Hatırlarsınız, geçen kış, Rusya ile Ukrayna arasında fiyat anlaşmazlığı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Hatırlarsınız, geçen kış, Rusya ile Ukrayna arasında fiyat anlaşmazlığı"

Transkript

1 Kasım 2006 Sayı: 2 Türkiye ve AB de enerji politikalarında yeni açılımlara doğru Seda Köknel TESEV Dış Politika Programı AB Bülteni Editörü Tren kazasına giden yolda Kıbrıs sorunu s. 4-5 Sylvia Tiryaki, Mensur Akgün Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi s. 6-7 Burcu Gültekin, Utku Kundakcı Yeni Terörle Mücadele Kanunu s Volkan Aytar Hatırlarsınız, geçen kış, Rusya ile Ukrayna arasında fiyat anlaşmazlığı nedeniyle başlayan enerji krizi, Vladimir Putin in doğalgaz sevkiyatını durdurma kararı ile doruk noktasına ulaşmış, Ukrayna 2006 ya karanlıkta ve soğukta, Avrupa ise endişe dolu gözlerle girmişti. Zira Ukrayna ya gözdağı vermek için yapılmış gibi gözüken bu manevra, aslında aynı iletim hattından yararlanan AB ülkelerini doğrudan etkiliyordu. Bunu izleyen günlerde, aynı kaderi Gürcistan ve Ermenistan da paylaştı. Rusya - Gürcistan - Ermenistan doğalgaz boru hattında gerçekleşen patlama halkı eksi 50 derece ile yüzleştirdi, Gürcü yetkililer Rusya yı sabotajla suçladı. Bu suçlamaları, Polonya nın ve Macaristan ın, Rusya nın doğalgaz akışını % dolayında düşürdüğünü belirten açıklamaları izledi. Aslında Rusya ile yaşanan bu kriz ne bir ilk, ne de sondu. Rusya zaten yıllardır eski Sovyet Cumhuriyetleri ne doğalgazı uluslararası ederinin altından satarak, Batı ya yönelmekte olan bu ülkeleri bir anlamda etki alanında tutmaya; bu ülkelerdeki devrim hareketlerini destekleyen Batılı ülkelere ise enerji kartı ile gözdağı vermeye çalışıyordu. Bu son kriz diğerlerinden daha vurucu oldu, tüm Avrupa ülkelerinde korku ve panik havası esmeye başladı. Rusya nın enerji kartı devletler tarafından gözdağından çok bir şantaj aracı olarak algılanmış, halk için ise enerji, ay sonu faturalarının ya da çevreci söylemlerin favori konusu olmaktan çıkıp, reel bir soruna dönüşmüştü. Kriz sonrası çok şey yazıldı, çizildi, hala da yazılmaya devam ediyor. Kimileri Rusya nın dünya pazarında enerji tekeli oluşturarak eski süper güç günlerine geri dönmek yolunda ilerlediğini düşünüyor. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı Bankalar Cad. Minerva Han No: 2 Kat: 3 Karaköy İstanbul Tel: Faks:

2 Rusya nın bu yolda karmaşık pazarlıklar içinde olduğu da söyleniyor: Güney Baltık Boru Hattı projesinin başında eski Alman Başbakanı Gerhard Schröder in olması ya da Putin in ABD eski ticaret bakanı Donald Evans ı Rosneft petrol şirketinin başına getirme çabaları kafalarda soru işareti yaratan örnekler. Bazıları ise, Rusya nın oynadığı bu son enerji kartı nın orta vadede kendi aleyhine döneceği inancında. Zira, Rusya bu hareketiyle, Soğuk Savaş döneminde bile korumayı başardığı güvenilir enerji ortağı imajını bozmuş bulunuyor. AB ülkeleri her ne kadar yıllardır enerji sorununun farkında olsalar da, bu krizin onları alternatif kaynak arayışlarını yoğunlaştırmaları konusunda tetiklediği açık. Nitekim krizden bu yana AB de yapılan birçok toplantı ve araştırma enerji politikalarına odaklanmış bulunuyor. Ortaya konulan tablo ise hiç iç açıcı değil ve acil müdahaleyi gerektiriyor: Dünyanın en yoğun enerji tüketen bölgelerinden birisi olmasına rağmen, mevcut enerji kaynaklarının yetersizliği nedeniyle, AB nin enerji ithalatı, başka bir deyişle dışa bağımlılığı, her geçen gün artıyor. Avrupa Komisyonu nun 8 Mart ta yayımladığı Emniyetli, Rekabetçi ve Sürdürülebilir bir Avrupa Enerji Stratejisi başlıklı Yeşil Kitap a göre, AB nin, önümüzdeki 20 yılda % 60 oranında artması beklenen enerji ihtiyacına cevap verebilmesi ve eskiyen alt yapısını yenileyebilmesi için, 1000 milyar Euro (yani 2 trilyon YTL) civarında yatırım yapması gerekiyor. AB nin bugün % 50 civarında olan enerji ithalatının ise, önümüzdeki yıl içerisinde, % 70 lere yükseleceği öngörülüyor. Yıllardır elektrik üretiminde doğalgazı teşvik eden enerji politikalarının, özellikle doğalgazda dışa bağımlılığı Avrupa enerji güvenliğini tehdit edici boyutlara ulaştırdığı bir gerçek. Zira, AB doğalgaz ihtiyacını karşılamak için, pazarları rekabete tam olarak açık olmayan Rusya, İran ve Cezayir gibi ülkelere bağımlı. Batı Avrupa nın ithal ettiği doğalgazın Avrupa Birliği enerji tüketiminin 2/3 ü petrol ve doğalgazdan karşılanmaktadır. Avrupa da petrol rezervi sadece İngiltere, İtalya, Danimarka, Norveç (AB dışı) ve Romanya da (2007 de üye) vardır. Doğalgaz rezervi ise yukarda belirtilen ülkeler dışında sadece Almanya ve Polonya da bulunmaktadır. Zaten kısıtlı olan bu enerji üretiminin de, önümüzdeki yılda, yarı yarıya düşmesi beklenmektedir. % 25 i, büyük kısmı Ukrayna üzerinden olmak üzere, Rusya tarafından karşılanıyor. Birlik e son olarak katılan Doğu ve Orta Avrupa ülkeleri ise, enerji konusunda zaten çoğunlukla Rusya ya endeksli. İşte Ocak ayında yaşanan kriz, tek bir ülkeye bu kadar bel bağlamanın, Avrupa enerji politikasını ne denli kırılgan hale getirebileceğini göstermesi açısından büyük önem taşıyor. AB artık ivedilikle enerji güvenliği konusunda yeni açılımlar geliştirmesi gerektiğinin farkında. İsveç in önümüzdeki 15 yıl içersinde petrole ve fosil yakıtlara bağımlılığı tamamen sona erdirmek için kolları sıvaması bunun bir göstergesi. Almanya ise çoklu boru hatları politikası bağlamında, enerji sağladığı kaynakları çeşitlendirmek için harekete geçmiş durumda. Baltık Denizi nden geçerek Rusya dan Almanya ya doğalgaz taşıması planlanan Güney Baltık Boru Hattı projesi Nisan ayında gerçekleşen Merkel - Putin buluşmasından beri yeniden gündemde. Projenin amacının Almanya nın Rus doğalgazına Belarus ve Polonya dan bağımsız olarak ulaşmasını sağlamak, başka bir deyişle, Rusya nın bu ülkelere giden vanaları kısması ya da kapatması durumunda oluşması muhtemel bir krizden Almanya yı korumak olduğu söyleniyor. Ancak bu girişimler, Yeşil Kitap ta hedeflenin aksine, AB nin pazarlık payını artıracağına inanılan ortak bir enerji politikası oluşturmaktan uzaklar. Oysa enerji maliyetlerini istenilen seviyede tutmak ve enerji ithalatında dışa bağımlılığı denetim altına almak için, AB devletlerinin ortak hareket etmesi gerekiyor. Ortak bir enerji politikasının belirlenmesi son olarak Finlandiya nın Lahti kentinde Ekim ayında düzenlenen AB zirvesinin gündemindeydi. AB liderleri, Gazprom un bir tekel gibi davranarak, Avrupa ya koşullar dayatmasını bir kez daha eleştirdiler ve Rusya yı Uluslararası Enerji Sözleşmesi ne taraf olarak, enerji pazarını özel sektöre açmaya davet ettiler. Ancak gelen cevap yine olumsuzdu.

3 Rusya nın yapıcı olmaktan uzak tutumu gözleri yeniden Türkiye ye çevirdi. AB ülkeleri Türkiye nin Ekim 2005 te Balkan ülkeleriyle yapılan Enerji Topluluğu Antlaşması na planlanandan önce dahil olması için kolları sıvadılar. AB deki bu politika üretme arayışının, dünyadaki enerji kaynaklarının kavşağında bulunan Türkiye ye enerji koridoru rolü üstlenmesi için kaçırılmaz bir fırsat sunduğu aşikar. Zira, Rusya ya bağımlılığını azaltmak isteyen bir AB için Türkiye, Orta Asya ve Hazar havzası kaynaklarına ulaşabilmek açısından kritik bir önem taşımakta. Ancak, Türkiye enerji köprüsü rolü üstlenmek ve önümüzdeki yıllarda enerji konusunda hatırı sayılır bir aktör olmak istiyorsa, enerji politikalarında hızlı bir reforma gitmeli. Zira, doğalgaz ihtiyacının yaklaşık % 70 ini Rusya dan karşılayarak, Avrupa ile aynı kritik hataya düşmüş gözüküyor. Rusya dan ithal ettiği gazın çoğunluğu her ne kadar Ukrayna üzerinden gelse de, Türkiye nin son krizden AB kadar etkilenmemiş olmasının temelinde ise Mavi Akım olarak bilinen ve Rus doğalgazını Karadeniz den Türkiye ye ulaştıran boru hattı yatıyor. Mavi Akım, Türkiye ye şu an için bir hareket alanı sağlasa da, Avrupa da yaşanan bu son kriz, Türkiye nin de önlemler alması gerektiğine işaret ediyor. Rusya ile yaşanması muhtemel bir kriz ve/veya boru hatlarında meydana gelebilecek herhangi bir kazadan en az şekilde etkilenmek için, değerlendirilmesi gereken en önemli seçeneklerden biri, yıllık doğalgaz tüketimimizin bir bölümünü, ABD de olduğu gibi, yeraltı tesislerinde depolamak. AB de de oldukça gündemde olan bu çözüm önerisi, doğalgaz iletimini mevsimsel, günlük hatta saatlik ihtiyaçlara göre düzenlemek açısından da önem taşıyor. Bu kapsamda Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Projesi tamamlanmalı; Kuzey Marmara ve Değirmenköy doğalgaz sahalarının depo olarak kullanılması çalışmalarına ise hız verilmeli. Bunun dışında, kaynak çeşitliliğinin sağlanması, Türk enerji politikasının düze çıkmasının önündeki olmazsa olmaz lardan biri olarak karşımıza çıkı- 8 Mart 2006 tarihli Yeşil Kitap tan öneriler Arz güvenliğini sağlamak ve Rusya ya olan bağımlılığı azaltmak için, tedarik yolları çeşitlendirilmeli. Doğalgazın depolanması için sistem geliştirilmeli. Tek bir Avrupa elektrik ve doğalgaz pazarı kurulmalı. Alternatif enerji kaynakları geliştirilmeli. yor. Güneş, rüzgar ve nükleer enerji seçeneklerinin değerlendirilmesi dışında sahip olduğumuz su ve kömür kaynaklarından da en etkin şekilde yararlanır duruma gelinmeli. Böylelikle, elektrik üretiminde doğalgaz payını asgari seviyelere indirmek de mümkün gözüküyor. Her şeyden önemlisi, Rusya ya olan bağımlılık oranının azaltılması gerekiyor. Bu doğrultuda Türkiye nin önünde birçok seçenek bulunuyor. Öncelikle, açılışı geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı, Türkiye nin enerji pazarında ben de varım demesini sağlıyor. Bu hat, Türkiye yi önemli bir transit ülke statüsüne getirmenin dışında, Ortadoğu enerji kaynaklarına bir alternatif oluşturması açısından Avrupa için büyük önem taşıyor. Bunun yanında, henüz proje aşamasında olan dört ayrı boru hattı var. Bunlar, Türkmen doğalgazını Hazar Denizi altından AB ye taşıması planlanan Trans - Hazar Boru Hattı; Kazak petrolünü Bakü - Tiflis - Ceyhan a dahil edecek Aktau - Bakü petrol boru hattı; Mısır doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa ya taşıyacak Mısır - Türkiye doğalgaz hattı ve Azeri doğalgazını Gürcistan üzerinden Türkiye ye getirecek olan Bakü Tiflis Erzurum hattı, nam-ı diğer Şahdeniz Projesi. Bu projelerin hayata geçirilmesi Türkiye de enerji kaynaklarının çeşitliliğini sağlamakla kalmayıp, Rusya ve İran la fiyat pazarlığında Türkiye nin elini güçlendirmeye yarayacak. Zira, Enerji Bakanlığı nın verdiği bilgilere göre, Azeri gazının 120, Mısır gazının ise Amerikan doları üzerinden Türkiye ye taşınması bekleniyor. Oysa 2005 sonunda Türkiye nin Rusya ve İran a ödediği fiyat metreküp başına 250 Amerikan dolar civarında! Bu projelerin tamamlanmasıyla, Türkiye bir enerji koridoru olmanın da ötesinde, bir terminal ülke konumuna gelecek. Fırsatlar iyi değerlendirilirse, Türkiye nin uzun vadede, Avrupa ya petrol ve doğalgaz temininde Norveç, Rusya ve Kuzey Afrika dan sonra dördüncü ana arter haline gelmesi

4 bir hayal değil. Ceyhan da toplanacak olan doğalgazın Avrupa ya aktarılması için ise hali hazırda iki proje mevcut. Bunlardan birincisi anlaşması geçtiğimiz Haziran ayında imzalanan Türkiye Bulgaristan - Romanya Macaristan - Avusturya güzergahını izleyecek Nabucco Boru Hattı. Diğeri ise AB doğalgaz şebekelerinin birbirine bağlanmasına ilişkin çalışmalar kapsamında geliştirilen Türkiye - Yunanistan İtalya hattı. Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine doğalgaz satışı henüz başlamamış olmasına rağmen, sadece Türkiye Yunanistan hattının 2006 sonunda tamamlanmasıyla, birkaç yıl içerisinde yılda 6 milyar metreküp satılması ve kapasitenin 2020 ye kadar 35 milyar metreküpe ulaşması bekleniyor. Söz konusu projelerin çeşitliliği, Türkiye nin çoklu boru hatlarının geçişine ne denli müsait olduğunu gösteriyor ve AB ye hem enerji ve arz güvenliğini sağlaması, hem de kaynaklarını çeşitlendirmesi açısından iştah kabartıcı bir tablo sunuyor. Enerji konusundaki pazarlıklar ve Batı nın Rusya yı yola getirme çabaları daha uzun zaman devam edeceğe benziyor. Türkiye nin bu süreçteki kazancı ise kartlarını doğru oynamasıyla orantılı olarak gelişecek. Zira pastanın büyüklüğü, enerji pazarında söz sahibi olmanın Türkiye ye AB yolunda da avantajlar sağlayacağına işaret ediyor. Hatta Enerji bakanı Hilmi Güler in deyimiyle enerji Türkiye nin AB ye tam üyeliği doğrultusunda kullanabileceği en önemli kozlardan biri olarak gözüküyor. Yrd. Doç. Dr. Sylvia Tiryaki TESEV Kıbrıs Projeleri Koordinatörü Doç. Dr. Mensur Akgün TESEV Dış Politika Programı Direktörü Tren ka Bu yazının kaleme alındığı günlerde henüz 2006 İlerleme Raporu yayınlanmamış ve Strateji Belgesi nin Kıbrıs konusunda nasıl bir tavsiyede bulunacağı ortaya çıkmamıştı. Ama görünen, Kıbrıs sorununun bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da Türkiye nin Avrupa Birliği üyeliği önündeki en önemli engel olmaya devam edeceğiydi. Finlandiya nın önerisini konuşmak için Kıbrıslı Türk ve Rumları bir araya getirme çabası da olumsuz sonuçlanmıştı. Temel sorun, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği nin, Kıbrıs Cumhuriyeti adına hareket eden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ni de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik imzalanan 29 Temmuz 2005 tarihli Protokolün, hala hayata geçirilememiş olmasıydı. Yani Türk liman ve havaalanlarını Rum gemi ve uçaklarına açma sözünün, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonun kalkmasına bağlamasından doğan gerilim aşılamamıştı. Finlandiya dönem başkanlığının önerisiyle KKTC izolasyon-protokol denkleminin parçası haline gelmesine rağmen, Aralık ayı ortasında Türkiye nin üyelik sürecinin Kıbrıs sorunu yüzünden askıya alınması olasılığı güçlü bir biçimde gündemdeydi. GKRY nin Türkiye nin AB ye üye olmamasını isteyenlerle kurduğu kutsal ittifak mükemmel bir şekilde çalışacağa benziyordu. Türkiye, daha doğrusu bu denklemi gündeme getiren Başbakan Erdoğan, AB üyeliğini riske atmayı dahi göze alabileceğini gösteren açıklamalar yapıyordu. Aslında sorun çok daha başka şekilde de çözülebilir, iki konu arasında siyasi bağlantı kurulmadan kendi mecraları içinde yönetilebilirlerdi. Türkiye limanlar ve havaalanları meselesini teknik bir soruna dönüştürebilir; Gümrük Birliği nin organlarında,

5 zasına giden yolda Kıbrıs sorunu protokolün limanları açmayı kapsamadığı iddia edilebilir; hukuki yöntemlerle iş uzatılabilirdi. Benzer şekilde, AB nin izolasyonlara karşı verdiği sözler yada Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti adına AB ye katılım aşamasında imzaladıkları 10 numaralı Protokolün, Kıbrıslı Türklerin ekonomik kalkınmasının engellenmesini yasaklayan III. maddesi hatırlatılabilirdi. Ancak Başbakan Erdoğan, biraz da içeriden gelen baskıların ve Kıbrıslı Türklerin etkisiyle kestirme yolu seçti, iki konu arasında siyasi bağlantı kurdu. Şimdi kendisi, Türkiye ve tabii ki AB, zor birer seçimle karşı karşıya. Eğer Türkiye geri adım atarsa, bundan sonra tüm AB süreci boyunca Kıbrıslı Rumların şantajlarına, taleplerine, isteklerine maruz kalacak. 70 küsur milyonluk Türkiye, 800 binlik bir GKRY ye teslim olmuş olacak, en azından dışarıdan bakanlar tarafından böyle algılanacak ve seçim arifesinde AKP nin konumu ciddi bir şekilde zayıflayacak. Dolayısıyla bu alternatif aslında Türkiye açısından da, AKP açısından da bir çözüm değil. Türkiye de, onun hükümeti de direnmek zorunda. Finlandiya nın kağıda geçmemiş ama detayları basına sızmış önerisi de zaten kabul edilebilir bir öneri değil. Maraş ın önce Birleşmiş Milletler e, sonra da Rumlara bırakılması, bunun karşılığında ise Magosa limanının AB denetimine geçmesinin kabul edilmesi ve bunun da Türkiye kamuoyuna izolasyonların kaldırıldığı şeklinde sunulması olanaksız. KKTC Magosa limanını, pratikte hiçbir anlamı olmayan vergi indirimlerinden yararlanmak için açacaksa, zaten limanın açılmasının hiçbir anlamı yok. AB açısından sorun, doğal olarak günü kurtarmak, topluluk dayanışmasını bozmamak. Bunun en kolay yolu Türkiye ye göstermelik tavizler vererek, Kıbrıs Türklerini ikna etmekten geçiyor. Aksi takdirde Aralık ayında ciddi bir siyasi yenilgiyle ya da istemedikleri tedbirleri alma gerekliliğiyle karşı karşıya kalacaklar. Tedbirler sert olursa kendi küresel çıkarları zedelenecek, Türkiye AB sürecinden yabancılaşacak, kimlik tartışmaları ve Müslüman dünyanın tepkileri canlarını sıkacak. Ama eğer Finlandiya nın önerisi bir yerinden tutulacak olursa, hiç olmazsa Türkiye deki kritik seçimler atlatılacak, zaman kazanılmış olacak. Fakat, sorun hiçbir şekilde çözülmeyecek. Kıbrıs, kendini geçici formüllerle avutan AB nin de, Türkiye nin de başına dert olmaya devam edecek. Bu yüzden belki de daha fazla gecikmeden tarafların nihai gerçekle tanışmasında yarar var. 15 Aralık 2006 da, Komisyonun deyimiyle, bir tren kazası gerçekleşmesi, belki daha iyi olabilir. Hiç olmazsa AB üyeleri Türkiye nin üyelik uğruna Rumların dayatacağı çözüme razı olmayacağını zamanında görürler, BM platformunda Annan Planı benzeri bir kapsamlı çözümün samimi destekçisi olurlar. 23 Mart 1964, Cumhuriyet Gazetesi yayınlı Oktay Öksüzoğlu, Cyprus, Down Memory Lane, GOG Publications, Nicosia, 1991, s. 26 5

6 Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi Dr. Burcu Gültekin ODTÜ Avrupa Çalışmaları Merkezi Utku Kundakcı TESEV Dış Politika Programı Asistanı Türkiye nin Ermenistan ile ilişkileri bugüne kadar genellikle bu ülkenin Azerbaycan la yaşadığı Karabağ çatışması ve soykırım iddiaları ekseninde değerlendirilmiş, iki ülkenin normal komşuluk ilişkileri geliştirmesi mümkün olmamıştır. Ancak küresel önemi her geçen gün artan Kafkaslar da istikrarın sağlanması ve Türkiye nin bölgedeki etkisini artırması için, Ermenistan ile ilişkilerin, daha geniş bir perspektiften ele alınarak, normalleştirilmesi gerekmektedir. Sorunun tarihsel gelişimine bakıldığında, Soğuk Savaş sonrası Türkiye nin, Kafkaslar daki yeni komşularının hepsini ayrım yapmaksızın tanıdığı ancak, Ermenistan ile anlaşmazlığın, diplomatik ilişkiler kurulma aşamasında başladığı gözlemlenmektedir. Detaya inmek gerekirse, Türkiye Ermenistan dan diplomatik ilişki kurulması için ön koşul olarak, 1921 yılında imzalanan Kars Antlaşması nı kabul ettiğine ve Türkiye nin toprak bütünlüğüne saygı göstereceğine dair bir deklarasyon talep etmiştir. Ermenistan ise, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) üyeliği çerçevesinde sınırların değiştirilmezliği ilkesini zaten kabul ettiği ve her iki ülkenin de Kars Antlaşması nı hiç bir zaman feshetmediği gerekçeleriyle, bu isteği yerine getirmeyi reddetmiştir. Kars Anlaşması nın tanınması ile ilgili ortaya çıkan bu anlaşmazlığın üstüne Karabağ daki çatışmanın alevlenmesi de eklenince, Ermenistan - Türkiye ilişkileri iyice gerilmiştir. Kasım 1992 tarihinde Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, hem Türkiye nin AB üyelik sürecini, hem de ülkenin uluslararası toplum tarafından algılanışını olumlu yönde etkileyecektir. Türkiye, Ermenistan a toprakları üzerinden insani yardım gönderilmesine onay vermiş olsa da, Ermeni birliklerinin Azerbaycan topraklarına saldırmasının ardından bu kararından vazgeçmiş, sonuç olarak iki ülke arasındaki sınır Nisan 1993 te kapatılmış, doğrudan bağlantı da kesilmiştir. Geçen zaman içerisinde, Ermenistan hükümeti birçok kez sınırın koşulsuz bir şekilde açılması için hazır olduğunu belirtmiş ancak ilişkilerin normalleşmesi için gerçekleştirilen müzakereler, Karabağ sorununun da etkisiyle sürekli tıkanmıştır. Görünen odur ki, Türkiye, Ermenistan ile ikili ilişkilerini Karabağ sorunundan ayrı düşünemediği sürece ilişkilerin normalleşmesi zorlaşmaktadır. Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesinin önemi Her şeyden önce, ülkelerin komşularından izole oldukları bir coğrafyada ortak bir gelecek inşa edilmesi mümkün olmadığına göre, ikili ilişkilerin normalleşmesinin bölgesel istikrara ve bölge ülkelerinin bütünleşmesine hizmet edeceği bir gerçektir. Bölgede istikrarın yanı sıra, Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesinin, her iki ülkeye sunacağı önemli fırsatlar da bulunmaktadır. İlişkilerin normalleşmesi, öncelikle Ermenistan ın ekonomik ve siyasal alanlarda kapasitesini artırmasına yardım edecektir. NATO ile ilişkilerini geliştirmeyi hedefleyen ve uzun vadede Avrupa Birliği 6

7 (AB) üyeliğini düşleyen Ermenistan, NATO üyesi ve AB adayı olan Türkiye ile ilişkilerini düzelterek bu hedeflerine ulaşma doğrultusunda ciddi bir atılım yapmış olacaktır. Buna paralel olarak, Türkiye de AB ye üyelik sürecinde komşuları ile ilişkilerini düzeltmek ve AB nin komşuluk politikasına dâhil olan Ermenistan ile diplomatik ilişkiler kurmak durumundadır. Bu bağlamda, ilişkilerin normalleşmesi hem Türkiye nin AB üyelik sürecini, hem de ülkenin uluslararası toplum tarafından algılanışını olumlu yönde etkileyecektir. Bunlara ek olarak, sınırın açılmasının Ermenistan ekonomisinin geneline ve Türkiye nin kuzeydoğu bölgesine yapacağı katkı da göz önünde bulundurulmalıdır. Doğrudan ilişkilerin olmaması, bugüne kadar, ne Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde, ne de Ermenistan ile Türkiye nin uzlaşamadığı konularda, Ermenistan ı geri adım atmaya zorlayabilmiştir. Tam tersine, bu durum Ermenistan ın güvenlik kaygıları ile daha uzlaşmaz bir tutum takınmasına neden olmuştur. Ayrıca, Türkiye nin Karabağ sorununun çözümüne yönelik kullanabileceği diplomatik kanalların tıkanmasına yol açmış, sorunun çözümünde arabulucu rolü oynamasını engellemiştir. Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise, Ermenistan ile ilişkileri normalleştirmenin, Azerbaycan a uluslararası platformda verilen desteğin çekilmesi anlamına gelmediğidir. İlişkilerin kopuk olması, Türkiye Ermenistan arasındaki güvensizlik ortamını beslemektedir. Bu nedenle, aynı coğrafyayı paylaşan iki toplumun arasında oluşacak diyalogun, karşılıklı anlayış sağlanmasına ve toplumsal bellekte yer etmiş hassas konuların dikkatle ele alınmasına da katkıda bulunacağı açıktır. Yakın dönemde yaşanan gelişmeler İlişkilerde canlanma yaratmayı hedefleyen öneriler, Başbakan Erdoğan ve Başkan Koçaryan tarafından Aynı coğrafyayı paylaşan iki toplumun arasında oluşacak diyalogun, karşılıklı anlayış sağlanmasına ve toplumsal bellekte yer etmiş hassas konuların dikkatle ele alınmasına da katkıda bulunacağı açıktır. yakın zaman önce kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Erdoğan, 1915 olaylarını araştıracak ortak bir komisyon kurulmasını önermiş, buna karşın Koçaryan, hükümetler arası bir komisyon oluşturulmasını ve bu komisyonun iki ülke arasında süregelen konulara çözüm bulmak amacıyla görüşmesi teklifini getirmiştir. Ortaya sürülen bu öneriler ve bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan güven artırıcı önlemler, somut adımlarla devam ettirilmeli, her iki ülkenin kamuoyu, ilişkilerin normalleşmesinin sağlayacağı avantajlar konusunda bilgilendirilmelidir. Bu hedefler doğrultusunda yapıcı bir tutum takınılarak ilişkileri olumsuz yönde etkileyecek adımlardan kaçınılmalıdır. Bu bağlamda, Fransa Ulusal Meclisi nin 12 Ekim 2006 tarihinde onaylamış olduğu yasa tasarısı düşünce özgürlüğüne indirdiği darbenin yanı sıra, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi sürecini de olumsuz etkilemiştir. Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan ın 19 Ekim 2006 tarihinde International Herald Tribune gazetesinde yayımlanan makalesinin de mevcut gerilimi azaltmaya yaradığı söylenemez. Oskanyan ın Fransa'daki gelişmeleri onaylar tutumu ve Türkiye- Ermenistan ilişkilerine dair mesajları maalesef ki umut vermekten uzak kalmıştır. Bu türden yaklaşımların ikili ilişkilerin düzeltilmesi sürecinde atılan olumlu adımları gölgeleyeceği ve tepki oluşmasına sebep olarak yapıcı diyaloga zarar vereceği unutulmamalıdır. Siyasal, kültürel ve ekonomik anlamda birbiri için önem taşıyan Türkiye ve Ermenistan gibi iki ülkenin geleceğinin çıkmaza sürüklenmesine izin verilmemelidir. Sınırın açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulmasının getireceği faydalar göz önünde tutularak normalleşmeye yönelik adımlara hız verilmelidir.

8 Yeni Terörle Mücadele Kanunu: Küresel terörle savaş döneminde özgürlüklere karşı hoşgörülebilir bir saldırı mı? 1 Volkan Aytar, TESEV Demokratikleşme Program Yöneticisi Türkiye, 2000 lere insan haklarının daha iyi korunması yolunda umut verici gelişmelerle girdi. Ekim 2001 deki Anayasa değişikliğinin ardından, Şubat 2002 Mayıs 2004 tarihleri arasında sekiz adet Avrupa Birliği Uyum Paketi TBMM tarafından onaylandı. 2 Alışılagelmiş, devlet güvenliği odaklı zihniyet ve uygulamalarının karşısında, vatandaşlık haklarının sınırlarını genişleten bu uyum paketleri, yasama alanında iddialı değişiklikler de içeriyordu. Bu değişikliklerden 12 Nisan 1991 tarihli Terörle Mücadele Kanunu (TMK) da nasibi almıştı. Bilindiği üzere TMK, Doğu ve Güneydoğu Anadolu da güvenlik güçleri ile PKK arasındaki çatışmaların en sıcak döneminde hazırlanmıştı ve devlet ve toplumun topyekûn güvenlikleştirilmesi yolunda en katı yasal düzenlemelerden birini oluşturmaktaydı. Haziran-Temmuz 2003 te kabul edilen 6. uyum paketi ile Türkiye Cumhuriyeti nin devleti ve milleti ile bütünlüğüne zarar vermek amacıyla yapılan sözlü ve yazılı propaganda, toplu gösteri ve yürüyüşleri yasaklayan TMK nın meşhur 8. maddesi, düşünce ve ifade özgürlüklerinin alanını genişletmek ve terör tanımına açıklık getirmek amacıyla yürürlükten kaldırıldı. Ancak, PKK nın 2004 itibariyle ateşkes haline son vermesiyle güvenlik sorunu hem yeniden alevlenen çatışmalar, hem de artan kentsel terörün etkisiyle derinleşti. Ayrıca, 2005 in ortalarından beri bölgede yaşanan ve Şemdinli gibi, ilginç olaylarla doruğa çıkan gelişmeler, devlet ve güvenlik teşkilatlarının kimi kanatlarıyla işbirliği içinde olduğu iddia edilen karanlık oluşumların, hem PKK ile mücadelede yeniden kirli yöntemlere başvurduğuna, hem de demokratikleşme yolunda atılan adımları tamamen durduramasa da- yavaşlattığı yönündeki endişeleri artırmaktaydı. Bu endişelere, güvenlik sektöründen bir grup bürokratın uyum paketlerinde yapılan yasal düzenlemelere getirdikleri eleştiriler de eklendi. Asker ve sivil bürokrasiyi içinde barındıran bu grup, demokratikleşme yolundaki reformların terörizm ve suçla mücadele imkânlarını sınırladığını savundu. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ün Ağustos 2005 teki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ayrılıkçı terörle mücadelesine kısıtlanmış yetkilerine rağmen kararlı bir şekilde devam etmektedir şeklindeki açıklaması bu konudaki duruşunu açıkça ortaya koyuyordu. Aynı dönemde, Başbakan ile devletin ve TSK nın muhafazakâr kesimleri arasında, özellikle Kürt sorununa ilişkin bir anlaşmazlığın da oluştuğu söylenebilir. Nitekim Erdoğan ın Ağustos 2005 te devletin geçmişte hatalar yapmış olabileceğine, ancak Türkiye yurttaşlığının farklı alt kültürleri de içerebilen ortak bir şemsiye oluşturduğuna dair açıklamaları, gerek mevzu bahis kesimler, gerekse saldırılarına devam eden PKK tarafından oldukça soğuk karşılandı. Savcı

9 Sarıkaya nın, General Yaşar Büyükanıt ı Şemdinli olayı ile dolaylı olarak ilişkilendirmesi sonucu TSK nın verdiği sert tepki ise, hükümeti daha da zor bir durumun içine soktu. Hükümet ayrıca, başını ana muhalefet partisi CHP nin çektiği laik çevrelerce de eleştirildi. CHP, AKP nin Kürt sorununu ele alış şeklinin tehlikeli, İslami terörizme karşı duruşunun ise, en hafif tabirle, gönülsüz olduğunu iddia ederek eleştiri düzeyini yükseltti. Çok sayıda CHP li, hükümetin, Türkiye nin global terörizmin, özellikle de El Kaide nin, bir hedefi haline geldiği bu günlerde, irticai güçler ile mücadelede de isteksiz olduklarını savunmaya devam etti. CHP milletvekilleri arasında Şemdinli olayını irticai kalkışmanın adımları arasında görenler dahi oldu. İşte bu bilgilerin ışığında, TMK ya getirilen yeni ve otoriter değişikliklerin temelinde, hükümetin kendini, devletin asli sahibi ve koruyucusu sayılan kesim ve kurumlara karşı koruma, terörizme ve suça karşı yumuşak politikalar izlemediğini kanıtlama çabası olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yani hükümet devlet i ikna etmeye çalışıyor, fatura yurttaş özgürlüklerine çıkıyor. Başta İngiltere olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinde terörle mücadele için alınan sert önlemlerin de hükümetin yolunu açtığı, atılan adımlara uluslararası meşruiyet sağladığı da bir gerçektir. 11 Eylül sonrası dünyada kimsenin Türkiye ye ses çıkarmayacağı düşünülüyor olmalı. Adalet Bakanı, TMK ya getirilen değişikliklerin temelinde güvenliğin sağlanması ile insan haklarının korunması arasında bir denge kurma düşüncesi yattığını iddia etmiştir. Oysa kanunun birçok maddesi yurttaş hak ve özgürlüklerini kısıtlayarak tam da tersi yöne işaret etmekte. TMK nın 3. maddesi, terör örgütü ile işbirliği içinde ya da terör amaçlı işlenmesi halinde terör suçu olarak sayılacak elli adet suç tanımlıyor. Madde 6, basında terör örgütünü hoş göstermeye yönelik yayın yapanlara verilecek cezayı arttırıyor ve bu suçtan yayın sahibini de sorumlu kılıyor. Madde 9 ise, şüpheliyi savunacak avukat sayısını teke indiriyor, hâkim kararı ile şüphelinin 24 saat boyunca avukatıyla görüşmesinin engellenmesinin ve resmi bir görevlinin görüşme sırasında hazır bulunmasının yolunu açıyor. Yeni TMK da güvenlik güçlerine tanınan serbesti ve geniş otorite de var olan sorunları daha da arttıracak gibi gözüküyor. Madde 11, istihbarat ve kolluk görevlilerine, görevlerinin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturmalarda, ücretleri devlet tarafından ödenecek üç avukatla temsil edilme hakkı tanıyor. Madde 14 ise, devletin kamu görevlilerini koruma oranını artırarak, bu görevlileri terörle mücadele suçlarına müdahil olmaya teşvik ediyor. 12 Eylül den beri güç aşımı ve kötü muameleden ötürü zaten kaç güvenlik görevlisinin idari ve adli ceza aldığı düşünülürse, yurttaşların kötü muameleye karşı daha da korumasız hale geldiği açık. Ayrıca hükümetin bir süredir sonuç da vermeye başlayan- işkenceye karşı sıfır tolerans politikası TMK ile ağır bir darbe aldı. Yasadışı ve insan haklarına aykırı davranışta bulunan güvenlik görevlilerine ek korumalar getirilmekle kalınmıyor, devlet nedense bu suçları üstlenip savunmayı, bunu da yurttaşların vergileriyle oluşturulan bütçeden ödemeyi görev biliyor. TMK da değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısına muhalefet ne yazık ki çok zayıf kaldı. Meclis oturumları sırasında, kimi AKP ve CHP milletvekilleri bireysel hak ve özgürlükleri kısıtladığı gerekçesiyle kanun tasarısına endişe ile baktıklarını belirttiler. Ancak, birkaç istisna dışında, CHP nin muhalefeti, hükümetin PKK terörü ile mücadelede etkisiz kaldığı tezi üzerinde yoğunlaştı, tasarısının 6. maddesinin, Abdullah Öcalan da dâhil olmak üzere, terör örgütü liderlerinin genel aftan yararlanabilmesine yol açtığı savunuldu. Bu eleştiriler yerine ulaşmış olacak ki, alt komite çözümü madde 6 nın tartışma yaratan bölümlerini kanun tasarısından çıkarmakta buldu. Ancak, genel olarak bakıldığında, CHP nin yaklaşımının TSK nın ve devlet in hassasiyetlerine bağlı kaldığı, vatandaşlık hakları ve özgürlüklerine dair sorunlara değinmediği söylenebilir. TMK ya asıl muhalefet ise, sivil toplum örgütlerinden geldi. Her ne kadar Adalet Bakanı kanun taslağının hazırlanmasında ilgili her kesimin görüşünden yararlanıldığını savunsa da, sivil toplumun koyduğu çekincelerin ne kadarının dikkate alındığı tartışma konusu oldu. Avrupa da başvurulan terörle mücadele yöntemlerinin vatandaşlık haklarını kısıtlamaya başladığı bir dönemde, AB de bu ince dengenin nasıl korunacağına dair tartışmalar hız kazandı.

10 Böyle bir ortamda, Türkiye de son yıllarda bu alanda kaydedilen umut verici gelişmelerin de yavaşlaması beklenmeli, bunun önüne geçme yolları aranmalı. Yeni TMK bu olumsuz eğilimin en önemli göstergesi. Bu süreçte, AB ve Türkiye arasındaki sivil toplum diyalogunun gelişmesi de her iki taraftaki tartışma ortamlarının doğru yorumlanması açısından çok önemli. Ne yazık ki AB kurumları ve Avrupa toplumları güvenlik ve insan hakları arasındaki ince dengeye dair küresel önemdeki sorunları ve bu konuda Avrupa nın çok da hayırlı bir yolda gitmeyen sicilini unutuyor. Türkiye söz konusu olduğunda salt sivil-asker ilişkileri gündeme getiriliyor ya da burası, Avrupa ya yasadışı göçmen, silah, narkotik ve -bilhassa İslami - teröristlerin önünü kesmesi beklenen bir kapı konumuna indirgeniyor. Küresel terörizme karşı küresel savaşın kural haline geldiği bu dönemde böylesi bir kapı işlevi yüklenen Türkiye de, güvenlik güçleri - emarelerini görmeye başladığımız gibi - daha rahat davranır, insan hakları ihlalleri artar, kötü muameleye karşı korunma yolları daralır ve yurttaşlar giderek potansiyel terörist konumuna gelirse hiç şaşırmamak gerekiyor. Bu durumda da yalnızca hükümetin, güvenlikçi devlet kurumlarının, sessizliğini koruyan toplumun ve TMK nın değil, terörizme karşı küresel savaşa demokratik bir alternatif geliştiremeyen, kendi göçmenlerinden ve genelde doğu dakilerden giderek daha çok korkan, güvenlik-insan hakları dengesi konusunda dürüst bir tartışma ve diyalog yapamayan ve Türkiye yi salt bir kapı konumuna indirgeyen Avrupa nın da sorumluluğu olacak. 1 Bu makale, TESEV in Brüksel deki Avrupa Siyasal Çalışmaları Merkezi (Centre for European Policy Studies) ile birlikte yürüttüğü Güvenlik-İnsan Hakları projesi için kaleme alınan daha geniş ve ayrıntılı bir rapordan yola çıkılarak kaleme alınmıştır. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiye TESEV in web sitesinden ulaşabilirsiniz da hazırlanan ve kimi bölümleri halen onaylanmayı bekleyen dokuzuncu uyum paketi ise bu makalede incelenmemektedir. III. Boğaziçi Konferansı AB - İstanbul, Eylül 2006 III. Boğaziçi Konferansı British Council, Centre for European Reform (CER) ve TESEV in işbirliği ile Eylül tarihlerinde İstanbul da gerçekleşti. Türkiye, İngiltere ve diğer Avrupa Birliği ülkelerinden 50 civarında uzman, büyükelçi, akademisyen, iş adamı ve sivil toplum temsilcisini biraraya getiren konferansta, katılımcıların ortak görüşü Türkiye-AB müzakerelerinin başladığı ilk günlerdeki heyecanın giderek daha az hissedilir olduğu doğrultusunda. Esasında müzakerelerin başlaması kararının verildiği Ekim 2005 ten beri süreç teknik anlamda ilerlemekte, yaşanan problemler ise çoğunlukla siyasi kaynaklı. AB, Türkiye deki reform sürecinin yavaşlamasından ve Türkiye nin Güney Kıbrıs gemilerine limanlarını açma taahhüdünü yerine getirme konusundaki isteksizliğinden endişe ediyor. Türkiye ise, tam üye olacağı konusundaki şüpheler tam anlamıyla ortadan kaldırılmadan, zor ve siyasal olarak kabul edilemeyecek taleplerde bulunulması sebebiyle rahatsızlık duyuyor. Bu doğrultuda, Türkiye, Fransa ve Hollanda da önümüzdeki dönemde gerçekleşecek seçimlerin siyasal süreci çıkmaza sürükleceği düşünülüyor. AB nin geçmiş genişlemelerinde aktif olarak görev almış olan katılımcılar, müzakere sürecinin her zaman siyasal nitelikler taşıdığını, zor ve kesin olmayan bir doğaya sahip olduğunu belirtiyor. Önceki genişlemelerde yaşanan zorluklara örnek olarak ise Fransa nın İngiltere nin üyeliğini iki kez veto etmesi ve İspanya nın üyelik müzakerelerinin ilk beş yılında siyasal sebeplerle pek fazla yol alamamış olması gösteriliyor. Katılımcılar ayrıca, Nicholas Sarkozy ve Wolfgang Schuessel gibi Avrupalı siyasetçilerin Türkiye ye tam üyelik yerine ayrıcalıklı ortaklık verilmesi 10

11 ETKİNLİKLER Türkiye İlişkileri: Türkiye nin müzakere sürecindeki bir yılı gerektiği yönündeki beyanatlarının, AB nin üyelik konusunda samimi olmadığı izlenimini güçlendirdiği konusunda hemfikirler. Ancak tüm bu negatif girişimlere rağmen müzakerelerin ilk başlığının Avusturya dönem başkanlığı sırasında başarıyla tamamlandığına dikkat çekiyorlar. Türkiye ye Öneriler - Üye devletlerde gerçekleşen siyasal tartışmalardan ya da Avrupa Parlamentosu nun raporlarından negatif yönde etkilenmeden, yapıcı politikalar üretmeye devam edilmeli. - Yeni bir medya stratejisi hazırlanarak, ülkedeki yabancı basın, Türkiye deki olumlu gelişmelerin dünya kamuoyuna aktarılması yolunda daha etkin bir şekilde kullanılmalı. - Kıbrıs la ilgili olarak geçmişte yapılan yanlışların üzerinde durmaktansa geleceğe odaklanılmalı. Türkiye, Kıbrıs meselesinin gündemde kapladığı yeri olabildiğince azaltmalı, böylece katılım müzakerelerinin tehlikeye girmesini engellemeli. Küçük adımların ve güven artırıcı önlemlerin önemi göz ardı edilmemeli. - Türkiye deki kamuoyu desteğinin düşmesi hükümetin hareket alanını kısıtlayacağından, Türk halkı AB ile ilgili konularda daha kapsamlı bilgilendirilerek rahatlatılmalı. - Türkiye, AB ile katılım sürecinin dar kapsamı dışında da ilişkiler geliştirilmeli, örneğin AB anayasası ile ilgili süren tartışmalara daha aktif olarak katılmalı. Avrupa Birliği ne Öneriler - Türkiye nin katılım müzakereleri sürecini daha iyi algılaması için daha etkin bir iletişim stratejisi geliştirerek, ülkede yaygın olan çifte standartlar ile ilgili endişelerin azalmasına yardım etmeli. - Türkiye ye karşı daha tutarlı bir politika izlenmeli, üyelik müzakerelerinin Türkiye yi tam üye olarak kabul etmek amacıyla başlatıldığını ve bu karardan uzaklaşılmadığının altı her fırsatta çizilmeli. - Türk hükümetinin seçimlerin yaklaşmakta olduğu bu süreçte geniş bir hareket alanına sahip olmadığı anlaşılmalı. Uzlaştırmaya yönelik adımlar atılırken sorunun seçimler sonrasına kadar yönetilebilmesi için bir çare bulunmalı. - Kuzey Kıbrıs ve AB nin geri kalanı arasında ticareti başlatma sözü tutulmalı, bu konuda gecikmeler yaşanacaksa, Kuzey Kıbrıs a finansal destek sağlanmalı. Katılımcılar, bu yolda başarı sağlanmasının Türkiye ve Avrupa Birliği nin, ortak olarak hareket etmesinden geçtiğini düşünüyor. Bu bağlamda geliştirilecek yöntemin siyasal ve stratejik argümanlarla sınırlı kalmaması açısından Türkiye yi eğitimi, iş dünyası, kültürü, sporu ve turizmi ile anlatacak bir iletişim stratejisinin hazırlanmasının gerekliliği vurgulanıyor. Bu süreçte, Türk iş dünyası nın AB de ve Türkiye de yürüttüğü lobi faaliyetlerinin her iki taraf tarafından desteklenmesi gerektiğinin üzerinde duruluyor. 11

12 ETKİNLİKLER Demokrasi Destek Diyaloğu Hükümetler Arası Konferans: Kadınların Kamu Hayatına Katılımının Güçlendirilmesi, Ankara, Mayıs 2006 EuroMeSCo Yıllık Konferansı: Çeşitliliğe Dayanan Kapsayıcı Demokrasiye Doğru İstanbul, 5-7 Ekim 2006 TESEV AB BÜLTENİ İmtiyaz Sahibi: TESEV Yönetim Kurulu adına Can Paker Sorumlu Müdür: Mensur Akgün Editör: Seda Köknel Yönetim Yeri: TESEV Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı Bankalar cad. Minerva Han No: Kat: 0 Karaköy / İstanbul Grafik Tasarım: Volkan Düvencioğlu Basım Yeri: Çetin Ofset Yayın Türü: Süreli Diacan Grafik Matbaacılık Tic. Ltd. Şti. Yerebatan Cad. Salkım Söğüt Sk. No: Kat: Sultanahmet / İstanbul TESEV Yayınlarından... TESEV Dış Politika Programı, 25 Haziran 2006 tarihinde Yemen in başkenti Sanaa da düzenlenen Demokrasi, Siyasal Reform ve İfade Özgürlüğü konulu konferans öncesinde bir almanak hazırlamıştır. Yayın, TESEV in Demokrasi Destek Diyaloğu (DAD) bünyesinde gerçekleştirmiş olduğu aktiviteleri içermektedir. Almanakta, Kadınların Kamu Hayatına Katılımının Güçlendirilmesi teması üzerine İstanbul da düzenlenen iki uluslararası sempozyumun özeti ve sonuç raporu ile Ankara da düzenlenen hükümetler arası konferansın sonuçlarını içeren belgeyi bulabilirsiniz. w w w. t e s e v. o r g. t r Bu yayının gerçekleşmesine destek sağlayan TESEV Yüksek Danışma Kurulu na ve Friedrich Ebert Vakfı na teşekkür ederiz.

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü AVRUPA BİRLİĞİNEDİR? Hukuki olarak: Uluslar arası örgüt Fiili olarak: Bir uluslararası örgütten daha fazlası Devlet gibi hareket

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

European Gas Conference 2015 Viyana

European Gas Conference 2015 Viyana GAZMER - GAZBİR European Gas Conference 2015 Viyana Toplantı Notları Rapor No : 2015 / 001 Tarih : 29.01.2015 Bu rapor 27.01.2015-29.01.2015 tarihlerinde yapılan Avrupa Gaz Konferansına katılım gösteren;

Detaylı

AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI

AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI GÜNEY GAZ KORİDORU PROJELERİ ÇELİK BORU İMALATÇILARI DERNEĞİ 2012 AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI GÜNEY GAZ KORİDORU PROJELERİ 1. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP)

Detaylı

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti. ARAŞTIRMA RAPORU ÖZEL ARAŞTIRMA--AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE KRONOLOJİSİ 20/06/2005 1959 1963 1964 1966 1968 1970 1971 1972 1973 31 Temmuz: Türkiye, AET ye ortaklık için başvurdu. 11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi,

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı.

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. AB ile üyelik müzakerelerinde üç yıllık aradan sonra, 22. Fasıl müzakereye

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

5. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Türkiye - AB Sivil Diplomasi İnşası: Kapasite İnşası Yönetimi ve Çok Boyutlu İşbirliği

5. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Türkiye - AB Sivil Diplomasi İnşası: Kapasite İnşası Yönetimi ve Çok Boyutlu İşbirliği STRATEJİK VİZYON BELGESİ 5. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Türkiye - AB Sivil Diplomasi İnşası: Kapasite İnşası Yönetimi ve Çok Boyutlu İşbirliği ( 20-21 Kasım 2014, İstanbul - Türkiye ) Avrupa Birliği çerçevesinde

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ SAYI:15 NİSAN 2004/2

AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ SAYI:15 NİSAN 2004/2 Hazırlayan: Müge ÇAKAR İÇİNDEKİLER 1. AB- TÜRKİYE SON DAKİKA 1.1. AB-Türkiye İlişkileri nde Kıbrıs 2. AB den ÖNEMLİ BAŞLIKLAR 2.1. Avrupa Birliği nde Tarihi Genişleme AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ

Detaylı

Daha Karanlık Bir Geleceğe Doğru mu? Terörle Mücadele Kanununda Yapılan Değişiklikler

Daha Karanlık Bir Geleceğe Doğru mu? Terörle Mücadele Kanununda Yapılan Değişiklikler Turkish Economic and Social Studies Foundation Bankalar Caddesi Minerva Han 2/3 Karaköy 34425 Istanbul Tel: +90.212.292 89 03 Fax: +90.212.292 98 41 info@tesev.org.tr www.tesev.org.tr Daha Karanlık Bir

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ Bilindiği üzere; Belçika, Federal Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg tarafından, 1951 yılında Paris te imzalanan bir Antlaşma ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 113 Şubat 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU TÜM AB VATANDAŞLARI İÇİN VİZESİZ TÜRKİYE Deniz SERVANTIE İKV Uzman Yardımcısı Deniz SERVANTIE 27 Ekim 2014 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr TÜM AB VATANDAŞLARI

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ

AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 1. AVRUPA TOPLULUKLARI 1.1. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu nun kurulması yönündeki ilk girişim, 9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 99 Kasım 2014 İKV DEĞERLENDİRME NOTU JUNCKER KOMİSYONU GÖREVE BAŞLARKEN: TÜRKİYE BİR 5 YIL DAHA KAYBETMEYİ GÖZE ALABİLİR Mİ? Doç. Dr. Çiğdem Nas, İKV Genel Sekreteri İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

İktisadi Kalkınma Vakfı

İktisadi Kalkınma Vakfı İktisadi Kalkınma Vakfı Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi kadar eski ve köklü bir kurum olan İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ile AB arasındaki ortaklık ilişkisini başlatan Ankara Anlaşması nın imzalanmasından

Detaylı

BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ

BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ile Bandırma Ticaret Odası (BTO) tarafından Bandırma da faaliyet gösteren işletmelerin AB uyum sürecinde müktesebata

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ

AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ Hazırlayan: Berna Özşar Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği AB, Mevzuat ve Projeler Birimi Uzmanı AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ TSRŞB Yayın

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

SIRA SAYISI: 679 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SIRA SAYISI: 679 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 5 SIRA SAYISI: 679 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Arasında Üçüncü Taraf Maliyet Paylaşımı Anlaşmasının

Detaylı

9. Uluslararası İlişkiler

9. Uluslararası İlişkiler 9. Uluslararası İlişkiler 9.1. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, 03.11.1970 tarihinde Avusturya ile imzalanarak başlamış olup, bugüne kadar 76 ülke

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU

TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU (16 17 Eylül 2011, Kazan, Tataristan Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu) Tataristan Cumhuriyeti (RF) Kültür Bakanlığı ve Uluslararası

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Dünyada Enerji Görünümü

Dünyada Enerji Görünümü 09 Nisan 2014 Çarşamba Dünyada Enerji Görünümü Dünyada, artan gelir ve nüfus artışına paralel olarak birincil enerji talebindeki yükseliş hız kazanmaktadır. Nüfus artışının özellikle OECD Dışı ülkelerden

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 Konya hizmetler sektörü güven endeksi, 4 ayın ardından pozitif değer aldı: Şubat 2014 ten bu yana negatif değer alan Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Haziran 2014

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI TÜRK ULUSAL AJANSI AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı HAYATBOYU ÖĞRENME GENÇLİK Aralık 1999 2002 Helsinki Zirvesi - Topluluk

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Basın Duyurusu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması 16-17 Kasım 2012 Concorde De Luxe Resort Hotel Antalya UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması, Genel

Detaylı

ŞUBAT AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Macaristan a Resmi Bir Ziyaret Gerçekleştirdi

ŞUBAT AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Macaristan a Resmi Bir Ziyaret Gerçekleştirdi ŞUBAT AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Gül, Türk-Macar İş Forumu Açılış Oturumu da İş Adamlarına Hitap Etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Macaristan a Resmi Bir Ziyaret Gerçekleştirdi

Detaylı

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu 1. IV. Uluslararası Türk - Asya Kongresi 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul da icra edilmiş ve son derece yapıcı ve samimi bir ortam içerisinde

Detaylı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Ortadoğu'da su ve petrol (*) Dursun YILDIZ İnş Müh Su Politikaları Uzmanı Petrol zengini Ortadoğu'nun su gereksinmesini gidermek amacıyla üretilen projelerden

Detaylı

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM AVRUPA TERÖRLE MÜCADELEDE SAFLARI SIKILAŞTIRIYOR: ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM 62 EKONOMİK FORUM Melih ÖZSÖZ İKV Genel Sekreter Yardımcısı Son zamanlarda AB gündeminde yaşanan terör olaylarına

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Avrupa Parlamentosu Seçimleri sonuçlandı. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi 2014 Avrupa Parlamentosu Seçimleri, 22-25 Mayıs tarihlerinde

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan õn Antalya SİAD Konuşmasõ

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan õn Antalya SİAD Konuşmasõ TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan õn Antalya SİAD Konuşmasõ 26.02.2002/Antalya Antalya nõn değerli yöneticileri, sevgili Antalya SİAD lõ dostlar, sayõn

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ

3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ 3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ Cumhuriyetin 1950 yılına kadar olan döneminde, doğru bir ulusal politika ile demiryolu ve denizyoluna ağırlık verilmiştir. leştirilen atılım sonunda, ülkenin

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ BİLEŞENLERİNİN NEDEN YURT İÇİNDE ÜRETİLMESİ GEREKLİLİĞİ VE BU SÜREÇTE YAŞANAN SIKINTILAR/ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ BİLEŞENLERİNİN NEDEN YURT İÇİNDE ÜRETİLMESİ GEREKLİLİĞİ VE BU SÜREÇTE YAŞANAN SIKINTILAR/ÇÖZÜM ÖNERİLERİ RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ BİLEŞENLERİNİN NEDEN YURT İÇİNDE ÜRETİLMESİ GEREKLİLİĞİ VE BU SÜREÇTE YAŞANAN SIKINTILAR/ÇÖZÜM ÖNERİLERİ A. Emre Demirel Ege Kule AŞ/Fabrika Müdürü 1 EGE KULE A.Ş. Ege Kule, 1955

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

TÜSİAD-Boğaziçi Üniversitesi Dış Politika Forumu Orta Asya Güvenliği, Bölgesel Örgütler ve Türkiye nin Rolü başlıklı konferans düzenleyecek

TÜSİAD-Boğaziçi Üniversitesi Dış Politika Forumu Orta Asya Güvenliği, Bölgesel Örgütler ve Türkiye nin Rolü başlıklı konferans düzenleyecek 08 Mayıs2006 TS/BAS-BÜL/06-31 TÜSİAD-Boğaziçi Üniversitesi Dış Politika Forumu Orta Asya Güvenliği, Bölgesel Örgütler ve Türkiye nin Rolü başlıklı konferans düzenleyecek TÜSİAD-Boğaziçi Üniversitesi Dış

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar

Detaylı

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU 0 1 Dünya buğday üretimi, üretim devlerinden biri olan ABD nin yaklaşık 4 milyon tonluk üretim azalmasına rağmen bu sene ekili alanların ve verimin artmasıyla paralel olarak Ağustos ayı verilerine göre

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 İÇ POLİTİKA KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT

Detaylı

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin

Detaylı

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası YENİ TEŞVİK MEVZUATI DESTEKLERİ İÇİN NİHAİ ÖNERİLERİMİZ RAPORU 2012

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası YENİ TEŞVİK MEVZUATI DESTEKLERİ İÇİN NİHAİ ÖNERİLERİMİZ RAPORU 2012 Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası YENİ TEŞVİK MEVZUATI DESTEKLERİ İÇİN NİHAİ ÖNERİLERİMİZ RAPORU 2012 1 1- TEŞVİK MEVZUATININ DÜZENLENMESİNDEK TEMEL DEVLET POLİTİKALARINA UYGULAMALARINA YÖNELİK ÖNERİLERİMİZ.

Detaylı

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Hollanda İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Terörle Mücadele Mevzuatı

Terörle Mücadele Mevzuatı Terörle Mücadele Mevzuatı Dr. Ahmet ULUTAŞ Ömer Serdar ATABEY TERÖRLE MÜCADELE MEVZUATI Anayasa Terörle Mücadele Kanunu ve İlgili Kanunlar Uluslararası Sözleşmeler Ankara 2011 Terörle Mücadele Mevzuatı

Detaylı

AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP)

AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP) AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP) Türkçe Adı Akdeniz Eylem Planı Sekretaryası (AEP) İngilizce Adı Secretariat on Mediterrenaen Action Plan (MAP) Logo Resmi İnternet Sitesi http://www.unepmap.org Kuruluş

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 110 Ocak 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU AVRUPA TERÖRLE MÜCADELEDE SAFLARI SIKILAŞTIRIYOR: ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM Melih ÖZSÖZ İKV Genel Sekreter Yardımcısı Araştırma Müdürü 0 İKTİSADİ KALKINMA

Detaylı

5.5. BORU HATLARI 5.5-1

5.5. BORU HATLARI 5.5-1 5.5. BORU HATLARI Türkiye coğrafi ve jeopolitik açıdan çok önemli bir konumda yer almaktadır. Ülkemiz, dünyanın en büyük ham petrol ve doğal gaz rezervlerinin bulunduğu Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri ile

Detaylı

Araştırma Notu 12/124

Araştırma Notu 12/124 Araştırma Notu 12/124 05.01.2012 YENİLENEBİLİR ENERJİ HABERLERİNDE REGÜLASYON ve FİNANSMAN ÖNE ÇIKIYOR Barış Gençer Baykan Yönetici Özeti Yenilenebilir enerjiler, gerek fosil yakıtların tükeneceği öngörüsü

Detaylı

18 20 EYLÜL 2015 BAKÜ / AZERBAYCAN

18 20 EYLÜL 2015 BAKÜ / AZERBAYCAN BIHE 21.ULUSLARARASI AZERBAYCAN SAĞLIK FUARI ŞEMSİYE STAND ORGANİZASYONU RAPORU 18 20 EYLÜL 2015 BAKÜ / AZERBAYCAN Aykut TERZİOĞLU Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Fuarcılık Şefi 1 BIHE 21.ULUSLARARASI

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 40 Ekim 2011 İKV DEĞERLENDİRME NOTU Kıbrıs ta Son Perde Can MİNDEK [Metni yazın] İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr KIBRIS TA SON PERDE Türkiye nin AB üyelik sürecinin önünde birçok engel olduğu öne

Detaylı