SUSTURULAMAZ! Orman iflçilerinin dram sabah n 5 inde bafll yor... Çözümsüzlükte srar ediyorlar. Mücadelesi sabit görüldü ünden kapat lmas na...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SUSTURULAMAZ! Orman iflçilerinin dram sabah n 5 inde bafll yor... Çözümsüzlükte srar ediyorlar. Mücadelesi sabit görüldü ünden kapat lmas na..."

Transkript

1 flçi-köylü kapat ld SUSTURULAMAZ! Özgür gelecek. DESA patronunun gücü direnifli sat n almaya yetmiyor Özel Say : 2008/1 *Y l:1 *14-27 Kas m 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Bu böyle gitmez Çatal kafl m z bile yok Orman iflçilerinin dram sabah n 5 inde bafll yor... Evlerinden kilometrelerce uzakta, baflka memleketlerde, akrabalar ndan uzak ve zor flartlarda, da bafllar nda yaflam mücadelesi için kazma sallayan orman iflçileri Sa l ks z koflullarda, düflük ücretle, geçinmek zorunda olan orman iflçileri... Kimi Diyarbak r dan ç km fl yola, kimi Mardin den kimi Urfa dan gelmifl Afyon a, çorak da lara umutlar n ekmeye Sayfa 2 S. Tuncel ve E. Ayna ile söylefli Çözümsüzlükte srar ediyorlar Amed K okurlar olarak A. Öcalan a yönelik iflkence sonras yap lan eylemlerde görüfltü- ümüz DTP li milletvekilleri Emine Ayna ve Sabahat Tuncel ile k sa bir söylefli yapt k. Devletin bölgeye yönelik yaklafl mlar ndan kad n sorununa kadar bir dizi sorumuza yan t veren Ayna ve Tuncel DTP ye yap lanlar, onlar n kendi çözümsüzlüklerinde srar etmesinin göstergesidir dediler. Sayfa 6 Evet, bu böyle gitmemelidir. Halk m z yoksullu- a mahkum edenler, her f rsatta farkl l klar - m z zenginli imizdir deyip, ama farkl l klar dile getirildi inde devlet terörü uygulamakta s - n r tan mayan, halk n iradesiyle seçilen Kürt vekilleri malum partinin vekilleri diyerek hedef tahtas na oturtan faflist güçlerin karfl s na dikilmekten baflka bir yol yoktur. Ya direnilecek, ya direnilecek. Di er tüm seçenekler kölece yaflama mahkum olmaktan baflka bir anlam ifade etmiyor. Rüyadan uyanma vakti Hemen hemen tüm ifl kollar nda yaflanan ve de boyutu giderek artan sald r lar, iflçilerin aylar süren, uzun soluklu direniflleriyle geri püskürtülmeye çal fl lmaktad r. Son aylar n en uzun soluklu direnifllerinden biri de hiç flüphesiz Desa Deri iflçilerinin haks z iflten ç kar lmalara karfl, aylar öncesinde bafllatt klar direnifltir. Sayfa 4 Tarlada ucuz markette pahal 15 Ekim Dünya G da Günü ile yeniden gündeme gelen gelir da l m ndaki adaletsizlik ve yoksulluk tart flmalar krizin etkilerini giderek daha fazla hissetti imiz flu günlerde yeniden k z flacak gibi görünüyor. Ziraat Mühendisleri Odas n n araflt rmalar na göre ülkemizde 20 milyon insan mutlak yoksulluk s n r nda yaflam mücadelesi veriyor. Sayfa 5 Ya Engin hayatta olsayd! flçi-köylü 1 ay süreyle kapat ld Mücadelesi sabit görüldü ünden kapat lmas na... flçi-köylü Gazetesi çal flanlar olarak, gazetemiz okurlar yla birlikte 1 ayl k kapatma karar n protesto etmek amac yla bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. 8 Kas m Cumartesi günü saat de Kad köy skele Meydan nda gerçeklefltirdi imiz eylemde Devrimci bas n sansürle susturulamaz pankart açarak, Do ru yerdeyiz, flçiköylü senin sesin, sahip ç k, Baflbu buyurdu mahkemeler kapatt dövizleri aç ld. Sayfa 16 Amerikan rüyas n n sonu! Kriz, ABD hegemonyas alt nda ve onun yönetti i uluslararas kurumlar arac l yla yay ld. Krizin ABD merkezli olmas, dolar hegemonyas n n sorgulanmas n beraberinde getirdi. Dolara ba l sabit kur rejiminin ABD bütçe aç klar - n n karfl lanmas n içeren özelli i art k katlan lamaz durumda. Bu rejime geçildi inde ABD ekonomisinin devasa gücü ve dinamik yap s gere i sorun olmayaca varsay l yordu. Oysa kapitalizmin hayranl k uyand r c ülkesi art k kaybetmekte. Bu ülkede geri kalm fl/b rakt r lm fl ülkelerin hastal klar görülmeye baflland. flsizlik, yoksulluk, iflaslar, borç ödeyememe, tüketimden k sma, istikrars zl k, bafllayan ve artacak grevler. Sayfa 8 Ülkemizin duyarl insanlar n n birço u art k onun ad n biliyor. Hatta flöyle bir haber bültenlerini ya da gazeteleri kar flt ranlar bile biliyorlar ad n ; Engin Çeber Onu öldürdüler ve sonra özür dilediler. Daha sonra? Daha sonras muhtemelen biraz delil yetersizli i, biraz zaman afl m, olmad afl - r güç kullanma, en iyi tahminle birkaç günah keçisi Bekleyip de il, elbette beklemeyip yine de görece- iz, göreceksiniz! Sayfa 7 Özgür Gelecek ten Kitle faaliyeti ve kampanyam z... Sayfa 2 Proleter Bak fl Emekçinin Kalemi Kolektif Evrensel Yaklafl m ABD emperyalizminin deri de ifltirme operasyonu Süreç ve görevlerimiz De iflime aç k olmal y z! Devrim dipten ancak sesli gelecek Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13

2 Yaflamdan notlar Özgür Gelecek Kas m 2008 Evlerinde kilometrelerce uzakta, baflka memleketlerde, akrabalar ndan uzak ve zor flartlarda, da bafllar nda yaflam mücadelesi için kazma sallayan orman iflçileri Sa l ks z koflullarda, düflük ücretle, geçinmek zorunda olan orman iflçileri... Kimi Diyarbak r dan ç km fl yola, kimi Mardin den kimi Urfa dan gelmifl Afyon a, çorak da lara umutlar n ekmeye Sabah n 5 inde bafllayan akflam n 8 ine kadar devam eden çal flma maratonu içinde çocuklar n unutan, yaflamay unutan, hatta kendilerini bile unutan orman iflçileri... Çatal kafl m z bile yok! Orman iflçilerinin dram sabah n 5 inde bafll yor Evlerinden kilometrelerce uzakta, baflka memleketlerde, akrabalar ndan uzak ve zor flartlarda, da bafllar nda yaflam mücadelesi için kazma sallayan orman iflçileri Sa l ks z koflullarda, düflük ücretle, geçinmek zorunda olan orman iflçileri... Kimi Diyarbak r dan ç km fl yola, kimi Mardin den, kimi Urfa dan gelmifl Afyon a, çorak da lara umutlar n ekmeye Sabah n 5 inde bafllayan akflam n 8 ine kadar devam eden çal flma maratonu içinde çocuklar n unutan, yaflamay unutan, hatta kendilerini bile unutan orman iflçileri... Onlar n yolculuk serüveni de mevsimlik tar m iflçileri gibi bahar aylar nda bafllar ve k fl aylar na kadar devam eder. Evlerinden ç karak Güney den bafllay p, s rayla gezerek Bat da bitirirler ifllerini. Ama çok zaman geçmifltir evlerinden ayr lal! Çal flanlar n ço u kad n ve çocuk, anne ve babalar n b - rakm fllar geride, sevdiklerini, çocuklar n. Özlemifller onlar, ama yapacak bir fley yok, çal flmak zorundalar. Ço u hiç Türkçe bilmiyor ve hiç okula gitmemifl. Derme çatma çad rlarda veriyorlar yaflam mücadelesini, tuvaletleri yok, banyolar n da çad rlar nda yapmak zorundalar, elektrik ve sobadan bahsetmiyoruz bile. Suyu ise çad rlar ndan çok uzakta küçük bir çeflmeden sa l yorlar. Yol paralar n ve yemeklerini kendileri karfl lamak zorundalar. Bu yüzden gelirken yanlar nda getirmifller erzaklar n. Günlükleri 20 YTL ye geliyor, ama arac lar ve çavufllar onlardan fazla al yor. Çavufllarla akraba olduklar için seslerini de ç karam yorlar. Sadece gelifl-gidifl yol paras n karfl lamak için 8 gün kazma sallamak zorundalar. Bizimki de hayat m? Orman iflçisi olmak zor diyor fierife ve anlatmaya bafll yor! 22 yafl nda fierife, Mardinli ve hiç okula gitmemifl. Neden okula gitmedin? diyoruz. Nas l okuyam ki diyor? Bir mezrada yafl yoruz, nereden bulay m okulu da gideyim? ve yaflad m z co rafyan n bir gerçe ini vurguluyor çok ac sözlerle. Biraz morali bozuk, babas uzakta, hastaym fl, ameliyat olacakm fl, akl onda. Türkçe biliyor, erkek kardeflleriyle burada çal fl yor ve uzun zamand r ailesini görmüyor. Soruyoruz; hayat memlekette nas l geçiyordu? diye. Nas l geçsin, ayn... Ev iflleri, odun kesmek, hayvanlara bakmak, tezek toplamak diyor. Bizimki de hayat m diye ekliyor biraz k rg n, biraz öfkeli bir sesle! Köyde k zlar okutuluyor mu? diyoruz? Erkek çocuklar arabayla baflka köye gidiyor, okula giden k z bir ya da iki tane diyor. Zaten k zlar yafl na gelince evlendiriyorlar diyor fierife! Ama o, okuma yazma ö renmifl kendi çabalar yla, buldu um gazete parçalar ndan, dergilerden, kitaplardan bakarak okumay ö rendim diyor. Kitap okumak ister misin? diyoruz isterim, hem de çok diyor. Biz de ona bir dahaki geldi imizde kitap getirme sözü veriyoruz. Bundan önce f nd k toplamaya gitmifl fierife, size orada nas l davran yorlard? diye sordu umuzda; Buras gibi de il diyor. Buras çok güzel, orada bize çok kötü davran yorlard diye de ekliyor. Çok sessiz, ama sessizli i bile çok fley anlat yor fierife nin. Kolunda k r k ve ç k klar oluflmufl çal flmaktan, t pk arkadafl Rojda gibi... (Rojda 20 yafl nda, hiç okula gitmemifl, Türkçe bilmiyor, bu yüzden hiç konuflam yoruz onunla. O da ifle gitmemifl, kolunu yazma ile sarm fl, can n n çok yand belli ama o hala çad rda ifl yapmaya devam ediyor.) Bunlar çok s k yaflanan olaylar, çavufla söyledik ama hastaneye götürmek yerine k r k-ç k kç - ya götürdü diyor. Kollar fliflmifl fierife nin bu yüzden ifle gitmemifl çad rda kalm fl. Çavufllar size nas l davran yor? diye sordu umuzda; Ben ne diyeyim, halam n o lu çavufl cevab n veriyor. Olsun sen anlat diye srar ediyoruz; Baz fleyleri söyleyemem diyor ve konuflmak istemiyor, biz de daha fazla srar edemiyoruz. Bir abim var flu hayatta, onu çok seviyorum, o da uzakta diyor. Anlatacak çok fleyi var fierife nin ama anlatmaya gücü yok. Hayata karfl tek güçlü duruflu; Beni zorla evlendiremez- ler, tan mad m, bilmedi im biriyle evlenmem deyifli. Kad n olmak zor... Kad n olmak zor... Evde, iflte, sokakta, tarlada, çad rda hiç fark etmez nerde oldu u. Kaderiymifl gibi yaflar bütün zorluklar, hele bir de Kürt kad n ysan, dilini konuflam - yorsan hayat daha da zordur. Çad rda kalan ve çad r n temizlik ve yemek iflleriyle ilgilenen Adül le konufluyoruz, bizi çok s cak karfl l yor Adül, yak ndan ilgileniyor, ilk kez gitmemize ra men sanki çok uzun zamand r tan - fl yormufluz gibi yak nl k gösteriyor. Adül 6 y ll k evli, 5 yafl nda bir o lu var, ad Mahmut. Adül de çad rda kal - yor, çünkü 4 ayl k hamile. Çad rda iflçiler için yemek yap yor, çad rlar topluyor. Hangisi daha zor? diyoruz. Çad rda kalmak m? Ormanda çal flmak m? Ne fark eder, ikisi de zor diyor. Çad rlarda elektrik yok, soba yok, sabah çok erken kalk l yor, hava çok so uk oluyor, geceleri de so uk, ama yapacak bir fley yok diye de ekliyor. Burada bir ayl k daha ifllerinin oldu- unu, sonra Marafl a gideceklerini söylüyor. Sohbet ederken bir yandan da bize yemek haz rl yor, yard m edelim diyoruz, kabul etmiyor yard m teklifimizi. Ellerinde ne varsa haz rlad - lar, ama bir yandan da elimizde temiz bir fley yok, çatal kafl m z da yok yan m zda diyerek çekincelerini dile getiriyorlar yoksulluklar ndan utanarak Güzel bir sohbet eflli inde yeme imizi yiyoruz, tekrar görüflme dile iyle oradan ayr l rken onlar çoktan çad rdaki ifllerine dalm fllard bile. Çocuk iflçiler kazma sall yor Arazide dolaflmaya ve iflçileri ziyarete gidiyoruz, arazi çok dik ve tafll k. T rmanmak biraz zor oluyor ama var - yoruz yanlar na. Evlerinden kilometrelerce uzakta bir da n yamac nda kazma sallayan genç kad n iflçilerle konuflmak istiyoruz, ama olmuyor, çünkü içlerinde Türkçe bilen yok. Bu yüzden anlaflmakta zorlan yoruz. Ama konuflmaya anlatmaya ne gerek var ki? diyoruz, zaten her fley ortada. Erkeklerin bile yapmakta zorland ifli çocuk yafltaki kad nlar n yapmas, okul s ras nda olmas gerekirken da yamaçlar nda olmalar çok fleyi anlat yor zaten. Biraz daha yukar lara ç k yoruz, burada konuflacak birini buluyoruz, ad Fatofl. Fatofl daha 15 yafl nda, Diyarbak rl, 1 ayd r burada, o da hiç okula gitmemifl. Okumak istiyor musun? diyoruz. Yok, diyor utanarak! Konuflurken çekiniyor, yanaklar k zar yor, bir yandan konufluyor, bir yandan da ifline devam ediyor. Kazmay her vurdu- unda asl nda içindeki öfkeyi vuruyor! Burada yaklafl k 80 iflçi çal fl yor, ço- u kad n, bu yüzden genelde kad nlarla konuflabildik. Erkekler bizimle konuflmaya pek yanaflmad lar, zaten birçok yerde hiç erkek iflçi yoktu. Oradan da tekrar görüflmek dile iyle ayr l yoruz ve köye do ru yol al yoruz. simleri de iflse de yaflamlar hep ayn... Hava kararmaya bafllad nda köye var yoruz, köyün içinden geçerken bir hal atölyesi oldu unu ö reniyoruz ve u ray p bir merhaba demek istiyoruz. Evden bozma bir atölye, köyün kad nlar, genç k zlar orada hal dokuyor ve evin geçimine katk da bulunuyorlar. Küçük ama çok s cak bir atölye, içerden sesler geliyor, merak ediyoruz ve bir an önce içeri girmek istiyoruz. Kap y çal p içeri girdi imizde bizi çok s cak karfl l yorlar, zaten köye geldi imizi ö renmifller. Hemen yanlar nda yer aç yorlar, bizimle sohbete bafll yorlar, bizden önce onlar bizi soru ya muruna tutuyor. Sohbetimiz ilerledikçe kendileri de anlatmaya bafll yor; Ayfle, Özlem, Fadime simleri de iflse de yaflamlar hep ayn, zaman-mekân fark etse de yaflad klar hiç de iflmiyor. Kad n her yerde kad n Atölyede 15 kifli 9 saat çal fl yor, hal - ya göre 5 ile 8 YTL aras ücret al yorlar, üstelik sigorta da yok. Ama yapacak bir fley de yok, çal flmak zorundalar. K zlar n ço u daha 18 inde ya niflanl lar ya da evli! Ço u ilkokula bile gitmemifl, ortaokula giden say s ise çok az erkek çocuklar okutuluyor diyor Ayfle ve okumak istedi inden ama art k çok geç oldu undan bahsediyor bize. Ayfle de 18 inde ve niflanl, t pk Fadime gibi. K zlar n hepsi okumak istiyor, yan bafllar nda hal dokuyan annelerine duyurmaya çal fl yorlar seslerini, anneleri oradan cevap veriyor; Yapacak bir fleyimiz yok, hem maddi durum hem de köyde okul yok, kasabaya göndermek olmaz diyor. Köyde okul yok, tafl mal e itimden ise erkekler yararlan yor, sadece iki k z var liseye gidebilen. lmek ilmek iflliyorlar hal ya umutlar n n hayallerini Ama yüzleri hep gülüyor bazen umutsuzlu a kap lsalar da. Bize de hal dokumay ö retiyorlar, her ne kadar onlar kadar h zl olmasa da hal dokumay ö reniyoruz. Art k sohbetimize hal dokuyarak devam ediyoruz, sohbet o kadar güzel ilerliyor ki bu sohbete akflam evde devam etme teklifinde bulunuyorlar, tereddütsüz kabul ediyoruz ve herkes akflam bir evde buluflmak üzere atölyeden ayr l - yor. Akflam yeme inden sonra köyün bütün genç k zlar geliyor kald m z eve. Köylüler çok yoksul evler hep derme-çatma, çok fazla eflyalar da yok, ama gönülleri çok zengin. Akflam konuflmalar m z daha verimli geçiyor okumaktan bahsediyoruz. Böyle gelmifl böyle gitmek zorunda de- il, bu durum kaderiniz de il, okuyabilirsiniz hala böyle bir flans n z var diyoruz. Nas l? diyor Fadime ben niflanl y m, seneye evlenece im, nas l okuyay m? Biz de d flar dan lise okuyabilece ini söylüyoruz, kendi güçlerinin fark - na varmalar n, bu k s r döngü içinde kalman n kader olmad n, asl nda her zaman okuyabileceklerini söylüyoruz. Okuman n sadece okula gitmek olmad n, kitap, gazete, dergi de okuyabileceklerini, kendilerini bununla da gelifltirebileceklerini söylüyoruz. Durmadan soru soruyorlar, merak ettikleri ne varsa, d flar dan nas l okul bitirilir, ne tür kitaplar okuyal m gibi. Bizden kitap istiyorlar, bir dahaki gidiflimizde elimizden geldi ince getirece- imizi söylüyoruz. Hatta baz lar evde bulunan baz kitaplar bize gösterip hangisini okuyal m? diye soruyorlar. Sohbetimiz gecenin geç saatlerine kadar devam ederken genç kad nlar n anneleri de sohbetimize kat l yor, sabah ifle gitmek için erken kalkmak zorunda olan k zlar, evden ayr l rken bu gece hepimiz yataklar m zda konufltuklar m z düflünece iz, kafam z çok kar flt diyorlar. Tekrar görüflmek üzere vedalafl rken her birinin gözlerinde umut fl parl yordu. (Ankara) Özgür Gelecek ten Kitle faaliyeti ve kampanyam z... Daha nitelikli bir kitle faaliyeti için daha nitelikli bir yay n fliar ile bafllatt m z ve gazetemizin son iki say s nda da sayfalar m zda yer verdi imiz kampanyam z okur toplant lar, yayg n gazete da t mlar, sesli ajitasyon ve propaganda, bildiri da t mlar ve sokak eylemleri ile devam ediyor. Bu eylem ve etkinlikler, elbette ki yürütece imiz verimli ve nitelikli tart flmalarla birlikte çeflitlenecek; bu tart flma ve pratikleri gazetemize aktard m z oranda gazetemiz bölgeler, semtler, alanlar aras nda deneyim aktar m n sa lama flans n yakalayacakt r. Unutmamal y z ki, tart flt m z her konu, kat ld m z her eylem ve etkinlik, tan k oldu umuz her geliflme, att m z her pratik ad m gazetemiz için bir haber niteli indedir. Bu anlamda kampanyam z bafllad süreçten itibaren yaflanan olumlu örnekler bizim için oldukça ö retici ve önemlidir. Örne in bu say m zda çeflitli bölgelerdeki okurlar m zdan gelen mektuplar, yaz lar ve yorumlar sayfalar m z elverdi i ölçüde bulunmaktad r. Bu geliflmenin gazetemizdeki yans mas n n olumlulu u tüm okurlar m z taraf ndan görülebilecek boyuttad r. Kolektif bir örgütleme arac olan gazetemizin daha kolektif bir flekilde ç kart lmas da kampanyam z n önemli amaçlar ndan biridir. Bu noktada att m z ad mlar n alt n çizerken, bu olumlulu u daha da büyütme ve süreklilefltirme görevi ile karfl karfl ya oldu umuzu unutmamal y z. Yapt klar m z n olumlu ad mlar oldu- unu bilerek ama ayn zamanda bununla yetinmeyerek, daha iyisini yapabilece imizin bilinciyle hareket etmemiz gerekmektedir. Gazetemizi daha genifl kitlelere tan tma, okur say s n art rma, niteli ini yükseltme vb. amaçlar tafl yan kampanyam z yürütürken daha önce de belirtti imiz gibi bölgelerin özgünlükleri, yerellerin gündemleri ve kampanyam z n pratiklerini bu gündemlerle birlikte ele almak önemlidir. fiuras aç k ki, ülkenin ve kitlelerin genel gündemlerinden kopuk ele al nan bir çal flman n baflar l olma flans yoktur. Bizim gündemlerimizin bir yerde kitlelerin gündemlerinin baflka bir yerde durdu u bir çal flma arzu edilen ve örgütlenmeye hizmet eden bir çal flma de ildir/olamaz. Gazete da t mlar n ele al rken, öncesinden gazetemizi okuyarak halka tafl yaca m z, onlar ayd nlataca m z konular kendi içimizde tart flabiliriz. Bu say m zda öne ç kan hangi konular var ve bu konulara bizim yaklafl m m z nedir? Örne in bu say m zda Kürt co rafyas nda yaflanan geliflmeler ve ekonomik kriz gazetemizde öne ç kan konulard r. Bu noktalarda yaflanan geliflmeleri takip ederek, gitti imiz kitlelere düflüncelerimizi aktarmal y z. Yine sürece dahil olma ve müdahale etme konusu da kampanyam zla birlikte yap lmal d r. Unutmayal m, gazetemizin kampanyas sadece da t m a n n geliflmesinden ibaret de ildir/olamaz. Örgütlenme faaliyetimize hizmet etmedi i sürece kampanya sonunda geçmifle dönük olumlu bir pratik dökümü yapabiliriz ancak gelece e dair kal c bir fley bulamay z. Kampanyam za yo unlafl rken yaflam n yan m zdan ak p gitmesine izin vermeyelim. Örne in bugün dünyada yaflanan krizin etkileri gün geçtikçe geniflleyip yay l rken, egemen s n flar n sözcüleri hala bu kriz bizi fazla etkilemez, te et geçer yalanlar n söylemeye devam ediyorlar. Yolsuzluk, yoksulluk tart flmalar toplumun tüm gündemini meflgul ederken, egemenler hala ekonomik büyümeden söz edebiliyorlar. Asl nda onlar ekonomi büyüyor dedikçe, emekçilerin sofralar ndaki lokmalar n nas l küçüldü ünü hepimiz yaflayarak görüyoruz. Gerçekleri görme bak m ndan bu iyi bir durumdur. Ama bu tek bafl na bir anlam ifade etmez. Önemli olan bu gerçekler fl nda harekete geçebilmek ve harekete geçirebilmektir. Bunun için de b kmadan usanmadan gerçekleri kitlelere tafl ma çabas gerekir. Çünkü gerçekler kitlelere tafl nmad müddetçe egemenlerin çok yönlü ve kapsaml sald r lar emekçilerde bilinç bulan kl yarat r ve bu bulan k tablo içinde egemenler gerçek yüzlerini perdelemeyi en az ndan bir süre daha baflar rlar. Zaten gerçekleri gizlemek, y nlar n dikkatini suni gündemlere yöneltmek egemen s n flar n en baflar l (!) oldu u alanlardan biridir. Bu anlamda bir yandan sistemi ve politikalar n teflhir ederken bir yandan da devrimin propagandas n yapmak için en kitlesel örgütlenme arac m z olan yay nlar m z daha aktif kullanmak çal flmalar m zdaki verimi kuflkusuz art racakt r.

3 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 3 Politikan n sesi Tayyip direnifl duvar na çarpt Emekçiler zam ya murlar alt nda inim inim inlerken, AKP cephesindeki yolsuzluk haberleri her gün gazete sayfalar n iflgal etmeye devam ediyor. Elbette ki, yolsuzluk sadece AKP ile s n rl de ildir. Ama hükümet olman n yaratt avantajlardan dolay h rs zl ktaki en büyük pay AKP camias na düflmektedir. Amed, Dersim, Van ve Hakkari de Kürt halk, Tayyip Erdo an anlayaca dilden karfl lad. Zulüm sözcüsü, yine direnifl duvar na çarpt. Egemen s n f sözcülerinin geziyle planlamaya çal flt klar, yerel seçim öncesinde yürütülen askeri operasyonlara paralel olarak siyasal ve psikolojik sald r lara h z kazand rmakt. Di er bir ifadeyle; Askerler iflini yap yordu, siyasilerin de yapmas gerekirdi. Tabii ki siyasilerin görevi her zaman oldu u gibi kardefllik, demokrasi, kalk nma yalanlar yla Kürt halk n uyutmaya çal flmakt. Oysa kendilerini kand rmaya, uyutmaya devam ediyorlar. Amed ve Dersim de oldu u gibi, Van ve özellikle Yüksekova da, Hakkari de sokaklarda kurulan barikatlar, kapanan kepenkler Tayyip ve efendilerinin moralini bozdu. Di er bir anlat mla; direnifl zulüm sözcülerinin sinirlerini gerdi. Rol yapmalar n önleyerek, gerçek kimliklerini ve niyetlerini aç a ç kard. Yani, R. T. Erdo- an n biz tek millet dedik, tek bayrak dedik, tek devlet dedik. Buna kim karfl ç kabilir? Buna karfl ç kan n bu ülkede yeri yok. Buyursun istedi i yere gitsin itiraf n sa layan, direniflin kendisidir. Direnifl, egemen s n flar n sald rgan, tehditkar, flantajc vb. tüm karfl -devrimci zihniyetini birer birer aç a ç - kar yor. Yarat lan, yaratandan ötürü seven, slam kardeflli ine inand n her f rsatta dile getiren Tayyip in rkç -floven kimli i de son geziyle daha iyi aç a ç kt. Bu rkç -floven kimli in beslendi i yer Kemalizm dir. Türk flovenizminin k flk rt lmas, Kürt ulusu ve di- er az nl k milliyetlere ulusal bask - n n uygulanmas, zorla Türklefltirme siyaseti Kemalistlerin siyasetidir. Ve sorun ezilen ulus ve az nl k milliyetler sorunu olunca, slamc s da, Kemalisti de, liberali de rkç l k ve flovenizmde yar fl halindedirler. DTP lileri öldürün diyen zihniyetle, buyursun istedi i yere gitsin zihniyeti aras nda hiçbir fark yoktur. Yani söylemek istenen ya sev ya terk et, ya benim gibi düflüneceksin ya da hiç düflünmeyeceksin dir. Söz konusu zat dememifl miydi; Düflünmezseniz Kürt sorunu olmaz diye. fiimdi Kürt halk n ; düflünmemeye, rkç l a ve flovenizme teslim olmaya zorluyorlar. Ortaya sunduklar baz ekonomik k r nt lar ve bofl vaatlerle direnifl ateflini söndürmeye çal fl yorlar. Ama tüm bu çabalar n bofluna oldu u bir kez daha görüldü. Ulusal demokratik talepleri gözard eden her yaklafl m karfl l ks z kalmaya mahkumdur. Operasyonlar için asfaltlanan yollar, yap lan havaalanlar, birçok tarihi miras sular alt nda b rakan barajlar Kürt ulusal sorununun reformist çözümü için dahi ilaç olam yor. Tüm bu geliflmeler, egemen s n flar n cephesinde bir yaklafl m de iflikli ine yol açabilir mi? Buna evet demek mümkün de ildir. Ç kar lan savafl tezkereleri, süren operasyonlar ve tüm bu karfl devrimci icraatlara iliflkin Genelkurmay Baflkan n n Bakanlar Kurulu na sundu u brifing ve bölgedeki uluslararas geliflmeler bize imha ve inkar siyasetindeki srar gösteriyor. Önümüzdeki yerel seçimlerden dolay kitleleri aldatmaya dönük belli yeni söylemleri duyabiliriz. Ama tüm bunlar n bofl söylem olaca aç kt r. TC yasalar na göre kurulan legal bir partiyi PKK ile efllefltiren ve ona karfl baflbakan, bakanlar, ana muhalefet parti sözcüleri, baro gibi kurumlar yla kin ve nefret kusan bir anlay fl, ezilen ulus ve emekçilerin sorunlar na karfl duyarl bir yaklafl m ortaya koyamaz. Linç giriflimlerinde bulunan karfl -devrimci sald r lar hakl tepkiler olarak gösteren, ona meflru bir zemin sunan bir zat n baflbakan oldu u bir ülkede rkç ve floven sald r lar durmaz. Çünkü, bu, devlet politikas d r. Devlet varl - n bu karfl -devrimci politikalar icra etmekle sürdürüyor. Zamlara, yolsuzlu a devam! AKP nin icraatlar yaln z ezilen Kürt halk na, devrimcilere dönük fliddeti içermekten ibaret de ildir. AKP, zulümde oldu u gibi, zam ve yolsuzluklarda da hiçbir s n r tan m yor. Daha düne kadar ekonomik kriz bizi ciddi etkilemez diyen AKP kurmaylar, bugün bunu yap lan anlaflmalara ve dünyada yaflanan ekonomik krize ba lamaya bafllad lar. Görünen o ki, yaflanan geliflmeler, yalanc sözcüleri gerçekleri itiraf etmeye zorlad. Peki gerçek olan nedir? Do algaza bir y l içinde yüzde 80 lere varan zamd r. Elektri e yap lan ve yap lacak olan seri zamlard r. Türk paras n n dolar karfl s nda yüzde 33 lere varan de er yitimidir. Birçok temel g da maddesine bir y l içinde neredeyse yüzde yüzlere varan zamlard r. Tüm bunlar n yan s ra, üretenlerin ücretlerindeki düflüklük, al m gücünde yaflad klar s k nt lara yeni s k nt lar eklenerek devam etmektedir. Yaflanan ekonomik krizin yarataca tahribatlara bakt m zda, önümüzdeki süreçte zam, zulüm, iflkence politikalar daha bir h z kazanacakt r. AKP kurmaylar öyle bir pervas zlaflm fllar ki; son yap lan do algaz zamm ndan sonra bu fiyatlar n Mart ta yeniden düflece ini ilan ediyorlar. Yani, demek istiyorlar ki; Bu k fl ya so uktan öleceksiniz ya da g rtla n za kadar borçlanacaks n z. Ama üzülmeyin havalar s n nca fiyatlar düflecek. Kitlelere seçeneksizli i seçenek olarak sunanlar, haks zl klara, zulüm politikalar na karfl ç kanlar, da tt klar yeflil kartlar iptal etmekle, kömür da tmamakla tehdit eden faflist güruhlar mutlaka ama mutlaka hak ettikleri cezay göreceklerdir. Kitleleri yoksunlu a-yoksullu a mahkum ederek, bir torba kömür alamayacak kadar sefil duruma düflürenler, halktan çald klar n n cüzi bir miktar n yeniden halka karfl bir silah olarak kullanmaktad rlar. Bar nma, s nma ve dahas yaflam hakk hiçe say l yor. Emekçiler zam ya murlar alt nda inim inim inlerken, AKP cephesindeki yolsuzluk haberleri her gün gazete sayfalar n iflgal etmeye devam ediyor. Elbette ki, yolsuzluk sadece AKP ile s n rl de ildir. Ama hükümet olman n yaratt avantajlardan dolay h rs zl ktaki en büyük pay AKP camias na düflmektedir. Ahlaks zl k, h rs zl k, devlet terörü bir yar fl halinde sürüyor. Ve bu durum toplumdaki kirlenmeye de h z kazand rmaktad r. Fuhufl, h rs zl k, cinnet haberleri art k bu ülkede s radan haberler haline gelmifltir. En kötü olan da, bu kabul edilemez tablonun kabul görmesi veya genifl y nlar taraf ndan izlenir hale gelmesidir. Bu böyle gitmez! Evet, bu böyle gitmemelidir. Halk m z yoksullu a mahkum edenler, her f rsatta farkl l klar m z zenginli imizdir deyip, ama farkl l klar dile getirildi inde devlet terörü uygulamakta s n r tan mayan, halk n iradesiyle seçilen Kürt vekilleri malum partinin vekilleri diyerek hedef tahtas na oturtan faflist güçlerin karfl s na dikilmekten baflka bir yol yoktur. Ya direnilecek, ya direnilecek. Di er tüm seçenekler kölece yaflama mahkum olmaktan baflka bir anlam ifade etmiyor. Konut sorununda yaflanan s k nt lar, yüksek kiralar, do algaza, elektri e, temel g da maddelerine yap lan zamlar genifl emekçi y nlar n bar nma, s nma ve sonuç itibariyle insanca yaflama hakk n ortada kald r yor. Ve alt n çizdi imiz sorunlar, talepler genifl y nlar n temel sorunlar d r. Dolay s yla, bu sorunlar daha çok gündemimize almak ve bu eksende özgün somut politikalar gelifltirmek, kampanyalar örgütlemek veya yürütülmekte olan kampanyalar bu eksende ele almak, sorunlar ile birlefltirmek, propaganda ve teflhir faaliyetlerine h z vermek gerekir. Ve tabii ki tüm bunlar ezilenlere karfl yürütülen tüm sald r lar n bir parças olarak ele almal y z. Çünkü; emperyalizme ba ml, militarizmin hizmetine sunulan bir ekonomi, yeni yat r mlar önler, iflsizli i tetikler, yoksullu u körükler. Dolay s yla iflsizli e, yoksullu a karfl mücadele ayn zamanda militarizme karfl da mücadeledir. Di er bir ifadeyle; haks z savafla-militarizme karfl mücadele ayn zamanda iflsizli e ve yoksullu- a karfl mücadeleyi de içermek zorundad r. Sorunu bütün olarak ele almak, bir yan yla de il, bütün yönleriyle de erlendirip ona göre hedeflerimizi belirlemek en do ru yöntemdir. Bu demektir ki, ezilen Kürt halk n n, di- er az nl k milliyetlerin, iflçi s n f ve di er tüm emekçilerin karfl karfl ya oldu u sorunlar do ru tespit etmek tek bafl na yetmiyor. Daha da önemlisi, bu sorunlar aras ndaki iliflkiyi ve uygulay c lar n ç kar ortakl n ortaya koyup, buna karfl çeflitli milliyetlerden emekçilerin mücadele birli ini yaratmay baflarmakt r. Bu baflar lmad müddetçe, mücadelenin zorlu u daha da artacakt r. Bugün aç s ndan bunun gereklili i ve zorunlulu u daha da artm fl durumdad r. Artan rkç sald r lar, inkarc tutumlar her geçen gün emekçilerin birli ine darbe vurmaktad r. S n f bilinçli proletarya emekçilerin, ezilenlerin birli ine hizmet etmeyen her türlü pratik giriflimi yads r. Ve ezilenlerin birli i için egemen ulus flovenizmine- rkç l na karfl tereddütsüzce mücadele etmenin gereklili inin alt n çizer. Bu u urda at lacak her olumlu ad m, her baflar ezilenlerin kardeflli ine, mücadele ortakl - na hizmet eder. Proleter Bak fl ABD EMPERYAL ZM N N DER DE fit RME OPERASYONU Fehmi Koru nun AKP liler için kulland, Hükümete geldiklerinde Obama yd lar sonra Bush gibi oldular. ( ) fleklindeki Tayyip i çileden ç karan sözleri, her ne kadar meselenin özüne iliflkin yanl fl bir bak fl aç s n yans t yorsa da durum tespiti aç s ndan do rular ifade etmekteydi. De iflim slogan ve partilerinin ismindeki adaletten, dillerinden düflmeyen özgürlük ve di er bir dizi meseleye iliflkin çözüm vaatlerinden geçilmiyor, demokrasi konusunda yanlar na yaklafl lm yordu Fehmi Koru vb. çanak yalay c lar n bilinçli olarak çarp tt husus; Obama ile Bush un özünde farks z olduklar gibi Türk egemen s n flar ad na siyaset yapan aktörler aras nda da nitelik bak m ndan fark bulunmad d r. Nitekim Obama rolü oynamak TC tarihinde Tayyip e mahsus bir süreç olarak görülemez. Bu flekilde seçimleri kazanan, çare, umut, gelecek, de iflim vb. sloganlarla hükümet olan nice flahsiyetlerden söz etmek mümkündür. Bunlar n tamam, flu veya bu süre sonunda deyim yerindeyse Bush olmufllar ve yerlerini yeni Obama lara b rakm fllard r Bu durum do all kla ülkemize mahsus da de ildir. Son seçimde ABD de görüldü- ü üzere dünyan n bir çok ülkesinde hakim s n flar özellikle kritik evrelerde; belli politik figürler, simge ve ak mlar eliyle toplumsal muhalefeti kontrol alt na almak, yenilenmek ve sistemi revizyona tabi tutmak gibi nedenlerle kötüye giden duruma müdahale etmek zorunda kal rlar. Askeri darbenin yap lamad koflullarda ve büyük çapl restorasyonun gerekti i hallerde genifl çapl kitlesel deste in sa lanabilmesi kolay de ildir. Ne var ki söz konusu ülke ABD olunca ve bu olay siyah bir kiflinin ilk kez baflkanl k koltu una oturmas gibi tarihi bir ana da denk düflüyorsa, meselenin boyutlar hayli farkl lafl yor demektir. Her ne kadar, siyah kart daha önce Colin Powell in 1989 genelkurmay baflkanl ve 2001 d fliflleri bakanl ile kullan lm fl bunlar Condoleezza Rice n d fliflleri bakanl izlemiflti. Ama kutsal mekana, Beyaz Saray a kurulmak hiç kuflkusuz farkl yd. Emperyalist dünyan n kumanda merkezindeki savafl ve petrol tekelleri için tek kutsal fley sermaye ydi elbette. Onun ç - karlar gere i, Beyaz Saray a bir siyah n oturmas gerekmiflti, o da olacakt Seçimleri kazanma, daha do ru bir ifadeyle nöbeti devralma meselesinde Demokratlar cephesinde, aday belirleme yar fl yd esas enteresan olan. Bir yanda siyah di er yanda kad n kimli i yar flt ve Obama n n bu süreçte daha etkili bir figür olaca na karar verildi! Karfl s na Cumhuriyetçi lerin aday olarak ifli flansa b rakmamak için iyi seçilmifl bir isim ç kacakt : liderlik vas flar, birikim ve donan m yetersiz, yafll, a r kalp hastas, Vietnam gazisi, Irak iflgalinin en az 10 y l daha sürmesinden yana McCain Emperyalist-kapitalist sistemin önderli- ini üstlenen ABD de 8 y ll k 2. Bush dönemi büyük bir fiyasko ve hüsranla kapanmaktad r. Neo-con (yeni muhafazkarlar) ad verilen kli in, baflta Ortado u ve çevreleyen genifl bir co rafyada (Balkanlar, Kafkasya, Kuzey Afrika, Afganistan- Pakistan) iflgaller eflli inde azg n bir terör estirdi i, bütün dünyada bask ve sald r lar yo unlaflt rd bu süreç; milyonlarca kiflinin katledilmesi, insanl n tarifsiz ac lar alt nda iflkenceden geçirilmesi, yerinden yurdundan edilmesi, her türlü de erin yak l p, y k l p, yok edilmesi anlam na geliyordu. Guantanamo, Abu Garip, Bagram gibi hapishanelerde yaflanan ve yaflanmakta olanlar; uçaklarda, gemilerde ve daha saptanamayan bir çok yerde ve dünyan n dört bir gizli köflesinde iflkence merkezleri kurulmas bu dönemin resmidir. Irak taki tarihi eser ya mas n n özgürlük hakk diye savunulmas bu sürecin felsefesine örnektir. Bush ile birlikte start alan 11 Eylül dönemi, küreselleflme ismi verilen ili ine kadar ya ma ve sa ma sürecinde vites yükseltme anlam na geliyordu. Enerji bölgeleri için gelifltirilen BOP ni iflletmek, devasa askeri kompleksten sonuna kadar yararlanmak için mevcut konjonktürün f rsatlar n bir an önce de erlendirmenin merkezi politikas yd. Sistem ekonomik krizlerle birlikte yol al yor, emperyalistler s n f mücadelesinin yükselifline paralel devrim cephesine yönelmekle kalm yor, kendi aralar ndaki dalaflta sürekli olarak yeni hamleler gelifltiriyordu. mparatorluk tac giydirilen, Afganistan ve Irak n ard ndan s radaki ülkenin neresi olaca n tart flt ran, en yak n müttefiklerini dahi bombalamakla tehdit edecek kadar pervas z bir sald rganl kla yüzy llarca sürecek savafllara bafllad n ilan eden ABD emperyalizminin havas çok erken söndü. flgalleri batakl a, yenilmezli i madaral a, muazzam savafl makinesi bilgisayar oyununa dönüfltü. Ezilen halk ve uluslar direniyor, en afla l k iflkence ve katliamlara ra men boyun e dirme hayalleri gerçeklefltirilemiyordu. Yede indeki AB li emperyalistlerin önderleri son NATO toplant lar ndaki tutumlar ve nihayet ekonomik kriz sürecindeki elefltiri ve suçlamalar nda görüldü ü üzere, ABD ile mesafelerini giderek açmaya bafllad lar. Rusya, en son Gürcistan/Osetya sorununda yafland gibi, kendini toparlanmada geldi i noktan n hiç de küçümsenmemesi gerekti ini, so uk savafl a at fta bulunacak kadar ileri gitmekle gösterdi. fiangay flbirli i Örgütü, Hindistan ve ran a uzanan bir konuma gelmekle, tek kutupluluk tart flmas na temelli olarak nokta koymufl oluyordu flte bu süreçte, kendi ak l hocalar n n da tam bir mutabakatla vurgulad klar üzere, ABD nin dünya halklar nezdindeki imaj tarihinin en kötü seviyesine indi. Teflhir olunmufllukta dip noktalara savrulan ABD emperyalizmi bak m ndan ifller her aç dan kötü gidiyordu. Ülkedeki yoksul ve aç nüfus oran h zla artm fl, ekonomik parametrelerin tamam büyük oranda bozulmufl, kitlelerin gerek iç gerekse de d fl politikaya yönelik tepki ve muhalefeti giderek yo unlaflmaya bafllam flt. Konut kredileri alan ndaki sorunlar n tetikledi i büyük finansal ve nihayet ekonomik krizin habercisi olmak üzere, ABD ekonomisinde alarm zilleri çald ran bir dizi sorun 2000 li y llar n bafl ndan itibaren geliflme gösteriyordu Obama, böyle bir dönemin sonunda, bu kritik aflamada göreve getirildi. Böyle bir kimli e neden fliddetle ihtiyaç duyuldu u, ABD emperyalizminin her alanda, her bak mdan zor durumda oldu u gerçe- iyle do rudan ilintiliydi. Bütün bunlar karfl s nda, k sa sürede, h zl ve etkili bir müdahale ile süreç tersine çevrilmeliydi. ABD nin y k lan de erleri yeniden yerine konulmal, imaj tekrar düzeltilmeli, sistem temel esprisine yeniden kavuflmal yd. Restorasyonun amac buydu. Dünya egemenli i için gelifltirilecek yeni politikalar, bütün bu imaj yenileme faaliyetini sürdürecek bir kimli i gerekli k l yordu. Bunun için, bizden biri, içimizden biri gibi görülen, daha önemlisi atalar köle olan, daha y l önce renkdafllar bir çok eyalette köpeklerle birlikte lokantalara giremeyen, ayr otobüslere binmek zorunda olan biri iyi bir seçimdi. F rsatlar, rüyalar ülkesi Amerika ya bir zenci baflkan olabiliyorsa, o ABD de eflitlik de vard adalet de, özgürlük de vard demokrasi de, bizzat Obama n n dedi i gibi onlar n esas gücü silahlar ndan de il bu de erlerden geliyordu ve umutlar n yitirmemeleri gerekecekti. Hem siyah hareketin önderlerinden Martin Luther King Bir rüyam var dememifl miydi? flte bu rüya gerçeklefliyordu. Nitekim bir di er sembol isim Mandela da, Dünyan n neresinde olursa olsun, hiç kimsenin dünyay de ifltirebilece ine inanmamas için hiçbir sebep kalmad. ( ) diyordu. Bu maskeli baloya, Chavez in kat lmamas olmazd : Amerikan halk n ve yeni seçilmifl baflkan - n kutluyorum. ( ) ABD deki deri de ifltirme operasyonunun bütün dünyada devrim olmuflças na flaflaal biçimde lanse edilmesinin temel nedenlerinden birisi de hiç kuflkusuz yaflanmakta olan ekonomik krizdir. Merkez üssü ABD de bafllayan ve bütün dünyaya yay lan, bo ucu ve y k c sonuçlar n aflama aflama sindire sindire hissettiren kriz büyük bir panik ve korku yaratmaktad r. Obama flahs nda, istenen ve beklenen, çaresizce umut edilen, bu krize yönelik müdahalelerdir. Kurtar c /Mesih rolü biçilmesi, sadece ABD ye özgü bir durum de ildir. Çok temel gerçekliklerden bahsetmenin, ABD gibi bir ülkede baflkanl k seçiminin sistemle iliflkisi ve fonksiyonel etkileri üzerinde daha fazla durman n, bu ba lamda de iflim ad na ne gibi yeniliklerden söz edilebilece ini tart flman n yarar yoktur. ABD emperyalizmine yön veren güç merkezlerinin önümüzdeki sürece iliflkin saptad politik, ekonomik ve askeri taktiklerin uygulay c s olarak Obama, yeni bir imajla ifllevli k l nacak, kullan m de erini yitirdi- inde öncekiler gibi eski statüsüyle tarihteki yerini alacakt r. Biraz dikkatli olanlar, iyilik perisi, bar fl mele i olarak sunulmaya çal fl lan Obama n n seçim konuflmalar ve tart flma toplant lar nda, hiç de böyle bir portre çizme gayretinde olmad n gözlemlemifl olmal d r. Irak yerine Afganistan a yüklenmek hatta Pakistan a cephe açmaktan, genel olarak asker say s n art rmak ve Ordu yu güçlendirmekten bahseden kendisidir. Kudüs ü srail in ebedi ve bölünmez baflkenti ilan eden Obama, Ortado u nun kilit sorununa nas l bir yaklafl m gösterdi ini de ispatlam flt r. Obama n n sistem/düzene iliflkin hiçbir temelli elefltirisi olmad - kriz tart flmalar nda bir kez daha görülmüfl ve faturan n halka ç kar lmamas gerekti ine dair ciddi bir tavr olmam flt r. Obama vakas, emperyalist-kapitalist sistemin yaln zca finansal-ekonomik kriz içerisinde debelenmedi i daha önce de vurgulad m z gibi, çok yönlü biçimde iflasa sürüklendi ine iyi bir örnek oluflturmaktad r. Her ülke Obamas n ar yor fleklinde dünya medyas ndan akan haberler, deri de ifltirme operasyonlar n n bütün gerici ve faflist rejimler için ortak ihtiyaç haline geldi inin göstergesidir. Bask, sömürü ve zulüm nedeniyle teflhir olunmuflluk çeflitli k l klarla hüküm süren bütün burjuva (ve burjuva-feodal) devletlerdeki hükümetleri yeni yüzlerle yola devam etmeye, de iflim senaryolar ile kitleleri aldatma ve oyalamaya zorunlu k lmaktad r. Ne var ki Obama gibi al fl lm fl n d fl nda sürülen kozlar gerçekten etkili ve büyük kozlard r. Yaratt etkinin çap ndan da görülmektedir ki dünya ölçe inde ses getirmifl, belli oranda yan lsama yaratabilmifltir. Bu kozu oynamak zorunda kal fllar bafll bafl na durumun kritikli ine dair yeterince fikir vermektedir. Emperyalistler bu koz sayesinde elde edecekleri krediyi en iyi flekilde de erlendirmek durumundad r. Önümüzdeki süreç bu aç dan son derece önemli geliflmelere gebedir. Yumuflak güç diye tan mlanan politikalar arac l yla stratejisini ifllerli k lmaya çal flacak olan ABD, ezilen halk ve uluslara yönelik yeni planlar n devreye sokarken di er emperyalistlere iflbirli ini öne ç kartan denetimli ve kontrollü bir taktikle hareket edecek, dünya egemenli inde önderlik konumunu muhafaza etme gayretini sürdürecektir. BM ve NATO nun güçlendirilmesine dair vurgular ile AB, Rusya, Çin ile iliflkiler konusunda ileri sürülen görüfller bu yönde ipuçlar sunmaktad r. Tarihin ak fl kaç n lmazd r. ABD nin tazelenen makyaj dökülmeye bafllarken, Obama n n rengi beyazlaflacak ve rejim yine tahkimat derdine düflecektir. Bu fasit daireyi sonsuz k lma amac na son vereceklerin Obama deneyinden ö renecekleri çok fley olmal d r. Sistemin krizler içerisinde ç rp nan egemen s n flar na yüklenmek, bütün alanlara yaymak ve derinlefltirmek asli görevdir. Ülkemiz özgülünde, devrim ve demokrasi güçlerince ortak biçimde dillendirilen, krizin faturas n ödememe, sorumlular na ödetme fliar da böyle bir tavr n parças olarak anlam kazanmaktad r

