BĠR ĠNANÇ MERKEZĠ OLARAK EĞĠL * M. Cengiz YILDIZ **

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BĠR ĠNANÇ MERKEZĠ OLARAK EĞĠL * M. Cengiz YILDIZ **"

Transkript

1 BĠR ĠNANÇ MERKEZĠ OLARAK EĞĠL * M. Cengiz YILDIZ ** Özet Eğil, Diyarbakır a bağlı bir ilçedir. Burası, birçok medeniyet ve dine beģiklik etmiģtir. Bundan dolayı, önemli bir inanç merkezi olma özelliği taģımaktadır. Ġlçe sınırları içinde birçok tarihi kalıntı mevcuttur. Diyarbakır daki tarihi eserler içinde, Eğil Kalesi nin önemli bir yeri olduğu bilinmektedir. Asur Kalesi olarak adlandırılan kale ve Asur hükümdarlarına ait mezarlar, önemli eserler arasında sayılabilir. Elyesa Peygamber ve Zülkifl Peygamber in mezarlarının da burada olduğu kabul edilmektedir. Eğil de yetiģen önemli Hıristiyan ilim ve sanat adamları Ģunlardır; Eğilli Rahip Musa, Eğilli /Efesli Yuhanna, Theodoto, Ġznik Konsili ne katılan Eğil Metropoliti Adey. Eğil, Hıristiyanlar arasında önemli bir yere sahiptir. Öyle ki, burası çoğu zaman episkoposluk merkezidir. Anahtar kelimeler: Eğil, Eğil Kalesi, Elyesa Peygamber, Zülkifl Peygamber, Eğilli Rahip Musa, Eğilli Yuhanna, Theodoto, Adey Abstract Eğil is a town in Diyarbakır. It is a cradle for many civilizations and religions. Hence, it bears being an important faith center. There are lots of historic works within town. It s known that Eğil Castle takes an important place among historic works in Diyarbakır. The castle called for Asur Castle and tombs belonging to Asur kings can be count within these important historic works. Tombs of Elyesa and Zülkifl Prophets are accepted being here. Monk Musa, Yuhanna, Theodoto and Archbishop Adey participated in Ġznik Council are important christian scientists and artists grown up in Eğil. Eğil has an important place for christians such that most of the time it s a central episcopacy. Key words: Eğil, Eğil Castle, Prophet Elyesa, Prophet Zülkifl, Monk Musa, Yuhanna, Theodoto, Adey. Ġnanç Merkezi Olarak Eğil Eğil, Diyarbakır a bağlı bir ilçedir. Diyarbakır il merkezinin kuzey batısında yer almaktadır. Dicle Nehri vadisinde kurulan ilçenin, Diyarbakır a uzaklığı 52 km dir yılı sayımına göre, ilçenin merkez nüfusu 4.730, köy ve mezraların toplam nüfusu , toplam ilçe nüfusu * Bu çalıģma, Eylül 2002 tarihleri arasında Mersin de, TÜKSEV-Kültür Bakanlığı iģbirliğinde düzenlenen, Uluslararası Türk Dünyası Ġnanç Merkezleri Kongresi ne bildiri olarak sunulmuģtur. ** Yrd.Doç.Dr.,

2 dir. Köy sayısı 24, mezra sayısı 27, mahalle sayısı 5 (Gündoğuran, YeniĢehir, Kale, Dere, Çarıkören), bucak sayısı ise 1 dir. Ġlçenin yüzölçümü 450 km 2 dir 1. Dağlık bir arazide kurulmuģ olan Eğil in kuzeyinde, Dicle ilçesi bulunmakta ve Dicle Nehri geçmektedir. Doğusunda Hani, batısında Ergani ve güneyinde ise Diyarbakır il merkezi bulunmaktadır 2. Maden ve Amini çayları, ilçe toprakları içinde birleģmekte ve Dicle Nehri ni oluģturmaktadırlar 3. Eğil, nahiye olarak 1860 yılında Palu ya, 1866 da Mamuretü-l Aziz (Elazığ) vilayetine bağlıdır tarihli salnamede, Diyarbakır ilinin idari teģkilatında, Eğil, Maden ilçesinin bucakları arasında yer almaktadır. Eğil, daha sonra Diyarbakır'ın merkez nahiyelerinden biri olmuģtur 4. Eğil, 4 Ocak 1936 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan, 3197 sayılı kanunla ilçe olmuģ, ancak, 1939 yılında ilçelik Dicle ye verilmiģ ve Dicle nin adı Eğil olmuģtur. 11 yıl süren bu uygulamadan sonra, 18 Aralık 1951 günlü Resmi Gazete de yayınlanan 5851 sayılı kanunla, Diyarbakır iline bağlı Eğil ilçesinin adı Dicle ve bu ilçeye bağlı Dicle bucağının adı da Eğil olarak değiģtirilmek suretiyle bu karıģık durum düzeltilmiģtir de Eğil bucağı, Dicle den ayrılarak Diyarbakır merkeze bağlanmıģtır. 4 Temmuz 1987 tarih ve 3392 sayılı kanun ile Eğil, Diyarbakır ın 12. ilçesi olmuģtur 5. Ġlçe ekonomisi tarım ve hayvancılık üzerine kuruludur. Tarımda, özellikle üzüm yetiģtiriciliği yaygın olup, üzüm ürünleri (pekmez, pestil, sucuk vb.) üretimi yaygındır. Ġlçeye bağlı 6 köyde, yerli ve yabancı Ģirketler tarafından petrol çıkarılmaktadır 6. Farklı zaman dilimlerinde, değiģik inançların yaģandığı Eğil, bulunduğu coğrafi konum itibariyle her zaman önemini korumuģtur. Eğil, semavi olan ve olmayan birçok dine ev sahipliği yapması yönüyle önem taģımaktadır. Bu çalıģmada, Eğil in özellikle semavi dinlere merkezlik yapmıģ olması yönü özerinde durulacaktır. Eğil i ele alan kaynaklar ve arģiv belgeleri çok yetersizdir. Bazı dönemler için hiçbir vesika bulunmamaktadır. ÇalıĢmada, klasik ve APA tekniğinin birlikte ele alındığı, yeni ve aynı zamanda pratik olan bir referans verme tekniği kullanılmıģtır. Diyarbakır ve çevresinde, Orta Paleolitik Çağ da (M.Ö ) açık hava yerleģmelerinin olduğu, 1946 yılında, bu bölgede yapılan kazılardan anlaģılmaktadır. Daha sonraki bazı dönemlerde, insanların daha çok mağaralarda kaldıkları ve birçok aletler kullandıkları tespit edilmiģtir. Ayrıca, bu çağlarda, toplayıcılık ve avcılığın geçimi sağlamada yegane yol olduğu bilinmektedir. Diyarbakır genelinde, doğal ve yapay mağaraların toplam sayısı 3579 olarak tespit 1 (www.diyarbakir.gov.tr; Dağ,1997,54; Doğan,1996,26; Öcal,1) 2 (Doğan,1996,4; 3 (Öcal, 2001,1) 4 (www.diyarbakirweb.com/egil.htm) 5 (Akkoç,1997,44; 6 (Öcal, 2001,1)

3 3 edilmiģtir. Diyarbakır ve çevresinde olduğu gibi, Eğil deki birçok mağaranın da, OrtataĢ Çağı ndan kalmıģ olduğu anlaģılmaktadır. Yalnız, bu konuda detaylı araģtırmaların yapılmamıģ olması, bu konularda kesin ifadeler kullanılmasını engellemektedir 7. Bu yönüyle Eğil, Yukarı Mezopotamya Bölgesi ndeki yerleģim birimleri içerisinde, önemli bir inanç merkezi olarak ele alınabilir. Beysanoğlu nun eserinde, Eğil i de içine alan kuzey bölgesinin adının Sophene olduğu ifade edilmektedir. Burası, Urartular tarafından ġupani veya ġupa olarak adlandırılmıģtır. Sophene bölgesi, Tunceli nin güneyinden baģlayarak, Eğil i de içine alacak Ģekilde, idari bir anlam taģıyacak biçimde kullanılmıģtır. Bu bölgenin daha önceki adı ise ĠĢĢuva dır. ÇüngüĢ, Ergani, Maden bölgesinin kuzeyi ve kuzeybatısı, Palu, Malatya civarına kadar olan bölgeye ise Alzi adı verilmiģtir. Hititler, bu bölgeyi AlĢe olarak adlandırmıģlardır. Burada, Arkanya ve Yanari isimli iki dağın mevcut olduğu ve iki yerleģim yerinin (Urhan, Damdamuza) bulunduğu bilinmektedir. Bu Ģehirlerden Urhan, Yanari Dağı nın tepesine kurulmuģtur. Urhan Ģehrinin adı, daha sonraları Arsinia, Arkania, Argana ve Argını olarak anılmıģtır. Bunun, Ergani olduğu, dağın da Zülkifl Dağı olduğu anlaģılmaktadır 8. Eğil, M.Ö yılları arasında Subarrular, Hurriler, Mitanniler in egemenliğinde kalmıģtır. M.Ö yılları arasında Asurlular ve Urartular egemenlik kurmuģlardır. Eğil Kalesi, bu dönemlerde yapılmıģtır. Kalenin batısında, Asur krallarından IV.Tiglatpileser e ya da III.Salmanassar a ait olduğu tahmin edilen stel ve kitabe bulunmaktadır 9. Eğil bölgesinin kaynaklarda, Ġngilen veya Ġngilene; Eğil Ģehir merkezinin ise; Angel, Angl, Ġggel, Aggel, Aggilene, Encil, Gel, Agel biçiminde geçtiği görülmektedir 10. Eğil in adı, Evliya Çelebi nin Seyahatname sinde Gel biçiminde geçmektedir. Gel isminin, günümüzde bu bölgede yaģayan insanlardan bazıları tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. ġeref Han ın, ġerefname adlı eserinde, Eğil le ilgili Ģöyle bir bilgi mevcuttur: Bu Eğil, eğik bir kemer üzerine kurulmuģ sağlam bir kaledir ve o kadar yüksektir ki, ona bakan herkese, korku ve vehim hakim olur. Halkın ağzında ve dilinde dolaģan söylentiye göre, Allah ın evliyalarından biri, oradan geçerken o kemere iģaret edip, Türkçe olarak eğil demiģ, bunun üzerine kemer Allah ın izniyle eğilmiģ ve eğik bir durum almıģtır 11. Eğil de; 297 yılında Romalılar, yılları arasında Ermeniler, yılları arasında Abbasiler, 908 de Bizanslılar, yılları arasında Büyük Selçuklular, arasında Nisanoğulları, arasında Timur, arasında Akkoyunlular, (Beysanoğlu,2001; Beysanoğlu,1996,24) 8 (Beysanoğlu,1996,24) 9 (Öcal,2001,1) 10 (Beysanoğlu,1996,24; 2000 e BeĢ Kala Diyarbakır,131) 11 (Beysanoğlu,1996,24-25)

