GELİŞEN TEKNOLOJİLER ve DEĞİŞEN MUHAREBE ŞARTLARINDA GELECEĞİN ASKERİNE YÖNELİK TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜ ÇALIŞMASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GELİŞEN TEKNOLOJİLER ve DEĞİŞEN MUHAREBE ŞARTLARINDA GELECEĞİN ASKERİNE YÖNELİK TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜ ÇALIŞMASI"

Transkript

1 T.C. KARA HARP OKULU SAVUNMA BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEKNOLOJİ YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI GELİŞEN TEKNOLOJİLER ve DEĞİŞEN MUHAREBE ŞARTLARINDA GELECEĞİN ASKERİNE YÖNELİK TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜ ÇALIŞMASI YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan Gökhan ASTAN Tez Danışmanı Dr. Ercan DEĞİRMENCİ ANKARA

2

3 TEZ TANITIM FORMU TEZİN TARİHİ: 15 Mayıs 2015 TEZİN TİPİ: Yüksek Lisans Tezi TEZİN BAŞLIĞI: Gelişen Teknolojiler ve Değişen Muharebe Şartlarında Geleceğin Askerine Yönelik Teknoloji Öngörü Çalışması TEZİN YAPILDIĞI BİRİM: Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsü Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı SPONSOR KURULUŞ : - DAĞITIM LİSTESİ: Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsü Tez Hazırlama, Onay, Dağıtım ve Muhafaza Esasları Kılavuzunda Belirtilen Yerlere TEZİN ÖZETİ: Yapılan araştırmada yakın gelecekte (2030 yılına kadar) asker modernizasyonu gayretlerini etkilemesi muhtemel teknoloji alanları teknolojik gelişmeler ve değişen çatışma ortamının etkisi ile kullanıcı olarak muharip askerlerin teçhizat ve donatım yönünden önceliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın bu yönü ile Asker Sistemi olarak isimlendirilebilecek, milli ve bütüncül bir asker modernizasyon projesine iskelet veya başlangıç dokümanı olarak kullanılacak bir yardımcı kaynak olabileceği değerlendirilmektedir. Bu maksatla, öncelikle savaş, çatışma ve tehdit kavramlarının geçirdiği evrim ve geleceğin harekât ortamı tanımlanmıştır. Uluslararası alanda hali hazırda devam eden, belli başlı projeler ise ülkeler ve NATO bazında sunulmuştur. Devamında ise, askerin bir sistem olarak tahayyül edilmesi prensibinden yola çıkılarak oluşturulan Asker Sistemi, alt sistem ve bileşenlerine ayrılarak, gelecekte sistem bünyesinde dikkat çeken ve önem arz edebilecek teknoloji alanları ve uygulamaları ortaya konmuştur. Çalışmanın merkezinde olan muharip askerlerin mevcut şartlarda teçhizat, silah, cihaz ve donatımına dair önceliklerinin ve fikirlerinin tespit edilmesine yönelik yapılan yapılandırılmamış ve yapılandırılmış mülakatlar yorumlanmıştır. Çalışmanın devamında uluslararası alanda asker modernizasyonu ve Asker Sistemi

4 konularında uzman kişilerin görüş ve öngörüleri Delfi Yöntemi vasıtasıyla toplanarak yorumlanmıştır. Sonuçta, yapılan yazın taraması, mülakatlar ve Literatür taraması, mülakat ve Delfi çalışmaları sonucu elde edilen tüm verilerin yardımı ile geleceğin askerini etkileyecek teknolojiler, olası teknolojik uygulamalar ve harekât ortamının gerektirdiği gelişmeler ve kullanıcı olarak muharip askerlerin teçhizat ve donatım yönünden öncelik ve beklentilerine ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Asker Modernizasyonu, Geleceğin Askeri, Geleceğin Savaşları, Asker Sistemi, Delfi Tekniği. SAYFA SAYISI : 213 GİZLİLİK DERECESİ : Tasnif Dışı

5 T.C. KARA HARP OKULU SAVUNMA BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEKNOLOJİ YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI GELİŞEN TEKNOLOJİLER ve DEĞİŞEN MUHAREBE ŞARTLARINDA GELECEĞİN ASKERİNE YÖNELİK TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜ ÇALIŞMASI YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan Gökhan ASTAN Tez Danışmanı Dr. Ercan DEĞİRMENCİ ANKARA 2015

6 KARA HARP OKULU SAVUNMA BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE Gökhan ASTAN ın, Gelişen Teknolojiler ve Değişen Muharebe Şartlarında Geleceğin Askerine Yönelik Teknoloji Öngörü Çalışması konulu tez çalışması, jürimiz tarafından TEKNOLOJİ YÖNETİMİ Ana Bilim Dalında YÜKSEK LİSANS tezi olarak kabul edilmiştir. Başkan Doç. Dr. Serhat ÇAKIR Üye Doç. Dr. Murat SARI Üye Dr.Ercan DEĞİRMENCİ ONAY Yukarıdaki imzaların, adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım.... /... / 2015 (İmza ve Mühür) Önder Haluk TEKBAŞ Prof. Müh. Alb. Enstitü Müdürü

7 TEŞEKKÜR Yüksek lisans eğitimi sürecinde gösterdikleri özveri ve destekten dolayı Savunma Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Müh. Alb. Önder Haluk TEKBAŞ ve Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Müh. Alb. Celal EVCİ ye şükranlarımı sunarım. Tüm enstitü personeline hem idari hem de akademik faaliyetlerde gösterdikleri gayretlerden dolayı teşekkür ederim. Eğitim sürecinde bizlerin ufkunu açan, yargılama gücümüzü geliştiren ve bilime katkının tüm gereklerini, hiçbir koşulda mazeret göstermeden yerine getiren, Doç. Dr. Serhat ÇAKIR,, Doç Dr. Murat Paşa UYSAL, Doç. Dr. (E) Tuğg. Mehmet AKÇAY, Yrd. Doç. Dr. Altan ÖZKİL, Yük. Müh. Elif BAKTIR, Dr. Ömer LİVVARÇİN ve Prof. Dr. Ahmet Ş. ÜÇER e teşekkürü bir borç bilirim. Tez sürecinde her zaman yanımda olan, araştırma sürecinde sahip olduğu tüm bilgi birikimini aktaran, yardımını ve desteğini hiçbir zaman esirgemeyerek bu aşamaya gelmemde büyük katkıları olan ve desteğini ve anlayışını her zaman hissettiren tez danışmanım Dr. Müh. Bnb. Ercan DEĞİRMENCİ ye en içten saygı ve şükranlarımı sunar, hem özel hem de akademik yaşantımın sonraki basamaklarında kendileri ile yolumuzun tekrar kesişmesini temenni ederim. Tez çalışmam boyunca göstermiş olduğu sevgi, anlayış ve sabır ile her zaman bana destek olan ve yükümü hafifletmek için elinden geleni yapan sevgili eşime, neşe kaynağım olan oğluma sonsuz minnettarım. Beni bu günlere getiren aileme şükranlarımı sunarım. Son olarak, fikir ve tecrübeleri ile destek sağlayarak çalışmalarımı kolaylaştıran mesleki danışmanım Tnk. Kur. Alb. Saltuk Buğra KARAHAN a, veri toplama çalışmalarımda yardımını esirgemeyen Hv. Svn. Alb. Ümit KIYAK ve P. Yzb. Ferhat KURT a şükranlarımı sunar; eğitimim boyunca beraber çalışma imkânı bulduğumuz tüm komutan ve arkadaşlarıma teşekkür ederim. i

8 T.C. KARA HARP OKULU SAVUNMA BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEKNOLOJİ YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI ANKARA 2015 GELİŞEN TEKNOLOJİLER ve DEĞİŞEN MUHAREBE ŞARTLARINDA GELECEĞİN ASKERİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Gökhan ASTAN ÖZET Harekât ortamı, savaş ve çatışmalardaki aktörler ve tehdit algısı hem teknoloji hem de küreselleşmenin getirdiği sosyo-politik rüzgârın etkisiyle büyük ölçüde değişime uğramıştır. Böyle bir atmosferde ulusal ve uluslararası menfaatlerini korumayı hedefleyen ülkeler konvansiyonel savaşların ve tehditlerin yanında karma savaş ve tehditlere karşı da her zaman hazır olmak durumundadırlar. Her ordunun temel taşını oluşturan asker ise, insansız unsurların kullanımına yönelik teknolojiler, uzak komutalı sistemler ve benzeri teknolojiler ne kadar gelişirse gelişsin harekât ortamındaki varlığını ve önemini tarih boyunca olduğu gibi, gelecekte de muhafaza edecektir. Araştırmanın amacı, önemini her zaman koruyacak askerin modernize edilmesi gayretleri ve Asker Sistemlerini 2030 yılına kadar olan süre zarfında etkileyecek teknoloji alanları, teknoloji uygulamalarını tespit etmek ve değişen muharebe şartlarının etkisi ile muharip askerlerin teçhizat ve donatım yönünden öncelik ve beklentilerini belirlemektir. Çalışmanın ilk bölümünde yapılan araştırmanın amacı, önemi araştırma yöntemi ve araştırmanın sınırları belirlenmiştir. Çalışmanın nihai i

9 olarak, Asker Sistemi olarak isimlendirilebilecek, milli ve bütüncül bir asker modernizasyon projesine iskelet veya başlangıç dokümanı olarak kullanılacak bir yardımcı kaynak olabileceği değerlendirilmektedir. İkinci bölümde ise askerin harekât icra edeceği savaş, çatışma ortamı ve muhtemel tehdit algısının ne gibi değişimlerden geçtiği ve gelecekte nasıl olacağı değerlendirilerek, muharip askerin günümüzde ve gelecekte nasıl bir atmosferde görev alacağı ortaya konmuştur. Bu hususun askerin harekat icra edeceği atmosferin öngörülerek yapılacak modernizasyon faaliyetlerine yansıtılması önemli bir problem sahası olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise, dünya çapında yürütülen Geleceğin Savaşçısı projeleri ve asker modernizasyonu gayreti içinde olan ülkelerin ve NATO nun çalışmaları hakkında bilgi verilmiş ve öne çıkan bazı projeler detaylı olarak incelenmiş öne çıkan küresel eğilimler belirlenmiştir. Müteakiben çalışmanın dördüncü bölümünde asker modernizasyonu kavramına münferit ve artımsal bir gayretler bütünü olarak bakmak yerine Askeri bir sistem olarak değerlendirme prensibinin sağladığı ekonomik, teknolojik ve tasarımsal faydalar göz önüne alınarak, Asker Sistemi kavramı ele alınmış ve standart bir sistemin temel mimarisi ortaya konmuştur. Standart bir askerin teçhizat, imkân kabiliyet ve donatım yönünden sistematik kırılımı yapılmış, Asker Sistemi alt sistem ve bileşen bazına indirgenmiştir. Yapılan çalışma neticesinde sistem, Güç ve Enerji alt sistemi, K2BMİ alt sistemi, Algılama Alt Sistemi, Donatım ve Korunma alt sistemi, Öldürücü ve Öldürücü Olmayan Silahlar alt sistemi ve İnsan alt sistemi olarak kırılmıştır. NATO tarafından benimsenen askerin 5 yetenek fonksiyonu olan Beka, Hareket Kabiliyeti, Öldürücülük, Harekâtı Sürdürebilme, K2BMİ ile oluşturulan Asker Sisteminin etkileşimi ortaya konmuştur. Devamında ise oluşturulan Asker Sistemi çerçevesi kullanılarak askerin teçhizat, imkân kabiliyet ve donatımını yakın gelecekte etkileyebilecek olası teknolojik gelişmeler ve uygulamalar tespit edilerek literatür taraması faaliyetleri tamamlanmış ve muharip askeri personel ve asker modernizasyon uzmanları ile yapılacak çalışmalara geçilmiştir. ii

10 Çalışmanın beşinci bölümünde bir askerin harekât ortamında sahip olmak istediği yetkinliklerin tespit edilebilmesi ve operasyonel birliklerde muharip olarak görev tecrübesi olan askeri personelin görüş ve önerilerinin araştırmaya dâhil edilebilmesi maksadıyla, yapılandırılmamış ve yapılandırılmış mülakatlar yapılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Çalışmaya toplamda mesleki olarak hem muharip birliklerde, hem de değişik teknik projelerde görev almış 31 askeri personel katkı sağlamıştır. Altıncı bölümde ise Asker Sistemi ve asker modernizasyonu konularında uluslararası alanda tecrübes ve bilgi sahibi olan uzmanların görüşlerine başvurulmak istenmiştir. Bu maksatla, ilk olarak, NATO Kara Silahlanma Grubu İndirilmiş Piyede Sistemleri Kara Yetenek Grubu (NATO NAAG LCG-DSS) bünyesinde düzenlenen 6 aylık grup ve üst grup toplantılarına, uluslararası bir organizasyon tarafından organize edilen Soldier Technology-2014 konferansına ve Çek Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen Future Forces-2014 sergi ve konferansına bireysel katılım sağlanmıştır. Söz konusu faaliyetlerde iletişim kurulan toplam 17 uzman ile çalışmaya katılmaları konusunda mutabakat sağlanmıştır. 2 turlu Delfi Anketi uygulaması olarak yapılan çalışmaya nihayetinde değişik ülkelerden ve statüden 10 uzman destek sağlamıştır. Delfi çalışması sonucunda uzmanların Asker modernizasyonu ve Asker Sistemi konularında 2030 yılına kadar olan fikir ve öngörüleri elde edilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde ise, ulusal ölçekte oluşturabilecek olası bir Asker Sisteminin sahip olması gereken başlıca özellikler ve bu özelliklerin askere kazandırılması için geliştirilmesi gereken teknoloji alanları açıklanmış ve gelecekte bu konuda çalışmak isteyebilecek araştırmacılara ve milli bir projeyi hayata geçirebilecek olası organizasyonlara Asker Sistemine dair önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Asker Modernizasyonu, Geleceğin Askeri, Geleceğin Savaşları, Asker Sistemi, Delfi Tekniği. Tez Yöneticisi : Dr. Ercan DEĞİRMENCİ Sayfa Sayısı : 213 iii

11 T.R. TURKISH MILITARY ACADEMY DEFENSE SCIENCES INSTITUTE DEPARTMENT OF TECHNOLOGY MANAGEMENT ANKARA 2015 TECHNOLOGY FORESIGHT STUDY of FUTURE SOLDIER IN THE LIGHT of DEVELOPING TECHNOLOGIES and EVOLVING OPERATIONAL ENVIRONMENT MASTER THESIS Gökhan ASTAN ABSTRACT The operational environment, the stakeholders of wars/conflicts and potential threat types are shaped dramatically due to the socio-politic wind which is fostered by technology and globalization. In this climate, nationstates which aims to preserve their internal and international interests are obliged to be ready to fight against with both conventional and hybrid threats and wars. The soldier, which is the core element of any army, will remain its importance as a force multiplier inspite of the enormous development in unmanned systems, autonomous remote controlled fire systems and other alike technologies. In the first part of the study, the method, scope and goal of the research is identified. It is aimed to figure out technology fields and applications which have potential to foster developments in soldier modernization and could take part in Soldier Systems and to find out the priorities of combatant soldiers due to the effects of changing operational environment and threat perception. The study on that sense, is evaluated to be an initial supporting document, guidance or project skeleton of a soldier modernization project which is national and holistic. iv

12 In the second part, the future operational environmet is articulated by assessing the change in threat perception, warfare and conflict themes. After this stage, global Future Soldier projects and soldier modernization efforts of countries and NATO are presented and some important projects are examined in detail in the third part of the study. Afterwards, in the fourth part, Soldier System is examined and fundemental architecture of a standart system is articulated because of the important benefits and outcomes of this holistic and systematic approach to soldier modernization. The systematic breakdown of a soldier is made in the fields of equipment and capabilities and the Soldier System is broken down to its Sub systems and components. System is broken down to sub systems as Power&Energy, C4I, Sensing, Personal Clothing & Protection, Human, Lethal & Non-lethal Weapons. Then the interaction of sub-systems of Soldier System and 5 capability areas (Lethality, Survivability, Sustainablity, Mobility, C4I) of a soldier, which are identified by NATO, is explained. Future prospective technological developments, applications and emerging technologies are figured out within the context of Soldier System. In third part of the study, 31 combatant soldiers who have experince in operational troops were interviewed in order to obtain ideas and priorities from the perspective from user side, through un-structured and structured interview methods. Later on, the expertise and foresights of international experts are aimed to be utilized in the study. In this context, personal participation is organized to international events, which are NATO NAAG LCG-DSS (Land Capability Group Dismounted Soldier Systems) meeting, Soldier-Technology 2014 event, and Future Forces-2014 exhibition in Prague-Czech Republic in October By interactions with participants during these events, 17 experts are determined and coordinated to participate the 2-Round Delfi Study. In conclusion, 10 experts from different countries supported the study. Thereby, foresights and opinions of international experts concerning soldier systems and soldier modernization technollogy until v

13 In the conclusion stage of the study, the spesifications and main features of a national Soldier System, needed technology fields and applications to create future soldiers are explained and some recommendations shared to shape national soldier modernization efforts. Keywords : Soldier Modernization, Future Soldier, Future Warfare, Soldier System. Delphi Technique. Advisor : Dr. Ercan DEĞİRMENCİ Number of Pages : 213 vi

14 İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR... i ÖZET... ii ABSTRACT... iii İÇİNDEKİLER... vii TABLOLAR... xii ŞEKİLLER... xiii KISALTMALAR... xiv GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM ARAŞTIRMANIN KAPSAMI ve YÖNTEMİ 1.ARAŞTIRMANIN KAPSAMI... 4 a. Araştırmanın Konusu... 4 b. Araştırma Soruları... 4 c. Araştırmanın Önemi... 4 ç. Araştırmanın Kapsam ve Sınırlılıkları ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ... 6 İKİNCİ BÖLÜM GELECEĞİN SAVAŞLARI ve TEHDİT ORTAMI 1. SAVAŞ, ÇATIŞMA ve TEHDİT ALGISINDA YAŞANAN EVRİM a. Savaş Kavramının Tanımı b. Savaşın Kavramsal Evrimi c. Savaş ve Çatışmaların Yeni Aktörleri ç. Savaş ve Çatışmaların Demografik Açıdan Değişen Yüzü d. Savaşların Teknolojik Evrimi e. Devam Eden Küresel Savaş ve Çatışmalara Genel Bakış f. Değişen Tehdit Algısı g. Asimetrik ve Karma Tehditler ğ. Gelecekte Savaş ve Çatışmalar vii

15 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÜLKELER VE BAZI ORGANİZASYONLARIN GELECEĞE DÖNÜK ASKER SİSTEMİ PROJELERİ VE GAYRETLERİNİN İNCELENMESİ 1. ÜLKELERİN ASKER MODERNİZASYON GAYRETLERİNE GENEL BAKIŞ a. Giriş b. Ülkelerin Asker Modernizasyon ve Asker Sistemi Projelerine Genel Bakış (1) Avusturya (2) Singapur (3) İsveç (4) Belçika (5) Japonya (6) Polonya (7) Çek Cumhuriyeti (8) Finlandiya (9) Güney Kore (10) İtalya (11) İspanya (12) İsrail (13) İsviçre (14) Avusturalya DEVAM EDEN ÖNEMLİ ASKER SİSTEMİ PROJELERİ a. Kanada b. Fransa c. İngiltere ç. Hollanda d. Almanya e. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) NATO NUN ASKER SİSTEMİ YAKLAŞIMI viii

16 a. NATO Bünyesinde Asker Modernizasyonu Yakın Tarihi b. NATO Askerinin Yetenek Alanları c. NATO İndirilmiş Piyade Sistemleri Kara Yetenek Grubu-İPSKYG Kuruluşu ve Görevleri DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BİR SİSTEM OLARAK ASKER ve GELECEĞE DÖNÜK TEKNOLOJİK EĞİLİMLER 1. ASKERİN SİSTEMSEL KIRILIMI a. Giriş b. Asker Sisteminin Fiziksel Kırılımı ALT SİSTEMLER ve GELECEĞE DÖNÜK TEKNOLOJİLER a. Güç ve Enerji (1) Gücün Kullanımı ve Depolanması Teknolojileri (2) Güç Üretim Teknolojileri (3) Gücün Yönetimi ve Dağıtımı Teknolojileri b. Öldürücü ve Öldürücü Olmayan Silahlar (1) Silah Platformu (2) Öldürücü ve Öldürücü Olmayan Mühimmat (3) Silaha Monteli Hedef Tespit Cihazları ve Algılayıcılar c. Komuta-Kontrol-Bilgisayar-Muhabere-İstihbarat (K2BMİ) Alt Sistemi (1) Komuta-Kontrol (K2) (2) Muhabere (3) Bilgisayar (4) İstihbarat ç. Sensör (Algılama) Alt Sistemi d. Donatım ve Korunma Alt Sistemi (1) Donatım (2) Kişisel Korunma e. İnsan Alt Sistemi (1) Fiziksel Özellikler (2) Bilişsel (Akıl, Muhakeme Yeteneği) Özellikler (3) Psikolojik Özellikler ix

17 BEŞİNCİ BÖLÜM MUHARİP ASKERLERİN KULLANICI ÖNCELİKLERİNİN BELİRLENMESİ 1. GİRİŞ a. Araştırma Yöntemlerine Kavramsal Bakış... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. b. Mülakat (Görüşme)... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. c. Araştırmanın Geçerlilik ve Güvenirliği Hata! Yer işareti tanımlanmamış. 2. VERİLERİN TOPLANMASI... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. a. Yapılandırılmamış Mülakat Safhası... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. b. Yapılandırılmış Mülakat Safhası... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. 3. BULGULAR VE YORUM... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. 4. DEĞERLENDİRME... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. ALTINCI BÖLÜM GELECEĞİN ASKER SİSTEMİNE İLİŞKİN UZMAN GÖRÜŞLERİNİN BELİRLENMESİ 1. DELFİ TEKNİĞİ DELFİ ANKETİNİN UYGULANMASI a. Hazırlık Aşaması b. 1 inci Tur Delfi Anketi Uygulaması c. 2 nci Tur Delfi Anketi Uygulaması DEĞERLENDİRME YEDİNCİ BÖLÜM SONUÇ VE ÖNERİLER 1.SONUÇ ÖNERİLER KAYNAKÇA EKLER x

18 TABLOLAR LİSTESİ Tablo-1 : Literatürde Yer Alan Başlıca Savaş ve Çatışma Evrim Teorileri 12 Tablo-2 : Lind vd. Geliştirdiği Savaş ve Çatışma Evrim Teorisi Tablo-3 : Asker Sisteminin Fiziksel Kırılımı Tablo-4 : Asker Sistemi Alt Sistem ve Bileşen Kırılımı Tablo-5 : Asker Sisteminin Alt Sistemleri ve Askerin Yetenek Alanlarının İlişkilendirilme Matrisi Tablo-6 : Batarya Teknolojileri Tabloları Renk Kodları Tablo-7 : Şarj Edilemeyen Pil Teknolojileri 10 Yıllık Teknoloji Olgunluk Öngörüsü Tablo-8 : Şarj Edilebilir Pil Teknolojileri 10 Yıllık Teknoloji Olgunluk Öngörüsü Tablo-9 : Yakıt Hücreleri Türleri ve Teknoloji Olgunluk Düzeyleri Tablo-10 : Katılımcıları Dağılımı... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-11 : Katılımcıların Muharip Olarak Mesleki TecrübeleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-12 : Üçüncü Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-13 : Dördüncü Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-14 : Beşinci Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-15 : Katılımcı Cevaplarına Göre Önceliklerin Ortalama Değerleri. Hata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-16 : Katılımcıların Kriterleri Önceliklendirme DurumuHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-17 : Yedinci Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-18 : Dokuzuncu Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. xi

19 Tablo-19 : Onuncu Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-20 : Onbirinci Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-21 : Onikinci Soru Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-22 : Katılımcıların 72 Saatlik Yükün Ağırlığı Hakkında Görüşleri.. Hata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-23 : Ondördüncü Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-24 : Onbeşinci Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-25 : Onaltıncı Soru Kapsamında Katılımcı GörüşleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-26 : Katılımcı Balistik Koruyucu Teçhizat Öncelik DağılımıHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-27: Kullanıcı Balistik Koruyucu Teçhizat Öncelikleri Ortalama Değerleri... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-28 : Katılımcı Üniforma Öncelikleri DağılımıHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-29 : Katılımcıların Üniforma Öncelikleri Ortalama DeğerleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-30 : Katılımcı Diğer Donatım ÖncelikleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-31 : Katılımcı Diğer Donatım Öncelikleri Ortalama DeğerleriHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-32 : Yük Teçhizatı Öncelikleri... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-33 : Yük Taşıma Madde OrtalamalarıHata! Yer işareti tanımlanmamış. Tablo-34 : Delfi Çalışması Katılımcı Bilgileri Tablo-35 : Delfi Anketi 2 nci Tur Soru Puanlama Tablosu Tablo-36 : Delfi Anketi 2 nci Tur 1 inci Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablosu xii

20 Tablo-37 : Delfi Anketi 2 nci Tur 2 nci Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablosu Tablo-38 : Delfi Anketi 2 nci Tur 2 nci Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablosu Tablo-39 : Delfi Anketi 2 nci Tur 3 üncü Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-40 : Delfi Anketi 2 nci Tur 3 üncü Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-41 : Delfi Anketi 2 nci Tur 4 üncü Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-42 : Delfi Anketi 2 nci Tur 4 üncü Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-43 : Delfi Anketi 2 nci Tur 5 inci Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-44 : Delfi Anketi 2 nci Tur 5 inci Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-45 : Delfi Anketi 2 nci Tur 6 ncı Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-46 : Delfi Anketi 2 nci Tur 6 ncı Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi Tablo-47 : Delfi Anketi 2 nci Tur 7 nci Soruya Verilen Cevapların Sayısal Analizi xiii

21 ŞEKİLLER LİSTESİ Şekil-1: Araştırma Metodolojisi... 9 Şekil-2 : ACMS Asker Sistemi Genel Görünümü Şekil-3: ACIES Sistemi Temel Bileşenleri Şekil-4: TYTAN Projesi Yol Haritası Şekil-5 : Soldato Futuro Projesi Silah Sistemleri Şekil-6 : Soldato Futuro Balistik Koruyucu Teçhizat Şekil-7 : IMESS Asker Sistemi Bileşenleri Şekil-8 : ISSP Asker Sistemi Genel Görünümü Şekil-9 : Biyonik Güç Ünitesi Şekil-10 : Köşeden Atış Sistemi Şekil-11 : FELİN Asker Sistemi KBRN, Balistik Koruyucu Bileşenleri, Giyecek ve Yük Taşıma Ekipmanları Şekil-12 : FELİN Sistemi K2BMİ, Silah, Güç Alt Sistemleri Bileşenleri Şekil-13 : E-Lighter Dizel Güç Kaynağı Şekil-14 : VN 1216 Akıllı Durumsal Farkındalık Sistemi Uygulama Görüntüleri Şekil-15 : Yarı Enerjisini Kendi Üreten Harici Dış İskelet Şekil-16 : ABD Deniz Kuvvetleri Yük Etkisi Değerlendirme Programı Test Parkuru Şekil-17 : Land Warrior Sisteminin Oluşumu Şekil-18 : Nett Warrior Sistemi ve Bileşenlerinin Görünümü Şekil-19 : Nett Warrior Sistemi Kullanıcı Arayüzü Akıllı Cihazlara ait Uygulamaların Görünümü Şekil-20 : Exosuit genel yapısı ve SPEAR tesislerinde gerçekleştirilen testlere ait görüntüler Şekil-21 : Mevcut Yakıt Hücrelerinden Örnekler ve Teknik Özellikleri Şekil-22 : SWİPES Sistemi Gösterimi Şekil-23 : Gruntsim Programı Ekran Görüntüsü Şekil-24 : X Stat kanama Durdurma Sisteminin Çalışma Prensibi xiv

22 KISALTMALAR LİSTESİ ACMS : Advanced Combat Management System AG : Arttırılmış Gerçeklik CEDS : Combat Equipment for Dismounted Soldier CTS : Clothe the Soldier DARPA : Defense Advanced Research Projects Agency EM : Elektro Manyetik FIST : Future Integrated Soldier Technology GNH : Gayri-nizami harp IAR : Infantry Automatic Rifle IFF : Dost-düşman tanıma ISSP : Integrated Soldier Systems Project İPSKYG : İndirilmiş Piyade Sistemleri Kara Yetenek Grubu K2 : Komuta-Kontrol KBRN : Kimyasal-Biyolojik-Radyasyon-Nükleer K2BMİ : Kontrol-Bilgisayar-Muhabere-İstihbarat LCG-DSS : Dismounted Soldier Systems Land Capability Group) MIT : Massachusetts Institute of Technology MCLEAP : Marine Corps Load Effect Assessment Program ÖÖOS : Öldürücü ve Öldürücü Olmayan Silahlar PEO : Program Executive Office PM SWAR : Project Manager Soldier Warrior Rpm : Dakikada Atım Sayısı RDECOM : US Army Research, Development and Engineering Command SaaS : Soldier as a System SARP : Small Arms Replacement SBH : Sodyum-boro-hidrid STÖ : Sivil Toplum Örgütleri xv

23 GİRİŞ Günümüzde hızla gelişen teknoloji, hayatın her alanını etkilediği gibi askeri teçhizat, silah ve platformların yapısını da doğal olarak etkilemektedir. Gelinen noktadan geçmişe bakıldığında bu değişim çarpıcı bir biçimde fark edilmektedir. Uluslararası politik, ekonomik ve siyasi arenada güçlü olmak isteyen ve milli çıkarlarını korumayı amaçlayan ülkeler aynı zamanda büyük bir pazara sahip savunma sanayiinde pay elde edebilmek için teknolojinin geliştirilmesi ve askeri uygulamalara ithal edilmesi için yoğun gayret sarf etmektedirler. Böyle bir atmosferde, teknoloji ve uzak komutalı sistem, silahlar ve robot teknolojisi ne kadar gelişirse gelişsin yakın gelecekte tek askerin bir güç unsuru olarak harekât ortamında önemini muhafaza edeceği ve varlığını sürdüreceği öngörülmektedir. Bu nedenlerle, ülkeler ve uluslararası askeri organizasyonlar gelişen teknoloji ile askerlerini buluşturmanın ve mümkün olan azami ölçüde dijital askerlere sahip olmanın çabası içindedirler. Bazı ülkeler asker modernizasyonu olgusuna münferit tedarik projeleri ve artımsal yenilikler yapılan bir alan olarak bakmakta genel olarak kısa ve orta vadeli ihtiyaçları çözecek bir anlayışla yaklaşmaktadırlar. Ancak özellikle askeri ve ekonomik alanda güçlü ülkeler, tek askeri bir platform olarak değerlendirmekte ve yapılan her yeniliğin, üretimin veya tedarik faaliyetinin aynı zamanda Asker Sistemi olarak adlandırabileceğimiz bu platform sisteminin diğer alt sistem ve bileşenleri ile uyumlu olması gerektiği temel felsefesini benimsemekte ve projelerini bu prensiple olarak ele almaktadırlar. Sistematik yaklaşımı benimseyen anlayışın uzun vadede daha etkin ve verimli sonuçlar doğurduğu ortaya çıkan ürünler elde edilen maddi ve manevi kazanımlarla kanıtlanmış durumdadır. Bu çalışmada yakın gelecekte (2030 yılına kadar) asker modernizasyonu bağlamında etkili olabilecek teknolojik gelişmelerin ve günümüzün değişen savaş/çatışma ortamının etkileriyle kullanıcı olarak muharip askerlerin öncelik ve beklentilerinin neler olacağının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, araştırmanın amacı, önemi, araştırmada

24 cevap aranan sorular, izlenen araştırma yöntemi ve araştırmanın kapsam ve sınırları belirlenmiştir. İkinci bölümde ise askerin harekât icra edeceği savaş, çatışma ortamı ve muhtemel tehdit algısının ne gibi değişimlerden geçtiği ve gelecekte nasıl olacağı değerlendirilerek askerin nasıl bir atmosferde görev alacağı ortaya konmuştur. İkici bölümde dünya çapında yürütülen Geleceğin Savaşçısı projeleri ve asker modernizasyonu gayreti içinde olan ülkelerin ve NATO nun çalışmaları hakkında bilgi verilmiş ve öne çıkan bazı projeler ve faydalı uygulamalar incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmalarını daha sistematik olarak yürüten ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda ve Kanada nın Asker Sistemi projeleri ve modernizasyon gayretleri daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Müteakiben çalışmanın dördüncü bölümünde tek askere sistem olarak yaklaşmanın sağladığı ekonomik, teknolojik ve tasarımsal faydalar göz önüne alınarak, Asker Sistemi kavramı ele alınmış ve standart bir sistemin temel mimarisi ortaya konmuştur. Sistem; Güç ve Enerji alt sistemi, Komuta- Kontrol-Bilgisayar-Muhabere-İstihbarat (K2BMİ) alt sistemi, Algılama Alt Sistemi, Donatım ve Korunma alt sistemi, Öldürücü ve Öldürücü Olmayan Silahlar alt sistemi ve İnsan alt sistemi olarak kırılmıştır. NATO tarafından benimsenen askerin 5 yetenek alanı olan, Beka, Hareket Kabiliyeti, Öldürücülük, Harekâtı Sürdürebilme, K2BMİ fonksiyonları ile oluşturulan Asker Sisteminin etkileşimi ortaya konmuştur. Müteakiben oluşturulan Asker Sistemi çerçevesinde askerin teçhizat, imkân kabiliyet ve donatımını etkileyebilecek olası teknolojik gelişmeler ve uygulamalar belirtilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde bir askerin harekât ortamında sahip olmak istediği yetkinliklerin tespit edilebilmesi ve operasyonel birliklerde muharip olarak görev tecrübesi olan askeri personelin görüş ve önerilerinin araştırmaya dâhil edilebilmesi maksadıyla, yapılandırılmamış ve yapılandırılmış mülakatlar yapılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Çalışmaya toplam 31 askeri personel katkı sağlamıştır. 2

25 Çalışmanın devamında, Asker Sistemi ve asker modernizasyonu konularında tecrübe ve bilgisi ön plana çıkan ve uluslararası tecrübesi olan uzmanların görüşlerine başvurulmak istenmiştir. 2 turlu Delfi Anketi uygulaması olarak yapılan çalışmaya NATO Kara Silahlanma Grubuna üyelerinden, değişik ülkelerden ve statüden 10 uzman destek sağlamıştır. Delfi çalışması sonucunda uzmanların Asker modernizasyonu ve Asker Sistemi konularında 2030 yılına kadar olan öngörüleri elde edilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde ise, ulusal ölçekte oluşturabilecek olası bir Asker Sisteminin sahip olması gereken başlıca özellikler ve bu özelliklerin askere kazandırılması için geliştirilmesi gereken teknoloji alanları açıklanmış ve Asker Sistemine dair önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın Asker Sistemi olarak isimlendirilebilecek, milli ve bütüncül bir asker modernizasyon projesine iskelet veya başlangıç dokümanı olarak kullanılacak bir yardımcı kaynak olabileceği değerlendirilmektedir. 3

26 BİRİNCİ BÖLÜM ARAŞTIRMANIN KAPSAMI ve YÖNTEMİ 1.ARAŞTIRMA KAPSAMI a. Araştırmanın Konusu Araştırmanın konusu, yakın gelecekte asker modernizasyonu kapsamında meydana gelebilecek gelişmeleri etkileyebilecek teknoloji alanlarının, uygulamalarının tespit edilmesi ve değişen harekât ortamının etkisi ile muharip askerlerin ortaya çıkan öncelik ve beklentilerinin belirlenmesidir. b. Araştırma Soruları Araştırma konusu ve amacı göz önüne alınarak belirlenen ve cevap aranan sorular aşağıda sunulmuştur. Araştırma Sorusu 1 (AS-1): Günümüzün değişen harekât ortamında muharip bir askerin silah, teçhizat ve donatım konularında öncelik ve beklentileri nelerdir? Araştırma Sorusu 2 (AS-2): Tek askerin teçhizat, donatım ve cihazlarında yaşanacak olası teknolojik gelişmeleri tetikleyecek ve ivme kazandıracak teknoloji alanları ve uygulamaları nelerdir? c. Araştırmanın Önemi Harekât ortamında teknolojik üstünlük önemli bir kuvvet çarpanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak Afganistan, Irak ve yakın geçmişte Vietnam gibi örneklerde görüldüğü gibi, uçaklar, tanklar, toplar, elektronik harp teçhizatı ne kadar güçlü olursa olsun, bir savaşı ancak harekât ortamında görev icra eden muharip askeri birliklerin, yani piyadenin başarısı nihai hedefe ulaştırabilir. Özellikle teknolojik ve kavramsal olarak evrim geçiren savaş/çatışma atmosferi, piyadenin önemini daha da arttırmış durumdadır. Asimetrik ve karma tehditler, teknolojik açıdan güçlü hasmını

27 birçok konvansiyonel yeteneğini etkin olarak kullanamayacağı meskûn mahallere ve engebeli arazilere çekerek avantaj sağlamaya çalışmaktadırlar. Böyle bir atmosferde harekât icra eden orduların askerin konvansiyonel harbin yanında asimetrik ve karma tehditlerin baş gösterdiği 4 üncü Nesil Savaşlar olarak tanımlanan düşük yoğunluklu ve meskûn mahallerde geçen çatışmalara hazır olması önem arz etmektedir. Bu ihtiyacın bilincinde olan ülkeler oluşturdukları Asker Sistemi projeleri ile 1990 lı yılların başında bu yana çalışmalarını sürdürmektedirler. Mevcut durumda birçok ülkenin bütüncül olarak ele alınan Asker Sistemi projelerine sahip olmayıp, ayrı ayrı ve genelde acil ihtiyacı karşılamaya yönelik münferit (genelde tedarik) projelere yöneldikleri görülmektedir. Ancak askerlerini modern teçhizatla donatmak isteyen bu tip ülkelerin yürüttükleri münferit projeler kısa vadede başarılı olsalar bile bütüncül anlamda değerlendirildiklerinde entegrasyon safhasında sahadaki askere sıkıntı çıkarmaları, istenen faydayı sağlamamaları ve maliyet açısından etkin olmamaları kaçınılmazdır. Araştırma kapsamında da önemi vurgulanan, askerin bir sistem olarak tahayyül edilmesi ve bu yaklaşımla modernize edilmesi yaklaşımı başarı için önemli bir dönüm noktasıdır. Araştırmanın bu anlamda geleceğe dönük olarak başlatılabilecek milli ve yerli kaynakların kullanıldığı bir Asker Sistemi projesinin iskeletini oluşturması veya bir başlangıç dokümanı olarak yol haritası olması umulmaktadır. Yapılan araştırmada atılan her adım bu amaç doğrultusunda değerlendirilmiştir. Böylece, milli olmasıyla ülkemiz coğrafi koşulları ve kendi askerimizin gereksinimlerine hitap edebilecek özgün bir sisteme sahip olunabilecektir. Bu amaçla yapılacak Ar-Ge çalışmalarının hem milli ekonomimizi hem de teknolojik altyapımızı besleyebileceği de unutulmaması gereken bir diğer öneme haiz husustur. Ülke olarak, büyük bir pazar olan uluslararası savunma sanayiinde askerin kullandığı teçhizat, silah ve donatım bazında da tüketici ve potansiyel müşteri pozisyonundan, üretici ve ürün sağlayıcı roller alınabileceği, Ar-ge yatırımlarınının sağlanan bu pozitif maddi ve manevi 5

28 döngü ile finanse edilebileceği değerlendirilmektedir. ç. Araştırmanın Kapsam ve Sınırlılıkları Araştırma konusu bakımından bir askerin sahip olduğu veya olabileceği, standart olarak taşıdığı her tür silah sistemleri (silah, mühimmat, silaha monte cihazlar), Muhabere-Elektronik-Bilgi Sistemleri (MEBS) ve istihbarat, keşif gözetleme üniteleri, güç ve enerji üniteleri, giyim, kuşam, yük taşıma ekipmanı (çanta, askı vb.) ve personel zırhı, Kimyasal-Biyolojik- Radyasyon-Nükleer (KBRN) karşı tedbirlerine yönelik teçhizat ve bu unsurların barındırdığı teknolojileri kapsamaktadır. Araştırmada mürettebat tarafından taşınan ekipman olarak adlandırılan ve sadece belli bir görev kuvvetinin (manga, tim, takım, bölük vb.) belli bir personeli tarafından taşınan ekipman (ağır makinalı tüfek, havan, roketatar, manga tipi sırt telsizi vb.) çalışma kapsamında değerlendirilmemiştir. Araştırma değişik ülkelerin ve organizasyonların asker modernizasyonu çalışmalarının incelenmesi bakımından ise, ağırlıklı olarak NATO üyesi ülkeleri kapsamaktadır. Bunun en önemli nedeni, NATO bünyesinde ortaya konmuş bazı standartların ileride yapılacak çalışmaları etkileyebileceği düşüncesidir. Bunun yanında teknolojik açıdan önde olan bazı ülkeler de bu bakış açısıyla çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma muharip olara görev alan askerlere yönelik bir çalışmadır dolayısı ile araştırma da sadece muharip olarak görev alan askerleri kapsamaktadır. Araştırma boyunca yapılan çalışmalar bu bağlamda değerlendirilmiştir. Araştırmada kullanıcı önceliklerini ve beklentilerini belirlemek üzere, muharip olarak saha tecrübesi olan değişik kurum, kıt a ve karargâhlarda görev yapan subay ve astsubayların fikir ve tecrübelerine başvurulmuştur. 2. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmada amacı bakımından tanımlayıcı, yöntem bakımından ise nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak ise nitel araştırma yöneliminde sıklıkla kullanılan yapılandırılmamış mülakat, 6

29 yapılandırılmış mülakat, belge incelemesi ve delfi anketi yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırma genel hatları dört safhaya ayrılmaktadır. İlk safhada araştırmanın konusu, yapılacak araştırmanın amaç ve öneminin yanında hangi sorulara cevap aranacağı belirlenerek araştırmanın sınırları çizilmiştir. İkinci safhada, askerin gelecekte karşılaşacağı harekât ortamı ve olası tehditlerin tespit edilebilmesi maksadıyla, yazın taranmış, toplanan veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Devamında ülkeler tarafından asker modernizasyonu kapsamında yapılan çalışmalar ve projelerle ilgili verilerin değerlendirilebilmesi maksadıyla, uluslararası yazılı ve görsel yayınlar, internet kaynakları, NATO belge, sunum ve dokümanları incelenmiştir. Askerin sistemsel olarak tahayyül edilerek, gelecekte asker sistemini etkileyebilecek teknolojilerin belirlenmesi konusunda ise önceki konularda olduğu gibi özellikle yabancı kaynaklardan yapılan tarama sonucu tespit edilen kaynaklar, incelenmiş ve gerekli görülen bilgiler derlenmiştir. Kaynak olarak Ekim 2014 tarihleri arasında Çek Cumhuriyeti-Prag da icra edilen NATO Kara Silahlanma Grubu, İndirilmiş Piyade Sistemleri Kara Yetenek Grubu (Dismounted Soldier Systems Land Capability Group-LCG- DSS) toplantıları, Soldier Technology-2014 konferansı ve FutureForces etkinlikleri kapsamında edinilen gözlem ve bilgiler de çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırmanın üçüncü safhasında ise, saha taraması olarak da adlandırabileceğimiz bir uygulama ile muharip askeri personelin fikir ve önceliklerinin çalışmaya dâhil edilebilmesi amacıyla, daha önce muharip olarak görev yapmış olan subay-astsubay personel ile yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler ile muharip askerlerin harekât ortamında arzu ettikleri öncelikler ve beklentilerin neler olduğu tespit edilmiştir. Asker modernizasyonu kapsamında, gelecekte etkili olacak teknoloji alanlarının yapılan yazın taraması ile belirlenmesi tek başına yeterli görülmemiş ve bu konuda konusunda uzman kişilerin görüşlerinin toplanarak 7

30 analiz edilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda yukarıda belirtilen yurt dışı toplantılar ve etkinlikler esnasında temas kurulan uzmanlardan istekli olanların çalışmaya katkı yapmaları sağlanmıştır. Son safhada ise elde edilen tüm veriler sonuç bölümünde özetlenerek, gelecekte Asker Sistemini etkileyebilecek başlıca gereksinimler ve teknoloji alanları ortaya konmuş, asker modernizasyonu konusunda araştırmacılara ve milli bir Asker Sistemi geliştirilebilmesi maksadıyla bazı kamu ve sanayii bünyesinde potansiyel uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın metodolojisi genel hatları ile Şekil-1 de aşağıda sunulmuştur. 8

31 Şekil-1: Araştırma Metodolojisi 9

32 İKİNCİ BÖLÜM GELECEĞİN SAVAŞLARI ve TEHDİT ORTAMI 1. SAVAŞ, ÇATIŞMA VE TEHDİT ALGISINDA YAŞANAN EVRİM a. Savaş Kavramının Tanımı Savaş kavramı incelendiğinde literatürde birçok farklı tanıma rastlamak mümkündür. Geleneksel literatürde savaş; silahlı gruplar arasında maksatlı ve genel bir çatışma hali, politikanın başka vasıtalarla bir başka şekilde devamı, iki veya daha fazla devlet arasındaki silahlı politik mücadele, devletlerarası nitelikte veya bir devlet içindeki farklı politik gruplar arasında sivil nitelikte, hasım gücün azim ve iradesinin kırılmasını amaç edinen silahlı mücadele olarak tanımlamaktadır (Gürcan, 2011:40). Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ün 1924 yılında söylediği Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikede olmadıkça savaş bir cinayettir. sözü ise savaşın aslında en barışçıl ve insani tanımı olarak tarihteki yerini almıştır. SunTzu ya göre savaş ve barış birbiri ile ayrılmaz kavramlardır. Diplomaside savaşın ve çatışmanın bir parçasıdır. Kant ise Beraber yaşayan insanların doğal hallerinin bir barış hali değil, süregelen ancak duyurulmamış bir savaş hali olduğunu söyleyerek aslında savaşın geçmişte olduğu gibi gelecekte de hep var olacağını anlatmak istemiştir. Savaş kavramı, tarih boyunca karşılaşılan bir sorun çözme yöntemi olarak kullanılmıştır. Ancak bu alanda uzun vadede geçerliliğini koruyan en genel tanım Prusyalı bir general olan Clausewitz tarafından yapılan tanımlamadır. Clausewitz savaşı Düşmana irademizi kabule zorlamak için bir kuvvet kullanma eylemi olarak tanımlamaktadır. Ayrıca savaş yine Clausewitz tarafından siyasetin başka vasıtalarla devamı olarak ifade edilmiştir (Clausewitz,1999:12). Clausewitz in tanımına göre savaş, devletlerin temsilcileri arasında olan geniş ölçekli bir askeri karşılaşmadır.

33 Clausewitz savaşı akıldışı bir faaliyet ya da beklenmedik bir sonuç olarak görmez, ona göre savaş siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir. Yani savaş devletlerin belirli hedeflere ulaşmasında yararlı olan rasyonel bir araçtır. Böyle bir tanım savaş ve barış arasındaki sürekliliğe vurgu yapar. Hem savaş hem de barış, amaçlara ulaşmak için seçilebilecek yöntemlerdir (Balta,2014: 25). Clausewitz savaşı tanımlarken üç unsurlu bir yaklaşım kullanarak tanımlamayı uygun görmüştür. Bu tanıma göre ilk unsur şiddet, düşmanlık ve öfke, ikinci unsur savaşın kaderini etkileyen tesadüf ve ihtimaller, üçüncü unsur ise siyasi araçlardır. Bu unsurların derinleştirilmesi sonucu Clausewitz birinci unsuru halk, ikinci unsuru ordu ve üçüncü unsuru ise siyasi irade-hükümet ile bağdaştırmıştır. Savaşı uluslararası ilişkiler bağlamında kapsamlı bir şekilde inceleyen Clausewitz e göre aslında savaşın niteliğinde değişmez bir üçleme bulunmaktadır: Halk, ordu ve hükümet (Karaosmanoğlu, 2011:23). Clausewitz tarafından ortaya konan unsurlar hala savaşların değişmez parçaları olmakla beraber, değişen dünya düzeninde yeni kavramlar ön plana çıkmaya başlamıştır. Dünya üzerindeki her olgu ve nesne gibi doğal olarak savaş kavramı da evrim geçirmiş, ülkelerin politikaları, güçleri, uluslararası ilişkileri gibi politik, sosyo-kültürel ve ekonomik etkenlerin yanında, gelişen sanayi ve teknoloji, savaşı ve savaşçıyı değiştirmiştir. 21 inci yüzyılda meydana gelen olaylar küresel güvenlik anlayışında değişmeyen tek olgunun değişimin kendisi olduğunu göstermiştir. b. Savaşın Kavramsal Evrimi Savaşlar ve savaşlar süresince yaşanan çatışmalar tarih içinde siyasi, toplumsal ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle değişime uğramışlardır. Bu değişimler öncelikle çatışmalara müdahil olan aktörler, savaşların amaçları, süresi ve tarzında meydana gelmiştir. Tablo-1 de, literatürde yer alan ve alanında önde gelen bazı araştırmacıların savaşın tarihsel evrimini tanımlamaya çalışan teorileri görülmektedir. Tabloda görüldüğü gibi aslında Toffle in dalgalara, Hanle nin dönemlere, Van Creveld in çağlara ayırdığı teorilerle asıl açıklamaya çalıştıkları olgu, savaş kavramının doğuşu ve insanlık tarihi içindeki gelişimidir (Gürcan, 2011: 45). 11

34 Tablo- 1 : Literatürde Yer Alan Başlıca Savaş ve Çatışma Evrim Teorileri (Gürcan, 2011: 45) Teorisyen 1. Aşama 2. Aşama 3. Aşama 4. Aşama 5. Aşama Martin Van Creveld Aletler Çağı Makineler Çağı Sistemler Çağı Otomasyon Çağı J. Hanle Ortaçağ Dönemi (Fiziksel Beceriler) Klasik Dönem (Grup Becerileri) Erken Modern Dönem (Teknik Beceriler) Geç Modern Dönem (Sevk ve İdare Becerileri) Nükleer Dönem (Sosyal Beceriler) Toffler Dalga Tarım Toplumu 2. Dalga: Endüstri Toplumu 3. Dalga: Bilgi Toplumu Arquilla ve Rondfelt Kılıç Dönemi Kitle ve Endüstri Savaşları Dönemi Manevra Savaşları Dönemi Birbirinden Türeyen SavaşımsıÇatışmalar QiaoLiang ve Wang Xiangsui-2000 Sınırlı Ortaçağ Savaşları Sınırlı imparatorluklar ve ulusdevlet Savaşları (Zirve Noktası 1991 Körfez Savaşları ve Kara-hava Muharbe Doktrini) Sınırsız Post-Modern Savaşlar Tablo-2 de yer alan ve Lind vd. tarafından ortaya atılan ve savaşları nesillere ayırarak inceleyen doktrin dikkat çekicidir. Savaşı 5 aşamada ve 4 nesil olarak ele alan araştırmacılar, öngördükleri son nesil olan 4 üncü Nesil Savaş doktrininde savaş kavramını Barış dönemi ile arasındaki ayrımın bulanıklaştığı, mücadelenin belirlenen sınırlar dışına taştığı, sivil ve asker arasındaki farkın ortadan kalktığı ve asimetrik özellikleri de içinde barındıran askeri, yarı askeri ve bazen de sivil gayretler bütünü olarak tanımlamaktadırlar. Dördüncü Nesil Savaşlar, uzun soluklu ve karmaşık, devlet veya devlet dışı oluşumların olduğu, sivillerin ve toplumsal değerlerin hedef alınabildiği, düşük yoğunluklu çatışmaların cereyan ettiği, gerilla 12

35 taktikleri ve ayaklanmaların yer bulduğu çatışma ortamları olarak ön plana çıkmaktadır. Dördüncü nesil savaşlarda, genelde bir taraf devlet dışı bir oluşumdur. Bu savaş türünde esas amaç düşmanı politik olarak yıldırmak ve savaştan çekilmesini sağlamak ve bu sırada varlığını sürdürebilmektir (Hammes, 2006: 76). Tablo-2 : Lind vd. Geliştirdiği Savaş ve Çatışma Evrim Teorisi (Gürcan, 2011:54) Lind, Nightengale, Schmitt, Sutton (1989) 1'nci Aşama Ulus-devlet öncesi savaşlar 2 nci Aşama 1'inci Nesil Klasik savaşlar ( ) Zirvesi: Napolyon Savaşları 3'üncü Aşama 2'nci Nesil Topyekûn Endüstri Savaşları ( ) Zirvesi: I inci Dünya Savaşı 4'üncü Aşama 3'üncü Nesil Manevra Savaşları ( ) Zirvesi: 1991 Körfez Savaşı 5'inci Aşama 4'üncü Nesil Gayri-Nizami Harp Türevleri (1948 den bugüne, özellikle 11 Eylül sonrası) : ABD nin Irak ve Afganistan İşgalleri Lind vd. nin teorisi ışığında, I inci Dünya Savaşı öncesi dönem olarak adlandırabileceğimiz 1 inci nesilde, düşmanın yakın gücünün doğrudan yok edilmesine odaklanılmıştır. Bu nesilde manevra ve teknoloji imkânı kısıtlı olan birlikler hat düzeninde karşı karşıya gelerek, birbirlerinin askeri gücünü yok etmeye odaklanmışlardır. 2 nci nesil ise yine düşman ordusunun yok edilmesi ana hedefken ateş gücü artmıştır. Gelişen teknoloji ile silahların performans ve etkisi 13

36 artarken, lider kurmay heyetinin orduların başına getirilmesi geliştirilen ulaşım ve lojistik, imkânları orduların kabiliyetine katkı sağlamıştır. 2 nci nesil savaşlarda temel amaç, savaş meydanında düşmanın fiziki varlığını yok etmek olarak özetlenebilir. Özellikle I inci Dünya Savaşı ile özdeşleşen bu nesilde topyekûn bir anlayış benimsenmiş ve milli kaynakların hepsi zafer için savaşan taraflarca seferber edilmiştir. 3 üncü nesil savaşlarda, düşmanın askeri gücünden ziyade, savaşma azminin yok edilmesi, lojistik, komuta kontrol, ulaşım ve moralini yok etmeye dönük bir konsept benimsenmiştir. Manevra kabiliyetinin arttırılarak orduların düşmana karşı daha etkin mücadele etmesi amaçlanmıştır. 4 üncü nesil savaşlarda ise taraflar, düşmanın gerisine, derinliğine odaklanmışlardır. Bu noktada Gayri Nizami Harp (GNH) ve asimetrik tehditlerin rolü önem kazanmıştır (Toptaş, 2007: 58). 4 üncü nesil savaşların en belirgin özellikleri; Çok değişik aktörlerin rol alması, Asimetrik tehditlerin etkinliği, Uzun soluklu ve şiddeti sınırlı olması, Küçük birliklerin taktik seviyede etkin olarak kullanılabilmesi, Halk desteğinin ve kontrolünün sağlanması olarak sıralanabilir. 4 üncü nesil savaşların yaşandığı bir dünyada ulus-devletler artık savaşlar üzerinde tamamen kontrole sahip değildir. Uluslararası boyutlardaki terör örgütleri, insan kaçakçılığı ve göçler, organize suç örgütleri, siber tehditler, olarak sıralayabileceğimiz aktörlerin savaş kavramının yaşadığı evrimin başlıca kaynağı olmuştur. 4 üncü nesil savaşların doğası gereği ortaya çıkan yeni olgu ve tehditleri bertaraf etmek isteyen ülkeler ise ordularını yapısal reformlarla modernize etme gayreti içindedirler. Ancak bu durum özellikle geçmiş tecrübelerinden doktrinler üreten dünya orduları için hiç de kolay olmamaktadır. Ordular bu anlamda bilişsel veya ekonomik bazı nedenlerden dolayı 4 üncü nesil savaşlara adapte olmakta sıkıntılar yaşamışlardır. 14

37 Kaldor (2005:210) tarafından Yeni Savaşlar olarak adlandırılan modern savaş türleri, devletin ve devlet olmayan birimlerin ağları arasında cereyan eden savaşlar olarak tanımlanmaktadır. Bu tür savaşlar, karmaşık ilişkilerin olduğu, yasal veya yasadışı karmaşık örgütlerce yürütülen faaliyetlerdir. Suç örgütleri, büyük şirketler, paralı askerler, milisler, sivil toplum kuruluşları, dini ve etnik gruplar, uluslararası örgütler ve benzeri aktörler yeni savaşların önemli parçalarıdır. Bu ağlar için ortak etnik ya da dini aidiyet temel bir teşkilatlanma ilkesidir. Savaş ise, aynı zamanda, bir siyasi seferberlik aracıdır. Savaş, şebekeyi genişletmek ve güçlendirmek için kullanılmaktadır (Karaosmanoğlu, 2011: 56). Ağ Savaşları olgusunda savaş uzun süreli ve belirsizliğe mahkûm bir yapıda ilerletilir. Herhangi bir tarafın açık bir zaferi veya mağlubiyeti söz konusu değildir. Şiddet sınırlıdır. Önlenmesi ve durdurulması güçtür. Kaldor (2005: 240) bu tür savaşların karakterini Sürekli ve durdurulması zor savaşlar olarak tanımlamaktadır. c. Savaş ve Çatışmaların Yeni Aktörleri Yeni Dünya düzeninde ve küresel ortamda savaşların başlatılması, yönetimi ve idaresi tam olarak ulus-devletler tarafından yönlendirilmemektedir. Artık savaşlar bireyler, aşırı dini akımlar, etnik şiddet yanlısı akımlar, suç örgütleri, yerel/bölgesel yönetimler gibi farklı bazı aktörlerin de rol aldığı bir kimliğe bürünmüştür. Birbirleri ile savaşmayı hem ekonomik hem de sosyal ve politik sebeplerle göze alamayan devletlerin özellikle bu tip aktörler aracılığıyla dolaylı olarak hedefindeki ülkeyi yıpratma politikalarını benimsemelerinin bu tip yeni aktörlerin oluşumunda etkisi şüphesizdir. Vekâlet Savaşları olarak adlandırılan bu savaş türünde, büyük güçler doğrudan savaşmak yerine destekledikleri unsurları doğrudan veya dolaylı olarak destekleyerek uluslararası arenada üstünlüklerini korumaya çalışmaktadırlar (Balta, 2014: 45). Geleneksel 3 üncü nesil savaşın politik, ekonomik ve sosyo-psikolojik maliyetlerini bilen çoğu devlet hasım devletlere karşı bu savaşı veren politik hareketlere destek verir hale gelmiştir. Ulus-devletlerin yeni küresel güvenlik 15

38 ortamında politik meselelerin halli için artık çok maliyetli olan konvansiyonel savaşlar yerine dolaylı yoldan hasmı yıpratmaya çalışmak istemesi Vekâlet Savaşları olgusunu ortaya çıkarmıştır (Gürcan, 2011). Terörizm, kitle imha silahlarının yaygınlaşması, organize suç örgütleri gibi aktör ve unsurların küresel düzeyde ve yüksek yoğunlukta varlık göstermeleri yeni risk ve tehditlerinin tanımlanmasına yol açmıştır. Savaş kavramının eski tanımlamalarla anlaşılamayacak kadar değiştiği ve artık iki ulus devlet yerine diğer birçok aktör tarafından yönlendirildiği kabul edilmesi gereken bir gerçektir (Fruntezi, 2013: 6). Bunun yanında savaşların başlatılması veya sonlandırılması yönünde kampanyalar ve etkinlikler düzenleyerek yön veren Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) bir diğer aktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekonomik boyutta incelendiğinde savaşların idamesi için gerekli olan silah, araç ve gerecin satılması için ihtiyaç duyulan pazarı ve gerekli kamuoyunu oluşturmak isteyebilecek dünya çapında büyük şirketler ve kuruluşlar bir diğer dolaylı taraf olabilmektedirler. Küreselleşen dünyada, ülkeler ve diğer aktörler arasındaki ilişkiler olağanüstü karmaşık bir sarmal yapıya ve her geçen gün artan bir hıza ulaşmış haldedir. Sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin uluslararası boyutlarda ve sınırları zorlayan halde olması ve ulus devletler dışında bazı sivil toplum örgütleri, çok uluslu organizasyonlar, oluşturulan koalisyonlar, dünya çapında faaliyet gösteren dev şirketlerin ve bölgesel yönetimlerin çatışmaların her aşamasında rol almaları hem savaşların konvansiyonel yapısını değiştirmiş hem de devletlerin karşılaştığı veya karşılaşacağı potansiyel tehditlerin evrim geçirmesine sebep olmuştur. ç. Savaş ve Çatışmaların Demografik Açıdan Değişen Yüzü Savaşların yapısını değiştirebilecek bir diğer faktörde dünya nüfusunun önemli bir kesiminin artık metropollerde ve şehirlerde, yani meskûn mahallerde yerleşik durumda oluşudur yılı verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık olarak % 54 ü şehirlerde ikamet etmektedir yılı verilerine göre % 34 olan bu oran giderek artmaktadır yılları 16

39 arasında her yıl için % 1,84 ve yılları arasında her yıl için ortalama % 1,64 oranında bir yoğunluk artışı öngörülmektedir (Dünya Sağlık Örgütü [web], 2015). Gelecekte giderek artacak bu oran, savaşların ve çatışmaların yoğunlaşacağı alanların meskûn mahaller olacağını göstermektedir. Afganistan, Irak ve Suriye gibi canlı örnekler incelendiğinde savaşların iki ordunun geniş düzlüklerde karşılaşarak birbirlerine üstünlük kurma çabasından çok uzak bir konseptte yaşandığı görülmektedir. Özellikle denk kuvvetlere sahip olmayan asimetrik güçler 1, savaşı meskûn mahallere kaydırarak hem dirençlerini arttırmakta hem de savaşın süresini uzatarak savaşın boyutunu değiştirmeye çalışmaktadırlar. Ayrıca konvansiyonel bir savaşta kullanılabilen ve etkili olan birçok silahın meskûn mahallerde, yaşanabilecek sivil kayıpların göze alınamaması ve etkinliğinin azalması nedeniyle kullanılamaması personel, silah ve teknoloji bağlamında eli zayıf olan tarafın çatışmaları meskûn mahallere kaydırmasının bir diğer önemli nedenidir. Teknoloji, silah sistemi, personel ve diğer tüm araçlardan yoksun olan taraf, çatışmaları meskûn mahallere taşıyarak bu dezavantajını piyadelerle birebir savaşabileceği, tank ve zırhlı personel taşıyıcıların sokaklarda hassas hedefler olabileceği, hava araçlarıyla yapılacak olası saldırılarda sivil kayıpların göze alınamayacağı bir alana kaydırarak şartlarını eşitlemeye çalışmaktadır. Eğer güçsüz olan taraf bulunduğu alanda toplumsal desteği de arkasına alıyorsa meskûn mahaller en elverişli savaş alanları olabilmektedir. d. Savaşların Teknolojik Evrimi Savaşlar konsept olarak evrilirken bunu tetikleyen bir diğer önemli etken de gelişen bilim ve teknoloji olmuştur. İlkel çağlarda insanoğlu taş, sopa gibi araçlarla birbirlerine karşı üstünlük kurmaya çalışırlarken, gelişen bilim ve teknolojinin etkisi ile savaşlarda kullanılan silah ve teçhizatta hızla değişmiştir. Bugün gelinen noktadan bakıldığında sanayi ve teknolojinin savaşlara yansımasının ve sonuçlar üzerinde yarattığı etkinin görülmesi hiç de zor değildir. En basit hali ile savaşların konsept olarak değişimini 1 Birbirine denk olmayan, güçleri eşit olmayan taraflar. 17

40 tetikleyen bazı önemli silahlar ve aşağıdaki şekilde sıralanabilir (Josh [web], 2013). Eski Yunanlıların mızrak ve kalkanı (M.Ö: 750) Romalıların Kılıcı (M.Ö. 400) İngiliz Okları (M.S. 600) Çinlilerin Barutu Kullanması (M.S. 900) İngiliz Tüfekleri (M.S ) İlk Toplu Tabanca (Colt-1836) İlk Makinalı Tüfek (1900 ler) Uçağın silah sistemi olarak I inci Dünya Savaşında Kullanımı Tankın Savaş Alanına Girmesi (1916) Atom Bombasının Kullanımı İnsansız Araçların Kullanımı (Halen Devam Etmekte) Ancak savaşların önemli biçimde evrim geçirmesine sebep olan gelişmeleri sadece silah teknolojileri ile sınırlamak doğru değildir. Tıp, kimya, bilişim, gıda gibi hemen her alanda yapılan bir buluş bile her an geliştirilen askeri uygulamalarla kendine savaş alanında yer bulabilmektedir. Böyle bir atmosferde gelişim gösteren savaşlar giderek daha karmaşık haller almışlardır lü yılların başında 2 boyutlu (kara ve deniz) bir yapıya sahip olan savaşlar 2 uçakların ve zeplinlerin kullanılmaya başlaması ile hava platformunu da kapsamıştır. Giderek mekanikleşen savaş araçları ve silahlar, tank, kamyon, telsiz sistemleri ortaya çıkmıştır. Böylece hem orduların etki alanları hem de hareket kabiliyetleri artmıştır. II nci Dünya Savaşı sırasında kullanılan nükleer silahlar savaşın bir diğer yüzünü gözler önüne sermiş ve nükleer küresel bir savaştan tüm tarafların kaçınmasını sağlayan bir tesir yaratmıştır. Takip eden süreçte dünya üzerinde ortaya çıkan iki kutuplu denge ve düzen SSCB nin yıkılmasına kadar devam edebilmiştir. Bu gelişmelerden sonra ise dünya ülkeleri arasında konvansiyonel savaşların çıkma ihtimali az olarak görülmüştür. Silahlı güçlerin bundan sonraki görevleri ise rejim değiştirme, barışı koruma ve insani yardım gibi değişik tanımlarla 2 Mackinder ve Mahan a göre bunlar deniz ve karadır. 18

41 açıklanmıştır. Bu süreci 2001 yılında ABD de yaşanan ve şok etkisi yaratan terörist saldırılar kısmen değiştirmiştir. ABD tarafından uzun soluklu ve asimetrik bir savaş başlatıldığı belirtilmiştir li yıllarda ortaya çıkan bir diğer savaş boyutu ise Siber Savaş olmuştur yılında NATO stratejisine dâhil edilen bu boyuta en bariz örnekler ise 2007 yılında Rusya nın Estonya ya yaptığı siber taarruz örnek verilebilir. Tamamen teknolojinin ve yetişmiş beyin gücünün kullanıldığı bu boyut tek bir damla kan akıtmadan, bir düşmana ekonomik, sosyal ve politik olarak ne denli zarar verilebileceğinin yaşanmış bir kanıtıdır. Teknolojik evrimin bir diğer sonucu olarak, uzay platformu da savaşın yaşandığı bir diğer boyuttur. Uzay teknolojileri olan ülkeler, düşmana yönelik olarak keşif, gözetleme, istihbarat amacıyla uzayda konuşlu platformlarını kullanabildikleri gibi ilerleyen yıllarda silah platformu olarak ta kullanılacaktır. Böylece kara, hava, deniz, siber ve uzay platformlarında devam eden askeri teknolojilerin gelişimi ile savaşlar 5 boyuta yayılmış durumdadır. Gün geçtikçe gelişen teknoloji, silah sistemlerinin etkinliğini, menzilini, başarı oranını arttırmakta, basit silahlar sensör ve komuta kontrol ağları ile entegre edilmekte, akıllı mühimmatlar ve insansız araçlar geliştirilmektedir (Yılmaz [web], 2014). Karşı tedbirler anlamında ise bu tür silah ve teknolojilere hızlı reaksiyon gösterebilen, dayanıklı, korunma tedbirleri doğmaktadır. Orduların stratejik ve taktik durumsal farkındalıkları her geçen gün artmaktadır. Bilişim, biyo teknoloji, nano teknoloji, güç ve enerji teknolojiler ve uzay teknolojileri gibi teknolojiler hızla gelişerek savaşların ve çatışmaların kaderini etkilemektedir. Geliştirilecek meta-materyal teknolojisi ile görünmez askerler donatılması, elektro manyetik (EM) yönlendirilmiş enerji silahları, uzay platformlu silahlar, hiper süratli kıtalararası füzeler, akıllı insansız araçlar ve robotlar teknolojileri dikkate değer gelişim alanlarıdır (Yılmaz [web], 2014). Ancak savaşların çerçevesini tamamen teknolojinin gücüne inanarak çizmek ve teknolojik bakımdan üstünlüğün galibiyet için yeter koşul olduğuna inanmak yanlıştır (Uşaklı, 2007: 52). Özellikle asimetrik unsurların karşı karşıya olduğu çatışma ve savaş ortamlarında teknolojinin kesin olarak 19

42 zaferin sağlayıcısı olacağı söylenemez. Bu hususla ilgili, ABD-Vietnam, Rusya-Çeçenistan gibi çarpıcı örnekler mevcuttur. e. Devam Eden Küresel Savaş ve Çatışmalara Genel Bakış Güncel olarak dünya çapında devam eden çatışmalar incelendiğinde ise çatışma veya anlaşmazlıklardan sadece birkaç tanesinin (Azerbaycan-Ermenistan, Dağlık Karabağ; Çin-Japonya, Senkaku Adaları; Afganistan-Pakistan, Keşmir; Kuzey Kore-Güney Kore, Savaş Sonrası Sorunlar) ulus devletlerin karşı karşıya geldiği çatışmalar olduğu, geriye kalan 44 ünün ise asimetrik güçlerin ve değişik tarzda aktörlerin rol aldığı düşük yoğunluklu ve uzun soluklu çatışmalar olduğu görülmektedir (Global Security Kuruluşu, 2015). Nijerya da süren Boko Haram radikal dinci örgüt ve hükmet güçleri arasındaki çatışma, Filistin de süregelen savaş, Suriye ve Irak topraklarında yaşanan bölgesel güçlerin, radikal dini terör örgütlerinin ve koalisyon güçlerinin arasında geçen çatışmalar ve Ukrayna da dış güçlerin desteklediği ve taraf olduğu nihayetinde ülkenin parçalanmasına varan çatışmalar bu kapsamda sunulabilecek en güncel örneklerdir. f. Değişen Tehdit Algısı Gelecekte düşük yoğunluklu çatışmalar giderek artarken, ülkeler aynı yoğunlukta artış gösteren karma tehditlerle savaşmak zorunda kalacaktır (Van Creveld, 1991: ). Ülkeler günümüzde yaşadıkları çatışma ortamının yanında, teknolojik çıkarların ve yatırımların korunması, asimetrik saldırılara karşı ittifaklar kurulması, barışı destekleme harekâtı, çatışmayı önleme ve istikrarın korunması gibi harekâtlarda rol alabileceklerdir (Ries, 2009: 98). Günümüz ile yakın dünya savaş tarihi karşılaştırıldığında, hem ülkelerin karşı karşıya olduğu tehdit kavramının hem de bu tehditleri bertaraf etmek üzere aldıkları tedbirlerin ve yaptıkları her türlü değerlendirmenin farklılaşmış olduğunu söylemek doğru bir tespit olacaktır. Ülkeler ve ordular, sadece konvansiyonel savaşlar ve düşmanlara karşı değil, aynı zamanda birçok bileşenin rol oynadığı, değişik paydaşların 20

43 etkileşim içinde olduğu hem daha karmaşık hem de daha belirsiz güçlere karşı mücadele etmektedirler. Konvansiyonel savaşlara hazır olabilmek adına eğitilen, donatılan ve hazırlanan ordular, aynı zamanda terör örgütleri, bölgesel bazı güçler ve toplumsal ayaklanmalar gibi değişik şartlarda ve özelliklerde karşılarına çıkabilecek karma tehditlerle başa çıkabilecek tarzda eğitilmek, donatılmak ve hazırlanmak zorundadırlar. g. Asimetrik ve Karma Tehditler Konvansiyonel savaşlar ve Gayri Nizami Harp olgularının yanında 1990 lı yılların başında dile getirilmeye başlanan diğer kavramlar olan Karma Tehdit ve Karma Savaş kavramları bu değişimin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Ortaya konan bu güncel kavramları anlayabilmek için öncelikle mevcut bazı savaş ve tehdit kavramlarını ele almak faydalı olacaktır. Konvansiyonel Savaş kavramı geleneksel olarak yüzyıllar boyunca sürdürülen savaş strateji, taktik ve tekniklerini ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu savaşlar genellikle ulus-devlet orduları arasında gerçekleşen ve Cenevre Konferansı gibi genel kurallara ve hukuksal mesnetlere ve tekniklere bağlı kalınarak yürütülen savaşlardır. Konvansiyonel savaşlarda kullanılan silah ve araçlarda belirlidir. Konvansiyonel ifadesi nükleer olmayan silahları ve düzenli ordu birliklerini ifade etmektedir. Kimyasal-Biyolojik-Radyasyon-Nükleer (KBRN) silahlar gibi kitle imha silahları hariç silahların kullanıldığı savaş türleridir. Temelde bu savaşta amaç düşmanın savaşma azmini ve iradesini yok etmektir. Bir diğer tür ise Gayri-nizami harptir (GNH). GNH ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından GNH için Liderin El Kitabı yayınında, İşgalci bir gücü veya devleti kovmak, rahatsız etmek veya baskı altına almak maksadıyla, yeraltı, yardımcı ve gerilla kuvvetlerini gerektiren, direniş harekâtı veya isyanı içeren faaliyetler olarak tanımlanmaktadır (Grdovic, 2009: 37). GNH, özel operasyonel birlikler ve eğitilmiş personele ihtiyaç duyan bir savaş türüdür. Bir diğer tanımlamada ise GNH, Geleneksel ve konvansiyonel harp tanımlarından uzak şekilde, iki hasım güç (devlet veya 21

44 devlet dışı), askeri veya para-militer gayretleri içeren, genelde uzun süreli ve asimetrik olarak cereyan eden politik-askeri mücadele olarak tanımlanmaktadır (ABD KKK.lığı, 2006: 26). GNH, bir kaynak tarafından desteklenerek teşkilatlanan, eğitilip donatılan ve organize edilen askeri veya milis harekâtıdır. Tarih incelendiğinde, II nci Dünya Savaşı esnasında Yugoslavya da Mareşal Tito nun önderliğinde partizanların, yılları arasında Çin de Afganlı mücahitlerin faaliyetleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Kendi tarihimiz incelendiğinde ise Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşının düzenli orduya geçinceye kadar olan kısımları GNH örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadır (Varlık, 2013: ). Bu bağlamda değerlendirildiğinde GNH ı bir savaş türü olarak görmeyip sadece bir operasyon türü olarak değerlendiren yaklaşımlarda yok değildir (Blanton, 2013: 78). Ancak çalışma kapsamında bu hususun özellikle diğer tanımlamaların ışığında çok da geçerli olmadığı söylenebilir. Bu anlayışın yerine GNH kavramını alt başlıklara ayırıp ele almak daha doğru olacaktır. Bu alt başlıklar ise Gerilla Savaşı, Ayaklanmaya Karşı Koyma, Terörizme Karşı Harekât, Dost Ülke İç Savunmasına Yardım Harekâtı, Bilgi Harekâtı olarak sınıflandırmak mümkündür (Gürcan, 2011). Bazı analizciler ve uzmanlar tarafından Karma Savaş kavramı ile karıştırılabilen veya yerine kullanılan bir diğer kavram ise Gerilla Savaşı kavramıdır. Gerilla savaşı esas itibari ile hem konvansiyonel savaş hem de GNH bünyesinde düşman elindeki bölgede düşmana oranla daha az kuvvetle icra edilen bir operasyon türü olarak tanımlanır. Esasında Gerilla Harbi GNH i oluşturan bir harekât çeşididir. Karma savaş 3 ve karma tehdit kavramı zaman içinde değişik yollarla tanımlanmış olmakla beraber tanımlamalar genel itibari ile belirli bir çizgide buluşmaktadır. ABD Kara Kuvvetleri Doktrin Dökümanına göre (2013) Karma Tehdit, Düzenli düzensiz kuvvetler, suç örgütleri ve terörist unsurların çok çeşitli ve dinamik bir kombinasyonu olarak tanımlanmaktadır. Karma Savaş ABD li eski asker ve savaş analizcisi olan Hoffman (2006: 395) 3 Literatürde hibrid savaş ve hibrid tehdit olarak da kullanılmaktadır. 22

45 tarafından Konvansiyonel yeteneklerin, artan suç, kaos, genel şiddeti de içeren terörist faaliyet ve her türlü düzensiz taktik ve oluşumun bulunduğu çatışma ortamı olarak tarif edilmiştir. Bir diğer tanımda ise Karma Savaş, Konvansiyonel kuvvet ve harekât yöntemleri ile bilgi harekâtı, bilgi tabanlı faaliyetler (siber faaliyetler), GNH, kitle imha silahları ve suç örgütlerinin kullanımı gibi geleneksel olmayan kuvvet ve yöntemlerin kullanıldığı bir savaş türü olarak tanımlanmaktadır (Bowers, 2012: 45). Bunun yanında, karma tehditlerin amaçlarına ulaşabilmek maksadıyla politik, kültürel, sosyal ve ekonomik her türlü aracı kullanabilecekleri söylenebilir. Karma bir savaşın tarafları ise devletler olabileceği gibi, belli devletlerin güdümünde hareket eden veya bağımsız devlet dışı yapılanmalarda olabilirler. Karma tehditler çok geniş bir yelpazede sivil ve askeri hedefe yönelebildikleri gibi, düşmanın etkisini, gücünü ve konumunu zayıflatmak için de kullanılabilirler (Ciluffo ve Clark, 2012: 47-63). Ancak öncelikle karma tehdit kavramının anlaşılabilmesi için, karma tehdidin özellikle tasarlanan yeteneklere sahip ve belli bir aktör tarafından düşmanını zayıflatmak üzere oluşturulduğunu kabul etmek gerekmektedir (Hoffman, 2006: 412). Buna verilebilecek en güncel örnek, hali hazırda Arap Baharı olarak tanımlanarak birçok ülkede rejim değişikliklerine sebep olan muhalif ayaklanmaların organize edilmesidir. Bu oluşumların birçoğu istenen etkiyi yaratmış ve çıkarılan iç karışıklıklarla hükümetler düşürülmüştür. Ancak Suriye de yaklaşık olarak 5 yıldır devam eden kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin mülteci durumuna düşmesine yol açan bir diğer iç savaşta, karma tehditlerin bir ülkeye verebileceği zararın boyutları bir kez daha görülmüştür. Halen Suriye de sayıları i bulan radikal veya ılımlı eğilimde muhalif silahlı unsur bulunmaktadır. ğ. Gelecekte Savaş ve Çatışmalar Elde edilen bilgiler ışığında geleceğin savaşlarına ilişkin oluşturulan başlıca öngörüler şunlardır: 23

46 Geleceğin savaşlarında meskûn mahallerdeki çatışmalar, sivil karışıklıklar, terör örgütlerinin, yasadışı suç örgütlerinin, uluslararası organizasyonların, uluslararası ve ulusal medyanın etkisi artacaktır. Sık ve düşük yoğunluklu çatışmalar, modern devletlerin gittikçe büyüyen karma tehditlerle mücadele ettiği ve küçük çaplı birliklerin savaşların kaderini belirlediği bir atmosfer hâkim olacaktır. Bilişim teknolojisi, nano teknoloji, sensörler, biyo teknoloji, güç ve enerji teknolojileri, insan makine etkileşimi, robotik, uzay teknolojileri gibi bilim ve teknoloji alanlarının sunduğu fırsatlar ile savaşlar şekillenecektir. Savaş alanında bulunan tüm unsurları ve bu unsurların kullandığı sistemleri bir ağ üzerinde buluşturarak farkındalığı arttıracak Ağ Destekli Yetenek vazgeçilmez bir gayret olacaktır. İnsansız kara ve hava araçlarının yoğun olarak kullanılacağı, yüksek tempolu, gerçek zamanlı veri transferinin öneminin arttığı muharebeler olacaktır. Bütünleşik silah, komuta kontrol ve algılama sistemleri kullanılacaktır. Gelecekte savaşların çoğunlukla karma savaşlar olarak cereyan edeceği, devlet ordularından ziyade terör örgütleri, bölgesel yönetimler, uluslararası koalisyonlar, suç örgütleri gibi farklı oluşumların kendi hesaplarına veya başka devletlerin çıkarları doğrultusunda rol alacağı bir atmosferde olması öngörülmektedir. Savaşlar asimetrik güçlerin karşı karşıya olduğu, düşük yoğunluklu ve uzun soluklu çatışmaların yaşandığı bir atmosferde ve çoğunlukla meskûn mahallerde yaşanacaktır. Bu nedenlerle de, teknoloji, silah sistemleri ve platformları, insansız teknolojiler ne kadar gelişirse gelişsin yakın gelecekte bir askerin bireysel bazda harekât alanında etkinliğinin ve varlığının öneminin artarak süreceği değerlendirilmektedir. Askerin ve birliklerin geleceğin muharebelerinde değişik tip ve şekilde ortaya çıkabilecek düşman unsurlarının yarattığı tehditlere karşı, kendini koruyup, tehlikeleri savuşturabilecek, meskûn mahallerde etkin olabilen, durumsal farkındalığı artmış, değişik coğrafi ve atmosferik şartlarda harekât 24

47 icra edebilecek teknoloji, yetenek ve eğitime sahip bir yapıda olması, çatışmalarda üstünlük sağlayabilmek için kaçınılmaz faktörler olarak değerlendirilmektedir. 25

48 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ULUSLARARASI ALANDA ÜLKELER VE ORGANİZASYONLARIN GELECEĞE DÖNÜK ASKER SİSTEMİ PROJELERİ VE GAYRETLERİNİN İNCELENMESİ 1. ÜLKELERİN ASKER MODERNİZASYON GAYRETLERİNE GENEL BAKIŞ a. Giriş Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, savaş alanında faaliyet gösteren askerin varlığının ve öneminin azalmayıp aksine teknolojik yenilikler ve uygulamalarla daha da artacağını öngören ve değerlendiren birçok ülke, askerlerinin harekât ortamında etkinliğini ve üstünlüğünü arttırmak ve korumak maksadıyla değişik boyut ve türde projeler veya programlar yürütmekte ve planlamaktadırlar. Ancak bu noktada ülkeleri bir diğerinden ayıran bazı prensip ve bakış açıları ortaya çıkmaktadır. Bazı ülkeler savaşçının bir sistem olarak ele alınıp yapılacak her türlü radikal veya artımsal yeniliğin bu sistematik yaklaşım çerçevesinde ve çok yönlü düşünülerek yapılmasını benimserken bazı ülkeler ise, askerin kullandığı ekipman, teknoloji ve teçhizat yönünden her modernizasyon gayretini kendi içinde ve münferit olarak değerlendirmektedirler. Bununla beraber ülkelerin ihtiyaç olarak tespit ettikleri teknolojileri edinim yöntemleri, bütçe ve kaynak tahsis oranları ve milli hedef ve vizyonlarında kendi askerlerine biçtikleri görevler projelerin kapsam ve yöntemini belirleyen diğer faktörlerdir. Askeri anlamda dünyada küçük veya büyük, bir orduya sahip olmayan bir ülkeden bahsetmek söz konusu olamaz. Ülkeler jeopolitik konumları, milli çıkarları ve iç ve dış politikalarının gerektirdiği yeterlilikte ordulara sahip olabilmek için, özellikle teknolojinin her geçen gün farklı uygulamalar ve savunma sanayiine yansımalarının yaşandığı bir ortamda yenilenme ve caydırıcılığını arttırma ihtiyacı duymaktadırlar. Ancak askeri varlıkları küresel ölçekte etkin olarak ülke politikalarına hizmet eden ABD,

49 İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerin, diğer birçok alanda olduğu gibi asker modernizasyonu alanında da teknolojik ve ekonomik imkânlarının da elvermesi ile üstün ve öncü oldukları söylenebilir. Bu nedenle araştırmada, asker modernizasyonu ve projelerinde öncü sayılabilecek bu gibi ülkeler ayrıca ele alınmıştır. b. Ülkelerin Asker Modernizasyon ve Asker Sistemi Projelerine Genel Bakış Yaklaşık olarak 50 ülkenin asker modernizasyon ve Asker Sistemi projeleri yürüttükleri ve konuyla yakından ilgilendikleri görülmektedir. Bu ülkelerin bir kısmı projelerini henüz konsept ve gereksinim belirlemeden öteye götürememişken bir kısmı ise yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle askıya almıştır. Asker modernizasyon ve Asker Sistemi geliştirilmesi kapsamında gayret gösteren ülkeler ve faaliyetleri aşağıda sunulmuştur. (1) Avusturya: Avusturya Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen başlıca asker modernizasyon projesi Soldat der Zukunft ve Soldat 2015 tir yılında başlatılan Soldat 2015 projesi kapsamında, 2015 yılı itibari belirlenen hedeflere ulaşılması öngörülmüştür. Ancak bu süre zarfında yaşanan ekonomik kesintiler nedeniyle projenin 2018 yılında tamamlanabileceği öngörülmektedir. Soldat 2015 projesi Avusturya ordusunun kısa vadede yetenek boşluklarını doldurarak imkân kabiliyetlerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Soldat der Zukunft Geleceğin Askeri projesi ise daha uzun vadeli yenilik ve teknolojilerin kazandırılmasını amaçlamaktadır yılında konsept geliştirme aşaması tamamlanan projenin tedarik aşmasının en erken 2015 yılında başlaması planlanmaktadır. Acil öncelikli alanlar olarak Komuta- Kontrol-Bilgisayar-Muhabere-İstihbarat (K2BMİ) ve korunma sistemleri belirlenmiştir. Bu proje kapsamında tedarik edilen bazı ürünlerin aynı zamanda uzun vadeli milli projeleri olan Soldat der Zukunft a ithal edilmesi gündemdedir. Soldat der Zukunft projesinin aynı zamanda Avrupa Savunma Ajansı (EDA) tarafından yürütülen ve Avusturya nın da iştirak ettiği ortak 27

50 Asker Modernizasyon Projesi olan İndirilmiş Asker İçin Savaş Ekipmanı projesi ile uyumlu yürütülmesi amaçlanmaktadır. EDA tarafından yürütülen çalışmaların çıktıları aynı zamanda milli projelerini de şekillendirecektir. Bunun yanında Avusturya nın NATO üye ülkesi olmamasına rağmen statüsü gereği LCG-DSS 4 grubuna üye olarak iştirak edebilmekte ve bilgi alış verişinde bulunmaktadır. NATO standartlarını ve asker modernizasyonu konularındaki temel prensiplerini benimsemekte olan bir ülkedir. Mevcut durum incelendiğinde kısa vadede Soldat 2015 projesi kapsamında duyu koruma, baş sistemi ve telsiz tedariği yapılacağı öngörülmektedir. Bunun yanında, halen kullanılmakta olan Steyrs AUG/STg 77 taarruz tüfeğinin pikatini ray sistemi ve entegre optik sistemleri kabiliyetlerinin olmamasından dolayı modifikasyonu gündemdedir. Avusturya asker modernizasyonu projelerinin genel itibari ile EDA tarafından yapılan çalışmalar ışığında ilerleyeceği, bunun dışında NATO faaliyetleri ve standartlarının takip edileceği değerlendirilmektedir (Avusturya Resmi Ülke Sunumu, 2014). (2) Singapur: Advanced Combat Management System (ACMS) olarak isimlendirilen projenin temelleri 1998 yılında başlatılan teknoloji gösterim ve keşfetme inisiyatifinin başlatılması ile olmuştur yılı itibari ile sistem mimarisi oluşturulmuş ve prototiplerle çalışmalar 7 kişilik manga seviyesinde devam ettirilmiştir. Çalışmaların olumlu sonuçlar vermesi ile 2006 yılında ticari üretime geçilerek, 60 (420 adet) set üretilmiştir (Soldier Modernization, 2010: 5). Sistem mimarisinin temelini ve ana hedeflerinin muharebe sahasından dost kuvvetlerin harita uygulamaları ile takibi, 3 boyutlu komuta-kontrol yeteneklerinin kazandırılması ve muharebe sahasının canlandırılması, keşif gözetleme fonksiyonlarının arttırılarak durumsal farkındalığın sağlanması oluşturmaktadır. Sütre gerisinden ve köşelerden görüntü vermeden ateş imkanı sunan cihazlar, silahın optik dürbününe entegre edilebilen kamera ile 4 İndirilmiş Piyade Sistemleri Kara Yetenek Grubu (İPSKYG) 28

51 nişan alma yetkinlikleri ile askerin ateş gücü desteklenmektedir. Zorunlu askerlik sisteminin hüküm sürdüğü Singapur da oluşturulan sistemin kullanıcı açısından kolay anlaşılır ve eğitilebilir olması oldukça önem arz etmektedir (Defence Review Asia [web], 2015). Şekil-1 de ACMS sisteminin mevcut durumu görülmektedir. Şekil-2 :ACMS Asker Sistemi Genel Görünümü (Soldier Modernization, 2010) (3) İsveç: İsveç tarafından MARKUS olarak adlandırılan asker sistemi çalışmaları ilk olarak 2000 li yılların ortalarında başlamıştır. Diğer asker sistemleriyle karşılaştırıldığında mevcut cihaz ve sistemlerin mümkün olduğunca yeni sisteme adapte edilebilirliğinin sağlanması hedeflenmiştir (Soldier Modernization, 2009; 5-7). Bu nedenle ilerleyen safhalarda sistemin bütünleşmesi zorlaşmıştır yılı itibari ile sistem tanımlama ve tasarım aşamasındadır. Değişik şartlarda hizmet verebilecek 8 ayrı tipte sistem gereksinimi ve konsepti tasarlanmış durumdadır. Özellikle askerin güç sorunun çözebilecek teknolojilerle ilgilendikleri belirtilmektedir. E-tekstil, çok yönlü kamuflaj, aksesuarları ile bütünleşik piyade tüfeği, bütünleşik KBRN çözümlerini içeren teknolojilerde işbirliği ihtiyacı duyulan diğer önemli alanlardır (İsveç Resmi Ülke Sunumu, 2014). (4) Belçika: Belgian Soldier Transformation (BEST) olarak isimlendirilen proje kapsamında, 2006 yılında başlatılan faaliyetlerin ana konuları yük azaltma, durumsal farkındalığın arttırılması, balistik koruma ve enerji desteğidir. Hollanda öncülüğünde yürütülen akıllı yelek projesinin 29

52 ortaklarından biri de Belçika dır. 5 Bunun yanında 7,62 mm. yarı otomatik keskin nişancı tüfeği tedarik edilmesi planlanmaktadır. (5) Japonya: Hitachi firmasının 2010 yılında ana yükleniciliği ile hız kazanan proje, Gelişmiş Muharebe Bilgisi Teçhizatı (Advanced Combat Information Equipment System-ACIES) olarak isimlendirilmektedir yılları arasında değerlendirme safhasını geçiren proje, 2012 yılı itibari ile ürün bazında ortaya çıkmaya başlamıştır. Sistem Shimadzu firmasının ürünü olan koruyucu başlığa monteli 70 gr. ağırlığında kızılötesi 2 megapiksel kamera, görüntü yoğunlaştırıcı gece görüş cihazı, göğüste taşınan giyilebilir komuta-kontrol bilgisayarı, entegre edilmiş bir sağlık durumu izleme sistemi (kalp atışları, hız ölçme ), telsiz ve koruyucu kıyafetten oluşmaktadır. Üniforma bünyesinde zırh plakalarının takılıp çıkarılabileceği cepler mevcuttur. Haberleşme ve telsiz sistemi araca monteli cihazlarla manga seviyesinde desteklenmektedir. Howa-89 tipi piyade tüfeğinin ana silah olduğu sistemde, silaha monteli termal silah dürbünü ve sistemi besleyen 10,8 Volt SMP bataryalar mevcuttur (Asian Military Review [web], 2014). Sistem bünyesinde asker tarafından görüntü alma amaçlı küçük insansız kara ve hava araçlarının da entegrasyonu değerlendirilmektedir. Aşağıda ACIES sisteminin genel bileşenler görülmektedir. Şekil-3: ACIES Sistemi Temel Bileşenleri (Asian Military Review [web], 2014) 5 Hollanda bölümünde akıllı yelek kavramı açıklanmıştır. 30

53 (6) Polonya: 2006 yılında başlatılan çalışmalarla Tytan olarak isimlendirilen asker sisteminin geliştirilmesi için ilk adımlar atılmıştır. K2BMİ, Kişisel Korunma, KBRN, elektro-optik sistemler ve yazılım, sistem entegrasyonu alanlarında oluşturulan alt gruplar ve Afganistan, Irak gibi sahalarda tecrübe sahibi askerlerin katılımı ile çalışmalar başlatılmıştır. Projenin temelinde her türlü bileşeni ile yenilenmiş, uzun vadeli bir Sistemlerin Sistemi yaratma amacı yatmaktadır (Soldier Modernization, 2009;17-23) yılında konsept oluşturulmuş, 2012 yılında ise taktik ve teknik gereksinimler belirlenmiştir yılı içerisinde Ar-Ge kapsamında sözleşmeler imzalanması beklenmektedir. Tytan projesinin öngörülen yol haritası aşağıda görülmektedir. Şekil-4: TYTAN Projesi Yol Haritası(Polonya Resmi Ülke Sunumu, 2014) Proje kapsamında 2015 yılı içerisinde test edilmesi planlanan ekipmanların hem silah ve aksesuarları hem de diğer alt sistemlere ait cihaz ve teçhizat bağlamında çeşitliliği ve farklı özelliklerde olmaları, TYTAN sisteminin henüz tam olarak tanımlanamadığı izlenimini vermektedir. Polonya nın uzun vadede geliştirmek üzere ilgilendiği teknolojiler harici dış iskelet ve muharebe sahası dost-düşman tanıma (IFF) olarak belirtilmektedir (Polonya Resmi Ülke Sunumu, 2014). (7) Çek Cumhuriyeti: Vojak 21-V olarak isimlendirilen projenin ilk adımları 2004 yılında başlatılan araştırma projeleri olduğu söylenebilir yılında Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilen bir seri projenin test 31

54 aşamasından geçerek, saha testleri için birliklerin kullanımına sunulması ile başlatılmıştır (Soldier Modernization, 2010; 5-7). (8) Finlandiya: Finnish Soldier-2020 olarak isimlendirilen proje, 2020 yılında Finlandiya askerinin sahip olması öngörülen yetkinlikleri sağlamak maksadıyla başlatılmış ve yıllarında prototip denemelerinin ve 2017 yılından itibaren de sistemlerin sahada kullanımının hedeflendiği bir çalışma olarak planlanmıştır. Proje 2006 yılında hayata geçirilmiştir yılına kadar operasyonel gereksinimler toplanmıştır. Avrupa Birliği Savunma Ajansı (EDA) tarafından yürütülen CEDS (Combat Equipment for Dismounted Soldier) projesi ile paralellikler arz eden milli proje, 2007 yılından itibaren CEDS bünyesine kısmen katılarak, bazı ayakları bu kapsamda CEDS projesine üye ülkelerle ortak olarak yürütülmektedir (Soldier Modernization, 2011; 21-23). (9) Güney Kore: 2016 yılından itibaren tedarik süreci başlatılması planlanan Güney Kore Geleceğin Savaşçısı (RoK), hali hazırda konsept aşamasındadır. Ana yüklenici olarak belirlenen Samsung-Thales ve Savunma Bakanlığı tarafından sensör füzyonu, enerji kaynakları ve gerçeğe yakın simülasyon teknolojileri üzerine araştırmalar devam ettirilmektedir. RoK projesi kapsamında Daewoo firmasının üretimi K11 6 piyade tüfeklerinin sisteme entegrasyonu söz konusudur (Asian Military Review [web], 2014). (10) İtalya : Soldato Futuro olarak isimlendirilen asker sistemi 2004 yılında teknolojik olarak demonstrasyonları tamamlanarak, 2007 yılında prototip olarak üretilmiştir yılı içerisinde üretilen prototiplerin saha testlerinin yapılıp geliştirilmesi sağlanmıştır. Sistemin en önemli bileşenleri, komuta kontrol desteği sağlayan ve bünyesinde yazılım ve donanımı içeren sistemdir. Sistem bünyesinde, 4-8 inç arasında değişen ve askerin harita uygulamaları, yazılı mesaj ve rapor gönderme, navigasyon gibi uygulamalara ulaşmasını sağlayan bir ekran bulunmaktadır. Ayrıca sistem bünyesinde bulunan başlığa monteli görüntüleme özelliği ile askerin ihtiyaç duyacağı bazı bilgilere doğrudan ulaşmasını 6 20 mm bomba atar ile kombine piyade tüfeğidir. 5,56 mm. çapında mühimmatla beslenir. 32

55 sağlamaktadır. Başlığa monteli kamera ve mikrofon muhabereyi sağlayan bilgisayar ile entegre olarak birbirlerine bu platformda bağlanmaktadırlar. Askerin kulak bölümüne yerleştirilen bir sensör ile kan basıncı takip edilerek sağlık durumu izlenebilmektedir. Normal şartlarda 1300 metre Mesafede Mhz bandında haberleşme sağlayan kişisel el telsizleri ile manga-takım içi ve istendiği zaman unsurun komutanı tarafından bir üst telsiz çevrimlerine dâhil olunarak bilgi alış verişi sağlanabilmektedir. Ancak sistemin komuta kontrol ünitelerinin ve silahların aksesuarları ile operasyonel kullanımı ve entegrasyonu bağlamında bazı sıkıntılarla karşılaşılmıştır. Bir yandan da 2009 yılında yaşanan ekonomik sorunlar projenin dondurulmasına sebep olmuştur. Sistemde piyade tüfeği olarak ARX-160, GLX-160 tercih edilmiştir. Ancak duyulan ihtiyaç üzerine Baretta şirketi ile yapılan anlaşma ile yakın zamanda ARX-200 tipi ve 7,62 mm. çapında etkin piyade tüfeklerinin sisteme kazandırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. ARX-200, NATO 7,62 mm. standartlarında, her yüzeyinde raylı sisteme sahip, yaklaşık ağrılığı 4500 gram (mühimmatsız) olan, dipçiği ayarlanabilir bir yapıda ergonomik aliminyum ve güçlendirilmiş tekno polimer çerçeve ihtiva eden bir şekilde üretilecektir. SINCGARS VHF ve Selex CNR 2000 HF cihazları ise haberleşmenin temelini oluşturmaktadır (Soldier Modernization, 2010; 8-12). Şekil-5 : Soldato Futuro Projesi Silah Sistemleri (İtalya Resmi Ülke Sunumu, 2014) 33

56 Sistem henüz operasyonel olarak kullanımda değildir. Projede yaşanan mali sorunlar gecikmelere neden olmuştur. K2BMİ alt sistemleri istenen seviyelere çıkarılamamıştır. Balistik koruyucu malzemelerin ve diğer ekipmanın hafifletilmesi üzerine çalışmalar devam etmektedir. Aşağıda proje kapsamında kullanılan koruyucu yelek ve başlık görülmektedir. Selex-ES firması ile yapılan çalışmalar ve kurulan gruplarla balistik çözümler üretilmeye çalışılmaktadır. Şekil-6 : Soldato Futuro Balistik Koruyucu Teçhizat (İtalya Resmi Ülke Sunumu, 2014) İtalya geleceğe dönük olarak yapılacak çalışmalarda akıllı-tekstil 7, çok yönlü kamuflaj ve esnek balistik plakalar alanında çalışmalarla ilgilenilmektedir (İtalya Resmi Ülke Sunumu, 2014) (11) İspanya: İlk olarak çalışmalar 1996 yılında gereksinim tanımlama süreci ile başlatılmıştır. Bunu 3 aşamalı bir süreç izlemiş ve ilk olarak, 1999 yılında başlatılan fizibilite çalışmaları başlatılmıştır yılında başlatılan sistem tanımlama çalışmaları 2004 yılında sonlandırılmıştır. 2 yıllık bir boşluğun ardından projenin tasarım ve geliştirme çalışmalarına başlanmıştır. ComFut olarak isimlendirilen asker sisteminin 2 nci sürümü için Cassidian firması ile yapılan sözleşme 2014 yılı başında iptal edilmiştir. Hali hazırda bu alanda herhangi bir faaliyet devam etmemektedir (İspanya Resmi Ülke Sunumu, 2014). (12) İsrail: İsrail tarafından geliştirilen ve Israeli Advanced Soldier- IAS olarak adlandırılan proje bölük bazında değerlendirilen bir yaklaşımla ele alınmıştır. Genel bağlamda spiral bir gelişim modeli izlenmektedir. 7 E-tekstil, elektronik tekstil, akıllı kumaş tanımlamaları da mevcuttur. 34

57 Sistemin en çok önem verilen ve üzerinde durulan bileşenleri ve alt sistemi K2BMİ ünitesidir. Yapılan geliştirmeler ve tasarım üç farklı kullanıcı konseptinde yapılmaktadır. Bunlar komutan, savaşçı ve mürettebat olarak sıralanabilir. Temelde ortak görevler için teçhizat ve sistem aynı olmakla, alınacak görevin gerektirdiği şartlarda sistem modüler olarak tasarlanmaktadır. Sistemin temel bileşenleri, el bilgisayarı ile desteklenen teçhizata monteli 700 gr. Ağırlığında modüler bilgisayar, koruyucu başlığa monteli ekranlar, GPS sistemi, telsiz sistemleri ve kablosuz ağlardır. Tüm sistemlerin de entegre edilmesi düşünülen balistik yeleğin 5 kg. dan az ağırlıkta olması planlanmaktadır. Bunun yanında sisteme entegre edilen lityum-polimer bataryalar güç ihtiyacını karşılayacaktır. Projenin muharebe sahası yönetim sistemi ile irtibatlandırılması da bir diğer önemli amaçtır. Böylece tek er seviyesinde üst komuta kademesi komuta ve istihbarat ağı kurulabilecek, birliklerin operasyonları insansız araçlar, robotik sistemler ile kurulacak irtibat ağı sayesinde desteklenebilecektir (Defence Update [web], 2014). (13) İsviçre: Integrated Modular Engagement System for Swiss Soldier-IMESS olarak adlandırılan sistem henüz sahada kullanılmaya başlanmamıştır. Sistemin temel amacı, gece ve gündüz şartlarında ve her türlü arazi ve iklim koşullarında, tek ere, tek erin oluşturduğu tim, manga veya takıma NATO tarafından belirlenen 5 yetenek alanı çerçevesinde üstün kabiliyetler kazandırmak olarak belirtilmektedir yılında başlatılan üretim mühendisliği safhası 2014 yılı itibari ile tamamlanmıştır. Bu süre zarfında 45 kişilik bir takım sistemle donatılarak testlere başlanmıştır. Ayrıca IMESS sistemi ile donatılan birliğe 4 araç entegre edilmiş yine 2014 yılı içerisinde ana yükleniciler olan Airbus Defence&Space (eski adıyla Cassidian) firması tarafından eğitim programları düzenlenmiştir. Sisteme ait bileşenleri ve alt sistemleri gösteren şekil aşağıdadır (Larrangia, 2014: 23). 35

58 Şekil-7 : IMESS Asker Sistemi Bileşenleri (Larrangia, 2014: 23) yılları arasında 2014 yılında yapılan operasyonel saha testleri sonucu elde edilen çıktılar ışığında sistemde bazı geliştirmeler, ürün değişiklikleri ve piyade dışındaki askerlere uygun modeller tasarlanması planlanmaktadır. (14) Avusturalya: Avusturalya Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen Asker Modernizasyon Projesine verilen ad Land 125 tir. Projenin ilk adımları 1994 yılı başlarında geleceğin milli askerinin oluşturulması konseptinin gündeme gelmesiyle başlamıştır. Projenin ilk fazında, Yetenek Tanımlama Çalışması yapılmış, böyle bir sistemin oluşturulmasının fayda analizi yapılmıştır yılları arasında gerçekleştirilen bu çalışmalar neticesinde, olumlu sonuçlara ulaşılmış ve projenin 2 nci fazı olarak tanımlanana Proje Tanımlama Çalışması başlatılmıştır yılına kadar süren bu fazın devamında asker modernizasyonu kapsamında belirlenen kriterlere uygun olarak sistem oluşturulmaya başlanmıştır (Hobbes, 2010: 78). 36

59 Projenin 3 üncü fazı olan Edinim fazı alt sistem bazında hala artımsal olarak geliştirilerek devam ettirilmektedir. Halen 3 üncü faz kapsamında duyu organlarını koruma sistemi ve koruyucu başlık sistemleri tedarik ve geliştirme faaliyetleri sürdürülmektedir. Avustralya Savunma Bakanlığı bünyesinde Diggerworks isimli bir organizasyon teşkil edilmiştir. Organizasyonun temel fonksiyonu, askerin savaş kabiliyetinin arttırılması amacıyla yapılan milli modernizasyon çalışmalarını tek elden koordine etmektir. Kuruluşunda değişik kurum ve kuruluşlardan askerler, mühendisler, proje yöneticileri ve bilim insanlarını barındırmaktadır. Amacı ise asker modernizasyonunun, sürekli devam ettirilebilmesi, sistem yaklaşımı ile başarılı entegrasyon sağlanması, mevcut modernizasyon projelerinin ve konfigürasyonlarının başarılı bir şekilde yönetilmesidir. Mevcut metodolojisi incelendiğinde öncelikle problem veya gereksinimin mevcut teknolojik gelişmeler ve/veya operasyonel birliklerin ihtiyaçlarından tespit edildiği, devamında teknolojik olarak sanayi ile işbirliği içinde çözüm yollarının arandığı, bulunan çözümün mevcut sisteme entegre edilmiş şekilde çözülerek, sonucun tedarik amacıyla kullanılmak üzere ilgili makamlara teslim edildiği görülmektedir. Avusturalya, NATO ve müttefik olduğu ABD nin prensip ve standartlarını benimsemiş durumdadır. NATO üyesi olmamasına karşın, NATO bünyesinde yürütülen Asker Modernizasyonu toplantılarına ABD nin sponsor ülke olması ile iştirak etmektedir. LAND 125 projesinin en büyük avantajı başından itibaren, askeri bir sistem olarak düşünerek diğer alt sistemlerin entegrasyonun göz önünde bulundurulması politikasıdır. Ayrıca proje kapsamında 3 tip asker tanımlanmış ve bu gruplara özel sistem tanımlamaları yapılarak, askerin yapacağı faaliyet ve muhtemel tehdit algısına uygun şekilde donatılması hedeflenmiştir. Bu tanımlamaya göre askerler ve birlikler; Özel Görev Yapan Unsurlar (Tank Şoförü, Keskin Nişancı vb.) İndirilmiş Yakın Muharebe Unsurları Genel Muharebe Unsurları olarak ayrılmıştır. Avusturalya Asker Modernizasyon çalışmalarının temel felsefesi, Daha sık ve daha az tedarik, yapılan göreve yönelik ayrı teçhizat, 37

60 değişime adapte olabilen asker sistemi olarak tarif edilebilir (Hobbes, 2010:89). Diğer yandan alt sistemlerin oluşturulması açısından değerlendirildiğinde öne çıkan unsurlar, hareket kabiliyeti ve ergonomik çözümlerdir (Cebon, 2012: 83). Hali hazırda Avusturalya tarafından daha ergonomik balistik çözümler konusunda laboratuvar testleri sürdürülmektedir. Geleceğe yönelik araştırılması düşünülen teknolojiler ise, entegre güç çözümleri ve harekete dayalı şarj teknolojisinin askere uygulanması, bütünleşik KBRN kabiliyeti, muharebe sahası dost-düşman tanımlama sistemi, E-tekstil uygulamaları olarak belirtilmektedir (Avusturalya Resmi Ülke Sunumu, 2014). Avusturalya Asker Modernizasyon Projesi LAND-125 şu anda 3 üncü fazı ile eş zamanlı olarak 4 üncü fazı olan ve Yüksek Öncelikli Yetenek Boşlukları olarak isimlendirilen faza 2014 yılı itibari ile geçmiş durumdadır yılından sonraki Avusturalya askerinin muharebe ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bu proje, 2014 yılı içerisinde milli savunma bütçelerinde yaşanan kesintiler nedeniyle 2023 yılında tamamlanacağı öngörülmektedir (Avusturalya Resmi Ülke Sunumu, 2014). 2. DEVAM EDEN ÖNEMLİ ASKER SİSTEMİ PROJELERİ Yukarıda asker modernizasyonu ve savaşçı sistemi projeleri ile ilgili değerlendirilen ülkeler dışında projelerini daha kapsamlı ve sistemli olarak yürüten Ar-Ge faaliyetleri ile öne çıkan ülkeler ise ABD, Kanada, İngiltere, Hollanda, Fransa ve Almanya olarak sınıflandırılabilirler. Bu ülkeler yürüttükleri projeler ve belirledikleri standartlarla diğer ülkeleri, NATO ve EDA gibi uluslararası organizasyonlarda yürütülen faaliyetleri de tetiklemektedirler. Projeleri diğer ülkelerle karşılaştırıldığında daha bütüncül ve sistemli bir anlayışla, bilimsel altyapılarının ve güçlü ekonomilerinin ve teknolojik olgunluk seviyesi yüksek milli sanayilerinin pozitif etkisiyle daha sağlıklı ve hızlı bir ivmeyle ilerlemektedir. a. Kanada (1) Asker Modernizasyon Proje ve Faaliyetlerinin Yakın Tarihçesi 38

61 Kanada tarafından Savaşçı Sistemi oluşturulmasına yönelik ilk çalışmalar, 1990 lı yılların başına rastlamaktadır yılında başlatılan ve askerin üniforma ve donatımını geliştirmeyi hedefleyen Clothe the Soldier (CTS) projesi ile ilk ciddi çalışma başlatılmıştır. CTS projesi kapsamında askerin beka ve sürdürülebilirlik konularında, sağlanan yeni koruyucu başlık, balistik koruma sistemi, yeni kamuflaj üniforma, yük taşıma ekipmanı ve dizdirsek koruyucu plakalar sayesinde arttırılmıştır. CTS projesi 2000 li yıllarda K2BMİ ve Öldürücülük yetenek alanlarında duyulan acil ihtiyacı gidermek maksadıyla yapılan modernizasyonlar ile CTS+ olarak revize edilmiş ve özellikle Afganistan da görev alan Kanada askerinin acil operasyonel ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla çabuk çözümler sunmuştur. Ancak bu çalışma hızlı sonuçlanması adına yapılan yanlış gereksinim analizi nedeniyle yetersiz kalmış ve sonlandırılmıştır. Ar-Ge yatırımlarına yönelmeye başlanmıştır (Turmel ve Levesque, 2012: 13). Bu projeyi 2007 yılında başlatılan ve amacı hafif silahların geliştirilmesi olan Small Arms Replacement (SARP) projesi takip etmiştir. Ancak Integrated Soldier Systems Project (ISSP) olarak adlandırılan Asker Sistemi projesinin 2011 yılında başlatılması asıl dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten önce ulusal ölçekte akademi, sanayi ve askeri uzmanların katılımları ile çeşitli çalıştaylar düzenlenmiş milli imkân ve kabiliyetler değerlendirilmiştir. Devamında ise çalıştayların bir ürünü olarak hazırlanan bir teknoloji yol haritası yürürlüğe konmuştur. Proje başlatılırken amaç, NATO tarafından indirilmiş piyadenin 5 yetenek alanı olarak belirlenen K2BMİ, Öldürücülük, Hareket Kabiliyeti, Beka ve Sürdürülebilirlik alanlarında Kanada askerinin etkinliğinin yılları içinde önemli derecede arttırılması olarak belirlenmiştir. Askerin artan durumsal farkındalığı, iletişim kabiliyeti ve senkronizasyonu ile başarının arttırılması hedeflenmektedir (ISSP Sanayi Dökümanı, 2013: 23). Gelişen teknolojiye adaptasyonun kolay sağlanması ve hızlı olması bakımından 3 devirli bir proje olarak planlanan ISSP projesinin bir üst adımı olarak ise ilerleyen yıllarda ( ), Soldier System 2020 projesinin başlatılması planlanmıştır. Bunun yanında sistem tasarım aşamasında komuta kademesi için düşünülen sistemler K2BMİ fonksiyonları açısından daha kapsamlı tasarlanmıştır (Turmel ve Levesque, 2012: 13). 39

62 Şekil-8 : ISSP Asker Sistemi Genel Görünümü (ISSP Sanayi Dökümanı, 2013) (2) Mevcut Durum Proje için 2013 yılında teklif almak üzere duyuru yapılmıştır. Elbit Systems, Thales CANADA; Rheinmetal-Canada ve Saab tarafından oluşturulan konsorsiyum, General Dynamics-Canada, Sagem-Raytheon ve DRS Technologies ve Selex firmaları konuyla ilgilenen firmalar olmuşlardır. Ancak Kanada hükümeti, projenin devamı ile ilgili adım atmamıştır (Soldier Modernization, 2014) yılının sonlarında ihale sürecinin tamamlanarak 6624 sisteme ait üniforma, silah sistemleri aksesuarları, elektronik cihazlar, sensörlerin bütünleşik olarak sunulacağı proje ile ilgili takvim gecikmiş durumdadır. Hali hazırda Keskin Nişancı Silahı, 7,62 mm, çaplı hafif piyade tüfeği, 5x25 optik dürbün, uzun mesafeli gözlem için kamera sistemleri modernizasyon projeleri devam etmektedir. (3) Geleceğe Dönük Gayretler ve Araştırmalar Kanada Silahlı Kuvvetleri tarafından, savaşçını güç ve enerjiye olan bağımlılığın azaltılması maksadıyla başlatılan Biyonik Güç projesiyle, kinetik enerjinin elektriksel enerjiye dönüştürülerek savaşçının ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretebilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda geliştirilen sistem, her bir bacağa 850 gram ek yük getirmekle beraber, normal bir 40

63 yürüyüş hızı ile ortalama 12 W güç üretmektedir. Başka bir ifadeyle, asker bir saatlik bir yürüyüşle yaklaşık olarak 4 cep telefonunu şarj edebilecek enerji üretmektedir yılı içerisinde saha testlerine başlanması planlanmaktadır. Şekil-9 : Biyonik Güç Ünitesi (Godkin, 2013) Kanada Silahlı Kuvvetleri tarafından üzerinde çalışılan bir diğer proje, savaşçıya hedef tespit ve teşhis konusunda üstün yetenekler kazandırarak öldürücülüğünü ve kendi bekasını arttıracak bir sistem olarak tanımlanan Asker Tabanlı Hedef ve Dost Kuvvetler Komuta Kontrol Sistemidir. Bu sistem temelde Ticari Kullanıma Hazır (Commercial off the Shelf-COTS) android teknoloji, ticari haberleşme standartları, silah temelli güç, veri aktarma ve navigasyon teknolojilerini ve envanterde yer alan silahlara uyumlu ve Kamu Kullanımına Hazır (Government off the Shelf-GOTS) ağlara adapte edilebilir bir yapıda tasarlanmaktadır. Bunun en önemli amacı Ar-Ge harcamalarından tasarruf sağlanmasıdır. Bu sistemin bir parçası olarak ele alınan Köşeden Atış Sistemi aşağıdaki şekilde görülmektedir. 41

64 Şekil-10 : Köşeden Atış Sistemi (ISSP Sanayi Dökümanı, 2013) Yakın zamanda üniformaların çoklu gizleme imkanı sunacak şekilde geliştirilmesi, esnek ve daha hafif zırh geliştirilmesi, savaşçının yük taşıma aksesuarlarının modüler olarak tasarlanması ve gece görüş kabiliyetinin arttırılması hususlarında, gereksinim tanımlama faaliyetleri devam etmektedir. Ortalama bir Kanada askerinin ağırlığı 82 kg. olarak hesaplanmıştır. Ancak NATO standartlarına göre bu kiloda bir askerin muharebe yükü vücut ağırlığının % 32 si ile sınırlıyken, Kanada askerinin mevcut muharebe yükü 44 kg. (12 kg. balistik koruma, 12 kg. üniforma, kişisel donatım ve ekipman, 9 kg. silah ve mühimmat, 6 kg. bataryalar, K2BMİ cihazları, 5 kg. su ve yiyecek) olarak, standartların 17,8 kg. üzerinde bulunmuştur. Kanada Silahlı Kuvvetlerinin geleceğe dönük hedeflerinden birisi de bu standardı yakalamaktır (Kanada Resmi Ülke Sunumu, 2014). b. Fransa (1) Asker Modernizasyon Proje ve Faaliyetlerinin Yakın Tarihçesi Fransızca olarak Birleştirilmiş Piyade Teçhizat ve İrtibatları Projesi anlamına gelen ve FELIN olarak isimlendirilen Asker Sistemi projesi temelde diğer asker sistemleri gibi askerin kullandığı tüm teçhizat ve cihazları bir sistem düşüncesi içinde ele almaktadır. Bu bağlamda, askerin silahları, hedef tespit ve teşhis etmeye yönelik silah ekipmanı, gece-gündüz görüş sistemleri, tüm donatım ve cihazları bütünsel bir anlayışla tasarlanmakta ve 42

65 oluşturulmaktadır li yılların başında başlayan ihtiyaç belirleme ve gereksinim tanımlama gayretleri sonucunda yıllarında, oluşturulan 5 prototip test edilmiş devamında ise prototip sayısı 15 e çıkarılarak, saha testleri ve üretim testleri devam ettirilmiştir yılı içerisinde değişik arazi ve görev ortamlarında ve şartlarında test edilen FELIN sistemi, ürün, malzeme ve performans bakımından alınan geri beslemeler ile geliştirilmiştir. Ayrıca FELIN sistemi ABD Kara Kuvvetleri tarafından kurulan ABD Army Research Laboratory ye gönderilerek burada teşkil edilen ve askerin teçhizatıyla uyumu ve çevikliğini test eden parkurlara sokularak değerlendirilmiştir. Bireysel bazda geliştirilen sistem, birlik kullanımı yönünden değerlendirilmek ve geliştirilmek üzere, 2008 yılı içinde çoklu üretilerek bölük bazında 39 ar askerden oluşan 7 bölüğe dağıtılmıştır. Sistemin muhteviyatı ve ağırlığı bölüğü teşkil eden personelin kadrosu ve görev tanımına göre modüler yapısı nedeniyle kg. arasında değişen bir yapıda oluşturulmuştur (Baddaley, 2008; 8-12). Fransız Savunma Bakanlığı 1990 lı yılların sonlarında başladığı gereksinim tanımlama çalışmaları sonrası 2003 yılında her biri Avroya mal olacak FELIN V.1 asker sistemlerinin tedarikçisi olarak Sagem firmasını seçmiştir(army Technology [web], 2015). Yıllara dağılan bir tedarik süreci ile neredeyse Fransız Kara Kuvvetlerinin tüm piyade birlikleri FELIN V.1 ile teçhiz edilmiş durumdadır. (2) Mevcut Durum Sistem, teşkil edilen merkezi veri aktarma ve güç aktarma platformuna entegre edilen ve bilgisayar tarafından kontrol edilerek yönlendirilen K2BMi, güç-enerji, sensörler, dürbünler ve kameraların etkileşim içinde olduğu ve kullanıcının unsur içindeki hiyerarşik konumuna göre üst muhabere ağları ile irtibatlandırılmış bir yapıda tasarlanmıştır. Ayrıca muharebe araçlarına teçhiz edilmiş ve sistemle bütünleşik muhabere vasıtaları ile istendiğinde indirilmiş piyadenin bindirilmiş piyadelerle desteklenmesi veya müşterek operasyonlar icra edilmesi kolaylaştırılmıştır. Silah olarak 5,56 mm. çaplı FAMAS F1 tipi piyade tüfeği, Giat FR-F2 7,62 mm. keskin nişancı tüfeği ve 5,56 mm. çaplı FN Herstal Minimi hafif 43

66 makinalı silahları kullanılmaktadır. Geliştirilmiş nişangâh ve görüntüleme cihazları ile sistem güçlendirilmiştir. Askerlerin silahlarına görüntü yoğunlaştırıcı dürbün, komutan pozisyonundakilere termal görüntüleme dürbünü entegre edilmiştir. Dürbünler iletişim sistemi ile irtibatlandırılarak FELIN tarafından gerçek zamanlı olarak ağda hedefe ait elde edilen görüntüler paylaşılabilmektedir. Piyade tüfeği FAMAS, bir video dürbün ile teçhiz edilmiştir. Böylece köşelerden hedef teşkil etmeden nişan alma imkânı sunulmuştur. Silah üzerine yerleştirilen buton sayesinde hedeften ayrılmadan askerin diğer nişan almaya yardımcı cihazları kullanmasına olanak sağlamaktadır. Uzun menzilli gündüz ve gece görüş nişan dürbünü, kızılötesi çok fonksiyonlu dürbün, GPS, yeni nesil kişisel telsiz ve komuta kontrol için kullanılan portatif bilgisayar sistem bünyesinde bütünleşmiş haldedir. Her asker kriptolu bir telsize ve unsurdaki diğer dost kuvvetlerin pozisyonlarını gösteren taktik terminale sahiptir. Bugüne kadar toplam 17 Piyade Alayı FELİN sistemi ile teçhiz edilmiş durumdadır. FELİN, askerin özellikle doğru hedefe angaje olabilmesi açısından ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşması ve durumsal farkındalığının artması yönünden faydalı olmaktadır. Teknolojinin yarattığı fırsatlar sisteme entegre edilerek, askerin özellikle meskûn mahalde karşılaştığı düşman unsurlarla mücadele etmesi sağlanabilmektedir. Buna en iyi örnek sisteme entegre edilen köşeden sütre gerisinden nişan alma cihazıdır. Bu cihaz sayesinde görüntü vermeden hedefe nişan alınabilmektedir. Uzun menzilli tespit ve teşhis için sisteme komutan manga/takım komutanı seviyesinde JIM LR dürbünleri eklenmiştir. Böylece kilometrelerce öteden görüntü alınabilmektedir. JIM LR cihazı bünyesinde aynı zamanda, kızılötesi sensör, mesafe ölçücü, GPS ve pusula bulundurmaktadır. İstendiğinde görüntü ve fotoğraf alınabilmektedir (Wodka- Gallien, 2014). Şekil-11 ve Şekil-12 de FELİN sistemine ait alt sistemler ve bileşenler görülmektedir. 44

67 Şekil-11 : FELİN Asker Sistemi KBRN, Balistik Koruyucu Bileşenleri, Giyecek ve Yük Taşıma Ekipmanları (Maury, 2014) Şekil-12 : FELİN Asker Sistemi K2BMİ, Silah, Güç Alt Sistemleri Bileşenleri (Maury, 2014) FELİN günümüzde ordu bünyesinde tüm piyade birliklerinde kullanılabilecek bir yapıdadır. Safran-Sagem firması tarafından üretilen sistem değişik coğrafyalarda 8 kullanılarak başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Tüm sistem için belirlenen maksimum ağırlık sınır 25 kg. dır. Bu ağırlığa tüm bileşenler ve askerin 24 saatlik enerji, su ve yiyecek kaynakları da dâhildir. Sistem bünyesinde bulunan hafif ağırlıklı koruyucu başlık, balistik koruma sağlamasının yanında, Sagem tarafından tasarlanan kameralı sistem 8 Mali, Afganistan. 45

68 ile uyumludur. Başlıkta ayrıca 2 adet LED ekran bulunmaktadır. Fransız Elno şirketi tarafından üretilen ve askerin kafatasındaki titreşimi algılayabilen OH- 295 osteo mikrofon ve titreşime duyarlı hoparlör sayesinde gürültülü muharebe ortamında bile kaliteli iletişim sağlanmaktadır (Army Technology [web], 2014). 16 Mayıs 2014 tarihinde Fransa Savunma Bakanlığı yayınladığı bir duyuruyla, Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacını karşılamak maksadıyla, Avrupa çapında en büyük alımı yapmaya hazırlanmaktadır. Yaklaşık civarında 5,56x45 NATO mühimmatı kullanan piyade tüfeği alımı gerçekleştirilecektir yılında FAMAS tüfeklerinin üretildiği tesisin kapanmasından bu yana Fransa nın milli olarak piyade tüfeği üretme kapasitesi yoktur. Bu koşullarda öne çıkan muhtemel alternatifler, Belçika dan FN-Herstal FN SCAR-L, Thales Avusturalya dan F90, Almanya Heckler&Koch dan HK416A5, İtalya-Beretta dan ARX160 ve Çek Cumhuriyeti nden CZ 805 BREN tüfekleridir. Tedarik kapsamında belirlenen en önemli kriterlerden birisi mevcut FELİN sistemine ithal edilecek silah ve silah ekipmanının uyumlu olarak çalışabilmesidir (IHC Jane's Defence, 2014: 25). Zaman içinde Rus hükümeti de FELİN sistemi ile ilgilenmiştir. Ancak herhangi bir alım gerçekleşmemiştir. Bunun yanında 2015 yılı itibari ile Fransız hükümeti tarafından Sagem firmasına verilen 5000 siparişin hükümet tarafından bütçe kesintileri nedeniyle askıya alınması ile sistemin geleceği tartışılmaya başlanmıştır. Bunun yanında sistemin ithalat anlamında bir başarı yakalayamaması ise finansal döngüyü sağlayamama sonucunu doğurmuştur. Gelişen teknoloji ile orantılı olarak artımsal yeniliklerin sisteme dâhil edilmemiş olması sistemin bazı çevreler tarafından eleştirilen yönlerinden birisidir (Clapaud [web], 2014). Başlangıçta, 2015 yılında ikinci versiyonuna geçilmesi yönünde program yöneticilerinin öngörüleri olmasına rağmen, ekonomik ve teknolojik olumsuzluklar nedeniyle FELİN projesi ile ilgili Ar-Ge faaliyetlerinin devam ettiğini ve takvimin sarktığını, 2025 yılına kadar herhangi bir radikal yenilik beklenmediğini belirtmiştir (Maury, 2014). Ancak bu durum silah sistemleri ile 46

69 ilgili başlatılan alım sürecinde olduğu gibi artımsal yeniliklerin yapılmayacağını da göstermemektedir. Bir diğer gerçek ise her ne yenilik yapılırsa yapılsın, FELİN sistemine uyum kriteri vazgeçilmez bir unsur olarak Fransız hükümetinin şartnamelerinde yerini almış olduğu gerçeğidir. (3) Geleceğe Dönük Gayretler Fransa tarafından gelecekte yapılacak çalışmalarda, daha hafif silah ve balistik yelekler, elektronik bileşenlerin yanında, harici iskelet sistemi benzeri projelerle ilgili Ar-Ge faaliyetlerinin yapılacağı belirtilmiştir (Maury, 2014). c. İngiltere (1) Asker Modernizasyon Proje ve Faaliyetlerinin Yakın Tarihçesi İngiltere tarafından askerlerinin savaşma kabiliyetini arttırmak maksadıyla hayata geçirilen Future Integrated Soldier Technology-FIST projesi temelde NATO tarafından belirlenen askerin 5 yetenek alanını ve bu yetenek alanları temelinde teşkil edilen bir yapılanmayı benimsemektedir. 8 asker ve 2 ateş timinden oluşan bir manganın bütünlüğünün ve etkin kullanımının sağlanması ise projenin diğer bir dayanak noktasıdır. Özellikle yakın muharebe ve yüksek yoğunluklu çatışmaların yaşanabileceği alanlarda başarı ile kullanılması hedeflenmektedir. Bu hedefler doğrultusunda çalışmalarına başlayan İngiliz hükümeti, 2003 yılında Thales-İngiltere nin ana yüklenici olarak seçilmesi ile projeyi hayata geçirmeye başlamıştır. Artımsal bir tedarik ve edinim yöntemi izlenen sistemde böylece esnek bir yapı sağlanmış ve gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar sisteme daha rahat ve sağlıklı entegre edilebilmiştir (Baddaley, 2009;8-13). FIST ile ilgili ilk değerlendirme testleri 2005 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu testlerden alınan dersler ve geri beslemeler ile FIST sisteminin ikinci versiyonuna girdi sağlamıştır. Thales firması FIST V.2 kapsamında alt yükleniciler olarak, AEA Technology (güç yönetimi ve bataryalar), Chelton Defence Communications ( Komutan uzun menzil telsizi), NP Uzay ve Havacılık (Koruyucu başlık ve vücut zırhı), Selex Communications (askerin 47

70 kısa menzil telsizi), Police Source International ( Yük taşıma ve zırhın entegrasyonu) firmalarını projeye dahil etmiştir. Thales firması ise komutakontrol yazılımı kısmını üstlenmiştir. (2) Mevcut Durum ve Geleceğe Dönük Gayretler İngiltere hükümetinin asker modernizasyonu kapsamında çalışmaları incelendiğinde, Afganistan ve Irak gibi tehlikeli bölgelerde görev yapan birliklerinin acil operasyonel ihtiyaçlarının karşılanması için bir dizi çabuk ve pratik önlemler aldıkları görülmektedir. Konsept olarak, tek asker yerine manga kuruluşunda bir sistem geliştirme ve bütünleştirme prensibini benimsemişlerdir (Soldier Modernization, 2012: 12). Diğer önde gelen ülkelerin yaptığı gibi, spiral bir süreç izleyerek, teknoloji ve pazardaki gelişmeleri yakalamayı ve askerlerini modern teknoloji ile teçhiz yaklaşımını benimsemişlerdir. FIST projesinin ilk aşaması olarak değerlendirilen, silah sistemlerinin öldürücülüğünün ve isabet oranının arttırılması kapsamında yürütülen Keşif Gözetleme ve Hedef Tespit ayağı bitirilmiş ve 2012 yılı itibari ile kullanıma başlanmıştır. Devam eden dönemlerde VIRTUS olarak isimlendirilen balistik koruma ve yük taşıma sistemleri ve durumsal farkındalığın arttırılmasına yönelik projenin sonucu olarak ortaya çıkan ürünlerin sisteme dâhil edilmesi planlanmaktadır. Proje ile, İngiliz askerinin kullanımında olan Osprey Mk4 vücut zırhı ve Mk7 koruyucu başlığın sağladığı korumanın daha hafif ve ergonomik bir yaklaşımla sağlanması hedeflenmektedir (Soldier Modernization, 2012: 16). Devamında ise yeni bir piyade tüfeği projesinin hayata geçirilmesi söz konusudur. Bir diğer teknoloji alanı olan K2BMİ alanı, FIST sisteminin hali hazırdaki en zayıf halkası olarak değerlendirilebilir. ELSA olarak adlandırılan mevcut sistemin ağır ve hantal olması nedeniyle FIST sistemi bünyesinde bir komuta-kontrol ve muhabere ünitesi henüz tesis edilmemiştir. FIST bünyesinde tesis edilecek muhabere sisteminin bölük seviyesinde kriptolu irtibata olanak vermesi, tabur ve üzeri irtibatlar içinse mevcut muhabere altyapısına entegre edilmesi öngörülmektedir (Pointing, 2010: 6). Mangadaki askerler görüş-hattı esasına göre çalışan telsizlerle birbirleri ve 48

71 manga komutanı ile irtibatını sağlarken, manga komutanı üst birlik ile irtibata geçebilecektir (Army Technology [web], 2014). Oluşturulacak böyle bir sistemin BOWMAN olarak isimlendirilen ve İngiliz ordusunun muhabere ağının temel direğini teşkil eden sisteme entegrasyonu, bu entegrasyonun hangi seviyede ve standartlarda olacağı hala cevap arayan sorulardandır (Bill, 2011: 3-4). Bunun yanında diğer bazı sistemlerde olduğu gibi askerin konumunun tespiti için GPS cihazı, rota planlayıcı, harita görüntüleme ekranı olacaktır. Ekran başlığa monteli olabileceği gibi, bileğe monteli veya avuç içi bilgisayar şeklinde de olabileceği değerlendirilmektedir (Blower, 2013: 5). Güç konusunda ise, ağırlığın azaltılması ve güç dağıtım sisteminin sadeleştirilmesi üzerine yoğunlaşan İngiliz hükümeti, ilk etapta, değişik boyutlarda ve ağırlıklarda bataryalar tedarik ederek askerin ihtiyacına en uygun olan kapasiteyi seçmesini sağlamış, katlanılabilir (1,4 kg.) solar paneller ile arazide şarj olanağı sağlanmıştır. Ancak FIST sistemi kapsamında askerin yükünün azaltılması bakımından toplam 13 kg. lık bir başarının sadece 2 kg. lık kısmı güç teknolojisi alanında sağlanabilmiştir. Bunun üzerine hem enerji üretimi, hem de üretilen gücün en verimli şekilde dağıtımı için çalışmalar hızlandırılmıştır. Bu kapsamda temel çalışma alanları olarak elektronik teçhizatta enerji verimliliğini sağlayacak bileşenlerin geliştirilmesi, metanol yakıt hücreleri, güç dağıtım alt yapısı, standart bağlantılar, giyilebilir güç dağıtım sistemi, ve sodyum-boro-hidrid (SBH) yakıt hücreleri olarak belirlenmiştir. Halen SBH yakıt pilleri üzerine çalışmalar Savunma Teçhizatı ve Destekleme Birimi (DE&S) Program ve Teknoloji Grubu tarafından devam ettirilmektedir. Askerin batarya yükünün bu sayede önemli miktarda hafifleyeceği değerlendirilmektedir. 9 Güç kaynağının yanında, güç altyapısının da tasarımı oldukça önemlidir. Bu bağlamda üç konsept üzerinde durulmaktadır. Bunlardan ilki merkezi bir dağıtım sistemi ile tüm ihtiyaç duyan bileşenlerin beslenmesidir. İkinci alternatif ise, merkezi bir sistemi besleyen iki ayrı güç 9 24 saatlik görev için bir İngiliz askerin ihtiyaç duyduğu batarya ağırlığı hali hazırda 19 kg dır. SBH yakıt pili ile bu ağırlığın 3 kg. a düşeceği öngörülmektedir. 49

72 kaynağı prensibidir. Üçüncü konsept ise, bölgesel olarak sistemin beslenmesi konseptidir. Buna göre askerin değişik bileşenlerinin besleyen farklı ama merkezi güç kaynakları bulunacaktır İlk alternatif daha sade ve elektriksel anlamda temiz bir yapı sunarken, lojistik ve ikmal bağlamında sıkıntılara yol açabilecektir. Sistemin tek olması ve yedekleme ihtiyacı ağırlığın tekrar artmasına yol açabilir. İkinci alternatif yedeklemeyi sağlamakla beraber ağırlığı en baştan bir miktar arttırmaktadır. Üçüncü alternatifin ise, yedekleme imkânı sunarken elektriksel olarak daha karışık ve verimsiz olabilme ihtimali söz konusudur. Üçüncü alternatif üzerine çalışmalar devam ettirilmektedir. İlerleyen yıllarda VIRTUS sistemi ile entegre edilerek denenecektir. (Bruton, 2013: 5). ç. Hollanda (1) Asker Modernizasyon Proje ve Faaliyetlerinin Yakın Tarihçesi Hollanda tarafından yürütülen kapsamlı ve geniş bir program olan Asker Modernizasyon Programı 2008 yılında uzun bir gereksinim belirleme sürecinin sonunda meclis tarafından onaylanarak başlatılmıştır. Herhangi bir bitiş tarihi öngörülmeyen ve sürekli olarak devam eden bu programın bir ayağını ise VOSS olarak isimlendirilen Hollanda Asker Sistemi projesi oluşturmaktadır. Bir proje olarak ele alınsa da bünyesinde E- Lighter 10, Akıllı Yelek 11 ve Entegre Baş Koruma projelerini de barındıran VOSS bir program olarak da değerlendirilmektedir (Baddaley, 2008: 13-16). Projenin meclis onayını müteakip, oluşturulan çalışma grupları yılları arasında detaylı pazar araştırmaları yaparak özellikle Akıllı Yelek ve Entegre Baş Koruması alanlarında sistemle ilgili tedarik alternatiflerini analiz etmişlerdir. Bu süre zarfında Hollanda Hükümeti gereksinim belirleme aşamasında yakın çalıştığı Belçika ve Lüksemburg ile yaptığı anlaşmalar ile proje genişletilmiştir (Hollanda Hükümeti [web], 2011). Hollanda öncülüğünde 10 Dizel yakıtla beslenen güç kaynağı. 11 Akıllı yelek tabiri ile askerin K2BMİ, algılama-sensör ve balistik koruma ve yük taşıma kapsamında düşünülebilecek cihazlar ve ekipman ifade edilmektedir. 50

73 çalışmalara devam etme kararı alınmıştır. Güç ünitesi E-Lighter bu ortak girişimin dışında tutulmuştur. Bu anlaşmalar sonucunda Hollanda hükümeti 2011 yılı içerisinde sanayi kuruluşlarına sistemle ilgili proje öneri ilanı yayınlamıştır (Soldier Modernization, 2012; 12-16). (2) Mevcut Durum VOSS Asker Sistemin en önemli alt sistemini K2BMİ (bilgisayar, telsiz, GPS, yazılım ve uygulamalar vb.), güç bileşenleri (bataryalar, konnektörler), yük taşıma ve balistik korunma teçhizatını bünyesinde barındıran Akıllı Yelek oluşturmaktadır. E-Lighter güç alt sistemi ise Hollanda kaynaklı Fokker isimli firma tarafından üretilen dizel yakıtlı bir güç kaynağıdır. Askerin taşıyabileceği boyutlarda üretilmiş ve VOSS sistemine enerji sağlayacak bir unsur olarak dâhil edilmiştir yılında prototipi üretilen cihaz, hali hazırda kullanıma hazır olarak üretime geçilmiş durumdadır. İstenildiğinde manga veya takım için şarj ünitesi olarak da kullanılabilecek yapıda tasarlanmıştır. VOSS asker sistemine entegre edilmesi ile beraber askerin batarya yükünün % 50 oranında hafifletildiği belirtilmiştir. Aşağıda E-Lighter a ait sayısal değerler ve şarj etme kabiliyetinin de sergilendiği bir gösterimi mevcuttur. E-Lighter pazarda mevcut bataryaların en iyisinden iki kat daha iyi bir performans sergilemektedir yılı başlarında harekât ortamında prototipleri test edilen E-Lighter cihazı, alınan geri beslemelerle geliştirilerek şu anki halini almıştır (Armada International, 2013: 3-4). Şekil-13 te E-Lighter güç ünitesinin sayısal özellikleri görülmektedir. Şekil-13 : E-Lighter Dizel Güç Kaynağı (Fokker, 2014) 51

74 Akıllı Yelek alt sistemi kapsamında, VOSS sisteminin 2015 yılı içerisinde seri üretim safhasına geçmesi beklenmektedir. Sistemin üç farklı versiyonunun üretilmesi söz konusudur. Bunlar hafif, temel ve ileri versiyonlar olarak isimlendirilmişlerdir. Hafif versiyonu bir telsiz, güç kaynağı, güç dağıtım sisteminden oluşurken, temel VOSS sistemi ise bunlara ek olarak bir bilgisayar ve göze indirebilen bir ekrana sahip olacaktır. İleri versiyon VOSS ise komuta makamında olan lider personele ilave büyük ekran görüntüleme kabiliyeti kazandıracaktır (Armada International, 2013: 4). VOSS sisteminin ordu envanterindeki araçlarla uyumlu ve entegre çalışabilmesi için de proje kapsamında Sagem firması tarafından telsiz sistemleri geliştirilmektedir. Balistik korunma bağlamında Benelüks 12 ülkeleri tercihlerini Norveç kaynaklı NFM şirketinin ürünlerinden yana kullanmışlardır. Modüler bir yapıda tasarlanan yelekte değişik görev tiplerine ve istenen korunma düzeyine göre, balistik plakalar ayarlanabilmekte ve takılıp çıkarılabilmektedir. Balistik plakalar hücum yeleğinin üstüne takılabildiği gibi iç kısmına da takılabilmektedir. Hali hazırda VN1216-Akıllı Durumsal Farkındalık olarak isimlendirilen ve dokunmatik teknolojilerle entegre bir sistemin oluşturulması çalışmalarında sona gelinmiş durumdadır. Şekil-14 te görüntüleri görülen sistem, askere arazinin ve dost düşman unsurların konum bilgilerini sağlayarak karar almasını kolaylaştırmaktadır. Şekil-14 : VN 1216 Akıllı Durumsal Farkındalık Sistemi Uygulama Görüntüleri(Hollanda Resmi Ülke Sunumu, 2014) 12 Belçika, Lüksemburg, Hollanda. 52

75 Bunun yanında mevcutta bulunan iki tip kamuflaj elbisenin (yeşil ve kahverengi) yapılacak yeni tasarımla geliştirilecek tek bir kamuflaj elbise değiştirilmesi ve sadeleştirilmesi için çalışmalar devam ettirilmektedir. Ayrıca harici dış iskelet alanında da çalışmalar devam ettirilmektedir. Quasi Energy Neutral Exoskelton olarak adlandırılan ve harcadığı enerjinin bir kısmını kendi içinde sağlayan bu sistem laboratuvar ortamında test edilerek geliştirilmektedir. Aşağıda çalışmalara ait görüntüler görülmektedir. Şekil-15 : Yarı Enerjisini Kendi Üreten Harici Dış İskelet (Hollanda Resmi Ülke Sunumu, 2014) Akıllı tekstil uygulamalarının geliştirilmesi ile radyo frekans-lazer sinyallerinin yansıtılması kimlik tanımlama teknolojisi üzerine çalışmalar devam ettirilmektedir. Sistem temelde kimlik tanımlaması yapmak isteyen kaynağın radyo frekans (RF) sinyalini lazere dönüştürerek hedefe yönlendirmesi, lazer sinyalini hisseden hedefteki akıllı tekstil giyeceğin ise, RF sinyali ile bilgi isteyen sisteme cevap vermesine dayanmaktadır. Entegre Baş Koruması alanında ise 2010 yılında yapılan pazar araştırması sonucu sanayi firmalarından istenen gereksinimlerde teklifler gelmemesi neticesinde projenin bu bölümünün bir süre ertelenmesi yönünde karar alınmıştır. Henüz entegre başlık pazar ve teknolojisinin gelişmediğini gören proje grubu aynı esaslarda pazar araştırmasını 2013 yılında tekrar etmiştir. 53

76 2014 yılı içerisinde koruyucu başlık ve kamuflaj konularında bir takım testler devam ettirilmiştir. Ancak henüz istenen kriterlere ulaşılamadığı için karar verme aşamasına geçilmemiştir. (3) Geleceğe Yönelik Gayretler Asker Sistemi projesi, 2014 yılı içerisinde bütçede yaşanan kısıtlamalar nedeniyle % 5 oranında bir kesintiye uğramıştır. Yaşanan kesinti Entegre Başlık Sistemindeki ilerlemeyi etkilemiştir. Proje grubu halen daha hafif ve dayanıklı bir koruyucu başlık entegre edebilmek için malzeme teknolojileri üzerine çalışmaktadır. İstenen standartlarda ürün henüz bulunamamıştır yılı içinde VOSS sisteminin kapsamlı saha testlerinin arazi ortamında yapılması planlanmaktadır. VOSS sisteminin geliştirilebilmesi maksadıyla özellikle Entegre Başlık Sistemi ve termal açıdan askerin rahatlatılması konularında Ar-Ge faaliyetleri yapılabileceği belirtilmektedir. Bunun yanında devam eden Ar-Ge projeleri ayrılan bütçeler nispetinde sürdürüleceği değerlendirilmektedir (Hollanda Resmi Ülke Sunumu, 2014). d. Almanya (1) Asker Modernizasyon Proje ve Faaliyetlerinin Yakın Tarihçesi Geleceği askerini oluşturma çalışmalarına 2000 li yılların başında sistem gereksinimlerinin tespit edilmesi çalışmaları ile başladığı söylenebilir. Bu süreç 2002 yılında Kosova da 2 prototip asker sisteminin test edilmesi ile hız kazanmıştır. Bakanlığının o zamanki adı EADS 14 Almanya da 2004 yılında Alman Savunma olan şirkete Afganistan da konuşlu Alman askerlerinin ihtiyacını karşılamak üzere ilk 15 (her sistem 9 kişilik bir set) sistemi sipariş etmesi ile tedarik aşamasına geçilmiştir. Idz-1/BS (Basic System) başta Kongo, Kosova ve Afganistan olmak üzere Alman askerinin 13 Hollanda hükümeti V m/s standardında ve 1000 gr. ağırlığında bir koruyucu başlık istemektedir. Ancak hali hazırda pazarda V m/s ve gr. ağırlıkta başlıklar mevcuttur. 14 EADS şirketi Cassidian ismi ile ticari faaliyetlerini devam ettirmektedir. 54

77 kullanımındadır yılından bu yana yaklaşık olarak 2500 asker bu sistemle donatılmıştır (Defence Industry Daily [web], 2011: ). Gladius olarak da anılan Idz-2/Es (Extended System) ise 2006 yılında ana yüklenici olarak belirlenen Rheinmetall şirketi tarafından yapılan sözleşme gereği sağlanmaya başlamıştır yılına kadar 138 milyon Avro bedelle 90 Asker Sistemi Alman askerinin kullanımına sunulmuştur. Buna ek olarak yılları içinde 350 milyon Avro değerinde 68 sistemin daha envantere gireceği değerlendirilmektedir (Almanya Resmi Ülke Sunumu, 2014). (2) Mevcut Durum Alman Silahlı Kuvvetlerinde hali hazırda 2500 civarında asker Idz- 1/BS ve 900 asker ise Idz-2/ES sistemi ile donatılmıştır. Idz-1-/BS sistemi temel olarak, bir piyade tüfeği, balistik korunma zırhı, silaha monte lazer sistemi, hücum yeleğine monteli K2BMİ sistemi, K2BMİ sistemi ile çalışan harita uygulamaları, insansız hava aracı görüntüleri gibi bilgileri işleyen bir NaviCom dokunmatik el bilgisayar ünitesi, göz ve kulak koruma ünitesi ve gece görüş ekipmanı ve diğer bazı ekipmandan oluşmaktadır. Sistem ve ekipmanları KBRN elbiseleri giyildiği zamanda aynı esaslarda kullanılabilmektedir (Alman Silahlı Kuvvetleri [web], 2014). Idz-2/ES sisteminde ise bu özelliklere ek olarak ana yüklenici Rehinmetall şirketi tarafından geliştirilen Bileşik K2BMİ ünitesi yeni sisteme gerçek zamanlı veri alışverişinin genel muharebe ağına aktarılarak araçlar dâhil tek er seviyesine kadar erişimin sağlanmasına olanak sağlamaktadır. Böylece Idz-2/ES sistemi Alman ordusunun Komuta ve Bilgi sistemine entegre olabilmektedir. Sistemin bir yandan da NATO standartlarına uygun oluşu, Almanya nın müttefikleri ile birlikte çalışılabilirliğini arttırmaktadır. Bir diğer özellik olan GPS-entegre dijital görüntüleme kabiliyeti sahadaki durumun gerçek zamanlı olarak komuta kademesinin her basamağına sunulması yeni sistemin en önemli avantajlarındandır. Her iki sistem de farklı görevler icra eden unsurlara ve komuta kademesindeki konumuna göre farklı seviyelere modüler bir yapıda 55

78 tasarlanmıştır. Bu da askerin ihtiyacı olmayan yükü taşımaması ve ekonomik olarak sistemin daha verimli kullanılmasını sağlamıştır. Idz-ES sistemini kullanan birliklerde yapılan kullanıcı anket ve mülakatları sonucunda, sistemin özellikle başlık ünitesi, soğuk ve yağmura dayanıklılık ve konfor, silah ve sensörler açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, ancak K2BMİ sistemleri bazında geliştirmeye muhtaç olduğu tespit edilmiştir. Tedarik edilen Idz-2/ES sistemlerinin %40 ı bilgisayar ünitesi ile daha üst seviyede kullanılmak üzere alınırken geriye kalan % 60 lık kısmın ise sadece UHF telsiz ve GPS ünitesi ile kullanılacağı değerlendirilmiştir (Almanya Resmi Ülke Sunumu, 2014). Alman Asker Sistemi diğer birçok milli asker modernizasyon sisteminden, bütüncül bir sistem yaklaşımı sergilemesi ve manga seviyesinde bir yapılanmayı prensip edinmesi, farklı görev ve komuta kademesi ihtiyaçlarına göre modüler çözümler üretmesi bakımından pozitif olarak ayrışmaktadır (Larrangia, 2013: 7). (3) Gelecek Yönelik Gayretler ve Araştırmalar Idz-2/ES sisteminin araca ve Muharebe Sahası Bilgi Sistemine entegre edilmesi ve bilginin manga üstü seviyede paylaşılması konusunda geliştirmeler yapılacağı, bunun yanında üniformanın çok yönlü olarak geliştirileceği, daha hafif balistik koruyucu ekipman geliştirilmesi, kısa dalga kızılötesi teknolojilerin geliştirilmesi ve keskin nişancı tespit teknolojileri üzerine çalışmalar yapılacağı belirtilmektedir (Almanya Resmi Ülke Sunumu, 2014). e. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ABD Asker Sistemine diğer ülkelerle kıyaslandığında sahip olduğu teknoloji ve karşılaştığı tehdit atmosferinin doğası gereği en sistemli ve disiplinli yaklaşan ülkedir. ABD ordusunun bünyesinde değişik birimlerinde ihtiyaca yönelik farklı asker modernizasyon projeleri yürütülmektedir. (1) ABD Deniz Kuvvetleri Muharip Piyade Mangası - Marine Expeditionary Squad System (MERS) 56

79 ABD hali hazırda askeri ve politik alanda küresel ölçekte, değişik coğrafyalarda ve şartlarda operasyonlar icra eden en büyük ülkedir. Bu nedenle asker modernizasyonu alanında da geçmişi en eskiye dayanan ülke olması sürpriz değildir. Asker modernizasyon gayretlerinin yakın tarihi incelendiğinde, ABD ordusu bünyesinde birden fazla asker modernizasyon proje ve programının olduğu söylenebilir. Bunlardan biri, ABD Deniz Kuvvetleri tarafından yönetilen Deniz Kuvvetleri Muharip Piyade Mangası (Marine Expeditionary Rifle Squad- MERS) isimli projedir. Proje kapsamında bir manganın sistem olarak tasarlanarak modernize edilmesini amaçlamaktadır. ABD Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından MERS ile ilgili çalışmaların yürütülmesi amacıyla, MCB Quantico, Virginia da konuşlu Camp Barret kışlasında Gruntworks Manga Entegrasyon Tesisi kurulmuştur. 15 Tesiste piyade mangasının kullanıma sunulacak ekipmanların test, değerlendirme ve geliştirme işlemleri yapılmaktadır. Tesis bünyesinde insani faktörler laboratuvarı, ekipman prototipleme ve modifikasyon ünitesi, hareket kabiliyeti değerlendirme ve entegrasyon alanı ve ekipmanın muharebe ortamına uyumluluğunu test etmek amacıyla, Muharebe Sahası Simülatörü bulunmaktadır (US Marine Corps, 2011: 70). Projenin temelinde piyade için basit, güvenilir ve eğitilebilir entegre teçhizatlar geliştirebilmek felsefesi yatmaktadır. Oluşturulan tesislerde, üniversite, sanayi veya yurtdışı kaynaklı her türlü teçhizat yeni teknoloji veya çözümün manga teçhizatına entegre edilip edilemeyeceği ve edilirse mangaya yarar sağlayıp sağlamayacağı simülasyonlar ve insansistem entegrasyonu ve modelleme vasıtasıyla değerlendirilmektedir (US Marine Corps, 2013: 45). Bunun yanında tesis bünyesinde, Deniz Kuvvetleri piyade mangalarında görevli personelin Irak ve Afganistan gibi coğrafyalarda karşılaşabileceği ortamlarda ve özellikle meskûn mahallerde hareket kabiliyetini ölçen Deniz Kuvvetleri Yük Etkisi Değerlendirme Programı (Marine Corps Load Effect Assessment Program-MCLEAP) test parkuru bulunmaktadır (Naval Post Graduate School, 2011: 75). Parkurun kullanım 15 Gruntworks isimli donanım ve teçhizat tasarımı amacıyla ABD Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan ve tesisle aynı ismi taşıyan yazılım ve kullanımından çalışmanın ikinci bölümünde bahsedilmektedir. 57

80 amacı piyadenin üzerindeki teçhizatla karşılaşacağı öngörülen engelleri aşıp aşamayacağı, eğer aşarsa bunun ne kadar zaman alacağının analiz edilmesidir. Parkur boyunca kullanılan sensörler vasıtasıyla hem engeller arası zaman ölçülebilmekte hem de teçhizatın hangi engellerin geçilmesini etkilediği ayrı ayrı değerlendirilebilmektedir. Parkurdan alınan gerçekçi veriler asker sisteminin geliştirilebilmesi ve tasarımı için değerlendirilerek gerekli tedbirler alınmaktadır. Şekil-16 da görülen parkur İsviçre, Fransa, Kanada gibi ülkeler tarafından da kendi sistem ve askerlerinin değerlendirilmesi maksadıyla zaman zaman kullanılmıştır. Şekil-16 : ABD Deniz Kuvvetleri Yük Etkisi Değerlendirme Programı Test Parkuru (Humans Systems Incorporation [web], 2014) ABD Deniz Kuvvetlerinin teçhizat ve ekipman bazında münferit olarak devam eden bazı asker modernizasyon projeleri aşağıda sunulmuştur (US Marine Corps, 2013: 74). M27 Otomatik Piyade Tüfeği (Infantry Automatic Rifle-IAR) Geliştirilmiş Modüler Taktik Yelek Plaka Taşıyıcı Tam Spektrum Savaş Ekipmanı Hafif Koruyucu Başlık Koruyucu içlik Koruyucu üst giysi Geliştirilmiş Muharebe Başlığı Geliştirilmiş Balistik Koruyucu Gözlük 58

81 Alev ve Isıya Dayanıklı Giyecek Dağcı Soğuk Hava Kıyafet ve Ekipmanı Geliştirme Projesi (2) ABD Kara Kuvvetleri ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Sistem Olarak Savaşçı konsepti (Soldier as a System-SaaS), ilk olarak 1990'lı yılların başında sorgulanmaya başlamıştır. Bu konuda, savaşçının hem kendi içinde bütünsel olarak hem de etrafındaki diğer unsur ve araçlarla bağının kopuk olduğu değerlendirilmiş ve ilk etapta yapılan değerlendirme neticesinde ise bu aksaklığın, enformasyon ve malzeme açısından savaşçının ihtiyaçlarının anlaşılamamasına bağlanmıştır. Bu nedenle ABD Kara Kuvvetleri Program Executive Office (PEO) Soldier isimli komutanlığı teşkil ederek çalışmaların bu kuruluş vasıtasıyla kontrol ve koordinasyonunu hedeflemiştir. PEO- Soldier ın amacı, Bir savaşçını giydiği, taşıdığı her türlü teçhizat, malzeme ve donatımı üretmek, geliştirmek, sürdürmek ve sunmak olarak belirlenmiştir (US Army PEO Soldier [web], 2014). PEO-Soldier kuruluşu (2014) temel vazifelerini En iyi teçhizatı en hızlı şekilde askere kazandırmak olarak açıklanmaktadır. PEO-Soldier Land Warrior ve Nett Warrior gibi projelerin tedarik sürecini bünyesinde bulunan Project Manager Soldier Warrior (PM SWAR) birimi ile desteklemektedir. (3) ABD Kara Kuvvetleri Land Warrior Asker Sistemi Projesi Öncesinde kişisel bilgisayar ve başlığa monteli bazı sistemlerle ilgili münferit çalışmalar olmakla beraber ABD Kara Kuvvetleri tarafından Land Warrior savaşçı sistemi ile ilgili ilk çalışmalar 1993 yılında başlatılmıştır (Clifton ve Copeland, 2008: 55). Projenin temel amacı, savaşçının atış, hareket, muhabere ve beka kabiliyetlerinin önemli derecede arttırılması olarak belirlenmiştir. Gayretler daha çok insan sistem entegrasyonunun uyumlu olarak yapılarak kullanıcı dostu ve hafif çözümler üretilmesine yönlendirilmiştir. Bunun yanında savaşçının hareket kabiliyeti arttırılarak etkili operasyonlar icra edebileceği mesafe ve süre üzerine yoğunlaşılmıştır yılında Sistem Gereksinimleri Dokümanı-SGD hazırlanmaya başlanmıştır. İlgili dokümantasyon yapılırken kullanıcılar ve teknik uzmanlar beraber 59

82 çalışmışlar, yaklaşık bir yıl süren bu çalışma sonucunda tespit edilen öncelikler ve gereksinimler, bir sonraki safha olan Sistem Tasarımı safhasına girdi sağlamıştır. Yapılan bu çalışmada kullanıcıların en başından sürece dâhil edilmeleri ve uygulanan sistem yaklaşımı sistemin başarısı için vazgeçilmez bir unsurdur. Sistem spesifikasyonları ve sistemin imkân kabiliyetleri ortaya konmuş, yapılan değerlendirme sonucunda o zaman ki adıyla Hughes Aircraft olan Raytheon firması ile anlaşma sağlanmıştır. Ancak 1998 yılında sistemde baş gösteren entegrasyon ve elektiriksel problemler tıkanmaya neden olmuştur. Bu aşamada daha yenileşimçi bir yaklaşımla hareket etmeye karar veren ABD Kara Kuvvetleri, en baştan çözümler üretmek ve tasarlamak yerine Ticari Kullanıma Hazır (Commercial off the Shelf-COTS) ürünler kullanmayı benimsemiştir. Ayrıca ana yüklenici esas olmak üzere oluşturulan alt yüklenici konsorsiyumu ile çalışmalar devam ettirilmiştir (Clifton ve Copeland, 2008: 56). Böylece bu konsorsiyum çalışmaları devam ettirmiş 1990 lı yıllar boyunca Land Warrior savaşçı sisteminin üretilebilmesi için gereken ayrıntılı tasarım, entegrasyon ve test çalışmalarını yürütmüştür (Zienzewich [web], 2008) yılına gelindiğinde Land Warrior sisteminin ilk sürümü v0.6 için üretim çalışmaları başlamıştır. Nihayet 10 yıllık bir çalışmanın sonucunda, sistem 2000 yılında Joint Contingency Force Army War fighting Experiment JCF AWE isimli tatbikatta, bir dizi ortamda ve görev senaryosunda denenmiştir. Bu senaryolar, bir hava indirme harekâtı, meskûn mahallerde muharebe ve gece şartlarında pusudan kurtulma olarak sıralanabilir (Zienzewich [web], 2008). Yapılan bu tatbikat kapsamında Land Warrior sistemini kullanan askerler, başlığa monteli görüntüleme ünitesi ile hem kendi konumlarını hem de dost kuvvetleri görebilmişlerdir. Bunun yanında kablosuz ses ve mesaj trafiği, otomatik olarak gönderilen durumsal raporlar ve gece görüş sistemleri de olumlu katkılar sağlamıştır. Genel anlamda yapılan ilk tatbikatın başarılı geçtiği söylenebilir yılı boyunca sistemin ağırlığının azaltılması, güç kaynaklarının etkinliğinin arttırılması ve değişik kademelerde kullanılan diğer 60

83 muhabere vasıtaları ile sistem ekipmanlarının nasıl daha uyumlu entegre olabileceğine yönelik muhabere kabiliyetinin geliştirilmesi konularında çalışmalar hızlandırılmış, bir yandan da konsept çalışmaları devam ettirilmiştir yılında ise daha üst sürüm olan Land Warrior-Initial Capabilitiy (LW-IC) Block-I için çalışmalar devam ettirilmiştir. Ancak ilerleyen aşamalarda oluşturulan sistemin ticari ara yüzler kullanmasından dolayı, askeri kullanım için yeterince güçlü olmadığı bunun da sistemin güvenilirliğini azalttığı tespitinden dolayı üretim durdurulmuş ve süresiz olarak askıya alınmıştır(clifton ve Copeland, 2008: 89). Yapılan yeni bir sözleşme ile yeni sistem Land Warrior-Block-II nin Sistem Ön Tasarım çalışmaları 2003 yılı ortalarında başlatılmıştır yılı ortalarında tamamlanan Kritik Sistem Tasarımı ile sistem bugünkü haline yakın bir hal almıştır. Ancak ABD tarafından yılları arasında sistemin geliştirilmesi için ayrılan bütçe kısılmıştır. Bu ve benzeri bazı bürokratik ve politik nedenler sistemin ilerleyişini oldukça yavaşlatmıştır. Ancak yine de sisteme duyulan ihtiyacın komuta kademesi tarafından fark edilmesinin sağlanması sayesinde 440 sistemin üretimine başlanmıştır yılı sonlarında son kullanıcı eğitimini tamamlayan ilk birlik Land Warrior-Block-II sistemi ile teçhiz edilmiştir. Kullanıcılardan alınan geri beslemeler ışığında sisteme kullanıcının ihtiyacına cevap verebilecek donanım ve yazılım çözümlerinin eklenmesi ile 2006 yılına kadar geliştirilmeye devam edilmiştir. Ancak testlerde yaşanan ve sonradan giderilen bir dizi sorun nedeniyle ABD Kara Kuvvetleri projeyi rafa kaldırmıştır. Buna rağmen komuta kademesinin yoğun ısrarı ile hali hazırda üretilmiş olan sistemler ve kullanan tabur 2007 yılında Irak a gönderilmiştir. Yaklaşık 6 aylık başarılı harekât tecrübesinin ardından Land Warrior-Block- II tekrar popüler hale gelmeyi başarmıştır. Sistemin güvenilir olduğu ve istenen durumsal farkındalığı sağladığı kullanıcıların gözünden savaş ortamında teyit edilmiştir (Defence Acquisiton University, 2008: 54). Diğer birliklerin de Land Warrior-Block-II sistemine yönelik operasyonel kullanıcı ihtiyaçlarını üst makamlara iletmeleri ile 2008 yılında sistemin tekrar hayata geçirilmesine karar verilmiştir. 61

84 Bu zor eşiğin aşılması sayesinde Land Warrior savaşçı sistemin ilerlemesine devam edebilmiştir. Özellikle operasyonel alanda kullanıma geçen bu sistemle kullanıcılar, kendilerine önemli avantaj ve üstünlükler sağlayan bazı kabiliyetlere kavuşmuşlardır. Örneğin başlığa monteli ve tek göze yukarıdan indirerek verilen görüntüleme cihazlarından sunulan dijital haritalar sayesinde her asker unsuruna ait diğer arkadaşlarının pozisyonunu görebilmiş, işaret ve sesle komutlar alıp vermek yerine, kablosuz ve kriptolu 1 km ye kadar haberleşme kabiliyeti ile daha sağlıklı olarak operasyonlar icra edebilmiş ve bunun yanında neredeyse yarım milyar dolara mal olan, savaşçının baş, göğüs ve sırt bölümünü koruyan bir koruma ile, beka kabiliyetlerini arttırmışlardır (Shachtmn [web], 2008). Sistemin genel yapısı incelendiğinde, savaşçının ses muhaberesine olanak sağlayan başlığa monteli bir telsiz kulaklık-mikrofon başlık ünitesi, gürültü azaltma ünitesi mevcuttur. Savaşçının vücut zırhında 1 km ye kadar kablosuz ve kriptolu yayın yapabilen bir telsiz ünitesi, lityum-iyon batarya çantası, bir GPS ünitesi ve sistemin tamamını kontrol eden bir bilgisayar ünitesi bulunmaktadır. Savaşçı sistemi ya göğsündeki panel ya da silahının üzerinde bulunan düğmeleri kullanarak kontrol etmektedir. Ayrıca yine silaha monte edilen ve tüm sistemle entegre olan dijital görüş cihazı sayesinde, sütre gerisinden hedef olmadan görüntü alabilmektedir. Dijital görüntü cihazının 12X görüntü büyütme özelliği ile savaşçının uzak mesafeleri görebilmesine de olanak sağlamaktadır. Önceki uygulamalarda ayrıca silaha monte edilmesi ve ayarlanması gereken gece görüş ve lazer işaretleyici cihazlar ise, sistem bünyesinde silahla bütünleşik olabilmektedir (Shachtmn [web], 2008). Sütre gerisinden ve köşelerden görüntü vermeden hedefi gözetleme ve nişan alma imkânı sunan köşeden atış sistemi bir diğer önemli bileşendir. Aşağıdaki şekilde Land Warrior sisteminin ana hatları ve bileşenleri görülmektedir. 62

85 Şekil-17 : Land Warrior Sisteminin Oluşumu Sistemin manga komutanı seviyesinde olabileceği gibi, her personele sadece operasyonda ihtiyaç duyacağı bir modüler yapıda donatım sağlanması fikri de gündemdedir. Çalışmalar kapsamında ön plana çıkan diğer bir problem sahası ise oluşturulan sistemin, ABD ordusunun ortaya koyduğu Network Centric Warfare yani Ağ Destekli Yetenek doktrini kapsamında diğer sistemlerle uyumu ve entegrasyonu olmuştur (Walch, 2011: 11). (4) ABD Kara Kuvvetleri Nett Warrior Projesi Değişen kullanıcı ihtiyaçları ve Land Warrior sisteminin Afganistan ve Irak gibi değişik harekât alanlarında göstermiş olduğu performans, 2009 yılında Nett Warrior savaşçı sistemi programının doğmasına zemin hazırlamıştır. Nett Warrior sisteminin temel felsefesi ve çıkış noktası savaşçıyı dijital ağa dâhil edebilmektir. Sistemin temel amacı, güvenilir durumsal farkındalık sağlamak, takım komutanı ve üstü seviyedeki birlik komutanının muharebe ortamında karar alma sürecini kısaltmak ve geliştirmek ve savaşçıyı en alt kademe taktik ağa dâhil edebilmektir (Walch, 2011: 27). Bilgi görüntüleme ekranı, bilgi işlemek için bilgisayar ünitesi, kullanıcıekran uyumu için ara yüz cihazı, sistem güç kaynağı, sistem fonksiyonları, taktik uygulamalar ve muharebe komutası için yazılım işletim sistemi ve ağa bağlı telsiz ünitesi gibi cihazlardan oluşmaktadır. 63

86 Land Warrior sisteminin en son hali Nett Warrior savaşçı sistemidir. Aslında bilinen adıyla Ground Soldier Ensemble olan program 2010 yılında II nci Dünya Savaşında teğmen rütbesinde cesaret madalyası alan Albay Robert NETT in onuruna Nett Warrior olarak isimlendirilmiştir. Nett Warrior savaşçı sisteminin, savaşçının harici hücum yeleğinin iç kısmına uygun olarak tasarlanması ve düşman tarafından fark edilmemesi ve 24 saat savaşçıyı besleyebilecek ve 4 saatte şarj olabilen bir güç kaynağına sahip olması eski sistemlere göre en büyük avantajıdır (Lopez [web], 2014). Nett Warrior sistemi esasında ''Land Warrior'' sisteminden devraldığı mirası geliştirmiş ve güçlendirmiştir. Land Warrior sistemine ait birçok bileşen aynı zamanda yeni sistemde de geliştirilerek kullanılmaya devam edilmiştir. Nett Warrior sistemi Land Warrior dan ayıran bir diğer özellik sisteme entegre edilen Android yazılım tabanlı ve Ticari Kullanıma Hazır- COTS cihazların kullanılmasıdır. Bu cihazlar vasıtasıyla asker, telsiz sistemi ile etkileşim halinde olarak muharebe sahası ağına erişerek, ateş isteği, tıbbi yardım isteği, dost unsurların takibi gibi askeri uygulamalar ve yazılımlar kullanılmaktadır. Göğüs bölgesine yerleştirilen ve sırtındaki telsiz ünitesi ile irtibatı sağlanan akıllı cihaz sayesinde, konuşamasa da, ekranı sayesinde arazide dost unsurların takibi, arazi üzerinde tehlike arz eden hedeflerin işaretlenmesi ve kısa mesajlar yoluyla haberleşme amacıyla kullanılabilmektedir. Bu amaçla 2012 yılında sisteme Motorola- Atrix marka akıllı telefon dâhil edilmiştir. Ancak güç yönetimi ve kablolama yönünden geliştirilmesi gereken sisteme 2013 yılında Samsung Galaksy-Note II akıllı telefonu eklenmiştir. Böylece hem oldukça ucuz bir maliyetle sistem geliştirilmiş hem de kullanıcıları sisteme adapte edebilmek için eğitim ve zamana duyulan ihtiyaç minimize edilmiştir. Cihazlar üzerinde yapılan düzenlemeler ile güvenirlik ve emniyet açısından askeri uygulamalarda kullanılabilecek seviyeye getirilmekte ve USB bağlantısı ile telsizle irtibatlanarak sisteme dâhil edilmektedir (Lopez [web], 2014). Aşağıdaki şekillerde sisteme ait bazı bileşenler görülmektedir. 64

87 Şekil-18 : Nett Warrior Sistemi ve Bileşenlerinin Görünümü (LOPEZ [web], 2014) Şekil-19 : Nett Warrior Sistemi Kullanıcı Arayüzü Akıllı Cihazlara ait Uygulamaların Görünümü (LOPEZ [web], 2014) (5) ABD Kara Kuvvetleri Warrior Web Projesi Proje, ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (Defense Advanced Research Projects Agency-DARPA) tarafından yürütülmektedir. DARPA nın temel vazifesi, teknolojik gelişmeler ve fırsatları değerlendirerek ABD ulusal güvenliği açısından faydalı uygulamalar ortaya koymaktır (DARPA [web], 2014). Askerin özellikle uzun soluklu görevler esnasında taşıdığı yük ve karşı karşıya kaldığı zorlu arazi şartlarının etkisi ile vücudunda meydana 65

88 gelebilecek aşırı yorgunluk ve diz, bilek, bel vb. eklemlerinde oluşabilecek deformasyon ve yaralanmaların önüne geçebilmeyi hedefleyen DARPA Warrior Web projesini hayata geçirmiştir. Proje kapsamında,, minyatür sensörler, fonksiyonel altyapıdan oluşan bir ağ yapısı ile askerin üniforma altına giyebileceği hafif bir ürün elde etmek hedeflenmiştir. Vücudun zorlandığı ve desteğe ihtiyaç duyduğu bölgelerini ve zamanını sensörler sayesinde tespit eden sistemin devreye girerek uygun ölçüde güç ile tepki vererek sakatlanma gibi istenmeyen sonuçların önlenmesi sistemin temel çalışma prensibidir. Sistemin yaklaşık olarak 10 kg. ağırlığında ve 100 Watt elektrik gücü ile batarya tarafından beslenmesi planlamıştır (DARPA [web], 2014). Hem yaralanmaları önlemeyi hem de askerin güç gerektiren faaliyetleri esnasında yükünün hafifletmesini amaçlayan projeye 2011 yılında başlanmıştır yılı itibari ile ABD Kara Kuvvetleri Laboratuvarı İnsan Araştırma ve Mühendislik Direktörlüğü sistemde kullanılabilecek değişik cihazları ve prototipleri test etmeye başlamıştır. Testler sırasında kamera sistemleri, askerin fiziksel durumunu takip eden (kan basıncı, eklemlerdeki ve vücuttaki zorlanma vb.) araçlarla veriler toplanmıştır (DARPA [web], 2014). Warrior Web projesi iki bölümlü bir yol izlemektedir. İlk safha programın başarısı ve hayata geçirilebilmesi için ihtiyaç duyulan çekirdek teknolojilerin geliştirilmesi sürecidir. İkinci safha ise, elde edilen teknolojik yetkinliklerin bütünleşik ve gerçek kullanım ortamında performansı ile olumlu sonuçlar elde edebilecek bir ürüne dönüştürülmesi ve üretim yapılmasıdır. Projenin ilerleyen safhalarında yapılacak bilimsel araştırmalar sonucu askerin, normal şartlarda olamayacak kadar hızlı hareket etmesini 16 sağlayacak yenilikler de hedeflenmektedir (ABD KKK.lığı [web], 2014). Proje halen DARPA öncülüğünde kamu kurum kuruluşları, üniversiteler ve sanayi kuruluşlarının oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından yürütülmektedir. (DARPA [web], 2014) mili 4 dakikada koşmak. 66

89 DARPA koordinatörlüğünde, Asker Performans ve Ekipman Gelişmiş Araştırma Tesislerinde (Soldier Performance and Equipment Advanced Research-SPEAR) askeri uzmanlar tarafından sunulan ve değişik üniversite veya araştırma merkezleri tarafından hazırlanan 9 prototip yılı içerisinde test edilmiştir. Harvard Üniversitesi kuruluşu olan The Wyss Institute for Biologically Inspired Engineering tarafından iki yıllık bir çalışmanın ürünü olarak geliştirilen esnek ve yumuşak yapıdaki akıllı kıyafetin (Exosuit) değerlendirilmesi sonucu daha ileri safha geliştirme için 2,9 milyon dolarlık bir fon sağlanmasına karar verilmiştir. Bu çalışmanın umut vaat eden tarafı ise dış iskelet teknolojisinde öne çıkan ağır ve göreceli olarak fazlaca güce bağımlı sistemler yerine, akıllı tekstil malzemeleri, yumuşak ve esnek sensörlerin kullanılması ile hafif ve ergonomik bir çözüm sunmasıdır (Wyss Enstitüsü [web], 2014). Aşağıdaki şekilde Exosuitin genel yapısı görülebilmektedir. Şekil-20 : Exosuit genel yapısı ve SPEAR tesislerinde gerçekleştirilen testlere ait görüntüler (Army Times [web], 2014) (6) TALOS (Tactical Assault Light Operator Suit) Program 2013 yılında başlatılmıştır. Robotik yapıda harici dış iskelet sistemi olarak öngörülmektedir. Harici koruma sağlayacak malzeme teknolojisine sahip, yaşamsal fonksiyonları takip edecek sensörlerle donatılmış, katman yapıda akıllı malzemelerden üretilecek ve askere normal sınırlarının dışında güç ve kuvvet sağlayacak bir sistem ihtiyacı ABD hükümeti tarafından sanayi ve üniversitelere duyurulmuştur. 17 Harvard Üniversitesi, Arizona Devlet Üniversitesi, Deleware Üniversitesi dışındakiler hakkında bilgiye rastlanmamıştır. 67

90 Asker tarafından giyilen TALOS sistemi, balistik koruma sağlamanın yanında, askerin kalp atışı, terleme ve vücut ısı durumu vb. sağlık bilgilerini analiz edecektir. Balistik koruma malzemesi temas eden herhangi bir mermi veya darbede milisaniyeler içinde katılaşacak bir yapıda olacaktır. Askerin herhangi bir sebepten yaralanması ve kanama durumunda içeriden yarayı kapatarak kanamayı durduracak tampon görevi görecektir. Hidrolik mekanizma sayesinden asker daha önce yapamadığı bazı faaliyetleri yapabilecek güce ulaşacaktır. Proje için ABD Kara Kuvvetleri Ar-Ge ve Mühendislik Komutanlığı (US Army Research, Development and Engineering Command-RDECOM) proje ilgili sanayi kuruluşlarına bilgi vermiş ve projenin yapılabilirliğini sorgulamıştır. Mevcut ve yükselen teknolojilerle projenin nasıl hayata geçirilebileceği yönünde görüş istenmiştir. Projenin çıkış noktası ise ABD Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından belirlenen kullanıcı ihtiyaçları ve tasarımdır. MIT (Massachusetts Institute of Technology) bünyesindeki araştırmacılar manyetorolojik (magnetorheologic) maddeden yapılmış sıvı zırh geliştirme çalışmalarına devam etmektedirler (ABD Kara Kuvvetleri [web], 2014). Ayrıca aşağıdaki alanlarda sanayi kuruluşları ile çalıştaylar düzenlenmiştir. Gelişmiş Zırh: Yeni nesil teknoloji ve materyaller Hareket Kabiliyeti: Harici Diş İskelet ve benzeri sistemler Durumsal Farkındalığın Arttırılması Ses ve Işık Disiplini K2BMİ Askerin Görüntüleme Teknolojileri Güç Yönetimi ve Üretimi Termal Isı Yönetimi Medikal: Gömülü görüntüleme ve biyomekanik modelleme 68

91 3. NATO NUN ASKER SİSTEMİ KAVRAMINA YAKLAŞIMI a. NATO Bünyesinde Asker Modernizasyonu Yakın Tarihi NATO bünyesinde asker modernizasyonu ile ilgili tartışmalar 1990 lı yıllarda ortaya çıkmıştır yılında öncelikle oluşturulan uzman ekipler tarafından Sistem Gereksinimleri dokümanı oluşturulmuştur. Bu doküman sayesinde sistemin tanımı ve sistemin içerdiği beş yetenek alanı belirlenmiştir. Devamında ise 1994 yılında NATO Sanayii Silahlanma Grubu- NİAG bünyesinde oluşturulan Alt Grup-48 tarafından bir fizibilite çalışması başlatılmıştır. (NATO NAAG [web],2014). Bu çalışma sonucunda tespit edilen 5 yetenek alanının teknolojinin asker sistemine entegre edilmesi ile geliştirilmesinin mümkün olacağı sonucuna varılmıştır. Bunun yanında askerin bir bütün halinde sistem olarak değerlendirilmesinin ve gereksinimlerinin proje başlangıcında tespit edilmesinin ve belli başlı standartların belirlenerek ülkeler arasında birlikte çalışabilirliğin sağlanmasının hayati öneme haiz olduğu belirtilmiştir. NATO Kara Silahlanma Grubu-NAAG bünyesinde teşkil edilen ve nispeten daha küçük bir grup olan WG-3 Çalışma Grubu (ÇG) ise, özellikle NATO Asker sisteminin parametrelerini ve operasyonel konseptini belirlemeye yönelik çalışmalarına 90 lı yıllar boyunca devam etmişlerdir. Bu bağlamda NATO tarafından Asker Sisteminin ilk tanımı 1991 yılında NATO Yakın Muharebe Paneli-III de yapılmıştır. Buna göre Asker Sistemi, Asker tarafından giyilen, taşınan, tüketilen ve kişisel kullanım amacıyla bulundurulan tüm malzeme ve teçhizat olarak tanımlanmıştır. Daha kapsamlı bir tanımlama ise 1993 yılında NAAG bünyesindeki ÇG-3 tarafından yapılmıştır. Bu tanımlamada Geleceğin NATO Asker Sistemi; Beka Kabiliyeti, Harekâtı İdame ettirme, Hareket kabiliyeti, Öldürücülük, Komuta-Kontrol-Bilgisayar-Muhabere-İstihbarat (K2BMİ) olarak tespit edilen toplam beş yetenek alanında, askerin imkan ve kabiliyetlerini arttırmak amacıyla modüler yapıdaki alt sistemlerin bütünleştirilmesi ile oluşturulacak bir sistem 69

92 olarak tanımlanmıştır. Ayrıca bu tanımlama kapsamında, tespit edilen yetenek alanlarının ve alt sistemlerin eşit önem ve öncelikte olduğu ve entegrasyonda bu hususun vazgeçilmez olduğu vurgulanmıştır yılında ise ÇG-3 Asker Sistemini oluşturulan yetenek alanlarını ayrıntılandırmış ve bunun yanında sistemi oluşturan modüler alt sistemlerin ve parçaların standarizasyon çalışmalarına esas olmak üzere genel yapısı çıkarılmıştır. Aşağıdaki tabloda bu çalışmalar sonucu oluşturulan beş yetenek alanının temel fonksiyonları aşağıda açıklanmaktadır (NATO NAAG [web],2014). b. NATO Askerinin Yetenek Alanları (1) Beka Kabiliyeti: Asker Sisteminin harekât ortamında karşılaşması muhtemel yapay ve doğal tehditlere karşı hayatta kalabilme yeteneğinin arttırılması hedeflenmektedir. (2) Harekâtı İdame Ettirebilme: Askerin harekât ortamında etkin olabileceği zamanın olabildiğince uzatılabilmesine yönelik yetenekler kazandırmak amaçlanmaktadır. Böylece asker; Fiziksel/psikolojik ihtiyaçlarını karşılayabilecek, Savaşma gücünü koruyabilecek, Teçhizat gereksinimlerini sağlayabilecek (Güç, Mühimmat, Kullanıcı Bakımı vb.), Sağlık durumunu takip edebilecek, İlk yardım yapabilecek (KBRN dâhil), Yaşadığı stresi olabildiğince azaltabilecektir. (3) Hareket Kabiliyeti: Askerin harekât icra edebileceği coğrafyayı genişletmeyi amaçlamaktadır. Asker Sisteminin bu yetenek alanı kapsamında sahip olması beklenen yetkinlikler; Yön bulma, Konum belirlemek, Arazi ile ilgili bilgi almak ve sağlamak, 70

93 Yürüyerek engel aşmak, Yükünü taşıyabilmektir. (4) Öldürücülük: Asker Sisteminin mevcut silah sistemleri vasıtasıyla düşmanın etkisiz hale getirilmesi veya imha edilmesini amaçlamaktadır. Asker Sisteminin bu yetenek alanı kapsamında öldürücülük vasfını sağlayabilmesi için, Muharebe sahasını gözetleyebilme, asker sistemine girdi sağlayan görsel ve algılama vasıtaları ile durumu takip edebilme, Hedefi tanımlama ve sınıflandırma, Hedefi takip etme ve bilgi alma, Hedefe angaje olma, Angajman sonrası durumu değerlendirme gibi faaliyetleri yerine getirmesi gerekir. (5) Komuta-Kontrol, Bilgisayar, Muhabere, İstihbarat (K2BMİ): Bu yetenek sayesinde Asker Sisteminin durumsal farkındalığının arttırılması, harekâtın hızlandırılması ve muharebenin genişletilmesi hedeflenmektedir. Gelişmiş durumsal farkındalık diğer yetenek alanlarını da olumlu yönde etkileyebilir. En küçük unsur olan manga-içi muhabere, hem manganın hem de manga personelinin etkinliğini arttıracak, bunun yanında üst birliklerle etkin muhabere kabiliyeti, daha üst seviye birlik bağlamında etkinliğinin artmasını sağlayacaktır. Bu yetenek alanının başlıca fonksiyonları; Görsel, sensör ve ses muhaberesi vasıtasıyla bilgi sağlayabilmek, Bilgiyi işleyebilmek, Bilgiyi depolayabilmek, Bilgiyi sunabilmek, Bilgiyi paylaşabilmektir. 71

94 c. NATO İndirilmiş Piyade Sistemleri Kara Yetenek Grubu-İPSKYG Kuruluşu ve Görevleri Mevcut durumda ülkelerin ortak çıkarları gözetilerek Nato Kara Silahlanma Grubu (NAAG) bünyesinde İndirilmiş Piyade Sistemleri Kara Yetenek Grubu (İPSKYG) 18 teşkil edilmiştir. Halen bu organizasyon tarafından NATO bünyesinde Asker Modernizasyon faaliyetleri takip edilmekte ve yürütülmektedir. Grup senede iki kez toplanmakta, hem üye ülkelerin asker modernizasyonu alanında milli çalışmaları paylaşılmakta hem de alt grupların toplantıları icra edilerek gündem maddeleri görüşülmektedir. İPSKYG, Asker Sistemi konusunda hali hazırda 38 NATO standarizasyon anlaşması (STANAG) yayımlamış durumdadır. Bunun yanında önemli miktarda bilgi ve tecrübe paylaşımı sağlamıştır. Ortaya çıkardığı yayınlarda NATO bünyesindeki ülkelere kendi asker sistemlerini oluşturma ve diğer NATO ülkeleri ile birlikte çalışabilirliklerinin sağlanması amaçlarıyla yol göstermektedir. NATO bünyesinde Asker Sistemine yönelik olarak yürütülen bilimsel faaliyetler NATO Bilim ve Teknoloji Organizasyonu (STO) tarafından yürütülmektedir. 18 Land Capability Group- Dismounted Soldier Systems (LCG-DSS). 72

95 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BİR SİSTEM OLARAK ASKER ve GELECEĞE DÖNÜK TEKNOLOJİK EĞİLİMLER 1. ASKERİN SİSTEMSEL KIRILIMI a. Giriş Çalışmanın bu bölümünde askerin sahip olduğu veya olması muhtemel görünen teçhizat, donatım ve cihazların sistemsel bir yaklaşımla ortaya konması ve oluşturulan çerçeve içerisinde teknolojik olarak hangi alanlarda gelişmeler olabileceği, geleceğe dönük eğilimlerin hangi yönde olduğu belirlenmiştir. Askerin sahip olduğu veya olacağı donanımın sistematik ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının başlıca sebebi, münferit olarak yapılan modernizasyon, tedarik faaliyet ve projelerinin zaten günümüzde askerin fiziksel, bilişsel ve psikolojik olarak yükünün azaltılmasının ve geliştirilmesinin önündeki en büyük engel olduğunun değerlendirilmesidir. Bir sonraki bölümde uzman ve saha tecrübesi olan muharip personelle yapılan mülakatlarda da bu husus öne çıkan bir kavram olmuştur. Bileşen bazında değerlendirilerek askere kazandırılan bazı yetenekler, uzun vadede askerin diğer ekipmanları ile uyumlu çalışamamakta veya çalışsa da yükünü önemli ölçüde arttırmaktadır. Bu durumda askerin yetenek alanlarını olumsuz etkilemektedir. 19 Asker Sistemi bütüncül düşünülmekle beraber unutulmaması gereken bir diğer nokta da, tüm yetenek alanlarının önem derecesinin aslında eşit ölçüde değerlendirilmesi ve aralarındaki hassas dengenin korunmasıdır. Örnek vermemiz gerekirse Öldürücülük yetenek alanında askerin etkinliğini önemli ölçüde arttıran oldukça ağır mühimmat ve yapıya sahip bir silahın, askerinin Hareket Kabiliyeti yetenek alanını olumsuz etkilemesi kaçınılmaz olacaktır. Bu ve buna benzer birçok örnek verilebilir. Zaten hali hazırda 19 Asker çalışma boyunca, NATO tarafından ortaya konan yetenek alanları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

96 münferit olarak yürütülen asker modernizasyon projelerinde en çok ihmal edilen husus budur. Örnek verecek olursak bir yandan yeni bir koruyucu başlık geliştirilmekte, ancak askerin bu başlığa monte edebileceği kamera, sensör (algılayıcı), ekran vb. bileşenler düşünülmediği için, başlık belli bir süre sonra kullanımdan kalkmakta veya geçici çözümlerle ömrü uzatılmaya çalışılmaktadır. b. Asker Sisteminin Fiziksel Kırılımı Asker Sistemi, Asker tarafından giyilen, taşınan, tüketilen ve kişisel kullanım amacıyla bulundurulan tüm malzeme ve teçhizat olarak tanımlanmıştır. Daha kapsamlı bir tanımlama ise aşağıdaki ifadelerle yapılmıştır. (NATO BT Organizasyonu, 2013: 22). Beka Kabiliyeti, Harekâtı İdame ettirme, Hareket kabiliyeti, Öldürücülük, Komuta-Kontrol-Bilgisayar-Muhabere-İstihbarat (K2BMİ) olarak tespit edilen toplam beş yetenek alanında, askerin imkan ve kabiliyetlerini arttırmak amacıyla modüler yapıdaki alt sistemlerin bütünleştirilmesi ile oluşturulacak bir sistemdir. Yukarıdaki tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere, askerin sistematik bir yaklaşımla ele alınması anlayışı, kullanılan teçhizat, donatım ve cihazların daha sağlıklı ve sağlam olarak bütünleştirilmesi için vazgeçilmez bir unsur olarak düşünülmektedir. Bu nedenle çalışma kapsamında Asker Sistemine ait çerçeve oluşturulurken, askerin sahip olduğu silah, teçhizat ve cihaz bazında sistemsel kırılımı aşağıda oluşturulan tabloda görülen alt sistemler esas alınarak yapılmıştır. 74

97 Tablo-3 : Asker Sisteminin Fiziksel Kırılımı ASKER SİSTEMİNİN FİZİKSEL KIRILIMI ALT SİSTEM AÇIKLAMALAR GÜÇ VE ENERJİ ALT SİSTEMİ Askerin ihtiyaç duyduğu güç ve enerjinin sağlanması, kontrolü ve etkin olarak faydalanması için kullanılan bileşenleri kapsamaktadır. ÖLDÜRÜCÜ VE ÖLDÜRÜCÜ OLMAYAN SİLAHLAR ALT SİSTEMİ Askerin hedefin etkisiz hale getirilmesi maksadıyla kullandığı öldürücü ve öldürücü olmayan silah sistemleri ve silahlar üzerinde kullandığı hedef tespit ve teşhis algılayıcı ve görüntüleme bileşenlerini kapsamaktadır. KOMUTA, KONTROL, BİLGİSAYAR, MUHABERE, İSTİHBARAT ALT SİSTEMİ (K2BMİ) Askerin durumsal farkındalığını arttırmaya yönelik her tür verinin işlendiği ve değişik komuta kademelerinde paylaşıldığı, operasyon sahasının eş zamanlı resminin askere sunulduğu alt sistem bileşenlerini kapsamaktadır. ALGILAMA (SENSÖR) ALT SİSTEMİ Askerin durumsal farkındalığının arttırılmasına yönelik, ihtiyaç duyduğu verileri toplamasına yönelik olarak kullanılan sensör ve görüntüleme amaçlı sistem bileşenlerini kapsamaktadır. DONATIM VE KORUNMA ALT SİSTEMİ Askerin kişisel korunma amaçlı kullandığı balistik çözümler, giyim kuşamı, taşıdığı kişisel yükü ifade eden sistem bileşenlerini kapsamaktadır. İNSAN Askerin fiziksel, bilişsel ve ruhsal olarak diğer sistem bileşenleri ile olan uyumunu ve birbirlerini destekleme açısından performansını etkileyen unsurları barındırır. Asker Sisteminin muhtemel fiziksel kırılımı sonucu tespit edilen alt sistemlerin içerdiği, belli başlı sistem bileşenlerini gösteren tablo ise aşağıda sunulmuştur. 75

98 ASKER SİSTEMİ Tablo-4 : Asker Sistemi Alt Sistem ve Bileşen Kırılımı SİSTEM ALT SİSTEM GÜÇ VE ENERJİ KOMUTA, KONTROL, BİLGİSAYAR, MUHABERE, İSTİHBARAT ALT SİSTEMİ SENSÖR VE ALGILAMA ALT SİSTEMİ BİLEŞENLER Güç Sağlayıcı bataryalar Batarya Şarj Üniteleri Güç Dağıtım Sistemi Güç Kontrol Sistemi Merkezi Güç Kontrol Sistemi Almaç Göndermeç Üniteleri Kişisel Bilgisayar Ünitesi Anten Ünitesi GPS Ünitesi Navigasyon Ünitesi Ekran Ünitesi E-Gözlük K2BMİ Yönetim Yazılımı Termal Sensörler Kızıl ötesi Sensörler Optik Sensörler Dürbün DONATIM VE KORUNMA ALT SİSTEMİ ÖLDÜRÜCÜ VE ÖLDÜRÜCÜ OLMAYAN SİLAHLAR ALT SİSTEMİ İNSAN Üniforma Çelik Başlık Balistik Yelek Hücum Yeleği Sırt Çantası KBRN Teçhizatı Piyade Tüfeği Tabanca Hafif Makinalı Tüfek Fiziksel Ruhsal Bilişsel Asker Sistemini oluşturan alt sistem ve bileşenler bir askerin sahip olduğu donanım, cihazlar ve teknolojileri ifade ederken, askerin yetenek alanları ise sahip oldukları ile yapabildiklerinin bir diğer ifadeyle imkân kabiliyetlerinin sınırlarıdır. Aşağıdaki tabloda alt sistemler ve yetenek alanları arasındaki etki düzeyi görülmektedir. 76

99 Tablo-5 : Asker Sisteminin Alt Sistemleri ve Askerin Yetenek Alanlarının İlişkilendirilme Matrisi ASKER SİST. ASKERİN YETENEK ALANLARI ALT Beka Hareket Harekâtı Öldürücülük K2BMİ SİSTEMLERİ Kabiliyeti Kabiliyeti Sürdürebilme Güç ve Enerji X X X X X Öldürücü ve Öld. Olmayan Silahlar XX XXX XX XX XX K2BMİ XX XX XX XXX XX Algılama X X XX XXX XX Donatım ve Kişisel XXX XX XXX XX XXX Korunma İnsan X X X X X X : Destekleyici Unsur XX : Dolaylı Etkili Unsur XXX : Doğrudan Etkili Unsur Görüldüğü üzere, her alt sistem aslında tüm yetenek alanlarını belirli bir ölçüde etkilemektedir. Herhangi bir alt sistem veya yetenek alanına verilen önem, bir diğerine verilmediği takdirde, sistemi bütünü açısından beklenmeyen olumsuz etkilere sebep olabilecektir. Ancak böyle bir yaklaşımla bütüncül bir denge ve uyum sağlanabilir. Bir alt sisteme veya herhangi bir yetenek alanının geliştirilmesi maksadıyla atılan her adım aslında birbirine bağlı bir zincirin halkaları gibi olan diğer alt sistem ve/veya yetenek alanlarını yukarıda belirtilen ölçülerde etkilemektedir. Çalışmanın bundan sonraki bölümünde yukarıda kırılımı yapılan Asker Sistemini oluşturan alt sistemler ve bu alt sistemleri bugün ve gelecekte şekillendirecek gereksinimler ve teknoloji alanları belirlenmiştir. 2. ASKER SİSTEMİ ALT SİSTEMLERİ VE GELECEĞE DÖNÜK TEKNOLOJİK EĞİLİMLER a. Güç ve Enerji Güç ve Enerji Alt Sistemi, askerin harekât ortamında sahip olduğu güce ihtiyaç duyan cihazlarını faal halde bulundurmak amacıyla kullanılan 77

100 bileşenleri içermektedir. Bu bileşenler gücün üretimi, kullanımı, dağıtımı, depolanması ve yönetimi fonksiyonlarını sağlamaktadırlar. Bu alt sistem kapsamında arzu edilen temel amaç ise, askerin sahip olduğu tüm cihazların merkezi bir güç ünitesi tarafından beslenmesidir. Böylece hem güç daha kontrollü olarak kullanılabilecek, hem lojistik açıdan standartlaştırılmış güç kaynaklarının ikame ve idamesi kolaylaşacaktır. Bunun yanında askerin her bir cihaz için bir veya birden fazla batarya taşıması önlenmiş olacaktır. Askerin sarf ettiği güç aynı zamanda merkezi olarak denetlenerek gerekli geri beslemeleri alması sistem kontrol ünitesi tarafından sağlanabilecektir. Bunun yanında özellikle askerin harekât ortamında ihtiyaç duyduğu enerjiyi kısmi olarak veya tamamen üretebilmesi sayesinde askerin güce olan bağımlılığın azaltılması ise bir diğer önemli kuvvet çarpanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Asker Sistemi karmaşık bir hal alıp, kullanılan elektronik cihaz miktarı ve çeşitliliği arttıkça doğal olarak her geçen gün enerji ihtiyacı da artmaktadır. Bu durumda askerin, merkezi olmayan bir güç sistemi kullanmaması, üzerinde bulunan her cihaza ayrıca bir batarya taşıması, yedeklemesi ve ayrı olarak kontrol etmesini gerektirmektedir. Ancak bu durum hem sistemin kullanımını zorlaştırmakta, hem de askerin taşıyacağı yükü arttırmaktadır. Ayrıca bir diğer önemli nokta da oluşturulan sistemin mevcut güce muhtaç bileşenleri beslemesi için kullanılacak altyapının oluşturulması hususudur. Askerin her geçen gün artan güç ihtiyacının yanında, diğer yetenek alanlarında da (beka, harekâtı sürdürebilme, hareket kabiliyeti, öldürücülük) hafif ve basit çözümlere ihtiyaç duyulması konunun önemini arttırmaktadır. Bu nedenle mümkün olan azami gücün, asgari ağırlıkla karşılanması asker modernizasyonu bağlamında hem asker sistemi projesi yürüten ülkelerin, hem de asker modernizasyonu alanında münferit projeler yürüten ülkelerin bağlı kalması gereken bir prensip olmaktadır. Örneğin ABD Kara Kuvvetleri tarafından geliştirilen Land Warrior asker sisteminin 72 saatlik güç ihtiyacına yönelik araştırmalar sonucunda 78

101 askerin güç ihtiyacı toplamda 20 W civarında hesaplanmaktadır (ABD Silahlı Kuvvetleri [web], 2014). Bunun yanında bir diğer araştırmada ise sonuç 25 W a kadar çıkmaktadır. Yapılan detaylı incelemede ise toplamda ağırlıkları 6,5-7,4 kg. arasında değişen 7 farklı tipte ve boyutta günlük arasında değişen batarya taşındığı belirlenmiştir (Novoa, 2009: 72). Görüldüğü üzere güç ve enerji konusu askerin giderek dijitalleştiği bir ortamda hafife alınacak bir konu değildir. İşte bu nedenle önde gelen ülkeler tarafından hem ticari hem de askeri kullanıma dönük yapılan çalışmalar sayesinde bir yandan güç ihtiyacı azalan verimli ürünler askerlerin kullanıma sunulurken bir yandan da gücün depolanması açısından yeni yöntem ve teknolojiler araştırılmaktadır. Ayrıca sahip olunan gücün dağıtımı ve merkezi kontrolü kapsamında oluşturulan donanım ve yazılım çözümleri askerin etkinliğini arttıran diğer gelişim alanlarıdır. Güç ve enerji konusu kendi içerisinde gelişen teknolojiler açısından incelenmek üzere gücün kullanımı ve depolanması, üretimi, dağıtımı ve yönetimi başlıkları altında incelenecektir. (1) Gücün Kullanımı ve Depolanması Teknolojileri Teknolojik gelişmelerin günlük hayatımızda oynadığı rol ve bunun bir sonucu olarak enerjiye duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. İş yapabilme yeteneği olarak da tanımlayabileceğimiz enerjinin elde edilebilmesi için çeşitli alternatifler mevcuttur. Günümüzde mobil ihtiyacın ve kullanıcı gereksinimlerinin yarattığı baskı ile batarya teknolojilerinde hızlı bir ilerleme yaşanmıştır. Kullanıcılar, daha fazla enerjiye daha küçük hacimlerde ve daha hafif ağırlıkta sahip olmak istemektedirler. Güç ve enerji konusunun askeri açıdan ele alınması ile karşılaşılan tablo sivil kullanıcıların gereksinimlerinde temel anlamada farklı değildir. Daha hafif, daha uzun süreli ve daha küçük bataryalar askerin yetenek alanları açısından etkin ve verimli olarak görevini ifa etmesini destekleyen bir unsur olmaktadır. Ancak bunlara ilave olarak, askerin 79

102 muharebe edeceği arazi, iklim ve hava şartlarına uygunluk kriterleri de batarya teknolojileri açısından vazgeçilmez bir özelliktir. 20 Günümüzde asker sistemleri ve askerlerin kullandığı cihazlar incelendiğinde, güç ihtiyacının sağlanmasında en yaygın çözüm bataryalardır. Askerin kullanımına yönelik kendine yer bulan birçok batarya çeşidi mevcuttur. Aşağıdaki şekillerde NATO Bilim ve Teknoloji Organizasyonu (2013) tarafından hazırlanan ve güç teknolojilerinin gelecek 10 yıl içerisinde sahip olabileceği muhtemel teknolojik olgunluk düzeyini öngören çalışmasına ait grafikler şarj edilemez ve şarj edilebilir batarya teknolojileri bazında görülebilmektedir. 21 Tablo-6 da ise ilgili tablolarda kullanılan renk kodlarının teknoloji olgunluk düzeyleri açısından anlamları görülmektedir. Şarj edilemeyen pil teknolojileri incelendiğinde, geleceğe dönük olarak (2023 yılına kadar) Lityum Manganez ve Çinko Hava teknolojisini kullanan pil teknolojilerinin olgunluk düzeylerinin, dolayısı ile kullanımlarının artacağı değerlendirilmektedir. Bunun yanında Lityum Karbon Monoflorid ve Lityumhava teknolojileri ise daha hızlı bir ivme ile bu süreçte gelişerek pazarda tercih edilebilecek teknolojiler olarak değerlendirilmektedir. Tablo-6 : Batarya Teknolojileri Tabloları Renk Kodları Teknoloji Olgunluk Düzeyi 1 Teknoloji Olgunluk Düzeyi 3-4 Teknoloji Olgunluk Düzeyi 5-6 Teknoloji Olgunluk Düzeyi 7 Teknoloji Olgunluk Düzeyi Bu noktada Ticari Kullanıma hazır (Commercial off the Shelf-COTS) çözümlerin, askeri kullanım açısından kullanılabilirliği sorunu doğmaktadır. 21 Yeşil renk ilgili teknolojinin olgunluk düzeyinin en üst noktaya ulaştığını gösterirken, kırmız renk ise ilgili teknolojinin olgunluk düzeyi açısından başlangıç (3 üncü düzeyden küçük) aşamasında olduğunu göstermektedir. 80

103 Tablo-7 : Şarj Edilemeyen Pil Teknolojileri 10 Yıllık Teknoloji Olgunluk Öngörüsü (NATO BT Organizasyonu, 2013: 55) Pil Teknolojisi/Yıl Alkalin Lityum Demir Sülfid Lityum Sülfür Dioksit Lityum Manganez Lityum Sülfür Klorid Lityum Tionli Klorid Çinko-Hava Lityum Karbon Monoflorid Lityum-Hava Şarj edilebilir pil teknolojilerinde ise NATO Bilim ve Teknoloji Kurulu, Lityum İyon ve Lityum İyon Polimer pil teknolojilerinin 2023 yılına kadar olan süreçte, teknolojik olgunluk düzeyi olarak gelişeceğini öngörmektedirler. Uzmanların dikkat çektiği diğer bir teknoloji alanı ise Nikel-Çinko pil teknolojisidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken ve günümüzde özellikle küçük cihazlara dönük uygulamalarda en yaygın olarak kullanılan batarya çeşidi Lityum-İyon (Li-ion) bataryalardır. Li-ion batarya çeşitleri diğerlerine göre daha hafif olmaları, daha yoğun enerji 22 depolamaları, şarj etmek için tamamen boşalmasının beklenmesine gerek olmaması, daha küçük boyutlarda üretilebilmeleri gibi nedenlerle yaygın olarak kullanılmaktadırlar. En büyük dezavantajları ise kullanım ömürlerinin üretim tarihi ile başlıyor olmasıdır. Bataryalar kullanılmasalar bile bekledikleri süre boyunca verimlilik açısından kayıplara uğramaktadırlar. Kullanım açısından pazarda yaygın olan bu teknolojinin, olgunluk seviyesi ise henüz tamamlanmış sayılmamaktadır. Bu nedenle hem sivil hem de askeri kullanım açısından gelecekte batarya teknolojileri alanında yatırım ve üretim açısından yatırım yapılabilecek bir teknoloji olarak değerlendirilmektedir. 22 Kaynağın birim hacimde depolayabileceği enerjinin yoğunluğudur. 81

104 Tablo.-8 : Şarj Edilebilir Pil Teknolojileri 10 Yıllık Teknoloji Olgunluk Öngörüsü (NATO BT Organizasyonu, 2013: 58) Pil Teknolojisi/Yıl Nikel Kadmiyum Gümüş-Çinko Kurşun Asit Nikel Metal Hidrid Lityum İyon (Polimer) Nikel Çinko Lityum Metal Teknolojik açıdan gelişim gösterme potansiyeli olan pil teknolojileri incelendiğinde, aslında şarj edilemeyen pil teknolojilerinin asker sistemlerinde kendilerine yer edinmeleri zor görünmektedir. Bu nedenler şarj edilebilir pil teknolojileri daha da önem kazanmaktadır. Bu alanda da verimlilik ve boyut açısında önemli gelişmeler gösteren Lityum-İyon pil teknolojisi oldukça dikkate değer bir teknolojidir. Pil ve batarya teknolojileri ile ilgili yaşanan gelişmeler ve öne çıkan teknolojiler olmakla beraber gerek lojistik ve bütünleme, gerekse ömrü dolan bataryaların güvenli olarak imhasının yarattığı sorunlar, yeni enerji kaynaklarına olan ilgiyi arttırmıştır. Bu gibi gereksinimlerl Yakıt Hücreleri 23 ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır. Yakıt hücreleri temel olarak, kimyasal tepkimeyi gerektiren hammaddenin dışarıdan sisteme dâhil edilmesi mantığı ile bilinen pillerden ayrılmaktadır. Genel olarak yakıt hücresi teknolojileri kullandıkları yakıt ve yakıtın elektrik enerjisine dönüştürülmesi aşamasındaki farklılıklara istinaden birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Başlıca yakıt hücresi teknolojileri ve 2018 yılına kadar ulaşacağı tahmin edilen teknoloji olgunluk düzeyleri aşağıdaki tabloda sunulmuştur. 23 Yakıt pili olarak da tanımlanmaktadır. 82

105 Tablo-9 : Yakıt Hücreleri Türleri ve Teknoloji Olgunluk Düzeyleri (NATO BT Organizasyonu, 2013: 76) Polimer Elektrolit Membranlı (PEM) Kimyasal Hidridler Yakıt Hücresi Türü Yakıt Güç Sodyum Borohidrid vb. 1W-1kW Doğrudan Metanol PEM Metanol 1W-500W Yıl İşlenmiş Metanol PEM Metanol ve Su 1W-500W PEM (Polimer Elektrolit Membran) Hidrojen 100W-1kW Küçük Katı Oksit Propan,Bütan, Metan 1W-500W Katı Oksit Doğal Gaz, Kömür, Hidrojen, BiyoGaz, Propan, Bütan, Metan 500W-1kW İşlenmiş Katı Oksit JP-8,JP-5,Dizel 250W-1kW Yüksek Isılı MEA PEM Hidrojen, JP-8,JP-5, Dizel 100W-1kW Giyilebilir ve taşınabilir teknolojiler açısından gelişme gösteren ve ürün bazında da sonuçlar veren ve kullanıma sunulmuş çıktıları olan yakıt hücreleri teknolojileri incelendiğinde, Teknoloji Olgunluk Seviyesi 6-7 bandında değerlendirilen Doğrudan Metanol, İşlenmiş Metanol ve Katı Oksit teknolojilerinin gelecekte ön plana çıkacağı değerlendirilmektedir. Aşağıdaki şekilde hali hazırda Ticari Kullanıma Hazır ürünlerden bazıları ve teknik özellikleri görülmektedir. Marka-İsim Ardica 20 W WFC 20 SAMSUNG Jenny 600s Ultracell XX25 Ultracell XX55 Yakıt Hücre Türü Kimyasal Hidrid Doğrudan Metanol Doğrudan Metanol İşlenmiş Metanol İşlenmiş Metanol Ölçülen Güç (W) Çıkış Voltajı (V) 11-16,8 16, Boyutları (cm) 7,4X9X2,5 18,36X7,44X25,23 12X23X4,3 27,2X20,8X8,1 Sistem Kuru Ağırlığı (kg.) 0,7 1,87 1,6 1,14 1,6 Başlatma Süresi (dk.) Dahili batarya ile anlık Dahili Batarya İle Anlık Enerji Kapasitesi (Whr) Kartuş Ağırlığı( kg.) 0,072 0,262 0,41 0,62 0,62 Şekil-21 : Pazarda Mevcut Yakıt Hücrelerinden Örnekler ve Teknik Özellikleri (NATO BT Organizasyonu, 2013: 78) Yakıt Hücrelerinin hem genel anlamda hem de birbirleri ile kıyaslandıklarında bazı avantaj ve dezavantajlarından söz etmek 83

Squad X Programı ve Geleceğin İndirilmiş Piyade Mangası

Squad X Programı ve Geleceğin İndirilmiş Piyade Mangası Squad X Programı ve Geleceğin İndirilmiş Piyade Mangası 16/03/2016 DARPA Modern askeri çatışmalar giderek artan oranda, düşman saldırılarının aynı anda birçok yönden geldiği karmaşık ve belirsiz muharebe

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ULUSAL SİSTEMLERİ NİN, SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASINA VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINA

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ

KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VİZYON 2035 KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ Vizyon-2035 Dokümanı, Hv.K.K.lığının geleceğe yönelik hedeflerini belirlemek amacıyla; Dünya ve Türkiye de güvenlik anlayışındaki

Detaylı

Yeni Çağın Ayırt Edici Yeteneği Kıtaların Buluştuğu Merkezde Yeniden Şekilleniyor.

Yeni Çağın Ayırt Edici Yeteneği Kıtaların Buluştuğu Merkezde Yeniden Şekilleniyor. Yeni Çağın Ayırt Edici Yeteneği Kıtaların Buluştuğu Merkezde Yeniden Şekilleniyor. Günümüz Hava ve Uzay Gücü İnsansız Uçak Sistemlerinin (İUS) Geleceğin Hava Harekâtındaki Rolü Teknolojideki Gelişmelerin

Detaylı

Hava ve Uzay Gücünün Artan Değeri

Hava ve Uzay Gücünün Artan Değeri İSTANBUL 15 Hava ve Uzay Gücünün Artan Değeri ULUSLARARASI HAVA VE UZAY GÜCÜ KONFERANSI Son Dönemdeki Kriz ve Çatışmalarda Hava ve Uzay Gücü Modern Hava ve Uzay Gücü İçin Komuta Kontrol (K2), İstihbarat,

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

AKINCI PALETLİ ZIRHLI MUHAREBE ARACI

AKINCI PALETLİ ZIRHLI MUHAREBE ARACI AKINCI 12 PALETLİ ZIRHLI MUHAREBE ARACI GÖREVE ÖZGÜ ÖZELLIKLER Çok maksatlı görev yeteneği Mekanize / Zırhlı piyade Keşif Düşük ve yüksek yoğunluklu muharebeler Piyade müstakil operasyonları Özel operasyonlar

Detaylı

İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ

İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ Dr. Salih DURSUN İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ KAVRAM MODELLER UYGULAMA Beta Yay n No : 2668 İşletme - Ekonomi : 558 1. Baskı Mart 2012 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-692 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye

Detaylı

Eğitimin, Hava Kuvvetlerinin Geleceğindeki Artan Önemi

Eğitimin, Hava Kuvvetlerinin Geleceğindeki Artan Önemi Eğitimin, Hava Kuvvetlerinin Geleceğindeki Artan Önemi H AVA H AR P O K U L U K O M U TAN L I Ğ I 12 Mayıs 2015 Yeşilyurt/İSTANBUL www.kartallarhaftasi.hho.edu.tr E-posta: icce2015@hho.edu.tr Telefon:+90

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI Birinci Bölüm Çevre Hukukunun Temelleri I. Genel Olarak...1

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I)

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) Günümüzde bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızına erişilemez gelişme ve ilerlemelerin sonucunda özellikle

Detaylı

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii SUNU Zaman, sınır ve mesafe kavramlarının ortadan kalktığı, bir hızlı değişim ve akışın olduğu, metaforların sürekli değiştiği, farklılık ve rekabetin önemli olduğu yeni bir bin yılın içerisindeyiz. Eğitim

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

Savunma ve Otomotiv Sanayi Perspektifinden Çift Kullanımlı (Dual Use) Teknolojiler Çalıştayı

Savunma ve Otomotiv Sanayi Perspektifinden Çift Kullanımlı (Dual Use) Teknolojiler Çalıştayı Savunma ve Otomotiv Sanayi Perspektifinden Çift Kullanımlı (Dual Use) Teknolojiler Çalıştayı Turgay MALERİ Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı 20.12.2012 Atılım Üniversitesi Ar Ge ve İnovasyon Nedir? Ar-Ge

Detaylı

5. ULUSLARARASI %100 YENİLENEBİLİR ENERJİ KONFERANSI SPONSORLUK DOSYASI

5. ULUSLARARASI %100 YENİLENEBİLİR ENERJİ KONFERANSI SPONSORLUK DOSYASI 2 8-3 0 M A Y I S 2 0 1 5 SPONSORLUK DOSYASI IRENEC 2015, 5.ULUSLARARASI Endüstriyel, yaşamsal ve sosyal, yeryüzündeki neredeyse tüm insan faaliyetlerinin, fosil ve nükleer yakıt kaynaklı enerjilere bağımlı

Detaylı

TÜRKİYE CERN FIRSATINI KAÇIRDI

TÜRKİYE CERN FIRSATINI KAÇIRDI DEĞERLENDİRMENOTU Aralık2012 N201288 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Bilgi ASLANKURT 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri H. Ekrem CUNEDİOĞLU 2 Araştırmacı, Finans Enstitüsü TÜRKİYE CERN

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

BASIN BİLDİRİSİ. RS : GMD.PG-0100-1910-15/462-1721 16 Nisan 2015 KONU : Roketsan Basın Bildirisi ATIŞ VE TEST DEĞERLENDİRME MERKEZİ AÇILDI

BASIN BİLDİRİSİ. RS : GMD.PG-0100-1910-15/462-1721 16 Nisan 2015 KONU : Roketsan Basın Bildirisi ATIŞ VE TEST DEĞERLENDİRME MERKEZİ AÇILDI BASIN BİLDİRİSİ RS : GMD.PG-0100-1910-15/462-1721 16 Nisan 2015 KONU : Roketsan Basın Bildirisi ATIŞ VE TEST DEĞERLENDİRME MERKEZİ AÇILDI Roketsan tarafından Karapınar Konya da kurulan MSB Atış Test ve

Detaylı

Doç. Dr. YÜCEL OĞURLU İDARE HUKUKUNDA E-DEVLET DÖNÜŞÜMÜ VE DİJİTALLEŞEN KAMU HİZMETİ

Doç. Dr. YÜCEL OĞURLU İDARE HUKUKUNDA E-DEVLET DÖNÜŞÜMÜ VE DİJİTALLEŞEN KAMU HİZMETİ Doç. Dr. YÜCEL OĞURLU İDARE HUKUKUNDA E-DEVLET DÖNÜŞÜMÜ VE DİJİTALLEŞEN KAMU HİZMETİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci Bölüm KAVRAM OLARAK E-DEVLET VE DİĞER

Detaylı

Bilgi Teknolojileri Ürün Güvenliği İçin Ortak Kriterler Sertifikasyonu ve Türkiye

Bilgi Teknolojileri Ürün Güvenliği İçin Ortak Kriterler Sertifikasyonu ve Türkiye Bilgi Teknolojileri Ürün Güvenliği İçin Ortak Kriterler Sertifikasyonu ve Türkiye Mariye Umay AKKAYA-TSE ORTAK KRİTERLER nedir? ORTAK KRİTERLER; BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ ÜRÜNLERİ İÇİN GELİŞTİRİLMİŞ GÜVENLİK

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

KAYNAK MAKİNELERİ SEKTÖRÜ NOTU

KAYNAK MAKİNELERİ SEKTÖRÜ NOTU KAYNAK MAKİNELERİ SEKTÖRÜ NOTU İki metal parçayı ısıl yolla birleştirme işleminde kullanılan kaynak makine ve malzemeleri, üretim sanayinde önemli bir paya sahiptir. Geliştirilen her teknolojik malzemenin

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ Konusu İstanbul da Yazılım, Bilgisayar ve Video Oyunları Sektörü Durum Analizi ve Sektörün Geleceği Gerekçesi 2014-2023 İstanbul Bölge Planı nın ekonomik gelişme ekseni küresel

Detaylı

ANA METAL VE METAL ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

ANA METAL VE METAL ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ ANA MEAL VE MEAL ÜRÜNLERİ SEKÖRÜ.C. GÜMRÜK VE İCARE BAKANLIĞI RİSK YÖNEİMİ VE KONROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 GİRİŞ 24 Ana metal sanayii Bu bölüm elektro

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

MerSis. Bilgi Teknolojileri Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri

MerSis. Bilgi Teknolojileri Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri MerSis Bilgi Teknolojileri Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri Bilgi Teknolojileri risklerinize karşı aldığınız önlemler yeterli mi? Bilgi Teknolojileri Yönetimi danışmanlık hizmetlerimiz, Kuruluşunuzun Bilgi

Detaylı

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI İÇİNDEKİLER ESERİ TAKDİM...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR LİSTESİ...

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

International Cartographic Association-ICA

International Cartographic Association-ICA International Cartographic Association-ICA 1.AMAÇ: Uluslararası Kartografya Birliği (International Cartographic Association-ICA), 1959 yılında kurulmuştur. Hükümetler dışı bir kuruluş olan ICA nın ana

Detaylı

ELEKTRONİK SEKTÖRÜ RAPORU (2013/1)

ELEKTRONİK SEKTÖRÜ RAPORU (2013/1) T.C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI ELEKTRONİK SEKTÖRÜ RAPORU (2013/1) Sektörel Raporlar ve Analizler Serisi 1 İÇİNDEKİLER Şekiller Listesi... 3 Kısaltmalar Listesi... 3 YÖNETİCİ ÖZETİ... 4 1.SEKTÖRÜN

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

ULUSLARARASI SEMPOZYUM HAVA HARP TARİHİ. Tarihinde Derinleş, Geleceğini Aydınlat ULUSLARARASI HAVA HARP TARİHİ SEMPOZYUMU HAVA HARP AKADEMİSİ

ULUSLARARASI SEMPOZYUM HAVA HARP TARİHİ. Tarihinde Derinleş, Geleceğini Aydınlat ULUSLARARASI HAVA HARP TARİHİ SEMPOZYUMU HAVA HARP AKADEMİSİ ULUSLARARASI SEMPOZYUM 2014 HAVA HARP TARİHİ Tarihinde Derinleş, Geleceğini Aydınlat ULUSLARARASI HAVA HARP TARİHİ SEMPOZYUMU Hava Gücü Teorileri ve Uygulamaları 20 nci Yüzyıl Savaşlarında Hava ve Uzay

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

TEBLİĞ. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından: SİBER OLAYLARA MÜDAHALE EKİPLERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE

TEBLİĞ. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından: SİBER OLAYLARA MÜDAHALE EKİPLERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE 11 Kasım 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28818 TEBLİĞ Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından: SİBER OLAYLARA MÜDAHALE EKİPLERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMALARINA DAİR USUL VE ESASLAR HAKKINDA

Detaylı

Sayı: 2000/01 FAALİYET TEKNİK RAPORU

Sayı: 2000/01 FAALİYET TEKNİK RAPORU Sayı: 2000/01 FAALİYET TEKNİK RAPORU 2000 Sayfa No: İÇERİK Kapak 2 İçerik 3 1. AKEV Hakkında 4 2. Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu 5 3. Özet 6 4. Faaliyetler ve Çıktılar 8 5. Genel Başarı Göstergeleri

Detaylı

ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011

ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011 ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011 HAZIRLAYAN: MURAT KOÇAK Müfettiş KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Teftiş Kurulu

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 Birinci Ayrım: MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ... 3 I. Milletlerarası Örgütlerin Doğuş Nedenleri... 3 II. Uluslararası İlişkiler ve Milletlerarası Örgütler... 5 III. Milletlerarası

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

SANAYİ KATILIMI OFFSET UYGULAMALARI. Göknur PİLLİ. Şube Müdürü Offset ve Yerli Katkı Şube Müdürlüğü

SANAYİ KATILIMI OFFSET UYGULAMALARI. Göknur PİLLİ. Şube Müdürü Offset ve Yerli Katkı Şube Müdürlüğü SANAYİ KATILIMI OFFSET UYGULAMALARI Göknur PİLLİ Şube Müdürü Offset ve Yerli Katkı Şube Müdürlüğü Sunum Planı Sanayi Katılımı/Offset Tanımı Sanayi Katılımı/Offset Amaçları Sanayi Katılımı / Offset Yönergesi

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ Sayfa No: 1/7 A. AMAÇ Bu politika, nin deprem, yangın, fırtına, sel gibi doğal afetler ile sabotaj, donanım veya yazılım hatası, elektrik ve telekomünikasyon kesintileri gibi önceden tahmin edilebilen

Detaylı

PRESS KIT. 1 inci Türkiye Buluşması. Geleceğimizi şekillendiren yeni nesil öncüler. supported by: organised by:

PRESS KIT. 1 inci Türkiye Buluşması. Geleceğimizi şekillendiren yeni nesil öncüler. supported by: organised by: PRESS KIT 1 inci Türkiye Buluşması Geleceğimizi şekillendiren yeni nesil öncüler supported by: organised by: INDEKS Innovators Under 35 Küresel Yenilikçiler Topluluğu Eleme Süreci Innovators Under 35 Etki

Detaylı

ÖNSÖZ Burçak ŞENTÜRK

ÖNSÖZ Burçak ŞENTÜRK ÖNSÖZ İnsanoğlunun yaradılışından bu güne; tüm dünya için değişmeyen tek gerçek değişim olmuştur. İnsanların ihtiyaçları, algıları, beklentileri, yargıları, hayata bakış açıları ve bunların da ötesinde

Detaylı

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS İŞLETME İ ANABİLİM DALI, BİLİM DALI DERS HAVUZU DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS 345000000000506 Çokuluslu Şirket Stratejileri Dersin amacı, katılımcılarla çokuluslu şirketlerin küresel

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Proje Hazırlama Prof. Dr. Hasan Efeoğlu Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Hayat Sürecinde Kısa Orta ve Uzun Vadede planlanan bir yatırım-araştırma-geliştirme organizasyonları veya endüstriyel veya

Detaylı

İçindekiler. Sayfa. vii

İçindekiler. Sayfa. vii İçindekiler Sayfa Bölüm 1. Genel Bakış. 1 Temel Kavramlar.. 1 Eğitim... 3 Öğrenme.. 5 Öğretim. 6 Yetiştirme. 7 Öğretim Tasarımı Süreci... 8 Öğretim Tasarımını Tanımlama Çabaları.. 12 Öğretim Tasarımının

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ Elif ERDOĞAN Yüksek Lisans Tezi Çorum 2013 DÜNYA DA VE TÜRKİYE

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

7. Küresel Sahtecilik ve Korsanla Mücadele Kongresi (İstanbul, Türkiye)

7. Küresel Sahtecilik ve Korsanla Mücadele Kongresi (İstanbul, Türkiye) 7. Küresel Sahtecilik ve Korsanla Mücadele Kongresi (İstanbul, Türkiye) DEĞİŞEN ZORLUKLAR YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER Sahtecilik ve Korsanla Mücadele Küresel Kongresi, 24 ila 26 Nisan 2013 tarihleri arasında İstanbul

Detaylı

AR-GE VİZYON SAVUNMA SANAYİİNDE GELİŞMELER (2002-2012)

AR-GE VİZYON SAVUNMA SANAYİİNDE GELİŞMELER (2002-2012) Mayıs 2013 Sayı 3 SAVUNMA GEViZYON AK PARTi Ar-Ge Başkanlığı AR-GE VİZYON AK PARTi Ar-Ge Başkanlığı SAVUNMA İNDE GELİŞMELER (2002-2012) SAVUNMA İNDE GELİŞMELER (2002-2012) Milli sanayimizle güçlenen milli

Detaylı

M113 MODERNIZASYONU VE ÖMÜR UZATMA ÇÖZÜMLERI

M113 MODERNIZASYONU VE ÖMÜR UZATMA ÇÖZÜMLERI M113 62 MODERNIZASYONU VE ÖMÜR UZATMA ÇÖZÜMLERI MEVCUT M113 FILOSU NEDEN MODERNIZE EDILMELI? M113 araç ailesinin, pek çok orduda uzun yıllar kullanımda kalacak olması Hizmet ömrünü uzatmak, performansını

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

NETAŞ. Nesnelerin İnterneti ve Makineden Makineye Kavramları için Kilit Öncül - IPv6. 12-13 Ocak 2011. Zafer Halim Yiğitbaşı

NETAŞ. Nesnelerin İnterneti ve Makineden Makineye Kavramları için Kilit Öncül - IPv6. 12-13 Ocak 2011. Zafer Halim Yiğitbaşı Ulusal IPv6 Protokol Alt Yapısı Tasarımı ve Geçiş Projesi 12-13 Ocak 2011 Nesnelerin İnterneti ve Makineden Makineye Kavramları için Kilit Öncül - IPv6 Zafer Halim Yiğitbaşı İçerik Giriş Yakın Gelecek

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

Proje Yönetimi. 2010 2011 Bahar Yarıyılı. Yrd. Doç. Dr. Ömer GİRAN

Proje Yönetimi. 2010 2011 Bahar Yarıyılı. Yrd. Doç. Dr. Ömer GİRAN Proje Yönetimi 2010 2011 Bahar Yarıyılı Yrd. Doç. Dr. Ömer GİRAN KISIM I PROJE YÖNETİMİ ÇERÇEVESİ 1. Bölüm Giriş Proje Yönetimi Bilgi Birikimi PMBOK Kılavuzu Kılavuzu Proje Yönetimi Bilgi Birikimi Kılavuzu,

Detaylı

FİNLANDİYA ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU

FİNLANDİYA ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU FİNLANDİYA ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU 15-22 EKİM 2012 İÇİNDEKİLER 1. ÇALIŞMA ZİYARETİ KAPSAMI... 1 2. GENÇ İŞGÜCÜNÜN SORUNLARI PROJESİ... 1 2.1. Proje Amaçları ve Özeti... 1 2.2. Proje Kapsamında Planlanan

Detaylı

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Bu sunum Greener and Smarter, ICTs, the Environment and Climate Change başlıklı Eylül 2010 tarihli OECD raporundan uyarlanmıştır.

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

ALICIA Projesi ve SDT A.Ş. nin Katılımı

ALICIA Projesi ve SDT A.Ş. nin Katılımı ALICIA Projesi ve SDT A.Ş. nin Katılımı 3 Mart 2010 TÜBĐTAK Havacılık Bilgi Günü Gündem SDT A.Ş. Şirket Profili Đlgi Alanları ve Kabiliyetler Proje ve Ürünler ALICIA Projesi Genel Bilgiler Konsorsiyum

Detaylı

MİLLİ GURURU. Türkiye nin. YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK

MİLLİ GURURU. Türkiye nin. YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK Türkiye nin MİLLİ YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK 2015 yılında 5 milyar ciroya ulaşan savunma sanayisi sektörü, 1.7 milyar lık ihracata imza atıyor. Türk savunma sanayisinin her

Detaylı

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK 3357 SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 19/12/1996, No: 96/9012 Dayandığı Kanunun Tarihi : 28/2/1995, No:

Detaylı

Doç.Dr. Mehmet MARANGOZ İNTERNETTE PAZARLAMA. Beta

Doç.Dr. Mehmet MARANGOZ İNTERNETTE PAZARLAMA. Beta Doç.Dr. Mehmet MARANGOZ İNTERNETTE PAZARLAMA İstanbul - 2014 Beta I Yayın No : 3055 İşletme-Ekonomi Dizisi : 639 1. Baskı - Ocak 2014 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-082 - 0 Copyright Bu kitab n bu bas s

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU

İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU 9-15 KASIM 2012 İÇİNDEKİLER 1. ÇALIŞMA ZİYARETİ KAPSAMI... 1 2. GENÇ İŞGÜCÜNÜN SORUNLARI PROJESİ... 1 2.1. Proje Amaçları ve Özeti... 1 2.2. Proje Kapsamında Planlanan Faaliyetler...

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

01.07.2015. ASELSAN Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı nın bir kuruluşudur.

01.07.2015. ASELSAN Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı nın bir kuruluşudur. 01.07.2015 ASELSAN Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı nın bir kuruluşudur. Temmuz 2015 Ortaklarımız ASELSAN ELEKTRONİK SANAYİ A.Ş. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı %84.58 %15.42 2 Organizasyon

Detaylı

Değerlendirme Araçları Projesi

Değerlendirme Araçları Projesi Hastanelerde Kalite Geliştirme için Performans Değerlendirme Araçları Projesi (PATH) ve Türkiye nin Katılımı Günnur ERTONG Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresi 20 Mart 2009 PATH NEDİR? Hastanelerin emsalleriyle

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi Yrd.Doç.Dr. Altan Özkil Atılım Üniversitesi Sav. Tekno. Uyg. ve Arşt. Merkezi Müdürü Prof.Dr. Hasan AKAY Atılım Üniversitesi Rektör Yardımcısı ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

TARİH :06/08/2007 REVİZYON NO: 3. www.marelektrik.com KALİTE EL KİTABI : YÖNETİM TEMSİLCİSİ. Sayfa 1 / 6

TARİH :06/08/2007 REVİZYON NO: 3. www.marelektrik.com KALİTE EL KİTABI : YÖNETİM TEMSİLCİSİ. Sayfa 1 / 6 TARİH :06/08/2007 REVİZYON NO: 3 KALİTE EL KİTABI HAZIRLAYAN ONAYLAYAN : YÖNETİM TEMSİLCİSİ : YÖN. KURUL BŞK. Sayfa 1 / 6 TARİH :06/08/2007 REVİZYON NO:3 İÇİNDEKİLER : 1. TANITIM, 2. KALİTE POLİTİKASI

Detaylı

ÜÇ BOYUTLU KADASTRO VE EKONOMİK AÇIDAN ÖNEMİ

ÜÇ BOYUTLU KADASTRO VE EKONOMİK AÇIDAN ÖNEMİ ÜÇ BOYUTLU KADASTRO VE EKONOMİK AÇIDAN ÖNEMİ Yük. Müh. Celalettin BİLGİN 1 2 Turkey, 20-24 April 2015. 1 KADASTRO KAVRAMI VE GELİŞME SÜRECİ İnsanoğlu - toprak ilişkisini düzenleyen, kalkınmanın temeli

Detaylı

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 BİLGİ (Kurumsal

Detaylı

Dünyada Ana D l Öğret m

Dünyada Ana D l Öğret m Dünyada Ana D l Öğret m -Program İncelemeler - Editör Yazarlar Yrd. Doç. Dr. Bekir İNCE Elif AYDIN Nuran BAŞOĞLU Tuğba DEMİRTAŞ Üzeyir SÜĞÜMLÜ Zekeriyya KANTAŞ Zeynep AYDEMİR Editör: DÜNYADA ANA DİLİ ÖĞRETİMİ

Detaylı

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO VE TELLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO ve TELLER GTİP:8544 TÜRKİYE DE ÜRETIM VE DIŞ TİCARET Üretim Kablo ve teller

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM MODERN PAZARLAMA YAKLAŞIMI

BİRİNCİ BÖLÜM MODERN PAZARLAMA YAKLAŞIMI İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM MODERN PAZARLAMA YAKLAŞIMI ve PAZAR YÖNLÜLÜK Giriş... 1 1.1. Modern Pazarlama Yaklaşımı... 1 1.2. Pazar Yönlülük Kavramı... 3 1.3. Pazar Yönlülük Kavramının Bileşenleri... 6 1.4.

Detaylı

Scrum Çevik Süreçlerinin Ar-Ge Yazılım Projelerinde Kullanımı

Scrum Çevik Süreçlerinin Ar-Ge Yazılım Projelerinde Kullanımı Scrum Çevik Süreçlerinin Ar-Ge Yazılım Projelerinde Kullanımı Özkan SARI ozkan.sari@provus.com.tr Progress Ar-Ge Merkezi Provus Bilişim Teknolojileri İstanbul, Türkiye ÇEYA 13, 25 Eylül 2013 Sunum Planı

Detaylı

ADLİ KOLLUK VE BİLİŞİM

ADLİ KOLLUK VE BİLİŞİM Dr. Ali Rıza ÇAM ADLİ KOLLUK VE BİLİŞİM Savcılık İle Kolluk Arasındaki Adli İşlemlerde Bilişim Teknolojilerinin Kullanımının Ceza Soruşturma Sürecine Etkisinin Mukayeseli İncelenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...

Detaylı