ÜNİTE 10 SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜNİTE 10 SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM"

Transkript

1 ÜNİTE 10 SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM ÜNİTENİN KONULARI Sürdürülebilir Tarım Tarım Topraklarının Günümüzdeki Durumu Su ve Su Ürünlerinin Günümüzdeki Durumu Hayvancılığın Günümüzdeki Durumu Sürdürülebilir Tarım İçin Gerekli Koşullar Sürdürülebilir Ormancılık Ormanların Günümüzdeki Durumu Ormanlardan Yararlanma ve Ormanları Koruma Yolları Sürdürülebilir Meracılık Meraların Dünyadaki ve Ülkemizdeki Durumu Meraların Kullanımı ve Korunması Özet ARAŞTIRMA KONULARI Üniteye başlamadan önce aşağıdaki soruların yanıtlarını araştırınız. 1. Günlük yaşamınızda kullandığınız tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi sırasında yararlanılan maddeler ve araçlar nelerdir? 2. Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi sırasında kullanılan gübre, ilaç vb. gibi maddelerin üretime etkisi nedir? Araştırınız. 3. Çevre Ekonomisi kavramı size ne ifade etmektedir? Araştırınız 4. Çevrenizdeki orman alanlarından insanlar hangi amaçlar için ve ne ölçüde yararlanmaktadırlar? 5. Dünyada en çok orman bulunan ülkelerin orman varlıklarıyla ekonomik zenginlikleri arasında bir ilişki var mıdır? Araştırınız. 6. Meraların bir bölgedeki üretime katkısı neler olabilir? Araştırınız. 1

2 SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Tarım Topraklarının Günümüzdeki Durumu Eldeki bilgilere göre halen dünya nüfusu yaklaşık olarak 5,8 milyar dolayındadır. Bu sayı gün geçtikçe daha da artmaktadır. Hızlı nüfus artışı, ister istemez ilk planda akıllara besin güvenliği sorununu getirmektedir. Kullanılabilen doğal kaynaklar, bunların potansiyelleri ve üretim güçleri düşünüldüğünde, artan nüfusun, bütün insanlığın besin güvenliğini ciddi olarak tehdit etmeye başladığı görülmektedir. Bugüne kadar çiftçiler, üzerinde tarım yapacakları arazileri bulmada ve onları üretime hazırlamada ustaca yöntemler kullanmışlardır. Tarım alanlarında sulama, teraslama, kurutma, nadasa bırakma ve kıyıları doldurarak toprak elde etme gibi yollarla belli ölçüde de olsa herkese yetecek kadar ürün elde edebilmişlerdir. Bu yüzden besin güvenliği fazlaca tehlikeye girmemiştir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, tarıma dayalı yerleşim alanlarının nüfusu, kentlere göre oransal olarak azalmaya başlamıştır. Bu durum çiftçileri, insanların temel besin kaynağını oluşturan tahılların daha fazla üretimine zorlamıştır. Çünkü kentlerde yaşayanlar tarımsal faaliyetlerle ilgilenemediklerinden besin ihtiyaçlarını köylerden ve çiftliklerden karşılamak durumundadırlar. Özellikle 1950 lerden sonra, tarımla uğraşan insanlar, artan nüfusun besin gereksinimlerini karşılayabilmek için, ancak tarıma uygun olmayan alanların (orman ve mera alanları) tarıma açılması ve teknolojik gelişmeler sayesinde üretimi artırabilmişlerdir. Örneğin, eski Sovyetler Birliği nde tahıl üretim alanlarının zirveye ulaştığı 1979 yılında, kullanılabilir toprakların toplamı 123 milyon hektara ulaşmış ve bu alanlarda her türlü tarımsal araç ve gereç kullanılmıştır. Fakat 1995 yılına gelindiğinde aynı bölgelerde kullanılabilir tarımsal toprakların toplamı 91 milyon hektara kadar gerilemiş ve tarımsal araç-gereçlerin kullanımı çok fazla ilerleyememiştir. Çünkü, tarıma uygun olmayan topraklar, bir süre kullanılınca verimsizleşmiş ve artık kullanılamayacak duruma gelmiştir. Tarımsal araç-gereçler ise, üretimin artırılmasında belli bir etki seviyesinin ötesine geçememiştir. Bu yalnızca eski Sovyetler Birliğine özgü bir durum değildir. Dünyanın pek çok yerinde tarımsal alanlar, erozyon, plansız kullanım, aşırı gübreleme ve ilaçlama sonucu tahribata uğramakta ve kullanılamaz hale gelmektedir. Tarım alanlarının azalmasıyla birlikte elde edilen ürün de bu suretle dünya nüfusunun gereksinimlerinin gerisinde kalmaktadır. 2

3 Toprakların, erozyon başta olmak üzere çeşitli şekillerde kaybının yanısıra endüstrileşme yoluyla işgal edilmesi ise bir başka önemli sorundur lı yıllardaki geniş tarım alanlarının yarısını yitiren Japonya, Güney Kore ve Tayvan da, endüstriyel ve ekonomik faktörler etkili olmuştur. Asya ülkeleri endüstrileşmelerini hızlandırdıkça, fabrikalarını, yollarını ve yeni kentlerini verimli tarım alanlarının üzerinde inşa etmişlerdir. Örneğin Güney Çin de, henüz yakın zamana kadar iki, ya da üç kez pirinç hasadı yapılabilen topraklarda şimdi fabrikalar işlemektedir. Bu topraklar, yalnızca Çin in değil dünyanın en verimli topraklarındandır. Daha zengin insanların yaşadığı yerlerdeki tarım alanları ise, alışveriş merkezleri, tenis kortları, golf sahaları ve özel villâlarla doldurulmaktadır. Gelişmekte olan pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye de de, verimli tarım alanları endüstriyel yapılar tarafından işgal edilmektedir. Bu endüstriyel yap ılar, kendi yan kuruluşlarına ait binaların yapımını, yeni yerleşim yerlerinin doğup gelişmesini ve ulaşım için karayollarının yapımını da beraberinde getirmektedir. Böylelikle geniş boyutlu bir tarımsal alan tahribatı ortaya çıkmaktadır. Mersin yakınlarında verimli araziler üzerine kurulmuş bir fabrikadan görünüm. Son yıllarda Sanayi kuruluşlarının tarım alanlarını nasıl işgal etmeye başladığına ilişkin tipik bir örnek. Fotoğraf: Hayrettin Karaca. Dünyadaki tarım alanları, 1980 li yıllara dek genişlemiştir. Buna karşın örneğin, 1950 yılında kişi başına düşen tahıl üretim alanı 2,3 dekar iken 1995' de 1,2 dekara gerilemiştir. Ancak 1990 larda dünya tahıl üretimi 1950 lere göre üç kat artmıştır. Bunda etkili olan faktör ise, toprakların sulanma olanaklarının aynı dönemlerde 2,5 kat artmış olmasıdır. Sulamanın yansıra gübreleme ve ilaçlamanın da artması üretim miktarı üzerinde etkili olmuştur. 3

4 Bitkisel tarım faaliyetlerinde üretim artışı, topraktaki bitki besin maddelerinin yeterli düzeye çıkarılmasıyla, sulamanın bitkinin ihtiyacına göre ve zamanında yap ılmasıyla, hastalık ve zararlılara karşı gerekli mücadelenin yapılmasıyla sağlanabilir. Ancak bu faaliyetlerde kullanılan araç-gereçler, gübre ve tarımsal ilaçlar bir ekonomik harcamayı gerektirirler. Üretim için zorunlu olan bu giderlere girdi denir. Her ekonomik faaliyette girdilerin mümkün olduğunca az ve sonuçta bu girdilere dayalı üretimin ise fazla olması istenir. Diğer ekonomik etkinliklerdeki gibi, tarımda da girdi miktarı çok fazla artarsa elde edilen net gelir azalır. Çünkü tarımsal üretimde azalan verim kanunu geçerlidir. Bu durumda, bir yandan üretim için gereksiz yere yapılan harcamalar artarken, bir yandan da aşırı toprak işleme, gübreleme ve ilaçlama ile toprak erozyona ve kirlenmeye maruz kalır. Bu yüzden sırf üretim artışı için aşırı sulama, gübreleme ve ilaçlama yapılmamalı, toprakların yapısının bozulmamasına özen gösterilmelidir. Aksi halde bir süre için belli bir düzeye kadar ürün artışı sağlansa bile, daha sonra ürün miktarında önemli düşüşler meydana gelir. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanların geleceği büyük ölçüde tarım alanlarının korunmasına bağımlıdır. İleride bir besin kıtlığı ile karşı karşıya kalınmaması için gerekli önlemler bugünden alınmalıdır. Su ve Su Ürünlerinin Günümüzdeki Durumu Tarımda su denilince, aklımıza toprakların sulanması ve sulardan elde edilen ürünler gelir. Sulama etkinliklerinin başlangıcından 1900 lü yılların başına kadar geçen sürede, sulanan alanlarda yavaş bir artış görüldüğü söylenebilir yılları arasında ise bu artış hızlanmıştır lü yıların başında 40 milyon hektar olan sulanan alanlar, 1950 yılına doğru 94 milyon hektara ulaşmıştır yılına gelindiğinde ise bu miktar, 284 milyon hektara yükselmiştir. Ancak, artan dünya nüfusu göz önüne alındığında 1980 li yıllara kadar artış gösteren sulanan alanların 1980 li yıllardan itibaren oransal olarak azalmaya başladığı söylenebilir. Sulama alanlarının genişlemesine karşın, sulama amacıyla kullanılan su kaynaklarının miktarında bir artış olmamıştır. Tarımsal su kaynaklarının artırılamamasının nedenlerinden başlıcaları, yeraltı sularının son zamanlara kadar aşırı kullanımı sonucu azalmaya başlaması ve su kaynaklarının sanayi gibi başka amaçlara da tahsis edilmesidir. 4