4 flçi/köylü haber Özgür gelecek Kas m 2008 Desa patronunun gücü, direnifli sat n Ekonomik krizi bahane ederek üretimi durduran patronlar, özellikle de son süreçte, iflçilere zorunlu olarak ücretsiz izin kulland rman n yan s - ra, kitlesel iflten ç karmalara baflvurmaktalar. Patronlar n her dönem gerçeklefltirdi i sald r lar n bafl nda ise, örgütsüzlefltirme sald r lar gelmektedir. Ancak, patronlar, iflçi ve emekçilere dönük tüm bu hak gasplar n n karfl l n almakta gecikmemekteler. Hemen hemen tüm ifl kollar nda yaflanan ve de boyutu giderek artan bu sald r lar, iflçilerin aylar süren, uzun soluklu direniflleriyle geri püskürtülmeye çal fl lmaktad r. Son aylar n en uzun soluklu direnifllerinden biri de hiç flüphesiz Desa Deri iflçilerinin haks z iflten ç kar lmalara karfl, aylar öncesinde bafllatt klar direnifltir. Uluslararas markalarla çal flan, yurt içinde ve yurt d fl nda çok say da sat fl ma azas n n yan s ra, fabrikalar almaya yetmiyor bulunan Desa Deri patronu, Düzce ve Sefaköy de bulunan fabrikalar nda çal flan iflçileri, örgütlenme haklar n kulland klar için yaklafl k yedi ay önce iflten ç kard. Ancak, anayasal haklar olan sendikalaflma hakk n n ellerinden al nmas na göz yummamaya kararl olan Desa iflçileri, hiçbir y lg nl a kap lmadan, fabrika önündeki direnifllerini, aylard r ya mur-çamur demeden sürdürmekteler. Direniflleri süresince gerek patronun gerekse güvenlik güçlerinin çok say da sald r s na, tacizine ve tehdidine maruz kalan Desa iflçileri, tüm bu y ld rma çabalar na karfl n direnifllerinden ödün vermeme tavr n koruman n yan s ra, direniflin kamuoyunda genifl yer bulmas için de bir dizi eylem gerçeklefltirmekteler. Desa iflçilerine, direnifllerinde en büyük destek ise, üyesi olduklar Deri- fl Sendikas ndan gelmekte. flçileri yaln z b rakmayan ve de direniflin baflar ya ulaflmas için yo un bir çaba içinde olan Deri- fl Sendikas n n yöneticileri, iflçilere dönük gerçeklefltirilen gözalt vb. sald r lardan da nasiplerini almaktalar. Üyelerinin direniflini sahiplenme çabalar n sürdüren Deri- fl Sendikas Genel Merkezi, Düzce deki Desa Deri fabrikas önünde geçti imiz günlerde bir bas n aç klamas örgütleyerek, hem yaflanan sürece dair bir de- erlendirme yapt hem de Desa iflçilerinin mücadelesini daha genifl bir kamuoyuna duyurmaya çal flt. Düzce de bulunan Desa iflçilerinin direniflinin 192., Sefaköy deki Desa fabrikas ndan ç kar lan Emine Aslan n sürdürdü ü direniflin 126. gününde yap lan aç klamaya, Düzce de faaliyet sürdüren çok say da duyarl kurum ve de parti temsilcisi de kat ld. Kamuoyu oluflturma ve de patron üzerinde tüketici bask s oluflturma gibi amac da olan ve de Deri- fl Sendikas Genel Baflkan Musa Servi taraf ndan yap lan bas n aç klamas nda, Desa patronunun, iflçilerin en temel haklar olan sendikalaflma hakk - na yönelik, yasa tan maz bir tutum içinde oldu una yer verilerek, çal - flanlar n özgür iradelerini kullanmalar n engellemeye dönük tavr n sürdü- ü, hatta sendika üyelerine ve de ailelerine dönük can güvenli ini tehdit eden giriflimlerde bulunuldu u belirtildi ve amaçlar yasalar n kendilerine tan m fl oldu u sendikalaflma hakk n kullanmak, sendikal, daha iyi bir ücret ve ifl koflullar nda çal flmak olan iflçiler, patronun sendika düflmanl yüzünden pek çok bask ya maruz kalm fllad r denildi. Aç klamada, patronun tüm bu sald r lar n geri püskürtmek için her türlü giriflimde bulunulaca vurgulanarak, Prada, Mulbery, El Cortes ngles, Louis Vitton, Mark& Pencer, Luella, Samsonite, Aspinal Of London gibi, Desa ile ortak ifl yapan markalara seslenilerek, iflçilerin ayn zamanda onlar n iflçileri oldu u belirtildi ve iflçileri, duyarl kamuoyunun yan s ra, bu flirketlerin de sahiplenmesi gerekti i vurguland. Aç klama alk fl ve sloganlarla sona erdi. (Kartal) Unilever direnifli sürüyor Unilever iflçilerinin, sendikalaflma faaliyeti nedeniyle iflten at lmalar üzerine, 26 May s ta bafllatt klar direnifl sürüyor. Direnifle iliflkin gazetemize bilgi veren TÜMT S Genel Sekreteri Y lmaz Gürel, iflçilerin açt ifle geri iade davas n n 19 Ekim de yap - lan duruflmas nda iflçilerin bir bölümünün ifle iadesine karar verilmesinin ard ndan patronun temyize gitti ini söyledi ve davalar sonuçlanmayan iflçilerin ifle iade davalar n n da devam etti ini belirtti. Gürel ayr ca, yetki ve ifl kolu davalar n n da devam etti ini söyledi. Bostanc da bulunan Ça r Merkezi iflçileri ise, direnifllerini sona erdirdiler. Ça r Merkezi den haks z yere ç kar ld klar için direnifle geçen iflçilerden Tuncay Gülhan, gazetemize yapt aç klamada, direnifli bitirme karar n n sendika ile yap lan toplant da al nd n ve bundan böyle mahkeme sürecini takip edeceklerini söyledi. (Kartal) Tersane iflçileri s tmaya raz edilmek isteniyor Kendi yaratt klar krizi iflçi ve emekçinin üzerine y kmaya çal flan patronlar, üretime ara verme, ücretsiz izin ve de yayg n iflten ç karmalar, bu kriz döneminde de gündeme getirmekte gecikmediler. Dünya genelinde otomotiv sektörünün bafl n çekti i iflçi k y mlar, h zla di er sektörlere de yay lmaya bafllad. flçi ve emekçi y nlara dönük daha birçok hak gasp n da beraberinde getiren bu süreçten oldukça yo un bir biçimde etkilenen ifl kollar ndan biri de tersaneler. Üretimi artarken iflçilere ölümün reva görülen Tuzla Tersane patronlar, flimdi de üretimin azalmas gerekçesiyle, iflçilere iflsizli i reva görmekten çekinmiyorlar. Böylece tersanelerde çal flan binlerce iflçinin iflsiz kalma riski giderek büyüyor. En son Dearsan ve çok say da kadrolu iflçinin iflten ç kar lmas yla birlikte, çok say da kurumun, iflten ç karmalara ve de krizin faturas n n iflçilere ç kar lmak istenmesine dönük tepkileri de art yor. Limter- fl Sendikas da bu yo un iflten ç karmalara ve önümüzdeki günlerde daha fazla say - da iflçinin iflten ç kar laca yönlü aç klamalara tepki veren kurumlardan biriydi. Sendika, 6 Kas m günü sabah de Tuzla Gemi Tersanesi önünde yapt bas n aç klamas yla, iflçi k - y m na ve de çok say da hak gasp na karfl tepkisini dile getirdi. Genel Sekreter Kamber Sayg l taraf ndan yap lan aç klamada Mademki ayn gemideyiz, devlet iflçi k y m n yasaklas n, kriz bahanesiyle iflten ç kar lan iflçilere, ifl buluncaya kadar alt yüz gün prim ödeme flart aranmadan, iflsizlik paras ödensin dedi. Patronlar n iflçilerin s rt nda asalak bir yük Emekçinin Kalemi Süreç ve görevlerimiz Yaflad m z krizin etkileri kendisini göstermeye bafllad. Bugüne kadar krize yönelik söylenenler daha çok tespit boyutuyla kal yordu. Oysa bugün krizin etkileri yap lan zamlarla yaflam m z etkilemeye bafllad. Yar n milyonlarca iflçinin iflten ç kart laca, küçük iflletmelerin kapanaca bir sürecin yaflanmas bugünden öngörülebilir. Zaten yap lan kimi aç klamalar da bu sürecin çok uzak olmad n göstermektedir. Bu sonuçlar n görülmesi önemlidir. Görülen bu sonuçlara karfl nas l bir tav r al nmal d r? yönlü soru ve yan t çok önemlidir. Yine krizin as l kayna n n ne oldu u ve iflçi ve emekçilerin egemenlerin faturay ezilenlere oldu u da vurgulanan aç klamada hem üretmeye hem de yönetmeye aday z denildi. S k s k flçilerin birli i sermayeyi yenecek, Kurtulufl yok tek bafl na, ya hep beraber ya hiçbirimiz, Patronlara de il iflçiye bütçe sloganlar at ld. Limter- fl yöneticisinin direnifli sürüyor Aç klamaya tersane iflçilerinin yan s ra, Dearsan Tersanesi nde çal fl rken sendikal faaliyetleri nedeniyle iflten at lan ve de 54 gündür direniflte olan Levent Akhan da kat ld. Akhan n direnifli devam ederken, Akhan n ifle iade için açt davan n ilk duruflmas da 4 Kas m tarihinde gerçekleflti. Mahkeme heyeti duruflmay 4 Aral k tarihine ertelerken, Akhan duruflma sonras nda bir aç klama yaparak, sendikal haklar ndan vazgeçmeyece ini, ifle geri dönmek istedi ini belirtti. (Kartal) Arkas Holding e ba l Marport Liman flletmeleri nde faaliyet yürüten ARSER Afi de çal flan 450 iflçi geçti imiz aylarda Liman- fl Sendikas na üye olunca 50 iflçi, ifl ahlak na ve iyi niyet kurallar na ayk r davrand klar gerekçesiyle kap önüne ödetme yönlü giriflimlerine karfl nas l bir tav r gelifltirmesi gerekti i sorusu önemli ve kritik bir yerde durmaktad r. Egemen s n flar n özellikle manipüle etmeye çal flt klar da bu noktalard r. lk olarak yaflanan krizin bizi etkilemeyece ini müjdeleyen egemen s n flar n flimdilerde etekleri tutuflarak bir tak m önlemlerden söz etmeleri de yayd klar pembe tablonun sahteli- ini ortaya koymaktad r. Oysa tablo çok aç kt r. fiuras bir gerçek ki, son süreç flimdiye kadar yaflad m z sald r lardan daha kapsaml lar n içermektedir/içerecektir. Bu kapsaml sald r lar n karfl s ndaki duruflta s n f n örgütlerinin rolü oldukça önemlidir. Sistemin yaflad Arkas n gemisi karaya oturacak! krizlerde mücadeleyi yükseltecek, iflçi ve emekçileri krizin faturas n reddetme yönünde örgütleyecek olan bu kurumlard r çünkü. Bu yap lamad oranda fatura iflçi ve emekçilere kesilecektir. E er zaman nda müdahale edilmezse zamlarla bafllayan süreç, metal ifl kolunda oldu u gibi, dayatmalar, hak gasplar ve iflten ç karma tehditleri ile devam edecektir. S f r zam ve mevcut sosyal haklar n azalt lmas ve düflürülmesi ard ndan gelen dayatmalar olacakt r. Say s günbegün artan iflsizler ordusunun elemanlar na yenileri eklenecektir. Bu nedenle DDSB liler olarak sorumluluk ve görevlerimizin bilincinde olmal y z. Krizin faturas n n flimdilik zamlarla emekçi halk m za dayat ld, metal sözleflmelerinde oldu u gibi esnek çal flma dahil birçok sald r n n gündeme geldi i ve tabi ki genifl kesimlerin tepkilerinin büyüdü ü bir dönemde bu bilinçte olmak çok önemlidir. At k ka t iflçisine yine zab ta sald r s S k s k zab ta sald r s yla birlikte an lan at k kâ t iflçileri yeni bir sald r yla daha gündeme geldi. 5 Kas m tarihinde Bat kent semtinde kâ t toplarken Yenimahalle Belediyesi ne ba l 20 kiflilik zab ta ekibi taraf ndan sokak ortas nda linç edilircesine sald r ya u rayan at k kâ t iflçisi Ali Tepedelen ald darp sonucu Numune Hastanesi ne kald r ld. Ali Tepedelen in durumunun ciddiyetini korudu u ö renildi. Sald r yla ilgili bir aç klamada bulunan Yenimahalle Belediyesi Temizlik flleri Müdürü Hasan Özdemir, Tepedelen in yasal olmayan ve cezas bulunan bir ifli yapt n kendilerinin haz rlad klar geri dönüflüm projesini bozdu u gerekçesiyle uyar ld n, ancak iflçinin karfl koymas üzerine bir tats zl k yafland n söyledi. At k Kâ t flçileri Derne i ise yapt yaz l bir aç klamada Hasan Özdemir i yalan söylemekle suçlad. Gerçekte Yenimahalle Belediyesi nin Geri Dönüflüm Projesi gibi bir fleyi olmad - konulmufltu. 16 Kas m tarihinde 4 ayl k direniflte olacak olan iflçiler, ifle iade davalar n n sonuçlanmas n bekliyorlar. Direnifllerindeki son durumu almak üzere ifl yeri temsilcisi Ferhat Terzi ile görüfltük. Terzi patronun 20 gün kadar önce bir görüflme talebi oldu unu, iflçilere davadan feragat etme ça r s nda bulundu unu belirtiyor. Davac olan 160 kifliyiz flimdi. 216 kifli davalar ndan vazgeçtiler. Patron iflçilere bask yapmay sürdürüyor. Sendika üyesi iflçileri daha a r ifllerde çal flt r yor ve di er iflçilerle üzerinde bask kurmaya çal fl yor fleklinde anlat - yor süreci Terzi. Terzi ayn zamanda demokratik kitle örgütleri ve sendikalara da sitemli olduklar n belirtiyor. flçilerin yan nda olduklar n söyleyen dernek ve sendikalardan, yeterince destek göremedik, bunun için sitemliyiz. flçilerin yaln z oldu unu gördük fleklinde konuflarak yeterli deste i göremediklerini ifade ediyorlar. Buna karfl l k sendikalar n da gerekli mücadeleyi yürütmediklerini belirten Terzi, sendikalar nda durumunu iyi görmüyoruz diyor. ( stanbul) Yani iflçi ve emekçiler aç s ndan sistemi teflhir etme konusunda oldukça avantajl bir süreçteyiz. Yap lmas gereken bu süreçte iflçi ve emekçilerin sald r lara karfl müdahale edecek yerde durmalar için onlar örgütleyecek bir iradenin yarat lmas d r. Böyle süreçler emekçiler aç s ndan bilinçte bir s çraman n da yap ld zamanlard r. Di er yandan, krize karfl s n f n örgütleri olan sendikalarda, mücadele yerine ihanetçi ve iflbirlikçilik noktas ndakilerle s n f n ç karlar do rultusunda hareket edenler aras ndaki çizginin netlefltirilmesi gerekmektedir. Çünkü ihtiyaç duyulan do ru önderlik meselesidir. Bunu yapanlarla yapmayanlar aras na mutlaka çizgi konulmal d r. Biz DDSB li iflçiler olarak yaflanan bu sürecin yans yan sonuçlar na karfl yap lmas gerekenleri s ralarsak; - flten ç karmalara karfl ifl yeri iflgalleri ve direnifllerin yap lmas için bunun bozulmas, engellenmesi gibi bir durumun da do all nda olamayaca n ifade eden Kâ t flçileri Derne i ayr ca kâ t toplaman n ceza hükmünün, yasan n hangi maddesinde bulundu unu Özdemir e flöyle sordu; Yapt m z toplama iflinin cezas varm fl. Bu ceza Yenimahalle Cumhuriyeti Anayasas n n hangi maddesinde, belirtirseniz seviniriz. Türkiye Cumhuriyeti yasalar nda biz böyle bir cezaya rastlamad k. Yine dernek üyeleri arkadafllar n n (Ali Tepedelen) b çak ve baltayla zab ta ekiplerinin üzerine yürüdü ü iddias n n da yalan oldu unu söyleyerek, ortada ne b çak ne de balta bulundu unu belirttiler. Yoksulluk, horlanm fll k ve dayak Zab ta sald r lar yla gündeme gelen at k kâ t iflçileri, ço unlukla iflsizli in yo un olarak yafland k rsal bölgelerden göç ederek gelen, yaflam standartlar düflük insanlardan oluflmaktad r. Geldikleri semtlerde befl ya da daha fazla kifliyle bekâr evi denilen ço unlukla gecekondu, çad r veya baraka tipi sa l ks z yerlerde bar nmaktad rlar. Baflka hiçbir alanda istihdam edilmedikleri için bu ifli yapmak zorunda kald klar - n söyleyen kâ t iflçileri bu ifli yapmaktan çekinmediklerini ancak güçlerine giden fleyin, insanlar taraf ndan horlanmak, hakarete u ramak ve zab ta tehdidi ve de sald r s oldu unu söylüyorlar. Normal iflçi statüsüne kavuflmak isteyen kâ t iflçileri, kendilerine fabrikadaki bir iflçi gibi muamele edilmesi gerekti ini de belirtiyorlar. (Ankara) - Toplu ifl sözleflmelerinde mevcut haklardan hiçbir ödün vermemek ve her sald r ya direnifl ve grev olarak örgütlemek, - Yap lan zamlara karfl ortak mücadele ve eylemler örgütlemek, - Emekçileri krizin sonuçlar n n kabul edilmemesi için mücadeleye ça rmak ve sistemin teflhirini yapmak. Sonuç olarak; yukar daki tablonun bizim için bir avantaja dönüflmesi için sürece müdahale etmek gerekmektedir. Bu süreç ayn zamanda kendimizi yenilemenin, de ifltirmenin ve yeni kadrolar n yarat lmas n n süreci olmal d r. DDSB liler olarak tekrar tart flmaya aç lan program - m z ve yay nlanan bültenimizle sürece yüklenelim. Kendi gündemimizi s n f n gündemi ile birlefltirerek ele al rsak baflar l olabiliriz. Yazaca m z her yaz da, da t lacak her bültenimizde sürecin özgünlüklerini ele almal y z. Metal iflçilerinden eylem Birleflik Metal- fl sendikas n n örgütlü oldu u ifl yerlerinde yürüyüfl ve bas n aç klamas gibi çeflitli eylemlerle metal ifl sektörünün patronlar protesto edilerek, iflçiler direnifle ça r l yor. 3 Kas m günü sendika, Bursa n n Orhangazi ilçesinde bulunan Afl l Çelik Fabrikas iflçileri ile birlikte Cumhuriyet Meydan nda toplanarak, patronun sözleflme ile ilgili uzlaflmaz tutumunu protesto etti. Eylemde konuflan Birleflik Metal-ifl Genel Sekreteri Selçuk Göktafl, Patronlar krizi bahane ederek kazan lm fl haklar m zdan geri ad m atmam z beklemesinler. Krizi biz yaratmad k cezas n da biz çekmeyece iz dedi. Eyleme Petrol- fl Sendikas Bursa fiubesi ve üyeleri de destek verdi. (Bursa) Menderes Tekstil de direnifl sonuçlan yor Sendikaya üye olmak isteyen Denizli Menderes Tekstil iflçilerinin iflten ç kart lmak istenmesi üzerine direnifl bafllam fl ve direniflin 77. gününde iflçilerin azmi ve kararl l patrona geri ad m att rm flt. flçilerin örgütlenmifl olduklar TEKS F Sendikas ve ETUF (Avrupa Tekstil, Haz r Giyim ve Deri Sendikas Federasyonu) ile görüflme yapan patron Ali Atlamaz önümüzdeki hafta bafl na kadar somut bir yan t verecek. (H. Merkezi) H rs z patrona polis deste i stanbul-yenibosna da kurulu bulunan Key Tekstil fabrikas n n patronu Mustafa Kutay, iflçilerin maafllar n ödemeyerek iflten ç - kard. Bunun üzerine iflçiler Kutay mahkemeye vererek YTL karfl l nda fabrika mallar na haciz karar ald rd lar. Ancak Key Tekstil patronu mahkeme karar n hiçe sayarak, mallar n yeni açm fl oldu u fabrikaya tafl yarak, çalmaya kalk flt. H rs zl s ras nda iflçilere yakalanan Kutay yine polis korudu. Fabrikan n önünü kapatarak kamyonlar n ç kmas na izin vermeyen iflçilere polis biber gaz ile sald rd. Hamile bir kad n iflçiyi yaralayan polisler, iflçilerin hepsini döverek patronu korumaya çal flt lar. Fabrika mallar n vermeyen iflçiler, 4 ayl k maafllar n alamad klar n, bask alt nda çal flt klar n, mahkemeyi kazanmalar na ra men patronun h rs zl k yap p mallar çald n buna polislerin de yard m etti ini söylediler. (H. Merkezi)

5 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 5 flçi/köylü haber Emekçilerden Gökçek e uyar KESK Ankara fiubeler Platformu ve baz demokratik kitle örgütleri yap lan do algaz, ulafl m zamlar ve küresel krizin faturas n n emekçi halka ödetilmesini protesto etmek amac yla tarihinde bir eylem gerçeklefltirdi. Saat da E itim-sen 1 Nolu fiube önünde toplanan kitle, Büyükflehir Belediyesi önüne giderek bir bas n aç klamas yapmak istedi. Polisin barikat kurarak kitleyi yürütmek istememesinin üzerine kitle kararl bir durufl sergileyerek barikat n aç lmas n sa lad. Yoksullu un, yolsuzlu- un, krizin faturas n emekçiler ödemeyecek! pankart ve çeflitli dövizlerle yürüyüfle geçildi ve Belediye önünde bas n aç klamas okundu. Yap lan aç klamada Sermaye, küresel finansal kriz bahanesi ile faturay yine emekçi halka ç karmaya çal - fl yor. AKP hükümeti, zamlar otomati e ba lad ve elektri e % 60, do algaz a % 80 zam yapt. Sözlerini de tutmad gibi emekçi düflmanl n defalarca tescilledi. Hükümet plans z enerji politikas ve yapt % 22.5 son do- algaz zamm ile halka, so uktan ölmeyi önermektedir denildi. (Ankara) Sürgünler son bulsun! SES üyeleri, Genel Baflkanlar Bedriye Yorgun a memuriyetten men cezas verilmesi ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Meryem Özsö üt hakk nda da memuriyetten men talebiyle soruflturma yürütülmesine, 7 Kas m günü Sa l k Bakanl önünde bir bas n aç klamas yaparak tepkilerini dile getirdi. Aç klamay Genel Sekreter Kemal Y lmaz okudu. Üyelerinin Sa l k Bakanl taraf ndan sürekli ceza, sürgün ve tutuklamalarla engellenmeye çal fl ld n belirten Y lmaz, bu yöntemlerle sonuç alamayan Sa l k Bakanl n n son olarak iflten atma yoluna baflvurdu unu dile getirdi. Y lmaz, Bedriye Yorgun un rahats zl nedeniyle ald raporlarla ilgili Ankara Numune Hastanesi nde yap lan incelemede, raporun usul ve fenne uygun bulundu unu, ancak bakanl k müfettifllerinin ayn rapora usul ve fenne uygun olmad yönünde karar k ld n aktard. Ayn raporlara dair iki z t karar bulundu una dikkat çeken Y lmaz, Yüksek Disiplin Kurulu nun toplant tarihinden 2 ay sonra hukuksuz bir flekilde Yorgun u iflten att n bildirdi. Meryem Özsö üt hakk nda da benzer bir flekilde memuriyetten men talebiyle dava aç ld n kaydeden Y lmaz, Özsö üt ün bir bas n aç klamas - na kat ld için cezaland r lmas n elefltirdi. Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi nde yaflanan bebek ölümlerinin ortaya ç kart lmas ve AKP nin kadrolaflmas na hizmet eden yöneticilerin atamalar n n iptal ettirilmesinde oynad rol nedeniyle SES e yönelik bask lar n artt n vurgulayan Y lmaz, cezalar n kendilerini mücadeleden al koyamayaca n söyledi. Sürgün ve iflten atmalar mücadelemizi engelleyemez yaz l pankart n aç ld eylemde Bask yla y lmay z, sürgünle durmay z, Bask lar dursun, sürgünler son bulsun sloganlar at ld. Aç klaman n sonunda yap lan 10 dakikal k oturma eyleminin ard ndan aç klama son buldu. (Ankara) Tarlada ucuz, markette pahal Dünyay sarsan krizden en fazla etkilenen, yükünü çeken yine üretici köylüler, iflçiler, emekçiler olacak. DDSB e itim çal flmas Kocaeli de, Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyetini sürdüren Tezcan Galvaniz firmas, sendikaya üye olduklar gerekçesiyle 43 iflçinin ifline son verme karar ald. Tezcan Galvaniz patronu, iflten ç - karma gerekçesini, üretimde daralma ve ifl durgunlu u olarak gösterdi ve iflçi ç karma karar n 17 Kas m tarihinde hayata geçirmek üzere, Bölge Çal flma Müdürlü ü ne de resmi baflvuruda bulundu. Mart ay ndan beri Tezcan Galvaniz de sendikalaflma faaliyeti yürüten, son olarak da geçti imiz Pazartesi günü kesin yetki için Bölge Çal flma Müdürlü ü ne baflvuruda bulunan Birleflik Metal- fl Sendikas Kocaeli fiubesi ise, iflçi ç kartma karar n Aslanbey Organize Sanayi Bölgesi ndeki fabrika önünde bas n aç klamas yaparak protesto etti. Tez. Koop- fl Sendika Genel E itim Dan flman ve Yazar Volkan Yarafl r 8 Kas m günü Kad köy Belediyesi yemekhane salonunda Kapitalizmin ekonomik krizini, krizin jeopolitik yans malar n, iflçi emekçilere etkisini ve buna karfl neler yap lmas gerekti ini konu alan bir sunum gerçeklefltirdi. Krizin, kapitalist sistemin yap sal sorunu oldu unu, egemenlerin co rafyam zda kriz yok, bize u ramaz söylemlerinin ne kadar sahtekarca oldu unu, emperyalizm ile ülke içinde iflbirlikçilerinin iliflkilerini somut olarak gözler önüne seren Yarafl r; krizin sadece emperyalist ülkelerde veya büyük bankalarda gerçekleflti i ve krizi Türkiye nin en az kay pla atlataca yalanlar na karfl esas nda en fazla etkisinin bizim gibi sömürge, yar -sömürge ülkelerde çok daha y k c olaca n belirtti. Yine yaflanan kriz sürecinin daha da yo unlaflarak emperyalistler aras çeliflkinin daha fazla derinleflmesine yol açaca na, önümüzdeki süreçte emperyalistler aras dalafl n flçi k y m yay l yor D SK e ba l Genel- fl Sendikas üyesi Çankaya Belediyesi iflçileri, geçen y ldan kalan ikramiyelerini alamad klar gerekçesiyle Bileflik Metal- fl taraf ndan yap - lan aç klamada, patrona, ifl bar fl ve ifl huzurunu tesis etme ça r s yap larak, patron sözleflme masas na oturmaya davet edildi. Fabrika güvenli i, iflçilerin bas n aç klamas s ras nda, bas n aç klamas yapmak isteyen sendikac lara müdahale edince, k sa süreli bir gerginlik yafland. Birleflik Metal- fl Sendikas Kocaeli fiubesi yöneticileri ve sendika üyesi iflçiler, bas n aç klamas yapmak için Tezcan Galvaniz iflçilerinin iflten ç kmas n bekledi. Mesaisi biten iflçiler de alk fllar eflli inde fabrikadan ç kararak, aç klama yapmak üzere toplanan kitlenin bulundu u yere do ru yürüyüfle geçti. Yap lan aç klamada, patronun tutumu k nanarak, iflçilere seslenildi ve sendikalaflma süreci k saca özetlenerek, gelinen süreç hakk nda iflçilere bilgi verildi. Aç klama, Sendika hakk m z Belediye Baflkanl önünde oturma eylemi yapt. Ziya Gökalp Caddesi üzerindeki Çankaya Belediye binas önünde biraraya gelen iflçiler döviz ve sloganlarla belediye baflkan Muzaffer Ery lmaz protesto etti. Genel- fl Sendikas iflyeri temsilcisi Bektafl Arslan, yapt aç klamada uzun zamand r Belediye den ekonomik haklar n alamad klar n, 2007 y l na ait ikramiyelerinin hala içeride oldu unu, 2008 y l na ait dört ikramiyelerini de alamad klar n söyledi. 7 Kas m günü tekrar soka a ç kan Belediye iflçileri saat da K z - lay dan Sakarya Caddesi ne do ru meflalelerle bir yürüyüfl gerçeklefltirerek maafllar n alamad klar n ve bor- 15 Ekim Dünya G da Günü ile yeniden gündeme gelen gelir da l - m ndaki adaletsizlik ve yoksulluk tart flmalar krizin etkilerini giderek daha fazla hissetti imiz flu günlerde yeniden k z flacak gibi görünüyor. Ziraat Mühendisleri Odas n n araflt rmalar na göre ülkemizde 20 milyon insan mutlak yoksulluk s n - r nda yaflam mücadelesi veriyor. Bu oran, resmi rakamlara göre dünyada 925 milyon düzeyinde seyrediyor. Krizle birlikte yaflanan ve artmas beklenen iflsizlik ile bu oran n daha da artaca n söylemek yanl fl olmaz. Gelir da l m ndaki eflitsizlikle birlikte MF nin talimatlar do rultusunda ç kar lan yasalarla tar msal üretim de ciddi oranda düfltü. Bunun sonucunda birçok ürün ithal edilmeye baflland. Bu durum fiyatlarda önemli bir art fl getirdi. Böylece emekçilerin g daya ulafl m da giderek zorlaflt. Krizin tüm dünyada kendini a r bir flekilde hissettirdi i bu dönemde ülkemizde de krizle birlikte üretim düflecek, iflsizlik artacakt r. Krizden en fazla etkilenen, yükünü çeken yine üretici köylüler, iflçiler, emekçiler olacakt r. Tar mda uygulanan politikalarla üretemez hale getirilen köylüler, ürünlerini maliyetini bile karfl layamayacak bir fiyata satarak ma dur olurken al flverifl yapan emekçiler de bu ürünleri fahifl fiyattan sat n al yor. Üreticiden al nan tar msal ürünler hal, pazar ve son olarak marketlerde eklenen fiyatlarla emekçilere ulafl yor. TZOB un aç klamalar na göre; yafl sebze ve meyveler de üretici al m fiyat ile market fiyat aras nda yüzde 193 oran nda zam yaflan rken bu oran kurutulmufl ürünlerde yüzde 158 e kadar ç k yor. Üretici köylülerin eme i ve al nteri üzerinden büyük bir rant n olufltu u bu alanda ürünlerin fiyatlar na gelen zamlar üreticilerden k zg nlaflaca na de indi. Yaflanan krizin tüm dünya iflçi ve emekçiler için ciddi tehditler oluflturdu una de inen Yarafl r; flu an iddialar n aksine ülkemizde çal flanlar n dövizdeki yükselmeye paralel zaten yoksullaflt - n ve krizi olanca yak c l ile yaflad n, önümüzdeki süreçte ise sermayenin, krizi bahane ederek daha da büyük kapsaml iflten ç karmalar n, iflyeri kapatmalar n n yaflanaca n, iflçi ve emekçilerin haklar na daha genifl sald r lar n yaflanaca n belirtti. Her kriz döneminin sermaye ve iflçiler aras ndaki çeliflkiyi daha fazla derinlefltirdi ine de dikkat çeken Yarafl r, objektif olarak sistemin teflhiri, devrimin propagandas ve örgütlemek için sürecin muazzam imkanlar sundu una dikkat çekti. Her sald r ya karfl en acil flekilde direnifller ve iflgaller örgütlemenin yöntemleri ve ne kadar önemli oldu unun tart fl ld sunum soru ve cevaplarla sona erdi. ( stanbul dan bir DDSB li) söke söke al r z, flveren flafl rma sabr m z tafl rma gibi sloganlar n at lmas yla sona erdi. (Kartal) Sözleflmeli köle olmayaca z! E itim-sen Bursa fiubesi ö retmen atamalar ile ilgili Sözleflmeli de il, tüm ö retmenleri kadrolu atay n fliar ile bir eylem yapt. 1 Kas m günü Bursa Büyükflehir Belediye önünde yap lan aç klamay okuyan fiube Sekreteri Betül Öztürk, AKP hükümetinin kamu hizmetleri alan n tasfiye etmeye çal flt n belirterek, ö retmenlerimizi ifl güvencesiz, düflük ücretle çal flmaya mahkum eden anlay fltan derhal vazgeçin dedi. (Bursa) Belediye iflçileri haklar n istedi ca girdiklerini belirttiler ve fl, ekmek yoksa bar fl da yok, Taflerona de- il emekçiye bütçe sloganlar n att lar. Sadaka de il eme imizin karfl l n istiyoruz diyen iflçiler, Ery lmaz n taleplerine cevap vermemesi durumunda haklar n alana kadar meflru mücadele yollar n kullanacaklar n belirttiler. Eylemin sonunda Genel- fl And içen iflçiler eyleme sloganlarla son verdiler. (Ankara) al mlara yans m yor. Böylelikle üretmeden sadece ürünü piyasaya sokan tefeci, tüccarlar büyük bir kazanç sa lam fl oluyor. Ürünün tarla ile market aras ndaki fiyat fark tefecilerin arac lar n cebine giriyor. Bunun sonucunda emekçiler tar m ürünlerini çok yüksek fiyattan al rken üretici köylüler de üretemez hale geliyor. Örne in; domatesin al m fiyat kurufl iken sat fl YTL yi buluyor. Krizle birlikte girdi fiyatlar nda önemli oranda zam bekleniyor. Üretici köylüleri önümüzdeki günlerde zor günler bekliyor. Tefeci tüccarlar kriz var bahanesi ile al m fiyatlar n düflürürken, market sat fl fiyatlar n da yükseltecek. T pk öncekilerde oldu u gibi krizden kârl ç kan yine bir avuç asalak olacak. Krizi f rsat bilenlere karfl üreticiler bu süreçte seslerini daha fazla yükseltmeli. (H. Merkezi) Otomotiv patronlar faturay emekçiye ödetmek istiyor Dünya otomotiv devlerinin, iflten ç karmalar ve ücretsiz izinlerle krizin faturas n iflçilere kesme çabalar n n benzeri, ülkemiz otomobil patronlar taraf ndan da gündeme getirilmekte gecikmedi. Krizi f rsat bilerek, sektörde daralma, iç ve d fl pazarda talep düflüflü gibi gerekçeler getiren otomotiv patronlar, iflçilere dönük iflten ç karma, ücretsiz izin vb. uygulamalar efl zamanl olarak hayata geçiriyorlar. Bu uygulamalardan nasibini alan iflyerlerinden biri de, Kocaeli de bulunan Ford Otosan. Ford Otosan, yukar da say lan gerekçelere dayanarak, üretime bir hafta ara verdi. Ford u, yine ayn bölgede faaliyet gösteren, Hyundai fabrikas izledi ve ayn günlerde 3-9 Kas m tarihleri aras nda üretime ara verilece i aç kland. zmit te faaliyet gösteren Hyundai Assan da bu kervana kat lmakta gecikmeyerek, üretime 11 gün ara verdi ini aç klad. Fabrikada 3-9 Kas m tarihleri aras nda üretime bir hafta ara verilece ini dile getiren Hyundai nin iflçileri, gerekçe olarak parça eksikli inin gösterildi ini, bunun gerçe i yans tmad n belirtiyorlar. Hyundai patronu ise, daha bu karardan birkaç gün önce bas na zmit fabrikas nda üretime ara verilmesi söz konusu de ildir yönlü aç klamalar yap yordu. Krizin faturas n n kendilerine y k lmaya çal fl ld n söyleyen Hyundai iflçileri, bas na yapt klar aç klamada tepkilerini; Zaten gerekçe krizdir denilmiyor. Bize söylenen, flanz - man eksik oldu u için üretime bir hafta ara verilece i. En son gelen bilgi, 2008 y l ndan izni olan arkadafllar n izinlerinden kesilece i, izni olmayanlar n ise borçland - r laca sözleriyle dile getiriyorlar. Durumun kendileri aç s ndan oldukça kayg verici oldu unu da belirten iflçiler Yan bafl m zda Ford da iflçiler iflten ç - kar l yor, bu hafta ücretsiz izne ç kar ld lar. Tofafl, Renault da da ayn. Kayg lanmamak mümkün de il diyorlar. Son günlerde sektörde yaflanan geliflmelerin 2001 krizinde yaflananlarla benzerlik tafl d n da söyleyen Hyundai iflçileri, 2001 krizinde fabrikada çal flan 3 iflçiden birinin iflten ç - kar ld n ve ücretsiz izinlerin 1.5 y l sürdü ünü vurguluyorlar. Son iki y la kadar birçok sosyal haklar bulundu unu da belirten iflçiler, bu haklar n tek tek gasp edildi inin, örne in bu y l n zamm n n bile henüz aç klanmad n n alt n çiziyorlar. (Kartal) Sa l k emekçileri hakk n ar yor! Sa l k emekçileri hastanelerde döner sermaye katk paylar - n n adil bir flekilde da t lmamas n protesto ederek ifl b rakt. stanbul Üniversitesi Çapa T p Fakültesi nde 31 Ekim Cuma günü saat aras nda ifl b rakan SES üyesi emekçiler, sloganlarla hastane bahçesinde topland lar. Sa l k emekçileri alk fl ve sl klarla Dönerde adalet istiyoruz, Sa l k ifli, ekip iflidir sloganlar n hayk rd. Monoblok önünde oturma eylemi yapan SES üyeleri, Rektörlü ü de protesto etti. SES Aksaray fiubesi Çapa T p Fakültesi flyeri Bafl Temsilcisi Turan Karaba ; Türkiye de üniversite hastaneleri d fl ndaki personele en az döner sermayenin ödendi i yerin stanbul Üniversitesi oldu unu dile getirdi. ( stanbul)

6 Azadi Özgür gelecek 6 Dersim de tutuklamalar 14 Temmuz 2008 günü Dersim e ba l Hozat ilçesinde Jandarmaya teslim olan Mürsel Duran adl itirafç n n verdi i ifadeler do rultusunda, Hozat a ba l köylerde yaflayan 8 kifli tutuklanarak Malatya E Tipi Hapishanesi ne gönderildi. Tutukland ktan k sa bir süre sonra beraat ettirilerek serbest b rak lan itirafç n n verdi i ifadelere dayand r larak Tunceli Cumhuriyet Savc l n n talimat ile Hozat a ba l Tackirek, Kalecik, Zankirek ve Taner Köyleri ve Pertek e ba l Dere Nahiyesine Jandarma n n yapt bask nlar sonucu 10 kifli gözalt na al nd. Köylüler 3 gün boyunca sorgulanarak foto raf tespiti yapmalar istenmifl, ard ndan Savc l k sorgulamas ndan sonra 70 yafl ndaki kad n F.G. ve k z fi.g. tutuksuz yarg lanmak üzere serbest b rak l rken, köylülerden Kemal Güler, Özgür Yeter, Ali Hadi Ay, Seyit Ali K l nç, Fevzi Varo, Zeki Varo, soyad n ö renemedi imiz Hasan Hüseyin ve ad n ö renemedi imiz bir köylü dahil 8 kifli TKP/ML- T K- KO örgütüne yard m ve yatakl k yapt klar gerekçesiyle tutuklanarak Malatya E tipi Hapishanesi ne konulmufltur. (Dersim den yerel Muhabir) DTP yöneticileri serbest b rak ls n! DTP nin 2 Kas m Pazar günü yapmak istedi i bas n aç klamas n n engellenmesinin ard ndan DTP l Baflkan Halil Aksoy, DTP Fatih lçe Baflkan Mehdi Tanr kulu ve Gaziosmanpafla lçe Baflkan Erhan Özer in tutuklanmas na tepki gösteren demokratik kitle örgütü temsilcileri, tutuklananlar n serbest b rak lmas n istedi. 6 Kas m 2008 tarihinde Kürt Halk na ve Emekçilere Yönelik Devlet Terörüne Son pankart açarak Galatasaray Meydan nda toplanan kitle, Devlet terörüne son, Biji biratiya gelen sloganlar n att. Kitle ad na aç klama yapan Ersin Sedefo lu, AKP nin bütün demokratik tepkilere ve kendilerinden olmayan her kesime karfl fliddet uygulad n dile getirdi. DTP, ESP, EHP, EMEP, SDP, SODAP, SPG ve TÖP taraf ndan örgütlenen eyleme Partizan da destek verdi. ( stanbul) Bu devlet daha çok su kald r r stanbul da demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler, Hakkari nin fiemdinli lçesi nde Umut Kitabevi ne düzenlenen bombal sald r y 3. y ldönümünde k nad. 8 Kas m Cumartesi günü, Beyo lu Tünel Meydan nda biraraya gelen DTP, EHP, SDP, ESP ve EMEP ile demokratik kitle örgütleri, Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüyüfl düzenlemek istedi. Susurluk, fiemdinli, Ergenekon kontrgerilla da t ls n pankart açan kitle ile stiklal Caddesi girifline barikat kuran polis aras nda k sa bir gerginlik yafland, bunun üzerine aç klama Tünel giriflinde yap ld. SDP stanbul l Baflkan Yaman Y ld z n okudu u aç klamada, gizli savafl örgütlerinin ülkenin kurucu ideolojisinin mimar olan ttihat Terakki ile özdefl oldu unu vurguland. Y ld z, antikomünist örgütlerin pek çok ülkede da t lm fl olmas na ra men Türkiye de 1980 sonras nda Kürt Ulusal Hareketi ne karfl konumlanarak varl n sürdürmüfltür. Kontrgerillan n kadrolu tetikçisi ve Susurluk san Ayhan Çark n n ç kt bir televizyon program nda binlerce insan n bu örgütlenmeler taraf ndan nas l öldürüldü ü ve bu infazlar n devlet gözetiminde ve emriyle yap ld pervas zca dile getirilifli nas l bir ölüm makinesi ile karfl karfl ya kal nd n n göstergesidir diye konufltu. ( stanbul) Dicle Üniversitesinde polis terörü devam ediyor 15 Ekim de Anadilde E itim Kampanyas eksenli bir okul boykotu gerçeklefltirildi. Bu boykota binlerce ö rencinin kat lmas ve kimsenin derse girmemesi hem polis nezdinde hem de rektörlük nezdinde ciddi bir rahats zl k yaratm fl olacak ki, boykot bittikten sonra yaklafl k 70 arkadafl m z gözalt na al nd. Gözalt na al nan arkadafllar m zdan 14 ü tutuklu yarg lan yor. Gözalt lar hala aral klarla devam ediyor. En son 14 arkadafl m z daha gözalt na al nd ve bu arkadafllar m z n da 5 i tutuklu yarg lan yor. Havan n böylesine gergin oldu u üniversitede Fen-Edebiyat Fakültesi nden rektörlü e do ru gerçeklefltirilen yürüyüfle yaklafl k 120 kifli kat ld. Polisin provokasyon sonuçsuz kald. Rektörlük binas önünde yap lan bas n aç klamas nda devrimcilerin talepleri maddeler halinde s raland. Kitle bas n aç klamas ndan sonra marfllarla da ld. (Amed K okurlar ) Kiminin kand r lm fl, kiminin terörist, kimininse sat n al nm fl diye etiketledi i yoksul Kürt çocuklar. En büyü ü 15 yafl nda onlarca çocuk barikatlarda ön saflarda, dillerinde do duklar nda ninni diye duyduklar ilk ezgi olan sloganlar. Ellerindeyse limonla kar fl k kald r m tafllar. Sonu gelmeyen biber gazlar ve panzerlere karfl korunmaya çal flt klar tek silahlar yani. flte son birkaç haftad r yeniden gündemde, gelece ine göz dikilen geleceksiz çocuklar. Hükümetin, ordunun ve onlar n ortak dili medyan n da yol göstericili inde kalem yerine tafllara sar lan bu çocuklar nas l kurtulur? sorusu cevaplanmaya çal fl l yor. Sözde, cevaplanmaya çal fl lan sorulara göz att m zda yürütülen tart flmalar n hedefi de kendili inden ortaya ç k yor. Anne bak, kral ç plak! Mikrofon uzatt klar çocuklar kendi dillerince cevaplam fllard oysa tüm sorular. Dinleselerdi A abeyim liseyi bitirdi. fiimdi oto tamircisinin yan nda çal fl yor. Ben okudum da ne oldum diyor, Anam bana oku da adam ol diyor. Ama ben okusam bile para kazanamayaca m biliyorum. Bizim orada okuyanlar var, ama onlar da iflsiz Devlet buraya hiçbir fley yapm yor. Çünkü biz Kürdüz cümlelerinde netlik kazanan e itim sistemine bakmak gerekti ini anlayacaklard. Küçücük gözlerinde par ldayan öfke ve kin duygusu nereden kaynaklan yordu? Dinleselerdi; Ablam flimdi hapiste. Kötü biri de il, neden hapiste bilmiyorum. Daha önce de tafl att m. Bir defas nda beni yakalad lar, çok dövdüler. Anama, bac ma küfrettiler. Ben onlara Amed K okurlar olarak A. Öcalan a yönelik iflkence sonras yap lan eylemlerde görüfltü ümüz DTP li milletvekilleri Emine Ayna ve Sabahat Tuncel ile k sa bir söylefli yapt k. - A. Öcalan a yap lan fiziki sald - r larla ilgili düflünceleriniz nelerdir? Emine Ayna: A. Öcalan a yönelik her söz ve davran fl n Kürtlere yaklafl mla ilgili oldu unu düflünüyoruz. Yani bu sald r Kürtlere yap lm flt r. Öcalan a konuflamazs n! diyorlarsa, Kürtlere konuflamazs n z demek istiyorlard r. - Halk n tepkisini göstermesini devlet, DTP nin provoke edifli olarak lanse ediyor. DTP nin kapat lmas davas da gündemde. Bunlarla ilgili görüflleriniz nelerdir? - DTP, halk ne zaman, hangi fliddet eylemine ça rd? Bu ülkenin Baflbakan de il midir kad n da olsa, çocuk da olsa vurun! diyen? DTP ye yap lanlar, onlar n kendi çözümsüzlüklerinde srar etmesinin göstergesidir. Bu, kendi fliddetlerini gizleme politikas d r. niye ac yay m?, A abeyim stanbul da üniversitede okuyordu. Da a gitti. TC öldürdü onu. fiimdi ben bir tamircinin yan nda çal fl yorum ama az para veriyorlar ve sürekli dövüyorlar. Orada çal flmak istemiyorum ama babam iflsiz. Ad m yazmay n yoksa beni de abim gibi öldürürler cümlelerinden tafl d klar kinin nedenini anlarlard. Onlar çocuk yafllarda militanlaflt - ran nedenlerin uza ndan bak p fleker de yiyebilsinler diyerek görünüflte insani bir duyarl l k üzerinden yürütülüyor kimi tart flmalar. lgisiz anne babalar n do urup soka a sald, do ru düzgün beslemedikleri, gelece ini düflünmedikleri ama söz konusu devlet düflmanl oldu u zaman önlere sürdükleri bu çocuklar ne Baflbakan ne de onun idari yöneticileri art k görmezden gelemiyor. Tart flmalar n görmeleri gereken yan ndan ç kard klar, sevgisiz büyümüfl çocuklar n ve ailelerinin yapt r m gücü yüksek cezalarla slah edilmesi sonucu oldu. 3-5 kurufl harçl k verilip kand r lan, eline sigara tutuflturulan çocuklar n ailelerine gözda verilmeli, para cezas kesilmeli, sosyal yard mlar kesilmeli diye buyurdu Adana Valisi lhan At fl. - AKP nin özellikle Kürt nüfusunun yo unlukta oldu u illere yo unlaflma politikas n nas l de erlendiriyorsunuz? - Bir siyasi parti elbette ki çeflitli illeri almak ister, her parti için bu geçerlidir. DTP de muhakkak ki belediye say s n yükseltmeye çal flacakt r. AKP nin yapt ysa DTP nin elindeki belediyeleri almaya yönelik giriflimdir. Burada dikkat çekici olan AKP nin DTP ye savafl açma stratejisidir. - Bir Kürt kad n olarak yaflad - n z s k nt lar ve sorunlar nelerdir? - Kürt kad n olarak en büyük s k nt m z, Meclis teki Türk kad n milletvekillerinin ayd n; Kürt kad n milletvekillerinin cahil oldu una yönelik yaklafl mlar d r. Ülkemizde kad na karfl geliflen ikinci s n f vatandafl durumu var. Ancak Kürt kad n na yönelik yaklafl mlar daha farkl d r. Meclis e ilk girdi imizde ete imizle u rafl yorlard. Kürt kad n giyinemez, konuflamaz, düflüncelerini ifade edemez fleklinde yaklafl mlar vard. DTP bir misyon partisidir - A. Öcalan a yap lan sald r yla Açl kla terbiye Hakaretlerin ve silahlar n, hiçbir kayg s /korkusu bulunmayan çocuklar üzerinde hükümsüz kald Diyarbak r da, Van da, Hakkâri de ortaya ç kanlar üzerinden yeniden ambargo uygulanmas gerekti ini düflündürtüyordu devlet erkân na ister istemez. Amaç devletin bekas ise onu taflla/molotofla y kmak isteyenler hadlerini bilmeliydi ve açl kla terbiye edilmeli/hizaya gelmeliydi. Devletin erza ndan beslenmemeli, kömüründen s nmamal, yeflil kart ndan tedavi olmamal yd. Bu hizmet ler yaln zca biat etmifl, devletin birlik ve bütünlü ünün bozulmamas için pompal tüfeklerle soka a f rlayan, Ne mutlu Türk üm diyene slogan etraf nda kendinden geçenlerin hakk yd. Adanal meslektafl n n kendi fikrini paylaflt bas n ordusundan haberi alan Mersin Valisi de a z salyal yapt aç klamalarla önerilen uygulamalar destekleyece ini bildirdi tüm bunlar n üstüne. Hatta iflkenceli gözalt lar ndan sonra tutukland nda sevgiyle ilgilenilen 325 çocuk hakk nda soruflturma bafllat larak YTL aras para cezas da verildi. ilgili düflünceleriniz nelerdir? Sabahat Tuncel: Öcalan, Kürt halk üzerinde önem arz eden biridir. 3.5 milyon insan n siyasi irademdir dedi i birisine böyle bir sald r n n gerçekleflmifl olmas, tepkilerin de artmas na neden oldu. AKP hükümeti de soruna ciddiyetsiz yaklafl nca, fiziki sald r ya, inkâra gidince Kürt halk n n tepkileri boyutland. - DTP nin kapat lmas davas da gündemde. Bununla ilgili görüflleriniz nelerdir? - Kürt sorunu devletin adland rd gibi bir terör sorunu de il, halk n kendini özgürce ifade edememe sorunudur. DTP ye yönelik kapatma davas vard r. Bize PKK yi terörist olarak ifade edin, kapatmayal m! deniyor. Halk m za sordu umuzda ise PKK halkt r, halk burada! demektedir. Yani PKK, Kürt sorununda bir anahtar rolü oynuyor, DTP ise bir misyon partisidir. Baflbakan Amed e geldi inde neredeyse % 100 kepenkler Bu atefl sizi de yakar! Kürt halk na dönük, imha-inkâr sald r lar olanca h z yla sürerken, kapat ld. Demek ki AKP nin politikalar iyi politikalar de ildir. Savaflta, ölümde srar eden politikalar var. DTP ise her zaman demokratik hakk n kullanan halk n n yan nda olacakt r. - A. Öcalan a yap lan fiziki sald - r larla ilgili düflünceleriniz nelerdir? Ahmet (Halktan): Kürt halk n bir s navdan geçiriyorlar. Diyorlar ki; acaba A. Öcalan öldürürsek tav rlar ne olacak? Kürt halk demokratik çözümden yanad r ve bu yönlü taleplerimizi de sürekli dile getirece iz. Bunun en güzel örne i de bizim buradaki duruflumuzdur. - Devletin bölgedeki son sald r - lar hakk nda ne düflünüyorsunuz? - Baflbakan serh ldan döneminde, kad n da olsa, çocuk da olsa gere i yap lacakt r! diyordu. Bir baflbakan, askerine kendi halk n öldürmesini nas l söyleyebilir? Bugün Van, Diyarbak r baflbakana, bu bölgeye gelmeyin diyorsa gelmesin, halk provoke ediyor. Kürt halk da giderek pervas zlaflan bu sald r lar serh ldanlarla yan tlamaya devam ediyor. Özelde DTP genelde ise Kürt halk üzerindeki yo un bask ve sald r lar, 9 Kas m Pazar günü, DTP Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla ve Samandra ilçe ve belde örgütleri taraf ndan yap lan bir eylemle protesto edildi. Saat da DTP Kartal ilçe binas önünde toplanan ve buradan Kartal Meydan na yürümek isteyen DTP liler, panzerler, akrepler ve çok say da araç-gereçle çevreyi kuflatm fl olan kolluk güçlerinin engellemesiyle karfl laflt. Polisle yap lan görüflmeler sonucunda, slogan atmadan ve de pankart, döviz açmadan yürüme yönünde anlaflma yap lmas üzerine, ilçe binas önünden yürüyüfle geçen DTP kitlesi, Kartal çay bahçelerine gelindi inde alk fl ve sloganlarla yürüyüflü devam ettirdi. Çay bahçelerinde bulunan kitlenin büyük bölümünün de alk fllarla destek verdi i yürüyüfl kortejine, polis tekrar müdahale etmeye çal flt. Meydana gelindi inde, üzerinde Kas m 2008 Yükseliyor çocuklar n ç l klar ; Bizim sabr m z da son deminde! DTP nin 1-2 Kas m tarihlerinde örgütledi i ve Kürt sorununa demokratik çözüm talebiyle gerçeklefltirdi i iki günlük oturma eylemine DTP milletvekilleri, Amed DTP il meclisi, belediye baflkanlar, sendikalar, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, YDGM ve MKM li birçok sanatç kat ld. Eyleme kat l m sadece Amed le s - n rl kalmad. Mardin, Siirt, fi rnak, batman, Urfa ve daha pek çok ilde eylemlere kat l m oldu. Cumartesi günü saat 10:00 da Bat - kent Meydan nda bafllay p pazartesi saat 10:00 a kadar devam eden eylem, ayn zamanda Türkiye nin en uzun süren oturma eylemi olma özelli i tafl makta. Eylemin genel olarak sakin geçmesine ra men, k sa süreli gerginlikler DTP lilerin araya girmesiyle son buldu. Eylem bafl ndan sonuna kadar çok coflkulu Yeflil kart n z sizin olsun! Baflta Baflbakan, Cumhurbaflkan, çiflleri Bakanl, Adalet Bakanl vd. hükümet sözcüsü ve temsilcileri gösterilen tepkiler karfl s nda valisini yaln z b rakarak AKP nin böyle bir uygulamas olamayaca n /kabul edemeyeceklerini söylemek zorunda kald. Özgürlük mücadelesidir verdi imiz, onurumuzdan/de erlerimizden taviz vermemiz isteniyorsa e er gerekirse yeflil kartlar kendimiz yakar z diyerek kendi ç karlar için verilen kömürü ve g da yard mlar n istemediklerini hayk rd yüzlerce insan. Onurlu ve adil yaflam hakk n savunmaktan vazgeçmeyeceklerini de. Oysa çözmeye çal flt klar Kürt sorununda gösterdikleri çaba lar da. Tanklar n, bombalar n yetmedi i yerde açl a mahkûm edilmek istenen Kürt ulusunun isyan etmek d fl nda de ifltirilmesi mümkün olmayan kendi gerçekliklerini bu yafllarda görmelerinden çekinilen çocuklar n yar na dair neler düflündükleri herkesin malumu. Karakollarda gözünü ç kart rken, sokakta kolunu k rarken, ailesine ac mas zca iflkence yaparken, zafer iflaretine duran parmaklar ezilirken seyretmeyi seven Baflbakan n, benim yavrular m diyerek sahte sevgi gösterilerinde bulundu u o çocuklar n, sistemin her türlü sömürüyü do uran çarklar ndan yar na dair umutlar n büyütecek bir beklentileri yok. Ne eflit-bilimsel-anadilde e itim alabiliyor ne de kar nlar n doyurmak için ifl bulabiliyorlar. Bu nedenle bölgeyi etkileyen ve direkt yap lan bütün sald r lar n onlar n çocukluklar na ve hayallerine yap ld n do duklar gün ö renmek zorunda kal - yor birço u. Anneleriyle birlikte vurulmas reva görülen çocuklar n molotoflarla tutuflturduklar yang n n anlam da burada ifadesini buluyor. Tüm kap lar n yüzlerine kapat ld, geleceksizlefltirilmelerinin önünün h zla aç ld bir dönemde yeniden yükseliyor ç l klar. Bizim sabr - m z da son deminde. geçti. Atefller yak ld ve halaylara çekildi. Sabaha kadar durum böyle idi. Yak lan atefller bafl nda aralar nda milletvekillerinin de bulundu u genifl sohbetler kuruldu. So u a inat voltalar at ld. Gençler uyuyanlar esprili bir dille uyuyan eylemci istemiyoruz fleklinde slogan atarak uyand rd. Herkesin coflkusu gecenin serinli ini Unuttunuz galiba, hat rlatal m dedik; Buras Amed! s t yordu. Köyleri boflalt lan analar ateflin bafl nda yaflad klar n anlat yordu gençlere. 7 yafl nda çocuklarda vard 70 yafl nda amcalar ya da analar. Herkes birbirinden güç al yordu adeta. Yedi yafl nda birinci s n fa giden bir k z çocu unun söyledikleri yaflananlar ve mücadeleyi o kadar saf bir dille ve o kadar net bir flekilde anlat yordu ki adeta hayranl k uyand r yordu: Gerilla olmasa biz de yok oluruz, gerilla bizim her fleyimiz! (Amed K okurlar ) PKK Kürt sorununda bir anahtar rolü oynuyor - Devletin bölgede geliflen olaylarla ilgili tutumu de iflmezse sizce Kürt halk n n tutumu nas l geliflecek? - Bask, bask y getirir. Bu halk ezilmeyi istemiyor. Halk ayaktad r. Amerika n n Irak halk na yapt gibi devlet de Kürt halk n sindirmek, öldürmek istiyorsa bunu baflaramayacakt r, taviz vermeyece iz. Ya gelip halkla bar flacak bu kan durduracak ya da tepkilerimiz daha da sertleflecektir. (Amed K okurlar ) Bu atefl sizi de yakar!, Siyasetin yolu kapan rsa da n yolu aç - l r gibi sloganlar n yer ald dövizler aç ld ve bir bas n aç klamas yap ld. Tüm bu sald r lar n, en son il ve ilçe baflkanlar n n tutuklanmas n n nefretle k nand belirtilen ve de s k s k Bask lar bizi y ld ramaz!, Yaflas n halklar n kardeflli i! gibi sloganlar n at ld aç klaman n sonunda, son yaflanan kayg verici olaylara karfl, halklar n eflit ve özgür birlikteli- inden yana olan, tüm kurum, yap ve kesimlerin sesini yükselterek, karfl durmalar gerekti ini belirtiyoruz denildi. Eylem, alk fl ve sloganlarla sona erdi. (Kartal)

7 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 7 Özgür gelecek yorum Ali Gülmez e sürgün sevk iflkencesi! 30 Ekim Perflembe günü bir bas n aç klamas düzenleyen HD stanbul fiubesi Cezaevi Komisyonu, Sincan F Tipi Hapishanesi nden K r kkale Hapishanesi ne sevk edilen ve sevk s - ras nda iflkenceye maruz kalan Ali Gülmez in yaflad klar n kamuoyuna duyurdu. Konuya iliflkin aç klama yapan Cezaevi Komisyonu üyesi Selin Y ld r m, Ali Gülmez cezaevi giriflinde onur k r c bir flekilde ç r lç plak soyularak üst aramas na maruz kalm flt r. Daha sonra kollar geriden bükülmek suretiyle yerlerde sürüklenmifl, ayr ca saç ve sakallar yolunmufltur. Hücreye götürülmelerinin ard ndan kiflisel eflyalar na el konularak ayakkab lar n ç kartmad gerekçesiyle verilmemifltir. 4 gün boyunca idare taraf ndan yemek verilmemifltir. nfaz koruma memurlar n n karakolu olarak bilinen yerin yan ndaki hücreye konulmufltur. Havaland rmas ve hücresinin büyük bir bölümü kamerayla izlenmekte ve özel hayat denetlenmektedir dedi. Gülmez in ailesinin de haz r bulundu- u aç klamada, teyzesi Sevim Kalman yaflananlar anlatt. Kendilerinin de psikolojik iflkenceye maruz b rak ld n vurgulayan Kalman, ye eninin sol kolunu kullanamad n, sa kolunun görece daha iyi oldu unu ve doktor taraf ndan rapor verilmedi ini, ilaç olarak da sadece bir Bengay ve bir a r kesici verilerek geçifltirildi- ini belirtti. ( stanbul) Erzurum da ayakkab sorunu Erzurum H Tipi Hapishanesi nden gazetemize mektup yazan Tutsak Partizanlar ayakkab aramas sorunu yaflad klar n ifade ederek srarla ayakkab lar m z ç - karmam z, aksi halde arama yapt rmam fl muamelesi görece imizi iddia ediyorlar. D flar ya ç k fllarda, avukat görüfllerine gidifllerde ayakkab lar hücrede b rak yoruz. Bu sayede arama yapt rmam fl muamelesi görmekten kurtuluyoruz. Ancak o zaman da aya n kald r denilerek sorun yaratmaya bafllad lar dediler. (H. Merkezi) Devlet terörü sürüyor... ÇHD stanbul fiubesi, Ekim tarihlerinde Gebze M tipi Kapal Hapishanesi nde PKK davas ndan tutuklu kad nlara yönelik, idare iflbirli iyle gerçeklefltirilen sald r lar protesto etti. Sultanahmet Adliyesi ne suç duyurusunda bulunan ÇHD li avukatlar, ayr ca haz rlad klar bir raporu da Adalet Bakanl na göndereceklerini duyurdular. Sald - r ya u rayan PKK tutsaklar n n ailelerinin ve avukatlar n n kendilerine baflvurdu unu belirten ÇHD liler, bas n aç klamas yla bu durumu protesto ettiklerini belirterek suç duyurusunda bulundular. ( stanbul) Kurumlardan ortak eylem ÇHD, HD ve T HV zmir fiubeleri, insan haklar alan nda ve özel olarak hapisheneler konusunda 30 Ekim 2008 tarihinde HD fiube Binas nda ortak bir bas n toplant s düzenledi. ÇHD Genel Merkez Yöneticisi Av. Bahattin Özdemir, HD zmir fiube Baflkan Ahmet Alagöz ve T HV zmir Temsilcisi Coflkun Üsterci nin kat ld toplant da kurumlar ad na haz rlanan ortak metni ÇHD zmir fiubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Üçp nar okudu. nsanlar n güvenli ini sa lamakla yükümlü olan kolluk kuvvetlerinin yurttafllara uygulad fliddetin kayg verici boyutlara ulaflt n belirten Üçp nar, her geçen gün polis kurflunuyla veya hapishanede, karakolda u rad iflkence sonucu bir yurttafl n ölüm haberi al nd na dikkat çekti. Kamuoyu denetiminden uzak hapishanelerde ise yaflanan fliddetin her zamankinden eksik olmad n ifade eden Üçp - nar, hapishanelere yaflanan hak ihlallerinin ço u zaman gözden kaç r ld n, ancak tutsaklar n yapt toplu eylemlerle kamuoyunun haberdar olabildi ini söyledi. ( zmir) Ya Engin hayatta olsayd? Ülkemizin duyarl insanlar n birço u art k onun ad n biliyor. Hatta flöyle bir haber bültenlerini ya da gazeteleri kar flt ranlar bile biliyorlar ad n ; Engin Çeber Onu öldürdüler ve sonra özür dilediler. Daha sonra? Daha sonras muhtemelen biraz delil yetersizli i, biraz zaman afl m, olmad afl r güç kullanma, en iyi tahminle birkaç günah keçisi Bekleyip de il, elbette beklemeyip yine de görece iz, göreceksiniz! Peki, ya Engin hayatta olsayd? Gördü ü iflkenceler sonucu sadece bitkin düflse ve akl nda bir sonraki iflkence seans oldu u halde onursuz uygulamalara tak nd tav rla gururlu yaflasayd Ne olurdu? Onu katleden zihniyetin bir ülke yönetti inin fark nda olanlar için belki de en önemli sorulardan biri budur. Ve yan t asl nda gayet aç kt r. Yine de düflünün; ad na tredman denilen ve baflta tecrit olmak üzere her yol ve yöntemle boyun e en, düflünmeyen bireyler yaratma projesinin bir ad - m na tav r tak nm fl, ayakta ve haz - Polisin dur ihtar na uymad gerekçesiyle insanlar katletti i haberleriyle giriyoruz her yeni bafllayan haftaya. H z yapt, ruhsats z silah tafl d, polise mukavemet etti i, kimlik göstermedi i gibi iddialarla polisin silah ndan ç kan kurflunlar insanlar n hayat na mal oluyor y l nda ç kart lan Polis Vazifesi Salahiyetleri Kanunu nun yürürlü e girmesiyle art fla geçen bu yarg s z infazlar polisin elinin pas n siliyor. Dün karakollara kapat lan iflkence ve infazlar bugün sokak ortas nda çekincesizce yap l yor. Sokak ortas nda insanlar katleden kurflunlayan polislerin hiçbiri flu ana kadar ciddi bir fleklide yarg lanmad bile. Bu durum bile tek bafl na polisin arkas nda kimin oldu una iflaret ediyor. Ebu Garib e özendiler Ö renim gördü ü Sar gazi Mehmetçik Lisesi nden al narak Sar gazi Jandarma Karakolu na götürülen 15 yafl ndaki O.B adl lise ö rencisi de gözalt na al nd nda Ebu Garib hapishanesinde tutsaklara yap lan onursuzluklardan birini yaflamak zorunda kalacakt bu aç klamadan yaklafl k 15 gün sonra. Ailesine geç haber verilen O.B kafas na defalarca poflet geçirildikten sonra havas z b - K r klar 1 No lu F Tipinde devrimci tutsaklara yönelik insanl k d fl sald r zmir de Al nteri, DHP, DTP, ESP, HD, SDP, Partizan ve rolda say m vermeyi kabul etmemiflsiniz. Karfl l nda ise her say mda iflkence ile y ld r lmaya çal fl l yorsunuz. Ne yapard n z? Alternatifler belli; sabah say - m nda size iflkence yapmaya gelenlere bir dilekçe verip, bunu savc l a götürmelerini umabilirsiniz! Ancak dilekçeyi y rt p atsalar bunu kan tlayamazs n z, hatta daha uyan k davran p zarars z dilekçeleri savc l a gönderip sizinkini y rtsalar, itiraz etti inizde herkesin dilekçesi gidiyor, seninki niye gitmesin? yan t n al rs n z. Her sabah sizi döven iflkenceciler veya bu olaydan haberdar olmamas imkans z olan ama sesi ç kmayan di er personel savc l a dilekçenizi ulaflt rs n. Ya da y llara varan ziyaret yasa n z yoksa üzülmelerini umursamadan ailelerinize söyleyin bunu. Ya da yan n za birini dikerek savunma hakk n z engellemiyorlarsa avukat n za söyleyin. Öyle veya böyle her yol savc l a ç kar. Savc n n ise yapaca bellidir. Adet yerini bulsun diyerek bir doktor raporu ister, t pk Engin olay nda rak larak saatlerce dayak yiyecekti. Psikolojisi bozulan O.B. flimdi Kartal Maltepe Hapishanesi nde tutuklu. Gece saatlerinde taksiyle Kurtulufl taki evlerine giderken yolu kapatan çöp kamyonunu uzaklaflt rmas için polise ricada bulunan Mehmet Arafl ailesi ile birlikte öldüresiye dövüldü. Küçük bir ricada bulunduklar için polisten öldüresiye fliddet gören çocuklar n psikolojisi alt üst oldu u için okula dahi gidemiyorlar. 7 Kas m günü ise akflam saatlerinde Eminönü Gedikpafla daki Gül flhan önünde oturan 30 yafl ndaki Cengiz Sezgin ve arkadafllar n n yan na; sakall, sivil giysili ve kendini polis olarak tan tan bir kifli gelip kimliklerini sordu. Hurdac l k yapan Sezgin, polisten kimli- ini göstermesini istedi. Polis, cebinden ç kard biber gaz n Sezgin e s kt ve üç el atefl ederek sa dizinden vurdu. Sezgin in baca ndaki kurflun ç kar ld. Ancak sakat kalma ihtimali yüksek olan Sezgin hakk nda Polise mukavemet ve b çakla sald rmaktan ifllem yap ld. nsan öldürmek serbest konuflmak yasak! Kas m 2007 de Avc lar da bir parkta oturan 26 yafl ndaki Feyzullah Ete sivil polis ekibinden bir polisin gö süne att tekme sonucu ölmüfltü. Ölümünün ard ndan aç lan davan n tek san Ali Mutlu adl polisin tutukluluk hali fazla uzun sürmedi. Ancak Feyzullah Ete nin abisi Adil Ete, mahkeme salonunun d fl nda, koridordayken tahliye karar na sinirlenmesi üzerine att çakmak ve anahtarl nedeniyle tutukland. TAYD-DER in ortak bir aç klamas ile protesto edildi. Konak Sümerbank önünde 7 Kas m 2008 tarihinde biraraya gelen kurumlar ad na aç klamay okuyan HD Genel Sekreteri Sevim Saliho lu sald r dan bahsederek 3 Kas m 2008 günü K - r klar 1 No lu F Tipi Cezaevi nde bulunan leri K z laltun ve Fehmi Çapan hastaneye gitmek üzere bindirildikleri ring arac n n içinde bir üste menin yönlendirdi i 2 uzman çavufl ve 8-10 asker taraf n- Nerede dursak? Polis görevini yap yor Polisin s n rs zca ve ac mas zca kulland yetkilerden birkaç tanesiydi son 15 gün içerisinde yaflananlar. S - n rs z yetkilerin kullan ld infazlardan bir tanesi de Antalya da gencecik bir yaflam söndürdü. 27 Ekim de motosikletiyle giden iki genci durduran polis gençlerden, Ça dafl Gemik in kaçt iddias yla atefl etti. Üç kurflunla vurulan ve hastaneye kald r lan Gemik kurtar lamad. Cinayetten birkaç saat sonra polis, Ça dafl Gemik in babas n karakola ça rarak, olay bildirdi. Antalya Emniyet Müdürü, konuyla ilgili yapt ilk aç klamada, olay n kas tl olmad n, kontrol s ras nda gencin dur ihtar na uymamas nedeniyle vurularak öldü ünü, polisle ilgili adli ve idari soruflturma bafllat ld n, görevden uzaklaflt r ld n da söyledi. flkence sürekli vard Türkiye nsan Haklar Vakf n n verilerine göre; 2007 de gözalt nda ya da hapishanede 10 kifli ölmüflken, sadece bu y l n ilk on ay nda gözalt nda ve hapishanede 31 kifli öldü. 35 kifli faili meçhul cinayete kurban gitti. 33 kifli de yarg s z infaz edildi. Geçen y - la k yasla ölümler üç misli artt. Toplum, polis fliddetine her gün daha fazla tan k oluyor. Ac lar m z gibi ortak olmal mücadele Katleden polisin tutuklanmas hiçbir fley ifade etmiyor. Polisin elini pasland rmayal m diyerek cesaretlendirildi i, PSVK vb. yasalarla s n rs z flkenceciler halka hesap verecek! Kameralar önünde özür dileyip bu iflleyifli aynen korumak yalanc l kt r. flkenceye fiziki imkan sunan tecrit uygulamas n ortadan kald racak projeler gelifltirilmeli, gelifltirilenler dikkate al nmal d r. dan darp edilmifl ve özellikle kafa bölgeleri hedeflenmifltir. Bu sald r sonras nda, ayaklar ndan sürüklenerek, kafalar arac n demir merdivenlerine çarpacak flekilde araçtan indirilmifllerdir. Jandarma, K z laltun ve Çapan ayaklar ndan sürüklemeye devam ederek arama noktas na getirmifl ve kameras olmayan bu bölümde tekrar dövmüfltür. Daha sonra yine sürüklenerek cezaevi giriflinde bulunan x-ray cihaz n n önüne getirilerek oraya adeta at lm fllard r. Tüm bu muameleler s ras nda tutuklular n oldu u gibi. Ya yine Engin olay nda oldu u gibi doktor sizi görmeden sa lam raporu verirse? Daha iyimser olal m, doktor sizi görüp, bir iki s yr k, morluk tespit ederse hatta biraz fazlas k r k bir parmak, aç lm fl bir kafl tespit etse ne olur? Size iflkence yapanlar n tuttu u raporlara bak l r ve onlar e er iflkence yapt klar n itiraf etmeyip, say m engelledi, orant l güç kullanarak say m ald k deseler Özetle; Kovuflturmaya yer olmad na dair bir kararla karfl lafl r z, say m engellemekten disiplin cezas al rs n z, memura mukavemetten hakk - n zda dava aç l r. Bunlara da flöyle veya böyle yasal yollardan itiraz edip size iflkence yapanlar n tuttu u tutanaklar delil gösterebilirsiniz. Çünkü baflka bir delil bulamazs n z. Devletin kameras mukavemeti çeker, ama iflkenceyi çekmez. F tiplerinde bu daha da a rd r. Tekli hücrelerde gördü ün iflkencenin ne tan ne de kan t olabilir. Elbette orant l güç ekimozlar d fl nda! Üçlü hücrelerde farkl bir sonuç beklemek hatal d r. Ne de olsa tan klar da tan ktan çok ma durdur ya da suçlu! Uzun laf n k sas ; Engin halen yaflasayd, ya iflkenceciler onu y ld ramayacaklar n anlay p pes edecekler ya da iflkenceye devam edeceklerdi. Mevcut mekanizma iflkenceyi saklamak için hem fiziki hem de yasal olarak olanak sunuyor. Kameralar sizi gözetlemekten baflka bir ifle yaram yor, yaramaz. Yasal baflvurular n z engellenirse bunu kan tlaman za olanak yok, engellenmeyen baflvurular - n z devletin bekas n korumay kendine ifl addeden savc lar ve hakimler taraf ndan inceleniyor, dahas zaten suçlad n z insanlar n haz rlad - tutanaklar yegane delil say l yor. Kameralar önünde özür dileyip bu iflleyifli aynen korumak yalanc l kt r. Her fleyden önce bir an evvel hapishaneler hiçbir flarta ba lanmadan, önceden haber verme mecburiyeti olmaks z n, HD, TMMOB, TTB gibi ba ms z kurulufl ve tutsak yak nlar - n n denetimine aç lmal d r. flkenceye fiziki imkan sunan tecrit uygulamas n ortadan kald racak projeler gelifltirilmeli, gelifltirilenler dikkate al nmal - d r. Öncelikle bu konularda ad m atmayanlar, özürlerle halk m z n gözünü boyamaya çal flmas n, onlar n yalanlar n hayat m z pahas na çürütüyoruz, çürütmeye devam edece iz. (Bir K okuru) yetkilerle donat ld Türkiye de iflkence ve yarg s z infazlar n devletin sistemli bir politikas oldu unu sürekli vurgulamak zorunday z. Çünkü ekonomik ve siyasal krizin her geçen gün derinleflti i günlerden geçiyoruz. Halk muhalefetine önderlik edenlerin de il sadece, sabah ifline giden, sokakta top oynayan, k rm z fl kta geçen, polise selam verenlerin nedensiz öldürülmesinin s radanlaflaca günler anlam na da gelmektedir bu dönem ayn zamanda. Örgütlenerek yürütece imiz ortak mücadelelerle engelleyebiliriz ancak bu iflkenceleri, infazlar. Baflka bir seçenek kalmad art k. Nerede durursak dural m dur dendi inde durmak zorunda b rak lmak istemiyorsak e er. elleri kelepçelidir. Ald darbeler sonucunda Çapan bayg nl k geçirmifltir. Buradan karga tulumba revire ç kart lm fllar, durumlar acil ve ciddi olmas na karfl n 3 saat boyunca ambulans beklemek zorunda b rak lm fllar, gönderildikleri acil serviste ayr nt l bir muayeneden geçirilmemifl, kafa filmleri çekilmemifl ve tedavileri yap lmadan cezaevine geri gönderilmifllerdir. Cezaevlerinde hücrelerine konulan tutuklular hakk nda henüz herhangi bir adli rapor düzenlenmemifltir dedi. Hak ihlallerine devam... Tekirda 1 Nolu F tipi Hapishanesi nden devrimci tutsaklar yapt klar bir aç klama ile ayl k hak ihlallerini kamuoyu ile paylaflt lar. Bu sald r ve hak gasplar ndan baz lar flöyle; - 1 Nolu F Tipi nden Menderes Leyla ile 2 Nolu dan shak Aybergüler adl tutsaklara Tekirda Adliyesi nezarethanesinde bir grup adli-çeteciler taraf ndan sald r ld. - Bar fl Akkufl un hapishane idaresi gözlem kurulunun tarih ve 08/111 nolu karar ile de tahliye olmas gerekirken tahliyesi iyi halli olmad gerekçesiyle tarihine uzat ld tarihinde afl r bel a r s nedeniyle revire ç kan Erdener Demirel e doktor taraf ndan reçete ile yaz lan sunta, cezaevi müdürü uygun görmedi denilerek verilmedi tarihinde faflist molla ran devletinin Kürt halk na ve hapishanelerindeki tutsaklara karfl uygulad idam-bask ve katliam politikas n protesto etmek ve onlarla dayan flmak için yap lan iki günlük açl k grevinden dolay idare taraf ndan ayr ayr 3 bloka disiplin soruflturmas aç ld. Kimi tutsaklara 3 ay ücretli iflten yoksun b rakma kimine de 2 ay baz etkinliklerden al koyma cezas verilmesi istendi. Verilmeyen gazete, dergi ve kitaplar Devrimci Demokrasi gazetesinin 138. say s, At l m gazetesinin 4 Ekim tarihli say s, Kurtulufl dergisinin 3. say s, Yürüyüfl dergisinin 1.ve 2. say lar, K z l Bayrak dergisinin 39. say s, S n f Teorisi dergisinin A ustos-eylül- Ekim 08 tarihli say s, flçi-köylü- nün son 4 say s tutsaklara verilmedi. Yine Agos gazetesinin Ermenice sayfalar y rt larak verilirken Azadiya Welat gazetesi ise hiç verilmiyor. Türküler susmaz, Pir Sultanlar ölmez Alevi Bektafli Federasyonu zorunlu din derslerinin kald r lmas, Diyanet Baflkanl n n la vedilmesi, cemevlerine yasal statü verilmesi, Mad mak Oteli nin müze olmas talepleri ile 9 Kas m günü Ankara da S hhiye meydan nda genifl kat l ml merkezi bir miting gerçeklefltirdi. Sabah n erken saatlerinde ülkenin dört bir yan ndan Ankara ya gelen Aleviler ve demokratik kitle örgütleri Hipodrom önünde toplanmaya bafllad lar. Eflit yurttafll k hakk talebi ile alanlar dolduran kitle sloganlar eflli inde yürüyüfle geçti. Yürüyüfl kolunun ön s ralar n Alevi Bektafli Federasyonu na ba l dernekler olufltururken bunu ard ndan sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler yerlerini ald lar. Partizan kitlesi de Bozuk Düzende Sa lam Çark Olmaz, Bu Düzeni Y kaca z pankart ile alanda yerini ald. Zorunlu din dersleri kald r ls n, Asimilasyon politikalar na son yaz l dövizlerin tafl nd eylemde kitle s k s k Zorunlu din dersi istemiyoruz, Sivas n katili patron-a a devleti ve Türküler susmaz, Pir Sultanlar ölmez sloganlar n att. Miting alan nda Partizan faaliyetçileri taraf ndan yayg n bir flekilde gazete da t m yap ld. Çeflitli sanatç lar n da yer ald miting söylenen türküler ve çekilen halaylarla birlikte son buldu. (Ankara) Her iki tutuklu, hastanede bulunduklar s rada iflkence görmüfl olduklar halde tedavilerinin yap lmad n çevredekilere anlatmaya çal flm fllard r. Ancak bu giriflimleri önce a zlar n n koli band yla bantlanmas, koli band n söktüklerinde ise a zlar na rulo halinde gazl bez sokulmak suretiyle engellenmeye çal fl lm flt r. Tüm bu yaflananlar yar na dair geliflmelerin ön habercisidir asl nda. F tipi cezaevlerine karfl koyuflun hakl l d r da ayn zamanda. denilerek aç klamay sonland r ld. ( zmir)

8 Politik yorum Özgür gelecek Kas m 2008 Rüyadan uyanma vakti; Yolun sonuna geldik Son zamanlarda birçok kesim farkl beklentilerden hareketle bu sürecin tespitini yapmaktad r. Kimileri aç kça s n flar mücadelesinden söz etmiyor. Düne kadar, varl n inkar edebildikleri bu gerçe i flimdi, hiçbir fley söylenmemifl gibi kabullenmelerini beklemek gerçekçi de olmayacakt r. Neo-liberalizm teorisyenlerinin, Yeni Dünya Düzeni kuramc lar n n, tek kutuplu dünya hayal perestlerinin hatalar n kabul etmeleri onlar n saf de ifltirmeleri anlam na da gelmiyor. Önemli olan gizlenemez hale gelmifl gerçe in parlamaya bafllam fl olmas d r li y llardan itibaren kriz dünya kapitalizmini ciddi bir flekilde etkiliyor. Krizin 1980 li y llardan sonra kontrol edilebilir flekilde yönetilmesi ve spekülatif sermayenin ola anüstü bir ak flkanl kla büyüme baflar s göstermesi; devletler aras ndaki kutuplaflman n ABD hegemonyas lehine geliflmesi bir dönemi s n f mücadelesi olmadan yaflamam za neden oldu l y llardaki tüm yeni ak mlar s n f mücadelesinin inkar na dayanarak ortaya ç k p gönülleri fethettiler! Bireyin özgürlü ünü temel alan bu ak mlar n gerçek ifllevi, var olan inkar ederek sanal bir gelecek içinde yaflamakt! Gerçekli in görmezden gelindi i, geçmiflin inkar edildi i bir süreç yafland. Nihayet bu inkar, ekonomik zeminden ald deste i kaybediyor. Tefecilik, rant ekonomisi, borsa gibi alanlardan beslenen hülyalar art k kurulamayacak. Finansal hareketlerin de er yaratt n n aldatmaca oldu u bugün daha genifl kesimler içinde aflikar. Kapitalizm, sermaye birikimini yayg nlaflt rd alanlarda nihayet yeni hüsranlarla karfl laflt. Reel ekonomiden bin kez daha fazla de erli oldu u iddia edilen finansal ekonomi kuflku yok ki çöktü/çöküyor! S n flar mücadelesinin varl k buldu u gerçeklik zeminine dönüyoruz yeniden. Amerikan rüyas n n sonu! Kriz, ABD hegemonyas alt nda ve onun yönetti i uluslararas kurumlar arac l yla yay ld. Krizin ABD merkezli olmas, dolar hegemonyas n n sorgulanmas n beraberinde getirdi. Dolara ba l sabit kur rejiminin ABD bütçe aç klar n n karfl lanmas n içeren özelli i art k katlan lamaz durumda. Bu rejime geçildi inde ABD ekonomisinin devasa gücü ve dinamik yap s gere i sorun olmayaca varsay l yordu. Oysa kapitalizmin hayranl k uyand r c ülkesi art k kaybetmekte. Bu ülkede geri kalm fl/b rakt r lm fl ülkelerin hastal klar görülmeye baflland. flsizlik, yoksulluk, iflaslar, borç ödeyememe, tüketimden k sma, istikrars zl k, bafllayan ve artacak grevler. G. W. Bush, yap lacak reformlar n kapitalizmi tehdit etmemesi gerekti ini aç kl yor. Bush, kapitalizmin sözcülerinin, onu tehdit edici reformlar önerebilece inden mi endifle duyuyor! Biliyoruz ki bu mümkün de il. Onun korkusu, kapitalizmin bu söz konusu reformlarla tehdit edilmesi de ildir. Mevcut sermayenin kriz koflullar nda zarara u rayacak olmas d r. Bush, buna izin verilmemesini flart kofluyor. Rahatl kla iddia edebiliriz ki eme e dayanmayan/ondan uzaklaflan/asalak sermayenin büyüme olas l - üzerine teoriler yerle bir olmufltur. Paradan para kazanma, finansal operasyonlarla de er yaratma safsatalar - n n sonuna gelinmifltir. Bir kez daha yayg n olarak görüldü ki eme e dayanmayan, tüketimi garantilemeyen sermaye birikimi mümkün de ildir/t - kanmaya zorunludur. Meflhur balon patlad. Balona bakarak teori yapanlar n da sonu geldi demektir! Zarar beyanlar, iflçi ç karma kararlar, üretimi daraltma, yer de ifltirme kararlar da bu yeni dönemin iflaretleridir. Bunlarla beraber burjuvazinin yeni koflullara uygun sald r lar da gündemi meflgul edecektir. Daha flimdiden devletlefltirme politikalar sosyalizm olarak takdim ediliyor. Hugo Chavez, G. Bush u bu yoldan yoldafl bile ilan etti! Bush un Chavez, politikalar na evet demek zorunda kalm flt r. Kapitalizmi devlet kontrolünde sürdürmenin uzun zamand r sosyalizm olarak yutturuldu u ise zaten biliniyor. Özellikle Chavez in ülkesinde! Chavez gerçekten de yoldafl n takdim etmifltir! Duayen lerden itiraf; Ne oldu unu anlayamad k! Düne kadar tavaf edilen muhteremler yan ld klar n, ama nas l yan ld klar n da tam olarak anlayamad klar n itiraf ediyorlar. Öyle ise, bu duayenlerin çizdi i çerçeveye biat da art k sürdürülemez demektir Mali alanda yaflanan krizle beraber, mevcut rejimin yöneyicileri flimdi günah ç kar yor. Alan Greenspan, bireycili in risk fiyatland rmay bu derece etkileyebilece ini düflünemedi ini uygun biçimde aç klad ; Bankalar, finans kurumlar, hedge fonlar ndaki bilgili, deneyimli uzmanlar n riskleri do ru belirledi i, kontrollerindeki sermayeyi, yat r mlar do ru fiyatland rd düflüncesi hakimdi, ancak bu do ru ç kmad. Dolay s yla, riskli ifllemlerin do ru fiyatland r lmamas, bu krizi haz rlad. Greenspan; Piyasa rekabetinin ve serbest piyasalar n bir temel dire i k r ld. Bunun nas l gerçekleflti ini henüz tam olarak anlam yorum diyor. Belki de Marks yeniden okumal.. Greenspan n reel ekonomiden uzaklafl ld n, bu alandaki sermayenin çok oldu unu ve finansal hareketlerin de er üretemeyece ini akl nda tutmas da yerinde olur. Günah ç karan bir baflka duayen Fukuyama tarihin sonu nu ilan etmifl ve popüler bir ekonomist, siyaset bilimci oluvermiflti! Gerçekleri çarp tmak ise ancak k sa sürelidir. Fukuyama, yan ld n aç klad nda at lan hayal k r kl nidalar halen kulaklar m zda. fiimdi ayn nidalar, bu kez iflaslar, de er yitimleri eflli inde iflitiyoruz. Neo-liberalizmin duayenleri basit olgular gözden kaç rd klar n kabul ederek, kaptanl k ettikleri tekne de pürnefle olanlar tekneden inmeye davet ediyor. Bu davet, üzerinde devletçi/kontrollü/denetimli kapitalizm yazan bir teknedir! S n f mücadelesinden, sosyalizmden ebediyen kurtulduk, iflçi s n f n n elini kolunu ba lad k diyerek nefleyle gürledikleri zamanlar geride kald art k. Bireyin yok olmaya mahkum, güçsüz öfkesi, umudu, ç l yerini kitlelerin kazanmaya muktedir, devas öfkesine, umuduna, hayk r fllar na b rakmaktad r. Dipten gelen dalga Marks, s n f mücadelesinden ve kitlelerin devrimci fliddeti ile gerçekleflecek devrimlerden söz ediyordu! Tüm bu olup bitenlerden sonra Marks n izinden yürümenin ne derecede hakl ve onurlu bir tutum oldu- u bir kez daha ortaya ç km fl oldu. Kapitalizmin bugünkü durumu hakk nda hakl ç kt m z aflikar! Ne var ki mesele pratikte hakl ç kmak de ildir sadece, kitlelerin bilincinde bu hakl l - yaratmak/meflrulaflt rmakt r. Politik mücadele olmas gereken seviyeye k - sa zamanda yükselecektir. Kapitalizmin kriz içinde debelenmekte oldu u zamanlar iflçi s n f n n ve di er ezilenlerin kurtulufl aray fllar, sistem karfl t bir rotada ilerleyecektir. Art k zorlu mücadelenin sorunlar yla u rafl lacak. Toplumsal hareketlerin kaç n lmaz yükselifline tan k olunacak! Kuflkusuz buna hemen hiçbirimiz yeterince haz r de iliz. Ancak, tarih, genellikle haz rlan larak yap lan bir süreç de ildir; tarih yarat c s n koflulsuz haz rlar! Önümüzdeki y llara yeterince haz rlanmadan girecek olmam z önemli bir yetmezlik; ancak afl lmaz da de il. Geçmifl yirmi, otuz y l n y k nt - lar alt nda kalmak gibi bir sorun yaflamad k, ama o y k nt lardan ac lar çektik. Benzer ac lar gerçekleflebilir, ama gene de bu yol yürünecektir. Bize düflen bir kez daha hayat n içinden konuflabilme kapasitesini gelifltirmektir. Hayat n içinden konuflabildi imiz, düflünebildi imiz oranda gerçe i kavramakta ve dönüfltürmekte kusursuzlaflabiliriz. Kitleler inan lmaz derecede zorluklara katlanabilmektedir! Bunun tersine çevrilmesi, kitlelerin dünyan n de ifltirilmesi prati ine çekilmesi ancak onu kavramakla, anlafl l r hale sokmakla mümkündür. Dün bu sorun yaflan yordu ve henüz yaflanmaya devam ediyor. Düflünüfl tarz m z, hareket biçimlerimiz de- ifltirilmedikçe buna engel olunamayaca aç kt r Kusursuz bir ilerleme için mevcut eksiklikleri, yetmezlikleri görmekte ve gidermekte cesur davranal m. Egemenlerin görmeye bafllad kabus, gelecek günlerin gerçe i olsun diye, aldat lm fllar n, yoksullar n tüm öfkesi gelecek günlerin ebesi olsun diye, bu dünya yaflanabilir olmaya devam etsin diye sab rla birleflmifl cesarete ihtiyaç var. Kriz te et de il, ezerek geçiyor Küresel mali krizin dünya çap ndaki etkileri, emperyalist ülkeleri bile panikletmeye bafllad günlerde, cehaletten mi yoksa halkla dalga geçmek için mi, bilinmez; Hamdolsun, kriz bizi te et geçecek yönlü vecizeler yumurtlayan Erdo- an, krizin y k m daha flimdiden ört bas edilemez kadar alenileflince, her zaman oldu u gibi, söylemlerinden çark etmekte hiçbir sak nca görmedi. Erdo an, 3 Kas m gün yap lan Ekonomik Koordinasyon Kurulu nda daha önce söylediklerinin tam tersi bir aç klamayla, Küresel ekonomik kriz Türkiye üzerinde finans ve ticaret kanal yla etkisini her geçen gün art r yor itiraf nda bulundu. Erdo an, sadece krizin etkisini art rd n de il, iflsizli in ve yoksullu- un kap da oldu unu da aç klamak zorunda kald. Asl nda ise, zaten var olan iflsizlik ve yoksullu un, daha da derinleflece ine iflaret etti. Baflbakan haz r itiraflarda bulunurken, onun hemen ard ndan bir aç klamada, vergi yüzsüzü, bulaflt yolsuzluklar onurla tafl yan, ailesinin Maliye Bakan Unak tan dan geldi. Unak tan her zamanki yüzsüzlü- ünü tak narak, yap lan son do al gaz zamlar na flükretmemizi ve % 80 zamm n asl nda az oldu unu, dünya petrol piyasalar na bakarak normalde yap lmas gereken zamm n % 180 olmas gerekti ini buyurdu! Krizin kap dan içeri girdi inin ve de inkar n art k çözüm olmayaca n n göstergesi olan hükümet düzeyindeki bu aç klamalar, krizin Türkiye ekonomisini ciddi ciddi sarsmaya bafllad - n n da iflareti oldu. Krizin yaratt panikle birlikte, büyük miktarlarda s cak para yurtd - fl na ç kmaya bafllam fl ve bu geliflme borsalarda düflüfl, dövizde ise son y llar n en büyük yükseliflini getirmifltir. hracat olanaklar son y llarda olmad k kadar daralm fl, d fl krediler neredeyse kesilmeye bafllam flt r. Sanayi ve tar ma dönük a r bir darbe ve ciddi bir tehdidi de beraberinde getiren bu tablo ise, ayn zamanda önümüzdeki sürecin ekonomi de ciddi sars nt lara gebe oldu unu da ayan beyan göstermektedir. flte krize dönük te et geçer kabaday l n bofla ç karan da asl nda, kendini iyiden iyiye hissettiren bu öncü sars nt lard r. Tüm göstergeler, krizin büyük hem de muazzam büyüklükte oldu- una iflaret ediyor ve etkilerinden kaç n lmas pek de mümkün görünmüyor. Tüm önlemler emekçileri iflaret ediyor Türkiye egemen s n flar n n, do rudan sermayeyi temsil eden, TÜS - AD gibi kesimlerinin önlem al nmas yönlü ç k fllar na gerek yok gibi tutumla yaklaflan hükümet cephesinde de art k önlemlere dönük tart flmalar h z kazanm fl, türlü hesaplar yap lmaya bafllanm fl bulunuluyor. Bu hesaplar n tümünün, krizin faturas n iflçi ve emekçilerin üzerine y kmaya dönük oldu u ise aç a ç kmakta gecikmiyor. Hatta önlem ad alt nda tart fl lanlara bak ld nda, sermayenin her kriz döneminde oldu u gibi, bu krizden de zararla de il, hayli kârl ç - kaca n da söylemek gerekiyor. Her fleyden önce kriz, sermayenin bugüne kadar önüne koydu u, ancak istedi i düzeyde bir zemin bulamad, hayata geçiremedi i bir dizi hak gasp n hayata geçirmesinin de f rsat n yaratt. Ve böylece ücretsiz izin, üretimi durdurma ve de kitlesel iflten ç karmalar, kriz bahane edilerek son y llarda görülmedik biçimde hayata geçirilmeye bafllad. Bu süreçte yap lan T S görüflmelerine de yine, faturay iflçi ve emekçi y nlara ödetmekte kararl olan patronlar n, kriz bahanesinin gölgesi düflmekte gecikmedi. Bafl na sar bürokrat sendikal önderliklerin çöreklendi i sendika konfederasyonlar n n ise, sermayenin dayatt kriz program n, iflçiemekçilerden oluflan üyelerine kabul ettirmeye gönüllü olduklar, sermayeden yana belirledikleri saflar n terk etmeyecekleri de, kriz bahanesiyle gerçeklefltirilen kapsaml hak gasplar karfl s nda ald klar tutumda bir kez daha aç a ç kt. Bu tutum, üretimden gelen gücü hareket geçirmek yerine, her zaman oldu u gibi, masa bafl ndan yap lan sözde ç k fllarda da görülmekte ve bunlar n s - Emperyalizme ba ml ülkelerin içine düfltü ü yoksullu un, sefaletin ve her türden geri kalm fll - n bafll ca sorumlular ndan olan IMF nin küresel mali krizle birlikte, ekonomilerini çökertti i bu ülkelere, bir kez daha can simidi olarak sunuldu una flahit olmaktay z. n fsal karakterini bilen bizlere hiç de flafl rt c gelmemektedir. Patronlara iflsizlik fonu k ya Ve hükümet patronlar n feryad - na onlar hayli mutlu edecek çözüm önerilerinden birini getirmekte gecikmedi. Gerçekte sermayenin son günlerde dile getirdi i taleplerden biri olan, flsizlik Fonu nun sermayeye peflkefl çekilmesine dönük haz rl klar, maddeler halinde kamuoyuna yans - maya bafllad bile. flsizlik Fonu nda bulunan 35.5 katrilyonu, son kurufluna kadar sermayenin hizmetine sunma ad na haz rlanan modelden yararlanma koflullar n içeren maddelerin bir k sm ise, geçti imiz günlerde burjuva-feodal bas nda flu flekilde s raland : * Esnek çal flma modeline geçmek isteyen iflveren, fl Kanunu ndaki mali kriz hükümleri uyar nca zor durumda oldu unu belirterek, Sosyal Güvenlik Kurumu bölge müdürlüklerine baflvuracak. * flveren iflçiyi sadece 15 gün süreyle çal flt rabilecek ve çal flt rd sürenin ücretini ödeyecek. Kalan süre ise asgari ücret üzerinden hesaplanarak iflçiye ödenecek. * flçi iflyerinde çal flt süre içindeki normal maafl n al rken, iflsizlikte geçen süre için ise asgari ücret üzerinden yar m maafl alacak. * Yani iflçi çal flmad süre için brüt 638 YTL olan asgari ücretin yar s n fondan alacak. * Böylelikle iflçi iflini kaybetmemifl, iflverenin yükü de hafiflemifl olacak. * Uygulama iflverenin baflvurusundan itibaren 4 ay süreyle geçerli olacak. * Çal flma Bakanl n n illere gönderdi i genelgeye göre fl Kanunu gere i s k nt içinde bulundu unu bildiren flirketler, SGK bölge müdürlükleri kanal yla incelemeye al nacak. * Uygun bulunan flirketlerde çal - flanlar n part-time maafllar flsizlik Fonu ndan 4 ay süreyle karfl lanacak. flçilere asgari ücret üzerinden ödeme yap lacak. Sözde iflçinin iflsiz kalmas n ya da çal flmad günlerdeki kayb n n giderilmesi vb. amaçlarla ele al nm fl gibi gösterilmeye çal fl lan modelin, gerçekte sermayenin iflçi yükünü hafifletmeye dönük oldu u, sermayenin krizden, zarar etmeyi b rakal m, kârl ç kmas n hedefledi i ise, maddeler çok de il biraz dikkatli okundu unda bile anlafl lmaktad r. Emekçiler ac reçeteyi içmeyecek! Yurtd fl nda çal flan vatandafllar n birikimlerini Türkiye ye getirmeye dönük bir hamleyi de bafllatan hükümete, kara para aklanaca ve naylon faturac lar n affedilece i gibi, gerçekte do ruluk pay olan suçlamalar getiren muhalefet partileri, özellikle de CHP ise, krizden ç k fl n yolunu IMF ile anlaflma da gördü ünü ilan ediyor ayn günlerde. Sanki bu zamana kadar IMF ile herhangi bir anlaflma yokmufl da ilk kez yap lacakm fl gibi bir edaya bürünen Erdo an ise, IMF ile anlaflmaya dönük bu öneriye, göstermelik bir day lanmayla yan t vermeyi tercih ediyor. Ancak ülkenin ekonomi (ve de ayn zamanda siyasal) politikalar - na on y llard r zaten IMF ve DB gibi, emperyalistlere ba l kurumlar n yön verdi i gerçekli i daha fazla yok say - lam yor ve yeni anlaflmalar n sinyalleri gelmekte gecikmiyor. Devlet Bakan Mehmet fiimflek üzerinden sürdü- ü söylenen görüflmelerin oldukça h z kazand ve de yeni bir ihtiyati stand-by anlaflmas imzalanmas n n an meselesi oldu u biliniyor. Emperyalizme ba ml ülkelerin içine düfltü ü yoksullu un, sefaletin ve her türden geri kalm fll n bafll ca sorumlular ndan olan IMF nin küresel mali krizle birlikte, ekonomilerini çökertti i bu ülkelere, bir kez daha can simidi olarak sunuldu una flahit olmaktay z. Yani IMF bu kriz ortam nda da yine, ekonomileri iyice dibe vuran ba ml ülkelerin ekonomilerini, emperyalist tekellerin ç - karlar do rultusunda flekillendirmek için harekete geçmifltir. Ve emperyalizme ba ml bir ülkenin ve de bu ba ml l sürdürmekte kararl olan uflaklar n bu can simidini ret etme flans yoktur. Çok kez oldu u gibi, IMF nin yazaca ac reçete bu kez de itirazs z kabul edilecektir. Ülke uflak egemen s n flar da zaten bilmektedir ki, ac reçete sermayeye de il, iflçi emekçilere içirilmek üzere yaz lmaktad r. Dolay s yla, IMF ile anlaflma tart flmalar nda, Erdo an n ümü ümüzü s kt rmay z söylemi de, sadece kendilerini ve de temsil ettikleri sermayeyi kapsamaktad r. Ancak iflçiemekçi, tüm ezilen y nlar n oturup ne ümüklerinin s k lmas n bekleme ne de ac reçeteyi içme gibi niyetleri yoktur. Bunu büyük bölümü kendili inden de olsa, çok say da iflçiemekçi grev ve direniflinde görmek mümkündür. Çünkü kriz te et de il, ezerek geçmektedir. Ezilenler ise bir kez daha, Kürt-Türk çeflitli milliyetlerden yoksul emekçi y nlard r. Bunu içindir ki, tüm ezilenlerin birleflik mücadelesini örmenin ve de sömürücü s n flara karfl harekete geçirerek, krizin alt nda onlar n kalmalar n sa laman n zaman gelmifl geçmektedir.

9 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 9 Politik yorum AKP hükümeti, Ekim sonuna kadar TBMM den geçirip AB ye sunaca Ulusal Program Tasla (UPT) ile 131 yasada de ifliklik yap laca taahhüdünde bulunuyor. AB ye uyum paketi ya da bildik söylemle reform çerçevesinde haz rlan p sunulacak olan UPT nin içinde boyal bas n n hiç gündemine tafl mad, tasla n 11. fasl nda yer alan Tar m ve K rsal Kalk nma bafll da vard. AKP hükümeti di- er tüm alanlarda reform yapt gibi tar mda da ayn icraat gösterme gayretindedir. Bu sene üçüncüsü haz rlan p sunulacak olan UPT (biz ev ödevi olarak alg layal m) TC nin, AB ye tam üye kapsam nda her alanda AB standartlar na uygun hale gelebilmek için reformlar n bildirildi i taslakt r. Bunun kamuoyundaki meflhur ad AB ye uyum paketleri dir. Bu ad deforme olmufl olacak ki, daha cezp edici (kand r c ) olan Ulusal Program Tasla haline bürünmüfltür. Kopenhag Kriterleri Uyum veya Reform paketleri, son olarak da UPT nin görünen k sm AB ye tam üyelik için harcanan masumane çaba iken, takkenin alt nda emperyalizme ba ml l k, isteklerini harfiyen uygulamak görünmektedir. Kald ki TC nin AB ye üyelik baflvurusundan bugüne kadar da gerçeklefltirilen sadece ba ml l n daha da artmas olmufltur. Ekim sonuna kadar TBMM den geçirilecek olan UPT de bu kapsamda de erlendirilmelidir. Ulusal Program Tasla ve tar m n kaderi UPT de Tar m ve K rsal Kalk nma Bafll Ulusal Program Tasla nda var olan fakat bas n taraf ndan itinayla gizlenen Tar m ve K rsal Kalk nma bafll da, TC nin tar msal alanda AB ye uyum sa layaca n n bir taahhüdüdür. Tasla a göre ak l edinilen kuflkusuz ki; tar m n gelifltirilmesi, modernize edilmesi, üretimin art r lmas d r. T pk di er alanlarda oldu u gibi reform yap lmas d r. UPT nin Tar m ve K rsal Kalk nma bafll ile AB ye 2011 y l ndan itibaren tar mda teflvikin ürüne de il, üretimden ba ms z olarak çiftlik arazilerinin büyüklü üne göre verilece i ve 2011 y l na kadar Üretimden ba ms z tar msal destekleme sisteminin uygulanmas na yönelik kanun ç kar lmas taahhüt ediliyor. Yani arazisi büyük olanlar (emperyalist flirketler, büyük toprak sahipleri) devlet kanunu ile zengin edilecek, arazisi küçük olan (yoksul köylü) bafl n n çaresine bakacak. Bu taahhüt UPT ye gelmeden önce baflta Tar m Bakan M. Eker olmak üzere tar mla ilgili çeflitli simalarca y l içerisinde çokça farkl flekillerde dillendirilmiflti. Her birinin ortaklaflt konu; tar m arazilerinin parçal ve küçük oluflunun önüne geçilmesiydi. Bu kapsamda, hemen her toplant da, tar m arazilerinin çok parçal oldu unu, miras yolu ile bölünmenin önüne geçilmesi gerekti ini, bu durumun üretimi ve verimlili i düflürdü ünü vb. ifadelerle derdini dile getiren Bakan M. Eker e efllik edenler az de ildi. Bu ç r ndan ç km fl soruna çözüm üretenler ilmi önerilerde bulunuyordu. Bunlar n içinde arazisini ekmeyen çiftçiyi cezaland ral m, vergilendirelim, böylece ya topra n satar ya da cezas - n öder önerisi en göze batan yd. UPT ile taahhüt edilenler hayata geçirilmesi ile bu sorun kökünden çözülmüfl olacak. Küçük arazisi olan köylüler dolayl olarak hem topra n satmak zorunda b rak lacak hem de cezaland r lm fl olacak. Baflka bir deyiflle AB ye uyum sevdas na yoksul üretici tar msal üretimden kopar lacakt r. Tüm bu canh rafl çaban n anlam aç kt r; küçük arazisi olan üreticilere destek verilmeyece i-zaten ülkemizde tar ma verilen destek çok düflükken, verilen destekle arazisi büyük tar msal üretime verilecek deste in tamam n n arazisi büyük olan üreticilere verilece- inin yasal k l f n oluflturmaktad r. Böylece bir y l boyunca sürekli dillendirilen arazinin parçal oluflu vb. ifadelere UPT ile 2011 e kadar son flekli verilecektir. Bunun anlam çok aç kt r. Ürüne ve üretime de il arazinin büyüklü üne göre destek verilmesiyle beraber 2011 y - l ndan itibaren tar m ürünlerine destekleme fiyat aç klanmayacakt r. Destekleme al mlar yap lmayacakt r. Gübre, ilaç gibi girdilere destek verilmeyecektir. Yani 2011 y l ndan itibaren tar mda AB ye uyum ad nda daha kötü günlerin yaflanmas sa lanm fl olacakt r. UPT nin özü budur. Taahhüt edilenler, kalk nma de il, ülke tar m n emperyalist tekellerin hizmetini sunulmas d r. Bu taahhüt 2011 y l ndan itibaren yasallafl p yürürlü e girdi inde, küçük arazisi olan ço u üretici flu anki durumda dahi ekemez, ekti ini satamaz durumda iken, tar msal üretimden dolay s ile topra ndan kopmak zorunda b rak lacakt r. AB ülke tar m için çözüm mü? 1958 de Avrupa Ekonomik Toplulu u (AET) olarak kurulan AB, 1961 de Ortak Tar m Politikas n (OTP) oluflturdu. OTP nin temel hedefi; AET in temel ürünlerde kendine yeterli konuma getirilmesi, verimin art r lmas, üretimde istikrar vb. hedeflerini sa lamakt. Ayr ca AET üyelerinin eflit geliflmifllik derecesine sahip olmas da temel amaçlardan biriydi. Fakat bu temel amaç AET in, AB ye dönüfltü ü süreçte (Maastrich Anlaflmas ) tam üye ülkelerle, yeni üye olmufl ve aday üye ülkelerin eflit geliflmifllik derecesi kald r lm flt r. AB nin geniflleme stratejisi, eflit geliflme ilkesi kapitalist dönüflüm dünyay de ifltirdikte AB nin önceliklerini de de ifltirmifltir. Her üye kendi kesesine göre yol seçmek durumunda kalm flt r. Bunun en somut örne i; 1 May s 2004 te AB ye tam üye olan 10 ülke, IMF ye niyet mektuplar yla, AB ye uyum paketleriyle tar m politikas n sürdüren AKP hükümeti yaklafl k 7 y ll k hükümeti döneminde ülke tar m nda kendi deyimleri ile çiftçileri al fl lmad k rakamlarla tan flt rm flt r. Birçok üründe yaflanan gerilemelere yenileri eklenmifltir. aday ülke konumundayken AB taraf ndan bu ülkelere ayr lan yard m 3 milyar 120 milyon Euro ile s n rland r lmas d r. Bu yard m n 520 milyon Euro su tar m ayr lm flt r. Bu ülkeler AB ye tam üye olduklar nda ( te) bu 520 milyon Euro yu paylaflm fllard r. Bu da gösteriyor ki AB ye tam üye olan ülkeler dahi AB nin söz konusu refah ndan yararlanamamakta, kendi ekonomik gücüne göre bafl n n çaresine bakmas gerekmektedir. fiimdi kalk p AB ye tam üye olunca tar ma para ya aca n düflünmek safdilliktir. Kald ki, istikrarl bir tar m politikas olmayan, IMF-DB- DTÖ eksenli politikalar izleyen ülkemize AB nin deste i de s n rl olacakt r te AB Tar m Komiseri Fischer, Werheugen e yazd mektupta bunu aç kça ifade ediyordu. Diyordu ki Türkiye daha genifl, daha kalabal k ve daha yoksul bir ülke, OTP yi bugün Türkiye ye aynen uygulasak 11.3 milyar Euro ya gereksinim var bunu yapamay z. Yani öyle san ld gibi AB ye tam üye olundu unda tar m sektörüne para ya mayaca n söylüyordu. Tüm bunlar n d fl nda, AB her y l bütçesinin yüzde 45 ni (50 milyar Euro) tar ma ay r rken ABD den sonra en yüksek sübvansiyon desteklemeleri yaparken, Türkiye den tar m alan nda birli e uyum sa lamas n, tar msal nüfusun azalt lmas n, ekim alanlar n n daralt lmas n, tar ma yap lacak desteklemelerin kald r lmas n istiyor. Aç kça görülüyor ki, b rakal m AB nin para deste inde bulunmas n, birli e tan m fl oldu u imtiyazlar dahi Türkiye ye tan mamaktad r. Haliyle tar mda yaflanan sorunlara çözüm olmaktan çok ülke tar m n çökertecek nitelikte dayatmalarda bulunmaktad r. Bu noktada AB ye sunulacak olan UPT de bir anlamda bu istemlerin yerine getirilece inin taahhüdüdür. Emperyalistlere verilen taahhütler tar m küçültüyor Ulusal Program Tasla ile önümüzdeki üç y l boyunca tar mda hayata geçirilecek politikan n ne oldu u aç kça ifade edilirken, di er yanda ise ülke tar - m nda geçen y l yaflanan yüzde 7.3 lük küçülmeden sonra bu y l n ikinci çeyre- inde de yüzde 3.5 küçülme gerçekleflti. Tar mda yaflanan bu küçülmelerin nedeni her ne kadar AKP hükümeti taraf ndan kurakl k, arazinin parçal oluflu gibi söylenmifl olsa da esas olarak; ülkemizin yar -sömürge, yar -feodal yap s gere i (emperyalizme göbekten ba ml d r, bu nedenle emperyalist politikalar d fl nda ve onlar n izni olmadan) tar ma kaynak aktar lmamas, modernleflme ve teknolojik düzeyin yükseltilememesi, tar m iflletmelerinin büyütülememesi, rekabet gücünün art r lamamas gibi etkenler daha belirleyicidir. Emperyalist dayatmalar sonucu bugün önemli tar m kurulufllar (EBK-TEKEL-fieker fabrikalar ) özellefltirilmifl, kota uygulamas ve düflük taban fiyat verilmeye bafllanm fl, tar msal desteklemeler büyük oranda azalt lm flt r. GSMH dan tar ma ayr lan ödenek yüzde 1 in dahi alt nda seyretmektedir. Ülke tar m na gösterilen önem bu derecede iken tar mda yükselme, geliflme beklemek yine safdillik olacakt r. Tar mdaki gerilemenin son ikinci çeyrekte yaflanan yüzde 3.5 lik küçülme ile de s n rl olmayaca n tahmin etmek veya söylemekte abart olmayacakt r. Çünkü AKP hükümetinin istemifl oldu u tar m politikas emperyalist tar m politikalar d r. Ve bugün emperyalistler tar mda flirketleflme politikalar n daha bir h zland rm fl, buna uygun politikalar bizim gibi yar -sömürge ülkelere dayatm fllard r. Tar mda flirketleflme devletin tar m alan ndan elini aya n çekmesi ile efl anlaml d r. Ülkemizde tar mda yaflananlarda bu kapsamdad r. Ve dolay s ile tar mda küçülmeler gerçekleflmektedir. UPT ile taahhül edilenlerde çok farkl de ildir. Tar mda teflvikin üretimden ba- ms z arazinin büyüklü üne göre verilmesi esasta emperyalist flirketlerin faydalanaca bir sistemdir. Böylece tar mda emperyalistlerin hâkimiyeti artacak ve daha rahat hareket etmesi sa lanacakt r. Sonuç olarak tar mda yenilemeler, küçülmeler devam edecek, daha kötü günler yaflanacakt r. IMF ye niyet mektuplar yla, AB ye uyum paketleriyle tar m politikas n sürdüren AKP hükümeti yaklafl k 7 y ll k hükümeti döneminde ülke tar m nda kendi deyimleri ile köylüleri al - fl lmad k rakamlarla tan flt rm flt r. Birçok üründe yaflanan gerilemelere yenileri eklenmifltir. (Ayçiçe i üretimi % 24 gerilemifl, pamuk üretiminde dünya genelinde 5. s radan 7. s raya düflülmüfltür.) Aç klanan düflük taban fiyatlar yla (m s r 43 kr, f nd k 4 YTL vb.) köylü ekti i için cezaland r lm flt r. Tar mda yaflanan yap sal sorunlara geçici çözümler üreten AKP hükümeti her geçen y l tar mda gerçekleflen küçülmeye destek olmaktad r. Tar mda yaflanan bu gerilemelere k l f bulmakta gecikmeyen AKP hükümeti, artan girdi (mazot, gübre vb.) fiyatlar ve düflük taban fiyatlar ile beli bükülen, bu duruma isyan edip, derdini anlatan üreticileri de yalan söylüyorsunuz diye azarlamaktan geri durmuyor. Kendi yaratt y k m tablosu ile karfl laflmak istemeyen AKP hükümeti, bir yandan da emperyalist efendilerine yeni taahhütlerde bulunuyor. Tar m ve K rsal Kalk nma yalan yla tar m n dibe vurmas h zland r l yor. AKP hükümetinin tar m çökertme taahhütleri ve uygulamalar karfl s nda, üretici üretemez, üretti ini satamaz, karfl l n alamaz duruma getirilmifltir. Her geçen y l daha da yoksullu a itilen üreticiler aç s ndan gelecek y llar daha büyük ekonomik riskleri içinde bar nd racakt r. Üreticilerin muhalefeti ve birli i olmadan bu y k m politikalar na karfl etkili sesler ç kar labilmesi mümkün gözükmüyor. Daha da önemlisi, iktidara karfl devrimci bir mücadele gelifltirilemedi inde tar msal üreticilerin ve dolay s yla tüm halk n sefalet koflullar na sürüklenmesi kaç n lmaz gözükmektedir. Yüzler de iflir, sistem ifller; Y k lana dek! Geçti imiz günlerde, AKP nin ikinci adam olarak lanse edilen Dengir Mir Mehmet F rat, AKP yönetiminden, Hukuk ve Siyaset fllerinden Sorumlu Baflbakan Yard mc l görevlerinden istifa etti. Yerine egemen s n flar n yeminli temsilcisi, önceki dönemin çiflleri Bakan Abdulkadir Aksu getirildi. Burjuva-feodal medya bu istifay esasen iki nedene dayand r yordu. F rat, hakk ndaki yolsuzluk iddialar karfl s nda y pranm flt. AKP Kürt sorununda yeni bir anlay fla yelken aç yordu. Öncelik bu iki flahs ele almakla bafllayal m: Dengir Mir Mehmet F rat F rat, siyasi kariyerine Demirel in Adalet Partisi nde bafllad. Daha sonra s ras yla DYP, FP ye kat larak AKP nin kuruluflunda rol ald. Mesleken avukatl k yapan F rat, büyük narenciye iflletmelerinin sahibi. Tabii en önemlisi, kendisinin bir Kürt olmas. Elbette F rat, yolsuzluk ve rüflvet iddialar yla y pranm fl durumdayd. Hatta sonuç itibariyle bizzat kendi kendini kurban seçmifl oldu. Yoksa, yolsuzluk iddialar AKP yi bir bütün olarak hedef alm fl durumdayd. Öyle ki, baflka bir rüflvet iddias karfl s nda, di er genel baflkan yard mc lar ndan fiaban Diflli istifas n vermek zorunda kalm flt. E er F rat, bizzat kendi iradesiyle bu karar alm flsa, iddialar karfl s ndan partisinin kendisini çok da sahiplenmeyiflindendir. Öyle ya, Deniz Feneri doland r c l k flebekesinin üyesi, RTÜK Baflkan Zahid Akman istifas n verdi i halde kabul edilmemiflti. AKP, ba r na basm flt Akman. Bu destek, partinin kurucular ndan F rat a neden verilmesindi! Üstelik F rat n elinde Kürt kart vard. Geçti imiz günlerde, F rat, DTP milletvekilleriyle yemekte buluflmufltu. Yemekte neler konufluldu, bilmemekle beraber; bunun çok da önemli olmad kan s nday z. Yenilen yemek bafll bafl na bir mesajd. Diyalog yolu aç kt r mesaj Dahas, Amed ve Dersim de umdu- unu bulamayan Erdo an n imdad na Cumhurbaflkan Abdullah Gül kofluyordu. Cumhuriyet resepsiyonunda AKP ve DTP bölge milletvekillerinin biraraya gelmesi önerisi bizzat Gül taraf ndan yap l yordu. Çözüm için ad m at ld izlenimi yaratmaya dönük çok basit bir oyundu bu. Nitekim Kürt halk, Erdo- an karfl lama üslubuyla bu oyuna gelmeyece ini aç ktan ilan etmifl ve flimdilik bu buluflma rafa kald r lm flt r. F rat n gidiflini (tam anlam yla bir gidifl olmamakla beraber) AKP nin Kürt Ulusal Meselesi nde yeni bir yaklafl ma ba lamak iddias düpedüz aymazl kt r. F rat n AKP yönetimindeki varl, ne bölgeden oy alma konusunda çok önemlidir ne de F rat iddia edildi i gibi, Kürt sorununda muhalif ve demokratt r. Hem F rat halen bir AKP üyesidir hem de istifas na iliflkin yapt aç klamalarda, her zaman partisinin emrine amade bir nefer oldu unu belirtirken, partisinin demokratl ndan dem vururken, kendisinin ne kadar demokrat, ne kadar muhalif, hatta ne kadar Kürt oldu unu bir kez daha göstermifltir. K sacas onun Kürt Ulusal Meselesinde farkl bir tutum tak nmas n n tek dayanak noktas Kürt olmas olabilirdi. Ancak bu yetmemektedir. F rat, hakim s n flar n bir üyesi olarak, ancak sembolik durabilirdi. Baflka türlü bir tutum sergilemesine flahsi ç karlar, s n f karakteri müsaade etmemektedir. Dolay s yla F rat, AKP de hiçbir zaman bir denge unsuru olmad. Onun varl AKP yi ne demokrat k lar ne de o varl k olarak demokrasiden yanad r. Dün AKP de demokrasi lehine bir dinami in varl n iddia edenler abesle ifltigal ediyordu. Bugün ise AKP de milliyetçilik yönünde bir e ilimin geliflti ini iddia edenler, olsa olsa faflizme yardakç l k ediyordur. Çünkü yaflananlar AKP nin faflizmin tipik bir partisi oldu u gerçe ini her geçen gün ziyadesiyle gözler önüne sermektedir. Abdulkadir Aksu Aksu, faflizmin yeminli bekçisidir. Devleti için kurflun s kanlar n, kurflun yiyenlerin a ababas d r, son çeyrek as rd r egemen s n f partilerinin göz bebe idir. Onda faflizme adanm fll k var, ve bu alçakl k belki de en çok ona yak - fl yor. Aksu, devletin merkezine en yak n flah slardan. Nitekim, farkl isimlerde de olsa partiler gelir, gider; Aksu yerindedir. Baflbakanlar de iflir; Aksu bir flekilde korumufltur yerini. Türkiye halk Aksu nun ismini ilk, 1978 Marafl Katliam nda duydu. O s rada, Emniyet Genel Müdürü olan Aksu, bir y l önce de Marafl ta vali vekilidir. Birçok yerde kaymakaml k ve valilik yapan Aksu nun çiflleri Bakan oldu u dönemlerde cinayetlerin ard arkas kesilmez. Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Turan Dursun ve Hrant Dink onun çiflleri Bakanl yapt dönemlerde katledildi. Tarikat üyesi Aksu nun ad s k s k mafyaya ruhsatl silah temin etmekle an ld y l nda, Cizre nin Yeflilyurt Köyünde köylülere d flk yedirilmesi nedeniyle Türkiye, A HM taraf ndan mahkum edilirken, Aksu sarf etti i olacak o kadar sözleriyle insand fl laflman n son haddine ulaflm flt art k. Hat rlanaca gibi Aksu nun önceki bakanl k dönemi de, kendisine ba l polis teflkilat n n pervas zlaflmakta s n r tan mad bir dönem olarak tarihe geçiyordu. Hrant Dink in katledilmesi bu pervas zl n doru u olmufltu. Devlet ve onun AKP si teflhir olmufltur iyiden iyiye. flte yeni dönem, küçük bir imaj de- iflikli iydi sadece. Daha do rusu imajda küçük bir rötufltu. Aksu ya bakanl k verilmemifltir. Ondan vazgeçilmemiflti sadece sahne arkas ndayd. fiimdi tekrar sahnedeki yerini alm flt r. Kürt sorununda de iflim mi? Nas l F rat n gidifli, Kürt sorununda yeni bir yaklafl m n sinyali olarak okunamazsa, yerine Aksu nun gelmesi de böyle bir farkl laflman n sinyali olarak okunamaz. Hatta bu küçük de iflikli yerel seçimlere yönelik bir taktik olmaktan bile uzakt r. Yüksek olas l kla Kürtler de oy kayb na u ranacakt r, milliyetçi oylar almak içinse bir hamleye gerek yoktur. AKP, Amed ve Dersim hayalinin gerçekten de bir hayal oldu unun ay rd na varm flt r. Bu fark na var fl, Erdo- an n Hakkari de söyledi i sözlerden bariz bir flekilde bellidir. RP döneminde kardefllik vurgusu yapan, birkaç y l önce sorunu zaman zaman olsa da dile getiren Erdo an, kitlesel eylemler karfl s nda bir çaresizin küfrüne denk, Ya sev, AKP, Amed ve Dersim hayalinin gerçekten de bir hayal oldu unun ay rd na varm flt r. Bu fark na var fl, Erdo an n Hakkari de söyledi i sözlerden bariz bir flekilde bellidir. ya terk et diyebilmifltir sadece. Kürt sorunu, kayna ve çözümüyle bu devletin kurulufl kodlar nda olmakla resmi ideolojinin bafll ca zeminidir. Komrador burjuvazi ve toprak a alar - n n devleti olan TC nin sorun karfl s ndaki, Kürt ulusu karfl s ndaki tutumu nettir, bir devlet politikas olarak imha ve inkard r. Dolay s yla bu devletin hiçbir kurumu, sözcülü e soyunan hiçbir partisi ne bu politikay de ifltirme e iliminde olabilir ne de buna muktedirdir.

10 Dünyaya Bak fl Özgür gelecek Kas m 2008 ABD nin emperyalist politikalar Obama rejiminde de sürecektir Filipinler Komünist Partisi - 7 Kas m ABD askeri-sanayi yap s n geniflletmeye devam edecek, askeri gücünü esneklefltirecek ve hegemonyas n sürdürmek, düflmanlar n n yay lmas n engellemek ve daha fazla emperyalist ya ma için yeni pazarlar ve topraklar ele geçirmek için irili ufakl savafllar ç kartacakt r. ABD sald rganl n n art fl küresel ekonomik kriz gözönüne al nd nda aç kça görülebilir. ABD baflkanl k seçiminde Barack Obama n n zaferi Amerikan halk n n militarist ve neo-muhafazakar Bush rejimine karfl tepkisini yans tmaktad r. Demokrat Parti aday olarak yar flan Obama kendisini Cumhuriyetçi George W. Bush un antitezi olarak lanse etti. ABD nin Irak ve Afganistan da yaflad siyasi ve askeri y k nt n n ve Büyük Bunal m dan bu yana en büyük ekonomik krizin Amerikan halk nda yaratt derin ve genifl hoflnutsuzlu un verdi i avantaj kulland. Emperyalizmin süregiden küresel hegemonyas, ya ma savafl Demokratlarla Cumhuriyetçiler ve Bush ile Obama aras ndaki çizgiyi bulan klaflt rmakta ve her ikisinin de ABD tekelci burjuvazisinin iki fraksiyonunu temsil etti ini göstermektedir. ABD ve dünya kapitalist sistemindeki mevcut derinleflen durgunluk ve bunal m ABD yi ülkesinde ve yar -sömürgelerinde emperyaist sömürüyü, ya may ve bask y sertlefltirmeye ve daha fazla sömürü alan yaratmak için karfl -devrimci ve sald rgan savafllar sürdürmeye zorlamaktad r. ABD askeri-sanayi yap s n geniflletmeye devam edecek, askeri gücünü esneklefltirecek ve hegemonyas n sürdürmek, düflmanlar n n yay lmas n engellemek ve daha fazla emperyalist ya ma için yeni pazarlar ve topraklar ele geçirmek için irili ufakl savafllar ç kartacakt r. ABD sald rganl n n art fl küresel ekonomik kriz göz önüne al nd nda aç kça görülebilir. Obama tüm bu gerçeklik içinde ABD emperyalizmini ilerletmek için hizmet edecektir. Demokrat Partiye ve popülist söylemlere dayanarak ABD hegemonyas ve sald rganl daha fleytanca bir hal alacakt r. Bu Demokrat Parti nin yöneticileri için beklenmedik bir durum de ildir. Popülist ABD Baflkan John F. Kennedy 1961 de Küba da Domuzlar Körfezi iflgalini bafllatm flt. O ve ard l Lyndon B. Johnson 1960 larda Vietnam Savafl n yükseltmifllerdi. New Deal Baflkan Franklin Delano Roosevelt ABD ekonomisini Büyük Bunal m dan ç karmak için 2. Dünya Savafl n kullanm flt. Obama s kça tekrarlad gibi Bush taraf ndan bafllat lan teröre karfl savafl ve Ortado u nun, Orta ve Güneydo u Asya n n petrol zengini bölgelerine yönelik askeri müdahalenin devaml l n aktif flekilde desteklemifltir. Özellikle Afganistan a 10 bin ek askerin gönderilmesini ve El-Kaide yi takip etme ad alt nda Pakistan s n r nda tek yönlü askeri müdahaleler yap lmas n savunmaktad r. Irak tan Amerikan askerlerinin h zl flekilde geri çekilmesini savunurken ayn zamanda kukla Irak hükümetinin ABD nin emirlerini yerine getirmesi için askeri varl n sürdürece ini net olarak ifade etmektedir. Haziran ay nda Obama Filipinler de askeri müdahaleyi sürdürece ini ve ABD ile yard m isteyen yar -sömürgesinin dostluk iliflkisi alt nda sürdürdü ü Balikatan askeri operasyonlar n destekledi ini söylemifltir. Kendisi Balikatan n ülkede ABD nin askeri varl n n kal c olmas n ve bunun Filipinler in egemenli ini ihlal erek ülke içinde müdahaleleri sürdürece ini kamufle etmeye çal flmaktad r. Filipinler Ordusuna daha fazla silah deste i verme ça r s yaparak yüz binlerce insan n kurban oldu u Arroyo rejiminin Oplan Bantay Lana askeri operasyonlar n n ABD askerinin deste inde sürece ini belirtmektedir. Filipinler Komünist Partisi (FKP) Filipinler halk n, ayn zamanda Amerikan halk n ve ulusal kurtulufl ve demokrasi için savaflan yar -sömürgelerdeki halklar yeni seçilen Amerikan baflkan n n aldatmacalar na inanmama ça r s yapmaktad r. FKP, iflçi s n f ve dünya halklar n n emperyalizme ve gericili e karfl ulusal ve sosyal kurtulufl, demokrasi ve ilerleme için verdikleri mücadelede srarl olaca ndan emindir. Filipinler Komünist Partisi (FKP) Filipinler halk n, ayn zamanda Amerikan halk n ve ulusal kurtulufl ve demokrasi için savaflan yar -sömürgelerdeki halklar yeni seçilen Amerikan baflkan n n aldatmacalar na inanmama ça r s yapmaktad r. Hedef: Halk Cumhuriyeti Parti içinde reformizmin ve bireycili in geliflmesinden kayg duyduklar n ve buna müdahale ettiklerini ancak anti-feodal ve anti-emperyalist bir anayasa yazma konusunda birlik olduklar n belirten Prachanda yoldafl hedeflerinin Halk Cumhuriyeti oldu unu ifade etti. Nepal de NKP(Maoist) in merkezi rol oynad Federal Demokratik Cumhuriyet in yürütmesindeki koalisyon hükümetine önderlik eden Maoistler devrimi ilerletmek için politik taktiklerini gelifltirme sürecindeler. Konu ile ilgili olarak son süreçteki geliflmeleri ve yurtd fl ziyaretlerini de erlendiren Baflbakan Prachanda yoldafl K z l Y ld z dergisinin 17. say s nda (24 Ekim-7 Kas m) önemli aç klamalarda bulundu. Parti içinde kurulan Devlet Yönetim Komitesinin son toplant s nda ald kararlara paralel olarak yerellerde bar fl komiteleri oluflturularak süreci ileri tafl yacaklar n belirten Prachanda yoldafl, koalisyon hükümetinin s n rl l na karfl n uluslararas düzeyde ve ülke içinde önemli ad mlar att klar n aç klad. Özellikle politika, program, y ll k bütçe ve d fl politikada yeni bir anlay fl do rultusunda hareket ettiklerini vurgulad. Prachanda yoldafl bilimsel toprak reformu için kurulan Komisyonun çal flmalar n sürdürdü ünü ve bu sürecin yak n zamanda somutlanaca n ancak as l zor meselenin ordular n birlefltirilmesi konusunda yaflanaca n, federal cumhuriyetin anayasas n n haz rlanmas - n n ordular n birleflme sürecine ba l olaca n vurgulad. Bu konuda iki z t uçtaki görüfllere itibar etmediklerini ve yak n zamanda somut önerilerini sunacaklar n aç klad. Prachanda yoldafl gerek iç kamuoyunda gerekse de d fl ülkelere dönük ziyaretlerde farkl kesimlerin demokrasi konusunu gündemlefltirdiklerini belirtti. Biçimsel demokrasinin yani parlamenter demokrasinin ömrünü tüketti ini, hiçbir yerde halk n tümünün temsilini sa lamad n vurgulad. Kendilerinin parlamenter sisteme de il sömürülen s n f, kast, bölge, cinsiyet ve uluslar n yani ço unlu u temsil eden bir demokrasiyi arad klar n, biçimsel demokrasinin sentezlenmesi gerekti ini, ayn zamanda komünist demokrasi deneyimlerinin olumlu ve olumsuz derslerini de incelediklerini ve sosyalist anayasan n s n rlar içinde çok partili yar flmay savunduklar n ifade etti. Nepal in Hindistan ile yapt Sugali Anlaflmas n n ard ndan yar -sömürge yar -feodal sosyo-ekonomik yap ya geçti ini, bu yap n n günümüzde de sürdü- ünü ancak Kurucu Meclis ve Federal Demokratik Cumhuriyetle birlikte monarflik döneme göre koflullar n de iflti ini, ileriye do ru gittiklerini anlatan Prachanda yoldafl önlerinde iki seçene in oldu unu belirtti. Ya tümden sömürgeleflecekler ya da ulusal birli i sa layarak tam ba ms zl elde edecekler. Gerici bas nda ç kan parti içinde bölünmelerin oldu u yönlü iddialar n yalan oldu unu belirten Prachanda yoldafl parti politikalar -taktikleri konusunda parti içinde ayr l n olmad n aç klad. fiu an da izlemeye devam etti imiz parti çizgisi Halk Savafl dönemindeki 2. Ulusal Konferans ta sentezlenmiflti. Halk Savafl ve Halk Hareketini parti çizgisinde erittik. Geçici hükümet, kurucu meclis ve cumhuriyet taktikleri ilan ettik. Tüm bunlar Prachanda Yolu olarak tan mlad k. Ard ndan ideolojide geliflme ça r s nda bulunduk. Sonras nda mücadelemizi geçici hükümet, kurucu meclis ve cumhuriyet içinde merkezilefltirdik. Buradan bakt m zda taktiklerimiz sona ermemifltir.( ) Gerçek mücadele Kurucu Meclis (KM) içinde bafllad. Bu, 2. Ulusal Konferansta kabul edilen taktiklerin özüydü. KM sona ermedi daha. Çunwang Toplant s n n kararlar n yeniden okursak flöyle demektedir: Federal Demokratik Cumhuriyeti ilan edene kadar burjuvazi ile bir çeflit uzlaflma içinde olaca z. KM nin kuruluflunun ard ndan ise burjuvazi federal cumhuriyeti burjuva cumhuriyetine ve proletarya da Halk Cumhuriyetine çevirmeye çal flacak. Parti içinde reformizmin ve bireycili- in geliflmesinden kayg duyduklar n ve buna müdahale ettiklerini ancak anti-feodal ve anti-emperyalist bir anayasa yazma konusunda birlik olduklar n belirten Prachanda yoldafl, hedeflerinin Halk Cumhuriyeti oldu unu ifade etti. Halk Cumhuriyeti derken Mao nun dönemini kopyalamayacaklar n, örne in Çin gibi üniter de il federal bir yap y savunduklar n, çok partili rekabete dayanan bir cumhuriyet olaca n vurgulad. Derginin ayn say s nda Parti tart flmas : devrim veya reform bafll kl bir yaz y kaleme alan Sonam yoldafl da üretim biçiminde de iflim olmadan siyasi durumdaki çeliflkilerde bir de- iflim olamayaca n belirtti. Yar -sömürge yar -feodal yap dan kurtulmak ve halk egemenli i için Demokratik Halk Hareketinin yükseltilmesini ve Güney Asya da Maoist partiler aras nda koordinasyonu sa layan CCOMPOSA n n güçlendirilmesinin önemini vurgulad. Parti içindeki tart flman n merkezinin proleter s n f n önderli i konusunda oldu unu ifade eden Sonam yoldafl tart flman n ideolojik düzlemde sürdü ünü, Marksizmle reformizm ve Stalin in ölümünün ard ndan Çin le SSCB aras ndaki tart flmalar n devam niteli inde oldu unu belirtti. Meselenin özünde flu sorunun yatt n ifade etti: bir ülkede devrim nas l tamamlan r ve devrimin kazan mlar nas l korunur? Bu soruya verilen cevab n pragmatik eklektizmle devrimci Marksizm aras nda ayr m sa lad n vurgulad.

11 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 11 Günefle gömülenler Durum iyidir, çünkü gerçekler devrimcidir Ese Yaylas flehitleri Tokat n Ese yaylas nda halk ordusu ile Türk ordusu aras nda 23 Kas m 1997 de ç kan çat flmada Proletarya Partisi nin 4. Genel Sekreteri Mehmet Demirda, Ümit Dinler, Duran Salman, Dilek Konuk ve Ümit Ça layan San flehit düfltüler. Sivas-fiark fllal olan Ümit Ça layan San, stanbul Sar - yer de mücadele ile tan flt. Gençli in iflçi alan nda aktif faaliyet yürüttü. Tokatl olan Dilek Konuk, sistemin kendisine sundu u olanaklar kabul etmeyip ailesinin engelleme çabalar - n da aflarak yüzünü doruklara çevirdi. Dersim Ovac k Yeflilyaz do umlu olan Ümit Dinler, 1994 te yaflanan darbeye karfl tav r alanlardand. Tokat-Almuslu Duran Salman mücadele ile 1992 de gerilla sayesinde tan flt. F rt nalar içinde b çak s rt nda bir yaflam. Önderli in en belirgin özelliklerinden biri özgürlü ün istem gücüdür. Bu gücün kullan m ndaki srar ve kararl l kt r. Özgürlü ü en güçlü isteyenler, bu düflüncelerini meydan okurcas na ifade edenlerdir. Ve bu düflünceleri u runa dünyay de ifltirme, örgütleme cüretini gösterenlerdir. Onlar, ak l ve cesaretin en ileri sentezidir. Ve onlar yaflad klar dünyan n en namuslu tan, ayd n ve yol göstericisidir. Bundand r ki yeryüzünün bald r ç plaklar taraf ndan unutulmaz olurken yeryüzünün efendileri taraf ndan en fazla lanetleneni olurlar. Mehmet Demirda yoldafl, zor bir süreçte önderlik görevini üstlendi. Tasfiyecili e karfl proleter bilincin ve duruflun cesur ad olmufl, a r ve zorlu süreçte Partiye Bolflevikler, Maoistler önderlik etmek zorundad r diyerek, önderlik görevini üstlenmifltir. Böylesi zorlu bir süreçte s n f düflmanlar na ve küçük burjuvaziye karfl düflüncelerini meydan okurcas na söyledi. Halka, devrime hizmet etmenin alçakgönüllü, genç önderi oldu. Mehmet Demirda, sa ve sol tasfiyecili in etkili oldu u bir süreçte durum iyidir tespitiyle ad n s n f savafl m n n önemli sayfalar na yazd rd. Tertemiz devrim sayfas na ad n genç, bilgili bir önder olarak yazd rman n yi it ad oldu. Devrimin bilgili, fedakar, atak kadrosu. En zorlu süreçlerde durgunluk ve çözülme günlerinde sistemli ve düzenli çal flmay, ad m ad m ilerlemeyi, santim santim kazanmay ö retti bize. Proletaryan n devrimci ilkelerini, de erlerini korumak ve gelifltirmek gerekti ini, bu görevler baflar lmadan devrimin örgütlenemeyece i bilinciyle hareket etmesini bildi. Saflarda ifllerin iyiye gitmedi i, zorluklar n hat r say l düzeyde oldu u bir süreçte s rt n dönüp giden küçük burjuva ayd n karars zlar - na, devrimin bir zorunluluk oldu unu, bunu gelifltirmek gerekti ini anlatt. Sömürülen ve ezilen iflçileri, emekçileri, Demokratik Halk Devrimi için ideolojik-politik-örgütsel olarak çok yönlü haz rlanmak gerekti- ini kararl ca ortaya koyan oldu. Bu zorlu tarihi süreç ve dönemeçlere dünya devrim tarihlerinde s kça rastland n, korkulacak fleyin gerçekler de il gerçeklerin fark na varamamak oldu unu söyledi. Tarihteki birçok devrim, ezilenlerin tekrar tekrar sald r ya geçmeleri sayesinde yenilgiler içinde zaferler elde edilerek baflar ya ulaflm flt r. O, bunu kavrad ve buna göre hareket etti. Cahil komünistlik olmaz! S n f savafl m n n gerçekli ine her do ru yaklafl m, çözümün ve ilerlemenin de ad m olmufltur. Kadrolar n engin bir deneyime sahip oldu u kadar derin bir teorik kavray fla sahip olmas gerekti i bilinciyle hareket etti ve bunun için Bilgili olun! Cahil komünistlik olmaz! ça r s nda bulundu. Devrimci bilginin genifl, derin ve yayg n olmas yla de iflimin ve devrimin de o denli yak nlaflaca na dikkat çekti. Çaba harcamadan bilgili olunamayaca n ve partinin politikleflmeye acil ihtiyac oldu unu belirtti. Yo unlaflt, düflünüp araflt rd, inceledi. Düflünsel ve mücadele yaflam n n merkezine partinin inflas n ve Halk Savafl n n ülkemiz topraklar na uyarlanmas n koydu. Bunun için çal flt, çok çal flt. Çünkü o, çok iyi biliyordu ki ideolojik sorgulaman n en üst düzeyde sürdürülmesi baflar lamadan, her türden küçük burjuva ideolojisinden ar nma olamaz ve devrimci mücadele temel yönelime uygun kesintisiz bir flekilde sürdürülemez. Bunun için geçinmeci kitle çizgisine, her türlü küçük burjuva ruhsuzlu una, düflünsel ve bedensel tembelli e politik gerili e ve cehalete karfl, durmadan mücadele etti. Her alanda, kararl bir örgütlü karfl koyufl, militan direnifl mevzileri yaratmak, kal c k lmak ancak Halk Savafl n gelifltirip, yayg nlaflt rmakla baflar l r. Bunun için bilgili, cesur, genç önderimizin düflünce ve prati inden ö renmek, uygulamak ve yine ö renmek gibi zorlu ve onurlu bir göreve sahip oldu umuzu asla unutmamal y z. Bu Üçüncü Konferans delegeleri Konferans haz rl klar s ras nda Kas m 1986 da yaflanan çat flmada Konferans delegeleri Hüseyin Tosun, R za Sökmen, Zeki Uygun, brahim Polat, Ünal Küçükbayrak, A. R za Boyo lu, M. Kemal Y lmaz ve savaflç lar Kamile Öztürk ve smail Do an topra a düfler. Zeki Uygun Sivas Hafik do umlu olan Zeki Uygun, yoldafllar taraf ndan sevilen, faaliyet yürüttü ü bölgelerde halkla k sa sürede kaynaflan bir yap ya sahipti. Ünal Küçükbayrak 1954 y l nda Urfa Viranflehir de do- an Ünal Küçükbayrak, at lganl ve bitmez tükenmez enerjisi ile mücadeleyi büyüttü. Hüseyin Tosun 1956 Dersim Pertek te dünyaya geldi. Sürekli ö renmeye gayret eden, tarzda bir düflünsel ve pratik hareket gelifltirildi i oranda Demirda yoldafl anlafl lm fl olur. Bugün onu anlamak, devrimin bilgili, fedakâr ve atak kadrosu olmak için çal flmak, mücadele etmek ve yo- un bir bilgi birikimine sahip olmak demektir. Onun devrim iddias n ve özgürlük düfllerini rehber edinmek demektir. Ancak bunu yaparsak, yoksulluk içinde bunalan, cehalet içinde köleleflen, ülkemizin yoksul emekçilerinin kurtuluflunu sa lam fl oluruz. bildiklerini halktan saklamayan bir dava adam yd. M. Kemal Y lmaz Zonguldak Karabüklü olan M. Kemal Y lmaz, 80 sürecinde Metris Zindan nda tutuklu kald ve birçok sorumluluk üstlendi. Ali R za Boyo lu 1956 y l nda Erzincan Refahiye de dünyaya geldi. Tuzla iflçileri aras nda yürüttü ü mücadele ile düflman n korkulu rüyas oldu. brahim Polat Malatya Kürecikli olan brahim Polat, brahim Kaypakkaya ile birlikte Sinan Cemgil i ihbar eden Mustafa Mordeniz in cezaland r lmas nda görev ald. Kamile Öztürk Çorum Alaca da dünyaya geldi. Tutsak düfltü ünde a r iflkencelerin yan s ra yoldafllar n n gözü önünde tecavüze u rad. Tüm bunlara ra men direnifl tavr n sürdürdü. smail Do an Dersimli olan smail Do an mücadeleyi zirvelerde büyüten partizanlardand. Kavgada ölümsüzleflenler R za Akdemir ve Hüseyin Akdemir Erzincan do umlu Hüseyin Akdemir, ÜGD üyesi faflistler taraf ndan 10 Kas m 1976 da sald r ya u rar. Hüseyin Akdemir, bu sald r da flehit düflerken yaralanan kardefli R za Akdemir ise 17 Kas m 1976 da yaflam n yitirdi. Zülfikar Uralçin 1956 do umlu Zülfikar Uralçin in çal flkanl, a rbafll - l, dürüstlü ü en belirgin özelliklerindendi. Çal flma yapt bölgelerde halk n güvenini sevgisini kazand. 19 Kas m 1977 da stanbul da sivil faflistler taraf ndan katledildi. Mehmet Zeki fierit Kayseri Uzunyayla do umlu Mehmet Zeki fierit, gençlik mücadelesinde yer ald. flkencede komünist bir tav r tak namayan Mehmet Zeki fierit, bu hatas na daha sonra mahkeme ve zindanda düzeltti. Hapishane duvarlar na O duvar, duvar n z v z gelir bize v z yazarak firar etti. Yaflanan çat flmada yaral olarak tutsak düfltü. Üzerinde ç - kan kimli i sonuna kadar savundu. Kendisi ile yüzlefltirilen babas n bile tan mad. Yaflas n devrim slogan n dilinden düflürmeyen Mehmet Zeki fierit, 24 Kas m 1977 de iflkencede katledildi. Ramazan Can Halk düflman DDKD liler taraf ndan 20 Kas m 1978 de Siverek te katledildi. sa Demirbafl Samsun da dünyaya geldi. Tütün üreticilerinin mücadelesinde yer ald. 23 Kas m 1979 da yaflanan çat flma sonras iflkencede katledildi. Ertesi gün Samsun flehir merkezinde kitlesel bir cenaze töreni yap ld. Mustafa Sar tafl ve fienol Özyurt Mehmet Zeki fierit in ölüm y ldönümünde bomban n yanl fll kla patlamas sonucu yaraland lar. Olay yerine gelen iki bekçinin açt atefl sonucu 24 Kas m 1979 da ölümsüzlefltiler. Mustafa Sar tafl Mufl Vartolu Mustafa Sar - tafl, azimli, çal flkan, fedakâr ve cesur yap s yla öne ç k yordu. fienol Özyurt Çorum do umlu fienol Özyurt yüre i devrime sevdal partizanlardand. Ali Sar bal Zaaflar na karfl kendini yoldafllar ile birlikte yeniden yaratt. Kas m 1981 de iflkence de yaflam n yitirir. H d r Utan Dersim Ovac kl H d r Utan; çal flkanl ve fedakârl ile yoldafllar aras nda ayr bir yeri vard. 18 Kas m 1983 te geçirdi i trafik kazas sonucu yaflam n yitirdi. Hasan Özün Bingöl de dünyaya geldi. Hollanda da 1985 te geçirdi i bir hastal k sonucu yaflam n yitirdi. Perihan Çolak, Hasan Alt ntafl, Fazl Kaya, Süleyman Kor Sivas Zara do umlu Perihan Çolak alçakgönüllü ü ve çal flkanl ile tüm yoldafllar n sevgili Peruflka s, Dersim da lar n n Berivan oldu. 19 Kas m 1990 da Dersim de ç kan çat flmada Hasan Alt ntafl, Fazl Kaya ve Süleyman Kor la birlikte flehit düfltü. Bingöl do- umlu Hasan Alt ntafl yurtd fl nda iflçi olarak çal - fl rken mücadeleye bafllad. flkencede gösterdi i direnifl ile düflman bozguna u ratt.1967 de Gümüflhane de dünyaya gelen Fazl Kaya, hem yoldafllar hem de köylüler aras nda fedakârl, alçakgönüllü ü ve kararl l ile k sa sürede öne ç kt. Trabzon do- umlu olan Süleyman Kor, da lara sevdal yd. Do an Erdem Erzincan Tercan do umlu olan Do an Erdem, Dersim da lar nda mücadele yürüttü ü s rada ç alt nda kalarak yaflam n yitirdi. Kolektif De iflime aç k, kavgada srarc olmal y z çinden geçti imiz süreç, ezilenler aç s ndan oldukça a r koflullar içermektedir. Egemen s n f sözcülerinin çizdi i pembe tablolar, yaflanan ve yaflanacak olan gerçek durumla asla uyumlu de ildir. Ç gibi büyüyen iflsizlik, emekçilerin sofralar nda her gün küçülen lokmalar yaflanan tüm a r koflullara ayna tutmaktad r. Bu durumun ezilenler cephesinde bir hoflnutsuzlu a yol açt kesindir. Ama kesin olan di- er bir fley ise; bu hoflnutsuzlu u devrimci bir kanala ak tacak olan iradenin zay fl d r. Bu devrimci iradenin zay fl, ezilen genifl y nlar n, egemen s n flar aras nda süren iç iktidar mücadelesinin bir parças haline getirilmeye çal fl lan karfl devrimci politikalar n deflifre edilmesini önlüyor. Egemenler cephesinde yaflanan krizleri, emekçilerin mücadelesi lehine çevirme prati i sakatlan yor. Di er bir anlat mla, s n f mücadelesi için ortaya olanaklar ç k yor. Sürecin acil görevi bu tabloyu de ifltirmektir. Bu tabloyu de ifltirmenin ilk ad m, sürecin özelliklerini kavrayan, zorluklarla savaflma bilincinecesaretine sahip militanlar n yarat lmas yla bafllar. Ama bu kendili- inden olmaz. Bunun için ideolojik e itim, ideolojik derinlik gerekir. E er ileri militan ve kadrolarda gereken ideolojik motivasyon sa lanmazsa, s kça alt n çizdi imiz ideolojik k r lmalar afl lamaz. Kendine güven duyan, zorluklarla savaflmada inatç ve sab rl militanlar n yarat lmas, saflar m zdaki küçük burjuva düflünce tarz n n mahkum edilerek, proleter düflünce tarz n n hâkim k l nmas yla mümkün olacakt r. Kadro ve militan tipinde tafl nan iç zay fl klar, kararlar n yarat c bir tarzda uygulanmas n, günlük devrimci çal flmalar n ad na lay k bir flekilde yerine getirilmesini engelliyor. Tüm bunlar planlanan görevlerin zaman nda yap lmas n da önlüyor. Bu gerçekleri görerek hedefler belirlemek ve de ifltirmek için çaba sarf etmek görevleri asla göz ard edilmemelidir. Bunun için ideolojik e itimle birlikte içinden geçti imiz sürecin ana özelliklerini ve s n f mücadelesinin tarihi tecrübelerini sürekli irdelemeliyiz. Kavray fl düzeyimizi sürekli gelifltirip derinlefltirmeliyiz. Ve tüm bunlar günlük devrimci çal flman n d fl nda de il, bizzat içinde yapmal y z. Önemle üzerinde durulmas gereken sorunlardan biri, kitlelere karfl duyulmas gereken devrimci güvendir. Bu güven, devrimci durumun ileri ve gerili ine, kitle deste inin zay f ve güçlülü üne göre de iflmez. Devrim iddias n tafl yan her parti ve militan her koflulda kitlelere güven duymak zorundad r. Çünkü; kitlesiz devrim olmaz. Dolay s yla devrim isteminde samimi olan her parti ve militan tarihin yarat c s olan bu güce güven duyarak, bu gücü kazan p harekete geçirmek için tüm enerjisini ortaya koymak zorundad r. Kitlelerin de iflimini içermeyen, onlar örgütlenmeye yak nlaflt rmaya hizmet etmeyen her çaba bofl bir çabad r. Kitleden kopuk, kendi içinde tekrar içeren tüm çal flmalar devrimci heyecan ve coflkuyu yaratmaktan uzak çal flmalard r. Tam da burada flu soruyu sormak gerekir. Kitlelere güven duymayan bir militan kendine gereken güveni duyabilir mi? Bu soruya evet demek mümkün de ildir. Çünkü, kitlelere güvensizlik özünde kendine güvensizliktir. Hiç flüphesiz tüm bunlar n kökeninde ideolojik durufl yatar. Devrimin kaç n lmazl na ve kitlelerin gücüne güvenen hiçbir proleter devrimci zorluklara teslim olmaz. Bilakis yaflanan tüm zorluklar s n f savafl m n n bir parças olarak alg lar. Ve bu zorluklar aflmak gibi bir görevi oldu u gerçe ini kavrar. Bu gerçek, onun her yerde, her koflulda proletarya davas na sad k kalmas n sa lar. Bu u urda yapt her hatan n hesab n verir. Hiçbir zaman kendi hatalar n n hesab n baflkalar n n defterine yapmaz. Edindi i devrimci kültür, sahip oldu u proleter ahlak asla böyle bir tutuma müsaade etmez. Proleter duruflta, proleter kültür ve ahlakta gerilemenin oldu u dönemlerde burjuva düflünüfl tarz devrimci saflarda boy vermeye bafllar. Dolay s yla bu küçük burjuva yaflam tarz na karfl ideolojik cephede mücadeleyi yo unlaflt rmak, ideolojik e itime a rl k vermek ve yaflanmakta olan n süren s n f savafl m n n parti içindeki yans mas oldu u gerçe ini örgütlü güçlere kavratmak gerekir. Bu tutumlar her zaman vard r ve var olacakt r. Böylesi dönemlerde daha etkin, daha kazan mc bir mücadele çizgisinin izlenmesi gerekir. Koflullardan soyutlanm fl, de iflim-dönüflümü içermeyen her türlü de erlendirme ve pratik tutumdan uzak durulmal d r. Tüm bunlar n baflar l bir flekilde yerine getirilmesi de kavgada tereddütsüz, ö renmede doyumsuz ve de iflime aç k militanlar n yarat lmas na ba l d r. Bunlar olmaks z n al nan kararlar n hiçbir hükmü olmaz.

12 Yeni kad n Özgür gelecek Kas m 2008 Bilinmiyorsa sorun yok! Kad nlar tecavüzcülerin peflini b rakm yor! talyan sanatç Pippa Bacca y, ç kt bar fl yolculu u nun Gebze aya nda, tecavüz ettikten sonra katleden Murat Karatafl n yarg lanmas na 4 Kas m da yap lan duruflmayla devam edildi. Duruflmaya kat lan kad n örgütleri ise, Kocaeli 1. A r Ceza Mahkemesi nde görülen davada müdahil olmak istediklerini belirten dilekçeler sundular. Mahkeme heyetine sunulan dilekçelere iliflkin karar ise bir sonraki duruflmada verilecek. Duruflmaya, Bacca ailesinin avukat Mehmet Eke ile bir yeminli tercüman kat l rken, Emekçi Kad nlar Derne i ad na Münevver ltemur, Genç Kad n Avukatlar ad na avukat Sezin Uçar ve Mor Çat Kad n S nma Vakf ad na avukatlar, müdahil olma talebinde bulunarak, dilekçelerini mahkemeye sundular. Mahkeme heyeti, 16 Aral k olarak belirlenen, bir sonraki duruflmada karara ba layaca n belirtti. Davaya müdahil olmak isteyen kad n örgütleri, duruflma sonras mahkeme binas önünde bas n aç klamas yaparak, yasalar tecavüzcüleri üzmüyorsa, kad nlar üzecek dediler. Kurumlar ad na yap lan aç klamay okuyan Serap Coflkun, tecavüzün ve kad na yönelik fliddetin nedenlerinden birinin de, ma durun beden ve ruh sa l bozulmad gerekçesiyle tacizci Hüseyin Üzmez leri serbest b rakan, evlilik yafl n 14 e indiren, kad n tecavüzcüsüyle evlendiren zihniyet oldu unu vurgulad. Eylemde yap lan konuflmalarda ayr ca, yasalar n ve devletin tecavüzcüleri üzme di i, ancak kad nlar n tecavüzcüleri üzece i belirtildi. Kad na yönelik fliddetin, taciz ve tecavüzün son bulmas n istediklerini de söyleyen kad nlar, bir kez daha davaya müdahil olacaklar n dile getirdiler. (Kartal) Geçti imiz haftalarda AKPli milletvekillerinin kad nlarla ilgili düzenledi i bir yasa maddesi gazetelerde yer alm flt. Gazetemizde k sa da olsa yer verilen bu haberin içeri i, düzenlenen yasan n kad nlar n tecavüzcüsüyle evlendirilme yafl n n 14 e indirilmesi ve evlenme durumunda da tecavüzcünün ceza almas n n ortadan kalkt na dairdi. Yasaya karfl kad n örgütleri harekete geçerek protesto eylemleri düzenlenmifl, kamuoyu tepkisinin hükümet aç s ndan rahats zl k verici boyutlara ulaflmas nedeniyle yasa tasar laflmaya f rsat bulamadan vazgeçilmiflti. Ayn günlerde Vakit gazetesi yazar olan 78 yafl ndaki Hüseyin Üzmez in 14 yafl ndaki bir k z çocu unu taciz etmesi sonucu tutuklanmas ve ard ndan da serbest b kar lmas gündemdeydi. Yafl ve slami kesimdeki a rl düflünüldü ünde Üzmez gibi bir flahsiyetin toplum vicdan nda tacizci olarak durmas da hükümeti rahats z eden bir konuydu. Geliflmeler düflünüldü ünde düzenlenmek istenen yasa maddesi Hüseyin Üzmez in tahliye edilmesine olanak sa layan bir geliflme olarak de erlendiriliyordu. Düzenlemeden vazgeçildi, ancak Üzmez in sayg nl dikkate al narak tahliye edilmesi de gerekiyordu. Anayasal güvenceyle ç kart lmak yerine bilimsel raporlarla tahliye edilmesi zarar gören itibar n iade edecekti. Nitekim öyle de oldu. Üzmez flahs nda gündeme gelen mütedeyyin (sa lam Müslüman) insanlar daha fazla yaralanmadan sorun çözümlenmiflti. Nas l oluyor da 14 yafl nda bir çocu- u taciz eden biri bu kadar k sa zamanda tahliye oluyor ve onuru bu kadar kolay kurtulabiliyor? Çünkü olay yaflayan, öz annesinin zengin erkeklere bekâretini bozmadan peflkefl çekmeye çal flt savunmas z bir k z çocu u, olay n bafl aktörü ise gerici/faflist zihniyetin usta temsilcilerinden, y llar n a r a abeylerinden birisi. Regl olmufl her kad n n reflit oldu unu söyleyip haremine kapat labilece ini savunan, sapk n eylemlerinden dolay fleytan n suçlu oldu u savunusunu yapacak kadar da inançl bir zat- muhterem. Kad n n yasaklar ve günahlar zincirine hapsedilmeye mahkum oldu u ülkemizde potansiyel suçlu olarak kabul edildi ini düflündü ümüzde Üzmez ve Üzmez gibilerin yeri göstermelik cezalar ya da toplumda ait oldu u onurlu köfleleridir. Bu nedenle hükümet, hükümete ba l idari ve mesleki kurulufllar baflta kad n sorunu olmak üzere ayn çizgide bulufltuklar Üzmezler için yasalar ç kartabilir, bilimi arkas na alabilir, Adli T p Kurumu nun bilimselli inin sorgulanmas üzerine konunun uzmanlar ndan stanbul T p Fakültesi Adli T p Anabilim Dal Ö retim Üyesi fiebnem Korur Fincanc ile görüflerek BÇ nin durumu, kurumun rolü üzerine röportaj yapt k. - B.Ç nin raporda belirtildi i gibi ruhsal ve fiziksel durumu normal olabilir mi? - Çocuklarda ya da yetiflkinlerde sonuç olarak bir cinsel sald r ya da cinsel istismar söz konusu oldu unda bedensel bir tak m izler olabilece i gibi tabi ruhsal izler de olabilir. Burada bedensel izler çok k sa sürede iyileflerek ortadan kalkacakt r, tabi iz b rakanlar da olabilir. Ama sonuç olarak bedendeki izlerin iyileflmesi ve herhangi bir bulgu saptanmamas beklenir bir durumdur. Ama ruhsal izlerle ilgili olarak yani ruhsal etkilenme ile ilgili olarak erken dönemdeki bulgular farkl olur. Üzerinden belli bir süre geçtikten sonra bulgular farkl olabilir. Örne in ilk bir ayda Akut Anksiyete bozuklu u dedi imiz bir tablo ya da Akut Stres bozuklu u dedi imiz tablo karfl m za ç - karken, bu olaydan sonra tablo giderek yerleflebilir ve travma sonras stres bozuklu u dedi imiz tablo olarak ortaya ç kar. 3 aydan daha uzun, 6 aydan daha uzun sürdü ünde bu tablolar bunun ciddi anlamda kal c hasar niteli i aç s ndan da de erlendirilebilir. Psikiyatrik aç dan söylemiyorum tek bafl na, adli t p aç s ndan da söylüyorum. Çünkü siz de biliyorsunuz adli t p olarak bizlerin yapt, yaralanman n a rl k düzeyini belirleyerek yarg ya ceza a rl noktas nda ipuçlar vermek. Asl nda yap lan budur. Dolay s yla bu yaralanma a rl n ölçecek bir araç olarak tan mlayabiliriz bunlar. Varolan durumu de erlendirmeyi yani. Bunlar n belli süreleri var elbette. Sonuç olarak tek bir muayene ile belli olacak bir karar de il. Böyle bir sald r sonras nda çocu un ya da yetiflkinin izlenmesi gerekir. Belli aralarla ilk bafltaki varl n de erlendirmek için araç olabilir muayene bulgular. Sonras nda ise yaralanman n a rl n belirlemek yönünden bir araç olur. Dolay s ile olay n varl n belirlemek aç s ndan bulgular n saptanmas erken dönemde hemen yap labilir olsa bile e er yaralanman n a rl belirlenecekse belli bir süre izlenmesi, ondan sonra de erlendirmenin yap lmas yerinde olacakt r. Burada da çocuk ilk bafllarda muayene edilmifl 6 ay sonra Adli T p Kurumu na gelmifl. 6 ay sonra yap lan tek bir muayene ile bunun de erlendirilmesi mümkün de ildir. Mutlaka yarg n n hükmünü belirleyebilirlerdi. Üzmez in tahliyesinin hemen ard ndan yaflananlar ve aç klananlar da bunun bir göstergesi zaten. Yüzündeki ifadenin bile insanda tiksindirici duygular uyand rd Hüseyin Üzmez i serbest b rakt ran ve aklayan raporla ilgili de Adli T p Kurumu nun durumuna bakmak gerekiyor. Bu tür kurumlar n, sistemin bekas nda diflli olmaktan öte bir anlam tafl mad n daha aç ktan görmüfl olduk taciz edilen 14 yafl ndaki B.Ç. nin ruhsal ve bedensel yap s n n bozulmad na dair verdi i raporla. Adli T p Kurumu somut verileri dikkate alarak elde etti i sonuçlar üzerinden bilimsel raporlar düzenlemekle yükümlülü ü olan bir kurumdur. Yapt çal flmalar tecavüz, iflkence, ölme ve öldürme vb. konularda hayati öneme sahip olan bir kurumdur yani. Devlet eliyle yap lan cinayetlerin, iflkencelerin ve tecavüzlerin ortaya ç kar lmas yla sürekli gündemde olan Adli T p Kurumu önemli oranda gerici/faflist zihniyetli uzmanlar n oldu u bir aland r. B.Ç için ruhsal ve bedensel yap s zail olmam flt r tan s n n konuldu u 18 sayfal k raporun tamam nda B.Ç nin geçirdi i travman n izleri tek tek s ralanm flken son sayfada muayeneleri ve anlat mlar reddeden bir karar verilmifl olmas yak n zamanda yaflanan benzer vakalar n da hat rlanmas n gerekli k l yor. Ölüm Orucu sürecinde tedavi etme ad alt nda zorla müdahale edilen yüzlerce devrimci tutsak hapishane koflullar nda yaflam na devam etmesi mümkün olmad ndan Adli T p Kurumlar n n verdi- i raporlarla tahliye edilmiflti. ÖO eyleminin sonlanmas ndan k sa bir süre sonra ise tedavisi olmayan ve birçok tutsa a konulan Wernicke Korsakoff hastal tan s ayn tutsaklarda ayn Adli T p Kurumlar taraf ndan iyilefltirilmiflti. Cinselli in tart fl lmas n n dahi ciddi bir flekilde yasakland ve tabu say ld bir ülke olmam zdan kaynaklanan birçok cinsel sald r örnekleriyle karfl laflabiliyoruz. Üzmez in serbest b rak lmas ve olay n h zla geliflmesinin böyle bir sald - r ya/travmaya maruz kalan tüm çocuklara ve kad nlara bir gözda anlam tafl d n düflündü ümüzde tablonun daha da vahim oldu u, daha da vahimleflece ini söylemek yanl fl olmayacakt r. Kâ t üzerindeki göstermelik anayasal ard fl k birkaç muayenenin ve görüflmenin yap lmas gerekirdi. Sonras nda karar n verilmesi yerinde olacakt r. Fakat Adli T p Kurumu nun var olan yap s içinde muayenenin yap lmas uygun de ildir. Bir kere bu kurum ortam bir muayene ortam de il. Daha çok çocu a zarar verecek, çocu u travmatize edecek bir ortam. Dolay s ile burada tek bir muayene bile yap lmamas gerekmektedir. B rak n bir muayene yap lmas - n, böyle bir ortamda muayene yap lacaksa hiç yap lmas n daha iyi. Mutlaka çocu un muayenesinin yap labilece i uygun bir ortam n haz rlanmas gerekir. 6 kifli, eriflkin kocaman insanlar ve üstelik alanlar n n adamlar de iller. Onlar n bulundu u bir ortamda ad n ne, yafl n kaç diye yap lan sorgulama çocu a yarar vermez tam tersine zarar verir. Tan koyma konusunda da hiç bir veri sa lanmaz. Zaten çocuk konuflamaz. Öyle ortamda mümkün de il. Korkacakt r. Eriflkin insan bile ç k p konuflam yor. Orada kocaman insanlar karfl s nda, masan n arkas nda duruyorlar. Ve size bak yorlar ve bir tak m sorular soruyorlar. Ne oldu unuzu bile anlam yorsunuz. Bir t p ortam gibi de il, mahkeme ortam gibi onun için bafl ndan sonuna yanl fllar dizisi bu. - Raporun Hüseyin Üzmez in tahliye edilmesinde önemli bir yeri var. Jet h z yla raporu haz rlay p mahkemeye haklar n dahi tecavüzcüleri ödüllendirdi i, tecavüze u rayanlar n d fltaland -, suçland, utanç duymak zorunda b rak ld ; feodalizmin çözülmedi i Türkiye gibi yar -sömürge ülkelerde ekonomik ve kültürel krizlerin faturas önce kad nlara/çocuklara ç kacakt r. Yapmam z gerekense 12 yafl ndaki Nur fien in cenazesinde önemli rakam n genç k zlar n oluflturdu u 3 bin kiflinin att slogana sahip ç kmak; Susma sustukça s ra bize gelecek! Bafl ndan sonuna yanl fllar dizisi sunmas, di er iflkence ve tecavüz olaylar nda ise hala bir yol kat edilemedi ini düflündü ümüzde Adli T p Kurumu sistem yanl s m çal fl yor? - Bu, kurum yap lanmas ile ilgili bir durumdur. Siyasi iradenin bunu çözmeye yönelik hiçbir çabas n n olmamas hatta tam tersine kadrolaflma yönünden buray bir erk alan olarak kullanmas ndan kaynaklan yor. Dünyada oldu- u gibi davalar için Türkiye de de üniversite hastanelerinde yap lmas gerekiyor, kurumun devletle organik bir iliflkisinin olmamas gerekir. Organik bir iliflkisi oldu unda ba ms z oldu unu söylemek mümkün de ildir. Bunlar n her biri ayr sorunlar dizisi bak ld nda. Ama tabi baflka bir nokta daha var. Sonuçta mahkeme bilirkiflinin söyledi i üzerinden karar veremez. Çünkü mahkeme ba ms zd r. Mahkeme e er tahliyeyi adli t p raporu üzerinden gerçeklefltirdiyse burada mahkeme sorunludur. Böyle bir ihmal gerçeklefltirdi i için. Görevini yeterince yerine getirmedi i için. Çünkü elinde deliller varken Adli T p Raporundan kaynakl tahliye ettik diyorlarsa e er, görevlerini ihmal ediyorlard r. Dolay s ile mahkeme hakk nda Adli T p Kurumu Baflkan hakk nda Adli T p Kurumu nun ba l oldu u Adalet Bakanl nda bu olay ve benzeri pek çok olaydan yola ç karak böyle bir ihmalden dava açmak gerekiyor. ( stanbul) Yafl 13, cezas recm edilerek ölüm! Kad na dönük ayr mc l n en uç boyutlarda yafland, ayr mc l - n ak l almaz vahflete vard sistemlerin bafl nda hiç kuflkusuz fleriat düzeni gelmektedir. fieriat düzeninin son kurban ise, Somalili 13 yafl ndaki Ayfle. Ayfle üç kiflinin tecavüzüne u rar, ancak mahkeme tecavüz edenleri de il, küçük Ayfle yi suçlu bulur. Suçu ise, evlilik d fl cinsel iliflki yaflamak olarak adland r l r. Ve Ayfle bir futbol stadyumunda, bin kiflilik bir izleyici kitlesi önünde, onlarca erke in att tafllarla katledilir! Uluslararas insan haklar örgütü Amnesty International taraf ndan yap lan aç klamaya göre, söz konusu recm olay, slamc militanlar taraf ndan kontrol edilen Kismayo kentinde, 27 Ekim de yafland. Küçük k z n recm edilerek vahfli biçimde katledilmesinin ard ndan yap lan resmi aç klamada yafl 23 olarak verilse de (ki yafl büyük de olsa recm edilerek veya baflka biçimlerde katletmeyi hakl ç - karmaz), Ayfle nin babas k z n n henüz 13 yafl nda oldu unu aç klad. Ayfle ye dönük bu katliam, ayn zamanda, gerici toplumlara özgü olan ve de ülkemizde de örne ine s kça rastlanan, kad na dönük tecavüzde tecavüzcüyü de il, kad n cezaland rma mant n n da son örneklerinden birini oluflturmaktad r. fieriatla yönetilen ülkelerde ise, bu cezaland rma, küçük Ayfle örne inde de görüldü ü gibi, genelde kad n n yaflam hakk - n, hem de en vahfli yöntemlerle ortadan kald ran sonuçlar da beraberinde getirmektedir. Yaflam hakk ne kadar vahfli yöntemlerle ortadan kald r l rsa, di er kad nlar aç s ndan o kadar cayd r c olaca düflünülüyor olsa gerek, fleriat uygulamalar vahflette s n r tan madan iflletilmeyi sürdürüyor. fieriat düzeninin hakim oldu u ülkelere bak ld nda ise, bunlar n tamam na yak n nda, iktidarda olanlar n, emperyalist politikalar sonucu, ya do rudan ya da dolayl olarak emperyalistler taraf ndan ifl bafl na getirilen uflak-iflbirlikçiler oldu unu da görebiliyoruz. Uzun y llard r emperyalist politikalar n hedefinde olan Somali nin belli bir bölümünde hakim olan radikal slamc gruplar da yine ayn emperyalist politikalar sonucunda ya politikalara taraf olarak ya da devrimci seçenek zemini olmamas ndan kaynakl bu politikalar n karfl t olarak ortaya ç km fllard r. AKP li kad n vekiller ve eniflteler... Yaflad m z toplumda kad nlar n ikinci s n f insan muamelesiyle karfl laflt - n, ço u zaman insan yerine konmad - n, sadece çocuk do uran, yemek yapan, k sacas ev iflleriyle u raflan, adeta evdeki mutfak robotundan farkl görülmedi ini her f rsatta dile getiriyoruz. Egemenler bunu aflt klar n, kad n erkek eflitli inin oldu unu vurgulamak için bizlere baz örnekler veriyorlar, verdikleri bir örnek de Millet Meclisi ndeki kad n vekiller. Acaba o kad n vekiller gerçekten de özgür leflebilmifller mi, kendi hayatlar - n n rotas n kendileri belirleyebilmifller mi/belirleyebiliyorlar m? Ad ; Ça la Aktemur Özyavuz, Harran dan milletvekili oldu do- umlu, Jeofizik Mühendisi, Turizmci, ifl kad n, 1 y l ngiltere, 1 y l talya da dil e itimi alm fl. 23. dönemde Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyesi. Kocas Harran Belediye Baflkan. Ayn zamanda Cumeyli afliretinin reisi. Mustafa Özyavuz, eflinin milletvekili olma öyküsünü flöyle anlatt diyor gazeteler: Erken genel seçim karar al nd s ralarda özellikle kad nlar n milletvekili olmas n n istendi ini duyunca kendisine fikrini sordum. Ben uygun görürsem aday olaca n söyleyince, ben de neden olmas n diyerek adayl n onaylad m ve birlikte çal flmaya bafllad k. (Sabah Gazetesi, 13 A ustos 2007). Görüldü ü gibi asl nda o milletvekili olan kad nlar da baz lar n n söyledi i gibi özgür de ilmifl. Efllerinin onay n almadan hiçbir fley olam yorlarm fl anlafl lan. AKP li kad n vekillerin hepsinin hayat hikayesini anlatmayaca z elbette, ama birkaç ndan daha bahsedelim. Elbette efllerinin de. Ankara Milletvekili Aflk n Asan n efli Prof. Dr. Habip Asan efli vekil olduktan sonra Aral k ay nda Türk Patent Enstitüsü Baflkan Yard mc l na, Mardin Milletvekili Gönül Bekin fiahkulubey in efli Mehmet fiahkulubey, 8 Mart 2008 de Bay nd rl k Bakanl Müflavirli i ne atand. Bu atama için Bakanl k Müflaviri rfan Önal baflka bir göreve atanmak üzere görevinden al nd. Trabzon Milletvekili Safiye Seymeno lu nun efli Arif Seymeno lu ve Denizli Milletvekili Selma Aliye Kavaf n efli Alaaddin Kavaf da terfi alanlar aras nda. Demek ki bu ülkede kad nlar n milletvekili olmas da efllerine hizmet etmek, cep doldurmak, Meclis te çok fazla ses ç - karmayan t pk evlerinde oldu u gibi orada da erkek vekillerin iki ad m gerisinden gelen, erkek egemen toplumun de er yarg lar ndan kurtulamayan ve bundan kurtulmak için çabalamayan, birilerinin kuklas olmaktan öte bir fley de il. Bir yandan sahte Adli T p raporlar yla Üzmezler sokaklara sal n rken di er yandan da kad nlar katledilmeye devam ediyor. Fatma Babatl da katledilen kad nlardan sadece biri. Balatl 35 yafl ndayd ve 7 çocuk annesiydi. Eflinden sürekli fliddet görüyordu. Dava açacak paras dahi yoktu. Hukuki destek istedi i kurumlar n yard m ile ona bir avukat bulundu. Vekalet ç kar ld, karakola götürüldü, fliddet gördü üne dair rapor al nd, dilekçe yaz ld ve savc l a verildi. Savc l k koruma talep etti. Ancak Balatl korundu unu zannederken efli taraf ndan katledildi. Hangisini anlatal m? Gülistan m, Güldünya y m, fiemse yi mi, Fatma y m? Diyarbak r Kent Kad n Meclisi, Diyarbak r da sokak ortas nda öldürülen Babatl n n savc l ktan koruma Yani düzenin kad nlar için ifade etti- i eflitlik, özgürlük vb. kavramlar bizim gibi halktan olan kad nlar için hiçbir anlam tafl mamakta. Bizlerin kurtuluflu halktan yana çal flarak kendimizi hayat n öznesi yaparsak gerçekleflecek. Hepimizin hayat m z n öznesi olabilmesi dile iyle (Malatya dan bir K okuru) talep etti ine dikkat çekerek, onun devlet taraf ndan korundu unu zannetti i için evine döndü ünü belirtti. fiemse Allak Park nda yap lan aç klamada, Kad n Meclisi ad na bas n aç klamas n okuyan Diyarbak r Büyükflehir Belediyesi Kad n Sorunlar n Araflt rma ve Uygulama Merkezi (D - KASUM) Koordinatörü Özlem Özen okudu u bas n metninde katilleri bildiklerini ve peflini b rakmayacaklar n belirtti. Kad n kurumlar daha sonra Fatma Babatl n n ailesine taziye ziyaretine gitti. (H. Merkezi)

13 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 13 Dünyadan haberler Yüz binler e itimde y k ma geçit vermiyor! talya daki ö retmenler, üniversite profesörleri, ö renciler ve de veliler haftalard r hükümetin e itim reformuna karfl sokaklardalar. Yürüyüfl, kitle toplant lar ve de okullar n iflgal edilmesi biçiminde gerçekleflen eylemler dur durak bilmiyor. talya çiflleri Bakanl Ekim ay ndan bu yana, ülkenin dört bir yan nda 300 den fazla eylem yap ld n ve de 150 den fazla okul ve üniversitenin iflgal edildi ini aç kl yor. Ancak eylem ve iflgallerin say s n n, bakanl n verdi i bu say - n n oldukça üstünde oldu u biliniyor. Eylemlere kat l m ise oldukça yüksek. Sadece 1 ve 2 Kas m tarihinde yap - lan eylemlere yüz binlerce kifli kat ld. Ayn günlerde muhalefet partileri ve sendikalar, e itim alan nda 6 Kas m da genel grev ça r s yapt lar. talya y sarsan bu eylemlerin nedeni ise, E itim Bakan Mariastella Gemlini taraf ndan gerçeklefltirilmeye çal fl lan ve bu nedenle Gemlini Reformu olarak an lan reform giriflimi. Söz konusu reform, devlet okullar nda üç y l içinde 87 bin ö retmen ve yöneticinin ifline son verecek. Reformun içeri i 19. yüzy ldan kalma Silvio Berlusconi baflbakanl ndaki gerici-sa c hükümetin, e itim reformu ad yla haz rlad reforma iliflkin bu yasa 9 Ekim de mecliste onaylanmas n n ard ndan, 29 Ekim de de senatonun onay ndan geçerek yasalaflt. Hükümet bu reform la birlikte sekiz milyar Euro tasarruf sa lanaca n iddia etmekte. talyan e itim sistemi zaten uzunca y llard r Avrupa n n en kötü e itim sistemi olarak bilinmekte. Okullar oldukça harabe bir haldeyken, e itim yöntemleri de yine oldukça ça d fl olarak görülmekte. Ö retmenler hayli düflük bir maafl al rken, hemen hiçbir devlet okulunda bilgisayar vb. modern ders aletleri bulunmuyor. Üniversitelerin afl r dolululu u ise kronik bir hal alm fl durumda. Gemlini, bu reformla birlikte e itim alan ndaki bürokrasinin ortadan kalkaca n ve bunun da e itimi daha verimli ve etkili hale getirece ini savunmakta. Oysa reformun içerdi i pedagojik konsept, sanki 19. yy dan kalm fl gibi görünmekte. Vize mi istiyorsun? Önce okula! Özel okul say s nda bir art fl da beraberinde getirece i söylenen reformdan en çok etkilenenler ise yine göçmen çocuklar olacak. Çünkü okula kay t s ras nda dil testini geçemeyen göçmen çocuklar, bundan böyle ayr s - n flarda ders görecekler. Göçmenlere dönük aç k bir ayr mc l k içeren bu durum ise, Berlusconi hükümetinin rkç koalisyon orta Lega Nord partisi taraf ndan sinsice, pozitif ayr mc l k ya da daha iyi uyum sa lama olarak adland r lmakta. Sadece hükümeti de il muhalefet partilerini bile flaflk na u ratacak boyutta tepkilere neden olan da e itim plan oldu. Bir anda tüm ülkede, büyük bölümü, geleneksel örgütlenmelerden ba ms z, kendili inden geliflen eylemler ortaya ç kt. Ö renciler, ö retmenleri ile birlikte okullar iflgal etti. Veliler çocuklar ile birlikte eylem yapt. Profesörler halka aç k yerlerde konuflmalar gerçeklefltirdi. Ö retmenler Venedik te yolu trafi e kapad, Bari de eylemciler taraf ndan yap - lan sembolik cenaze töreni trafi i felç etti. Bologna, Milano, Turin, Genua, Napoli ve Roma daki üniversiteler iflgal Kongo edildi, Milano yak n ndaki bir tren istasyonu ö renciler taraf ndan iflgal edilerek, tren raylar bloke edildi. Hükümet çark ediyor Berlusconi hükümeti ise, ülkeyi sarsan bu eylemleri teröristçe olarak nitelemekte gecikmedi. Bu tür olaylar n bir daha yaflanmamas için gereken önlemin al naca ve de güvenlik güçlerinin devreye sokulaca belirtilerek eylemciler tehdit edildi. Ard ndan ise reformdan bir ad m bile geri at lmayaca söylendi. Ancak iflin renginin hiç de öyle olmad k sa sürede aç a ç kacak ve hükümet ilk geri ad m sinyalini vermeye bafllayacakt. Eylemlerin iyice yo unluk kazand günlerde, 3 Kas m da bir aç klama yapan Berlusconi, daha önce söylediklerinin tam tersini söyleyerek, reformun flimdilik ertelendi ini aç klad. Sendikalar taraf ndan yap lan de erlendirmelerde ise, bu geri ad m n protesto eylemleriyle elde edilen bir kazan m oldu una yer verildi. talya da e itim reformuyla birlikte yay lan bu eylemlerin, ayn zamanda ekonomik krizin etkisiyle ortaya ç kan kapsaml bir sosyal hareketin parças oldu unu görmek gerekiyor. Çünkü sadece e itim sektöründe de il, ayn günlerde, kamu tafl mac l nda, sa l k alan nda, havaalanlar ve ça r merkezleri gibi birçok alanda da, sosyal y k m sald r lar na karfl yayg n grev ve eylemler gerçeklefliyordu. ç çat flmalar fliddetleniyor Emperyalist ya ma ve talan politikalar sonucu iflsizlik, yoksulluk, açl k ve ölümün kol gezdi i Afrika ülkelerinden biri olan Kongo nun emperyalist destekli egemen s n flar taraf ndan körüklenen iç çat flmalar, Kongo halk n insanl k dram yla yüz yüze b rakmay sürdürüyor. ç çat flmalar yüz binlerce insan evinden göç etmek zorunda b rak rken, milyonlarca Kongolu mülteci kamplar nda yaflam mücadelesi veriyor. Son dönemde artan çat flmalar yeni bir göç dalgas n da beraberinde getirirken, çat flman n taraflar n devlet güçleri ile ordudan ayr lan Tutsi General Laurent Nkunda ya ba l isyanc lar oluflturuyor. Gerçekte her ikisi de gerici güçlerin temsilcisi olan bu iki güce ba l çat flmalar s ras nda çok say da kentte ya malama, tecavüz ve katliam gerçeklefliyor. Kongo da yaflanan bu çat flmal ortam n ve Kongo halk n n çekti i ac lar n gerçek sorumlusu olan emperyalist güçler ise, çat flmalar n denetimlerinden ç kmas ve de böylelikle ya ma ve talana dönük ç - karlar n n tehlikeye düflmesiyle birlikte, arabulucu rolü oynamaya çal fl yorlar. Özellikle de Avrupal emperyalist güçler, son dönemde ilgilerini iyice art rd klar Kongo ya daha fazla say da BM askeri gönderme önerilerini sürdürüyorlar. Oysa Kongo daki BM asker say s n art rmaya dönük her giriflimin, buradaki çat flmalar körükledi i, BM askerlerinin çat flmalarda bizzat yer alarak, çok say da Kongoluyu katletti i biliniyor. M s r Mahalla da bulunan devlete ait bir tekstil fabrikas n n iflçileri, iflyerinin özellefltirilme plan n protesto etmek için eylem yapt. 30 Ekim günü gerçekleflen eyleme 800 iflçi kat ld. Mahalla da son iki y ld r say s z grev gerçeklefltirildi. Bu grevlerden biri 6 gün sürmüfl ve güvenlik güçleri greve dönük azg nca bir sald r gerçeklefltirmiflti. Yunanistan Yunanistan hapishanelerinde bulunan tutuklu ve hükümlüler, hapishane koflullar n protesto etmek için 4 Kas m da açl k grevine bafllad lar. Ülke genelindeki 21 hapishanede gerçeklefltirilen açl k grevinin bafll ca taleplerini, hapishanelerdeki sa l k hizmetlerinin iyilefltirilmesi ve hücrelerdeki yaflam kalitesinin yükseltilmesi oluflturuyor. Tutsaklar hücrelerdeki koflullar n Ortaça and rd n söylemekteler. Yunanistan daki hapishanelerde, son 10 y l içinde toplam 377 kiflinin de iflik nedenlerle yaflam n yitirdi i, 5 kiflilik hücrelerde kiflinin kald da yine hapishanelerdeki koflullara iliflkin yap lan aç klamalar aras nda. Romanya Hükümetin maafllar na % 50 zam yapmas n talep eden Romanyal e itim emekçileri, 2 Kas m da bir günlük uyar grevi yapt. Greve ülke çap nda 70 bin ö retmenin kat ld bildirilirken, ö retmenlerin ba l oldu u sendikalar 18 Ekim de ikinci bir grev yapma ça r s yapt lar. Romanya daki özel sektör çal flanlar da yine maflalar - na zam yap lmas talebiyle Kas m ay sonunda gevre gideceklerini aç klad lar. rlanda Fransa n n Göçmenlik Bakan Brice Hortefeux, 29 Ekim de son dokuz ay içinde s n r d fl edilenlerin bilançosunu aç klad. Buna göre 2008 in bafl ndan bu yana s n r d fl edilenlerin say s 26 bin. Bu rakam, 2007 y l boyunca gönderilenlerin say s n flimdiden yüzde 7 dolay nda geçti. Hortefeux nün aç klamas bununla s n rl de ildi. Fransa ya aile birleflimi olarak gelmek isteyenlerin, bulunduklar ülkede asgari düzeyde Frans zcay ö renmeleri gerekecek. 1 Aral k tan itibaren yürürlü e konulmas için son haz rl klar na giriflilen yasaya göre, yafl aras olan, aile birleflimi temelinde vize baflvurusunda bulunan herkes, Fransa ya gelmeden önce bulundu- u ülkede iki ayl k e itim görecek. Bu, vize al m için flartlardan biri olarak zorunlu k l nacak. E itime bir gün gitmemek, dosyan n geciktirilmesiyle cezaland r lacak. (Bu gecikmenin s n r elbette çizilmemifl.) Dolay s yla her aile birleflimi talebi dil ve kültür s nav ile karfl laflacak. Baflvuranlara her türlü soru sorulabilir. Mesela, Frans z Le Figaro gazetesine göre, baflvuranlara Fransa da bir kad n eflinden izin almadan çal flabilir mi? gibi sorular sorulabilir! 1 Aral k ta yürürlü e konulmas düflünülen bu yasan n uygulanmas n sa layacak olan ANAEM (Ulusal Göçmenleri ve Yabanc lar Karfl lama Kuruluflu), baz özgün durumlarda bunu uygulamamakla görevlendirildi. Bu özgün durumlar savafl içinde olan ve/veya do a felaketi yaflayan ülkelerdir. Bu ülkelerde dil ve kültür s nav uygulanmayacak, tabi ki flimdilik! Suriye ABD emperyalizminin geçti imiz günlerde Suriye ye dönük bir askeri sald r gerçeklefltirmesi ve bu sald r sonucu çok say da sivilin yaflam n yitirmesi, Suriye halk taraf ndan güçlü bir biçimde protesto edildi. Halk eylemlerle birlikte, Gerçek teröristler ABD ve srail dir fliar alt nda gerçeklefltirilen eylemlerde, emperyalizme boyun e meyece iz mesaj verdi. ABD askeri güçleri 26 Ekim tarihinde, Irak topraklar ndan Suriye ye dönük bir askeri sald r gerçeklefltirdi. S n r köylerinden birini hedef alan bu sald r da köy halk ndan 8 kifli yaflam n yitirirken, yaklafl k 20 kifli de yaralanm flt. Bu sald r ABD ile fiam aras ndaki gerginli in daha da artmas na yol açt. Boyun e meyece iz! Suriye halk da yaflanan bu sald r ya karfl tepkisini ortaya koymakta gecikmedi. 30 Ekim Perflembe günü baflkent fiam da kitlesel bir eylem gerçeklefltirilerek, ABD sald r s k nand. Ellerinde Y k - m n ve savafllar n sponsoru ABD dir yaz l dövizler tafl yan Suriyeliler, ABD ye olan öfkelerini dile getirerek, sald r lara karfl boyun e meyece iz mesaj verdiler. ABD D fliflleri Bakanl ise, sekiz sivilin ölümüne yol açan bu sald r y yapt klar n ne do rulad ne de yalanlad. Ancak ad n vermeyen bir üst düzey Amerikal yetkilinin yapt aç klamaya göre, sald r sözde Irak a yabanc militanlar sokan, El Kaide ba lant l Ebu Hadiye adl kifliyi hedef almak üzere gerçeklefltirilmiflti. Irak ve Afganistan iflgaline kat - larak, geri dönen ngiliz askerlerinin, Ekim in son günlerinde Belfast sokaklar nda gerçeklefltirmeye çal flt geçit töreni, güçlü protestolara çarpt. Savafltan geri dönen askerlere hofl geldin kutlamas na dönüfltürülmek istenen tören s ras nda gerçeklefltirilen ve savafl karfl t gruplar n yan s ra, Sinn Fein taraf ndan ça r s yap lan eylemlerde askeri bandonun sesini bast ran güçlü sloganlar, askerlerin hiç de hofl gelmedi ini gösteriyordu. Di er taraftan ise, rlandal e itim emekçileri, ö renciler ve veliler de ayn günlerde hükümetin e itimde k s tlama plan na karfl sokaklardayd. 29 Ekim günü bir araya gelen 15 bin e itimci, ö renci ve veli, rlanda n n baflkenti Dublin de bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Evrensel Yaklafl m Devrim dipten ancak sesli gelecek Sadece ABD de il, tüm dünya 4 Kas m da yap lan ABD baflkanl k seçimlerine çevirdi gözünü. Seçimin sonuçlar, belki de bugüne kadar olmad k düzeydeki bir merakla beklendi. Merak edilen konu en fazla da, y llar boyu, türlü zulmün bir parças olarak, belediye otobüslerinin arka koltuklar nda oturmak zorunda b rak lan siyahlar n, ön koltuklara geçip geçmeyece i oldu. Ve Obama, rakibi McCain e ciddi bir fark atarak, ABD nin ilk siyahi baflkan oldu da nitekim. Seçimlerin ard ndan yap lan haber ve yorumlar ise, Obama n n Martin Luther King in hayalini gerçeklefltirdi i yönündeydi. ABD tarihinde görülmedik oranda bir kat l m olmufltu seçimlere. Özellikle de Afro-Amerikan olarak tabir edilen siyahi Amerikal lar rekor düzeyde bir kat l m sa lam fllard. Göreve geri dönülmez biçimde veda edecek olan Bush ise, gerek ABD de gerekse dünya kamuoyunda yap lan yorumlarda, ABD deki (ve dünyadaki) giderek derinleflen ekonomik krizin gerçek sorumlusu ilan ediliyordu. Çünkü ABD de ekonomik piyasalarda yaflanan facia, Amerikan rüyas n, Amerikan halk aç s ndan tam bir kabusa dönüfltürmüfltü. Amerikan seçimleri de iflte tam böylesi bir ortamda gerçekleflti. Mevcut çöküntü Amerikan seçmenlerinin kurtar - c beklentisini art rd. Amerikan halk ise büyük olas l kla bu kurtar c y ilk siyahi baflkan aday, de iflim vaat eden, Obama da görmüfltü. Yaflanan durumun, Amerika da esasl bir de iflim yaratacak, dipten gelen sessiz bir devrim oldu u bile iddia edildi. Çünkü köklü bir rkç önyarg ya sahip olan bir ulus, kurtuluflu bir Afrikal n n o lunda görerek, onun pefline tak lm flt! ABD nin çok say da eyaletinde, 60 l y llar boyunca hakim olan Güney Afrika daki Apartheit rejimi benzeri koflullar alt nda türlü zulme u rayan siyahilerin kaderi de ifliyor muydu ne? Oysa Obama n n siyahi baflkan olarak ortaya ç kar lmas, tüm rkç ön yarg lar bir ç rp da bir kenara itilmifl gibi bir hava yarat lmas, egemen s n flar n ç karlar gere i yaflanan bir durumdan öte bir fley de ildi. Çünkü bilenler flunu iyi bilmektedir ki, Barack Obama e er beyaz hakim s - n flar n yönelimine uygun hareket etmeseydi böylesi bir yükselifl flans elde edemezdi. Yani Obama, ne özelde yoksul siyahlar ne de genelde Amerika n n ezilen emekçi y nlar n temsil etmektedir. O sadece ve sadece Amerikan hakim s n flar n n bir kesiminin temsilcisidir. Ve Obama ya, yine ayn hakim s n flar taraf ndan verilen görevin özünü de esas olarak, Amerikan toplumunu Vatansever ruh hali etraf nda birlefltirmek oluflturmaktad r. Vatanseverlik konsepti olarak da adland r lmas gereken ve de özde Amerikan toplumu içinde iflgal sald r lar - n hakl göstermenin alt yap s n oluflturmaya hizmet eden bu konsept ise, 11 Eylül sald r lar n n ard ndan yükselifle geçen /geçirilen, flovenist histeriden ziyade bir fley de ildir. Dikkat edildiyse, Obama n n tüm kampanyas, büyük bir ulusal dayan flma üzerine infla edilmiflti. Obama n n baflkan olmas n n ABD ye getirece i söylenen imaj de iflikli iyle birlikte, bu imaja uygun oldu u düflünülen ve de ayn zamanda krizden ç kman n çözümü olarak görülen, Rooswelt dönemindekinin benzeri politikalar n a rl kl olarak hayata geçirilebilece i de ima ediliyor. Yani devletin, ekonomiye müdahale ad alt nda (tabii ki sermayenin lehine) kamulaflt rmalar gerçeklefltirdi i (ki son dönemde yap lan da bu), yine dönemin adland rmas yla kapitalizmin ehlilefltirilmesi olarak adland r lan sürecin benzerinin yaflanabilece i bir döneme girilece- i iddia ediliyor. Yine Obama n n gerilim üzerine kurulu d fl politikan n d fl na ç kabilece i de beklentiler aras nda. Oysa bu beklentiler, daha Obama n n seçim kampanyas sürecinde yapt konuflmalara bak ld - nda bile bofla ç kmaktad r. fiu bilinmektedir ki, ABD emperyalizmi uzunca y llard r, baflta dünya genelinde oluflturdu u 737 askeri üsle olmak üzere, tüm dünyaya yay lma politikas izlemektedir. Bu yay lma politikas, ran a dönük sald r olas l n da içine alarak, Obama döneminde de de iflmeden sürecektir. Amerikal lar n ço u kendilerine empoze edildi i biçimiyle, ran ABD nin bafl düflman olarak görmeyi sürdürmekte ve ran n Irak taki ABD düflmanlar n ve de Lübnan daki srail düflmanlar n silahland rd n düflünmektedir. Obama n n seçim kampanyas süresinde srail e kendini siper eden konuflmalar na bak ld nda ve de ABD deki güçlü srail lobisi de düflünüldü ünde, iflgal politikalar na kal nd yerden devam edilece i görülecektir. Mali krizin ald boyut da zaten bunu zorunlu k lmaktad r. K sacas, ABD, siyahi bir baflkana sahip olsa da, bu ne ABD de rkç l n ortadan kalkt ne de ABD emperyalizminin her türden sald rganl k politikalar n n son bulaca anlam na gelmektedir. Çünkü önemli olan Obama n n rengi de il, hangi s n f n temsilcisi oldu udur. Ve tekrar etmek gerekirse, Obama ezilenlerin de il, ezen s n flar n temsilcisidir. T pk R ce gibi, o da her renkten ezilenlere karfl en az beyaz adam kadar zalim olacakt r. Kimse bundan kuflku duymamal d r. Sadece siyah-beyaz ayr m n de- il, ezenler ve ezilenler ayr m n da tamamen ortadan kald racak olanlar ise, her renk, dil ve inançtan emekçi halklar olacakt r. Her türden ayr mc l k ancak yoksul emekçi y nlar n, kolay yönetilebilen y nlar yaratma u runa halk y nlar aras nda ayr m yaratan egemen s n flara karfl ortak mücadelesiyle ortadan kalkacakt r! Ve bu art k giderek bir hayal olmaktan ç kmaktad r. Çünkü egemen s n flar yoksul y nlara karfl daha fazla sald r ya zorlayan kriz, ayn flekilde emekçi halklar da kendilerini teslim almaya çal flanlara karfl aya a dikilmeye zorlamakta. Bu zorlay fl ise, gerçek devrimin, halklar n devriminin, dipten ancak oldukça sesli gelmekte oldu unu mufltulamaktad r!

14 Tarih konufluyor Özgür gelecek Kas m 2008 Yerin derinliklerinden geldiler.. Zonguldak Maden Havzas, kömür ocaklar n n aç ld 1848 dan günümüze mücadele eden maden iflçilerinin say s z direnifline tan k olmufltur. Maden iflçileri, yerin karanl k dehlizlerinde döktükleri al nterinin karfl l - n almak için say s z direnifl örgütledi, mücadele etti. Korkunç çal flma koflullar alt nda çal flan iflçiler, insanca yaflanacak bir ücret için nice bedeller ödedi. Maden ocaklar sadece iflçilerin de- il bölgede yaflayan tüm halk n temel geçim kayna yd a kadar bölgede yaflayan halk n madende çal flmas - n n zorunlu tutulmas çal flma koflullar n daha da a rlaflt r yordu. Maden ocaklar nda yaflanan ve cehennemi aratmayan çal flma koflullar - n n biriktirdi i öfke, patlamalar fleklinde ortaya ç k yordu. T pk 1965 Kozlu direniflinde oldu u gibi Mart nda yaflanan ve iki iflçinin yaflam - n yitirdi i eylemler, maden iflçilerinin direnifl tarihine birer dipnot olarak düfltü. Yenilgiyle sonuçlanan bu direnifl, sendika yönetiminin iflbirlikçi tutumuna yeni bir halka ekledi. 13 Haziran 1969 da bu kez Alpagut ta iflçiler, ücretlerinin aylard r ödenmemesi üzerine maden ocaklar n iflgal etti. 35 gün süren direnifl öncekinin aksine zaferle sonuçland lerden itibaren maden ocaklar n n özellefltirilmeye bafllanmas ile iflçiler için de yeni bir dönem bafllad. Çal flma koflullar giderek a rlafl rken, uygulanan politikalarla her türlü örgütlenme de hedef tahtas na konulmufltu. Devlete ait birçok ocak kapat l rken, iflçiler baflka ocaklara da t ld.1990 lara gelindi inde Türk- fl in y l n ilk yar s nda imzalad sözleflmelerden hoflnut olmayan iflçilerin aras nda maden iflçileri dikkat çekiyordu. Sendikalar n, ayl k ücretin net 2.5 milyon TL, yevmiyenin asgari 85 bin olmas talebine hükümet yine kendi ya n zda kavrulun yan t veriyordu. Bunun üzerine Genel Maden- fl Sendikas 30 Kas m da greve ç kma karar ald. Grev, sadece ücret talebi ile de il, maden ocaklar n n kapat lmas, küçültülmesi ve özellefltirilmesine karfl da yap l yordu. Ellerinde susmak bilmeyen bir yeralt günefli ile.. Grev bafllamadan birkaç gün önce flehir jandarma, komando ve çevik kuvvet taraf ndan adeta iflgal edildi. 30 Kas m sabah ilk grev pankart Gelik flletmesine as ld. flçiler, büyük bir heyecan ve coflku içindeydi. Grevin üçüncü gününde binlerce iflçinin kat ld yürüyüfller, art k s radan bir olay haline gelmiflti. Devletin yürüyüflleri engelleme çabalar sadece komik kal yordu. Greve, uluslararas iflçi s n f ndan da destek geliyordu. Güney Afrika gibi birçok ülkede kömür ve liman iflçileri greve sahip ç karak, Türkiye ye gelecek kömürlerin yükleme ifllemlerini durdurdular. Direniflin dördüncü gününde, esnaf kepenk indirmifl, belediye iflçileri madencilerle omuz omuza vermifl ve sokaklardaki kitle 70 bine ulaflm flt. Grev dalgas giderek kabar yor, ifllerin say s ç gibi büyüyordu. Grev Ortado u da sular n s nd bir döneme denk gelmiflti. Irak, Kuveyt i, ard ndan ABD emperyalizmi bölgeyi iflgal etmiflti. Emperyalistler yeni katliamlar n öngünündeydi. Bu atmosfer greve de yans yor, iflçiler yürüyüfllerde savafl karfl t sloganlar hayk r yorlard. Grevin sesleri çevre illerde daha güçlü yank lan yor ve iflçiler flehri ak n ak n dolduruyordu art k. flçi s n f n n yekinip aya a kalkan sesiydi dört bir yandan duyulan. Yüzy llar n getirdi i zulmün, karanl k tünellerde solan yaflamlar n hesab soruluyordu yeri gö ü inleten ç l klarda. flçilerin öfkesi art k dizginlenemiyordu. Onlar mitinglerle, fabrika iflgalleri ile yetinmek istemiyordu. Türk- fl 3 Ocak ta Türkiye çap nda bir günlük Genel Grev e gitme karar ald. Genel Grev in yasalara ayk r oldu u, ifle gelmeyenlerin soruflturulaca ve at lacaklar duyuruldu. flçiler ise buna sadece gülüyordu. 3 Ocak ta ülke çap nda ifl b rak ld. flçiler adresi çok iyi biliyordu. Her gün yeni a zlar eklendi a zlar na Bir türlü korteji yola koymayan sendikay, on binlerce iflçi yolluklar n göstererek ölmek var, dönmek yok, yolumuz Ankara, hedefimiz Çankaya sloganlar na bo uyordu. flçilerden oluflan Grev Komitesi, kortejleri çoktan infla etmifl ve polisin s zmas na engel olmak amac yla her oca n iflçisinin kendi kortejinde yürümesine karar vermiflti. Yürüyüfl kolunun geçti i bölgeler panay r yerine dönüyor, halk iflçileri ba r na bas - yordu. Kortejdeki kad n iflçiler için terlik ve ayakkab bile düflünülmüfltü. S n f dayan flmas, güzellikler yaratarak büyüyordu. Tüm bunlar yaflan rken devlet ise hiç vakit kaybetmedi. Direnifl boyunca gizli odalarda yap - lan onlarca toplant ile grevin kaderi çiziliyordu. Ve ilk barikat. Jandarma, Devrek yolu üzerinde kurdu u barikat ile kabaran denize set çekecekti. Ancak bir kum tanesi gibi ak nt yla sürüklenmekten kaçamazd. Devrek halk, tek bir iflçiyi bile d flar da b rakmayacak bir dayan flma ile a rlad maden iflçilerini. 5 Ocak sabah kortej yeniden yola koyuldu. flçilerin say s 100 bini aflm flt. Maden- fl Sendikas Genel Baflkan fiemsi Denizer den gelen görüflmeler bitene kadar bekleyin talimat üzerine kitle Mengen de beklemeye bafllad. Ancak iflçileri hiç de iyi haberler beklemiyordu. Grev üzerinde kara bulutlar dolaflmaya bafllam fl, düflman a lar n örmüfltü. Su gibi, atefl gibi Hedefimiz Ankara geliyoruz Çankaya, Çankaya Özal a mezar olacak sloganlar n hayk ran iflçiler, kararl l klar n dosta, düflmana ilan ediyordu. Gece sabaha dek ormanda askeri y nak yap ld. Yürüyüfl s ras nda iki iflçi yaflam n kaybetmiflti. Fakat sendika iflçilerin kontrolden ç kmas korkusuyla, bir iflçinin öldü ünü aç klad. 12 kilometre yol kat ettikten sonra iflçiler devasa bir barikatla karfl laflt lar. Buldozerlerle, su s kma araçlar yla, asker ve polisle örülen barikat, flimdi iflçilerin önünde yükseliyordu. Hesaplaflma an gelip çatm flt. flçiler barikat n 50 metre önünde tüm gece boyunca atefller yakarak, halaylarla, türkülerle, mücadelenin mutlulu unu yafl yordu. 7 Ocak günü polis, kitleyi örgütleyen, ateflleyen 201 iflçiyi barikat zorlad klar iddias ile gözalt na ald. Sendika ise buna karfl l k itidal ça r s yap yordu. Yol boyunca iflçilerin en temel ihtiyaçlar için hiçbir fley yapmamakla kalmayan sendika ayn zamanda direniflin de kuyusunu kaz - yordu. Ne iflçileri so uktan korumak, ne de yiyecek ihtiyaçlar için en küçük bir çaba harcanm flt. Denizer, iflçiler taraf ndan sevilen ve onlar üzerinde büyük bir otoriteye sahip bir sendikac yd. Ancak bu otoritesini iflçilerin gelece ini karartmak, onlar karanl k kuyulara mahkûm etmek ve s rt ndan hançerlemek için kulland. Ve grevi bitirerek iflçileri geri gönderdi. Sendika, Toplu Sözleflmeyi yürüyüfl öncesinde talep edilen TL yerine TL ye imzalad. Oysa grevin k r lmas ndan önce TL teklif edilmiflti. Ancak grevle Zonguldak maden iflçileri, isimlerini direnifl sayfas na kaz d. Türkiye iflçi s n f, maden iflçilerinin bu onurlu direniflini asla unutmayacak, ihanet edenleri de Mozaik Nuri Bilge Ceylan sinemas ve Üç Maymun üzerine 1990 lar n bafllar itibar yla yeni bir yerli sinema ile tan flt m z söylenebilir. Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Reha Erdem, Semih Kaplano lu, Yeflim Ustao lu, Dervifl Zaim gibi isimler bu yeni dönem sinemac lar aras na dahil edilebilir. Bahsi geçen sinemac lar her ne kadar kendilerini yeni sinemac lar vb. flekilde adland rmasalar da, Y lmaz Güney kültü d fl nda uluslararas sinema otoritelerinin nazar nda baflar elde edememifl bir gelenekten geldi i halde, dünyan n en önemli uluslararas festivallerinde a r ödüller alan bu yerli filmlerin, Türkiye için yeni bir ak m olarak de erlendirilmesi pekala anlafl - labilir. Gerek ülke gerekse dünya ölçe indeki sanatsal çevrelerde s kl kla tart fl l r unsurlar haline gelen bu filmler genel olarak devrimcilerin muhakemesinin d - fl nda kald. Bunun Türkiyeli devrimcilerin sinema sanat ile iliflkisindeki zay fl klar yoklayan bir dizi sebebi var. Bu konu ayr - ca ele al nabilir. Fakat, gelinen noktada bu yeni filmlerin hangi referanslarla de erlendirilece i konusunda belirgin bir boflluk oldu unu görmek güç de il. Bir yanda, özellikle Avrupa n n entelektüel-sol çevrelerinde itibar gören ve gerek piyasa ritüellerini gerekse niteliksiz sinema teamüllerimizi ters yüz etmesi itibar yla ilerici bir görüntü çizen bu filmlere sempati duyarken, di er yandan ise hayata ne katt ile ilgili ciddi flüpheler içinde kalan birçok insan oldu u aflikar. Geçti imiz hafta vizyona giren Üç Maymun Nuri Bilge Ceylan n beflinci uzun metrajl filmi. Ceylan a, film ile dünyan n en a r festivallerinden olan Cannes da en iyi yönetmen ödülü verilince, Nuri Bilge sinemas na dair tart flma sahas bir halka daha büyümüfl oldu. Nuri Bilge Ceylan ilk uzun metrajl filmi Kasaba ile, öykünün olmamas, oyuncular n amatörlü ü ya da afl r dura anl k gibi elefltirilmifl, fakat, yerli sinemada gelenek k rmaya yönelik yenilikçi tavr ile ilerici olarak de erlendirilmiflti. Bu sebeple, Ceylan n elefltiriler karfl s ndaki savunma heyetinde genelde solcu lar bulundu. Ceylan Uzak ile sinemas n derinlefltirmifl, her ne kadar filminde bir kapitalizm elefltirisi olsa da felsefi olarak sorunlu bir kulvara meyletti inin de sinyallerini vermiflti. Nitekim Ceylan, Uzak filminin ard ndan, Demirkubuz un da bir süredir içinde oldu u nihilist ve postmodernist bir güzergaha girdi. Ve nihayet, bu motivasyon ile çekti i klimler i hiç de arkas nda duramayaca m z bir anlay fl n ürünü olarak temafla ettik. Nuri Bilge Ceylan en bafltan beri oyunculuk ve öykü referansl filmler çevirmedi. Ayn zamanda foto raf sanatç s olmas itibar yla filmde durgun görsellikler üzerine -Türkiye için- yeni bir kurgu tasarlad. Uzak a kadar, hatta Uzak da dahil olmak üzere, Ceylan sinemas n özgün, tart fl l r ve de erli k - lan, foto rafa dayal bu yeni sinemasal tutumu oldu. Sinema otoritelerince basit anlat olarak tan mlanan bu tür filmlerin genelinde oldu u gibi Ceylan n filmleri de, daha çok s radan insanlar n ve hemen herkesin yaflam nda karfl l k bulan imgelerin üzerine kurulmas itibar yla da daha bizden di. Ceylan n filmleri, -Yeflim Ustao lu nu d flar da b rak rsak- bahsi geçen yeni dönem yönetmenlerin tamam nda oldu u gibi do rudan politik söylemden de uzakt. Ne var ki, Hollywood sinemas n n abart l ve s ra d fl hikayeleri ile ve yine abart l teknik kurgular kitleleri uyuflturdu u, bu haliyle egemenlerin önemli ideolojik ayg tlar ndan biri haline geldi i düflünüldü ünde, s radan taflra insanlar n ve taflra duyarl l n, sistemin yaln zlaflt rd insanlar n gözüne sokmas nedeniyle kendili inden politik bir nitelik kazan yordu. Baflka bir ifade ile sinema egemenlerinin genel hükümlerine karfl durdu u için istese de istemese de do all nda politikti. Ne var ki, klimler, kent-soylu bir kirlenmifllikte eriyip giden, yeni ya da alternatif olana iliflkin hiçbir kap aralamayan, alternatifi bütünüyle ihmal eden postmodern bir hiçlik filmi oldu. Hatta klimler in temel g - das boflvermifllik ve s l k olarak düzenlenmifl, kahramanlar aras iliflkiler bir hayli minimalist olarak ele al nm fl, seyirci bu hiçsel iliflkilere ortak olma f rsat bulamam flt. Seyirci dedi imiz ise zaten, bu sanat filmi nin kapsam na giren belli bir e itim ve kültür grubunun insanlar yd. klimlerin ard ndan geldik Üç Maymun a Üç Maymun, sineman n çok esasl bir sanat oldu u konusunda hemen herkesi ikna edebilecek bir kudrete sahip. flin asl, yaln zca görüntülerin oya gibi ifllenmifl olmas itibar yla dahi sayg y hak ediyor. Yan s - ra klimler in ard ndan postmodern kulvara iyice aç laca na iliflkin endifleleri de zay flatan, tematik bir film oldu u da söylenebilir. 2 Kas m günü BirGün gazetesinde yay nlanan Zahit Atam imzal yaz ya göre bu tema, 12 Eylül sonras toplumsal dejenerasyonu hedef alan bir gözleme dayan yor. Dahas, Atam a göre Üç Maymun, toplumsal yozlaflmaya ve bu yozlaflmada burjuvazinin rolüne iliflkin çok sa lam bir film. Ne var ki, Üç Maymun, olsa olsa, bir yumruk büyüklü- Erzincan Kemaliye ilçesi Çit köyünde 1920 y l nda dünyaya elen Enver Gökçe nin yaflam ailesi ile birlikte Ankara ya gelifli ile tamamen de iflir. Ankara da Cebeci Ortaokulu ve o y llar n ünlü okulu Gazi Lisesi nin bitirir. fiiire olan ilgisi ve lise hocalar n n yönlendirmesi ile kendini daha iyi gelifltirebilece ine inand Ankara Üniversitesi Dil Tarih Co rafya Fakültesi Türkoloji bölümüne girer. Okulu bitirdikten sonra Ankara Halkevi nin dergisi olan Ünlü dergisinde çal flmaya bafllar. Bu arada ilk fliiri Ülkü dergisinde yay nlan r. Daha gençlik y llar ndan itibaren Arif Damar, lhan Baflgöz, Ceyhun Atuf Kansu, Niyazi Ak nc o lu gibi flairlerle arkadaflt r, fikirlerini ve yaflam paylafl rlar. Birçok dergi ve gazetede çal fl r. Çal fl r ama sadece gazeteci ve yazarlar de ildir arkadafllar. Matbaa iflçileri, mürettipler tan r, arkadafllar olur. Hatta bu arkadafllar için bir de fliir yazar; Mürettip Hasan. Naz m Hikmet ten etkilenerek fliirlerine yeni bir soluk katan Enver Gökçe; halk edebiyat n n dinami i içinde toplumsal gerçekçi fliirler ündeki ekmek hamurundan nas l da hayretler uyand ran biblolar yap labilece ine tan k oldu umuzda duydu umuz hayranl a denk düflecek bir etkiye sahip; hepsi bu! Filme hacmini aflan politik payeler biçmek pek de gerçekçi de il. flin asl, entelektüel sanat filmi denilen filmlerin büyük k sm n soldan okumak moda olmufl görünüyor. Bir hayli minimalist ve bencil filmler, bir bak yorsunuz burjuvaziye sert bir elefltiriymifl, hatta kitlelerin elinde bir silahm fl gibi yorumlanabiliyor. Üç Maymun asla afl r minimalist bir film de il. Fakat, kurgu, müzik ve öykünün olanaklar na dayanmad halde, s n rl bir senaryo sahas nda oldukça yarat c ve etkileyici olabilen bir filmden öte de de il. Toplumsal göndermelerde bulunma niyeti olan bir sinemac için son derece sert-yak c de iflkenlerin oldu u bir co rafyada, zorlama bir yorumlama ile politik payeler biçecek kadar hiç de il. F. Solanas, Angelepoulos, Kiarostami ya da Sokurov gibi, hem auteur (yarat c ) olup, hem de toplumsal temalar sinemas na kirifl yapabilen örnekler varken, Ceylan n politik tasarruflar oldu undan, hele de toplumsal dejenerasyona iliflkin a t niteli inde bir film yapt ndan bahsedebilmek için, gerek dilinin gerekse toplumla iliflkisinin niyet düzeyinde de iflmesi gerekir. Sonuç olarak, Nuri Bilge Ceylan dan ya da bir bütün olarak bu yeni ak mdan Y lmaz Güney gelene i üzerine bir fley koymalar beklenmemelidir. Çünkü ne politik niyetleri ne de s n f mücadelesindeki pozisyonlar bu yöndedir. Bu topraklarda sinema yapman n biraz da zorunlu bir sonucu olarak, bu yönetmenlerin filmlerinde yer alm fl bir tak m politik nüvelere büyüteç tutarak, büyüteçten görüneni gerçekmifl gibi de erlendirmek, bu suretle yönetmenlerin deneysel-yarat c çal flmalar ndan illa politik sonuçlar ç karmaya zorlamak gerçekçi olmaz. Bununla birlikte, Ceylan ve Demirkubuz un sinema ufkunu açan, gerek sinema sanatç lar n n gerekse izleyicilerinin entelektüel düzeyini yükselten çabalar n n, sinema zekalar n n ve sinema sanat na verdikleri eme in sahiplenilmesi gerekir. Dahas, Ceylan n klimler i, Demirkubuz un Bekleme Odas gibi nihilist nüveler tafl sa da her iki yönetmenin son filmleri, kendi içlerinde bir hesaplaflma yaflad klar ve kendilerini savuracak rüzgarlara karfl temkinli olduklar yönünde okunabilir. ( zmir den bir K okuru) Sizlere kan m kayn yor, yabanc de ilsiniz bana yazar. E in Türküleri nde oldu- u gibi düflüncelerini ak c bir flekilde bu topraklar n kültürünü dam tarak yazar. Do du u topraklar n suyundan, çiçe ine, a ac na, da na kadar her fleyi ile ilgilidir. Faflist sald r lara da sessiz kalmaz. fiiirini kuflanarak kavgaya at l r. Bunun için bir grup arkadafl ile birlikte Ant dergisini ç karmaya bafllarlar y l nda ilk kez gözalt na al n r ve üç ay boyunca, suçsuz bulunmas na ra men Ankara Hapishanesi nde kal r. Hapishanede de fliirlerine devam edecektir, belki de birço umuzun Enver Gökçe deyince akla ilk gelen fliiri, Fakültenin Önü nü burada yazacakt r. Tahliye olduktan bir süre sonra TKP ye yap lan ünlü 51 Tevkifat nda yeniden gözalt na al n r. Gözalt na al nan 168 kiflinin tümünün ceza ald soruflturmada kendi savunmas n yapar ve Marksizm i savunur. 7 y la mahkûm edilir. Hapishaneden ç k nca sürgün y llar bafllar. Pablo Neruda n n fliirlerini çevirir. Bir spor dergisinde düzeltmenlik yapar. Meydan Laurus ta çal fl r. 19 Kas m 1981 tarihinde Ankara Seyranba lar nda bir huzur evinde yaflama veda etti. Enver Gökçe hayat boyunca içinden ç kt - emekçilerin yaflam n fliirinde iflledi. Yaflam hapis, sürgün ve yoksulluk içinde geçti. Tüm bunlara ra men flu cümleleri onun yaflam na bak fl n da özetliyor; Kötülükleriyle, pisli iyle fakat seveceksiniz. Suyunu, da n, topra n, çevreyi de en az bu halk kadar seveceksiniz. Bunu sevdi iniz bir sürede, bunlar yap tlar n za geçirebildi iniz ölçüde büyük ve yol gösterici olacaks n z.

15 14-27 Kas m 2008 Özgür gelecek 15 Okur postas Nedensellik ve tesadüf -2- Felsefe tarihinin en temel sorular ndan birisi, özgürlük ve zorunluluk aras ndaki iliflkidir. Bu iliflki; nedensellik ve tesadüf, zorunluluk ve rastlant, determinizm ve indeterminizm gibi k l klarla da ortaya ç kabilen bir konudur. Deneyimlerimizden zorunlulukla neyden kastedildi ini biliriz. Sözlükler zorunlulu u, özellikle insan davran fllar ndan ayr flt r lamaz olan ve bunlar yönlendiren, bir fleyi olmaya ya da yap lmaya zorlayan koflullar kümesi olarak tan ml yor. Felsefi anlamda zorunluluk ise neden-sonuç iliflkisiyle ba nt l d r. Sonsuz say da gözlem, pratik ve deneyim taraf ndan s nanan neden-sonuç aras ndaki bu iliflki, bilimde de önemli rol oynar. Rastlant, zorunlulu un aksine, görünen bir nedeni olmaks z n gerçekleflen, beklenmedik olay anlam na gelir. E er bir parça kâ d havaya b rak rsam, yerçekimi yasas gere i yere düflecektir. Bu, nedenselli in bir örne- idir. Ama ani bir hava ak m beklenmedik biçimde ka d n uçmas na neden olursa, buna tesadüf olarak bakar z. Bu nedenle zorunluluk, yasalar n hükmü alt nda olup, tesadüfler, hiçbir yasan n hükmü alt nda de illerdir ve tam da bundan dolay öngörülemezler. Yaflam deneyimlerimiz bize zorunlulu un ve tesadüfün varl na ikna eder. Temel olan ile olmayan, zorunlu olan ile tesadüfi olan aras nda bir ayr m yapmay erken yafllardan itibaren ö reniriz. Gözlem ve deneyim temelinde, verili bir olguya yol açan nedeni bir hipotez olarak formüle ederiz. Bir kural olarak hipotez, henüz denenmemifl fleylere ait öngörülerde bulunmam z sa lar. Bu öngörüler daha sonra gözlem ve pratik yoluyla s nan rlar. Bu, yaln zca bilim tarihinin de il, ayn zamanda her insan n çocuklu undan itibaren zihinsel gelifliminin önemli bir parças d r. Nedensellik s n rs z bir gözlemler y n taraf ndan kan tlan r. Örne in su belli bir s cakl a gelince kaynar-buharlafl r. Bu sadece bir bardak çay yapman n de il ayn zamanda, tüm modern toplumun dayand sanayi devriminin de temelidir. Çok genifl bir olaylar y n hakk nda öngörülerde bulunabilmemiz, nedenselli in, yaln zca olaylar tan mlaman n yolu de il, ayn zamanda fleylerin içsel ve özsel bir görünümü oldu- unu da kan tlar. Örne in, bir fleyin k rm z oldu unu söyledi imizde, beyaz bir fl a tutuldu unda en fazla k rm z fl yans tacak olan bir fleyi tan mlam fl oluruz. Mekanizm Do adan tesadüfleri ay klama çabas bizi kaç n lmaz olarak mekanik bir bak fl aç s na sürükler. Bu bilim alan nda Newton taraf ndan temsil edilen 18. yüzy l mekanizminde ifadesini bulur. Do an n evrensel yasall düflüncesi do rudur, ama yasall n yal n bir ifadesi yeterli de ildir. Gerekli olan fley do a yasalar n n gerçekte nas l iflledi inin somut bir kavran fl d r. Mekanik bak fl, ait oldu u zaman n bilimsel düzeyini yans tarak, do aya tek yanl bak fl tarz n gelifltirdi. Bu mekanik, göreli olarak basit süreçlerle ve kat bir cismin di erleri üzerindeki etkisi olarak, kald raç, denge, kütle, eylemsizlik, itme, bas nç vb. neden ve sonuçlarla ilgilenir. E er hareket eden bir cisme belli bir anda hangi kuvvetlerin uyguland n biliyorsak, bu cismin gelecekte nas l davranaca n söyleyebiliriz. 18. yüzy l Frans z matematikçisi Laplace mekanik determinizmin önde gelen temsilcisidir. Laplace in evren teorisi, gerçekte çeflitli dinlerde var olan tanr sall k düflüncesinden farks zd r. Bu yaklafl mda, zorunluluk ve tesadüf birbirini d fllayan karfl tl klar olarak ele al n yordu. Bir fley veya bir süreç ya tesadüfi ya da zorunluydu, ancak her ikisi birden olamazd. Bu yöntem Do an n Diyalekti i nde Engels taraf ndan s k bir analize tâbi tutuldu, Engels bu eserinde, Laplace in mekanik determinizminin kaç n lmaz olarak kadercili e ve mistik bir do a kavray fl na yol açt n belirtir. Dolay s yla bu türden bir zorunluluk kavray fl yla do an n teolojik analizine saplan p kal yoruz. ster Augustine ve Calvin gibi bunu tanr n n ebedi ferman olarak adland ral m ya da slam kültüründeki gibi K smet diyelim veya zorunluluk olarak adland ral m hepsi benzerdir. Çünkü bunlar n hiçbirinde nedenler zincirinin izlenmesi gibi bir yöntem izlenmez. (Bir K okuru) Ya hep beraber ya hiçbirimiz! Devrimci Engin Çeber ve arkadafllar n dergi da t rken gözalt na ald lar. Sözde insanlar gözalt na al p, slah edip, halk n içine geri göndereceklerdi. Bunlar n slah etmesi iflkenceyle öldürmektir. Onun için art k s radan halk bile tedirgindir. Çünkü bir gece kap m çal n r, ya bir kurflunla bir köfleye at l r ya da hapishaneye götürülür, iflkenceyle yok edilirim diye korkmaktad r. Art k Türkiye de kimsenin can güvenli i yoktur. Faflist Adalet Bakan, halk n muhalefetini bast rmak için de olsa, alenen özür diledi. Bu sadece halk n muhalefetini bast rmak içindir. Çünkü biz biliyoruz ki, Türkiye de iflkenceye u ramayan neredeyse yok gibidir. Bize art k da dan baflka çare b - rakmad lar. Gençlerin devrimcilerin saflar nda olmas gerekiyor. Son tezkereden anlafl l yor ki, burjuva partileri halk n muhalefetine karfl birlefliyorlar. Bunlar n hepsi patron a alar n ç karlar n savunuyorlar. Genelkurmay Baflkan sert bir aç klama yapt ve bas n aç kça tehdit etti. Çünkü faflist ordu, gerillaya karfl uça yla, topu-tank yla aciz kalm flt r. Y llarca Barzani yi cani ilan eden faflistler bu acizlikten sonra mecbur Barzani nin aya na gittiler, yalvard lar bize sen yard m edersin diye. Do algaza, elektri e, suya yine zam geldi. Buna can m dayan r. Yoksullu a, açl a, sefalete dayanacak gücümüz kalmad. Halk birlik olursa bunlar ka ttan kapland r. Halk n gücünün önünde kimse duramaz. Dersim in, Marafl n, Sivas n, Diyarbak r iflkencehanesinin, Tuzla ve 1 May s katliamlar n n ve bütün devrim flehitlerinin hesab n sormak için art k yeter diyip, devrim saflar nda örgütlenip, halk n kurtuluflu için demokratik devrim kervan na kat l p, herkes üstüne düflen görevi yapmak zorundad r. Çünkü ya hep beraber, ya hiçbirimiz. (Gülsuyu ndan bir K okuru) Bu mücadele içinde do dum Y llard r zalimin zulmüne, zorbal - na, haks zl a boyun e meyen, efendisiz yaflamay hedefleyen ad n bütün dünyaya destan eden Dersim de do dum. Ben de gerici-burjuva sistemini y kmak, yerine halk n sözü olan yeni bir hayat, yeni bir sistem, yani komünist bir ülke kurmay amaçl yor ve onun ad na mücadeleye emek vermeyi hedefliyorum. Bu onurlu mücadeleyle tan flmak benim ad ma hiç zor olmad. Çünkü bu mücadele içinde do dum ve büyüdüm. Düflüncelerimi pekifltirdim, hayalimdeki dünyay düflündüm ve hedefimi belirledim. Amac m iyi bir devrimci olmak. Sizlere gönderdi im iki fliirim çok de erli insanlar taraf ndan seçildi ve çok da mutlu oldu umu söyleyebilirim. Bir flçi-köylü okuru olarak gazetenizin bir köflesinde yer almak beni çok mutlu edecektir. Peynir gemisini yürütmek... çerisinde bulunulan süreç; mücadelede kararl l n öneminin artt, sürece uygun müdahalelerin ve bu müdahalelere verilen cevab n yak c flekilde kendini hissettirdi i bir dönem. S - n f mücadelesi içinde yer al fl, yaflanan süreçte önemli bir mevzi olsa da tek bafl na bu sürecin cevab olabilecek bir olgu de il. Var olufl her zaman kararl - l n ifadesi olarak görünmez; baz kiflilerde de bir aya n mücadelenin d fl nda oluflunu ifade eder. Bu yönüyle ikili bir karakter gösterir ve yan lt c d r. Bundan dolay d r ki tek bafl na mücadelede var olufl yeterli de ildir, kararl l kla, bilimsel alt yap yla desteklenmesi ve gelifltirilmesi gerekir. Çünkü tek bafl na yer al fl/var olufl çözümlerin üretilmesinde, s n f mücadelesinin ileriye tafl nmas nda, Proletarya Partisi nin var olmas gereken yerde olmas na hizmet etme noktas nda s n rl ve yetersiz bir duruflu ifade eder. Örgütleme/örgütlenme çabas göstermeyen, hedef ve amaç ba lam nda yetersizli i gösteren, kitleler içinde var olmayan/olamayan, hata, eksiklik ve zaaflar aflmay amaçlamayan, sadece konuflan, konuflurken de olumsuzluklar s ralayan etiket devrimcili- ini ifade eder ço u zaman sadece var olufl. Son dönemdeki pratik sürece bakt m zda ne demek istedi imiz tüm ç plakl yla görülebilir. Üzerinde durulan konunun daha iyi kavranmas için ana yönelimlerimize bak lmas yeterli olur. Konunun gereklili i itibariyle ana yönelimlerden bir tanesi kitlelerin rolünün kavranmas ile ilgili sorunumuz ba lam nda kitle çizgisinin kavran fl nda bilinç s çramas yarat lmas d r. Bir di eri ise:.yaflad sorunlar n giderilmesi ve bünyeyi saran hastal k ve zafiyetlerle mücadele edilmesi ne yöneliktir. Var olan pratikler yukar da belirtilen yönelimlerin ele inden geçirildi inde elde kalan n ne oldu u görülecektir. Böylelikle süreçteki pratiklerin do rulu unun sa lamas yap lm fl olur. Yani var olan pratikler kendini örgütlemenin, kitlelere ulaflman n, onlar örgütleyebilmenin, kitleleri devrim mücadelesinde sefer edebilmenin bir arac olabilmifl midir? Bu soruya verilen cevaplar, yaflanan pratik sürecin ne kadar verimli oldu unun kan t olacakt r. Sorulara al nan cevaplar belirlenen hedefler do rultusunda yap lan çal flmalar n/çabalar n, harcanan eme in ne kadar üretken oldu unu gösterecektir. E er da t lan yay n, örgütlenen miting, anma, panel vb ana yönelimler do rultusunda ele al nm yor ve sadece günün kurtar lmas ve üstlenilen sorumluluklar n yap l yor olmas için yap l yorsa kararl l k ve var olufl yetersiz ve güdük kal r. Bu noktada gerçeklefltirilen pratiklerin bir kez daha gözden geçirilmesi ve ana yönelimler do rultusunda hareket etmenin çabas - n n verilmesi gerekmektedir. Sorun, söylemde ifade etmek de il, konuyu pratik içerisinde ele almak ve ortaya konulan teorik gerçeklikleri pratikte ifade edebilmektir. Teori ile pratik bir birinden kopar lmadan ele al nmal d r. DHD yi gerçeklefltirecek olan kitlelerdir. Kitleleri örgütlemek için onlar n içinde olmak gerekir. Onlar n içinde olmak var olufl un ötesinde bir tav r gerektirir. Kitlelerin sorunlar n çözme ve onlar örgütleme çabas hem kitlelerle birlikte olmay hem de ideolojik politik olarak belli bir yetkinli i gerektirir. Ne kadar iyi niyetli düflünülürse düflünülsün ideolojik-politik yetersizlik sorunlar karfl s nda y lg nl a, pani e ve çaresizli e sürükler. Kitlelere do ru önderlik edilmesinin önündeki en büyük engellerden birini oluflturur. Sorunlar n çoklu u sadece ve sadece yap lacak ifllerin çoklu unu göstermelidir. Uçurtma rüzgar n fliddetini kulland için de- il, o kuvvete karfl uçtu u için yükselir. S n f mücadelesi sorunsuz, dümdüz bir hatta ilerlemez. niflleri, ç - k fllar, k vr mlar, büküntüleri vard r. Kazanaca z! Susmufl zindanlar Kan kokuyor karanfiller Günbegün büyüyor da larda lerliyor zafere do ru Ad m ad m Kazanaca z diyorlar Onurlu mücadele verdi imiz Onlarca flehitlerimiz ad na Kazanaca z K raca z demir parmakl klar Karanfiller ekece iz Tüm bunlar mücadelenin objektif gerçeklikleridir. Bütün bunlar faaliyet içerisinde yer alanlar n rüzgar olmal d r. Bu rüzgar do ru bir flekilde kullanmak ve ideolojik, politik, örgütsel gereklilikleri yerine getirmek herkesin yapmas gereken olmal d r. Talimatlar, yönergeler, genelgeler sürecin merkezi olarak örülmesini sa layan araçlar ve genel itibariyle yap labileceklerin/yap lmas gerekenlerin öz olarak ifadelendirildi i belgelerdir. Demokratik Halk Devrimini savunanlar bu belgeleri hem teorik hem de pratik olarak zenginlefltirmeli ve hayat bulmalar n sa lamal - d rlar. S n f mücadelesi içerisinde her türlü zorlu a gö üs gerenler baflar n n elde edilmesi için her türlü çabay göstermelidirler. Çözüm için çaba harcamadan var olan sorunlar n her f rsatta alt alta dizilmesi ya da s kça dile getirilmesi sorunlar n çözümü noktas nda at lm fl bir ad m olmaktan çok olumsuzluklar n propagandas anlam na gelir Ankara da tarihinde yap lan Genç-Sen Kurulu nun ard ndan ö renciler alana ç kma karar ald lar. Ö renciler alanlarda kararl Kolej kavfla nda bafllay p Sakarya da son bulan eyleme Yeni Demokrat Gençlik de açt pankartlarla eyleme kat ld. Genç-Sen le birlikte çeflitli gençlik örgütlerinin yer ald eylem saat Da patikalar na Halaya duraca z hep birlikte Hayk raca z özgürlük fliar n Bütün evrene Zafer bizim diyece iz PART ZAN ad na Geliyoruz Bekle bizi ey güzel özgürlük Da larda, ovalarda, tarlada Geliyoruz Umut dolu, coflku dolu, aflk dolu Bir çocu un gülümsemesiyle geliyoruz ve moral bozmaktan, güvensizlik yaymaktan baflka bir anlam ifade etmez. Yaflamda dura anl n yeri yoktur. Hareket yaflam n temelidir. Hareketsiz hiçbir fley düflünülemez. leriye ya da geriye gidifller vard r. S n f mücadelesi içerisinde yer alanlar geriye gidifli de il yüzünü ileriye dönüflü ve ileriye do ru hareketi temsil eder ve amaçlarlar. Bundan dolay da ilkeleri do rultusunda, mücadeleyi gelifltirecek her türlü hareketi desteklemeli, omuzlamal ve yaratmal d rlar. Son olarak bilge bir ihtiyar n flu sözlerine kulak verelim: s k nt ya düfltü ünde git bir tafl ustas bul ve seyret. Adam belki yüz kez vurur tafla. Ama de- il k rmak küçük bir çatlak bile oluflturamaz. Sonra birden, yüz birinci vuruflta tafl ikiye ayr l verir. flte o zaman anlars n ki; tafl ikiye bölen o son vurufl de il ondan öncekilerdir. (Avrupa yakas ndan bir K okuru) da kitlenin kolej kavfla ndan K - z lay a do ru yürüyüfle geçmesiyle bafllad. YDG li ö renciler de; Emperyalist politikalara karfl YÖK e hay r pankart yla yer ald eylemde Diplomal iflsiz olmayaca z, Ücretli köle olmayaca z, YÖK, polis, medya bu abluka da t lacak sloganlar at ld. Sakarya Caddesine giren kitleyi, dershane ö rencileri ve esnaf alk fllarla destekledi. Burada, Genç-Sen ad na yap lan konuflmada Genç-Sen in kurulmadan önce engellendi i, tan nmad kurulduktan sonra ise kapat lmaya çal fl ld belirtilerek, buradaki amac n ö renciyi demokratik ve ekonomik haklar için örgütlü mücadeleden uzaklaflt rmak oldu u vurguland. (Ankara) Geliyoruz Da rüzgar n n serinli iyle Munzur un coflkuyla akan sular yla Ad m ad m ilerliyoruz devrime do ru Bekli bizi tutsak ülkem K raca z zincirleri Azad edece iz yaflam B rakaca z kendimizi maviliklere Bekle bizi geliyoruz özgürlük (Dersim den bir K okuru) Kitapl k. Sisokrilov yavaflça arabadan indi. Beklenmeyecek yüksek ama dingin bir sesle, sanki söylefli yap yormufl gibi konuflmaya bafllad ; Tankç yoldafllar! K sa kesece im, çünkü zaman h zla geçiyor ve sizin de yolunuza gitmeniz gerekiyor. Biraz önce olay telefonundan Stalin yoldafl ile konufltum. Sizi çok önemli bir görev bekliyor. O da flu; Önümüzdeki günlerde Berlin e do ru sald r ya geçeceksiniz. Yukar daki coflkulu sat rlar Emmanuil Kazakeviç in (çeviren Okay Geridönmez) Evrensel Bas m Yay m taraf ndan yay mlanan Oder K - y s nda lkbahar (1949) isimli roman ndan. Güçlü Sovyet yazarlar ndan olan Kazakeviç, ( ) II. Emperyalist Paylafl m Savafl nda bir keflifçi (sürekli ileri hatlarda ve düflman cephesinin gerisinde bulunarak düflmandan esir alarak istihbarat toplayan oldukça tehlikeli bir savafl birimi) olarak K z l Ordu da görev yapm flt r. Y ld z (1947), Meydandaki Ev (1956) ve özellikle an msayaca m z Mavi Defter (1961) isimli romanlar n yazar olan Kazakeviç, savafl n ç plak tecrübesini güçlü ama sade bir dille harmanlam flt r. Oder K y s nda lkbahar ise K z l Ordu nun Berlin yürüyüflünü, Almanya ya girmesinden Elbe de ABD askerleri ile karfl laflmas na kadar ele almaktad r. Kazakeviç in bu eserinde gerçekten komünist olanlardan de iflmekte olanlara ve zaaflar a r basanlara kadar farkl kiflilikler üzerinden ifllenen konu oldukça çarp c bir flekilde anlat l yor. Belki de savafl romanlar n n ortak mesajlar ndan olan görev bilincinin önemi, inanç ve kazanma azminin önemi gibi ö eler hakl bir savafl yürüten bir ordunun hikayesinde bir kat daha anlaml ve etkili olarak veriliyor. Çeflitli kifliler üzerinden ele al - nan bu güçlü kurguyla birkaç koldan aktar lan öykü, bize bireylerin önemini gösterdi i kadar büyük resmi yaratan n Bolflevikler önderli inde birleflen Sovyet halk oldu unu kavramam z sa l yor. fiairin hakl ö üdünde dedi i gibi; Yaflam m z pek mi tekdüze ve k - p rt s z?/ nsanlara ve sözlere art k kalmad m güveniniz?/ Ama devrim türküleri var yeryüzünde/ Söyleyin onlar / Size yard m edeceklerdir, göreceksiniz! Biz de egemenlerin psikolojik savafl malzemesi olarak a zlar nda düflürmedikleri umut k rma vb. karfl halklar n kahramanl klar n, yaratt klar n anlatan kitaplar tavsiye ediyoruz. Kazakeviç in güçlü roman Oder K - y s nda lkbahar da bu kitaplardan biridir, okuyun onu, size yardam edecektir, göreceksiniz! (Bir K okuru)

16 Özgür gelecek B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R Kampanyam z do rultusunda stanbul da Devrimci Demokratik Sendikal Birlik ten okurlar m zla biraraya geldik. 7 Kas m Cuma günü gerçeklefltirdi imiz buluflmada DDSB li okurlar m z gazetemize dair düflüncelerini bizimle paylaflt. Son y llarda art fl e ilimi gösteren s n f hareketi eylem, direnifl ve grevlerle bunu yans t yor. Bunun içinde yer alan okurlar m z, iflçilerin daha rahat anlayabilece i, daha sade bir dilin kullan lmas gerekti- inin alt n çizdiler. DDSB li okurlar m z, iflçilere sorunlar üzerinden seslenen bir yay n organ n n çok önemli oldu unu vurgulad - lar. Gazetemizin, iflçi-emekçiler taraf ndan daha fazla okunan, aranan bir yay na nas l dönüfltürülebilece i üzerinden bir tart flma yürüttük. Gazetemizde yorumlar n eksik kald n, sanat sayfas - n n gelifltirilmesi gerekti ini, periyodunun haftal k olmas - n n öneminin dile getiren okurlar m z yaz lar n uzunlu- una da dikkat çektiler. 12 Ekim de Adana da gerçeklefltirilen okur toplant s sonras alan m zda kampanyam z nas l yürütece imizi kullanaca m z araçlar n neler olmas gerekti- i üzerine tekrar bir toplant ald k. Önce çevremizdeki okurlar m z abone yapmay önümüze hedef olarak koyduk. Daha sonra devrimci ve demokrat bas n n YAY-SAT da t m nda yaflad engellemeleri de göz önüne alarak bu Gazetemiz flçi-köylü nün bafllatm fl oldu u Nitelikli bir kitle faaliyeti için nitelikli bir gazete bafll kl kampanya semt çal flmalar n n önünde önemli bir f rsat olarak duruyor. Bafllat lan ya da bafllat lacak olacak hemen hemen tüm kampanyalar n flu ya da bu flekilde bir semt aya n n olaca /olmas gerekti i kaç n lmaz bir gerçekliktir Ekim 2008 tarihli gazetemizin 9. sayfas nda yer alan yaz - y semtler özgülünde ele almak bundan dolay faydal olacakt r. Yaflad m z flehir olan stanbul da semtler de çok çeflitlilik arz ediyor. Bu çeflitlilik fiziki-sosyal-kültürel-ekonomik vs. olarak kendini gösteriyor. Çeflitlili in yan nda bir karfl tl k da bulunuyor. Bu karfl tl k Gazi Mahallesi nin giriflinde TOK taraf ndan yap lan lüks Avrupa Evleri yle, kitelli bölgesinde yap lan çok katl güvenlikli sitelerle, Alt nflehir in karfl s nda yap lan lüks binalarla kendisini gösteriyor. Bu lüks site ve binalar n hemen yan nda ya da karfl s nda ise hem klasik gecekondular n varl n sürdürdü ünü ya da bugünkü haliyle klasik gecekondu görünümünden k smen uzaklaflm fl çok katl çarp k yap laflmayla flekillenmifl semtler mevcut. Bu yerleflim yerleri k smen rant k smen devletin gecekondu mahallelerindeki sistem karfl t flekillenmeyi ortadan kald rmak için uygulad politikalar sonucu çarp k bir fiziki flekillenifle de sahiptir. Bu fiziki çarp klaflman n yan nda genel olarak tüm gecekondu semtlerinde devlet eliyle, fuhufl, uyuflturucu sat fl ve dolay s yla çeteleflme yayg n bir flekilde yay lmaktad r. Bu mahallelerin sakinleri; Türkiye Kürdistan ndan zorla göç ettirilmifl aileler, stanbul un tafl topra alt n diye ifl umuduyla memleketinden kalk p gelmifl gurbetçiler, ürünleri para getirmeyen ve ek ifl yapmak isteyen köylüler, iflçiler, asgari ücretli ifl bile bulamayan binlerce on binlerce, ad na Türkiye denen co rafyan n ezilen yoksul halk d r. Yani bizlerin hedef kitle olarak ortaya koydu u devrimi gerçeklefltirecek halk m z. Gazetemizin bafllatm fl oldu u kampanyan n hedefine ulaflabilmesi için her fleyden önce kitleler dedi imiz halk m z n içinde olmam z-içinde olmaya çal flmam z gerekmektedir. Bu noktada semtlerde bulunan yoldafllar n kitlelerle s k, sa lam ve politik ba lar kurmas, kurmaya çal flmas zorunludur. E er kitlelerle s k ve sa lam ve politik ba lar kurulmazsa nitelikli bir kitle faaliyeti nden bahsetmek zorlafl r. Kitlelerle kurulacak s k, sa lam ve politik ba lar da ancak kitlelerin kendi sorunlar üzerinden kurulabilir. Y k mlar, uyuflturucu, fuhufl, çeteleflme, h rs zl k, yol, su, çöp, grev, ekonomik vb. sorunlar ve talepler özgülünde (hem her semtte farkl laflan hem de her semtte ortaklaflan sorunlar) kitlelerle s k -sa lam-politik ba lar kurulabilir. Kitlelerle kurulacak bu ba lar basitten karmafl a do ru flekillenir. Bu sorunlar çerçevesinde kitlelerle birlikte hareket etmedi imiz ve onlara kendilerinin bir parças oldu umuz gerçe ini hissettiremedi- imiz sürece nitelikli bir kitle faaliyeti sürdüremeyiz. Böylece semtlerdeki faaliyetimiz güdük, k s r ve kendini tekrar eden bir çal flma olarak kal r. Gazetemizin kampanya yaz s nda da de inildi i gibi semtlerde kitlelerle bu s k -sa lam-politik ba kurmam z sa layacak araçlardan bir tanesi flçi- Köylü gazetesidir/gazetemizdir. flçi- Köylü gazetesinin bizim gazetemiz, bizim dünya görüflümüzün somutland /somutlaflt rd m z bir gazete oldu unu unutmamam z gerekiyor. Bunun için gazetemizi sahiplenmemiz ve her anlamda gazetemizi yoksul emekçi halk m za ulaflt rmam z gerekir. flçiköylü gazetesi bizim sesimiz oldu una göre ulaflt rd m z her insana sesimizi tafl m fl oluruz. Bundan dolay gazeteyi Özgür Gelecek Özel Say : 2008/1 Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR sadece da tma gibi bir sorumlulu- umuz yok, ayn zamanda bu gazetenin ulaflt rd m z herkesin sesi olmas n sa lama gibi bir sorumlulu umuz/görevimiz de var. Bunu, hem gazetemizi yoksul emekçi halk n tüm kesimlerine ulaflt rma çabas içinde olmam z gerekti i gibi hem de onlar n kendi sorunlar n kendi dillerinden gazetemize aktarmalar n sa layarak/aktararak yapabiliriz. Kendi sorunlar n n yans d ve seslerinin baflkalar taraf ndan duyuldu unu gören kitleler ça r lar m za kay ts z kalmazlar. Bunu yapabilirsek gazetemizde çeflitli kesimlerden çeflitli yaz lar n yer almas n sa layabiliriz. Bu da hem ç kan yaz lar n farkl laflmas n, çeflitlenmesini hem de kitlelerin do ru ve sa l kl bilgilenmesini sa lar. Bunun yan nda kendini tekrar etme durumundan KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: SIHH YE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SK. YUNT APT. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO:94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Tüm flçi-köylü okurlar na ve çal flanlar na Merhaba... DDSB li okurlar m zla bulufltuk Ayn canl l kla çal flmalar m z sürdürece iz! Gazetemizin daha canl, daha okunur olmas ; herkesin kendini bu zeminde bulabilmesi ile olanakl d r. Buradan hareketle yürüttü ümüz ve belli bir düzeyi de yakalayan kitle faaliyetimizi gazetemize tafl mak, hem di er alanlarla deneyim paylafl m n n yaflanmas n getirecek hem de daha ak c, okurlar m z n kendini buldu u bir yay n organ ortaya ç kacakt r. Gazi Mahallesi flçi-köylü okurlar olarak gazetemizin daha nitelikli ç kmas ve genifl halk y nlar yla bütünleflmesi için yapm fl oldu umuz çal flmalarla flçi-köylü gazetesinin bafllatm fl oldu u kampanyan n destekleyicisi olduk ve olaca z. 26 Ekim 2008 tarihinde Gazi Mahallesi nde Partizan flapkalar m z takarak yayg n bir flekilde flçi-köylü gazetesinin da t m n yapt k. Yay n da t m esnas nda birçok aileyle tan flma olana m z oldu. Yapt m z sohbetler olumlu geçerken bundan sonraki süreçte gazetemizi takip etmek istediklerini söyleyerek çeflitli elefltiri ve önerilerde bulundular. Ayr ca flçi-köylü oku-okut Partizan yaz lamalar n n yan s ra duvar gazetesi çal flmalar n da yapt k. Bir kaç aile özellikle yaz lamalar kendi duvarlar na yaparak gazetemizi sahiplendiler. 9 Kas m 2008 tarihinde de yine ayn bölgede Partizan flamalar ve flçi-köyü flapkalar yla çal flmalar m za devam ettik yayg n bir flekilde ajitasyon ve bildiri da t m yapt k, ayr ca semt pazarlar nda flçi-köylü oku okut partizan imzal bildiri çal flmalar da yap ld. Genel anlamda olumlu geçen yay n faaliyetimiz ayn canl l kla devam edecektir. eksikli i gidermek amaçl gazete bayileriyle görüflme karar ald k. Bu yönlü çal flmam z k smi oranda hayata geçmifltir, Mersin den kampanya notlar fakat hala oldukça yetersiz düzeydedir. Okur toplant s nda ald m z kararlar n bir di eri ise gazetemizin yayg n da t - m n sa lamak yeni semtlerle, alanlarla buluflmas n n önünü açmakt r. Bir di er düflüncemiz ise do al muhabirlik a n oturtmakt r. Bununla ilgili okurlar m zla teflvik edici görüflmelerimiz devam etmektedir. (Mersin K okurlar ) Tafldelen de da t m... kurtuluruz, ayn zamanda yazma - okuma ve kitlelerle iletiflim yoluyla politik geliflmenin ad mlar at lm fl olur Ekim 2008 tarihli gazetemizin 2. sayfas nda yer alan Efendileri Deniz Feneri ile çeteleri el feneri ile soyuyor bafll kl Bayramtepe K okurlar n n yapm fl oldu u çal flma ve çal flman n gazetemize yans mas yukar da söylemeye çal flt m z nitelikli kitle faaliyeti ne bafllaman n önemli bir örne i olarak duruyor. Bu çal flman n di er semtler için birer örnek teflkil etmesi gerekir. Semtler özgülünde gazetemiz yap - lan/yap lacak olan çal flman n önemli halkalar ndan biridir. Semtlerde bulunan tüm arkadafllar n bunu kavramas ve çevrelerine kavratmas, çal flmalar nda önemli bir mevzi yaratacakt r. Gazetemizi ele al fl m z n 15 günde Gazetemiz Demokratik halk iktidar için flçi-köylü, stanbul 14. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan 1 ay süreyle kapat ld. Bizler flçi-köylü Gazetesi çal flanlar olarak, gazetemiz okurlar yla birlikte 1 ayl k kapatma karar n protesto etmek amac yla bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. 8 Kas m Cumartesi günü saat de Kad köy skele Meydan nda gerçeklefltirdi imiz eylemde Devrimci bas n sansürle susturulamaz pankart açarak, Do ru yerdeyiz, flçi-köylü senin sesin, sahip ç k, Baflbu buyurdu mahkemeler kapatt dövizleri aç ld. Bas n aç klamas n gazete çal flan m z, Bahar Gök okudu. Aç klamada 7 y l aflk n bir süredir bu ülkede flçi-köylü gazetesi olarak yay n hayat m z sürdürmeye çal fl yoruz. Sürdürmeye çal fl yoruz diyoruz, çünkü bu ülkede devrimci, sosyalist, muhalif, yurtsever bas n olman n ne demek oldu unu hemen hemen herkes Daha nitelikli bir yay n ç karma, yayg n bir kitle faaliyeti örgütleme gibi hedeflerle bafllat lan kampanya çerçevesinde gerçeklefltirdi imiz faaliyetlerden birini de, geçti imiz günlerde Tafldelen de gazetemizi kap kap dolaflarak, en genifl kitleye gazetemizi ulaflt rma olarak gerçeklefltirdik. A/P konuflmalar eflli inde gerçeklefltirdi imiz faaliyette o güne kadar girmedi imiz sokak ve caddelere girdik, neredeyse tüm evlerin kap s n çalarak, gazetemizi ve kampanyayla ilgili ç kart lan bildirilerimizi verdik. Bir yandan gazete ve bildiri da t m yaparken, di er yandan da insanlarla sohbet ettik. Özellikle de yafll kad nlar bizi çok yo un bir ilgiyle karfl lad lar ve genelde ben size kurban olay m. Her zaman arkan zday z gibi söylemlerde bulundular. Gazetenin ad - n duymayan insanlar da vard. Bu insanlara gazetemizin içeri ine dair bilgilendirme yapt k, amaç ve hedeflerini anlatt k. Bu konuflmalar n ard ndan, gazetemizi sürekli getirmemizi isteyenler oldu. Gazetenin s k takipçisi olanlar da vard elbette. Bunlardan biri de yafll bir amcayd. Bu amcan n özellikle de Pusula köflesini okudu unu ö renmek hayli dikkatimizi çekti. Amca ayr ca gazetemizin eski dönemlerini de biliyor. Özgür Gelecek sürecinde de gazeteyi düzenli takip etti ini söyleyen bu amca, flu an ç kan flçi-köylü yü, Özgür Gelecek e k yasla daha doyurucu buldu- unu söylüyor. Tabii ki baz elefltirileri olan okurlar da yok de ildi. Elefltiriler genelde gazetenin düzenli gelmemesine dairdi. Gazete ve bildirilerimizi en genifl biçimde da tt ktan sonra, Tafldelen merkezine döndük ve burada bildiriyi okuduktan ve de Devrimci bas n susturulamaz slogan n att ktan sonra, faaliyetimizi noktalad k. Biz bildiriyi okudu umuz ve de slogan att - m z s rada, etraftan çok say da insan n, onaylayan bir tutumla, gerek kap lara, gerekse camlara ç karak, destek verdi ini gördük. (Tafldelen den K okurlar ) bir da tma fleklinin d fl na ç kar lmas gerekir. (Ayr ca tüm bu çal flmalar sadece kampanya süreciyle s n rl tutulmamal, kampanya sona erdi inde de ivme kazand r larak devam ettirilmelidir.) Niçin flçi-köylü da t yoruz? sorusuna verece imiz cevap burada ön plana ç k yor. Bu soruya verdi imiz/verece imiz cevap hem gazetemize hem de sürdürdü ümüz faaliyete yaklafl m m z ortaya koyacakt r. flçi- Köylü gazetesi bizim dünya görüflümüzü; yaflad m z dünyay alg lamayorumlama biçimimizi, sorunlara bak fl aç m z ve çözüm yöntemlerimizi ve kurmay hedefledi imiz dünyay ve de bu dünyay nas l kuraca m z ifadelendirdi i için bizim sesimizdir. Sesimize sahip ç kal m, yükseltelim, ç l a, hayk r fla çevirelim. ( stanbul Avrupa yakas ndan bir K okuru) Mücadelesi sabit görüldü ünden kapat lmas na... Bizler, iflçi, köylü, emekçi, halk gençli i, emekçi kad nlar; k sacas tüm halk n sesi olduk ve olmaya da devam edece iz. Gazi Mahallesi K okurlar flçi-köylü ailelerle birlikte... Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri gazetemizi de erlendirdi. 9 Kas m Pazar günü Munzur Çevre ve Kültür Derne i nde biraraya gelen ailelerimizle gazetemizin kampanyas üzerine bir tart flma/sohbet yürüttük. Gazetemizin kampanyas ile ilgili geliflmeleri aktard - m z ailelerimizle; gazetemizin içeri i, sahiplenmesi, beslenmesi ve aileler olarak ortak karfl duruflun sergilenmesi üzerine konufltuk. Ailelerimiz, gazetemizi yeterince okumad klar n dile getirdiler. Gazetemizde kullan lan dilin bunda etkisi olmas ile birlikte daha çok önemini kavramamaktan oldu unu dile getirdiler. Gazetemizin haftal k ç kmas n isteyen ailelerimiz, tutsaklar n yaflad sorunlara daha fazla yer ayr lmas n istediler. Aile örgütlenmesinin önemi üzerinden yürüyen sohbet, ailelerimizin gazetemize ulaflmak için daha aktif olmas gerekti i, komflular na arkadafllar na da bir gazete vermesinin kampanyam z gelifltirece i ekseninde geliflti. bilir denildi. Devrimci bas n üzerindeki bask lar n yüzlerce y l hapis, onlarca y l para cezas anlam na geldi ini belirtildi. Do an Medya ya ait Yay-Sat n bu bask lar n uygulanmas nda bir araç olarak kullan ld ifade edilerek, yay nlar n da t m n engellendi i belirtildi. Aç klaman n sonunda, Bizler, iflçi, köylü, emekçi, halk gençli i, emekçi kad nlar; k sacas tüm halk n sesi olduk ve olmaya da devam edece iz. Baflbu un tüm bas na yapt, herkesin do ru yerde durmas uyar s n dikkate al yor ve bir kez daha do ru yerde oldu umuzu, yani ezilen halk n yan nda oldu umuzu ilan ediyoruz denildi. ( flçi-köylü gazetesi) Gazetemizi tart flt k... Türkiye Kürdistan nda ve ülkemizin di er yanlar nda ezilen iflçi ve köylülerin, kad nlar n, ö rencilerin, Kürtlerin sesi olan gazetemiz K n n geçen y l yapt gibi bu y l da kendini tart flmaya açmas gayet olumlu oldu. Çünkü birço- umuz gazetemizin olumlu yanlar oldu u gibi olumsuz yanlar da oldu unu görüyorduk. Düzenlenen okur toplant lar nda bunlar dile getirme flans m z oldu. Öncelikle gazetemizdeki baz yaz lar n fazla uzun oldu u ve bunun gazetemizle yeni tan flanlar için bir s k nt yaratt vurguland. Ayr ca özellikle süreç de erlendirmelerinin yap ld yaz larda, sonuç k s mlar n n çözüm önerilerini içermesi gerekti i ve gazetenin sadece anlatan de il bunun yan nda okurlar n önüne somut görevler koyan bir pozisyonda olmas gerekti i belirtildi. Gazetemizin a rl kl olarak en çok ezilen iflçiye ve köylüye, Kürt halk na hitap etmesi olumluyken, bunun yan nda ö renci gençli in sorunlar n da içermesi olumlu olacakt r. Gazetemizin son dönemde sadece AKP ye elefltirel yaklaflmas bunun yan nda CHP gibi faflist partileri biraz daha ikinci plana almas bizce pek olumlu de il. Gazetemizin emperyalizmle halk m z n aras ndaki çeliflkileri daha s k ifllemesi de her aç dan olumlu olacakt r. Ayr ca gazetemizin devletin ya da devletin iyi çocuklar n n gerçeklefltirdi i katliamlar ve yine devletin uygulad asimilasyon politikalar da aç a ç karmas ve daha çok ifllemesi gerekmektedir. Biçimsel anlamda ise gazetemizdeki haberlerin ve di er yaz lar n resimlerle renklendirilmesi daha iyi olacakt r. Ayr ca Dersim deki arkadafllar m z n önerdi i gazete isminin de iflmesi pek do ru bulunmad, çünkü kitle kendi ismiyle ç - kan bir yay n daha çok sahiplenecektir. Ayr ca flçi-köylü isminin gazetemizi ö rencilerden uzaklaflt rd düflüncesi de k saca tart fl ld ve bu düflüncenin yanl fl oldu u, gazete isminin do ru oldu u karar na var ld. (Van YDG)

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL Ürün Nedir? FOLLOWER, Akülü tekerlekli bir bavuldur. Ürünün mini boyu, orta boyu, büyük boyu vardır. Ürünün içine konulan küçük bir akü ile bavul güç kullanmadan

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

SA LIK SORUNLARI ve BARINMA KO ULLARI

SA LIK SORUNLARI ve BARINMA KO ULLARI MEVS ML K TARIM LER N SA LIK SORUNLARI ve BARINMA KO ULLARI YEN EH R/ÇARDAK ÖRNE BURSA TAB P ODASI USTOS 2010 BURSA TAB P ODASI 2 GÖZLEMLER: Bar ve Demokrasi Partisi l Ba kanl n ba vurusu üzerine, geçici

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

Asgari Ücret Denklemi

Asgari Ücret Denklemi Asgari Ücret Denklemi Av. Mesut Ulusoy MESS Hukuk Müflaviri ve Dr. Aykut Engin MESS E itim Müdürü flçilere normal bir çal flma günü karfl l olarak ödenen ve iflçinin g da, konut, giyim, sa l k, ulafl m

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, KAMU ÇALIŞANLARINI SINAMAYIN! Yazar Editör Perşembe, 26 Haziran 2014 12:58

AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, KAMU ÇALIŞANLARINI SINAMAYIN! Yazar Editör Perşembe, 26 Haziran 2014 12:58 AKLINIZI BAŞINIZA ALIN KAMU ÇALIŞANLARINI SINAMAYIN! Perşembe 26 Haziran 2014 12:58 TBMM de görüşmeleri devam eden Torba yasa içerisine memurların İŞ GÜVENCELERİNİelleri nden alacak maddeler eklenmesine

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

Soner Yalçın ı hem Sözcü hem de sahibi olduğu site sansürledi!

Soner Yalçın ı hem Sözcü hem de sahibi olduğu site sansürledi! Soner Yalçın ı hem Sözcü hem de sahibi olduğu site sansürledi! Tarih: Aralık 05, 2013 MEDYAGUNDEM.COM- Çok ilginç şeyler oluyor. Türkiye de yeni cuntanın kirli ittifakı ndaki karakterler her geçen gün

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Toktamış Ateş'i kaybettik

Toktamış Ateş'i kaybettik Toktamış Ateş'i kaybettik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve Atatürk üzerine çalışmaları olan Prof. Dr. Toktamış Ateş yaşamını yitirdi. Ateş, İstanbul Üniversitesi ve değişik kurumlarda ders

Detaylı

Cemal Amca n n Zarlar

Cemal Amca n n Zarlar Cemal Amca n n Zarlar B aflkomiserlikten emekli alt kat komflumuz Cemal Amca tavlaya çok düflkündü. Emekli olmazdan önce haftasonlar n bahçede tavla oynayarak geçirirdi. Hafta içindeyse haftasonunu iple

Detaylı

Kent Yoksulluğu ve Gecekondu

Kent Yoksulluğu ve Gecekondu I Kent Yoksulluğu ve Gecekondu NAİL YILMAZ / YÜCEL BULUT İstanbul, 2009 Yay n No : 2225 Sosyoloji Dizisi : 03 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-143 - 2 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

2012 de 3 önemli gündem maddemiz var

2012 de 3 önemli gündem maddemiz var 2012 de 3 önemli gündem maddemiz var Aralık 15, 2011-12:45:43 Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2012 yılında en önemli 3 konunun sırayla Avrupa, cari açık ve enflasyon olacağını belirterek, ''Bunlarda bir

Detaylı

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI YAZILAR TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI PROF. DR. ERDO AN MORO LU (*) Türk Borçlar Kanunu Tasar s ndan sonra Türk Ticaret Kanunu Tasar s da Türkiye Büyük Millet Meclisi ne sunulmufl bulunmaktad

Detaylı

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi Bu Ne Biçim Seçim 1 Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi bulmufl 2. Demek ki ngilizler o zamanlar bir yandan sömürüyor, öte yandan demokrasi üzerine araflt rma yap yorlarm fl.

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı