YIKILUPDUR BU CHÂN VE ALTI NAZRE YIKILUPDUR BU CHÂN AND SIX NAZIRE Hüseyin GÖNEL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YIKILUPDUR BU CHÂN VE ALTI NAZRE YIKILUPDUR BU CHÂN AND SIX NAZIRE Hüseyin GÖNEL"

Transkript

1 Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 6 Sayı: 28 Volume: 6 Issue: 28 Güz 2013 Fall Issn: YIKILUPDUR BU CHÂN VE ALTI NAZRE YIKILUPDUR BU CHÂN AND SIX NAZIRE Hüseyin GÖNEL Öz Tarihçiler Osmanlı Devleti nin 18.yüzyılını anlatırken Sultan III.Mustafa nın ( ) Yıkılupdur bu cihân sanma ki bizde düzele mısraı ile balayan kıt asını nakletmeden geçemezler. Gerçekten de bu iir dönemin askerî, siyasî, iktisadî bozukluklarının ve bir türlü diki tutmayan ıslah çalımalarının sebebini en veciz ekilde anlatır. Bugüne kadar bahsi geçen iire sadece Sadrazam Koca Ragıp Paa nın bir nazire yazdıı biliniyordu. Fakat bu nazirenin metni mevcut deildi. Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi Türkçe Yazmalar Bölümünde R-6843 numarada kayıtlı mecmuada Sultan III.Mustafa nın kıt asıyla birlikte altı nazire daha tespit ettik. Bu nazireler sırasıyla Sadrazam Koca Ragıp Paa ( ), sameddin Efendi (ö. 1788), Mehmed Hâkî Efendi (ö. 1758), Süleyman Dâni Efendi (ö ), ve Hıfzızâde Mehmed Efendi ye (ö. 1775) aittir. Mecmua 1760 tarihinde Abdullah Kantemiri tarafından Saraybosna da tertip edilmitir. Dolayısıyla Sultan III.Mustafa dahil bahsi geçen iirlerin arasında yazıldıı ortaya çıkmaktadır. Bu yazıda Osmanlı Devleti nin 18.yüzyılda yaadıı buhran özetlenmi, ardından nazireler yorumlanarak verilmitir. Tarihî olayların ve devrin psikolojisinin anlaılmasında edebî metinlerin önemine temas edilmitir. Birer belge niteliindeki altı kıt a bu makale vasıtasıyla ilim âleminin istifadesine sunulmutur. Anahtar Kelimeler: III. Mustafa, Cihangîr, Nazire, 18. Yüzyıl, Koca Ragıp Paa, sameddîn, Hâkî, Dâni, Hıfzızâde. Abstract "Yıkılupdur bu cihân sanma ki bizde düzele" (this world has already started to fall apart, do not assume that we can bring it together). Above mentioned lines by Sultan Mustafa III have been commonly used by historians to describe the 18th century Ottoman Empire. As a matter of fact, this poem, very effectively and sarcastically, reveals the political, military and economic corruption, and the anti-corruption movements of its time. Until recently, it was to our common knowledge that Sadrazam Koca Ragıp Pasha produced a nazire as a reply to this poem. The written version of Sadrazam's nazire, however, was not available. Recently, we have discovered that there are six more nazire's available, along with the verse by Sultan Mustafa III, in Turkish Literature Section in Sarajevo Gazi Husrev Bey Library (registration no: R 6843). These nazire's belong to Sadrazam Koca Ragıp Pasha ( ), sameddin Efendi (ö. 1788), Mehmed Hâkî Efendi (ö. 1758), Süleyman Dâni Efendi (ö ), Hıfzızâde Mehmed Efendi. (1775). The magazine was arranged by Abdullah Kantemiri in 1760, in Sarajevo. Thus, it is evident that all the poems mentioned, including Sultan Mustafa's, were written between This paper, briefly mentions the time of depression in Ottoman Empire, presents the interpretation of the nazire's, and emphasizes the significance of literary work in appreciation of the historical events and the key aspects influencial on society at the time. Keywords: Mustafa III, Cihangir, Nazire, 18th Century, KocaRagıp Pasha, sameddîn, Hâkî, Dâni, Hıfzızâde. Yrd.Doç.Dr., Nevehir Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü,

2 Giri Türklerin Anadolu ya gelilerinden iki asır sonra filizlenen Osmanlı çınarı 15.yüzyılda tarihin akıını deitiren bir devlete, 16.asırda muhteem bir imparatorlua dönümütü. er i ve örfî hukuk merkezinde adaleti önceleyen ve adaletle hükmeden Devlet-i Âlî, tesis ettii düzende müslümandan gayri müslime herkese yer vermiti. Özellikle gaza ruhuyla kanatlanan orduları gittikleri her yere adaleti götürmü ve bu yüzden yerli halklar tarafından sevilmiti. Neferleri ise ölürsem ehit kalırsam gazi düüncesiyle yaıyordu. Ne var ki yerli yabancı herkesin gıpta ile baktıı bu devlet bir süre sonra büyülü atmosferinden çıkartılacak ve yenilmeyen ordusu artık yenilgiyle tanıacaktı. Tarih boyunca insan merkezli bütün yapılarda kendini gösteren bozulmadan Osmanlı da nasibini alacak ve ordusundan siyasetine, idaresinden maliyesine, yöneticisinden neferine iliklerine kadar hissedecekti. Henüz muhteem 16.yüzyılın üzerinden kısa bir süre geçmiken iktidar ihtirasları taht kavgaları perdesi altından padiaha bile el uzatacak, birbiri ardına sultanlar indirilecek, sadrazamları saymak bile güçleecekti. Kazan gibi kayanayan payitaht, dı gailelerle uramak bir tarafa kendi içinde bile otoriteyi salamakta güçlük çekecekti. Özellikle Celâlî isyanlarıyla Devlet-i Âlî büyüsü bozulacak, Karlofça Anlamasıyla Osmanlı tarihinin ilk ve en büyük toprak kaybı 17.yüzyılı bir buhran dönemine çevirecekti. 18.asır ise bir önceki asrın müzmin hastalıklarına yeni ilaveler yapmakta çok aceleci davranacaktı. Yine tathtan indirilen, katledilen mazlum padiahlar, sürekli deien sadrazamlar, bitip tükenmek bilmeyen ve çou yenilgiyle sonuçlanan savalar ve nihayet isyanlar isyanlar... Devlet mekanizmasının ıslahı için yapılan çalımalar ise ya çok cılız veya akim kalacaktı. Böyle bir tabloda yaamak zor olsa gerek. Daha zoru ise bu devirde padiah olmaktır herhalde. Her ne kadar tarihî olayları izleyerek döneme ait hükümler verilebilse de devrin zihniyet dünyasını görebilmek ve okuyabilmek için edebî eserlere ihtiyaç vardır.çünküedebî eserler vasıtasıyla onları oluturan kiilerin psikolojilerine ulaılabilir. te devrin çıkmazlarını bir kıt a ile dile getiren Cihangir mahlaslı Sultan III.Mustafa ve onun bu iirine dönem airleri tarafından yazılan altı nazire bu balamda deerlendirilebilecek hüviyettedir. Dolayısıyla bu yazı tarihî vakaları kısaca hatırlattıktan sonra nazire geleneinin en çarpıcı örneklerinden birini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Osmanlı Devleti nin 18.Yüzyılı Gündönümü Yüzyılı veya Kültürel Souma Devri diye isimlendirilen Osmanlının 18.yüzyılı dönemin aydını tarafından aslından intizamı bozulmu ve mukaddemâ çivisi çıkmı bir dünya olarak nitelendirilmektedir. 1 Haddizatında Türk dünyası 18.yüzyılda Hindistan dan Orta Asya ya oradan Anadolu ve Balkanlara kadar zor zamanlar yaamıtır. Önceki asırda balayan istikrarsızlıklar bu yüzyılda had safhaya ulamı özellikle Karlofça Anlaması ile kaybedilen itibarhemen herkesin psikolojisini olumsuz ve derinden etkilemitir yüzyıl siyasî, askerî ve toplumsal düzensizliklerin devam ettii bir dönemdir. Saltanat müessesinin dahi tartıılır hale geldii bu dönemde bazı düzenlemeler kısa süreli de olsa devletin nefes almasını salamısa da kalıcı olamamıtır. Bu yüzyılda Rusya nın yayılmacı politikası Osmanlı Devleti nin iç ilerine karıacak seviyeye ulamıtır. 3 Bir tarafta uzun süren ve bir türlü bitmeyen savalar, Kırım gibi kaybedilmesiyle bünyeyi temelden sarsan toprak kayıpları olurken; dier tarafta merkezdeki iktidar oyunları neticesinde Osmanlı kuvvetlerinin Silivri de karılıklı siperlere girerek vurumaya hazır pozisyon alması tam bir maher havasını andırmaktadır. Birinci Edirne Vak ası olarak tarihe geçen olaylar neticesinde II.Mustafa tahttan indirilmi ve yerine III.Ahmed getirilmitir. Lâle Devri gibi kısa süreli barı ve huzun hakim olduu yılların yerini bitmek bilmeyen savalar ve karııklıklar alır. III.Ahmed in tahttan indirilmesiyle yerine yeeni ehzade Mahmud getirilir. 1Nevzat Kösolu, Büyük Türk Klasikleri (Tarih), C.6, s.121, Ötüken-Söüt Yayınları, stanbul A.Atilla entürk ve Ahmet Kartal, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Dergah Yayınları, s.408, 481, stanbul Hüseyin Gönel, Rusçuklu Zarîfî Divanı, Grafiker Yayınları, s.7-8, Ankara 2013.

3 te vefat eden I.Mahmud un yerine kısa süre tahtta kalan III.Osman hükümdar olur. Onun vefatından sonra 1757 de III.Mustafa dönemi balar. Sadrazam Koca Ragıp Paa ile birlikte ciddi düzelmelerin olduu dönem de kısa sürer. Pazarcık taki Rus katliamı ile inme inen Sultan III.Mustafa 1774 te vefat eder. Yerine geçen I.Abdülhamid de saltanatının son günlerine kadar savalarla uraır da Rusların Özi de giritii katliam haberini alan sultana da inme iner. Yerine III.Selim padiah olur. Sultan III.Selim bazı ıslahatları yapma fırsatı bulur de Fransızların Mısır ı igaliyle cepheler geniler ve böylece sürüp gider. kinci Edirne Vak ası ile III. Selim asiler tarafından katledilir. 4 Devrin psikolojisini vermesi bakımından Sadrazam Koca Mehmed Ragıp Paa nın Osmanlı için pençeleri sökülmü arslan 5 benzetmesi dikkat çekicidir. çine düülen durum ise ahirzaman olarak görülmektedir. 6 Aslında bu dönemde saltanat ateten gömlek giymek anlamına gelmektedir. Çou kez sultanlar padiahlıktan çekilmeyi tercih etmek zorunda kalmılardır. çteki karııklar neticesinde dökülen kanlar bir tarafa cepheden gelen haberler de hiç iç açıcı deildir. 7 Özellikle Kırım ın kaybedilmesi Osmanlıyı, aydınından halkına, derinden sarsmıtır. 18.yüzyıl Nevzat Kösolu na göre Osmanlı için üphe ve zihnî çözülmenin baladıı dönemdir. Heyecan azalmı, gerilim dümü; Osmanlı artık i yapabilme, hayat ve üslup kurma gücünü yitirmi; kültür, yaratıcılıını kaybetmitir. Kültürel souma beraberinde sosyal hayatta iman-amel dengesini olumsuz etkilemi, neticesinde ortaya çıkan ruhî çökü ordunun gaza ruhunu kaybetmesi ve daha birçok alanda kendini göstermitir. Osmanlı siyasî, iktisadî gücünü ve kültür üstünlüünü kaybetmitir. 8 Bu asrın içinde bir eylem ilkesi olmaktan gittikçe uzaklaan kültürün deerlerinin, asrın sonlarına doru zihnî plandan da çekilmeye baladıını görmekteyiz. Bu yöndeki gelime, kiinin rûhen ve fikren kendi kültüründen kopması, kendi cemiyetine yabancılaması olarak tezahür eder. 9 Budönemde Osmanlıyı kurulu ve yükselme devirlerindeki dinamiklerden uzak görüyoruz. Temelde kamil insan üzerine bina edilmi bu manevî yapı insan kalitesinin bozulmasıyla aslî hüviyetini kaybetmeye balamıtır. Yüreklerin souması ya da kültürel souma elbette ki bazı tetikleyicilerle gün yüzüne çıkmıtır. Kösolu na göre bunun genel adı zulüm dür ve zulmün otorite eliyle gelmesi problemin kaynaıdır. Görülen en yaygın zulüm, rüvet ve ulemanın er i hassasiyetinin azalmasıdır. Ulema insan unsurundaki çözülmenin görünen ana kaynaklarından biri olarak karımıza çıkmaktadır. Mahkemelerin ve kadıların adaletsiz tutumları, sefer zamanı ihdas edilen yeni vergiler, halktan oluturulan disiplinsiz ve eitimsiz askerler de dier zulüm araçlarıdır. 18.asırdaki olumsuzlukların bir dier sebebi de payitaht dıında oluan güç merkezleridir. Derebeylik düzenine benzeyen bu yapılar kanun tanımazlıklarıyla sava zamanı devleti zor durumda bırakmakta, barı zamanlarında ilave masraflarla üzerlerine ordu sevkedilip bastırılmaktadır. Her halükarda halk zarar görmekte, devlet otoritesi 4Kösolu, s Bk. Ahmet Cevdet Paa, Tarih-i Cevdet, C.1, s.77;.hakkıuzunçarılı, Osmanlı Tarihi, C.IV/2, s Kösolu, s III.Selim in 1789 bozgununu haber aldıında söylediklerini içinde bulunduu ruhî durumu göstermesi bakımından buraya alıyoruz: Bu, sefer ahvali nasıl olacakdır? Bu kadar memâliki ocaklar neferâtı din gayreti çekerek fethetdikleri ma lum iken imdi ocaklarda bu halet olmayup firar ediyorlar; mîrî nâmıyla zam olunan yol, erkân bilmez bir alay yamacı makûlesi olup düman karısında etmedik fenalık komayorlar; böyle sefer mi olur. Dümandan intikam almaa böyle mi çalıulur? Sâbıka bu kadar fütühâta mazhar olanlar nev -i beerden deiller miydi?.. btidâ-i cülûsumda sefer gideyim dedim, münasip görmediler, ite böyle oldu... Benim matlûbum ve Cenâb-ı Hak dan niyâzım a dâdan intikâm alınmadıkça kılıç kınına girmemekdir... Hakk a niyâz edüp gece ve gündüz alayup Yâ Rab beni rüsvây-ı cihân edüp kâfire malûb ve perîân etmeden ve zamanımda ümmet-i Muhammed in böyle perânlıın görmeden lâhî! Sen beni bir iki gün mukaddem helâk eyle... (Kösolu, s.142). 8Kösolu, s a.g.e, s.158.

4 sarsılmaktadır. 10 Ayrıca bu yüzyılda yüksek vergiler ve otorite boluundan doan ayanlık kurumu merkezî otoriteyi zaafa uratan bir dier etken olarak sayılmaktadır. 11 Sarsılan devlet otoritesiyle birlikte memurluklar satılırken, iltimas ve rüvet istenir hale gelmitir. Enflasyon, salgın hastalıklar, kıtlık, isizlik artmı; ekıyalık ve devlet emrini hiçe sayma her yana yayılmıtır. Özellikle imparatorluun uzak eyaletlerinde oluan mahallî askerî birlikler baımsız hareket etmeye balamı ve kendi çıkarlarını kaybetme korkusuyla yapılan ıslahatlara da karı çıkmılardır yüzyıl içte ve dıta yaanan bütün olumsuzluklardan dolayı sorgulama dönemi olarak isimlendirilebilir. Bu sorgulamanın neticesinde askerî, idarî ve ekonomik düzenlemelerle devlet mekanizmasının ıslahı amaçlanmıtır. 13 Osmanlılar gerileme devrinde yaanılan olayları kavramakla Batı mantıında düzenlemeler peine dümülerdir. Düzenleme fikri daha eskilere dayanmakla berabersomut uygulayıcılar 18.yüzyılda kendilerine yer bulabilmitir. 14 Özellikle ordunun ıslahı, yeni projeler uygulama istei III.Mustafa ile belirgin hale gelmitir. Koca Ragıp Paa ile iyi bir ikili oluturan III.Mustafa ne var ki bu düzenlemelerin çounu gerçekletirme fırsatı bulamamıtır de III.Selim ulema ve idarenin ileri gelenlerinden Nizâm-ı devlete dair ıslahat layihaları ister. 15 Kendisine 22 layiha sunulur. Temelde ordunun düzensizliinin bir an önce giderilmesi hususunda hemfikir olan bu layihalarda zulüm ve maliye konuları dile getirilir. Kanun-ı kadîme geri dönü, hukuka balılık fikri vurgulanır. nsan unsurundaki bozulmayı telafi edecek hukukî düzenlemeler teklif edilir. Bu layihalardan ancak ikisinin metni günümüze ulamıtır. Giri ve dokuz bölümden oluan Tatarcıklı Abdullah Efendinin layihası 16, ordunun, âlim, müderris ve kadıların tertibi; maliyeyi düzeltme yolları, bata padiah olmak üzere devlet büyüklerinin teftilerde bulunması, hudutların güçlendirilmesi, tersanenin ihyası, tasarruf tedbirleri, vezir ve yüksek kademedeki idarecilerin durumları, halkın üzerindeki vergi zulmünün kaldırılması gibi balıklar ve teklifler içerir. 17 Islahat teklifleri dorultusunda 72 maddelik Nizâm-ı Cedîd Programı çıkarılır. Padiah dahil genç bir ekip bu programı uygulamaya canları üzerine yemin ederler. Ne var ki Nizâm-ı Cedîd padiahla birlikte ortadan kaldırılır. III.Selim tahtı bırakacaını ifade ederken Böyle teb anın padiahı olmaktansa olmamak evlâdır 18 der. eyhülislamların, paaların, yüksek kademedeki idarecilerin hırsları, ihtirasları ve nüfuz mücadeleleri içinde Osmanlı ruhu kaybolmutur. Sultan Cihangîr ve Tarihe Düülen Not: Yıkılupdur Bu Cihan Sultan III.Mustafa ( ) Devlet-i Âlî nin zor zamanlarında tahta çıkmı ve on yedi yıl padiahlık yapmıtır. Bilindii gibi Sultan III.Mustafa, Cihangîr mahlasıyla iirler yazmıtır. Bu yüzden haddim olmayarak ona Sultan Cihangîr eklinde hitabı yakıtırdım ve balıkta da öyle yazdım. Sultan III.Ahmed in olu olan III.Mustafa zekî, dindar, çalıkan, âdil ve tutumlu bir kiilie;aynı zamanda soukkanlı ve dayanıklı bir yapıyasahiptir. III.Mustafa nın hazineyi 10a.g.e, s Mehmet Alaaddin Yalçınkaya, Uyanı ve Toparlanma Çabaları, Osmanlı Tarihi El Kitabı, (Editör: Tufan Gündüz), Grafiker Yayınları, s.399, Ankara Yalçınkaya, s Gönel, s.9. 14stikrarsızlıklar ve Celâlî isyanlar pençesinde geçen 17.yüzyıl, Viyana bozgunu ve ardından gelen Karlofça Anlaması sonrasında bazı ıslahatların yapılması gerektii kesin olarak anlaılmıtır (Yalçınkaya, s.356) yüzyılda Koçi Bey tarafından Sultan IV.Murat ve Sultan brahim e sunulan Koçi Bey Risaleleri, devlet tekilatındaki bozukluklar ve bunların düzeltilmesi için alınacak tedbirleri, bk. Koçi Bey Risalesi; 1731 de I.Mahmud a sunulan Müteferrika Risalesi askerî, siyasî ve ilmî yöntemlerin alınması ve içinde bulunulan olumsuz durumdan çıkma teklifleri içerir (Kösolu, s.158). 16Dieri erif Mehmed Efendinin layihasıdır. Mehmed Efendi de temelde askerin nizamı, maliyenin düzeltilmesi ve adaletsizliklerin giderilerek hukuka uygun yaanması çerçevesinde teklifler sunar (Kösolu, s ). 17Kösolu, s a.g.e, s.150.

5 güçlendirdii ve malî ilerin kuruuna kadar hesabını sorduu nakledilir. lme dükündür ve âlimleri sever. Lâleli Camii yanıdaki türbesinde yatmaktadır. 19 Sultan Cihangîr in airlii daha çok mehur kıt ası dolayısıyla söz konusu edilir. 20 Padiah bahsi geçen kıt a adeta devrin fotografını çeker. Bir buçuk iki asırdan beri aınmı olan devlet mekanizmasının içine dütüü içler acısı durumu gözler önüne serer. Söylenenlerin bir iir olmasından öte bir padiahın kaleminden çıkması çarpıcıdır.meydana gelen olaylar karısında yönetenlerin hele padiahın acziyet sergileyecek bir tutuma girmesihalk açısından daha korkutucudur. Dolayısıyla Sultan III.Mustafa nın kıt ası bir itiraf belgesidir. Aaıda belirtilecei gibi saltanatının ilk yılında dile getirdii bu kıt a aynı zamanda sultanın ruh halini yansıtan bir ayna olarak deerlendirilmelidir. Bana kadar gelen nice padiahlar devlet adamları nizam verememi ben mi düzelteceim ümitsizliini ve yılgınlıını henüz tahta çıktıı sırada hissetmi olmalıdır. Sosyal hadiselerin izlerini sürmek özellikle zihniyet dünyasını, söz ve davranılara sinen ruh halini yakalayabilmek devri doru okumak için çok önemlidir. Tarihî vesikalar her ne kadar olayların olu ekillerini ve sonuçlarını anlatsa da oradaki insan faktörünü hususiyle insan psikolojisini vermekten uzaktır. Bu psikolojiyi anlayabilmek kukusuz onu en iyi yansıtan edebî eserlere müracat etmekle mümkündür. 21 Cemal Kurnaz tarafından literatüre kazandırılan belge redifler 22 ifadesi tarihî olayların ardındaki psikolojiyi verme bakımından dikkat çekicidir.rûhî nin (ö.1605) eksilmede redifli iiri Osmanlıyı Osmanlı yapan deerlerdeki aınmayı, Nâbî nin ( ) kalmamı redifli iiri bu deerlerin yitip gittiini, Enderunlu Vâsıf ın (ö.1824) o da bir zaman imi ile Keçecizâde zzet Molla nın ( ) harâb redifli iirleri ise artık o deerlerden eser kalmadıının birer belgesi olarak okunabileceini pek tabi iaret etmektedir. 23 Sultan III.Mustafa kıt asında Dünya yıkılıp gitmekte bizim elimizde de düzelecei yok, kahpe felek devleti tamamen aaılık kimselere verdi, imdi dünyadan kâm alanlar hep kalle ve namertler, artık iimiz Allah ın merhametine kaldı diye acı acı itiraflarda bulunmaktadır. Sultana bunları söyleten kukusuz sabık sultanlardan tecrübe ettikleri ııında yapmak istedii ıslahatlar için kaliteli ve güvenilecek adam bulamama sancısıdır. Erbâb-ı sa adet tamlamasını mutlulua layık olanlar eklinde çevirdiimizde idarenin ehil kimseler yerine liyakatsiz kimselerin eline geçtii sonucu çıkarılabilir. Bu durumda devrin çıkmazlarının temel kaynaı insan unsuru olmaktadır. 24 in ehline verilmemesi de kıyamet alametlerindendir. O halde ahirzaman yaanmaktadır. Dilimizde iimiz Allah a kaldı sözü artık elden birey gelmez anlamında kullanılır. Dorusu Sultan III.Mustafa nizamın tekrar tesisinden ümidini kesmi görünüyor. Devrin airlerinden Cihangîr e Nazireler Cihangîr in bu ıstırabına kader birlii yaptıı sadrazamı ortak olur ve padiahın kıt asına bir nazire söyler. Sonra sırasıyla birkaç air daha aynı yolu izler. Bugüne kadar sadece 19a.g.e, s air tezkirelerinde kendisine yer verilmediini gördük. 21Bu konuda dikkat çekici bazı deerlendirmeler için bk. Sabri F. Ülgener, ktisadî Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası, stanbul, 2006; Cemal Kurnaz, Çaının Cesur Bir Tanıı: Badatlı Rûhî, Türk Kültürü Aratırmaları (Prof.Dr. Zeynep Korkmaz a Armaan), XXXII/1-2, stanbul, 1995, s ; Tunca Kortantamer, Nâbî nin Osmanlı mparatorluunu Eletirisi, Tarih ncelemeleri Dergisi, S.II, zmir, 1984, s ; Mine Mengi, Gerileme Devrini Belgeleyen Bir Edebî Eser: Nâbî nin Hayriyye si, Divan iiri Yazıları, Ankara, s ; Emine Yeniterzi, Divan iirinde Osmanlı Devletindeki Sosyal Ahlâkî ve ktisadî Çözülmenin Akisleri, SÜ Uluslararası Kuruluunun 700. Yıl Dönümünde Bütün Yönleriyle Osmanlı Devleti Kongresi, Bildiriler, 2000, Konya, s Cemal Kurnaz, Belge Redifler, Divan Dünyası, Kurgan Edebiyat Yayınları, Ankara a.g.e, s Aslında bu asırda yaanan tam anlamıyla güvenilecek devlet adamı bulamamaktan ibarettir. Etraf güvenilmez insanlarla doludur. Öyle ki III.Selim in sarayda yaptıı en gizli toplantılar bile Paris gazetelerinde yer bulur (Kösolu, s.150).

6 Sadrazam Koca Ragıb Paa nın bu kıt aya nazire söyledii bilinmekle beraber 25 bizler nazire metnine vakıf deildik. Dier dört air tarafından söylenen toplam be nazire ise hiç bilinmiyordu. Sultan III.Mustafa nın kıt asına yapılan altı nazireye bir mecmuada rastladık. iirler Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi R-6843 numarada kayıtlı mecmuada 26 tek sayfada [56b]yer almaktadır. Sayfada Sadrazam Ragıb Mehmed, sameddîn, Dâni Efendi, Hıfzızâde nin birer, Hâkî nin iki tane olmak üzere toplam altı nazire vardır tarihli mecmua Abdullah Kantamiri tarafından Saraybosna da yazılmıtır. Mecmuanın tertip tarihi Sultan III.Mustafa nın bahsi geçen kıt ayı bu tarihten önce söyledii ve yazılan dier bütün nazirelerin de 1760 tarihine kadar söylenmi olduunu göstermektedir. Hatta nazire yazanlardan biri olan Hâkî nin 1758 yılında vefat ettii dikkate alınırsa bu tarih iki yıl daha geriye gider ki Sultan III.Mustafa nın bu kıt ayı padiahlıının henüz ilk bir iki yılında yazdıı sonucu ortaya çıkar. Bu yönüyle mecmua ilk elden kaynak olma özelliine sahiptir. Mecmuayı tertip eden Abdullah Kantamiri muhtemelen güncel olaylara ilgi duymu, yakından takip etmi; aynı ekilde sözkonusukıt a ve nazireler o dönemde dikkat çekmi ve bir araya getirilmi olmalıdır. Sultan III.Mustafa nın kıt asını ve ona yazılan nazireleri bütünlüü bozmamak ve fikrî takip yapmak amacıyla art arda veriyoruz: Güfte-i Sultân Mustafa Hân Yıkılupdur bu cihân sanma ki bizde düzele Devleti çerh-i denî virdi kamu mübtezele imdi erbâb-ı sa âdetde gezen hep hazele imüz kaldı bizüm merhamet-i Lem-yezel e Nazîre-i Sadrazam Râgıb Mehmed Beg Nîceler almada kâmın bu cihânda tîz ele Felegin devri mutâbık yine bezm-i ezele Sanma ey dil ki sa âdet bula bir dem hazele Virdi Hallâk-ı cihân mübtezeli mübtezele Nazîre-i sâmeddîn Devr-i âlem bu siyâk üzre muvâfık ezele Bu sipihre iini uyduramaz bir hazele Mübtezellere kalursa iimüz gelmez ele Yine erbâb-ı sa âdetle meger kim düzele Nazîre -i Hâkî Bende ol sıdk [u] muhabbetle Hakîm-i ezele Olamaz mazhar-ı tevfík-i inâyet hazele Sakınup devlete basdırma ayak mübtezele Sözümü tut anun üstine kapuyı rezele Diger Nazîre -i Hâkî Yüz sürüp aglayagör pâdeh-i Lem-yezel e Matlabın böyle tehî gezmek ile girmez ele Basmasun dirsen eger devlete pâyın hazele Yüz virüp eyleme ihsân u kerem mübtezele Nazîre -i Dâni Efendi Dil virüp evk ile dört kalı bir âfet güzele Geh rubâ i diyelüm gâhî bakalum gazele 25.Hakkı Uzunçarılı, Osmanlı Tarihi, C.IV/2, s ; Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, C.VI, s.348; Ömer Demirba, Koca Ragıb Paa ve Divan-ı Ragıb, s.10-11,50. 26Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi Türkçe Yazmalar R-6843.

7 Re y-i tedbîr idemez levh-i kazâyı tagyîr Rabt-ı kalb eyle hemân hükm-i Hakîm-i ezele Nazîre -i Hıfzızâde Herkesin ed ayesi Hazret-i Hayy-ı ezele Himmet-i dâver-i mümtâz ile âlem düzele Hazele nâ il olur devleti_alur tîz ele Bu fenâ mansıbıdur ki virilür mübtezele [56b] Divan iirinde bir airin baka bir aire ait bir iiri vezin ve kafiyeye sadık kalarak benzerini yazmasına nazire denir. Nazire gelenei divan iirinin ayrılmaz parçalarından biridir ve birden fazla fonksiyonu vardır. Yeni yetien airler için ilk aamada örenme amacına hizmet eden nazire, sonraki süreçte benzerini yazma ve daha sonra da örnek alınan iiri ama çabasına dönüür. 27 Bunun yanında nazire aynı konuda faklı düüncelerin ifade edilmesine hizmet edebilir. Sultan III.Mustafa nın ayarını mani efradını cami olan ve maksadı çok veciz anlatan kıt ası üzerine aynı mülahazanın dier airler tarafından farklı biçimlerde deerlendirildiini görmekteyiz. Bu yönüyle fikrî bir münazara ortamı olumu olur ki bahsi geçen airlerin hepsinin aynı dönemde yaamı olmaları bunun delilidir. Asrın bir sorgulama dönemi olduu hatırlanacak olursa bu kıt a üzerinden farklı bakı açılarının dile getirildii görülecektir. Yedi iirin mihverindeki kelimeler düzen, hazele ve mübtezeldir. Hazele, Arapça hâzil, yani savatan kaçan kelimesinin çouludur. Sözlüklerde alçaklar, denîler, bozgunlar, esâfil, kalle, bayaı, reziller, namertler, yüzsüzler, âdîler gibi anlamlar verilmektedir. Kelimenin köküne ve söz konusu iirin manasına göre tehlikeli ve sıkıntılı durumlarda arkadalarını bırakıp kaçan kimse, kalle, alçak 28 eklinde yorumlanabilir. Mübtezel ise deersiz, bayaı, aaılık, itibarsız, kepaze anlamlarında kullanılmaktadır. 29 Düzen ve nizamın bozulmasında hazele ve mübtezellerin büyük rolü olsa gerek. Koca Ragıp Paa ( ) Defterhane katiplerinden Mehmed evki Efendinin oludur. 30 stanbul da dünyaya geldi. Üstün yeteneiyle kısa sürede yükselerek çeitli idari görevlerde bulundu te vezirlik ve Mısır valiliine terfi etti. Rakka ve Halep valiliklerinden sonra 1756 da sadrazamlıa getirildi. Döneminde dıarda barı ve huzur hakimken içerde önemli iler yaptı. Evi zamanın air ve yazarları için vazgeçilmez mekanlardan biri olmutur. Divanı 31 hacimli olmasa da iirleri güzeldir. Gibb, onu Nâbî ile kıyaslarken Nâbî deki çok yönlülük elbette onda yoktur fakat hayatla ilgili olarak söyledii eyler daha özlü ve dolambaçsızdır der. 32 lmen ve siyaseten insan-ı kamildir. 33 Baarılı devlet adamlıı yanında iir sanatında da devrin önde gelen üstatlarındandır. 34 Cihangîr in kıt asına yazdıı nazire öyledir: Nîceler almada kâmın bu cihânda tîz ele Felegin devri mutâbık yine bezm-i ezele Sanma ey dil ki sa âdet bula bir dem hazele 27Nazire ile ilgili ayrıntılı bilgi için bk. Agâh Sırrı Levend, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Tarih Kurumu, s.70-80, Ankara 2008; Cemal KurnazOsmanlı air Okulu, Birleik Yayınları, s.32-60, Ankara smail Parlatır, Osmanlı Türkçesi Sözlüü, Yargı Yayınları, s.609, Ankara Ahmet Vefik Paa, Lehçe-i Osmânî, s. 638; lhan Ayverdi, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, s.1229, 2221; Mehmet Kanar, Arapça-Türkçe Sözlük, s.1531; Ferit Develliolu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, s.350, 702; smail Parlatır, Osmanlı Türkçesi Sözlüü, 609, Haluk pekten, vd., Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı simler Sözlüü, Kültür ve Turizm Bakanlıı Yayınları, s.361, Ankara Koca Ragıp Paa Divanı, Hüseyin Yorulmaz tarafından Yüksek Lisans tezi ve Ömer Demirba tarafından Doktora tezi olarak hazırlanmıtır. 32E.J.Wilkinson Gibb, () Osmanlı iiri Tarihi III-V, (Çev. Ali Çavuolu), Akça Yayınları, s ,ankara Mehmed Süreyyâ (Sicill-i Osmânî veya Tezkire-i Meâhir-i Osmâniyye, C.II, s.396, Sebil Yayınevi, stanbul entürk ve Kartal, s.505.

8 Virdi Hallâk-ı cihân mübtezeli mübtezele 18.yüzyılda birçok idari görev ve vezirliin yanında en uzun sadrazamlık süresine sahip olan gün görmü Koca Ragıp Paa padiahın kıt asına nezaketle ve bilgece yaklaır. Evet, görünürde çou kimse dünyadan çabucak kâm almada, felek ezel bezmine uygun dönüyor; ey gönül, alçakların bir an bile mutluluk göreceklerini zannetme, çünkü Yaradan aaılık kimseleri yine aaılık kimselere denk düürür. Koca Ragıp Paa naziresinde padiaha bir teselli verme edasındadır. Aslında olup biten her ey dünyanın haline uygundur. Nitekim insanlar davranılarıyla birbirinden ayrıacaktır. Dolayısıyla kötülük yapan, kötü yolu tutan kendine etmi olur. Dünyanın geçici mutluluklarına kanmamak gerekir. Allah imhal eder, ihmal etmez yani mehil verir ama sonunda hesabı çabucak görüverir. Zalim Allah ın kılıcıdır, onunla intikam alır; sonra döner zalimden intikam alır. Bu yüzden üzülmeye gerek yoktur eklinde deerlendirilebilir. Ragıp Paa nın ifadelerinde derin bir iman ve inanç bütünlüü vardır. Dinsizin hakkından imansız gelir sözü gerei hazele ve mübtezellerin biribirlerine ceza olarak verildiini iaret etmektedir. Ragıp Paa nın kıt ası mü mince bir teselli olarak görülebilir. sameddîn Efendi (ö.1788) Ebu l-smet Mustafa sameddîn Efendi Üsküdarlıdır. Devrin önemli ve erdemli kadılarından biri olup Nakîbendi tarikatına balıdır yılında Üsküdar da vefat etmitir. erh ve tercüme olmak üzere eserleri vardır. 35 sameddîn Efendi nin Cihangîr in kıt asına yazdıı nazire udur: Devr-i âlem bu siyâk üzre muvâfık ezele Bu sipihre iini uyduramaz bir hazele Mübtezellere kalursa iimüz gelmez ele Yine erbâb-ı sa âdetle meger kim düzele Dönemin âdil kadılarından biri olan sameddîn Efendi kıt asında, dünyanın hali ezel bezmine uygundur, bu felek hiçbir alçaın dileine göre dönmez, aaılık kimselerden kim bir hayır görmü, nizam olacaksa yine ehil kimselerin eliyle olacaktır demektedir. Aslında sameddîn Efendi de Koca Ragıp Paa gibi kader-kaza balamında bir yaklaımla soruna eilir. Ondan ayrılan yönü ne olursa olsun meydanın mübtezellere bırakılmaması gerektiini ifade etmesidir. Bu bakımdan sameddîn Efendi daha ümitli bir yaklaım sergiler. Alçaklardan bir hayır gelmeyecei, yine hamiyet ehlinin ie el atması gerektii, nizamın tekrar tesisi mümkün olacaksa saadet ehlinin çabasıyla gerçekleecei vurgulanır. Dolayısıyla samedd n Efendi nin kıt ası bir gayret çarısı olarak okunabilir. Padiaha mini bir erh dümütür. Mehmed Hâkî Efendi (ö.1758) Mehmed Hâkî Efendi 36, Kilislidir. Hacegandan, defterdar mektupçusudur yılında vefat etmitir. Sadrazam Koca Ragıb Paa ya bir kıt a 37 vermitir ve 1748 yılında yapılan defterhane binası için bir tarih 38 söylemitir. 39 Yetenekli bir airdir. 40 Hâkî, Sultan III.Mustafa nın kıt asına iki nazire yazmıtır. Dierleri içinde en keskin söyleyi ona aittir: 35Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri, Bizim Büro Yayınları, s.396, Ankara Mehmed Hâkî Efendi hakkında kaynaklardaki bilgiler çelikilidir. Sicill-i Osmanî de Isfahanlı olduu ve 1766 da vefat ettii söylenmektedir (Mehmed Süreyya, s.290). Tuhfe-i Naili de Isfahanlı ise de Ruhalı diye mehur olduu Sicil de yazılıdır, Mecelle de Ruhalı diyor, kaydı vardır (Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî, Bizim Büro Yayınları, s.329, Ankara 2001). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı simler Sözlüü nde ise iki tane Hâkî maddesi vardır. Birincisinin Urfa da doduu ve te vefat ettii, dierinin ise yılında vefat eden hâcegân airi olduu kayıtlıdır (pekten vd., s.171). Kanaatimizce her iki madde aynı kiiden bahsetmektedir. Hâkî, 1758 de vefat eden Mehmed Hâkî Efendi olmalıdır. 37Bu kıt a: Kerem mukâta asın gerçi fevt-i hâtemden Kalup mezâdda bir kimse olmayup taleb Kimin nukûd-ı atâyâsı var anı alacak Meger cenâb-ı sadâret-pehâh ola râgıb (Tuman, s.328). 38Bu tarih, Ketebe koysa sezâ Sultan Mahmûd eklindedir (Mehmed Süreyya, s.290). 39Tuman, s.328.

9 Bende ol sıdk [u] muhabbetle Hakîm-i ezele Olamaz mazhar-ı tevfík-i inâyet hazele Sakınup devlete basdırma ayak mübtezele Sözümü tut anun üstine kapuyı rezele 41 Ezel sultanı Allah a muhabbet ve sadakatle kul ol, çünkü alçak kimseler Allah ın yardımına mazhar olamaz, bu yüzden onların devlet kapısına ayak basmalarına izin verme, sözümü tut kapıyı üzerlerine kilitle. Mehmed Hâkî Efendi nin daha cesur ve hakim bir edayla meseleye eildiini görüyoruz. Öncelikle kullukta kusur edilmeyecektir çünkü Allah ın inayeti ancak doru olanlarladır. kinci olarak da mübtezellere devlet kapısında yer verilmeyecek, üzerlerine kapılar kapatılacaktır. Aslında Mehmed Hâkî Efendi nin söyledii, problemin ana kaynaından çözümüdür. Ehil olmayana i tevdi edilmeyecektir. Ne var ki bunu padiah dahil kimse baaramamaktadır. Dolayısıyla teklif pratikte mümkün olmayan fakat doru bir sözdür. Burada padiaha yapması gereken özlü bir ekilde tavsiye edilmekte, üstü kapalı dik durması ima edilmektedir. Yüz sürüp aglayagör pâdeh-i Lem-yezel e Matlabın böyle tehî gezmek ile girmez ele Basmasun dirsen eger devlete pâyın hazele Yüz virüp eyleme ihsân u kerem mübtezele Bâkî olan Allah a yönelip yakarıa geç, yoksa böyle yalnız gezmekle maksadına ulaamazsın, eer devlete aaılık kimseler ayak basmasın diyorsan, mübtezellere yüz verip iyilik yapmaktan vazgeç. Mehmed Hâkî Efendi nin bu naziresi dierleri içinde en keskin ifadeleri taımaktadır. Dorudan padiaha yöneltilen sözler eletiri sınırlarını aacak boyuttadır. lk olarak dierlerinde olduu gibi önce kul olmak ve Hakk ın huzurunda gereince durmak vurgulanır. Tehî gezmeyi bo bo gezmek veya yalnız gezmek olarak anlayabiliriz. Bu büyük ileri yalnız baına çözemezsin Allah a dayan veya gayret göstermeden bir sonuca varamazsın eklinde yorumlayabiliriz. Fakat asıl önemlisi bu sözlerle padiahın uygulamalarını eletirmektedir. Mealen hazele ve mübtezellerden ikayet eden sensin ama onlara ihsan ve kerem de bulunan da sensin, diyerek aradaki çelikiye iaret etmektedir. Mehmed Hâkî Efendi çözüm için daha dirayetli ve ümitli bir bakı açısına sahiptir. lerin düzeleceine inanır. Ancak düzeltmek isteyenlerin tutarlı davranması gerekmektedir. Süleyman Dâni Efendi (ö ) Enderunlu Süleyman Dâni 42 Efendi, Enderun da yetimi ve orada hocalık yapmıtır. Çeitli katiplik görevlerinde bulunmu kalyon katibi iken te vefat etmitir. Divan 43 sahibi bir airdir. 44 Sultan III.Mustafa ya yazdıı nazire aaıdaki gibidir: Dil virüp evk ile dört kalı bir âfet güzele Geh rubâ i diyelüm gâhî bakalum gazele Re y-i tedbîr idemez levh-i kazâyı tagyîr Rabt-ı kalb eyle hemân hükm-i Hakîm-i ezele evk ile dört kalı bir güzele gönül verelim, ardından bazen rubai bazen gazel söyleyelim, tedbir alsan da kazayı engelleyemezsin, o halde gönlünü hemen Allah ın hükmüne balamalısın. Dier nazireler içinde belki de en teslimiyetçi yaklaım Dâni Efendi de görülmektedir. Kaderde olan baa gelir, kader hükmünü icra eder, bundan kaçı yoktur. Bu yüzden kendine bak, gönlüne bak ve Allah ın hükmüne boyun ey, demektedir. Bu bakı açısı 40Mehmed Süreyya, s Reze, kapı kanatlarını söeye balayan ve mentee yerini tutan demir çengel, kapıyı kapalı tutmaya yarayan, içerden ve dıarıdan kullanılan demirden zenberek demektir (Parlatır, s.1409). 42Tuhfe-i Naili de Dâni veya Tayfur olarak geçmektedir (Tuman, s.298). 43Dâni Divanı, Hamdi Birgören tarafından Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanmıtır. Hamdi BRGÖREN, Dâni Divanı nceleme-metin, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamı Yüksek Lisans Tezi, Ankara Tuman, s.298; pekten vd., s.96; Mehmed Süreyya, s.353; Birgören, s.3-6,8.

10 yapılacak bir ey olmadıı, dönemin ahirzaman olduu, iimizin Allah a kaldıı düüncesinin yansımasıdır. Hıfzızâde Hafız Mehmed Efendi (ö.1775) Hıfzızâde Hafız Mehmed Efendi hakkındaki bilgiler kısıtlıdır. Diyarbakırlı olduu ve Yua Tepesi ndeki cami için bir tarih 45 söyledii rivayet edilmektedir. Padiahın kıt asına naziresi öyledir: Herkesin ed ayesi Hazret-i Hayy-ı ezele Himmet-i dâver-i mümtâz ile âlem düzele Hazele nâ il olur devleti_alur tîz ele Bu fenâ mansıbıdur ki virilür mübtezele Herkesin duası ebedî olan Allah adır, adaletli padiahımızın himmetiyle âlem düzelsin diye; alçaklar devleti ele geçirmekte acelecidir, ne de olsa gelip geçici olan makamlar deersiz kiilere verilir. Hıfzızâde Hafız Mehmed Efendi naziresinde dierlerine göre daha mutedil bir yol izler. Allah a dua etmeli, padiaha güvenmeli, dünyada elde edilen gelip geçici mevkilere itibar etmemelidir. Hıfzızâde Hafız Mehmed Efendi ikinci mısrada padiaha düen sorumluluu hatırlatmakta ve gayret iması yapmaktadır. Sonuç Sultan III.Mustafa nın kıt ası Osmanlı Devleti nin parlayan güneinin batmak üzere olduunun ibretlik bir belgesidir. Dünyanın çivisi çıkmı, zaman ahirzamandır. Tehlikenin farkına varanlar bozulan nizamı tekrar kurma çabası içine girmilerdir fakat onların gayretleri de durumu deitirmeye yetmemitir. Kötü gidie çareler aranırken herkes padiahlık makamından bir eyler beklemi, padiahlar ise çaresizlik içinde kıvranmıtır. Koca Ragıp Paa padiahla benzer düünceleri paylamakla beraber teselli edasındadır. Onun söyledikleri, dünyanın düzeni böyle elden ne gelir, manasında anlaılabirlir. Dani Efendi ise ahirzaman olduunu hatırlatır. sameddin Efendi meseleye kader-kaza balamında yaklaır fakat çözüm için gayret ehlinin ie el atması gerektiini vurgular. Hızfızâde Mehmed Efendi de padiahın çabasıyla ilerin yoluna gireceini söyler. Hâki idarenin alçaklardan temizlenmesi gerektiini açıkça dile getirir, padiahtan daha direyetli olmasını ister. Bu iirler aynı zamanda dönem airlerinin olaylara duyarsız kalmadıklarının bir göstergesidir. Sultan III.Mustafa 1757 de tahta çıkmıtır. Kendisine nazire yazan Hâkî 1758 yılında vefat etmitir. Mecmuanın tertip tarihi ise 1760 tır. Bu durumda Sultan III.Mustafa bu kıt ayı padiahlıının ilk yılında yazmı olmalıdır. smi geçen airler sultanın çadaı olmakla beraber nazirelerin de III.Mustafa nın saltanatının ilk bir iki yılında yazıldıı anlaılmaktadır. Tarihi perspektifte olayları sebep-sonuç ilikisi içinde irdelerken insan faktörü ve onun hissettiklerini göremeyiz. Bu açıdan belki de devrin psikolojisini anlamaya çalıırken çounlukla uç bir örnek olarak III.Mustafa nın kıt asını naklederiz. Çünkü söyledikleri bize sözün bittii yer gibi gelir. Bu kıt a buhranlı dönemlerden geçerken padiahın içinde bulunduu ruh halini bize en insanî ekilde yansıtan bir iirdir. Dolayısıyla burada önemli olan sultan olarak söyleyemedii veya söyleyemeyecei gerçei air kimlii arkasında ifade edebilmesidir. Elimizdeki yedi kıt a Osmanlı toplumunda iir ve airin yerini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Özellikle bir münazara ortamı olutururcasına devrin en mühim meselesini gayet ciddi bir ekilde irdeledikleri ve kendi düüncelerini rahatça ifade ettikleri görülmektedir. Bu yönüyle iir, toplumun önemli iletiim araçlarından biri olarak karımıza çıkmaktadır. Bahsi 45Sadrazam Çelebizâde Mehmed Said Paa (ö.1761) tarafından 1755 tarihinde Yua Tepesi ne bir mescit yaptırılmıtır (www.yusacami.com, eriim tarihi: ). Hıfzızâde nin düürdüü tarih: Rıhletinden ol târîh-i hicriye kadar ki bin üç yüz yigirmi sal iki mehdür tamâm (2320/2=1756) (Tuman, s ).

11 geçen iirler tarihi olayları anlamaya çalıırken edebî eserlerin de dikkate alınması gerektii hakikatine iyi bir örnektir. KAYNAKÇA Ahmet Vefik Paa (2000).Lehçe-i Osmanî, (Haz. Recep Toparlı), Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları. AYVERD, lhan (2005).Misalli Büyük Türkçe Sözlük,stanbul: Kubbealtı Neriyat. BRGÖREN, Hamdi (2004).Dâni Divanı nceleme-metin, Yayınlanmamı Yüksek Lisans Tezi, Ankara:Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Bursalı Mehmed Tahir (2000).Osmanlı Müellifleri, Ankara: Bizim Büro Yayınları. DEMRBA, Ömer (1999).Koca Ragıb Paa ve Divan-ı Ragıb, Yayınlanmamı Doktora Tezi,Van: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. DEVELLOLU, Ferit (2005).Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Ankara: Aydın Kitabevi. GIBB, E.J.Wilkinson (1999).Osmanlı iiri Tarihi III-V, (Çev. Ali Çavuolu), Ankara: Akça Yayınları. GÖNEL, Hüseyin (2013).Rusçuklu Zarîfî Divanı, Ankara:Grafiker Yayınları. PEKTEN, Haluk vd. (1988).Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı simler Sözlüü, Ankara:Kültür ve Turizm Bakanlıı Yayınları. KANAR, Mehmet (2009).Arapça-Türkçe Sözlük, stanbul:say Yayınları. Koçi Bey (1998).Koçi Bey Risalesi, (Haz. Yılmaz Kurt), Ankara:Akça yayınları. KORTANTAMER, Tunca (1984). Nâbî nin Osmanlı mparatorluunu Eletirisi, zmir:tarih ncelemeleri Dergisi, S.II. KÖSOLU, Nevzat (1987).Büyük Türk Klasikleri (Tarih), C.6, stanbul:ötüken-söüt Yayınları. KURNAZ, Cemal (1995). Çaının Cesur Bir Tanıı: Badatlı Rûhî, stanbul:türk Kültürü Aratırmaları (Prof.Dr. Zeynep Korkmaz a Armaan), XXXII/1-2. KURNAZ, Cemal (2007).Osmanlı air Okulu, Ankara:Birleik Yayınları. KURNAZ, Cemal (2011). Belge Redifler, Divan Dünyası, Ankara: Kurgan Edebiyat Yayınları. LEVEND, Agâh Sırrı (2008).Türk Edebiyatı Tarihi,Ankara:Türk Tarih Kurumu. Mecmua (1760). Türkçe Yazmalar R-6843, (Abdullah Kantamiri), Saraybosna: Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi. Mehmed Süreyyâ (1996).Sicill-i Osmânî veya Tezkire-i Meâhir-i Osmâniyye, C.II, stanbul: Sebil Yayınevi. Mehmet Nâil Tuman (2001).Tuhfe-i Nâilî, Ankara: Bizim Büro Yayınları. MENG, Mine (2000) Divan iiri Yazıları,Ankara:Akça Yayınları. ÖZTUNA, Yılmaz (1977).Büyük Türkiye Tarihi,C.VI, stanbul: rfan Matbaası, Ötüken Yayınevi. PARLATIR, smail (2009).Osmanlı Türkçesi Sözlüü, Ankara: Yargı Yayınları. ENTÜRK, A.Atilla ve Ahmet KARTAL (2010).Eski Türk Edebiyatı Tarihi, stanbul:dergah Yayınları. UZUNÇARILI,.Hakkı (1988).Osmanlı Tarihi, C.IV/2, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. ÜLGENER, Sabri F. (2006). ktisadî Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası, stanbul: Derin Yayınları. Eriim tarihi: YALÇINKAYA, Mehmet Alaaddin (2012). Uyanı ve Toparlanma Çabaları, Osmanlı Tarihi El Kitabı, (Editör: Tufan Gündüz), Ankara:Grafiker Yayınları, s YENTERZ, Emine (2000). Divan iirinde Osmanlı Devletindeki Sosyal Ahlâkî ve ktisadî Çözülmenin Akisleri, SÜ Konya:Uluslararası Kuruluunun 700. Yıl Dönümünde Bütün Yönleriyle Osmanlı Devleti Kongresi, Bildiriler, s YORULMAZ, Hüseyin (1989).Koca Ragıb Paa Divanı, Yayınlanmamı Yüksek Lisans Tezi, stanbul:stanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Melike GÖKCAN TÜRKDOAN

Melike GÖKCAN TÜRKDOAN Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 15 Klâsik Türk Edebiyatının Kaynakları Özel Sayısı -Prof. Dr. Turgut KARABEY Armaanı- KLÂSK TÜRK EDEBYATINDA

Detaylı

Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010

Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010 Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010 12 HAYVANLI TÜRK TAKVM VE KEHANET* + THE TWELVE-ANIMALS TURKISH CALENDAR AND PREDICTION

Detaylı

derinlikli ilikilerin öne çıktıı görülür. Ortega Gassetroman özü gerei aırdan alan bir türdür (2012: 67) derken romanın olay anlatma aceleciliinden

derinlikli ilikilerin öne çıktıı görülür. Ortega Gassetroman özü gerei aırdan alan bir türdür (2012: 67) derken romanın olay anlatma aceleciliinden Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 8 Sayı: 37 Volume: 8 Issue: 37 Nisan 2015 April 2015 www.sosyalarastirmalar.comissn: 1307-9581 HER EY GEÇP GDER

Detaylı

Giri Kaynakları ve bazı ortak konu alanları bakımından benzerlik gösteren sosyoloji ve edebiyat, birinin bilim, dierinin sanat dalı olması

Giri Kaynakları ve bazı ortak konu alanları bakımından benzerlik gösteren sosyoloji ve edebiyat, birinin bilim, dierinin sanat dalı olması RASM ÖZDENÖREN N ÇOK SESL BR ÖLÜM ADLI HKÂYESNE EDEBYAT SOSYOLOJS AÇISINDAN BR YAKLAIM AN APPROACH FROM THE PONT OF LTERATURE SOCOLOGY TO RASM ÖZDENÖREN S STORY NAMED ÇOK SESL BR ÖLÜM Yılmaz IRMAK Özet

Detaylı

G R VE KURAMSAL ÇERÇEVE

G R VE KURAMSAL ÇERÇEVE Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 7 Sayı: 34 Volume: 7 Issue: 34 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 MECLS- MLL DEN ULUSAL KONGRE YE KIBRIS

Detaylı

Yahya Kemal de Tarih ve iir 1 Ömer ÇAKIR 2. History and Poetry in Yahya Kemal

Yahya Kemal de Tarih ve iir 1 Ömer ÇAKIR 2. History and Poetry in Yahya Kemal Çank r Karatekin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2(2): 125-150 Yahya Kemal de Tarih ve iir 1 Ömer ÇAKIR 2 Çank r Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü Özet

Detaylı

Giri 1. Ortado u Bölgesinin Tanımı Ve Özellikleri 1.1. Ortado u Neresidir?

Giri 1. Ortado u Bölgesinin Tanımı Ve Özellikleri 1.1. Ortado u Neresidir? Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 5 Sayı: 20 Volume: 5 Issue: 20 Kı 2012 Winter 2012 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 ORTADOU'NUN YENDEN

Detaylı

ÇALDIRAN SAVAI NA KADAR OSMANLI - SAFEV LKLERNE KISA BR BAKI A BRIEF REVIEW OF THE RELATIONS BETWEEN OTTOMAN AND SAFAVI BEFORE THE CHALDIRAN WAR

ÇALDIRAN SAVAI NA KADAR OSMANLI - SAFEV LKLERNE KISA BR BAKI A BRIEF REVIEW OF THE RELATIONS BETWEEN OTTOMAN AND SAFAVI BEFORE THE CHALDIRAN WAR ÇALDIRAN SAVAI NA KADAR OSMANLI - SAFEV LKLERNE KISA BR BAKI A BRIEF REVIEW OF THE RELATIONS BETWEEN OTTOMAN AND SAFAVI BEFORE THE CHALDIRAN WAR Dr. Bilal DEDEYEV* Özet Güçlü Türk devletleri arasında üstünlük

Detaylı

Amerikan ç Savaı ve Mısır: Pamuk Örneinde Mısır Modernlemesi ve Amerikan ç Savaı nın Sürece Olan Katkısı

Amerikan ç Savaı ve Mısır: Pamuk Örneinde Mısır Modernlemesi ve Amerikan ç Savaı nın Sürece Olan Katkısı Amerikan ç Savaı ve Mısır: Pamuk Örneinde Mısır Modernlemesi ve Amerikan ç Savaı nın Sürece Olan Katkısı American Civil War and Egypt: Modernization of Egypt in the case of Cotton and the Contribution

Detaylı

Zehra ARSLAN. Anahtar Kelimeler: cemiyet, Meclis-i Mebusan, müzakere, madde, tasarı, kanun, merutiyet, oylama

Zehra ARSLAN. Anahtar Kelimeler: cemiyet, Meclis-i Mebusan, müzakere, madde, tasarı, kanun, merutiyet, oylama Austos 1909 Tarihli Cemiyetler Kanunu Üzerinde Meclis-i Mebusan da Yapılan Müzakereler ve Cemiyetlerin Yapılanmasında ttihat ve Terakki Örnei The Negotiations Conducted on The Community Law Dated August

Detaylı

ANAYASA HUKUKU VE NSAN HAKLARI AÇISINDAN BLG EDNME HAKKI

ANAYASA HUKUKU VE NSAN HAKLARI AÇISINDAN BLG EDNME HAKKI ANAYASA HUKUKU VE NSAN HAKLARI AÇISINDAN BLG EDNME HAKKI Doç. Dr. Firuz D. Yaamı firuz@ttnet.net.tr firuz@sabanciuniv.edu ÖZET Bilgi özgürlüü ya da bilgi edinme hakkı hem çok eski ve bilinen anayasal kavramların

Detaylı

KUR AN DA TEMEL SİYASÎ KAVRAMLAR

KUR AN DA TEMEL SİYASÎ KAVRAMLAR KUR AN DA TEMEL SİYASÎ KAVRAMLAR Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman ALTUNTAŞ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI Bağlarbaşı Mahallesi 29100 / Gümüşhane Telefon: 0 456 233 74 25 pbx Faks: 0 456 233 74 27 Yayın Numarası:

Detaylı

SAFEVÎLERN NESEBNE FARKLI BR BAKI A DIFFERENT STANDPOINT TO SAFEVI S GENERATION

SAFEVÎLERN NESEBNE FARKLI BR BAKI A DIFFERENT STANDPOINT TO SAFEVI S GENERATION SAFEVÎLERN NESEBNE FARKLI BR BAKI A DIFFERENT STANDPOINT TO SAFEVI S GENERATION Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDA* Dr. Bilal DEDEYEV** Özet Safevî tarihi ele alınırken aratırmacılar arasında en çok tartıılan konulardan

Detaylı

A Ç I L I Ş K O N U Ş M A L A R I

A Ç I L I Ş K O N U Ş M A L A R I BEKTAŞİ GÜLBENGİ Bismişah Allah Allah Vakitler hayrola, Hayırlar feth ola. Şerler def ola. Müminler saf ola. Münâfıklar berbat ola. Gönüller şâd ola. Meydanlar âbâd ola. Kalplerimiz mesrûr, sırlarımız

Detaylı

Anahtar Kavramlar: Aile, Göç, Çocuklar, Eitim Örenim Hakkı, Van. Abstract

Anahtar Kavramlar: Aile, Göç, Çocuklar, Eitim Örenim Hakkı, Van. Abstract Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 6 Sayı: 27 Volume: 6 Issue: 27 Yaz 2013 Summer 2013 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 GÖÇLE GELEN ALELERN

Detaylı

fade Özgürlüü Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 10. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları el kitapları, No.

fade Özgürlüü Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 10. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları el kitapları, No. fade Özgürlüü Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 10. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları el kitapları, No. 2 çindekiler Giri... 4 10. Madde konusunda genel düünceler...

Detaylı

KARAM TAKVM KARAIM CALENDER Ergin AYAN *

KARAM TAKVM KARAIM CALENDER Ergin AYAN * Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 4 Sayı: 19 Volume: 4 Issue: 19 Güz 2011 Fall 2011 www.sosyalarastirmalar.com KARAM TAKVM KARAIM CALENDER Ergin

Detaylı

OSMANLI DA HALKLA İLİŞKİLER Metin Kazancı *

OSMANLI DA HALKLA İLİŞKİLER Metin Kazancı * OSMANLI DA HALKLA İLİŞKİLER Metin Kazancı * ÖZET Türkiye de yazılmış halkla ilişkiler kitaplarının hemen hemen tümü halkla ilişkilerin tarihini Amerika Birleşik Devletleri ndeki halkla ilişkiler uygulamalarının

Detaylı

*** s.338. 2 Sebahattin Eyüpoğlu, Sanat Üzerine Denemeler ve Eleştiriler, Cem Yayınevi, İstanbul 1981,

*** s.338. 2 Sebahattin Eyüpoğlu, Sanat Üzerine Denemeler ve Eleştiriler, Cem Yayınevi, İstanbul 1981, KENDİ GÖK KUBBEMİZ DE ESKİ ŞİİRİN RÜZGÂRLARI Abdullah ŞENGÜL * ÖZET Yahya Kemal, Divan edebiyatı kaynağından geniş bir şekilde yararlanmıştır. Onu Eski şiirin temsilcisi olarak göstermek doğru değildir.

Detaylı

Osmanlı Toplumunda Çok Eşlilik: 1670-1698 Yılları Arasında Bursa Örneği

Osmanlı Toplumunda Çok Eşlilik: 1670-1698 Yılları Arasında Bursa Örneği Osmanlı Toplumunda Çok Eşlilik: 1670-1698 Yılları Arasında Bursa Örneği Polygyny in Ottoman Society: The Case of Bursa Between 1670-1698 Ömer Düzbakar * Özet Bir erkeğin aynı anda birden fazla kadınla

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY DA SPOR SEVGİSİ VE GENÇLİK İDEALİ

MEHMET AKİF ERSOY DA SPOR SEVGİSİ VE GENÇLİK İDEALİ MEHMET AKİF ERSOY DA SPOR SEVGİSİ VE GENÇLİK İDEALİ Kadir PEPE* Giriş Mehmet Akif Ersoy 1873 yılında İstanbul da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih in Sarıgüzel semtinde dünyaya gelip, 27

Detaylı

Yüksek Lisans Tezi SÜRGÜN YOLUNDA BİR YENİLEŞME SERÜVENİ: MİHNET-KEŞAN DERYA TÜZİN

Yüksek Lisans Tezi SÜRGÜN YOLUNDA BİR YENİLEŞME SERÜVENİ: MİHNET-KEŞAN DERYA TÜZİN Yüksek Lisans Tezi SÜRGÜN YOLUNDA BİR YENİLEŞME SERÜVENİ: MİHNET-KEŞAN DERYA TÜZİN TÜRK EDEBİYATI BÖLÜMÜ Bilkent Üniversitesi, Ankara Temmuz 2008 Bilkent Üniversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

BÂKÎ VE NEDÎM İN GAZELLERİNDE SEVGİLİDEKİ GÜZELLİK UNSURLARI

BÂKÎ VE NEDÎM İN GAZELLERİNDE SEVGİLİDEKİ GÜZELLİK UNSURLARI BÂKÎ VE NEDÎM İN GAZELLERİNDE SEVGİLİDEKİ GÜZELLİK UNSURLARI Hazırlayan: Fatma KANDEMİR Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Mine YEŞİLOĞLU Lisansüstü eğitim,öğretim ve sınav yönetmeliğinin Türk Dili ve Edebiyatı

Detaylı

BİRLİK ÇADIRI KURULDU

BİRLİK ÇADIRI KURULDU BİRLİK ÇADIRI KURULDU Prof. Dr. Mehmet MARUFİHAH İzmir, 2013 1 BİRLİK ÇADIRI KURULDU Prof. Dr. Mehmet MARUFİHAH ISBN: 978-605-62150-2-5 Birinci Basım: Kasım 2013, İzmir Baskı ve Cilt Bassaray Matbaası

Detaylı

İnanç ve İktidar: Ortadoğu da Din ve Siyaset Bernard Lewis

İnanç ve İktidar: Ortadoğu da Din ve Siyaset Bernard Lewis İnanç ve iktidar ilişkisine odaklanan bu çalışma, İslam Dünyasında din ve devlet yönetimi arasındaki ilişkiyi farklı açılardan incelemektedir. 2010 yılında Oxford University Press tarafından yayınlanan

Detaylı

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı ile ilgili TBMM tartımaları

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı ile ilgili TBMM tartımaları Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı ile ilgili TBMM tartımaları Bu PDF dokumanı http://www.bilgilenmehakki.org tarafından hazırlanmıtır. BRNC OTURUM Açılma Saati: 15.00 8 Ekim 2003 Çaramba BAKAN : Bakanvekili

Detaylı

Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi. The Journal of International Social Research. Cilt: 7 Sayı: 31 Volume: 7 Issue: 31

Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi. The Journal of International Social Research. Cilt: 7 Sayı: 31 Volume: 7 Issue: 31 VAKA ARATIRMASI: ÖZEL ETM ALANINDA ÇALIAN ÖRETMENLERN SORUNLARI VE HTYAÇLARI A CASE STUDY: THE PROBLEMS AND NEEDS OF TEACHERS WORKING IN THE FIELD OF SPECIAL EDUCATION Yeim GÜLEÇ-ASLAN* Fidan ÖZBEY* Canan

Detaylı

1783 YILINDAN SONRA KIRIM TÜRKLERNN OSMANLI DEVLET LE KÜLTÜREL LKLER CULTURAL RELATIONS BETWEEN THE CRIMEAN TURKS AND THE OTTOMAN EMPIRE AFTER 1783

1783 YILINDAN SONRA KIRIM TÜRKLERNN OSMANLI DEVLET LE KÜLTÜREL LKLER CULTURAL RELATIONS BETWEEN THE CRIMEAN TURKS AND THE OTTOMAN EMPIRE AFTER 1783 1783 YILINDAN SONRA KIRIM TÜRKLERNN OSMANLI DEVLET LE KÜLTÜREL LKLER CULTURAL RELATIONS BETWEEN THE CRIMEAN TURKS AND THE OTTOMAN EMPIRE AFTER 1783 Dr. H. Murat ARABACI Özet Osmanlı toplumsal yapısının,

Detaylı

ANTEPLĐ AYNÎ DĐVANI NDAKĐ TARĐH MANZUMELERĐ ÜZERĐNE BĐR ĐNCELEME

ANTEPLĐ AYNÎ DĐVANI NDAKĐ TARĐH MANZUMELERĐ ÜZERĐNE BĐR ĐNCELEME ANTEPLĐ AYNÎ DĐVANI NDAKĐ TARĐH MANZUMELERĐ ÜZERĐNE BĐR ĐNCELEME ÖZET Şener DEMĐREL 1 Tarih düşürme ebced hesabı çerçevesinde bir olayın tarihini belirlemek amacıyla başvurulan bir sanattır ve aynı zamanda

Detaylı

KLASİK TÜRK EDEBİYATINDA VAR İÇİNDE REDİFLİ ŞİİRLER VE NEDİM İN VAR İÇİNDE REDİFLİ GAZELİ

KLASİK TÜRK EDEBİYATINDA VAR İÇİNDE REDİFLİ ŞİİRLER VE NEDİM İN VAR İÇİNDE REDİFLİ GAZELİ KLASİK TÜRK EDEBİYATINDA VAR İÇİNDE REDİFLİ ŞİİRLER VE NEDİM İN VAR İÇİNDE REDİFLİ GAZELİ Ayşe YILDIZ ÖZET Klasik Türk edebiyatında nazire geleneği bir okul fonksiyonunu üstlenerek önemli bir yer tutmuştur.

Detaylı