5 Nüfusa bağlı olarak özellikle kentlerde evsel kullanıma yönelik su gereksinimi artmıştır. Bu artış kontrolsüz bir şekilde büyüdüğü takdirde, akarsu kaynakları gelecekte neredeyse tarım alanlarından daha çok kentlerde kullanılmaya başlanacaktır. Dünyadaki ırmaklar aşırı kullanımdan dolayı su miktarı bakımından bugün için çok fazla bir zarar görmemektedirler. Ancak nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki akarsuların bazılarına, suyun çok azının serbest bırakılmasına izin verecek biçimde barajların kurulmakta olduğu ve tutulan suların kanallara akıtılarak kullanıldığı da bir gerçektir. Ekolojik dengeler dikkate alınmaksızın, suların aşırı ve düzensiz bir şekilde kullanılmaya başlandığı takdirde, birçok ırmak, belki gelecekte daha denize bile ulaşamadan yarı yolda kuruyup kaybolacaktır. Bu durumda, sulama alanı dışında kalan daha aşağı bölgelerdeki tarımsal faaliyetlerin, olumsuz şekilde etkilenme olasılığı ortaya çıkabilecektir. Türkiye, akarsuları bakımından zengin sayılabilecek bir ülkedir. Buna rağmen suların tarımsal amaçlı olarak, verimli ve yoğun bir şekilde kullanımı yakın tarihlere kadar pek mümkün olmamıştır. Çünkü akarsuların kontrol altına alınması ve tarım için kullanımı büyük yatırımları gerektirmektedir. Ancak son dönemlerde sulama ve enerji amaçlı bu yatırımlarda önemli bir artış olmuş ve akarsular barajlarda tutularak kanallarla tarım alanlarına akıtılabilmiştir. Bu yöndeki çabalar hızlanarak sürmektedir. Elektrik santrali ve sulama kanalı. Fotoğraf: TEMA arşivi. Dünyadan değişik olarak Türkiye de akarsuların kontrol altına alınması varolan ekosistemi olumsuz yönde etkilememiştir. Hatta, akarsu kontrolü çalışmalarına yönelik olarak yapılan barajlar, çevresinde tüm canlılar için yaşamaya daha elverişli yeni ekosistemler oluşturmuştur. Ülkemizde akarsu kaynaklarının ve yan derelerin çokluğu, eğimin fazla olması suların denize ulaşmadan bütünüyle yok olmasını önlemektedir. Gıda üretimi bakımından topraklar gibi denizlerin ve göllerin de önemi büyüktür. Özellikle balıkçılık, gıda üretiminin temel unsurlarından biridir. 5

6 1950 de denizlerden elde edilen toplam balık miktarı 19 milyon ton kadar iken, 1988 de bu miktar 88 milyon tona ulaşmıştır. Ancak daha sonraları belirgin bir yükseliş olmamıştır. Dünya nüfusunun artışı göz önüne alındığında kişi başına düşen balık miktarının yıldan yıla azaldığı görülmektedir. Yirminci Yüzyıl ın ikinci yarısından itibaren teknolojideki gelişmelere paralel olarak balıkçı teknelerinde de önemli teknik gelişmeler sağlanmıştır. Bu gelişmelerle birlikte dünyanın en ücra köşelerindeki balık yatakları dahi kullanılmış, ancak ulaşılan bu son yataklar da büyük ölçüde tahrip edilmiştir. Geçmişte, daha fazla balık yakalayabilmek için yapılan yatırımlar genellikle av gereçleri gereçlerinin geliştirilmesine yönelik alınmıştır. Balık rezervinin artırılması için hiçbir alınmamıştır. Gerçekten de gelişmiş av gereçleri sayesinde yakalanan balık miktarında önemli artışlar sağlanmış ve neredeyse ulaşılamadık deniz ve av bölgesi kalmamıştır. Ancak balıkçılıkta sürdürülebilir ürün miktarının sınırlarına gelinmesiyle, kısa zamanda daha fazla balık yakalamanın da sınırına gelinmiştir. Böylece üretim için temel belirleyici, yine çevre ve doğal kaynaklar olmuştur. Hayvancılığın Günümüzdeki Durumu Hayvancılığın yaygınlaşması, tarımda meydana gelen en önemli değişimlerden biri olmuştur. Daha önceleri fiziksel gücünden, etinden, sütünden, gübresinden ve yumurtasından yararlanmak için yetiştirilen hayvanların, günümüzde diğer yan ürünlerinden daha büyük ölçüde yarar sağlanmaktadır. Et üretimi için kurulan hayvancılık işletmeleri, dünyanın pek çok yerinde artık ihtiyacın önemli bir bölümünü karşılar duruma gelmişlerdir. Üretiminin artmasıyla beraber, beslenme gereksinimleri daha kolay karşılanabilmiştir. Ancak çok sayıda hayvan yetiştirilmesi, çevre ve ekonomik dengeler açısından bazı sorunlar da doğurmuştur. Bugün besi hayvanları, dünyanın toplam karasal alanlarının yarısında otlamaktadırlar. Ayrıca bu hayvanlar, ekili alanların dörtte birinde yetişen tarım ürünlerini tüketmektedirler. Aslında hayvancılık ile diğer tarımsal etkinlikler ve doğal gelişim arasında bir uyum vardır. Ancak hayvan yetiştiriciliğinde zaman zaman yapılan yanlış uygulamalar, doğal dengeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Ülkemizde pek olmasa da, hayvancılığın yoğun olarak ve başlı başına işletmeler şeklinde yapıldığı yerlerde önemli sayılabilecek sorunlardan biri hayvansal gübrelerdir. Bu gübreler, iyi depolanmayan bazı bölgelerde toprağı nitrat ve fosfata doyurmuş ve 6

7 suları kirletmeye başlamıştır. Ayrıca hayvan gübresinde bulunan azot, sıcak ve kuru koşullarda amonyak gazı olarak havaya karışmakta ve daha sonra da toprağın asitleşmesine yol açabilmektedir. Hayvancılığın kapalı alanlarda veya yaylalarda yapılmadığı yerlerde gelişigüzel otlatma, ormanların, steplerin ve yabani türlerin zarar görmesine yol açmaktadır. Dünyadaki karasal alanların önemli bir bölümünü oluşturan meralara, düzensiz ve erken otlatma yüzünden, hayvanların bugüne kadar önemli ölçüde zarar vermesine göz yumulmuştur. Bu uygulamaların sonucu ise toprağın besleyici özelliklerini yitirmesi ve erozyon olarak ortaya çıkmıştır. Ancak burada kusurun insana ait olduğu unutulmamalıdır. Bozulmuş bir mera. Fotoğraf: TEMA arşivi. Ülkemiz açısından baktığımızda hayvancılığın, özellikle köylerde bir ekonomik etkinlik olarak yoğun şekilde sürdürüldüğünü görmekteyiz. Fakat, hayvan say ısının ve hayvancılıkla ilgilenen insanların çokluğuna rağmen, bu konuda istenilen verim düzeyinde olduğumuz da söylenemez. Sorun, öncelikle hayvanlarımızın verimsiz oluşunda görülmektedir. Hayvanlarımızın verimsizliği, iyileştirme çabaları sürdürülmesine rağmen henüz hayvan varlığımızın çoğunun düşük verimli yerli ırklardan oluşmasından, yeni ve ıslah edilmiş ırklardan ülke şartlarına uyan kültür ırklarına dönüştürme çalışmalarının yetersiz kalmasından (genetik ıslah ve suni tohumlama çalışmalarındaki yetersizlik), besleme ve bakım olanak ve koşullarının yetersizliğinden, hayvan barınaklarının sağlıksız oluşundan, üreticilerin kendi alanlarındaki yeniliklere açık olmamalarından ve bütün bu konulardaki eğitim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde artık kontrolü yüksek bir hayvancılık yapılırken, Türkiye de durum böyle değildir. Hayvancılık, ülkemizde eskiden olduğu gibi çoğunlukla doğal koşullara bağlı olarak yapılmaktadır. Otlatma için meraların geliştirilmesi ve korunması yönündeki çabaların eksikliği hayvancılığımızı 7

8 olumsuz yönde etkilemektedir. Bakımı ve koruması iyi yapılamayan meralar yeterli ot üretemediğinden hayvanların beslenme olanaklarını azaltmaktadır. Bu durum, doğa tahribatının yanısıra verimli bir hayvancılığı da engellemektedir. Elde edilen hayvansal ürün verimi ve miktarı bakımından Türkiye pek çok gelişmiş ülkenin gerisindedir. Hayvancılığa bağlı nüfusun çokluğu ve hayvanların yetersiz beslenmesi, sorunun kökenini oluşturmaktadır. Dünyadaki insanların çoğu henüz yeterli düzeyde hayvansal kökenli besin tüketim seviyesine ulaşamamıştır. Bu yüzden de bazı sağlık sorunları yaşamaktadırlar. Buna karşın bazı Avrupa ve Amerika ülkelerinde hayvancılığın özellikle et tüketimine yönelik olarak geliştirilmesinin, insanları doğrudan etkileyen bazı olumsuz yönleri de görülmektedir. Hayvansal ürünlerdeki proteine eşlik eden doygun yağ asitleri insanlarda önemli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Amerika ve Avrupa daki insanlarda sıkça görülen kalp rahatsızlıkları, felç, gö ğüs ve kolon kanseri gibi hastalıkların etmenleri arasında aşırı hayvansal ürün tüketiminin de yer aldığı, sağlık teşkilatları ve uzmanlarca bildirilmektedir. Sürdürülebilir Tarım İçin Gerekli Koşullar 1950 li yıllardan sonra dünyadaki besin gereksinimin karşılanmasında önemli aşamalar kaydedilmiş, açlık oranında büyük bir düşüş sağlanmıştır. Bunda teknolojik gelişmelerin etki payı çok büyüktür. Ancak bu katkının iyi irdelenmesi gerekir. Şimdiye kadar yapılan uygulamalardan görünen o ki, teknolojik gelişme, besin gereksiniminin daha az kaynak kullanımıyla karşılanmasını sağlayamamıştır. Aksine teknolojik gelişmelerle birlikte kaynak tüketimi de hızlanmış, insanın doğal kaynakları hor kullanmasının yolu açılmıştır. Fakat son yıllarda artık, kaynakları tüketme pahasına sağlanan bir gelişmenin sonuçlarının olumsuzluğunu herkes anlamaya başlamıştır. Böylelikle, sürdürülebilir tarımın nasıl yapılabileceği ve nasıl yapılması gerektiği üzerinde alternatif düşünceler üretilmeye de başlanmıştır. Sürdürülebilir tarım anlayışı, ilk baştan kabul edilmesi gereken iki temel görüşe dayanmaktadır. Bunlardan birincisi; tarımsal üretim için gerekli olan, dünyadaki kaynaklar sınırsız değildir. İkincisi ise; doğal dengeyi tahrip ederek istenilen ölçüde ve sürekli bir gelişme sağlanamaz. Buna göre sürdürülebilir bir tarım için yapılması gerekenler şöyle özetlenebilir: Öncelikle bu konudaki politik hedefler iyi belirlenmeli ve açıkça ortaya konulmalı, sürdürülebilir olmayan tarımsal etkinliklere destek verilmemelidir. 8

9 Sürdürülebilir tarım için bir bilgi tabanı oluşturulmalı, bunun için gerekli teknik, sosyal ve ekonomik bilgilere ulaşılmalı, ya da bu bilgiler üretilmelidir. Toplumun tüketim alışkanlıkları, toplumsal sağlığa yararlı olacak şekilde değiştirilmeli, yeterli ve dengeli beslenme dışında, lüks tarımsal ürün tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Üretim kaynakları en verimli ve en çok insanın yararlanabileceği şekilde kullanılmalıdır. Hükümetler ve çeşitli örgütler çevreye zarar verebilecek uygulamalara karşı önlemler almalıdır. Örneğin toprağın aşırı şekilde sulanmasına, gübrelenmesine ve yanlış ilaçlanmasına karşı etkin eğitim ve kontrol önlemleri alınmalıdır. Çiftçiler sürdürülebilir tarımın uygulanmasındaki en önemli unsurlardır. Üretimin her aşamasıyla ilgili olarak bilgilendirilmeli ve gerektiğinde onlara yardımcı olunmalıdır. Aksi halde alınan önlemlerin yeterli düzeyde uygulanabilmesi ve başarıya ulaşması mümkün değildir. Her yıl dünya tahıl üretiminin %38 i hayvan beslemede yem olarak kullanılmaktadır. Bunun yanısıra hayvanlar, başka bitkileri de yemektedir. Bu yüzden çok fazla yem tüketen hayvanların (Örn. Sığır, koyun, keçi vb.) yetiştirilmesi yerine, daha az tüketen ve yemi daha iyi değerlendiren alternatif hayvanların, örneğin kümes hayvanları v.b.lerinin yetiştirilmesine yönelinmelidir. Hayvancılığın, tahıl tüketimini ön plana alan yönleri yeniden gözden geçirilerek diğer tarımsal etkinliklerle kaynaştırılmalıdır. Hayvancılığın, kaynakları tahrip eden ayrı bir sektör olarak sürdürülmesinin önüne geçilmelidir. Yeraltı-yerüstü su kaynaklarının,göllerin ve denizlerin hangi nedenle olursa olsun kirletilmesinin önüne geçilmelidir. Dünya balıkçılığının ilerlemesinde çözüm yolunun bütün balıkların avlanması ve tüketilmesi olduğu düşüncesinden vazgeçilmelidir. Balık türlerinin korunmasının yolları bulunmalı, bu konuda avlanmayla ilgili zaman düzenlemesi yapılmalıdır. Dünya nüfusu özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızla artmaktadır. Bu da, nüfusa bağlı bölgesel ve küresel dengeleri bozmakta, giderek besin açığının artması sonucunu doğurmaktadır. Bunun için, her ülkede nüfus planlama etkinliklerinin bir düzene sokulması ve ısrarlı bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir. 9

10 Doğayı ve çevreyi koruma ve iyileştirmeye yönelik projeler, gerekirse çeşitli ülkelerin ortak çalışmalarıyla geniş ölçekli ve planlı bir biçimde sürdürülmelidir. Çünkü dünyanın bir bölgesindeki doğa ve çevre tahribatı bazen kaçınılmaz olarak diğer bölgeleri ve ülkeleri de etkileyebilmektedir. Doğanın karşı karşıya kaldığı, insandan kaynaklanan sorunlar aynı zamanda sosyoekonomik çalışmaları da kapsayacak bir biçimde ele alınmalıdır. Örneğin; Güney Amerika daki Yağmur Ormanları nın yok edilmesinin o bölgede yaşanan yoksulluğun bir sonucu olduğu söylenebilir. Öyleyse bu insanların yoksulluğu bizler için de, başka bir ülke insanı için de sorun olabilmelidir. Çünkü eğer Yağmur Ormanları yok edilirse bundan yalnızca bir bölgenin insanları değil bütün dünya ve dolayısıyla bütün insanlar etkilenecektir. Nitekim doğa ve çevre tahribatının küresel boyutta etkilerinin olabileceğini ortaya koyan bir örneği insanlar, Mayıs 1986 da, eski Sovyetler Birliği ne ait Çernobil deki bir nükleer kaza ile gördüler. Kaza sonucunda çevreye yayılan radyasyon kirliliği yalnızca eski Sovyetler Birliği ni etkilemekle kalmadı aynı zamanda Avrupa nın pek çok ülkesi ve Türkiye de de çevre kirlenmesine yol açtı. Kaza, Avrupa ve Asya da yaşayan pek çok insan için bir sorun haline geldi. Bundan dolayı, kalkınma ve çevre koruma planları, daima bölgesel ve küresel boyutta düşünülmek zorundadır. Ekonomik yaşam için mutlaka planlamalar yapılmalıdır. Ancak bu planlamalar, hiçbir zaman insanın yaşam standardını düşürmemeli, bireysel özgürlükleri kısıtlanmamalıdır. SÜRDÜRÜLEBİLİR ORMANCILIK Ormanların Günümüzdeki Durumu Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayınlanan, 1980 yılı dünya orman kaynaklarına ilişkin bilgilere göre, dünyadaki toplam orman alanı yaklaşık 4,3 milyar hektardır. Orman alanlarının diğer alanlara oranı ise %32,3 tür. Bu değerler son yıllara kadar pek fazla bir değişiklik göstermemiştir. Dünyadaki ormanların ancak %20 si verimli ormanlardan oluşmaktadır. Günümüzde dünya orman varlığı pek kötü say ılamaz. Ancak ormanların dünya üzerindeki dağılımının iyi olduğu da söylenemez. Ormanların dünya yüzeyinde çoğunlukla tropikal kuşak ve kuzey yarım küresinin bazı bölgelerinde bulunması önemli bir dengesizlik yaratmaktadır. İklim yönünden uygun olmayan bazı yerlerde hemen hemen hiç orman yoktur. Bu da, o bölgelerde kuraklığa bağlı yoksulluğun başlıca nedenlerinden birini oluşturmaktadır. 10

11 Dünyada kişi başına 0,7 hektar (ha) orman düşmekle beraber bunun ancak 0,14 ha ı verimli orman özelliği taşımaktadır. Türkiyede ise kişi başına düşen orman alanı 0,3 ha olup dünya ortalamasının epeyce altındadır. Avrupa ülkeleri arasında Finlandiya, topraklarının %69 u ormanlık olan bir ülkedir. Finlandiya yı, %53 ile İsveç ve %38 ile Avusturya izlemektedir. Fransa nın ise yüzölçümünün %20 si ormanlarla kaplıdır. Bu değerler verimli orman miktarını ifade etmekte olup, anlaşılacağı gibi Avrupa ülkelerinin hemen hemen tamamı orman varlıklarını koruyabilmişlerdir. Türkiye de ise toplam orman alanları ülke yüzölçümünün %25,9 u kadardır. Ancak bunun hepsi verimli orman niteliğinde değildir li yıllarda dünyamızın %25 i verimli ormanlarla kaplı idi lerde bu oran %20 ye düşmüştür. Dünyadaki nüfus artışı dikkate alındığında ve kullanılan orman kaynaklarına bakılarak bir çıkarım yapıldığında 2000 li yılların başında bu oranın %17 ye ineceği düşünülmektedir. Eğer etkin önlemler alınmazsa, 2020 lere doğru sadece %14 olacaktır. Bu arada tropikal bölgelerdeki ormanların %40 ı kaybedilecektir. Ormanlarla birlikte bitki ve hayvan türlerinin de %20 si yok olacaktır. Türkiye bitki, ağaç çeşitliliği ve orman alanı yönünden yoksul say ılamayacak bir ülkedir. Ülkemizin toplam orman alanı 20,2 milyon hektardır. Bunun 8,8 milyon hektarı iyi verimli orman niteliği taşımaktadır. Diğer bir ifade ile ormanlarımızın %44 ü verimlidir. Verimli olan ormanlarımız ülke yüzölçümümüzün %11,4 ü kadardır. Bu da kişi başına 0,14 hektar verimli orman düştüğü anlamına gelmektedir. Özellikle Karadeniz Bölgesi ormanlar yönünden iyi durumdadır. Buna karşın İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri orman bakımından en yoksul yörelerimizdir. Buralardaki orman alanı, tüm diğer ormanlarımızın ancak %10 u kadardır. Günümüzde ormancılık, artık yeni bir anlayışla ele alınmaya başlamıştır. Ormanlar, üzerinde emek harcamayı gerektiren çok önemli bir zenginlik kaynağı olarak görülmektedir. Yeterli olmasa da buna ilişkin çeşitli çabalar sürdürülmektedir. Ülkemiz orman varlığı açısından çok kötü durumda olmamakla birlikte verimli ormanlarımız yeterli değildir. Ormanları koruma ve geliştirme yönünde çeşitli çabalar harcanırken sosyo-ekonomik bazı sorunlar yüzünden, verimli bir orman işletmeciliği yap ılamamaktadır. Bu da ormanlarımızı nicelik ve nitelik yönünden düşürmektedir. Örneğin, ülkemizdeki ormanların, hayvanlar için mera alanı olarak kullanımı, kaçak kesimler ve tarla açma, önemli tahribat nedenlerinin başında gelmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Birleşmiş Milletler Çevre 11

12 Pozantı-Ulukışla dolaylarında mera olarak kullanılan bozulmuş bir orman. Fotoğraf: Hayrettin Karaca. Programı (UNEP) yetkililerinin açıklamalarına göre, 1990 lardan itibaren her yıl dünyada 17,5 milyon hektar orman yok edilmektedir. Buna karşın kaybolan her 10 hektarlık orman alanının yerine ancak 1 hektarlık orman oluşturulabilmektedir. Orman yokluğunun ekonomik darlığa ve ekolojik dengesizliğe neden olacağı bilinirken insanların bu kadar sorumsuzca davranmasının sebebi nedir? Bu soruyu yanıtlamak çok güç değildir. Ormanlar, çoğunlukla emek harcanmadan kendiliğinden yetişen doğal varlıklardır. Elde edilmesi kolay ve kullanıldığı alanlar da çok fazladır. Bu yüzden, çok emek harcanmadan kullanılabilen bu varlık, zaman zaman başlı başına bir ekonomik gelir kaynağı olarak görülerek, kaçak ve aşırı kesimlerle tüketilmektedir. Aynı zamanda hayvan otlatmada da ormanlardan yararlanma ve bu alanları uygun olmayan bir şekilde tarım alanlarına dönüştürme isteği de ormanları tahrip etmektedir. Özetle, ormanların yok oluş nedenleri şöyle sıralayabilir: Tarla ve yerleşim yeri açma, kaçak kesimler, Yangınlar, Keçi otlatma, Şehirlerin ve endüstrinin yol açtığı kava kirliliği nedeniyle ağaçların ölümü, Yanlış politik kararlar, Yetersiz yasal düzenlemeler ve eksik uygulama. Ormanlardan Yararlanma ve Ormanları Koruma Yolları Ormanlardan yararlanma, artık ormanları koruma anlamına gelmektedir. Çünkü, günümüzdeki orman tahribatı, bundan böyle ormanlardan yararlanmanın, onları 12

13 korumak ve geliştirmekle eş anlam taşıması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bir şeyden yararlanabilmek için, öncelikle onu koruma ve geliştirmenin gerekli olduğu açıktır. Ormanların korunması amacıyla yok olan ağaçların yerine yenilerinin dikilmesi, bu konuda yapılan çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturur. Yok olan ormanların hızlı bir şekilde tekrar yerine getirilmesini amaçlayan ağaçlandırma çalışmaları ülkemizin çeşitli bölgelerinde yoğun bir şekilde sürdürülmektedir. Gelecekte orman ürünlerinden daha fazla yararlanma ve ekonomik kalkınma için bu türlü çalışmaların aralıksız sürdürülmesi ve etkin koruma önlemlerinin alınması kaçınılmazdır. Ormanları etkin olarak korumanın çözüm yollarından biri de, orman alanları üzerindeki nüfus baskısını azaltmaktan geçmektedir. Bugün için, bir hektarlık orman alanına Okyanusya da yaklaşık olarak 0,2 kişi düşerken bu, Avrupa da 3,1 ve Asya da 5,7 dir. Türkiye de ise bir hektarlık orman alanına yaklaşık 3,1 kişi düşmektedir. Ancak bu sayılar belirtilen yerlerin ortalama değerleridir. Bazı ülke ve bazı bölgelerde yoğunluk çok daha fazladır. Bu durum, ormanların yok olmasını önemli ölçüde hızlandıran etkenlerden biridir. Kuşkusuz ki orman ürünlerinden her şekilde yararlanılacaktır. Ancak plansız ve bozuk bir ekonomik yapının ihtiyaçları karşısında, yalnızca eldeki ormanları bir gelir kaynağı olarak görmek, onun sonunu hazırlayacak en büyük yanlıştır yılında İzmit-Kandıra Kerpe Mevkii nde oluşturulan bir endüstriyel ağaçlandırma (plantasyon) sahası. Fotoğraf: Ali Sencer Birler. Ormanları koruma ve geliştirme yönünde yürütülen projeler, geniş boyutlu düşünülmek zorundadır. Bir bölgedeki iklim, bitki örtüsü gibi doğal unsurların yanında, o bölgede yaşayan başka canlıların durumu da gözden geçirilip iyileştirilmelidir. Biyolojik çeşitliliğin korunmasına özellikle önem verilmelidir. 13

14 Ormanlar üzerinde en büyük etkiyi insanlar yapmaktadır. Koruma projelerinde bir bölgede yaşayan halkın istek ve beklentileri mutlaka hesaba katılmalıdır. Halkı, ormanları yok etmeye zorlayan koşullar ortadan kaldırılmadıkça, çalışmaların başarı oranı istenilen düzeyde olmayacaktır. Sonuç olarak, sürdürülebilir ormancılık da küresel çapta düşünülecek projelerle gerçekleştirilebilir. En pratik çözüm yolu ise, ülkeler ve bölgeler arası ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmaktır. SÜRDÜRÜLEBİLİR MERACILIK Meraların Dünyadaki ve Ülkemizdeki Durumu Dünyada otlatma için değerlendirilen meraların alanı yeryüzünün %28 i kadardır. Buna karşın işlenmeyen alanlar dünya yüzeyinin yaklaşık olarak %50 sini kaplamaktadır. Ülkemizde otlatmaya ayrılan arazi ise yaklaşık 21,5 milyon ha ile toplam arazi varlığımızın %27,6 sını oluşturmaktadır. Dünyadaki ve Türkiye deki mera alanları, otlak gereksiniminin önemli bir kısmını karşılayabilmektedir. Ancak meralarla ilgili birçok sorunlar da vardır. Meralar, daha çok hayvan otlatılması için kullanılan alanlardır. Bunun yanında meraların toprak erozyonunu önleme işlevi de vardır. Ancak aşırı otlatma ve hayvan yoğunluğu yüzünden pek çok yerde meralar bozulmuş ve işlevlerini yeterince yerine getiremeyecek duruma gelmişlerdir. Böylelikle toprak erozyonu da hızlanmıştır. Mera olarak yararlanılması gereken pek çok alan, tarımsal amaçla kullanılmaktadır. Aynı zamanda, meralar yerleşim yeri ve sanayi alanı olarak da amacı dışında kullanılmaktadır. Diğer bir ifadeyle ortada, arazi kullanım planlaması sorunu vardır. Bu ve benzeri sorunlar, mera alanlarının verimini ve yararlanma düzeyini düşürmektedir. Gürün-Darende dolaylarında aşırı otlatmanın neden olduğu bozuk bir mera. Fotoğraf: Hayrettin Karaca. 14

15 Meraların yararlılık düzeylerini belirlemedeki en uygun ölçütlerden biri, bu alanlarda ne kadar ot yetiştiğini saptamaktır. Avrupa ülkelerinde mera alanlarından bir büyüme döneminde kg/da kuru ot elde edilmektedir. Buna karşın Türkiye de, bölgelere göre değişiklik gösterse de ortalama verim çok düşüktür. Türkiye nin en az kuru ot yetişen meralarındaki yıllık verim, 30 kg/da, en yüksek olan yerlerinde ise 90 kg/da dır. Meraların yeterliliği ve verimliliği ile ilgili olarak başka ülkelerin de sorunları bulunmakla beraber, bu sorunlar ülkemizde daha yoğun yaşanmaktadır. Bu da ülkede ciddi sosyal ve ekonomik sıkıntılara yol açmaktadır. Çünkü, ülkemiz nüfusunun %40 ı tarım sektöründe çalışmaktadır. Oysa ki ABD ve Avrupa da bu oran %4 ile %10 arasında değişmektedir. Meraların Kullanımı ve Korunması Meralar, orta derecede eğimli ve çok eğimli arazilerde bulunan bitki örtüsü çeşididir. Mera alanlarını, toprak işlemeli tarım alanları olarak görmemek gerekir. Aksi halde hayvan beslenmesinde bol ve ucuz yem kaynağı olan bu alanların giderek azalması ve sonunda yok olması sorunuyla karşılaşabiliriz. Bu ise yetiştiricileri daha pahalı olan yem kaynakları bulmak ve tarımsal ürünleri hayvan yemi olarak kullanmak zorunda bırakabilir. İnsanların bile ciddi beslenme sorunları varken, bu konuda pahalı arayışlara girmek ve üretilen tarım ürünlerini hayvanlar için kullanmak pek çıkar bir yol olarak gözükmemektedir. Kaldı ki geviş getiren hayvanların beslenmesinde mutlaka kaba yem kullanılması gerekmektedir. Türkiye açısından bakıldığında mera alanlarının yeterli düzeyde olduğu söylenebilir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon ha olan mera alanları günümüzde yaklaşık 21 milyon ha a gerilemiştir. Bu kadar mera alanı da aslında verimli bir şekilde kullanıldığında yeterli olabilir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nun verilerine göre bu miktar meradan ancak 8-9 milyon ha ı verimli ve kaliteli mera niteliği taşımaktadır. Bir yandan meraların bozuk oluşu, öte yandan hayvan sayısının fazlalığına ilaveten meraların erken, düzensiz ve ağır otlatılması koşullarında meralarımız sürekli baskı altında kalmakta ve giderek daha da bozulmaktadır. Bu baskıyı gidermenin en çıkar yolunun, diğer önlemlerin yanısıra, tarımda yem bitkilerine yer vermek ve doğal yem alanlarını çok iyi korumaktan geçtiği bilinerek gerekli önlemler alınmalıdır. 15

16 Meraları sadece alan olarak korumak da yeterli değildir. Bu alanların mutlaka verimli bir biçimde kullanılması gerekir. Verimli kullanmanın bir yolu da otlatma zamanının iyi ayarlanması ve erken otlatmadan kaçınılmasıdır. Yurdumuzda otlatma zamanı ile ilgili olarak belli bir kural yoktur. Otların yeşermeye başladığı ilkbahar döneminden, soğukların başladığı sonbahara kadar aşırı bir otlatma uygulaması vardır. Bu ise bitki büyümesini engellemekte, ot gelişme hızını düşürmektedir. Hatta bitki örtüsünün giderek seyrelmesine neden olmaktadır. Çünkü erken otlatma sonucunda bitkilerde yeterli fotosentez yapabilecek yeterli yaprak kalmadığından, bitkinin kökleri beslenemediği gibi, ıslak toprakta otlanan bitkiler, koparak değil kökünden çıkarak hayvanın ağzına gittiğinden tamamıyla yok olur. Sürdürülebilir bir meracılık için işin bilimsel ve teknik gereklerine mutlaka uyulmalıdır. Bunun yanında sürdürülebilir bir yaşam için, kaynakların kendi kendini yenileyebilir durumda tutulmasına özen gösterilmelidir. Bu açıdan bakıldığında mera Yeni Zelenda nın Güney Adası ndaki bir meradan görünüm. Meranın durumu, bakımın ve korumanın olumlu sonuçlar vereceğini gösterir nitelikte. Fotoğraf: Hayrettin Karaca. alanlarının yeterli, verimli ve aşırı hayvan baskısından uzak durumda bulundurulmasının bir ön koşul olduğu ortadadır. Ülkemizde bu koşula ne yazık ki, yeterince uyulduğu söylenemez. Ancak son zamanlarda ülkemizde yapılan bazı örnek proje uygulamaları, korunduğunda ve geliştirilmeye çalışıldığında, meralarımızdan çok olumlu sonuçlar alınabileceğini göstermiştir. Ancak bu uygulamaların bütün meralarımıza yaygınlaştırılması ve ot veriminin diğer ülkeler düzeyine çıkarılması için daha yapılacak çok şey olduğunu dikkatten uzak tutmamak gerekmektedir. Avustralya gibi, mera alanlarının fazla olduğu bir ülkede bile, ekilen arazilerin yaklaşık %53 ünde yem bitkileri tarımı yapılmaktadır. Bu durum, hayvanlar için otun 16

17 dışında, diğer kesif yem maddelerinin de üretilmesini sağlamakta ve meraların aşırı kullanımını önlemektedir. Kuşkusuz ki Avustralya nın koşulları kendisine özgüdür. Ama yine de meraları koruma yönünden bu ülkedeki uygulamalar bir örnek oluşturabilir. Türkiye de ise tarım alanlarının ancak %3 ünde yem bitkisi üretilmektedir. Tarım arazilerinin büyük bölümünü yem bitkileri için ayırmak ülkemiz için belki uygun olmayabilir. Fakat yem bitkileri yetiştirilmesine daha fazla alan ayrılamayacaksa sürdürülebilir bir mera yönetimi ve hayvancılık için gerekli olan yem maddelerinin seçeneklerini bir başka şekilde mutlaka bulmak zorundayız. ÖZET Sürdürülebilir bir yaşam için doğal varlıkların ve doğal ekosistemlerin korunması bir zorunluluktur. Aksi halde bir dönem için aşırı ve geleceği düşünmeden yap ılan etkinlikler sonucunda, daha sonraları insanların güçlüklerle karşılaşması kaçınılmazdır. Dünyamızın halihazır durumuna baktığımızda sürdürülebilir bir yaşamın gereklerinin çok fazla önemsenmediğini görmekteyiz. Yaşadığımız yerlerde ve başka bölgelerde tarım alanları çok fazla kirletilmekte ve işgal edilmektedir. Endüstrileşmenin hızlı bir gelişme göstermesiyle, tarım alanlarından elde edilen ürünlerin önemli ölçüde artış gösterdiği söylenebilir. Ancak bu artışın daha fazla kaynak kullanımı pahasına olduğu da bir gerçektir. Sürdürülebilir bir tarım için endüstriden elbette vazgeçilmeyecektir. Ancak endüstri ile tarım birbirine karşıt üretim biçimleri olarak düşünülmeden, birbirini bütünler nitelikte geliştirilecektir. Bu ise, ancak bireysel sorumluluğa dayalı bir üretim kültürünün var olmasıyla mümkün olabilecektir. Sürdürülebilir bir yaşam için üzerinde durulması gereken konulardan biri de ormanların korunmasıdır. Ormanlar, tüm canlıların pek çok gereksinimini karşılayan ve çoğu gereksinim için kullanıma hazır durumda bulunan doğal ekosistemlerdir. İnsanlar, belki bu yüzden, genellikle üretimi için çok fazla emek harcamadıkları ve farkında olamadıkları işlevsel değeri daha yüksek olan bu varlığı, aşırı derecede kullanmaktan çekinmemişlerdir. Ama sonuçta, talebin daha da artması ve giderek ormansızlaşma yüzünden çok önemli sorunlar ortaya çıkmıştır. Sürdürülebilir bir ormancılık için ekolojik dengeyi bozmayan bilimsel yaklaşımların seçilmesi kaçınılmazdır. 17

18 Meralar, doğal yaşamın dengesinin düzenlenmesinde ve hayvanlar için besin kaynağı oluşturmada önemli bir yere sahiptirler. Bu yönüyle hem ekonomik hem de tarımsal etkinlikler bakımından gereklilikleri göz ardı edilemez. Verimli bir hayvancılık için düzenli ve sürekli besin kaynağı seçenekleri sunan meralar, hayvancılıkta ilerlemiş ülkelerde özenle korunmakta ve geliştirilmektedir. Ancak yine de dünyada ve ülkemizde özellikle tarım alanlarını genişletmek için meralar gün geçtikçe tahrip edilmektedir. Sürdürülebilir bir meracılığın, her şeyden önce toprak korumanın ve hayvancılığın önemini kavramış bir anlayışı gerektirdiği açıktır. DEĞERLENDİRME SORULARI 1. Teknolojik gelişmeye bağlı olarak tarımsal üretimin aynı hızda artmayışının nedeni, teknolojinin aşağıda belirtilen hangi yönü ile ilgili olabilir? a) Teknolojinin insan emeğini bütünüyle ortadan kaldıramaması. b) Tarımsal üretimin yeterli düzeyde olması. c) Teknolojik ürünlerin, doğal kaynakların tüketilmesine de neden olması. d) Teknolojinin gelişmesiyle tarımsal üretimin önemini yitirmesi Yüzyılın sonuna doğru bilimsel ve teknolojik ilerlemeler, tarımsal etkinlikler için kullanılan su miktarını artırmamıştır. Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisi olamaz? a) Ekonomik sulama yöntemlerinin geliştirilmesi. b) Bitkilerin su gereksiniminin azalması. c) Suların kentsel kullanıma yöneltilmesi. d) Bazı yerlerde aşırı kullanımlar yüzünden su kaynaklarının azalması. 3. Aşağıdaki tabloya göre 1960 yılında tarımsal üretim için işlenen arazi 6.6 milyon ha dan 27.8 milyon ha a çıkmıştır. Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir? Tarih Nüfus Arazi Buğday Milyon 6.6 Milyon ha Milyon 27.8 Milyon ha Milyon 28.5 Milyon ha 380kg/kişi Milyon 26.0 Milyon ha 30 kg/kişi 18

19 a) Tarımda çalışanların artması b) Ekmek tüketiminin artması c) Tarımda verimin artırılması d) Makineleşme ile birlikte uygun olmayan alanların tarıma açılması 4. Yukarıdaki tabloya göre 1960 yılında 27.8 milyon ha olan tarım alanları 1990 yılında 28.5 ha a çıkmıştır. Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir? a) Tarımda çalışanların azalması b) Ekmek tüketimim azalması c) Tarımda makineleşmeye geçilmesi d) Tarıma uygun olmayan alanların tarıma açılması 5. Yukarıdaki tabloya göre 1995 yılında Türkiye de tarım alanları azalmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bunun temel nedenidir? a) Buğday üretiminden vazgeçilmesi b) Buğdaya olan talebin azalması c) Tarıma uygun olmayan alanların erozyona uğraması d) Buğday üretimindeki verimin azalması 6. Aşağıdakilerden hangisi dünyada hayvan sayısının önemli ölçüde artmasına neden olmuştur? a) Hayvancılığın et üretimine yönelik bir sektör haline dönüşmesi. b) Tarım işlerinde hayvanlara çok fazla gereksinim duyulmaması. c) Hayvan hastalıklarının önüne geçilmesi d) Hayvanlarda doğurganlık oranının yükselmesi. 7. Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan ülkelerde ormansızlaşmasının çok hızlı olmasının temel nedenlerinden biridir? a) Endüstrinin hızlı bir gelişim içerisinde bulunması. b) Ormanların tarımsal etkinlikler için yeterli alan bırakmamış olması. c) Orman endüstrisinin gelişmiş olması. d) Tarım alanlarını genişletme isteği. 19

20 8. Küresel çapta sürdürülebilir bir ormancılığın gerekliliği aşağıda belirtilen hangi nedenden doğar? a) Ormanların tükenmesiyle enerji kaynaklarının bitebilecek olmasından. b) Ormanların yok olmasının dünya çapındaki turizmi kötü etkileyeceğinden. c) Ormanların küresel çapta ekolojik etkiye sahip olmasından. d) Ormanların yaşam standardı üzerindeki etkisinden. 9. Aşağıdakilerden hangisi meraların ekonomik olarak önemli olmasını sağlayan nedenlerden biridir? a) Meraların ucuz ve bol yem kaynağı olması. b) Meraların korunmaya gereksinim duymaması. c) Meraların her dönemde yem sağlaması. d) Meraların kolayca başka gereksinimler için kullanılabilmesi. 10. Mera alanlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi bir sorun niteliğini taşır? a) Mera alanlarında yeterince ağaç bulunmaması. b) Mera alanlarında bitkisel tarım yapılmaması. c) Mera alanlarının sulak alanlara yakın olmaması. d) Mera alanlarının her şeyin yapılabileceği serbest alanlar olarak görülmesi. Aşağıdaki soruları yanıtlayınız. 1. Tarım alanlarının günümüzdeki sorunları nelerdir? 2. Tarımsal etkinliklerin değişmesinde etkili olan faktörler nelerdir? 3. Sürdürülebilir bir tarım için gerekli koşullar nasıl sağlanabilir? 4. Orman kaynağı ile gelişmişlik düzeyi arasında bir ilişki var mıdır? Yanıtınızı açıklayınız? 5. Hayvancılığın ilerlemesinde meraların önemi nedir? 20

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA GÜNÜMÜZDE ve GAP KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA Türkiye nüfusunun yaklaşık %48.4

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı EDİRNE YATIRIM DESTEK OFİSİ EDİRNE İLİNDE YEM BİTKİLERİ EKİLİŞİ, MERALARIN DURUMU

Detaylı

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal kaynaklı kirlilik azaltılacak, Marjinal alanlar üzerindeki

Detaylı

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com. Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com. Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ Sulama? Çevre? SULAMA VE ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ SULAMA: Bitkinin gereksinimi olan ancak doğal yağışlarla karşılanamayan suyun toprağa yapay yollarla verilmesidir ÇEVRE: En kısa tanımıyla

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

ÇÖLLEŞME VE EROZYONLA MÜCADELE KOMİSYONU

ÇÖLLEŞME VE EROZYONLA MÜCADELE KOMİSYONU ÇÖLLEŞME VE EROZYONLA MÜCADELE KOMİSYONU KARAR 1. Çölleşme ve erozyonla etkin mücadele edilmeli, etkilenen alanların ıslahı ve sürdürülebilir yönetimi sağlanmalıdır. a) Çölleşme ve erozyon kontrolü çalışmaları

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK TARIM VE HAYVANCILIK NEDİR? Organik tarımın temel stratejisi, kendine yeterli bir ekosistem oluşturarak, bu ekosistemdeki canlıların optimum

Detaylı

HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ

HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ Toprak Muhafaza ve Havza Islahı Dairesi Başkanı Havza? Hidrolojik olarak; Bir akarsu tarafından parçalanan, kendine

Detaylı

1. Nüfus değişimi ve göç

1. Nüfus değişimi ve göç Sulamanın Çevresel Etkileri Doğal Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Biyolojik ve Ekolojik Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Sağlık Etkileri 1.Nüfus değişimi ve göç 2.Gelir düzeyi ve işgücü 3.Yeniden yerleşim 4.Kültürel

Detaylı

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir

Detaylı

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI Prof. Dr. Cemalettin Yaşar ÇİFTÇİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ankara 2004 1 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TEKNİK

Detaylı

DÜNYA TARIMININ BAŞLICA SORUNLARI

DÜNYA TARIMININ BAŞLICA SORUNLARI DÜNYA TARIMININ BAŞLICA SORUNLARI Dünya tarımındaki başlıca sorunlar Nüfus artışı ve kişi başına tüketim miktarındaki artış. Tarımsal üretimin dengesiz dağılımı. Az gelişmiş ülkelerde kullanılan tarımsal

Detaylı

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Antakya/HATAY Güney Amerika kökenli bir bitki olan patates

Detaylı

5. Ünite. ÇEVRE ve TOPLUM. 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154. 2. Çevre Sorunları... 156. Konu Değerlendirme Testi... 158

5. Ünite. ÇEVRE ve TOPLUM. 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154. 2. Çevre Sorunları... 156. Konu Değerlendirme Testi... 158 412 5. Ünite ÇEVRE ve TOPLUM 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154 2. Çevre Sorunları... 156 Konu Değerlendirme Testi... 158 153 Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz? 413 414 İNSANLARIN DOĞAL ÇEVREYİ KULLANMA

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. SEVİM BUDAK Katı Atıklar Dünya nüfusu gün geçtikçe ve hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019 PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019 PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler 1. HAVZA KORUMA PLANI KURUM VE KURULUŞLARIN KOORDİNASYONUNUN 2. SAĞLANMASI 3. ATIK SU ve ALTYAPI YÖNETİMİ 3.1. Göl Yeşil Kuşaklama Alanındaki Yerleşimler Koruma Planı'nda önerilen koşullarda önlemlerin

Detaylı

Ağaç Nedir? Bir ağacın yaşayıp gelişebilmesi için; ışık, sıcaklık, CO 2, O 2, su ve mineral madde gereklidir.

Ağaç Nedir? Bir ağacın yaşayıp gelişebilmesi için; ışık, sıcaklık, CO 2, O 2, su ve mineral madde gereklidir. AĞAÇ NEDĠR? Ağaç Nedir? Boyu en az 5 metre, çapı da 10 cm'den aşağı olmayan, dal sürgün ve yapraklarının oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde üzerinde taşıyan, her yıl çap artımı yaparak kalınlaşan, sürgün

Detaylı

TÜRKİYE DE HAYVANCILIK

TÜRKİYE DE HAYVANCILIK TÜRKİYE DE HAYVANCILIK Geniş anlamda hayvancılık tarımsal etkinlerin bir koludur. Tarımla uğraşan nüfus bir yandan toprağı işleyip çeşitli ürünler elde ederken, diğer yandan da hayvan besler. Tarımın

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER 30 10 2013 topraksuenerji-ulusal güvenlik denince çoğu zaman zihnimizde sınırda nöbet tutan askerler, fırlatılmaya hazır füzeler, savaş uçakları

Detaylı

ULUSAL SÜT KONSEYĠ ARAġTIRMA VE DANIġMA KURULU SÜT SEKTÖRÜ 2010 YILI GENEL DEĞERLENDĠRME RAPORU 2.ÜLKEMĠZ SÜT HAYVANCILIĞINDA MEVCUT DURUM

ULUSAL SÜT KONSEYĠ ARAġTIRMA VE DANIġMA KURULU SÜT SEKTÖRÜ 2010 YILI GENEL DEĞERLENDĠRME RAPORU 2.ÜLKEMĠZ SÜT HAYVANCILIĞINDA MEVCUT DURUM ULUSAL SÜT KONSEYĠ ARAġTIRMA VE DANIġMA KURULU SÜT SEKTÖRÜ 2010 YILI GENEL DEĞERLENDĠRME RAPORU 1.GĠRĠġ Ülkelerin teknolojik alanda hızlı gelişmeleri, ülkede yaşayan bireylerin sağlıklı ve yeterli beslenmeleri

Detaylı

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon.

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon. GAMBİYA ÜLKE RAPORU 1. Nüfus: 1.797.860 (Dünyada 149.) 2. Nüfus artış oranı: % 2,4 (Dünyada 32.) 3. Yaş yapısı: 0-14yaş: % 40 15 64 yaş: % 57 65 yaş ve üstü: % 3 4. Şehirleşme: % 58 5. En büyük şehir:

Detaylı

Denizlerimizi ve Kıyılarımızı Koruyalım

Denizlerimizi ve Kıyılarımızı Koruyalım Denizlerimizi ve Kıyılarımızı Koruyalım Denizlerimiz ve kıyılarımız canlı çeşitliliği bakımından çok zengin yerler. Ancak günümüzde bu çeşitlilik azalma tehlikesiyle karşı karşıya. Bunun birçok nedeni

Detaylı

YAPRAK TEST-31 4. SORU KPSS 2009 GK-(31) KONU ANLATIM SAYFA 33 13. SORU

YAPRAK TEST-31 4. SORU KPSS 2009 GK-(31) KONU ANLATIM SAYFA 33 13. SORU KPSS 2009 GK-(31) 31. Bir Türkiye fiziki haritasında kahverengi tonlarının fazla olduğu yerlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Karın yerde kalma süresinin uzun olduğu B) Yıllık sıcaklık

Detaylı

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU AKÇAKALE KÖYÜ (MERKEZ/GÜMÜŞHANE) 128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU 2016 AKÇAKALE KÖYÜ-MERKEZ/GÜMÜŞHANE 128 ADA 27 VE 32 NUMARALI PARSELLERE

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE Su Ürünleri Mühendisleri Derneği Yayın Organı SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE Kadir DOĞAN İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Laleli /İST. ÖZET Ülkemizde sahip olan geniş doğal

Detaylı

1. DOĞAL ÜZERİNDEKİ ETKİLER. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com

1. DOĞAL ÜZERİNDEKİ ETKİLER. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com SULAMANIN ÇEVRESEL ETKİLERİ SULAMANIN ÇEVRESEL ETKİLERİ Doğal Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Biyolojik ve Ekolojik Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Sosyoekonomik Etkiler Sağlık Etkileri 1. DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ

Detaylı

Sağlıklı Tarım Politikası

Sağlıklı Tarım Politikası TARLADAN SOFRAYA SAĞLIKLI BESLENME Sağlıklı Tarım Politikası Prof. Dr. Ahmet ALTINDĠġLĠ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ahmet.altindisli@ege.edu.tr Tarım Alanları ALAN (1000 ha)

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi LİSANS YERLEŞTİRME SINAVI-3 COĞRAFYA-1 TESTİ 26 HAZİRAN 2016 PAZAR Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir kısmının

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR Osman İYİMAYA Genel Müdür Enerji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak başta sanayi, teknoloji,

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR TARIM KENTİ İZMİR Şebnem BORAN Gözde SEVİLMİŞ Küresel iklim değişikliği, gıda fiyatlarındaki yükseliş, dünya nüfusundaki hızlı artış gibi gelişmelerin etkisiyle tarım sektörünün son derece stratejik bir

Detaylı

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Endüstriyel Süt İşleme

Dünyada ve Türkiye de Endüstriyel Süt İşleme Dünyada ve Türkiye de Endüstriyel Süt İşleme Dünyada üretilen toplam süt miktarı farklı kuruluşlar tarafından açıklanmaktadır. Bu kuruluşlar temelde birbirleriyle bağlantılı olmalarına rağmen veri toplama

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ARALIK 2014 101-1 Süt Üreten Tarımsal İşletmelere Yönelik Destekler Tarımsal işletmelerin sürdürülebilirliklerini ve birincil ürünlerin üretiminde genel performanslarını geliştirmek,

Detaylı

İYİ TARIM UYGULAMALARI ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

İYİ TARIM UYGULAMALARI ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK BİOÇEŞİTLİLİK - GELECEĞİMİZDİR İYİ TARIM UYGULAMALARI ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK Prof. Dr. Hüseyin ÖNEN Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - TOKAT BİOÇEŞİTLİLİK - GELECEĞİMİZDİR

Detaylı

Büyük baş hayvancılık

Büyük baş hayvancılık Büyük baş hayvancılık hayvancılık faaliyetleri özellikle dağlık bir araziye sahip kırsal kesimlerde ön plana geçerek, birinci derecede etkili ekonomik Yakın yıllara kadar bir tarım ülkesi olarak kabul

Detaylı

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Kapsam Ayak izi kavramı Türkiye de su yönetimi Sanal su Su ayak izi ve turizm Karbon ayak

Detaylı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Doç. Dr. Seral YÜCEL Dr. Hale GÜNAÇTI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu Dünyanın en önemli sorunlarından biri hızla artan nüfusudur. Dünya nüfusunun gittikçe

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

TARIM RAPORU. Serdar TAŞYÜREK

TARIM RAPORU. Serdar TAŞYÜREK TARIM RAPORU Serdar TAŞYÜREK GİRİŞ Teorik ekonomi tartışmalarında, tarım sektörünün, gelişme süreci içerisinde toplam istihdam ve üretimdeki payının azalması gerektiği genel kabul gören bir tezdir. Gelişmiş

Detaylı

KKTC Ekonomisinin Gap tan Yararlanması Nasıl Olabilir

KKTC Ekonomisinin Gap tan Yararlanması Nasıl Olabilir Giriş KKTC Ekonomisinin Gap tan Yararlanması Nasıl Olabilir Ata Atun 21 Aralık 2009 Bu yüzyılın en önemli, en hayati konusu, bu gün 6,5 milyara ulaşan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamaktır. Dünya

Detaylı

Düzenlenmesi. Mehmet TOPAY, Nurhan KOÇAN BARTIN.

Düzenlenmesi. Mehmet TOPAY, Nurhan KOÇAN BARTIN. Ekonomik Ömrünü Tamamlamıs s Açık A k Maden Ocaklarının n Rekreasyonel Amaçlarla Düzenlenmesi Mehmet TOPAY, Nurhan KOÇAN ZKÜ,, Bartın n Orman Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü, BARTIN. Teknolojik gelismelere

Detaylı

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM 7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM Tarım sektörü rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşturulacak Tarımda modern işletmeciliğe dönüşüm sağlanacak Tarım arazilerinin

Detaylı

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi

Detaylı

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Memeli hayvanlardan elde edilen süt, bileşimi türden türe farklılık gösteren ve yavrunun ihtiyaç duyduğu bütün besin unsurlarını içeren

Detaylı

TARIMDAKİ GELİŞMELER

TARIMDAKİ GELİŞMELER TARIMDAKİ GELİŞMELER Tarımdaki Gelişmeler İlkçağ dan itibaren tarımdaki gelişmeler Avrupa da yaşanmaya başlamıştır. Romalıların Ortaçağ da uyguladığı ikili ekim sistemi. Üçlü ekim sistemi nin ortaya çıkışı

Detaylı

Dünyadaki toplam su potansiyeli. Dünyadaki toplam su miktarı : 1,4 milyar km 3 3/31

Dünyadaki toplam su potansiyeli. Dünyadaki toplam su miktarı : 1,4 milyar km 3 3/31 İçerik Dünyadaki su potansiyeline bakış Türkiye deki su potansiyeline bakış Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Görevleri Mevzuat Çalışmaları Yapılan Faaliyetler Su Tasarrufu Eylem Planı Su Ayakizi Çalışmaları

Detaylı

Tarım Sayımı Sonuçları

Tarım Sayımı Sonuçları Tarım Sayımı Sonuçları 2011 DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ İstatistik ve Araştırma Dairesi Ocak 2015 TARIM SAYIMININ AMACI Tarım Sayımı ile işletmenin yasal durumu, arazi kullanımı, ürün bazında ekili alan, sulama

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI BURSA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI BURSA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI BURSA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ EĞİMLİ ARAZİLERDE TERASLAMA TEKNİĞİ BUROR HENDEKLİ TERAS BUROR ÇUKURLU SEKİ TERAS (BUROR : Bursa Orman Terası) 2009 Arazi Yetenek Sınıfları ve Bu

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Ağustos 2014 2013-2014 kış döneminde ülke genelinde etkisi hissedilen meteorolojik kuraklık, 2014 ün ilk yarısında bölgesel olarak devam etti. Türkiye

Detaylı

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 01330 Adana Bir ineğin kendisinden beklenen en yüksek verimi

Detaylı

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nün en güncel verileri olan 2010 yılı verilerine göre; dünyada Antep fıstığı üretiminde lider durumda bulunan ülke İran dır. Ancak

Detaylı

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru

Detaylı

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü

Detaylı

ÇÖLLEŞME/ARAZİ BOZULUMU İLE MÜCADELE RAPORU

ÇÖLLEŞME/ARAZİ BOZULUMU İLE MÜCADELE RAPORU ÇÖLLEŞME/ARAZİ BOZULUMU İLE MÜCADELE RAPORU Çölleşme: Kurak, yarı kurak ve yarı nemli alanlarda iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dâhil olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanan arazi bozulumu

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

GIDA İŞLEME MAKİNELERİ

GIDA İŞLEME MAKİNELERİ GIDA İŞLEME MAKİNELERİ 1. SEKTÖRÜN TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI 8417.20 Ekmek, pasta, bisküvi fırınları (elektriksiz) 8419.31 Tarım ürünleri için kurutucular 8419.89 Pastörize, kondanse etme vb. işler için

Detaylı

2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL ÇAMLICA KALEM İLKÖĞRETİM OKULU OKULLARDA ORMAN PROGRAMI ORMANDAN BİO ENERJİ ELDE EDİLMESİ YIL SONU RAPORU

2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL ÇAMLICA KALEM İLKÖĞRETİM OKULU OKULLARDA ORMAN PROGRAMI ORMANDAN BİO ENERJİ ELDE EDİLMESİ YIL SONU RAPORU 2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL ÇAMLICA KALEM İLKÖĞRETİM OKULU OKULLARDA ORMAN PROGRAMI ORMANDAN BİO ENERJİ ELDE EDİLMESİ YIL SONU RAPORU AYLAR HAFTALAR EYLEM VE ETKİNLİKLER 2 Okullarda Orman projesini

Detaylı

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton)

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton) NARENCİYE DOSYASI Kökeni Güneydoğu Asya olan turunçgillerin, çağdaş anlamda üretimi 19. yüzyılda ABD`de başlamış ve hızla yayılmıştır. Turunçgil yetiştiriciliği dünyada 40 derece kuzey enlemi ile 40 derece

Detaylı

İSTANBUL UN ÇEVRE SORUNLARI

İSTANBUL UN ÇEVRE SORUNLARI TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL UN ÇEVRE SORUNLARI 05.06.2014 MEGA PROJELER VE SU HAVZALARINA ETKİSİ 3. HAVALİMANI PROJESİ KANAL İSTANBUL SU HAVZALARININ DURUMU VE KURAKLIK TEHLİKESİ

Detaylı

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU Ağustos 2013, Adana Hazırlayanlar Sabahattin Yumuşak; Adana Güçbirliği Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sinem Özkan Başlamışlı; Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Detaylı

Fao Gıda Fiyat Endeksi

Fao Gıda Fiyat Endeksi FAO gıda fiyat endeksi, uluslararası gıda emtia fiyatlarına ilişkin değişimleri aylık olarak ölçen bir endekstir. 5 emtia grubuna (et, mandıra, şeker, hububat ve yağ) dâhil toplam 73 gıda maddesi fiyatının,

Detaylı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ 4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomi: İnsanların geçimlerini sürdürmek için yaptıkları her türlü üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketim faaliyetlerinin ilke ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına ekonomi denir.

Detaylı

SERA TARIMI VE ÖNEMİ

SERA TARIMI VE ÖNEMİ 2015 SERA TARIMI VE ÖNEMİ Sera Tarımı ve Önemi 1 ÖNEMİ: Ülkemizde kırsal kesimde nüfusun tutulmasının en önemli sorunlarından biri toprak sermaye büyüklüğüdür. Nüfusun hızlı artması sonucu, gittikçe pazarlanan

Detaylı

TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ

TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığından

Detaylı

Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr

Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr HASSAS TARIM TEKNOLOJİLERİ VE UYGULAMALARI Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr HASSAS TARIM NEDİR? Tarımda hedeflere ulaşmak 3 anahtar unsur gereklidir.

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

Hidroloji: u Üretim/Koruma Fonksiyonu

Hidroloji: u Üretim/Koruma Fonksiyonu Hidroloji: u Üretim/Koruma Fonksiyonu Ormanların yağışlardan yararlanmayı artırma, su ekonomisini düzenleme ve sürekliliğini sağlama, su taşkınlarını önleme, dere, nehir, bent, baraj, su kanalı ve benzeri

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ENERJİ Artan nüfus ile birlikte insanların rahat ve konforlu şartlarda yaşama arzuları enerji talebini sürekli olarak artırmaktadır. Artan enerji talebini, rezervleri sınırlı

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL I.Bölüm Tarım Ekonomisi ve Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından

Detaylı

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ Arazi Kullanımı ve Ormancılık 3. ORMAN, MERA, TARIM VE YERLEŞİM GİBİ ARAZİ KULLANIMLARI VE DEĞİŞİMLERİNİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEMESİNİ SINIRLANDIRMAK 5. 2012 yılında yerleşim alanlarında

Detaylı

Termik Santrallerden Çıkan Atık Enerji ile Isıtılan Seralarda Sebze Yetiştirilmesi

Termik Santrallerden Çıkan Atık Enerji ile Isıtılan Seralarda Sebze Yetiştirilmesi Termik Santrallerden Çıkan Atık Enerji ile Isıtılan Seralarda Sebze Yetiştirilmesi Prof. Dr. H. Yıldız DAŞGAN Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü dasgan@cu.edu.tr Elektrik enerjisi elde etmek

Detaylı

BULDAN HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

BULDAN HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ BULDAN HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ Behiye AKSOY(DENGİZ), Nazif EKİCİ Buldan Tarım İlçe Müdürlüğü ÖZET Bu çalışma da Buldan merkez, belde köylerinde hayvan yetiştiriciliği ve yakın gelecekteki durumu incelenmiştir.

Detaylı

SİVAS TA ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER. Yrd. Doç. Dr. Tahsin KARABULUT

SİVAS TA ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER. Yrd. Doç. Dr. Tahsin KARABULUT SİVAS TA ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER SİVAS İMALAT SANAYİİNDE ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi sanayimizin niteliğine ve niceliğine ilişkin sağlıklı bir envanterin bulunmamasıdır. Bu

Detaylı

Besi Hayvanları Pazarlama Politikası ve Canlı Hayvan Borsaları Komitesi. Sonuç Raporu

Besi Hayvanları Pazarlama Politikası ve Canlı Hayvan Borsaları Komitesi. Sonuç Raporu Besi Hayvanları Pazarlama Politikası ve Canlı Hayvan Borsaları Komitesi Sonuç Raporu Ana Başlıklar Kayıt Sistemi Hayvan Pazarları ve Canlı Hayvan Ticaret Borsaları Desteklemeler Sektörel Paydaşlar Mevzuat

Detaylı

6.14 KAMU KULLANIMLARI

6.14 KAMU KULLANIMLARI 6.14 KAMU KULLANIMLARI 6.14 KAMU KULLANIMLARI VE ALT YAPI 329 6.14 KAMU KULLANIMLARI VE ALTYAPI Plan alanındaki kentsel sistemin gelişimi ve işlevini yerine getirmesi kamusal hizmetlerin ve özellikle su

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

ÖNSÖZ. Dr. Ahmet ALTIPARMAK Antalya Valisi BAKA Yönetim Kurulu Başkanı. Tuncay ENGİN BAKA Genel Sekreteri

ÖNSÖZ. Dr. Ahmet ALTIPARMAK Antalya Valisi BAKA Yönetim Kurulu Başkanı. Tuncay ENGİN BAKA Genel Sekreteri ÖNSÖZ Gelişmiş ülkelerde 1900 lü yılların başlarından itibaren kurulmuş olan kalkınma ajansları, ülkemizde yeni benimsenmiş bir modeldir. Kalkınma Ajansları; bölgesel düzeyde kamu kesimi, özel kesim ve

Detaylı

BUROR TERAS BUROR HENDEKLİ TERAS BUROR ÇUKURLU SEKİ TERAS

BUROR TERAS BUROR HENDEKLİ TERAS BUROR ÇUKURLU SEKİ TERAS BUROR TERAS BUROR HENDEKLİ TERAS BUROR ÇUKURLU SEKİ TERAS Arazi Yetenek Sınıfları ve Bu Sınıfların Kullanım Biçimleri * Özel sınıf olarak belirtilen böyle araziler, daha detaylı araştırmalara dayalı ıslah

Detaylı

AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI

AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI Yrd. Doç. Dr. Mustafa ERBAġ Sultan ARSLAN A. Nur DURAK Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü erbas@akdeniz.edu.tr Sunum Planı

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE, Kimya Mühendisi)

Detaylı

TÜRKİYE SULAKALANLAR KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ 22-23 Mayıs 2009 Eskikaraağaç Bursa

TÜRKİYE SULAKALANLAR KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ 22-23 Mayıs 2009 Eskikaraağaç Bursa TÜRKİYE SULAKALANLAR KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ 22-23 Mayıs 2009 Eskikaraağaç Bursa Ülkemizde sulakalanların tarihi, bataklıkların kurutulmasının ve tarım alanı olarak düzenlenmesinin tarihiyle birlikte

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Tarımın Geleceği. Nisan 2011

Dünyada ve Türkiye de Tarımın Geleceği. Nisan 2011 Dünyada ve Türkiye de Tarımın Geleceği Nisan 2011 Sayın Bakanım (Tarım Bakanı ordaysa), Değerli katılımcılar, Hanımefendiler, beyefendiler, Hepinizi saygıyla selamlıyor, bu önemli etkinlik vesilesiyle

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale (*)Türkeş, M. ve Koç, T. 2007. Kazdağı Yöresi ve dağlık alan (dağ sistemi) kavramları üzerine düşünceler. Troy Çanakkale 29:18-19. KAZ DAĞI YÖRESİ VE DAĞLIK ALAN (DAĞ SİSTEMİ) KAVRAMLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Detaylı

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri Okyanuslar ve denizler dışında kalan ve karaların üzerinde hem yüzeyde hem de yüzey altında bulunan su kaynaklarıdır. Doğal Su Ekosistemleri Akarsular Göller Yer altı su kaynakları Bataklıklar Buzullar

Detaylı