Kriz, açlık, yoksulluk, direniş, mücadele, dayanışma

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kriz, açlık, yoksulluk, direniş, mücadele, dayanışma"
  • Umut Oz
  • 1 yıl önce
  • İzleme sayısı:

Transkript

1 2009 da şahit olduk İşçi düşmanlığının, emek düşmanlığının ayyuka çıktığı bir yıl oldu Emekçilere saldırının durmadığı, egemenlerin halkın en küçük talebine tahammül edemediği bir yıldı. Faşizm tarafından hiç bu yılda olduğu kadar aşağılanmamıştık. Hiç bu kadar çaresizliğe ve umutsuzluğa hapsedilmemiştik. Yaşama dair olana, küçük de olsa umutlarımıza, sevinçlerimize hiç mi hiç tahammülleri yoktu onların. Soruyoruz; en eşitsiz, en adaletsiz, en insanlık dışı gelişmeler bu yıl bu ülkede yaşanmadı da nerede yaşandı? 2010 bütçesi de toplumun temel ihtiyaç ve talepleri görmezden gelinerek hazırlandı yine büyüme hedefi yüzde 3,5 iken, bütçe gelirlerinde yüzde 18 artış beklenmesinden çıkarılacak sonuç, sofraya gelen ekmeğin biraz daha küçüleceğinden başka bir anlam ifade etmiyor bütçe giderlerinde yüzde 7,6, gelirlerinde ise yüzde 18,2 oranında artış gözükmektedir. Bu artışlar zamlar yoluyla halka fatura edilecektir. Yanı faşizmin 2010 yılı resminde ne yazık ki emekçilere güneş vurmuyor. Her türlü hukuksuzluk, işten atma, ayrımcılık, adaletsizlik emekçiler için reva görülüyor. Biz bu halk düşmanı bütçeyi onaylamıyoruz! Faşizmin 2010 yılı umutlarını kabusa çevirmek için birlik ve dayanışmadan, örgütlenmekten başka bir çıkar yol gözükmüyor. Yeter ki faşizmin insan yiyen çarklarına tıkır tıkır işleyen düzenine sessiz kalmayalım un güneşli resmini biz yapalım! Sayfa 9 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin Sayı: 56 * 8-21 Ocak 2009 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X Kriz, açlık, yoksulluk, direniş, mücadele, dayanışma 2009 dan 2010 a Zulme karşı işçiler direnişte Sendikadan istifa etmedikleri için işten çıkarılan Esenyurt Belediyesi işçileri, Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu nun zulmüne karşı direnişlerini sürdürüyor. Sayfa 4 TEKEL direnişçisi kadınlar: Elimizin hamuruyla değil, alnımızın teriyle direniyoruz! 20 li günlere varan direnişlerinde TEKEL işçileri kadın-erkek omuz omuza üretiyor; hakları için omuz omuza mücadele ediyor. Ankara ya geldikleri günden bu yana Zafer direnen emekçinin olacak şiarını pratikte somutluyorlar. TEKEL işçilerinin günlerdir süren direnişinde kadınların rolü farklı değil. Zaten ilk günden beri kadın başımızla ayaktayız, elimizin hamuruyla değil; alnımızın teriyle direniyoruz diyerek Ankara dalar ve köle gibi çalıştırılan tüm kadınlara umut ışığı oluyorlar. Hepimizin dilinde olan TEKEL deki kadın işçilerin bu duruşu hepimiz için bir deneyim oluşturuyor. Kendiliğinden yakılan bu direniş ateşini yaymak, büyütmek işçilerin emekçilerin, gençliğin mücadelesinde, kadınların önemini daha iyi görmek zorundayız. Emekçi kadınların örgütlenmesinin ve bu bağlamda Yeni Demokrat Kadın örgütlenmesinin önemi bu direnişte bir kez daha karşımıza çıkıyor. Sayfa 10 İşçi-köylü den Dar pratikten kurtulmak için, sınıf hareketinin adımlarını takip edelim Sayfa 2 Açılım tartışmaları, Kürt sorunu, şüpheli intiharlar, Arınç a suikast soruşturmasının gölgesindeki ülke gerçekliği, Ankara da TEKEL işçilerinin çaktığı kıvılcımla ülkenin dört bir yanına yayılan ateşle yanıp-kavruluyor. Ankara ayazı işçilerin direniş sıcaklığını kesemediği gibi aksine bu sıcak dalganın yayılmasını da engelleyemiyor. Ölmek var, dönmek yok diyen işçiler, devletin saldırısı, sarı-sendikal bürokrasinin setlerini gelecekleri için bir bir çiğneyip geçiyor. Ülkenin dört bir yanında sokakları dolduran işçiler bıçak kemikte diye bağırıyor. 25 Kasım grevi sonrası soruşturma furyasına demiryolu işçilerinin tepkisi; Esenyurt Belediyesi işçilerinin ivmesi yükselen direnişi; İtfaiye işçilerinin demokratik haklarına Çeşitli tartışmalar, eğitimler üzerinden yürütülen kitle faaliyetimizin değerlendirmesiyle somutlaştırmaya çalıştığımız kitle politikamız elbette ki belli yetersizlikleri bağrında taşımaktadır. Kuşkusuz ki adımlarımız büyüdükçe, hızlandıkça daha somut politikalar belirleyecek, daha somut politikalar belirledikçe adımlarımızı büyüteceğiz. Kitlelerden kitlelere şiarı tam da bu noktada yaşam bulacaktır. Önümüzdeki dönem kitle faaliyetimizde bir genişlemeyi hedeflemekle beraber var olan yerlerde yoğunlaşmayı temel almalıyız. Yoğunlaşmadan genişleyen bir kitle faaliyeti hâkimiyetsizliği getireceği gibi, örgütleme konusundaki adımlarımızı zayıflatacaktır. Yoğunlaşmadan anlamamız gereken ne olmalıdır, genişlettiğimiz alanlarda öncelikle neler yapacağız? Bunlara vereceğimiz yanıtlar önümüzdeki dönem kitle faaliyetimizin politik-örgütsel çerçevesini çizecektir. Sayfa 9 Sınıfsal Yaklaşım Pusula Evrensel Bakış Şiddet ve meşruiyet Gelişme militan bir çizgiyle sağlanır! Değişen ne? TEKEL başlangıç, dalga dalga geliyor direnişler sahip çıkma mücadelesi, TEKEL ve dayanışma eylemleriyle ülkenin dört bir yanına yayılan eylemler 2010 yılının ülkemizde nasıl geçeceğinin de güçlü sinyallerini veriyor. Direniş işçi sınıfına çok şey öğretiyor, bilinçlendiriyor. En temel demokratik hakkın kazanımı için bedelin ne olduğunu görüyor. Türk, Kürt, Laz hepsi ekmek kavgası zamanı ortaklaşıyor, birleşiyor. Ancak bunların hiçbiri var olanı değiştirmeye yetmiyor. MHP, CHP kapılarını çalan TEKEL işçisi, Anıtkabir i ziyaret ediyor. Bu gerçeği ne yadırgayacağız ne de tepkiyle karşılayacağız. Çünkü TEKEL işçisi somutunda yansıyan bu görüntüler ülkemiz işçi sınıfının ağırlıkta oluşturduğu profil. Sınıf bilinçli işçinin rolü de tam da burada açığa çıkıyor. Sayfa 8 Perşembe nin gelişi Çarşamba dan belli olurmuş! 2010 un emekçilere getirecekleri de daha ilk günden bir bir ortaya serildi bile. Yılbaşı sabahı akaryakıttan tütün ürünlerine kadar bir dizi zamla uyandık. Krizin büyüttüğü işsizlik, yoksulluk, açlık ise 2009 dan devraldığımız diğer dertler oldu. Kürt halkına yönelik saldırılar, yılın ilk günlerinden itibaren de hiç hızını kesmedi a aynı zamanda direnişlerle girdik; TEKEL den Esenyurt a bir dizi direniş bu yıla aktardığımız direnişler oldu. Yeni yılda daha fazla işsizlik, yoksulluk, açlık olacaksa, daha fazla direniş, daha fazla dayanışma örgütlemek de bizim görevimizdir. Köylü kitleleri içindeki faaliyetimiz... Kapitalist restorasyonun yarattığı Kağıttan kaplan! Sayfa 3 Sayfa 11 Sayfa 13 Kavgadan kaçmıyoruz! 31 Aralık ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne bağlı BİMTAŞ ta sözleşmeleri sona eren ve işten çıkartılacak olan itfaiye işçileri, direniş ateşini yaktı. Sayfa 5 Polis tacizine protesto Yeni Demokrat Kadınlar, Kıraç ta evinin önünde polisin yönlendirdiği bir kişinin tacizine uğrayan İşçiköylü okuru Songül Araç için çeşitli eylemler gerçekleştirdi. Sayfa 10 Edirne de linç girişimi Edirne de 16 Aralık ta tutuklanan Gençlik Derneği üyelerinin serbest bırakılması ve İncirlik Üssü nün kapatılması için imza kampanyası yapanlara linç girişimi gerçekleştirildi. Sayfa 7 Kürtçe şarkı ölüm nedeni Bir barda, arkadaşlarının isteği üzerine Kürtçe şarkı söyleyen Emrah Gezer, orada bulunan Özel Harekat polisleri ile tartıştıktan sonra dışarıda pusu kuran polislerin açtığı ateşle sırtından vurularak öldürüldü. Sayfa 6 Polis terörüne karşı eylem 19 Kasım günü Esenyurt ta polis tarafından katledilen Alaattin Karadağ ve diğer insanlar için adalet talebiyle BDSP, PDD, EHP ve TÖP tarafından bir yürüyüş gerçekleştirildi. Sayfa 7 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden 8-21 Ocak 2010 flçi-köylü senin sesin! nanc n güçlü umudunu taze tut! Dede Sultan Devletin devrimci ve yurtsever bas na yönelik sald r lar n n artt bir dönemde, böylesi dayan flma Gazetemiz kitlelerden beslenebildi i oranda ayakta kalabilir, geliflip, güçlenebilir! Gazetemizin kolektif bir ajitatör ve örgütleyici misyonunu yerine getirebilmesinde, okurlar yla kurdu u ba önemli bir yerde durmaktad r. Bu bilinçle hareket eden okurlar m z, devrimci ve yurtsever bas n n ciddi sald r larla karfl karfl - ya kald bugünlerde dayan flmay büyütmek için bir kampanya örgütlediler. stanbul un birçok bölgesinde okur toplant lar n düzenlendi i bu kampanya süresince kitlesel gazete-broflür ve bildiri da t mlar gibi çeflitli etkinliklerle gazetemizin sesini daha genifl kesimlere ulaflt rmak için yo un bir emek harcand. Daha önce girilmeyen birçok bölgeye gazetemizi ulaflt ran okurlar m z, bir süredir iliflkilerimizin zay flad okurlar m zla da bu kampanya vesilesi ile tekrardan bir a- raya gelme imkan buldular. ki ay aflk n süre boyunca gazetemizin daha ileri düzeyde sahiplenilmesi, genifl kitlelere/yeni okurlara ulaflt r lmas hedefi ile gerçeklefltirilen kampanya, 3 Ocak ta Kartal da Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde düzenlenen bir gece sona erdi. Gecede, sahne, flçi-köylü senin sesin, Sesimize ses kat! yaz l pankart ile süslendi, Kültür Merkezinin duvarlar na Devrimci Bas n susturulamaz!, Suzan Zengin e Özgürlük yaz l afifller as ld. Devletin devrimci ve yurtsever bas - etkinlikleri özel bir önem tafl yor na yönelik sald r lar n n artt bir dönemde, böylesi dayan flma etkinlikleri özel bir önem tafl yor. Coflkulu bafllayan gecemizde, ilk olarak devrimci, yurtsever ve muhalif bas na karfl kapatma, yasaklama, çal flanlar n ve okurlar n gözalt na alma/tutuklama gibi bask larla ilgili bir söylefli yap ld. Söylefliye; Günlük gazetesi yazarlar ndan Salih Sezgin, Tutuklu Gazetecilerle Dayan flma Platformu (TGDP) sözcüsü Necati Abay ve gazetemiz çal flanlar ndan To ay Okay kat ld. Yurtsever bas n n, Gündem gazetesiyle yay n hayat na bafllad günden beri devletin sald r lar n n ard n n kesilmedi ini söyleyen Sezgin, özellikle 90 l y llarda, gazete bürolar n n bombaland n, kapat ld n, çal flanlar n n kaç r ld n, öldürüldü ünü anlatt. Ancak 2000 li y llardan sonra her ne kadar böylesi sald r lar n pek yaflanmad n, ama bu kez de sürekli kapatma sald r lar na u rad klar n belirterek, bugüne kadar kaç gazetemiz kapand, say s n bile hat rlam yorum dedi. Sezgin in ard ndan söz alan Abay da, 2006 da yürürlü e giren Terörle Mücadele Yasas n n asl nda Toplumla Mücadele Yasas oldu unun alt n çizdi ve TMY den önce hapishanelerde toplam 9 gazeteci ve yazar n bulunmas na ra men yasa sonras nda, 3 y lda, bu say n n 35 e ç kt n belirtti. Söyleflide son olarak söz alan Okay, yurtsever bas n n yan s ra devrimci ve di- Kad n sorununun yak c l n daha da fazla hissetti imiz bir süreçte, bu soruna sessiz kalamazd k. Kad nlar n kendi ayaklar üzerine dikilerek, emek mücadelesinde yer almas n sa lamak amac yla, k sa bir süre önce yeniden bafllad m z Yeni Demokrat Kad n faaliyeti çerçevesinde; gazetemizin dayan flma gecesinde bizler de yerimizi ald k. Daha öncesinden yapt m z toplant - larda, kendimizi nas l ifade edebilece imiz yönlü ald m z kararlar do rultusunda, gecede; çeflitli yay - nevlerinden kad n sorunu üzerine toplad m z kitaplarla bir stant açt k. Yeni Demokrat Kad n dövizleri ile de zenginlefltirdi imiz stand m za ilgi yo undu. fl yerinde sömürülüyoruz, Evde eziliyoruz! Özgürlü ümüz için örgütleniyoruz! fliar yla haz rlad m z anket ve bildirilerin de yo un bir flekilde da t m n gerçeklefltirdik. Yap lan anketler sayesinde birçok kad nla sohbet etme olana yakalad k. Daha iyi bir kad n çal flmas yürütebilmek için, kad nlardan ö renmek gerekti i bilinciyle haz rlad m z ankette, kad nlara; ne gibi sorunlar yaflad klar, sorunlar na nas l çözüm arad klar, nas l bir kad n çal flmas istedikleri vb. sorular sorarak çal flmam za yön verebilecek cevaplar arad k. Birçok kad n; bir kad n çal flmas na kesinlikle ihtiyaç oldu- unu, genelde kad nlar n çok bilinçsiz oldu unu ve bunu k rmak gerekti ini belirterek faaliyetimizin dikkate de er bir çaba oldu unu ve semtlerde de bu anketleri yapmam z gerekti ini vurgulad lar. Yeni Demokrat Kad nlar olarak gecede bir de tiyatro gösterimi yapma karar alm flt k. Bu do rultuda semtteki arkadafllar m z n haz rlad gösterimde iflçi-köylü-ev emekçisi-zengin ve devrimci kad n tiplemelerine yer verildi. Kad n n toplumdaki rolü ve yaflad problemlere de inilen gösterimde; kad n sorununun s n fsal bir sorun oldu u ve do all nda yoksul kad nlar n toplumun en çok ezilen kesimi oldu u vurgusu ön plandayd. Greve giden bir kad n iflçi tiplemesinin de yer ald gösterimde mücadelenin erkeklere karfl de il, erkek iflçi ve emekçilerle birlikte sistemin kendisine yöneltilmesi gerekti ine ve zaferin ancak böyle kazan labilece ine vurgu yap ld. Devrimci kad n tiplemesinde ise; gözalt nda, iflkencede, hapishanede vs. devrimci kad n kimli- imizden dolay sald r lar n boyutunun ve fleklinin de (taciz, tecavüz) farkl laflt n n, ancak Gö ün Ya- er muhalif yay nlar n da devletin sald r - lar n n hadefinde oldu unu belirtti. Devletin, devrimci ve yurtsever bas ndan neden korktu una de inen Okay, Devlet, de bas n n halka ulaflmada ne kadar önemli bir araç oldu unun fark nda ve bu yüzden de gerçekleri anlatan bizleri susturmaya çal flmaktad r dedi. Konuflmalar n ard ndan gecede sahne alan Dede Sultan, s cac k yürekleri, sesleri ve canl ezgileri ile geceye renk katarken, Böyledir bizim sevdam z türküsü ile dayan flma ile büyüyen sevdam z selamlad. Dede Sultan n seslendirdi i Zazaca, Kürtçe ve Türkçe ezgilerle kitle halaya durdu. Konserin ard ndan Anadolu ve Avrupa Yakas flçi-köylü okurlar n n geceyi selamlayan mesaj n okundu. Mesajda; Kartal Büro çal flan m z Suzan Zengin in tutuklanmas hat rlat larak son dönemlerde devrimci ve yurtsever bas na yönelik sald r lar n artt n, bu sald r lar n devrimci ve yurtsever bas n n okurlar taraf ndan daha ileri düzeyde sahiplenilmesi ile afl labilece ini vurgulad. Yürütülen kampanyan n kitle faaliyetini örmenin bir arac olarak ele al nd n dile getiren okurumuz, gazetemizle dayan flman n en önemli halkas n n kitlelerle bütünleflmekten geçti ini ifade etti. Yeni Demokrat Gençlik de geceyi selamlayan bir mesajla, dayan flman n önemine de inerek, önümüzdeki günlerde Hrant Dink için yap lacak eylemlere kat - l m ça r s yapt. Hapishanelerdeki tüm tutsak Partizanlar n içeriden d flar ya sevgi, umut ve direnç dolu selamlar okundu. Mesajlar n ard ndan, 70 li y llardan bugüne yay mlanan gazete ve dergilerimiz, bu yay nlar m za dönük bask lar n ve bunlara karfl gösterilen direnifllerin ifllendi i bir sinevizyon gösterimi yap ld. Oldukça ilgi çeken ve coflkuyla izlenen gösterim boyunca alk fl ve sloganlar hiç durmad. Hapishanelerde, gerillada, çal flma yürüttü ü çeflitli alanlarda flehit düflen, gazetemiz eski çal flanlar Ak ner Ça lar, Fehiman Bozgurt, Nergiz Gülmez, Murat Ar cak ve Muharrem Yi itsoy un resim ve video görüntülerinin yer ald gösterim s ras nda kitle, alk fl eflli inde Devrim flehitleri ölümsüzdür sloganlar n hayk rd. Sinevizyonun ard ndan, Mezopotamya Kültür Merkezi bünyesinde çal flmalar n sürdüren Koma Çiya sahne ald. Devrimci bir gazetenin, okurlar taraf ndan sahiplenilmesinin çok anlaml oldu unu belirten Koma Çiya, yapt Kürtçe ve Türkçe konuflmas yla gecemizi selamlad. Bizleri hem duyguland ran hem de coflku ile halaylara durduran Koma Çiya n n ezgilerinin ard ndan Yeni Demokrat Kad nlar da toplumun her kesiminden kad n n yaflad sorunlar anlatan tiyatro gösterimi sundular. Gecede AT K, AT K-YDG, Yeni Kad n; Devrimci Demokrasi Gazetesi, Kartal Kald raç okurlar ; Gebze, Çukurova, Bursa-Gemlik flçi-köylü okurlar, Bak rköy Hapishanesinden tutsak Partizanlar ve tutuklu Kartal Büro çal flan m z Suzan Zengin in mesajlar okundu. Gecede son olarak sahne alan Grup syan Atefli, önce gerçekleri korkmadan, çekinmeden yazan flçi-köylü gazetesi emekçilerini selamlad. Konserlerinde Tuzla tersanelerinde yaflam n yitiren iflçiler için yazd klar eseri seslendiren syan Atefli nin ezgileri eflli inde çekilen halaylarla gece sona erdi. S k s k Suzan Zengine özgürlük, Devrimci bas n susturulamaz sloganlar n n at ld gecede, Umut yay mc - l k stant açarak yay n hayat na bafllad günden bugüne yay nlad kitaplar n ve yay nlar n tan tt. Ayr ca çeflitli yay nevlerinden kad n sorunu üzerine kitaplar toplayan Yeni Demokrat Kad nlar da resimli dövizleri ile renkli bir stant açt lar. Koma Çiya fl yerinde sömürülüyoruz, Evde eziliyoruz! Özgürlü ümüz için örgütleniyoruz! r s olan bizlerin direnmekten baflka çaresi olmad n n ve sistemin biz kad nlardan ve s n f m zdan korktu- unun alt çizildi. Tiyatro gösteriminde görev alan arkadafllar m z n, gösterim esnas nda oldukça heyecanl olmalar nedeniyle yer yer s - k nt yaflamalar na ra men, oyunu ilgiyle izleyen seyirciler, alk fllarla arkadafllar m za moral verdiler. Gösterim, Kad n-erkek el ele, demokratik devrime slogan ile sona erdi. Yeni Demokrat Kad n çal flmas n n süreklili ini sa lamay hedef edindi- imiz bir dönemde yap lan bu etkinlik; kendimizi farkl flekillerde ifade edebilme, kitleye tan tabilme olana- buldu umuz ve bundan sonraki çal flmalar m zda bizlere yard mc olacak materyaller sunmas bak - m ndan önemli bir yerde durmakta. Gö ün Yar s olan bizler bu etkinlikteki çal flmalar m zdan ald - m z moral ve güçle, faaliyetlerimizi daha da yo unlaflt racak, do ru zemin ve pratiklerde bir kad n çal flmas örgütleyece iz! ( stanbul dan Bir Yeni Demokrat Kad n) flçi-köylü den Dar pratikten kurtulmak için, s n f hareketinin ad mlar n takip edelim! Devrimci teoriden, politik çizgi ve yönelimlerimizden beslenmeyen, belirlenen hedefe belli bir plan ve program içinde yarat c bir tarzda yürümeyen her pratik tekrara dönüflmekten kurtulamaz. Tekrarlanan pratikler, de iflmeyen çal flmalar, belli bir alana s k flm fl, s n rl say da insanla yürütülen, yenili e ve geliflmeye kapal benzer faaliyetlerin tümü bizleri darlaflt - r r. Devrimci prati in karfl t olan dar pratik, söyleminden de anlafl laca gibi devrimci politikadan beslenmeyen, politik bilincin yön vericili inde yürümeyen sadece pratik görevler boyutuyla yürütülen faaliyet olarak karfl m za ç kar. Bu tarz sadece sonuçlar itibar yla de il ayn zamanda düflünsel, siyasal, örgütsel, kitlesel ve kadrosal boyutuyla da darl k yaflar. Bu da faaliyetçiler üzerinde k r lmaya yol açar. Her prati- e bir ideoloji yön veriyorsa dar prati e yön veren ideoloji küçük burjuva ideolojisidir. Bu ideolojinin yön verdi i pratik de, kendi ideolojisine uygun kadro ve militan flekillenmesini yarat r. Bu faaliyetçiler sadece pratikçi özellikleriyle flekillenir. Ve bu sürecin militanlar belli baflar lar elde etseler de, uzun vadede ortaya ç kan politik sorunlara çözüm getiremeyerek k r lmalar n yaflanmas kaç n lmaz olur. Çünkü dar bir alana s k flarak ezberlenmifl pratikten kurtulamayan, s n rl say da insanla yürütülen faaliyet kendi dar bak fl aç l faaliyetçilerini yarat r. Sonuç olarak istenilen düzeyde bir baflar yakalanamaz ve baflar s zl klarla örülü pratik bir süreci ve yenilgi dönemini yaflayan kiflilerde kendine, farkl düzeyde de olsa halka karfl güvensizlik yaflanmaya bafllar. Bu noktada önemli noktalardan biri devrimci teoriye hâkimiyet sa lamak iken di er bir önemli ve kritik nokta da genel politik çizgimizin ve yönelimimizin kavranmas d r. Çeflitli vesilelerle dile getirdi imiz, yazd m z, yay mlad - m z birçok konudaki yönelim ve belirlenen hedeflerin aç k ve net olarak kavranmas gerekir. Önümüzdeki süreci hangi politika ve yönelimle örgütleyece imiz, hangi yöntem ve araçlarla hangi ön hedefe varmay hedefledi imizi bilerek örgütsel çal flmalar netlefltirilip, somutlanmal d r. Bu konuda belli bir netli e ve kavray fla sahip olunarak, devrimci pratik örgütlenmeye baflland nda baflar y yakalamak yak n ve mümkün olur. Kimi dönemler çeflitli konularda kampanya tarz ele al nan ve hedefleri ve yönelimleri net kimi çal flmalarda yaflanan olumluluklar ve bize katt klar ortadad r. Sürecin faaliyetçileri ancak genifl bir kitle faaliyetiyle darl -, s n rl l aflabilir ezberlenmifl pratikleri bozabilir. Yukar da da alt n çizdi imiz gibi tek tek ayn bireylere, kurumlara, kap lara gidilerek yürütülen faaliyet, belli bir tekrar ve beraberinde belli bir s radanlaflmay da getirir. Gerek düflünsel gerekse moral olarak yenilenmeyen, yarat c l kla beslenmeyen, farkl alanlara belli bir plan ve program do rultusunda aç l m yapmayan, kitlelere canl politik ba lar kuramayan bir faaliyet eksikliklerini aflma noktas nda da yeterli büyüklükteki ad mlar atamaz. Ancak kafas aç k, kimlerle ne yapaca n ve nas l yapaca n bilen, hangi yöntemi uygulayaca n bilen faaliyetçiler bu dar pratik ve al flkanl klar karfl s nda kararl bir direnç gösterebilir. Ancak o zaman zorluklar karfl s nda k r lmadan, darlaflmadan, sürekli ö renerek ve ö rendiklerimizi s nayarak, kitlelerin içinde olman n sonsuz coflkusu ile ileriye do ru büyük militan ad mlar atabiliriz. Bu militan örnekleri Ankara da direniflleri 20 li günleri geride b rakan kad nl erkekli TEKEL iflçileri, Esenyurt Belediye iflçileri, itfaiye iflçileri sunmaktad r. Böylesi tarihsel bir süreçte hepimizin görevi Ankara Devrimci Demokratik Sendikal Birlik faaliyetçilerinin alt n çizdi i gibi süreci daha olumluya çevirmede rol oylamak gibi bir görev hepimizi bekliyor belirlemesinin alt n dolduracak ad mlar atmakt r. Ya da Yeni Demokratik Kad n nisiyatifi nden arkadafllar n ellerinin hamuruyla de il, al nlar n n teriyle direnen TEKEL in kad n iflçilerini ziyaretlerinin ard ndan yapt klar bu direnifl ateflini yakmak, büyütme; iflçilerin, emekçilerin ve gençli in mücadelesinde kad nlar n önemini daha iyi görmek zorunday z. Emekçi kad nlar n örgütlenmesinin ve bu ba lamda Yeni Demokrat Kad nlar n da önemi bu direniflte bir kez daha karfl m za ç k yor söylemini yaflama geçirmektir. Proleter ideolojinin yön verdi i devrimci çal flmay yürüten tüm faaliyetçilerin düflünsel dünyas nda her bir pratik süreç sonunda daha farkl alanlara ve daha fazla say da kitleye nas l gidebilirim?, daha nitelikli ve etkili çal flma nas l yürütürüm?, nas l bir örgüt yarat r m? sorular vard r/olmal d r. Daha iyisini nas l yapabilirim? sorusu ve baflarma kayg s hiçbir zaman kafam zdan eksik olmamal, her pratik süreç içerisinde yer al p, ders ve deneyimler hanemize eklenmelidir. Her bir devrimci pratik, kapsaml ve çok yönlü bir sorgulama ve de erlendirme yap larak iflçilerin, emekçilerin, halk m z n, gençlerin sorunlar, talep ve çeliflkileri üzerinde devrimci sonuçlar ç kar lmay hak etmektedir. O halde çal flmalar m z asla var olanla ve var lan yerle s n rlamamal, bulundu umuz her alanda, her pratik sonras daha zengin verilerle ve bilgilerle yeni bir faaliyetin örgütlenmesine zemin haz rlamaya çal flmal y z. Unutmamal y z ki, her yeni devrimci çal flma faaliyetçilerin yürüyüfl h z n da art r r. Bir önceki baflar l çal flman n moral ve coflkusuyla yeni çal flman n sürdürücüsü olmaya çal flmak as l hedeflerimizden birisi olmal d r.

3 8-21 Ocak 2010 Politika-yorum flçi-köylü 3 Topyekûn sald r lar, egemenlerin gelecek kayg s n n ürünüdür! Gerilim stratejisi hemen tüm tarihsel süreçlerde, egemen s n flar n varl klar n sürdürebilmesinin önemli bir arac olarak devreye sokulmufltur. Ülkemizdeki geliflmelere bak ld - nda, tüm geliflmelerin ve yarat lan suni gündemlerin de bu strateji üzerinden yükseltildi ini söyleyebiliriz. Ülke egemen s n flar n n ve her düzeyde temsilcilerinin Osmanl dan ald klar ayak oyunlar da eklendi inde, ortaya nas l bir tablo ç kabilece i ise, geliflmelerin seyrinden de anlafl lmaktad r. Bu seyir, bir yandan toplumu suni gündemlerle germe (gerilim stratejisi) di er yandan halk aras ndaki karfl tl klar iyice k z flt rma yönünde yol al rken bir baflka tarafta da iflçi ve emekçi y nlara ve onlar n eylemlerine yo un sald r biçiminde geliflmektedir. Tüm bu geliflmelerin Erdo an n son ABD ziyaretinden dönmesi sonras nda iyice t rman - fla geçti i ise dikkatlerden kaçmamal d r. Geliflmelere dönük genel bir bak flla ilk etapta söylenebilecek olan fludur ki; ülkeye ve bölgeye dönük bir dizi emperyalist plan projenin hayata geçirilmesi çabalar nda belirgin bir art fl söz konusudur. Ancak bu yönlü çabalardaki art fl, ayn zamanda egemen s n flar n gelecekleri noktas nda duyduklar kayg larda da ciddi art fl yafland n göstermektedir. Ayn kayg, Erdo an n dönüflü sonras yaflanan geliflmelere de damgas n vurmaktad r. Kürt Ulusu, sahtekârl n n yaflamda karfl l k bulmamas, ABD emperyalizminin onay ve Model Ortakl k kapsam nda, DTP nin kapat lmas n getirdi. DTP li vekiller, kapatman n hemen ard ndan ilan ettikleri, meclisten çekilme karar n, BDP ile devam etmeye dönüfltürdüler. Bu iki karar aras ndaki sürede ilginç bir geliflme de yafland. Eski DTP li vekiller karar de iflikli inin gerekçesini aç klarken Öcalan istedi diye mecliste kal yoruz dediler. flte ilginç durum da bundan sonra ortaya ç kt. Muhalefet partileri bu aç klamaya birkaç c l z elefltiri getirmekle yetindiler. AKP ise aç klamay tahilsiz de erlendirerek yar m a z elefltiriyle geçifltirdi. Oysa genel olarak Kürt halk na, özel olarak da DTP ye-dtp lilere dönük, kapatma baflta olmak üzere-hala süren-sald r lar n bafll ca gerekçesi olarak Öcalan n talimat ile hareket edilmesi geliyordu. Hem de ortada ciddi kan tlar bile olmuyordu bu iddialar getirilirken. Hem muhalefetin, hem hükümetin hem de bir bütün olarak devlet kademelerinin mecliste kalma gerekçesini görmezden-duymazdan gelmeyi ye lemelerinin hiç kuflkusuz önemli bir nedeni vard. Bu nedenin bafl nda erken seçim tart flmalar geliyordu. Ve kimse buna haz rl kl de ildi. Emekçiler sokaklar zapt ediyor Emek cephesinde yaflanan geliflmeler, Türkiye nin önündeki süreçte toplumsal patlamalar riski en yüksek ülkeler aras nda olmas na dönük tespiti adeta do ruluyordu. Bu tespiti destekleyen en büyük etkenlerin bafl nda, ülkedeki yoksullaflman n h zla büyümesi gelmekte. Sosyal Yard mlaflma ve Dayan flma Genel Müdürlü ü nün (SYGDM) son verileri, 2,6 milyon ailenin sosyal yard mlarla yaflam n sürdürmeye çal flt n gösteriyor. Bu da, toplam nüfusun yedide birinin sosyal yard - ma muhtaç durumda oldu unu kan tl yor. Egemen s n flar h zl yoksullaflmaya dair bu tablonun, genifl emekçi y nlarda giderek artan bir öfkeye dönüflece ini çok iyi bilmekteler. 25 Kas m memur eylemleri, TEKEL, itfaiye, TCDD ve daha çok say da iflkolunda çal flan emekçilerin eylemleri, öfkenin iyice kabard - n n, soka a taflt n n göstergesidir. flçi emekçi eylemlerinin kamuoyunda yaratt etki egemen s n flar n korkular n iyice büyütmektedir. Ancak korkular büyüyenler sadece egemen s n flar de il, ayn zamanda kendi s n f na ihanet içinde olan sar -bürokrat sendikal önderliklerdir. Bunlar n üretimden gelen gücün eyleme dönüflmesini engelleme çabalar, emekçiler taraf ndan bofla ç kar lmaktad r. Bu da onlar (zorunlu olarak) eylemleri desteklemeye, yeni eylem kararlar almaya zorlamaktad r. Çünkü öyle görünüyor ki, emekçiler sokaklar zapt etmeye, emek ve halk düflmanlar - n n yatarak para kazan yorlar söylemini onlar n yüzüne çarpmaya kararl yd lar. TC tarihinde ilk ler flte ayn günlerde gerilim stratejisi bir kez daha imdada yetifliyordu. Sivil ve askeri bürokrasi aras nda uzunca zamand r devam eden çat flma, yeni bir kurgu ile gündemlefliyordu. Askeri otoriteyi konjonktürel ihtiyaca göre hizaya sokma, devlet kademelerinde yeniden yap land rma gibi çabalar n da bir parças olarak devreye sokulan bu yeni kurgu, önceki gün ve aylarda s kça piyasaya sunulan komplo teorilerinin bir baflka versiyonu idi. Böylece AKP nin düflen halk deste i (taban n n demek daha do ru) karfl s nda baflvurmay al flkanl k haline getirdi i ma duriyet edebiyat n n ve pozisyonunun dozu da art r lm fl oluyordu. Son komplo teorisi Ar nç a suikast giriflimi biçiminde sunuluyordu. ki askeri istihbaratç n n Ar nç n evi önünde gözalt na al nmas fleklinde yaflanan geliflmeye, Genelkurmay taraf ndan verilen tepki, durumu a za-göze bulaflt ran cinsten olunca, hükümet cephesi daha da cesaretleniyordu. Yandafl medyan n da katk lar ile art k suikast giriflimi iddias bafll ca gündem haline getirilmifl, böylelikle de di er hayati gündemlerin geri plana itilmesi de sa lanm flt. Ancak bu olay TC tarihinde ilk olarak olan baz geliflmeleri de beraberinde getirdi. Ordu bünyesinde Özel Harekât olarak da bilinen, Seferberlik Bölge Baflkanl bas larak, arama yap ld. Bir baflka ilk de, Genelkurmay Baflkan n n, yan na Kara Kuvvetleri Komutan n da alarak, Baflbakan n aya na gitmesinde yafland. Bu geliflmeler, hem sistemi hem de sistemi ayakta tutan kurumlar yeniden yap land rmaya dönük sürecin h zla iflletildi ini de göstermektedir. Süreç asl nda devletin sivil-askeri tüm kademelerinde belli bir mutabakat çerçevesinde iflletilmektedir. Baflbu un Erdo an a yapt ani ve kofltura kofltura gitti i ziyaret, olsa olsa baz uzlaflma noktalar n n çi nenmesinin hat rlat lmas na dönüktür. Bunu yaparken flunu da bilmekteler ki, emir büyük yerlerden gelmektedir. Buna karfl ç kmaya ise ne kendilerinin ne de sivil bürokrasinin gücü yetecektir. Bunun içindir ki asker ve sivil bürokrasi aras ndaki çat flma özde egemen s n flar aras hegemonya kavgas d r. Bu kavga ise yeri geldi- inde s k bir uzlaflmaya dönüflebilmektedir ve yapt klar güvenlik zirveleri bunun en somut kan t d r. Terörle Mücadele ad alt nda daha s kça toplanan zirvelerde bu z t kutuplar, halk düflmanl nda ortaklaflmada zirveye ulaflm fllard r. Bu da art k kendilerini ne kadar güvensiz hissettiklerine de iflaret etmektedir. Bu güvensizlik, toplum içinde kendileri aç s ndan tehlike oluflturdu unu düflündükleri tüm kesimlere karfl bask ve sald r lar n art r lmas kararlar nda da kendini göstermektedir. Bu kararlar ise hiç vakit geçirilmeden hayata geçirilmektedir. Ortado u pazar na aç lma hesaplar Polisin iflçi-emekçi eylemlerine sald r lar n s klaflt rmas, orant s z güç kullan m da güvenlik zirvelerinde al nan kararlardan baz lar - d r. Ancak sald r lar n dozaj özellikle emek cephesi ve Kürt ulusal hareketi üzerinde yo- unlaflmaktad r. KCK Operasyonu ad alt nda, eski DTP liler, yeni BDP li belediye baflkanlar na ve çok say da kurumlar na dönük bask nlar, gözalt lar, tutuklamalar da ayn zirvelerin sonuçlar - d r. Belediye Baflkanlar na vd. dönük operasyonlardan yans yan bir kare ise düflündürücü olman n da ötesinde, gelece e dair korkutucudur. Bu kare de savc l a ç kar lan gözalt ndakiler, elleri kelepçeli, tek s ra halinde, yanlar nda birer polisle dizilmifl olarak görülmekteler. Adeta Nazi toplama kamp n n günümüzdeki yans mas n ça r flt ran bir karedir bu. Ve gelece e dönük tehlikenin boyutlar na da iflaret etmektedir. Ayn zamanda da Kürt Ulusal Hareketi ni tasfiye etme çabalar n n ald boyuta dikkat çekmektedir. Zaten Kürt Ulusal Hareketi ni tasfiye etme söylemi art k aç ktan Kürt Aç l m söyleminin yerini alm flt r. Tasfiye çabalar ise sadece ülke içinde de il, hareketin etkin oldu- u ran-irak-suriye gibi ülkeler nezdinde de sürdürülmektedir. Erdo an n ayn günlerde gerçeklefltirdi i Suriye ziyaretinin bafll ca konular ndan biri de budur. Hareketin etkin oldu u di er ülkeler gibi, Suriye de tasfiye sürecine daha aktif dâhil edilmek istenmektedir. Emperyalizme ba ml l n sonucudur ki, Türk egemen s n flar n n, emperyalist tekelleri Ortado u da daha etkin hale getirme çabalar son süreçte h z kazanm flt r. Bu çabalar n n uygulay c s AKP bir yandan da temsil etti i sermaye kesimlerini nemaland rmaya çal flmaktad r. Sadece Amerikan emperyalizminin de il, AB nin önde gelen emperyalist ülkelerinin, örne in Alman emperyalizminin bu yönlü beklentileri de en üst düzeyde yerine getirilmek istenmektedir. Almanya n n, AB kozu üzerinden Irak a yo unlaflmak istedi i bilinmektedir. Türk egemen s n flar anlafl lan, kriz içinde debelenen emperyalist efendilerinin ya ma ve talan alanlar n geniflleterek, onlara rahat nefes ald rmaya yeminliler! Sonuç olarak: Bu yönlü gayretlerinin sadece ekonomik boyutu yoktur. Emperyalistler bölgenin ya ma ve talan n kolaylaflt rmak için bölge ülkelerine gözda vermeyi, gerekirse iflgal savafllar ç - karmay, Türk egemen s n flar üzerinden art rmaya çal flmaktalar. Türkiye de konuflland rmak istedikleri Füze Kalkan projesi de bu çabalar n ürünüdür. Ancak Füze Kalkan projesi ülke egemen s n flar nca mümkün mertebe gündeme getirilmek istenmemekte, di er gündemler aras nda saklanmaya özen gösterilmektedir. Yine askeri bir proje olan, ABD nin 2010 y l nda Türkiye üzerinden Irak tan asker çekme giriflimleri de ayn flekilde arka plana itilmektedir. Bugün üstü örtülmek istenen en önemli meseleler de yine bu projelerle ba lant l d r. Bunlar, iflçi-emekçi y nlara, Kürtlere ve bir bütün olarak toplumsal muhalefete dönük sald r lard r. Bu sald r lar emperyalist projelerin engelsiz hayata geçirilmek istenmesi hedefini de içermektedir. Gerek ekonomik-siyasal gerekse de askeri projelerin cephe gerisine dönük ezme-sindirme-bask alt na alma hedefine ulafl lmadan hayata geçirilemeyece i bilinmektedir. Topyekûn sald r lar n alt ndaki en önemli nedenlerden biri de budur. Di er ve daha önemli bir neden ise egemen s n flar n gelecek korkusudur. Bu korku emperyalizme uflakl k edenlerde daha da had safhadad r. Çünkü onlar bir yandan efendilerinin gözünden düflme, di er yandan da kendi yoksul halklar n n öfkesinden korkmaktalar. Ama en çok da bu öfkenin aya a dikilmesinden! S n fsal Yaklafl m fi DDET VE MEfiRU YET Emperyalist merkezleri yönlendiren de, yerel ölçekte faflist ve gerici devletleri çekip çeviren de ayn sistemin ç kar ve güdüleridir. Güdüden kast edilen irade d fl de il do al konum alan davran fl biçimleridir. Kâr olgusu ve fliddet bunun en önde giden hallerine örnektir. S n flar aras iliflkilerin belli bir formda ele al nd zemin olarak hukukun hak ve özgürlükler alan na yönelik her türlü tasarrufu, baflka bir deyimle aç l m da bu kapsamdad r. Tarih boyu çok çeflitli toplum ve ölçeklerde, farkl de- iflkenlerle yürüyen hak ve özgürlükler kavgas n n devrimlerle s çramalar yarat p insanl n ortak hazinesine katt kazan mlar n hiçbiri, gerçek de erine uygun bir bedel ödenmeksizin elde edilmemifltir. Sistemin surlar nda gedik açma, mücadelede yeni mevzi ve modeller oluflturman n önüne geçme eylemi birçok yol ve yöntem içermektedir. Egemenlerin, sistemin efendisi zorbalar n, sömürgen ve asalak s n flar n kendi ç karlar ndan taviz vermek, belli imtiyazlar ndan vazgeçmek ve kimi inisiyatif alanlar n terk etmek için daha esasl noktalarda ciddi bir tehlike içerisinde olmas gerekir. Ezilenler ad na s n f mücadelesinin illa ki silahl yönteme dayanmak suretiyle elde etti i kazan mlar üzerinden, kâh yeni açt hareket alanlar na yaslanarak kâh vazgeçilmez usulle ilerledi- i koflullarda, düflman bak m ndan klasik refleksin ötesinde her türlü plan n, taktik geri çekilme ve uzlafl çabas n n yads namaz bir yeri vard r. Sorun buna yönelik hamlelerin, kuflatma ve bo may nihai aflamaya tafl mada, yeni bir statü oluflturmak amac yla kullan lmas na hizmet edici biçimde de erlendirilebilmesidir. AKP eliyle devreye sokulan aç l m politikas na yönelik tasfiye tart flmas nda yaflanan kaosun özünde de bu gerçekli in ay rd nda olamama hali vard r. AKP nin ve bu ba lamda egemen s n flar n süreçten beklentisine uygun biçimde srar ve inatla aç l mda diretmesi elbette anlafl l r olmal d r. Kozmik oda hikâyesi yaflan rken yap - lan MGK toplant s ndan sürece devam mesaj ç kmas da bu kapsamdad r, Refladiye ye yan t olarak Trabzon da savafl gemisinden gürleyen Baflbu un aç l ma dair tek olumsuz kelime sarf etmemesi de Burada anlafl lmaz gibi görünen Ulusal Hareket in tutumudur. Kapatma- yasaklama karar ve ard ndan gelen KCK operasyonuna ra men aç - l m kapan nda srar hali üzerinde durulmal d r. AKP yi hala samimiyet testine tabi tutma hadisesi, hala yeni flans ve krediler açma tavr kendi stratejisini deflifreye iliflkin kayg s z bir durumu ifade etmektedir. Stratejinin net oldu u, bütün kozlar n bilindi i ve kartlar n aç k oynand tart flmal d r. Güç ve moral ba lam nda süreci ciddi oranda etkileyecek böylesi bir takti in kaybettirici özelli ine dair yak n dönemde bir dizi örnek yaflanm fl ve artan a rl k sürekli daha geri bir mevzi kurularak tafl nmaya çal fl lm flt r. Aç l m sürecini flekillendiren faktörlerden birisi de Ulusal Hareket in öteden beri izledi i, buna teflne halli tutumdur. Soruna bir yandan tasfiye deyip buna iliflkin çok aç k örnekler vesilesiyle köprüyü at c tutum ve söylemler de gelifltirip ama sonras nda bir manevrayla yeniden kulvara dönme halini Ulusal Hareket özneleri aras ndaki çeliflki ve hatta çat flma olarak yorumlamak yan lt c d r. Belli üslup farklar olmas na karfl n süreçten beklenti noktas nda asli rol üstlenenler bak - m ndan ciddi bir çeliflkiden söz etmek olas görünmemektedir. Taraf pozisyonu alanlar n gerek pazarl k gücünü art rma gerekse de kendi s n f ve taban ndaki temsil kabiliyetine yönelik politikalar dikkatle izlenmek durumundad r. Zira bir tak m mekanizmalarla kontrol alt na al nmak ve yönlendirilmeye çal fl lmakla beraber kitleyle kurulan iliflkinin belli bir noktadan sonra ikna y gerektirdi i aç kt r. Ama daha önemlisi kitlelerin dönüfltürücü ve de ifltirici gücüdür. Bunu hafife alanlar n karfl laflt sondan geri dönme flans da ço u kez bulunmamaktad r. Hâkim s n flar aras ndaki dalafl n, Ar nç a suikast gerekçesiyle Seferberlik Tetkik Kurulu nda arama yap lmas - na uzanan bir boyut almas elbette önemlidir. Bunun önemi, t pk rtica Eylem Plan ndaki slak imza mevzusunda oldu u gibi olay n provokasyon mu gerçek mi oldu undan çok ulaflt - noktalard r. Hem TSK içerisinde etkin olan kli in hem de AKP önderli- indeki güçlerin bu dalaflta bir dizi hamlesi yaflanmaktaysa da devletin belli kurumlar bak m ndan sars c uygulamalar devreye girmifltir. TSK n n önce emekli generalleri ile alt düzey muvazzaflar tutuklanm fl, sonra s ra darbe olay ndaki kuvvet komutanlar n n sorgulanmas na gelmifl, nihayet namus mahremiyetli kozmik odaya da girilmifltir. Odada kendi senaryo ya da kuflkular çerçevesinde bir arama yap ld aç kt r. Öyle bir odada birilerinin umdu u gibi gerçekten kontrgerilla faaliyetine ait kritik öneme sahip belgelerin olmayaca da ortadad r. Bu ifl sahiplerinin devlet aç s ndan hayati nitelik tafl yan bilgileri böyle bir odada bulunduraca n sanmak safl kt r. Ama sorun bütün bunlar n ötesinde, kozmik unvanl bir odaya girilme hadisesidir. T pk ilk önceki tutuklama ve hastal k bahanesiyle b rakma, slak imza nedeniyle karargâhtan iki kez muvazzaf subay al p tutuklama ve b - rakma ya da dokunulmaz payesi verilen eski kuvvet komutanlar n n ifadesini alma olaylar gibi... Bütün bu olaylar n, eflekten düflmekten beter hale gelen genelkurmay baflkan na baflta adli ve idari bak mdan dokunamama olmak üzere, s rma ve fakat koparamama haliyle iki yönlü mesaj verdi i bir gerçektir. Bir yönüyle gözbebe imiz denilen TSK n n gerçekten rejim aç s ndan sahip oldu u bu konumdan soyundurulmamas na özen gösterilmekte, bir yandan da gerek s n f mücadelesi üzerindeki tesir gücü gerekse de rol ve kabiliyetini gelifltirmek amac yla AKP ye ha bire puan toplama ve kan pompalama ifllemleri yap lmaktad r. B rak n önceki darbe planlar n, rticay Önleme, Kafes gibi eylem planlar ile suikast olaylar n n senaryo ya da provokasyondan ibaret oldu una kolayl kla inanmak mümkün müdür? Egemen s n f parti, klik ya da güç merkezleri aras ndaki çat flman n fliddetlenmesiyle s n f mücadelesinin keskinleflme potansiyeli ya da derecesi aras nda dolays z bir iliflki bulundu u gerçe i, kendisini uzun bir süredir yo- unlaflan ve çok yönlü parametrelere uzanarak akan ülke gündeminde göstermektedir. Durum bir yönüyle oldukça karmafl k görünmekte, politik aktörler ile yaflanan olaylar aras ndaki ba lant noktalar birbirine dolaflmaktad r. Ama bir yönüyle de son derece aç k bir süreç izlenmekte, flafl rt c gibi görünen tüm geliflmeler genifl bir perspektif ve kapsaml analizlerle yerli yerine oturtulabilmektedir. Kafalar kar flt ran ve asl nda böyle olmas için özellikle özenli davran lan husus, topluma yönelik ideolojik manipülasyonlar sayesinde etkili olmaktad r. Bunlar n bafl nda s n f mücadelesinin bitti i, s n flar n ortadan kalkt dolay s yla emperyalist-kapitalist sistemin baflkalaflt, sorunlarla bafla ç kma ve taleplerle iliflkilenme zemininin iyilefltirmeye yönelik bir hal ald - d r. Tarihte zorun rolünü/ ifllevini kaybetti i, bundan ötürü de devrim lerin gündemden kalkt iddias yla tamamlanan bu yeniça tespitinin her türlü toplumsal iliflki ve hareket üzerinde icra etti i tesir tahmin edilemeyecek boyutlardad r. Bu tahliller yukar da alt çizilen ana bafll klar etraf nda bir dizi önemli baflka noktalara da temas etmekle bambaflka bir sistem analizine kap aralamaktad r. Bu kapsamda, s n flar n yasland ve hareketlendi i, yeniden ve yeniden üretti i, ekonomi, ideoloji ve siyaset olgusunun potas nda yo rulan devlet, demokrasi ile hak ve özgürlükler rejiminden bahsetmek gerekecektir. Bu eritme ve yo urma faaliyeti elbette s n f mücadelesinin ürünüdür. Emperyalistler (ve her türden gericiler, faflistler) ile genel olarak savunma konumunda bulunan ezilen halk ve uluslar aras ndaki savafl n, her yeni ad m, plan ve politikada karfl l vard r. nsanl n mevcut zora dayal toplumsal iflbölümüyle azg n bir sömürü cenderesinde üretti i ve yine ayn egemenlik a çerçevesinde adaletsiz/haks z biçimde tüketti i bir düzeni sürdürmeyi ve son vermeyi amaçlayanlar n kavgas nda s n f iflbirli i ve uzlafl s üzerinden çözülebilen bir sorun yoktur. Sistemin kendisi adil çözüm e ulaflmay engelleyen yöntemini zor eksenli kurmufl olmakla ezilen halk ve uluslara tek ç k fl yolu b rakmaktad r. Bu yoldan ilerlemeye çal - flanlara karfl refleks dilinin fliddet olmas, kendinden menkul bir meflruiyet e dayand r lmaktad r. Yasall kla ifade edilen, hukuk argümanlar yla tatland r lan bu statükoyu parçalaman n meflru zemini ise s n f gerçe ine dayan larak yürütülen mücadeleyle varl k kazanmaktad r. Silahl mücadele bunun asli yata ise 25 Kas m n ard ndan ivme kazanan Tekel direnifliyle mesaj geçen iflçi s n f da vazgeçilmez/temel bileflenidir.

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü 8-21 Ocak 2010 tfaiye iflçileri: Kavgadan kaçm yoruz yüre imizi ald k da geldik! 31 Aral k ta stanbul Büyükflehir Belediyesi ne ba l B MTAfi ta sözleflmeleri sona erecek ve iflten ç kar lacak olan itfaiye iflçileri direnifl ateflini yakt. Daha önce ifllerine ve sendikalar na sahip ç kmak için yapt klar eylemde polisin sald r s na maruz kalan iflçiler kararl. flçi-köylü gazetesi olarak ses kay t cihaz - m z 25 Kas m günü Büyükflehir Belediyesi karfl s nda bulunan parkta bir eylemle çad r açan iflçilere uzatt k ve B MTAfi ta yaflananlar sorduk. - tfaiyede neler yaflan yor? Süleyman Çetin; 4 y ld r itfaiyede floför olarak çal fl yorum. stanbul fiile liyim Bizler stanbul Büyükflehir Belediyesi ne ba l B MTAfi ta çal flan itfaiye iflçileri olarak bugün burada topland k. Burada toplanmam - z n nedeni özellefltirme ile birlikte kaybedece imiz kazan lm fl haklar m za sahip ç kmak. 5 senedir B MTAfi n olan ihale, özel bir flirkete verildi. Tafleronlaflt rma ile birlikte bizlerin kazan lm fl haklar gasp edilmek isteniyor. Zaten Mart ay ndan itibaren bu sürecin sinyalleri verilmiflti. Bizler kanunen T S hakk na sahibiz, yaln z bunu belediye, 7 Aral k ta hileli olarak yapt ihale ile yok etmeye çal flt. fiu an çal fl yoruz ama 31 Aral k tan sonra tamamen LAP S-MAKRO adl flirkete geçerek haklar m z yitirece iz. Bizler insanlar n yaflam n kurtarmak için kendi yaflam n hiçe sayan insanlar z. Yaflad m z olaylar anlatsak belki de kitaplar yaz l r. Kaç defa ölümden döndük, kaç defa ölüm gördük. Buna ra men böylesine kutsal bir ifl kâr h rs yla yok edilmeye çal fl yor. Biz haklar m z için mücadele ediyoruz. Ama polisin tavr n n hiç de adil olmad n gördük. Bizler suyu hayat kurtarmak için s - karken polisin bizden ald suyu canlara k ymak için s kt n ö rendik. B rak n suyu, ald - m z nefese bile engel koyarak 1 metreden yüzümüze biber gaz s k t lar. Ama biz bugün buraday z ve mücadele etmeye devam ediyoruz, etmeye de devam edece iz. Yolsuzlu un, h rs zl n üstadlar onlar! - Siz neler söylemek istersiniz? Yasin Akgün; Rizeliyim, 3 y ld r itfaiyede floför olarak çal fl yorum. Türkiye de hak gasplar art k s ra d fl olmaktan ç kt. Herkes bu yaflananlar hakk nda bilgi sahibidir. Bu noktadan sonra art k harekete geçmek gerekmekte. Ve biz de harekete geçtik. Bu bizim en do al hakk m z ve hakk m z sonuna kadar savunaca z. Bizleri buna zorlad lar. Bizlerin ço u B MTAfi ta kadrolu iflçi de iliz ama bunun getirdi i s k nt lar zaten var. Bizler bu s k nt lar n özel bir flirkette daha da artaca endiflesindeyiz. Bizleri bu noktada bir kukla yerine koyuyorlar. Hiçbir ifllevi olmayan bir oyuncak yerine koyuyorlar bunun nedeni de elbette ki yolsuzlu un önünü açmak. Bu nokta oldukça önemli, itfaiyeyi alan flirketin sahiplerini hemen herkes tan - maktad r. Yolsuzlu un, h rs zl n üstatlar d r bu kifliler. Buradan zaten yolsuzlu- un olaca bellidir. Ama di- er ve çok önemli bir nokta var ki o da, itfaiyenin bir kâr kap s olmad d r. Burada bir üretim yoktur, aksine bir tüketim ve bu tüketimle beraber kurtar lan hayatlar vard r. tfaiye tamamen halk n vergisi ile giderlerini karfl lar ve sadece can kurtar r. flte bu özellefltirme ile birlikte bu flah slar halk n vergisine el koyacaklar. Vergiler halka yol, su vb. olarak dönecek söylemleri art k tarihe kar flacak. Anlayaca n z h rs z patron olacak ve h rs zl n yasal bir flekilde gerçeklefltirecek. En baflta belirttik, biz bir flekilde bu direnifle bafllad k ve art k direnmekte kararl y z. fiu an burada çalan türküde oldu u gibi; Kavgadan kaçm yoruz, yüre imizi ald k da geldik ( stanbul) Lüleburgaz da Adliye önünde bas n aç klamas AKP Lüleburgaz ilçe binas önünde çeflitli sendikalar n önderli inde yap lan ve siyasi parti yöneticileri, sendikac lar, iflçiler ve Partizan dergisi okurlar n n da kat ld toplu sözleflme görüflme sürecine yönelik hükümetin politikalar n elefltiren bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Aç klaman n ard ndan kolluk güçleri kimi ifadeleri suç unsuru kabul ederek 21 kifli hakk nda 2911 say l kanuna muhalefetten 6 aydan az olmamak koflulu ile 5 y la kadar hapis istemi ile dava açt. 23 Aral k 2009 tarihindeki duruflmada san k s fat yla 21 kifli, avukatlar ve dostlar haz r bulundu. fadelerin al nmas ndan sonra Adliye binas n n önünde bir araya gelen Emek Platformu bileflenleri ad na Petrol- fl Sendikas fiube Baflkan Turgut Düflova bir aç klama yapt. Aç klama bir dahaki celsenin tarihi aç klanarak son buldu. (Lüleburgaz K okurlar ) Geliflmeler kayg verici Aral k günü bir araya gelen KESK üyeleri E itim-sen önünden SES Malatya fiubesi önüne kadar bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Yürüyüfl sonunda yap lan aç klamada Ülkenin yaflamakta oldu u a r gündem kayg vericidir denilerek özellikle son süreçte yaflanan devletin Kürt Aç l m ad alt nda gerçeklefltirdi i politikalar ve yine son dönemde sokaklardaki gerilimin ve linçlerin art r lmaya çal fl ld söylendi. (Malatya) D SK, tutuklanan üyelerine sahip ç kt! tfaiye iflçileri direnifl atefli yakt tfaiye iflçileri ifllerine, sendikalar na ve haklar na sahip ç kmaya devam ediyor. Büyükflehir Belediyesi nin tfaiye de tafleron sistemini getirmesine ve özellefltirmeye tepki gösteren itfaiye iflçileri bu kez yang n söndürmüyor direnifl ateflini yak yor. B MTAfi ta ihaleyi kazanan Makro flirketi iflçilere sözleflme imzalamalar için bask uyguluyor. flçileri teker teker odalara alarak imza atmaya zorlayan flirketin sözleflmesinde herhangi bir kaza durumunda do acak masraf da iflçiye yükleniyor. Sözleflmede ayr ca itfaiye iflçilerinin Büyükflehir s n rlar içinde di er ifllerde de (temizlik, garsonluk vb) çal flt r labilece i ve sözleflmenin iflverenin iste i durumunda tek tarafl olarak hiçbir hak talep edilmeksizin feshedilebilece i yer al yor. B M- TAfi ta ihale usulsüz bir flekilde, gizlice Makro flirketine verildi. Beyaz Holding e ba l flirketlerden biri olan Lapis E itim in Makro flirketiyle kurdu u ortakl k ihaleyi alm fl durumda. Beyaz Holding stanbul Büyükflehir Belediyesinde SMEK ihalelerini almas ile biliniyor. Deniz Feneri davas nda ad s k s k geçen eski RTÜK Malatya da 50 ö retmene grev cezas D SK yapt bir eylemle tutuklanan üyelerinin serbest b - rak lmas n istedi. 7 Aral k günü Nakliyat- fl Sendikas na yönelik gerçeklefltirilen operasyonda gözalt na al nan ve ard ndan tutuklanan Nakliyat- fl Genel Baflkan Ali R za Küçükosmano lu ve dokuz sendika üyesinin serbest b rak lmas talebi ile 30 Aral k günü saat de Taksim Gezi Park nda oturma eylemi gerçeklefltirildi. Sendikal hak ve özgürlüklerin takipçisiyiz, Küresel ekonomik krizin bafl aktörlerinden bankalar n timsah gözyafl döktü ü k sa sürede ortaya ç kt. Bankac l k Denetleme ve Düzenleme Kurumunun aç klad Bankalar n 2009 y l görünüm raporuna göre bankalar kâr oranlar n yüzde 41.1 Tutuklu Nakliyat fl Genel Baflkan ve yö- neticileri serbest b rak ls n yaz l pankart n aç ld eylemde s k s k Direne direne kazanaca z, Cezaevleri bizi y ld ramaz sloganlar at ld. Eyleme KESK ve TTB yöneticileri de destek verdi. ( stanbul) Hastanemize stanbul l Sa l k Müdürlü ü, dokunmay n! SES Bak rköy fiubesi, TO, Ça dafl Yaflam Destekleme Derne i, Cüzzamla Savafl Derne i ve hastane çal flanlar, Bak rköy de bulunan Lepra Deri ve Zührevi Hastal klar Hastanesi nin kapat larak Dr. Sadi Konuk Devlet Hastanesi Cildiye Klini i ne ba lanmas n protesto etti. 24 Aral k günü hastane önünde bir araya gelen kitle Lepra hastas yaln z de ildir, Sa l k hakt r, sat lamaz sloganlar n atarak sa l kta devam eden sald r lar protesto etti. ( stanbul) baflkan Zahit Akman da Holdingin yöneticilerindendi. Makro flirketinin dayatt kölelik koflullar na ve asgari ücrete karfl itfaiye iflçileri de sessiz kalm yor. stiklal Caddesinde sorunlar na dikkat çekmek amac yla birçok eylem yapan iflçiler yeni y la da direniflle girdi. flçiler y lbafl gecesi gerçeklefltirdikleri eylemle geleceklerine sahip ç kacaklar n bir kez daha ilan etti. Belediye karfl s nda çad r kurarak direnifle geçen itfaiye iflçileri 4 Ocak Pazartesi günü saat de Taksim Tramvay dura nda buluflarak Galatasaray Meydan na yürüdü. Belediye- fl Sendikas 5 No lu fiube taraf ndan örgütlenen meflaleli eylemde itfaiye iflçileri stanbul uyuma itfaiyene sahip ç k ve Yang nda can kay plar artacak sorumluluk Topbafl n olacak Sa l k emekçileri özellefltirmelere karfl eylemde Sa l k emekçileri yapt klar bir eylemle Cerrahpafla T p Fakültesi Sosyal Tesisleri nin özellefltirilmesini protesto etti. 24 Aral k Perflembe günü Cerrahpafla T p Fakültesi önünde gerçekleflen eylemde Sosyal tesisler sat lamaz, Tafleron sat fl iptal edilsin vb. sloganlar at ld. SES Aksaray fiube ve Tez Koop- fl 5 No lu fiubenin birlikte gerçeklefltirdi i eyleme stanbul Üniversitesi ö rencileri de destek verdi. Ayn hastanede 2005 y - l nda yemekhane özellefltirilmifl, bunun sonucunda yemek fiyatlar ve iflçilerin çal flma süreleri artm flt. ( stanbul) Kamu çal flanlar n n 25 Kas m da 1 günlük ifl b rakma eylemine kat ld klar gerekçesiyle Malatya da 50 ö retmene k nama ve uyar cezas verildi. Türkiye genelinde 25 Kas m da düzenlenen grevinin ard ndan çeflitli kentlerde pefl pefle soruflturmalar aç lmaya baflland. Son olarak Malatya da okul yöneticileri, 1 günlük ifl b - rakma eylemine kat lan ö retmenlerin ifadelerine baflvurdu. Yaklafl k 50 ö retmene uyar, k nama, baz lar na da 1 günlük maafl kesme cezas verildi. Birçok ö retmenle ilgili soruflturman n sürdü ü ifade edilirken, baz okul yöneticilerinin de ö retmenlerin savunmalar n ald ktan sonra cezaya yer olmad na karar verdi i belirtildi. E itim-sen Malatya fiube Baflkan Cengiz Karabay, yap lan uygulaman n yasalara ayk r oldu unu belirterek, konuyu yarg ya tafl yacaklar n söyledi. Kamu emekçilerinin uluslararas sözleflmeler ve anayasal haklar na dayanarak uyar grevine kat ld n vurgulayan Karabay, Bu durum aç kça yarg kararlar n uygulamamak ve hiçe saymakt r. Buradan E itim-sen olarak Krizi f rsata çevirenler 21 Aral k 2009 tarihinde, stanbul Lepra Hastanesi ve Bak rköy Dr. Sadi Konuk E itim Araflt rma Hastanesi baflhekimlerini davet ederek, stanbul Lepra Hastanesinin kapat larak Dr. Sadi Konuk Devlet Hastanesi Cildiye Klini- i ne ba lanaca bilgisini vermifltir. Bu bilgi hastalar n yaflamlar n n sonuna kadar hak ettikleri lepraya özgü çok yönlü bak m alabilmelerinin engellenece i kuflkusunu do- urmaktad r. Bak rköy Ruh ve Sinir Hastal klar Hastanesi nin içinde 28. servis olarak 1981 y l nda üçlü protokolle özel dal hastanesi yaz l pankartlar açarak stanbul uyuma itfaiyene sahip ç k, tfaiyede tafleron istemiyoruz sloganlar n hayk rd. stiklal Caddesi boyunca alk fl ve sloganlarla yürüyen iflçilere çevreden geçenlerde destek verdi. Galatasaray Meydan nda iflçilere seslenen Türk Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak Tekel de direniflin sürdü ünü itfaiye iflçilerinin de bu direniflleri ile Tekel iflçilerine moral verdi ini dile getirdi. Belediye- fl sendikas 5 no lu flube baflkan Nihat Altafl ta tfaiyede yaflanan yolsuzluk, usulsüz ihaleler ve iflçilerin taleplerine yönelik Büyükflehir in flu ana kadar kamuoyuna hiçbir aç klama yapmad n söyleyerek Büyükflehir Belediye Baflkan Kadir Topbafl itfaiyede yaflananlar aç klamaya ça rd. Altafl; iflçilere sözleflme imzalamalar için bask yap ld n ancak iflçilerin buna direniflle yan t verdi ini, kurulan çad rda direniflin sürdü ünü ve eylemlerine aral ks z devam edeceklerini sözlerine ekledi. flçiler konuflmalar s ras nda s k s k Tekel itfaiye omuz omuza, Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar n hayk rd. Eylemde 5 Ocak günü Türk- fl yöneticilerinin de kat l m ile tfaiye önüne gerçeklefltirilecek eylemin ça r s da yap ld. Devrimci, ilerici kurumlar n da destek verdi i eylem kitlesel ve coflkuluydu. Devrimci, ilerici kurumlar eylemlerin yan s ra Büyükflehir in karfl s na kurulan çad r da s k s k ziyaret ederek itfaiye iflçileri ile dayan flmay büyütüyorlar. ( stanbul) tüm okul müdürlerini uyar yoruz! Yarg kararlar na uymayarak suç iflliyorsunuz! E itim-sen olarak bu suçu iflleyen okul müdürleri hakk nda suç duyurusunda bulunaca m z n bilinmesini istiyor ve uyar yoruz fleklinde konufltu. (ANF) Bankalar krizi f rsata çevirdi! art rd milyar lira net kâr sa layan bankalar n sermaye yeterlilik oran da yüzde 20 ye ulaflt. Krizi yaratanlar görünüfle bak l rsa onu f rsata çevirmeyi de baflarm fl. Peki ya krizin bedelini ödeyenler ne durumda? olarak kurulmufltur. Burada yap - lan çal flmalar baflka ülkelerde lepral hastalara uygulanmak üzere örnek al nmaktad r. Bugün Sa l k Bakanl kay tlar na göre 2500 civar nda ilaçla tedavisi bitmifl ama di er sa l k sorunlar ve sosyal rehabilitasyonu için takip edilmesi gereken eski lepral vard r. Yeni vakalar eskiye oranla az da olsa cüzzamla mücadele, devaml l k istemektedir. Yeni vakalar n tedavisi eski vakalar n takip ve gereksinimlerinin sa lanmas için kurumun gelifltirilerek devam sa lanmal d r.

5 8-21 Ocak 2010 flçi/köylü flçi-köylü 5 Zalimin zulmüne karfl iflçiler direniflte! 26 Aral k günü saat15.00 te Esenyurt Meydan nda bir araya gelen iflçiler, s n f dostlar ile birlikte Esenyurt Belediyesi nin önüne yürüdü. Zalimin zulmüne karfl Esenyurt Belediyesi nde 131. gün/belediye- fl Sendikas 2 No lu fiube pankart n n aç ld eylemde s k s k Y lg nl k yok direnifl var, flçi düflman iflbirlikçi AKP, TEKEL iflçisi yaln z de ildir sloganlar at ld. Belediye önünde bas n aç klamas n okuyan Belediye- fl 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm; iflçi s n f n n mücadelesinin giderek yükseldi ine dikkat çekti. Eyleme Esenyurt ta Direnen Belediye flçileri ve Pazar Emekçileri ile Dayan flma Platformu nun yan s ra devrimci Demokratik Sendikal Birlik in de içinde oldu u sendika ve örgütler de destek verdi. lk iflten ç kar lan yedi iflçinin davas ise 28 Aral k günü görüldü ve sonuçland. Mahkeme iflçilerin sendikal olduklar için iflten ç kar ld na ve ifle iadesine karar verdi. Belediye Baflkan ise karar Yarg tay a götürmeye haz rlan yor. E er Yarg tay iflçileri hakl bulursa (büyük olas l kla öyle olacak) Belediye Baflkan iflçilere k dem ve ihbar tazminatlar ile mahkeme masraflar n da ödeyecek. Mahkemenin verdi i karar, ifle iade olmas na ra men bunun hiçbir hukuki yapt r m bulunmuyor. Mahkeme verdi i karar n pefline düflmüyor. Bu da adaletin iflçilere yönelik bir ayr cal olsa gerek. Esenyurt iflçileri ise seslerini duyurmakta ve direniflte kararl. Önceki hafta Bo az Köprüsü nü trafi e kapatarak bir eylem gerçeklefltiren iflçiler, ifllerine sendikal olarak dönmek istiyor. flçi-köylü gazetesi olarak direniflin 135. gününde iflçilere geliflen süreci ve köprü eylemini sorduk. Sendika iflyeri temsilcisi Aliflan Abalay kararl : En do al hakk m z istiyoruz. Sald r ya u rad k gözalt na al nd k. Ama bask lar bizi y ld ramayacak diyor. flçilerden Hasan Mangal da, ifle geri dönünceye kadar direnifli sürdüreceklerini dile getirenlerden Esenyurt iflçileri TEKEL de yaflananlar da ilgiyle takip ediyor. TEKEL iflçilerine desteklerini sunmay ve direnifli selamlamay da ihmal etmiyorlar. Her hafta düzenledikleri eylemleri için, direniflin 135. gününde 30 Aral k Çarflamba günü direnifl yerinde bir araya gelen iflçiler ve s n f dostlar bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Aç klamada mahkeme süreci özetlendi. Sendikadan istifa etmedikleri gerekçesiyle iflten ç kar lan Esenyurt Belediyesi iflçileri ve Büyükflehir Belediyesi bünyesindeki itfaiye ifllerinin özellefltirilmesi sonucu iflten ç kar lacak iflçiler Bo az Köprüsünde eylem yapt. 23 Aral k günü ö len saatlerinde Bo az Köprüsü nde trafi i durdurarak kendilerini köprüye zincirleyen ve Zalimin zulmüne karfl Esenyurt Belediyesi nde direnifl Esenyurt ve itfaiye iflçileri Esenyurt ve itfaiye iflçileri Bo az Köprüsü nü trafi e kapatt! sürüyor yaz l pankart açan iflçiler, ellerindeki ekmekleri göstererek Hepimiz ekmek savaflç s y z, Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar n hayk rd. Eylemlerinin amaçlar n hayk ran iflçiler, TEKEL iflçilerinin direnifllerini de selamlad. Belediye- fl stanbul 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm; Sesimizi duyurmak istiyoruz, hakl oldu umuzu herkesin görmesi için illa ki buralarda olmam z m gerekiyor? 130 gündür arkadafllar m z, aç susuz, Esenyurt Belediyesi önünde ifllerine dönebilmek için direniyorlar. tfaiye taflerona verilmek isteniyor, buradaki arkadafllar m z da direniyor. tfaiyeyi tafleronlaflt rarak asl nda stanbul u yak yorlar sözleri ile eylemlerinin amac n anlatt. Gözalt na al nan iflçiler ve sendika yöneticileri Çengelköy Polis Karakolu na götürüldükten sonra akflam saatlerinde serbest b - rak ld. Ayn saatlerde Taksim Meydan nda toplanan iflçiler buradan Galatasaray Lisesi ne yürüdü. Direne direne kazanca z sloganlar n hayk ran iflçiler gözalt na al nan arkadafllar n n serbest b rak lmas n istedi. ( stanbul) Direnifl alanlar ndaki k v lc m atefle çevirelim Egemenler krizi f rsata çevirip kârlar n art rman n yollar n ararken bir yandan da kriz bahanesiyle iflçi ve emekçilerin elindeki (zaten k r nt halinde olan) haklar gasp ediyor (iflsizlik fonunun patronlara peflkefl çekilmesi gibi). Ancak bu gasplar her yerde sessizlikle karfl lanm yor ve iflçiler de üretimden gelen güçlerini kullanarak yaflananlara karfl mücadeleyi yükseltiyor. flçi ve emekçilerin, direnifl ve grevlerle verdi i mücadele gün geçtikçe art yor ve iflçiler sessizli i sloganlar yla parçal yor. Bu direnifllerden biri olan Sinter ise bir y l n doldurmufl bulunuyor. Dudullu Organize Sanayi nde bulunan Sinter Metal Fabrikas nda sendikal olduklar için iflten at lan iflçiler, 22 Aral k 2008 den bu yana direnifllerini sürdürüyor. Biz de hem onlar n yan nda oldu umuzu bir kez daha göstermek hem de seslerine ses katmak amac yla 22 Aral k 2009 tarihinde direnifllerinin 1. y l nda bir etkinlik gerçeklefltiren Sinter metal iflçilerini ziyarete gittik ve bir söyleyifli gerçeklefltirdik. - Direnifliniz birinci y l n doldurdu. Bununla ilgili bas n aç klamas ve k sa bir etkinlik gerçeklefltirdiniz. fiu anki süreci nas l de erlendiriyorsunuz? Lale Balta; Direniflimizin bafl ndan beri en büyük beklentimiz sendikal olmak. Bizler tek bafl - na patronla de il, sistemle de savafl yoruz. Mahkemelerimiz hala devam ediyor. Ferit Yalç n; Bu bir y l içerisinde çok fley ö rendik. Örne- in bu sistemde her fley patrondan yana ve bu anlamda bizden daha güçlü, ancak bizim gücümüz eme- imizden geliyor ve biz olmadan o kâr na kâr katamaz. Davam z oldukça uzad. Bu da demek oluyor ki patronun tepede adamlar var. Bizimle birlikte bafllayan direnifller sona erdi. Ama bizim davalar n yar s bile görülmedi. Türkiye de, her fleyin özellefltirilip, sömürünün tavan yapt bir dönemde, Türkiye deki iflçi s n f ad na burada bir mevzi açt k biz. Bir y ldan beri bu mevzinin güçlenmesi için çabal yoruz. Buran n bir örnek olmas n istiyorduk. Burada bafllayan mücadele k v lc m n n her tarafa yans mas n bekliyorduk. Gücümüz oran nda çaba gösterdik ve göstermeye de devam edece iz. - Yeni bir y la girdik. Sizler de yeni y l direniflinizle karfl lad n z. Bu y ldan beklentileriniz nedir? L. Balta; Yeni y l kutlayamad k çünkü evlerimize götürecek ne param z ne ekme imiz var. Bu yüzden yeni y ldan beklentilerim direniflimizin kazan mla sonlanmas. Yeni y l isyan, direnifl ve zafer y l olmas umuduyla kar fl l yoruz. F. Yalç n; Yeni y lda bu bask c rejime karfl, daha duyarl ve hak alma mücadelelerinin daha çok olmas n diliyoruz. - Son olarak eklemek istedi iniz bir fley var m? F. Yalç n; 1 y ldan beri topyekûn, sistemle mücadele ediyoruz. Sistemin çürüttü ü, pasifize etti i ezilenleri, iflçileri gafletten uyand - r p mücadeleye katmaya çal fl yoruz. Bir fleylerin fark nda olmalar n sa lamaya çal fl yoruz. Di er taraftan da sistemin kolluk kuvvetleri ve yasalar ile mücadele ediyoruz. Kararl y z, ama tükenece imiz nokta da var. Ne kadar güç ve destek al rsak o kadar iyi. Sinter Metal direniflçileri uzun zamand r direniyor ve haklar olan alana kadar direnifl yerlerinde mücadele edeceklerini söylüyorlar. Ama bir y ldan fazlad r maddi ve manevi olarak çok y prand klar n da dile getiriyorlar. flçiler direniyor ve bizleri de direnifllere sahip ç kmaya ça r - yor. Bu ça r ya kulak verelim ve direnifl alanlar ndaki k v lc m bir yang na çevirelim (Kartal) KENT A.fi. iflçisinin mücadelesi sürüyor Geçti imiz aylarda zmir e ba l Karfl yaka Belediyesi taraf ndan 5747 yasa çerçevesinde hizmet daralmas bahane edilerek iflten ç kart lan ve uzun süreli bir direnifl örgütleyen Kent A.fi. iflçileri CHP yi bir kez daha protesto etti. 26 Aral k günü CHP lçe Örgütünün delege seçimlerinin gerçekleflece i Maviflehir Kapal Spor Salonu önünde bir araya gelen Kent A.fi. iflçileri, burada bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Yap lan aç klamada Kent A.fi. iflçilerinin hizmet daralmas bahane gösterilerek iflten at lmalar ndan k sa bir süre sonra, belediyenin ihaleleri stanbullu bir firmaya peflkefl çekti ine ve 550 tafleron iflçinin ifle al nd a dikkat çekilerek yaflan lan sorunun çözümü için CHP li hiçbir yetkilinin kendilerini muhatap almad belirtildi. CHP nin Tekel iflçilerinin direnifli süresince tak nd ikiyüzlü tavra atfen CHP milletvekilleri, Tekel iflçilerine sahip ç kt - n z gibi kendi belediyenizin att KENT A.fi. iflçilerine neden sahip ç km yorsunuz? pankart açan iflçiler Tekel, Kent Afi el ele, mücadeleye slogan att lar. Yap lan bas n aç klamas n n ard ndan delege seçimlerinin yap ld salonun önünde oturma eylemi bafllatan iflçiler yo un güvenlik önlemlerinin al nmas na ra men uzun süreli bir oturma eylemi gerçeklefltirdi. ( zmir) Ataflehir de karfl greve do ru Kimilerinin te et geçti kimilerinin de y k p geçti dedi i kriz, günden günü a rl n emekçinin s rt nda hissettiriyor. Ve kazan lm fl haklar n gasp edilmek istenmesi de emekçilerin sorunlar n daha da büyütüyor. Yap lan bu sald r lara sessiz kalmayan D SK Genel- fl Sendikas stanbul Anadolu 1 No lu fiubesi bir bas n aç klamas yapt. Ataflehir Belediyesi ndeki toplu ifl sözleflmesi görüflmelerinin uyuflmazl kla sonuçland n n ve bu süreç içersinde 47 üyelerinin (2 kifli iflyeri temsilcisi olmak üzere) ifl akitlerinin feshedilmesi sebebiyle Belediyede greve do ru gittiklerinin duyurusu yap ld. Kad köy Alt yol Meydan nda toplanan sendika üyeleri ve emekçiler, bas n aç klamas ndan sonra Kad köy Cumhuriyet Baflsavc l na yürüyüfle geçti. Ataflehir Belediye Baflkan hakk nda suç duyurusunda bulunuldu. Hemen ard ndan da Ataflehir e giderek orada da bir suç duyurusunda bulunuldu. (Kartal) CHP li belediye 98 kifliyi iflten att CHP li Buca Belediyesi nde temizlik, park ve bahçe ifllerini yapan tafleron flirkete ba l çal flan 98 iflçinin ifline son verildi i ö renildi. Yans yan bilgilere göre, yaklaflan CHP Buca lçe Kongresi nedeniyle iflçilerin ifline son verildi i ve ç kar lan iflçilerin yerine yeni iflçilerin al naca ileri sürüldü. ( zmir) Ar zl da Ola an Üstü Hal 17 A ustos depreminin ard ndan Irak hükümetinin flartl deste i üzerine yap - lan Ar zl konutlar ndaki depremzedelerin onurlu mücadelesi büyük bir kararl - l kla devam ediyor. Her türlü onur k r c, afla lay c sald r ya ra men bar nma hakk mücadelelerini devam ettiren Ar zl sakinleri, haklar için hakl mücadelelerinden vazgeçmediler. Son olarak yaflanan sald r lar n etkisi üzerine psikolojilerinin bozuldu unu ve tedavi olmaya geldiklerini belirten depremzedeler, 28 Aral k Pazartesi günü Kocaeli Devlet Hastanesi önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirmek istedi. Poliklinikler binas na kadar gelen depremzedelere yönelik özel güvenlik amiri ve güvenlikçiler taraf ndan bir sald r gerçekleflti. Yap lan sald r yla karfl direnen depremzedeler zorla hastane d fl na ç kar ld lar. Hastane d fl na zorla ç kar lan kitle burada tepkilerini dile getirdiler. Kitle ad na konuflma yapan Recep Or, Ar zl halk n n, 7 ayd r eylem yapt n ve yetkililerin çözümden uzak, uzlaflmaz bir tav r sergiledi ini belirterek, Ar zl n n son 4 ayl k süreçte ola anüstü hal durumlar n aratmayan bir konumda oldu- unu ifade etti. Kamusal alanda eylem yapma özgürlü ünün bu ülkede bulundu unu, flu an uygulanan bu sald r n n aç klanabilir bir taraf olmad - n vurgulayan Or, Ar zl sitenin giriflinde bir çevik kuvvet otobüsünün durdu unu ve site içinde gezen sivil polislerin depremzedeleri gözalt na almaya çal flt n belirtti. Bu durumun psikolojik rahats zl klara neden oldu u noktas nda hemfikir olduklar n söyleyen Or, ayr ca çocuklar n polisi gördü ünde korkar hale geldi ini ve bu durumu oyunlara bile tafl - d klar n belirtti. (H. Merkezi) Türkiye nin birçok bölgesinde devlet destekli olarak hayata geçirilmek istenen HES projeleri, gerçekleflen mahkemelere ve kararlara ra men birçok yerde faaliyetine devam etmektedir. Durdurma karar olmas na ra men birçok yerde bulunan HES ler faaliyetlerine devam etmekte, do aya ve buna ba l olarak tar msal alanlara ve üreticiye zarar vermekte. Bu sald r lara karfl mücadele eden bölge halklar çeflitli eylemlerle seslerini duyurmaya çal fl - yor. Son olarak Artvin de yap lmak istenen HES e karfl stanbul da bir araya gelen Artvinliler, Do a düflman projelere karfl örgütlenme karar ald. 29 Aral k günü stanbul Sefaköy Kültür Merkezi nde gerçeklefltirilen Halk suyuna sahip ç k yor adl panelde konuflan Y ld z Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisli i Ö retim Üyesi HES ler virüs gibi yay l yor Beyza Üstün, Dünya Su Konseyi nin 2006 y l nda havzalar birlikte yönetece iz diyerek gözlerini Türkiye ye dikti ini, kamuya ait olan Devlet Su flleri nin de Çevre ve Orman Bakanl na ba lanmas ile birlikte plan yapma yetkisini ele geçirdi ini vurgulad. Üstün ayr ca HES i yapanlar n çakt rmadan maden aramaya da bafllad - na, HES in yap ld yerlerin maden olan yerlerle ayn yerde olduklar na dikkat çekti. Son olarak fiavflat Papart Derelerin Kardeflli i Platformu Sözcüsü Ayvaz Ifl k bir konuflma yapt. Ifl k ekonomik sosyal ve kültürel alanda büyük bir de iflim yafland na ve bu geliflme ile birlikte bu projelerin hayata geçirilmeye çal fl ld na de inerek köylerin korunmas için gereken mücadeleyi vermeye haz r olduklar n belirtti. (H. Merkezi)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi 8-21 Ocak 2010 Devlet iyi fleyler e, Kürt halk eyleme devam ediyor! TC nin iyi fleyler olacak mesaj n n ard ndan bafllat lan aç l m n ard ndan Kürt ulusal hareketine yönelik dalga dalga operasyonlar düzenlendi ve Nisan ay ndan bu yana DTP ve BDP li 218 siyasetçi gözalt na al narak, bunlardan 140 tutukland. Kürtleri soka a döken bu sald r lar n en sonuncu dalgas, Aral k ta yap lan KCK-Türkiye Meclisi ne yönelik operasyon oldu. 80 i aflk n kiflinin gözalt na al nd ve 46 kiflinin tutukland bu operasyon terörüne, halk da yapt eylemlerle karfl l k verdi. 29 Mart yerel seçimlerinde; egemenler, DTP ye karfl kutuplaflarak, anti-propagandalar n art rarak zafer elde etmek isterken hüsrana u ram fllard. O dönemden seçilen belediye baflkanlar n n, yard mc lar n n, DTP ve BDP il, ilçe baflkanlar n n da tutukland bu sald r lar, birçok ilde yap lan eylemlerle protesto edildi. Operasyonun yap ld günden itibaren her yerde protesto aç klamalar yap ld. l ve ilçe binalar önlerine binlerce insan topland. Birçok demokratik kitle örgütü, ayd n ve sanatç BDP yi ziyaret ederek, destek verdi. Diyarbak r eski DTP l Binas önünde bir araya gelen binlerce kifli ve DTP li milletvekilleri, burada sabaha kadar nöbet tuttular. Hakkâri, Amed, Van, fi rnak, Mardin gibi birçok yerde binlerce insan yürüyüfl düzenledi. Kolluk kuvvetleri istisnas z her eyleme sald rd, yüzlerce kifliyi gözalt na ald ve onlarca kifliyi yaralad. Adana, Mersin, stanbul gibi illerde düzenlenen bas n aç klamalar nda devletin, Kürtlerin iradesi olan kiflilere sald rd ve böylece zulüm etti i, ancak Kürtlerin de buna sessiz kalamayaca vurguland. stanbul ve Kocaeli de baz ayd n, sanatç ve demokrat kifliler, BDP ye üye olarak, sald r ya tepki gösterdiler. zmir de de, 46 kiflinin tutuklanmas n protesto etmek için AKP l Binas na siyah çelenk b rak ld. fi rnak ta bir araya gelen Demokratik Özgür Kad n Hareketi (DÖKH) üyeleri Yarat k Kürtler de ildir, savafla destek verendir pankart yla, hem Bülent Ar nç n Emine Ayna ya hakaret etmesini hem de sald r lar k nad lar. Hukuk ambalajl gözalt lar protesto edildi nsan Haklar Derne i zmir fiubesi, ÇHD ve T HV 25 Aral k tarihinde Konak Sümerbank önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Kitle ad na bas n aç klamas n yapan Hülya Üçp nar aç l m süreci ile birlikte de iflen dengelerin yeniden oturtulmas ad na yap lan bu tür sald r lar, hukuk ambalajl bask lar k nad klar n belirtti. Ertesi gün ise BDP zmir il örgütü il binas önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. BDP ad na aç klamay okuyan BDP zmir l Baflkan Ahmet Demiro lu, hukuksal alanda eflitli i, kültürel alanda çok kültürlülü ü sa laman n mümkün oldu unu belirterek, bunun yolunun parti kapatma, gözalt ve tutuklamalar olmad n söyledi. Analar n aht yerde kalmaz, gözyafllar yla çiçek sulanmaz. Zalimlerin zulmü artt kça, zeval bulmas yak nd r diyen Demiro lu, tutuklanan partili arkadafllar n n serbest b rak lmas n istedi. ( zmir) Urfa-Siverek 24 Aral k ta BDP li belediye baflkanlar ve DTP ye yönelik yap lan operasyon Siverek te yap lan bir bas n aç klamas yla k nand. Saat te BDP Siverek lçe Binas önünde toplanan kalabal k kitle, buradan Kanl kuyu Meydan na kadar sloganlar atarak yürüdü. S k s k Tasfiyeye karfl direnifl meflrudur, AKP flafl rma sabr m z tafl rma, Ateflle oynamay n, yanars n z sloganlar n hayk rarak bas n aç klamas n gerçeklefltirdi. Aç klamay, kapat lan DTP nin il baflkan Melik Karaç okudu. Aç klamada, seçilmifllere gözalt operasyonlar devletin halka tahammülsüzlü ünün bir göstergesidir denildi. Kitle bas n aç klamas ndan sonra tekrar parti binas na kadar yürüdü. (Siverek K okurlar ) Bask lara son! HD Antep fiubesi son dönemde artan gözalt ve tutuklamalar protesto için 26 Aral k Cumartesi günü bir bas n aç klamas düzenledi. Bas n aç klamas nda; HD Diyarbak r fiubesi hakk nda arama karar bulunmad halde aranmas ile ilgili yap lan bask n ve ç kar - lan arama karar hukuk d fl d r. nsan haklar savunucular na ve demokrasi güçlerine yönelik bask nlara son verin denildi. (Antep K Okurlar ) kiyüzlü medyadan ahlak dersi! Operasyonun gerçekleflti i gün, binlerce Kürt ile bir araya gelen eski DTP milletvekilleri ve partililer, burada saatler süren bir oturma eylemi gerçeklefltirdi. Eylem s - ras nda aç klama yapan Diyarbak r Belediye Baflkan Osman Baydemir, konuflmalar nedeniyle burjuva medyan n elefltiri oklar na hedef oldu. Devletin Kürtlere yönelik sald - r lar n destekleyen, tutuklananlar n darbe döneminde oldu u gibi tek s ra haline dizilip kelepçelenmesini elefltirmeye bile cesaret edemeyen medya, Baydemir e ahlak dersi verilmesi gerekti ine kanaat getirdi. Medyan n bu ahlak dersinin ne kadar ikiyüzlü oldu unu anlamak için çok yak n zamanda yaflananlara bakmak yeterli olur: Egemenlerin elinde oyuncak olan ayn medya, bize, Türkiye de siyaset yapman n yolunun art k delikanl ca konuflmaktan geçti ini ve halka Anan da al git, Yalanc - s n, Yan gelip yat yorlar, Garip yarat k diyenlerin bu aç k konuflmalar n n samimiyetini(!) anlat p duruyor. (H. Merkezi) OPERASYON VE SONRASINDA BÖLGEDE YAfiANANLAR 24 Kas m da gece yar s bafllad operasyon Amed, stanbul, zmir, Mardin, Siirt, Hakkari, Dersim, Batman, Urfa, fi rnak ve Van da kap lar vuruldu, evlere, derneklere, parti binalar na bask n düzenlendi. Kapat - lan DTP ve yeni kurulan BDP ye yap lan bu sald r lar için, Diyarbak r Cumhuriyet Baflsavc l dü meye basm flt. Amaç, KCK- Türkiye Meclisi ne darbe vurmak Sonuç, içlerinde belediye baflkanlar n n, yard mc lar n n, parti il baflkanlar n n, avukatlar n, insan haklar savunucular n n da bulundu u 80 i aflk n kifli gözalt na al nd. PKK lideri Abdullah Öcalan n tecrit koflullar n n a rlaflt r lmas, ard ndan DTP nin Anayasa Mahkemesi taraf ndan kapat lmas sonras, Kürtler sokaklara dökülmüfl, eylemler düzenlemifllerdi. Eylemlere tahammül edemeyen kolluk kuvvetleri, halka sald rm fl; üç kifli yaflam n yitirmifl, bini aflk n insan gözalt na al nm fl ve yüzlerce kifli de tutuklanm flt. Erdo an n ABD ziyareti ve DTP nin kapat lmas n n ard ndan, 8 ay önce Abdullah Gül ün iyi fleyler olacak diyerek bafllatt aç l m, yeni bir sürece girmifl ve bu sürecin de egemenlere yarayan iyi fleyler e gebe oldu u anlafl lm flt r! Operasyon terörünün ard ndan Kürtler yine sokaklara dökülmüfl, kolluk kuvvetleri yine sald rm fl ve çat flmalar ç km flt r. flte 24 Aral k tan bu yana yaflananlar: * Amed, Van, Urfa, Batman, Hakkari, fi rnak, A r, stanbul, Mardin, zmir gibi birçok ilde ç kan çat flmalarda, yap lan ev bask nlar nda 300 den fazla kifli gözalt na al nd, 100 den fazla kifli tutuklanm fl ve ç - kan çat flmalar da onlarca kifli de yaralanm flt r. Gözalt na al nan ve tutuklananlar n ço unlu unu çocuklar oluflturmaktad r. * Urfa da yürüyüfle kat ld klar için gözalt na al nan 4 kifliye, 30 Aral k günü görülen duruflmalar nda muhtemelen ellerinde tafl olabilir gibi komik bir iddiayla 12 fler y l 3 er ay hapis cezas verildi. * Operasyondan pay n alan yerlerden biri de Diyarbak r HD fiubesi oldu. Sabah n erken saatlerinde, insan haklar savunucular, binay basan polise arama izinleri olmad n söyleyerek direndiler. Ancak hemen savc l a giden polis, çok k sa bir sürede belgeyi alarak, burada arama yapt. * 30 Aral k ta, Diyarbak r da operasyonu protesto etmek için yürüyüfl yapan kitleye sald ran polisin rastgele att gaz bombalar ndan biri, Havva Toprak adl bir kad n n evine geldi. Gazdan etkilenerek hastaneye kald r lan Toprak n 8 ayl k hamile oldu u ve düflük yapma ihtimali bulundu u belirtiliyor. * 25 Aral k ta, Yozgat ta mevsimlik iflçi olarak çal flan bir Kürt olan Mehmet Nuri Turan, memleketi Van a gitmek için ald biletin tarihini de ifltirmek için gitti i Gülen Turizm Firmas nda Buras Diyarbak r de il, Yozgat diyen görevli taraf ndan b - çakl sald r ya u rad. * Afyon-Kocatepe Üniversitesi nde okuyan 3 Kürt ö renci, bunlar teröristtir diyen 20 kiflilik faflist bir grubun sald - r s na u rad. * Ankara da da, üniversite okuyan 3 Küt ö renciye faflist bir grup, sald rd. Olay protesto eden ö rencilere sald ran polis, ö rencileri gözalt na ald. Bir kifli tutukland. (H. Merkezi) CHP den istifalar devam ediyor! Onur Öymen in Dersim katliam n savundu u konuflmas n n ard ndan CHP den istifalar devam ediyor. Son olarak 27 Aral k günü CHP Avc lar lçe Örgütü önünde bir araya gelen 107 CHP üyesi Dersimli yapt klar bas n aç klamas ile istifa ettiklerini duyurdular. Aç klama s - ras nda Dersim onurdur, onuruna sahip ç k vb. sloganlar at ld. Eylemde bas n metnini okuyan Hasan Do an, CHP nin Alevileri arka bahçesi olarak gördü ünü ve CHP iktidar orta oldu u dönemlerde Kahramanmarafl, Çorum ve Sivas Mad mak katliamlar n n yafland n hat rlatt. ( stanbul) Gerillan n cesedine bile tahammülleri yok! Kürt ulusunun her türlü mücadelesine azg nca sald ran sistem; demokratik alanda tutuklama terörü estirirken k rsalda ise gerillaya olan sald r lar na devam ediyor. Bu sald r lar n en yo un yafland alanlardan biri olan gerillada ise tahammülsüzlük en üst boyuttad r. Daha önceden de öldürülen gerillalar n cesetlerine çeflitli iflkenceler yapan TC ordusu (kad n gerilla cesetlerine tecavüzden, kulak kesmelere ve kafalar n Daha önce de defalarca Kürt halk na yönelik sald - r larla gündeme gelen Ankara da bir Kürt genci, kendi dilinde flark söyledi i için vurularak katledildi. Arkadafl n n do um gününü kutlamak için gittikleri bir barda, arkadafllar istedi i için Kürtçe flark söyleyen Emrah Gezer, orada bulunan Özel Harekât polisleri ile tart flmaya bafllad. Polislerin yan nda bulunan taflla ezilmesine kadar) bu vukuatlar na bir yenisini daha ekledi. 4 Aral k tarihinde Cudi Da bölgesinde ç kan bir çat flmada flehit düflen Metin Güleç (Zafer Cudi) ile Yakup Dellayimilan n cesetleri askerler taraf ndan metrelerce sürüklenip tekmelendi. Yakup Dellayimilan, ran vatandafl oldu u için cesedi teslim edilmezken Metin Güleç in cenazesi 11 Aral k tarihinde fi rnak n Da konak köyünde 10 bin kiflilik bir kitle ile topra a verildi. ( stanbul) Devlet, gerillan n flahs ndan da mezar ndan da korkuyor! 14 Nisan 2007 de Dersim in Hozat k rsal nda yaflanan çat flmada flehit düflen PKK gerillas Jehat Binici (Faik Suruç) nin ailesinin yaflad klar, sistemin kinini sergiledi i olaylardan biridir. O ullar n n vasiyeti üzerine, mezar tafl na; Jêhat yoldafl, yoldafllar n diyor ki; da lar n heybetini kanatlar nda tafl yan bir flahin, yürekleri ayd nlatan güvenin özgürlü ün sembolü can yoldafls n dizeleriyle bafllayan bir fliiri yazd ran aile hakk nda bugüne kadar 50 nin üstünde dava aç ld. Örgüt propagandas yapmaktan aç lan son davada ise, baba fiükrü Binici ye 10 ay hapis cezas verildi. Baba Binici, devletin çocuklar n n flahs ndan, cenazesinden korktu u gibi mezarlar ndan da korktu unu söyledi. (H. Merkezi) Aç l yoruz; Kürtçe flark söylemek bile ölüm sebebi! Sinem Uluda isimli kad n n pis PKK l lar, PKK l - larla ayn ortamda kalamam demesi üzerine olay daha da büyüdü ve polisler d flar ya ç kar ld. Ancak olay bununla bitmedi. D flar da pusu kuran polislerin açt atefl sonucu Emrah Gezer s rt ndan vurularak öldürüldü. Daha önce bölgede Özel Harekât Timi olarak görev yapan S.A. gözalt na al nd. (H. Merkezi) Alevilerin katilleri Alevi aç l m nda! 24 Aral k günü saat te Taksim Tramvay dura nda bir araya gelen Pir Sultan Abdal Dernekleri stanbul fiubeleri Alevi aç l m ad alt nda yürütülen çal fltaylara Marafl katliam n n birinci derece sorumlular ndan Ökkefl Kenger in davet edilmesini protesto etti. Marafl ne ilk ne de son yaz l pankart açan kitle, Marafl katliam - n n dönemin mülki amirleri taraf ndan organize edildi ini ve katliam planlayanlardan biri olan Ökkefl Kenger in önce akland n ard ndan da milletvekili yap larak meclise girdi ini dile getirdi. Kitle ad na bas n aç klamas n okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derne i Kad köy fiube Baflkan Fethi Bölükgiray; katliamlarla ilgili gizli belgelerin aç lmas n, sorumlular n hesap vermesini ve Alevi aç l m na katillerden hesap sorularak bafllanmas n istedi. Dün Marafl ta, bugün Sivas ta, çözüm faflizme karfl savaflta vb. sloganlar n at ld eylemde, bir önceki gün Haber Türk te yay nlanan programda Alevilere hakaret edilmesi de protesto edildi. ( stanbul) Kay plar m z n avukatlar n de il, failleri tutuklay n! 248. Hafta Kay p yak nlar n n mücadelesi, 248. haftada da devam etti. Devletin ölüm mangalar n n katletti i ve çeflitli bahanelerle yaflananlar örtmeye çal flt yap lan bas n aç klamas ile kitlelere duyuruldu. Ayr ca faillerin yarg - lanmas için mücadele eden avukatlar n tutukland da hat rlat ld. 26 Aral k Cumartesi günü saat de yap lan eylemde Kay plar belli failleri nerede? ve Kay plar m z n avukatlar n de il, failleri tutuklay n yaz l pankartlar aç ld. Eylemde bas n metnini HD üyesi Sebla Arcan okudu. Arcan; 24 Aral k günü HD Diyarbak r fiube Baflkan Muharrem Erbey ve BDP li belediye baflkanlar n n tutuklanmas n n demokrasi mücadelesine s k lan bir kurflun oldu unu belirtti Hafta Kay plar n bulunmas ve sorumlular n yarg lanmas talebi ile Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen kay p yak nlar 2010 un ilk eylemini gerçeklefltirildi. Eylemde aç klama öncesi 2010 y l için haz rlanan bir mesaj okundu. Mesajda kay plar n katillerinin yarg lanmas noktas nda hiçbir ad m n at lmad vurguland. 2 Ocak Cumartesi günü gerçekleflen oturma eyleminde kitle ad na bas n metnini HD Kay plara Karfl Komisyon üyesi lker Eraslan okudu. Eraslan J TEM ve Genelkurmay n faaliyetleri hakk nda ard ard na itiraflar n gelmeye devam etti ini belirterek, gerçeklerin su üstüne ç kt n ve art k gizlenemedi ini belirtti. Yaflanan katliamlar n sorumlular n n ortaya ç kmas na ra men herhangi bir cezai ifllemin yap lmad na da de inen lker, katillerin peflini b rakmayacaklar belirtti. ( stanbul)

7 8-21 Ocak 2010 Halk n gündemi flçi-köylü 7 Marafl n ve 19 Aral k n yaras kanamaya devam ediyor! Bundan 31 y l önce gerçekleflen ve günlerce estirilen terörün ard ndan yüzlerce insan n katledildi i Marafl katliam protesto edildi ve sorumlular n aç a ç kart lmas bir kez daha istendi. zmir Büyükflehir Belediyesi önünde bir araya gelen Alevi Bektafli Derne i ve Yöre Dernekleri Platformu üyeleri, Marafl katliam - n n 31. y ldönümünü protesto etmek amac yla bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Kitle ad na bas n aç klamas n gerçeklefltiren Alevi Bektafli Derne i ve Yöre Dernekleri Platformu Dönem Sözcüsü fiehri Tu cular, Marafl ta Alevilerin genci, yafll s, çolu u cocu- uyla birlikte topyekun bir katliama maruz kald n belirterek, tüm bu olaylar n devletin gözü önünde cereyan etti ini söyledi. Marafl, Çorum u, Gazi yi, 1 May s, 19 Aral k kimseye unutturamayacaklar n dile getiren Tu cular hiçbir halk n adaletsiz kalmayaca n, adaletsiz yaflayamayaca n belirtti. Tu cular, Marafl olaylar n n üzerinden 31 y l geçmesine karfl n henüz hiç kimsenin bu olaylar nedeniyle ceza almad n ifade ederek sorumlular n yarg önüne ç kar lmas n istedi. ( zmir) Marafl katliam n unutmad k! Erzincan da 24 Aral k günü Pir Sultan Abdal Kültür Derne i nin düzenledi i Marafl katliam n anma eylemine bizler de Partizan okurlar olarak kat ld k. PSAKD binas ndan yürüyüfle bafllayan kitle sloganlarla Cumhuriyet Meydan na geldi. Bas n metni okunurken faflistler fiehitler ölmez vatan bölünmez sloganlar atarak eylemi provoke etmeye çal flt. Ancak kitle k flk rtma giriflimlerine prim vermedi. (Erzincan dan K okurlar ) Mu la 20 Aral k Pazar günü saat te S n rs zl k Meydan nda Hayata Dönüfl katliam n protesto etmek için bir bas n aç klamas yap ld. Bas n aç klamas n YDG, DGH, Dev- Lis, Gençlik Federasyonu ve MDG birlikte gerçeklefltirdi. Eyleme Yurtsever Demokrat Gençlik de destek verdi. (Mu la YDG) Dersim-Pertek Pertek YDG 19 Aral k katliam n k namak amac yla yaflam n yitiren tüm devrimci tutsaklar ve tecridi konu alan bir sinevizyon gösterimi düzenledi. 27 Aral k Pazar günü ise Marafl katliam n n y ldönümü dolay s yla bir dakikal k sayg duruflu ve ard ndan Marafl katliam sinevizyonu izlenildi. (Dersim Pertek YDG) Siverek te 19 Aral k ve Marafl protestosu F Tiplerinde yaflanan hak gasplar n protesto etmek ve Marafl katliam nda yaflam n yitirenleri anmak amaçl Siverek E itim-sen de bir etkinlik gerçeklefltirildi. 25 Aral k Cuma günü gerçeklefltirilen etkinlikte 19 Aral k katliam n anlatmak amaçl Keflke olmasayd adl, Marafl Katliam n anlatmak için de bir baflka belgesel gösterildi. Yap lan konuflmalarda F Tiplerinde tecritin bugün de yafland na de inildi. (Siverek K okurlar ) 19 Aral k katliam n n hesab n soraca z Elimize e-posta kanal yla geçen bir habere göre TKP/ML T KKO militanlar ülkemiz hapishanelerinde faflizmin gerçeklefltirdi i katliam lanetlemek ve 19 Aral k flehitlerini anmak için bir eylem gerçeklefltirdi. 19 Aral k Cumartesi günü Sar gazi Yenido an Mahallesi Ufuk Caddesi üzerine militanlar taraf ndan Aral k Katliam n n Hesab n Soraca z TKP/ML T KKO yaz l bomba süsü verilmifl pankart as ld ö renildi. Elimize geçen haberde ayr ca ayn bölgede yine bo yafl yor T KKO savafl yor, Umudun ad TKP/ML T KKO, Devrim flehitleri ölümsüzdür, Gerillalar ölmez yaflas n Halk Savafl, TKP/ML saflar nda örgütlen, T KKO ya kat l, savafl sloganlar n n parti ve ordu imzalar yla birlikte birçok noktaya yaz ld ve brahim Kaypakkaya flablonlar n n TKP/ML T KKO imzalar yla birlikte yap ld ifade ediliyor. Edirne de linç giriflimi Egemenler taraf ndan yay lan/yay lmak istenen kendine muhalif devrimci kesimlere yönelik linç kampanyalar devam ediyor. Daha önce Çanakkale Bayramiç te, zmir ve Ayd n da, Kürt milliyetinden halk m za yönelik linç giriflimleri yarat lmak istenen bask ve korku ortam n n sonuçlar d r. Son olarak Edirne de 16 Aral k ta yasak yay n bulundurdu u gerekçesiyle gözalt na al nan ve DHKP-C üyesi olduklar iddias yla tutuklanan Edirne Gençlik Derne i üyeleri Harika K z lkaya ve Cevahir Erdem adl iki ö rencinin serbest b rak lmas ve ncirlik Üssü nün kapat lmas için Edirne Gençlik Derne i üyeleri ve tutuklanan ö rencilerin anneleri bir bas n aç klamas yapt. Yap lan bas n aç klamas yla beraber aç lan stantta imza toplanmaya baflland. mza toplanmas s - ras nda yaklafl k 750 kifli, buras Edirne, burada hain yok, Her Türk asker do maz! Kahrolsun PKK sloganlar ile bas n aç klamas yapan ve imza toplayanlara linç girifliminde bulundu. Polisin her zamanki gibi vatandafl hain lere karfl duyarl olal m, gerekli ifllemleri yap yoruz gibi linçlere teflvik eden söylemleri aras nda yap lan linç giriflimi Gençlik Derne i üyelerinin polis otosuna bindirilmesiyle devam etti. Polis otosuna bindirilen gençlere otobüste de sald r devam etti. 3 Ocak ta, Edirne ye giden Halk Cephesi üyeleri, Edirne giriflinde polis barikat yla karfl laflt. Direnen kitleye, polis ve faflist bir güruh birlikte sald rd, olayda 5 kifli yaraland. Yine ayn gün, Kars ve Erzincan da Gençlik Denrne i üyelerine sald ran polis, 38 kifliyi gözalt na ald. Yarat lan korku ve linç ortam egemenlerin devrimci, ilerici ve yurtsever kesime yönelik bask politikalar n n tahammülsüzlü ünün sonucudur. Yap lan linç giriflimlerine vatandafl hassasiyeti olarak gösterip meflru gören egemenler yarat lan korku ve linç ortam n n sorumlular d r. ( zmir) Her Türk asker do ar faflist slogan ile gençlere askerlik yapmay dayatan devlet, kendi bekas n sa layabilmek ad - na, halk n çocuklar n kendine hizmet etmeye mecbur etmekte ve bunun ad na da vatani görev demektedir. Bu görev ini yerine getirmek istemeyenler ise vatan haini muamelesi görmektedir. Çeflitli sebeplerden dolay askere gitmeyi reddedip vicdani ret hakk n kullananlar ise türlü bask lara maruz kalmaktad r. Vicdani ret hakk n kullanarak askere gitmeyen Enver Aydemir, 31 Aral k 2007 tarihinde tutuklanm fl ve 4 ay tutsakl n ard ndan serbest b rak lm flt. 24 Aral k günü tekrar tutuklanarak askeri hapishaneye götürülen Aydemir, burada tek tip elbise uygulamas n reddetti i gerekçesi ile iflkence görmüfl ve sonras nda açl k grevine bafllam flt r. Konuyla ilgili olarak 27 Aral k tarihinde Vicdani Retçi Enver Aydemir le Dayan flma nisiyatifi Galatasaray Meydan nda bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Aydemir in ailesi o ullar n n falakaya yat r ld n ve kaba dayaktan geçirildi ini, bunun üzerine açl k grevine bafllayan Aydemir e zorla serum verilmeye çal fl ld n belirtti. O ullar n n açl k grevine devam etti ini ve sa l k durumundan endifle duyduklar n söylediler. ( stanbul) Resmi ideolojinin flairi smet Özel e Alevilerden dava! Polis terörüne karfl stiklal Caddesi nde eylem 19 Kas m günü Esenyurt ta polis taraf ndan katledilen Alaattin Karada ve sokak ortas nda polisler taraf ndan katledilenlere adalet talebiyle stiklal Caddesi nde kitlesel bir yürüyüfl gerçekleflti. BDSP, Proleter Devrimci Durufl, EHP ve TÖP ün ça r s yla 26 Aral k günü saat te gerçeklefltirilen eylemde Karada cinayeti ayd nlat ls n- Katiller yarg lans n pankart ile Festus Okey, Engin Çeber, U ur Kaymaz, Baran Tursun ve Ceylan Önkol un resimleri tafl nd. Siyasi cinayetler ayd nlat ls n, Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar n n at ld yürüyüfl, Galatasaray Lisesi önünde sona erdi. Yap lan bas n aç klamas nda polisin iflledi- i tüm cinayetlerin ayd nlat lmas için her Cumartesi ayn yer ve saatte eylemler gerçeklefltirilece i duyuruldu. ( stanbul) Ülkemiz egemenlerinin ülkemizi Türk-Sünni anlay fl üzerinden teklefltirmeye çal flmas bunun sonucu olarak da kendi d fl ndaki milletleri, mezhepleri yok sayma, inkâr ve imha etme politikalar n savunan kendini ayd n, flair olarak niteleyip resmi ideolojiye yaltaklanan aymaz kiflilerin ç kmas do ald r. Son olarak kendini flair olarak niteleyen smet Özel in aç klamalar resmi ideolojinin kendi propagandalar n yapan insanlar yaratmas sonucudur. Burjuva medyada bir programda smet Özel in Aleviler hakk ndaki konuflmas nda Türk olmayana gâvur denir. Gâvur da akl olsa Müslüman olurdu. Aleviler de Müslüman olamazlar. Aleviler, Haçl ordular n n Anadolu daki kal nt lar. Anadolu sadece Türk yurdudur. Alevilik ilkelliktir. Bunu herkes kolayl kla gözlemleyebilir. Aleviler, Haçl Seferleri baflar s zl kla sonuçland ktan sonra buray terk etmek istemeyen Avrupal lard r fleklindeki sözleri Alevi halk nda büyük tepkiyle karfl land. Tunceli Barosu na ba l avukatlar taraf ndan Tunceli Baflsavc l na bir inanç ve bu inanca mensup vatandafllara yönelik hakaret etti i gibi bu sözlerini bas n yolu ile dile getirmifltir. Halk dil, din, rk ve bölge fark gözeterek, kin ve düflmanl a tahrik etti i gibi bir inanc aç k flekilde afla lam flt r. Bu sözlerin suç teflkil etti i çok aç k bir flekilde ortadad r diyerek, Özel ve yay n boyunca suç teflkil eden fiillere müdahalede bulunmayan televizyon yetkilileri hakk nda kamu davas aç lmas talebiyle baflvuruda bulundular. ( zmir) Filistin e özgürlük, srail e boykot! Siyonist srail in Filistin de gerçeklefltirdi i katliam, y ldönümünde protesto edildi. 27 Aral k günü Taksim Tünel de bir araya gelen yüzlerce kifli Gazze ablukas n n kald - r lmas için, iflgalin son bulmas için, utanç duvar n n y k lmas için, mültecilerin geri dönüfl hakk için srail e boykot pankart açarak Taksim Meydan na yürüdü. Filistin çin srail e Karfl Boykot Giriflimi nin örgütledi i eylemde s k s k Davos ta kand rma, srail burada, Konya da tatbikat, Gazze de felaket sloganlar at ld. Yürüyüfl cadde üzerinde bulunan halk taraf nda alk fllarla desteklendi. ( stanbul) ÇHD den faflist sald r lara tepki DTP nin kapat lmas ndan sonra çeflitli illerde yaflanan faflist sald r - lar, Ça dafl Hukukçular Derne i taraf ndan yap lan bir bas n aç klamas ile protesto edildi. 30 Aral k Çarflamba saat da Galatasaray Lisesi önünde Ça dafl Hukukçular Derne i yaz l pankart n aç lmas ile bafllayan eylemde, bas n metnini Av. Taylan Tanay okudu. Tanay; Türkiye nin birçok yerinde yaflanan linç giriflimlerini ve bu sald - r lar hakl gören siyasal iktidar protesto ettiklerini söyledi. ( stanbul) Sincan F Tipi nde neler oluyor? Robokop, panzer ve tatbikat Ftipi hapishanelerin aç lmas yla beraber uygulanan tecrit ve tredman her geçen gün a rlaflarak içerde tutsaklara d flar da da ailelere uygulanmaktad r. Tutsaklar yaln zlaflt rmak için yap lan uygulamalara her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Son dönemde Sincan F Tipi nde yaflananlar bunlara yeni örneklerdir. Son 3 ayda yaflananlar içerde tutsaklara bask y a rlaflt rm fl, ailelere ise görüflleri dayan lmaz hale getirmifltir! Verilmeyen gazeteler, sevk ve iletiflim sorunlar n n yan s ra onursuz aramalar s klaflm fl, aç k görüfllerde kalem-ka t yasaklanm fl, iç çamafl r, çorap gibi tutsaklar n ihtiyaçlar n elden yat rma yasaklanm fl, kantinden almaya zorlanm flt r. Bunlar n d fl nda görüfle giden ailelere de onursuz arama dayat lmakta, bunu kabul etmeyen aileler ise kötü muamele ile karfl laflmakta hatta bununla da yetinmeyip k nama, uyar ve 1 ay ile 1 y l aras nda de iflen görüfl cezalar yla karfl laflmakta. Kas m ay görüflünde onursuz aramayla karfl laflan Yaflar nce nin görüflçüsü görüfle ç plak ayakla girmifl, bu yüzden uyar lm fl ve bir daha yaparsan görüfl cezas al rs n diye tehdit edilmifl, yine ayn ay görüfl yapan Ercan Akp nar n arkadafl görüflçüsü Özge Astan ise onursuz aramay kabul etmedi i için 1 ay görüfl cezas alm flt r. Erol Zavar n efli Elif Zavar da ayn uygulamaklara maruz kalm fl ve görüflünün büyük bir k sm n bu aramalar esnas nda kaybetmifltir. Bunlar n yan s ra Aral k ay n n son iki haftas nda görüfl saatlerinde asker aramas var denilerek görüfller engellenmekte ve aileler saatlerce bekletilmekte. Özellikle son hafta görüfle giden aileler F 1 etraf nda onlarca robokop, asker, z rhl akrep arac ve komutanlarla karfl lafl nca çocuklar n n hayat ndan endifle etmeye bafllad lar, bilgi almak istedilerse de hiçbir yetkili bir aç klama yapmad, gerekçe olarak da gizlilik var denildi. Ad na tatbikat dedikleri bu manzara ile karfl - laflmak aileleri endiflelendirmekte ve Sincan F Tipi nde neler oluyor sorusunu akla getirmekte! (Ankara dan bir K okuru) PfiTA: Sesimizi duvarlar n ard na tafl yal m! Egemenlerin bask politikalar n n en çok hissedildi i alanlardan biri olan hapishanelerde tecrit koflullar her geçen gün a rlaflt r larak, devrimci ve yurtsever tutsaklar daha da yaln zlaflt r lmaya çal fl lmakta ve üzerlerindeki bask lar art r lmaktad r. Hapishanelerde yaflanan bu bask lara karfl d flar dan da örgütlü bir ses yükselmedikçe sistemin hapishanelere yönelik politikalar daha da pervas zlaflmaktad r. Sistemin bu politikalar na karfl devrimci tutsaklar n yaln z olmad n göstermek ad na Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri (PfiTA) taraf ndan Kalemimizdeki prangal k ral m, hücrelerden bir tu la da biz sökelim fliar yla yaklafl k iki ay önce bafllat lan kampanya kapsam nda 25 Aral k günü Galatasaray Lisesi önünde yap lan bir bas n aç klamas ile tutsaklara yeni y l kartlar gönderildi. Ülkemiz hapishanelerinde tutsak edilen, tecrit hücrelerinde yaln zlaflt r lmaya, sese, fl a, kendisine ve insanl - a yabanc laflt r lmaya çal fl lan evlatlar m z, efllerimiz ve kardefllerimiz yaln z de ildir. Adaletsizli in ve sömürünün kayna sistem oldukça ülkemiz hapishaneleri ezilenlerin u rak yeri olmay sürdürecek ve biz tutsak yak nlar da onlar n d flar daki sesi olmaya devam edece- iz denilen aç klaman n ard ndan Galatasaray Postanesi nden hapishanelerde bulunan tüm Partizan tutsaklar - na yeni y l kartlar gönderildi. ( stanbul) T E C R T E S O N! Hapishaneler; devletin, devrimci ve yurtsever tutsaklardan öç alma ad na futursuzca sald r lar n sergiledi i alanlardan biri olmaya devam ediyor! * Tutsaklara yönelik hak gasplar, fiziksel ve cinsel sald - r lar ile ünlü Sincan Kad n Hapishanesi nde idare ayn tutumunu sürdürüyor. Güler Bülent, Gönül Bulut ve Deniz Y ld z adl tutsaklara, hastaneye giderken askerin sald rarak cinsel tacizde bulundu u ö renildi. Bu sald r üzerine tutsaklar, hastaneye gitmekten vazgeçerek, tedavi olamad lar. * Yine Sincan Kad n Hapishanesi nde bulunan PKK li kad n tutsak Afyon Korkmaz n 5 y ld r aya nda ve bafl nda flarapnel parçalar bulundu u ve tedavi edilmedi- i belirtildi. Korkmaz n kardefli Mehmet Korkmaz, kardeflinin di er kad n tutsaklar n yaflad sald r y ö renince hastaneye gitmekten vazgeçti ini söyledi. * Türkiye Kürdistan nda son süreçlerde yaflanan kolluk kuvvetlerinin tutuklama terörü nedeniyle Diyarbak r D Tipi Hapishane de yer kalmad, bu yüzden de tutsaklar n bir k sm n n baflka hapishanelere sevk edildi i belirtildi. * Van F Tipi Hapishane de bulunan PKK li tutsaklar, Abdullah Öcalan a yönelik tecriti protesto etmek için 5 Aral k ta bafllatt klar süresiz ve dönüflümlü açl k grevi sonras nda kendilerine yönelik bask lar n artt n söylediler. So uklar n artt flu günlerde bilinçli olarak kaloriferlerinin söndürüldü ünü, battaniye verilmedi ini, görüflçülerinin ve kendilerinin ince arama ad alt nda onursuzca aranmaya çal fl ld n ve görüfl sürelerinin k - salt ld n belirten tutsaklar, duyarl l k ça r s nda bulundular. * zmir-buca K r klar 1 No lu F Tipi Hapishane de bulunan PKK li tutsaklar, ifl yurtlar na ç kmad klar gerekçesiyle sohbet haklar n n ellerinden al nmaya çal fl ld - n belirttiler. * Ankara-Sincan 2 No lu F Tipi Hapishane de bulunan ve 4 y ld r kanser hastas olan Abdulsamet Çelik in durumunun giderek a rlaflt belirtildi. Çelik in son 20 günde almas gereken 2 ünite kan n 4 üniteye ç kar ld - n ve bunun anlam n n sa l k durumunun giderek kötüleflmesi oldu unu yazan arkadafl tutsak Murat Duruk; gönderdi i mektupta duyarl l k ça r s nda bulundu. * Son dönemlerde Türkiye Kürdistan nda yaflanan tutuklama terörü nedeniyle dolan hapishanelerden biri de Van F Tipi Hapishane oldu. Hapishane idaresi, bu duruma çözüm bularak(!), tutsaklar n ceza olarak gönderildi i hücreleri de ko ufl haline getirdi! Van Barosu, bu durumun hukuka ayk r oldu unu belirterek tepki gösterdi.

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem 8-21 Ocak y l ; TEKEL bafllang ç, dalga dalga geliyor direnifller! flçi s n f na yönelik kapsaml sald r lar n hayata geçirilmeye çal fl ld ve bunun karfl s nda direnifllerin yafland bir y l oldu ATV-Sabah, Sinter Metal, Entes, Tersane, E-Kart, DESA, YÖRSAN, Kent Afi, Esenyurt ve sonuncusu TEKEL iflçilerinin direnifliyle kapand bu y l. Yaflanan direnifllere kaynakl k eden sald r lar n bafl nda sendikalaflma hakk n n gasp ve ekonomik talepler gelmekte. Aç l m tart flmalar, Kürt sorunu, flüpheli intiharlar, Ar nç a suikast soruflturmas n n gölgesindeki ülke gerçekli i, Ankara da TEKEL iflçilerinin çakt k v lc mla ülkenin dört bir yan na yay lan ateflle yan pkavruluyor. Ankara ayaz iflçilerin direnifl s - cakl n kesemedi i gibi aksine bu s cak dalgan n yay lmas n da engelleyemiyor. Ölmek var, dönmek yok diyen iflçiler, devletin sald r s, sar -sendikal bürokrasinin setlerini gelecekleri için bir bir çi neyip geçiyor. Ülkenin dört bir yan nda sokaklar dolduran iflçiler b çak kemikte diye ba- r yor. 25 Kas m grevi sonras soruflturma furyas na demiryolu iflçilerinin tepkisi; Esenyurt Belediyesi iflçilerinin ivmesi yükselen direnifli, tfaiye iflçilerinin demokratik haklar na sahip ç kma mücadelesi, TEKEL ve dayan flma eylemleriyle ülkenin dört bir yan na yay lan eylemler 2010 y l n n ülkemizde nas l geçece inin de güçlü sinyallerini veriyor. TEKEL özellefltirildi, fatura iflçiye kesildi 12 bin TEKEL iflçisini Ankara ayaz nda bekleten sald r özellefltirme. Bugüne getiren süreç ise TEKEL Sigara flletmelerinin özellefltirilmesiyle bafllad. Özellefltirilen TEKEL fabrikalar nda çal flan 3 bin 133 iflçiden, 2 bin 749 u Yaprak Tütün flletmeleri ne gönderildi. Ancak 2008 y l nda devlet bu iflletmeleri de bir bir kapatmaya bafllad. Sadece 6 fabrika kapat lmad ancak onlar n da 2010 y l Haziran ay nda kap lar na kilit tak lmas n bekliyor. TEKEL den Yaprak Tütün flletmelerine gönderilen iflçiler fabrikalar n kapanacak olmas nedeniyle 657 say l yasan n 4/C maddesi kapsam na sokulmak isteniyor. Hiçbir sosyal güvence ve hak olmaks z n iflçiler sözleflmeli, di er bir ifadeyle kiral k iflçi statüsünde asgari ücretin de alt nda en fazla 10 ay çal flt r lacaklar. flçilerin direnifline neden olan bu sald - r sendika, toplu sözleflme, k dem tazminat gibi kazan lm fl haklarlar n n gasp edilmesinin yan s ra açl a da terk edilmesi anlam na geliyor y l n n Kas m-aral k ay nda yaflanan iflçi ve emekçi direniflleri egemenlerin sald r yasalar n görece zorlanmadan geçirmesine karfl n, bunlar uygularken zorlanaca n göstermesinin ötesinde toplumun tüm kesimlerinin sokaklara taflan öfkesi korkular n n as l nedeni. Kürt halk n n bedeli her ne olursa olsun sokaklardaki isyan, kamu emekçilerinin 25 Kas m grevi, ard ndan iflçi s n f n n yayg nlaflan eylemleri bugünün ve en önemlisi de yar n n hiç de kolay geçmeyece ini gösteriyor. Kriz yeni dev dalgalarla varl n koruyor; iflsizlik, açl k ve sosyal patlama gerçe i de ifltirilemiyor. Zira tart fl lan 2010 y l bütçesi de tablonun de iflmeyece ini, felaketin daha da büyüyece ini söylüyor. Aslan pay n n haks z savafla ayr ld bütçede d fl borcun ödenmesi hedefleniyor. Tüm bunlar ise halk n cebinden geçmifl y llarda al nan paran n daha da art r lmas yla mümkün olacak. Y la zamlarla merhaba diyen emekçi halk m z do algaza, elektri e, benzine ve sigaraya yap lacak yeni zamlar bekliyor. Kriz gerekçesiyle daralan istihdam alanlar n n yaratt iflsizlik bilançosu patlamaya haz r bir bomba misali sürekli art yor. flçi ve emekçilerin 2009 y l nda yaflad klar önümüzdeki y la fl k tutarken 2010 y la devredilen direnifllere yenileri eklendi ve yenilerin eklenece i bir döneme kaç n lmaz olarak giriliyor. TEKEL iflçilerinin ifadesiyle; TEKEL iflçisi iflin bafllang c. Dalga dalga geliyor. Haziran 15 ten sonra Karayollar, TEDAfi, fleker fabrikalar, hepsi ayn bizim konumumuza düflecek y l ndan 2010 y l na evrilen direnifller flçi s n f na yönelik kapsaml sald r lar n hayata geçirilmeye çal fl ld ve bunun karfl s nda direnifllerin yafland bir y l oldu ATV-Sabah, Sinter Metal, Entes, Tersane, E-Kart, DESA, YÖRSAN, Kent Afi, Esenyurt ve sonuncusu TEKEL iflçilerinin direnifliyle kapand bu y l. Yaflanan direnifllere kaynakl k eden sald r lar n bafl nda sendikalaflma hakk n n gasp ve ekonomik talepler gelmekte. Bu direnifllerin bir k sm gösterilen kararl l k sonucu kazan mla sonuçlan rken (DESA bir örnek), bir k sm devam ediyor (Sinter Metal, Entes, Kent Afi vd.), direnifllerin a rl k bölümü ise mahkeme süreçlerine havale edilmifl durumda. (ATV-Sabah gibi) Hepsi tek bafl na incelenmeyi gerektiren bu direnifllerin s n rl düzeydeki ayr m noktalar ndan ziyade, bulufltuklar ortak noktalar üzerinden tart flmak ve sonuçlar ç karmak daha faydal olacakt r. flçilerin direnifllerini sürdürdükleri ifl kollar ya da bölgeleri farkl olsa da yaflad klar ayn. Fabrika önlerinde kurulan çad rlara hapsedilen bu direnifllerin bir k sm fabrika iflgalleriyle bafllam fl (Gürsafl, Sinter, Brisa buna örnektir), ancak gerek patronun devlet destekli sald r s, gerekse de sendikalar n tutumundan kaynakl bu direnifller çad rlara mahkum edilmifltir. Lokal düzeyde devam eden direnifller kimi zaman birleflse de bu birleflme damgas n vuracak bir nitelik kazanmam fl, dönemsel bir özellikle s - n rl kalm flt r. Ülkemizde iflçi s n f n n mücadelesinde esasl sorunlardan biri olma niteli ine sahip olan bu gerçek, kazan m sa lanmas nda s n f n önündeki en önemli etkenlerden biri. Örne in zmir Kent A.fi. iflçilerinin direnifli ve Ankara yürüyüflü iflçiler aç s ndan önemli deneyim ve birikimin oluflmas na neden olmufltur. Ankara yürüyüflü s ras nda u rad klar illerden destek görmüfl olmas na ra men bu destek s n rl bir düzeyde kalm flt r. Abdi pekçi Park nda faflistlerin sald r s na u rayan iflçiler, Ankara bekleyiflinden sonuç olamay nca zmir e gönderilmifllerdir. Toplumun di er kesimleriyle buluflamayan bu direnifllerde baflar n n da ancak bu yolla sa lanabilece ini iflçiler de yaflad klar direnifl deneyimlerinden biliyorlar. 100 lü günleri geride b rakan Esenyurt Belediyesi iflçileri, Mücadelemizi kazanmak için direniflimizi Esenyurt halk n n gündemine sokmak ve Belediye üzerinde birlikte bas nç uygulamak zorunday z diyorlar y l da özellefltirme y l olacak Devletin geçti imiz aylarda aç klad Orta Vadeli Program da öngörülen hedefler do rultusunda döneminde; esnek çal flma modellerinin yayg nlaflt r laca, yavafllayan özellefltirme politikalar na yeniden h z kazand r laca, sosyal harcamalarda k s tlamaya gidilece i ve sa l k alan n n tamamen ilaç tekellerine peflkefl çekilece i ilan edilmiflti. 90 l y llarla birlikte h zland r lan özellefltirme sald r s devlet taraf ndan muhalefeti engellemek için parça parça da olsa uygulad sistemli bir politika olarak hayata geçirilmektedir. Sald r iflçi ve köylüleri y k - m n efli ine getirirken, ülke zenginliklerinin emperyalistlere peflkefl çekilmesi, üretim alanlar n n yok edilerek ba ml l n art r lmas ve milyonlarca insan n aç ve iflsiz kalmas na neden oluyor. Uzun bir süredir gündemde olan fleker fabrikalar n n sat fl Ar nç a suikast tart flmalar n n yo unlaflt günlerde sessiz sedas z gerçeklefltirildi. Türkiye fleker fabrikalar na ait Kastamonu, K rflehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarflamba fleker fabrikalar özellefltirildi. Malatya, Erzincan, Elaz ve Elbistan fleker fabrikalar n n sat fl ile ilgili aç lan ihaleye son teklif de 21 Ocak 2010 tarihinde al nacak. Özellefltirme idaresi Baflkanl (Ö B) taraf ndan flekerin özellefltirilmesiyle ilgili yap lan aç klamada: Türkiye nin Japonya dan sonra flekerde en pahal ikinci ülke oldu u, Türkfleker in bir an önce özellefltirilmesi ve Türkiye deki fleker fabrika say s n n 12 ye düflürülerek fleker ithalinin serbest b rak lmas gerekti i yönündeki ifade özellefltirmenin ana mant n ifade ediyor. Yani bu iflletmelerdeki maliyetler gerekçe gösterilerek özellefltiriliyor, böylece devletin s rt ndaki yük hafifletilmifl oluyor. fiekerin özellefltirilmesi ülkemizde geçim kayna fleker pancar olan üreticinin sonu anlam na geliyor y l nda bafllat lan kotal pancar ve fleker üretimi özellefltirmeyle birlikte daha yo unlaflt r lacak. fieker- fl Sendikas fabrikalar n sat fl ndan sonra yapt aç klamada: Türkfleker e ait dört fabrikan n sat lmas durumunda kamu sektörü y lda 145 milyon dolarl k kârdan mahrum olacakt r. Sat lamayan fabrikalar n gerçek d fl gerekçelerle kapat lmas, kurulu yat r m de eri yaklafl k 3 milyar dolar civar nda olan kamu varl n n da yok edilmesi anlam na gelecektir. Böylesi bir uygulama sonucunda, baflta do u bölgeleri olmak üzere birçok yörede 400 binin üzerinde çiftçinin pancar tar m ndan d fllanaca ; fleker üretiminde 700 bin ton, istihdamda ise 15 bin kiflilik bir daralma yaflanaca ifade ediliyor. Yani 2010 y l Haziran ay nda fleker fabrikalar nda çal flan 15 bin iflçi de TEKEL iflçileriyle ayn kaderi paylaflacak. Onlar da Özel stihdam Bürolar nda 4/C kapsam na al narak kiral k iflçi statüsüne sahip olacaklar y l özellefltirme listesi flekerle bitmiyor, s rada TEDAfi var. Özellefltirme için ihaleler aç lm fl ancak henüz sonuçland r lamam flt r. TEDAfi için öngörülen süre ise en geç 2010 un sonu. Di er taraftan mahkeme onay ve sözleflme bekleyen özellefltirme alanlar ndan bir di eri de zmir, Derince, Band rma, Samsun limanlar. Tüprafl, Seka, Telekom, TEKEL, TE- DAfi, fieker ve limanlar. Kimisi özellefltirildi, kimisi s ras n bekliyor. Ülkenin tüm bu zenginlikleri tek tek sat l rken; iflçiler devlete satacak bir fley b rakmad n z? diye sesleniyorlar. Sendikal bürokrasi ve yol ayr m flçi s n f ve emekçiler böylesine ciddi sald r larla karfl karfl yayken, mücadele trendi yükselirken üzerinden atlan lmamas gereken önemli bir nokta da sendikalar. Son örnek olmas bak m ndan TEKEL somutunda Türk- fl in tutumuyla bafllayal m. Birincisi flunu vurgulamak gerekir ki iflçiler Ankara ya Türk- fl in öncülü ünde gelmediler. flbirlikçi, sar sendikan n iradesine ra men bu eylemin karar n alm fl ve gerçeklefltirmifllerdir. Kald ki TEKEL iflçileri özellefltirme sürecinin bafl ndan itibaren yaflad klar yla sendikalar n n nas l bir anlay - fla sahip oldu unu ve devletle iliflkisini biliyorlar. Bu yüzden M. Kumlu devletle anlaflarak fabrikalar satt diyorlar. Bir de flin asl ne biliyor musunuz? Erdo an hükümeti önlerinde, kendilerinden ba ms z ayakta duran bir güç istemiyor. fiu an bizim buradaki meselemiz de o. Yukar da büyükler savafl yor, olan bize oluyor. Mustafa Kumlu Tes- fl ten geldi. Herkes bilir ki, AK Parti Tes- fl te kuruldu, yani Mustafa Kumlu bunlar n kankas. Burada Kumlu yla gitmeyece- ini herkes görüyor. Bu belirleme TEKEL iflçisinin yaflad klar ndan ç kard sonuç. Bu belirlemeyle birlikte Türk- fl e genel grev ça r s nda bulunuyor, direnifl sürecine di- er emekçi kesimlerin de kat lmas gerekti- i ifade ediliyor. TEKEL iflçilerinin direnifllerinin 9. gününde Baflkanlar Kurulu toplant s n gerçeklefltiren Türk- fl dört hafta her Cuma günü birer saat art r larak ifl b rakma karar ald. lk eylem 25 Aral k Cuma günü gerçeklefltirildi. Zonguldak maden iflçilerinden, ülkenin dört bir yan nda bir dizi iflkolunda iflçiler dayan flma eylemi gerçeklefltirdi. D SK ve KESK sembolik destekle s n rl kald. Eylemdeki iflçiler hem TEKEL iflçileri hem de kendi gelecekleri için soka a ç kt. Hepsi biliyor ki bugün TEKEL yar n kendileri Dün bu ihtimal iflçiler aç s ndan çok uzakt belki ama bugün böyle de il. fieker, liman, TEDAfi iflçileri Ankara Güven Park ta kendi geleceklerini görüyorlar. Ciddi sald r lar n uyguland bu kriz koflullar nda en son Baflkanlar Kurulu toplant s n Nisan ay nda yapan Türk- fl, TEKEL iflçilerinin zorlamas yla yeni bir toplant yapmak zorunda kalm flt r. 24 Aral k toplant sonuçlar na göre de bundan sonra haftal k toplant larla durum de erlendirmesi yapacak. Sald r yasalar devlet taraf ndan onaylan p, uygulamaya sokulurken üç maymunlar oynayan sendikalar gelinen noktada iflçilerin zorlamas yla belli kararlar al yorlar. flçilerin Türk- fl genel merkezinin önünde Genel grev, genel direnifl, Türk- fl salla hükümet düflecek slogan att noktada eylem karar almad takdirde nas l bir sonuçla karfl laflaca n çok iyi biliyor. Türk- fl bu süreçle birlikte ciddi bir s nav veriyor. Al nan eylem karar nda sürecin 1 aya yay lmas, tam gün ifl durdurma yerine her hafta birer saat art r larak ifl b rakma karar n n al nmas TEKEL iflçisiyle birlikte ivmesi yükselen süreci pasifize etme ve etki gücünü k rma hedefine yöneliyor. Bekleme süreci ve zamana yay lmas iflçinin bugün için kararl olan iradesini k rma tehlikesine sahip oldu u önceki direnifl örneklerinden sabittir. Genel grev gibi bir mücadele silah n bugün sadece Türk- fl de il, hiçbir sendika konfederasyonu uygulayabilecek bir niteli e sahip de ildir. Dün oldu u gibi bugün de kendilerine biçilen misyon gere i s n flar uzlaflt rmak devlet politikalar na paralel ad mlar atmak görevlerini yerine getiriyorlar. Bu niteliklerine ra men devlet sendikalar önemli oranda tasfiye etme planlar içinde. 17 Ocak 2010 da yürürlü e girecek olan yeni yasayla ülkemizde say lar 3 milyon 230 bin olarak ifade edilen sendikal iflçi say s 750 bine inecek. Bu yasan n di er bir anlam da sendikalar n toplu sözleflme yetkilerinin düflmesi ve bir dizi sendikan n kap s na kilit vurulmas. Mevcut sendikalar n gerçekli i devleti rahats z eden bir konumda olmasa da bu sald r yla en geri örgütlülüklere bile tahammülünün olmad n çok net göstermektedir. Sald r lar n merkezinde sendikas zlaflt rman n olmas bu anlam yla bir tesadüf de il, patronlar ve devletin kendilerine karfl esas tehlikenin tespit edilmesi anlam na gelmektedir. flçi s n f ve kamu emekçileri aras nda bugün itibar yla sar -sendikal konfederasyonlar n hangisi daha az sar tart flmas anlam na gelen ayr m belirleme tart flmalar n bir kenara koymak gerekir. Zira bu sendikalar sahip olduklar bu gerçekli e ra men iflçi ve emekçileri bünyelerinde toplayan örgütlülüklerdir. Bu nedenle politikam z bunlara s rt çevirmek de- il, aksine iflçi ve emekçilere bu gerçekleri anlatabilmek için içlerinde olmak olmal d r. Direnifl iflçi s n f na çok fley ö retiyor, bilinçlendiriyor. En temel demokratik hakk n kazan m için bedelin ne oldu unu görüyor. Türk, Kürt, Laz hepsi ekmek kavgas zaman ortaklafl yor, birlefliyor. Ancak bunlar n hiçbiri var olan de ifltirmeye yetmiyor. MHP ve CHP nin kap lar n çalan TE- KEL iflçisi, An tkabir i ziyaret ediyor. Bu gerçe i ne yad rgayaca z ne de tepkiyle karfl layaca z. Çünkü TEKEL iflçisi somutunda yans yan bu görüntü ülkemiz iflçi s n - f n n a rl kta oluflturdu u profil. S n f bilinçli iflçinin rolü de tam da burada aç a ç k - yor. Onlar n yaflam ve direniflte edindikleri s n rl bilinci, do ru rotaya oturtmak ve hedefini netlefltirmek. S n f mücadelesi aç s ndan s cak ve çetin bir y l bekliyor bizi. Kabaran dalgay yakalayamamak, gerisinde kalmak gibi bir alternatifimiz yok. flçi s n f n n sar -sendikal iradeyi kimi yerde aflarak, kimi yerde tabi kalarak yürüttü ü mücadelenin do ru bir rotaya oturabilmesi ancak militan sendikal anlay flla mümkün olacakt r. Program n oluflturmufl, hedeflerini iflçi s n f n n geliflen ve geliflecek olan mücadelesinin içinde yer alarak, ona önderlik ederek ete-kemi e büründürecektir

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem 8-21 Ocak 2010 Çeflitli tart flmalar, e itimler üzerinden yürütülen kitle faaliyetimizin de erlendirilmesiyle somutlaflt rmaya çal flt m z kitle politikam z elbette ki belli yetersizlikleri ba r nda tafl - maktad r. Kuflkusuz ki ad mlar m z büyüdükçe, h zland kça daha somut politikalar belirleyecek, daha somut politikalar belirledikçe ad mlar m - z büyütece iz. Kitlelerden kitlelere fliar tam da bu noktada yaflam bulacakt r. Önümüzdeki dönem kitle faaliyetimizde bir genifllemeyi hedeflemekle beraber var olan yerlerde yo unlaflmay temel almal y z. Yo unlaflmadan geniflleyen bir kitle faaliyeti hâkimiyetsizli i getirece i gibi, örgütleme konusundaki ad mlar m z zay flatacakt r. Yo unlaflmadan anlamam z gereken ne olmal d r, geniflletti imiz alanlarda öncelikle neler yapaca z? Bunlara verece imiz yan tlar önümüzdeki dönem kitle faaliyetimizin politik-örgütsel çerçevesini çizecektir. Ajitasyon Propaganda faaliyetimizin ele al n fl ve örgütlenmesi A/P faaliyeti kitlelerin duygu ve düflünce dünyalar na etki etme yani bilinç tafl mada öncelikli arac m zd r. Politik seviyemizle do ru orant l olarak geliflecek olan A/P çal flmalar - m z kitlelerin içine girdikçe, onlar tan d kça daha da somutlaflacakt r. Ve kitlelerin örgütlenmesini hedefleyen bu çal flma kesinlikle kendi içinde örgütlemeyi gerektirmektedir. Savafl - m z n politik niteli ini, her bir yoldafl n sadece savaflç de il politik birer savaflç oldu u gerçekli ini unutmamas yla gelifltirebiliriz. Yani her yoldafl iyi birer ajitatör-propagandac olmay önüne görev olarak koymal d r. Yoldafllara düflen görev bu iken örgütümüz bununla yetinmeyip bu konuda daha k sa zamanda yetkinleflecek yoldafllar öne ç - kartmal ve e itmelidir. Köylerde yapaca m z A/P bir haz rl, bir iç örgütlemeyi gerektirmektedir. Bu konuda düflülecek bir kendili indencilik kaç n lmaz olarak A/P mizin niteli ini düflürecek, amac n siliklefltirecektir. A/P gündemleri faaliyet öncesi genel bileflen içinde mutlaka tart fl lmal ve görevlendirme yap lmal d r. Genel geçer söylemlerin etkisinin hele ki Dersim kitlesi üzerindeki etkisizli i düflünüldü- ünde, daha somut canl bir A/P kendini dayatmaktad r. Bu da gündemin iyi takip edilmesi, köylülerin çeliflkilerini çözümlemesi, sorunlar - na hakimiyetle olacak bir fleydir. Kalabal a yap lan A/P nin etkisi kitlede daha güçlü olacakken, A/P yapan yoldafl n hitabetine de güç katacakt r. Yani A/P çal flmalar m zda toplant lar esas olacakt r. Bu konuda bafllarda yaflanacak tutukluk bizleri korkutmamal d r, çünkü bu Köylü kitleleri içindeki faaliyetimiz geçici bir durumdur. Yapt m z her A/P bir öncekinden daha nitelikli olacakt r. Tabi bu da kendili inden de il, her faaliyet sonras A/P çal flmam z art lar eksileriyle de erlendirilip sonuçlar ç kar ld nda olacakt r. A/P çal flmalar m z kitlelerin örgütlenmesi için ideolojimizin, politikam z n dile gelme eylemi olarak alg lanmas gerekirken bu çal flmalar - m zda bildiri, broflür ve yay nlar m z n etkisi de tart fl lmazd r. Bu anlay flla bu iki araç kesinlikle karfl karfl ya getirilmemeli ve ikisi de birbirini destekleyecek biçimde kullan lmal d r. Bu konuda ek olarak belirtmek gerekir ki gerek kitlede gerekse örgütümüzde pratik tutumla devam etmeyen-ettirilmeyen A/P çal flmas kesinlikle arac n amaçlaflmas na hizmet edecektir. Bir A/P nin örgütlenmeye hizmet etmesi de tam da burada anlam bulacakt r. A/P si yap lan her konuya iliflkin pratik bir tutum belirlemeli, hedefledi imiz kitlenin tutum almas n sa lamal y z. Köylülerden/kitlelerden gelen sorunlara müdahale anlay fl m z, çözme yöntemlerimiz ve onlar örgütlemede vazgeçilmez ad mlar m z Öncelikle flunu bilince ç karmal y z ki kitlelerin hiçbir sorunu yoktur ki sistemden ba ms z olsun. Bu bilinçle onlardan örgütümüze tafl - nan her sorun do ru ele al nd nda onlar n örgütlenmesine savafla kat lmas na hizmet edecektir. Bunun için önce sorunlar n s n fsaltoplumsal analizini do ru yapmak gerekmektedir. Sorunlar tek tek bireylerin sorunu olarak görmek uzlaflabilen çeliflkileri uzlaflmaz hale getirmeyi yani çözememeyi getirecektir. Çözülemeyen, do ru bir yaklafl m sergilenemeyen her sorun örgütümüze karfl güvensizliklerini do uracak nihayetinde onlar örgütleyemeyiflin nedenleri olacakt r. Kitlelerin ekonomik sorunlar n çözmeye kalkmak devrim mücadelesini anlams zlaflt rmak olacakt r. Örne in üretememe, ürettiklerinin karfl l n alamama sorunlar sömürü düzeninin varl yla ilgilidir ve devrimle çözülecek sorunlard r. Ancak bu kesinlikle sorunlar n çözümünün devrime havale edilmesi anlam na gelmemelidir. Bu noktada onlar n ekonomik sorunlar n n çözümü için demokratik örgütlenme araçlar n zorlamak, yönlendirmek onlar devrim mücadelesine kanalize etmenin ön kofluludur. Keza ekonomik-demokratik örgütlenmeler kitlede hak alma bilincini gelifltirece i gibi k s tl da olsa belli haklar n al nmas n getirecektir. Burada unutulmamas gereken ekonomik-demokratik örgütlenmelerin amaç de il devrim mücadelesinde araç oldu udur. Mevcut tabloda bu bilincin ülkede köylü kitlesinde daha zay f oldu u gerçe i, onlar n ekonomik demokratik öz örgütlülükleri olan kooperatifler, köylü sendikalar nda örgütlenmeleri için uzun ve özverili bir çal flmay gerektirmektedir. Bu günden yar na kurulamayacak olan bu örgütlülükler bir haz rl k sürecini gerektirmektedir. Bu haz rl küçük sorunlar üzerinden birlik olmalar n sa lama, dayan flma duygular n güçlendirme perspektifi ile ilkel örgütlenmeleri ad m ad m büyüterek yapmal y z. Köylülerin kendi aralar ndaki sosyal sorunlar yine bu temeldeki çal flmalar n zeminini güçlendirmeye hizmet edecektir. K sa vadenin gündemi olan bu meseleyi daha da somutlaflt - racak olursak; Efller, komflular aras kavgalar, arazi, su vb. üzerinden gelen sorunlara müdahale ederken kesinlikle bir ayr flmaya gitmeliyiz. Bunu yapmad m z oranda dört bir yana yumruk sallama prati ine düflebilece imiz unutulmamal d r. Keza amac m z küçük ad mlarla bir kültür yaratmak, bir örgütlenme yaratmak ve bu gibi sorunlar kendilerinin çözmesini sa lamakt r. Yine vurgu yapal m elbette bu tarz sorunlar çözme kayg s tafl r z ancak bu amac m z de il onlar örgütlemede arac m zd r. Gelen sorunlara dair bir ayr flt rmaya girerken önceli imiz karfl l kl iki kifliyi, iki aileyi de- il tüm köyü ilgilendiren sorunlar olmal d r. Örne in bir su sorunu, yol sorunu gibi. Di er sorunlarda yani iki kifli, iki aile aras ndaki sorunlar ve çözümü tüm köylüye mal etme anlay fl ile hareket etmeliyiz. Gelen her soruna dair hiçbir yorum yapmadan önce genifl bir bilgilenmeye gitmek zorunludur. Bunu yeterince yapmad m zda ne türlü yan lg lar yaflad m z ve çözümü sürece yayd m z pratikte yak c örnekleriyle karfl - m zda durmaktad r. Genifl bilgi toplamal ve bir ay klama yapmal y z. En k sa zamanda en genifl bilgilenmeye ulaflt ktan sonra mutlaka bir toplant, toplant da birer temsilci örgütlemeliyiz. Toplant larda bizlerden çok köylülerin konuflturulmas n hedeflemeliyiz. Bu onlar daha yak ndan tan mam za olanak sunacak, daha ileri olanlar tespit etmemizi sa layacakt r. Köylülerin üretim faaliyetlerindeki hastal kyafll l k durumundan do an sorunlar, bar nma, yoksulluk gibi sorunlar için dayan flma birlikleri örgütlemeliyiz. Kitleler, aralar ndaki birçok çeliflkiye ra men, hastal k, ölüm, dü ün vb. konularda bir araya gelmektedir. Bu bir araya gelifller tekil duyarl l ktan grup duyarl l na dönüfltürülmelidir. Demokratik devrimin kitleler içinde maddi bir karfl l a dönmesi ad m ad m böyle örülecektir. nceleme-araflt rmada hedef ve yöntemler nceleme ve araflt rma konular m z kendi içinde bir s n fland rmay gerektirmektedir. Düflman n, kitlenin, arazinin durumu kendi içinde inceleme ve araflt rmay gerektirmektedir. Konumuz gere i kitlelere dönük bir çal flman n esaslar n ortaya koymaya çal flaca z ancak genel mant m z kesinlikle farkl laflmamal d r. Do ru politika, do ru pratik, do ru karar do ru bilgilerin içinden ç kar. Kitle faaliyetimiz aç s ndan politikam z n somutlaflmas, prati imizin büyütülmesi sorunlar n tart flt m z yerde önce bilgilenmemizin yetersizli ine bakmal y z. Bu gerçekli i kabul etmemize karfl n bilgisizli imizi bilgiye, hâkimiyetsizli imizi hâkimiyete çevirecek olan inceleme ve araflt rma çal flmalar n ele al fl m zda bir yüzeysellik, yöntemsizlik, kendili indencilik vard r. Önce bunun baflta belirtti imiz üzere bir ihtiyaç oldu unu bilince ç karmam z gerekmektedir. Yöntemleri bunun üzerinden gelifltirece iz. Bu görevin yerine getirilifl süreci bile bahsetti imiz bilincin geliflmesine hizmet edece i gibi bu çal flman n amaçlar na ad m ad m ulaflmam z sa layacakt r. Peki, nas l ele alaca z bu çal flmay? Öncelikle k sa zamanda kapsaml sonuçlar, sosyo-ekonomik yap tahlillerine girmek hedeflenmemeli. Bu kesinlikle gerekli olup bu çal flmalar n niceli i-niteli iyle daha do u yap - labilecek bir çal flmad r. Ancak bizim yapaca - m z hem bu çal flmay parçalardan beslemek hem de kitle faaliyetimizin çeliflkilerini çözümlemek, parçadaki politikalar n somutlaflt rmakt r. Bu inceleme ve araflt rma çal flmalar ndaki ad m m z analiz yapma olarak tan mlanabilir. Sentez çal flmalar n n olmazsa olmaz ön koflulu olan analiz Mevcut bilgilerimizde ciddi bir yüzeyselli- in, tek yanl l n oldu u ve bu bilgilerin kesinlikle bir ay klanmaya ihtiyac oldu u unutulmamal d r. S f r bilgiye sahipmiflçesine hareket ederek her ayr nt y önemsemeliyiz. Tek tek evlere, tek tek köylere dair bilgilere ulaflarak parçadan bütüne do ru bilgilenmeyi esas almal y z. Tüm köyleri birden incelemeye kalkmak henüz bir tarz yakalamad m z için zor olacakt r. Önümüzdeki dönem bu çal flma daha ciddi ele al nmal özellikle ekonomik yaflam koflullar daha bir dikkatle incelenmeli, sosyal sorunlar bir kenara itilmemelidir. Bilgilerimizin esas kayna kitleler olmal d r. Tek tek bireylerden al nacak bilgilerle s n rlanmak ciddi bir yan lg olacakt r. Yapaca m z toplant larda köylüleri konuflturma, onlar n inisiyatifini aç a ç karaca gibi bilgilerinin bize ak fl gücünü art racakt r. Burada köylülerden gelen bilgilerin de alg sal bilgiler olaca n, birbirleriyle ilgili bilgilerin onlar n geri duygu ve düflüncelerinden beslenebilece ini hesaba kat lmal y z. Emperyalistlerin ve uflaklar n n azg nca süren bask ve sömürüleri karfl s nda mücadelesini yaln zca kendi varl k yokluk derekesine indirenler devrimin gerçek sahibi olamazlar. Ülkemiz co rafyas n n demokratik halk devrimi, Proletarya Partisi önderli inde geliflip güçlenecek halk ordusunun namlular yla kurulacakt r. flte bu hedef bu günden ataca m z ad mlar n h z yla, niteli iyle yak nlaflacakt r. Öyle ise vaktimiz yok! Dünden daha çok, dünden daha h zl, dünden daha nitelikli çal flmalarla yüzümüzü kitlelere, namlumuzu düflmana çevirmeliyiz! (Dersim den bir Partizan) 2009 da fiahit Olduk flçi düflmanl n n, emek düflmanl - n n ayyuka ç kt bir y l oldu Emekçilere sald r n n durmad, egemenlerin halk n en küçük talebine tahammül edemedi i bir y ld Faflizm taraf ndan hiç bu y lda oldu u kadar afla lanmam flt k. Hiç bu kadar hakarete ve tecavüze u ramam flt k. Hiç bu kadar çaresizli e ve umutsuzlu a hapsedilmemifltik. Yaflama dair olana, küçük de olsa umutlar m za, sevinçlerimize tahammülleri hiç mi hiç yoktu onlar n. Soruyoruz; en eflitsiz, en adaletsiz, en insanl k d fl geliflmeler bu y l bu ülkede yaflanmad da nerede yafland? Evet, 2009 y l n geride b rak rken halk m z önemli derecede etkileyen pek çok olumsuz geliflmeye de tan kl k ettik. Bu süreçte en ciddi sorunlar n bafl nda yoksullaflma ve akabinde iflsizlik gibi yak c sorunlar gelirken krizin her geçen gün daha da derinleflti ine ve bunal ma yol açt na flahit olduk. Görünürde egemenlerin hiçbir fley olmam flças na davranmaya devam etmelerine, tak nd klar tehditkar tutumlar ndan vazgeçmemelerine ra men ülkemizde pek çok iflçi direnifli yafland y l özellikle ekonomik gidiflat n giderek kötüleflmeye bafllad - ve bu gidiflat n sorumlular n n krizin yükünü halka ç kard bir y l olarak bitti ancak; krizin as l sorumlular n n 2010 y l bütçesinde görülece i üzere bizle olan problemleri bitmedi. Sosyal adaletsizlik üzerine kurulu bir sömürü rejimi ancak faflizmle mümkün olabilirdi. Çünkü sömürdükleri bizleri rahat b rakmamak onlar n as l ifli. S rt m zda tafl d m z bu asalaklar ordusunun yaflayabilmesine seyirci kald m z müddetçe gelecekte bizi pek hay rl geliflmelerin beklemedi i de kesin. Vergide biz, üreten biz, yaratan biz, bu asalaklar s rt m zda tafl yan yine biz! Özellikle 2009 y l nda istihdam yaratmayan ve her geçen gün giderek daralan bir ekonomi, iflsizli in rekor düzeylerde seyrine devam etmesi, temel g da ve tüketim harcamalar na gelen fahifl zamlar 2010 y l nda karfl laflaca m z temel sorunlar olarak gözüküyor y l nda yap lmas planlanm fl biçime bak ld nda tamam yla egemen s n flar n ç karlar n gözetti ini söylemek zorunday z. Bütçeyi gelirleriyle, onlardan kesilen vergilerle emekçiler s rtlarken bütçenin belirlenmesinde onlara söz yok! Anti-demokratik uygulamalara bir benzer örnek de bütçenin belirlenmesinde göze çarp - yor. Asgari ücretin belirlenmesinden tutal m, emekçileri ve onlar n sosyal yaflamlar n do rudan etkileyen pek çok geliflmede oldu u gibi emekçilere söz hakk tan nm yor. Çal flma hayat - n ilgilendiren pek çok geliflmede, iflçi kesimlerinin görüflleri dikkate al nm - yor. flte böyle bir atmosferde 2010 y l bütçesini haz rlayanlar n hangi ç - karlar gözeterek bir planlama yapt klar da gayet anlafl l r. Zam! Zam! Zam! 2010 y l bütçesi toplumun temel ihtiyaç ve talepleri görmezden gelinerek haz rland büyüme hedefi yüzde 3,5 iken bütçe gelirlerinde yüzde 18 art fl beklenmesinden ç kar lacak sonuç sofraya gelen ekme in biraz daha küçülece inden baflka bir anlam ifade etmiyor bütçe giderlerinde yüzde 7,6, gelirlerinde ise yüzde 18,2 oran nda art fl gözükmektedir. Bu art fllar zamlar yoluyla halka fatura edilecektir y l bütçesinde KDV art fl oran yüzde 19, ÖTV de art fl oran ise yüzde 31,6 olarak gözükmektedir. Makine Mühendisleri Odas n n bütçeye iliflkin kamuoyuna aktard görüfle göre ÖTV, KDV art fllar 2011 de 99,8 milyara, 2012 de 108 milyar TL ye ç karak sürecek ve önümüzdeki 3 y l boyunca petrol ve do- algaz ürünleri, motorlu tafl t araçlar, alkollü içkiler, tütün mamulleri, kolal gazozlar, dayan kl tüketim mallar ve di er mallar, banka ve sigorta muameleleri, flans oyunlar ve özel iletiflim vergisinde sürekli zam yoluyla art fl sa lanacakt r. Bu da, önümüzdeki y llar n bütçelerinin de hangi do rultuda yönelece- i üzerine temel bir göstergedir y l nda sadece petrol ve do algaz ürünlerine yüzde 26,2; tütün mamullerine ise yüzde 41,5 tir. Ülke ekonomisinde gelirlerin büyük bir ço unlu unu yüzde 85 lik bir oranla emekçiler omuzlarken bu yüzde 85 lik kesimin e itim, sa l k gibi ihtiyaçlar gözetilmemektedir. Milli E itim Bakanl na ayr lan pay yüzde 9,8, Sa l k Bakanl na ayr lan pay yüzde 4,8 ile yerinde saymaktad r. Diyanet flleri Baflkanl na ayr lan pay n 2,6 milyar TL olarak belirlenmesi ise zihniyeti göstermektedir y l nda 13 milyon çal flandan al nan gelir vergisinde yüzde 10 art fl gerçeklefltirilmifl ve 2010 y l nda 42,9 milyar TL gelir vergisi hedeflenmifltir. Emperyalizm Bütçeden Memnun Görüldü ü gibi emekçiler gelirlerde önemli bir pay üstlenmekte ancak emekçiler bu bütçede söz hakk na sahip de ildir. En ufak bir hak talebinin söz konusu iflçi ve emekçiler olunca nas l bir nefretle karfl land na ise defalarca tan kl k ettik. Bu bütçeye göre 2010 y l nda ne mevcut iflsizlik çözülebilecek, ne sa l k hizmetleri geniflleyebilecektir y l, zamlar n pervas zca uygulanaca bir y l olacakt r y l bütçesi krizin bütün yükünü tamam yla halka yükleyen bir bütçedir. Bu bütçe ile büyük sermayedarlar korunmufl, halk m z ise flimdiden daha da yoksullaflt r lm flt r bütçesi halk n gereksinimleri olan sa l k, e itim, iflsizlikle mücadelede için ayr lmam fl, egemen s n flar n d fl borç ve faizleri için kullan lmas n hedeflemifltir. Bütçenin en büyük gideri son y llar n afl r borçlanmas ndan kaynaklanan ve 58,8 milyar TL ile bütçenin yüzde 27,67 sine denk düflen faiz ödemesidir. Görüldü ü gibi bu bütçeden emperyalistler oldukça memnun kalm fllard r. Krizin yükünü bizim de içinde oldu umuz yar -sömürge ülkelere yükleyen emperyalist devletler bat rd klar tüm paralar böylece geri kazanabilecekken ülkemizin sad k uflaklar arac l ile halk m z n kan n emmeye devam edeceklerini ilan etmifllerdir. T k r t k r iflleyen zulmün çarklar! Faflizmin 2010 y l resminde ne yaz k ki emekçilere günefl vurmuyor. Her türlü hukuksuzluk, iflten atma, ayr mc l k, adaletsizlik emekçiler için reva görülüyor. Ve iflte bu zulmün çarklar t k r t k r ifllemeye devam ediyor. Biz bu halk düflman bütçeyi onaylam yoruz! Patronlar n ekme ine ya süren bu bütçeyi onaylam yoruz! Faflizmin 2010 y l umutlar n kabusa çevirmek için birlik ve dayan flmadan, örgütlenmekten baflka bir ç kar yol gözükmüyor. Yeter ki faflizmin insan yiyen çarklar na, t k r t k r iflleyen düzenine sessiz kalmayal m y l - n n güneflli resmini biz yapal m!

10 flçi-köylü 10 Gö ün yar s 8-21 Ocak 2010 Elimizin hamuruyla de il; aln m z n teriyle direniyoruz. Art k hepimizin belleklerine kaz nd lar Durufllar yla, Polis copuna, so u a, sendikan n zaman zaman karars z tutum almas na ra men dimdik ayaktalar. Onlar TEKEL iflçileri 20 li günlere varan direnifllerinde TEKEL iflçileri kad n-erkek omuz omuza üretiyor; haklar için omuz omuza mücadele ediyor. Geldikleri günden bu yana Zafer direnen emekçinin olacak fliar n pratikte somutlad lar. TEKEL iflçilerinin günlerdir süren direniflinde de kad nlar n rolü farkl de il. Zaten ilk günden beri kad n bafl m zla ayaktay z, elimizin hamuruyla de il; aln m z n teriyle direniyoruz diyerek Ankara dalar ve köle gibi çal flt - r lan bütün kad nlara umut fl oluyorlar. Çünkü bütün iflçilerin emekçilerin sorunu olan 4/C uygulamas onlar için daha da büyük ma duriyet demek. Güvencesiz çal flma, sa l k, emeklilik haklar n n gasp kad n olduklar için de onlar için daha büyük y k m demek. Bunun bilincinde olan TEKEL iflçisi kad nlar da üretirken vard k direnirken de buraday z diyorlar. Hatta buraday z demenin ötesine geçiyorlar; sloganlar n susmas na müsaade etmeyen en çok onlar oluyorlar. Sendikan n karars zl na, direniflin k r lmas na yol açabilecek söylemlerine karfl da en uyan k olanlar, h zl tepki gelifltirebilenler kad nlar. Çocuklar n b rak p gelmifller, kimisi rahats zl klar na ra men burada, ama kararl lar. Bu kararl l klar yla hepimize örnek oluyorlar. Kad n n rolünü bu durufllar yla yeniden ortaya koyuyorlar. Erkek iflçiler de kad nlara imrenerek bak - yorlar. Ço u T. Kürdistan ndan gelen erkek iflçiler küçük yaflta evlendirilen, dayak yiyen, ev ifllerine bakan, anne rolü bile bazen kendisine çok görülen kad nlar n bu durumunu flafl rarak izliyorlar. Belki de bu direniflten önce kad nlar için onlar hiçbir fleyden anlamaz diyorlard. fiimdi ise Abdi pekçi deki polis sald r s nda polisin önüne geçen, cop, gaz karfl s nda korkmadan öne at lan Yeni Demokrat Kad nlar yapt klar eylemlerle ile flçi-köylü gazetesi okuru Songül Araç a yönelik polis tacizini protesto etti. * 22 Aral k günü HD stanbul fiubede gerçeklefltirilen bas n toplant s nda HD ad na söz alan Sevim Kalman, emekçi kad nlar n her gün say s z sald r ya maruz kald n, sistemin bunu körükledi ini özellikle muhalif kimli i ile öne ç - kan devrimci kad nlar n hedeflendi ini söyledi. Kalman n ard ndan Yeni Demokrat Kad nlar ad na bas n aç klamas n okuyan P - nar Kalayc ; Songül Araç n 7 Aral k günü evinin önünde sivil polislerin yönlendirmesi ile gece saat sular nda yafllar ndaki biri taraf ndan taciz edildi ini ve iki sokak ilerde polis arac bulunmas na ra men flahs n rahat tav rlar n n dikkat çekti i belirtildi. Yeni Demokrat Kad nlar; sokakta, hapishanede, gözalt nda muhalif, devrimci ve ilerici kad nlar n sindirilmek istendi ini ve bu amaçla polis taraf ndan ya da yönlendirmeleri neticesinde tacize-tecavüze, hakarete maruz kald klar n dile getirdiler. Ard ndan yaflad klar n anlatan Songül Araç da, akrabalar n n ve ailesinin bulundu u mahallede yap lan bu sald r n n polisin yönlendirmesi sonucu gerçekleflti ini, bu tür bask lar n devrimci kad nlar n mücadelesini durdurmayaca n söyledi. kad nlar tüm TEKEL iflçilerinin ve kamuoyunun da dilinde dolafl yor. Hepimizin dilinde olan TEKEL deki kad n iflçilerin bu duruflu hepimiz için bir deneyim oluflturuyor. Kendili inden yak lan bu direnifl ateflini yaymak, büyütmek iflçilerin emekçilerin, gençli in mücadelesinde, kad nlar n önemini daha iyi görmek zorunday z. Emekçi kad nlar n örgütlenmesinin ve bu ba lamda Yeni Demokrat Kad n örgütlülü ünün önemi bu direniflte bir kez daha karfl m za ç k yor. - Buraya neden geldiniz? - Biz burada onur mücadelesi veriyoruz. Y lmad k b kmad k; b kmayaca z da. Kazanaca m za da inan yoruz. Tüm arkadafllarla inan yoruz buna. Sonuna kadar buraday z. Ölüm de olsa buraday z. - Peki, bu süreçten beklentileriniz neler? - Özlük haklar m z n verilmesi ve yatay geçifllerin tan nmas n istiyoruz. Ve onun mücadelesini veriyoruz. - Baflbakan onlar yat yorlar, çal flm yorlar diyor. Bu konuyla ilgili ne düflünüyorsunuz? - Sadece gülüp geçiyoruz. fiu an hala fabrikalar çal fl yor ve iflçi arkadafllar m z har l har l balya s y r yorlar. Baflbakan gidip önce onu görsün. Bunca y l n eme ini bir lokmada silip at yorlar. Biz y lmad k. Bile imizin gücüyle, eme imizle, al nterimizle kazand k. Y llard r bu flekilde çal fl yoruz. Biz Yeni Demokrat Kad nlar, polis tacizini protesto etti! T F 2. Kad nlar Kurultay Zürich te gerçeklefltirildi 20 Aral k tarihinde T F 2. Kad nlar Kurultay gerçekleflti. lk söz alan T F Yeni Kad n Komite Baflkan aç l fl konuflmas n yapt. Siyasi perspektif yaz s n n de erlendirilmesinde kad n delegeler taraf ndan görüfller bildirildikten sonra Faaliyet Raporu tart fl ld. Her iki raporun delegeler taraf ndan onaylanmas n n ard ndan Yeni Kad n Temsilcisi seçildi ve Merkezi Kongreye delege seçimine geçildi. Kurultay, divan n kapan fl konuflmas n n ard ndan sonland r ld. Arnhem Türkiyeli flçiler Derne i nde de Göçmen kad nlar n psikolojik sorunlar ve çözüm yollar konulu e itim çal flmas bafllat ld. (AT K Haber Merkezi) * Yeni Demokrat Kad nlar ayn konu ile ilgili 26 Aral k Cumartesi günü de Esenyurt Meydan ndayd. Önce Esenyurt Belediye iflçilerinin eylemine kat larak destek veren Yeni Demokrat Kad nlar, ard ndan saat da meydanda bir araya gelerek Kad na yönelik fliddete hay r yaz l pankart açt. Devlet elini bedenimden çek, Cinsel, ulusal, s n fsal sömürüye son, Jin, jiyan, azadi, Bedenimiz, eme imiz, kimli imiz, bizimdir sloganlar n hayk ran emekçi kad nlar, tacizetecavüze ve fliddete karfl duracaklar n hayk rd. Yap lan bas n aç klamas nda kad nlar erke in namusu olarak gören anlay fl n devam etti i dile getirilirken muhalif ve devrimci kimli i ile öne ç kan kad nlar n sindirilmek istendi i belirtildi. Aç klamada Songül Araç n flçi-köylü gazetesi okuru ve Yeni Demokrat Kad n faaliyetçisi oldu u belirtilirken, gözalt na al nan her devrimci kad n n bir flekilde kimli i ile ilgili hakarete u ramas n n erkek egemen sömürücü düzeninin bir sonucu oldu- u dile getirildi. Ard ndan Songül Araç da söz alarak bu tür sald r lar n emekçi kad nlar n mücadelesini y ld ramayaca n söyledi. Aç klamaya EHP li Kad nlar, Emekçi Kad n Komisyonlar, ESP Giriflimi, Belediye iflçileri ve Devrimci Demokratik Sendikal Birlik de destek verdi. ( stanbul) Avrupa 9. Kad nlar Kurultay ; Kad n eme i, krizin kad n eme ine yans - malar ve görevlerimizi tart flmak için 9. Kurultay m zda buluflal m! AT K Kad nlar Komisyonu olarak 9. Kurultay m zda, krizin özellikle emekçi kad nlara yans - malar n ve görevlerimizi irdelemeye çal flaca z. Kurultay m zda siz dostlar m z yan m zda görmek, görüfllerinizden ö renmek yüre imize coflku, sesimize ses, gücümüze güç katacakt r. Tarih:16 / 17 Ocak 2010 (Cumartesi /Pazar) Bafllama Saati:14.00 Adres: Haus der Jugend Deutschherrnuter Frankfurt / Main AT K KADINLAR KOM SYONU 20 y ll k eme in böyle silinip at lmas na izin vermeyiz. Ömrümüzü, sa l m z feda ettik. Tozun, topra n, pisli in içinde çal fl yoruz. Baflbakan önce gelip görsün sonra yorum yaps n. - 4/ C uygulamas ile ilgili ne düflünüyorsunuz? - 4/C kölelik yasas d r. Hiçbir sosyal hakk n yok. Güvence, k dem tazminat hakk n, y ll k iznin yok. Hatta hasta olmaya bile hakk n yok. Bu 4/C yi nas l kabul edebiliriz ki. - Kad n iflçi olarak bu direnifl sizi nas l etkiliyor? - Biz birçok zorlu u gö üsleyerek burada duruyoruz. So u a, ya mura, çamura ra men buraday z daha da önemlisi çocuklar m z b rak p geldik. Onlar günlerdir görmüyoruz. Onlar n hasretine ra men buraday z, dayan yoruz. Kad n olarak her zaman mücadeleci olduk ve olmaya da devam ediyoruz. Bunu Emine han ma da sormak istiyoruz. Kad n kad n anlar derler. Emine han ma sormak laz m anlar m bizi? - Sendikan n tutumunu, karar n nas l de erlendiriyorsunuz? - Sendikal anlamda Türk- fl in böyle bir ad m atmas, sürekli eylem karar almas önemli ve olumlu. Sorun sadece TEKEL in de il. Bütün çal - flanlar ilgilendiren bir konu. Ancak lerleyen günlerde daha etkili eylemler noktas nda kararlar al nmal. (Ankara Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi) ntikam n yolu da kad ndan geçer! Batman n Sason ilçesinde yaflanan olay, biz kad nlar n toplumun al flverifl maddelerinden biri olmam z n yan s ra intikam içinde araç oldu umuzu gösterdi! Yani birinden intikam alman n yolu; onun k - z na, efline ya da ailesindeki herhangi bir kad na zarar vermekten geçiyor! Örne in tüm emperyalizm imzal savafllarda, izlenilen temel politikalardan biri olarak düflman n kad nlar na tecavüz edilmesi de bunun göstergelerinden biridir! Ne de olsa, kad n -erkek egemen- ailenin ya da toplumun namusudur! Ve namusa zarar vermek,.g itaat etmedi! Görünmeyen kad nlar n görünmeyen ölümleri Eski kocas ayr yaflad efli Dilek Dafldelen i cep telefonuna gelen mesajlar nedeniyle öldürdü, kafas na tek kurflun s karak. Gaziantep te Meryem Kaçan terk etmek istedi i efli taraf ndan öldürüldü. Lüleburgaz da bir kad n n eski sevgilisi hem onu hem de yeni sevgilisini öldürdü... Görünmeyen kad n cinayetleri 3. sayfa haberlerini doldurmaya devam ediyor. Neredeyse her gün tan k olmaya aflikar b rak ld - m z kad n cinayetleri her geçen gün artan bir yerde duruyor. Bu ölümlere bir yenisi de geçti imiz günlerde zmit ten eklendi. 3 gün ara ile 2 farkl kad n boflanmak istedikleri eflleri taraf ndan katledildi. 40 yafl ndaki Sezai Yeni Demokrat Kad nlardan TEKEL flçilerine Destek Ziyareti 31 Aral k Perflembe günü Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi olarak direnifllerinin 17. gününde TEKEL iflçilerinin direniflini ziyaret ettik. Ziyaretimiz gecikmifl olsa da gerek iflçi s n f mücadelesi için gerekse de s n f mücadelesinden ba- ms z olmayan emekçi kad nlar n mücadelesinde önemli bir yeri olan bu direnifli ziyaret etmek önemliydi. Tarlalarda, fabrikalarda, grevlerde, mücadelede vard k, var z, var olaca z fliarl ozalitimizle Sakarya Meydan ndan Türk- fl e do ru yürüyüfle geçtik. Tekel iflçisi yaln z de ildir!, Kad n-erkek el ele mücadeleye! sloganlar n atarak iflçilerin yan na geldik. flçiler; bizi alk fllarla, coflkulu bir flekilde karfl lad lar. Sloganlar m z hep beraber att k. Daha sonra bir yoldafl m z kürsüye ç karak Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi ad na bir konuflma yapt. Konuflmam zda TEKEL iflçileri kad n-erkek omuz omuza üretiyor; haklar için de omuz omuza mücadele ediyorlar. Geldikleri günden bu yana zafer direnen emekçinin olacak fliar n pratikte somutlad lar. Zafere kadar emin ad mlarla yürüyorlar diyerek TEKEL iflçilerinin direniflini selamlad k. Ard ndan direniflte kad n iflçilerin özel önemini vurgulad k ve elimizin hamuruyla de il; aln m z n teriyle buraday z diyen kad n TEKEL iflçilerinin umudumuzu art rd n ve bizlerin de elimizin hamuruyla de il al n terimizle onlar n destekçisi oldu umuzu vurgulad k. Konuflmadan sonra beraber sloganlar atarak eylemi bitirdik. Ard ndan bildiri da t m ve özellikle kad n iflçilerle sohbetler gerçeklefltirdik. Gerek iflçiler afl s ndan gerekse de bizim aç m zdan coflkulu bir etkinlikti. (Ankara Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi) en büyük intikamd r, erkek egemen zihniyetin hâkim oldu u dünyam zda! Sason da yaflayan korucu Dergani Aflireti ne mensup evli ve 4 çocuk babas Delil Yalç n, X yan Aflireti nden G.B. yi kaç rd. Bunun üzerine X yanl lar da intikam amac yla Yalç n n eflini kaç rd. Bu kez intikam s ras Derganilerdeydi! Onlar da X - yanl lardan 3 çocuk annesi G.S. yi kaç rd lar! Bu anlaflmazl k, bölge kaymakam n n araya girmesi ve - mal misali- kad nlar n ailesine teslim edilmesi ve ilk önce kaç r lan G.B. nin zaten evli olan Yalç n la evlendirilmesi ile çözüldü! Araya devlet kurumunun girmesi ve olay genç kad n n kuma olarak evlendirmeye arac olmakla çözmesi de Türkiye deki feodalizmin kal nt lar n n, sistemle nas l da perçinlendi ini bir kez daha kan tlamaktad r! ( stanbul dan Yeni Demokrat bir Kad n) Ad m z insan olsa da, cinsiyetimiz yani kad nl - m z hep bunun önüne geçirilmifltir. Ama öne geçirilen kad nl m z da; ev ifli yapmak, efle-kardefle-babaya-devlete kay ts zflarts z itaat etmek, kendi hakk nda söz sahibi olmamak ve de fliddeti, tecavüzü hatta ölümü kan ksamak/bafl e mek ile s - n rland r lm flt r. Erkek egemen düflüncenin hâkim oldu u feodal toplumda, tüm bu söylediklerimiz, hayat m zda her gün yüz yüze geldi imiz olaylard r. Ad yaman da daha çok k sa bir süre önce, evinin avlusuna gömülen 16 yafl ndaki M.M in haberini ald k. Erkeklerle konufluyor, aç k giyiniyor denilerek ailesinden fliddet gören M.M, bu yüzden jandarmaya s - nm fl ve jandarma da bu feodal yap daki görevini yerine getirerek, onu ailesine geri teslim etmiflti. Bir ölüm haberi daha geldi Ad yaman dan 17 yafl ndayd.g. Lise son s n f ö rencisiydi. Evlilik yafl geldi! dedi büyükleri Ne de olsa onun tüm karar haklar ailesine aitti, ama o evlenmek istemiyordu, böyle bir hakk olmamas na ra men Bu, kendini, evlenene kadar k z n n sahibi olarak gören babay öfkelendirmiflti! Baba,.G yi dövmeye bafllad. Çok dövdü, hem de çok Baba, durmaks z n vuruyordu, karar hakk n elinden ald k z n n, flimdi de can - n alm flt..g, babas ndan yedi i dayak sonucu yaflam n yitirdi. Devlet, izledi ve görsün istedi tüm kad nlar Erkek egemen toplumda, her aile bir devletçik gibi flekillenmifltir. Yaflamak istiyorsan, itaat edeceksin! ( stanbul dan Yeni Demokrat Bir Kad n) Unutmaz n 3 gün önce kendisine boflanma davas açan efli 35 yafl ndaki Mahkün Unutmaz otobüsün içinde çocu unun yan nda tabancayla 5 el atefl ederek öldürmesinin ard ndan 3 gün geçmiflti ki Derince ilçesinde benzer bir cinayet ifllendi. 24 yafl ndaki Ümit Güneri, fliddetli geçimsizlik nedeniyle kendisini terk edip, boflanma davas açan 3 y ll k efli 23 yafl ndaki Zeynep Güneri yi 5 kurflun ile katletti. Kad n ölümleri art yor ve bu durum egemenler eli ile her geçen gün daha da meflrulaflt r l yor. Yap lan araflt rmalar kad n cinayetlerinin 2009 a kadar yüzde 1400 oran nda artt n ve 2002 de 66 kad n öldürülürken, bu say n n 2009 un ilk 7 ay nda 953 e ulaflt - n gösteriyor. ( stanbul dan Yeni Demokrat Bir Kad n) Y O R U M S U Z * 3 Ocak: Bitlis-Adilcevaz da, Müyesser Keklik isimli kad n, efli taraf ndan gö sünden vurularak öldürüldü. * 3 Ocak: zmir-gaziemir de yaflayan Tülin P. isimli bir kad n 4. kattaki evinin balkonundan atlayarak intihar etmek istedi. * 2 Ocak: Urfa-Birecik te yaflayan fi.ö., töre bask s ndan kaynakl F rat nehrine atlayarak intihara teflebbüs etti. * 1 Ocak: Hatay da yaflayan Hasret Aksoy isimli ev emekçisi kad n, kendini Asi Nehri ne atarak intihara teflebbüs etti. * 1 Ocak: Konya da yaflayan Asuman Can, tart flt efli taraf ndan 25 yerinden b çakland. * 31 Aral k: zmir-seferihisar da, 13 yafl ndaki H.K. n n abisi taraf ndan tecavüze u rad için hamile kald ortaya ç kt. * 30 Aral k: Bursa da, Medine A. isimli genç kad n, sevgilisi taraf ndan, sabah sporuna gitme dedi i gerekçesiyle önce fiziksel fliddete u rad, sonra da tabanca ile vuruldu. * 30 Aral k: I d r da yaflayan Hatice Tapt k, cep telefonuna gelen mesajdan, gitti i karakolda flikayetçi olmad için efli taraf ndan 8 yerinden b çaklanarak öldürüldü. * 28 Aral k: Mu la-milas ta üniversite okuyan Özge Nur Özdamar adl genç kad n, kendini yaflad evin banyosuna asarak intihar etti. * 27 Aral k: Bursa-Orhangazi de yaflayan Çi dem Kaya, eflinden boflanmak istedi i için kendi kardefli taraf ndan 11 yerinden b çakland. * 27 Aral k: stanbul-tuzla da, Necmiye Cankut isimli kad n, boflanmak istedi i efli taraf ndan çocu unun gözleri önünde b çaklanarak öldürüldü. * 27 Aral k: Mu la-marmaris te yaflayan Dilek Timur adl kad n, görüflmek istemedi i sevgilisi taraf ndan pompal tüfekle vurularak öldürüldü. * 26 Aral k: Adana-Yüre ir de yaflayan 17 yafl ndaki D.Z., biri akrabas olmak üzere 4 kiflinin cinsel tacizine u rad. D.Z., akrabas taraf ndan sat lmak için kaç r laca- n ö renince intihara teflebbüs etti. * 25 Aral k: Diyarbak r-ba lar da, hemflire olan Derya Aksoy adl kad n, tabancayla kendini vurarak intihar girifliminde bulundu. * 25 Aral k: stanbul-maltepe de yaflayan Gülseren Serin, boflanmak istedi- i efli taraf ndan baltayla öldürüldü. * 25 Aral k: zmir-yeflilyur ta yaflayan lknur I., kendisini aldatt n iddia etti i efli taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. * 24 Aral k: Batman da yaflayan Zübeyde Güzel, oturduklar apartman n 4. kat ndan kendisini merdiven bofllu una atarak intihar etti. * 24 Aral k: Mu la-milas ta yaflayan lise ö rencisi Naciye D., sabah erken saatlerde okula yüzüne kezzap at ld. Naciye nin yüzünün tan nmayacak hale gelirken, sald rgan n eski erkek arkadafl oldu- u belirtildi. * 24 Aral k: Adana-Seyhan da yaflayan Zehra Demir adl kad n, ye eninin tecavüz sald r s na karfl koyunca, ye eni taraf ndan 8 yerinden b çaklanarak öldürüldü. * 24 Aral k: Konya da avukatl k yapan A.Y. adl kad n, müvekkili oldu u iki kifli taraf ndan kaç r larak tecavüze u rad. * 24 Aral k: Sivas ta mide a r s yla hastaneye giden 16 yafl ndaki F.D., bir süre önce abisi taraf ndan tecavüze u rad - nda hamile kald n ö rendi ve burada do um yapt. * 24 Aral k: Mersin-Mezitli de 9 yafl ndaki Hatice C. adl çocuk, komflusu taraf ndan kaç r larak tecavüz edildikten sonra bo az kesilerek öldürüldü. * 23 Aral k: Adana da ameliyat masas nda narkozlu bir flekilde bulunan K.A.Y., hastane teknisyeni taraf ndan cinsel tacize u rad.

11 8-21 Ocak 2010 Kavga okulu flçi-köylü 11 Onlar Beynimizde Bilinç, Yüre imizde Cesaret, Kavgam zda Dirençtirler! Topraklar m zda devrimci ç - r n ilk yap c s Mustafa Suphi 14 Ocak 1924 te 14 yoldafl yla birlikte Kemalist faflistler taraf ndan katledildi. Dünyada ezilen emekçi halk n kurtulufl mücadelesini yaratan ve tüm dünyaya umut ve fl k olan devrimci önder Lenin 24 Ocak ta, Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht15 Ocak 1919 da Alman Nazi faflistleri taraf ndan katledildi. Yine Proletarya Partisi nin ilk flehidi Ali Haydar Y ld z 24 Ocak 1973 te Dersim topraklar nda ölümsüzleflmifltir. flte bu nedenden dolay Proletarya Partisi 1978 y l nda yapm fl oldu u 1. Konferans nda Ocak ay n n son haftas n PART VE DEVR M fieh TLER N AN- MA HAFTASI ilan etmifltir. Komünistlerin devrim karfl s ndaki kararl l klar, durufllar, devrim stratejisi, zorbalar her zaman korkutmufltur. Bu nedenle, emperyalizmin, faflizmin, sömürücü egemen s - n flar n halk üzerinde estirdi i sömürü, bask ve terörü yok etmek ve eme in dünyas n yaramak için yola ç kanlara yönelik nefreti anlamak zor olmasa gerek. Egemenler uyuyan halk aya a kald ran bir hareketin varl n hiçbir zaman istemez. Bugün sosyalizm öldü safsatas n yaymaya çal flsalar da dünyada ve ülkemizde devrim hedefini yerine getirmek için verilen mücadele onlara en iyi bir cevap olmaktad r. Açl n, yoksullu un, sefaletin, zulmün yafland bir dünyada ne devrimler tarih üzerinden silinecek ne de devrimciler... Osmanl dan, Cumhuriyet in kuruluflundan bu güne yaflanan halk katliamlar bizim kurtuluflumuzun yolunu göstermifltir. Tarihe damgas n vuran halk ayaklanmalar özünde ilericili i bar nd rm flt r. Bir gelenek yaratan Pir Sultanlar, fieyh Saitler, Börklüceler, Bedrettinler halka yol gösterici olmufl halk kahramanlar d r. Kararl l klar yla, bafl e meyen durufllar yla, günümüze b - rakt klar de erleriyle devrimci mücadelemize katk sunmufllard r. Onlardan ö renme perspektifiyle ve bilinciyle sürecimize tafl nm fllard r. Onlar n devamc lar Denizler, Mahirler devrim gelene ini daha ileriye tafl ma iddias yla, devrim hedefini daha büyütmeyi kuflanarak ölüme gülerek cevap vermifllerdir. Ölümü kucaklayanlar n hedefleri de büyük olur. Tüm tasfiyeci rüzgârlara karfl komünist bir kiflilik sergilenerek halk n ç karlar n, koruyan, sistemin yönelimini, sömürü a n do ru tahlil eden, yaflad m z sorunlara çözüm bulan, bize ait olan büyütmenin, bize ait olmayan n y k lmas n n hangi yöntem ve araçlarla olaca n, s n f mücadelesinin, s n fl toplumun varl n ortaya koyan sa lam bir parti olmadan, yerine getirmek zordur deyip partileflmeyi yaratan brahim Kaypakkaya yoldafl m z, sa lam, bilimsel bir dünya görüflü üzerinde infla etti Proletarya Partisini. Bu bilinçle partiyi ileriye tafl - yan ve büyüten 300 ü aflk n flehidimiz var. Bugün aram zda bedenen olmasalar da onlar n mücadelesi, kararl l klar, ba l l klar, feda ruhlar yüre imizde ve bilincimizde yafl yor ve yaflataca z. fiehitlerimizi anarken hangi bilinçle, hangi ruhla onlar yaflam m zda nas l bütünlefltirdi imiz bizim için önemlidir. Onlar sadece düfltükleri tarihlerde sembolik olarak anmak m yoksa onlar bilincimizde, beynimizde, yaflam m zda cisimlefltirmek mi bu önemli. Onlar n ard llar olabilmek, onlar yaflatabilmek, yaflam m zdaki, prati imizdeki duruflumuzla, görev bilincimizle, mücadele duruflumuzla ba lant l d r. Onlara s k s - k ya sar lmay, Proletarya Partisi ne sar lmak olarak alg lamak bize do ru ve bilimsel yolu gösterecektir. fiehitlerimizi böyle ele al rsak ve onlardan ö rendi imiz sahiplenme bilinciyle hareket edersek, mücadeleyi ileriye tafl r z ve ç kan yanl fllara, tasfiyeci rüzgarlara karfl dururuz. Tarihe ad n yazd ranlar, günefli kucaklay p, halk n sevgilisi oldular. Tohum oldular, yaflamak için. flte 15 Nisan da bu tarihin ad oldu. Halil Çak ro lu yoldafl m z n flehit düflmeden önce söyledikleri Beni b - rak n, partiyi güçlendirin yoldafllar demesi bize örnek ve yol göstericidir. Ayfer Celep, Dilek Polat, Nergiz Gülmez yoldafllar sistemin tüm özelliklerinden s yr larak kavgan n yükünü omuzlamak diyorlard. Kendilerini ortaya koyarken biz de var z deme cesaretini göstererek hedeflerinde hiç tereddüt etmiyorlard. Da larda özgürlü- ün halay na efllik etmeyi iflaret ederek s n rs z bir dünya yaratana dek savafl n yolunu gösteriyorlard. Kendilerini daha ileriye tafl mak, görevlerine lay k olabilmek hedefini kuflanm fllard. Partinin uzatt ele karfl l k vererek komutanlaflmada bize örnek olmufllard r. Dilek Polat yoldafl ya çemberin içindesin ya da d fl nda söylemi ile hangi s n f n temsilcileri olmam z, hangi yaflam biçimini tercih etmemizi göstermifltir bize. Mücadeleye yan çizenlerin surat na birer tokat, bizlere de fl k olmufllard r. Dersim in asi ve yi it k z Nergiz, zindanlarda hayk r fl n sesi oldu. Açl n sesini duymayan, bedenini açl - a yat r rken Partiye ve yoldafllar na olan ba l l yla bütünleflmiflti tüm benli inde. Direnmenin simgesiydi onu ölümsüzlefltiren. natç l l yla bilinen can m z, düflmana karfl bu inad n sürdürmüfltür. Ondan ö renmek denince akla parti, yoldafll k ve direnme bilincini kuflanmak gelmeli. Dersim da lar asili iyle, güzelli- iyle bilinir. çinde bar nd rd bu güzelliklerle tafl nm flt r halklar n bilincine. Tan k olmufltur tarihimize olumluluklar yla, yetmezlikleriyle, yarat lan de erleriyle. Sürecimiz her dönem zorluklar içinde bar nd r yor. Buna güç getirmek, gö üs germek bizi büyütüyor diyordu Sevda yoldafl m z... tan fl k oldu- umuz bu topraklarda savafl büyütmek, partiyi yeniden güçlendirmek, halka umut olmak, onlara do ru yaklaflmak, yaratabilmenin tek yoludur. Bugün yap lanlar belki istenilen düzeyde olmayabilir, ancak bu yolda küçük ama ileriye ad mlar m zla hedefe varmak için yürüyoruz. Düflman n gücünü gözümüzde büyütmeden üstüne gidebilmek, kendi gücümüze dayanmak, ezilen halk kitleriyle bütünleflmek bizi düflman karfl s nda yenilmez k lar. Belki bu gün say m z az olabilir. Ama ço almak olmak bizim elimizde. Bunu devrimler tarihi bize onlarca kez deneyimlerle kan tlam flt r. Do ru bir ideoloji, politika, strateji ve taktikle mücadele edilince hedefe ulaflamamak için bir neden yoktur. Bunun için de flehit yoldafllar m z n tüm olumlu ve olumsuz deneyimlerinden ö renmeliyiz. Bu özel haftay bugün yükseltilen flovenizme karfl mücadeleyle birlefltirerek en verimli flekilde de erlendirelim. (Dersim den bir Partizan) KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Atilla Özkan; 18 Ocak 1976 da aralar nda Muhsin Bodur ve Mete Altan adl faflistlerin de oldu u MHP ve siyasi flube polisleriyle girdi i çat flmada flehit düfltü. Kayseri de 1957 y l nda dünyaya gelen Özkan n yaflam binbir güçlükle doluydu. 70 li y llarda devrimci düflüncelere ilgi duyan Özkan, Partizanlarla 1973 y l ndan sonra iliflki kurdu. Lise son s n fta okulu terk ederek Zeytinburnu ve Kazl çeflme deki fabrikalarda çal flmaya bafllad. flçi s n f n n içinde yo un bir propaganda faaliyeti yürüttü. stanbul un önder kadrolar ndand. Bu mücadele sonucunda k sa sürede düflman n hedefi haline geldi. Zeytinburnu Veliefendi de kald ev bir ihbar sonucu düflman güçleri taraf ndan kuflat l r. Evde bulunanlar son mermilerine kadar çat fl rlar. Atilla Özkan yaral bir flekilde tutsak düfler. Cellâtlar onu hastaneye kald rmayarak ölüme terk eder. Meral Yakar; Gaziantep Nizip do umlu olan Meral Yakar (Kinem) ö renim için geldi i stanbul da ö renci gençli in akademik-demokratik mücadelesinden etkilenmifl ve k sa sürede bu mücadeledeki yerini alm flt r. Meral Yakar n devrimci düflüncelerle bütünleflmesi zor olmad. brahim Kaypakkaya önderli inde ideolojik ve siyasi olarak PDA revizyonistlerine ve her türden oportünistlere karfl yürütülen yo un mücadelenin içinde oldu. Halka, devrime ve partisine olan ba l l n, inanc n yürüttü ü fedakâr faaliyetlerinde ortaya koydu. Meral Yakar, stanbul da bir yoldafl n n silah n temizlerken meydana gelen kaza sonucunda yaraland. Yaras n n a r olmas ndan dolay hastaneye kald r lan Meral Yakar tan yan iflkenceci katiller yaral haldeyken onu sorguya ald. 22 Ocak 1973 te ise onu gözalt nda katlettiler. Meral Yakar bugünlere uzanan direnifl gelene inin ilk ad m n att. Mehmet Günalp; 1960 Erzincan Refahiye de dünyaya geldi. stanbul da Y ld z Teknik Üniversitesi nde okurken tan flt devrimci düflüncelerle. Partizanlarla iliflki kuran Günalp, 16 Ocak 1980 de stanbul fiiflli de sivil faflistler taraf ndan katledildi. Polat yit; 20 y ll k devrimci yaflam boyunca belki yüzlerce kez ölüm denilen o bedensel engeli aflm fl, devrime ve halka karfl yürütülen her sald r ya karfl savaflm flt r Polat yit da stanbul da polisle girdi i çat flmada çocuk denecek yafltad r. 12 Eylül AFC sini zindanda karfl lar. Zindanda daima direnifli büyütür y l nda d flar ç kar ç kmaz kavgan n ortas nda yerini al r te yeniden tutsak düfler. Bir y l sonra tekrar serbest b rak ld nda zor bir süreçten geçilmektedir. stanbul, Adana, Mersin, Kayseri de çal flma yürütür.1990 y l ndan itibaren gerilladad r da son kez tutsak düfler. 96 Ölüm Orucu ve Süresiz Açl k Grevi nde görev al r.69 günlük direniflin sonunda bedeni direncini yitirmifl, kanser tüm bünyesini sarm flt r. Hastal k ölümcül olmas n ra men devlet onu tahliye etmez. 15 Ocak 1997 de flehit düfler. Devlet onun için yap lmak istenen cenaze törenine izin vermek istemez ancak Partizanlar n ve halk n sahiplenmesi sonucu büyük çat flmalar yaflan r. Ve ona lay k bir tören gerçeklefltirilir. Yel Da fiehitleri 1993 y l n n Ocak ay n n sonlar nda üstlenme alanlar n n deflifre olmas ve hava taarruzuna maruz kalmalar üzerine yer de ifltirmek zorunda kalan 50 kiflilik gerilla birli i Yel Da nda bir destan yaratt. Önlerinde iki seçenek vard : Ya düflman n üstlendi i ovaya inerek imha olmak ya da Munzur u aflmak. Gerillalar ikinci yolu seçtiler ve uzun yürüyüfl bafllad. Bir ç l k koptu yürekten; 21 Ocak ta Zeki Peker yürüyemeyece ini söyleyerek Yoldafllar beni b rak n, benim kavgam buraya kadar, benden yoldafllara ve kavgam za selam söyleyin dedi. Munzur Erkan Fener i ald bu kez birlikten. Ali Demirda yürüyemiyordu art k. Ama ses ç karmam flt. Yoldafllar bafl na topland. Dr. Hü aya a kalkmak istedi baflaramad. Zafer iflareti yapabildi ancak. Köyün fl klar görünmüfltü art k. Munzur boyun e miflti Partizanlara Fakat Barbara Anna Kirstler, Ali Ekber Batasul ve Ali hsan Yalç n köye ulaflt ktan sonraki günlerde zatürre sonucu yaflamlar n yitirerek Yel Da flehitleri olarak tarihin onurlu sayfalar ndaki yerlerini ald lar. Pusula Geliflme militan bir çizgiyle sa lan r! S n f savafl m nda örgütlü mücadeleyi tercih eden her devrimci bunun ideolojik, siyasal, örgütsel zeminini sürekli yenilemek ve güçlendirmek zorundad r. Çünkü devrimcilik ani öfkelerle, çevreden etkilenmelerle yürütülecek bir meslek de ildir. Çevremizde etkilenerek veya u rad m z haks zl klardan dolay devrimci olabiliriz. Ama devrimci kalmay baflarmak tam da dikkat çekti imiz temel sorunlardan sistemli bir çal flma ve geliflen yeni durumlara yan t olmak için her dakika, her saniye kendi içinde yenilemeyi içeren, buna aç k olan bir pratik duruflu gerektirir. Devrimcilik bir yaflam tarz d r belirlemesinin anlam da budur. Devrimcili in içsellefltirilmesi, yaflam n örgütlenmesini zorunlu k - lar. Burada sözünü etti imiz örgütlülük bireysel de il, kolektiftir. Çünkü devrimden söz ediyoruz. Ve parti, devrim için vazgeçilmez bir araç ise, parti ile bütünleflmek, tüm enerjimizigücümüzü bu bünye içinde harekete geçirmek gereklilikten çok bir zorunluluktur. Partiyle bütünleflmek; partinin her sorununa kafa yormakt r, partinin de erlerini korumakt r, partiyi gelifltirip güçlendirmek için çaba sarf etmektir. Peki, partiyle bütünleflmeden tüm bunlar yap labilir mi? Kesinlikle hay r! Bütünleflmenin olmad yerde, parti ifllerine bofl zamanlar ayr - l r. Ve yap lan ifller de gözlerimi kapar m vazifemi yapar m anlay fl temelinde yap l r. Yarat c l k, kendinden bir fleyler katmadan olmaz. Tüm bunlar n olmas için bir devrimci heyecan n, militan bir duruflun olmas gerekir. Devrimci atakl k, fedakarl k için tam da ifade etti imiz bu özellikler flartt r. Bu özelliklere sahip olunmadan, militanl a dair yap lacak analizlerin hiçbir hükmü olmaz. Militan olal m demekle de militan olunmaz. Bir yaflam tarz n n, bir felsefenin militan olmak ideolojik bir sorundur. Bu meselede sa lanacak her netlik, her geliflme s n f mücadelesinin tüm alanlar nda atak, ne yapt n, ne istedi ini bilen ve bildi ini uygulamak için de özveriden-fedakarl ktan kaç nmayan devrimin militan kifliliklerinin ortaya ç kmas n tetikler. Bu demektir ki; militanlaflmak için ideolojik zaaflarla hesaplaflmak ve bu hesaplaflmay da mutlaka devrimci pratikle iç içe ele almak gerekir. Gerilla savafl n n gelifltirilmesinde, fabrikalarda, iflyerlerinde, semt, gençlik çal flmas nda, pratik sorunlar n çözümünde soyutlanm fl bir ideolojik e itim, bir siyasal tart flma zaman kayb ndan baflka bir fley de ildir. Tekrarlayacak olursak militanl k; gerilla sald r lar nda, sokak gösterilerinde, grev çad rlar nda, fabrika iflgallerinde, antiemperyalist mücadele ile kazan l r. Bunlar n olmad yerde o militanca flekillenifli yaratmak mümkün de ildir. Bu anlam yla militanl k üzerinde yürütece imiz tüm tart flmalarda yüzümüzü soka a, direnifl mevzilerine çevirmeliyiz. zleyen de il, sürece kar flan, müdahale eden olmal y z. Hedefleri net olarak belirlenmifl planl, sistemli bir müdahale yetersizliklerimizi, t kan kl klar m z görme sürecine hizmet eder; hangi noktadan nas l bafllamam z gerekti i konusunda bize bir fikir sunar. Çünkü günü kurtarma çabas, gelifli güzel müdahaleler sonuç itibariyle bize bir fley kazand rm yor. Sadece çal flanlar zihinsel olarak biraz daha yorar. Oysa bugün ihtiyaç duyulan zihinsel tembelli i aflan, devrimci atakl sa layan militan bir durufltur. O halde tüm enerjimizi bu tarz bir flekilleniflin yarat lmas için harcamam z gerekiyor. Devrimci pratikle birlikte edinece imiz her bilgi de iflmemize ve de- ifltikçe de ifltirme-dönüfltürme pratiklerine daha ileri düzeyde katk lar sunmam za yol açar. Örgütlü olan tüm güçlerin ö renme, sorgulama seferberli i içinde olmas birçok problemin çözümünü kolaylaflt racakt r. Bilme eylemi, elefltiri sanat n yap c k lar, yani düflündürme ve de ifltirme sürecine katk sunar. Bilme eylemi sonuçlardan hareketle baflar ve baflar s zl klar n matematiksel toplam n yapmaz. Tam tersine baflar ve baflar s zl klar n nedenlerini somut verilerle ortaya ç kar r. Yürünmesi ve yürünmemesi gereken yollar konusundaki kar fl kl gidererek netli i sa lar. Peki birikim nas l sa lan r? Tabii ki okuyarak, araflt rarak ve en önemlisi de s n f savafl m n n prati ine kar flarak, prati inden ö renerek, kolektif tart flmay - çal flmay önemseyerek. Bunlar d fllayan bir ö renme sanat olamaz. Yoldafl Mao nun kitlelerin ö rencisi olunmadan ö retmeni olunamaz fliar nda vurgulamak istedi i de kitlelerden ö renmenin gereklili i ve zorunlulu udur. Tüm bu veriler bize çok yönlü ve kapsaml bir ö renme eyleminin gereklili ine iflaret ediyor. Zaten böyle bir yönelim içine girmeden dünyada ve ülkemizdeki geliflmeleri yorumlamak, ortaya do ru devrimci sonuçlar ç karmak da zordur. Özellikle ileri militan ve kadrolardaki darl klar n afl lmas, çok yönlü ve kapsaml bir geliflimi için inceleme ve araflt rmada süreklili i sa lanm fl bir çizginin oturtulmas gerekir. Çok yönlü bir incelemenin, yazma eyleminde bir derinlik kazand raca aç kt r. Elbette ki öngörülen bu hedeflere ulaflmak yo un bir eme i gerektirir. Asl nda devrimci militanl n kendisi de budur. Çünkü bireysel beklentilerini gerçeklefltirme hedefinden vazgeçmeyen herhangi bir bireyin, devrimin gerçek manada bir militan olmas düflünülemez. fiu aç k ki; yaflam n ezilenlerin kurtulufluna adamak, zaman n mücadeleye göre planlamak anlam na gelir. Sözgelimi devrimci bir iflçi, fabrikas na gidip çal fl p, ifl bitiminden sonra devrimcilik yapan biri de ildir; devrimci bir iflçi fabrikada, ifl yerinde di er s n f kardefllerini ekonomik, demokratik, siyasal talepler için örgütleyen, bunun için plan yapan bir iflçidir. Bu durum, devrimci ö renciler, köylüler vb. tüm kesimler için de geçerlidir. Bu görevlerini yerine getirmeyenler, yani devrimci çal flmaya zaman ay rmayanlar n, bunun için plan yapmayanlar n devrimci kimlikleri tart flmal hale gelir. Çünkü bu durufl s radan bir durufltur ve burada mevcut durumu de ifltirmeye dönük bir çaba yoktur. Keza kiflisel beklentilerinde, hayat tarzlar nda de iflikli e gitmeyenlerin, halk n davas na hizmet etmek için bunlardan vazgeçme fedakarl nda bulunmayanlar n devrimci durufllar problemlidir. Tüm bunlardan ç kar lmas gereken sonuçlara gelince; devrimci yaflama, örgütlülü e at lan ilk ad m ayn zamanda önceki yaflam tarz n n de iflimine dönük yap lan müdahalenin de bafllang c d r. Özel mülkiyetçi, özel yaflamc düflünüfl tarz yla hesaplaflmay bafllatma sürecine girme eylemidir. Bu u urda sa layaca m z her geliflme, eski burjuva-feodal al flkanl klardan kurtulma, yeni yaflam tarz na göre flekillenmeyi ifade eder. Dolay - s yla eski ile yeni aras ndaki mücadele yaflam n her alan nda sürüyor ve sürmek zorundad r. Eski al flkanl klardan vazgeçme, bir kavray fl bir fedakarl gerektirir. E er ortada bir de iflim yoksa, yani eski ile yeni yaflam tarz aras ndaki fark, bulunan ortamda-çevrede hissedilemiyorsa, buradaki devrimcilik söylemi, devrim iddias sadece laftan ibarettir. De iflimden, etki gücünden yoksun tüm söylemlerin s - n f mücadelesi aç s ndan hiçbir de eri ve hükmü yoktur.

12 flçi-köylü 12 Enternasyonal 8-21 Ocak 2010 Kopenhag Çevre Zirvesi: Bol laf, s f r icraat Emperyalistler aras çeliflkilerle ilgili olarak esas mücadele ABD ile Çin aras nda gerçekleflirken Kyoto Protokolü ile kendisini s n rlayan tek emperyalist güç olan Avrupa Birli i de bu çat flmada zaman zaman boy göstermifltir. Bununla beraber yar -sömürge, yoksul ülkeler de, bir yandan zengin ülkelerin ikiyüzlü politikalar n teflhir ederken di er yandan emperyalistler aras çeliflkilerden yararlanma gayretine düflmüfllerdir Aral k tarihlerinde Danimarka n n baflkenti Kopenhag da toplanan Birleflmifl Milletler klim De iflikli- i Çerçeve Sözleflmesi 15. Taraflar Konferans dünya genelini etkileyen ekoloji felaketinin sorumlular n sorunun çözümü için bir araya getirmifl ve bunun sonucunda 11 gün boyunca bol laf salatas yap lm fl, kitlelere bol bol sözler verilmifl ancak tekelci kapitalizmin temsilcileri kendilerinden beklendi i gibi somut bir ad m atma konusunda niyetsizliklerini bir kez daha göstermifllerdir. 200 e yak n ülkenin en üst düzey temsilcilerinin bir araya geldi i Kopenhag Zirvesinin amac dünyan n karfl karfl ya kald insan eliyle gerçekleflen en büyük ekolojik felaket olan küresel s nmaya ve sonuçlar na karfl 2012 den sonra neler yap labilece i üzerine bir yol haritas belirlemekti. Bu konuda flu ana kadar imzac devletleri ba lay c hükümler tafl yan tek uluslararas sözleflme olan Kyoto Protokolünün 2012 de süresinin sonlanmas sebebiyle 2012 sonras dönem önem kazanmaktayd. klim de iflikli i konferans n n üç gündemi gaz emisyonlar n n hangi oranda s n rland r laca, finansal destek meselesi ve sürecin nas l devam edece iydi. Ancak her ne kadar toplant ya 200 e yak n devlet üst düzeyde kat lsa da ve çok say da çevre örgütü temsil edilse de kararlar ABD, Çin, ngiltere baflta olmak üzere Brezilya ve Güney Afrika n n da dahil oldu u dar toplant larda al nm fl, net ve somut hedefleri olan bir karar n ç kar lmas na bu güçler set çekmifltir. Bir siyasi mücadele alan ve flov meydan olarak Kopenhag Zirvesi Bu zirve gevezelikten ve siyasi güç gösterisinden baflka bir anlama gelmemektedir. Zirve bir yandan emperyalist devletler aras güç mücadelesinin bir arenas haline gelmiflken di er yandan yar -sömürge yoksul ülkelerle zengin emperyalist ülkeler aras ndaki çeliflkilerin de ortaya ç kt bir yere dönüflmüfltür. Emperyalistler aras çeliflkilerle ilgili olarak esas mücadele ABD ile Çin aras nda gerçekleflirken Kyoto Protokolü ile kendisini s n rlayan tek emperyalist güç olan Avrupa Birli i de bu çat flmada zaman zaman boy göstermifltir. Bununla beraber yar -sömürge, yoksul ülkeler de, bir yandan zengin ülkelerin ikiyüzlü politikalar n teflhir ederken di er yandan emperyalistler aras çeliflkilerden yararlanma gayretine düflmüfllerdir. Özellikle küresel iklim de iflikli ine karfl gerekli önlemleri alma konusunda emperyalist devletlerden finansal destek alma söz konusu oldu unda bu ülkeler daha fazla çaba göstermekte ve konferans n genel gündemi içinde en çok bu yönüyle ilgilenmektedir. Bununla beraber konferansta Çin, geliflmekte olan, yoksul ülkelerin savunucusu ve temsilcisi rolüne soyunurken Avrupa Birli- i, özellikle ngiltere ve Fransa da, bilhassa Afrika ülkeleriyle iliflkilerini gelifltirmeye çal flm fl ve kendisi Kyoto Protokolüne uyarken ad m atmayan ABD ve Çin i teflhir ederek siyasi ve ekonomik nüfuzunu artt rmaya çal flm flt r. Çin 14 Aral k günü finansal destek konusunda yoksul ülkelerle zengin ülkeler anlaflamay nca yoksul ülkelerin bir araya geldi i G77 grubuyla konferans salonunu geçici olarak terk ederek flov yapm fl, ngiltere ve Fransa ise Etiyopya Baflkan n n yoksul ülkelere finansal destek sa lamak amac yla hava ve deniz yolu sanayilerine özel bir vergi uygulanmas önerisini destekleyerek bu alanda yeni bir manevraya imza atm flt r. ABD emperyalizmi ise Kyoto Protokolünü dahi imzalamam flken Kopenhag Zirvesi nde siyasi flov yapmay ihmal etmemifltir. ABD hem D fl flleri Bakan H. Clinton hem de bizzat Obama üzerinden prestij toplama gayretindeydi. Afganistan a 30 bin asker göndererek savafl keskinlefltirece i aç klamas n yapan ve Irak taki iflgali sürdüren, dünyan n en militarist devleti olarak askeri müdahalelerde ekolojiye büyük zararlar veren Nobel Bar fl Ödüllü Obama zirveye laf de il ifl üretmeye geldi ini belirterek iklim de iflikli ine karfl mücadelede kararl oldu- unu söylemifl ve ilk ifl olarak Zirvenin önde gelen liderleri ile toplanarak Zirve nin sonunda kabul edilen belgenin ilk tasla ndaki tüm somut öneri ve talepleri ç kartarak belgeyi hiçbir somut öneri içermeyen bir hale çevirmeyi baflarm flt r. Obama konferans esnas nda aç kça Çin i dünyada en fazla gaz emisyonunun gerçekleflti i ülke oldu u için elefltirse de bu çok da samimi bir elefltiri de ildir. Çünkü Çin in son y llarda bu konuda ABD yi geçerek dünyaya daha fazla zarar vermesinin en önemli sebebi Çin de do aya zarar veren endüstrilerin büyük ço unlu unun ABD baflta olmak üzere Bat n n talepleri do rultusunda çal flmas d r. Dolay s yla Çin in verdi i zarar salt Çin le ilgili de il bir bütün emperyalist-kapitalist sistemin kâr azmi ve üretim anlay fl ile ilgili bir meseledir. Çin ise Konferans öncesinde dünya kamuoyuna yapt aç klamada sera gaz emisyon oran n düflürece ini, çevre-dostu sanayiye geçifl yapaca n ve çevre sorununa daha fazla önem verece ini ilan etti. Bunun bir nedeni Çin de özellikle k rsal kesimlerde çevre kirlili ine karfl yürütülen kitlesel ve militan mücadelenin bask s iken di er ve daha bask n olan sebebi küresel ekonomik kriz döneminde yüksek büyüme oran n sürdürmek ve krizin etkilerini azaltmak için devletin harcamalar n art rma karar do rultusunda çevre kirlili ini engelleyecek yat r mlara a rl k vermeye karar vermesidir. Bununla beraber emperyalizm, özellikle de ABD, ekolojik felakete karfl önlem al nmas için yoksul ülkelere verilecek finansal destek meselesini geleneksel siyasetlerine uygun flekilde kendilerine olan ba ml l klar n derinlefltirme gayesiyle bir silah olarak kullanm flt r. Finansal destek hem belirli flartlara ba ml k l nm fl hem de uluslar aras gözetim, fleffafl k ve paran n ak betinin tespiti için iç politikaya müdahale konusunda yeni bir araç ve bahane ortaya serilmifltir. Bu yaklafl m yoksul ülkelerin tepkisini çekmekle birlikte en sert ve ciddi direnifl Çin den gelmifl, Çin temsilcileri uluslararas gözlem ve denetimi egemenliklerine müdahale sayacaklar n ilan etmifller, finansal deste i kabul etmeyeceklerini bildirmifllerdir. Zirvede küresel s nmada belirleyici bir rolü olan karbondioksit ve çeflitli zararl gazlar n sonucunda atmosferde sera etkisinin yarat larak yeryüzü s s n n artmas nedeniyle sera gaz n n emisyonunun azalt lmas üzerinde bir karara varmak mümkün olmam flt r. Bunun en önemli sebebi ise meselenin samimi, bilimsel bir temelde ekoloji sorununu çözmek amac yla de il de emperyalist güçler aras nda mücadelede bir koz olarak de erlendirilmesidir. Buna göre özellikle Çin in dünya piyasalar nda artan a rl na karfl Çin in en önemli kozu olan ucuz ifl gücü ve çevreye duyars zl k konusunda ad m atarak ürünlerinin piyasa fiyat - n n artmas ve dünya ekonomisindeki rekabet gücünün zay flat lmas d r. Bu do rultuda ABD Senatosuna ABD sanayisinin ç karlar - n n korunmas için Çin in çeflitli yapt r mlar kabul etmesi, aksi takdirde ise ekonomik yapt - r mlar n gündeme getirilmesi üzerine bir önerge de sunulmufltur. Özcesi mesele ekoloji ile ilgili kayg lar de ildir. Zirve sonucunda duyurulan belge ise ne Avrupal lar ne Afrikal lar ne de küçük ada devletlerini memnun etmifltir. Greenpeace gibi örgütler anlaflmay mahkum ederken Sudan n BM temsilcisi ve yoksul ülkelerin ortak hareket etti i G77 blo unun sözcüsü Lumumba Di-Aping ilan edilen sözleflmeye karfl mücadele edeceklerini ve Obama ile Kyoto Protokolünü imzalamayan Bush yönetimi aras nda hiçbir fark olmad - n vurgulad. Sözleflmeye ayr ca Bolivya, Küba, Venezüella, Ekvator gibi devletlerin üyesi oldu u ALBA üyesi ülkeler de sert flekilde karfl ç kt. Venezüella temsilcisi BM ye darbe yap ld - n ilan ederken ALBA ad na aç klama yapan Morales ise konferans n anti-demokratik oldu unu, yoksul ülkelerin rüflvetle sat n al nmaya çal fl ld n ve Obama n n flov yapmak yerine Kyoto yu imzalamas ve iflgallere son vermesi gerekti i ça r s nda bulundu. Sözleflmenin özellikleri Zirvenin sonunda ilan edilen ve Kopenhag Mutabakat ad verilen belge ise herhangi bir ba lay c l olmayan bir içeri e sahip. Ba lay c bir hukuksal antlaflman n ne zaman haz rlanaca ve bu süre zarf nda ne yap laca üzerine somut bir yönelim de sunulmam flt r. Sanayi devrimi öncesine göre küresel s - cakl k günümüzde 0.7 derece artm flt r. Konferansta emperyalist ülkeler 2050 de en fazla 2 dereceye ulaflmas için çaba harcamay ve sera gaz emisyonunda % 50 azalmay hedeflemeyi savunsa da yoksul ülkeler ve küresel s nmadan en çok etkilenen ada devletleri s nman n en fazla 1.5 derece olmas - n ve gaz emisyonunda % 80 azalmay savunmaktad r. Sera gaz emisyonunun ve küresel s nman n en büyük sebebi sanayileflmifl emperyalist ülkelerken yoksul, yar -sömürge ülkelerin küresel s nmaya katk s oldukça düflüktür. Bunun için söz konusu kararlar n hayat bulmas ciddi bir yat m flart kofltu undan bu konuda mücadele bir sonuca ulaflamam flt r. Sözleflmede Kyoto Protokolünün geçerli oldu u belirtilmifltir. Konferansta Kyoto Protokolünün 2012 sonras nda 2020 ye kadar geçerlili inin uzat lmas da tart fl l rken Avrupa Birli i, ABD nin imzalamad ve emperyalist güçler aras nda yaln zca AB nin uydu u bu antlaflma yerine herkesi ba layan yeni bir antlaflman n haz rlanmas n savunmaktad r. Konferansta ayr ca yoksul ülkelere küresel s nmaya karfl gerekli önlemleri almak amac yla 2012 ye kadar 30 milyar dolar, 2020 ye kadar ise 100 milyar dolar verilmesi kabul edilmifltir ancak paran n kayna netlefltirilmemifltir. Ayr ca Çin ve Hindistan uluslararas gözetimi kabul etmemektedir ve bu da verilen sözlerin tutulup tutulmad n n nas l tespit edilip ölçülece i konusunu cevaps z b rakmaktad r. Bu sözleflme ile yaln zca her ülke küresel s nmaya karfl bireysel olarak harekete geçece i ve önlem alaca sözünü vermekle yetinmifltir. Somut hedeflere de inilmemesi bu nedenle kimseyi tatmin etmemifltir. Kabul edilen belgenin ilk tasla nda yer alan 2050 ye kadar gaz emisyonu oran n n % 50 düflürülmesi teklifi de, ki bu oran da yoksul ülkeleri memnun etmemifltir, Obama n n çabas yla belgeden ç kar lm flt r. Tiranlara, sömürücülere, asalaklara karfl dünyay ve insanl kurtarmak için mücadele edelim! Çevre krizinin küresel ekonomik krizle do rudan bir ilgisi vard r. Her ikisinin de sebebi emperyalist-kapitalist sistemdir. Sömürüye dayanan, sald rgan ve kâr odakl bir sistem olan emperyalizm, kendisiyle birlikte gezegenimizi ve tüm insanl da mahva sürüklemektedir. Kopenhag da toplananlar bu sistemin temsilcileridir. Zirveye öncülük edenler tekelci kapitalizmdir. Dünya halklar n n gerçek talep ve ç karlar ise zirve salonuna girememifl, halklar n öfkesi sokaklarda yank - lanm flt r. Zirvede demagojik söylemlerle gezegenin hali üzerine a tlar yak l rken d - flar da Danimarka polisi eylem yapanlara sald rmakta, 2 bine yak n insan gözalt na almaktad r. Kopenhag Zirvesi ikiyüzlülü ün sahne ald bir gevezelik ah r d r. Ülkesini kapitalistler için ucuz iflgücü cennetine, emekçiler için cehenneme çeviren ve halk na kurflun s kan Çin ile Hindistan n kalbindeki tüm dünya için oldukça de erli olan ormanlarda ABD nin Afganistan a y d ndan daha fazla askeri -150 bin- y arak Maoistlere ve yoksul halka savafl açan, gezegenin ekolojisi için oldukça önemli olan bu bölgedeki ormanlar savafl alan na çeviren ve bölgede devrimcileri ezip halk sürdükten sonra bu de erli yerleri çok uluslu flirketlere ya malatt rmay amaçlayan Hindistan yoksul dünyan n savunucusu k l na girmifl, teröre karfl mücadele ad alt nda T. Kürdistan ndaki ormanlar yakan, çevreye her türlü zarar veren TC a rbafll sözler dillendirmifl, askeri iflgallerle ülkeleri y k nt ya çeviren, ekolojiye dönüflü olmayan zararlar veren ve kitle imha silahlar na sahip olan ABD ise güzel günlerden dem vurmufl, tüm bunlar yaflan rken sokaklar Danimarka flartlar nda görülmedik bir fliddete tan k olmufltur. Dünya halklar yoksullukla, ekonomik krizle ve ekonomik ya ma savafllar yla zor flartlarda yaflamaya zorlan rken tekelci kapitalizm dünyan n tüm yeralt ve yer üstü kaynaklar n ya malamakla, halklar daha a r koflullarda sömürmekle meflgul. Sera gaz emisyonlar n n tek sorumlusu salt kâr h rs - na dayal emperyalist kapitalist sistemin enerji, ulafl m, madencilik, inflaat, imalat, endüstriyel tar m vb. alanlardaki ya mac prati idir. Bu sald rganl n en büyük ma duru da insanl n parças oldu u do ad r. Bu sistemde do a yaln zca bir hammaddedir. Bunun sonucudur ki son 15 y lda 150 y l n en s cak dönemini yafl yoruz, bunun sonucunda deniz seviyesi aras nda y ll k 1.8 mm yükselirken 1996 dan bu yana 3.1 mm yükselmektedir. Bunun sonucunda dünyan n dört bir yan nda çevre felaketleri, seller, büyük y k mlar, devasa orman yang nlar gerçekleflmektedir. Ancak bunlar da emperyalist sistemi durdurmamakta, kriz ortam n n da etkisiyle çok uluslu flirketler özellikle de maden ve enerji flirketleri do al kaynaklara ulaflabilmek için Asya da, Afrika da, Latin Amerika da ya mac bir rekabetle halk evsiz b rakmakta, tüm dünya için oldukça de erli olan ormanlar yok etmekte, nehirleri kirletmektedir. Emperyalist tekeller hammaddelerin ya mas n n ard ndan gerilerinde çevre kirlili i ve sera gaz emisyonlar b rakarak farkl bölgelere gitmektedirler. Bilgi teknolojisinde, genetikte, robot teknolojisinde, tar mda ve t p alan nda devasa geliflmeler yaflanmas na karfl n bu bilimsel geliflmeler insanl n temel sorunlar n çözmek amac yla de erlendirilmektedir. Tam tersine açl k, yoksulluk, hastal klar, ekolojik y k m tüm h z yla devam etmektedir. Bu sorunlar n çözümü için koflullar mevcuttur. Bilimsel geliflim insan odakl bir yaklafl mla ve üretim kaynaklar n n üzerinde kolektif bir denetimle kâr de il insan için de erlendirilerek toplumsal kalk nma için kullan labilir. Bu nedenle insanl ve dünyay kurtarmak için kararl bir anti-emperyalist, devrimci mücadeleye ihtiyaç vard r. Naz m Hikmet in de dedi i gibi, Ya ölü y ld zlara götürece iz hayat, ya da ölüm inecek yeryüzüne...

13 8-21 Ocak 2010 Dünyadan flçi-köylü Aral k katliam n unutmayaca z! AT K-YDG den Merkezi E itim Kamp Londra 19 Aral k katliam Londra da, tüm dünyadaki politik tutsaklar n özgürlü ü için mücadele ça r s yla protesto edildi. Uluslararas Politik Tutsaklarla Dayan flma Komitesi (UPOTUDAK), Özgür Tutsaklarla Dayan flma Komitesi (ÖTDK) ve Devrimci Demokrasi Gazetesi taraf ndan örgütlenen 19 Aral k anmas, Türkiyelilerin yo un olarak yaflad Wood Green de yap ld. Anma, 19 Aral k katliam n unutmad k, unutturmayaca z, Politik tutsaklara özgürlük sloganlar yla sonland r ld. Stuttgart 19 Aral k günü bir sempozyum düzenlendi. UPOTU- DAK taraf ndan gerçeklefltirilen sempozyuma Türkiye den fiebnem Korur Fincanc (T HV), Ümit Efe ( HD) ve smet Yurtsever in (TUYAB) yan s - ra UPOTUDAK temsilcisi Hüseyin Sap da kat ld. Yap lan sayg duruflunun ard ndan, 19 Aral k 2000 katliam na ve Cumartesi Annelerine iliflkin bir film gösterildi. Filmin ard ndan k sa bir konuflma yapan AT K temsilcisi, 19 Aral k öncesi, an ve sonras ndaki geliflmelere k saca de inerek katliam n boyutunu gözler önüne serdi. Sempozyumda ilk söz Ümit Efe ald ve hapishanelerin tarihsel geçmifline de inerek, Tüm bunlara karfl direnmek, inatç bir flekilde mücadeleyi yükseltmek gerekir dedi. Konuflmas na AT K e teflekkürlerini sunarak bafllayan Türkiye nsan Haklar Vakf (T HV) Baflkan fiebnem Korur Fincanc, çözüm için birarada bulunduklar n ve 19 Aral k katliam n n devletin çok kararl bir operasyonu oldu unu vurgulad. Fincanc devamla, Türkiye belki de Açl k Grevi ve Ölüm Oruçlar n n en çok yafland ülke konumundad r. çerde tutsaklar, d flarda yak nlar bu eylemleri gerçeklefltirdiler dedi. TUYAB tan smet Yurtsever de tutsak ve yak nlar - n n selamlar n ileterek bafllad konuflmas nda günümüze iliflkin bilgiler verdi. Son olarak söz alan UPO- TUDAK temsilcisi Hüseyin Sap, çal flmalar hakk nda bilgi verdi. 19 Aral k 2000 i yaflayan bir gazi de yaflad klar n anlatt. sviçre Zürih te T F, DHF, G F, Al nteri, Halkevi, FEKAR ve Bir-Kar taraf ndan 19 Aral k katliam n protesto yürüyüflü gerçeklefltirildi. 19 Aral k Katliam n unutmayaca z yaz l pankart yürüyüflün en önünde tafl nd, her kurum da kendi bayrak ve flamalar yla yürüyüfle kat l m sa lad. Yürüyüfl boyunca DETUDAK n Almanca bildirisi okundu. TC Konsoloslu u önüne gelindi inde ise konuflmalar yap ld ktan sonra sayg durufluna geçildi. Devrimci tutsaklar n yaln z olmad, özgürlük mücadelesinin birer neferleri olduklar ve sahiplenileceklerinin ifade edilmesinin ard ndan sloganlarla yürüyüfl sonland r ld. Augsburg Enternasyonal Kültür Merkezi nde katliama iliflkin sempozyum yap ld. Sempozyuma fiebnem Korur Fincanc, Ümit Efe ve UPOTUDAK temsilcisi kat ld. Ümit Efe genel olarak dünya genelinde ise hapishanelerin oluflum sürecine ve Türkiye deki hapishaneler sürecine de indi. Ard ndan sözü fiebnem Korur Fincanc ald. Fincanc, katliamda kimyasal silahlar n kullan ld n söyledi. AT K Yeni Demokratik Gençlik Avusturya n n nnsbruck kentinde gençlik kamp gerçeklefltirdi ini duyurdu. Merkezi Yürütme Kurulu taraf ndan yap lan aç klamada, kamp n 3 gün sürdü ü belirtildi ve gelen bir öneri ile kamp, YDG kurucu üyesi ve flu anda hapishanede tutsak olan smail Y lmaz yoldafla atfedildi denildi. Avrupa n n birçok ülkesinden YDG lilerin kat l m yla gerçekleflen kampta Ajitasyon/Propaganda, YDG tarihi, Yöneticilik, Ayd nlanma Ça ndan Günümüze Avrupa da S n f Mücadelesi ve Enternasyonalizm, E lence Anlay fl gibi konular n yan s ra, çal flma gruplar fleklinde pratik atölye çal flmalar n n yap ld ö renildi. YDG Baflkan n n konuflmas na da yer verilen aç klamada, Böylesi olumlu bir e itim kamp n gerçeklefltirmifl olman n verdi i enerji ile yaklaflan 20. kongremize gitmek oldukça önemlidir. Bu nedenle, her birimiz 20 y ll k eme e yak fl r bir çal flma azmiyle sürecimizi daha etkin k lmak zorunday z denildi. (AT K Haber Merkezi) Gazze kuflatmas n n y ldönümünde FHKC aç klamas Siyonist srail in Gazze sald r s n n birinci y ldönümünde Filistin Halk Kurtulufl Cephesi bir aç klama yaparak Gazze halk n n direnifl ve azminin, sald r n n üzerinden bir y l geçtikten sonra da güçlü ve sa lam oldu unu söyledi. 26 Aral k günü yap lan aç klamada iflgalde yaklafl k bin befl yüz insan n katledildi i, on binlerce insan n yaraland ve yerlerinden edildi i, on binlercesinin evlerinin y k ld hat rlat ld. ABD nin bar fl ve görüflme hakk ndaki sözcüklerinin, iflgal topraklar m z çalarken, haklar m z ihlal eder ve halk m z katlederken tatl konuflmalar, yalan sözler ve ucuz hamlelerden baflka bir fley olmad aydan aya, y ldan y la daha aç k hale geliyor denilen aç klamada ayn zamanda sözde bar fl süreci nin gürültüsünün sadece iflgalcilerin suçlar n gizledi ine ve Siyonist iflgal ve onun Washington daki stratejik müttefikinin amaçlar na hizmet etti ine de iniliyor. flgal savafl ayg t n n liderleri katliam ve barbarl kla güvenlik ve zafer kazanabilece ini, halk m z n kararl l k ve direnifl iradesini, ulusal haklar m za ba l l m z k rabilece ini zannetmekteler. Bununla birlikte gerçekte, onlar zafer ve sözde güvenlik kazanmam fllar, hatta sald r lar Lübnan ve Filistin den direniflle tamamen püskürtülerek yenilgiye u rat lm fllard r. Arap halk n ve uluslararas ilerici güçleri kendileriyle süren dayan flmalar ndan dolay gurur ve flükranla selamlad klar n söyleyen FHKC, Filistin düflmanlar n n tamamen yenilgiye u rat lmas için bu dayan flman n güçlendirilerek devam etmesi gerekti ine vurgu yapt. FHKC Siyasi Büro üyesi ve sürgündeki kolunun lideri yoldafl Dr. Maher Taher, Gazze üzerindeki ablukan n k r lmas için insan haklar elefltirilerinin ve insanc l projelerin gerekli oldu unu ama bunlar n ablukay tek bafllar na k rabilecek yeterlilikte olmad n ifade etti. Uluslararas insan haklar örgütlerinin, bu katliamlar do rulayarak belgelemesinin önemine dikkat çeken yoldafl Taher, Gazze de 1,5 milyon Filistinli abluka alt nda ac çekerken, Arap hükümetlerinin ve resmi uluslararas toplulu un sessizli ini korudu una dikkat çekti ve Arap rejimlerinin sessizli inin srail in suçlar n n devam etmesine izin verdi ini ve bu yüzden de Gazze ablukas n n suç ortaklar oldu unu ifade etti. FHKC, Gazze ablukas n n basit bir insanl k sorunu olmad n ayn zamanda Filistin halk üzerinde politik bir abluka oldu unu söyledi ve sözlerini flu flekilde sonland rd : Düflman srail Filistin halk n n teslimiyet bayra n çekmesini, direniflten vazgeçmesini ve ABD ve Siyonizm in koflul ve flartlar n kabul etmesini istemektedir. Fakat Filistin halk tüm bunlara ra men, koflullar ne olursa olsun savaflmaya devam edecek, teslimiyeti reddedecek ve direnifl bayra n dalgaland rmay sürdürecek! Rotterdam da stant çal flmas HT F in birkaç ay önce bafllatt ekonomik krize karfl kampanya çerçevesinde Rotterdam da stant çal flmas gerçeklefltirildi. HT F Rotterdam Komitesi taraf ndan çarfl merkezinde aç lan stantta bildiri da t m yap ld. Hollandaca ve Türkçe ç kar lan Yoksullaflmaya Hay r; Ekonomik Krizin Nedeni Emekçiler De ildir! fliarl broflürlerinin da t ld stant çal flmas nda ayr ca konuflmalar da yap ld. AT K ve YDG bayraklar n n as ld stantta, HT F imzal flsizli e ve Yoksullu a Hay r yaz l pankart aç ld. (AT K Haber Merkezi) Evrensel Bak fl Kapitalist restorasyonun yaratt Kâ ttan Kaplan! Dünya emperyalist-kapitalist sistemini ayakta tutan kimi dayanaklar n birer birer y k ld art k ayan beyan ortada. Sistemin kendini yenileyebilmesiayakta kalmas bu dayanaklar n tekrar onu tafl yabilecek biçimde onar lmas na, yeni dayanaklarla güçlendirilmesine ba l. Sistemin ayakta kalmakta giderek zorland na dair en belirgin göstergeler, 2000 li y llar n bafl ndan itibaren artt. Bu art fl, dayanaklar güçlendirme çabalar n da h zland rd. Bu çabalar en çok da iflgal politikalar n n yayg nlaflmas nda, yeni ya ma-talan alanlar na odaklanmada görüldü. Ancak sistemdeki çatlaklar büyümeye devam etti. En büyük çatlak ise, uzunca y llard r emperyalistkapitalist sistemin öncü gücü olma iddias n koruyan, ABD emperyalizminde görüldü sonlar nda ortaya ç kan ABD merkezli ekonomik krizle birlikte, çatlak tüm dünyay sarmaya bafllad. Ne milyar dolarl k önlem paketleri ne de iflgal-ya matalan politikalar n geniflletme-derinlefltirme hedefli birbiri ard na belirlenen yeni stratejiler, çatlakta en küçük bir onar ma yol açt. Aksine, ABD emperyalizminin gücünde zay flama, imaj n n iyice düflmesi sorunlar büyüdü, dünya hâkimiyeti iddias n tehdit eder hale getirdi. Bu tehdidin büyümesindeki en önemli etken ise, öncü güç olma iddias n n art k di er emperyalist güçler taraf ndan gündeme getirilmesi, onlar n da tüm stratejilerini bu yönlü belirlemesiydi. Emperyalistler aras rekabetin giderek t rmanmas ndan baflka bir ad yoktu bunun. AB, Rusya, Japonya ve Çin gibi emperyalist güçler art k dünya pazarlar nda üstün bir konuma gelme, de ilse eflit pay alma arzular n güdemiyorlard. Asl nda öteden beri var olan rekabetin iyice k z flmas n n ifadesiydi bu durum. ABD emperyalizminin içine düfltü ü pozisyon en çok da Çin in ifline yarad denilebilir. Dünya pazar nda giderek daha büyük bir paya sahip olan Çin in bu yükselifli, di er emperyalist güçlerin bu büyüyen dev ile iliflkilerini daha ileri tafl mas n adeta zorunlu k ld. Bu güçlerin karfl s nda ise, mali krizin merkezi görünümündeki, ayn zamanda Çin le her alanda k yas ya rekabet halinde olan ABD emperyalizmi geliyordu. ABD emperyalizminin Çin le bir dizi ekonomik vd. projeler kapsam ndaki iliflki gelifltirme giriflimlerinin sonuncusu, geçti imiz haftalarda gerçekleflti. Yeni imaj Obama, kalabal k bir heyetle Çin e bir ziyaret yapt. Asl nda bu ziyaretlerle birlikte, ABD emperyalizminin son y llarda ne kadar güçsüzleflti i de bir kez daha ortaya ç kt. Bir dizi uflak-kukla rejimin liderleri ile yap lan karfl l kl ziyaretlerdeki evin efendisi görüntüsü, bu ziyaretten yans yan karelerde pek görülemiyordu. 90 l y llarda Clinton un bu ülkeye yapt ziyaret s ras nda ABD heyeti canl yay n ve seçilmifl bir kitle talep etmifl, bu talep yerine getirildi- inde, Clinton canl yay nda Çin i, hem de kendi ülkesinde dünya kamuoyu karfl s nda elefltirme f rsat n kaç rmam flt. Çin Obama ziyaretinde canl yay n talebini ret etmiflti. Ancak Çin yönetiminin canl yay n ve ABD heyetinin daha bir dizi talebini geri çevirmesinin alt nda yatan neden sadece ilkinden ders ç karm fl olmalar ile ilintili de ildir. Neden, daha çok da Çin in bu süre içinde büyüyen gücü ile ilintilidir. Çin in emperyalist kapitalist dünya sistemine giderek nas l entegre oldu unun, büyüyen emperyalist bir güç oldu unun göstergesidir ayn zamanda. Çin in emperyalist dünya sistemine entegre olma süreci 1976 da, Mao nun ölümünden sonra bafllad. Bir karfl devrimle iktidar ele geçiren yeni bürokratik burjuvazi, devrimin kazan mlar n bir bir ortadan kald rmakta, kapitalist restorasyon sürecini bafllatmakta tereddüt etmedi. Mao nun Sosyalizmi kendi gücüne dayanarak infla etme anlay fl h zla terk edildi, Çin in kapitalist dünya pazar na entegrasyonu bafllat ld. Bu tarihlerden itibaren ülkeye girmeye bafllayan yabanc sermaye, mal ithal vb. uygulamalar, revizyonistlerin iddialar n n aksine, sosyalist inflaya de il, kapitalist restorasyonu h zland rmaya hizmet ediyordu y l nda ülkenin güney bat - s nda aç lan ilk dört Özel Ticaret Bölgesi ni, k sa sürede ülkenin dört bir yan nda, hem de yabanc sermaye ile aç lan, say lar h zla artan baflkalar izledi. Bat l emperyalistler bu süreci var güçleri ile desteklediler. Çünkü 1.3 milyarl k nüfusu ile Çin uluslararas tekellerin ifltah n kabart yordu y l na gelindi inde, do rudan yabanc yat - r mlar n oran 1980 y l na oranla 50 kat artm flt l y llar nda, AB, ABD ve Japonya gibi güçlerin Çin e dönük yat r mlar nda s çramalar 50 milyar dolar aflm flt bile. Çin bunun içindir ki hala uluslararas tekellerin Asya Stratejilerinin merkezinde bulunmaktad r. Uluslararas üretimin yo unlaflma merkezi haline gelmiflti. Uluslararas yat r mlar n büyük bölümü ise, 1997 de Çin e ba lanan Hong Kong la birlikte Çin, uluslararas mali sermaye merkezine sahip olmakla birlikte, New York ve Londra dan sonra dünyan n üçüncü uluslararas banka merkezi de burada. Bu da Çin i derinleflmeyi sürdüren mali krizden ç k fl çabalar nda da önemli bir yere oturtmakta. Sonuç olarak, kapitalizmin restorasyonu, proletarya enternasyonalizminin bu kalesini, dünya hâkimiyet iddias na soyunacak derecede bir emperyalist gücü dönüfltürmüfl bulunmakta. Çin hükümet temsilcileri Obama karfl s ndaki durufllar n da bu güçten almaktalar. Çocuk eme i baflta olmak üzere, yo un sömürüdür ayn zamanda bu gücü yaratan. Ancak bu güç de t pk di er emperyalist güçler gibi, Mao nun tan - m yla kâ ttan kaplan olman n ötesinde de ildi. Çin halk er geç Mao nun miras - na sahip ç kacak ve kendi kâ t kaplan n da yerle bir edecektir. Harekete geçen halk y nlar n n korkutucu gücü önünde ne Çin deki ne de dünyadaki kâ ttan kaplanlar n durmas mümkündür!

14 flçi-köylü 14 Tarihten sayfalar 8-21 Ocak 2010 DEVR M N YEN LMEZ VE USLANMAZ KARTALLARI Di erlerinden çok farkl gibi görünmese de, hatta belki gerçekten bir fark olmasa da tarihsel tesadüfler düflünüldü ünde bizlere sistemle mücadeleyi görev bilmifl birçok yaflam hat rlatacakt r. Ocak ay, içerisinde yer ald mevsimin tüm so uklu unu ard nda b - rakt klar ile s tan, an lar ile mücadelemizi tutuflturan ve kardelen misali k fla inat yeniden ve yeniden yefleren birçok yaflam hat rlatacakt r. Ve daha bir anlaml k lacakt r kendisini. Düflündü ümüzde sadece ülkemizden isimler de il enternasyonal anlamda da birçok isim gelecektir akl m za. Yitirdi imiz ancak mücadelemize tohum olan isimler. Rosa Lüksemburg ve Karl Liebknecht gibi. O bir kartald ve hep kartal olarak kalacak Lenin, 5 Mart 1870 y l nda Polonya da Yahudi bir ailenin çocu u olarak dünyaya gelen Rosa Lüksemburg u bu sözlerle tan ml - yor. Polonyal lar ise ona Polonya n n k z l gülü anlam na gelen Prima Donna lakab n yak flt r yor. Rosa ya bu s fatlar n yak flt r lmas n n ve bugün hala dünya çap nda k z l bir gül olarak an lmas n n nedenini anlamak için onun 49 y ll k yaflam n k sa da olsa gözden geçirmek yeterlidir. Rosa n n ad n and - m z yerde yoldafl Karl Liebknecht i anmamak ise büyük bir haks zl k olacakt r. Rosa Lüksemburg ve yoldafl Karl Liebknecht 15 Ocak 1919 da Berlin de, daha sonras nda Alman faflizminin ünlü isimlerinin içinde yer alacak olan Freikorps (Gönüllü K ta) taraf ndan tutukland lar. Eden Hotel e getirilen Rosa ve Karl burada kendilerinden geçene dek dövüldüler, Karl kendisine yap lan bu iflkence sonras bafl ndan vurularak katledilirken Rosa Lüksemburg Landwehr kanal na at ld. 25 Ocak günü Friedrichsfelde Mezarl nda Karl n bedeni topra a verilirken yan na Rosa için bofl bir yer b rak ld. Yaflanan bu katliamdan tam 4 ay sonra Rosa n n cans z bedeni Berlin de bir kanal n havuzunda bulundu ve Rosa 13 Haziran 1919 da yoldafl Karl n yan na gömüldü. Lüksemburg un devrimci mücadelesi ve haks zl klara karfl ac mas z duruflu çocuklu- una denk düflecek y llarda bafllad. Küçük bir k z çocu u iken tafl nd klar Varflova da faaliyet yürüten Proletariat Partisi ile tan flt. Proletariat Partisi o s ralarda epeyce güçlü bir örgütlenme idi. A rl kla büyük kentlere hapsolmufl bir hareketti ve ancak lise, üniversite ö rencileri içersinde bir etki yaratabiliyordu. Rosa Lüksemburg okuldaki birkaç y l nda devrimci bir grupla iliflki kurmufltu. Dara ac nda dört kifli can verdi inde henüz on befl yafl ndayd. Okuldaki son y l nda siyasal bak mdan aktif, derslerinde de bir o kadar baflar l olan Rosa art k disipline gelmez yan ile tan n yordu. kinci Proletariat n da yeni bir tutuklama dalgas ile zay flat lmas sonras nda, Polonya flçiler Birli i yöneticileri yurt d fl na gitti. Rosa da bilinçli bir tercih ve ailesinin maddi deste i ile Zürih te genç bir mülteci ö renci olarak yaflam na bafllad. Rosa n n, Marks ve Engels in yap tlar yla tan flmas bu döneme denk gelir. Zürih Üniversitesi nde felsefe fakültesine kaydoldu ve matematik, do a bilimleri derslerini takip etti de Hukuk Fakültesine geçti. Rosa n n yaflam kuflkusuz üniversite ile s n rl de ildi. Birleflik Polonya Sosyalist Partisi (PSP) 1892 sonunda kuruldu unda, bütün mülteci gruplar ona kat ld. Sprawa Robotnicza ( flçi Davas ) küçük bir genç ve Polonyal bir grubun eseri olarak 1893 te yay n hayat na bafllad. Rosa, R. Kruzsynska takma ad n kullanarak gazetenin editörlü ünü üstlendi. Rosa n n ve yoldafl Karl n y llar zorlu ve çetin mücadeleler ile geçti ve Alman sol hareketinin iki önemli ismi olan Rosa Lüksemburg ile 1871 Almanya do umlu Karl Liebknecht 1. Emperyalist Paylafl m Savafl s ras nda Almanya da kurulan Spartaküs Birli- i nin önderleri olarak tarihe geçtiler. Almanya, 1. Emperyalist Paylafl m Savafl sonras içine girdi i yenilginin bedelini halk y nlar na yoksullu u ve sefaleti dayatarak fatura etmeye çal fl yordu. Fakat halk bu faturay ödemeye hiç de raz de ildi. Prusya Krall n n bu haks z savafl sonras dayatt koflullar reddeden y nlar, krall n devrilmesi ve halk n iktidar n n iflbafl na gelmesi için o dönem var olan devrimci kitle hareketlerine yöneldiler, savafl n onlara yükledi i bu haks zl kabul etmediler. Halk y nlar n n bafllatm fl oldu u bu mücadele onlar tek bir çat alt nda birlefltirerek önderlik edecek bir komünist partisinin olmamas ndan kaynakl bir süre sonra farkl kanallara da ld. Bu dönemde, Alman komünist hareketinin önderlerinden Rosa Lüksemburg ve Karl Liebknecht de kitlelerin bu hareketlili ine aktif bir kat l m göstererek müdahale etmeye çal flt lar. 1 Ocak 1916 da kurulan ve ad n Rosa Lüksemburg un yay nlanan program broflüründe kulland Spartaküs isminden alan Spartaküs Birli i burjuvazinin kurulu bulunan gerici cumhuriyetine karfl Sovyet Cumhuriyeti fliar n yükseltti. Emekçi halk n devrimci iktidar n hedefleyen Spartaküs Birli i, artan devrimci mücadeleye önderlik edebilmek ve geliflen kitle hareketini bir f rsata yani devrimin lehine çevirebilmek için 1918 y l nda toplanan kongreleri ile isimlerini Almanya Komünist Partisi (KPD) olarak de ifltirdiler. Alman iflçi s n f hareketinin örgütleyicilerinden olan Rosa ve Karl savafl boyunca devam eden direnifllerin, grevlerin tam ortas nda yer ald lar, bu harekete önderlik ettiler. Alman iflçi hareketi tarihine Ocak ayaklanmas olarak geçen olaylar, 4 Ocak 1919 da devrimci düflünceye yak nl ile tan nan polis müdürünün görevden al nmas yla alevlendi. 11 Ocak tarihinde ise düflman n sald r s fiilen bafllad. flgallerin yafland bu süre zarf nda birçok insan kurfluna dizildi, tutukland. Ayn gün KPD binas na girilerek talanlar gerçeklefltirildi. Ayaklanma s ras nda iflgal edilen binalar n hepsi teker teker ele geçirildi, iflgalciler katledildi. Katledilenler aras nda Rosa Lüksemburg ve Karl Liebknecht de yer al yordu. VARDIM, VARIM, VAROLACA IM! Rosa Lüksemburg un katledilmesinin ard ndan bize birçok fleyi ile birlikte devrimci mücadelesini ve ödedi i bedeli özetleyen flu sözleri kald. Rosa, 14 Ocak 1919 da yani ölmeden önce son yay mlanan yaz s nda Berlin de düzen hüküm sürüyor! Sizi budala zaptiyeler! Kum üzerine kurulu sizin düzeniniz. Devrim daha yar n olmadan zincir flak rt lar içinde yeniden do rulacakt r. Ve sizleri dehflet içersinde b rak p trampet sesleri aras nda flunu bildirecektir: Vard m, Var m, Var olaca- m! diyordu. Ayn gazetede Karl ise Rosa n n söylediklerini tamamlayarak yenilmedik diye hayk r yordu. S k durun! Kaçmad k, yenilmedik! Çünkü Spartaküs atefl ve ruh demektir. Yürek ve can demektir. Proleter devrimin iradesi ve eylemi demektir. Çünkü Spartaküs zafer özlemini, s n f bilinçli proletaryan n mücadele azmini temsil etmektedir. Bunlar elde edildi i zaman biz ister yaflayal m ister yaflamayal m, program m z yaflayacakt r ve kurtulan halklar n dünyas na egemen olacakt r. Yaflamlar n ve inand klar dünyay özetleyen bu cümleleri ile onlar, devrimci mücadelenin yenilmez ve uslanmaz kartallar olarak tarihe önemli bir not düfltüler. Devrimin de yenilmez ve uslanmaz oldu unun alt n çizerek tüm dünya emekçilerini kurtulufla ve özgürlü e götürecek yolun nereden geçti ini bir kez de onlar gösterdiler. nsanl k tarihi ile k yasland nda ne de k sa dedi imiz ömürlerine koskoca bir tarih s d - ran Rosa ve Karl n mücadelesi bugün dünyan n dört bir yan nda sürmektedir. Onlar anman n ve yaflatman n yolu ise bu mücadelenin tam ortas ndan geçmektedir. Tarihten k sa k sa... * 22 Ocak 1969 da Teksif Sendikas na ba l iflçiler Defterdar Fabrikas nda greve ç kt. * 22 Ocak 1977 de stanbul da Saraçhane-Sultanahmet aras nda Faflizme Ölüm yürüyüflü yap ld. Yürüyüfle 5 bin kifli kat ld * 7 Ocak 1973 te Cibali Tütün Fabrikas nda 3500 iflçi yemek boykotu yapt. * 11 Ocak 1969 tarihinde Singer Fabrikas nda polis iflçilere sald rd. 14 iflçi yaraland. Fabrika bir gün önce iflçiler taraf ndan iflgal edilmiflti. * 13 Ocak 1994 te memurlar grevli, toplu sözleflmeli sendika haklar ve yüzde 15 lik memur zamm n protesto etmek için Ankara da eylem yapt. Ankara Emniyet müdürü Orhan Taflanlar n emriyle emekçilere sald r ld. * 9 Ocak 1969 da Ortado u Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bir ay süreyle tatil edildi. 6 Ocak günü üniversitede Vietnam kasab ad yla bilinen Amerikan Büyükelçisi Robert Komer in makam otomobili ö renciler taraf ndan yak lm flt. * 2 Ocak 1980 de polis ve jandarma direniflteki için TAR fi ( zmir, ncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinya Tar m Sat fl Kooperatifleri Birli i) iflçilerine sald rd ; 50 kifli yaraland, 600 iflçi gözalt na al nd. TAR fi e ba l iflyerlerinde iflçiler direnifle geçti. * 1905 Devrimi: Rusya n n en büyük sanayi kenti Petersburg un en büyük fabrikas olan Putilov da grevin bafllad 9 Ocak 1905 günü 140 bin kadar iflçi çal flma saatlerinin düflürülmesi ve sefaletin son bulmas n isteyerek yürüyüfle geçti. Çar, içinde Bolfleviklerin de bulundu u yoksulluk ve açl kla bo- uflan ve bundan kurtulmak isteyen iflçi y n n üstüne atefl açt rd. Bunun sonucunda binden fazla iflçi yaflam n yitirdi. Kanl Pazar olarak bilinen ve 9 Ocak 1905 te yaflanan bu katliam 1905 devriminin fitilini atefller. Ocak ay boyunca yap lan eylem, grev ve direnifllere 440 bin iflçi kat l r. Ayaklanma iflçilerin iktidar organlar olan Sovyetleri ortaya ç kard. Aral k ta ayaklanma Bolfleviklerin önderli inde Moskova ya s çrad. Ancak ayaklanma Çar taraf ndan bast r ld. B R D REN fi DESTANI; AL fier Günlerin h zl geçip gitti i bir dönemdeyiz. Zaman h zla ak p gidiyor. De iflim toplumsal ve bireysel formda, fark nda olal m veya olmayal m kendi yasalar n iflleterek gerçeklefliyor. Kimileri ileriye, kimileri geriye... Bir Ad m leri ki Ad m Geri yahut. Daha havada yank s kesilmeden unutulan sözler, kurumam fl mürekkepler, h zla de iflen görüntüler, ruh halleri, al fl ld k durumlar oldu son zamanlarda. Bütün bunlar elbette bir gebelik sanc s d r! Meclis kürsüsünden Halk Partili Öymen in sarf etti i pusuya yatm fl faflizmin, sislerin, tozun duman n aras ndan o dehflet yüzünü göstermesinin ifadesi olan sözler halen hat rlardad r. Hat rlarda olmas ne kelime, mutlaka o sözler birilerinin kulaklar nda, bir türlü dinmeyen ac lar nda ç nlay p durmaktad r. Elbette o sözler bir gerçe in ifadesi ve itiraf yd, flafl rmamak, dumur olmamak gerekti. Olan n ve hep olan n, halen gerçekleflmekte olan n yal n ifadesiydi o sözler. Elbette Mustafa Kemal, yaln z o de il, bir bütün Cumhuriyet askersivil bürokrasisi hiçbir zaman analar düflünecek kadar insan olmad lar! Olamazlar da! Kabuk ba lamaya yüz tutmufl tüm yaralar n için için kanamaya bafllad, unutulmaya yüz tutmufl tüm insani korkular n depreflti i günler yaflad k, yafl yoruz. Söz Dersim den aç lm flken elbette yolumuz ac lardan, y k mlardan, kay plardan, sürgünlerden, korkulardan, bebelerin ngalar ndan geçecektir. Dersim in bu co rafyada yaflayan herkeste ayr bir yans mas, herkeste ayr bir ça r fl m vard r. Dersim deyince Alifler i anmamak, Alifler i kuflanmamak, Alifler i bilmemek, Alifler i duymamak imkâns z! Ve tabi Zarife yi! Alifler i Zarife den, Zarife yi Alifler den ayr düflünmek bulutla ya muru ayr düflünmek gibi bir fley olsa gerek! Zaman n n büyük Kürt entelektüel savaflç önderi Alifler! Kay tlara göre 1882 do umlu. Koçgiri ye (Sivas) ba l mranl -Azgêr Köyü nde dünyaya gelmifl. lk gençlik y llar nda iyi bir e itim gören Alifler, Koçgiri afliretleri reisi Mustafa Pafla n n kâtipli ini yapm fl. Burada siyasi, diplomatik, askeri e itim alarak, Mustafa Pafla taraf ndan Dersim ve Koçgiri afliretleri aras nda iliflki ve birli i sa lamak üzere görevlendirilmifl. S k s k Koçgiri, Dersim, Erzurum bölgeleri aras nda çeflitli faaliyetler için bulunmufl. Rusya ya, Ermenistan a gidip geldi i ve buralarda Kürt halk mücadelesi için çeflitli görüflmeler yapt bilinmektedir. Bu yüzden hemen k z l damgas n da yemifltir. Koçgiri Halk Hareketi nin çeflitli iç ihanetler ve afliretler aras birli in bozulmas yüzünden yenilgiyle sonuçlanmas üzerine Alifler ve hayat arkadafl Zarife Dersim e geçerler den itibaren zaman zaman Koçgiri ye gitse de Zarife yle beraber Dersim de yaflam fllard r. As l olarak Kürt afliretler aras nda birlik sa lamak gibi büyük ve belki de dünyan n en zor ifllerinden birine soyunan Alifler halka dayanmaktad r. Halk n içinde, yan ndad r. Elinde saz, dilinde kelam mücadelesini anlatmaktad r. Ö renciler yetifltirmifl, Kürtçe üzerine çal flmalar yapm fl, dersler vermifltir. ngilizce ve Frans zcay bildi i rivayet edilen Alifler Dersim bölgesinde düzenli bir ordu kurma çabas içinde olmufltur. Bu askeri güçlerin Genelkurmay, ayn zamanda yüre i ve beynidir. Ve fakat Dersim bölgesi d fl nda kalan Kürtlerin de birlik olmalar gerekti inin bilincindedir, bu yüzden Nuri Dersimi ile yaz flmalar olmufl, ama bu konuda sonuç alamam flt r. Saz ve tüfe iyle halk aras nda dolaflarak, amaçlar n anlatm flt r. Anadolu daki Dadalo lu, Köro lu, Karacao lan vd. halk kahramanlar yla bu yönüyle oldukça benzerlikler göstermektedir. Kürt halk n n Köro lusudur! Halk edebiyat n n günümüze ulaflan önemli bir halkas d r. Savaflç bir dengbejdir! Yazd klar dilden dile dolaflm fl Koçgiri nin, Dersim in giderek bütün Kürt halk n n ç l olmufltur. Çok yönlülü ü ile Kürt halk aras nda daha hayattayken bir efsanedir. Edebiyat n kavgadan al r, kavgaya verir. Bu o kadar sa lam bir halkad r ki her dönemin Kürt savaflç sanatç lar n n öncüsü olmay sürdürmektedir. Bu entelektüel, ayd n, diplomat, sanatç n n Zarife ile olan iliflkisi, evlili- i, üzerinde ayr ca durmay gerektiren bir konudur. Geleneksel bir Kürt ailesi olman n tüm s n rlar n daha o y llarda aflm fl bir gerçeklikle karfl karfl yay z. Birbirlerine daha o zaman Heval diye hitap eden, kavgada, hayatta, emekte, fedakarl kta, savaflta ve hatta ölümde eflit bir örnektir Alifler le Zarife. Bunda elbette Alifler in ayd n devrimci kiflili inin belirli bir çekicili i vard r. Ama Zarife yi ayr bir karakter, kiflilik olarak ele almak gerekmektedir. Geleneksel kad nl n, hem de Kürt halk gerçekli i içinde o y llarda bu kadar parçalanabilmesi, oldukça büyük bir bilinç ve yürek gerektirmektedir. Efliyle birlikte da lara ç kmak, savaflmak, üretmek ve ölmek Zarife ce bir yaflamd r. Bu büyük bir aflkt r. En az Leyla ile Mecnun, Kerem ile Asl, Ferhat ile fiirin aflk kadar büyük bir aflkt r. Böyle bir aflkla beslenmeyen hangi zorunlu iliflki yaflad klar hayat n küçücük bir zerresini kald rabilir. Bir halk n özgürlük davas n omuzlamay ahd etmifl, görev bilmifl ve bunun için hayatlar n ellili altm fll yafllar nda bile da lara vurmufl özgür bir çift onlar. Zarife rivayete göre Seyit R za n n sofras na oturup onunla yemek yiyebilen tek kad nd r. Bunu sa layan yaln zca Alifler in efli olmas de il, aksine bizzat onun Zarife olarak yaflam n n ve kavgas n n uyand rd büyük sayg nl kt r. Bu feodal çitleri y kmak, hatta kendinde yerle bir etmek Zarife ye has bir durumdur. Kürt mitolojisinde s kça rastlanan savaflç ana tanr ça mitinin en son halkas gibidir. Günümüzdeki direniflçi Kürt kad n tipolojisi Zarife nin ça dafl yorumu, ideolojik donan ml s d r, dersek bu pek de abart l olmayacakt r. Sar pafla/ Çetelerden sonra girip savafla/ Geçmifltir bafla/ Ankara da ota na kurulup/ Bizi oyalamakla/bafllam fl ifle Bu dizeler Alifler e aittir ve onun, resmi ideolojiyle aras ndaki iliflkiyi netlikle ortaya koymaktad r. Ayn zamanda günümüz için de genel bir deyifl olarak an lmay hakeden dizeler. fiark lara da söz olmufl, Koçgiri Bafllad harba/sesi gitti flarka garba/iki ordu asker geldi/dayanmad lar bu harba... dizeleri de Alifler den günümüze ulaflm fl ve halk n dilinde bir isyan türküsüne dönüflmüfltür. Her zaman ders ç kar lmas gereken bir iç ihanet sonucu hunharca katledilmifller Alifler ve Zarife. Bar nd klar ma ara da Alifler in ve Zarife nin özel eflyalar, rivayete göre Alifler in bir sand n içinde korudu u yaz, mektup ve fliirleri cenazeleriyle birlikte devlete teslim edilmifl. Bu yaz lar, mektuplar, fliirler halk m z n de- erleridir. Ve muhtemelen Genelkurmay arflivinde tutulmaktad rlar. Mutlaka halk m z onlar bir gün oradan alacakt r! Alifler in ve Zarife nin, bu iki isyan çiçe inin, bu iki halk sevdal - s n n, bu iki yi it önderin mezar yerleri bile belli de ildir. Ama halk m z n yüre inde ve bilincinde sonsuza dek yaflayacaklar...

15 8-21 Ocak 2010 Okur/Haber flçi-köylü 15 Sefalete mahkum olmay reddediyoruz diyen TEKEL iflçisi yaln z de ildir! Türkiye nin dört bir yan ndan gelip çal flt klar iflyerini, ifllerini ve geleceklerini kaybetmemek için Ankara da toplanan ve direnen TEKEL iflçilerinin mücadeleleri sürerken ailelerinin ve di er kurumlar n da destek eylemleri devam ediyor. Mersin DHF, ESP-G, Halk Cephesi ve Partizan eylemlerini sürdüren TEKEL iflçilerine destek amac yla Petrol- fl Sendikas binas önünden AKP Mersin il binas önüne do ru yürüyüfl düzenledi. Yürüyüflte, TEKEL iflçisi yaln z de ildir pankart aç larak, TEKEL iflçisini selaml yoruz, Emekçi kad nlar n direniflini selaml yoruz dövizleri tafl nd, üç kifli üzerinde Ölmek var dönmek yok, Krizin faturas iflçiye de il patrona kesilsin, Açl k s n r n n alt nda yafl yoruz yaz l beyaz kefen giydi. AKP l binas önünde sona eren yürüyüflün ard ndan oturma eylemi yap ld. Kitle ad - na aç klama yapan Nihal Gül, egemen güçlerin kriz döneminden en az hasarla ç kabilmek için faturay yoksullara kesti ini, AKP, CHP ve MHP gibi partilerin bu konuda ikiyüzlü politika izledi ini söyledi. TEKEL iflçilerinin çeflitli bask lar yla karfl karfl ya kald n ve bu bask lara hükümet ile ilgili kurumlar n sessiz kald na vurgu yapt. Aç klaman n ard ndan 5 dakikal k oturma eylemi yap ld. zmir Tek G da- fl Ege Bölge Temsilcili i, direniflte olan TEKEL iflçilerinin yan nda olduklar n dile getirmek için 28 Aral k tarihinde bir eylem gerçeklefltirdi. zmir Fuar kap s n n önünde bir araya geldikten sonra yürüyüfle geçen iflçiler buradan Basmane Meydan - na kadar bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Meydanda sendika ad na yap lan bas n aç klamas n Tek G da- fl Sendikas Örgütlenme Uzman Ömer Seyfettin At lgan gerçeklefltirdi. At lgan, bu mücadelenin di er iflçi ve emekçilerin mücadelesinden asla ayr lamayaca n söyledi. 22 Aral k günü ise TEKEL iflçilerinin aileleri iflçilerin örgütlü oldu u Türk- fl yönetimine genel grev ça r s nda bulundu. Direniflteki iflçilerin aileleri AKP l binas önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Bursa 26 Aral k günü Osmangazi Metro stasyonu önünde bir araya gelen Partizan n da aralar nda bulundu u çeflitli kurumlar Zafer direnen emekçinin olacak, TEKEL iflçisi yaln z de ildir sloganlar yla, alk fllarla Kent Meydan na yürüdüler. Kurumlar ad na yap lan ortak aç klamada Tekel de çal flan iflçilerin direniflinin tüm emekçilere sorumluluklar yükledi i belirtilerek sahiplenme ça r s yap ld. 25 Aral k günü de Türk- fl Bursa fiubeleri taraf ndan Fomara Meydan ndan AKP l binas na bir yürüyüfl yap ld. Yürüyüfle D SK, KESK ve birçok ilerici ve devrimci kurum da destek verdi. Burada yap lan aç klamada AKP hükümetinin sald rgan tutumu k nand. Antep 25 Aral k Cuma günü Antep Türk- fl il temsilcili i TEKEL iflçileriyle dayan flma amac yla 1 saat ifl b rakma eylemi yapt. AKP Antep il binas önünde bas n aç klamas yap ld ve özellefltirme politikalar protesto edildi. Bas n aç klamas nda sadece TEKEL iflçileri de il, özellefltirmeye, kapatmalara ve iflsizlefltirmelere muhatap tüm iflçiler, huzursuz ve endiflelidir denildi. Bas n aç klamas na YDG, Genç-Sen, DGH, KESK, D SK ve çeflitli kurumlar da kat ld. Kitle slogan atarak da ld. (Antep YDG) Sivas 30 Aral k Çarflamba günü saat da Cumhuriyet Üniversitesi Merkezi Kafeterya önünde YDG, DGH, Emek Gençli i, Gençlik Muhalefeti ve TKP nin örgütledi i bir bas n aç klamas yap ld. Merkezi Kafeterya 2. katta masalarda otururken alk fllarla aya a kalkt k YDG li arkadafl oturan emekçi çocuklar na bu direnifle destek verilmesi gerekti ini, TEKEL iflçilerinin hakl mücadelesinde onlar yaln z b rakmamak gerekti ini anlatt ve bas n aç klamas na davet etti. Alk fl ve sloganlarla kafeteryan n önüne inildi. Yaklafl k 50 kifliyle yapt m z bas n aç klamas nda Kurtulufl yok tek bafl na ya hep beraber ya hiç birimiz, TEKEL iflçileri yaln z de ildir, A a-patron saltanat na son vb. sloganlar at l rken aç lan pankartta AKP sald r yor, emekçiler direniyor! TEKEL iflçileri yaln z de ildir yaz l yd. (Sivas YDG) Merhaba, Kimi zaman Afganistan da, kimi zaman Irak ta, kimi zaman Filistin de katliamlar yaflad insanl k. Kimi zaman Türkiye Kürdistan nda Kürtler maruz kald bu katliamlara, bazen de Sivas ta, Çorum da, Marafl ta, Gazi ve Ümraniye de Aleviler. Ama bir bütündü bu sald r lar. Amaç ayn yd ; egemenlerin egemenliklerini sürdürmesi için ezilenler üzerindeki bask s. Peki, sadece katliamlar m, bu sald r lar n arac? Bir milletin dilini, kültürünü unutmas ya da unutturulmas da katliamlar kadar ac de il midir? Hep kapal kutu olarak bilinir ülkemizde Arap Alevi ya da küçümseme anlam nda tan mlanan fellahlar. Gerçi onlar da yaflam fllard r Yavuz Sultan Selim in Osmanl s döneminde katliamlar. Sürgünleri de yaflam flt r, Suriye den, Lübnan dan topraklar ndan edilip Türkiye ye gönderilerek. Sevmez kendisinden baflkas n, mesela Türk ü, Kürt ü. Ama kendili inden gelmemifltir bu düflünce. Ezildi inin fark ndad r. Bunun içindir d flar ya(!) karfl kapal l. Ama Türk iflçisiyle, Kürt köylüsüyle birleflmedikçe bu sömürünün ortadan kalmayaca n n bilincinde de ildir. Peki, nas l fark na varacak? Ça r yorum sizi, bütün Arap milliyetini; Çünkü açl k içinde çocuklar n z okutam yorsunuz. Her zaman yar n ne yiyece im, ne ifl yapaca m? diye düflünüyorsunuz. Art k bunlar için, hepsi için düflünmeyeceksiniz, art k sevindiresiniz, yaflam - n z tatl laflt ras n z diye sizi Ordumuza ça r yorum. Böyle ça r yordu y llar önce Karadeniz da lar n ad mlayan Arap kökenli bir yoldafl, yap lan bir röportajda, kurtuluflun yolunu iflaret ederek. Bu röportaj okurken, flehirde faaliyet yürüten biri olarak, bir gün ben de Kürt, Türk ve di er milliyetlerden yoldafllar mla bu da lar ad mlayaca m diyordum. Ve flimdi gerillada bir Arap olarak Türk, Kürt ve di er yoldafllar mla ayn dili konufluyorum. Ayn dili konufluyoruz Karadenizli bir Türk yoldafl mla, yoksul Kürt köylüsü Dersimlilerle. Kurtuluflun dili ayn d r. Özgürlü ün dili ayn Ve biz bu dili ideolojimizin yönlendirdi i klefllerimizin seslerinde birlefltiriyoruz. Kürtlerle özdeflleflen kardelenlerin direngenli ini örnek al yoruz. Yediveren gül misali farkl kültürleri yafl yoruz gerilla saflar nda. Gerillaya ilk kat ld m günü hat rl yorum. Arap bir yoldafl m karfl - lam flt ilkin, sonra Kürt yoldafl m. Az ilerde bekleyen Türk yoldafl mla tamaml yoruz birli in noktaya varacak ad mlar n. Kurtuluflun yolu da böyle de il mi? Özgürlük, ba ms zl k ve nihai hedeflere Baflta Türk, Kürt ve çeflitli milliyetlere diye bafllam yor mu bildirilerimiz? Sonra dünyan n sar -beyaz-siyah ellerinin birleflmesiyle yo rulmayacak m, yeni bir dünyan n hamuru? Ço u zaman birbirimizin özelliklerini, kültürünü ö renmeye çal fl - yoruz. Kimi zaman bir Arap olarak Zazaca birkaç kelime ö renmeye çal fl yoruz. Bir de bak yoruz ki Kürt bir yoldafl, Arapça kelimelerin ve anlamlar n n yaz l oldu u bir ka t gösteriyor. Anlafl lan o bizden daha h zl. Tak l yoruz sen Araps n, Dersimlisin, Türk sün diye. Ne anlam var ki ne oldu unun! Ad na Türkiye denen bu co rafyan n tüm da lar n ad mlad m zda gelmeyecek mi o görkemli zafer? Bugün Dersim köylüsüyle kaynaflan gerillalar, dün Karadeniz de de il miydi, yar n Toroslar da Arap milliyetiyle buluflmayacak m? Özgürlü ün dili gibi yolu da ayn de il mi? Bu yol MLM bilimini rehber edinen yeflil gözlünün bizlere miras olan Proletarya Partisi saflar nda örgütlenip, iflçi köylü kurtulufl ordusunda savaflmaktan geçer. Bu soruya yan t olman n milliyeti yoktur. Egemenlerin azg nca sald r n n oldu u yerde isyan etmek meflruysa bu Arap, Türk, Kürt ve her milliyetin ortak direnifli, zulme baflkald r s ile geliflecektir. Bir a aç düflünün. Gövdeye yap - lan afl larla dallarda farkl filizler aç - yor ve bu filizler fakl meyvelere dönüflüyor. Ayn gövde, ayn dallar, farkl meyveler. Parti de böyle de il mi? Ayn gövdede buluflan farkl milliyetlerden yoldafllar var. Ama tek bir kültürü oluflturuyorlar saflarda. Ve Araplar da bu gövdeye kan tafl - yan bir damard r bu ülke topraklar nda. Proletarya Partisi nin gerilla alan nda da böyle dedik. Ayn bar - nak çat fl alt nda ilk defa yafl yorum ben de bir Arap olarak Mehmet Demirda E itim ve Üslenim Kamp n gerilla olarak. Çünkü bilmek gerekir ki, ezenle-ezilenin oldu u bir dünyada kurtuluflun yolu, ad na Türkiye denen co rafyada gerilla saflar nda savaflmaktan geçer. Bu amaçla toplanm fl bir avuç yürek, koskoca denen kâ ttan kaplanlar n karfl s nda. Her yoldafl kendi kültürüyle gelerek buluflmufltur saflarda. Özgürlü ün dili, yolu gibi kültürü de bir de- il mi? Proletarya kültürü de il mi insanca yaflam n temellerini att racak olan dünyan n kültürü. Ayn kültürü kuflanacak olsak da her birey kendi kültürünü yans t yor bar na a. Kimi zaman Kürtlere özgü babuko yeme- i yap l yor, kimi zaman Araplara özgü humus. Bazen K z l rmak tan Günün lk Ifl n dinliyoruz, kimi zaman G. Munzur dan Zazaca Sono, G. Yorum dan ise Arapça Tenruh marfl n. Böyle renklendiriyor bir avuç yoldafl bar nakta gerilla yaflam n. (Dersim den bir Partizan) Yer, Kad n Hapishanesi revirinin önü. Revirin hemen önündeki koridorun trafi i oldukça yo un. Bu yo unlu un nedeni, bir yandan revir doktoruna muayene olmaya gelenler, di er yandan da, afl yapt rmak isteyenlerin o gün revire ç k yor olmas. Afl, baflka günlerde de oldukça yo un olan revir talebini daha da art rm fl anlafl lan. Revir doktoru günde yaklafl k 200 kifliyi muayene ediyor. Muayene denince, öyle titiz, ayr nt l bir muayene anlafl lmas n. Teflhis (t bbi donan m ndan oldukça yetersiz olmas n n da etkisiyle) deyim yerindeyse, el yordam ile konuyor. Verilen ilaçlar da elbet buna uygun oluyor. Ciddi bir rahats zl k flüphesi oldu unda ya da herhangi bir tahlil (kan vb.) gerekti inde, hastaneye sevk ediliyorsunuz. Ama durun! Sevk deyince hemen öyle ayn gün veya günlerde hastaneye götürdüklerini zannetmeyin! Önce s raya al n yorsunuz. Sizin önünüzde e er flansl ysan z kifli, yok de ilseniz bilmem kaç yüz kifli oluyor s ras gelip, hastaneye gitmeyi bekleyen. Yani en acil tetkik için bekleme süreniz ortalama 7-8 ay, bazen daha da uzun S ran z geldi diyelim. Bu da hemen götürülece inizin garantisi olmuyor. Mahkemeye götürülenlerden yer kal rsa, o gün ring say s yeterli ise, askerin de keyfi yerindeyse hastaneyi garantilediniz demektir! Tabi bunun hastaneye gittikten sonraki k sm da var. Muayene s ras nda askerin d flar ç kmama inad, muayene olmadan geri gelmeniz anlam na gelebiliyor. Desene sizin oras çok s k c Diyelim ki tüm her fley yolunda gitti ve doktorun karfl s na ç kt n z. Ve siz sevk ald - n z günlerde, yani 7-8 ay önce hissetti iniz rahats zl k belirtilerini o günlerde -herhangi bir nedenle- hissetmiyorsunuz. O vakit de doktorun flu sözleri ile karfl laflabiliyorsunuz: Niye belirtiler varken gelmedin? Haydaaa, getirdiler de gelmedik mi?! flte o gün revire gelenleri de böyle bir süreç bekliyordu. Afl olmaya gelenlerin büyük bölümünün yan nda çocuklar var. Bunlar n ço- u yabanc lar ko uflunda kalan, Kenya, Sudan, Türkmenistan ve çeflitli Avrupa ülkelerinden, ürkek bak fll kad nlar. Sistem onlar yurtlar ndan al p, buraya savurmufl. Adlilere dönük genel denebilecek afla lay c yaklafl m, yabanc kad nlara dönük daha da belirginlefliyor. Hiçbiri, tahliye oldu unda bizzat müdür taraf ndan d fl ç k fl kap s na kadar u urlanan, kimi fl mar k ünlü kadar flansl de il elbette. Ancak onlar yeri geldi inde utanmas n da biliyorlar. Revirin önündeki bankta birkaç kad n oturuyor. Yüzlerinde s k nt -utanma ve asl nda kime-neye oldu unu pek bilmedikleri anlafl lan bir öfke var. Doktora ç kmay beklerken, yer aç lan bir banka oturuyorum. Bank n bir ucunda kuca- nda birkaç ayl k bebe iyle, çok genç, sordu- umda Türkmenistanl oldu unu söyleyen bir kad n oturuyor. Neden buradas n? sorumu, gözlerini utanarak, yere indirip, suskunlukla cevapl yor. Üstelemiyorum. Yine bank n di er ucunda ise, rahat davranmaya çal flan, ancak s - k nt l oldu u gözden kaçmayan esmer bir baflka genç kad n var. Hasta m s n? diyerek laf at yorum. Amac m biraz sohbet etmek. Sorumu biraz gönülsüzce Evet diye yan tl - yor. Ad n n Gönül oldu unu ö reniyorum daha sonra. Gönül ün neden burada oldu u asl nda önemli de il. Çünkü o sadece bu ülkenin de il, tüm dünyan n en afla lanan halk toplulu- una mensup. O bir Roman. Onlar tutuklamak daha baflka bir y n ac çektirmek için neden çok! O buçuk olarak an lan kesimden Dünyan n lanetlilerinden! lk baflta konuflmaya pek hevesli de il gibi görünen Gönül aç l yor. Yüzünde Romanlara has, o nefleli gülüfl, tüm netli i ile ortaya ç - k yor. Beni burada herkes tan r diyor. Belli ki onu burada s kça konuk ediyorlar. Hapishanedeki Romanlar genelde ayn ko- uflta kal yorlar. Hemen tüm adliler gibi, onlar n günlük yaflam da gece bafll - yor. Gündüz daha ziyade uyuyorlar. Gönül bu aralar uyku sorunlar oldu unu söylüyor. Bunun nedeni, daha önce hemen tüm adlilere verilen- uyku haplar n bu aralar alamay fllar ym fl. dare art k vermiyor diyor. Bu arada senin suçun ne? diye soruyor. Siyasi diyorum. Siyasinin ne oldu unu bilmiyor. Anlayabilece i bir dil seçerek anlatmaya çal fl yorum. Aç l mdan söz aç l yor. Bu aralar Roman Aç l m oldu unu, kendisinin ne düflündü ünü soruyorum. Amaaan Kürt aç l m dediler, ne oldu ki, Roman aç l m ndan ne olsun diye özetliyor düflüncesini. Kald m z ko ufltaki yaflam merak ediyor. Kolektif yaflamdan söz ediyor, örne in sabah erken kalk p topluca kahvalt yapt m z, daha sonraki zaman m zda ise okuma-yazma vb. çal flmalar içinde oldu umuzu aktar yorum. Yüz ifadesi biraz flaflk nlaflarak yüzüme bak yor ve ; Ooo desene, sizin oras çok s - k c! diyor, hemen ard ndan da iki elini birlefltirip, parmak flaklatma hareketi yaparak biz oynar z, flark söyleriz hep diye ekliyor. Romanlarla yap lan bir röportajda Romanlara bunca ac ya, afla lanmaya ra men, Baflsa l YDG okuru Turan Can Aslan ve Sincan Hapishanesi nde tutsak Engin Aslan n babas Aliseydi Aslan uzun süredir devam eden kronik bronflit hastal sonucu yaflam n yitirmifltir. Ailesi ve tüm dostlar n n ac s n paylafl yor, baflsa l diliyoruz. ( zmir K ve YDG okurlar ) nas l bu kadar nefleli bir halk toplulu u olabildikleri soruluyor; bunun yan t ise flu oluyor: Bizim ac lara, afla lanmaya tepkimiz de böyle iflte. Hapishanedeki Romanlar hapishanenin en nefleli sakinleri Koridorlar onlar n flark -türkü sesleriyle inliyor. Burada sanki daha bir nefleliler. Belli ki ac lar artt kça, tepkileri de art yor. (Bak rköy Kad n Hapishane den bir K okuru) Baflsa l Yoldafl m z Ahmet Kartal n annesi Mahpup Kartal yaflam n yitirdi. Ailesine ve dostlar na baflsa l dileriz. Yaflam boyunca devrimcilerin ve Partizan n yan nda oldu ve onlar kendi evlatlar olarak sahiplendi. (Sar gazi Partizan)

16 İşçi-köylü BİZ HALKIZ GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Umut Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray- Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Baskı: SM Matbaacılık Sanayi Cad. Altay Sk. Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Ankara: Sağlık 1 Sokak No:17/19 Çankaya Tel: (0312) İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: TEKEL Direnişinden Sayfalara Düşenler... Tekel işçileri direnişlerinin 20 li günlerinde Türk-İş binasının önünde bekleyen işçiler artık sabırlarının sınırlarında geziniyorlar. Soğuk hava, polis tacizleri, Türk- İş in gönülsüzce iş yapması ve Başkanlar Kurulu toplantısından genel grev yerine sürekli eylem(!) kararının çıkması onları epey zora sokuyor. Buna rağmen kararlılar, Ölmek var, dönmek yok! attıkları en coşkulu slogan hala. Peki işçiler 20. güne gelirken neler yaşandı? Bunun cevabını en iyi onlar verir elbette. Biz sadece onların direnişine ortak olanlar kimliğinde anlatabiliyoruz. Bu 20 gün süresince gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde yaptığımız sohbetler izlenimlerimizin omurgasını oluşturdu. Bilindiği üzere, Türk-İş binasının önüne gelmeden önce Abdi İpekçi Parkı nda polis saldırısıyla karşılaştılar. Türk-İş in önündeki ilk günlerinde gündemlerinde bu saldırı vardı. Dayağa, gaza alışığız da bacım, en çok ne koydu, biliyor musun? Koyun gibi ıslatılmak diyordu Diyarbekir den Hakim Abi. Ne yapacaksınız? sorusunun cevabı ise netti. Biz buraya tatile gelmedik. Sonuna kadar buradayız. Ölümü göze almışız. Buradan eli boş dönersek evdekilerin yüzüne nasıl bakarız? Sonrasıysa hep bekleyiş Bu süre zarfında Türk-İş işçilere maddi hiçbir destek sunmadığı gibi binanın önünü esnaf şikayetçi diyerek boşaltmak istedi. Başkanlar Kurulu toplantısından çıkan bekleme kararının direnişi olumsuz etkilediği bir gerçek; ama süreci hala direnen emekçinin belirlediğini de görmek gerek. Türk-İş in attığı her adım onların tutumunun ürünü, bu ortada. Eylem kararının yetersizliği işçilerce dile getirilse de süreci olumluya çevireceklerine inançları tam. Direnişin başından itibaren kadınlar da ön saflarda yerlerini aldılar. Evlerini çocuklarını emanet ederek yola düşmüşler ve inanılmaz bir özgüven ve direngenlikle Biz de buradayız diyorlar. Tepkilerini en rahat gösterenler de onlar, yeri geldiğinde hesap sorarken en cüretkâr olanlar da Kadının mücadele içindeki varlığının kanıtıymışçasına dimdik duruyorlar Türk-İş in ya da polis barikatının önünde. Onlar kendilerini ifade ettikleri biçimiyle ellerinin hamuruyla değil alınlarının teriyle direniyorlar. Bütün bunların yanı sıra ortaya atılan bir fikir vardı ki direnişin vardığı noktayı açıkça ortaya seriyordu: Kendini yakma ya da Türk-İş in penceresinden atlama. Direnişin ikinci haftasına gelindiğinde artık dillendirilmeye başlanmıştı. Kendimi yakayım, hem ilgiyi burada olanlara çekmiş oluruz hem de çocuklara aylık bağlarlar. Dirimiz 650 lira ediyor, ölürsem 1500 lira veriyorlar aylık sözleri tarifsiz bir kararlılığın göstergesi, bir taraftan da kaybedecek bir şeylerinin olmadığının kanıtıydı. Burada biraz da kitle örgütlerinin ve siyasal partilerin tutumuna bakmak gerekir. Direnişin ilk gününden itibaren yoğun bir ilgi söz konusu. Bu ilginin onlara güç kattığı, coşku ve cesaret verdiği yadsınamaz. Zaten işçiler de ziyarete gelenleri karşılama biçimleriyle bunu gösteriyorlar. Bu destek çok önemli bir yerde duruyor. Siz olmasanız bu kadar gün burada duramazdık benzeri söylemler önemi vurguluyor. Ancak belki de tarafımızdan söylenmesi gereken asıl siz olmasaydınız bu direniş hiç gerçekleşmeyecek ve biz bu amaçla buraya hiç gelemeyecektik olabilir. Geçen 20 güne baktığımızda çeşitli nedenlerle memleketine gidenler, işlerini halledip dönenler ve yeni katılanlar olduğu görülüyor. Coşku ilk günlere kıyasla azalsa da kararlılık kendini koruyor. Direnişin zamana yayılmasının tehlikeleri her zaman var ve bu noktada da neden uzatılıyor? a daha Dayağa, gaza alışığız da bacım, en çok ne koydu, biliyor musun? Koyun gibi ıslatılmak fazla takılmadan süreci olumluya çevirmede rol oynamak gibi bir görev hepimizi bekliyor. İşte bunlar 20 li günlerine gelen Tekel işçileri direnişinden sayfalara düşen birkaç izlenimdi. Sonrasını hep beraber örüp yine hep beraber göreceğiz. Bu arada hep beraber öğreneceğiz ve mücadelemizi yine birlikte büyüteceğiz. Umutla - Direniş sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? - Adıyaman dan Mehmet Abi (Tekel İşçisi); Hala dimdik ayaktayız çünkü haklı bir mücadele veriyoruz. Haklıyız ve taviz vermemiz mümkün değil. Bunu hükümetin bilmesi gerekiyor. Açlığa mahkum edilerek öldürülmektense, direnerek ölmeyi tercih ediyoruz. Onun için hükümet yetkililerine buradan sesleniyoruz; Sesimizi duysunlar. Bizleri özlük haklarımızla birlikte başka kurumlara nakletsinler. Bu olmadığı sürece ne kadar sürerse sürsün bu direniş devam edecek. - Peki aileleriniz direnişinize nasıl bakıyorlar? gündür buradayız. Ailelerimizle doğru düzgün iletişim kuramıyoruz. Ama bir amacımız var. Onlar da bu bilinçteler. Bizlere destek olmaya devam ediyorlar. Ve böyle de devam edecek başka çaremiz yok. Şunu da söyleyeyim; Ben dahil birçok arkadaşım diyoruz ki biz şimdi ölsek ailelerimize TL maaş bağlanacak. 4/C ye geçtiğimiz zaman ise alacağımız para 650 lira. Sırf bu sebeple kendini yakmayı bile ciddi ciddi düşünen arkadaşlarımız var. Artık biz canımızdan vazgeçtik. Çocuklarımızın, ailelerimizin geleceğini düşünüyoruz sadece. - Abdi İpekçi de polis saldırısının olduğu gün gerekçe olarak işçilerin arasına giren yasadışı örgüt yandaşlarının provokasyonunu öne sürdüler. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz? - Başbakan ın açıkladığı anlamda ideolojik bir yaklaşımımız yok. Ama eğer ekmeğini istemek ideolojikse biz buna devam edeceğiz. Toplumun her kesiminden her görüşten insan var burada. Hepimizin mücadelesi ortak. Ve bu mücadele sonuna kadar devam edecek. - Genel anlamda gelen destek nasıl? - Destek çok güzel. Biz haklılığımızı anlatabildiğimiz oranda ise her şey çok daha güzel olacak. Abdi İpekçi de uygulanan o baskıyı ve zulmü herkes gördü. Yine herkes bizim işçi sınıfına yakışır olgunluktaki duruşumuzu da gördü. Desteğin bu kadar yoğun olmasının sebebi bizim örgütlü gücümüz ve onurlu duruşumuzdur. Bu durum bizim daha da güçleneceğimizi ve desteğin de artacağını gösteriyor. Biz haklıyız ve sonuna kadar direneceğiz. - İşyerinde çalışma koşullarınızdan bahseder misiniz kısaca? - Mesleki hastalıkların en fazla yaşandığı sektörlerden biridir Tekel. En az yılda iki defa yani 6 ayda bir akciğer taraması yapılması gerekiyor. Ancak bu uygulanmıyor. Akciğer kanseri riski çok fazla. Yine ağır taşımaktan ötürü bel ve boyun fıtığı çok sık yaşanıyor. Ne Sağlık Bakanlığı ne işveren ne de sendika tarafından bu koşullarda çalışan işçilerin sağlığını korumak amacıyla hiçbir şey yapılmadı. 4/C çağdışıdır! - Buraya neden geldiniz? - Diyarbakır dan bir TEKEL İşçisi; Buraya da kapanacak olan işyerlerimizin kapatılmasına karşı vermiş olduğumuz haklı mücadelemiz için geldik. AKP Hükümeti tarihinden sonra özlük haklarımızı elimizden alıp bizi 4/C diye tabir edilen çağdışı bir uygulamaya tabi tutmak istiyorlar. Biz de Tekel de çalışan 12 bin arkadaşımızla beraber 4/C nin bir intihar olduğunu, kabul edilemez olduğunu, çağdışı bir uygulama olduğunu haykırmak için hep birlikte bir mücadele içine girdik. Ve bu mücadelenin hem yanındayız hem de takipçisi olacağız. - İşyerinde koşullarınız nasıldı? - Onu gelip görmek lazım. Beş metrelik yerde gözünüzün önünü zor görürsünüz. Toz, duman içindedir. Başbakanın dediği gibi yan gelip yatmıyoruz. Buraya geldiğimiz gün bile işimizi yaptık, öyle çıktık yola. - Türkiye Kürdistanı ndan gelen işçiler çok daha kararlı ve militan bir duruş sergiliyorlar. Sizce bunun nedeni ne olabilir? - 40 yaşına geldim. 40 yıllık yaşantım eylemlerle, haksızlığa karşı başkaldırıyla geçti. Bizim bölgemiz ekonomik açıdan çok geridir. Bununla beraber bölgede çalışan insanlar sadece kendi çoluğuna çocuğuna bakmakla yükümlü değildirler. Bizim amcamızın çocuğu, dayımızın çocuğu da bizim çocuğumuz sayılır. Aldığımız maaşta bir sürü insanın hakkı var. Bu sebeple de direnişimiz bir kat daha artmak zorunda. Direniş destekle büyür! - Tekel İşçilerin direnişlerine nasıl bakıyorsun? Süreç sence nasıl devam edecek? Sultan (Hacettepe Üniversitesi, 1. Sınıf Öğrencisi); Tekel İşçilerinin direnişlerinden AKP binasının önüne gittikleri gün haberdar oldum. O süreçten itibaren haberleri takip ediyorum, sık sık işçilerin yanına gelmeye çalışıyorum. Yine farklı kampüslerden öğrenci arkadaşlarla birlikte ziyaretler örgütlüyoruz. Direniş gerçekten çok anlamlı. Ancak gözlemleyebildiğim kadarıyla burada çelişkiler çok yoğun bir biçimde yaşanıyor. İyi ve kötü; direniş ve teslim olma anlamında bölünmeler var. Her şeye rağmen direniş bunca gündür devam ediyor. Toplumun farklı kesimlerinden farklı anlayışlara sahip olan işçiler burada birlikte ekonomik ve demokratik talepleri için mücadele ediyorlar. Biz de bu direnişe öğrenciler olarak destek veriyoruz. - Öğrenci olarak bu sürece neden müdahilsin? 4/C uygulaması ile ilgili, Tekel İşçileri Abdi İpekçi Parkı nda yapılan polis müdahalesiyle ilgili neler düşünüyorsun? - Biz öğrenciler olarak halkın içindeyiz, halkız. Gözümüzün önünde bir haksızlık yapılıyor. Buna göz yumamayız. 4/C uygulaması ile işçilerin sendikal ve demokratik hakları ellerinden alınıyor. Maaşları düşürülüyor. Keyfi bir şekilde işten çıkarılabilmelerinin yolu açılıyor. Bu çok büyük bir haksızlık. Sürece bu sebeple müdahil oluyoruz. - 4/C uygulaması ile Abdi İpekçi Par kında yaşanan müdahale ile öğrencilere yapılan akademik ekonomik saldırıları benzeştiriyor musun? - Abdi İpekçi Parkı nda polisin işçilere karşı uyguladığı şiddet ile öğrencilere kalkan coplar aynı anlayışın ürünüdür. Üniversitelerde öğrencileri baskı altına almak için her türlü saldırıyı gerçekleştiren anlayış, Abdi İpekçi de işçilere bu muameleyi mübah görmüştür. Aynı zihniyet üniversitelerde muhalif sesleri soruşturmalarla, disiplin cezalarıyla, evlere gönderilen mektuplarla bastırmaya çalışmaktadır. (Ankara DDSB) Yaşasın sınıf dayanışması! İstanbul Türk-İş Başkanlar Kurulu tarafından TEKEL işçileriyle dayanışma amacıyla ilan edilen eylem takvimi doğrultusunda belediye işçileri 25 Aralık sabahı işe 2 saat geç başladı. Bakırköy Özgürlük Meydanı nda buluşan işçiler Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz yazılı pankart açtı. Basın açıklamasını okuyan Belediye-İş 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm, Türk-İş in açıkladığı eylemlerin ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi. Eyleme Tüm Bel-Sen Bakırköy Şubesi de destek verdi. Akşam saatlerinde de Mecidiyeköy de bulunan Cevahir Alışveriş Merkezi önünden AKP ilçe binasına doğru yapılan yürüyüşle sınıf kardeşleri, TEKEL işçilerini yalnız bırakmadı. Binlerce emekçi İtfaiye ve TEKEL işçilerine yönelik insanlık dışı saldırıyı kınıyoruz yazılı pankart açarak yürüdü. Eyleme Yangında can kayıpları artacak, sorumluluk Kadir Topbaş ın olacak yazılı pankart açan itfaiye işçileri ve Zalimin zulmüne karşı Esenyurt Belediyesi nde 131. Gün yazılı pankart açan Esenyurt Belediye işçileri de katıldı. Yürüyüş sırasında yolu trafiğe kapatan binlerce işçi Türk-İş uyuma, işçine sahip çık sloganları ile Türk-İş in saldırılara karşı takındığı pasif tutumu protesto etti. Türk-İş in örgütlediği eyleme DİSK ve KESK e bağlı sendikalar da destek verdi. Eylemde işçilerin Türk-İş e olan tepkisi ön plandaydı. Kartal Bu dayanışmasının bir örneği de 25 Aralık Cuma günü Kartal da gerçekleştirilen eylemdi. Kartal Ahmet Şimşek Koleji nin önünde toplanan işçiler AKP ilçe binasına doğru yürüyüşe geçtiler. Ankara Caddesi nde engelle karşılaşan işçiler, engele takılmayarak yürüyüşlerine devam etti. Eyleme çevrede bulunan insanlar da destek verdi. Yürüyüş tekrar Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi nin önünde kolluk güçlerinin barikatıyla karşılaştı ve barikat tekrar işçilerin direnişiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Kültür Merkezi nin balkonunu kürsü olarak kullanan işçiler, sistemin baskılarına boyun eğmeyeceklerini ısrarla yinelediler. Eyleme DİSK 1ve2 No lu Şubeler, Genel-İş, Türk Metal, Petrol-İş 2 No lu Şube, KESK, Tuzla Deri-İş, Harb-İş, Demiryolu-İş, Basın-İş gibi daha birçok sendika destek verdi. DDSB den TEKEL işçilerine ziyaret DDSB olarak 22 Aralık 2009 tarihinde saat da Sakarya Caddesi nde bir araya gelerek, Zafer Örgütlenen Birleşen Mücadele Eden Emekçinin Olacak yazılı pankartımızla ve flamalarımızla yürüyüşe geçtik. Bizleri TEKEL işçileri karşıladı. Yürüyüş boyunca alkışlarla sloganlarımıza eşlik ettiler. İşçilerin alana geldiğimizde ellerimizden flamaları alıp kendilerinin taşıması bizi çok mutlu etti. Alana girdiğimizde ıslıklar ve zılgıtlar eşliğinde coşkulu bir şekilde bizi selamladılar. DDSB li bir arkadaşımızın kürsüden işçilere seslenmesi istendiğinde arkadaşımız; İlk günden bu yana işçilerin yanındayız. Ve direniş zaferle sonuçlanıncaya kadar da yanınızda olacağız. Zafer örgütlü ve birlikte mücadele edilerek kazanılır. TEKEL işçilerinin bu onurlu mücadelesini selamlıyoruz diyerek işçileri selamladı. İşçiler de Tekel işçileri sizinle gurur duyuyor, Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz, Birlik mücadele zafer sloganlarıyla karşılık verdi. Ardından DDSB olarak çıkardığımız Kazandığımız haklar için direnelim, yeni haklarımız için mücadele edelim başlıklı bildiri dağıtıldı. İşçiler flamalarımız alıp taşıdıkları gibi bildirilerimizi de dağıtmaya yardımcı oldular. (Ankara DDSB) C M Y K

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

PONY CLUB TÜRK YE JOKEY KULÜBÜ. fiehr N ZE GEL YOR FOTOGRAFLAR : KAD R Ç V C

PONY CLUB TÜRK YE JOKEY KULÜBÜ. fiehr N ZE GEL YOR FOTOGRAFLAR : KAD R Ç V C PONY CLUB fiehr N ZE GEL YOR FOTOGRAFLAR : KAD R Ç V C TÜRK YE JOKEY KULÜBÜ PONYLER Çocuklar!.. fiehr N ZE GEL YOR 75 günde 24 ilimizdeyiz Küçük yaflta at sevgisinin geliflmesine yönelik, Kulübümüz taraf

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Sağlık ve Ev Hizmetleri Projesi kapsamında belediye temizlik ekipleri, ilçe sınırlarında ikamet eden 60 yaş üstü, kimsesiz, muhtaç ve engelli kişilerin evlerine

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

難 民 認 定 申 請 書 Mültecilik Kabulü Başvuru formu

難 民 認 定 申 請 書 Mültecilik Kabulü Başvuru formu 別 記 第 七 十 四 号 様 式 ( 第 五 十 五 条 関 係 ) Ek Form 74 (Madde 55 ile ilgili) 日 本 国 政 府 法 務 省 Adalet Bakanlığı, 法 務 大 臣 殿 Kime: Adalet Bakanı 氏 名 Adı soyadı 生 年 月 日 Doğum Tarihi 国 籍 地 域 ( 又 は 常 居 所 を 有 していた 国 名

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Hayata Dokunan Bir El: YEDAM (Yeşilay Danışma Merkezi)

Hayata Dokunan Bir El: YEDAM (Yeşilay Danışma Merkezi) Hayata Dokunan Bir El: YEDAM (Yeşilay Danışma Merkezi) Bağımlılıkta rehabilitasyon süreci dediğimizde bağımlı bireylerin psikolojik ve sosyal destek ile hayata yeniden kazandırılması kast edilmektedir.

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES

YARGITAY 14. HUKUK DA RES YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Ortaköy. yeni yıl. 22:00'da ise sahneye. Belediyesi'nin. dedi. Ortaköy. giren çocuklar da vardı. Çocuklar,

Ortaköy. yeni yıl. 22:00'da ise sahneye. Belediyesi'nin. dedi. Ortaköy. giren çocuklar da vardı. Çocuklar, 2 OCAK 2013 Ortaköy'de yeni yıl Belediyesi'nin organizasyonunda, Ortaköy Meydanı'dna kutlamalar için özel platform kuruldu. Boğaz manzarasında yeni yıla girecek vatandaşlar, yılbaşı kutlamalarına erken

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek De iflimi Yönetmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Birli i nin suçu. Bas n özgürlü ü

Birli i nin suçu. Bas n özgürlü ü EVRENSEL BAKIfi AÇISI Gürbüz Evren Bas n özgürlü ü ve Avrupa Birli i nin suçu Basın özgürlüğü, adil yargılanma ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere ülkemizde yaşanan kötü gidişle ilgili Avrupa Birliği nin

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

YARGITAY 15. HUKUK DA RES

YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/6631 K: 2007/710 T: 08.02.2007 MARA AYKIRI NfiAAT ECR M S L UYGULAMASI Ö z e t : mara ayk r olarak yap lan ve y k lmas gereken tafl nmaz n ekonomik

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964)

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) 9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) Çeviren Av. Aysun Dalk l ç * Konular: 1. Tekerrür ve birden fazla suç ifllenmesi d fl ndaki a rlat c nedenler 2. Aileye ve cinsel dokunulmazl

Detaylı

e-bülten STANBUL B LG ÜN VERS TES LET fi M FAKÜLTES REKLAMCILIK BÖLÜMÜ ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI!

e-bülten STANBUL B LG ÜN VERS TES LET fi M FAKÜLTES REKLAMCILIK BÖLÜMÜ ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI! 2007 3 ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI! stanbul Bilgi Üniversitesi Reklamc l k Bölümü 4. s n f ö rencilerinden oluflan AdWorkers reklam ajans, Türkiye nin önde gelen reklam ajanslar yla birlikte

Detaylı

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ Hazırlayan: Doç.Dr. Hakan Güler Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Karlsruhe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Almanya

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu?

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? OTOPS Cengiz Özak nc 77 y l sonra ilk kez yay mlanan belgelerle Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? Y l, 1933. Ermeni Tehciri nin üzerinden 18 y l geçmifl;

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı