T C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ PARA, SERMAYE PİYASASI ve FİNANSAL KURULUŞLAR ANABİLİM DALI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ PARA, SERMAYE PİYASASI ve FİNANSAL KURULUŞLAR ANABİLİM DALI"

Transkript

1 T C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ PARA, SERMAYE PİYASASI ve FİNANSAL KURULUŞLAR ANABİLİM DALI FİYAT İSTİKRARI, ENFLASYON, FAİZ, İSTİHDAM ve DÖVİZ KURU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME İlhan ÇİFTÇİ Yrd.Doç.Dr Zahide AYYILDIZ ONARAN Aralık 2004

2 FİYAT İSTİKRARI, ENFLASYON, FAİZ, İSTİHDAM ve DÖVİZ KURU ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME İÇİNDEKİLER.. 02 ÖZET FİYAT İSTİKRARI TANIMI ve İSTİKRARSIZLIĞIN ETKİLERİ a Fiyat İstikrarsızlığının Ekonomik Etkileri. 04 1b FiyatİstikrarsızlığınınSosyalEtkileri c Türkiye de Fiyat İstikrarsızlığının Sonuçları.06 1d Dünyada Fiyat İstikrarı 07 1 d 1 Dünyada Enflasyonun Ortaya Çıkışı 07 1 d 2 Dünyada Fiyat İstikrarının Sağlanması ENFLASYON NEDİR a Enflasyonun Sürekli Hale Gelmesi ve Ekonomik Aktörlere Etkisi..12 2a1 Enflasyon Faiz İlişkisi..11 2a2 Enflasyon Döviz Kuru İlişkisi a3 Enflasyon İstihdam Arasındaki İlişki a4 Döviz kur Faiz İlişkisi SONUÇ..19 4KAYNAKÇA

3 ÖZET Ekonomik büyüme ve kalkınmanın birinci şartı olarak gösterilmesi gereken bir kriter seçilecekse bu kriterin Fiyat İstikrarı olması şarttır; Çünkü fiyatlarda meydana gelen ani bir dalgalanma ile ekonominin tüm aktörleri etkinliğini kaybeder. Önceleri beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan bu olumsuzluk aslında kısır bir döngünün de habercisidir; çünkü başlangıçta geçici gibi görünen bu olumsuzluk daha sonra süreklilik kazanır ve ekonomi biliminin anlaşılmasını da zorlaştırır. Fiyat istikrarının son derece önemli bir mesele olduğunun farkına varan ekonomi birimleri ekonomik istikrar için fiyat istikrarının şart olduğunun bilincine de varmış merkez bankaları fiyat istikrarını sağlamayı öncelikli ödevi haline getirmiştir. Ben de döviz kuru, faiz ve enflasyon gibi ekonomik değişkenleri inceleyebilmenin mümkün olması için konuya fiyat istikrarından başlamanın gerekli olduğunu düşündüm ABSTRACT If we choose any criteria which represent economic growth and development, we must also choose price stability. Because all of the ecomomic actors lose its efficiency with sudden fluctuations ( volatality) of price changing. This negative statement occurs unexpectedly at the beginning of this stage but actually it gives us information about the bottleneck future. Although these fluctuations seem to be temporary it will be permenently so the meaning of economic science is not becoming clear for people from day to day. Economic actors realize this important subject and they implement stability programs. Moreover The first aim of central banks of nations is fulfilling price stability. In my opinion price stability is very important and ıf we want to realize relationship among exhange rate, employment, interest rates and inflation exactly we should investigate the price stabiliy firstly 3

4 FİYAT İSTİKRARI Fiyat istikrarı genel olarak ekonomik birimlerin yatırım üretim ve tasarrufa yönelik kararlarını alırken dikkate almaya gerek duymadıkları bir enflasyon oranını ifade eder.diğer bir deyişle fiyat istikrarı insanların iktisadi kararlarını enflasyondan bağımsız bir şekilde almaları ve uygulamalarıdır. Bir başka tanıma göre ise fiyat istikrarı enflasyon oranının kabul edilebilir bir seviyede istikrar kazanmasını ifade etmektedir. Kabul edilebilir seviye ise gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yıllık % 1 3 aralığıdır. Fiyat istikrarının hedefi sadece düşük bir enflasyon oranına ulaşmak değil aynı zamanda ulaşılan düşük enflasyon oranını sürdürmektir. Ekonomideki tüm makro değişkenlerin etkinliğini tam olarak gösterebilmesi için fiyat istikrarının sağlanması şarttır.fiyatlar genel seviyesinin belli bir dönem değişmemesi; ancak konjoktürel hareketlerin fiyatlar genel seviyesini beklenmedik bir şekilde artırması fiyat istikrarını bozar ve makro değişkenler de bu olumsuz etkiden aynı yönde etkilenir. Türkiye de fiyat istikrarı son yılda sağlanamamış, enflasyon sürekli artan oranlı olarak yükselmeye devam etmiştir.özellikle 1980 sonrası yaşanan yüksek enflasyon oranları tüm ekonomiyi tahrip etmiştir. Türkiye de kapasite kullanım oranlarının düşük olması, istenilen işsizlik seviyesine bir türlü ulaşılamaması, faizlerin yüksek oluşu ve birçok değişkenin olumsuz seyrinin arkasında fiyat istikrarının sağlanamamış olması yatmaktadır. Fiyat istikrarının sağlanamaması tüm ekonomik birimlerin etkinliğini koruyamamasına neden olurken toplumda sosyal adaletsizliği de beraberinde getirir. Bu nedenle fiyat istikrarsızlığının olumsuz etkilerine hem ekonomik hem de sosyal açıdan bakmak gerekir. Fiyat İstikrarsızlığının Ekonomik Etkileri Fiyat istikrarının sağlanamadığı yüksek enflasyon dönemlerinde bireylerin ve firmaların fiyat algılamaları bulanıklaşır. Bu döneminde her şeyin fiyatı sürekli ve orantısız arttığı için neyin ucuz,neyin pahalı olduğunu anlamak zordur Böylece ekonomik birimler yatırım ve tüketim kararlarını alırken nispi fiyat değişimlerini kolaylıkla ayırt edemez. Finansal piyasaların verimli çalışması da (finansal aracılık yapması) fiyat istikrarı sağlanmadan pek mümkün değildir. Etkin çalışmayan bir finansal yapı reel kesime aktarılması gereken fonların daha cazip görünen tahvil, bono gibi menkul kıymetlere ya da gayrimenkullere aktarılmasına neden olur. Çünkü geleceğin belirsizliği söz konusudur.uzun vadeli yatırımların riski enflasyonun belirsiz olması nedeniyle yüksek olduğu için reel faizler de yükselir. Reel faizler artarsa firmaların kredi talepleri düşer; çünkü yatırımların maliyeti reel faizlere bağlı olarak artar.bu yüzden kişilerin uzun vadeli kredi talepleri düşer. 1 Kredi taleplerinin düşmesi ülke ekonomisine ek yükleri de beraberinde getirir. Kredi faizlerinin yüksek ve kısa dönemli olması ve yatırımları üretken olmayan diğer varlıklara kaydırması ülke içinde yatırımların azalmasına neden olur. Bu olumsuz tablonun devam etmesi 1 Avrupa ve bir çok gelişmiş ülkede kişilerin yıllık kredi alarak ev sahibi olabilmelerinin sebebi bu ülkelerde fiyat istikrarının sağlanmış olmasıdır. 4

5 kaynakların yatırım ve üretime aktarılamamasına ve üretim periyotlarında dalgalanmalar yaşanmasına sebep olur.çünkü fiyat istikrarsızlığı yatırımlar üzerinde bir vergi yüküdür, ek bir maliyettir. Bunun sonucu ise ülke ekonomisinin kapasitesinin altında çalışması kapasite kullanım oranlarının düşük çıkması - ve ekonomik büyümenin gerçekleştirilememesidir. Diyebiliriz ki fiyat istikrarının sağlanamaması enflasyon ve neticesinde ekonominin büyüyememesine neden olur uzun dönemde enflasyon artarsa büyüme yavaşlar. Bu durum işgücü piyasasının da etkin çalışmasını engeller. İşverenler ve iş arayanlar orta ve uzun vadede önlerini göremezler. Çalışmak isteyenler vasıfsızsa zor ve geç iş bulur. Bulduğu işi de erken kaybeder. İş verenler ise daha kalifiye ve ucuz işçiyi bulmaya çalışır. İşveren açısından ücret pazarlığı daha olumludur. Fiyat istikrarsızlığı ülkenin dış piyasalarda rekabet gücünü zayıflatır Belirsiz bir ortamda önünü göremeyen yerli yatırımcı için şartlar ne ise yabancı yatırımcı için de aynıdır.küreselleşmenin bir sonucu olarak ülkeler arasındaki sermaye hareketlerinin tam mobilitesinin sağlanmış olması 2 uzun dönemde yabancı sermayenin ülkeye sabit yatırım olarak gelişini zorlaşır. Spekülatif amaçlı sermaye akışı ise beklenmeyen oranda gerçekleşir. Dış şoklara karşı ülke ekonomisinin kırılganlığı artar. Bireyler ekonomik kararlar alırken gelecek yerine geçmişi baz alır. Bunun nedeni ülke ekonomisinde hep yüksek enflasyonun gerçekleşmiş olmasıdır.böylece enflasyon kendiliğinden atalet kazanır. Adil kaynak aktarımı da fiyat istikrarının olamadığı bir yerde sağlanamaz. Diğer bir deyişle enflasyon ekonomideki kaynaklar üzerindeki bir çeşit yolsuzluktur. Enflasyondan enflasyon belirsizliğine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi vardır. Bu da enflasyonun,enflasyon belirsizliğini arttırmasıdır. Friedman-Ball hipotezi Türkiye şartları için de geçerlidir. 3 Fiyat İstikrarsızlığının Sosyal Etkileri Fiyat istikrarının sağlanamadığı bir toplumda öncelikli olarak kişilerin birbirlerine bununla beraber de devletine olan güven duygusu yok olur. Ekonomideki tüm belirsiz şartlar toplumdaki bu çözülmenin de habercisi niteliğindedir.çarkları iyi işlemeyen bir ekonomide herkesin kendi parasına, sahip oldukğu değerlere, elde ettiği gelire ve geleceğe güveni azalır. Sabit gelirli kişilerin finansal açıdan kendini koruması fiyat istikrarının sağlanamadığı bir toplumda oldukça zordur.finansal açıdan kendini koruyamayan bir toplumdaki farklı gelir seviyelerine mensup grupların gelir seviyesi arasındaki fark zaman içinde artar. Bu etki ülkelerin kalkınmışlık seviyesini ölçmede önemli bir unsur olan gelir dağılımının gruplar arasındaki dağılımı arasındaki farkın artmasına ve kalkınmışlık seviyesinin gerilediğine dair bir kanıttır. 2 Doğu Asya ülkelerinde ülkeye giren yabancı sermayeye konan vergi yükü sıcak para girişini bir nebze olsun azaltalabilmiştir. 3 Türkiye Bankalar Birliği,Bankacılar Dergisi, Mart 2004 sayı 48,s:3 5

6 Ülkeler arasındaki gelir dağılımı arasındaki ilişki Gini Katsayısı ile ölçülür. Sıfır ile bir arasında değişen bu sayının sıfır olması ekonomik açıdan hiçbir problemi olmayan istediği refah seviyesine ulaşmış bir toplumu tanımlarken, sayının bire doğru yaklaşması ekonomik açıdan gittikçe zora giren bir ülkenin durumunu tanımlar. Türkiye de bu sayı 1994 yılında yapılan bir araştırmaya göre 0,44 çıkmıştır. Araştırmaya katılan ülkeler arasındaki durumu son derece kötü olan Türkiye nin durumu gün geçtikçe bire daha çok yaklaşan bir seyir izlemektedir. Bu olumsuzluk Türkiye de adaletsiz gelir dağılımının bir diğer kanıtıdır. Sosyal ve siyasi ilişkiler fiyat istikrarının olmadığı bir yerde kısa dönemli olarak gerçekleşir. Ekonomik buhran insanlar arasındaki örfi ve kültürel değerleri tahrip eder ve toplumda ahlaki olmayan davranışlar baş gösterir. Sonuç; fiyat istikrarının sağlanması karsımıza sadece ekonomik bir olgu olarak değil aynı zamanda ahlaki bir zorunluluk olarak da çıkar. TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARSIZLIĞININ OLUMSUZ SONUÇLARI Dünya Bankasının yaptığı bir araştırmaya göre günlük geliri 2 USD nin altında olan ülkelerdeki kişiler yoksul, bir USD nın altında olan kişiler mutlak yoksul olarak tanımlanır.günlük hayata kişilerin katılamaması ise yoksunluktur. Türkiye nüfusunun % 15 inin günlük geliri 2 USD nin altındadır.bunun yanında halkımızın bir çoğu mutlak yoksul ve yoksun tanımına girmiştir. Yani ülkemizdeki insanların çok büyük bir kısmı hem yoksul hem de yoksundur. Fiyat istikrarını sağlayamadığımız için halkımızın büyük çoğunluğu günlük hayatta işlemlerini ulusal para yerine -özellikle 1989 yılında çıkarılan uluslararası sermaye hareketlerinin serbest olmasına ilişkin kanundan sonra- döviz cinsinden yapmaktadır. Bu olumsuz etki Türk Lirasını konvertibilitesini düşürmüştür. İşlem, ihtiyat ve spekülatif amaçlı olan kişilerin para talebi Türk Lirası açısından sadece spekülatif amaçlı olmaya başlamıştır.döviz tevdiat hesaplarının bankalardaki toplam mevduat içindeki payının sürekli artması yatırımları engelleyen bir unsur olmanın yanında Türk Lirasına olan güven eksikliğinin de sonucudur.bu etkiyi ortadan kaldırmak ve Türk Lirasına tekrar güven aşılmak amacıyla hükümetin 01 Ocak 2005 ten sonra uygulamaya koyacağı Yeni Türk Lirasına (YTL) geçiş çalışmaları ise hala daha tartışma konusudur. Ülkemizdeki para ve kredi piyasalarında vadelerin çok kısa olması, bankalardaki toplam TL mevduatın vadesinin 2,3 ay olması ve toplam kredilerin % 70 den fazlasının vadesinin 1 yıldan kısa olması da yine ülkemizde fiyat istikrarının sağlanamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bankacılık sektörünün reel kesime aktardığı kredilerin GSMH ye oranının % 18 olması (bu oran sadece yılında %25 olmuştur.) bankacılık sektörünün asli görevi olan reel kesime kaynak aktarımını yapamadığını ya da yapmak istemediğini gösterir Bu oran fiyat istikrarını sağlamış olan AB ülkelerinin bir çoğunda % 100 e yakındır. Enflasyon nedeniyle, kaynakların yeterince sistemin içine çekilememesinden dolayı mali piyasalar son derece sığdır. Ayrıca,bireylerin geleceği öngörememeleri nedeniyle uzun dönem fiyatlama gerektiren vadeli piyasalarda işlem yapılamamaktadır. 6

7 Ekonomideki kaynakların üretime yönlendirilmesinde önemli rolü olan sermaye piyasaları ülkemizde özel sektör tarafından kullanılamamaktadır.enflasyonun geçmişten bugüne değin en önemli kaynağı olan, uzun yıllar boyu yüksek seyreden kamu açıklarının borçlanma yoluyla kapatılması sermaye piyasalarındaki tahvil ve bono stokunun hemen hemen tamamının kamu kesime ait olmasına yol açmıştır. Bu durum özel sektörün bu piyasaları kullanarak üretime kaynak yaratmasını zorlaştırmış veya kaynak akışının son derece sınırlı olmasına neden olmuştur.. Piyasadaki alım satım, borç alma verme, yatırım yapma gibi kararlar cari ve beklenen enflasyon oranları dikkate alınarak verilir. Enflasyon ortamında ekonomik birimler yatırım ve tüketim kararlarını alırken göreli fiyat değişimlerini kolaylıkla ayırt edemezler ve sağlıklı kararlar almak için gerekli bilgiye sahip olamazlar. Enflasyondaki hızlı yükseliş ekonomiye zarar verir; ama yüksek seyreden ve bu seviyede istikrarlı kalan enflasyon daha da zararlıdır Fiyat istikrarsızlığının diğer bir olumsuz etkisi ise yabancı sermayenin belirsiz bir ortamda yatırım kararını ertelemesi ya da yatırım kararından vazgeçmesidir.yurt içi kaynakların verimsiz kullanılması ve kapasite kullanım oranlarının istenilen düzeyde olamaması ülkemizin uluslararası rekabet gücünü de sarsar. Böylece iç dengenin sağlanamaması dış dengesizliğe de neden olur. Fiyat istikrarsızlığı son olarak siyasi istikrarsızlık yaratmıştır denilebilir. Fiyat istikrarının sağlanamayışı ve bunun yol açtığı ekonomik ve sosyal içerikli krizler ülkede siyasi çalkantıları da beraberinde getirmiştir; ancak burada bir paradoksa da değinmek de yarar var. Siyasi istikrarsızlık mı fiyat istikrarsızlığına yol açmıştır yoksa fiyat istikrasızlığı mı siyasi istikrarsızlığa neden olmuştur Dünyada Enflasyonun Ortaya Çıkışı DÜNYADA FİYAT İSTİKRARI Özellikle 1970 lerde Bretton - Woods sisteminin terk edilmesi ve yaşanan petrol krizlerinin sonrasında enflasyon küresel bir sorun haline gelmiştir. Sonrasında, ekonomik istikrarın fiyat istikrarına bağlı olduğu ve fiyat istikrarının günlük politikalarla geçiştirilemeyecek kadar önemli bir konu olduğu görüşü herkes tarafından kabul edilmiştir. Dünyada Fiyat İstikrarının Sağlanması Dünyada fiyat istikrarının sağlanmasını inceleyebilmek için para politikasının işlerliğine bakmak gerekir. Para politikasının amaçlarına baktığımızda öncelikli hedefin fiyat istikrarını sağlamak olduğu açıktır. Ancak fiyat istikrarının tam olarak sağlanabilmesi için para politikasının diğer amaçları olan tam istihdam, ödemeler dengesi istikrarı ve son olarak ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlanması da şarttır.tek başına fiyat istikrarının sağlanmasının mümkün olamayacağı ise açıktır. Fiyat istikrarının sağlamasında öncelikli olarak maliyetlerin düşürülmesini sağlamak şarttır. Emek yoğun sektörlerde maliyetler daha düşük olmasına rağmen verim daha düşüktür.bu nedenle emek yoğun olarak çalışan sektörlerde makine vb teknik ekipmanlarla verimliliği arttırmak maliyetleri düşürücü bir etki yapacaktır; ancak makineleşme ya da teknolojik açıdan gelişme gibi yoğun sermaye birkimi gerektiren yatırımları gerçekleştirmek kolay değildir.bu nedenle de fiyat istikrarını sağlayamamış olan gelişmekte olan ve az 7

8 gelişmiş ülkelerin maliyetlerini düşürücü etki yapan emek yoğun üretimden sermaye yoğun üretime geçmeleri kolay değildir. İstikrar için tam istihdamı sağlamak da şarttır. Ekonomik istikrar ve makro ekonomik dengelerin sağlanabilmesi açısından öngörülen işsizlik oranı % 6 dır. Bu oranın üstündeki her değer fiyat istikrarının sağlanmasına engel olacaktır; ancak bir yandan maliyetlerin düşürülmesi ve bunun için üretimde sermaye yoğun girdinin kullanılması ekonomi de vasıfsız olarak çalışan emek gücünü olumsuz etkileyecek, işsizliği arttıracaktır. Bu etkiye eğitim seviyesinin düşük olduğu ülkelerde daha çok rastlamak mümkündür. Ekonomi çarkının iyi çalışmasını sağlamak için iç ve dış istikrarın aynı anda ve mutlaka sağlaması gerekir. İç istikrarı oluşturan kalemlerden fiyat istikrarı ve istihdamın aynı anda sağlanması ise çok zordur. Dış istikrar açısından ise hedef ödemeler dengesi açıklarının en aza indirilmesidir. Yüksek meblağda gerçekleştirilecek ihracat, turizm gibi ödemeler dengesinin önemli kalemlerini oluşturan ve ekonomiye döviz akışını sağlayan kalemlerin istikrar kazanması da dış dengenin sağlanması açısından çok önemlidir; ancak dışarıya ihracatı dışarıdan ithal edilecek hammadde ve yarı mamul maddeye bağlı olan ve dış piyasada iç istikrarı sağlayamaması nedeniyle rekabet şansı az olan ülkelerin cari işlemler açığı problemi hep olacak böylece dış dengede istikrar sağlanamayacaktır. Bunun yanında özellikle 1990 sonrası yaşanan finansal krizlerin etki alanının geniş olması dış istikrarsızlık konusunda yadsınamayacak diğer önemli bir kalemdir. İç ve dış dengeleri aynı anda sağlanmasında -yukarıda anlatılanlara bağlı kalarak fiyat istikrarının sağlanması en önemli konudur ; çünkü fiyat istikrarını sağlamış bir ülkede üretici ve tüketici kesim ekonomik kararlarında fiyatlarda oluşabilecek bir dalgalanmayı daha az önemser, böylece yatırım ve üretim erkleri gerçekleşir. Dünyadaki birçok ülke de ekonomik istikrar için fiyat istikrarının şart olduğu konusunda hemfikirdir.merkez bankalarının en öncelikli hedefinin fiyat istikrarı olması bu olguyu kanıtlar niteliktedir. Fiyat istikrarının sağlanmasında izlenecek yollar ise bellidir. 1- Belli Bir Hedefin Gözetilmesi Fiyat istikrarı için enflasyonla ilişkisi olduğu düşünülen döviz kuru, parasal büyüklükler ( M1 ve M2 ) ya da doğrudan enflasyonun kendisi gibi bir değişken seçilmelidir.seçilecek olan değişken mutlaka iyi değerlendirilmelidir; çünkü iyi seçilmemiş bir hedef başarısız olursa toplum bundan daha çok zarar görecektir. Dünya genelinde çok sayıda ülke fiyat istikrarının sağlanması amacıyla enflasyonun kendisini hedef seçmiştir. Enflasyon oranı ile ekonomideki diğer büyüklükler arasındaki ilişkide zayıflık görülmesi enflasyonun kendisinin hedef seçilmesinde önemli rol oynamıştır. İngiltere merkez Bankası nın 91 ülkeyi baz alarak 1990 ve 1999 yıllarında fiyat istikrarının sağlanması amacıyla ülkelerin hangi değişkeni hedef seçtiği araştırma aşağıdadır 4 4 London Central Bank Web Pages 8

9 1990 => 54 % döviz kuru 1999 => 40 % enflasyon 32 % parasal büyüklükler 34 % döviz kuru 14 % enflasyon 26 % parasal büyüklük Fiyat istikrarının sağlanması amacıyla 1990 yılından 1999 yılına gelindiğinde seçilen hedef değişkenlerden enflasyonun ağırlığının arttığı, parasal büyüklüğün ve döviz kurunun ağırlığının ise azaldığı görülmektedir. 2- Seçilen Hedefin Açıklanabilirliği Küreselleşme süreciyle beraber ülkeler arasındaki ilişkiler daha çok artmış ülkeler birbirlerinin siyasi ve ekonomik politikalarından daha çok etkilenmeye başlamışlardır. Özellikle 1990lı yıllarda çok hızlı bir atağa kalkan küreselleşme olgusu ile daha çok ve etkisi daha geniş bir alana yayılan finansal krizler yaşanmaya başlamış bu durum siyasilerin koydukları hedefleri kamuoyuna açıklamalarını zorunlu hale getirmiştir. Hedeflerin kamu oyuna açıklanması ekonomik politikaların yürütülmesinde şeffaflık ve hesap verebilirlik olgusunun yerleşmesine sebep olmuştur yılında uygulamaya koyduğu ekonomik programı halkına açıklama gereği duyan ülke sayısı 41 iken bu sayı 1999 yılına gelindiğinde 89 a çıkmıştır. 3- Sorumluluğun Paylaşılması : Parasal büyüklük hedeflemesinin yapıldığı ülkelerde, hedef ile ilgili sorumluluk hedef üzerindeki kontrolün haiz olması nedeniyle merkez bankalarına aittir. 91 ülke araştırmasında ülkelerin % 70 den fazlasının hedef büyüklüklerin seçimini merkez bankasına bıraktığı saptanmıştır.doğrudan enflasyon hedeflemesi yapan ülkelerde ise hükümetler ve merkez bankaları politikaları beraber yürütmüştür. Dünya genelinde gelişmiş ülkelerin bu yolları takip ederek fiyat istikrarını sağladığını, gelişmekte olan birçok ülkede ise fiyat istikrarını sağlamaya yönelik çalışmaların devam ettiğini görmekteyiz. Az gelişmiş ülkelerde ise fiyat istikrarından bahsetmemiz mümkün değildir. Döviz kuru, faiz, ve enflasyon arasındaki ilişkinin tahrip olmasına neden olan fiyat istikrarının sağlanamamış olması çalışmanın ilk bölümünde fiyat istikrarının önemini vurgulanmaya çalıştık. Bundan sonra ise fiyat istikrarsızlığına neden olan enflasyon olgusu ele alınacak, enflasyonun tanımı, kaynağı ve döviz kuru,faiz ilişkisi saptanacaktır. 9

10 ENFLASYON NEDİR? Bir toplumun mevcut temellerini altüst etmeni, o toplumun parasının değerini bozmaktan, daha ince bir şekli yoktur John Maynard Keynes Enflasyonu kısaca mal ve hizmet fiyatlarındaki sürekli artış olarak tanımlayabiliriz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ve genellikle karışıklığa sebep olan bir husus söz konusudur. Bu husus mal ve hizmetlerin fiyatının artışının sürekli olup olmamasıdır. Bir malın fiyatında ortaya çıkan artışa fiyat artışı denir. Fiyatlar genel seviyesinde sürekli artış ise enflasyon dur. Enflasyon hesaplarında fiyatlar genel seviyesindeki artış baz alınır.enflasyon artarken belirli bir malın fiyatı artmayabilir ya da akisne malın fiyatı düşebilir. Keza, enflasyon hesaplamasında kullanılan yaklaşık 400 adet malın oluşturduğu bir sepet ve bu sepetteki malların kullanım oranlarına göre belirlenen bir ağırlık katsayısı mevcuttur. Enflasyon denilince aklımıza gelen bu 400 adet malın genel olarak fiyatlarının bir önceki o döneme göre arttığıdır ( 400 adet malın içinde fiyatı atmamış ya da azalmış mallar da olabilir.). Enflasyon hesabı yapılırken ekonomik aktörler yani üretici ve tüketiciler baz alınır. Üreticiler açısından bakıldığında, üretim için gerekli olan mal ve hizmetlerin artışında meydana gelen artış üretici enflasyonu dur. Aynı şekilde, tüketiciler açısından bakıldığındaysa tüketim mallarını almak amacıyla yapılan harcamaların bir önceki döneme göre artmasına da tüketici enflasyonu denir. TÜFE: Tüketici tarafından satın alınan mal ve hizmetlerin değişiklikleri ölçer. fiyatlarındaki TEFE: Ekonomik üretim sürecinde değişiklikleri toptancı aşamasında ölçer. 5 yer alan maddelerin fiyatlarındaki Enflasyonun düşmesi;fiyatların düşmesi, insanların alım gücünün artması, gelirlerin yükselmesi demek değil, fiyatların daha az artması, alım gücünün daha az azalması ve neticede istikrar ve refah demektir. 6 Türkiye de yılları arasında enflasyonun tüketici ve üretici bazında ne kadar arttığına ilişkin tablo ve grafik aşağıdadır. 5 6 TCMB enflasyon el kitapçığı TCMB enflasyon el kitapçığı 10

11 TÜFE TEFE YILLIK % DEĞİŞİM TARİH TÜFE % TEFE % ,34 16, ,63 55, ,33 63, ,11 60, ,28 57, ,76 70, ,79 50, ,99 57, ,18 151, ,11 53, ,7 96, ,14 91, ,24 35, ,21 117, ,59 21, ,79 101, ,7 38, ,69 3,69 Kaynak: TCMB Tüfe&Tefe Yıllık Değişim TÜFE % TEFE % % % Yukarıdaki tablo ve grafik Türkiye de enflasyon oranının tüketici ve üretici açısından birbirine yakın ve yüksek bir seyir izlediğini göstermektedir.tüketici açısından yılları arasında enflasyonun ortalama değeri 65,14 % iken üretici açısından bu değer 63,64 % olmuştur. Yüksek seyreden enflasyonun -sürekli hale gelmesi- ekonomideki diğer birimlere etkisi hangi yönde olmuş ve bu değişkenler enflasyon artışından ne şekilde etkilenmiştir? 11

12 ENFLASYONUN SÜREKİ HALE GELMESİ VE DİĞER EKONOMİK AKTÖRLERE ETKİSİ 1-Enflasyon Faiz İlişkisi Enflasyonun yüksek seyri ve bu seyrin istikrar kazanması faiz oranlarının da yüksek seviyelerde oluşmasına yol açar. Çünkü enflasyonun yüksek olduğu dönemler fiyat değişikliklerinin de kontrol edilmesinin çok zor olduğu dönemlerdir. Böyle bir ortamda yatırımcıların maliyet ve kar hesabı yapmaları zorlaşır.bu yüzden yatırımcı kendini garantiye almak ister ve riskten korunmak için yüksek bir getiri talep eder,dolayısıyla reel faizler yükselir. Reel faizlerin yükselmesi borçlanmanın maliyetini arttırarak üreticinin kredi taleplerini kısıtlar ve yatırımı engelleyen bir unsur olarak ortaya çıkar. Ülkemiz şartlarında ise enflasyonun yüksek oluşuna ek olarak bir de borçlarımızın geri ödenme zorunluluğu eklenince yatırımcı tasarruflarını fiyat değişmelerini kontrol edemediği, maliyet ve kar analizi yapamadığı reel yatırım yerine getirisi kesin ve üretimden genellikle daha yüksek olan devlet tahviline ve hazine bonosuna yatırır. İç ve dış borç geri çevirme sıkıntısını neredeyse her üç ayda bir yaşayan Türkiye ekonomisinde tahvil ve bono faizlerinin enflasyondan bağımsız olarak da yüksek seyri kaçınılmazdır. ; çünkü yüksek miktardaki borç servisinin geri ödeyememe riski de yüksektir. Devlet daha çok borçlanabilmek amacıyla tahvil ve hazine bonosu gibi kıymetli kağıtların faizlerini yüksek tutar ve borç ödeme kısa dönemli de olsa sağlanmış olur. Yeni borç ödemesi yaklaşınca aynı işlemler sırasıyla devam eder ve borçlanama, yeni borçları doğurur. Böylece faizler her yeni dönem için bir miktar daha yükselmiş olur. Yüksek enflasyon ve faiz ortamında yatırımcı (üretimci) kredi talep etmek istemez.,çünkü hem gelecek için umutlu değildir (yüksek enflasyon beklentisi devam eder), hem de aldığı kredinin faizi yüksektir. Böyle bir ortamda üretici kesim sabit ( doğrudan) yatırım yerine getirisi yüksek olan finansal varlıklara yatırım yapar. Bankalar için de aynı şartlar geçerlidir, çünkü bankalar da reel kesime kredi sağlamak olan asli görevlerinin yerine finansal varlıklara yatırım yaparak bu kısır döngünün devamına ve kanıksanmasına neden olurlar. Diğer bir yaklaşıma göre enflasyon artışı bireylerin servetlerinde azalışa neden olur. Bu nedenle bireyler enflasyon öncesi servetlerine ulaşabilmek için tasarruflarını arttırırlar dolayısıyla faizler düşer yatırımlar artar (Mundell, 1963). Diğer yandan, yetersiz mali sisteme sahip ülkelerde hükümet merkez bankası kaynaklarını kullanarak enflasyon vergisi yoluyla gelir elde eder. Hükümetlerin bu geliri yatırım harcamalarının finansmanında kullanmaları sonucu, enflasyonist sürecin büyümeyi arttıracağı ileri sürülmektedir 2-Enflasyon Döviz kuru İlişkisi Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde döviz kurlarının da tıpkı faizler gibi yüksek seyri kaçınılmazdır. Bunu aşağıdaki örneği inceleyerek daha iyi anlayabiliriz. 12

13 Varsayımlar 1-Ekonomide ihraç edilen tek mal var ve bu mal A malıdır. 2- Döviz kuru olarak sadece $ ile işlem yapıyoruz. 3- Faktörlerin mobilitesi tam elastiktir. 4- Gümrük duvarları yok A malı ihraç eden bir ülkede A malının ülke içindeki değeri 100 TL olsun. 1 $ = 1 TL ise A malının dış piyasadaki değeri 1 $ olur. Yaşanan % 50 enflasyon ile birlikte A malının değeri 150 TL olursa A malının dış piyasadaki değeri de anında 1,5 $ olur.( 150 / 100 ) Bu durumda ülke içinde üretilen A malının iç piyasada ya ikamesi aranır ya da dışarıdan daha ucuz olarak A malı ithal edilir.diğer taraftan A malını dış piyasada 1,5 $ dan satan ve alıcı bulmakta zorlanan ülkenin dış piyasada rekabet edebilme şansı da azalmış olur.bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak amacıyla ülke içinde 1 $ = 100 TL den 1 $ = 150 TL ye çıkmalıdır ki her şey eski haline dönebilsin. Yüksek enflasyonun yaşandığı ülkelerde enflasyona bağlı olarak döviz kurlarının yükselmesi kaçınılmazdır. Her yıl döviz cinsleri karşısında değeri neredeyse % 100 e yakın bir değerde düşen TL nin aşırı düşük seyirde devam etmesinin nedeni ülke içinde fiyat istikrarının sağlanamaması ve bu etkinin enflasyonu daha çok körüklemesidir. Tabi ki döviz kurlarının bu denli yüksek olmasının tek sebebi de fiyat istikrarı değildir. Ülke içindeki kaynakların verimsiz kullanılması, petrol fiyatlarında meydana gelen ani bir dalgalanma, diğer ülkelerde yaşanan krizler ve Türkiye ye etkisi, Türkiye nin iç ve dış borç stokunun her geçen gün artması ve borç servisinin zorlaşması da döviz kurunun yüksek seyrinin sebebidir; ancak burada unutulmaması gereken en önemli husus vardır. Fiyat istikrarını sağlamış bir ülkelerde bu tür şokların ülkeyi etkilemesi ya çok zordur ya da etki alanı sınırlıdır. Döviz kurunun yüksek seyrinin sebebi fiyat istikrarsızlığıdır ve fiyat istikrarsızlığı da enflasyon yaratır diyebiliyorsak döviz kurunun yüksek seyrine sebep olan tüm değişkenlerin arkasında enflasyon vardır da diyebiliriz. Aşağıdaki tablo ve grafiği incelediğimizde enflasyonun yılları arasında dalgalı bir seyir izlediğini, döviz kurunun ise sürekli bir artış içinde olduğunu söyleyebiliriz. Enflasyonun dalgalı bir seyir izlemesi enflasyonun bazı dönemlerde düştüğünü gösterir ancak enflasyonda meydana gelen bu düşüş yatırım ve üretim kararlarının alınmasında istenilen seviyeye ulaşıldığını göstermez. Türkiye de son 9 yılda ortalama enflasyon 58.8 % dir. Bu değer Avrupa da yaklaşık olarak % 5 seviyelerindedir Tabloya bakarak 1996 yılında 2004 yılına kadar dövizin TL karşısında 10 kattan daha fazla değerlendiğini rahatlıkla söyleyebiliriz..döviz kurlarında meydana gelen bu istikrarsızlığın en önemli destekçisi ise Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı nı sona erdiren Kasım 2000 ve Şubat 2001 yıllarında yaşanan finansal krizlerdir. Diğer taraftan enflasyonda meydana gelen düşüşle birlikte 2001 yılından itibaren döviz kurlarının istikrar kazandığından söz edilebilir.bu olumlu etki enflasyon hedeflemesine geçildiği vakit etkisini daha da gösterecek böylece döviz kurlarında istikrar kendiliğinden sağlanacaktır. Türkiye de özellikle 1980 li yıllardan sonra yüksek enflasyonun atelet kazanması sabit yatırımların önüne set çekmiş, döviz kurunun yükselmesinin ise en önemli nedeni olmuştur.bu olumsuzluk 1980 den itibaren Türkiye nin istediği makro ekonomik istikrarı yakalayamamasının da nedenidir. 13

14 YILLIK Tüfe % $ SATIŞ , , , , , , , , , Enflasyon ve Döviz Kuru Değişim Değerleri Tüfe % YILLIK Tüfe % $ SATIŞ Dövizkuru Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Döviz kurlarının yüksek olmasının olumlu etkisi ise yüksek seviyedeki kurların ihracatı arttırması ithalat maliyetlerinin artması dolayısıyla ithalatı düşürmesi ve turizm gelirlerini arttırmasıdır. Bu olumlu etki ülkenin ödemeler dengesi sıkıntısını bir nebze olsun azaltabilir; ancak Türkiye gibi ihracatı ithal edilen hammadde ve yarı mamul maddeye bağlı olan ülkeler döviz kurundaki bu artıştan sadece kısmi ve geçici bir süre etkilenir. Yüksek seyirdeki döviz kurları bir süre sonra ülkede cari işlemler açığına sebep olacak ve kısır bir döngü daha oluşacaktır. Ülkemizde enflasyon oranlarının yüksek seyri, borç geri ödeme sorunları ve 90 sonrası yaşanan ekonomik krizlerin sıklığı dövizin TL karşısında değerli olmasına neden olmuş, bu olumsuz etkiler -değerlenen döviz kuru- ihracatımızın gelişmesine katkıda bulunmuştur. 14

15 YILLAR İHRACAT (milyar $) İHRACAT İHRACATIN YILLIK DEĞİŞİMİ YILLAR Kaynak: DİE Diğer taraftan enflasyona bağlı olarak oluşan yüksek döviz kuru dışarıdan ülkeye gelen yatırımların doğrudan yatırım yerine sıcak para olmasını olanaklı kılar. Spekülatif amaçla ülkeye giren sıcak paranın kar etmesi kaçınılmazdır. En ufak olumsuz bir ekonomik bunalımda ülkeye ağır hasarlar vererek çok hızlı bir şekilde ülkeden kaçan sıcak paranın döviz rezervlerini azaltması böylece döviz fiyatının yükselmesine sebep olması ve yeni bir krizin habercisi olması da sıcak paranın ülke ekonomisine bıraktığı mirastır. Özellikle 1990 sonrası küreselleşmenin hız kazanması ve sınırların giderek ortadan kalkmasıyla beraber ortaya çıkan finansal krizler bu karakterdedir. Bu krizler ülkenin ulusal parasının dış ülke paraları karşısında devalüasyona uğramasına sebep olur ve ekonomiye ağır hasarlar verir. Yüksek enflasyon döneminde fiyatlar genel seviyesinde yaşanan sürekli artışlar ülke içinde para arzının da artmasına neden olur.bu durum ülke ulusal parasının dış paralar karşısında değer yitirmesine neden olur.türkiye de enflasyonun düşük oranda gerçekleştiği 2002 ve 2003 yılında para arzında meydana gelen artış bu durumu açıklar niteliktedir. M2 (Trilyon TL)

16 M2 ( Trilyon TL ) Miktar periyotlar Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü Bunun yanında dış piyasalarda oluşan şoklar da döviz kurlarının değişimine sebep olur ve enflasyonu arttırır. Örneğin petrol ürünlerinde ortaya çıkabilecek yüksek bir artış (74-79) petrol ithal eden ülkelerin daha yüksek maliyetle aynı malı almalarına neden olur. Petrol gibi üretimde kesinlikle kullanılması gerekli bir malın ikamesinin olmaması ülke içinde üretimi petrole bağlı olarak yapılan malların fiyatlarının artmasına neden olur petrol neredeyse tüm malların üretiminde kullanılır Böylece dışarıda yaşanan fiyat artışı ülke içinde de fiyatların artmasına yani enflasyona bunun sonucu olarak da döviz kurlarının yükselmesine neden olur. Sonuç olarak enflasyonla döviz kuru arasındaki ilişkinin pozitif ve aynı yönlü olduğunu, iki değişkenin de bağımsız değişken olabileceğini ve diğerini etkileyeceğini düşünebiliriz. 3- Enflasyon İstihdam Arasındaki İlişki Enflasyonun döviz kuru ve faiz ile ilişkisinden farklı olarak istihdam ile ilişkisi ters yönlüdür. Yani enflasyonda bir artış istihdamda bir azalışa yada işsizlikte de bir artışa neden olur. Yüksek enflasyon ortamında geleceğin belirsiz oluşu, yatırım kararı verecek aktörlerin bu belirsizlik nedeniyle önlerini görememelerine uzun vadeli bir uğraşı gerektiren yatırım kararlarının ertelenmesine ya da yapılamamasına neden olur 7 Böyle bir ortamda iş arayanlar iş bulamaz, çalışan grup içinden ise vasıfsız olanlar elenebilir. Enflasyonun istihdam üzerindeki olumsuz etkisi Türkiye şartlarında da kendini hissettirmiştir.türkiye de ki % 10 işsizlik oranının gelişmiş ülkelerin işsizlik oranları ile karşılaştırılması yapıldığında hiç de küçümsenmeyecek kadar yüksek bir işsizlik oranının olduğu görülür, kaldı ki mevsimsel olarak iş bulan kesimi ve gizli işsizliği bu oranın içine kattığımızda daha yüksek seviyelere varan bir işsizlik oranı ile karşılaşmamız mümkündür. Bunun yanında eğitimli işsizlerin toplam iş arayanlar içindeki payı % 30 dur. Çalışan grubun yapısı incelendiğinde istihdam edilenlerin büyük çoğunluğunun eğitim seviyesinin - yaklaşık % 80 ilkokul mezunu olduğu görülür. 8 7 Yatırım kararları genellikle 5 10 yıllık süreleri kapsar 8 Mithat MELEN international Money and Finance ders notu 16

17 Aşağıdaki tablo ve grafik yılları arasında Türkiye deki işgücü değişimini göstermektedir. İstihdam edilen kişi sayısında meydana gelen artışların hep 3. döneme denk gelmesi tarım sektöründe bu dönemde meydana gelen istihdam artışdır. Kış dönemine denk gelen 4. dönemle birlikte işgücünde ani bir düşüş yaşanması ise işsizliğin mevsimsel olarak artıp azaldığının bir göstergesidir.enflasyon ortamında istenen sabit yatırımların yapılamaması ve bunun yanında üretimin sınırlı kalması Türkiye de istihdamın genel olarak değişmediğini ve işsizliğin yapısal bir boyut kazandığını gösterir. Toplam İşgücü 1. çeyrek 2.çeyrek 3. çeyrek 4. çeyrek Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü Toplam İşgücü bin kişi çeyrek 2.çeyrek 3. çeyrek 4. çeyrek zaman Bu görüşün aksini savunan.phillips e 9 göre enflasyonla işsizlik arasında ters yönlü bir ilişki vardır ve enflasyon ekonomik büyümeyi olumlu etkiler. Bu yaklaşım yüksek enflasyonun düşük işsizlik oranının oluşmasına katkıda bulunarak ekonomik büyümeyi olumlu etkilediğini varsayar. ( Grimes 91).Daha sonra yapılan amprik çalışmalar,enflasyonla işsizlik arasındaki ters yönlü ilişkinin kısa dönemde ve beklenmeyen bir enflasyon artışı durumunda geçerli olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak diyebiliriz ki yüksek enflasyonun süreklilik kazandığı bir ekonomide işsizlik yapısal bir boyut kazanır. 9 Enflasyonun büyümeyi pozitif yönde etkileyeceği ve işsizliği azaltacağı görüşünü destekleyen amprik bulgu Phillips e aittir. 17

18 4-Döviz kuru Faiz İlişkisi Temelde aralarındaki ilişki ters yönlü gibi gözükse de bu ilişki aynı yönlü de olabilir. Basit olarak TL faizleri yükseldiğinde ve TL faizlerinin getirisinin döviz getirisinden yüksek olacağı tahmin ediliyorsa kişilerin elinde döviz bulundurma maliyeti artacağı için TL faizine talep artar ( TL faizi > döviz getirisi ise ). Böylece döviz kuru düşer; ancak döviz getirisinin TL faiz getirisinden daha yüksek olacağı tahmin ediliyorsa ( TL faizi < döviz getirisi ise ) bireylerin TL bulundurma talepleri düşer bunun yerine dövize talep artar. Yani döviz kuru ve faiz arasında ters yönlü bir ilişki oluşur. Genel olarak ülke faiz oranlarının yükselmesi ulusal paraya olan talebi arttırır. Ulusal paranın değerinde bir artışa neden olan faiz artırımının etkisi ise dövize talebi düşürmesidir. Döviz fiyatının düşmesi ithalatı ucuzlatır.ucuz ithalat sayesinde ülkeye yapılan hammadde ve yatırım malı ithalatı daha çok artar. Hammadde ve yarı mamul maddeye karşı talepte meydana gelen artış üretimde maliyetlerin azalmasına neden olur. Azalan maliyetler firmaların daha çok mal ve hizmet üretmesini olanaklı kılar. Daha çok üretim daha çok ihracatı teşvik eder. Böylece faizlerde meydana gelen bir artış hem ülkelerde ödemeler dengesi problemini ortadan kaldırır hem de ülke de GSMH artışına neden olur; ancak faizlerde meydana gelecek bir artışın GSMH artışına kadar olan olumlu etkisinden söz edebilmek için faiz artırımına giden ülkenin enflasyon oranının düşük olmasının ve fiyat istikrarını sağlamasının şart olduğu unutulmamalıdır.fiyat istikrarını sağlayamamış bir ülkede faiz oranlarında meydana gelecek bir artış ülke içindeki üretim maliyetlerini arttıracak, artan üretim maliyetleri enflasyona neden olacak ve döviz kurundaki yükseliş de bu sırayı takip edecektir. Faizler yükselirken, dövize olan talep artabilir de. Yani iki değişken de aynı anda artıp azalabilir. Örneğin vadeli olarak gerçekleştirilen döviz tevdiat hesaplarının döviz cinsinden faizleri artarken yurtiçi borç geri çevirme sıkıntısına girmiş Türkiye gibi bir ülkenin TL faizlerini de arttırması iki değişkenin de yüksek olmasına neden olabilir; ancak yukarıda da değinildiği gibi yatırımlardan herhangi birinde beklenen getirinin diğerinden daha fazla olması ilişkiyi yine ters yöne zorlayacaktır. 18

19 Sonuç Zamanımız tamamen bir iktisat devrinden başka bir şey değildir. Mustafa Kemal ATATÜRK (İzmir İktisat Kongresi) Ekonomik faaliyetlerin istikrar kazanmasına engel olan ilk ve en önemli faktörün fiyat istikrarsızlığı olduğunu ve bu istikrarsızlığın da makro ekonomik dengeleri sarstığını buraya kadar anlatılanlara bakarak söylemek herhalde yanlış olmaz. Fiyat istikrarsızlığının yarattığı bu olumsuz tablo faiz, enflasyon, döviz kuru ve istihdam gibi ekonomi çarkının işlemesinde önemli bir payı olan değişkenlerin verimliliğini düşürmekte ya da etkin çalışamamasına neden olmaktadır. Makro ekonomik dengelerin sarsılmasında ve ülkelerin istediği istikrar seviyesine kavuşamamasında tabi ki tek engel fiyat istikrarının sağlanamamış olması değildir; ancak ülke ekonominse zarar verecek her değişkenin öncelikli olarak fiyatlar genel seviyesinde bir artışa neden olacağı daha sonra bu artışın atalet kazanacağı ve fiyat istikrarının bozulacağını söylemek yanlış olmaz. Bozulan fiyat istikrarının yol açacağı tahribatlar ise ülke ekonomisinin yüksek faiz, yüksek döviz kuru, yüksek enflasyon ve yüksek işsizlik ortamında yaşamaya başlaması, bu durumu kanıksaması ve ülkelerin istediği büyüme ve kalkınma seviyesine ulaşamamasıdır. Çalışmamızda fiyat istikrarını olumsuz etkileyen tüm değişkenler incelenmesine rağmen Türkiye şartlarında fiyat istikrarsızlığına neden olan en önemli değişkenin siyasi istikrarsızlık olduğunu düşündük. Siyasi istikrarsızlıkların yarattığı kaos ortamı ve ülkemizde yoğun olarak yaşanılan hedeften sapma sonucunda istenilen politikalar yürütülememiş, eksik kalmış yarım kalan her proje fiyat istikrarsızlığını bir nebze daha arttırmıştır. Türkiye de siyasi istikrarsızlığın ekonomideki dengeleri altüst ettiğini ve fiyat istikrarsızlığına yol açtığının kanıtı 81 yıllık cumhuriyet tarihimizde başa geçen 59 hükümetin olmasıdır. Hükümetlerin başta kalma süresinin yaklaşık 1,3 yıl ( 81 / 59 ) olduğunu düşünürsek ve hükümetlerin başta kalmaları için kanunda öngörülen uygun sürenin öncelikle 4 yıl olduğunu daha sonra bu sürenin 5 yıla çıkarıldığını buna eklersek.türkiye deki hükümetlerin neredeyse birçoğunun bu süreyi tamamlayamadan görevinden ayrılmak zorunda kaldığını rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Fiyat istikrarını sağlamak, makro ekonomik dengeleri oturtmak için uygulanması gereken para ve maliye politikalarının hiçbiri 1,3 yılda yapılacak kadar kısa değildir Hükümetlerin her seçim dönemi yaklaştıkça uyguladıkları popülist düşünceler, kamu harcamalarının gerçeği yansıtmayan bir artış göstermesi enflasyonu daha da arttırmış ve fiyat istikrarını daha da bozmuştur. Hükümetlerin uygulayacakları ekonomik istikrar programlarıyla hükümette kalma süreleri arasındaki zaman farkı uyumsuzluğu birçok hükümet için geçerli olsa bile böyle bir problemle karşılaşmayan hükümetler de ne yazık ki sorunlara çare bulamamıştır. Bunun en güzel örneği Özal hükümetinin çare bulamadığı ve günümüzde de bir problem olarak geçerliliğini koruyan ödemeler dengesi problemini için Başbakan Özal ın söylediği sözlerdir. 19

20 İlk hedefimiz, aşırı enflasyonu kontrol altına alarak, dar gelirlinin belini büken pahalılığı önlemek için fiyat artışlarını yavaşlatmaktır. Aşırı enflasyon olduğu her ülkede gelir dağılımı hep fakirin, dar gelirlinin aleyhine gelişmiştir. Enflasyonu % 10 ların altına indirmedikçe, gelir dağılımını düzeltemeyiz. Bu bakımdan hakiki ve gerçekçi sosyal adalet anlayışına sahip hükümetimizin ilk hedefi enflasyonla her ne pahasına olursa olsun mücadele etmektir. 10 Turgut ÖZAL Turgut Özal ın başbakanlık yaptığı dönemde enflasyonun bir türlü dizginlenemeyişi özellikle 1987 yılından sonra diğer siyasi partilerle girişilen kıyasıya rekabet enflasyonun artışını besleyen bir olgu olmuştur. YILLAR ENFLASYON ( % ) GSMH'deki artış hızı (%) Kişi başına milli gelir (TL) ,4 3, ,4 5, ,9 5, , ,9 7, ,4 3, Kaynak : Hasan Cemal; Özal Hikayesi; sayfa; 334 Türkiye de önemli bir yeri olan ve uzun bir dönem başbakanlık yapmış olan diğer bir başbakanımızın söyledikleri de Sn Özal ın söylediklerinden farklı değildir..şimdiye kadar verdiğimiz izahattan anlaşılmış olacaktır ki, iktisadi ve mali görüşlerimizin esası bir taraftan devlet müdahalelerini asgariye indirmek diğer taraftan iktisadi sahada devlet sektörünü mümkün olduğu kadar daraltmak ve buna ehemmiyet vermek suretiyle hususi teşebbüs sahasını mümkün olduğu kadar genişletmek diye ifade olunabilir. 11 Adnan MENDERES Bu dönemde izlenilen politikalara bakılarak devletin ekonomideki payının daha ağırlıklı olarak hissedildiğini, kamu iktisadi teşebbüslerin sayısının önceki dönemlere nazaran daha çok arttırıldığını söyleyebiliriz. Kamu iktisadi teşebbüslerinin sayısında ortaya çıkan bu artış kamunun - tekel olduğu alanlarda daha çok - kamu açıklarını finanse etmek için yüksek fiyat politikası uygulaması sonucu enflasyonun artışında önemli bir etken olması ve fiyat istikrarsızlığına yol açmasıdır. Hammadde fiyatlarında (özellikle ham petrol) dış konjonktör nedeniyle yaşanan dalgalanmalar fiyat istikrarsızlığı konusunda dış kaynaklı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.1974 ve 79 da yaşanan petrol krizleri petrol ihraç eden ülkelerin petrolün varil başına fiyatını arttırması sonucu yaşanmış en önemli krizlerdir.bu dönemde petrol ithal eden 10 Hasan CEMAL, Özal Hikayesi, 1. basım, s: ekonomi; genel ekonomi; ünlü ekonomi sözleri 20

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER İÇİNDEKİLER 1.GİRİŞ 2. TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU Asıl Tehlike Cari Açığın Finansmanı 3. ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIK SORUNU ve CARİ AÇIK İLİŞKİSİ 4.TÜRKİYE İÇİN CARİ AÇIK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? 5.SONUÇ ve ÖNERİLER

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

Chapter 15. Para, Faiz Oranları ve Döviz Kurları (devam) Slides prepared by Thomas Bishop. Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved.

Chapter 15. Para, Faiz Oranları ve Döviz Kurları (devam) Slides prepared by Thomas Bishop. Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Chapter 15 Para, Faiz Oranları ve Döviz Kurları (devam) Slides prepared by Thomas Bishop Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Şekil 15-4: Para Arzı Artışının Faiz Oranına Etkisi

Detaylı

ENFLASYON (Genel bakış)

ENFLASYON (Genel bakış) ENFLASYON (Genel bakış) Gazi Üniversitesi Ekonometri Bölümü -KADİR ÖZKAN - SUNUM KİTLESİ: İKTİSADİ İDARİ BİLİMLER ÖĞRENCİLERİ 1 ENFLASYON NEDİR? Latince bir kelime olan "enflasyon", şişkinlik ya da genişleme

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama

Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ödemeler Dengesi Müdürlüğü TANIM VE AÇIKLAMALAR Kısa vadeli dış borçlara ilişkin genel bazı tanımlar ve açıklamalara

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Yılın ilk ve ikinci çeyreğindeki sırayla

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2004-31.12.2004

Detaylı

PROJEKSİYON. DOLAR ARTIŞI ve DIŞ BORÇ:

PROJEKSİYON. DOLAR ARTIŞI ve DIŞ BORÇ: 112 EKONOMİK FORUM Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON DOLAR ARTIŞI ve DIŞ BORÇ: Doların, neredeyse tüm paralar karşısında değer kazanması çoğu kez bir dizi olumsuzluğa yol açıyorsa

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler A. TANITICI BİLGİLER Portföy Bilgileri Halka Arz Tarihi 13.06.2012 (*) 02 Ocak 2013 tarihi itibariyle Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler Portföy Yöneticileri Murat Zaman, Kerem Yerebasmaz, Serkan Şevik,

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK RAPORU Bu rapor Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. Altın Emeklilik Yatırım

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK RAPORU Bu rapor Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. Altın Emeklilik Yatırım 26/06/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. İKİNCİ GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK Mehmet ÖZÇELİK Bilgi Raporu Ekonomik Araştırmalar ve Proje Müdürlüğü KONYA Şubat, 2016 www.kto.org.tr 0 GİRİŞ 2008 küresel ekonomik krizinin ardından piyasalarda bir türlü istenilen hareketliliği yakalayamayan

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2015) TEPAV Perakende Güven Endeksi-TEPE (Ağustos 2015) TEPE, Ekim ayında bir önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine göre arttı. Geçtiğimiz 3 ayda işlerin

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü www.sde.org.tr ANALİZ 2014/2 2013 YILI ALTIN ANALİZİ Dr. M. Levent YILMAZ Ekonomistlerin çoğu zaman yanıldığı ve nedenini tahmin etmekte zorlandığı bir

Detaylı

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi AYLIK RAPOR İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi Ocak ayında başlıca pazarlara ihracat geriledi, enflasyonda gerileme beklentisi ile Merkez Bankası politika faizini indirdi. EKONOMİK VE SEKTÖREL

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Kasım 2015 Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin Eylül 2015 verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 Temel Sorunlarımız- Yeni Riskler Sıcak paraya yaslanan büyüme modeli

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

05/07/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde 0,46 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

Ayrım I. Genel Çerçeve 1

Ayrım I. Genel Çerçeve 1 İçindekiler Önsöz İçindekiler Ayrım I. Genel Çerçeve 1 Bölüm 1. Makro Ekonomiye Giriş 3 1.1. Ekonominin Tanımlanması ve Bir Bilim Olarak Ekonomi 4 1.2. Ekonomi Teorisi ve Politikası 5 1.3. Makro Ekonomi

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001 BASIN AÇIKLAMASI SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ankara, 19 Mart 2001 Sayın Bakanım, Değerli Basın Mensupları, Bilindiği gibi, Kasım ayı ikinci yarısında mali piyasalarda yaşanan

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 6 Mart 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1

Detaylı

IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI

IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI IS ve LM eğrilerinin kesiştiği nokta milli geliri belirliyor. Birinin kayması kısa dönem dengeyi değiştiriyordu. Maliye politikası Hükümet harcamaları artışı IS eğrisi sağa

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ Giriş... 1 1. Makroekonomi Kuramı... 1 2. Makroekonomi Politikası... 2 2.1. Makroekonomi Politikasının Amaçları... 2 2.1.1. Yüksek Üretim ve Çalışma Düzeyi...

Detaylı

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 20.Para Teorisi ve Politikası Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 20.1.Para Teorisi Para miktarındaki

Detaylı