EDİTÖR DEN. H. Bülend TUNA GÜNEY MİMARLIK DERGİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EDİTÖR DEN. H. Bülend TUNA GÜNEY MİMARLIK DERGİSİ"

Transkript

1 < EDİTÖR DEN GÜNEY MİMARLIK DERGİSİ ISSN EYLÜL 2010 SAYI: 1 Kapak fotoğrafı: Cemal Emden Adana Halkevi Binası / Seyfi Arkan TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi tarafından 3 ayda bir yayımlanır. Yerel Süreli Yayın SAHİBİ TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi adına Bekir Kamışlı SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Kamuran Pekçetin GENEL YAYIN YÖNETMENİ H. Bülend Tuna YAYIN SEKRETERİ Tülay Sarı YAYIN KOMİTESİ Gaye Beler, Yusuf Gürçınar, Mehmet Keskin, Duygu Saban Ökesli, Tülay Sarı, Çiğdem Taner, Bülend Tuna KONSEPT TASARIM Ferhat Babacan GRAFİK UYGULAMA Ebru Laçin YAPIM Mimarlık Vakfı İktisadi İşletmesi Karaköy, Kemankeş Cad. No: 31 Beyoğlu İstanbul Telefon: (0212) BASKI Acar Basım ve Cilt Sanayi Ticaret A.Ş. Beysan San. Sit. Birlik Cad. No: 26 Acar Binası Beylikdüzü / İstanbul Telefon: (0212) İLETİŞİM ADRESİ: Güney Mimarlık Dergisi TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi Reşatbey Mah Sokak No: 2 Baskın Ap. Zemin kat ADANA Telefon: (0322) Faks: (0322) e-posta: MAKALE YAZIM KURALLARI Derginin yazım dili Türkçedir. Dergide yayımlanmak üzere gönderilecek çalışmalar daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır. Yazılar Adam Yayınları nın Ana Yazım Kılavuzu kurallarına uymalıdır. Yazılar, elektronik kopya (CD veya e-posta) olarak editöre iletilmelidir. CD üzerine yazarın ismi ve yazının kısaltılmış başlığı yazılmalıdır. Yazarlara ait bilgilerin tümü (isim, adres, kurum, unvan, telefon, faks, e-posta adresi) yazıyla birlikte iletilmelidir. Dergiye teslim edilen yazılar yazarlarına iade edilmez. Yazının ilk sayfasında, yeterli bilgiyi içeren bir başlık altında tüm yazarların isimleri, çalıştıkları kurum ve adres bilgileri olmalıdır. Bu sayfada iletişimin sağlanacağı yazar belirtilmelidir. Metnin sonunda kaynakça yer almalı, tablo ve şekiller ise her biri ayrı bir sayfada ve metin içindeki akışlarına göre numaralandırılmış olarak yer almalıdır. Makalede kullanılacak görsel malzemeler dijital ise, jpg veya tiff formatında olmalı, kısa kenarları 10 cm den, çözünürlüğü ise 300 dpi dan daha düşük olmamalıdır. Dijital görseller metnin içine veya başka bir word dosyasına kesinlikle yapıştırılmamalı, ayrı ayrı dosyalar olarak teslim edilmelidir. Tüm görsel malzemelerin varsa metin içindeki yerleri belirtilmeli ve açıklamaları mutlaka yer almalıdır. Dijital olmayan fotoğraflar dia pozitif veya orijinal baskı olarak, çizim ve şekiller ise temiz kâğıt çıktısı olarak teslim edilebilir. Kaynaklar metinde parantez içinde yazarların soyadı, basım yılı olarak verilmelidir. Aynı yazarın bir yıl içinde birden çok kaynağına referans veriliyorsa, bunlara a, b şeklinde ek yapılmalıdır. Aynen aktarılan yazılar için sayfa numarası verilmelidir. Kaynaklar metnin en sonunda soyadı sırasına ve aynı yazara ait yazılarda kronolojik sıraya göre listelenmelidir. Kitap ve dergilerin isimlerinin tümü yazılmalıdır. Kitap ve bildiri kitaplarının basımevi ve basım yeri belirtilmelidir. Basılmamış bildiriler için sunulduğu yer ve bulunma koşulları belirtilmelidir. - Köksal, A. (1998) Aalto Bir Bağlam Mimarı mıydı?, Arredamento Mimarlık, Boyut Yayıncılık, İstanbul, Sayı: 100+3, s Schildt, G. (1995) Alvar Aalto, Phaidon Press Limited, London. Teslim edilen yazılarda kaynak gösterilen, kullanılan, daha önce yayımlanmış malzeme, metin, tablo, şekil ve benzeri için yazılı izin almak yazarların sorumluluğundadır. Dergiye yazı gönderen kişiler, yazılarının, aynı zamanda derginin web sitesinde görsel malzemesiyle birlikte yayımlanmasını kabul etmiş sayılır. Güney Mimarlık Sizleri Katkıya ve Paylaşmaya Çağırıyor Yeni bir dergi, yeni bir heyecan Türkiye de yayınlanan pek çok derginin yanı sıra, Mimarlar Odası Adana Şubesi nin dergisi Güney Mimarlık da mimarlık ortamımıza katkı sunmaya, bir platform olmaya hazırlanıyor. Adana Şubesi Yönetim Kurulu, üç ayda bir yayımlanacak bir derginin hazırlıklarını yürütmemi istediğinde doğrusu hem sevindim, hem de biraz ürktüm. Yıllardan beri yayıncılıkla ilgileniyorum; yabancısı olmadığım, dahası sevdiğim bir konuda çaba göstermek sevindiriciydi. Ürküntüm ise Adanalı olmamamdan kaynaklanıyordu. Yönetici olarak çok sık geldiğim ve her seferinde sıcak bir dostlukla karşılandığım Adana da, derginin yayımlanması konusundaki gördüğüm istekliliğin endişelerimi giderdiğini söyleyebilirim. O heyecanla Yayın Kurulu nu oluşturduk ve çalışmalarımızı sürdürdük; sonuç ürün elinizdedir. Umarım beğenirsiniz; eleştirileriniz, değerlendirmeleriniz bizler için yol gösterici olacaktır. Güney Mimarlık öncelikle bir Adana dergisidir, o nedenle daha çok bölgenin sorunlarına ağırlık vermesi istenebilir. Ancak Türkiye nin sorunları Adana nın da sorunlarıdır ve Adana da da yansımaktadır. Bu anlamda derginin Türkiye genelindeki mesleki toplumsal sorunları irdelemesi kaçınılmaz olacaktır. Nitekim bu sayımızda pek çok meslektaşımızın değerli katkılarını göreceksiniz. Özellikle yaz aylarında henüz ilk sayısını yayımlamaya hazırlanan bir dergi için harcadıkları emekten dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki sayılarda da benzer katkılara açık olacağımızı duyurmak isteriz. Dergide genç mimarların çalışmalarına deneyimli kalemlerin yanı sıra yer vermeyi, böylece ortak katkıyı özendirmeyi hedefliyoruz. Bir kurum dergisi olarak Güney Mimarlık, Mimarlar Odası nın ve ona güç veren meslektaş dayanışmasının yıllara dayanan birikiminin üzerine yenilerini koymak, tüm mimarlık ortamının birikiminden güç almak ve katkı koyanlarla birlikte mimarlık kültürünü geliştirmek beklentisindedir. Güney Mimarlık tek başına bir yayın organı değildir; Adana Şubesi uzun zamandır Bülten yayımlamaktadır; bu olanak bize dergi ve bülten arasındaki bir görev bölümünün avantajlarını sunmaktadır. Bir şubenin doğal olarak çok farklı alanlara ilgi duyan, o konulardaki haber ve yazılarla ilgilenen üyeleri olacaktır. Güney Mimarlık dergisinin, sadece ilgilendikleri konularda değil, ilgilenmelerini umduğumuz konularda da meslektaşlarımızı cezbetmesini hedefliyoruz. Kendisini okutabilmesi, sevdirmesini bilmesi, saklanacak bir yayın olarak görülmesini diliyoruz. Güney Mimarlık dergisinin bu ilk sayısında Toplum ve Mimarlık temalı yazıları bir dosya bütünlüğü içerisinde size sunmaya çalıştık. Dosya nın sunuş yazısında da belirtildiği gibi bu konunun zengin bir içeriği ve ilgi alanı var; elbette hepsine değinemedik. Değinebildiklerimiz mesleğimizin toplumsal sorumluluğunu, bu çok önemli temanın kentlerimizin yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. Derginin ileriki sayılarında Kültürel Miras ve Koruma, Sürdürülebilirlik ve Ekolojik Mimarlık ve Kent ve Planlama temalarını işlemeyi, bu konudaki katkıları derlemeyi planlıyoruz. Güney Mimarlık dergisi Adana da gerçekleştirilen nitelikli yapıları tanıtmayı ve örnek projelerle yapı kalitesinin artırılmasına katkı yapmayı hedeflemektedir. Adanalı meslektaşlarımızın performanslarını önemsiyoruz ve gerek yarışmalarda, gerekse uygulamada sergiledikleri başarılı çalışmalara dergimizde yer vermekten büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek isteriz. Değerli meslektaşımız ve Sinan Ödülü sahibi Mehmet Konuralp in Adana daki yapısıyla bu bölümü başlatmayı bir şans olarak görüyoruz. Güney Mimarlık dergisinde özellikle Cumhuriyet Dönemi Mimarisinin korunma sorunlarının ele alınması ve işlenmesine, çok hızla yitirdiğimiz bu zenginliğimizin bilinir kılınmasına önem vermek istiyoruz. Bu sayımızda Seyfi Arkan ın Adana Halkevi yapısı Ali Cengizkan tarafından işleniyor. Adana daki zengin birikim üzerine çalışmalar yapan meslektaşlarımızın katkılarına dergimizde yer vereceğimizi belirtmek isteriz. Ülkemizdeki mimarlık eğitiminin sorunları üzerine yapılan tartışmalar yıllardan beri herkesin katılımıyla çok yönlü olarak sürmekte, pek çok konu masaya yatırılarak değerlendirilmektedir. Mimarlık Akreditasyon Kurulu Başkanı Nur Esin in bu sayıdaki yazısının mimarlık eğitimi alanındaki gelecek perspektifi tartışmalarına iyi bir başlangıç olarak değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Duygu Saban Ökesli nin Yaz okullarının çalışmalarını aktaran yazısı ise bir başka birikimin, mimarlık öğrencilerinin eğitim ve meslek pratiği alanında ürettikleri çalışmaların irdelenmesine yönelik bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir. Güney Mimarlık dergisinin Yayın Kurulu olarak ilk hazırlıklarımızı değerlendirirken elinizdeki sayıda yer alan temaların daha da çeşitlenebileceğini elbette öngördük; daha da fazlasını hedefledik. Sizlerin katkısıyla bunu sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Sizleri yeni olmanın heyecanıyla, birikimlerimizi harmanlamaya, birlikte güzellikler üretmeye, katkıya, paylaşmaya çağırıyoruz. H. Bülend TUNA GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 1

2 İÇİNDEKİLER 3 ŞUBEDEN 3 Güney Mimarlık Çıkarırken / Bekir Kamışlı 4 GÖRÜŞ 4 Adanalılar / Cengiz Bektaş 6 Adana da Konut Sorununa Bir Çözüm Arayışı / Mete Tapan 8 DOSYA Toplum ve Mimarlık Editör: Bülend Tuna 9 Toplum ve Mimarlık Temaları / Bülend Tuna 13 Mimarlar, Politika ve Mimarlık Politikaları / Arif Şentek 20 Yoksulluk ve Mimarlık / Akın Atauz 24 Mesleğimizi Anlatmaya Çocuklardan Başladık / Tülay Sarı 26 Kentli Hakları Üzerine / Emre Madran 31 Günümüzde Toplum-Mimarlık İlişkilerine Eleştirel Bir Bakış / Ece Ceylan Baba 35 İNCELEME 35 Güvenlikli Siteler Üzerine / Gaye Beler 37 PROJE/PROFİL 37 Türkiye İş Bankası Adana Hizmet Binası / Mehmet Konuralp 52 ADANA DA CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARİSİ 52 Adana Halkevi: Parti nin ve Halkın Evi / Ali Cengizkan 60 MİMARLIK EĞİTİMİ - ÖĞRENCİ ÇALIŞMALARI 60 Mimarlık Eğitiminde Geleceği Kavrayabilmek / Nur Esin 63 Yaz okulu çalışmaları / Duygu Saban 68 ÇEVRE SORUNLARI - ENERJİ ETKİN YAPILAR 68 Nükleer Santrallere Neden Karşı Çıktık ve Şimdi Ne Olacak? / Figen Doran 70 KÜTÜPHANE 71 ESKİ VE YENİ ADANA DAN GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI

3 ŞUBEDEN < GÜNEY MİMARLIK ÇIKARKEN... Bekir KAMIŞLI Mimarlar Odası Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak temsilcilik dönemlerini bilemeyeceğim ama, şube olduğumuz 1990 tarihinden bu yana geçen 20 sene içerisinde görev yapan tüm yönetim kurullarımızın özlemi olan ve birkaç defa da çıkarılması çalışmaları başlatılan ancak çeşitli nedenlerle sürdürülemeyen, şubemize ve yöremize özgü periyodik bir mimarlık yayını hayalimiz hep var olmuştur. Şimdi bu hayali gerçeğe dönüştürmekteyiz. Adana Şubesi nin XI. Dönem Yönetim Kurulu olarak göreve seçildiğimiz tarihinden hemen sonra yaptığımız ilk toplantılarımızda, yine yöresel bir mimarlık dergisi çıkarma özlemi dillendirildiğinde, bu hayali gerçekleştirme iradesi ve çabasını göstermemizin şubemiz üyeleri ile yöremiz mimarlığına karşı bir sorumluluğumuz olduğu inancıyla bir karar alarak yola çıktık. Öncelikle Yönetim Kurulumuzca üyelerimiz arasında böyle bir yayını çıkartma konusunda deneyimine ve birikimine inandığımız, güvendiğimiz bir Yayın Kurulu oluşturduk. Bu Yayın Kuruluyla, Yönetim Kurulumuzun beklentilerini ve ana hatlarıyla Odamızın 56 yıllık gelenek ve deneyiminden gelen yayın ilkelerini birlikte değerlendirerek, talebimizi ortaya koyduk. Sıra bu hayalimizi ete, kemiğe büründürerek profesyonel editörlük desteğini bize verebilecek ve bizi biz gibi tanıyan ve anlayan bir kişiyi bulmamıza gelmişti ki, bu konuda da ilk aklımıza gelen, İstanbul Büyükkent Şubemizin periyodik yayını Mimarist dergisinin kurumsallaşmasında önemli katkısı olan Odamızın eski genel başkanlarından Bülend Tuna oldu. Kendisine bu fikrimizi götürdüğümüzde bizden fazla heyecanlandığını görünce, bu işi başaracağımız konusunda güvenimiz bir kat daha arttı. Hızla yasal hazırlıkların tamamlanması için çalışmaları başlatarak resmî müracaatlarımızı yaptık. Üç aylık periyotlarla yayınlamayı planladığımız bu dergimizde yöremiz mimarlık ortamına bilimsel katkı koymak, yine bölgemiz mimarlığını ortaya çıkartmak ve yereldeki mimarlarımızı motive etmek ana amacımızdır. Belki bu amacımızı gerçekleştirirken bazı hatalarımız olacaktır. Bu hatalarımız için şimdiden sizlerden özür dileriz. Bugün bu yazıyı okurken elinizde tuttuğunuz Güney Mimarlık dergimizin ilk sayısında meslektaşlarımızın pek çok eksiklikler sayabileceklerini tahmin ediyoruz. Kimi arkadaşlarımız şunları da kapsayabilirdi diyorlardır, kimi arkadaşlarımızın da şunların gereği yoktu dediğini duyar gibiyiz. Biz Yönetim Kurulu olarak Güney Mimarlık dergimizi daha etkin ve daha içerikli kılmak adına tüm meslektaşlarımızın eleştirilerini ve katkılarını önemsiyoruz. Daha iyiyi ve daha güzelini de böyle yapabileceğimizi biliyoruz. Bu ilk sayımızda ve bundan sonraki sayılarda başta bizi kırmayarak Editörlük görevini üstlenen Bülend Tuna ya olmak üzere Yayın Kurulumuzda görev yapan tüm arkadaşlarımıza, görüşlerini bizlerle paylaşan meslektaşlarımıza ve hocalarımıza Yönetim Kurulumuz adına teşekkür etmeyi bir borç olarak görüyor, dergimizin mimarlık ortamımıza olumlu katkılar sunmasını diliyorum. < GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 3

4 GÖRÜŞ < ADANALILAR Cengiz BEKTAŞ Adanalıları çok sevdim. Elbette bundan ötürü Adana yı da Benim için her şey insancıllığı ölçüsünce var Sokaklar da, alanlar da, kentler de insanlarıyla Kimi kentleri sevdiğim kimi kişiler simgeler bir bakıma Örnek mi? Denizli Esat tır (Sivri) benim için İzmir Güngör dür (Kaftancı). Muğla Erman dır (Şahin). Rize Manolya dır. Trabzon artık yaşamasalar da Lütfü Hamamizade dir, Üsküp Kemal Seyfullah tır. Hepsini sayıp dökmeyeyim Adana yı söyleyebilmek için saydım bunları da Adana benim için birkaç kişi birden Önce Demirtaş tır (Ceyhun) Adana Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü nde o benden bir sınıf öndeydi. Oysa eş yaştaydık 1934 lüydük Ben 26 Kasım da, o 17 Aralık ta doğmuşuz Daha öğrenciyken Demirtaş la evlenen Günöz de sınıf arkadaşımdı. Önemlisi, Resim, Afiş gibi değişik bölümlerden gelenlerden oluşan bir arkadaş kümesinin içindeydik Demirtaş ile. Öğrenciliği yaşanılır kılmıştık Her şeye çoğul gözle bakar, her şeyi çoğul kulakla duyardık. Sonradan, Mavi Yolculuk larda, arılarınki gibi petek göz demiştim ben buna Demirtaş Ceyhun Demirtaş yiğit bir adamdı. Ayın oyun bilmezdi Özü sözü doğruydu Çabuk kızardı ama şakadan da anlardı Bir gün boş sınıflardan birine kapanmış, ertesi güne ödev yetiştiriyordu. Hepimiz bir yerlerden bulduğumuz kara bezlere bürünmüş, T cetvellerimizi put gibi tutarak, sözüm ona dualar okuyarak, onun bulunduğu sınıfa girivermiştik. Bir anda anladı ki kurtuluşu yok Hiç çırpınmadan durdu. Üstünü soyduk Çizim masasına yatırdık Güzelce boyadık Bir şamata bir şamata Sonra? Ne olacak, sonra da yıkanmasına yardım ettik Ödevini de hep birlikte bitirdik O herkesin çabuk kızar diye bildiği Demirtaş kuzu gibiydi. Bizden ona en küçük bir kötülük gelmeyeceğini bildiğinden mi ne? Demirtaş, kötülüklere, içten pazarlıklara, iki yüzlülüklere ifrit olurdu en çok. Beyoğlu na çıktığımız bir gün postahanenin önünde Yaşar ı (Kemal) tanıttı bana. Hiç unutmam, Yaşar, Demirtaş ı gösterip demişti ki o gün: Bunlar modern öykücüler, bizi hor görürler. Oysa Yaşar, daha o günlerde, hepimizin yüreğine yerleşiyordu usul usul Ben Almanya dan döndükten sonra Demirtaş la yollarımız yeniden buluştu. Ankara ya geldikçe görüştük Bir kez, evimde (hem de işliğim) sofra kurduk. Onun gibi çok içemediğimi hiç unutmadı Özel okul işine karşı açtığı dava da yanında oldum. 450 özel okul öğrencisi arasında yaptığım bir soruşturmanın sonucunu ona verdim. Dava da kullandı Bütün Devlet Mühendislik Mimarlık Okullarını bitirenlerin hepsi ona borçludurlar bitirme belgelerindeki Devlet sözcüğünü Yaşar ikimize söylenirdi: Ulan yazarlığın yanında mimarlığın sözü mü olur? Bırakın şu mimarlığı kendinizi yazarlığa verin! Demirtaş ı enikonu etkiledi sanırım. Mimarlar Odası ndan ayrıldı. Sildirdi kendini Gerçekte Mimarlar Odası onu hiç silmedi 4 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

5 Yaşar Kemal Okulu bitirip Adana ya döndüğünde belediyeye girmişti. Baktı ki işler bize okulda öğretildiği gibi değil. Dönen dolaplara şaştı kaldı besbelli Bir soğukluk girdi dalıyla arasına Benim bağımsız çalışma yoluna girişim de bundan olmadı mı? Yazarlar Sendikası nda da birleşti yollarımız. O yönetim kurullarında Aziz Nesin in daha yakınında oldu Edebiyat Cephesi girişiminde şiirlerimi bastı. Politika güncesinde İsmail Cem e omuz verdi. Ben de Amerika Amerika Katlar Savaşı betiğimi orada tefrika ettim. Gene onun isteğiyle, Denizli 1976 depremini orada anlattım Şimdi bunlar hep ayrıntı kalıyor O yetmiş beşini tamamlayamadan ayrıldı aramızdan Onun bana tanıttığı Yaşar Kemal de Anadoluluğu hiç unutmadı Anadolu sevgisinde buluştuk onunla, başkalarıyla da Eyüboğulları yol gösterdiler bizlere 1974 de miydi? Ben Ankara daydım daha Bir telefon: Yaşar Kemal Seni Amerika ya, Princeton a çağırmışlar. Gitmiyormuşsun Talat Halman söyledi... Beni de çağırdılar ben gidiyorum Ben gidemiyorum. Neden? Yol param yok Yaşar! Ben vereyim. Borç verirsen olur. Bir iki ay içinde geri öderim. Öyle oldu Yaşar 300 dolar yolladı. Biletimi aldım. Öyle gidebildim Amerika ya Bir ay da kaldım Ne bilelim? Ertesi gün alı al moru mor Talat Halman geldi: Siz beni öldürecek misiniz? Gece sokakta dolaşılır mı New York da? Karşınıza biri çıkar on sent ister, vermediniz mi bıçaklar geçer. Bunları Amerika Amerika Katlar Savaşı nda anlatmıştım. Güle güle bir kalmıştım. Düşünün, geçliğinde Çukurova da eşkiyalık yapmış Yaşar Kemal le bıçaklanıyorduk az kalsın New York da Adanalı Yaşar Kemal ile bu gün de ayrılmadı yollarımız, dilerim daha çok uzun yaşar dilimizin övüncü Çukurova nın Faulkner i diyorlarmış kimileri onun için Oysa Faulkner de Çukurovalı Yaşar Kemal için Aslında bütün has yazarlar Çukurovalı ona göre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi nde benden iki sınıf üstte bir Adanalı daha vardı: Özdemir Akverdi. Hani daha öğrenci iken kendini belli edenler vardır ya, işte onlardandı Özdemir Okuldan sonra Milano ya gitmişti Orada sözü edilen bir mimarlık işliğinde çalışıyordu Cihat Fındıkoğlu ile birlikte Verona da buluşmuştuk onunla Başka gidişimde, Milano da, bir gece uzun süre bir parfümeri satış yerinin vitrinine takılı kalmıştık. Öyle ustalıklı düzenlenmişti ki Bir mermi kırmızı bir güle doğru gidiyordu... İkisi de karanlık boşlukta görünmeyen misinalarla asılıydılar Yalnızca onlar ışıklıydı Sanırım o günlerde lazer ışığını daha bilmiyorduk. Özdemir belki de hepimizden daha duyarlıydı. Kendini fazlaca içkiye vermişti. Oysa bana göre az karşılaşılan yeteneklerdendi. Kimi yerleri kimi saygısızlarca bozulsa da, Adana daki sinema yapısı gerçek bir yapıttır. Cumhuriyet döneminin öteki yapıtlarıyla birlikte birer yazıt (kitabe ya da plaket) ile onurlandırılmalı. Her yerde yok edilmeğe çalışılan Cumhuriyet yapıları adına diliyorum bunu Mimarlar Odası Adana Şubesi nden. Özdemir de o uzun yolculuğa çıktı O da benim için her sürezde var olacak Sözünü edeceğim dördüncü Adanalı Eczacı Adnan Adnan her davranışıyla sonuna dek Adanalıydı... Floransa da tanıdım onu Kendi gibi orada öğrenim yapan bütün Türklerin koruyucusu idi sanki Sonra Adana da eczanesinde buldum onu Candan iki dost, söyleştik Daha sonraki gidişimde bulamadım eczanesini Oralardaki bir başka eczaneye girip sordum. Bildi adam Adnan ı Yitirmiştik Eczanesi şuradaydı diye gösterdi Yerine koca bir apartman dikilmişti Hepimizin doğup büyüdüğümüz yerlerde de öyle olmadı mı? Şimdi hepsi apartman! Yeni Adana bu apartman işini toptan çözdü Eski Adana nın bugün bile duyumsanan insancıllığını Yeni Adana ile karşılaştıranlar ne demek istediğimi anlayacaklardır. Adanalıları çok sevdim. Elbette bundan ötürü Adana yı da Benim için her şey insancıllığı ölçüsünce var Sokaklar da, alanlar da, kentler de insanlarıyla < Özdemir Akverdi New York da otelde buluştuk Yaşar la Oraya vardığımda gece olmuştu Hemen indi odasından aşağıya Yürüdük yollarda söyleşerek Yaşar Kemal Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesinin Düzenlediği Nail Çakırhan Anma Toplantısında. GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 5

6 GÖRÜŞ < ADANA DA KONUT SORUNUNA BİR ÇÖZÜM ARAYIŞI Mete TAPAN Prof. Dr. İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Kuşkusuz, bu projeyle ilgili çeşitli olumlu, olumsuz değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak Adana nın bugünkü yaşam kalitesine büyük ölçüde bu projenin olumlu katkısı olduğuna ve yine Türkiye nin kentsel uygulamaları içinde önemli bir deney olduğuna inanıyorum. Hem toplumsal, hem kent ekonomisi ve hem de toplu konut üretim model ve yöntemleri yönünden projenin irdelenmesi ve bilimsel yaklaşımlarla sonuçlarının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyorum. 80 li yılların ikinci yarısında, İskenderun ve İçel i de kapsayan Çukurova projesinin kapsamında Yeni Adana nın oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi nden, Büyükşehir Belediyesi ne danışmanlık yapmak üzere görevlendirilmiştim. Yeni Adana arazisi Adana nın kuzeyinde öngörülmüş olup, bir bölümü portakal bahçelerinin yer aldığı, bir bölümü de kıraç olan bir bölge idi. Yaklaşık önce 800 ha lık bir alanı kapsaması düşünülen ve daha sonraları 1000 ha a kadar büyüyen bir alanın üstünde yer alan Yeni Adana projesinin, 80 başlarında ülkenin konut sorununa çözüm getirmek amacıyla çıkarılan toplu konut yasasından da büyük ölçüde yararlanan en önemli sosyal içerikli bir proje olması beni çok heyecanlandırmıştı. Ayrıca ülkemizdeki en önemli bir kentsel gelişme projesi niteliğini taşıyordu. 1 Bu projeyle çağdaş kentleşme ilkeleri koşutunda 1000 ha lık bir alan imara açılarak, yaklaşık kişinin iskânı bu bölgede öngörülmüştü. Her türlü teknik ve sosyal alt yapıyı da kapsayan Yeni Adana projesi, aynı zamanda o günlere dek Adana nın güneyinde yer alan verimli toprakları tehdit eden, yasa dışı ve her türlü alt yapıdan uzak gecekondulaşmayı da sona erdirmeyi hedef alan bir girişimdi. Adana nın 80 ortalarında nüfusu yılda yüzde yedi artıyor ve bu artan nüfusun büyük bir oranı göç ne- deniyle gerçekleşiyordu. Devletin yöneticilerine Belediye Başkanı Aytaç Durak tarafından verilen kentle ilgili brifinglerde Adana nın çarpık kentleşme sorunu dile getiriliyor, altyapısız, kanalizasyon şebekesinden yoksun, sağlıksız gecekondu bölgelerinin sorunları tartışılıyordu. Sürekli olarak Adana nın bu çağ dışı yaşama koşullarının giderilmesi için, Toplu Konut Yasası aracıyla kente devletin daha fazla yardım etmesi ve yerel yönetime destek verilmesi isteniyordu. Yeni Adana projesinin ortaya çıkması yukarıda özetle değindiğim Adana nın olumsuz gelişmesine dur demek ve sağlıksız alanlarda yaşayan Adanalının çağdaş altyapısı olan bölgelerde iskân edilmesini sağlamaktı. Ayrıca bu büyüklükteki bir kentsel projede toplum biliminin gereği de salt az gelirliler gettosu yaratmamak, projede sınıflar ayırımı yapmaksızın, hetorojen bir dağılımın sağlanması gerekiyordu. Dolayısıyla hem konutların farklı kalitelerde üretilmesi, hem de farklı üretim malzemelerinin devreye girmesi kaçınılmaz olmuştu. Ucuz konutların üretimi, genelde Belediye nin doğrudan devreye girmesiyle gerçekleştirilirken, diğer konutlar genelde kooperatif örgütlenmeleriyle üretiliyordu. 2 Kuşkusuz Yeni Adana projesinde en önemli olgu 800 veya 1000 ha lık arazinin o günlerdeki mevzuat ve yasalar çerçevesinde ortaya konmasıydı. Kanımca, o günlerde en önemli başarı bu kadar kapsamlı ve büyük bir projenin gerektirdiği araziyi yerel yöneti- Caner E. Özyurt (Toprak) - Çarpık Kentleşme Fotoğraf Yarışması Sergileme Ödülü 6 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

7 Cemil Güven (Kuzey Adana 2) Kentsel Kimlik Fotoğraf Yarışması Üçüncülük Ödülü min elde edebilmesiydi. Yukarıda da değinildiği gibi proje alanı olarak görülen arazilerin bir bölümünde portakal bahçeleri yer alıyor, diğer bölümü ise kıraçtı. Ancak bu alanların mülkiyeti özel olup, bu alanlarda istenildiği gibi planlama yapılması için alanların yerel yönetimin mülkiyetine geçmesi gerekiyordu. Arazi sahipleri ile yapılan görüşmeler sonucunda ve yine arazi sahiplerinin rızasıyla bu alanlar makul bir bedelle Belediye ye devredildi. Kanımca arazi üretimi o günlerde toplu konut yasasının uygulanabilmesi yönünden en önemli unsurdu. Dolayısıyla Yeni Adana gibi ikiyüzbin kişinin iskânını öngören bir projede arazi sorununun genelde barışçıl yollarla çözüme kavuşması, benim için bir mucize idi. Kuşkusuz, bu projeyle ilgili çeşitli olumlu, olumsuz değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak Adana nın bugünkü yaşam kalitesine büyük ölçüde bu projenin olumlu katkısı olduğuna ve yine Türkiye nin kentsel uygulamaları içinde önemli bir deney olduğuna inanıyorum. Hem toplumsal, hem kent ekonomisi ve hem de toplu konut üretim model ve yöntemleri yönünden projenin irdelenmesi ve bilimsel yaklaşımlarla sonuçlarının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyorum. Bu türlü çalışmalarla, belki ülkemiz koşullarına göre konut planlama ve politikaları geliştirilebilir, başka ülkelerin koşullarına göre gelişmiş dönüşüm yaklaşımlarının ve planlama stratejilerinin uygulamaları çabasında olmayız. < 1. Atik, Saffet, 1995, Çukurova Bölgesi Planlama Deneyimleri, Planlama 95/3-4, S Tapan, Mete, 1996, Toplu Konut ve Türkiye deki gelişimi. Mass Housing and Its Development in Turkey, Tarihten Günümüze Anadolu da Konut ve Yerleşme, Housing and Settlement in Anatolia, a Historical Perspective, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, İstanbul S A. Niyazi Sertkalaycı (İsimsiz-1) Kentsel Kimlik Fotoğraf Yarışması Sergileme Ödülü GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 7

8 DOSYA < TOPLUM VE MİMARLIK Dosya Editörü H. Bülend TUNA Toplumla birlikte mimarlığı tartışabilmek, Toplum ve Mimarlık ilişkisinin yeniden yorumlanmasını sağlamak her zaman önemli bir gündem maddesi olmuştur. Güney Mimarlık Dergisi ilk sayısında Toplum ve Mimarlık konusunu ele almayı ve değişik açılardan irdelemeyi planlamıştır. Pek çok şeyin ilk defa söylenmediğinin de farkında olarak, bazı konuları tekrar vurgulamak gerektiğini düşünüyoruz. Toplum ve Mimarlık başlığı altında yapı ve yapılı çevre üretimi ile ilgili kararların alınmasındaki yanlışlıklardan başlayarak kentleşme sorunlarına, bu bağlamda kentlilik bilincinin eksikliğine değinmek; mimarlığın toplumsal sorumluluğu bağlamında, yapılı çevrenin kalitesinin artırılmasına yönelik konuları irdelemek istedik. Konunun çok boyutlu ve çok katmanlı yapısı, sürekli işlenmesini ve mimarlığın ve mimarların gündeminde kalmasını gerekli kılıyor. Dergi olarak bu konuda bir katkı sağlayabildiysek ne mutlu Fotoğraf: Adem Yılmaz (Koşmaca) Çarpık Kentleşme Fotoğraf Yarışması Sergileme Ödülü 8 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

9 DOSYA < TOPLUM VE MİMARLIK TEMALARI H. Bülend TUNA Mimarlar Odası Toplum ve Mimarlık alanında önemli bir tartışma zemini yaratmasını umduğu Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru metnini geçtiğimiz yıllarda mimarlık kamuoyunun değerlendirmesine sunmuştu. Mimarlığın toplumsal sorumluluğu bağlamında, günümüz dünyasında toplumun yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik gündemlerin Türkiye Mimarlık Politikası oluşum süreci ile bağını kurmayı amaçlayan çalışmalar, bu içeriğe uygun temaların işlenmesi her zaman Mimarlar Odası nın gündeminde olmuştur. Dosya nın bu ilk yazısında Toplum ve Mimarlık başlığı altında yürütülen çalışmalar sırasında üretilen metinlerden yararlanarak mevcut birikimi aktarmak, konunun boyutlarıyla ilgili bazı hatırlatmalar yapmak istedim. Öncelikle şöyle bir soru sorularak başlanabilir: Toplumla mimarlık arasında (varsa) kopukluğun nedenleri nelerdir? Bu soru değişik ortamlarda gündeme gelmiş, irdelenmiş ve bazı tespitler yapılmıştır. Türkiye Mimarlık Politikası metninde şu ifadelere yer verildiğini görüyoruz: Mimarlık kültürü ile toplum, mimarlık hizmeti ile kullanıcı arasındaki bağın koparılması olumsuz çevre oluşumunun en önemli nedenidir. Yaşam yerlerimizin, mimarlık kültürü ve hizmetinden yoksun mekânlarla biçimlenmesine neden olan bu kopuş, giderek yapı kültürünün yozlaşması sonucunu yaratmıştır. Bugün artık, bu mekânsal oluşumlar, yaşadığımız toplumsal-kültürel erozyonun en etkin unsurları olarak, geri dönülmez biçimde yaşamımızı biçimlemektedir. Toplum, barınmanın bir gereksinim olmasının yanı sıra temel bir hak olduğunun yeterince farkında değildir ve haklarının karşılığını nereden talep edeceğini de yeterince bilmemektedir. Bu algılama ve değerlendirme zorluğu, mimarlık hizmetini toplumun isteyip istememesinden daha çok, böyle bir hizmetin gerekliliğinin ne kadar farkında olduğuna götürmektedir. Araştırılması ve yanıtının bulunması gereken husus, bu talebin gerçekten toplum gereksinme duyduğu için mi oluştuğu, yoksa imar planlarının, yapılaşma süreçlerinin dayatması sonucunda toplumun mecbur kaldığı için mi mimara yöneldiğidir. Bireyler yaşam alanlarının bir bölümünün niteliğini belirleme ve kalitesini değiştirme olanağına sahiptirler. Buna karşın toplumun ortak olarak kullanmak zorunda olduğu yapı ve mekânların nitelikleri artık kişisel tercihlere bağlı kalamamakta; kentte yaşamı paylaştığı diğer insanlar, onların verdikleri kararlar ve kent yöneticilerinin de içinde yer aldığı daha karmaşık bir mekanizma ortaya çıkmaktadır. Mimarlık ve Kentlerimizin Yaşam Kalitesi Mimarlığı, toplumsal yaşamın ve kültürün maddi ve moral gereksinmelerine göre, yapı, toplu yapı ve kent biçimlendirmesi, tasarımı, üretimi, kullanımı ve yeniden kullanımı kolektif süreçleri ve sonuçlarını kapsayan ve güzel sanatlar ağırlıklı bir kültür faaliyeti olarak tanımlıyoruz. Bu tanım doğal olarak bizlere, yapılı çevrelerimizin biçimlenmesinde önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Biz, bugünün mimarları olarak kendimizi, bu topraklardaki kültürel mimari mirası sağlıklaştırmanın yanı sıra daha da zenginleştirerek gelecek kuşaklara aktarma göreviyle yükümlü hissediyoruz. Onca mimarın, yapı ustasının eserinin, birikiminin yanına kendi yorumumuzu, yapımızı koy- mayı; yaratıcılığımızı esirgememeyi; nitelikli tasarım katkısıyla sadece yapının sahibinin ve kullanıcısının değil, kentin ve kentlinin de yaşam kalitesini, beğeni düzeyini yükselten bir etki bırakabilmeyi önemsiyoruz. Mimarlık mesleği, en temelde, insana ve çevreye saygılı yapılar yapmakla yükümlüdür. Yapı elde etme sürecinde toplam kaliteden bahsederken tek bir yapının değil yaşam çevresinin toplam kalitesini gözeterek hareket etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Kentleri yaşanılır kılan, yaşam kalitesini yükselten, yaşayanları mutlu eden kriterler vardır. Bunlar, kentin korunan ve yaşatılan tarihî mimarisi, çağı yansıtan yapıları, insanca ve etkin ulaşım sistemi, yürüme ve bisiklet yolu ağları, yeşil alanlar, buluşma yerleri, meydanlar gibi öğelerdir. Bu kriterlerle kentlerimize baktığımız zaman içimizi acıtan, gelecek için karamsar olmamıza yol açan bir manzara ile karşılaşıyoruz. Özellikle son elli yıldır yaşanan yoğun göç ve hızlı kentleşmenin acı sonuçlarını görüyoruz. Kente İlişkin Kararlara Katılım ve Kentlilik Bilincinin Geliştirilmesi Toplum ve Mimarlık konusunda öncelikle toplumun mekânla, kentle ilişkisinin irdelenmesinin önemi üzerinde durmamız gerekiyor. Kentler sosyal gelişmelerin, kültürel etkinliklerin uygarlıkların oluşup yoğunlaştığı merkezler olarak kentlilik bilincini etkiler. Kentlerin mimari örgüsü bir yandan orada yaşamış, o kentleri biçimlendirmiş olan toplumun tarihsel gelişimini ve kültürel düzeyini yansıtıp mimari miras oluştururken, bir yandan da içinde yaşayanların davranış ve yaşam biçimini belirler. Bir kentin gerçek sahibi; o kentte yaşayan, kentle bütünleşen ve kendisini kente ait hisseden kişilerdir. Kentlilik bilinci, kentte yaşayanların kentle bütünleşmesi, kendini kente ait hissetmesi ve dolayısıyla yaşadığı kente karşı sorumluluk duymasıdır. Kentlilik bilinci, kentsel yaşamı ve kentsel yaşam kalitesini savunmayı ve sahiplenmeyi gerektirir. Kentlilik kültürünün ve kentlilik bilincinin geliştirilmesi yönünde yerel yönetimlerin ve merkezi kurumların çalışmaları olmaktadır. Mimarlar Odası kentlilik bilincinin geliştirilmesinde mekânsal sorunların önemi konusuna vurgu yapmakta, toplumun mekânla ilgilenmesini sağlamaya çalışmaktadır. Toplumun mimarlığı tanıması ve mimarlıkla ilgilenmesi kentsel yaşam kalitesi için bir öngereklilik olarak görülmektedir. Kentlilik Bilincinin Oluşturulmasında Dikkate Alınması Gerekli Etkenler Bu alandaki çalışmalarda dikkate alınması gereken bazı konuların altını çizmek istiyorum. Bu başlıkları artırmak, her birisinin içini doldurmak ve uygun gö- GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 9

10 DOSYA hızla yok edilmesi ve sadece belirli bir mimari tarza yönelik yapıların tercih edilmesinin kimliksizliği ve kültürel mirasın yok edilmesine yol açması; bunun da kentin ortak hafızasını zedeleyen bir unsur olacağının vurgulanması gerekecektir. - Kentin ortak alanlarının geliştirilmesi: Kentlerin sadece konut alanları olarak genişlemesinin ciddi sıkıntı yaratmasına değinilmelidir. Gerek kente yeni gelenlerin, gerekse mevcut kentlilerin kentteki ortak kullanım alanlarının artması, kaynaşmayı, ortak paylaşımı geliştirecek bir unsur olarak vurgulanmalıdır. - Göç ve kent yoksulları: Değişik nedenlerle kente göç devam etmektedir. Ancak özellikle yeni gelenlerle mevcut halkın kaynaşmasında ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bir insanın kendi ülkesinde göçmen olması, istenmemesi, sevilmemesi son derece trajiktir. Bunun giderilmesi yönünde ekonomik ve sosyal tedbirlerin yanı sıra mekânsal tedbirlerin de alınması, yeni gelenlerin kent hayatına katılmalarına olanak verecek farklı ortamların yaratılması gerekmektedir. - Sanayi kentleri ve sanayisizleşen kentler: Pek çok kentimiz belirli bir sanayinin yapılanması üzerine kurulmuştur ve hayatiyetini devam ettirmiştir. Bunun önemli bir ortak hafıza yaratmasının önemine dikkat çekmek, ayrıca kapanan sanayi tesislerinin yaratacağı boşluğun insanlarda kentle bağlantı kurmak konusundaki eksikliğin vurgulanması yerinde olacaktır. - Endüstri arkeolojisinin değerlendirilmesi: Sanayisizleşen kentlerdeki eski sanayi yapılarının birer endüstri arkeolojisi olarak değerlendirilmesinin planlanmasının, sanayi tesislerinin kapanmasının yaratacağı boşluğun kısmen doldurulmasında önemli bir etken olacağı düşünülmelidir. - Kıyı kentlerindeki yanlış yapılaşma: Kıyı kentlerinde kıyının kentliler tarafından kullanılamayacak derecede kentten koparıldığı durumlara rastlanmaktadır. Bu küçük kıyı kasabalarında da büyük kentlerde de yaşanmaktadır. Oysa kıyıların kentlilerin ortak buluşma ve yaşama mekânı olarak önemi büyüktür. - Turizmin kent bilincine olumlu ve olumsuz etkileri: Turizmin kentlerimizde gerçekleştirdiği olağanüstü hızlı değişim olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alınmalı ve dikkatli bir şekilde irdelenmesi gerekliliği vurgulanmalıdır. - Ulaşım projelerinin kentin ortak belleğini zedelemesi: Özellikle kent içi ulaşım projelerinde alınan yanlış kararların kentin ortak kullanım alanlarını parçaladığı ve kullanılamaz hale getirdiği görülmektedir. - Katılımcılık kültürünün geliştirilmesi: Katılımcılık bir kültür sorunudur ve önemle üzerinde durulması gerekmektedir. Kent mekânlarının kullanımında halkın katılımı nda gözlenen yağma kültürüyle, planlama süreçlerine halkın katılımı özlemimiz karıştırılmamalıdır. - Kente yabancı ve uzak üniversite yerleşkelerinin sorunu: Özellikle Anadolu kentlerindeki üniversitelerin kentlerden oldukça uzak yerleşkelerde yapılanması, üniversite ortamının kente yapabileceğini umduğumuz olumlu katkıyı sağlayamadığı görülmektedir. - Tüketici haklarının korunması: Kentlilik bilincinin artmasına paralel olarak gündeme gelmesi gereken tüketici hakları sorunun önemine vurgu yapılması mümkündür. Kenti yönetenlere yönelik olarak kentrüldüğü kadarıyla genişletmek mümkündür. Kentlilik bilincinin geliştirilmesine yönelik bu öneriler Bayındırlık ve İskân Bakanlığı nın düzenlediği Kentleşme Şûrası çalışmaları sırasında ilgili komisyonda dile getirilmiş ve değerlendirmeye alınmıştır. Kentin yaşam kalitesini etkileyen unsurların vurgulanması: Bir kentin yaşam kalitesini belirleyen etkenlerle ilgili bilimsel yaklaşımların vurgulanması, kent yönetimlerinin programlarında bunlara yönelik çalışmaların yer almasına yol açabilecektir. - Toplum ve Mimarlık çalışmaları: Toplumla birlikte kentleşme ve mimarlık sorunlarının tartışılması, topluma yönelik kentleşme ve mimarlık alanında yayınların, duyuruların yapılması. Mimarlığın toplum hayatındaki yerinin, toplumun mimarlıkla ve kentleşmeyle kurduğu veya kuramadığı ilişkinin sorgulanması. - Çocuk ve Mimarlık çalışmaları: Her yaştan çocuğa yönelik mimarlık ve tasarım kültürünün verilmesine yönelik çalışmaların öneminin vurgulanması. Herkesin mimar veya planlamacı olmayacağı, ancak doğal olarak mimarlık hizmetlerinin kullanıcısı ve/veya işvereni olacağı, bir kentte yaşayacağından hareketle tasarıma yönelik kültürün geliştirilmesine yönelik çalışmaları kapsamaktadır. - Herkes için tasarım / erişilebilirlik: Toplumun yüzde 10 gibi önemli bir kesimini kapsayan özürlülerle ilgili mekânsal düzenlemelerin hayata geçirilmesi, sadece özürlülerin değil yaşlıların da kent aktivitesine katılabilmelerine ve kenti kentliyle ortak paylaşımlarına yol açabilecektir. - Kent mimarlık rehberleri: Kentlerin mimarlık rehberlerinin yapılması, kentlilerin yaşadıkları kentle ilişki kurmalarına yardımcı olabileceği gibi nasıl bir kentte yaşadıklarının farkında olmalarına, farkındalığın artmasına katkıda bulunacaktır. - Kent bilgilendirme noktaları / plaketleri: Kentlerin sürekli değişen ortamında kent hafızasının yitirilmesi tehlikesine karşı kent bilgilendirme noktalarının oluşturulmasının yararlı olacağını düşünebiliriz. - Sokak isimleri: Sokak isimlerinin çok sık değiştirilmesinin de benzer şekilde kent hafızasının sürekliliğini zedelemekte olduğunun görülmesi gerekiyor. Bu uygulamadan vazgeçilmesinin önerilmesinin yanı sıra mevcut sokak isimlerinin nereden kaynaklandığına ilişkin bir açıklamanın sokak tabelalarının altına konmasının yararlı olacağı açıktır. - Kentlilik bilincinin metropol ve küçük kentler ölçeğinde farklı yaklaşımlarla ele alınması: Doğal olarak metropol insanlarının kente sahiplenmesiyle küçük kentlerde oturanların yaklaşımı farklı olacaktır. - Somut olmayan kültürel miras (UNESCO) çalışmalarının önemi: Özellikle küçük kentlere yönelik yapılacak böylesi bir derlemenin ortak kent bilincinin oluşmasında önemli bir etken olacağı vurgulanmalıdır. - Tarihte seçmecilik yapılmasının sakıncaları: Kent ve toplum tarihiyle ilgili anlatımlarda, ele alınan projelerde tarihe seçmeci bir anlayışla yaklaşılmasının ortak kültürel birikime zarar vermesi, bunun neticesinde bir kısım kültürel birikimin ötekileştirilmesine, dışlanmasına yol açması tehlikesine dikkat çekmek gerekiyor. - Cumhuriyet dönemi mimari mirasının yok edilmesi: Aynı kapsamda ele alınabilecek bir anlayış sonucunda Cumhuriyet dönemi mimarisinin Toplumun gereksinmelerinin karşılanmasında, kamu hizmetlerinin önem taşıdığı, bu nedenle kamu yatırımlarının gerçekleştirilmesinde mimari kalitenin gö- lilerin haklı taleplerinin vurgulanması, eksik hizmetle yetinilmemesi, kent hizmetlerinin iyileştirilmesinde ve kentliler için de iyiye özlemin aranması duygusunun gelişmesinde yararlı olacaktır. - Uluslararası belgeler ve uluslararası deneyimlerin önemi: Ülkemizin de üyesi olarak içinde yer aldığı uluslararası kuruluşların ürettikleri belgelerin önemi büyüktür. Bu belgeler pek çok deneyden süzülerek gelmiş metinlerdir ve ülkemiz için de yararlanılması, içselleştirilmesi yönünde çaba gösterilmesi önemlidir. Ayrıca Yavaş Kentler gibi deneyimlerin izlenmesinin ve aktarılmasının önemi vurgulanmalıdır. Bu kapsamda getirilen diğer önerilerle birlikte Komisyon raporu şekillenmiş ve Şûra ya sunulmuştur. Dileğimiz Kentleşme Şûrası çalışmalarının raflarda unutulmaması, hayata geçmesidir. Türkiye Mimarlık Politikası Ulusal Mimarlık Politikaları, mimarlık ürünleri ve yapılı çevrenin niteliğinin kamu yararına olduğu düşüncesinden hareketle, mimarlık uygulamalarında standartları yukarıya çekme hedefini, hükümet politikalarıyla bütünleştirme amacını taşımaktadır. Toplum ve Mimarlık çalışmalarının ana metinlerinden birisi olması gereken Türkiye Mimarlık Politikası metninin her zaman mimarlık kamuoyunun gündeminde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu belgede temel olarak, mimarlık hizmetlerinin topluma ulaştırılması sürecinde göz önünde tutulması gereken ilkelerin sıralandığını görüyoruz. Bunlardan ilki bütün yurttaşlara kaliteli yaşam çevreleri sağlamak olarak tanımlanmıştır. Bu tanım mimarın topluma karşı görevlerinin bir özeti niteliğindedir. Bu ana görev, sürdürülebilir bir mimarlık politikasını yürürlüğe koymakla sağlanabilecektir. Bu kalitenin elde edilmesi, daha nitelikli mimarlık ve kent ortamlarının oluşturulabilmesi için toplumun süreçlere katılımının sağlanması, politikalar belgesinde ayrıca yer almaktadır. 10 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

11 zetilmesi de bir başka ilke olarak politikalar belgesinde ortaya konmuştur. Mimarlık politikaları içerisinde, mimarlıkla ilgili uygulamanın toplum karşısındaki sorumluluğunu mesleki etik kurallara bağlı olarak garanti altına almak ve merkezî / yerel yönetim işbirliği ile kentlilerin, kentli kuruluşların toplumun demokratik katılımını içeren eylem programlarını yürütmek de önemli bir yer tutmaktadır. Görüldüğü gibi bu politikalar yaşam kültürünün mekâna yansıması olarak nitelendirilebilecek, mimarlığın ülkemiz gündeminde yer alması ve içselleştirilmesi gereken hususları içermektedir. Dünya deneyimlerini aktarmak amacıyla uluslararası alandaki metinlerin çevirisi Mimarlar Odası tarafından yapılmıştır. Bu metinlerin mimarlık ortamında tartışılması, değişik ülkelerdeki yerel yönetimlerin hazırladıkları yerel mimarlık politikalarının bir örnek olarak işlenmesinin önemi büyüktür. Çocuk ve Mimarlık Kentlilik bilincinin, kente karşı duyarlılığın nasıl geliştirileceği noktasında çocuk ve mimarlık çalışmalarının önemi gündeme gelmektedir. Her yaştan çocuğa mimarlık ve tasarım kültürünün verilmesine yönelik Çocuk ve Mimarlık çalışmaların önemini vurgulamak isterim. Bu başlık çerçevesinde şubelerimiz etkinlikler düzenlemekte, çocuk ve mimarlık konusunda dünya ülkelerindeki çocuk ve mimarlık çalışmalarının deneyiminden yararlanılmaktadır. Bu çalışmalarla mimarlık alanından çocuk eğitimine katkı yapmak, çocuğu ve mimarlığı yaratıcılık üzerinden birbirine bağlamak hedeflenmektedir. Herkesin mimar veya planlamacı olmayacağını, ancak doğal olarak mimarlık hizmetlerinin kullanıcısı ve/veya işvereni olacağını, bir kentte yaşayacağını, kentli olacağını düşünüyoruz. Kentlilik bilincine ulaşması yönünde gelişim sağlamasını, mimarlığı sevmesini, önemsemesini hedefliyoruz. Bu çalışmalar sonucunda duyarlı, düşünebilen ve sorgulayabilen, çevrelerine ilişkin izlenim ve özlemlerini özgürce ifade edebilen; kentleşme, yapılı çevre üzerine gözlemler yapabilen gençlerin eğitimine yardımcı olmak istiyoruz. Mimarlık alanından çocuk eğitimine katkı vermek, çocuğu ve mimarlığı yaratıcılık üzerinden birbirine bağlamaktır. Çocuklara mimarlığı aktarmanın olumlu yanları olarak; kendi fiziksel çevresi ile yapılı çevre hakkında farkındalık geliştirmesi; mekân algısı konusunda duyarlılık geliştirmesi; kentlilik bilincine ulaşması yönünde gelişim sağlaması; mimarlığı sevmesi; duyarlı, düşünebilen ve sorgulayabilen bireylerin çevrelerine ilişkin izlenim ve özlemlerini özgür olarak ifade etmesi, belirtilebilir. Bu kapsamda dile getirilen çalışma önerileri de şöyle sıralanabilir: Çocukların eğitim süreçleri dışında ilgilerini çekecek programlar oluşturmak; mimarlığı kimi hallerde özgün mekânları gezerek tanıtmak ve anlatmak; nasıl bir çevre istediklerini sorgulamalarına olanak sağlayan etkinlikler yapmak; çocuklara mimarlığı onların bakış açılarıyla anlatmak; eğitici renkli, resimli dizi kitaplar çıkartmak, çizgi roman üretmek; mahallelerde mimarlığı anlatan basit kurgulu atölyeler düzenlemek; Yaz Okulları düzenlemek; ilk ve orta öğretim düzeyinde ve il bazında MEB ile birlikte nasıl bir mimarlık istiyorsunuz? başlıklı kompozisyon yarışması düzenlemek. Uluslararası Mimarlar Birliği nin katılımıyla Ankara Şubemizce düzenlenen Archild etkinliği bu konuda yürütülen başarılı çalışmalardan biri olmuştur. Bu etkinlikte dile getirmeye çalıştığım düşüncelerimi burada da özetlemek isterim. Çocukların okullarına yalnız başına ve yürüyerek gidebilmeleri, kenti yayalar için çekici kılmayı ön plana alan, araç kullanmayı ise zorlaştıran bir planlama yaklaşımının hâkim olması, kentlerin genelinde duyumsanabilen rahatlatıcı ortamın en önemli nedeni olmaktadır. Yürünülebilir kentler ve çocuk dostu kentler tanımlamaları artık kentleşme terminolojisine girmiştir. Ne yazık ki kentlerimizin özellikle çocuklar için giderek daha sorunlu hale geldiğini, çocukların dış mekânlardan yararlanma olanaklarının azaldığını, giderek kapalı alanlara, evlerin içine doğru çekildiklerini ve bunun da çocukların sosyalleşmesi yönünde olumsuz bir etki bıraktığını görmek zorundayız. Sokağın yaşanabilir sosyal bir mekân olarak kaybı, kentte güvensizliğin artması ve kentsel bozulmayı da beraberinde getirmektedir; oysa sokağın sosyal bir arena olarak algılanması gerektiğini; çocukların sokağını ve yaşam çevresini doya doya yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Kent içinde, kentle bütünleşmiş, yeterli güven ortamı sağlanmış, çocukların kentlilerle birlikte rahatça oyun oynayabilecekleri ortamların sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Çocukların yeni bir şeyler öğrenmelerine olanak tanıyacak, sosyalleşmelerini sağlayacak yeni oyun alanlarının tasarlanması, bu alanların kent planlamasının vazgeçilmez bir öğesi olarak yer alması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece çocuklarla doğrudan ilgili bazı mekânların değil, tüm kentin herkesin erişebilirliğine yönelik olarak tasarlanması gerektiğini; ama özellikle kültür ve eğitim mekânlarının, parkların çocukların ebeveynleriyle birlikte rahatça gidebilecekleri yerler olarak tasarlanması gerektiğini düşünüyoruz. Çocuk oyun alanlarının ve oyun alanı donatılarının birbirinin kopyası olarak üretilmeleri yerine özgün tasarımların teşvik edilmesi gerektiğini; mimarların, endüstri tasarımcılarının bu alana da eğilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Çocuklarımızın yaşadığı kentlerin tarihî ve doğal varlıklarına sahip çıkabilmesinin, ancak onları yakından tanımakla mümkün olabileceğini; eğitimlerinin bir parçası olarak kentlerini, yaşam çevrelerini tanımalarına olanak sağlayacak programların ve teknik gezilerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Çocukluğun doğasındaki yaratıcılığın ortaya çıkmasını sağlayacak, çocuğun yaşam çevresine yönelik önerilerini aktarabilecek olanakların sunulmasını; bu heyecanın kentlerimizin tasarımına yansıyabileceğini, bunun geleceğimiz için bir umut olduğunu düşünüyoruz. Geleceğin sağlıklı, yaşanılır, çocuk dostu kentlerini birlikte oluşturabilmenin mümkün olduğunu; bunun yapılı çevrenin oluşumunda yer alan herkesin bir parçası olduğu sorumluluk zincirinin kurulması; bilginin, kültürün egemen olabilmesiyle sağlanabileceğini düşünüyorum. Göç ve Kent Yoksulluğu Üzerine Neler Yapılabilir Değişik nedenlerle kentlere göçün devam ettiğini, bunun da etkisiyle kent yoksulluğunun her geçen gün arttığını gözlüyoruz. Mimarinin yoksulluk üzerine, özellikle kent yoksulluğu üzerine bir söyleminin olması, programında bu konuya yer vermesi kaçınılmaz. Kentlerin giderek büyümesi ve kent nüfusunun artması ile mega kent kavramı ortaya çıkmış ve sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Çöküntü alanları, gecekondu bölgeleri oluşmakta, kent nüfusunun büyük bir bölümü sağlıksız, kaçak yerleşmelerde oturmakta ve yoksulluk içinde, birçok şeyden yoksun olarak yaşamaktadır. Bu yaşam biçimi de toplumsal sorunlara yol açmakta, umutsuz insanlar ortaya çıkarmaktadır. Türkiye de yoksul nüfus on milyon civarında tanımlanmaktadır. Yoksul dendiğinde anlaşılması gereken toplum kesimi, konutu olmayan, düzenli işi olmayan, yardım beklentisi içinde olan ve ailenin çözülme süreci içinde olduğu kesimdir. Yoksulluk sadece maddi boyutu olan bir olgu değildir, aynı zamanda birçok şeyden yoksunluğu da beraberinde taşır. Mimarlar Odası bu konuya yönelik söyleminde öncelikle barınma hakkının en temel insan hakkı olduğunu vurgulamakta, bunun sağlanabilmesi için öneriler geliştirilmesinin önemini belirtmektedir. Ülkemizde gerek yakın, gerekse uzak tarihinde önemli göç olayları yaşanmış, büyük nüfusların yer değiştirmesi, iskânı söz konusu olmuştur lerde uluslararası ekonomik politikalara bağlı olarak başlayan sanayileşme gayretleriyle birlikte, kırlardan büyük kentlere GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 11

12 DOSYA akan işsizler ordusunun, ekonomik hayata katılmaları ve barınma ortamlarını oluşturma çabaları yıllarca sürmüştür, sürmektedir. Bu hızlı kentleşme kentlerimizi yaşanabilir olmaktan giderek uzaklaştırmış; kentlileşme hızı, kentleşme hızına ayak uyduramamış; plansızlık, kaçak yapılaşma, gecekondulaşma, bir kimlik kaybı içinde kentsel dokunun, tarihsel mirasın ve doğal çevrenin bozulmasına neden olmuştur. Bu sorunlar, tutarsız siyasal yaklaşımlarla birleşerek daha da büyümüş, sorunları çözemeyen iktidarlar, artık kentleşme biçimimiz haline gelen sağlıksız yerleşmeleri bile, imar afları, kentsel dönüşüm ve hukuk dışı imar operasyonları ile ranta yönelik bir ekonomik kaynak haline getirmişlerdir. Kentlerimizde yaşanan bu olumsuz sürecin yansımalarını, başta İstanbul olmak üzere hemen her yerde gözlememiz mümkündür. Yıllardır süren ve büyük sıkıntılar yaşadığımız çatışma ortamının bir sonucu olarak yaşanan göç dalgası ise, çok başka yönleri ve etkileriyle ele alınması gereken bir süreçtir, hâlâ daha da devam etmektedir. Geleneksel üretim yapısı içerisinde kendi kendisine yeten insanların yaşadıkları topraklardan koparılması ve büyük kentlerde ancak sığınacak durumda bulunmaları ciddi bir sosyolojik sorun olarak önümüzde durmaktadır. Kentler kendi kırsalından gelenleri bünyesine alma, onlarla birlikte hemhal olma sürecini yaşayamamakta, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının böyle bir potansiyeli bulunmamaktadır. Ekonomik hayatın içine girme yolları sınırlanmış bu insanların, kentin sosyal hayatına da girmelerinin mümkün olmadığı, kendi yarattıkları ve itildikleri gettolar içinde nefretlerini büyüterek yaşadıklarını gözlüyoruz. Yeni gelenlerle mevcut halkın kaynaşmasındaki ciddi sorunların giderilmesi yönünde ekonomik ve sosyal tedbirlerin yanı sıra mekânsal tedbirlerin de alınması, yeni gelenlerin kent hayatına katılmalarına olanak verecek farklı ortamların yaratılması gerekmektedir. Mimarinin bu soruna bir cevabı, buna yönelik çözüm önerileri olabilir mi? Bir insan olarak, bir yurttaş olarak şüphesiz ilgilendiğimiz bu konunun bir mimar olarak ele alınabilme şartları var mıdır? Yoksulluğa, göçten kaynaklanan yoğun barınma sorunlarına, göçün yarattığı devasa kent sorunlarına mimarlığın tek başına çare bulması şüphesiz mümkün değildir. Ancak bu 12 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 olgu, mimarlığın böyle bir sorunu dışlaması, yok sayması, onu düşünmemesi anlamına gelmemelidir. Mimarlık, sadece mimarlık hizmetinin bedelini ödeyebilenlerin ihtiyaçlarına hizmet eden seçkinci bir meslek olarak mı kalacaktır? Mimarlık hizmetinin hâlâ daha yoksullar için lüks görülmesinden kaynaklanan bir duygu muafiyeti içerisindeyiz. Yoksullar için çalışmak, fikir üretmek ödüllendirilmediği gibi, aksini kimsenin ayıplamadığı da ortadadır; oysa bu durum son derece düşündürücüdür. Meselenin bir de etik yönü olduğunu vurgulamamız gerekmektedir. Bu ülkenin mimarları olarak, yoksullukla, göçle gelen yoğun barınma sorunlarıyla ilgili projelerin üretilmesinde, gerçekleştirilmesinde aktif rol alınabileceğini düşünüyorum. Özürlüler ve Mimarlık Kentlerimizdeki mekânsal düzenlemelerin özürlülerin kent yaşamına katılmasına çok da elverecek düzeyde olmadığını biliyoruz. Belki son zamanların moda yaklaşımlarıyla bazı kaldırımların ucuna özürlülere yönelik rampaların konması, son derece kötü tasarlanmış bu düzenlemelerle yetinilmesi, bu alanda daha pek çok çalışmanın yapılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Nüfusumuzun yüzde onu civarında özürlü vatandaşımızın bulunduğunu, önemli bir kısmının ortopedik özürlü olduğunu ve bunun yoksullar arasında daha büyük oranda olduğunu öncelikle not etmemiz gerekiyor. Ayrıca yaşlı ve çocuklu kişilerin de toplum yaşamına katılımını zorlaştıran mekânsal engellerin giderilmesi yönünde çalışma yürütülmesi, doğru bir tasarımın aranması ve uygulanması yönünde çağrı yapılması oldukça geniş bir toplum kesimini ilgilendirmektedir. Düzenlenen kamu mekânlarında, özel yapılarda gösterilecek özenin bu vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmakla kalmayacağını, onların da üretken olabilmesinin önünü açacağını unutmamalıyız. Ayrıca erişilebilirliğin sadece özürlülerin değil, herkesin ihtiyacı olduğunu da vurgulamak isterim. Erişilebilir olan bir mekânda kimse engelli değildir, erişilebilirliğin sağlanmadığı ortamlarda ise herkes engellidir. Kent yöneticilerinin ve meslektaşlarımızın gösterecekleri özen, pek çok insanın mimarlık nedeniyle daha da zorluk çekmelerinin önüne geçebilecektir. Bu konunun kentlerimizin yaşanılır kılınmasının önemli göstergelerinden birisi olduğunu vurgulamak isterim. Güncel Konularda Toplumu Bilgilendirmek Toplum ve Mimarlık kapsamında ele alınması gereken ana unsurlardan biri de basınla ilişkiler olmalıdır. Mimarlar Odası şimdiye kadar oldukça önemli deneyimler kazanmıştır. Basında diğer meslek kuruluşlarına göre çok fazla yer almakta, sık sık basının sorularına muhatap olmaktadır. Özellikle Mimarlar Odası birimlerinin etkinlikleri ve yöneticilerinin mesajları yerel basında çok sık yer almakta ve etkili olmaktadır. Ancak bunların yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Öncelikli olarak kendi söylemimizi uygun bir şekilde dile getirebilmek, düşüncelerimizi, itirazlarımızı, önerilerimizi öncelikle meslektaşlarımızın, giderek de toplumun anlayacağı bir dilde sunabilmeliyiz. Bir diğer önemli konu ise bir olaydan hareketle topluma yönelik mesajlarımızı uygun sözlerle, net ifadelerle verebilmeyi becerebilmektir. Haklılığımızın anlatılması, kentin sağlıklı bir şekilde yapılanması yolundaki görüşlerin, çözüm yollarının gösterilmesi gerekmektedir. Önemli olan, mimarlığın, planlamanın sağlıklı bir yaşam çevresi için nasıl vazgeçilmez bir girdi olduğunun anlatılması olmalıdır. Ülkemizin en güncel sorunlarından birisi olan Afetler, özellikle de deprem konusu üzerinde titizlikle durmamız gereken bir konu olarak gündemimizdedir. Ülkemizdeki afetlerin çoğunlukla yapılaşma kararlarının yanlışlığı nedeniyle çok acı sonuçları olmaktadır. Böylesi ortamlarda kentlerimizdeki yapılaşma sorunları gündeme gelmekte ve sorgulanmaktadır. Toplum ortalıktaki bilgi kirlenmesinden rahatsız olmakta, sağlıklı bilgi edinmek istemektedir. Toplum ve mimarlık kapsamındaki bu değerlendirmede afet ve mimarlık konusuna da değinilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Kamuoyunda uyanan sağlam ve kaliteli mekân arayışı konusundaki duyarlılığın değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Önümüzdeki yıllarda çevre konularının daha sık gündemimize gelmesi ve konunun meslektaşlarımızca içselleştirilmesi ve çevreye daha duyarlı bir mimarlığın yapılabilirliğinin tartışılması kaçınılmaz olacaktır. Sorun küresel çevre sorunlarının bir araştırma konusu olarak üniversitelerde yer alması değil, bunun mimarlık pratiğimize, günlük yaşamımıza henüz yansımamasıdır. Bu hayati konunun meslek uygulamalarına, imar mevzuatına, yönetmeliklerimize ve tabii ki daha yaygın biçimde eğitimimize girmesi kaçınılmazdır. Mimarlığın çok bileşenli yapısının doğası gereği mimarın işverenini, toplumu bu yönde bilgilendirmesi; bu yönde bir tasarımın aranmasını, teşvik edilmesini sağlamaya yönelik adımların atılması hayati önemdedir. Sonuç Yerine Toplumda mimarlık kültürünün yerleşmesini, benimsenmesini, mimarlık değerlerinin sadece ilgili kişi ve kurumlar tarafından değil, herkes tarafından içselleştirilmesini önemsediğimizi özellikle belirtmek isterim. Dileğimiz yaşam çevrelerimizin, kentlerimizin bu topraklardaki kültürel birikime yakışan bir şekilde mimarlıkla bütünleşmesidir. Mimarlığın Toplum Hizmetinde Olacağı bir dünya için; yaşam çevrelerimizin geleceği için mücadele ediyoruz. Sorunların büyüklüğü dayanışmamızı güçlü kılmayı, ortak aklı aramayı, bulmayı gerektirmektedir. Bunu gerçekleştireceğimize inanıyorum, yeter ki istensin, yeter ki nereye gittiğimizin farkına varalım.<

13 DOSYA < MİMARLAR, POLİTİKA VE MİMARLIK POLİTİKALARI Arif ŞENTEK Bu yazıda mimarlar mimarlık ve politika ilişkileri ve mimarlık politikaları konularına geniş bir açıdan bakmaya, geçmişle ve günümüz gerçekliği ile ilişkilerini kurmaya çalıştım. Yazılanları, bir anlamda genişçe bir okuma özeti, bu konularda okuduklarıma ve kişisel gözlemlerime ilişkin notlar olarak da değerlendirebilirsiniz. Bu yazıda 1, mimarlar ve mimarlığın politika ile ilişkilerine değinilmekle birlikte, genel olarak bir metin, manifesto bütünlüğünde ifade edilmiş çalışmalar üzerinde durulmaktadır. Politika, genelde bütün toplumları kaçınılmaz olarak yönlendiren, karşılıklı etkileşimlerle gelişen bir süreç. Mimarların ve mimarlık ortamının böyle bir sürecin dışında kalması elbette düşünülemez. Politika metinleri ise, bu süreç içinde mimarların konum, eğilim ve eylemlerini izlemeye, tartışmaya yarayan belgeler. Mimarlar, mesleklerinin uygulanacağı ortamı irdeleme ve geleceği belirlemeye yönelik tasarım lar yapma, politika metinleri oluşturma konusunda kayda değer bir geçmişe sahipler. Böyle bir geçmişin, 20. Yüzyıla ilişkin önemli belgelerini Ulrich Conrads derlemiş. Türkçeye de aktarılan (Conrads 1991) ve 1903 ila 1963 arasında 60 yıllık süreyi kapsayan bu derlemede, adına doğrudan politika denmese de, bu mahiyette 67 ayrı manifesto veya program yer alıyor. Bu belgeler arasında CIAM ın (Congrès Internationaux d Architecture Moderne) La Sarraz Bildirisi ve Atina Tüzüğü (Şartı) dikkati çeken iki önemli politika belirleme girişimi. 20. Yüzyıldan CIAM Belgeleri ve Habitat Kuşkusuz CIAM belgelerinin günümüz politika belgelerinden en belirgin farklılığı, ulusal veya ulus- lararası meslek kuruluşları gibi örgütler bünyesinde değil, sınırlı sayıda mimarın kendi iradeleriyle biraraya geldiği kongre lerde oluşturulmuş olmaları. Ama, eyleme yönelik tespit ve öngörüleriyle toplumu ve mimarlık ortamını etkiledikleri kesin bir gerçek. CIAM ın 1928 La Sarraz Bildirisi (Conrads 1991, s.92-95), 24 mimarın imzasıyla yayınlanmış. Görüşler, Genel Ekonomik Sistem, Kent Planlaması, Mimarlık ve Kamuoyu ve Mimarlık ve Devletle İlişkiler başlıkları altında toplanmış. Bildiride, mimarlık eğitimi, yapı üretimi konularını da içeren ayrıntılar yer alıyor te yapılan CIAM Kongresinde rasyonel kentlere yönelik oluşturulan görüşler, 1941 de Le Corbusier tarafından Atina Şartı başlığı altında 95 maddede derlenmiş (Conrads 1991, s ). Atina Şartı nın etkileri ve üzerindeki tartışmalar günümüze kadar sürüyor. Nitekim, Avrupa Şehir Plancıları Konseyi 21. yüzyıl kentlerine yönelik vizyonunu belirlemek üzere geliştirdiği politika belgesine Yeni Atina Şartı adını vermiş (ECTP 2003). Bu arada 1950 lerden sonra yapılı çevre konusunda Birleşmiş Milletler söyleminin, giderek Habitat programlarının etkili olduğunu görüyoruz. Ancak, Habitat II Kent Zirvesi nin Türkiye de yapılmasına (Habitat 1997) ve Türkiye için bir Ulusal Rapor ve Eylem Planı (Habitat 1996) hazırlanmasına karşın, bizim mimarlık Yabancı Mimarlara Karşı Yürüyüş 1949 (Mimarlar Odası Arşivi) GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 13

14 DOSYA bastırılan kitap (Speer 1942) mimarlarımız üzerinde çok etkili olmuştur. Anıtkabir de dahil, bir dönemin Milli Mimari ürünü yapıların, Albert Speer in yazdığı bu kitapta yer alan yapılara aşırı benzerliği söz konusudur. Bu dönemlerde bir mimarlık politikası oluşturmaya yönelik çıkışlar, daha çok kişisel görüşleri yansıtan makalelerdeki önerilerle sınırlı kalmıştır. Bu doğrultuda 1950 öncesi döneme ilişkin önemli bir kaynak 1948 yılında toplanan Birinci Türk Yapı Kongresi ne sunulan komisyon raporlarıdır. Bazıları çok ayrıntılı teknik metinler olan bu raporlar arasında, raportörlüğünü Sedat Hakkı Eldem in yaptığı Mimari Esasların Tesbiti başlıklı rapor 2 (Yapı Kongresi 1946, s ) mimarlık politikası mahiyetinde bir öneri metni olarak değerlendirilebilir. Bu rapor ve dönemin mimarlarının yoğun ilgi gösterdiği kongrede ele alınan diğer rapor ve geliştirilen görüşlerin, hızlı toplumsal ve politik değişimlerin yaşandığı bu yıllarda fazlaca etkili olmadığı söylenebilir. Adolf Hitler, Mimar Albert Speer ve Prof. Gall ile birlikte Münih deki Alman Sanatı Evi İnşaatını İncelerken çevrelerinde Habitat çalışmalarından fazlaca söz edilmediği anlaşılıyor. Geçen Yüzyılın Politik Gelişmeleri ve Mimarlık 20. yüzyıl mimarlık tarihine, yüzyılın politik gelişmeleri açısından bakıldığında çok öğretici bir bütünlük ortaya çıkıyor. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının öncesi ve sonrasının, 1917 Sovyet devriminin getirdiklerinin mimarlığa yansımaları ayrıntılı bir inceleme konusu. Yukarıda sözünü ettiğim CIAM belgeleri böylesi yansımaların bir örneği. Özellikle Almanya ve İtalya da geçen yüzyılın ilk yarısında faşist politikaların mimarlığı nasıl etkilediği çok iyi bilinmektedir. Nazilerin iktidara geldiklerinde yaptıkları ilk işlerden biri, ilerici-öncü sanat ve mimarlık çalışmalarının kaynağı Bauhaus u kapatmak olmuştu. Nazi kültür propagandasının sözcüleri, modernist mimariyi mimari bolşeviklik olarak suçlamışlar ve yerine ulusalcı ve geçmişin örneklerine öykünen bir mimari getirilmişti (Lane 1968). Zaten ressamlığı olan Hitler in mimarlığa verdiği önem ve yakın çevresinde yer alan mimar Albert Speer in gizemli etkinliği, iktidar - güç - mimarlık ilişkileri konusunda ilginç bir tablo oluşturuyor. İkinci Dünya Savaşından sonra mimaride konut ve kentleşme ye yönelik çalışmaların yoğunlaşması, savaşın neden olduğu yıkımların onarılması ihtiyacının yanı sıra, göreli bir demokratikleşme nin ve bazı ülkelerde sosyal refah devleti ilkelerinin benimsenmesinin ürünü olarak değerlendirilir lerde uluslararası modern mimarinin yeniden itibar kazanması, ulusalcı ve tarihten beslenen yerel üslupların terkedilmesi de, politik gelişmelerle paralellikler taşımaktadır. Rüzgârın yeniden sol dan estiği döneminde dünya mimarlık literatüründe konut, kentleşme, yoksulluk, azgelişmişlik gibi konularda yazılanlar, tartışılanlar ağırlık kazanmıştır. Bunun ardından, yüzyılın sonuna doğru apolitikleşmeye yönelik bireyci politikaların etkinlik kazandığı, sosyalist sistemin çöktüğü bir dönemde postmodern mimari nin itibar görmesi, star mimarların piyasaya egemen olması herhalde bir rastlantı değildir. Bu yılların daha ayrıntılı incelenmesi, dönemin mimarlığını belirleyen politika belgeleri nin üzerinde ayrıca durulması, mimarlık - politika ilişkileri üzerindeki tartışmalara katkı getirecektir. Türkiye de Mimarlık ve Politika Mimarlığın politik erkle bağımlılık düzeyine kadar varan ilişkisi Türkiye mimarlık tarihinde de yansımasını bulmuştur. Özellikle devletin başlıca işveren olduğu Osmanlı İmparatorluğu nda ve bunu izleyen Cumhuriyet in ilk 40 yılında, yabancı mimarlara iş verilmesine konusundaki kısıtlı çatışmalar dışında mimarlar, devlet politikalarının geliştirilmesi doğrultusunda hareket etmişlerdir. Gülsüm Baydar, 1960 lara kadar mimarların mesleki ideolojisi egemen politik ideolojilere pek karşı çıkmadı. Bu bir kültürel elit olarak statülerini ve profesyoneller olarak bütünlüklerini güvence altına alan bir olguydu... Söylemleri her zaman dönemin politik ideolojileri ile uyumlu olmuştu diyor (Baydar 1968, s ). Geçen yüzyıl boyunca Türkiye de egemen politikalarda yaşanan değişimlerin mimarlıkta politik yönelişleri etkilediği, özellikle dönemecinde çok net görülmektedir. Başlangıçta Almanya ve İtalya daki faşist politikalar ve bunun ürünlerinden gelen etkilenmeler, savaş sonrasında yerini kısa bir süre için İngiltere ve daha sonra ağırlıklı olarak Amerikan yanlısı politikalara paralel etkilenmelere bırakmıştır (Şentek 1979) larda Şevki Balmumcu Türk inkılabının her satırı bir faşist inkılabı taşır. Bundan dolayı Türk mimarlığı, arzı tutan ve aydınlatan bir hazineye maliktir demektedir (Balmumcu 1934). Sedat Hakkı Eldem, Avrupa daki gelişmelere paralel bir Yerli Mimari oluşturmaktadır (Eldem 1940) yılında Ankara da açılan, başköşede Türkiye ve faşist Almanya bayrakları arasında Hitler ile İnönü nün resimlerinin yer aldığı Yeni Alman Mimarisi sergisi ve sergi dolayısıyla Almanya da Türkçe olarak 27 Mayıs 1960 Sonrası Gelişmeler arasında Türkiye de mimarlar genel bir suskunluk yaşamışlardır. Belki de DP iktidarında inşaat yatırımlarının görece arttığı bir ortamda proje üretmekten yazmaya, tartışmaya vakit bulamadıklarından olacak, bu döneme ilişkin Arkitekt te Zeki Sayar ın makalelerinin dışında fazlaca kaynak bulunmamaktadır. Mimarların politik çıkışları, 27 Mayıs 1960 sonrası gelişmelerle canlanmıştır (Şentek 2010) sonrasında mimarlar, Mimarlar Odası örgütlülüğü içinde giderek daha aktifleşen politikalar izlemişlerdir Anayasasının getirdiği sosyal devlet ilkeleri bağlamında Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde sloganı benimsenmiştir. Yeni Anayasada ifadesini bulan planlı kalkınma, konut sağlık yaşam hakkı, toprakların ve kıyıların kamu yararına kullanılması, eğitim hakkı gibi temel ilkeler doğrultusundaki politik açılımlar, Mimarlar Odası nın çalışma alanlarını genişletmiştir. Bu dönemde konut ve kentleşme sorunları konusunda, kent topraklarının kamulaştırılması talebine kadar geliştirilen eleştiri ve öneriler, bir mimarlık politikası başlığı altında toplanmış olmasa da kesinlikle birer politika belgesidir ların sonuna doğru Oda nın diğer örgütlerle birlikte yürüttüğü ve kamuoyunda geniş destek bulan Boğaz Köprüsüne Hayır ve Özel Yüksek Okullar Devletleştirilmelidir kampanyaları, hatta Bayındırlık Bakanlığı nın açtığı bazı proje yarışmalarına karşı ilan edilen boykotlar, geliştirilen politikaların eyleme konulmasının başarılı örnekleridir. Uzman raporları düzeyinde politikalar geliştirmenin, hükümetlere öneriler sunmanın ötesinde, kazanımlar elde etmeye yönelik eylemli bir politika benimsenmiştir. Kuşkusuz bunda dönemin genel politik eylemliliğinin büyük payı vardır. Siyasetle Uğraşma Suçlaması Türkiye de Mimarlar Odası ve benzeri meslek kuruluşları, bugün artık genel kabul görse de yakın döneme kadar sürekli politika yapmakla, siyasetle uğraşmakla eleştirildiler. Böyle bir eleştiri, bir ölçüde meslek örgütlerinin, öznel mesleki alanlardaki sorunları genel politik sorunlara bağlayarak açıklamalarından ve çokçası da genel politik sorunlara ağırlık vermelerinden kaynaklanıyordu denilebilir. Ancak, aslında bu eleştiriler, dar anlamda meslek sınırları içinde kalma eğilimlerinin ötesinde, karşı politika yanlısı olma özelliği de taşımaktaydı. 14 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

15 Mimarlar Odası Ankara Şubesi nin 1967 yılında yapılan genel kurulunda yaşanan ve gazetelere de yansıyan tartışmalar, meslek topluluğumuzda genel politik yaklaşım farklılıkları konusunda ilginç bir örnek. Üyelerden Muhittin Güven, genel kurula sunulan çalışma raporunu sert bir dille eleştirmiş ve raporda yer alan... Gecekondu Kanunu, bu güçlü potansiyeli hukuki tedbirlerle dizginlemeye çalıştıkça, uygulama gayretleri bütün toplumumuzu sarsacak korkunç patlamalar halinde meyvelerini verecektir sözlerine değinerek şöyle demiştir: Rapor bu haliyle memleketi karanlık macera ve heveslere sürükleyecek bir hava taşımaktadır. Rapor ile Yönetim Kurulu açıkça politika yapmaktadır. Muhittin Güven hızını alamaz Yönetim Kurulu nu Marksist olmakla suçlar. Bugün için fazlaca önemli görünmeyen böylesi bir eleştiri, Ceza Kanunu nun 141 ve 142. maddelerinin yürürlükte olduğu bir ortamda ucu nereye varacağı belli olmayan tehlikeli bir suçlama dır. Aslında yönetimi politika yapmakla suçlayan Muhittin Güven in kendisi doğrudan politikanın içinden gelmektedir, o tarihte AP milletvekilidir, bir dönem Bayındırlık Bakanlığı yapmıştır ve 27 Mayıs ertesi ilk seçimler öncesi kısıtlı propaganda koşullarında gözlerime bakın, ne demek istediğimi anlarsınız demesiyle ünlüdür. Güven e Yönetim Kurulu adına Vedat Dalokay yanıt verir. Gözlerimin içine bak üstadım, burada samimiyetten gayrı bir şey görmeyeceksin... Gecekondu, mesken, özel okullar, sahillerimizin yağma edilmesi hakkında görüşlerimizi söylememiz, siyaset yapma değil, bir meslek politikasıdır der 3. Meslek Alanlarının Ötesinde Genelleşen Politikalar Mimarlar Odası nda, diğer benzeri örgütlerle birlikte politikanın, meslek alanlarının ötesinde genelleşmesi arasında 12 Eylül e doğru giderek daha da artar. Bunun, kişilerin veya grupların öznel eğilimlerinin ötesinde kitlesel ve toplumsal boyutları olduğunu belirtmek gerekir. Baskıların, ölümlerin yoğunlaştığı, sıcak çatışmaların yaşandığı bir ortamda, böyle bir gelişme kaçınılmazdı. 12 Eylül cunta döneminde ülkede yaşanan genel sessizlikten sonra Mimarlar Odası nın, genel olarak meslek alanlarında ayrıntılandırılmış, UIA ve ACE gibi uluslararası örgütlenmelerin programlarıyla ilişkilendirilmiş politik yaklaşımlar sürdürdüğü söylenebilir. Ancak, toplumsal muhalefetin ağır bastığı genel bir politik kimlik bugün de etkinliğini korumaktadır. Örneğin, 12 Eylül 2010 referandum oylaması öncesi Oda Merkez Yönetim Kurulu nun yaptığı ve tüm yurttaşlarımızı, ülkemizi DİKTATORYAL bir yönetim anlayışına götürecek ve büyük yağma nın önünü açacak olan AKP nin Anayasa Paketi ne Referandum da HAYIR demeye ve toplumsal barış için dayanışma içerisinde olmaya çağırıyoruz denilen açıklama (MO 2010), Oda nın makro düzeyde politik yaklaşım geleneğine son derece uygun düşmektedir. Öte yandan, son dönemlerde Mimarlar Odası nın ve diğer meslek örgütlerinin, kamu yararına ve yasalara aykırı kentsel politika uygulamalarına karşı, yargı yoluyla sürdürdüğü mücadele, mimarlıkta politik eylemliliğin önemli bir eksenini oluşturmaktadır. Özellikle İstanbul gibi büyük kentsel rantların söz konusu olduğu alanlarda ve kentsel dönüşüm uygulamalarında etkinliğini duyuran bu muhalefet, mimarlık politikaları ile genel politika çizgilerinin kesiştiği, önemli, özgün bir politika alanıdır. Günümüz iktidarının meslek örgütlerine ve bu arada Mimarlar Odası na karşı tepkisinin başlıca nedeni bu tür eylemli muhalefettir. Türkiye Özelinde Mimarların Politikaları Türkiye de mimarlık alanında yayınlanmış politika belgelerine baktığımızda en önemli kaynak Mimarlar Odası. Oda nın özelikle 1960 sonrasında yayınladığı çoğu bildiri, hatta Oda yönetimlerinin program ları, meslek alanının ötesine de yönelen politik içerikler taşıyor. Bir örnek olarak 40 yıl önce 1969 yılında genel seçimler öncesinde Kamuya ve Yöneticilere yönelik olarak yayınlanan Yurt Sorunları Üzerinde Mimarlar Odası Görüşleri belgesini (MO 1969) verelim genel seçimleri dolayısıyla Oda nın yayınladığı ve meslek alanındaki konularla birlikte genel politikaya ilişkin taleplerin yer aldığı belge de, dönemin politik ilişkilerini ve Mimarlar Odası nın konumunu belirleme açısından önemlidir. Bu tür, seçimler öncesi yayınlanan Oda görüş ve taleplerinin yanı sıra, süreç içinde Oda Yönetim Kurulları adına yapılan açıklamalar, başkan ve genel sekreterlerin açıklamaları, Mimarlık dergisi ve bültenlerde yayınlanan başyazılar, mimarlık politika bağlantılarını gösteren kaynaklardır. Mimarlar Odası ve çevresinde, zaman zaman ilgili diğer Odalarla birlikte veya üst kuruluş TMMOB tarafından politikalara kaynaklık edecek belgeler oluşturulması geleneği / görevi bugün de sürdürülüyor. Genellikle toplumsal muhalefet niteliği taşıyan bu belgelerin üzerinde topluca bir içerik çözümlemesi yapılması ve uygulamalardaki etki düzeylerinin tartışılması başlı başına ayrı bir çalışma konusu. Burada örnek olarak yakın bir tarihte, 29 Mart 2009 da yapılan yerel seçimler öncesinde açıklanan görüşlere ilişkin belgeler üzerinde ayrıntılı olarak duracağım Seçimleri Öncesi Mimarlık Politikaları Mimarlar Odası nın son yayınladığı 2009 Yerel Seçimlerine Doğru Politikalar / Değerlendirmeler başlıklı Mimarlar Odası 50. Yıl Yürüyüşü rapor (MO 2009), mimarların politika oluşturma çalışmalarına taze bir örnek. Raporda, mevcut genel politik ve ekonomik durum değerlendiriliyor, sırasıyla çevre sorunları, yerelleşme politikası, yönetimde hukuka uyarlık konuları üzerinde duruluyor. Raporda kentleşme olgusu 1945 lerden başlayan bir süreç içinde ele alınıyor, kentsel dönüşüm, kentsel yenileme, konut üretimi, ulaşım politikaları, afet politikası ve afet yönetimi, doğal ve yapılı çevre, kültürel mirasın korunması ve değerlendirilmesi, kentlerde özürlüler, kentsel sağlık konularında sorunlar irdeleniyor ve öneriler geliştiriliyor. Mimarlar Odası nın 2009 seçim öncesi manifestosu nda, sorunlara genellikle makro düzeyde bakıldığını görüyoruz. Çok sınırlı tutulan Kentsel Yaşam ve Mimarlık bölümünde meslek alanında bir ölçüde ayrıntıya iniliyor. Bu bölümde Avrupa Kentsel Şartı ndan alıntılar yapılarak mimarlık hizmetlerinin etkinleştirilmesi doğrultusunda bir dizi öneri sıralanıyor. Daha genelde, TMMOB nin yerel seçimler öncesi çeşitli kentlerde Kent Sempozyumları düzenlediğini görüyoruz (TMMOB ŞPO 2009). Bu sempozyumların ardından yayınlanan Nasıl Bir Kent, Nasıl Bir Yerel Yönetim başlıklı belgede, mimarların dışındaki disiplinlerin de katılımıyla geliştirilen politikalar özlü bir biçimde anlatılıyor. (TMMOB 2009) Bu arada, 2009 yerel seçimler ortamında TMMOB nin Şehir Plancıları Odası ile birlikte düzenlediği Kentleşme ve Yerel Yönetimler Sempozyumunda, Mimarlar Odası adına yapılan sunuşun tamamında Avrupa Kentsel Şart ının aktarıldığını görüyoruz. (N. Mutlu 2009). Yerel Ayrıntılarda Politikalar Mimarlar Odası İzmir Şubesi nin 2009 yerel seçimleri öncesi yayınladığı kente ilişkin Öneriler, Talepler ve Beklentiler belgesi (MO İzmir 2009), mimarlık politikalarının yerel ölçekte nasıl ayrıntılandırıldığına iyi bir örnek oluşturuyor. Avrupa Kentsel Şartı ndan alıntılar yapılan ve 20 maddesiyle Avrupa Kentli Hakları nın özetlendiği belgede, yaya yollarında malzeme seçimi ve ölçülendirmelere kadar ayrıntıya inildiği (örneğin yaya mekânlarına sarkan dalların en az 255 cm. yüksekliğinde olması gerektiği gibi) dikkati çekiyor. Diğer mühendis meslek odalarının katılımıyla İzmir de düzenlenen GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 15

16 DOSYA Mimarlar Odası 50. Yıl Yürüyüşü bir sempozyumun sonuç bildirgesi de (TMMOB İzmir İKK 2009) dikkati çeken bir başka yerel örnek. Mimarlar Odası nın yıllarında, Kayseri, Samsun, Mersin, Muğla, Gaziantep ve Eskişehir kentlerinde Türkiye Mimarlık Politikasına Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları başlığı altında düzenlediği etkinlikler, bu konuda üzerinde durulması gereken önemli bir çalışma. Söz konusu buluşma larda mimarların, akademisyenlerin ve sınırlı bir ölçüde de olsa kent yöneticilerinin katılımıyla yerel sorunların genelle bağlantıları kurularak ele alındığını görüyoruz. Her etkinliğin sonunda Oda tarafından hazırlanan değerlendirme metinleri, ulusal mimarlık politikalarının yerel özgün olgular üzerinden nasıl geliştirilebileceğini gösteriyor (MO 2006a,b 2007b,c,d,e). Türkiye de Mimarlık Politikaları Gereksinimi Bugünkü biçimiyle özgün bir metin olarak mimarlık politikaları na Türkiye de ilginin hangi koşullarda geliştiğine baktığımızda, böyle bir politikanın ilk kez Doğan Hasol un 2000 yılında Yapı dergisinde yayınlanan bir yazısında (D. Hasol 2000a) adlandırıldığını söyleyebiliriz. Hasol, Aydınlık Bir Ülkenin Mimarlık Politikası başlıklı yazısında Finlandiya Mimarlık Politikası nı geniş bir özetle tanıtıyor. Hasol un 2000 yılında yayınlanan ikinci bir yazısında (D. Hasol 2000b), Türkiye ye özgü bir mimarlık politikası geliştirilmesi düşüncesi daha ayrıntılı işleniyor. Yazı, o yıllarda meslek topluluğunu fazlasıyla meşgul eden mimarlık meslek yasası tartışmalarıyla da bağ kurması açısından önemli tespitler içeriyor. Hasol özetle şöyle diyor: Mevcut yasalar bir kültür ve sanat olayı olarak mimarlığı doğrudan destekleyen yasalar değil... Mimarlar Odası bünyesinde başlatılan ve bağımsız bir mimarlık meslek yasası hazırlanması doğrultusunda sürdürülen çalışmalar, mimarlık çevrelerini uzunca bir süre meşgul etmesine karşın, taslak üzerinde bile bir uzlaşma sağlanamadı... Mimarlığın temelde bir yasa konusu olmadığı kuşkusuz... Yalnızca yasalardan medet ummak boşuna. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer in Mimarlar Odası na gönderdiği bir mesajdaki özlü 16 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 sözleri 4 de aktaran Hasol, Türkiye nin sahip olması ve izlemesi gereken mimarlık politikasının anahatlarını belirlemek üzere Mimarlık Vakfı nda bir çalışmanın başlatıldığını söylüyor ve bu çalışmaya mimarlık çevrelerinden herkesin katkısını istiyor. 5 Mimarlık Meslek Yasası Tartışmaları Türkiye de 1990 larda mimarlık gündeminin başında yer alan mimarlık meslek yasası tartışmalarının ardından mimarlık politikaları çalışmalarının yoğunlaştığı bir dönemin gelmesi rastlantı değil. Sonunda bir yasa taslağı oluşturulmuş ve Oda tarafından ilgililere iletilmiştir, ama bu kez de önerilen meslek yasasını haklı kılacak, bir anlamda mimarlığın meşruiyeti ni sağlayacak politikalar ın eksikliği duyulmuştur. Her ne kadar meslek yasası nı savunanlar, örneğin Umut İnan, yasa için tahminlerin tersine mimarın yetki, hak ve ayrıcalıklarını değil, mimarlık hizmetini kullanan halkın yarar ve çıkarını güvence altına alıyor (U. İnan 1993) dese de, yasa meslek topluluğu içinde genellikle yeni haklar edinmenin, mevcut hakları güvence altına almanın bir aracı olarak görülüyordu. Kuşkusuz böyle anlaşılabilen bir yasa taslağına yoğun eleştiriler geliyordu. Oktay Ekinci nin şu sözleri, daha kapsamlı bir politika nın gerekliliği konusunda ipuçları olarak değerlendirilebilir: Mimarlık meslek yasası, bir yandan mimarlığın etik, toplumsal ve evrensel yükümlülüklerine yakışır bir mesleki uygulama alanı bulabilmesini ve toplumun da bu meslekten beklediği güvenceleri sağlayabilmesini önemsediği kadar, öbür yandan yine mimarlığın, kendini saygınlığına da gölge düşüren bu yağma sürecine entegrasyon dan çekip kurtarmasını, temel hedeflerin başına koyması gerekiyor. (O. Ekinci 1993) Mimarların önemli bir bölümünün meslek yasası çalışmalarına genel bir yaklaşımla karşı çıkmalarının temelinde mutabakata varılmış bir politika nın olmayışının yattığı söylenebilir. Avrupa da 1990 larda Durum Mimarların, mesleklerini uyguladığı meşruiyet zemininin kaymağa başlaması veya tartışma konusu olması, sadece Türkiye ye özgü bir durum değil. Özellikle Türkiye nin tersine, mesleğin yasalarla korunma- dığı (yani yapı izinlerine esas olacak tasarımları mimar olmayanların da yapabildiği) bazı ülkelerde 1990 larda ciddi sorunlar yaşanıyordu. Bu sorunların, küreselleşen ilişkiler içinde o tarihte de esasen belirli bir kriz ortamında olan diğer ülkelere yansıması olağandı. Örneğin, 1990 ların başlarında Thatcher hükümeti döneminde İngiltere de ciddi bir kriz yaşanıyor, işsizlik sonucu mimarlık büroları kapanıyor, ortama karamsar bir hava hakim (S. Göker 1993a). Buna ek olarak Çevre Bakanlığı, hazırlanan ayrıntılı bir rapora (J. Warne 1993) dayanarak, mimarların var olan hak ve yetkilerinde kısıtlamalar öngören bir teklifi parlamentoya getiriyor (S. Göker 1993b). Sonunda İngiltere deki mimarlar bu saldırı yı atlattılar, ama mimarlığın toplumda daha geniş kapsamlı itibarını sağlayacak, etkinlik düzeylerini artıracak politikalara ihtiyaç olduğunu da gördüler ların kriz ortamında sadece İngiltere de değil, diğer ülkelerde de meslek örgütleri politik konumlarını netleştirmeye ve bu konuda görüş ve öneriler geliştirmeye, bir anlamda bugünkü tanımıyla mimarlık politikaları nı oluşturmaya başladılar. Özellikle Avrupa Mimarlar Konseyi ACE nin bu doğrultuda başlattığı çalışmalar dikkati çekiyordu. Uluslararası Mimarlar Birliği UIA da bir süre sonra, değişik zamanlarda yaptığı politik değerlendirmeleri, ACE yi örnek alarak kapsamlı bir belgede toplamaya niyetlendi, ama örgütsel yapı farklılığından olacak, bu girişimi sonuçlandıramadı. Bu kapsamda, ACE nin 1995 te yayınladığı Beyaz Kitap, UIA nın 2002 de bu kitaba benzer bir belge oluşturma girişimi ve ACE nin 2004 te yayınladığı Mimarlık ve Yaşam Kalitesi belge-kitapları ile birlikte değişik ülkelerin mimarlık politikası belgeleri üzerinde bazı tespit ve değerlendirmeler yapmaya çalışacağım. Avrupa genelinde mimarlık politikaları çalışmalarının ilişkilendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla kurulan Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu üzerinde de ayrıca durmak istiyorum. ACE ve Beyaz Kitap Her ne kadar Finlandiya, Danimarka gibi bazı ülkelerin mimarlık politikaları daha önceki yıllarda yayınlanmışsa da, Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu (EFAP), yaptığı kronolojik sıralamada politika çalışmalarının tarihçesini Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) nin 1995 te yayınladığı Avrupa: Mimarlık ve Yarın adlı rapor, diğer adıyla Beyaz Kitap la başlatıyor (EFAP 2004). Beyaz Kitap ın 2001 yılında yayınlanan Türkçe çevirisinin (ACE 2001) başlangıcına Mimarlar Odası tarafından eklenen kısa sunuş yazısı, bu politika belgesinin nasıl bir ortamda ortaya çıktığı konusuna ışık tutuyor. Sunuşta, Beyaz Kitap ın, Avrupa daki siyasal kurumların dikkatlerini ekonomi üzerinde yoğunlaştırıp aynı dikkati sosyal ve kültürel sorunlara yöneltmeyişlerine bir tepki olduğu belirtiliyor. Bu tepki raporda daha ayrıntılı olarak şöyle dile getiriliyor:... Serbest rekabet ve rasyonalizasyon şeklinde ortaya çıkan eğilimler, kamu yararını tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Son yıllarda... yapılı çevremizin yaratılmasında uygulanacak uyumlu ve saydam usuller yerleştirme amacıyla tasarlanan yasal düzenlemeler bina elde etme süreçleri üzerinde odaklanmakta... konutların, işyerlerinin ve mahallelerin inşaası, salt kısa vadeli bir özel çıkar konusuna indirgenmektedir. Ancak bu siyasi ve ekonomik politikaların bir de insani boyutu vardır... (ACE 2001, s.7)

17 Rapor, insani boyut u toplum ve meslek bağlamında açan tespitler ve öngörüler geliştiriyor. Bu arada rapor, varolan ekonomik bağlamdan kopmama gerçekçiliğini, bir başka deyişle pragmatik bir yaklaşımı koruyor, ama toplum yararı ilkesini gözardı etmiyor. Raporda yer yer üye ülkelerin mimarlık politikalarından alıntılar da verilmiş. 6 Beyaz Kitap ın UIA Versiyonu Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) da 2000 yılı öncesi sürdürülen çalışmalar sonucunda oluşturulan UIA Mutabakat Metni (UIA 1999) ve eki öneri kılavuzları, mesleği uygulamanın günümüzde de geçerliliğini koruyan temel belgelerini oluşturuyor. Ancak, bizdeki mimarlık meslek yasası taslakları gibi, bu belgeler de doğrudan mesleğin kendini belirlemeyi amaçlar nitelikte. Mesleğin uygulanacağı ortamı tasarlama, yani bir mimarlık politikası ile söz konusu belgeleri bütünleştirme ihtiyacı burada da duyuluyor. ACE nin hazırladığı Beyaz Kitap ın, UIA örgütlülüğü kapsamında bütün dünya ülkeleri için geçerli olacak bir versiyonu, 2000 in başlarında UIA bünyesinde geliştirilmeye çalışılıyor 7. UIA taslağına (UIA 2002a) ve iki metin arasındaki karşılaştırmalara (UIA 2002b) bakıldığında, yapılan eklemelerde dünyadaki yoksul ve varsıl toplumlar arasındaki ayrımın belirginleştirilerek işlendiğini görüyoruz. Eklenen önsözde 8 şöyle deniliyor: Bu parçalanmış dünyada koşullarımız geniş farklılıklar gösteriyor. Çoğumuz hayatımızı kazanmak için güç koşullarda çalışırken, bazıları maddi açıdan rahat bir hayat sürüyor, bazıları ise en temel ihtiyaç maddelerinden yoksunlar... Bu kitap insanlar ve mimarlık hakkındadır. Bu kadar çok insanın sefalet ve yoksulluk içinde yaşamasını ve ölmesini isteyebileceklerin sayısı herhalde çok azdır. (UIA 2002a, s.1-2) Bu yaklaşımı ile UIA Beyaz Kitap taslağının, ACE metninin Batı Avrupa ötesi uluslararasılaştırılmış ve sola çekilmiş bir versiyonu olduğunu söylemek yanıltıcı olmayacaktır. Örneğin metne Ticaretin Küreselleşmesi başlığı altında eklenen, yerel uygulamaları korumaya yönelik şu iki radikal öneri bu açıdan dikkat çekicidir: Meslek uygulamasının içinde olan çıplak ayaklı mimarlar denilen kişileri desteklemek (gerekir). Bunlar yıldız mimarların aksine, dünyada evsizlerin ve en yoksul kişilerin temel hak ve ihtiyaçlarını savunmalı ve yerli halkın içinde katalizör olmalıdırlar. Yurt dışından gelen yatırımcıların özellikle yetenekli mimarlar çalıştırması özendirilmelidir. Bunlar, yerel yapılı çevrenin kültürel ve bölgesel değerlerine saygı göstermeyen, yabancı yatırım projelerine hazır çözüm önerileriyle yurt dışından gelen ikinci sınıf ticari mimarlara tercih edilmelidir. (UIA 2002a, s.7-8) Ne yazık ki UIA kaynaklarına baktığımızda, genel kurul kararlarında ve daha sonrasında bu çalışmaya değinilmediğini görüyoruz. Bu haliyle çalışma bir UIA belgesi değil. Ancak, UIA ya üye örgütlerde ayrı ayrı geliştirilen politikalar ve bir ölçüde UIA nın üç yılda bir yapılan kongrelerinde üretilen bildiriler, bu doğrultuda değerlendirilebilecek belgeler olarak dikkate alınabilir. Beyaz Kitap tan 10 Yıl Sonra Mimarlık ve Yaşam Kalitesi ACE, Beyaz Kitap tan 10 yıl sonra 2004 te yeni politika belgesi Mimarlık ve Yaşam Kalitesi ni (ACE 2004) yayınlıyor. Bu politika belgesinin temel çıkış noktalarından önemli biri, AB Konseyi nin 12 Şubat 2001 tarihli Kentsel ve Kırsal Çevrede Mimari Kaliteye İlişkin Karar ı olmalı. Daha önceki metinlerde kullanılan kalite kavramı bu kararla AB jargonu içinde resmiyet kazanıyor. ACE Başkanı Leopoldo Freyrie Mimarlık ve Yaşam Kalitesi nin başına yazdığı önsözde bu ilişkiden söz ediyor, Konsey kararını da Beyaz Kitap ve ardından Avrupa da geliştirilen ulusal mimarlık politikalarına bağlıyor. ACE nin yeni politika belgesinde daha önceki 10 yıllık süreçte Beyaz Kitap ta öngörülenlerin ne ölçüde gerçekleşebildiğinin bir değerlendirmesi yapılmamış. Ancak, bu kez tespitler ve önerilerde yapılı çevrenin oluştuğu ortama daha reel yaklaşılıyor. AB nin genişleme süreci, yeni işlevleri, AB içinde tek pazarı hedefleyen ekonomik ve siyasal gelişmeler dikkate alınmış, yapılı çevre içindeki öğelere daha doğrudan referanslar verilmiş. Ama bu çalışmayı da, kitabın sonuç bölümünde belirtildiği gibi, bir Avrupa Mimarlık Politikası olarak değil, onu yönlendirmeyi amaçlayan, böyle bir politikanın gerekliliği duyuran bir girişim olarak görmek gerekir. Aslında ACE politika oluşturma işini daha yaygın bir sürece bırakmış ve bu yönde Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu (EFAP) çalışmalarıyla belirli sonuçlar alınacağını umuyor. Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu AB ile ilintili esnek bir ağ örgütlenmesi olan Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu EFAP, Avrupa da mimarlık ve yapılı çevrenin kalitesini geliştirme gibi özetlenebilecek bir ana misyona sahip 9. AB bünyesinde oluşturulan, Lizbon Stratejisi, Leipzig Şartı gibi belgelerde yer alan, mimarlık ve kent ölçeğinde sürdürülebilir gelişme ağırlıklı ilkeler doğrultusundaki politika önerilerine en fazla katkının EFAP tarafından yapıldığı belirtilmektedir. Hükümet organlarını, meslek örgütlerini ve kültürel kuruluşları bir araya getiren EFAP ın işbirliğiyle, mimarlık ve kent politikaları konusunda AB ortamındaki tartışmalara, konuyla ilgili çevrelerin katılımı sağlanabilmektedir (Tağmat 2010). EFAP ın temelleri, 1997 de Hollanda nın AB başkanlığı döneminde Roterdam da mimarlık politikaları konusunda düzenlenen bir uzmanlar toplantısında atılmış. Forum, 2000 yılında Paris te yapılan bir toplantıda resmiyet kazanıyor. Bu toplantıda kabul edilen Kentsel ve Kırsal Çevrede Mimari Kalite başlıklı metin 2001 yılında Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi kararı olarak yayınlanıyor 10. İzleyen yıllarda AB dönem başkanı ülkelerin evsahipliğinde yılda birkaç toplantı yapıyor. Toplantılara Türkiye den Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Mimarlar Odası temsilcileri katılıyor. On yılı aşkın bir süre içinde EFAP çalışmalarında geliştirilen görüşler önemli bir külliyat oluşturuyor. Çoğu Türkçe ye de aktarılan bu birikimden yararlanma, neredeyse ayrı bir uzmanlık işi. Genellikle AB bünyesinde ve yakın çevresindeki diğer çalışmalarda olduğu gibi, öncelikle EFAP ta da uzmanların yoğunlaştığı konularda geliştirilen vokabüleri kavramak gerekiyor. Çevirinin ötesinde, EFAP ve Avrupa düzeyindeki diğer örgütlerdeki birikimin ülkemizde daha geniş bir topluluğa iletilmesi, bir anlamda içselleştirilmesi konusunda sanırım Mimarlar Odası na çok iş düşüyor. EFAP ın son olarak Mart 2010 günlerinde Madrid te yapılan Sürdürülebilirlik ve Bütüncül Kentsel Dönüşüm konulu toplantısındaki görüşlerin kısaca gözden geçirilmesi, gündemdeki konu başlıklarının sıralanması bile (Tağmat 2010), zengin bir kaynağın varlığını gösteriyor. Diğer Ülkelerden Mimarlık Politikaları Mimarlar Odası nın çeşitli ülkelerin mimarlık politika larını derlediği kitapta (MO 2007a) yer alan belgeler, özellikle sahip leri itibariyle farklılıklar gösteriliyor. Bir bölümü, ülkelerin mimarlık meslek örgütleri tarafından hazırlanmış; Avusturalya, İngiltere, Malezya gibi. Önemli bir bölümü ise hükümetler tarafından hazırlanmış ve onaylanmış politika lar; Almanya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İskoçya, Litvanya gibi. Bu arada İtalya da politika nın parlamentodan geçirilerek bir yasa haline getirildiğini görüyoruz. Son olarak Norveç in 2009 yılı sonunda, architecture.now başlığı altında görsel açıdan zengin, yalın bir dille yazılmış bir mimarlık politikası belgeseli yayınladığını belirteyim 11. GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 17

18 DOSYA Almanya nın Yapı Kültürü Üzerine Durum Raporu başlıklı belgesi (MO 2007a, s.35-53), hazırlanış biçimi ve içeriğiyle dikkati çekiyor. Çalışmalar hükümetin (Ulaşım, Yapı ve Konut Bakanlığının) öncülüğünde, ama oluşturulan bir Mimarlık ve Yapı Kültürü İnisiyatifi eliyle yürütülüyor, hükümet çalışma sonuçlarını parlamentodan geçiriyor ve oluşturulan Ulusal Yapı Kültürü Vakfı daha sonra çalışmaları devralarak sürdürüyor. Bakanlık bir anlamda kolaylaştırıcı olarak devrede kalıyor, inisiyatif ve vakıf bünyesinde mimarlık, mühendislik ve kent planlama meslek kuruluşları, federal eyaletler, yerel konseyler, inşaat ve konut endüstrileri, diğer ilgili kuruluşlar, temsilcileri ile yer alıyor. Almanya nın söz konusu belgesinde genel yaklaşım, yapı kültürü (baukultur) çevresinde geliştiriliyor. Ülkenin toplumsal ve ekonomik yapısındaki güncel gelişmeler ayrıntılı olarak analiz ediliyor. Yapılı çevre üretiminde yer alan aktörler dikkate alınıyor. Mimarlık ve diğer ilişkili hizmet üretimi, eğitim, eyaletlerde ve diğer Avrupa ülkelerinde yapılanlar gözden geçiriliyor. Tarafların, önerilen politikalar doğrultusunda yapması gerekenler ana çizgileriyle belirleniyor, ancak ayrıntılı bir eylem planı önerilmiyor. Belge 2002 de yayınlanmış. O günden bugüne geçen süre içinde neler olduğuna ilişkin yapılacak bir yeniden değerlendirme öğretici olacaktır. Politika lar Arasında Diğer Farklılıklar Aktarılan politika belgeleri, eyleme yönelik olmaları veya genelde kalmaları açısından da farklılıklar gösteriyor. Örneğin Estonya nın politika sı (Mimarlar Odası 2007a, s ); hedefler, önlemler, ortaklar, tahmini sonuçlar ve zamanlama belirlenerek ayrıntılı bir uygulama planına bağlanmış. Örgütlenme, yasal önlemler, eğitim, yayın, uluslararası ilişkiler konusunda yapılacaklar ayrıntılı olarak belirtiliyor. Diğer ülkelerin çoğunda böyle ayrıntılı bir eylem planı bulunmuyor. Britanya Kraliyet Mimarlar Enstitüsü (RIBA) tarafından hazırlanan Mimarlık İçin Manifesto (MO 2007 s ) tasarım eksenli. Sürdürülebilir, insani değerleri koruyan, verimliliği gözeten bir tasarım hedefini tanımlıyor. Belge, yapılı çevreyi oluşturan temel aktörlere yönelik ortak eğitimi öneriyor. RIBA nın ikinci bir belgesinde (MO 2007a,s ) konut ölçeğinde ayrıntılara iniliyor, kamu ile işbirliği içinde konut ve yaşama alanlarının geliştirilmesi konusunda RIBA nın yapacakları sıralanıyor. Mimarlık Politikaları derlemesinde (MO 2007a) verilen diğer belgelere bakıldığında; Finlandiya nın Jyväskylä kent belediyesinin geliştirdiği mimarlık politikası, konunun kent ölçeğinde nasıl ele alınabileceğini göstermesi açısından ilginç bir örnek. Malezya, farklı bir coğrafyada olmasına karşın genellikle diğer politika belgelerinde görülen ortak yaklaşımı izlemiş. Danimarka ve Hollanda belgelerinde, eylem planına bağlanmasa da, sorunlar ve öneriler net olarak tanımlanabilmiş. Bu arada İtalya nın 2003 tarihli Mimari Kalite Yasası (MO 2007a, s ) politika nın yasal düzeyde nasıl ele alınabileceğini gösteriyor. 12 Bu özelliğiyle, genellikle işleri yasayla düzeltmeye yatkın olan meslektaşlarımız için yararlı bir örnek oluşturuyor. Kuşkusuz yasanın gerekçesini, yasaya dayanak olan politika yı anlatan belgeleri ayrıca incelemek gerekiyor. Türkiye de Mimarlık Politikasına Doğru Türkiye için Mimarlar Odası tarafından, diğer ülkelerin politika metinlerine benzer içerik ve biçimde hazırlanan Mimarlık Politikası (MO 2007a, s.7-13) bir anlamda henüz ucu açık bir çalışma. Belgenin başlığında da zaten Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru deniliyor. Bu bakımdan, belgede yer alan temel tespit ve genel önerilerle birlikte, politika nın oluşum sürecinde olduğunu söyleyebiliriz. Politika metninin genelinde, Mimarlar Odası nın sivil toplum kuruluşu değil de kamu kuruluşu yanının ağır bastığı görülüyor. Çokçası merkezi ve yerel yönetimlere görev yükleniyor. Ama, Oda, en ağır yükü üstlenmekten çekinmemiş; Mimarlar Odası, Türkiye Mimarlık Politikası hedefinin temel güvencesidir deniliyor. Belgede, yapılı çevrenin oluşum sürecinde, kimi ülkelerin politika larında görülen, ilişkili bütün tarafların katılacağı çok ortaklı bir yapılanma değil, devlet eliyle gerçekleştirilecek uygulama ve denetim mekanizmaları öngörülmüş. Oda, bugüne kadar başarıyla kullandığı yasal müdahale konumunu koruyor denilebilir. Mimarlar Odası Politika belgesinin, yapılı çevrenin üretiminde yer alan diğer aktörlerin ortak katılımı ile oluşturulmadığı gözleniyor. Özellikle belgenin kent ve planlama ağırlıklı olması, şehir plancıları ile bir diyalogu gerektirirdi. Belgede ülkemiz yatırımlarının önemli bir bölümü inşaat yatırımlarıdır denilmekle birlikte, inşaat mühendisleri ve inşaat müteahhitleri ile bir diyalog ortamının gözetilmemesi, politika nın etkinlik şansını azaltan bir eksiklik. Politika belgesinde dikkati çeken bir başka temel yaklaşım eksikliği, genellikle kent ölçeğinde kalınması, bina ölçeğine inilmemesi. Oysa örneğin ACE veya UIA metinlerinde bu açıdan daha ayrıntılı bir yaklaşım görmek olanaklı. Mimarlar Odası nın geçtiğimiz yıllarda Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları başlığı altında düzenlediği etkinliklerin ve bu etkinlikler sonunda hazırlanan değerlendirmelerin (MO 2006a,b 2007b,c,d,e) Oda nın politika belgesine yeterince yansıtılmadığı anlaşılıyor. Öte yandan Mimarlar Odası nın son dönemde, Mimarlık Politikası konusunda Bayındırlık ve İskân Bakanlığı nın daha aktif tavır almasını sağlamaya çalıştığı görülüyor (Tuna 2010, s.35-36). Çoğu ülkede mimarlık politikaları na hükümet düzeyinde sahip çıkıldığı, bu arada Türkiye nin Leipzig Şartı na imza koyduğu dikkate alınırsa, böyle bir yaklaşım gereklidir. Ancak, Oda nın kamu kuruluşu olmanın yanı sıra, aynı zamanda bir hükümetler dışı örgüt gibi davranma geleneğine sahip olduğu düşünülürse, bu doğrultuda bir inisiyatif geliştirilmesi yararlı olacaktır. Politika nın bundan sonraki geliştirme sürecinde yukarıda sözü edilen eksikliklerin giderileceğini ve bir eylem planı na bağlanarak işlerliğinin sağlanacağını ümit ederim. Son Kriz Ortamı ve ACE nin Bir Konferansı: Yeniden Sol mu? Geleceğe biçim verecek mimarlık politikaları ne yönde gelişecek? Avrupa Mimarlar Konseyi nin 2008 de düzenlediği ve Gelecek İçin Tasarım: Pazar ve Yaşam Kalitesi başlıklı konferansta dile getirilen görüşler, sunulan bildiriler ve konferansın sonuç metni, mimarlık politikaları nın geleceği için ipuçları veriyor. ACE nin konferansı çok iyi özetleyen kitabının 13 Türkçe çevirisi bu yıl Mimarlar Odası tarafından yayınlandı (ACE 2010). Konferansta, serbest piyasa koşullarını öngören liberal politikaların getirdiği ekonomik, politik ve toplumsal engellere karşın, yaşam kalitesinin nasıl artırılabileceğinin, mimarların toplum yararına işlevlerini nasıl yerine getirebileceklerinin tartışılması amaçlanmış. Konferansın, ekonomik krizin ağırlaştığı bir dönemde yapılmış olması, tartışmaları etkilemiş. Konferansta, AB nin bürokratik yapısından gelen görevlilerin resmî konuşmaları da var, ama radikal diyebileceğimiz görüşler dikkati çekiyor. ACE nin o tarihteki başkanı Juhani Katainen kitaptaki sunuşunda, işleri piyasanın gidişatına bırakan liberal inanç ve eğilimlerin ciddi bir şekilde zayıfladığını, günümüzde artık kamu yararını her şeyin önünde gören ve kentlerde yaşayanları tüm politikaların merkezine koyan tutumların gerekliliği belirtmektedir (ACE 2010, s.2-3). Harward Üniversitesinden Richard Parker, konferanstaki konuşmasında...ticari değil, gerçek anlamda güzeli yaratacak ortak yeteneklerimiz, çağımızın belirleyici iki kurumu olan piyasa ve demokrasi ile engellenmekte, çelişmektedir... Bu çelişkinin boyutları giderek büyümektedir... diyerek radikal önlemlerin gerekliliği üzerinde durmaktadır. Galbraith in 50 yıl önce dile getirdiği özel refah kamusal sefalet çekişmesi yorumuna değinen Parker, getirilen iyi niyetli önerilerin gerçekleşmesinin, iktidar gücü, çıkarlar ve geleneklerden oluşan bir üçlünün egemen olduğu sistematik düzensizlik ortamında engellendiğini söylemektedir. (ACE 2010, s.28-33) Ekoloji profesörü ve su hakkı konusundaki radikal çıkışlarıyla tanınan Riccardo Petrella konferansta özetle şu görüşleri dile getirmiştir: Kentlerimizde yaşayanlar, kentlerin birkaç güçlü çıkar grubu tarafından, sadece ekonomik ve finansal açıdan değil, siyasal, kültürel, dini veya etnik açıdan, uluslararası, hatta dünya çapında etkili oligarşiler tarafından inşa edildiğine ve bu durumun normal, hatta kaçınılmaz olduğuna inandırılmışlardır... (Oysa kentler) herkes için ve herkesin sorumluluğu altında olan ortak varlıklardır. Bunlar, büyük bankaların ve spekülatif fonların toprağa yönelik açgözlü rekabetine konu olmamalıdır. Hepimiz için temel ilke yüzyıla dönüp baktığımızda, her insanın onurunun korunduğu, yoksulluğun yeryüzünden sökülüp atıldığı kentler görebilmektir. 18 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

19 Bu görüşlerin, AB nin ve ülkelerin politikaları, özelde mimarlık politikaları ve tasarım ın geleceği üzerinde ne ölçüde etkili olabileceği kuşkusuz tartışılabilir. Ancak söylenilenler, mimarın toplumsal sorumluluğunun ve mimarlık politika ilişkilerinin öneminin yeniden vurgulanması açısından önemlidir. Bir dönemler bireyselliğe dayanan, piyasanın başıboşluğuna bırakılan politikaların çıkar yol olmadığı, özellikle son kriz ortamında açıkça görülmüştür. Konferansta dile getirilenler, mimarların politik yaklaşımlarında, daha da genelinde kent ve yapılı çevre politikalarında, yeniden, günümüz koşullarını dikkate alan bir sol yönelime duyulan ihtiyacın belirgin izlerini taşımaktadır. Sonuç Bu yazıda mimarlar mimarlık ve politika ilişkileri ve mimarlık politikaları konularına geniş bir açıdan bakmaya, geçmişle ve günümüz gerçekliği ile ilişkilerini kurmaya çalıştım. Yazılanları, bir anlamda genişçe bir okuma özeti, bu konularda okuduklarıma ve kişisel gözlemlerime ilişkin notlar olarak da değerlendirebilirsiniz. Sonuç olarak özetle şunları söyleyebiliyoruz: - Mimarların eylemliliği ve mimarlık, genelde yaşanan politik gelişmelerle ilintili ve bu gelişmelere paralel bir süreç izliyor. - İktidar güç işverenlik ilişkileri içinde mimarların siyasal iktidarlarla genelde uyumu söz konusu, ancak 1960 sonrası bizdeki gelişmeler gibi iktidarlarla çatışmalı bir süreç de olabiliyor. - Mimarların, yapılı çevreye ilişkin politika lar oluşturmaya yönelik girişimlerinin geçen yüzyılın başlarına kadar giden bir geçmişi var. - Mimarlık politikaları bizim için yeni bir şey değil, Türkiye de Mimarlar Odası, geçmişte adına mimarlık politikası denilmese de bu doğrultudaki politik tavrı ile önemli bir birikime sahip. - Mimarlara tanınan mesleki hak ve yetkiler; mesleğin uygulanacağı ortamı, yani yapılı çevre oluşumunu, kapsamlı olarak tanımlayan ve işlerliği olan politikalar ile güvence altına alınabilir. Türkiye ve Avrupa örnekleri bunu gösteriyor. - - Çoğu ülke örneğinde mimarlık politikaları nın genel ilkeleri konulmuş ve politika geliştirilmeye, ayrıntılandırılmaya açık bırakılmış. Bu durum, sürekli yeni metinler üreten bir ritüele dönüşme tehlikesini de taşıyor. - Bazı ülkelerde olduğu gibi politikalar ı hayata geçirecek ayrıntılı eylem planları hazırlanması gerekiyor. Somut sonuçlar amaçlanmazsa, politika metinleri sadece belirli bir duyarlık yaratmakla kalacaktır. - Politikalar, planlanan eylemler izlenerek ve bir geri besleme mekanizması çalıştırılarak güncellenmeli, diğer ülkelerdeki gelişmeler dikkate alınmalı, uluslararası deneyimlerden yararlanılmalıdır. - Politika geliştirme girişimleri, yapılı çevre üretiminin bütün öğeleri ile birlikte bir mutabakat süreci içinde sürdürülebilirse daha etkili olacaktır. < 1. Bu yazı, geniş ölçüde 2009 yılında Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ile Mimarlık Vakfı nın birlikte düzenlediği 2. Okuma Atölyesi ne gönderilen ve jüri tarafından ödüllendirilen Mimarların Politikaları başlıklı çalışmadan oluşmaktadır. Çalışmaya, mimarlık politika ilişkilerini açan bazı bölümler ve son gelişmeleri yansıtan güncellemeler eklenmiştir. 2. Raporu hazırlayan komisyonda, Arif Hikmet Holtay, Asım Mutlu, P. Bodnatz, Celal Otman, Emin Onat, Eyüp Kömürcüoğlu, C. Holzmeister, Kemal Ahmet Aru, Kemali Söylemezoğlu, Mukbil Gökdoğan, Oelsner ve Orhan Safa görev almıştır. 3. Ankara Mimarlar Odası Marksist Tutumla Suçlandı, Milliyet, , s.3 4. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer in, 7. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödül Dağıtım Töreni dolayısıyla 1 Temmuz 2000 tarihinde Mimarlar Odası na gönderdiği söz konusu mesaj, ulusal mimarlık politika metinlerinin başında yer alacak önem ve değerde. Mesajın, en azından Oda arşivindeki politika belgelerinin içinde bu önem ve değerin gerektirdiği bir yere konulması, bu saygın devlet adamına mimarların bir vefa borcu olmalı. Sezer in 2005 UIA İstanbul Kongresi ne gönderdiği mesaj da böyle bir değerlendirmeyi hakediyor. 5. Mimarlık Vakfı nda başlatılan bu çalışmalar daha sonra Mimarlar Odası nda sürdürülmüştür. 6. ACE nin 1995 te yayınladığı Beyaz Kitap ın İngilizce orijinali ve 2001 de yayımlanan Türkçe çevirisi, Mimarlar Odası internet sitesindeki ACE Belgeleri bölümünde yer almıyor. Daha sonra Mimarlık ve Yaşam Kalitesi belgesinin (ACE 2004) yayınlanmış olması, Beyaz Kitap ın en azından belgesel önemini ortadan kaldırmıyor. Bu bakımdan Beyaz Kitap ın internet sitesindeki ACE Belgeleri ne dahil edilmesi yararlı olacaktır. 7. Mimarlar Odası nın internet sitesinde UIA Belgeleri Mimarlık Politikaları bölümünde bulunan Beyaz Kitap metninin başında yer alan UIA Berlin 2002 Genel Kurulunda görüşülecek taslak metindir. Türkçe nihai redaksiyonu tamamlanmamıştır. Oda içi çalışmalarda kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Oda dışında ve yayında kullanılmaz notuna dikkatinizi çekerim. Bu nottan da anlaşılacağı gibi söz konusu metin UIA tarafından kabul edilmiş bir belge değil, bir taslaktır. Öte yandan, Oda internet sitesinin aynı bölümünde UIA Beyaz Kitabı nın İngilizcesi olarak verilen metnin, her ne kadar ilk sayfasında 2002 ve UIA Uluslararası Mimarlar Birliği başlıkları varsa da, yukarıda sözü edilen UIA taslağı değil, ACE nin 1995 te yayınladığı Beyaz Kitap olduğunu belirtmek isterim. 8. ACE nin Beyaz Kitap ından yararlanılarak UIA için 2002 de hazırlanan taslaktaki bu önsözün 2000 yılında ACE Başkanı olan Eoin O Cofaigh tarafından yazılmış olması, iki metin arasındaki genel politika farkı dikkate alındığında ilginçtir. 9. Mimarlar Odası EFAP çalışmalarına katılıyor ve forumun birikimlerini Oda ortamına aktarıyor. Odanın internet sitesinde Belgeler başlığı altında EFAP belgeleri altbaşlığıyla zengin bir arşiv bulabilirsiniz. Başta Tuğçe Selin Tağmat olmak üzere bu çalışmalara ulaşabilmemizi sağlayan meslektaşlarımıza teşekkür borçluyuz. 10. Bu kararın İngilizce orijinalini ve Türkçe çevirisini Mimarlar Odası internet sitesindeki AB belgeleri bölümünde bulabilirsiniz: UIKDocs%5CAVRUPA.pdf 11. Norveç Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan bu mimarlık politikası belgesine, EFAP internet sitesinden veya şu adresten ulaşabılırsiniz: regjeringen.no/upload/kkd/kultur/rapporter%20og%20utredninger/kkd_ architecture.now.pdf 12. Mimarlar Odası nın derlemesinde (MO 2007a) Fransa nın 3 Ocak 1977 tarihli Mimarlık Yasası da yer alıyor. Bu yasa, genel olarak anlaşıldığı şekliyle bir mimarlık politikası belgesi değil, mesleğin uygulanmasını düzenleyen, bir zamanlar bizdeki tartışmalarda örnek olarak gösterilen bir meslek yasası metnidir. 13. Designing for the Future: The Market and Quality of Life adlı kitabın İngilizcesine ACE nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz: public/contents/getdocument/content_id/40 KAYNAKLAR ACE Avrupa Mimarlar Konseyi (1995), Avrupa, Mimarlık ve Yarın (Beyaz Kitap) Avrupa nın Yapılı Çevresi İçin Öneriler, Mimarlar Odası yayını, Kardelen Ofset, Ankara 2001 ACE Avrupa Mimarlar Konseyi (2004), Mimarlık ve Yaşam Kalitesi, Mimarlar Odası yayını, Yalçın Matbaası, Ankara 2005 Arif Şentek (1979), Yılları Arasında Türkiye de Kentleşme, Konut ve Yapı Üretimine İlişkin Görüşler, ODTÜ Ankara 1979, yayınlanmamış yüksek lisans tezi Arif Şentek (2010), Darbeler, 27 Mayıs, Mimarlar ve Mimarlar Odası, Mimarlık, sayı: 353, Mayıs-Haziran 2010, s Albert Speer (1942), Yeni Alman Mimarisi, Volk und Reich Verlag, Berlin, 1942 Avrupa Konseyi (1992), Avrupa Kentsel Şartı (Avrupa Kentli Hakları Deklarasyonu), Avrupa Konseyi (2008), Avrupa Kentsel Şartı-2 (Yeni Bir Kentlilik İçin Manifesto), Strazburg 2008, UIKDocs%5Ckentselsart2.pdf Barbara Miller Lane (1968), Architecture and Politics in Germany, , Harward University Press, Cambridge, Massachusetts 1968 Birinci Türk Yapı Kongresine Sunulan Raporlar, Bayındırlık Bakanlığı Neşriyatı, seri 6, sayı 14, Çankaya Matbaası, Ankara 1946 Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Merkezi (Habitat) (1996), Türkiye Ulusal Rapor ve Eylem Planı, İstanbul Haziran 1996 Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Merkezi (Habitat) (1997), Habitat Gündemi ve İstanbul Deklarasyonu, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Ankara 1977 Bülend Tuna (2010), Mimarlar Odası 42. Genel kurul Açış Konuşması, TMMOB Mimarlar Odası 41. Dönem Çalışma Raporu Özeti, Acar Basım ve Cilt San., İstanbul 2010 Doğan Hasol (2000a), Aydınlık Bir Ülkenin Mimarlık Politikası, Yapı, sayı: 224, Temmuz 2000, Doğan Hasol (2000b), Mimarlık Politikası, Yapı, sayı: 229, Aralık ECTP Avrupa Şehir Plancıları Konseyi (2003), The New Charter of Athens 2003: ECTP s Vision for Cities in the 21. Century, org/e/athens/ EFAP Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu (2004), A Chronological History, E.J.D. Warne, Review of the Architects Registration Acts , Department of the Environment HMSO, Londra, 1993 Gülsüm Baydar (1989), The Professionalization of the Ottoman-Turkish Architect, University of California, Berkeley, 1989, yayınlanmamış doktora tezi Necip Mutlu (2009), Yerel Yönetime Katılım / Kentli Hakları, TMMOB Kentleşme ve Yerel Yönetimler Sempozyumuna sunulan bildiri, Şubat 2009 Ankara Mimarlar Odası (MO)(1969), 1969 Genel Seçimleri Öncesi Yurt Sorunları Üzerinde Mimarlar Odası Görüşleri: Kamuya ve Yöneticilere, (Mimarlar Odası Kütüphanesi /MSSg/1968/k.1) Mimarlar Odası (MO)(2005), Ulusal Mimarlık Politikaları, Derleyen Tuğçe Selin Tağmat, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2005 Mimarlar Odası (MO)(2006a), Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları: Kapadokya da Mimarlık, Turizm Politikaları ve Mimarlık, 2-3 Eylül 2006 Kayseri, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2007 Mimarlar Odası (MO)(2006b), Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları: Ulaşım, Çevre Politikaları ve Mimarlık, Kasım 2006 Samsun,Yalçın Matbaacılık, Ankara 2007 Mimarlar Odası (MO)(2007a), Mimarlık Politikaları, Derleyen Tuğçe Selin Tağ mat, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2007 Mimarlar Odası (MO)(2007b), Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları: Göç, Barınma Sorunu ve Mimarlık, Ocak 2007 Mersin, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2007 Mimarlar Odası (MO)(2007c), Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları: Kıyı Kentleri ve Mimarlık, Mart 2007, Muğla, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2008 Mimarlar Odası (MO)(2007d), Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları: Kültürel Değişim ve Mimarlık, Mayıs 2007 Gaziantep, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2008 Mimarlar Odası (MO) (2007e), Türkiye Mimarlık Politikası na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları: Sanayi Kentleri ve Mimarlık, Temmuz 2007 Eskişehir, Yalçın Matbaacılık, Ankara 2008 Mimarlar Odası (MO)(2009), 2009 Yerel Seçimlerine Doğru Politikalar / Değerlendirmeler, Rapor, pdf Mimarlar Odası (MO)(2010), Referandumda 1982 Anayasası na ve Büyük Yağma ya Hayır, basın açıklaması, e&sub=detail&recid=3021 Mimarlar Odası İzmir Şubesi (MO İzmir)(2009), 2009 Yerel Seçimlerine Doğru İzmir Kentine Dair Öneriler Talepler Beklentiler, Şubat 2009, Oktay Ekinci (1993), Oda nın ve Mesleğin Her Yönü İle Tartışılmasına Neden Olan Bu Süreçte Ortaya Çıkan Eğilim ve Düşünceler Ne Yazık ki Öneri Taslaklara Tam Olarak Yansımadı, Mimarlık, sayı: 253 (1993), s. 42 Sedat Hakkı Eldem, Yerli Mimariye Doğru, Arkitekt, 1940, sayı:3-4, s.69 Selma Göker (1992a), İngiltere den Gelen Uğultular, Mimarlık, sayı: 252 (1993), s. 47 Selma Göker (1993b), RIBA nın Mimarlar Listesi Sorunu, Mimarlık, sayı: 255 (1993), s Şevki (Balmumcu), Küçük Seyahat, Mimar, 1934, sayı:2, s.94 TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (2009), Nasıl Bir Kent, Nasıl Bir Yerel Yönetim, TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İzmir İl Koordinasyon Kurulu (TMMOB İKK) (2009), İzmir Kent Sempozyumu Sonuç Bildirgesi (8-10 Ocak 2009), TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Şehir Plancıları Odası (TMMOB ŞPO)(2009), Kent Sempozyumları Sonuç Bildirgeleri: Sorun Tespitleri ve Politika Önerileri, Kardelen Ofset, Ankara 2009 Tuğçe Selin Tağmat (2010), Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu: Madrid Toplantı ve Etkinlik Raporu, Nisan 2010, Docs/efapmadrid.pdf UIA Uluslararası Mimarlar Birliği (1999), Mimarlık Pratiği İçin Tavsiye Edilen Uluslararası Profesyonellik Standartları Konusunda UIA Mutabakat Metni, UIA 21. Genel Kurulu, Pekin, UIA Uluslararası Mimarlar Birliği (2002a), Mimarlığın Geleceği Yapılı Çevre İçin Öneriler (Beyaz Kitap), UIKDocs%5CbeyazkitapTR.pdf UIA Uluslararası Mimarlar Birliği (2002b), Karşılaştırmalı UIA ve ACE Beyaz Kitap Metinleri, UIAbeyaz-TR.pdf Ulrich Conrads (1991), 20. Yüzyıl Mimarisinde Program ve Manifestolar, çeviren Sevinç Yavuz, Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı Yayını, Ankara 1991 Umut İnan (1993), Tahminlerin Tersine, Batılı Ülkelerin Meslek Yasaları, Mimarın, Yetki, Hak ve Ayrıcalıklarını Değil, Mimarlık Hizmetini Kullanan Halkın Yarar ve Çıkarını Güvence Altına Alıyor, Mimarlık, sayı:253 (1993), s. 40 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1 19

20 DOSYA < YOKSULLUK VE MİMARLIK Akın ATAUZ Bölge Plancısı Yoksullukla baş etme stratejileri, aynı zamanda, göç, (kentsel) yerleşim deseni, kente uyum -(kentte) sosyal içerme- kentle bütünleşme - entegrasyon- vb. politikalarıyla birlikte ele alınabilecek konulardır. Dolayısıyla Mimarlar Odası yoksulluk konusunda çalışmaya başladığında, mimarlığın çevresindeki pek çok konuyu da kapsayacak biçimde geniş bir alana el atmış olacaktır. Giriş: Yoksulluk ve Yoksulluğa Yaklaşım Yoksulluk çalışmaları, gelir dağılımı eğrisinin düşük gelirleri kapsayan ucuyla ilgili araştırmaları, yorumları kapsayan kavramsal bir alan olarak düşünülebilir. Mutlak yoksulluk tanımları yapılabileceği gibi göreli yoksulluk tanımları, yorumları da söz konusu olabilir. Mutlak veya göreli yoksulluk, belki bazı eşitlikçi küçük cemaatler ve ütopyalar hariç, neredeyse bütün toplumlarda (çeşitli biçimlerde tanımlanarak) var olan bir sorun alanıdır. Toplumsal sınıfların, özellikle çalışan / ücretli kesimlerin ve emekçilerin gelir dağılımıyla ilgili mücadeleleri, genellikle yoksulluğa razı olamayan ve eşitlik arayışına yönelmiş bir çaba olarak görülebilir. Ya da genel olarak, bütün kesimlerinin toplumun daha müreffeh bir yaşam düzeyine doğru gelişebilmesini amaçlayan çabaları da, yoksullukla ilgili çalışmalar olarak görülebilir. Soruna mutlak veya göreli yoksulluğun ortadan kaldırılması / azaltılması arayışı çerçevesinden bakan birçok farklı disiplinin geliştirdiği önerilerle ilgili literatür, yoksulluğun geriletilmesine katkıda bulunan teorik ve pratik bir birikimin oluştuğunu göstermektedir. Ancak bu arayış, özellikle göreli yoksulluğu da dikkate aldığımızda, hiç bitmeyecek bir arayıştır. Bütün gelirlerin tam olarak eşitlenmesi başarılmadıkça, her zaman göreli yoksulluk tanımı yapmak mümkündür. Gelirlerin tam olarak eşitlendiği varsayımsal bir du- rumda dahi, diğer toplumsal, bireysel vb. farklılıklardan dolayı, göreli yoksulların ve varsılların var olmaya devam edebileceğini düşünebiliriz. Bu nedenle eğer bütün insanları bütün kriterler açısından tam eşit hale (eşit robotlar haline) getirmeyi düşünmüyorsak, yoksulluğun her zaman önümüzde duracak bir sorun olduğunu kabul etmek zorundayız demektir. Bu durumda, yoksulluğu yok etmeye değil, yoksulluk koşullarını bazı kriterler açısından iyileştirmeye yönelik çabaların etik olmayacağı, yoksulluğun katlanılabilir hale getirilmesi çabalarının, bir bakıma varsılların dünyasını kabul etmeye ve yoksulları itaate yönlendirici bir davranış biçiminde yorumlanması gerekeceği gibi bir eleştiriyi, şimdilik (konumuz bu tartışma olmadığından) bir yana bırakabiliriz. Bu durumda, varolan yoksullukla baş edebilme olanaklarını geliştirmeye çalışmak, yeteri kadar iyi ve gerçekçi bir strateji olabilir. Dünya kentsel nüfusu, yakın bir geçmişte kırsal nüfusu aşmıştır. Bu, kırdan kente göçün hızla sürüdüğü ve bir süre daha sürmeye devam edeceği biçiminde yorumlanabilir. Artan kent nüfusu, daha çok göçten kaynaklandığı için, kentlerdeki yoksulluğun ya da kentte yaşan nüfus içindeki yoksulluk oranının giderek artmakta olduğunu tahmin etmek güç değildir. Kentlerdeki yoksulluk, zaten kırda da yoksul olan kesimlerin hem yoğunlaşmasına, hem de (bir anlamda) Emel Bahar (Tepebağ) - Kentsel Kimlik Fotoğraf Yarışması Sergileme Ödülü 20 GÜNEYMİMARLIK EYLÜL2010 SAYI 1

Ç.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ İÇ MİMARLIK BÖLÜMÜ 2014-2015 BAHAR YARIYILI İÇM 402 DİPLOMA PROJESİ

Ç.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ İÇ MİMARLIK BÖLÜMÜ 2014-2015 BAHAR YARIYILI İÇM 402 DİPLOMA PROJESİ Ç.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ İÇ MİMARLIK BÖLÜMÜ 2014-2015 BAHAR YARIYILI İÇM 402 DİPLOMA PROJESİ KONU: Ç.Ü. Dış İlişkiler Birim Binası YER: ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜ / ADANA 1. Konu Hakkında Genel

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU TEKİRDAĞ- MALKARA G-17-b-13-b PAFTA Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ GENEL TANIMI İlçemiz Yenimahalle,

Detaylı

Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi AUAd

Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi AUAd Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi AUAd auad.anadolu.edu.tr Başlarken AUAd Yazım Kuralları sayfasından size uygun olan şablonu seçiniz. Microsoft Word 2010 ortamı ya da üstü sürümü kullanınız.

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR Fotoğraf YARIŞMANIN ADI: GİRESUN UN EVLERİ YARIŞMANIN TÜRÜ: Fotoğraf YARIŞMANIN KONUSU: Geleneksel Giresun un Evlerini Fotoğraflamak. YARIŞMANIN AMACI: Giresun un doğal güzelliklerine

Detaylı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir;

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 12. Yetkin Mühendislik TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 1. no lu maddede, bu yönetmeliğin amacının, tüm ülkede

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi

14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi 14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi 4. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi nin gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesinin ardından Bilim ve Danışma Kurulumuz 5. Ulusal Yapı Malzemesi

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Biz kimiz Neden platform? Üniversitelerde; İSG farkındalığını nasıl arttırabiliriz? İSG kültürünü nasıl geliştirebiliriz?

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

M. Tevfik GÖKSU Esenler Belediye Başkanı

M. Tevfik GÖKSU Esenler Belediye Başkanı Değerli çalışma arkadaşlarım, Esenler Belediyesi, Esenler in, medeniyetlerin buluşma noktası ve kültür başkenti İstanbul ile bütünleşmiş, belediyecilik alanında tüm ihtiyaçları karşılanmış, insan-mekan

Detaylı

Madde 1. Bu Yönergenin amacı, Popüler Bilim Yayınları Müdürlüğünün görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemek ve çalışma esaslarını düzenlemektir.

Madde 1. Bu Yönergenin amacı, Popüler Bilim Yayınları Müdürlüğünün görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemek ve çalışma esaslarını düzenlemektir. TÜBİTAK POPÜLER BİLİM YAYINLARI MÜDÜRLÜĞÜ YÖNERGESİ (*) Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönergenin amacı, Popüler Bilim Yayınları Müdürlüğünün görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemek ve çalışma esaslarını

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ UYGULADIĞI EĞİTİM, ULUSAL TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYON KURULU (UTEAK) TARAFINDAN AKREDİTE EDİLEN ÜLKEMİZDEKİ SAYILI TIP FAKÜLTELERİNDEN BİRİSİ http://tip.marmara.edu.tr

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ ÖNSÖZ Değerli Öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı iş birliğinde yürütülen Yemekte Denge Eğitim Projesi

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU Tarih: 15 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 60 Katılımcı listesindeki Sayı: 57 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ / 2013 YARIŞMA ŞARTNAMESİ

SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ / 2013 YARIŞMA ŞARTNAMESİ SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ 2013 SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ / 2013 YARIŞMA ŞARTNAMESİ ÖDÜLÜN AMACI Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 20 yılı aşkın bir süredir Avrupa da devam eden

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 2014 YILI FAALİYET RAPORU BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Oda Faaliyetleri 86 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Muhasebecilikte kural, karar ve mevzuat çok sık değişebilmektedir. Bu alanda çalışanların kararlardan haberdar

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

Geleceğin Gemi ve Yüzer Yapıları TASARIM 2012 ÖĞRENCİ PROJE YARIŞMASI

Geleceğin Gemi ve Yüzer Yapıları TASARIM 2012 ÖĞRENCİ PROJE YARIŞMASI Geleceğin Gemi ve Yüzer Yapıları TASARIM 2012 ÖĞRENCİ PROJE YARIŞMASI İçindekiler Giriş...1 Hedefler...1 Amaç...2 Kimler Katılabilir...3 Kayıt...3 Proje Teslimi......3 Yayın ve Kullanım Hakkı...4 Yarışma

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ İnşaat Sanayii TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ EYLÜL - EKİM 2014 YÜZKIRKBEŞ DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ Doğan HASOL Mimar Mimarlık Uygarlığın

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ VE YAZIM KURALLARI. Sayıştay Dergisi Yayın İlkeleri Sayıştay Dergisi Yazım Kuralları

SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ VE YAZIM KURALLARI. Sayıştay Dergisi Yayın İlkeleri Sayıştay Dergisi Yazım Kuralları SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ VE YAZIM KURALLARI Sayıştay Dergisi Yayın İlkeleri Sayıştay Dergisi Yazım Kuralları SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ Sayıştay Dergisi üçer aylık dönemler halinde yayımlanan

Detaylı

GERİ DÖNÜŞÜMÜN MUCİTLERİ 3. ATIK MALZEME PROJE YARIŞMASI 2014-2015

GERİ DÖNÜŞÜMÜN MUCİTLERİ 3. ATIK MALZEME PROJE YARIŞMASI 2014-2015 GERİ DÖNÜŞÜMÜN MUCİTLERİ 3. ATIK MALZEME PROJE YARIŞMASI 2014-2015 YARIŞMANIN ADI: GERİ DÖNÜŞÜMÜN MUCİTLERİ MEV Koleji Özel Güzelbahçe Ortaokulu nun düzenlediği 3. Atık Malzeme Proje Yarışması YARIŞMANIN

Detaylı

ŞARTNAME DEĞERLENDİRME SEÇİCİ KURUL ÖDÜLLER

ŞARTNAME DEĞERLENDİRME SEÇİCİ KURUL ÖDÜLLER ŞARTNAME DEĞERLENDİRME Özelkalem Dergisi Yerel Yönetim Ödülleri ne başvuru amacıyla ve gerekli başvuru standartlarına uygun olarak gönderilen projelerin değerlendirilmesi; kendi alanlarında uzman, mesleki

Detaylı

Beykoz Belediyesi Yarışması

Beykoz Belediyesi Yarışması Logo Yarışması Logo Yarışması Beykoz Belediyesi Logo Yarışması BEYKOZ BELEDİYESİ LOGO YARIŞMASI Ahmet Mithat Efendi der ki Dünya nın en güzel şehri İstanbul, İstanbul un en güzel yeri Beykoz dur. Boğaziçinin

Detaylı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu 1. İZKA 2. İzmir Bölge Planı 3. Yaşanabilir Şehir Hedefleri İçerik 1.

Detaylı

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1 1. Hayata Destek Derneği (HDD), Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı (MAG), Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MK) bir araya gelerek Sivil Toplum Afet Platformunu (SİTAP) kurmak üzere çalışmalara

Detaylı

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI 2014-2015 Okul Haritası Toroslar Anaokulu Toroslar Anaokulu Müdürlüğü Brifing 2014-2015 - 2 - KURUM BİLGİSİ KURUMUN

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Yrd.Doç.Dr. Gül GÜNEŞ Atılım Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü İşletme Fakültesi ggunes@atilim.edu.tr

Detaylı

EMİNEVİM Konutta Yeni Fikirler Yarışması Soru ve Cevapları

EMİNEVİM Konutta Yeni Fikirler Yarışması Soru ve Cevapları EMİNEVİM Konutta Yeni Fikirler Yarışması Soru ve Cevapları Tarih: 05 Eylül 2011 Yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız. EMİNEVİM İstanbul-Tuzla da Konut Yerleşimi Tasarımı Ulusal Öğrenci Mimari

Detaylı

BOLU KENT VİZYONU HEDEF 2023

BOLU KENT VİZYONU HEDEF 2023 BOLU KENT VİZYONU HEDEF 2023 VİZYONUMUZU OLUŞTURDUK BOLU ÜNİVERSİTE, TURİZM,SPOR VE SAĞLIK KENTİ OLACAK BOLU nun GELECEĞİNİ PLANLADIK Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) ile Bolu Belediyesi arasında imzalanan

Detaylı

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ UYGULADIĞI EĞİTİM ULUSAL TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYON KURULU TARAFINDAN AKREDİTE EDİLEN ÜLKEMİZDEKİ SAYILI TIP FAKÜLTELERİNDEN BİRİSİ İSTANBUL DA TEK TIP FAKÜLTESİ http://tip.marmara.edu.tr

Detaylı

T.C. İZMİR VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü. Sayı : 38314872-604-E.6859445 02.07.2015 Konu: 2.EBA Kadraj Fotoğraf Yarışması

T.C. İZMİR VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü. Sayı : 38314872-604-E.6859445 02.07.2015 Konu: 2.EBA Kadraj Fotoğraf Yarışması T.C. İZMİR VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü Sayı : 38314872-604-E.6859445 02.07.2015 Konu: 2.EBA Kadraj Fotoğraf Yarışması... İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE İlgi : 04/06/2015 tarihli ve 37805372-310-E.5756268

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİNDE GÜNCEL KONULAR

HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİNDE GÜNCEL KONULAR HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİNDE GÜNCEL KONULAR Editör: Yrd. Doç. Dr. Tuğçe Gürel Yayın No : 2379 İşletme-Ekonomi Dizisi : 405 1. Baskı Ağustos 2010 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377 302-3 Copyright Bu kitabın bu

Detaylı

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA 1-PROJENİN ADI: HAYDİ HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 2-PROJENİN ÖZETİ: 2013-2014 eğitim- öğretim yılında okulumuz da gerçekleştireceğimiz

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA DERNEĞİ ULUSAL MAKALE YARIŞMASI TANITIM DÖKÜMANI

YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA DERNEĞİ ULUSAL MAKALE YARIŞMASI TANITIM DÖKÜMANI YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA DERNEĞİ ULUSAL MAKALE YARIŞMASI TANITIM DÖKÜMANI İçindekiler 1. GİRİŞ...2 1.1 AMAÇ...2 1.2 KAPSAM...2 2. BAŞVURU SÜRECİ...3 3. YARIŞMA KONULARI...4 4. BAŞVURU İÇİN YAPILMASI

Detaylı

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sayfa 1 Projemizin Hedefleri Bu projeyle gençlerimizin sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer alabilmelerini, sosyal ortamlara

Detaylı

İÇMİMARİ PROJEDE FİKRİN SUNUM PAFTASINA YANSIMASI

İÇMİMARİ PROJEDE FİKRİN SUNUM PAFTASINA YANSIMASI İ ç M i m a r l ı k E ğ i t i m i 3. U l u s a l K o n g r e s i / A t ö l y e İÇMİMARİ PROJEDE FİKRİN SUNUM PAFTASINA YANSIMASI KAVRAMLAR Araş. Gör. Merve Buldaç, Araş. Gör. Tuğba Levent Anadolu Üniversitesi,

Detaylı

14.1.1. 2008-2009 Dönemi Çalışma Programı. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi. Yapı Malzemeleri Komitesi Çalışma Programı 2008-2009.

14.1.1. 2008-2009 Dönemi Çalışma Programı. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi. Yapı Malzemeleri Komitesi Çalışma Programı 2008-2009. 14.1.1. 2008-2009 Dönemi Çalışma Programı Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yapı Malzemeleri Komitesi Çalışma Programı 2008-2009 Giriş 2008-2009 yılı çalışma programı yaklaşımımız, komitemizin bu

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

KENTSEL TASARIM YARIŞMALARINDA YEREL DEĞERLER: BALIKESİR ÇAMLIK TEPESİ YARIŞMASI

KENTSEL TASARIM YARIŞMALARINDA YEREL DEĞERLER: BALIKESİR ÇAMLIK TEPESİ YARIŞMASI KENTSEL TASARIM YARIŞMALARINDA YEREL DEĞERLER: BALIKESİR ÇAMLIK TEPESİ YARIŞMASI Gaye BİROL, Yrd. Doç. Dr., Yasemin İNCE GÜNEY, Dr. Araş. Gör. Balıkesir Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Doğum Tarihi : 29.09.1977 : YARDIMCI DOÇENT DOKTOR Y. MİMAR. Derece Üniversite/Okul Birim-Bölüm Tarih. Görev Üniversite / Birim-Bölüm Tarih

ÖZGEÇMİŞ. Doğum Tarihi : 29.09.1977 : YARDIMCI DOÇENT DOKTOR Y. MİMAR. Derece Üniversite/Okul Birim-Bölüm Tarih. Görev Üniversite / Birim-Bölüm Tarih ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı : ÖZGÜR ÖZKAN Doğum Tarihi : 29.09.1977 Unvanı : YARDIMCI DOÇENT DOKTOR Y. MİMAR Öğretim Durumu : Derece Üniversite/Okul Birim-Bölüm Tarih Doktora Yüksek Lisans Lisans İSTANBUL TEKNİK

Detaylı

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 2015 Yılı Ajandası Fotoğraf Yarışması Sağlıklı Kentler

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 2015 Yılı Ajandası Fotoğraf Yarışması Sağlıklı Kentler TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 2015 Yılı Ajandası Fotoğraf Yarışması Sağlıklı Kentler YARIŞMANIN AMACI: Dünya Mimarlık Günü, her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü Uluslararası Mimarlar

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

KENTSEL YAŞAM KALİTESİ DERNEĞİ. Binalar Ağaçlardan Yüksek Olmasın

KENTSEL YAŞAM KALİTESİ DERNEĞİ. Binalar Ağaçlardan Yüksek Olmasın KENTSEL YAŞAM KALİTESİ DERNEĞİ Binalar Ağaçlardan Yüksek Olmasın Bu çalışma, 1. Yılını tamamlayan Kentsel Yaşam Kalitesi Derneği ni tanıtım amaçlı hazırlanmıştır. Grafik Tasarım / Emel Karadeniz, Craft

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI

11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI 11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI Yayınlar, bir örgütlenmenin topluma ulaşmasının en önemli araçlarıdır. Odamız, mesleğin tanıtımı, örgütlülüğün pekiştirilmesi, mesleki haklar ve

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

KARPA & VENA ORTAK GIRIŞIMI

KARPA & VENA ORTAK GIRIŞIMI KARPA & VENA ORTAK GIRIŞIMI yılların birikimi tek bir çatı altında KARPA & VENA YAPI ORTAK GİRİŞİMİ hakkımızda İnşaat sektöründe 20 yılı aşkın süredir geniş bir yelpazede hizmet veren KARPA YAPI VE VENA

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Basın

Detaylı

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ, İZİN VE DENETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İL ÇEVRE DURUM RAPORU ÇALIŞMALARI

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ, İZİN VE DENETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İL ÇEVRE DURUM RAPORU ÇALIŞMALARI ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ, İZİN VE DENETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İL ÇEVRE DURUM RAPORU ÇALIŞMALARI Çevre Durum Raporları Şube Müdürlüğü Çevre Envanteri ve Bilgi Yönetimi Dairesi Başkanlığı Afyonkarahisar

Detaylı

TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009

TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009 TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009 Araştırma, Antalya Merkez İlçe sınırları içinde kalan alanda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı, Antalya Merkez İlçesi nde

Detaylı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı 3i Programme Taahhütname ARKA PLAN BİLGİSİ Temel denetim alanları olan mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsayan kapsamlı bir standart seti (Uluslararası

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI Tezin yazımında kullanılacak kağıt A4 standardında olmalıdır. Metin yazılırken her sayfanın sol kenarından, sağ kenarından

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9 N BORNOVA KÜÇÜK PARK K N OB A A AR 1 A AR ÜN V R ANA V A AR AKÜ N Ü R A AR B Ü Ü 3 O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam hayal etmek ve bu hayali gerçekleștirmeye

Detaylı

Park Ayazma Villaları için start verildi

Park Ayazma Villaları için start verildi Park Ayazma Villaları için start verildi 01 Haziran 2015 Haber Linki: http://www.buyuktire.com/haber-5982- %E2%80%98park_ayazma_villalari%E2%80%99_icin_start_verildi.html Batı Koop. tarafından Tire Maltepe

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU

ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU 7 OCAK 2015 Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TANITIM YÖNERGESİ (*) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TANITIM YÖNERGESİ (*) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TANITIM YÖNERGESİ (*) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, Diyanet İşleri Başkanlığı merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatları

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

AB ÜRÜN TASARIMI YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

AB ÜRÜN TASARIMI YARIŞMASI ŞARTNAMESİ AB ÜRÜN TASARIMI YARIŞMASI ŞARTNAMESİ Konu Avrupa Birliği gençlik sloganı olan Bizim Avrupamız, Bizim Geleceğimiz konusunda promosyon ürünü tasarımı yapılması. Türü Promosyon ürün tasarımı yarışması Amacı

Detaylı

Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel, Tarihi ve Doğal Çevre Değerlerinin Korunarak Geliştirilmesi İçin

Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel, Tarihi ve Doğal Çevre Değerlerinin Korunarak Geliştirilmesi İçin 16.1.1. Adalar Belediyesi ile İmzalanan Protokol Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel, Tarihi ve Doğal Çevre Değerlerinin Korunarak Geliştirilmesi İçin Ortak Mesleki Denetim ve Teknik İşbirliği

Detaylı

SORU 3 Hedef kullanıcının çocuk-genç-yetişkin olması kararı tasarımcıdan mı beklenmektedir? CEVAP 3 Kullanıcıların yetişkin olduğu düşünülmelidir.

SORU 3 Hedef kullanıcının çocuk-genç-yetişkin olması kararı tasarımcıdan mı beklenmektedir? CEVAP 3 Kullanıcıların yetişkin olduğu düşünülmelidir. KOÇTAŞ ÜRÜNLERİYLE İÇ MEKAN TASARIMI ÖĞRENCİ YARIŞMASI 2014 SORU-CEVAPLAR: SORU 1 Koçtaş kataloğundan seçeceğimiz ürünlerin detay-renk ve görünüşlerinde değişiklik yapabilir miyiz? (kulp ya da kapak boyutları

Detaylı

Ar-Ge Faaliyetlerinin Küresel Arenalarda Sınanması: Bilgiyi Üretmek, Analiz Etmek ve Yönetmek. A.Semih İŞEVİ * ve Baha KUBAN **

Ar-Ge Faaliyetlerinin Küresel Arenalarda Sınanması: Bilgiyi Üretmek, Analiz Etmek ve Yönetmek. A.Semih İŞEVİ * ve Baha KUBAN ** Ar-Ge Faaliyetlerinin Küresel Arenalarda Sınanması: Bilgiyi Üretmek, Analiz Etmek ve Yönetmek A.Semih İŞEVİ * ve Baha KUBAN ** Giriş Bu çalışmada, Şişecam Araştırma ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcılığı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

2. EĞİTİM VE AKADEMİK GÖREVLER

2. EĞİTİM VE AKADEMİK GÖREVLER SELİM VELİOĞLU ÖZGEÇMİŞ 1. KİŞİSEL BİLGİLER Adı,Soyadı,Ünvanı : Yrd. Doç.Dr. Selim VELİOĞLU Doğum Yeir ve Tarihi : İstanbul, 1961 Kurumu : İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Telefonu : İş 0212

Detaylı

RESMİ İSTATİSTİK PROGRAMI TOPLANTI TUTANAĞI

RESMİ İSTATİSTİK PROGRAMI TOPLANTI TUTANAĞI RESMİ İSTATİSTİK PROGRAMI TOPLANTI TUTANAĞI RİP Konu Başlığı: Toplantı Tarihi/Saati: Toplantı No: Toplantı Yeri: GENÇLİK İSTATİSTİKLERİ 11/07/2014 Saat:10.00 1 (2014 yılı) TÜİK, 7. Kat Toplantı Salonu

Detaylı

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği), Türkiye'de çağdaş insan kaynakları yönetimi anlayışlarının yaygınlaştırılmasına ve gelişimine liderlik eden, bu konuda ülkemizin

Detaylı

Başarılı E-Devlet Projelerinin Değerlendirmesi Bütünleşik Projesi

Başarılı E-Devlet Projelerinin Değerlendirmesi Bütünleşik Projesi Başarılı E-Devlet Projelerinin Değerlendirmesi Bütünleşik Projesi 13 Şubat 2013 Ethem Cem ÖZKAN BİL 588 1 Akış Soybis Projesi Hakkında Bütünleşik Projesi Hakkında Proje Bilgileri Proje Amacı Projenin Hedefleri

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

GRUP 6: DOĞU KARADENİZ

GRUP 6: DOĞU KARADENİZ GRUP 6: DOĞU KARADENİZ Gümüşhane Ordu Kars Moderatör: Prof.Dr.Leyla Karaoğlu Raportör: Arş.Gör.Öznur Altıntaş Sekreter: Arş.Gör.Merve Kılıçbay 1) YAŞLANMA SÜRECİNDE YEREL YÖNETİMLERİN ROLÜ Yerel yönetimlerin

Detaylı

3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME

3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME 3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME AMAC Bu Sene 3.sünü gerçekleştirdiğimiz, «Merter Moda Tasarımcılar Yarışması» Üniversitelerin Moda ve Tekstil bölümünde

Detaylı

BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM

BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma

Detaylı

ENGELSİZ İŞYERİ KILAVUZU

ENGELSİZ İŞYERİ KILAVUZU ENGELSİZ İŞYERİ KILAVUZU ENGELSİZ İŞYERİ 1 ÇANKAYA BELEDİYESİ ENGELSİZ İŞYERİ KILAVUZU SUNUŞ Dünyanın pek çok ülkesinde marketlerde alış-veriş yapmak, istediği sinema ve tiyatroya gitmek, eğlence yerlerinde

Detaylı

18.30 Mimarlık Haftası Açılış Kokteyli Yer: TMMOB Mimarlar Odası Arka Bahçesi, Konur Sokak No:4 Kızılay- Ankara

18.30 Mimarlık Haftası Açılış Kokteyli Yer: TMMOB Mimarlar Odası Arka Bahçesi, Konur Sokak No:4 Kızılay- Ankara program 3 EKİM 2011 PAZARTESİ 11.00 Dünya Konut ve Mimarlık Günü Basın Toplantısı Kent Düşleri 5- EGO Hangarları ve Alanı Değerlendirme Projesi Ulusal Öğrenci Fikir Yarışması Sonuçlarının Açıklanması Yer:

Detaylı