İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASININ TÜRKİYE EKONOMİK VE MALİ ARAŞTIRMALAR VAKFIYLA BİRLİKTE DÜZENLEDİĞİ "KRİZ İÇİNDE KRİZ YÖNETİMİ" ADLI PANEL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASININ TÜRKİYE EKONOMİK VE MALİ ARAŞTIRMALAR VAKFIYLA BİRLİKTE DÜZENLEDİĞİ "KRİZ İÇİNDE KRİZ YÖNETİMİ" ADLI PANEL"

Transkript

1 İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASININ TÜRKİYE EKONOMİK VE MALİ ARAŞTIRMALAR VAKFIYLA BİRLİKTE DÜZENLEDİĞİ "KRİZ İÇİNDE KRİZ YÖNETİMİ" ADLI PANEL 16 Aralık 1998 İMKB BAŞKANI OSMAN BİRSEN- Değerli konuklarımız, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının Türkiye Ekonomik ve Malî Araştırmalar Vakfıyla birlikte düzenlediği "Kriz içinde Kriz Yönetimi" adlı panele hoşgeldiniz. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanı olarak hepinizi sevgi ve saygıyla selâmlıyorum. Bir süredir, hem aylık toplantı ve paneller, hem de bunların arasına serpiştirilmiş diğer konferans ve benzeri katılımlı tartışmaları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası çatısı altında yapageliyoruz. Bunun bir şekliyle akislerini, ekonomik hayatımızı yönlendirenlerin bu toplantılardaki tartışmaların getirdiği seyre göre etkinlendiklerini de, haber olarak alıyoruz; bu bize, bir noktada, önümüzdeki toplantılar açısından da güç ve şevk kaynağı oluyor. İşte, zannediyorum bu toplantımız da, ileriye doğru bize daha fazla teşvik unsuru getirecek önemli bir toplantı. Çünkü, gerçekten gördüğünüz gibi; katılımcılar, Türkiye'nin hem geçmişinde, hem bugününde çok önemli görevler ve sorumluluklar almış, Türk ekonomisine yön veren şahsiyetler. Bu bakımdan, bu güzel paneli ve bu katılım imkânını sağlaması açısından, esas olarak, hem konunun bir şekliyle önerisini getirmek dolayısıyla, hem de organizasyonunda bize yardımlarını esirgememesi dolayısıyla, Sayın Ziya Müezzinoğlu'na, bu vesileyle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bildiğiniz gibi, Sayın Müezzinoğlu, zaman içinde bu masada oturanların birçoğunun bakanı, amiri olmuş çok önemli bir şahsiyet. Gerçekten şimdi de, Türk Ekonomik ve Malî Araştırmalar Vakfı Başkanı olarak fikir ve görüş hayatımıza yaptığı katkılarla hizmetini devam ettiriyor. Bu itibarla kendisinin; o katkıları ve her zaman gördüğümüz ve tanık olduğumuz büyük fikir ve çalışma aktivitesini kaybetmemesini temenni ediyoruz. Ülkemizin bu tür iyi örneklere ihtiyacı olduğunu burada belirtmeden geçemiyorum.

2 Ben sözü daha fazla uzatmadan, Sayın Müezzinoğlu'nun kısa özgeçmişini sizlere sunacağım ve daha sonra, kabul buyururlarsa, birkaç söz söylemek üzere kendilerini kürsüye davet edeceğim. Sayın Müezzinoğlu; Maliye Teftiş Kurulu kökenli. Daha sonra idarî görevine Hazine Müsteşarlığı nda başlıyor. Hazine, daha Müsteşarlık olmadan evvel, hatırlanacaktır; Maliye Bakanlığı içinde Hazine Genel Sekreterliği şeklinde teşkilâtlanmıştı. Sayın Müezzinoğlu bu Genel Sekreterlikte önce Genel Müdür Yardımcısı, daha sonra Hazine Genel Müdürü ve sonunda Hazine Genel Sekreteri, -ki, şimdiki Hazine Müsteşarlığına tekabül ediyorgörevlerinde bulunuyor. Daha sonra, Hazinenin dışında Devlet Plânlama Müsteşarlığı, Bonn Büyükelçiliği gibi, bürokrasinin en üst noktalarında görev yapıyor. Daha sonra da, bilindiği gibi, Maliye Bakanlığı görevini deruhte ediyor belli bir dönemde. Tabii, kendisinin hizmetleri ve başarıları, benim bu tanıtımımın kısa çerçevesi içine sığmaz; esas itibariyle zaten kendisini tanıyorsunuz. Ben, müsaade buyururlarsa, kendilerini sizlere hitap etmek üzere kürsüye davet etmek istiyorum. Teşekkürler. Buyurunuz efendim. (Alkışlar) ZİYA MÜEZZİNOĞLU- İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının Sayın Başkanı,, Sayın Panelistler, Medyanın Sayın Temsilcileri, Sayın Konuklar; hepinizi sevgi ve saygılarla selâmlıyorum; panelimize katıldığınız için, vakfımız adına, hepinize teşekkürlerimizi sunuyorum. Sayın Başkanın sunuş konuşmasındaki övücü sözleri için ayrıca teşekkür ederim. Bu vesileyle burada bir noktayı da açıklamak istiyorum: Politikaya girerken devlet hizmetini bırakmıştım; 1991 yılında ona nokta koyarak aktif politikayı da bıraktım. O tarihten bu yana, bürokrat, yönetici ve politikacı olarak geçmişteki tüm birikimimi, "Sivil Toplum Örgütleri" diye bilinen dinamik topluluklar içinde değerlendirmeye çalışıyorum. Bu tür gönüllü kuruluşlara her alanda çok ihtiyacımız olduğu kanısındayım ve ülkemizin çağdaşlaşmasına bunların önemli katkıda bulunacaklarına inanıyorum. Sayın Başkanın biraz önce sözünü ettiği TEMAR Vakfı işte bu anlayış içinde 1991 yılında kurulmuş bir araştırma vakfıdır. Maliye Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı ve Merkez Bankasında geçmişte birlikte hizmet vermiş bir arkadaş grubu olarak bu vakfı kurarken üzerinde durduğumuz nokta, gündemdeki sorunların, ilgililerle birlikte, halkın önünde tartışılması suretiyle bunlara çağdaş çözümler aranması

3 olmuştu. Kurulduğundan bu yana TEMAR eldeki olanakları değerlendirerek bu doğrultuda faaliyet göstermekte ve konferans, panel ve sempozyumlar düzenleyerek yaşanan sorunlar üzerinde halkımızı bilgilendirmeye ve aydınlatmaya çalışmaktadır. Bugünkü Panele gelince; Dünyada ve Türkiye de ekonomik krizin tartışıldığı bir dönemde, yetkin bir kadro içinde bu konunun irdelenmesinde yarar görmüş ve bu amaçla bir süre önce Borsa Başkanlığıyla temasa geçmiştik. Bu gün bu Panel, böyle bir mekânda ve böylesine muhteşem bir katılımla gerçekleşme noktasına gelmiş ise, bunu herşeyden önce İMKB nın Sayın Başkanı ile burada panelist olarak yer alan değerli arkadaşlarımıza borçluyuz. O nedenle, sizlerin önünde, kendilerine bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyorum. Sayın Konuklar, Değerli Arkadaşlarım; geride bıraktığımız 10 yıl, bilindiği gibi, Dünyada çok büyük değişiklerin yaşandığı ilginç bir dönem oldu. Bu dönemin başında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasına tanık olduk ki bu olay, siyasal açıdan olduğu kadar, ekonomik açıdan da bu yüzyılın en önemli olaylarından biri olarak herhalde tarihteki yerini alacaktır. Çünkü böylece yalnız büyük bir imparatorluk son bulmuş olmuyordu; onunla birlikte, bu yüzyılın başlarında uygulama alanı bulan iddialı bir ekonomik model de bitme noktasına gelmişti. Doğu / Batı gerginliği artık geride kaldığı için Dünyada gerek siyasal alanda, gerekse ekonomik alanda yeni bir dönemin başladiğı kabul ediliyordu. Kalkınma hızlanmaya, dünya ticareti artmaya ve küreselleşme ivme kazanmaya başlamıştı. Bunlar olumlu göstergelerdi; ancak yeni dengeler tam olarak oluşmadığı için bazı sıkıntılar yaşanabileceği de akla geliyordu. İlk kriz işareti, bilindiği gibi, NAFTA içinde ABD ile özel ilişkileri bulunan Meksika'da ortaya çıktı. Çeşitli yollardan ülkeye giren önemli miktardaki sıcak paranın birden çekilmeye başlaması büyük bir paniğe neden olmuştu. ABD nin girişimiyle kısa zamanda olumsuz gidiş önlenerek kriz kontrol altına alındı. Bununla birlikte bu krizin bir dünya krizine dönüşmesi ihtimali ve onun ardından yaşanan olumsuzluklarla ilgili haber ve yorumlar uzun süre gündemde kaldı ve o arada, sık sık, 1929 yılında yaşanan Dünya Krizinden ve bu krizin dünya ekonomisine yaptığı tahribattan söz edildi. Bu konudaki tartışmalar sürerken, geçen yılın ikinci yarısı içinde Güney Doğu Asya da Meksikadakine benzer olaylara sahne oldu. Kısa vadeli fonların birden çekilmeye başlaması Asya Kaplanları nı güç duruma sokmuştu. Bunu önlemek için alınan önlemler yeterli olmayınca, mali sektördeki sıkıntıların, bir süre sonra, reel sektörü de etkisi içine

4 aldığı görüldü. Böylece, Dünya Krizi tekrar gündeme gelmişti. ABD ve Japonyanın da girişimleriyle Uluslararası Para Fonu ile birlikte hazırlanan programlar uygulanmaya başlandıktan sonra bölgedeki yangın söndürülmüş gibi görünmekteyse de krizin yer yer sürdüğünü gösteren işaretler de var ve o arada Endenozya'daki olumsuz gidiş özellikle dikkati çekmektedir. Güneydoğu Asyadaki olaylar tüm dünyada endişe ile izlenirken bir süre önce krizin Rusyaya ve ardından Brezilyaya sıçramasıyla bu alanda yeni bir aşama gündeme gelmiş bulunuyor. Şimdi krizin bu çerçeve içinde kalmayarak bir dünya krizine dönüşmesi olasılığından daha çok söz edilmektedir. Gerek Rusya, gerekse Brezilya krizi kontrol altına almak için programlar hazırlayarak uygulamaya çalışıyorlarsa da bu çalışmalardan henüz olumlu bir sonuç çıkmadı; öteki sorunlar yanında IMF nin kaynaklarının yetersiz kalmasının da bunda etkili olduğu anlaşılıyor. O nedenle şimdi tüm dünyada krizin gidişi kaygıyla izlenirken bugünkü düzenin dayandığı Bretton Woods sisteminin sorgulanmaya başladığını görüyoruz. Ekonomik Kriz konusunun Türkiye yanına gelince; hepimizin bildiği gibi, Meksika da kriz yaşandığı zaman Türkiye de bu konu gündeme gelmemişti. Krizin Türkiye de gündeme gelmesi Güney Doğu Asya da yaşanan olaylardan sonra oldu ve ilk kez o zaman krizin Türkiye yi de etkileyip etkilemeyeceğinden söz edilmeye başlandı. Resmi ağızlardan yapılan ilk tahminler bunun Türkiye yi olumsuz yönde etkilemeyeceği doğrultusunda idi. Hatta krizden Türkiye nin yararlanacağı üzerinde duruluyor ve neden olarak da, o ülkelerden kaçan fonların sanayileşmekte olan öteki ülkelere ve bu arada Türkiye ye gelebileceği ileri sürülüyordu. Bilindiği gibi, bu yöndeki beklentiler gerçekleşmedi ve bunun tam aksine, kriz Rusya ya sıçradıktan sonra İstanbul Borsasında da önemli ölçüde çekilmeler oldu. Böylece kriz artık Türkiye nin kapısını da çalmıştı. Borsadaki olumsuz gidişi reel ekonomiyle ilgili olumsuz göstergeler izledi. İstatistikler kapasite kullanım oranının önemli ölçüde düştüğünü gösteriyordu. Üretimdeki azalma ve ihracattaki artış gerileme sürecine girerken bazı sanayi dallarında işçi çıkarmaları da başlamıştı. Ekonominin durumunu yansıtan bu göstergeler artık Türkiye'nin de krizden etkilenme sürecine girdiğini açıkça ortaya koyuyordu. Bunun üzerine hükümetin, ilk kez, ekonomide yaşanan sıkıntı dan söz ederek geçen hafta içinde bazı önlemler almak yoluna gittiğine tanık olduk. Bu önlemlerin neler olduğu ve nasıl uygulanacağı biraz sonra Panelde enine boyuna konuşma ve tartışma konusu olacaktır. O

5 nedenle bunu bir yana bırakarak krizde yönetim konusuna değindikten sonra konuşmamı bitirmek istiyorum. Sayın Konuklar, Değerli Arkadaşlarım; hepimizin bildiği üzere, kriz yönetimi, krizi önlemek ve onun zararlı sonuçlarını gidermek için uygulanan yöntemleri içerir ve bunda başarıda, uygun program ve kararlı uygulama büyük önem taşır. Bu açıdan Türkiyede bu gün bulunduğumuz noktada bir durum değerlendirmesi yapılırsa gerek program aşamasında gerekse uygulama aşamasında ciddi sorunlar olduğu görülmektedir. Program aşamasında en önemli sorun belirsizlik olarak kendini göstermektedir. Bunca zamandır krizden söz edildiği halde, Devlet Plânlama Teşkilâtı bu konuda bugüne kadar bir çalışma yapmadığı gibi, bir süre önce kurulmuş olan Ekonomik ve Sosyal Konsey de şimdiye kadar bu konu ile ilgilenmek gereğini duymamıştır. O nedenle bu gün Türkiye de, bir anlamda iki katlı, bir kriz yaşandığı bilinmekle birlikte, bu krizin ne kadarının dünyadaki krizin Türkiye ye yansımasından kaynaklandığı ve ne kadarının da zaten var olan sorunlarla ilgili olduğu belli değildir ve bu belirsizlik dolayısıyla, yaşanan güçlükleri bir süreden beri uygulanmakta olan İstikrar Programına bağlayanlar olduğu gibi bunun yıl ortasında vergi kanunlarında yapılan değişiklikten kaynaklandığını ileri sürenler de olduğunu görüyoruz. Şu sırada ekonomiye egemen olan olumsuzlukların kökeni ve boyutları konusundaki bu belirsizlik nedeniyle hükümetçe bu konuda alınan son önlemlerin ne ölçüde etkili olacağı da kestirilemiyor. Aslında sanayiye ve özellikle ihracatçı sanayiye dönük bu önlemleri sanayi kesimi yeterli bulmazken, işçi ve çiftçinin de bunu, krizin faturasının bu kesimler tarafından ödenmesi şeklinde yorumladıkları görülmektedir. O nedenle bu konunun tüm yönleriyle tartışılarak açıklığa kavuşturulması yılında açısından bu Panelin çok yararlı olacağına inanıyorum. Uygulama konusuna gelince; bir program ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun uygulamada beklenen başarının gerçekleşmesi için, biraz önce de söylediğim gibi, azimli ve kararlı bir uygulama şarttır;bunun için ise güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır. Güçlü siyasi irade, kriz yönetiminde başarının olmazsa olmaz şartıdır. Ne yazık ki şu sırada Türkiye de ekonomik krizin kökeni ve boyutları konusunda belirsizlik olduğu gibi, hükümet krizi nedeniyle, siyasi irade alanında da bir belirsizlik dönemi yaşanmaktadır. Başka bir deyişle, kriz içinde kriz

6 diye tanımlanabilecek bir durum var bugün. Hükümet krizi yakında herhalde aşılacaktır; önemli olan güçlü bir siyasi iradenin oluşmasıdır. Bu konunun önemini vurgulamak üzere, geçmişte bu alanda yaşanmış bir olayı sizlere kısaca aktarmak isterim. Bilindiği gibi 1970'li yılların ortalarında dünya büyük bir krize, petrol krizine, sahne olmuştu yılının sonlarında petrol fiyatlarının dört kat birden yükselmesiyle birlikte başlayan ve 1979 yılında en yüksek noktaya ulaşan bu krizden en çok etkilenen ülkeler Türkiye gibi petrolü bulamayan gelişme yolundaki ülkeler olmuştu. Tüm ihracat geliri petrol faturasını güç karşılayan bir ülke olarak Türkiye o sırada dış ödemelerine işlerlik kazandırmak yanında birikmiş enflasyonu da kontrol altına almak gibi güç bir durumla karşı karşıya bulunuyordu. Bu amaçla mayıs ayında bir program hazırlanmış ve Uluslararası Para Fonu nun da desteklediği bu programı başarıyla uygulamaya başlamıştık. Program çerçevesinde önemli sayılacak miktarda taze kaynak sağlanırken 5,5 milyar dolar dolayında birikmiş ödeme konsolide edilmiş olduğundan dış ödemeler alanındaki dar boğaz aşılma noktasına gelmiş bulunuyordu. Öte yandan, kamu maliyesi ile para-kredi alanındaki uygulamalarla enflasyon hızı da düşme eğilimine girmişti. Böylece her şey yoluna girmiş gibi görünüyordu. İşte ne olduysa o zaman oldu ve iş başındaki CHP hükümeti Ekim ayı içinde yapılan ara seçimlerden yenik çıktığı için istifa etti; böylece, başarıyla uygulanmakta olan bir program ortada kalmış oluyordu. Yeni hükümet, ki bir azınlık hükümetiydi, o program yerine IMF ile işbirliği halinde yeni bir program hazırlamak ve onu uygulamak yolunu seçti.bu da ekonomimizde 24 Ocak Kararları diye anılan bir dönemin başlangıcı oldu.o programı ve ondan sonra yaşananları tartışmak konumuzun dışında kalır.yalnız yıllar boyunca ekonomimizi tahrip eden ve toplumumuzun değer yargılarını alt üst eden enflasyonun o dönemin mirası olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Son olarak bir noktaya daha değinmek istiyorum: Zaman zaman, ekonomimizin uzun zamandan beri güçlükler içinde bulunduğuna işaret edilerek, dünya krizinin bizi etkilemeyeceği anlamında beyanların basında yer aldığı görülmektedir.bu görüşün gerçekçi olmadığı gibi akılcı bir yaklaşım da olmadığı açıktır. Özetlemek gerekirse, bugün Türkiye kriz içinde kriz dönemi yaşamaktadır.yeni hükümetin ne zaman ve nasıl kurulacağı belli olmamakla birlikte, teknokrat ve bürokrat olarak bu konudaki kararları hazırlayacak ve hükümetçe onaylandıktan sonra uygulayacak kadrolar,merkez Bankası,Hazine,Dış Ticaret,Sermaye Piyasası ve İş Dünyası olarak şu anda burada bulunuyor.o bakımdan bu

7 panelde,böyle bir zamanda, ekonomimizin bugünkü gerçekleri ve geleceği ile ilgili olarak ortaya koyacakları görüşlerin,kamu oyunu aydınlatmak açısından çok yararlı olacağına inanıyorum. Panelist arkadaşlarımı şimdiden kutluyorum;bursa Milletvekili Sn.İlhan Kesici ye de davetimizi kabul ederek bu paneli yönetmeyi kabul buyurdukları için teşekkürlerimizi sunuyorum. OTURUM BAŞKANI (İLHAN KESİCİ)- Değerli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler; hepinize hoş geldiniz diyorum. Toplantımızın açış konuşmasını yapan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası değerli Başkanı, eski Müsteşarımız, dostumuz, arkadaşımız Osman Birsen'e çok teşekkür ediyorum. Yine, bu panelin hazırlanmasında, Türkiye Ekonomik ve Malî Araştırmalar Vakfı ve onun değerli Başkanı, değerli Maliye Bakanımız Ziya Müezzinoğlu Beyefendiye de çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bugün içinde bulunduğumuz hâlin adı kriz midir, yapmamız gereken yönetim tarzı kriz yönetimi midir'i bir gözden geçirmeye çalışacağız. Şimdi bir yandan haklı olarak bazı çevreler, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durumun pek kriz olarak adlandırılamayabileceğini, krizin başka göstergeleri olduğunu ifade ediyorlar. Bir kısmı doğrudur. Bir kısmı, eğer bu kriz değil ise, kriz nedir sorusunu da ortaya çıkarıyorlar. Sayın Bakanımızın konuşlarının içerisinde, teknik bilgilerin yanında, öyle tahmin ediyorum ki, hepimiz çıkardık ki, biz ne krizlerin içerisinden çıkıp geliyoruz 'lerde bir krizimiz var son 20 seneye bakarsak, 1980'lerde başka krizimiz var, 1994'lerde başka kriz gibi bir şeyimiz var; şimdi içinde bulunduğumuz hâlin adı, birazdan, toplantının bitimine doğru kriz olup olmadığı ortaya çıkmış olacak. Ama, toplantımızın konusunun, "official" adı "kriz içinde kriz" mi olduğuna göre, her hâlde kriz ögesi yukarı çıkmış olacak. Sayın Bakanımız ayrıca, bir de, bazı azınlık hükûmeti denemelerinden, 1978'den bahsetti. Bir de diyorlar ki, bize öğretiyorlar ki, tarih tekerrür etmez. Aslında, aşağı yukarı tam bugünkü hâlin içinde bulunduğumuz durumunu da gösteriyor. Demek ki, bir yandan finansal kriz gibi bir şey, ekonomik kriz gibi bir şey, siyasî kriz gibi bir şey, -eğer kriz demeyecek isek, yumuşatmaya çalışıyorum öyle bir hâlin içerisinde görüyoruz. Şimdi bu toplantının sonunda onu görmüş olacağız.

8 Değerli misafirler, arkadaşlarımızın büyük bir bölümünü, ben dahil, arkadaşlarımızın tanıdığı kanaatindeyim ama, ben yine de bir tanıtmaya çalışacağım. Eğer, 1978'den bu yana birtakım krizlerin içerisinden çıkıp geliyor isek ve hâlâ bu işlerin içerisinde olmaya, böyle hâllerin içinde olmaya devam ediyor isek, Allah sizi inandırsın ki, müsebbiplerinin çok büyük bir bölümü, önemli bir bölümü burada oturuyor... (Gülüşmeler, alkışlar) Bu yüzden, nedir o, kuyuya düşen bilirmiş, minareden düşen bilirmiş, damdan düşen bilirmiş; şimdi bu arkadaşlarımızın söyleyeceklerine o yüzden çok daha fazla önem atfetmenizi ben rica etmiş olacağım. Toplantının sonunda mutlaka doğruları söylemiş olacaklar; çünkü tam içinden, müsebbibi olarak çıkıp geliyorlar. Bir başka anekdot daha anlatacağım; ama, özgeçmişlerini arkadaşlarımızın kısaca bir takdim etmek istiyorum. Konuşma sırasına göre yapalım ama, Osman Bey konuştu, Osman Beyinkini arkaya almış bir hain düzenleyici, kendisi her hâlde... Belki kaybetmiş, burada bir yerde olabilir. Onu değil de bunu mu koyalım?.. Ben arkasını not olarak kullandım galiba, evet... (Gülüşmeler) Değerli Osman Birsen 45 yılında Ankara'da doğdu. 68 yılında, diğer arkadaşlarımızın bir bölümünde de göreceğimiz gibi, devleti âliyemize yüksek zevat yetiştiren Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümünden mezun oldu. Şimdi arkadaşlarımızın bir bölümü görmüyor olabilir, burada bir büyük devlet görüyorsunuz, aynı zamanda dinleyicilerin arasında da, belki arkada olan arkadaşlarımız görmüyor olabilir; ama, Devlet Plânlama Teşkilâtının eski uzmanları, yöneticileri, Hazinenin eski uzmanları, yöneticileri, Maliyenin eski uzmanları, yöneticileri vesaire, buradaki sırada ve ilk iki sırada tam bir, böyle Ankara'dan İstanbul'a hicret etmiş bir devlet görüntüsündeyiz. 68 yılında Osman Bey Maliye Müfettiş Yardımcılığıyla başladı, Hazine, o zamanki adıyla veya şimdiki adıyla Hazine Müsteşarlığında Banka Kambiyo Genel Müdürlük Bölümünde işe başladı, Banka Kambiyo Genel Müdür Yardımcılığına kadar geldi yılları arasında Washington Büyükelçiliğinde Türkiye Ekonomi ve Maliye Müşavirliği -göreceksiniz, başka arkadaşlarımız da var görevinde de bulundu , (çok eskiye gitmişsin sen de) Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürü olarak çalıştı.

9 Hızlandırıyorum, bazı paragrafları atlıyorum. En son, 1993 yılına kadar, arasında Paris'te OECD nezdinde Türkiye Daimî Temsilciliğinde Daimî Temsilci Yardımcısı olarak görev yaptı yılı Ekim ayında Paris'ten döndükten sonra Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulundu. Tam bir devlet görüntüsü veriyor yılında, 1994 Nisanında... Bu tarih çok mühim bir tarih... (Gülüşmeler ve alkışlar) Atlıyorum... (Gülüşmeler) OSMAN BİRSEN- Atlamayın atlamayın... OTURUM BAŞKANI- Peki, atlamayın diyor Osman Bey, 1994 yılının Nisan ayında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı olarak göreve atanan Osman Birsen, bu Müsteşarlığın Hazine ve Dış Ticaret olarak ikiye bölünmesinden sonra bu görevinden ayrıldı Ekim 1997 yılları arasında özel teşebbüste çalıştı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanlığına Ekim 1997'de atandı, halen bu görevi sürdürüyor. En son faaliyeti, Ekonomik ve Malî İşler Vakfıyla birlikte "Kriz İçinde Kriz Yönetimi" toplantısını tanzim ve tertip etmektedir. Değerli misafirler, Doktor Mahfi Eğilmez, 1950 İstanbul doğumlu. Aynen, Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi, aynen 1972 yılında Maliye Müfettiş Muavini olarak görevine başladı. Maliye Bakanlığı ve Hazine, o zaman Hazine-Maliye beraber idi, Hazine Müsteşarlığında göreve başladı. İki kere Amerika Birleşik Devletlerinde Ekonomi Müşaviri olarak bulundu, aynen yılında Hazine Müsteşarlığına atandı. Aynen, görüyorsunuz beyler... DR.MAHFİ EĞİLMEZ- Aynen buradayız. OTURUM BAŞKANI- Aynen buradayız. Sonra, aynı yılın sonunda, yani 1997 yılının sonunda böyle bir kariyerizm şeyiyle Hazine Müsteşarlığı görevinden ayrıldı, özel sektöre geldi yılında Gazi Üniversitesinde kamu maliyesi alanında Kamu İktisadi Teşebbüslerinin finansmanı, Katma Değer Vergisi, Hazine...

10 Bunlar hep kod. IMF ve Dünya Bankası konularında 4 ayrı kitap yazdı, 3'ünü bana gönderdi, bir tanesini göndermedi, huzurunuzda sitem ediyorum. (Gülüşmeler) Hâlen, bir özel sektör kuruluşumuzun veya Toprakbankamızın Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Gördüğünüz gibi, bütün krizlerin içerisinden Osman Bey gibi o da süzülerek gelmiş çok değerli bir arkadaşımızdır. (Gülüşmeler) Şimdi, araya bir çeşni olsun diye Hüsamettin Kavi Beyin özgeçmişini koyuyoruz. (Gülüşmeler ve Alkışlar) Göreceksiniz ki, Hüsamettin Kavi Bey, diğer arkadaşlarımıza çok benzemeyen bir arkadaş, hayatın gerçek içinden, "reel ekonomi" deyip duruyorlar ya, o yüzden "real life"ın içeresinden gelen bir arkadaşımız yılında İstanbul'da doğdu. 72 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden mezun oldu. 78 yılında Kavi Kablo ve Emaye Bobin Anonim Şirketi -uzun bir ad Anonim Şirketinde göreve başladı, 1989 yılında aynı şirketin Genel Müdürlüğü görevine getirildi , demek ki 10 yıldır Kavi Kablonun Genel Müdürlüğünü görevini yürütmekte yılından itibaren İstanbul Sanayi Odası Meclis üyeliği yapıyor, yıllarında Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. 93 yılından bu yana İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Çok aziz bir dostumuzdur, değerli bir arkadaşımızdır ve İstanbul Sanayi Odası Başkanlığında da gerçekten hem çok değerli hizmetlerde bulunuyorlar, hem de icap ettiği zaman yeteri sesle feryatfigan ediyorlar, hükûmetleri, siyaseti topa tutuyorlar. Gerçek hayatın içerisinden gelmiş olan bir arkadaşımız. Yavuz Ege gelmedi, yetişemedi daha doğrusu, ama yetişecek. Doktor Yavuz Ege, diğer bir değerli arkadaşımız, halen Dış Ticaret Müsteşarı olan arkadışımız. Onu da ben şimdi, bütün şeyi tamamlamak bakımından arz etmek istiyorum yılında doğdu. 68'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgeler Fakültesinden mezun oldu. Bölümü, yine maliye ve iktisat bölümüdür yılında finansal yönetim dalında mastır derecesi var. Şimdi başka birisiyle aynenleşecek bu; 1975 yılında Devlet Plânlama Teşkilâtına girdi. Devlet Plânlama Teşkilâtında uzman, şimdiki adıyla Daire Başkanlığı, Genel Müdürlük ve Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulundu. En son, 1997'den bu yana Dış Ticaret Müsteşarı olarak görev yapmaktadır. Değerli bir arkadışımızdır. Gazi Erçel, 1967'de Maliye Bakanlığı Bankalar Yeminli Murakıplığı nda başladı yıllarında, yine matbu; "Maliye Bakanlığı"

11 diye okuduğum şey 1984 yılına kadarki bölümü itibariyle, aynı zamanda daha ziyade arkadaşlarımız Hazine Müsteşarlığı, ben Maliye Bakanlığı diye okuduğumda, o kısmını Hazine Müsteşarlığı olarak arkadaşlarımız anlarlarsa daha şey olur, anlaşılma kolaylığı olur. Hazine Müsteşarlığında 1982 yılına kadar çeşitli, Genel Müdür Yardımcısı olmak da dahil olmak üzere, görev yaptı yılları arasında IMF nezninde Rektör Yardımcılığı yaptı Hazine Genel Müdürü, dış ekonomik ilişkilerden sorumlu Hazine Genel Müdürlüğü görevinde bulundu. Daha sonra, özel sektörün üst kademelerinde bulundu Tütünbank A.Ş Genel Müdürü ve tütüngillerin hemen hemen tamamında Yönetim Kurulu Başkanlığı, Başkan Yardımcılığı vesaire... (Gülüşmeler) Şimdi, 1996 yılından bu yana Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı olarak görev yapmaktadır. Sayın Erçel, master derecesini 1976 yılında, Tenesse Van Der Bild Üniversitesinden aldı. Hâlen 3 yıldır Merkez Başkanımızın Başkanı olarak görev yapmaktadır. Profesör Selçuk Abaç -biraz uzakta kaldı Selçuk Bey, 1946 yılında İstanbul'da doğdu. 71 yılında Galatasaray Yüksek İhtisas ve İşletmecilik Okulunu bitirdi. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesine asistan olarak girdi yıllarında İsviçre'de Lozan Üniversitesinde doçent oldu yılında Devlet Plânlama Teşkilâtında 5'inci Plân hazırlıklarında Para-Kredi Özel İhtisas Komisyonunda görev yaptı yılında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasında Bankalar Gözetim ve Erken Uyarı sisteminin kurulması projesinde çalıştı. 1987, Marmara Üniversitesinde Profesör oldu , Devlet Bakanlığı ve Turizm Bakanlıklarında Bakan Özel Danışmanı olarak çalıştı. Ocak 1995'de Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Üç sene sonra Şubat 88'de görev süresini tamamlayarak Merkez Bankasından emekli oldu. Şimdi... Company Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Murahhas Azası olarak görev yapıyor. En sağımızda Ertuğrul İhsan Özol Bey var. Eğitim, yine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi,Ankara Hukuk Fakültesi, Amerika da Williams College'de Kalkınma Ekonomisi, MA, Yale Üniversitesinde Ekonomi teorisi, MA Yale Üniversitesinde ayrıca doktora kurlarından mezun, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde öğretim üyeliği, Ankara İktisadî ve Ticarî İlimler Fakültesinde öğretim üyeliği var. Görevleri; Maliye Bakanlığında Maliye Müfettişliği, Hazine Genel Müdür Yardımcılığı, Hazine Genel Müdürlüğü 74-75'de Hazine Müşteşarlığı, daha sonra TÜSİAD Genel Sekreterliği ve TÜSİAD Yönetim Kurulu üyeliği,

12 İhsan Beyin de dış görevleri var; OECD Türkiye Delegasyonunda Türkiye delegeliği, IMF Türkiye delegeliği, Uluslararası Şeffaflık Örgütü Türkiye bölümünün kuruculuğu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı. Türkiye'de Millî Gelir Hesapları, 1959 yılında böyle bir kitap, Türkiye'de Tarım-1982, Türkiye'de Bürokrasi-1983, Türkiye'de Malî Aracı Kurumları-1985, Türkiye'de Özelleştirme Değerli panelistlerimiz için vermemiz gereken özel ve genel bilgiler bunlardan ibaret. Ben, kendimi de bir eksiklik olmasın diye, bir yanlış anlaşılmaya meydan vermemek bakımından, tamamlamak bakımından arz etmek istiyorum. İlhan Kesici, Doğumu 1948, -yine böyle bir şeyin üzerinden gidelim Orta Doğu Teknik Üniversitesi BS/MS, İngiltere'de MS, MA, İngiltere'de yine MA gibi bir şey... (Gülüşmeler) 1977 yılından itibaren Devlet Plânlama Teşkilâtında uzmanlık ; Daire Başkanlığı, Genel Müdürlük, Avrupa Birliği nezdinde Bürüksel Daimî Temsilci Yardımcılığı; bu Gümrük Birliği hazırlıkları aşamasında ekonominin koordinasyonundan sorumlu Daimî Temsilci Yardımcılığı, Devlet Plânlama Teşkilâtı Müsteşarlığı, 1995 milletvekilliği. Ama, değerli Maliye Bakanımız Ziya Müezzinoğlu'nun bize hem telefonda, hem burada ifade ettiği gibi, bizim şimdi milletvekilliğimiz "off" olarak değerlendirilyor. Biz, burada milletvekili şapkasıyla değil, zaten onu çok mecbur olmadıkça kullanmıyoruz, Devlet Plânlama Teşkilâtının diğer müsteşar arkadaşlarımız gibi eski müsteşarı sıfatıyla huzuru âlilerinizdeyiz. Şimdi değerli arkadaşlar, aşağı yukarı programa uygun bir şekilde, programda ifade edilen saatlere uygun bir şekilde devam ediyor. Gerçekten, hem dünyanın içinde bulunduğu bu ekonomik hâl, hem de Türkiye'nin içinde bulunduğu ve bulunacağı -bundan sonrası daha önemli olmak üzere ifade etmek istiyorum, dünyada çok raslanan, sık rastlanan olaylardan, hâllerden birisi değildir. Türkiye'de de daha önce görülecektir ki veya önümüzdeki günlerde, eğer bu panelde tam anlamıyla görülmese bile inanıyorum ki görülecektir ki, "Türkiye'de daha önce biz ne krizler gördük" tarzındaki yaklaşımın dışında bir ekonomik iklim içine girmiş olacağız. Bunu önemsemek lâzımdır, ciddîye almak lâzımdır. Ben, aşağı yukarı bir ay önce burada, İstanbul'da bir "World Economic Forum"

13 yapıldı, ondan itibaren bu ekonomide bir şeyler oluyor, ey siyasî kadrolar, bunu gereği şekilde ciddîye almadığınız kanaatindeyiz veya almadığınız kanaatimdeyim diye dikkat çekmeye, ikaz etmeye çalışıyorum. Sanayi Odası Başkanı arkadaşımızı ayrıca tebrik etmek istiyorum. Başta, onun İstanbul Ticaret Odası Başkanlığının ve diğer ekonomiyle ilgili üst kuruluşların yöneticileri, başkanları her günde bir, hem hükûmetler seviyesinde, hem de Türkiye seviyesinde böyle bir ikaz görevini yaptılar; muhtemelen bütün bunların sonucu olmak üzere, 55'inci Hükûmet de birkaç gün önce bazı tedbirler aldı ve bu paketleri açıkladılar. Şimdi, zaten panelist olan arkadaşlarımız bunlarla ilgili birşeyler ifade edecekler. Ama, dünyanın gidişatı istikametinde de, ben öyle inanıyorum ki, herkesin, bu konularla ilgili herkesin çok ders alacağı bir ekonomik iklimden dünya geçiyor. Ve muhtemelen bunun ertesinde, - ben ona 2 yıl gibi bir süre koyuyorum- muhtemelen 2 yıl sonra, gerek IMF, OECD, Dünya Bankası ve ekonominin diğer üst organizasyonları, uluslararası çapta, yeni ekonomik yaklaşımlar ve yeni ekonomik teorilerle zenginleştirmiş olacaklardır ekonomi literatürünü. Bundan, hem Türkiye, hem dünynın yeniden istifade edeceğine inanıyorum ben. Ama, bu içinde bulunduğumuz haller, önümüzdeki yıllar, bu konularda da şu trendi bozmayacaktır gibi geliyor bana; bu 2000'e doğru, 1990'ların özellikle ikinci yarısı, "yeni kapitalizm" diyelim biz ona, herhangi bir engel tanımamak isteyecek olan bir patlayış modeli olacaktır. Adına, isterseniz üç kelimeyle olmak üzere "serbest piyasa ekonomisi" deyimini arkadaşlarımız tercih edebilirler, ama ben hiç olmazsa tek kelime ve orijinal olması münasebetiyle "kapitalist ekonomi" demeyi tercih ediyorum. Bu 3 öğe şu: 1) Her ne olursa olsun, uluslararası ticaretin önündeki engeller aşağı-yukarı bütünüyle kaldırılmış olacaktır. 2) Uluslararası rekabetin önündeki bütün engeller kaldırılmış olacaktır. 3) Uluslararası sermaye hareketinin önündeki bütün engeller, eninde sonunda kaldırılmış olacaktır. Önümüzdeki zaman bunlar olmuş olacak. Bu 1997 krizinin finansal boyutu ortaya çıktıktan sonra, bazı ülkelerde, özellikle uluslararası sermaye hareketlerinin bir münasebetle, bazı yerlerinden, bazı tahkime, kayıtlara tâbi tutulması yaklaşımı da ifade ediliyor olmakla birlikte, bazı ülkeler, bununla ilgili bazı tedbirler şimdi almış görünse bile, ben inanıyorum ki, uluslar arası sermaye

14 hareketlerinin önündeki engeller, yine kaldırılmış olmaya, hatta süratle kaldırılmaya başlamış olacaktır. Şimdi, ben başlangıcı itibarıyla konuyla ilgili daha az konuşmak istiyorum; daha doğrusu konuşmamı bu münasebetle burada bırakıp, arkadaşlarımıza, değerli panelistlere paneli bırakmak istiyorum. Ondan önce, arkadalarımızın elinde bulunan programda bir küçük düzeltme yapmak istiyorum. Arkadaşlarımızın elinde bulunan programda konuşma süreleri, değerli panelistlerin 20'şer dakika idi, bir; iki, bir ara var ve aranın hemen ertesinde, Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürü arkadaşımız Emin Dedeoğlu gelecekti; o gelemiyor. Bu düzeltmeyi yapmak istiyorum. Arayı kaldırmış olduk; arayı sona bırakmış olacağız ve Emin Dedeoğlu arkadaşımızı da çıkarmış olduk. Bütün bunları yaparken bir başka bir şey daha yaptık; ben konuşma sürelerinin eteklerinden biraz kesmiş oldum, yani 20'şer dakika gibi görünürken, onu 15'er dakikaya çekmiş olduk. Bunu, Osman Beyin bize vermiş olduğu öğlen yemeği sırasında yapmış olduk. Bu arada, ben orada bir güzel fıkra anlatacaktım; orda anlatamadığım için, izninizle burada anlatmak istiyorum. En güzel konuşma, daha doğrusu kısa konuşmanın; yani hastane ziyaretlerine filan gidildiğinde, "en güzel ziyaret, en kısa ziyarettir" gibi bir şey var; ben bunu konuşmaya da teşmil etmek istiyorum. İngilizce anlatıldığında daha hoş giden, ama mecburen Türkçe anlatacağımız bir güzel fıkra var. Ben, güzel konuşmayı mini eteğe benzetiyorum; öyle diyorlar ki, yani, en güzel konuşma mini eteğe benzer. "short enough to be attractive, long enough to cover up the essentials" Yani, iyi bir konuşma mini etek gibi olmalıdır; yani, yeteri kadar cazip olabilmesi için kısa olmalıdır; ama, kavrattığı essentialleri örtecek kadar da uzun olmalıdır. Bu bakımdan, arkadaşlarımızın konuşmalarını 15'er dakika ile sınırlamış olduk. Belki 1-2 dakikalık bir toleransı, yüksek müsaadelerimle arkadaşlarımıza göstermiş olabiliriz. Ben ilk konuşmayı, değerli eski Hazine Müsteşarımız, Mahfi Eğilmez Beye vermek istiyorum; şimdiki hâliyle Toprankbank Yönetim Kurulu Başkanı. Mahfi Bey, "Global Kriz ve Türkiye", ama daha çok finansal boyutu olmak üzere, bize global krizi anlatacak. Çok teşekkür ediyorum. Buyurun.

15 MAHFİ EĞİLMEZ- Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Paneli düzenleyen İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına ve Ekonomik ve Malî Araştırmalar Vakfına teşekkür ederim; beni de panelist olarak davet ettikleri için. Her ne kadar bundan yaklaşık 1 ay evvel burada, aynı salonda, muhtemelen yüzde 80'i aynı olan izleyicilere aynı konuda bir panel sunduysak da, bir parça belki farklı birşeyler sunmaya çalışacağım ben bugün. Ama, çok da büyük bir fark yok arada; çünkü ne yapalım ki, 1 ay, Türkiye için bile yeni bir kriz veya farklı bir kriz yaratmak için yeteri kadar uzun bir süre değil, çok fazla bir şey değişmedi o günden bugüne. Aslında, Sayın Başkanın Hazinecilerle, Siyasal Bilgiler mezunlarıyla ilgili konuşmalarını dinlerken enteresan bir şey dikkatimi çekti; burada bir Orta Doğu Teknik Üniversiteliyle, ODTÜ ile belki siyasallının arasındaki farkı çok güzel koyuyor ortaya. Onu kendisi belirtmedi ama, tarihlerden çıkarıyorum ben; kendisi müsteşarlıktan 93'te ayrılmış, ODTÜ mezunu bir müsteşar olarak; siyasal mezunu Sayın Osman Birsen 94'te müsteşar olmuş. (Gülüşmeler) Yani zamanlama açısandan...(gülüşmeler) Aslında, ben bunu daha önceden keşfettim, kendisinden öğrendim bu hadiseyi ve onun için de 97 sonu gibi ben de istifa ettim; böylece ODTÜ'lülerden ciddî bir şey öğrenmiş oldum hayatta; birçok şey öğrendim belki ama. Bir başka konu da, şu da önemliydi o takdimde; yani bütün hakikaten bu geçmiş krizleri yaratmış olan bütün kadro burada oturuyor ve çoğu da Hazine kökenli; özel sektörü saymazsak. Ben de şimdi o tarafa yanaşıyorum ki, özel sektörden olayım diye; oradayım çünkü. Eski kriz sahibi, kriz yaratmış olan Hazinecilerin tamamı burada, yeni kriz yaratmış olan Hazineci de gelmedi zaten toplantıya. Böyle bir gelişme var. Şimdi müsaade ederseniz, bendeniz sizlere geçen seferki konuşmama benzer bir konuşma sunacağım. Ben, öncelikle finansal krizin nedenlerini ve bugünkü durumunu kısaca özetlemeye çalışacağım, ondan sonra da Türkiye'nin durumunu ve sonuç olarak, birtakım öneriler olarak da kendi düşüncelerimi ortaya koymak istiyorum izin verirseniz. Bugün yaşadığımız finansal krizin çıkış nedenlerini belki 3 ana başlık altında toplamak mümkün; bunlar çeşitli kusurlardan kaynaklanarak gelişti çünkü.

16 Birincisi; borç alanların veya yatırım davet edenlerin yarattıkları kusur. Hem firma olarak, hem genel olarak, aslında ülke olarak bakmak lâzım. Buna, "Borç alanların kusurları krizin yaratılışında" diye bir başlık koymamız mümkün. İkincisi; "Bu ülkelere gidip para verenlerin veya yatırım yapanların; genel olarak yatırımcıların kusurları" diye bir başlığa oturtmak mümkün. Üçünsünü de; belki, bunların ikisinin dışında diğer nedenlere bağlamak mümkün. Borç alanların vehayut da bu yatırımcıları davet eden ülkelerin kusurları nelerdi; kısaca bunlara değinmek istiyorum. Tabii, pek çok kusur sayılabilir. Bunlarda o kadar çok şey tartışılıyor ki bugün; ama bunları azalttığımız zaman, zannediyorum bunları şu çerçevelerde, şu alt başlıklarda toplamak mümkün. Bir tanesi; bu ülkelerde malî sektörün zayıflığı. Bundan kastettiğimiz şey, özellikle kriz sonrasında IMF'nin reyting kuruluşlarının ve diğer uluslararası kuruluşların yaptıkları ve borç verenlerin bizzat kendilerinin yaptıkları değerlendirmelerden çıkan sonuçlar şunlar: Bir tanesi; yeteri kadar ciddî bir malî sektör gözetim ve denetim mekanizmasının bu ülkelerde bulunmadığı. En ciddî sorunlardan birisi olarak bu ortaya konuyor; malî sektörün zayıflığını gösteren. İkincisi; yine bununla paralel olarak, malî sektöre ilişkin erken uyarı mekanizmalarının işlemesini zorlaştıran birtakım alt yapı yetersizlikleri veya eksiklikler olduğu. Üçüncüsü; malî sektöre ilişkin kuralların ciddî olarak uygulanmadığı. Sanki bu kurallar var yazılı olarak herkesin önünde, ama bu, uygulamada gerçek anlamda bu kadar göründüğü gibi ciddî uygulanmıyor yahut Batı ülkelerinde de belki kurallar aynı; ama oralaraki ciddiyetiyle, bu ülkelerde uygulanmıyor. Bir başka, malî sektörle ilgili bir ciddî sıkıntı da; malî sektörün yeteri kadar şeffaf olmadığı. Yani, açıklanan rakamların günlük olmadığı ve açıklanan rakamların aslında çok da doğru olmadığı şeklinde. Böylece, borç alanlara atfedilebilecek bir kusur olarak, "malî sektörün genel zayıflığı" başlığını çizmekte yarar var. İkinci mesele; özellikle Asya ülkelerinde izlenen yanlış döviz kuru politikaları önem kazanıyor. Özellikle, yanlış "peg" uygulamalarının bu ülkelerin krize çok hızlı girmelerinde önemli bir neden oluşturduğu üzerinde duruluyor. Kore, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler kendi

17 paralarını, Japonya'yla olan bütün ilişkilerine karşın, dolara "peg" etmenin sıkıntısını çektiler. Her ne kadar Kore, 1996 sonlarına doğru "peg" uygulamasından, dolar "peg"inden vazgeçtiyse de, onun yarattığı rahatlıktan çıkması çok çabuk mümkün olmadı. Bir başka husus dış denge bozuklukları. Bunlar da, tabii birçok şeyin sonuçları olarak karşımıza çıkıyor ama, böyle enstantane olarak aldığımız zaman derhal dikkat çekiyor yılından itibaren bu ülkelerin, özellikle Asya ülkelerinin, dış ticaret açıklarının büyümeye başladığını görüyoruz. Ona paralel olarak carî işlemler açıkları da büyüyor; yani, ödemeler dengesinde yavaş yavaş, ama biriken bir bozulma görünüyor. Bir başka grup; yine borç alanlara atfedilecek bir kusur olarak, kısa vadeli dış borçların hızlı büyümesi. Bu ülkelerde, gerçekten de özel kesim kuruluşlarının ve o arada bankaların kısa vadeli dış borç stoklarında, dış borçlanmalarında büyük artışlar ortaya çıkmaya başlıyor son dönemde. Ve bu artıştaki paylar, hem dış borç stokunun içindeki pay olarak yükseliyor, hem de gayrisafi millî hâsılaya oran olarak yükselmeye başlıyor. Burda kesmek istiyorum; daha pek çok neden bulunabilir, sayılabilir. İkinci kategori; borç verenler yahut yatırımcıların kusurları nelerdir; bir de orada birkaç noktaya değinmek istiyorum. Bunlardan bir tanesi; bu yatırımcıların, özellikle portföy yatırımcılarının ve doğrudan sermaye yatırımcılarının, vade uyumsuzluklarını, yani "mismatching"i ve marjinalleşme eğilimini gözden kaçırdıklarını; marjinaleşme eğilimi çok gözden kaçırılacak bir şey değil ama, ona razı olduklarını görüyoruz. Bununla ne demek istediğimi müsaade ederseniz arz edeyim. Bu ülkelere yönelen paralar, bu ülkelere yönelen fonlar, büyük ölçüde kendi vadesiyle, yöneldiği vadeyle uyumlu olmayan daha uzun vadeli yatırımlara yöneldi. Dolayısıyla, bunların geri ödenme zamanı geldiği zaman, ortaya bir fon ve geri ödeme "mismatching"i, uyumsuzluğu ortaya çıktı; bu da, bu krizi ateşleyen en önemli nedenlerden birisidir ve bunu borç verenler göremediler. Bu, biraz da borç alanın kusuru, yani malî sektörün yeteri şeffaflıkta olmamasının yarattığı bir husus. Bir diğer konu; bu şekilde yatırım yapanlar, kârlı alanların, belki kısa sürede yüksek kâr getirecek alanların süratle tükendiğini ve giderek marjinal alanlara daha riskli, daha uzun vadeli kâra dönük, daha düşük oranlı kâra dönük alanlara gittiğini gözden kaçırdılar. Bir başka mesele; bölgesel etki ve sürü güdüsü.

18 Bu ülkeler; ne yazık ki, bu bölgedeki ülkelerin tamamı aynı ülkeymiş gibi kategorize edildi insanlar kafasında. Bu, doğrudur da bir anlamda. Çünkü, bu ülkelerin hem birbirleriyle, hem bölgesel, hem de Japonya'yla büyük ilişkileri var; dolayısıyla, birisinde çıkan krizin derhal ötekine sıçrayacağı endişesi ortaya çıktı ve gerçekten de, böylece bölgesel etkiyle sürü güdüsü ortaya çıkarak, sürü şeklinde giren yatırımcıların aniden sürü şeklinde çıkması sonucunu getirdi. Genellikle sürü güdüsü piyasaya girerken yavaşlıyor, ama çıkıştı çok hızlı işliyor ve ezilmelere yol açıyor; çıkış o kadar da geniş olmadığı için. Dolayısıyla, böyle bir etki ortaya çıktı. Dolayısıyla; yabancı yatırımcılar özellikle bu başlık altında, bu şekildeki çeşitli eksik incelemeler, çeşitli değerlendirmeler ve süratle para kazanma güdüsüyle buraya girdiler ve para kaybettiler. Bu da, bunun bir şekilde zaten riskiydi. Diğer birkaç neden üzerinde durmak istiyorum; bu iki grubun dışında. Bunlardan en önemlisi, özellikle Rusya kriziyle ilgili olarak karışımıza çıkan ve bugün de hâlâ ortada duran, IMF kaynaklarının kurumasıyla ilgili bir sıkıntıydı. IMF kotalarının artırılamamasının yarattığı kaynak yetersizliğiyle; özellikle Rusya'da IMF, hem kaynak yetersizliğini öngörüp, hem de Rus Hükûmetinin yeteri kadar önlemi almadığını gerekçe göstererek yardımı askıya aldığı anda Rusya'da kriz patladı. Ben, hep onu vurgulamaya çalışıyorum. Aslında, Rusya'nın bugünkü durumuyla 6 ay veya 8 ay evvelki durumu farklı değil; Rusya hep aynı durumdaydı, ama birtakım sözler vermişti ve sürekli olarak da IMF, Rusya'nın arkasında gibi bir izlenim vardı. IMF Rusya'nın arkasında olduğu zaman, yatırımcılar, kendi risklerinin IMF tarafından kurtarılabileceğini düşünerek giriyorlardı. IMF, "ben yokum" dediği anda, birdenbire bir panik ortaya çıktı ve herkes kaçmaya başladı. Bu konuda ve özellikle bu krizin büyüdüğü aşamalarla ilgili olarak IMF'e çok büyük eleştiriler yöneltildi; ben de aynı benzer eleştirileri yöneltiyorum. İki türlü eleştiri yöneltiliyor IMF'ye; öngördüğü politikaların yetersiz olduğu. Birinci eleştiri bu. İkinci eleştiri; IMF'in, bu ülkelerde çıkabilecek olan sorunları önceden görüp dünyaya duyurmadığı eleştirisi. Ben, ikinci eleştiriyi yapan guruptayım. Çünkü, IMF'in politikalarının bu ülkelerde dört dörtlük uygulandığını söylemek çok zor. Ama IMF, politikalarının uygulanmadığını gördüğü zaman bunu dünyaya duyurması lâzımdı; yani, daha fazla sermaye akışını bu ülkelere duyurması lâzımdı. Bence, benim kanaatim, onu yapmamıştır.

19 Şimdi, izin verirseniz, süratle krizin bugünkü görünümüne geçmek istiyorum buradan. Benim görebildiğim kadarıyla, krizin belli bir aşamasından sonra,, ihtiyaç saikine dayalı likidite talebi maksimum noktaya çıktı ve herkes likit kalmayı öngördüğü için bu piyasalara fon akmaz hâle geldi, fon akmayınca da hâdise dönmez oldu. Ama, şunu söylemek istiyorum: Her geçen gün, kriz hakkındaki olumsuz beklenti sahibi sayısının azaldığı, olumlu beklenti sahibi sayısının arttığı görülüyor. Yani, bundan 2-3 ay evveline kadar bu krizin, 1929 benzeri bir dünya ekonomik bunalımı olacağı şeklindeki görüşe sahip olan kişilerin sayısı, bugün giderek azalıyor. Birkaç noktaya değinmek istiyorum bununla ilgili olarak. Bir kere; önceki dönemde kriz öncesinde çeşitli ülkelerde, gelişmekte olan ülkelerde, yüzde 10 ilâ 20 arasında bir bantta dolar bazında reel getiri sağlayan sermaye, kendi ülkesine dönüp de yüzde 4-5 noktasına geldiği zaman, bu noktada çok fazla duramıyor. Bu da sermayenin bir özelliği; yani, risk alıp daha çok kazanmak istiyor. Bütün mesele, alabileceği riskte bir miktar düşme olup olmadığı şeklinde. Dolayısıyla, giderek bu paranın memleketinde durma eğilimi biraz azalmaya, kırılmaya başladı; bunun birtakım göstergeleri var. Dolayısıyla, beklentiler bir miktar iyimserliğe doğru dönmeye başlıyor ve artık uluslararası borç verilebilir fonlar piyasasında bir canlanma yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. IMF kotalarının artırılması için Amerikan Kongresi engelinin aşılmış olması, IMF'e yeniden 92 milyar dolar civarında bir ek kota imkânı sağlıyor. Bu, önemli bir hadise. Çünkü, bu kotaya kadar IMF'in durumu, su deposu boş bir itfaiye aracına benziyordu. Ortalıkta dolaşıyor, siren çalıyor ama, sıkacak suyu yok. Şimdi, en azından deposunun yarıdan fazlasının dolduğuna dair bir görüntü ortaya çıkıyor. Bu tabii, beklentileri olumluya çevirme yolunda önemli bir hadise. Bununla birlikte birtakım olumsuz şeyler de var elbette ki; her şey olumlu gelişmiyor. Meselâ, Brezilya için hazırlanan 41,5 milyar dolarlık pakete rağmen, Brezilya Hükûmetinin, öngörüldüğü süratte önlemler almadığı ortaya çıkmaya başladı; bu, bir eksiklik olarak çıktı. Sonradan bu eksiklik tamamlandı. Rusya'nın durumu netlik kazanmadı henüz. Yani, Rusya'nın ne tarafa gideceği, kimin sahip çıkacağı oradaki sıkıntılara; o henüz netlik kazanmadı.

20 Japonya'nın, her ne kadar kendi içine dönük birtakım önlemler alıyorsa da, Asya ülkelerindeki krize ne şekilde tam anlamıyla sahip çıkacağı tam olarak belirlenmedi. Türkiye açısından baktığımız zaman hadiseye; bir kere, bir dış piyasalarda borçlanma açısından yaşanan olumsuz gelişmenin giderek yavaş yavaş da olsa, ufak ufak da olsa kırılmaya başladığını görüyoruz. Hazinenin sessiz ve derinden böyle başlattığı borçlanma operasyonları devam ediyor. Zannediyorum önümüzdeki günlerde de devam edecek; enteresan gelişmeler oluyor orada ve Hazine borçlanabiliyor. Onun yanı sıra da, özel sektör bankaları, aynı miktar kadar, ödedikleri miktar kadar olmasa bile, bir sendikasyon kredilerinin, en azından dörte üçünü yenilemeye, çevirmeye başladılar. Şimdi burada; "Türkiye'de bir finansal kriz olası mı, değil mi?" konusunda 3-4 noktaya değinmek istiyorum. Bugünkü bütçe dengesi gayrisafi millî hâsıla oranına baktığımız zaman, durumun 94'ten iyi olduğunu görüyoruz. Yani, burada kriz yönünde çok belirgin gösterge yok. Kısa vadeli dış borç stokunun gayrisafi millî hâsıla oranında bir artış var Türkiye'de. Ama bu artış da, yine 94 kadar çok hızlı değil; 94 önceki kadar hızlı değil. Dış ticaret açığında hiçbir olumsuzluk görünmüyor, kıyaslanırsa, cari açıkta da şu anda bir olumsuzluk görünmüyor. Bankaların takipteki alacakları Türkiye'de, Asya ülkeleriyle kıyaslanırsa düşük; ama, bu rakamların gerçeği yansıttığı kanısında değilim. Sermaye yeterliliğine baktığımız zaman; özellikle, problemin kamu bankalarında olduğunu görüyoruz. Özel sektör bankalarının yeterliliği yüzde 11 civarında görünüyor. Ben, müsaade ederseniz, iki sonuç çıkarıyorum. Bunlardan bir tanesi genel sonuç; yani, dünya için nasıl bir sonuç çıkarabiliriz? Benim kanaatim; ben, bu krizin serbest piyasa sisteminin yetersizliğini ortaya koyduğu iddiasına katılmıyorum. Benim kanaatim; kapitalizm ve serbest piyasa, kuralların en sıkı uygulandığı piyasadır; bugünkü geldiğimiz nokta itibariyle. Ama, kuralları koyup da uygulayamadığınız zaman, o zaman dönüp de sistemi eleştirmeye hiçbirimizin hakkı olmaz diye düşünüyorum. Bizim sorunumuz, kural koyup, uygulamamaktan ibaret; aslında, Asya'nın sorunu da bundan ibaret.

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI

İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın Başbakan Yardımcım, Sayın Hazine Müsteşarım, Yurt dışından gerek

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

Küreselleşme ve Para Politikası

Küreselleşme ve Para Politikası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Küreselleşme ve Para Politikası Durmuş Yılmaz Başkan 21 Kasım 2008 İstanbul Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının geleneksel yıllık konferanslar kapsamında düzenlediği,

Detaylı

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma 13 Mart 2014, İstanbul Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulumuzun ve Türkiye Bankalar Birliği nin

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 i Bu sayıda; Ekim ayı enflasyon verileri, Eylül ayı dış ticaret verileri; TİM Ekim ihracat verileri değerlendirilmiştir. i 1 2012 de Türkiye

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 i Bu sayıda; 2013 2. Üç Ay Büyüme Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Yurtiçi talep coştu, stoklar patladı, büyüme tahminleri aştı Ekonomi

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Bu akşam, Ambargo Sonrası İran: Ekonomik ve Ticari Etki Analizi

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2010-30.06.2010 dönemine

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Cari açıktan fazla döviz geldi, on yılda 68 milyar Merkez Bankası rezervine eklendi (Milyon $)

Cari açıktan fazla döviz geldi, on yılda 68 milyar Merkez Bankası rezervine eklendi (Milyon $) Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON CARİ AÇIK: TÜİK geçen ay 2003-2012 dönemini kapsayan son on yılın turizm gelirlerini revize etti, Merkez Bankası da turizmdeki bu revizyondan

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009 Temel Analiz 2010 senesine ilişkin beklentiler nasıl şekillenecek? İşte piyasaların cevap aradığı en önemli soru Öncelikle 2009 senesinde dünya ekonomisinde yaşananları kısaca hatırlayalım. Kredi krizi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 i Bu sayıda; Mayıs ayı Sanayi Üretim Verisi, TCMB nin Dövize Müdahaleleri değerlendirilmiştir. i 1 Sanayi Üretimi Umut Vermiyor Mayıs

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 i Bu sayıda; Başbakan ın Taksim Gezi Parkında vatandaş ile inatlaşmasının ekonomiye maliyeti değerlendirilmiştir. i 1 Ekonomi iç ve dış

Detaylı

Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz.

Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz. Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz. Akbank T.A.Ş. B Tipi Franklin Templeton Şemsiye Fonu na Bağlı Yabancı Menkul Kıymetler Alt Fonları Akbank - Franklin Templeton işbirliği ile dünya çapında yatırım fırsatı:

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde)

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde) Hazırlayan: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON STOPAJ DÜZENLEMESİ: TL mev. Vadesiz Vadeye göre pay (Yüzde) Bir Aya Üç Aya Altı Aya Bir Yıla ve Daha Uzun 2005 17,8 20,6 45,8 10,5

Detaylı

Çin in Büyümesi ve Emtialarda Görünüm

Çin in Büyümesi ve Emtialarda Görünüm 19 Kasım 2014 Çin in Büyümesi ve Emtialarda Görünüm Çin deki %7.5 lik Büyüme hedefi ve Çin in bu hedefleri tutturabilme olasılığı bir süredir ihracat görünümündeki toparlanmaya rağmen sene başından beri

Detaylı

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi AYLIK RAPOR İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi Ocak ayında başlıca pazarlara ihracat geriledi, enflasyonda gerileme beklentisi ile Merkez Bankası politika faizini indirdi. EKONOMİK VE SEKTÖREL

Detaylı

B Ö L G E S E L. TİM Akademi İzmir Panelinden İzlenimler. Hande UZUNOĞLU

B Ö L G E S E L. TİM Akademi İzmir Panelinden İzlenimler. Hande UZUNOĞLU TİM Akademi İzmir Panelinden İzlenimler Hande UZUNOĞLU Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Bakanlar Kurulu nun 5 Temmuz 1993 tarihinde aldığı 93/4616 sayılı kararla kuruldu. O tarihte bir araya gelen 52

Detaylı

Tanrı Zar Atmaz Ya FED?

Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Yaklaşık 10 yıllık küresel finans krizinin başladığı yer olan Amerika, krizi dünyaya ithal etmekle kalmadı, bunu kendi bünyesinde de çok ağır yaşadı aslında Özelikle 2008-2009 sürecinde

Detaylı

Günlük Forex Bülteni. Piyasa Gündemi G E D İ K Y A T I R I M K A L D I R A Ç L I İ Ş L E M L E R. 11 Haziran 2014 Çarşamba

Günlük Forex Bülteni. Piyasa Gündemi G E D İ K Y A T I R I M K A L D I R A Ç L I İ Ş L E M L E R. 11 Haziran 2014 Çarşamba i Piyasa Gündemi Geçtiğimiz hafta gündemde öne çıkan Avrupa ve ABD tarafında yaşanan önemli gelişmelerin takip edildiği ve fiyatlandığı küresel piyasalarda dün ABD, Avrupa tarafında yatay kapanış yaşanırken,

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Küresel Kriz ve Sermaye Piyasaları Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Sunum Akışı Küresel Krizin Oluşumu Kriz Neden Önlenemedi? Krize Karşı Tepkiler Düzenleyiciler Açısından Yapılması Gerekenler

Detaylı

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

TCMB O/N Faiz Oranları (% ) 70.0% 60.0% 50.0% 40.0% 30.0% 20.0% 10.0% 0.0%

TCMB O/N Faiz Oranları (% ) 70.0% 60.0% 50.0% 40.0% 30.0% 20.0% 10.0% 0.0% GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2006 YILI İLK 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2002 yılında başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde başlayan

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm

Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm 13 Ekim 2014 Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm Küresel çapta düşük büyüme beklentileri petrol talebinde düşüklüğü beraberinde getiriyorken üretimin ise hem OPEC ülkelerinde hem de Amerika da yüksek

Detaylı

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr Türkiye'nin ilk konut çöpçatanı Tüketici ile bankaların arasını bulan bir çöpçatan gibi çalışıyor. Türkiye de büyüme potansiyelinin en yüksek olduğu piyasalardan biri de şüphesiz konut. Dünyada 2008 de

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz.

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. Her Pazar BRUNCH #OlmasadaOlur Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. www.darussafaka.org GÖSTERGELER Alaattin AKTAŞ l ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON CARİ DENGE: Cari işlemler

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 Bu sayıda; -Temmuz ayı dış ticaret verileri -Ağustos ayı dış ticaret ve enflasyon verileri değerlendirilmiştir. Yıllık Dış Ticaret Açığı

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

GÖSTERGELER ENFLASYON. Özel sektörün dış borcu rekor düzeyde (Milyon $) TÜFE nin ilk çeyrek-son üç çeyrek seyri (%)

GÖSTERGELER ENFLASYON. Özel sektörün dış borcu rekor düzeyde (Milyon $) TÜFE nin ilk çeyrek-son üç çeyrek seyri (%) Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON 12,50 10,50 7,50 5,00 2,50 0,00 04 05 06 07 ENFLASYON Merkez Bankası nın 18 Mart taki Para Politikası Kurulu Toplantısı ndan sonra yapılan açıklamada,

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı