Marksist Teori. 5 Mart/Nisan [2012]

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Marksist Teori. 5 Mart/Nisan [2012]"

Transkript

1 Marksist Teori 5 Mart/Nisan [2012]

2 Marksist Teori - Yaygın Süreli Yayın Varyos Yay. San ve Tic. Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi: Deniz Doğruer Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Deniz Doğruer Yönetim Yeri: Çakırağa Mah. Çakırağa Cami Sokak Birlik Apt. No: 8/10 Aksaray/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) e-posta: Baskı: Ceylan Matbaacılık Tel: (0212) Abonelik: Yıllık 40 TL (Posta çekini yatırdıktan sonra bilgilerinizi e-posta veya faksla iletiniz.) Posta Çeki: Songül Akbay ISSN:

3 İçindekiler [5] MARKSİST TEORİ DEN [8] KENDI ZEMİNİNDE POLİTİKADA YENİ BİR DİL OLARAK ESP ibrahim Çiçek [23] [39] [48] [57] [76] [90] [94] [105] [111] [125] EMPERYALİST METROPOLLERDE İSYANIN YÖNÜ Çiçek Dağ Wall Street i İşgal Et Üzerine SORULAR ve YANITLAR Ray O. Light ARAP HALKLARININ İSYAN SÜRECİNE KARŞI EMPERYALİST TAKTİKLER Zilan Devrim TOPLUMSAL DEVRİM ÇAĞINA DOĞRU AKIYOR ZAMAN Arif Çelebi İŞÇİ VE EMEKÇİ MEMUR HAKLARINA SALDIRI YASALARI Emin Orhan KENDİ YOLUNU AÇMAK Ali Tektaş EMEKÇİ SOLU UYARAN ORDU MEMURUNA BAK Ziya Ulusoy AYNADAKİ YÜZ YA DA KEMAL BURKAY GERÇEĞİ Bayram Namaz DEMOKRATİK ALEVİ HAREKETİ VE GÜNCEL DURUMU Cemil Cihan HDK PROGRAMI

4 MARKSİST TEORİ DEN Enternasyonal ve yerel özel tarihsel (takvimsel) günlerin, sokaklarda, meydanlarda yeni bir dünya özleminin, mücadele kararlılığının haykırışı olarak karşılandığı bir dönemin içindeyiz. Kazanmaya hasret ve tutkulu binler, yüz binler takvimsel günler e, sürecin özgün sorunları, savaşımın bugünkü politik görevleri ekseninde yeniden hayat verecekler. Onları içe dönük merasim günleri olmaktan çıkaracaklar. Bunun heyecanının ve hazırlıklarının yankıları şimdiden yüreklere dolmakta. Dönem aynı zamanda, faşist inkârcı sömürgeciliğin rüzgar eken hükümetin fırtına biçeceği günlerin habercisidir. Kürt halkımıza, işçi sınıfına, kadınlara, gençliğe, emekçi memurlara, yoksullara, emekçi köylülüğe, kent emekçilerine, halklarımızın Alevi bölüklerine meydan okuyan, onlara, yeni kölelik yasalarıyla, demokratik hakların fiili gaspıyla, vergi soygununu artırarak, emekçi semtlerde yıkımlara devam ederek, doğal çevrenin tahribatını sürdürerek, TMY yle, ÖYM lerle, hapishanelerde tecritle, gözaltı ve tutuklama terörüyle, yalana dayalı faşist psikolojik savaşla, cop, dipçik, biber gazı, panzer, tank, uçak, kurşun ve bombayla saldırıyı sürdüren, po- [ 4 ]

5 litikayı böylesi yöntem ve araçlarla yürüten AKP hükümeti, öncü bölüklerinden başlayarak ezilenlerin boyun eğmeyeceğini ve ileriye yürümeyi sürdüreceğini öğrenecektir. İrade ve umut kırma stratejisiyle hareket eden faşist sömürgeci egemenler ve AKP hükümeti, savaşım azminin, moralin, coşkunun ve umudun ışığıyla kuşanmış binlerin, on binlerin gücüyle yeniden yüzleşecekler. Onlar, aynı zamanda, kendilerini halklarımızın kurtuluşuna, özgürlük ve sosyalizm davasına adamış militanların engel tanımazlıklarının, devrimci cüretlerinin, yaratıcılıklarının ve politik kararlılıklarının dağlarda ve kentlerde bir boyun eğmezlik destanına ve zafer kararlılığına dönüştüğünü gördükçe, umut ve irade kırma heveslerinin dönüp kendilerini vuracağı dersini tadacaklardır. Bütün bunlar nedeniyledir ki, bu yıl, 8 Mart, Newroz ve 1 Mayıs, halklarımızın yeni kesimlerinin demokratik ve devrimci siyasi seferberliğe katıldığı, ezilenlerin gücünün Türkiye ve Kuzey Kürdistan meydanlarında ayağa dikildiği, geleceğe yeni ve sağlam köprülere dönüştüğü birer kilometre taşı olmaya adaydır. Diktatörlüğe ve AKP hükümetine karşı, antifaşist, antişovenist birleşik mücadele görevinin yerine getirilme başarısı ölçüsünde, süreç halklarımızın lehine hızlanacaktır. Bu açıdan, tüm yavaşlatıcı, sınırlandırıcı anlayış ve etkenlere karşın, Halkların Demokratik Kongresi nin, işçi sınıfı ve ezilenlerin sorun, talep ve özlemlerini gündemleştirme temelinde politika Marksist Teori 5 [ 5 ] yapma pratiğinin geliştiği artık karartılamaz bir olgudur. Enternasyonal ve yerel tarihsel günler bu konuda özel bir olanak ve ayna olacaktır. Devrimci ve antifaşist hareketin HDK dışındaki bölüklerinin neden ezilenlerin ve emekçilerin birleşik eylemi ve mücadelesi dışında kaldıklarının ikna edici bir açıklaması gittikçe zorlaşacaktır. Birleşik mücadelenin bir parçası olarak TMY nin kaldırılması ve ÖYM lerin kapatılması talepleriyle oluşturulan birlik, diktatörlüğe ve hükümete karşı, sonuç alıcı mücadele imkânlarından biri olarak çok değerlidir. Elde edilecek kazanımların, ezilenlerde müthiş bir moral, özgüven ve mücadele azmi yaratacağı ise her türlü kuşkunun ötesindedir. İçinden geçtiğimiz sürecin ve önümüzdeki dönemin gündemlerinden biri de, AKP hükümetinin Suriye de gerici bir iç savaşı kışkırtan, örgütleyen ve bundan sonuç alınamadığı ölçüde, NATO patentli bir saldırı geliştirilmesini teşvik eden tutumudur. ABD nin Ortadoğu planlarından, kendisi için kazançlar elde etmeye odaklanmış AKP politikası, Suriye özgülünde, Kürt ulusal sorununun demokratik ya da devrimci çözüm ihtimalini yok etme ve pazar imkânlarını büyütme hedeflerini güdüyor. Bunların en geniş yığınlar önünde ortaya konulması emperyalist saldırı hazırlıklarına karşı mücadele, sürecin önemli görevlerinden biri olacaktır. Dünyanın değişik bölgelerinde, işçilerin ve ezilenlerin kapitalist ekonomik krize, emperyalist küreselleş-

6 [ 6 ] me saldırılarına, demokratik hakların yerine faşist yasakların geçirilmesine, özgürlük ve toplumsal adaletten yoksunluğa karşı mücadeleleri, yeni ateşler tutuşturarak ve alevlerini büyüterek sürüyor. Filipinler den Peru ya, Kolombiya dan Kuzey Kürdistan ve Hindistan a, Yunanistan ve İspanya dan Filistin ve Fas a, ABD ve İtalya dan Türkiye ve Güney Kore ye işçilerin, işsizlerin, gençliğin, kadınların, ulusal boyunduruk altındaki halkların ve bilcümle ezilenlerin eylemleri canlanıp güçleniyor. Halklar, her fırsatta emperyalist saldırganlığa ve haksız savaşlara karşı öfkelerini ortaya koyuyorlar. Yeni bir yaşam ve yeni bir dünya özlemi tüm yerkürede mayalanıyor, halk ayaklanmalarını ve devrimci patlamaları hazırlıyor. Sevgili okur, Marksist Teori nin elinizdeki sayısında, bu olgu ve gündemleri değişik biçimlerde ele alan yazılara yer verdik. Yazıların tümü yazar adı taşıyor. Bu durum, imzalı yazı doğallığı dışında, marksist teori nin, ilkesel ve politik doğrultusu içinde kalmak koşuluyla, yazarlarının eksik veya kimi açılardan yetersiz bulduğu ya da katılmadığı bazı analiz ve değerlendirmelerini engel haline getirmeme ve ayrıca, yazma yeteneğini, deneyimini geliştirme ihtiyacındaki kalemlere omuz verme, onlar için bir okul olma perspektifinin ifadesi olarak anlaşılmalıdır. ESP yi yeni bir politik dil olarak ele alan ilk yazının konuyla ilgili süregiden kavrayış derinleşmesine hizmet edeceğine ve yararlı tartışmalara vesile olacağına inanıyoruz. İzleyen sayfalardaki yazıların ilk demeti (emperyalist metropollerde isyanın yönü, arap halklarının isyan sürecine karşı emperyalist taktikler, wall street i işgal et üzerine sorular ve yanıtlar, toplumsal devrim çağına doğru akıyor zaman), dünyayla birlikte nefes alma, dünya işçi sınıfı ve ezilenlerinin mücadelelerinin bir parçası olma ruhundan kopmama görüş açımızın ifadesidir. İkisi röportaj biçimindeki bu dört metin, ele aldıkları konularda aydınlatıcı olmak kadar, değerlendirmelere zenginlik katma, sorunlara değişik açılardan bakma imkanı sunuyorlar. Kuşkusuz, her biri değişik ideolojik ve politik görevlere işaret ediyor. İşçi ve emekçi memur haklarına saldırı yasaları ve Kendi yolunu açmak başlıklı yazılar işçilerin, emekçi memurların ve sosyalist gençliğin güncel mücadele konularına ve görevlerine ışık tutuyor. Emekçi solu uyaran ordu memuruna bak ve aynadaki yüz ya da Kemal Burkay gerçeği, başlıklı yazılar, ulusal sorun kapsamındaki gerici ve şovenist, ırkçı gayretlere ve tezlere yöneltilen komünist eleştirileri kapsıyor. Her iki yazı, ideolojik politik mücadelede ve ajitasyon çalışmasında militana görüş açısı genişliği ve güç katacaktır. Demokratik Alevi hareketi ve güncel durumu başlıklı yazının, sorunla ilgili derli toplu bir inceleme ve değerlendirme olarak, politik mücadele-

7 ye, alanın demokratik kitle örgütlerine yönelik örgütsel perspektiflere ve ajitasyon, propaganda çalışmalarına katkıda bulunacağını umuyoruz. Son metin, emekçi solun kimi bölüklerinin uzak durduğu, kuşkuyla baktığı veya hakkında güvensizlik yaydığı; İP vb. ırkçılıkla kol kola girmiş şovenist partilerin ise akamete uğraması için demagoji kampanyası yürüttükleri ve dua ettikleri Halkların Demokratik Kongresi nin programıdır. Bu belgenin, birleşik mücadele amaçlarının halklarımızın en geniş kesimleri arasında yayılması çalışmalarına ve mahallede, okulda, fabrikada, devlete ait çalışma mekânlarında yürütülecek ideolojik mücadeleye destek sunacağına inanıyoruz. Marksist teori, sınıf mücadelesinin yerel ve uluslararası gündemlerini ve sorunlarını ele alan teorik, politik metinlerle yoluna devam edecek. Okurun eleştiri, öneri ve yazı biçimindeki katkılarıyla, çabalarımıza omuz vereceğini umuyor ve bekliyoruz. 8 Mart ınız, Newroz unuz, 1 Mayıs ınız kutlu olsun!

8 KENDİ ZEMİNİNDE POLİTİKADA YENİ BİR DİL OLARAK ESP* İbrahim Çiçek Tarihte daima böyle olmuştur. Yeni bir düşünce, yeni hareket tarzı, yeni yöntem ve araçlar Hatta yalnızca kullananlar için yeni olduğunda bile yeni bir dil gerekir, yeni, yeni bir dil ihtiyacıyla ve bizzat ihtiyaç duyduğu dili yaratmaya, üretmeye başlayarak gelir. Öyle olduğu içindir ki, Ezilenlerin Sosyalist Partisi politikada yeni bir dil arayışı olarak da düşünülebilir ve düşünülmelidir. Ve keza dilinin de, politikalarının da ESP ile birlikte gelişeceğini düşünmek ve öngörmek de tamamen doğrudur. O halde üsluba, dile dair düşünce, öngörü ve öneriler, dil sorununu bugünden hemen doğrudan çözmek anlamına gelmez. Ama belli temel taşları konabilir. Ve bir yön tayini yapılabilir. Hareket geliştikçe dili de belirginleşecektir. Dil ve üslup, yaygın bir şekilde sanıldığı gibi, kullanılacak sözcüklerin seçimi, sıralanışı ve kurulacak cümlelerin yapısı konu ve sorunu değildir. Belki bunları da kapsar, ama açıkçası farklı bir şey ve başka bir şeydir de. Yeni bir dil derken, yeni bir politikadan, bu politikanın içeriğiyle olduğu gibi sözü, eylemi ve moral-ahlaki yapısıyla da kendini var edişi anlatılmaktadır. İçeriğiyle [ 8 ]

9 ve formuyla politikanın dilidir bu. ESP nin ayağına bastığı toprakta, Türkiye siyasal coğrafyasında, Türk ve Kürt ulusu ve birçok ulusal topluluk, kardeş halklar yaşıyor. Özellikle tarihsel olarak şekillenmiş iki ulus gerçeği hemen her bakımdan çok temel ve belirleyici bir durum. Her iki ulus gerçeğinde ekonomik ve toplumsal koşullar, siyasal koşullar, tarih, kültür ve gelenekler farklıdır. Keza toplumsal, siyasal çelişkilerin sıralanışı, temel devrimci görevlerin yapısı, öncelikleri vb çok farklıdır. Yani ezen ve ezilen ulus (ve ulusal topluluklar) temel gerçekliği söz konusudur burada. Fırat ın Doğu yakasında Mezopotamya da, Fırat ın Batı yakasında Anadolu da politikanın kendisi de, dili de farklı-çok farklı olmak zorunda... Ezen ulus devrimciliği, ezilen ulus devrimciliği; bu iki ayrı devrimci dil demektir. Tam da burada Fırat ın Batısında devrimciliğin yaşamakta olduğu ulusal kimlik krizini hatırlayalım. Birçok devrimci parti ve grup, kendisini, aynı zamanda, hem ezen ulus devrimcisi, hem de ezilen ulus devrimcisi olarak tanımlıyor! Tuhaf bir durum ama yürütmekte oldukları politikaları ile, aynı anda, hem ezilen, hem de ezen ulus devrimciliğini temsil ettiklerini ve edebileceklerini zannediyorlar. Tehlikeli bir yanılgı ve büyük bir yanılmasa içerisindeler. Sosyal şovenizm üreten ve bataklığa çeken vahim bir yanılgı bu. Marksist Teori 5 [ 9 ] Fırat ın doğusunda ESP nin dili Kürtçedir, ezilen ulusun işçi ve emekçilerinin devrimci dilidir. Sömürgeci inkar, imha ve asimilasyona karşı mücadelenin merkezde durduğu, Kürdistan işçi ve emekçilerinin sosyalist yurtsever politikasının dilidir. Fırat ın batısında ise ESP nin dili Türkçedir, ezen ulus işçileri ve emekçilerinin devrimci dilidir. Bütün sorunlar ezen ulusun, Türkiye devrimciliğinin görüş açısından ele alınır, çözümlenir. Devrimci politikanın merkezinde, burjuvazi ve egemen sınıflara, onların ırkçı, militarist terörist diktatörlüğüne karşı politik özgürlük ve siyasal demokrasi biçimi altında kendini gösteren sınıf mücadelesi vardır. Fakat bu, üst üste yığılmış ve acil çözüm isteyen sorunların tam merkezinde duran Kürt ulusunun varlığının kabulü ve kendini yönetme mücadelesine ilgisizlik anlamına gelmez. Batıdan, Kürt ulusal demokratik mücadelesi ile ezen ulus işçilerinin ve ezilenlerinin toplumsal konumlarından, sosyalist ve tutarlı demokratik görüş açısından ilgilenildiği ve ilişkilenildiği anlamına gelir. Türkiye deki politik özgürlük ve siyasal demokrasi mücadelesi, Kürdistan daki ulusal demokratik mücadelenin yoldaşıdır. Tabii tersi de doğru. Her iki durumda da emekçi çözüm perspektifi geçerlidir, ama emekçi çözüm perspektifinin gerekleri farklı somutlaşır, özgündür. İşte, politik dil böyle bir şey, içerik de var, içeriğin kendini ifade edişi dili, üslubu da var. Yeni dil, ye-

10 [ 10 ] ni politikanın dilidir. Politika dili konusunda ilk söylenmesi gereken, Türkiye de ezen ulus; Kürdistan da ezilen ulus devrimciliğinin dilinin geliştirilmesi sorumluluğudur. Bu dil, Fırat ın doğusunda Kürt işçi ve emekçilerinin, yoksullarının ve ezilenlerinin, Kürt halkının sosyalist yurtsever temsilcilerinin dilidir. Fırat ın batısında ise, Türk işçi ve emekçilerinin, Türk ezilenlerinin, Türk halkının devrimci sosyalist temsilcilerinin dilidir. Bu durum tutarlı devrimci enternasyonalist olmakla çelişmez, bilakis bu ayrım tutarlı proletarya enternasyonalizmin gereğidir. Bu görüş açısının ufuk çizgisinde bölge ve dünya devrimi durmaktadır. Politik dil; değişmek, yenilenmek, gelişmek zorundadır. Örneğin, Ey Türk halkı, Kürt halkının sana uzattığı barış elini tut deniyor. Bu Politik dil de, biz devrimci sosyalistler nerede duruyoruz? Bu politik çağrının ezilen ulus devrimciliğinin diliyle konuştuğu ne kadar söylenebilir? Oysa şöyle de söylenebilir: Biz Türk işçi ve emekçilerinin, Türk halkının sosyalist temsilcileri olarak, Kürt halkının uzattığı barış elini tutmaktan onur duyuyoruz, tüm halkımızı Kürt halkının barış elini tutmaya, kardeşleşmeye çağırıyoruz. Bir hayli farklı değil mi? Birden çok ulus ve ulusal topluluktan yoldaşların oluşturduğu parti gerçekliğimiz koşullarında, bu tarzda bir ajitasyon, propaganda çalışması için, Türk ulusundan yoldaşların görevlendirilmesi meselenin çözümü için yeterli olacaktır. Gereken şey iradedir, örgütlemedir. Devrimci sosyalistlerin politik dili, bu alanda dönüşümünü tamamlamalı, olgunlaşıp netleşmelidir. İşaret ettiğimiz gerçeklik; devrimci sosyalistlerin bir ulustan olmayı/veya bir ulusa ait olmayı, bir sınıfı ve halkı temsil etmeyi sindirebilmiş olmadıklarını yansıtıyor. Burada hem bir düşünüş ve hem de ideolojik-moral yanı olan bir öz güven zayıflığı sorunu var. O temsiliyet sorumluluğunu içselleştirmek ve bu temsiliyetin zihniyete, politika sorunlarına çözüm arayışının özüne ve ruhuna sirayet etmesini sağlamak, her halde, oldukça anlamlı bir gelişme, ilerleme olur. Türk işçi ve emekçileri, Türk ezilenleri, Türk proletaryası ve halkı ile aradaki mesafeyi kapatmak, yabancılığı, dışındalığı, yabancılaşmayı ifade eden, yansıtan her şeyle helalleşmek, kopmak, arınmak, güvenmek ve bağlanmaktır. İşçileri ve ezilenleri, halkımızı temsil etme özgüvenine tam bir kesinlikle kavuşmak, hemen çözülmesi gereken yakıcı bir görev ve sorumluluktur. Politikanın dili, aynı zamanda ESP nin kendini pratik-politik olarak ortaya koyuşu olabilir. Fiili meşru mücadele tarzı ESP nin politika dilinin temel bir çizgisidir. Geride kalan yıllarda uygulamalı olarak geliştirip, denenmiş, sınanıp test edilmiştir. Fakat politikada fiili meşru mücadele tarzının dili olmuş, bitmiş tamamlanmış bir şey de değildir. Onun nasıl ve hangi yönde geliştirileceği

11 ESP nin dili, tamı tamına teori ile pratiğin sosyalistler ile kitlelerin buluşmasının, birleşmesinin gerçekleşme güzergâhlarında açığa çıkabilir ve çıkacaktır. hâlâ temel önemdedir. ESP nin bütün örgütleri ve militanları, bu konuya kafa yormakla yükümlüdür. Fiili meşru mücadele tarzının nasıl ve hangi yönde geliştirilebileceği konusu/sorunu şimdi ESP nin misyonu ve vizyonu, keza barındırdığı imkânları bağlamında düşünülebilir ve düşünülmelidir. ESP nin devrimci sosyalistler ile işçilerin ve ezilenlerin, politik sınıf bilinci uyanan, birleşme ve mücadele isteği gelişen kesimleri/kitleleri politik mücadelenin bütün süreçlerinde birleştiren bir fermantasyon potası olması, bu birleşmenin dilini geliştirmeyi hem gerektiriyor ve hem de olanaklı, gerçekleştirilebilir kılıyor. Bu dil özneleşmekte, iradeleşmekte olan kitlelerin, kitlelere hücumun ötesine geçen, kitlelerle buluşan, birleşen, kitlelerle birlikte ve kitleler için haline gelen politika dili sökün edebilmelidir. Burada artık kitleler ile sosyalistler etkileşime girmekte, önderleşmenin dili, politika tarzı doğmakta, filiz vermektedir. ESP nin tanımlanmış misyon ve vizyonuna, yani işçi sınıfı ve ezilenleri aydınlatmak, birleştirip örgütleyerek özneleştirip iradeleştirerek, politik deneyim, politik bakımdan kolektif hareket etme yetenek ve disiplini kazandırarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin, halklarımızın yüzleşme, hesaplaşma ve değişim isteğini en yakıcı temel sorunların köklü, işçi-emekçi halkçı çözümüne yöneltmenin gereklerine ve ihtiyaçlarına denk düşen politika dilidir, geliştirilmesi gereken ve beklenen. Şu basit gerçeği, sıkı sıkıya elde ve akılda tutmak gerekir. İşçi sınıfı ve ezilenlerin kır ve kent yoksullarının gücü her şeyden önce sayısal çokluklarındandır. Milyonlarla ve on milyonlarla sayılan nüfusun ezici çoğunluğudur onlar. Fakat bu toplumsal güç, hem politik bakımdan kendi çıkarlarının bilinciyle aydınlanmış değildir ve hem de dağınık, parçalanmış ve atomize durumdadır. Bu kaotik duruma müdahalenin muazzam zorlukları inkar edilemez. Burada politikanın dili bu kaotik, atomize duruma müdahalenin dili olmakla yükümlüdür. Atomize olmaktan, yalnız tek başına ve güçsüz, sermaye egemenliğinin katı ve zalim sistemi karşısında dayanışmadan yoksun ve çaresiz durumdaki işçi, yoksul, emekçi, ezilen kadın ve erkek bireyi, dayanışma ve örgütlenmeyle, birleşik sınıf mücadelesiyle bütünün bilinçli iradeli parçası haline getirerek, güçlendirmenin dili olmalıdır. ESP, hem işçileri ve ezilenleri birleştiren mayayı üreten fermantasyon kabı, hem de bu aydınlatıcı birleştirici iksirden payını alan [ 11 ]

12 işçileri, ezilenleri birleştiren araçtır, örgüttür. Devrimci hareketin kronikleşmiş politik güçsüzlüğünü kamufle eden ve meşrulaştıran önemli olan nicelik değil niteliktir formülasyonunda yansıyan zihniyetle hesaplaşmak ve kopuşmak, kitlelere yönelimin güçlenmesi için önemlidir. Nitelik kuşkusuz önemlidir, fakat sosyalizm ve devrimcilik işçi sınıfı ve ezilenler adına hareket eden, ama onları aydınlatıp örgütlemeyen; özneleştiremeyen, iradeleştiremeyen, sermaye egemenliğine ve diktatörlüğe karşı politik iktidar mücadelesinde ordulaştıramayan nitelik, nasıl bir niteliktir! Evet, nitelik önemlidir, burada bir sorun yok. Fakat nicelik niçin önemsiz olsun ki! Niceliğin sınırlılığı, zayıflığı, yetmezliği acaba niteliği boğmaz mı? Politik gücümüzün zayıflığı gerçeğini, ondan korkup görmezden mi geleceğiz? Gizleyecek ve göstermemeye mi çalışacağız? Niceliği önemsiz gören, gösteren yaklaşımlarla, düşünüş ve zihniyetle araya kesin, koyu ve geniş bir çizgi/sınır çekmek, niceliği, niceliğin her zerresini, her atomunu önemseyen, titizlenen duyarlı bir görüş açısını geliştirip yerleştirme çabası, hiç kuşkusuz ESP nin politika diline de yansıyacaktır. Her işçi, emekçi, ezilen, kadın erkek, genç önemlidir, değerlidir. Sınıf bilinci, sınıf aidiyetiyle yönelmek, ilişkilenmek, sahip çıkmak, dayanışmak, aydınlatmaya çalışmak, kolektif mücadeleye çağırmak gerekir. Politik bakımdan sınıf bilinci aydınlanmakta, Marksist Teori 5 [ 12 ] birleşme ve mücadele isteği uyanmakta olan her kadın ve erkek işçi, emekçi, yoksul, ezilen değerlidir! Zaten onlar olmaksızın istenen, beklenen ve hedeflenen niteliği yaratmak, elde etmek de olanaklı değildir. Her birinin yanına koşacak, adeta kaostan çekip alacak, emek verecek, enerji ve tutkuyu üretecek, politika ve çalışma tarzının dilini aramak, kurmak vb ESP nin politika dilinin gelişim yönüne işaret etmektedir. Bilindiği gibi, politikada fiili meşru mücadele tarzı, uygulayıcısının öncü güçler olması gerçekliği ile sınırlanmıştır. Politikada fiili meşru mücadele tarzının/dilinin öncü ile kitlelerin politik birliği, işbirliği temelinde kitleselleşme rotasında gelişebileceğini öngörmek zor değildir. Bu bakımdan, siyaset kavramının, siyaseti algılayışın özellikle şu yönde derinleşmesi oldukça anlamlı görünmektedir. Siyaset; kitlelerin bulunduğu yerde başlar ve ciddi siyasetin başladığı yer, binlerin değil, milyonların olduğu yerdir. Lenin (Aktaran E. H. Carr, Tarih Nedir?) Yüzlerce ve hatta binlerce devrimcinin, kendi başına ele alındığında politik bakımdan küçük ve ihmal edilebilir bir güç olduğu düşünülebilir. Bu küçük güç, on binler ve yüz binlerle sayılan kitlelere yönelerek örgütlü hareket ettiğinde ve kitlelerle ilişkilendiğinde, milyonlar ve on milyonları sarsıp uyandıran, aydınlatan, harekete geçiren, örgütleyen, özneleştiren, iradeleştiren güç ve enerjiyi açı-

13 [ 13 ] ğa çıkartabilir. Zaten siyasallaşmak da böyle bir şeydir. Devrimci hareketi çölleştiren apolitizmi aşmak, yalnızca işçi sınıfı ve ezilenleri ilgilendiren her önemli gelişmeye, sorun, durum ve talebe müdahale olarak değil, bununla birlikte aynı zamanda politik kitle ajitasyonu, aydınlatma çalışmasında milyonlara ve on milyonlara gitmeyi, seslenmeyi, politik eylemde binlerle birleşmek, işbirliği ve birlikte mücadeleye atılmak olarak anlaşılmalıdır. Yani siyasallaşmayı, on binler ve yüz binlerle politik eylemde buluşmayı, politik işbirliğini, politik pratiği yönlendiren bir kriter, bir politika ilkesi gibi kavramak ve uygulamak gerekecektir. ESP li sosyalistler olarak bu bağlamda kitlelere yönelimde nasıl bir değişim başarmamız gerektiğine kafa yormak, düşüncede ve eylemde yanıtlamak durumundayız. ESP nin politika dilini düşünürken bir bütün olarak politik etkinliklerde (nerede, ne zaman ve) kime seslenildiği, çağrıların hangi toplumsal kesime, hangi sınıfsal güçlere yöneltildiği bir an bile göz ardı ve ihmal edilemez. Anlaşılabilmek için; hitap ettiğimiz, seslendiğimiz kitleyi, toplumsal gerçekliği, halk gerçekliğini, bilincini, kültürünü, alışkanlıklarını, ulusal, inançsal özelliklerini vs. hesaba katmak, gözetmek ve derinliğine kavramak, devrimci kitle partisinin politika dilini açığa çıkartacak görevler, sorumluluklar arasındadır. On binler ve yüz binler, kitapların, teorik formüllerin, klişelerin dilinden anlamaz. ESP nin politika dili, yığınları politikaya katan, etkinleştiren bir dil, yani canlı, dinamik, rengârenk, cıvıl cıvıl, gürül gürül akıp giden yaşamın, bilhassa işçilerin ve ezilenlerin yaşamının dili olmalıdır. Bu teoriyi, sosyalist ilkeleri, devrimci programı, işçilerin ve ezilenlerin yaşamının diline çevirmeyi başarmakla, onlar için anlaşılır olmakla mükelleftir ESP nin politika dili. ESP nin dili, kitlelerle bağlanma, kitleleri özneleştirme, iradeleştirme devrimci eyleminden doğacağı içindir ki, kitlelerle bağ konusunun doğru anlaşılması oldukça önemlidir. Kitlelerle bağ, kitlelerle dolaysız fiziki temastan önce ve herşeyden önce, kitlelerin talep ve sorunları üzerinde kurulabilir ve kurulmalıdır. Parti örgütünün her kademesinde ve bütün parti sathında inkarcı sömürgeciliğin yürüttüğü kirli savaş gerçekliği ve ezilenler cephesinden yükseltilecek adil, onurlu, demokratik barış talebinden tutalım da, politik özgürlük ve siyasal demokrasiye, işsizlik ve yoksulluktan, kadına yönelik şiddete, demokratik Alevi hareketinin taleplerinden, türbanlı genç kadınların üniversite eğitimi hakkı talebine, emekçi memurların grev ve toplu iş sözleşmesi hakkına vb. kitlelerin sorun ve taleplerini anlama, çözümleme, kapsam, önem ve aciliyetini, sorun ya da taleple nasıl ilişkilenileceği, nasıl bir tavır takınılacağı, nasıl bir hareket tarzı izleneceği vb. bağlamında kitlelerle doğru bağ kurabilmek gerekir. Kuşkusuz kitlelerin kendi talep ve so-

14 runlarıyla, işçilerin ezilenlerin diğer bölüklerinin ve genel talep ve sorunlarıyla nasıl ve hangi düzeyde ilişkilendiklerini anlamak, çözümlemek de oldukça önemlidir. Kitlelerin sözcüsü ve temsilcisi olabilmek, kitlelerle bağ kurmak, sorunlarını doğru çözümlemekten, taleplerini doğru ifade etmek, çıkarlarını açıklık ve kararlılıkla yükseltmekten, savunmaktan ve keza mücadelesini doğru sahiplenmekten başlar. Eğer kitlelerle bağ konusu öncelikle böyle anlaşılamazsa, siyasal düşünce ve aydınlanma gelişemez. Kitlelerle bağ dendiğinde ilk akla gelenin fiziki temas, örgütsel bağ olması, devrimci kadro ve aktivistlerin, işçilerin, ezilenlerin sorun ve taleplerini anlama yönelimini zaafa uğratmakta ve zayıflatmaktadır. Böyle anlaşılırsa içerik ve organik bağ ihmal edilebilir. Devrimcilerin, sosyalistlerin kitlelerle kurdukları bağın değiştirici gücünün zayıflığı buradan da düşünülmelidir. Kuşkusuz, fiziki-örgütsel bağ da büyük öneme sahiptir, ihmal edilemez. Ancak organik bağ fiziki-örgütsel bağa ön gelmezse, fiziki-örgütsel ilişki içeriksiz kalır kurur. Açıklanagelenlerden şu sonuç çıkartılabilir: ESP nin dili, tamı tamına teori ile pratiğin sosyalistler ile kitlelerin buluşmasının, birleşmesinin gerçekleşme güzergâhlarında açığa çıkabilir ve çıkacaktır. Önemli olan bu yolda, tam bir tutkuyla beyin ve yürek gücünü, sezgi, bilgi, akıl ve duygu gücünü harekete geçirebilmektir. Marksist Teori 5 [ 14 ] ESP nin dili, devrimin, devrimciliğin, sosyalizmin, sosyalistliğin açık politik mücadelede meşruiyetinden güç almalı ve bizzat bu meşruiyet tarafından şekillendirilmelidir. Tarihin bu anında, devrimciliğin, sosyalistliğin meşruiyetinde düşünsel ve keza, zihniyet ve duygu olarak muazzam derinleşmek, pürüzsüz bir berraklık elde etmek esastır. İşçi sınıfı ve ezilenleri özneleştirip, iradeleştirerek, siyasi bir ordu olarak geliştirecek devrimci çalışma için, güç ve enerji, inanç ve tutku, parti çalışmasında adanmışlık ancak böyle bir pürüzsüz meşruiyet zihniyetinden sökün edebilir. Devrimciliğin, yani emperyalizmi ve kapitalist sömürü düzenini mezara göndermek, faşist diktatörlüğü ve burjuvazinin sınıf egemenliğini yıkmak, inkarcı sömürgeciliğe son vermek için mücadelenin meşruiyetiyle bilenmiş devrimciler, tarihin önlerine koyduğu görkemli ve muazzam büyüklükte görevlerin üstesinden gelebilirler. Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum diyordu, Marks. Çok duygusal, çok insancıl ve çok romantik bir tanım. Bu mükemmel tanımda teori; teori ile yaşamın, teori ile insanın birleştiği yerde duruyor. Marks ve Engels, birçok kez, işçiler ve ezilenlerin devrim yaparak kendilerini, kendi bilinç ve alışkanlıklarını, kendi zihniyetlerini değiş-

15 [ 15 ] tirdiklerini/değiştireceklerini vurgularlar. İşçi sınıfı ve ezilenlerin, milyonlarca ve on milyonlarca kadın ve erkek emekçinin akılları ve yürekleri, düşünceleri ve duyguları, özgür insan onuru adına dönüşmezse ve keza onların elleri birlikte havaya kalkmazsa asla ve asla gerçek bir halk devriminden söz edilemez. Devrimci bir partinin işi, rolü/ misyonu tam da burada düğümlenmektedir. Bu, işçilerin, ezilenlerin verili bilincinin (kuşkusuz sınıf bilincinin) geri düzeyinin, duygu ve alışkanlıklarının değişimi, devrimci dönüşümü için çalışmaktır. Onları dağınık, örgütsüz, kaos içerisinde atomize olmuş, kendini, kendi çıkarlarını ifade edemeyen, savunamayan bir kalabalık olmaktan çıkartarak, aydınlanan, birleşen, örgütlenen, kendi çıkarlarını ifade edip, savunabilen, kendisi için sınıf düzeyine sıçratan, özneleşmelerine, iradeleşmelerine, sermaye egemenliği düzenine karşı politik iktidar mücadelesi yürüten bir politik ordu olarak geliştirilmelerine çalışmak, hizmet etmek! Hem de işçi sınıfı ve ezilenlerin politik eğitiminin, daima pratiğin, politik eylemin içinde geliştiğini ve gelişebileceğini unutmadan. Politik devrim, kuşkusuz faşist diktatörlüğün veya aynı zamanda işbirlikçi tekelci burjuvazi ve büyük toprak sahiplerinin egemenliğinin yıkılması demektir. Bu toprakların devrimcileri, diktatörlüğe karşı yiğitçe; özverili, can bedeli mücadeleler yürüttüler, tüm mücadele biçimleri kullanıldı, denendi. Ancak özellikle de son çeyrek yüzyıllık dönemde kitleleri anlamada, kitlelere gitmede, kitlelerle buluşma ve birleşmede, işçileri ve emekçileri, ezilenleri dönüştürmede, aydınlatma ve inandırmada, birleştirme ve mücadeleye seferber etmede çok da kayda değer başarılar kazanamadılar. Hatta kendilerine döndüler, kitlelere yabancılaşmanın girdabına yuvarlandılar. Keza halen feci biçimde apolitizmden mustaripler. Kuşkusuz devrimcilik, daima mücadelenin yıkacağı hedefleri göstermeyi gerektirir. Ancak çeyrek yüz yıldır, bu devrimci görevi doğrultusunda kitleleri aydınlatma, birleştirme ve seferber etme söz konusu olduğunda maalesef devrimciliğimiz sınıfta kalmıştır. Her şeyden önce bu nedenle önderleşilemiyor. Doğru sınıfsal ve siyasal hedefleri belirlemekten ve onlara yönelmekten vazgeçmeksizin, şimdi devrimci siyaset çubuğunu kitlelerin dönüştürülmesi yönünde bükmek gerekiyor. Devrimcilik, işçi sınıfı ve ezilenleri, halklarımızı aydınlatma ve birleştirme, özneleştirme, iradeleştirme, ve politik iktidar mücadelesine yöneltme, seferber etme güç ve yeteneğiyle ölçülmelidir. Kuşkusuz bu, kitlelere güvende, onları anlama çabasında derinleşmeyi ve keza onları küçümseyen, önemsemeyen, tepeden bakan, güvenmeyen, anlamayan, anlama çabasına bile girmeyen tavır, düşünce ve yaklaşımlarla mücadeleyi gerektirir.

16 Halklarımızın saflarında mayalanmakta olan yüzleşme, hesaplaşma ve değişim isteğinin devrime yöneltilebilmesi, üst üste yığılmış bütün temel sorunların ve çözümsüzlüklerin sorumlusu burjuva kurum ve kesimleri hedef haline getirmeyi, onlara karşı, devrimci mücadelenin meşruiyetiyle işçi sınıfı ve ezilenleri aydınlatılabilmeyi gerektirir. Eğer emperyalist sömürü ve tahakküm dünyamız için bir gerçekse, o halde insanlığı bu beladan kurtarmak için mücadele de meşrudur. Eğer ulusal baskı bir gerçekse, eğer Türk burjuva devleti, Kürt ulusunu ve ulusal toplulukları boyunduruk altında tutuyorsa, bu boyunduruğu kırmak için mücadele de meşrudur. Eğer sermaye egemenliği ile birleşmiş erkek egemenliği bir gerçekse, erkek egemenliğine son vermek ve toplumsal cinsiyet bölünmesini ortadan kaldırmak için mücadele de meşrudur. Bu yaklaşım içinde devrimci meşruiyetin dili zenginleştirilebilir. Kitleler adına devrimciliği aşmak, kitlelerle birlikte devrimcilik, kitlelerin devrimciliği biçiminde gelişebilmelidir. ESP nin politik varoluşunun, politika tarzının ve dilinin temel bir karakteristiği olabilmelidir bu. ESP nin dili, her şeyden önce faşist 12 Eylül zulmüyle, darbenin kurumlaştırdığı diktatörlükle, onun kurumları ve yapılarıy la, faşist anayasadan, YÖK e, asker-sivil bürokrasinin dokunulmazlığı ile toplumu yüzleştirme ve hesaplaşmanın dilidir. Kitlelere tepeden bakan, küçümseyen tarzın iz ve etkilerinin parti saflarına yansımasına, bulaşmasına izin verilmemelidir. Keza Cumhuriyet tarihi boyunca işçilerin ve ezilenlerin politik özgürlük ve siyasal demokrasiden yoksunluğunun, burjuvazinin ve asker-sivil bürokrasisinin boyunduruğu altında tutulmasıyla yüzleşmenin hesaplaşmanın dilidir. İşçiler ve ezilenlerin politik özgürlüğü ve siyasal demokrasiyi fiilen gerçekleştirmesinin dilidir. Türk halkını, halklarımızı Kürt ulusunun varlığıyla, gerçekliğiyle, yaşadığı, had safhaya varmış baskıyla ve boyunduruk altında tutulmasıyla, asimilasyon, inkâr ve katliamlarla yüzleştirme, bütün bunların sorumlusu burjuva cumhuriyet, ırkçı, militarist terörist iktidarlarla yüzleştirmenin hesaplaşmanın dilidir. Alevi kültür ve inancından halkın varlığını yok sayan, baskı ve katliamlara uğratan, zorla asimile ederek sinikleştirme politikalarıyla toplumu yüzleştirme, yalanlarla, katliamlarla yüzleştirme, hesap sormanın dilidir. Müslüman-Sünni inancından halka zorla dayatılan devlet dini gerçeği ile yüzleşmenin, buna son vermenin dilidir. Cumhuriyetin sahiplendiği Ermeni tehciri, soykırımı ya da büyük [ 16 ]

17 felaket i ile toplumumuzu yüzleştirme, acıları paylaşma ve hesap sormanın dilidir. Keza Rum ve Yahudi halkının, Süryanilerin yaşadıkları baskı ve zulümle, katliamlarla/linçlerle, göçertmelerle, ayrımcılık ve aşağılamalarla toplumu yüzleştirme ve hesaplaştırmanın dilidir. Bütün bunlar, birleşik demokratik devrimin, özgün, yakıcı güncel görevleridir. İşçi sınıfı ve ezilenlerin, halklarımızın demokratik bilincinin atılım yapacağı, şovenizm, ırkçılık ve militarizmle, özgürlük ve demokrasi düşmanı terörist diktatörlükle yüzleşme ve hesaplaşmanın dilidir. Devrimci parti, toplumun değişim isteğini kendi etrafında, kendi potasında birleştirip, diktatörlüğü yıkma hedefine yöneltebilmek için, özgürleştirici, siyasal demokrasiyi kazanıcı yüzleşme ve hesaplaşma bayrağını eline almalı, politik özgürlük ve siyasi demokrasi mücadelesinin öncüsü ve önderi olmayı başarabilmelidir. Bu onun politika dili olarak gelişmelidir. ESP nin dili, devrimci hareketin politik zaaflarının, yetmezliklerinin sınırlıklarının aşılması çizgisinde gelişebilir. Yeri geldikçe bu bakımdan birçok gerçekliğe değinilmiştir. Devrimci hareketin cumhuriyetin siyasi kültüründen etkilenmiş olduğu durumlar vardır. Özellikle cumhuriyetin Sünni inancından halkımızı gerici kabul eden, varsayan laiklik anlayışı, politik duruş ve zihniyeti, devrimci harekete de güçlü bir biçimde sirayet etmiştir. Bu, devrimciler, sosyalistler Marksist Teori 5 [ 17 ] ile Sünni inancından işçiler, emekçiler, ezilenler arasında katı ideolojik psikolojik bir duvarın oluşmasını getirmiştir. 60 lı ve 70 li yıllar boyunca ABD ve NATO nun geliştirdiği SSCB ye karşı yeşil kuşak stratejisinin bir ifadesi olarak, komünizmle mücadele derneklerinde Müslüman gençler örgütlenerek devrimcilerin üzerine salındılar. Ellerinde devrimcilerin kanı vardır. Keza Maraş ta, Çorum da, Sivas ta Sünni halkın inançları, gerici iç savaş için kullanılmış, bütün bu gelişmeler, ilerici güçlerle Müslüman Sünni inancından halkımız arasında muazzam bir ideoloji-psikolojik ve politik duvar örmüştür. 12 Eylül Cuntası da halkın dinsel duygu ve inançlarını kullanarak bu duvarı güçlendirmiştir. Diğer yandan devrimci, ilerici güçlerin dine ve inanan kitlelere yaklaşımı da devrimci eleştirinin konusu olabilmelidir. Bu bakımdan Marks ın din halkın afyonudur sözü de doğru algılanamamış, kendi bağlamından kopuk yanlış bir yorum egemen olmuştur. Ayrıca devrimciler, sosyalistler dine ve İslam a oldukça yüzeysel ve üstünkörü yaklaşmışlardır. Müslümanlığın kurulduğu, geliştiği koşulların dünyasını, Arap yarımadasının toplumsal gerçekliğini, o tarihi koşullarda, İslam peygamberi Muhammed ve İslam ın rolünü anlamaya ve çözümlemeye yönelmemişlerdir. Bu bakımdan devrimci hareketimizin cehalet içerisinde olduğunu dürüst ve açık yüreklilikle kabul etmek, ivedilikle

18 gidermeye yönelmek gerekir. Ayrıca Cumhuriyetin en sağlam ve bağlı dayanakları olan asker sivil bürokrasi ve burjuva aydın tabakanın dine/islam a karşı mücadele tarzının da ilerici hareket üzerinde etkileri olmuştur. Kuşkusuz bunlar sorunun yeterli bir konuluşu olamaz. Ancak yeni bir başlangıç gerçekleştirilmekte olunduğuna göre, bu sorunu ertelemenin, ötelemenin kabul edilebilir yanı da olamaz. Bir yerden başlanmalıdır. 90 lı yıllarda türbanlı genç kadınların üniversite eğitimi hakkı için yürüttüğü mücadele karşısında kimi yapıların istisna oluşturan destek tavrını saymazsak ve keza TKP nin direnişçi kadınlara karşı generallerle lanetli işbirliğini dışta tutarsak, ilerici/devrimci hareketin seyirciliği olumsuz bir sicil kaydıdır. Diktatörlüğe karşı, mazlumun, ezilenin yanında saf tutmamak, türbanlı genç kadınların üniversite eğitimi hakkını, inanç ve vicdan özgürlüğünü, yani devrimcilerin demokratik programlarının gereğini tarihsel yargılar ve gericiliği güçlendirebilir kaygısıyla yapamamaları, devrimci ilerici hareketin Müslüman halk nezdindeki inandırıcılığını, saygınlığını zedeleyici olmuştur. ESP nin dili ve tarzı, devrimciliğin Müslüman halka yönelimini ilkesel ve pratik bakımdan daha baştan itibaren düzeltmelidir. Tutarlı demokratik tavır, din ile devlet işlerinin ayrılığını kapsar. Devlet, dini bireysel bir sorun olarak görür. Hiçbir inanç grubuna, ya da dinsel inanç taşımayan topluluğa Marksist Teori 5 [ 18 ] ayrıcalıklı davranamaz. Devletin dini yoktur, inancı yoktur. Bireylerin dini, inancı, inançsızlığı söz konusu olabilir. Bu bakımdan, Diyanet İşleri Başkanlığı, burjuva devletini dini kendi çıkarlarına uyarlamasının, kontrol ve finanse etmesinin temel aracıdır, lağvedilmelidir. Diyanet işleri başkanlığının lağvedilmesi talebi demokrasinin, laikliğin gereğidir, asla Müslümanlığa karşı, Müslüman/Sünni halka karşı mücadele olarak anlaşılamaz, sunulamaz. ESP, türbanlı genç kadınların üniversite eğitimi hakkını kararlılıkla savunabilmeli, keza demokratik alevi hareketini tutarlılıkla destekleme, Hıristiyan inanç toplulukları ve keza Musevi inancından halkın yaşadığı ayrımcılığa ve anti-semitizme karşı mücadelenin dilini geliştirmelidir. Türk burjuvazisi ve egemen sınıfları; Alevi ya da Sünni halkın inançlarını onları yedeklemenin, rakiplerine üstünlük sağlamanın bir aracı olarak kullanmakta ustalaştığı gibi, aynı zamanda büyük kitleleri kontrol etmenin ve yönetmenin aracı olarak da kullanıyor. Sömürücü sınıfların ve devletin halkın dini duygularını ve inançlarını istismar etmesine karşı mücadele sınıf mücadelesinin bir biçimidir. İşçi sınıfı ve ezilenleri burjuvazi ve sömürücü sınıflardan, burjuva devletten koparmak, bağımsızlaştırmak için duyarlılıkla yürütülmesi, yeni politikanın şaşmaz bir gereğidir. İşçi sınıfı ve ezilenlerin devrimci kitle partisi olarak ESP, Sünni inancına mensup halka, işçilere ve ezi-

19 Fırat ın doğusunda ESP nin dili Kürtçedir, ezilen ulusun işçi ve emekçilerinin devrimci dilidir. Sömürgeci inkâr, imha ve asimilasyona karşı mücadelenin merkezde durduğu, Kürdistan işçi ve emekçilerinin sosyalist yurtsever politikasının dilidir. lenlere yönelimin önündeki ideolojik/ psikolojik engelleri kaldırabilmeli, onları anlama, onlar tarafından anlaşılma sorununu çözme iddia ve yönelimini açığa çıkartabilmelidir. Müslüman-Sünni Türk işçilere ve ezilenlere gitmeyi, ulaşmayı, onları sarsıp uyandırmayı, bütün farklı inançlardan işçileri ve ezilenleri siyasal bir sınıf ordusu olarak birleştirmeyi kendine sorun etmeyen devrimcilik iddiasının başarı şansı olabilir mi? ESP nin politika tarzı ve dili, seslendiği, toplumsal sınıflar ve onların varlık alanları bakımından ele alınabilir, düşünülebilir. Devrimci kitle partisinin dili, toplumsal sorunlar ve çelişkilerin katmanlar halinde üst üste yığıldığı, yıkıcı güçlerin biriktiği varoşların anlayacağı dil ve hatta varoşların dili olmalıdır. Yani özgürleşen ev emekçisi kadının, çaresizliğini, birleşme, mücadeleye atılma ve dayanışmayla yenmekte olan işsizin, yoksulun özlemlerinin, insanca bir yaşam, özgür bir gelecek arayışının dili olabilmelidir. Şiddete, tacize direnen, ev hapsinden kurtulmakta olan ev emekçisi kadınların, işçi, emekçi genç kadınların sermaye egemenliği ve erkek egemenliğine karşı mücadelesinin, kendi kurtuluşunun patikasına tırmanmaya yönelmiş özgürleşmekte olan kadınların, kadın devrimi mücadelesinin dili olabilmelidir. İş ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, ücret artışı, güvencesiz sigortasız çalışmaya, esnek üretime, sendikalaşmak için ya da sendikasızlaştırma terörüne karşı vb. grevlerle, işgallerle, havza direnişleriyle, grevleriyle, Ankara yürüyüşleriyle, toplantı, gösteri ve yürüyüşlerle direnen işçilerin dili olmalıdır. Hükümetin harç zamlarını geri püskürten üniversite gençliğinin dili olmalıdır. Ya da konut hakkı için yıkımlara direnen gecekondu emekçilerinin dili olabilmelidir. Ve tabi serhıldanların dili olabilmelidir. ESP nin dili, işçilerin ezilenlerin kaderlerini ellerine almalarının, kendi geleceklerini belirlemelerinin, politik özgürlük ve siyasal demokrasiyi fiilen elde etmenin, kullanmanın ve kurmanın dilidir. Kuşkusuz burjuva parlamento da önemli bir sınıf mücadelesi alanıdır. [ 19 ]

20 [ 20 ] İşçi sınıfı ve ezilenler oraya temsilcilerini göndererek, orada da sınıf mücadelesi, politik özgürlük ve siyasal demokrasi mücadelesi yürütmelidir. Ama bir sorunun çözümünü burjuva meclise havale edip, ellerini kollarını bağlayıp bekleme tarzıyla değil. Politik özgürlük ve siyasal demokrasiyi kendi güçlerine dayanarak fiilen elde etme yolundan, fiili meşru mücadele yolundan ilerleyerek. ESP nin politika tarzı ve dili, işçi sınıfı ve ezilenleri özneleştirmek, iradeleştirmek iddiasında başarılı olabilmek için, devrimci hareketin bürokratik, buyurgan, uzaktan, dışından, üst perdeden direktifler yağdıran, kitle bilinci ve iradesini-öznelliği bu düzeyini önemsemeyen, dikkate almayan ve hatta hiçe sayan, herşeyin en iyisini, en doğrusunu devrimcilerin bildiğini, devrimcilerin hakikat mührünü elinde tuttuğunu zanneden, kitlelere tepeden bakan, küçümseyen tarzın iz ve etkilerinin parti saflarına yansımasına, bulaşmasına izin verilmemelidir. Kavgası verilen politika, önderlik anlayış ve tarzı tam olarak, sosyalistler ile kitlelerin buluşmasından, etkileşmesinden açığa çıkabilir. Öznelliğin, kitle bilinci, istek ve iradesi düzeyine daima, ama özellikle de politik eylemin pratik biçimleri söz konusu olduğunda dikkate almak zorundadır. Kitleler ancak harekete geçirilerek dönüştürülebilir. O halde kitlelerin nabzı, ESP örgütlerinde atıyorsa, ancak o zaman gerçek bir önderleşme dili gelişebilir. Politikanın başlıca merkezlerde üretildiği, bütün hareketin o merkezi veya merkezleri beklediği politika üretim tarzının, ESP nin politika tarzıyla da diliyle de bağdaşmayacağı iyi kavranmalıdır. Sosyalistler ile kitleleri birleştiren bir devrimci partide, politika üretiminin bütün örgüt sathına yayılması, bütün örgütlerin kendi konumlarından bir politik inisiyatif odağı, bir politika üretim merkezi olarak gelişebilmesi temel önemdedir. ESP nin politika dili, politik yapılanış, işleyiş ve politikanın üretilme süreçlerinin işleyişinden ayrı, bağımsız düşünülemez. Sosyalistlerle kitleleri bir araya getiren parti, ancak yapılanışı ve işleyişi her iki elemanın etkin tarzda ilişkileniş ve etkileşimini sağlayabilecek özellikte ise, bir fermantasyon potası işlevi taşır. Bu bakımdan, diyaloğa, görüş alışverişine, dinlemeye, anlatmaya, eleştiri ve tartışma özgürlüğüne dayanan, örgütlenmenin bütün basamak düzeylerinde yürüyen, kararları oluşturan, kolektivizmi içeren bir demokrasi olmaksızın önderleşmeyi mayalayıp var edecek fermantasyon gelişemez, gerçekleşemez. Bütün teşkilatlanma sathında politik inisiyatif ve politika üretim enerji ve yeteneğini geliştirmek, yeni politikanın oluşturucu unsurlarından birisidir. Merkezden politik yönlendirmeye alışmış, inisiyatif göstermeyen, politik sorumluluk üstlenmeyen devrimci tipi, değişmek, dönüşmek, hatta yeniden yapılanmak zorundadır. Tipik devrimci; diyalogdan, kolektivizm ve demokrasiden daha çok yönlendirmeye, açık ve kesin direktiflere gereksi-

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO. 10721

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO. 10721 YASİN DUMAN Rojava YASİN DUMAN Colemêrg in (Hakkâri) Gever (Yüksekova) ilçesinde doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Şemzînan (Şemdinli) ve Dîlok ta (Gaziantep) tamamladı. 2013 yılında Boğaziçi Üniversitesi

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri Bu konuşma 3-5 Şubat arası Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen Kapitalist moderniteye karşı Alternatif konseptler ve Kürtlerin arayışı isimli konferansta yapıldı. Bütün program, ses kaydı, daha fazla metin

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

Uygulanacak ekonomik politikalar, istihdam ve üretime öncelik tanımalı, politikaların temelini insan oluşturmalıdır.

Uygulanacak ekonomik politikalar, istihdam ve üretime öncelik tanımalı, politikaların temelini insan oluşturmalıdır. TERÖR VE BEKLENTİLER Türkiye, önce 22 Temmuz genel seçimleri ve ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile yaz aylarını kendini yenileyerek geçirmiş, sonbahara ise artan terör olayları, şehitlerimiz, onların

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Avrupa'da Ezilen Göçmenlerin Örgütlü Gücü. AvEG-Kon

Avrupa'da Ezilen Göçmenlerin Örgütlü Gücü. AvEG-Kon AvEG-Kon Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu Konfederasyona Koçberên Bindest ên Ewropayê European Confederation of Oppressed Immigrants Europäische Konfedaration der unterdrückten Migranten Confédération

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER Prof. Dr. M. Tuba Ongun Ülke siyasetinin yakıcı gündeminin, yükseköğretim sistemi ve üniversitelerimizin sorunlarının çok önüne geçtiği günler yaşıyoruz. YÖK ün hazırladığı

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek

Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek Prof. Dr. Sadi Çaycı Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü 07/11/14 1 Dünya: Jeopolitik Anormallikler 07/11/14 2 ABD - Türkiye Asimetrik

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

İktisadi Kalkınma Vakfı

İktisadi Kalkınma Vakfı İktisadi Kalkınma Vakfı Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi kadar eski ve köklü bir kurum olan İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ile AB arasındaki ortaklık ilişkisini başlatan Ankara Anlaşması nın imzalanmasından

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 34. Dünya Hekimler Toplantısı nda kabul edilmiş (Lizbon, Portekiz, Eylül/Ekim 1981), 47. Dünya Hekimler Birliği Kurultayı nda değişikliğe uğramış (Bali,

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Davranıs ve Çalısma İlkeleri

Davranıs ve Çalısma İlkeleri Davranıs ve Çalısma İlkeleri Saint-Gobain Grubu, hem yönetim hem de calışanlar tarafından uygulanan ve yıllar boyunca Grubun faaliyetlerine yön veren bir takım ilkeler geliştirmiştir. Günümüzde grup, bu

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz AJANDA HAKKIMIZDA Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz EĞİTİMLERİMİZ Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz BİZ KİMİZ? Eğitim Sektöründe 11 yıllık tecrübe ve bilgi birikimine sahip olarak yola

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İNSAN HAKLARI ANABİLİM DALI TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN VE İNSAN HAKLARI Mehmet Ali UZUN Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN İstanbul, Aralık 2011 GİRİŞ

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

Şahsım ve Öz Taşıma İş Sendikası adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Şahsım ve Öz Taşıma İş Sendikası adına sizleri saygıyla selamlıyorum. Mustafa TORUNTAY Genel Başkan 13 Eylül 2015 Ankara /Latanya Otel Öz Taşıma İş Sendikası 2. OLAĞAN GENEL KURUL Sayın TBMM İdare Amiri ve Değerli Eski Genel Başkanım, Sayın Milletvekillerim, Sayın Büyükşehir

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı