Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar"

Transkript

1 Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar AKÝS KÝTAP

2 AKÝS KÝTAP Tüm yayýn haklarý yayýnevine aittir. Kaynak gösterilerek tanýtým ve iktibas yapýlabilir. Çoðaltýlamaz, basýlmaz, senaryolaþtýrýlamaz ve faklý biçimlerde hazýrlanýp satýþa sunulamaz. Elektronik ortamlarda yayýnlanamaz. Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar Ömer Faruk Reca Acýlarýn Ýçinde Baþarýyý Yayýn Yönetmeni : Adem Özbay Editör : Elsün Çalýþkan Kapak Tasarým : Ahmet Altay Grafik : Gökhan Koç Film : Mat Grafik Baský-Cilt : Bilge Matbaacýlýk Genel Yapým : Endülüjans Ýçerik Hizmetleri 1. Baský : Ocak 2005 Ýstanbul Koordinatör : Ýbrahim Özbay ISBN : Yakalayanlar Ömer Faruk RECA AKÝS KÝTAP Osmanlý Sokak Alara Han. No: 27 Kat: 4 Daire: 9 Kazancý Yokuþu Gümüþsuyu/Taksim-Ýstanbul Tel: Fax: Özbay Yayýncýlýk markasýdýr. AKÝS KÝTAP

3 Bu kitabý, hayatým boyunca acýlarýma dua ve gözyaþýyla ortak olan sevgili biricik anneciðim Kudret Haným a ve Arzu ile Ferhat a ithaf ediyorum. Bu kitaba emeði geçen Rafet Mutlu ve Burak Turunç kardeþlerime de muteþekkirim. Ö. FARUK RECA : Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu olan yazar, ayný üniversitede; Ýktisat alanýnda Ýnsan Gücü Planlamasý üzerine master yapmaktadýr. Yazar uzun yýllar tanýnmýþ iþ adamlarýna ve siyasetçilere danýþmanlýðýn yanýsýra, eðitim ve seminer çalýþmalarýný yürütmüþtür. Çeþitli günlük gazetelerde makaleler yazmýþtýr. Yazar eðitim alanýnda yeni ufuklar açýcý kitap ve seminer programlarý hazýrlamakta, baþarý, liderlik, yönetim gibi ilkelerin toplum hayatýna kazandýrýlmasýna yönelik sosyal projeler geliþtirmektedir. Bu amaçlarýna yönelik Akis Kitap tan çýkan kitaplarý: Akýl Okulu, Akýl Oyunlarý Oku, Düþün, Uygula, Neticelendir (Ortak Yayýn) Hz. Ali nin Liderlik Sýrlarý ve Hitabet Sanatý (Ortak Yayýn) içindekiler HÝPOKRAT...11 GAZÂLÎ...16 ALFRED NOBEL...28 ABRAHAM LÝNCOLN...32 GOETHE...44 STEPHEN HAWKÝNG...66 HAMSUN...72 WALT DÝSNEY...77 NÝGHTÝNGALE...82 CHARLES DÝCKENS...87 MADAM CURÝE...96 HENRY FORD ÞARLO NEWTON SHAKESPEARE JACK LONDON ANTON ÇEHOW JONATHAN SWÝFT THOMAS EDÝSON DOSTOYEVSKÝ GANDHÝ TOLSTOY BUDHA BEETHOVEN CEMÝL MERÝÇ PASTEUR...239

4 SOKRATES WRÝGHT KARDEÞLER KONFÝÇYÜS RENAULT PORSCHE PHÝLÝPS ADÝ DASS SIEMENS BOSCH JACOBS BÝLL GATES GRUNDÝG FERRARÝ DÝZEL BENETTON HÝLTON GALLUP HENKEL HONDA TOYOTA Ýnsanlar düþman olur bazen size, sebebi, unutmayý istedikleri haksýzlýklarýný, suç ve günahlarýný, merhametsizliklerini onlara duyurduðunuz için. Oysa gün aðardýðý vakit bir þeylerin olacaðý muhakkaksa günahlarýn da cezasýz kalmayacaðý ve vicdan hatýrladýkça unutulmayacaðý muhakkaktýr. ÖMER FARUK RECA ACILAR ÝÇÝNDE BAÞARIYI YAKALAYANLAR Bu kitabý yazmamdaki amaç onbinlerce Ömer Faruk tan biri olmamaktýr. Onbinlerce hatta yüzbinlerce Ömer Faruk un içinden sýyrýlýp farklý ve sýradýþý Ömer olmak isteði bana bu kitabý yazdýrdý. Altý milyarýn içindeki farklý insanlardan olmak istemiyorum, Altý milyarýn içindeki farklý insanlardan olmak istiyorum. Eðer öðretmensem 600 bin tane öðretmenden biri olmak istemiyorum, Eðer öðrenciysem 15 milyon öðrenciden biri olmak istemiyorum, Eðer doktorsam 200 bin tane doktordan biri olmak istemiyorum, Eðer mühendissem 250 bin tane mühendisten biri olmak istemiyorum, Eðer iþçiysem 20 milyon iþçiden biri olmak istemiyorum, Eðer insansam dünyadaki 6 milyar insandan biri olmak istemiyorum. Kýsacasý ben farklý olmak istiyorum. Farklýlýðý insanlýða fayda olarak, herkesin bilmediðini bilmek olarak, herkesin algýlayamadýðýný algýlamak olarak görüyorum, Farklýlýðý herkesin dýþýnda biri olarak görüyorum. Ýþte acýlar da böyle... sýkýntýlar, çileler, farklýlýk yaratýr insanda. Çok eski tarihlerden günümüze kadar, insanlýk tarafýndan tanýnan, bilinen þahsiyet vardýr. Bu þahsiyetleri yüzlerce, binlerce yýldýr insanlýða tanýtan güç, onlarýn çektikleri acýlý, çileli, ýzdýraplý hayatlarýndan erdemi ve insanlýðý kavramýþ olmalarýdýr. Ve en büyük ödül ve servet de sonunda onlarýn olmuþtur. Türlü zahmet, zorluk ve sýkýntýyla geçen hayatýný kendisine yüklenmiþ e- ziyet olarak gören kiþi baþarý ve mutluluða kapýsýný kapatmýþ kiþidir. Almasýný bilen için yaþanýlan acýlar, baþtan beri varlýk ve bolluk içerisinde mutlu görülen insandan daha fazla mutlu eder insaný. Acýlar ve sýkýntýlar içerisinde yaþamak zorunda olan fakat kendine dürüst, duygusal ve mana yüklü dünya kuran insan bir müddet sonra tahmin edemeyeceði baþarýnýn sahibi olur. Ýllâ acý mý çekmek gerekir bir þeylerde baþarýlý olmak için? Tabiki hayýr.

5 8... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...9 Keþke þýmarýlmadan muhafaza edilebilse de tâ baþtan beri rahat bir yaþam içerisinde de baþarýlý olunabilse. Ama ne yazýk ki anneden babadan aldýklarý yüzlerce milyar liralýk mirasla bugün sýradan, basit yaþayanlarýn sayýsý az deðil. Yaþamýn özünü kâr ve parada görüp, ellerindeki gücü kullanarak insanlýðýn erdemi için hiç bir fikir üretmeyenlerin sayýsý da az deðil. Ben, insanlýða faydalý olma noktasýnda kendimle birlikte baþkalarýnýn da farklý olmasýna vesile olmak istiyorum. Temennim, bu kitap birileri için milâd olur; silkinme, titreyip kendine gelmede baþlangýç teþkil eder. NASIL YAÞADILAR NASIL BAÞARDILAR? Kimi çocuk yaþta yetim kaldý, kimi annesini kaybetti. Hele bazýlarý vardý ki sokaklarda açtý gözlerini. Anne babalarýný hiç bir zaman tanýyamadýlar. Çocuk Esirgeme Kurumlarýnda çile doldurdular. Açlýktan okulda bayýldýðýnda utancýndan üþütmüþüm, hastayým dedi. Onlar erdemli insanlardý. Bir çok insanýn göremediðini onlar görüyorlardý; merhameti, duygusallýðý, yaþamýn sýrrýný görüyorlardý. Ne yaparlarsa ne olacaðýný biliyorlardý. Verirken zevkle veriyorlardý; Bir þeye ihtiyaçlarý olup da almak zorunda kaldýklarýnda büyük bir utanç ve mahcubiyet yaþýyorlardý. Duygusallýklarý içinde kendilerine bir dünya kurdular. Adýna sâde, basit ama namusuyla yaþanan umut dünyasý dediler. Hayata sâde baktýlar, onu yorumlamakla (sýkýntýlar, þikâyetler) zaman kaybetmediler, yargýlamadýlar da (onlar niye böyle, ben niye böyleyim Allahýmý), sadece hissettiklerini içtenlikle söylediler ve öyle yaþadýlar. Ve dediler ki. Yýl 1800, yýl Ýnsanlýk bu filmi hep yaþadý, hep yaþayacak. Hayatýmý kazanmak istemiyorum, yaþamak istiyorum, deyip ihtirasý terk ederek sâde hayat içinde faydalý olmaya çalýþtýlar. Dostlarýmýz olacakken tanýyamadýðýmýz ne iyi insanlar geldi geçti ömür kervanýndan. Yokluklar içerisinde onlar hep kendi geniþ dünyalarýnda mutlu olmaya çalýþtýlar. Aþký þehvette deðil hislerde aradýlar, sevgiyi malda mülkte deðil manada aradýlar, Parayý kazandýlar ama zengin olmadýlar, hayýr yolunda harcadýlar; güldüler ama yürekten, aðladýlar ama içten. Çalýþtýlar, baþardýlar. Yüzlerce yýl geçmesine raðmen bugün hâlâ onlarý övgü ile anabiliyoruz. Onlar çok acý, ýzdýrap çekti. Þu an sizin yaþadýklarýnýzý, sizin hissettiklerinizi onlar da yaþayýp hissettiler. Para herþeyi yapar deyip para için herþeyi yapmadýlar. Yüzlerce milyarý bir anda hayýr kurumuna baðýþladýklarý da oldu. Yaþamýn en güzel müziði insanýn kendini dinlemesidir, deyip yaþamý anlamak için tatlý derin düþüncelere daldýlar. Amerika Cumhurbaþkanlarýndan Andrew Johnson yaþamý acý ve zorluklar içinde geçmiþ, kenar semtte oturan sýradan bir terziydi. Bir toplantýda kendisi hakkýnda fakirlikten geldiði için aþaðýlayýcý ve alaycý dedikodularý yanýtlarken þunlarý söylemiþti: Önemli olan acý ve sýkýntýlarýn içerisinden çýkýp baþarmak.evet kenar semtte oturan terziydim. Ama dürüst ve iþini iyi yapan terziydim. Bir çok baþarýlý olmuþ insan baþarýný zekâsýna ve dehâsýna baðlanýyor. A- ma oysa baþarýlarýn, ýsrarlý çalýþma ve dürüst düþünmenin ürünü olduðu þu an uzmanlarca söylenmektedir. Ünlü astronomi ve matematik bilgini Langrance, içinde bulunduðu yoksulluktan çok acý çekmiþ. Ama bu sýkýntýlar o- na inat aþýlamýþ. Çok çalýþmýþ ve matematikten hem þöhret hem para kazanmýþ. Sonradan kazandýðý þöhret ve serveti bir dönem yaþadýðý yoksulluðuna baðlayarak hep þöyle dermiþ, Eðer baþtan beri zengin olsaydým þöhretli bir matematik bilgini olamazdým. Baþtaki zenginliðim beni uyuþtururdu. Oysa þimdi hem zenginim hem de tanýnan biri olarak insanlýða faydalýyým. Yenilgi ve yoksulluklar ünlü müzisyen Handel i yýldýrmamýþ, aksine çile ve a- cýlý yaþam onun diþlerini gýcýrdatmýþ ve enerjisini artýrmýþ. Evinin kirasýný ödeyemez duruma geldiðinde bile yapýþtýðý müzikten ayrýlmamýþ. Geceli gündüzlü çalýþmasýnýn karþýlýðý, bugün tek bir bestesinin onbinlerce dolara satýlmasýdýr. ZORLUKTA BÝR ANLAM GÝZLÝDÝR Hülâsa, benim bu kitapta vermeye çalýþtýðým þey: hangi ülkeden, hangi milletten, hangi dilden olursa olsun bu dünyaya iyi insanlar geldi, iyi iþler yapmaya çabaladýlar, sanki âdeta ilâhi bir yerden mesaj almýþcasýna insanlarý uyarmaya çalýþtýlar; güzeli anlattýlar, engellendiler ama sabrettiler, acý ve ýzdýraplar çektiler. Kendi insanýnýn zulmlerini yanlýþ görüp ses çýkardýlar, karþý çýktýlar, yazýlarýnda, eserlerinde insanlýðýn selâmeti için uðraþtýlar. Ben bir yahudiyi, düþen müslümaný kaldýrýrken gördüm; bir hýristiyanýn, müslüman topluluklar için kendini tankýn önüne atarak parçalandýðýný gördüm. Bir ülke insanýnýn bir baþka ülke insanýna nasýl merhametle elini uzattýðýný gördüm, Ben Çanakkale Savaþý nda, yaralý bir ingiliz askerinin cebinden çýkan eþi ve yavrusunun resmini görüp gözyaþlarý içerisinde o ingiliz askerini kurþunlarýn altýndan çekip alarak yarasýný saran þerefli cesur mehmetçiði gördüm. Defalarca gittim Çanakkale anýtýna. Zavallý gençlerin birkaç yeryüzü bozguncusunun kurbaný olduðunu gördüm, Çanakkale de ölen yabancý genç delikanlýlar için atalarýmýn Bunlar da bizim evlâtlarýmýz, siz merak etmeyin, en iyi þekilde anýtlarý muhafaza edilecektir. dediðini gördüm.

6 10... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...11 Ben Çanakkale de ölümü gördüm; barýþýn, insanlýðýn, merhametin, gözyaþlarýnýn ne kadar önemli olduðunu gördüm. Japonlarýn Sizin Çanakkaleniz var, nasýl olur da kalkýnamazsýnýz! sözlerini hatýrladým. Acýlarýn (Nagazaki, Hiroþima gibi), insaný baþarýya götüren gerçekte aydýnlýk yol olduðunu dünyanýn teknoloji efendisi Japonlardan öðrendim. Kim olursa olsun, bir insanýn namuslu güzel hayatý beni ilgilendirir, ondan örnek alýrým. Büyük fikir adamý Cemil Meriç, Biz Batý yý hiç tanýmadýk, onlarýn derin ruh hâllerini, erdemliliðe bakýþlarýný, bir çok þeyi aþtýklarýný hiç farkedemedik. Biz ancak Cevdet Paþa nýn torununu Katolik rahibesi, Tevfik Fikret in oðlunu da Protestan papazý yaptýk. Bize Batý yý yanlýþ tanýtan delâlet ordusunun üçüncü gönüllüsü Sadrazam Sait Paþa nýn oðlu Ali Namýk ve Baha Tevfik gibilerinin iþiydi bu. Batýnýn ruh derinliðini ve gözyaþýný almak yerine çocuklarýmýzý metaryalist ve inançsýz yaptýlar. diyor ve devamla þu çarpýsý sözleri haykýrýyor: Bütün bunlar olurken zirvelerin hiçbirini tanýmýyorduk; Avrupa yý Avrupa yapan düþünce fatihleriyle temasýmýz yasaktý. Haþet kitabevinden Ýbaretti Avrupamýz, bir kartpostal Avrupasý. Ýþte benim yapmaya çalýþtýðým da bu: Avrupa nýn ruh-vicdan derinliði ve gözyaþý... Bu adamlar ne yaptýlar da, nasýl yaptýlar da bu seviyeye geldiler, Biz ne yaptýk ta nasýl yaptýk ta bu seviyeye indik? Bunu ortaya koymak; yani Avrupa nýn ve Batý nýn düþünce fatihlerini tanýmaya çalýþmak. *** Týbbý Sanat Kabul Eden Adam HÝPOKRAT Nasýl Baþardý? Þifa verici Yüce Yaratýcý Allah a andolsun ki, bütün kötülük ve a- daletsizliklerden kaçýnacaðým. Hiç bir insaný istismar etmeyeceðim. Ýhtiyacý olana ücretsiz yardýmlarýmý esirgemeyeceðim. Eðer yeminimi tutmazsam hayat bana haram olsun. Mýsýr ýn týp alanýnda haklý bir þöhreti vardýr. Cesetlerin mumyalanýp çok uzun bir zaman bozulmadan saklanmasý Mýsýrlý týpçýlarýn maharetidir. Bundan dolayýdýr ki Yunanlý Meþhur týpçý Hipokrat, Mýsýrlý hekim imhotay ý örnek almýþtýr. Ama Hipokrat ýn da ortaya çýkýp, inkâr edilemez insancýl baþarýlarý, onu týbbýn haklý olarak kralý yapmýþtýr. Hatta týbbýn baþlangýcý bile neredeyse Hipokrat la birlikte anýlýr olmuþtur. Hipokrat, M.Ö 460 yýlýnda bugün Yunanistan a baðlý bize göre Ýstanköy, onlara göre Kos Adaso ismiyle anýlan yerde doðmuþtur. Babasý Heraklides de bir hekimdir. Hipokrat, hayatý boyunca bütün çalýþmalarýný gözleme dayandýrmýþtýr. O, Týbba sanat diyen adamdýr. Sanatçý nasýl müþfik, merhametli, iyi kalpli ve ince ruhluysa, bir doktorun da böyle olmasý gerektiðini söylemiþtir. Doktorlarýn babasý diye anýlan Hipokrat, mesleðine kendini adamýþ, tarihte bilinen ilk týp okulunu açmýþ bir hekimdir. O zamana kadar týp ilmi bir çok yönüyle üstün körü ve karadüzen sürdürülürken Hipokrat bu gidiþi durdurup, týbbý bilimselleþtirmiþtir. Örneðin bir çok duygunun merkezinin, o zamana kadar bilinen yönüyle kâlp deðil de beyin olduðunu ispat etmiþtir. Zatürre ve sara hastalýðýnýn belirtilerini ilk tespit eden hekimdir. Kitap haline getirilmiþ bir çok çalýþmasý olmuþtur. Hekimlikte sadece bilginin yeterli olmayacaðýný, bu mesleði seçmiþ o- lan kiþide insancýllýðýn da çok gerekli olduðunu söylemiþtir. Hipokrat

7 12... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...13 þöyle demiþtir: Ýnsan sadece bedenden bir varlýk deðildir, ruhu da vardýr. Ruh ne kadar saðlam ve mutlu olursa beden de o oranda saðlam ve saðlýklý olur. Bedendeki bir çok rahatsýzlýklar ruhtaki mutsuzluktan kaynaklanýr. Bedenin iyileþtirilmesi için önce ruhun sakinleþtirilmesi gerekir. Ýyi bir doktor hastasýný neþelendiren ve ona yaþama mutluluðuyla yaþama ümidi verendir. Týbbýn baþtacý olan bu adam, geçmiþte yaþamýþ diðer bazý iyi insanlar gibi yüce yaratýcýnýn varlýðýna inanmýþ, vicdanýný onun gücü ve enerjisiyle doldurmuþ örnek bir þahsiyettir. Bilge bir kiþiliðe de sahip olan Hipokrat, insanlarýn iþ ve güçlerinde, kiþisel geliþimlerinde daha bir dikkatli olmalarý gerektiðini vurgulayarak þunlarý söylemiþtir: Hayat kýsa, sanat uzundur. Fýrsat hemen kaçar. Tecrübe aldatýcý, karar vermek zordur. Özellikle salgýn hastalýklar konusunda geliþtirdiði tedavi yöntemleriyle halkýn büyük sempatisini kazanmýþ olan doktorlarýn babasý Hipokrat, felsefeyle de ilgilendi ama felsefenin iplerini elinden kaçýrmadý, kendisini kontrol altýnda tutmayý baþardý. Onun zamanýnda beyin hakkýnda açýk bilgiler yoktu. Hipokrat hem gözleme dayalý buluþlar gerçekleþtirdi hem de beyinle ilgili yanlýþ kanaatleri bir kenara attý. Korku, endiþe, tedirginlik, gülme aðlama, gibi duygularýn beyinle ilgili olduðunu söyleyip þu açýklamalarda bulunmuþtur: Beyindeki bir takým hastalýklar sonucu insanlar delirebilmektedir; korkabilmekte ve hayal görmektedir. Beynin saðlamlýðý ruhun mutluluðuna baðlýdýr. Bedeni tedavi eden her doktor, hastasýnýn ruhuna da hitap etmesini bilmeli. Bazý ruhsal rahatsýzlýklar onun tanýmlamalarýdýr. Örneðin, melankoli, mani, paranoya gibi ruhsal hastalýklarýn olabileceðini söyleyip bunu böyle adlandýrmýþtýr. (1) Ruh ve bedenin birlikte etkileþim halinde olduðunu ifade etmiþ olan Hipokrat, dine ve din adamlarýna önem veren þahsiyetti. Onun meþhur Hipokrat Yemini diye anýlan Doktorlara tavsiyesi Þifa verici Allah a ondolsun ki... (2) diye baþlar. Hipokrat denilince akla dürüstlük, doðruluk, meslek sevgisi, inanç ve bir de Yemin gelmektedir. Hipokrat ýn, meslektaþlarýna söylemiþ olduðu bazý tavsiyeler þunlardýr: Hastanýza karþý merhametli olmanýzý, kendinizi onun yerine koymanýzý tavsiye edirim. Onlardan elde ettiðin kazançlarý ve þimdiki içinde bulunduðun mutlu geçim imkanlarýný da düþünerek bazý zamanlar karþýlýksýz hizmet de götür. Maddi sýkýntý içinde bulunup senden yardým isteyen kiþiye seve seve yardým et. Ýnsan sevgisinin bulunduðu yerde sanat aþký da bulunur. Durumlarýnýn öldürücü olduðunun farkýnda olan bazý hastalar, hekimlerin þefkat ve güleryüzlerinden dolayý iyileþmiþlerdir. Durumlarý çok çok iyi olan bazý insanlar da sýrf sevgisizlik yüzünden aniden yataða düþmüþlerdir. Hastayý iyileþtirmek ve þifaya kavuþmasýný saðlamak için gözlem altýnda bulundurmak isabetlidir. Ayrýca bir hekimin neyin uygun olduðunu belirleyebilmesi i- çin kendisine de dikkat etmesi gerekir. (3) Hipokratýn dünya görüþünde kutsallýk geniþ yer tutar. Ýnsanýn, attýðý her adýmda Tanrýya þükretmesi gerektiðini söylemiþtir. Din, ýrk ve cinsiyet ayrýmý yapmadan her insanýn Tanrýnýn kulu olduðunu ifade etmiþtir. Bundan dolayýdýr ki, Ýnsana saygý duymak ve zarar vermemek ilkesiyle hareket etmiþtir. Buna ve týp yeminine uymayýp, parayý ön plana çýkaran meslektaþlarýna ikiyüzlülük sýfatýný yakýþtýrmýþtýr. Ýnsanlýða saðlýkla ilgili nasihatlarýnda sözüne hep, Ýnsanlýða hükmetmiþ nice krallar... diye baþlarmýþ. Ve sonra öncelikle ruh temizliðinin gerekliliðini anlatýrmýþ: Oðlunun sesi evinin içini çýnlatmamasý için ona yüksek ahlâký ve yüksek edebi, merhamet ve þefkatle birlikte ver. Ýnsanýn, en çok hoþa gidecek þeyde en çok dikkat etmesi gerektiðini dile getiren Hipokrat þunlarý söylemiþtir: Asýl olan þudur ki, insanoðlu kendisini cezbedene daha yakýndýr. Oysa en çok cezbedici þeyde en çok zarar olabilir. Ancak, en çok hoþa giden þeylere yaklaþýrken, o þey, eðer meþru olarak hakedilmiþse zarar deðil, yarar saðlar. Ama insanlarýn en çok düþtüðü tuzak, kendine ait olmayaný çok daha çekici bulmasýdýr (4) Adam öldürenlerin bile, konuþturulduðu vakit kendilerince haklý gerekçeleri dile getirdiklerini söyleyen Hipokrat, bu tür bir suçun cezasýndan çok, iþlenmeden önce, bir hastalýk gibi önceden teþhisin konulup, tedavi edilmesi gerektiðini söyler. Komþunu kendin gibi sev, ilkesinden yola çýkarak, toplumda yardýmlaþma ve dayanýþmanýn her þeyi kolaylaþtýracaðýný söyler: Yardýmlaþma ve dayanýþmanýn olmadýðý yerde cana kýymalar, hýrsýzlýklar, kötülükler, ruhi hastalýklar olur demiþtir.

8 14... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...15 Hipokrat, bedenin dýþýnda psikiyatri diye bir týp kategorisinin ruha bakabileceðini ilk ortaya atanlardandýr. Onun, önce sözel olarak insan davranýþlarýný inceleme konusu bugün psikoloji olarak bilinmektedir. Daha sonra, Ýhtiraslardan doðabilecek, düþünce deriliðindeki saplantýlar, diye paranoya, þizofren, melankolik hastalýklarýný târif etmiþ olan Hipokrat, bu hastalýklarýn da çeþitli tedirginlik ve korkulara sebep olduðunu vurgulamýþtýr. O halde Hipokratýn incelemesine göre bütün korkularýn altýnda yatan sebep, insanoðlunun kendi eliyle yarattýðý hýrslarýdýr. Hayat kýsa, sanat uzundur. Fýrsat hemen kaçar. Tecrübe aldatýcý, karar vermek zordur. diyen Hipokrat aslýnda insanlarý düþünceye dâvet etmiþtir, ama maddi hýrs ve ihtiraslardan kurtulmuþ düþünceye... Bir hastalýða karþý en iyi tedavi yöntemini kýsa ve öz olarak þöyle açýklamýþtýr: O hastalýða yakalanmamanýn yollarýný öðrenmektir. Dünyada en büyük hastalýðýn, Trigoto ego Obligo hastalýðý olduðunu vurgulamýþ olan Hipokrat, belki yine bir ruhsal rahatsýzlýðý açýklamak istemiþtir. Sana yardým ediyorum, o halde bana borçlusun. yaklaþýmýný hastalýk olarak nitelemiþ olan bu bilge týpçý, Senden yardým isteyeni asla geri çevirme, ona elinden geldiði kadar karþýlýksýz her türlü yardýmý yap. diyerek çevresine sözlü terapide bulunmuþtur. Primum nil nocere! Önce zarar verme! demiþ olan týbbýn babasý Hipokrat, sadece hekimlere deðil, tüm insanlara seslenmiþtir. Hipokrat Yemini, aslýnda sadece týpçýlar için bir sesleniþ deðil, tüm meslekler için iþ ahlâkýný gerektiren ferman gibi yemindir. Âdeta emir gibi algýlanmasý gereken bu yeminin altýnda baþarý da gizlidir. Bunu uygulayacak olan meslek sahibi çevresinde itibar edilen insan olur ve iþ patlamasý yaþar. Hipokrat Yemini ahlâkýn, merhametin, yardýmýn, þefkatin ince ince altýný çizmiþtir. Hipokrat Yemini þöyle der: Þifa verici Allah a andolsun ki, elimden geldiði ve aklýmýn erdiði kadar bu yeminimi bütünüyle yerine getireceðim. Týp hocamý anam, babam kadar aziz tutacaðým. Elimde avucumdakini onunla paylaþacaðým. Eðer bir ihtiyacý olursa yardýma koþacaðým. Oðullarýma kendi kardeþlerim gözüyle bakacaðým. Eðer isterlerse bu sanatý ücretsiz ve kendilerinden hiçbir karþýlýk beklemeden öðreteceðim. Öncelikle kendi oðullarýma, sonra hocamýn çocuklarýna, nihâyet týp kanunlarý uyarýnca yazýlý anlaþma ve yeminle beni hocalýða seçen öðrencilerime mesleðimi öðreteceðim. Aklýmýn erdiði kadar bu sanatýn kaidelerini sözlü ve hasta baþýnda derslerle öðreteceðim, onlara çok iyi pratik vereceðim. Gücümün yettiði, aklýmýn erdiði kadar tedavi ve perhizlerini onlarýn menfaatlerine uygun olarak idare edeceðim. Bütün fedakarlýklarda bulunup, bütün fenalýk ve adaletsizliklerden kaçýnacaðým. Ne isteyenlere (ötenazi) ne de kendiliðimden kimseye zehir vermeyeceðim gibi, kadýnlara da çocuk düþürmek için vasýtalar temin etmeyeceðim. Girdiðim her eve ancak o evdeki hastalarýn faydasýný temin için gireceðim. Fenâ ve ahlâk bozan hareketlerde bulunmayacaðým. Kadýn veya erkek, hür veya esir, hastalarý hiç bir þekilde istismar etmeyeceðim. Gerek sanatýmýn icrasý, gerek sanat icrasý dýþýnda, görüp iþittiklerimden açýklanmasýna lüzum olmayanlarý sýr olarak saklamayý ödev bilip, edeb ve hayayý muhafâza edeceðim. Eðer bu yemini ve taahhüdü bozmadan yerine getirirsem, hayattan ve sanatýmdan alacaðým zevk ve insanlar arasýnda göreceðim saygý ve riayet bana helal olsun! Eðer bu yemini tutmazsam ve yalan yere yemin etmiþsem, hayat ve sanattan alacaðým zevk bana haram olsun! Ýnsanlar arasýnda þeref ve itibara eriþmeyeyim. (5) 1) Ý.Ü. Týp Fak. Yayýnlarý. Hipokrat Çapa Küt. 2) Ý.Ü. Týp Fak. Yayýnlarý. Hipokrat. Çapa. Küt 3) Týbbýn babasý Radyo Kültür (1961) 4) Türk ve Dünya Meþhurlarý. Ayda bir ) Hipokrat Yemini. Hipokrat. Ý.Ü.Yay. Ý.Ü.Dökümantasyon merkezi.

9 16... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...17 Ýç terbiyesine önem vermiþ olan GAZÂLÎ Nasýl Baþardý? Ey benim Rabbim, Malikim! Emrin baþým gözüm üzere olsun. (Ýmam Gazâlî) Kendi kendime 3 þey için yemin verdim: 1) Padiþahlarýn huzuruna gitmeyeceðim, 2) Padiþahlarýn bana vermek isteyecekleri hediyeleri kabul etmeyeceðim, 3) Hiç kimse ile münakaþa etmeyeceðim. Ýlminle ve soyunla baþkalarýna üstünlük taslama. Benim ilmim yüksek, niye bana inanmýyorsun? gibi sözler ahmaklara yakýþýr. Bu sözler, nefsini hatasýz sanan cahillere ait olmalýdýr. Ýnsan, birinde kötü bir hâl görüp de ondan uzaklaþýrsa, o kötüden i- yilik dersi almýþ olur. Terbiyesiz sayesinde terbiyelenmiþ olur. Ýnsan, ders alacak bir yapýda ve düþüncede olursa, bazen terbiyesizlikler de ona eðiticilik yapmýþ olur. Aslým nedir? Nasýl Yaratýldým? Nereye ve ne yapmaya geldim? Nereye gideceðim? Ýyiliðime neler, kimler, nasýl yardým eder? Kötülüðüm nedendir? Neye sebep olur? Ýçimde þeytanlýk, hayvanlýk, yýrtýcýlýk mý var, yoksa melek hasletleri mi? Bunlardan hangisine hizmet ediyorum? ÝMAM GAZÂLÎ, dünyanýn sayýlý bilgelerinden, âlimlerinden ve erdemli insanlarýndan biridir. Onun nefsiyle yaptýðý mücadele, onu en yüksek yerlere getirmiþtir. Ýnsanýn ancak ve ancak kendini terbiye etmesiyle yükselebileceðine inanmýþtýr. Ýmam Muhammed Gazâlî, 1058 yýlýnda Ýran ýn Horasan þehrine baðlý Tûs kasabasýnýn Gazale köyünde doðmuþtur. Ailesi fakirdi ama mânevi yönden zengindi. Babasý Muhammed ilim görmek istemiþ ama yoksulluðundan bunu yapamamýþtý. Yün eðirerek geçimini saðlýyordu. Çocuklarýný okutmayý çok istiyordu. Fakat ömrü yetmemiþti. Muhammed Gazali ve kardeþi Ahmet, Ýyi kalpli zavallý babalarýný küçük yaþta kaybetmiþlerdi. Ýyi kâlpli zavallý babalarý öleceðini anladýðýnda iki evlâdýný ve biriktirdiði az bir dünyalýðý bir müslümana emanet ederek, Ne olur, çocuklarýmýn kötüye bulaþmayýp ilim tahsil etmelerinde onlara göz kulak ol, unu yapar mýsýn?.. demiþti. Emâneti yüklenen bu müslüman, gerçekten gücü yettiði kadar çýrpýndý, sözünü tuttu. Ama artýk onun da dayanacak gücü kalmamýþtý; o da çok yoksul bir insandý. Kendisine, çocuklar adýna verilen dünyalýk çoktan bitmiþ, adam kendini zor geçindirir durama düþmüþtü. Bu durumda çocuklarýn ücretsiz bir medreseye girmelerini istedi. Çocuklar, yiyecek ekmekleri, kalacak yerleri olmadýðý için medreseye girmiþlerdi. Ýmam Gazâlî, bu hallerini daha sonralarý þöyle a- çýklamýþtýr: Medreseye giriþimiz sýrf Allah rýzasý için olmadýðý, kalacak yer ve yemek için olduðu halde Cenab-ý Allah kerem ile bize rahmet ve merhamet ihsân etti. Ýmam Gazâlî nin medresede eðitim gördüðü dönem Büyük Selçuklu dönemidir; hükümdar, Alp Arslan; vezir ise ünlü Siyasetnâme yi yazan adaletli Nizamü l-mülk tür. Nizamül-Mülk, ülkenin her tarafýný ilim yuvalarýyla, medreselerle donatýp yoksul çocuklarýn burada ücretsiz barýnmalarýný ve eðitim görmelerini saðlamýþtýr. Gazâlî nin ilk istifâde ettiði âlim Radegani dir. Ýkincisi ise Tûs tan ayrýlýp, gittiði ilim merkezi Curcane de karþýlaþtýðý Ýmam Ýsmailî dir. Ýmam Muhammed Gazali, ilim için bir þehirden bir þehire yolculuk yaparken bir olay yaþamýþtýr. Kendisinin de arasýnda bulunduðu kervan haramiler tarafýndan baskýna uðramýþtýr. Daha o zaman genç yaþta olan Gazâlî nin tüm ders notlarý haramilerin yanýnda gittiðinde, o da koþturarak onlardan notlarýný istemiþ. Haramiler de dönüp, Ölmek istemiyorsan geri dön diye tehditler savurmuþ. Fakat o kulak asmayýp reisleriyle konuþmak istediðini söylemiþ. Reis bu delikanlýyý merak etmiþ. Bundan sonrasýný Ýmam Gazâlî den dinleyelim: Reis bana ne istediðimi sordu. Ben de Allah aþkýna çok rica ediyorum, eþyalarýmýn arasýnda ders notlarým ve kitaplarým var. Onlar sizin hiçbir i- þinize yaramaz. Söyleyin de onlarý bana versinler dedim. O da bana sordu. O istediklerinin bu kadar önemli olan tarafý nedir? Bende dedim ki: Onlar bazý kitap ve defterlerdir ki onlardaki ilmi elde etmek için yurdumdan ayrýlýp Cürcan a gittim. Nice emekler verip nice göz nuru döktüm, nice dirsekler çürüttüm. Bu cevabýn karþýsýnda reis kahkaha ile

10 18... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...19 güldü ve bana þöyle dedi: Sen nasýl olur da ilim tahsil ettiðini iddia edebilirsin? Baksana defterlerin, notlarýn elinden alýnýnca ilimsiz, irfansýz kalýyorsun? Sonra adamlarýna eþyalarýmý bana vermeleri için emir verdi. Haraminin söylediði sözü çok düþündüm. Adam haklýydý. Cenab-ý Zülcelal onu, beni irþad etmesi için konuþturmuþtu. Tûs a döndüðümde üç yýl büyük bir çalýþmaya giriþtim. Defterlerimdeki notlarý hafýzâma nakþettim. Onlarý öylesine öðrendim ki artýk defterlerim, notlarým hep alýnsa bile ilimsiz kalmayacaktým. Harami bana iyi bir ders vermiþti. (Vasiyetnâme Ý.Gazali) (1) Ýmam Gazâlî, devrin en meþhur alimi imamül Harameyn Cüveyni den de ders almýþtýr. Ýmam Cüveyni, Medine ve Mekke de dersler vermiþ, i- mamlýk yapmýþ, ünü ve þöhreti tüm islam âlemine yayýlmýþ, en son da Nizamül-Mülk ün kurduðu meþhur Nizamiye Medresesinin baþýna getirilmiþ bir zattý. Ýmam Gazâlî yi çok sevmiþti. Hatta onu överek þöyle demiþtir: Gazâlî, boðucu deniz, yýrtýcý aslan, yakýcý ateþtir. Gazâlî, sevgili hocasý vefât edinceye kadar onun yanýnda kalmýþ, ona büyük hürmet göstermiþtir. Gazâlî, hocasý Ýmamül Haremeyn in ölümünden sonra Nizamül- Mülk ün yanýna gitti. Bu arada yaþý 30 a gelmiþti. Nizamül-Mülk, Gazâlî yi çok iyi karþýlayarak ona hürmette kusur etmedi ve ilmî tartýþmalara soktu. Ýyi niyetli, içten ve samimi ilmiyle herkese gâlip gelmiþti. Gazâlî, Nizamiye medresesinde 4 yýl görev yapmýþtý. Ünü her yere yayýlmýþ, devletin en üst kademelerinde çalýþmýþtý. Bu arada kardeþi Ahmet Gazâlî, hâl ve gidiþatýný beðenmediði aðabeyine bir ilim meclisinde þu çarpýcý sözleri söylemiþtir: Baþkalarýný doðru yola çaðýrýyor, ama kendin doðru yola gelmiyorsun; baþkalarýna vaaz dinletiyorsun, ama kendi nefsine nasihat vermiyorsun; ey yumuþamayan katý taþ! Sen daha ne zamana kadar demiri bileyeceksin de kendin keskin olmayacaksýn. (Vasiyetnâme Ý.Gazâlî ) (2) Ýmam Gazâlî, bu sözler karþýsýnda çarpýldý, irkildi. O yüce insan, o yüce kâlp hiç sesini çýkarmadý; o günden sonra ruhunda sarsýntýlar yaþadý ve mevkiyi, þöhreti, malý, mülkü yeniden sorgulamaya baþladý. Bütün bunlar birden gözünde küçülmeye baþlamýþtý. Ruhunda bir hüzün, bir çocuksu burukluk yaþadý. Artýk konuþamýyordu bile, ders veremiyor, vaaza çýkamýyordu. Karar verdi: Baðdat ý terk edecekti. Öyle de yapmýþtý; herþeyini; þöhretini, makamýný, kendisine gösterilen saygý ve hürmeti, bol nimeti in kasýmýnda 37 yaþýndayken Baðdat ý terketti. Çok tuhaftýr, Konfüçyüs de makamýný, çevresindeki þöhretini, rahatlýðýný geride býrakýp týpký Ýmam Gazâlî gibi yollara düþmüþtü. Gazâlî, Baðdat ý terkedip Þam a geldiðinde parlak elbiselerini çýkarýp, yoksul kýyafetler giymiþti. Ýlginçtir, çünkü Budha da kendisini ve insanlýðý irþad edip, doðruluðu, hakikati, adaleti, yüce yaratýcýnýn tekliðini ve birliðini anlatmak istediðinde yollara düþmüþ, az yemiþ, az uyumuþ, üzerindeki yeni, parlak elbiseleri çýkartarak, sýradan, bayaðý sarý elbise giymiþti. Ýmam Gazâlî, kendisini yetiþtirirken Cüneydi Baðdadi nin, Bayezid-i Bestami nin, El-Mekki nin ve Ýmam Þibli nin eserlerini okumuþtur. Ý- mam, Gazali, bir þeylerin baþarýlabilmesi için kiþinin önce kendisinden baþlamasý gerektiðini vurgulamýþtý. Kendisini baþarý ve huzura götürecek olan yolda karar vermekte zorlandýðýný, bir adým atýp sonra geri çektiðini ifade etmiþtir. Bu temiz yürekli zat, ruhunda yaþadýðý deðiþim ve geliþim sürecini þöyle anlatmýþtýr: Ahiret ve dünya saadeti için tek yolun merhamete, terbiyeye, iyiliðe, takvaya sarýlmak olduðunu iyice anlamýþtým. Bunun temelinde de nefsin kontrolünü elimde tutarak gurur evi, kibir evi olan dünyaya kontrolsuz bir baðlýlýktan, anlamsýz bir ihtirastan uzaklaþýp, ebedilik evi olan ahirete yönelip baðlanmak ve bütün gayretimle Allah a yönelmekte gördüm. Bu düþünceler içinde bir gün Baðdat ý terketmeye kara veriyor, ertesi gün vazgeçiyordum. Bir adým atýyor, sonra geri çekiliyordum. Dünya arzularý zincirleriyle beni makam ve mevkiye baðlýyordu. Þuna inancým tamdýr ki bu bir omuz yüküydü, mutsuzluða gidin bir yoldu. Ýnsanýn hoþuna giden, nefsini çeken bir çok þeyin sonu aslýnda, huzursuzlukla, mutsuzlukla bitecek bir durumdur. Ömrümden çok az bir zaman kalmýþtý. Þimdiye kadar elde ettiðim yalan ve riyadýr. Bunun için içimdeki çoþku ve terk arzusu þiddetleniyordu. Sonra þeytan geliyor þöyle vesvese veriyordu: Bu, geçici bir hâldir. Bu duygusallýða uymaktan kendini sakýn. Çünkü duygular çabuk gelir geçer. Onlara uyar ve bu mevkiyi terkedersen, bu duygular geçince oraya dönüþ pek zor olur. Bu halim 6 ay devam etti. Bir karara varamadým. Son ayda irâdem elimden gitti. Bana kaçýnamadýðým bir hâl peydah oldu. Hak taala dilimi baðladý. Ders veremez hale geldim. Talebelerim geliyor, onlarýn hatýrý için bir þeyler söylemek istiyor ama beceremiyordum. Dilimdeki bu tutukluk kalbimde bir hüzün ve keder doðurdu.

11 20... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...21 Bunun tesiriyle yemekten içmekten kesildim. Hazým takatim kalmadý. Doktorlar, tedavisinde aciz kaldýlar ve þöyle dediler: Bu, kalpte meydana gelen bir hastalýktýr. Oradan da mizaca sirayet etmiþtir. Kalbe giren bu hüzün gitmedikçe tedavisi imkânsýzdýr. Hiç birþey yapamayacaðýmý anlayýp güç ve takatimi yitirince çaresiz bir kimsenin sýðýnýþý ile Allah-ü Tealaya sýðýndým. Ona sýðýnaný kabul eden Allah, duamý kabul etti. Mevki, þöhret, varlýk, çoluk - çoluktan ayrýlmayý kalbime kolaylaþtýrdý. Nihâyet Baðdat tan ayrýlmaya karar verdim. Ýhtiyacým dýþýndaki mal ve paralarýmý daðýttým. Þam a gittim. Ýmam Gazâlî, Þam a geldiðinde ilk iþi benliðini terbiye etmek olmuþtur. Týpký Budha nýn, Hindistan da Vindiya tepelerinde Dekkan yaylasýnýn geniþ çayýrlýklarýna çýkýp, akýl ve hikmete ulaþmak için 6 yýl boyunca inzivaya çekilmesi gibi, Ýmam Gazâlî de Þam daki bir yükseklikte yýllarca tefekküre daldý. Ýncelediðim tüm akýl sahibi ve baþarýlý insanlarýn hayatlarýnda hep derin düþünceyi ve kendi benliðini terbiye etme mücadelesi gördüm. Öyleyse baþarýlý olmanýn tek yolu, önce derin düþünce (tefekkür, inziva) süzgecinden geçerek, insanýn kendi benliðini tanýmasý ve onu kontrol altýna almasýdýr. Ýnsan, bir müddet sonra inanýlamayacak derecede olumlu durumlarla karþýlaþtýðýný görecektir. Yeter ki, sahip olduðu inancý her neyse, ona saygýsý olsun, onun gereklerini yerince getirsin, ahlâki ilkeleri terketmeyip biraz sabýrlý olsun... Budha 6 yýl inzivada kalmýþken, mübarek insan Ýmam Gazâlî tam 11 yýl inzivada kalmýþtýr. Ýnzivadan sonra memleketi Tûs a dönen Ýman Gazâlî, Her yüzyýlda bir yeryüzüne, insanlarý doðruya, hakikâte, merhamete, adalete çaðýrmak için bir öncü, bir alim gelir hadisini hatýrlayarak insanlarýn arasýna girip, sorumluluðunu yerine getirip, insanlýða hizmet e- derek bu öncülerden biri gibi faydalý olmak istemiþtir. Haçlý saldýrýlarýnýn olduðu, müslümanlarýn birbirine zarar vermeye baþladýðý bir ortamda Gazâlî azletin anlamsýzlýðýný hissetti. Bu arada hayat gözlerini yuman büyük ve erdemli devlet adamý vezir Nizam-ül Mülk ün yerine gelen oðlu Fahr-ül Mülk, Ýmam Gazâlî ye ýsrarla, gelip devlete hizmet etmesini rica etmiþtir. Ýmam Gazâlî, kendi iç benliðinde o anki yaþadýðý duygularýný þöyle ifade etmiþtir: Toplumun birþeylere ihtiyacý varsa ve bu ihtiyacýn giderilme imkaný sizde bulunuyorsa bir köþeye çekilip düþünceye dalmanýn ne anlamý olabilir ki? Çað, batýlýn, adaletsizliðin ve bencilliðin arttýðý bir çaðdýr. Esasýnda ben eðitim günlerimde nasýl üzleti düþünmediysem, üzlet günlerimde de eðitime tekrar dönmeyi düþünmemiþtim. Allah kalpleri ve halleri deðiþtirendir. Þunu dua ettim. Allahým halimi biliyorsun. Önce beni ýslah eyle, sonra da benim vâsýtýmla baþkalarýný ýslah eyle. Bana hakký hak olarak göster ve ona sýrýlmama yardým et; bâtýlý da bâtýl olarak göster ve ondan uzaklaþmama yardým et. Büyük bir Türk devleti olan Selçuklu Devleti ne çok faydalarý dokunan Ýmam Gazâlî nin en son eseri El-Mustafa dýr. Ýmam Gazâlî yaradanla o- lan gönül baðýný, kiþiye en büyük moral ve enerji olduðunu vurgulayarak þunlarý söylemiþtir: Yaratanla sohbet yaratýlanla olduðu gibi olur mu? O konuþma, devamlý görünmez ama varlýðýndan bilim adamlarýnca da þüphe duyulmayan manevi elektrikle yapýlýr. O muhaberenin kordonlarý gönül kanalýna döþenmiþtir. Bu mühim gönül sohbetinin tadýný alan insanýn, insanlarýn en bahtiyarlarýndan olacaðý þüphe edilmez bir gerçektir. Bilgiye ve baþarýya ulaþmada tavsiyelerde bulunmuþtur Ýmam Gazali: Her yerde sakin oturmalý, kaynaþma ve gereksiz hareketlerde bulunulmamalýdýr; aðýr baþlý olunmalýdýr. Kibir ve büyüklenmekten kaçýnýlmalýdýr; ilim ortamlarýnda bilgili ve iyi insanlara karþý mütevazi ve saygýlý o- lunmalýdýr; sonunda piþmanlýk olan hareketler bilinmeli, kaçýnýlmalýdýr; kaba ve çirkin konuþtu diye kimseye kötü muamele edilmemelidir; Bizi anlamayanlara darýnýlmamalýdýr. Herþeyin; her gördüðünüz hareketin, nesnenin, davranýþýn, karakterin, kötülüðün, iyiliðin, hepsinin, herþeyin bir ilmi vardýr. Çoðu kez, bu ilimlerden uzak olduðumuz için bazý durumlarý anlayamayýz ve eziyet çekeriz. Öðrenci olan Hz. Musa, Allahýn emri ile Hýzýr (a.s) la karþýlaþtýklarýnda, Hýzýr bindikleri gemiyi delmiþtir. Buna itiraz eden Hz. Musa Ýçindekileri suda boðmak için mi gemiyi deldin? Çok fena bir þey yaptýn demiþti. (Kehf süresi 5.ayet) Hz. Musa nýn, Hýzýr ý haksýz görmesi o anda onun ilminden habersiz ve bilgisiz olmasýndan kaynaklanýyordu. diyen Gazâlî, anlaþýlmaz gibi görünen bir problemin altýnda cehaletin yattýðýný ifâde etmiþtir. Dostluða çok önem vermiþ olan Ýman Gazâlî þöyle demiþtir: Oðlum! Bir insanla dost olmak istersen þu hususlarý iyi gözet: Yaptýðýn iyilik karþýsýnda seni taktir edebilsin. Onunla dost kaldýðýn müddetçe, ne zaman

12 22... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...23 bir araya gelseniz, güzel ahlâký ile seni sevindirsin. Baþýn dara girdiði zamanlarda da sana yardýmcý olabilsin. Oðlum! Dostun, söylediðin sözlerin samimi olduðuna inanmalý. Çalýþtýðýn iþte durumunu kolaylaþtýracak bir meselede yanýnda olmalý. Bir fikir hakkýnda baþkalarý ve onunla münakaþa edersen o seni tercih etmeli.. Peygamberimiz bir duasýnda Cenab-ý Allaha þöyle yalvarýr: Ey Allahým! Gözü ile bana bakýp, kalbiyle beni horlayan dostumdan sana sýðýnýrým. Benim bir iyiliðimi görse üstünü örter, bir kötülüðümü duysa ifþa eder. Kötü hallerimi herkese duyurmak isteyen dostumdan sana sýðýnýrým þu halde Allah ile problemi olanýn kendiyle problemi var demektir, Allah la dost olmayanla sen nasýl dost olabilirsin? Ýmam Gazâlî nin en ünlü eseri Ýhya-u Ulumuddin dir. Bu eser Avrupa nýn bile ilham aldýðý bir eserdir. Ýçinde sayýsýz akýl yollarý, akýl öyküleri ve sorunlarýn çözüm yollarý var ki, insanda gerçekten yýldýrým etkisi yaratýr. Ýmam Gazâlî nin bir konudaki tesbiti bana Erzurumlu Ýbrahim Hakký Hazretleri nin þu güzel lafýný hatýrlatmýþtýr. Harabat ehline Hor Bakma Þakir, Defineye Malik Viraneler Var. Ýmam Gazâlî de bu konuya yakýn olarak þunlarý söylemiþtir: Ýþ kýyafette deðil hakikattedir. Zenginliðe de aldanmamak lâzým. Zenginliði ölçü alýp dostluk kuran nice insanlar büyük piþmanlýklar duymuþlardýr. Dostu zengin olup, onun yediðini yiyemeyen, gördüðünü göremeyen nice insan isyân etmiþtir. Þâyet bu çeþit insanlar kendi arzularý ile seninle dostluk kurarlarsa, onlara düþmanlýk etmeyesin. Düþmanlýðýn neticesi takatinin yetmeyeceði belalardýr. Bu düþmanlýkla kendini bir sürü maddi ve manevi cezalara çarptýrmýþ olursun. Þâyet insaflý düþünüp de nefsini aðýr bir sorguya çekersen i- yi ile kötüyü ayýrt edebilirsin. Kendi benliðini, nefsini böylesine aðýr bir sorgulamadan geçiremeyenler baþkalarýnda görmeye alýþtýklarý kusur ve hatalarý kendilerinde asla görmezler. O bahtiyar insan ki baþkasýndan evvel kendindeki hatalarý görüp düzeltir. Bu anlayýþa gelmemiþ insanlardan ana baba ve sevdiklerine hürmet etmeleri nasýl beklenir? Hakikat böyleyken artýk kim yalancý ve dolandýrýcýlardan vefa bekleyebilir? Hiç bir insaný hor görmemeliyiz, kimseye hakir bakmamalýyýz. Alaycý bir tavýr takýnmamalýyýz. Çünkü, yanlýþ algýladýðýmýz bir insanýn hakiki cephesi bize meçhuldur. Üstelik, bazý halleri bizimkinden üstünde olabilir. Sosyal yaþamda olmasý gerekenlere de deðinmiþ olan Gazâlî þunlarý söyler: Seni anlamayacak insanlara sýrrýný açmamalýsýn. Böyle bir hataya düþtüðünde de Bunlardan fayda görmedim diye sýzlanma. Ne seni ne de kendi kabahatlerini anlayamayan insanlar sýrrýna vâkýf olduklarýnda, senin aleyhinde konuþmaktan ve sana düþmanlýk yapmaktan geri durmazlar. Ýnsanlara iyilik yaparken teþekkür beklemek amacýyla yapma, sýrf Allahýn rýzasý için yap. Ýyiliklerinin mükâfatýný yalnýzca Cenab-ý Allah tan bekle. Þâyet iyilik yaptýklarýnýn kötülüklerine maruz kalýrsan Allah a havale et. Kimseye þikâyette bulunma. Onlara lânet de etme. Ey Ýnsan! Peygamberimiz << Ýþlerin hayýrlýsý ortasýdýr. Sen de ortayý seç. >> buyurmamýþ mý? Yürürken ya da bir toplulukta otururken sýk sýk saðýna soluna bakma. Kimseye lüzûmundan fazla iltifat etme, tanýmadýðýn bir topluluða sokulma. Oturduðun mecliste adaba aykýrý hareket etme. Hiç bir yerde kendinden býktýracak kadar çok kalma. Bazý riyakârlarýn tesbihleriyle oynadýklarý gibi sakalýnla oynayýp durma. Ziynet eþyalarýný ona buna gösterme küçüklüðüne düþme. Daima tevazu içinde ol. Baþkalarýnýn yanýnda burnunu, kulaðýný karýþtýrýp, yere tükürüp, balgam atýp kimsenin midesini bulandýrma. Kazancýný ve servetini býrak dostlarýna, ailene bile söyleme diyen Gazâlî þöyle devam etmiþtir, Çünkü bunlar malýný az bulurlarsa gözlerinde küçük görünürsün. Çok görürlerse bu defa düþmanlýk hissi beslerler. Dünyanýn saadeti dörttür diyen Ýmam Gazâlî, Aile Saadeti, Evlat Saadeti, Arkadaþ Saadeti, Kazanç Saadeti diye sýralamýþtýr. Bunlarý açýklamasýnýn sebebi, çoðu insan bu imkânlarýnýn farkýnda olmadan kederli ve mutsuz yaþar. Oysa, erkek veya kadýn, kafasýna uyan bir eþ bulmuþsa bunun kýymetini bilmelidir; evlât ana ve babaya asi olmayýp saygýlýysa bunun kýymeti bilinmelidir; hâlden anlayan bir arkadaþa veya komþuya sahip olunmuþsa bunun kýymeti bilinmelidir; gurbetlere gitmeyip, kendi doðup büyüdüðün yerde geçimini rahatça saðlayabiliyorsan, bunun kýymeti bilinmelidir. Kiþi hakikatin ne olduðunu merak ediyorsa þu sorularý kendisine sorup, cevap aramalýdýr, diyen Ýmam Gazâlî bu sorularý þöyle sýralamýþtýr: Aslým nedir? Nasýl yaratýldým? Ýyiliðime neler, kimler nasýl yardým eder? Kötülüðüm nedendir? Neye sebep olur? Ýçimde þeytanlýk, hayvanlýk veya yýrtýcýlýk mý var, yoksa melek hasletleri mi? Bunlardan hangisine hizmet ediyorum? Allah ý bulmak ilk bakýþta çok soyut bir yaklaþým olarak algýlanýr.

13 24... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...25 Oysa bu bir ruh ve anlayýþ olayýdýr. Allah ý arayýp bulmak nedir? Allah ý arayýp bulmak nasýl olur? Allah ý arayýp bulmak nedir? e cevap þudur: Ýlahi bir kývýlcýmýn etkisiyle içinizde bir çoþku, inançsal bir mutluluk hissetmiþseniz, bunun arkasý gelir; düþseniz de, geri kalýyor gibi görünseniz de bu kývýlcým size hep Allah ý hatýrlatacaktýr. Allah ý her hatýrlayýp anýþýnýzda, insanlarýn size saygýlarýnýn arttýðýný görürsünüz. Çünkü vicdan ve merhamet tohumlarýnýz yeþermiþtir. Ýþlerinizin rast gittiðini görürsünüz. Sonra refaha ve huzura kavuþursunuz. Dev gibi büyüttüðünüz, karþýsýnda kendinizi de cüce gibi gördüðünüz sorunlarýnýz cüceleþmiþ siz de devleþmiþ olursunuz. Sýkýntý ve eziyetlerin bir kader olmadýðýný görürsünüz, bu sýrrý kavradýktan sonra hareketleriniz kendiliðinden düzelir. Burada birazcýk sabýr çok önemlidir; insanlar bir tek sebepten dolayý kaybediyorlar: Sabretmesini bilememek... Küçücük bir sabrý çok büyük bir sabýr zannediyorlar, ve sonrasý malûm... Belki de baþarý hemen biraz daha ilerlemiþ olsaydý, kapýnýn arkasýnda onu bekliyordu. Allah ý arayýp bulmaya çalýþmak nasýl olur? Yüreðinden damlayan bir kaç damla merhamet gözyaþlarý... Bazý zamanlar kendini ölmüþ kabul etmek... O an nefret duyduðun, belki bir hiç yüzünden kafayý taktýðýn bir insanýn 1 saat sonra öldüðünü düþünmek... Þu an içinde bulunduðun halde deðil de, ölümle pençeleþiyor olduðun bir hâli düþünmek... Ýþte gerçek insan olmaya ve gerçek baþarýya giden, yüzlerce baþarýlý insanýn uzletine daldýðý bu düþünceler... Ýmam Gazâlî, Allahý arayýp bulma, O na ulaþma konusunu þöyle açýklamýþtýr: Hayvanî arzulara maðlup olanlar, yemek, içmek, çiftleþmekten baþka bir þey düþünmezler. Bundan baþka gâyeleri yoktur. Eðer sen de bu hayvanlarýn halleriyle hallenirsen senin gâyen de bu üç þey için olur. Yýrtýcýlýk vasfýna maðlup olmuþsan, yakýp yýkmaktan, paralamak ve yok etmekten baþka bir þey düþünmezsin. Þayet þeytan sýfatlý isen, iþin ve gidiþin hileli olur. Ve eðer melek tabiatlý isen Allah ý ararsýn. Gâyen ona kavuþmaktýr. Ona itaat edersin. Ýnsanýn nasýl deðiþebileceðini de sade bir dille izah eden Ýmam Gazali, Sevgili dostum diye seslendiði nisahatlarýnda þunlarý vurgulamýþtýr: Sevgili Dostum! Hâl ve hareketinin, konuþmanýn âmelinin hangi tesir altýnda olduðunun ince ince düþün. Þâyet þehvete baðlý isen, hareketlerin ýrza saldýrma, ýrz noksanlýðý ve hýrs þeklinde olacaktýr; kendini ýslah edersen iffet ve kanaat meydana gelir. Gazaba tabi isen, þehvetin ve gazabýn artmýþ olarak türlü kötülük ve desiselerin içine yuvarlanýrsýn; þâyet kendini düzeltirsen, gönül alýcýlýk, sabýr, tevazu ve sükûnet baþlar; fena huylara bulanmýþsan içinde akan þehvet ve gazap çoþarak seni hilelere sürükler; kendini düzeltirsen ilim, hikmet ve iyi huylarýn ortaya çýkar. O halde insan ne için yaratýlmýþtýr? Yiyip içmek için olsaydý, hayvanlarý geçebilir miydi? Vurmak, kýrmak için yaratýlmýþ desek, hangi yýrtýcý hayvan ondan aþaðý kalýr? Sahip olduðu akýl ve anlayýþ þunu gösteriyor ki, insan; aklýný olgunlaþtýrarak bu aleme ibret gözüyle bakmasý ve hakka u- laþmasý için yaratýlmýþtýr. Ýnsanýn, bu âlemde çok dikkat etmesi gereken vazifeleri vardýr. (Tercüme, þark-ý islam mektuplarý) (3) Ýmam Gazâlî nin hadis, ahlâk, fýkýh ve felsefeye dair onlarca eseri vardýr; bu eserleriyle sadece islâm dünyasýna deðil, dünyanýn bir çok topluluklarýna hizmetleri dokunmuþtur ve 1106 yýllarý arasýnda inzivaya çekildiði sýralar yazmýþ olduðu Kitab-ý Ýhya-ý Ulûmuddin adlý eseri, halkýn daha iyi anlayabilmesi için özet þeklinde Kimyayý Saadet adýyla a- nýlmýþtýr. Kimyayý Saadet, onun yaþam sürecindeki manevi mücadelesinin ortaya çýkarmýþ olduðu idrak, hakikât ve gerçek ahlâkýn bir ürünüdür. Hayata bakýþ açýsý ve hayatý kavrama açýsýndan tüm insanlýða mesaj vermeye çalýþmýþtýr. Kimyayý Saadette Hasan - ý Basri den alýntý yapmýþ olan Gazâlî, kanaat, uzlet, þehvet, kýskançlýk ve sabýrla ilgili þunlarý yazmýþtýr: Hasan-ý Basri diyor ki: Tevratta þöyle yazýlýdýr, kanaat eden bir kimse hiç birþeye muhtaç olmadý; Uzleti seçince selâmeti buldu; þehvetini ayak altýna almýþsa kurtuldu; kýskançlýk duygusunu yenmiþse insanlýðý meydana çýktý ve eðer birkaç gün sabretmiþse ölümsüz mutluluða eriþti. Gazâlî Sükûnette fayda vardýr diyerek þöyle bir kýssa anlatmýþtýr: Biri bir rahibe, Yalnýzlýkta ne büyük bir sabýr gösteriyorsun! dedi. Rahip de, Ben yalnýz deðilim. Tanrýyla arkadaþlýk ediyorum, O na sýrrýmý söylemek istediðim zaman ibadet ediyorum. O nun bana sýr söylemesini arzu edincede Mukaddes kitabý okuyorum dedi. (Tercüme, Uzlet Üzerine) (4) Toplumsal bir gerçekle ilgili çarpýcý tesbitlerde bulunmuþ olan Ýmam Gazâlî þunlarý anlatmýþtýr: Ýbni Sîrîn bir adama Nasýlsýn? diye sorunca, o da Beþyüz dirhem borcu bulunan çoluk çocuk sahibi, üstelik fakir bir

14 26... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...27 insan nasýl olsun istersin? dedi. Bunun üzerine Ýbni Sîrîn evine girip bin dirhem para getirdi ve adama verdi; Beþyüz dirhemini borcuna ver, beþyüzünü de çoluðuna çocuðuna harca dedi ve bir daha da hiç kimsenin hatýrýný sormamaða söz verdi. Bunu, eðer hatýrýný sorduðunun derdine bir çare bulamazsam diye korktuðundan yapmýþtýr. Aksi halde sadece hatýr sormakla iki yüzlülük etmiþ olacaktý. Büyükler demiþlerdir ki, öyle kimseler gördü ki hiç bir zaman selamlaþmazlar, fakat birinin ihtiyacý o- lunca, öbürü hiç bir þeyi ondan esirgemezdi. Þimdi öyle bir topluluk var ki, birbirlerini görmeye giderler, evin kuþuna kanadýna kadar sorarlar, birbirlerine bir dirhem için saygýsýzlýk edip, geri çekilirler. Bu, ikiyüzlülükten baþka bir þey deðildir. O halde halk bu vasfý taþýdýðýndan her kim onlarla konuþur, görüþür ve anlaþýrsa, bu yalan ve ikiyüzlülüðe katýlmýþ olur; karþý korsa kendine düþman eder; sonunda da dininden olur. Zararlý bir insan grubunun kiþiyi dininden bile edeceðini söylemek istiyor Ýmam Gazâlî. Týpký Cahile selâmet eyle! ayetinde olduðu gibi, böyle insanlardan uzak durmakta fayda vardýr. Ýlim sahibi bir insanýn profilini çizmiþ olan Gazâlî, onlarýn halkýn önünde örnek alýnacak þahsiyetler olarak görüldüðünü bu nedenle de hal ve hareketlerine çok dikkat etmeleri gerektiðini vurgulamýþtýr: Bir çok kimse haram yiyecek ve günah iþleyecek kada cesur olmadýklarý halde, bir bilginin olumsuz hareketlerini görünce cüretleri artar. Bu yüzdendir ki, bir bilginin dikkat çekici yanlýþ hareketlerde bulunmasý haramdýr. Ýki bakýmdan; biri, arkasýndan konuþulmasý, ikincisi ise hareketlerinin baþkalarýný teþvik etmesidir. Zira, hep onu örnek ve delil gösterip, ona uyarlar. Ancak halk da bir bilginin kusurunu görünce iki þey düþünmelidir: biri, eðer bilgin kusur iþlerse bilgisi belki onun kefaret olur. Çünkü, bilgi büyük bir þefaatçidir. Halkýn ise bilgisi yoktur, amel etmezse neyine güvenebilir? Uzletin, yani inzivaya çekilmenin faydasý olduðu gibi zararý da vardýr. diyen Hamid Muhammed Gazâlî, bu konuyla ilgili yine Kimyayý Saadet te geçen þu yorumlarý yapmýþtýr: Ýnsanlarla bir arada yaþayýp onlarýn haklarýna saygý göstermek bir nevi alçakgönüllülüktür. Uzlette bir nevi kendini beðenme ve büyüklenme olabilmektedir. Uzletin sebebi e- fendilik satmak, büyük görünmek gibi duygular da olabilir. Ýnsanlarý ziyarete gitmek istemeyen, o insanlarýn kendini ziyarete gelmesini de istemez. Rivayet etmiþlerdir ki: Beni Ýsrail de hikmete dâir 360 eser yazmýþ bir hakim vardý ve kendisinin yüce tanrýnýn katýnda bir yeri olduðuna i- nanýrdý. O zamanýn Peygamberine þöyle vahiy geldi: Ona, yeryüzünü ü- nünle, adýnla þanýnla doldurdun; fakat ben senin bu ününü kabul etmiyorum de. Bunun üzerine ünlü hakim korkup, þöhretten vazgeçerek yalnýz baþýna bir kovuða sýðýndý ve, ulutanrý benden hoþnut oldu dedi. Tekrar, Ondan hoþnut olmadým. diye vahiy gelince, adam kovuðundan çýkarak pazarlarda dolaþmaya baþladý. Ýnsanlarla düþüp kalktý, yedi, içti. Bunun üzerine, Þimdi benim hoþnutluðu elde ettin, beni memnun kýldýn! þeklinde bir vahiy geldi. Þu halde bil ki, bir insan kibirinden dolayý uzlete çekilebilir. Topluluk içinde kendisine gereken saygýyý göstermeyeceklerinden veya bilgisi ve iþlerindeki eksikliðinin görülmesinden korkarak uzleti seçer; bu seçmiþ olduðu köþeyi eksiklerine bir nevi perde yapýp, her zaman insanlarýn ziyaretine gelmelerini, ona duada bulunmalarýný, e- lini öpmelerini ister. Bu türlü uzlet riyâkârlýðýn ta kendisidir. (Tercüme. Uzlet Üzerine ) (5) Gerçek samimi, iyi niyetli ve çevresiyle barýþýk ilim adamlarýný dikkat edilip, iyi ayýrd edilmesini istemiþtir Ýmam Gazâlî: Bir de sofu kýlýðýnda çýkýp bir kaç tasavvuf kaidesini kavrayýp, takke ve hýrka giyerek tasavvuf ehli olduklarýný sanýrlar, ilmi ve bilginleri düþman görüp kötülürler. Bunlar rahmani deðil, þeytanidirler. Çünkü, Allah ilmi ve ilim sahiplerini Kur anda övmüþtür. Herkesi de ilim öðrenmekle vazifelendirmiþtir. Cenabý Hakkýn peygamberlere gönderdiði din, ilmi zahir üzeredir. Bu sofu kýlýklý kiþilerin ne batýn irfanlarý vardýr ne de zahiri ilimleri. 1) Vasiyetnâme. Ýmam Gazâlî. Çev: Ahmet Faik Arslantürkoðlu. Sahhaflar Yayýncýlýk. 2) Vasiyetnâme. Ýmam Gazâlî. Çev: Ahmet Faik Arslantürkoðlu. Sahhaflar Yayýncýlýk. 3) Tercüme Þark Ýslam Mektuplarý (Farsça) 4) Uzlet Üzerine. Kimya-yý Saadet. Ebu Hamit Muhammed Gazali. 5) Tercüme. Üzlet Üzerine. Çeviren: Meliha Anbarcýoðlu ) Tercüme. Þark Ýslam Mektuplarý: Ebu Hamit Muhammed Gazâlî. Çeviren: Nuri Gençosman (Farsça)

15 28... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...29 Dinamitin Mucidi ALFRED NOBEL Nasýl Baþardý? Ailesinin hayatý borç harç içinde geçti. Gýrtlaða kadar borç içinde bir parça ekmeðe hasret babasý, Ben mahvoldum dedi. Kalabalýða katýlmayý sevmiyordu. Tören, ziyâfet ve yapmacýk övgülerden uzak durdu. Kibirli deðildi. Sorgulayan bir kiþiliði vardý. Bu adam için asýk suratlý dediler, ama asýk suratýnýn arkasýnda merhametli ve duygusal bir dünyanýn gizli olduðunu da söylediler. Nobel ödülünü o baþlattý, öldüðü zaman 350 patentin ve dünyanýn dört bir yanýnda binlerce çalýþaný olan þirketlerin sahibiydi. VASÝYETÝ: Bütün sermayemin insanlýðýn hayrýna kullanýlmasýný istiyorum. Ýþletmelerimizin her yýl getireceði gelir o yýl içinde insanlýða en çok yardýmý dokunan kimselere verilecektir. Bu gelir beþe bölünecek. Bir payý fizik alanýnda en önemli buluþu yapana, bir payý en ö- nemli kimyasal keþif yapana, bir payý týp ya da fizyoloji alanýnda en ö- nemli çalýþmayý bitirene, bir payý edebiyat çalýþmalarýnda en önemli eseri verene ve bir payý da uluslararasý barýþ ve kardeþlik alanýnda ordularý ortadan kaldýrmak, sayýlarýný azaltmak; barýþ ve huzur adýna konferanslar ve toplantýlar düzenlemek için çalýþan bir kiþiye verilecektir. Dünyada hiç kimse bilimadamýna onun kadar deðer vermedi, ruhsuz, gaddar dedikleri adam ortaya an büyük ödülü koydu, sýrf bilim ve barýþ adýna. Hatýrlarýnýzdan hiç çýkmayacak insanlardan birisi de Alfred Nobel dir. Böyle insanlar nadir de olsa bizlerin çevresinde de vardýr. Kendi dünyalarýnda yaþarlar, ama herkesin dünyasýnda yaþamaya hevesli o- lanlardan bin kat daha hayýrlýdýrlar. Patýrtý gürültüyü sevmezler; bu insanlar, üst veya alt komþunuz olsa dairelerinin boþ olduðu hissine kapýlýrsýnýz. Eðer baþarabilirseniz bu tür insanlarla tanýþmak menfaatinize olacaktýr. Bir þey yapmýyormuþ gibi görünürler, bir müddet sonra televizyon ekranlarýnda ödül alýrken görürsünüz; kimseyi rahatsýz etmek istemezler, rahatsýz edilmekten de nefret ederler; duyarsýz, umarsýz görünürler ama sizden daha soðukkanlýlýkla ortaya somut çözümler koyarlar. Kýsacasý a- dam gibi insanlardýr. Ýþte bunlardan birisi Alfred Nobel dir. Alfred Nobel 1833 te Stockholm da doðdu. Fakir bir ailenin çocuðuydu. Dört kardeþtiler. Biri bir yerde, diðerleri baþka yerdeydi. Baba Ýmanuel Nobel, ekmek parasý için Rusya nýn Petersburg þehrine gittiðinde karýsý ve dört çocuðu geride býrakmak zorunda kalmýþtý. Ancak 5 yýl sonra ailesini yanýna alabildi. O kadar uðraþýp didinmesine raðmen girdiði iþlerde iflas ediyordu. Dikiþ tutturamayacaðýný anlayan adam sonunda a- ilesini de alarak memleketleri Stockholm e döndü. Alfred Nobel bu hengâme içerisinde 28 yaþýna gelmiþ, fizik ve kimyada yetenekli olduðunu göstermiþti. Ailece Stockholm e döndüklerinde Alfred, kimya üzerinde ciddi ciddi çalýþmaya baþlar. Öte yanda Baba Nobel ailesinin geçimini saðlamak için çýrpýnýp duruyordu. Bir iþi daha henüz kurar kurmaz iflâs edip ne yapacaðýný kara kara düþünüyordu. Oðlu Alfred de gecesini gündüzüne katarak kimya labaratuvarýnda çalýþýyordu. Alfred Nobel, özellikle patlayýcýlar üzerinde çalýþýyordu. Kömür ve diðer kýymetli madenlerin çýkarýlmasýnda, tünellerin açýlýp, köprülerin yapýlmasýnda ve tarým alanlarýnýn düzenlemesinde dev kayalar büyük engeldi. Bunlar kýsýtlý imkânlarla, binlerce emek harcanarak kýrýlabiliyordu. Alfred Nobel 1865 te dinamiti bularak insanlarý zahmetlerden kurtardý, ama bu uðurda da deneyler sýrasýnda patlayan labaratuarda kardeþini kaybetti. Dinamiti bulduktan sonra Avrupa nýn çeþitli kentlerinde labaratuvarlar kurdu. Bu geliþmelerden gelir elde edip ailesine büyük katkýlarý dokundu. Lastik teknolojisi ve sentetik maddelerin geliþtirilmesi Alfred sayesinde oldu. Þu an bile dünya ekonomisinde etkinliði olan þirketleri kurdu: Fransa da Societe Chemical Norveç te Dyno Ýndustrier. Alfred Nobel, zamanýnýn en güçlü patlayýcýsýný bulmuþtu. Dinamiti bulduðu için eleþtiri oklarýný üzerine çekti. Ama o nereden bilebilirdi ki kötü niyetle de kullanýlacaðýný. O zamanýn þartlarýnda sert kayalar ve cisimlerin parçalanmasý gerektiðinden büyük emekler harcanýyordu.

16 30... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...31 Nobel de bu soruna çâre buldu. Zaten bu tarihten sonra tünel, köprü ve benzeri inþaat sektöründe insanlarýn lehine geliþmeler oldu. GARÝP BÝR ADAMDI Alfred Nobel gizemli yönleri olan bir adamdý. Onun için asýk suratlý, gaddar, duygusuz diyenler oldu. Ölmeden önce bütün servetini bilim ödüllerine baðýþladýðýnda da ayný insanlar, arkasýndan deli, enayi dedi. Týpký bizdeki namuslu namussuz tiplemesi gibi. Bazen insanlarý anlamak mümkün deðil. Belki çoðu zaman anlamak mümkün deðil de, o çoðu zamanlarýn bir kýsmýnda da aldýrýþ etmemeye çalýþýrsýnýz. Alfred Nobel kararýný verip, bütün servetini ödül uðruna baðýþladýðýnda, Ne yapýyorsun sen, bari bir kýsmýný ver diyenlere, Çekilin önümden der gibi rest çekti, Ýsveç kralý bile bu fedakâr adama kafadan çatlak olduðunu söyleyecek kadar kafadan çatlaktý. Kral, Bu ödül saplantýsýný kafasýna manyak sekreteri Kinsky soktu. deyip adamcaðýzýn vasiyetini kanun yoluyla bozdurmak için Alfred in yeðeni Emanuel i Rusya dan çaðýrttý. Ancak Emanuel, Amcam çok güzel vaziyette bulunmuþ, tartýþýlacak bir þey yok. diyerek, Alfred Nobel gibi bir adamý yeðenine yakýþýr tavýr sergiler. Böylece Emanuel, kralý dinlemeyerek Nobel ödüllerinin önünü açmýþ olur. Alfred Nobel in vasiyeti üzerine kurulan Nobel ödüllerinin sayýsý baþlangýçta fizik, kimya, týp, edebiyat ve barýþ olmak üzere beþti. Daha sonralarý Ýsveç Bankalarý 1968 de Alfred Nobel in anýsýna Ekonomi Ödülü de ekledi. Ýsveç Bilimler Akademisi, fizik, kimya, ekonomi dallarýndaki Nobel Ö- düllerini veriyor; Stockholm Karolin Enstitüsü týp dalýndaki ödülü veriyor; Stocholm Akademisi edebiyat ödülünü veriyor; Norveç Storling adlý kuruluþ ise beþ kiþilik bir komisyon eþliðinde Nobel Barýþ Ödülü nü veriyor. Nobel ödülünü kazananlar 1 milyon dolar yanýnda bir de diploma ve altýn madalya alýyorlar. Nobel ödülüne lâyýk görülen en genç kiþi 25 yaþýndaki genç bilim adamý Lawrence Bragg idi. Ýlk Nobel fizik ödülünü 100 yýl önce X ýþýnlarýyla Wilhelm Röntgen kazanmýþtý. Alfred Nobel in, servetinin tümünü her yýl verilecek böyle bir ödüle a- yýrmasýnda özel bir sebeb var mýydý? Evet, vardý. O zamana kadar dünyanýn en güçlü patlayýcýsý dinamiti bulan Alfred Nobel, bir gün gazetede bir haber okudu. Ölen kardeþini kendisi zannederek Ölüm taciri öldü! diye baþlýk atmýþlardý. Oysa ölen Alfred deðil, Ludwigti. Bu haber onun çok zoruna gitti, öldükten sonra ölüm taciri olarak mý anýlacaktý. Bu korkunç bir þeydi. O, insanlýk için birþeyler bulmaya çalýþýrken, böyle tanýnmýþ olmasý kabul edilemez bir þeydi. Bu yüzden tüm servetini ve servetinden saðlanacak gelirlerini bilime ve barýþa adadý. Kendisi Ýngilizce, Rusça, Fransýzca ve Almanca yý çok güzel konuþuyor ve yazabiliyordu. Alýngan bir kiþiliðe sahipti. Tören ve benzeri kalabalýk yerlerden sýkýlýrdý. Çekingendi fakat o derece de insanlýðýn sorunlarýna kafa yorardý. Kazandýðý muazzam servetini hayýr uðruna vermekte tereddüt etmedi. Paris te tezgâhtar bir kýza aþýk olmuþ, evlenmeyi düþünmüþtü. Ne yazýk ki tanýþmalarýndan kýsa bir zaman sonra kýz öldü. Bu gaddar, duygusuz dedikleri adam gözyaþlarýný tutamamýþtý. Uzun süre, kýzýn oturduðu Paris in yoksul mahallesine gitti geldi. Hatta, dünyanýn þan, þöhret ve paraya boðduðu Alfred Nobel in, o seviyedeyken bile Paris in yýkýk, dökük, periþan bir kenar mahallesinde görülmüþ olmasýna kimse o zaman bir anlam verememiþti. Fakat sonra hâfýzalar tazelendiðinde onun bir zamanlar sevip, aþýk olduðu kýzýn bu semte oturduðu anýmsandý. Bu tuhaf duygusal adam Paris in bu yoksul semtinde bulunan ýrmaðýn kenarýna gider, burada bir müddet oturduktan sonra hemen yaný baþýnda bulunan köprünün üzerine çýkýp öylece bir noktaya bakar dalarmýþ; onunla, dönüþünde yolda karþýlaþanlar bu içli adamýn gözlerinin hüzünle yaþarmýþ olduðuna tanýk olurlar. Alfred Nobel, bir müddet sonra yani 1896 da yalnýz yaþadýðý San Remo daki evinde vefât etti. Rahmetli dedemin babasý 110 yaþýnda 1978 de vefat etmiþti. Büyük babam Selanik te yaþarken Nobel in kendi oturduklarý evin yanýnda bir konaða geldiðini o zamanlar söylemiþti, hiç unutmam. Alfred Nobel sýk sýk deðiþik ülkelerin sessiz, sakin köþelerine gider bir müddet yaþarmýþ. Ýþte hayatý yokluk içinde baþlayýp da muazzam servete kavuþan yalnýzlýk içindeki adam gibi bir insanýn hikâyesi de böyle. 1-Famous Men.(Büyük Adamlar) Stuar Sewell Bir Dahinin Hayatý William Meadow.Nebioðlu

17 32... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...33 Yoksul bir ailenin çocuðu olarak mahrumiyetle dolu bir evde doðup büyüdüm. Midemin açlýðýný kuru mýsýr ekmeðiyle bastýrýrken, ruhumun açlýðýný ödünç aldýðým kitapla giderirdim. Okumaya aþýktým; bir çiftlikte tarlada iþçi olarak çalýþýrken de okudum, bir bakkalda çýraklýk yaparken de... Yoksul bir ailede dünyaya geldi Anne babasý okuma yazma bilmezdi. 10 yaþýnda annesini kaybetti. Tarlada ýrgatlýk yaptý. Bakkalda çýraklýk yaptý. 21 yaþýnda iþini kaybetti. Bocalama dönemi yaþadý. 24 yaþýnda tekrara iþinden oldu. 25 yaþýnda dört çocuðundan üçü vefât etti. 27 yaþýnda ruhsal bunalýma girdi. 34 yaþýnda kongre seçimlerini kaybetti. 36 yaþýnda kongre seçimlerini yine kaybetti. 38 yaþýnda eyalet seçimini kaybetti. 45 yaþýnda senato seçimlerini kaybetti. 47 yaþýnda baþkanlýk seçimlerini kaybetti. 49 yaþýnda tekrar senato seçimlerini kaybetti. 52 yaþýnda Amerika Birleþik Devletleri ne Baþkan Seçildi Adý: Abraham Lincoln Köleliði kaldýran Adam olarak tarihe geçti. Abraham Lincoln 1809 da Kentaky de doðdu. Yoksul bir aileye mensuptu. Ýki odadan oluþan, yerlerin toprak olduðu, pencereleri naylon ve Çilelerle ibret dolu bir yaþam Bir sabýr bir azim örneði adam ABRAHAM LÝNCOLN Nasýl Baþardý? Sefâlet içindeki bir evde doðdu. Günleri kuru ekmek yemekle geçti. 10 yaþýndayken çok sevdiði annesi ve kýz kardeþini kaybetti. Bu acýya dayanamayarak günlerce aðladý. Fakirlikten ev kirasýný veremediði için bir avukatýn iþyerindeki yazýhâne masasýnda uyudu. O hep köleliðe karþýydý, insan hak ve hukukunun cesur savunucusu oldu. bez parçalarýyla örtülü periþan bir evde yaþadý. Okula gidecek kadar durumlarý iyi deðildi. Ama yine de toplam 1 yýl okula devam edebildi. Bu süre içinde evde kömür parçalarýyla tahtalara yazarak okuma yazmayý öðrenmeye çalýþýyordu. Küçük Lincoln henüz 10 yaþýnda annesini kaybedince hüngür hüngür aðlamýþtý. Hele bir müddet sonra kýz kardeþi de ölünce tutunacak dallarýný tamamen yitirdi. Onu artýk yeni, farklý bir hayat bekliyordu. Bir müddet sonra babasý üç çocuklu dul bir kadýnla evlendi. Abraham Lincoln ün kitaplara karþý müthiþ bir tutkusu vardý. Babasýnýn iþsizliði yüzünden sýk sýk ev deðiþtiriyorlardý. Bu yüzden de kitap o- kuma imkâný bulamýyordu. Yine de ödünç aldýðý kitaplar oluyordu. Ö- dünç aldýðý kitaplara gözü gibi bakýyordu. Bir defasýnda arkadaþýndan aldýðý bir kitap ýslanýp yazýlarý silinince üzülüp paniklemiþti. Ama bir hafta çalýþýp kazandýðý parayla yenisini alýp arkadaþýna teslim edince rahatlamýþtý. Geceleri mum ve alev ýþýðýnda kitap okuyordu. Kitaplar için, Benim biricik dostlarým diyor, baþka bir þey demiyordu. Geçmiþteki i- yi ve baþarýlý insanlarýn hayatlarýný okumaya bayýlýyordu. Sayýsýz sýkýntý, aile ve ýzdýrap sýnavýndan geçen bu adam, iþte bu insanlarýn hayatlarýndan beslenmiþti. Hatta George Washington un hayatýný anlatan kitap onda bambaþka bir çoþku uyandýrdý. Okuduðu her kitap ayrý bir dünya, ayrý bir yaþam, apayrý bir güzellikti. Adalete, insan hak ve hürriyetine ö- nem verdiði için hukuk kitaplarý da okuyordu. Deðiþik hayat ve konulardan haberdar olmak için mahkeme duruþmalarýna seyirci olarak katýlýyordu. Birgün mahkemede bir avukatýn mükemmel hitâbet ve savunmasýna þahit olur, imrenir. Sanýk gerçekten masumdur ve tutuklanmaktan kurtulur, mahkeme sona erer. Lincoln bu a- vukatý tebrik etmek ister, elini uzatýr. Ne var ki avukat karþýsýndaki bu basit, fakir görünümlü adama aþaðýlayýcý bir tavýrla bakarak elini bile sýkmaz. Lincoln, bu hareket karþýsýnda çok üzülür, hüzünlenir. Sevgili Dostlar, ne oldum deðil, ne olacaðým demeli insan. Bugün o a- vukatýn ismi cismi bilinmezken, bu zavallý adam tüm dünyanýn sevgiyle, minnetle adýndan bahsettiði Abraham Lincoln olarak karþýmýzda durmaktadýr. Lincoln 20 sene sonra Cumhurbaþkanýyken ayný avukatla karþýlaþtýðýnda, kendisini, aþaðýlayarak bakan bu adamý, o zamanki yaptýðý savunmadan dolayý alçakgönüllü yine tebrik etti.

18 34... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...35 Genç Lincoln 20 yaþýna geldiðinde Ohio ýrmaðý üzerindeki feribotlarda çok düþük ücret karþýlýðý aðýr iþlerde çalýþýyordu. Gemi iþlerinde çalýþýrken ilk defa zincirlere baðlý satýlýk insan manzaralarýyla karþýlaþtý. Daha açýk bir ifadeyle köle ticaretiyle tanýþtý. Siyah insanlarýn bir hayvan gibi türlü eziyet altýnda pazarlarda satýlmasý genç adamý derinden derine üzüyordu. Hayatýnýn bu en zor dönemlerinde, köle ticareti manzaralarýna daha fazla tahammül edemiyordu. Etrafýndakilere bunun insanlýk dýþý bir durum olduðunu anlatmaya çalýþýyordu. Bunu duyan gemi sahipleri Abraham ý iþten attýlar. Bu defa zor bela çýrak olarak bir bakkal dükkânýnda iþ buldu. Ýnsanlara çok dürüst hitap ediyordu. Eksik verdiði 30 gram çay için müþterinin evine kadar gidip özür dileyerek, yeni gelen paketlerden çayý teslim ederdi. Kimsenin hakkýnýn kendisine geçmemesi için alýþveriþlerinde çok titiz davranýrdý. Bir defasýnda yaptýðý bir yanlýþlýktan dolayý 5 km u- zaktaki bir kadýnýn evine yürüyerek gitmiþ, yanlýþlýðý gidermiþti. Lincoln daha sonraki dönemlerde Newsalem kentinden Springfield kentine taþýndý. Kirayý ödeyecek parasý olmadýðý için geceleri bir avukatýn yazýhanesinin masasýnda uyuyordu. Bu derece yoksulluðuna raðmen dürüstlüðü elden býrakmýyordu. Springfield de sevilen bir insan olmuþtu. Herkes tarafýndan iyi karþýlanacaðýný bilirdi, çünkü o herkese iyi davranýrdý. Abraham Lincoln, bir arkadaþýnýn kýzýyla tanýþýp evlendi. Ailesini rahat ettirmek için gece gündüz çalýþýp durdu. Bir oðlu oldu. Çok geçmeden onu kaybetti. Derin düþüncelere daldý, kederlendi. Eþi yardýmýna koþtu, birlikte teselli buldular. Abraham Lincoln ün sürekli kongre seçimlerine, eyalet seçimlerine, senato seçimlerine aday olmasýnýn sebebi ülkedeki adaletsizliklerdi. Örneðin köleliðin devam etmesini, Meksika savaþýnda bir sürü masum insanýn ölüyor olmasý, bir insanýn eþya gibi alýnýp satýlmasýný rencide edici bir durum olarak niteliyor ve ne pahasýna olursa olsun ülke yönetiminde söz sahibi olmak istiyordu. Bir defasýnda kongre üyeliðine girmeyi baþardý. Kölelik, Washington hükümeti sýnýrlarý içinde kaldýrýldý. Fakat güney bölgelerde hâlâ insan mezâlimi sürüyordu; zenciler katlediliyor, evleri yakýlýyor, zincirlerle sürükleniyordu. Hele bir de Klux Klan denen bir ýrkçý örgüt vardý ki tam anlamýyla þeytanýn ortaklarýydýlar. Zavallý zencilere yapmadýklarý eziyeti býrakmýyorlardý. O sýrada Türkler dünyanýn dörtte üçüne adâlet serpiþtiriyordu. Afrika da Türk adâletinin, Osmanlý adâletinin hakimiyeti altýndaydý, ama zulümle deðil, þefkatle, bollukla, bereketle. Osmanlý Topraklarýnda býrakýn zencilere zulmetmeyi, zenci (Negro) diye bir kavram yoktu ki... Zencilerden, Türk Ýmparotorluðunda paþa olanlar bile vardý. Bilal-ý Habeþ Hazretleri zenciydi, ezaný ilk okuyan peygamberimizin gözdesi bir mübarek insandý. Abraham Lincoln, Ýnsanlara adaletle davranmayý Türklerden öðrenmeliyiz, müslümanlardan öðrenmeliyiz. (1) demiþtir. Amerika da kölelik 1950 de kaldýrýlmýþtýr aslýnda. O zamana kadar zenciler beyazlarla otobüsüne binemiyordu. Ülkede sessiz çoðunluðun sesi haline gelen Abraham Lincoln, konferans vermesi için Newyork a dâvet edilir. Konferans salonunu hýnca hýnç dolduran dinleyiciler, saçma sapan hikâyeler dinleyeceklerini umuyorlardý. Ancak Abraham ýn kölelik tarihine giriþ, ülkenin temel problemleri ve ne yapýlmasý gerektiðiyle ilgili yaptýðý konuþma kelimenin tam manâsýyla mükemmeldi. Dinleyiciler bu yürekli adamý ayakta alkýþladýlar. Newyork ta çýkan bir gazete bu haberi þöyle veriyordu: Þimdiye kadar hiç kimse Newyork dinleyicileri üzerinde bu kadar etki yapmamýþtý. Konferanslarý baþka þehirde de devam etti. Bu arada cumhurbaþkanlýðýna a- day gösterildi. Ancak bir sorun vardý. Lincoln ün seçilmesi ülkede kargaþa yaratabilirdi. Çünkü köleliðe sert bir þekilde karþýydý. Oysa köleliðin devamýndan yana olan Güney Cephesi hükümetleri vardý. Onlarýn hepsi merkezi Washington hükümetine itaat etmek zorunda kalacaklardý. Bu bir zamanlarýn zavallý adamý Lincoln, nihâyet baþkan seçildi. Bu eli nasýrlý, ruhu temiz adam ülkenin iç durumunun hassasiyetinin farkýndaydý. Güneyliler, Washington hükümetine savaþ kararý alýp, hükümetleri tek tek devletten koptu. Ve savaþ bütün þiddetiyle baþladý. Cumhurbaþkaný Abraham Lincoln uyumuyor, yemiyor, içmiyor, gecegündüz savaþý idâre ediyordu. Ülkenin ve milletin birliði için Güneydeki savaþýn kesin kazanýlmasý gerekiyordu. Lincoln bir taraftan da için için üzülüyordu. Savaþ tam 4 yýl sürdü. Güney ordularý teslim oldu ve savaþ bitti. Lincoln ikinci defa Cumhurbaþkaný seçildi. Abraham Lincoln, savaþýn bitimini kutlamak ve halkla içiçe olmak için büyük bir tiyatro salonuna girdi. Yerine oturduðu sýrada tiyatro oyuncusu olduðu söylenen güney taraftarý bir adam tarafýndan sinsice arkasýndan

19 36... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...37 ateþ edildi. Koltuðundan öne doðru düþtü. Salonda hengâmeler, izdihamlar, baðrýþmalar, çaðrýþmalar, bir koþuþturmalar ve doktorlarýn uðraþlarý bir fayda vermedi. Ýnsanlarýn birliðini, eþitliðini düþünen bu iyi kâlpli adam hayata vedâ etmiþti. Bütün ülke kan aðlýyordu. Özellikle yýllardýr itilip, kakýlan, hor görülüp aþaðýlanan ve tavuk kümesi gibi yerlerde, boyunlarýnda prangalý tasma yaþamaya mahkum edilen zenciler, genci yaþlýsý, kadýný erkeðiyle bu zavallý adamýn arkasýndan hýçkýrýklar içerisinde gözyaþý döküp dua ediyorlardý. Abraham Lincoln ün hayatý beni hep cezbetmiþtir. Ýsmini okuduðum her yerde derhal eþsiz tahammül ve sabýr aklýma gelmiþ, takviye kuvvet edinmiþimdir. Eðer sýkýntýlar kaçýnýlmazsa oturup aðlamanýn hiç bir faydasý yoktur. Evet, acý ve ýzdýrablar karþýsýnda Abraham Lincoln ün de aðladýðý anlar olmuþtur. Hatta o, hayatýn çekilemeyecek hale geldiði durumlarda, akþam yaðmur altýnda, aðaçlar ve çalýlar arasýndaki tozlu patika yollarda gezinmeyi çok severmiþ, gözü yaþlý olduðu anlarda içini böyle atarmýþ. Ama sonra býkmaz, inat edermiþ. Bir keresinde yoksulluk ve mahrumiyetine raðmen, dürüst ve kültürlü olduðu için çevresindekilerin tavsiyesiyle sýrf kölelik, ýrkçýlýk ve insan ayýrýmcýlýðý gibi insanlýk dýþý davranýþlarý sebebiyle kongre üyeliðine adaylýðýný koyar, fakat kazanamaz. Bu haber karþýsýnda üzülür. Haberi telgrafhanede alýr. Dýþarýsý karanlýk ve yaðmurludur. Usulca Ýyi akþamlar! dedikten sonra orayý terkeder. Kaldýrýmsýz tozlu topraklý sokaklarda bir baþýna düþünceli düþünceli yürür. Tam bu sýrada ayaðý kayar, çamurun içine yuvarlanacakken son anda kurtulur. Kendi kendine Tökezledim, fakat düþmedim der. Evet, Tökezledim, Fakat düþmedim... ; bu cümle beyninde þimþek gibi çakar. O, ayaðý kaymýþtý, tamam, ama düþmemiþti. Mücüdeleye devam! dedi, kendi kendine. Hem sonra kendisini sevenler de az deðildi. Örneðin Newsalem tarafýndaki 300 seçmenden 280 i Abraham Lincoln e oy vermiþti. Elbet kazanacaktý. Bu yenilgi onu daha çok kamçýlamýþtý. Bir keresinde hava kararmaya yakýn þehrin biraz çýkýþýnda bir aðacýn altýnda, onu ellerini açmýþ dua ederken bulmuþlardý. Allahýn yardýmýna güveniyordu. ABRAHAM LÝNCOLN ÜN BÝLÝNMEYEN HAYATI Avustral yanýn bir kasaba kütüphanesinde bulup çýkartýlan bir kitapta görgü þahitlerinin saðlam ifadeleri yer alýyor. Abraham Lincoln dönemi pek uzak bir zaman deðil, topu topu 100,150 yýl önceki dönem. Ama bilinmesi istenmeyen bazý hadiseler olunca bir insanýn hayatýnda, baþkalarý tarafýndan pek açýða çýkartýlmak istenmez.. Ben, sýrf Abraham Lincoln ün hayatýnýn bilinmeyen gizli yönlerini araþtýrmak için 5 ayýmý harcadým. Chicago Historical Society (Þikago Tarih Kurumu) kayýtlarýnda Lincoln ün kendi el yazýsýyla yazýlmýþ bir mektup bulunmaktadýr. Bu mektupta Lincoln çarpýcý açýklamalarda bulunuyor. Mektubu arkadaþý Samuel Marshall a yazmýþ. Mektup aynen þöyle baþlýyor: Ben hayatta bulunan insanlarýn en bahtsýz adamýyým. Çektiðim ýzdýrab baþka ailelere tek tek daðýtýlacak olsa yeryüzünde mutlu bir aile kalmaz. Ýleride daha iyi olacaðýma inanýyorum. Aslýnda bu inancýmýn doðru çýkacaðýndan da ürküyorum. Sevgili dostum! artýk dayanacak gücüm kalmadý. Yýllardýr yapayalnýz, kimsesiz yaþadýktan sonra, bu durumun hâlâ devam ediyor olmasý beni geleceðe karþý büsbütün karamsarlaþtýrýyor. Yaþam anlamsýz gelmeye baþladý. Bu þekilde nefes alýp kalmam mümkün deðil. Ya ölmeliyim ya da iyi olmanýn bir yolunu bulmalýyým. (2) Evet! mektup aynen böyle. Bu ýzdýrabýnýn huzurlu bir ailesinin olmamasýndan kaynaklandýðýný söyleyenler de var. Bir evinin olmamasý, bir anne babasýnýn olmamasý hatta bir tek akrabasýnýn bile olmamasý, yer yer onun bunun yanýnda yatýyor olmasý, arada açlýk da çekiyor olmasý, onun artýk hayata tahammülünün kalmadýðýnýn en büyük delili olsa gerek. Bir keresinde doðduðu þehir Kentucky Springfield e geldiðinde avukat arkadaþý William Herndon un bürosundaki çalýþma masasýnda sýrf sefaletten dolayý yatmak zorunda kalmýþtý. Bu, uzun zaman böyle devam etti. Bu yüzden Lincoln ü herkesten daha iyi tanýyan Herndon dur. Hatta onun kongre üyeliðine biçilmiþ kaftan olduðunu söyleyen ve onu Cumhurbaþkanlýðýna kadar teþvik eden arkadaþý Herndon dur. Bu temiz kâlpli adam, arkadaþý Abraham Lincoln la ilgili þunlarý söylemiþ; Yirmi yýl içerisinde Lincoln bir gün bile rahat ve mutluluk yüzü görmemiþtir. Gördüyse bile bundan benim haberim yok. Evlilikte hayýrsýz kadýn adamý filozof yapar derler. Lincoln de týpký bunun gibi. Onun evliliði ile ilgili pek kayýtlara rastlanmaz. Vardýr, fakat rivâyet olup, baþka baþka anlatýlýr. Örneðin baþta anlattýðým gibi; bir arkadaþýnýn kýzýyla evleneceði için mutlu olduðunu söylemiþtim. Oysa bu kaynak saðlam görülmüyor. Fakat ben yine bunu da yazdým.

20 38... Acýlar Ýçinde Baþarýyý Yakalayanlar...39 Arkadaþýnýn kýzý deðil, evlenmek istemediðinde araya girip, ikisinin a- rasýný yapan kiþi arkadaþýydý. Bu evliliðinin hikâyesi de þöyle: Mary Tod ile niþanlandýklarýnda bir müddet sonra Lincoln vazgeçmek ister. Ve bunu bildiren bir mektubu arkadaþý Jasmine Speed e verir. Speed, mektubu yýrtýp ateþe atar. Ve gidip Mary i görmesini, ondan sonra karar vermesini söyler. O da gidip Mary Tod u görür, evlenmek niyetinde olmadýðýný söyler. Mary aðlamaya baþlar. Abraham Lincoln içli ve merhametli bir adam olduðu için üzülür, onu kucaklayýp öper, piþman olduðunu söyler. Ama bu iyi niyetliliði büyük bir piþmanlýða yol açacaktýr. Oysa o, bu kýzda olumsuz þeyler hissetmiþti. Ve de korktuðu baþýna gelecekti. Bir haným kocasýnýn suratýna sýcak çayý fýrlatýr mý? Ýþte siz siz olun, bir an içinizden gelmiyorsa sýrf evlenmiþ olmak için evlenmeyin in yýlbaþý gecesi evlenme kararý alýrlar. Mary Tod, evdeki evlilik hazýrlýklarýný tamamlar, misafirler toplanýr beklenmeye baþlanýr. Fakat Lincoln ortalarda görünmemektedir. Tod un kýzkardeþine göre Lincoln paspalýn tekiydi. Kýz kardeþinin kocasý da Lincoln için aynen þunlarý söylemiþti: Mary nereden buldu bu serseri, paçavra kýlýklý herifi? Abraham Lincoln o sýrada rahatsýzlýk geçirip, melonkoliye dalmýþtý. Yaþamak istemiyordu. Arkadaþlarý daðýnýk tek göz odasýndaki býçaklarý ortadan kaldýrdýlar ki kendisine bir zarar vermesin. Sonunda istemeyerek de olsa evlendi. Sonralarý Lincoln bu evlilik için, Nasýl olduðunu benim de anlayamadýðým bir evlilik oldu. diyecektir. Mary Tod ile evlenir evlenmez ak ile kara, çöl ile vaha, anya ile konya belli olmaya baþladý, Lincoln, karýsýna göre her yönden zýt bir kiþilikti. Hayata bakýþlarý, yetiþtirilme þekilleri, arzu ve beklentileri biri birine hiç uymuyordu. Abraham Lincoln çok merhametli, inançlý, mütevazi ve anlayýþlý bir yapýya sahipti. Mary Tod ise amaçsýz, kýskanç, fesat, kanaatsýz, gözü yükseklerde þaþkýn bir kadýndý. Tabii bütün bu özellikleri evlilik öncesi belli etmeyerek aðlayýp, Lincoln e gözyaþlarý içinde sarýlmýþtý. Aslýnda Lincoln ün içinde olumsuz bir his vardý. Fakat yine yufka yürekliliðinin kurbaný olup, bunu acý ve ýzdýrablarla dolu 20 yýl izleyecekti. Merhametli, iyi yürekli bu adam insan ayrýmý yapmaksýzýn zenginiyle de köylüsüyle de kentlisiyle de konuþur, ayný ilgiyi gösterir, Fakirle de zenginle de konuþurum, ama iyi olan benim adamýmdýr. derdi. O, dýþ görünüþe önem vermezdi. Yerlerinin kirli toprak, pencerelerinin bezle kapatýldýðý i- ki odalý bir evde büyüyen Lincoln, yoksulluðun ve çilenin ne demek olduðunu çok iyi biliyordu. Ama karýsý tam tersi geçimsizin tekiydi. Hatýrlarsanýz Avukat William Herndon, Abraham Lincoln ün en yakýn arkadaþý, iyi kalpli bir adamdý. Hatta parasýzlýktan yatacak yeri olmadýðý için Lincoln, onun bürosunda yatýp kalkmýþtý. Bu William Herndon un 20, 25 yýl öncesine kadar yaþamýþ olan yiðeni yaþlý Jimmy Niles adýndaki çiftçi, amcalarý Herndon un yaþlýlýðýnda, ölmeden bir müddet önce yengesinin sahip olduðu pansiyonda geçen Abraham Lincoln ile ilgili bir olayý kendilerine anlattýðýný söyler. Olayý yaþlý çitfçi Jimmy Miles in aðzýndan dinleyelim: Bir sabah karý koca Lincoln ler teyzemin pansiyonundaki tek odalarýndan çýkarak öbür kalanlarla birlikte kahvaltýya otururlar. Lincoln bir þey söyler, buna fena halde öfkelenen karýsý Mary, sýcak kahve kabýný kaptýðý gibi, herkesin gözü önünde kocasýnýn suratýna fýrlatýr. Lincoln, acýyla inler, ama ses çýkarmaz. Pansiyon sahibi teyzem kuru havlu ile yüzünü ve elbisesini siler. Bu olay Cumhurbaþkaný olmadan önceki olaydý. Bundan sonra buna benzer olaylar evlerinde de devam etmiþti. Bu olaydan 16 sene sonra karýsý Mary adeta hak ettiðini buldu, çýldýrarak hastaneye kaldýrýldý, kýsacasý kafayý yedi. (3) HATALARI AFFEDERDÝ ABD nin 5.Cumhurbaþkaný Lincoln, düþmanlarýna karþý daima yumuþak huylu ve tatlý dille muamele ederdi. Bazýlarý bunu hoþ görmeyerek, Düþmanlarýnýzý yok etmek dururken, onlara ne diye yumuþak davranýyorsunuz? diye sorardý. Onun her defasýnda cevabý þu olurdu: Sayýn e- fendiler? düþmanlarýmý kendime dost etmekle onlarý zaten yok etmiþ olmuyor muyum? Yine Cumhurbaþkanlýðý döneminde Amerika da köleliðin kaldýrýlmasýný istemeyen güneyli hükümetler, merkezi hükümete savaþ açtý. Kuzey- Güney savaþlarý denilen (1860) bu iç karýþýklýkta Lincoln, ordunun baþýna generaller atýyordu. Ama bunlarýn çoðu hata yapýyordu. Aslýnda Abraham Lincoln bu duruma hayret edip, üzülmesine raðmen generaller hakkýnda yapýlan sert eleþtirileri soðukkanlýlýkla karþýlayýp þu cevabý veriyordu: Onlarý eleþtirmeyiniz. Ayný þartlar içinde bulunsaydýk, belki bizler de onlar gibi hareket edecektik.

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 1. Ünite İletişim ve İnsan İlişkileri İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 9 Ýletiþim Benimle Baþlar a. Bugüne kadar baþardýðým en zor iþ nedir? b. En çok gurur duyduðum

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not 1. Anne Özlemi Ýlkbaharýn tatlý güneþi, Yeþilbað köyünde bütün çatýlarý, avlularý, tarlalarý, dað yollarýndaki keçileri ýsýtmaya baþlamýþtý yine. Tuna bu köyde yaþayan çocuklardan biriydi. Ablasý Suna

Detaylı

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ 210 ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ Örnek Restorasyonlar Sergisi Vakýf eseri için restorasyon, adeta ikinci bahar demektir. Zor, çetin ve ince bir iþtir. Bu nedenle, tarihi ve kültürel deðerlerimizin baþarýlý

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz Yýlýn Bürokratý 90.00 Yýlýn Ýþadamý 95.00

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

her zaman bir adým öndesiniz Kameralý Otopark Yeri Hatýrlatma ve Yönlendirme Sistemi

her zaman bir adým öndesiniz Kameralý Otopark Yeri Hatýrlatma ve Yönlendirme Sistemi her zaman bir adým öndesiniz Kameralý Otopark Yeri Hatýrlatma ve Yönlendirme Sistemi Sistem Genel Özellikleri TRANSPARK Kameralý Otopark Yeri Hatýrlatma ve Yönlendirme Sistemi; Dünyanýn en modern ve karlý

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC...

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC... 2013 Organizasyonu KUTSAL YOLCULUK HAC... Dilleri, renkleri ve kültürleri farklý milyonlarca inananýn birlikte hareket ettiði hac, Allah katýnda siyahýn beyazdan, Arab'ýn Acem'den, Türk'ün Kürt'ten üstünlüðü

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz,

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz, 1. Fasikül TEMA 1 Okul Heyecaným Set Olarak Satýlýr, Tek Tek Satýlmaz. ...... Ön Söz www.degeryayinlari.com Copyright Zambak Yayýncýlýk ve Eðitim Gereçleri Tic. AÞ Bu kitabýn tamamýnýn ya da bir kýsmýnýn,

Detaylı

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir. 1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ... 10 Ölçme ve Deðerlendirme... 13 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 15 DUYGULARIMIZ ve DÜÞÜNCELERÝMÝZ... 16 Ölçme ve Deðerlendirme...

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu 9355495 2. baský UYGUNLUK BÝLDÝRÝMÝ NOKIA CORPORATION olarak biz, tamamen kendi sorumluluðumuzda olmak üzere, HS-2R ürününün aþaðýdaki yönetmeliðin ilgili

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi.

O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi. O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi. Çünkü fýrtýna olacaksa okullarýn tatil edilmesi kesin gibi

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Ayakkabýlarýný çýkardýktan sonra sevindirici bir yüz anlatýmýyla bir elindeki pakete baktý, bir içeriye. Sonra oðluna seslendi: Murat, Murat!..

Ayakkabýlarýný çýkardýktan sonra sevindirici bir yüz anlatýmýyla bir elindeki pakete baktý, bir içeriye. Sonra oðluna seslendi: Murat, Murat!.. BEKLEYÝÞ Murat okuldan dönmüþ, odasýna çekilmiþti. Derin düþünceler içinde kitaplarýný, defterlerini karýþtýrýyordu. Bir gün önce üzdüðü annesinin aðlamaklý yüzü gözünün önünden gitmiyordu. Þunu da isterim,

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir. 2. TEMA Demokrasi Kültürü BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir. 2. TEMA Demokrasi Kültürü BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11 ÝÇÝNDEKÝLER 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11 BÖLÜM 3 : FARKLILIKLARIMIZLA ÖZELÝZ... 13 BÖLÜM 4 : ÝNSAN DEÐERLÝDÝR... 14 BÖLÜM 5 : ÝNSANÝ DEÐERLERÝ

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ Vantaan kaupunki Sosiaali- ja terveysvirasto / Puheterapia Monikielisen lapsen puheen ja kielen kehityksen tukeminen ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ turkki ÇOK DÝLLÝ

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi?

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi? Organ Doku Birimi ve Bağış Organ Bağışı Başka Hayatlara Can Katmaktır Organ bağışı nedir? Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

A D H I G B C E F 75 lik servis arabasý 100 lük servis arabasý 120 lik servis arabasý 140 lýk servis arabasý 210 luk servis arabasý Çocuk arabasý 25 lik A B C D E F 730 840 780 900 990 560 640 730 690

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41.

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41. 7215 73-2/26 TR(TR) Kullanýcý için Kullanma talimatý ModuLink 25 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý off on C 5 off 2 on pm 1:41 24 Volt V Lütfen cihazý kullanmaya baþladan önce dikkatle

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

BURSA BADEMLÝ BADEMLÝBÜLTEN 2013-14 Ron BURTON U.R. 2440 Bölge Baþkaný Esat KARDIÇALI 1. Grup Baþkan Yardýmcýsý Serdar DURUSÜT Ali Ýhsan&Hande PALALI 2013-2014 Dönem Baþkaný KURULUÞ: 27.05. / CHARTER:

Detaylı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:118 8. HANIMLAR ÞÛRASI

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:118 8. HANIMLAR ÞÛRASI BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:118 8. HANIMLAR ÞÛRASI BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:118 Yayýn Baþkaný Lokman ÇAÐIRICI Yayýn Kurulu Osman GÜNEÞ-Yavuz SUBAÞI Abdullah ARIDORU-Yalçýn

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

BURSA BADEMLÝ ROTARY KULÜBÜ BADEMLÝBÜLTEN KURULUÞ: 27.05.2010 / CHARTER: 21.06.2010 / KULÜP NO: 83357 2012-13 U.R. Baþkaný Sakuji TANAKA U.R. 2440. Bölge Guvernörü Güneþ ERTAÞ 1. Grup Guvernörü Yrd. Denizhan

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

PERFORMANS TOPLANTILARI-2

PERFORMANS TOPLANTILARI-2 PERFORMANS TOPLANTILARI-2 Kalite ve Hasta Güvenliði Ýl Performans ve Kalite Koordinatörleri Bilgilendirme ve Deðerlendirme Toplantýsý 28-29 Aðustos 2008-Ankara SAÐLIK BAKANLIÐININ PERFORMANS VE KALÝTE

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107. 7.Hanımlar. Şûrâsı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107. 7.Hanımlar. Şûrâsı BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107 7.Hanımlar Şûrâsı BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107 7.Hanımlar Şûrâsı Tashih Ekrem KAFTAN KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107 Tasarým Ayþe

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Kasým 2004 112944 Fiyatý 3.000.000 TL Sonunda Þunu bildim ki Rabbim Hem de ne biçim! Seninle her þeyim Sensiz koca bir hiçim! Ý Ç Ý N D E K Ý L E R Aylýk Kültürel ve Siyasi Dergi Cilt: 36 Kasým 2004 Sayý:

Detaylı

1.Aşama (Cüzdanını doldurmaya başla) Para kazanmanın birçok yolu var. Bu yolların hepsi birer altın kaynağıdır ve işçiler bu kaynaktan

1.Aşama (Cüzdanını doldurmaya başla) Para kazanmanın birçok yolu var. Bu yolların hepsi birer altın kaynağıdır ve işçiler bu kaynaktan Nasıl daha çok para kazanabiliriz? Nasıl para sorunlarımızı çözeriz. Bunun herkes için yöntemi farklıdır. Gelin George S.Clason Babil in en zengin adamı adlı kitabında para kazanmak için önerdiği yedi

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR... ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde

Detaylı