4 4 arasında Safeviler ve 1515 te de Osmanlılar hakimiyet kurmuģlardır 12. Ayrı bir yerde ise, Eğil'de sırasıyla; Asurlular, Urartular, Ermeniler, Abbasiler, Büyük Selçuklular, Hısn-ı Keyf Artukluları, ġam Eyyubileri, Anadolu Selçukluları, Mardin Artukluları, Safeviler ve Osmanlılar ın hakimiyet kurmuģ oldukları belirtilmektedir 13. Eğil Kalesi, Asurlular dan kalma kitabeli stelleri barındırması yönüyle değer taģımaktadır. Bu steller, Eğil Kalesi ni oluģturan yüksek ve sarp kayanın, batıya dönük yüzünde bulunmaktadır. Kale yi ayrıca, Dicle Nehri ne inen ve 177 basamaklı olan gizli geçitler önemli kılmaktadır. Asur krallarına ait olduğu tahmin edilen, birçok mağara mezar ve kaya mezarı da kale ve civarında bulunmaktadır 14. Bu, Asurlular ın yapı sanatında ve taģ oymacılığında ileri durumda oldukları gerçeğinin bir ifadesi olarak ele alınabilir 15. Eğil Kalesi nin iç kısmının, üç futbol sahası büyüklüğünde olduğu ifade edilmektedir. Burası, savaģ gibi durumlarda, on binlerce kiģiyi barındırabilecek mükemmellikte inģa edilmiģtir 16. Eğilli Yuhanna nın, Kilise Tarihi adlı eserinin ikinci cildinde, Hunlar ile Doğu Roma (Bizans) arasında geçen savaģlarda, gerek halkın ve gerekse de askerlerin Eğil Kalesi ne sığınmıģ oldukları ifade edilmektedir 17. Diyarbakır ili genelinde, Asurlulardan kalma stelli kitabelerin genel olarak; Dicle Nehri nin bir kolunu oluģturan Zebene Suyu nun kaynadığı Bırkılin / Bırkleyn Mağaraları nda ve Eğil Kalesi nde mevcut bulunduğu belirtilmektedir 18. Eğil Kalesi ndeki stelli kitabe, kalenin büyük bir bölümünü oluģturan yüksek ve sarp kayanın Batı ya dönük olan yüzüne kazınmıģtır. YaklaĢık on metre yükseklikte olan bu stelli kitabe, silik bir durumdadır ve ancak, dürbünle bakıldığında görülebilmektedir. Bu stellerle ilgili, Beysanoğlu Ģöyle bir bilgi aktarmaktadır: Stelde, Asur hükümdarlarının hep bilinen bütün kök çizgileri toparlanmıģtır. Boyundan asılı, sol el sapına konulmuģ, belden dıģarı az çıkan ve böylelikle yarı beli çizer gibi dümdüz tutulmuģ bir kılıç; uzun baģlık, büyük bir sakal, sonra o hep oyalı gibi duran giyim. Önünde bir kitabe, yüz Doğu ya dönük. Sağ elinde, ikizli bir balta tutmaktadır yılında, Eğil de araģtırmalar yapan J.G. Taylor, bu yerleģim yerinin Ġggel veya Aggel olarak adlandırıldığını belirtir. Eğil Kalesi, kayaların oyulmasıyla meydana gelen ve 177 basamaktan oluģan bir merdivenle, gizli yoldan Dicle ye bağlanır. Batı kısmında, üzerinde kalenin inģa edildiği bölüm mevcuttur. Bu bölüm, tam olarak koruma yı sağlamak için ana dağ dan 12 (Öcal,2001,1) 13 (http://arsiv.zaman.com.tr/1996/08/25/guncel/politika.html#f) 14 (Beysanoğlu,1996,24) 15 (Yıldırım,1992,49-50) 16 (Öcal,1) 17 (Beysanoğlu,1963,25; Beysanoğlu,1996,118) 18 (Beysanoğlu,1996,71) 19 (Beysanoğlu,1996,77)

5 5 ayrılmaktadır. Kayanın bir bölümü, göze batacak Ģekilde caddeye uzanır. Kayanın ön kısmında, uzun çivi yazısı ile birlikte, 6x4 ft. büyüklüğündeki mihrap üzerinde, bir Asur kralının silinmek üzere olan figürü bulunur. Yazı tamamen okunamıyorsa da, kolayca takip edilebilmektedir. Lehmann-Haupt, Eğil Kalesi nin, kaldik yapı stilinin özelliğini taģıdığını belirtir. Yapı, güvenlik nedeniyle ana dağdan ayrılmakta, ancak bu durum, kalenin su ihtiyacının karģılanmasına engel olmamaktadır 20. Kalenin, bir Kalde kralı tarafından veya bunlara komģu ya da akraba olan halkın hükümdarları (Supani-Sophene hükümdarları) tarafından yaptırıldığı da tahmin edilebilir. Eğil Kalesi nde bulunan çivi yazısının, bir kral figürü ile bulunmuģ olması, bu kral figürünün ve çivi yazının Asurlulara ait olduğunu görüģünü güçlü kılmaktadır. Çünkü, Kaldeliler, çivi yazısını hiçbir zaman figür ile birlikte kullanmamıģlardır. Marquart, kral figürünün büyük bir ihtimalle, Dicle nin kaynağındaki III.Salmanassar figürüyle aynı olduğunu ifade etmektedir. Bazı belirtiler ise, bu figürün III.Salmanassar a ait olduğu görüģünü geçersiz kılmaktadır. Figürün, IV.Tiglatpileser e ait olma ihtimali de bulunmaktadır. Bu hükümdarın da, fethettiği yerlere bu türden anıtlar yaptığı bilinmektedir. Ancak, bu hükümdarın, büyük bir katliam yaptığı ve hakimiyet sürdüğü (M.Ö.735) bölgenin, daha çok güneyde olduğu gözönüne alındığında, bu figürün, III.Salmanassar a ait olduğu yönündeki ihtimal kuvvetlenmektedir 21. M.S.350 li yıllarda, Eğil den, Harput ve Dersim e kadar olan bölge, II. ġapur olarak adlandırılan hükümdar tarafından yağma edilmiģtir. Eğil Kalesi ne girilerek, burada bulunan Ermeni ve Sup krallarının mezarları açılmıģ ve hazineleri ele geçirilmiģtir. Bu arada, hükümdar mezarlarının büyük ölçüde tahrip edildiği bilinmektedir 22. Diyarbakır (Amid), 639 tarihinde, Ġslam orduları tarafından fethedilmiģtir. Eğil de, Ġyaz ın görevlendirmiģ olduğu, Numan b. Marife tarafından ele geçirilmiģtir. Eğil Beyliği ni kuran kiģi Pir Mansur dur. Önceleri, Hakkari de bulunan Pir Mansur, Eğil Kalesi yakınlarına daha sonra yerleģmiģ ve burada irģat görevinde bulunmuģtur. Sonraları yerine, Pir Musa geçmiģ ve ardından da Pir Bedir görevi üstlenmiģtir. Pir Bedir, kendilerini destekleyen aģiretleri de arkasına alarak, Eğil Kalesi ni fethetmiģ ve burada hakimiyet kurmuģtur. Bu beylik, daha sonra Selçuklular ın egemenliğine geçmiģtir 23. Eğil ve çevresi, Ġslam orduları tarafından fethedildikten sonra, bölge halkı TürkleĢmiĢ ve ĠslamlaĢmıĢtır. 20 (Beysanoğlu,1996,79) 21 (Beysanoğlu,1996,79-81) 22 (Beysanoğlu,1996, ; Beysanoğlu,1963,24) 23 (Beysanoğlu,1996a,510;684)

6 6 Daha sonraları, Emir Bulduk un emirlik yaptığı Eğil de sırasıyla; Emir Ġbrahim, Emir Muhammed, Emir Ġsa hüküm sürmüģlerdir. Daha sonra ġah Muhammed ve ondan sonra da Kasım Bey Eğil i yönetmiģtir yılında, Diyarbakır ı fetheden ġah Ġsmail e, Kasım Bey, bağlılığını sunmamıģ ve ona muhalefet etmiģtir. Bunun üzerine, Eğil e ordu gönderilmiģ ve ġah Ġsmail in komutanlarından olan Mansur, Eğil de emir olarak bulunmuģtur. Emir Kasım, Osmanlı PadiĢahı Yavuz Selim e sığınmıģtır. Eğil, yedi yıl ġah Ġsmail in yönetiminde kalmıģ, Çaldıran SavaĢı ndan sonra geri alınmıģtır 25. Emir Kasım, 1536 yılında ölmüģtür. Kasım ın vasiyeti üzerine, Eğil in yönetimi, kardeģinin oğlu Murat Bey e verilmiģtir. Daha sonra, yönetimi Murat Bey in oğlu Kasım almıģ, ondan sonra da Cafer Bey, Eğil e hükümdar olarak atanmıģtır. Eğil in tarihiyle ilgili, bu tarihlerden sonra (1600 lü yılların baģı), pek bilgi edinilememektedir 26. Diyarbakır ili ve çevresi 1515 yılı Eylül ayında Osmanlı devletine katılmıģtır. Diyarbakır, Osmanlı devletinin en geniģ ve en önemli eyaletlerinden birinin merkezi olmuģtur. Bu eyalet, 24 sancaktan oluģuyordu. Bunun 11 tanesi, normal Osmanlı sancağı, 8 tanesi, idaresi özel bir Ģekle bağlanmıģ yurtluk ve ocaklık sancakları, beģ tanesi de Çaldıran savaģından sonra Osmanlı idaresine severek geçen beylere, idaresi babadan oğula geçmek üzere bırakılan sancaklardı. Eğil, idaresi babadan oğula geçen sancaklar içinde yer almaktadır 27. Eğil beylerinin günümüzdeki torunlarının soyadları; Eğilli, Yılmaz, Karakoç, KarataĢ, Konuksever ve Gördük 28 biçiminde sıralanabilir. Hıristiyanlık açısından Eğil in inanç merkezi olması, Ġsa Peygamber in öğrencilerinden (Ģakirt) olan Adey in, miladi 1. yüzyıl ortalarında buraya gelmesi yönüyledir. Adey in ölümünden sonra, öğrencisi olan Agey, Eğil ve çevresinde dinsel telkinde bulunmuģtur. 325 te ilk defa yapılan ve Hıristiyanların en büyük konsili olarak bilinen Ġznik Konsili ne, -bu bölgeye ilk olarak gelen Adey le aynı adı taģıyan- Eğil Metropoliti Adey de katılmıģtır 29. Eğil in, Hıristiyanlar arasında önemli bir merkez olmasının en büyük kanıtı, buranın çoğu zaman episkoposluk merkezi olmasıdır 30. Ġslamiyet ten önce, Diyarbakır ve çevresinde ve tabi ki Eğil de, Süryani kültürünün yoğun bir etkisinin olduğu bilinmektedir. Eğil, bu kültürün en önemli merkezlerinden birini teģkil etmektedir (Beysanoğlu,1996a,511) 25 (Beysanoğlu,1996a,511) 26 (Beysanoğlu,1996a,629) 27 (http://abone.turk.net/diyarbekir1/idari.htm) 28 (Beysanoğlu,1996a,629) 29 (Çelik,1996,58-59) 30 (Günel,1970,159) 31 (Beysanoğlu,1996,133)

7 7 Diyarbakır Eğil de yetiģen Hıristiyan ilim ve sanat adamlarından; Eğilli Rahip Musa (M.S.5.Yüzyıl), Eğilli (Efesoslo/Efesli) Yuhanna (M.S ) ve Theodoto (ö.698) en çok bilinenler arasında yer almaktadırlar 32. Mezopotamya Bölgesi nin Hıristiyanlıkla tanıģmasında; Havari Petrus, ArkadaĢı Thomas ve kardeģi Aday (Addai), bunların öğrencileri Agay (Aggai) ve Mara (Mari) nın büyük etkilerinin olduğu ifade edilmektedir. Bahsedilen bu geliģmelerin, M.S.38 yılından sonra gerçekleģmiģ olduğu görülmektedir. Hatta Süryanilerin, Hıristiyanlığı, bahsedilen bu kiģilerden öğrenmiģ oldukları ifade edilmektedir. Aday ve Mara, Hıristiyanlığın geliģiminde çok büyük bir yere sahiptirler 33. Ġsa Mesih in, 12 öğrenci grubunun dıģında, 72 kiģiden oluģan bir müjdeci kafilesi de bulunmaktaydı. Bu kiģiler, Ġncil i anlatmak ve müjdelemek için görevlendirilmiģlerdi. Aday, kabile baģkanı olduğu bir grupla birlikte Urfa ya gönderilmiģ, Filistinli bir Yahudi olan Tobias ın evinde kalmıģ ve O nun aracılığıyla, Osrhoene (Urhay, Edessa) kralı V. Abgar a (Abgar Ukomo) sunulmuģtur. Hasta olan Abgar Ukomo, vaftiz edilerek iyileģtirilmiģ ve Aday ın telkiniyle Hıristiyan olmuģtur. Kral Abgar, Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra, Aday adına büyük bir kilise inģa ettirmiģtir 34. Aday; Addai, Thaddeus biçiminde de adlandırılmaktadır. Kaynaklar, Aday ın Yahudi kökenli olduğunu ve Urfa civarındaki ilk Hıristiyan cemaatinin de Yahudi ailelerden oluģtuğunu belirtmektedirler 35. Aday, 72 müjdeciden sayılan ġakirt Toma nın öz kardeģidir 36. Kral Agbar ın yanından ayrılan Aday; arkadaģları olan Agay ve Mara (Meri) ile birlikte bütün Mezopotamya yı, Amid, Arzun, Bezbeday (Ġdil), Hidyap (Erbil), Begermay, KeĢker, Ahvas ve Nusaybin gibi birçok Ģehirde dolaģmıģ ve birçok yerde Ġncil i tanıtarak Hıristiyanlığı yaymıģlardır. Aday ve arkadaģları, önemli bir merkez konumunda bulunan Eğil e de uğramıģlardır 37. Aday, Erbil e, Fıkido adlı bir piskopos atamıģ ve tekrar Urfa ya dönmüģtür. Burada ölen Aday, adına inģa edilen ve bugün, cami olarak kullanılan kiliseye gömülmüģtür. Yerine, öğrencisi Agay geçmiģ ve Mezopotamya da, Urfa civarında Hıristiyanlığı anlatmıģtır. Melfunoso dı-aday adlı eser, Aday la iliģkilendirilmektedir. Batı da, Doctrine of Addai the Apostle olarak bilinen bu eser, 1876 da Ġngilizce basılmıģtır 38. Aday dan sonra Agay, Süfniler (Lice, Silvan) bölgesinde Hıristiyanlığı 32 (Akyüz,1999,20; Günel,1970, ) 33 (Albayrak,1997,8;68;101) 34 (Akyüz,1999,36-38; Günel,1970,31;91-92) 35 (Çelik,1996,58) 36 (Günel,1970,31;91-92) 37 (Günel,1970,31-32) 38 (Çelik,1996,58-59)

8 8 yaymıģtır 39. Adey in Ģakirtlerinden Mara nın da, bu bölgede Hıristiyanlığın yayılmasında önemli bir rolü olduğu bilinmektedir te imzalanan Milano Fermanı ile, Hıristiyanlık, Roma Ġmparatorluğu nun resmi dini haline gelmiģ ve 23 Mayıs-19 Haziran 325 tarihleri arasında Ġznik Konseyi toplanmıģtır. Ġznik Konsili ne, Amed (Diyarbakır) bölgesinden katılanların sayısının azımsanmayacak sayıda olduğu dikkat çekmektedir. Katılanlardan bazıları; ġem un, Yakup, Atiyakos, Eğilli Adey, I.Marutha, Mara biçiminde sıralanabilir 41. Konsile katılan Eğilli Adey, 1. yüzyılın ortalarında bu bölgeye gelen ve Ġsa Peygamber in Ģakirlerinden olan Adey le karıģtırılmamalıdır. Eğilli Rahip Musa (6. yüzyıl) da, Eğil de doğan ve bu çevrede yaģayan ünlü Hıristiyan ruhanilerindendir. 550 yılında, hayatta olduğu kayıtlıdır. Ġskenderiyeli Mar Korlis in, Kelafira adlı Yunanca eserini Süryanice ye çevirdiği ve Musa Peygamber ve Yusuf Peygamber ile karısının kıssasını kaleme aldığı bilinmektedir 42. Kaynaklarda adı çokça geçmesine rağmen, kendisi, eserleri ve yaptıklarıyla ilgili detaylı bilgiye pek rastlanmamaktadır. Diyarbakır ın 3. episkoposu olan Mar Aday, Urfa kralı Küçük Abgar tarafından öldürülmüģ ve cesedi Eğil Kilisesi ne gömülmüģtür 43. Buna göre Eğil in, birçok Hıristiyan ruhaninin mezarına ev sahipliği yapması yönüyle de önemli bir merkez olduğu söylenebilir. Hıristiyanlığın azizleri arasında yer alan Eğilli Yuhanna (Efesli Yuhanna), zamanının seçkin ruhanilerinden olduğu gibi, musannif, tarihçi ve geniģ kültürüyle dikkat çeken bir kiģidir. Eğilli Yuhanna olarak, adı kaynaklarda geçse de, Efesli Yuhanna adıyla meģhur olmuģtur. YaĢadığı dönemde, en çok tanınan metropolit ve Hıristiyanlığın müjdecilerinden birisidir. M.S.507 de Eğil de doğmuģtur. Ġki yaģındayken çok Ģiddetli bir hastalık geçirmiģ ve yarı ölü bir haldeyken, Eğil deki Ar arabtha (Büyük Tarla) Manastırı Rahibi Zahit Maron un duaları ve tedavisiyle eski sağlığına kavuģmuģtur. Hastalıktan kurtulmuģ olmanın verdiği duyguyla, dört yaģında manastıra vakfedilmiģtir. Onu iyileģtiren Zahit Maron, Yuhanna, 19 yaģına geldiğinde ölmüģtür. Daha sonra, Diyarbakır ın kuzeyinde bulunan ve 4. asrın sonlarına doğru inģa edilen Mar Yuhanna El-Urti adlı manastırın rahiplerine katılmıģ ve burada kutsal kitapları tetkik etmiģtir. Bu manastır, 390 yılında inģa edilmiģ ve onlarca din ve bilim adamı yetiģtirmiģtir. Bu arada, Yunanca ve Süryanice yi çok iyi derecede öğrenmiģtir. 22 yaģında (529 da), Tillo Metropoliti tarafından, baģdiyakos olarak atanmıģ, ardından da rahip olmuģtur. El-Urti Manastırı nın baskıya alınması sonucu, bir süre rahiplerle birlikte buradan ayrılmıģ ve kısa bir süre sonra (M.S.530) tekrar geri dönmüģtür. 532 de 39 (Günel,1970, ; 422) 40 (Beysanoğlu,1996,129; Çelik,1996,58-59) 41 (Beysanoğlu,1996,130; Akyüz,1999,45) 42 (Beysanoğlu,1996,133) 43 (Günel,1970,207)

9 9 Antakya ya, 534 te Mısır a, 535 te Ġstanbul a gitmiģtir. 535 ten sonra, hemģehrisi Amidli Afrim le birlikte yoğun olarak tebliğ görevinde bulunmuģtur de Mezopotamya da bulunmuģ, 542 de tekrar Ġstanbul a gitmiģtir. Ġstanbul a son gidiģinde, Ġmparator Jüstinyen tarafından, Küçük Asya (Anadolu) Ģehirlerinden Kariya, Frigya ve Lidya daki putperestleri, Hıristiyanlığa davet etmek için görevlendirilmiģtir. 558 de, Burudanlı (Burdaan) Yakup tarafından, Efes te, Ortodoks cemaatine episkopos olarak tayin edilmiģtir. Efes i ve Küçük Asya yı yönettiğinden dolayı, kendisine Efesli Yuhanna veya Efesoslu Yuhanna denilmiģtir. 29 yıl ruhani reislik yapmıģ ve 80 binden fazla putperestin Hıristiyan olmasına önayak olmuģtur. Bir rivayete göre, 92 kilise, 10 manastır, bir rivayete göre de 99 kilise 12 manastır inģa ettirmiģtir. Yardımcısı olan Dotenyos u, episkopos olarak Kariya için tayin etmiģtir. 566 da, Ġskenderiye patriği Theodosios ölünce, Yuhanna, bütün Ġstanbul Ortodokslarına ve Rum bölgesine, ruhani reis olarak atanmıģtır de, Melkit (Rum) Episkoposları, Süryani Kadim episkoposlarını, merkezlerinden uzaklaģtırmak için II.Jüstinyen i tahrik etmiģler ve bunda muvaffak olmuģlardır. Efes valileri de, Yuhanna nın geniģ nüfuz ve itibarından rahatsız olduklarından, O nun aleyhinde çalıģmıģlar ve Ege de bir adaya sürgün olarak sürülmesini sağlamıģlardır. 578 yılında, Ġsa Mesih in doğuģ bayramında (Noel), Tebarios Sezar ın hükümranlığı esnasında, Yuhanna ve arkadaģları, Ġstanbul dan tamamen uzaklaģtırılmıģlardır. Süryani episkoposlarının birçoğu da, bu arada birçok baskıya maruz kalmıģtır. Yuhanna, 40 ay 9 gün cezaevinde kalmıģtır. Yuhanna, sürgünde iken, 586 ya da 587 yılında vefat etmiģtir 45. Eğilli Yuhanna nın bilinen en önemli yapıtı, Yunanca yazılan ve 3 cilt halinde olan Kilise Tarihi adlı eserdir. Kilise Tarihi nin her cildi 6 bölümdür. 1. ve 2. ciltler, Roma Kayseri Yulyus tan, 571 tarihine kadar olan olayları anlatır. Son cilt, yıllarına ait olup 418 sayfadır. Bu eserin 1. cildi kaybolmuģ, son iki cildinin de 7. asırda yazılan yazmaları bulunmuģtur. Bunlar, halen daha, Londra da British Museum da, numaralı eser olarak muhafaza edilmektedir. Ġsa Peygamber in dininin, Doğu ve Batı ya yayılıģı, vukuf ve sadakatle anlatılmıģ olduğundan, bu eser Hıristiyan dünyasında önemli bir yere sahiptir cilt, günümüze kadar ulaģmıģ, ancak, bazı bölümleri kaybolmuģtur. Yuhanna nın, Kilise Tarihi adlı eserinin 3. cildini, Halkedonya Hapishanesi nde yazdığı ifade edilmektedir 47. Bu eser, birçok dile çevrilmiģtir. Eğilli Yuhanna nın, Kilise Tarihi adlı eseri, 1853 yılında Kürtem tarafından yayınlanmıģtır da, Smith tarafından Ġngilizce ye, 1862 de ġunfelder ve Broqos tarafından Almanca ya ve 44 (Günel,1970, ;228; Barsaum,1956, ; Akyüz,1999,21-22; Beysanoğlu,1996, ; Beysanoğlu,1996b,3) 45 (Günel,1970,161; Beysanoğlu,1996b,3) 46 (Beysanoğlu,1996b,3) 47 (Barsaum,1956, )

10 10 daha sonra da Latince ye tercüme edilmiģtir. Yunanca ya aģina olunduğundan dolayı, yazılarda birçok Yunanca terim yer almaktadır 48. Ġki ciltlik Evliya ve Azizlerin Menakıbı ise, 58 bölüm ve 619 sayfadan oluģmaktadır. Her bölümde, bir aziz veya evliyanın hayatı anlatılır. Bunlardan; 1,2,3,13,14,15,32,33,34 ve 35. bölümlerde Amid (Diyarbakır) ve çevresindeki aziz ve evliyalar anlatılmıģtır 49. Bu eserin, lerde yazıldığı tahmin edilmektedir. Bunun yanında, Mü minlere Dair Risaleler ve Din Ulularına Cevaplar gibi eserleri de bulunmaktadır 50. Azizlerin ÖzyaĢam Öyküleri Tarihi, Ġmparatorların Ortodokslara KarĢı GerçekleĢtirdikleri Ġztihatlar(?) gibi eserleri de mevcuttur 51. Bunun dıģında, 537 de yazılan Muhtasar Kiliseler Tarihi de önemli eserleri arasında yer almaktadır 52. Eğil de doğup, bu bölgede Hıristiyanlık adına faaliyette bulunan kiģilerden birisi de, Aziz Theodoto dur. Eğil ilçesinin Ġnthe (DiĢi) Köyü nde, El-Kiryan ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiģtir. Kısa zamanda Diyarbakır ve çevresinde ün yapmıģtır. Kırıkları düzeltmek, hastalara Ģifa vermek, kalben me yus olanlara teselli vermek gibi meziyetleriyle tanınmıģtır. Theodoto, Antakya da, Patrik Theodoros ile birlikte Kınnısrin Manastırı nda bulunmuģ ve 667 yılında patriğin ölmesinden sonra, manastırı terk ederek Kudüs e geçmiģtir. Gerek yolculuğu sırasında ve gerekse de diğer durumlarda keramet gösterdiği ve özellikle hastaların Ģifa bulmasında etkin rol oynadığı rivayet edilmektedir. Daha sonra Mısır a, oradan da Mardin deki Karkafta Manastırı na geçmiģ, burada uzun süre kaldıktan sonra Kınnısrin Manastırı na geri dönmüģtür. Diyarbakır Metropoliti Toma nın ölmesi üzerine, patrik ve episkoposlar, O nun, metropolit olmasını istemiģler, ancak, bunu reddetmiģtir. Mar Gevergis Manastırı ve Kınnısrin Manastırı na, daha sonra da Arknin Dağı na ve Klevdiye ye (Adıyaman) gitmiģtir. Samisat metropolitinin, -hiç olmazsa- keģiģ olması isteğini de reddetmiģtir. Sonra, Miyafarkin (Silvan) ve Süfniler (Lice) bölgelerinde, Savur ilçesinin Kıllit Köyü ndeki Mar Abay Manastırı nda, ardından Mor Gabriel (Deyrülumur) Manastırı nda kısa bir süre kaldıktan sonra, Mar Abay Manastırı na yerleģmiģtir 53. Theodoto, Araplar ve Romalılar arasında, barıģ görevi görmüģ ve esirlerin mübadelesinde aktif rol oynamıģtır. Bundan dolayı, hem Romalıların ve hem de Arap Müslümanların sevgisini kazanmıģtır. Ġsteksiz olmasına rağmen, Patrik Yolyanos tarafından Diyarbakır metropolitliğine atanmıģtır. Theodoto nun ahlakı ve fazileti, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve hem de putperestler 48 (Günel,1970, ; 2000 e BeĢ Kala Diyarbakır,201; Beysanoğlu,1996,133) 49 (Beysanoğlu,1996b,3-4) 50 (Beysanoğlu,1992,117) 51 (Akyüz,1999,21-22) 52 (Beysanoğlu,1996b,3-4) 53 (Günel,1970, )

11 11 arasında çok yayılmıģ ve bundan dolayı da her kesimin güvendiği bir isim olmuģtur. Ġnsanlara hoģ muamele etmesi ve hoģgörülü davranması da onun en önemli özelliklerindendir 54. Theodoto nun, metropolit olduktan sonra da, birçok bölgeyi ve manastırı gezdiği ve birçok kerametler gösterdiği ifade edilmektedir. 698 yılında ölmüģ ve öldükten sonra, Kıllit Köyü nde; Patrik II. Yolyanos, Dara Metropoliti Cebrail, Diyarbakır Metropoliti Matta, Mardin Metropoliti Sercis, Turabdin Metropoliti Aho ve Miyarfarkin (Silvan) Episkoposu Ġlya nın katılımıyla, adına inģa edilen manastıra gömülmüģtür. Theodoto nun ölüm günü olan 20 Eylül, anma günü olmuģ ve Yedinci Yüzyılın Azizleri arasında yerini almıģtır 55. Eğil de kabrinin bulunduğu kabul edilen ve Kur an da adı geçen, Ġsrailoğullarına gönderilmiģ peygamberlerden biri Elyesa dır 56. Ġsrailoğullarına gelen peygamberler; YuĢa, ĠĢmuil, ġem un, Davut, Süleyman, ġa ya, Armiya, Uzeyr, Hazkil, Ġlyas, Yunus, Zekeriyya, Yahya ve daha baģkalarıdır 57. En am Suresi, 86. ayet Ģöyledir: Ġsmail, Elyesa, Yunus ve Lut u da (hidayete erdirdik). Hepsini alemlere üstün kıldık. Sad Suresi 48. ayet ise; Ġsmail i, Elyesa yı, Zülkifl i de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir biçimindedir. Elyesa nın, YuĢa b. Nun olduğunu belirtenler olmuģsa da, doğru olan kanaat, bunun, Elyesa b. Uhtub b. Acuz olduğudur 58. Elyesa b. Uhtub b. Acuz un; Ġlyas Peygamber in, Ġsrailoğulları üzerine halifesi olduğu ve daha sonra kendisine peygamberlik verildiği ifade edilmektedir 59. Elyesa Peygamber in, Ġlyas Peygamber devrinde yaģadığı bilinmektedir. TutulmuĢ olduğu hastalıktan, Ġlyas Peygamber in yaptığı dua ile kurtulduğuna iliģkin bilgiler mevcuttur. Ġlyas Peygamber in tebliğ ettiği dinin esaslarına iman ettiği ve daha sonra peygamberlik vazifesi ile görevlendirildiği nakledilmektedir 60. Elyesa Peygamber, Hz. Musa nın getirmiģ olduğu dinin esaslarını yaymaya çalıģmıģtır 61. Elyesa Peygamber in doğumunun, Ġsa Peygamber den 8 asır önce olduğu güçlü bir ihtimaldir. Hz. Elyesa, Ġlyas Peygamber le belli bir süre birlikte olmuģtur. Ba lbek hükümdarının zulmünden kaçan Ġlyas Peygamber, Tevrat ı gizli gizli öğretmekte ve kendisi de emirlerinin gereğini yerine getirmekteydi. Elyesa Peygamber, Ġsrailoğulları na çok nasihat etmesine rağmen, onlardan çok azı 54 (Günel,1970, ) 55 (Günel,1970, ) 56 (ĠBA,1993,206) 57 (Yazır,1992,337) 58 (Yazır,1992b,458) 59 (Yazır,1992c,474) 60 (Kazancı,195) 61 (www.ibrahimkoc.netteyim.net/elyesa.htm)

12 12 kendisini dinlemiģ ve iman etmiģlerdir. Büyük bir kısmı iman etmeyen Ġsrailoğlları nın baģına, gerekli dersleri almamalarından dolayı, Asurluların musallat edildiği ifade edilmektedir 62. Elyesa kelimesinin aslı ve söyleniģi hakkında, çok farklı görüģlerin varlığı dikkat çekmektedir. Elyesa, çok yaygın olarak kullanılan bir söyleyiģ olması yanında, bazı kaynaklarda, Yesa veya Leysa olarak da geçtiği görülmektedir 63. Ġslami kaynaklarda, Elyesa b. Uhtub b. Acuz olarak adı geçen bu peygamberden, Ahd-i Atik (Eski AnlaĢma) te EliĢa olarak söz edilmektedir. Bu kelime, Ġbranice de; Tanrı benim kurtuluģumdur anlamına gelmektedir. Eski AnlaĢma ya göre, Elyesa Peygamber, M.Ö.8. yüzyılda Ġsrail Krallığı nda yaģayan ġafat ın oğludur 64. Ahd-i Atik te (II.Krallar, 2/1-18), Elyesa Peygamber ile ilgili Ģu bilgiler yer almaktadır; Tanrı nın emri üzerine, Peygamber Ġlya (Ġlyas) tarafından kendisine halef olarak seçilmiģtir. Peygamber Ġlya O nu, on iki çift öküzle çift sürerken bulmuģ, cübbesini üzerine atarak peygamber olarak seçildiğini belirtmiģtir. Bu sembolik hareketin ne olduğunu bilen EliĢa da çiftini bırakmıģ, öküzlerden bir çiftini keserek veda yemeği vermiģ ve Ġlya nın yanından hiç ayrılmayarak ona hizmet etmiģtir. Nihayet Rab, Ġlya yı kasırga ile göklere çıkaracağı zaman, Ġlya, O ndan artık kendisini takip etmemesini istemiģse de, EliĢa bunu reddetmiģtir. Beraberce Beyt-El e ve Eriha ya, oradan Erden Irmağı na varmıģlar, burada Ġlya, cübbesini ırmağa vurarak sularını ikiye ayırmıģ ve karģı tarafa geçmiģlerdir. Ġlya, Rab tarafından semaya alınmadan önce EliĢa ya bir isteği olup olmadığını sormuģ, EliĢa da, senin ruhundan iki payım olsun demiģ. Ġlya ise, eğer yanından alındığımda beni görürsen, isteğin yerine getirilecektir demiģ, bu esnada ateģten araba ve ateģten atlar gelerek Ġlya yı semaya çıkarmıģlardır. Ġlya nın semaya çıkarılıģını gören EliĢa, daha sonra onun cübbesiyle suları tekrar ikiye ayırıp nehri geçmiģ ve Eriha ya dönmüģtür 65. EliĢa, birçok mucize gösteren bir peygamber olarak bilinir. Kullanılmayan suyu kullanılır hale getirdiği, Ġsrail ve Yahuda krallarının, Edom kralına karģı çıktıkları savaģta, Edom çölünde su bulması ve insanları kurtarması, ölüleri diriltmesi, zehirli yemeği zehirsiz yapması, cüzamlı hastaları iyileģtirmesi, Ġsrail kralına, Suriyelilerin niyet ve manevralarını haber vermesi, kıtlık dönemini son buldurması, Suriye kralına öleceğini bildirmesi, Ġsrail kralı Ahab ve maiyetinin yok olacağını bildirmesi, Suriyelilere karģı kazanılan üç zaferi de önceden bildirmesi mucizelerinden bazılarıdır. Peygamber EliĢa, Ġsrail kralı YoaĢ zamanında hastalanmıģ ve vefat etmiģtir (Dikmen-AteĢ,1977, ) 63 (Harman,1995) 64 (Harman,1995) 65 (Harman,1995) 66 (Harman,1995)

13 13 Bazı kaynaklarda, Hz. Elyesa nın kabrinin, ġanlıurfa nın ViranĢehir ilçesine 10 km. mesafedeki Eyüp Nebi beldesinde olduğu ifade edilmektedir. Bir rivayete göre, Hz.Elyesa, uzun süre çile çeken Eyüp peygamberi ziyaret için, Mısır dan yola çıkar. Eyüp Peygamber in yaģadığı köye, yetiģmeden, yaklaģık 5 km. kala ölür 67. Mezarının Eğil de olduğu kabul edilen Hz. Zülkifl, Ġsrailoğullarına gelen peygamberlerden birisidir. Zülkifl Peygamber in adı, Kur an da iki kez geçmektedir. Asıl adının; Hazkıya, Hazkl, Hazkil veya Hazakel olduğu da dile getirilmektedir. Bazı eserlerde, Hazkil Peygamber in, Ġsrailoğullarına gelen ayrı bir peygamber olduğu, Firavun la mücadele ettiği ve son dönemlerinde Babil diyarına gittiği ve orada öldüğü nakledilmektedir 68. Zülkifl, Arapça haziya nın karģılığıdır. Haz, nasip anlamındadır. BaĢka bir anlatıģa göre de, kendisi, Hz. Elyesa ya iki defa kefil olduğu için Zülkifl adı ile lakaplanmıģtır. Babasının adı Buzi dir. Buzi, Elyesa Peygamber in amcasıdır. Annesi, Zekeriya kızı Abdiye dir. M.Ö.666 da doğmuģtur. O tarihte, Elyesa nın 60 yaģında olduğu tahmin edilmektedir. Doğum yeri, Ġsrail devletinin baģģehri Samiriyye dir. M.Ö.641 de, 25 yaģındayken, peygamber olmuģtur. Zülkifl, 74 yıl yaģamıģ, 49 yıl peygamberlik yapmıģtır 69. Kur'an da iki yerde Zülkifl Peygamberden bahsedilmektedir: Enbiya Suresi 85. ayet; Ġsmail, Ġdris ve Zülkifl i de (hatırla). Onların hepsi de sabredenlerdendi biçimindedir. Sad Suresi 48. ayet ise; Ġsmail i, Elyesa yı, Zülkifl i de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir Ģeklindedir. Hz. Zülkifl, amcasının oğlu olan Elyesa Peygamber in her fırsatta yanında olmuģ ve insanlardan gelen birçok olumsuz tavrı göğüslemesini bilmiģtir 70. Ġsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden Elyesa nın vefatı yaklaģınca, vahiyle kendisine; mülkünü, Ġsrailoğullarından; geceleri ibadet eden, namaz kılan, gündüzleri oruç tutan ve insanlar arasında kızmadan hüküm verecek birine ver diye buyurulmuģtur. Bu durum, Ġsrailoğullarına bildirilmiģ ve aralarından amcasının oğlu olan genç, bu iģe ben kefil olurum, üzerime alırım demiģtir. Elyesa, o gence; bu kavmin içinde senden daha büyükleri var, sen otur der. Ġkinci defa aynı teklifi yapmıģ ve o genç yine, kefil olurum demiģ ve bu durum üçüncü defa yaģanmıģtır. Bunun üzerine, Elyesa Peygamber, O nu, yerine halife bırakmıģtır. Bu gencin adı, BiĢr olmasına rağmen, kendisine, Zülkifl (kefil olan) lakabı verilmiģtir. Kendisine peygamberlik vazifesi verilen Hz. Zülkifl, Musa Peygamber e vahyedilen dinin, emir ve yasaklarını insanlara bildirmiģ ve Tevrat'ı okuyup hükümlerini yerine getirmiģtir 71. Ayette geçen Zülkifl (kifl) lakabı, nasip, kısmet, haz anlamına 67 (http://members.tripod.com/urfa/gezi.html) 68 (Ayvallı vd.,50-54) 69 (ĠBA,1993a, ; Yazır,1992a,133) 70 (ĠBA,1993a, ) 71 (www.huzuradogru.com/peygamberler/tarihi/zulkifl_aleyhisselam.htm)

14 14 gelir. Ancak, burada dünyevi zenginlik değil, onun üstün kiģiliği ve ahiretteki derecesi kastedilmiģtir 72. Zülkifl in gerçek adı hakkında farklı bir rivayet daha vardır. Yahudiler, O'nun, Ġsrailoğullarının esareti sırasında peygamber tayin edilen ve vazifesini Habur Irmağı yakınlarında bir bölgede yapan, Hereksel olduğunu iddia etmektedirler. Bazıları da, O nun, Eyüp Peygamber in kendisinden sonra peygamber olan, Bisr ya da ġeref adındaki oğlu olduğunu ifade etmiģlerdir 73. Zülkifl in amcası oğlu Yehud un, Eyüp Peygamber in torunu olduğuna dair bilgiler de kaynaklarda yer almaktadır 74. Bir rivayete göre ise, Ġsrailoğulları arasında bir melik, öleceği sırada; gece uyumadan ibadet edecek, gün atlamaksızın oruç tutacak ve hüküm verirken kızmayacak birisinin kendisine vekil olmasını istemiģ ve bu teklifi, yalnızca Zülkifl Peygamber kabul etmiģ ve söylenenleri ölünceye kadar uygulamıģtır 75. Zülkifl Peygamber in, aģağıdaki özelliklere sahip olduğu rivayet edilmektedir: Endamlı ve alımlı, iyilikten haz duyan, nasibe boyun eğen, devamlı oruç tutan, ibadeti bedence ve kalpçe sürekli olan, asla sinirlenmeyen, adalet ile iģ gören, Elyesa nın devrettiği emaneti severek kabul eden ve neticede peygamberlikle mükafatlandırılan, sabırlı, kapanan Mescid-i Aksa yı (Davud un Evi ni) tekrar ibadete açan, Ġsrail kavminin çok kötü hallere düģeceğini görebilen, çiftçilik ile geçinen ve çok çalıģan 76. Zülkifl Peygamber, Ġsrailoğulları nın çöküģ devrine rastlayan, sarsıntılı yıllar içinde, peygamberlik ile görevlendirilmiģtir. Ancak, peygamber olarak görevlendirildiği toplum içinde kendisine inanan çok az kiģi çıkmıģ ve bulunduğu toplumdaki sapma hareketlerini önleme çabası sonuç vermemiģtir. Hz. Zülkifl, Mescid-i Aksa yı ibadete açmıģ ve Kudüs ü dıģ saldırılara karģı koruyarak büyük baģarılar elde etmiģtir. Peygamber olarak geldiği kavim tarafından alaya alınmıģ ve dıģlanmıģtır. Kendine karģı olumsuz tavır takınanlara karģı, olumlu muamelede bulunması ve çok sabretmesi, O nun en önemli özelliklerindendir. O nun, yapılan olumsuz tavırlara karģı sinirlenmemesi, sabretmesi, karģı tarafı çoğu zaman ĢaĢırtmıĢtır. Hatta öyle ki, akılla ilgili problemi olduğu bile dile getirilmiģtir 77. Zülkifl Peygamber döneminde, Ortadoğu, en karıģık dönemlerini yaģamaktaydı. Mısır, Ġranlılar, Asur, Babil ve Roma devletleri arasında bu dönemlerde aralıklarla çatıģmalar olmuģtur. Hz.Zülkifl in Peygamberlik bölgesi, doğuda Asur, batıda Akdeniz, güneyde Mısır, kuzeyde 72 (http://www.enfal.de/ecdad25.htm) 73 (Yazır,1992c,474; 74 (Dikmen-AteĢ,1977,519) 75 (Kazancı,196) 76 (ĠBA,1993a, ) 77 (ĠBA,1993a, )

15 15 Toroslar dır. Zülkifl Peygamber in M.Ö.592 tarihinde vefat ettiği rivayet edilmektedir. Taberi de yer alan bir rivayete göre, Zülkifl Peygamber, ġam da ikamet etmiģ, oradaki insanlara dinsel tebliğde bulunmuģ ve yine orada vefat etmiģtir. Mezarının; Kudüs, ġam, Bitlis, Ergani de olduğu biçiminde rivayetler de bulunmaktadır 78. Adı Kur an da geçmesine rağmen, Zülkifl in, peygamber olmadığı da ifade edilmektedir. Zülkifl lakabının, Ġlyas ya da Zekeriyya Peygamberlerden birine ait olabileceği ileri sürülmektedir 79. Zülkifl in, peygamber olmadığını, sadece bir veli olduğunu söyleyenler olmuģsa da, genel kanaat peygamber olduğu yönündedir. Kur an da, Eyüp Peygamber in kıssası arzedildikten sonra, peygamberleden bazıları anılmıģ ve onlar övülmüģtür. Bu peygamberlerden birisi de Zülkifl dir 80. Rüya tabiri kitaplarında Zülkifl i görmek; kefil olmaya ve rüya sahibinin, üzerine alacağı emanete iģaret etmektedir 81. Eğil, birçok medeniyet ve dine beģiklik etmiģtir. Bundan dolayı, önemli bir inanç merkezi olduğu söylenebilir. Ġlçe sınırları içinde birçok tarihi kalıntı mevcuttur 82. Diyarbakır daki tarihi eserler içinde, Eğil Kalesi nin önemli bir yeri olduğu bilinmektedir 83. Asur Kalesi olarak adlandırılan kale ve Asur hükümdarlarına ait mezarlar, önemli eserler arasında sayılabilir. Hz. Elyesa, Zülkifl Peygamber, Nebi Harun (Harun-i Asafi) un mezarlarının da burada olduğu kabul edilmektedir 84. Peygamberlere ev sahipliği yapmasından dolayı, peygamberler Ģehri veya peygamberler diyarı biçiminde adlandırıldığı dikkat çekmektedir. Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin mezarlarının burada bulunması ve burayı da içine alan geniģ bir bölgede tebliğ yapmıģ olmaları, Eğil i önemli kılmaktadır. Peygamber olup olmadığı kesin olarak bilinmeyen; Nebi Harun, Hallak, Nebi Melik gibi kiģilerin kabirleri de buradadır. Günümüzde, bölge insanı tarafından bilinen ve ziyaret edilen bu tarihi yapıların en önemlileri aģağıdaki gibi sıralanabilir: Elyesa ve Zülkifl Peygamber Türbeleri, Nebi Harun Ziyareti, Nebi Melik Ziyareti, Nebi Hallak (Allak) Türbesi, Zünnun Ziyareti, Danyal Türbesi, Zat-ı Ali Ziyareti, Eğil Kalesi ve yer altı tünelleri, Asur hükümdar kaya mezarları ve mağara mezarları, Tekke (Eski) Hamamı ve diğer hamamlar, Tacıyan Camii (Artuklular Dönemi), Nisanoğlu Türbesi (12. yy), Mağara Kilise, Kasım Bey (ġerbetin) Kümbeti I, ġerbetin Hanı (16.yy), 78 (ĠBA,1993a, ; Ayvallı vd.,63) 79 (Kazancı,198) 80 (Dikmen-AteĢ,1977,519; 81 (Çöğenli-Bayram,767) 82 (Sarı,1996,64) 83 (Dağ,1997,36) 84 (Akkoç,1997,44;

16 16 KasımpaĢa (Kasım Bey-SerĢetin) Kümbeti II (16.yy), Hacı Baba Ziyareti, Pirabok (Cin) Mağarası, Zat-ı Ali Kümbeti. M.Ö. 13. asırda yapıldığı bilinen Eğil Kalesi, içinde bulunan gizli geçitler ve yapı tarzından dolayı önem taģımaktadır. Asur hükümdarlarından kalma kitabeli stelleri üzerinde bulundurması da, kaleyi önemli kılmaktadır. Kale civarında bulunan ve Asur krallarına ait olduğu kuvvetle muhtemel olan, mağara mezarlar ve kaya mezarlar da, tarihi eserler içinde önemli bir yer tutmaktadır. Elyesa Peygamber in eski türbesi, Eğil in bir mahallesi olan Teke Köyü (Çarıkören Mahallesi) ndedir. Çok eski bir caminin bitiģiğinde bulunan, iki kemer üzerine oturtulmuģ bir türbedir. Mezar, 6 metre uzunluğundadır. Türbenin, daha çok Cuma akģamları ziyaret edildiği bilinmektedir 85. Bahsedilen bu ziyaret yerinin, tanıtım yazısında Ģu ifadeler yer almaktadır: Bu kabir, Elyesa (a.s.)'nındır. Ġlyas (a.s.), kendisinden sonra Ġsrailoğullarına halife olarak bırakmıģtır. Elyesa, Ehtub'un oğludur. Elyesa, Ġlyas (a.s.)'ın amcası oğludur. Takriben, M.Ö.1200 senesinde yaģamıģtır. 850 seneden beri burada yaģayan ilim adamları tarafından, Elyesa (a.s.) olarak bilinmektedir. Kufi yazı ve muhtelif taģlardaki Arapça yazılarda görüldüğü gibi, kabir Elyesa (a.s.)'ın kabridir. Eski kabri, Eğil ilçesinin Dicle Nehri kenarındaki Teke Mahallesi'nde iken, Teke Mahallesi ve adı geçen kabir, baraj suyu altında kalması nedeniyle, Nebi Harun-i Asefi'nin yanına nakledilmiģtir. Zülkifl Peygamber e ait olan eski türbe, ilçenin 4 km. dıģında Hacıyan Mahallesi ndedir. ġu an mevcut bulunan türbedeki tanıtım yazısı Ģöyledir: Bu kabir, Zülkifl (a.s.)'indir. Zülkifl (a.s.), Yasa'nın amcası oğlu veyahut Eyüp oğlu BeĢir'dendir. Nebiliğinde ihtilaf vardır. Bazıları dediler ki, yüz tane nebi, Ġsrailoğullarının öldürme tehditlerinden kaçarak Zülkifl (a.s.)'e sığınmıģlardır. O da, onları himaye etmiģtir. Bazıları dediler ki, salih bir adama kefalet etmiģtir. Takriben M.Ö senesinde yaģamıģtır. 850 seneden beri burada yaģayan ilim adamları tarafından, Zülkifl (a.s.) olarak bilinmektedir. Muhtelif taģlardaki Arapça yazılarda görüldüğü gibi, kabir Zülkifl (a.s.)'in kabridir. Eski kabri, Eğil ilçesinin Dicle Nehri Hacıyan Mahallesi'nde iken, baraj suyu altında kalması nedeniyle, Nebi Harun-i Asefi'nin yanında yapılmıģ olan türbeye nakledilmiģtir. Bazılarına göre, Zülkifl Peygambere ait olan mezar, Ergani Kalesi ndedir. Bu kale, neredeyse tamamen ortadan kalkmıģtır 86. Kaynakların çoğunda, Zülkifl Peygamber in makam ının (belli bir süre kaldığı yer) Ergani de, kabrinin ise Eğil de bulunduğu belirtilmektedir. 85 (Beysanoğlu,1985,82) 86 (Beysanoğlu,1996a,463)

17 17 Dicle Barajı nın göl havzasında kalmasından dolayı Elyesa ve Zülkifl peygamberlerin naaģları, 1995 yılında, Eğil e hakim bir tepeye taģınmıģtır. Peygamberlerin kabirlerinin önce bulunduğu yerler, baraj suyu altında kalmıģ olmasına rağmen, izleri tam olarak silinmemiģtir. Elyesa Peygamber in mezarının daha önce bulunduğu türbenin kubbesi ve türbe tam olarak kaybolmamıģtır. Dicle Barajı nın yapılmasıyla birlikte, baraj gölü havzasında kalan, Elyesa ve Zülkifl peygamberlerin naaģlarının, Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü nün iģbirliği neticesinde, yerlerinden çıkarılması kararlaģtırılmıģtır. Nakil iģlemi, Eylül 1995 tarihleri arasında gerçekleģtirilmiģtir. Nakil için 9 kiģiden oluģan yeminli bir heyet oluģturulmuģtur. Heyette; Eğil Kaymakamı Selim Çapar, Müftü Ekrem Abbasioğlu, Müftülük Katibi Burhanettin Ġncedursun, Eski Medrese Hocası Ömer Kalkan, Ġmam Mahmut Laçin, Ġmam Abdullah Kızılay ve üç iģçi bulunmaktadır. Önce, Hz. Elyesa nın kabrinin açılmasına baģlanmıģ ve bu faaliyet iki gün sürmüģtür. Ġkinci gün sonunda naaģa ulaģılmıģtır. Heyette bulunanlar, ittifak halinde, cesedin ve kefenin hiçbir Ģekilde çürümediğini, daha dün ölmüģ gibi durduğunu ifade etmiģlerdir. Elyesa Peygamber in naaģı, Eğil ilçesine hakim durumda bulunan ve Nebi Harun (Harun-i Asefi) un kabrinin de bulunduğu tepedeki, Vakıflar Genel Müdürlüğü nün yaptırdığı türbeye defnedilmiģtir. Daha sonra, Hz. Zülkifl in naaģının nakli için çalıģmalara baģlanmıģtır. Bu peygamberin naaģının bulunduğu mezarın açılmasının çok zor olduğu ifade edilmiģtir. Mezarın, dönemin çimentosu olarak bilinen kevs-i hacer (yumurta akı, kum ve kireçten oluģan karıģım) adlı bir madde ile kaplı olduğu ve açılmasının çok uzun bir süre aldığı ifade edilmiģtir. Aynı Ģekilde heyettekiler, ittifak halinde, Zülkifl Peygamber in naaģının ve kefeninin hiç çürümediğini ve cesedin, uykudaki bir insanı andırdığını ifade etmiģlerdir. Bu naaģ da aynı Ģekilde, hazırlanan türbeye nakledilmiģtir 87. Peygamberlerin nakil heyetinde bulunanlar, cesetlerin çürümemiģ olmasını, Ġslam Peygamberi nin; Allah, Arz a Peygamberlerin cesetlerini yemeyi haram kıldı 88 ve Cenab-ı Hak, toprağa, peygamberlerin cesedini çürütmeyi haram etmiģtir 89 biçimindeki Hadislerle açıklamaya çalıģmaktadırlar. Yine, görüģülen ilçe halkı da benzer kanaatler taģımaktadırlar. Harun Nebi (Harun-i Asefi) Türbesi, Eğil ilçesi ve Eğil Kalesi nin çok rahatlıkla izlendiği yüksek bir tepenin üzerindedir. Eğil e ulaģmadan sağa ayrılan bir yolla buraya gidilir. Ağaçlarla kaplı olan bu tepe üzerinde, Nebi Harun un kabri ve türbesi bulunmaktadır. Nebi Harun (Harun-i 87 (Evsen-Gün,1996) 88 (Canan,1997,497) 89 (Canan,1997a,154)

18 18 Asafi) un kabrinin hemen yanında, ayrı bir mezar daha bulunmaktadır. Bunun kabrin, Harun Ġbn-i Pir-i Can a ait olduğu, kitabesinden anlaģılmaktadır 90. Bu türbenin tanıtım yazısında Ģu ifadeler yer almaktadır: Bu kabir, Berhiya'nın oğlu Harun-i Asefi'nindir. Kendisi Hazret-i Süleyman'ın katibidir. Takribi olarak, M.Ö.900'de yaģamıģtır. 850 seneden beri burada yaģayan ilim adamları tarafından, bunun Nebi Harun-i Asefi olduğu bilinmektedir. Kufi yazı ve muhtelif taģlar üzerindeki Arapça yazılarda görüldüğü gibi, bu kabir Nebi Harun-i Asefi'nin kabridir. Eğil ilçesine 2 km. uzaklıkta güney batısındadır. Yüksek bir tepenin üzerindedir. Hallak (Allak) Nebi Türbesi, Eğil in güneyindeki vadinin içinde, iki meģe ağacının arasındadır. Türbenin etrafı taģlarla çevrilidir. Türbenin, Hz.Muhammed in berberliğini yapmıģ olan bir kiģiye ait olduğu da söylenmektedir. Biraz ilerisinde Nisanoğlu Türbesi vardır 91. Zünnun Ziyareti, Eğil in Çapan Mahallesi yakınında bulunan iki mağaranın alt kenarındadır. Türbesindeki yazılı taģlar silik olduğundan okunamamaktadır. Eizze-i Kiram dan olduğu söylenen bu kiģi hakkında bilgi edinilememiģtir 92. Ali Yatırı, Eğil kalesinin karģısında ve Ali Tepesi nin yamacında, Gazanfer Bey in merkadı (mezarı) vardır. Bunun biraz ilerisindeki altı dılılı (kenar) dört kapılı türbe, Ali adında bir yatıra aittir. Medhallerin (kapı) ikisi, kemerleriyle birlikte sağlamdır. Birisinin de, yalnız kemersiz kısmı kalmıģtır. Ġçinde, Ali isminde bir kiģinin kabrinin olduğu bilinmektedir. Ancak, bu yatırın yeri, günümüzde dümdüz olmuģtur 93. Nisanoğlu Türbesi, Eğil in güneyindeki sel çukuru kenarında, Diyarbakır yolunun baģlangıcında, yolun sol kenarındaki meģelik içindedir. Türbenin duvarları halen daha ayaktadır. Basri Konyar, Diyarbekir Yıllığı adlı eserde, kümbetin, Nisanoğullarından Ġzdüddevle Nasr veya Esüdüddin e ait olma ihtimalinden bahsetmektedir 94. Eğil de bulunan tarihi eserlerden birisi ġerbetin Hanı dır. Bu han, bugünkü ġerbetin Köyü ndedir. Evliya Çelebi, Eğil beyinin babası Kaçar Bey in, bu kasabada gömülü olduğunu yazar 95. Bir çok yerde olduğu gibi, bu yörede de, bölgede yaģayan Ģahsiyetlerle ilgili efsaneler oluģturulmuģtur. Efsanelerin genel özelliği, bu efsanelerde, kiģiler ve yer farklı olsa da, olaylar arasında büyük benzerliklerin olmasıdır. Bunlardan birkaçı Ģöyle sıralanabilir: 90 (Öcal,1) 91 (Beysanoğlu,1985,82) 92 (Beysanoğlu,1985,87) 93 (Beysanoğlu,1985,87) 94 (Beysanoğlu,1985,89-90) 95 (Beysanoğlu,1996a,630)

19 19 Anlatılanlara göre, Zülkifl Peygamberin asıl adı BeĢir miģ. Ergani nin Sesverenpınarı (Hilar) Köyü nde bir savaģa katılmıģ, komutan ölünce de ona vekalet etmiģ. Adı, bundan sonra, vekil olmak manasına tekafül olmuģ ve bu daha sonra Zülkifl e dönüģmüģtür. Ayrı bir savaģta, Zülkifl ve Arap kölesi yaralanmıģ ve birlikte Ergani deki Zülkifl Dağı na gelip ölmüģler. Ġnsanlar, geceleri kölenin mezarına su ve pamuk bırakırlar, sabah kalktıklarında suyun bittiğini ve pamuğun da kanlı olduğunu görürlermiģ. Köle, Zülkifl in ve kendisinin yaralarını temizlermiģ. Zülkifl Peygamber, Ergani yi koruduğu için buraya hiç düģman girmemiģ. Ayrıca, burası çok bereketliymiģ. Zaten, Ergani de, bolluk ve bereket anlamına gelirmiģ. Zülkifl Peygamber in türbedarı bir gün, türbeye ait bütün eģyaları çalınca, peygamber de buradan Bağdat a gitmiģ ve bundan sonra Ergani ye darlık gelmiģ. Bu ziyarete, dileklerinin kabul olmasını isteyenler gelir ve taģ yapıģtırırlar. Çocuğu olmayanlar çocuk dilerler, erkek çocuk olursa Zülküf, kız olursa Zülfiye adını verirler 96. Bir rivayete göre, Zülkifl Peygamber Hz. Eyüp ün oğluymuģ ve asıl adı BeĢir miģ. Bir kefalet iģindeki dürüstlüğünden dolayı adına Zülkifl denmiģ. Asıl mezarı Eğil deymiģ, Ergani deki kendi adını taģıyan dağda, sadece geçici bir süre oturmuģ. Ergani deki Zülkifl Dağı, her yıl yüzlerce kiģi tarafından ziyaret edilir ve dilek dilenir. Çocuğunun olmasını isteyenler, özellikle Cuma ve Pazar günleri burayı ziyaret ederler. Dilekleri yerine gelirse, kız çocuğuna Zülfiye, erkek çocuğuna Zülküf adını verirler. Buraya, Zülküf Peygamber Hazretleri ne, Ģu dileğimi yaparsan, sana bir kurban keseceğim, saygılarımı sunarım efendim biçiminde dilekçe bile bırakıldığı ifade edilmektedir 97. Hz. Elyesa, Eğil e gelip dinini tebliğ etmiģ, ancak, kimseyi inandıramamıģtır. Çok yaģlanmıģ ve bir gün ortadan kaybolmuģ ve hiç kimse nereye gittiğini bilememiģ. Bir gün, Eğil de ölen birisini, götürüp gömmüģler. Gömdükleri yerde, Hz. Elyesa nın mezarı varmıģ. Elyesa Peygamber ölüye, buradan git, burası benim mezarım biçiminde seslenince ölü, ben ölüyüm gidemem, deyince, Elyesa, söyle, seni buradan kaldırıp baģka bir yere gömsünler, demiģ. Ölü, yine, ölmüģ olduğunu ve kimseye sesini duyuramayacağını söyleyince, Elyesa, sen seslen, ben insanların duymasını sağlarım demiģ. Ölü, buranın Hz. Elyesa nın mezarı olduğunu ve kendisini baģka bir yere nakletmelerini istemiģ ve bunu duyanlar, gelip ölüyü baģka bir yere nakletmiģler. Hz. Elyesa nın kabrinin üstüne de kubbe yapmıģlar. Bu türbeye, PerĢembe günleri hasta olanlar gelir ve adak adarlar 98. Anlatılanlara göre, Hz. Süleyman ın yakını (katibi) olan Nebi Harun, bir orduyla gelerek Asurlular dan Eğil Kale sini almak istemiģ. Çok yüksek ve sarp olduğundan dolayı kaleyi ele geçirememiģ. Üçüncü kuģatmada, kaleye eğil diye bağırmıģ, kale eğilmiģ ve fethedilmiģ. Bu 96 (Yavuz,1993,69) 97 (Yavuz,1993,269) 98 (Yavuz,1993, )

20 20 ziyaret yerine bölge halkı, ÇarĢamba günleri gitmekte, hasta olanlar ve daha baģka dileği olanlar adak adamaktadırlar 99. Hacı Baba Türbesi de, ziyaret edilen mekanlardandır. Bu kiģinin, Eğil deki Selahattin Eyyubi (Taciyan) Camii nde uzun yıllar vazife yapan veli bir zat olduğu rivayet edilmektedir. Suların azgın olduğu bir zamanda, Dicle den karģıya geçmek istediği ve hırkasını sererek üzerine oturunca nehri geçtiği anlatılmaktadır. Dicle Nehri kenarına bir değirmen yapmak istediği, ancak, rüyasında Zülkifl Peygamber in izin vermemesi üzerine, ölünce Zülkifl Peygamberin yanına değil, Elyesa nın yanına gömülmesini vasiyet ettiği anlatılmaktadır. Çarıkören Mahallesi ndeki Hz. Elyesa nın mezarının yanında bulunan kabrini, hasta olanlar ve baģka dileği bulunanların ziyaret ettiği anlatılmaktadır 100. Nebi Melik, peygamberlerin berberiymiģ. Peygamberler, öldükten sonra da yaģadıklarından dolayı, saçları sakalları uzarmıģ. Nebi Melik, geceleri mezarından kalkar, eline bir fener alır ve Eğil de mezarları bulunan Elyesa, Zülkifl ve Harun peygamberleri tıraģ eder ve yine mezarına dönermiģ. Gidip gelirken, fenerinin ıģığı görülürmüģ. Bu ziyarete, ÇarĢamba günleri, daha çok akıl hastaları getirilir, dua edilir ve adak adanır 101. Kilise Mağarası ve Cinler de, ağızdan ağıza dolaģan efsanelerdendir. Çarıkören Mahallesi ndeki eski kilisenin bahçesinde, iç içe geçmiģ iki mağaradan oluģan bir mağara vardır. Bu mağara, bütün cinlerin toplandığı yermiģ. Cinlerin padiģahı ise, dipteki mağarada yaģarmıģ. Saralıları ve ruh hastalarını, iyileģmeleri için bu mağaraya getirip yatırırlarmıģ. Bir gece, burada yatan bir hasta, cinlerle padiģahlarının tartıģtıklarını ve bu tartıģma sırasında bir silahın patladığını söylemiģ. Bu mağara civarındaki evlerde oturanlar da, bu silah sesini duyduklarını ifade etmiģlerdir 102. Pirabok Mağarası ve Cinleri nin de anlatılan bir efsanesi vardır. Kilise Mağarası nın yanındaki bir hayvan ağılına giden Mehmet Ağa adında bir kiģi, burada genç ve güzel kadın kılığında bir cin (pirabok) görmüģ. Cin, bu mağarada oturduklarını belirterek, onu gece konuk edebileceklerini belirtmiģ. O kiģi, cinin bu teklifini kabul etmeyince, cin birdenbire ortadan kaybolmuģ ve çok üzüldüğünden dolayı da hiçbir insana bir daha görünmemiģ yılında, bu bölgede araģtırmalar yapan Basri Konyar, cami ve minare enkazlarının çoğunun yerinde olduğunu belirtir. Ayrıca bir de, hamam kalıntısından bahseder. Bu bölgedeki bazı türbelerin, köylerde yapılacak okul için kaldırıldığını ve bundan dolayı eserlerin büyük oranda tahrip edildiğini belirtir. Bu türbelerden birisinin, Eğil beylerinden Kasım Bey e ait olduğu, Eğilli 99 (Yavuz,1993,57) 100 (Yavuz,1993,58-59) 101 (Yavuz,1993,260) 102 (Yavuz,1993, ) 103 (Yavuz,1993,317)

EĞĠL-ERGANĠ HALKININ DĠLĠNDE MEDFUN PEYGAMBERLER

EĞĠL-ERGANĠ HALKININ DĠLĠNDE MEDFUN PEYGAMBERLER EĞĠL-ERGANĠ HALKININ DĠLĠNDE MEDFUN PEYGAMBERLER EXPRESSION OF BURIED PROPHETS IN EĞĠL-ERGANĠ PUBLIC M. Cengiz YILDIZ * Özet Eğil ve Ergani Diyarbakır iline bağlı iki ilçedir. Ġki ilçeyi önemli kılan Ģey,

Detaylı

EĞĠL (GÊL; EGLÊ) ANTĠK BĠR KENT. (Açık Hava Müzesi) Hazırlayanlar: Av. Neymetullah GÜNDÜZ. G. Seyyit CENGĠZ

EĞĠL (GÊL; EGLÊ) ANTĠK BĠR KENT. (Açık Hava Müzesi) Hazırlayanlar: Av. Neymetullah GÜNDÜZ. G. Seyyit CENGĠZ EĞĠL (GÊL; EGLÊ) ANTĠK BĠR KENT (Açık Hava Müzesi) Hazırlayanlar: Av. Neymetullah GÜNDÜZ G. Seyyit CENGĠZ 1 1. COĞRAFĠ KONUM Eğil, Diyarbakır iline bağlı bir ilçedir. Diyarbakır il merkezinin 52 Km kuzeyinde

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor?

Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor? ADIYAMAN Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor? Rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçları ile kaplı olduğu gibi,

Detaylı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ Thekla, genç ve güzel bir kadın... Hem de bakire... Aynı Meryem gibi.. Halk bu yüzden, Thekla nın yaşadığı yeraltı kilisesine, Meryemlik demiş. Thekla nın yaşadığı, sonunda

Detaylı

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22 Batman'ın tarihi hakkında en eski bilgiler halk hikayeleri, mitler ve Heredot tarihinde verilmektedir. Ortak verilere göre MED kralı Abtyagestin'in torunu Kyros karsıtı Erpagazso M.Ö. 550 yilinda yenilince

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı Birecik ilçesi Şanlıurfa Merkez ilçesine 80 km uzaklıkta olup, yüzölçümü 852 km2 dir. İlçe merkez belediye ile birlikte 3 belediye ve bunlara bağlı 70 köy ve 75 mezradan

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

- 61 - Muhteşem Pullu

- 61 - Muhteşem Pullu Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL Burcu BĠLĠR Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar Srimad Bhagavatam Ġnanç turizmi,

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

PEYGAMBERLER TARİHİ SORULARI

PEYGAMBERLER TARİHİ SORULARI Hz. Âdem: Hz. Nûh 1. Şit (a.s.) ın babası Cevap: Hz. Âdem (a.s.) 11. Nûh (a.s.) kaç yaşında Peygamber oldu? Cevap: 40 yaşında Peygamber oldu 2. Âdem (a.s.) a kaç sahife verildi? Cevap: 10 Sahife verildi

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Yrd. Doç. Dr. Yiğit H. Erbil, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir.

Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir. Atatürk Müzesi Müze binası, eski Adana nın merkezi olan tarihi Tepebağ da, 19. yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»

Detaylı

MÜHRÜ SÜLEYMAN. Osmanlı Paralarının üzerinde Hazreti Süleyman ın mührü bulunurdu..

MÜHRÜ SÜLEYMAN. Osmanlı Paralarının üzerinde Hazreti Süleyman ın mührü bulunurdu.. MÜHRÜ SÜLEYMAN Osmanlı Paralarının üzerinde Hazreti Süleyman ın mührü bulunurdu.. Zamanımızda bazı kendini bilge zanneden sahte alim geçinenler, yeni çıktı turfandalar bu motifi inkar edip hatta şeklini

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

Peygamber ve Peygamberlere İman

Peygamber ve Peygamberlere İman Peygamber ve Peygamberlere İman İslam da inanç esaslarından biri de peygamberlere inanmaktır. Allah ın sözlerini bizlere ulaştıran peygamberlere inanmak, Allah a imanın gereğidir. Peygamber, Allah tarafından

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR (BaĢvuru no. 63017/11) Namık Kemal BATAR ve Diğerleri / TÜRKİYE T.C. Adalet Bakanlığı, 2014. Bu gayriresmî çeviri, Adalet

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir Kültür Turizmi ve İzmir Ümit ÇİÇEK Ege Bölgesi, Anadolu nun batısında, tarihin akışı içerisinde birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış, suyun hayat verdiği nehirleri ile bereketli ovalara sahip bir

Detaylı

ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMiSYONU 64. ĠCRA KONSEYĠ TOPLANTISI ve 8. ASYA BÖLGESEL KONFERANSI Ekim 2013, Mardin

ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMiSYONU 64. ĠCRA KONSEYĠ TOPLANTISI ve 8. ASYA BÖLGESEL KONFERANSI Ekim 2013, Mardin ICID - CIID ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMİSYONU TUCID - SDTMK SULAMA VE DRENAJ TÜRK MİLLİ KOMİTESİ ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMiSYONU 64. ĠCRA KONSEYĠ TOPLANTISI ve 8. ASYA BÖLGESEL KONFERANSI

Detaylı

AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi "Şehr-i Süleha"

AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi Şehr-i Süleha AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi Kültür ve Medeniyetler beşiği Anadolu daki en eski yerleşim yerlerinden birisi de Aksaray dır. İlimiz coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle tarih boyunca misyon yüklenen

Detaylı

TOKAT DOĞAL SİT ALANLARI

TOKAT DOĞAL SİT ALANLARI TOKAT DOĞAL SİT ALANLARI SIRA NO İLÇESİ ADI SİT TÜRÜ 1 NİKSAR EFKERİT VADİSİ DOĞAL VE ARKEOLOJİK SİT ALANI 2 ZİLE EVRENKÖY MAĞARASI 2. DERECE DOĞAL SİT ALANI 3 PAZAR BALLICA MAĞARASI 2. DERECE DOĞAL SİT

Detaylı

İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi

İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi Hale TOSUN* Balkan SavaĢları sırasında profesyonel anlamda yetiģmiģ hemģirelere olan ihtiyaç kaçınılmaz olarak kendini

Detaylı

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

(5 IN 1 ERBĠL) Hazırlayanlar: Baver AYDIN D.Bakır YDO Uzmanı. Hüseyin AKDOĞAN D.Bakır YDO Koordinatörü. M. Emin BAKIR Program Yönetimi Birimi Uzmanı

(5 IN 1 ERBĠL) Hazırlayanlar: Baver AYDIN D.Bakır YDO Uzmanı. Hüseyin AKDOĞAN D.Bakır YDO Koordinatörü. M. Emin BAKIR Program Yönetimi Birimi Uzmanı 5. ERBĠL YAPI & ĠNġAAT FUARI KATILIM RAPORU (5 IN 1 ERBĠL) Hazırlayanlar: Baver AYDIN D.Bakır YDO Uzmanı Hüseyin AKDOĞAN D.Bakır YDO Koordinatörü M. Emin BAKIR Program Yönetimi Birimi Uzmanı 05-08 ARALIK

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. 58.01.0.02 ÇİMENYENİCE KÖYÜ, KÖROĞLU TEPELERİ, I39-a4 MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI İL SİVAS İLÇE HAFİK MAH.-KÖY VE MEVKİİ Çimenyenice Köyü GENEL

Detaylı

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YUNAN ANADOLU MEZAPOTAMYA İRAN MISIR HİNT ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI GENEL ÖZELLİKLERİ: 1- Genellikle iklim

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk imzalı birkaç belge NİS 272012 Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk

Detaylı

www.abuzerakbiyik.com.tr den alınmıştır. ŞANLIURFA TARİHİ

www.abuzerakbiyik.com.tr den alınmıştır. ŞANLIURFA TARİHİ www.abuzerakbiyik.com.tr den alınmıştır. ŞANLIURFA TARİHİ Şanlıurfa merkez Örencik köyü içerisinde yer alan Göbekli Tepede yapılan kazılarda Neolotik dönemin akeramik devresine rastlayan Anadolu'nun en

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Ankara da SELÇUKLU MİRASI Arslanhane Camii (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Çizim: Yük. Mim. Mehmet Emin Yılmaz 11. yüzyıldan başlayarak Anadolu ya yerleşmeye başlayan Türkler, doğuda Ermeni ve Gürcü yapıları,

Detaylı

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin İslâm Araştırmaları Dergisi, Sayı 22, 2009, 155-181 VEFEYÂT Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin Doç. Dr. M. Süreyya Şahin i 24 Ocak 2008 tarihinde Hakk ın rahmetine tevdi ile ebedî yolculuğuna uğurladık. Akademik

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BAKİ SARISAKAL 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BİNALAR VE ARAZİ LİSTESİ Manastır Vilayetinde Nüfus Cemaati İslam Ulah ve Rum Ermeni Bulgar Yahudi

Detaylı

SOSYAL PROGRAM. 1. GÜN: 19 Mayıs 2016 PERŞEMBE. (19.00, Açılış Kokteyli SAÜ Personel Lokali) 2. GÜN: 20 Mayıs 2016 CUMA

SOSYAL PROGRAM. 1. GÜN: 19 Mayıs 2016 PERŞEMBE. (19.00, Açılış Kokteyli SAÜ Personel Lokali) 2. GÜN: 20 Mayıs 2016 CUMA 1. GÜN: 19 Mayıs 2016 PERŞEMBE (19.00, Açılış Kokteyli SAÜ Personel Lokali) SOSYAL PROGRAM 2. GÜN: 20 Mayıs 2016 CUMA (19.30-22.30, Gala Yemeği, Sapanca /Sakarya) 3. GÜN: 21 Mayıs 2016 CUMARTESİ Serbest

Detaylı

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu T.C. Sağlıklı Kentler Birliği 2008 Faaliyet Raporu SAĞLIKLI KENTLER BİRLİĞİ FAALİYETLERİ MECLĠS TOPLANTILARI EĞĠTĠM ÇALIġMALARI KONFERANSLAR DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AVRUPA SAĞLIKLI ġehġrler ULUSAL AĞLARI ÇALIġMALARI

Detaylı

ORMANCILIK VE SU ALANLARINDA MAKEDONYA CUMHURİYETİ NE YAPILAN ÇALIŞMA ZİYARETİNE AİT RAPOR

ORMANCILIK VE SU ALANLARINDA MAKEDONYA CUMHURİYETİ NE YAPILAN ÇALIŞMA ZİYARETİNE AİT RAPOR ORMANCILIK VE SU ALANLARINDA MAKEDONYA CUMHURİYETİ NE YAPILAN ÇALIŞMA ZİYARETİNE AİT RAPOR Makedonya Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Sayın Ljupcho DĠMOVSKĠ nin 27-28 Haziran ayında Sayın Bakanımız

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir.

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir. Araştırmanın Yapıldığı Kayacık Köyü Hakkında Genel Bilgiler KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER KAYACIK İSMİNİN KAYNAĞI Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

MEZOPOTAMYA KALKINMA PROJESİ

MEZOPOTAMYA KALKINMA PROJESİ MEZOPOTAMYA KALKINMA PROJESİ 2 İNSANLIĞIN BAŞLANGIÇ NOKTASI VE İNSANLIĞIN YERLEŞMEYE BAŞLADIĞI, 3 KUTSAL KİTAPTA ADI GEÇEN DÜNYANIN MERKEZİ MEZOPOTAMYA YA HOŞGELDİNİZ 3 TARİHÇE Adıyaman Gaziantep Şanlıurfa

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ 1.GÜN 24 Mayıs 2015 Pazar Ankara Tahran 2. GÜN 25 Mayıs 2015 Pazartesi Tahran Tebriz Saat 18.00 de Ankara Esenboğa Havalimanı Dış hatlar servisinde

Detaylı

Esas Birim :Teknik Hizmetler Kurulu BaĢkanlığı Tarih:04.03.2013 Genelge No:25 Özeti : YAS Hak.Kanunda DeğiĢlik Hk

Esas Birim :Teknik Hizmetler Kurulu BaĢkanlığı Tarih:04.03.2013 Genelge No:25 Özeti : YAS Hak.Kanunda DeğiĢlik Hk Esas Birim :Teknik Hizmetler Kurulu BaĢkanlığı Tarih:04.03.2013 Genelge No:25 Özeti : YAS Hak.Kanunda DeğiĢlik Hk ZĠRAAT ODASI BAġKANLIĞI NA... 01/03/2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Detaylı

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 31.07.2015 İçindekiler Ġçindekiler... 2 Amaç ve Kapsam... 7 1. Yöntem... 8 2. Bölgelerin Değerlendirmeleri ve Sonuçlar... 10 2.1. Akdeniz...

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

COĞRAFĠ VE MEKANSAL YAPI

COĞRAFĠ VE MEKANSAL YAPI COĞRAFĠ VE MEKANSAL YAPI Serhat ABDİOĞLU Cenk KILIÇASLAN Begüm DEMİR Ocak 2011 GiriĢ Coğrafi yapı, bir bölgenin yerleģim planını etkileyen en önemli hususların baģında gelmektedir. Bir bölge yerleģime

Detaylı

06.11.2013 2013 toplantı döneminin 10. birleşiminin 1. oturumunun yapılması için toplandı.

06.11.2013 2013 toplantı döneminin 10. birleşiminin 1. oturumunun yapılması için toplandı. KAPAKLI BELEDĠYESĠ MECLĠS KARAR ÖZETLERĠ -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Karar Tarihi: 06.11.2013 Toplantı No:

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

Doğuda Kahramanmaraş ve Gaziantep, Batıda Mersin, Kuzeyde Niğde, Kayseri, Güneyde Akdeniz ile çevrilidir.

Doğuda Kahramanmaraş ve Gaziantep, Batıda Mersin, Kuzeyde Niğde, Kayseri, Güneyde Akdeniz ile çevrilidir. ADANADA DİN HİZMETLERİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ Ülkemizin güneyinde Akdeniz Bölgesi sınırları içinde yer alan Adana mız, Akdeniz kıyılarından başlayarak Orta Torosların yüksek kesimlerine kadar genişleyen, 17.253

Detaylı

Rumkale Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba köyünün yakınında bulunan Rumkale; Gaziantep şehir merkezinden 62 km. Yavuzeli nden ise 25 km. uzaklıkta, Merzimen Çayı nın Fırat Nehri ile birleştiği yerde,

Detaylı

VAKIF PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01.01.2011 30.06.2011 FAALİYET RAPORU

VAKIF PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01.01.2011 30.06.2011 FAALİYET RAPORU VAKIF PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01.01.2011 30.06.2011 FAALİYET RAPORU 1- Raporun dönemi, ortaklığın unvanı, dönem içinde yönetim ve denetleme kurullarında görev alan başkan ve üyelerin, murahhas üyelerin ad

Detaylı

6. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

6. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI Peygamber ve peygamberlere iman Peygamberlerin insanlardan seçilmesinin nedenleri Peygamberlerin nitelikleri Peygamberlere gelen mesajların ortak amacı KAZANIMLAR

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

MEZOPOTAMYA KALKINMA PROJESİ

MEZOPOTAMYA KALKINMA PROJESİ MEZOPOTAMYA KALKINMA PROJESİ İNSANLIĞIN BAŞLANGIÇ NOKTASI VE İNSANLIĞIN YERLEŞMEYE BAŞLADIĞI, 3 KUTSAL KİTAPTA ADI GEÇEN DÜNYANIN MERKEZİ MEZOPOTAMYA YA HOŞGELDİNİZ TARİHÇE Dünya tarihinin en etkili medeniyeti:

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

SEL KONTROLUNDA AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROL ÇALIġMALARININ ÖNEMĠ

SEL KONTROLUNDA AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROL ÇALIġMALARININ ÖNEMĠ T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SEL KONTROLUNDA AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROL ÇALIġMALARININ ÖNEMĠ Hanifi AVCI Genel Müdür ġubat-2011 SEL AFETĠNĠN SEBEBĠ

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

DEMRE DEMRE. Demre Myra Antik Kenti. Dünden Bugüne Antalya

DEMRE DEMRE. Demre Myra Antik Kenti. Dünden Bugüne Antalya D E M R E DEMRE DEMRE Demre Myra Antik Kenti 259 A L T I N C I B Ö L Ü M 260 D E M R E 4. DEMRE 1. Tarihçesi Myra (Demre) her zaman Likya nın en önemli şehirlerinden birisi olarak bilinir. Şehrin M.Ö.5.yy

Detaylı

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim İSTANBUL YEDİ TEPE Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim Camisi, 6. tepede Mihrimah Sultan

Detaylı

KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU

KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü lisans programında yer alan Arch 471 - Analysis of Historic Buildings dersi kapsamında Düzce nin Konuralp Belediyesi ne 8-14 Ekim 2012 tarihleri

Detaylı

ILISU KASABASI. Ramazan ÖZDEMİR TC AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ

ILISU KASABASI. Ramazan ÖZDEMİR TC AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ILISU KASABASI Ramazan ÖZDEMİR TC AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ILISU KASABASI GÜZELYURT, AKSARAY 1. GENEL TANITIM Ilısu kasabasının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir ancak

Detaylı

2015 YILI OCAK AYI MECLİS TOPLANTISI 1. BİRLEŞİM 1. OTURUM

2015 YILI OCAK AYI MECLİS TOPLANTISI 1. BİRLEŞİM 1. OTURUM T.C Karar Tarihi : 05.01.2015 Karar No : Konu :2015 Yılı Ocak Ayı Meclis Toplantısı 2015 YILI OCAK AYI MECLİS TOPLANTISI 1. BİRLEŞİM 1. OTURUM BAŞKAN: Sayın Meclis Üyeleri; 5393 sayılı kanunun 20. maddesine

Detaylı

ġirketimizin 01.01.2009 31.12.2009 dönemine ait faaliyetleri Yönetim Kurulumuzca aģağıda ortaklarımızın bilgilerine sunulmuģtur.

ġirketimizin 01.01.2009 31.12.2009 dönemine ait faaliyetleri Yönetim Kurulumuzca aģağıda ortaklarımızın bilgilerine sunulmuģtur. Sayfa No: 1 ġirketimizin 01.01.2009 31.12.2009 dönemine ait faaliyetleri Yönetim Kurulumuzca aģağıda ortaklarımızın bilgilerine sunulmuģtur. ġirket Yönetim Kurulu; Orhan Ümit GENÇOĞLU Turhan GENÇOĞLU Zekai

Detaylı

1.GÜN 2.GÜN 3.GÜN 3.GÜN. Mehmet AVCI İmam Hatip Müftülük Sitesi Camii Seyit BADIR Eğitim Görevlisi Taşçıoğlu Camii

1.GÜN 2.GÜN 3.GÜN 3.GÜN. Mehmet AVCI İmam Hatip Müftülük Sitesi Camii Seyit BADIR Eğitim Görevlisi Taşçıoğlu Camii Yakup TURHAN Vaiz Yeni Orta Camii Abdulvahit AVCI Baş İmam Eski Orta Camii Mustafa ÇAKIR Vaiz Sahil Camii Ramazan GÜNDÜZ Kursiyer Şeyh Camii Hakan USTA Kursiyer Müftü Mah. Camii Abdulhalim ÇEVİK Kursiyer

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

2015 YILINA AĠT KALĠTE GÜVENCE SĠSTEMĠ GÖZDEN GEÇĠRME RAPORU

2015 YILINA AĠT KALĠTE GÜVENCE SĠSTEMĠ GÖZDEN GEÇĠRME RAPORU 2015 Yılı Kalite Güvence Sistemi Raporu KENT KURUMSAL GAYRĠMENKUL DEĞERLEME VE DANIġMANLIK A.ġ. 2015 YILINA AĠT KALĠTE GÜVENCE SĠSTEMĠ GÖZDEN GEÇĠRME RAPORU Bu rapor Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu

Detaylı

A R A Ş T I R M A S O N U Ç L A R I

A R A Ş T I R M A S O N U Ç L A R I ARAŞTIRMA HABERLERİ Sayı: 101 Ocak - ġubat 2011 A R A Ş T I R M A S O N U Ç L A R I Güney Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Bodur ve Yarı Bodur Anaçlı Granny Smith Elma Çeşidinin Beslenme Durumları Belirlenmiştir.

Detaylı

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDAKARAR

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDAKARAR ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDAKARAR Emre EKĠCĠ / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru no.696/10) T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ. ÖĞRENCĠ ĠġLERĠ DAĠRE BAġKANLIĞI

BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ. ÖĞRENCĠ ĠġLERĠ DAĠRE BAġKANLIĞI BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ ÖĞRENCĠ ĠġLERĠ DAĠRE BAġKANLIĞI FAALĠYET RAPORU 2010 KURUM/KURULUġUN TARĠHÇESĠ Öğrenci ĠĢlerinin temelleri 1983 yılında Fırat Üniversitesine bağlı olarak Bingöl Meslek Yüksekokulu adı

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI Nevzat Ġhsan SARI / Tapu ve Kadastro MüfettiĢi TaĢınmazların arsa vasfını kazanması ancak imar planlarının uygulanmasıyla mümkündür. Ülkemizde imar planlarının uygulanması

Detaylı

14 Beyan Sahibi/Temsilcisi 15 Sevkiyat/Gönderilen Yer

14 Beyan Sahibi/Temsilcisi 15 Sevkiyat/Gönderilen Yer Formu doldurmadan önce notları okuyunuz KONTROL BELGESİ ASLI EK 32 TÜRKİYE CUMHURİYETİ 2 Gönderen/Ġhracatçı No 8 Teslim Alan No T 5 3Formla r 4 Yük Listeleri 5 Kalemler 6Kapların Toplamı A HAREKET GÜMRÜK

Detaylı