Altı yaşında erkek hastanın hastanemize sevkinden üç ay önce ağrısız karın şişliği

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Altı yaşında erkek hastanın hastanemize sevkinden üç ay önce ağrısız karın şişliği"

Transkript

1 SORUN VAKA Hacettepe Tıp Dergisi 2004; 35: Kar nda kitle ile baflvuran alt yafl nda bir erkek hasta Diclehan Orhan 1, Ali Varan 2, Arbay Özden Çiftçi 3, Münevver Büyükpamukçu 4 1 Doç. Dr., Hacettepe Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Pediatrik Patoloji Ünitesi, Ankara 2 Doç. Dr., Hacettepe Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Pediatrik Onkoloji Ünitesi, Ankara 3 Prof. Dr., Hacettepe Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara 4 Prof. Dr., Hacettepe Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Pediatrik Onkoloji Ünitesi, Ankara Altı yaşında erkek hastanın hastanemize sevkinden üç ay önce ağrısız karın şişliği ve iştahsızlık yakınmalarının başladığı öğrenildi. Öyküsünden ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri olmadığı; idrar renginde değişiklik veya idrar yanması gibi yakınmalarının bulunmadığı, çevrede herhangi bir bulaşıcı hastalık olmadığı öğrenildi. Hastanın bu yakınmaların başlamasından önce veya sonra herhangi bir eklem ağrısı veya şişliği olmadığı, cildinde döküntü veya vücudunun diğer yerlerinde herhangi bir şişlik yakınmasının bulunmadığı öğrenildi. Kabızlık, gaz-gaita yapamama veya idrar-gaita kaçırma gibi sorunları yoktu. Fizik incelemesinde kan basıncı 105/65 mmhg, vital bulguları normal sınırlarda idi. Karın muayenesinde sağ lomber bölgeyi doldurup orta hattı geçen, sınırları karaciğerden net ayırt edilen, düzgün konturlu kitle palpe ediliyordu. Asit, hepatosplenomegali yoktu. Diğer sistem bulguları normaldi. Epikrizinden tarihli tetkiklerinde; Hb: 8.8 g/dl BK: 4,100/mm 3 Trombosit: 393,000/mm 3 MCV: 78 Periferik yaymada eritrosit morfolojisi normokrom normositer ve atipik hücre yoktu. Sedimentasyon: 27 mm/saat İdrar tetkiki: dansite 1,015, ph 6.5, protein yok, şeker yok, mikroskopisinde 2-3 epitel hücresi görüldü. Kan biyokimyası normaldi. Karında kitle yakınması ile başvuran bu hastada hangi hastalıklar düşünülmelidir? Çocukluk çağında karında kitle ile başvuran hastalarda konjenital anomaliler, benign ve malign hastalıklar akla gelmelidir. Kistik hastalıklardan; mezenterik veya omental kistler, koledok kisti, urakal kist, pankreasın psödokisti, dermoid kist, polikistik böbrek hastalığı, hidronefroz ile kızlarda over kistleri bu yaş grubunda kitle ile başvurabilir. 227

2 Orhan, Varan, Çiftçi ve Büyükpamukçu Koledok kisti sağ üst kadranda palpe edilir, kolik tarzında sağ üst kadran ağrısı yapar, bazen obstrüktif tipte sarılık ile başvurur. Pankreasın psödokisti çok nadir görülür, sert, yuvarlak, orta veya üst abdominal kitle ile başvurur ve büyük boyutlara varması beklenmez. Urakal kistler, dermoid kist, mezenterik kistler ile duplikasyon kistleri nadiren büyük boyutlara ulaşır, 10 cm nin üzerine çıkan durumlarda bazen intestinal obstrüksiyon bulguları verir. Ultrasonografik olarak tanımlanmaları kolaydır. Hastamızda sağ lomber bölgede kitle olması nedeniyle hidronefroz ve böbreğin polikistik hastalığı da akılda tutulmalıdır. Bu boyutlara çıkan hidronefroz transluminasyon verebilir ve kistik hastalıklardan ayırt edilmesi gereklidir. Polikistik hastalık lobule konturludur. Bu hastalarda kan basıncı, idrar tetkiki ve böbrek fonksiyon testleri tanı açısından yol göstericidir. Malign hastalıklardan lenfoma, Wilms tümörü ile nöroblastoma ve daha az sıklıkla da karaciğer ve germ hücreli tümörler akla gelmelidir. Ülkemizde en sık görülen solid tümör olması nedeniyle ilk akla gelmesi gereken tanı non-hodgkin lenfomadır. Lenfoma çocukluk çağında yedi yaş civarında pik yapar ve erkeklerde kızlara göre daha fazla görülür. Yaşı ve en çok görülen tümör olması nedeniyle lenfoma düşünülebilir. Ancak abdominal lenfomaların büyük çoğunluğu (%90 ından fazlası) ikilenme zamanı saat olan Burkit tipi lenfomalardır. Çoğunlukla bir veya iki aylık sürede ilerleyici yakınmalarla başvurur. Kitle tüm karnı doldurabileceği gibi mezenterik kökenlilerde orta hatta, intestinal kökenli olanlarda da çekum civarında lokalizedir. Çoğu vakada eşlik eden asit de bulunur. Hastanın öyküsü, fizik muayene bulguları lenfoma ile uyumlu değildir. Birbeş yaş arasında karşılaşılan en sık abdominal malign hastalık Wilms tümörüdür. Genellikle ağrısız lomber bölgede olan kitle yakınması vardır. Anneler banyo sırasında tesadüfen saptadıkları kitle yakınması ile doktora başvurur. Hastaların %30 unda eşlik eden hematüri olabilir. Bu hastamızda karın sağ tarafındaki kitle nedeniyle ilk düşünülecek tanılardan biri Wilms tümörü olmalıdır. Nöroblastom sürrenal kaynaklı bir tümör olup, Wilms tümörü ile kolay karışır. Nöroblastomda kitle daha irregüler, çevreye invaze ve serttir. Karaciğer tümörleri ile teratom gibi germ hücreli tümörler sıklık sırası olarak lenfomalar ile böbreğin malign hastalığı olan Wilms tümörü ve nöroblastomdan sonra gelir. Kitle sağ lomber bölgeyi doldurup karaciğerden rahat ayrılabildiği için karaciğer tümörü düşünülmemelidir. Teratom veya diğer germ hücreli tümörler çoğunlukla pelvik veya orta hat yerleşimlidir. Ancak çok geç kalınmış vakalarda tüm karnı dolduran, beraberinde asitin eşlik ettiği kitle ile karşılaşabiliriz. Karaciğer tümörü düşünülenlerde kanda alfafetoprotein, germ hücreli tümörlerde de alfa-fetoprotein ve/veya beta-human koryonik gonadotropin düzeyleri yükselebileceğinden ayırıcı tanıda zorlanılan vakalarda bu tümör belirleyicileri yol gösterici olabilir [1-9]. Hb: 8.8 g/dl olan bu hastada aneminin nedeni nedir? Ülkemizde çocuklarda en sık anemi nedeni demir eksikliği anemisidir. Ancak periferik yayma ve MCV si normal olduğu için demir eksikliği anemisinden uzaklaşılmaktadır. Karında kitle ile gelen hastalarda aneminin olası nedenleri: 1. Kemik iliği infiltrasyonu: lenfoproliferatif malign hastalıklar ile nöroblastomada, 2. Kanamalar, 3. Kronik hastalık anemisi. Eğer hastanın polikistik böbrek veya hidronefrozu olsa idi, anemi bu hastalıklara sekonder gelişecek kronik böbrek yetmezliğine veya kronik hastalık anemisine bağlı olurdu. Böbrek hastalıklarında idrar ve kan biyokimyasında da bozukluk beklenirdi. Lenfomalarda kemik iliği tutulumunda kan elemanlarından bir veya birkaçında azalma beklenir. Bu hastada anemi dışında lökopeni, trombositopeni olmayıp; periferik yaymasında da atipik hücre yoktu. Hastanın klinik bulguları da lenfoma ile uyumlu değildi. Wilms tümöründe gros hematüri anemi nedeni olabilir. Nöroblastomda anemi nedeni ise kemik iliği infiltrasyonudur. Bu iki tümörde de tümör içi kanama anemi nedeni olabilir. Tümör içine kanamalar hastanın klinik durumunun aniden bozularak karında şişliğin beklenmeyen artışı ile gelebilir ve hipotansiyona yol açabilir. Ultrasonografik olarak tanı konulması kolaydır. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı kemik iliği infiltrasyonu veya kanama bu hastada anemi nedeni olarak değerlendirilmemiştir. Bu hasta için olası anemi nedeni kronik hastalık anemisidir [10-12]. Tanı için hangi ileri tetkikler yapılmalıdır? İdrar ve kan biyokimyası gibi temel tetkiklerden sonra ilk yapılması gereken tetkik abdominal ultrasonografidir. Kistik ve benign hastalıklar rahatlıkla ultrasonografi ile belirlenir. Lenfomalı hastalarda mezenterik 228 H ACETTEPE T IP D ERG S

3 Kar nda kitle ile baflvuran alt yafl nda bir erkek hasta veya retroperitoneal lenfadenopatiler görülebilir; intestinal lenfomalarda ise bağırsak duvar kalınlığı olması beklenirdi. Pseudokidney belirtisi ultrasonografik olarak kalınlaşmış bağırsak duvarının böbreğe benzer bir görünüm vermesi olup, birçok intestinal lenfomalı vakada rastlanmaktadır. Böbreğin lenfoma tutulumu nodüler veya difüz infiltratif tipte olup, Wilms tümöründen çok rahat ayırt edilebilir. Hastanın kitlesinin böbrek kaynaklı olup olmadığı, vasküler ve intraabdominal yapılarla ilişkisi, kitledeki kalsifikasyonlar radyolojik tetkiklerle değerlendirilebilir. Hastanın kitlesi hakkında ultrasonografi ile bilgi edindikten sonra kontrast madde verilerek abdominal tomografi çekilmelidir [1-9]. Hastanın epikrizinden yapılan abdominal ultrasonografide sağ böbrek kaynaklı karaciğere bası yapan 14 x 13 x 8.6 cm heterojen kistik kitle ve sağ böbrek posteromedialinde 4 x 3 cm çaplı ikinci bir kitle ile abdominal tomografide sağ böbrek üst polden başlayarak, karaciğeri süperiora, sağ böbreği posteriora iten inferiorda pelvik düzeye uzanan, orta hattın soluna geçen kraniokaudal boyu 160 mm en geniş yerinde 135 x 105 mm heterojen solid kitle saptandı. Bu radyolojik bulgularla öncelikli olarak Wilms tümörü düşünülmelidir. Hastaya tanısal amaçlı yapılan bu tetkiklerden sonra ne yapılmalıdır? Onkolojide prensip olarak dokunun histopatolojik tanısı olmadan tedavi başlanmaz. Ancak mortalitesi yüksek olan pons gliomları veya çıkartılması zor olan Wilms tümörleri istisnadır. Wilms tümörlü hastalarda nefrektomi yapılamayacaksa evreyi düşürmek, cerrahi komplikasyonları azaltmak amacıyla eğer radyolojik bulgular Wilms tümörü lehine ise preoperatif tedavi verilmektedir. Ancak preoperatif tedavi verilenlerde de %4-5 oranında benign hastalıklar veya clear cell sarcoma, mezoblastik nefroma gibi diğer böbrek tümörleri olabileceği akılda tutulmalıdır. Eğer hasta dört-altı haftalık preoperatif tedaviye yanıt vermiyorsa kemoterapi uzatılmadan doku tanısına gidilmelidir [11-16]. Bu hastada da tedavi edildiği merkezde bir ay süre ile preoperatif vinkristin + aktinomisin D tedavisi uygulandığı epikrizinden öğrenildi. Kitlede küçülme saptanınca hastanemize refere edildi. Wilms tümörü düşünülen bir hastada cerrahi prensipler nelerdir? Dr. Çiftçi Wilms tümörü cerrahisi salt uzman olan değil, deneyimli olması gereken kişilerin yapması gereken bir cerrahi işlemdir. Bu işlem onkoloji, cerrahi, radyoloji ve radyasyon onkolojisi ekiplerinin verimli bir şekilde çalıştığı merkezlerde yapılmalıdır. Cerrahi teknikte transperitoneal yaklaşım ile tümöre ulaşılır. Karşı taraf böbreğin ve diğer organların eksplorasyonu öncelikle yapılır. Ardından kolon karın yan duvarından ve kitle üzerinden ayrılarak retroperitona girilir. Renal ven ve renal arterin bağlanması ve kesilmesinden sonra nefroüreterektomi tamamlanır. Hiler ve retroperitoneal patolojik lenf nodlarının eksizyonu ve evreleme amaçlı lenf nodu örneklemesi yapılarak kanama kontrolü ile işlem sonlandırılır. Tümör kapsül bütünlüğünün bozulmaması, dökülme olursa yaygınlık derecesi, internal genital organ anomalileri ve maksimum organ korunmasına özen gösterilmesi temel cerrahi prensiplerdir. Tümör yatağı, makroskobik rezidü ve lenf nodu örnekleme yataklarının radyokontrast kliplerle işaretlenmesi postoperatif radyoterapi uygulanımında maksimum cevabın alınmasında çok önemli rol oynar. Aynı şekilde operasyon bilgilerinin tüm detaylarıyla yazılması hastanın uzun dönem takibi ve disiplinler arası ilişkilerin sağlıklı yürümesinde önemlidir. Renal ven ve/veya vena kavada tümör trombüsü olan Wilms tümörlü hastalarda cerrahi tedavi: Trombüs hastanın başvurusunda saptanırsa preoperatif kemoterapi ilk tedavi seçeneğidir. Genellikle altı hafta içinde trombüs geriler ve cerrahi yapılır. Trombüs boyutlarında değişim olmazsa radyoterapi yapılabilir. Yine yanıt alınamayan olgularda trombüsün yerleşimine göre kaval oklüzyon ve trombüs ekstraksiyonu yapılır. Bu işlem sırasında kardiyopulmoner by-pass gerekebilir. Peroperatif trombüs saptanan olgularda ise trombüsün yerleşimine göre kaval oklüzyon ve trombüs ekstraksiyonu yapılarak cerrahi sonrası evre III olarak tedavi edilir. Preoperatif kemoterapi alan hastalar: İnoperabl veya rezeke edilemeyen Wilms tümörü, intravasküler trombüs varlığı ve bilateral tümörü olan olgularda preoperatif kemoterapi verilir. Bu olgularda preoperatif kemoterapi histolojiyi pek etkilemez ve nefroüreterektomi sonrası komplikasyonlar artmaz. Cerrahide tümör boyutlarının ve hastalık evresinin daha küçüldüğü, kapsülün yırtılma olasılığının azaldığı saptanır. Parsiyel nefrektomi: Primer parsiyel nefrektomi ilk başvuruda tüm Wilms tümörlü hastaların sadece %3.4-5 inde yapılabilir. Fonksiyon gören böbrekte polde yerleşmiş ve böbreğin 1/3 ünden küçük, iyi sınırlı, böbrek veni ve toplayıcı sisteme invazyonu olmayan, frozen incelemede favorabl histoloji saptanan, eksizyon sonrası 229

4 Orhan, Varan, Çiftçi ve Büyükpamukçu cerrahi sınırları temiz bulunan tümöral kitlelerde primer parsiyel nefrektomi yapılabilir. Parsiyel nefrektomi senkrone veya metakron bilateral Wilms tümör olgularında, soliter veya anomalili böbrekte gelişen Wilms tümöründe, Beckwith-Wiedemann sendromu gibi böbrek yetmezliğine gidiş riski olup, nefrojenik artık insidansının yüksek olduğu patolojilerde de yapılabilir. Kemoterapi sonrası parsiyel nefrektominin ise total nefrektomi + kemoterapiye üstünlüğü gözlenmediğinden endikasyonları tartışmalıdır. İkincil cerrahi: Rezeke edilemeyen Wilms tümör hastalarında kemoterapi sonrası relapsların ve rezidü tümörün eksizyonunda ikincil cerrahi yapılır. Metastazlarda cerrahi: Başvuruda karaciğer adezyonu, direkt invazyon veya karaciğer metastazı varsa evreye göre uygun tedavi dışında ek bir girişime gerek yoktur. Sebat eden karaciğer lezyonlarına segmentektomi veya lobektomi yapılır. Akciğer metastazlarında total eksizyon ilk tercih edilen yöntemdir. Sonuçta Wilms tümör tedavisi multidisipliner bir süreç gerektirir. Genetik ve moleküler biyolojideki gelişmeler ışığında tümör biyolojisinin daha iyi anlaşılarak prognozda etkili olabilecek parametrelerin saptanması sağkalım oranlarında anlamlı farklılıklar yaratabilecektir. Güvenli bir şekilde doku teminine olanak verecek yöntemlerin geliştirilerek preoperatif dönemde favorabl ve unfavorabl hasta gruplarının tanımlanabilmesi en uygun tedavi yönteminin belirlenmesini sağlayacaktır. Böylece multidisipliner tedavi protokollerinin etkinliği artarak, cerrahi tedavi daha spesifik hasta gruplarına uygulanır duruma gelecektir. Nefrektomi materyalinin patolojik incelemesi ve ayırıcı tanıları hakkında bilgi verebilir misiniz? Dr. Orhan Patolojik inceleme yapılan operasyon materyali 6 cm uzunluğunda üreter bulunduran, 850 gram ağırlığında ve 17 x 13 x 7 cm boyutlarında sağ üreteronefrektomi materyaliydi. Materyalin kesit yüzünde böbreğin büyük kısmını kaplayan, geniş nekroz alanları bulunduran tümöral oluşum vardı (Resim 1,2). Renal sinüste, pelviste ve böbrek kapsülünde makroskobik olarak tümöral infiltrasyon saptanmamıştı. Mikroskobik incelemede tümöral yapının geniş nekroz alanları içerdiği, canlı tümör hücrelerinin bulunduğu kısımlarda genellikle stromal, daha az oranlarda ise epitelyal ve blastemal komponentlerden oluştuğu izlenmişti (Resim 3). Stromal komponentte belirgin rabdomiyoblastik ve fokal skuamöz diferansiasyon görülmüştü (Resim 4). Tümörün iki farklı bölgesinde hiperkromatik boyanan, büyük, dev nükleuslu, multipolar mitoz içeren hücrelerle karakterize anaplazi saptanmıştı. Renal sinüste ve üreterde tümör saptanmamıştı. Tümör içermeyen renal parankimde kapsül altında multifokal olarak nefrojenik artıklar görülmüştü (Resim 5). Nefrojenik artıklardan bir tanesinde papillamatöz hiperplazi dikkati çekmişti (Resim 6). Çıkartılan lenf nodu reaktifti. Wilms tümörü genellikle unisentral olup tek taraflıdır. Tek böbrekte multisentrik tümör oranı %7, bilateral Wilms tümörü oranı ise %5.4 olarak bildirilmektedir. Ekstrarenal Wilms tümörü inguinal, gonadal, jukstagonadal olabilir, bu tümörlerin mezonefrik artıklardan geliştiği düşünülmektedir. Wilms tümörü mikroskobik olarak blastemal, epitelyal ve stromal komponentten oluşan bir tümördür. Her üç komponenti içeren trifazik, iki komponenti içeren bifazik veya tek komponent içeren monofazik özellikte olabilir. Epitelyal komponent tübül ve glomerül benzeri yapılar ve müsinöz, skuamöz, siliyalı epitel gibi heterolog elemanlardan oluşabilir. Stromal komponent miksoid ve iğsi hücreler, düz kas hücreleri ve fibroblastlar, heterolog elemanlar (iskelet kası, yağ dokusu, kıkırdak, kemik, osteoid, matür ganglion hücresi, nöroglial doku) içerir. Blastemal komponent ise koyu hiperkromatik nükleuslu blastemal hücrelerden meydana gelir [17,18]. Primer nefrektomide tümörün 2/3 ünden fazlasını oluşturan komponent o tümörün subtipini belirler, kemoterapi sonrası nefrektomide ise histolojik özellikler değişir; blastemal nodüller nekroz ile azalır, rabdomiyomatöz diferansiasyon, ksantomatöz veya fibrotik değişiklik sık görülür. Kemoterapi sonrası nefrektomi materyalinde tümörün 1/3 ünden fazlası canlı tümör hücresinden oluşuyorsa subtiplendirme yapılır [19,20]: Epitelyal: 2/3 tümör hücresi epitelyal, kalanı stromal olabilir, blastemal komponent %10 dan az olmalıdır. Stromal: 2/3 tümör hücresi stromal, kalanı epitelyal olabilir, blastemal komponent %10 dan az olmalıdır. Mikst: en az iki komponent var, hiçbirisi tümörün 2/3 ünden fazla değildir. Blastemal: 2/3 tümör hücresi blastemal, diğer komponentler değişen oranlarda bulunur. Difüz blastemal tip yüksek agresivite gösterir ancak kemoterapiden etkilenir, primer nefrektomide kötü prognoz işareti değildir. Kemoterapi sonrası tamamı nekrotik tümörlerin çoğunun blastemal tip olması da bu bulguyu destekler. Kemoterapi sonrası nefrektomide blastemal tip Wilms tümörü hem agresif hem de kemoterapiye az cevap veren tümördür, yüksek riskli gruba girer. 230 H ACETTEPE T IP D ERG S

5 Kar nda kitle ile baflvuran alt yafl nda bir erkek hasta Resim 1. Tümör içeren nefrektomi materyali (gros görünüm). Resim 4. Stromal komponentte rabdomiyoblastik diferansiasyon (HE x400). Resim 2. Böbrek dokusunu kenara itmiş tümör (gros görünüm). Resim 5. Perilobar nefrojenik artık (HE x100). Resim 3. Stromal komponentin hakim olduğu, arada epitelyal komponentin de bulunduğu Wilms tümörü (HE x200). Resim 6. Hiperplastik nefrojenik artık (HE x200). 231

6 Orhan, Varan, Çiftçi ve Büyükpamukçu Wilms tümöründe prognostik belirleyici olarak anaplazinin saptanması önem taşımaktadır. Wilms tümörlerinin %4 ünde anaplazi görülür, iki yaşın altında nadirdir. Anaplazi majör prognostik faktör olarak kabul edilmekte olup, tümörü unfavorabl histoloji grubuna koyar. Anaplazi kriterleri atipik (multipolar) mitoz, nükleer büyüklük (çevre tümör hücre nükleuslarının en az üç katı) ve belirgin hiperkromazidir, anaplazi tanımlaması için her üç kriter de olmalıdır. Küçük bir biyopside sadece tek bir multipolar mitoz veya büyük, hiperkromatik nükleus difüz anaplazi tanısı koydurmalıdır. Anaplazi agresif davranıştan çok tedaviye cevapsızlıkla korelasyon gösterir. Anaplazinin orjinal sınıflamasında fokal anaplazi tümör hücrelerinin %10 undan azında anaplazi, difüz anaplazi bu orandan fazla tümör hücresinde anaplazi görülmesi olarak tanımlanmıştı, ancak bu tanımlamaya göre fokal ve difüz anaplazi gösteren vakalar arasında prognoz farkı bulunmamıştır. Yeni anaplazi sınıflamasında ise fokal anaplazi primer intrarenal tümörde sınırları belirgin bir veya daha fazla odakta anaplazi olması, böbrek kapsülü dışındaki tümörde anaplazi olmaması, renal damarlar içindeki tümörde anaplazi olmaması, birden fazla odakta anaplazi varsa her bir odak nonanaplastik tümör ile çevrelenmesi olarak tanımlanmıştır. Yeni sınıflamaya göre fokal ve difüz anaplazi prognostik fark göstermektedir [21]. Nefrojenik artıklar Wilms tümörü geliştirme kapasitesine sahip embriyonal hücrelerin anormal olarak böbrekte bulunmasıdır. İnsidansı Wilms tümörü vakalarında %25-40, yenidoğan rutin otopsilerinde %1 olarak bildirilmektedir. Nefrojenik artık içeren böbreklerde Wilms tümörü gelişme riski genel infant popülasyonuna göre daha fazladır. Wilms tümörü nedeniyle nefrektomi yapılan böbrekte nefrojenik artık saptanırsa kontrlateral böbrek Wilms tümörü gelişimi açısından takip edilmelidir. Nefrojenik artıklar yapısal olarak perilobar nefrojenik artık (renal kapsül altında lokalize) ve intralobar (renal parankimin daha derin kısmında lokalize) nefrojenik artık olarak sınıflandırılır. Fonksiyonel olarak ise incipient, dormant, involuting (sclerosing), hiperplastik ve neoplastik olarak sınıflama yapılmaktadır. İntralobar nefrojenik artık-metakron bilateral Wilms tümörü ilişkisi daha da belirgindir, intralobar nefrojenik artık varsa kontrlateral böbrekte tümör riski daha fazladır. Nefroblastomatozis, nefrojenik artıkların difüz veya multifokal olarak bulunmasıdır [22]. Her iki tip nefrojenik artık, Wilms tümörü riski taşıyan bazı sendromlar ile birliktelik gösterir. İntralobar nefrojenik artıklar WAGR sendromu (Wilms tümörü, aniridi, genitoüriner anomaliler, mental retardasyon), Denys-Drash sendromu ile, perilobar nefrojenik artıklar ise Beckwith-Wiedemann sendromu, Perlmann sendromu ve hemihipertrofi ile birliktelik gösterebilmektedir. Hastanın tedavisi nasıl devam edilmeli, prognozu nedir ve takibi nasıl olmalıdır? Wilms tümörü multidisipliner tedavinin ilk ve en başarılı uygulandığı tümördür. Cerrahi + kemoterapi + radyoterapi uygulanır. Cerrahi tedavi olarak tümöral kitle ile beraber nefrektomi yapılır. Kemoterapi olarak; anaplazi olmayan favorabl evre I hastalıkta altı ay, evre II hastalıkta bir yıl vinkristin + aktinomisin D, evre III ve IV te ise bir yıl vinkristin + aktinomisin D + adriamisin verilir. Anaplazi gösteren unfavorabl histolojide eğer hasta evre I ise favorabl histopatolojili hasta gibi tedavi edilir. Diğer hastalarda ise vinkristin + aktinomisin D + adriamisin ek olarak siklofosfamid veya etoposid uygulanır. Radyoterapi yalnızca evre III, IV hastalıkta uygulanır. Yukarıda tanımlanan hasta evre II, anaplazik histopatoloji göstermekte olup, bir yıl süre ile dörtlü kemoterapi ve radyoterapi almalıdır [11-16]. Evre I, II hastalıkta uzun süreli yaşam oranı %90-95 lerdedir, evre III favorabl hastalıkta %80-85, evre IV hastalıkta %75-80 lerdedir. Anaplazi içeren unfavorabl evre III hastalıkta %70 lerdedir [11-16]. Tek böbrekli olduklarından bu hastalarda zamanla karşı böbrekte kompansatris hipertrofi ve glomerüloskleroz gelişir. Bu nedenle her kontrolde tam muayene yapılmalı, yanı sıra mutlaka kan basıncı ölçülmeli ve idrar tetkiki yapılmalıdır. İdrarda eser protein saptandığında tüm böbrek fonksiyonlarına bakılmalıdır. Bu hastada nefrojenik artıkların saptanması diğer böbrekte Wilms tümörü gelişimi açısından takibi gerektirmektedir. Primer hastalık takibi için özellikle ilk yıllarda her üç ayda bir abdominal ultrasonografi ve yine Wilms tümörünün sevdiği metastaz bölgesi olması nedeniyle iki yönlü akciğer grafisi çekilmelidir [11-16]. Kaynaklar 1. Green M. Pediatric diagnosis: interpretation of symptoms and signs in children and adolescents. 6 th ed. Philadelphia: WB Saunders Company, 1998; Golden CB, Feusner JH. Malignant abdominal masses in children: quick guide to evaluation and diagnosis. Pediatr Clin North Am 2002; 49: Crist WM, Kun LE. Common solid tumors of childhood. N Engl J Med 1991; 324: Nesbit ME Jr. Clinical assessment and differential diagnosis of the childhood with suspected cancer. In: Pizzo PA, Poplack DG (eds). Principles and practice of pediatric oncology. 2 nd ed. Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 1993; Sandlund JT, Downing JR, Crist WM. Non-Hodgkin s lymphoma in childhood. N Engl J Med 1996; 334: H ACETTEPE T IP D ERG S

7 Kar nda kitle ile baflvuran alt yafl nda bir erkek hasta 6. Magrath IT. Malignant non-hodgkin lymphomas in children. In: Pizzo PA, Poplack DG (eds). Principles and practice of pediatric oncology. 4 th ed. Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 2002; Büyükpamukçu M. Non-Hodgkin s lyphomas. In: Voute PA, Kalifa C, Barrett A (eds). Cancer in children: clinical management. 4 th ed. Oxford: Oxford University Press, 1998; Van Tornout JM, Buckley JD, Quinn JJ, et al. Timing and magnitude of decline in alpha-fetoprotein levels in treated children with unresectable or metastatic hepatoblastoma are predictors of outcome: a report from the children s cancer group. J Clin Oncol 1997; 15: Brodeur GM, Maris JM. Neuroblastoma. In: Pizzo PA, Poplack DG (eds). Principles and practice of pediatric oncology. 4 th ed. Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 2002; Rogers ZR, Aquina VM, Buchanan GR. Hematologic supportive care and hematopoietic cytokines. In: Pizzo PA, Poplack DG (eds). Principles and practice of pediatric oncology. 4 th ed. Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 2002; Grundy PE, Green DM, Coppes MJ, et al. Renal tumors. In: Pizzo PA, Poplack DG (eds). Principles and practice of pediatric oncology. 4 th ed. Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 2002; de Camargo B, Weitzman S. Nephroblastoma. In: Voute PA, Kalifa C, Barrett A (eds). Cancer in children: clinical management. 4 th ed. Oxford: Oxford University Press, 1998; Türk pediatrik onkoloji grubu Wilms tümörü çalışma protokolü, Green DM, D Angio GL, Beckwith JB, et al. Wilms tumor. CA Cancer J Clin 1996; 46: Kalapurakal JA, Dome JS, Perlman EJ, et al. Management of Wilms tumor: current practice and future goals. Lancet Oncology 2004; 5: National Wilms Tumor Study Committee. Wilms tumor: status report, J Clin Oncol 1991; 9: Kissane JM, Dehner LP. Renal tumors and tumor-like lesions in pediatric patients. Pediatr Nephrol 1992; 6: Boccon-Gibod LA. Pathological evaluation of renal tumors in children: international society of pediatric oncology approach. Pediatr Develop Pathol 1998; 1: Qualman SJ, Bowen J, Amin MB, Sringley JR, Grundy PE, Perlman EJ. Protocol for the examination of specimens from patients with Wilms tumor (nephroblastoma) or other renal tumors of childhood. Arch Pathol Lab Med 2003; 127: Vujanic GM, Sandstedt B, Harms D, Kelsey A, Leuschner I, de Kracker J. Revised International Society of Pediatric Oncology (SIOP) working classification of renal tumors of childhood. Med Pediatr Oncol 2002; 38: Vujanic GM, Harms D, Sandstedt B, Weirich A, de Kraker J, Delemarre JFM. New definitions of focal and diffuse anaplasia in Wilms tumor: the International Society of Pediatric Oncology (SIOP) experience. Med Pediatr Oncol 1999; 32: Beckwith JB, Kiviat NB, Bonadio JF. Nephrogenic rests, nephroblastomatosis, and the pathogenesis of Wilms tumor. Embryol Develop 1990; 1:

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD 15-30 yaş arası ve > 55 yaş olmak üzere iki dönemde sıklık artışı (+) Erkek ve kadınlarda en

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ TPOG ÇALIŞMA SONUÇLARI. Prof. Dr. Rejin KEBUDİ

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ TPOG ÇALIŞMA SONUÇLARI. Prof. Dr. Rejin KEBUDİ ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ TPOG ÇALIŞMA SONUÇLARI Prof. Dr. Rejin KEBUDİ İ.Ü., Cerrahpaşa T. F., Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. & İ.Ü., Onkoloji Enstitüsü, Pediatrik Hematolojik-Onkoloji B.D. ÇOCUKLUK

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Wilms Tümörü Nefroblastoma. UROK 2012 Antalya

Wilms Tümörü Nefroblastoma. UROK 2012 Antalya Wilms Tümörü Nefroblastoma UROK 2012 Antalya 1899 da Max Wilms %90 mortalite %90 sağkalıma dönüştü Epidemiyoloji Median yaş 3-4 6-9/milyon USA, 3-4/milyon Asya Çocukluk çağı tümörlerinin %6-7 Çocukluk

Detaylı

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR?

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR? P.O. Number Terms Rep Ship Via F.O.B. Project Quantity Item Code Description Price Each Amount GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR? Dr.Aytekin Altıntaş Total GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER

Detaylı

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ İnteraktif Olgu Sunumu KEMİK TÜMÖRLERİ . 17 yaşında bayan hasta. 2.5 yıldır sol bacakda yürürken ağrı Enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu tedavisi uygulanmış. Son 6 aydır ağrı

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir. BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ Dr. Berna Oğuz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı Pediatrik KC kitleleri İntraabdominal kitlelerin %5-6 Primer hepatik

Detaylı

Pleomorfik mezankimal tümörler ve taklitçileri. Dr. Bahar Müezzinoğlu

Pleomorfik mezankimal tümörler ve taklitçileri. Dr. Bahar Müezzinoğlu Pleomorfik mezankimal tümörler ve taklitçileri Dr. Bahar Müezzinoğlu Pleomorfik lezyon yaş yerleşim hikaye Pleomorfik lezyon neoplastik Neoplastik değil benign malign sarkom Karsinom Lenfoma melanom Pleomorfizm

Detaylı

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ Dr.Aytül Noyan Pediatrik ürolojik problemlerin saptanmasında prenatal USG nin önemli etkisi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak özel tedavi yaklaşımları

Detaylı

ERKEK GENİTAL SİSTEMİ. Webmaster tarafından yazıldı. Pazartesi, 12 Ocak 2009 11:39 - Son Güncelleme Perşembe, 15 Ocak 2009 09:19

ERKEK GENİTAL SİSTEMİ. Webmaster tarafından yazıldı. Pazartesi, 12 Ocak 2009 11:39 - Son Güncelleme Perşembe, 15 Ocak 2009 09:19 1) Çocuklarda en sık görülen testis tümörü aşağıdakilerden hangisidir? (1998 NİSAN) a) Klasik seminom b) Teratom c) Yolk sak tümörü d) Kariokarsinom e) Spermatositik seminom Testisde en sık görülen tümör

Detaylı

Kemoterapi sonrası artık kitlelerin tedavisi. Dr. Haluk Özen, Hacettepe Universitesi

Kemoterapi sonrası artık kitlelerin tedavisi. Dr. Haluk Özen, Hacettepe Universitesi Kemoterapi sonrası artık kitlelerin tedavisi Dr. Haluk Özen, Hacettepe Universitesi Testis Tümörleri: Tedavi edilebilen kanser modeli DüĢük evre Kür oranı %100 e yakındır Ġleri evre %85-90 uzun süreli

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Everolimus Olgu Sunumları. Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Antalya; Mart 2014

Everolimus Olgu Sunumları. Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Antalya; Mart 2014 Everolimus Olgu Sunumları Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Antalya; Mart 2014 Türkiye 1. Basamak 2. Basamak 3. Basamak 4. Basamak Pazopanib İnterferon Sunitinib Everolimus? Aksitinib

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi hangi amaçlar için kullanılmaktadır Tanı Takip Tarama TANI AMACI: Palpasyonda malign kitle düşünülen

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Dr. M. Murat Naki Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi BD Epidemiyoloji ABD de 300

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

DOÇ.DR.YAŞAR BOZKURT

DOÇ.DR.YAŞAR BOZKURT DOÇ.DR.YAŞAR BOZKURT ETYOLOJİ Tütün kullanımı kadmiyum asbest petrol ürünleri herpes virüs obezite BENİGN TÜMÖRLER Böbrek kistleri Adenom Onkositom Angiomyolipom(Hamartom) Leiomyolipom Juxtaglomerüler

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

GÖREV ANALİZİ 2. YAZILMA ÖĞRENİM HEDEFİ. Mesane ve üreterin normal ve patolojik özelliklerini belirler

GÖREV ANALİZİ 2. YAZILMA ÖĞRENİM HEDEFİ. Mesane ve üreterin normal ve patolojik özelliklerini belirler GÖREV Mesane ve üreter hastalıklarınd a GÖREV ANALİZİ 1. YAZILMA DÜZEYİ ulaştırılmasında kritik danışmanlık. GÖREV ANALİZİ 2. YAZILMA DÜZEYİ Mesane ve üreterin normal ve Makroskopik inceleme ve örnekleme.

Detaylı

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE NEOADJUVAN KıSA DÖNEM VE UZUN DÖNEM KEMORADYOTERAPI SONRASı HAYAT KALITESI DEĞERLENDIRILMESI SORUMLU ARAŞTIRMACI: Prof.Dr.ESRA SAĞLAM YARDIMCI ARAŞTIRMACI: Dr. ŞÜKRAN ŞENYÜREK

Detaylı

TÜMÖR NEDENLİ NEFREKTOMİLERDE RENAL PARANKİM LEZYONLARI. - Olgu Sunumu -

TÜMÖR NEDENLİ NEFREKTOMİLERDE RENAL PARANKİM LEZYONLARI. - Olgu Sunumu - TÜMÖR NEDENLİ NEFREKTOMİLERDE RENAL PARANKİM LEZYONLARI - Olgu Sunumu - Prof. Dr. Dilek Ertoy Baydar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Hikaye 78 yaşında kadın hasta. Halsizlik

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli

Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli Şikayeti: Sağ memede kitle Hikayesi: Sağ memede olan kitlenin son bir ayda daha da büyümesi üzerine doktora başvurmuş. Menarş: 14 İlk doğum yaşı:

Detaylı

Endometrial stromal tümörler

Endometrial stromal tümörler Endometrial stromal tümörler WHO-2014 sınıflamasında neler değişti? Dr. Şennur İlvan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji AD Endometrial stromal tümör (1966) Endometrial stromal nodül Low grade endometrial

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Evre III KHDAK nde Radyoterapi Evre III KHDAK nde Radyoterapi Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. 20. UKK, 2013, Antalya Evre III Alt Grupları IIIA 0 : N2 tutulumu yok (T3N1, T4N0-1) IIIA 1 : Rezeksiyon spesimeninde

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM. Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD

MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM. Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD Rehber ve Protokoller NHSBPS http://www.cancerscreening.nhs.uk/breastscreen /publications/nhsbsp58-low-resolution.pdf

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N yasemin sezgin Neoplazi Yeni bir doku oluşmasını ifade eder. Oluşan bu kitleye neoplazm denir. Aslen şişlik anlamına gelen tümör deyimi de neoplazm anlamında kullanılmaktadır.

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu. 2 Aralık 2014 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu. 2 Aralık 2014 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 2 Aralık 2014 Salı İnt. Dr. Gülbettin Işık Dr. Gülbeddin IŞIK Dr. Umay ÖZOD Dr. Uğur DEMİRSOY

Detaylı

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN ÜRİNER SİSTEM EMBRİYOLOJİSİ 5. haftada metanefrik divertikül oluşur metanefrik blastem ile birleşir Nefrogenezis başlar. 6-9. hafta: lobule böbrek anteriordan

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu. 2 Ağustos 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu. 2 Ağustos 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 2 Ağustos 2016 Salı İnt. Dr. Melike Bodur ÇOCUK ONKOLOJİ BİLİM DAL) OLGU SUNUMU İNT.DR.MELİKE

Detaylı

Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde tru-cut biyopsi yöntemi kullanılmalı mı?

Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde tru-cut biyopsi yöntemi kullanılmalı mı? Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde tru-cut biyopsi yöntemi kullanılmalı mı? Beril Güler, Tuğçe Kıran, Dilek Sema Arıcı, Erhan Ayşan, Fatma Cavide Sönmez Tiroid nodülü nedir? Çevre tiroid parankiminden

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

21.Ulusal Patoloji Kongresi Yumuşak Doku Kursu Lipomatöz Tümörler. Dr. Burçin Tuna DEÜTF Patoloji AD 16-20 Kasım 2011-İZMİR

21.Ulusal Patoloji Kongresi Yumuşak Doku Kursu Lipomatöz Tümörler. Dr. Burçin Tuna DEÜTF Patoloji AD 16-20 Kasım 2011-İZMİR 21.Ulusal Patoloji Kongresi Yumuşak Doku Kursu Lipomatöz Tümörler Dr. Burçin Tuna DEÜTF Patoloji AD 16-20 Kasım 2011-İZMİR Sunum planı Lipomatöz tümör nedir? ve sınıflama Sorun yaratan lipomlar Liposarkomlarda

Detaylı

Resim 4: Olgu 2, postop 4. haftada çekilen PET-CT de karaciğerde, her iki iliak kemiklerde, sol akciğer alt lobunda multipl metastatik tutulumlar

Resim 4: Olgu 2, postop 4. haftada çekilen PET-CT de karaciğerde, her iki iliak kemiklerde, sol akciğer alt lobunda multipl metastatik tutulumlar OLGU 1: 47 yaşında erkek hasta, üç aydır olan sol yan ağrısı, ateş ve idrarda kanama şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Son üç aydır dış merkezde idrar yolu enfeksiyonu tedavisi aldığını belirtiyordu. Hastanın

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ Sİ ALTIN KURDELE ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİNİN SİMGESİDİR UR ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ S KLU ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERI NEDIR? Kanser vücutta bir dokunun anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan, çıktığı dokuyu

Detaylı

Wilms tümörü artık ürolojinin değil mi? Yeniden hatırlatma

Wilms tümörü artık ürolojinin değil mi? Yeniden hatırlatma Wilms tümörü artık ürolojinin değil mi? Yeniden hatırlatma Dr. Mert Günay, Dr. Haluk Özen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, Ankara DERLEME ÖZET Wilms tümörü en sık pediatrik böbrek

Detaylı

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr. Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım Dr. Alper CEYLAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Tiroid

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

SOLİTER PULMONER NODÜL

SOLİTER PULMONER NODÜL SOLİTER PULMONER NODÜL Dr. Sebahat Akoğlu Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Göğüs s Hastalıklar kları AD Tanım 3 cm.den küçük üçük, tek, normal akciğer dokusuyla çevrili, adenopati ya da atelektazi

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

Yumuşak Doku Sarkomları ve Tedavi İlkeleri

Yumuşak Doku Sarkomları ve Tedavi İlkeleri Yumuşak Doku Sarkomları ve Tedavi İlkeleri Prof. Dr. Harzem Özger İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji AD. Genel Bilgiler İskelet dışı bağ dokusundan kaynaklanan mezodermal kökenli nadir

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı