Lynne Graham - Bir Kadının Isyanı.

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Lynne Graham - Bir Kadının Isyanı. www.cepsitesi.net"

Transkript

1 Lynne Graham - Bir Kadının Isyanı Romanın Kahramanları Aneelo Van Zaal : Romanın Erkek Kahramanı, Varlıklı Bir İşadamı Flora Bennett : Romanın Kadın Kahramanı, Pansiyon İşi Yapmakta Julie Bennett : Flora nın Merhum Kız Kardeşi, Willem m Karısı Willem : Angelo nıın Merhum Üvey Kardeşi Mariska : Flora nın Yeğeni Jess Martin : Veteriner Bregitta Etten : Angelo nun Arkadaşı Jemima : Flora nm Arkadaşı Skipner : Flora'nm Köpeği Mango : Flora nın Kedisi Birinci Bölüm

2 AnGELO Van Zaal hemşirenin ona getirdiği dokuz aylık bebeği inceledi. Küçük kızın altın sarısı saçları ve iri menekşe mavisi gözleri vardı; onu görür görmez mutlulukla gülümsedi. Bu güven dolu gülüşün masumiyeti Angelo yu derinden etkiledi, zira pek az çocuk hayata minik Mariska dan daha zorlu şartlarda başlayabilirdi. Ebeveynlerinin öldüğü kazadan, özel araç koltuğu sayesinde yanağındaki çürük ve çizik dışında yara almadan kurtulmuş alması bir mucizeydi. Anladığım kadarıyla, Mariska İle kan bağınız yok, dedi yanındaki hanım doktor. Babası YVilliam, benim üvey kardeşimdi, ama onu daima öz kardeşim olarak gördüm ve öyle davrandım, diye yanıtladı Angelo, iş dünyasında ünlendiği açık ve net konuşmasıyla. Mariska*yi ailemin bir üyesi olarak görüyorum ve onu evlat edinmek istiyorum. Onun vakasından sorumlu sosyal hizmetler görevlisi doğduğundan beri Mariska nm hayatında olduğunuzu belirtti William ile eşine destek olabilmek için elimden geleni yaptım, Julie. Keşke yeterli olsaydı, dedi dudağmı büzerek. Hastane görevlilerinin, Mariska nın ebeveynlerinin kaza sırasında ne durumda olduğunu bildiklerinin farkındaydı ve bu çirkin gerçeğin gazetelerde çıkmamasına memnundu. Angelo Van Zaal son derece yakışıklı bir adam, diye düşündü doktor beğeni dolu bir ifadeyle bakarak. Aynca çok da varlıklıydı; cömertliği ve hayırseveri il iğiyle tanınıyordu. Bununla birlikte, çelik mıknatıs amansız, sert ve başarılı bir işadamıydı. Basına göre, uluslararası ünlü modeller çalışma saatleri dışında unu eğlendiriyorlardı. HollandalI babasının açık renk saç ve teni yerine İspanyol annesinin siyah saçlarını ve koyu renk tenini almıştı. Fakat gözleri parlak, yakıcı bir mavi renkteydi ve uzun siyah kirpikleri bakışlarına derin bir anlam yiiklüyordu. Oldukça iri yapılıydı, boyu bir doksana yakındı; hastanenin bebek servisine doğru yürürlerken kadm görevli ve hastaların dikkatini çekmekteydi. Ayrıca, doktorun da gayet iyi bildiği gibi, halen bekar bir erkekli. Hastanemiz araştırma yaptı. Bir akrabası varmış, Flora Bennett. Anladığım kadarıyla, kendisi Julie nin ablası. Angelo nun yüz hatları gerildi. Aynı anda gözlerinin önünde kaymak gibi bir cilt, zümrüt yeşili gözler ve bir erkeği gündüz vakti erotik rüyalara daldırabilecek dolgun, pembe dudaklar belirdi. Flora uzun boyu, kızıl saçlarıyla deneyimsiz bir erkeği tuzağına düşürebilecek türde bir çekiciliğe sahipti. Önceki seferlerde yaptığı gibi Angelo yine silkinerek bu provokalif düşünceyi zihninden uzaklaştırdı. Babalan bir, dedi Angelo sessizce. O ve Julie nin babalan bir, anneleri ayrı. Angelo daha fazla konuşabilirdi, ancak dudaklanm birbirine bastınp susmayı tercih etti, çünkü Mariska nın ailesinin anne tarafıyla ilgili husumet dolu sözler söylemek istemiyordu; bu özel bir konuydu. William evlenmeye karar verdikten sonra hamile İngiliz kadm Julie Bennett ile bağlantılarını araştırmıştı ve bu sayede Julie hakkındaki güçlü önyargılannın doğruluğu kanıtlanmıştı. Angelo, Julie hayatına girmiş olmasa, William m halen yaşıyor olacağına inanıyordu. Ayrıca araştırmalarından edindiği bilgiye göre, Julic nin ablası da güvenilecek biri değildi. Aynı araştırma, Flora nın geçmişindeki korkunç skandali ortaya çıkarmıştı; birkaç yıl önce genç kadın işinde yükselmek için çirkin, basit yöntemler kullanmıştı. Her ne kadar Flora, sıradan görünümlü kız kardeşinden çok daha fazla akılda kalan bir görünüşe ve karaktere sahipse de, daha şimdiden servet avcısı olduğu kanıtlanmıştı ve

3 Angelo, William ın kızı Mariska yı onun etkisinden korumak için her şeyi yapabileceğini biliyordu. Ne de olsa, babasının vakıf fonu Mariska ya miras kalacaktı. Wil)iam parayı alabilecek yaşa gelmeden öldüğünden, kızı bir gün zengin bir genç kadın olacaktı. Angelo, Mariska nm her iki sorumsuz ebeveyninden de farklı bir hayat sürmesi için elinden geleni yapmayı aklına koymuştu. Dolgun, seksi dudakları gerildi. William ı şeytanlarından kurtarmayı başaramamış olabilirdi, ama üvey kardeşinin kızma yardım etmesi, geceleri biraz daha rahat uyumasını sağlayacaktı. Mariska, Angelo nun kollarında yatarken, doktor boğazını temizledi; Angelo çocuğun geçici velayetini almıştı. Evlenme planınız var mı? diye sordu, bu konudaki merakını gizle-yemeyerek. Parlak mavi gözler doğruca doktorun kızaran yüzüne yöneldi. Angelo düşüncelerini belli etmeyecek derecede deneyimli bir adamdı. Bu mümkün, diye yanıtladı. Konu bu küçük kız olduğuna göre, üzerinde düşünmem gereken çok şey var. Doktor onaylamasına başını salladı. Bir zamanlar birisi Angelo van Zaal için soğuk bir adam demişti, ama her ne kadar duygusal, sıcak bir insan olduğunu söyleyemese de, doktor onu gerçekçi ve güvenilir görüyordu. Birçok erkek akrabalarının neden olduğu sorunlardan kurtulmaya çalışırdı, fakat Angelo o kaçınılmaz trajik sona kadar haklı olduğunu iddia ederek geri adım atmamış vc yardım etmek için elinden geleni yapmıştı. Bu, doktorun kitabmda onun hem güçlü bir kişiliğe sahip olduğu, hem de minik savunmasız bir bebek için uygun bir vasi olduğu anlamına geliyordu. Flora, Schipo) Havaalanı ndan bindiği takside sırtını dikleştirerek oturdu. Amsterdam a yaptığı yolculuğun her aşaması kendi istediği dışında organiz.c edilmişti ve her ne kadar bu düzenlemeler seyahati onun için kolaylaştırmış olsa da, bu yardımlardan dolayı hiç memnun değildi ve bir yay kirişi kadar gergindi. Bir seksen boyu, ince beli, zarif kıvrımlarıyla çok seksi bir kadındı. Fakat Flora kendini asla öyle görmezdi, çünkü küçük yaşlardan beri, kızının ölçülerinden yakınan ince vc ufak tefek annesinin yanında kendini aşın büyük ve hantal hissetmeye alışmıştı. Açık bıraktığında omuzlanna düşen kestane rengi gür saçlarını ensesinde siyah bir kurdeleyle toplamıştı. Elma yeşili gözleri, kusursuz teninde dikkat çekici şekilde parıldıyordu, ama şişkin kızarmış gözkapaklan acısının fiziksel belirtilerini açığa vuruyordu. Çifte cenaze için Aınsterdam a yolculuğunu ayarladığında dolayı Angelo van Zaal a teşekkür etmek zorunda kalacağını düşününce yüzünü buruşturdu. Ondan nefret ediyordu. Onun sözü ailede çevresinde, şirketlerinde, hatta bu sınırların ötesinde dahi kanun kabul edilirdi. Flora, tabii ki, kedisine ne yapılması gerektiğinin söylenmesinden asla hoşlanmazdı. Çalışırken buna katlanmayı öğrenmişti. Ayrıca konuk evindeki otoriter misafirlere karşı sinirlerini kontrol altında tutmayı vc sadece başını sallayıp gülümsemeyi de öğrenmişti. Ne var ki, Angelo van Zaal onıı hiç yabalamadan sinirlendirebilirdi. Kız kardeşiyle kocası öldüğünde şahsen telefon açma nezaketini bile göstermemişti. Onun yerine aile avukatına aramasını ve o feci kaza haberini vermesini söylemişti. Bu kadar duygusuz bir adamdı. Mesafeyi koruyarak kendi otoritesini vurgulamak vc aralarında gerçek bir aile bağı olmadığını belirtmek için böyle davranıyordu. Ama eğer Flora nın dürüst olması gerekirse ki, kendine karşı daima dürüst olmaya çalışırdı Angelo van Zaal'a ilk itirazı, ilk bakışta, sersem bir yeniyetme kızmışçasına onun başını döndürmüş olmasıydı. O ilk karşılaşmanın üstünden on sekiz ay geçmiş olmasına rağmen,

4 üstünde yarattığı etkiyi hatırlayınca yanakları halen yanıyordu; Angelo van Zaal gibi bir adamın ona asla ikinci kez bakmayacağı gerçeğine rağmen... Angelo inkar edilemez şekilde aşın yakışıklı bir adamdı ve ona bakmamak Flora ya korkunç derecede zor geliyordu. Adam onu heyecanlandırıyor, yüzünün kızarmasına neden oluyordu ve şimdi duygulannı bastırmayı ne kadar denerse denesin, onu tekrar göreceğini düşündükçe geriliyordu. Cinsel çekim için bir uyuma ya da nedene gerek yok, diye hatırlattı kendi kendine sabırsızca. Ama yine de, erkeklerle geçmişteki mutsuz deneyimlerinden sonra hala manasız bir fiziksel çekime dayanamaması onu kızdırıyordu. Aslında, cinsel zayıflık doğuştan gelen bir şeyse, bu tehlikeli huyunun hayatı boyunca kadm peşiude koşan babasından geçtiğine emindi. Hoşlanmadığı birinin çekimine kapılması onu şaşırtıyor ve ürküyordu ve Angelo van Zaal ın ona olan zayıflığını anlamasındansa Ölmeyi yeğlerdi. Ayrıca, şayet Angelo onun geri çekilip yeğeninin tam vesayetini almasına izin vereceğini sanıyorsa, onu gerçekten bafıfc alıyor demekti. Flora, Mariska yı İngiltere ye götürmek için savaşmaya hazırdı; böylece Julie'niıı kızını kendi kızı gibi yetiştirebilecekti. Niçin Angelo minik bir kız bebek için en uygun vasi olacağını düşünüyordu ki? Ne de olsa, Flora mn İngiltere de Charlbury St Helens köyünde bahçeli bir evi vardı ve yeğenine sevgi ve ilgiyle bakabilecek pozisyondaydı. Şu anda, Flora evinden yatak-kahvaltı işini yürütüyordu. Fakat Mariska okula başlayana dek konuk kabul etme işini bırakabilirdi. Finansal olarak bu geçici durumu kaldırabilirdi, zira bankada hiç dokunmadığı yüklü miktarda parası vardı. O paranın nereden geldiğini ve elde edebilmek için neler yaşadığını düşünmekten hoşlanmıyor olabilirdi, ama varlığı elbette uygun bir vasi olma şansını arttırıyordu. Flora, büyük teyzesinin köydeki evine yerleşmeden önceki, şehirde kariyer yapma gibi farklı bir yaşantının rahatsız edici anılarından kendini uzaklaştırmaya çalışırken, acı kaybının da üzüntüsün derinden yaşıyordu. Julie ölmüştü ve maalesef Hollanda ya taşındığından beri neşeli, hayat dolu küçük kız kardeşini çok az görebilmişti. Yalnızca İngiltere ye geldiklerinde ve bir kez de o Amsterdam a gittiğinde William ile Julie yi görme şansını elde etmişti. Oysa her ne kadar iki kız kardeşin de geçmişini bilenler böyle olacağını asla tahmin cdemescler de, Flora kendisinden beş yaş küçük kardeşiyle bir zamanlar çok yakındı. Mutsuz bir evliliğin tek çocuğu olarak büyüyen Flora nın babası iflah olmaz bir kadın düşkünüydü; evde yükselen sesler ve annesinin hıçkırıklarına dair birkaç çocukluk anısı vardı. Annesinin maddi gücü olmadığı için çocuğunu alıp sadakatsiz kocasını terk edememişti. Ancak Flora üniversite çağına geldiğinde boşanabilmişlerdi ve Flora o zaman büyük bir şok yaşayarak, oturdukları evden birkaç sokak ileride babasının ikinci bir ailesi olduğunu öğrenmişti! Julie nin annesi Sarah ile yıllar boyunca ilişkisine devam ettiği belliydi. Zaten boşandıktan hemen sonra da onunla evlenmişti; kızlarını birbirleriyle tanıştırmak istediğinde ise büyük bir aile kavgası çıkmıştı. Buna rağmen, ikinci evliliği de sadakatsizlik yüzünden yıkıldıktan sonra bile Julie ile Flora görüşmeye devam etmişlerdi, hatta annesi vefat ettiğinde bir kolej öğrencisi olan Julie ablasının Londra daki dairesine taşınmıştı. Ve sonraki iki yıl boyunca kız kardeşler birbirlerine çok yakınlaşmışlardı. Julie yi son görüşü aklına gelince Floıa nm gözlerine yaşlar doldu. William ile tanıştıktan kısa süre sonra Julie okulunu bırakıp genç, yakışıklı HollandalIyla Arnsterdam da yaşamaya karar vermişti. Flora nın tüm karşı çıkmalarına rağmen kararından dönmemiş, aşık olduğu

5 adamdan vazgeçmemişti. Birkaç hafta içinde hamile kalmış ve akabinde acele bir şekilde evlenmişlerdi. Angelo van Zaal Londra da yapılan nikah ve düğün masraflarını karşılamıştı. Flora onu ilk kez o güngörmüştü; kız kardeşi tarafından önceden uyarılmış olduğundan fazla bir şey beklemiyordu ve zaten soğuk, onaylamaz duruşundan da etkilenmemişti. Ben onun için fazla sıradanım; yeterli eğitimim yok ve bir kadm için fazla küstahım, demişti sarışın kız kardeşine. Onun gibi bir adam yalnızca Evet, efendim, hayır efendim denmesini ister, Tıpkı Willem in yaptığı gibi! Willem ondan korkuyor, çünkü Angelo nun beklentilerini asla karşılayamıyor. Ve Angelo van Zaal a karşı adil olmak gerekirse, kız kardeşinin, üvey kardeşiyle ilişkisini onaylarmış gibi bir tavır asla sergilememişti. Ebeveyn olmak için tıfıl çok geç ve tecrübesizler. Bu bir felaket, demişti törenden sonra zalimse duyarsız bir şekilde, buz mavisi gözleriyle Flora ya bakarak. Artık geç, diye karşı çıkıuışlı Idoıa, datıa iyimser görünmeye çalışarak. Birbirlerini seviyorlar ve Tanrı ya şükür Willem in vakıf fonu onlara yardımcı olur Angelo nun ince, bronz yüzü buz kesti. Bu fikre nereden kapıldın? William daha üç yıl o fona dokunamaz. Flora yüzü kızararak ağzım kapalı tutmuş olmayı dilemişti. Yeni evli çiftlerin biran önce birikimlerine kavuşacağım sanması yanlış mıydı? Angelo nun yakışıldı yüzündeki hor gören ifade öyle olduğunu söylüyordu. Zira sınırlarını aşmış ve Willcm in gclecekteki-maddi durumundan söz etmişti. Anladığım kadarıyla bu şartlar altında ikisi dc böyle olacağım umuyor. Julie bebek bekliyor, diye devam etmişti Flora. Fonla ilgili hükümlerin tekrar gözden geçirilmesini talep edebilirler. Bu delilik olur. Buna kesinlikle izin vermem, dedi Angelo sert bir sesle, dünyadaki tek doğru düşünce kendisininkiymiş gibi. Willcm ile karısı geçinmek için çalışmak zorundalar. Ama belli ki, kardeşinin planı bu değildi. Kardeşinin, Willem ile vakıf fonundaki parasım paylaşmak için evlendiğinin ima edilmesi Flora yı sinirlendirmişti. Elbette, Julie bir iş bulmak istiyor. Hizmetçilik dışında bir iş yapabilme vasfı yok, diye belirtmişti Angelo soğuk bir sesle. Ve Willem iyi bir kariyere başlamadan önce okulunu bitirmek zorunda. Eninde sonunda vakıf fonundan para alacaklardı, fakat Flora nın asıl korktuğu şey başkaydı; Julie gebeliği sırasında çok rahatsızlanıp çalışamayacak duruma geldiğinde, Willem iş aramak için üniversiteyi bırakmıştı. Flora bu yüzden tamamıyla Angelo van Zaaftı suçluyordu; vakfin yöneticilerinden biri olarak muhtemelen geri planda kalıp o paraya dokunulmama-sım sağladığı için kendini kutluyordu. Milyoner adamın parayı muhafaza etmeyi, ailenin iyiliğinden ön planda tutmasına Flora kesinlikle şaşırmazdı. Otele girişini yaptırırken taksi onu kapıda bekledi ve sonra cenaze evine götürdü. Oraya vardığında, Angelo van Zaal ile yaklaşan karşılaşmasından iyice korkmaya başlamıştı. Çoğu genç olan pek çok yaslı kimse vardı. Fakat kalabalığa rağmen, Flora'mn tek farkında olduğu karşıdan ona doğru gelen adamdı. Varlığı onu görür görmez heyecanlandırmıştı. Kendisine doğru yürüyen yakışıklı adamla göz kontağı kurmamaya çalışarak bekledi. Angelo nazik bir şekilde geleneksel üzüntü sözlerini sıralayıp yanıtını bekledi, sonra da onu salonun diğer köşesindeki Willem in akrabalarının yanına götürdü. Başkalarının

6 yanındayken davranışları daima mükemmeldi. Ama ona bu kadar yakınken Flora soluk almakta zorlanıyordu ve böyle hissettirdiği, ondan bu kadar etkilendiği için Angelo dan nefret ediyordu. İlk karşılaşmalarından anımsadığı o hafif turunçgil kokulu parfümünü duyunca ona daha da yaklaşma isteğine karşı koyabilmek için kendini kontrol etmek zorunda kaldı. Bir zamanlar evlenmeyi planladığı da dahil olmak üzere şimdiye kadar hiçbir erkek Flora mn üstünde böyle güçlü bir etki yaratmamıştı. Gerçekten de, seks onun için dinamik bir ihtiyaç olmamıştı hiç ve zaten halen bakireydi. Erkeklerle hep mantıklı, aklı başmda ilişkiler kurardı. Büyürken ailesinde, bir ilişkiye gözü kapalı atlayamayacak derecede çok mutsuzluk görmüştü. Bir keresinde çalışırken iş yerinde kötü bir şekilde tacize de uğramıştı. Ve şimdi Angelo gibi hoşlanmadığı bir adamın fiziksel çekimine bu denli kapılması onu inanılmaz şaşırtıyordu. Mariska nasıl? diye sordu Flora kimsenin onları dinlemediğine emin olduğu bir anda. Çocuklar kendini çabuk toparlar. Bu sabah kahvaltıdan sonra sürekli gülümsüyordu, dedi Angelo etkileyici mavi gözleriyle ona bakıp siyah bir danteli andıran kaim kirpiklerini kırpıştırarak. Onu bu sabah hastanede mi gördün? Flora şaşırmıştı; demek cenaze evine gelmeden önce bebeği görmek için hastaneye uğramıştı. Angelo bakışlarını üzerine dikti. Mariska artık hastanede değil, diye açıkladı. Dün benim gözetimime verildi. Bu Flora için yeni bir haberdi; çenesini kaldırdı. Bu işi çok hızlı yaptın? Ona şimdi kim bakıyor? Dadısı, Anke. Flora etkilenmemişti. Daha yeni ebeveynlerini kaybetmişken, yabancı birinin bakımına ve ilgisine bırakılması onun için fazla bir teselli olmayacaktır. Anke yabancı değil. Birkaç aydır günün belirli saatlerinde Mariska ya o bakıyordu. Willcm ile Julie bir dadı mı tutmuşlar? Flora şaşkındı, telefon konuşmalarında kız kardeşi sık sık maddi sorunlarını dile getirirken nasıl budadı tutmuş olabilirlerdi? Üstelik Julie, kızının Anke'nin bakımından hoşlandığım da hiç söylememişti. Ücretini ben ödedim. Seksi dudaklarını birbirine bastudı. Angelo onun işi olmayan şeylere karışmamasını söylerccsine uzlaşmaz, sert bir bakış fırlattı. Ne kadar cömertsin... Ilcııiııı seyahat masraflarımı da karşıladın, dedi Flora gergince. Teşekkürler, uma gerekli değildi. Tabii, yine de beni bir sürü uğraşıdan kurtardı ve buraya daha hızlı gelmemi sağladı. Amsler-dam daki zamanımı Yeğeninle geçirmek istiyorsun. Tabii, dedi sakin bir sesle. Buradaki işimiz bitince, herkesi eve kahveye davet edeceğim. O zaman onu görürsün. Flora mn yüzü kızardı, zira Mariska yı bu kadar kolay göstereceğini ummuyor, engeller çıkaracağını düşünüyordu. Rahatlamış bir şekilde başını sallayarak onayladı. Belirtmeliyim ki... Biran için duraksadı, sonra-her zamanki dürüst tavrıyla konuşmasını sürdürdü- Yarın burada bir avukatla görüşmem var ve ondan sonra da Sosyal Hizmetlerle görüşeceğim. Mariska mn velayetini almak için başvuracağım. Birdenbire o muhteşem mavi gözler buz gibi bir çivit rengine dönüştü. Ama Flora belki de bunun kendisine öyle geldiğini hayal etmiş olduğunu düşündü, çünkü Angelo hemen ardından başıyla onayladı. Elbette, bu senin hakkın..

7 Cenaze uzun sürmedi. Flora nm gözleri sürekli doldu, çünkü önlerinde daha uzun bir ömür olması gereken böylesine iki genç insanın ölmesi gerçekten çok acı vericiydi. Artık Mariska dan başka yaşayan bir akrabası kalmamıştı ve bu durum ona kendini çok yalnız hissettiriyordu. En yakın arkadaşı, Jemim in İspanya daki kocasına geri dönüşü de hayatında bir başka boşluk oluşmasına neden olmuştu. Konuşmalar sona erdiğinde, WiUem in teyzesiyle amcası onu Angelo nun evine götürdüler. İhtişamlı tarihi bir evde oturuyordu; Julie nin saray olarak adlandırdığı gerçek bir malikane... Birkaç nesildir Van Zaallar a ait olan evin içi ve dışı yüksek tavanları, cilalı ahşap döşemeleri, ışıldayan antika mobilyaları ve büyük resimlerle kaplı duvarlarıyla tamamen geleneksel tarzdaydı. Kahve kabul salonunda evin güler yüzlü kahyası Therese tarafından servis edildi. Angelo bir iş arkadaşıyla konuşurken birdenbire kendini Flora ya bakarken buldu. Farkında olmadan her hareketini izliyor, yaptığı her şeye, mimiklerine bile dikkat ediyordu. Genç kadının ne kadar duygusallaştığı yüzünden hemen okunabiliyordu; bu Angelo için tehlikeli bir durumdu, çünkü yakın ilişkiye girmekten kesinlikle daima kaçındığı türde bir kadındı o. Son görüşmelerinin üzerinden bir yıldan çok zaman geçmişti. Artık saçları kısa değildi; Angelo kendine hakim olamayıp o gür saçların kurdelesinden nyıılıp oımı.lıırıım düştüğünü hayal etti. Ya, bir yastığın üslıiııde dağılışı? Diye fısıldadı içinden alaycı bir ses. Bu düşünce kasıklarında bir gerilmeye ve ağrıya ııedeıı oldu; libidosu Flora Bennett in varlığına ve erotik bir faııle.inin cazibesine tepki veriyordu. Flora ııın tutkusunu sezebiliyordu ve bu onu soğuk karlı bir kış günündeki güneş gibi çekiyordu. Işıldayan gözleriyle bir süre daha onu inceledi; tıpkı ilk karşılaşmalarındaki gibi tüm iradesini kullanarak onun çekiminden etkilenmemeye çabaladı. Kontrol, açıklık ve sağduyu Angelo için her şey demekti; o daima başkalarından beklediğinden çok daha fazlasını kendinden beklerdi. Ne de olsa, yanlış bir kadınla bir ilişkinin felakete yol açacağını kimse ondan daha iyi bilemezdi. Bu onun hayatta almayacağı bir riskli. Flora dikkatle muhteşem bir tabloyu inceledikten sonra başım çevirip gözleriyle Angelo yu aradı. Onu gördüğünde dolgun dudaklarını birbirine bastırıp keskin bakışlarına aldırmamaya çalışarak genç adama doğru yürüdü. Angelo başını hafifçe yana eğerek kahyasını yanma çağırdı. Therese seni yukarı Mariska nın yamna çıkaracak. Flora güzel, koyu renk saçlı dadı, Anke ile tanıştırıldı, ama tüm dikkati önündeki oyuncaklarla oynayan çocuk koltuğundaki Mariska da idi. Hafif kalkık bumu, gamzeleri, mavi gözleri ve san saçlanyla Julie ye çok benziyordu. Flora koltuğun yanında diz çöküp yeğenine baktı. Mariska için neredeyse bir yabancı olduğu hissi bir kez daha rahatsız edici biçimde içini burktu. Mariska kocaman mavi gözleriyle teyzesini inceledi ve Flora minik tombul elini gıdıklayınca kahkaha attı. Neşeli, sevgi dolu bir bebekti, mutluluk içinde teyzesiyle oynadı; geçirdiği gerilim dolu bir haftadan sonra bu ona çok iyi gelmişti. Küçük kızın uykusu gelince, Flora saatine baktı ve şaşırdı; ne kadar uzun zamandır yeğeniyle birlikteydi, akşamüstü olmuştu bile. Merdivenlerden inerken aşağıdaki koridorda Angelo yu gördü. Çok uzun boylu ve çok esmerdi, parlak kısa kesilmiş saçları ışığın altında pırıldıyordu. Yüzü bir Yunan Tann smın

8 bronz profilini andırıyordu; vücudu da öyle...' Flora yatıma gidince asi düşünceleriyle meydan okurcasına bakışlarını ona dikti. Yarın öğleden sonra Willem ile Julie nin yaşadıkları tekneyi görmem mümkün mü? Evet. Bir temizleme ekibi sahibine geri vermeden önce tekneyi temizliyor, diye açıkladı Angelo. Kız kardeşinin bazı eşyaları olabilir, belki almak istersin. Flora boğazının düğümlendiğini hisselli. Julie hep az eşyayla seyahat ederdi, bu yüzden orada alıp saklayacak pek fazla bir şey olmayacağını düşündü. Kendini zorlayarak gülümsedi ve bir şey söylemeden yürüyüp kapıdan dışarı çıktı. Onun gidişini pencereden izleyen Angelo kötü davrandığının farkındaydı ve bu yüzden kendini rahatsız hissetti. Flora yabancı bir şehirde yalnızdı ve daha henüz kız kardeşiyle eniştesini toprağa vermişti. Buna rağmen Angelo onun bilinmeyen bir otele tek başma gönderiyordu. Seksi dudakları gerildi. Ona arkasından bakarken, siyah tayyörünün gerilen eteğinden kalçalarının kadınsı kıvrılışını fark edebiliyordu-.- Muhteşem bacakları vardı. Eteğini yukan kaldırdığını hayal etti ve vücudu bu düşünceye derhal tepki verdi, kasıkları gerildi, güçlükle bir solu vererek kendini toplamaya çalıştı. Eğer onu akşam yemeğine davel ederse, kendini kontrol edemeyeceğini bildiğinden bu fikirden vazgeçti. Çifte trajedinin haberini aldığından beri uyumayan Flora odasma girdiğinde yorgun ve bitap bir haldeydi. Ayakkabılarını fırlatıp kendini yalağa attı, neredeyse hemen uyuyakaldı. Az sonra yatağın yanındaki telefonunun sesi onu uyandırdı. Merhaba? diye mırıldandı uykulu bir sesle. Angelo, diye yanıtladı karşı taraftaki ses. Aslında bunu söylemesine hiç gerek yoktu, çünkü Flora sadece tek bir erkeğin boğuk ve insanı baştan çıkaran sesinden bu denli etkilenebilirdi. Yemek yedin mi? Flora şaşkınlık içinde donakaldı ve şok içinde soluk almasını duyup duymadığını merak etti. Şey... Eğer yemedıysen, seni dışarı yemeğe çıkarmaktan mutluluk duyarım, dedi Angelo derinden gelen yumuşacık bir sesle. Sesi Flora nın belkemiğinden aşağı zincirleme bir tepkiye neden oldu ve genç kadın hemen yatağında doğrulup oturdu. Bu daveti kabul edemezdi; sinirleri iyice gerilmişti. Teşekkürler, ama yemek yedim, diye yalan söyledi, hiç tereddüt etmeden. Fakat yine de nezaketin için teşekkür ederim. Nazik olmaya çalışmıyorum, dedi Angelo o muhteşem sesini hafifçe sertleştirerek. Oh... Ağzı kuruyan, yanakları alev alev yanmaya başlayan Flora ııın aklına söyleyecek tek söz gelmedi. Angelo da başka bir şey söylemeyerek uzayan sessizliği bozmadı ve ardından iyi geceler dileyip telefonu kapattı. Flora, Angelo nun onu sevmediğini biliyordu; o büyüleyici gözlerle soğuk soğuk ona bakışından kesin olarak bunu biliyordu. Ama bıı lavı ı hak edecek ne yaptığım ise bilmiyordu. Öyleyse, neden durup dururken onıı akşam yemeğine davet etmeye karar vermişti? Onun için üzülüyor muydu? Bu şüphe Flora yı sinirlendirdi, zira o asla kendini iyi lıisselmck için bir erkeğe ihtiyaç duymazdı, bu yüzden kimsenin onun için üzülmesini istemiyordu. Oda servisinden yiyecek hafif bir şeyler sipariş etti ve sonra hızlı bir şekilde duş aldı. Önünde açık bir kitapla yatağın üstünde oturup bacak bacak üstüne alarak yemeğini yedi. Bu tavrının Angelo nun hoşuna gitmeyeceğini biliyordu.

9 Her nc kadar, dürüst olması gerekirse, olumsuz yanıt verirken panik ve şaşkınlık içinde olsa da, hayır demişti ve kendisiyle gurur duymalıydı. Üstelik yanında cenazede giydiği siyah tayyör ve valizine koyduğu gündelik kot pantolonu ve tişörtünden başka giyeceği yoktu. Angelo ile birlikte lüks bir restoranda yemek yediğini hayal bile edemiyordu. Charlbury St Helens i son ziyaretinde Julie ona Angelo nun Hanım arkadaşlarıyla ilgili bir magazinde yayınlanan bir yazıyı göstermişti; onun deneyimli tarzına ve duruşuna uygun son moda giyinen güzel kadınlar... Bu düşünceler bir yana, Flora birkaç saat için Angelo nun tek odağı olmanın nasıl bir duygu olacağını merak etmeden duramadı. Kamının alt iarafmda bir ısınma hissedip heyecanlandığım fark edince gerildi ve bu düşünceleri bastırmaya çalıştı. O gece yeniden uykuya dalması çok uzun zaman aldı. -İKİNCİ BÖLÜM- ERTESİ gün, Angelo Rotterdam da bir iş görüşmesindeydi. Fakat görüşmelere bütün dikkatini verdiği halde, evde de kalabilirdi. Mantıklı düşünce yapısı, zekası ve serinkanlılığıyla daima övünürdü ve nedeıı bunların Flora Bennett in son hamlesini öngöremediğini bir türlü anlayamtyordu. Yemek daveti ona, Flora yı merhum kız kardeşi hakkındaki olaylara dair bilgilendirme fırsatı verecekti; bunu o sabah görüştüğü profesyonellerden alması yerine kendisinin söylemesi daha iyi olurdu. Cenazede bu konuyu konuşması yakışık almazdı. Ama hiç beklemediği şekilde Flora davetini geri çevirmişti. Seksi dudakları gerildi; Angelo ipek yün karışımı ceketinin altındaki omuzlarını silkti. İtiraf etmeliydi ki, şimdiye kadar hiçbir kadının ağzından hayır sözcüğünü duymamıştı. Tanıştığı kadınlar evet demek için çok çaba gösterirlerdi. Her davete evet, sekse evet, Angelo nım istediği her şeye evet. Onun dünyasındaki kadınlar fazlasıyla öngörülebilirdi ve hayatın vahşi tarafına geçmeye en ufak bir niyeti olmamıştı. Merhum babasının güzel ve havai bir kadın olan Willem in annesiyle yaşadığı yıllardaki acı dolu zamanları asla unutmamıştı. Fakat acaba dün gece Flora onunla yatar mıydı? Bu soru, böyle bir şeyin olasılığını düşünmeden önce, farkına bile varmadan aklına gelmişti Angelo nun. Işıldayan mavi gözleri dalgın, umursamaz baksa bile, karşı taraftan gelen örtülü bakışların gayet iyi farkındaydı. Onu istiyor, arzıılu-yordu. Flora Bennett de, onu her gördüğünde fazlasıyla etkileyen bir şey olduğunu itiraf etmeye bile razıydı. Evet, dün gece Angelo nun niyeti belliydi. Flora Bennett in, kız kardeşi ve Willem in yaşantısı hakkında oıulıııı çok daha fazla şey bilmesi elbette mümkündü. Güzlü, düzgün yüz balları bu fikirle gerildi. Flora düğünden sonra kardeşini çok az görmüştü, ama pekala Julie ve sorunlarına karışmama karan almış olabilirdi. Aııgclo nıın böyle bir seçeneği yoktu, çükü Mariska yı ebeveynlerini aptalca davranışlarından koruma ihtiyacı onu defalarca bu işe karışmaya zorlamıştı. Maalesef Mariska mn ihtiyaçlanyla ilgilenmek küçük kızın ailesinin diğer yansıyla devamlı bir ilişki içinde olmayı gerektirecekti. Mariska nın teyzesine güvenmeyebilirdi, ancak küçük kızın şu anda anne tarafından tek akrabası oydu. Bu kan bağını ve Flora nın dün akşamüstü yeğeniyle geçirdiği neşeli, mutlu iki saati göz ardı edemezdi. Profesyoneller bu bağa, gösterdiği anne şefkati ve sevecenliğine ne kadar önem verirlerdi? Sırf Mariska ya olan bağını kanıtlamak ve onu almayı hak ettiğini göstermek için evlenmeye hazır mıydı? Angelo kolluğunda rahatsızca kıpırdandı. Bundan sonraki hayatında tek bir kadınla yatma düşüncesi ona ölüm gibi geliyordu. Tabii, diye geçirdi içinden,

10 anlaşmalı bir evlilik yapıp özgürlüğümün hiç değilse bir kısmını elimde tutabilirim. Pek çok kadın sırf van Zaal soyadını alabilmek için bu şartlan kabul ederdi. Angelo istediği her şeyi satın alabileceğini genç yaşta öğrenmişti ve mükemmel bir eşe sahip olabilmek için çok yüksek bir fiyat ödemeye de hazırdı. Doğal sarışın, eğitimli, zarif ve HollandalI mükemmel bir eş. HollandalI kadınlar gerçekçi ve esnek olurlar, diye düşündü takdir ederek. Saygın bir geçmişi olan, mantıklı, onun zorlu çalışma saatlerini şikayet etmeden kabul edebilecek, ona hem özgür kalabileceği zamanı tanıyacak hem de sosyal ve özel hayatına renk katacak biri. Ona sunacağı lüks yaşam tarzından keyif alacak ve daha fazlasını istemeyecek bir kadın. Sadakat ve romantizm gibi konular gündeme gelmediği sürece Mariska nm iyiliği için evliliği kaldırabileceğine karar verdi. Küçük kızı çok sevmeye başlamıştı. Angelo saatine baktı ve yine her zamanki gibi hızlı bir karar verdi. Öğlen yemeğinden sonra Flora Bennett ile teknede buluşacak ve Amster-dam dan ayrılıp İngiltere ye dönmeden önce aralarındaki kopukluğu onaracaktı. Yapılacak en mantıklı şey buydu; onun cazibesinden etkilenmeyeceğim, diye güven verdi kendi kendine tatmin olmuş bir şekilde. Şüpheli ahlaki değerleri olan bir kadmla böylesine tehlikeli bölgelerde gezinmeyecek kadar aklı başında bir adamdı. ANGELO, Rotterdam daki merkez ofisinden Amsterdam a doğru giderken, hemen hemen Aynı isimlimle, Flora da, Mariska nın sosyal hizmetler uzmanıyla yaptığı görüşmeyi tamamlamış kamu binasından ayrılıyordu; bu toplantıda öğrendikleri onu şoke clınişli. Willem ve Julic niıı geıçek hayatı hakkında bir şey bilmediğinin ve Julie nin haftalık telefon görüşmelerinde onu sıradan, normal bir hayat yaşadıklarına inandırmasının şokunu derin biçimde yaşıyordu. İşin gerçeği, hem Willem hem de kız kardeşi uyuşturucu bağımlılıklannı karşılamak için küçük, adi suçlar işlemişlerdi..julie ve kocası uyuşturucu bağımlısı ve hırsızdılar. Öyle umutsuzca bağımlıydılar ki, yapılan tüm danışmanlık tekliflerini geri çevirip kendilerine zarar vermeye ve yıkıma sürüklemeye devam etmişlerdi. Aslında Willem karısıyla kendisinin öldüğü kazada arabayı çarptığında ikisi de uyuşturucu madde etkisi altındaymışlar. Flora, Mariska mn şans eseri hayatta kalmasına şükretti. Her ne kadar Angelo nun mahremiyetini korumak için her türlü çaba gösterilmişse de, Flora yavaş yavaş Willem in üvey ağabeyinin başlangıçtan beri her şeyi bildiğini ve onlan tedaviye ikna etmek, bir rehabilitasyon programına kalılmalannı sağlamak için her yolu denediğini anlamaya başlıyordu. Ayrıca genç adam üvey kardeşinin çocuğunun zarar görmemesi için de elinden gelen her şeyi yapmıştı. Son aylarda Mariska asla ebeveynleriyle yalnız başına bırakılmamıştı. Ya kreşe yahut dadısının gözetimine bırakılmıştı; Julie ile Willem parti verdikleri zamanlarda Anke durumu tehlikeli görüp bebeği Angelo ya götürüyordu. Tüm bu önlemlere karşın yine de Julie kimseye söylemeden onu kreşten erken alıp Willem in arabasına bindiğinde, minik kız ölcbiliı-di. Mariska nın yaşaması gerçekten bir mucizeydi. Flora nın yanında yürüdüğü kanalı çevreleyen dekoratif binalardan oluşan caddede gecikmiş bir sonbahar rüzgarı esti; Flora nm yanaklarından aşağı yaşlar süzüldü. Adımlarını sıklaştırıp daha hızlı yürümeye başladı. Kızgınlık ve üzüntü içini kemiriyordu. Ama kız kardeşi ölmüştü ve hiçbir şey onu geri getiremezdi. Diğer taraftan Willem ile Julic nin gerçek yaşamı hakkında bir şey

11 bilmemesinden, ona herhangi bir şey söylenmemesinden kim sorumluydu? Sosyal hizmetler yetkilileri doğal olarak mahremiyet kuralı gereği ona bir şey söylememiş olabilirlerdi, ama Angelo van Zaal özellikle Julie nin tek akrabası olduğunu bildiği halde onu dunundan haberdar etmemeyi seçmişti. Julie ilk Amstcrdam a taşındığında ona bir sürü fotoğraf göndermişti, dolayısıyla mavibeyaz, boyanmış tekneyi tanımakta güçlü çekmedi. Flora yavaşça güverteye çıktı, tam o anda kabinin kapısı açıldı ve bir yıllık affedilemez, sessizliğine içerlediği o uzun boylu esmer yakışıklı adam güründü. Bir an için Flora nm iri yeşil gözleri Angelo van Zaal a kilitlendi vc olduğu yerde donakaldı. Koyu gri takım elbis.esi içinde ipek kravatıyla çarpıcı biçimde zarif görünüyordu. Bir tasarımcının elinden çıktığı belli olan lakım geniş, güçlü omuzlarını, dar kalçalannı bariz şekilde OTtaya çıkarmıştı. Dışan çıkmca rüzgar siyah saçlarını dalgalandırdı. Fiziksel karizmasının etkisi Flora yı yüzüne ani bir tokat yemişçesine etkileyip sersemletmişti. Safir mavisi gözlere bakıp derhal kendini toplamaya çalıştı. Sen burada ne arıyorsun? diye sordu gergin bir sesle, şaşkınlığım üstünden atmaya çalışarak. Seninle konuşmak için uygun bir zaman ve uygun zemin olduğunu düşündüm Bunun için biraz geç oldu, öyle değil mi? Yeşil gözleri güneş ışığında zümrüt gibi pırıldıyordu. Flora onun yanından geçip bir köşesinde karton kutuların durduğu teknenin salonuna girdi. Aslına bakarsan, şu anda ikimiz arasındaki herhangi bir tür konuşmanın senin değerli zamanını harcamaktan öteye gitmeyeceğini söyleyebilirim. Böylesine cesur ve küstah bir saldırıya alışık olmayan Angelo alaycı bir edayla seksi dudaklarını kıvırarak onu inceledi. Bakır rengi saçları dalgalanarak omuzlanna düşüyordu. Flora nın üstünde siyah bir trençkot, kot pantolon ve yeşil bir kazak vardı; bu gündelik haliyle bile büyüleyici görünüyor, diye geçirdi içinden Angelo. İncelendiğin fark eden Flora nın yanakları hafifçe pembeleşti. Kızgınlık içinde trençkotunun düğmelerini açıp üstünden çıkardı ve bir koltuğun üstüne bırakıp tekrar ona döndü. Nasıl olur da bana burada neler olduğunu söylemezsin? diye sordu genç kadın sinirli bir sitemle. Willem ile Julie benim de ailemdi. En azından Julie nin uyuşturucu kullandığını bilmek hakkımdı! O yirmi bir yaşında bir yetişkindi, Flora. Kız kardeşin kendi seçimini yaptı, ben ise hiçbir şart altında onların problemleri sana yansıtma durumunda değildim. Flora çenesini kaldırdı. Bu da ne demek? Tam olarak söylediğim gibi. Onunla konuştum; sosyal hizmet görevlisinin sana güvenmesi için onu ikna etmeye çalıştığım biliyorum, ama kız kardeşin uyuşturucu bağımlısı olduğunu bilmeni istemedi ve ben de onun isteğine karşı gelecek durumda değildim. Buna inanmıyorum. Flora öfkeyle ona baktı. Sen her zaman istediğini yaparsın. Güçlü bir adamsın. Ve kimsenin şamar oğlanı değilsin! înan bana, bir yıl boyunca Willem ve Julie ile iletişim hatlarını açık tutmak için büyük çaba sarf etlim. Yaşam tarzları bana kesinlikle çok aykırıydı, fakat kızlarının iyiliği için onlarla iletişimi koparmamak benim için bir zorunluluktu, dedi Angelo sert bir edayla. Şayet kız kardeşinin isteğinin aksine bir davranışta bulunsaydım, bir daha bana asla güvenmezterdi ve olan Mariska ya olurdu...

12 Döylece sen işin içinde kaldın ve ben dışarıda bırakıldım. Çok geç olana dek Willem ve Julie nin hayatları hakkında hiçbir şey bilmeden yaşadım, diye suçladı Flora bariz bir kızgınlıkla. Mariska nm ihtiyaçları benim önceliğimdi, diye karşı çıktı Angelo iizilr dilemeksizin. Çok zor bir durumda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Ama elinden gelenin en iyisi yeterince iyi değildi, öyle değil mi? Flora mn ülkesi gittikçe artıyordu. Mariska nm doğumunun üstünden bir yıl bile geçmeden senin üvey kardeşin ve benim kız kardeşim öldüler. Vc çocukları yetim kaldı. Angelo şaşırtıcı derecede berrak, buz mavisi gözleriyle ona baktı. Soğukkanlı, kendine hakim duruşu, Flora nın duygusal durumuyla dalga geçiyor gibiydi. Willem ile Julie ölümcül bir birleşimdi, diye homurdandı Angelo duygusuz bir sesle. Willem güçsüz ve sorunluydu; Julie ise daha onlar tanışmadan önce uyuşturucu bağımlısıydı. Flora bu suçlamayla bir kez daha yeni öğrendiği gerçeğin şokunu yaşarken, birdenbire sinirli bir kahkaha attı. Onlara olanlardan nasıl Julie yi sorumlu tutabilirsin? Ne cüretle Julie nin, Willem i kışkırttığım ima edebilirsin? Sana gerçek olduğunu bildiğim şeyi söylüyorum. Kız kardeşinin anısına çamur atmak gibi bir niyetim yok. Flora ışıldayan yeşil gözleriyle öfke içinde ona baktı. Öyleyse, bunu yapma. İlk taşı ben atmadım, diye karşı çıktı Angelo. Bakışları göğüslerinin biçimini almış olan yün kazağında gezindi. Göğüs uçları hafifçe belli olduğundan, sutyen giymemiş olduğu hissine kapıldı; birdenbire kendini kontrol edemeyerek kazağı üstünden çıkardığını hayal etti ve bu düşünce kasıklarının sancımasına neden oldu. Zihnini erotik düşüncelerden sıyırıp gerçeğe dönmek için büyük bir çaba sarf etmek zorunda kaldı. Aynca Flora nın hiçbir gayret göstermeden onu tahrik etmiş olmasının da çok sinir bozucu bir durum olduğunu düşündü. Bana Willem ile Julie nin uyuşturucu kullandığını söyleyebilirdin, dedi Flora tekrar onu suçlayarak. Gözleri şimdi kindarca parlıyordu. Ortıı-mın tansiyonunun gerilmesi, öfkesini daha da arttırmıştı. Bana bu bilgiyi nereden aldığımı gizlemem gerektiğini söyleyebilirdin. Söylediğim gibi, Willem ile karısını uyuşturucuyu bırakmaya, hatta danışmana gitmeye bile ikna edemeyince, ilk amacım Mariska yı onların aşırılıklarından korumak oldu. Flora duygularını kontrol altına almaya çalışarak duyulabilir şekilde derin bir nefes aldı ve ardından kollarını göğsünde kavuşturarak salonun diğer tarafına doğru yürüdü. İnce vücudu bir kalem kadar gergindi. Etkileneceğinden korkarak ona tekrar bakmak istemedi ve gözlerini pencereden dışarı, sessiz kanal manzarasına odakladı. Suçu Julic ye yüklemeye çalışman hiç adilce değil. Böyle bir şey yapmaya çalışmıyorum, dedi Angelo, dar kor pantolonunun ortaya çıkardığı kalp şeklindeki poposunu bakmamaya çalışarak. Ona olan duyarlılığı her geçen dakika artıyor ve rahatsız edici biçimde hiç alışık olmadığı bir tarzda kontrol edilemez bir hale geliyordu. Ama sana karşı dürüst olmalıyım; her ne kadar sen bu dürüstlüğü saldırganca ve kötü niyetli bulsan da... Kız kardeşimi uyuşturucu madde bağımlısı olmakla suçlaman yeterince saldırganca bir tutum. Flora tekrar ona doğru döndü ve diliyle kuruyan alt dudağını ıslattı. Bunun doğru olduğunu bilsem bile mi? Angelo hayalinde o küçük, pembe dilin kendi vücudunun çok duyarlı bir yerinde gezindiğini canlandırdı. Sonra dolgun dudaklarına

13 gözlerini dikti. Bu kadın ona kendini seks açlığı çeken yeni yetme bir delikanlı gibi hissettiriyordu. Kontrolünü sağlamaya çalışarak ellerini yan tarafında yumruk yaptı. Söyler misin bana, böyle bir şeyin gerçek olduğunu bilmen nasıl mümkün olabilir? Flora sinir ve kızgınlığın yarattığı gerginlikle ağırlığını bir ayağından diğerine verdi. Biliyorum, çünkü Willem ile evlenmeden önce Julie nin hayatını özel olarak araştırttım, diye yanıtladı Angelo özür dilemeyen ağır, serinkanlı bir tavırla. Londra da bir öğrenciyken kız kardeşin uyuşturucu bağımlısı insanlarla takılıyordu ve düzenli olarak ecstacy ve kokain kullanıyordu. Gebe olduğu halde bu alışkanlıklarını Amsterdam da da devam ettirdi ve kısa süre sonra üvey kardeşim de ona katıldı. Ardından ikisi birlikte eroin denemeye başladılar. O konuşurken Flora sessizleşti; gözleri dehşet içinde kocaman açıldı. Julie yi araştırttın mı? Bir yanlışlık olmalı? Hiçbir yanlışlık yok,'' ılcıtı Aııgclo sakin bir sesle, yüziiniin nasıl soluklaştığına dikkat ederek. Aynen İm solgunluğun bakır rengi saçlarını ve mükemmel yeşil gözlerini nasıl vıııgııladığı da dikkatinden kaçmadı. Rapor saygın bir şirkel (aral'ımlan hazırlandı ve çok detaylıydı. Korkanm, genç bir kızken bile kardeşin keyif verici uyuşturucu maddeleri yoğun şekilde kullanıyordu, Flora. Bu mümkün değil. Julie öğrenciyken, benimle birlikte yaşıyordu, dedi ama zamanda geriye gidip yaşananları düşününce sesi inceldi, midesinde şiddetli bir ağrı hissetti. Maalesef, Julie, ablasının evine taşınıp koleje başladığında, Flora yaşamının endişeli, sıkıntılı bir dönemini yaşıyordu. Geç saatlere kadar çalışıyor, üstelik işyerinde zorba patronu tarafından sürekü.rahatsız ediliyordu. Diğer yandan ondan çok şey bekleyen nişanlısını mutlu etmeye çabalıyor ve tüm bunlar arasında kız kardeşine istediği gibi yeterince ilgi ve zaman ayıramıyordu. Tüm bunlara rağmen, o günlerde birlikte geçirdikleri zamanı ve anılarını mutlulukla anımsıyordu; Julie nin davranışlarında ciddi biçimde yanlış bir yola saptığına dair herhangi bir iz görmemişti. Öte yandan, okul dışında da kesinlikle Julie nin fazlasıyla aklif bir sosyal yaşantısı vardı; ama diğer öğrencilerin de öyle, diye düşündü Floru üzüntüyle içini çekerek. Kız kardeşinin geceleri eve çok geç geldiğim anımsıyordu, hatta çoğunlukla o geldiğinde, kendisi sabahlan erken kalktığı için uyumuş olurdu. Ayrıca, Julic nin ruh hali de çok değişkendi vc hafta sonlan bütün günü yatakta geçirirdi. Fakat pek çok genç bu tür davranışlar sergileyebilirdi, öyle değil mi? Şayet o günlerde Julie uyuşturucu madde kullandıysa, dedi boğuk bir sesle, bunun doğru olabileceğini kabullenebileceğimden emin değilim. Gözlerine yaşlar dolduğunu hissetti. Ne yaptığına dair en ufak bir fikrim yoktu. O büyüleyici gözlerden yaşlar aktığını gören Angelo farkına bile varmadan aralarındaki mesafeyi kapatarak ona yaklaştı. Ne var ki, birdenbire ne yapacağını bilmediğini fark etti, çünkü bir kadının üzüldüğünü gördüğünde genelde hemen oradan uzaklaşırdı. Fakat bu kez doğasını aksine davranıp kendini bile şaşırtarak ona doğru yürüdü, nemli gözlerine bakarak uzanıp iki elini birden tuttu. Ağlama, dedi Bu durum için kendini suçlama. Pek çok iyi niyetli vc deneyimli uzman Willcm ile Julie ye yardım etmeye çalıştı ve başarısızlığa uğradı. Bazen ne yaparsan yap olanları değiştiremezsin. Onlara olanlar senin suçun değildi. Ve Flora sonunda onun samimiyetine inandı ve anlattığı acı hikayenin doğrulunu kabul etti. Julie ona en çok ihtiyaç duyduğu sırada ona yanlını edememişti, bu yüzden büyük bir

14 suçluluk duyuyordu. Birlikte yaşarlar keıı, kardeşinin sorunları olduğunu fark etmesi, onu daha yakından göz kulak olması gerekirdi. Küçük, beyaz yalanlarım ve mazeretlerini kabul etmemeliydi. O ünlerde, Flora aralarındaki yeni oluşan kardeşlik bağına zarar vermemek, onu sıkmamak için her şeye karışan büyük abla ya da anne gibi davranmaktan korkmuştu. Fakat kız kardeşi tarafından sevilme arzusu, trajik bir şekilde Julie nin uyuşturucu bağımlısı olmasına giden yolda ölümcül adımlar atmasına neden olmuştu. Julie nin korkunç bir çocukluğu oldu! dedi Flora ağlamaklı sesiyle. Angelo nun, merhum kız kardeşi hakkında oluşan fikrini tahmin edebiliyor ve onu savunmaya çalışıyordu. Babamı şehirde annemle alışveriş yaparken görürdü ve her ne kadar onun da babası olmasına rağmen, o ve ben babamı tammıyormuş gibi davranmak zorunda kalırdık. Babamın annesiyle ilişkisi büyük bir sırdı ve bu da Julie nin büyürken yıllar boyunca yalan bir hayatı yaşadığı anlamına geliyor. Bu geçmiş onda yaralar açlı, elbette. Dikkat çekmek isterdi, sevgi ve ilgi beklerdi Bu senin suçun değil, canım. Sen onun annesi değildin. Onun üzerinde kontrolün yoktu. Gerçekçi olalım, sen neyi değiştirebilirdin ki? dedi Angelo onu sakinleştirmek istercesine. Uzun, ince ve güçlü bedeni ona çok yaklaşmıştı; Flora teniyle birleşen parfümünün kokusunu duyabiliyordu. Bu kokuyu içine çekince titremeye başladığını fark etti, İçinden küçük bir ses, ona dikkatli olmasını, geri çekilip uzaklaşmasını söyledi, ama sanki ayaklan yere mıhlanmış gibiydi. One doğru eğilmeye başladığını hissetti; dikkati o unutulmaz yüz hatlanna odaklanmıştı. Çıkık elmacık kemiklerine, düzgün burnuna ve köşeli çenesine... Angelo, denizde şiddetli bir fırtınadaki bir kaya gibi onu kendine doğru çekti. Ve sonra başım öne eğip ona yaklaştırdı ve seksi dudaklanyla onun dolgun dudaklarını birbirinden ayırdı. Flora sanki hayatı boyunca bu öpücüğü beklemiş kadar derinden etkilendi. Ellerini kaldırıp geniş omuzlarına koydu. Kendine inanamıyordu. Ona bu duyguyu hissettiren, kalbinin yerinden çıkacakmış gibi çarpmasına ııeden olan kişinin Angelo van Zaal olamayacağını düşündü şaşkınlık içinde. Amsterdam a geldiğinden beri yakasını bırakmayan kasvet dolu üzüntülü hava aniden yok olmuştu. Bir öpüşü diğeri izledi. Flora ayakla kalabilmek için Angelo nun ceketine tutundu. Genç adam kalçalarından tutup onu kendine doğru çekince titremeye başladı. Sersemlemişti, başı dönüyordu. Bunun devam etmesine daha fazla izin veremeyeceğini düşümlü Çok fazla şey giymişsin, ılecli Angelo boğuk bir sesle. Flora başını kaldırıp ona baktı. Karşısında artık o tanıdığı sakin, soğukkanlı, kontrollü adam olmadığını görünce hayrete düştü. Bakışlarında büyük bir açlık, müthiş bir arzu vardı. Angelo yakışıklı, çok yakışıklı bir adamdı, ama onu öpüşüne kadar Flora için daima kapalı, yasak bir kilap gibiydi. Ve şimdi ona dünyanın en seksi kadını gibi baktığını görmek, sevdiği adam tarafından geri çevrilen Flora ya ilaç gibi gelmişti. Ellerini omuzlarından gömleğinin ön tarafına doğra kaydırdı ve adaleli göğsünde pannaklarını gezdirdi. Angelo hafifçe inledi. Buraya gel, querida mia, dedi ve onu kollarına alıp tutkuyla öpmeye başladı. Bir Kadının İsyanı -UÇUNCU BOLUM - Otuz saniye sonra, Flora göz kapaklarını kaldırdı. Küçük kamaradaki yatakta yatıyordu. Bluzunun üstünden çıkış olduğunu fark edip çıplak göğüslerini görünce, çekinerek döşekleri üzerinde doğruldu.

15 Angelo ceketini, kravatını ve gömleğini çıkarmıştı. Bronz teni, adaleli göğsü ve dümdüz kamıyla müthiş erkeksi ve büyüleyici görünüyordu. Flora nefesinin kesildiğini hissetti. Bu nasıl oldu? Bunu yapmamalıyız... dedi güçlükle soluyarak. Birdenbire kaybettiği kız kardeşi geldi akima, ama hemen bu acı veren durumu zihninden uzaklaştırmaya çalışıp o ana geri döndü. Tanrım... Sakın bana durmamı söyleme, dedi Angelo, mavi gözlerinde büyük bir açlıkla. Şimdiye kadar hiçbir kadını şuan seni istediğim kadar istemedim. Flora nın utançtan yanakları yanmaya başladı; göğüslerim kapatmak için kollarını kavuşturdu. Bir yandan da Angelo nun söylediklerini düşünüyordu. Çok şaşırtıcıydı, çünkü onun arzu objesi olduğunu duymak kendini çok iyi hissettirmişti ve şu anda pantolonun fermuarını açtığını görmek inanılmaz heyecan vericiydi. Öyle güzelsin ki, diye mırıldandı Angelo, derinden gelen boğuk sesiyle. Uzun zamandır seni arzuluyordum. Eğer bu gerçekse, benden saklamayı çok iyi başardın, dedi Flora çaresizlik içinde. Ama artık daha fazla saklayamam. Pantolonunu çıkardığını gören Flora nm ağzı kumdu. İpek boxerı içinde bakire bir kadın için fazlasıyla ürkütücü görünüyordu. Flora nın seks konuşunduk i deneyimsizliği bir tercihten çok kaderin bir oyunuydu. Çünkü üç yıl ünce nişanlısından ayrıldığından beri hiçbir erkekle cinselliği düşünecek kadar yakınlaşmamıştı. Ben güzel değilim, dedi kendini savunurcasına, ona ya da başka hiçbir erkeğe güvenmek istemeyerek. Angelo gözleri ışık saçarak gülümsedi. Ben öyle olduğunu düşünüyorum ve beni sadece kendi görüşüm ilgilendirir. O gülümseyince, Flora mutluluktan uçacağını sandı, ama böyle süslü düşüncelere zamanı yoktu. O inatçı bir kadındı ve bu sözlerle ctkilcnmc-meliydi. Bir kadın için fazla uzun boyluyum- Ben de uzun boyluyum ve senin ölçülerin benim için ideal, diye karşı çıktı Angelo. Sonra uzanıp göğüslerini kapatan ellerini tuttu ve parmaklarını bileğinde gezdirmeye başladı. Çok güzel göğüslerin var, dedi kara kirpiklerinin altından şehvet dolu gözlerle bakarak. Flora nın utanmasına fırsat vermeden eğilip onu öpmeye başladı. Dilini ağzının içinde gezdirirken Flora kendinde geçliğini, mantıklı düşünme yetisini kaybettiğini hissetti. Hiçbir şey onunla öpüşmekten daha güzel, daha tatlı olmazdı. Sadece öpüşerek bu kadar büyük zevk alınabileceğini bilmiyordu bile. Kollarını boynuna dolayıp arzuyla karşılık verdi. Angelo bir süre sonra geri çekilip göğüslerine baktı, sonra başını eğip meme uçlarım öptü. Ardından doğruldu ve Flora mn pantolonuyla külotunu çıkarıp elini kasıklanna götürdü; Flora dayanamayıp inledi. Bu çılgınlık, diye mırıldandı, Kontrol dışı. Şimdiye kadar yatakta hiç kontrol dışı kalmadım, dedi Angelo, Ama çok heyecan verici. Yüzünü geriye itip onu tekrar öpmeye başladı. Dudakları birleştiğinde anda başka hiçbir şeyin önemi kalmıyor, kendilerini kaybedercesiue çılgınca öpüşüyorlardı.

16 Sonunda Angelo yavaşça bacaklarını aralayıp üstüne çıktı. Flora yeşil gözleri kocaman açılmış ona bakıyordu. O ilk heyecan ve şaşkınlık anmdan sonra onun vücudunun ritmine uyup kendini sevişmenin ateşli kollarına bıraktı. Öyle darsın ki, inanılmaz güzel hissettiriyorsun, diye inledi Angelo, genç kadının içinde gidip gelirken. Flora kendini sonsuz bir zevkin içinde hissediyordu. Bedeni artık kendi bedeni değildi sanki. Kısa süre içinde çığlıklar atarak orgazma ulaştı ve hemen ardından Angelo da onu takip etti. Bitkin bir halde yatarken Angelo nun gözlerini tekrar üstünde hissetti. Bakışları hala şehvet doluydu. Yeniden sevişmeye hazır gibi görünüyordu. Ama Hora hazır değildi, enerjisi onu tüketmiş ve gerçek dünyaya geri dönmüştü. Tanrım, ne yapmıştı? Oh, ne yapmıştı, ne? Utanç ve şaşkınlık duygulan içinde telaşla Angelo nun kollarından kendini kurlardı. Gitmem gerek, dedi titrek bir sesle. Gitmeme gereken yerler, görmem gereken kişiler var. Flora dudaklarından bu sözler dökülür dökülmez, saklayamadığı bir çekingenlikle yataktan kalktı. Aniden kollarından kurtulup yataktan kalkışma şaşıran Angelo kendini yukarı çekip dirsekleri üzerinde doğruldu vc kaşlarını çatarak koyu mavi gözlerini ona dikti. Ne oldu? Flora çırılçıplak bir halde, banyonun nerede olduğuna dair en ufak bir fikri olmadan, korkunç bir gerginlik içinde etrafına bakınarak yürüdü. Yüzü utanç ve kızgınlıktan kıpkırmızı olmuştu. Ne olmuş? Diye ona gerisin geriye bağırmamak için kendini güç tutuyordu. Bu durumun, bu berbat durumun, bu yanlış davranışın kabul edilebilir olduğunu düşünebilecek kadar duyarsız mısuı? Bu asla, asla olmamalıydı. Utanıyorum! diye soludu güçlükle. Normal insan tepkisini anlayabilmesi için ona bunun cn basit sözcüklerle söylemesi gerektiğini anlamıştı.. Neden utanıyorsun ki? Az önce seninle paylaştığımız şey, şaşırtıcı derecede iyi seksti, dedi Angelo, güçlü bronz omuzlarını tekrar yastığa dayayıp safir mavisi gözleriyle onu müthiş bir beğeniyle izleyerek. Haydi, yatağa geri gel.. Flora nın yüzü dışında vücudunun geri kalan bölgeleri de kızarmaya başladı. Yatağa geri gel? Aklı fikri tek bir konuda olan erkeklerin dalga geçmediğini kim söylemişti! Açık bir kapının ardındaki klozeti görünce banyo olabileceğini düşünüp içeri girdi ve kapıyı arkasından kapattı. Fakat kapı tekrar açıldı. Banyo koridorun diğer tarafında... Flora ellerini yumruk yaptı. O kadar kızgındı ki, ani bir kalp krizi geçirmediğine şaşıyordu. Hiçbir şey söylemeden tekrar yatağın yanına döndü, kasıklarındaki ağrıya aldırmamaya çalışarak yere eğilip buruşmuş giysilerini aldı. Bu hayatındaki ilk seks deneyimiydi ve unutmak istiyordu. Unutmalıyım, diye geçirdi içinden ıstırap içinde. Küçücük banyoda elinden geldiğince yıkanmaya çalıştı. İliç havlu yoklu, tıpkı yatakta nevresim takımlarının olmadığı gibi... Küçük, ucuz bir fahişe gibi, Angelo van Zaal ile üzerinde sadece çarşaf olan bir yatakta sevişmişti. Ve bu kabul edilemez gerçek onu kendi gözünde korkunç bir biçimde küçük düşürmüştü. O sırada banyo kapısı vımılılıı Evet?

17 Bir kır evim var. IIııllıı soıumu orada benimle geçirmeni istiyorum, diye seslendi Angelo sakin bir cilayla. Seks o kadar iyi miydi? diye sordu Flora, bir kutup ayısını bile don-durabilecek buz gibi bir sesle. Benim tek gecelik ilişkim olmaz, diye yanıtladı genç adam yumuşak bir sesle. Fora iyice umutsuzluğa kapılmıştı. Neden ofisine geri dönüp beni burada yalnız bırakmıyorsun? Dışarı çıkınca konuşuruz. Nihayet Flora nm onunla konuşmak istemediğini kabullenen Angelo nun ses tonunda hafiftca-bır sertlik kendini belli ediyordu şimdi. Paylaştıkları yakınlıktan sonra değil konuşmak, yüzüne bakmak bile istemiyor gibiydi. En azından bana dokunana dek bakire olduğumu bilmiyordu, diye geçirdi içinden Flora perişan bir halde, küçük banyoda buruşmuş kıyafetlerini üzerine giymeye çalışırken. Fakat Angelo van Zaal ın gösterişli, tecrübeli süper model kız arkadaşlarını düşünce, onun yirmi altı yaşında bir bakire olduğunu öğrenmiş olması, Flora yı daha da yerin dibine sokuyordu. Umutsuz ve çaresizce, ona ilgi gösterecek bir erkek aradığım düşünüyor olmalıydı, ama gerçek kesinlikle bu değildi. Sadece erkekler hakkında iyi fikirleri yoktu, hepsi bu. Mutlu bir yaşam için bir erkeğin varlığının gerekli olduğunu düşünmüyordu. Nişan bozulduktan sonra başka bir erkekle çıkmamış ve hayatını yeniden inşa etme yoluna girmişti. Banyodan çıktığında Angelo onu yukarı yönlendirmek için yatak odasının kapısında bekliyordu. Flora onu yatağa taşımasını ve her basamakta nasıl öptüğünü anımsadı; yanakları koyu pembe bir renk aldı. Nasıl olmuştu da öyle davranabilmişti? O yalnız yaşayan, özel hayata önem veren biı insandı ve kuralları, katı kuralları vardı. Sıradan, basit seksten nefret ederdi; Angelo için yaşadıkları şey, neredeyse bir yabancıyla heyecan verici, beklenmedik bir sevişmeden ibaret olabilirdi, ama gurur ve kendine saygı açısından Flora ya çok daha fazlasını ifade ediyordu. Angelo onun ayakkabılarım giyip trençkotuna uzanışını izledi. Flemcn oradan uzaklaşmak istiyor gibi davranıyordu. Sevişmelerinin ardından bir kadından böyle bir davranış görmeye hiç alışkın değildi. Bu ilgisiz, umursamaz tavrı onu sinirlendirmişti. Aynı zamanda içini tuhaf bir his kaplamaya başlıyordu; sanki tüm yaşamı birdenbire alt üst olmuş gibi, sanki her şey yanlış ve yersizmiş gibi... Her zaman kontrollü olan Angelo şimdi derin bir şok yaşıyordu. Zira lııı yatında ilk kez korunmadan seks yapmıştı. Yanında prezervatif olmadığım bilmesi bile onu durdurmaya yetmemişti. Kondom taşıdığı gençlik yıllarını çoktan geride bırakmıştı ve delikanlılık çağından beri aceleci seks ilişkisine girmiyordu. Fakat bu kez riski kabullenmişti, zira Flora yı öyle karşı konulmaz biçimde çekici bulmuştu ki, kendini kontrol edememiş ve tüm sağduyusunu kaybederek hiçbir şey düşünmeksizin onunla ilişkiye girmişti. Tüm bu gerçekler, Angelo nun kendi karakteri hakkında bildiği her şeye aykırıydı. Tanrı aşkına, ona neler olmuştu böyle? Herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanıyor musun? diye sordu Angelo duygusuz bir sesle. Flora başını kaldırdı, savunmasız yeşil gözleri korku doluydu. O sırada ikisinin de bunu düşünmediğini ancak o anda fark etti. Kaşlarım çatarak, Hayır, dedi. Kullanmıyorum. Yani... Sen şimdi...

18 Bu... Aramızda olan şey, dedi Angelo, tam bir Akdenizli gibi esmer, zarif elini saçlarına götürerek. Bu Flora ya, kız kardeşinin, onun annesinin İspanyol olduğunu söylediğini anımsattı. Kesinlikle karakterimin dışında bir şey yaptım. Ben de öyle, diye mırıldandı Flora, trençkotunun kemerini normalden daha fazla sıkarken. Ellerini meşgul etmek istediği belliydi. Sonuçlarını düşünmedim. Korunmadan seks yaptık kî bu ikimiz için de çok aptalca. Yine de bilmek istersen, düzenli sağlık kontrolleri yaptırırım, yani herhangi bir hastalık kapmaktan korkmana gerek yok. Fakat Flora şaşkın ve korkulu gözlerle ona bakarak devam etmesine fırsat tanımadan titrek bir sesle araya girdi. Fakat beni gebe bırakmış olma ihtimalin var. İyimser olmaya çalışalım. Sadece bir kez seks yaptık, ayrıca ikimizden biri kısır olabilir. Olasılıkların lehimize olmasını ümit etmek zorundayız. Diğer alternatifi düşünmek bile istemiyordu; onun başına istenmeyen gebelik gibi karmaşık olaylar gelmezdi hiç, mükemmel şekilde organize hayatında planlanmamış şeylere yer yoktu. Ve bir şekilde bu işten sıyıracağına inanmak istiyordu.. Onun iyimser bakış açısı Flora yı şaşırttı, çünkü o herhangi bir ahlaki yanlışın derhal cezalandırılacağına inanmaya eğilimliydi. Benim burada kalmamı istemediğin belli olduğuna göre, dedi Angelo, elini kapıya dayayarak, Şu kutularla ilgilenmen için seni burada yalnız bırakacağım. Flora ellerim cebine soktu. Tamam, dedi güç duyulur bir sesle. Sonra aniden silkinip ekledi. Amsterdam dan ayrılmadan önce Mariska yı bir kez daha görmek istiyorum. Soğuk mavi gözler oııuıı endişeli yüzüne odaklandı. Ne zaman istersen gelip onu görebilirsin. ( ebinden bir kalemle kartını çıkarıp telefonunu yazdı. Bu benim ev numaranı. Gelmeden önce Ankc yi arayıp saatini ayarlamak istersin, diye yazıyorum. Flora verdiği karlı dikkatle inceledi; onun yüzüne tekrar bakmak istemiyordu. Ortamın havası öyle gergindi ki, sinirleri gerilmiş, normal şekilde nefes alamaz hale gelmişti. Temasta olacağım, dedi Angelo. Flora derhal kendini toplayıp ona baktı. Bu gerekli değil, dedi donuk, inatçı bir edayla. Mariska nm iyiliği için temasta kalmalıyız, diya-karşı çıktı Angelo. Ayrıca gebe kalıp kalmadığını da takip etmek isterim. Ne zaman öğreneceksin? Flora bu şahsi soru karşısında utandı. Sen kendi işine bak! Angelo ona sert bir bakış fırlattı. Şayet benim çocuğuma gebeysen, bu benim işim demektir, canım. Angelo oradaki işi bittiğinde anahtarı nereye bırakacağını söyleyip çıktıktan sonra, Flora hemen trençkotunu yeniden çıkarıp ilk kutunun üstüne bıraktı. Aklında Mariska, Julie nin günlüklerini, fotoğraflarını ve eskiden yatağına koyduğu oyuncak ayıyı bir kenara ayırdı. Yeğeninin bir gün bakmak isteyeceğini düşündüğü ucuz mücevherler ve birkaç karttan başka saklanacak pek bir şey yoktu. Julie ile Willem,in düğün fotoğrafım inceledi; öyle genç, öyle mutlu ve öyle umut dolu görünüyorlardı ki... Flora nın gözleri yaşlandı. İçini tamamen boşaltana dek ağladı ve sonunda her ne kadar boğazı acıdıysa da duygularını dışa döktüğü için epeyce rahatladı. Sonra Angelo nun verdiği numarayı aradı ve öğleden sonra Mariska yı görmek için Anke ile uygun bir saatte anlaştı.

19 Banyoda şişmiş gözlerini soğuk suyla yıkadı. Angelo van Zaal ile seks yaptığına hala inanamıyordu. Acaba seks düşkünü babasının genlerini taşıdığı için mi böyle davranmıştı? Aşk yapma örtmecesini kullanmak istemiyordu; Angelo ile o yatağa nasıl girdiğini, başka erkeklerle paylaşmadığı yakınlığı onunla nasıl paylaştığım hala kendine açıklayamıyordu. Her ne kadar Angelo nun fiziksel çekiminden daima etkilenmiş olsa da, işin böylesine kontrolden çıkacağı asla aklına gelmezdi. Belli ki, çok zayıf bir anına denk gelmişti. Olanları unutmaya çalışırken, yeni öğrendiği gerçeklerin üzüntüsüyle gardı düşmüş, savunmasız kalmıştı. Daha da kötüsü, ona daima uzak, soğuk ve ilgisiz davranan hoşlanmadığı bir erkekle yakınlaşmıştı. Olanlara nasıl bakarsa baksın, kendini çok kötü bir duruma soktuğu gerçekli. Bir daha ciddi biçimde utanç duymadan Angelo van 7,aal ın yüzüne bakabileceğini hayal edemiyordu. Hatıra eşyaları çantasına doldurup tekneden ayrıldı vc bir tramvaya bindi. Koltukta oturup kalabalık caddeleri pencereden izlerken Angelo nun eskiden ne kadar farklı olduğunu ve onu öperek aralarındaki bariyerleri nasıl yıktığını düşündü. Ne Kadar açık, ne kadar dürüsttü. Gerçekten güzel bir kadınsın, diye fısıldadı içinden etkilenmemiş bir ses. Yanakları hemen al al oldu vc utanarak parmaklarını birbirine kenetledi. Bu uygunsuz arzuları sanal bir kutuya koyup zihninden uzaklaştırması en akıllıcası olacaktı. Bu çözüm onu biraz olsun rahatlattı. Fakat gebe olma riski acaba ne kadardı? Angelo ya söz etmediği regl günlerini zihninde hesap etti ve sıkıntılı bir şekilde içini çekti, çünkü hesaba göre ortada rahatlanacak bir durum yoklu. Şayet kaza diye adlandırılabilirse, bu kaza regl döneminin ortasında, en doğurgan olduğu dönemde gerçeklemişti. Hamile kalmamış olmak için ancak dua edebilirdi artık ve diğer yandan bebek yeğenini evlat edinmek için çaba gösteren bir kadm için bu durum oldukça tuhaf hissettiriyordu. Fakat bu konudaki şansı neydi? Dolgun, kırmızı dudakları aşağı doğru büküldü. Mariska nın yaşayan tek akrabası olduğunu düşünerek bu işe büyük umutlar bağlayarak girişmişti ve Angelo nun da Willem ile Julie nin bebeklerini evlat edinmek isteyebileceğini hiç aklına getirmemişti. Vc Angelo, diye geçirdi içinden Flora mutsuz bir şekilde, aramızdaki evlat edinme rekabeti konusunda benden çok daha şanslı olabilir, çünkü Mariska nın doğumundan beri onunla ilgileniyor ve küçük kızın sürekli bakımını üstleniyor. Onun evlenmemiş bekar bir erkek olması, görünüşe göre, kimsenin umurunda değildi, ama kendisi de bekar olduğundan bu durum makul ve adil sayılabilirdi. Flora nın başvurusunu destekleyecek tek şey kalifiye bir çocuk bakıcısı olmasıydı.. Amsterdam a gelmeden önceki tüm planlan alt üst olmuştu, zira Angelo nun evlat edinme talebinden habersiz olduğundan, safıyane bir şekilde, herhangi bir sorunla karşılaşmadan küçük Mariska yı Charlbury St Helens deki evine götürebileceğini düşünmüştü. JVlariska teyzesini gülücükler ve kıkırdamalarla karşıladı. Flora mn ruh hali anında değişti, hemen morali düzeldi. Tüm öğleden sonrasını birlikte geçirdiler. Anke akşam yemeğinde onlara katılmasını vc bebek uyuyana kadar orada kalıntısını tcrklil etli. Angelo nuıı yemeğe gelmeyeceğini öğrenince, Flora büyük ııuıllıılııkla bu teklifi kabul etti. Mariska nın odasında hııtif bir akşam yemeği yediler, ardından Flora yeğenine banyo yaptırdı ve onu uykuya hazırladı.

20 Banyodan sonra onu kurularken biran durup bebeğin yüzüne baktı ve kız kardeşinin sarı saçlı, mavi gözlü güzelliğinin bir kopyasını gördü. Yeniden gözleri doldu, ama hemen duygularını kontrol altına aldı. Çok yorgun olduğunu ancak bebeği yatırdıktan sonra fark etti. Mariska karyolasında uykuya dalınca trençkotunu giydi ve odadan ayrılıp merdivenlere doğru yürüdü. îyi akşamlar, Flora. Hala evde olduğunun farkında değildim. Angelo gösterişli malikanenin bir odasından dışan çıktı. Flora rahatsız olmuş bir şaşkınlıkla ona bakakaldı. Angelo üstünde koyu renk zarif akşam yemeği ceketi, düzgün yüz hatlarını çevreleyen ıslak siyah saçlarıyla büyüleyici derecede yakışıklı vc şık görünüyordu. Korkarım, Mariska ile olabildiğince çok kaldım, çünkü yarın buradan gidiyorum, ama kesinlikle çok yorgunum. Şoförüm seni oteline bırakır, dedi Angelo yumuşakça. Ama buna gerek yok... Israr ediyorum, diye atıldı tereddüt etmeden. Gerçekten de çok bitkin görünüyorsun. Flora bu sözler karşısında elbette çok da iyi hissetmedi kendini. Güzelsin iltifatı gibi pozitif yönde etkilenmemişti. Aynca Angelo nun o baskın, hükmeden ses tonuyla herhangi bir konuda ısrar etmesinden de hoşlanmıyordu. Fakat bu konuyu tartışmak üzere dudaklarını araladığında, yalnız olmadıklarını fark etti. Üstünde çok şık kolsuz beyaz bir kokteyl elbisesi ve boynunda ışıldayan elmas bir kolye olan platin sansı saçlı, koyu renk gözlü bir kadın koridorda durmuş, belli ki Angelo yu bekliyordu. Angelo kibar bir şekilde Flora yı diğer kadınla tanıştırdı. Acaba Bregitta Etten onun şu anki kız arkadaşı mıydı? Angelo o gün Flora ile yatarak ona ihanet mi etmişti? Yoksa Bregitta da, Julie nin bahsettiği o Angelo nun hayatındaki sayısız kadından herhangi biri miydi? Kız kardeşi ona Angelo nun iflah olmaz bir kadın düşkünü olduğunu ve özgürlüğünün tadını çıkarmayı sevdiğini söylemişti; keşke onun sözlerine daha çok kulak verse, daha dikkatli davransaydı. Angelo, Flora nın oteline dönüşünü organize ederken, sarışın kadın elini sahiplenircesine onun koluna koydu. Flora, bu gösterişli çiftten birkaç metre ötede donakalmış bir halde on larla göz göze gelmemeye çalışarak bekledi. Evin önüne lüks bir araba gelince de hızla dışarı çıktı. Şoför uraçiaıı çıkıp binmesi için ona kapıyı açtı. Seni arayacağım, diye seslendi Angelo arkasından soğukkanlı bir la-vıria. Flora isyankar bakışlarım onun yakışıklı yüzüne çevirince, meydan okurcasına bir ifadeyle karşılaştı. Fakat Bregitta nın meraklı gözlerinin farkındaydı, bu yüzden doğal bir şekilde gülümsemeye çalıştı ve sonra bekleyen araca bindi... DÖRDÜNCÜ BÖLÜM - FLORA ertesi gün öğleden sonra eve vardı ve valizlerini bırakıp hiç dinlenmeden doğruca hayvanlarını bıraktığı Charbury St Ileleııs veteriner kliniğine gitti. Genç bir veteriner olan Jess Martin onu kliniğin resepsiyonunda karşıladı. Kıvrımlı hatlara sahip, minyon bir esmer güzeli olan Jcss onun faturasını hazırlarken, hemşirelerden biri de arka taraftaki barınaktaki hayvanları almaya gitti.

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an Ece Şenses 21001982 ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an oldu mu hiç? Louvre müzesi benim için tam olarak böyle oldu. Sadece benim

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR BİRLİK BULAMACI YERİNE GERÇEK BİRLİK A. GİRİŞ Başlangıçta,eşler arasındaki farklar bazen heyecanlı olabilir. Kendinde olmayan özellikleri eşinde bulunca yaşama renk katacağı olur

Detaylı

OKU, ANLA, CEVAPLA! 2. Minnoş un fiziksel özellikleri nelerdir?

OKU, ANLA, CEVAPLA! 2. Minnoş un fiziksel özellikleri nelerdir? Defne, kedileri çok seven 8 yaşında bir çocuktu. Üç kedisiyle her gün oynar, bakımlarını da hiç eksik etmezdi. Minnoş, Defne nin en küçük kedisiydi. Kahverengi tüyleri yumuşacık, patileri pamuk gibiydi.

Detaylı

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara

Detaylı

EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR...

EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR... EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR... Bütün insanlığı sevgiyle kucaklayabilecek hoşgörüye sahip, geleceğin dünyasına şekil verecek, çalışkan, ufku geniş, sahip olduğu değerleri paylaşabilen, huzurun ve güvenin teminatı

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Meme Kanseri Taraması Hakkında Kısa Film*. *Central and East London Breast Screening Service tarafından hazırlanmıştır.

Meme Kanseri Taraması Hakkında Kısa Film*. *Central and East London Breast Screening Service tarafından hazırlanmıştır. Film Deşifresi Açılış Jeneriği Meme Kanseri Taraması Hakkında Kısa Film*. *Central and East London Breast Screening Service tarafından hazırlanmıştır. Adım Zohra. Bir buçuk yıldır Central and East London

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız:

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız: ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU Çocuğun adı, soyadı: Çocuğun doğum tarihi:.../.../... Formun doldurulduğu tarih:.../.../.. DOĞUM ÖNCESİ DÖNEM 1)Çocuğun doğum öncesi dönemi nasıl

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. Çeviri Deniz Hüsrev Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. 5 6 BİRİNCİ BÖLÜM Hayatınızı elinizden alınıp klozete atılmış, ardından da üzerine

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Danışman Olarak Hemşire

Danışman Olarak Hemşire ÜNİTE 6 Danışman Olarak Hemşire Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Danışmanın ne olduğunu, Danışmanın yararlarını, Danışmanın kimlere yapılabileceğini? Danışmanın tekniklerini, öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

65 yaşın altındaki kişiler için evde bakım hizmetleri

65 yaşın altındaki kişiler için evde bakım hizmetleri 65 yaşın altındaki kişiler için evde bakım hizmetleri 1. Etki, Nadiren Bazen Genellikle, her a. Personel bakım hizmetlerinin nasıl yapılması gerektiği konusundaki görüş ve isteklerinizi dikkate alıyor

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

hamilelik ayrılma Aile arabuluculuk evlilik boşanma yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması doğum

hamilelik ayrılma Aile arabuluculuk evlilik boşanma yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması doğum evlilik ayrılma arabuluculuk yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması hamilelik doğum boşanma Aile Biz birlikte yaşıyoruz ama evlenmek istemiyoruz. Bu mümkün müdür? Evet. Belçika da, birçok çift

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) 19 Şubat cumartesi sabah saat 07.30 da FSK Başkanı Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Çankırı ve Ilgaz a gitmek için yola çıkıyoruz. Hava biraz kapalı, hafiften yağmur çiseliyor.

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Etkili İletişim. Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti. Zeynep SET

Etkili İletişim. Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti. Zeynep SET Etkili İletişim Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti Zeynep SET Bana doğru bir ses çıkarman, benimle iletişim kurduğun anlamına gelmez. David Gordon İletişim Becerileri İletişim Nedir? İletişim

Detaylı

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ 1- Beni çok iyi tanımlıyor 2- Beni iyi tanımlıyor 3- Beni az çok iyi tanımlıyor 4- Beni pek tanımlamıyor 5- Beni zaman zaman hiç tanımlamıyor 6- Beni hiç tanımlamıyor

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin. Bu kitapçığı, büyük olasılıkla kısa bir süre önce sevdiklerinizden biri size cinsel kimliği ile biyolojik/bedensel cinsiyetinin örtüşmediğini, uyuşmadığını açıkladığı için okumaktasınız. Bu kitapçığı edindiğiniz

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler. ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Albert Camus Yabancı. Sevgisiz. Tolga İlikli

Albert Camus Yabancı. Sevgisiz. Tolga İlikli Tolga İlikli Albert Camus Yabancı Sevgisiz Kitabın isminin Yabancı olması ve kitabın 1957 Nobel Edebiyat ödülünü alması, anlayamadığım bir şekilde dikkatimi çekti ve tereddüt etmeden aldım. Belki de yabancı

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti?

Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti? www.eskisevgiliyigerikazanmak.net Sayfa 1 Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti? Terk edilen insanların bir çoğunda eski sevgilileri tarafından terk edilişlerine karşı bahaneler bulmak ve savunmaya

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

4. ve 5. Değerlendirme Sınavları. Puanlama Aşağıda...

4. ve 5. Değerlendirme Sınavları. Puanlama Aşağıda... 4. ve 5. Değerlendirme Sınavları Puanlama Aşağıda... 4. Sınav Test Soruları 5 puan 6x5=30 Çetele tablosu 5 puan 10x5=50 Doğru-Yanlış 2 puan 5x2=10 Sayı örüntüsü 2 puan 5x2=10 5. Sınav Test Soruları 5 puan

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ

SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ Otobüs durağının güneş almayan köşesine geçip bekledim, otobüs biraz daha geç kalırsa sıcaktan bayılacağımı düşündüm. Reklam panosuna yansıyan silüetime baktım. Üstümdeki takım

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

Bulgaria-Turkey IPA Cross-Border Programme CCI Number 2007CB16IPO008

Bulgaria-Turkey IPA Cross-Border Programme CCI Number 2007CB16IPO008 MADZHAROVO" DESTİNASYONU Haftanın turu Doğu Rodopların muhteşem ve eşsiz güzelliklerinde dolaşırken, İvaylovgrad barajının girişinde geniş kumsalları ile Arda nehrinin en güzel mendereslerini oluşturduğu

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011. 134 ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy. 2366 görüşme

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011. 134 ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy. 2366 görüşme ARAŞTIRMANIN KAPSAMI Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011 35 il 134 ilçe 200 mahalle/ köy 2366 görüşme ARAġTIRMANIN KAPSAMI Türkiye nüfus 73,7 milyon 15-30 YaĢ nüfus 17,3 milyon Araştırma saha uygulama Araştırma

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

YİNE YENİ KOMŞULAR. evine gidip Billy ile oynuyordu.

YİNE YENİ KOMŞULAR. evine gidip Billy ile oynuyordu. İÇİNDEKİLER Yine Yeni Komşular 7 Korsanlar Ninjalara Karşı 11 Akari 21 Tükürme Yarışı 31 Mahallede Huzursuzluk 39 Korsanların Yasaları 49 Yemek Çubukları ve Terli Ayaklar 56 Korsan Atlet 68 Titanların

Detaylı

DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ

DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ Bir yaz mevsimiydi. Demet okulların kapanmasına sevinmiş, evlerinin bahçesinde koşturuyor ve bisiklet sürüyordu. Bisikleti babası ona derslerindeki başarısından dolayı

Detaylı

EKSERSİZ PROGRAMLARI

EKSERSİZ PROGRAMLARI EKSERSİZ PROGRAMLARI Satranç sporcuları için sırt, bel, omuz, göğüs, ense ve boyun kaslarının geliştirilmesi önemlidir. Bunun için değişik kas guruplarını güçlendirmek amacıyla iki ayrı eksersiz programı

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım Doğukan Türkekul Akgün 21302032 TURK 102-1 Seda Uyanık Tarih: 25.09.2014 Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım Budapeşte Gezi Notlarım Lise yıllarımdan beri arkadaşımla her yaz beraber tatile gitme planı yapar

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Zaman Yönetimi ve Örgütsel Zaman Yönetimi. Bu nedenle, sahip olduğumuz bu kaynağı nasıl harcayacağımıza fazlasıyla dikkat etmeliyiz.

AR& GE BÜLTEN. Zaman Yönetimi ve Örgütsel Zaman Yönetimi. Bu nedenle, sahip olduğumuz bu kaynağı nasıl harcayacağımıza fazlasıyla dikkat etmeliyiz. Zaman Yönetimi ve Örgütsel Zaman Yönetimi Nesrin SARIÇAY Özellikle iş yaşantısı içerisindekilerin sık sık kullandıkları cümleler vardır. Peki nedir bu durum ve altından nasıl kalkabiliriz? Bugün nasıl

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 Μάθηµα: Τουρκικά Ηµεροµηνία και ώρα εξέτασης: Πέµπτη, 1 Ιουνίου 2006 11:00 13:00

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür.

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Kullanılmayan beyinde kısmi ve genel büzülme meydana gelir. Bilim adamlarının araştırmaları,

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı