Politik İstikrar Ekonomiden Geçer

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Politik İstikrar Ekonomiden Geçer"

Transkript

1 Politik İstikrar Ekonomiden Geçer Prof.Dr. İzzettin ÖNDER İ.Ü.İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Toprak İşveren: Yeni dünya düzeni hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz? 2000'Ii yıllarda küreselleşmenin boyutu ne şekilde gelişecek? Prof.Dr. İzzettin ÖNDER: Kapitalist dünyanın krizleri 19. yy'dan 20. yy'a gidilirken ciddi bir nitelik değiştirdi. 19. yy.'da iniş ve çıkışlar biçimindeki konjonktür dalgaları veya dalgalanmalar şeklinde karşımıza çıkan kriz, zamanla uzun dalgalara dönüştü. Hatla şimdi günümüzde giderek de azalan ve sıkışan kar hadleri bağlamında devamlı gerileme mekanizmasına dönüştü. Şimdi bunun altında yatan birkaç sebep var. Bunlardan bir tanesi, sermayenin içindeki teknoloji boyutunun büyümüş olması. Buna sermayenin organik bileşimi denmekte. Sermaye olgunluk aşamasına doğru geldikçe bazı nitelikler kazanmaya başlıyor, teknoloji boyutu büyüyor ve bu teknoloji ile bütünleşen eleman sayısı azalmaya başlıyor. Bu durum, işsizliği gündeme getiriyor, aynı ürün daha az insanla, ama daha fazla teknoloji kullanılarak yapılır hale geliyor İkincisi, sermayenin devlete olan yükünün şekli değişiyor. Mesela, Keynes döneminde, piyasadaki talep boşluğunu doldurmak biçiminde karşımıza çıkarken -ki, planlı ekonomi buradan çıkmıştır- şimdi ise teknoloji, üretim faktörleri çok pahalı olduğundan arz yanlı ekonomi dediğimiz olay karşımıza çıkıyor. Bunun anlamı, devletin sermayeden az vergi alması, sermayeye çok fazla aktarım yapması, kredi vs.gibi. Bu da kamu açıklarını yoğun olarak karşımıza çıkartıyor. Üçüncüsü, hızlı üretim teknolojisi geliştirilmiş olmasından dolayı bir arz fazlası ortaya çıkıyor. Tabii sıkışan dünya kaynakları karşısında, bir yandan iç piyasalar daralıyor, bir yandan hızlı bir arz, bir yandan hızlı üretim yapılabiliyor, çok fazla mal üretebiliyorsunuz. Öbür taraftan kamu açıkları gündemde olduğu zaman, karşımıza sıkışan piyasalar bileşimi çıkıyor. Bu sıkışan piyasalar sonucunda sermaye hakim boyutuyla, iki önemli kararı uygulamaya koyuyor. Bunların hepsi -aşağı yukarı- sıkışan kar hadlerini, sıkışma boyutunu azaltmaya veya mümkün olduğu kadar yukarı çekmeye çalışan mekanizmalardır. Bir boyutu, devletin küçültülmesi, vergi almama, devletten kredi alma biçiminde karşımıza çıkıyor, ikinci boyutu özelleştirme olarak ortaya çıkıyor. Bütün bunlar da ''bana yeni kar alanları aç" demektir. işte burada globalleşme başlıyor, sermaye yeni üretim merkezlerine, yeni ülkelere kaymaya başlıyor. Ve buralarda özel alanlara, karlı alanlara girmeye çalışıyorlar. Bizde enerji alanında, altyapıda olduğu gibi. Tahkim meselesi de buralarda karşımıza çıkıyor. Örneğin, otomotiv sektörü gibi doymuş ya da doyma aşamasına gelmiş alanlara değil de, daha bakir alanlara kayıyorlar. Şimdi bizde enerji ihtiyacı yıllık bazda %9-10 gibi hızlı artıyor. Batıda ise artış hızlı %1-2 seviyesindedir. Aslında biz bunlara kamu yararı alanları demişiz ve bundan dolayı da bu alanlarla ilgili imtiyaz sözleşmelerini meşhur Danıştay'ın vizesi gibi o meşhur mekanizmalardan geçiriyoruz. işte bunların kaldırılması, bir ihtilaf çıktığında ulusa! mahkemeler yerine, özel hakem kuruluna, tahkime gidilmesine, sermaye çıkarı doğrultusunda kabul ettirmişlerdir. Dolayısı ile merkez sermayenin devinimi bizi bu yollara doğru itiyor ve bütün dünyayı da böyle şekillendiriyor. Bu yeni dünya düzeninin birinci boyutu. İkinci boyutu ise, yeni dünya düzeninin aşırı sermaye birikiminden dolayı çevresel ülkelerin ekonomilerinde de kamu açıklarına bağlı olarak faiz hadlerinin yükselmesi gündeme geldi. Bu da aşağı yukarı Reagan- Teacher yönetiminden beri 1980'Ierden sonra kurulan faiz tabanlı bir kapitalist ekonominin gelişme çizgisini ortaya koydu.

2 Birincisi, üretim alanındaki, daha doğrusu Alman-Japon tipi kapitalizmin karşılaştığı sorundu. ikincisi, Amerikan- Anglosakson tipi yani Reagan- Teacher tipi faiz. Bu da finansal süreçlerin hızlanması ve aslında paranın yine kendi aralarında dolaşmasını gündeme getiriyor. Bu, sermayeyi üretim alanlarından, paradan para kazanma alanı denilen, finansal spekülatif alanlara doğru itiyor. Sonuç itibarı ile hem gelir dağılımını bozuyor, hem bazı kesimleri zengin yaparken, üretim üzerinde de olumsuz etki oluşturuyor. Bu da kapitalizmin ikinci alandaki büyük sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Aslında dünya kaynakları sıkışmamış olsaydı, bu üretimin daralması pazar sorununu biraz çözebilirdi. Fakat dünya kaynakları sıkışınca, üretime ayrılan kaynaklar çok sıkışmaya başladığından, kar hadleri ciddi olarak sıkışmaya başlıyor. Şimdi bu iki ayaktan üretici ayağına baktığımızda da, finansal alana baktığımızda da, kapitalizmi krize doğru sürükleyen bir gidişin görüntüsü çıkıyor karşımıza. Bunların sonucunda da dünya ticaret örgütleri, henüz çıkmamış olmakla birlikte MAI gibi sermayenin çok hakim hukuksal mekanizmaları yaratılmaya, uygulamaya konulmaya çalışılıyor. Buna karşı da Seattle'daki bilinçli ayaklanmalar ortaya çıkıyor. 2000'Ii yıllara doğru baktığımızda, yeni dünya düzeninde, ben orada iki gücün mücadele edeceği kanaatini taşıyorum. Organik olarak, gelişmiş ülkeler boyutunda bu mücadele cereyan edecek. Bizim gibi ülkeleri fazla etkilemeyecek, daha doğrusu, etkileyecek ama biz söz sahibi olmayacağız. Biraz evvel ipuçlarını verdiğim, reel üretici kesimle finansal kesim çarpışacak. Çünkü, finansal kesim kendi içinde büyüdükçe, reel üretici kesimi bir kanser gibi kemirmeye başlıyor. Bu da kapitalizm için, sistem ve insanlık için hayırlı bir şey değil. Fakat kapitalizmi de çökertecek bir mekanizma olarak algılandığından dolayı, bunun önüne geçilmeye çalışılıyor. Bunun bir anahtarı verildi aslında. Clinton, bir kongre konuşmasında çok enteresan bir şey söyledi. Bizim gibi ülkelerin, çok fazla faiz borcu olduğunu, bu faiz borcundan dolayı eğitime, sağlığa, gelişmeye yönelik yatırım yapamadıklarını söyledi.dolayısı ile bu faiz borçlarının bir şekilde halledilmesi gerektiğini kendi kongresinde söyledi. Bunu anlamamız lazım. Mesela, Davos toplantısındaki ihtilaflar, Dünya Bankası başkanının istifa etmesinden anlamamız gereken bazı ipuçları var. Kapitalist sistem, derin bir krize doğru sürükleniyor. Üstelik IMF'nin bizim gibi ülkelere verdiği reçeteler, hakikaten bizim anladığımız anlamda yapısal değil. Onların yapısal dediği, giderek her şeyi piyasaya bırakma mekanizması, devletin küçültülmesi, özelleştirme, sosyal güvenlik reformu adı altında deformasyon yapılması, tarımsal desteklerin kaldırılmasıdır. Fakat bunlar bizi çökerttikçe, kapitalist dünyayı da iyice çökerteceklerini düşünemediler. 2000'Ii yıllara doğru bu iki görüşün çatışmasından ortaya ne çıkar, onu bilmemekle beraber,öyle tahmin ediyorum ki, bizim gibi ülkelerin faiz yükünü yavaş yavaş azaltmaya çalışacaklar. Mesela, bizde yeni çıkan vergiler, IMF'nin son çıkan reçetesi, bence bunun ilk basamağını gösteriyor. Dolayısı ile, bu faizleri indirmeye ve üretici alanların biraz daha geliştirilmesine bakacaklar. Başka bir deyişle, yapısal reforma doğru gitmek mecburiyetini hissedecekler. Güçler dengesi açısından bunu ne zaman hayata geçirirler, bunu tahmin etmek zor. 2000'Ii yılların başında Avrupa daha fazla üretime dönük bakarken, birinci gelişme bu yönde olacak. Yalnız bu gerçekleşirken, önemli bazı görüntülere de bakmak mecburiyetindeyiz. Bir tanesi, AB'nin Asya-Pasifik ve NAFTA içinde, artık Japonya ve Almanya'nın Amerika karşısında giderek güçlerini azaltıyor olmalarıdır. Amerika şimdilerde inanılmaz güç kazanıyor. Ve ciddi olarak, BM ve NATO'yu dinlemeden Avrasya üzerinden Ortadoğu'ya ve Avrupa'ya yerleşmeye çalışıyor. Bosna- Hersek, Kosova bunun tipik göstergesidir. Kıbrıs üzerinde de birtakım maniplasyonlar söz konusudur. Rusya ve Çin'i müthiş bir şekilde gözaltında tutmaktadır. A. B. D., Türkiye'yi bir enerji koridoru haline getirmek istemekte ve bir bütün olarak AB'ne sokmaya çalışmaktadır. Bunda da samimidir. Avrupa ise,

3 ''Türkiye'yi Birliğe alacaksak eğer, parçalanmış şekilde alalım'' diye düşünmektedir. Avrupa ve Amerika'nın Türkiye'ye bakış açısı farklı. Bu Apo olayında da kendini gösteriyor. Ve hakikaten, Avrupa Türkiye'yi küçültmeye çalışırken, ABD şimdilik yekpare tutmaya çalışıyor. ABD'nin Avrasya'ya açılması bu açıdan çok önemli. Türkiye'yi kullanarak, eski Sovyet ülkelerine yanaşmaya çalışıyor. Mesela, Bakü- Ceyhan boru hattı, biliyorsunuz daha önce, daha kuzeyden geçecekti ve o hattın daha rantabl olduğu söyleniyordu. Ona rağmen Bakü-Ceyhan olarak gerçekleştirildi. Bu Rusya'ya atılmış çok büyük bir tokat. Bizim bu politikalara çok dikkat etmemiz lazım. Rusya bizim Kuzey komşumuz ve Rusya küçük bir devlet değil. Şu an bir kriz içinde olabilir ama, Türkiye komşuları ile iyi geçinecekse, hem sıcak çatışma açısından, hem ekonomik açıdan, hem insani açıdan bu tür ilişkilere çok dikkat etmelidir. En azından dengeli bir tutum içinde olmalıdır. Rusya'nın doğalgaz hattını, Rusya üzerinden, başka bir ilişki kurmadan aktarma yoluna gidilmelidir. Avrasya politikası çok önemli, Amerika'nın buraya ayak atması açısından. Çünkü, hemen altında komşusu, koskoca bir Çin var. Ve burada kapitalizmi yaygın hale getirmeye çalışacaktır. Bu durumda Çin çok rahatlıkla parçalanabilir, dağılabilir. Yine aynı şekilde ABD, petrol bölgelerini daima hakimiyeti altında tutmaya çalışacak. Bu arada ABD Türkiye'ye yanaştıkça, Avrupa'nın Türkiye'ye kızgınlığı daha da artacaktır. Özetlemek gerekirse, dünya 1980'-81 'den sonra başlattığı finansal meselelerine fren vurmak mecburiyetinde hissedecek kendisini. ABD, Rusya'daki değişimleri çok ciddi bir şekilde izliyor, Avrasya politikasını dikkatli kurmaya çalışıyor. Avrupa'yı, yarın Rusya dirilirse, onun karşısında kapitalist bir güç olarak görüyor, fakat aynı zamanda daha fazla büyümeden, çok da fazla kendisine hakim olmayacak bir güç haline getirmeye, kontrol etmeye çalışıyor. Toprak İşveren: 21. yy.'a girerken, Türkiye lider ülkeler arasında gösterilmeye başlandı. Yeni bir yıl, yeni bir yüzyıl. Türkiye'yi neler bekliyor, gelecek neler vaat ediyor? Yeni yüzyılda Türkiye'nin dünyadaki konumu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Prof. Dr. izzettin ÖNDER: Evet, Türkiye lider ülkeler arasında gösteriliyor. Çünkü Türkiye, stratejik konumu açısından da Avrupa açısından da çok önemli. Türkiye'nin açılımları; kuzeyde Avrasya'ya, güneyde İslam ülkelerine, batıda Balkanlara kadar uzanıyor. Bu nedenle Türkiye'nin kısmen de olsa, bu ülkeler üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini düşünüyorlar. Türkiye kendi başına bir güç olmayabilir, ama Türkiye olmadan da o ülkelere girilemez gibi bakıyorlar. Arada tarihsel kökler var, dinsel, dilsel bağlar var. Bu tıpkı, bir yabancı sermayenin, o ülkeye girerken, o ülkenin burjuvasından, sermayesinden yararlanması gibi bir şey. Ve ABD, Türkiye'yi sürekli gözaltında tutuyor ve Türkiye'yi AB'ne itiyor. Bunları yaparken, bizi kapitalistleştirmeye, kapitalist normları yerleştirmeye çalışıyor. Türkiye henüz bu konuda ehlileşmiş değil. Hala kabile, cemiyet, cemaat ilişkileri arasında gidip geliyor. Doğusu cemaat, batısı biraz cemiyet, o şekilde yaşıyor. Ayrıca, ABD Türkiye'yi enerji koridoru haline getirirken, bu koridorun güvenliğini de sağlamaya çalışıyor. Bizim buralarda çok dikkatli politikalar üretmemiz, komşularımızla iyi ilişkiler içinde olmamız lazım. Türki Cumhuriyetlerinin içişlerine karışmayıp, onların bağımsız ülkeler olduğunu kabul etmek mecburiyetindeyiz. ikincisi, batı ile de ilişkilerimiz var. Enerji hattını oluştururken, ilerde bu hatlarla ilgili herhangi bir maniplasyon yaşanmaması için bunların çok iyi protokollere bağlanması gerekir petrol şoku ABD firmalarının maniplasyonu idi. Avrupa firmalarını krize uğratmak için ABD firmaları bunu yaptı, elinde o zamanlar öyle bir koz vardı. Bugün aynı şeylerin doğalgaz hattında yaşanmaması için, Türkiye'nin çok iyi bir strateji oluşturması gerekir. Bu meşhur ''yurtta sulh, cihanda sulh'' politikasını ekonomik alanda da sürdürmek zorundadır. Ülkelerin dış siyasetteki başarıları, içteki

4 ekonomik istikrara bağlıdır. Bugün ABD Dışişleri Bakanı Albright'ın başarısı; onun aklından çok, arkasındaki ekibin başarısına, ABD'nin gücüne bağlıdır. Bugün Türkiye bir ABD değil, bir Almanya değil, ama kendi iç istikrarını yakalayamadığı sürece, bu politikalarla savrulmaya, onun bunun gölgesi altına girmeye mahkum olabilecek duruma gelebilir. Türkiye bu konumda, dünya üzerinde kapitalizmin daha yakın çevresine, daha stratejik konuma gelmişken, göreceli bağımsızlığını koruyabilmek için iç konumuna çok dikkatli bakmak mecburiyetindedir. iç konuma baktığımızda, bu sadece ekonomik istikrar meselesi değildir. Ekonomik istikrar, politikadan geçmez. Politik istikrar ekonomiden geçer. Çok kısa vadede politika, ekonomide etkili olur. Merkez Bankası başkanı istifa ederse, başbakan yanlış beyanda bulunursa, yatırımlar bir hafta bekletiliyor olabilir. Bunlar önemli değil. Uzun vadede politik istikrarı sağlayan ekonomik istikrardır. Bakın, bütün gelişmiş ülkelerin politik istikrarı var, politik istikrarın olmadığı tüm ülkeler, geri ülkelerdir. Dolayısı ile alttaki temel belirleyici ekonomidir. Toprak İşveren: Ülkemiz uzun süredir devam eden bir ekonomik kriz yaşıyor. Önce Uzakdoğu krizi, ardından Rusya'dan gelen kriz ve daha sonra deprem. Ekonomide dengeler bir türlü yerini bulmuyor. Küresel krizlerin dalgalanmasının da uzun süreçli olduğunu biliyoruz. Bu durumda ne yapılabilir, ne gibi yapısal önlemler alabilir, çözümler üretebiliriz? Prof. Dr. İzzettin ÖNDER: Türkiye ekonomisine baktığımızda çok ciddi bir dengesizlik gözüküyor. Gözüküyor diyorum, çünkü gözüken ya da yansıyan dengesizlik kamu açıklarıdır. Fakat bu Türkiye'de gerçek dengesizlik unsuru değildir. Size şöyle söyleyeyim; Türkiye'nin temel sorunu.enflasyondur. Enflasyonun temel nedeni, o kamu açıklarıdır. Kamuda da meşhur beş delik denen açıklar söz konusudur. Genel bütçenin açıkları, katma bütçenin açıkları, yerel idarenin açıkları, sosyal güvenlik kurumunun açıkları ve KİT'lerin açıkları. Hatta bunlara fonları da eklersem, böyle devam eder. Ancak bu ifadeler yanlış olur. Bu açıklar var. Bu açıklar olduğu için zaman zaman Merkez Bankası para basıyor veya aşırı borçlanma olduğundan faizler yükseliyor, tabii ikisi bir arada cereyan ediyor. Ama buna böyle bakmak yanlıştır. Şimdi bu açıkları yorumlamak mecburiyetindeyiz. Perdenin arkasına geçip, mutfağa girip, nerden geldi bu açıklar diye yorumlamamız gerek. Türkiye'nin temel sorunu enflasyon değildir. Ama enflasyon temel bir sorunun göstergesidir. Bunun sebebi de kamu açıkları değildir, kamu açıkları bir sonuçtur. Neyin sonucudur? Türkiye'de verimsiz ekonomik altyapının ve hızla gelişen, dünya konjektüründe, sosyal ortamın yarattığı açıkların, bozuklukların kamu sektörüne yansıtılmış halidir. Yani bu açıklar, bozukluklar kamu sektöründe değil. Bir örnek vereyim; şu anda önemli bir bütçe açığı var. Deprem dolayısı ile bu bütçe açığı arttı. Bu bütçe açığını devlet şöyle kapatabilir. Kendisi gider borç alır, bütçeye %20-30 faiz yükü eklenir. Ya da devlet bize gelir, bizden vergi alır, bizim nakdimiz yoksa, biz gider bankadan borç alırız. Şimdi bakın ne oluyor? Birinci halde, devlet borçlanmış oluyor. ikinci halde, devlet açığını kapatmış, birey borçlanmış oluyor. işte bu mekanizma balon gibidir, bir tarafı bastırırsak öteki taraf şişer politikaları ile, hatta daha da geriye gitmemiz lazım, Türkiye ekonomisi önemli dönemlerden geçmiştir. 1930'Iarı bir tarafa bırakırsak, 1950'de Türkiye dünya ticari emperyalizme açtırılmıştır. 2. Dünya Savaşı'ndan çıkılmış, hızlı üretimler başlamış, ABD'nin Marshall planı ile bütün Avrupa'ya restorasyon programı uygulanmaya başlamıştır. Bu ürünleri satacak yer arıyorlardı. Türkiye, diğer ülkelerle birlikte bu yörüngeye girmek durumundaydı ve girdi de. iç dengesizlikler de buna denk

5 düştü. Ve meşhur 1950 politikası ile ki, en önemli sloganı ''ticaretin Iibere edilmesi'' idi, ama 8 senede iflas etti Ağustos kararı ile morotoryum ilan edildi. Morotoryum, ''dış borçları ödeyemez hale gelmek'' demektir. Sonra Türkiye, ithal ikameci politikalar ile içe kapandı. 1962'de planlama başladı. 70'de biraz daha yoğunlaşarak, ama planlama biraz daha geriye itilerek, ithal ikameci politikalar sürdürüldü. Sınırlar kapatılarak, Türkiye ikinci sınıf teknoloji ile baş başa kaldı. Çünkü içerde kar müthiş yüksekti. Sermayedarlar teknolojiye büyük paralar yatırma yerine, karlarına kar eklemeye devam ettiler. Bu şekilde Türkiye'ye ikinci sınıf bir sanayi gelmiş oldu. 1980'de dünyaya açıldığımızda, bir şey gördük ki, biz o kalite ve o fiyatla o malları satamıyoruz. Bunun üzerine sermaye iki şey yaptı. Bir, emeği bastırdı, ikincisi, devlete abandı. Yeni vergi avantajı sağladı. Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı vasıtası ile müthiş ucuz krediler aldı. Bu önlemler verim düşüklüğünün kısa dönemli telafi mekanizmalarıydı. Bu, devleti borçlu hale getirdi, birinci mekanizma budur. Vadeli borçlar giderek kıpırdanmaya başladı. ikincisi ise, biz ilk döviz krizine 1929'da girdik, sonra 1958'de, sonra 1979'da, o zaman da 5 cente muhtaç hale geldik. Türkiye sürekli bir döviz krizi fobisi yaşar, hala daha devam eder. Fobi kalktı ama, reel ekonomide yine devam ediyor. 1980'den önceki slogan ise ''Türkiye döviz kefenini yırttı'' şeklindeydi. O sıralarda ihracat desteklendi, fakat Sırf destekle olmuyor bu iş, çünkü ikinci sınıf bir teknoloji ile açılmıştık. Bunun üzerine 1988 yılında, ünlü bir para programı gündeme geldi. Merkez Bankası para basmayacak, buna karşılık piyasadan borç alınacaktı. Merkez Bankası'nın bu kararı kısıtlı idi. 1989'da tam bir finansal liberalizasyon kararı çıkartıldı, Türkiye'ye döviz gelsin, yastık altındaki dövizler piyasaya çıksın diye. Türk lirası üzerindeki faiz yükseltildi ve devlet borç almaya başlayınca faizler yükselmeye başladı. Dışardan döviz geldi, Türk lirasına çevrildi, devlete borç verildi. Devlet onu ödedi, tekrar dövize çevrildiğinden %40-50'Iere varan reel faiz kazancı oluştu. Bu dışarıdan müthiş bir para girişine yol açtı. Aynı zamanda Türkiye'nin hızla kanamasına da. Siz %40 faiz ödediğinizde ve ekonomi en iyi ihtimalle %5-6, bilemediniz % 7 ile kalkındığında, ancak birilerinin fakirleşmesi ile bu para ödenebilir hale geldi. Dolayısı ile bütün bu açıklar devlete yansıtıldı. Vergi verilmedi, ucuz kredi verildi, bu anlamda devlet istemeyerek de olsa sermaye popülizmi yapmış oldu. Emek popülizmi, halk popülizmi yapamazdı; zaten buna da gücü yoktu. Bu, fakir adamın etrafa sadaka dağıtması gibi bir şey olurdu yılında önemli bir vergi değişikliği yapıldı. Ve inanılmaz şekilde sermaye üzerindeki vergi yükü hafifletildi. O zaman bütçe gerekçesine baktığınızda, 1983 yılında aşağı-yukarı bizim vergi yükümüz %14-15'Ierde seyrederken, 1984 değişikliğinde %10.2, %11'e kadar geriledi. Vergi geliri, milli gelir açısından ciddi bir düşüş gösterdi. Biz 1979 oranını, yani %17 oranını, 1990'Iardan sonra yakalayabildik. İşte bu dönemlerde devlet, sermayeden vergi almaz, ona aktarımlar yaparken, dışardan bulması gereken fonları ona kendisi bulup, faizi de kendisi yüklenirken, ya da düşük faizle verirken oluşan açıklar, ekonominin açığıdır aslında. Devletin açığı olamaz. Devlet alır, harcar, devletin mal varlığı yoktur. KİT'lerde böyle oldu. Bazı KİT'ler zaten niteliği icabı zarar eder, sosyal amaçlardan zarar eder, ama Türkiye'de hepsi öyle değildir. Bunlar da özel sektöre, bankalara borçlandırıldılar. Kredi imkanları özel sektöre yönlendirildi. Görev zararı adı altında ucuz girdi sağlamakla, yasal olarak yükümlü kılındı. Yani bir KİT özel sektöre girdi verirken fiyatını Bakanlar Kurulu belirler ve o belirlediği fiyat maliyetin altında olduğu takdirde ki, bu hep öyle olur, ''bütçeden karşılanır'' der, yasa. Bunun adı görev zararıdır. KİT'ler insan ambarı haline getirilmiştir. Türkiye'de tonla işsiz vardır ve Türkiye bu sorunu muhtelif bir şekilde yenmeye çalışıyor, daha doğrusu gizlemeye çalışıyor. Ekonominin %80'ini üreten tarım sektörüne, biz %46-50'ye yakın insanı

6 tıkmışız, tarım sünger gibi. Bir de bu marjinal, sokak satıcıları var. Bunların bir kesimi de kentlere gelerek, kentsel proleteri oluşturmuşlardır. Bunlar işsizdirler, korkulacak işsiz ordularıdır. Sosyolojik olarak tarımsal kökenlilerden pek korkulmaz. Bütün bunlar ekonominin kendi özünden kaynaklanmaktadır. Ekonominin kendi özü böyle olduğu için ne devleti besleyebiliyor, ne kendini besleyebiliyor. Durmadan kayıt dışına kaçıyor. Ve maalesef mafyalaşıyor, mafya siyaset ile birleşiyor. Tıpkı büyüyen kanser gibi. Şimdi nasıl kurtulabiliriz meselesine geldiğimizde; IMF'nin bakış açısı bütün dünyada olduğu gibi, kısa vadelidir. IMF ekonominin reel dengelerine bakmadan, parasal dengelerine bakıyor, yani reel denge denilen yatırım, istihdam, gelir dağılımı meselesi, teknoloji meselesi sermaye hasıla oranı, bunlara bakmadan kamu açıkları, ona bağlı olarak enflasyon, faiz haddi ve cari açığa bakıyor. Bunlar düzeldi mi, ekonomi düzelmiş oluyor. Bu neye benziyor; hasta adamın içini tedavi etmeden, yüzüne makyaj yapıp, düzeltmeye bakıyor. Üstelik bunu reel dengeleri bastırarak yapabilirsiniz. Hakikaten hiç hizmet görmeyin, memuru bastırın, kamu yatırımlarını daraltın, karayolu, demiryolu yapmayın, kamu açıkları durur, geriler. Onlar gerileyince, bunlara bağlı olarak faizler geriler, enflasyon geriler. Ekonomiyi durdurduğunuzda dış açıklar geriler. Çünkü çok fazla ithalat olmaz. Ve bu bir sene, bilemediniz iki sene sürer. Bu, bastırmak demektir ve şu an yapılan da budur. Ne yapılmalı dediğimizde, soruna tam tersi bakmak gerekiyor. Türkiye'nin sorunları reel sorunlardır. Verimliliği arttırma, büyüyen nüfusa yönelik yatırım yapma, mevcut kaynakları iyi kullanma gibi. Yatırım yapmak derken, sermayeyi ele almak lazım. Sermaye ikiye ayrılır. Maddi sermaye ve beşeri sermaye, yani eğitim çok önemlidir. Bunların hepsi kaynağa bakıyor. Kaynakları toplumsal ihtiyaçlara doğru yönlendirebilmek için toplumsal karar mekanizmalarının oluşturulması lazım. Toplumsal karar mekanizmaları politika ile oluşturulamıyor. Çünkü politika da kaynaklara hakim olamıyor. Kaynaklar kimin elindeyse, onlar komut veriyor. Burada devlete düşen görev; Bir kere, bütün sorunları halka açıkça anlatması lazım. Biz, enflasyonu iki senede tek haneye düşürürüz demek, hikayedir. Böyle bir şey olamaz. Ne zaman olur? Bastırırsanız olur. O zaman, halka anlatılmalı. Bu önlemler ancak önemli kaynakların kamusal alanda bulundurulması, bulunanların özel hakimiyet alanlarına çekilmemesi gibi politikalarla gerçekleştirilebilir. Vergilerin ne amaçla alındığının anlatılması gibi. Aksi halde halk, vergilerin devletin elinde çarçur edildiğini düşünüyor. Şimdi öncelikle devletin çarçuruna gelelim. Devlet kesiminde israf olabilir, vardır da. Kabul ediyorum. Önemlidir, bunu da kabul ediyorum. Ancak devlet kesiminin israfı sadece fazla kaynak tahsis edilmesinden kaynaklanmıyor, aksine düşük kaynak tahsisinden kaynaklanıyor. Bu israfı önlemek için kaynakları kısmak yerine, artırmamız lazım. Bu da şu demektir. Benim Başbakanım, Cumhurbaşkanım, müsaade ederseniz, Opel'e, Renault'a binemez. Çünkü o devletin gururudur, onurudur. Devletin otoritesini temsil eder. Biner, ne zaman biner, Türkiye'de herkes Opel, Renault ile gezmek mecburiyetinde kalır, o zaman o da o arabalara biner. Bir üniversite öğrencisi okuluna BMW ile gelirken, benim Başbakanım ondan aşağısına binemez. Hatta, daha da ileri gidiyorum. Biz bir yarımadayız, üç tarafımız denizle çevrili. Meclis'in emrine en az 2-3 tane yat verilmelidir. Bunu çok açık söylüyorum, benim Başbakanım, Cumhurbaşkanım, onun-bunun, holdinglerin yatına binmesin ki, benim dediğim olsun, onların dediği değil. Bu çok önemli. Bu bir israf değil, yat vermeyelim ama bizim yöneticilerimiz de başkalarının yatına binmek durumunda kalmasın. Bunda çok net ve açığım. Anormal ve anlamsız israf varsa, onu kapatalım, bu doğrudur. Bunları halka anlatalım.

7 Sermaye hasıla kat sayısı, devlet planlamanın rakamlarına göre çok yüksektir, Türkiye'de. Bir hasılayı üretmek için çok fazla sermaye kullanmamız lazım. Bu bir verimsizlik göstergesidir, bunu batı standartlarında düşünmemiz lazım. Eğitim çok ciddi bir verimlilik konusudur. işçimizden başlayıp, her renk yakalıları eğitmek durumundayız. Devlet özelleştirmelere son vermek mecburiyetindedir. Bunu şunun için söylüyorum. Özelleştirilmiş bir kuruluşun yaratacağı katma değer, bir aileye bırakılacak demektir. Oysa, bugün devletin içindeyken ona kamusal olarak el koyuyoruz. Dünyada hiçbir örneği yoktur ki, bir kuruluş devletin olduğu için verimsiz çalışsın. Üstelik verimlilikle, karlılık aynı şey değildir. Bakın, bizim otomotiv sektörümüz müthiş kar ediyordu. Ama dış piyasalar açılınca ancak kendisini düzeltmeye başladı. Demek ki, karlılık verimlilik meselesi değil, sömürü meselesi. Bunları birbirinden ayırmak lazım. Türkiye'nin doğu ve güneydoğu sorunu var. Mesele sadece demokratik haklar meselesi değildir. Demokrasi, sadece insanların fikirlerini ifade etmek hürriyeti olarak algılanırsa, bu göstermelik bir demokrasidir. Bu çerçeveye, ekonomik haklarını elde etme, istediklerini toplumsal koşullar çerçevesinde kullanabilme hakkını da sokmamız lazım. Benim bir hürriyetim olsun, istediğim anda İsviçre'ye gidiyorum diyemezsiniz, ülke koşulları elvermiyorsa gidemezsiniz. Ama eğer aynı ülke koşullarında İsviçre'ye gidebilen varsa, orada demokrasiden söz edemezsiniz. Yüksek öğretimde de bu böyledir. isteyen istediği üniversiteye giremez. Çünkü kıt bir kaynaktır. Ama herkese eşit koşullar sağlandığı takdirde, kimin akıl kapasitesi müsaitse onun girmesi gerekir. Dolayısı ile demokrasi bir anlamda ekonomik hürriyettir. Ülkenin elverdiği imkanlarda, herkesin hakça, ekonomik olarak istediği bir şeyi yapabildiği zaman, ekonomi demokrasinin ortasına oturur. Ekonomi konuşulmadan, demokrasi konuşulamaz. İkinci cumhuriyetçiler bunu ayırıyorlar, çünkü.onlar sistemden yararlanıyorlar. Bizim entellektüel arkadaşlarımız sistemden çok iyi yararlandıkları için sorunu gündeme koymuyorlar, demokrasiyi ifade özgürlüğü olarak algılıyorlar. Avrupa da bunu yapıyor. Tabii Avrupa demokrasileri antik Yunan demokrasilerinin bir uzantısıdır. Eflatun'a baktığımızda, devleti kimler yönetecek dendiğinde, erdemli kişiler yönetecek denirdi. Çünkü, o zamanın göstergesi akıl, kültür ve erdemdi. O doğruydu. Bugünün sermayesi ise para. Doğu'da ve Güneydoğu'da devletin atılım yapması, özel sektörün yapacaklarını devletin yapması lazımdır. Samimi konuşmak gerekirse, Türkiye'nin sorunları uzun vadeli sorunlardır ve bu sorunları çözerken, mutlak ve göstermelik iyileşmelere aldanmadan, ciddi iyileşmelere önem verilmelidir. Bunu da açıklayalım, KOBİ'ler bunun çok tipik örneğidir. KOBİ demek, çok küçük işletme demek değildir. Giderek küçülen işletmeleri ben teknoloji yoğun işletmeler olarak algılıyorum. Oysa, bizim KOBİ'ler teknoloji yoğun, o anlamda küçük işletmeler değildir. Ebat olarak küçük işletmelerdir. Bol emek kullanan, teknoloji açısından zayıf işletmelerdir. KOBİ'ler siyasilerin işine geliyor, çünkü istihdam sağlıyor. istihdam edilen bir iş buluyor, onun da hoşuna gidiyor. iç sermayenin işine geliyor. Burada ucuz girdi sağlıyor. Yani, kendi yarattığı katma değerin payını arttırmış oluyor. Dış sermayenin işine geliyor, o da girdi sağlıyor. Ama, biz giderek teknolojide geri kalıyoruz. Dış alemin yaptığı en büyük oyun, bizi KOBİ'de, teknolojide geri tutmakla oluyor. Bizim ciddi projeler üreterek, kendimizi aşmamız lazım. Nispi olarak baktığımızda, batı bizden hızlı gelişiyor. Aradaki fark açılmaya başlıyor. Bunlar sermayenin organik bileşiminden kaynaklanıyor. Hızla bizden kaynak aktarıyorlar,yatırım yapsalar, para verseler bile bizden aktarıyorlar. O zaman da ortaya MAI, tahkim gibi meseleler çıkıyor. Bunları halka iyi anlatmak gerekiyor.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

İHRACAT PERFORMANSI VE BÜYÜME. Ecem Erdoğmuş 10103542 Hakan Kurtman 10103548

İHRACAT PERFORMANSI VE BÜYÜME. Ecem Erdoğmuş 10103542 Hakan Kurtman 10103548 İHRACAT PERFORMANSI VE BÜYÜME Ecem Erdoğmuş 10103542 Hakan Kurtman 10103548 İhracat Tarihsel Bakış 1980 yılına kadar tarım ağırlıklı ihracat hacmi; Tarım ürünlerinin payı: 1923 %86, 1963 %77.2, 1980 %57.4

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 Temel Sorunlarımız- Yeni Riskler Sıcak paraya yaslanan büyüme modeli

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel Bilgi Notu 8/2 23.7.28 Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri Seyfettin Gürsel Bu bilgi notunda büyümekte olan cari açığın (22-27) yatırım mallarının finansmanı, enerji fiyatları, reel kur

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi 2025 yılına gelindiğinde Türkiye küresel büyümeye katkıda bulunan önemli ülkelerden biri olacak. Türkiye'nin küresel büyümeye katkı yapabilmesi için ''teknoloji kabulü ve faktör yeniden dağıtımı yoluyla

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİNDE 2014 YILI NASIL GEÇTİ DÜNYA EKONOMİSİNDE BÜYÜME % 2,6 İLE BEKLENTİLERİN

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 i Bu sayıda; Ocak ayı işgücü ve istihdam verileri; Ocak-Mart Merkezi Yönetim Bütçe Sonuçları, IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu değerlendirilmiştir.

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 i Bu sayıda; Mayıs ayı Sanayi Üretim Verisi, TCMB nin Dövize Müdahaleleri değerlendirilmiştir. i 1 Sanayi Üretimi Umut Vermiyor Mayıs

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

Küresel Eğilimler ve Türkiye

Küresel Eğilimler ve Türkiye economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraş tırmaenstitüsü Küresel Eğilimler ve Türkiye Güven Sak Ankara, 22 Kasım 2006 Küresel Eğilimler ve Türkiye Slide 2 Gündem Dünyaya ne oluyor? Dünyada

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmamış) (Eyl) ORTA 3,3% 3,2% 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmış) (Eyl) ORTA 3,4% 3,3%

Detaylı

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TARIMDAKİ BÜYÜME İŞSİZLİĞİ GERİLETTİ Tarım sektörü son 10 yılın 8 inde büyüyerek yakaladığı istikrarı, 2015 yılında da sürdürürken yarattığı istihdamla toplam işsizlik

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

SON NOKTA. Prof. Dr. Necmi GÜRSAKAL

SON NOKTA. Prof. Dr. Necmi GÜRSAKAL SON NOKTA Prof. Dr. Necmi GÜRSAKAL Öncelikle bu çalışmada vardığımız sonuçların ve yaptığımız yorumların, sadece BTSO nun 250 Büyük Firma araştırması verilerine dayandıklarını, bu nedenle Bursa geneli

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

Sektörler, Sorunlarını ve Çözüm Önerilerini Hükümetle Paylaştı

Sektörler, Sorunlarını ve Çözüm Önerilerini Hükümetle Paylaştı Sektörler, Sorunlarını ve Çözüm Önerilerini Hükümetle Paylaştı TOBB Ankara 25.12.2012 VI. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Global Kriz ve Türkiye Ekonomisi

Global Kriz ve Türkiye Ekonomisi Global Kriz ve Türkiye Ekonomisi Murat Üçer (Global Source ve Koç Üniversitesi) 24 Kasım 2008 2 Yakın Makro Tarihin Kısa Özeti Kayıp 1990 lar, ardından 2000 de kötü yönetilen bir dezenflasyon programı

Detaylı

Tanrı Zar Atmaz Ya FED?

Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Yaklaşık 10 yıllık küresel finans krizinin başladığı yer olan Amerika, krizi dünyaya ithal etmekle kalmadı, bunu kendi bünyesinde de çok ağır yaşadı aslında Özelikle 2008-2009 sürecinde

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 i Bu sayıda; Başbakan ın Taksim Gezi Parkında vatandaş ile inatlaşmasının ekonomiye maliyeti değerlendirilmiştir. i 1 Ekonomi iç ve dış

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Ayın Yatırım Sözü: Vasatın üstünde getirinin yolu, sıradışı ve rahat olmayan yatırımdan geçer. -- Howard Marks (Oaktree)

Ayın Yatırım Sözü: Vasatın üstünde getirinin yolu, sıradışı ve rahat olmayan yatırımdan geçer. -- Howard Marks (Oaktree) Ayın Yatırım Sözü: Vasatın üstünde getirinin yolu, sıradışı ve rahat olmayan yatırımdan geçer. -- Howard Marks (Oaktree) Ata Büyüme Hisse Fonu (Ata A Değişken) Performans Verisi Yılbaşından Beri Performans

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

Dönemsel Basın Bilgilendirme Toplantısı. 11 Mart 2008, Doğuş OtoMotion İstanbul

Dönemsel Basın Bilgilendirme Toplantısı. 11 Mart 2008, Doğuş OtoMotion İstanbul Dönemsel Basın Bilgilendirme Toplantısı 11 Mart 2008, Doğuş OtoMotion İstanbul Akış I. Dünyada ve Türkiye de Ekonomik Gelişmeler II. Dünyada ve Türkiye de Otomotiv Sektörü III. 2007 Yılında Doğuş Otomotiv

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER

FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER 16.02.2015 FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER Genel Bakış EUR/USD ( Euro / Dolar ) Teknik Analiz GBP/USD ( Sterlin / Dolar ) Teknik Analiz USD/TRY ( Dolar / Lira ) Teknik Analiz XAU/USD ( Altın / Dolar )

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER NİSAN 2014 Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararasın Para Fonu (IMF), Ekonomik İşbirliği ve Kalınma Teşkilatı (OECD) ve Dünya Bankası nın (WB), küresel

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

17.09.2015 Akşam Analizi

17.09.2015 Akşam Analizi 17.09.2015 Akşam Analizi Fed faiz arttırırsa yeni bir resesyon olur mu? ABD de sıfıra yakın veya çok düşük kısa vadeli faiz oranlarının ekonomik büyüme için yeni normal olduğu mevcut ortamda Fed acil durum

Detaylı

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma 13 Mart 2014, İstanbul Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulumuzun ve Türkiye Bankalar Birliği nin

Detaylı

Bir Ekonomiyi Teşvik Etmek İçin Yapılması Gereken En Önemli Şey İstikrarlı Makro Dengeleri Kurmaktır

Bir Ekonomiyi Teşvik Etmek İçin Yapılması Gereken En Önemli Şey İstikrarlı Makro Dengeleri Kurmaktır Bir Ekonomiyi Teşvik Etmek İçin Yapılması Gereken En Önemli Şey İstikrarlı Makro Dengeleri Kurmaktır Prof. Dr. Merih Paya İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi alabilir miyiz? Toprak İşveren: Ülke ekonomisi

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

ŞUBAT 2016. Sanayi Üretim Endeksi 2015 Kasım ayında 130 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %3,6 artış kaydetti. Endeksin bu

ŞUBAT 2016. Sanayi Üretim Endeksi 2015 Kasım ayında 130 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %3,6 artış kaydetti. Endeksin bu ŞUBAT 1 yılını 1, seviyesin- bitiren Reel Kesim 1de Güven Endeksi (RKGE), yeni yılın ilk ayında 13,3 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde endeksin gelişiminde, mal stok miktarı, son 3 aya dair sipariş miktarı

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Haziran ayında bir önceki

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

Mayıs. Haftaya Bakış 16-20 Mayıs 2016

Mayıs. Haftaya Bakış 16-20 Mayıs 2016 16 Mayıs Haftaya Bakış 16-20 Mayıs 2016 Haftanın Ekonomik Takvimi Haftaya Asya kıtasından haberler ile başlıyoruz; Çin ekonomisinde hafta sonu açıklanan Nisan ayı sanayi üretimi %6,0 (beklenti %6,5) olarak

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 05 Kasım 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 05 Kasım 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 05 Kasım 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fed/Bullard: ABD diğer ülkelere göre 'refah adası' St. Louis Fed Başkanı James Bullard ABD'nin küresel büyümede yavaşlama görüldüğü bu dönemde 'refah adası'

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2012, No: 30

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2012, No: 30 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2012, No: 30 i Bu sayıda; 2011 yılı Kişi Başına Milli Gelir, Şubat Sanayi Üretimi, Şubat Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Ocak-Mart Bütçe Verileri değerlendirilmiştir.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 i Bu sayıda; 2012 Gelir Dağılımı ve Yaşam Koşulları Anket sonuçları değerlendirilmiştir. i 1 Gelir düşerken, gelirin dağılımı düzelir mi?

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN

... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN --.... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN 1.GİRİş Bilindiği gibi,dünya ekonomisi son 3-4 yıldır ciddi anlamda büyüme sancıları çekmektedir. Bu anlamda, ABD ekonomisindeki yavaşlama

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı