ali İkidağ / Radyoloji Üyeler: Prof. Dr. Ayşen Bayram / Tıbbi Mikrobiyoloji Prof. Dr. Aysel Güven Bağla

Detaylı

Mekanik Ventilasyon Takibi. Dr.Yücel Yavuz OMÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD./Samsun

Mekanik Ventilasyon Takibi. Dr.Yücel Yavuz OMÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD./Samsun Mekanik Ventilasyon Takibi Dr.Yücel Yavuz OMÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD./Samsun Amaç Bu sunumda; Mekanik ventilasyon (MV) uygulaması sırasında takip edilmesi gereken parametreleri ve ortaya çıkması muhtemel

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

TIPTA UZMANLIK KURULU. 23/06/2010 tarih ve 82 sayılı Karar Sayfa 1 / 20

TIPTA UZMANLIK KURULU. 23/06/2010 tarih ve 82 sayılı Karar Sayfa 1 / 20 3/06/00 tarih ve 8 sayılı Karar Sayfa / 0 a Gönderen Alanı Yılı Acil Tıp Anesteziyoloji ve Reanimasyon Genel Cerrahi Göğüs Hastalıkları İç Hastalıkları Kardiyoloji 3 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları 3 Kadın

Detaylı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı Oksijen tedavisi Prof Dr Mert ŞENTÜRK İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı OKSİJEN TEDAVİSİ Kime uygulanmalı? Endikasyonlar? Kaç litre? Ne şekilde? Kime uygulanmalı? Gereksinimi

Detaylı

2012-TUS İLKBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (YABANCI UYRUKLU)

2012-TUS İLKBAHAR DÖNEMİ GENEL YERLEŞTİRME SONUÇLARINA GÖRE EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (YABANCI UYRUKLU) VE LAR ( ) 101111031 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AİLE HEKİMLİĞİ K 1 0 1 --- --- 101111058 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON K 1 1 0 49,89946 49,89946 101111094 ANKARA

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SOLUNUM - DOLAŞIM BLOĞU

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SOLUNUM - DOLAŞIM BLOĞU 31.8.2015 16.11.2015 8.2.2016 18.4.2016 08:30 Gögüs ağrısı ATsp Ömer GÖKTEKİN KARDİYOLOJİ Angina pektoris T A K Ömer GÖKTEKİN KARDİYOLOJİ 09:30 Koroner arter hastalığı ÖnT K Ömer GÖKTEKİN KARDİYOLOJİ 10:30

Detaylı

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ BARAN E 1, KOCADAĞ S 1, AKDUR R 1, DEMİR N 2, NUMANOĞLU

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar AKCİĞER KANSERİ Doç.Dr.Filiz Koşar Akciğer Kanseri Nedir? Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük

Detaylı

ASTIM TANI ve TEDAVİSİ

ASTIM TANI ve TEDAVİSİ ASTIM TANI ve TEDAVİSİ TANIM Nöbetler şeklinde öksürük, dispne, hışıltılı solunum, göğüste tıkanıklık yakınmaları Diffüz, değişken, genellikle reverzibl hava yolu obstrüksiyonu Bronş aşırı duyarlılığı

Detaylı

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme İnterstisyel akciğer hastalıklar klarında klinik değerlendirme erlendirme Doç.Dr.Dr.Benan.Benan MüsellimM Solunumsal semptomlar Dispne Öksürük Balgam Göğüs s ağrısıa Hemoptizi Alveoler hemoraji sendromları

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

DİSPNE. Dr.Mehmet Okumuş Ankara Eğ. Arş. Hastanesi Acil Tıp Kliniği

DİSPNE. Dr.Mehmet Okumuş Ankara Eğ. Arş. Hastanesi Acil Tıp Kliniği DİSPNE Dr.Mehmet Okumuş Ankara Eğ. Arş. Hastanesi Acil Tıp Kliniği Anlatım Planı Dispne tanımı Ayırıcı tanılar Dispne tanısında kullanılan tetkikler Özet Dispne nedir? Yoğunluğu değişken solunum konforu

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MESLEK HASTALIKLARI -2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MESLEK HASTALIKLARI -2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MESLEK HASTALIKLARI -2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN İşe Giriş Muayeneleri Aralıklı kontrol muayeneleri (periyodik muayeneler) Sağlık Eğitimi 1 İşe Giriş

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti.

Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti. Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti. Adres: Kızılelma Cad. 5/3 34096 Fındıkzade-İstanbul Tel.: +90 212 589 00 53 Faks: +90 212 589 00 94 E-mail: info@avesyayincilik.com

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. ...(Pejman Golabi)...Göğüs Hastalıkları Uzmanı. : Acıbadem Maslak hastanesi, Büyükdere Caddesi No:40 Maslak Sarıyer İstanbul

ÖZGEÇMİŞ. ...(Pejman Golabi)...Göğüs Hastalıkları Uzmanı. : Acıbadem Maslak hastanesi, Büyükdere Caddesi No:40 Maslak Sarıyer İstanbul ÖZGEÇMİŞ...(Pejman Golabi)......Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doğum Tarihi : 05.05.1974 Doğum Yeri İş Adresi : Tahran-İran : Acıbadem Maslak hastanesi, Büyükdere Caddesi No:40 Maslak Sarıyer İstanbul Telefon:

Detaylı

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi BR.HLİ.019 Yeni doğan döneminden erişkinliğe kadar olan çocukluk çağına ait (0 17 yaş), doğumsal ve daha sonra oluşan solunum, sindirim ve boşaltım sistemlerini ilgilendiren

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr Pnömotoraks Akif Turna! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı aturna@istanbul.edu.tr! Sunum Sırası Pnömotoraksın tanımı ve sınıflandırılması Tedavi (Konservatif ve Cerrahi tedavi) Bilateral

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Primer spontan pnömotoraks

Detaylı

HASTALIKLAR BİLGİSİ. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları)

HASTALIKLAR BİLGİSİ. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) HASTALIKLAR BİLGİSİ DERS NOTLARI eminkaya.net Akciğerler plevral zarlarla kaplı büyük süngerimsi organlardır. Göğüs boşluğunda bulunur. Solunum organı olan akciğerlerin inspirasyon (nefes alma) ve ekspirasyon

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

4. SINIF 1.KURUL 3.Döngü

4. SINIF 1.KURUL 3.Döngü 4. SINIF 1.KURUL 3.Döngü GRUP 3 DERS PROGRAMI Hematoloji-Onkoloji,Dolaşım ve Solunum Sistemi Hastalıkları 1 H E M A T O L O J İ - O N K O L O J İ, D O L A Ş I M V E S O L U N U M S İ S T E M İ H A S T

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) Dr.Gülbin Bingöl Karakoç Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi K.İnci 1: Bebek K, 2 günlük kız hasta Meme emememe, morarma yakınması

Detaylı

TIPTA UZMANLIK KURULU. 23/06/2010 tarih ve 82 sayılı Karar Sayfa 1 / 12

TIPTA UZMANLIK KURULU. 23/06/2010 tarih ve 82 sayılı Karar Sayfa 1 / 12 Sayfa 1 / 12 Acil Tıp 1 1 Kardiyoloji 2 2 3 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları 3 3 1 Radyoloji 1 2 İç Hastalıkları 1 1 Genel Cerrahi 2 1 Ortopedi ve Travmatoloji 2 1 Kadın Hastalıkları ve Doğum 1 1 Göğüs Hastalıkları

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ (SFT) HASTALARIMIZA NEDEN, NASIL YAPILIR?

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ (SFT) HASTALARIMIZA NEDEN, NASIL YAPILIR? SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ (SFT) HASTALARIMIZA NEDEN, NASIL YAPILIR? SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ (SFT) HASTALARIMIZA NEDEN, NASIL YAPILIR? Prof. Dr. Tunçalp DEMİR, Prof. Dr. Nurhayat YILDIRIM Yakınmaları

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

DİSPNE TANIM TANIM TANIM TANIM EPİDEMİYOLOJİ 27.10.2010

DİSPNE TANIM TANIM TANIM TANIM EPİDEMİYOLOJİ 27.10.2010 DİSPNE DR.EVREN EKİNGEN FÜTF ACİL TIP AD. EKİM-2010 Dispne ;fizik muayene belirti ve bulgusudur Hastanın nefes darlığı ve nefes darlığı hissi için kullanılan terimdir Hava açlığı şeklindede tanımlanabilir

Detaylı

2014 2015 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 8. Eylül. 2014 26. Eylül. 2014)

2014 2015 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 8. Eylül. 2014 26. Eylül. 2014) 2014 2015 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 8. Eylül. 2014 26. Eylül. 2014) 8. Eylül. 2014. Pazartesi 8.30 9.20 Staj konusunda bilgilenme Dr. Şule Kaya 9.30 10.20 Göğüs hastalıklarında

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Sibel KÜÇÜK Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Solunum Sistemi Hastalıklarında Evde Bakımın Amacı Progresyonu önlemek,

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IV. KURUL DOLAŞIM-SOLUNUM SİSTEMİ DERS PROGRAMI

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IV. KURUL DOLAŞIM-SOLUNUM SİSTEMİ DERS PROGRAMI DEKAN BAŞ KOORDİNATÖR DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ DÖNEM III KOORDİNATÖR YARDIMCISI KURULDA DERS ANLATACAK ÖĞRETİM ÜYELERİ Prof. Dr. Nasuhi Engin Aydın Prof. Dr. Ali Rahmi Bakiler Prof. Dr. Meltem Çetin Prof.

Detaylı

Deomed Yay nc l k. Kartalo lu / Okutan (Ed.)

Deomed Yay nc l k. Kartalo lu / Okutan (Ed.) Deomed Yay nc l k Kartalo lu / Okutan (Ed.) Solunum Sistemi Fonksiyonel De erlendirmesi / Güncel Yaklafl mlar ve Klinikte Kullan m 16.5 x 24 cm, XII + 220 Sayfa 40 Tablo, 30 fiekil 34 Yazar Kat l m yla

Detaylı

Ciddi Göğüs Travmaları Seda ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, Kayseri Göğüs Travmaları Travmaya bağlı ölümlerin %25 inde doğrudan sorumlu Travmaya bağlı diğer ölümlerin %25

Detaylı

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel*

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* * SB Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi-İstanbul

Detaylı