İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU BİLDİRİLER KİTABI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU BİLDİRİLER KİTABI"

Transkript

1 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU BİLDİRİLER KİTABI İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmaları Editörler Prof.Dr. Vahap TECİM Dr. Çiğdem TARHAN Berna BARADAN Ece KAVAS

2 ISBN BU YAYININ YAYIN HAKKI T.C. İZMİR VALİLİĞİNE AİTTİR. BASKI BASKI TARİHİ Kasım 2009

3 iii İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU

4 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU SEMPOZYUM KURULLARI SEMPOZYUM DÜZENLEME KURULU Başkan Prof.Dr. Vahap TECİM DEÜ - CBS Anabilim Dalı Sekretarya Dr. Çiğdem TARHAN Berna BARADAN İYTE - Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Yük. Mimar Üye Okşan MERSİN Necmettin ŞAHİN Özlem ERDOĞDU Öznur Zorlu KÜLÇE Ece KAVAS Asil KIVANÇ Berna ARSLAN Abdullah İNCİR İzmir Valiliği - Kriz Yönetim Merkezi Müdürü İzmir Valiliği - Yük. Şehir Plancısı İzmir Valiliği - Jeofizik Mühendisi İzmir Valiliği - Jeofizik Yük. Mühendisi İzmir Valiliği - Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi - Jeoloji Mühendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi - Jeofizik Mühendisi TMMOB(İnşaat Müh. Odası) - İnşaat Mühendisi iv

5 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU SEMPOZYUM DANIŞMA KURULU Başkan Mustafa AYDIN İzmir Valiliği - İzmir Vali Yardımcısı Üye Faruk ÜNER Okşan MERSİN Fügen Behiye SELVİTOPU Prof.Dr. Yalçın ARISOY Prof.Dr. Sezai GÖKSU Prof.Dr. Atilla ULUĞ Prof.Dr. Necdet TÜRK Prof.Dr. Coşkun SARI Prof.Dr. Vahap TECİM Doç.Dr. Gürkan ÖZDEN Yrd.Doç. Dr.Ayhan NUHOĞLU Yrd.Doç.Dr. Mehmet UTKU Öğr.Gör.Dr. Mehmet KURUOĞLU Yrd.Doç.Dr. Alper BABA Öğr.Gör.Dr. Figen AKPINAR Dr. Çiğdem TARHAN Dr. Kutluğ SAVAŞIR Dr. Hasan BAYKAL Dr. Fikret OKUTUCU Abdullah İNCİR Tahsin VERGİN Nuray ÇOLAK İl Afet ve Acil Durum Müdürü - İzmir Valiliği İzmir Valiliği - Kriz Yönetim Merkezi Müdürü İBŞB - İmar İşl. ve Şehir. Dai. Başkanı DEÜ - İnşaat Müh. Bölümü DEÜ - Şehir ve Bölge Planlama Bölümü DEÜ - Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü DEÜ Jeoloji Müh. Bölümü Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı DEÜ - CBS Anabilim Dalı DEÜ Deprem Araştırma Uygulama Merkezi EÜ - İnşaat Müh. Bölümü DEÜ - Jeofizik Müh. Bölümü DEÜ - İnşaat Müh. Bölümü İYTE - İnşaat Müh. Bölümü İYTE - Şehir ve Bölge Planlama Bölümü İYTE - Şehir ve Bölge Planlama Bölümü DEÜ - Mimarlık Bölümü Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Mimarlar Odası İzmir Şubesi İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi v

6 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tarih boyunca Türkiye konumu gereği önemli doğal ve teknolojik afetler ile karşıya karşıya kalmıştır. Bu afetlerde onbinlerce can kaybı, yüzbinlerce yaralı ve milyarlar değerinde maddi hasar oluşmuştur. Afetlere karşı alınabilecek en önemli tedbir afet öncesi gerekli hazırlıkların yapılmasıdır. Türkiye, doğal afetler içerisinde deprem ile sürekli mücadele etmek zorunda kalmıştır. Özellikle İzmir birinci derecede deprem kuşağında yer aldığı için deprem konusunda gerekli hassasiyeti göstererek alınması gereken tüm önlemleri almak durumundadır. 17 Ağustos Marmara ve 12 Kasım Düzce depremleri göstermiştir ki, ulus olarak depremlere yeteri kadar hazırlıklı değiliz. Depremin yaratacağı etkileri hesaba katarak önceden hazırlıklı olmak, olası bir çok hasarı önleme imkanı sağlamaktadır. İyi planlama, doğru koordinasyon ve yerinde yönetim ile depremin hasarlarını azaltmak mümkün olabilir. Gelişen teknolojilerle, depremden en az zarar görecek alanların seçimi ile daha sağlıklı binaların yapılması mümkün olabilmektedir, Yöneticilerin doğru bölgelerde ve doğru teknikleri kullanılarak yapılaşmaya müsaade edip, kontrolleri yaptırması ile sağlıklı/dayanıklı kentlerin ortaya çıkması mümkün olabilecektir. Her kurum, kendi sorumlu olduğu alanlarda ve konularda, depremin getirebileceği riskleri bilerek hareket ederse, uzmanlar tarafından belirlenmiş olan önlemlerin alınması daha kolay olabilecektir. Deprem için tehlikeli bir bölgede bulunan İzmir de, Valilik olarak afet bilincini artırma ve afet etkinliğini artırma konusunda, çok yönlü olarak faaliyet göstermekteyiz. Amacımız mümkün olduğunca toplumun tüm kesimlerini afet konusunda bilinçlendirmek ve afet öncesi, afet anında ve afet sonrasında yapılması gerekenler konusunda toplumu bilinçlendirmektir. Bu sempozyum, İzmir Afet Riski Azaltma Eylem Planı nın bir parçası olarak, İzmir de ilgili kamu kurumlarının sorumlu oldukları alanlarda, afet ile ilgili ne tür çalışmalar yaptıklarını ortaya koymaya çalışacaktır yılında Büyükşehir Belediyesinin yaptırmış olduğu RADIUS projesi ile İzmir de Deprem Master Planı oluşturulmuştur. Özellikle kamu binalarının, köprü ve viyadüklerinin depremselliği ortaya konulmuştur. Bugünkü çalışma ile kurumların 1999 yılından sonra, depremsellik konusunda ne gibi faaliyetlerde bulunduğunu ortaya konulmuştur. Böylelikle İzmir de Afet Riskini azaltma konusunda bir eylem planı yapılabilecektir.. Kurumların vermiş olduğu katkılarla İzmir Deprem Envanterinin ortaya çıkması, yeni planların yapılmasına imkan tanıyacağından ötürü önemli bir çalışma olmaktadır. Geleceğe ışık tutacak çalışmalar, burada yer alan bilgiler ışığında yapılabilecektir. İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmalarına girdi sağlamak amacıyla yapılan İzmir Afet Riskini Azaltma Sempozyumunda yer alan bildirilerin faydalı olacağını umuyor, afet riskini azaltma konusunda önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Sempozyumun düzenlenmesine katkı verenlere, çalışmalarından ötürü teşekkür ederim. M. Cahit KIRAÇ İzmir Valisi vi

7 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Ülkemizin 3. büyük kenti olan ve doğal güzellikleri, tarihi, kültürü ve coğrafi konumu ile eşsiz sayılabilecek güzelliğe sahip olan ilimiz, 1. derece deprem bölgesinde kalmaktadır. Yakın geçmişimizde yaşadığımız diğer depremlerin yanı sıra özellikle 17 Ağustos 1999 Marmara depremi, bize, planlama, projelendirme, yapı üretim ve denetim süreçlerinin bilime ve tekniğe uygun yürütülmemesi halinde nasıl bir risk üstlendiğimizi ve oluşacak maddi ve manevi kayıpların boyutunu açıkça göstermiştir yılında Boğaziçi Üniversitesi tarafından hazırlanan ve metropol alanda kalan 11 ilçe belediyesini kapsayan İzmir Deprem Master Planı, ilimizde meydana gelebilecek deprem zararlarının tespitini ve bu zararların azaltılmasına yönelik tedbirlerin belirlenmesini içeren en kapsamlı çalışma olma özelliğini halen muhafaza etmektedir. İzmir Deprem Master Planı nın gözlemsel bir çalışmayı içermesi ve tespit edilen bina sayısının yaklaşık adet iken, 5216 sayılı yasa kapsamında Büyükşehir Belediyemizin sınırlarının genişlemesi ile bu sayı adede yükselmiştir. Bugün için yetki alanımızdaki 21 ilçe belediyesini kapsayan yeni bir çalışma bulunmaması nedeniyle, Stratejik Planımızın İmar/Kentsel Koruma ve Tasarım başlığı altında İzmir Kentinin Afetlere Hazırlıklı, Sağlıklı Yapılaşmasının ve Denetiminin Sağlanması amacına yer verilmiş, ilimizi afetlere karşı her an hazırlıklı hale getirmek ve bilimsel gereklilikleri ödünsüz uygulayarak güvenli ve sağlıklı bir kentleşme sürecini etkin kılacak birçok proje oluşturulmuştur. Olası afet riskleri de dikkate alınarak 1/ Ölçekli Kentsel Bölge Nazım İmar Planı ile kentimizin mekansal kullanımının planlı ve zemin özelliklerine uygun olarak gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Kentsel Bölge Nazım İmar Planı ile sağlıklaştırma ve yenileme alanları belirlenmiş, tespit edilen bu bölgelerde gereksinim duyulan teknik ve sosyal altyapı alanlarının kendi içinden ayrılması, yapı karakterinin güvenli ve düzenli hale getirilmesi ile bu bölgelerde yaşayanların yerinde, daha güvenli yapılara ve standartları yükseltilmiş yaşam alanlarına kavuşturulması hedefi bulunmaktadır. İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmalarının, toplum olarak üstlendiğimiz en önemli risklerden biri olan deprem risklerinin azaltılabilmesine yönelik gerekli katkıları sağlayacağı inancıyla, çalışmada emeği geçenlere teşekkür ederim. Aziz KOCAOĞLU İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı vii

8 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU SUNUŞ 1999 Marmara Depreminden sonra başta deprem olmak üzere doğal afetler üzerinde daha çok durulmuş, kamu kuruluşlarının, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki çalışmaları ile vatandaşlarımızın konuya ilgisi artmıştır. Ancak, bu konuyla ilgili yapılması gereken çalışmalar, alınması gereken tedbirler, planlama, örgütlenme, eğitim gibi konular halen ciddi bir sorun olarak yerini korumaktadır. Afetler yönünden ülkemizin taşıdığı genel riskler İzmir için de geçerlidir. Bugün İzmir in tarihsel depremselliğine baktığımızda birçok yıkıcı deprem yaşadığını görüyoruz. Bu deprem riskine karşılık, deprem güvenliği yeterli olmayan yapılaşmanın yüksek oranda bulunması ile şehrin sahil kesimindeki yapılaşmanın sıvılaşma riski olan bir zemin üzerinde yer alması risklerini de düşünürsek, meydana gelebilecek bir depremin sonuçlarının ağır olacağı açıktır. Ayrıca, yamaçlardaki heyelanlı bölgeler de, depreme bağlı veya değil önemli kayıplar yaratabilecek bir potansiyele sahiptir. Yine su baskını veya sel riski, orman yangınları önemli bir tehdittir. İzmir kentinin mevcut tehlikeleri ve taşıdığı riskler bilinmekte olup, meydana gelebilecek bir afeti en az zararla atlatabilmenin yolunun, hazırlık ve zarar azaltma çalışmalarına verilen önemden geçtiğini biliyoruz. Bu kapsamda Valiliğimiz tarafından, yürütülecek çalışmaları destekleyecek ve yönlendirecek, mevcut çalışmaları bir araya getirecek ve değerlendirecek Afet Danışma Kurulu oluşturulmuştur. Bu kurul, Üniversitelerimizin ilgili Mühendislik Mimarlık Fakülteleri, TMMOB a bağlı ilgili odalar ile Büyükşehir Belediyesi temsilcilerinden oluşmaktadır. Danışma Kurulunun günü yaptığı toplantıda İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi nin İlimizde Yapı Stokunun Durumu ve Yaşlı Binaların Güçlendirilmesi projesinin sunumunu takiben İzmir in afet riskinin belirlenmesi için bir platform oluşturulması gündeme gelmiş ve çalışmalara başlanmıştır yılında İzmir Büyükşehir Belediyesince RADIUS projesi kapsamında, çalışma konusu İzmir kentinde meydana gelebilecek deprem zararlarının tespiti ve bu zararların azaltılmasına yönelik tedbirlerin belirlenmesi olan bir çalışma yaptırılarak Deprem Master Planı hazırlanmıştır. Bu planda ilimizdeki mevcut alt ve üst yapıların deprem performansları değerlendirilmiş ve olası bir depremde oluşabilecek hasarlar belirlenmiştir. Afet Danışma Kurulu, İzmir de 1999 yılında hazırlanan Deprem Master Planı nın önerileri doğrultusunda kurumların yaptıkları çalışmaların kendi bünyelerinde kalmadan ilgili birimler ile paylaşılması ve değerlendirmesinin yapılacağı, planda tespit edilen yapısal hasar görebilirliğin giderilmesi için konu ile ilgili kurum ve kuruluşlarca geçen süre zarfında yapılmış olan çalışmalar hakkında bilgi toplanıp tüm bu bilgiler doğrultusunda eylem planı ön raporu hazırlanması ve İzmir Afet Riski Azaltma Eylem Planı nın oluşturulması amacıyla İzmir Afet Riski Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmaları kapsamında bir sempozyum düzenlemesine karar vermiştir. Bu Sempozyum sonucunda yapılmış olan bu çalışmaların değerlendirileceği bir Sonuç Bildirgesi ve takiben Eylem Planı Ön Raporu hazırlanacaktır. Tüm bu çalışmalar sonucunda çok önemli görülen Afet Riskini Azaltma Eylem Planı nın hazırlanması hedeflenmiştir. viii

9 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bu sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen Danışma Kurulu üyelerine, çalışmalarda büyük özveri gösteren Düzenleme Kurulu üyelerine çok teşekkür ediyorum. Sempozyuma katılan kurum ve kuruluş temsilcilerine, ayrıca mütevazı imkanlarla yürüttüğümüz çalışmalarda bütçemize destek veren TÜBİTAK, İl Özel İdaresi, Karayolları 2.Bölge Müdürlüğü, Kızılay İzmir Şube Başkanlığı ve İzmir Çevre Koruma Vakfına tüm çalışma arkadaşlarım adına teşekkür ediyor, yapılan bu çalışmaların faydalı sonuçlar doğurmasını diliyorum. Mustafa AYDIN İzmir Vali Yardımcısı Afet Danışma Kurulu Başkanı ix

10

11 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İÇİNDEKİLER 1.PİLOT PROJE ÇALIŞMASI (ALAYBEY, MANAVKUYU, BASIN SİTESİ)... 1 Deprem Riski Açısından İzmir deki Üç Pilot Bölgede Yapı Stoğu Belirlenmesi Prof.Dr. Hikmet Hüseyin ÇATAL, Abdullah İNCİR, Jale ALEL, İbrahim ÖZMEN ve Ahmet ERMİN (TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası ve DEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) İZMİR VALİLİĞİ İLE BAYINDIRLIK VE İSKAN İL MÜDÜRLÜĞÜ AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALAR...21 Coğrafi Bilgi Sistemleri Teknolojisinin Afet Yönetiminde Kullanımı Prof.Dr. Vahap TECİM (DEÜ CBS Ana Bilim Dalı) dan Günümüze İzmir de Afet Yönetimi Okşen MERSİN ve Necmettin ŞAHİN (İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi)...35 İl Özel İdaresi nce Afet Riski Kapsamında Yapılan ve Planlanan Çalışmalar Ramazan TAŞÇI ve Serhat KİREMİTÇİGİL (İzmir İl Özel İdaresi)...51 Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü nce Afet Riski Kapsamında Yapılan Çalışmalar A.Letif BİLGİN, M.Semih EZBERCİ, Sezgin KAZAZ (Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü) ULAŞIM VE HABERLEŞME KURUMLARI AFET RİSKİ ÖNLEME ÇALIŞMALARI Karayolu Ulaşımında Afet Riski ve Yönetimi Reşat OBUZ ve Fatih AYDIN (Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü)...69 DLH İzmir Makina İkmal Başmühendisliği Afet Riskini Azaltma Çalışmaları A.Ayhan YILDIZ ve Ergun ÖZKAN (DLH İzmir Makina İkmal Başmühendisliği)...89 İzmir PTT Başmüdürlüğü Afet Riskini Azaltma Çalışmaları Halit ÇALKAYA ve Tülay KUŞÇU (İzmir PTT Başmüdürlüğü)...93 Türk Telekomünikasyon A.Ş Afet Anında Haberleşme Taner BİÇİM, Tuncay KOÇ ve Hasan DOĞRAR (Türk Telekomünikasyon A.Ş) DHMİ Adnan Menderes Havalimanı İşletmesi Afet Riski Azaltma Çalışmaları Sevim SARIKAYA ve Özcan ÖZCAN (DHMİ Adnan Menderes Havalimanı İşletmesi) xi

12 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 4. YAPI ÖLÇEĞİNDE UYGULAMA TEKNİKLERİ Depremleri Sonrası İYTE de Bina Güçlendirme Çalışmaları Dr. Çiğdem TARHAN (İYTE Şehir ve Bölge Planlama Bölümü) İzmir`de Sismik Tehlikeyi Belirlemek İçin Deprem Senaryolarına Dayalı Yer Hareketi Simülasyonları ve Paleomanyetik Çalışmalar Kuvvet ATAKAN, Louise W. BJERRUM, Talip GÜNGÖR, Morten IMS, Prof.Dr. Coşkun SARI ve Harald WALDERHAUG (DEÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü ve University of Bergen/Norveç) İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde Güvenli Yapı Tasarımı için Zeminin Sismik Davranışlarının Modellenmesi Prof Dr. Zafer AKÇIĞ ve Proje Grubu (DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi) Manavkuyu Bölgesindeki Hasar Görmüş Bir Yapı İçin Deprem Performans Analizi Bulguları Öğr.Gör. Mehmet KURUOĞLU, Doç.Dr. Gürkan ÖZDEN, Ar.Gör. Özgür BOZDAĞ ve Levent TÜRKBEN (DEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) Bina Formunun Depreme Dayanımdaki Önemi Dr. Fikret OKUTUCU (TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi) TARİHİ YAPILARIN AFET RİSKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Mevcut Yapıların Deprem Davranışlarının Belirlenmesinde ve Güçlendirilmesinde Kullanılan Yöntemler Emre ERCAN, Yrd.Doç.Dr. Bengi ARISOY ve Yrd.Doç.Dr. Ayhan NUHOĞLU (EÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) Tarihi Yapılarda Afet Riski Azaltma Çalışmaları Fatma TURAN ve Muzaffer ATASEVEN (İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü) Konak Yalı Camisi nin Deprem Davranışının İncelenmesi Yrd.Doç.Dr. Ayhan NUHOĞLU, Arş. Gör. Duygu ÖZTÜRK ve Arş. Gör. Kanat Burak BOZDOĞAN (EÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü nün Afet Riski Azaltma Çalışmaları Naci KARAASLAN ve Abdülaziz EDİZ (İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü) İzmir 1 NO LU K.T.V.K.K Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası nın Depreme Dayanıklılığı Elvin KAPLAN (İzmir 1 No lu K.T.V.K.K Bölge Müdürlüğü) İzmir deki Mevcut Betonarme Binaların Olası Hasar Seviyelerinin Hızlı Tarama Yöntemleri İle Belirlenmesi Yrd.Doç.Dr. Bengi ARISOY ve Efe SELMAN (EÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) xii

13 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 6. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI Kentsel Dönüşüme Yönelik Afet Riski Azaltma Çalışmaları Selçuk SAVCI (İ.B.Ş.B. Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı) İzmir Büyükşehir Belediyesi nin Raylı Sistemlere Yönelik Afet Riski Azaltma Çalışmaları Işık ÇELİKOĞLU ve Ata TÜRKEL (İ.B.Ş.B. Banliyö ve Raylı Sistem Yatırımlar Daire Başkanlığı) Planlama ve İmar Uygulamaları Açısından Afet Riskini Azaltma Çalışmaları Fügen SELVİTOPU, İsmail ASI, Berna ARSLAN, Ahu AKSOY ve Dr. Gökhan KUTLU (İ.B.Ş.B. İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı) Su ve Kanalizasyon Hizmetlerine Yönelik Afet Riski Azaltma Çalışmaları Dr. Ahmet H. ALPASLAN, Dr. Suzan GÖK, A.Ali USLU ve Ömür ORAN (İZSU) İ.B.Ş.B. Fen İşleri Daire Başkanlığı Afet Riski Azaltma Çalışmaları Fazıl ÖLÇER (İ.B.Ş.B. Fen İşleri Daire Başkanlığı) ALTYAPI KURUMLARI AFET RİSKİ ÖNLEME ÇALIŞMALARI İzmir ve Yakın Çevresindeki Kuyuların ve Barajların Afetten Etkilenme Risklerinin İncelenmesi Adem SÖMER ve Ömer ÇAĞIRAN (Devlet Su İşleri 2. Bölge Müdürlüğü) İzmir Doğalgaz Altyapısında Afet Riski Değerlendirmesi Ercüment DUMAN, S.Gökçen BİLGEN, Sertaç DEMİR, Tuğçe ERALP ve Özgür KURT (İzmir Doğalgaz Dağıtım A.Ş.) İzmir de Elektrik Hizmetleri ve Afet Yönetimi Mehmet MUNGAN, Serhat ERGÜR ve Mehtap ÇİFTÇİ (Gediz EDAŞ İzmir İl Müdürlüğü ve TEİAŞ 3. İletim Grup Müdürlüğü) İl Çevre ve Ormana Yönelik Afet Riski Azaltma Çalışmaları Osman TATAR, Necat İNCE vd. (İzmir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü) xiii

14 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 8. EĞİTİM VE SAĞLIK ALANLARINDAKİ AFET RİSKİNİ AZALTMAYA YÖNELİK UYGULAMALAR Eğitim Kurumlarında Afet Riskini Azaltma Çalışmaları Korkut AŞIKOĞLU ve Bilgi ÇETİN (İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü) İzmir deki Okulların Yapısal Özelliklerinin Araştırılması ve Deprem Davranışlarının Değerlendirilmesi Yrd.Doç.Dr. Ayhan NUHOĞLU, Yrd.Doç.Dr. Bengi ARISOY ve Ramazan TAŞÇI (EÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) İzmir deki Resmi Hastanelere Ait Mevcut Güçlendirme Projelerinin Ve Uygulanabilirliklerinin Değerlendirilmesi Yrd.Doç.Dr. Ayhan NUHOĞLU, Yrd.Doç.Dr. Bengi ARISOY ve Metin BERBEROĞLU (EÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) Sağlık Kurumlarının Depreme Karşı Yapısal Güvenliği Ve Hazırlık Aktiviteleri Op. Dr. Mehmet ÖZKAN, Dr. M. Turhan SOFUOĞLU, Dr. Emine BARIŞ, Dr. Okan ÖZMEN, Metin BERBEROĞLU ve Dr. Tolga ŞANLITÜRK (İzmir İl Sağlık Müdürlüğü) İzmir in Afet Riskini Azaltmada Hastane Öncesi Sağlık Hizmetleri Dr. M. Turhan SOFUOĞLU, Op. Dr. Mehmet ÖZKAN, Dr. Okan ÖZMEN, Dr. Emine BARIŞ, Dr. H. Yücel KOYUKAN ve Dr. Süleyman GÖKÇEN (İzmir İl Sağlık Müdürlüğü) xiv

15 PİLOT PROJE ÇALIŞMASI (ALAYBEY, MANAVKUYU, BASIN SİTESİ) İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009 / Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı / İZMİR

16

17 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU DEPREM RİSKİ AÇISINDAN İZMİR DEKİ ÜÇ PİLOT BÖLGEDE YAPI STOĞUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ HİKMET HÜSEYİN ÇATAL 1, ABDULLAH İNCİR 2, JALE ALEL 2, AHMET ERMİN 2, İBRAHİM ÖZMEN 2 1 Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, 2 İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Bayraklı-İzmir, ÖZET Deprem risk çalışmaları kapsamında gerçekleştirilecek olan, olası deprem hasarlarını, can ve mal kayıplarını önceden belirlemeye yönelik deprem senaryolarının hazırlanmasında yapı stoğunun kapsamlı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu bildiride İzmir de pilot bölge olarak seçilen Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi semtlerindeki yapı stoğunun belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar ve bu çalışmalar neticesinde elde edilen sonuçlar sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yapı, envanter stoğu, inşaat kalitesi, saha çalışması, bina taşıyıcı sistemler 1. GİRİŞ Ülkemiz topraklarının neredeyse tamamı aktif deprem kuşağı üzerindedir. Son yıllarda, 1992 yılında Erzincan da, 1995 yılında Dinar da, 1999 yılında Adapazarı nda, 2002 yılında Sultandağı (Afyon) nda meydana gelen depremler önemli can ve mal kayıplarına yol açmıştır. Depremler nedeniyle oluşan hasarları, can ve mal kayıplarını en aza indirgemek amacıyla oluşturulan deprem senaryosu çalışmalarında mevcut yapı stoğunun sağlıklı olarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır. 2. AMAÇ ve KAPSAM Çalışmada İzmir de pilot olarak seçilen, Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi semtlerindeki yapı stoğunun kapsamlı olarak çıkartılması amaçlanmıştır (Resim 1). Bu amaca yönelik olarak Manavkuyu semtinde 696, Alaybey semtinde 259, Basınsitesi nde 535 olmak üzere toplam 1490 adet bina taranmıştır. Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi nde taranan binaların taranan ada adetlerine göre dağılımları (Tablo 1) de sunulmuştur. Tablo 1. Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi de taranan binaların ada adetlerine göre dağılımı SEMT ADI Taranan Ada Adedi Taranan Adalardaki Bina Adedi Alaybey Manavkuyu Basınsitesi Numarası bilinmeyen adalar Numarası bilinmeyen adalar 21 TOPLAM

18 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 1. Seçilen 3 pilot bölgenin yerleşimi 3. YÖNTEM İzmir de belirlenen üç pilot bölgedeki yapı stoğunun belirlenmesi amacıyla İzmir Valiliği tarafından görevlendirilen Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan inşaat mühendisleri, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesince düzenlenen bilgilendirme toplantılarına davet edilmiş, toplantılarda yapı stoğunun belirlenmesinde kullanılacak tespit formlarının doldurulmasına ait kapsamlı bilgiler sunulmuştur. İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantılarından birisi (Resim 2) de sunulmuştur. Resim 2. İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesince düzenlenen bilgilendirme toplantılarından görünüm 4

19 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir Büyükşehir Belediyesi Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürlüğü tarafından üç pilot bölgedeki yerleşim bölgelerine ait haritalar hazırlanmış, bu haritalara göre tespit ekipleri gruplara ayrılarak bina bilgileri elde edilmiştir. Yapı stoğunun belirlendiği Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi ndeki parsellerin görünümü sırasıyla (Şekil 1), (Şekil 2) ve (Şekil 3) de sunulmuştur. Şekil 1. Alaybey semtinde taranan parselleri gösteren harita 5

20 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 2. Manavkuyu semtinde taranan parselleri gösteren harita 6

21 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 3. Basınsitesi semtinde taranan parselleri gösteren harita 7

22 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3.1. Bina Envanter Belirleme Raporu Toplam 29 maddeden oluşan bina envanter belirleme raporunun 1-2. maddeleri bina bölge ve bina tanımları ile ilgilidir. Raporun 3. maddesi binanın uzun doğrultusunun hangi yönde olduğunu saptamaya yöneliktir. 4.üncü madde binanın parseldeki konumunu ve dilatasyonun olup olmadığı ile ilgilidir. Raporun 5, 6, 7. maddeleri sırasıyla yol seviyesi altında ve üstünde olmak üzere kat adetleri, binanın plandaki alanı ve formu ile ilgilidir. 8.inci madde, binanın kullanım amacına yöneliktir. 9.uncu madde binanın yaşını saptamaya yöneliktir. 10.uncu madde binanın taşıyıcı sistemi ile ilgili bilgilerin saptanması amacıyla hazırlanmış olup bu madde 10.1, 10.2, üncü alt maddelere uygun olarak üç rakam ile ifade edilmektedir. Örneğin taşıyıcı sistem türüne yazılması halinde, binanın taşıyıcı sisteminin yerinde dökme betonarme elemanlı ve bölme duvarlarının düşey delikli tuğla kullanılarak imal edildiği anlaşılmaktadır. Raporun 11.inci maddesi, önemli deprem hasarlarına yol açan kısa kolon mevcudiyeti ile ilgilidir. 12, 13, 14 ve 15. maddeler sırasıyla döşemelerin, temellerin, çatıların türü ve çatı kaplaması ile ilgilidir. 16. madde binanın projesine göre beton ve çelik sınıfının belirlenmesine yöneliktir. 17. madde bina betonarme ise beton dökümünün el ile ya da hazır beton kullanılarak yapılıp yapılmadığının saptanmasına yöneliktir.18. maddede gözlem yolu ile yapılan incelemeler neticesinde taşıyıcı sistemin kalitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 19, 20 ve 21. maddelerde sırasıyla taşıyıcı sitem türü, 1. katın diğer katlara göre rijitliğinin bulunması ve binanın daha önceki depremler nedeniyle onarım yapılıp yapılmadığının saptanması için düzenlenmiştir. 22, 23 ve 24. maddeler gözlem yolu ile yapılan incelemeler neticesinde zeminin durumu, parselin eğimi, parselde istinad duvarının olup olmadığının sorgulanması hedeflenmiştir. 25. madde deprem sırasında yıkılma tehlikesi olan, baca, parapet duvarı gibi taşıyıcı olmayan elemanların bulunup bulunmadığına yöneliktir. 26. ve 27. maddelerde sırasıyla tespit sırasında çekilen fotoğraf, kroki olup olmadığı ve belirtilmesi gereken konular için düzenlemiştir. 28 ve 29. maddeler sırasıyla tespit tarihi ve tespiti yapan kişilerin bilgileri için düzenlenmiştir. Bina envanter belirleme raporu formu (Tablo 2) de sunulmuştur. 8

23 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 2. Yapı stokunun belirlenmesi amacıyla hazırlanan form 9

24 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 10

25 11 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU

26 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 12

27 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3.2. İnşaat Kalitesinin Belirlenmesi Bina envanter belirleme raporunun 18. maddesindeki inşaat kalitesi, gözleme dayalı olarak iyi, orta ve zayıf olarak belirtilmiştir. Yapı stokunun belirlenmesinde önemli bir yer tutan inşaat kalitesinin gözlem yolu ile saptanmasında, tespiti yapacak olan ekiplere aşağıda sunulan bilgiler aktarılmıştır Bina Dayanımı Binaların, dinamik yük etkisi altında davranışına etki eden faktörlerin başında, yapı rijitliği, yapı periyodu, yapının sönümü gibi değişkenler gelmektedir. Binaların dayanımının sağlanabilmesi için, dinamik yükler altında yıkılmadan enerji tüketebilme kapasitesi olarak tanımlanan sürekliliğin sağlanması ve yanal deplasmanların sınırlandırılması gelmektedir [1]. Gözlem yoluyla yapılan incelemelerde çatlaklar binaların mevcut durumu hakkında bilgi verebilir. Duvarlarda meydana gelen çatlaklar taşıyıcı elemanların elastik yük taşıma kapasitesinin üzerinde zorlandığını göstermektedir [2]. Betonarme yapılarda, taşıyıcı elemanlarda oluşan deformasyon nedeniyle taşıyıcı olmayan elemanlarda çatlaklar oluşmaktadır. Çatlağın eski olması, çatlağı oluşturan etkinin tespit yapıldığı anda devam etmediğini göstermektedir. Duvarlarda ilk çatlaklar tesisat borularının geçtiği yerlerde başlamaktadır. Mercalli Şiddet Cetveli ne göre V- VI şiddetindeki depremlerde çerçeve ile bölme duvarlar arasında ayrılmalar gözlenmektedir (Şekil 4). Mercalli Şiddet Cetveli ne göre VI-VII şiddetindeki depremlerden sonra hasar görmüş binaların dolgu duvarlarında tersinir yükler nedeniyle (Şekil 5) de görüldüğü gibi çatlaklar oluşabilir. Şekil 4. Dolgu duvarda çerçeveden ayrılmalar Şekil 5. Duvarlardaki çapraz çatlaklar Zemin oturmaları nedeniyle yapı kütlesinde duvarlarda çatlaklar meydana gelebilir. Taşıyıcı sistemi betonarme olan binalarda dolgu duvarların taşıyıcı sistemden ayrışması, duvarlarda çapraz çatlakları takip eden, kolon üst ve alt uçlarında eğilme momenti kapasitesinin açılması nedeniyle mafsallaşmalar meydana gelebilir. Ayrıca kolonlarda kısa kolon oluşumu nedeniyle kesme çatlakları da oluşabilir. Kolonlarda basınç kuvveti nedeniyle kolon alt ve üst uçlarında başlayan çatlaklar ile gelişen ve donatı burkulması, ezilmesine kadar ulaşan hasarlar gözlemlenebilir. Taşıyıcı sistemi betonarme olan binalarda, kirişlerde, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde eğilme, çekme, çatlakları, basınç ezilmeleri görülebilir. Yapı stokunun belirlenmesinde görev alan ekipler, yaptıkları gözlemler neticesinde taşıyıcı sistemde, yukarıda belirtilen özellikler de dikkate alınarak inşaat mühendisi genel yaklaşımı ile binanın inşaat kalitesini iyi, orta veya taşıyıcı sistemde kısa kolon oluşumu bulunan, taşıyıcı sistemi planda ve düşeyde düzensiz olan binaların inşaat kalitesini zayıf olarak belirlemişlerdir. 13

28 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 4. BİNA ENVANTER ÇALIŞMA AŞAMALARI İMO İzmir Şubesi bu çalışmaları yürütmek için üyelerden İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi koordinatörlüğünde üç oda üyesi bölge sorumlusu olarak belirlenmiştir. Bölge sorumlularının çalışmaları dört aşamadan oluşmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Coğrafi Bilgi Sistem Müdürlüğünden alınan veriler örnekleri (Tablo 3) te sunulan formlara işlenmiştir. Bölge sorumlularının çalışmaları Resim 3 de sunulmuştur. Resim 3. Bölge sorumlularının ofis çalışmalarından bir görünüm Çalışmalar sırasında, pilot bölgeye ait yapı yaşı, ada ve parsel numarası, taşıyıcı sistem türü gibi bilgilere ulaşılmıştır. Pilot bölge muhtarlıkları ile işbirliği yapılarak, nüfus yapısı ve bina sahipliğiyle ilgili bilgiler edinilmiştir. Saha çalışmaları için önceden bilgilendirme toplantılarına katılanlardan olmak üzere oluşturulan ekipler deneyimli bir inşaat mühendisi veya mimar sorumluluğunda, 2 inşaat mühendisi, mimar veya teknikerden oluşturulmuştur. Sahada çalışacak ekipler her gün İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi nde buluşarak çalışılacak alan hakkında ekip sorumlusuna bilgiler sunularak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İnşaat Mühendisleri Odası nın tahsis ettiği araçlarla görev alanlarına intikal ettirilmiştir. Saha çalışmaları için ekiplere bilgi sunulması çalışmalarından biri Resim 4 te sunulmuştur. Resim 4. Saha çalışmaları için ekip sorumlularına bilgi sunulması çalışmaları Saha çalışmalarımız 6 Temmuz 2009 da başlayıp 20 Ağustos 2009 tarihine kadar devam etmiştir. 14

29 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 5. BİNA TARAMALARINDA ELDE EDİLEN VERİLERİN FORMLARA YAZILMASI Saha çalışmalarımız tamamlandıktan sonra, ekip sorumluları bina envanter belirleme raporlarını bölge sorumlularına teslim etmişler ve bu çalışmaların bilgileri çizelgelere dönüştürülmüştür (Tablo 3). Tablo 3: Saha çalışmalarının formlara aktarıldığı örnekler BİNA TANIMI BİNA PROJE KONUMU Kat Sayısı S.NO Taşıyıcı Kimlik Asal Blok Bina Temel Ada Parsel Dilatasyon Sistem No Eksen Konumu Z. Z. Alanı Durumu Üstü Altı Türü DB KÖŞE YOK DB ORTA YOK SÜREKLİ DB ORTA YOK SÜREKLİ DB ORTA YOK SÜREKLİ DB ORTA YOK SÜREKLİ BİNA KULLANIM AMACI VE YAŞI Zemin Üstü Zemin Kat Kalan Kişi Konut 1 İşyeri 2 Kamu 3 Konut 1 İşyeri 2 Kamu 3 Konut 1 İşyeri 2 Kamu 3 Yaşı X - - X X - - X X X X X X X BİNA TAŞIYICI SİSTEM ÖZELLİKLERİ ÇATI BİLGİLERİ Malzeme Taşıyıcı Yapısal Kısa Döşeme Sınıfı Kat Beton Çatı Çatı Sistem Olmayan Kolon Rijitliği Dökümü Biçimi Kaplama Beton Çelik Özelliği Elemanlar TRS B.A. - - EŞİT ELLE ÇERÇEVE DİĞER YOK +O.LEVHA VAR YOK B.A. B160 ST I EŞİT ELLE ÇERÇEVE AHŞAP KİREMİT VAR OLUKLU B.A. B160 ST I EŞİT ELLE ÇERÇEVE B.A. YOK LEVHA VAR VAR B.A.+DİĞER B160 ST I EŞİT ELLE ÇERÇEVE DİĞER TERAS VAR VAR B.A. B160 ST I KÜÇÜK ELLE ÇERÇEVE AHŞAP KİREMİT VAR Zemin Problemi ZEMİN BİLGİLERİ Arsanın Eğimi İstinat Duvarı Önceki Depremlerde Onarım Durumu DİĞER BİLGİLER Amaç Dışı Kullanım İnşaat Kalitesi YOK DÜZ YOK - - ZAYIF SIVILAŞMA DÜZ YOK - - ZAYIF H.ÇÖKME DÜZ YOK YAPILMADI - ORTA SIVILAŞMA DÜZ YOK BİLİNMİYOR - ZAYIF SIVILAŞMA DÜZ YOK BİLİNMİYOR - ZAYIF 15

30 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 6. DEĞERLENDİRME Alaybey semtinde taranan binaların 12 adedi betonarme perde + çerçeveli, 21 adedi taşıyıcı duvarlı, 225 adedi betonarme çerçevelidir. Betonarme çerçeve taşıyıcılı binaların 212 adedinde B160 betonu ve St-I betonarme çeliği kullanılmış, 8 adedinde B225 betonu, 5 adedinde C20 sınıfı beton kalitesinden daha yüksek kalitede beton kullanılmıştır. Betonarme taşıyıcılı binaların 18 adedinde hazır beton, 218 adedinde elle hazırlanan beton kullanılmıştır. Betonu el ile hazırlanan ve yaşı belirlenebilen betonarme taşıyıcılı binaların yaşı 1 ile 56 yıl arasında değişmektedir. Alaybey semtinde taranan ve yaşı belirlenebilen betonarme taşıyıcılı 218 adet binanın ortalama yaşı 29,13 yıl olarak hesaplanmıştır. Bu bölgede taranan binaların 10 adedinde inşaat kalitesi iyi, 105 adedinde inşaat kalitesi orta, 144 adedinde inşaat kalitesi zayıf olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar (Tablo 4) de ve (Grafik 1) de sunulmuştur. Tablo 4: Alaybey semtinde taranan binaların kalitesi ALAYBEY Zayıf Orta İyi Toplam Betonarme ( 1-2 katlı) Betonarme ( 3-5 katlı) Betonarme ( 6 ve daha fazla katlı) Yığma (1-2 katlı) Yığma (3 ve daha fazla katlı) Diğer Toplam İnşaat Kalitesi-ALAYBEY Zayıf 55% İyi 4% Orta 41% Zayıf Orta İyi Grafik 1. Alaybey de taranan binalarda inşaat kalitesinin dağılımı 16

31 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Manavkuyu semtinde taranan binaların 33 adedi betonarme perde + çerçeveli, 131 adedi taşıyıcı duvarlı taşıyıcılıdır. Bu bölgede taranan 2 adet binanın taşıyıcı sistemi çelik veya ahşap nitelenen türdedir. Bölgede taranan binaların 530 adedi betonarme çerçeve taşıyıcılıdır. Betonarme taşıyıcılı binaların 71 adedinde B160 betonu kullanılmış, 50 adedinde B225 betonu, 64 adetinde C20 sınıfı beton kalitesinden daha yüksek kalitede beton kullanılmıştır. Tespiti yapılan betonarme taşıyıcılı binalardan ikisinde BS14 sınıfı beton kullanılmış, diğer betonarme taşıyıcılı binalardaki beton sınıfı saptanamamıştır. Betonarme taşıyıcılı binaların 76 adedinde hazır beton, 9 adedinde bir kısım betonun hazır, bir kısım betonun el ile hazırlandığı belirlenmiştir. 430 adet betonarme taşıyıcılı binada beton el ile hazırlanmıştır. Betonu el ile hazırlanan ve yaşı saptanabilen betonarme binaların bu bölgedeki yaşı 3 ile 50 yıl arasında değişmektedir. Bu bölgede yaşı belirlenebilen betonarme taşıyıcılı 398 adet binanın ortalama yaşı 15,93 yıl olarak hesaplanmıştır. Bu bölgede taranan binaların 15 adedinde inşaat kalitesi iyi, 377 adedinde inşaat kalitesi orta, 304 adedinde zayıf olarak belirlenmiştir. Manavkuyu semtinde taranan bina kalitelerinin dağılımı (Tablo 5) ve (Grafik 2) de sunulmuştur. Tablo 5. Manavkuyu semtinde taranan bina kalitelerinin dağılımı BAYRAKLI Zayıf Orta İyi Toplam Betonarme ( 1-2 katlı) Betonarme ( 3-5 katlı) Betonarme ( 6 ve daha fazla katlı) Yığma (1-2 katlı) Yığma (3 ve daha fazla katlı) Diğer Toplam İnşaat Kalitesi-BAYRAKLI Zayıf 44% Orta 54% İyi 2% Zayıf Orta İyi Grafik 2. Bayraklı da taranan binalarda inşaat kalitesinin dağılımı 17

32 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Basınsitesi semtinde taranan binalardan 410 adedi betonarme çerçevelidir. Bu binaların 217 adedinde B160 betonu, 27 adedinde B225 betonu, 18 adedinde C20 sınıfında beton kullanılmıştır. Betonarme taşıyıcılı binaların 331 adedinde betonun el ile hazırlandığı, 37 adedinde hazır beton kullanıldığı belirlenmiştir. Betonu el ile hazırlanan binaların yaşı 2 ile 49 yıl arasında değişmektedir. Basınsitesi semtinde taranan ve yaşı belirlenebilen betonarme taşıyıcılı 264 adet binanın ortalama yaşı 22,22 yıl olarak hesaplanmıştır. Bu bölgede taranan binaların 14 adedinde inşaat kalitesi iyi, 295 adedinde inşaat kalitesi orta, 226 adedinde inşaat kalitesi zayıf olarak belirlenmiştir. Basınsitesi semtindeki bina kalitesinin dağılımı (Tablo 6) ve (Grafik 3) de sunulmuştur. Tablo 6. Karabağlar semtinde taranan bina kalitelerinin dağılımı KARABAĞLAR Zayıf Orta İyi Toplam Betonarme ( 1-2 katlı) Betonarme ( 3-5 katlı) Betonarme ( 6 ve daha fazla katlı) Yığma (1-2 katlı) Yığma (3 ve daha fazla katlı) Diğer Toplam Zayıf 42% İnşaat Kalitesi-KARABAĞLAR İyi 3% Orta 55% Zayıf Orta İyi Grafik 3. Karabağlar da taranan binalarda inşaat kalitesi dağılımı 18

33 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Üç pilot bölgede taranan binaların kalitesinin kat adetlerine göre dağılımı (Tablo 7) de sunulmuştur. Üç pilot bölgedeki taranan binaların taşıyıcı sistemine göre dağılımı (Grafik 5) da sunulmuştur. Tablo 7. Üç pilot bölgedeki binaların kalitesinin dağılımı TÜMÜ İnşaat Kalitesi Zayıf Orta İyi Toplam Betonarme ( 1-2 katlı) Betonarme ( 3-5 katlı) Betonarme ( 6 ve daha fazla katlı) Yığma (1-2 katlı) Yığma (3 ve daha fazla katlı) Diğer Toplam İnşaat Kalitesi İncelenen Yapı Türü Zayıf; 674; 45% Betonarme; 1219; 82% İyi; 39; 3% Orta; 777; 52% Diğer; 3; 0% Yığma; 268; 18% Zayıf Orta İyi Grafik 4. Üç pilot bölgede taranan binalarda inşaat kalitesi dağılımı Betonarme Yığma Diğer Grafik 5. Üç pilot bölgede taranan binalarda yapıların taşıyıcı sistemlerine göre dağılımı Alaybey semtinde taranan betonarme taşıyıcılı binaların sadece %7,20 sinde, Manavkuyu semtinde %14,75 inde, Basınsitesi semtinde %9.61 inde imalat aşamasında hazır beton kullanılmıştır. Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi nde taranan betonarme binalarda hazır beton ve el ile hazırlanan beton kullanım değişimleri sırasıyla (Grafik 6), (Grafik 7) ve (Grafik 8) de sunulmuştur. Grafik 6. Alaybey de taranan binalarda hazır beton el ile hazırlanan beton kullanımları Grafik 7. Manavkuyu da taranan binalarda hazır beton el ile hazırlanan beton kullanımları 19

34 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Grafik 8. Basınsitesi nde taranan binalarda hazır beton el ile hazırlanan beton kullanımları Alaybey semtinde taranan binaların inşaat kalitesinin %4 ünün, Manavkuyu semtinde %2 sinin, Basınsitesi semtinde %3 ünün iyi olduğu belirlenmiştir. 9. SONUÇLAR İzmir de Alaybey, Manavkuyu ve Basınsitesi semtlerindeki toplam 1490 binanın gözlem yolu ile taranması neticesinde bu bölgelerdeki betonarme taşıyıcılı binalarda çok büyük oranda betonun el ile hazırlandığı, binaların büyük çoğunluğunda inşaat kalitesinin zayıf olduğu, taranan betonarme binaların yaşına göre, bu tür binaların projelerinin üretildiği zaman sürecinde 1975 deprem yönetmeliğinin geçerli olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. TEŞEKKÜR Bu çalışmalarımızda bize destek veren başta İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Aydın olmak üzere İzmir Valiliği Kriz Merkezi Müdürlüğü ne, İ.B.Ş.B. İmar Dairesi Başkanlığı na, İ.B.Ş.B. Coğrafi Sistem Müdürlüğüne, teknik eleman desteği veren DSİ 2. Bölge Müdürlüğü, TCK 2. Bölge Müdürlüğü, Bayındırlık İl Müdürlüğü, İl Özel İdaresi yetkililerine, Bayraklı, Karabağlar ve Karşıyaka Belediyeleri İmar Müdürlüklerine, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yöneticileri ve çalışanlarına, saha çalışmamıza katılan tüm teknik ekibe teşekkür ederiz. KAYNAKLAR [1] Çatal, H.H. Deprem Gözlem Raporu Hazırlanması, İnşaat Mühendisleri Odası, İzmir Şubesi Semineri, , İzmir. [2] Demir, H. Depremden Hasar Görmüş Betonarme Yapıların Onarım ve Güçlendirilmesi, İTÜ Matbaası, 1992, İstanbul. 20

35 İZMİR VALİLİĞİ İLE BAYINDIRLIK VE İSKAN İL MÜDÜRLÜĞÜ AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009, Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı İZMİR

36

37 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ TEKNOLOJİSİNİN AFET YÖNETİMİNDE KULLANIMI VAHAP TECİM 1 1 Prof.Dr., Dokuz Eylül Üniversiesi CBS Anabilim Dalı Başkanı, ÖZET Son derece karmaşık bir faaliyet olan Afet Yönetimi, farklı kurum ve kuruluşların sahip oldukları değişik verileri belli amaç için birarada kullanmayı gerekli kılmaktadır. Afet öncesi, afet sırasında ve afet sonrasında yapılması gereken çalışmaların planlanması ve uygulanmasında amaç afetin doğuracağı zararları en aza indirmektir. Tüm bu faaliyetler mekansal boyut üzerinde yapılması gerekli olduğundan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojisini kullanmak bir çok bakımdan zorunluluk olmaktadır. Bu çalışma, mekansal verilere harita tabanlı farklı çözümler ve analizler getiren CBS teknolojisinin afet yönetimi için nerede ve ne şekilde kullanılabileceğine ilişkin öneriler ortaya koymaktadır. Bu amaçla yapılmış olanbazı CBS uygulamaları da çalışmada tartışılacaktır. Afet sonucunu doğuracak olayların önlenmesi veya zararlarının azaltılmasına yönelik ve afet öncesinde, afet sırasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmaların planlanması ve uygulanması için toplumun tüm kaynaklarını ve kurumlarını sürece katarak yönetilmesi işidir. Anahtar Sözcükler: Afet yönetimi, deprem, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), afet planı 1. GİRİŞ Ekonomik bakımdan birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan ülkelerden bazıları jeolojik, topografik ve iklim yapısı nedeniyle sık sık doğal afetlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Türkiye de bu ülkelerden biridir ve doğal afetler nedeniyle önemli sayıda can ve mal kayıpları vermektedir. Afetlere yönelik zararların azaltılması ve mümkün olduğunca afet sonrası yönetimin sağlıklı olabilmesi için ülkeler her türlü planlamalarını doğru yapmak için çaba sarf etmektedirler. Özellikle son yıllarda ortaya çıkan teknoloji tabanlı gelişmeler bu konuda yapılan çalışmalar önemli katkılar sağlamaktadır. Bilgisayar teknolojileri ile ortaya konulan sistemler bilgilerin saha sağlıklı bir şekilde elde edilmesine saklanmasına, analiz edilmesine ve istenilen doğrultuda raporlanmasına olanak sağlamıştır. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kendi özelliği itibariyle konumsal veriler üzerinde işlem gördüğünden afet planlaması ve afet yönetimi konusunda her türlü çalışma için kullanılabilme imkanına sahiptir. Afet öncesi, afet anında ve afet sonrasında yapılması gereken her türlü faaliyette CBS teknolojisinde yararlanılarak işlerin daha sağlıklı ve hızlı olması sağlanabilmektedir. 2. AFET YÖNETİMİ Toplumlar asırlardır büyük felaketler karşısında aciz kalmışlardır ve faturaları her zaman çok ağır olan olaylarda da ne yazık ki çaresizlik insanlara boyun eğdirmiştir. Bölgelere bağlı olarak farklı şekillerde ortaya çıkan afetler doğal ve doğal olmayan afetler olarak iki kısımda incelenebilir. Deprem, sel, tsunami, fırtına gibi durumlar doğal afet olarak tanımlanırken, yangın, bina çökmesi, trafik kazaları gibi olaylar da doğal olmayan aftetler olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada özellikle doğal afetler konusunda detaylara inilmektedir. 23

38 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Afetlerin mümkün olduğu takdirde önlenmesi veya zararlarının azaltılmasına yönelik olarak yapılan çalışmaların tümü afet yönetimi çalışmaları olarak ifade edilebilir. Bu çalışmalar afet öncesi, afet anında ve afet sonrasında yapılan planlama ve yönetim faaliyetlerini kapsamaktadır. Dünyada bu konuya yoğun ilgi olmaktadır, çünkü faklı bölgelerde hiç umulmadık doğal afetlerle karşı karşıya kalmak mümkün olmaktadır. Dünyada afet yönetimi konusunda en yetkin kurumların başında 3,700 çalışanıyla Amerika Birleşik Devletleri nde bulunan FEMA dır (Federal Emergencey Management Agency). Kişi ve kurumları her türlü afete karşı uyarma, koruma ve önlemler alma yetkisine sahip kamu kuruluşu olan FEMA, yabancı ziyaretçilerede yıl boyu eğitim ve uygulam desteği sağlamaktadır. Sürekli depremler ile karşı karşıya kalan Japonya da hayat depremle yaşamak kurgusu ile devam etmektedir. Depreme karşı almış oldukları önlemler ile önemli büyüklükteki depremlerden hiç bir zarar görmeden kurtulmanın yolları blunmuştur. Aynı büyüklükteki bir depremin Türkiye de olması durumunda hasarın boyutlarını (can ve mal kaybı olarak) tahmin bile etmek neredeyse imkansızdır. Aynı şekilde Japonya da tsunami felaketide önemli bir gündem maddesi iken, bu konuda da alınan önlemler nedeniyle her hangi bir zarar söz konusu olmamaktadır. 3. TÜRKİYE DE AFET YÖNETİMİ Türkiye, bütün güzel özellikleri yanında jeolojik ve topoğrafik yapısı ile iklim özellikleri nedeniyle doğal afetlerin sürekli yaşandığı bir ülkedir. Bu nedenle Türkiye afet planmasına ve yönetimine her ülkeden daha fazla ağırlık verip uygulanabilirliğini test etmelidir. Farklı şekillerde tanımlamalar yapılmasına karşın, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılabilmesi için, afet öncesi ve afet sonrasında yapılması gereken teknik, idari ve yasal çalışmaları belirleyen ve uygulamaya aktaran faaliyetler bütünü afet yönetimi olarak adlandırılabilir. Tanımda da ifade edildiği üzere, burada önemli olan afet sonrası yapılacak işlemlerin uygulanabilirliğidir. Türkiye de doğal afetlerin verdiği zararlar ve bunların oranları Tablo 1 de gösterilmektedir. Tablo 1. Türkiye de doğal afetlerin verdiği zararlar Doğal Afet Türü Yıkılan Konut Sayısı Yüzde (%) Deprem 495, Heyelan 63, Sel 61,000 9 Kayadüşmesi 26,500 4 Çığ 5,154 1 TOPLAM 650, Kaynak: Özmen, Nurlu, Kuterdem ve Temiz (2005) Tablo 1 de görüldüğü üzere Türkiye deprem, heyelan, sel, kayadüşmesi ve çığ gibi doğal afetlerle mücadele etmek durumundadır. Depremin gerek can ve gerek maddi olan en çok zarar veren doğa felaketi olduğu görülmektedir. Uygulanabilir bir afet yönetim sistemi ile ancak bu kayıpların azaltılabileceği bilinmektedir. 24

39 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Türkiye de afet yönetimi konusunda çalışmalar Haziran 2009 a kadar T.C. Bayındırlık Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürülüğü tarafından yürütülmekte idi. Bu tarihten itibaren Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurularak afet ile ilgili diğer bakanlıklarda olan birimleri bünyesinde toplayarak Türkiye de afet ve onunla ilgili yapılması gereken çalışmları yürütme görevi verilmiştir. Her türlü afetlerle ilgili faaliyetler 5 ayrı safhada incelenebilir: 1. Zarar azaltma, 2. Önceden hazırlık, 3. Kurtarma ve ilk yardım, 4. İyileştirme, 5. Yeniden inşa safhalarıdır. Türkiye de afet ve bunun acil durumlarda koordinasyonunu sağlamak amacıyla Kriz Yönetimi ile ilgili faaliyetler merkezde Bakanlık ve Başbakanlık seviyesinde yürütülürken, yerelde Valilik ve Kaymakamlıklar düzeyinde uygulamaya geçilmektedir. Ancak bazı belediyeler de durumun ciddiyetini anlayarak kendi bünyelerinde afet veya acil müdahale birimleri oluşturmuşlardır. Afet yönetimi konusunda olması gerektiği gibi başarılı çalışmalar yapılamadığını görmekteyiz. Ufak bir deprem veya sel de dahi inanılması güç can pazarlarının yaşandığı bir ortamda afet yönetiminden söz etmek güç olacaktır. Türkiye nin bu konuda katetmesi gereken önemli mesafeler olduğu bir gerçektir. Bazı konuda istisnalar olduğu muhakkaktır. Bunlardan bir tanesi de İzmir Valiliğinde yürütülen Afet Yönetim Sistemi çalışmalarıdır. Arzulanan seviyeye gelmemiş olsa dahi bu konuda önemli bilimsel ve uygulamaya yönelik çalışmaların devam ettiğini görmek sevindirici olmaktadır. Özellikle bu çalışmalarda teknolojinin etkin olarak kullanılıyor olması, hız, kapasite, güvenlik ve uygulanabilirlik olasılıklarını artırmaktadır. 4. AFET YÖNETİMİNDE CBS KULLANIMI En basit tanımıyla CBS, konumsal ve konumsal olmayan verileri bir koordinat sistemi üzerinde birleştirerek isteğe bağlı olarak her türlü analizlerin yapılabileceği bir bilgisayar sistemidir. En önemli nokta, yapılacak olan her türlü işlem bölgeye ait bir harita altlığı üzerinde yapılır ve harita üzerine eklenecek farklı şekil ve büyüklükteki sembollerle haritaların konuşması sağlanır. CBS teknolojisi, konum ile ilgili her türlü faaliyeti son derece anlaşılır bir şekilde ortaya koymaya yaramaktadır. Afet yönetimi ile ilgili hemen hemen her faaliyet de konum ile ilgili olduğuna göre CBS, afet yönetiminde kullanılması gerken en önemli teknoloji olmaktadır. CBS, bilgisayar tabanlı haritalama, arazi analizi, askeri uygulamalar, jeoloji uygulamaları, su ve kar yapısının haritalanması, trafik, ulaşım ve tarım planlaması, çevre ve doğal kaynakların yönetimi, önemli yerlerin planlanması, yer bulma / yer tahsis etme kararları, pazarlama, eğitim, sağlık, polis, itfaiye gibi servis hizmetlerinin planlanması vb. sayılabilir. Deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında CBS' den nasıl yararlanabiliriz? Doğal afet yönetimi üç aşamalı olarak düşünülmelidir (Serim ve Ocak, 2006). Bu aşamalar: Deprem öncesi (Zarar Azaltma aşaması): Deprem zararlarını en aza indirmek amacı ile deprem öncesinde önlem almak, başta maliyetli gibi görünebilir ama "yara sarmak" ile karşılaştırıldığında, 25

40 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU aslında çok daha akılcı ve ekonomiktir. Alınacak önlemlerle can kaybı azaltılır, yerleşim yerleri bilimsel veriler ışığında seçilebilir, mevcut binalar deprem koşullarına uygun hale getirilerek zararın en aza indirilmesi sağlanır. CBS bu aşamada deprem senaryoları oluşturarak deprem riski taşıyan bölgeleri belirlemede, uygun yerleşim alanlarının seçilmesinde ve bina yapımında dikkate alınması gereken koşulları belirlemede kullanılabilir. Deprem öncesi (Zarar Azaltma aşaması): Deprem zararlarını en aza indirmek amacı ile deprem öncesinde önlem almak, başta maliyetli gibi görünebilir ama "yara sarmak" ile karşılaştırıldığında, aslında çok daha akılcı ve ekonomiktir. Alınacak önlemlerle can kaybı azaltılır, yerleşim yerleri bilimsel veriler ışığında seçilebilir, mevcut binalar deprem koşullarına uygun hale getirilerek zararın en aza indirilmesi sağlanır. CBS bu aşamada deprem senaryoları oluşturarak deprem riski taşıyan bölgeleri belirlemede, uygun yerleşim alanlarının seçilmesinde ve bina yapımında dikkate alınması gereken koşulları belirlemede kullanılabilir. Depremin hemen sonrası (Müdahale ve kurtarma aşaması): Deprem olduğunda ilk bilinmesi gereken konu depremin nerede olduğu ve nereleri etkilemiş olabileceğidir. Böylece ilk yardım çalışmaları doğru yerlere yönlendirilebilir. Hemen yapılması gereken şey, arama ve kurtarma ekiplerinin en kısa sürede bölgeye ulaşmasını sağlamak ve mümkün olduğu kadar çok insanı göçük altından çıkartmaktır. Eşzamanlı olarak yaralıların tahliyesi yapılmalı, bölgeye lojistik destek sağlanmalıdır. Bu sayılanların içinde coğrafya boyutu hep vardır. CBS bu aşamada depremin yerine bağlı olarak nereleri etkilemiş olabileceğini, buralara en kısa sürede nasıl ulaşılabileceğini planlamada kullanılabilir. Deprem sonrası (İyileştirme aşaması): Deprem olduktan ve ilk yardım işleri tamamlandıktan sonra, yeniden yapılanma süreci başlar. İnsanların durumunun iyileştirilmesi, bölgede zarar gören yapıların yıkılması ve yeniden yapılması gerekir. Yeni yerleşim birimlerinin kurulması, iş gücünün dağıtılması, göç sonrasında bölgenin değişen profilinin değerlendirilmesi, yine hep coğrafya üzerinde gerçekleşir. Bu aşamalarda da CBS önemli katkılar sağlayacaktır İzmir İli Sayısal Haritaları Şekil 1 ve 2 de İzmir Valiliği CBS Birimince hazırlanan yerleşim noktaları ve ulaşım ağı haritaları gösterilmektedir. Şekil 3 de ise İzmirdeki mevcut fay hatları görülmektedir. Haritalarda görüleceği gibi İzmir ilinin nüfus yoğun yerleşimlerinin özellikle körfezin güney kıyısı boyunca yer alan fay hattına paralel olduğu görülmektedir. Şehir merkezinden Kemalpaşa İlçesine doğru uzanan akstaki tehlike ise o alanda hem yerleşim alanlarının hem de sanayi bölgelerinin yer almasıdır. Şekil 4 de İzmir iline ait eğim haritası bulunmaktadır. Şekil 3 ile karşılaştırıldığında fay hatlarının geçtiği alanlar net olarak görülebilmektedir. 26

41 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 1. İzmir ilçeleri ve ulaşım ağı Şekil 2. İzmir ilçeleri ve yerleşim noktaları 27

42 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 3. İzmir ili mevcut fay hatları Kaynak: İzmir Valiliği CBS Birimi Şekil 4. İzmir ili eğim haritası 28

43 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 5 de İzmir de deprem istasyonları gösterilmektedir. Şekil 6 ve 7 de ise İzmir deki eğitim ve sağlık kurumlarının yerleri görülmektedir. Böylece gündüz saatlerinde olabilecek bir deprem sonrasında acil müdahale edilmesi gerekli yüksek nüfus yoğunluklu alanlar öncelikli olarak saptanabilir. Şekil 5. İzmir de deprem istasyonları Şekil 6. İzmir de eğitim kurumları 29

44 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 7. İzmir de sağlık kurumları Şekil 8 de İzmir de afet sonrası kullanılacak tesisler ve Şekil 9 da İzmir de kullanılacak geçici iskan alanları görülmektedir. Bu alanların detaylı bilgileri İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezinin websitesinde bulunmaktadır (www.izmir.gov.tr). Şekil 8. İzmir de afet sonrası kullanılacak tesisler 30

45 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 9. İzmir de kullanılacak geçici iskan alanları Şekil 10 da olası bir deprem anında İzmir ili merkez ilçelerinde kullanılabilecek yollar gösterilmektedir. Şekil 11 de ise CBS tabanlı adres sorgulama örneği görülmektedir. Şekil 10. İzmir de alternatif yollar 31

46 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 11. CBS ile adres sorgu 32

47 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 4. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Bütün doğal afetlere tedbir alınarak can ve mal kaybının en aza indirilmesi mümkündür. Afetin meydana gelmesinden sonra yapılacak kurtarma faaliyetleri her ne kadar önemli olsa da sosyal etkileri ve ekonomik kayıpları önlemek oldukça güçtür. Bu nedenle, afet öncesi potansiyel risk taşıyan bölgelerin belirlenmesi ve buna göre tedbirlerin önceden alınması ve hazırlıkların buna göre yapılması gerekmektedir. Özellikle yerleşim yerleri afet riski altında olmayan alanlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Geniş alanları kapsamına alacak çalışmalar, konumsal bilgi envanterleri, raster/vektör tabanlı çok yönlü geniş hacimli veriler içerirler. Bu nedenle, konumsal veri tabanlarının çevresel uygulamalarda kullanılması kaçınılmazdır. Söz konusu veri tabanları çevre amaçlı çalışmalara altlık oluşturarak, özellikle üst ölçek planlamada karar vericilere yardımcı olurlar. Ülkemizde, il yönetimleri en büyük idari yapıyı oluşturduğundan afet yönetimi için kurulacak CBS destekli veri tabanlarının il bazında kurulmasının önemini ortaya çıkarmaktadır. CBS bir amaç değil, yönetici ve plancılara sorumluluk alanları içerisinde yapacakları faaliyetlere yönelik bir karar destek sistemi aracı olarak il bilgi sistemi temelini oluşturmaktadır. Böylece ülke genelinde, temel afet yönetimi ve planlama çalışmalarına yön vermek, bu yönde gerçekçi politikalar üretmek ve kurumlar arası organizasyon görevlerini yerine getirmek çok daha rasyonel olacaktır. KAYNAKLAR Durduran, S.S ve Geymen A., Türkiyede Afet Bilgi Sistemi Çalışmalarının Genel Bir Değerlendirilmesi, Erciyes Üniversitesi 2. Uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Sempozyumu,13-15 Ekim 2008, Kayseri. Özmen, B., Nurlu, M., Kuterdem, K., Temiz, A., 2005, Afet Yönetimi ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Deprem Sempozyumu Kocaeli 2005, Mart 2005, Grand Yükseliş Hotel, Kocaeli. Serim, A. ve Ocak K.T., Doğal Afetler Risk Yönetimi Programı Hasar ve Yeniden Yapılanma İhtiyaçlarının Tespiti, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü. 33

48

49

50

51 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1999 DAN GÜNÜMÜZE İZMİR DE AFET YÖNETİMİ OKŞEN MERSİN 1, NECMETTİN ŞAHİN 2 1 Jeoloji Mühendisi, İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi, Müdür, 2 Yük. Şehir Plancısı, İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi, Acil Yardım Planlama Sorumlusu, ÖZET 1999 yılında Birleşmiş Milletler Uluslararası Doğal Afetleri Azaltmanın On Yılı Sekreteryası nca desteklenen RADIUS projesi kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesince Boğaziçi Üniversitesine İzmir deki mevcut alt ve üst yapıların durumlarının ve deprem performanslarının değerlendirilerek olası bir depremde oluşabilecek hasarların belirlenmesi amacıyla bir çalışma yaptırılmıştır. RADIUS Projesi olarak da adlandırılan bu çalışma sonucunda İzmir Büyükşehir Deprem Master Planı oluşturulmuştur. Bu çalışmada İzmir de meydana gelebilecek bir deprem riskinin azaltılması için bazı önerilerde bulunulmuştur. Bilindiği üzere ülkemizde yasalar afetlerle ilgili işlerin yürütülmesinden ve organizasyonundan mülki amirleri (valileri ve kaymakamları) yetkili ve sorumlu kılmaktadır. Bu kapsamda Kriz Yönetim Merkezi tarafından afetin hazırlık aşamasındaki çalışmalar yürütürken afet/acil durum meydana geldiğinde kurumlar arası koordinasyon sağlanmaktadır. Bu bildiride İzmir Valiliğince 1999 yılından bu yana afetlerle ilgili yapılan çalışmalar derlenerek RADIUS Projesindeki öneriler dikkate alınarak hazırlanmakta olan İzmir Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmaları Ön Raporu nun oluşturulmasına katkı sağlayacak bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Afet, afet yönetimi, acil yardım planı, deprem master planı. 1. GİRİŞ Günümüzde birçok kentte olduğu gibi İzmir kenti de başta deprem olmak üzere afetlerin oluşturduğu büyük risklerin tehdidi altında bulunmaktadır. Artık kentlerde doğal, teknolojik ya da insan kaynaklı afetler sonucunda ortaya çıkabilecek kayıp ve zararların can, mal ve çevre açısından çok büyük boyutlarda olabileceği bilinmektedir. Ülkemizin 3.büyük kenti olan İzmir, jeolojik yapısı, coğrafi ve iklimsel özelliklerinden dolayı sık sık deprem, sel/su baskını, orman yangını, vb. afetlere maruz kalmaktadır. İzmir in en çok etkilendiği ve tarih boyunca da büyük can ve mal kayıpları verdiği afet türü deprem olmuştur. Yer bilimcilerin İzmir ve çevresinde yaptığı çalışmalarda halen deprem kaynağı olabilecek 13 adet diri fay tespit edilmiş olup, bunların her an bir deprem oluşturma riski mevcuttur. Buna karşılık İzmir kenti merkezi maalesef yerleşim açısından çok uygun koşullarda gelişmemiştir. Yerleşim genel olarak, çok kısa süre öncesine kadar deniz ortamında bulunan kıyı bölgesinde yoğunlaşmaktadır. Deprem Master Planında da bu konuya dikkat çekilmiş ve risk haritaları hazırlanmıştır. Ayrıca aşırı yağışlar sonrasında hareketliliği artan, depremden sonra da risk oluşturabilecek heyelan bölgeleri de kenti tehdit eden tehlikelerden sayılabilir. Deprem Master Planında kentimizde olası bir depremde kayıpları en aza indirebilmek için bazı önerilerde bulunulmuştur. Geçen 10 yıllık süreçte bu öneriler doğrultusunda Valiliğimiz tarafından yürütülen afet yönetim çalışmaları, yılları arası ve yılları arası olmak üzere iki bölümde incelenecektir. 35

52 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2. AFET YÖNETİM ÇALIŞMALARI Yılları Arası Afet Yönetim Çalışmaları Tarihe Yüzyılın Felaketi olarak geçen 17 Ağustos Marmara Depremi, bilindiği üzere 1999 yılında meydana gelmişti. Tamamen bir tesadüf olarak aynı yıl Büyükşehir Belediyesince Boğaziçi Üniversitesine İzmir deki mevcut alt ve üst yapıların durumlarının ve deprem performanslarının değerlendirilerek olası bir depremde oluşabilecek hasarların belirlenmesi amacıyla Birleşmiş Milletler Uluslararası Doğal Afetleri Azaltmanın On Yılı Sekreteryası nca desteklenen RADIUS* projesi kapsamında bir çalışma yaptırılmıştır. Bu çalışmada, kentin yapı stoku değerlendirilerek mevcut durum analiz edilmiş, altyapısı (oto ve tali yollar, viyadükler, köprüler, demiryolu ve metro ray güzergahları, köprüleri ve tünelleri), havaalanları, limanlar, telekomünikasyon sistemleri, elektrik üretim ve dağıtım sistemleri, içmesuyu, atıksu sistemleri ve barajlar ile benzin istasyonları deprem tehlikesine karşı etraflıca değerlendirilmiş ve sismik risk analizleri yapılarak olası hasarlar belirlenmiştir. Bu proje ile eski büyükşehir (9 merkez ilçe) sınırları kapsamında kentin deprem riski ele alınarak kapsamlı bir analizi yapılmış ve meydana gelebilecek bir deprem riskinin azaltılması için bazı önerilerde bulunulmuştur. RADIUS Projesi olarak da adlandırılan bu çalışma sonucunda İzmir Büyükşehir Deprem Master Planı oluşturulmuştur Marmara Depremi ülkemizde depremler/afetler, dolayısıyla afet yönetimi konusunda bir milat olmuştur. Bu depreme kadar ülkemizde afet yönetimi, afet sonrası müdahale (arama-kurtarma, ilk yardım, iyileştirme, vb.) çalışmalarını kapsamaktaydı. Bu deprem sonrasında afet yönetimi konusunda birçok yasal ve örgütsel düzenleme yapılmış ve yeni örgütlenmeler oluşturulmuştur. Deprem sonrasında, ülkedeki yasal ve örgütsel gelişmeler doğrultusunda, İzmir de de bir afet/acil durum sonrasında yapılacak çalışmaları organize etmek ve yönlendirmek amacıyla söz konusu depremin ikinci yıldönümüne denk gelen 17 Ağustos 2001 tarihinde Valilik bünyesinde Kriz Yönetim Merkezi kurulmuştur. Kriz Yönetim Merkezi açıldığı ilk yıllarda afetlere/acil durumlara müdahale çalışmalarında kurumlar arası koordinasyonu, gerektiğinde çevre illerde meydana gelen afetlerde ilimizden gönderilen yardımların yönlendirilmesini ve koordinasyonunu sağlayan bir kurum olarak görev yapmaktaydı yılları arasındaki dönem içerisinde afet ve acil durumlarda koordinasyon Valilik Kriz Yönetim Merkezinden sağlanırken, İl Acil Yardım Planını Bayındırlık ve İskan Müdürlüğündeki İl Afet Bürosu tarafından hazırlanmaktaydı. Bu plan 13 hizmet grubunun afete hazırlık planlarının bir araya geldiği bir dokümandı. Bu dönem içerisinde Kriz Yönetim Merkezi koordinasyonunda, hazırlanan planlarda görevli personelin bilgilerinin ve hareket kabiliyetlerinin sınanması amacıyla 06 Haziran 2002 tarihinde seçilen bir alanda Depreme Hazırlık Tatbikatı yapılmıştır. * RADIUS (Risk Assesment Tools for Diagnosis of Urban Areas Against Seismic Disasters) Türkçesi: Kentsel Alanların Sismik Afetlere Karşı İncelenmesinde Risk Değerlendirme Araçları 36

53 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Yine bu dönemde İzmir de merkez üsleri Seferihisar ile Urla ilçeleri olan ve büyüklükleri M:5,7 ve 5,9 arasında depremler meydana geldi. 10 Nisan 2003 ve Ekim 2005 tarihlerinde meydana gelen bu depremler Seferihisar ve Urla ilçelerinde etkili olmuş ve maddi hasar yaratmıştır. Bu depremlerin oluşundan itibaren kurumlar arası koordinasyonu Kriz Yönetim Merkezi sağlamıştır. Hasarın çok olduğu Seferihisar ve Urla ilçeleri başta olmak üzere hasar gören bölgelerde Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü teknik elemanlarınca hasar tespitleri yapılmış, daha sonra Bakanlar Kurulu tarafından Genel Hayata Etkililik Oluru alınarak bölge halkının mağduriyetini giderecek çalışmalar Valiliğimizce yürütülmüştür. Ancak, planın güncel olmaması, planda görevlendirilen personel ile araç-gerecin görevlerinden habersiz olması olaya müdahale anında bazı aksama ve yetersizliklere neden olmuştur Yılları Arası Afet Yönetim Çalışmaları Ekim 2005 tarihlerinde meydana gelen ve Urla ile Seferihisar ilçelerinde hasar yaratan depremler sonrasında, afetlere günlük, küçük, parçacı düzenlemeler ve bunları yalnızca bazı yasal ve kurumsal müdahaleler boyutuna indirgeyen bakış açısının yarattığı aksaklıklar yaşanmıştır. Afet yönetimi, afetlerden/acil durumlardan sonra müdahale ve iyileştirme çalışmaları ile birlikte afetlere/acil durumlara hazırlık, planlama ve olası risklerin azaltılması gibi çalışmaların tümünü içermektedir. Bunlardan biri eksik olursa afet yönetiminin başarısından söz etmek mümkün değildir. Bu doğrultuda Ekim 2005 tarihlerinde meydana gelen depremlerden itibaren İzmir de afet yönetiminin hazırlık ve zarar azaltma evrelerine de önem verilmiştir. Başta acil yardım planı olmak üzere risk yönetimini içeren çalışmalara ağırlık verilmiştir. Bunun üzerine öncelikle Valiliğimizce afete hazırlık faaliyetleri içerisinde önemli bir yeri olduğu kabul edilen İl Acil Yardım Planının yeniden hazırlanması amacıyla Kriz Yönetim Merkezi bünyesinde Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü elemanlarından bir teknik ekip oluşturularak plan çalışmalarına başlanmıştır. Acil yardım planının hazırlık ve daha sonraki aşamalarında, hizmet gruplarının planın tamamından haberdar olmaları ve karşılıklı fikir alış-verişinde bulunmaları için; planda görevli hizmet gruplarının başkan, başkan yardımcıları ve hizmet gruplarının sekreterya görevini yürütecek olan personeli ile toplu veya bireysel toplantılar yapılmıştır. Bu plana bağlı olarak lojistik destek sistemi oluşturulmuş, afet sonrasında kullanılabilecek (ilk toplanma ve çadırkent alanları gibi) geçici iskan, yıkıntı ve enkaz dökme, iş makineleri toplanma alanları gibi alanlar belirlenerek, bunların planları/planlamaları yapılmış, afet/acil durum yönetiminde etkin ve doğru karar verilebilmeyi sağlayacak bilgiye hızlı erişim ve etkin kullanım amacıyla Kriz Yönetim Merkezi nde Acil Durum Yönetimi ve Coğrafi Bilgi Sistemi çalışmaları başlatılmıştır. Yine bu dönem içerisinde toplumun afetler konusunda bilgilenmesini/bilinçlenmesini sağlamak amacıyla eğitim çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Bununla ilgili toplumun çeşitli kesimlerine değişik başlıklarda eğitimler verilmekte ve bunları destekleyici kitap-broşür basım ve dağıtımı yapılmaktadır. Ayrıca, mali desteği İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından sağlanan ve Nisan 2010 tarihine kadar sürecek olan İl Acil Yardım Planı Çerçevesinde Afet Yönetim Etkinliğinin Arttırılması projesi uygulamaya başlanmıştır. Bu proje kapsamında ilimizde bir afet yönetim bilgi sistemi oluşturma çalışmaları da sürdürülmektedir. 37

54 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İl Acil Yardım Planı Çalışmaları Acil yardım planları tehlike ve risklerin tespit edilerek, kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin ve toplumun buna karşı etkin stratejilerinin belirlenmesini öngörmektedir. İllerde 7269 sayılı kanuna dayanılarak çıkarılan Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri gereğince İl Acil Yardım Planları hazırlanmaktadır. Ancak ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen idari yapılardaki değişikliklere bağlı olarak plan formatı yeni bir anlayış ile geliştirilmiştir. Ülkemizde afete yönelik çalışmalar 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve Sayılı Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında sürdürülmektedir. Bu kanun ile yönetmelik, il ve ilçelerde afetlerle ilgili işlerin yürütülmesinden ve organizasyonundan mülki amirleri yani vali ve kaymakamları sorumlu ve yetkili kılmıştır. Ayrıca, 2004 yılında yürürlüğe giren, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, madde 7-u bendi ile Büyükşehir Belediyelerine İl düzeyinde yapılan planlara uygun olarak, doğal afetlerle ilgili planlamaları ve diğer hazırlıkları büyükşehir ölçeğinde yapma,... itfaiye ve acil yardım hizmetlerini yürütme, 5302 Sayılı Özel İdaresi Kanunu (2005) ile İl Özel İdarelerine yangın, sanayi kazaları, deprem ve diğer doğal afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak amacıyla ilin özelliklerini de dikkate alarak gerekli afet ve acil durum planlarını yapma, ekip ve donanımı hazırlama (madde 69), 5393 Sayılı Belediye Kanunu da belediyelere afet ve acil durum planlarını yapma, ekip ve donanımı hazırlama (madde 53) görevi vermektedir. Ancak, bu üç yasa da ilgili kuruluşlara tüm bu görevleri verirken il ölçeğindeki diğer acil durum planlarıyla da koordinasyon sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve İzmir in konumu göz önüne alınarak 2006 yılında hazırlanan yeni İl Acil Yardım Planı, temelde; merkez 9 ilçe (daha sonra yapılan yasal düzenlemelerle ilave edilen 2 ilçe ile toplam alan değişmeksizin 11 ilçeyi) kapsayan bölgede bir afet meydana gelmesi halinde afete maruz kalanların kurtarılması, yaralıların tedavisi, geçici iskanlarının sağlanması, yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli ihtiyaçlarının karşılanmasıyla ilgili çalışmaları planlamayı ve kuruluşlar arası koordinasyonu sağlamayı amaçlamaktadır. Bu durum planın daha çok afet sonrası müdahaleye yönelik çalışmaları kapsıyor gibi görülmesine karşın, planda görev alacak personelin afet öncesinde eğitiminin sağlanması, personel, malzeme, araç ve gereç ile iş makineleri ihtiyaçlarının tespit edilerek, belirlenmesi ve bunların toplanacağı/konumlanacağı (doğru) noktaların, geçici iskan yerleri ile lojistik destek sistemlerinin oluşturularak merkezlerinin tespit edilmesi ve planlanması afet öncesi çalışmaları kapsamaktadır. Plan, yönetmelik ekinde yer alan Ek - 1 plan örneği, yönetmeliğin 13. maddesinin c bendindeki Genel Bilgi Dosyası içinde yer alan bilgiler ile Başbakanlık Kriz Yönetim Durum Değerlendirme Merkezinin hazırlamış olduğu Afet Plan Çalışmaları Dosyası ndaki plan formatı ve günün koşulları göz önüne alınarak hazırlanmış ve bugünkü halini almıştır İdari Yapılanma Acil yardım planı çerçevesinde yürütülecek faaliyetlerin organize edilmesi, planlanması, yürütülmesi ve uygulanması için ilgili yönetmelik gereğince öncelikle personel planlaması yapılarak bir idari yapılanma oluşturulmuştur (Şekil 1). 38

55 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 1. Örgütlenme şeması Yönetmeliğin 14. maddesince; Vali Yardımcısı Başkanlığında, İl Acil Yardım Planının yapılmasını ve uygulanmasını sağlamak, ilçe planlarını incelemek, planda görevli personeli eğitmek ve tatbikatlar düzenlemek, yapılacak yardımların tespit ve teminini sağlamak, görevli kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak üzere İl Kurtarma ve Yardım Komitesi oluşturulmuştur. Yönetmeliğin 15. maddesince, acil yardım planının onaylanması, ilgili yerlere gönderilmesi, plan güncellenmesi ve İl Kurtarma ve Yardım Komitesinin sekreterya ve büro hizmetlerini yürütmek amacıyla Kriz Yönetim Merkezi personelinden İl Afet Bürosu kurulmuştur. Kriz Yönetim Merkezi personeli merkezdeki görevinin yanı sıra afet bürosunun işlerini de yürütmektedir. Acil yardım hizmetlerinin, süratli, sağlıklı ve düzenli yürütülmesi amacıyla 15 hizmet grubu oluşturulmuştur. İlgili yönetmelikte oluşturulması gereken hizmet grubu sayısı 9 olarak belirtilmiş iken, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana geçen yaklaşık 20 yıllık süre içerisinde yasalardaki ve yönetim yapısındaki (örneğin, elektrik, su, kanalizasyon hizmetlerinin ve kurumlarının ayrılması, vb) değişiklikler ile İzmir in koşulları göz önüne alınarak sayı 15 e çıkarılmıştır. Söz konusu hizmet grupları oluşturulurken kurumların esas görevleri dikkat alınmış ve hizmet grubunun koordinatörlüğü, kurumların kendi görev kapsamında yürüttükleri iş ve işlemlerle uyumlu olan kurumlara verilmiştir (Örneğin su ve kanalizasyon hizmetleri grubunun koordinatörlüğünü esas görevi de kentin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek olan İZSU Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesi gibi). 39

56 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Ayrıca, İzmir ve çevresinde meydana gelebilecek afetlerle ilgili mevcut çalışmaları bir araya getirmek, değerlendirmek ve yapılacak çalışmaları destekleyici ve yönlendirici çalışmalarda bulunmak üzere, İzmir deki üniversiteler, Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı ile TMMOB ne bağlı odaların konuyla ilgili öğretim üyesi/uzman kişileri ile Afet Danışma Kurulu oluşturulmuştur Bazı Hizmet Gruplarında Yapılan Çalışmalar a. Lojistik Destek Çalışmaları Afet halinde, afetzedelerin ihtiyaçlarını tespit etmek, gelen insani yardım malzemelerinin envanterini tutmak, bu yardım ve malzemeleri afetzedelere düzenli ve süratli ulaştırılmasını ve düzenli dağıtımını sağlamak için bir lojistik sistem oluşturulması kaçınılmazdır. İlimizde bu düşünceyle söz konusu işleri yürütmek amacıyla Satın Alma, Kiralama, El Koyma ve Dağıtım Hizmetleri Grubu bünyesinde Doğal Afet Bölgesi Lojistik Destek Üstü Koordinasyon Merkezi (DABLDÜKM) oluşturulmuştur. Doğal Afet Bölgesi Lojistik Destek Üstü Koordinasyon Merkezi (DABLDÜKM), işleyişi Şekil 2 de gösterildiği gibi planlanan lojistik destek sisteminin komuta merkezi olarak çalışacak olup, bu merkezde depolama, dağıtım gibi herhangi bir malzeme hareketi olmayacaktır. Bu merkez ihtiyaçları belirleme, gelen yardımları yönlendirme işleri ile dağıtımların takibini yapacaktır. Şekil 2. Lojistik sistemin işleyiş şeması Afet bölgesindeki; ihtiyaçları tespit etmek, gelen insani yardım malzemelerinin envanterini tutmak, malzemelerin düzenli dağıtımını sağlamak amacıyla, çalışmalarını Doğal Afet Bölgesi Lojistik Destek Üstü Koordinasyon Merkezi (DABLDÜKM) denetiminde yürütecek olan Ana Depolar/Lojistik Destek Koordinasyon Merkezleri (LDKM) oluşturulmuştur. Plan aşamasında ilimizin giriş/çıkış noktaları da göz önüne alınarak Balçova, Bornova, Çiğli, Gaziemir ve Konak ilçelerinde 5 adet Ana Depo/Lojistik Destek Koordinasyon Merkezi (LDKM) belirlenmiştir (Şekil 3). Ayrıca, bu aşamada hangi depoda hangi malzemelerin, ne şekilde depolanacağı konusunda da bir planlama/sınıflama yapılmıştır. 40

57 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Gelen yardımları afetzedelere düzenli ve süratli ulaştırmak üzere de, Lojistik Destek Koordinasyon Merkezleri (LDKM) ne bağlı, son dağıtım noktaları olarak İleri Dağıtım Merkezleri (İDM) kurulmuş olup, ilçelerde toplam 49 adet İleri Dağıtım Merkezi (İDM) belirlenmiştir (Şekil 3). Doğal Doğal Afet Afet Bölgesi Bölgesi Lojistik Lojistik Destek Destek Üstü Üstü Koordinasyon Koordinasyon Bölgesi Bölgesi (DABLDÜKM) (DABLDÜKM) Balçova (Narlıdere-Güzelbahçe) Lojistik Destek Koordinasyon Bölgesi (LDKM) 12 İleri Dağıtım Merkezi (İDM) Bornova Lojistik Destek Koordinasyon Bölgesi (LDKM) 10 İleri Dağıtım Merkezi (İDM) Çiğli (Karşıyaka-Bayraklı) Lojistik Destek Koordinasyon Bölgesi (LDKM) 8 İleri Dağıtım Merkezi (İDM) Gaziemir (Buca) Lojistik Destek Koordinasyon Bölgesi (LDKM) 9 İleri Dağıtım Merkezi (İDM) Konak (Karabağlar) Lojistik Destek Koordinasyon Bölgesi (LDKM) 10 İleri Dağıtım Merkezi (İDM) Şekil 3. Lojistik Destek Teşkilat Şeması b. Geçici İskân Çalışmaları Afet/acil durum sonrasında halk panik halde kendini dış mekanlara atarak ya herhangi bir açık alana ya da araçları ile amaçsızca bir yerlere gitmeye çalışır. Gideceği açık alanın ne kadar güvenli olduğunu bilmeden belki de daha riskli bir alanda toplanabilir. Aracı ile gitmeye çalıştığında ise, şehrin trafiğini yoğunlaştırmakta, görevli araçların/ekiplerin olay yerine ulaşmasını engellemektedir. Böyle bir panik ve karmaşa ortamında dağınık yerlerde toplanan halk yetkililer tarafından verilecek doğru bilgilere ulaşamamakta, ortaya çıkan asılsız söylentiler kulaktan kulağa yayılarak halkın paniğini daha çok arttırmaktadır. İşte bu nedenle, afetlerin/acil durumların hemen sonrasında bina dışına çıkan vatandaşların doğru bilgiye ulaşabileceği ve toplanabileceği fiziksel tehlikesi bulunmayan güvenli alanlar olarak İlk Toplanma Yerleri (Güvenli Alanlar) tespit edilmiştir (Tablo 1). Tablo 1. İlk toplanma yerleri (güvenli alanlar) İlçesi YerAdedi Toplam Alanı (m²) Kişi Sayısı Balçova Bayraklı Bornova Buca Çiğli Gaziemir Güzelbahçe Karabağlar Karşıyaka Konak Narlıdere Toplam

58 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Afet sonrasında oluşabilecek geçici iskan ihtiyacının karşılanması için, ilimiz 11 merkez ilçede kişiyi barındırabilecek konumdaki resmi (okullar, yurtlar ve sosyal tesisler, vb.) ve özel kuruluşlara ait (yurt, otel, vb.) binalar belirlenmiştir. Bunlara ilave olarak geçici iskan ihtiyacının karşılanması için, topoğrafik yapısı, mülkiyeti ve altyapı olanaklarına erişim, vb. ölçütler göz önüne alınarak çadır kurulabilecek Çadırkent Alanları belirlenmiş ve bu alanların yerleşim planları hazırlanmıştır (Tablo 2). Ayrıca, afet sonrasında açıkta kalan afetzedelerin barınma ihtiyaçlarının ilimizdeki bina ve tesislerde karşılanamaması durumunda ilimize yakın olan Aydın, Manisa ve Balıkesir illerinin ilimize komşu olan ilçelerindeki kamuya ait sosyal tesis ve misafirhanelerden karşılanması düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle söz konusu illerimizden (konu hakkında bilgi verilerek) bu tesis ve yapıların bilgileri temin edilmiştir. Tablo 2. Çadırkent Alanları İlçesi Çadır Yeri Adedi Toplam Alanı (m²) Çadır Adedi Kişi Sayısı Balçova Bayraklı Bornova Buca Çiğli Gaziemir Güzelbahçe Karabağlar Karşıyaka Konak Narlıdere Toplam c. İlk Yardım ve Sağlık Hizmetleri Çalışmaları İlk Yardım ve Sağlık Hizmetleri İl Acil Yardım Planında belirlenen görevlerini daha verimli ve süratli yerine getirebilmek için yönetmelik plan formatında belirtilen çalışmalarını destekleyecek ve güçlendirecek ek çalışmalar yapmakta, yeni örgütlenmeler oluşturmaktadır. Bu kapsamda; uluslararası kabul edilen standartlara ve ülkemiz koşullarına uygun triaj ve tahliye planlarını ile seyyar hastane organizasyonlarını içeren Hastane Afet Yönetim Planları hazırlamış, enkaz altında yaralıya ulaşıldığı andan ambulansa ulaştırılıncaya kadar tüm tıbbi müdahale ve tedaviyi yaparak İlk Yardım ve Sağlık Hizmetlerine destek veren Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) oluşturmuştur. Ayrıca, afet sonrasında afetzedelerin tedavilerinde oluşabilecek karmaşa ve telaşın önlenebilmesi için hasta sevk sistemi oluşturulmuş (Şekil 4) ve afetlerde ilçe hastaneleri ile küçük hastanelerde ilk müdahalesi yapılan hastaların ilde bulunan sabit bölge hastanelerine hasta sevk zinciri (Şekil 5) ile ilgili planlama yapılmıştır. 42

59 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 4. Hasta Sevk Sistemi İlk Yardım ve Sağlık Hizmetleri Grubunca, afet sonrasında hastane olarak kullanılabilecek binalar/tesisler belirlenmiş, hastaneler, sağlık ocakları ve gerektiğinde hastane olarak kullanılabilecek bu binalar/tesisler ile birlikte afet yatak kapasitesi; 11 merkez ilçede , ilin tamamında olarak planlanmıştır. URLA, SEFERİHİSAR, ÇEŞME, SELÇUK, TORBALI, ALSANCAK, KONAK, DOĞUMEVİ ATATÜRK EĞİTİM HASTANESİ, DOKUZ EYLÜL ÜNİV. HASTANESİ BERGAMA, ALİAĞA, FOÇA, MENEMEN, ÇİĞLİ, EGE DOĞUMEVİ, KARŞIYAKA, BORNOVA TEPECİK EĞİTİM HASTANESİ, EGE ÜNİVİVERSİTESİ HASTANESİ ÖDEMİŞ, TİRE, BAYINDIR, KİRAZ, BUCA İZMİR EĞİTİM HASTANESİ, EGE ÜNİVİVERSİTESİ HASTANESİ ÖZEL HASTANELER EGE ÜNİVİVERSİTESİ HASTANESİ, DOKUZ EYLÜL ÜNİV. HASTANESİ Şekil 5. Hasta sevk zinciri d. Arama Kurtarma Çalışmaları Bir afet anında afetzede ile ilk temas onu enkaz altında bulup kurtarmaya çalışan arama ve kurtarma ekipleri ile sağlanmaktadır. Zamana karşı bir mücadele de gerektiren bu çalışmalar, ancak önceden oluşturulan ve nerede, nasıl görev yapacağı planlanmış ve bu konuda eğitilmiş ekipler ile sağlıklı olarak yürütülebilir. İlimizde Arama Kurtarma çalışmaları bu düşünceden hareketle 425 personel ile oluşturulan 63 ekip ile sürdürülmektedir. Ayrıca, yardım için gelen yabancı ekipleri karşılamak ve rehberlik etmek ve sahada çalışan diğer arama kurtarma ekipleri ile koordinasyonu 43

60 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU sağlamak için afette gönüllü rehber çevirmenler ile Milli Eğitim Müdürlüğü yabancı dil öğretmenlerinden oluşan 3 ekip kurulmuştur. Arama kurtarma çalışmaları çalışma alanlarına göre oluşturulan 3 servis ile yürütülmekte olup, bu servisler ve bünyesinde yer alan ekipler aşağıdaki gibi planlanmıştır: Arama Kurtarma Servisinde; Sivil Savunma Arama Kurtarma Birliği Ekipleri 11 Ekip AKS 110 Ekipleri 9 Ekip Kamu Kuruluşları Kurtarma Ekipleri 18 Ekip Özel Kuruluş Kurtarma Ekipleri 2 Ekip Sivil Toplum Kuruluşları 2 Ekip İtfaiye Servisinde İtfaiye Ekipleri 21 Ekip Yabancı Arama Kurtarma Ekiplerini Karşılama Servisinde; Rehber çevirmenler ve yabancı dil öğretmenlerinden oluşan 3 Ekip görev yapmaktadır. Arama Kurtarma Hizmetleri bakımından 11 Merkez İlçe 6 ayrı bölgeye ayrılmış ve her bölgede görev alacak ekipler ile ekiplerin toplanma yerleri belirlenmiştir. e. Yıkıntı-Enkaz Dökme ve İş Makinesi Toplanma Alanları: Bilindiği üzere afetler sonrası oluşan yıkıntı ve enkazların kaldırılması ve çok büyük bir hacim oluşturan bu malzemelerin çevre sorunu yaratmadan/çevreye zarar vermeden uygun yerlerde toplanması/ depolanması afet çalışmalarının en büyük sorunlarından birisidir. Bu nedenle ilimizde afet sonrasında oluşan yıkıntı ve enkazların gelişigüzel yerlere dökülmesini önlemek amacıyla her ilçeden çıkan enkazın döküleceği Yıkıntı ve Enkaz Dökme Alanları tespit edilmiştir. Afet sonrasında arama-kurtarma çalışmalarında ve yıkıntı ve enkazların kaldırılmasında gerekli iş makinelerinin süratli ve verimli kullanılabilmesi amacıyla (yerleşim yerlerinin coğrafi yapıları, birbirlerine olan yakınlıkları, nüfus yoğunlukları ve ana ulaşım yollarına bağlantıları göz önüne alınarak) 6 bölgede toplam 23 adet İş Makineleri Toplanma Alanı belirlenmiştir Senaryo Çalışması İzmir Büyükşehir Deprem Master Planı ndan hareketle İlimizde afet senaryosu çalışmaları deprem üzerine kurgulanmıştır. Senaryo çalışmalarında, İzmir Büyükşehir Deprem Master Planı verileri değerlendirilerek gerekli karşılaştırmalar ve sınamalar yapılmış, tarihsel depremsellik de incelenerek, depremi, İzmir körfezini güneyden sınırlayan doğrultu atımlı İzmir fayının yaratacağı varsayılmış ve bunun üzerine faraziyeler ve senaryo oluşturulmuştur. 6,5 büyüklüğünde meydana geleceği varsayılan bu deprem ile İzmir Fayının 20 km. uzunluğundaki ve 10 km. derinliğindeki parçasının yırtılabileceği ve faylanma mekanizmasının normal olacağı varsayılmıştır. Bu varsayımlar ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca kullanılan; 100 yıkık ve ağır hasarlı yapı için: can kaybının, en az 3 en çok 10 kişi, yaralı sayısının ölü sayısının 3 katı, açıkta kalan insan sayısının; yıkık ve ağır hasarlı konut sayısının yerleşimdeki hane halkı büyüklüğü ile çarpılması 44

61 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU sonucu elde edilir ölçütleri dikkate alınarak bir senaryo hazırlanmıştır. Ayrıca bu senaryoda Afet Kanunu na göre orta hasarlı yapıların onarılmadan kullanımına izin verilmediğinden açıkta kalacak insan sayısı tahminlerine yıkık ve ağır hasarlı konutlara ilaveten orta hasarlı yapılar da dahil edilmek sureti ile daha gerçekçi tahmine ulaşılmaya çalışılmıştır. Hazırlanan senaryoya göre 11 merkez ilçede (2008 yılı ADNS verileriyle); binanın ağır hasar görebileceği veya yıkılacağı, binanın orta hasar, binanın hafif hasar görebileceği, En az 5.862, en çok kişinin hayatını kaybedeceği, En az , en çok kişinin yaralanabileceği, kişinin açıkta kalabileceği tahmin edilmektedir Eğitim Çalışmaları İlimizde Ocak 2006 tarihinden itibaren Valiliğimizce organize edilen ve toplumun değişik kesimlerini; Afetler konusunda bilgilendirmek ve eğitmek, Afetlere hazırlığı arttırmak, Afetlerle ilgili riskleri ortaya koymak, Toplumun motivasyonunu sağlamak amacıyla Temel Afet Bilinci, Toplum Afet Gönüllüsü eğitimleri konunun uzmanları tarafından verilmektedir. a. Temel Afet Bilinci Eğitimleri İlimizde bu eğitimler, a) Okullarda öğrenci ve öğretmenlerin, b) Kurum ve kuruluşlarda çalışan personelin, c) Halkın eğitimi olmak üzere 3 başlık altında sürdürülmektedir. Eğitimler Deprem Gerçeği - Binalarımız - Ne yapmalıyız? başlıkları altında Jeoloji-Jeofizik Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Sivil Savunma Uzmanı tarafından oluşturulan üçer kişilik eğitici grubu ile verilmektir. Ağırlıklı olarak 2006 yılında başlayan bu çalışmalarda 2009 Ekim ayına kadar; okullarımızda kişiye ( ), mahalle ve kurumlarda ise kişiye ( ) eğitim verilmiştir. b. Toplum Afet Gönüllüsü Eğitimleri İlimizde, insanları doğal afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek, güvenli bir çevrede yaşama bilincini geliştirmek, mahalleler bazında ve kuruluşlarda yerel hazırlıkları etkinleştirerek toplumsal dayanışmayı arttırmak ve ilgili kamu kuruluşları ile vatandaş işbirliğini geliştirerek koordinasyonu sağlamak amacıyla Toplum Afet Gönüllüsü Projesi geliştirilmiştir. Toplum afet gönüllüsü, afetlere yönelik yapılacak çalışmaya kendi isteğiyle katılan kişiyi ifade etmektedir. Bu kapsamda, 12 İlçede bilgilendirme toplantısı yapılmış ve Ekim 2009 itibariyle 1980 kişiye eğitim ( kişi, kişi, kişi) verilmiştir. 45

62 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Ayrıca, İlkyardım ve Arama-Kurtarma Ekipleri de bilgilerini ve müdahale kabiliyetlerini güncel ve dinamik tutmak amacıyla kendi kurumları içerisinde eğitim çalışmaları sürdürmektedir. c. Kitap-Broşür Çalışmaları Valiliğimizce yukarıda belirtilen eğitim çalışmalarında kullanılmak, bu eğitimlerde verilen bazı bilgilerin yazılı belgeler olarak kalıcı olmasını sağlamak amacıyla kitap ve broşür bastırılarak bunların değişik kanallarla dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda; Nisan 2006 tarihinde, Deprem-Hazır mıyız?, Deprem-Ne Yapacağımızı Biliyor muyuz? ve Toplum Afet Gönüllüleri başlıklı 3 adet broşür, 2008 yılında, Afet Bilgi Rehberi-2008 broşürü, Doğal Afetler ve İzmir başlıklı kitapçık bastırılmıştır. Ayrıca, YG21 ve Valiliğin birlikte hazırlayarak bastığı üç ayrı kitap basımı gerçekleştirilmiştir Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Çalışmaları İyi bir afet/acil durum yönetimi, afetlerde/acil durumlarda çalışmaları doğru karar ve müdahaleler ile süratli ve etkin olarak yürütmek ile mümkündür. Bunun için de komuta kademesinde yer alan yetkililere gerekli bilgilerin, hızlı ulaşması, doğru, yorum yapmaya olanak sağlayacak sadelikte ve anlaşılabilir nitelikte olması gereklidir. Bu amaçla, acil yardım plan bilgilerini sayısal haritalarla bütünleştirerek, afet yönetim haritaları oluşturmak, afet sonrasında afet mahallinden alınacak bilgilerin hızlı ve daha sağlıklı yorumlanmasını sağlayabilecek veri tabloları, haritalar, raporlar hazırlama çalışmalarını yürütmek amacıyla Acil Durum Yönetimi-Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Birimi Mayıs 2006 tarihinde kurulmuştur. İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi bünyesinde yapılan Coğrafi Bilgi Sistemleri çalışmalarında MapInfo Professional 8.5, Vertical Mapper ve MapBasic 7.5 programları kullanılmakta olup, çeşitli kurum ve kuruluşlardan farklı formatlardaki sayısal haritalar ve tablosal sözel bilgiler alınmıştır. Bu bilgiler, MapInfo programı kullanılarak sisteme entegre edilip, birbirleriyle ilişkilendirilerek kullanılır hale getirilmiştir. Elde edilen bu harita ve haritalarla ilişkilendirilmiş tablosal bilgilerden faydalanılarak, amaçlar doğrultusunda harita üretimi ve sorgulamalar yapılmaktadır. Bu bilgiler belirli sürelerde güncellenip, üzerinde çeşitli sorgulamalar geliştirilmeye devam edilmektedir. Söz konusu çalışmalar kapsamında bu güne kadar aşağıda sıralanan veri girişleri yapılmış olup, çeşitli haritalar üretilmiştir: Resmi Binalar (Kaymakamlık, Kamu Kurumları, Lojmanlar, Emniyet Binaları, Muhtarlık Binaları, Askeri Tesis ve Binalar, Konsolosluklar, vs) Sağlık Kurumları (Hastaneler, Poliklinikler, Dispanserler, vs) Eğitim Tesis ve Binaları (Okullar, Halk Eğitim Merkezleri, Öğrenci Yurtları, vs) Turistik ve Kültürel Tesisler (Oteller, Termal Tesisler, Kültür Sanat Tesisleri, Tarihi ve Turistik Yapılar, sit alanları vs) Ulaşım Tesis ve Binaları (Havalimanı, Vapur iskeleleri, Otoparklar, vs) Haberleşme Tesis ve Binaları (Posta İşletmeleri, Telekom Binaları, vs) Sosyal Hizmet Tesis ve Yapıları (Misafirhaneler-Sos. Tesisler, Huzurevleri, vs) 46

63 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Çeşitli Tesis, Bina ve Alanlar (Meslek Odaları, Spor Tesisleri/Alanları, Pazar Yerleri, Su Depoları, Mezarlıklar, vs) Afette Kullanılacak Alan ve Tesisler (Afette hastane olarak kullanılacak binalar, Çadır kent Alanları, Helikopter iniş alanları, İş Makineleri Toplanma Alanları, vs) İdari sınırlar (İl-İlçe-Köy-Mahalle sınırları ve nüfus verileri) Fay Hatları (Diri, olası diri ve çizgisel faylar ile 1900 yılından sonra İlimizde olmuş 3 ten büyük depremlerin yerleri) Deprem İstasyonları (Kuvvetli ve Zayıf Yer Hareketleri İstasyonları) Hidroloji (Irmak, dere, kuru dere, göl-gölet, barajlar, baraj koruma sınırları, sulama kanalları, regülâtörler, vs) Deniz Yapıları (Balıkçı barınakları, balık çiftlikleri, deniz fenerleri, liman ve iskeleler) Toprak Sınıflaması (Arazi kullanım, toprak özellikleri, büyük toprak grupları, arazi tipleri, arazi kullanım kabiliyeti ve kabiliyet alt sınıfları) Orman Amenajman Planları (Orman kapalılığı, arazi kullanımı, mescere) Yol Haritaları (Daimi araç yolları, iki şeritli yollar, iki ve daha fazla şeritli yollar, otoyollar, yaz araç yolları) Sanayi (Organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi, serbest bölge) Sayısal Yükseklik Modeli Eğim Bakı Haritası Coğrafi Bilgi Sistemleri Biriminde üretilen sayısal haritalar üzerinde: Adres (11 ilçe) sorgulaması, Yerleşim yeri (tüm İzmir) sorgulaması, Geçici iskan hizmet bina ve tesis (misafirhaneler, oteller, spor salonları vb.) sorgulaması, Sağlık hizmetleri bina ve tesis sorgulaması, Güvenlik birimlerine ait bina ve tesis sorgulaması, Eğitim bina ve tesis sorgulaması, Afet sonrası çalışmalarına ilişkin (ilk toplanma yerleri, çadırkentler alanları, LDKM, İDM, alternatif yol vb.) sorgulamalar yapılabilmektedir İl Acil Yardım Planı Çerçevesinde Afet Yönetim Etkinliğinin Arttırılması Projesi Valiliğimizce hazırlanan il acil yardım planlarının etkinliğini arttırmak için yapılacak çalışmalara gerekli mali desteği sağlamak amacıyla İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Sosyal Kalkınma Mali Destek Programına İl Acil Yardım Planı Çerçevesinde Afet Yönetim Etkinliğinin Arttırılması projesi ile başvurulmuştur. İZKA tarafından onay gören ve destek programına alınan bu proje tarihinde başlamış olup, 9 ay sürecektir. Bu proje ile tüm afetlere karşı toplumun bilincinin arttırılması, acil yardım planlarının uygulanabilir ve güncel tutulması, mekansal analizlerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile yapılması hedeflenmiştir. Afetlere karşı toplumun bilincinin arttırılması çalışmaları ile vatandaşlara, Jeoloji-Jeofizik Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Sivil Savunma Uzmanından oluşan üçlü eğitimci tarafından Temel Afet Bilincinin Geliştirilmesi ve Afet Gönüllüsü Tanıtımı toplantıları yapılarak bu konudaki bilinçlenme düzeyinde artış ve bunun sonucunda Afet Gönüllüsü sayısının attırılması amaçlanmaktadır. Söz konusu eğitim toplantılarına katılan vatandaşlara verilmek üzere; 47

64 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Afet: Belki Şimdi Peki, Siz Hazır mısınız? başlıklı broşür bastırılmıştır. Bu kapsamda 4 ay süre içerisinde (Ekim, Kasım, Aralık 2009-Ocak 2010) 9000 kişinin bilgilendirilmesi programlanmıştır. Acil yardım planında görevli tüm personel ve araç-gereçlerdeki olası değişikliklerin hızlı bir şekilde güncellenerek ve standartlara oturtularak plana aktarılması ve yapılan çalışmaların Valilik Kriz Yönetim Merkezi nce kolay takibi için bir afet bilgi sistemi oluşturulması ve bunun Valiliğimizdeki mevcut coğrafi bilgi sistemiyle uyumunun ve bütünlüğünün sağlanması ile de projenin diğer hedeflerine ulaşılması amaçlanmaktadır İzmir Afet Yönetim Bilgi Sistemi (İZAYBİS) Kriz Yönetim Merkezi acil yardım planında görevli hizmet grupları (ve onların bağlı olduğu resmi ve özel kurumlarla) ile ilgili koordinasyon ve iletişimini resmi yazışma kuralları çerçevesinde standart iletişim formatında yerine getirmekteydi. Bu durum; Hizmet Gruplarının planlarında hızlı güncelleme yapılamaması, Hizmet gruplarında görevli ekip ve ekipman bilgilerinin ilgili kurumlarca farklı formatlarda tutulması nedeniyle tek noktadan takibinin mümkün olmaması, Personel, araç-gereçlerdeki mükerrer görevlendirmelerin olabilmesi ve bunun takip edilememesi, Afet ile ilgili verilerin güncelliğinin sağlanamaması nedeniyle Valiliğimiz Kriz Yönetim Merkezinde oluşturulan CBS Birimi için yeterince sağlıklı veri altlığı oluşturulamaması, Afet anında bilişim imkanlarından (mail, SMS vb.) yeterli oranda faydalanılmaması gibi olumsuz sonuçlara neden olmaktadır. Yukarıda sayılan tüm olumsuzlukların giderilerek, hizmet gruplarının verilerinin belirli bir formatta sağlıklı olarak elde edilmesi ve güncelleştirilmesi, verilere sanal ortamda hızlı ve güvenilir şekilde erişilip zamanında müdahalenin sağlanması, böylece afet yönetiminin etkinliğini artırılabilmesi amacıyla İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Sosyal Kalkınma Mali Destek Programından alınan mali destek ile Afet Yönetim Bilgi Sistemi kurulmuştur. Kriz Yönetim Merkezinin uygulanmakta olan çalışma sistemine ve İl Acil Yardım Planına uyumlu web tabanlı bir program ile oluşturulan bu sistem, mevcut CBS ile bütünleştirilerek bu birimin ürettiği, rapor, tablo, harita, vb. bilgileri kullanarak değerlendirme, yorumlama ve yönlendirme özelliklerine sahip olacaktır. 3. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Afet zararları son yıllarda hızla artmakta ve toplumlar daha kırılgan hale gelmektedir. İşte bu nedenle; riskin azaltılması ve diğer tüm afet yönetimiyle ilgili çalışmaların eşgüdüm içinde yürütülmesi ve yönlendirilmesi için güçlü ve çok paydaşlı bir yapı oluşturulmalıdır. Merkezi yönetim, yerel yönetim, meslek odaları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve halktan oluşan bu yapı yönetim sisteminin her aşamasındaki faaliyetlere katılmalıdır. Risk, bir yerde bir tehlikenin varlığı, mevcut yapının bundan etkilenebilir olması, etkilenme ve zararlarının tahmin edilebilir olmasıdır. Risk yönetimi ise belirlenen risklerin bir afet halini almadan atlatılabilmesi amacına yönelik olan önlem alma çalışmalarıdır. Başarılı bir risk yönetimi için halkın ve karar vericilerin afet riskini iyi algılaması, risklerin büyük bir bölümünün önlenebilir 48

65 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU ve zararlarının azaltılabilir olduğu konusunda toplumun bilinçlendirilmesi ve zarar azaltma çalışmalarına yeterli kaynak ayrılmasının gerekliliği kaçınılmazdır. Bu kapsamda İzmir de 2005 yılı sonrasında Afet Yönetiminde müdahale çalışmalarının yanı sıra afet zararlarını azaltmaya yönelik, uzun vadeli kalıcı çözümler getiren çalışmalara ağırlık verilmiştir. Bu çalışmalar yürütülürken, önceliğimiz afet çalışmaları içerisinde yer alan tüm katılımcıların konuyu iyi algılamalarını sağlamaya çalışmak olmuştur. Bütünleşik Afet Yönetimi anlayışı ile yürütülen bu çalışmalar ile sade, anlaşılabilir, uygulanabilir, bilişim altyapısı olan bir afet yönetimi hedeflenmektedir. TEŞEKKÜR Valiliğimizce yürütülen ve birçok platformda paylaşılan afet yönetim çalışmalarımıza destek veren ve bizleri yönlendiren başta Sayın Valimiz M.Cahit KIRAÇ ve Kriz Yönetim Merkezi Başkanımız Vali Yardımcısı Sayın Mustafa AYDIN a teşekkür ediyoruz. KAYNAKLAR 88/12777 sayılı Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun Aydın M., 2009, Afet Sonrasına Yönelik Planlama Çalışmaları: İzmir Örneği, TMMOB İzmir Kent Sempozyumu, , İzmir. İzmir Valiliği, İl Acil Yardım Planı 2008, İzmir JICA Türkiye Ofisi, Afet Yönetiminin Temel İlkeleri, JICA Türkiye Ofisi Yayınları, Ankara, 2006 Mersin O., Arıkan Ş., 2007, İzmir Acil Yardım Planı, TMMOB Afet Sempozyumu, , Ankara. 49

66

67 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İL ÖZEL İDARESİNCE AFET RİSKİ KAPSAMINDA YAPILAN VE PLANLANAN ÇALIŞMALAR RAMAZAN TAŞÇI 1, SERHAT KİREMİTÇİGİL 2 1 İnş. Tek. İzmir İl Özel İdaresi, Yatırım İnş. Md., izmirozelidare.gov.tr 2 İnş. Müh. İzmir İl Özel İdaresi, Yatırım İnş. Md., izmirozelidare.gov.tr ÖZET 2005 yılında çıkan kanunla kurulan İl Özel İdareleri özellikle son yıllarda iller bazında önemli görevler üslenmişlerdir. Bu yazıda İzmir İl Özel İdaresi tarafından afet riski kapsamında yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir. İl Özel İdaresi bünyesinde bulunan mevcut yapılar, kırsal bölgelerde yer alan yapılar, kent güvenlik yönetimi sistemi(mobese) projesi, özellikle orman yangınlarının önlenmesi, geniş kapsamlı haberleşme sistemi, sağlık ve ilk yardım ile ilgili olarak gerçekleştirilen uygulamalar ve bu konularla ilgili olarak önümüzdeki yıllarda yapılması öngörülen, aynı zamanda İzmir İl Özel İdaresinin Stratejik Planında öngörülen çalışmalar tanıtılmıştır. Anahtar Sözcükler: İzmir, İl Özel İdaresi, afet riski, afete hazırlık 1. GİRİŞ 22 Şubat 2005 kabul tarihli 5302 numaralı İl Özel İdaresi Kanunu ile daha önce Köy Hizmetleri tarafından yapılan çalışmalar İl Özel İdarelerinin yetkisine alınmıştır. İzmir İl Özel İdaresi 2005 yılından itibaren bir yandan kuruluş yapılanması çalışmalarını gerçekleştirirken diğer yandan sorumluluğundaki hizmetleri yürütmeye çalışmaktadır sayılı kanunda, İl Özel İdarelerinin görev ve sorumlulukları; a) Sağlık, tarım, sanayi ve ticaret; ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde, b) İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, kültür, turizm, gençlik ve spor; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında, yapmakla görevli ve yetkilidir ifadesi ile tarif edilmiştir. İzmir İl Özel idaresi kendisine verilen yetki ve sorumluluklar kapsamında bir çok çalışmayı yürütmekle birlikte, bunlardan bir kısmı İzmir de meydana gelebilecek afetlerle ilgilidir. Bir yandan olası muhtemel deprem, yangın, su baskını, heyelan gibi afetlerde acil yardım ve kurtarma faaliyetlerine yönelik, diğer yandan ise bu afetlerde zararın en aza indirgenmesi doğrultusundaki çalışmalar programlı olarak sürdürülmektedir. Afet öncesi, sırası ve sonrası acil il afet planının yapılması hususu İzmir İl Özel İdaresinin Stratejik Planında yer alan başlıca stratejilerindendir (url1). Aşağıda, İzmir il Özel İdaresince Afet Riski kapsamında yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar sunulmuştur. 51

68 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2. İL ÖZEL İDARESİNE AİT BİNALAR İzmir İl Özel İdaresine ait taşınmazlar (binalar, araziler) Tablo 1. de genel olarak verilmiştir. Binaların kullanım amaçları, mülki idari binalar, eğitim binaları, yurtlar, kültür merkezleri, ticaret sarayları, turistik tesisler, dinlenme tesisleri, konut (lojman), yurt olarak sıralanabilir. Binaların çoğunluğu 1998 Deprem Yönetmeliğinden önce projelendirilerek inşa edilmiştir. İzmir İl Özel İdaresi 2005 yılından bu yana özellikle halen kullanılmakta olan mevcut okul binalarının depremselliğinin ve depreme karşı güçlendirilmesi çalışmaları ile yoğun olarak ilgilenmektedir. Bu amaçla bu güne kadar 26 okulun depreme karşı güçlendirilmesini tamamlamış 4 okulun güçlendirme çalışmaları ise proje ve uygulama aşamalarında devam etmektedir. İzmir İl Özel İdaresi, söz konusu çalışmaları Yapı İşleri ve İmar Daire Başkanlığı teknik elemanlarının çalışmalarıyla gerçekleştirmektedir ve mevcut yapıların güçlendirilmesi konularında teknik, idari ve uygulamaya yönelik bilgi ve tecrübe birikimine sahiptir. Mevcut binaların deprem dayanımlarıyla ilgili olarak son yıllarda gerçekleştirilmiş olan çalışmalardan edinilen izlenim, özellikle 1998 Deprem Yönetmeliğinden önce inşa edilmiş olan mevcut yapıların genellikle depreme karşı istenilen düzeyde dayanıma sahip olamadıkları yönündedir. Bu husus İzmir için 1999 yılında yapılan İzmir Deprem Senaryosu ve Master Planı çalışmasında da teyit edilmiştir. İzmir İl Özel İdaresinin sorumluluğunda olan yapılarla birlikte, sahibi olduğu binaların da İzmir de olası şiddetli bir depremde yeterli güvenlikte olup olmadığı ve güvenli değil ise uygun hale getirilmeleri ile ilgili çalışmalar, yapıların önem ve öncelik özellikleri de dikkate alınarak, bir plan dahilinde gerçekleştirilmesi hususu İl Özel İdaresinin stratejik planı kapsamındadır. Tablo 1. İzmir İl Özel İdaresine ait binalar ve araziler TAŞINMAZ TÜRÜ ADET İL HİZMET BİNASI 3 İLÇE HİZMET BİNASI 12 HÜKÜMET KONAĞI OLARAK KULLANILAN TAŞINMAZ 3 LOJMAN BİNALARI İL ÖZEL İDARESİ KULLANIMINDA MİLLİ EĞİTİM KULLANIMINDA 81 BİNA 215 LOJMAN 144 BİNA 220 LOJMAN İŞ MERKEZİ 3 ÖĞRENCİ PANSİYON BİNASI 11 SOSYAL TESİS 3 TESİS VE ÇEŞİTLİ İŞLETMELER 12 EMLAKLAR, DÜKKAN, BÜRO, BİNALAR VE DAİRELER 66 ARSA VE ARAZİLER 15 KÜÇÜK OKUL ARSALARI 56 MERALAR 3 2. KIRSAL VE TARİHİ YAPILAR İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR Nüfusu yaklaşık 3,5 milyonu geçen İzmir de kırsal bölgelerdeki yerleşim oranı %17 civarındadır (URL 1). Deprem, sel, heyelan ve yangın gibi afetlerde kırsal yerleşim alanları önemli zararlar görebilmektedir. Özellikle şiddetli olmayan depremlerde bile kırsal konutlar ağır hasar görmekte veya kullanılamaz hale gelmektedir. Örneğin 2002 yılında Afyon Sultandağı nda meydana gelen 6,0 büyüklüğündeki depremde en büyük zararı bir ve iki katlı kerpiç, ahşap destekli kerpiç ve tuğla 52

69 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU yığma kırsal yapılar görmüştür (Akkaya, 2005). Bingöl de 1971 yılında meydana gelen depremde topraktan yağılmış damlı konutlarda ağır hasarlar ve kayıplar oluşunca, sonraki tarihlerde inşa edilen kırsal konutların çatıları daha hafif malzemelerden inşa edilmiştir. Bu durumun 2003 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde meydana gelen hasarları azalttığı yorumlansa bile, yine en ağır hasarlar yıkımlar kırsal alanlardaki konutlarda meydana gelmiştir (Karaşin, Karaesmen, 2005). Türkiye ve Yunanistan da meydana gelmiş depremlerden elde edilen can kaybı verileri genel olarak değerlendirildiğinde, büyüklüğü 5,0 in üzerinde olan depremlerde yıkılan her 100 konut için can kaybı sayısının moloz taş yığma konutlarda 17, kerpiç konutlarda 11, yığma kagir ve takviyeli kerpiç konutlarda 2, ahşap ve tuğla konutlarda ise 1 olarak belirlenmiştir (İzmir Deprem Senaryosu ve Master Planı, 1999). İzmir kırsalındaki mevcut yapıların yapısal özelliklerine genel olarak bakıldığında, yığma tarzında olanların taş (moloz taş, kesme taş), kerpiç, dolu tuğla, briket ve düşey delikli tuğla malzemesinden veya bunların karışımından imal edildiği görülmektedir. Bunların kat sayıları genellikle bir veya iki katlıdır. Yapı tarzı ve mimarileri bölgelere göre farklılıklar gösterebilmektedir. Son yıllarda inşa edilen kırsal yapılarda betonarme taşıyıcı sistem tercih edilmektedir. İzmir kırsallarında yer alan yapıların diğer bir özelliği de birçoğunun tarihi niteliğe sahip olmalarıdır. Buna en bilinen örnekler, Şirince, Birgi, Foça, Karaburun sayılabilir. Şekil 1 ve 2 de İzmir in çeşitli kırsal yerleşin alanlarından görüntüler yer almaktadır. Birinci dereceden riskli deprem bölgesinde yer alan İzmir de mevcut olan kırsal yapıların bir çoğunun depreme karşı yeterli dayanıma sahip olmadıkları, geçmişte yaşanan depremlerden anlaşılmaktadır. Şekil 1. Tarihi Şirince ve Birgi kırsal yerleşim alanları Şekil 2. İzmir de tipik kırsal yerleşim alanları Kırsal alanlarda özellikle köy yerleşik alanlarında yeni yapılacak yapıların imar mevzuatına uygun ve depreme dayanıklı olarak yapılmasına yönelik ruhsatlandırma ve denetim faaliyetleri yürütülmekte, ayrıca tip köy evleri projelerinin idare tarafından hazırlanarak vatandaşların eski ve 53

70 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU depreme dayanıksız yapıların güçlendirilmesi veya yıkılarak sağlam ve güvenli yapıların inşa edilmesinin özendirilmesi planlanmaktadır. Bu amaçla bölgenin mimari dokusuna uygun olarak ve üniversitelerle işbirliği yapılarak proje hazırlanması süreci başlatılacaktır. İzmir İl Özel İdaresi, mevcut tarihi yapıların korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması hususuna önem vermektedir. Bu amaçla, Tarih ve 2386 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu nun 12.maddesinin 5. fıkrasına dayanılarak hazırlanan, Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik (url 2) gereğince, belediyelerin görev alanlarında kalan kültür varlıklarının değerlendirilmesi için kullanılmak üzere, ilgili belediyesince Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı Emlak vergisinin %10 u nispetinde tahakkuk ettirilerek emlak vergisi ile birlikte tahsil edilmektedir. Tahsil edilen miktar, İl Özel İdaresi tarafından açılan özel bir hesapta toplanmaktadır. Bu miktar; Kültür Varlıkları için belediyelerce kullanılmak üzere il sınırları içindeki belediyelere (büyükşehir, il, ilçe, ilk kademe ve belde belediyelerine) yönetmelik gereği aktarılmaktadır. Katkı payları ile kültürel mirasın korunması amacıyla belediyeler desteklenmektedir. Bu sayede birçok tarihi eserin ayakta kalmasında ve gelecek nesillere ulaştırılmasında önemli katkılar sağlanmaktadır. Şekil 3. de bu amaçla koruma altına alınmış örnek tarihi yapı görülmektedir. Şekil 3. Katkı payı projesi kapsamında koruma altına alınmış bir tarihi yapı 3. KENT GÜVENLİK YÖNETİM SİSTEMİ PROJESİ (MOBESE) Kent Güvenlik Yönetim Sistemi Projesi ülke kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak adına oldukça önemli bir projedir. Bu amaçla İzmir'de bilişim teknolojilerine dayalı akıllı kent yönetim sistemi kurulması tercih edilmiştir. Projeyle amaçlanan İzmir'i dünyanın en güvenli ve yaşanılabilir kentlerinden biri haline getirmektir. Aynı zamanda olası afetler kapsamında yedekli 24 saat kesintisiz iletişim ve izleme, araç takip ve plaka tanıma, coğrafi bilgi sistemi destekli acil durum ve çağrı yönetimi, önleme, koruma, müdahale, yeniden yapılandırma şeklinde e-devlet bileşenleri ile tam ve refleksli yönetim modeli oluşturulması amaçlanmaktadır. İzmir ili için planlanan Kent Yönetim Sistemi Modeli Şekil 4. deki şemada mevcuttur. 54

71 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 4. İzmir ili için planlanan Kent Yönetim Sistemi modeli 55

72 İzmir Kent Güvenlik Yönetim Sistemi yapım işi 12 Kasım 2008 de ihaleye çıkmış ve sözleşmesi 26 Şubat 2009 da imzalanmıştır. Sözleşmeye göre yapım süresi 18 aydır. Proje kapsamı genel olarak aşağıdaki başlıklarla sıralanabilir. Komuta ve Kontrol Yönetim Sistemi Komuta Kontrol Merkezi (Yedekli yapıda iki merkez) Görüntü İzleme ve Analiz Sistemi Plaka Tanıma Sistemi Çağrı Takip (155) ve Yönetim Sistemi Olay, Alarm ve Kaynak Yönetimi Araç Takip Sistemi Duvar Ekran (Video Wall) Coğrafi Bilgi Sistemi İzleme Noktaları (100 izleme, 50 plaka tanıma noktası) Şehir içi fiber optik ağ döşenmesi ve yönetimi Diğer Kamu Kurum ve Servisleri ile Entegrasyon Entegre Lojistik Destek Sistemi Veri ve Sistem Güvenliği MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) sistemi gerek olağan zamanlarda gerekse afet anında ve hemen sonrasında kent yaşamının normal seyrinde yürümesinde ve kriz yönetiminin yürütülmesinde oldukça önemli katkılar sağlamaktadır. Projenin tamamlanması halinde öngörülen sonuçlar aşağıdaki başlıklarla sıralanmıştır. 7x24 izleme ve önleme Acil durum ve Çağrı (155) Yönetimi (istenirse 112, 110, 156, vb. entegrasyonu) Otomatik akıllı izleme Araç takip ve plaka tanıma İş süreçleri tabanlı yönetim Tam yedekli kesintisiz yapı Donanım bağımsız çözümler Açık ve birlikte çalışabilir sistemler Web teknolojileri Genişletilebilir yazılım ve sistem mimarisi Kaynak yönetimi ve planlama Karar destek ve raporlama Algılayıcı (Sensor) yönetimi Harita destekli yönetim Önleme, Koruma, Müdahale, Yeniden Yapılandırma Yaşam Döngüsü E-Devlet bileşenleri ile tam ve refleksli yönetim modeli. (Başbakanlık 2005/20 sayılı Birlikte Çalışabilirlik Esasları genelgesi çerçevesinde)

73 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir Kent Güvenlik Yönetim Sisteminin kurulmasında ilk aşamada (ihale kapsamında), Ana merkez tam fonksiyonel olarak çalıştırılması, Acil çağrı ve duvarda görüntülemenin tam fonksiyonel olarak çalıştırılması, 4 adet plaka tanıma 4 adet plaka izleme noktasının tam fonksiyonel olarak çalıştırılması için gerekli olan tüm alt yapı ve donanım tesis edilmesi, Araç takip ve mobil ekip uygulamalarının çalıştırılması amacı ile 5 adet taşınabilir el terminali teslim -edilecek ve bu cihazların tam fonksiyonel olarak çalıştırılabilmesi için gerekli olan iletişim ihtiyaçları karşılanması sağlanacaktır. Buna karşılık ikinci aşamada (ödenek temin edildiğinde) ise, Yedek merkez ve tüm izleme/yönetim merkezi tam fonksiyonel olarak çalıştırılması, Ana merkez ve yedek merkez bire bir ve gerçek zamanlı olarak çalışır hale getirilmesi, Araç takip ve mobil ekip uygulamalarının çalıştırılması için gerekli donanımların ve yazılımların tedarik edilmesi, amaçlanmıştır. Gelinen aşamada, komuta kontrol merkezi olarak kullanılmak üzere Bornova Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğüne ait binada tadilat çalışmaları tamamlanma aşamasındadır. KGYS yazılımı yüklenici firma tarafından son aşamaya getirilmiş, proje kapsamında I. aşamada (Faz I) kullanılacak donanım yüklenici firma tarafından tedarik edilmiştir. Dünyada mevcut olan Kent Güvenlik Yönetim Sistemleri ile ilgili görüntüler Şekil 5 de mevcuttur. Şekil 5. Kent güvenlik yönetim sistemi, MOBESE 57

74 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 4. GENİŞ ALAN KAPSAMLI HABERLEŞME SİSTEMİ İzmir Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğünün afetlerde kesintisiz iletişiminin sağlanabilmesi amacıyla il sınırlarının tamamında haberleşmeyi sağlamak üzere Karaburun, Yamanlar, Bergama, Kemalpaşa ve Menderes ilçelerinde tespit edilen 5 ayrı noktaya telsiz role istasyonu ve kule kurulmak suretiyle Sivil Savunma Ekiplerinin olası afetlerde kesintisiz iletişimi sağlanmıştır. Şekil 6 da İzmir Geniş Kapsamlı Haberleşme sisteminin çeşitli birimlerine ait fotoğraflar görülmektedir. Şekil 6. İzmir in çeşitli noktalarında yer alan Geniş Alan Kaplamalı Haberleşme Sistemi birimleri 5. YANGIN ÖNLEME ÇALIŞMALARI İl Özel İdaresi tarafından orman yangınlarının söndürülmesine yönelik olarak orman sahalarına yakın mahallerde su göletleri yapılması için ödenek ayrılarak orman yangınlarına havadan etkin müdahale olanaklarına katkılar sağlanmıştır. Bununla birlikte Köylere Hizmet Götürme Birliklerine çeşitli miktarlarda ödenek aktarılmıştır. Böylece orman yangınlarına ani müdahale yapılmasına olanak sağlayacak yangın tankerlerinin alımı yapılmıştır. Şekil 7 de, yangın tankeri, Parlak (Karaburun) ve Seferihisar göletlerinin fotoğrafları mevcuttur. 58

75 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 7. İzmir de yangın söndürme birimleri; yangın tankeri, Parlak (Karaburun) ve Seferihisar Göletleri ve havadan yangın söndürme 6. SAĞLIK ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR 17 Ağustos 1999 depreminde can kayıplarının önemli bir bölümü zamanında ilkyardım yapılamamasından kaynaklanmıştır. Olası afetlerde afetzedelere yerinde ve etkin ilkyardım yapılabilmesi amacıyla İl Özel İdaresince uluslararası standartlara uygun, içinde tıbbi müdahale yapılabilecek kapasiteye sahip, birleştirildiğinde sahra hastanesi olarak kullanılabilir 2 adet ilk yardım çadırı alınarak İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edilmiştir (Şekil 8). Hastalara ve afetzedelere en kısa zamanda ulaşılabilmesi amacıyla tıbbi donanımlı 2 adet ambulans motosiklet (Şekil 8) alımı yapılmıştır. Şekil 8. İlk yardım çadırı ve 112 motosikletleri. 59

76 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Narlıdere ilçesinde 112 Komuta Kontrol Merkezi ve Semt Polikliniği, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmet binası yapılarak bu binada bölgesel acil yardım eğitimleri verilmesi hedeflenmiştir. Yapının ihalesi yapılmış inşa çalışmaları ise devam etmektedir (Şekil 9). Bornova ve Menemen de yine Ana Çocuk Sağlığı ve Toplum Sağlığı binaları inşaatları devam etmekte olup, günümüzde ve olası afet kapsamında hemen kullanılabilecek yapılar olarak İzmir e dayanıklı ve modern yapılar kazandırılması amaçlanmaktadır. Bunlarla birlikte deprem riski olmayan 6 adet prefabrik bina yapılarak İzmir in değişik noktalarında 112 nin kullanımına verilmiştir (Şekil 9). Şekil 9. Narlıdere de inşası devam eden 112 merkez binası ve İzmir in çeşitli yerlerinde inşa edilen iki katlı prefabrik 112 binası. 7. SONUÇ Deprem, yangın, sel, su baskınları, heyelan ve fırtına gibi afetlerin öncesinde ve sonrasında, gerek afet krizin en sağlıklı şekilde yürütülmesinde, gerekse afete maruz kalanlara en kısa zamanda yardım ve kurtarma ulaştırılmasına yönelik olarak, İzmir İl Özel idaresi tarafından gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmesi planlanan çalışmalar açıklanmıştır. Günümüz koşullarında geçerli olan yüksek teknolojik düzey ve olanakların kullanıldığı bu çalışmalar mevcut ödenekler çerçevesinde gerçekleştirilmekte ve ilgili birimlerin koordineli kullanımına sunulmaktadır. KAYNAKLAR Alkaya D., 2005, Sultandağı Depremi Işığında Toprak Yapılar ve İyileştirme önerileri, Yığma Yapıların Güvenliğinin Artırılması Çalıştayı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara Deprem Yönetmelikleri, 1975, 1998, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ankara İzmir Deprem Senaryosu ve Master Planı, 1999, İzmir Büyük Şehir Belediyesi Karaşin A. H., Karaesmen E., Bingöl Depreminde Meydana Gelen Yapısal Hasarların Tespit Edilmesi, Deprem Sempozyumu, Kocaeli Url 1, Url 2, 1 Eylül

77 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU BAYINDIRLIK VE İSKÂN MÜDÜRLÜĞÜ NCE AFET RİSKİ KAPSAMINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR A.LETİF BİLGİN 1, M.SEMİH EZBERCİ 2, SEZGİN KAZAZ 3 1 Bayındırlık ve İskan Müdür Yardımcısı 2 İnşaat Mühendisi, 3 İnşaat Mühendisi ÖZET Valiliğimizce yürütülmekte olan İzmir Afet Riskini Azaltma Eylem Planı çerçevesinde Radius projesinde tespit edilen yapısal hasar görebilirliğinin giderilebilmesi için konu ile ilgili olarak kamu binaları envanteri çıkarılarak, bu binaların depreme dayanıklılık çalışmaları laboratuar incelemeleri ile belirlenerek ilgili kuruluşlara raporlar verilmiştir. 1. ÇALIŞMALAR 1.1. Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü nce Yapılan Kontrollük Hizmetleri 2003 yılından günümüze kadar 1 Adliye Sarayı, 3 Yetiştirme Yurdu, 2 Hükümet Konağı,10 Hastane İnşaatı,26 Sağlık Ocağı,15 Güvenlik Yatırımları,3 Sosyal Hizmetler İnşaatı, 1 Sivil Savunma 147 Okul ve 68 muhtelif kamu binasının onarım, tadilat ve güçlendirme inşaatları olmak üzere toplam 282 adet kontrollük hizmeti Valiliğimizce (Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü) yürütülmüştür /04/2003 Tarihinde Meydana Gelen Deprem Nedeniyle Yapılan Hasar Tespit Çalışmaları Müdürlüğümüz teknik elemanlarınca tarihinde meydana gelen deprem neticesinde toplam 1562 binada 4172 konut ve 842 iş yerinin, Bakanlığımız teknik elemanlarınca da 272 adet konut hasar tespiti yapılmış olup,51 adet takviye projesi ve öneri raporu hazırlanarak ilgili kuruluşlara ve vatandaşlara teslim edilmiştir. Bu tespitler neticesinde 219 konut ve 4 iş yeri ağır hasarlı, 736 konut ve 76 iş yeri orta hasarlı, 1082 konut ve 484 iş yeri az hasarlı,2130 konut ve 278 iş yeri hasarsız olarak tespit edilmiştir /10/2005 Tarihinde Meydana Gelen Deprem Nedeniyle Yapılan Hasar Tespit Çalışmaları tarihinde meydana gelen deprem neticesinde Seferihisar ve Urla İlçelerinde toplam 1288 binada 1256 konut, 37 iş yeri ve 1 ahırın, Balçova, Buca, Bornova, Çeşme, Çiğli, Foça, Gaziemir, Güzelbahçe, Karaburun, Karşıyaka, Konak, Menemen, Narlıdere ve Torbalı İlçelerinde 5723 konutun hasar tespiti yapılmıştır. Bu tespitler neticesinde afetin Genel Hayata Etkili Olduğu Seferihisar ve Urla İlçelerinde 159 konut ve 2 iş yeri ağır hasarlı,396 konut ve 14 iş yeri orta hasarlı,838 konut, 16 işyeri ve 1 ahır az hasarlı,523 konut ve 8 iş yeri hasarsız; afetin Genel Hayata Etkili olmadığı Balçova, Buca, 61

78 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bornova, Çeşme, Çiğli, Foça, Gaziemir, Güzelbahçe, Karaburun, Karşıyaka, Konak, Menemen, Narlıdere ve Torbalı İlçelerinde 16 konut ağır hasarlı, 97 konut, 7 iş yeri, 1 depo, 1 ahır orta hasarlı, 368 konut, 20 iş yeri, 2 depo az hasarlı, 4462 konut, 726 iş yeri, 2 ahır hasarsız olarak tespit edilmiştir Kalıcı Konut Yapımı ve Orta Hasar Güçlendirme Çalışmaları /04/2003 Depremi 7269 Sayılı Afet Kanununa gore Belediye Hudutları içinde konutları ağır hasarlı veya yıkık olan afetzedelerden yine aynı kanun ve yönetmeliklerine gore hak sahibi olan afetzedelere TOKİ ile yapılan protokol ile Seferihisar İlçesinde 74, Urla İlçesinde 21 kalıcı konut yapılarak Noter huzurunda yapılan çekilişlerle dağıtılarak iskanları sağlanmıştır. Belediye hudutları dışında, köylerde iskan etmekte olan ve konutları ağır hasarlı veya yıkık olan afetzedelerden hak sahipliği onaylanan afetzedelere Evini Yapana Yardım Metodu ile Müdürlüğümüz teknik elemanlarının kontrolluğu altında 24 adet konuta ,00 TL. Afet Kredisi verilerek inşaatları tamamlanmış ve afetzedelerin iskanları sağlanmıştır. Yine aynı depremde konutları orta hasarlı olan afetzedelerden haksahipliği kesinleşenlerden 298 konut ve 17 işyerinin projeleri ve sözleşmeleri Müdürlüğümüzce onaylanıp ruhsatlı olarak güçlendirmeleri kontrolluğumuz altında tamamlattırılmış olup, Konutların güçlendirilmelerinde ,00 TL.,İş yerlerinin güçlendirilmelerinde ,00 TL. Onarım kredisi kullandırılmıştır /10/2005 Depremleri 7269 Sayılı Afet Kanununa gore Belediye Hudutları içinde konutları ağır hasarlı veya yıkık olan afetzedelerden yine aynı kanun ve yönetmeliklerine gore hak sahibi olan afetzedelere TOKİ ile yapılan protokol ile Seferihisar İlçesinde 20, Urla İlçesinde 80 kalıcı konut yapılmış olup, Noter huzurunda yapılacak çekilişlerle dağıtılacaktır. Belediye hudutları dışında, köylerde iskan etmekte olan ve konutları ağır hasarlı veya yıkık olan afetzedelerden hak sahipliği onaylanan afetzedelere Evini Yapana Yardım Metodu ile Müdürlüğümüz teknik elemanlarının kontrolluğu altında 22 adet konuta ,00 TL. Afet Kredisi verilerek inşaatları tamamlanmış ve afetzedelerin iskanları sağlanmıştır. Yine aynı depremde konutları orta hasarlı olan afetzedelerden hak sahipliği kesinleşenlerden 13 konutun projeleri ve sözleşmeleri Müdürlüğümüzce onaylanıp ruhsatlı olarak güçlendirmeleri kontrollüğümüz altında tamamlattırılmış olup, Konutların güçlendirilmelerinde ,00 TL. Onarım kredisi kullandırılmıştır Kamu Binalarına İlişkin Envanter Çalışmaları İlimiz Merkez ve İlçeler itibariyle Kamuya ait binaların (Askeri birlikler, Emniyet Binaları, Milli Eğitim Müdürlüğü ne bağlı okul, lojman, hizmet binaları ve yurtlar, Sağlık Müdürlüğü ne bağlı tüm binalar, üniversite ve yurtlar vb.) genel durumlarının güncellenmesi amacıyla, 28 İlçe Kaymakamlığına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Üniversite Rektörlüklerine, İl Jandarma Komutanlığına iletilen dağıtımlı yazı ekinde gönderilen formata uygun şekilde kamu 62

79 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU binalarına ilişkin bilgi istenmiş olup; Valiliğimize (Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü) iletilen bilgilere göre: Milli Eğitime ait : 3616 adet Sağlığa Yönelik : 429 adet Diğer Kamu Binaları : 2613 adet TOPLAM : 6658 adet Kamu binası olduğu görülmektedir Güçlendirme Çalışmaları ve Okulların Depreme Karşı Dayanıklılık İncelemeleri İzmir de okul binalarının güçlendirme işleri 2006 yılına kadar İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılmakta idi. Bu tarihe kadar 18 adet okulun güçlendirmesi İl Milli Eğitim Müdürlüğü nce bitirilmiştir yılı içinde Bayındırlık Müdürlüğü olarak 20 adet okulun güçlendirme proje ve imalatları gerçekleştirilerek bu konuda tahsis edilen tüm ödenek kullanılmıştır. Aynı yılın sonunda güçlendirme işlemleri İl Özel İdaresi ne devredilmiştir. Ayrıca, okul binalarının depreme karşı dayanıklılıklarının incelemesi kapsamında teknik elemanlarımız tarafından toplam Adet olmak üzere İzmir ve ilçelerinde bulunan tüm okullarda gözlemsel tespitler yapılmıştır. Müdürlüğümüzce belirlenen ve 60 maddeden oluşan Deprem riski ön inceleme formu her bina için ayrı ayrı doldurularak risk tespiti yapılmıştır. Yapılan gözlemsel çalışmalar neticesinde gerek duyulan 282 adet okul binası laboratuar incelemesine tabi tutulmuştur. Bunun sonucunda öncelik sıralaması da yapılarak güçlendirilmesi gereken 50 Adet okul binası belirlenmiş ve bu kapsamda yapılan tüm çalışmalar Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi ne gönderilmiştir. Gözlemsel tespit sonucu detaylı incelenmesine kanaat getirilen söz konusu 282 Adet okulda; 103 adet yığma bina incelenmesi ve rapor tanzimi, 725 adet karot numunesi alınarak teste tabi tutulması, 1192 adet çekiç testi, 431 adet donatı tespiti(röntgen) işlemleri tatbik edilmiştir. Tüm bu işler için 2006 yılında KDV hariç TL harcanmıştır. Müdürlüğümüz Teknik Elemanları tarafından 33 kamu binasının güçlendirme projeleri tasdik edilmiş olup, bunlardan 19 adet Milli Eğitim, 4 adet Sağlık ve 4 adet diğer kamu binası olmak üzere toplam 27 tanesinin güçlendirme imalatları Müdürlüğümüz kontrolluğunda tamamlanmıştır tarih ve 1509 sayılı yazımız ile tüm çalışmalar Milli Eğitim Müdürlüğü ne gönderilmiştir. Bu aşamadan sonraki tüm çalışmalar İl Özel İdaresi tarafından yürütülmektedir Deprem İstasyonları İlimizde Sismik tehlikeyi belirlemek için deprem senaryolarına dayalı yer Hareketlerini takip etmek üzere 16 adet deprem istasyonu 9 Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile birlikte kurularak hizmete sokulmuştur. KOD 01_BLC ADRES BİLGİLERİ BALÇOVA deprem istasyonu. Yeri: DEÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Binası. Adres: Haydar Alıyev Bulvarı, No: İNCİRALTI. ADSL Hattı: Enstitü binasından alınacak. 63

80 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 02_BRN 03_BUC 04_BYN 05_BYR 06_BOS 07_GZL 08_URL 09_KON 10_KSK 11_MNV 12_MVS 13_CMD BORNOVA deprem istasyonu. Yeri: FİGSAN Dış Tic. Ltd. Şti. Fabrikası Adres: 4 Sok. üzeri Yaka Mevkii Sok. No:98, PINARBAŞI. ADSL hattı: Fabrika girişindeki telefon direğindeki kutudan alınacak. (Burada boş hat olmayabilir, konunun ivedi araştırılması ve hat takviye yapılması gerekebilir. BUCA deprem istasyonu. Yeri: Zübeyde Hanım Huzurevi. Adres: Menderes Caddesi, GÜRÇEŞME. ADSL hattı, yakındaki binadan alınacak. Bayındırlık ve İskan il Müdürlüğü Binası. Adres: Anadolu Caddesi üzerinde. Altınyol ve Ozan Abay Caddesi arasında. ADSL hattı, nizamiye giriş kapısından alınacak BAYRAKLI deprem istasyonu. Yeni inşaa edilmekte olan "Sağlık Evi" Binası (sarı renkli). Adres: Bayraklı 3 No'lu Aile Sağlık Ocağı'nın 50m güneyinde. 1620/27 Sok ile 1620/38 Sok'm kesiştiği köşe. ADSL Hattı: sağlık evinden alınacak BOSTANLI deprem istasyonu. Yeri: Mehmet- Seniye Özbey İlk Öğr. Okulu. Adres : 6342 Sok veya 6642 Sok üzeri, Bostanlı. ADSL Hattı: Kantin veya okul binasından alınacak GÜZELBAHÇE deprem istasyonu. Yeri: G.bahçe Belediyesi Kapalı Spor Salonu (Sahilden Kaymakamlığa giden yolun sağ tarafında). ADSL Hattı: Spor salonundan alınacak URLA Deprem İstasyonu. Yeri:Ege Ünv. Su Ürünleri Fak. yerleşkesi içinde. Adres : Liman Mevkii, Urla. ADSL Hattı : DEÜ binasından veya yakın bir başka binadan alınabilir KONAK Deprem İstasyonu, izmir Fuarı içinde. Kültürpark Tenis Kulübü kortu ile Açıkhava Tiyatrosu arasındaki yeşillik alanda. ADSL Hattı : Açıkhava Tiyatrosu binasından alınacak. KARŞIYAKA Deprem İstasyonu. Karşıyaka Orman işletme Bölge Müdürlüğü. Adres: 1743 Sok. Karşıyaka. ADSL Hattı: Garajlar mevkiinden alınacak MANAVKUYU Deprem İstasyonu. Mehmet Akif Ersoy Halk Kütüphanesi. Atatürk Sağlık Ocağı ile Esentepe Camii arasındaki kütüphane binası. Adres: Atatürk Mah. 784 Sok. EVKA 4. Polis lojmanlarını geçince, İnönü Mah. Muhtarlığının olduğu sok üzerinde (burası 784 no'lu sok). ADSL hattı, kütüphane binasından alınacak MAVIŞEHIR Deprem İstasyonu. Deniz Kent Restaurant. Adres: 2043 Sok, Mavişehir. ADSL Hattı: Restaurant binasından alınacak ÇAMDIBI Deprem İstasyonu. Çamdibi 1 No'lu Aile Sağlık Ocağı (veya Bornova 21 No'lu Çamdıbi-1 Aile Sağlığı Merkezi diye de geçiyor). Adres: 338 Sok, Çamdibi. 64

81 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 14_URL 15_YMN 16_YSL ADSL hattı, sağlık ocağından alınacak URLA Deprem İstasyonu. Urla Futbol Sahası (sahanın güney kesimindeki elektrik trafosunun yanı) Mevkii. Adres: Urla itfaiyesine giden yol takip edilerek ulaşım sağlanır. ADSL hattı: tribün arkasından geçirilerek, kapalı spor salonundan veya daha yakın ankastreden alınacak YAMANLAR Deprem İstasyonu. Müyesser Turfan Güçsüzler Evi. Adres: 7448/8 Sok. Örnekköy. TOKI konutlarının arkasındaki yamaçta bulunan Belediye tesisidir. ADSL hattı, binadan alınacak YEŞİLYURT Deprem İstasyonu. Konak Naci Şensoy Lisesi okul bahçesi. Adres: Eski İzmir Caddesi ile 3798 Sok (veya 3817 Sok) arasındaki alan. Okul, 38 No'lu Konak Şehit Başkomiser Adil Temizer Sağlık Ocağı ile Üçyol Minibüsleri son durağının olduğu mevkiide. ADSL hattı Sağlık ocağından alınabilir. Şekil 1. Deprem istasyonlarının kurulacağı yerlere ait bilgiler 2. SONUÇ Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü olarak İlimiz Merkez ve İlçeler itibariyle Kamuya ait binaların (Askeri birlikler, Emniyet Binaları, Milli Eğitim Müdürlüğü ne bağlı okul, lojman, hizmet binaları ve yurtlar, Sağlık Müdürlüğü ne bağlı tüm binalar, üniversite ve yurtlar vb.) genel durumlarını gösteren envanter çalışmaları ile birlikte binaların yapısal ve statik değerlerinin gözlemsel incelenmesi sonucu depreme dayanıklılık ve güçlendirme yapılması gereken binalar hakkında ilgili kurum ve kuruluşlara raporları iletilmiş olup, kurum ve kuruluşlarca raporlarımızın dikkate alınarak gerekli projelerin hazırlanması, ödeneklerin acilen temin edilmesi ve güçlendirme işlemlerinin yaptırılması gerekmektedir. 65

82

83 ULAŞIM VE HABERLEŞME KURUMLARI AFET RİSKİ ÖNLEME ÇALIŞMALARI İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009, Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı İZMİR

84

85 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU KARAYOLU ULAŞIMINDA AFET RİSKİ VE YÖNETİMİ REŞAT OBUZ 1, FATİH AYDIN 2 1 Makine Müh., Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü, Müdür Yardımcısı, 2 Makine Müh., Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü, Karşıyaka Tünel İşletme Şefi, ÖZET Deprem ve doğal afetler, günümüzde her an karşılaşabileceğimiz ve herkesi derinden etkileyen tabiat olaylarıdır. Özellikle depremlerin zamanının, yerinin ve şiddetinin önceden belli olmaması toplumlar üzerinde baskı ve endişeye sebep olmaktadır. Bu baskı ve endişeyi azaltmanın ve en az hasarla kurtulmanın yolu bu afetlere hazırlıklı olmaktan geçecektir. Bu çalışmada öncelikle 1999 yılında hazırlanan Radius Projesi değerlendirilmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğünün deprem riskini azaltmaya yönelik proje esasları özetlenerek, İzmir ilinde Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünün son on yılda afetlere hazırlık kapsamında yapmış olduğu faaliyetler sunulmuştur. 1. GİRİŞ 1999 yılında; İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen bir çalışma ile İzmir ilinde meydana gelebilecek olası bir depremde etkilenebilecek alt yapı tesisleri belirlenerek olası zararların boyutları tespit edilmiş ve bu zararların en aza indirilmesi için alınması gereken tedbirler sıralanarak bir Deprem Senaryosu ve Master Planı hazırlanmıştır Master Plan Sonucu Köprü, Kavşak ve Viyadükler İzmir de ana arter üzerindeki otoyol köprülerinin, kavşakların ve viyadüklerin % 80 i senaryo depreminden elde edilen yer bağımlı deprem tehlikesi haritasına göre VIII ve IX şiddet bölgelerindedir dolayısıyla ATC-25 e göre hasar oranları VIII için % 2, IX için % 8 dir. D-300 (O-32) otoyolu üzerinde yer alan: a) İSTİHKAM 1-2, İKİZTEPE BS2.1-2, OSMAN KİBAR, SANAYİ II ve DOĞANLAR köprüleri GIS yöntemine göre ağır hasar olarak değerlendirilmiştir. b) ŞEHİTLİK, GARAJ, EGEMAK köprüleri VE LİMAN viyadüğü ATC-25 yöntemine göre % 8 lik üst sınır hasar oranındadır c) İSTİHKAM, ŞEHİTLİK, EŞREF BİTLİS, BOZYAKA ve KIZILÇULLU köprü ve viyadükleri faylanma ve sıvılaşma nedeniyle hasar görebilir. D-550 Devletyolu üzerinde yer alan NALDÖKEN, ZAFER PAYZIN, TURAN ve EGEMAK köprülerinde ATC-25 e göre % 8 lik üst sınır değerinde GIS yöntemine göre orta ve az hasar sınıfına girmektedir. Bu köprüler bulundukları yer itibarı ile sıvılaşma riski altında olup hasar görüp kullanılamaz hale gelebilirler. 69

86 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Otoyollar ATC -25 e göre İzmir çevresindeki otoyolların depremde hasar görme oranları MSK VII için % 0, MSK VIII için % 1 ve MSK IX için % 4 olarak verilmektedir. Bu değerler Hafif hasar limitinin bile çok altındadır. Ancak faylanma nedeniyle D-300 (O-32) otoyolun körfezin güneyinde kalan bölümü tamamen kapanabilir. Sıvılaşma nedeniylede D-550 Devletyolunun Karşıyaka bölümü ve kısmen güney kesimleri hasar görebilir. Resim 1. İstihkam Viyadüğü 1.2. Master Plan Önerileri 1. Hasar görme ihtimali olan her türlü köprüler ve viyadükler daha detaylı analiz edilmeli ve gerekli görülenler öncelikle güçlendirilmelidir. 2. İzmir çevresindeki otoyollar ve Devletyolları ( D-300, O-32, D-550), gerek üzerilerindeki köprü ve viyadük hasarları ve gerekse faylanma ve sıvılaşma nedeniyle hasar görebileceğinden alternatif güzergahlar araştırılmalıdır, şeklinde ifade edilmiştir. Bölge Müdürlüğümüzce bu master plan önerilerinin ışığı altında kendi sorumluluk alanımızda bulunan bütün yolların deprem ve diğer afetler yönünden incelenmesi yapılmış ve Karayolu Ulaşımında Afet Riski Ve Yönetimi hakkındaki bilgiler aşağıda tarafınıza sunulacaktır. Öncelikle; Kurumumuzun misyonu hakkında bilgi vermek istiyoruz. 2. KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN TANITIMI VE GÖREVLERİ 2.1. Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) 1 Mart 1950 de kurulmuş ve yeni karayolu politikasıyla birlikte, Karayolları Genel Müdürlüğü ne bağlı yurt çapına dağılmış bölge teşkilatları oluşturularak, makineli çalışmayı yürütmek için gerekli olan makine parkı sağlanarak ve personel eğitimine ağırlık verilerek planlama, etüt proje, yapim ve bakim çalışmalarına başlanmıştır. 70

87 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.2. KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÖREVLERI Otoyol, Devlet ve İl yolları ağını tespit etmek ve bu ağdaki değişiklikleri hazırlamak, yol ağı üzerindeki yol ve köprüleri inşa ve ıslah etmek, onarmak ve emniyetle kullanmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak ve bu konularda gerekli eğitimi yapmak, Projelendirme, yapım, onarım, bakım ve diğer hususlar hakkında standartlar tespit etmek, teknik şartnameler hazırlamak, Yolların kullanılması, yol ve trafik güvenliği ve bakımına ait esas ve kaideleri tespit etmek, yürütmek ve uygun göreceği yol işaretlerini tesis etmek, Görevi ile ilgili işler için lüzumlu harita, etüt ve proje işlerini yapmak ve yaptırmak, Genel Müdürlüğün çalışmalarına ait bilgileri toplamak, basmak, yayınlamak, Yolların yapım, ıslah, onarım ve bakımına, emniyetle işlemesine, gerekli garaj ve atölyeleri, makine ve malzeme ambarları ile depolarını, servis ve akaryakıt, tesislerini, laboratuarları, deneme istasyonlarını, tarihi yol ağlarına ait köprü ve diğer bütün yan tesisleri, yol boyu inkişafı ve ağaçlandırılması için lüzumlu fidanlıkları, dinlenme yerlerini, bakım ve trafik emniyetini sağlayacak bina ve lojmanları, verici telsiz istasyonları ile gerekli muhabere şebekelerini, Genel Müdürlüğün görevlerini daha verimli şekilde yönetimine yarayacak diğer her türlü sosyal tesisleri, hazırlayacağı ve hazırlatacağı plan ve projelerine göre yapmak, yaptırmak, onarmak, donatmak, işletmek, kiralamak ve bakımlarını sağlamak, Burada belirtilen görevlerin yapılabilmesi için lüzumlu her türlü alet, edevat, taşıt ve makineler ile donatımlarını, bunların işletilmesi ve onarılması için gerekli bütün malzemeyi seçmek, sağlamak, gerekenleri imal etmek veya ettirmek, depo etmek, onarmak, gerekli ambar, atölye ve tesisleri donatmak ve işletmek, Genel Müdürlüğün görevleri içinde bulunan işlerin yapılması, trafik akımının emniyetle ve kolaylıkla sağlanması için gerekli (arazi dahil) her türlü binalı ve binasız taşınmaz malları kamulaştırmak, satın almak, kiralamak, kanunlarına göre geçici olarak işgal etmek, Otoyol,Devlet ve İl yolları ile ilgili diğer kanunların tahmil ettiği işleri yapmak, olarak belirlenmiştir. Resim 2. Çiğli Kavşağı 71

88 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.3. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünün Görev Alanı Bölgemiz 1950 yılında Karayolları Genel Müdürlüğünün kuruluşu ile birlikte kurulmuş ve çalışmalara başlamıştır km² olan Bölgemiz sınırları içerisinde İzmir, Manisa, Muğla, Aydın, Uşak, Balıkesir ve Denizli illeri bulunmaktadır. Bölgemiz sorumluluk alanı içerisinde 371 km. Otoyol, km. Devlet Yolu, km. İl Yolu olmak üzere toplam km. yol bulunmaktadır. Yol ağımızın % 98 i asfalt kaplama olup (5 399 Km.), bunun 731 Km.si BSK dır. Bölgenin nüfusu dır. Km2 ye 70 metre yol ve 95 kişi düşmektedir. Şekil 1. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanı haritası 72

89 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 2. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanı haritası Tablo 1. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü Yol Durumu OTOYOL DEVLET YOLU İL YOLU TOPLAM AYDIN BALIKESİR DENİZLİ İZMİR MANİSA MUĞLA UŞAK TOPLAM Karayolları Genel Müdürlüğü Tarafından Kullanılan Şartname ve Dokümanlar Karayolları Genel Müdürlüğü kuruluşundan bu yana yukarıda görevlerinde de belirtildiği gibi; tüm yapılarını emniyetle kullanılmasını sağlamak amacıyla, Amerika ve Avrupa da kullanılan şartnameler esas alınarak ve KGM standartlarını oluşturmak amacıyla yolun her aşamasına ait şartnameler hazırlamış olup, söz konusu şartnameler güncellenerek her yıl yayımlanmaktadır. Bu şartnameler ve diğer dokümanlar şunlardır; 1- Karayolları Teknik Şartnamesi, 2- Otoyolu Proje Mühendislik Hizmetleri Teknik Şartnamesi, 3- Otoyolu Proje Mühendislik Hizmetleri Kriter Raporları, 4- Otoyolu Peyzaj Teknik Şartnamesi, 5- Otoyolu Peyzaj - 2 Püskürtme Yöntemi İle Bitkilendirme (Hydroseeding ) Teknik Şartnamesi, 73

90 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 6- Teknik Gerekler, 7- Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Bakım Ve İşletme Şartnamesi, 8- Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Teknik Şartnamesi, 9- Otoyollarda Yolculukla İlgili Hizmet Tesislerinin Bakım Ve İşletme El Kitabı, 10- Otoyol İşletme Bakım Ve Onarım Teknik Esasları, 11- Otoyol Ve Köprülerde Ücret Toplama İşine Ait Teknik Şartname, 12- Kamulaştırma Planı Üretimi / Kamulaştırma Sınırlarının Tespit Ve İşaretlenmesi İşine Ait Teknik Şartname, 13- Karayolları Tersel Ve Fotogramatik Harita Mühendislik Hizmetleri İşlerine Ait Teknik Şartname, 14- Araştırma Mühendislik Hizmetleri Teknik Şartnamesi, 15- Karayolu Bakım El Kitabı, 16- Erişme Kontrollü Karayollarında Trafik İşaretleme Standartları, 17- Karayolları Esnek Üstyapılar Projelendirme Rehberi, 18- Çevresel Etki Değerlendirme Rehberi, 19- Trafik ve Otoyol Güvenliği İle İlgili Şartnameler. 3. RADİUS PROJESİ KAPSAMINDA KARAYOLLARI 2. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNCE YAPILAN FAALİYETLER 3.1. Yeni Yol, Tesis vb. Yapıların Projelendirmesi Faaliyetleri Master plan sonucunda; en riskli bölgede bulunan köprü ve viyadüklerin hasar görebileceği belirtildiğinden dolayı genel hatlarıyla projelendirilme esaslarından bahsetmek istiyoruz Otoyol Köprü ve Viyadüklerinin Projelendirilmesi Esasları Türkiye de inşa edilmiş ve inşa edilmekte olan otoyollar üzerindeki alt üst geçit köprüler, viyadükler, portal yapılar, kutu menfezler ile benzerlerini içine alan sanat yapılarının Projelendirilmesinde yukarıda belirtilen şartnamelerin dışında aşağıda adı geçen şartnameler de kullanılmaktadır. a. Amerikan Devlet Karayolu Teşkilatının (AASHTO-The American Association of State Highway and Transportation Officials) Karayolu köprüleri standart şartnamesi (SSHB- Standard specifications for Highway Bridges) b. Yapıların deprem hesaplarında ise yine aynı teşkilatın (SDHB-Guide Specification for Seismic Design of Highway Bridges) Karayolu köprüleri için deprem tasarımı kılavuzu. Bu şartnamelerin en son revizyonları tasarımda esas alınmaktadır. Böylece tüm gelişmeler projelere yansıtılmaktadır. Deprem Hesaplarının dayandırıldığı tasarım kılavuzu (SDHB) da öngörülen temel ilkeleri burada kısaca özetlemek gerekirse, a. Bu kılavuz ile deprem hasarlarının en aza indirilmesi esas alınmaktadır. b. Tasarım, Köprünün hizmet süresince aşılma olasılığı çok düşük olan deprem kuvvetleri ve yer değiştirmelere dayanır. Köprü bu kuvvetleri ve deplasmanları müsaade edilebilir düzeydeki hasarla karşılar toptan göçme çok küçük bir olasılıktır. 74

91 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU c. Taşıyıcı sistem küçük - orta büyüklükteki depremi elastik kapasite düzeyi ile önemsiz hasarlarla karşılar. d. Gerçekçi olasılık dahilindeki bir yer hareketinin sonucu oluşacak kuvvetler bu kılavuzun esas konusudur. e. Tasarım depreminde yapının bir kısmı veya tamamı tamamen göçmeyecektir. Oluşan hasarlar incelenebilir, ulaşılabilir ve onarılabilir düzeyde olacaktır. Resim 3. Örnekköy Kavşağı Ana arterler üzerindeki köprülerde deprem sonrası köprülerin fonksiyonlarını devam ettirmesi gerekeceğinden özellikle yer ivmesi > 0,29 g olan bölgelerde ilaveten sosyal, hayati ve güvenlik ekstra koşullarda dikkate alınır. ABD de 1971 San Fernando depremi köprülerin sismik dizaynında köklü değişikliklerin yapıldığı dönüm noktası olmuştur. Daha önceleri binalar için geliştirilmiş basit bir yöntem kullanılırken 1973 den sonra bölge-aktif fay ilişkisi, zeminin ve köprünün sismik etkileşim karakteristiklerini de dikkate alan standartlar geliştirilmiştir. Temel kavramlar aşağıdaki gibi oluşmuştur. Yaşam kayıpları en aza indirilmelidir, Ana arter köprüleri onarılabilir, Tasarım depreminin gerçekleşme olasılığı köprü ömrü boyunca düşük olmalıdır Otoyol Köprü Viyadük Yapılarının Projelendirilmesi Serbest açıklığı >10 m. olan yapılar için KGM nin Yapı Kriter Raporu esas alınmaktadır. a. Dizaynda kullanılacak yükler, şartnameler, hidrolik / hidrolojik değerler, sismik veriler ve ölçümler ve analiz için kullanılacak bilgisayar programları tanımlanmaktadır, b. Her bir yapı için temel sistemleri, ayak tipleri, üst yapı tipleri incelenmektedir, c. Köprü ve Viyadük alanlarında sondaj ve araştırma çukurlarının yerleri belirlenmektedir, d. Köprü ve Viyadük alanının yakın çevresinin depremselliği ve sismik riski güncelleştirilmiş deprem kataloglarına dayanarak incelenerek tasarı depreminin büyüklüğü ve özellikleri belirlenmektedir, 75

92 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU e. Temel zemini sondajlarından ve laboratuar deneylerinden yerel zeminin tanımlaması yapılmakta, derin temellerde yeterince sayıda düşey ve yatay yükleme testleri yapılarak kazık nihai taşıma güçleri tespit edilmektedir, f. Zeminde sıvılaşma risk araştırması yapılmakta ve bu riske karşı temellerde taş kazık uygulaması ile gereken önlemler alınmaktadır, g. Köprü yaklaşım dolgularında jeotekstil uygulaması ile yüksek dolguların güvenliği sağlanmaktadır, Resim 4. Sanayi Kavşağı Hepimizin bildiği gibi; Deprem sadece bölgemizin değil tüm Türkiye nin karşı karşıya olduğu bir gerçektir Deprem Yönetmeliğinde belirtildiği gibi Bölüm 1.2 de - Afet bölgelerinde yapılacak yapılar, gerek malzeme ve gerekse işçilik bakımından Türk Standartlarına ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı "Genel Teknik Şartnamesi" kurallarına uygun olacaktır denilmektedir. Bunun dışında; Karayolları Genel Müdürlüğü nün çalışmaları doğrultusunda hazırlanan tarihinde Karayolu Yolboyu Mühendislik Yapıları İçin Afet Yönetmeliği Resmi Gazetede yayımlanarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu yönetmelik ile karayolunda bulunan köprü, tünel, istinat duvarı, yarma ve dolguların depremlere karşı davranış koşulları sağlanmaya çalışılmıştır. Karayolu Yolboyu Mühendislik Yapıları İçin Afet Yönetmeliğinin amacı; yol boyu mühendislik yapılarının afete karşı dayanıklı olacak şekilde projelendirilmesi, imal edilmesi; mevcut yapıların ise afete karşı korunması ve güçlendirilmesini sağlayacak tedbirlerin alınması için gerekli olan temel esaslarının belirlenmesidir (EK - 1: 07 Aralık 2006 tarih ve sayılı Resmi Gazete). Karayolları Genel Müdürlüğü nün ODTÜ ve TÜBİTAK işbirliği ile 2009 yılında Karayolları Köprü Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi proje çalışması ile köprülerin deprem davranışları ve deprem sonrası durumlarının belirlenmesi hedeflenmektedir. Böylece bu çalışma sonucunda köprülerin bakım onarım ve yenilenmesi ile ilgili bilimsel ve teknolojik temele dayalı planlama ve karar mekanizmalarının geliştirilmesi yoluyla kurumun ilgili ihtiyaçlarını karşılamayı ve bu bilgiyi ülkemize kazandırmayı amaçlamaktadır. 1 Eylül 2009 tarihinde başlayan bu proje Bölge Müdürlüğümüz sorumluluk sınırları dahilinde 70 adet köprüyü kapsamaktadır. 76

93 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 5. Konak Kavşağı Ayrıca Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından tarihinde Doğal Afetlerle İlgili Uluslararası Faaliyetler yayını hazırlanmış olup Karayolları Genel Müdürlüğü nü ilgilendiren bölümleri kullanılmaktadır. Resim 6. Zafer Payzın Kavşağı 3.2. Bakım ve Onarımı Yapılan Köprüler ve Otoyollarda Acil Durum Yönetim Planı ve Trafik Yönetimi Planı Bakım ve Onarımı Yapılan Köprüler Karayolları Genel Müdürlüğü olarak; 1999 depreminden ve afet yönetmeliğinden önce de afetin riskini en aza indirmek için projelendirme çalışmaları yapılmış ve yapılmaktadır. Bu çalışmaların sonucunda; Bölge Müdürlüğümüzce deprem anında zarar göreceği düşünülen köprülerden

94 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU yılında 5 adet, 2008 yılında 11 adet, 2009 yılında 8 adet olmak üzere toplam 24 adet köprüde onarım çalışmaları yapılmış olup, çalışma yapılan köprüler aşağıda liste halinde verilmiştir. Tablo 2. Onarımı Yapılan Köprüler ALKALİ SİLİKA REAKSİYONU ONARIMI YAPILAN KÖPRÜLER Sıra No Km' si Sanat Yapısının Adı Onarım Yılı İkiztepe Kavşak Köprüsü Fahrettin Altay Köprüsü İnciraltı Üst Geçit Köprüsü Tansaş Alt Geçit Köprüsü Narlıdere Alt Geçit Köprüsü Narlıdere Kavşak Köprüsü Sahil Evleri Alt Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Alt. Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Güzelbahçe Alt Geçit Köprüsü Seferihisar Kavşak Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Çamlıçay Nehir Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Alt Geçit Köprüsü Urla Kavşak Köprüsü Gaziemir D.D. Yolları Köprüsü Buca Koop. Köprüsü Alt Geçidi Eski Kemalpaşa Köprüsü Alt Geçidi

95 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 7. Balçova (İnciraltı) Üstgeçidi Otoyollarda Acil Durum Yönetim Planı ve Trafik Yönetimi Planı Bunun yanısıra; Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü Otoyollar Bakım İşletme Başmühendisliği tarafından hazırlanan ve İzmir in çevre ile bağlantısında önemli bir yer tutan Otoyollarda Acil Durum Yönetim Planı ve Trafik Yönetimi Planı oluşturulmuştur. Bu planın içeriği şu şekildedir; OTOYOLLARDA ACİL DURUM YÖNETİM PLANI VE TRAFİK YÖNETİMİ PLANI 1-AMAÇ Otoyolu etkileyen doğal afetlere karşı dikkatli, iyi düşünülmüş bir plan hazırlanmış ve bu planda topluca tedbirler alınarak otoyolları doğal afetlere hazırlanmıştır. Ayrıca felaket öncesinde, felaket anında ve felaket sonrasında can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından, kurumumuzla birlikte ilgili kurum ve kuruluşların görevleri düzenlenmiş ve alınacak önlemler ve teknik kriterler ile müdahale şartları belirlenmiştir. Bu kapsamda Bölge Müdürlüğümüz, Otoyolu Bakım İşletme Başmühendisliği bölgemizin jeolojik yapısı, iklim koşulları ve deprem sınıfına göre Kurumumuzun güçlerinin afet bölgesine en hızlı bir şekilde ulaşması ile afetzede vatandaşlara en etkin ilk ve acil yardım yapılmasını sağlamak için acil yardım teşkilatları olan kuruluşlarla yapılacak koordinasyonu düzenlemek amacıyla kendi acil durum yönetim planını hazırlamıştır. 2- KAPSAM Bu acil durum planı Karayolları Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü sorumluluğu altında bulunan 0-30 (Çevre Yolu), 0-31 (İzmir-Aydın Otoyolu), 0-32 (İzmir-Çeşme Otoyolu) numaralı otoyolların, Bakım İşletme Şefliklerinin sorumluluk sınırları içerisinde yer alan trafiğe açık kesimlerini ve bu kesimler üzerinde bulunan her türlü sanat yapısını (tünel, viyadük, köprü v.b.) kapsamaktadır. 79

96 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Alternatif Yollar Otoyollarda Acil Durum Yönetim Planı ve Trafik Yönetimi Planı nda da belirtildiği gibi ; Otoyolların geçit vermemesi halinde kullanılması planlanan Alternatif Yollar Kriz Yönetim Merkezi ile yapılan çalışmalar sonucunda aşağıda listelenmiştir. Resim 8. Narlıdere Kavşağı Resim 9. Otogar Kavşağı 80

97 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 3. Alternatif Yollar yol_adi tip durum ilce kod Anadolu Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Karsiyaka Anadolu Caddesi Alaybey Caddesi (Şehit Asım Aksoy)Cadde Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Hidayet Erzeybek Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Atatürk Bulvarı Bulvar Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Bahriye Üçok Bulvarı Bulvar Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Baris Caddesi Cadde Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Kubilay Caddesi Cadde Alternatif Karsiyaka Altinyol-A Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1609/12. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1620/14. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1615/4. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1620/1. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1615/1. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1615/2. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Cüneyt Süvari Ogulları Caddesi (1642. Cadde So Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Alaybey Caddesi (Şehit Asım Aksoy)Cadde Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A1 Hidayet Erzeybek Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A1 Ataturk Bulvari Bulvar alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A1 Girne Bulvari Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A1 Ali Alpsöke Caddesi (1777. Sokak) Cadde Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A2 Gün Sazak Bulvarı (6154. Sokak) Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A2 Girne Bulvari Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A2 Ataturk Bulvari Bulvar alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A2 Hidayet Erzeybek Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A2 Alaybey Caddesi (Şehit Asım Aksoy)Cadde Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A2 Girne Bulvari Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A3 Selçuk Yaşar Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A4 Yeni Havaalani Caddesi il Yolu Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A4 Cahar Dudayev Bulvari(6436/1 Sokak)Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A4 Cahar Dudayev Bulvari Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A4 Yeni Havaalani Caddesi il Yolu Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A5 Cahar Dudayev Bulvari(6436/1 Sokak)Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A5 Cahar Dudayev Bulvari Bulvar Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A5 6436/1. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A5 Aşık Veysel Sokak(6349.Sokak) Sokak Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A5 Cevdet Bilsay Caddesi Cadde Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Gün Sazak Bulvarı Bulvar Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1620/32. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 1620/5. Sokak Sokak Alternatif Karsiyaka Altinyol-A1 Altınyol Bulvar Muhtemel Hasarli Karsiyaka Altinyol 351. Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A1 Sanayi Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A2 1456/2. Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A2 Okul Sokak Sokak Alternatif Bornova Bornova-A2 Pınar Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A2 Gaziler Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A2 Kemalpaşa Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A2 Şehitler Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A3 Kamil Tunca Bulvarı Bulvar Alternatif Bornova Bornova-A3 Kemalpaşa Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A3 Manas Bulvarı Bulvar Alternatif Bornova Bornova-A4 Sakarya Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A4 Mustafa Kemal Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A4 Kazım Karabekir Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A4 Gençlik Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A4 Yeşildere Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Konak Yeşildere Caddesi 81

98 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Gençlik Caddesi Cadde Alternatif Bornova Bornova-A4 Yeşildere Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Konak Yeşildere Caddesi Gaziler Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A1 Gürçeşme Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A1 Menderes Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A1 Yeşillik Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A1 Mehmet Akif Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A1 İzmir - Aydın Otoyolu Otoyol Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A2 Ali Rıza Avni Bulvarı Bulvar Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A2 Eski İzmir Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A2 Gazeteci Hasan Tahsin Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A2 İzmir - Aydın Otoyolu Otoyol Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A3 İzmir - Çeşme Otoyolu Otoyol Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A3 Doğuş Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Menderes Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Eşrefpaşa Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 İzmir - Aydın Otoyolu Otoyol Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Erdem Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Mehmet Akif Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Birleşmiş Milletler Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Yeşillik Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A4 Ankara Caddesi Cadde Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A5 İzmir - Aydın Otoyolu Otoyol Alternatif Konak Yeşildere Caddesi-A5 Halide Edip Adıvar Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Konak Halide Edip Adıvar Caddesi Eşrefpaşa Caddesi Cadde Alternatif Konak Halide Edip Adıvar Caddesi-A1 Birleşmiş Milletler Caddesi Cadde Alternatif Konak Halide Edip Adıvar Caddesi-A1 Yeşillik Caddesi Cadde Alternatif Konak Halide Edip Adıvar Caddesi-A1 İnönü Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Konak İnönü Caddesi Gazeteci Hasan Tahsin Caddesi Cadde Alternatif Konak İnönü Caddesi-A1 Ali Rıza Avni Bulvarı Bulvar Alternatif Konak İnönü Caddesi-A1 Mustafa Kemal Bulvarı Bulvar Alternatif Konak İnönü Caddesi-A2 Mithatpaşa Caddesi Cadde Alternatif Konak İnönü Caddesi-A2 Mustafa Kemal Bulvarı Bulvar Muhtemel Hasarli Konak Mustafa Kemal Bulvarı Mithatpaşa Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Konak Mithatpaşa Caddesi Atatürk Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Konak Atatürk Caddesi Cumhuriyet Bulvarı Bulvar Alternatif Konak Atatürk Caddesi-A1 Şair Eşref Bulvarı Bulvar Alternatif Konak Atatürk Caddesi-A1 Talatpaşa Bulvarı Bulvar Alternatif Konak Atatürk Caddesi-A1 Menderes Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Buca Menderes Caddesi Akdoğan Caddesi Cadde Alternatif Buca Menderes Caddesi-A1 Uğur Mumcu Caddesi Cadde Alternatif Buca Menderes Caddesi-A1 Hayrettin Paşa Caddesi Cadde Alternatif Buca Menderes Caddesi-A Sokak Sokak Alternatif Buca Menderes Caddesi-A Sokak Sokak Alternatif Buca Menderes Caddesi-A2 Erdem Caddesi Cadde Alternatif Buca Menderes Caddesi-A3 Halk Caddesi Cadde Alternatif Buca Menderes Caddesi-A3 Fevzi Çakmak Caddesi Cadde Alternatif Buca Menderes Caddesi-A3 İzmir - Çeşme Otoyolu Otoyol Alternatif Guzelbahce-Narlidere-Balcova Mithatpasa Caddesi-A1 İzmir - Çanakkale Otoyolu Otoyol Alternatif Karsiyaka Anadolu Caddesi-A6 3962/30. Sokak Sokak Alternatif Konak Espaş Kavşağı-A Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Eski İzmir Caddesi Cadde Alternatif Konak Espaş Kavşağı-A1 Orman Yolu Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Evka 7 Yolu Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Akçay Caddesi Cadde Alternatif Gaziemir Akçay Caddesi Cadde Muhtemel Hasarli Gaziemir Espaş Kavşağı isimsiz sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Eski İzmir Caddesi Cadde Alternatif Konak Espaş Kavşağı-A1 28/17. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Önder Caddesi Cadde Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 73. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 İzmir - Aydın Otoyolu Otoyol Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 38/2. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 99. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 isimsiz sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 isimsiz sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 isimsiz sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 isimsiz sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Hasan Güven Caddesi Cadde Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Y. Refik Cesur Caddesi Cadde Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 Abdülhamit Yavuz Caddesi Cadde Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 80. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 isimsiz sokak Sokak Alternatif Konak Espaş Kavşağı-A1 98. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 isimsiz sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 97. Sokak Sokak Alternatif Gaziemir Espaş Kavşağı-A1 İstihkam Viyadüğü Viyadük Muhtemel Hasarli Guzelbahce-Narlidere-Balcova İstihkam Viyadüğü Balcova Viyadüğü Viyadük Muhtemel Hasarli Guzelbahce-Narlidere-Balcova Balcova Viyadüğü Kavacık Payamlı Yolu Yol Alternatif Guzelbahce-Narlidere-Balcova İstihkam Viyadüğü-A1 Eski İzmir Caddesi Cadde Alternatif Konak Balcova Viyadüğü-A1 82

99 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 10. Bayraklı Kavşağı Resim 11. Onur Kavşağı 3.3. Karşıyaka ve 75. Yıl Tünellerinin Afete Hazırlık Planları Bunların dışında; İzmir İlimizin en önemli ulaşım ağı olan İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu üzerinde olan Karşıyaka ve 75.Yıl Tünellerimizden kısaca bahsetmek istiyoruz. 1. Aydınlatma Sistemleri: Tedaş ın 2 ayrı enerji hattından dönüşümlü olarak beslenmektedirler. Bunlarda bir sorun olması halinde; Acil Aydınlatma Sistemi devreye girmektedir. Acil Aydınlatma Sistemi; UPS üzerinden beslenmekte ve Tedaş enerji verememesi durumunda sistemimize bağlı bulunan 4 er Adet Büyük Kapasiteli Jeneratörler otomatik olarak devreye girmektedir. 2. Yangın Sistemi (Su Temin Sistemi): Tünellerde olası bir yangın durumunda ilk müdahaleyi yapmak ve daha sonra gelen itfaiye ekibine su ikmali yapmak için bulunan yangın sistemi mevcuttur. Bu sistem bünyesinde doğrusal yangın algılama kablosu, 96 şar adet hidrant, Yangın tüpleri, ayrıca tünel portalı üzerinde bulunan su depoları mevcuttur. 83

100 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. Acil haberleşme sistemi: Tüneller içerisinde tüplerin sağ duvarında her 200 m. de SOS acil çağrı telefonları ve Tüneller içinde toplam 20 noktada acil çağrı telefonu vardır. Bu telefonların ahizesinin kaldırılması ile kontrol merkezine çağrı gider, numara çevirmeye gerek yoktur. Acil çağrı gelmesiyle telefonun olduğu bölgenin kamera görüntüsü monitöre sabitlenir. Trafik sistemi uyarı moduna geçer. Resim 12. Karşıyaka Tünelleri Resim Yıl Tüneli 84

101 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 14. Karşıyaka Tüneli yönetim merkezi Şekil 3. Tünel planı 3.4. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü ne Ait Diğer Binalarda Afete Hazırlık Kapsamında Yapılan Faaliyetler Yol, Köprü ve Viyadükler dışında; İzmir Valiliğinin gün ve tarihli yazılarına istinaden kamu binalarının (Bölge Müdürlüğü binaları, merkez ve bağlı olduğu tüm illerdeki şube binaları, lojmanlar, su depoları vb. yapılarda) depreme dayanıklılığı konusunda Bölge Müdürlüğümüzde iki komisyon kurulmuş olup komisyonlar tarafından yapılan gerekli araştırma ve inceleme sonucu alınan kararlar uygulanmaktadır. Alınan kararlar gereği yapılan işler: 1. Lojman sahasındaki yüzey ve kanalizasyon suları toplanarak saha ve zemin drenajları yeniden yapılmıştır. 2. Bir (AB) Blok bodrum kattaki kolon ve perdelerde onarım ve güçlendirme yapılmıştır. 3. Tüm lojmanlara yangın merdiveni yaptırılmıştır. 4. Bölge Müdürlüğü su ihtiyacı için hidrofor sistemi kurulmuş olup, eski su kulesi ayaklarında oluşan deformasyonlardan dolayı devre dışı bırakılmıştır. 85

102 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 5. Aliağa Bakımevi garaj kısmı yanına yapılan ek bina hasara uğradığından kaldırılmıştır. 6. Otoyollar Urla işletme sahasındaki aydınlatma direği temel oturmasından kaynaklanan deformasyon nedeniyle sağlam zemine taşınmıştır. Resim 15. Bölge Müdürlüğü hizmet binası 3.5. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü nce Afete Hazırlık Kapsamında Yapılan Diğer Faaliyetler İzmir Valiliği İl Sivil Savunma Müdürlüğünün tarihli talimatı ile deprem ve diğer doğal afetlerde kurtarma faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesi amacıyla kurumlarda Kurtarma Servislerinin kurulması istenmiştir. Bu kapsamda Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü bünyesinde tarihinde biri yedek olmak üzere sekizer kişilik iki ekip halinde, talimatta belirtilen tüm araç, malzeme ve teçhizatlar tamamlanarak İzmir Karayolları Arama Kurtarma ( İZKAK ) ekibi kurulmuştur. Resim 16. Bölge Müdürlüğü İZKAK ekibi Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü ve Ege Ordusu Komutanlığı Doğal Afet Arama Kurtarma Komutanlığınca, Arama ve Kurtarma Eğitimi, Kızılay tarafından İlkyardım Eğitimi verilen İZKAK ın Periyodik olarak eğitim ve tatbikatları yaptırılmaktadır. 86

103 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 17. Bölge Müdürlüğü İZKAK tatbikatları Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü Sivil Savunma Uzmanlığınca Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü, tüm Şube Şeflikleri ve Bakımevlerinde çalışan personel ve katılan ailelere Sivil Savunma, Doğal Afet ve İlkyardım Eğitimleri verilmiştir. Bu eğitimlere 2007 yılında 293, 2008 yılında 274 personel katılmış olup 2009 yılı eğitimleri devam etmektedir. Ayrıca, Bölge Müdürlüğümüz Sivil Savunma Uzmanı tarafından İzmir Valiliği nin görevlendirmesi ile İzmir ilindeki okul, Kamu Kurumları ve çeşitli fabrikalarda Temel Afet Bilinci ve Toplum Afet Gönüllüsü eğitimleri verilerek, afet konusunda bilinçlendirme yapılmaktadır. Resim 18. Bölge Müdürlüğü İZKAK ekibi ilkyardım eğitimleri 87

104 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 4. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ İzmir de ana ulaşım arteri üzerindeki otoyol köprülerinin, kavşakların ve viyadüklerin deprem senaryosu ve Master planında ifade edilen, bir depremde; planlandığı ve tasarlandığı gibi hasar görebileceği, ancak toptan göçme riskinin çok küçük bir olasılık olduğu, Oluşan hasarların kısa sürede onarılarak tekrar hizmete sunulabileceği, Bu aşamada güçlendirme gerektirecek bir tespit bulunmadığı, Köprülerde zaman içinde oluşmuş zamana bağlı bazı hasarların kimyasal malzemelerle tamir edilmesinin yeterli olacağı ve bu konuda çalışmaların devam ettiği, Faylanma ve sıvılaşma nedeniyle kapanabilecek İzmir ve çevresindeki yollar ve otoyollar için (O-31,O-32), İZMİR ÇEVRE YOLU nun (O-30), en kısa sürede ulaşılabilecek alternatif bir güzergah olarak değerlendirilebileceği ifade edilebilir. Kurumumuzun yürüttüğü yol yapım, bakım, onarım, bakım - işletme ve trafik güvenliğine yönelik çalışmalar; esasları teknik şartnamelerle belirlenen kriterlere göre sürekli kontrol edilmektedir. Yol güzergahında bulunan tüm sanat yapıları (menfez, köprü, viyadük vb.) envanter formatlarına göre (CBS veri tabanına uygun) teknik elemanlarımızca periyodik olarak kontrol edilmekte, bakım - onarım gerektirenler bakım programına alınmakta, devre dışı bırakılması gerekenler için de proje ve yapım çalışmalarına yönelik programlar yapılmaktadır. Yaşanabilecek bir afet sonrasında; Otoyollarda Acil Durum Yönetim Planı ve Trafik Yönetimi Planı oluşturulmuş olup, Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında olan 7 il bazında devlet ve il yollarını kapsayacak şekilde çalışmalar yürütülmektedir. 88

105 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU DLH İZMİR MAKİNA İKMAL BAŞMÜHENDİSLİĞİ AFET RİSKİNİ AZALTMA ÇALIŞMALARI A.Ayhan YILDIZ ¹, Ergun ÖZKAN² ¹ Başmühendis(Makine Mühendisi) DLH Makine İkmal Başmühendisi, ² Araştırmacı (Makine Mühendisi) DLH Makine İkmal Başmühendis, ÖZET Bu bildiride Ulaştırma Bakanlığı DLH İnşaatı Genel Müdürlüğüne bağlı İzmir DLH Makine İkmal Başmühendisliğimizin İzmir Afet Riskini Azaltma Eylem Planı kapsamındaki görev yetki ve sorumlulukları ile Deniz Vasıtalarımızın ve personelimizin afet öncesi ve sonrasındaki koordinasyonunun sağlanması için yapılan çalışmalar anlatmaktadır. 1. GİRİŞ İzmir Limanının doğusunda bulunan İzmir DLH Makina İkmal Başmühendisliğimize ait yerleşke içerisinde mevcut idari ve teknik binalarımız ile yine yerleşkemiz içerisinde bulunan 150 m uzunluğundaki rıhtımımızda (Rıhtımın 70m si -2m derinliğinde, 80m si ise -3m derinliğindedir.) konuşlanmış bulunan 11 adet Deniz Vasıtamızın (ayrıca 4 adet deniz vasıtası da İskenderun Limanında konuşlandırılmıştır.) olası bir deprem veya sel gibi tabii afet durumunda afet riskini azaltmak amacıyla alınması gereken tedbirler ile afet meydana geldikten sonra yapılabilecek iş ve işlemler ile yetki ve sorumluluklarımızı gözden geçirmek ve planlamakta fayda görülmektedir. 2. KURUMUMUZCA YÜRÜTÜLEN HİZMETLER gün ve 98/11946 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan Başmühendisliğimizin görev alanı Kuzeyde Balıkesir İli Ege Denizi ile Hatay İllerini kapsayan yaklaşık 1800 Deniz mili sahilden oluşmaktadır. Anılan sahil şeridinde bulunan kamu ve özel kurum ve kuruluşlara ait Tarım sektöründe 94, Turizm Sektöründe 36 ile Ulaşım sektöründe 34 olmak üzere toplam 164 liman, yat limanı, balıkçı barınağı ve yanaşma yeri ile yeni inşa edilecek olan deniz yapıları için ihtiyaç hasıl olduğunda bu tesislerin kullanıcıları tarafından yapılan deniz dibi tarama talepleri Başmühendisliğimizce mahallinde incelenmekte, değerlendirilmekte ve gerekli görülmesi halinde Genel Müdürlüğümüze teklif edilerek, alınan onay gereğince Deniz dibi tarama hizmetleri yapılmaktadır. Mahalli idarelerin talebi doğrultusunda zamanla veya sel, taşkın gibi tabii afetler neticesinde dolmuş dere ağızlarının deniz içerisindeki mansaplarında yapılan deniz dibi taramaları, derinleştirme işlemleri ve temizlenmesi de yapılan hizmetlerimiz içerisindedir Personel Durumumuz İzmir DLH Makina İkmal Başmühendisliğimiz bu hizmetlerini; 1 Başmühendis, 2 Mühendis, 2 Araştırmacı (Ö), 1 Uzman (Ö), 1 Bilgisayar İşletmeni, 29 Gemici personel ve 12 Karacı personel olmak üzere TOPLAM 48 personel ile yürütmektedir. Mevcut personellerimizden idari personeller hariç diğer gemici personellerimizin çalışma mahalleri gemileridir. Her hangi bir afet durumunda İdari personel görev yerinde, gemici personel ise 89

106 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU gemilerinde hazır bekleyecek, rıhtımın hasar görmesi halinde ise gemilerin derhal rıhtımdan uzaklaştırılması ile güvenliği sağlanacaktır. Başmühendisliğimiz İl Kurtarma ve Yardım Komitesi Başkanlığı ile derhal irtibata geçerek verilecek çalışma programı doğrultusunda ve İzmir Limanındaki Afet Riskini Azaltma Eylem Planı kapsamında acil yapılması gereken deniz dibi tarama, açma ve kurtarma vb işleri yapılacaktır. Depremlerin yanı sıra geçmişte İzmir körfezinde heyelan, çökme ve kaya düşmeleri ile sağanak yağışlar sonucu su baskınları meydana gelmiştir. Gerek altyapı eksikliklerinden gerekse kanal tıkanmaları veya diğer yapısal bozukluklardan dolayı meydana gelen su baskınları, İzmir de etkili afetler arasında yer almıştır. Kayalık ve sert zeminler hariç deniz vasıtalarımızın İzmir Körfezindeki deniz dibi tarama, açma ve kurtarma çalışmalarında verimli olacağı kanaatindeyiz Mevcut Deniz Vasıtalarımız Başmühendisliğimiz kayıtlarında, 1 adet (Ayhan Ülgen) Tarak Gemisi, 3 adet Yüzer Ekskavatör, 5 adet Çamur Hizmet Gemisi, 2 adet Dökü Hizmet Gemisi ve 4 adet de Römorkör olmak üzere toplam 15 adet deniz vasıtamız bulunmaktadır. İzmir limanı içerisinde ve İskenderun limanı içerisinde olmak üzere iki ayrı yerleşkemiz ve iki ayrı rıhtımımız bulunmakta olup, halen İzmir Limanındaki rıhtımımızda 2 adet Yüzer Ekskavatör, 4 adet Çamur Hizmet Gemisi, 1 adet Dökü Hizmet Gemisi ve 4 adet Römorkör olmak üzere toplam 11 adet deniz vasıtamız bulunmaktadır. Deniz vasıtalarımız, İzmir Limanı içerisindeki yerleşkemiz içerisinde bulunan 150 m uzunluğundaki rıhtımımızda (Rıhtımın 70m si -2m derinliğinde, 80m si ise -3m derinliğindedir.) konuşlanmış bulunmaktadırlar. Rıhtıma bağlı Yüzer Ekskavatörlerimiz (Resim 2) de görüldüğü üzere 12 m derinliğe kadar basabilen 3 er adet kazıkları mevcuttur. Bu vasıtalarımız duba şeklinde olup, kendiliğince hareket edemeyen ancak bir römorkör marifetiyle çekilebilen vasıtalardır. Şöyle ki bu vasıtalar Rıhtımımızın afet sonucunda hasar görmesi halinde Liman içerisinde uygun bir yere çekilerek kazıkları üzerinde sabitlenip diğer gemilerimizin bağlanabilmesi için de kullanılabilecektir. Başmühendisliğimizce bu uygulama Afet Riskini Azaltma Eylem Planı kapsamında yapılacak öncelikli işler içerisinde yer almaktadır. Resim 1. Çamur hizmet gemisi Resim 1 de görülmekte olan çamur hizmet gemisi 500 m 3 malzeme kapasiteli olup, Yüzer ekskavatör marifetiyle deniz dibi taraması esnasında kazıdan çıkan malzemeyi deniz içerisinde daha önceden belirlenmiş olan dökü yerine nakleder. Dökü yerinde alt kısmı açılarak malzemeyi boşaltır. 90

107 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 2. Kazar yüzer ekskavatörü Kazar Yüzer Ekskavatörü: Deniz dibi taraması yapılacak mahalle deniz içerisinde Römorkör marifetiyle çekilir. Tarama yapacağı yerde kendi üzerindeki üç adet kazığı deniz dibine indirerek kendisini deniz içerisinde sabitler ve üzerindeki kepçesi ile deniz dibini istenilen kotta derinleştirir. Bu esnada çıkan malzemeyi hemen yanında bulunan Çamur Hizmet Gemisine doldurur. Resim 3. Römorkör Römorkör: Deniz içerisinde gerek Yüzer Ekskavatörün istenilen mahalle nakli ve gerekse tarama yerine malzeme ve personel nakli için hizmet vermektedir. 2.4 Yapı ve Tesislerimiz Ayrıca İzmir Limanı içerisindeki yerleşkemizde 1 adet bekçi kulübesi,1 adet faal olmayan laboratuar binası (Ulaştırma Bölge Müdürlüğünün kullanımındadır.), 1 adet ambar binası, 2 adet sundurma, 1 adet idari bina 1 adet atölye binası ve 1 adet te yemekhane binası bulunmaktadır. Binalarımızdan İdari bina iki katlı olmak üzere diğerleri tek katlı Betonarme Karkas olup, çatıları çelik çatı ve atermit kaplamadır. Liman içerisindeki yerleşkemizde bulunan Binalarımız yaklaşık 20 yıl önce inşa edilmiş olup, bu güne kadar İzmir de oluşan orta büyüklükteki (6 Kasım ,0 Doğanbey, 24 Mayıs ,4 Karaburun, 10 Nisan ,6 Seferihisar, Ekim ,9 Seferihisar) depremlerde herhangi bir hasar oluşmadığı gibi sıva, duvar ve taşıyıcı sistemlerde kayda değer çatlama ve dökülme görülmemiştir. Yine de bu çalışmalar kapsamında 91

108 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU binalarımızın depreme karşı güvenli olup olmadığı konusunda gerekli teknik tespitler yaptırılacaktır. Resim 4. İzmir DLH Makine İkmal Başmühendisliğimizin İzmir Limanı içerisindeki gerek idari ve teknik binalarının bulunduğu ve gerekse yaklaşık 150 m uzunluğunda rıhtıma bağlı deniz vasıtalarımızın konuşlandığı yerleşkemiz. 3. SONUÇ İzmir İlimizde Sayın Vali Yardımcımız Mustafa AYDIN Beyin Başkanlığında kurulan Kriz Yönetim Merkezinde görevli Kurum ve Kuruluşların deprem ve diğer afetlere karşı alınacak tedbirler için hazırlıklı olmaları ile afet riskini azaltma ve planlama çalışmalarına önem verilmesinin büyük yarar sağlayacağı aşikar olup, planlı bir hazırlık dönemi ve periyodik olarak bu hazırlıkların gözden geçirilmesi ile afet anında etkili ve hızlı bir müdahale şansı yaratılmış olacaktır. TEŞEKKÜR Sayın Valimiz Mustafa Cahit KIRAÇ Beyin Önderliğinde ve Sayın Vali Yardımcımız Mustafa AYDIN Beyin Başkanlığında İzmir Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmaları çerçevesinde yapılacak olan İzmir Afet Riskini Azaltma Sempozyumunun düzenlenmesinde emeği geçen başta Sayın Valimiz, Vali Yardımcımız ile tüm görevlilere teşekkür eder, katkılarıyla planlı bir çözüm üretmeyi ve acil durum öncesindeki riski azaltmayı amaçlayan bu çalışmaların İZMİR İlimiz için hayırlı olmasını dileriz KAYNAKLAR 1. İzmir Valiliği (2006) İl Acil Yardım Planı, İzmir 92

109 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR PTT BAŞMÜDÜRLÜĞÜ AFET RİSKİNİ AZALTMA ÇALIŞMALARI HALİT ÇALKAYA 1, TÜLAY KUŞCU 2 1 Müdür, İzmir PTT Başmüdürlüğü İdari ve Sos.İşl.Müdürü 2 Memur,İzmir PTT Başmüdürlüğü, ÖZET Radıus Projesine göre İzmir PTT Başmüdürlüğü ne bağlı PTT Merkez Müdürlüğü hizmet binalarının deprem performanslarının değerlendirilerek, hasarlı binaların tespit edilmesi, güçlendirmeye uygun olanların sağlamlaştırılması ve oturulamayacak durumda olan binaların da boşaltılarak, afet riskinin en aza indirgenmesi, afetler konusunda bilinçli personel oluşturulması öngmörülmüştür. Bildiride bu kapsamda yapılan çalışmalar anlatılmaktadır. 1. GİRİŞ İzmir PTT Başmüdürlüğü ne bağlı toplam 43 merkez (Adliye, Aliağa, Alsancak, Balçova, Basmane, Bayındır, Bergama, Bornova, Buca, Çamdibi, Çeşme, Çiğli, Denizbostanlısı, Dikili, Eşrefpaşa, Foça, Gaziemir, Gümüldür, Hatay, İç Hat Kargo Geçiş Merkezi, Karabağlar, Karaburun, Karşıyaka, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Konak, Küçükyalı, Menderes, Menemen, Narlıdere, Ödemiş, Pasaport, Seferihisar, Selçuk, Şirinyer, Tire, Torbalı, Urla, Halkapınar, Yeşilyurt, Posta İşleme Merkezi, Kargo İşleme Merkezi), merkezlere bağlı 104 şube ve 1 adet de PTT Misafirhanesi (150.Yıl PTT Evi) bulunmaktadır. Güçlendirme yapılan ve programa alınmış güçlendirme yapılacak binalar ile boşaltılacak binalar aşağıda yer almaktadır. 2. İZMİR PTT BAŞMÜDÜRLÜĞÜ NÜN DEPREM RİSKİNİN AZALTILMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALARI 2.1. Güçlendirme Yapılan Binalar Basmane PTT Merkez Binası Basmane PTT Merkez Müdürlüğü binasının taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT hizmeti vermektedir. Binayla ilgili olarak deprem ön incelemesi sonucu binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi tesbit edilmiş ve zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmeler sonucunda binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde ile güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerinde güçlendirilmesinden hareketle gerekli çalışmalar yapılmıştır. Bu nedenle bina 2007 yılında güçlendirilip PTT Bank olarak tadil edilmiştir. 93

110 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Çeşme PTT Merkez Binası Çeşme PTT Merkez Müdürlüğü binasının taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapı da PTT hizmeti vermektedir. Binayla ilgili olarak deprem ön incelemesi sonucu binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi tesbit edilmiş ve zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmeler sonucunda binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde ile güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerinde güçlendirilmesinden hareketle gerekli çalışmalar yapılmıştır. Bu nedenle bina 2008 yılında güçlendirilip PTT Bank olarak tadil edilmiştir. Şekil 1. Çeşme PTT binası güçlendirme çalışmaları Karaburun PTT Merkez Binası Karaburun PTT Merkez Müdürlüğü binası ile ilgili olarak arazi ve mevcut durum konusunda yapı üzerinde inceleme yapılarak mevcut durum belirlenmiş ve betonarme taşıyıcı sisteminden numuneler alınmış ( karot basınç dayanımı )ayrıca zemin karakteristiklerini belirlemek amacıyla yapı çevresinde zemin sondajları yapılarak zemin mekaniği laboratuar deneyleri ve gerekli jeolojik incelemeler yapılmış ve yapının bugünkü durumu 2007 deprem yönetmeliğinin ön gördüğü deprem yükleri altında sistem zayıflıkları belirlenmiş olduğundan söz konusu yapının betonarme perde sistemi ile güçlendirilmesi önerilmiştir. Binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT ve Telekom hizmeti verilmektedir. Bu nedenle bahse konu bina 2008 yılında güçlendirilip PTT Bank olarak tadil edilmiştir Menemen PTT Merkez Binası Menemen PTT Merkez Müdürlüğü binasının taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT hizmeti vermektedir. Binayla ilgili olarak deprem ön incelemesi sonucu binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi tesbit edilmiş ve zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmeler sonucunda binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde ile güçlendirmesi ile birlikte bina 94

111 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerinde güçlendirilmesinden hareketle gerekli çalışmalar yapılmıştır. Bu nedenle bina 2008 yılında güçlendirilip PTT Bank olarak tadil edilmiştir. Şekil 2. Menemen Merkez PTT Binası güçlendirme çalışmaları Tire PTT Merkez Binası Tire PTT Merkez Müdürlüğü binasının taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT hizmeti vermektedir. Binayla ilgili olarak deprem ön incelemesi sonucu binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi tesbit edilmiş ve zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmeler sonucunda binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde ile güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerinde güçlendirilmesinden hareketle gerekli çalışmalar yapılmıştır. Binanın 2008 yılında güçlendirme işleri yapılmıştır. PTT Bank tadilat işleri devam etmektedir. Şekil 3. Tire Merkez PTT Binası güçlendirme çalışmaları 95

112 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.2.Güçlendirme Programına Alınmış Binalar Gümüldür PTT Merkez Binası Gümüldür PTT Merkez Müdürlüğü binası ile ilgili olarak zemin için yapılan genel durum değerlendirmesi ile birlikte söz konusu binada yapılan beton ve donatı tesbit çalışmaları ayrıca bina ve çevresinde yapılan röleve çalışmaları yapısal hasarların tesbiti eleman detay çalışmaları, malzeme özelliklerinin tayini, temel sistemlerinin belirlenmesi, zemin karakteristiklerinin ve özelliklerinin belirlenmesi sonucu deprem bölgelerinde yapılacak binalar hakkındaki yönetmelik doğrultusunda analiz ve güçlendirme projeleri yapılmıştır. Binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT ve Telekom hizmeti verilmektedir. Binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; statik değerlendirme sonucu; takviye betonarme perde güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle binaya ait güçlendirme projeleri hazırlanmış olup PTT Bank tadilatı işi ile birlikte ihalesini müteakip işlem yapılacaktır Seferihisar PTT Merkez Binası Seferihisar PTT Merkez Müdürlüğü binası ile ilgili olarak deprem ön incelemesi sonucu binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi tesbit edilmiş ve zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmelere yer verilmiş olup söz konusu binada oturma olmadığı tesbit edilmiştir. Binanın bir tarafta 5 diğer tarafta 4 kattan ibaret ara katlı yapının taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT ve telekom hizmeti vermektedir. Binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; binada etriye sıklaştırılması yapıldığı binanın beton gerilmesinin olduğu yapının bazı kolon ve kiriş kesitlerinde yer yer yetersizlikler olduğu ve binanın kiriş ve döşemelerinde betonarmeye nufüs etmiş çatlaklar olduğundan bina üst yapında statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde ile güçlendirmesi gerekmektedir. Bu nedenle binaya ait güçlendirme projeleri hazırlanmış olup PTT Bank tadiatı işi ile birlikte ihalesini müteakip işlem yapılacağından konuyla ilgili ihale çalışmalarına başlanılmıştır Kınık PTT Merkez Binası Kınık PTT Merkez Müdürlüğü binası bodrum, zemin ve bir kattan ibaret olup binada oturma ve korozyona rastlanılmamış olup; bahse konu binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas sistemdir. Binada PTT hizmeti vermektedir. Binanın zemin parametreleri emniyet gerilmesi 11t/m2 bulunmuş yerel zemin sınıfı Z3, zemin periyotları: Ta=0.15s,Tb=0,60s,zemin yatak katsayısı=5220 t/m3 olarak bulunmuştur. Beton mukavemet değeri 130kg/cm2dir afet yönetmeliği kriterlerini sağlamadığı tesbit edildiğinden binanın güçlendirilerek kullanılması gerekmektedir. Statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle binaya ait 96

113 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU güçlendirme projeleri hazırlanmış olup, PTT Bank tadilatı işi ile birlikte ihalesini müteakip işlem yapılacaktır Urla PTT Merkez Binası Urla PTT Merkez Müdürlüğü binası ile ilgili olarak deprem ön incelemesi sonucu binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi tesbit edilmiş ve zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmelere yer verilmiş olup söz konusu binada oturma olmadığı tesbit edilmiştir. Söz konusu bina, 4 kattan ibaret olup taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT hizmeti vermektedir. Binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; Binada etriye sıklaştırılması yapıldığı binanın beton gerilmesinin B126,3 Kg/cm2 olduğu yapının bazı kolon ve kiriş kesitlerinde yer yer yetersizlikler olduğu ve binanın kiriş ve döşemelerinde betonarmeye nufüs etmiş çatlaklar olduğundan bina üst yapında statik değerlendirme sonucu takviye betonarme perde ile güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle binaya ait güçlendirme projeleri hazırlanmış olup PTT Bank tadilatı işi ile birlikte ihalesini müteakip işlem yapılacaktır Menderes PTT Merkez Binası Menderes PTT Merkez Müdürlüğü binası ile ilgili olarak zemin için yapılan genel durum değerlendirmesi ile birlikte söz konusu binada yapılan beton ve donatı tesbit çalışmaları ayrıca bina ve çevresinde yapılan röleve çalışmaları yapısal hasarların tesbiti eleman detay çalışmaları, malzeme özelliklerinin tayini, temel sistemlerinin belirlenmesi, zemin karakteristiklerinin ve özelliklerinin belirlenmesi sonucu deprem bölgelerinde yapılacak binalar hakkındaki yönetmelik doğrultusunda analiz ve güçlendirme projeleri yapılmıştır. Binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT ve Telekom hizmeti verilmektedir. Binanın deprem yönetmeliğine göre yapılan analize göre; statik değerlendirme sonucu; takviye betonarme perde güçlendirmesi ile birlikte bina temellerindeki yetersizlik nedeni ile söz konusu temellerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle binaya ait güçlendirme projeleri hazırlanmış olup PTT Bank tadilatı işi ile birlikte ihalesini müteakip işlem yapılacaktır Küçükyalı PTT Merkez Binası ve 150.Yıl PTT Evi Küçükyalı PTT Merkez ve PTT Evi binası ile ilgili olarak deprem ön incelemesini teminen binanın mevcut statik projeleri ile birlikte taşıyıcı sistemini oluşturan kolon ve perde gibi betonarme elemanlardan beton karot numuneleri alınarak malzeme kalitesi ile birlikte zeminin genel durumu hakkında jeolojik, jeofizik ve geoteknik değerlendirilmeler için deney çalışmaları tamamlanmıştır. Binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas olup yapıda PTT hizmeti ile birlikte misafirhane hizmeti verilmektedir. 97

114 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Binanın deprem yönetmeliğine göre analizini müteakip söz konusu binada güçlendirme yapılıp yapılmayacağı hususunda statik çalışmalara başlanılmıştır. Bu nedenle binaya ait güçlendirme projelerine gerek duyulması halinde ihalesini müteakip işlem yapılacaktır Güçlendirme Yapılmayacak Olup Boşaltılması Planlanan Binalar Kiraz PTT Merkez Müdürlüğü Kiraz PTT Merkez Müdürlüğü binası bodrum, zemin ve bir kattan ibaret olup binada oturma ve korozyona rastlanılmamış olup; bahse konu binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas sistemdir. Binada PTT hizmeti verilmektedir. Binanın zemin parametreleri emniyet gerilmesi 12t/m2 bulunmuş yerel zemin sınıfı Z3, zemin periyotları: Ta=0.15s, Tb=0,60s,zemin yatak katsayısı=5760 t/m3 olarak bulunmuştur. Beton mukavemet değeri 22 kg/cm2dir afet yönetmeliği kriterlerini sağlamadığı tesbit edildiğinden binanın güçlendirilerek kullanılması gerekmektedir. Kiraz PTT merkez binasının güçlendirme sonrası kullanılabileceği raporlardan anlaşılmış, ancak binanın çok büyük olması nedeniyle güçlendirme sonrasında maliyet çok yüksek olacağından hizmetlerimizin yürütülmesi için yeni bir yer kiralanması uygun görülmüştür Bayındır PTT Merkez Müdürlüğü Bayındır PTT Merkez Müdürlüğü binası bodrum, zemin ve bir kattan ibaret olup binada oturma ve korozyona rastlanılmamış olup; bahse konu binanın taşıyıcı sistemi betonarme karkas sistemdir. Binada PTT hizmeti verilmektedir. Binanın zemin parametreleri emniyet gerilmesi 12t/m2 bulunmuş yerel zemin sınıfı Z3, zemin periyotları: Ta=0.15s,Tb=0,60s,zemin yatak katsayısı=5400 t/m3 olarak bulunmuştur. Beton mukavemet değeri 22,3 kg/cm2dir afet yönetmeliği kriterlerini sağlamadığı tesbit edildiğinden binanın güçlendirilerek kullanılması gerekmektedir. Bayındır PTT Merkez binası, bina güçlendirme maliyeti yüksek olacağından binanın boşaltılarak yeni kiralık bir binaya taşınması için kiralık yer araştırmaları devam etmektedir. SONUÇ Kurumumuz tarafından depreme hazırlık kapsamında; kurumumuz hizmetlerinde kullanılan motosiklet ve scooter tipi motosikletlerin kullanıma hazır biçimde bulundurularak, afet sonrası araçların geçemeyeceği yerlere motosikletler ile ulaşılarak, haberleşmenin sağlanması planlanmaktadır. Büyük afetler sonrası kurtarılanların çoğu ilk 24 saat içinde profesyonel kurtarma ve yardım ekiplerinin afete uğrayan bölgeye ulaşmasından önce çevreden yetişen (ekipmanı ve eğitimi olmayan ) akrabalar ve komşular tarafından yapılan çalışmalar esnasında olmaktadır. Bu nedenle İzmir Valiliğince düzenlenen Temel Afet Bilinci Eğitim Seminerlerine kurumumuz personelinin katılımlarının sağlandığı, katılamayan personelin de daha sonra düzenlenecek olan eğitime katılımlarının sağlanması planlanmaktadır. 98

115 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Sivil Savunma servislerinde görevli olan personel ve bilgilerinin güncel halde bulundurularak, hazırlanması da afetlere hazırlık kapsamında ele alınmaktadır. TEŞEKKÜR İzmir Valiliği İl Sivil Savunma Müdürlüğü nce kurum ve kuruluşlarda ücretsiz olarak verilen Temel Afet Bilinci Eğitim Seminerlerinin planlanması ve bu eğitimlerin konuların uzmanı olan kişilerce verilmesinin gerekli ve başarılı olduğunu belirtir, bu konuda emeği geçenlere teşekkür ederiz. KAYNAKLAR İzmir PTT Başmüdürlüğü Yapı ve Teknik İşler Müdürlüğü nün Proje Çalışmaları Radıus Projesi 99

116

117 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Ş AFET ANINDA HABERLEŞME TANER BİÇİM 1, TUNCAY KOÇ 2, HASAN DOĞRAR 3 1 İnşaat Mühendisi, Türk Telekomünikasyon A.Ş, Mühendis, 2 Elektrik-Elektronik Mühendisi, Türk Telekomünikasyon A.Ş, Mühendis, 3 İnşaat Mühendisi, Türk Telekomünikasyon A.Ş, Mühendis, ÖZET Türk Telekomünikasyon A.Ş olarak, afet anında iletişimin kesilmemesi için binalarda yapısal açıdan gerekli tedbirler alınmakta ve çeşitli ankraj sistemleriyle teçhizatlar sabitlenmektedir. Mobil Santral oluşturularak depremde haberleşmenin kesintisiz sürdürülebilmesi planlanmıştır. İzmir in il dışına haberleşme trafiği olan 3 çıkış noktasından en az ikisi metropol alandaki tüm santralar ile irtibatlandırılmıştır. Bu çıkış noktalarından birinin hasar görmemesi halinde söz konusu santrallerin İzmir dışına olan bağlantısı sürecektir. Afet anında Şirketimize ait santrallerin ve Kriz Yönetim Merkezi santralinin de devre dışı kalması durumunda, 500 hat kapasiteli Mobil Santral İl Kriz Yönetim Merkezinin görev yapacağı noktada devreye alınarak gerekli telefonlar, fakslar ve ankesörlü telefonlar kurulacaktır. Mobil santralde bulunan Radyolink sistemi ile kablosuz ortamda İzmir dışı haberleşme sağlanacaktır. Anahtar Sözcükler: Haberleşme, ankraj, mobil santral, radyolink, güçlendirme 1. GİRİŞ Günümüz dünyasında iletişim hiç şüphesiz ki çok önemli bir yer tutmakta ve gün geçtikçe önemi artmaktadır. Günlük yaşamda bu denli önemli olan iletişim afet anında ise vazgeçilmez bir öncelik kazanmaktadır. Afet anında haberleşmenin kesintisiz olarak sürdürülebilmesi amacıyla Şirketimiz gerekli düzenlemeleri yapmış ve tedbirleri almıştır. Öncelikli olarak Şirketimiz haberleşme tesislerinde gerek yapısal gerekse iletişim sistemleri anlamında rutin olarak kontroller yapılmaktadır. Bu kontroller sonucunda bir sorun tespit edildiği takdirde eksiklikler giderilmektedir. 2. ALINAN TEDBİRLER Şirketimizce afete karşı ve afet anında oluşabilecek sorunlara karşı yapısal anlamda alınan tedbirler ve sivil savunma ile haberleşmenin kesintisiz sürdürülebilmesi için yapılan düzenlemeler, üç alt başlık çerçevesinde incelenebilir Yapısal Tedbirler Haberleşme ile ilgili tüm tesislerimizin deprem sonrasında hemen kullanılması gerekli binalar statüsünde yer alması nedeniyle bu tesislerin projelendirilmesi aşamasında betonarme hesaplarda bina önem katsayısı 1,5 olarak alınmaktadır. Gerek yeni binaların inşa edilmesi, gerekse mevcut binalarımızda güçlendirme yapılması durumunda tüm imalatların projelere uygun yapılması için gerekli kontroller yapı denetim firmaları ve Şirketimiz elemanlarınca yapılmaktadır. Yeni inşa edilecek olan tüm binalarımızda zemin etütleri yaptırılmakta ve ileride karşılaşılabilecek problemler proje aşamasında çözülerek risk minimuma indirilmektedir. 101

118 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Ayrıca şirketimizce bina inşaatlarının projelendirilmesinde, betonarmeye esas statik hesaplarda teknik teçhizat odaları (Akü Odası, Santral salonu vb.) döşeme hareketli yükleri (Q) yüksek tutulmaktadır yılında ilimizde meydana gelen depremler sonrasında yapılan incelemelerde binalarımızda genel olarak depreme bağlı orta ve üstü herhangi bir hasar ile karşılaşılmamıştır. Buna rağmen en ufak hafif hasar veya risk görülen binalarımızda kısmi onarım ve takviyeler yapılarak risk minimuma indirgenmeye çalışılmıştır. Büyük bakım onarım ve müşteri hizmetleri konsept tadilatı kapsamında projelendirmeye alınan binalarımızda ise yapılan testler sonucunda güçlendirmeye gerek duyulması halinde söz konusu projeler güçlendirmeli olarak hazırlanmaktadır. Ayrıca Şirketimizce yeni inşa edilen binaların projelendirmesinde en son yönetmelikler ve tüm afet riskleri dikkate alınarak çalışma yapılmakta olup tüm personel bu konuda bilinçlendirilmiştir. Haberleşme tesislerimizde ise santral batileri, F/O-SDH, uzak mesafe radyolink sistemleri, akü, jeneratör gibi sistem ve enerji teçhizatları gerek deprem koruma baraları ile birbirlerine ve bina taşıyıcı sistemine ankre edilerek daha stabil hale getirilmekte, gerekse çelik dübellerle yere sabitlenmektedir. Bu şekilde söz konusu teçhizatların ani hareketleri engellenmekte ve herhangi bir sarsıntıdan etkilenme riski en aza indirgenmektedir.(resim 1,2,3,4) Resim 1. Yere sabitlenmiş santral batisi Resim 2. Ankrajlanmış uzak mesafe radyolink sistemleri Resim 3. F/O-SDH Sistemleri Üst Ankraj noktaları. Resim 4. F/O-SDH Sistemleri Alt Ankraj noktaları. 102

119 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Elektrik üretim ve dağıtım sistemlerinde meydana gelebilecek herhangi bir hasar ve uzun süreli bir kesintiden elektriğe bağımlı haberleşme sistemlerinin etkilenmemesi amacı ile kesintisiz güç kaynakları ve jeneratörlerin bakımları, yakıt kontrolleri rutin olarak yapılmaktadır. Şirketimizin yedek enerji ihtiyacını karşılayan Jeneratör gruplarında ise bu grupların 6,0 büyüklükte ve üzerindeki depremlerde devre dışı kalmasını sağlayan deprem sensörleri kullanılmaktadır. 50 kva, 250 kva, 600 kva gücündeki mobil jeneratörler şirketimiz açık ambar sahasında ihtiyaç halinde kullanılmak üzere hazır halde tutulmakta olup, 13 adet muhtelif araç ve iş makinesi ise afet sırasında kullanılmak üzere belirlenerek kriz masasına bildirilmiştir. Santral binalarımızda özellikle teçhizat salonları ve sistem salonlarında yangın algılama sistemleri kurulmakta, önemli tesislerimizin birçoğunun kameralı güvenlik ve alarm sistemleri ile İl Müdürlüğümüzden uzaktan izlemesi yapılmaktadır Afet Anında Haberleşmenin Kesintisiz Sürdürülebilmesi İçin Yapılan Düzenlemeler Bir afet anında İlimizin haberleşme kesintilerini en aza indirmek için; İlimizin şehirlerarası haberleşme bağlantısı, 3 ana merkezde kurulu transmisyon sistemleri ve F/O (Fiber Optik) kablolar üzerinden sağlanacak şekilde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Santral Binaları arasına tesis edilen fiberoptik kabloların yedek güzergahları vardır. Ayrıca, fiberoptik kabloya alternatif olarak acil durum haberleşmesi için 3 ana merkeze uzak mesafe radyolink sistemleri tesis edilerek diğer illere doğrudan bağlantı sağlanmıştır. Yukarıdaki düzenlemelerin yanısıra İlimiz sınırları içerisindeki Türk Telekom santrallerinin tümü, korumalı devreler ile bu 3 merkezden en az ikisine irtibatlandırılmıştır. Bu nedenle; 3 ana merkezden bir veya ikisinin afet anında devre dışı kalması durumunda dahi ilimizin iç ve dış bağlantısı kapasite düşüklüklerine rağmen devam edecektir. 3 çıkış noktasının da devre dışı kalması halinde ise, İl Kriz Yönetim Merkezi ne kurulan 500 hatlık santral, anılan 3 merkezden bağımsız Ankara ile bağlantılı olduğu için Kriz Yönetim Merkezi nin haberleşmesi devam edecektir. Ayrıca Valiliğimizce belirlenen telefonlara öncelik özelliği verilmiş olup bu telefonlar afet anında meydana gelecek trafik yoğunluğundan etkilenmeyecektir. Afet anında Şirketimize ait santrallerin Kriz Yönetim Merkezi binasının ve/veya santralinin de devre dışı kalması durumunda, 500 hat kapasiteli Mobil Santral İl Kriz Yönetim Merkezinin görev yapacağı noktada devreye alınarak, gerekli telefonlar, fakslar ve ankesörlü telefonlar kurulacaktır. Mobil santralde bulunan Radyolink sistemi ile kablosuz ortamda İzmir dışı haberleşme sağlanacaktır. Kriz merkezinin devre dışı kalmaması halinde ise Mobil santralımız ihtiyaç duyulan yerde hizmete sunulacaktır Sivil Savunma Herhangi bir afet anında can ve mal kaybının en az seviyeye indirilebilmesi için, İl Müdürlüğümüz Hizmet Binası ve Telekom Müdürlüklerince Sivil Savunma Planları hazırlanmış olup; Planda görevli ekip personelleri ile birlikte diğer personelin de her yıl verilen sivil savunma eğitimleri kapsamında deprem, yangın, ilkyardım vb. konularda bilinçlendirilmeleri sağlanmaktadır. 103

120 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. SONUÇ Her zaman ve her yerde en iyi iletişimi sunmayı amaçlayan Şirketimiz, toplum olarak karşılaşmamayı umut ettiğimiz fakat meydana gelme riskine karşı tedbirli olmamız gereken bir afet anında da bu prensibini devam ettirmek amacıyla gerekli önlemleri alarak, düzenlemeler yapmakta ve personelini bu konuda bilinçlendirerek kendisini her türlü afete hazırlıklı hale getirmektedir. 104

121 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU DHMİ ADNAN MENDERES HAVALİMANI İŞLETMESİ AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI SEVİM SARIKAYA 1, ÖZCAN ÖZCAN 2 1 Jeoloji Mühendisi, DHMİ Adnan Menderes Havalimanı, Jeoloji Mühendisi, dhmi.gov.tr 2 Havalimanı Başmüdür Yardımcısı DHMİ Adnan Menderes Havalimanı, Havalimanı Başmüdür Yardımcısı, ÖZET Bu çalışma; İzmir Valiliği tarafından yürütülen İzmir Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmaları çerçevesinde düzenlenmesi planlanan İzmir Afet Riskini Azaltma Sempozyumu için, İzmir İli, Gaziemir sınırları içerisinde yer alan, DHMİ Adnan Menderes Havalimanı na ait bilgiler doğrultusunda bildiri hazırlanması maksadıyla yapılmıştır. GİRİŞ İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen çalışma sonucu daha önce hazırlanmış olan raporda, Havalimanlarındaki Terminal Binaları ve Uçuş Pistleri ile Uçak Yollarındaki genel deprem performansı değerlendirilmiş olup, genel olarak söz konusu yapılarda oluşabilecek hasarlardan bahsedilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Buna göre bu bildiri kapsamında; Havalimanımızda çeşitli nedenlerle yapılan jeolojik-jeoteknik etüt raporlarına dayanılarak elde edilen veriler ve depreme hazırlık açısından yapılan çalışmalar konusunda bilgi verilecektir. 1. ADNAN MENDERES HAVALİMANI JEOLOJİSİ VE YERİ Adnan Menderes Havalimanı ve civarındaki düzlüklerde üst seviyeler yer yer çakıl ve kum içerikli siltli kil hakimiyetindeki Kuvaterner yaşlı genç alüvyonlardan, alt seviyeler ise Neojen dönemine ait kil taşından oluşmaktadır. İnceleme alanı Şekil 1. Genel Jeoloji haritası üzerinde gösterilmektedir Sıvılaşma Riski Boğaziçi Üniversitesi nin katkılarıyla hazırlanan İzmir Deprem Master Planı raporunda havaalanlarında uçak pisti ve uçak park alanlarının daha çok sıvılaşma ve zemindeki oturmalardan etkilendiği fakat Adnan Menderes Havalimanı nda sıvılaşma riskinin beklenmediği belirtilmektedir(url 1). 105

122 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Adnan Menderes Havalimanı Neojen Karasal Ayrışmamış Şekil 1. Jeoloji haritası Kuaterner, Karasal Ayrışmamış Şekil 2. İzmir deki zemin sıvılaşma olasılıkları PAT(Pist-Apron-Taksi Yolları) Sahaları Bilgileri Adnan Menderes Havalimanı nda 16L/34R(Ana Pist) ve 16R/34L(Emergency Pist) olmak üzere birbirine paralel iki pist bulunmaktadır. Apron; Bir havaalanında uçakların parklandırılmaları, akaryakıt ikmalleri, yolcu, yük, posta ve kargonun indirme ve bindirilme işlemleri ve bakımlarının yapılabilmesi için ayrılmış sahaları ifade etmekte olup, Havalimanımızda; İç Hatlar Terminali, Dış Hatlar Terminali önünde birer adet ve bir adet de kargo apronu olmak üzere üç adet apron yer almaktadır. Uçakların yerde pist ile apron arasındaki geçişleri, taksi yolları ile sağlanmaktadır. Havalimanımızda 12 adet taksi yolu mevcuttur. PAT sahalarının mukavemeti PCN(Pavement Classification Number-Kaplama Sınıflandırma Numarası) adı verilen bir standarda göre belirlenmekte olup, PCN yöntemine göre kaplama yüzeyi tipi ve taşıma gücü aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.(1, ) 106

123 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 1. PAT sahaları bilgileri PİSTLER Doğrultu Uzunluk Yüzey Uzunluk(m) Mukavemet 16L/34R 3,240x45 88 PCN F/C/W/T ASFALT/BETON 16R/34L 3,240x PCN R/D/W/T BETON EMERGENCY APRONLAR Uzunluk BOYUT KAPLAMA MUKAV. UÇAK KAP m² BETON PCN- 120 R/C/W/T m² BETON PCN-120 R/C/W/T m² BETON PCN-120 R/C/W/T TAKSİ YOLLARI Uzunluk TAKSİ KAPLAMA MUKAVEMET YOLLARI A BETON PCN-120 R/C/W/T AA BETON PCN-120 R/C/W/T B BETON PCN-120 R/C/W/T C BETON PCN-120 R/C/W/T D BETON PCN-110 R/D/W/T E BETON PCN-120 R/C/W/T F ASFALT PCN-88 F/C/W/T G BETON PCN-110 R/D/W/T H ASFALT PCN-88 F/C/W/T I BETON PCN-110 R/D/W/T J BETON PCN-120 R/D/W/T K BETON PCN- 120 R/C/W/T 1.3. Havalimanımızda Afete Hazırlık Kapsamında Yapılan Çalışmalar Acil Durum Planı Havalimanımız sorumluluk sınırları içerisinde ve yakın çevresinde meydana gelebilecek her türlü acil durumun etkilerini asgariye indirmek, olaydan etkilenen insanların hayatlarını kurtarmak amacı ile personel, araç-gereç ve teçhizatın kullanılması, takviyesi ile kurum ve kuruluşlar arasındaki işbirliği ve koordinenin sağlanmasına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek(2, ) amacıyla Adnan Menderes Havalimanı Acil Durum Planı hazırlanarak, yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu Acil Durum Planı çerçevesinde deprem, sel baskını, yangın fırtına gibi vukuu bulabilecek doğal afetlerin meydana gelmesi durumunda Havalimanımızda yer alan tüm kuruluşların görevleri ve yapılması gerekenler ele alınmıştır Adnan Menderes Havalimanı Kriz Yönetim Merkezi Havalimanı güvenlik unsurlarının tek elden, koordineli ve etkin bir şekilde sevk ve idaresini temin etmek amacıyla Adnan Menderes Havalimanında Mülki İdare Amiri ne bağlı olarak(adnan Menderes Havalimanı DHMİ İdari Bina Toplantı Salonu kullanılmak üzere) Kriz Yönetim Merkezi oluşturulmuştur. Havalimanı Mülki İdare Amiri tarafından acil durum haberi alınır alınmaz, Adnan Menderes Havalimanı Kriz Merkezi faaliyete geçirilerek Acil Durum Planı çalışmaları başlatılır. 107

124 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Adnan Menderes Havalimanı Eğitim Çalışmaları 1. Havalimanımızda bulunan İtfaiye Biriminde; 45 adet eğitilmiş itfaiye personeli ve yangın söndürme ekipmanları, afet durumunda müdahale etmek üzere hazır bulunmaktadır. 2. Havalimanı ve meydanlarda sağlık ünitesi ve ilkyardım ekibi bulundurulması Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) normları gereğidir. Havalimanımızda 1 doktor ve 1 hemşireden oluşan sağlık ekibi ile 4 adet ambulans, acil durumlarda ilk müdahaleyi yapmak üzere 24 saat hazır bulunmaktadır. Ayrıca Havalimanımız Sağlık Şefliği tarafından Kızılay ile koordine kurularak zaman zaman personelimize ilk yardım eğitimi verilmektedir. 3. Havalimanımız Sivil Savunma Uzmanlığı koordinasyonu ile Dokuz Eylül Üniversitesi, İl Sivil Savunma Müdürlüğü ve İnşaat Mühendisleri Odasının katkılarıyla, personelimizi deprem konusunda bilgilendirmek amacıyla zaman zaman eğitimler düzenlenmektedir Yapılan Diğer Çalışmalar ve Bilgiler 1. Havalimanımızda belirlenmiş olan uygun bir alana, içinde bireysel ve takım ekipmanlarının bulunduğu, afet durumunda kullanılmak üzere bir konteyner yerleştirilmiştir. 2. Hava seyrüseferi açısından hayati önem taşıyan pist, apron, taksiyolu ile seyrüsefer yardımcı cihazlarında kesintisiz enerji sağlayan UPS sistemleri mevcuttur. Jeneratör grupları 15 saniye içerisinde devreye girinceye kadar sistemi UPS(kesintisiz güç kaynağı) besler. 3. Havalimanımız 1. derece deprem bölgesinde yer aldığından depremin etkileri önemle dikkate alınarak, kurumumuz kontrollüğünde yapılan tüm inşaat çalışmalarında zemin etütleri yaptırılmakta olup, zemin özelliklerine uygun projeler hazırlanarak yapım aşamasına geçilmektedir yılında İzmir de yaşanan depremler sonrasında Havalimanımız İnşaat Müdürlüğü teknik personelleri tarafından gerçekleştirilen gözle muayene sonucunda binalarda hasar meydana gelmediği tespit edilmiştir. KAYNAKLAR , DHMİ Genel Müdürlüğü Adnan Menderes Havalimanı Başmüdürlüğü Havaalanı Kılavuzu, sayfa , DHMİ Adnan Menderes Havalimanı Acil Durum Planı, sayfa 5. URL 1, İzmir Afet Riski- RADIUS Projesi İnternet Sitesi, İzmir Deprem Senaryosu ve Deprem Master Planı- Risk Azaltılması İçin Öneriler, 21 Ağustos

125 YAPI ÖLÇEĞİNDE UYGULAMA TEKNİKLERİ İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009, Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı İZMİR

126

127 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2005 DEPREMLERİ SONRASI İYTE DE BİNA GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI ÇİĞDEM TARHAN 1 1 Dr., İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Araştırma Görevlisi, ÖZET 17 Ekim 2005 tarihinde yerel saat ile 08:45 de büyüklüğü Ml=5.7 olan depremle başlayan Sığacık Körfezi ve Seferihisar depremleri aynı gün saat 12:46 da büyüklüğü Ml=5.9 ile devam etmiş ve bu zaman diliminde yüzlerce hafif ve çok hafif şiddette depremler meydana gelmiştir. 17 Ekim Depremlerinde can kaybı olmamakla birlikte, özellikle Seferihisar ve Urla da bazı yapılarda kısmen hasara neden olmuştur. 21 Ekim günü saat 00:40 da büyüklüğü M=5.9 olan bir deprem daha olmuştur. Yaşanılan bu depremler sonrasında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü nün bazı binaları hasar görmüştür. Bu çalışmada deprem sonrası hasar gören binalardan Mimarlık Fakültesinde A ve B Bloklar için yapılan güçlendirme çalışmaları anlatılacaktır. Anahtar Sözcükler: İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), Deprem, Afet, Bina Güçlendirme 1. GİRİŞ 17 Ekim 2005 tarihinde yerel saat ile de büyüklüğü Ml=5.7 olan depremle başlayan Sığacık Körfezi ve Seferihisar depremleri aynı gün saat da büyüklüğü Ml=5.9 ile devam etmiş ve bu zaman diliminde yüzlerce hafif ve çok hafif şiddette depremler meydana gelmiştir. 17 Ekim Depremlerinde can kaybı olmamakla birlikte, özellikle Seferihisar ve Urla da bazı yapılarda kısmen hasara neden olmuştur. 21 Ekim günü saat da büyüklüğü M=5.9 olan bir deprem daha olmuştur. Yaşanılan bu depremler sonrasında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü nün (İYTE) bazı binaları hasar görmüştür. Şekil 1 de İzmir ve yakın çevresinin diri fay haritası ve İYTE nin yeri gösterilmiştir. Tablo 1 de de fayların genel özellikleri bulunmaktadır. Şekil 2 de Ekim 2005 tarihleri arasında İzmir ve yakın çevresinde meydana gelen 2den büyük depremler gösterilmiştir. Şekil 3 de son 10 yılda İzmir İl i ve çevresinde meydana gelen 5den büyük depremler gösterilmiş ve Tablo 2 de özellikleri listelenmiştir. Şekil 4 de de bu depremlerin ve 20 km lik etki analizi gösterilmektedir. Tablo 1. İzmir ve yakın çevresinin diri fayların özellikleri Aktif Faylar Fay Türü Yönelimi Uzunluğu(km) İzmir Fayı Normal Fay D-B 35 Tuzla Fayı Sağ Yönlü Doğrultu Atılımlı K30D 50 Serefihisar Fayı Sağ Yönlü Doğrultu Atılımlı K20D 30 Gülbahçe Fayı K-G 70 Gediz Grabeni Ana Sıyrılma Fayı Normal Fay K70D 27 Kemalpaşa Fayı Normal Fay K75D 24 Manisa Fayı Normal Fay K65D 40 Dağkızılca Fayı Sağ Yönlü Doğrultu Atılımlı K70D 27 Kaynak: Emre vd.,

128 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 1. İzmir ve Yakın Çevresinin Diri Fay Haritası Kaynak: Emre vd., 2005 Şekil Ekim 2005 arasında İzmir ve yakın çevresinde meydana gelen 2 den büyük depremler Kaynak:

129 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 3. Son 10 yılda İzmir İl i ve çevresinde meydana gelen 5den büyük depremler Kaynak: Tablo arasında 5 den büyük depremlerin Kandilli Kayıtları Tarih Saat (GMT) Enlem Boylam Derinlik (km) Büyüklük : : : : : Kaynak: Şekil 4. 5 den büyük depremlerin km çevresindeki etki alanları Kaynak:

130 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2. MİMARLIK FAKÜLTESİ BİNA GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI Şekil 5 te İYTE Kampüsü ve Şekil 6 da Mimarlık Fakültesi vaziyet planı görülmektedir yılında tamamlanan Mimarlık Fakültesi A ve B Bloklarının taşıyıcı sistemleri betonarme kolon ve kirişler ile tuğla dolgudan meydana gelmektedir. Binalardaki tüm kat yükseklikleri 4,00 metre olup tuğla duvar kalınlığı 20 cm dir. A blokta 50x50 ile 60x60 cm ve B Blokta 50x50 ile 40x40 cm boyutlarındaki kolonlar bir grid oluşturmaktadır. Şekil 5. İYTE Kampüsü Kaynak: Google Earth, 2009 Şekil 6. Mimarlık Fakültesi Vaziyet Planı 114

131 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.1. Binaların Hasar Durumu İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Yapı ve Deprem Uygulama - Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan mevcut durum raporuna göre; Zemin kat seviyesinde bazı dış ve bölücü duvarlarda diyagonal çatlaklar tespit edilmiştir. Üst katlarda ise taşıyıcı elemanlar ve tuğla bölücü elemanlar arasında yatay ve dikey çatlaklar belirlenmiştir. Bunun nedeni, tuğla bölücü duvarlarının aynı yanal yük altında yatay salınımlarının kolonlarınkinden farklı olması olarak açıklanmıştır. A ve B Bloklarda beton kalitesinin belirlenmesi amacı ile tamamı kolonlar olmak üzere her katta 3 elemandan karotlar alınarak İTÜ İnşaat Fakültesi Yapı Malzemeleri Laboratuarında basınç deneylerine tabi tutulmuştur. Yapıların strüktürel tasarımında bir uygunsuzluk olmamasına rağmen üst katlarda birkaç tanesi hariç tüm kolonlar için deprem kuvvetlerine bağlı olarak hesaplanan moment değerleri hem X hem Y yönlerindeki taşıyıcı kapasitelerinden büyük bulunmuştur. Binaların taşıyıcı sistemlerinin bölgede beklenen olası şiddetli bir depreme karşı günümüz yönetmeliklerinde öngörülen düzeyde yeterli bir güvenliğe sahip bulunmadığı sonucuna varılmış ve bu rapor doğrultusunda binaların güçlendirme projesi hazırlanmıştır. Fotoğraf 1 ve 2 de deprem sonrası fotoğraflar görülmektedir. Fotoğraf 1. A Blok deprem sonrası fotoğrafları Kaynak: İYTE Mimari Restorasyon Bölümü Fotoğraf 2. B Blok deprem sonrası fotoğrafları Kaynak: İYTE Mimari Restorasyon Bölümü 115

132 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.2. Uygulama İşlemleri Güçlendirme çalışmalarında yeniden projelendirilen A Blok binasında 40x40 ve 50x50 boyutundaki kolonlar 70x70, 80x80 ve 90x90 cm e büyütülecek şekilde donatıyla çerçevelenerek mantolanmıştır. Yatay deprem yüklerinin karşılanması için yapıya perde duvarlar eklenmiştir. Yapının temelleri de mantolanan kolonların ve perde duvarların bulunduğu bölgelerde ek donatı eklenerek güçlendirilmiştir. Şekil 7 de A Blok Şekil 8 de B Blok zemin ve üst katlarının planları görülmektedir. Kırmızılar yeni kolon ve perde duvarları; yeşiller ise yeni duvarları göstermektedir. Şekil 9 da da A ve B Bloklarının doğu cephesi görülmektedir. Fotoğraf 3 de kolon çevrelerinin ve perde duvar yerlerinin yıkılarak açılması gösterilmektedir. Fotoğraf 4 te temellerin açılıp donatı eklenmesi ve de kolon ve perde duvar donatılarının yerleştirilmesi örnekleri görülmektedir. Fotoğraflar İYTE Mimari Restorasyon Bölümü Öğretim Elemanları tarafından çekilmiştir. Şekil 7. Mimarlık A Blok Güçlendirme Planı Şekil 8. Mimarlık B Blok Güçlendirme Planı Şekil 9. Mimarlık Fakültesi A ve B Blok Doğu Cepheleri 116

133 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Fotoğraf 3. Kolon Çevrelerinin ve Perde Duvar Yerlerinin Yıkılarak Açılması (A ve B Blok) Fotoğraf 4. Temellerin Açılıp Donatı Eklenmesi ve Kolon ve Perde Duvar Donatılarının Yerleştirilmesi Projelendirilen perde duvarların yerleri ve güçlendirilecek kolonların çevresi yıkılarak açılmıştır. Yıkılan duvarların sonucu oluşan boşluklarda, önlem olarak kiriş altları ahşap dikmelerle desteklenmiştir. Kolonların temelle bağlantılarının yapılması için temel açılmıştır. Perde duvarların yapılacağı yerdeki kolon ve temellerde, donatıları yerleştirmek için matkaplarla 25 cm aralıklarla delikler açılmıştır. Açılan delikler basınçlı hava makinesi ile temizlenmiştir. Demir filizler epoksi harcı kullanılarak deliklere ekilmiştir. Diğer donatılar yerleştirilip etriyelerle bağlanmıştır. Mantolanacak kolonların etrafına ve perde duvarın yerleştirileceği kısımlarda önceden yağlanan metal kalıplar yerleştirilmiştir. Kalıbın tavana yakın kısımlarında bırakılan boşluklardan beton dökülüp kalıplar çıkarılmıştır (Fotoğraf 5-6). Bina iç kısımlarında döşemeler açılıp kolon ve perde duvarlar için zemin katta yerleştirilen filizler üst katlarda da devam ettirilmiştir. Perde duvar için cm aralıklarla yerleştirilen donatılarla çelik hasır oluşturulmuştur. Metal kalıplar ahşap elemanlarla desteklenip kalıbın üst kısmında bırakılan boşluklardan beton dökülmüştür. Perde duvar kalınlıkları cm olarak uygulanmıştır (Fotoğraf 7-8). 117

134 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Fotoğraf 5. Metal Kalıp ve Perde Duvar Uygulamaları Fotoğraf 6. Ahşap Eleman ve Beton Döküm Uygulamaları Fotoğraf 7. A Blok Perde Duvar Uygulaması Fotoğraf 8. A ve B Blok Perde Duvar Uygulamaları 2 118

135 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. SONUÇ Güçlendirme çalışmalarının sonucunda elektrik ve ısıtma tesisatı kontrol edilip eksikler tamamlanmıştır. Güçlendirme bittikten sonra sıva ve boya işlemleri yapılmıştır. Dış cephelerin onarımı yapılıp proje uygun olarak tuğla ile kaplandıktan sonra iskeleler sökülmüştür. A ve B Bloklarının güçlendirme işlemleri Ocak Nisan 2007 döneminde tamamlanmıştır. Fotoğraf 9 ve 10 da A ve B Bloklarının güçlendirme sonrası fotoğrafları görülmektedir. Fotoğraf 11 ve 12 de Ekim 2009 a ait durumları gösterilmektedir. Fotoğraf 9. A Blok Güçlendirme Sonrası Fotoğraf 10: B Blok Güçlendirme Sonrası 119

136 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Fotoğraf 11: A Blok Ekim 2009 Fotoğraf 12. B Blok Ekim 2009 KAYNAKLAR Emre, Ö.,Özalp, S.,Dog an, A.,Özaksoy, V., Yıldırım, C., ve Göktaş, F., İzmir Yakın Çevresinin Diri Fayları ve Deprem Potansiyelleri. M.T.A. Rapor No: Google Earth, 2009 Sayısal Grafik,

137 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR DE SİSMİK TEHLİKEYİ BELİRLEMEK İÇİN DEPREM SENARYOLARINA DAYALI YER HAREKETİ SİMÜLASYONLARI VE PALEOMANYETİK ÇALIŞMALAR KUVVET ATAKAN 1, LOUİSE W. BJERRUM 2, TALİP GÜNGÖR 3, MORTEN IMS 4, MİGUEL RODRÍGUEZ 5, COŞKUN SARI 6, HARALD WALDERHAUG 7 1 Prof.Dr., Dept. of Earth Science, University of Bergen, Bergen. Norway, 2 M.Sc., Dept. of Earth Science, University of Bergen, Bergen.Norway, 3 Assoc.Prof..Dr.,Dept. of Geological Engineering, Engineering Faculty,Dokuz Eylul 4 M.Sc., Dept. of Earth Science, University of Bergen, Bergen.Norway, 5 Dr., Dept. Of Engineering, National Autonoumous University of Mexico, UNAM, 6 Prof.Dr.,.,Dept. of Geophysical Engineering, Engineering Faculty, Dokuz Eylul 7 Prof.Dr., Dept. of Earth Science, University of Bergen, Bergen. Norway, Not: Yazar isimleri soyadına göre alfabetik sırayla verilmiştir. ÖZET Batı Anadolu daki tektonik deformasyon Türkiye nin batı kıyılarında yıkıcı depremlere neden olan fayların yeniden aktif olmasına sebep olmaktadır. İzmir en sonuncusu 1778 yılında meydana gelen yakın tarihteki birkaç büyük depremde önemli derecede hasar görmüştür. Deterministik sismik tehlike analizi, İzmir çevresinde bilinen faylar için farklı deprem kırılma senaryosuna dayanan yer hareketi simülasyonlarıyla gerçekleştirilmiştir. En yüksek değerdeki yer hareketlerinin biri kentin altında uzanan İzmir fayı (normal), diğeri kentin güneybatısında uzanan Tuzla fayı (doğrultu atımlı) olmak üzere iki fay ile ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, bu faylar arasındaki etkileşim paleomanyetik araştırmalarımızın ilk sonuçlarında görüldüğü gibi daha başka karmaşıklıklara neden olabilir. Yer hareketi simulasyon sonuçları İzmir fayı üzerindeki kırılmanın İzmir in merkezinde temel kaya üzerinde 0.3 g den daha yüksek zemin ivmesi üretebileceğini işaret etmektedir. Yerel zeminin etkileri üzerinde gerçekleştirdiğimiz ilk analizlerimizin sonucu, sismik sinyallerde gözlenen yerel büyümelerin şehirde çok büyük hasara neden olabilecek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bundan dolayı, gelecekte meydana gelecek bir depremin senaryosu için hasar potansiyelini ana hatlarıyla belirlemek amacıyla risk çalışmalarının acil olarak başlatılması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Fay Modelleri, Sismik Tehlike, Deprem Senaryoları, Batı Türkiye, Kuvvetli Yer Hareketleri Simulasyonları, Paleomanyetizma. 1. GİRİŞ Ege-Anadolu bölgesi Avrupa da sismik ve tektonik olarak en aktif alanlardan biridir ve önemli derecede sismik tehlike içermesi ile karakterize edilir. Aktif faylar üzerindeki yerel ve bölgesel jeolojik çalışmalar ile Ege ve Anadolu bölgelerini kapsayan yüksek ayrımlı GPS verilerine dayanan yoğun bilgiler mevcuttur. GPS verilerinden Anadolu mikro levhasının en bilinen ve en çok araştırılan Kuzey Anadolu Fay Zonu boyunca meydana gelen deformasyonla batıya doğru hareket ettiğini görülmektedir. Bölgedeki GPS verilerinin yorumu, tektonik deformasyonun çoğunun yer aldığı göreceli olarak dar zonlarla çok sayıda küçük levhalara ayrılmış birkaç farklı blok modellerinden kaynaklandığını göstermektedir (Bak. Nyst ve Thatcher, 2004 ve kaynaklarda verilen diğer kaynaklar). Yıkıcı depremlerin jeolojik ve tarihsel dönemlerde gösterdiği gibi Batı Anadolu daki aktif deformasyon bölgedeki değişik fay sistemlerinin yeniden hareketlenmesinin sonucudur. Yakın geçmişte İzmir de felaket boyutunda üç deprem meydana gelmiştir. En sonuncusu 1778 de meydana gelen bu depremler yaklaşık 50 yıllık bir zaman aralığı ile oluşmuştur (Ambraseys ve 121

138 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Finkel, 1995; Papazachos ve Papazachou, 1997; Papazachose diğ., 1997). Bu olayların yinelenmesi alanın tamamı için felaket düzeyinde insani ve ekonomik sonuçları olacaktır. İzmir civarındaki bölgenin sismik tehlikesini belirlemek için Geç Miyosen den bu yana (yaklaşık 10 milyon yıl önce bölgedeki uzun dönemli blok rotasyonları çalışmak amacıyla paleomanyetik yöntemler uygulanmıştır. Bundan başka, İzmir civarındaki birkaç fay boyunca depremler sırasında beklenen kuvvetli yer hareketlerini (temel kaya düzeyinde) hesaplamak için sayısal yer hareketi simülasyon yöntemi benimsenmiştir. Sonuç olarak, deprem sırasında güncel beklenen yer yüzeyi salınımını kestirmek için İzmir Körfezi nin kuzey kenarında yerel zemin etkilerini araştırma çalışmasını başlatılmıştır. Paleomanyetik çalışmanın amacı, alan boyunca alınan kireçtaşı ve volkanik kayaçlardan alınan kayaç örneklerinin deklinasyon açılarının araştırılmasıyla batıda Karaburun Yarımadası ndan kuzeydoğuda Spil Dağı na kadar olan bölgenin farklı blok rotasyonlarını belirlemektir. Ön sonuçlar Karaburun Yarımadası, Urla bloğu ve Tuzla fayının hemen doğusundaki alan arasındaki blok hareketleri üzerine odaklanmıştır. Bölgedeki sismik tehlike, İzmir kenti çevresinde yer alan aktif faylar üzerine dokuz farklı deprem senaryosuna dayanılarak deterministik olarak belirlenmiştir. Kullanılan metodoloji geçerliliği Tottori (Japonya), Sumatra (İndonezya) ve Wenchuan (Çin) depremleri için daha önce onaylanmış hibrid geniş bandlı yer hareketi simülasyon tekniğine dayanmaktadır (Bjerrum ve diğ., 2009, in review; Pulido ve Kubo, 2004; Sørensen ve diğ., 2007). Girdi modelleri kaynağın (fayın boyutları, geometrisi, mekanizması, pürüzlülüğünün büyüklüğü ve yeri ile onların parametreleri gibi) ve sismik dalgaların yollarının (sismik hızlar ve kabuktaki sönümleri gibi) karakteristiklerine dayanmaktadır. Yer hareketi simülasyon sonuçlarının kıyaslanmasıyla İzmir de sismik tehlikeyi kontrol eden kritik faylar üzerinde yeni bilgiler elde edilmiştir. Tortul katmanların yaklaşık 30 m üstünün makaslama dalga hız yapısını belirlediğimiz İzmir- Mavişehir de küçük bir alanda gerçekleştirilen mikrotremör araştırmasıyla İzmir Körfezi nin kuzey kıyısı zemin etki potansiyeli kestirilmiştir. Bu bilgi, bir deprem sırasında zeminde en yüksek yer sarsıntısının düzeyinin ve güncel beklenen frekans içeriğinin hesaplanması için önemlidir. Şe ki l 1. Ege bölgesindeki aktif faylar ve deprem odak mekanizmaları. Fay düzlemi çözümleri INGV, USGS ve Küresel CMT moment tensör çözümü veritabanlarından derlenmiştir. 122

139 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2. SİSMOTEKTONİK VE DEPREMSELLİK Ege-Anadolu bölgesinin tektonik deformasyonu Avrasya ile kuzeye doğru hareket eden Afrika ve Arap levhalarının çarpışması sonucu oluşmuştur. Arap ve Avrasya levhalarının çarpışması Anadolu bloğunun batıya doğru göçüne neden olur. Bu hareket Kuzey ve Doğu Anadolu Fay zonları gibi iki büyük doğrultu atımlı fay sistemleri ile gelişmiştir. Afrika levhası, Ege Denizi nin Afrika levhasının dilimlenerek geriye dönmesi nedeniyle gerilmesine neden olarak Helen (Girit) Yayı boyunca Ege Denizi altına dalmaktadır. Ege Denizi ndeki depremlerin odak mekanizmaları Kuzey Anadolu Fay ının Kuzey Ege deki uzanımı gibi başlıca doğrultu atımlı olaylarla oluşan bu deformasyonu doğrulamaktadır. Helen yayı boyunca ve kuzeye ve Adriyatik Denizi ne doğru, kuzeybatı Yunanistan ve Arnavutluk arasındaki kıtasal çarpışma zonu bindirme faylanması nedeniyle oluşan depremlerin sonucudur. Ege Denizi nin açılması Türk ve Yunan kıyılarının her iki yanı boyunca meydana gelen normal faylanma etkinlikleriyle doğrulanmaktadır (Şekil 1). Ege Denizi nin her iki yanında gözlenen açılma tektoniği Türkiye kıyılarında Gediz Grabeni ve Büyük Menderes Grabeni ve Yunanistan kıyılarında Korint Körfezi gibi büyük doğu-batı uzanımlı normal fay sistemleri ile kıyı bölgelerinin topoğrafyasında açıkça gözlenmektedir. Doğu-Batı yönünden Kuzeydoğu-Güneybatı yününe GPS hız alanındaki değişim İzmir ve civarındaki alanda meydana gelmektedir (Nyst ve Thatcher, 2004). Altuğ ve Kılıçoğlu (2006) bölgede özellikle dikkati çeken üç büyük fay olan İzmir Fayı, Gülbahçe Fayı ve Tuzla Fayı nı (1A-C, 2GF ve 3TF senaryoları olarak tanımlanan) coğrafik olarak kapsayan bir ağ ile yerel GPS hız çalışmasını gerçekleştirmişlerdir (Şekil 2). Bu çalışma yerel küçük ölçekli blok rotasyonlarını ortaya sermektedir ve bundan dolayı Batı Anadolu tek başına rijit bir blok olarak davranmamaktadır. Bundan başka, GPS çalışması İzmir Körfezi boyunca açılmayı ve açılma oranının başarılı bir şekilde haritalamaktadır. İzmir ve civarında meydana gelen güncel blok rotasyonları Şekil 2 de görülmektedir. MTA tarafından haritalanan İzmir ve civarındaki aktif faylarla yerel GPS çalışmasının birleşimi Seferihisar ve Tuzla faylarının kenarlarındaki GPS hız farklarının faylar üzerinde önemli stres (gerilme) artışını belirttiğini kanıtlamaktadır. Doğudan batıya ve kuzeyden güneye hızlardaki artış, körfezin açılmasını onaylayan İzmir Körfezi boyunca hız alanındaki değişimlerin de kanıtıdır. Batı Anadolu daki tektonik deformasyon yerel ve bölgesel ölçekte (Şekil 1) yüksek oranda bir sismik aktivite üretir. Tarihsel dönemler boyunca İzmir ve çevresinin bir kaç çok yıkıcı depremlerle karşılaştığı bilinmektedir (Şekil 2). Ambraseys ve Finkel (1995), Papazachos ve diğ. (1997) ile Papazachos ve Papazachou (1997) tarafından derlenen mokrosismik kayıtlardan İzmir çevresinin şiddetli yer sarsıntılarına maruz kaldığı ve bu nedenle kentin birkaç kez hasar gördüğü saptanmıştır. Şekil 2 deki tarihsel olaylar İzmir ve Tuzla fayları üzerindeki aktivitenin açık bir işaretidir ve 1723 yıllarında meydana gelen daha önceki depremleri izleyen moment büyüklüğü 6.4 olarak kestirilen ve depremüstü İzmir e yakın olan en son büyük deprem 1778 yılında meydana gelmiştir. Son 230 yıl boyunca kentin civarında büyük depremlerin yer almaması İzmir çevresindeki faylar üzerinde önemli miktarda stres (gerilim) oluştuğunu ve kent için önemli bir tehlike yarattığını kanıtlamaktadır. 123

140 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 2. Referans çerçeve olarak durağan Anadolu bloğu ile İzmir civarındaki GPS alanı siyah oklarla gösterilmektedir (Aktuğ ve Kılıçoğlu, 2006) yılları boyunca İzmir de İzmir de önemli yer sarsıntısına neden olan tarihsel depremler sarı noktalarla gösterilmektedir. Yer hareket simulasyonları gerçekleştirilen faylar basitleştirilmiş olarak kırmızı çizgilerle gösterilmektedir. Senaryo isimleri Tablo 2 de verilmektedir. Yakın geçmişte, 2005 yılı sonbaharında Sığacık Körfezi nde üç gün içinde meydana gelen moment büyüklüğü 5.4 den daha büyük üç olay dahil olmak üzere, 17 ve 31 Ekim tarihleri arasında (Mw>3) yaklaşık 50 depremin meydana geldiği yüksek deprem aktivitesi gözlenmiştir. Büyük olayların odak mekanizmaları Sığacık Körfezi ndeki kuzeydoğu-güneybatı ve kuzeybatı-güneydoğu uzanımlı faylar üzerinde doğrultu atımlı hareketin varlığını kanıtlamaktadır (Aktar ve diğ., 2007; Emre ve diğ., 2005b; Papadopoulos ve diğ., 2006, Sözbilir, 2009). 3. İZMİR CİVARINDA PALEOMANYETİK ÇALIŞMALAR 3.1. Paleomanyetik Ön Bilgiler Şekil 2 de görüleceği gibi GPS çalışmaları bu çalışmada dikkate alınan faylar boyunca günümüzdeki yer değiştirme hareketleri hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bununla birlikte, GPS ölçümleri çok kısa bir zaman penceresi içinde süregelen deformasyonu gözlemek için bir örnektir ve geçmişte meydana gelmiş ana depremlerle ilişkili ani yer değiştirmeleri içermemektedir. Jeomorfolojik yapılar ve paleosismoloji çalışmalar oldukça daha uzun zaman ölçeğinde (binlerce yıl) oluşan fay hareketlerini ortaya koyabilir. Bununla birlikte, Kuzey-Güney yönlü açılmaya eşlik eden Anadolu bloğunun batıya doğru kaçışı ile Batı Anadolu daki güncel tektonik rejimin Geç Miyosen dönemlerinden (yaklaşık 10 milyon yıl önce) günümüze olageldiği düşünüldüğünden bu zaman ölçeğindeki örnek hareketleri belirleyecek bir yöntemin kullanılması düşünülmüştür. 124

141 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Paleomanyetik çalışmalar kayaçların oluşum zamanında kayaçlar içinde bulunan ferromanyetik mineraller tarafından kayaçlar içinde korunmuş ve kaydedilmiş Yer manyetik alanın yönünü belirlemek amacıyla gerçekleştirilir. Genel anlamda, geçmiş iki tür hareket kalıcı mıknatıslanma yönlerinin belirlenmesi çalışmasıyla saptanabilir: (i) Yerin manyetik dipol alanının inklinasyonu ve coğrafik enlemi arasındaki ilişki yoluyla bir kıta veya alanın kuzey-güney yönünde yer değiştirmesi (ii) Kayaçta ölçülen manyetik vektörün yatay bileşeni ve kuzey-güney hattı arasındaki açısal sapmadan (deklinasyon) belirlenen düşey eksenle ilgili bir kıtanın veya tektonik bloğun rotasyonları Kuzey-güney yönlü yer değiştirmelerin 10 milyon yıldan daha küçük bir zaman çerçevesinde verilen bu çalışmada gerçeğe uygun olmayan inklinasyon verilerinden belirlenebilmesi için yer değiştirme miktarı birkaç yüz kilometre mertebesinde olmalıdır. Bununla birlikte, alandaki aktif faylarla tanımlanan farklı tektonik blokların büyük düşey eksen rotasyonları potansiyel olarak deklinasyon verilerinde görülebilecektir ve bundan dolayı paleomanyetik araştırmamızın amacı bu rotasyonları belirlemeye çalışmaktır. İzmir çevresindeki konuyla ilgili bazı paleomanyetik veriler uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanmıştır. Kissel ve diğ. (1987) tarafından elde edilen sonuçlardan İzmir civarındaki alanda başlıca diferansiyel blok rotasyonlarının meydana geldiği açıkça görülmektedir. Kissel ve diğ. (1987) tarafından bulunan rotasyonlar Karaburun yarımadasında saat yönünde 49 den kentin kuzeyinde saat yönü tersinde 33 ye (İzmir ve Bergama arasında) değişmektedir. İşseven (2001) tarafından daha büyük bir alan üzerinde yapılan çalışma daha az belirgin rotasyonlar verirken, Karaburun yarımadasının saat yönündeki rotasyonu Orbay ve diğ. (2000) tarafından yapılan paleomanyetik çalışma ile de desteklenmiştir. İzmir in kuzeyi ve Karaburun arasında daha önce paleomanyetik sonuç olmadığından, bu çalışmada dikkate alınan aktif fayların her birinin Kissel ve diğ. (1987) tarafından gözlenen rotasyon farkına katkıda bulunduğu belirgin değildir. Bundan dolayı, mevcut paleomanyetik çalışma sismik olarak aktif Gülbahçe, Tuzla ve İzmir fayları arasında meydana gelen diferansiyel rotasyonları araştırmanın temel amaç olduğu bu belirli alandaki Miyosen ve daha genç yaşlı kayaçları hedeflemektedir Paleomanyetik Örnekleme ve Laboratuar Çalışması Bu çalışmanın paleomanyetik örneklemesi Eylül 2007 de, bazı ek materyal toplanması Şubat 2009 da gerçekleştirilmiştir. 16 farklı alandan toplam 133 bağımsız seçilmiş karot örnekleri alınmıştır (Şekil 3). Örnek alınan dokuz alan K/Ar yaş aralığı 12 ile 17 milyon yıl arasında olduğu yayınlanan (Fytikas ve diğ., 1976) volkanik kayaçları kapsamaktadır. Kalan yedi alan ise Üst Miyosen yaşlı lakustrin kireçtaşlarının bulunduğu alanlardır. Bölgedeki daha önceki paleomanyetik çalışmalar tamamen volkanik kayaçlara yönelik olmuştur, fakat eğer kalıcı manyetizma güvenilir şekilde ölçülebilirse, kireçtaşlarının çok daha zayıf kalıcı manyetizmaya sahip olmalarına rağmen devamlı zaman serisi ve yataklanma kontrolü sağlamakta potansiyel avantajı sahiptirler. 125

142 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 3. İzmir çevre alanının haritası (Bjerrum, 2007 den düzenlenmiştir). Mevcut çalışmada hedeflenen ana faylar kalın siyah çizgiler olarak gösterilmiştir (GF: Gülbahçe fayı; TF: Tuzla fayı; IF: İzmir fayı). Diğer ana faylar kırmızı çizgilerle gösterilmiştir.mor oklar Karaburun yarımadası ve İzmir in kuzeyinde Kissel ve diğ., (1987) tarafından bulunan ortalama deklinasyon yönlerini belirtmektedir. Rotasyon miktarı kuzey-güney doğrultusundan sapma olarak gösterilmiştir. Renkli daireler mevcut çalışma sırasında kireçtaşları (sarı) ve Miyosen volkaniklerinden (kırmızı) paleomanyetik örnek alınan noktaları göstermektedir. Metin içinde ve Tablo 1 de değinilen örnek alınan noktaların numaraları da görülmektedir. Örneklerin laboratuar işlemleri Bergen Üniversitesi paleomanyetik laboratuarında gerçekleştirilmiştir. Kalıntı mıknatıslanma şiddeti ve yönü 2G Helyumsuz jirogenik manyetometre ile ölçülmüştür. Değişken alan (2G demagnetizer) ve ısıl demanyetizasyon (MMTD1) işlemlerinin her ikisi örneklerin çoğunluğuna en son yöntemler kullanılarak uygulanmıştır. Daha sonra karakteristik kalıntı mıknatıslanma bileşenleri temel bileşen analizi kullanılarak her örnek için hesaplanmıştır (Kirschvink, 1980). Örnekleme ve analitik işlemler hakkında daha fazla ayrıntı Ims (2009) da bulunmaktadır. Volkanik kayaçların manyetik mineralojisi termomanyetik eğriler, artık mıknatıslanma analizi ve yansıyan ışık mikroskopisi dahil değişik teknikler yoluyla belirlenmiştir. Manyetik mineral içeriği genellikle çok düşük olduğu yukarıda belirtilen yöntemlerce başarılı bir şekilde vurgulanan kireçtaşları için ek bilgi ortogonal izotermal kalıntı mıknatıslanmanın (IRMs) üç eksenli demanyetizasyonu Lowrie (1990) yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Sonuç olarak, manyetik süseptibilitenin anizotropisi (AMS) AGICO KLY-2 indüksiyon köprüsü kullanılarak tüm örnekler için ölçülmüştür. 126

143 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3.3. Paleomanyetik Çalışma Sonuçları Örneklerdeki doğal kalıntı mıknatıslanma (NRM) şiddetleri en zayıf kireçtaşı örneklerinde yaklaşık 10-4 A/m den bazaltlarda 5 A/m arasında değişmektedir. Bir kireçtaşı ve volkanik (riyolit) kayaç örneği için ısıl demanyetizasyon davranışı örneği sırasıyla Şekil 4a ve 4b de verilmiştir. Bazı örnekleme noktalarında düşük durağanlık bileşenlerinin giderilmesinden sonra, karakteristik kalıntı mıknatıslanma yönü çoğu örneklerden geri kazanılmıştır ve örnekleme noktaları ortalaması 16 örnekleme noktasının tümü için hesaplanmıştır. Örnek noktalarının seviye istatistiklerinin özeti Tablo 1 de sunulmuştur. Bir kireçtaşı (Nokta 5) ve bir bazalt noktasında (Nokta 11) örnek noktalarının ortalama yönleri için %95 güvenirlik sınırları ( 95 ) 20 yi aşar, fakat genelde en zayıf kireçtaşları alan yönü içinde kabul edilebilir tutarlılık gösterir. Bununla birlikte, Şekil 4 den görülebileceği gibi her bir örnek noktasının ortalama yönleri örneklenen alan bir bütün olarak görüldüğünde her bir örnek noktasının konumu arasındaki diferansiyel hareketlerle önerilen karmaşık bir tektonik geçmiş geniş biçimde değişir. Tilt düzeltmeleri volkaniklerde sütun yapıları ve akış düzlemleri gibi yapılar ve kireçtaşlarında yataklanmayı kullanan tüm örnekleme noktalarındaki verilere uygulanmıştır. Düzeltilmemiş ve düzeltilmiş tilt ortalamaları Şekil 4c ve 4d de kıyaslanmıştır ve Tablo 1 de verilmiştir. Şekil 4. Kireçtaşı (a) ve riyolit (b) örnekleri ve aynı zamanda tüm düzeltilmiş (c) ve eğim düzeltilmiş (d) yer ortalama yönleri için ısısal manyetiksizleştirme (demagnetization) davranışları ortogonal vektör grafikleri örnekleriyle gösterilmiştir. Vektör grafiklerinde açık (kapalı) semboller düşey (yatay) düzlemlere projeksiyonları işaret etmektedir. Stereografik projeksiyonlardaki doldurulmuş ve açık semboller sırasıyla yukarıya ve aşağıya doğru yönleri işaret etmektedir ve büyük daireler ise bireysel yer ortalamaları için α 95 güvenirlilik açılarını temsil etmektedir. 127

144 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bu düzeltmeler göreceli olarak hafif eğimli yataklanmaya sahip kireçtaşları üzerinde az bir etkiye sahiptirler. Öte yandan, düzeltmeler farzedilen ilksel yatay yapıların daha yüksek açılarla eğimlendiği bazı volkanik yerler için daha belirgin olarak ortalama yönlere doğru hareket ederler. Bir bütün olarak ele alındığında, eğim düzeltmesi verideki dağılımı arttırır. Öte yandan klasik paleomanyetik eğim sınaması (McElhinny 1964) uygulaması dağılımdaki fark %95 seviyesindeki güvenirlilik istatistiksel olarak önemli olmamasına rağmen, bu eğimlenmeden sonra kazanılmış en azından bazı yerlerdeki karakteristik kalıcı manyetizma yönleri ikincil olma sorunu ortaya koyar. Öte yandan, incelene 6 yerdeki terslenme manyetizasyonunun varlığı günümüz alanındaki yeniden manyetikleşmeye karşı tartışma yaratmaktadır. Bununla beraber tüm manyetik terslenmelerin volkanik kayaçların bulunduğu yerlerde olması dikkat çekicidir. Mümkün olabilecek yukarıda verilen yeniden manyetizasyon sorunu nedeniyle ikincil manyetik mineraloji ve kalıcı manyetizma dayanıksızlığı temel hedef olarak ayrıntılı çalışma için çaba ortaya konmuştur. Hemen hemen saf manyetit (Curie derecesi 580 C ye yakın) olması için termojenetik eğriler, Lowrie (1990) yöntemi ve koersivite analizinin birleştirilmesiyle yerlerin çoğunda etkin mineral bulunmuştur. Aynı zamanda yüksek koersivite- bloke eden sıcaklık fazları bazı yerlerde ek kalıcı manyetizma taşıyıcı olarak hematiti gösterir. İki ana hariç durum bulunmuştur. İlki, bazaltlardaki kalıcı manyetizma (10 ve 11 yerleri) daha düşük Curie dereceleri (300 civarında) ile bazaltlar için karakteristik olan ikincil oksidasyonun oluştuğu (Ade-Hall ve diğ., 1971) orta titanomanyetit fazındadır. İkinci olarak, yer 5 teki kireçtaşları için etkin kalıcı manyetizma taşıyıcı yüzeye yakın bozuşmayla ilişkili ikincil mineral olan götit olduğu Lowrie (1990) yöntemi ile bulunmuştur. Aynı zamanda bu yer ile yer 11 deki bazaltla beraber en düzensiz kalıcı manyetizma yönleri göstermiştir (Tablo 1). Olması nedeniyle bu yerler sonuç yön analizinde ayrı tutulmuştur Tablo 1. Her yerdeki paleomanyetik soçların özeti. M NRM, ortalama NRM şiddeti; N, her yerdeki manyetiği giderilmiş örnekleri toplam sayısı; n, yer ortalamasını hesaplamak için kullanılan örneklerin sayısı; Dec, düzeltilmemiş ortalama sapma; Inc, düzeltilmemiş ortalam eğim; k, Fisher hassiyet parametersi; α 95, ortalamanın yüzde 95 güvenirlilik çemberi; TDec, eğim düzeltilmiş ortalama sapma; TInc; eğim düzeltilmiş ortalama eğim. Alan Kayaç Türü Andezit Kireçtaşı Kireçtaşı Kireçtaşı Kireçtaşı Kireçtaşı Kireçtaşı Andezit Piroklastik Bazalt Bazalt Riyolit Riyolit Riyolit Riyolit Kireçtaşı M NRM (10-3 a/m) N n Dec ( ) Inc ( ) κ α 95 ( ) TDec ( ) TInc ( )

145 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Geri kalan volkanik yerler için, mikroskop manyetit tanelerinin görülür etkin ikincil oksitlenmesi işaretleri göstermemiştir ve histerisis ölçümleri sahte tek ortam (pseudo single domain, PSD) taneleri veya kabul edilebilinir duraylılık (Mrs/Ms değerleri 0.1 and 0.3 arasında) gösterir. Bu teknikler manyetikçe zayıf kireçtaşlarına uygulanamazlar, fakat manyetik anizotropi (AMS) ana yataklanma-ilişkili doku ile uyumludur ve etkin manyetik yeni oturmalara karşı ek bilgi sağlar. Onun için aşağıdaki analiz tüm geri kalan 14 yerin (yer 5 ve 11 hariç) temeline dayanır. Urla bloğunda (Gülbahçe ve Tuzla fayları arası) örnekleme, çok değişik fakat içsel olarak tutarlı sonuçlar gösteren iki ayrı bölgede gerçekleştirilmiştir. Urla şehrinin kuzeyindeki yarımadadan iki volkanik yerin (1 ve 15) her ikisi de 70 seviyesinde saat yönünün tersine dönme gösterir. Aynı zamanda Kissel ve diğ., (1987) bu sonucu destekleyen saat yönünün tersine dönme elde etmişlerdir. Geri kalan yerler (5 kireçtaşı ve 2 bazalt) Urla şehrinin hemen güneydoğusundan örneklenmiştir. Yukarıda verilen gerekçelerden dolayı, yerler 5 ve 11 hariç, geri kalan yerler Urla bloğunun bu bölümü için küçük saat yönünde (yaklaşık 13 ) dönme gösterir. Urla ve yarımada arasındaki alanda İzmir fayının devamı sürekli olmasına rağmen, değişik sonuçları ile iki alanın batıya doğru devam eden İzmir fayı tarafında ayrıldığı not edilmiştir (Şekil 5). Tuzla fayının doğusunda örneklene üç riyolit yerlerinin (yerler Yeniköy ün güneyindeki alan) 140 civarında büyük saat yönünde dönme gösterir. Bu kayaçların varolan kalıcı manyetizma kalitesi yer içindeki gruplamada mükemmel ve polarite terslenmesi (Tablo 1) için tüm incelenen yerlerin en iyisidir (Şekil 4b),bu sonucu yeniden manyetizasyonla açıklamak zordur, Öte yandan, biraz sakınca üç yerin ikisinde ölçülen kalıcı manyetizma eğimleri beklenden 20 daha fazla olma gerçeği ve bu yöleri daha fazlasıyla incelemek amacıyla bu alanda daha fazla örnekleme yapılmıştır. Karaburun yarımadasında (Gülbahçe fayının batısı) örneklenen dört yer eğim düzeltmeleri sonrasında yön olarak tutarsızdır, fakat basit örnek ortalaması alındığında Kissel ve diğ. (1987) tarafından bulunan saat yönünde dönmeyi desteklemektedir. Düzeltilmemiş (eğim düzeltmesi yapılmaksızın) belirgin bir iyileşmeyle yön tutarlılığı ile saat yönünde dönmenin korunduğu tarafımızdan not edilmiştir. 4. İZMİR İÇİN DETERMİNİSTİK SİSMİK TEHLİKE DEĞERLENDİRMESİ İzmir ve çevresinin sismik tehlikesi İzmir civarındaki faylar üzerinde dokuz farklı deprem kırılma senaryosundan yer hareketleri sonuçlarının deterministik bir yaklaşımla hesaplanmasıyla belirlenmiştir. Benimsenen metodoloji, senaryo deprem parametreleri ve simulasyon sonuçları izleyen paragraflarda tanımlanmıştır. 129

146 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 5. Bu çalışmada paleomanyetik verilerden belirlenen üç farklı alandaki deneysel rotasyonlar (K-G doğrultusundan sapmalar) 4.1. Yer Hareketi Simulasyon Yöntemi İzmir ve civarının sismik tehlikesi deprem kırılma senaryolarına dayanan deterministik yer hareketi simülasyonlarının uygulanmasıyla kestirilmiştir. Simulasyonlar alçak frekanslar ( Hz) ve yüksek frekanslar (1-10 Hz) olmak üzere iki frekans aralığında hesaplanmıştır. Alçak frekanslı yer hareketleri, nokta kaynaklar olarak davranan alt fay gruplarına bölünmüş fay düzlemi modeli için ayrık dalga sayısı kuramından elde edilmiştir (Bouchon, 1981). Yüksek frekanslı yer hareketleri sonlu pürüzlü bir modelden hesaplanmıştır. Bu modeldeki nokta kaynaklar ampirik Green fonsiyonu yöntemi (Irikura, 1986) uygulanarak ve yarı-stokastik yaklaşım (Boore, 1983) kullanılarak hesaplanmıştır. Toplam yer hareketi her alt fay içinde sabit bir kırılma hızın varsayıldığı farklı katkılar eklenerek bulunmuştur. Bu yöntem verilen bir odak mekanizması ve kaynak zaman fonksiyonu için düz tabakalanmış bir hız yapısı için dalga yayılımını hesaplar. Frekans bağımlı yayılım modeli alçak frekanslardan yüksek frekanslara yumuşak bir geçiş sağlamak amacıyla uygulanmıştır. Bu hibrid genişbandlı frekans yaklaşım daha önce Bjerrum ve diğ (yayın incelemede), Pulido ve Kubo (2004) ve Sørensen ve diğ. (2007) tarafından gerçekleştirilen geçmişteki çalışmalarda da doğrulanmıştır Senaryo Deprem Parametreleri Bu çalışmada, İzmir deki sismik tehlikeyi belirlemek amacıyla dokuz deprem senaryosuna dayanan yer hareketleri hesaplanmıştır. Deprem simulasyonlarının hesaplanmasında kullanılan faylar ilişkili senaryo isimleriyle Şekil 2 de gösterilmektedir. Tüm deprem senaryolarının kırılma başlangıç noktaları İzmir in merkezi için en kötü durum senaryolarını üretecek şekilde belirlenmiştir. Simülasyonlarda benimsenen kabuk hız modeli Horasan ve diğ. (2002) ve yüksek frekans sönüm değerleri Akıncı ve diğ. (1995) den alınmıştır. Senaryolar için oluşum zamanı normal faylar ve doğrultu atımlı faylar için sırasıyla 1.0 s ve 3.0 s olarak seçilmiştir. Kırılma hızları her iki fay tipi için sırasıyla 2.5 km/s ve 3.0 km/s olarak seçilmiştir (Pulido ve diğ., 2004; Somerville ve diğ., 1999). Önceki çalışmalardan fayların pürüzlülüklerinin toplam büyüklüğünün fayların toplam kırılma alanının %22 si civarında olduğu bulunmuştur (Somerville ve diğ., 1999) ve bu bilgi senaryo depremlerinde kullanılmıştır. 130

147 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 2. Dokuz farklı deprem senaryosu için kaynak parametreleri. İzmir ve Manisa senaryoları normal faylar üzerinde, diğer senaryolar ise doğrultu atımlı faylar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Gülbahçe ve Tuzla faylarının fay düzlemi çözümleri 1C senaryosu için batıdan doğuya doğru verilirken kuzey, orta ve güney segmentler olarak tanımlanmıştır. Senaryo Fayı Moment Büyüklük Sismik Moment (Nm) Fay Düzlemi Çözümü Doğrultu/Eğim/Rake 1A Batı İzmir 1B Doğu İzmir /60 / /60 /-100 1C İzmir /60 / /60 / /60 /-100 2GF Gülbahçe /80 / /80 / /80 /-10 3TF Tuzla /80 / /80 / /80 /-167 Ortalama Stres Azalması (MPa) Pürüzlülük Stres Azalması (MPa) SF Seferihisar /80 / A Batı Manisa 5B I. Manisa 5C Doğu Manisa /48 / /48 / /48 /-83 Farklı deprem senaryoları için sismik momentler varsayılan fay kırılması uzunluğundan belirlenmiştir (Wells ve Coppersmith, 1994). Normal faylardaki senaryolar için ortalama stres azalması 3.0 MPa olarak alınmıştır (Tselentis ve Zahradnik, 2000). Doğrultu atımlı faylar üzerindeki senaryolar için stres azalması Pulido ve diğ. (2004) ün izleyen yaklaşımı kullanılarak sismik momentten bulunmuştur (Das ve Kostrov, 1986). Tüm simülasyon parametreleri Tablo 2 de özetlenmiştir Yer Hareketi Simülasyon Sonuçları Dokuz deprem senaryosu için çalışma alanı boyunca noktalarda deterministik yer hareketi simülasyon tekniği kullanılarak sismogramlar hesaplanmıştır. Bu sismogramlardan her bir noktadaki pik yer hareketleri bulunmuş ve her bir senaryo için pik yer hareketi dağılımları elde edilmiştir. Bundan başka, her bir simülasyon noktasındaki yer salınımı süresi sismogramlardan elde edilmiştir

148 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 3. İzmir in merkezindeki simulasyon noktasındaki sinyal süresi, en yüksek ivme ve hız değerleri ile her deprem senaryosu için en yüksek yer ivme (PGA) ve en yüksek hız (PGV) değerlerini özetlemektedir. Tablo 3 İzmir in merkezinde benzeşim yapılan ve en yüksek yer ivme ve en yüksek hız (PGA ve PGV) senaryosu için çıktı değerlerini vermektedir. Sinyal süresi İzmir in merkezindeki istasyon için verilmiştir. Deprem Senaryosu 1A Batı İzmir 1B Doğu İzmir 1C İzmir 2GF Gülbahçe 3TF Tuzla 4SF Seferihisar 5A Batı Manisa 5B I. Manisa 5C Doğu Manisa Pik Yer İvme (PGA) Senaryosu (cm/s 2 ) Pik Yer Hız (PGV) Senaryosu (cm/s) PGA İzmir (cm/s 2 ) PVA İzmir (cm/s) Sinyal Süresi (İzmir) (s) Doğrultu atımlı üç fayın simülasyonları en yüksek yer ivmelerini üretmesine karşın, İzmir fayının tamamının senaryosu (1C) en yüksek yer hızını (PGV) ve çok yüksek yer ivme (PGA) değerini üretir. Seferihisar fayı (Mw=6.6) üzerindeki senaryo İzmir fayı (1C) (Mw=6.9) üzerindeki deprem senaryosundan daha büyük yer hareketleri üretir. Bu durum, doğrultu atımlı faylar üzerinde meydana gelen depremlerin normal faylar üzerinde meydana gelenlerden daha büyük yer hareketleri üretebileceğini açıklayan önceki çalışmalarla uyumludur (Brune ve Anooshehpoor, 1999; McGarr, 1984). İzmir deki sismik tehlike kestirimi İzmir in merkezindeki bir istasyon için her bir senaryodan hesaplanan dalga biçimlerine dayanılarak gerçekleştirilmiştir. İzmir in merkezindeki en büyük yer hareketleri İzmir (1C) ve Tuzla (3TF) fayları boyunca senaryo depremlerden kestirilmiştir. Bu senaryolardan İzmir e ulaşan enerjinin diğer deprem senaryolarından ulaşanlardan çok daha büyük olduğu açıkça görülmektedir ve bundan dolayı bu senaryolar sismik tehlike göz önüne alındığında İzmir için en kötü durum senaryoları olarak kabul edilmişlerdir. Bu iki fay üzerindeki deprem senaryoları için pik yer hareketi (PGM) dağılımı Şekil 6 da görülmektedir. İzmir fayı boyunca farklı senaryolar (1B EIF ve 1C IF) için gözlenen yer hareketlerinin yüksek değerleri alanın senaryo faylarına yakınlığıyla ilişkili olduğunu kısmen açıklamaktadır. Böyle durumlarda sismik dalgaların sönüm etkisi en küçüktür

149 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 6. 1C İzmir fayı (üst) ve 3TF Tuzla fayı (alt) deprem senaryoları için PGA (sol) ve PGV (sağ) dağılımları. Kırılan fay düzlemi beyaz kutular olarak çizilmiştir ve senaryo depremin episantrı bir yıldız ile belirtilmiştir. Deprem senaryolarından elde edilen yer salınımı değerlerini doğrulamak amacıyla, her senaryo depremindeki sismik dalgaların sönümü PGA lar ve PGV ler için beş değişik ampirik sönümlenme bağıntısıyla karşılaştırılmıştır (Akkar ve Bommer, 2007; Ambraseys, ve diğ., 1996; Campbell, 1997; Gülkan ve Kalkan, 2002; Pankow ve Pechmann, 2004; Spudich ve diğ., 1997). Tuzla fayı boyunca faydan 400 km ye kadar uzaklıklar için oluşan kırılmalardan ampirik sönüm bağıntılarıyla kestirilen simule edilmiş PGA ve PGV değerlerinin karşılaştırması Şekil 7 de görülmektedir. Tüm ampirik bağıntılar, yer hareketlerinin temel kayaç için simüle edilmesinden dolayı, sert kayaç koşullarına göre ayarlanmıştır. 133

150 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 7. Ampirik sönüm ilişkilerine göre Tuzla fayı (3TF) üzerinde senaryo depremden simüle edilen (siyah noktalar) yer ivmesi (PGA) (sol) ve hız (PGV) (sağ) karşılaştırması Simule edilmiş PGA değerlerinin sönümü ampirik sönüm bağıntılarıyla çok iyi bir uyum göstermektedir. Faya 30 km den daha az uzaklıklar için, senaryo depremler için elde edilen aşırı kestirilmiş PGA değerleri ampirik bağıntılardan elde edilenlere kıyasla önemsiz bir yönelim sunmaktadır Simulasyon değerlerinin ampirik bağıntılarla kestirilen değerler arasında kalmasına karşın, PGV nin simulasyon değerleri daha büyük yayılıma sahiptir. Normal faylanma depremleri için beklenen yer hareketlerinin doğrultu atımlı olaylara kıyasla daha düşük olduğu daha önce vurgulandığından normal faylar üzerindeki deprem senaryolarının simulasyonlarında, simule edilen yer hareketleri değerleri ampirik bağıntılardan elde edilen yer hareketleri değerlerinden genellikle oldukça düşüktür. 5. İZMİR DE SEÇİLEN ALANLARDA YEREL ETKİ POTANSİYELİ Batı Anadolu da kuzey-güney yönlü tektonik açılma nedeniyle büyük graben yapıları gelişmiştir. İzmir Körfezi nin oluşumu benzer açılma tektoniği ile ilişkili olup, havza gelişimi zaman içinde sonuçlanmıştır. Alandaki güncel morfoloji iki farklı yapıyı açık olarak göstermektedir. Yüksek topoğrafyaya sahip alanlar temel kayaç mostraları ile ilişkili olmasına karşın alçak alanlar biriken tortul çökelleri temsil etmektedir. İzmir metropol alanın geniş bölümü bu çökeller üzerinde yer almaktadır. Bundan başka, önemli fluvial çökeller Gediz nehri deltasında (İzmir körfezinin kuzeyi) yer alır. Bu gözlemlere dayanarak, İzmir kentinin sismik tehlikesinin belirlenmesinde İzmir in alçak alanlarında önemli yerel zemin etkisi potansiyelinin dikkate alınması gerekmektedir. Önceki bölümde sunulan simulasyon sonuçları temel kaya seviyesi için hesaplanmış olup sismik dalgaların olası büyütmesi dikkate alınmamıştır. Bununla birlikte, alandaki yerel zemin etkisi potansiyelinin ön belirteci olarak simule edilmiş yer hareketlerini analiz etmek amacıyla İzmir in merkezindeki istasyonda kaydedilen dokuz senaryo deprem için hız tepki spektrumu hesaplanmıştır (Şekil 8). Tüm senaryo depremleri için, İzmir fayının farklı fay segmentleri hariç olmak üzere çok düşük spektral hız değerleri kestirilmiştir. Bununla birlikte, spektrumdaki yan pikler mutlak spektral hız değerleri 25 cm/s aralığında olan her iki yatay bileşende 0.1 ile 0.4 Hz arasındaki frekanslar için 3TF (yeşil) deprem senaryosundan kestirilmiştir. Şekil 8 de görülen egemen deprem senaryoları İzmir fayı boyunca (mavi) kırılması hesaplanan üç senaryodur. Özellikle, 1B senaryosu (noktalı çizgi) ve 1C (düz çizgi) senaryoları için kuvvetli pikler 0.2 ile 1.0 Hz frekans aralığında kestirilmiştir. Pikler en batıdaki segment üzerindeki 1A deprem senaryosu için en zayıf değeri alırken iki segmentin birlikte kırıldığı 1C deprem senaryosu için en kuvvetli değeri almaktadır. Senaryo 1A-C için, düşey bileşen üzerindeki pikler kırılma 134

151 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU sırasında oluşan düşey yer değiştirmenin bu senaryoların normal faylanma mekanizması ile uyumlu olduğunu gösterir. Diğer senaryo depremlere kıyasla, İzmir fayı üzerindeki senaryo depremler için gözlenen büyük spektral değerlerin tepki spektrumunun hesaplandığı İzmir deki noktaya kırılan fayın yakınlığına karşılık olduğu görülmelidir. İzmir in merkezinin zemini için daha önce yapılan H/V çalışmasında (Atakan, 2005) bulunan temel frekans aralığı ile İzmir fayı (Şekil 8) üzerindeki deprem senaryosunun tepki spektrumunda gözlenen piklerin frekansları karşılaştırıldığında frekans aralığında üst üste binmenin olduğu bir sonucuna ulaşılır. Şekil 8. Dokuz deprem senaryosunun hız tepki spektrumlarının karşılaştırılması. Senaryo 1A-C (mavi), 1A (noktalı kesikli çizgi) 1B (kesikli çizgi) ve 1C (düz çizgi) ve 3TF (yesil). Yatay bileşenler doğu-batı yönü için x, kuzey-güney yönü için y ile verilmiştir, z düşey bileşeni simgelemektedir. Modellenen yer hareketlerinin bu frekans aralığında önemli derecede büyüyeceği beklenmektedir ve bu nedenle bir deprem sırasında deprem dalgalarının güncel büyümelerinin kestirmek için tortul katmanın etkisinin araştırılması gereklidir. Aşağıdaki sunulan ön çalışmada tortul katmanın üstteki 30 metresinin kesme (makaslama) dalga yapısını belirlemek için çevresel ortam gürültüsü ve sismik dispersiyonun kullanımı tanımlanmıştır Mikrotremor Dizilim-Gürültü Çalışması Seçilen bir alanda temel kayadan tortul bir katmanın yüzeyine doğru yerin büyütme faktörü temel kaya üzerinde yer alan katmanların makaslama (kesme) dalga hızı yapısına bağımlıdır ve bu bilgiden tortul bir katmanın sismik dalgalar üzerindeki etkisi kestirilebilir. Rickett ve Claerbout (1999) a göre, diğer iki istasyonda aynı anda kaydedilmiş gürültü izlerinin çapraz korelasyonundan bir kaynak ise, tek istasyonda kaydedilen gürültü izlerinden dalga alanını oluşturmak olasıdır. Bu durum daha sonraki çalışmalarda da onaylanmıştır (Shapiro ve diğ., 2005). Bir alanın yerel zemin etki potansiyeli iki istasyonda aynı anda ölçülmüş Rayleigh dalgaları olarak kabul edilen çevresel doğal gürültü veya sismik gürültü verilerine basit bir yöntem uygulanarak saptanmıştır. İstasyonlar arası uzaklık sonuçta doğrusal bir serim oluşana kadar her ölçümde artırılır. Zemin yapısı iki adımda belirlenir. Önce çapraz korelasyon yoluyla yüzey dalgası ters çözümü gerçekleştirilir ve ardından dispersiyon eğrileri elde edilir. İkinci adımda ise makaslama dalga hızı yapısını elde etmek için dispersiyon eğrilerinin ters çözümü gerçekleştirilir. Bir dizüstü bilgisayar, üç kanallı bir sayısallaştırıcı ve iki jeofondan oluşan bir ekipmanla tanıtılan yöntemin arazide uygulanması oldukça kolaydır. 135

152 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 5.2. Alan Etkisi Çalışması İçin Veri Toplama İlk alan etkisi çalışması için 1990 ların sonunda ilk konutların inşa edildiği Mavişehir yerleşim alanı (İzmir Körfezi nin kuzey kıyısında) çalışma alanı olarak seçilmiştir. Arazi çalışmasının gerçekleştirildiği sırada (2007 Sonbaharı) alanda İzmir de yerleşimin körfezin kuzey kıyısı boyunca genişlediğini doğrulayan birkaç büyük inşaat projeleri ve çalışmaları sürdürülüyordu. Mavişehir de kıyıya en yakın olan çalışma alanı önceden yer altı su seviyesinin yüzeye yakın olduğu ve ince tortullardan oluştuğu ıslak bir alandı. Bu alan yaklaşık son 20 yıl boyunca kurumuş ve birkaç metre kalınlığında atık inşaat malzemeleri ve molozlarla dolmuştur. Mavişehir deki çalışma alanında veri toplama işlemi üç serim boyunca gerçekleştirilmiştir (Şekil 9). Bundan başka, Çiğli nin oldukça batısında (Havaalanı güneyinde) tortul örtünün yüzeye ulaştığı alanda da bir serim boyunca veri toplanmıştır. Şekil 9. Mavişehir deki çalışma alanının haritası. (1) MAVI01, (2) MAVI2 ve (3) MAVI03 çalışmaların gerçekleştiği serimlerin konumlarını göstermektedir. Çalışma sırasında üç kanallı SARA sayısal kayıtçıya bağlanan 4.5 Hz ik iki düşey jeofon kullanılmıştır. Sayısal kayıtçının her kanalı 24 bit Analog/Sayısal dönüştürücü olup zamanlama dizüstü bilgisayardan yapılmıştır. Arazi çalışması sırasında verilerin kaydedilmesi için SEISLOG (Natvik ve Havskov, 2009) ve kaydedilen verilerin (sinyallerin) dalga biçimlerini görüntülemek için SEISAN (Havskov ve Ottemöller, 2008) yazılımları kullanılmıştır. İlk ölçüm serimin başlangıç noktasında iki jeofonun yan yana yerleştiği konumda (aralarındaki uzaklık 0 metre) kaydedilmiş ve jeofon aralığı 10 metre artırılarak serim boyu 100 metre olana kadar her biri 5-10 dakika süreli 11 kayıt gerçekleştirilmiştir. Jeofonlar birbirlerine yakın olarak yerleştirildiğinde kaydedilen sinyaller arasında büyük bir korelasyon (uyum) olacaktır. Jeofon aralığının en büyük olduğu durumda, temel örnekleme kuramının varlığı nedeniyle dalga boylarının istenenden daha küçük olması olasıdır ve faz hızının saptanması yararsız olur. Bununla birlikte, zaman ortamındaki korelasyonlar grup hızı belirlemek için yararlıdır. Jeofonlar arası mesafenin 60 metre olduğu MAVI03 ölçüm noktasındaki arazi çalışması ve şeklin solunda da yaklaşık 30 saniye süreli sinyal kaydı görülmektedir (Şekil 10). Jeofonlar arası mesafe nedeniyle sismik sinyallerin kayıtlarında farklılıklar gözlenmiştir. 136

153 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 10. Sağda: MAVI03 de veri kaydı. Sarı noktalar aralarında 60 metre mesafe bulunan iki jeofonun konumlarını, sarı çizgi de serim hattını göstermektedir. Solda: Aynı anda kaydedilen verilerin yaklaşık 30 saniye süreli sismogramlarının SEISAN (Havskov ve Ottemöller, 2008) yazılımı ile ekran görüntüsü Mavişehir ve Çiğli de Makaslama Dalga Hızı Yapıları MAVI02, MAVI03 ve ÇİĞLI alanlarında (Şekil 11) yaklaşık 30 metrelik üst katmanın ilk makaslama dalga hızı yapısı mikrotremor dizilim-gürültü çalışmasından elde edilmiştir. Her üç alanda üst 20 metrede 0.2 km/s den daha küçük çok düşük hızlar bulunmuştur. Bu durum, üst katmanlarda gevşek melzemelerin, daha aşağıda ise yumuşak, sert, daha sıkılaşmış malzemelerin bulunduğunu işaret etmektedir. Şekil 11. MAVI02 (kırmızı), MAVI03 (yeşil) ve CIGLI (mavi) alanlarında mikrotremor çalışmasından elde edilen makaslama dalga hızı yapıları Üstteki 15 metrelik katman için ÇİĞLİ ölçüm noktasında bulunan sismik hızların Mavişehir deki iki ölçüm noktasında bulunan hızlara kıyasla daha yüksek olduğu bulunmuştur. Mavişehir de üstteki 5 metrelik katman da gözenekli ve çok düşük hızlara (yaklaşık 0.15 km/s) sahip olduğu saptanmıştır. Düşük hızlar düzgün olarak sıkılaşmamış gevşek malzemelerin varlığının bir işaretidirmavi02 ve MAVI03 noktalarında üstteki 5 metrelik katmanda bulunan sismik hızların ÇİĞLİ noktasında tortullar üzerinde doğrudan ölçülenlerden daha düşük bulunması önemlidir. Tortullar için km/s aralığında makaslama dalga hızları düşüktür ve böyle düşük hızlar bir 137

154 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU deprem sırasında sismik dalgaların zeminde yüksek genlik büyümesine neden olacak potansiyele sahip olduğunu açıklar. 6. TARTIŞMA VE SONUÇLAR İki ayrı dönemde gerçekleştirilen arazi çalışmalarında (2007 sonbahar ve 2009 bahar) toplanan paleomanyetik verilerin ilk analizi tamamlanmıştır. Özet olarak, verilerin karmaşıklığı ve kalıntı mıknatıslamada görülen farklı yönler küçük ölçekte rotasyonda gözlenen büyük yerel farklılıklarla alanın tektonik karmaşıklığını yansıtır. Bu çalışmanın temel amacını oluşturan, sadece Gülbahçe, Tuzla ve İzmir faylarıyla tanımlanan rijid blokların hareketlerine dayanan bir yorum gözlenen paleomanyetik yönlere dayanılarak çok basit olarak açıklamak olasıdır ve devam eden deformasyonun daha iyi bir görüntüsünü elde etmek için daha fazla veri gereklidir. Bu amaçla, bu çalışmada belirtilen verileri tamamlamak amacıyla ek paleomanyetik örnek toplama çalışması 2009 ilkbaharında gerçekleştirilmiştir. Bu örnekleme çalışması Tuzla fayının batısındaki alan ile İzmir fayının her iki tarafı üzerinde odaklanmıştır. Urla bloğu kuzey-güney uzanımlı Seferihisar fayı ile ortadan ayrıldığından, Urla bloğunun doğu bölümünde veri elde etmek ilginç olacaktı. Ancak, Seferihisar ve Tuzla fayları arasındaki alan paleomanyetik örnekleme için uygun kayaçları içermemektedir. İzmir in çevresindeki faylar üzerinde dokuz deprem senaryosu için yer hareketleri hesaplanmıştır. İzmir in merkezindeki sismik tehlike için en kötü senaryolar temel kaya üzerinde kestirilen pik yer ivme değerlerinin cm/s 2 ve pik yer hız değerlerinin 53 cm/s kadar olduğu 1C IF ve 3TF senaryolarıdır. Simule edilmiş yer hareketlerinin sönümü ampirik bağıntılarla güzel bir uyum sunmaktadır. Ancak, önceki çalışmalarla uyumlu olarak doğrultu atımlı faylar üzerindeki deprem senaryoları için saptanan pik yer hareketlerinin normal faylar üzerindeki deprem senaryolarından daha yüksek olacağı bulunmuştur. Sonuç olarak, Manisa fayının (senaryo 5A-C) üç segmenti üzerinde gerçekleştirilen deprem senaryolarının İzmir deki sismik tehlike dikkate alındığında önemi çok az bir kaygıya neden olacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte, bu senaryolarda simule edilen yer hareketleri Spil Dağı nın eteklerinde yer alan Manisa gibi bu faya yakın yerleşim merkezlerinin sismik tehlikesinin dikkate alınması için önemlidir. Simule edilmiş tepki spektrumunun frekans içeriği İzmir deki alanlar için önceki H/V çalışmasında bulunan temel frekanslar için bulunan frekans aralığı ile karşılaştırılmıştır. İzmir Körfezi nin kuzey kıyısındaki Mavişehir deki zemin etkilerini araştırmak için bir çalışma başlatılmıştır. Alınan ilk sonuçlardan, alanda tortul katmanlar için makaslama dalga hızları km/s aralığında düşük değerler olarak bulunmuştur. Bu düşük hız değerleri bir deprem sırasında sismik dalgaların önemli bir genlik büyümesine uğrayacağını ve büyük bir zemin etki potansiyelinin bulunduğunu işaret etmektedir. 7. GELECEKTE YAPILMASI PLANLANANLAR İzmir ve çevresindeki tektonik deformasyonun daha iyi anlaşılabilmesi için çalışma alanı paleomanyetik incelemeler için genişletilmiştir. Blok rotasyonlarının daha iyi gözlenebilmesi için Tuzla fayı ve İzmir fayının kuzeyinde farklı noktalarda daha çok örnek alınması düşünülmektedir. Ayrıca, bu çalışmanın sonuçlarını desteklemesi amacıyla Urla çevresinde de ölçümler yapılması gerekmektedir. Yer hareketi simülasyonlarında kullanılan giriş parametrelerindeki değişimin simülasyonlardaki belirsizlikler üzerindeki etkisinin araştırılması için bir parametre duyarlılık çalışmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma, şehir merkezindeki beklenen yer hareketlerinin değişiminin araştırılması için İzmir şehir merkezi için daha ayrıntılı simülasyon bilgisini içermelidir. Sismik dalgaların olası büyütmesi İzmir in çeşitli bölgelerinde incelenmelidir ve çalışma alanının sadece Mavişehir i değil körfezin hem kuzeyini hem de güneyini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir. Temel kaya seviyesi için deprem senaryolarından hesaplanan 138

155 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU simule yer hareketleri ile mikrotremor çalışmalarından belirlenen kesme dalgası hızlarının bütünleşik değerlendirilmesiyle, her bir alan için güncel beklenen yüzey yer hareketinin hesaplanması olasıdır. Körfez bölgesinin ölçüm noktalarının etki potansiyelinin sınıflandırılarak ayrılması, bir deprem sırasında yüzey yer hareketi pik değerlerinin dağılımının haritalanmasıyla elde edilecek olan sismik dalganın tortul katmanlar içindeki yayılımının anlaşılması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca böyle bir analiz, yüzeydeki tortul örtünün sismik dalgalarının frekans içeriği hakkında da bilgi verecektir. Sonuç olarak, deprem anında çalışma alanında bulunan binaların sismik riskinin belirlenmesi için bunların baskın frekanslarının saptanması gerekmektedir. Böyle bir çalışmanın özellikle Karşıyaka ve Mavişehir gibi şehrin genişlediği ve binaların yüksek olduğu bölgelerde ve Konak gibi binaların farklı yapısal tasarımlara sahip ve daha yaşlı olduğu yerlerde daha küçük ölçekli alanlarda yapılması önerilmektedir. Sismik sinyallerdeki pik yer seviyeleri ve frekans içeriğinin ve binaların baskın frekanslarının karşılaştırılabilmesi için mikrotremor ölçümlerinin de aynı konumlarda gerçekleştirilmesi gerekmektedir. KAYNAKLAR Ade-Hall, J., H.C. Palmer, H.C. and T.P. Hubbard (1971). The magnetic and opaque petrological response of basalts to regional hydrothermal alteration, Geophys J R astr Soc, v. 24, p Akinci, A., J.M. Ibanez, E. Del Pezzo and J. Morales (1995). Geometrical spreading and attenuation of Lg waves: a comparison between western Anatolia (Turkey) and southern Spain, Tectonophysics, v. 250, p Akkar, S. and J.J. Bommer (2007). Empirical Prediction Equations for Peak Ground Velocity Derived from Strong-Motion Records from Europe and the Middle East, Bull Seismol Soc Am, v. 97, p Aktar, M., H. Karabulut, S. Özalaybey and D. Childs (2007). A conjugate strike-slip fault system within the extensional tectonics of Western Turkey, Geophys J Int, v. 171, p Aktuğ, B. and A. Kılıçoğlu (2006). Recent crustal deformation of İzmir, Western Anatolia and surrounding regions as deduced from repeated GPS measurements and strain field, J Geodyn, v. 41, p Ambraseys, N., K. Simpson and J. Bommer (1996). Prediction of horizontal response spectra in Europe, Earthquake Eng Struc Dynam, v. 25, p Ambraseys, N.N. and C.F. Finkel (1995). The Seismicity of Turkey and Adjacent Areas, A Historical Review, , Muhittin Salih EREN, Istanbul. Atakan, K. (2005). Mikrotremor ölcümleri ve mühendislik uygulamalari, Chamber of Geophysical Engineers, İzmir, Turkey. Bjerrum, L.W. (2007). Ground motion simulations for İzmir, Turkey, based on earthquake rupture scenarios, M.Sc thesis, University of Bergen, Norway; 156pp. Bjerrum, L.W, Sørensen, M.B. and Atakan, K. (2009). Strong ground motion simulation of the Mw = 8.0, May Wenchuan earthquake, using various slip models, Bull Seismol Soc Am. (in review) Boore, D.M. (1983). Stocastic simulation of high-frequency ground motions based on seismological models of the radiated spectra, Bull Seismol Soc Am, v. 73, p Bouchon, M. (1981). A simple method to calculate Green's functions for elastic layered media, Bull Seismol Soc Am, v. 71, p

156 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Brune, J.N. and A. Anooshehpoor (1999). Dynamic geometrical effects on strong ground motion in a normal fault model, J Geophys Res, v. 104, p Campbell, K.W. (1997). Empirical Near-Source Attenuation Relationships for Horizontal and Vertical Components of Peak Ground Acceleration, Peak Ground Velocity, and Pseudo-Absolute Acceleration Response Spectra, Seismol Res Lett, v. 68, p Emre, Ö., S. Özalp, A. Doğan, V. Özaksoy, C. Yıldırım and F. Göktaş (2005a). İzmir Yakın Çevresinin Diri Fayları ve Deprem Potansiyelleri, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlügü, MTA, 80 pp. Emre, Ö., A. Doğan, S. Özalp and C. Yıldırım (2005). 17 Ekim 2006 Sığacık (İzmir) Depremleri ön Değerlendirme Raporu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlügü, MTA, 8 pp. Fytikas, M., O. Giuliano, F. Innocenti, G. Marinelli and R. Mazzuoli (1976). Geochronological data on recent magmatism of Aegean Sea, Tectonophysics, v. 1-2, p. T29-T34 Gülkan, P. and E. Kalkan (2002). Attenuation modeling of recent earthquakes in Turkey, Journal of Seismology, v. 6, p Havskov, J. and L. Ottemöller (2008). SEISAN: The Earthquake Analysis Software for Windows, Solaris, Linux and MacOSX, Version 8.2.1, Department of Earth Science University of Bergen, Norway, 281 pp. Horasan, G., L. Gülen, A. Pınar, D. Kalafat, N. Özel, H.S. Kuleli and A.M. Işıkara (2002). Lithospheric Structure of the Marmara and Aegean Regions, Western Turkey, Bull Seismol Soc Am, v. 92, p Ims, M. (2009). Paleomagnetisk bestemmelse av lokale blokkrotasjoner ved İzmir, Tyrkia, M.Sc. thesis (in Norwegian), University of Bergen, Norway; 133 pp. Irikura, K. (1986). Prediction of strong acceleration motion using empirical Green s functions, Proc 7th Japan Earthquake Symp, Japan, p İşseven, T. (2001). Batı Anadolu nun neotektonik rejiminin paleomanyetik çalışmalarla incelenmesi, Doktora Tezi, İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, 194 sayfa. Kirschvink, J.L. (1980). The least squares line and plane and the analysis of paleomagnetic data, Geophys J R astr Soc, v. 61, p Kissel, C., C. Laj, A.M.C. Sengör and A. Poisson (1987). Paleomagnetic evidence for rotation in opposite senses of adjacent blocks in Northeastern Aegea and Western Anatolia, Geophys Res Lett, v. 14, p Lowrie, W. (1990). Identification of ferromagnetic minerals in a rock by coercivity and unblocking temperature properties, Geophys Res Lett, v. 17, p McElhinny, M.W. (1964). Statistical significance of the fold test in palaeomagnetism, Geophys J R astr Soc, v. 8, p McGarr, A. (1984). Scaling ground motion parameters, state of stress, and focal depth, J Geophys Res, v. 89, p Natvik, Ø. and J. Havskov (2009). A seismic data-acquisition-system for Windows 2000/XP/Vista, Seislog for Windows (v1.4.4), Department of Earth Science, University of Bergen, Norway, 50 pp. Nyst, M. and W. Thatcher (2004). New constraints on the active tectonic deformation of the Aegean, J Geophys Res, v. 109, p Orbay, N., M. Sanver, M.T. Hisarlı, T. İşseven and F. Özçep (2000). Karaburun Yarımadasının paleomagnetizması ve tektonik evrimi, Batı Anadolu' nun Depremselliği Sempozyumu kitabı, p

157 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Pankow, K.L. and J.C. Pechmann (2004). The SEA99 Ground-Motion Predictive Relations for Extensional Tectonic Regimes: Revisions and a New Peak Ground Velocity Relation, Bull Seismol Soc Am, v. 94, p Papadopoulos, G.A., I. Latoussakis, E. Daskalaki, G. Diakigianni, A. Fokaefs, M. Kolligri, K. Liadopoulou, K. Orfanogiannaki and A. Pirentis (2006). The east Aegean Sea strong earthquake sequence of October-November 2005: lessons learned for earthquake prediction from foreshocks, Nat Hazards Earth Syst Sci, v. 6, p Papazachos, B. and C. Papazachou (1997). The Earthquakes of Greece, Technical books Edition, Thessaloniki Papazachos, B.C., C.A. Papaioannou, C.B. Papazachos and A.S. Savvaidis (1997). Atlas of Isoseismal Maps for Strong Shallow Earthquakes in Greece and Surrounding Area (426BC-1995), Technical books Editions, Thessaloniki Pulido, N. and T. Kubo (2004). Near-fault strong motion complexity of the 2000 Tottori earthquake (Japan) from a broadband source asperity model, Tectonophysics v. 390, p Pulido, N., A. Ojeda, K. Atakan and T. Kubo (2004). Strong ground motion estimation in the Sea of Marmara region (Turkey) based on a scenario earthquake, Tectonophysics v. 391, p Ricket, J. and J. Claerbout (1999). Acoustic daylight imaging via spectral factorization; helioseismology and reservoir monitoring, The Leading Edge, v. 18, p Shapiro, N.M, M. Campillo, L. Stehly and M. Ritzwaller (2005). High resolution surface wave tomography from ambient seismic noise, Science, v. 307, p Somerville, P., K. Irikura, R. Graves, S. Sawada, D. Wald, N. Abrahamson, Y. Iwasaki, T. Kagawa, N. Smith and A. Kowada (1999). Characterizing Crustal Earthquake Slip Models for the Prediction of Strong Ground Motion, Seismol Res Lett, v. 70, p Sözbilir, H., Ö. Sümer, B. Uzel, Y Ersoy, F. Erkül, U. İnci, C. Helvacı and C. Özkaymak (2009). The seismic geomorphology of the Sığacık Gulf (İzmir) earthquakes of October 17 to 20, 2005 and their relationships with the stress field of their Western Anatolian region, (in Turkish) Geological Bulletin of Turkey, v. 52, p Spudich, P., J.B. Fletcher, M. Hellweg, J. Boatwright, C. Sullivan, W.B. Joyner, T.C. Hanks, D.M. Boore, A. Mcgarr, L.M. Baker and A.G. Lindh (1997). SEA96 - A New Predictive Relation for Earthquake Ground Motions in Extensional Tectonic Regimes, Seismol Res Lett, v. 68, p Sørensen, M.B., K. Atakan and N. Pulido (2007). Simulated Strong Ground Motions for the Great M 9.3 Sumatra-Andaman Earthquake of 26 December 2004, Bull Seismol Soc Am, v. 97, p. S Tselentis, G.A. and J. Zahradnik (2000). The Athens Earthquake of 7 September 1999, Bull Seismol.Soc Am, v. 90, p Wells, D.L. and K.J. Coppersmith (1994). New empirical relationships among magnitude, rupture length, rupture width, rupture area, and surface displacement, Bull Seismol Soc Am, v. 84, p

158

159 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR METROPOLÜ İLE ALİAĞA VE MENEMEN İLÇELERİNDE GÜVENLİ YAPI TASARIMI İÇİN ZEMİNİN SİSMİK DAVRANIŞLARININ MODELLENMESİ (106G159 no.lu TÜBİTAK 1007 PROJESİ) Prof Dr. ZAFER AKÇIĞ 1 ve Proje Grubu 2 1 Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM), Merkez Müdürü, 2 Proje Grubu nda görev alan DEÜ DAUM ve Afet İşleri Genel Md. DAD elemanlarının listesi bildirinin sonunda verilmektedir. ÖZET Bu projenin temel amacı; İzmir Büyükşehir Yerleşim Alanı ndaki Kuvaterner ve Neojen yaşlı genç sedimanların kuvvetli yer hareketi karakteristikleri ile bu zeminlerin dinamik özelliklerinin belirlenerek yerel zemin davranış modellerinin oluşturulmasıdır. İzmir Metropol Alanı nda kuvvetli yer hareketi ağı kurmak, arazi ve laboratuar deneyleri yoluyla zemin ve kaya tabakalarının kayma modüllerini belirlemek, ince dane ve mika pulcukları içeren granüler zeminlerin sıvılaşma dirençlerini dinamik laboratuar deneyleri yoluyla araştırmak, havza taban topografyasını jeofizik yöntemler kullanılarak ortaya koymak, alan sönümlemesi, büyütme, zemin hakim periyodu gibi jeomekanik ve jeodinamik saha davranış özelliklerini tespit etmektir. Sonuç olarak İzmir ve yakın çevresi için oluşturulacak Acil Müdahale ve Hasar Tahmin Sistemi ne yönelik olarak veri sağlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Kuvvetli yer hareketi, dinamik zemin davranışı, modelleme, güvenli yapı tasarımı, CBS, İzmir 1. GİRİŞ Depreme dayanıklı ve ekonomik yapı üretiminde depremde oluşan yer hareketlerinin karakteristik davranışlarının iyi anlaşılmasının payı büyüktür. Yapılan birçok araştırma zemin tabakalarının, sismik dalgaları önemli oranda değiştirdiğini göstermektedir. Yeryüzüne yakın zemin tabakalarının derindekilere göre daha düşük hız ve yoğunluğa sahip olması, sismik dalga genliklerinin yüzeye yaklaştıkça genelde büyümesine neden olmaktadır. Bu durumun istisnası büyük ölçekli depremlerde zeminin doğrusal olmayan davranışının ön plana çıktığı ve deprem enerjisinin plastik şekil değiştirme yapan zemin tabakaları tarafından soğurulmasıdır. Bunun yanında, anakaya topoğrafyasına, zemin tabakalarının geometrik özelliklerine ve deprem üreten tektonik kaynakların yönelim etkisine bağlı olarak sismik dalgalar, yeryüzünde belirli bölgelere odaklanabilmekte ve bu noktalarda ağır hasarlara neden olabilmektedirler. Bu nedenle zeminin karakteristik davranış özelliklerinin belirlenmesi, sismik tehlike haritalarının hazırlanmasında alt yapıyı oluşturacaktır ve diğer mühendislik projeleri (örneğin mevcut yapıların deprem performans analizleri) kapsamında ileride yapılacak detay çalışmalara önemli bir altlık teşkil edecektir. Deprem kayıtçı sayısı ve kalitesinin artması ile birlikte çoğalan deprem verilerine dayanan yeni çalışmalar, sığ ve derin alüvyon ortamların, temel kaya ve yeryüzü topoğrafyasının, S dalgası hızlarının derinlikle değişiminin ve yerel sismik soğurma özelliklerinin deprem sırasındaki zemin davranışı üzerinde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Örnek olarak, 17 Ağustos 1999 depremi sırasında Avcılar gibi uzak yerleşim alanlarındaki zemin büyütmesi ve hasar dağılımı ile 1970 Gediz Depremi nin Bursa da meydana getirdiği hasar verilebilir (Tezcan ve İpek, 1970; Tezcan, 2001). Özellikle ova ya da vadi kenarlarında üretilen uzun periyotlu yüzey dalgaları 143

160 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU kuvvetli yer hareketlerinin genliklerini ve süresini önemli bir biçimde etkilemektedir (Joyner vd., 1981; Joyner, 2000). İzmir gibi alüvyon havzalarda yerin sismik davranışı üzerinde derin yeraltı ortamındaki sismik dalga yayılım özelliklerinin sığ zemin tabakalarının yanı sıra etkili olması beklenir. Bu tür etkenlerin anlaşılması için depremlerin ivme ve partikül hızı hareketlerine ait gözlem sayısının arttırılması gerekmektedir. Bu ise kullanılacak deprem kayıtçısı (sismograf) sayısının arttırılması, kayıt ağları geometrilerinin geliştirilmesi ve cihaz performansının yükseltilmesi ile sağlanabilir. Bommer vd. (2003) ile Field vd. (2000) kalın sedimanter (tortul) tabakaların bulunduğu ovalar ve vadilerde S dalgasının 30 m ye kadar olan eşdeğer sismik hız verisinin kullanılmasının dahi, zeminin deprem sırasında gerçek hareketini hesaplamada yeterli olmadığını ve bu tür alanlarda ayrıntılı araştırmalar yapılmasını önermişlerdir. Hızla büyüyen İzmir İli nde nüfus yoğunluğu ve sanayileşme bakımından sürekli gelişim gösteren metropol yerleşim alanında (Karşıyaka, Bostanlı, Çiğli, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Bayraklı-Manavkuyu, Bornova, Konak, Balçova, Gaziemir, Aliağa ve Menemen) yapılacak dinamik zemin ve kaya davranışı analiz ve hesaplarının ölçümlere (arazi ve laboratuvar) dayalı sağlam temellere oturtulması, elde edilecek yeni veriler ışığında İzmir in zeminden kaynaklanan deprem tehlikesinin değerlendirilmesi, bu sayede güvenli yapı tasarımı ve mevcut yapıların 2007 yılı itibariyle yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği ne uygun bir şekilde performansa dayalı analizlerinin yapılabilmesi için sağlıklı yer hareketi davranış modellerinin oluşturulması bu projenin başlıca amacıdır. 2. PROJE ÇALIŞMA KONULARI Proje çalışmaları beş ana maddede özetlenmiştir. 1. Kuvvetli Yer Hareketi Çalışmaları: İzmir Metropol Alanında 16 adet ivme-ölçer istasyonlarının kurulması, bu istasyonlardan elde edilen deprem kayıtlarının mühendislik sismolojisi ve deprem mühendisliği çalışmalarına uygun olarak analizi 2. Uygulamalı Jeofizik Çalışmaları: Jeofizik 4 ana başlık altında toplanabilir: a. İzmir Metropol Alanını kapsayacak şekilde yerleştirilecek kuvvetli yer hareketi istasyonlarının konumlarında zemin özelliklerini tanımlamaya yönelik jeofizik çalışmalar b. İzmir Metropol Alanı ile Aliağa ve Menemen İlçeleri ne ait zeminlerin kayma dalgası hızlarının (Vs 30 ) haritalanmasına yönelik jeofizik çalışmalar c. İzmir Metropol Alanı ile Aliağa ve Menemen İlçeleri nde havza taban kaya topografyalarının modellenmesi için gerçekleştirilecek jeofizik çalışmalar d. İzmir in kuzey kesimi ile Aliağa ve Menemen İlçeleri nde olası gömülü (yüzeyden gözlenemeyen) fayların konumlarını ve ayrıca bu alanlarda yapılacak olan derin ve sığ amaçlı zemin sondajları arasındaki korelasyonu sağlamaya yönelik jeofizik çalışmalar. 3. Mikrotremor Çalışmaları: İzmir İl i Metropol sınırları ile Aliağa ve Menemen İlçelerini de kapsayacak şekilde, zemin hakim periyotları ile ivme büyütme değerlerinin elde edilmesine yönelik miktotremör ölçümleri yapılacaktır. 4. Mühendislik Jeolojisi ve Zemin Dinamiği Çalışmaları: İlk aşamada bölgenin jeolojik özelliklerini yansıtacak sayıda sığ ve derin zemin sondajları yapılacaktır. Sondajlardan alınacak örselenmiş ve örselenmemiş zemin örneklerine, zemin/kaya mekaniği laboratuvar deneyleri (indeks, sınıflandırma ve mühendislik deneyleri, statik ve dinamik zemin parametrelerinin tayini, suya doygun kohezyonsuz tabakaların sıvılaşma dirençleri) uygulanacaktır. Ayrıca yanal yayılma analizlerinde yararlanılmak üzere sıvılaşma sonrası 144

161 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU zemin direnci monotonik üç eksenli basınç deneyleri yoluyla araştırılacaktır. 5. Modelleme ve CBS Çalışmaları: Yukarıda tanımlanan çalışmalardan elde edilecek değerlendirme ve modelleme sonuçları, makro-mikro ölçekli planlama çalışmalarına altlık teşkil etmek üzere CBS tabanlı olarak sunulacaktır Kuvvetli Yer Hareketi Çalışmaları İzmir Metropolü Yerleşim Alanı nda, zeminin deprem sırasındaki davranışını araştırmaya yönelik çalışmalar bu iş paketinde yer alacaktır. Bu çalışmalar; 16 adet ivme-ölçer mobil deprem kayıt istasyonlarının kurulmasını (Şekil 1) ve işletilmesini, kuvvetli yer hareketi veri tabanı oluşturulmasını, geçmiş depremlere ait verileri içerecek şekilde ulusal ve uluslararası katalog derleme çalışmalarını ve elde edilen verilerin referans istasyonlar ile kıyaslanarak incelenmesini kapsamaktadır. Bu iş paketine ait çalışma alanı, farklı jeolojik birimler üzerinde yer alan İzmir Metropolü Yerleşim Alanı dır. Kuvvetli yer hareketi istasyonlarının kurulacağı lokasyonlar ise, bu jeolojik birimler üzerinde yer alırlar (Şekil 1). Ayrıca, kuvvetli yer hareketi kayıtları mühendislik sismolojisi ve deprem mühendisliği çalışmalarına uygun olarak deprem-yapı-zemin ilişkisi bakımından irdelenecektir. Şekil 1. İzmir Metropolü Yerleşim Alanına kurulan 16 adet kuvvetli yer hareketi ivme kayıt istasyonlarının genelleştirilmiş jeoloji haritası üzerindeki konumları Bu çalışmalar sırasında, projenin mühendislik sismolojisi ve deprem mühendisliği konularında araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetleri özetle şunlar olacaktır: 1. Kuvvetli yer hareketi kayıtlarından elde edilecek en yüksek zemin yüzey ivmesi (a maks ) değeri sıvılaşma potansiyeli olan zeminler için yapılan sıvılaşma analizlerinde en etkili parametrelerden biridir. Kuvvetli yer hareketi iş paketinden elde edilecek bu veri mühendislik jeolojisi ve zemin dinamiği iş paketi kapsamında yapılacak analizlere önemli bir altlık oluşturacaktır 2. Proje çalışmaları kapsamında DEÜ ve DAD personelinin proje faaliyetlerine yönelik olarak ulusal ve uluslararası ölçekte Üniversite-Sanayi arasında ileriye dönük AR-GE 145

162 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU çalışmaları için taban oluşturulmaya çalışılacaktır 3. İzmir Metropolü Yerleşim Alanının kaydedilen kuvvetli yer hareketi verilerinin hangi zemin koşullarında kaydedilmiş olduğunun belirlenecek, yerel zemin özelliklerine bağlı olarak spektral genliklerin değişimleriyle ilgili frekans-bağımlı büyütme etkileri hesaplanacak ve olası hasarla ilişkisi modellenecektir 4. Azalım ilişkileri kullanılarak, İzmir Metropolü Yerleşim Alanında sismik yapı tasarımı hesap yönetmeliklerinde kullanılan spektral ivme değerleri daha gerçekçi olarak belirlenecektir 5. Saptanan parametrelerden (kaynak boyutu-r, köşe frekansı-fc, spektral düzey-ωo, vb.) yararlanılarak deprem kaynak özellikleri ortaya konacaktır. 6. Odak mekanizması çözümleri ve gerilme tensörü analizinden hareketle aktif fayların uzanımlarına ve kinematik ilişkilerine bağlı kalınarak İzmir ve yakın çevresinin sismotektonik özellikleri saptanacaktır 7. Metropol Alanında en büyük yer ivmeleri (PGA, Peak Ground Acceleration) kullanılarak, ileride önerilecek nitelikli projelerle gerçekleştirilecek sismik tehlike haritalarına altlık teşkil edecek modelleme çalışmaları yapılacaktır Ayrıca aşağıdaki sonuçlara ulaşılması da hedeflenmektedir. 1. Kuvvetli yer hareketi kayıtlarından hareketle deprem verilerinin analizi: sismisite dağılımları, odak derinlikleri dağılımı, sismojenik kaynak alanlarının tespit edilmesi istasyondan elde edilen ivme verileri kullanılarak, İzmir Metropolü Yerleşim Alanı için ileride nitelikli ek projelerle gerçekleştirilebilecek sismik tehlike haritalarına temel teşkil edecek bilgi alt yapısının elde edilmesi 3. Zemin büyütmesi ve olası hasarla ilişkisi, en büyük ivme değerleri ve yerel zemin koşullarıyla değişimi, odak uzakları ve en büyük ivmelerin yerel zemin koşullarıyla kıyaslaması, frekans bağımlı soğrulma (attenuation) çalışmasının yapılması ve zemin etkileşimlerinin belirlenmesi 4. Deprem üreten tektonik kaynaklar ile deprem etkinliği arasındaki kinematik ilişkilerin Fay Düzlemi Çözümleri yapılarak belirlenmesi, bölgenin güncel stress tensör bileşenlerinin hesaplanarak gerilme (stress) rejiminin ortaya konması 5. Odak mekanizması çözümleri ve gerilme tensörü analizlerinin yapılması 6. Deprem etkinliğinden ve kuvvetli yer hareketi verilerinden hareketle kaynak parametrelerinin belirlenmesi 7. Veri sayısı ve kalitesine bağlı olarak, bölgenin 1-B ve/veya 3-B olarak üst kabuk sismik hız yapısının elde edilmesi 8. Elde edilen kuvvetli yer hareketi verilerinin belli bir format dahilinde arşivlenmesi, katalog bilgilerinin çıkarılması ve CBS veri tabanına uygun hale getirilmesi 2.2. Uygulamalı Jeofizik Çalışmaları Bu iş paketi kapsamında yapılacak uygulamalı jeofizik çalışmaları, 4 ana başlık altında amaçlanmıştır. 1. İzmir Metropol Alanına kurulacak kuvvetli yer hareketi istasyonları konumlarındaki zemin özelliklerinin belirlenmesi (Düşey Elektrik Sondaj-DES, Özdirenç tomografi, Sismik kırılma tomografisi, Yer Radarı-GPR, Yüzey Dalgaları Spektral Analizi-MASW yöntemleri ile) 2. Zeminlerin kayma dalgası hızlarının (Vs30) saptanmasına yönelik olarak İzmir Metropol Alanı ile Aliağa ve Menemen İlçeleri nde yapılacak çalışmalar (Şekil. 2). 146

163 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. İzmir Metropol Alanı ile Aliağa ve Menemen de havza taban kaya topografyalarının modellenmesine yönelik araştırmalar (Şekil. 3). 4. İzmir, Aliağa ve Menemen İlçelerinde yapılacak olan derin ve sığ amaçlı zemin sondajları arasındaki korelasyonu sağlama amacına yönelik çalışmalar (Düşey Elektrik Sondaj-DES, Özdirenç tomografi, Sismik kırılma tomografisi, Yer Radarı-GPR yöntemleri ile) (Şekil. 4) Bu çalışmalar kapsamında hedeflenen araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetleri ve beklenen sonuçlar aşağıda özetlenmektedir. 1. İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçeleri ile yakın çevresinde havza taban kaya topoğrafyasının modellenmesi, 2. İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçeleri zeminlerine ait kayma dalgası hız (Vs 30 ) değişimlerinin haritalanmasıyla yerleşime uygunluk ve depreme dayanıklı yapı tasarımı çalışmalarına altlık teşkil edecek veri tabanının oluşturulması, 3. İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçelerinde elde edilecek sonuçların modellenerek yerleşim planlamalarına altlık teşkil etmesi 4. İzmir Kuzey Yerleşimi (Bostanlı-Mavişehir ve yakın çevresi) ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde Özdirenç ve Sismik Tomografi uygulamalarından yararlanılarak profiller boyunca zemin modellemelerinin oluşturulması 5. İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen ilçelerinde MASW etütlerinin yapılması ve 1B / 2B kayma dalgası (Vs 30 ) hızlarının elde edilmesi 6. İvme-ölçer istasyon konumlarında P ve S dalgalarına ait Hız-Derinlik profillerinin elde edilmesi 7. İvme-ölçer istasyon lokasyonlarında özdireç tomografi, DES, Sismik Kırılma Tomografisi, GPR gibi jeofizik yöntemler kullanılarak zeminlerin yapısal özelliklerinin belirlenmesi 8. İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen ilçe merkezlerinde mikrogravite ve DES çalışmaları yapılarak havza taban topoğrafyasını belirlemeye yönelik verilerin elde edilmesi 9. İzmir Kuzey Yerleşimi (Bostanlı-Mavişehir ve yakın çevresi) ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde Özdirenç ve Sismik Tomografi profil ölçümleri yapılarak gerekli parametrelerin saptanması 10. Elde edilen uygulamalı jeofizik verilerinin belli bir format dahilinde arşivlenmesi, katalog bilgilerinin çıkarılması ve CBS veri tabanına uygun hale getirilmesi 2.3. Mikrotremor Ölçümleri Bu iş paketi kapsamında İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen İlçeleri nde zemin hakim periyotları ile zemin büyütme değerlerinin elde edilmesine yönelik olarak mikrotremör ölçümleri yapılacaktır (Şekil 6). Bu kapsamda hedeflenen amaçlar; İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçeleri ile yakın çevresinde ölçüme dayalı zemin hakim periyotlarının dağılımından yararlanarak zeminlerin farklı jeolojik koşullardaki davranışlarının belirlenmesi, sinyal işlemeye yönelik yeni bir bilgisayar yazılımın geliştirilmesi, bu yazılım kapsamında bugüne kadar saptanan parametrelerde hata oranını en aza indirgemeye yönelik geliştirmelerin yapılması ve zemin büyütmesine bağlı olarak farklı jeolojik koşullardaki zemin davranışlarının İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçeleri ile yakın çevresinde saptanması olarak tanımlanabilir. Bu iş paketi kapsamında hedeflenen araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetleri ve çalışma hedefleri özetle şunlar olacaktır: 147

164 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1. İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçeleri ile yakın çevresinde ölçüme dayalı zemin hakim periyotlarının dağılımından yararlanarak zeminlerin farklı jeolojik koşullardaki davranışlarının belirlenmesi, 2. Sinyal işlemeye yönelik yeni bir bilgisayar yazılımın geliştirilmesi, 3. Bu yazılım kapsamında bugüne kadar saptanan parametrelerde hata oranını en aza indirgemeye yönelik geliştirmelerin yapılması, 4. Söz konusu yazılım kapsamında, diğer iş paketlerinden elde edilecek verileri değerlendirmeye yönelik modüler ilavelerin yapılması, 5. Zemin büyütmesine bağlı olarak farklı jeolojik koşullardaki zemin davranışlarının İzmir Metropolü, Aliağa ve Menemen ilçeleri ile yakın çevresinde saptanması, 6. Zemin büyütme değerleri 7. Zemin hakim titreşim periyotları 8. Sinyal işlemeye yönelik modüler bazlı yeni bir bilgisayar yazılımı 9. Elde edilen mikrotremor verilerinin belli bir format dahilinde arşivlenmesi, katalog bilgilerinin çıkarılması ve CBS veri tabanına uygun hale getirilmesi Şekil 2. Gerçekleştirilecek olan MASW-REMİ ölçüm lokasyonları Şekil 3. Mikrogravite ölçüm profilleri Şekil 4: Düşey Elektrik Sondajı Ölçüm Noktaları 148

165 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 5. Uygulamalı Jeofizik Ölçüm Profillerinin Konumları Şekil 6. Mikrotremor ölçüm lokasyonları 149

166 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.4. Mühendislik Jeolojisi ve Zemin Dinamiği Çalışmaları Bu iş paketinde İzmir in nüfus ve sanayi tesisleri bakımından yoğun ve zemin açısından problemli bölgeleri konumundaki Bostanlı, Çiğli ve Manavkuyu yu içine alan Kuzey Kıyı Bölgesi ve Menemen-Aliağa ilçeleri ile Güney Sahili nde Fuar Alanı ile İnciraltı bölgesini de kapsayan proje alanındaki zemin tabakalarının dinamik özellikleri ve sismik davranışı araştırılacaktır. Özellikle bölgede önceden açılmış ve sığ seviyelerde kalan sondajlar (en derini 60 m) ile zeminin hakim olarak alüvyon tabakalardan oluştuğu konumlardaki taban kayası derinlikleri ( m) arasında özellikleri şimdiye kadar belirlenememiş tabakalardaki dinamik veri eksikliğinin giderilmesi amaçlanmaktadır. Yukarıda söz edilen amaca yönelik olarak 16 adet ivme-ölçer istasyon konumları ile Aliağa ve Menemen ilçelerini kapsayan alanlarda jeolojik birimleri temsil edecek sayıda derin ve sığ sondajlar, arazi ve laboratuvar deneyleri planlanmıştır. Bu çalışmalara başlanırken, belediye mevzi imar sahalarında önceden açılmış zemin sondajları ile laboratuvar deney sonuçları derlenerek ön bilgi edinilmiştir. Ayrıca, daha önceden yapılmış jeofizik (sismik, özdirenç, vb.), jeolojik, hidrojeolojik ve zemin etüd çalışmalarının sistematik olarak taranmasına devam edilmektedir. Bu amaçla MTA, DSİ, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, özel firmaların yapmış oldukları zemin etüdlerine ait arşivler incelenmektedir. Bostanlı, Mavişehir, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), Karşıyaka, Bayraklı ve Manvkuyu bölgeleri için veri tabanı TÜBİTAK tarafından desteklenen INTAG-722 (2005) araştırma projesi kapsamında kurulmuştur ve proje ekibinin kullanımı için hazır durumdadır. Bu veri tabanı hızlıca güncellenecek ve yeni veri tabanı şehrin Güney Kıyı Şeridi (Alsancak, Hatay, Mithatpaşa, İnciraltı) ile Menemen ve Aliağa bölgelerindeki sondaj verilerini de kapsayacaktır (Şekil 7). Konvansiyonel zemin mekaniği laboratuvar deney çalışmalarına ilave olarak, sondajlardan elde edilecek örselenmemiş veya örselenmiş örneklerden yapay olarak laboratuvar koşullarında oluşturulmuş zemin örnekleri üzerinde dinamik üç eksenli basınç deneyleri de yapılmaktadır. Dinamik deneylerde farklı derinliklerden uluslararası standartlara uygun olarak alınmış ve muhafaza edilmiş kohezyonlu tabakalara ait örselenmemiş örnekler kullanılacaktır. Kohezyonsuz tabakalardan (kum, siltli kum ve non-plastik siltler) ise baskın olarak örselenmiş örnekler temin edilebilecektir. Kohezyonsuz ve kohezyonlu örneklerin bilhassa üç eksenli basınç hücresi içinde bender element yöntemi ile kayma modülü değerleri araştırılacaktır. Örselenmiş örnekler laboratuvar koşullarında nemli tokmaklama, su içinde yağmurlama ve kuru yağmurlama (Ishihara, 1996) teknikleri ile yapay olarak hazırlandıktan sonra suya doygun hale getirilecek ve dinamik üç eksenli deneyine tabi tutularak ve sıvılaşma dirençleri araştırılacaktır. Bu yöntemlerden su içinde yağmurlamanın en yüksek, ıslak tokmaklamanın ise en düşük direnci vermesi beklenmektedir. Deneyler sırasında ayrıca çevresel basınç altında kayma modülünün birim deformasyona bağlı değişimi de elde edilmiş olacaktır. Değişik gerilme genlikleri uygulanarak düşey deformasyon, boşluk suyu basıncı ve çevrim sayısı ilişkileri değerlendirilecektir. Çalışma alanı ve yakın civarında gözlenen Üst Kretase yaşlı şeyllerin ve siltli-killi mika içerikli kumlu zeminlerin dinamik özellikleri belirlenerek, bölge zeminlerinin dinamik davranışı daha sağlıklı bir biçimde yorumlanabilecektir. Zemin tabakalarında deprem nedeniyle oluşabilecek oturmaların, sıvılaşmaların, yamaç ve şevlerde kaymaların meydana gelebileceği bölgeler uygun dinamik analiz yöntemleri ve tek boyutlu eşdeğer dinamik analiz yazılımı EERA (Bardet vd., 2000) ile değerlendirilecek, zemin tabakalarının deprem üzerindeki etkisi araştırılacaktır. Bu analizlerde kuvvetli yer hareketi kayıtları ve zemin dinamiği laboratuvar çalışma bulgularına dayanılarak geliştirilecek zemin davranış modelleri 150

167 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU kullanılacaktır. Kalibre edilmiş modellerden yararlanıldığı için derin sondaj yapılmamış veya kuvvetli yer hareketi kaydı olmayan konumlarda deprem hareketinin yapay ancak oldukça gerçekçi bir şekilde hesaplanması; hesap sonuçlarının acil müdahale ve hasar tahmin sisteminde kullanılması mümkün olacaktır. Bu sayede gerçek zaman verisini sağlayan 16 adet kuvvetli yer hareketi istasyonunun yanı sıra şehirde zemin profilinin bilindiği pek çok konumda pik ivme, spektral ivme ve benzeri verinin bir deprem sırasında hesabı yapılabilecek ve muhtelif kontur haritaları hazırlanacaktır. Bu husus projenin temel unsurlarından birisi olacaktır. Bu proje kapsamında İzmir Metropolü Yerleşim Bölgeleri nde kurulacak Kuvvetli Yer Hareketi kayıt cihazlarından elde edilecek deprem verileri ile dinamik zemin davranışı analizlerinden elde edilecek veriler bir arada değerlendirilecektir. Bu bağlamda: 1. Zeminlerin fiziksel ve dinamik deneylere tabi tutulması ile elde edilen veriler yardımıyla zemin profili taban kayası seviyesine kadar incelenecek ve bu verilerle ulaşılan dinamik analiz bulguları, kaydedilen kuvvetli yer hareketi verilerinden hesaplanan değerler ile karşılaştırılarak dinamik zemin davranış modelleri kalibre edilecektir. 2. İzmir Metropolü Yerleşim Bölgeleri nin çeşitli karakteristik noktalarında mevcut olan genç alüvyon sedimanların deprem sırasında göstereceği davranış (kumlu ve siltli zeminlerde sıvılaşma, kil ve kum zeminlerde kayma deformasyonu, büyütme, soğurma) ile ilgili sağlıklı sonuçlara ulaşılacaktır. 3. Nüfus yoğunluğu ve sanayileşme açısından kritik bölgeler için tasarım spektrumları elde edilecek ve mevcut deprem yönetmeliği açısından irdelenecektir. Ayrıca bu veriler bölgede yerleşim planlamalarında tasarım ivme değerlerinin daha gerçekçi tahmini için referans bilgisi oluşturacaktır. 4. Kurulacak kuvvetli yer hareketi kayıt cihazı ağına paralel bir şekilde yapılacak dinamik zemin davranışı analizleri ile İzmir Metropol Alanı için Acil Müdahale ve Hasar Tahmin Sistemi ne dönüşüme ve mevcut Kent Bilgi Sistemi ne katkı sağlanacaktır. Projenin bu iş paketinde elde edilecek ürünler ile sonuçları aşağıda özetlenmiştir: 1. Daha önceden farklı kurum ve kuruluşlarca yapılmış ve veri tabanına aktarılmış ya da aktarılacak sondaj verilerine ek olarak, önerilen konumlarda yeni ve derin (60 m den taban kayasına kadar ulaşan) sondajların açtırılması, arazi ve laboratuvar deneylerinin yapılması 2. Laboratuvar koşullarında hazırlanmış veya örselenmemiş numuneler üzerinde uluslararası standartlara uygun dinamik laboratuvar deneylerinin yapılması 3. Zeminlerin indeks, sınıflandırma, mühendislik ve dinamik parametrelerinin yer alacağı kapsamlı bir dinamik zemin veri tabanı kurulması, mevcutların güncellenmesi 4. Dinamik laboratuvar deneyleri sonucunda elde edilecek bulgular ışığında ince daneli ve mika pulcukları içeren kumlu zeminlerin davranış modellerinin kurulması ve bu konuda nitelikli bilgi üreten bir ekibin yetiştirilmesi 5. Dinamik zemin davranışı ve sıvılaşma direnci bulgularının Coğrafi Bilgi Sistemi ne (CBS) entegrasyonu ve dinamik parametrelerin alansal dağılımının elde edilmesi Bu iş paketinde, proje kapsamında elde edilen tüm verilerin derlenmesi ile güvenilir ve gerçekçi azalım ilişkileri belirlenecek, zemin büyütmesine yönelik araştırmalar yapılacaktır. Zemin yapısının belirlenmesi ve sınıflandırılması yoluyla zemin sıvılaşmasına ilişkin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak yerel bazda (kent ölçeğinde) bilgiler elde edilecektir. Çalışma alanında daha önceden yapılmış jeofizik ve jeolojik araştırmalar sistematik olarak derlenecektir. Bu amaçla MTA, DSİ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile özel firmaların yapmış oldukları çalışmalar ve arşiv kayıtları incelenecektir. Yapılacak bu çalışmalar ışığında, 151

168 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU projenin kapsadığı konularla ilgili yeni araştırma proje teklifleri için gerekli altyapı oluşturulacaktır. Yapılacak çalışmalar; diğer bölümlerde elde edilen bilgileri sayısal ortama aktarmak, nitelikli haritalar oluşturmak ve yerleşim yeri planlamalarına temel teşkil edecek değişik ölçekteki haritaların oluşturulmasını içermektedir. Ayrıca, elde edilecek belli depremlere ait fay geometrilerine bağlı olarak, bu depremler sırasında kaydedilecek artçı şok dağılımlarına değerlendirilmesine göre hareket eden fayın istasyonlara olan en yakın uzaklığı hızlı bir şekilde CBS ortamında yapılacaktır. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) faaliyetleri, DAD ve DEÜ personelinin ortak çalışması ile yürütülecektir. İvme-ölçer istasyonları ile çalışma yapılacak alanı (İzmir, Menemen, Aliağa) kapsayacak şekilde; Güncel hassas yerel ve bölgesel çalışmalara imkan tanıyacak çeşitli uydu görüntüleri satın alınacak, İnceleme alanının sayısal ortamda topoğrafik ve jeolojik haritalar ilgili kurumlardan satın alınacak, Mevcut çalışmalarla ilgili üretilen sayısal ortamdaki veriler (mevcut ise) alınacak, gerekli görüldüğü takdirde önemli veriler sayısallaştırılıp kullanılacaktır. Şekil 7. Proje çalışma alanı ve planlanan sondaj konumları 152

169 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.5 Modelleme ve CBS Çalışmaları CBS bünyesinde yapılan modelleme çalışmaları dört ana bölümde gerçekleştirilecektir: 1. Literatür ve mevcut verilerin derlenerek CBS ortamına aktarılması, 2. Arazi çalışmaları sonrası elde edilen diğer iş paketlerindeki verilerin CBS ortamına aktarılması, 3. Tüm verilerin CBS bünyesinde değerlendirilerek modellemelerin gerçekleştirilmesi, 4. Acil müdahale ve hasar tahmin sistemi için temel olacak verilerin belirlenerek mevcut sistemlere uyumunun sağlanması konusunda deneysel çalışmalar Modelleme ve CBS çalışmalarının AR-GE ye olan katkısı aşağıda özetlenmiştir; 1. Mevcut sistemlerin kent ve/veya ilçe bazında küçük bir uygulamasını yapabilmek için geliştirme faaliyetleri yapmak, 2. Yerbilimsel verilerin planlamaya uyumu açısından CBS bütünlüğünde ilişkilendirilebilir veri tabanları oluşturmak, 3. Elde edilen verilerin talep edilen sonuçlar (Erken hasar tahmin sistemi) açısından araştırılıp yeni araştırmalarla geliştirilmesi, 4. Uydu görüntüleri yardımıyla yerel ve bölgesel ölçekte yerbilimsel çalışmaları güçlendirmek, 5. Yapılan tüm çalışmalardan elde edilen verilerin CBS ortamında hızlı, güvenilir ve sorgulanabilir afet yönetimine ilişkin haritaların elde edilmesi ve geliştirilmesi, 6. Geliştirilmesi düşünülen sistem ile sorgulanabilir verilerin web ortamında kullanıcıya açılması. Bu amaçla DEÜ Bilgi İşlem Sistemi (DEBİS) benzeri ve Oracle tabanlı bir web ortamı, web adresi üzerinden kullanıcıların hizmetine açılacaktır. 3. SONUÇLAR TÜBİTAK Kamu Kurumları Ar-Ge Projelerini Destekleme Programı na (1007) dahil olan 106G159 numaralı bilimsel araştırma projesi, müşteri kurumlar İzmir Büyükşehir Belediyesi ile T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı na İzmir İli nde ihtiyaç duyulan deprem mühendisliği araştırma ve geliştirme çalışmalarını sunmak üzere hayata geçirilmiştir. Proje çalışma dönemini kapsamaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi nin (DAUM) önderliğinde ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi nin (DAD) katılımıyla başlayan bu ar-ge projesinde öncelikli hedef İzmir İli ile Aliağa ve Menemen ilçelerinde zemin koşullarından kaynaklanan sismik riskin araştırılması, sismik davranışın modellenerek güvenli yapı tasarımına yönelik verilerin üretilmesidir. Proje beş iş paketinden oluşacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu iş paketleri Kuvvetli Yer Hareketi, Uygulamalı Jeofizik, Mikrotremör Ölçümleri, Mühendislik Jeolojisi ve Zemin Dinamiği ile Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Modelleme dir. Proje kapsamında bilhassa İzmir İli nde nüfus yoğunluğu ile sanayileşmenin yoğun olduğu kuzey bölgelerin incelenmesi hedef alınmış; bununla birlikte kuvvetli yer hareketi istasyon ağı İzmir in tamamını kapsayacak şekilde yapılandırılmıştır. Projede bugüne kadar yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar aşağıdaki maddelerde özetlenmiştir: 153

170 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1. Bu proje kapsamında İzmir Metropolü Yerleşim Alanı na 16 adet kuvvetli yer hareketi ivme-ölçer sismografları kurulmuştur. 2. Kuvvetli yer hareketi istasyon konumlarında zemin özelliklerini belirlemek amacıyla sığ ve derin sondajlar açtırılmakta, arazi ve laboratuar deneyleri yapılmaktadır. 3. Projede toplam 4000 metre sondaj açtırılması hedeflenmiştir. Proje takvimine uygun olarak 2000 metre sondaj tamamlanmış olup, bu dönem içerisinde toplam 3000 metreye ulaşılmış olacaktır. Sondajlar sırasında arazi SPT deneyleri yapılmakta, örselenmiş ve örselenmemiş zemin örnekleri ve kaya karot örnekleri alınmaktadır. 4. İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde havza taban kayası topoğrafyasını belirlemeye yönelik mikrogravite ve DES ölçümleri yapılmaktadır. 5. İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen İlçeleri nde zemin büyültmesi ve zemin hakim titreşim periyodunun belirlenebilmesi için mikrotremor ölçümleri yapılmaktadır. 6. Yapılacak sondajlar arasındaki yapısal değişimleri korele edebilmek amacıyla uygulamalı jeofizik çalışmaları yapılmaktadır. 7. Sondajlardan elde edilen örselenmiş/örselenmemiş zemin örnekleri üzerinde standardlara uygun olarak zemin mekaniği ve zemin dinamiği laboratuvar deneyleri yapılmaktadır. 8. Yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan çalışmalardan elde edilecek tüm bulgular, sorgulanabilir şekilde Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında veri tabanına bağlı olarak sunulabilir hale getirilecektir. 9. Bu proje temelinde toplanacak olan tüm veriler, aynı zamanda İzmir de oluşturulacak Acil Müdahale ve Hasar Tahmin Sistemi nin bir parçası olacaktır. 10. Proje sonunda kurulan yerel ivme kayıt istasyonu ağı, Türkiye Ulusal Kuvvetli Yer Hareketi Kayıt Şebekesi nin sahibi ve işleticisi olan Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi tarafından, ulusal ağın bir parçası olarak işletilmeye devam edilecektir. 11. İzmir Metropol Alanında kurulacak olan ivme-ölçer sismograf ağı, ileride önerilebilecek Acil Müdahale ve Hasar Tahmin Sistemi nin temel alt yapısını oluşturacaktır. Yukarıda maddeler halinde özetlenen proje çalışmaları, iş paketlerince proje takvimine uygun olarak yürütülmekte ve Altı Aylık Faaliyet Raporları TÜBİTAK a sunulmaktadır. Dokuz Eylül üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) un yürütücü olduğu bu proje çalışması tamamlandığında, Marmara Bölgesi ndeki kentlerden (İstanbul, Kocaeli, Bursa) sonra en yoğun kuvvetli yer hareketi istasyon ağı İzmir de kurulmuş olacak ve kentimizin zeminden kaynaklanan deprem riski arazi ve laboratuvar çalışmaları ile belirlenecektir. Proje sonunda İzmir İli ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde güvenli yapı tasarımı için zeminin sismik davranışları modellenmiş olacaktır. Bu projeden elde edilen veriler ve kurulan ivme kayıt istasyonları, İzmir de kurulacak olan Acil Müdahale ve Hasar Tahmin Sistemi nin bir parçasını oluşturacaktır. 154

171 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU KAYNAKLAR Bardet, J.P., Ichii, K., and Lin, C.H., EERA: A Computer Program for Equivalent-linear Earthquake Site Response Analyses of Layered Soil Deposits, Univ. of Southern California, Dept. of Civil Eng. Bommer, J.J., Douglas, J., and Strasser, F.O., Style-of-Faulting in Ground-Motion Prediction Equations, Bulletin of Earthquake Engineering, 1, DBYBHY, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik, T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ankara. Field, E.H. and the SCEC Phase III Working Group, Accounting for Site Effects in Probabilistic Seismic Hazard Analyses of Southern California: Overview of the SCEC Phase III Report, Bull. Seism. Soc. Am., 90, 6B, pp. S1-S31. INTAG-722 (2005). GIS Merkezli Zemin Dinamiği Veri Tabanı Geliştirilmesi ve Analizi, TÜBİTAK Araştırma Projesi, Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, İzmir. Ishihara, K., Soil Behaviour in Earthquake Geotechnics, Oxford Science Publications, Oxford Engineering Science Series No: 46, New York, ISBN: , 350 p. Joyner, W.B., Warrick R.E. and Fumal, T.E., The Effects of Quaternary Alluvium on Strong Ground Motion in the Coyote Lake, California, Earthquake of 1979, Bull. Seism. Soc. Am., 71, Joyner, W.B., Strong Motion from Surface Waves in Deep Sedimentary Basins, Bull. Seism. Soc. Am., 90, S95 S112. Tezcan, S.S. ve İpek, M., Mart 1970 Gediz Depreminden Dolayı Bursa Otomobil Fabrikasındaki Hasarın Sebepleri, İMO Türkiye İnşaat Mühendisliği V. Teknik Kongresi, Konu:III, Rapor No: 4, Ankara, Tezcan, S.S., Dikkat! Bursa Ovası Zemin İvmelerini Büyütüyor!, TMMOB İMO Bülteni, 26, G159 no.lu TÜBİTAK KAMAG 1007 PROJESİ NDE GÖREV ALANLAR: Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Proje Grubu: Prof. Dr. Zafer AKÇIĞ, DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü, Yürütücü Prof. Dr. Rahmi PINAR, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet TÜRK, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa AKGÜN, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Blm. Öğretim Üyesi Doç.Dr. Gürkan ÖZDEN, DEÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet UTKU, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bl. Öğretim Üyesi 155

172 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Yrd. Doç. Dr. Orhan POLAT, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Blm. Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zafer DİCLE, DEÜ Rektörlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Öğr. Gör. Dr. Şenol ÖZYALIN, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Dr. Mehmet KURUOĞLU, DEÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Dr. Özer AKDEMİR, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Dr. Oya PAMUKÇU, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Dr. Petek SINDIRGI, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Serat KORSACILAR, DEÜ Rektörlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Araş. Gör. Dr. Ahmet Turan ARSLAN, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Tolga GÖNENÇ, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Uzman Elçin GÖK, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Uzman Zülfikar ERHAN, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Çağlayan BALKAYA, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Aykut TUNÇEL, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Araş. Gör. Ender BAŞARI, DEÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi (DAD) Proje Grubu: Yük. Müh. Bekir TÜZEL, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Uğur KURAN, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Dr. Murat NURLU, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Ulubey ÇEKEN, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Engin ÇORUH, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Ahmet TEMİZ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Murat BEYHAN, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Nazan YILMAZ ÖZTÜRK, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Kerem KUTERDEM, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Yük. Müh. Vedat ÖZSARAÇ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Mete MİRZAOĞLU, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Şule KARACA, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Özcan SİPAHİ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Nurcan KOÇ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Tülay URAN, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Derya ŞAHİNBAZ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Gülşah HAMZAÇEBİ, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Müh. Bekir TEKİN, Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi 156

173 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU MANAVKUYU BÖLGESİNDEKİ HASAR GÖRMÜŞ BİR YAPI İÇİN DEPREM PERFORMANS ANALİZİ BULGULARI MEHMET KURUOĞLU 1, GÜRKAN ÖZDEN 2, ÖZGÜR BOZDAĞ 3, LEVENT TÜRKBEN 4 1 Öğr. Gör. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü, 2 Doç. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü, 3 İnş. Y. Müh., Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü, Araştırma Görevlisi, 4 İnş. Müh., Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM), ÖZET157 Bu bildiride İzmir in alüvyon zemin koşullarının hakim olduğu Manavkuyu bölgesinde yer alan ve Urla Depremi (M=5.6) sonrasında hasar gördüğü tespit edilen dokuz katlı betonarme bir yapı için doğrusal olmayan artımsal itme yöntemiyle deprem performans analizleri yapılmış ve analiz bulguları ATC-13 (1985) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Aynı bölgedeki 7-10 katlı betonarme yapılarda orta büyüklükte ve uzak mesafeli depremlerin sonrasında gözlenen yaygın hasarın nedenlerini araştırmak üzere bölge için dinamik zemin davranışı analizleri yapılarak alüvyon zemin profilleri için tasarım ivme spektrumları geliştirilmiş ve deplasman talepleri elde edilmiştir. Deprem performans analizi bulguları, Urla Depremi nin incelenen yapıda meydana getirdiği hasar ile uyumlu hasar seviyeleri vermiş, büyüklüğü daha yüksek (M=6.5) bir deprem meydana gelmesi durumunda incelenen yapının ya da alüvyon zemin koşullarında yer alan benzer özellikteki yapıların risk altında olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Deprem performans analizi, Artımsal itme yöntemi, Tasarım spektrumu, Deprem yönetmeliği, Hasar seviyesi 1. GİRİŞ İzmir şehri, tarihsel dönemlerden günümüze kadar içerisinde ve etrafında yer alan önemli fay hatlarının meydana getirdiği hasar oluşturan, can ve mal kaybına neden olan birçok depreme maruz kalmıştır. 1688, 1739 ve 1778 depremleri tarihsel dönemde İzmir de hasara neden olan en önemli depremler arasındadırlar (Ambraseys ve Finkel, 1995; Oikonomos ve Slaars, 2001). Aletsel dönemde İzmir ve yakın çevresinde hasara yol açan önemli depremler ise 1928 Torbalı (M=6.5), 1939 Dikili (M=6.5), 1949 Karaburun (M=6.6), 1974 İzmir (M=5.5), 1977 İzmir (M=5.3), 1992 Doğanbey (M=6.0), 2003 Urla (M=5.6), 2005 Sığacık Körfezi-Seferihisar (M=5.7 ve M=5.9) ve Uzunkuyu-Urla (M=5.9) depremleridir (DAD, 2005; KRDAE, 2005). İzmir ve civarında geçmişte hasar oluşturmuş önemli depremleri meydana getiren ve içinde bulunduğu tektonik sistemlerin etkisinde kuvvetli deprem üretme potansiyeli yüksek olan fay hatları arasında İzmir Fayı, Tuzla Fayı, Karaburun Fayı, Gülbahçe Fayı ve Seferihisar Fayı sayılabilir. Son yıllarda Sığacık Körfezi ve Uzunkuyu-Urla çevresinde orta büyüklükte depremler oluşturan Tuzla Fayı, Seferihisar Fayı ve Gülbahçe Fayı nın sismik etkinliklerinin yüksek olduğu bilinmektedir (Emre vd., 2005; Ocakoğlu vd., 2005; Uzel ve Sözbilir, 2008) yılında Tuzla Fayı nın ürettiği Doğanbey Depremi nden 11 yıl sonra aynı fay zonu üzerinde meydana gelen 2003 Urla Depremi ( , M=5.6), deprem gerçeğini bir süreliğine unutan İzmir şehrinin sakinleri arasında yoğun endişe ve rahatsızlık yaratmış, bunun yanı sıra alüvyon zemin koşullarının hakim olduğu semtlerde, bilhassa Manavkuyu Bölgesi ndeki binalarda yaygın biçimde hafif ve orta şiddette hasara neden olmuştur. Şekil 1 de 2003 Urla Depremi sonrasında İzmir Bayındırlık İl Müdürlüğü ve Bornova Belediyesi ne gelen şikayet başvurularından derlenen yapısal hasarların Manavkuyu bölgesindeki dağılımı görülmektedir. Şekilde daire içine alınarak 157

174 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU gösterilen yapıda orta derecede tanımlanabilecek hasar meydana gelmiş, yapının bir kısım kolonlarında beton çekirdeğine kadar ulaşan kesme ve eğilme çatlakları ile burkulma tespit edilmiştir. Bölgede yapısal hasarların şekilde gösterilen binalar ile sınırlı kalmadığı ve bir kısım yapılar için bizzat sahipleri tarafından hasar bildiriminde bulunulmadığı da bilinmektedir. Bu davranış üzerinde başlıca etkenin yapıların değerinde düşme meydana gelebileceği endişesi olduğu düşünülmektedir. Gözlenen yaygın hasarın nedenlerini araştırmak üzere bölge için dinamik zemin davranışı analizleri yapılmış ve bölgeden seçilen örnek bir yapı için doğrusal olmayan artımsal itme yöntemiyle deprem performans analizleri gerçekleştirilmiştir. Bildiride, bölgede hakim olan suya doygun alüvyon zemin tabakalarının yapısal davranış üzerindeki etkisi araştırılmış, orta büyüklükte ve uzak mesafeli depremlerin niçin böylesi yaygın bir hasara neden olduğu tartışılmıştır. Şekil Urla Depremi (M=5.6) sonrası Manavkuyu Bölgesi nde yapısal hasarlı binaların dağılımı (Kuruoğlu,2004) 2. YEREL ZEMİN ÖZELLİKLERİ VE TASARIM SPEKTRUMLARI Bildiri kapsamında incelenen örnek bina Manavkuyu Bölgesi nde Adliye ye yakın bir konumda olup Şekil 1 de daire içine alınarak işaretlenmiştir. Binada 2003 Urla Depremi nden sonra orta, 2005 Uzunkuyu-Urla Depremi nden sonra ise ağır derecede hasar meydana geldiği bildirilmiş, binada yapılan gözlemlerde bu hususu doğrulayan çatlaklara ve tamirat izlerine rastlanmıştır. Bina analiz edilmeden önce yapı oturma alanındaki zemin profilinin belirlenmesi amacıyla yüzeyden 35 m derinliğe kadar karotlu zemin sondajları yapılmıştır. Saha zeminlerinin mühendislik özelliklerinin belirlenmesinde ayrıca çevre parsellerde daha önceden yapılmış zemin etütlerine ait raporlardan yararlanılmıştır. Aşağıdaki çizelgede zemin profili ve zemin tabakalarının özellikleri özetlenmiştir. Bölgede yeraltı su seviyesi yüzeye yakın olup m aralığında değişmektedir. 158

175 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 1. İncelenen Sahadaki Hakim Zemin Profili Tabaka Derinlik (m) SPT-N n (kn/m 3 ) G s FC (%) I p (%) c u (kn/m 2 ) KUM NP KİL SILT KUM NP KUM NP Saha zeminlerini temsil eden dinamik zemin parametreleri olarak ise korelatif ilişkilerden elde edilen kayma dalgasının (V s ) derinlikle değişimi Şekil 2a da, G/G maks ve parametrelerinin birim kayma deformasyonu ile ilişkisi Şekil 2b de görülmektedir. e 0 ' ( ) 0 Kayma Shear wave Dalgası velocity Hızı (m/s) (m/s) Depth (m) G/Gmax Shear Strain (%) Kayma Birim Deformasyonu (%) Damping Ratio (%) Şekil 2. (a) Kayma dalgası hızının derinlikle değişimi, (b) G/G maks ve omurga eğrileri İncelenen binanın deprem performans analizlerinde kullanılmak üzere İzmir deki suya doygun alüvyon Z4 sınıfı (DBYBHY, 2007) zemin profillerini temsil edecek tasarım tepki spektrumunu elde etmek amacıyla tek boyutlu eşdeğer doğrusal analiz yöntemi uygulanarak Bostanlı-Mavişehir ve Bayraklı (Manavkuyu bölgesi Bayraklı ilçesi sınırlarındadır) bölgelerindeki idealize zemin profilleri için dinamik zemin davranışı analizleri yapılmıştır. Dinamik analizler EERA (Bardet vd., 2000) yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizlerde 2003 Urla ve 2005 Uzunkuyu-Urla deprem kayıtlarının yanı sıra tasarım spektrumu elde etmek amacıyla bölgede oluşan geçmiş depremlerin kayıtlarından da yararlanılmıştır. Analiz yapılan konumlardaki taban kayası ivme değerleri Campbell (1997) ve Kalkan-Gülkan (2004) ivme azalım ilişkileri kullanılarak hesaplanmış, deprem kayıtları bu değerlere göre ölçeklendirilmiştir. Tepki spektrumları depremlerin mevcut büyüklükleri ile elde edildiği gibi, İzmir için senaryo deprem büyüklüğü kabul edilen M=6.5 için de geliştirilmiştir. Bu amaçla analiz konumlarındaki taban kayası ivme değerleri M=6.5 deprem büyüklüğü için ivme azalım ilişkileri kullanılarak hesaplanmış, deprem kayıtları bu durum için ayrıca ölçeklendirilmiştir. Gerçekleşmiş depremlerin büyüklüklerine göre elde edilen tepki spektrumu zarfları Campbell ve Kalkan-Gülkan azalım ilişkileri için sırasıyla Şekil 3 ve Şekil 4 de, M=6.5 senaryo depremi için çıkarılan spektrumlar ise Şekil 5 ve Şekil 6 da verilmiştir. Bu şekillerden görüleceği üzere Campbell ivme 159

176 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU azalım ilişkisi Kalkan-Gülkan azalım ilişkisine göre daha düşük seviyede spektral ivme platosu arz etmektedir. Senaryo deprem büyüklüğüne göre ölçeklendirilmiş deprem kayıtlarına göre geliştirilen tasarım tepki spektrumlarında ise Campbell ilişkisi için bulunan spektrumun platosunun ordinatı Deprem Yönetmeliği Elastik Tasarım Spektrumu ile uyumludur (Şekil 5). Kalkan-Gülkan ilişkisine dayanılarak yapılan analizler ise Deprem Yönetmeliği spektrumundan belirgin bir şekilde yüksek olan tepki spektrumu ile sonuçlanmaktadır (Şekil 4 ve Şekil 6). Campbell ve Kalkan-Gülkan ilişkilerine dayanan ve İzmir deki Z4 sınıfı zeminlerin önemli bir kısmını yansıtan tasarım spektrumlarının ortak özellikleri ise bunların plato genişliklerinin Deprem Yönetmeliği nde tanımlanan Elastik Tasarım Spektrumu ndan belirgin bir şekilde fazla oluşu, diğer bir deyişle karakteristik periyotların (T A ve T B ) farklı oluşudur. Deprem Yönetmeliği nde T A =0.2 s ve T B =0.9 s iken, senaryo depremi için Campbell azalım ilişkisi kullanılarak elde edilen tasarım spektrumunda T A =0.07 s ve T B =1.75 s dir. 160

177 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1.8 Bayrakli_izmir_ Bayrakli_urla_ Bostanli_izmir_77 Bostanli_urla_03 Spectral Acceleration (g) Seismic Code Design Spectrum Seismic_code_1 Seismic_code_2 Seismic_code_3 Bostanli_urla_05 Bayrakli_urla_05 Bostanli_sef_05_2 0.4 Bayrakli_sef_05_2 Design_spectrum 0.2 Bostanli_sef_05_1 0.0 T A =0.08 T B = Period (s) Bayrakli_sef_05_1 Şekil 3. İzmir şehir merkezini etkileyen yakın ve uzak mesafe deprem kayıtlarına göre elde edilmiş elastik tasarım ivme spektrumu [Campbell (1997) ivme azalım ilişkisi uygulanarak çıkarılmıştır] 161

178 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1.8 Bayrakli_izmir_ Bayrakli_urla_ Bostanli_izmir_77 Bostanli_urla_03 Spectral Acceleration (g) Seismic Code Design Spectrum Seismic_code_1 Seismic_code_2 Seismic_code_3 Bostanli_urla_05 Bayrakli_urla_05 Bostanli_sef_05_2 0.4 Bayrakli_sef_05_2 Design_spectrum 0.2 Bostanli_sef_05_1 0.0 T A =0.09 T B = Period (s) Bayrakli_sef_05_1 Şekil 4. İzmir şehir merkezini etkileyen yakın ve uzak mesafe deprem kayıtlarına göre elde edilmiş elastik tasarım ivme spektrumu [Kalkan-Gülkan (2004) ivme azalım ilişkisi uygulanarak çıkarılmıştır] 162

179 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Spectral Acceleration (g) İzmir Fault Scenario Earthquakes Seismic Code Urla Scenario Earthquakes Design Spectrum Bayrakli_izmir_sce Bayrakli_urla_sce Bostanli_izmir_sce Bostanli_urla_sce Seismic_code_1 Seismic_code_2 Seismic_code_3 Bostanli_urla_05_sce Bayrakli_urla_05_sce Bostanli_sef_05_2_sce 0.4 Bayrakli_sef_05_2_sce Design_spectrum 0.2 Bostanli_sef_05_1_sce 0.0 T A =0.07 T B = Period (s) Bayrakli_sef_05_1_sce Şekil 5. İzmir şehir merkezini etkileyen yakın ve uzak mesafe deprem kayıtlarına göre elde edilmiş elastik tasarım ivme spektrumu [Senaryo Deprem Büyüklüğü, M=6.5, için Campbell (1997) ivme azalım ilişkisine dayanılarak ölçeklendirilmiştir] 163

180 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1.8 Spectral Acceleration (g) İzmir Fault Scenario Earthquakes Design Spectrum Seismic Code Urla Scenario Earthquakes Bayrakli_izmir_sce Bayrakli_urla_03_sce Bostanli_izmir_sce Bostanli_urla_03_sce Seismic_code_1 Seismic_code_2 Seismic_code_3 Bostanli_urla_05_sce Bayrakli_urla_05_sce 0.4 Bostanli_sef_05_2_sce Bayrakli_sef_05_2_sce T A =0.08 T B = Period (s) Design_spectrum Bostanli_sef_05_1_sce Bayrakli_sef_05_1_sce Şekil 6. İzmir şehir merkezini etkileyen yakın ve uzak mesafe deprem kayıtlarına göre elde edilmiş elastik tasarım ivme spektrumu [Senaryo Deprem Büyüklüğü, M=6.5, için Kalkan-Gülkan (2004) ivme azalım ilişkisine dayanılarak ölçeklendirilmiştir] 164

181 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. YAPISAL ÖZELLİKLER VE DEPREM PERFORMANS ANALİZİ BULGULARI İncelenen yapı; 9 katlı, betonarme karkas taşıyıcı sistemde inşa edilmiş, 25.1 m yüksekliğinde ve 23.4 m x 12.2 m oturma alanına sahip bir yapıdır. Yapının deprem performans analizleri elde edilen tasarım ivme spektrumlarının her biri için gerçekleştirilmiştir. Zemin kat yüksekliği 3.5 m olan binanın diğer katları 2.7 m yüksekliktedir. Yapıda yatay yükler birbirlerine kat döşemeleri ve kirişler ile bağlanan kolonlardan oluşan sistem tarafından karşılanmaktadır. Yapının toplam ağırlığı W=2663 ton olup, temel sistemi çift yönlü sürekli temellerden oluşmaktadır. Yapı alanındaki mühendislik sondajlarına göre oturma alanındaki zemin tabakaları 2007 Deprem Yönetmeliği kapsamında Z4 olarak sınıflandırılmıştır. Yapı planı ve üç boyutlu ETABS sonlu elemanlar modeli Şekil 7 de görülebilir. Bu şekilden anlaşılacağı üzere yapı çözülürken zemin kat seviyesi düşey taşıyıcı elemanları tam ankastre tanımlanmıştır. Binanın karakteristik beton dayanımı her kattan alınan karot örnekleri üzerinde yapılan basınç deney bulgularının istatistik değerlendirmesi sonucunda 10 MPa olarak elde edilmiştir. Analizlerde dikkate alınan tasarım spektrumlarına göre elde edilen deprem talepleri ise Şekil 8 ile Şekil 11 arasında verilmektedir. Yapının gözlenen davranışını Campbell (1997) ivme azalım ilişkisine dayanan deprem kayıtlarına göre yapılan analizlerin daha iyi yansıttığı tespit edildiği için Senaryo Deprem Tasarım Spektrumu oluşturulurken yalnızca Campbell ilişkisi kullanılmıştır. Şekil 7. Yapı planı ve üç boyutlu ETABS sonlu elemanlar modeli 165

182 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1000 Base Shear (tons) CAMP-dtx=0.08 m 2003-KG-dtx=0.11 m 2005-CAMP-dtx=0.23 m 2005-KG-dtx=0.41 m TSC-dtx=0.66 m Top Displacement (m) Şekil 8. Yapı X-yönü için 2003 ve 2005 Urla Depremleri nin kapasite ve deplasman talep eğrileri (CAMP: Campbell, KG: Kalkan-Gülkan, TSC: Deprem Yönetmeliği) 1000 Base Shear (tons) CAMP-dty=0.13 m 2003-KG-dty=0.18 m 2005-CAMP-dty=0.23 m 2005-KG-dty=0.40 m TSC-dty=0.46 m Top Displacement (m) Şekil 9. Yapı Y-yönü için 2003 ve 2005 Urla Depremleri nin kapasite eğrisi ve deplasman talebi (CAMP: Campbell, KG: Kalkan-Gülkan, TSC: Deprem Yönetmeliği) 166

183 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Base Shear (tons) TSC-dtx=0.66 m Campbell-dtx=1.00 m Top Displacement (m) Şekil 10. Deprem Yönetmeliği ve M=6.5 Senaryo depremlerinin yapının X-yönü için kapasite eğrisi ve deplasman talebi (CAMP: Campbell, TSC: Deprem Yönetmeliği) Base Shear (tons) TSC-dty=0.46 m Campbell-dty=0.61 m Top Displacement (m) Şekil 11. Deprem Yönetmeliği ve M=6.5 Senaryo depremlerinin yapının Y-yönü için kapasite eğrisi ve deplasman talebi (CAMP: Campbell, TSC: Deprem Yönetmeliği) 167

184 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 8 ve Şekil 9 dan görüleceği üzere gerek Campbell, gerekse Kalkan-Gülkan azalım ilişkilerine dayanan tasarım ivme spektrumlarına göre elde edilen deplasman talepleri, Deprem Yönetmeliği tasarım spektrumunun talebinden 2003 Urla ve 2005 Uzunkuyu-Urla depremleri için daha düşüktür. Ayrıca, Campbell azalım ilişkisi Kalkan-Gülkan ilişkisine göre daha düşük deplasman talebi vermiştir. Yapının artımsal itme yöntemiyle yapılan deprem performans analiz bulguları ATC-13 (1985) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme yönteminde yapı performansı ve hasar seviyeleri göreceli kat ötelenme oranına göre tanımlanmaktadır (Tablo 2). Tablo 2. Göreceli kat ötelenme oranına göre yapı performans seviyeleri (ATC-13, 1985) Performans seviyesi I II III IV V VI VII Hasar seviyesi Hasarsız Çok hafif hasarlı Hafif hasarlı Orta derecede hasarlı Ağır hasarlı Çok ağır hasarlı Tamamen tahrip olmuş Göreceli kat ötelenme oranı (%) Δ< <Δ< <Δ< <Δ< <Δ< <Δ<5 Δ> Urla Depremi (M=5.6) için hesaplanmış göreceli kat ötelenme oranları gerek Campbell (1997), gerekse Kalkan-Gülkan (2004) ivme azalım ilişkileri için Şekil 12 de verilmiştir. Campbell e göre bulunan en yüksek göreceli ötelenme oranı %0.67 olup ATC-13 kriterinde III: Hafif hasarlı performans seviyesine karşı gelmektedir. Öte yandan aynı oran Kalkan-Gülkan ilişkisi için %0.92 dir ve IV: Orta derecede hasarlı performans seviyesini karşılar. Benzer sonuçlar 2005 Uzunkuyu-Urla Depremi (M=5.9) için elde edilmiştir. Bu deprem için hesaplanan göreceli kat ötelenme oranları Şekil 13 de verilmektedir. Campbell (1997) azalım ilişkisi %1.42 ile IV: Orta derecede hasarlı performans seviyesi verirken, Kalkan-Gülkan (2004) ilişkisi için yapılan analizler %2.81 ile VI: Çok ağır hasarlı ile sonuçlanmıştır. Bu bulgular yapının anılan depremdeki gerçek performans seviyesiyle karşılaştırıldığında, Campbell ivme azalım ilişkisine dayanılarak yapılan dinamik zemin davranışı analizlerinin ve bunlardan elde edilen tasarım tepki spektrumlarının Kalkan-Gülkan ilişkisine kıyasla incelenen Z4 sınıfı zemin profilleri için daha temsili olduğu sonucuna varılmıştır. Campbell ve Kalkan-Gülkan ivme azalım ilişkilerine göre kurulan tasarım ivme spektrumlarının 2003 ve 2005 Urla depremleri altında yapı davranışını temsil etme başarılarının kıyaslanması sonucunda, senaryo deprem seviyesi (M=6.5) için yalnızca Campbell ilişkisi kullanılarak analizlerin yapılması kararı alınmıştır. Şekil 10 ve 11 den görüleceği üzere, deprem kayıtları Campbell ivme azalım ilişkisi kullanılarak M=6.5 Senaryo Depremi için ölçeklendirildikten sonra tasarım ivme spektrumu hesaplandığı takdirde deprem talebi Deprem Yönetmeliği Spektrumu nun talebinden daha yüksek bulunmaktadır. Bu durum için yapılan deprem performans analizleri sonucunda ise göreceli kat ötelenme oranı Campbell için %5.2, Deprem Yönetmeliği içinse %3.5 hesaplanmıştır. Bu değerlerden birincisi VII: Tamamen tahrip olmuş, ikincisi ise VI: Çok ağır hasarlı performans seviyelerine karşı gelmektedir. 168

185 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Storey Urla Eq. with Campbell Att. X Direction Y Direction Interstorey Drift Ratio (%) (a) Storey 2003 Urla Eq. with Kalkan-Gulkan Att. 9 X Direction 8 Y Direction Interstorey Drift Ratio (%) Şekil 12. Urla 2003 Depremi (M=5.6) için göreceli kat ötelenmeleri (a) Campbell (b) Kalkan-Gülkan ivme azalım ilişkileri kullanılarak hesaplanan değerler (b) Storey Urla Eq. with Campbell Att. X Direction Y Direction Interstorey Drift Ratio (%) Storey 2005 Urla Eq. with Kalkan-Gulkan Att. 9 X Direction 8 Y Direction Interstorey Drift Ratio (%) (a) Şekil 13. Uzunkuyu-Urla 2005 Depremi (M=5.9) için göreceli kat ötelenmeleri (a) Campbell (b) Kalkan-Gülkan ivme azalım ilişkileri kullanılarak hesaplanan değerler (b) 169

186 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 4. SONUÇLAR Bu bildiride İzmir şehrinde alüvyon zemin koşullarının hakim olduğu Manavkuyu Bölgesi nde yer alan ve Urla Depremi (M=5.6) sonrasında hasar gördüğü tespit edilen dokuz katlı betonarme bir yapı için doğrusal olmayan artımsal itki yöntemiyle deprem performans analizleri yapılmış ve analiz bulguları ATC-13 (1985) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Söz konusu yapıda 2003 Urla Depremi sırasında orta derecede hasar meydana gelmiş, yapının bir kısım kolonlarında beton çekirdeğine kadar ulaşan kesme ve eğilme çatlakları ile burkulma tespit edilmiştir. Manavkuyu bölgesinde bulunan 7-10 katlı binalarda 2003 Urla (M=5.6) ve 2005 Uzunkuyu-Urla (M=5.9) depremlerinin ardından yapısal hasarların yaygın şekilde gözlendiği, bir kısım yapı sakininin İzmir Bayındırlık İl Müdürlüğü ve Bornova Belediyesi ne hasar tespiti için başvuru yaptıkları belirlenmiştir, bir kısmının da yapılarının değerinde düşme meydana gelebileceği endişesi taşıyarak başvuruda bulunmadıkları tahmin edilmektedir. Gözlenen yaygın hasarın nedenlerini araştırmak üzere bölge için dinamik zemin davranışı analizleri yapılmış, alüvyon zemin profilleri için tasarım ivme spektrumları geliştirilmiş ve bölgeden seçilen örnek bir yapı için doğrusal olmayan artımsal itme yöntemiyle deprem performans analizleri gerçekleştirilmiştir. Böylece Manavkuyu bölgesinde hakim olan suya doygun alüvyon zemin tabakalarının yapısal davranış üzerindeki etkisi araştırılmış, orta büyüklükte ve uzak mesafeli depremlerin bölgedeki yapılarda yaygın hasar oluşturmasının nedenleri irdelenmiştir. Bu bildiri kapsamında yapılmış olan deprem performans analiz bulgularından anlaşılacağı üzere, İzmir ilindeki Z4 sınıfı zemin profilleri için geliştirilen tasarım ivme spektrumları Deprem Yönetmeliği nde (DBYBHY, 2007) tanımlanan elastik tasarım spektrumundan farklılık arz etmektedir. Tasarım ivme spektrumlarını elde etmek için yapılan dinamik zemin davranışı analizlerinde kullanılan deprem kayıtları hesap yapılan konumda tahmin edilen taban kayası ivme değerine göre ölçeklendirilmiştir. Taban kayası ivmeleri Campbell (1997) ve Kalkan-Gülkan (2004) ivme azalım ilişkilerinden hesaplanmıştır. Kullanılan iki modelden Campbell ilişkisi Kalkan-Gülkan a göre daha anlamlı sonuçlar vermiştir. Yerel tasarım spektrumlarının plato genişlikleri (T A ve T B periyotları arasındaki fark) Deprem Yönetmeliği spektrumundan belirgin bir şekilde daha fazladır. Bu husus yapısal analiz sonuçlarını bilhassa yüksek yapılar için etkileyecek durumdadır. Sınırlı sayıda deprem ivme kaydı ve idealize zemin profilleri için yapılan dinamik zemin davranışı analizlerinin İzmir in farklı konumlarında yapılmakta olan yeni sondajlar ile arazi ve laboratuvar deneyleri bulgularının ışığında zenginleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaların sonucunda İzmir Metropolitan alanı içindeki Z4 sınıfı zemin tabakalarının özelliklerini yansıtacak yerel tasarım ivme spektrumları geliştirilmiş olacaktır. Manavkuyu bölgesinde yer alan 9 katlı, betonarme karkas bir yapının deprem performans analizleri geliştirilen tasarım ivme spektrumlarının her biri için yapılmış ve bu tasarım spektrumlarına göre deplasman talepleri elde edilmiştir Urla (M=5.6) ve 2005 Uzunkuyu-Urla (M=5.9) depremleri için Campbell (1997) ve Kalkan- Gülkan (2004) ivme azalım ilişkilerine dayanılarak hazırlanan tasarım ivme spektrumlarından elde edilen deplasman talepleri, Deprem Yönetmeliği elastik tasarım spektrumunun talebinden daha düşüktür. Ayrıca, Campbell azalım ilişkisi Kalkan-Gülkan ilişkisine göre daha düşük deplasman talebi vermiştir. 170

187 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Yapının artımsal itme yöntemiyle yapılan deprem performans analizi bulguları ATC-13 (1985) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme yöntemine göre 2003 Urla Depremi (M=5.6) için hesaplanmış en yüksek göreceli kat ötelenme oranı Campbell ilişkisi ile Hafif hasarlı performans seviyesine karşılık gelmektedir. Aynı oran Kalkan-Gülkan ilişkisi için Orta derecede hasarlı performans seviyesini karşılamaktadır Uzunkuyu-Urla Depremi (M=5.9) için hesaplanan göreceli kat ötelenme oranı Campbell ilişkisi ile Orta derecede hasarlı performans seviyesi verirken, Kalkan-Gülkan ilişkisi için Çok ağır hasarlı seviyesine ulaşılmaktadır. Yapının 2003 ve 2005 Urla depremleri sonrasındaki hasar durumu, Campbell (1997) ilişkisi ile elde edilen hasar seviyeleri ile uyum göstermektedir. Bu nedenle Senaryo depremi büyüklüğü (M=6.5) için Tasarım Spektrumu oluşturulurken Campbell (1997) azalım ilişkisi kullanılmıştır. Senaryo depremi için Campbell azalım ilişkisi ile belirlenen deprem talebi Deprem Yönetmeliği Elastik Tasarım Spektrumu nun talebinden daha yüksek bulunmaktadır. En yüksek göreceli kat ötelenme oranı Campbell için Tamamen tahrip olmuş, Deprem Yönetmeliği için ise Çok ağır hasarlı performans seviyelerine denk gelmektedir. Analiz bulguları, Urla veya Seferihisar gibi İzmir e uzak mesafelerdeki faylarda senaryo depremi büyüklüğünde (M=6.5) bir deprem meydana gelmesi durumunda incelenen yapının ya da alüvyon zemin koşullarında yer alan benzer özellikteki yapıların risk altında olduğunu göstermiştir. KAYNAKLAR Ambraseys, N.N. and Finkel, C.F., The Seismicity of Turkey and Adjacent Areas A Historical Review: , Eren Publications, Istanbul, 125 p., ISBN: ATC-13, Provisions for the Development of Seismic Regulations for Buildings, Applied Technology Council, CA, USA, Second Printing, Sec , pp Bardet, J.P., Ichii, K., and Lin, C.H., EERA: A Computer Program for Equivalent-linear Earthquake Site Response Analyses of Layered Soil Deposits, Univ. of Southern California, Dept. of Civil Eng. Campbell, K.W., Empirical Near-source Attenuation Relationships for Horizontal and Vertical Components of Peak Ground Acceleration, Peak Ground Velocity, and Pseudo Absolute Acceleration Response Spectra, Seismological Research Letters, 68, No.1, pp DAD, T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Deprem Araştırma Dairesi, Ankara. DBYBHY, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik, T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ankara. Emre, Ö., Doğan, A., Özalp, S., Yıldırım, C., Ekim 2005 Sığacık (İzmir) Depremleri :Ön Değerlendirme Raporu, MTA Genel Müdürlüğü, Ankara, 8 s. Kalkan, E. and Gülkan, P., Site-Dependent Spectra Derived from Ground Motion Records in Turkey, Earthquake Spectra, Vol. 20, No.4, pp KRDAE, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, İstanbul. 171

188 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Kuruoğlu, M., Geographic Information System (GIS) Based Database Development and Evaluation Study for Soils of Northern Coast of İzmir Bay, Doktora Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İzmir, 151 s. Ocakoğlu, N., Demirbağ, E., Kuşçu, İ., Neotectonic Structures in İzmir Gulf and Surrounding Regions (Western Turkey): Evidences of Strike-slip Faulting with Compression in the Aegean Extensional Regime, Marine Geology, 219, pp Oikonomos and Slaars, Destanlar Çağından 19. Yüzyıla İzmir: Etude Sur Smyrne, İletişim Yayınevi, İstanbul, 68 s. Uzel, B. and Sözbilir, H., A First Record of a Strike-slip Basin in Western Anatolia and Its Tectonic Implication: The Cumaovası Basin, Turkish Journal of Earth Sciences, 17, pp

189 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU BİNA FORMUNUN DEPREME DAYANIMDAKİ ÖNEMİ FİKRET OKUTUCU 1 1 Dr., İzmir Mimarlar Odası, Bu bildirinin özünü, artık anonimleşmiş bir söylem olan Deprem değil, bina öldürür. söylemini açmak ve bir çözüm önerisi sunmak oluşturmaktadır. Bildirinin hedefini; depreme dayanıklı bina tasarımı konusunda, mimarların bilgi kapasitesini arttırmak için jeolog, jeofizik ve inşaat mühendislerinden mimarlara olan bilgi transferini sağlamak ya da arttırmak. Hedef kitlesini; kamuda ya da serbest çalışan mimarlar ile tüm üniversitelerin mimarlık bölümleri. Uygulama alanını; TMMOB a bağlı mimarlar odalarının mimari proje vize bölümleri ile ilgili belediyelerin imar müdürlüklerin yapı ruhsat birimleri oluşturmaktadır. Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Rıfat Yarar Şiddetli bir depremde bir bina yıkıldığı zaman, ilk suçlamalar genellikle müteahhide ve inşaat mühendisine yapılır. Müteahhidin projeye uymadığı, beklenilen kaliteyi tutturamadığı, hatta işçilikten ve malzemeden haksız tasarruflar yaptığı iddia edilir. Bu arada hesapları yapan inşaat mühendisi de bu suçlamalardan payını alır. Şüphe ve zan altına girer, yeterince güvenli hesap yapmamış olmakla suçlanır. İnşaatın imalatı ile hele deprem hesapları ile hiçbir ilişkisi bulunmadığı için, mimarın da sorumluluklarının bulunduğu, mimari tasarımın hayati bazı olumsuzluklara yol açmış olabileceği hiç mi hiç akla gelmez. Hatta öyle haller vardır ki, bebeğin ölü doğması gibi tamir edilemez cinsten bir mimari tasarım hatası nedeniyle deprem binayı affetmemiş olabilir. Gerçekte, bir binanın deprem güvencesinden mimar değil inşaat mühendisi sorumludur. Bu doğrudur. Ancak, bir binanın deprem güvencesini risk altına sokabilecek ve tehlike unsuru oluşturabilecek cinsten tasarım hatalarına düşmemek, başka bir deyimle, deprem hesaplarında zorluklar, karmaşa ve belirsizlikler yaratabilecek cinsten taşıyıcı sistemlere olanak vermemek de doğrudan mimarın sorumluluğundadır. (1) demektedir. Bina formunun depreme dayanımdaki etkisini çok iyi anlatan bir diğer ifade de Tasarım hatası hesapla düzeltilemez. (2)dir. Bu ifade ile anlatılmak istenilen en önemli konulardan birisi şudur: Binanın kitlesinin deprem kuvvetlerinin etkisi ile oluşturduğu momenti ya da burulmayı daha büyük kesitlerle ya da daha güçlü malzemelerle karşılamaya çalışmak doğru değildir. Bu nedenle mimari projelerde, daha tasarım aşamasında alınması gereken önlemler/çözümler vardır. Bir diğer deyişle tasarımın kendisi aracılığı ile yapıyı deprem güvenli yapmak hem daha ekonomik hem de daha güvenlidir. Mimari tasarım aşamasında alınması gereken önemler, ya da kararların büyük bölümü aşağıda maddeler halinde ifade edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu önlemler, 06 Mart 2006 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik te de detaylı olarak yer almıştır. 173

190 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Burulmaya olanak vermemek. Yapı; taşıyıcı sistemi aracılığı ile yapının bir bölgesinde zemine daha iyi, başka bir bölgesinde daha az iyi bağlanmışsa deprem kuvvetleri yapıyı etkilediğinde yapı burularak kendisine zarar vermektedir. Bu duruma neden olan kişi, mekan organizasyonu nedeni ya da kaygısı nedeniyle kolonları kat planı düzleminde homojen dağıtmayan mimardır. Ticari kaygılarla bu duruma göz yuman yapı denetleme şirketleri ya da inşaat mühendisleri de bu hatada pay sahibidirler. Tasarım aşamasında mimarca çözülmesi gereken aşağıdaki düzensizliklere, yine benzer kaygılarla, plan ya da kesitlerde yer verilirse, depreme dayanım açısından çocuk yine ölü doğmuş olacaktır. Kısa kolonlara olanak vermek (örneğin, bant pencereler aracılığı ile) Yumuşak kata olanak vermek (imar planı notları dışında yapıya hafif bir görünüm verme kaygısı ile) Gereksiz yere diletasyonsuz kütleler oluşturmak. Ağır cephe panel ya da kaplamaları oluşturmak. (estetik kaygılar ya da güneş kırıcı yapma gerekçesi ile) V.b. Yukarıda anılan konular ve önemi, günümüzde proje yapan mimarlara mimarlık eğitimleri sırasında öğretilmediğinden, projelerine çoğunlukla belki de haklı olarak yansımamaktadır. Mimarlar Odaları, mimari proje vizesi yapmak için projelerin imar kanun ve yönetmenliklerine uygun olup olmadıklarını kontrol etmektedirler. Burada önerilen şudur: Mimarlar Odaları, mimarlarca pek önemsenemeyen, deprem güvenli yapı tasarım ilkelerini, vize talebiyle odalara sunulan projelere aktarabilecek (mimari projenin özünü mekan organizasyonunu olabilen en az şekilde değiştirerek hatta bazen hiç değiştirmeden) birer mimarı bünyelerine almalı ve vizeyi iki aşamalı hale getirmelidirler. İki aşamalı vize uygulaması sürerken mimarlara da zorunlu bir Deprem Güvenli Yapı Tasarımı eğitimi yine ilgili odalarca verilmelidir. KAYNAKÇA YARAR, Rifat ; Prof. Dr., Bir Mimarın Seyir Defteri Semih S. Tezcan, Önsöz, TDV/KT , İstanbul 1998 ERSOY, Uğur; Prof. Dr., sözlü ifade 174

191 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Aşağıdaki belge, konunun mimarları hangi kapsamda ilgilendirebileceğine ilişkin bir fikir vermektedir. İYTE MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI AR 434 EARTQUAKE RESISTANT DESIGN PRINCIPLES DERSİ 1. ARA SINAV SORULARI 1. Bir yapının deprem güvenli olabilmesi için gerekli olan (mimarinin dışındaki) unsurları yazınız. 2. Çok katlı bir yapıda teknolojinin desteğinden/olanaklarından en üst düzeyde yararlanılmak isteniyor. Mimar olarak; özellikle temel bölegesinin tasarlanması sırasında bilmemiz gereken iki konuyu açıklayınız. 3. Yataydaki ve düşeydeki düzensizliklere serbest el çizim destekli ikişer örnek veriniz Mart 2006 Tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik te belirtilen, birbirine komşu iki bina arasında bırakılması gerekilen minimum boşluk hakkında bilmeniz gerekenleri yazınız. 5. Sizce, ülkemizde deprem güvenli yapı üretiminin önündeki engeller nelerdir? 6. Deprem güvenli yapı yapmak bir anlamda alternatif enerji kaynakları listesine yeni bir kaynak eklemek demektir.* ifadesini açınız. NOTLAR a) 5. veya 6. sorudan yalnızca bir tanesine cevap veriniz. b) Her soru 20 puan üzerinden değerlendirilecektir. c) Sınav bitiş saati tir. *OKUTUCU, Fikret. Mimarlar, deprem güvenli yapı tasarım ilkelerini projelerine aktarmakta neden güçlük çekerler sorusuna esprili bir yanıtı ; adresinde bulmak mümkündür. 175

192

193 TARİHİ YAPILARIN AFET RİSKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009, Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı İZMİR

194

195 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU MEVCUT YAPILARIN DEPREM DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİNDE VE GÜÇLENDİRİLMESİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER EMRE ERCAN 1, BENGİ ARISOY 2, AYHAN NUHOĞLU 3 1 İnş. Yük. Müh., Ege Ünv. Müh. Fak. İnşaat Müh. Böl., 2 Yard. Doç. Dr., Ege Ünv. Müh. Fak. İnşaat Müh. Böl., 3 Yard. Doç. Dr., Ege Ünv. Müh. Fak. İnşaat Müh. Böl., ÖZET Mevcut yapıların olası depremlerde yeterli dayanıma sahip olup olmadığı ve yetersiz olanların güçlendirilmesi veya depremden korunması ile ilgili konular, ülkemizde son yıllarda meydana gelen depremlerde oluşan kayıplardan sonra önemle ele alınmaya başlanmıştır. Özellikle son on yılda bir çok mevcut yapının deprem dayanımı araştırılmış ve çeşitli yöntemlerle güçlendirilmiştir. Bu çalışmada mevcut yapıların deprem etkisine maruz kalmaları halinde nasıl bir yapısal davranış sergileyebileceklerinin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar özetlenmiştir. Bu amaçla yapılar üzerinde gerçekleştirilen tahribatlı ve tahribatsız uygulamalar genel olarak açıklanmış literatürden çeşitli örnekler verilmiştir. Dayanımı yetersiz olan mevcut yapıların taşıyıcı sistemlerinin güçlendirilmesinde uygulanan yöntemler ile birlikte yapının deprem etkisinden korunması doğrultusunda güçlendirmeye alternatif olarak uygulanan sismik izolasyon yöntemleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Deprem, Mevcut Dayanım, Güçlendirme, Sismik İzolasyon 1. GİRİŞ Gölcük ve Düzce de 1999 yılında meydana gelen depremler sonucunda Türkiye deki bir çok mevcut yapının depreme karşı yeterli dayanıma sahip olmadığı gerçeği bir kez daha teyit edilmiştir. Bu nedenle mevcut yapıların deprem davranışlarının gerçekçi olarak belirlenmesi ve yetersiz olanlarının güçlendirilmesi ile ilgili konular bir çok mühendis tarafından ele alınmaktadır. Ülkemizde ve dünyada bu konularda bir çok teorik ve deneysel çalışma gerçekleştirilmiş, bir kısmı ise halen devam etmektedir. Bu çalışmada mevcut dayanımı yetersiz yapıların mevcut dayanımlarının belirlenmesinde ve yetersiz olanların güçlendirilmesinde uygulanan yöntemler olarak iki ana başlık altında ele alınmıştır. İlk bölümde mevcut yapıların deprem davranışlarının belirlenmesi için yerinde ve laboratuar ortamında gerçekleştirilebilecek çalışmalar, ikinci bölümde ise yapıların taşıyıcı sistemlerinin güçlendirilmesi ve yapıya gelen deprem kuvvetlerini azaltacak sismik izolasyon yöntemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Mevcut yapıların depremsel davranışlarının belirlenmesi için öncelikle taşıyıcı sisteme ait mevcut yapısal özelliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte incelenen yapının geçmiş hikayesi, inşası ile ilgili bilgiler, daha önce hasar, onarım veya tadilat görüp görmediği gibi hususların sorgulanması önemli verilerin elde edilmesini sağlamaktadır. Yapısal özelliklerin belirlenmesinde mevcut yapının varsa plan projesinden yoksa röleve çalışmalarından, yapıyı oluşturan taşıyıcı malzemelerin dayanımları malzeme testlerinden, yapının oturduğu zeminin durumu yapılan zemin etütlerinden belirlenebilir. Ancak son yıllardaki bu hususlarla ilgili teknik gelişmeler sayesinde yapıda zararlara sebep olan tahribatlı testler yerine yapıya zarar vermeyen tahribatsız testler kullanılamaya başlanılmıştır. Bu tahribatsız testler, yapının sadece malzeme özelliklerini değil aynı zamanda zemin yapı etkileşimi ile yapının dinamik parametrelerini hakkında bilgi edinilmesin sağlamaktadır. Dolayısıyla tahribatsız testlerin kullanımı sıklıkla tercih edilmeye başlamıştır. Depremselliği belirlenen yapıların güçlendirmesine karar verilenlerin klasik 179

196 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU güçlendirme yöntemleri ile güçlendirilmesi ve/veya sismik izolasyon yöntemleriyle deprem etkilerinden korunması gerçekleştirilebilir Mevcut Mühendislik Yapılarının Yapısal Özelliklerinin Belirlenmesi Mevcut mühendislik yapılarının yapısal özelliklerinin gerçekçi olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi önemlidir. Geçmişte hangi koşullar altında inşa edildiği, mevcudiyeti süresince meydana gelmiş etkiler (depremler, meteorolojik etkiler, yorulma, sünme vb.) sonrasında ne kadar hasar görmüş olduğu bilinmeyen yapıların mevcut taşıyıcı sistem özelliklerini belirlemek mühendislerin uğraştığı en önemli sorunlardan biridir. Mevcut yapıların hasar tespitlerini tahribatlı testler ve tahribatsız testler olarak iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Tahribatlı testler yapı taşıyıcı sisteminden karot ile numune almak, donatıları saran beton örtüyü (sıva ve paspayı) kaldırarak donatı şemasını, tipini ve ne ölçüde korozyona uğradığını saptayarak dolayısıyla yapıya tahribat vererek yapılan ayrıca lokal veri alınan bir yöntemdir. Mevcut bu yöntemlerin zorluğu ve uzun zaman alması sebebiyle mühendisler günümüz teknolojisini kullanarak, radar, ultrason, akustik ve titreşim testleri gibi birçok tahribatsız ve kısa sürede sonuca götüren yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemler gerek yapının bir bölümü gerekse tümü hakkında bilgi sahibi olmamıza olanak sağlamaktadır. Bir yapının depremselliğinin belirlenmesi için öncelikle binaya ait proje ve inşa dokümanlarının belirlenmesi ve İncelenmesi gerekir daha sonra mevcut yapının durumumu ile mevcut yapının projelerinin karşılaştırılması gerekmektedir bu nedenle binada bir takım inceleme, etüt ve deneyler yapılır. Bu değerlendirmeler sonunda, yapının projesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, projede öngörülmüş yapı malzemelerinin kullanılıp kullanılmadığı, tespit edilir. Yapının projelerinin mevcut olmaması durumunda ise rölevesi çıkarılarak yapının geometrik ve mekanik özellikleri bakımından mevcut durumu tespit edilir. Elde edilen bilgiler tüm betonarme elemanların ve bölme duvarların her kattaki yerini, açıklıklarını, yüksekliklerini ve boyutlarını içermelidir. Bina geometrisi bilgileri, bina kütlesinin hassas biçimde tanımlanması için gerekli ayrıntıları içermelidir. Binadaki kısa kolonlar kat planına işlenir. Binanın komşu binalarla ilişkisi (ayrık, bitişik, derz var/yok) belirlenir. Yığma binalarda elde edilen bilgiler yığma duvarların her kattaki yerini, uzunluklarını, kalınlıklarını, boşluklarını ve kat yüksekliklerini içermelidir. Temel sistemi ise açılan en az iki adet gözlem çukuru ile kontrol edilir. Bununla birlikte zemin ile ilgili parametrelerin belirlenmesi için genellikle sondaj yöntemi ile gerçekleştirilen geoteknik etüt gerçekleştirilmektedir. 06 Mart 2007 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar yönetmeliğinde, depreme dayanıklı yapı tasarımı ile ilgili esaslar ile birlikte mevcut binaların değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi ile ilgili olarak uyulması gereken genel kurallar da ayrı bir bölümde yer almıştır Mevcut Yapıların Deprem Dayanımının Değerlendirilmesi Binanın mevcut taşıyıcı sistem özelliklerinin belirlenmesinden sonra taşıyıcı sistemin düşey ve yatay yüklere göre performans analizi yapılır. Analizler 2007 yılında yürürlüğe giren Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar dikkate alınarak gerçekleştirilir ve tüm taşıyıcı sistem elemanları için kapasite kontrol tabloları oluşturulur. Performans analizleri sonucunda elde edilen veriler irdelenir ve yapının mevcut haliyle korunması, takviye edilmesi veya yıkılması alternatifleri değerlendirilerek nihai karar verilir. Son kararın verilmesinde, yapının özellikleri, konumu, önemi gibi faktörlerle birlikte idari görüşler de etkilidir. 180

197 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2. MEVCUT YAPI ÜZERİNDE YAPILAN DENEYLER Mevcut yapının depremselliğinin araştırılması için yapı üzerinde malzeme parametrelerinin elde edilmesine olanak sağlayacak bir dizi deneyeler ve testler yapılır. Bunları tahribatlı ve tahribatsız testler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Betonarme taşıyıcı elemanlardan karot ve donatı numunelerinin alınması ve bunların basınç ve çekme testlerine tabi tutulması, pas paylarının sıyrılarak donatı şemalarının, donatı tipinin ve korozyon etkisinin belirlenmesi ve temel sistemine ait özelliklerin ortaya çıkarılması için subasman ve tretuar betonlarının kırılarak gözlem çukurları açılması gibi uygulamalar tahribatlı testler olarak adlandırılırlar. Tahribatsız testler ise yapıya hiçbir hasar vermeden yapı elemanları ya da yapının tümü hakkında bilgi almamızı sağlayan yöntemlerdir Tahribatlı Testler Beton Kalitesinin ve Donatı Durumunun Belirlenmesi Eleman Detayları: Betonarme projeler mevcut ise, uygulamanın proje ile uyumu kontrol edilir. Uygulama projeleri mevcut değil ise yerinde yapılacak çalışmalar ile roleve projeler hazırlanır. Her katta en az üç adet olmak üzere kolonların %10 unun pas payları sıyrılarak donatı kontrolü yapılır. Proje ile uygulama arasında uyumsuzluk bulunması halinde, betonarme elemanlardaki mevcut donatının projede öngörülen donatıya oranını ifade eden donatı gerçekleşme katsayısı belirlenir. Eleman kapasitelerinin belirlenmesinde kullanılan bu katsayı birden büyük olamaz. Betonarme projeler veya imalat çizimleri mevcut değil ise, betonarme eleman detaylarının binanın yapıldığı tarihteki minimum donatı koşullarını sağladığı varsayılır. Bu varsayımın doğrulanması veya hangi oranda gerçekleştiğinin belirlenmesi için her katta en az beş adet olmak üzere kolonların %10 unun pas payları sıyrılarak donatı kontrolü yapılır. Sıyırma işlemi kolon ve kirişlerin uzunluğunun açıklık ortasındaki üçte birlik bölümde yapılmalıdır. Sıyrılan yüzeyler daha sonra yüksek dayanımlı tamir harcı ile kapatılacaktır. Kolon, kiriş ve perdelerin %10 unda enine donatı aralıkları, etriye sıklaştırması yapılıp yapılmadığı belirlenir. Bu amaçla profometre veya benzeri cihazlarla tahribatsız olarak ölçüm yapılabilir. Yığma binalarda çatının türü, duvarlarla bağlantı şekilleri, hatıl ve lentoların durumu görsel olarak tespit edilir. Malzeme Özellikleri: Her kattaki kolonlardan veya perdelerden en az üç; tüm binadan dokuz adetten az olmamak üzere, her 300 m 2 den bir adet beton örneği (karot) alınarak test edilecektir (Şekil 1a). Elemanların kapasitelerinin hesaplanmasında örneklerden elde edilen (ortalama-standart sapma) basınç dayanımı değerleri esas alınacaktır. Beton dayanımının binadaki dağılımı, karot test sonuçları (her katta en az 8, tüm binada ise en az 24 okuma alınarak) ile kalibre edilmiş beton çekici okumaları ile kontrol edilir (Şekil 1c). Donatı sınıfı, yukarıdaki paragrafta açıklandığı şekilde sıyrılan yüzeylerde yapılan görsel inceleme ile tespit edilir. Donatılarında korozyon gözlenen elemanlar planda işaretlenir ve bu durum eleman kapasite hesaplarında dikkate alınır. Varsa, paslanma görülen katlarda paslı kolon ve kiriş ve görülen pas hasarının yapısal plan ve kesitler üzerinde bunların işaretlenmesi gerekir. Yığma binalarda ise duvar malzemelerinin türü, duvar yüzeyinin bir bölümünün sıvası kaldırılarak gözle tespit edilir. 181

198 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU (a) (b) (c) Şekil 1. a) Karot makinesi ile numune alımı. b) Karot numuneleri. c) Çekiç testi Geoteknik İncelemeler Yapının üzerinde yer aldığı zemin tabakalarının cinsleri ve indeks özellikleri (zeminin kuru, doygun ve doğal birim hacim ağırlıkları, içsel sürtünme açısı, kohezyonu, sıkışma yüzdesi, porozitesi, su muhtevası, Atterberg Limitleri ve diğer zemin karakteristikleri ile dane dağılımı), yer altı su durumu, zemin oturması, sıvılaşma ihtimali, zemin grubu ve yerel zemin sınıfı belirlenerek jeoloji ve inşaat mühendisince ortaklaşa Zemin ve Temel Etüdü Raporu hazırlanır. Zemin raporunda verilen bilgiler, elastik zemine oturan temel modeli yapılabilmesi için yeterli olur. Bu amaçla bodrum kat hariç üç ve daha fazla kata sahip her yapı sahasında en az bir adet ve ortalama 15m derinliğinden az olmamak üzere zemin etüt sondajı yapılır. Daha az katlı binalarda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı nın Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar Kategori-1 de belirtildiği şekilde inceleme alanı ve çevresine ilişkin jeolojik bilgiler alınıp bina değişik cephelerinde derinliği temel alt kotundan az olmamak üzere en az üç adet muayene çukuru açılır. Zemin, mevcut şev aynaları ve çevre yapıları yönünden incelenir. İdarece, kat sayısından bağımsız olarak, zemin koşulları, civar yapıları veya yeraltı suyu yönünden incelenen binanın Kategori-2 de yer aldığı tespit edilirse, sondaja dayalı etüt yapılır. Sondaj veya gözlemsel etüt sonrası Bina ve Bina Türü Yapılar İçin Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatı na uygun olarak Zemin ve Temel Etüdü Raporu hazırlanır Tahribatsız Testler ve Modal Analiz Yöntemleri Tahribatsız test yöntemleriyle hasar tespiti için birçok yöntem ve araç geliştirilmiştir. Bunlar görsel veya deneysel metotlara dayanan testlerdir. Bunlara ultrasonik veya akustik teknikler, manyetik alan prosedürleri, radyografi gibi yöntemler örnek gösterilebilir. Genel olarak bu yöntemler yapının taşıyıcı sisteminin yüzeyinde ya da yüzeyine yakın bölgelerindeki hasarları tespit eder. Bu deneylerde yapının bütünü yerine sadece bölgesel hasarları tespit edildiğinden, yapının tümü için durum değerlendirmesi yapmak oldukça zor ve zahmetli bir mühendislik çalışması gerektirir. Yukarıdaki bu zorlukların üstesinden gelmek için global hasar tespit yöntemi olarak yapıların dinamik karakterlerinden yararlanmak gerekir. Bu yöntemde modal parametreler (doğal frekans, mod şekilleri, sönüm oranları) yapının fiziksel özeliklerinin (rijitlik, sönüm, kütle) bir fonksiyonu olmasından yararlanılır. Özetle yapının modal parametrelerindeki değişiklik yapının fiziksel özelliklerindeki değişiklikleri ortaya koyar. 182

199 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Titreşim üreten bir makinenin çalışma frekansıyla bu makineye ait mekanik parçaların doğal frekansının çakışması yani rezonans durumunun oluşması o makineyi oluşturan mekanik parçaların kısa sürede kırılmasına sebep olur. Makinelerin çalışmalarından oluşan titreşimler engellenemeyeceğinden, mekanik parçaların bu titreşimlere karşı davranışlarının belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu amaçla 1940'lı yıllarda uçak ve gemi parçalarının dinamik karakteristikler olarak adlandırılan doğal frekanslarının, sönüm oranlarının ve mod şekillerinin deneysel olarak belirlenmesi üzerine çalışmalar yapılmış ve deneysel modal analiz yöntemi geliştirilmiştir (Ewins, 1995). Makine parçaları gibi inşaat mühendisliği yapıları da deprem, rüzgar, taşıt, makine vb. gibi dinamik yükler etkisinde titreşimlere maruz kalır yapı frekansı ile bu dış dinamik yüklerin frekanslarının aynı olması durumunda yapı rezonansa girer ve çok küçük yükler etkisi altında bile yıkılır. Bunun en bilinen tipik örneği Jabonya daki Tacoma köprüsüdür. Yapıların teorik analizleri gerçekleştirilirken malzeme özelliklerinden sınır şartlarına kadar birçok kabuller yapılmaktadır. Hatta inşa sırasında yapılan birçok uygulama hatası söz konusudur. Bunların sonucunda teorik analizle gerçek yapı davranışı arasında farklılıklar oluşmaktadır. Bu farklılıklar yapıların dinamik karakteristiklerinin de farklı olmasına yol açmaktadır. Yapılarda titreşimlerden oluşan etkilerin belirlenebilmesi ve yapıya tehdit olan titreşimlerin en aza indirilebilmesi için yukarıda bahsedilen durumları da dikkate alan deneysel bir yöntemin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bunun için, yapının mevcut halinin dinamik karakteristiklerinin belirlenmesi ve yapının teorik modelinin iyileştirilmesi ve bu iyileştirmeye göre yeniden analiz edilmesi gerekmektedir. Dinamik karakteristikler olarak adlandırılan doğal frekanslarının, mod şekillerinin ve sönüm oranlarının belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu dinamik karakteristikler genellikle yapının sonlu eleman modelinin oluşturulması ve analitik çözümlemeleri ile elde edilmektedirler. Fakat analizler sırasında dikkate alınan ve yapının tasarımı sırasında kabul edilen malzeme özellikleri, sınır şartları ve eleman boyutları gibi bazı parametreler yapının inşaatı sırasında gerçekleşen işçilik hataları, yapının maruz kaldığı farklı yükleme sonucunda oluşan çatlamalar, yorulmalar ve sıcaklık değişimleri gibi nedenlerden dolayı değişime uğramış olabilmektedir. Bu nedenle analitik olarak elde edilen dinamik karakteristiklerin deneysel ölçüm metotlarına da bağlı olarak belirlenmesi ve sonuçların birbirleriyle karşılaştırılarak yapının gerçek durumunu yansıtan sonlu eleman modelinin oluşturulması gerekmektedir. Deneysel ölçüm metotlarına bağlı mühendislik yapılarının dinamik karakteristiklerinin belirlenmesi Deneysel Modal Analiz ve Operasyonel Modal Analiz yöntemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Deneysel Modal Analiz yönteminde yapı bilinen bir etkiyle titreştirilip (sarsma tablası, darbe çekici ve shaker), yapının bu etkiye verdiği tepki ölçülmektedir. Operasyonel Modal Analiz yönteminde ise yapı bilinmeyen çevresel etkiler ile titreştirilmekte (rüzgâr, insan hareketi, taşıt yükü) ve yapının bu etkiye verdiği tepki ölçülmektedir. Uygulama basitliği, ölçüm sırasında trafik akışının kesilmemesi, ucuz maliyet gibi sebeplerden dolayı Operasyonal Modal Analiz yöntemi köprülerinin dinamik karakteristiklerinin belirlenmesinde daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Deneysel model analiz günümüzde en çok kullanılan geleneksel bir modal analiz yöntemidir bu yöntemde ivme ölçerler yerleştirilmiş yapıyı (Şekil 2 a) yada makineyi bir çekiç veya titreştirici ile titreştirip ivme ölçerlerden veri alınır bu veriler doğrultusunda transfer fonksiyonu hesaplanır ve buradan belirli algoritmalardan yararlanarak yapıya ait dinamik parametreler elde edilir (Şekil 2 b). 183

200 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU (a) (b) Şekil 2. Yapılara ivme ölçerler yerleştirilerek modal analiz testinin uygulaması (a) ve periyot ve modal frekansların pp yöntemi ile elde edilmesi (b) (OMA 2006) Deneysel modal analiz sonlu elemanlar analizinin iyi bir doğrulayıcısıdır ancak köprü bina gibi çok büyük yapılar için uygulanması titreşim gerektiren cihazın büyüklüğü sebebiyle mümkün değildir. Bu nedenle Operasyonel modal analiz üzerine odaklanmıştır. Operasyonel modal analizde yapı çevresel etkilerden oluşan titreşimler ivme ölçerler tarafından kayıt edilir ve analizi yapılır ekstra bir titreştirici yâda bir vuruş çekicine ihtiyaç yoktur (http://zone.ni.com/devzone/cda/tut/p/id/8276) Deneysel Modal Analiz Deneysel modal analiz, yapılardaki titreşimleri dikkate alarak yapıların dinamik karakteristiklerinin deneysel olarak belirlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemin yeterince anlaşılabilmesi için temel titreşim biçimlerinin bilinmesi gerekmektedir. Titreşim, yapıların uygulanan başlangıç şartları veya uygulanan dış yükler altında göstermiş oldukları tepkidir. Temel olarak, serbest titreşim ve zorlanmış titreşim olmak üzere iki farklı titreşim türü söz konusudur. Serbest titreşimde yapı, uygulanan başlangıç şartları altında titreşir. Bu tür titreşimde en küçük doğal frekans yani temel frekans yapıda en etkili olandır. Bu tür titreşim belirli bir süre sonra yapıdaki sönüm etkisiyle sona erer. Zorlanmış titreşim ise yapının uygulayan periyodik bir dış yük etkisinde altındaki titreşimidir bu tür titreşim dinamik yük yapıya etkidiği sürece devam eder (Ewins, 1995). Yapıların modal analizlerinin teorik ve deneysel olmak üzere iki şekilde yapılması mümkündür. Teorik modal analizde, öncelikle yapının kütle, sönüm ve rijitlik özellikleri kullanılarak fiziksel bir tanımlama yapılır. Bu fiziksel özellikler kullanılarak yapının analitik modeli elde edilir. Analitik model üzerinden geleneksel modal analiz yöntemi kullanılarak yapının doğal frekansları, mod şekilleri ve modal sönüm oranları elde edilir. Bu değerler kullanılarak yapının modal modeli oluşturulur. Modal analiz yapılırken yapıya dış yük uygulanmadığı düşünüldüğü için elde edilen değerler doğal değerler olarak adlandırılmaktadır. Son olarak ise oluşturulan modal model üzerinden yapının verilen sınır şartları ve yüklemeler altında vereceği tepkiler hesaplanır. Frekans ve itme davranışı olarak adlandırılan bu tepkiler kullanılarak yapının davranış modeli oluşturulur. Yapıların deneysel modal analizi, yapıya uygulanan kuvvetin, yani etkinin, ve yapıdan elde edilen ivmenin, yani tepkinin, ölçülmesini ve analiz edilmesini içermektedir. Etki ve tepki değerleri ölçüldükten sonra tepkinin etkiye oranlanmasından yapıya ait dinamik karakteristiklerin elde edilmesinde kullanılacak olan frekans davranış fonksiyonu elde edilir. Deneysel modal analiz, başlıca beş aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama, modal testi yapılacak yapının mesnetlenmesi, yapıya ölçerlerin bağlanması ve sistem ayarlarının yapılmasını içermektedir. İkinci aşamada, belirlenen noktalardan yapı titreştirilir ve frekans davranış fonksiyonu elde edilir. Üçüncü aşamada, frekans davranış fonksiyonundan yapıya ait modal parametreler elde edilir. 184

201 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Dördüncü aşamada, sonuçların geçerliliği belirlenir. Beşinci aşamada, ise elde edilen bilgiler yardımıyla değerlendirmeler yapılır. Şekil 3 de teorik ve deneysel modal analiz işlem sırası verilmektedir. Teorik Modal Analiz Kütle, sönüm ve Rijitlik özellikleri (Analitik Model) Doğal Frekanslar Mod Şekilleri Sönüm Oranları (Modal Model) Frekans Davranışı İtme Davranışı (Davranış Modeli) Modeli) Deneysel Modal Analiz Şekil 3. Teorik ve deneysel modal analiz işlem sırası Deneysel modal analiz ile bir yapıyı incelemek için dört aşama gerekir bunlardan ilki yapıya uygun ivmeölçerlerin yerleştirilmesidir. Daha sonra yapı titretilerek veri toplanmasıdır daha sonra FRF analiz yapılır en son olarak modal parametreler çeşitli algoritmalar yardımıyla ortaya çıkarılır (Şekil 4). Şekil 4. Deneysel modal analiz prosesi. (http://zone.ni.com/devzone/cda/tut/p/id/8276) İvme ölçerler: İvme ölçer olarak bilinin titreşim sensörleri ölçüm alınacak yapıya düzgün ve gerekli noktalara yerleştirilmelidir. Titreşim uygulamak için darbe çekici ve ivmeyi ölçmek için piezoelekrik ivme ölçerler kullanılır (Şekil 5a) kullanılan ivme ölçerlerin frekans aralığı yapınınkine uygun olmalıdır (http://zone.ni.com/devzone/cda/tut/p/id/8276). FRF analizi: Frekans Response (tepki) fonksiyonu uyarıyı ve tepkiyi karşılaştırarak yapının transfer fonksiyonunu elde eder. FRF fonksiyonun sonucu belirli frekans aralığındaki yapının tepki büyüklüğü ve fazı verir. Elde edilen bu sonuçla yapıyı ikaz eden kritik frekanslar yani modal frekanslar elde edilir. (Şekil 5b) (http://zone.ni.com/devzone/cda/tut/p/id/8276). Modal parametrelerin çıkarılması: FRF analizi sonucundan modal parametrelerin çıkarılması için çeşitli algoritmalar kullanılır. Bunlar Peak-Picking (piklerin seçilmesi), Least Square Complex Exponential Fit, Frequency Domain Polynomial Fit, and FRF Synthesis dir (Şekil 5 b), (http://zone.ni.com/devzone/cda/tut/p/id/8276). 185

202 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU (a) (b) Şekil 5. a) İvme ölçer ve darbe çekici. b)frf fonksiyonu ve PP yöntemine göre modal frekansların elde edilmesi Operasyonel Modal Analiz Operasyonel modal analiz adından da anlaşıldığı gibi hizmet durumundaki bir yapıdan gerçek zamanlı veri toplanarak yapılan özel bir modal analiz yöntemidir. OMA için gerekli uyarıcı etkiler taşıt yükü, rüzgar makine titreşimi gibi çevresel etkilerdir. Bu çevresel etkiler bilinmediği için deneysel modal analizden farklı algoritmalarla Modal parametreler ortaya çıkarılır. En yaygın kullanılan algoritma Stochastic Subspace Identification (SSI) olarak isimlendirlir. Operasyonel modal analizde modal parametreleri elde etmek üç aşamalı bir proses gerektirir. (Şekil 6, 7) (URL1). Şekil 6. Operasyonel Modal analiz aşamaları Şekil 7. OMA için gerekli veri toplayıcı bilgisayar ve titreşimleri ölçen ivme ölçerler ve bunların yapıya montajı Tahribatsız Yöntemlerle Deprem Güvenirliğinin Araştırılması Günümüzde her tür yapının (çok katlı yapılar, yığma yapılar, yığma köprülerin, asma köpülerin, kablolu köprülerin, yaya üst geçitlerinin ve kemer köprüler, karayolu köprüleri, barajlar) dinamik karakteristikleri deneysel ölçüm yöntemlerine dayalı olarak belirlenebilmektedir. Yapının bilinen bir etki ile uyarıldığı Deneysel Modal Analiz yöntemi ve rüzgâr, trafik, dış yük gibi çevresel etkiler ile uyarıldığı Operasyonal Modal Analiz yöntemi deneysel ölçüm yöntemleri olarak kullanılmaktadır. Uygulama basitliği, ölçüm sırasında köprüler için trafik akışının kesilmemesi, yapılar için yapının boşaltılmasının gerekmemesi ve ucuz maliyet gibi sebeplerden dolayı Operasyonal Modal Analiz yöntemi yapıların dinamik karakteristiklerinin belirlenmesinde daha yaygın olarak kullanılmaktadır. 186

203 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Modal analizde yapının deprem güvenirliğin belirlenmesi için ilk olarak yapının analitik modeli oluşturulur ve çeşitli sonlu elemanlar ile modal analiz yapan programlar yardımı teorik modal analizi yapılarak doğal frekansları ve mod şekilleri belirlenir. İkinci aşamada, titreşim testleri (Deneysel veya Operasyonal Modal Analiz) yapılarak yapının dinamik karakteristikleri deneysel ölçümlerden elde edilir. Teorik ve deneysel sonuçlar arasındaki farklılıkları en aza indirecek şekilde yapının sonlu eleman modeli sınır şartlarındaki ve malzeme parametrelerindeki değişim göz önüne alınarak tekrar tekrar oluşturularak iyileştirme yapılır. İyileştirme sonucunda dinamik karakteristiklerin teorik ve deneysel olarak oldukça uyumlu olarak elde edilerek yapıların gerçek malzeme parametrelerine ulaşılır sonuçta yapımıza ait gerçek matematiksel modeli oluşturmuş olur yapının durumu nasıl güçlendirileceği eksikleri bilgisayar ortamında kolaylıkla yapılabilir. Sonuç olarak yapının gerçek davranışının elde edildiği Deneysel ve Operasyonal Modal Analiz yöntemleri ile her türlü yapının (bina, köprü, kule, baraj vb.) mevcut durumunu belirlediği gibi, güçlendirmeden sonra da güçlendirmenin hedeflerine ulaşıp ulaşamadığı tespit edilebilir. Modal Analiz yöntemleri kullanılarak önemli mühendislik yapılarının dinamik karakteristikleri olarak adlandırılan doğal frekans, mod şekli ve sönüm oranlarının belirlenmesi ve buradan yapıların mevcut durumunun ortaya çıkarılmasında birçok çalışma mevcuttur. Bu çalışmalarda, Paultre ve diğerleri trafik yükü altında karayolu köprülerinin dinamik testlerini gerçekleştirmişlerdir (Paultre ve diğerleri, 1995). Pang Karayolu Köprülerinin Modellenmesi ve Deneysel Modal Analizi adlı doktora tezinde Oklahama da bulunan Walnut Creek köprüsünü incelemiştir. Deneysel ölçümlerde frekans ve zaman ortamındaki yöntemler dikkate alınmış, uyarıcı olarak sarsıcılar kullanılmıştır (Pang, 1996). Ren ve diğerleri yapmış oldukları çalışmada, Roebling asma köprüsünün doğal uyarıcılar altında dinamik karakteristiklerini belirlemişler ve köprünün mevcut durumunu ortaya çıkarmışlardır (Ren, 2004). Kwasniewski ve diğerleri karayolu köprülerinin dinamik davranışını değişken yükler altında deneysel olarak incelemişlerdir. Yapılan çalışmanın karayolu köprülerinin gerçek yük kapasitesi ve performans değerlendirmesinin belirlenmesinde etkili ve gerekli olduğu vurgulanmıştır (Kwasniewski, 2006). Bayraktar ve diğerleri Operasyonal Modal Analiz yöntemi ile yığma köprülerin ve yaya üst geçitlerinin dinamik karakteristiklerini belirlemişler, teorik ve deneysel olarak belirlenen dinamik karakteristikleri karşılaştırarak köprülerin sonlu eleman modellerini iyileştirmişlerdir ve yapının gerçek davranışını ortaya çıkarmışlardır (Bayraktar, 2007). 3. GÜÇLENDİRME VE KORUMA YÖNTEMLERİ Ülkemizdeki yapıların Deprem hasarlarına neden olacak kusurların giderilmesi, deprem güvenliğini arttırmaya yönelik olarak yeni elemanlar eklenmesi, kütle azaltılması, mevcut elemanlarının deprem davranışlarının geliştirilmesi, kuvvet aktarımında sürekliliğin sağlanması türündeki işlemlerin tümü güçlendirme başlığı altında toplanmaktadır. Ülkemizde uygulaması oldukça az olan diğer bir yöntem ise mevcut yapıya çeşitli elemanlar yerleştirerek yapının depremden korunması yani sismik izolasyondur. Sismik izolasyon güçlendirme yönteminden ziyade koruma yöntemi olarak adlandırılır çünkü sismik izolasyonda yapının taşıyıcı sistemine rijitlik artışı sağlayacak bir müdahale yapılmaz. Aşağıda ilk olarak güçlendirme akabinde ise sismik izolasyon yöntemleri açıklanmıştır. 3.1 Güçlendirme Yöntemleri Güçlendirme uygulamaları, her taşıyıcı sistem türü için eleman ve bina sistemi düzeyinde olmak üzere iki farklı kapsamda değerlendirilebilir. Eleman Güçlendirmesi binanın kolon, kiriş, perde, birleşim bölgesi ve dolgu duvar gibi deprem yüklerini karşılayan elemanlarında dayanım ve şekil değiştirme kapasitelerinin arttırılmasına yönelik olan uygulamalardır. Sistem Güçlendirmesi nde 187

204 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU ise binanın taşıyıcı sisteminin dayanım ve şekil değiştirme kapasitesinin arttırılması ve iç kuvvetlerin dağılımında sürekliliğin sağlanması, deprem etkilerinin azaltılması amacıyla binaya yeni elemanlar eklenmesi, birleşim bölgelerinin güçlendirilmesi, binanın kütlesinin azaltılması uygulamaları yapılmaktadır Taşıyıcı Sistemin İyileştirilmesi Bir yapının onarılması için hasarlı olması gereklidir. Ancak, onarıldıktan sonra, eski rijitliğine kavuşturulan bir yapı, büyük olasılıkla bir sonraki yer hareketinde aynı performansı gösteremeyecektir. Onarım ve güçlendirmenin hedefi, yapıyı yalnızca deprem öncesi sahip olduğu güvenliğe ulaştırmak değildir. Amaç, yapının şiddetli yer hareketlerine karşı koyabilecek dayanıma ulaştırılmasıdır. Eğer hasarlı bir yapı onarılacaksa, hasar nedeni saptanmadan önce hiçbir onarım yapılmamalıdır. Yapı güvenliğinin belirlenmesi işlemi sonucunda yetersiz dayanıma sahip olduğu belirlenen (hasarlı veya hasarsız) bir yapının güçlendirilmesi gereklidir. Yapı güvenliğinin belirlenmesi aşamasında mevcut sisteminin tüm hesapları eldeki malzeme bilgileri kullanılarak yeniden yapıldığından dolayı, taşıyıcı sistemin zayıflıkları bilinmektedir. Bundan sonraki aşamada, onarım/güçlendirme projelerinin hazırlanması gündeme gelmektedir. Bu amaçla mevcut taşıyıcı sistemin iyileştirilmesi gereklidir. Geçtiğimiz 30 yıl içersinde, deprem sonrası onarım ve güçlendirme amacıyla çeşitli sistem iyileştirme yöntemleri kullanılmıştır. Bu yöntemlerin seçimi yapının taşıyıcı sistemine, kullanım amacına, işin tamamlanma sürecine, yapının konumuna ve ekonomik kısıtlamalara bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. Sistem iyileştirilmesi yapının yanal rijitliğinin arttırılması ile özdeştir. Yapıda, çok sayıda elemanın güçlendirilmesi gerekiyorsa, yeterli yanal rijitlik yoksa, gevrek kırılmaya neden olacak detay hataları varsa, yumuşak kat, kısa kolon durumları varsa sistem iyileştirilmesi gereklidir. Bu amaçla, betonarme dolgu perdelerinin veya çelik çaprazların kullanılması gündeme gelmektedir. Her iki yöntemin kullanılmasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar, kat burulmasını en aza indirecek biçimde rijit elemanların planda yerleşiminin sağlanması ve katlar arasında rijitlik farkının en aza indirilmesinin sağlanmasıdır. Bu amaçla perdelerin, planda olabildiğince simetrik yerleştirilmiş olması son derece önemlidir. Betonarme dolgu perdeler: Bu yöntemle, kolonlar arasındaki bir çerçeve açıklığının betonarme perde ile doldurularak ek yanal rijitlik elde edilmesi sağlanır. Perde donatılarının bağlandığı kolonlara aderansı yüksek dayanımlı kimyasal dübeller kullanılarak yerleştirilen filizler ile gerçekleştirilir (Şekil 8 a,b,c,d). Sisteme dışardan perde eklenmesi: Yapıya etkiyen deprem kuvvetlerini karşılamak için bina çevresine mevcut kolonlara entegre perde ilavesi yapılabilir bu durumda yapı içersinde kırım ve tadilat işleri meydana gelmez hızlı bir şekilde yapı güçlendirilmiş olur (Şekil 8 e). Çelik çaprazlar: Bu yöntemle, kolonlar arasındaki bir çerçeve açıklığının içerisine çelik çaprazlar yerleştirilerek ek yanal rijitlik elde edilmesi sağlanır. Çelik çaprazların kolon-kiriş birleşimlerinde oluşturduğu gerilme birikimleri ise çelik çerçeveler kullanılarak dağıtılır (şekil 9). Mevcut duvarların güçlendirilmesi: Çerçeve (kolon-kiriş) taşıyıcı sisteme sahip binalardaki tuğla duvarlar taşıyıcı değildir. Uygun olan duvarlar güçlendirilerek (Lifli Polimer, Prefabrik panel, püskürtme beton) taşıyıcı duvara dönüştürülürler. 188

205 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Temel sisteminin iyileştirilmesi: Temellerdeki güçlendirme gereği iki ayrı biçimde ortaya çıkmaktadır. Birincisi temel boyutlarının gelen yükleri taşımada, yetersiz olması, diğeri ise yapılım güçlendirilmesi için eklenen yeni elemanlar için yeni temel yapılması ya da mevcut temelin genişletilmesidir. Temellerin güçlendirilmesinde eski ve yeni bölümlerin birlikte çalışması, eski elemandan yeni elemana yük aktarılmasının sağlanması gerekmektedir. Betonarme yapılarda çerçeveler arasına konulmuş ve kolonlarla bağlantısı olmayan bir perde duvarın temel ayrıntısı verilmektedir. Buradan perdenin temeli mevcut kolonların temeli ile bağlantısız yapılmaktadır. Perde duvarın temelinin boyutları perdenin bir deprem sırasında taşıyabileceği en büyük eğilme momentini güvenli yönde seçilmelidir. (a) (b) (c) (d) Şekil 8. Sisteme içerinden (a,b,c,d) ve dışarıdan (e) perde eklenmesi (e) Şekil 9. Çelik çaprazlarla yapıların güçlendirilmesi 189

206 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 10. Taşıyıcı olamayan duvarların taşıyıcı sisteme katılması Mantolanarak en kesiti genişletilmiş bir kolonun temeli yeterli olabilir, diğer bir deyişle temel kolonun aksine projesine göre yapılmıştır. Bu durumda temeli büyütmeye gerek olmayabilir. Mantolanarak genişletilen kolonun yeni donatıları eski temelde ya da temel biraz genişletilerek yeni eklenen donatılar genişletilen bölgede ankrajlanabilir. Temelin genişletilen bölümüne konulan donatılar eski bölümün donatılarına kaynakla bağlanmalıdır. Burada genişletilen temel tabanına konulan, kolonun uzatılmış boyuna donatıları mevcut temelin kenarları kırılarak ortaya çıkarılmış donatılarına kaynakla bağlanmalıdır. Perde duvarlara eklenen perdelere gelen depremde gelecek yatay kuvvetlerin temelde yapacağı dönme ve temele aktarılacak gerilmelerin, kolonlarda gelen düşey yüklerin karşı yöndeki baskı etkisi ile azalacağı sanılmaktadır. Kolonlardan gelen düşey yük momentin yaratacağı dönmeye karşı koyacaktır. Şekil 11. Sürekli temelin radye temele dönüştürülmesi Eleman Onarımı Yapım hataları, detaylandırma hataları, eksik malzeme ve deprem gibi zorlamalar sonucunda hasar gören betonarme kolon, perde ve kirişlerin onarımı amacıyla çeşitli teknikler geliştirilmiştir. Bu tekniklere, genellikle kalıcı deformasyon yapmamış olan elemanların rijitliğinin ve sünekliğinin arttırılması amacıyla başvurulmaktadır. Hasarlı elemanların onarımı çeşitli yöntemler ile gerçekleştirilebilir. Bu yöntemler içerisinde en sıkça kullanılanlar: Çelik manto: Bu yöntem ile kolon ve kiriş içinde olması gereken sargı donatısı, bantlar kullanılarak elemanın dışında sağlanıyor. Bu şekilde kolonun hem eksenel yük kapasitesi arttırılıyor hem de daha yüksek süneklik elde ediliyor. Çelik manto, katlar arası süreklilik sağlanamadığı için kolonun eğilme kapasitesine bir katkı sağlamamaktadır (Şekil 12). 190

207 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 12. Çelik manto ile kolonların sarılması Kompozit malzemelerle kolon ve kirişlerin mantolanması: Taşıyıcı elemanın beton kalitesi iyi ancak donatı yetersiz ise elemanın kompozit malzemelerle ile sararak kesme ve eğilme momenti kapasiteleri artırılabilir. Şekil 13. Kompozit malzemelerle kolonların ve kirişlerin sarılması Betonarme manto: Bu yöntem genellikle kolonlarda uygulanır. Bu yöntem ile kolonun hem eksenel yük kapasitesi hem de sünekliğini artırmak mümkündür. Manto içerisine yerleştirilen boyuna donatıların katlar arasında sürekliliği sağlanırsa, kolonun eğilme kapasitesi de artıyor. Şekil 14 a, b ve c'de donatı demirleri yerleştirilmiş tipik bir kolon mantosu görülmektedir (www.yapi.com.tr). Mevcut kolon ile yeni dökülecek manto betonunun aderansının yüksek olabilmesi için mevcut kolonun donatıları ortaya çıkıncaya kadar kabuk betonu kırılmaktadır. Perdelerin güçlendirilmesi: Bu yöntemde genellikle borduk kat perdelerin yetersiz yâda korozyondan dolayı donatılarını kaybetmiş perdelere uygulanır eski ve yeni perdenin beraber çalışmasını sağlamak için mevcut perdeye epoksi ile filiz ekiminden sonra şekilde görüldüğü gibi donatılar yerleştirilerek yeni perdeler oluşturulur (Şekil 14d). (a) (b) (c) (d) Şekil 14. Betonarme manto ile kolonların sarılması (a, b, c) ve bodrum kat perdesinin güçlendirilmesi (d) 191

208 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3.2. Koruma Yöntemleri Deprem kuvvetlerine karşı klasik yapı tasarımında yapılar, dinamik kuvvetlere (deprem ve rüzgâr kuvvetleri gibi) kendi başlarına karşı koydukları için kesit boyutlarının büyük, malzeme kalitesinin yüksek olması gerekir. Bu sistemlerle tasarlanan yapılar, büyük deprem kuvvetleri karşısında yıkılmıyorlar ancak, yapı içindeki donanımlar ve teçhizatlar büyük zarar gördüğü için, yapı kullanılabilir durumda kalamıyordu. Bu olay mühendisleri yapı tasarımında daha farklı bir sistemi tasarlamaya yönlendirmiştir. Özellikle acil durum şartlarında mutlaka kullanılabilir durumda olması gereken hastane, telekomünikasyon ve nükleer enerji santralleri gibi yapıların hem kendilerinin hem de içindeki donanımın zarar görmemesi için deprem enerjisini, yapının kendisi yerine, yapıya kurulan sistemler üzerinde toplayarak sönümlenmesini sağlayacak mekanik cihazlar geliştirmişlerdir. Burada hedeflenen, dinamik kuvvetlerden meydana gelen kesit zorlarını ve yer değiştirmeleri güvenlik sınırları içerisinde tutarak yapının ve yapı içindeki donanımın korunmasını sağlamaktır. Tasarım metodu pasif kontrol sistemleri, aktif kontrol sistemleri, karma kontrol sistemleri, yarı aktif kontrol sistemleri olarak dört ana bölümde incelenebilir (Ercan 2004). Pasif kontrol sistemleri: Yapının dış kuvvetlere karşı dayanımını arttırmak için yapıya yerleştirilen özel elemanlardır. Bu sistemlerin hem maliyetleri düşüktür hem de dışarıdan bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan çalışabilirler. Pasif kontrol sistemleri, sismik taban izolasyonu ve pasif enerji sönümleyiciler olarak iki guruba ayrılırlar. Daha çok alçak ve orta yükseklikteki binalar ile köprülerde kullanılan sismik taban izolasyon sistemleri, temele yerleştirilen izolatörler aracılığı ile, zeminin yüksek titreşimlerini filtreleyerek yapının doğal titreşim periyodunu artırırlar, böylelikle yapıya etkiyen deprem ivmesi azalır. Pasif enerji sönümleyiciler ise yapıya yerleştirilen özel cihazlardır. Bu cihazlar, yapıya etkiyen dış kuvvetleri kendi üzerilerine alarak yapıyı dış etkilerden korurlar. Pasif kontrol sistemleri, kendilerini dış etkilere göre uyarlayamazlar, projelendirildiklerinden daha şiddetli kuvvetlere maruz kaldıklarında etkili olmazlar. Pasif kontrol sistemlerinin bu eksikliği, aktif kontrol sistemlerinin geliştirilmesine sebep olmuştur (Ercan 2004). Aktif kontrol sistemleri: Yapıya etki eden dış kuvvetleri (deprem, rüzgâr v.b.) belli zaman aralıklarında ölçüp, elde edilen bu verileri değerlendirdikten sonra dış etkiyi azaltacak karşı kontrol kuvvetleri uygulayan sistemlerdir. Bu karşı koyucu kuvvetler rijitlik değiştirme, kütle sönümleme gibi çeşitli yöntemlerle elde edilir ve teoride yapının her şiddetteki dış etkiye karşı korunmasını sağlar. Aktif kontrol sistemleri, nükleer enerji santralleri, hastaneler, telekomünikasyon binaları gibi hayati önem taşıyan binaların, büyük depremlerde hem ayakta kalmalarını sağlarlar hem de içlerindeki donanımların zarar görmesini engellerler. Aktif kontrol sistemlerinde, yapılar yükseldikçe veya depremin şiddeti arttıkça, karşı koyucu kuvvetler ve sistemi çalıştıracak enerji miktarı artar, bu da enerji ve stabilite sorununu ortaya çıkarır. Bu nedenle aktif kontrol sistemleri az katlı yapılarla, orta yükseklikteki yapıların, orta şiddetli deprem etkisine karşı korunmasında daha etkili sistemlerdir (Ercan 2004). Karma kontrol sistemleri: pasif ve aktif kontrol sistemlerinin tek başlarına çalıştıkları durumlarda, ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesi amacıyla birlikte kullanıldığı sistemlerdir. Pasif bir kontrol sistemini tamamlamak veya geliştirmek için aktif kontrol kullanılabileceği gibi aktif bir kontrol sistemine pasif kontrol cihazları eklenerek sistemin enerji gereksinimi azaltılabilir. Karma kontrol sistemlerinin, performansı iki ayrı sistemin birlikte kullanılmasından dolayı yüksektir ancak bu sistemlerin projelendirilmesi oldukça karmaşıktır (Ercan, 2004). Pasif kontrol sistemlerinin sınıflandırılması: Pasif sönümleyiciler Tablo 1. de gösterildiği gibi sismik taban izolasyonu ve pasif enerji sönülmeyiler olarak iki ana grupta sınıflandırılır (Ercan E. 2004). 192

209 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 2. Pasif kontrol sistemleri Pasif Enerji Sönümleyiciler 1. Kinetik Enerjiyi Isı Enerjisine Dönüştüren Sistemler 1.1 Histerik Sistemler 1.2Visko-elastik Sistemler 1.3Otomatik Merkezleşen Sistemler 2. Kinetik Enerjiyi Titreşim Moduna Dönüştüren Sistemler 2.1 Dinamik Titreşim Sönümleyiciler Sismik Taban İzolasyon Sistemleri 1. Elastomerik İzolasyon Sistemleri 2. Kaymaya Dayalı İzolasyon Sistemleri 3. Helezon Yaylar ve Visko-damperler Yarı aktif kontrol sistemleri: kontrol edilebilen pasif elemanlar, ya da dış enerji gereksinimi aktif kontrol sistemlerine göre daha az olan sistemler olarak tanımlanabilirler. Sistemin çalışması için gerekli olan enerji oldukça düşük olduğu için deprem sırasında meydana gelebilecek bir enerji kesintisinde akümülatör gibi küçük enerji kaynaklarıyla işletilebilirler. Ayrıca yapısal sisteme mekanik enerji yüklemedikleri için, yapıda stabilite sorununa neden olmazlar (Ercan, 2004) Pasif Enerji Sönümleyiciler Pasif enerji sönümleyiciler; deprem ve şiddetli rüzgâr gibi dış etkilerin yapıda oluşturduğu kesit zorlarını ve yer değiştirmeleri kabul edilebilir ölçüde tutmak için yapıya yerleştirilen mekanik elemanlardır Kinetik Enerjiyi Isı Enerjisine Dönüştüren Sistemler Histerik sistemler: Metallerin elastik olmayan deformasyonundan ya da yapıya etkiyen kinetik enerjinin sürtünmeyle ısı enerjisine dönüşmesi ile yapıya gelen deprem enerjisi sönümlenir. İki grupta incelenirler eğilmeli metal sönümleyicler ve sürtünmeli sönümleyiciler. Eğilmeli metal sönümleyicilerde yapıya etkiyen kuvvetler yapıyı şekil değiştirmeye zorlar, metal sönümleyiciler yapının en çok yer değiştirme yapacağı yerlere yerleştirilir. Yumuşak çelik elemanlar plastik deformasyon yaparak yapıya etkiyen kinetik enerjiyi kendi üzerilerine alırlar ve yapıyı deprem kuvvetlerine karşı korurlar. Sürtünmeli sönümleyicilerde ise elemanlardaki kayma sürtünmesi aracılığı ile sönüm sağlanır. Sürtünme yüzeyleri yapısal elemanlarda akma ve kırılma oluşmadan birbirleri üzerinde hareket ederler ve enerji sönümlenir (Tezcan 2002). Şekil 15. Histerik sistemlerin kuvvet-şekil değiştirme grafiği çerçeve içersine yerleşimi ve detayı 193

210 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 16. Tipik sürtünmeli ve metalik sönümleyiciler Visko-elastik sistemler: Histerik sistemler rüzgâr gibi sürekli ve daha düşük seviyedeki kuvvetlerde arzu edilen sönümlemeyi sağlamazlar. Bu amaçla visko-elastik sönümleyiciler geliştirilmiştir. Bu tür sönümleyiciler her seviyedeki şekil değiştirmelere uygundur. Hem deprem hem de rüzgâr kuvvetlerine karşı koruma sağlar (Tezcan 2000). Şekil 17. Visko-elastik sistemlerin kuvvet-şekil değiştirme grafiği, visko-elastik sıvı sönümleyici, viskoelastik sıvı sönümleyici Otomatik merkezleşen sistemler: Otomatik (tekrar) merkezleşen cihazlar olağandan farklı kuvvet-şekil değiştirme grafiklerine sahiptirler. Bu grupta basınçlı sıvı sönümleyiciler, öngerilmeli yaylı sürtünmeli sönümleyiciler ve faz değişimli (şekil hafızalı) sönümleyiciler bulunmaktadır (Tezcan 2002) Kinetik Enerjiyi Titreşim Moduna Dönüştüren Sistemler Dinamik Titreşim Sönümleyiciler: Dinamik titreşim sönümleyiciler enerjiyi titreşim modlarına transfer ederek sönümlerler. Bu sistem yapıya, bir sarkaç ilave ederek ve sarkacın dinamik sönümleyici gibi davranmasını sağlayarak kurulabilir. Yapı kütlesinin %1 mertebesindeki bir 194

211 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU kütlenin belli bir düzenekle bina tepesine yerleştirilmesiyle oluşturulurlar. Dinamik titreşim sönümleyiciler, yüksek binalarda, rüzgâr kuvvetlerinden meydana gelen titreşimleri sönümlemede oldukça başarılı olmuştur. Ana kütle M ve yay sabiti K, küçük kütle m ve yay sabiti k olmak üzere eğer doğal titreşim frekansını, w²=k/m olarak ayarlarsak basit harmonik hareket altında ana kütle sabit kalır (Tezcan, 2002). Şekil 18. Otomatik Merkezleşen sistemlerin kuvvet-şekil değiştirme grafiği TMD modeli ve bir yapının çatı katına yerleştirilmiş TMD görevi yapan su tankı Sismik Taban İzolasyon Sistemleri Bu teknolojide sistem, yapıyı tabanından veya temelinden ayırma, ya da izole etme yoluyla, yapıya geçen deprem yer hareketini büyük ölçüde azaltarak çalışmaktadır. Örnek olarak; 8.0 Richter büyüklüğündeki bir depreme maruz kalan izole edilmiş bir yapı, 5.5 Richter büyüklüğündeki bir depremle karşılaşmış gibi davranış gösterir. Yolcularını sarsıntılı bir yolculuktan yumuşak bir yolculuğa yönelten otomobiller ile onların süspansiyon sistemi arasındaki ilişki buna benzetilebilir. Yurdumuzda, 1990 başlarından itibaren ve dünya literatürüne girecek önemde birçok viyadükte deprem izolatörleri Adana Gaziantep otoyolunda ve Ankara-Gerede otoyolunda başarıyla kullanılmıştır.yapılara depremlerde gelen yatay yüklerin yapıların dinamik özelliklerine göre değişimini gösteren mukabele spektrumlarının incelenmesinden aşağıdaki sonuçlar çıkarılabilir: Uzun periyotlu yapılara gelen deprem yükleri ve ivmeleri küçüktür. Yapının periyodu uzatılırsa daha küçük bir deprem kuvvetine göre tasarım yeterlidir. Yapıya daha az deprem kuvveti gelecektir. Ancak uzun periyotlu yapılar daha çok ötelenmektedir. Yapı periyodu daha uzun ise ivme azaltılacak, ancak ötelenme artacaktır. Yapının sönümü arttırılırsa yapıya gelen hem ivme hem de ötelenme azalacaktır. Yapının periyodu yaklaşık s ye kadar uzatılırsa, deprem kuvvetlerinde önemli bir azalma olmaktır. Bilindiği gibi yapı periyodu T=2πVm/k denklemi ile verilmektedir ve yapının kütlesi ile doğru, rijitliği ile ters orantılıdır. Yapının ağırlığının azaltılması daha güç olduğu için yapının rijitliği azaltılabilir ve yapı periyodu uzatılabilir. Yapıların ve deprem kuvvetli yer hareketlerinin özellikleri göz önüne alınarak; yapıların rijitliklerini azaltarak periyotlarını uzatıp, sönümlerini azaltıp yapılara daha küçük deprem yüklerinin gelmesini sağlayarak, yapıların orta şiddetli depremlerdeki hasarının önlenmesi ve çok şiddetli depremlerdeki hasarının da çok küçük boyutlara indirilmesi taban yalıtımının temel ilkesidir. Yapılara gelen deprem yüklerini azaltmak için yapı tabanlarına yatay yönde rijitliği çok az olan sismik izolatörler konulması ile yapının periyodu ve sönümü uzamaktadır. İzolatörlerin 195

212 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU kullanılmasıyla, depremde gelecek kuvvetleri azaltarak yapı hasarını önleme ve yapının her koşulda kullanımı sağlanacaktır. İzolatörler konularak yapının periyodu uzatılırsa yapılara gelen yatay yüklerde (elastik) 5 kat kadar bir azalma olmaktadır (Tezcan, 2002). Şekil 19. Yapı doğal periyodunun spektrum ivmesine etkisi ve farklı sönüm oranlarında yer değiştirmenin periyoda etkisi (Sismik İzolasyon Sertifika Programı Ders Notları) Pasif kontrol sistemleri yapıları güçlendirmek yerine yapıya etki eden dış dinamik kuvvetleri kendi üzerlerine alarak sönümleyen sistemlerdir. Bu sistemler yapıları depreme karşı daha iyi korurlar. Yapısal kontrol sistemleri, ekonomik ömrünü tamamlamış yaşlı ve zayıf binaların iyileştirilmesinde kullanılabilirler. Özellikle şiddetli bir depremde yıkılması muhtemel, tarihi değeri olan binalarda uygulamasına oldukça sık rastlanır. Bu sistemlerle izole edilmiş bir yapı 8.0 Richter büyüklüğündeki bir depremde, 5.5 Richter büyüklüğündeki bir depremdeki gibi davranır böylelikle kesit boyutları ve malzeme kalitesiyle oynamadan yapı korunmuş olur (Tezcan, 2002). Tablo 1 de bir yapının ankastre mesnetli ve taban izolasyonlu durumları için üzerlerine gelen deprem kuvvetleri karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Tablodan da görüldüğü gibi taban kesme kuvveti ve kat ivmeleri büyük ölçüde azalmıştır. Yapısal kontrol sistemleri ile mevcut bir yapıyı korumaya alırken, klasik güçlendirme sistemlerinde olduğu gibi yapının boşaltılmasına gerek yoktur ve bu sistemlerin maliyetleri daha düşük, yapım süreleri daha kısa ve verimlilikleri daha yüksektir Elastomerik Taşıyıcılar (kauçuk izolatörler) Üzerinde en çok çalışılan taban izolasyon sistemidir. Çelik ve kauçuğun tabaka tabaka yerleştirilip volkanize edilmesi ile oluşturulur, içinde kurşun çekirdekte olabilir. Kare yada dairesel kesitli olabilen bu taşıyıcılar yapıdaki her bir kolonun altına yerleştirilerek izolasyon sistemi oluşturulur. Yük etkisinde kauçukta oluşan kayma gerilmeleri sayesinde yatayda oldukça esnek davranış elde edilirken, çelik levhalardan dolayı düşeyde rijit davranış sağlanır (Tezcan, 2002) Kaymaya Dayalı İzolasyon Sistemleri Sadece sürtünmeye dayalı izolasyon sistemleri en eski ve en basit sistemlerdir. Günümüzde kaymaya dayalı sistemlerde en fazla kullanılan malzeme paslanmaz çelik üzerinde kayan dolu veya boş politetraetilen (PTFE veya teflon) taşıyıcılardır. Bu sistemlerin sürtünme karakterleri yüzey sıcaklığı, yüzey temizliği, aşınma derecesi ve kayan yüzeylerin hızından etkilenir. Bu durum bu tip sistemlerin verimli olmasını engellemiştir. 196

213 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 20. Kauçuk izolatör ve kurşun çekirdekli kauçuk izolatör Şekil 21. Kauçuk izolatörlerin temele yerleşimi Tablo 2. Ankastre mesnetli ve taban izolasyonlu yapıların deprem etkisi altında karşılaştırması (Ercan, 2004) Kat No Ankastre Mesnetli Taban İzolasyonlu 4 0,1385 0,1681 Kat Ağırlık Merkezi 3 0,1119 0,1519 Maksimum 2 0,0836 0,137 Yer Değiştirme (m) 1 0,0504 0,1203 Zemin kat 0,0186 0,1028 İzolasyon seviyesi 0 0,0854 Maksimum Kat ivmeleri (m/s 2 ) 4 7,5 4, ,4 3,74 2 5,77 3,58 1 4,11 3,49 Zemin kat 2,16 3,62 İzolasyon seviyesi 0 3,61 Taban Kesmesi (kn) Mod Periyodu (saniye) 0,924 2,4584 Şekil 22. Basit sarkaç ile sürtünmeli sarkaç ilişkisi ve Sürtünmeli sarkaç sönümleyici 197

214 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 23. Atatürk Hava Limanı çatısında kullanılan sürtünmeli sarkaç sönümleyici Atatürk Hava Limanı çatısında kullanılan sürtünmeli sarkaç sönümleyici Çapraz doğrusal sistem ve temel üzerine yerleşimi Yay Tipi Sistemler Kauçuk esaslı ve kayıcı (kaymaya dayalı) izolasyon sistemleri genellikle, sadece yatay doğrultuda izolasyon sağlamak için düzenlenmektedirler. Üç boyutlu izolasyon gerektiğinde, kauçuk izolatörleri kullanmak mümkündür ancak pek verimli sonuçlar vermemiştir. Bu amaçla Alman GERB firması üç boyutta izolasyon sağlayan helezonik yay sistemleri üretmiştir (Tezcan 2002). Şekil 24. Hem yatay hem de düşey doğrultuda esnek yay tipi sönümleyiciler 4. SONUÇ Ülkemizde mevcut yapıların çoğunluğu olası şiddetli bir depreme karşı istenen düzeyde yeterli dayanıma sahip değildir. Halen kullanılmakta olan bu yapıların önemleri de dikkate alınmak kaydıyla deprem performansları belirlenmeli ve gerekli olanların güçlendirilmeleri sağlanmalıdır. Bu hususlarda 06 Mart 2007 tarihinde yürürlüğe giren Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar yönetmeliğinde genel bilgiler mevcuttur. Yapı önem katsayısı yüksek veya özelliği olan yapılar, ekonomik parametreler ön plana alınmadan özenle güçlendirilmelidir. Bu tür yapılar için diğer bir alternatif çözüm de sismik izolasyon yöntemleridir. Bu çalışmada, günümüz yapı mühendisliğinde mevcut yapıların gerek yapısal özelliklerinin ve deprem performanslarının belirlenmesi gerekse yeterli dayanıma sahip olmayan yapıların güçlendirilmesi veya deprem etkisinden korunması amacıyla uygulanabilecek yöntemler sunulmuştur. KAYNAKLAR Bayraktar, A. Altunışık, A.C., Türker T. ve Sevim B., Tarihi Köprülerin Deprem Davranışına Sonlu Eleman Model İyileştirilmesinin Etkisi, Altıncı Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı, Ekim, İstanbul. 198

215 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bayraktar, A. Altunışık, A.C., Türker T. ve Sevim B., Determination of Dynamic Characteristics of Steel Footbridges by Analytical and Experimental Modal Analyses, International Symposium on Advances in Earthquake and StructuralEngineering, October 24-26, Isparta. Ercan, E., Yapısal Kontrol Sistemleri, Yüksek Lisans Tezi, Ege Ünv. Fen Bilimleri Enstitüsü, İzmir. Ewins D.J., Modal Testing: Theory, Practice and Application Kwasniewski,L., Wekezer,J., Roufa, G., Li,H., Ducher J., ve Malachowski, J., Experimental Evaluation of Dynamic Effects for a Selected Highway Bridge, Journal of Performance of Constructed Facilities, ASCE, 20, 3, Kubin J., Depreme Dayanıklı Yapı Tasarımı ve Onarım/Güçlendirme Teknikleri, Sanal Gazete Yıl 5 Sayı 1 OMA, Operational Modal Analysis, Release 4.0, Structural Vibration Solution A/S, Denmark. Paultre, P., Proulx,J. ve Talbot, M. 1995, Dynamic Testing Procedures for Highway Bridges Using Traffic Loads, Journal of Structural Engineering, ASCE, 121, 2, Pang J., 1996, Modeling ve Experimental Modal Analysis of Highway Bridge, Doktora Tezi, University of Oklahoma, USA. Ren, W-X, Harik,I.E., Blandford, G.E., Lenett M. ve Baseheart, T.M., 2004, Roebling Suspension Bridge II: Ambient Testing and Live-Load Response, Journal of Bridge Engineering, ASCE, 9, 2, SANSARCI E., Yapısal Kontrol Sistemleri ve Sıvı Sönümleyicilerin Yapılarda Uygulanması. İ.T.Ü. FBE, İstanbul. TEZCAN S.S., CİMİLLİ S., Sesismic Base Isolation BOUN. HEF, İstanbul. TEZCAN S.S., ERKAL A., Sesismic Base Isolation & Energy Absorbing Devices BOUN. HEF, İstanbul. TEZCAN, S. ve ULUCA, O., Reduction of Seismic Response by Viscoelastic Dampers, TDV/KT , Türkiye Deprem Vakfı, İstanbul. Sismik İzolasyon Sertifika Programı Ders Notları, İstanbul Kültür Ünv., İstanbul. Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ankara URL 1, NI İnternet sitesi, Modal Analysis Labview 2008, URL 2, URL 3, URL 4, 199

216

217 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU TARİHİ YAPILARDA AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI Fatma TURAN 1, Muzaffer ATASEVEN 2 1 Sivil Savunma Uzmanı, 2 Bölge Müdür V., ÖZET Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak; dünyaya vakıf anlayışını sunan felsefenin mirasçısı olarak, hedeflerini belirleyerek bu doğrultuda çalışmalarına devam etmekte ve her yıl düzenlediği vakıf medeniyeti etkinlikleriyle vakıf bilincini toplumumuzun her kesimine yaymayı sürdürmektedir. Vakfet, Yaşa, Yaşat! anlayışının oluşturduğu Vakıf Medeniyetinin varisleri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Üstlendiği tarihi ve manevi sorumluluğun bilincinde olan vakıflar özellikle son 6 yıldır çok önemli aşamalar kaydetmiştir. Ecdadımızın insanlığın hizmetine sunduğu mevcut eserlerin bekçisi ve koruyucusu olarak medeniyetimizin bu önemli eserlerini yaşatmak için vakıf kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak adına önemli hizmetler gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak,bünyemizde camiler, mescitler, hanları, hamamlar, kervansaraylar, imaretler, çeşmeler, şadırvanlar, su kemerleri, köprüler, su yolları ve külliyelerle bezenmiş bu mekanları büyük bir titizlikle tespit edilip restore edirek gelecek kuşaklara aktarmak için aynı zamanda ayakta kalmalarını sağlamak ayrıca afetlere karşı dayanma gücünü arttırmak için kanunlar doğrultusunda bakım, onarım ve resterasyonları yapılurken eserlerin ve binaların gerekli güçlendirmeleri yapılarak her türlü güvenlik önlemleride alınmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğünün yılları arasında yapılan eski eser Restorasyon ve onarımlarının, onarım öncesi ve sonrası fotoğrafları Ekte sunulmuştur. 1. GİRİŞ Vakıflar, Türk toplumunda ve kültür tarihinde önemli bir yere sahiptir. Atalarımızın meydana getirdikleri kültür medeniyeti en üstün insani medeniyetlerden birisidir. Ayrıca, medeniyetimizin toplumsal aracı ve ecdadımızın insanlığa hediye ettiği en önemli miraslarından biridir. Bu yönüyle vakıf olgusu hem sosyolojik olarak örnek bir değerler sisteminin yansıması, hem de toplumsal dokumuzun vazgeçilmez bir unsurudur. Osmanlıdan Cumhuriyete geçiş sürecinde vakıflar bizzat Atatürk tarafından bu yaklaşımla maddi ve manevi varlığıyla birlikte bugüne aktarılmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü vasıtasıyla bu önemli miras güçlenerek yaşatılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü olarak, ecdadımızın bıraktığı medeniyetimizin emaneti olan vakıf eserlerinin gelecek kuşaklara taşınmasını sağlamak için, ülkemizi bir uçtan bir uca süsleyen camileri, mescitleri, hanları, hamamları, kervansarayları, imaretleri, çeşmeleri, şadırvanları, su kemerlerini, köprüleri, su yollarını ve külliyelerle bezenmiş bu mekanları büyük bir titizlikle tespit edip restore ederek, geçmişle olan bağımızı sağlamlaştırıp, geleceğe güvenle bakmamızı sağlamak gibi önemli tarihî misyonunu devam ettirirken, modern dünyanın karmaşık ortamında yalnızlaşan insanımıza kaynaşma, dayanışma ve beraberlik ruhunu da aşılamaktadır. Vakıf medeniyetimizin ilk temel taşının konulduğu 1048 yılından günümüze kadar 961 yıl geçti. Tarihi belgeler incelendiği zaman görülecektir ki, Türk kültür ve medeniyetinin çekirdeğini, insanlık sevgisinden ve yardımlaşma duygusundan kaynaklanan bir kuruluş olan vakıflar teşkil etmiştir. Milli kültürümüze bakacak olursak, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu da; kamu hizmetleri Türk ve İslam müessesesi olan vakıf yoluyla yapılmıştır. Vakıflar güncelliğini hala koruyor ve gayelerini gerçekleştiriyor ise bu kuruluşundaki sağlam irade ve sosyal dengeye verilen önem sayesindedir. Bilinen bütün medeniyetlerde ve inanışlarda hayırseverliğin, 201

218 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemi vurgulanmış, zenginin yoksula, varlıklının muhtaca yardım elini uzatması teşvik ve tavsiye edile gelmiştir. Yüce milletimiz de kendinden önceki benzeri uygulamaları kendi kültürü ve inançları çerçevesinde değerlendirerek, hayır ve yardımseverliği şahsi bir meziyet ve üstünlük vasıtası olmaktan çıkartmış, vakıf yoluyla kurumsallaşmasını sağlamıştır. Taşınmaz vakıf kültür varlıklarının sürekli bakımının sağlanarak korunması; Modern müzeler ve kütüphanelerle Vakıf kültürünü topluma tanıtmak ve sevdirmek; Tarihi eserlerin onarımlarının yapılması ve işlev kazandırmak amacı ile basın ve üniversiteler ile koordineli çalışarak; Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait elimizde kayıtlı bulunan Tescilli yapılarımız ve işhanlarımızın listesi aşağıya çıkarılmış olup; bunlardan restorasyon işlemleri, bakım ve onarımları yapılanlar, yapılmayanlar ve proje aşamasında olanlar belirtilmiştir. Bakım ve onarımları yapılırken binalarımızın kanun ve yönetmelikler doğrultusunda olası bir afete karşı güçlendirmeleri de yapıldığı için; olası bir depreme karşı oluşabilecek hasarları da en aza indirilmiştir. Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine ve aşağıda belirtilen kanun ve yönetmelikler doğrultusunda yapılmaya riayet edilmiştir. 2. VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE AİT ESKİ ESER VE İŞ HANLARI İLE 2009 YILINA KADAR ONARIMLARI YAPTIRILAN ESKİ ESER VE İŞHANLARI İLÇE ADI ADRESİ DURUMU 1-BAYINDIR Cinli Mescid (Türbe) 2-BAYINDIR Hacı İbrahim Camii Eski Furunlu Köyü 3-BAYINDIR Hacı Sinan Camii 4-BAYINDIR Bıyıklar Camii Onarılmıştır 5-BERGAMA Arasta (Mescidaltı) Mescidi Onarılmıştır 6-BERGAMA Emir Sultan Camii Turabey Mh. 7-BERGAMA Hacı Hekim Camii Barbaros Mh. Onarım için Kurul Kararı bekleniyor 8-BERGAMA Hacı Hekim Hamamı Turabey Mh. Onarılmıştır 9-BERGAMA Heriyeşilli (Yeni) Camii 10-BERGAMA Koca Şükrü Efendi Bedesteni 11-BERGAMA Kulaksız Camii 12-BERGAMA Kurşunlu Camii Ertuğrul Mh. Onarılmıştır 13-BERGAMA Şadırvan Camii Onarım için Kurul Kararı bekleniyor. 14-BERGAMA Tabaklar Hamamı Barbaros Mh. 15-BERGAMA Ulu Camii 16-BORNOVA Hüseyin İsa Bey Camii 17-BORNOVA Pınar (Karaali) Camii Pınarbaşı 18-BORNOVA Kazakoğlu Camii Selçuk Sk. 19-BUCA Muradiye Camii İnönü Mh. 20-ÇEŞME Arsalı Kârgir Çeşme Musalla Mh. 21-ÇEŞME Avlulu Çeşme ve Su Deposu Musalla Mh. 22-ÇEŞME Bandrol Osman Ağa Camii Musalla Mh. Proje Aşamasında 23-ÇEŞME Çeşme Musalla Mh. 24-ÇEŞME Çeşme ve Arsası Musalla Mh. 25-ÇEŞME Hacı Memiş Camii Mithatpaşa Cd. 26-ÇEŞME Kârgir Kuru Çeşme ve Arsası Musalla Mh. 27-ÇEŞME Kervansaray (Kanuni Çarşı Cd. Onarımı Yapılmıştır. 202

219 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Kervansarayı) 28-ÇEŞME Kuru Çeşme Musalla Mh. 29-ÇEŞME Pazaryeri (Kilise) Camii Belediye Sk. 30-DİKİLİ Bahriyyun (İsmail Bey- Yukarı) Camii Salimbey Mh. 31-DİKİLİ Hocazade Emin Efendi (Büyük) Camii Çandarlı Beldesi 32-DİKİLİ Yalı Camii Çandarlı Beldesi 33-FOÇA Cephane Camii 34-FOÇA Hafız Süleyman Camii (Mescidi) Atatürk Mh. 35-KARABURUN Ayşe Kadın Camii Mordoğan Onarılmıştır 36-KARABURUN Eğlenhoca Camii Eğlenhoca Köyü Onarım için Kurul Kararı bekleniyor. Rölöve Restorasyon Ve Restitüsyon Projelerinin Hazırlanması İşi Abdullah Ağa Camii tamamlanmıştır. 37-KARABURUN 38-KARŞIYAKA Alaybey Camii Alaybey Mh. 39-KARŞIYAKA Hacı Osman Paşa Camii 40-KEMALPAŞA Çarşı Camii (Emet Bey Camii) Atatürk Mh. 41-KEMALPAŞA Okul Binası Yukarıkızılca Beldesi 42-KINIK Çarşı Camii Aşağı Mh. Proje Aşamasında 43-KINIK Dervişağa(Pekmez Pazarı)Camii Uzun Çarşı Camii Cd. 44-KINIK Tahtalı (Ağazade) Camii Çoban -Abdülbaki 45-KONAK Abdullah Efendi Camii 46-KONAK Akarcalı Camii Mecidiye Mh. Proje Aşamasında 47-KONAK Aliağa Camii Odunkapı Mh. 48-KONAK Asmalı Mescit Toraman Mh. 49-KONAK Baladur Hacı Mehmet Camii Topaltı Mh. Onarım için Kurul kararı alınmıştır. 50-KONAK Başdurak Camii Ahmetağa Mh. 51-KONAK Bölge Md.Hizmet Binası Fevzipaşa Blv. Onarılmıştır ve Zemin Sondajı Sağlamlaştırma yapılmıştır. 52-KONAK Büyük İhsaniye (Arap) Camii 1.Süleymaniye Mh. 53-KONAK Çorakkapı Camii Çorakkapı Mh. Onarılmıştır 54-KONAK Damlacık Camii Kılcı Mescit Mh. 55-KONAK Dönertaş Sebili Şeyh Mh. 56-KONAK Dükkan Ahmetağa Mh. 57-KONAK Dükkan Kemeraltı 58-KONAK Dükkan Kemeraltı 59-KONAK Dükkan Ahmetağa Mh. 60-KONAK Dükkan Ahmetağa Mh. 61-KONAK Dükkan Ahmetağa Mh. 62-KONAK Eşrefpaşa Camii Eşrefpaşa Mh. 203 Restorasyon Restitüsyon Onarım için Kurul Kararı alındı. Restorasyon Restitüsyon Onarım için Projesi

220 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU tamamlanmıştır. 63-KONAK Fettah Camii 64-KONAK Hakimefendi (Yalı) Camii Güzelyalı Mh. Restorasyon Restitüsyon Onarım için Kurul Kararı alındı 65-KONAK Halil Efendi (Karakol)Camii Tuzcu Mh. 66-KONAK Hisar Camii Kemeraltı Onarımı yapılmakta 67-KONAK İhsaniye (Küçük) Camii 68-KONAK İkiçeşmelik Camii 69-KONAK Karantina (Hamidiye) Camii 70-KONAK Kemeraltı Camii Ahmetağa Mh. 71-KONAK Kılcı Mescit Hacı İbrahim Mh. 72-KONAK Kızlarağası Hanı 73-KONAK Kumrulu Mescit 74-KONAK Mumyakmaz Hacı Veli Camii 75-KONAK Nurkamer Camii 76-KONAK Odunkapı Mescidi Odunkapı Mh. 77-KONAK Otel-Kahvehane-Dükkan Ahmetağa Mh. 78-KONAK Patlıcanlı Camii(Balıcanlı Camii) Alireis Mh. 79-KONAK Pazaryeri (Namazgah) Camii Pazaryeri Mh. 80-KONAK Salepçioğlu Camii 81-KONAK Saraç Hacı Ethem (Selimiye) Camii Selimiye Mh. 82-KONAK Şadırvan Camii 83-KONAK Tepecik Camii 84-KONAK Vakıf Evi Tuzcu Mh. 85-KONAK Yalı Camii 86-MENDERES Cüneyt Bey (Alaattin Bey) Camii Cüneyt Bey Mh. 87-MENDERES Kasımpaşa Camii ve Türbesi 88-MENDERES Samancıoğlu (Veli) Camii Cüneyt Bey Mh. 89-MENEMEN Gazez Camii 90-MENEMEN Kasımpaşa Türbesi Kasımpaşa Mh. 91-MENEMEN Mahkeme Camii 92-MENEMEN Şeyh Kamil Türbesi Proje Aşamasında 93-MENEMEN Taşhan Onarılmıştır 94-ÖDEMİŞ Birgi Dervişağa Camii Onarılmıştır 95-ÖDEMİŞ Darülhadis (Dervişağa) Medresesi 96-ÖDEMİŞ Güdük Minare Camii Birgi 97-ÖDEMİŞ Gürcüzade Camii Onarılmıştır 98-ÖDEMİŞ Hacı Abdiağa Camii Onarılmıştır Hayrettin Efendi Merkez Onarılmıştır 99-ÖDEMİŞ Camii 100-ÖDEMİŞ Karaoğlu Hacı Mustafa Camii Birgi Proje Aşamasında 101-ÖDEMİŞ Ulu (Aydınoğlu Mehmet Bey) Camii Birgi 102-ÖDEMİŞ Ulu Camii Onarılmıştır 103-ÖDEMİŞ Ulu Camii Ovakent Kasabası 104-ÖDEMİŞ Hacı Hasan Camii Onarılmıştır 105-SEFERİHİSAR Sığacık Camii Sığacık Mh. Onarılmıştır 106-SEFERİHİSAR Tepecik Camii Tepecik Mh. 204

221 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 107-SEFERİHİSAR Turabiye Camii Turabiye Mh. Onarılmıştır 108-SEFERİHİSAR Ulu Camii Cami-i Kebir Mh. 109-SELÇUK Alparslan Mescidi Onarılmıştır Anonim Türbe-Selçuk Onarılmıştır 110-SELÇUK Kümbeti Atatürk Mh. Aydınoğulları Onarılmıştır 111-SELÇUK Mescidi(İsaBeyTürbesi) Atatürk Mh. 112-SELÇUK Bina-Hamam Kalıntısı(Müzearkasında) Atatürk Mh. 113-SELÇUK Hamam-İsa Bey Hamamı Atatürk Mh. 114-SELÇUK İmaret(İsa Bey İmareti)Ayasuluk Kütüp. Atatürk Mh. 115-SELÇUK İsa Bey Camii İsabey Mh. Onarılmıştır 116-SELÇUK İshak Bey Camii Atatürk Mh. Onarılmıştır 117-SELÇUK Karakol Camii-Akıncılar Mescidi Atatürk Mh. 118-SELÇUK Karakolyanı Mescidi Atatürk Mh. Onarılmıştır 119-SELÇUK Kargir Hamam İsabey Mh. 120-SELÇUK Kılıçarslan Mescidi Atatürk Mh. Onarılmıştır 121-SELÇUK Mescid-Eski Yapı Kalıntısı Atatürk Mh. 122-SELÇUK Mescid Yıkıntısı-Eski Hamam? Dr.Sabri Yayla B. 123-SELÇUK Mescid Yıkıntısı- TürkDönemiYapısı (Mezarlık karşısında) 124-SELÇUK Şehabettin Dede Türbesi Atatürk Mh. 125-SELÇUK Yapı Kalıntısı (Medrese) Atatürk Mh. 126-SELÇUK Yıkık Hamam-Alt Yapı (Mezarlık karşısında) 127-SELÇUK Yıkık Hamam-Mescit? Dr.Sabri Yayla B. 128-SELÇUK Yıkık Hamam-Yahşi Bey Hamamı İsa Bey 129-TİRE Buğdaydede Camii 130-TİRE Çanakçı Mescid 131-TİRE Dervişgazi Camii 132-TİRE Dükkan 133-TİRE Fadıloğlu Camii 134-TİRE Gazezhane Camii Yeni Mh. Onarılmıştır 135-TİRE Gucur Camii İpekçiler Mh. Onarılmıştır 136-TİRE Güdük Minare Camii 137-TİRE Gürcü Melek Camii 138-TİRE Hacı Sinan Narin Camii Bahariye Mh. 139-TİRE Hafsa Hatun Camii Duatepe Mh. 140-TİRE Hamzaağa Camii Dört Eylül Mh. 141-TİRE Hasan Çavuş (Yalınayak) Camii Ertuğrul Mh. 142-TİRE Hüsamettin Camii 143-TİRE Karahasan Camii Cumhuriyet Mh. 144-TİRE Karakadı Necmettin Camii İpekçiler Mh. Onarılmıştır 145-TİRE Karahayrettin(GüdükMinare)C amii Ertuğrul Mh. 146-TİRE Kavak Dibi Camii 147-TİRE Kazanoğlu Mehmet Bey Camii Duatepe Mh. 148-TİRE Kazirzade Camii Ertuğrul Mh. Restorasyon Restitüsyon Onarım için Kurul Kararı 205

222 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU alındı 149-TİRE Leysepir Ahmet Bey Camii 150-TİRE Lütfüpaşa Camii Yeni Mh. Onarılmıştır 151-TİRE Mehmet Bey Camii Dere Mh. 152-TİRE Molla Arap Camii Yeni Mh. 153-TİRE Molla Çelebi Camii Paşa Mh. Onarılmıştır 154-TİRE Ramanlar Camii Minaresi Işıklar Köyü 155-TİRE Sire Hatun Camii 156-TİRE Süratli Camii Paşa Mh. Onarılmıştır 157-TİRE Şemsi Mescid 158-TİRE Şeyh Nusrettin Camii Bahariye Mh. 159-TİRE Tahtakale (Hacı İsmail Ağa) Camii 160-TİRE Ulu Camii Yeni Mh. Proje Aşamasında 161-TİRE Yahşibey Camii 162-TİRE Yavukluoğlu Camii Onarılmıştır 163-TİRE Yunus Emir (Kapalı İrim) Camii 164-TİRE Necippaşa Kütüphanesi Onarılmıştır 165-TİRE Yalınayak Camii Onarılmıştır Restorasyon Restitüsyon Onarım için Kurul Kararı alındı 166-TİRE Narin Camii 167-TORBALI Sultan Hamit Camii Yeniköy 168-TORBALI Ertuğrul Camii Onarılmıştır 169-URLA Çarşı (Hoca Ali) Camii Yenice Mh. 170-URLA Denizli Köyü Camii Onarılmıştır 171-URLA Eski Camii 172-URLA Kamanlı Camii(Yahşibey) Onarılmıştır 173-URLA Kapan Camii Proje Aşamasında 174-URLA Kütükminare Mescidi Onarılmıştır 175-URLA Samut Baba (Tekke)Türbesi Tekke Mevkii Proje Aşamasında 176-URLA Fatih İbrahim Bey Camii Proje Aşamasında İzmir Merkez Karşıyaka Onarılmıştır 177-KARŞIYAKA Vak.İşhanı(Elektrik Tes) 178-KARŞIYAKA İzmir Karşıyaka Vakıf İşhanı Onarılmıştır İzmir Menemen Taşhan Onarılmıştır 179-MENEMEN Onarımı İzmir Merkez Agora Vakıf Onarılmıştır 180-KONAK İşhanı 1-2 Kat Onarımı İzmir Merkez Agora Vakıf Onarılmıştır 181-KONAK İşhanı İmaret Onarımı Izmir Merkez Kaptan Mustafa Onarılmıştır 182-KONAK.Paşa Vakıf Çarşısı İzmir Merkez Salepçioğlu Onarılmıştır 183-KONAK Vakıf İşhanı Konak Serbölük Mehmet Onarılmıştır 184-KONAK Efendi Vakıf İşhanı 185-KONAK Konak Serbölük Vakıf İşhanı Onarılmıştır Restorasyon ve Onarım için Projesi 186-KONAK Merkez Yıldırım İşhanında Hazırlanmıştır. 206

223 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait elimizde kayıtlı 176 adet tescilli yapımız ve 10 adet işhanımız olmak üzere toplam 186 tescilli yerimiz mevcuttur. Bunlardan 47 tanesinin Restorasyon ve Onarımları ve Bakımları yapılırken ve güçlendirmeleri ve koruyucu güvenlik ve yangınla ilgili önlemleri alınarak teslimi yapılmıştır. Bu yapılarımız aktif bir şekilde faaliyetlerine devam etmektedir. Bu yapılarımızın, 3 tanesinin Kurul Kararı beklenmekte olup,5 tanesinin Kurul Kararları alınırken; 12 tanesi de proje aşamasında; 1 camimizin onarım ve restorasyon işi devam etmektedir. Bakım onarımı ve güçlendirmesi yapılan bazı tarihi yapılarımıza ait örnek fotoğraflarımız mevcuttur. Hizmet Binası olarak kullandığımız Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü Hizmet Binamızda ve Bölge Müdürlüğümüze Bağlı Birimlerimizdeki personelimizin afet eğitimleri yapılan planlamalar doğrultusunda Topyekün Savunma Sivil Hizmetleri kapsamında yangın, deprem, koruyucu güvenlik önlemleri ve diğer afetler konularında düzenli olarak Sivil Savunma Uzmanı tarafından yapılmaktadır. KAYNAKLAR KANUN 1) Ahkam-ül Evkaf 2) Mecelle 3) 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu 4) 6760 Sayılı Vakıflar Umum Müdürlüğü Vazife ve Teşkilatı Hakkındaki Kanun (16. Mad.) 5) 4962 Sayılı Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanun 6) 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Vakıflar ile İlgili Maddeleri 7) 5072 Sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanun 8) 5035 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Vakıflara İlişkin Hükümleri YÖNETMELİK 1) Vakıflar Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatı Görev, Çalışma, Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 2) Vakıflar Genel Müdürlüğü Müze YönetmeliğiH 3) Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kültür Varlıkları İhale YönetmeliğiH 4) Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliği İkincil Mevzuatı 5) Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kültür Varlıklarının Restorasyon veya Onarım Karşılığı Kiraya Verilmesi İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 6) Vakıflar Yönetmeliği 7) 2007 /12937 Karar Sayılı Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik BILGI VE TEKNOLOJI KAYNAKLARI Vakıflar Genel Müdürlüğü nün sorumlu olduğu hizmetlerin yürütülmesi sürecinde iş ve işlemlerde etkinlik ve verimliliğin arttırılması amacıyla bilgi ve teknoloji kaynaklarından faydalanılmaktadır. BAKIM ONARIMI RESTORASYONU YAPILAN BAZI YAPILARIMIZIN FOTAĞRAFLARI: Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğünün yılları arasında yapılan eski eser Restorasyon ve onarımlarının, onarım öncesi ve sonrası fotoğrafları. Ekte sunulmuştur. 207

224 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU EKLER: Resim Yılı Ödemiş Birgi Derviş Ağa Camii Onarım Öncesi ve Sonrası Resim Yılı Konak Çorakkapı Camii Onarım Öncesi ve Sonrası Reşim Yılı Selçuk İshak Bey Camii Onarım Öncesi ve Sonrası 208

225 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim Yılı İzmir Konak Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası Onarım Öncesi ve Sonrası Resim Yılı İzmir Tire Gucur Camii Onarım Öncesi ve Sonrası Resim Yılı İzmir Konak Kılcı Mescidi Onarım Öncesi ve Sonrası 209

226

227 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU KONAK YALI CAMİSİ NİN DEPREM DAVRANIŞININ İNCELENMESİ AYHAN NUHOĞLU 1, DUYGU ÖZTÜRK 2, KANAT BURAK BOZDOĞAN 3 1 Yrd.Doç.Dr., Ege Üniversitesi, Müh. Fak., İnşaat Müh. Böl. 2 Arş. Gör., Ege Üniversitesi, Müh. Fak., İnşaat Müh. Böl. 2 Arş. Gör., Ege Üniversitesi, Müh. Fak., İnşaat Müh. Böl. ÖZET Tarihi yapılar, geçmişten günümüze ulaşan ve günümüzden geleceğe aktarılması gereken önemli varlıklardır. Uzun zaman boyunca ayakta durabilen yapılar, ömürleri boyunca doğal olarak birçok deprem ve çeşitli meteorolojik etkilere maruz kalırlar. Bu süreç içerisinde hırpalanarak yorgun düşen veya yeterli güvenliktle inşa edilememiş olan tarihi camiler, olağan şiddetli depremlerde kısmen veya tamamen yıkılarak kullanılamaz hale geldikleri gibi yakın çevreleri için de tehlike yaratmaktadırlar. Bu çalışmada, kesme taş malzemesinden inşa edilmiş olan tarihi yapıların deprem tesirindeki yapısal davranışlarını incelemek amacıyla İzmir de Konak meydanında yer alan Yalı Camisi ele alınmıştır. Bu kapsamda yerinde yapılan çalışmalarla tespit edilen Yalı Camisi nin taşıyıcı sistemi bilgisayar ortamında idealize edilerek geçmişte meydana gelen çeşitli depremlere ait kayıtlar ile ülkemizde halen yürürlükte olan Deprem Yönetmeliği kapsamında dinamik analizleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Tarihi cami, Deprem analizi, Yapısal davranış, Dayanım 1. GİRİŞ Türkiye tarihi yapılar bakımından oldukça zengindir. Geçmişten günümüze miras olarak kalan ve geleceğe miras olarak iletilmesi gereken eski yapılar, toplumların tarihini ve kültürünü yansıtan en önemli görsel ve manevi unsurlardandır. Aynı zamanda bu tür eserler turizm sektörünün önemli unsurlarındandır. Bu aşamada üzerimize düşen görev, tarihleri boyunca birçok olumsuz tesirler altında kaldığı halde halen kullanılabilir halde olan bu yapıların günümüz koşulları kapsamında korunması, güvenle ayakta kalmalarının ve sürekliliklerinin sağlanmasıdır. Özellikle Anadolu ve civar coğrafyasında yer alan çeşitli ve çok sayıda olan tarihi nitelikteki yapıların içinde camiler önemli yere sahiptirler. Günümüzde de topluluklar tarafından halen kullanılıyor olmaları ve bulundukları bölgede bir sembol haline gelmiş olmaları bu tür yapıları daha da ön plana getirmektedir. Uzun zaman boyunca ayakta kalmış veya kalmaya çalışan eski yapılar doğal olarak birçok deprem ve çeşitli meteorolojik etkilerin tesirlerinde kalırlar. Bu süreç içerisinde hırpalanarak yorgun düşen tarihi yapılar etkisinde kaldıkları çeşitli şiddetlerdeki yer sarsıntılarında veya fırtınalarda kısmen veya tamamen yıkılarak kullanılamaz hale geldikleri gibi yakın çevreleri için de tehlike yaratmaktadırlar. Özellikle cami yapılarının ayrılmaz bir elemanı olan minareler narin ve yüksek olmaları nedeniyle şiddetli etkiler bir yana, daha sıklıkla karşılaşılabilen orta şiddetli deprem tesirlerinde ve olağan fırtınalarda maruz kaldıkları ardışık ve birbirini besleyen hasar birikimleri sonucunda kısmen veya tamamen yıkılabilmektedirler. Örneğin, 1970 yılında Gediz de meydana gelen Mw=7.6, 27 Haziran 1998 tarihinde Adana da (Ceyhan) meydana gelen Mw=5.9 (Şekil 1), 11 Nisan 2003 tarihinde İzmir de (Urla) meydana gelen Mw= 5.6 (Şekil 1), 23 Eylül 2007 tarihinde Anakara da (Bala) meydana gelen Mw=5.7 büyüklüklerindeki depremlerde bir çok yığma camilerin veya minarenin yıkıldığı veya ağır hasara uğradığı görülmüştür. 19. Yüzyılı başlarında Manisa civarında meydana gelen depremde minaresi kısmen yıkılan Muradiye Camisi Şekil 2. de görülmektedir. Yalnızca deprem değil şiddetli rüzgarlarda tarihi yapıları olumsuz yönde 211

228 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU etkilemektedir. Örneğin 20 Mart 2008 tarihinde Konya da fırtına sonucu Konya Yeşil Camisi nin minaresi yıkılmıştır (Şekil 2). Tüm bu ve benzer bir çok örneğe bakıldığında, tarihi yapıların şiddetli olmayan depremlerde ve sıklıkla karşılaşılabilen fırtınalarda bile hasar görebilmekte veya kısmen yıkılabildikleri görülmektedir. Şekil yılında Gediz de, 27 Haziran 1998 tarihinde Adana Ceyhan da ve 11 nisan 2003 de İzmir de meydana gelen depremlerde yıkılan minareler (URL 1; Bayülke, 1998) Şekil lü yılların başında Manisa civarında meydana gelen depremde yıkılmış olan Muradiye Camisinin minaresi ve 20 Mart 2008 tarihinde Konya da fırtına sonucu yıkılan minare (URL 2). İnsani yaşam değerleri açısından büyük avantajlara sahip olan Anadolu ve civar coğrafyasında mevcut olan tarihi cami yapıları genelde Doğu Roma, Selçuklu, çeşitli Türk Beylikleri, Osmanlı dönemlerine ve Türkiye Cumhuriyeti nin ilk yıllarına aittir. Müslüman toplumların inşa ettiği cami yapılarında minare ayrılmaz bir birimdir. Bununla beraber kilise gibi yapılar sonradan camiye dönüştürülerek minareler ilave edilmiştir. Tarihi camiler genelde yığma yapı tarzında inşa edilmişlerdir. Taşıyıcı duvarlar doğal taş, mermer, tuğla ve kiremit gibi pişmiş toprak malzemelerinin dökme kurşun ve/veya Horasan harcı ile birleştirilmesi ile imal edilmiştir. Gerek deprem ve fırtına gibi doğal afetlerde, gerek meteorolojik etkilerle ve gerekse savaşlarda hasar görmüş veya yıkılmış olan tarihi yapılar, o günkü mevcut koşullara göre zaman zaman onarılmış veya yenilenmiştir. Son yıllarda ekonomik ve sosyal koşulların değişmesi ile birlikte toplumların tarihi eserlere vermiş olduğu önem de artmıştır. Bunun sonucunda kendine has özel dokuya sahip olan antik ve tarihi yapıların analizi, onarımı ve güçlendirmesi ile ilgili çalışmalar da yoğunluk kazanmıştır. Literatürde tarihi yapıların modellenmesi ve çözümlemesi için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Dünyanın farklı coğrafyalarında farklı malzemelerin ve imalat tekniklerinin kullanılmış olması 212

229 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU sözkonusudur. Maheri M. R.(2004) yapmış olduğu çalışmada, İran ve Ortadoğu da mevcut olan ve özellikle ana taşıyıcı duvarları tuğladan imal edilen önemli ve büyük boyutlardaki tarihi yapıların sismik davranışlarını incelemiş ve bu tür yapıların yapısal davranışları hakkında elde ettiği sonuçları sunmuştur. Pina-Henriques J. L. (2005) yirminci yüzyılın sonlarına doğru Avrupa daki birkaç tanınmış tarihi yapıda aniden meydana gelen çökmelerin nedenlerini belirleyebilmek amacıyla yaptığı çalışmada, büyük zati yükler etkisindeki yığma yapıların basınç davranışlarını ve dayanım özelliklerini araştırmıştır. Deneysel ve teorik yöntemlerle yapılan incelemelerde, tarihi yığma yapılardaki taş, tuğla ve harç birimlerinden oluşan taşıyıcı duvarların, basınç yükü etkisinde zamana bağlı yapısal davranışları, sürekli yük altındaki çatlama, ayrışma ve dağılma mekanizmaları, ayrık ve sürekli modelleme yaklaşımlarıyla değerlendirilmiştir. Taşıyıcı duvarlarda tuğla ve taş elemanlar lineer elastik, bu elemanlar arasında yer alan harç (ara yüzey) malzemesinin ise nonlineer davranışa sahip olduğu dikkate alınmıştır. Çalışma kapsamında birçok tarihi yapı üzerinde yapılan tespitler sonucunda, yığma yapıların mekanik özelliklerinin geniş bir aralık içerisinde değiştiği, meteoroloji, trafik, çan, hava kirliliği gibi çeşitli faktörlerden etkilendiği ve bu hususta her bir yapının kendine has çeşitli özellikleri mevcut olabileceği vurgulanmıştır. Pina-Henriques J. L. gerçekleştirmiş olduğu teorik ve deneysel çalışmalardan elde ettiği verileri karşılaştırdığında, sürekli modelleme ile yapılan statik analizlerin ayrık modellemeye göre daha uygun olduğunu belirtmiştir. Ozkul ve Kuribayashib (2007) çalışmalarında, İstanbul daki Ayasofya Camisinin statik analizini eğrisel trapez sonlu eleman kullanarak incelemişlerdir. Çalışmada önerilen teorik yaklaşımla, kesme etkilerinden kaynaklanan şekil değiştirmelerin hesaplara daha gerçekçi olarak dahil edilebildiği vurgulanmıştır. Doğangün ve arkadaşları (2008) yükseklikleri 20m 25m ve 30m olan farklı geometrik boyutlardaki yığma taş minarelerin dinamik analizlerini teorik olarak incelemişlerdir. Çalışmada her bir minare tipi için elde edilen deplasman ve gerilme davranışları değerlendirilerek, bu tür yapıların dizaynında ve güçlendirilmesinde esas alınabilecek çeşitli kriterler önermişlerdir. El-Attar ve arkadaşları (2005) Mısırda 1992 yılında meydana gelen deprem sonucunda birçok tarihi yapının çeşitli oranlarda hasara uğradığını belirterek, bu yapılarda önemlilerinden biri olan ve Memluk tarzında inşa edilmiş olan Manjag-al Yusuf minaresinin geometrik, malzeme özelliklerini ve dinamik davranışını incelemişlerdir. Yazarlar, mevcut haliyle depreme karşı yetersiz dayanımda sahip olduğunu ifade ettikleri yapının güçlendirilmesi için çeşitli öneriler sunmuşlardır. Bu çalışmada saat kulesi ile birlikte İzmir in sembolü haline gelen Ayşe Hatun Camisi olarak da anılan Konak Yalı Camisinin deprem etkisindeki yapısal davranışı incelenmiştir. Bu amaçla yapının taşıyıcı sistem özellikleri ve geometrik boyutları dikkate alınarak bilgisayar ortamında modellenmiştir. Bilahare 7,4 büyüklüğündeki 1999 Sakarya (İzmit), 5,6 büyüklüğündeki 1992 İzmir (Doğanbey) ve 6,7 büyüklüğündeki 1940 El Centro depremlerinde (Celep ve Kumbasar, 2000) kaydedilmiş olan kuvvetli yer hareketlerine ait kayıtları ile Deprem Yönetmeliği (2007) esas alınarak dinamik analizler gerçekleştirilmiştir. Sayısal hesaplamalardan elde edilen gerilme ve deplasman sonuçları değerlendirilerek, tarihi cami yapısının yeterli dayanıma sahip olup olamayacağı yorumlanmıştır. 2. İZMİR (KONAK) YALI CAMİSİ İzmir ili Konak ilçesi sınırları içinde bulunan Yalı Cami nin 1755 yılında Katipzade Mehmet Paşa nın kızı Ayşe Hanım tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir (Şekil 3). Birinci Dünya Savaşı 213

230 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU yıllarında kapsamlı olarak onarıldığı ve bilahare 1964 yılında da tekrar onarımdan geçtiği belirtilmektedir. İzmir Konak Meydanında bulunan camii sekizgen planlı kubbeyle örtülü küçük boyutlarda tek birimden oluşan bir yapıdır. Kubbe dıştan kurşunla kaplanmış doğrudan beden duvarlarına oturmaktadır. Kubbe içten mavi zemin üzerine çiçek ve yaprak motifleri ile malakâri üslupta süslenmiştir. Batısında bulunan giriş kapısı yuvarlak kemerli olup üzerinde inşa kitabesi yer almaktadır. Etrafı ise gülbezekler, zikzak motifleri ile süslenmiştir. Ahşap minber orijinal olup kündekâri tekniğindedir. Caminin dış cephesi ise Kütahya çinileri ile bezenmiştir (URL 3). Şekil 3. Konak Yalı Camisi Kesme taş malzemesinden inşa edilmiş olan caminin çeşitli yapısal elemanlarına ait görüntüler Şekil 4. de verilmiştir. Tarihi cami yapılarına örnek olarak ele alınan İzmir Konak Yalı Camisi birinci derece riskli deprem bölgesinde ve deniz kıyısında zayıf bir zemin üzerinde yer almaktadır. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan tarihi cami yapıları çeşitli büyüklüklerdeki depremlerin etkisinde kalarak hasar görmüşlerdir. Yapı malzemeleri doğal felaketlerle birlikte sıcak-soğuk, yağmur, fırtına ve buzlanma gibi çeşitli meteorolojik etkiler sonucunda yıpranmışlardır. Bu olumsuzluklar malzemelerin özellikle dışa bakan yüzeylerinde yoğunluk göstermiştir. Genel olarak incelendiğinde bir çok tarihi yapının ömürleri boyunca maruz kaldıkları afetler sonucunda çeşitli zamanlarda ya kısmen onarıldıkları ya da yıkılıp yeniden inşa edildikleri bilinmektedir. Doğrudan yığma taşıyıcı sistemi oluşturan kesme taşlar, uzun zaman içerisinde uğradıkları yıpranmalar ve hasarlar sonucunda fiziksel ve yapısal değişikliklere uğrarlar. Başlangıçta homojen ve izotrop olarak kabul edilebilecek yapısal özellikleri de bölgesel olarak değişebilmektedir. Bununla birlikte orijinalinde harçsız ve mümkün olduğunca az harç kullanılarak inşa edilen duvarların derzleri zamanla ufalanarak açılır ve çeşitli zamanlarda gerçekleştirilen onarımlarda bu derzler orijinali ile yeterince uyumlu olmayan dolgu malzemeleri ile doldurulması sıklıkla yapılan uygulamalardır. Başlangıçta taş ocaklarında yeraltında bulunan taşlar, dış ortama çıktıktan sonra istenilen boyutlarda kesilerek taşıyıcı sistemdeki yerlerine konulmakta ve bu andan itibaren dış etkilere maruz kalmaya başlamaktadırlar. Yıllar geçtikçe dış yüzeylerden yıpranmaya başlayan taşların yük taşıma kapasitelerinde de zamanla azalma meydana gelmektedir. Onarımlar sırasında göz ile yapılan tespitlerde aşırı yıpranmış taşlar yenileri ile değiştirilmekte, değiştirilmesine gerek görülmeyenler ise tekrar kullanılmaktadır. Bazen de, örneğin şerefe seviyesinden itibaren üst kısmı yıkılan minarenin 214

231 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU yalnızca yıkılan kısmı yenilenebilmektedir. Diğer bir onarım uygulamasında ise hasarlı minare komple yıkılmakta ve bir kısım taşlar yenilenerek, bir kısım taşlar ise tekrar kullanılarak minare yeniden inşa edilmektedir. Tüm bunların sonucunda ise yapının genelinde mekanik özellikleri kısmen de olsa farklı olan eleman dağılışı söz konusu olmaktadır. Şekil 5 de çeşitli dış etkiler sonucunda eriyen ve hasar gören Konak Yalı Camisi ne ait çeşitli taş duvar elemanları görülmektedir. Şekil 4. Konak Yalı Camisi nin minaresinden ve ana yapısından çeşitli görünüşler 215

232 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 5. Konak Yalı Camisi minaresinde çeşitli dış etkiler nedeniyle hasar gören taşıyıcı taş duvarlar 3. YALI CAMİSİ NİN YAPISAL ANALİZİ Kesme taş malzemesinden inşa edilmiş olan tarihi camilere tipik bir örnek teşkil eden İzmir Konak ta yer alan Yalı Camisi nin çeşitli depremlerin etkisindeki yapısal davranışı incelenmiştir. Bu amaçla yapılan teorik analizlerde, malzemenin lineer elastik olduğu ve deplasmanların taşıyıcı sistem boyutlarına kıyasla çok küçük olduğu kabul edilmiş dolayısıyla ikinci mertebe etkiler ihmal edilmiştir. Konak Yalı Camisi nin taşıyıcı sistemini oluşturan malzeme, inşa ve geometrik özellikleri yerinde yapılan gözlemler ve ölçümler ile belirlenmeye çalışılmıştır. Cami yapısını oluşturan taş malzemesinin basınç dayanımı yerinde uygulanan ve özellikle taş malzemesi için üretilmiş olan L (L-9) tipi test (schmitd) çekici ile yaklaşık olarak belirlenmiştir. Buna göre gerek minare gerekse yapının duvarlarını oluşturan taş elemanların eşdeğer silindirik basınç dayanımları N/mm 2 ( kg/cm 2 ) değerleri arasında değişkenlik göstermiştir. Taşıyıcı duvarların yapısal davranışına doğrudan etki eden harç malzemesinin basınç, çekme ve kayma dayanımı değerleri deneysel yöntemlerle belirlenememiştir. Bununla birlikte literatürde yer alan ilgili çalışmalarda bu tür tarihi yapılarda mevcut olan harç malzemesinin eksenel basınç dayanımının kg/cm 2, eksenel çekme dayanımının 1-10kg/cm 2 araklıklarındaki değerlere sahip olabilecekleri belirtilmektedir. Çamlıbel (1988), tarihi horasan harçlı kagir yapılar için gerçekleştirilen deneylerin sonuçlarına göre, analitik çözümlemelerde kabul edilebilecek basınç emniyet dayanımının; 1,2-1,8 N/mm 2 (12-18 kg/cm 2 ), çekme emniyet gerilmesinin ise; 0,5 N/mm 2 (5kg/cm 2 ) olarak alınabileceğini belirtmiştir. Oğuzmert (2002) ise minareler için basınç ve çekme emniyet gerilmesi için ortalama 16,9MPa (169kg/cm 2 ) ve 0,9 MPa (9kg/cm 2 ) alınabileceğini belirtmiştir. Buna karşı El Attar vd. (2005) ise bu tür yapıların duvarlarında basınç ve çekme emniyet gerilmeleri sırasıyla 35kg/cm 2 ile 10kg/cm 2 mertebelerinde dikkate almışlardır. Tüm bu sayısal değerlerden, literatürde tarihi yığma yapılar ile ilgili çalışmalarda taşıyıcı duvarların basınç ve çekme emniyet gerilmelerinin oldukça geniş bir aralığa yayılmış olduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu durum beklenen bir sonuçtur. Keza tarihi yapıların gerek inşa tarihleri, gerek kullanılan malzemelerin özellikleri ve hayatları boyunca maruz kaldıkları etkiler oldukça farklıdır. Bu çalışmada, esas olarak ana yapı ve minareden oluşan cami yapılarının idealize edilmesinde duvarlarda üç boyutlu solid elemanlar, kubbede ve külahta ise kabuk elemanlar kullanılmıştır (Şekil 6). Buna göre yapının taşıyıcı sistemi toplam 5386 adet solid ve 741 adet kabuk elemanlar ile idealize edilmiştir. Şekil 6 da matematik modelde kullanılan solid elemanlarda oluşan 216

233 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU gerilmeler ve notasyon gösterilmiştir. Taşıyıcı solid taş elemanların Elastisite Modulü 10000kg/cm 2, Poisson oranı 0,10 ve zemin sınıfı Z4 olarak dikkate alınmıştır. Şekil 6. Yalı Camisinin matematik Modeli ve solid sonlu eleman tanımı. Çalışmada ele alınan Konak Yalı Camisinin dinamik analizleri daha önce dünyada ve Türkiye de meydana gelmiş depremlerde kaydedilen veriler ile Deprem Yönetmeliğinde (2007) tanımlanan kriterlere göre gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla 1999 Sakarya (İzmit), 1992 İzmir ve 1940 El Centro (Amerika Birleşik Devletleri) depremlerinde kaydedilen kuvvetli yer sarsıntılarına ait sayısal veriler esas alınarak idealize edilmiş taşıyıcı sisteminin zaman tanım alanında analizleri bilgisayar paket programı (Structural Analysis Program SAP2000, V.10, 2005) gerçekleştirilmiştir. Böylece olası elverişsiz yüklemeler etkisinde kalabilecek cami yapısında oluşabilecek maksimum deplasmanlar ile maksimum normal ve kayma gerilmeleri elde edilmiştir. Konak Yalı Camisi nin teorik analizlerinden elde edilen ekstremum (maksimum ve minimum) düşey yöndeki normal gerilmeler eşdeğer renkli alanlar ile şematik olarak her bir farklı deprem durumu için aşağıda verilmiştir. Sayısal analizlerden elde edilen gerilmelerden düşey yönde olanları, taşıyıcı kesme taş duvarları maksimum basınca ve çekmeye zorlayan gerilmelerdir. Buna göre dikkate alınan tüm deprem durumlarında düşey yöndeki maksimum basınç ve çekme gerilmeleri ise ±42,0 kg/cm 2 civarında gerçekleşmiştir. Bu tür yapılarda hasarlar ve yıkılmalar genellikle taşlar arasındaki bağlayıcıların görevlerini yerine getirememelerinden kaynaklanmaktadır. Diğer bir değişle, yer sarsıntısı etkisinde salınım yapan taşıyıcı duvarlardaki harç ve kenet malzemelerinin öncelikle çekme ve basınç dayanımlarının aşılması ile duvarın önce lokal akabinbe ise global stabilitesi bozulmaktadır. Çalışmada dikkate alınan her bir deprem etkisi için minarede ve cami ana yapısında oluşan basınç ve çekme gerilmeleri Şekil 7., 8., 9. ve 10. da görülmektedir. En büyük düşey yöndeki normal gerilme değerleri Deprem Yönetmeliğinde (2007) birinci derece deprem bölgesinde Z4 zemin sınıfı için gerçekleştirilen dinamik analizlerden elde edilmiştir. En büyük gerilmeler ise minare ile cami ana yapısının birleşim bölgelerinde meydana gelmiştir. Bu noktalar aynı zamanda yatay rijitliğin ani olarak değiştiği yerlerdir. Bununla birlikte minarede şerefe civarında, cami ana yapısında ise kapı ve pencere boşluklarının civarlarında gerilme yığılmalarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Geçmişte meydana gelmiş olan depreme maruz kalan yığma tarihi yapılarda oluşan hasarlar incelendiğinde benzer bir davranışın sözkonusu olduğu genel bir izlenimdir. 217

234 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 7, İzmir Konak Yalı Camisi nin, 1998 Sakarya (üstte) ve 1940 EL Centro (altta) depremlerinin kayıtlarına göre yapılan analizlerde elde edilen düşey yöndeki maksimum ve minimum normal gerilmelerin (ton/cm 2 ) dağılımı Şekil 8. İzmir Konak Yalı Camisi nin 1992 İzmir Depremine (üstte) ve 2007 Deprem Yönetmeliğine (altta) göre analizinden elde edilen düşey yöndeki maksimum ve minimum normal gerilmelerin (ton/cm 2 ) dağılımı. Şekil 9. İzmir Konak Yalı Camisi nin 1998 Sakarya (üstte) ve 1940 EL Centro (altta) depremlerine göre analizinden elde edilen maksimum ve minimum kayma gerilmeleri (ton/cm 2 ) Şekil 10. İzmir Konak Yalı Camisi nin 1992 İzmir Depremine (üstte) ve Deprem Yönetmeliğine (alta) göre yapılan analizinlerden elde edilen maksimum ve minimum yatay (kayma) gerilmeleri (ton/cm 2 ) dağılımı. 218

235 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Teorik dinamik analizler sonucunda farklı deprem durumlarında oluşan maksimum (çekme) ve minimum (basınç) düşey gerilme değerleri Tablo 1. verilmiştir. En büyük gerilme değerleri, minarede ±42,0 kg/cm 2 ana yapıda (çekme ve basınç) ±9,0 kg/cm 2 olarak, Deprem Yönetmeliği (2007) kapsamında yapılan dinamik analizde meydana gelmektedir. Bununla birlikte 1999 Sakarya Depremi kayıtlarının esas alındığında bu değerler minarede 23,8 kg/cm 2 (çekme) -30,8 kg/cm 2 (basınç), ana yapıda 5,0 kg/cm 2 (çekme) -3,0 kg/cm 2 (basınç) mertebelerinde gerçekleşmiştir. Daha düşük şiddette olan 1992 İzmir depremi kayıtlarına göre yapılan dinamik analizlerde ise minarede 4,2 kg/cm 2 (çekme) -4,6 kg/cm 2 (basınç), ana yapıda 2,4 kg/cm 2 (çekme) -2,5 kg/cm 2 (basınç) civarındadır. Tablo 1. Konak Camisi nde ana yapı ve minareye ait maksimum ve minimum normal (düşey) gerilme değerleri Maks./ Min. Normal Gerilmeler (kg/cm 2 ) 1940 El Centro 1999 Sakarya Depremi 1992 İzmir Deprem Yönetmeliği Depremi Depremi (2007) Çekme Basınç Çekme Basınç Basınç Çekme Basınç Çekme Minare 23,8-30,8 18,2-21, ,6 42,0-42,0 Cami 5,0-3,0 3,0-3,0 2, ,0-9,0 Cami ve minare yapılarının taşıyıcı duvarlarında meydana gelebilecek yatay yöndeki (kesme) maksimum kayma gerilmeleri Tablo 2. de mevcuttur. Deprem Yönetmeliğinde (2007) yığma yapılarda duvarın kayma emniyet gerilmesi τ em, τ em = τ o +μσ (1) eşitliği ile tanımlanmıştır. Bu bağıntıda, τ o duvarın çatlama emniyet gerilmesini, μ sürtünme katsayısını, σ duvarın emniyetli basınç dayanımını temsil etmektedir. Deprem Yönetmeliğinde (2007) taş duvarlar için τ o 1,0kg/cm 2, sürtünme katsayısı 0,5 ve duvarın emniyetli basınç dayanımı 3 kg/cm 2 olarak verilmiştir. Bu durumda duvarın emniyetli kayma gerilmesi τ em, 1,0 + 0,5*3,0= 2,5kg/cm 2 olarak hesaplanabilir. Elde edilen bu değer minare elemanında tüm deprem durumlarında kolaylıkla aşılabilmekte, buna karşılık cami ana yapısında ise yalnızca Deprem Yönetmeliği (2007) kapsamında yapılan teorik analizlerde aşılmaktadır. Tablo 2. Konak Camisi ne ve minaresine ait maksimum ve minimum kayma (yatay) gerilmesi değerleri Maks. Kayma Gerilmeleri (kg/cm 2 ) 1999 Sakarya Depremi 1940 El Centro Depremi 1992 İzmir Depremi Deprem Yönetmeliği (2007) Minare 8,4 5,6 1,4 12,6 Cami 1,6 1,2 0,6 3,6 Analizi gerçekleştirilen yapının doğal titreşim periyodu 1,45 sn. olarak belirlenmiştir. Periyodun yüksek olmasının narin ve yüksek olan minarenin davranışından kaynaklanmaktadır. Yapıya ait maksimum şekil değiştirmiş geometri Şekil 11. de verilmiştir. Doğal olarak maksimum deplasmanlar minarede yüksek değerlere ulaşırken, Caminin ana yapısında oluşan maksimum deplasmanlar çok daha küçük değerlerde kalmaktadır. Buna bağlı olarak deprem etkisi altında minare elemanında daha büyük gerilmeler meydana gelmektedir. Tablo 3. de minarenin tepesinde meydana gelen deplasman değerleri verilmiştir. Ana binada meydana gelen deplasmanlar ise minaredeki deplasmanlara kıyasla oldukça küçük değerlerdedir. 219

236 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 11. Deprem etkisindeki caminin şekil değiştirmiş geometrisi. Tablo 3: Konak Camisi minaresine ait maksimum yatay deplasman değerleri Deplasman (cm) 1999 Sakarya Depremi 1940 El- Centro Depremi 1992 İzmir Depremi Deprem Yönetmeliği (2007) Minare 25,8 19,4 2,8 40,0 Basınç dayanımı oldukça yüksek olan taş malzemesinden yığma tarzında inşa edilmiş yapılar uzun yıllar ayakta kalabilmektedir. Bu tür yapılarda deprem etkisinde meydana gelen hasarların başlıca nedeni taşıyıcı duvarlardaki bağlayıcı malzemelerin taş malzemesi kadar iyi dayanıma sahip olamamalarıdır. Özellikle kesme taş malzemesinden inşa edilen yapılarda harç ve çeşitli metal kenetler bağlayıcı olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda taşlar arasındaki sürtünme kuvvetleri de taşıyıcı sistemin bütünlüğünün sağlanmasında rol almaktadır. Konak Yalı Camisinin taşıyıcı duvarlarında çeşitli deprem etkilerinde oluşan basınç, çekme ve kayma gerilme değerleri genel olarak taş malzemesinin taşıyabileceği maksimum gerilmelerin altında değerlere sahip olduğu görülmektedir. Buna karşılık olarak, teorik olarak elde edilen gerilmeler taş blokları birbirine bağlayan harç malzemesinin dayanım değerlerinin üzerindedir. Taşıyıcı duvarların dayanımlarının belirlenmesinde bağlayıcı malzemelerin dayanım değerleri önemli rol oynar. İncelenen tarihi yapının taşıyıcı sisteminin sahip olduğu mevcut gerilme dayanımları yerinde ve laboratuar ortamında gerçekleştirilebilen testler ile belirlenebilmektedir. Bunun için koruma altında olan tarihi yapıda bir kısım tahribatlı çalışmaların yapılması zaruridir. Bu konuda literatürde yapılmış olan çalışmalara bakıldığında, benzer özelliklerdeki yapılarda bağlayıcı harç malzemesinim emniyetle taşıyabileceği çekme gerilmelerinin 1kg/cm 2 ile 10kg/cm 2, emniyetli basınç gerilmelerinin ise 30kg/cm 2 ile 140kg/cm 2 arasında değerlere sahip olabileceği vurgulanmaktadır (Çamlıbel,1988; Oğuzmert, 2002; El-Attar, 2005). Bu çalışmada yapılan analizlerde elde edilen çekme ve basınç gerilmelerinin, Tablo 1. de de görüldüğü gibi, özellikle minare yapısında, emniyetli çekme ve basınç gerilmelerinden büyük değerlerdedir. Buna karşılık cami ana yapısının duvarlarında oluşan gerilmeler ise bağlayıcı malzemenin emniyet gerilmeleri üst sınırlarını zorlamaktadır. Benzer durum kayma gerilmeleri için de geçerli olduğu söylenebilir. Yığma yapılar, betonarme veya çelik yapılar gibi büyük deplasman yapabilme kabiliyetine sahip değildir. Tablo 2. de görüldüğü gibi, özellikle minarede önemli yatay deplasmanlar meydana gelmektedir. Bu durum yapının stabil davranışını olumsuz yönde etkileyen, diğer bir değişle sistemin bütünlüğünü bozarak yıkılmasına neden olan önemli bir faktördür. 220

237 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 6. SONUÇLAR Bu çalışmada, kesme taş malzemesinden inşa edilmiş olan tarihi camilere tipik bir örnek teşkil eden ve İzmir Konak meydanında yer alan ve Türkiye de benzerlerine sıklıkla karşılaşılan Yalı Camisi nin deprem etkisindeki davranışı incelenmiştir. Bu kapsamda öncelikle tarihi yapı hakkında genel bilgiler elde edilmiş, daha sonra yerinde detaylı inceleme ve ölçümler yapılmıştır. Yapısal veriler ile ilgili olarak standartlarda, yönetmeliklerde ve literatürde verilen değerler de dikkate alınarak Cami ye ait taşıyıcı sistem bilgisayar ortamında idealize edilmiş ve idealize edilen taşıyıcı sistemin çeşitli depremler etkisindeki yapısal analizleri geçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Deprem Yönetmeliği (2007), 7,4 büyüklüğündeki 1999 Sakarya (İzmit), 5,6 büyüklüğündeki 1992 İzmir (Doğanbey) ve 6,7 büyüklüğündeki 1940 El Centro depremlerinin verileri esas alınarak dinamik analizler yapılmıştır. Teorik analizler sonucunda elde edilen gerilmeler ve deplasmanlar genel olarak değerlendirildiğinde, kesme taş malzemesinden inşa edilen tarihi cami yapılarında, özellikle minarelerin çok şiddetli olmayan depremlerde bile kolaylıkla yıkılabileceği anlaşılmaktadır. Tarihi ana yapıyı oluşturan duvarlar, Deprem Yönetmeliği (2007) kapsamında yapılan analizlerin sonuçlarına göre, bu durumda yeterli dayanıma sahip olmadığı görülmüştür. Deprem etkisindeki tarihi yapılarda stabilitenin bozulmasında en önemli etken taşlar arasında bütünlüğü sağlayan harç ve metal kenet gibi bağlayıcıların dayanımlarının taş malzemesinin dayanım değerlerinden oldukça düşük olmasıdır. Özellikle bağlayıcı malzemelerin çekme ve kayma dayanımları yapı stabilitesi için öncelikli belirleyicilerdir. KAYNAKLAR Ali Bayraktar,2006,Tarihi Yapıların Analitik İncelenmesi ve Sismik Güçlendirme Metodları,Beta Basım Yayım,İstanbul, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, 2007, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar, Ankara Bayülke N., 1998, 27 Haziran 1998 Adana-Ceyhan Depreminde Yapisal Hasar, Deprem Araştırma Dairesi, Ankara Celep Z., Kumbasar N., 2000, Deprem Mühendiliğine Giriş ve Depreme dayanıklı yapı tasarımı, Beta Yayınevi, İstanbul Çamlıbel, N., 1988 Sinan Mimarlığında Strüktürün Analitik İncelenmesi, Yıldız Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yay., 630s. İstanbul. Doğangün A., Acar R., Sezen H., Livaoğlu R., 2008, Investigation of Dynamic Response of Masonry Minaret, Bull Earthquake Eng., Springer, page: El-Attar A., G., Saleh A., M., Zaghw A., H., 2005, Conservation of a Slender Historical Mamluk- Style Minaret by Passive Control Techniques, Structural Control and Health Monitoring, Vol 12, page: Ertek E., Fahjan Y. M., Osmanlı Minarelerinin Yapısal Sistemleri: Sınıflandırma, Modelleme ve Analizi, Altıncı Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı, Ekim 2007, İstanbul 221

238 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Lomlu E., 1996, İstanbul daki Osmanlı Taş Minarelerinin Stabilite Bozukluklarının Saptanması ve Rüzgara Karşı Dayanıklılıklarının Artırılmasına İlişkin bir Sistem Araştırması, Doktora Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Maheri M. R.,,2004, Seismic Vulnerability Of Post-İslamic Monumental Structures in Iran: Review of Historical Sources, Journal of Architechtural Engineering, ASCE, Vol:10, No:4, page: Oguzmert M. 2002, Dynamic behaviour of masonry minarets. M.Sc.Thesis, Istanbul Technical University Ozkul T. Aksu, Kuribayashib E., 2007, Structural Characteristics Of Hagia Sophia: I A Finite Element Formulation For Static Analysis, Building and Environment 42, page: Peynircioğlu H.T.E. 1981, İstanbul da Osmanlı Döneminde İnşa Edilen Camilerin Temelleri, I. Uluslararası Türk İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Kongresi, İTÜ, İstanbul, s:37-46 Pina-Henriques, Jose Luis, 2005, Masonry Under Compression: Failure Analysis and Long-Term Effects, University of Minho, Portugal Riva P., Perotti F., Guidoboni E., Boschi E., 1998, Seismic Analysis of the Asinelli Tower and Earthquakes in Bologna, Soil Dynamics and Earthquake Engineering, Vol 17, page: SAP 2000 Structural Analysis Program, 2005, Computers and Structures Inc., Version 10, Berkeley, California. Uluengin F, Uluengin B, Uluengin MB., 2001, Osmanlı Anıt Mimarisinde Klasik Yapı Detayları, Yem Yayınları, İstanbul. URL 1, URL 2, URL 3, Vakıflar Genel Müdürlüğü İnternet sitesi, Yurt İçi Eserler, 07_VakifEskiEserleri/001_YurticiEserler/yurtici_detay/yurtici_camii.cfm#5 222

239 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI NACİ KARAASLAN 1, ABDÜLAZİZ EDİZ 2 1 Araştırmacı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2 Müdür V, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ÖZET Dünyamızın birçok yerinde ve ülkemizde geçmiş de büyük depremler olmuş sonucunda büyük acılar yaşanmıştır. Olası bir depremde mal ve can kaybımızı en aza indirebilmek için. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Genel Müdürlüklerine bir kısmı direk bağlı müdürlüğümüzle birlikte on üç İzmir Müdürlümüzün(İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Opera ve Bale Müdürlüğü,Devlet Tiyatroları Müdürlüğü,Devlet Senfoni Orkestrası Müdürlüğü, Atatürk Kütüphanesi Müdürlüğü,Müze Müdürlüğü,l nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü,II nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurul Müdürlüğü, Roleve ve Anıtlar Müdürlüğü, Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü, Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Müdürlüğü, Devlet Klasik Türk Müziği korosu Müdürlüğü,Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü) kısaca uğraş alanları konusunda bilgilendirme yapılmış, tamamının sorumluluk alanına giren insan, bina(resim ve krokileri), salonlarımız, ve araç gereç durumlarının tespit ve alınması gereken önlemleri içerir. Anahtar Sözcükler: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Bakanlığımıza bağlı diğer Müdürlüklerimiz. 1. İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ NE AİT BİNALARDA YAPILAN AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI 1.1. Kültür ve Turizm Müdürlüğü İl Binası Hizmet binası Akdeniz Mahallesi l344 Sokak No:2 de bulunmaktadır (Şekil 1). İki katlı kâgir karkas karışımı bir bina olup binanın taşıyıcı sistemi 70 cm kalınlığındaki kâgir taşıyıcı beden duvarları ve zemin katta 5 metre irtifalı yuvarlak çelik kolon ve kiriş üzeri ahşap sistemi ile kendini taşımaktadır. Binanın bulunduğu zemin dolgudur. Son olarak l996 yılında restorasyonu yapılarak l998 yılında Müdürlüğümüzün kullanımına verilmiştir. Binamız yaklaşık l60 yıllık bir yapı olup 2. derece tescilli eserdir. Binamızın l998 yılı öncesinde olan depremlerden zarar görüp görmediği bilinmemektedir. Müdürlüğümüz kullanımına sunulduktan sonra taşıyıcı kolanların birinin altındaki mermerin kırılmasını bildirir tespit yapılması istemimizi içerir yazı müdürlüğümüzce Bayındırlık İskan Müdürlüğü ne tarih ve 5522 sayı ile yazılmıştır. Şekil 1. Kültür ve Turizm Müdürlüğü İl Binası 223

240 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Müdürlüğümüz mesai saatlerinde hizmetlerini yaklaşık personelle sürdürmektedir. Olası bir depremde can ve mal kaybını en aza indirmek için binamızın depreme dayanıklılık tespitinin yapılması gerekirse güçlendirme çalışması yapılması, büro mobilyalarının ve bilgisayarların sabitlenmesi zemin katta ki camların demirlerinin acil durum çıkışı için acilen genişletilmesi, personelimize konunun uzmanlarınca deprem afet bilinci eğitimi verilmesi gerekmektedir. Müdürlüğümüzce depreme hazırlık ve sonrası için araç ve gereç alınmamıştır İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü ne Ait Binalar Altı ayrı binada 39 idari 279 sanatçı ve teknik personelle hizmet sunulmaktadır. Şekil 2. Elhamra Binası Elhamra Binası: 1926 yılında yapılmış olup Milli Kütüphane Caddesi No.37/39 konak adresindedir. Mülkiyeti Milli Kütüphane vakfınındır. Orkestra sanatçılarımızın çalışma ve temsil salonu olarak kullanılmaktadır. 393 seyirci kapasitelidir. Tescilli eserlerimizdendir. Eski Tekel Tütün Deposu Binası: 1926 yılında yapılmıştır. Fevzipaşa Mahallesi konak adresindedir. Bale sanalcılarımızın bir kısım atölyelerimizin çalışma yeri ile kostüm, demirbaş ve dekor deposu olarak kullanılmaktadır. Mülkiyeti özel idarenindir. SSK İş Hanı Binası: D blok kat.3 konak adresindedir yılında yapılmıştır. Sanatçılarımızın çalışma yeri, kostüm, demirbaş, aksesuar, dekor deposu, büro idare merkezi olarak kullanılmaktadır. Mülkiyeti S.S.K.ya aittir. Milli Kütüphane Caddesi No.33 Kat deki Bina:l997 de yapılmıştır. Müdürlüğümüz hizmetleri ve sanatçılarımızın çalışma yeri olarak kullanılmaktadır. Mülkiyeti Milli kütüphane vakfına aittir. Bayraklı l600 Sokak No.38 Adresindeki Dekorlarımızın Saklandığı Depo: Mülkiyeti özel şahıslarındır. Bayraklı 1586/2 Sokak No.8 Adresindeki İki Katlı Bina: iki katlı olup atölyemiz bulunmaktadır. Mülkiyeti özel şahıslara aittir. Kiracısı bulunduğumuz ve hizmet vermeye devam ettiğimiz binalarımızın depreme dayanıklılık testleri yapılmamıştır. İlimizde l7.l tarihlerinde meydana gelen depremde bu hizmet binalarımızın duvarlarında çatlaklar oluşmuş ve çalışan personelimizin güvenliği açısından 25.l tarihinde müdürlüğümüzce Bayındırlık İskan Müdürlüğüne hasar tespiti yaptırılmıştır. 224

241 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Yapılan incelemede duvarlarda kılcal sıva çatlakları olduğu bu çatlakların tehlike oluşturacak nitelik taşımadığı teknik elemanlarınca tespit edilmiştir. Müdürlüğümüzce depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alınmamıştır. Müdürlüğümüzdeki sivil savunma uzmanı personeli ile çalışanlara olabilecek depremde içinde bulundukları tehlikeyi azalta bilmeleri için temel afet bilinci eğitimi verilmiştir İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Binası Fuar içinde ismet İnönü sanat merkezi kültür park adresindedir. Mülkiyeti Büyük şehir belediyesine aittir fuar Sezonundan sonra yıkılacağı söylenmektedir. Bina 700 kişilik seyirci kapasitelidir kişilik sanatçı 5 idari personel bulunmaktadır. İzmir Belediyesi elemanlarının da büroları mevcuttur. Depreme dayanıklılık testi yapılmamıştır. Şekil 3. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Binası 1.4. İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ne Ait Binalar İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ana Binası SSK blokları d.blok k.l adresindedir.1983 yılında kiralanmıştır. 3 katlı betonarme bir binadır. Şekil 4. İzmir Devlet Tiyatrosu Ana Binası Konak Sahnesi: Mithat paşa caddesi No.ll0 adresindedir yılında yapılmış olan bina l956 yılında müdürlüğümüz kullanımına verilmiştir. İki katlıdır. 208 seyirci kapasitelidir tarihinde onarım için ihale edilmiş 29.l tarihinde onarım bitecektir. 225

242 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 4. Konak Sahnesi Karşıyaka Sahnesi:1743 sokak No.43 adresindedir.l986 yılında kiralanmıştır. İki katlıdır.280 seyirci kapasitelidir. Şekil 5. Karşıyaka Sahnesi Depolar: Ankara Asfaltı No.l92/B Doğanlar Selek Sokak No.3 B Bornova da marangoz, demir, terzi, peruka, atölyesi dekor ve malzeme ambarı ve kostüm ambarı bulunmamaktadır yılında kiralanmış prefabrik bir yapıdır. Tiyatromuz 80 memur ve teknik eleman, 75 sanatçı ile hizmet vermektedir. Kurumumuz tarafından depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı olmamıştır. Sanatçılarımız ve personelimize deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Sahnelerimizin ve binalarımızın depreme dayanıklılık testleri yapılmamıştır İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü Binası Anafartalar caddesi No.35 adresinde incir handa hizmet vermektedir. Hanın yaklaşık 200 senelik olduğu söylenmektedir. 3 katlıdır. Müdürlüğümüz kiracı olarak bulunmaktadır. Hanın Depreme dayanıklılık testi yaptırılmamıştır. Deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Müdürlüğü Binası 848 sokak No.46 konak adresinde bulunmakta olup tescilli taşınmazlarımızdandır yılında restorasyon yapılmıştır. Depreme dayanıklılık testi yapılmamıştır. Deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır. 226

243 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 6. İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Müdürlüğü Binası 1.7 İzmir Müze Müdürlüğü ne Ait Binalar Arkeoloji Müzesi: l970 yılında yapılmıştır. Bahri baba parkı konak adresindedir.3 katlı betonarme bir binadır. Yaklaşık 50 personelle hizmet vermektedir. Binanın eğimli bir arazide yapılması ve dış cephesinin ağır bir betonla kaplanmış olması ayrıca birinci ve ikinci katlardaki eserlerin heykel ve lahitlerin çok ağır olmaları nedeniyle olası bir depremde hasarı aza indirmek için heykel ve lahitlerin zemin katta sergilenmesinin daha az hasara yol açacağı kanısındayız. Müzemizin idari bölümü A bloktadır. Bu bölümde dahil tüm bina demir parmaklıklarla çevrili olduğundan acil durumlarda çıkışlarda sorun olacağı kanısındayız. Şekil 7: Arkeoloji Müzesi Etnoğrafya Müzesi: Bahri baba parkında yığma taş bina olarak yaklaşık 200 yıl önce inşa edilmiş l984 yılında müzemiz kullanımına verilmiştir. 4 katlıdır yıllarında restore edilmiştir. Tescilli eserlerimizdendir. Birinci ve ikinci katlarda üç müze görevlimizle hizmet vermekteyiz. Şekil 8. Etnoğrafya Müzesi Atatürk Müzesi: Atatürk Caddesi No.248 birinci kordondadır. 2.katlı ahşap kagir bir binadır. Tescilli eserlerimizdendir. Yedi personelle hizmet sunmaktadır. 227

244 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 9. Atatürk Müzesi Tarih ve Sanat Müzesi: Fuar alanı içersinde iki katlı bir yapıdır. 7 müze görevlisi ile hizmet verilmektedir. Müzelerimiz gezen ziyaretçi Temmuz 2009 ayında Arkeoloji ve Etnografya Müzesi 1327, Atatürk Müzesi 2077, Tarih ve Sanat Müzesi 22l4, Agora müzemiz 3379 kişidir. Müzelerimiz in bulunduğu binalarda depreme dayanıklılık testi yapılmamıştır. Deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır. Arkeoloji müzelerimizdeki ağır eserlerin zemin salonlarda sergilenmesi ve eserlerin daha az zarar görmesi için çelik konstrüksiyon il desteklenmesi acil çıkış için korkulukların dizayn edilmesi büro mobilyaların sabitlenmesi halinde deprem zayiat daha az olacağı kanısındayız Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü Binası Binamız Mithat Paşa caddesi No.94 konak adresinde 2 katlı betonarme bir bina olup l973 tarihinde yapılmıştır. Bina iki resim galerisi, sanat atölyeleri ve müze salonu olarak kullanılmaktadır. 16 personelle hizmet sunulmaktadır. Sergi açılışlarında ortalama ziyaretçi sayısı kişiyi bulmaktadır. Diğer günlerde kişidir. Atölyedeki kurslara katılan kursiyer sayısı kişidir. Binamızın İTÜ Profesörlerince 2003 yılında yapılmış Taşıyıcı sistem güvenliği Teknik raporu vardır. Teşhirde bulunan resim-heykel-seramik eserlerin duvara veya yere sabitlenmesi gerekmektedir. Rolöve ve Anıtlar Müdürlüğümüzce binanın restorasyonu için keşif yapılmıştır. Müdürlüğümüzce depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır. Şekil 10. Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü Binası 1.9. İzmir I no lu Kültür Turizm Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Binası Binamız 4ll sokak No.3 Konak adresinde bulunmakta olup bodrum+zemin+l.kat ve çatı katından oluşmaktadır. 2.dereceli tescilli eserdir. Yaklaşık l20 yıllık bir yapıdır. Yığma kagir (ahşap dolgu) bir binadır yılında restore edildikten sonra müdürlüğümüzün kullanımına verilmiştir. 228

245 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 11. İzmir I no lu Kültür Turizm Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Binası Konak 4ll sokak no.52/1 2 de bitişik olan diğer hizmet binamız zemin+birinci kat +çekme katlı olup 2.dereceli tescilli eserdir yılında restore edilmiştir. Yığma kagir(ahşap dolgu) bir yapıdır. Bu iki bitişik binamızda toplam 24 personelle hizmet vermekteyiz. Bina keskin bir eyim de kayalık bir zemindedir. Depreme dayanıklılık testi yapılmamıştır. Bodrum zemin ve l. katın bir kısmı arazi eğimine bağlı olarak toprak seviyesinin altında kaldığından bahçe ve zeminde rutubet problemi bulunmaktadır. Müdürlüğümüz personeline deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır İzmir II no lu Kültür Turizm Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Binası Binamız Konak ilçesi Alsancak semti 1462 sokak No.l5adresindedir.Yığma teknikle yapılmış bodrum+iki katlı bir bina olup l993 yılında restorasyon yapılmış, ayrıca 2005 yılında da bakım ve onarımı yapılmıştır. Yaklaşık l20 yıllık bir binadır. 23 Personelle hizmet sunulmaktadır. Binanın Depreme dayanıklılık tespiti yapılmamıştır. Depreme hazırlık ve sonrası araç gereç alımı yapılmamıştır. Deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Şekil 12. İzmir II no lu Kültür Turizm Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Binası Roleve ve Anıtlar Müdürlüğü Binası Binamız yaklaşık 200 yıl önce dört katlı yığma taş bina olarak bahri baba parkı içinde inşa edilmiştir yıllarında restore edilmiştir. Tescilli eserlerimizdendir. Müdürlüğümüz zemin kat da 30 personel ile hizmet vermektedir. Deprem dayanıklılık tespiti yapılmamıştır. Personelimize deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır. 229

246 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1.12 Atatürk İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğü Binası Binamız Mithat Paşa Caddesi No.45 adresinde olup; A ve B iki bloktan oluşmaktadır. A Blok 6 katlı, B blok 2 katlıdır. Binamızda tiyatro salonu da bulunmaktadır yılında hizmete açılmıştır. 30 personelle günde okuyucuya hizmet verilmektedir. Depreme dayanıklılık tespiti yapılmamıştır. Personelimize konunun uzmanlarınca deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır. Şekil 13. Atatürk İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğü Binası Döner Sermaye İşletmeleri Müdürlüğü Binası Atatürk Caddesi No.248 birinci kordonda Atatürk Müzemiz bünyesinde hizmet vermektedir. Bina yaklaşık 120 yıllık dır.1978 Yılında restore edilmiştir. İki katlı ahşap kagir bir bina olup tescili eserdir. Binanın çatısında akıntı ve su tesisatında kaçak vardır. Su taşkınlarında kanalizasyon sisteminde arızalar meydana gelmektedir. Müdürlüğümüz 20 kişi ile hizmet vermektedir. Depreme hazırlık ve sonrası için araç gereç alımı yapılmamıştır. Personelimiz konunun uzmanlarınca deprem afet bilinci eğitimi verilmemiştir. Binamızın depreme dayanıklılık tespiti yapılmamıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı şehrimizdeki müdürlüklerin kullanımına sunulmak üzere Bornova da Peterson köşkü bitişiğinde Ergene Mahallesi 29 pafta, 56 ada, parselde (1.2.bodrum+arakat+zemin+1+2. kat içinde 979 seyirci kapasiteli büyük salon, 488 seyirci kapasiteli küçük salon, 400 seyirci kapasiteli çok amaçlı salon, fuaye, sanatçı çalışma ve dinlenme odası, Atölyeler, İdari bürolar, okuma salanları, depo, kafeterya, misafirhane, sığınak, çeşitli teknik hacimler ile açık kapalı otoparkı bulunacak olan) kültür merkezi inşaatı deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılmaktadır. KAYNAKLAR Bakanlığımıza bağlı müdürlüklerimizden alınan bilgiler doğrultusunda bildiri hazırlanmıştır. 230

247 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR 1 NO LU K.T.V.K.K BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİNASI NIN DEPREME DAYANIKLILIĞI Elvin KAPLAN Y.Mimar, İzmir 1 No lu K.T.V.K.K., Uzman Yardımcısı, ÖZET Ülkemiz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte ülkemizde birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayabileceğimiz, ekonomik ve sosyal yapımızda derin yaralar açan sorunlarla boğuşmak zorunda kalacağımız bir gerçektir. Yaşanılan acıların tekrarını önlemek için önceden gerekli önlemlerin alınması, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: Afet, deprem, İzmir 1. GİRİŞ İzmir, son yıllarda almış olduğu göçlerden dolayı ve buna bağlı olarak yanlış arazi kullanımı, çarpık yapılaşma, yetersiz altyapı ve çevresel düzensizlikler nedeniyle deprem riski daha da artan şehirlerimizden biridir. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, olası bir deprem, kentimize maddi ve manevi zararlar ve sosyo-ekonomik tahribatlar vermesinin yanı sıra; ülkemizin ekonomisinde de ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Depremlerin önceden belirlenmesi mümkün olmasa da, bir deprem sonucu oluşacak kayıpların en aza indirilmesi mümkündür. Bu nedenle de, mevcut binaların performanslarının değerlendirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesi, gerekli teknik tedbirlerin acilen alınması gerekmektedir. Tüm binaların, depreme dayanıklılık envanterinin ve statik dayanılırlıklarının raporlandırılması; bu raporlara göre de acil önlemlerin alınması sağlanmalıdır. Bir binanın depreme dayanıklı olup olmadığı dışarıdan gözlemle veya sadece bina projesi incelenerek ya da sadece zemin etüdü, beton kalitesi ve testleri vb. incelemelerle de belirlenemez. Bunun için uzmanlarla çalışılmalı; çok zahmetli ve detaylı bir araştırma ve hesaplama yapılmalıdır. Bu çalışmaların ve değerlendirmelerin önemli bir kısmı için ise inşaat mühendisliği bilgisi gerekmektedir. 2. İZMİR 1 NO LU K.T.V.K.K BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİNASI İzmir Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Hazırlık Çalışmaları çerçevesinde, İzmir 1 No lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Müdürlüğü ne ait İzmir İli, Konak İlçesi, 89 pafta, 496 ada, 20 ve 21 No lu parsellerde yer alan hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin gözlemlerimiz şu şekildedir: Konak ilçesi, 411 sokak No:3 ve tapunun 21 No lu parselinde yer alan, Müdürlüğümüze ait hizmet binası bodrum+zemin+1+çatı katlı olup, Kurul kararı ile korunması gerekli 2.grup taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Binanın yapım tarihi 19yy. sonu olmakla beraber, yığma kagir bir yapıdır(ahşap dolgu). Yapıldığı dönemde konut olarak kullanılırken, 1989 yılında hizmet binasına dönüştürülmüştür. Taşınmazın restorasyon amacı ile rölöve-restorasyon projeleri hazırlanmış ve halen arşiv kayıtlarımızda bulunan restorasyon projesi doğrultusunda yıllarında onarımı gerçekleştirilmiştir. Yapının net büyüklüğü 219m2; ancak kullanılabilir alan 197m2 dir. 231

248 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Konak ilçesi, 411 sokak No: 52/1-2 ve tapunun 20 No lu parselinde yer alan ve 21 no lu parsele imar planında bitişik nizam olan diğer hizmet binamız ise zemin+1+çekme katlı olup, Kurul kararı ile korunması gerekli 2.grup taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Binanın yapım tarihi 20yy. başı olmakla beraber, yığma kagir bir yapıdır(ahşap dolgu). Söz konusu taşınmaz kamulaştırılarak, tarihinde teslim alınmış ve hizmet binasına dönüştürülmüştür gün ve sayılı Kurul kararı ile de restore edilmiştir. Yapının net büyüklüğü 137m2. Bitişik konumdaki bu iki binanın birleştirilmesiyle oluşan hizmet binamızda toplam çalışan sayısı 24 tür. Bina, keskin bir eğime sahip olan kayalık bir zemine oturmaktadır; fakat buraya ait her hangi bir zemin etüt raporu mevcut değildir. Yapıldığı dönem itibariyle herhangi bir deprem şartnamesine göre de projelendirilmemiştir. 21 No lu parseldeki yapının müştemilatına kat ilavesi yapılmış; ayrıca restorasyon sırasında yapıya tuvalet ve toplantı odası mekanları da eklenmiş; yine 1.katta birkaç mekansal değişikliğe gidilmiş; bazı duvarlar kaldırılarak, yerine yeni düzenlemeler getirilmiştir. 20 No lu parseldeki binayla ortak kullanılabilmesi amacıyla açılan ara bir geçiş ile iki yapı birleştirilerek, tek bir hizmet binasına dönüştürülmüştür. Şuan yapıların bodrum, zemin ve 1. katın bir kısmının arazi eğimine bağlı olarak toprak seviyesinin altında olması nedeniyle bazı odalarda, bahçe ve dış cephede rutubet problemi bulunmaktadır. Bunun, binanın konstrüksiyonuna etkisi ise bilinmemektedir. Bina ile ilgili en son onarım 2001 yılında yapılmıştır (boya+badana+çatı onarımı). Müdürlüğümüze ait hizmet binası daha önce herhangi bir statik teste tabi tutulmamıştır. Söz konusu taşınmazla ilgili herhangi bir eleman güçlendirmesi veya sistem iyileştirmesi de yapılmamış; bununla ilgili herhangi bir talepte de bulunulmamıştır. Müdürlüğümüzce yürütülen hizmetlerde, yapı ve tesislerin depreme karşı güvenli olup olmadığının tespitine ilişkin bir mevzuatımız bulunmadığından, bir denetleme mekanizmamız da mevcut değildir. Geçmiş yıllarda, Müdürlüğümüz personelinin depreme karşı eğitilmesine yönelik, Sivil Savunma tarafından bir toplantı düzenlenmiştir. Binamızın içinde asılı olan ve olası bir depremde toplanma yerlerini, enkaz dökme alanlarını, iş makineleri toplanma alanlarını, çadırkent alanlarını, mevcut hastahaneleri ve hasta sevk sistemini gösteren bir Afet Riski Haritası bulunmaktadır. Müdürlüğümüz tarafından, depreme hazırlık kapsamında teçhizat, araç-gereç vb alımı ise yapılmamıştır. 3. SONUÇ Yapının genel durumunun; zemin ve malzeme özellikleri dikkate alınarak, uzmanlar denetiminde gerekli analiz, deney ve hesaplamalar yapıldıktan sonra olası bir depreme dayanıklılığının değerlendirilmesi uygun görülmektedir. KAYNAKLAR URL 1, BENKO LTD. İnternet sitesi, Binanızın depreme karşı dayanımını kontrol ettirirken nelere dikkat etmelisiniz, 19 Ağustos URL 2, İZMİR VALİLİĞİ AFET YÖNETİM MERKEZİ İnternet sitesi, İzmir deprem senaryosu ve deprem master planı, 18 Ağustos İzmir I No lu K.T.V.K.K Bölge Müdürlüğü arşivi, 18 Ağustos

249 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR DEKİ MEVCUT BETONARME BİNALARIN OLASI HASAR SEVİYELERİNİN HIZLI TARAMA YÖNTEMLERİ İLE BELİRLENMESİ BENGİ ARISOY 1, EFE SELMAN 2 1 Yard.Doç.Dr., Ege Üniv., İnşaat Mühendisliği Bölümü, 2 İnşaat Müh., Ege Üniv., Fen Bil. Ens., Yük.Lisans Öğr., ÖZET Bu çalışmada betonarme binaların hızlı tarama yöntemleri ile değerlendirilerek göçme risklerinin tahmin edilmesi sunulmuştur. Çalışma içinde ülkemizde ve diğer ülkelerde geliştirilen/kullanılan yüzeysel ve görsel verilere dayanan tarama ve değerlendirme yöntemleri incelenmiştir. Kullanılan yöntemlerden ikisi belirlenmiş yapılar üzerine uygulanmış ve sonuçları kıyaslanmıştır. Anahtar kelimeler: Performans analizi, hızlı tarama, P25, FEMA GİRİŞ Deprem bölgelerinde yer alan şehirlerde muhtemel depremlerde oluşabilecek can kaybının en aza indirmek göçme riski altındaki binaların tespit edilip gerekli önlemlerin alınması ile sağlanabilir. Göçme riski altındaki yapıların tespiti için yapılacak olan analizlerde kullanılacak verilerin, yapının fiziksel özellikleri (yapı yüksekliği, kat yükseklikleri, temel özellikleri, kolon-kiriş-perde boyutları, yapı ağırlığı, vs.), malzeme özellikleri (beton dayanımı, taşıyıcı elemanlardaki donatı oranları, vs.) ve yapının oturduğu zemin özellikleri, toplanması gereklidir. Bu veriler mevcut yapılar için eğer varsa proje detaylarından, eğer projelere ulaşılamıyorsa saha çalışmasıyla toplanır. Malzeme özelliklerinin temini için beton dayanım testleri ve çeşitli tekniklerle donatı miktarları tespit eden cihazlar kullanılır. Bu veriler toplandıktan sonra yapılar elastik ötesi davranışındaki performansı önerilen doğrusal olmayan analiz yöntemlerinden biri ile analiz edilip, göçme riskleri belirlenir. Muhtemel kuvvetli bir depremde göçme riski altında bulunan binalar tespit edildikten sonra da yapının güvenliği için gerekli önlemler alınabilir. Yapı analizleri için önerilen yöntemler fiziksel, malzeme ve zemin özellikleri bilinen bir yapının belirli bir deprem yükü etkisi altında göstereceği elastik ötesi davranışı lineer olmayan statik ve ya dinamik olarak iki şekilde uygulanabilir. Genellikle performans analizi olarak isimlendirilen bu yöntemler analitik yöntemlerdir. Bu yöntemlerde yapıların elastik ötesi davranışları ve yapılarda oluşacak göçmelerin elastik ötesi bölgelerde gerçekleşeceği kabul edildiğinden klasik elastik tasarım ve analiz yöntemleri kullanılmaz. Elastik ötesi davranışı tanımlayacak başlıca iki yöntem yaygın olarak kullanılmaktadır: Kapasite spektrumu yöntemi ve deplasman katsayıları yöntemi. Her iki yöntemde de lineer olmayan statik analiz yöntemidir. Her iki yöntemde de sistemin elastik ötesi davranışta yapacağı en büyük deplasmanın hesaplanması esası geçerlidir. Yapı performansı yapının göstereceği yer değiştirmelere göre belirlenir. Her iki yöntem de detaylı analitik hesap ve modelleme gerekmektedir. Yöntemler mevcut yapılara da kolaylıkla uygulanabilir. Yukarıda sözü edilen gerek veri toplama aşamaları gerek analiz aşamaları sadece bir yapı için bile oldukça zaman ve emek isteyen bir çalışmadır. Deprem riski altındaki şehirlerde bulunan yapıların hepsinin bu şekilde taranıp her birinin göçme riskinin belirlenmesi ve daha sonra analiz edilmeleri şehirlerde mevcut bina miktarı 233

250 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU dikkate alındığında oldukça zahmetli, pahalı ve zaman alıcıdır. İstanbul deprem senaryoları çalışmaları sırasında böyle bir uygulamanın İstanbul şehri için 25 yıl alacağı ve 25 milyar lira harcanacağı Tezcan ve çalışma ekibi tarafından hesaplanmış ve rapor edilmiştir (Tezcan, 2003). Dolayısı ile elimizde bulunan bina stoğunun taranması ve olası şiddetli depremlerde göçecek olanların belirlenmesi için daha pratik ve hızlı yöntemlere gerek vardır. Böylece hızlı tarama yöntemleri ile incelenen binaların kabaca göçme riski altında olup olmadıkları belirlenebilecektir. Bu belirleme yapıldıktan sonra tehlikeli bulunan binalar öncelikli olmak üzere detaylı analizler yapılıp gerekli önlemler alınabilecektir. Hızlı tarama ve değerlendirme yöntemleri ile ilgili olarak Tohuku Üniversitesi Profesörlerinden Toshio Shiga nın 1975 yılında yapmış olduğu bir çalışma konu üzerinde yapılmış olan ve literatürde tespit edilebilen en eski çalışmadır (URL 1). Bu çalışmada 1968 Tokachi-Oki depreminden sonra toplanan veriler kullanılarak kolon-duvar indeksi ve bina oturma alanından yararlanarak olasılık hesaplanmasına dayalı bir değerlendirme tekniği geliştirilmiştir. Daha sonra Teknoloji Uygulamaları Komitesi (Applied Technology Council, California, USA) tarafından çok kapsamlı bir çalışma 1988 yılında FEMA 154 ismi altında yönetmelik şeklinde yayınlanmıştır (FEMA 154). Yayın 2002 yılında yenilenmiştir. Çalışma çok detaylı veri toplanması esası üzerine kurulmuştur. Ülkemizde de 1995 yıllarından itibaren FEMA 154 yönetmeliği çerçevesinde yapı davranışını hızlı olarak belirleme çalışmaları yapılmıştır. Çalışmalarda bina fiziksel ve malzeme özellikleri kullanılarak ve depremlerde hasar görmüş binaların incelenmesi ile tespitler yapılmıştır. Sunulan çalışmada şimdiye kadar yapılmış çalışmalar özetlenerek bu yaklaşımlardan ikisi belirli bina tipleri üzerine uygulanmış, aynı binalar kapasite spektrumu yöntemi ile analiz edilmiş ve sonuçlar kıyaslanmıştır. 2. HIZLI DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ ÜZERİNDE YAPILMIŞ ÇALIŞMALAR FEMA 154 yönetmeliğinde ifade edilen teknik, binaların hızlı bir şekilde değerlendirilmesini sağlayacak görsel verilere dayalı bir tekniktir. Yöntem bir adet veri formunun doldurulması esasına dayanır. Formda incelenecek olan binaya ait yapı tipi, yapı yüksekliği, yapının bulunduğu sismik zon, bina oturma alanı, zemin sınıfı gibi özellikler yer almaktadır. Bu özellikler puanlanarak yapının sismik özellikleri belirlenmeye çalışılır. Bu değerlendirme tekniğinde en etkili parametre yapı tipi ve yapı tipine bağlı temel yapısal zarar görebilirlik katsayısıdır. Yapı tipleri çelik yapılar, betonarme yapılar, ahşap yapılar, prefabrik yapılar, yığma yapılar olarak sınıflandırılmaktadır, dolayısı ile sadece betonarme binalara uygulandığı takdirde yapı güvenliğini belirleyecek en önemli parametre etkisiz hale gelmektedir. Bununla beraber yapının kolon-kiriş boyutları gibi fiziksel özelliklerini kullanmadığından dolayı sadece saha çalışması ve sözlü görüşmelerle istenilen veriler toplanabilir. Hassan ve çalışma ekibi (Hassan ve Sözen, 1997) ve Gülkan ve çalışma ekibi (Gülkan ve diğerleri, 1997) eş zamanlı olarak Türkiye de olmuş depremlerde hasar görmüş binalar üzerine çalışmalar yapmışlar, bina yüksekliği, bina oturma alanı, taşıyıcı elemanların ve duvarların boyutlarını ve beton dayanımlarını kullanarak bu bilgilerin arasındaki ilişkileri belirlemişlerdir. Kolon-duvar indeksine dayalı bu çalışmada bu indeksler birbirlerine göre azaldıkça hasarın arttığı yönünde bir tespit oluşturmuşlardır. Daha sonra Gülkan ve çalışma ekibi taşıyıcı elemanların ve duvarların atalet momentlerini de hesaba katarak çalışmayı yeniden düzenlenmiştir (Gülkan ve Sözen, 1999; Gülkan ve Utkutuğ, 2003). 234

251 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İlki ve çalışma ekibi (İlki vd., 2003; Boduroğlu vd., 2004) sismik indeks yöntemi olarak isimlendirilen ve daha gerçekçi sonuç veren ancak daha çok zaman alan bir yöntem geliştirmişlerdir. İncelenen yapının fiziksel özelliklerine göre belirlenen bir sismik indeks eşik olarak belirlenmiş bir indekse göre değerlendirilerek yapının göçme kriterlerini belirlemektedir. Özcebe ve çalışma ekibi (Pay, 2001) betonarme binaların hasar görebilirliğini tahmin etmek üzere istatistiksel bir çalışma yapmışlardır. Çalışma da kullanılan kat adedi, plandaki düzensizlikler, yumuşak kat, kat yüksekliği gibi parametrelerden yumuşak kat parametresinin etkisinin az, kat adedi parametresinin etkisinin çok olduğu sonucuna varmışlardır. Yakut ve çalışma ekibi (Yakut, 2005; Yakut vd., 2006) kat kolon ve perde kesme kuvveti kapasitelerini taban kesme kuvveti ile karşılaştırarak, bina düzensizliklerine göre belirlenmiş katsayılar ile büyütülen bir kapasite indeksi elde etmişlerdir. Bu indeksin belirli bir eşik indeksten büyük olması halinde göçme riskinin arttığı yönünde sonuç oluşturmuşlardır. Sucuoğlu ve çalışma ekibi (Sucuoglu ve Gunay 2003) 15 adımdan oluşan kuvvet esaslı bir deprem dayanımı değerlendirmesi yapmıştır. Değerlendirmede doğrusal elastik analiz ve kapasite prensiplerinin birleştirilmesi ile elde edilen sonuçların, elastik ötesi statik itme analizinden elde edilen sonuçlarla olan tutarlılığını incelenmiştir. Çalışma sonucunda, önerilen yöntem ile taban kesme kuvveti kapasitesi, statik itme analizi yapılmadan oldukça doğru olarak tahmin edilebilmiştir. Tezcan ve çalışma ekibi 2000 li yıllardan itibaren yaptıkları bir dizi çalışmada (Tezcan vd.,2003; Tezcan ve Bal, 2004; Bal, 2005; Bal vd.,2006; Bal vd., 2007-a; Bal vd., 2007-b) yapıdaki kolon, perde ve dolgu duvar boyutları, rijitlikleri, taşıyıcı sistem düzeni, bina yüksekliği, plandaki düzensizlikler, malzeme ve zemin özellikleri, binanın değişik göçme modları gibi parametreler üzerinden hesap yapılarak sekiz adet yapısal değerlendirme puanı elde etmişlerdir. Bu yedi adet değerlendirme puanlarının birbirleri ile ilgisini belirleyen bir sonuç puanı elde etmişlerdir. Elde edilen sonuç puanının az, orta veya yüksek riskli bölgeye düşmesi durumuna göre yapının göçme riski hakkında ya kesin bir bilgi edinilmekte veya finansal verilere göre belirlenen bir kararsızlık bandı içine düşmesi halinde, kapsamlı inceleme yapılarak gerekirse yıkılması veya güçlendirilmesi önerilmektedir. 3. METODOLOJİ Sunulan çalışmada betonarme binaların depremde hasar görebilirliğinin belirlenmesinde kullanılan hızlı tarama yöntemlerinin ne ölçülerde yaklaşık sonuçlar verdiği araştırılmıştır. Literatürde yer alan çalışmalar incelendiğinde deprem etkisi altındaki betonarme binaların davranışını en çok etkileyen parametrelerin bina yüksekliği, zemin sınıfı, binadaki düzensizlikler, taşıyıcı eleman boyutları ve imalat kalitesi olduğu anlaşılmıştır. Bina davranışını etkileyen parametreden bina yüksekliği, binadaki düzensizlikler ve zemin sınıfı parametrelerini belirlemek saha çalışması ile mümkündür. Bina taşıyıcı elemanları boyutları ve mevcut binanın beton dayanımı ve donatı oranı gibi bilgilerin toplanması için bina planlarından yararlanılabilir eğer bina planları bulunamıyorsa röleve çalışması yapılması gereklidir. Mevcut binanın beton dayanımı ve donatı oranlarının belirlenmesi için ise malzeme testlerinin yapılması gereklidir. Binanın imalat kalitesi oldukça izafi bir kavram olduğu gibi görsel inceleme ile belirlenmesi oldukça zordur. Dolayısı ile bu parametrenin belirlenmesinde malzeme deneylerinin yapılmasının faydası çoktur. Malzeme deneyleri sonucu imalat kalitesinin belirlenmesinde de kullanılabilir. Görüldüğü üzere mevcut bir yapının depremselliğinin belirlenmesi uzun ve zahmetli bir işlemdir. Bu işlemlerin büyük bir şehir genelinde uygulanması ise oldukça zordur. Örneğin beton dayanımlarının belirlenmesi için yönetmeliğe göre bir binada her kattan en az üç karot alınması gerekmektedir. Bu işlemin İzmir 235

252 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Büyük Şehir Belediyesi sınırları içinde yer alan adet betonarme (RADIUS Projesi, URL 2) binaya uygulanması mümkün değildir. Dolayısı ile mevcut binaları incelemek için daha hızlı, en azından sadece saha çalışması sonucu elde edilecek veriler kullanılarak etkin bir yöntemin, hızlı tarama/değerlendirme tekniklerinin kullanılması kaçınılmazdır Çalışmada Kullanılan Betonarme Bina Özellikleri Bu çalışmada 150 adet, yükseklikleri 2 ile 7 kat arasında değişen betonarme binalar incelenmiştir. Seçilen mikro bölgedeki binaların plan-projeleri söz konusu mikro bölgenin bağlı olduğu belediye arşivlerinde taranmıştır. Gerekli fiziksel bilgiler toplanmıştır. Çalışma kapsamında belirlenen 150 adet betonarme bina itme analizi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları kontrol amaçlı kullanılmıştır. Aynı binalar 2. bölümde kısaca ifade edilen FEMA 154 yönetmeliği ve Tezcan ve çalışma ekibinin geliştirdiği hızlı değerlendirme yöntemleri ile değerlendirilmiş ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Çalışmada kullanılan betonarme binalar kat adedine göre üç sınıfa, taşıyıcı sistemine göre iki sınıfa, 1975 deprem yönetmeliğinden önce ve ya sonra yapılmalarına göre iki sınıfa ayrılmışlardır. Bina kat sayısına göre sınıflandırma Tablo 1, taşıyıcı sistemine göre sınıflandırma Tablo 2, proje ve/veya yapım tarihleri bakımından sınıflandırma Tablo 3 de verilmiştir. Tablo 1. Bina Kat Adedi Sınıflandırması Kod Bina Kat Adedi I=1 1-2 katlı bina I=2 3-5 katlı bina I=3 6 ve daha fazla katlı bina Tablo 2. Bina Taşıyıcı Sistemi Sınıflandırması Kod Bina Taşıyıcı Sistemi J=1 Çerçeve J=2 Perde-çerçeve Tablo 3. Bina Yapım Yılı Sınıflandırması Kod Bina Yapım Yılı K= yönetmeliğinden önce K= yönetmeliğinden sonra Binaların nasıl kalitede olduğu yapılan saha çalışmasında belirlenememiş, dolayısı ile bütün binalar orta kalite olacak şekilde değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan sınıflandırmalar dikkate alınarak binaların yükseklikleri, taşıyıcı sistemleri ve inşa yılına göre değerlendirilmeleri Tablo 4 de verilmiştir. Tablo 4. İncelenen Binaların Karakteristikleri Kod I J K Bina Sayısı Toplam

253 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İncelenen binalarda malzeme dayanımı tespiti yapılmamıştır. Malzeme dayanımı gerektiren hesaplamalarda tasarım dayanım değeri kabul edilmiştir Kullanılan Değerlendirme Yöntemleri Çalışmada belirlenen mikro bölgede yer alan binalar saha çalışması tamamlanıp gerekli veriler toplandıktan sonra statik itme analizi kullanılarak kapasite eğrileri elde edilmiş ve göçme riskleri belirlenmiştir. Daha donra binalar FEMA 154 yönetmeliğinde kullanılan yöntem ve Tezcan ve çalışma ekibinin geliştirdiği P25 adı verilen hızlı değerlendirme tekniği kullanılarak tekrar değerlendirilmiş ve sonuçlar kıyaslanmıştır. İtme analizi, FEMA 154 ve P25 değerlendirme teknikleri aşağıda açıklanmıştır İtme Analizi-Kapasite Spektrumu Yöntemi Elastik ötesi davranışı tanımlayan analiz yöntemlerinden biri olan itme analizinde yapının deprem kuvveti taşıma kapasitesi, tepe yer değiştirmesi taban kesme kuvveti ilişkisini gösteren eğri ile temsil edilir. Bu eğriye itme eğrisi yâda bina yatay yük taşıma kapasitesi eğrisi denir. Tepe yer değiştirmesi, binanın en üst katındaki kütle merkezinde, göz önüne alınan deprem doğrultusunda her itme adımında hesaplanan yer değiştirmedir. Taban kesme kuvveti ise, her adımda yer değiştirmeye neden olan deprem yüklerinin deprem doğrultusundaki toplamıdır. Kapasite eğrisi yapı sisteminin sabit düşey yükler ve orantılı olarak artan eşdeğer deprem yükleri etkisi altında, sistemin taşıma kapasitesinin sona erdiği limit duruma kadar olan davranışı gösterir. Kapasite eğrisi çizilirken, Afet Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelikte (ABYBHY 2007) de belirtildiği gibi sekiz katın altındaki binalarda birinci hakim mod göz önüne alınarak yapılan yüklemeler sonucunda yapıda meydana gelen taban kesme kuvveti ile oluşan yatay yer değiştirme göz önünde tutulurken, sekiz katın üstünde olan ve burulma düzensizliği katsayısı 1.4 ten büyük binalarda daha yüksek modların yapıya etkileri dikkate alınmaktadır. Hedef yer değiştirme noktasını belirleyebilmek için taban kesme kuvveti ve tepe yer değiştirmesi cinsinden bulunan kapasite eğrisinin, spektral ivme-spektral yer değiştirme formatına dönüştürülmesi gerekir. Dönüştürme ile elde edilen eğriye modal kapasite diyagramı denir. Daha sonra elde edilen bu modal kapasite diyagramı ile önceden belirlenen deprem talep spektrumu karşılaştırılarak, hedef yer değiştirme sınırı bulunur. Burada bu karşılaştırılma yapılırken unutulmaması gereken en önemli nokta, eğer doğrusal olmayan bir yöntemle çözüm yapılıyorsa elastik deprem spektrum eğrisinin Afet Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelikte (ABYBHY 2007) esaslarınca doğrusal olmayan davranışa göre azaltılarak bir kesişme noktası bulunması gerektiğidir. Hedef yer değiştirme değerine ulaşıldıktan sonra incelenecek parametreler, itme analizinin son adımındaki elemanlarda birim sekil değiştirme değerleri ve bağlı olarak kesit hasar dağılımlarıdır. Plastikleşen kesitlerde birim şekil değiştirme kapasiteleri sünek davranışa ilişkin performans değerlendirmesi yapmamıza olanak tanır. Sonuçta yapının elde edilen plastikleşme mekanizması ve kesit hasar dağılımları, mevcut performans seviyeleri ile karşılaştırılarak değerlendirilen yapıların performans seviyesi elde edilmektedir. Bina performansı taşıyıcı elemanların alacağı kesme kuvveti-şekil değiştirme ilişkisi dikkate alındığında dört bölgede incelenmektedir. Bunlar minimum hasar, ileri hasar, belirgin hasar ve göçme bölgesi olarak isimlendirilir. Binaların performansı hedeflenen performans düzeyine göre değerlendirilir. Konu hakkında detaylı bilgi ABYBHY 2007, Bölüm 7.3 den elde edilebilir. Bina performans düzeyleri hasar gören eleman ve hasar miktarı ile ilişkilidir. Hasar gören elemandaki hasar seviyesi ve bütün hasar gören elemanların yüzdesi binanın Hemen Kullanım, Can 237

254 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Güvenliği ve Göçme Öncesi performans seviyelerini oluşturur (ATC 40, FEMA 273, FEMA 356, ABYBHY, 2007). Bu çalışmada incelen 150 adet betonarme binanın itme analizi SAP2000 Yapı Analizi paket programı (Computers and Structures, Inc., 2000) ile yapılmıştır. Analiz sonuçları can güvenliği performans düzeyini sağlayacak şekilde değerlendirilmiş ve sınıflandırılmıştır FEMA 154 Yönetmeliği FEMA 154 yönetmeliğinde ifade edilen teknikte, kat adedi, yapısal sistem sınıfı, bina planında ve taşıyıcı sistemdeki düzensizlikler, zemin sınıfı, inşa yılı (1975 yönetmeliği öncesinde ve sonrasında inşa edilmiş olması), yapının bulunduğu deprem bölgesi sınıfı parametreleri kullanılarak elde edilen puanın, FEMA 154 yönetmeliğinin kabul ettiği eşik değer 2 dir. Bina değerlendirmesi sonucu hesaplanan puanın eşik değer 2 den az ya da çok olmasına göre yapı performansı belirlenir. Buna göre performans puanı eşik değer, 2 den az olan binalar detaylı olarak analiz edilmesi gereken yapılar, 2 den fazla olan binalar güvenli sayılabilecek yapılar sınıfındadır. Puan yükseldikçe, bina dayanımının da arttığı ön görülmektedir. Bu puanın hesaplanmasında yukarıda belirtilen tüm kategoriler için ayrı sayısal değerler bulunmaktadır. Fakat bu sayısal değerler, bölgenin depremsellik riskine paralel olarak farklı değerler almaktadır. Değerlendirme, sadece toplanan bilgilerin puan ölçeği dâhilinde sayısallaştırılmasını içermektedir. Ulaşılan puana ek olarak, bu standart yapıda gözle görülen herhangi bir tehlikeli yapısal veya yapısal olmayan elemanın belirtilmesini istemektedir. Bu metot diğer hızlı tarama metotlarına göre daha yüzeysel olmasına karşın, daha hızlı ve pratik anlamda uygun sonuçlar verdiği için tercih edilmektedir. Tüm taşıyıcı sistem sınıflarını değerlendirebilmesi bir diğer olumlu özelliğidir. Bunun yanı sıra aynı tip taşıyıcı sistem, örneğin betonarme sistemlere için taşıyıcı sistem için seçilen parametre etkisiz hale gelmektedir. İncelenmesi gereken yapılar için önerilen bu yöntem ile elde edilen sonuçların daha sonra diğer geleneksel metotlarla karşılaştırıldığında yaklaşık bir doğruluk yakaladığı özellikle belirtilmektedir P25 Hızlı Değerlendirme Yöntemi Tezcan ve çalışma ekibinin sıfır can kaybı temalı çalışmalarının derlenmesi sonucu ortaya çıkan hızlı değerlendirme yönteminde binanın 7 adet farklı değerlendirme puanları hesaplanır. Bu değerlendirme puanları temel yapısal puan, kısa kolon puanı, yumuşak kat-zayıf kat puanı, çıkmalar ve çerçeve süreksizliği puanı, çarpışma puanı, sıvılaşma potansiyeli puanı ve toprak hareketleri puanı olmak üzere farklı kategorilerde incelenmektedir. Elde edilen bu değerlendirme puanlarının birbirlerini etkileyip etkilemediğini belirlemek için her puan grubu belirlenen ağırlık çarpanı da dikkate alınarak ağırlıklı ortalama puan hesaplanır. Daha sonra değerlendirme puanlarının en küçüğü bu ağırlıklı ortalama puan da esas alınarak sonuç puanına ulaşılacaktır. Elde edilen en küçük puan, biri α diye gösterilen binanın önem derecesini, bölgenin depremsellik derecesini, binanın hareketli yük katsayısını ve binanın oturduğu arazinin topografyasını temsil eden bir çarpanla, diğeriyse β ile belirtilen göçme ölçütlerinin birbirleri ile etkileşimini gösteren çarpanla sonuç puanı düzeltilir. Ulaşılan nihai sonuç puanı, söz konusu binanın yıkılma potansiyeli hakkında genel bir bilgi sağlamaktadır. Az, orta veya yüksek riskli bölgeye düşmesi durumunda yapının göçme riski hakkında ya kesin bir bilgi edinilmekte veya finansal verilere göre belirlenen ölçütlere uygun olarak, detaylı bir çalışma yapılarak gerekirse yıkılması veya güçlendirilmesi önerilmektedir. Sonuç puanı değerlendirilirken, yapılan çalışmalar ışığında ve geleneksel diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında puanları arası bir güvenlik bandı ile ayırmak daha akılcı ve gerçeğe yakın 238

255 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU olmaktadır. Fakat finansal olanakların geniş bir aralıkta çeşitlilik göstermesi sebebi ile puanları arasına çekilen bir güvenlik bandının oluşturulması, genel bir değerlendirmeyi sağlayacak niteliği kazandırmıştır. Bu çalışmada da kabul edilen bu ölçütlerce, 40 puandan yüksek puanlar düşük risk bölgesini simgelerken, puan arası değerler, şüpheli ve incelenmesi gereken yapıları simgelemektedir. 15 puan altı binaların hepsi büyük olasılıkla toptan göçecek binaları simgelemektedir. Bu yöntemde belirtilmesi gereken en önemli noktalardan biri de diğer yöntemlerde olmayan dolgu duvarlarının eğilme rijitliklerinin etkisinin dikkate alınmasıdır. Dolgu duvarların sadece kayma rijitliklerinin dikkate alınması akılcı bir sonuç doğurmamaktadır. Bunun yanı sıra bu yöntem çeşitli kategorilerdeki zayıflıkları belirleyerek, bu zayıflıkların birbirleri ile etkileşimlerini de dikkate alan istatistiksel bir yaklaşım uyguladığı için baskın zayıflığının belirlenmesinde oldukça etkilidir. Bu etkileri birbirlerinden bağımsız değerlendirmemesi yöntemin olumlu diğer niteliklerinden sayılmaktadır Örnek Bu bölümde 150 bina adedinden seçilen bir örnekte hızlı tarama tekniklerinin uygulanması ve mevcut bulunan verilerin nasıl ele alınıp değerlendirildiği kısaca özetlenecektir. Bu bağlamda, 5 katlı betonarme çerçeve yapısal sistemi olan bina, Kapasite Spektrumu Metodu yöntemi ile çözülmüş, bunun sonucunda önceden ön görülmüş olan Can Güvenliği performans düzeyini sağlamadığı görülmüştür. Binanın en kritik katı olan zemin katı için yapılan çözümlemede, 3 kirişin minimum hasar bölgesinde, 13 kirişin belirgin hasar bölgesinde, 11 kirişin ileri hasar bölgesinde kolonlarda ise 17 adedinin göçme bölgesinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu seçilen örnek, P25 hızlı değerlendirme yöntemi ile irdelendiğinde, belirtilen her kategoride puanlama yapılarak sonuç puanına ulaşılmaktadır. Bu hızlı değerlendirme yönteminde ilk yapılacak iş puanlamaya esas olacak, CA en kesit alanı endeksi bileşkesi ve CI atalet momenti endeksi bileşkesini hesaplamaktır. Alan endeksi, kolon, perde ve dolgu duvar alanlarının efektif kat alanına oranı olarak tarif edilir. Atalet momenti endeksi ise, kolon, perde ve dolgu duvar atalet momentlerinin toplamının bina taban alanını içine alan dikdörtgenin x ve y yönündeki atalet momentlerine oranıdır. Bu değerler, P 0 taşıyıcı sistem puanının hesaplanmasında rol oynamaktadır. C A + C I değeri bu örnekte değerini almaktadır. P 0 taşıyıcı sistem puanı, bu toplamın bina yüksekliğine göre düzenlenen bir çarpana göre bölünmesiyle elde edilir. h0 = 0.6 H H 13.4 ile ifade edilen bu yükseklik çarpanı 18,6m. toplam yükseklik yerine konulduğunda 515,584 düzeltme katsayısı çarpanına ulaşılmaktadır. C A + C I değeri olan 32462, bu düzeltme katsayısına bölündüğünde 62,93 sayısal puanına ulaşılacaktır. Bundan sonra yapılması gereken, elde edilen bu puanın diğer yapısal düzensizlik katsayılarıyla çarpılıp P 1 temel yapısal puana ulaşılması gerekliliğidir. Bu kategoride, sırayla düzensizlik katsayıları belirtilmek istenirse, f 1 burulma düzensizliği 0.95, f 2 döşeme süreksizliği 1.00, f 3 düşey doğrultuda süreksizlik 1.00, f 4 kütle düzensizliği 1.00, f 5 korozyon mevcudiyeti 1.00, f 6 ağır cephe elemanları 0.95, f 7 asma kat mevcudiyeti 0.90, f 8 katlarda seviye farkı veya kısmi bodrum 0.8, f 9 beton kalitesi 0.80, f 10 zayıf kolon-kuvvetli kiriş 0.989, f 11 etriye sıklığı 0.707, f 12 zemin sınıfı 1.00, f 13 temel tipi 0.98, f 14 temel derinliği 0.98 değerlerini almaktadır. P 1 bu değerlere ek olarak α ve β düzeltme çarpanları ile de çarpılınca 38 puan olarak elde edilmiştir. Diğer puan türleri olan P 2 kısa kolon puanı, P 3 yumuşak kat, zayıf kat puanı, P 4 çıkmalar, çerçeve süreksizliği puanı,, P 6 sıvılaşma puanı, P 7 heyelan gibi toprak hareketleri puanları bölgesel niteliğe ve yapının karakteristiğine bağlı kalınarak hesaba yansımazken P 5 çarpışma puanı, aynı yükseklikte merkezi çarpışma riski olan komşu bir bina olması sebebi ile 70 puan olarak alınmaktadır. Fakat 70 puan P 1 38 puandan büyük olduğu için dikkate alınmaz. P 1, 38 puan üzerinden değerlendirme yapılacaktır. Böylece 38 puan, puan arası değerler arası bantta kalıp şüpheli ve incelenmesi gereken yapılar grubuna girmektedir. 239

256 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Geleneksel metotlarla yapılan çözümlerde de elde edilen sonuçlar Can Güvenliği performans düzeyini sağlamayıp bu durumu desteklemektedir. Aynı örnek FEMA 154 hızlı değerlendirme yöntemleri çerçevesi altında değerlendirildiğinde, FEMA 154 deki ölçütlere göre çeşitli kategorilerde puan ataması yapılarak her puanın toplamı alınmaktadır. Bu örnek için her puan kategorisi sırasıyla söylenirse, betonarme çerçeve tipi taşıyıcı sistem +2.5, 4 7 kat arası +0.4, düzensizliklerin olmaması ve yeni yönetmeliğe uygun olması sebebiyle 0 puanlarla birlikte, zemin sınıfı FEMA çerçevesinde D olduğunda -0.6 puan sayısal değerlerine ulaşılmaktadır. Belirtilen bu sayısal puanların aritmetik toplamı, 2.3 sonuç puanını vermektedir. 2 den büyük değerler bu yönetmelikte risksiz yapılar arasına girmektedir. Fakat sonuç puanın 2 ye yaklaşık olması inceleme ihtiyacını doğurmaktadır. 4. BULGULAR Bölüm 3.1 de belirlenen mikro bölgede seçilen 150 adet bina üzerinde yapılan çalışmalar sonucu binaların göçme riskleri belirlenmiştir. Bölüm 3.2.1, 3.2.2, ve de açıklanan yöntemlerle değerlendirilen binaların göçme tehlikesi altında olanlar her bir yöntem için irdelenmiştir. Sonuçlar grafik şekilde ifade edilmiştir. İtme analizi sonucu elde edilen değerlendirme Şekil 1 de verilmiştir. Şekil 1 de sunulan grafikte yatay eksende analiz edilen binaların performans düzeyleri gösterilmiştir. Buna göre, 1 ile belirtilen performans düzeyi yapının hemen kullanılabileceğini, Hemen Kullanım-HK seviyesinde, 2 ile belirtilen performans düzeyi binanın Can Güvenliği-CG performans düzeyinde, 3 ile belirtilen performans düzeyi ise binanın Göçme Öncesi-GÖ performans düzeyinde olduğunu ifade eder. 160 İtme Analizi Bina No Performans Düzeyi (1:HK; 2:CG; 3:GÖ) Şekil 1. İtme Analizi ile Bina Performans Analizi Şekil 1 de verilin grafiğe göre analiz ettiğimiz 150 betonarme binanın hiçbiri Hemen Kullanım performans düzeyinde değildir. Analiz edilen binalardan 59 adedi Can Güvenliği performans düzeyini sağlamıştır, 91 adedi de Can Güvenliği performans düzeyini sağlamamıştır, bu binalar güçlendirilmesi gereken binalar sınıfına girmektedir. FEMA-154 de kullanılan değerlendirme yöntemi ile analiz edilen 150 binaya ait performans değeri Şekil 2 de sunulmuştur. 240

257 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 160 FEMA Değerlendirme Yöntemi Bina No ,5 1 1,5 2 2,5 3 FEMA Risk Puanı Şekil 2. FEMA 154 Hızlı Tarama Tekniği ile Bina Performans Analizi Şekil 2 de sunulan grafikte analiz edilen 150 binadan 91 tanesinin performans puanı eşik değer olan 2 den az olup, detaylı analiz edilmesi gerekenler sınıfına girmiştir. P25 yöntemi ile değerlendirme sonucu Şekil 3 de sunulmuştur. Bu yönteme göre değerlendirmesi yapılan 150 binanın 91 adedi puan arasında kalıp incelenmesi gereken binaları gösterirken, 59 bina ise 40 puandan yüksek çıkarak güvenli tarafta kalmıştır. 160 P25 Değerlendirme Yöntemi Bina No P25 Risk Puanı Şekil 3. P25 Hızlı değerlendirme Yöntemi ile Bina Performans Analizi Her üç yöntemin sonuçları Tablo 5 de sunulmuştur. Uygulanan her üç yöntemde de deprem performansı düşük bina sayısı birbirine eşit çıkmıştır. Tablo 5. Hızlı Değerlendirme Yöntemlerinin Kıyaslanması Değerlendirme Yöntemi İtme Analizi FEMA 154 P25 Göçme Riski Olan Bina Sayısı Her üç yöntem sonucu elde edilen hasar görecek yapı sayısı eşit olmasına rağmen, sonuçlar her bir bina için incelendiğinde P25 hızlı tarama yöntemi sonuçları itme analizi sonuçlarında göçme riski olan binalarla paralel değerler verirken, FEMA 154 yöntemi sonucunda elde edilen hasarsız binaların bir kısmı itme analizi yönteminde hasar görecek bina sınıfına girmiştir. 241

258 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 5. SONUÇ VE ÖNERİLER Bu çalışmada betonarme binaların deprem performansının belirlenmesinde önerilen iki hızlı tarama tekniği denenmiş ve sonuçlar itme analizi sonuçları ile kıyaslanmıştır. Denenmiş hızlı değerlendirme yöntemleri yapılan nümerik analiz sonuçlarına göre değerlendirilmiş, P25 olarak isimlendirilen yöntemin nümerik analiz sonuçlarına daha yakın sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Gelecekte bu çalışmanın devamı olacak şekilde, adı geçen yöntemlerin etkinliğinin belirlenmesi için daha geniş bir çalışma ve istatistiksel değerlendirme yapılması önerilir. Böyle bir çalışmanın yürütülmesi yoğun bir saha çalışmasının yapılması gerekmektedir. İncelenecek binalar tek tek dolaşılıp bina özellikleri not edilmeli, ulaşılabiliniyorsa plan ve projeleri elde edilmelidir. Elde edilen bilgiler basit bir formatta bir araya getirilerek her istenildiğinde ulaşılacak şekilde arşivlenmelidir. KAYNAKLAR ABYBHE, Afet Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ankara. ATC-40, Seismic evaluation and retrofit of concrete buildings volume 1 (ATC-40). Report No. SSC Redwood City (CA): Applied Technology Council. Bal İ. E., Deprem Etkisindeki Betonarme Binaların Göçme Riskinin Hızlı değerlendirme Yöntemleri ile Belirlenmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, (www.enginbal.net/dosyalar/tez.zip). Bal I E., Tezcan S S., and Gulay F G., 2007-a. Advanced Applications of the P25 Scoring Method for the Rapid Assessment of RC Buildings, Proceedings of the 1st ECEES, Geneva, 3-8 September, no: 067. Bal İ E., Tezcan S S., ve Gülay F G., 2007-b. Betonarme Binaların Göçme Riskinin Belirlenmesi İçin P25 Hızlı Değerlendirme Yöntemi, Altıncı Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı, Ekim 2007, İstanbul. Boduroglu H., Ozdemir P., Ilki A., Sirin S., Demir C. and Baysan F., Towards a modified Rapid Screening Method for Existing Medium Rise RC Buildings in Turkey, Proceedings of the 13th World Conference on Earthquake Engineering, 13 WCEE, Vancouver, BC, Canada, 1-6 August. FEMA 154 ATC-21, Rapid Visual Screening of Buildings for Potential Seismic Hazards: A Handbook, Federal Emergency Management Agency; FEMA 500 C Street, SW Washington, D.C. FEMA-273, NEHRP guidelines for the seismic rehabilitation of buildings, Federal Emergency Management Agency, Building Seismic Safety Council, Washington, DC. FEMA-356, NEHRP guidelines for the seismic rehabilitation of buildings, Federal Emergency Management Agency, Building Seismic Safety Council, Washington, DC. 242

259 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Gülkan, P., M.A., Ersoy, U., Yorulmaz, M., Aşkar, G., Betonarme Binaların Deprem Güvenliğinin Tesbiti İçin Alternatif Bir Yaklaşım, Türkiye Deprem Vakfı Yayınları, TDV / TR , Aralık 1997, İstanbul. Gulkan P. and Sozen M A., Procedure for Determining Seismic Vulnerability of Building Structures, ACI Structural Journal, 96(3) : Gulkan P. ve Utkutug, D., Okul Binalarının Deprem Güvenliği İçin Minimum Dizayn Kriterleri, Türkiye Mühendislik Haberleri dergisi, No:425, s Hassan A F. and Sozen M A., Seismic Vulnerability Assessment of Low-Rise Buildings in Regions with Infrequent Earthquakes, ACI Structural Journal, 94(1): İlki, A., Boduroğlu, H., Özdemir, P., Baysan, F., Demir, C. ve Şirin S., Mevcut ve Güçlendirilmiş Yapılar İçin Sismik İndeks Yöntemi ve Yapısal Çözümleme Sonuçlarının Karşılaştırılması, Bildiri No AT-119, Beşinci Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı, Mayıs 2003, İstanbul. Pay A C., New Methodology for the Seismic Vulnerability Assessment of Existing Buildings in Turkey, Master Thesis, METU, Middle East Technical University, Department of Civil Engineering, August 2001, Ankara, Turkey. SAP2000. Structural Analysis Programing, Computer and Structures, Inc. (CSI), NL-PUSH software, version 7.40, Berkeley, CA. Shiga T., Earthquake Damage and Wall Index of Reinforced Concrete Buildings, desastres.unanleon.edu.ni/pdf2/2005/.../doc10434-contenido.pdf Sucuoglu H. and Yazgan U., Simple Survey Procedures for Seismic Risk Assessment in Urban Building Stocks, in: Wasti ST, Ozcebe G (ed.) of Seismic Assessment and Rehabilitation of Existing Buildings, Earth and Environmental Sciences, (29): Tezcan S S., Gürsoy M., Kaya E. ve Bal İ E., Depremde Can Kaybını Önleme Projesi, Kocaeli 99 Acil Durum Konferansı, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ocak 2003, İstanbul. Tezcan S S. ve Bal I E., Zero Loss of Life Project During a Future Earthquake, 32nd International Geological Congress, August 20-28, 2004, Florence, Italy. Yakut A., A Preliminary Seismic Assessment Procedure for Reinforced Concrete Buildings in Turkey, Proceedings of the 13th World Conference on Earthquake Engineering, 13 WCEE, Vancouver, BC, Canada, 1-6 August. Yakut A., Ozcebe G., Yucemen M S., Seismic Vulnerability Assessment Using Regional Empirical Data Earthquake Eng g and Structural Dynamics, 35: URL URL 1, desastres.unanleon.edu.ni/pdf2/2005/.../doc10434-contenido.pdf 2, 243

260

261 İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009, Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı İZMİR

262

263 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İ.B.Ş.B. EMLAK YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANLIĞI KENTSEL DÖNÜŞÜME YÖNELİK AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI S.SELÇUK SAVCI İ.B.B. Emlak Yönetimi Daire Başkanı ÖZET Kentsel Dönüşümün Kent, nüfusunun %42 sinin yaşadığı, sağlıksız, güvensiz ve standartlar açısından çok yetersiz mekanlardan sağlıklı, güvenli mekanlara taşımak olarak tespit eden İKBNİP raporunda tanımlanan program alanları mevcut koşulları ile dönüşüm süreci açısından önemli bir adım atılmıştır. Ancak genel bir sorun tarifi üzerinden, tek bir müdahale biçiminin gelişme riski olduğu kadar farklı müdahale biçimlerinin de benimsenmesi olasıdır. Dolayısıyla her bir program alanının niteliklerine bağlı olarak belirlenmesi gereken müdahale biçimi açısından oluşan belirsizlik durumunun kent parçaları üzerinde çeşitli spekülasyonları gündeme getirme riski düşünüldüğünde rant baskısının oluşacağı olası görülmektedir. Böyle bir planda genellemeden kaçınan, alanların belirlenme sürecinde kullanıcıların katılımını sağlayan, mekansal ve sosyo-ekonomik analizlere olanak veren bir planlama sürecine göre müdahale biçimi belirleyen bir çalışma yürütülmesi İzmir kenti için önemli açılımlar sağlayacaktır. Bu kapsamda İzmir-Konak Kentsel Yenileme Projesi ile Kadifekale ve Bayraklı Heyelan Bölgeleri boşaltılmaya başlanmış, sonrasında da bu aksın devamı olan Gürçeşme ve Yeşildere Heyelan alanlarının da boşaltılması için gerekli adımlar atılmaya başlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Plan, heyelan, dönüşüm, sağlıklı ve güvenli kentleşme 1. GİRİŞ Son yüzyılda dünyada yaşanan gelişim ve buna paralel olarak değişen yerel politikalar ile Kentlerde mekansal ve sosyal sorunlar doğurmuştur. Bu sorunların çözümünde de Kentsel Dönüşümün özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ekonomik sıkıntılara bağlı olarak daha yoğun ve ağır olan kentleşme sorunlarına çözüm olacağı düşünülmektedir. Şehirlerin deprem afetine karşı incelenmesi için risk değerlendirmesini kapsayan projeler Marmara Depremi ile önem kazanmıştır. İzmir özelinde RADİUS PROJESİ ile olası bir deprem senaryosuna göre alınabilecek önlemler ortaya konmuştur. Buna göre; İzmir'de Deprem Riskinin Azaltılmasına Yönelik Alınabilecek Genel Öneriler Kapsamında; Arazi kullanımı planlaması mevzuatının kentsel hasar görebilirliği azaltmaya katkıda bulunan önlemleri bir öncelik olarak ele alacak şekilde geliştirilmesi veya değiştirilmesi ile etkin bir yaptırım işleyişinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedefleri de kapsayan İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı çalışmaları doğrultusunda nüfus %42'sinin yaşamakta olduğu sağlıksız, güvensiz, standartlar açısından yetersiz kentsel alanda 14 adet Sağlıklaştırma- Yenileme Program Alanı tespit edilmiştir. Bu alanların yenilenmesi ile İzmir kent bütünündeki yerleşim alanlarının afet riski azaltılacak veya tamamen ortadan kaldırılacaktır. 247

264 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1.1. Kentsel Dönüşümü Oluşturan Nedenler 1 Tarihsel çevrede tescilli yapılarla birlikte kente eklemlenen yerleşim alanları. 2 Uygun olmayan araziler üzerine (Jeolojik Sakıncalı Alanlar, Dere Yatakları, v.b) oluşan yapılaşmalar ile oluşan yerleşim alanları. 3 Kalitesiz malzemelerle ve yapım tekniğine aykırı olarak, temel mühendislik kriterlerinden yoksun yapılaşmaların oluşturduğu yerleşim alanları. 4 İmar Planlarına aykırı inşaa edilen gecekondu ve kaçak yapılar ve bunların yasallaştırılması süreci ile oluşan yerleşim alanları. 5 Yeni yatırım alanları ve dolayısıyla yeni sermaye dolaşım alanları oluşturabilmek amacı ile Kent merkezinde oldukça değerli kent toprağında yeniden yapılanma alanlarının öngörüldüğü yerleşim alanları. Kentsel Dönüşüm projelerinin fiziksel ve toplumsal yapıda önemli değişimlere neden olacak uygulamalar doğuracağı açıktır. Ancak doğru yöntemlerle uygulandığında ise Kentimizi bekleyen Doğal Afetlerde, çaresizce Afet sonrası sarılacak yaraların nasıl olacağı ile ilgili hazırlanan senaryolar yerine, beklenen yıkım ve can kayıplarının önlenmesinde ciddi bir araç olacağı da gözardı edilmemelidir Kent Ölçeğinde Afet Tehlikesinin Önceden Belirlenmesi Önemi ve Bu Verilerin Planlaması İzmir; tarih boyunca özellikle deprem, yangın vb. afetler nedeniyle yıkılıp yeniden imar edilmiştir. Bugün ise artık afetlerle başa çıkmak için; Afet Yönetimine planlı bir şekilde hazırlanmak önem kazanmıştır. Sağlıksız ve güvensiz alanların iyileştirilerek güvenli bir yapılanmaya dönüştürülmemesi ve bütüncül önlemler alınmaması halinde zemin hareketlerine neden olan aktif ve potansiyel heyelan riskli alanların mal ve can kaybına neden olan bir Doğal Afete dönüşeceği unutulmamalıdır. Bu anlamda İzmir Büyükşehir Belediyemizce hazırlanarak tarihinde tasdik edilmiş olan İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı ile, Afet Yönetiminde, planlı bir şekilde risk belirleme; tedbir alma gibi daha merkezi ve bütüncül politikalar belirleyerek önemli bir adım atmıştır. Bu plan ile 15 adet program alanı belirlenmiş olup arazi kullanış durumu, çevre özellikleri, imar durumu, ulaşım imkanları, alt yapı ve sosyal donatı niteliği gibi fiziksel mekana işaret eden özelliklerinin yanında sosyo-ekonomik yapı özellikleri farklılaşan, yasal düzenlemeler karşısında değişik statüye sahip yerleşim alanları belirlenmiştir. Merkez Kent, Sağlıklaştırma-Yenileme Program Alanları Merkez Kentte toplam 9525,6 ha. konut alanı bulunmaktadır. Bu alanın 4310 ha. gecekondu ve imar afları sonucuna göre gelişmiştir. İzmir Merkez Kentte mevcut konut alanlarının %45,2 sini oluşturmaktadır. Merkez Kent 2005 yılı nüfusu kişidir. Nüfusun %42 sinin Gecekondu Bölgelerinde yaşadığı (D.İ.E. 1994) tanımlanmaktadır. Aynı oranın kabulü ile kişinin gecekondu alanlarında yaşadığı söylenebilir. Bu tespit kapsamında Merkez Kent in, en önemli sorunu belirtilen sayıda kentlinin, sağlıksız, güvensiz ve standartlar açısından çok yetersiz mekanlardan sağlıklı güvenli kentsel mekanlara kavuşturulması oluşturmaktadır. 248

265 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Merkezde bulunan bu alanların ölçeğin gerektirdiği kapsamda alt program alanı ve etapları belirlenmiştir. Alt ölçekli planlarda, etaplar ve sınırlar değişebilir. Şeklinde Kentin Afet Dönüşüm - Yenileme hedefinde bir ana yol haritası oluşturulmuştur. 2. AFET TEDBİRLERİ KAPSAMINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR Merkez Kent Kentsel Yenileme- Sağlıklaştırma amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesinde Yeni Yerleşmeler ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurulmuştur. Bu kapsamda İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı nca yarattığı can ve mal kaybı tehdidi nedeniyle öncelikle jeolojik sakıncalı alanlar gündeme alınmıştır. İzmir-Konak Kentsel Yenileme Projesi ile Kadifekale ve Bayraklı Heyelan Bölgeleri Boşaltılmaya başlanmış, 1/25000 Ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı çerçevesinde de bu aksın devamı olan Gürçeşme ve Yeşildere Heyelan alanlarının da boşaltılması için gerekli çalışmalar devam etmektedir Kadifekale Heyelan Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi Tarihi Cumhuriyet Öncesi Dönem İskender'in Anadolu'ya çıkışı (M.Ö ) ve Pers egemenliğine son vermesiyle birlikte Smyrna da yaşayanlar ticarette ve liman işletmesinde gelişecek bir şehir kurmak istemişlerdi. İskender, bugün Kadifekale olarak bilinen Pagos Tepesi eteklerine yeni şehri kurmayı düşünmüş ve bugünkü Kadifekale bölgesinin temelleri atılmıştır. Cumhuriyet Dönemi Bu dönemde İzmir kenti tarihi bir çekirdek merkez ve onun etrafındaki tarihi dokudan oluşan bir fiziksel yapıdan oluşmaktadır Arası Gecekondulaşma Dönemi Kentleşmenin, sanayileşmenin, çok yoğunlaştığı bu dönemde tarihi kent çekirdeği bir kuşak gibi gecekondular ile sarılmıştır. Günümüzde Kadifekale1980 den sonra ise bu gecekondu kuşağı atlanarak kentte üçüncü bir kuşak olan toplu konut alanları oluşturuldu. Tarihi kentsel çekirdek, etrafında gecekondular ve onların çeperinde toplu konut alanları biçiminde bugünkü kentsel yapının basit bir soyutlaması yapılabilmektedir Kadifekale nin Kent İçindeki Konumu MÖ 4.Yüzyıl'da kurulan Kadifekale; bugüne değin varlıklarını sürdüren Hellen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılarla görülmeye değer arkeolojik öneme sahip eserlerin bulunduğunu 186 m yükseklikte bir tepe üzerine kurulmuş, şehrin hemen her yerinden görünebilen, özel bir noktasında konumlanmıştır. Kemeraltı, Agora bağlantıları, camiler, sarnıçlar, yollar ile tarihi kent merkezinin kuruluş hikâyesinde asal bir unsurdur. 249

266 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Heyelan Alanının Tespiti ve Alınan Kararlar Kadifekale Heyelan Bölgesi ile ilgili olarak tarihleri arasında belirli aralıklarla 8 adet jeolojik etüt raporu hazırlanmış; Afete Maruz Bölge Olarak da 1978, 1981, 1998 ve 2003 tarihlerinde Bakanlar Kurulu kararı ilan edilmiş; tarihinde ise Kamulaştırma Kararı alınmıştır. Şekil 1. Kadifekale Heyelan Bölgesi Projeye İlişkin Protokol, Yönetmelik ve Kamulaştırma İşlemleri (Yasal Dayanak) Yönetmelik 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasasının 7. Maddesinin (e) fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Yasasının 69. maddesinin 3. Fıkrasına dayanılarak; İzmir İli Afete Maruz Bölgelerde Kalan Taşınmazların Tasfiyesi ve Konut Satışına Dair Yönetmelik Taslağı hazırlanmış ve Meclisin tarih ve sayılı kararıyla kabul edilmiştir. Protokol T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve T.C. Konak Belediyesi Başkanlığı arasında 2985 sayılı Toplu Konut Yasası ile tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5162 sayılı yasa uyarınca; İzmir Konak Kentsel Yenileme (Gecekondu Dönüşüm) Projesine İlişkin Protokol imzalanmıştır. 250

267 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Kamulaştırma İşlemleri Afete Maruz Bölgelerde yapılacak kamulaştırma işlemlerinin Belediyemizin 5 yıllık imar programına ek olarak alınması, 5216 Sayılı Yasanın 7/9 maddesi kapsamında tarih ve sayılı Belediye Meclisimizin kararıyla uygun görülerek, Başkanlık Makamınca onandı. Afete Maruz Bölgelerdeki kamulaştırmalara esas olmak üzere Kamulaştırma Kararı Meclisin tarih ve sayılı kararıyla alınmıştır Kadifekale İletişim Bürosu ve Görevleri Afete Maruz Bölge de yaşayan vatandaşların Kentsel Dönüşüm Projesi ve Uzundere de yapılan konutlar hakkında bilgilendirilmesi Hak Sahipliği için gerekli olan belgelerin toplanması Uzundere konutlarına tanıtım gezileri düzenlenmesi Heyelan bölgesinde yaşayan yurttaşların spekülasyonlardan uzaklaştırılıp, sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşmaları, böylelikle akıllarına takılan her türlü soruyu çekinmeden sorabileceklerine inanmaları Vatandaşlar eğer hak sahibiyse, evlerinin bedelini alacaklarını ve yeni yapılan konutların sadece kendilerine maliyetine sunulacağı konusunda bilgilendirilmeleri Tasfiye sonucunda Kadifekale de rant amaçlı bir proje yapılmayacağını, Dönüşüm Alanının rekreasyon alanı olarak düzenleneceği konusunda bilgilenmeleri sağlamak Uygulama Süreci Arazi Çalışmaları Uygulama süreci boşaltılacak, heyelan riski taşıyan alana ilişkin arazi tespitleri ve birtakım analizler ile başlamıştır. Çalışmalara ilk olarak Konak Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde Harita Müdürlüğünden edinilen haritalara yapıların tek tek tespiti, ölçümü yapılırken bunun yanında da adres, ada, parsel, bina sahibi, binanın yapım şekli, kat adedi, kullanım amacı, bağımsız bölüm sayısı, ölçülendirme, toplam inşaat alanı, ağaç, müştemilat vb. bilgileri işlendi. Arazide binanın değişen kısımları tespit edildi ve bu değişiklikler ölçekli sayısal fotogrametrik harita çıktılarına işlenerek mevcut bütün detaylar belirlendi. Tespit Formunda yer alan; adres, telefon, malik bilgileri, bina fotoğrafları vb. sözel veriler ise ofiste görevli müdürlüğümüz personeli tarafından bilgisayar ortamında kayıt altına alınarak arşivlendi. Bu analiz çalışmaları sonucunda alandaki en büyük olumsuzluk kayma nedeniyle yüzeysel, yapısal ve strüktürel zarar görmüş yapılar ve düşük cephe, sokak, çevre kalitesidir. 251

268 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Alanın sosyo-ekonomik yapısına bakıldığı zaman çoğunlukla göçle gelen, alt sosyal gelir grubu vatandaşlardan oluştuğu görülmektedir. Midyeciliğin yaygın bir marjinal sektör olarak geliştiği görülmektedir. Yeni Yerleşme Alanı ve İnşa Süreci Projenin yapılacağı yer Toplu Konut İdaresi nin mülkiyetinde bulunan Uzundere 22 pafta, 1017 parsel 469,425 m² yüzölçümlü alandır. Uzundere de planlanan yeni yerleşme alanı TOKİ nin 5 adet İnşaat Şirketi ortaklığı ile 4 etaba ayrılarak bölüm bölüm inşa edilmiş ve tamamlanmıştır. Hak Sahipleri ve Bedel Tespiti Afet bölgesi sınırları içerisinde kalan taşınmazların bedelinin tespiti ve bu taşınmazlarda kimlerin hak sahibi olduğunun belirlenmesi amacıyla Kıymet Takdir Komisyonu ve Hak Sahipliği Komisyonu oluşturulmuştur. Bu komisyon 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesine dayanarak; Heyelan Bölgesi sınırları içerisinde bulunan tüm taşınmazların (arsa, arazi, bina, bahçe, ağaç vb.) kıymet takdirlerini yaparak gerekli raporların hazırlamıştır. Uzlaşma Süreci ve Mülkiyet Devri Uzlaşma ve Konut Tahsis Komisyonu; Kıymet Takdir Komisyonu ve Hak Sahipliği Komisyonu nun yapmış olduğu çalışmalar sonucunda vatandaşlarla birebir görüşmeler yapmakta; Uzundere deki konutlardan faydalanmak isteyenlere çeşitli ödeme planları sunarak veya komisyonun belirlediği ücreti ileterek uzlaşmayı sağlamakta, uzlaşılamayan durumlarda ise Kamulaştırma Kanunu gereğince kurum adına dosyayı yapı ve/veya arsa bedelinin yeniden tespiti için mahkemeye iletmektedir Uzundere Projesi Proje Alanı ve Bölgesel Konumu Aydın-Çeşme Otoyolunun Limontepe ile Uzundere Sapakları arasında kalan bölümünün otoyolun güneyinde bulunan 47 ha lık arazi şehiriçi-şehirdışı erişilebilirliği ile önemli bir potansiyele sahiptir. Ayrıca alanın yakın çevresinde Konak Belediyesi tarafından projesi hazırlanan Uzundere Rekreasyon Alanı, Uzundere Kent Yenileme Bölgesi, Olimpiyat Köyü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca projeleri hazırlanan Yani İhtisas Fuarı ve Gaziemir Serbest Bölge bulunmaktadır Topografya Uzundere Toplu Konut Alan arazisinde homojen bir eğim söz konusu değildir. Ancak arazinin otoyoldan yüksekliği ve konutların çok katlı oluşu, toplu konut alanının hemen hemen her noktasında İzmir Körfezi manzarasının görülebilmesini sağlamaktadır. 252

269 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Ayrıca, konumu ve topografik yapısı alanın yaz aylarında serinletici batı rüzgârını almasını sağlayarak çevresine göre avantaj yaratmaktadır Ulaşım Durumu Konak Kent Merkezine 9 km uzaklıkta olan alana ana ulaşım aksı kullanılarak dakikada, çevre yolu kullanılarak ise 20 dakikada ulaşılabilmektedir. Üçkuyular Feribot İskelesi ne Çevre Yolundan motorlu taşıtla 5 dakikada, İzmir Adnan Menderes Havalimanına ise yaklaşık 10 dakikada ulaşılabilmektedir Vaziyet Planı Proje; 560 adet B Tipi (2 Oda+1Salon/ Brüt Alan: 75.06m²), 840 adet B2 Tipi (2 Oda+1Salon/ Brüt Alan: m²), 644 adet C Tipi (3 Oda+1Salon/ Brüt Alan: m²), ve 112 adet F Tipi (2 Oda+1Salon/ Brüt alan: m²) konuttan oluşmaktadır. Şekil 2. Uzundere Toplu Konut Projesi Vaziyet Planı 253

270 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Sosyal Donatılar Uzundere Toplu Konut Alanı nda 8 katlı Hastane, Açık Pazar Alanı, Midye Tesisi, Telekom ve Karakol, Semt Merkezi, Dini Tesis Alanı, Ticaret Merkezi, Spor Alanları, İlköğretim ve Ortaöğretim Tesisleri, Spor Alanı ve Çok Amaçlı Salon gibi sosyal tesislerin yapımı sürmektedir Projenin Sosyal Hedefleri Kaçak yapılaşmanın yarattığı sağlıksız çevrenin beraberinde getirdiği mekansal sorunların yanı sıra gecekondu olgusu sosyal boyutu ile de ülkemizin gündeminden düşmeyen bir sorundur. Elbette ki, gecekondu sorununun çözümü temelde eğitim, istihdam, planlı kentleşme vb uzun erimli tedbirler ile olanaklıdır. Ancak bu süreçte sağlıklı kent mekanları ile dönüşüm sağlamak uzun vadedeki önlemleri destekleyecektir Toplumda kadın, erkek, çocuk, yaşlı, din, ırk ve siyasal tercih gözetmeden, giyim, gıda, sağlık, konut gereksinimlerinin karşılanması; herkesin, kaynakların korunması, yaşanabilir çevreler oluşmasında eşit hak ve sorumluluğunun bulunması; karar verme süreçlerine katılımda herkesin eşit fırsata sahip olması ile mümkün olabilmektedir. Bu nedenle Kentsel Dönüşümün sosyal boyutunun ilk ve en önemli adımını Katılımcı, Demokratik Karar Alma Süreçleri oluşturmaktadır. Sağlıksız kent mekanlarının dönüşümü ile yalnız göç eden yoksul kesimin barınma sorunu çözümlenmiş olmayacak, mekansal dönüşüm beraberinde sosyal dönüşümü de getirecektir. Eğitim yetersizliği, sosyo-psikolojik bozukluklar, devlete ve üst gelir grubuna tepkinin oluşturduğu suç eğilimli odakların oluşumunun önüne geçilebilinecektir. Doğal afet riskinin azalması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi, yaşanabilir, modern hayatın gerekleri ile donatılmış mekânlarda yaşam hakkı sunulması, sosyal açıdan da kentlileşme fırsatı sunacaktır. Eğitim, sağlık, sosyal tesis, yeşil alan vb olanaklar ile donatılmış yaşam çevrelerinde yaşamak, kentlileşmek; gecekondularda yaşamakta olan vatandaşların, ekonomik, sosyal, siyasal, psikolojik ve estetik yönden gelişimini destekleyecektir 2.4. Boşaltılacak Alana İlişkin Üretilecek Proje Taslakları Heyelan bölgelerindeki 5000 bina Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi arasında yapılan protokol ile Uzundere de bu amaçla inşa edilen konutlara taşınması sağlanacak ve boşaltılacak alanda yaklaşık 46 hektar rekreasyon alanında Ege Uygarlıklar Tarihi Parkı yapılacaktır Uygulama Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar Türkiye genelinde farklı bölgelerde değişik sorunları bulunan dönüşüm alanları için geliştirilecek proje ve stratejilerde yaklaşımların farklılaşamamaktadır. Belediyelerce önerilen kentsel yenileme/gecekondu dönüşüm alanlarının genellikle çok hisseli şahıs mülkiyetinde olmasının uzlaşma sürecini zorlaştırmaktadır. 254

271 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tespit komisyonunun, gecekondu dönüşüm alanı üzerindeki bina ve eklentileri ile hak sahiplerini belirlemesinde karşılaşılan güçlükler mevcuttur. Dönüşüm alanlarında yaşayan vatandaşların daha fazla imar hakkı talep etmeleri (Emsal Oranlarının Artırılması) söz konusudur. Kırsal hayatın yaşam şartlarının göç yoluyla kente getirilmesi ve dönüşüm sonrası çok katlı konutlara adaptasyon sorunu gözlemlenmektedir. Yeni konutların inşa edileceği arazide yapılan jeolojik etütlerin; zemin iyileştirmesi veya temel sistemlerinde ekstra tedbirler alınmasını (kazıklı temel gibi) gerektirdiği hallerde proje maliyeti yükselmektedir. Bu da konut fiyatlarına yansımakta ve hak sahiplerinin borçlanma miktarını artırarak uzlaşmanın sağlanmasını güçleştirmektedir. Yürürlükteki Kamulaştırma Kanunu ile yapılan dönüşüm uygulamalarının zaman alması proje süresini uzatmaktadır. Dönüştürülen alanın çeperinde bulunan gayrimenkuller spekülasyonlarla haksız fiyat artışları görülmektedir Projenin Öngörülen Sonuçları Projenin sonuçlanması ile hem Yenilenen Kent Parçası hem de Uzundere Toplu konut alanı yeni birer kimlik kazanacak, görsel kalitesi artacak, afet tehlikesi altında yaşamakta olan vatandaşların sağlıklı, yaşanabilir, her türlü sosyal olanakla donatılmış bir kent parçasında yaşamaları sağlanmış olacaktır. İleride gerçekleştirilecek farklı dönüşüm projeleri ile bir araya gelecek vatandaşların sosyal birlikteliklerinin sağlandığı bir yaşam çevresi yaratılmış olunacaktır. Yaşam alanı, her yaş grubuna, kent sakinlerinin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına göz önüne alınarak tasarlanmıştır. Gelecekte kişinin yaşaması hedeflenen alana toplu taşıma ve özel araçla ulaşım, konutlara en rahat erişim mesafesine kadar yaklaşacak kent merkezi ile güçlendirilmiş servis bağlantıları kurulacaktır. Türkiye de nadir karşılaşıldığı üzere afet olmadan önce hareket edebilmiş, insan hayatına verdiği değer ile sosyal yönü ekonomik temelli amaçların ve rant kaygısının önüne geçebilmiş bir projedir. Afet tehdidi altında yaşayan vatandaşların can güvenliği sağlanmış olacaktır. Afet Bölgesinde yaşayan vatandaşlar şehir yaşamının gerektirdiği şartlara kavuşacaktır. Afet bölgesinde büyümek zorunda kalan çocukların, eğitim, spor ve oyun alanlarına kavuşturularak sağlıklı bir ortamda büyümeleri sağlanacaktır. Konutların tamamlanmasıyla Uzundere bölgesindeki gecekondu oluşumunun önüne geçilmesi sağlanacaktır. 255

272 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir Kenti yaklaşık 40,5 ha lık bir rekreasyon alanına kavuşmuş olacaktır.kadifekale nin tarihi dokusu ortaya çıkacak ve turizm açısından önemli bir çekim merkezi haline gelecektir. Bundan sonraki dönemlerde yapılması gereken üst ölçekli planlarla afet politikalarının belirlenmesi, jeolojik sakıncalı alanların yapılaşmaya açılmamasıdır. Projede üretilen 2688 adet konut heyelan tehlikesi altında bulunan hak sahiplerine ve diğer kentsel dönüşüm projelerinde kullanılmak üzere üretilmiştir. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesince Buca da yine dönüşüm projelerinde kullanmak üzere 576 adet konut inşaatı yaptırılmış olup oturma raporu aşamasına gelinmiştir. 3. SONUÇ Kent ölçeğine göre oldukça büyük yüzölçümüne sahip olan bu tür alanların boşaltılması maliyeti yüksek işlemler gerektirmektedir. İlgili kamu kurumlarınca, sorumlulukların paylaşılarak kurumsal işlemlerin hızlandırılması özellikle gerekmektedir. İmar planında yapılaşma hakkı olmayan, çoğunluğu gecekondu ve kaçak yapılaşmaların oluşturduğu, kent dokusundan uzak, sosyal donatı alanları oldukça az olan, bu nedenle arsa ve bina değerlerinin oldukça düşük olduğu bu bölgede uzlaşma sağlanamayan hak sahiplerine, bilirkişi raporlarına dayanan mahkeme kararları sonucu oldukça yüksek kamulaştırma bedelleri ödenmiştir. Büyükşehir Belediyesi, bu yüksek maliyetleri ve uzun süren boşaltma sürecini tek başına yüklenmek zorunda kalmıştır. Mutlaka uygulanması gereken benzer projeler, bu durumdan olumsuz etkilenebilmektedir. KAYNAKLAR 1- İzmir Deprem Senaryosu ve Deprem Master Planı Genel Kapsam ve Öneriler 2- İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Plan Raporu 256

273 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ RAYLI SİSTEMLERE YÖNELİK AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI IŞIK ÇELİKOĞLU, ATA TÜRKEL Mimar, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Daire Başkanı, Jeoloji Mühendisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Mühendis, ÖZET Banliyö ve Raylı Sistem Yatırımlar Daire Başkanlığı tarafından Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi ve Hafif Raylı Sistemi Projesi olmak üzere iki projenin yapım işleri sürdürülmektedir. Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi kapsamında, kenti kuzeyden güneye birbirine bağlayan ve önemli bir ulaşım imkanı sağlayan mevcut demiryolu sistemi, standartları yükseltilerek, çağdaş, hızlı, güvenli bir kentsel banliyö sistemine dönüştürülmektedir. Hafif Raylı Sistemi Projesi kapsamında ise mevcut metro sistemine eklenen yeni metrolar yapılmaktadır. Kent içi ulaşımının ana damarları olan, Banliyö Sistemi ve Hafif Raylı Sistemi, yapımı tamamlanıp işletilen Metro Sisteminde olduğu gibi, olası bir depreme karşı dayanıklı olmaları için, tüm güzergahlarda yer alan tünel, istasyon karayolu alt-üst geçitleri gibi her türlü yapı zemin etütleri yapılıp, deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Afet, istasyonlar, tüneller, karayolu geçitleri 1. GİRİŞ Banliyö ve Raylı Sistem Yatırımlar Daire Başkanlığı tarafından Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi ve Hafif Raylı Sistemi Projesi olmak üzere iki projenin yapım işleri sürdürülmektedir. Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesinde, Aliağa dan Cumaovası na kadar mevcut olan demiryolu alt yapısı geliştirilerek, standardı yükseltilmiş ve yüksek kapasiteli bir kent içi raylı sistemi kurulmaktadır. Hat üzerinde mevcut olan istasyonlarda iyileştirmeler yapılmakta, sistemin daha iyi işletilebilmesi için yeni istasyonlar, imar plan kararları doğrultusunda karayolu alt ve üst geçitleri ile yaya geçitleri ve gerekli noktalarda aktarma merkezleri inşa edilmektedir. Ayrıca banliyö taşımacılığının destek hizmetleri ve araç depolama ihtiyaçları için, iki ayrı noktada atölye ve depolama alanlarının inşaatları devam etmektedir. Hafif Raylı Sistemi Projesinde ise, Ege Üniversitesi Hastanesi ile Üçyol arasında bulunan metro hattına ek olarak, Ege Üniversitesi Hastanesinden Bornova Merkeze, Üçyoldan da Fahrettin Altay Meydanı na kadar metro hatları uzatılmaktadır. 2. FAALİYETLER 2.1. İzmir Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi TCDD ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol, Yüksek Planlama Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Bu protokolün amacı, mülkiyeti ve işletmesi TCDD ye ait olan Aliağa-Cumaovası arasındaki mevcut demiryolu hattının geliştirilerek, çağdaş bir ulaşım sistemi haline getirilmesidir. Hat üzerinde mevcut istasyon binalarında iyileştirmeler yapılmaktadır. Mevcut istasyonlara ek olarak yeni istasyonlar, imar planı kararları doğrultusunda karayolu alt-üst geçitleri, yaya geçitleri ve taşımacılığın sağlıklı yapılabilmesi için gereken destek hizmet binaları 257

274 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU ve depolama ihtiyaçları için Çiğli ve Cumaovasında atölye ve depo tesisleri yapılmaktadır. Söz konusu işler etaplar halinde projelendirilip, ihale edilmiştir. Bazı etapların yapımı tamamlanmıştır, bazılarının ise devam etmektedir. 1. Etap İstasyonları ve Kara Yolları Geçitleri Yapım İşi; Altı adet istasyonda çalışmalar devam etmektedir, 2009 yılı sonunda yapımı tamamlanacaktır. Bu etapta yer alan iki adet karayolu geçidi tamamlanmıştır. Sarnıç İstasyonu Semt Garajı İstasyonu Esbaş İstasyonu Koşu İstasyonu Salhane İstasyonu Turan İstasyonu Gediz Karayolu Alt Geçidi Sarnıç Karayolu Üst Geçidi Resim 1. Gediz Kara Yolu Alt Geçidi Resim 2. Sarnıç Kara Yolu Üst Geçidi 2. Etap Karşıyaka Tüneli ve İstasyonları Yapım İşi; 3260 m uzunluğundaki güzergahın 1930m si kapalı tüneldir. Tünel yapımı tamamlanmıştır. İstasyon yapım çalışmaları devam etmektedir yılı Şubat ayında tamamlanacaktır. Bu etapta da 3 adet yer altı, 1 adet yer üstü istasyon yapılmaktadır. Alaybey İstasyonu Karşıyaka İstasyonu Nergiz İstasyonu Naldöken İstasyonu Resim 3. Karşıyaka Tüneli yapım çalışmaları 3. Etap Şirinyer Tüneli ve İstasyonu Yapım İşi; 2000m uzunluğundaki güzergahın yaklaşık 500m si kapalı tüneldir. İstasyon ve tünel yapımları tamamlanmıştır. Bu etapta 1 adet yer üstü istasyonu yapılmıştır. 258

275 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 4. Şirinyer Tüneli Resim 5. Şirinyer İstasyonu 4. Etap İstasyonları ve Kara Yolları Geçitleri Yapım İşi; İki adet istasyonun ve iki adet karayolu alt geçidinin yapım çalışmaları tamamlanmıştır. Kemer İstasyonu İnkilap İstasyonu Kemer Karayolu Alt Geçidi İnkilap Karayolu Alt Geçidi Resim 6. Kemer Kara Yolu Alt Geçidi Resim 7. İnkılap Kara Yolu Alt Geçidi 5. Etap İstasyonları ve Karayolu Geçitleri Yapım İşi; Dört adet istasyonun ve iki adet karayolu geçidinin yapım çalışmaları tamamlanmıştır. Egekent İstasyonu Çiğli İstasyonu Demirköprü İstasyonu Gaziemir İstasyonu Gaziemir Karayolu Alt Geçidi Adliye Karayolu Üst Geçidi 259

276 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Resim 8. Adliye Kara Yolu Üst Geçidi 6. Etap İstasyonları ve Karayolu Üstgeçidi Yapım İşi; Dört adet istasyonun ve bir adet karayolu geçidinin yapım çalışmaları tamamlanmıştır. Atasanayi İstasyonu Mavişehir İstasyonu Şemikler İstasyonu Bayraklı İstasyonu Bayraklı Karayolu Üst Geçidi Resim 9. Bayraklı İstasyonu Resim 10. Bayraklı Kara Yolu Üst Geçidi 7. Etap Mevcut TCDD İstasyonlarının Yenilenmesi İşi; TCDD ye ait yedi adet istasyonda yenileme çalışmaları devam etmektedir yılı sonunda tamamlanacaktır. Aliağa İstasyonu Biçerova İstasyonu Menemen İstasyonu Hatundere İstasyonu Koyundere İstasyonu Ulukent İstasyonu Alsancak İstasyonu 8. Etap 1. Kısım Çiğli Depo ve Atölye Tesisleri Yapım İşi; Çiğli de otoyol yanında bulunan alana banliyö işletmeciliğinin sağlıklı olarak yapılabilmesi için gereken atölye ve depo tesisleri yapılmaktadır yılı içerisinde tamamlanacaktır. 8. Etap 2. Kısım Cumaovası İstasyon, Depo Alanı ve Kısmi Altgeçit Yapım İşi; Banliyö sisteminin son durağı olan Cumaovası nda atölye ve depo tesisleri yapılmaktadır yılı içerisinde tamamlanacaktır. 260

277 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.2. İzmir Hafif Raylı Sistem Projesi 2. Aşama Yapım İşi; 1. aşamada yapılan ve 2000 yılından itibaren kullanıma açılan 11.5 km uzunluğundaki Bornova-Üçyol metro hattı Üçyol dan Fahrettin Altay Meydanına kadar 5.5 km uzatılmaktadır. Yapım işinin tamamlanmasıyla İzmir Metrosu toplam 16 istasyon ve 17 km uzunluğa ulaşacaktır. Üçyol- F.Altay arası yaklaşık 5,5 km. lik güzergâhın tamamı yeraltında olup, 6 adet yer altı istasyonu yapılmaktadır. İzmirspor İstasyonu Hatay İstasyonu Göztepe İstasyonu Poligon İstasyonu Güzelyalı İstasyonu F.Altay İstasyonu Resim 11. Üçyol-F.Altay arası yapım çalışmaları İzmir Metrosuna 2. aşamanın eklenmesi ile taşınan yolcu sayısının yaklaşık olması beklenmektedir. Bornova dan Fahrettin Altay Meydanı na 27 dakikada ulaşmak mümkün olacaktır. 3. Aşama Yapım İşi; Mevcut metro sistemi Ege Üniversitesi Hastanesi önündeki istasyondan Bornova Merkeze kadar yaklaşık 3,2 km. uzatılmaktadır. Bu aşamanın tamamlanmasıyla İzmir Metrosu toplam 19 istasyon ve 20.2 km uzunluğa ulaşacaktır. Bu iş kapsamında yaklaşık 762 m delme tünel, 1366 m. aç kapa tünel, 774 m U kesitli tünel ve 3 adet istasyon yapılmaktadır. Üniversite İstasyonu Evka-3 İstasyonu Bornova Merkez İstasyonu Resim 12. Bornova Hastane-Bornova Merkez arası yapım çalışmalarından görünümler İzmir Metrosuna 3. aşamanın eklenmesi ile taşınan yolcu sayısının yaklaşık olması beklenmektedir. Bornova dan Fahrettin Altay Meydanı na 27 dakikada ulaşmak mümkün olacaktır. 261

278 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. SONUÇ Her iki projenin tamamlanmasıyla kent içi ulaşımda, çağdaş teknolojinin tüm olanakları kullanılarak konforlu, güvenli, ekonomik ve yaşam kalitesini arttırmaya katkı sağlayacak toplu taşıma sistemleri elde edilecektir. Yapılan veya yapılmakta olan tüm istasyonlar, tüneller, karayolu alt-üst geçitleri ve diğer yapılar deprem yönetmeliğine uygun şekilde, deprem ve diğer afetlere karşı dayanıklı olarak yapılmaktadır. 262

279 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU PLANLAMA VE İMAR UYGULAMALARI AÇISINDAN AFET RİSKİNİ AZALTMA ÇALIŞMALARI FÜGEN SELVİTOPU, İSMAİL ASI, BERNA ARSLAN, AHU AKSOY, GÖKHAN KUTLU İzmir Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı, Mimar İzmir Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şeh. Dai. Bşk. İmar İşleri Şube Müdürü, Mimar İzmir Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şeh. Dai. Bşk. İmar İşleri Şube Müdürlüğü, Jeofizik Müh. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şeh. Dai. Bşk. Nazım Plan Şube Müdürlüğü, Y. Şehir Plancısı İzmir Büyükşehir Belediyesi, İmar ve Şeh. Dai. Bşk. Tarihsel Çevre ve Kültür Varlıkları Şb. Md., Mimar ÖZET İzmir Deprem Master Planı ve Radius Sonuç Raporuna göre, İzmir de olası deprem zararlarını azaltmanın ilk temel koşulu; yeni yapılacak yapıların mevcut deprem riskini arttırmamasını sağlamak olup, bu kapsamda, kent planlaması ve arazi kullanım düzenlemelerinde, jeolojik, jeoteknik ve mikrobölgeleme etüt raporlarının sonuçları doğrultusunda yapılmaktadır. Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği ve Yüksek Yapılar Yönetmeliğinin uygulanması ile kentimizde sağlıklı ve güvenli yapı üretilmesi amaçlanmaktadır. Diğer taraftan, mevcut deprem riskinin azaltılması yönünde tedbirler almak olası deprem zararlarını azaltmanın ikinci temel koşulu olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, mevcut yapı stokunun sağlıklaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Anahtar Sözcükler: Planlama, imar, yönetmelik, jeolojik ve jeoteknik etüt, yapı stoku. GİRİŞ Güvenli bir kent, sağlıklı ve güvenli bir kentsel yaşam bütün insanlarımızın hakkı ve beklentisidir. Bu anlamda İzmir in doğal afetlere karşı her an hazırlıklı olması en öncelikli gündemimizdir. Bu kapsamda da İzmir Büyükşehir Belediyesince, resmi kurumların yanı sıra bütün sivil kurumların katkı ve katılımları ile birlikte bu çalışmalar sürdürülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesinde depreme yönelik kapsamlı çalışmalar, Birleşmiş Milletlerin başlattığı RADIUS Projesi için başvurulması ve BM IDNDR Uluslararası Doğal Afetleri Azaltmanın On Yılı Sekreteryası tarafından projenin uygulanacağı 9 kentten biri olarak İzmir in seçilmesi ile başlamıştır. Bu projeye bilimsel veri tabanı oluşturacak girdilerin elde edilmesi amacıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi profesörlerinden oluşan bir ekiple yapılan protokol sonucunda hazırlanan İzmir Deprem Master Planı 1998 ve 1999 yıllarında sonuçlanmış olup, Deprem Master Planının bütün sonuç raporları o tarihte tüm resmi kurum ve kuruluşlara gönderilerek, gerekli önlemleri almaları istenmiştir. İzmir Deprem Master Planı ve Radius Sonuç Raporuna göre, İzmir de olası deprem zararlarını azaltmanın iki temel koşulu: Yeni yapılacak yapıların mevcut deprem riskini arttırmamasını sağlamak, Mevcut deprem riskinin azaltılması yönünde tedbirler almaktır. Bunlardan birincisinin uygulanması için kent planlaması ve arazi kullanım düzenlemelerinin, deprem etkilerini göz önüne alacak şekilde yapılması, tüm bina, altyapı ve hizmet şebekelerinin depreme dayanıklı bir şekilde projelendirilmesi ve denetlenerek yapımı gerekmektedir. 263

280 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İkinci koşulun sağlanması için ise deprem direnci zayıf yapı ve şebekelerin güçlendirilmesi ve acil durum plan ve programlarının hazırlanarak uygulanması gerekir. Ancak, her zaman vurguladığımız gibi, depreme karşı alınabilecek en kalıcı önlem, kentlinin deprem tehlikesi ve alınması gerekli tedbirler konusunda bilinçlendirilmesidir. 1. YENİ YAPILACAK YAPILARIN MEVCUT DEPREM RİSKİNİ ARTTIRMAMASINI SAĞLAMAK 1.1. Planlama çalışmaları 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu nun 7/b ve geçici 1.maddeleri uyarınca Belediye Başkanlığımızca hazırlanan ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin tarih ve sayılı kararı ile uygun görülen 1/25000 Ölçekli Kentsel Bölge Nazım İmar Planı, tarihinde Belediye Başkanlığımızca onaylanmıştır. 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı çalışmalarında, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından 9 İlçeyi içerecek şekilde hazırlanan 1/25000 ölçekli jeolojik etüt haritası ile MTA dan ve Afet İşleri genel Müdürlüğünden elde edilen harita ve dokümanlar dikkate alınmıştır. Planda jeolojik sakıncalı alanlar belirlenmiş olup, bu alanlarda yapılaşmaya izin verilmemektedir (Şekil 1). Şekil 1. Jeolojik Yapı 264

281 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Plan Notlarında Afete Yönelik hükümler yer almakta olup, yeni planlanan bölgelerde Plan kapsamında kullanım kararı getirilen tüm alanlarda ilgili idarece 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapımı veya revizyonu aşamasında güncel imar planına esas jeolojik jeoteknik etüt raporu hazırlatılarak ilgili idarece onaylanmadan uygulamaya geçilemez. hükmü doğrultusunda çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda, Afet İşleri Genel Müdürlüğü nün ilgili genelgeleri doğrultusunda plana esas Jeolojik, Jeoteknik ve Mikrobölgeleme Etüt Raporları, imar planının ölçeği, amacı, plan yapılması düşünülen alanın jeolojisi, mevcut veya muhtemel afet tehlikeleri, muhtemel mühendislik problemleri ve çözüm önerilerini tam olarak çıkarabilecek şekilde çalışmalar yapılmaktadır. Bu doğrultuda hazırlanan imar planlarından bazı örnekler aşağıda belirtilmiştir. - 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı doğrultusunda hazırlanan 1/5000 ölçekli Balçova Arsaları 1.Etap Revizyonu ve 2.Etap Nazım İmar Planı, Belediye Başkanlığımızca tarihinde onaylanmış olup, imar planına esas olacak şekilde 2 etap halinde etüd raporları hazırlanmıştır; ilk olarak yaklaşık 52 ha.lık bir alanı kapsayan alanda Balçova 2.Etap Arsalar için, daha sonra yaklaşık 34 ha.lık alanı kapsayan alanda Balçova 1. Etap Arsaları için hazırlanan Jeolojik-Jeoteknik Etüd Raporları 7269 sayılı yasanın 2.maddesine göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ve tarihlerinde onaylanmıştır. Şekil 2. Balçova Arsaları 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı 265

282 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU - 1/5000 ölçekli Universiade 2005 Yerleşimi Nazım İmar Planı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin tarih, sayılı Meclis Kararı ile kabul edilmiş ve yargı kararları doğrultusunda revize edilerek Belediye Başkanlığımızca tarihinde onaylanmıştır. Planlama kararları, Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeofizik Mühendisliği bölümünce 35 hektarlık alanı kapsayacak şekilde hazırlanan ve 7269 sayılı yasanın 2.maddesine göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tarihinde onaylanan Universiade Yerleşim Alanı Mikrobölgeleme Etüt Raporu verileri doğrultusunda oluşturulmuştur. İmar planına esas onaylı Jeolojik-Jeoteknik Etüd Raporları kapsamında alanın büyük bir kısmı 'Önlemli Alanlar'(ÖA) olarak, geriye kalan kısmı ise 'Yerleşime Uygun Olmayan Alanlar (UOA) olarak belirlenmiştir. Ayrıca, 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı sonrası, planda tüm bölgeyi kapsayacak şekilde, Jeolojik ve Jeoteknik Ön Zemin Etüd Raporu hazırlatılmış ve ilgili meslek odaları (Jeoloji Mühendisleri Odası ve Jeofizik Mühendisleri Odası) tarafından tarihinde onaylanmıştır. Onaylı Jeolojik-Jeoteknik Etüd Raporları kapsamında alanın Balçova Arsaları I. Etap (Balçova- Esentepe Taşocağı Çevresi) kesimi kısmen Gelişme Konut Alanı, Ağaçlandırılacak Alan ve Jeolojik Sakıncalı Alan ; Balçova Arsaları II.Etap (Unıversıade kuzeyi) ise Jeolojik Önlemli Alan ve Ağaçlandırılacak Alan olarak belirlenmiştir. (Şekil 2) - Balçova Küçük Sanatlar Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, tarihinde Belediye Başkanlığımızca onaylanmıştır. Söz konusu plan çalışması kapsamında 2 ayrı Jeolojik ve Jeoteknik Etüd Raporu hazırlanmış olup bu raporlar 7269 sayılı yasanın 2.maddesine göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ve tarihlerinde onanmıştır. Bu raporlar doğrultusunda, 4.5 ha büyüklüğündeki planlama alanının yaklaşık 1.4 ha.lık uygun olmayan alan olarak belirlenmiş olup, bu bölgeler planda jeolojik sakıncalı alanlar-yapı yasaklı alanlar olarak çevresi ise ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiştir. Bu çalışmalarda belirtildiği üzere, imar planlarına esas hazırlanan onaylı jeolojik ve jeoteknik etüd raporlar kapsamında jeolojik sakıncalı olarak belirlenmiş alanlarda yapılaşmalara izin verilmemektedir. Diğer alanlarda ise etüd raporlarının sonuçlarına uygun plan kararları getirilmekte ve plan notları bu kapsamda düzenlenmektedir Yönetmelik Çalışmaları İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği 10 Mayıs 2002 tarihinde yürürlüğe giren İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin esasen bütün maddeleri sağlıklı ve güvenli yapı üretmenin araçlarını oluşturmakla birlikte; inşaat ruhsatı aşamasında istenecek belgeler arasında bir proje olarak tanımlanan parsel bazında hazırlanan Zemin Etüdü bulunmaktadır. Jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi ve konusunda uzmanlaşmış inşaat mühendisleri tarafından hazırlanan ve müştereken onaylanan zemin etüd raporu ile zemin temel- yapı ilişkisinin doğru analiz edilmesi ve yeni yapılan yapılarda zemin yönünden deprem risklerini artırmaması amaçlanmıştır. Bu gün için eski metropol sınırlarımız içindeki 11 İlçe Belediyesinde uygulanmakta olan İmar Yönetmeliğinin, yeni sınırlarımız dahilinde kalan diğer 10 İlçe Belediyesini de kapsayacak şekilde 266

283 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU kent bütününde eşgüdümlü ve uyumlu uygulamayı sağlamak için gerekli revizyon çalışmaları sürdürülmektedir İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Yapılar Yönetmeliği Türkiye de hazırlanan ve bu kapsamda uygulanan ilk ve tek yönetmeliktir. Bu yönetmeliğin amacı, gabarisi m.yi veya kat sayısı 13 katı geçen tüm yapıların, öncelikle İzmir Büyükşehir Belediyesinde kurulmuş olan inceleme kurulu tarafından ve bütün uzmanlık dallarında incelenmesini sağlamaktır. Bu konuda inceleme kurulunda Büyükşehir Belediyesinin imar, planlama ve itfaiye ve ilgili ilçe belediyesinin imar birimi yetkilileri ile birlikte meslek odalarının ( şehir plancıları, mimarlar, inşaat-makine- elektrik- jeoloji- jeofizik müh.) yetkilileri yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre, yüksek yapıların avan proje ve raporları ile öncelikle İnceleme Kurulundan ön olur alınmakta, İnceleme Kurulunun görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan uygulama projeleri meslek odalarının denetiminden geçtikten sonra ilçe belediyelerince yapı ruhsatı verilmekte, inşaatın bitiminde ise, İnceleme Kurulunca yapı yönünden uygunluğu değerlendirildikten sonra yapı kullanma izin belgesi düzenlenmektedir. Yüksek Yapılar İnceleme Kurulunda yer alan ilgili meslek disiplinleri tarafından olası bir depremde yüksek yapıların, zemin, depremsellik ve yapı güvenliği yönünden temel kabulleri incelenmekte ve denetlenmektedir Diğer Kamu Kurum Ve Kuruluşlarla Birlikte Yürütülen Çalışmalar İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde Güvenli Yapı Tasarımı için Zeminin Sismik Davranışlarının Modellenmesi projesinde; İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (BİB) nın (Ankara) Müşteri Kurum sıfatıyla, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM, İzmir) ile AİGM Deprem Araştırma Dairesi (DAD, Ankara) nin Yürütücü Kurum sıfatıyla birlikte çalışmaktadırlar. TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projeleri Destekleme Programı kapsamında; İlimizde, zemindeki kuvvetli yer hareketi karakteristikleri ile bu zeminlerin dinamik özelliklerine ilişkin arazi laboratuar verileri elde etmek, bu veriler ışığında İzmir in sismik riskini değerlendirerek depreme güvenli yapı tasarım esaslarının gerçekçi yer davranışı modellerine dayanmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Ayrıca bu projenin sonuçları, 1. Yapılacak kentsel dönüşüm planlamalarında ve imar revizyonlarında, 2. Planlaması tamamlanmış ve yeni imara açılacak alanlarda yapılacak çalışmalarda, 3. Sıvılaşma potansiyeli olan ve zemin iyileştirmesi yapılması gereken alanların belirlenmesinde 4. Deprem öncesi; a. Hasar Tahmin çalışmalarında, b. Alternatif ulaşım güzergahlarının belirlenmesinde, c.afet yerleşim alanlarının (çadırkent, prefabrik konut, vb.) saptanmasında ve alt yapılarının oluşturulmasında, 5. Yıkıcı bir deprem sonrası oluşacak afet zararlarının azaltılmasına yönelik Acil Müdahale ve Hasar Tespit Sistemi nin kurulmasında, bilgi alt yapısı olarak kullanılacaktır. 267

284 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2. MEVCUT DEPREM RİSKİNİN AZALTILMASI YÖNÜNDE TEDBİRLER ALMAK AMACIYLA YAPILAN ÇALIŞMALAR İzmir Büyükşehir Belediyesi Stratejik planında İzmir Kentinin Afetlere hazırlıklı, sağlıklı yapılaşmasının ve denetiminin sağlanması hedef olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Yapı Stoku Envanter Çalışması Kaçak yapıların izlenmesi - denetlenmesi ve ilçe belediyelerin imara ilişkin faaliyetlerinin denetlenmesi çalışmaları yürütülmektedir. Ayrıca, 1/25000 Ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım imar planında merkez kentte belirlenen sağlıklaştırma-yenileme program alanları Kentsel Dönüşüm- yenileme çalışmaları, Tarihsel dokunun korunması ve sağlıklaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir Yapı Stoku Envanter Çalışması İzmir Deprem Master Planının gözlemsel bir çalışmayı içermesi ve tespit edilen bina sayısının yaklaşık adet iken, 5216 sayılı yasa kapsamında Büyükşehir Belediyemizin sınırlarının genişlemesi ile bu bina sayısının adede yükselmesi ve bugün için yetki alanımızdaki 21 ilçe belediyesini kapsayan yeni bir çalışmanın bulunmaması nedeniyle, Büyükşehir Belediyemiz Stratejik Planında, amacı mevcut yapı stokunun envanter bilgilerinin oluşturulması ve taşıyıcı sistem ile zemin özellikleri dikkate alınarak, deprem tehlikesine göre önceliklerin belirlenmesini ve bu önceliklere göre derhal müdahale edilmesi gereken yüksek risk taşıyan bölge ve binaların tespit edilmesini hedefleyen Mevcut Yapı Stoku Envanterin Oluşturulması projesine yer verilmiştir. Bu proje ile, kentimizdeki yapı stoku bilgilerinin sağlıklı olarak oluşturulabilmesi ve deprem zararlarının asgariye indirilebilmesi için, her bir yapının ayrı ayrı mahallinde ve arşiv dosyaları üzerinden incelenmesi, ayrıca, arşiv dosyalarında yer almayan bazı bilgilerin ise bazı test, deney ve tahkikler yaptırılarak elde edilmesi ve böylelikle hem zemin yönünden hem de yapı güvenliği açısından mevcut durumun tespit edilmesi amaçlamaktadır. Projenin gerçekleştirilebilmesi amacıyla üniversitelerimiz, ilgili meslek odalarımız ve yine ilgili kurum ve kuruluşların katıldığı bir çalışma toplantısı düzenlenmiş, bu toplantıda, projenin gerçekleştirilmesine yönelik bilgi akışını sağlayacak alt yapının ve birimlerin oluşturularak, belirlenecek bir pilot bölgede projenin denenmesi önerilmiştir. Hem bu projenin hem de afete ilişkin diğer konulardaki görevlerin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için adı Zemin İnceleme Deprem ve Afet İşleri Şube Müdürlüğü olan yeni bir müdürlüğün oluşturulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir Kaçak Yapıların İzlenmesi Denetlenmesi; İlçe Belediyelerin İmara İlişkin Faaliyetlerinin Denetlenmesi Kentsel yerleşim alanlarının yanı sıra, mutlak şekilde korunması gereken tarım alanlarının, orman alanlarının, kıyıların ve dere yataklarının, dolgu alanlarının ve hatta heyelan bölgelerinin dahi kaçak yapılaşma baskısı altında kaldığı görülmektedir. Bu kaçak yapılaşma sürecinde bağlı belediyelerimizin denetim ve yıkım konularında teknik ekip ve ekipman eksiklikleri nedeniyle 268

285 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU yetersiz kaldıkları gözlenmekte olup, gerekli ekipman desteği talep edildiğinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlamaktadır. Belediyemiz Coğrafi Bilgi Sistemi projesi içinde yer alacak İmar Bilgi Sistemi ile ruhsatsız yapılar için bağlı Belediyelerimizce yürütülen iş ve işlemleri izlenmesi ve denetlenmesi amaçlanmaktadır. İlgili Belediyesince gerekli yasal işlemleri yapılmayan yapılar için 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 11. maddesindeki imar denetim yetkisinin kullanılarak gerekli yasal işlemler tesis edilmektedir /25000 Ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planında Merkez Kentte Belirlenen Sağlıklaştırma-Yenileme Program Alanlarına Ait Çalışmalar İzmir kentsel Bölge nazım imar plan raporuna göre; Merkez Kentte toplam 9525,6 ha. konut alanı bulunmaktadır. Bu alanın 4310 ha. gecekondu ve imar afları sonucuna göre gelişmiştir. İzmir Merkez Kentte mevcut konut alanlarının %45,2 sini oluşturmaktadır. Merkez Kent 2005 yılı nüfusu kişidir. Nüfusun %42 sinin Gecekondu Bölgelerinde yaşadığı (D.İ.E. 1994) tanımlanmaktadır. Aynı oranın kabulü ile kişinin gecekondu alanlarında yaşadığı söylenebilir. Bu tespit kapsamında Merkez Kent in, en önemli sorunu belirtilen sayıda kentlinin, sağlıksız, güvensiz ve standartlar açısından çok yetersiz mekanlardan sağlıklı güvenli kentsel mekanlara kavuşturulması oluşturmaktadır. Merkezde bulunan bu alanların ölçeğin gerektirdiği kapsamda alt program alanı ve etapları belirlenmiştir. Alt ölçekli planlarda, etaplar ve sınırlar değişebilir. ifadesi yer almaktadır. İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planındaki sağlıklaştırma ve yenileme program alanlarında Merkez Kent (kuzeyde Menemen, doğuda Bornova, batıda Narlıdereyi içeren bölge) esas alınmış olup, tespit edilen bölgelerde gereksinim duyulan teknik ve sosyal altyapı alanlarının kendi içinden ayrılması, yapı karakterinin güvenli ve düzenli hale getirilmesi, bu kapsamda bölgede yaşayanları yerinde, daha güvenli yapılara ve standartları yükseltilmiş yaşam alanlarına kavuşturmak amaçlanmıştır. Bu tespit kapsamında Merkez Kent in, en önemli sorunu belirtilen sayıda kentlinin, sağlıksız, güvensiz ve standartlar açısından çok yetersiz mekanlardan sağlıklı güvenli kentsel mekanlara Merkezde bulunan bu alanların ölçeğin gerektirdiği kapsamda alt program alanı ve etapları şu şekilde belirlenmiştir; 269

286 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 3. Merkez kent ve sağliklaştirma program alanı Cennetçeşme - Salih Omurtak - Bahriye Üçok - Limontepe - Ali Fuat Erdem - Umut - Gazi -Özgür - Yüzbaşı - Şerafettin - Yurdoğlu - Uzundere - Devrim - Abdi İpekçi - İhsan Alyanak - Peker - Emrez - Aktepe - Kibar - Günaltay - Barış - Selvili - Yunusemre - Aydın Mah. Kapsayan 7 Etap Şeklinde 1 Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Alanı (1152 Ha) 1.Etap: Cennetçeşme Mahallesi (40 Ha) 2.Etap: Salih Omurtak, Bahriye Üçok, Limontepe, Ali Fuat Erden Mahalleleri(125 Ha) 3.Etap: Umut, Gazi, Özgür, Yüzbaşı Şerafettin, Yurtoğlu Mahalleleri(180 Ha) 4.Etap: Uzundere Mahallesi(33 Ha) 5.Etap: Devrim, Abdi İpekçi, İhsan Alyanak, Peker, Uzundere Mahalleleri(317 Ha) 6.Etap: Emrez-Aktepe Mahalleleri(162 Ha) 7.Etap: Kibar, Günaltay, Barış, Selvili, Yunusemre, Aydın Mahalleleri(295 Ha) Bayraklı-Alparslan-Çiçek-Fuat Edip Baksı-Cengizhan-M.Erener-R.Şevket İnce-Çay Mahallelerini Kapsayan 2-Nolu Sağlıklaştırma Program Alanı (310 Ha) Emek Gümüşpala Yamanlar - Orgeneral Nafiz Gürman - Onur Mahallelerini Kapsayan 3- Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Program Alanı (347 Ha) Aziziye, Duatepe, 1.Kadriye, 2.Kadriye, Hasan Özdemir, 19 Mayıs, Çimentepe, Kocatepe, Zafertepe Mahallelerini Kapsayan 4. Nolu Sağlıklaştırma Program Alanı (165 Ha) Güzeltepe - Şirintepe Mahallelerini Kapsayan 5-Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Program Alanı (120 Ha) Mevlana Doğanlar Mahallelerini Kapsayan 6-Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Program Alanı (237 Ha) 270

287 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Hürriyet-İnkilap-Osman Aksuner-Aşık Veysel- Akıncılar-Seyhan-Göksu-İnönü-Binbaşı Reşatbet Mahallelerini Kapsayan 7.Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Program Alanı (510 Ha) Adalet-Mansuroğlu Mahallelerini Kapsayan 8.Nolu Sağlıklaştırma Program Alanı (107 Ha) Atatürk 2.İnönü Mahalleleri 9.Nolu Sağlıklaştırma-Dönüşüm Alanı 26 Ağustos Ulubatlı Mehmet Akif Saygı Mahallelerini Kapsayan 10.Nolu Yenileme- Sağlıklaştırma Alanı (24 Ha) Asarlık-1 Alanında 11.Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Alanı(93.4 ha) Asarlık-2 Alanında. 12.Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Alanı(42.1 Ha) Asarlık-3 Alanında 13.Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Alanı(27.2 Ha.) Asarlık-4 Alanında 14.Nolu Yenileme-Sağlıklaştırma Alanı (30.6 Ha) Bu kapsamda, söz konusu nazım planın revizyon sürecinde ilgili Kurumlardan iletilen ve iletilecek olan bilgi ve belgeler ışığında merkez kent, sağlıklaştırma-yenileme program alan sınırları yeniden irdelenecek olup, alt ölçekli planlarda, yapılan mikrobölgeleme etüdleri/ jeolojik ve jeoteknik etüd raporları doğrultusunda etaplar ve sınırlar değişebilecektir. Ayrıca çalışmaları yürütülmekte olan 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonunda yenileme alanları güncellenmektedir Yeni Kurulan Müdürlükler Yeni Yerleşmeler ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğümüz kurulmuş olup, çalışmalarına başlamıştır. Ayrıca, Deprem Master Planında da afetle ilgili bir birimin kurulması önerilmiştir. Bu kapsamda, kurulması önerilen Deprem Zemin İnceleme ve Afet İşleri Şube Müdürlüğü norm kadroda yer almış olup, kurulmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir Kentsel Dönüşüm- Yenileme Çalışmaları İzmir Büyükşehir Bütününde kentsel sağlıklaştırma, dönüşüm ve yenileme yapılması gereken alanların büyük bir kısmını gecekondu ve imar afları sonucuna göre gelişmiş kent dokusu oluşturmaktadır. Bu amaçla Belediyemiz bünyesinde Kentsel Dönüşüm ve yeni yerleşmeler müdürlüğü kurulmuş olup, bu kapsamda yapılan çalışmalar ayrı bir bildiri konusudur Tarihsel Dokunun Korunması ve Sağlıklaştırılmasına Yönelik Çalışmalar Kentin kontrolsüz gelişmiş bölgeleri dışında, tarihi kent merkezindeki yapı stokunda koruma kullanma dengesi içinde sağlıklaştırılması gerekmekte olup, bu amaçla tarihsel dokunun korunması ve sağlıklaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Belediyemizce bu yönde yürütülen çalışmalar, genel olarak İzmir in tarihi kent merkezi olan ve kentin tarihi yapı stokunun büyük bir bölümünün ve arkeolojik kalıntıların yer aldığı Kemeraltı bölgesine odaklanmıştır. Kemeraltı bölgesi, kentin akropolü Kadifekale, Helenistik ve Roma döneminden kalan Agora, Antik Tiyatro, Stadyum ve Altın Yol gibi ören yerleriyle; cami, türbe, havra ve kilise gibi dini yapılarıyla; Rum, Türk, Osmanlı, Musevi, Levanten evleriyle; sokak ve meydan dokusuyla; han, atölye, dükkan, otel, hamam, okul, çeşme gibi her dönemin ticari, sosyal, idari anıtsal ve sivil mimari yapılarıyla, farklı uygarlıkların birbirleriyle etkileşimi sonucu zengin ve çok renkli bir kültür mozaiğinin oluştuğu ve geliştiği bir alandır. Yaklaşık 272 hektar alana sahip bölgede 1480 adet tescilli anıtsal ve sivil yapı bulunmaktadır. Kemeraltı bölgesini korumaya ve sağlıklaştırmaya yönelik faaliyetlerin ilk ayağını planlama çalışmaları oluşturmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak 1/5000 ölçekli Kemeraltı ve Çevresi Koruma 271

288 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Amaçlı Nazım İmar Planı hazırlanmış ve İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun tarihli, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi nin tarihli kararları ile onaylanmıştır. Planın Kadifekale, Tiyatro ve çevresini kapsayan bölümünde ulaşım ve kullanım kararlarında ortaya çıkan değişiklikler nedeniyle 1/5000 ölçekli Kemeraltı ve Çevresi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu hazırlanmış ve İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu nun tarihli kararı ile onaylanmıştır. Bu çalışmayı Konak Belediyesi tarafından hazırlanan Kemeraltı bölgesinin 1. Etap olarak tanımlanan Konak tan başlayıp İkiçeşmelik Caddesi ve Fevzipaşa Bulvarı yla sınırlanan kısmına yönelik ve İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu nun tarihli kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Kemeraltı 1.Etap Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı, Fevzipaşa Bulvarı yla Gaziler Caddesi nden başlayıp, Pazaryeri Meydanı ve Emir Sultan Türbesi ni içine alan ve İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu nun tarihli kararı ile onaylanan 1/1000 Ölçekli Kemeraltı 2. Etap 1. Bölge Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı izlemiştir. Kemeraltı 2. Etap alanının 1. bölgesi dışında kalan 2. Bölgesine yönelik planlama çalışmaları ise sürdürülmektedir. Agora ve çevresini koruma, sağlıklaştırma ve kent ile bütünleştirmek amacıyla 1/1000 ölçekli Agora ve Çevresi Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanmış ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı nca tarihinde onaylanmıştır. Agora ve İkiçeşmelik Caddesi arasında kalan alanda yer alan ve tarihsel niteliği bulunmayan sağlıksız birçok yapı kamulaştırılmış ve yıkım çalışmaları devam etmektedir. Arkeoloji ve Tarih Parkı olarak kente kazandırılması hedeflenen bu alanın, içinde yer alan ve tarihi niteliğe sahip 2 yapının ise kazı evi ve sergileme amaçlı restorasyonuna ilişkin çalışmalar devam etmektedir. (Şekil 4) Şekil 4. Agora ve Çevresi Koruma Amaçlı İmar Planı Kadifekale Tiyatro ve çevresinin arkeolojik ve tarihsel kimliğinin ortaya çıkarılarak korunması, bu bölgenin kentle bütünleştirilerek yaşatılmasını sağlamak amacıyla 2002 yılında çalışmalarına başlanan 1/1000 ölçekli Kadifekale Tiyatro ve Çevresi Koruma Amaçlı İmar Planı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı nca tarihinde onaylanmıştır. (Şekil 5) Bu plan sınırları içinde kalan sağlıksız yapıların kamulaştırılıp yıkılması ve Arkeoloji ve Tarih Parkı olarak kullanıma açılması kararlaştırılmıştır. Tiyatro alanı içinde kamulaştırma çalışmaları başlamıştır. 272

289 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 5. Kadifekale-Tiyatro ve Çevresi Koruma Amaçlı İmar Planı Ayrıca, kentin önemli arkeolojik, tarihi ve kültür mirasını barındıran Antik dönemden bugüne, her dönemin izini taşıyan, kent içinde korunabilmiş bir alan olarak dünyadaki ender örneklerden biri olan Kemeraltı ve çevresinin rehabilite edilerek sosyal çöküntü alanı olmaktan kurtarılması, koruma ve yeniden işlevlendirme ile geliştirilerek yaşatılması, kentle ve kentliyle bütünleştirilerek kente kazandırılması ve doğal afet risklerine karşı tedbirler alınarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla; Kemeraltı ve çevresi, İzmir Büyükşehir Belediyesi nin talebi ve Bakanlar Kurulu nun tarihli kararı ile 5366 sayılı kanun hükümlerine göre yenileme alanı olarak ilan edilmiştir. Yenileme alanı ilanıyla birlikte, bölgenin stratejik yol haritasını belirlemek amacıyla 5366 sayılı yasa ve ilgili yönetmeliği doğrultusunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesi'nce ortaklaşa İzmir Konak - Kemeraltı ve Çevresi Yenileme Alanı Etap Proje ve Programları hazırlanmıştır ve bu sayede bölgede gerçekleştirilecek projeler ve proje uygulamalarının amaçları, hedefleri, gerçekleştirilme öncelikleri ortaya konmuştur. İzmir Konak Kemeraltı ve Çevresi Yenileme Alanı Etap Proje ve Programları nın hedeflerinden birisi, alan içerisindeki tarihi anıtsal ve sivil mimarlık örneği yapıların restorasyonunun yapılarak tarihi dokunun iyileştirilmesi ve yaşatılarak kente ve kentlinin kullanımına kazandırılması olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda gerçekleştirilmesi planlanan projeler aşağıda sıralanmıştır: 1. Hanların Restorasyonu ve Canlandırılması 2. Cami, Mescit ve Türbelerin Restorasyonu ve Canlandırılması 3. Kiliselerin Restorasyonu ve Canlandırılması 4. Havraların Restorasyonu ve Canlandırılması 5. Hamamların Restorasyonu ve Canlandırılması 6. Tarihi Otellerin Restorasyonu ve Canlandırılması 7. Diğer Sivil Mimari Örneği Yapıların Restorasyonu ve Canlandırılması İzmir Konak Kemeraltı ve Çevresi Yenileme Alanı Etap Proje ve Programları nın hedeflerinden bir diğeri de bölgede yer alan jeolojik sakıncalı alanların boşaltılarak gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Bu kapsamda Kadifekale nin batısında yer alan 5,64 hektar büyüklüğünde jeolojik sakıncalı alanın boşaltılarak yeşil alana dönüştürülmesi, ayrıca bu alanın Kadifekale, Tiyatro, Agora ve bölgedeki konut dokusu bütünleştirilmesi amaçlanmıştır.( Şekil 6) 273

290 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 6. İzmir Konak Kemeraltı ve çevresi yenileme alanı Yeni imara açılan alanlarda yapılan imar planları ile kullanma ve yoğunluk değerlerinin değişikliğini öneren imar planı revizyonları, yeni yapılaşmalara, mevcut yapı stokuna ve tarihsel dokunun korunması ve sağlıklaştırılmasına yönelik tüm çalışmalar, gerek imar mevzuatına ve gerekse afetlerle ilgili yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştirilmektedir. KAYNAKLAR İzmir Büyükşehir Belediyesi Stratejik Planı İzmir Büyükşehir Belediyesi 1/25000 Ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı ve Raporu İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Deprem Master Planı Boğaziçi Üniversitesi, Kasım

291 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU SU VE KANALİZASYON HİZMETLERİNE YÖNELİKAFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI Dr. AHMET H. ALPASLAN 1, Dr. SUZAN GÖK 2, A.ALİ USLU 3, ÖMÜR ORAN 4 1 İzsu Gn.Md., İzsu,, 2 İşletmeler Gn. Md. Yrd., İzsu 3 Su İsale ve Dağ. Dai. Bşk., İzsu, 4 İHidrojeoloji Müh., İzsu, ÖZET Bilindiği gibi, 1999 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliği ile hazırlanan Radius Projesinde, ilimizdeki mevcut alt ve üst yapıların deprem performansları değerlendirilmiş olup olası bir depremde oluşabilecek hasarlar belirlenmiştir. Bu bildiri, Radius projesinden günümüze, grubun hizmet sahası olan su ve kanalizasyon altyapısında, projedeki senaryo depreminde oluşacağı öngörülen hasarlar için ne gibi önlemlerin alındığından bahsetmektedir. İzmir ilinin Su kaynakları, İsale hatları, Kanalizasyon hatları ve alternatifleri, Arıtma tesisleri ve yapımı devam eden tesisler Barajları ve planlanan barajlardan bahsedilmiş daha sonrada altyapı sistemlerinin herhangi bir olası deprem durumundaki durumları literatürden incelenmiş, kullanılan boru cinslerine bağlı olarak hasarların ne boyutlarda olacağı ve hangi cins boruların kullanılmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmış, grubun hangi cins borular döşediği grafiksel olarak sunulmuştur. Ayrıca, sel felaketlerine karşı alınan önlemlerden, Dere Islahları, Yağmur kanaletleri ve Tersip bendlerine örnekler de verilmiştir. Anahtar Sözcükler: İzsu, deprem, içme suyu, kanalizasyon, Polietilen 1. GİRİŞ İçme suyu ve kanalizasyon sistemlerinin; gelişmiş toplumlarda özellikle de son yüzyılda yaşanan doğal afetler sonrasında hayati bir öneme sahip olduğu anlaşılmıştır. Ülkemizde yaşanan son büyük depremlerde gömülü boru hattı sistemleri geniş ölçüde zarar görmüştür. Özelikle su iletim ve dağıtım şebekelerinin aldığı zararlar, deprem sonrası meydana gelen yangınlara müdahaleyi ve bölgede su ihtiyacının karşılanmasını olumsuz yönde etkilemiştir. Elde edilen deprem tecrübeleri ve yapılan bilimsel çalışmalar gelecek depremler için boru hattı sistemlerinde zarar tahminlerinin yapılmasına olanak tanımaktadır. Bu amaçla, 1999 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliği ile hazırlanan Radius Projesinde, ilimizdeki mevcut alt ve üst yapıların deprem performansları değerlendirilmiş olup öngörülen senaryo depreminde oluşabilecek hasarlar belirlenmiştir. İlk olarak kentin su kaynakları, isale ve dağıtım hatlarından bahsedilmiş kaynakların kentin içme suyu tüketimini ne oranda karşıladığı ve kentin bölgesel tüketimleri anlatılmıştır. Daha sonra, deprem anında içme suyu ve kanalizasyon borularının davranışı ve oluşan hasar türleri hakkında bilimsel çalışmalardan örnekler verilmiştir. Taşıma gücü düşük zeminler, ıslah edilen, yapılaşmaya açılan göl ve dere alanları, gevşek kumlu zeminlerde, alüvyal ve dilüvyal zemin arasında sınırda olan zeminlerde, boruların gömüldüğü zeminde keskin topoğrafik değişikliklerin olduğu yerlerde; ana hattın yan kollarla veya bacalarla birleştiği yerlerde, boruların yapılarla birleştiği yerlerde ve zemin yüzeyine yakın yerlerdeki gömülü boru hatlarında depremler sonucu büyük hasarlar meydana geldiği görülmüştür. 275

292 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi, bu sebeple; 2000 yılından itibaren, içme suyu dağıtım şebekelerinde dış kuvvetlere karşı daha esnek olabilen HDPE içme suyu boruları kullanımına geçmiştir. Günümüzde de DF (Duktil Font), HDPE (Yüksek Yoğunluklu Polietilen) ve PE ( Polietilen) boru döşenmesi devam etmektedir. Aynı şekilde İzsu 2000 yılında Büyük Kanal Projesine başlamış, bu projede, tüm kanal boru güzergahları üzerinde, zemin etütleri, zemin sondajları yapılmıştır. Kanalizasyon boruları tüm test ve etütlerin ışığında yapılan hesaplar sonrasında boru yataklaması yapılmış, sıvılaşma riski taşıyan veya taşıma gücü nispeten düşük veya zayıf zeminlerde özellikle konsolidasyon ve presiyometre testleri yapılmış, buna göre zemin iyileştirme yöntemleri kullanılarak ana hatların deprem hareketlerine karşı güvenliği sağlanmıştır. Büyük Kanal Projesi ile başlayan ana kanal, toplama ve tali hatlarda daha esnek, kırılmaya karşı dirençli, HDPE ve spiral (Korige) boru kullanımına devam etmektedir Ayrıca İsale hatlarındaki alternatif, ikincil olarak kullanılması düşünülen by pass sistemleri devreye alınmış ve alınmaya devam etmekte, bunların en önemlisi ise Gördes barajı hattının Sarıkız kaynakları hattına bağlanması projesi ile bu hattın alternatif bir hat olarak çalışması kentimiz için büyük bir avantaj konumunda olacaktır. İzsu nun hayata geçirmeyi düşündüğü veya yapımına devam ettiği yeni arıtma tesislerinden ve alternatif su kaynağı olacak olan barajlardan bahsedilmiştir. Son olarak Sel felaketlerine karşı alınan önlemlerden ve grubun ekip ve ekipman olanaklarından bahsedilmiştir. 2. İZMİR KENTİ İÇMESUYU KAYNAKLARI VE İSALE HATLARI 2.1. Yeraltı Suları İzmir in yeraltı su kaynakları derin kuyulardır. Muhtelif bölgelerde tesis edilmiş olan bu kaynaklardan sağlıklı, temiz ve kaliteli içme suyu temin edilmektedir. Sarıkız derin kuyuları: Manisa il sınırları içerisindeki Saruhanlı yakınlarında mevcut 27 tanesi aktif toplam 30 adet derin kuyunun sağladığı su, Çullutepe deposunda Göksu kuyulardan gelen su ile karışarak klorlanmakta ve arsenik arıtma yapılarak Yahşelli pompa istasyonundan pompalanmakta ve 1850 ve 2200 mm. çaplı 98 kilometre uzunluğundaki isale hattı üzerinden Karşıyaka bölgesindeki Cumhuriyet deposuna (51000 m³) ulaştırılmaktadır. Şehir beslemesi yapılırken, depo seviyesine uygun olarak ya su depoda biriktirilmekte ya da ihtiyaç halinde Halkapınar daki 55,000 m³ kapasiteli depoya aktarılmaktadır yılı içerisinde 8 adet yeni kuyu açılarak yedek konumda bekletilmektedir. Göksu derin kuyuları: Manisa il sınırları içerisindeki Göksu bölgesinde mevcut toplam 22 adet derin kuyunun sağladığı su, Göksu pompa istasyonunda pompalanarak ve Çullutepe depoda Sarıkız kaynaklarının ürettiği su ile birleşerek klorlanıp arsenik arıtma yapılarak 70 kilometre uzunluğundaki isale hattı üzerinden kente ulaştırılmaktadır. Menemen derin kuyuları: Menemen ilçe sınırları içerisindeki toplam 21 adet aktif derin kuyulardan üretilen su, Menemen Acil pompa istasyonunda klorlanıp arsenik arıtma yapılarak pompalanmakta 276

293 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU ve 35 kilometre uzunluğundaki 1000 mm. çaplı isale hattı üzerinden Cumhuriyet depoya ve/veya Alsancak bölgesine aktarılmaktadır yılında 2 adet kuyu sisteme dahil edilmiştir. Çavuşköy derin kuyuları: Menemen derin kuyularına yakın bir bölgede bulunan 12 adet derin kuyunun sağladığı su, Menemen Acil pompa istasyonunda Menemen derin kuyularının ürettiği su ile birleşmekte ve arsenik arıtma yapılmaktadır yılında 6 adet kuyu açılarak sisteme dahil olmuştur. Halkapınar derin kuyuları: Kent içinde eski bir göl alanı içinde bulunan 19 adet derin kuyunun ürettiği su klorlanıp arsenik arıtma yapılarak, yine bu havza içindeki pompa istasyonlarında İzmir şehir şebekesine pompalanmaktadır. Pınarbaşı ve Buca derin kuyuları: Kentin doğu bölgesinde Pınarbaşı ndaki 4 derin kuyunun 3 tanesi aktif olup üretilen su, lokal klorlama yapılarak yakın çevrenin beslemesinde kullanılmaktadır. Buca bölgesinde ise, 3 adet derin kuyu ihtiyaca bağlı olarak çalıştırılmakta, lokal olarak klorlama yapılarak çevre yerleşim bölgelerinin beslemesinde kullanılmaktadır. Halkapınar kuyularından 39 milyon m³, Göksu kuyularından 42 milyon m³, Sarıkız kuyularından 25 milyon m³, Menemen ve Çavuşköy kuyularından 17 milyon m³ su sağlanarak İzmir kentine verilmiştir sayılı yasa ile Büyükşehir kapsamına dahil edilen çevre ilçe ve belediyelerin kendi yerel kaynakları bulunmakta ve kendi su ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar Yüzey Suları İzmir metropol alanına içme suyu temin eden yerüstü kaynakları Tahtalı ve Balçova barajlarıdır. Tahtalı barajı: İzmir in en büyük yerüstü kaynağı olan bu barajda 1996 yılı Kasım ayında su tutulmaya başlanmış olup 1997 yılı Aralık ayından bu yana kente su verilmektedir. Temelden yüksekliği 57,5 metre olan Tahtalı barajının rezervi m³ tür. 35 metre yüksekliğinde inşa edilen Su Alma Yapısındaki 6 adet pompa vasıtasıyla baraj gölünden emilerek modern arıtma tesislerinde arıtılan su, 32,3 kilometre uzunluğundaki 2200 mm. çaplı borular ile kente ulaştırılmaktadır. Balçova (Cengiz Saran) barajı: İzmir in Balçova semti yakınlarında bulunan bu baraj m³ kapasiteli olup içme suyu dağıtımında tampon olarak kullanılmaktadır. Günlük su ihtiyacına uygun olarak takviye amaçlı kullanılmaktadır. Güzelbahçe, Narlıdere ve Balçova bölgelerine su temini yanında genel su temininde aksaklıkların oluşması durumunda veya kaynakların periyodik bakımlarının yapılması ve dinlendirilmeleri esnasında faydalanılan bir su kaynağıdır. Baraj gölünden alınan su fiziksel arıtma tesisinde arıtılarak dezenfekte edilerek 900 mm. çaplı hat ile çevre bölgelere dağıtılmaktadır. Ayrıca, Kentin Ürkmez ve Aliağa yerleşim bölgelerinde yer alan ve DSİ tarafından işletilen Ürkmez sulama Barajı ve Petkim tarafından işletilen Güzelhisar barajından su hakkı kapsamında temin edilen yüzey suyu klasik arıtma tesislerinde arıtıldıktan sonra bölgeye dağıtılmaktadır. Bu kapsamda, 2008 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle, Aliağa da bulunan Petkim e ait Güzelhisar barajından 5 milyon m³ su alınarak İzmir kentinin ihtiyaç duyduğu içme ve kullanma suyuna katkıda bulunmuştur. Tahtalı barajından 2008 yılında 59 milyon m³, Balçova barajından 2,6 milyon m³ su sağlanarak İzmir metropol alanına verilmiştir. 277

294 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 1. İzmir Metropol alanı Su Kaynakları 2.3. Ana İsale Hatları İzmir kent içinde; Halkapınar m³ depodan başlayan ve kenti sahil kesiminden Güzelbahçeye kadar kuşatan isale hattı bulunmaktadır (Mithatpaşa hattı). Tahtalı suyunun son dağıtım noktası Karabağlar pompa istasyonu ile Mithatpaşa hattını birbirine bağlayan Yeşildere hattı, Karabağlar bölgesinden Hatay bölgesine su aktaran Üçyol-Üçkuyular hattı, Buca bölgesinin su beslemesini sağlayan Gediz hattı, Bornova bölgesinin su beslemesini sağlayan Bornova hattı, Halkapınar bölgesinden Pınarbaşı na kadar su aktarımını sağlayan Kamil Tunca hattı, ve bu hatlarla bağlantılı değişik çaplardaki taşıyıcı hatlar başlıca isale hatları olarak sayılabilir. Yaklaşık metre isale hattı bulunmaktadır. Şekil 2. İzmir Metropol alanı Ana İsale ve Dağıtım Hatları 278

295 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bölgelerin ortalama su talepleri İzmir ana metropol ortalama su tüketimi litre/saniye dir. ( m³/gün) Karşıyaka grubu : 1800 l/s Bornova grubu (Pınarbaşı dahil) : 600 l/s Çamdibi, Işıkkent, Altındağ grubu : 600 l/s Kadifekale, Gültepe grubu : 400 l/s Alsancak grubu : 400 l/s Mithatpaşa grubu : 400 l/s Hatay grubu (Yeşilyurt dahil) : 600 l/s Karabağlar grubu (Eskiizmir, Cennetçeşme) : 600 l/s Buca grubu (Gaziemir dahil) : 700 l/s Balçova, Narlıdere grubu : 400 l/s Kaynakların Bölgeleri Besleme Oranları Kaynakların tam kapasite çalıştırıldıklarında toplam ihtiyacı karşılayabilme kapasiteleri şöyledir: Derin kuyuların toplam kapasitesi : l/s. Karşılama oranı : % 89. Barajların toplam kapasitesi (Su rezervine bağlı olarak) : l/s. Karşılama oranı : % 100. Kaynakların hepsi, ring oluşturacak şekilde hatlarla birbirine bağlı olup su dağıtım sistemi, kaynakların alternatif kullanımına uygun yapıdadır. Tablo 1: Su kaynaklarının yerleri, tam kapasiteleri ve ihtiyacı karşılayabilme oranları Kaynaklar Kapasite Karşılayabilme oranı Mevkii Göksu ve Sarıkız Kuyuları 3400 lt %52 Manisa-Muradiye- Saruhanlı Menemen Kuyuları 800 lt %12 Menemen Ovası Halkapınar Kuyuları 1600 lt %25 Halkapınar ve çevresi Tahtalı Barajı (Rezerve göre) 6000 lt %92 Gümüldür Balçova Barajı (Rezerve göre) 700 lt %10 Balçova Şekil 3. İzmir Metropol alanı su kaynaklarının günümüzdeki payları 279

296 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU DEPREM ANINDA İÇME SUYU VE KANALİZASYON BORULARININ DAVRANIŞI VE OLUŞAN HASAR TÜRLERİ Yeraltı yapılarının deprem sırasındaki davranışını öngörmek için yapılan çalışmalarda, üst yapıların sismik davranışına benzer yöntemler kullanılmaktadır. Ancak, gömülü boruların sismik davranışı diğer üst yapılardan farklıdır. Gömülü borular gibi yeraltı yapılarının depremlere karşı her ne kadar üst yapı elemanlarından daha dayanıklı olduğu düşünülse de, yakın zamanlardaki büyük depremlerde, gömülü borularda da büyük hasarlar oluşmuştur. Üst yapı gibi projelendirilen, boru hattını çevreleyen zemin koşullarını ve boru malzeme niteliklerini dikkate almayan projelendirme çalışmaları, gömülü boruların depremdeki sismik davranışını modellemekten uzaktır. Sadece üstündeki dolgu yükünü taşıyacak şekilde boyutlandırılan, altındaki yumuşak zemin ortamını dikkate almayan ve boru altına sınırlı kalınlıkta seçme malzeme yerleştirmek suretiyle zemin iyileştirmesi yapıldığı kabul edilen gömülü borularda deprem sebebiyle hasarların oluşması kaçınılmazdır. Yapılan arazi incelemeleri ve çeşitli çalışmalara göre, taşıma gücü düşük zeminler, ıslah edilen, derelerden-göllerden kazanılan alanlar, gevşek kumlu zeminler, alüvyal ve dilüvyal zemin arasında sınırda olan zeminler, boruların gömüldüğü zeminde keskin topoğrafik değişikliklerin olduğu yerlerde; ana hattın yan kollarla veya bacalarla birleştiği yerlerde, boruların yapılarla birleştiği yerlerde ve zemin yüzeyine yakın yerlerdeki gömülü boru hatlarında depremler sonucu büyük hasarlar meydana gelmiştir. Boru hatlarında meydana gelen bu hasarlar, boru hattının farklı noktaları arasındaki dalga yayılması ve faz farkı ile meydana gelen eksenel gerilme ve eğilme deformasyonları, boru hattı önemli bir fay hattından geçtiğinde, deprem sırasında fay hareketlerinden kaynaklanan büyük yer değiştirmeler, toprak kaymaları, sıvılaşma nedeniyle boruların zemin içinde yüzmesi, gömülü boruların zemin yüzeyine çıkması sebebiyle boru ekseninde yer değiştirme (Şekil.4.a), baca birleşim yerlerindeki çatlama ve kırılmalar (Şekil.4.b), birleşim ve dikiş yerlerindeki yer değiştirme, açılma ve kırılmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. (Datta, Mashaly, 1986) Şekil Hokkaido-Nansei-Oki Depreminde (M=7.8) Boru Hatlarında Görülen Hasarlar a) Yüzeye Çıkan Boru Hattı (100cm yukarı çıkmıştır) b) Borunun Bağlantı Noktasından Ayrılması (Mohri, Yasunaka, Tani, 1995) 280

297 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Benzer şekilde, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sırasında, fay kırığının her iki tarafında, 20km genişlikteki bölgelerde, su ve atık su iletim hatlarına ait gömülü borularda oldukça ağır hasarlar gözlenmiştir. Depremin merkez üssünde gömülü borularda görülen hasar oranı %100 e yaklaşırken deprem üssüne yakın ama nispeten daha az etkilenen kesimlerdeki hasar oranı %70 dolayındadır. Yapılan incelemeler sonucunda, gömülü borulardaki hasarın ana sebebinin kullanılan malzeme türü (Asbestli Çimento borular (AC borular)) ile boruların bağlantı noktalarındaki ayrılma ve kırılmalardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Depremde, özellikle Sapanca Gölü kıyısındaki 560 km lik Arifiye Su hattının, 360 km sinde önemli hasarlar oluşmuş, yüzey kırığı sebebiyle kanalizasyon hatları ile telefon ve elektrik hatlarında ciddi hasarlar tespit edilmiştir. Adapazarı Su Hattında ise, 500km lik gömülü boru hattının neredeyse tamamında ağır hasarlar görülmüştür (Şekil.5). Ağır hasarın en önemli sebebi, hattın %75 inin AC gevrek borulardan oluşmasıdır. Adapazarı Atık Su Hattındaki borularda orta derecede hasar ortaya çıkmıştır. Sapanca kesiminde ise 90 km lik AC boruların bağlantı noktalarının 400 ünde hasar gözlenmiştir. Depremden hemen sonra, Yalova-Gölcük kesiminde su ve kanalizasyon sisteminin büyük bir kısmında hasar görülmüş, ayrıca ana depremden 7-20 gün sonra oluşan artçı depremlerde de yeni hasarlar meydana gelmiştir. Benzer durumla, Değirmendere ve İzmit kent merkezinde de karşılaşılmıştır (Tang, 2000, Sağlamer, Balkaya, 2003) Şekil 5. Adapazarı Su ve Atık Su Hattı Gömülü Borularında Karşılaşılan Yapısal Hasarlar 3. TAVSİYE EDİLEN BORU MALZEMELERİ VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER Yapılan araştırmalarda alt yapı sistemlerinde oluşacak boru hasar oranları, hız spektrum değerine (PGV), boru cinsine, boru çapına ve zemin cinsine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Yakın geçmişte meydana gelen depremler sebebiyle gömülü borularda oluşan hasarlarla ilgili detaylı çalışmalar yapılmış ve hangi tür boru malzemesinin daha dayanıklı olduğu araştırılmıştır. Örneğin, 1995 yılı Ocak ayında Japonya da meydana gelen deprem neticesinde Kobe, Nishinamiyo ve Ashiya şehirlerinde çeşitli malzemelerden yapılmış ve hasar görmüş gömülü borularda, kullanılan malzeme ile hasar oranı arasındaki ilişki araştırılmış ve sonuç olarak; PE borularda hasar oranı (hasar/km) 0.0 iken çelik, PVC, dökme demir ve asbestli çimento borularda bu oran sırasıyla 0.437, 1.430, 1.508, ve olarak bulunmuştur. Esnek borular depremde, deforme olabilmesi ve basınç konsantrasyonlarına dayanıklı olması sebebiyle daha az hasar görmekte ya da hiç hasar görmemektedir. Esnek bağlantıların kullanımı, borunun dış ve iç kuvvetlere dayanma gücünü artırmakta ve göçme riskini azaltmaktadır. Bu sebeple, yerleştirme ve yataklama koşullarına uyularak Esnek borularda depremde hasara sebep olabilecek etkiler ortadan kaldırılabilmektedir. Yapılan incelemelerden anlaşıldığı üzere, su ve atıksu borusu olarak PE borular, diğer boru malzemeleriyle karşılaştırıldığında deprem kuvvetlerine karşı daha iyi performans göstermektedir. 281

298 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bu nedenle, deprem bölgelerinde polietilen, çelik, sünek demir ve cam lifi donatılı plastik borular gibi esnek boruların kullanılması tavsiye edilmektedir. Buna karşılık, asbestli çimentolu malzemeler kırılgan, yer değiştirmelere, farklı oturmalara ve deprem kuvvetlerine karşı zayıf olduklarından, bu tip malzemeden yapılmış borular deprem bölgelerinde kullanılabilecek en kötü boru cinsi olarak karşımıza çıkmaktadır. Zemin durumuna göre incelendiğinde ise en az hasar sağlam zeminlerde en fazla hasar ise alüvyon ve dolgu zeminlerde görülmektedir. Ayrıca, Isenberg ve Richardson (1989), Ballantyne (1992) ve Wang (1994), PGD hasarına karşı parçalı boru hatları için esnek eklemlerin kullanımını önermiştir. 4. İZSU DAKİ SON DURUM 5.1. Su Dağıtım Şebekesi Durumu HDPE-100 borular diğer şebeke borularına göre daha uzun ömürlü, kırılganlığı az, korozyona ve aşınmaya dayanıklı, döşenmesi kolay borulardır. Bunun dışında kopma uzamasının diğer boru malzemelerine göre çok fazla olması heyelan ve deprem bölgeleri için önemli bir avantaj olarak belirtilmektedir. Boruların biri birine eklenmelerinde ve üzerlerine yerleştirilecek çeşitli elemanların bağlantılarında en çok kullanılan yöntemler aşağıda sıralanmıştır. Sıcak gazla kaynak (mufsuz) (alın kaynağı) Kızdırma elemanlı (mufsuz) kaynak (alın kaynağı) Kızdırma elemanlı muflu kaynak Direnç kaynağı (muflu) Sürtünme kaynağı (muflu) Flanşlı bağlantı Vidalı bağlantı İtme soketli bağlantı (push-fit) Bu bağlantılar, standartlarda tanımlandığı şekilde yapılmaları halinde, içmesuyu şebekelerinde bir sorun çıkarmamaktadır. Bu bağlantılar içinde pratikliği standartlara uygunluk deneyi gereği yapılan sızdırmazlık (iç basınç), eksenel çekmede kopmama ve eğilme etkisi altında iç basınç gibi deneylerden de olumlu sonuç alınmıştır. (Karadoğan,2000) İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi, bu sebeple; 2000 yılından itibaren aldığı ilke kararı ile, içmesuyu dağıtım şebekelerinde dış kuvvetlere karşı daha esnek olabilen HDPE içmesuyu boruları kullanımına geçmiştir. Bu ilke kararı günümüzde de DF (Duktil Font), HDPE (Yüksek Yoğunluklu Polietilen) ve PE ( Polietilen) boru olarak devam etmektedir. Dolayısıyla, alınan ilk önlem şebekedeki eski boruları değiştirmek olmuştur: mevcut içmesuyu şebekesinde bulunan eski pik borular veya beton, galvaniz türü borular yerine duktil boru veya yüksek yoğunluklu Polietilen boru döşenerek şebekelerin yenilenmesi olası depremde ortaya çıkacak kırılma hasarlarını önemli ölçüde azaltmayı hedeflemiştir.bu yüzden günümüzde, dağıtım hatlarının büyük bölümü (yaklaşık % 95) yenilenmiş olup depreme dayanıklı duktil ve polietilen borulardır. 282

299 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo Yılları arasında imalatı yapılan boru cinsleri ve metrajları YIL / BORU CİNSİ 2009 (Eylül) TOPLAM (m) H.D.P.E (m) D.F.(m) ÇELİK (m) PVC (m) CTP (m) BETON (m) YILLARI ARASI İZSU BORU CİNSLERİNE GÖRE İMALAT MİKTARLARI MİKTAR(m) BETON ÇELİK PVC DUKTİL FONT HDPE,HDPE Şekil Yılları arasında imalatı yapılan boru cinsleri ve metrajları grafiksel gösterimi Ana İsale, Dağıtım Hatları ve Kaynakların Durumu İzmir kenti, farklı bölgelerde bulunan beş ana içme suyu kaynağından gelen hatlarla beslenmektedir. Su kaynaklarının dağılmış olması ile, içme suyu sisteminin tümünün çökme ihtimalini çok düşük bir ihtimaldir. Olası bir depremde, oluşan hasarların boyutuna bağlı olarak su kaynakları ve İsale hatları değişen sürelerde kente su veremez duruma gelebilir. Böyle bir durumda devre dışı kalan su kaynakları yerine diğer kaynaklar alternatif olarak kapasite artırımı ile daha fazla çekim yapılarak ve zarar görmeyen boru hatları kullanılarak tüm kente içme suyunun ulaştırılması büyük önem taşımaktadır. İzsu tarafından başta, kente su ileten ana boru hatlarının ve kent içindeki ikincil nitelikli ana dağıtım hatlarının yedek hatlarını oluşturarak veya farklı bağlantılar oluşturarak su dağıtımının en az kesinti süreleri ile yapılabilmesine yönelik altyapı oluşturulmaktadır YIL

300 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Su dağıtımının aksamadan gerçekleştirilebilmesi amacıyla, by-pass sistemleri yapılarak bir besleme noktasındaki aksama halinde alternatif besleme kanallarının devreye alınması düşünülmüştür. Şekil 7. Radius projesinde, içme suyu hatlarında öngörülen hasar miktarları Kuzey Kaynaklarından elde edilen su Halkapınar deposuna aktarılmakta ve İsale hatları yardımı ile kentin güney kesimine dağıtılabilmektedir. Aynı şekilde Tahtalı barajından elde edilen su yine isale hatları ve depolar yardımıyla şehrin en kuzeyine kadar aktarılabilmektedir. Bu da herhangi bir afet anında zarar görmeyen hatlar üzerinden mümkün mertebede suya manevra yaptırarak istenilen bölgeye ulaştırılmasını mümkün kılmaktadır. Zarar gören hatların tamiri aşamasında, afet bölgesinin susuz kalmaması için hemen en büyük çaplı Ø 2200 mm. boruların kenarları kapatılarak geçici olarak depo konumuna getirilecek ve bölgede su ihtiyacı karşılanacaktır. Ayrıca yine anlık olarak boru tamirleri yapılıncaya kadar, su ihtiyacını karşılamak amacıyla geçici olarak su tankerleri ile su taşınılması düşünülmektedir. İzmir e içme suyu sağlayan Sarıkız, Göksu, Menemen ve Çavuşköy yer altı suyu kaynakları kente kuzeyden giriş yapmakta, Tahtalı barajı ve hattı ise güneyden giriş yapmaktadır. Gördes Boru hattı ve Kavaklıdere Arıtma Tesisi yapımından sonra kente bağlanacak olan Gördes barajı suyu ise kente doğu yönünden giriş yapacak ve üçüncü bir ana besleme hattı olarak İzmir in içme suyu sağlama güvenilirliğini artıracaktır. 284

301 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 8. İzsu tarafından yapımı önerilen Gördes Barajı boru hattı ile mevcut Sarıkız hattı arasındaki bağlantı Gördes barajı boru hattını, Sarıkız, Göksu kuyularını kente bağlayan mevcut boru hattına bağlayarak Gördes barajından alınacak suyun İzmir e gerektiğinde alternatif bir hat üzerinden iletimini sağlayacak proje İzsu tarafından yapılmaktadır. Bu proje ile İzmir e içme suyu verecek Gördes ana boru hattının deprem nedeniyle görevini yapamayacak duruma gelmesi halinde ek bir güvence sağlanmış olacaktır. Bir deprem anında kente içme suyu sağlayan kaynakların devre dışı kalma olasılığına karşı kaynak çeşitliliğinin artırılması, kentin çok sayıda kaynaklara sahip olması, yerel su kaynaklarının değerlendirilerek alternatif yerel çözümlerin hayata geçirilmesi içme suyu güvenilirliğini artıran bir yaklaşımdır. İzsu tarafından İzmir Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ve bugüne kadar değerlendirilmemiş irili ufaklı tüm yüzeysel ve yer altı suyu kaynaklarını içme suyu amaçlı olarak değerlendirecek projeleri ortaya çıkarmak amacıyla Su Master Planı hazırlık çalışmaları başlatılmıştır. Bu proje kapsamında ortaya konacak yeni su kaynaklarının projelendirilip inşaatlarının tamamlanmasıyla içme suyu kaynak çeşitliliği ve aynı zamanda içme suyu sağlama güvenilirliği de artacak, bir afet anında kentin susuz kalma olasılığı kuvvetle azalacaktır. Ayrıca 2006 yılında tamamlanan bir proje ile İzmir çelik boru isale hatlarının hemen tamamı üzerinde katodik koruma sistemi tesis edilmiştir. Daha önceden tesis edilmiş hatlarla birlikte katodik koruyucu sisteme ait cihaz ve donanımın periyodik bakımı gerçekleştirilmekte ve arızaları giderilerek sağlıklı çalışmaları sağlanmaktadır. Çelik hatlar üzerinde Katodik koruyucu bakım faaliyetleri (toplam m. uzunluğundaki Ø , 50 adet hattın) her yıl sürdürülmektedir. Göksu Pompa İstasyonu E.N.H. Uygulama projeleri 2004 yılında hazırlanmıştır. Bilindiği gibi Göksu kuyularının terfi pompa istasyonu konumunda olan Göksu Pompa İstasyonunun herhangi bir arıza durumunda enerjisiz kalmaması için ikinci bir noktadan beslenmesi ve mevcut eski açık sistemin yenilenmesi işi yapılmıştır. 285

302 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir içme suyu üretim ve dağıtım sistemini oluşturan üretim kaynakları, depolar, pompa istasyonları ile ana isale ve dağıtım hatları; Halkapınar Sular İşletmesinde kurulu SCADA sistemindeki bilgisayarlarla 24 saat kesintisiz izlenmekte ve gerektiğinde kumanda edilmektedir. Aynı sistemde kente verilen suyun kalitesi ile ilgili parametreler de takip edilmektedir. Bu sistem istenilen tesis veya ana iletim hattına telsiz sistemi üzerinden bilgisayarlarla müdahale imkanı sağladığından afet anında derhal tedbir alınmasına imkan vermektedir. (Şekil.9) Ayrıca önemli tesislerde 24 saat nöbetçi personel bulunmaktadır. Şekil 9. İzsu Scada Sistemi (Uzaktan kontrol ve veri denetimi) 2001 yılından itibaren, her yıl sürekli kapsama alınan İçme suyu Hatlarının Bakım, Onarım ve İyileştirmesi İşi ihale edilmekte ve Ana İsale Hatları sürekli gözlem altında tutularak bakım ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda yapılan faaliyetler, Hat ve tesislerin bakım ve onarımı, hatlar boyunca yüzeye çıkan su olup olmadığının kontrolü, Boru tamirleri, vana montajları, vantuz ve kolektörlerinin değiştirilmesi Hatlar üzerinde yük oluşturacak türden yapılaşma, moloz, vb. olup olmadığının kontrolü, Hatlar üzerindeki dolgu malzemesi kaybı olup olmadığının kontrolü, İstinat duvarı Dere, yol geçişlerindeki boruların kontrolü, Hatlar üzerindeki rögarların ve rögar kapaklarının kontrolü, Rögarların kontrolü 5.3. Kanalizasyon Sistemi Durumu İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi 2000 li yıllarda başlayan büyük Kanal Projesi ile büyük bir hamle yapmış ve tüm şehrin atık sularını kolektörlerle toplayıp Arıtma Tesisine göndermeyi başarmıştır. İzmir Kanalizasyon Projesinin amacı; İzmir genelindeki tüm evsel ve atıksuları toplayarak arıttıktan sonra körfeze deşarj etmek, böylece giderek kirlenmeye maruz kalan ve Türkiye nin en büyük doğal körfezi olan İzmir Körfezindeki kirlilik yüklerini azaltmak ve ona yeniden doğal canlılığını kazandırmaktır. 286

303 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bu kapsamda 1. etabı tamamlanmış olan projenin 2. ve 3. etap yatırımları 2000 yılında belirlenmiştir. Proje tamamen mühendislik kaideleri göz önüne alınarak yapılmıştır, şöyle ki; tüm kanal boru güzergahları üzerinde, zemin etütleri ve zemin sondajları yapılmıştır. Kanalizasyon boruları tüm test ve etütlerin ışığında yapılan hesaplar sonrasında boru yataklaması yapılmıştır. Sıvılaşma riski taşıyan veya taşıma gücü nispeten düşük veya zayıf zeminlerde özellikle konsolidasyon ve presiyometre testleri yapılmış, bu testlerin sonucunda zeminlerin düşey profilde ne kadar yük taşıyacağı hesap edilmiş ve buna göre zemin iyileştirme yöntemleri kullanılarak ana hatların deprem hareketlerine karşı güvenliği sağlanmıştır. En yaygın olarak, ana hatların altında ve kolektörlerin bulunduğu yerlerde, Alsancak, Karşıyaka sahilden başlayıp Mavişehir, Çiğli ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesine kadar olan kısımda forekazık veya jetgrouting (enjeksiyon) yöntemleri ile zemin iyileştirmeleri yapılmıştır yılında alınan bir kararla, İzmir Kanalizasyon Projesi Kapsamında yaptırılan tüm ana toplayıcı hatlar ile, kanalizasyon şebekelerinde, esnek, kırılganlığı çok daha az, hafif ve yer altı zemin hareketlerinden daha az etkileneceği için ve aynı zamanda tamamen kaynakla birleştirildiğinden ve sızdırmazlığı yüksek olduğundan, yüksek yoğunluğa sahip Polietilen borular kullanılmıştır yıllarında toplam 97 km Ø300mm- Ø1600 mm arası PE boru satın alınmış bunun 63 km.si aynı yıllar içerisinde döşenmiştir yılı sonunda Büyük Kanal Projesi kapsamında yapılan kollektör imalatı 109 km. ye ulaştı. Ayrıca aynı yıl içerisinde yine depreme dayanıklı daha esnek ve hafif Ø300 ile Ø1000 arası HDPE yaklaşık 68,5 km. kanalizasyon şebekesi döşenmiştir. Şekil 10. Büyük kanal projesi esnasında döşenen HDPE borular 2002 den günümüze kadar kent kanalizasyon şebekesinin yaklaşık %95 lik kısmı aynı karar doğrultusunda olası depremden daha az hasar göreceği araştırmalar ve bilimsel çalışmalar neticesinde Polietilen ve Yüksek Yoğunluklu Polietilen boru ile değiştirilmiştir. Ayrıca, Ana kanalizasyon hatlarındaki muhtemel arızalara karşı proje ve inşaat aşamasında,hattın hasar görmeyen bölümlerinin işlevini sürdürebilmesi amacıyla belli noktalarda denize deşarj olanağı bırakılmıştır. Olası bir deprem sonrası boru hattında görülebilecek hasarlar giderilinceye kadar bu deşarj noktaları kullanılarak tüm kanalizasyon sisteminin çökmesinin önlenmesi planlanmıştır. 287

304 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 5.4. Arıtma Tesislerinin Durumu İzmir Büyükşehir Belediyesi kapsamında mevcut ve yapımı devam eden 15 adet atıksu arıtma tesisi, Çiğli, Foça, Aliağa, Bağarası, Kozbeyli, Hacıömerli, Güneybatı, Havza, İyte, Gümüldür, Halilbeyli, Ürkmez, Selçuk, Balıklıova ve Urla da bulunmaktadır. Bu tesislerin inşaat aşamasından önce, zemin parametre ve özelliklerini ve zemin ile yapı arasındaki etkileşimi ortaya koyacak jeolojik ve zemin etütleri yapılmıştır. Taşıma gücü zayıf ve sıvılaşma riski taşıyan zeminlerde en yaygın kullanılan zemin iyileştirme yöntemlerinden forekazık ve jetgrouting uygulamaları yapılmış ve atıksu arıtma tesislerinin inşaat aşamasında deprem hasarlarına karşı tüm yapısal önlemler alınmıştır. Dolayısıyla olası bir depremde İzsu Atıksu Arıtma Tesislerinin işlevlerini uzun süreli olarak engelliyecek yapısal hasarların oluşması beklenmemektedir. Aynı şekilde kanalizasyon hatlarında olduğu gibi, atıksuları toplayan ana toplayıcı hatlarda boruların yataklanma kurallarına titizlikle uyulmuştur. Taşıma gücü zayıf sıvılaşma riski taşıyan zeminlerde, zemin iyileştirme yöntemleri kullanılarak zeminin taşıma gücü artırılmış ve deprem anında zeminden kaynaklanabilecek yapısal hasarlara karşı hatların güvenliği sağlanmıştır. Şekil 11. Güney batı Ana Toplayıcıları Ø mm arası toplam 17 km. PE Yapımı Devam Eden Atıksu Arıtma Tesisleri Tesisleri oluşturan üniteler dağıtım yapısı, ızgara kanalı ve giriş pompa istasyonu, havalandırmalı kum ve yağ tutucu, bio-p tankları, havalandırma havuzları, fazla ve geri devir çamuru pompa istasyonları, son çökeltme havuzları, çamur havuzları, çamur susuzlaştırma binası, ultraviyole ile dezenfeksiyon havuzu, blower binası, kek deposu, bekçi kulübesi ve atölye binasından oluşmaktadır. Ayrancılar - Yazıbaşı Atıksu Arıtma Tesisi; Ayrancılar - Yazıbaşı biyolojik atıksu arıtma tesisi Ayrancılar, Yazıbaşı, Çapak, Kuşçuburun ve yakın yerleşim bölgelerin atıksularını toplayıp arıtacaktır. Tesisin arıtma kapasitesi nüfusa göre 80lt/sn (6912m³/gün) dür. Tesis alanı m2 dir.tesis tarihinde normal işletmeye girecektir. 288

305 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 12. Ayrancılar Yazıbaşı atıksu arıtma tesisi inşaatı Bayındır İlçesi Atıksu Arıtma Tesisi; Bayındır İlçesi, Canlı, Yakapınar, Çıplak, Elifli, Fırınlı, Çırpı ve yakın yerleşim bölgelerinin atıksularını toplayıp arıtacak olan Bayındır İlçesi atıksu arıtma tesisi biyolojik arıtma olup eşdeğer nüfusa göre arıtma kapasitesi 80lt/sn (6912m³/gün) dir. Tesis alanı m2 dir. Tesis tarihinde normal işletmeye alınacaktır. Şekil 13. Bayındır atıksu arıtma tesisi inşaatı Seferihisar İlçesi Atıksu Arıtma Tesisi; Seferihisar ilçesi atıksu arıtma tesisi Seferihisar ilçe merkezi ile birlikte Sığacık, Teos ve çevredeki yerleşim birimlerin de atıksuyunu toplayarak arıtacaktır. Tesisin tarihinde normal işletmeye alınması planlanmıştır. Şekil 14. Seferihisar atıksu arıtma tesisi inşaatı 289

306 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Torbalı İlçesi Atıksu Arıtma Tesisi; Tesis Torbalı İlçesi, Subaşı, Çaybaşı, Pamukyazı, Yeniköy, Özbey, Arslanlar, Şehitler ve yakın yerleşim alanlarının atıksularını toplayarak arıtacaktır. Arıtma tesisi biyolojik arıtma olup eşdeğer nüfusa göre arıtma kapasitesi 250 l/s dir. Tesis alanı m² dir. Şekil 15. Torbalı atıksu arıtma tesisi inşaatı Menemen Atıksu Arıtma Tesisi; Menemen Atıksu Arıtma Tesisi Merkez, Asarlık, Koyundere, Seyrek, Günerli ve yakın yerleşim bölgelerinin atıksularını toplayıp arıtacaktır m² alan üzerine inşa edilen tesis nüfus için 250 l/s kapasitede ileri biyolojik yöntemlerle arıtma yapacak şekilde projelendirildi. Tesis tarihinde normal işletmeye girecektir. Tesisin inşa edileceği alanda temel ıslahı amacıyla 2500 adet 80 cm çapında 18 m derinliğinde jet grout kolon çakılarak ünitelerin oturacağı temel zemini ıslah edilmiştir. Şekil 16. Menemen atıksu arıtma tesisi inşaatı Aliağa Atıksu Arıtma Tesisi; nüfusa hizmet edecek olan Aliağa Atıksu Arıtma Tesisi 250 l/s kapasiteli olup biyolojik atıksu arıtması yapacaktır. Tesis tarihinde normal işletmeye alınması planlanmıştır. Atıksu Arıtma Tesisinin inşaat işlerine devam edilmektedir. 290

307 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 17. Aliağa atıksu arıtma tesisi inşaatı Kemalpaşa Atıksu Arıtma Tesisi; nüfusa hizmet verecek olan 150 litre/s kapasiteli Kemalpaşa atıksu arıtma tesisinin ihalesi yapılarak inşaatına tarihi itibarıyla başlanılmıştır. Tesisin tarihinde tamamlanması öngörülmüştür Planlanan ve Yapımı Devam Eden Barajlar Çamlı Barajı İZSU ca yapımı düşünülen Çamlı barajı İzmir İli Güzelbahçe İlçesi sınırları içinde Çamlı çayı üzerindedir. Baraj Tekke dağının eteklerinden doğan önce Kocadere sonra Çamlı çayı adını alan dere üzerinde yapılacaktır. Barajdan elde edilecek olan ortalama yıllık 21,5 milyon m³ ( 0,68 m³/s ) içme suyu başta Güzelbahçe olmak üzere İzmir kent merkezi ile Güzelbahçe arasında kalan yerleşim birimlerinin içme suyu ihtiyacını karşılayacaktır. Çamlı barajı planlama raporu Ağustos 1997 tarihinde İZSU tarafından ihale edilerek yaptırılmıştır. Baraj İzmir Büyükşehir Belediyesi stratejik planı içinde yer almaktadır. Şekil 18. Çamlı barajı rezervuar alanı Çamlı Barajı İçme Suyu Arıtma Tesisi; Çamlı barajı içme suyu arıtma tesisi, Güzelbahçe ile Yelki arasında yer alacaktır. İçme suyu arıtma tesisi her biri 250 l/s kapasiteli 4 üniteden oluşacak olup, toplam kapasite m³/gün olacaktır. Arıtma tesisinden çıkan temiz su 10 km uzunluğunda 1m çapında bir boru hattı ile Güzelbahçe yakınlarında mevcut su dağıtım şebekesine bağlanacaktır. 291

308 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Gördes Barajı Gördes barajı Manisa İli Akhisar İlçesi sınırları içinde Gördes çayı üzerindedir. Tahtalı sisteminin gerçekleşmesinden sonra İzmir kentinin yakın çevresindeki kaynakların yeterli bir potansiyele sahip olmaması nedeniyle Gördes barajının hem sulama hem de içme suyu amaçlı olarak kullanılması gereği ortaya çıkmıştır. Gördes barajı Ocak 1998 tarihinde ihale edilmiş olup Ocak 2009 da inşaatı tamamlanmıştır. Baraj Türkiye için yeni bir tip olan ön yüzü beton kaplı kaya dolgu tipinde olup, nehir tabanından 82,9 m yüksekliktedir. Gördes barajı ile kente yılda ortalama 58,9 milyon m3 içme ve kullanma suyu sağlanacaktır. Gördes barajından alınan su 2000 mm çaplı çelik borularla, 96,5 km uzunluğunda, 4,2 m³/s kapasiteli bir iletim hattı ile İzmir kentine bağlanacaktır. Gördes barajında 17 Ocak 2009 tarihinden başlayarak, çevirme tüneli kapakları kapatılmış ve baraj su tutmaya başlamıştır. Gördes barajından İzmir kentine içme suyu getirecek iletim boru hatlarının ve arıtma tesisinin uygulama projelerinin hazırlanması işi İZSU Genel Müdürlüğünce 2008 yılı içinde ihale edilmiştir. Şekil 19. Gördes barajı beton kaplı ön yüzeyi Projenin 2009 yılı ortalarında tamamlanmasından ve DSİ Genel Müdürlüğünce onaylanmasından sonra iletim hatlarının inşaatı DSİ 2. Bölge Müdürlüğünce, arıtma tesisinin inşaatı ise İZSU Genel Müdürlüğünce yaptırılacaktır. İZSU Gördes barajında tutulan suyun bir an önce faydaya dönüşmesini ve Ülkemizin bundan kazançlı çıkmasını sağlayacak bir ek projeyi hayata geçirmek için DSİ ye gerekli başvuruyu yapmış bulunmaktadır. Gördes barajından İzmir e Acil İçme Suyu Sağlanması Projesi olarak adlandırabileceğimiz bu proje kapsamında, Gördes barajı iletim boru hattının ilk 35 km uzunluğundaki bölümünün DSİ ce yapılmasından sonra, bu hattın 1750 m uzunluğunda bir boru bağlantısı ile mevcut Sarıkız kuyuları-izmir içme suyu boru hattına bağlanması mümkün olabilecektir. Sarıkız kuyuları yakınında yapılacak bir içme suyu arıtma tesisi ve pompa ünitesinden sonra Gördes barajı suyu İzmir kentine su ileten mevcut hatta verilecektir. Böylece halen kullanılmakta olan Sarıkız kuyuları hattı, 96,5 km uzunluğundaki Gördes barajı ana iletim boru hattının alternatif bir boru hattı olacaktır ve üzerindeki büyük boyutlu pompa ve arıtma tesisi yapılarının gerçekleşmesini beklemeden küçük boyutlu ve hemen gerçekleştirilebilecek İZSU Proje önerisiyle Gördes barajında toplanan su İzmir kentine verilecektir. 292

309 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 20. Gördes barajı isale hattı 6. SEL FELAKETLERİ Bilindiği gibi, İzmir kentinde irili ufaklı yüzlerce dere mevcuttur. Geçmişte birçok dere yüzünden kentte su baskınları yaşanmış ve hasarlara sebep olmuştur. Aynı şekilde belirli aylarda aşırı yağış alabilen kent, yağmursuyu sebebiyle zor anlar yaşamış ve kent hayatı olumsuz yönde etkilenmiştir. İzsu 2000 yılından itibaren dere ıslah çalışmalarına ve yağmursuyu kanalları yapımına başlamıştır yılından günümüze kadar yaklaşık 115 dere ve kolları üzerinde 150 ye yakın tersip bendi inşa edilmiş, dereler ıslah edilerek sel baskınlarını önleyici tedbirler alınmıştır. Tablo Yılları arasında Islah edilen dere uzunlukları ve imalatlar Yıl/Çalışmalar Dere uzunluğu(m) Yapılan yağmur kanalı (m) Tersip bendi GENEL TOPLAM

310 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Şekil 21. Bostanlı deresi Tersip bendi Şekil 22. Çitlembik deresi dere ıslahı Şekil 23. Sepetçioğlu deresi ıslah çalışmaları 7. İZSU NUN PERSONEL ARAÇ VE İŞ MAKİNESİ DAĞILIMI Su ve kanalizasyon hizmet grubu, yıllar içerisinde kendini sürekli güncelleyerek iş makinesi imkanlarını genişletmiş, afet anında personel görev dağılımını belirlemiş ve ilgili personele tebellüğ etmiştir. İzsu personeli 563 personel ve 468 adet araç ve iş makinesi ile İzmir içmesuyu iletim ve dağıtım hatlarında ve kanalizasyon hatlarında her çap ve nitelikte boruyu tamir etmeye yeterlidir. 294

311 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo Yılı itibari ile araç ve iş makinesi dağılımı ARAÇ CİNSİ ARAÇ SAYILARI JEEP (4*4 ARAZİ TAŞITI) 3 OTOMOBİL 34 MİNİBÜS 6 KAMYON (AÇIK, KAPALI KASA) 102 DAMPERLİ KAMYON 22 HİDROLİK VİNÇLİ KAMYON 21 ARIZA TAMİR EKİP KAMYONU 46 KANAL AÇMA TEMİZLEME ARAÇLARI 27 ÇEKİCİ 3 KAMYONET 45 PANELVAN KAMYONET 21 TANKER (SU+AKARYAKIT+KLOR) 8 VİDANJÖR 33 TRAKTÖR 3 VİNÇ+GRAYDER 4 KASALI VİNÇ 5 EKSKAVATÖR (KAZICI+KIRICI) 14 FORKLİFT 3 SALLAMA KEPÇE 2 KAZICI - YÜKLEYİCİ (LOADER) 30 TELESKOPİK EKSKAVATÖR 1 YÜKLEYİCİ ( PAL+LAS) 20 LOW BED YARI RÖMORK 2 LOADER VE MİNİ YÜKLEYİCİ 2 VARISCO POMPA 13 GENEL TOPLAM 468 KAYNAKLAR Aral, N., 1994, Su Getirme Kanalizasyon ve Çözümlü Problemler, Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, İstanbul Çakıcı S., 2001, Güneybatı Kolektörleri Zemin Etütleri Raporu, Ege Temel Sondaj Ltd.Şti. İzmir Datta T.K., Mashaly E.A. 1986, Earthquake Engineering and Structural Dynamics, 14, 559. Karadoğan H, 2000, D.S.No.00/672 sayılı HDPE-100 Boruların İzmir İçme suyu sistemine Uygunluğu Raporu, İTÜ Makine Fakültesi, İstanbul Mohri Y., Yasunaka M.,Tani S., 1995, Earthquake Geotechnical Engineering, Balkema, Rotterdam, 31. Sağlamer A., Yılmaz E., Balkaya M., 2003, International Conference on New Developments in Soil Mechanics and Foundation Engineering, Near East University, Lefkoşa, North Cyprus, 169. Sarıkaya H.Z, Koyuncu I., 1999, Kocaeli Earthquake 17 August 1999, ITU-IAHS International Conference on the, 2-5 December, Istanbul. Tang A.K., 2000, ASCE Technical Council of Lifeline Earthquake Engineering Monograph, ASCE, Virginia,

312 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Umezawa M., Ogawa S., Damage Estımate of Waterworks Networks ın the Earthquake Faculty of Geo-Environmental Science Rissho University, Magechi, Kumagaya, Saitama, , Japan Yiğit, A., Gömülü Boru Hatlarının Deprem Etkilerine,karşı Davranışı, Yüksek Lisans Tezi, İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul URL 1, Boru.com İnternet sitesi, Polietilen Hakkında Genel Teknik Bilgi, 11 Eylül URL 2, İZSU İnternet sitesi, Arıtma Tesisleri ve Barajlar,, 12 Eylül URL3, DİZAYN GROUP İnternet sitesi, Korige Sarmal Borular, 11 Eylül

313 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ FEN İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI AFET RİSKİ AZALTMA ÇALIŞMALARI Fazıl ÖLÇER Fen İşleri Daire Başkanı, ÖZET Olası bir afet anında ulaşımın can damarları olan ana arterler üzerinde yer alan köprülerin, kavşakların, karayolu alt geçitlerinin ve mevcut yolların kullanılabilirliğini koruması, bir bölgeye ulaşımda alternatif yolların bulunması yapılacak ilk müdahalede kazanılacak zaman açısından hayati önem taşımaktadır. Fen İşleri Daire Başkanlığı olarak afet sonrasında yolların hızlı bir şekilde açılmasını sağlamak, arama kurtarma çalışmalarına katılmak ve daha sonrasında şehrin molozlardan temizlenmesi için gerekli araçların, iş makinelerinin ve ekipmanların çalışır halde hazır tutulması sağlanmaktadır. Anahtar Sözcükler: Afet, karayolu alt geçitleri, köprüler, yollar, iş makinelerı ve ekipmanları 1. GİRİŞ İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı olarak Belediyemiz yetki alanında kalan 21 ilçenin ulaşım ağında yer alan Meydan, Bulvar, Cadde ve Ana bağlantı yolları, karayolu alt geçitleri, karayolu yaya üst geçitleri, karayolu köprüleri yapımı, mevcut yolların bakım, onarım ve tadilat çalışmalarının gerçekleştirilmesi, sıcak asfalt, sathi kaplama ve yama çalışmalarının yürütülmesi, iş makineleri ve çeşitli ekipmanlar yardımı ile anılan güzergahların her daim işlerliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Belediyemizce yaptırılan ve denetimi kendisine verilen her türlü altyapı işleri teknik şartnamelerine, projelerine fen ve sanat kurallarına bir afet anında koordinasyonun sağlanması için deprem yönetmeliklerine uygun olarak süresinde bitirilmesini sağlamaktır. Bu doğrultuda 1999 yılında hazırlanan RADIUS projesinden 2009 yılına kadar geçen süre zarfında olası afet sonrası risklerinin azaltılması doğrultusunda aşağıda bölümler halinde Daire Başkanlığımızca gerçekleştirilen faaliyetlerimiz belirtilmektedir. 2. FAALİYETLER Kentin büyümesi, yeniden düzenlenmesi ve afete hazır hale getirilmesi için km uzunluğunda ve genellikle 2 gidiş 2 geliş olmak üzere, 4 şeritli ortalama 14,00 mt genişlikte malzeme ve geometrik standartlara sahip yeni imar yolu ve alternatif kent trafiğinin düzenli akışının sağlanması için 5'i katlı olmak üzere toplam 150 adet kavşak imalatı ve düzenlenmesi yapılmıştır. Olası afet anında kentin güneyini doğusuna bağlayan Toros Çamkule Bağlantı yolu, doğusunu kuzeye bağlayan Bayraklı Doğançay Yolu ve kuzeyde de Egekent Evka 5, Egekent Evka 2 alternatif bağlantı yolları bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca şehrin ana arter, bulvar ve caddelerinde de düzenli trafik ve yaya akışını sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. 297

314 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.1. Açılan Yeni İmar Yolları, Köprüler ve Kavşaklar Evka 3 Bağlantı Yolları Yapılması İşi (1999) Evka 5 Toplu Konut Alanı Anayol ve Altyapı Çalışması (1999) Evka 6 Toplu Konut Alanı Anayol ve Altyapı Çalışması (1999) Evka 7 Toplu Konut Alanı Anayol ve Altyapı Çalışması (1999) Meriç Mahallesi Muhtelif Yerlerde Yol Yapılması (2000) Bornova Hayvan Barınağı Bağlantı Yolu Yapılması (2000) Dumlupınar Caddesi Köprü Yapılması (2000) 1201 Sokağı 2824 Sokağa Bağlayan Köprü Yapılması (2000) Limontepe Mahallesi Kademeli Yol ve İstinat Duvarı Yapılması (2000) Gıda Çarşısı Köprü Yapılması (2002) Karabağlar Yaşayanlar Köprüsü Yapılması İşi (2002) Balçova Vali Hüseyin Öğütçen Bulvarı Yol Yapılması (2002) Bornova Katlı Otopark Bağlantı Yolları Yol Yapılması (2002) Halkapınar Gıda Çarşısı 2. Köprü Bağlantı Yolu Yapılması (2002) Hilal Metro İstasyonu ile Ege ve Hilal Mahallelerine Yaya Ulaşımını Sağlamak Üzere 2 Adet Üst Geçit Yapılması ve 1240 Sokakta Yol Yapılması (2002) Gümrük Meydanı Düzenlemesi ve Yaya Üst geçidi Yapılması İşi (2003) Oyunlar Köyü İmar Yolları ve İstinat Duvarı Yapılması İşi (2004) Çiğli Ata Sanayi Cahar Dudaev Bulvarı Yol Düzenlemesi (2004) Bornova Adliye Çevresi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2005) Egekent Evka 2 Arası Yol Düzenlemesi (2006) Toros-Çamkule Bağlantı Yolu (2006) Mavişehir EGS Park Çevresi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2006) Doğançay Bayraklı Arası Bağlantı Yolu Düzenlemesi (2006) Egekent Evka 5 Arası Yol Düzenlemesi (2006) TOKİ-Uzundere Toplu Konut Alanına Ulaşım Yolu Yapılması (2007) Narbel Yol Düzenlenmesi (2007) Çiğli Otoyol İstasyon Bağlantı Yolu (2007) Bornova Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Akçay Caddesi Katlı Kavşaklar (Tansaş ve Sarnıç Kavşağı) (2007) Akçay Caddesi Katlı Kavşaklar (Esbaş Kavşağı) (2007) Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi 1. Kısım (Köprü Yapılması) (2007) Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi 2. Kısım İnşaatı (2007) Karşıyaka Ordu Caddesi'ne Köprü Yapılması (2007) 6026 Sokak DDY Alt Geçit Yapılması (2007) Bayraklı-Altınyol Tretuvar Çalışması (2007) Örnekköy Toki Evleri Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Doğançay Orman Yolu Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Anadolu Caddesi Altınyol (Büyük Çiğli Kavşağı Yapılması) (2008) Sasalı Ahmet Priştina Caddesi Yol Düzenlemesi (2008) Karşıyaka Ordu Caddesi Tretuvar Düzenlemesi (2008) Anadolu Caddesi Altınyol (Harmandalı Kavşağı Altgeçidi Yaptırılması) (2008) Körfezköy Otoyol Bağlantı Yolu (2008) İstasyonaltı Mahallesi Küçük Çiğli Deresi Köprüsü Yaptırılması (2009) Bornova Yavuz Caddesi İnşaatı (Köprü, Yol ve Tretuvar Yapılması) (2009) 298

315 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Anadolu Caddesi'ne 5 Adet Yaya Üst Geçitinin Yapılması (2009) Akçay Caddesi Yaya Üst Geçidi Yapılması İşi (2009) 2.2. Mevcut Yolların Düzenlenmesi Karabağlar Yeşillik Caddesi Yol Genişletme Çalışması (1999) Kemalpaşa Caddesi Yol ve Altyapı Çalışması(1999) Manas Bulvarı Yol ve Altyapı Çalışması (1999) İkiçeşmelik Caddesi Yol ve Kavşak Düzenlemesi (1999) Fevzipaşa Caddesi Üstyapı Düzenlemesi (1999) Gediz Dere Kenarı İstinat Duvarı Yapılması (1999) Evka 4 Atatürk Mahallesi Tretuvar Yapılması (1999) Buca Evka 1 Kırgızistan Mahallesi İstinat Duvarı ve Tretuvar :Yapılması İşi (1999) Dudayev Bulvarı'nda Yol ve Altyapı Çalışması (1999) Abdi İpekçi Ve İhsan Alyanak Mahallesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Bayraklı Piyale Kavşağı Düzenlemesi (2000) 2. İnönü Mahallesi 27 Mayıs Caddesi'nde İstinat Duvarı Yapılması (2000) Yeşildere İstinat Duvarı Yapılması (2000) Yurdoğlu Mahallesi İstinat Duvarı ve Tretuvar Yapılması (2000) Dudayev Bulvarı 2. Kısım Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Gülyaka Mahallesi 2969/1 ve 2971 Sokak İstinat Duvarı ve Tretuvar Yapılması (2000) Fahrettin Altay Meydanı ve Mehmetçik Bulvarı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Bayraklı 75. Yıl Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Karşıyaka Ordu Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Evka 3 Yol, Tretuvar, Orta Refüj ve Drenaj Yapılması (2000) Hacılarkırı Askeriye Önü Tretuvar Yapılması (2000) Alsancak Liman Önü Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Bayraklı Adliye Sarayı Tretuvar Düzenlemesi (2000) Alsancak Gar Önü Liman Caddesi Kavşak Düzenlemesi (2000) Vasıf Çınar Bulvarı Yol Düzenlemesi (2000) Kamil Tunca Bulvarı Yol Yenileme Çalışması Yapılması (2000) Manifaturacılar Sitesi Karşısı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Dumlupınar Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Şehitler Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Kemalpaşa Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Gürsel Paşa Bulvarı Yol ve Kavşak Düzenlemesi (2000) Şehitler Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Şehitler Caddesi Kavşak Düzenlemesi (2000) Evka 5 Girişi Kavşak Düzenlemesi Düzenlemesi (2000) Yeşilyurt Kavşak Düzenlemesi (2000) Alsancak TRT Karşısı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Bayraklı Piyale Kavşağı 2. Etap Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2000) Hatay Şükrü Saraçoğlu Caddesi Yol Düzenlemesi (2000) İnciraltı Haydar Aliyev Bulvarı Düzenlemesi (2000) Cengiz Topel Sokak Defne Sokak Arası Tretuvar Düzenleme İşi (2002) Balçova İnciraltı Kavşak Düzenlemesi (2002) Yeşilyurt Ülkü İlköğretim Okulu Yanı İstinat Duvarı Yapılması (2002) 299

316 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Mersinli Vakıflar Kavşak Düzenlemesi (2002) Halkapınar Eski Garaj Önü Kavşak Düzenlemesi (2002) Bayraklı Piyale Kavşağı Eski İzmir Çevresi İstinat Duvarı Tretuvar Yapılması (2002) Narlıdere Emniyet Kavşağı Yapılması (2002) Gültepe Trakya Mahallesi Meltem Caddesi Türkönü Caddesi Tretuvar Yapılması (2002) Konak Boğaziçi Kavşağı Düzenlemesi (2002) Bornova Pehlivanoğlu Kavşak Düzenlemesi (2002) Buca Nato Kavşak Düzenlemesi (2002) Balçova Ata Caddesi İle F. Altay Arası Kavşak ve Yol Düzenlemesi (2002) Miralay Fethi Bey Kavşak ve Yol Düzenlemesi (2002) Karşıyaka Hasan Ali Yücel Bulvarı Yol ve Tretuvarlar Düzenlemesi (2002) Eşref Paşa Caddesi Yol Düzenlemesi (2002) Plevne Bulvarı ve Ali Çetinkaya Bulvarı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2002) Fatih Caddesi'nin Ulusoy Kavşağı ile Vakıflar Kavşağı Arası Yol ve Kavşak Düzenlemesi (2002) Manda Deresi ile Bölge İstasyonu Arası Tretuvar Düzenlemesi İşi (2002) Ege Serbest Bölge Kavşağı Düzenlemesi (2002) 1. Sanayi Sitesi ile Zafer Payzın Kavşağı Arası Ozan Abay Bulvarı Düzenlemesi (2002) Karşıyaka Cemal Gürsel Bulvarı Yıllar Apt - Nikah Salonu Arası Yol ve Kavşak Düzenlemesi (2002) Cumhuriyet Bulvarı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2002) Ali Çetinkaya Caddesi Yol Düzenlemesi (2002) Şehit Feridun Pözüt Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2002) Balçova Ekonomi Üniversitesi Önü Kavşak Düzenlemesi (2002) Gaziler Caddesi Hırdavatçılar Kavşağı ile Gültepe Kavşağı Arası Yol Düzenlemesi (2002) 1374 Sokak Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2002) Karşıyaka Cemal Gürsel Caddesi Nikah Salonu Tersane Arası Yol ve Kavşak Düzenlemesi (2002) Cumhuriyet Bulvarı 2. Kısım (Cumhuriyet Bulvarı Gündoğdu Meydanı Arası) Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2002) Bostanlı Şehitler Bulvarı Cemal Gürsel - Cengiz Topel Caddesi Tansaş İskele Önü Yol ve Kavşak Düzenlemesi (2002) Karşıya Alaybey Tersanesi İle Heykel Arası Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2002) Mithatpaşa Defne Sokak Arası Tretuvar Düzenlemesi İşi (2002) 1379 Sokak (Talatpaşa Bulvarı Plevne Bulvarı Arası) Tretuvar Düzenlemesi İşi (2002) Yurdoğlu Mahallesi Muhtelif Sokaklara Tretuvar Düzenlemesi (2002) Talatpaşa Bulvarı Nato Pilevne Meydanı Arası Tretuvar Düzenlenmesi İşi (2002) Balçova Ziya Gökalp Caddesinde Düzenleme Yapılması (2002) Konak Varyant Yol ve Tretuvar Yapılması (2002) 3876 Sokak'ta İstinat Duvarı Yapılması (2002) Gaziler Caddesi İtfaiye Önü Kavşak ve Yol Düzenlemesi İşi (2002) Mustafa Kemal Sahil Bulvarı Yaya Yolu Düzenlenmesi İşi (2003) Bayraklı Anadolu Caddesi Tretuvar Düzenlenmesi İşi (2003) Ozan Abay Caddesi Eski Terminal Arası Yol Düzenlemesi İşi (2003) Basmane Garı Önü Meydan ve Tretuvar Düzenlenmesi İşi (2003) Kemalpaşa Caddesi Altındağ Geçişi Yol Düzenlemesi İşi (2003) Gazi Bulvarı le Fevzi Paşa Bulvarı Tretuvar Düzenlemesi İşi (2003) Mithatpaşa Caddesi (Poligon Deresi E.M.L.Arası) Yol Düzenlemesi İşi (2003) 300

317 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Mithatpaşa Caddesi (Varyant E.M.L. Arası) Yol Düzenlemesi İşi (2003 Eskiizmir Caddesi Yol Düzenlemesi İşi (2003) Bornova Kazım Karabekir Caddesi Tretuvar Düzenlemesi İşi (2003) Basmane Garı Önü Meydan ve Tretuvar İnşaatı İşi (2003) Gaziemir M. Emin Gürkan Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2004) Bahriye Üçok Bulvarı Düzenlemesi (2004) Mithatpaşa Caddesi (Narlıdere Emniyet Kavşağı Arıtma Tesisi Girişi Arası) (2004) Cevdet Bilsay Caddesi Düzenlemesi (2004) Doğançay 7020 Sokak Düzenlemesi (2004) Alsancak 1424 Sokak Düzenlemesi (2004) Bostanlı Şehitler Caddesi Düzenlemesi (2004) Narlıdere Kemalpaşa Caddesi Düzenlemesi (2004) Buca Menderes Caddesi 1. Kısım Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2004) Fatih Caddesi İle Ozan Abay Caddesi Arası 3816 No'lu Bağlantı Yolu Yapılması (2005) Soğukkuyu Kavşak Düzenlemesi (2005) Ege Üniversitesi Hastanesi Kavşak Düzeenlemesi (2005) Yeşildere Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2005) Buca Doğuş Erdem Caddesi ve Buca Ahmet Yesevi Caddesi Düzenlemesi (2005) Bostanlı Şehitler Bulvarı Tretuvar Düzenlemesi (2005) Bornova Meydanı ve Mustafa Kemal Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2006) Samsun Caddesi ve Çankaya Caddesi yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2006) Gediz Kavşağı Yan Yolu ve tretuvar Düzenlemesi (2006) Ahmet Yesevi Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2006) Barış ve Kubilay Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenşlenmesi (2006) Narlıdere Şehitlik Kavşağı, Tansaş Kavşağı ve Mithatpaşa Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2006) Karşıyaka Atatürk Bulvarı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Oyunlar Köyü Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Karşıyaka Dudayev Bulvarı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Urla Tiyatro Kavşağı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Yeşildere Yolu Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Gürçeşme Caddesi Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Örnekköy Toki Evleri Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Alsancak Cumhuriyet Bulvarı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Karabağlar Gediz Kavşağı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Bornova Belediyesi Manisa Kavşağı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Buca Evka-1 Aydoğdu Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Pınarbaşı Yolu Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Çiğli Kipa Arkası Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Buca Kaynaklar Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Gaziemir Havaalanı Kavşağı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Cumhuriyet Bulvarı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Yenişehir Yolu Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Altındağ Alp Caddesi Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) İşitme Engelliler Caddesi Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Güzelbahçe Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Karabağlar Yeşillik Caddesi Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) 301

318 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Işıkkent Aydınlar Caddesi Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Dokuz Eylül Hastanesi Kavşağı Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Gaziemir Kahramanlar Caddesi Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Çiğli Organize Yolu Bordür ve Tretuvar Çalışması (2007) Buca Adnan Kahveci Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Gaziemir Abdülhamit Yavuz Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Aydınlar Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Bornova Hürriyet ve Turgut Reis Caddeleri Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Buca Menderes Caddesi 2. Kısım Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2007) Çağdaş Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2008) Çiğli Anadolu Caddesi Düzenlemesi (2008) Aliağa Gemi Söküm Yolu Düzenlemesi (2008) Bornova Ağaçlı Yol Düzenlemesi (2008) Konak Eski İzmir Caddesi (2008) Aliağa Necmettin Giritlioğlu Caddesi Tretuvar İmalatı (2008) Buca İnkılap Caddesi Tretuvar Düzenlemesi (2008) Bayındır Atatürk ve Menderes Caddesi (2008) Konak Yenişehir Kemer Tretuvar İmalatı (2008) Konak Devrim Mahallesi 3753/1 Sokak Tretuvar Düzenlemesi (2008) Konak Behçet Uz Hastanesi İçi Tretuvar Düzenlemesi (2008) Konak Halil Rıfatpaşa Otobüs Durağı Kavşak Düzenlemesi (2008) Konak Murat Mahallesi 3275 Sokak Tretuvar İmalatı (2008) Konak Limontepe 9600 Sokak Tretuvar İmalatı (2008) Balçova İnciraltı Crowne Plaza Önü Yol Düzenlemesi (2008) Balçova Sakarya Caddesi (2008) Buca Murathan Mahallesi 1239 Sokak Tretuvar İmalatı (2008) Buca Asparuk Meydanı Kavşak Düzenlemesi (2008) Bornova Altındağ Fevzi Paşa Caddesi Tretuvar İmalatı (2008) Bornova Atatürk Mahallesi Kültür Merkezi Tretuvar İmalatı (2008) Bornova Fatih Caddesi Tretuvar İmalatı (2008) Gaziemir Osman Serdengeçti Caddesi (2008) Urla Bülent Baratalı Caddesi Kavşak Düzenlemesi (2008) Konak Çınartepe Mahallesi Çamlık Caddesi Tretuvar Düzenlemesi (2008) Konak Özgür Mahallesi 3885 Sokak Tretuvar Düzenlemesi (2008) Konak Gültepe Ferahlı Mahlesi 3514 Sokak Tretuvar İmalatı (2008) Konak Gültepe Adem Yavuz Caddesi Tretuvar İmalatı (2008) Aliağa Fatih Caddesi Tretuvar İmalatı (2008) Buca Mehmet Akif Ersoy Caddesi Düzenlemesi (2008) Bornova Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi Tretuvar Düzenlemesi (2008) Bornova Yener ve Kıvanç Caddeleri Tretuvar Çalışmaları (2008) Gaziemir Akçay Caddesi Tretuvar Düzenlemesi (2008) Bornova Dumlupınar Caddesi Tretuvar İmalatı (2008) Konak Murat Mahallesi 2464 Sokak Tretuvar İmalatı (2008) Buca Adatepe Mahallesi 68 Sokak Tretuvar Düzenlemesi (2008) Ayrancılar Kazım Karabekir Caddesi (2008) Yağcılar Sokak Ören (2008) Ören İzmir Caddesi (2008) 302

319 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Urla Menteş Yolu (2008) Yazıbaşı Batı Beton Caddesi (2008) Ulucak Mehmet Akif Ersoy Caddesi (2008) Görece Ahmet Taner Kışlalı Caddesi (2008) Buca Adnan Kahveci Caddesi (2008) Ali Rıza Bulvarı Saim Çıkrıkçı Caddesi Düzenleme Çalışması Yapılması (2009) Girne Caddesi Düzenleme Yapılması (2009) Şair Eşref Bulvarı Yol ve Tretuvar Düzenlemesi (2009) Halide Edip Adıvar Bulvarı Düzenlenmesi Yapılması (2009) 2.3. Araç Parkuru yılları arasında araç parkurumuzdaki mevcut durum Tablo 1'de gösterilmektedir. Tablo 1. Yıllara Göre Araç ve İş Makinelerinin Toplam Adedi Araç Tipi 1999 Yılı Mevcut Araç ve İş Makineleri Adedi Yılı Arası Araç ve İş Makineleri Adedi Toplam Araç ve İş Makineleri Adedi Büyük Kamyon Küçük Kamyon Çekici Tanker Binek Aracı Silindir Mini Loder --- Beko Loder --- Ekskavatör --- Mini Ekskavatör Yükleyici Dozer Kompresör Greyder Teloskobik Bomlu Araç

320 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 3. SONUÇ Ulaşım yapıları (otoyollar, kavşaklar, yollar, köprüler, alt geçitler gibi) afet anında kurtarma ve toparlanma açısından üst seviyede yaşamsal öneme sahiptir. Dolayısıyla tarih, 2009/50 no'lu kararla Ulaşım Koordinasyon Merkezince (UKOME) kabul edilen İzmir Ulaşım Ana Planı doğrultusunda, Daire Başkanlığı'mızca ulaşım yapıları ve bu yapılara alternatif karayolu güzergahları oluşturulmaktadır. Yukarıda açıkladığımız hizmetlerimize ilaveten, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) ile Daire Başkanlığımız arasında ana arterlerde ve sorumluluğumuzdaki yollarda bulunan köprü, viyadük ve üst geçitlerdeki deprem performansının araştırılması ile ilgili protokol çalışmalarımız ve deprem sonrasında kullanılmak üzere seyyar araç köprüsü temini konusunda araştırmalarımız da devam etmekte olup, kısa sürede sonuçlandırılacaktır. Acil (Afet sonrasında) Planlama ve Etkinliklerden en önemlisi olan enkaz kaldırma, afet sonrası planlama ve etkinliklerinden onarım ve takviye konularındaki sorumluluğumuzun bilincinde çalışmalarımız devam etmektedir. Ayrıca, Daire Başkanlığımız deprem sonrası kent içi yıkıntıların kaldırılması birimine başkanlık etmekte ve tüm donanımı ile bu birimde aktif olarak yer almaktadır. ŞANTİYE ÇALIŞMALARI Altınyol Tali Yolu Balçova Sakarya parkı Alsancak 1352 sokak 304

321 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Buca Galler Mahallesi Urla Tiyatro Kavşağı Karabağlar İtfaiye Kavşağı Kipa Park Mürselpaşa Kavşağı 305

322 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Nafiz Gürman Mahallesi Narlıdere Huzur Evi Önü Narlıdere Tansaş Kavşağı Örnekköy Toki Evleri Yolları Gaziemir M. Emin Gürkan Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, 2004 Çiğli Ata Sanayi Cahar Dudaev Bulvarı 2004 Buca Menderes Caddesi Yol ve Tretuvar Yol Düzenlemesi, Düzenlemesi (1. Kısım), 2004 Soğukkuyu Kavşak Düzenlemesi,

323 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bostanlı Şehitler Bulvarı Tretuvar Düzenlemesi, 2005 Kemeraltı Anafartalar Caddesi Yenilenmesi, 2005 Yeşildere Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi,

324 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Bornova Adliye Çevresi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, 2005 Fatih Caddesi ile Ozan Abay Caddesi Arası 3816 No lu Bağlantı Yolunun Yapılması, 2005 Bornova Meydanı ve Mustafa Kemal Cad. Yol ve Tretuvar Düzenlemesi,

325 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Toros Çamkule Bağlantı Yolu, 2006 İHALE BEDELİ: ,39YTL Buca ve Bornova İlçelerini birbirine en kısa mesafede bağlayan alternatif 2000 metre uzunluğunda yeni yol yapılmasıdır. İşin kapsamında 700 metre istinat duvarı, 1100 metre orta korkuluk, yol gövde kaplaması, kaldırım kaplaması, kavşak aydınlatma, sulama sistemi yapılmıştır. 309

326 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Ahmet Yesevi Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,85 YTL Buca 220 Sokak ile Doğuş Caddesi arasında kalan 1700 m uzunluğundaki Hoca Ahmet Yesevi Caddesinde kaldırım ve kavşak düzenlemesi yapılmıştır. Egekent- EVKA 5 Arası Yol Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,19 YTL Evka 5 ile Egekent arasında 1250 m uzunluğunda yeni gidiş geliş çift şeritli bölünmüş yol, yola ait aydınlatma tesisatı, sulama tesisatı ve sanat yapıları yapılmıştır. Egekent- EVKA 2 Arası Yol Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,46 YTL Egekent ile Evka 2 arasında yeni geliş gidiş dört şeritli bölünmüş 1500 mt uzunluğunda yolda, sulama tesisatı, aydınlatma tesisatı, kaldırım, orta refüj düzenlemesi ile yol kenarında istinat duvarı ve iki adet dere geçişi için menfez yapılmıştır. 310

327 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Mavişehir EGS Park Çevresi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,06 YTL Mavişehir EGS Park çevresi ve Karşıyaka Kapalı Spor Salonu bölgesini Dudayev Bulvarına bağlayan 1300 mt. uzunluğunda yeni yol açılması, 8 adet sinyalize kavşak ile yolun aydınlatma sulama sistemi, kaldırım, orta refüj, yeşil alan düzenlemesi yapılmıştır. Samsun Çankaya Caddeleri Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,56 YTL Samsun Caddesi ve Çankaya Caddesinin 2443 sokağa kadar olan toplam 750 m lik bölümünde kaldırım, kavşak ve betonarme yol kaplaması yapılmıştır. 311

328 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Narlıdere Şehitlik Kavşağı, TANSAŞ Kavşağı ve Mithatpaşa Caddesi Yol Ve Tretuvar Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,58 YTL 1600 m yol, kaldırım ve iki ana kavşak düzenlemesi ile yeşil alanlarda sulama sistemi, yolun aydınlatma ve sinyalizasyon sistemi yapılmıştır. Narlıdere ve Sahilevleri Muhtelif Yollara Bordür ve Beton Parke Yapılması, 2006 İHALE BEDELİ: ,00 YTL Altyapı çalışmaları ile bozulmuş olan yolların kaplaması yapılmıştır. 312

329 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Doğançay Bayraklı Arası Bağlantı Yolu Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,50 YTL 1750 m uzunluğunda Doğançay ile Bayraklı arası orman içersinden geçen yeni bağlantı yolu ve bir adet kavşağın düzenlemesi yapılmıştır. Barış ve Kubilay Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, 2006 İHALE BEDELİ: ,00 YTL Karşıyaka Yamanlar Mahallesinde bulunan m uzunluğundaki Barış ve Kubilay Caddelerine kaldırım düzenlemesi, iki kavşağın çevre düzenlemesi ve sinyalizasyonu yapılmıştır. 313

330

331 ALTYAPI KURUMLARI AFET RİSKİ ÖNLEME ÇALIŞMALARI İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İzmir'de Afet Riskini Azaltma Eylem Planı Çalışmaları 7-8 Aralık 2009, Tepekule Kongre ve Sergi Sarayı İZMİR

332

333 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU İZMİR VE YAKIN ÇEVRESİNDEKİ KUYULARIN VE BARAJLARIN AFETTEN ETKİLENME RİSKLERİNİN İNCELENMESİ ADEM SÖMER 1, ÖMER ÇAĞIRAN 2 1 Jeofizik Yüksek Müh. DSİ II. Bölge Müdürlüğü 2 Jeoteknik Hiz. Ve YAS Şube Müdürü DSİ II. Bölge Müdürlüğü ÖZET DSİ II. Bölge Müdürlüğünce depreme yönelik yapılan çalışmalar; iki ana grupta toplanmaktadır. Birincisi baraj güvenliği ve ölçüm işlemleri, ikincisi derin sondaj kuyularından yeraltısu seviye gözlemleridir. Baraj güvenliği ve ölçüm işlemleri proje aşamasında baraj lokasyonunun belirlenmesinde başlar ve işletme sürecince devam eder. Baraj ve göletlerle ilgili çalışmalar iki grupta toplanmaktadır. Proje aşamasında lokasyonu belirlenen baraj yerinin deprem risk analizi çalışmaları ve barajlara yerleştirilen ölçüm ve kontrol sistemleridir. Derin sondaj kuyularından yeraltısu seviye çalışmaları; İzmir Valiliği Depreme Yönelik Verilerin Değerlendirilmesi Projesi adı altında bir çalışma başlatmıştır. Projenin yürütülmesi sorumluluğu MTA Bölge Müdürlüğüne verilen projede; coğrafi açıdan İzmir i temsil edecek şekilde belirlenen 7 araştırma derin sondaj kuyusunda su seviye değişimleri sürekli izlenmiştir. DSİ II. İzmir Bölge Müdürlüğünce belirlenen 7 adet derin araştırma sondaj kuyusunda, sürekli statik su seviye ölçümleri yaparak, olası ani değişimlerin belirlenip bildirilmesi hedeflenmiştir. 1. GİRİŞ DSİ II. Bölge Müdürlüğünce depreme yönelik yapılan çalışmalar; iki ana grupta toplanmaktadır. Birincisi baraj güvenliği ve ölçüm işlemleri, ikincisi derin sondaj kuyularından yeraltısu seviye gözlemleridir. Baraj güvenliği ve ölçüm işlemleri proje aşamasında baraj lokasyonunun belirlenmesinde başlar ve işletme sürecince devam eder. Baraj ve göletlerle ilgili çalışmalar iki grupta toplanmaktadır. Proje aşamasında lokasyonu belirlenen baraj yerinin deprem risk analizi çalışmaları ve barajlara yerleştirilen ölçüm ve kontrol sistemleridir. DSİ Genel Müdürlüğü nce;17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi depreminde, hiçbir barajda deprem kaydının alınamamış olması büyük bir eksiklik olarak görülmüş ve bu nedenle İvme Ölçer cihazları alınarak Tahtalı barajına monte edilmiştir ( ). Deprem İstasyonunun kurulduğu tarihten günümüze kadar olan performansı ve ürettiği veriler ile bu verilerden elde edilen bilimsel sonuçlar derlenerek aktarılmak istenmiştir. Derin sondaj kuyularından yeraltısu seviye çalışmaları; İzmir Valiliği Depreme Yönelik Verilerin Değerlendirilmesi Projesi adı altında bir çalışma başlatmıştır. Projenin yürütülmesi sorumluluğu MTA Bölge Müdürlüğüne verilen projede; coğrafi açıdan İzmir i temsil edecek şekilde belirlenen 7 araştırma derin sondaj kuyusunda su seviye değişimleri sürekli izlenmiştir. DSİ II. İzmir Bölge Müdürlüğünce belirlenen 7 adet derin araştırma sondaj kuyusunda, sürekli statik su seviye ölçümleri yaparak, olası ani değişimlerin belirlenip bildirilmesi hedeflenmiştir. Proje kapsamındaki sondaj kuyularının uzak olanları; Selçuk Merkez (54132), Bergama Çamköy (41966) ve Menderes Bulgurca (54133) su kuyularından İzmir den aramalı online sistemiyle bilgiler bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Kemalpaşa Bağyurdu (18629), DSİ II. Bölge (51614), 317

334 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Halkapınar (17379/A) ve Bayraklı (11278) su kuyularından Ram kartı veya Laptop bilgisayar ile bilgilere ulaşılmıştır. 2. BARAJ GÜVENLİĞİ VE ÖLÇÜM İŞLEMLERİ Barajlar; büyük sosyo-ekonomik etkileri nedeni ile diğer mühendislik yapılarından farklı bir yere sahiptirler. DSİ 2 Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde inşaatı devam eden ve tamamlanmış bulanan gerek temelden yükseklikleri ve gövde dolgu hacmi yönünden gerekse sağladıkları faydalar açısından büyük baraj yapıları bulunmaktadır. Bunların sismik aktivitenin yoğun olarak yaşandığı 1.derece deprem bölgesinde bulunmaları güvenli inşaa edilmelerinin yanında, işletme aşamasında güvenli takip edilmelerinin de önemini artırmaktadır. Tablo 1. DSİ II. Bölge Müdürlüğü nce yapılan barajlar Tablo 2. İnşaatı devam eden barajlarda kullanılacak ölçüm aletleri 318

335 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Baraj ve göletlerle ilgili çalışmalar iki grupta toplanmaktadır. Proje aşamasında lokasyonu belirlenen baraj yerinin deprem risk analizi çalışmaları ve barajlara yerleştirilen ölçüm ve kontrol sistemleridir. Toprak dolgu barajlar veya rezervuarlar; mühendislik yapıları olmaları ve deprem hesabını içermeleri nedeniyle, geçmiş depremlerde oldukça iyi performans göstermişlerdir Deprem Risk Analizi Çalışmaları Proje aşamasında, barajın maruz kalacağı deprem tehlikesinin seviyesinin belirlenmesi için olasılıksal sismik tehlike analizi raporu hazırlanmaktadır. Her baraj için yapılan çalışmalarda, temel olarak aşağıdaki adımlar sırasıyla takip edilir: a) Bölge için sismik tehlikeyi oluşturan alan kapsamındaki sismotektonik verilerin derlenmesi, b) Derlenen sismotektonik verilerin ışığında sismik kaynak bölgelendirilmesinin yapılması; rezervuar kaynaklı sismisitenin dahil edilmesi c) Bölgelendirilmiş kaynakların deprem üretme potansiyellerinin saptanması ve deprem büyüklüğü-tekrar ilişkilerinin çıkarılması d) Belirlenen deprem kaynaklarının karakteristiğine uygun olan ampirik kuvvetli yer hareketi parametresi tahmin ilişkilerinin derlenmesi ve analizlere dahil edilecek şekilde düzenlenmesi e) SEISRISK III gibi yazılımlarla, ilgilenilen tüm parametrelerin belirsizliklerini göz önünde bulundurarak baraj lokasyonu için maksimum yatay yer ivmesi aşılma olasılığı dağılımlarının, dolayısıyla senelik sismik tehlike eğrilerinin elde edilmesi, f) Bu analizlerin, maksimum yatay yer ivmesi tahmininin yanı sıra verilen süre ve aşılma olasılıklarına karşılık gelen tepki spektrumu ordinatlarını tahmin etmek için uygulanması ve eş tehlike tepki spektrumlarının oluşturulması, g) Seçilen tepki spektrumuyla eşleştirilmiş ivme-zaman kayıtlarının oluşturulması Yukarıda sayılan maddelerin uygulanmasına müteakip baraj lokasyonu için 50 yılda %2, %10 ve 100 yılda %50 aşılma olasılığına karşılık gelen sismik tehlikeler hesaplanmaktadır. Şekil 1. Sismik Tehlike Belirlemesi Yöntemi Akış Şeması (Çetin ve Yunatcı, 2004) 319

336 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU 2.2. Baraj Ölçüm Sistemleri Baraj ölçüm sistemleri barajlarda yaşanan bu tür problemlerin zamanında tespit edilerek gerekli önlemlerin zamanında alınmasına ve proje performansını denetleyerek benzer projelerin yapımında hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği konularında bilgi vermektedir. Tablo 3. Barajlarda görülen başlıca hasarlar ve % leri Hasar biçimi % Hasar nedeni Üstten su aşması 34 -Uygun olmayan dolusavak tasarımı -Dolusavakta sürüntü maddesi birikmesi -Göl alanında oluşan heyelan ve Baraj tepesinin oyulması Temel sorunları 30 -Farklı oturmalar ve deprem yükleri altında sıvılaşma -Kayma ve şev duraysızlığı -Yüksek tabansuyu basıncı -Denetimsiz sızma Borulanma ve sızma 20 -Borulanma nedeniyle içten çöküntü -Dipsavak çıkışı gibi hidrolik yapılar boyunca sızma ve göçme -Baraj gövdesinde çatlak Boru ve vanalar 10 -Bağlantı noktaları yada çatlaklardan dolgu malzemesinin girmesi Diğer 6 Dolgu barajlarda deprem sonrasında yıkımlara fazla rastlanmamakla birlikte oturma, sızdırma,baraj eksenine dik ve paralel yönde çatlaklar, göbeklenme, şevlerin kayması yada çökmesi, kaplamaların çatlaması yada yer değiştirmesi türünde hasarlar görülmüştür. Bu sebeple barajların deprem sırasındaki davranışlarını öğrenerek depreme dayanıklı yapılar yapmak için dinamik analiz yöntemleri kullanılmakta ve dikkat edilmesi gereken hususlar belirlenebilmektedir. Bunlardan en önemlileri baraj tasarımı yapılırken kullanılacak en uygun malzemenin seçilmesi, projelendirme ve inşaa işleri sırasında gereken önemin gösterilmesi sayılabilir. Şekil 2. Baraj ölçüm tesisleri Dolgu barajlarda kullanılan en yaygın ölçüm aletleri; Boşluk suyu basınç ölçerler (Piyezometreler), Çapraz kollu çökme ölçerler veya inklonometre, Gözlem kuyuları, Harici çökme röperleri dir. 320

337 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Tablo 4. Beton barajlarda kullanılan ölçüm aletleri ÖLÇÜLEN PARAMETRE Su basıncı ve temel geçirgenliği Temel seviyesindeki kaya zemin üzerine uygulanan toplam basınç Baraj gövdesi ön yüzündeki beton blok birleşimlerinin hareketlerinin izlenmesi Baraj gövdesi ön yüzündeki beton blok içindeki gerginlik ve gerilmelerin izlenmesi Yer sarsıntılarının baraj temelindeki ana kaya ve baraj gövdesindeki şiddetlerinin ölçülmesi ALETİN TİPİ Titreşen telli düşük hava geçirgenlikli sıcaklık sensörlü piyezometreler(pm) Titreşen telli dairesel basınç algılama diyaframlı sıcaklık sensörlü toplam basınç ölçerler (PC) 2 yöndeki hareketi ölçebilecek şekilde tasarımlanmış montaj plakalarına bağlanabilen elektrikli yerdeğiştirme ölçen Derz ölçerler(jm) 2 veya 3 eksendeki gerilmeleri ölçmek için titreşen telli sıcaklık duyarlı Gerilme Ölçerler (SG) Su sızdırmaz ve standart sensörlü kuvvetli yer hareketi ölçen Sismometreler (ACC) 2.3. Tahtalı Barajı ndaki İvme Ölçer Cihazı ve Elde Edilen Veriler DSİ Genel Müdürlüğü nce;17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi depreminde, hiçbir barajda deprem kaydının alınamamış olması büyük bir eksiklik olarak görülmüş ve bu nedenle İvme Ölçer cihazları alınarak baraj gövdelerine monte edilmiştir ( ). Tahtalı barajındaki Deprem İstasyonunun kurulduğu tarihten günümüze kadar olan performansı ve ürettiği veriler ile bu verilerden elde edilen bilimsel sonuçlar derlenerek aktarılmak istenmiştir. Yakın Bölgede Son Yüzyılda Meydana Gelen Önemli Depremler 2 Mayis 1953 Karaburun Depremi (Ms=5.6) 1 Subat 1974 Izmir (M=5.2) 16 Aralik 1977 Izmir Depremi (M=5.3) 14 Haziran 1979 Karaburun Depremi (Ms=5.7) 6 Kasim 1992 Seferihisar Depremi (Ms=6.0) 14 Kasim 1997 Sakiz Adasi Açıkları Depremi (M=5.8) 10 Nisan 2003 Urla-Izmir Depremi (Mw=5.8) 17 Ekim 2005 Seferihisar Depremi (M=5.6, M=5.7, M=5.9) 21 Ekim 2005 Seferihisar Depremi (M=5.9) Baraj Hakkında Bilgiler İzmir in içme suyu ihtiyacının % 40 nı karşılamaya yönelik ve yılları arasında yapılan Tahtalı barajının; normal su kotunda göl hacmi 307 hm 3, Toprak/Kaya gövde dolgu tipi, kret yüksekliği 62.5 metre, kret genişliği 10 metre ve kret uzunluğu metredir. Baraj yerinde, alttan üste doğru mikaşistler, mermerler ve kireçtaşları yüzeylenmektedir. Baraj yerinde orta sıkılanmalı, az siltli-killi, çakıl kum karmaşığı şeklinde bir alüvyon vardır. Şekil 3. İvme Ölçer cihazının kurulduğu tahtalı barajı ve baraj gövde modeli 321

338 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Deprem Cihazı Hakkında Bilgiler Sistem; küçük bir baraka içerisinde veri toplama ve transfer edebilme özelliği olan bir kayıt cihazı ile baraj gövdesine sıkıca monte edilen üç bileşenli bir algılayıcıdan oluşmaktadır. Deprem sensörleri; normalde kuzey yönü referans alınarak zemine yerleştirilir. Baraj gövdelerinde ise barajın uzun ve kısa ekseni referans alınarak zemine montaj yapılmaktadır. Şekil 4. Deprem kayıt sistemi Şekil 5. Kayıtlı depremlerin büyüklük ve zaman dağılımları İvme ölçer Bartec marka olup MR modeldir. Algılayıcısı 3 bileşenli (barajın gövdesine paralel, dik ve düşey yönde), örnekleme aralığı 200 Hz ve frekans bandı Hz arasındadır. Cihazın X bileşeni(uzun eksen) kuzey ile açı yapmaktadır. Bu algılayıcılar ile kaydedilen ivme verileri, bir Datamark LS-8000WD model hem AD çevirici ye hemde Flash Memory ye sahip bir data kayıtçısıda saklanmaktadır. Elektrik kesintilerine karşı APC BACK-UPS PRO 280VA adlı Sinüs dalga çıkışlı güç kaynağı kullanılmaktadır. Alınan kayıtların değerlendirilmesinde cihaz ile birlikte verilen View.exe yazılımı kullanılmıştır. Cihaza bağlanıldığında; tetikleme seviyesi, öncesi ve sonrası zaman kayıtları (Preevent-Postevent time) ile saat ve tarih ayarları yapılabilmektedir. Ayrıca kayıtlar, transfer edildikten sonra yeni kayıtlara yer açabilmek için hafızası silinmektedir. Her ay test kaydı alınarak sensörlerin aktiviteleri zaman ortamında takip edilmektedir. Cihaz; 50 Km uzaklıkta ve M=4.0 büyüklüğünde bir depremi alacak şekilde düzenlenmiştir Elde Edilen Veriler İvme ölçer cihazından Eylül 2009 yılı sonuna kadar toplam 119 adet deprem sinyali kaydedilmiştir. Bu kayıtların 115 tanesinin episantırları(koeri ve DAD verileri kullanılarak) tespit edilmiş ve CBS ortamına aktarılmıştır. Şekil 6. Tahtalı Barajı ndaki deprem cihazıyla elde edilen depremler ve episantır dağılımı Elde edilen en büyük deprem şekilde verildiği gibi M=6.3 ve km uzaklıktadır. 322

339 İZMİR AFET RİSKİNİ AZALTMA SEMPOZYUMU Seferihisar depremleri 17 Ekim -7 Kasım tarihleri içerisinde ana şokların olduğu bölgede M 3.5 toplam 129 adet deprem oluşmuştur. Tahtalı barajındaki deprem cihazında bir tetikleme seviyesi kullanılarak M=5.7, 5.9, 5.6, 5.9 büyüklüklerinde depremler başta olmak üzere toplam 62 adet deprem kayıt edilmiştir. Şekil 7. M=5.9 büyüklüğündeki depremlerin yeri ve diğer istasyonlara olan mesafesi Tablo 5. Depremlerden elde edilen bilgiler Deprem Tarihi Geliş Saati 17Ekim05 12:53 21 Ekim05 00:46 İstasyon Enlem İstasyon Boylam 38, , , ,04209 Episantır Enlem Episantır Boylam Mesafe (Km) Büyüklük (M) X (cm/sn2) Y (cm/sn2) Z (cm/sn2) X 1/f Y 1/f Açıklama (Kayıt Kodu) 38,169 26,527 46,32 5,9 104, , SMR 38,168 26, ,90 5, ,8 50, SMR Tablo 5 de iki depreme ait bilgiler ve zemin hakim periyotları verilmiştir. Deprem episantırlarına en yakın cihaz olması ve ender olarak oluşan M 5 depremlerin yakalanması, barajlara gelen dinamik güçlerin değerlendirilmesi açısından da çok önemlidir. Şekil 8. Seferihisar da M=5.9 büyüklüğündeki iki depremin orijinal kaydı ve genlik spektrumu 323

BETONARME YAPILARDA BETON SINIFININ TAŞIYICI SİSTEM DAVRANIŞINA ETKİSİ

BETONARME YAPILARDA BETON SINIFININ TAŞIYICI SİSTEM DAVRANIŞINA ETKİSİ BETONARME YAPILARDA BETON SINIFININ TAŞIYICI SİSTEM DAVRANIŞINA ETKİSİ Duygu ÖZTÜRK 1,Kanat Burak BOZDOĞAN 1, Ayhan NUHOĞLU 1 duygu@eng.ege.edu.tr, kanat@eng.ege.edu.tr, anuhoglu@eng.ege.edu.tr Öz: Son

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

YAPI VE DEPREM. Prof.Dr. Zekai Celep

YAPI VE DEPREM. Prof.Dr. Zekai Celep YAPI VE DEPREM Prof.Dr. 1. Betonarme yapılar 2. Deprem etkisi 3. Deprem hasarları 4. Deprem etkisi altında taşıyıcı sistem davranışı 5. Deprem etkisinde kentsel dönüşüm 6. Sonuç 1 Yapı ve Deprem 1. Betonarme

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat SEKTÖREL DEPREM GERÇEĞĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat SEKTÖREL DEPREM GERÇEĞĠ DEPREM GERÇEĞĠ Övgü PINAR Nurel KILIÇ Dünyada ve ülkemizde sık sık meydana gelen deprem, heyelan, çığ, sel baskını vb. olaylar sonucunda can ve mal kaybında büyük artışlar gözlenmekte olup ülkemizde son

Detaylı

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI TÜRKİYE 17. ESRI KULLANICILARI TOPLANTISI ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI Kıvanç ÇALIŞKAN Harita Mühendisi 25 Mayıs 2012 - ANKARA SUNUM İÇERİĞİ GİRİŞ AMAÇ VE KAPSAM MATERYAL,

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Coğrafi Bilgi Sistemleri Çözümleri

Coğrafi Bilgi Sistemleri Çözümleri Çözümleri Yük. Müh. Orhan Gökdemir netcad Ulusal CAD ve CBS Çözümleri AŞ. 1 Firma Tanımlar Netcad CBS Çözümleri Kurumsal Projeler Referanslar 2 Firma 1989 Yılında Ankara da kurulmuş olup, İstanbul ve İzmir

Detaylı

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır.

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır. Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır. Tüm altyapı çalışmalarının ilk adımı olan harita mühendislik hizmetlerinin ülke kalkınmasındaki

Detaylı

Afet Yönetimi ve. Sel Risk Değerlendirmesi

Afet Yönetimi ve. Sel Risk Değerlendirmesi Afet Yönetimi ve Sel Risk Değerlendirmesi KAPSAM - Afetlerin Genel Durumu - Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçiş - Risk Kavramı ve Risk Değerlendirmesi Risk Nedir? Nasıl Belirlenir? Nasıl Yönetilir?

Detaylı

Betül AYDIN Hava Yönetimi Dairesi Başkanı V. Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü

Betül AYDIN Hava Yönetimi Dairesi Başkanı V. Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Çevresel Gürültü Direktifinin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive Gürültü Haritaları ve Eylem Planları

Detaylı

Afet Sonrası İyileştirme Planı

Afet Sonrası İyileştirme Planı Afet Sonrası İyileştirme Planı 13 Ocak 2015 Türkiye'nin Afet Risk Yönetimi 17. Yuvarlak Masa Toplantısı ODTÜ hasan.coban@kalkinma.gov.tr 1 2 Rapor Edilen Afetlerin Sayısı Dünyada 1900-2011 yılları arasında

Detaylı

3. Ulusal Taşkın Sempozyumu, 29-30 Nisan 2013, İstanbul

3. Ulusal Taşkın Sempozyumu, 29-30 Nisan 2013, İstanbul 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu, 29-30 Nisan 2013, İstanbul Taşkınların Sebepleri, Ülkemizde Yaşanmış Taşkınlar ve Zararları, CBS Tabanlı Çalışmalar Taşkın Tehlike Haritaları Çalışmaları Sel ve Taşkın Strateji

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri. TÜBİTAK Projeleri

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri. TÜBİTAK Projeleri Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri Baraj Tipi Büyük Yapılarda Kayaçlardaki Ayrışmaya Bağlı Direnç Azalmasının İyileştirilmesi, 2003 (97K12048), Ayhan Koçbay, R.Pelin Bilgehan. Özet: Obruk baraj

Detaylı

RİSKLİ BİNALARIN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA ESASLAR 5-Özel Konular

RİSKLİ BİNALARIN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA ESASLAR 5-Özel Konular RİSKLİ BİNALARIN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA ESASLAR 5-Özel Konular Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Konular Bina Risk Tespiti Raporu Hızlı Değerlendirme

Detaylı

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKİM 2010-DÜZCE BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

Detaylı

Geçmiş depremlerde gözlenen hasarlar Güncellenen deprem yönetmelikleri Tipik bir binada depremsellik incelemesi

Geçmiş depremlerde gözlenen hasarlar Güncellenen deprem yönetmelikleri Tipik bir binada depremsellik incelemesi TÜRKİYE DE BETONARME BİNALARDA SİSMİK GÜVENİLİRLİĞİ NASIL ARTTIRABİLİRİZ? How to Increase Seismic Reliability of RC Buildings in Turkey? Prof. Dr. Mehmet INEL Pamukkale University, Denizli, TURKEY İçerik

Detaylı

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü Şube Müdürlüğümüzün Genel Yapısı 1 1 1 1 1 ŞUBE MÜDÜRÜ İNŞAAT MÜHENDİSİ ŞEHİR PLANCISI HARİTA TEKNİKERİ SU ÜRÜNLERİ TEKNİKERİ ADİL BARTU GÜRDAL KOKUCU

Detaylı

BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ

BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ AMAÇ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-MAM) arasında protokol imzalanmıştır. Projede, Bursa

Detaylı

Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT

Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT JEOLOJİK OLAYLAR SONUCU OLUŞAN DOĞAL AFETLER DEPREMLER VOLKANLAR HEYELANLAR (KÜTLE HAREKETLERĠ) METEOROLOJİK OLAYLAR SONUCU OLUŞAN DOĞAL AFETLER SEL BASKINLARI KASIRGA VE TAYFUNLAR

Detaylı

AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK

AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK ABD nin Los Angeles kentindeki Afet Yönetim Merkezi nin bir örneği olarak yapılan AKOM da bütün sistem 3 yedeklidir ve akıllı bina olarak inşa edilmiştir. İki farklı

Detaylı

BAĞIMSIZ PROJE DENETİMİNİN ESASLARI ve HESAP RAPORU HAZIRLANMASI

BAĞIMSIZ PROJE DENETİMİNİN ESASLARI ve HESAP RAPORU HAZIRLANMASI BAĞIMSIZ PROJE DENETİMİNİN ESASLARI ve HESAP RAPORU HAZIRLANMASI Bülent Akbas 1, Bilge Doran 2, Bilge Siyahi 1 1 Prof., Deprem ve Yapı Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Gebze Teknik Üniversitesi, Gebze Kocaeli

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi

ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Afetlere Hazırlık Mali Destek Programı kapsamında hazırlanmıştır. Projenin

Detaylı

Yapıblok İle Akustik Duvar Uygulamaları: Digiturk & TV8

Yapıblok İle Akustik Duvar Uygulamaları: Digiturk & TV8 Yapıblok İle Akustik Duvar Uygulamaları: Digiturk & TV8 Ümit ÖZKAN 1, Ayşe DEMİRTAŞ 2 Giriş: Yapıblok, Yapı Merkezi Prefabrikasyon A.Ş. tarafından 1996 yılından beri endüstriyel üretim yöntemleri ile üretilen

Detaylı

İZMİR ŞUBE SOMA FACİASI KONULU SÖYLEŞİ DÜZENLENDİ ÇALDAĞ NİKEL MADENİ KONFERANSI DÜZENLENDİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PANELİNE KATILIM SAĞLANDI

İZMİR ŞUBE SOMA FACİASI KONULU SÖYLEŞİ DÜZENLENDİ ÇALDAĞ NİKEL MADENİ KONFERANSI DÜZENLENDİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PANELİNE KATILIM SAĞLANDI İZMİR ŞUBE SOMA FACİASI KONULU SÖYLEŞİ Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği nde 27 Mayıs 2014 tarihinde Kömür Madenlerinde Jeoloji Mühendisinin Yeri ve Soma Faciası konulu

Detaylı

Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek

Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek Stratejik Amaç 8 Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek Stratejik Hedef 1 Zarar Önleyici/Azaltıcı Faaliyetleri Gerçekleştirmek 1. AKOMAS Afet Bilgi Sistemine

Detaylı

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU 2011 1. GİRİŞ Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı ( BAK-Kadıköy ) 2005 yılında tamamı belediye çalışanlarından olan

Detaylı

MEVCUT BETONARME BİNALARIN DOĞRUSAL ELASTİK VE DOĞRUSAL ELASTİK OLMAYAN HESAP YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

MEVCUT BETONARME BİNALARIN DOĞRUSAL ELASTİK VE DOĞRUSAL ELASTİK OLMAYAN HESAP YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME MEVCUT BETONARME BİNALARIN DOĞRUSAL ELASTİK VE DOĞRUSAL ELASTİK OLMAYAN HESAP YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME ÖZET: F. Demir 1, K.T. Erkan 2, H. Dilmaç 3 ve H. Tekeli 4 1 Doçent Doktor,

Detaylı

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ Sayfa No: 1/7 A. AMAÇ Bu politika, nin deprem, yangın, fırtına, sel gibi doğal afetler ile sabotaj, donanım veya yazılım hatası, elektrik ve telekomünikasyon kesintileri gibi önceden tahmin edilebilen

Detaylı

GAZBETON DUVAR VE DÖŞEME ELEMANLARI İLE İNŞA EDİLEN AZ KATLI KONUT BİNALARININ DEPREM GÜVENLİĞİ

GAZBETON DUVAR VE DÖŞEME ELEMANLARI İLE İNŞA EDİLEN AZ KATLI KONUT BİNALARININ DEPREM GÜVENLİĞİ GAZBETON DUVAR VE DÖŞEME ELEMANLARI İLE İNŞA EDİLEN AZ KATLI KONUT BİNALARININ DEPREM GÜVENLİĞİ Haluk SESİGÜR 1, Halet Almila BÜYÜKTAŞKIN 1, Feridun ÇILI 1 haluk@itu.edu.tr, almila@itu.edu.tr, fcili@superonline.com

Detaylı

JEOLOJİ MÜHENDİSİ A- GÖREVLER

JEOLOJİ MÜHENDİSİ A- GÖREVLER TANIM Yerkürenin başlangıcından bugüne kadar geçirdiği yapısal değişmeleri, yerkabuğunun yüzeyinin ve altının bugünkü durumunu inceleyen, yerleşim alanları ve her türlü mühendislik yapılarının yer seçimi

Detaylı

AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK

AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK ABD nin Los Angeles kentindeki Afet Yönetim Merkezi nin bir örneği olarak yapılan AKOM da bütün sistem 3 yedeklidir ve akıllı bina olarak inşa edilmiştir. İki farklı

Detaylı

KIRGIZİSTAN CUMHURİYETİ ORMANCILIK COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ TEKNOLOJİSİ

KIRGIZİSTAN CUMHURİYETİ ORMANCILIK COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ TEKNOLOJİSİ KIRGIZİSTAN CUMHURİYETİ ORMANCILIK COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ TEKNOLOJİSİ Kırgızistan Cumhuriyeti Çevre Koruma ve Ormancılık Devlet Ajansı Key words: Kırgızistan Orman Kadastro, Kırgızistan Orman CBS SUMMARY

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET KOORDİNASYON MERKEZİ (AFKOM) ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET KOORDİNASYON MERKEZİ (AFKOM) ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Sorumluluklar ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı; Antalya Valiliği İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ne bağlı olarak görev yapacak olan Antalya

Detaylı

RİSKLİ YAPI TESPİTİ. Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Riskli Yapılar Dairesi

RİSKLİ YAPI TESPİTİ. Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Riskli Yapılar Dairesi RİSKLİ YAPI TESPİTİ Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Riskli Yapılar Dairesi SUNU BAŞLIKLARI 1. YAPI STOĞUMUZA GENEL BAKIŞ 2. RİSKLİ YAPININ TARİFİ 3. RİSKLİ YAPININ TESPİT EDİLMESİ

Detaylı

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi İstanbul Proje Koordinasyon Bürosunda (İPKB) Çalıştırılmak Üzere ELEMAN

Detaylı

İstanbul Kongre Merkezi Üsküdar Salonu 9 Mayıs 2015 Cumartesi 09.00 17.00. 09.00 09.30 Kayıt ve Kokteyl. 09.30 10.00 Protokol Konuşmaları

İstanbul Kongre Merkezi Üsküdar Salonu 9 Mayıs 2015 Cumartesi 09.00 17.00. 09.00 09.30 Kayıt ve Kokteyl. 09.30 10.00 Protokol Konuşmaları İstanbul Kongre Merkezi Üsküdar Salonu 09.00 17.00 09.00 09.30 Kayıt ve Kokteyl 09.30 10.00 Protokol Konuşmaları İstanbul Kongre Merkezi Üsküdar Salonu 1. Oturum 10.00 11.15 1. Oturum Başkanı: Prof. Dr.

Detaylı

MapCodeX Web Client ELER, AKOM Modülleri

MapCodeX Web Client ELER, AKOM Modülleri MapCodeX Web Client ELER, AKOM Modülleri İçerik MapCodeX Web Client? Kullanım Alanları AKOM ELER MapCodeX Web Client MapCodeX Web Client uygulaması, MapCodeX GIS ailesinin görüntüleme, sorgulama ve gelişmiş

Detaylı

KONYA ÜNİVERSİTESİ BÖLÜMÜ

KONYA ÜNİVERSİTESİ BÖLÜMÜ KONYA ÜNİVERSİTESİ HARİTA MÜHENDİSLİĞİ 1 NECMETTİN E İ ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ 11 Fakülte 4 Enstitü 2 Yüksekokul 1 Konservatuar 50 yıllık İlahiyat ve Eğitim Fakültesi 30 yıllık Tıp Fakültesi ile yeni bir

Detaylı

ALANSAL UYGULAMALAR. 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

ALANSAL UYGULAMALAR. 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ ALTYAPI ve KENTSEL DÖNÜŞÜM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ALANSAL UYGULAMALAR 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ İsmail TÜZGEN Şehir Plancısı 6306

Detaylı

. TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp

. TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp 1 . TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp 2 Başlıca Taşıyıcı Yapı Elemanları Döşeme, kiriş, kolon, perde, temel 3 Çerçeve

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü MADEN ARAMA PROJELERİNE YÖNELİK UYGULAMA TALİMATI

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü MADEN ARAMA PROJELERİNE YÖNELİK UYGULAMA TALİMATI Sayfa1 MADEN ARAMA PROJELERİNE YÖNELİK UYGULAMA TALİMATI 03.10.2013 tarihli ve 28784 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği nin 5. Maddesi gereği, 26. Maddesi kapsamında yer

Detaylı

Kentsel Alanlarda Yüksek Çözünürlüklü Ortofoto Üretimi

Kentsel Alanlarda Yüksek Çözünürlüklü Ortofoto Üretimi Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Kentsel Alanlarda Yüksek Çözünürlüklü Ortofoto Üretimi Coğrafi Bilgi Dairesi Başkanı CBSGM Faaliyetleri Adres Arazi Örtüsü Bina Hidrografya İdari Birim Jeodezik

Detaylı

Danıştay Başkanlığı na İletilmek Üzere. İstanbul İdari Mahkemesi Başkanlığı na;

Danıştay Başkanlığı na İletilmek Üzere. İstanbul İdari Mahkemesi Başkanlığı na; Danıştay Başkanlığı na İletilmek Üzere İstanbul İdari Mahkemesi Başkanlığı na; Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. Davacı: TMMOB Şehir Plancıları Odası Adres: Emirhan Caddesi Bayındır Çıkmazı Sokak No:1/1

Detaylı

TEMATİK COĞRAFİ HARİTALARIN VERİMLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

TEMATİK COĞRAFİ HARİTALARIN VERİMLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ TEMATİK COĞRAFİ HARİTALARIN VERİMLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Cihan Yalçın 1, * Edirne Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Engin Bişar 1 Edirne Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Seda Yalçın

Detaylı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇEVRECİ ŞEHİRLERE DOĞRU Kadir DEMİRBOLAT İklim Değişikliği Dairesi Başkanı 7 Temmuz 2012, Gaziantep Çevreci Şehircilik; Yaşam kalitesi yüksek, Çevreye duyarlı, Tarihi ve kültürel

Detaylı

Sayı : B.18.0.ÇYG.0.06.02-010.06.02-8934 27.07.2006 Konu : Derin Deniz Deşarjı Proje Onay Genelgesi DAĞITIM GENELGE (2006/21)

Sayı : B.18.0.ÇYG.0.06.02-010.06.02-8934 27.07.2006 Konu : Derin Deniz Deşarjı Proje Onay Genelgesi DAĞITIM GENELGE (2006/21) Sayı : B.18.0.ÇYG.0.06.02-010.06.02-8934 27.07.2006 Konu : Derin Deniz Deşarjı Proje Onay Genelgesi DAĞITIM GENELGE (2006/21) Bu Genelge, 08.05.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe

Detaylı

I. PROJENİN HAZIRLANMASI VE SORUMLULUKLAR

I. PROJENİN HAZIRLANMASI VE SORUMLULUKLAR Sayı : B.18.0.ÇYG.0.06.02-010.06.02-8934 27.07.2006 Konu : Derin Deniz Deşarjı Proje Onay Genelgesi DAĞITIM GENELGE (2006/21) Bu Genelge, 08.05.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

RİSKLİ YAPILARIN TESPİT EDİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR. 4- Özel Konular

RİSKLİ YAPILARIN TESPİT EDİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR. 4- Özel Konular RİSKLİ YAPILARIN TESPİT EDİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR 4- Özel Konular Konular Kalibrasyonda Kullanılan Binalar Bina Risk Tespiti Raporu Hızlı Değerlendirme Metodu Sıra Dışı Binalarda Tespit 2 Amaç RYTE yönteminin

Detaylı

DOĞAL AFETLER VE BURSA

DOĞAL AFETLER VE BURSA DOĞAL AFETLER VE BURSA DOĞAL AFETLER 1. Jeolojik Kökenliler Bunlar doğrudan doğruya kaynağını yer kabuğu ya da yerin derinliklerinden alan doğal afetlerdir. Deprem Heyelan Yanardağ Patlamaları Tsunami

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

T.C. MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI AFET KOORDİNASYON MERKEZİ ( AKOM ) ÇALIŞMA, USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI AFET KOORDİNASYON MERKEZİ ( AKOM ) ÇALIŞMA, USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK T.C. MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI AFET KOORDİNASYON MERKEZİ ( AKOM ) ÇALIŞMA, USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK T.C MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET ve ACİL DURUM KOORDİNASYON MERKEZİ (AKOM)

Detaylı

SU KAÇAKLARININ COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMĐ TABANLI TESPĐTĐ: ANTALYA SU VE ATIKSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ UYGULAMALARI

SU KAÇAKLARININ COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMĐ TABANLI TESPĐTĐ: ANTALYA SU VE ATIKSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ UYGULAMALARI TMMOB COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMLERĐ KONGRESĐ 2009 02-06 Kasım 2009, Đzmir SU KAÇAKLARININ COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMĐ TABANLI TESPĐTĐ: ANTALYA SU VE ATIKSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ UYGULAMALARI T. Özden, E. Demirbaş, Đ. Demirel

Detaylı

HASAR TÜRLERİ, MÜDAHALEDE GÜVENLİK VE ÖNCELİKLER

HASAR TÜRLERİ, MÜDAHALEDE GÜVENLİK VE ÖNCELİKLER HASAR TÜRLERİ, MÜDAHALEDE GÜVENLİK VE ÖNCELİKLER Yapım amacına göre bina sınıflandırması Meskenler-konutlar :Ev,apartman ve villalar Konaklama Binaları: Otel,motel,kamp ve mokamplar Kültür Binaları: Okullar,müzeler,kütüphaneler

Detaylı

Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi

Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi T. C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Daire Başkanlığı 03 Aralık 2013 / Afyonkarahisar

Detaylı

T.C. SULTANBEYLİ BELEDİYE MECLİSİ Tarih : 03.05.2011 KOMİSYON RAPORLARI Rapor No : 2011 / 18 HUKUK KOMİSYONU RAPORU BELEDİYE MECLİS BAŞKANLIĞI NA

T.C. SULTANBEYLİ BELEDİYE MECLİSİ Tarih : 03.05.2011 KOMİSYON RAPORLARI Rapor No : 2011 / 18 HUKUK KOMİSYONU RAPORU BELEDİYE MECLİS BAŞKANLIĞI NA SULTANBEYLİ BELEDİYE MECLİSİ Tarih : 03.05.2011 KOMİSYON RAPORLARI Rapor No : 2011 / 18 HUKUK KOMİSYONU RAPORU KONU : Yer Tahsisi. (İSMEK Kurs Merkezi.) TEKLİFİN ÖZÜ : Sultanbeyli Belediye Meclisi nin

Detaylı

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI 1. Amaç Uyuşturucu ile Mücadele İl Kurullarının amacı, uyuşturucu ile mücadele sürecinde mevcut durumu tespit etmek ve hazırlanan eylem

Detaylı

İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ

İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ 2006 MAR VE ŞEHİRCİLİK GÖREVİ Belediye Kanunu, İmar K a n u n u v e i l g i l i t ü m yönetmelikler doğrultusunda, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ ORTA KATLI BİNALARIN BİNA PERFORMANSINA ETKİ EDEN PARAMETRELER

TÜRKİYE DEKİ ORTA KATLI BİNALARIN BİNA PERFORMANSINA ETKİ EDEN PARAMETRELER TÜRKİYE DEKİ ORTA KATLI BİNALARIN BİNA PERFORMANSINA ETKİ EDEN PARAMETRELER ÖZET: A.K. Kontaş 1 ve Y.M. Fahjan 2 1 Yüksek Lisans Öğrencisi, Deprem ve Yapı Müh. Bölümü, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü,

Detaylı

AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ. Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER

AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ. Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER AFET NEDİR? Afet en genel anlamda, doğal ve insan kaynaklı nedenlerle meydana gelerek insan yaşantısını olumsuz etkileyen, sosyal,

Detaylı

BETONARME BİNALARDA DEPREM HASARLARININ NEDEN VE SONUÇLARI

BETONARME BİNALARDA DEPREM HASARLARININ NEDEN VE SONUÇLARI BETONARME BİNALARDA DEPREM HASARLARININ NEDEN VE SONUÇLARI Z. CANAN GİRGİN 1, D. GÜNEŞ YILMAZ 2 Türkiye de nüfusun % 70 i 1. ve 2.derece deprem bölgesinde yaşamakta olup uzun yıllardan beri orta şiddetli

Detaylı

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI Ali Baran AKGÜN Egemen ÇAKIR Melike ERSOY Özlem PALABIYIK Danışman: Y. Doç. Dr. Esin ERGEN 1 İçerik CBS nedir? CBS nin inşaatta kullanım alanları

Detaylı

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU AR TARIM SÜT ÜRÜNLERİ İNŞAAT TURİZM ENERJİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇESİ SÜLEYMANİYE KÖYÜ TEPELER MEVKİİ Pafta No : ÇANAKKALE

Detaylı

KOLEKSİYON A.Ş. TEKİRDAĞ MOBİLYA FABRİKASI DEPREM GÜVENLİĞİ VE GÜÇLENDİRME ÇALIŞMASI

KOLEKSİYON A.Ş. TEKİRDAĞ MOBİLYA FABRİKASI DEPREM GÜVENLİĞİ VE GÜÇLENDİRME ÇALIŞMASI KOLEKSİYON A.Ş. TEKİRDAĞ MOBİLYA FABRİKASI DEPREM GÜVENLİĞİ VE GÜÇLENDİRME ÇALIŞMASI Danyal KUBİN İnşaat Y. Mühendisi, Prota Mühendislik Ltd. Şti., Ankara Haluk SUCUOĞLU Prof. Dr., ODTÜ, Ankara Aydan SESKİR

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

Kentsel Dönüşüm ve Yapı Denetim İzmir Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü

Kentsel Dönüşüm ve Yapı Denetim İzmir Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü Kentsel Dönüşüm ve Yapı Denetim İzmir Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü Haziran 2013 GİRİŞ Resmi kayıtlara göre 17 bin 118 kişinin öldüğü 1999 daki büyük Marmara depreminde sadece bir kişinin depremin

Detaylı

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi ÖZET Donatılı gazbeton çatı panellerinin çeşitli çatı taşıyıcı sistemlerinde

Detaylı

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI Valilik Makamının 04/11/2015 tarih ve 1260 Sayılı Olur ları kapsamında şube müdürlüklerinin görev tanımları yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; I- PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA

Detaylı

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 1) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ (GEOTEKNİK) VERİ VE DEĞERLENDİRME RAPORU FORMATI

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 1) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ (GEOTEKNİK) VERİ VE DEĞERLENDİRME RAPORU FORMATI TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI Necatibey Cad. No:57 Kızılay Ankara Tel: (0.312) 294 30 00 - Faks: 294 30 88 www.imo.org.tr BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 1) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN

Detaylı

YANGIN GÜVENLİK KONGRESİ BİLDİRİLER İRİ KİTABI

YANGIN GÜVENLİK KONGRESİ BİLDİRİLER İRİ KİTABI tmmob makina mühendisleri odası TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI YANGIN GÜVENLİK KONGRESİ BİLDİRİLER İRİ KİTABI BURSA EKİM 2000 tmmob makina mühendisleri odası Sümer Sk. No:36/1-4 Demirtepe - ANKARA Tel

Detaylı

S E K T Ö R E L. 17 Ağustos 1999-17 Ağustos 2005. Nurel KILIÇ. 17 Ağustos 1999, depreminin üzerinden 6 yıl geçti.

S E K T Ö R E L. 17 Ağustos 1999-17 Ağustos 2005. Nurel KILIÇ. 17 Ağustos 1999, depreminin üzerinden 6 yıl geçti. 17 Ağustos 1999-17 Ağustos 2005 Nurel KILIÇ 17 Ağustos 1999, depreminin üzerinden 6 yıl geçti. Altı yıl önce nüfusumuzun 1/4 ünü barındıran Marmara 7.4 şiddetinde depremle sarsıldı. Depremin, Türkiye ye

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Afet Yönetiminde Teknoloji Kullanımı, 12, Bilkent Otel, Ankara 1 CBS Genel Müdürlüğü Amaçlarımız ve Görevlerimiz Amacımız; ihtiyaç

Detaylı

5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU

5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY ŞUBESİ 5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU 5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU BİLDİRİLER VE PANEL KİTABI 1-2 Kasım, K 2007 1-2 KASIM 2007,, Antakya Kapak: İsmail

Detaylı

GÜÇLENDİRİLEN YAPILARDA YAPI ÖZELLİKLERİ MALİYET İLİŞKİLERİ ÜZERİNE İSTATİSTİKSEL BİR ÇALIŞMA

GÜÇLENDİRİLEN YAPILARDA YAPI ÖZELLİKLERİ MALİYET İLİŞKİLERİ ÜZERİNE İSTATİSTİKSEL BİR ÇALIŞMA GÜÇLENDİRİLEN YAPILARDA YAPI ÖZELLİKLERİ MALİYET İLİŞKİLERİ ÜZERİNE İSTATİSTİKSEL BİR ÇALIŞMA A.C. Sayar 2, İ.H.Başeğmez 1, S. Yıldırım 1, Y.İ. Tonguç 1 ÖZET: 1 İnş. Yük. Müh.,Promer Müş. Müh. Ltd. Şti.,

Detaylı

İL: Mersin İLÇE: Tarsus KÖY/MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar

İL: Mersin İLÇE: Tarsus KÖY/MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar K - 60 - İL: Mersin İLÇE: Tarsus KÖY/MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar - 61 - K BİLGİ FÖYÜ: BULUNDUĞU YER İL İLÇE MAHALLE SOKAK MÜLKİYET : Mersin : Tarsus : Sofular : 37 ve 42. Sokaklar : Hazine

Detaylı

ÇANAKKALE NİN GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK YAKLAŞIMLAR. İsmail ERTEN

ÇANAKKALE NİN GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK YAKLAŞIMLAR. İsmail ERTEN ÇANAKKALE NİN GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK YAKLAŞIMLAR İsmail ERTEN Çanakkale bölgesi düz damlı ve kırma çatılı yapılar dağılım Çanakkale kentinin yerleşim alanlarının 1. dönem dağılışı 1462-1500 Çanakkale

Detaylı

TÜRKİYE ULUSAL KONUMSAL VERİ ALTYAPISI STRATEJİLERİ ÇALIŞTAYI KURUMSAL BİLGİ FORMU. Bölüm 1: Kurum / Kuruluş Bilgileri

TÜRKİYE ULUSAL KONUMSAL VERİ ALTYAPISI STRATEJİLERİ ÇALIŞTAYI KURUMSAL BİLGİ FORMU. Bölüm 1: Kurum / Kuruluş Bilgileri TÜRKİYE ULUSAL KONUMSAL VERİ ALTYAPISI STRATEJİLERİ ÇALIŞTAYI KURUMSAL BİLGİ FORMU Bölüm 1: Kurum / Kuruluş Bilgileri Kurum / Kuruluş Adı Kurum / Kuruluş Adı Kısaltması Kurum / Kuruluş Adresi Semt / İlçe

Detaylı

DEPREM VE DOĞAL GAZ. Mak. Yük. Müh. Abdurrahman ATABEY DİYARGAZ AŞ. Mak. Yük. Müh. Ahmet YETİK GAZMER

DEPREM VE DOĞAL GAZ. Mak. Yük. Müh. Abdurrahman ATABEY DİYARGAZ AŞ. Mak. Yük. Müh. Ahmet YETİK GAZMER DEPREM VE DOĞAL GAZ Mak. Yük. Müh. Abdurrahman ATABEY DİYARGAZ AŞ. Mak. Yük. Müh. Ahmet YETİK GAZMER Konu Başlıkları 1- Depremlerde doğalgazın etkileri 2-Deprem öncesi ve sonrası için alınabilecek tedbirler

Detaylı

DOĞU KARADENĠZDE HEYELAN SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE ĠLĠġKĠN DÜġÜNCELER

DOĞU KARADENĠZDE HEYELAN SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE ĠLĠġKĠN DÜġÜNCELER DOĞU KARADENĠZDE HEYELAN SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE ĠLĠġKĠN DÜġÜNCELER Kayıtlara göre, Doğu Kara Denizde heyelan sorunun varlığı 1929 dan beri bilinmektedir. Bu coğrafyada, özellikle can kaybına neden olan heyelanlardan

Detaylı

TÜRKİYE'DE AFET YÖNETİM ORGANİZASYONU

TÜRKİYE'DE AFET YÖNETİM ORGANİZASYONU 14.11.2013 09:00-11:00 K A Y I T 11:00-12:00 A Ç I L I Ş 12:00-13:00 Ö Ğ L E Y E M E Ğ İ 13:00-14:00 TÜRKİYE'DE AFET YÖNETİM ORGANİZASYONU Yönetim, Yönetim Teşkilatı, Ulusal Plan, Hazırlanma, Eğitim, Entegre

Detaylı

ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI

ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI ön koşul kavramsal uzlaşı niçin planlama? toplumsal-ekonomikhukuksal gerekçe plan kapsam çerçevesi plan yapımında yetkiler planın ilkesel doğrultuları ve somut koşulları plan

Detaylı

Mustafa KADIOĞLU. Mehmet UYSAL

Mustafa KADIOĞLU. Mehmet UYSAL Mustafa KADIOĞLU Mehmet UYSAL Projenin Konusu Okullarımızda karşılaşılan çeşitli problemlere Coğrafi Bilgi Sistemi kullanılarak çözümler üretilmesi. Günümüzde pek çok devlet kurumu ve özel sektör için

Detaylı

KONUT DEĞERLEME VE YAPIM TEKNİKLERİ

KONUT DEĞERLEME VE YAPIM TEKNİKLERİ Konut Değerleme ve Yapım Teknikleri Taşınmaz Değerleme ve Geliştirme Tezsiz Yüksek Lisans Programı KONUT DEĞERLEME VE YAPIM TEKNİKLERİ 1 Konut Değerleme Ve Yapım Teknikleri İçindekiler 1.1. DERSİN AMACI...

Detaylı

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU 5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU ÖMER MURAT YAVAŞ GRUP BAġKANI PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA DAĠRESĠ BAġKANLIĞI RĠSK BELĠRLEME VE STRATEJĠ GRUP BAġKANLIĞI YERİNDEN YÖNETİM

Detaylı

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. nin II. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Kasım 2014 Çarşamba günü Tarihi Havagazı

Detaylı

Kentsel Bölgelerde Acil Müdahale İstasyonlarının En Uygun Yer Seçimi

Kentsel Bölgelerde Acil Müdahale İstasyonlarının En Uygun Yer Seçimi Kentsel Bölgelerde Acil Müdahale İstasyonlarının En Uygun Yer Seçimi Yrd. Doç. Dr. Aziz ŞİŞMAN Arş. Gör. Rıdvan E. YILDIRIM Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Harita Mühendisliği Bölümü SAMSUN 2015 Acil Çağrılar

Detaylı

Adım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Adım İnşaat

Adım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Adım İnşaat TANITIM DOSYASI 1978 yılından bugüne çok sayıda sanayi tesisi projesini başarı ile gerçekleştirmiş olan Adım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 2012 yılında yapısal tasarım ve teknik uzmanlık hizmetleri

Detaylı

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI * 5018 Sayılı Kanun Md.55 İç Kontrol Nedir? İç kontrol;idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara

Detaylı

Avrupa Birliği Taşkın Direktifi ve Ülkemizde Taşkın Direktifi Hususunda Yapılan Çalışmalar

Avrupa Birliği Taşkın Direktifi ve Ülkemizde Taşkın Direktifi Hususunda Yapılan Çalışmalar ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Taşkın ve Kuraklık Yönetim Planlaması Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Taşkın Direktifi ve Ülkemizde Taşkın Direktifi Hususunda Yapılan Çalışmalar

Detaylı

DOÇ.DR. ULUÇ ÇAĞATAY

DOÇ.DR. ULUÇ ÇAĞATAY DOÇ.DR. ULUÇ ÇAĞATAY Doğum Yeri ve Yılı : İzmir-1973 Ünvanı : Doç. Dr. Yabancı Dili : İngilizce Çalışma Alanı : Yerel Yönetimler, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Avrupa Birliği Mail Adresi : uluc.cagatay@cbu.edu.tr

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ B ildiriler Kitabı katkıtarıyla TMMOB Inşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ 5-6 Ekim 2007 Ankara İş Sağlığı

Detaylı

MERİÇ NEHRİ TAŞKIN ERKEN UYARI SİSTEMİ

MERİÇ NEHRİ TAŞKIN ERKEN UYARI SİSTEMİ T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü MERİÇ NEHRİ TAŞKIN ERKEN UYARI SİSTEMİ Dr. Bülent SELEK, Daire Başkanı - DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı, ANKARA Yunus

Detaylı

KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU 1 KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU YAPI DENETİM BÜROSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ)

Detaylı

Mali Kaynak Dağılım Tablosu BİLGİ TEKNOLOJİLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI PERFORMANS PROGRAMI

Mali Kaynak Dağılım Tablosu BİLGİ TEKNOLOJİLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI PERFORMANS PROGRAMI TOPLAM MALİ KAYNAK İHTİYACI 28.981.800 24.336.000 27.040.000 29.744.000 32.718.400 STRATEJİK AMAÇLAR İÇİN TOPLAM MALİ KAYNAK İHTİYACI 6.394.310 23.450.800 26.068.000 16.100.000 5.750.000 TOPLAM DİĞER MALİ

Detaylı