Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı"

Transkript

1 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı Spirit of the Constitution: Quest for the Route Between History, Culture and Unıversal Values Murat EROL 1 Özet Anayasa yapımında belli konuların dikkate alınması gerekliliği açıktır. Bunların başında anayasanın uygulanacağı toplumun özelliklerinin, tarihinin bilinmesi, göz önüne alınması gereklidir. Bu nedenle anayasanın ruhu tartışmasının yapılması gerekmektedir. Anayasanın ruhu kavramı, ideolojik bir anlamdan değil, tarihsel ve kültürel bir anlamdan beslenmelidir. Bu nedenle, anayasanın ruhunun oluşumunda milletin ruhu, zamanın ruhu ve toprağın ruhu dikkate alınmalıdır. Buradan ortaya çıkacak yeni durumun evrensel hukuk ilkeleriyle paralellikler sağlayacağı kesindir. Anahtar Kelimeler: Anayasanın ruhu, milletin ruhu, toprağın ruhu, zamanın ruhu, yeni anayasanın imkânları Abstract It is a clear fact that certain issues are taken into consideration in the construction of the constitution. First and foremost, it is required to know and consider the history and properties of the community that the constitution will address. Therefore, it is necessary to hold a discussion on the spirit of the constitution. The concept of the spirit of the constitution should not be attributed an ideological sense, rather, it must be fed by historical and cultural meaning. Accordingly, the spirit of the nation, time and the land should be taken into account in formation of the spirit of the constitution. It is obvious that the outcome will be in parallel with the universal principles of law. Keywords: Spirit of the constitution, spirit of the nation, spirit of the land, spirit of the time, facilities of the new constitution. 1 Adalet Bakanlığı Müşaviri akademikteklif Sayı 1, Temmuz 2013, ss ISSN:

2 I. GİRİŞ Anayasa çalışmaları, geleceğe dönük uygulama alanında en uzun vadeli hedefleri gözetirken, bu çalışmaları belirleyen ise şimdiki zamanın şartları, düşünce yapıları ve ihtiyaçlarıdır. Bu nedenle yapılan bir çalışmanın hangi döneme ait olduğu kadar, o dönemin siyasal ve toplumsal dinamiklerinin bilgisi de bize, bu çalışmanın ele alınışında katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla farklı alanlarda olduğu gibi anayasa ve yasa çalışmalarında zaman ve mekan bağlamını kurmak ve bunda bir denge sağlamak son derece hassas bir noktadır. Nihayetinde dönemsel ihtiyaçlar ve yerel etkilerin belirlediği bir yasal düzenlemelerin zaman içinde ihtiyaçların ortadan kalkması veya ihtiyaçların artması durumunda işlevsiz kalacağı açıktır. Kanunların kaynağı tartışmasına girmeden belirtilebilecek bir diğer husus da, kanunların modern dönemlerde seküler/ pozitivist bir yapı arzettiğidir. Bu nedenle bu seküler hukukun ilahî olan ile çatışıp çatışmayacağı tartışması Türkiye de zaman zaman belli mahvillerde tartışılmıştır. Ancak Türkiye de de tercih, olgular üzerinden bir hukuk kurma yolu yönünde olmuştur. Bugün gelinen noktada, defacto ile ideal arasındaki dengenin ne kadar sağlanabildiği tartışması üzerinden yürüdüğümüzde ancak sosyolojik ve tarihi olarak hukuk alanına bir perspektif geliştirebiliriz. Sanıyoruz anayasa tartışmalarının en önemli boyutu geniş bir anlam yüklediğimiz ve verili bilgilerin dışında tanımladığımız anayasanın ruhu tartışması olmalıdır. Zira anayasanın ruhu kanunlaştırmanın mantığına yol gösterici bir vasıf taşımaktadır. Meselenin tam da burasında anayasanın ruhu nun nasıl oluşacağı, korunacağı ve kullanılacağı sorularının sorulması farklı bir açılım sağlayacaktır. Bu yazı çerçevesinde anayasanın ruhunun nasıl oluşacağı ve korunacağı tartışmasına değinerek, bu ruhun yeniden oluşturulması sürecinde farklı yaklaşımları ele alarak bunlara somut olarak değinip, siyasal dalgalanmalar, ideolojik kimlikler ve belli meseleler üzerinden yorumlar yapacağız. Dolayısıyla yakın tarihe bakarken, diğer yandan da günümüz perspektifine değinmiş olacağız. Türkiye nin sahip olduğu tarihsel dinamiklerin modern anlamda bir yasa akademikteklif 15

3 Murat EROL yapımı için uygun bir zemin sunduğunu söylemek zor. Zira Osmanlı bakiyesi bize, kendine özgü bir modelleme sunmaktadır. Osmanlı hukuk modellemesinin temelinde dini kurallar yatar. Bunların büsbütün geçersiz olduğunu söylemek, uzun bir imparatorluk gerçeğini görmezden gelmek olacaktır. Burada temel ayrım modern hukuk ile geleneksel/ dinî hukuk ayrımlarıdır. Osmanlı bir klasik çağ imparatorluğu olarak kendine özgü ve başarılı bir sistem kurmuştur. Detaylarına girmeden belirtilmesi gereken nokta bu sistemin, modernleşme anlamında Avrupa ile belli dönemlerde başa baş gitmesine rağmen, bir dönemden sonra kendi içinde kendini yenileyememesinden ve hukuki ve idari anlamda tekamülünü sağlayamamasından kaynaklanan bir donma haline girmiş olmasıdır. Bu nedenle Osmanlı eliyle kurulan ve uygulanan adli nizamın, modernleşme hareketleri ile artık ekleme ve çıkarmalar sonrasında pek de çözüm üretir olduğunu söylemek zor olacaktır. Batı karşısında geri kalmışlık sendromuna tutulan Osmanlılar önce askeri, ardından bunların yetersizliği düşüncesiyle idari ve sosyal anlamda modernleşmesini Batı merkezli bir başarısız bir modellemeye dönüştürdü. Belki 19.yy. başına kadar, Batı daki uygulamaları ve düşünceleri almasına rağmen, kendine ait kılma, kendisi kalarak değişme ve son olarak alınan uygulama ve teçhizatın sosyal ve inanç bağlamındaki karşılığı her zaman önem arzetmiştir. Kendi kendisini kopyalamanın bir netice vermediği artık net bir şekilde anlaşıldığında ise Batı medeniyetini kopyalama yoluna gitmiştir Tanzimat Fermanı ile artık parça parça değil bütünüyle Batıyı kopyalama yolunu seçtiğini, toplum nizamını değiştirmek suretiyle ilan etmiştir. Bu fermana kadar Osmanlı askeri alanlar dışında sosyal, iktisadi ve diğer alanlarda kendi kendini (eski dönemlerini) taklit ediyordu. Devletin en parlak dönemleri bir altınçağ formunda ele alınıyordu. 1 Bir noktadan sonra kontrol mekanizmalarının tamamen kapatılması ile Batılı gibi olmak düşüncesi doğmuş ve 19. yy. da büyük oranda görülen ve yaşanan kontrolsüz modernleşme ve Batı ya dönük taklit çabası üst seviyeye varmıştır. Osmanlı modernleşmesi askeri alandan 19. yy. itibariyle sosyal alana taşınmıştır. Askeri alandaki eksikleri giderme amaçlı küçük rötuşların yerini Tanzimat ile sosyal bir değişim iradesi almıştır. 2 Osmanlı-İslâm medeniyetinin bu dönemde yaşadığı tüm bu sorunlara rağmen belli alanlarda hareketinin sürdüğü görülmektedir. 1 Murat Erol: İslam Medeniyetinde Sabitlenme Paradoksu ve Hareket İradesi, Hece Dergisi, Haziran-Temmuz-Ağustos 2013, s.89 vd. 2 Murat Erol: Jöntürkler in Modernleşme Seyahatleri, Hece Dergisi, Haziran-Temmuz-Ağustos 2011, s. 88 vd. 16 akademikteklif

4 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı Erol Güngör, İslâm medeniyetinin bazı sahalardaki gelişmesinin İslâm dünyasının gerileme döneminde bile devam ettiğini belirterek, İslâm medeniyetinin canlılık taşıdığını ve 19. yy da zirveye çıkan müziğin bunun en büyük örneği olduğunu vurgulamıştır. 3 Modern anlamda ilk anayasa nitelendirilen Kanun-u Esasi de, her şeye rağmen bir kendi modernleşmesini üretme, modernleşmeyi kendine ait kılarak dönüştürme çabası olarak da okunabilir. Yine Mecelle nin 19. yy ın en önemli sistematik metni olduğu düşünüldüğünde çöküşe paralel bir şekilde çıkış çabalarının da sürdüğü görülmektedir. Ülkemizde Tanzimat la birlikte yoğunlaşan hukuksal arayışlar, Mecelle ve onun dışındaki kanunlaştırma çalışmaları ile bazı alanlarda Batı dan yapılan tercümeler sayesinde yeni bir şekil almıştır. 4 Tanzimat sonrası çıkarılan kanunların, klasik kanunnamelerden farklı olarak,genellikle Batılı formlarda hazırlandığı söylenebilir. Ancak gerek Tanzimat Fermanı, gerekse hemen sonrasında çıkarılan bazı kanunlar, büyük ölçüde geleneksel formlardadır. Bu konuda ilk zamanlardan itibaren bir tekâmül olduğu söylenebilir. Çıkan kanunlarda bazen bir mukaddime yer almakta, sonra içeriğe uygun bölümler içinde hükümler maddelenerek sıralanmaktadır. Kullanılan dil, genel olarak pek ağdalı sayılmaz. Bu konuda da zamanla bir sadeleşme ve tekâmül olduğu görülmektedir. 5 Tam bir geçiş ve mantalitede makas değişimi olarak nitelendirilecek olan bu dönemden sonra ibre modern yöntem ve hukuka doğru hızla kaymıştır. Hem Osmanlı nın son döneminde hem de Cumhuriyet döneminde hafızanın sürekliliğini sağlayamayışımız çok ciddi bir fikrî irtifa kaybı oluşturmuştur. Bu nedenle Türkiye nin önemli sorunlarından birisi de hafızadaki kesikliklerdir. Bugün Türkiye de halkın siyasal, kültürel, tarihsel alanlar başta olmak üzere çok ciddi bir hafıza zayıflığı içinde olduğu çok net ve açıktır. Osmanlı devletinde anayasacılık hareketlerinin modernleşme ile paralel yürüdüğü söylenebilir. Ancak bir devamlılık ve başarıdan söz edilemez. 6 Klasik dönemde Osmanlı kanunlaştırmaları, tarih boyunca İslam ülkelerindeki uygulamalara benzer şekilde, şer i hukuka ve onun etkisi ve denetimi altındaki örfi hukuka dayanmakta 3 Erol Güngör, Sosyal Meseleler ve Aydınlar, Ötüken Neşriyat, 7. Baskı, 2011, s Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, İçtimaiyat III, İ.Ü.İ.F.Yay., İst. 1958, s. 77.; Aktaran: Dr. Hızır Murat Köse: Georges Gurvitch in Hukuk Sosyolojisi Alanında Türkiye ye Etkisi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 51, Sayı: 3, Yıl: Mehmet Gayretli, Tanzimat Sonrasından Cumhuriyet e Kadar Olan Dönemde Kanunlaştırma Çalışmaları, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008, s.87 5 Gayretli, agt., s Mustafa Erdoğan, Anayasa Hukukuna Giriş, Liberte Yayınları, 2004, s. 144 akademikteklif 17

5 Murat EROL iken, yeni dönemde başta Fransa olmak üzere Batılı ülkelerin hukuk mevzuatı da kanunlaştırma çalışmalarının önemli bir kaynağı olmuş, böylece Osmanlı hukukunda düalist bir yapı ortaya çıkmıştır. 7 Geleneğin hakim olduğu bir mantıktan modern mantığa evrilmenin aşaması bu şekilde gerçekleşmiştir. Erdoğan, Senedi İttifak, Tanzimat ve Islahat Fermanları, 1876 ve 1909 Anayasalarını Cumhuriyetle başlayan anayasacılık hareketlerinin hazırlık dönemi olarak görmektedir. 8 Ancak yine Erdoğan a göre, bu aşamalar ve mirasla birlikte 1921 ve 1924 anayasalarında, anayasal siyaset dilinin belli kurum ve uygulamalarının yer bulması mümkün olmuştur. 9 Burada kısmi bir hafıza oluşumunun varlığı çıkarılabilecek, yine kısmi bir devamlılık sağlandığına varılabilecektir. Ancak gelenekle modernlik arasındaki geçiş dönemlerinin sıhhatinden, devamlılıktaki ve hafıza kurmadaki zaaflardan dolayı net bir şekilde bir devamlılıktan söz etmek mümkün olmamaktadır. Ancak sivil alana göre devletin kendi içindeki (özellikle sivil ve askeri bürokrasi) hafızanın canlılık taşıdığı da söylenebilir. Bu hafıza kendine göre manevralar geliştirmiş, tercihlerde bulunmuştur. Yürütücülerin elinde çoğu kez değişik yönelimler ortaya çıkmış, farklı zamanlardaki yönetici yönelimleri ile hafızanın farklı tarafları öne çıkarılmıştır. Ancak Türkiye deki hukuk tarihi incelendiğinde yasa yapımının disiplinlerarası bir zihinden çıktığı görülebilecektir. O nedenle modern hukuk, bir anlamda uzmanlaşmanın sonucu olduğundan bir bütüne varma konusunda sorunlarla karşılaşılmaktadır. Felsefe, sosyoloji, iktisat, tarih, din bilimleri vs alanlarda yetkin bir zihinlerin hareketinden ortak bir akıl veya hafıza kurmanın yolları nihai hedef olarak, kanunlaştırmanın ve anayasa yapımının yolunu işlevsel kılacaktır. II. ANAYASA YAPIM SÜRECİNİN ETKİN FELSEFİ DİNAMİKLERİ Anayasa yapım sürecinde gündelik alışkanlıklar kadar, dönemsel yönelimler ve konjonktürel ilişki ve diyalogların etkin olduğu görülür. Güncel olanın, tarihsel bir arkaplan ile desteklemesi ve gelecek vizyonu ile örülmesi sağlam bir anayasa metnini ortaya çıkaracaktır. Sahip olunan anayasa tecrübelerine ilave olarak, millet ve devlet olarak yaşanan tecrübelerin, bir anlamda tarihsel alanın, olumlu ve olumsuzlukları ile görülmesi bunlara göre yeni belirlemelerin 7 Gayretli, agt., s.1 8 Erdoğan, age., s. 135 vd. 9 Erdoğan, age., s akademikteklif

6 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı yapılması zaruridir. Anayasanın bir milletin ruhunun yansıması olması gerçekliği gözardı edilemeyecektir. Milletin ruhunu ise, tarihsel, kültürel, inançsal dinamiklerin oluşturduğunda kuşku bulunmamaktadır. Yerli ve yerel olan ile evrensel ilkeler arasında kurulacak dengenin, milli ve insani durumlar arasında bir dengeyi de getireceğinde kuşku bulunmamaktadır. Söylenmiş olan söylenmiştir. Ancak söylenmiş olanlar arasında kurulacak yeni bağlar, yeni terkipler, yeni sentezlemeler bir yol açabilir mi? Bu soru çerçevesinden hareket edecekler için yeni bir anlam, terkip ve modellemelerin ortaya çıkacağında kuşku bulunmamaktadır. Ancak göz önüne alınması gereken önemli bir realite Türk anayasacılığına hakim olan felsefi eğilimler mevcut anayasalar üzerinden gerçekleştirecek bir pozitif hukuk incelemesi tespit etmek, inceleme sahasını çok dar sınırlara hapsetmek olacaktır; bu anayasalar esas olarak bürokratik elitlerin kendi tercihlerinden öte bir felsefi temel içermemektedir. 10 Bu nedenle bürokratik elitlerin dönemsel ieolojik yapılarının değişiyor olmasına fazla takılmadan, buna siyasetin, milletin ve milli ve evrensel değerlerin eklemlenmesi gerekmektedir. Aksi durumda rengi değişen bürokratik devlet olarak yola devam etmeye, yeni güç odakları oluşturmanın yolunu hep açık tutmaya devam etmiş olacağız. A. KANUNLARIN RUHU: HALKIN, ZAMANIN VE TOPRAĞI RUHU 1. HALKIN RUHU Alman felsefeciler tarafından öne sürülen ve yine modern dönemlerde ortaya çıkan halkın ruhu kavramsallaştırması, kanunlaştırmanın bir boyutu olarak ele alınmıştır. Dolayısıyla kanunlara ruhunu veren halkın ruhu mudur, evrensel ilkeler veya insanlığın ortak ruhu mudur? Bu paradoks popüler hukuk tartışma konular arasında her zaman olduğu gibi felsefe alanında da yerini korumuştur. Buradan yine hukukun ve kanunların kaynağına doğru bir tartışma yapılmıştır. Ancak diğer taraftan hukuk çevrelerinin genel yaklaşımı insanlık tarihinde hukuk kurallarının kaynağının gelenekler, mahkeme içtihatları ve yazılı kurallar yönünde olmuştur yüzyılın başlarında, Alman Medeni Kanunu nun ko- 10 Dadaşhan Celaleddin Kavas, Türk Anayasacılığına Hakim Olan Felsefi Eğilimler, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C: LXIV, Sayı: 2, 2006, s Bahadır Kılınç, Common Law (Ortak Hukuk) Sistemine Sahip Ülkelerden ABD ve İngiltere de Anayasa akademikteklif 19

7 Murat EROL difikasyonu üzerine Alman hukukçular arasında cereyan eden büyük tartışma buna iyi bir örnektir. Fransız Kanunu nun iktibasına karşı çıkan tarihçi okulun kurucusu Savigny, iddialarını daha iyi açıklayabilmek için halk ruhu (Volksgeist) halkın ayırt edici hukuk dehası kavramını geliştirerek şu görüşü ortaya atmıştır: Başarılı bir kodifikasyon için en uygun zaman, bir milletin siyasal ve hukuki olarak tam olgunluğa ulaştığı andır. 12 Halk kavramı, Türkiye de büyük oranda nötr bir kavramdır, kitle, toplum, kalabalık anlamında kullanılır; bu nedenle Almanların volksgeist dediği bizde millet ruhu olarak da okunabilir. Savigny herşeyden önce, her zaman ve her toplum için geçerli bir hukuk fikrine karşıdır. Ona göre, toplumsal gerçeklikten kopuk böyle bir ideal hukuk söz konusu bile edilemez. Çünkü hukuk, belli bir toplumda tarihsel süreç içinde ortaya çıkar ve hukuk hayatında gelenek ve sürekliliğin büyük önemi vardır. Oysa doğal hukuk akımı, bu tarihsel bilinçten yoksundur ve bir takım spekülasyonlarla iş görmeye çalışmaktadır. 13 Savigny, hukukun belli bir toplumun içinde kendiliğinden oluşup geliştiğini, kanun koyucunun yaptığının bu kendiliğinden gelişen hukuku belirlemek olduğunu ileri sürer. Hukuk bir halkın tarihinin ürünüdür. Bu ürün ilk aşamalarında yeterince olgun değildir. Bu nedenle kodifikasyon, ancak bu ürün olgunlaşıp uygulamaya yerleştikten sonra gerçekleştirilmelidir. Hukuk, halk ruhu nun eseridir, bu nedenle de gerçek niteliği örf hukukudur. Hukuk, dil gibi ulusa has bir şeydir, dolayısıyla da bir başka ulusun kanunlarının iktibası kabul edilebilir bir şey değildir. Savigny Roma hukukunun iktibası konusunda da, bu hukukun uzun mücadeleler sonucu benimsenmesiyle birlikte iktibasın gerçekleştiğini söyler. 14 Bu tartışmanın Modern Batı tecrübesi içinde değerlendirilmesi, Savigny nin gelenekçiliğinin yine bu çerçevede ele alınması da gerekmektedir. Zira, Türkiye tarihinde hukukun, bir halk tarihi ürünü olduğu düşüncesinin bir veya bir buçuk asırlık bir konu olduğu düşünüldüğünde, Batı nın tecrübesinin de kendi içinde değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Benzerliklerin gözardı edilmeyeceği, yine bu tecrübelerin bize analitik bir katkı sunacağını söylemek de gerekmektedir. Kavramı ve Yargısal Denetim; Ed.: Mehmet Turhan-Hikmet Tülen, Anayasa Yargısı İncelemeleri 1, Anayasa Mahkemesi Yayınları, 2006,, s Prof. Dr. Yavuz Atar, Yeni Anayasada Hayatî Maddeler Neler Olmalı?, 4 Eylül 2007 Zaman Gazetesi 13 Dr. Jale Karakaş: Hegel in Hukuk Felsefesinin Temelleri ve Temel Olduğu Hukuk Felsefesi, (Hukuk, Ekonomi ve Siyasal Bilimler Aylık İnternet Dergisi), Sayı: 118, Aralık Karakaş: agm., Aralık akademikteklif

8 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı 2. ZAMANIN RUHU Zamanın ruhu kavramsallaştırmasını da, mutlaklaştırmaya veya kutsallaştırmaya gerek yoktur. Zamanın kendi içinde yalın/ nötr yönelimleri olabilir, bunlar zamanın ruhu olarak değerlendirilebileceği gibi, zamanın ruhuna makro bir yönelimden ötede konjonktürel bir yönelim olarak da bakanlar olacaktır. Bu da son bir kaç yüzyılın yükselen değerleri olarak, kendi değerlerini kabul ettirmeyi başaran modernizm, liberalizm, demokrasi vb kavramlar ve sistemler olarak görülebilir. Yükselen değerlerin mutlaklığı konusunda şüpheler olduğu açık, ancak bunların zamanın yönelimi olarak algılanması ile aşılmazlık, daha ilerisine gitmeyi başaramama gibi olumsuz bir durum da ortaya çıkmıştır. Zamanın ruhunun bugün nötr/ yalın bir durum olarak anlaşılmadığı net bir durumdur. Bu nedenle zamanın ruhu ile ilgili olarak yükselen değerler üzerinden bir yorumlama yapmak yerinde olacaktır. Bunlara ilişkin olarak yine halkın ruhu tezinde olduğu gibi, Alman filozoflara bakmak gerekecek. Halkın ruhu kavramsallaştırmanın yanında, Hegel e ait olan, zamanın ruhu (Zeitgeist) kavramı bugün algıları, yönelimleri belirleyen bir durum olarak ortaya atılmıştır. Hegel, Tinin Görüngübilimi nin girişinde, içinde yer aldığımız zamanın bir ruhu olduğundan söz eder. Ona göre mevcut zaman dilimi, hızlı gelişmenin yarattığı bir bilinçle farklı bir gelecek beklentisi arasında tüketilen bir geçiş anıdır: Tin şimdiye kadar gelmiş olan dünya ile gerek varlığında gerekse temsilinde bir kopukluk oluşturmuştur. Artık yeni birşey beklenmekte ve bu mütemadiyen hazırlanıp durmaktadır. Hiçbir şekilde durdurulamaz ruh gerçekte yeni bir dünyanın inşasına da işaret etmektedir. Nihayet bu dünya eskisinden ayrıldığı ve geleceğe doğru yöneldiği takdirde pekala yeni bir tarihi dönemin başlangıcı olacaktır. Bu artık şimdiki zamanın her anındaki yeniye gebedir, kendini yeniden üretir ve sürgit devam ettirir. 15 Sürekli bir yenilik bekleyen, bu yönde bir tekamülün olduğu varsayımından hareket eden Hegel, şimdiki zamanın bir geçiş aralığı olduğunu ifade etmiştir. Biraz evvel belirdiğimiz gibi yaşadığımız zamanın, geçmişten ve gelecekten yani devamlılığından, akışından kopardığımızda karşımıza çıkan tablo gündelik, güncel yönelimlerdir. Zamanın ruhu kavramsallaştırması çerçevesinde eğer bir yalın bir zamanın ruhunu anlayacaksak, sorun bu ruha sunulan katkıyı, bu ruha rengini verecek etkiyi nasıl yapacağımızdır. Yükselen değerlerin ve yönelimlerin belirlediği bir söylem mi geliştirilecek, yoksa yükselen değerleri ve yönelimleri belirleyecek 15 Necdet Subaşı, Zamanın Ruhu ve Sünnetullah, 06 Nisan 2013, Star Gazetesi akademikteklif 21

9 Murat EROL bir söylem mi geliştirilecek? Türkiye nin açmazları arasında bu düşünsel krizin varlığı kuşku götürmemektedir. Türkiye, bir zihin veya ruh kurucu rol mü üstlenmek istiyor, yoksa yükselen değerlerin etkisinde bir zihne mi sahip olmak istiyor? Bunların anayasa tartışmalarının üstünde bir gölge olduğu muhakkak. Kendini özne olarak kurmayı başarmak ile, güvenli bir seyir izleyen nesne olarak kalmak arasındaki paradoks, düşünsel kriz, kanun yapımında olduğu gibi anayasa yapımında da bilinçaltına sinmiş durumdadır. Mesele şu bir bütünlüğe / bütünselliği varma noktasında halkın ruhunun yanında zamanın ruhunun etkinliği ne olacaktır? Bütünün diğer parçalarına bakmaya devam edeceğiz. Son olarak, zamanın ruhuna teslim olmaktan ziyade, zamanın ruhuna kurucu ve şekillendirici bir etki ile katkı da bulunmak yolunda bir iradenin güç kazanması her zaman olasıdır. 3. TOPRAĞIN RUHU Bir bütünlüğe varma, bir bütünlük kurma ve son olarak içsel tutarlılığı sağlama anlamında değinilmesi gereken bir konu da toprağın ruhu dur. Türkiye de romantize etmeye son derece müsait kavramlardan birisi de topraktır. Mekanın Poetikası kitabında Gaston Bachelard şöyle demektedir; Mekan peteklerinin binlerce gözünde, zamanı sıkıştırılmış olarak tutar. (...) Mekan her şeydir, çünkü zaman, belleği artık canlandırmaz. Bellek gariptir- somut süreyi, Bergsoncu anlamıyla sürekli kaydetmez (...) Anılar devinimsizdir; her biri yerleştiği ölçüde sağlamca tutunur yerine. Öyleyse açıktır ki iç yaşamın bilinmesi açısından, özel yaşamımıza ilişkin mekanların saptanması, tarihlerin belirlenmesinden daha önceliklidir, zira bilinçdışı mekanda oturur. 16 Bellek/ hafıza oluşumunda zaman(sal birikim) kadar mekanın da etkisini göz ardı edemiyoruz. Bu toprağın çocukları şeklinde başlayabilecek uzun cümleler ile varılmak istenen yer ülke, vatan, toprak sahipliğinin öneminin, bunların değerinin bir kez daha vurgulanmasıdır. Tarihsel bir gerçek olarak Anadolu nun Selçuklu ve Osmanlı sonrasında ciddi bir model kurduğunu, toprak, iktisat-ticaret, yönetim-hukuk ve sosyal alanlarda ciddi bir model, uygulama pratiği sergilendiği belirtilmelidir. Yine tarih güzellemesi yapmadan tarihin sürekliliğini, devamlılığını ve son olarak hareketliliğini kesen hafızaya rağmen, sahip olunan dinamiklerin zorlamalarına da dikkati çekmek gerekiyor. Modernleşme süreciyle yaşanan kopmalar ve kırılmalar ardından toprağın ruhundan uzakla- 16 Gaston Bachelard, Mekanın Poetikası, Çev.: Aykut Derman, Kesit Yayıncılık, 1996, s akademikteklif

10 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı şıldığı da tespit edilmektedir. Toprağın ruhu, tarihsel ve kültürel birikimin ve geleneğin dinamik bir şekilde günün şekillenmesinde rol almasıdır. Bu, bir ülke için başkasından/ ötekinden kendisini ayırıcı en önemli faktörlerden birisidir. Dolayısıyla toprağın ruhu, aynı mekan, coğrafya veya toprağın üzerinde yaşayan insanların, toplumların ve tarihlerin şartlarının oluşturduğu bir durumdur. Bir bütünlük kurmak adına tarihsel ve kültürel birikim bize yeni yollar açacağı gibi, kanunlaştırma ve anayasallaştırma sürecinde önemli bir kılavuzluk sunacaktır. Toprağa kutsallık atfeden kurucu devletin millici söyleminin ötesinde yerlilik bağlamında toprağın tarihsel tecrübesi yanlışları ve doğrularıyla önem arzetmektedir. 4.İNSAN(LIĞ)IN RUHU Hukukun evrensel mi milli mi olması gerektiği sorusu, iki durumu birbirinin zıddı bir konuma yerleştirmektedir. Milli bir hukuk evrensel nitelikler taşıyabileceği gibi, evrensel hukuk ilkeleri de milli hukuka paralellik taşıyabilir. Yine belirtilmesi gereken husus, evrensel hukuk ilkelerinin oluşumuna sunulan katkının boyutu ve mahiyeti nedir? Evrensel hukuk kurallarının geçerliliği konusunda Türkiye anayasasında (m.90), milletlerarası anlaşmaların kabulü ve bunların geçerliliği konusunda bir düzenleme yapılmıştır. Diğer yandan, imzalanan uluslararası belgeler de bu evrensel hukukun Türk milli hukuk pratiğinde yerini almıştır. Tartışması yapılan konu bu evrensel hukuk kurallarının, milli hukuka paralellikler taşıyan yanlar bulundurmasına rağmen, paralelliklerin neye göre ve nasıl belirleneceğidir. Türkiye nin hukuk siyaseti konusunda uluslararası arena sorunlar yaşadığı nokta tam da budur. Kimi evrensel nitelikteki metinler belli durumlarda subjektif uygulamalar halini alabilmekte. Bunlarla birlikte, belli ülkelerin bu metinler çerçevesinde bağlayıcı bir tavra yanaşmaması da güven kaybına neden olmaktadır. İnsani değerlerin yükselen değerlerin içinde objektif bir şekilde konumlandırılması, yansız uygulanması bunların her ülkenin, her milletin değeri kılacaktır. Bugün evrensel insani ve hukuki değerlerin giderek itibarsızlaşmasının temel nedeni gelişmiş ülkelerin bunları, gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler üzerinde tahakküm tesis etmekte araç olarak kullanmasıyla doğrudan bağlantılıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Soğuk Savaş ın tarafları kendilerine göre değer belirleme yolunu seçtiler. Bir taraf sosyal adalet ve ezilmişlikler üzerinden söylem geliştirmek suretiyle halklar üzerinde etkinlik kurmayı amaçlarken, diğer taraf ise özgürlük, demokrasi vb akademikteklif 23

11 Murat EROL kavramları değer düzeyine taşıyarak bir nüfuz alanı kurma çabasına girişmiştir. Soğuk Savaş sonrası iki tarafında argümanları farklı aktörlerce kullanılmaya devam edilmiştir. Böylelikle güçlülerin ya da yaygın ifade ile üstünlerin hukuku tesis edilmiştir. Bunun dünya genelinde örneklerinin sıklığına paralel şekilde Türkiye özelinde de çok zaman uygunlandığı gözlemlenmektedir. Değerlerin değersizleştirilmesi insanlık aleminde ciddi bir güvensizlik doğurmaktadır. Bugün demokrasi, liberalizm, hümanizm vb kavramlar güçlü devletlerin belli edimlerinin meşruiyet kaynağı, perdesi olduğundan dolayı farklı ihtiyaçlar da doğmaktadır. Henüz bu mutlaklaştırılıp insanı ve zamanı kuşatma boyutuna taşınan kavramlara karşılık, tüm insanlığın huzur ve barışı için somut bir modelin ortaya çıktığını söylemek zor. Diğer yandan bu yönde bir çabanın neredeyse şartlar itibariyle imkansız olduğu yönünde ciddi bir umutsuzluk da hakimdir. İnsanın ruhuna uygun bir değerler sisteminin güçlü devletlerin feragatleri ile oluşmaya başlayacağı söylenebilir. 5. KANUNLARIN RUHU Kanunların ruhu kavramsallaştırmasını Montesquieu ya borçluyuz. Montesquieu ya göre insanları, dolayısıyla toplumları pek çok şey yönetir: İklim din, kanunlar, hükümet ilkeleri, tarihten alınan dersler, ahlâk, örf ve âdetler. Bunların hepsi bir toplumun Genel Ruhu nu, yani millî karakter özelliklerini oluşturur. Her millette bu sayılanlardan bir veya birkaçı kuvvetli olabilir, diğerleri ise daha zayıf kalabilir. Örneğin vahşiler (ilkel ya da yerli diye nitelendirilen toplumlar anlamına) üzerinde iklim tek başına hükmederken, Çinlileri örf-âdet yönetir; Japonları kanunlar baskı altında tutar, İsparta da bir zamanlar ahlâk etkindi; Romanın özelliklerini belirleyen ise hükümet ilkeleri ile eski gelenekler idi. 17 Montesquieu, adalet tatbikatının, ülkeden ülkeye değişmesini, hukuk kaidelerinin yer ve zamana göre değişen relatif karakterini bazı Fransız yazar ve filozoflarının yaptığı gibi adaleti gülünçleştirmek için bir vesile saymamış, bilakis, adalet kaidelerinin kendilerini doğuran sosyal gerçeklik şartlarıyla olan değişmez münasebetlerini keşfettirecek bir mebde, bir hareket noktası olarak kabul etmiştir. 18 Determinist bir yanı ağır basan bu görüşlerin, koşullar ve imkanlar konusunda ise farklı bir açılım amacı taşıdığı da açıktır. Şartla- 17 Doç. Dr. Ülker Gürkan: Montesqueeu ve Kanunların Ruhu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 1988, Cilt:40, Sayı: Prof. Dr. Hamide Topçuoğlu, Hukuk Sosyolojisi, Cilt: I, 3. Baskı, 1969, s akademikteklif

12 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı rın göz önünde bulundurulması ile kanunların daha iyi bir noktaya varacağı görüşündedir. Montesquieu insan karakterinin biçimlenmesinde ve dolayısıyla toplumsal müesseselerin ve toplumların biçimlenmesinde ve farklılaşmasında iklim gibi doğal etkenler ile dini örf-âdet, ahlâk yönetim biçimi gibi toplumsal müesseseleri sıralarken, bunların arasına kanunları da katar. Böylece toplumsal düzenin sağlanmasında kanunların tek başına etkili olmadığını da vurgulamaktadır. Kanun koyucu da içinde bulunduğu koşullara bağımlıdır. Görüldüğü üzere Montesquieu, toplumsal düzenin sağlanmasında hukukun dışında kalan türlü düzen tiplerinin varlığına da dikkati çekmektedir. 19 Montesquieu, bugün kendilerine morfolojik, politik, ekonomik, kültürel faktörler dediğimiz âmillerin tamamının kanunlar üzerine müessir olduğunu, bu faktörlere uyulacak kanunların toplumdan topluma değiştiğini açık bir şekilde anlatır. Ona göre, kanunların mahiyet ve manası bu çeşitli tesirlerin terkibinde, birleşme suretinde mündemiçtir. Kanunların ruhu dediği şey işte bu tesirlerin her cemiyette birbirinden farklı olan terekküp şekli ve kanun koyanın bu tesirler arasında yer alan maksat ve gayesidir. 20 Montesquieu, umumi /genel ruh (Esprit général) kavramını ortaya atarak, her milletin millî seciyesi, her millet ferdinde tecelli eden temel şahsiyet özelliklerini kasteder. 21 Montesquieu Kanunların Ruhu nda başlıca iki sorun ile uğraşmaktadır: 1) Kanunlar dış koşullara nasıl uydurulacaktır ve 2) Kanunlar bu dış koşullar tarafından nasıl biçimlendirilmektedir. Ona göre yasama faaliyetinde başarı ikinci sorunun açık seçik bir biçimde bilinmesine bağlıdır. 22 Montesquieu, sosyolojik bir gözlem ile, kanunlar üzerinde doğal ve toplumsal güçlerin rol oynadığını, ancak bunun mekanik bir biçimde gerçekleşmediğini, kanun koyucunun da bu alanda düzen leyici bir rolü bulunduğunu ortaya koyar. Montesquieu açıkça şöyle der: Onlar (kanunlar) ülkenin büyüklüğüne, coğrafî konumuna, iklimine, toprağının kalitesine, halkın çiftçi, avcı ya da çobanlık gibi belli başlı uğraş tipine, anayasasının dayanabileceği hürriyet derecesine; halkın dinine, eğilimlerine, zenginliğine, sayısına, ticari yaşamına, eğitim ve terbiyesine ve örf ve âdetine uygun olmalıdır. Son olarak kânunların kendi kökenleri, kanun koyucunun niyeti, düzenleyecekleri alanların düzeni ile ve birbirleri ile de ilişkileri 19 Gürkan, agm. 20 Topçuoğlu, age., 1969, s Bkz.: Topçuoğlu, age., 1969, s.353; Gürkan, agm 22 Gürkan, agm akademikteklif 25

13 Murat EROL vardır; bunların hepsi ayrı ayrı incelenmelidir. 23 Böylece Montesquieu Kanunların Ruhu diye nitelendirdiği kanunların oluşumunda rol oynayan siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel dediğimiz koşullar arasındaki ilişkiler dengesinde kanun koyucunun iradesine de yer vermektedir. Ancak kanunlar kanun koyucunun dilediği gibi yapacağı şeyler değil, kendisinin de içinde bulunduğu koşullar bakımından yapabileceği bir şey olmaktadır. 24 Ancak Topçuoğlu na göre Montesquieu nün tezlerinde belli eksiklikler vardır. Kanunların hangi tabiat veya cemiyet mütalaalarına uymaları gerektiğinin programını Montesquieu kısmen çizmiştir. Topçuoğlu na göre bir ilim, çalışma programının çizilmesiyle kurulmuş olmaz. 25 Yine iklim insanlara, insanlar kanunlara, kanunlar örf ve âdetlere nasıl tesir eder, bu tesirleşme malûm olduğuna göre kanun koyucular nasıl hareket etmelidirler vs bütün bunlar pek uygun cevaplar verilmiş gibidir; ancak Topçuoğlu na göre bugünkü ilim anlayışımız ve ilimden talep ettiğimiz doğruluk derecesi göz önüne alınırsa, bütün bu meselelerin hemen hemen tamamen bakir sahalar olarak karşımıza dikildiklerini ve bu sahalarda ancak pek ufak parçacıkların aydınlatılabilmiş ve işlenebilmiş olduğunu teslim etmemiz icap eder. Yine iklim konusunun etkisi, örf adetlerin kanunlarla değiştirilmesine karşı cephe alışı eleştirilir. 26 Birçok hususlarda verilen cevaplar birtakım sezgiler olmaktan öteye geçmemiş ve bu sezgilerden yalnız bir kısmı isabetli çıkmıştır. Diğerleri ise peşin hükümler olmaktan öteye geçmemiştir. 27 Bu yargıların da kendi içinde bir tutarlılık taşımasına rağmen eleştirilebilirliği de açıktır. Zira bütünsel anlamda kurulacak bir senteze katkı sağlayacak olan, önemli noktaların çok da dikkate alınmadığı noktasına varılabilecektir. Topçuoğlu mekansal faktörlerin, alışkanlıkların, örfün, yine toplumun kendi ürettiği veya inandığı inanç sisteminden kaynaklanan ahlak sistemine karşı, bunları nasıl gözönüne almadan nasıl bir modelleme yapılacağı konusunda ise bir cevap geliştirememektedir. Modernist, tek tipci, evrensel olanı mutlak hakikat olarak kabul eden bir hareket noktasının getireceği nokta, daha iyi uygulamalar bizim için yeter, gibi bir sonuç olacaktır. Tekrar tecrübeyi gerekli görmezken, başka coğrafya ve milletlerin tecrübelerini kendisi için belirleyici görür. Sanıyoruz, 23 Gürkan, agm. 24 Gürkan, agm. 25 Topçuoğlu, age., 1969, s Topçuoğlu, age., 1969, s Topçuoğlu, age., 1969, s akademikteklif

14 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı Türkiye de başta hukuk alanı olmak üzere bir çok alanda yol alınamamasının temele nedenleri arasında bu sorunlu mantık yatmaktadır. B. KODİFİKASYON: KANUNLAŞTIRMANIN SINIRLARI Türkiye de birçok siyaset bilimci ve tarihçinin de ifade ettiği gibi, Cumhuriyet, Tanzimatla başlayan sürecin önemli bir merhalesidir. 28 Cumhuriyet döneminin ilk dönemi olan Tek Parti Dönemi radikal bir hukuk devrimidir aynı zamanda. Bozkurt a göre, Osmanlı Devletinde milli değil, dinsel nitelikli bir hukuk uygulanmış, 1850 den itibaren Fransız hukukundan resepsiyon yoluyla pek çok kanun yürürlüğü konulmuştur. 29 Zaten 18. ve 19. yüzyılda Kıta Avrupa sında ve Latin Amerika da yapılan kanunlaştırma çabaları, büyük ölçüde Fransız etkileri taşımıştır. 30 Mumcu ya göre de Cumhuriyet dönemi bütünsel bir resepsiyona dayanır. 31 Ancak bütünselliğin tam manasıyla yakalandığını söylemek iddialı bir yaklaşım olacaktır. Zira sekülerleşme sürecinde din-devlet ilişkilerinde kurulan denge sürecin bütünsel bir yapı kazanmasının önünde bir engeldi. Cumhuriyet dönemi hukukuna temel olan kavram resepsiyon dur. Sözlük anlamı olarak kabul etme veya iktibas demek olan resepsiyon, özellikle hukuk biliminde çok geniş ve özel bir kavram çizmektedir. 32 Resepsiyonun en çok kullanılan anlamı, bir devletin kendi istediği ile hukuk sisteminin temellerini oluşturan yasaları, bir başka devletten ve kısa bir süre içinde, büyük ölçüde aynen alarak uygulamasıdır. 33 Bozkurt a göre ise resepsiyon kavramı dar anlamda kanun koymayı ifade eden kanunlaştırma (codification), bir ülkede dağınık ve yazılı olmayan bir şekilde bulunan hukuk kurallarını birleştirmek, tüm 28 Türköne ye göre, 1923 te kurulan Cumhuriyet, 1839 da girilen yolun yeni bir merhalesidir. Türköne bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti nin dünyanın tek laik İslam devleti hüviyetini taşıması, cumhuriyetin getirdiği, laiklik prensibinin değil, 1839 dan beri yaşanan tecrübelerin bir ürünü olduğunu kaydeder (Mümtaz er Türköne, Türk Modernleşmesi, Lotus Yayınları, 2003, s.73-74). Benzer bir tezi Ortaylı ifade eder. Ortaylı ya göre Tanzimat devrinin asıl önemli olan yanı modern Türkiye nin oluşumundaki payının büyüklüğüdür (İlber Ortaylı, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İletişim Yayınları, 2004, s.31). 29 Gülnihal Bozkurt, Batı Hukukunun Türkiye de Benimsenmesi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2010,s.1 30 Hıfzı Veldet, Kanunlaştırma Hareketleri ve Tanzimat, Tanzimat c. I, s. 142, İstanbul 1999, s Aktaran: Gayretli, agt., s Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Cumhuriyet Dönemi Türk Hukuk Resepsiyonu, Ed.: Bülent Arı-Selim Aslantaş, Adalet Kitabı, TC Adalet Bakanlığı, 2007, s Mumcu, agm., 2007, s Mumcu, agm., 2007, s. 270 akademikteklif 27

15 Murat EROL ülkede geçerli bir hukuk sistemi meydana getirmektir. 34 Resepsiyonla belirli bir ülkenin şartlarına uygun olarak gelişmiş bir hukuki kurum, kavram ya da olgu veya bunların tamamı bir ülkeye aktarılmaktadır. 35 Resepsiyonla kanunlar, örf ve adet hukuku, hukuki yorumlar, hukuk teorileri objektif olarak yasa koyma, hakim uygulaması veya doktrin yoluyla benimsenebilirler. 36 Farklı bir yaklaşıma sahip olan Hıfzı Veldet e göre ise dar anlamda kanunlaştırma, herhangi bir hukuk sahasını geniş, şümullü ve tam surette tanzim eden büyük kanunlar konulmasıdır. Mesela medeni kanun, ceza kanunu gibi. Kemal Oğuzman da buna paralel olarak söyle bir tanımlama yapmaktadır: Dağınık nitelikte bulunan, örf ve adete dayanan hukukun yerine, bütün ülkede uygulanan ve hukukun çeşitli bölümlerini mümkün mertebe tam olarak kapsayan büyük kanunların yapılmasına kanunlaştırma (kodifikasyon) denmektedir. 37 Kanunlaştırma hareketi bir ülkenin hukuk siyasetine bağlı olarak, muhafazakar veya devrimci bir nitelik taşıyabilir. 38 Bu durum biraz da idareyi elinde bulunduran erklerin iradesine bağlıdır. Kanunlaştırmada amaç sadece ülkede dağınık biçimde mevcut olan ve uygulanan kuralları bir sistem içinde birleştirmekse, bunlar muhafazakar amaçlar, ki buna örnek olarak Osmanlı Devletinde Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye ve 19.yy. sonlarından itibaren İsviçre de yapılan kodifikasyonlar verilebilir. Devrimci kanunlaştırmalarda ise bir ülkede toplumun yapısı, ihtiyaçları göz önüne alınarak eskisinden tamamen farklı, yeni hukuk kuralları yaratılır. 39 Her insan topluluğu, içinde bulunduğu şartlara ve ihtiyaçlara uygun biçimde ve kendi kültür gelişiminin ürünü olarak hukuk kurallarını yaratır. Ama hukuk tarihinde başka devletlerin hukuklarını benimsemiş milletler de vardır. Fransız Medeni Kanunu İsviçre Medeni Kanununu etkilerken, İtalya, Belçika, İspanya, Romanya ve bazı Latin Amerika Devletleri bu kanunu aynen veya çok az değişiklerle kabul etmişlerdir. 40 Farklı coğrafi, sosyal, ekonomik ve kültürel koşullarda, yabancı bir toplumun ihtiyaçlarını karşılamak üzere doğan veya geliştirilen bir hukuk 34 Bozkurt, age., 2010, s.5 35 Bozkurt, age., 2010, s.6 36 Bozkurt, age., 2010, s.7 37 Hıfzı Veldet, Kanunlaştırma Hareketleri ve Tanzimat, Tanzimat c. I, s. 142, İstanbul 1999; Kemal Oğuzman, Medeni Hukuk Dersleri, s. 10, İstanbul Aktaran: Gayretli, agt., s.5 38 Bozkurt, age., 2010, s.5 39 Bozkurt, age., 2010, s.5 40 Bozkurt, age., 2010, s.1 28 akademikteklif

16 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı sistemi veya sistemi oluşturan kuralların bir kısmı bir başka ülkede kabul edilmekte, yabancı kaynaklı hukuk kuralları resepsiyon yoluyla bir ülkenin yerel hukukuna giriş yapmaktadır. 41 Bu noktada resepsiyonun nedenleri olarak; (1) Değişme ve modernleşme isteği: Türk ve Japon resepsiyonları buna örnek teşkil eder. (2) Dış baskının etkisi. (2) Bağımsızlık isteği şeklinde belirlemek mümkündür. 42 Osmanlı hukuk modernleşmesi belli zaruretler / mecburiyetler kadar, ülkeyi batmaktan kurtarmayı da amaçlıyordu. Ancak kendi hukukunu kuramayacak duruma gelen bir devletin artık bir noktadan sonra hukuk mantığı olarak yelkenleri indirmesi kaçınılmazdır. Dönemin en başarılı metni Mecelle, toplumun, dinin, kültürün yeni yöntemler ile ele alınması ile ortaya çıkmışken, bunun devamı getirilememiştir. III. TÜRKİYE NİN ANAYASA BİRİKİMİ A. GENEL OLARAK Batı anayasası rejimi Türkiye de ilk kez, bir çökme tehlikesi karşısında Avrupa ya güvence verme zaruretiyle 1876 yılında ilan edilmiştir. Osmanlı Anayasası, Rusya nın yok etme projelerine karşı daha ziyade Batılı büyük devletlerin baskısıyla ortaya çıkmış, müslim ve gayrimüslim teb anın eşitliğini garanti eden bir temel kanun olarak algılanmıştır. 43 Modern Türk Hukuku, uygulama ve teori bakımından eski hukukumuzla, özellikle Osmanlı hukuku ile irtibatını belli oranda korumuştur. Örneğin eski ve yeni hukukun birbiriyle olan ilişkilerini düzenleyen Kanun-i Medeninin Suret-i Mer iyet ve Şekl-i Tatbiki Hakkında Kanun vardır. 44 Her ne kadar bir reddi miras söz konusu olsa da uygulama ve fiili durum pek de söylemdeki gibi olmamıştır. Osmanlı döneminde yürürlük kazanan belli yasalar, Cumhuriyet döneminde de uzun zaman uygulanmıştır. Erdoğan ülkemizde hukukun kaynağı durumunda olan Kıta Avrupası hukukunda meydana gelen gelişmeler yakından ve yoğun şekilde takip edildiği halde, hukukumuza kısmet uzak ve yabancı görülen Anglo-Amerikan hukuk sistemlerinde meydana gelen gelişmelere pek dikkat edilmediği söylenebile- 41 Bozkurt, age., 2010, s.6 42 Bozkurt, age., 2010, s.8 vd. 43 Halil İnalcık, Türk Tarihinde Türe ve Yasa Geleneği, Doğu Batı Dergisi, Sayı: 13, Kasım-Aralık-Ocak Prof. Dr. Halil Cin-Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Türk Hukuk Tarihi, Osmanlı Araştırmaları Vakfı, 2011, s.51 akademikteklif 29

17 Murat EROL ceğini belirtir. 45 Böylelikle kaynak üzerinden bir tasnifin yolunu da aralar. Türkiye nin de dahil olduğu Kıta Avrupa sı hukuku geleneğe sahip devletletler, Anglo-Amerikan veya daha doğru deyimle ortak hukuk geleneğine sahip devletlerin hukuk sistemleri arasındaki temel farklar, hukuk sistemlerinin kaynaklarından ve mahkemelerde uygulanan usullerden kaynaklanmaktadır. 46 Anayasacılık devlet iktidarını hukukla ve yazılı bir anayasa ile sınırlandırma amacı güden modern bir düşüncedir. 47 Ülkemizin anayasal tarihi ve siyasal gelişiminin dönemin şartlarına bağlı olarak özgünlüğü, anayasalarımızın tamamının günümüz anlamında millet talebi ve hür iradesiyle seçtiği gerçek temsilcilerinden oluşan meclisler tarafından, demokratik bir tartışma ve uzlaşma süreci sonunda hazırlanıp kabul edilmesine imkan tanımamıştır. 48 Erdoğan, Anayasanın Siyasi felsefesini, siyasi devletçilik, ideolojik devletçilik (resmi ideoloji), dayanışmacı milliyetçilik ve korporatizm olarak saymaktadır. 49 Anayasacılık ideali doğal hukuk geleneğinden kaynaklanmıştır. Bu gelenekte iki hukuk türü arasında bir ayrım yapılır. Birinci türde hukuk kuralları devletin anlık ve maddî (substantive) hedefleriyle ilgilidir (pozitif hukuk-statute law); ikinci türde pozitif hukukun uyması gereken daha yüksek bir kurallar seti vardır (doğal hukuk). Anayasacılık işte bu ikinci tür kuralların varlığı fikrine dayanır. 50 B.ANAYASA YAKLAŞIMLARI Anayasa yapımı konusunda farklı tezler kadar ideolojik önermeler de sıklıkla kayda geçmiştir. Örneğin Bülent Tanör, kitabında anayasa konusunda farklı tezler üzerinde durmuştur. Buna göre Kemalist Anayasal Tezler, Gelenekçi-İslamcı Anayasal Gelişme Tezleri, Popülist Anayasal Gelişme Tezleri, Sosyalist Anayasal Gelişme Tezleri. 51 Anayasa metinlerini anayasa yapıcıların kimlikleri üzerinden kategorize eden, ideolojik bir ayrımlamadır. Tanör ün çok fazla genellemeci, zorlama tasniflerine birkaç örnek vermek gerekirse. Tanör, Ali 45 Kılınç, agm., s Kılınç, agm., s Erdoğan, age.,s Prof. Dr. Ender Ethem Atay, Yenilenen Anayasada Devlet Örgütlenmesine İlişkin Temel Beklentiler, Milli Anayasa Şurası, Tebliğler ve Teklifler, ESAM, Ekim 2011, s Erdoğan, age.,s. 171 vd. 50 Atilla Yayla, Anayasacılık, Anayasal Demokrasi ve İdeolojiler, Liberal Düşünce Dergisi, Sayı: 66, Bahar Bülent Tanör, Anayasal Gelişme Tezleri, YKY, 1. Baskı, akademikteklif

18 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı Fuat Başgil i gelenekçi tez içerisinde ele alıyor. Ancak bilinmektedir ki, Başgil bugün için net olarak muhafazakar-liberal olarak tanımlanabilecek bir isimdir. 52 Yine Tanör, Anadolu tipi bir sosyalizm fikri taşıyan Kemal Tahir i popülist kategoride değerlendirmiştir. Yine sol hareketin önde gelen ismi, Mehmet Ali Aybar da bu kategoridedir. Önemli akademisyenlerden biri olan ve bugün pek çok ismin yetişmesinde rol alan Sencer Divitçioğlu da popülist olarak değerlendiriliyor. 53 Bugün Kemalist Anayasa tezlerini savunan Mümtaz Soysal da popülist olarak ele alınmıştır. 54 Sosyalist tezlere en fazla yaklaşan isim olarak ise Taner Timur u gösterir. 55 Ancak Kemal Tahir in tezlerinin niteliği sosyalist bir gelenekten gelmesine rağmen Osmanlı-Anadolu eksenin de bir çizgide belirginleşmiş; romanlarının arkaplanını ve notlarındaki iktisat ve idari tezler bu yönde şekillenmiştir. Bugün Soysal ın Kemalist bir eğilim içerisinde bulunduğu gayet açıktır. Taner Timur un da sosyalist bir tezden çok Kemalist bir teze yakınlığı açıktır. Genel bir değerlendirme çizilirken, ortaya çıkan yargıların kaydı durumunda telafi edilmez sonuçlar çıkmaktadır. Bu nedenle Tanör ün sığ, genellemeci, ideolojik ayrımlarının bir geçerliliği bulunmamaktadır. Dönemsel ayrımların isabet tutturamadığı uygulamadaki örnekler üzerinden gözlemlenebilmiştir. Zira Soğuk Savaş dönemindeki sağ-sol, liberal-sosyalist gibi ayrımların özellikle 2000 li yıllarla birlikte Soğuk Savaş ın artçı etkilerinin bitmesi ile dayanıksız kaldığı açıktır. Diğer yandan günümüzde de daha farklı ayrımlar yapılmak suretiyle hem anayasa hem de yasalar anlamında bir kategorilendirme çabası görülmektedir. Bugün net olarak statükocu-yenilikçi şeklinde bir ayrım yapılmaktadır. Bunun da ayrıntıda pek fazla bir anlam ifade etmediği de açıktır. Statükocu mantığın korumak istedikleri, yenilikçi felsefesiy savunanlar eliyle geliştirilmekte, yaygınlaştırılmakta ve günün koşullarına göre dizayn edilmekte. Bu ayrımların bu nedenle güncel siyasetin ayrımları olduğu, derinlerde yatan felsefe ile ilgisinin bulunmadığı, gerçek bir değişimin ancak bu felsefe üzerinden hareket ederek elde edilebileceği yorumları dikkate alınmalıdır. Diğer yandan anayasa hafızasının nerede başlayıp nereleri ihtiva ettiği konusu da tartışmalıdır. Bazı hukukçulara göre, Ortaasya Dönemi de dahil olmak üzere tüm dönemler (Selçuklu- Osmanlı çizgisi dahil) anayasa hukuku- 52 Tanör, age., s Tanör, age., s Tanör, age., s Tanör, age., s.146 akademikteklif 31

19 Murat EROL nun kapsamı dahilindedir. Kimi hukukçulara göre, 1808 öncesini incelemek anayasa hukukunun konusuna girmez. Kimileri ise, Türk anayasa hukukunun tarihsel gelişimine eserlerinde yer vermemişlerdir. İlk gruba örnek olarak Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil, Prof. Dr. A. Selçuk Özçelik, Prof. Dr. Burhan Kuzu, Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı, Prof. Dr. Ergun Özbudun, Prof. Dr.Nuri Esen, Prof. Dr. Cem Eroğul, Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, Prof. Dr. Özkan Tikveş, Prof. Dr. Bülent Tanör sayılabilir. İkinci gruba ise Prof. Dr. Kemal Gözler, Prof. Dr. Mehmet Turhan dahil edilmiştir. 56 Bu ayrım sadece meseleleri ele alırken kullanılan yöntemler üzerinden yapılan bir ayrımdır. C. ANAYASAL HAFIZA VE BİRİKİM Tanzimat Dönemini açan Gülhane Hatt-ı Hümayünu da modern anlamda bir anayasa sayılmaz. 57 Ancak 1876 tarihli Kanun-u Esasi modern anlamda ilk anayasamızdır. Yeni Anayasa yapım süreci, anayasa tarihimizde şimdiden kendine özgü yerini almıştır. Osmanlı-Türk Anayasacılığı, dünya anayasacılığında oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. Tanzimat dönemi dahil edilmemiş olsa bile 1876 Kanun-u Esasi ile birlikte, 136 yıllık bugüne beş yeni Anayasa deneyimi yaşanmıştır. Oysa günümüz devletlerinin çoğu, anayasacılık hareketlerine İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlamışlardır. 58 Türkiye de anayasacılığın başlangıcı, iktidarı sınırlamak düşüncesinden çok, parçalanan Osmanlı Devleti ni kurtarmak ve ayakta tutmak arzu ve endişesi ile olmuştur. 59 Zaten Tanzimat sonrası Osmanlı da kanunlaştırma çalışmaları, başta Batılı tesirler olmak üzere bir takım sebeplerle, klasik dönem kanunname geleneğinden ayrılmaktadır KANUN-U ESASİ Kanun-u Esasî bir anayasa mıdır sorusu Türk doktrininde tartışılmıştır. Recai Galip Okandan gibi yazarlar üzerinden Kanun-u Esasi nin anayasallık niteliğini tartışan Gözler, Okandan ın Kanun-u Esasî şekil olarak anayasa niteliğine sahip değildir. Çünkü, Kanun-u Esasîsinin vücuda getiriliş tarzı tamamen kendine has bir mahiyet arz etmektedir. Kanun-u Esasî millet tarafından, 56 Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Anayasal Derinlik, Yetkin Yayınları, 2012, s İnalcık, agm. 58 Yeni Anayasa Raporu, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, 19 Mayıs 2012, s.7 59 Kavas, agm., s Gayretli, agt., s.1 32 akademikteklif

20 Anayasanın Ruhu: Tarih, Kültür Ve Evrensel Değerler Arasında Bir Rota Arayışı milletin tevkil eylediği kimseler tarafından, bağımsız bir yasama organı veya bir Kurucu Meclis tarafından tanzim ve kabul edilmiş değildir. ve Kanun-u Esasî muhteva açısından da anayasa niteliğine sahip değildir. Zira, Kanun-u Esasî her yönden Hükümdarın hak ve yetkilerini teyide ve takviyeye hizmet eyliyen bu kanunla, fertlere sağlanan haklar, siyasî ve hukukî müeyyidelerden, bu hususta hatıra gelebilecek ihtimallerden uzak tutulmuş ve hatta, aksine bu hakların icabında ortadan kaldırılabilmeleri hususunda Padişaha önemli imkanlar sağlanmıştır 61 görüşlerine karşılık, eğer anayasaların halk tarafından yapılması yönünde böyle bir şart aranırsa dünyamızda 19. yüzyılda değil, yirminci yüzyılda bile anayasa kalmayacağını, zira anayasaların geçmişte olduğu gibi, günümüzde de kendisine aslî kurucu iktidar adı verilen, en büyük gücü elinde bulunduran, sınırsız, hukuk-dışı, fiilî bir iktidar tarafından yağılmakta olduğunu hatırlatır. 62 Muhteva bakımından Kanun-u Esasî döneminin Avrupa anayasaları ile tamamıyla karşılaştırılabilir niteliktedir. Maddî anlamda anayasa, devlet organlarının kuruluşunu, işleyişini ve bireylerin devlet karşısında sahip olduğu temel hak ve özgürlükleri belirleyen, yazılı veya teamülî, kuralların bütünüdür. Bu anlamda Kanun-u Esasî tam olarak anayasal niteliktedir. Kanun-u Esasî bir yandan devlet organları arasındaki ilişkileri, diğer yandan da vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini düzenlemektedir. Şeklî anlamda anayasa ise, normlar hiyerarşisinde en üst sırayı işgal eden ve kanunlardan farklı ve daha üstün bir usûlle konulan ve değiştirilebilen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. Şeklî kritere göre, Kanun-u Esasînin anayasal nitelikte olduğu açıktır. Zira, bir kere, Kanun-u Esasî kendisinin üstünlüğünü ve bağlayıcılığını açıkça ilân etmektedir. 63 Kanun-u Esasi devlet adamlarınca, 1921 ve 1924 anayasaları Milli Mücadeleyi kazanmış askeri kadroların önderliğinde kabul edilirken; 1961 ve 1982 anayasaları da askeri darbeleri üzerine oluşturulmuş, darbeleri hazırlayanların politik tercihleri doğrultusunda düzenlenmiştir. 64 Dönem içinde ciddi bir fikri hareketin oluştuğu da gözlemlenmektedir. Devrin önemli isimlerinden Namık Kemal, kuvvetler ayrılığı prensibinin fikir adamları Montesquieu nun Kanunların Ruhu adlı eserini Türkçe ye çevirmiş, ve onun anayasa hukukuna 61 Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, Bursa Ekin Kitabevi Yayınları, 2000, s (www.anayasa. gen.tr) 62 Gözler, age., 2000, s Gözler, age., 2000, s Kavas, agm., s akademikteklif 33

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri:

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri: Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. KanunlaşDrma iki anlamda kullanılır: a) Genel anlamda kanunlaş'rma (Taknin): Kanun halinde kural koyma yani mevcut kuralın yazılı hukuk

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ

Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Ekin Kitabevi Yayınları ISBN: 975-7338-39-7 Tüm hakları mahfuzdur. Bu kitabın tamamı ya da bir kısmı 5846 sayılı yasanın hükümlerine göre, kitabı yayınlayan

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine Giriş Cumhuriyete Devreden Düşünce Mirası: Tanzimat ve Meşrutiyet in Birikimi başlıklı bu çalışma, Cumhuriyet Türkiyesi nde siyasal düşünce hayatına etki eden düşünce akımlarını inceleyen kapsamlı bir

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 211 101 105 107 TURK 111 ENG

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm %50 2) Sayısal Bölüm %50 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır. İİş Hayattıında İİlliişkii ve İİlliişkii Yönettiimiiniin Arrttan Önemii ZZeyynnep TTuur ra vve Mehhmet t SSoyyer r Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR politik bir yaklaşım İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XIII GİRİŞ...1

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm 0 2) Sayısal Bölüm 0 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım kurallarını

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103 MEF ÜNİVERSİTESİ UK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 201 101 105 107 TURK 101 ENG 101 Roma Hukuku: Genel Hükümler Atatürk

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi Taylan BARIN Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi AK Parti, CHP, MHP ve BDP

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Ali İŞGÖREN TÜRK HUKUKUNDA TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ Gözden Geçirilmiş 2. Baskı Toplantı Hakkının Kullanılma Koşulları ve Yasal Sınırları Genel Özel,

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız.

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI SAYI : B.01.0.KKB.01-18/A-14-2005-611 22 / 07 / 2005 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. Türkiye Büyük

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

MURAT EĞİTİM KURUMLARI

MURAT EĞİTİM KURUMLARI 2013 KPSS de Testlerin Kapsamları Değişti ÖSYM tarafından yapılan açıklamaya göre 2013 KPSS de uygulanacak testlerin içeriğinde bir takım değişiklikler yapıldı. Bu değişikler başta Genel Yetenek - Genel

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Hukuka Giriş HUK119 1 2 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Hukuka Giriş HUK119 1 2 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Hukuka Giriş HUK119 1 2 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. HUKUK B. TOPLUMSAL KURALLAR VE MÜEYYİDELERİ 1. Toplumsal Kuralların Gerekliliği 2. Toplumsal Kuralların Sınıflandırılması a. Görgü

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ HAKLAR YÖNETİMİ KÜLTÜRÜ VE GELİŞİMİ

TÜRKİYE DE FİKRİ HAKLAR YÖNETİMİ KÜLTÜRÜ VE GELİŞİMİ TÜRKİYE DE FİKRİ HAKLAR YÖNETİMİ KÜLTÜRÜ VE GELİŞİMİ Ceren Pala Okat Fikri Haklar Yöneticiliği "Fikri Haklar Yönetimi" Paneli TÜSİAD Genel Sekreterliği Konferans Salonu 14 Haziran 2012 Akış Fikri Haklar

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya (bundan böyle "Akit Taraflar" olarak anılacaklardır), Ulusal egemenlik, haklarda eşitlik

Detaylı

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Coğrafya Her tarihi olay belli bir coğrafi mekanda meydana gelir.tarihi olayların oluşumu esnasında iklim,yeryüzü şekiller,ekonomik faaliyetler konum vb. coğrafi faktörler

Detaylı

LİSANS PROGRAMI İŞLETME

LİSANS PROGRAMI İŞLETME İŞLETME 1 MATEMATİK I 2 İKTİSADA GİRİŞ I 3 GENEL MUHASEBE I 4 HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI 5 İŞLETME İLKELERİ 6 DAVRANIŞ BİLİMLERİ I 1 MATEMATİK II 2 İKTİSADA GİRİŞ II 3 GENEL MUHASEBE II 4 BORÇLAR HUKUKU

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı