2 EDİTÖRDEN / YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2 EDİTÖRDEN / YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM"

Transkript

1 GELiBOLU Rüzgarı Dergisi 2 EDİTÖRDEN / YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM 3 AYLIK KÜLTÜR SANAT DERGİSİ YIL: 3 SAYI: 12 EYLÜL 2013 İMTİYAZ SAHİBİ GELİBOLU DERNEĞİ ADINA SÜLEYMAN TAŞ Celâlettin KALKAN 3 EĞİTİM / BELEDİYE BAŞKANININ MESAJI 4 GELİBOLU HAYALCİSİ / DOSTLARINIZI EN SON NE ZAMAN ARADINIZ? Afet KORU AYALP YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ SÜLEYMAN TAŞ GENEL YAYIN YÖNETMENİ CELALETTİN KALKAN GENEL YAYIN YÖNETMEN YARDIMCILARI DUYGU KÜÇÜKYELKENCİ ALPER BURCU ERDEM DERGİ KOORDİNATÖRÜ GÜNSELİ BAŞEL YAYIN KURULU MUSTAFA BAŞEL - AFET KORU AYALP HALDUN SOLMAZTÜRK YALÇIN BAĞATIR GRAFİK-TASARIM c.a.n YEREL TEMSİLCİLER GELİBOLU: EROL OKUYUCU ÇANAKKALE: ENDER ÇERDİK BASKI-CİLT BÜYÜK ANADOLU MEDYA GRUP LTD.ŞTİ. İstanbul Cad. Elİf Sk. No: 7/188 İskitler - ANKARA YAYIN İDARE MERKEZİ Muciburrahman Cad. Özçelik İmaj İş Merkezi No: 94 Kat:5 No: 3 ÇAYYOLU - ANKARA İLETİŞİM TEL: /1860 FAX: WEB ELEKTRONİK POSTA 3 Aylık, Yerel, Süreli Yayın Basım Tarihi: Haziran 2013 GELİBOLU DERNEĞİ NE BAĞIŞLARINIZ İÇİN BANKA HESAP NO. İNGBANK Ümitköy/ANKARA Şb. İBAN - TR HABER / EYLÜL AYINDA GELİBOLU DA YENİ ŞEYLER Celâlettin KALKAN 6 HABER / SARDALYE KENTİ KENDİNİ YENİLİYOR Müge AKGÜN 8 TARİH / PİRİ REİS (Komutanlık Yönü) Cengiz BAYSU 10 TARİH / GELİBOLU DEYİNCE Mustafa BAŞEL 13 HABER / AVUSTURALYALI DİPLOMATTAN ATATÜRK E VE ŞEHİTLERE SAYGI 14 İNSANIMIZ / İÇİMİZDEKİLER VE İÇİMİZDEKİLER!.. Günseli BAŞEL 17 TARİH / GELİBOLULU BİR ÇANAKKALE KAHRAMANI 18 TARİH / GELİBOLU YARIMADASINDA BİR BİLİM ADAMI Prof. Dr. Miral DİZDAROĞLU 22 ARKEOLOJİ / TRAKYALILARIN KUTSAL GANOS DAĞI VE ÇEVRESİNDE ARKEOLOJİK YÜZEY ARAŞTIRMALARI Doç. Dr. Zeynep Koçel ERDEM 25 FOTOĞRAF / KÜRŞAT PEKÜN ALBÜMÜ 26 KÜLTÜR / FARKLI KÜLTÜRLERDE EĞİTİME BAKIŞ VE AHLAK ANLAYIŞI Tevfik UMUT 28 ÇEVRE / TELEKOM VİRANE DURUMDAKİ ESKİ PTT BİNASINI RESTORE EDECEK Süleyman TAŞ 29 BELDELERİMİZ / KAVAK BELEDİYESİNİN NÜFUSU DÜZELTİLİYOR 30 KÖYLERİMİZ / SÜTLÜCE (GALATA) Nihat ENGİN 33 YAŞAM / AJANDAM OLMADAN ASLA Begüm Dindar KUTLU 34 GENÇLİK / GENÇ OLMAK ZORDUR Gamze SU 36 GENÇLİK VE EĞİTİM / GELİBOLU DA GENÇLERİN SICAK YUVASI Abdullah TAŞ 37 SPOR / KAYARKEN UÇMAK NASIL BİR ŞEY DERSİNİZ? Nurcan SU DERGİDE YAYINLANAN YAZILAN SORUMLULUĞU YAZARIN KENDİSİNE AİTTİR. ISSN: X 38 HABER / DERNEKTEN HABERLER 40 ŞİİR / BU AKŞAMÜSTÜ Celalettin KALKAN Kapak fotoğraf: Kürşat PEKÜN

2 EDİTÖRDEN YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM Sevgili Gelibolu tutkunları, yoğun bir çalışma döneminin ardından, bazılarımızın imkan bulup bir süre dinlenebildiği, bazılarımızın ise gene çalışmaya devam etmek zorunda kaldığı bu sıcak yaz günlerinde, hepinizin gönlüne göre güzellikler, iyilikler getirmesini dilediğim bir GELİBOLU RÜZGARI ile daha karşınızdayız. Yaşamak güzel şey be kardeşim deriz ya hani, gerçekten güzel şey. Çalışırken de, dinlenirken de, dilerim ki, yaşam hep güzel bir şey olarak algılatsın kendini size. Lakin, ne olursa olsun, bazen şikayet de ederiz yaşamdan. Keyfimizin kaçtığı, olan bitenden pek de hoşlanmadığımız anlar olur, şikayetçi oluruz. Benim de, bu yaz, yaşamak güzel şey be kardeşim diye haykırasım gelen anlar da oldu zaman zaman, keyfimin kaçtığı, şikayetçi olduğum anlar da. Geçende bir ara düşündüm de, bana, yaşamak güzel şey be kardeşim dedirten durumlar, sanki, çaktırmadan kendime aferin dediğim, kendi kendimi ödüllendirdiğim anlar aynı zamanda. Şikayetçi olduğumda ise, baktım da, gizli-açık bir kabahat yükleme, suçlama eğilimi içinde oluyorum. Ama sıkı durun. Kendimi değil; başkalarını şikayet. Bu yazıda, işte biraz bundan bahsedeyim size dedim. Kendimden yani Yaşamın tüm yanlarını, tüm evrelerini tek başımıza belirleyebilme lüksüne sahip olmadığımızı, kontrolümüzde olmayan bir çok etmenin yaşamımızı belirlemede güç sahibi olduğunu aslında hep biliriz. Dahası, hem bir birey olarak; hem de toplum olarak, içinde yüzdüğümüz bu gerçeğin aslında bizi pek de rahatsız etmediğini de kabullenmeliyiz. Ama bu, teslimiyetçi bir bakış açısının yaşamımıza egemen olmasını haklı kılmaz. Değil mi? Yaşamımızı yaşanır kılan, ikisinin uygun oranlardaki bir bileşimidir bir bakıma. Kendi belirlediklerimizle, dışımızda belirlenenlerin uyumlu birlikteliği. Sanırım o zaman, ödüllendirmelerimizde de; şikayetlerimizde de, şimdiye göre daha objektif, daha akılcı olabileceğiz. Eh, biz Gelibolu tutkunları da, övünmek gibi olmasın, çoğunluğumuz iyi bireyler olduğumuzdan, iyi bir toplumsal dokuya sahip Celalettin KALKAN olduğumuzdan, bu durumları sık sık uygularız. Yani, keyiflerde kendimizi aferinlerle ödüllendirip; sıkıntılarda ise, kendimiz dışında her şeyden ve herkesten bol bol şikayetçi olma akıllılığı! Ben şahsen öyleyim. Bu RÜZGAR ın kadim okuyucuları kolaylıkla hatırlayacaktır. Ben şahsen, en baştan, ilk sayılardan itibaren şikayetçi tavırdan yeri geldikçe şikayetçi olmuşumdur. Bu sayıda da tekrarlamak istedim işte. Çok kıymetli kardeşler, siz siz olun, ne olur bana bakmayın ve başkalarından şikayetçi olma yanınızı giderek peki ben daha fazla ve yeni bir şeyler yapabilir miyim yanınıza dönüştürmeye çabalayın. Lütfen. İnanın ki, siz, aileniz, sevdikleriniz, hatta hepimizin tutkunu olduğumuz güzel GELİBOLU, bu yöndeki değişiminizden giderek daha fazla yararlanacaktır. Bu arada, sakın kendinizden de çok şikayetçi olmayasınız ha.. Önerim, şikayetçi tavrınızdan biraz daha uzaklaşmak. Kendinizden şikayetçi olmanızı istediğim yok. Tersine, eskisi gibi kendinizi yeri geldikçe, hasislik yapmadan, bol bol ödüllendirmenizi sürdürün. Hepinizi, bir güzellikler, iyilikler, sağlıklar dünyasına emanet ederek çıkıyorum satırlardan. Çok seviyorum sizi. 2

3 EĞİTİM BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA ÖZACAR IN YENİ EĞİTİM YILI MESAJI Yeni bir eğitim öğretim döneminde daha geleceğimizi emanet edeceğimiz değerli çocuklarımızın ve gençlerimizin yeni başarılara doğru koşmalarının heyecanını hep birlikte yaşıyor ve paylaşıyoruz. Eğitimdeki başarının sırrının, Başöğretmen ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ün Dünya da her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir sözünde saklı olduğuna olan inancımla, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkabilme hedefinin ancak bilgi ile yakalanabileceğine inanmaktayım. Yarınlarımız eğitim ve öğretimle aydınlık olacaktır. Çocuklarımızın üreten, yaşama doğrudan katılan, sorumlu bir birey olarak yetişmesi de en büyük özlemimizdir. Geleceğimizin güvencesi ve en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı ülkemiz ve ulusumuz adına Atatürk ün ilkeleri ışığında yetiştiren tüm eğitimcilerimizin, öğrencilerimizin ve velilerimizin İlköğretim Haftası nı içtenlikle kutluyor, öğretim yılının başarılı geçmesini diliyorum M.Mustafa ÖZACAR Gelibolu Belediye Başkanı 3

4 GELİBOLU HAYALCİSİ DOSTLARINIZI EN SON NE ZAMAN ARADINIZ? Selam Sevgili Dostlarım, Sizlerle yaklaşık üç aylık ayrılığımız oldu. Hayat bu ya o günden bu güne uzun yol aldık nereden nereye geldik. Günlük koşuşturmalar arasında yarınlarımıza ne kadar bakabildik, dünümüze ne kadar sahip çıkabildik cevaplaması zor bir soru. Oysa dünümüz bize atalarımızdan yadigâr, yarınımız çocuklarımıza bırakacağımız ata emaneti, Biz ortada emanetçiyiz aslında. Ne kadar ağır bir görevimiz var dünyada. Çoğumuz görevlerimizi yaptığımızı söyler dururuz doğru yada yanlış bakmadan önümüze ardımıza. Başta kendimize ait görevlerimiz var unuturuz çoğunlukla. Sağlığımıza dikkat etmek ailemize çevremize yararlı olmak saymakla bitiremeyiz. Bitiremeyiz de es geçeriz gözü kapalı. Evladımızla en son ne zaman derinden sohbet ettik. Ben bunu hiç düşünmemiştim ta ki Son pişmanlık fayda etmez diyorlar da biraz boş bir tanım. Aslında zararın neresinden dönülürse kar oradaymış bunu yaşadım. Gerçi Allah hiç birimize pişmanlıklar yaşatmasın. Ufacık bir dikkat, zamanda durdurmak, günlük telaşı silkinmek ü- zerimizden, maddeyi uzaklaştırmak gözümüzü açmak maneviyata pişmanlıklarımızı azaltabiliyor. Maneviyat deyince din gelmesin aklımıza o çok uzaklarda. En son dostlarınızı ne zaman aradınız.? Yakın dostlar değil, biraz uzak olanlar. Bizim için görevlerini yaparken hataya düşmüş olsalar bile kasabamızın yerel yöneticileri bizlerin dostları değil mi.? Hoş hataları da yoktur aslında, yanlış anlaşılma belki mevzuatları yanlış yorumlama diyebiliriz. Her neyse onları en son ne zaman ziyaret ettik hallerini hatırlarını sorduk.? E.. gerçeği söyleyelim başımız sıkışınca arıyoruz çoğu zaman. İşleri değil mi? Yapsın diyoruz aslında unutuyoruz onlarda insan bizler gibi. Geçmiş olsun sevgili yerel yöneticim ve mesai arkadaşları bilin ki sizlerin yanındayız. Doğrunuzla eksiğinizle beraberiz. Biz Gelibolu yuz. Değil mi memleketlim seçti sizleri biz elbirliği ile yardıma hazırız. Yeter ki yalnız olmadığınızı bilin. Bizim topraklardan hırsız ursuz çıkmaz sadece bilgi eksiğimiz vardır onu da tamamlamaya hazırız yediden yetmişe. Emanetlerimiz dikkat ister yarınlara erişebilmek için. Geçmişte içinde yaşadığımız evlerimiz, yıkandığımız hamamlarımız okullarımız ve hatta hapishanemiz maalesef içler acısı. Neden acaba Afet Koru AYALP camilerimize gösterilen özen ihtimam bu yapılarım için gösterilmiyor. Hoş bu devlet politikası bizim politikamız ne biz bilmiyoruz. Canımız sağ olsun. Allah kalıcı ayrılıklar göstermesin. Canımızdan can kopması inanın çok zor. Kalıcı ayrılık zor diyoruz yaşamadan anlamak boş konuşmaktan öte hiçbir şey değil. Zaman su gibi akıp gidiyor. Bizden önce dünyamıza gelen bizleri dünyaya getiren büyüklerimiz zaman içinde yaşlanıyor. Yaşlanmak demek, hastalıklara davetiye demek. Siz ne kadar bakarsanız kendinize bir yerde boş. Çağın hastalıkları kapınızda. İnsan bu dünyadaki son zamanlarını topraklarında geçirmek istiyor. Birde bakımı var sormayın. Maddi gücünüz yoksa sefalet, paranız varsa rezalet kapınızda. Sevenlerinizin tesellileri sağ olsun. Sözde işsizlik fakirlik var edebiyatı dolaşıyor ya inanmayın siz ona. Sizin ihtiyacınız onların sömürü kapısı. Kasabamda hizmetli bulmak deveye hendek atlatmaktan zor. Deve hendeği atlamıyor. Sözde parasal sıkıntıları var iş arıyorlar ya inanmayın ben aylarca aradım nafile. Ta yurt dışından bulabildim canımı emanet edebilecek insanı oda biraz geç kaldı. Ebediye göçtü elde var yalnızlık. Ve hala kasabamın gençleri ve orta yaşlıları sözde işsizlikten çalışamamadan geçim sıkıntısından bahsediyorlar. İnanın utanmadan. Ben utanıyorum yurt dışından çalışmaya gelen soydaşlarımızdan. Belki de bize ne önce bizden sonra onlardan. İnsan hakkettiğini yaşarmış. İşsizliği davet edersen topraklarına, tembelliği yaşam şekli olarak benimsersen olacağı başka ne. Biraz sitemkar biraz isyankar biraz karamsar ama alev sardı canımı. Umarım kırmadım sizleri. Kalın sağlıcakla dostlarım. 4

5 HABER BU HABERİ KESİP SAKLAYIN EYLÜL AYINDA GELİBOLU DA YENİ BİR ULUSLARARASI OLUŞUMUN TEMELLERİ ATILACAK GİBİ Sevgili GELİBOLU RÜZGARI okuyucuları, Gelibolu nun, yıllardır hak ettiğinden çok azına razı olmuş güzel insanları,bildiğiniz gibi, Başkent ANKARA da kurulu olan GELİBOLU DERNEĞİ, hepimizce çok özlenen, yıllardır özlenen, belli bir yaşta olanlar için artık nerdeyse koca bir ömür boyu özlenen GELECEKTEKİ GELİBOLU için, bilinen/bilinmeyen bir çok çabalar içindedir. Karınca kararınca, ağır ama bir çok anlamda da derinden çabalar söz konusu. Bildiğiniz gibi, T.C. nin Başkentinde kurulu olmanın avantajlarından sonuna kadar yararlanmayı hedefleyen Derneğiniz, yurt içindeki tüzel ve gerçek kişilerle, kurum ve kuruluşlarla işbirliği alanlarını kesintisiz geliştirmektedir. Ama sadece bu değil; aynı zamanda uluslararası kuruluşlarla da giderek gelişen bir ilişkiler ağına sahiptir. Çeşitli uluslardan seçkin ve dene-yimli kişilerle bir süredir devam ettirdiğimiz çalışmalar ilk somut sonuçlarını, EYLÜL ayı başlarında, GELİBOLU da yapılacak bir seri toplantılarla verecek. İngiltere den gelecek olan, Londra da kurulu GALLIPOLI ASSOCIATION derneğinin Yönetim Kurulu üyelerinden bir heyet-le, Gelibolu da, dört gün sürecek ortak çalışmalarımız olacak. Konuk heyetle daha önceki ön çalışmalarımızda oluşturduğumuz hedeflerin başlıcaları şunlar : Başta İngiltere, Fransa, Avustralya ve Yeni Zelanda olmak üzere, dünyada mevcut tüm GELİBOLU Derneklerini uluslararası bir çatı örgütü altında birleştirmek. Bu uluslararası oluşumun güç ve kaynaklarından yararlanarak, GELİBOLU yu, şimdiye kadar olduğundan çok daha kapsamlı biçimde, uluslararası kamuoyunda tanıtmak. Bu tanıtımın yaratacağı etkili bir tu-rizmtarih-kültür kompozisyonunun, GELİBOLU HALKI nın ekonomik yaşantısına da katkılar yapmasını, GELİBOLU ekonomisini geliştirmesini sağlamak. Başta turizm işletmeciliği alanı olmak üzere, GELİBOLU ya dış kaynaktan yatırımlar yapılmasının, turizm alanında yerli-yabancı ortaklıklar kurulmasının önünü açacak olanaklar yaratmak. Bu uluslararası dernek yapılanmasının Celalettin KALKAN TARİH ve KÜLTÜR alanlarındaki olanaklarını ve sinerjisini kullanarak, akademik çalışmalar, karşılıklı öğrenci değişimleri, karşılıklı tatil programları ve yurt dışında lisan kursları sağlayarak, GELİBOLU gençlerinin uluslararası dernek imkanlarıyla yurt dışında öğrenim görmesini, tatil programlarına katılmasını, lisanını geliştirmesini gerçekleştirmek, GELİBOLU lu gençlerin uluslararası burslarla yabancı üniversitelerde okutulmasını sağlamak. Dört günlük bu uluslararası programda, Valilik, Kolordu, Kaymakamlık ve Belediye ye resmi ziyaretler, Gelibolu Kültür Merkezinde Konferans ve paneller, Gelibolu şehir içindeki değerli Tarihi ve Kültürel miraslarımız olan yapıt ve mekanlarda gezi ve incelemeler de yer alacaktır. Program içinde GELİBOLU Tarihi Milli Parkı Bölgesinde yapılacak olan inceleme gezi-lerinde, GELİBOLU muzun geleceği sevgili öğrencilerimizin de bulunabilmesine gayret edilecektir. Pek kimselere söylemeyin siz gene de ama, EY- LÜL ayında yapılacak tarihi nitelikteki bu çalışmalara katılabilecek olan öğrencilerimizin, derneğin yurt dışı kurs ve programları için şimdiden öncelikli kayıt yaptırmalarına olanak sağlanacağını ümit etmekteyiz. Başvuru için tek şart, halen GELİBOLU daki okullardan birinde okuyor olmaktır. Bu haberi kesinlikle kesip saklayın derim. 5

6 HABER SARDALYE KENTİ KENDİNİ YENİLİYOR Bir zamanlar çok kültürlü yapısı, deniz ticareti ve balıkçılığıyla ünlü Gelibolu çok yakında sakin turizmin merkezi olabilir... Gelibolu yu zaman zaman servetini yitirmiş, kıt kanaat geçinmeye çalışan güngörmüş zenginlere benzetirim. Ya da bir zamanlar çok güzel olan şimdi kendini bırakmış orta yaşlı bir kadına... Tarihi Truva kadar eski olduğu söylenen, Bizans döneminde çok önemli bir liman olan kent Yunanca da Kallipolis/ Güzel şehir anlamına geliyor. Khersonesos, Critote ve Gallipolis diğer adları. Hepsinin de ayrı bir öyküsü var. Bizanslılar Venedikler derken 1354 Osmanlıya geçen Gelibolu ya 1391 yılında Yıldırım Beyazıt ilk tersaneyi kurar. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Kaptan Paşalık Eyaleti olur. Çok kültürlü yapısı, balıkçılık, deniz ticareti ve tarımla zengin sayılabilecek bir kent olan Gelibolu zaman içinde siyasi değişimler ve kültürel çözülmelerle eski kimliğini, zenginliğini yitirmeye başlıyor. Özellikle de nüfusunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan Ermenilerin, Rumların, Musevilerin yavaş yavaş doğup büyüdükleri, yaşadıkları toprakları terk etmeleriyle... Neyse bu kadar geçmişi hatırlamak yeter... Müge AKGÜN Gelibolu son yıllarda kaybettiklerini, ihmal ettiklerini yeniden elde etmeye çalışıyor. Çeşitli nedenlerle ne turizmin ne tarımın ne de sanayinin geliştiği kasabada değişimin izleri hissediliyor. Hafta başında Gelibolu ya gittiğimde yıllar sonra ilk kez sabah yürüyüşüne çıktığımda kendimi çok huzurlu ve kasabamı yaşanabilir hissettim. Sabahın çok erken saatleri ve tatil günü ertesi olmasına rağmen sokaklar tertemizdi. Aslında, çarpık yapılaşma, düzensiz büyüme, kimliksizleşme, eski ne varsa yıkma gibi Türkiye nin her yerini saran sorunlar Gelibolu nun da problemi. Sanıyorum geçmişini bildiğim için burada hiç bir yerde olmadığım kadar eleştirel oluyorum. Bundan sonra oluyordum diyeceğim gibi görünüyor. Daha önceki hepsi sevdiğim isimler olan belediye başkanlarına haksızlık etmek istemem ama bu değişimde belediye reisi Münir Mustafa Özacar ın payı büyük. Mustafa Eracar doğma büyüme Gelibolulu. Sadece üniversite eğitimi ve askerliği süresince Gelibolu dışında yaşamış. O da iflah olmaz bir Gelibolu tutkunu yılından beri CHP den siyasetin içinde. 6

7 HABER Mimar olan Mustafa Özacar, İş başına geldiği 2009 dan bu yana bir yandan alt yapı sorunlarını çözmeye çalışırken bir yandan da yaşam kültürünü değiştirmeye çalıştığını söylüyor. Çöp depolama, ayrıştırma, arıtma ilk icraatları arasında. Turistik bir yer olma iddiasındaki bir yerde su kesintileri en büyük sorunlardan biriydi o da çözülmüş. Kısacası alt yapı ve üst yapı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Harabe halindeki Tekel Deposu restore edilerek kültür merkezine dönüştürülmüş. 14 yıl sonra yeniden sinema salonu açılmış. Çocuklar için modern oyun parklarının ardından şimdi sıra sahil düzenlemesine gelmiş. Gelibolu sahil şeridi projesi de planlarını gördüğüm şekliyle hayata geçirilirse Gelibolu tam hayal ettiğim gibi sakin bir kasaba olur. Huzurlu bir yaşam sürmek, kalabalıklardan uzak bir tatil geçirmek, iyi balık yemek, tarihle ve tabii rüzgârla iç içe bir kaç gün geçirmek isteyenlerin buluşma noktası olur. GELİBOLU MUTFAĞI Gelibolu Mutfağı geçmişteki çok kültürlü yapısının etkisiyle aslında çok zengin bir mutfak. Ancak bu zenginlik sadece evlerde yaşıyor. Dışarıda yemek kültürü sadece ızgara ve meze üzerine kurulduğu için dışarıdan gelen birinin bu zenginliği anlaması çok zor. Kayık, süt tarhanası pilavı, soğanlı yanıç, Gelibolu mantısı, akıtması, lokması, tarak pilavı, balık çorbası ve asma yaprağına sarılı bokluca kebabı hiç bir restoranda göremezsiniz. Hatta evlerde yapanların sayısı bile çok çok azaldı. Neyse ki hiç bir yerdekine benzemez peynir helvası, çirozu, domatesli tuzlu balık salatasını tatma şansı var hala. Ancak artık kokusu ve tadı damağımda eski yerli domatesleri bulmak imkânsız. MEVSİM BALIKLARI Ağustos sonu ve Eylül karagöz, melenur, işkino, kılıç ve orfoz zamanı ama oltayla ya da tüfekle yakalanmış bir levrek şansınız her zaman olur. Ama asıl ekim ayında Gelibolu ya gidip lüfer, palamut ızgara ve kefal pilaki yemenin keyfi hiç bir şeyde bulunmaz. NEREDE YİYELİM Gelibolu İç Liman da birçok balık lokantası, meyhane var ama benim tercihim çoğu zaman Yelkenci Restoran. Eski bir sardalye fabrikası ailenin oğlu olan İsmail Yelkenci on yıla yakın bir süredir sorumlulukla işinin başında. Deniz ürünleri ve mevsim balıklarını başarıyla pişiriyorlar. Eşlik eden mezeler de lezzetli. Özellikle soğanlı, sardalyeli domates salatasını öneririm. Fiyatlar da kişi başı içki dahil lira arasında. Hemen yanı başındaki İlhan Restoran da bir Gelibolu klasiği olmuş yerler arasındadır. Gönül rahatlığıyla gidilebilir. Peynir Helvası ve doğal yoğurt için de Zafer Pastanesine mutlaka uğranmalı. Aygül Kemerli nin büyük emek vererek yaşattığı tuzlubalık markası Selahattin Kemerli yi de meydandaki satış noktasında bulabilirsiniz. KONAKLAMA Armatör Mehmet Aksoy un yıllar önce ihtiyacı görüp açtığı tam merkezde bulunan Oya Otel Gelibolu nun en iyi otelleri arasında. Yeni yeni butik oteller, pansiyonlar da birbiri ardına açılıyor. Limanda restore edilmiş eski bir konakta iki yıl kadar önce açılan Butik Otel Gelibolu ise ilçenin en lüks konaklama tesisi. NERELERİ GÖRMELİ Mevlevihane, Kale Müze/ Piri Reis Müzesi, Rus Anıtı, Çilehane, Bayraklı Baba, Fransız Mezarlığı, Hallac-ı Mansur Türbesi, Azepler Namazgâhı Radikal Gazetesi nden Alınmıştır. 7

8 TARİH Pîrî Reis (Komutanlık yönü) Önceki yazımda Pîrî Reis in Bilim adamlığı yönü nü incelemiştim. Bu yazımda sizlere onun komutanlık yönünü sunmaya çalışacağım. Derginin sayıları arasında geçen zaman uzun olduğundan Muhiddin Pîrî nin çocukluk dönemi hakkında sunacağım kısa bilginin hatırlamamıza yardımcı olacağını düşünüyorum. Gemi kaptanlığına hazırlık; Baba Hacı Mehmet, Karamanlı bir ailenin reisidir. Aile, Fatih döneminde İstanbul a göç eder, bir süre sonra Gelibolu ya yerleşir. Gelibolu ya göç eden ailenin muhtemelen yılları arasında bir oğulları olur. Adını Muhiddin Pîrî koyarlar. Amca Kemal Reis, Akdeniz de fırtınalar estiren, korsanları bezdiren bir denizcidir. Geleceğin ünlü denizcisi küçük Pîrî, limanda gördüğü Ceneviz teknelerini, yelken ve kürek biçimlerini kalın ağaç dallarını oymak suretiyle ahşap modeller oluşturur. Fenerler, komutlar ve haberleşme araçları ilgisini çeken diğer konulardır. İspanyolların 1486 da Emevî Müslümanlarını Endülüs ten çıkarmak için baskı ve şiddet uygulamaya kalkışmaları amca ve yeğenin bir filoyla İspanyol sahillerine gitmelerine neden olur. Muhiddin Pîrî seyir kâtibidir. 1 Bu faaliyet onu gemi kaptanlığına hazırlar. Muharebe teknik ve taktikleri; Fatih in son zamanlarına isabet eden Pîrî Reis in çocukluk dönemi, aynı zamanda onun deniz alâkası nın başladığı yıllardır. Kemal Reis in yanında ve korsanlarla mücadele şeklindeki çatışmalarda öncelikle dövüşme sanatını ve gemilerin manevra tekniklerini öğrenir. Cengiz BAYSU İhtiyatlı davranmayı daima göz önünde bulunduran Pîrî Reis, keşif ve devriye hizmetlerinde rüzgâr gücünden ve yelkenden azami istifade etmeye önem vermiştir. Buna rağmen kesin sonuçlu taarruz muharebelerinde akıntı ve rüzgârların yön ve hız değişikliğinin yaratabileceği, muharebenin başarısızlıkla sonuçlanabileceği ihtimaline karşılık çekdiri (forsalı-kürekli) cinsi tekneleri tercih etmiştir. Bu teknelerin ağaçları Karadeniz kıyılarından getirtilmiş. Hatta 1709 yılında Gederos tan sal yapılarak Tersane-i Amire ye gönderilen kalyon direklerinin tesviyesinin nasıl yapılacağı konusunda Pîrî Reis tarafından yazılmış istidalardan istifade edildiğine dair kayıtlar vardır. 2 Kıyıya asker çıkarma öncesinde gemiler hat düzenine geçiriliyor, toplar sahili döverken tabl ve nakkare çalınıyor. Mehterin düşman üzerinde yarattığı moral sarsıntısı esnasında gemilerin arkasından filikalara binen askerler top ateşi desteğinde sahile çıkarılıyorlar, her çıkarma grubunun arkasından küçük teknelerle lojistik destek unsurları da gönderiliyor. Düşman filosunda yangın çıkarmak düşüncesiyle Osmanlı donanmasının taarruz grubundaki gemilerinde gülle ve barutla birlikte mutlaka yağlı paçavralar da bulunduruluyor. Yakılan paçavralar oklarla fırlatılarak düşman gemisinde yangın çıkarılıyor. Muharebeye tutuşmuş filodaki Osmanlı gemilerinden birinde yangın çıkar da muharebe dışı kalmış gemiyi terk etmek gerekirse gemi düşman filosu üzerine yönlendiriyor ve yangının 8

9 TARİH bulaşması sağlanıyor. Eldeki haritalara konan işaret ve dip notlarından adalara yapılacak taarruzun öncesinde suyun derinliğinin tespit edildiğini, kıyı tahkimatının cins ve yerlerinin belirlendiğini, düşmanın elindeki harp silah ve vasıtalarının araştırıldığını anlıyoruz. Bu savunma sistemi karşısında Osmanlı filosunun duracağı taarruz hattı ve uygulayacağı taktiklerin basit çizimlerle adeta bir manevra planına dönüştürüldüğünü söylemek mümkündür. 500 NCÜ YIL DOLAYISİYLE DARPHANECE BASTIRILAN HATIRA GÜMÜŞ PARA Deniz muharebelerini resmeden tabloları incelediğimizde iki veya daha fazla Osmanlı gemisinin yakaladığı düşman gemisini kıskaca aldığını görüyoruz. Biri çaprazlama geçerken diğeri yandan dik olacak şekilde vuruyor. Özellikle çekilme hareketleri bir filo tarafından uygulanmamıştır. Daha ziyade sıkı muharebeye tutuşmuş bir iki kadırganın bu durumdan sıyrılmasını sağlamak, düşmanın ateş menzilinden çıkabilmesini ve örtü olabilecek küçük ada ve adacıkların gerisinde mevzilenmesini sağlamak şeklinde uygulanmıştır. Gece muharebelerinde çekilme söz konusu olursa gemi fenerleri söndürülüyor. Amirallik fenerinin söndürülmesi ise büyük şerefsizlik addediliyor. Preveze deniz savaşında Andrea Dorya amirallik fenerini söndürmüştür. Strateji oluşturulması; II. Bayezid in Türk korsan reislerini devlet idaresi altında toplaması üzerine engin tecrübelere sahip olan Pîrî Reis, Osmanlı deniz gücünün taarruza yönelik strateji oluşturmasına katkı sağlamıştır. Bu büyük denizcinin yaşadığı dönem, Osmanlı İmparatorluğu nun Yükseliş devri yani toprak kazanımı ve adaların ele geçirilmesi dönemidir. Diğer bir ifadeyle Fatih, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman gibi mareşallikle sıfatlandırılan cihan padişahları dönemidir. 3 Bu nedenle taarruzî harekâta yönelik strateji öne çıkmıştır. Ege adaları üzerine yapılan sefer, deniz muharebe ve çıkarma operasyonları, Osmanlı Devleti nin açık deniz siyasetinin oluşmasında ve deniz alâka ve menfaatlerinin korunmasında temel teşkil etmiştir. Sonuç; Pîrî Reis, her olayı yazmasıyla ve muharebe sırasında dahi kıyıların durumunu ve gözlemlerini tasvir etmesiyle bir seyyah gibi görülebilir. Nil Nehri nin kıyılarını pusula ile nasıl dolaştığını anlatması, onun coğrafya bilgisi yanında ileri derecede harita ve pusulaya olan vukufiyetini de göstermektedir. Deniz seferlerinin ihtiyarlattığı Osmanlı Donanmasının değerli bilim adamı ve komutanı/ amirali, eserlerini Kanunî Sultan Süleyman a Pargalı İbrahim Paşa takdim etmiş ve tanınmasını sağlamıştır. Talihin kötü bir cilvesi olarak Pargalı nın akıbetine uğramış, kıskançlık ve yaranma duygusuyla 80 yaşının üzerinde başı vurulmak suretiyle idam edilmiştir. 1-Erendil, Muzaffer, Çok Yönlü Türk Denizcisi Pîrî Reis, 1981 yılı Pîrî Reis Seminer Bildirisi, s: II-42 2-BOA, 26/C/1121 Hicri, Dosya: 17, Gömlek: Ortaylı, İlber, Tarihimiz ve Biz, Baskı: II, İstanbul-2008, s: 50 9

10 TARİH GELİBOLU DEYİNCE Düşündüm de; Gelibolu deyince, ilk olarak aklınıza ne gelir?.. diye bir soru yöneltilse; - Gelibolu mu? yılında Türklerin salla Avrupa ya geçtiği yer.. - Adı üzerinde, Gallipolis!.. Gali: güzel, Polis: kent. Yani; Güzel Kent... - Osmanlı İmparatorluğu nun en eski ve en büyük gemi tersanesi - Dünyaca ünlü Türk Denizcisi Piri Reis ve 500 yıllık Dünya Haritası - İlk açık hava Namazgahı ile dünyanın en büyük Mevlevihanesi - Anafartalar Kahramanı M.Kemal in milletin kalbinde yüceldiği yer - Avrupa nın yenilmez armadalarına; Çanakkale Geçilmez!. denen yer - Düşmanların Türk Milletini saygıyla selamlamayı öğrendiği toprak - Kurtuluş Savaşı temellerinin atıldığı, esaret zincirinin parçalandığı yer gibi birbirinden farklı yüzlerce cevap verilirdi herhalde Ya da Avustralya nın başkenti Canberra ya ilk Türk Büyükelçisi olarak atanan Sayın B. Vefa Karatay anlatıyor; Yıl 1967 Sydney Havaalanı na indiğim zaman oldukça değişik duygu ve düşünceler içindeydim Ankara ya öncelikle bu duygularımı iletecek bir kartpostal göndermek istiyordum. Postaneye gittim, zarfı uzattım. Posta memuru dikkatle zarfı inceledi; - Ankara?..Ankara?.. diye birkaç kez tekrarladıktan sonra başını kaldırdı ve Mustafa BAŞEL 10

11 TARİH Nerede bu kent?.. diye sordu. Türkiye de olduğunu söyleyince; - Türkiye Evet, anladım.. dedi. Türkiye Yani GELİBOLU nun bulunduğu ülke!.. -?!? Şaşırdığımı görünce anlatmaya başladı. - Amcam Gelibolu Savaşına katılmış bir ANZAC tı. Yaralı olarak dönmüştü. Bize hep o savaşlardan bahsederdi. Türk askerinin kahramanlığını, dürüstlüğünü, yurtlarını nasıl kahramanca savunduklarını anlatırdı Ayrıca, Gelibolu nun duvar gibi dimdik kıyıları vardı, Türkler o sarp yarlardan uçar gibi taarruza kalkarlardı Ama her şeye rağmen, denizi, mehtabı ve balıkları doyumsuzdu!.. derdi. Duraksayıp derin bir nefes alınca sözlerini tamamladığını sandım. - O savaşta Mustafa Kemal adında genç bir komutanınız varmış Amcam ondan hep hayranlıkla bahsederdi Sahi O ne oldu?... diye sordu. Ona, Gazi Mustafa Kemal in nasıl ATATÜRK olduğunu kısaca anlattım; - Hiç şaşırmadım dedi. Amcamdan duyduklarıma göre, O nun büyük işler başaracak biri olduğunu tahmin etmiştim zaten Yanılmamışım demek; Atatürk, GELİBOLU daki o genç komutan Mustafa Kemalmiş!.. Bunu öğrendiğime çok memnun oldum!... (1) ***** Sayın B,Vefa Karatay ın GELİBOLU yla ilgili bu ilginç anısını tekrar okuyunca, yıllar önce Sayın Dr. Ömer Musluoğlu nun anlattığı başka bir GELİBOLU ANISI canlandı hafızamda. Onu da sizlerle paylaşmak istedim... ***** Yıl 1957 Amerika ya gittiğim ilk yıllar Newyork da Medical Center Hospital hastanesi Koğuşları geziyorum. Yaşlıca bir hasta, tahminen yaşlarında. Adamcağız kanser hastası ve üstelik anemik (kansız). Kan vereceğim. Kolunu uzatınca pazısındaki dövme Türk Bayrağı dikkatimi çekti. - Sen Türk müsün? dedim. - Hayır! anlamında bir işaret yaptı. - Peki kolundaki bu Türk Bayrağı nedir? - İşte öylesine bir şey!.. Pek önemli değil - Ama benim için çok önemli Çünkü bu benim ay-yıldızlı bayrağım!.. dedim. Bu söz üzerine hayretle gözlerini açtı ve fısıltı halinde sordu; Peki, sen Türk müsün?.., Evet, ben Türküm!.. deyince büyük bir merakla yüzüme baktı. Derin bir nefes aldı, anlatmaya başladı; - Yıl Sen bilmezsin o yılları. GELİBOLU diye bir yer var Türkiye de.. Ülkemde İngilizler, barbar Tükler Hıristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar diyerek asker topluyorlardı... Biz de inandık sözlerine. Ve o barbarlara karşı savaşmak isteyenlere katıldık. Ben Avustralyalı Anzac ım İngilizler bizi önce Mısır a getirdi. Bir kaç ay eğitim ve atış talimi yaptıktan sonra Gelibolu ya sevk ettiler. Savaşın şiddetini, vahşetini, acımasızlığını orada gördüm. Her hücumda yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu Hem sayıca hem de teknolojik bakımdan üstündük fakat, Türklerdeki gayret ve cesareti görünce de şaşırıyorduk. Önceleri barbarlıktan böyle saldırdıklarını zannediyorduk. Barbarlıktan değil de, kalplerindeki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş meğer!.. Bunu nasıl anladığımı da söyleyeyim sana Karaya çıktık. Bir türlü ilerleyemiyoruz. Biz taarruz ediyoruz, Türkler püskürtüyorlar Tekrar taarruz Böyle bir taarruzda başımdan aldığım bir darbeyle kendimden geçmişim Ben meraktan ağzım nerdeyse bir karış açık, dikkatle yaşlı Avustralyalıyı dinliyordum. Büyük bir heyecanla anlatırken, birden bire titremeye başladı. Harp psikozuna girmişti. Savaşın dehşetini sanki yeniden yaşıyor gibiydi Gözlerimi açtığımda kendimi düşmanlarımızın arasında buldum. Çok korkmuştum. Türkleri bize barbar, vahşi ve acımasız tanıttılar ya Oysa onlar yaralarımı 11

12 TARİH sarmışlar, yiyecek bile ikram ediyorlardı. Üstelik diğer esirlere de misafirmiş gibi davranıyorlardı...bunları gördükten sonra; Yazıklar olsun bize. Böyle asil insanlarla niye savaşıyoruz ki?... Bu İngilizler ne yaman Türk düşmanıymış meğer!.. dedim Bu iyiliğe karşılık ne yapsam, ne etsem diye günlerce düşündüm durdum.. Evet bir şeyler yapmalıydım?!.. Aylar sonra bizi serbest bıraktılar. Memleketime döndüm... Türk Milletinin asaletini ömür boyu unutmadığımı göstermek için koluma bu Türk Bayrağı dövmesini yaptırdım. Bu dövmenin sırrı işte budur Doktor Bey!.. Gözlerim dolu dolu bu sevimli ihtiyara bakarken o devam etti; Talihin cilvesine bakın ki, yıllar sonra Amerika da beni iyileştirmeye çalışan yine bir Türk!.. Avustralya dan Amerika ya gelirken bir Türkle karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmedi. Size minnettarım. Siz Türkler çok merhametli ve asil insanlarsınız. Buna bütün kalbimle bir kere daha inandım!.. Bunu da GELİBOLU SAYESİNDE öğrendim. Soluklanmak için biraz duraladı. Kuruyan dudaklarını diliyle hafifçe ıslattı, nemlenen göz lerini elinin tersiyle silerken titrek bir sesle; - Bana adını söyler misin Doktor Bey? dedi. - Ömer! cevabını verdim. - Müslüman adı mı? - Evet,Müslüman adı.. Şaşırmıştı. Yatağında doğrulmak istedi, başaramadı. İhtiyarın yatakta oturmasına yardım ettim. Minnetle yüzüme bakarak; - Senin adın güzelmiş!.. Benim adım Josef Miller İzin verirsen bundan sonra benim adım da Ömer olsun!.. deyiverdi. - Peki, Ömer olsun Hem de Anzaklı Ömer olsun dedim. - Doktor bey, Müslüman olmak zor mu?... Şaşırma sırası bana gelmişti Müslüman olmaya mı karar vemişti?!.. **** Aradan ne kadar zaman geçtiğini tam hatırlamıyorum. Hastanenin hoparlöründen; Doktor Ömer!.. Lütfen 217 numaralı odaya diye bir anons duydum. Yoksa Bizim Anzaklı Ömer Amca ya bir şey mi oldu? diye geçirdim içimden, sarsıldım. Merdivenleri ikişer üçer atlayarak odasına vardığımda karşılaştığım manzara aynen şöyleydi; Sağ elinde tespih, sol kolunda dövme Türk Bayrağı, gururla şişirdiği göğsündeki imanla bir heykel gibi dim dik oturuyordu yatağında Anzaklı Ö- mer Belli ki son demlerini yaşıyordu. Hemen yanı başına oturdum Konuşmaya çalıştım... Heykel gibi duruşunu bile bozmadı Biraz sonra Kelime-i Şahadet getirerek kucağımda ruhunu teslim etti Amerika da, Avustralyalı bir Gelibolu Gazisi görmüştüm: Josef Miller Türk Milletine olan hayranlığından dolayı ona adımı vermiştim: Ömer Adımdan dolayı Müslümanlığı seçmişti. Ruhun şadolsun Anzaklı Ömer!.. (2) Kaynakça: (1) - B.Vefa KARATAY - Mehmetçik ve Anzaklar, İş Bankası yayınları ) (2)-Dr.Ömer MUSLUOĞLU-Anzaklı Ömer, TESUD Birlik Dergisi-Sayı:144) -Hey!..Siz de gelmiyor musunuz?.. (Avustralya Afişi-1915) 12

13 HABER AVUSTRALYALI DİPLOMATTAN ATATÜRK E VE ŞEHİTLERE SAYGI On 24 August 2013, while in Australia to consult with his colleagues, Matt McKeon Counsellor Veterans Affairs from the Australian Embassy in Turkey took the opportunity to lay a wreath at the Mustafa Kemal Ataturk memorial on Anzac Parade in Canberra. Meslektaşları ile istişare için Avustralya da bulunan Muharip Gaziler Bakanlığının Avustralya Büyükelçiliğindeki (Türkiye) Müsteşarı Matt McKeon, 24 Ağustos 2013 de Canberra Anzak Anma Meydanı ndaki Mustafa Kemal Atatürk anıtına çelenk koydu. Müsteşar Matt McKeon, serin bir sonbahar sabahı yerli okaliptüs ağaçları ile çevrili anıtta hem Atatürk e hem de Çanakkale de karada ve denizde savaşan herkese saygılarını sundu. Matt Atatürk ü ve savaşan ve hayatını kaybeden tüm askerleri kendi ülkemde anma fırsatına sahip olmak benim için bir ayrıcalık dedi. Atatürk ün Çanakkale Savaşı için şehit annelerine söylediği ünlü sözlerin yazılı olduğu Atatürk Anıtı, Avustralya Savaş Anıtına en yakın anıttır ve kutsal Anzak Anma Meydanı nda özel bir yere sahiptir. Matt Yakın bir zamanda, Ağustos kara savaşlarında ölenleri anmak için Yalnız Çam a (Lone Pine) bir çelenk koydum ve Conkbayırı nda 10 Ağustos 2013 tarihinde düzenlenen Türk anma törenine katıldım. Sonrasında, Canberra da şehitlerimizi anmak ve saygılarımı sunmak için bir fırsat bulmak benim için çok dokunaklı oldu dedi. Türkiye ye geri dönen Matt, 2014 ve 2015 yıllarında Anzak Günü anma törenlerinin en iyi şekilde düzenlenmesi ve savaşa katılan ve canlarını feda eden herkesi hakkettiği şekilde saygıyla anmak için çok çalıştıklarını söyledi. On a cool autumn morning and surrounded by native Eucalyptus Trees, Counsellor Matt McKeon paid tribute to not only Ataturk, but to all those who fought in the land and sea battles of Canakkale. Having the opportunity to pay remembrance in my home town to Ataturk and all the men who fought and died was a privilege Matt said. The Ataturk memorial, inscribed with his famous words to the mothers of the fallen, is the closest memorial to the Australian War Memorial, and occupies a prime place on the solemn Anzac Parade. Having recently commemorated the August land battles by laying a wreath at Lone Pine and attending the Turkish service on 10 August 2013 at Chunuk Bair, it was especially poignant to have the opportunity to pay my respects in Canberra said Matt. Now back in Turkey, Matt reflected on the upcoming commemorations in Turkey. We are working hard to ensure that the Anzac Day commemorations in 2014 and 2015 are the best they can be, and show proper respect to the service and sacrifice of all those who fought. 13

14 İNSANIMIZ İÇİMİZDEKİLER VE İÇİMİZDEKİLER!.. Bu yıl erken geldik Gelibolu ya İstanbul Boğazı nı geçerken duyumsadığım deniz laciverti kokusu içimde öyle bir kıvılcım ateşledi ki, şıpıdık terlikli, penyeli, gelişi güzel bir rehavetle ve umursamazlıkla yaşanan o yaz günlerinin özlemi koskoca bir hezeyan yangınına dönüşüverdi. Gerçi ben biraz da isteyerek o kıvılcımı ateşledim. İnsanın hayatta kösnül bir karmaşanın içine düşmeden yaşadığı kaç tutkusu vardır ki!.. İşte benim için de yaz günlerini bu Yarımada da yaaşamak öylesine Günseli BAŞEL bir şey! Bu yıl Gelibolu bayağı bir yeşillenmiş geldi bana. Her yerde pembe pembe ortancalar var. Adeta kasabanın simgesi olmuşlar. Etraflarına cilveli cilveli poz yapıp bakışacak göz arıyorlar. Bu arada ben de ağaçları çok önemseyen bir tarikatın (TEMA) üyesi olarak hemen ağaç takibine başlıyorum sokaklarda. Aralarda tek tük kalan bahçeler var. Ama ne yazık ki çoğu, kat karşılığı düzeninin çirkin yapılaşmasına boyun eğmişler. Ee, törkiş papellerin vahşi çekim gücü!.. Çocukluğumu yaşadığım o çok ağaçlı bahçelerde ağaçların altında çocuk dünyamı sarsacak kim bilir ne keşiflerde bulunmuşumdur. Ağaç dallarının arasından süzülen akşam güneşinin yaptığı gölge oyunlarıyla da ne Hayal Adası kurguları yapmışımdır... Şengül Bayır dan yukarıya doğru çıkarken, sisli puslu unutulmuşluk perdesini aralayarak karşıma çıkıp özlemişim be!.. ünlemiyle anıların boynuma sarılmasını bekliyorum. Tam yaz mevsiminin rahvan gidişatının, deniz laciverti kokusunun ve ortancaların pembesiyle göz göze olmanın verdiği keyifle gönlüme bir fiyaka yapacakken, -biliyorsunuz gönlümle aram pek iyi değil, beni hep hüzünlendiriyordaha denizi arkamda bırakır bırakmaz karşıma çıkan bir kapı, unutulmuşluk perdesini aralayıp, bir kazada hayatları son bulmuş iki genç, güzel insanın acılı anılarının ortaya çıkmasına neden oluyor... O kapıyı çalıp, aynı yazgıyı paylaştığım ak saçlı bir hanımefendinin, acılı yüreğinin parmak uçlarında damar damar attığı o çok görmüş geçirmiş elini öpmek istiyorum. Bunu da, onu üzmeden, acılı yüreğini çok zorlamadan nasıl yaparım kaygısıyla kapıyı çalıyorum. Artık orda oturmuyormuş... Düriye Hanım dan bahsediyorum O iki evladının acısını kader diye kabul etmiş güçlü bir anne, eşi hapislerdeyken ağlamak sızlamak yerine terzilik yaparak hayat mücadelesi vermiş, çocuklarını hiçbir şeyden mahrum etmemiş güçlü bir kadın!.. Çanakkale ilinde, bir partinin ilk kadın ilçe başkanı, hayat 14

15 İNSANIMIZ arkadaşı, eş, zorluklarla savaşmış bir amazon!.. Biliyor musunuz? diyor, kocasına hala aşık bir kadının sevecen sesiyle yeni taşındığı orta halli kaloriferli evde sohbet ederken, 2003te ölen Nuri beyle hiç kaloriferli evde oturmadık! İçinde bir burukluk, kıyamamazlık, belli, gözle-rinden fışkırıyor Oysa evlilikleri boyunca, politik kimlikleri yüzünden oturduğu kira evlerinde, tanıdığıtanımadığı pek çok kişiye sofra kuruyor, sayısız misafir ağırlıyor. Eski, yeni bakanlar, milletvekilleri Emin Kalafat da bunlar arasında Nuri Bey Çanakkale li, genç, yakışıklı bir memur... Düriye Hanım a aşık oluyor. Düriye Hanım da artist gibi, çok güzel, çok havalı, valla halen de öyle Yıl 1950 Bir gün kapıyı çalıyor, Düriye Hanımı elinden tuttuğu gibi; Hadi! diyor, seni kaçırıyorum!.. Tam da Nuri Beye göre bir hareket, ama çok romantik. Bu taraf da zaten dünden hazır. 19 mayıs günü nikah oluyor, telsiz duvaksız... Çünkü diyor Düriye hanım; Annemler gelmezdi, onlarsız da benim içime gelinlik giymek sinmezdi Sonra Çok fırtınalı bir yaşam. Yerel de olsa bir politikacının karısı olmak, 60 ihtilalinden sonra kocası mahkum olunca basit bir eve taşınıp onurlu bir biçimde Mehmet Ali ve Raşit için hayat mücadelesi vermek... Hep Almanya da olduğu söylenen babasını, Çanakkale de cezaevi ziyaretinde gören Mehmet Ali nin; Benim babam katil mi anne, buraya koymuşlar?.. diye ortalığı yıkışını hiç ama hiç unutamamak!... Nuri Bey Bolayır Belediye Reisi iken 1958 de Keşan a gelen Başbakan Adnan Menderes i karşılamaya gider. Üstünde de Terzi Orhan Beye diktirdiği deve tüyü şık bir palto, fotoğrafta gördüm, cidden çok şık. Menderes, Nuri Bey i görünce şöyle bir süzer, e Rahmetli de oldukça karizmatik, hemen dikkati çekiyor. Neyse tanışırlar, elindeki eldivenleri çıkarıp Nuri Beye hediye eder ve; Genç Başkan, bunlar bu paltoya daha çok uyar!.. der... Yıllar sonra başka bir Başbakan, Süleyman Demirel de kimselere kaptırmamak için mücadele ettiği o çok meşhur fotörlerinden birini Nuri Bey e hediye eder. Bu emanetleri gözü gibi koruyup saklayan Düriye Hanım şimdi başka emanetlerin; Babası Mehmet Ali yi üç günlükken kaybeden Beynan ve ağabeyi Barbaros ile, Raşit in Ali Utku ve Ahu sunun derdindedir. Artık o nun için hayatın anlamı bu emanetlerle biçimlenmiştir. Onlar sadece çocuklarının değil, kanser olan Raşit in de acısını yaşamamak için doktorları dinlemeyip adeta intihar eden kocasının da emanetleridir!... O anlatıyor, kendine has üslubuyla eski günleri, yaşadıklarını, ben dinliyorum. Babanın bile tekrar katlanmayı göze alamadığı dünyanın en büyük acısını bir kez daha, üstelik güç alacağı, tutacak bir el olmadan tek başına göğüslemek!... Tanrım bu nasıl bir sınav?!.. Artık galiba sözün bittiği an geldi. Uzun arayışlardan sonra ulaşabildiğim her anlamda eşine destek olan ama aslında dimdik duruşuyla ailenin gerçek önderi ve pek çok kimsenin de kahramanı olan Düriye 15

16 İNSANIMIZ Hanım la biz, yüreği yanık iki anne gözlerimiz akşamüstü güneşinin menekşelendirdiği denize takılı, aklımızda söylenenlerden çok söyleyemediklerimiz.zaten onları birbirimize söylemeye gerek yok!.. Artık, duygularımı ele verip onun acılarını daha fazla deşmemek adına gözümü bile kırpmaktan çekiniyorum. Ama dilimin ucunda bir şarkı; Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek!.. Bağıra bağıra söylememek için kendimi zor tutuyorum Yazlığına ısrarla daveti için de, söz diyorum hem de en yakın fırsatta!.. Politik yasağının kalkmasından sonra hep Demirel in partilerinden 3 dönem Gelibolu Belediye Başkanlığı yapan aynı zamanda Fenerbahçe Yönetim kurulu üyesi olan Nuri Erer le ben tanışmadım. Politik görüşlerimiz farklı olmasına rağmen onun popülaritesini, mücadelesini ve dürüstlüğünü hep takdir ettim, hatta o lakabına bile çok imrenmişimdir. ***** Ve İsmail Sağlam, ailesi için alın terini akıtırken mutluluk ve gurur duyan bir baba. Gelibolu da pek çok kimse onu tanıyordur. Destanlardaki yarı kurgu kahramanlardan hiç kalır yanı yok. Üstelik onlar gibi erişilmez de değil, evlatları için gümbür gümbür atan kalbiyle, kanlı canlı, hemen yanı başımızda, içimizden biri... Sırtında taşıdığı bütan gazı tüplerini 4üncü, 5inci katlara hiç yüksünmeden bir çırpıda çıkarıyor; Hay Allah, zahmet oldu size!.. deyince de; Ne zahmeti..bu benim işim be ya!.. deyiveriyor gülümseyerek. Güneyli köyünden, İki kız evlat sahibi... İkiz olan kızları Göknur ve İlknur. Anımımın da ismini yaz be abla, o da İsmigül!.. diyor sevimli bir lehçeyle. Onlarla gurur duyuyor. Nasıl duymasın ki; Onlar üniversite bitirmiş, ailesine, vatanına, milletine hayırlı iki cumhuriyet kızı. Tabii ki onlar da, çok zorlu bir işte çalışarak; Bizi biz yapan babamızla ve onun her alanda destekçisi olan annemizle gurur duyuyoruz!.. diyorlar. Gelibolu dan iki yaşam resmi sunmak istedim bu kez.. Biliyorum ki, Gelibolu da ve Türkiye nin her yerinde bu resimlerden çok vardır. Hatta hemen yanı başımızdadırlar, içimizdedirler

17 TARİH GELİBOLULU BİR ÇANAKKALE KAHRAMANI Gelibolunun değerli büyüklerinden Mürüvvet UTKAN (84) hanımefendi (Dr. Kerim Özcan ın ablası, Geliboluya 1970 yılında ilk arabalı vapuru kazandıran Denizcilik Bankası Gn. Md. Nedret Utkan ın eşi) ile yaptığımız bir sohbette abisi Halil beyin Çanakkale Savaşına katıldığını, bu savaştan yaralı olarak çıkmayı müteakip Kurtuluş Savaşının çeşitli cephelerinde de savaştığını anlattı bize de vefat eden amcasından geriye kalan madalya ve bir resim vardı. İlgimizi çeken resmi ve arkasındaki yazıyı sizinle paylaşmak istedik. Mürüvvet hanımın babası İbrahim Özcan da Çanakkale ve ardından Kafkas cephesinde Nakliye zabiti olarak savaşmış bir kahramandı. Nur içinde yatsınlar... Fotoğrafın arkasındaki yazı (Bir hatırayı muhabbettar olmak üzere sevgili valideciğime kardeşim Mürvet hanıma hediyemdir. Oğlunuz Piyade Mülazımevvel Gelibolulu Halil, İstanbul 11 Teşrinievvel (ekim) 1333 (1915) perşembe Çengelköy Kuleli İdfadisi Askeri Bölü zabit mülazımı) Esas künyem Harbiye Nezareti Muamelkte Zatiy Müdüriyeti emrinde 2 nci Kolorduya memur 27 nci Alay zabitanlarından 17

18 Prof. Dr. Miral DİZDAROGLU TARİH Gelibolu Yarımadasında Bir Bilim Adamı Henry MOSELEY Bu yazının amacı Gelibolu muharebeleri hakkında az bilinen ve bilim tarihi açısından çok önemli bir öyküyü anlatmaktır. Gelibolu muharebeleri ile bilim tarihi arasındaki ilişki bu muharebelerde çarpışarak yaşamını yitiren bir genç İngiliz bilimcisinden kaynaklanmaktadir. Bu genç bilimcinin adı Henry Moseley dir. Moseley Anafartalar bölgesinde yapılan muharebelerde 10 Ağustos 1915 günü yaşamını yitirmiştir. Bu muharebelerin ayrıntılarına geçmeden önce Henry Moseley nin kim olduğundan ve bilime yaptığı devrim niteliğindeki katkılardan söz etmek istiyorum. Bu yazı daha önce Türkiye Bilimler Akademisi tarafından 2010 da yayınlanan aynı isimli kitabımdan alınmıştır. Henry Gwyn Jeffrreys Moseley, Jr. 23 Kasım 1887 de Weymouth, Dorsetshire, İngiltere de doğar. O zamanın bazı ünlü bilimcilerini de içeren zengin ve aristokrat bir aileden gelir. Genç Henry matematiğe ve zoolojiye büyük ilgi gösterir. Çok parlak bir öğrencidir ve 13 yaşında İngiltere Kral ının verdiği bir bursu kazanarak prestijli Eton College e girer. Eton College İngiliz Aristokrasisinin bir sembolüdür ve birçok İngiliz devlet adamı ve toplumun diğer ileri gelenleri eğitimini orada almıştır. Henry buradaki eğitiminin son iki yılında daha çok matematik, fizik ve kimyaya odaklanır. Özellikle matematikte çok başarılı olur. Fizik öğretmeni Henry ye sonradan üzerinde çalışacağı X-ışınlarını ilk kez tanıtır. Bugün Eton College Science School da Henry Moseley nin fizik eğitimine orada başladığını hatırlatan bir tabela vardır ve her yıl başarılı öğrencilerden birine Moseley Fizik Ödülü verilir. Eton College i 1906 da bitiren Moseley Oxford da Trinity College e girer da mezun olur ve fizik alanında araştırmalar yapmağa karar verir. O sırada ünlü fizikçi Prof. Ernest Rutherford un bulunduğu Manchester Üniversitesi ne gitmeye karar verir de Kimya Nobel Ödülünü alan Prof. Rutherford o günün en ileri gelen bilimcilerindendir ve Henry Moseley laboratuvarda (1910) (Kaynak: John L. Heilbron, H. G. J. Moseley: The Life and Letters of an English Physicist, ). nükleer fiziğin babası olarak bilinir. Őğrencileri arasında sonradan Nobel Ödülü alan birçok bilimci vardır. Başvurusunun onaylanması üzerine Moseley Manchester Üniversitesi nde bilimsel araştırmalarına başlar. Moseley X-ışınlarının doğası üzerinde araştırma yapmak ister. Bu arada çocukluk arkadaşı olan matematikçi Charles Galton Darwin (Evrim Teorisinin sahibi Charles Darwin in torunu) de Rutherford un laboratuvarına katılmıştır. Moseley Darwin e X-ışınları üzerinde yapmayı düşündüğü çalışmalara katılmasını ister ve Darwin bunu kabul eder. Moseley ve Darwin metallerin verdiği X-ışınlarını araştırmaya başlarlar. Őnce platin in verdiği X-ışınlarını bir kristalden yansıtırlar ve bu elementin X-ışın spektrumunu elde ederler. Buluşlarını Temmuz 1913 de o zamanin en ileri gelen bilimsel dergilerinden birinde yayınlarlar. Moseley araştırmalarının çok iyi bir yönde gittiğine ve bu tür çalışmaların atomun yapısındaki gizemleri ortaya çıkaracağına inanır da Rus kimya bilimcisi Dmitri Ivanovich Mendeleev elementlerin eğer atom ağırlıklarına göre diz- 18

19 TARİH ilirlerse periyodik özellikler gösterdiğini bulur. Diğer bir deyişle Elementlerin özellikleri atom ağırlıklarının periyodik fonksiyonlarıdır. Böylece Mendeleev bugün bilindiği gibi Elementlerin Periyodik Cetvelini geliştirmiştir ve bu cetvel elementlerin atom ağırlıklarına dayanmaktadır. Bu Periyodik Cetvel bilime yaklaşık elli yıl hizmet eder. Ancak 1913 de Moseley nin çalışmalarıyla durum değişecektir. Moseley çalışmalarına kırktan fazla element daha kullanarak devam eder. Herbir elementin X-ışın spektrumunun kendine özgü olduğunu bulur. Aldığı sonuçlar Moseley nin ilk yayınında ileri sürdüğü Atom numaraları yasası nı doğrulamaktadır. Araştırdığı elementlerin sırasında üç boşluk bırakır. Bunlara karşı gelen elementler o zaman bilinmiyordu. Moseley bu elementlerin ilerde bulanacağını ileri sürer. Gerçekten bu üç element 1925 ve 1945 yılları arasında bulunur. Böylece Moseley in tüm buluşları onaylanmış olur. Moseley elementlerin X-ışın spetrumları için birtakım denklemler geliştirir. Bu denklemler günümüzde Moseley yasası olarak bilinmektedir. Ayrıca, seyrek toprak elementleri olarak bilinen elementlerin on beş tane olduğunu ve neler olduklarını kesin olarak ortaya çıkarır. Periyodik cetvelde elementler artık Mendeleev in yaptığı gibi atom ağırlıklarına göre değil atom numaralarına göre sıralanırlar. Buna göre artık Elementlerin özellikleri elementlerin atom numarasının periyodik fonksiyonlarıdır. Bu buluş kimya biliminin hızla ilerlemesi için önceden görülemeyecek kadar büyük bir değere sahiptir. Bilim dünyası bunu Henry Moseley e borçludur. Onun zamanında çok önemli buluşlar yapan bilimcilerden birçoğu sonradan Nobel Ödülü alırlar. Moseley nin bilime yaptığı devrim yaratan katkılarını bilen birçok meslektaşı eğer yaşasaydı birkaç yıl içinde onun da Nobel Ödülü alacağına kesinlikle inandıklarını söylemişlerdir. Böylesine çok parlak ve çok yetenekli bir insan daha fazla yaşasaydı kim bilir bilime daha ne kadar büyük katkılar yapabilirdi. Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte, Ağustos 1914 de İngiliz parlamentosu genç insanlara askere yazılmaları için çağrıda bulunmuştur. Bu çağrı üzerine Moseley orduya katılmaya karar verir. Moseley bu arada savaşa katılanlardan dolayı Rutherford unki dahil birçok laboratuvarın boşaldığını görür. Bu durum onun kararını pekiştirir. Moseley Manchester e gider ve arkadaşlarına veda eder. Rutherford onu orduya katılmaktan vazgeçirmek icin çok uğraşır, ancak başaramaz. Rutherford dahil birçok bilimci laboratuvarlarında kalarak savaş için araştırma yapmağa başlarlar. Kararından vazgeçmeyen Moseley mühendis olmamasına ve hiç istenmemesine karşın adeta zorla Kıraliyet Mühendisleri birliğine katılır. Şubat 1915 de Savaş Bakanı Lord Kitchener in kurduğu yeni orduya aktarılır. Moseley artık bu ordunun 13. Piyade Tümeninin 38. Tugayında teğmen rütbesinde bir habeşleşme subayıdır. Uzun bir eğitimden sonra Haziran 1915 de bulunduğu birlik cepheye hareket için emir alır. Bu emir Moseley i Gelibolu yarımadasına götürecektir. 15 Haziran 1915 de yola çıkan birlikler içinde teğmen Henry Moseley de vardır. 20 Haziran da annesine gönderdiği mektupta nereye gittiklerinin artık belli olduğunu yazar. 27 Haziran da önce Mısır da İskenderiye ye varırlar. Moseley 27 Haziran da bir asker vasiyetnamesi hazırlar. Herşeyini Royal Society of London a bıraktığını yazar ve bunun patoloji, fizik, fizyoloji, kimya veya bilimin diğer dallarında yapılan deneysel araştırmaları desteklemek için kullanılmasını, fakat matematik, astronomi ve buna benzer alanlar için kullanılmamasını ister. Iskenderiye ya varıştan bir hafta sonra Moseley nin birliği Gelibolu yarımadasına gitmek üzere yola çıkar ve Temmuz başında Seddülbahir bölgesine çıkar. Bir süre deniz kıyısında çarpışmaların olduğu Moseley subay üniformasıyla (Kaynak: John L. Heilbron, H. G. J. Moseley: The Life and Letters of an English Physicist, ). siperlerin gerisinde kalır. Annesine yazdığı mektuplarda şöyle der: Çiyanlar 8 inç uzunluğunda ve çok şişmanlar, korkunç, fakat neyse ki akrep yok. Yaşamda en ilginç şey sinekler, sivrisinekler değil, fakat gündüz sinekler, 19

20 TARİH gece sinekler, suda sinekler, yiyecekte sinekler. Ayın ortasına doğru siperlere geçerler. Deneyimini annesine şöyle anlatır: Dün (13 Temmuz) yerimizi değiştirdik, yol sineklerden daha kötüydü. Her yerde kum vardı, postallarımda, giysilerimde, ağzımda, gözlerimde, saçımda, yiyeceklerde, suda, havada Ağustos ta annesine yazdığı mektup son mektubu olur ve siperlerdeki durumu ve bir askerin o koşullarda arzu ettiği basit şeyleri anlatması bakımından çok ilginçdir: Yine yer değiştiriyoruz. Her hafta küçük bir tablet sabun gönder. Bir tıraş biçağı aldım, fakat bir tane daha istiyorum (benimkini bir asker çaldı) ve de küçük bir fırça... Başım için yeşil bir sivrisinek ağı istiyorum. Sinekler uykuyu imkânsız yapıyorlar... Mektuplar ve paketler kayıtlı olduğu zaman daha çabuk geliyor... Bize günde bir galon su verileceğini duydum. Çok fazla değil... Yıkanmak bir lüks ve onsuz da oluyor. Seddülbahir de üç hafta kaldıktan sonra 38. Tugay çıkartmaların çıkış yeri olan 70 mil uzaklıktaki Lemnos adasının Mudros limanına geçer. Buradan 6 Ağustos da yapılması tasarlanan taarruza katılmak üzere Gelibolu yarımadasına gideceklerdir. Moseley Mudros ta birkaç güzel gün geçirir. Ancak onun kendisini ve silah arkadaşlarını bekleyen akıl almaz tasarıdan haberi yoktur. Müttefiklerin Ağustos taarruzu Arıburnu cephesinde ve Suvla koyu bölgesinde başlar. Suvla koyunun üç ayrı kumsalına 6 Ağustos gecesi başlayan çıkartmalar 7 Ağustos da da sürer. Buraya yaklaşık yirmi bin kişilik taze bir kuvvet çıkar. Arıburnu cephesindeki kuvvetlere de ek olarak üç gece süreyle yaklaşık yirmi bin asker daha çıkartılır. Moseley büyük bir olasılıkla Arıburnu na çıkan askerlerin arasındaydı. General Aspinall-Oglander in Gallipoli II adlı kitabına göre Moseley 4 Ağustos da Mudros adasını terkeder ve 6 Ağustos gecesini Çaylakdere deki bir üsde yedek olarak bırakılan 38. Tugay ın yarısıyla beraber geçirir. ANZAK birlikleri 6 Ağustos akşama doğru Lone Pine (Kanlısırt) a tarruza başlarlar. Moseley nin de içinde olduğu diğer birlikler ise üç ayrı kol halinde Conkbayırı-Kocaçimentepe hattına doğru yürüyüşe geçerler. Eş zamanlı olarak sol kol Kocaçimentepe sine, sağ ve orta kollar da iki ayrı yerden Conbayırı na taarruz edeceklerdi. Moseley nin bulunduğu 38. Tugay ın bir kısmı orta kolu oluşturur ve General Antony Baldwin in komutasındadır. Bu kol Conkbayırı nın kuzey bölümüne taarruz edecek ve sonra da Conkbayırı ve Kocaçimentepe arasındaki Hill Q dedikleri tepeyi hedef alacaktı. Teğmen Henry Moseley nin bulunduğu 38. Tugay ın yedekleri Çaylakdere de toplanıp General Baldwin in komutasında yürüyüşe geçerler. Conkbayırı na çıkmak için büyük çaba harcarlar ve ancak 9 Ağustos sabaha karşı Conkbayırı nın 400 metre aşağısındaki The Farm adını verdikleri yere varırlar. Bu arada 9 Ağustos sabaha karşı Albay Mustafa Kemal in komutasında Türk kuvvetleri Tekketepe Sarıbayır hattında taarruza başlar ve sayıca üstün olan müttefik askerlerini sahile doğru geri atarlar. Akşama doğru Albay Mustafa Kemal artık o cephede yapılacak birşey kalmadığına karar vererek tüm dikkatini Conkbayırı na çevirir ve orada bizzat kendisinin idare edeceği büyük bir taarruza karar verir. Yanındaki küçük bir subay grubu ile at üzerinde ve yoğun ateş altında Conkbayırı na gider. Albay Mustafa Kemal dört gündür ayaktadır ve uyumamıştır. O na göre Anafartalar daki başarı bu taarruzun başarısına bağlıdır. Bu taarruz sadece süngü ile yapılacaktır. Bütün gece alaylarını sessizce İngiliz siperlerinin önüne yerleştirir. Siperler arasındaki uzaklık sadece metre kadardır. Gün ağırmadan saat 4.30 a doğru Albay Mustafa Kemal askerlerinin önüne geçer ve onlara Askerler! karşımızdaki düşmanı yeneceğinizden hiç şüphe yoktur. Fakat siz acele etmeyin. Evvelâ ben ileriye gideyim. Siz, ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birden atılırsınız der. Ondan sonra taarruz safının önünde bir yere gider ve oradan elindeki kırbacı kaldırıp indirerek taarruz işaretini verir. Süngü takmış askerler hep birden fırlayarak İngiliz siperlerine atılırlar. İlk hattaki İngiliz askerlerinin tümü yok edilir ve Türk askerleri Conbayırı ndan aşağıya akmağa başlarlar. Taarruzu gören İngiliz gemileri ve kara topçusu Conkbayırı nı korkunç bir top ateşine tutar ve çok kayıba neden olurlar. Albay Mustafa Kemal in göğsünün sağ tarafına bir şarapnel parçası çarpar. Ancak cebindeki saatini parçalar ve vücüduna girmez. Türk askerlerinin bir bölümü The Farm a ulaşır ve Moseley nin bulunduğu 38. Tugay da bu şiddetli çarpışmalara katılır. Buradan kurtulan bir İngiliz askeri oradaki çarpışmayı şöyle anlatır: Büyük bir kitle halinde geliyorlardı, omuz omuzaydılar, bazı yerlerde sekiz diğerlerinde üç-dört asker arka arkaya idiler. Türkler aramıza girdiler, vücut vücuda, biçaklarla, taşlarla ve dişlerle korkunç bir çarpışma oldu. Henry Moseley de komuta ettiği yirmi altı askeriyle beraber bu çarpışmanın içindedir. Telefonla yerlerini bildirip yardım istemeğe ve emirleri iletmeğe çalışmaktadır. Taarruz eden Türk askerlerine çok yakındır. Mesajını iletemeden saat 10 a doğru başından vurulur ve 28. yaş gününe iki ay kala yaşamını yitirir. 38. Tugay komutanı General Baldwin de yaşamını yitiren yaklaşık bin İngiliz askerinin arasındadır. Sağ kalanlar denize doğru geri çekilmeğe başlarlar. Conkbayırı tamamen temizlenmiştir ve müttefikler buraya bir daha ayak basamayacaklardır. General Ian Hamilton raporunda Türkler pek yiğitçe saldırdılar ve döğüştüler diye yazar. Diğer bir konuşmasında de şöyle der: Öylesine umutsuz bir çarpışma ki anlatılamaz. Türkler tekrar tekrar geldiler, harika dövüşerek, tanrının adını haykırarak. Bizim askerlerimiz buna karşı geldiler, ırklarının eski ananesini koruyarak ve cesaretle. Çekinmeden durduklari yerde öldüler. Albay Fahrettin (Fahrettin Altay) 10 Ağustos taarruzu için Mustafa Kemal 10 Ağustos ta yalnız İstanbul un değil tüm memleketin işgalini önlemiştir... der. Times muhabiri E. Ashmead Bartlett e göre Bu muharebe devler ülkesinde bir devler muharebesi idi. Moseley Gelibolu yarımadasına vardığından bu yana annesine devamlı olarak mektup yazar. Varışından iki aydan daha az bir süre sonra mektupları kesilir. Sonunda Moseley nin subay arkadaşlarının birinden annesine o korkunç mektup gelir: Oğlunuz bir kahraman olarak 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER

İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER III XI 1. Siyasi Durum... 1 a. Dış Siyasi Durum... 1 b. İç Siyasi Durum... 2 2. Coğrafi Durum... 5 a. Çanakkale

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI

DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI Geleceğin deniz subaylarının yetiştirildiği ilk eğitim yuvası olan ve kökleri Barbaros a, Turgut Reis e, Piri Reis e uzanan şerefli bir geçmişe sahip Deniz Lisesi, İstanbul Heybeliada

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

OKUL GEZİSİ ( 1 MAYIS - 4 MAYIS 2013)

OKUL GEZİSİ ( 1 MAYIS - 4 MAYIS 2013) OKUL GEZİSİ ( 1 MAYIS - 4 MAYIS 2013) TARİHİMİZİN YAZILDUIĞI ÇANAKKALE ye ŞEHİTLERİMİZİ ANMAYA GİDİYORUZ. (Bize Katılın) ANKARA BURSA, ÇANAKKALE Tur Programı: Araç hareket noktası ve saati; (1 Mayıs Çarşamba

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

"Nereden başlasam, nasıl anlatsam..."

Nereden başlasam, nasıl anlatsam... Bu yaz Bodrum'suz geçmez! Turgutreis Lagina Bodrum Boutique Hotel'de bir gece çift kişilik konaklama, açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği 240 TL yerine 119 TL! (15 Haziran - 27 Ağustos arasında geçerlidir.)

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ilk yar'larımızın sevgili dostları

ilk yar'larımızın sevgili dostları ilk yar'larımızın sevgili dostları Bu akşam da Mersin üniversitesinden sevgili İbrahim'in izlenimini paylaşıyoruz... Daha önce Mersin ekibinin her projemize gelişi ile verdiği eşsiz katkıya değinmiştik...

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz Zehra Aydüz, 1971 de Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye Zehra Aydüz, 1971 Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

CAMBRİDGE SERTİFİKA TÖRENİ

CAMBRİDGE SERTİFİKA TÖRENİ CAMBRİDGE SERTİFİKA TÖRENİ Cambridge ESOL (English for Speakers of Other Languages) Sınavları 7 yaş grubundaki çocuklardan başlayarak, eğitim kurumlarındaki öğrencilerin ve uluslararası şirketlerde çalışanların,

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Onur Konuğumuz Prof. Dr. Gülten UYER. Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörlüğü

Onur Konuğumuz Prof. Dr. Gülten UYER. Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörlüğü Onur Konuğumuz Prof. Dr. Gülten UYER Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörlüğü Hemşirelik mesleğinde öğretileri ile birçok kişiye rol model olan bir lider: Gülten UYER 64 yıllık mesleki

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

İstanbul, AK Parti ile güzel

İstanbul, AK Parti ile güzel İstanbul, AK Parti ile güzel Aralık 05, 2013-5:15:52 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul adayının yine Kadir Topbaş olduğunu söyledi. İstanbul'da iki dönem Büyükşehir Belediye

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI 5 6 7 TEMMUZ 2013

1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI 5 6 7 TEMMUZ 2013 1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI 5 6 7 TEMMUZ 2013 http://www.abaciotel.com YEME-İÇME http://www.222park.com http://www.birsenkebap.com.tr/ http://www.birsenkebap.com.tr/

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

KURSLARI. gerçekleştirilmektedir.

KURSLARI. gerçekleştirilmektedir. İDP (İNGİLİZCE DESTEK PROGRAMI) VE MOTİVASYON KURSLARI Eylül ayı seminer döneminde okulumuza yeni katılan öğrencilerimiz için 45 ders saati İngilizce ve 5 ders saati Almanca destek kursu yapılmıştır. Kursta

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ KASIM - ARALIK SAYFASI Birlikte Yaşama Kültürü ve Hoşgörü Gel Bize Katıl Bize! Şarkısını Söyledik Sınıf içinde, arkadaşlarımızla

Detaylı

DAMLA PROJESİ 29 MART 3 NİSAN 2015 HATAY PROGRAM AKIŞI. Hep birlikte Bakanlıkta yemek yenecek

DAMLA PROJESİ 29 MART 3 NİSAN 2015 HATAY PROGRAM AKIŞI. Hep birlikte Bakanlıkta yemek yenecek DAMLA PROJESİ 29 MART 3 NİSAN 2015 HATAY PROGRAM AKIŞI 1.GÜN 29 MART 2015 PAZAR... -11:00 : Bakanlıkta Toplanma Aşti ve Havaalanından misafirlerimizin, Bakanlığa ulaşımı sağlanacak. 12:15-13:00 : Öğle

Detaylı

* * * Mevsim tatilini fırsat bilip, Cemre ile birlikte hem Yunan adaları turu yaptık, hem de Bodrum'd an Kekova 'ya kadar denizden dolaştık.

* * * Mevsim tatilini fırsat bilip, Cemre ile birlikte hem Yunan adaları turu yaptık, hem de Bodrum'd an Kekova 'ya kadar denizden dolaştık. Gazeteci, yazar ve TV yönetmeni Mehmet Ali Birand, tatilini geçirdiği Ege de gördüklerini yazdı. Bir tarafta Yunan adaları, diğer yanda Türk kıyıları.. Neler gördü, nelerden etkilendi? İki günlük yazılarında

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

Yunanistan - Mikonos. www.gazella.com 0212 233 15 98 1

Yunanistan - Mikonos. www.gazella.com 0212 233 15 98 1 Yunanistan - Mikonos Yunanistan - Mikonos Dünya nın en iyi 22 adası arasında gösterilen ve Avrupa Jet Set inin uğrak tatil yerlerinden biri, Ege nin serin, masmavi denizine sahip, sabahın ilk ışıklarına

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek Ailelerle bağlantılar kurmak İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi Uygulamasına Dayanan Kaynaklar projesine, Eğitim Çalışma ve İşyeri İlişkileri Bakanlığı

Detaylı

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması Surre-i Hümâyun Altınoluk Surre Alayının Güzergâhları Surre Alayının Güvenliği Surre Alayının Yola Çıkması Surrenin Vapur ve Trenle Yollanması Surre Alayının Dönüşü Kaynakça Surre Alayı Surre-i Hümâyun

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET. 1. A: Adın ne? B:... a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex

7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET. 1. A: Adın ne? B:... a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex 7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET ADI SOYADI: SINIF: TARIH:.. 1. A: Adın ne? B:. a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex 2. Senin adın ne? a) Benim adım Sana b) Senin adım Sana

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı