7 Haziran da STRES ATTIK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "7 Haziran da STRES ATTIK"

Transkript

1 EFSANE RÖPORTAJLAR Prof. Dr. Özer Sencar a göre; 7 Haziran da STRES ATTIK Kurucusu olduğu Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezini yöneten Prof. Dr. Özer Sencar, Efsane Güzeldereli nin sorularını yanıtladı. 22 Temmuz 2015 Çarşamba Fiyatı 25 Kr Hain saldırının hedefi: Devletin Ülkücüleri ve solcuları kullandığının farkındaydık diyen Sencar, Devlet adına birileri yaptı bu işi. O güne kadar sol güçlüydü. Milliyetçi, ülkücü kitleyi diktiler solun karşısına şeklinde konuştu. 7 Haziran genel seçimlerini değerlendiren Prof. Sencar a göre, Türkiye, yoğun bir endişe ve stresten kurtuldu, rahatladı. Hükümet kurulamadı, bir iktidar çıkmadı. Türkiye daha önce hiç yaşamadığı sıkıntılı ve korkulu bir dönemi bir daha oraya dönmemek üzere geride bıraktı. TOPLUMSAL HUZUR Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki patlama, terörün çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi, son yıllarda çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan saldırılar, vatandaşların sağduyulu tutumu sayesinde toplumsal huzuru bozamadı. Suruç taki hain saldırıyı IŞİD militanı bir canlı bombanın gerçekleştirdiği belirlendi IŞİD İŞİ... Suruç ta 32 kişinin ölümüne ve 100 den fazla insanın yaralanmasına sebep olan hain saldırının failinin IŞİD militanı bir canlı bomba olduğu kesinleşti. İstihbarat ve terör uzmanları kriminal inceleme sonucu saldırganın kimliğini belirlemeye çalışıyor. Saldırıyı soruşturmak üzere 4 savcı görevlendirildi. İlk bulgular, saldırıyı bir IŞİD militanının gerçekleştirdiğini gösteriyor. Fehmi Koru Afganistan olmak mı? Yoksa Suriye? Sakın ha! 3. Sayfada Prof.Dr. Nurullah Çetin Türkçe Bakış 11. Sayfada M.Nuri Parmaksız Hayata ve Aşka dair 9. Sayfada Hayrettin İvgin Kültürel Boyut 9. Sayfada ü dan takip edebilirsiniz www. gazetesi.com.tr gazetemizi bu adresten takip edebilirsiniz Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Türkiye'de de terörist saldırılar, farklı dönemlerde toplumsal huzuru hedef almaya devam ediyor. Son yıllarda İstanbul, Ankara, Diyarbakır ve Hatay'daki saldırılarda 100'den fazla kişi hayatını kaybetti. 12 DE Dünyanın en zorlu askeri eğitimleri arasında gösterilen Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığındaki Komando İhtisas Kursu'nun dördüncü ve son aşaması olan Su Üstü Komando Harekatı tatbikatı, Eğirdir Gölü'nde tamamlandı. İçinde kurbağa ve yılan bulunan su altı labirent engelini aşan, elleri, ayakları ve gözleri bağlı şekilde suya atılan komandolar, en yakın unsura öğrendikleri özel tekniklerle yüzerek ulaştı. HABERİ 12. SAYFADA Saldırıdan sonraki ilk belirlemelere göre katliam IŞİD terör örgütü militanı bir canlı bomba tarafından yapıldı. Saldırgan da patlamada parçalanarak hayatını kaybetti. Selahattin Demirtaş'tan sert tepki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Katliam sonrası yapılan bazı değerlendirmeler ve partimize dönük saldırılar en az bu katliam kadar acıdır. Bu katliamı yapanların amaçlarından ulaşmak istedikleri hedeflerden çok çirkini maalesef. Türkiye'de bazı siyasetçiler ve bazı medya organları tarafından yapılmaya devam ediliyor. dedi. Efsane GÜZELDERELİ nin röportajı 13. SAYFADA Katliamda ölenlerin kimlikleri belli oldu Şanlıurfa'nın Suruç ilçesi'nde dün bombalı intihar saldırısında ölelerin sayısı 32'ye çıktı. Gaziantep'te otopsi işlemi tamamlanan 5'inin cenazeleri toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildi. Yetkililer herhangi bir açıklama yapmazken, SGDF yetkilileri, ölenlerden 30'unun kimliklerini açıkladı. Bu isimler şunlar: Uğur Özkan, Kasım Deprem, Hatice Ezgi Sadet, Cemil Yıldız, Çağdaş Aydın, Nazlı Akyürek, Ferdane Ece Dinç, Mücahit Erol, Murat Yurtgül, Emrullah Akhamur, İsmet Şeker, Okan Pirinç, Nartan Kılıç, Ferdane Kılıç, Serhat Devrim, Met Ali Barutçu, Erdal Bozkurt, Süleyman Aksu, Koray Çapoğlu, Cebrail Günebakan, Veysel Özdemir, Nazegül Boyraz, Alper Sapan, Alican Vural, Osman Çiçek, Dilek Bozkurt, Büşra Mete, Yunus Emre Şen, Ayda Ezgi Şalcı, Mehmet Ali Varol. PKK nın barajlara SALDIRI TEHDİDİ ENDİŞE YARATTI Çözüm sürecinin katkısıyla başlayan çatışmasızlık döneminde Doğu ve Güneydoğu illeri ekonomilerinde olumlu gelişmeler yaşanırken, yakın zamanda terör örgütü PKK/KCK'nın barajlar ve baraj yapımında kullanılan araçların hedef alınacağına yönelik açıklaması bölgedeki iş adamlarında endişe yarattı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, bölgenin bu zamana kadar geri kalmasının en önemli iki nedeninin "üvey evlat muamelesi yapılması" ve "çatışmalar" olduğunu iddia etti. Bu durumun gerek sosyal gerekse ekonomik açıdan sadece bölgeye değil tüm ülkeye kayıp yaşattığını savunan Sayar, "2013 yılından sonraki çatışmasızlık dönemi bölgeye ilgiyi daha fazla artırdı. HABERİ 12. SAYFADA

2 2 SINEMA TV / MAGAZIN 22 Temmuz 2015 Çarşamba TÜRKSOY Gençlik Oda Korosu Almanya dan altın madalya ile döndü BALIKESİR - Tataristan'da geçen yıl gerçekleştirilen Türk Dili Konuşan Ülkeler Kültür Bakanları Daimi Konseyi'nde alınan kararla kurulan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Gençlik Oda Korosu, 20 günlük çalışmayla Almanya'daki "2'nci Avrupa Koro Oyunları"nda 3 dalda altın madalya kazandı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tataristan ve Türkiye'den genç konservatuvar öğrencilerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan TÜRKSOY Gençlik Oda Korosu, Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde kamp yaptı. Ayvalık'taki Lale Adası'nda 3 günlük kamp için bir otelde konaklayan koro üyeleri başarılarını, AA muhabirine anlattı. TÜRKSOY Basın Müşaviri Salim Ezer, 31 kişiden oluşan TÜRKSOY Gençlik Oda Korosu'nun Türk Dili Konuşan Ülkeler Kültür Bakanları Daimi Konseyi'nde alınan kararla kurulduğunu söyledi. Koronun ilk defa bir ay önce Ankara'da bir araya getirildiğini ve Azerbaycanlı ünlü şef Ernera Kerimova ile Kazakistanlı şef Gülmira Kuttubadanova tarafından eğitildiğini anlatan Ezer, "Koromuz, ilk büyük yarışmasına Almanya'da katıldı Temmuz tarihlerinde 2'nci Avrupa Koro Oyunları kapsamında gerçekleştirilen yarışmada Türkiye'nin gururu olan bu gençler, 3 altın madalya ile ülkemize döndü. Gerçekleştirilen Avrupa turnesinin ardından koromuzu güzel Ayvalık'a getirdik. Burada sanatseverlerle buluşturmayı uygun gördük" diye konuştu. Koronun Kazakistanlı şefi Kuttubadanova da grubun sıra dışı bir koro olduğunu vurgulayarak, "Biz bu ekibi çok kısa bir zamanda hazırladık. Başarılı olmasının sebebi de 5 farklı ülkeden yarışmacıların olmasıdır" dedi. Azerbaycanlı koro üyesi Fatima Cafer-Zade ise "TÜRKSOY Gençlik Oda Korosu'na Azerbaycan'dan 8 kişiyle katıldık. Bakü Müzik Akademisi'nin, Milli Kültür Atölyesi öğrencileri var burada. Biz iki şef öncülüğünde derslerimizi yapıyoruz. Bu şarkıları söylerken amacımız Türk dünyasından 5 ayrı ülkeden temsilcilerle Türk musikisini Avrupa'da layıkıyla temsil etmekti" ifadelerini kullandı. Koronun Türk solistlerinden Ersin Kıyak da şunları kaydetti: "TÜRKSOY Gençlik Oda Korosunun amacı Türk kültüründe olan öğrencileriyle konservatuvar öğrencileri birleşip Türk kültürüne dair, onlara özgü şeyleri dünyaya göstermek ve tanıtmak. Bunu da layıkıyla yaptığımızı düşünüyorum. Yani şöyle bir koro düşünün, 20 günde hazırlanıp, 20 günde her şeyi başarıp ve üç altın madalyayı Türkiye'ye getirip her şeyiyle kendini ispatlamış bir koro. Bu başarının en önemli nedeni bu kültürlerin birbirine benzemesi." Vizyona yeni girecek filmler Hicran ve Adnan çiftinin mutlu evlilikleri, iki yaşındaki çocuklarının kaza sonrasında hayatını yitirmesiyle yıkıma uğrar. İkili, artık aynı evde yaşayan iki yabancı gibidir. Tüm bunların üzerine Hicran kısa süre içerisinde esrarengiz olaylar yaşamaya başlayınca psikolojisi tümden bozulur. Hicran bir hocaya görünür ve burada birinin kendisine "41 dikiş" adı verilen bir büyü yaptırdığını öğrenir. Büyülerin en güçlüsü olarak bilinen bu büyü, 41 farklı niyetle yapılmaktadır. Genç kadının büyüden kurtulabilmesi için yapan kişiyi bulup 41 niyetten hangisini ettiğini öğrenmesi gerekmektedir 'ün sonbaharında vizyona giren ilk Siccin filmi yasak bir aşkın lanetinden yola çıkarak kurgulanan bir öyküye sahipti. Devam filminde yönetmenliği yine Alper Mestçi üstlenirken, senaryo Alper Mestçi ve Ersan Özer ikilisine ait. Filmin oyuncu kadrosunda Şeyda Terzioğlu, Bulut Akkale, Reyhan İlhan ve Ece Edibe Baykal yer alırken yapımcılığını ise Muhteşem Film üstleniyor. Kendi hayatını kuran Ted, artık sevgilisi Tammy- Lynn ile evli ve mutlu bir ayıcıktır. Harika bir seks hayatı olan Ted, baba olmak ister ve bunun için John'dan kendisi için sperm bağışçısı olmasını rica eder. Her şey yolunda gidiyor gibi görünürken, sperm bankasından gelen bir mektupla hayalleri yıkılır. Zira bu yöntemle bebek sahibi olması için öncelikle insan olduğunu kanıtlaması gerekmektedir! Ted şimdi ABD yasaları önünde diğer vatandaşlarla eşit haklara sahip olduğunu kanıtlamak için ruhu, duyguları olan bir insan olduğuna kanunları ikna etmelidir. 2012'de vizyona giren ve seyircileri gülmekten kırıp geçiren Ayı Teddy'nin devam filmi en az ilki kadar komik ve edepsiz. Yönetmenliğini ve Ayı Teddy seslendirmesini yine Seth MacFarlane'nin üstlendiği yapımın başrolü ilk filmde de olduğu gibi Mark Wahlberg. Canlı aksiyon ve CG-animasyonu birleştiren filmin senaryosunda MacFarlane'nin yanı sıra Alec Sulkin ve Wellesley Wild'ın imzası var. Nelly, toplama kampından kurtulmayı başarmış ama işkenceden yüzü tanınmayacak hale gelmiş bir şarkıcıdır. Zorunlu olarak geçirdiği estetik ameliyat sonrasında, kendisinin bir benzerine dönüşür. Görmek için can attığı tek kişi ise kocası Johnny dir. Karşılaştıklarında Johnny onu tanımayıp zihnini iyice bulandırır. Acaba kocası ona hâlâ âşık mıdır, yoksa sadece parasının peşinde midir? 05:13İstiklal Marşı ve Günün 05:15 Ana Ocağı 06:40 1'de Sabah 09:001'de Bugün 09:15 Beni Böyle Sev 11:25 İyi Fikir 13:25 Ana Ocağı 15:00 Yerli dizi 16:10 1'de Bugün 16:25 Seksenler 19:00 Ana Haber Bülteni 19:45 Spor 19:50 Hava Durumu 19:55 Filinta (Tekrar) 21:45 Titanların Savaşı 00:00 Annem Söyler Ben Yaparım 01:00 Beni Böyle Sev 02:35 Komiser Rex 06:10 Benim Annem Bir Melek 07:00 Kahvaltı Haberleri 10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert 13:00 Kızlar ve Anneleri 15:00 Alemin Kıralı 16:00 Zahide ile Yetiş Hayata 18:45 Atv Ana Haber 20:00 Döndür Şansını 22:00 Yabancı Sinema 22:30 Kim Milyoner Olmak İster? 07:00 HER SABAH 08:45 2.SAYFA 10:40 DUDAKTAN KALBE DİZİ-TEKRAR 12:30 ERKAN AKKUŞ İLE ÖĞLE HABERLERİ 12:50 DERYA'NIN DÜNYASI KADIN PROGRAMI-CANLI 15:00 DUDAKTAN KALBE 17:00 İKİNCİ BAHAR 18:15 EKİN OLCAYTO İLE ANA HABER 19:50 YABANCI SİNEMA BELALI İKİLİ 22:00 YABANCI SİNEMA 23:30 HAYATIN RENGİ 01:20 YABANCI SİNEMA TEKRAR 02:40 YABANCI SİNEMA TEKRAR 04:10 DÜNYAYI GEZİYORUM TEKRAR 05:10 BOKS GECESİ 05:40 Benim Hala Umudum Var 06:45 Aşkın Bedeli 07:30 Bugün 09:00 Beni Affet 10:00 Melek 11:45 Hayat Sevince Güzel 13:15 Aşkın Bedeli 14:45 Benim Kuaförüm 16:30 Yerli Dizi 18:30 Star Haber 19:15 Yerli Dizi 20:30 Yabancı Sinema 23:30 Kasabanın Yenisi 00:15 Ütopya 01:30 Ver Fırına 02:30 Aramızda Kalmasın 04:30 Şeffaf Oda 05:30 Para Bende 06:30 Oynat Bakalım 07:15 Disney Çocuk Kuşağı 08:15 Magazin 08:45 Aramızda Kalmasın 11:45 Oynat Bakalım 12:45 Para Bende 14:00 Kaçak Gelinler 15:15 Ver Fırına (Yeni Bölüm) 17:00 Çok Güzel Hareketler Bunlar 06:00 GENİŞ AİLE 06:45 Günaydın 09:30 Alın YazımALIN 11:00 Bana Her Şey Yakışır 12:30 Gün Arası 13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir 15:45 Evim Şahane 17:15 Arka Sokaklar 18:40 Baba Haber Bülteni 19:00 Ana Haber Bülteni 20:00 Küçük Ağa 21:45 TİTANLARIN SAVAŞI Nihai güç için süren mücadele, insanları krallara karşı ve kralları da tanrılara karşı kışkırtmaktadır. Diğer taraftan, tanrılar arasındaki savaş da dünyayı yok edebilecek güçtedir. Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus, ailesini yeraltı dünyasının kinci tanrısı Hades'e karşı korumak konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan Perseus, Zeus'un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hadese karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. İyi bir aile babası olan Marcus Bannet ile dağınık bir bekar yaşamı süren Mike Lowrey Miami Polis Departmanı'nda çalışan iki ortaktır. Burunlarının dibinden çok yüklü miktarda uyuşturucu kaçırılır. Onu polis teşkilatına geri getirmek için yalnızca 72 saatleri vardır. Bu sırada tanık koruma programından bir görgü tanığını koruma görevi de kafadar polislere verilir. Mike ve Marcus'un, uyuşturucuyu bulmak için çıktıkları macerada görgü tanığı Julie Mott onlara eşlik edecektir. 19:45 BELALI İKİLİ 23:30 KASABANIN YENİSİ Lucy Hill (Renee Zellweger) işine tutkuyla bağlı Miami li bir işkadınıdır. Minnesota daki bir üretim tesisine dokuz aylığına geçici görevle gönderilince hayatı bir anda alt üst olur. Evlenmeye niyeti olmadığını belirterek avukatlık yapan erkek arkadaşı Seth i terk ettikten sonra da Minnesota nın yolunu tutar. Gideceği yerdeki yaşam tarzı değişikliğine tamamen hazırlıksızdır. Miami de seçkin giysilerden ve seçkin ayakkabılardan oluşan bir gardrobu ve tüm bunları barındıran güzel bir apartman dairesi vardır ama Minnesota daki yeni evi her açıdan farklıdır.

3 bölge haberleri 22 Temmuz 2015 Çarşamba 3 BİLSEM'ler yetenek üsleri oluyor ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) öğrencilerin yeteneklerinin en üst düzeyde geliştirilmesinin önünü açmak için yeni bir eğitim programına hazırlanıyor. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özel yetenekli öğrencilerin BİLSEM'lerde, okul dışı saatlerde yetenekleri doğrultusunda etkinlik ve proje tabanlı eğitim aldığını anlattı. Güngör, bu merkezlerde öğrencilerin, güzel sanatlar, havacılık, akıl ve zeka oyunları, düşünce eğitimi, arkeoloji, şehir kültürü, yaratıcı yazarlık, drama, yazılım, yabancı dil, liderlik, mekatronik, astronomi ve uzay bilimleri gibi bilim dallarında, özel ilgi ve yetenekleriyle buluştuğunu belirtti. BİLSEM'lere öğrenci alımının daha sağlıklı yapılabilmesi ve bu merkezlerde eğitim kalitesinin artırılması amacıyla, bu yıl ilk kez Mart ayında merkezi sınav gerçekleştirdiklerini anımsatarak, 5 bin 371 öğrencinin öğretim yılında BİLSEM'lere kayıt hakkı kazandığını ifade etti. Güngör, merkezi sınav sonuçlarıyla bu yıl genel zihinsel, resim ve müzik yeteneği olan toplam 19 bin 761 öğrencinin BİLSEM'lere devam edeceğini bildirdi. 67 ilde BİLSEM bulunduğunu dile getiren Güngör, bu yıldan itibaren tüm illerde açılmasını hedeflediklerinin altını çizdi. Merkezlerlerdeki eğitimlerin uygulama, etkinlik ve proje hazırlama gibi aktif hedefler ve amaçlar doğrultusunda yenilenmesi için çalışma yürüttüklerini belirten Güngör, bu kapsamda, BİLSEM'lerde, üniversiteler, bilim merkezleri, müzeler, TÜBİTAK gibi kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliğinin artırılacağını söyledi. Böylece öğrencilerin yeteneklerinin en üst düzeyde geliştirilmesinin önünün açılacağını vurgulayan Güngör, bu merkezlerde, öğrencinin ufkunu açacak ve kendilerini ifade etme olanaklarını artıracak daha serbest ortamların sağlanacağını kaydetti. BİLSEM'lerde daha çok araştırmaya, projeye, aktiviteye yönelik bir program üzerinde çalıştıklarını duyuran Güngör, şu bilgileri verdi: "Çerçeve niteliğindeki yeni eğitim programlarını oluşturduk. Merkezlerdeki öğretmenlerimiz, o programların içeriklerini kendi imkanları, bilgileri, görgüleri çerçevesinde, çevresel imkanları da kullanarak genişletebilecekler. Üniversitelerle sivil toplum kuruluşlarıyla, Ar-Ge kuruluşlarıyla, sanat ve müzik kurumlarıyla işbirliği yapabilecekler. Ayrıca BİLSEM'ler için öğretmen ve akademisyenlerle birlikte çalışarak etkinlikler havuzu oluşturduk. Tüm BİLSEM'ler, buradaki etkinliklerden yararlanabilecek. İyi sonuçlar alınan etkinlikler de havuzda toplanacak." Öğrencilerin çeşitli araştırma kuruluşlarının, üniversitelerin laboratuvarlarında çalışabileceklerini, bunu için MEB olarak üst düzeyde protokoller imzalamaya hazır olduklarını bildiren Güngör, üniversitelerdeki akademisyenlerin de merkezlerde çeşitli seminerler verebileceklerini söyledi. (AA) Bir fotoğraf bile umutlarını yeşertti KONYA - Konya'da 12 yıl önce 2 yaşındayken kaybolan Mustafa Binar'ın ailesi, emniyette yaşlandırma yöntemiyle elde edilen çocuklarının 14 yaşındaki görünümünü yansıtan fotoğrafını görünce buruk bir mutluluk yaşadı. Üç çocuklu Fatma (31) ile Nazım Binar (34) çiftinin ilk evlatları Mustafa, 2003'te merkez Meram ilçesi Çomaklı Mahallesi'nde evlerinin önünde oynarken kayboldu. Bugüne kadar çocuğun, bulunmasıyla ilgili yapılan çalışmalarda bir sonuç alınamadı. Yıllar geçmesine rağmen hep oğullarının bir gün "sağ" bulunacağı hayaliyle yaşayan Binar çiftini, emniyette yaşlandırma yöntemiyle elde edilen Mustafa'nın 14 yaşındaki halini yansıtan fotoğrafını görmek bile heyecanlandırdı. Çalışmaların hızlandırıldığı düşüncesiyle umutları yeniden yeşeren Binar çifti, Mustafa'dan gelecek iyi haberi özlemle bekliyor. Yaşadıklarını AA muhabirine ağlayarak anlatan Fatma Binar, oğlunun kaybolduğu gün sinir krizi geçirdiği için çok fazla bir şey hatırlamadığını söyledi. Polisin yanı sıra kendilerinin de her yerde Mustafa'yı aradığını ancak olumlu sonuç alamadıklarını aktaran Binar, dua etmekten başka ellerinden bir şey gelmediğini dile getirdi. Hep oğlunun hayalini kurduğunu, geleceği umuduyla yaşadığını anlatan Binar, şöyle devam etti: "En son oğlumun büyümüş halini gösteren fotoğrafı getirdiler. Oğlumun fotoğrafını görünce bulunmuş, sanki bana müjde vermeye gelmişler gibi hissettim. En son halini görünce çok sevindim. 'Ne kadar büyümüş, değişmiş' deyip fotoğrafını sevdim. Her gün ağlıyorum. Ne olur oğlumu bulun. Onu çok özledim. Fotoğrafını bile öpmeye doyamadım. Polisler gelip gidiyor ama hala bir sonuç yok. Polis, telefon açtığında 'gelin çocuğunuz bulundu' diyerek bizi çağıracaklarmış gibi geliyor. Allah rızası için görenler bir telefon açsın. Bu bayramda bizim için buruk geçti." (AA) Gaziosmanpaşa Nişantaşı'na rakip olacak Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Bülbül, ilçe genelinde gerçekleştirdikleri kentsel dönüşüm için "rantsal dönüşüm", "cepsel dönüşüm" gibi hoş olmayan gibi tabirler kullanılarak işin öneminin yadsınmaya çalışıldığını belirterek, "Eğer Gaziosmanpaşa'da bir rant varsa bu ranttan vatandaşımız yararlanacak. Vatandaşlarımız bize güvensin, amacımız onları mağdur etmeden yerinde dönüşümü gerçekleştirmek" dedi. 32 yıldır kabak kemane üretiyor ESKİŞEHİR - Eskişehir'de, 1983 yılında tapu kadastro memurluğu görevini yürütürken hobi olarak kabak kemane yapmaya başlayan Galip Güvençoğlu, Türkiye'deki birçok sanatçıya yaptığı bu müzik aletini çalmanın inceliklerini de öğretiyor. Galip Güvençoğlu (68), AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadastro memuruyken 32 yıl önce siyah-beyaz televizyonda gördüğü kabak kemanenin nasıl yapıldığını merak ederek bu işe başladığını söyledi. Araştırmalar sonucunda kabak kemane yapmaya başlayan Güvençoğlu, 18 yıl önce emekli olduktan sonra kendini tamamen bu işe verdiğini anlattı. Güvençoğlu, TRT İstanbul ve Ankara Radyosu sanatçıları için kabak kemane ürettiğini belirterek, şunları kaydetti: "Özelikle İhsan Mendeş ve Emin Aldemir gibi sanatçıların tavsiyeleriyle 'en iyi' kemaneyi yapmaya çalıştım. Kimseyi örnek almadım. Radyoda kabak kemaneyi iyi çalanlara sordum. Her yaptığımı onlara göstererek üretim işini ilerlettim. Yapımın ardından çalmayı da öğrendim. Birçok koroda bu sanatı icra etmeye çalıştım ama asla ticari bir gaye gütmedim. İstanbul Radyosu'ndan İhsan Mendeş'e yaptıklarımı gösterdim, onlar da İSTANBUL - Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Bülbül, ilçe genelinde gerçekleştirdikleri kentsel dönüşüm için "rantsal dönüşüm", "cepsel dönüşüm" gibi hoş olmayan gibi tabirler kullanılarak işin öneminin yadsınmaya çalışıldığını belirterek, "Eğer Gaziosmanpaşa'da bir rant varsa bu ranttan vatandaşımız yararlanacak. Vatandaşlarımız bize güvensin, amacımız onları mağdur etmeden yerinde dönüşümü gerçekleştirmek" dedi. AA muhabirine Gaziosmanpaşa'da gerçekleşen kentsel dönüşüm hakkında bilgi veren Bülbül, Gaziosmanpaşa'da halkı, belediyeyi ve yatırımcıyı bir araya getiren bir modelleme yaptıklarını vurgulayarak, bu modellemede vatandaşı hiçbir bedel ödemeden daire sahibi yaptıklarını kaydetti. Bülbül, yerinde dönüşüm gerçekleştirdiklerini, vatandaşın herhangi bir yere taşınmak zorunda kalmadığını ve evininin standardının çok üstünde bir yuvaya kavuştuğunu ifade ederek, "Yaptığımız kentsel dönüşümün üç ayağı var. Bunlardan biri hak sahibi yani vatandaşlarımız. İkincisi Gaziosmanpaşa Belediyesi ve GOPAŞ adında kurduğumuz şirket. Üçüncüsü de çözüm ortağımız olan özel firmalar. Belediye olarak bu üçlüyü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı himayesinde kontrol ediyoruz. Bölgeyi parsel yani mahalle bazında dönüştürmeye çalışıyoruz. Bu konuda başarılı olmuşuz ki, Anadolu'dan ve İstanbul'un çeşitli yerlerinden gelen belediyeler bizim bu projemizi örnek alıyor" ifadesini kullandı. Bir yerin ya zemini ya bina stoku ya da her ikisi de kötü ise riskli alan olarak görüldüğüne dikkati çeken Bülbül, bölgelerinde yapı stokunun yüzde 90'ının eski olduğunu ve 1999 depreminden önce yapıldığını, dolayısıyla binaların riskli bina statüsünde yer aldığını söyledi. Bülbül, belediye olarak ilçelerini depreme dayanıklı hale getirmek istediklerini belirterek, şöyle konuştu: "Vatandaşlarımızı hiçbir hak kaybına uğramadan imardan gelen hakları neyse şu andaki standartlarının çok üzerinde ve yine oturdukları yerde daire sahibi yapıyoruz. Bizim yaptığımız modelleme kesinlikle bir site yaşantısı değil o mahalle ve sokak kültürünü yine koruyoruz. İnsanları eski alışkanlıklarından koparmıyoruz. Master planımızı dünyanın en iyi planlamacılarına yaptırdık, yerli planlamacılardan da destek alarak kendimizi özel bir model oluşturduk ve yerinde bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Ağustos sonuna kadar 750 konutun yarısının anahtar teslimini yapmayı planlıyoruz. İlçede her taraf şantiye yeri gibi. İlçemizin 3'te biri riskli alan ve çalışmalarımız 432 hektarda 6 etap halinde yürütülüyor. Kentsel dönüşüm çok uzun soluklu bir iş ancak Türkiye için bir fırsat. Bu süreci vatandaşlarımız ile birlikte üstlenebilirsek çok iyi sonuçlara ulaşacağımıza inanıyorum. Yaptığımız kentsel dönüşüm için 'rantsal dönüşüm', 'cepsel dönüşüm' gibi tabirler kullanılarak işin önemi yadsınmaya çalışılıyor. Eğer Gaziosmanpaşa'da bir rant varsa bu ranttan vatandaşımız yararlanacak. " Bülbül, hak ettiği miktardan daha fazla isteyen vatandaşların süreci tıkadığını vurgulayarak, "Bizim için esas olan adalettir. Bazı vatandaşlarımız hak ettiğinden daha fazla daire istiyor alamayınca dava açıyor. Bu süreci yavaşlatıyor. Devletin verdiği kiraların daha uzun sürece yayılmasına neden oluyor ve ekstra yük getiriyor. Ayrıca kentsel dönüşüme olan güveni zedeliyor. Vatandaşlarımız bize güvensin amacımız onları mağdur etmeden yerinde dönüşümü gerçekleştirmek" diye konuştu. Nef Yönetim Kurulu Üyesi Erden Timur da Gaziosmanpaşa'da dünya örneklerinde olduğu Türkiye'de ilk defa bir mastır planla kentsel dönüşüm yapıldığını vurgulayarak, firma olarak böyle başarılı bir kentsel dönüşümün içinde yer almak istediklerini kaydetti. (AA) eksikliklerimi tamamladı. Ben yaptım, o çaldı." Bu aletin Türkiye'de yaygın olmadığını ve Teke Yöresi'nde yörükler tarafından yapıldığını belirten Güvençoğlu, şöyle devam etti: "Benim yaptığım, radyo standartlarına daha uygun. Kabağı Antalya'dan gidip kendim alıyorum çünkü kabağın güneşte, dalında kuruması gerekiyor. Kabak kemanede en iyi başlangıcı ben yaptım. Daha sonra beni örnek olan birçok kişi oldu, onlara yardımcı oldum. İşin tüm inceliklerini öğrettim. Şu an benim öğrettiklerim arasında benden daha iyi yapanlar bile var." (AA) Fehmi KORU Afganistan olmak mı? Yoksa Suriye? Sakın ha! LEONARDO da Vinci nin Hz. İsa nın Havarileriyle buluştuğu Son Yemek tablosunu ne kadar andırıyor Suruç tan ajanslara düşen o ilk fotoğraf: Kimi başörtülü kadınlar ile gencecik erkekler biraz sonra başlarına geleceği bilmeden son kahvaltılarını ediyorlar... Toplam sayıları 300 ü bulan, Suruç un öte yanındaki, IŞİD tarafından yerle bir edilmiş Kobani yi ayağa kaldırmak niyetiyle yola çıkmış Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesi bu gençler... Başlarına ne geldiğini dünden beri bütün dünya biliyor: Bir canlı bomba kadının kendini patlatmasıyla 30 dan fazla kişi hayatını kaybetti. İlk tespit, eylemi IŞİD in yaptığı... Vahşet sözcüğü bile yapılanı tam karşılamıyor. Gerçekten ilk gelen haberler doğ- ruysa, yani eylem IŞİD in eseriyse, ülkemizle en uzun sınıra sahip bir bölgeye egemen IŞİD, artık Türkiye yi de hedefleri arasına katmış oluyor... Şaşırtıcı mı? Değil. Bazılarının DAEŞ de dediği IŞİD İslam coğrafyasının bütününe talip bir örgüt. İlk çıkışını (2010) yapmasının üzerinden henüz 5 yıl bile geçmemişken, İngiltere den geniş topraklara sahip bir varlık haline dönüştü bölgemizde IŞİD. Önce petrol ve su zengini yerleri hedef aldı; şimdi de oralardan elde ettiği imkânları ve kazandığı savaş deneyimini egemenlik bölgesini genişletmek için kullanıyor. Ele geçirdiği yerleri her türlü psikolojik unsuru devreye sokarak elinde tutmasını bildi IŞİD; bunun tek istisnası, Suriye nin Türkiye sınırındaki Kobani ve etrafındaki bölge... Kürtler IŞİD in eline geçirdiği topraklarını savaşarak geri almayı bildi. Yukarıdaki Şaşırtıcı değil tespitimin dayandığı bir gerçek de bu: Bugüne kadar hep ilerlemiş bir örgüt IŞİD; Kobani çevresinde yaşadığı hezimeti hazmedememesi normal. Kobani yi ihya etmek için Suruç ta toplanmış gençleri hedef seçmesinin şaşırtıcı bir yönü yok. Hiç kuşkusuz ilk tespit doğru olabilir; en kuvvetli ihtimal, eylemi IŞİD in yapmış olmasıdır. Ancak başka ihtimalleri de göz ardı etmemeli. Türkiye üzerinde hesabı olan tek unsur IŞİD değil çünkü; ülkemizi terörle meşgul etmek isteyen ve bugüne kadar bunu önce ASALA, sonra PKK ile başarmış nice şer odağı var. Son zamanlarda listeye Suriye başta olmak üzere yenileri de eklendi. Bugün de IŞİD i pekâlâ aynı odaklar kullanıyor olabileceği gibi, üzerine IŞİD kartviziti iliştirilmiş kanlı eylemleri başkaları da sahneleyebilir. Türkiye yi etrafındaki kan deryasının parçası yapmak isteyenler... O sebeple, tepki vermeden önce yapılacak değerlendirmelerde her ihtimal hesaba katılmalıdır. Kanlı eylemin siyasi hayatın gidişini bozmasına ise meydan verilmemelidir. Ülkemizin genel seçimden çıkmasının üzerinden fazla bir vakit geçmedi. Sandığa yansıyan koalisyon iradesinin yerine getirilmesi için iyi niyetli çabalar sarf ediliyor. Sonunda temsil sorunu olmayan mümkünse kalıcı bir hükümet kurulabileceği anlaşılıyor. Eylem o çalışmayı sakatlamamalı, tam tersine anlaşmaya varılması beklenen süreci hızlandırmalıdır. Terörden medet umanların heveslerini kursaklarında bırakmanın tek yolu budur. Telaşlanalım mı? Hayır, bir yandan serinkanlılığımızı korurken, bir yandan da sorunlu bir bölgede, bizi Afganistan, Suriye ve Irak gibi uzak-yakın komşularımızdan ayıran özelliklerimizi ön plana çıkarmanın yollarını arayalım. Başı bozuk hale getirilmiş ülkeler, o duruma, başlarına gelene doğru teşhis koyamadıkları ve yanlışta ısrar ettikleri için düştü. Aman ha. Sakın ha. 21 Temmuz 2015/ HABER TÜRK Alo 130'a gelen 21 bin ihbarın 20 bini amaç dışı ANKARA - Güvensiz ürünlerin bildirimi için kurulan "Alo 130 Ürün Güvenliği İhbar ve Şikayet Hattı"na gelen 21 bin 227 bildirimin 20 bin 625'i, "amaç dışı çağrı" olarak kayıtlara geçti. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın geçen yıl kasım ayında hizmete soktuğu Alo 130'a yılın ilk 6 ayında, 21 bin 227 bildirim yapıldı. Bunlardan 250'si kayıtlara ihbar ve şikayet olarak geçti. Şikayetler, ilgili genel müdürlük veya il müdürlüklerince değerlendirildi ve işleme alındı. Bildirimlerden 352'si de Piyasa Gözetimi ve Denetimi (PGD) ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yönlendirildi. İhbarların 20 bin 625'inin ise amaç dışı çağrı olduğu tespit edildi. Kayıtlardaki 250 çağrıya konu dağılımına göre bakıldığında; 199 bildirimle asansör ilk sırayı aldı. Asansörler hakkında sürekli arıza yapmasına, yeşil etiketinin bulunmamasına, hayati tehlike oluşturmasına ve asansörde kalma olaylarının yaşanmasına yönelik ihbar ve şikayetler geldi. Asansörü, 20 ihbarla Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki ürünler takip etti. Bu şikayetleri, bazı benzin istasyonlarının akaryakıtı eksik vermesi, satın alınan ölçü aletinin yanlış ölçmesi ve bazı markalardaki ürünlerin standart dışı tartılıp paketlenmesi oluşturdu. Şikayet listesinde üçüncü sırayı, 10 bildirimle otomotiv ürün grubu aldı. Bu sektöründeki ihbarlar, araç lastiklerindeki dengesizlik, koltukların güvenlik kriterlerine uygun olmaması, debriyaj baskı balatalardaki sorun nedeniyle güvenlik açığı, aracın partikül filtresindeki sorundan kaynaklı motor yağına mazot karışması ve yanma ihtimali olarak sıralandı. (AA)

4 422 Temmuz 2015 Çarşamba ANKARA Kuaförler sorunlarını masaya yatırdı Çankaya Belediyesi, Ramazan Ayı nda 120 bin vatandaşa ulaştı. Çankaya dan yardım eli uzandı -Ekonomik sıkıntı yaşayan ailelere yardım eli uzatan Çankaya Yardımlaşma ve Ekonomik Dayanışma Derneği (ÇAYED) Yarım Elma ise 3 bin 650 vatandaşı gıda kolisi ve giysi yardımıyla sevindirdi. Çankaya Belediyesi, vatandaşları ya evinde ziyaret ederek ya da ÇAYED Yarım Elma mağazasında ağırlayarak destek verdi. Her gün binlerce vatandaşla dolup taşan iftar çadırları, Ortadoğu da yaşanan şiddetden kaçıp Türkiye ye sığınan Suriyelileri de ağırladı, CHP liderini ve Ankara siyasetini de; çadırı ziyaret eden herkes orucunu birlikte açtı, aynı kazandan çorbasını içti. Ramazan Ayı nı geride bırakırken geçen yıl yaşadıkları paylaşım ve dayanışma mutluluğunu bu yıl da yaşadıklarını dile getiren Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Bayramın sevincini yaşamak için önce birlik olmayı, bir lokmayı bir hırkayı paylaşmanın mutluluğunu yaşamayı önemsiyoruz. Mübarek Ramazan Ayı nda kurduğumuz iftar çadırlarında 120 bin vatandaşımıza hizmet verdik, birlikte dua ettik. Kimsenin aç kalmadığı bir dünya için çok çalışmayı, lokmamızı halkımızla paylaşmayı sürdüreceğiz diye konuştu. Çankaya Yardımlaşma ve Ekonomik Dayanışma Derneği (ÇAYED) Yarım Elma da, 3 bin 650 vatandaşın yüzünü gıda kolisi ve giysi yardımı ile güldürdü. Kimi zaman Esat Semt Pazarı içindeki giysi mağazasında vatandaşları misafir eden ÇAYED Yarım Elma, kimi zaman da Öveçler de bulunan gıda ve giyim marketinde ağırladı vatandaşları. Yarım Elma, mahalle muhtarları ile işbirliği yaparak ihtiyaç sahibi mahalle sakinlerini servis araçlarıyla alıp mağazasına getirerek, gıda ve giysi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra tekrar mahallelerine götürdü. ÇAYED Yarım Elma, Ankara ya üniversite öğrenimi için gelen gençlere ve yeni bir hayat kurmak isteyen şiddet mağduru kadınlara Ramazan Ayı nda da elini uzattı; hem gıda ve giysi yardımı hem de ev eşyası yardımında bulundu. Yarım Elma, bayram şekerlerini de unutmadı; destek verdiği her vatandaşa bayramlık ikramlarını da hediye etti. Çankayalı çocuklar spor okulunda Ankara Kuaför Güzellik Salonları İşletmecileri ve Manikürcüler Esnaf Odası ile Çankaya Belediyesi esnafın sorunlarının çözümü için bir araya geldi. - Kuaför ve güzellik salonu gibi kişisel bakım alanında faaliyet gösteren işletmelerin sorunları Çankaya Belediyesi nde yapılan toplantıda masaya yatırıldı. Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Gülsün Bor Güner başkanlığında Mali Hizmetler, Sosyal Yardım İşleri, Ruhsat ve Denetim ve Zabıta Müdürlükleri ile Ankara Kuaför, Güzellik Salonları İşletmecileri ve Manikürcüler Esnaf Odası Başkanı Bülent Erdoğan ve güzellik uzmanlarını temsilen Sevilay Acıbucu ile bir araya gelinen toplantıda, söz konusu işletmelerin sorunları ve çözümleri tartışılarak ortak hareket etmenin fayda sağlayacağı sonucuna varıldı. Oda ile belediyenin birlikte hareket edildiği takdirde sektörün sorunlarının çözümü konusunda kesin adımlar atılabileceğini kaydeden Başkan Yardımcısı Gülsün Bor Güner, Bürokrasi yaratan değil çözüm üreten belediyecilik anlayışımız çerçevesinde esnaf odaları ile işbirliği içinde çalışmayı önemsiyoruz. Amacımız sektörün taleplerinin belediye ile doğrudan görüşülebileceği iletişim mekanizmalarını geliştirmek, bürokrasiyi en aza indirerek esnafımızın sorunlarını en kısa sürede çözmek diye konuştu. Çankaya Belediyesi kendi kaldırım taşını üretiyor Çankaya Belediyesi Beton Elemanları Üretim Tesisi, günlük 10 bin kapasitesiyle Çankaya sokaklarını süsleyecek taşları üreterek belediye bütçesine önemli katkıda bulunuyor. Çankaya Belediyesi nin, yaz tatiline giren çocukların spor yapabilmesi için açtığı yaz spor okulları yoğun ilgi gördü yaş aralığında tüm çocuklara açık olan okullara 600 öğrenci kayıt oldu. Futbol, basketbol, voleybol, yüzme, tenis, satranç ve aikido branşlarından dilediklerini seçen öğrenciler, kayıtlar boyunca şort, tişört, çorap ve şapkadan oluşan sporcu kiti hediyelerini de aldı. Yüzmeyi seçen öğrencilere ise bir de bone verildi. 27 Temmuz-21 Ağustos tarihleri arasında, Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri, Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu ve Merkez Hizmet Binası nın yanı sıra, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü nde verilecek eğitimlere ulaşım, Çankaya Belediyesi Kolej Otoparkı ndan sağlanacak. Çankaya da haşereyle mücadele sürüyor Çankaya Belediyesi nin, yaz tatiline giren çocukların spor yapabilmesi için açtığı yaz spor okulları yoğun ilgi gördü yaş aralığında tüm çocuklara açık olan okullara 600 öğrenci kayıt oldu. Futbol, basketbol, voleybol, yüzme, tenis, satranç ve aikido branşlarından dilediklerini seçen öğrenciler, kayıtlar boyunca şort, tişört, çorap ve şapkadan oluşan sporcu kiti hediyelerini de aldı. Yüzmeyi seçen öğrencilere ise bir de bone verildi. 27 Temmuz-21 Ağustos tarihleri arasında, Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri, Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu ve Merkez Hizmet Binası nın yanı sıra, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü nde verilecek eğitimlere ulaşım, Çankaya Belediyesi Kolej Otoparkı ndan sağlanacak. -Çankaya Belediyesi, kaldırım, bordür, tretuvar çalışmalarında kullandığı taşların üretimine kendi tesislerinde aralıksız devam ediyor. Daha önce Mamak ta bulunan Beton ve Beton Elemanları Üretim Tesisi ni Karataş şantiye alanındaki yeni yerine taşıyan Çankaya Belediyesi, seri üretime ağırlık verdi. Kilittaş, bordür, bahçe bordürü, standart bordür, plaktaş, engelli takip taşı ve oluktaş üretimi yapılan tesis, Çankaya Belediyesi nin bütçesine de önemli ölçüde rahatlama sağlıyor. Çankaya Belediyesi nin 60 dönüm arazi üzerine inşa ettiği yeni üretim tesisinde sıcak havaya rağmen taş üretimini aralıksız sürdüren ekipler, her biri 20 adet taş alan 500 paletlik üretimle, Çankaya sokaklarında ve parklarında kullanılmak üzere günde 10 bin taş üretiyor. Kendi taşını üreterek büyük ölçüde tasarruf sağlayan Çankaya Belediyesi, Nisan 2014 ten bu yana kendi tesislerinde ürettiği 57 bin 225 metretül bordür ile 76 bin 81 metrekare tretuvarı kullandı. ÖNEMLİ TELEFONLAR

5 ANKARA 22 Temmuz 2015 Çarşamba 5 Ankara İtfaiyesi, kontrolsüz sulara girmemeleri konusunda vatandaşı uyardı. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı yetkilileri, Ankara daki baraj, göl, gölet ve ırmak kıyılarının, profesyonel yüzücüler için bile tehlikeli olduğunu söyledi. Ankara İtfaiyesi uyardı: Kontrolsüz suya girmeyin TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: Türkiye de mesleksizlik sorunu var TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, açıklanan işsizlik verilerinde işsiz sayısının 2 milyon 821 bine çıkması ile ilgili açıklamada bulundu. Plandöken, Ülkemizde sorun işsizlik değil mesleksizlik. Bilhassa yüzde 17 oranında işsizlik payına sahip yaş arası genç işsizlerimizin üretime katılamaması bizleri üzüyor. Çözümü mesleki teknik eğitimden geçiyor. Meslek lisesi öğrencilerinin yüzde 50 si maalesef çalışma hayatının istediği niteliklere sahip olamadan mezun oluyor. Mezun oldukları bölümlerin dışında çalışıyorlar. Hâlbuki ülkemizin işçiliği iyi ara elemanın dışında, üretimi ileriye taşıyacak, teknolojiyi kullanan elemanlara ihtiyacı var. Uluslararası rekabet artık bunu gerektiriyor dedi -Son günlerde tüm yurtta olduğu gibi Başkent te de sıcaklıkların artması, serinlemek için göl, gölet, baraj veya akarsulara girmeyi tercih edecek vatandaşları, boğulma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Su Altı Arama ve Kurtarma Ekibi yetkilileri, Ramazan ayında bugüne kadar Ankara da 2 boğulma vakası meydana geldiğini belirterek, bunlardan birinin Mavi Göl de, diğerinin ise Sakarya Irmağı kıyısında yaşandığını belirttiler. Yetkililer, Ankara da son günlerde artan sıcaklar ve Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla vatandaşların serinlemek için piknik alanlarına gideceği düşünüldüğünde, boğulma riski de artacaktır. Bu nedenle vatandaşlarımız kesinlikle kontrolsüz sulara girmesinler dediler. Su Altı Arama ve Kurtarma Ekibi yetkilileri, Başkent te bulunan baraj, göl, gölet ve kent sınırından geçen, Kızılırmak ile Sakarya dahil olmak üzere akarsulardan hiçbirinin, yüzme veya serinleme amacıyla girmeye uygun olmadığını vurguladılar. Yetkililer, Ankara daki baraj, göl, gölet ve ırmakların incelenerek zemin etütlerinin yapıldığını, sonuçların ise suların can güvenliği açısından büyük riskler taşıdığını gösterdiğini belirterek, Bu sular, profesyonel yüzücüler için bile tehlikeli dediler. Her yaz mevsiminde onlarca kişinin, serinlemek için girdikleri sularda boğularak can verdiğini hatırlatan yetkililer, ailelerden, bu konuda özellikle çocuklarına dikkat etmelerini istediler. Not: Haber ve haberle ilgili fotoğraflar mail adreslerine gönderildi. Sincan a yeni parklar Genç işsizliğin önüne geçmek için mesleki eğitimin cazip hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Pek çok işyerinin kalifiye eleman aramasına rağmen bulamadıklarını hepimiz biliyoruz. Aslında iş var, sorun işe uygun vasıflarda eğitilmiş eleman bulmada yaşanıyor. Bu sorunu, iyi planlanmış bir mesleki eğitimle çözebiliriz. Teknik eğitim alanların staj yapmaları ve staj yaptıkları işyeri tarafından potansiyel elemanı olarak görülmesini teşvik edici hukuki alt yapı oluşturulmalı. Kısa dönem askerlik, yüksek teknik eleman maaşı gibi özel ayrıcalıklarla mesleki teknik eğitim cazip hale getirilerek, desteklenmeli. Okullardaki teknik çalışma yapılan sınıfları bodrumlardan çıkararak rahat çalışma ortamlarına dönüştürülmelidir. Teknik araç ve gereçlerin çoğaltılmalı, bölümleriyle ilgili iş yapan ustalarla bir araya getirilmeli. En önemlisi ailelere ve gençlere okulların tanıtımları yapılmalı, avantajları anlatılmalıdır. Gençler mesleki okullarını yanlış algılıyorlar. Ülkemizde artık mesleki yeterlilik belgesinin kullanılması söz konusu. Başlangıçta 40 meslek dalında, daha sonra genişleyerek 110 mesleki alanda yeterlilik belgesi olmayan çalıştırılamayacak. Dolayısı ile mesleki eğitim bir adım daha öne çıkmış olacak. Mesleki ve teknik okulların verdiği eğitim ve diplomaların önemi bundan sonraki dönemde daha çok anlaşılacak diye söyledi. Çankayalı okçular madalya ile döndü Sincan Belediyesi, bu yıl için 10 parkı daha Sincan a kazandırıyor. -Sincan Belediyesi, 10 yeni parkı daha vatandaşa kazandırıyor. 341 park Sincanlılara kaçış noktası olurken hayata geçirilecek 10 park ile de bu sayı 351 e çıkıyor. İlçede bu yıl içinde 8 büyük parkı bitiren belediye yıl sonuna kadar 2 parkı daha hizmete sunmaya hazırlanıyor. Parkların şehir hayatındaki önemine vurgu yapan Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, İmarda park olarak gösterilen her yeri park yapmak için çalışıyoruz. Şehir hayatında vatandaşımızın nefes alması için yeşil alanlara çok önem veriyoruz. Bundan dolayı da olumlu geri dönüşler alıyoruz. Vatandaşımızın memnuniyeti bizi de mutlu ediyor. dedi. Yaz mevsimin gelmesiyle birlikte Sincan Belediyesi parkları, 7 den 70 e her yaş grubundan vatandaşın nefes alma mekanı oluyor. Kış aylarında muhteşem manzarasıyla, yazın ise yeşiliyle büyüleyen parklar, bu günlerde dolup taşıyor. En koyu sohbetlerin yapıldığı, yeni dostlukların kurulduğu parklardan şen çocuk kahkahaları yükseliyor. Yaz sıcakları nedeniyle gündüz evlerine kapanan vatandaşlar, akşamları ilçeye kazandırılan parklarda geçiriyor. İftar sonrası parklarda çay içip sohbet eden aileler, açık havanın tadını çıkarıyor. Hem büyüklerin hem de çocukların keyifli vakit geçirebilmelerine olanak sağlayacak bütün unsurların bulunduğu parklar ayrıca, koşu yolları, fitness ve egzersiz alanlarıyla spor merkezlerini aratmıyor. Sağlıklı kalmak isteyen her yaştan Sincanlı, özellikle akşam saatlerinde parklarda spor yaparak zinde kalıyor. Sincan da parklar artık daha güvenli Türkiye de ilk kez parkları güvenlik kameraları ile donatan ve internetten canlı izlenmesini sağlayan Sincan Belediyesi bu kez de parklar için denetim timleri kurdu. Sincan parklarındaki huzurun 7/24 yaşanmasını isteyen belediye, denetim timleri ile vatandaşa güven veriyor numaralı telefondan gelecek şikayetlere anında müdahale edecek olan Denetim Timleri, güvenlik kameralarını da izliyor. Kameralarda herhangi bir olumsuzluğa rastlanması durumunda anında olay yerine gidecek olan ekipler, ilçe halkının güvenliği için çalışıyor. Avrupa Gençler 2. Ayak Okçuluk Kupası Yarışmaları na katılan Çankaya Okçuluk İhtisas Spor Kulübü, Türkiye ye altın madalya getirdi. Çankaya Belediyesi Lozan Park tesislerinde bulunan Çankaya Okçuluk İhtisas Spor Kulübü başarıya doymuyor. İtalya nın başkenti Roma da Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Avrupa Gençler 2. Ayak Okçuluk Kupası Yarışmaları, Türk Milli Takımının başarısına sahne oldu. İlk gün Sıralama atışlarında Milli Takımın üç sporcusu içinde en yüksek başarıyı sağlayarak 9. sıraya yerleşen Onur Tezel, takım arkadaşları Bilal -Keçiören Belediyesi Ak Masa ekipleri, 6 yılda kişiye istihdam imkanı sağladı. Keçiören Belediyesi, vatandaşın her sorununa çözüm üretmek için tüm imkanlarını seferber ediyor. Ekonomi ve istihdam ağırlıklı projelerde de adını duyuran Keçiören Belediyesi'nin KEÇMEK'ler vasıtasıyla istihdam ve ev ekonomisine katkı sunmak isteyenlere sağladığı imkanlar bir yana 1071 Kadın Girişimci Projesine sunduğu güçlü katkı da istihdamı artırıyor. Bütün bu çalışmaların haricinde vatandaşın dilek, istek, şikayet ve taleplerini ilettiği AK Masa ekipleri ise işsizlik talebi ile gelenleri İŞKUR'la imzalı protokol çerçevesinde ihtiyaç Güneri ve Mert Kuruş ile birlikte takım eleme turlarında Rusya ya 4-0 yenik durumda iken 4-4 lük beraberlikle önemli bir başarı gösterdi. Türk takımı, takımlardaki her okçunun tek ok atma hakkı olan eşitlik bozma atışlarında, 2 puan kaydederek Rusya yı eledi. Çankaya Okçuluk İhtisas Spor Kulübü nün başarılı sporcusu olan ve mental eğitim de alan Onur Tezel in başarısının disiplinli çalışma olduğunu belirten Kulüp Başkanı Burak Erdener, Lozan Park Tesislerinde kendilerine saha açarak, başarılı sporcuların yetişmesinde katkı sağlayan Çankaya Belediyesi ne ve Başkan Alper Taşdelen e teşekkür etti. Ak Masa dan 6 yılda kişiye istihdam görülen özel şirketlerde işe yerleştirmeye aracılık ediyor. Bu çerçevede iş bulan kişi Ak Masa'nın 6 yılda istihdama sağladığı katkının rakamsal boyutunu tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

6 6 22 Temmuz 2015 Çarşamba Yenimahalle ye 4 yeni kreş Yenimahalle Belediyesi kreşlerine yenileri ekleniyor. Projeleri tamamlanan ve ihale süreçleri başlayan 4 yeni kreş 2016 yılında eğitim vermeye başlayacak. Yenimahalle ilçe sınırları içerisinde 80. Yıl Anaokulu, Batıkent Anaokulu ve Şehit Yüzbaşı İlker Aydın Anaokulu olmak üzere 3 ayrı anaokulunda toplam 20 öğretmen ve 10 bakıcı anne ile 300 çocuğa eğitim veren Yenimahalle Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ilçe sakinlerine tam kapasite hizmet veren 3 anaokuluna ek olarak 4 farklı noktada anaokulu yapmak için kolları sıvadı. Demetevler, Ergazi, Burç Mahallesi ve Yenimahalle olmak üzere 4 yeni kreş için son hazırlıklar da tamamlandı. Projeleri hazırlanan kreşler için ihale süreci başladı yılına yetiştirilmesi planlanan kreşlerde; kapalı oyun salonu, çok amaçlı salon, bekleme salonu, revir, yatakhane, yemekhane, derslikler, açık oyun alanı, teras, mutfak, rehberlik odası, idari ofisler ve öğretmenler odası yer alacak. Kreşler hizmete girdiğinde ilçe genelinde mevcutta hizmet veren 3 kreşle beraber toplam 7 kreş de 800 e yakın minik eğitim alabilecek. Göreve geldiğinde Yenimahalle de yalnızca 1 tane kreş olduğunu hatırlatan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar Eğitime yatırım YENİMEK te pasta ve kurabiye kursu Yenimahalle Belediyesi YENİMEK yaz kursları kapsamında pasta ve kurabiye kursunda, hünerli pastacılarını yetiştiriyor yaş arası öğrencilerin katıldığı kursta, pamuk ellerden leziz tatlar çıkıyor. Yenimahalle Belediyesi nin, öğrencilerin yaz tatillerini daha verimli ve dolu geçirmeleri için hizmete sunduğu YENİMEK yaz kursları, bu yıl da büyük ilgi görüyor. 13 ayrı branşta eğitim veren YENİMEK te bu yıl en çok ilgi gören kurslardan biri de pasta ve kurabiye kursu oldu. Mutfakta vakit geçirmeyi seven ve sevdiklerine hünerlerini göstermek isteyen Yenimahalle nin küçük pastacıları, annelerinin tahtlarına göz dikti. geleceğe yatırımdır. Aydınlık yarınların sigortası çocuklarımıza yapılan yatırımlar yerel yöneticiler olarak yapabileceğimiz en anlamlı ve en doğru yatırımlardır. Çünkü gelecek çocuklarımızın ellerinde şekillenecek dedi. Yenimahalle den Milli Takım a sporcu desteği Yenimahalle Belediyesi, Görme Engelliler Spor Kulübü bünyesinde dünya şampiyonları ve milli takım sporcuları yetiştirmeye devam ediyor. Yenimahalle Belediyesi Görme engelliler Spor Kulübü Goalball Takımı nın 4 oyuncusu, Temmuz tarihleri arasında Litvanya nın Kaunas şehrinde düzenlenen Goalball Avrupa Şampiyonası nda milli formayla ter döktü. Performanslarıyla büyük beğeni kazanan sporcular, milli takımı zirveye taşıması bildi. Goalball Kadın ve Erkek Milli Takımları, Türkiye ye Avrupa Şampiyonu olarak döndü. Yenmahalle nin başarılı sporcuları Sevda Altınoluk ve Neşe Mercan Kadın Milli Takımı nda, Ekrem Gündoğdu ve Abdullah Aydoğdu ise Erkek Milli Takımı nda ülkemizi başarıyla temsil ederek, ay-yıldızlı bayrağı göndere çektirdi. Litvanya daki oyunlarıyla Yenimahalle ye gurur yaşatan sporculardan Sevda Altınoluk ve Ekrem Gündoğdu beraberindeki Kulüp Başkanı Birgül Bek, Kulüp Onursal Başkanı Erol Sayyıdan ve Antrenörler Cumhur Kılıç ve Salih Sayyıdan la birlikte Yenimahalle Belediyesi Başkan Yardımcısı Erhan Aras ı ziyaret etti. Milli formayla gösterdikleri performans nedeniyle oyuncuları tebrik eden Aras, Engel tanımayarak göğsümüzü kabartmaya devam eden sporcularımızla gurur duyuyorum. Onların elde ettiği bu başarıların, tüm engelli gruplarına örnek olmasını temenni ediyorum dedi. Sporcular da Yenimahalle Belediyesi nin her daim kendilerine destek verdiğini hatırlatarak Aras a teşekkürlerini sundu. Hanımeller Çarşısı yoğun ilgi görüyor Mamak Belediyesi Hanımeller Çarşısı ile Mamaklı hanımlar, el emeklerini değerlendirip kazanca dönüştürüyor. Her ayın ilk on beş günü başta Aile Merkezi kursiyerleri olmak üzere tüm Mamaklı kadınların stant açarak satış yaptığı Hanımeller Çarşısı, uygun fiyatlarıyla ön plana çıkıyor. Daha çok el emeği göz nuru ürünlerin yer aldığı çarşıdan alışveriş yapan herkes kazançlı çıkıyor. Alanın da satanın da kazandığı çarşıda uygun fiyatlı ürünler alıcının yüzünü güldürüyor. Bu ay yeniden kapılarını açan çarşıda takı tasarım, örgü, aliminyum rölyef, dekoratif sabunlar, keçe gibi birçok geleneksel sanat hayat buldu. Yine kadınlar ürettikleri kuru gıda ve organik gıdaları kendilerine ayrılan 20 stantta satışa çıkardı. Gerek Aile merkezlerinin gerekse Hanımeller Çarşısı nın kadınlar için sosyal açıdan çok güzel fırsatlar sunduğunu kaydeden Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, Hanımlarımıza ellerini taşın altına koyup bu güzel ürünleri ürettikleri için teşekkür ediyor daha fazla hanım kardeşimizi Hanımeller Çarşısı na davet ediyorum dedi. YENİMEK in en tatlı kursu olan pasta ve kurabiye kursunda 22 öğrenci, önlüklerini giyip tezgahın başına geçti. Kurs eğitmeni Fatma Kaya nın önderliğinde her hafta farklı bir tarif öğrenen öğrenciler, muffinler, şeker hamurlu kurabiyeler ve yaş pastalar yapıyor. Yapım aşamasında hijyene büyük önem veren minikler, bone ve eldiven kullanmayı ihmal etmiyor. Büyük bir zevkle hamura şekil veren küçük pastacılar, daha sonra pişirdiklerini afiyetle yiyiyor. Her hafta Pazartesi günleri saatleri arasın devam eden eğitimlerde yeni tatlar keşfeden öğrenciler, öğrendiklerini evlerinde anne ve babalarına yapmayı da ihmal etmiyor. Kursun en küçük üyesi 7 yaşındaki Sude nin, annesine mutfakta yardım etmek en büyük zevki. Belki ileride pastacı olurum diyen Sude, kurabiye yaparken eline, yüzüne un bulaştırsa da yaptıklarının lezzetine diyecek yok. Kursun en büyük üyesi 14 yaşındaki Fulya da ileride aşçı olmak istiyor. O da mutfakta zaman geçirmekten zevk alanlardan. Bu kurs sayesinde pratikleştiğini belirten Fulya, yeni tatlar öğrenmekten çok mutlu oluyor. Mamaklı halterciler başarıya doymuyor Mamak Belediyesi Halter Takımı, yıldızlaşan sporcularıyla göz dolduruyor.katıldığı müsabakalardan eli boş dönmeyen takım 3-5 Temmuz tarihlerinde Ankara 19 Mayıs Stadyumu nda gerçekleşen Ankara İl Birinciliği Ferdi Halter Şampiyonası nda bir altın, iki gümüş ve bir de bronz madalyanın sahibi oldu. 70 sporcunun katıldığı müsabakada takım sporcularından Hasan Hüseyin Akyol 69 kg da birinci olurken, 62 kg da Berkant Yiğit ve 56 kg da Kerem Ertuğrul ikinci, 69 kg da Mutlu Sarıtaş ta bronz madalya kazandı.. Gençleri spora yönlendirmek ve daha sağlıklı ortamlarda spor yapmalarını sağlamak için çok sayıda spor tesisini Mamak a kazandırdıklarını kaydeden Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, Spor gençlerimizi, çocuklarımızı, her kötü alışkanlıklardan uzaklaştıran, sosyal hayatın içine çeken bir aktivitedir. Şampiyon haltercilerimizin gelecekte daha da büyük başarılara imza atarak Mamak ın adını dünyaya duyuracağını biliyorum, çalışmalarında başarılar diliyorum diye konuştu. Halter antrenörü İsa Altınyurt, takımın her geçen gün başarı çıtasını yükselttiğini belirterek, Bizi destekleyen Başkanımıza ve Kulüp Yönetimine sporcularım adına teşekkür ediyorum. Desteklerinin karşılığını büyük başarılar elde ederek geri vereceğiz dedi.

7 7 EKONOMİ 22 Temmuz 2015 Çarşamba GAZİANTEP - Gaziantep Sebze Hali'nden günlük olarak alınan biber, patlıcan, salatalık ve kabaklar, mahalle aralarında ev kadınları ve genç kızlar tarafından tohumları temizlendikten sonra 50'şerli olarak iplere diziliyor. Hazırlanan dizimler daha sonra ev, bahçe ve tarlalarda özel olarak hazırlanmış sırıklara bağlanarak, güneş altında kurumaya bırakılıyor. Sebzesine göre 3 gün ila 15 gün arasında değişen sürede kuruyan sebzeler, paketlenerek talebe göre yurtiçi veya yurtdışına gönderiliyor. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurutulan sebzelerin uygun koşullarda saklandıktan sonra zamanı geldiğinde çeşitli yemeklerde kullanıldığını belirtti. Gaziantep'te, geçmişte özellikle kışın tüketmek amacıyla hazırlanan biber, kabak ve patlıcan gibi sebzelerden oluşan kurutmalıklar, tezgahlardaki yerini aldı. Gaziantep kurutmalık mevsimi ne geçti Özellikle kış aylarında tüketilen kurutmalıkların yüzde 90'ına yakınının Gaziantep'te üretildiğini anlatan Tiryakioğlu, "Kurutmalık işi son yıllarda sektör haline gelmeye başladı. Daha çok iç pazarda tüketilen kurutmalıklar, yavaş yavaş çeşitli ülkelere de ihraç edilmeye başlandı" dedi. Kurutmalık patlıcan ve biberin coğrafi işaretini almak için proje hazırladıklarını ifade eden Tiryakioğlu, koruma altına alacakları ürünlerin marka ve katma değerinin de artacağını vurguladı. Üreticilerden Mustafa Toz da halden aldıkları "hormonsuz" sebzeleri mahallelere dağıtarak, temizlettiklerini ifade etti. Hazırlanan sebzeleri, kentin yüksek kesimlerinde oluşturdukları özel alanlarda kurumaya bırakıldığını anlatan Toz, "Kurutma güneş altında doğal olarak oluyor. Yeşil biber yaklaşık iki haftada kururken, patlıcan, salatalık ve kabak 3 günde kuruyor. Kuruduktan sonra paketlenen sebzeler yurt içi ve dışına gönderiliyor" diye konuştu. Zeynep Kerse ise kurutmalık işine havaların ısınmasıyla başladıklarını belirterek, yaptıkları işin zahmetli olduğunu kaydetti. Kerse, güneş altında yaklaşık 40 derecede çalışmanın kendilerini yorduğunu ancak toptan veya perakende olarak satışa sunulan kurutmalıkların fiyatının ise ürün kalitesine göre farklılık gösterdiğini sözlerine ekledi. (AA) Pakistan ordusunun tankerini ASELSAN koruyacak ANKARA - ASELSAN, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı denizde ikmal tankeri için uzaktan kumandalı stabilize top sistemi ve muhabere anahtarlama sistemi üretecek. ASELSAN'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında Pakistan Deniz Kuvvetleri ihtiyacının karşılanması için 22 Ocak 2013'te imzalanan sözleşme kapsamında 15 bin 600 tonluk, yaklaşık 155 metre boyundaki Denizde İkmal Tankeri, ana yüklenici olan STM'nin sorumluluğunda Karaçi Tersanesi altyapı imkanları kullanılarak inşa ediliyor. Tanker, Denizde İkmal Sistemi ve helikopter inişkalkış imkanına sahip olacak ve 20 knot sürat yapabilecek. Söz konusu tankere, konuşlandırılacak sistemlerin sağlanmasına yönelik ASELSAN ve STM arasında 4,7 milyon avro tutarında sözleşme imzalandı. Proje kapsamında ASELSAN sorumluluğunda gemi savunması için 25 milimetre uzaktan kumandalı stabilize top sistemi ve taktik muhabere ihtiyaçları için muhabere anahtarlama sistemi yer alıyor. Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterinde 12,7 milimetre ve 25 milimetre kalibreli ASELSAN uzaktan komutalı silah sistemleri ve muhabere sistemleri halen görev yapıyor. Silah kumanda birimi aracılığıyla uzaktan kumanda edilebilen, otomatik hedef takip özelliğine ve modüler yapıya sahip, 25 milimetre top takılabilen sistem, termal ve TV kamera ile lazer mesafe ölçer takılan stabilize edilmiş bir tarete sahip. Ayrıca gece ve olumsuz görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen hedeflerin tespit edilmesini, hedeflerin otomatik tanınmasını, takip edilmesini ve atış yapılabilmesini de sağlayan sistem, otomatik hedef takip ve balistik hesaplama yeteneğine de sahip olup üzerine yerleştirilen platform veya hedef hareket halindeyken isabet oranı yüksek atışlar yapabiliyor. Taktik muhabere ihtiyaçları kapsamında gereksinim duyulan anahtarlama ve kontrol fonksiyonlarını güvenilir, emniyetli ve süratli şekilde yerine getirmek üzere platforma entegre edilecek anahtarlama teçhizatını kapsayan sistem, gemide telsizler, ses ve veri emniyet cihazları, veri modemleri, link devreleri, kullanıcı istasyonları ile mesaj işletim sistemi arasındaki irtibatı sağlayan ve alarm/anons sistemi, telefon sistemiyle ihtiyaç duyulan arayüze sahip. (AA) Türk bankaları kurdaki oynaklıktan etkilenmedi LONDRA - Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P) Finansal Kuruluşlar Kredi Analisti Magar Kuyumcuyan, son dönemde yaşanan kur volatilitesi sürecinde Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların varlık kalitesinin önemli ölçüde etkilenmediğini belirterek "Son birkaç yıldır yavaşlamış olsa da bankacılık sektörü halen göreceli olarak güçlü bir büyüme ve kazanç görünümü sunuyor" dedi. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Kuyumcuyan, döviz cinsinden olan ticari kredilerin mevcut seviyesinden dolayı kurdaki hareketlenmelerin endişe kaynağı oluşturabildiğini, öte yandan son dönemde yaşanan kur volatilitesine karşı bankaların varlık kalitesini büyük ölçüde koruyabildiğini söyledi. Para biriminde uzun süreli bir değer kaybının bankacılık sektörü için gelecekte varlık kalitesi problemlerinin oluşmasına neden olabileceği uyarısında bulunan Kuyumcuyan, "Pozitif bir not olarak şunu belirteyim; Türkiye'de perakende bankacılığında döviz cinsinden borçlanma sınırlanmış durumda. Bunun uygulanmadığı bazı Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde özellikle İsviçre frangı üzerinden verilen mortgage kredileriyle ilişkili sorunlar yaşandı" diye konuştu. Kuyumcuyan, Türk bankacılık sektörüne ilişkin şu öngörülerde bulundu: "Türk bankalarının performansı güçlü bir şekilde hızlı büyüme ile ilişkili. Son birkaç yıldır bu yavaşlamış olsa da bankacılık sektörü halen göreceli olarak güçlü bir büyüme ve kazanç görünümü sunuyor. Yüksek seviyede kredi büyümesi gelecekte finansman ve varlık kalitesinde sorunların birikmesine neden olabileceğinden, sektörünün büyümesinin ılımlı hale gelmesini pozitif görüyoruz." Kuyumcuyan, son yıllarda Türk bankalarının uluslararası sermaye piyasalarındaki güçlü likiditenin avantajlarından kısmen cazip oranlarla finansman yaratarak faydalandığını belirterek, "Fed tarafından yapılacak faiz artışının büyüklüğüne bağlı şekilde, ilerleyen dönemde finansmanın varlığı ile birlikte fiyatlaması daha zor olacak. Bu bizim için bir endişe. Özellikle dış borç seviyesinin büyük ölçüde artmış olması, borcun görece kısa vadeli olması sebebiyle bizim için endişe oluşturuyor" değerlendirmesini yaptı. Öte yandan Türk bankalarının, geçmiş performansları dikkate alındığında risklere karşı koyabileceğine işaret eden Kuyumcuyan, "Türk bankalarının gerilimli dönemlerde bile yüksek seviyede borç çevirme oranı geçmişine sahip olması gibi yatıştırıcı bazı unsurlar var. Türk bankaları marjlar üzerinden iyi kazanç ettiği için maliyetlerin artışını absorbe edebilir. Sonuçta bu durum büyüme ve marjları etkileyebilir" dedi.hsbc'nin Türkiye'deki faaliyetlerini satış kararını da değerlendiren Kuyumcuyan, "Bunun grubun Türkiye'deki iştirakinin performansının Hizan balı Anzer balına rakip olacak BİTLİS - Bitlis'in Hizan ilçesinde üretilen karakovan balının, Anzer balına rakip olabilecek kalitede olduğu iddia edildi. Hizan Bal Üreticileri Birliği'nce hazırlanan ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından desteklenen "Hizan İlçesinin Arı Yetiştiriciliğinde Flora Potansiyelinin Belirlenmesi ve Hizan Karakovan Balının Karakterizasyonu Projesi" kapsamında, ilçedeki 20 farklı bölgeden toplanan ballar, Ege ve İstanbul Üniversitelerinde analiz edildi. Tetkikler neticesinde, Hizan karakovan balının içeriğinde çok değerli bitkiler bulunduğu belirlendi. Hizan balının Anzer balı kalitesinde olduğunu ileri süren Hizan Bal Üreticileri Birliği Başkanı Seyithan Ekinci, Hacettepe Üniversitesi laboratuvarlarında da her iki balın karşılaştırmasını yaptırmak için çalışma başlattı. Ekinci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hazırladıkları proje kapsamında ilçedeki farklı bölgelerden topladıkları balların, Ege Üniversitesinde polen analizini, İstanbul Üniversitesinde ise bal analizini yaptırdıklarını söyledi. Üniversitelerde yapılan tetkiklerde Hizan karakovan balının kalitesinin ortaya çıktığını anlatan Ekinci, şöyle konuştu: "Tetkik sonuçları Hizan karakovan balının Anzer balı kalitesinde olduğunu göstermektedir. Biz de bunu önümüzdeki yıl içerisinde Hacettepe Üniversitesine götürüp, analizlerini yaparak Anzer balı ile karşılaştıracağız. Anzer Yaylası yüksek rakımlı bir yer. Bizim ürettiğimiz balın, bu yaylada üretilen baldan hiçbir eksiği yok ama analizi yapılmadığından Hizan karakovan balını hak ettiği değere satamıyoruz. Analiz sonuçlarında Anzer balı ile aynı değerleri yakalayacağımıza inanıyoruz. Hizan balı da Anzer balı gibi hak ettiği fiyata satılacaktır." Hizan balını markalaştırmak için çalışmalara başladıklarını dile getiren Ekinci, coğrafik işaretler için Türk Patent Enstitüsü'ne başvurduklarını ifade etti. Ekinci, 8 ay içerisinde başvurularının sonuçlanmasını beklediklerini belirterek, "Bu sayede Hizan balını markalaştıracağız ve birliğimize kayıtlı 432 arıcı bundan böyle marka değeri olan Hizan balının pazarlamasını yapacak. Şu anda kilogramı 50 liradan satılan Hizan balı, markalaştıktan sonra üreticinin de yüzünü güldürecek" diye konuştu. (AA) yanı sıra grubun stratejisi ile ilgili istisnai bir durum olduğunu düşünüyoruz. Sonuç olarak bankacılık sektöründe geniş çaplı bir konsolidasyon beklemiyoruz" dedi. Magar Kuyumcuyan, bankacılık sektörünün yaklaşık bir düzine oyuncudan oluşan oligopolistik bir yapısı bulunduğunu dile getirerek, "Bu bankaların piyasa pozisyonu ve satış ağı son 10 yıl içerisinde son derece istikrarlı hale geldi. Bankacılık sisteminde konsolidasyon olması için genellikle 2001'de yaşandığı gibi derin ve geniş çaplı sistemik bir krizin yaşanması, bankaların kapanması ya da birleşmesi gerekir" ifadelerini kullandı. Kuyumcuyan, National Bank of Greece ve Finansbank'a ilişkin soruya ise "Finansbank'ı derecelendirmediğimiz için özel olarak bu banka hakkında yorumda bulunamam ama Yunan bankaları yerel iştiraklerini koruma altına almak konusunda proaktif oldular" şeklinde cevap verdi. (AA) Yunanistan'da bankalar açıldı ATİNA - Yunanistan'da, sermaye kontrolleri uygulaması kapsamında 29 Haziran'dan beri kapalı tutulan bankalar açıldı. Ülkenin birçok kentinde sabah erken saatlerden itibaren bankaların önünde kuyruk oluşturan vatandaşların kapıların açılmasının ardından içeriye hücum etmesi nedeniyle tüm şubelerde büyük yoğunluk yaşanıyor. Bankalarda 3 haftadır uygulanan "banka tatili" uygulamasını sonlandıran kanun hükmündeki kararname kapsamındaki yeni uygulamaya göre, ATM'lerden ve banka gişelerinden çekilen paralarda 60 avroluk limit devam edecek ancak vatandaşlar günlük para çekme haklarını haftalık olarak kullanabilecek. Buna göre, bir hafta süreyle mevduat hesabından para çekmeyenler, hafta sonunda bir seferde 420 avro çekebilecek. Yedi günlük sürede hakkı olan parayı çekmeyenler bu hakkını yitirecek. Yeni hafta içinde yine günlük ya da haftalık para çekme hakkına sahip olacak. Mevduat hesaplarından banka aracılığıyla vergi borcunun taksiti ödenebilecek. Yeni uygulamaya göre ayrıca, ithalat ve ihracat şirketleri ile ülke dışında eğitim gören öğrencilere 3 ayda bir 5 bin avro ve hasta refakatçilerine 2 bin avroya kadar havale gönderebilecek. Ülke dışında kredi kartları serbestçe kullanılabilecek. Bankalarda sadece maaş, vergi ve kredi borcu ödemeleri için yeni hesap açılabilecek, vadeli yatırımlara ise dokunulmayacak. Varolan mevduat hesapları ikinci bir kişiyle paylaşılamayacak, başkasının üzerine geçirilemeyecek. Yunanistan Bankalar Birliği Başkanı Luka Kaçeli, vatandaşlara daha önce çektikleri paralarını açılan bankalara geri getirmeleri çağrısında bulundu. (AA)

8 822 Temmuz 2015 Çarşamba Uluslararas ı piyasalarda altının ons fiyatı 1.073,40 dolara gerileyerek son 5,5 yılın en düşük seviyesini gördü. Altın, son 5,5 yılın en EKONOMİ Otomobilde renk de marka da değişmedi ANKARA- Türkiye'de bu yılın 5 aylık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerde renk ve marka tercihi değişmedi. Otomobillerde en çok tercih edilen renk yüzde 62 ile beyaz olurken, Volkswagen en çok tercih edilen marka olma unvanını korudu. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, mayıs sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı, 19 milyon 328 bin 83'yi buldu. Taşıtların yüzde 52,6'sını otomobil, yüzde 16,3'ünü kamyonet, yüzde 14,9'unu motosiklet, yüzde 8,5'ini traktör, yüzde 4,1'ini kamyon, yüzde 2,3'ünü minibüs, yüzde 1,1'ini otobüs, yüzde 0,2'sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Otomobilde en fazla tercih edilen renk, yine beyaz oldu. Bu yılın 5 aylık kısımında trafiğe kaydı yapılan 318 bin 346 otomobilin yüzde düşük seviyesini gördü İSTANBUL- Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı 1.073,40 dolara gerileyerek son 5,5 yılın en düşük seviyesini gördü. Geçen hafta ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen'in faizlerin bu yıl kademeli olarak artırılabileceğine yönelik açıklamaları ve dolar endeksinin 98,06 ile son üç ayın en yüksek seviyesine ulaşmasının etkisiyle altının onsu sert düşüşünü sürdürüyor. Haftanın ilk işlem gününde uluslararası piyasada altının ons fiyatı 1.133,70 dolardan başlarken, Fed etkisinin devam etmesine ilave olarak Çin piyasasında gerçekleştirilen 5 tonluk altın satışı ve Çin'in beklentilerin altında altın rezervi tuttuğunu açıklaması altın fiyatındaki düşüşe ivme kazandırdı. Gün içinde 1.073,40 dolar ile Şubat 2010'dan bu yana en düşük seviyesini gören altının ons fiyatı, şu dakikalarda dolar düzeyinde işlem görüyor. Altının gram fiyatı ise 97,86 liradan alıcı buluyor. Analistler, sert düşen altının ons fiyatının kısmen toparlanarak tekrar doların üzerinde dengelendiğini belirterek, Fed'in faiz artırımının zamanı ve büyüklüğüne ilişkin sinyaller ve Çin'deki piyasa hareketlerinin etkisiyle altında volatilitenin yüksek olabileceğini öngörüyor. Teknik olarak dolar seviyelerinin destek, seviyelerinin ise direnç konumunda olacağını ifade eden analistler, Fed ve Çin'den gelecek haber akışının altının seyri üzerinde etkili olacağını öngörüyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise altın fiyatlarının Yunanistan'ın ödemeler sorununun ötelenmesi ve İran'a uygulanan ambargonun kalkması ile desteklerini yitirdiğini söyledi. Fiyatlardaki sert düşüşlerde Çin'deki büyümenin yavaşlaması ve kaldıraçlı piyasalardaki algoritmik işlemlerin etkili olduğunu aktaran Yıldırımtürk, "Altın şu sıralar küresel piyasalarda dolardan işlem görüyor. Trend bozuldu, aşağı yönlü bir seyir görülüyor. Bu seviyelerden sonra dolara kadar yükselebilir, dolara kadar da gerileyebilir önümüzdeki dönemde" dedi. Altın fiyatlarının ağustos ayının ortasına kadar aşağı yönlü seyredeceğini savunan Yıldırımtürk, Fed'in faiz artışının sinyallerini artırması ile doların güçlendiğini, bunun da fiyatları düşüreceğini dile getirdi. İç piyasasa altın fiyatlarında dolar/tl kurunun belirleyici olduğunu söyleyen Yıldırımtürk, koalisyon görüşmelerine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Koalisyon görüşmeleri ile oluşan iyimserlikle beraber doların içeride çok fazla yükselmeyeceğini düşünüyorum. Eğer koalisyon kurulamaz ve bir erken seçim olursa o zaman dolar artar. Bu olursa altın bugünkü lira seviyelerinde kalabilir. Ancak koalisyon hükümeti kurulur ve hükümetin ekonomi yönetimi piyasalar tarafından beğenilirse dolar 2,50'ye kadar da geri çekilebilir. O zaman altının gram fiyatı 89 liraya gerileyebilir. (AA) 62,6'sını beyaz renkli otomobiller oluşturdu. Beyaz rengi yüzde 15,8 ile gri, yüzde 9,1 ile siyah ve yüzde 5,4 ile kırmızı renk takip etti. Bu dönemde 199 bin 251 beyaz, 50 bin 218 gri, 29 bin 51 siyah, 17 bin 34 kırmızı, 10 bin 9 mavi, 7 bin 743 kahverengi, 2 bin 985 sarı, 905 yeşil, 754 turuncu, 396 diğer renklerden otomobiller tercih edildi. Geçen yılın ocak-mayıs döneminde ise trafiğe kaydı yapılan 229 bin 134 otomobilin yüzde 62,4'ünde yine beyaz renk tercih edildi. Beyaz renk tercihini yüzde 17,4'ü gri, yüzde 9,8'i siyah, yüzde 4,5'i kırmızı renk izledi. Söz konusu dönemde, otomobillerin 143 bin 35'i beyaz, 39 bin 814'ü gri, 22 bin 501'i siyah, 10 bin 283'ü kırmızı, 6 bin 62'si kahverengi, 4 bin 826'sı mavi, bin 115'i sarı, 578'i turuncu, 545'i yeşil ve 396'sı ise diğer renklerden oluştu. Türkiye fındık ihcaratında kaybettiği pazarları geri alacak ORDU - Zirai don nedeniyle geçen yıl artan fındık fiyatları nedeniyle ihracat pazarlarından bazılarını rakip ülkelere kaptıran Türkiye, bu sezon yüksek rekolte beklentisiyle bunları geri almayı hedefliyor. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) ve Fındık Tanıtım Grubu (FTG) Yönetim Kurulu Başkanı Edip Sevinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılki zirai donun olumsuzluklarının her kesimde yaşandığını, en büyük darbeyi ihracat pazarlarında aldıklarını söyledi. Düşük rekolte karşısında artış gösteren fındık fiyatları nedeniyle birçok ülkenin Türkiye'den fındık ithal etmekten vazgeçerek diğer ülkelere yöneldiğini ve fındıklı ürünlerini azalttıklarını belirten Sevinç, "Yıllardır fındık ihracatı yaptığımız birçok ülke, yüksek fiyat karşısında Gürcistan başta olmak üzere fiyatı düşük başka ülkelere yöneldi" dedi. Sevinç, Türkiye'nin 100'ün üzerinde ülkeye ihracat yaptığını, ancak bu sayının ihracat sezonunda düştüğünü belirterek, "Özellikle fındıkla yeni tanışan ülkeler yüksek fındık fiyatı karşısında alımlarını durdurdu. Alternatif ürün olarak sanayilerinde fındık kullanan Çin, Japonya, Rusya, ABD ve Uzak Doğu ülkelerinden alımlar bir anda durdu. Arap ülkelerinde de fiyata bağlı gelişmeler tamamen durdu. Elimizde sadece geleneksel pazar Avrupa kaldı. Bu da bize yetmez. Ülke olarak daha fazla ihracat yapmak durumundayız. Bunun içinde üretimin fazla, fiyatların da makul seviyelerde olması gerekiyor" diye konuştu. Yeni ihracat döneminde Türkiye olarak kaybettikleri bu pazarları geri almayı hedeflediklerini vurgulayan Sevinç, "Ülkemizde 700 bin tonun üzerinde fındık rekoltesi bekleniyor. Bu rekolteyle aşırı derecede artan fındık fiyatlarının normal seviyelere inmesi bekleniyor. Bu da ihracat rakamlarına yansıyacak" ifadelerini kullandı. (AA) Köylerine "çilekle" döndüler BATMAN- Batman'n Sason ilçesinde yıllar önce farklı nedenlerle batı illerine göç eden 30 aile, Çözüm Süreci ile sağlanan huzur ortamı ve çilek üretimine verilen destek sayesinde köylerine dönerek, çiftçiliğe yeniden başladı. Sason'un Yeniköy, Cevizli, Umurlu ve Köprübaşı köylerine yerleşen aileler, kendi topraklarında devlet desteğiyle çilek üretimi yapıyor. Sason Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Mahmut Doğan, AA muhabirine, desteklemenin devam etmesi durumunda batı illerine göç eden herkesin köyüne döneceğini söyledi. GAP İdaresi Başkanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden çilek üretimi konusunda büyük destek aldıklarını anlatan Doğan, "Desteklerle şu ana kadar 30 ailemiz dönmüş, şu anda çilek üretimiyle uğraşıyor. Başka illere göç etmiş tüm ailelerimiz dönsün istiyoruz. Burası bir dünya pazarı olmasa bile en azından Türkiye pazarı olsun" dedi. Bölgeden göç eden ailelerin metropollerde çok büyük sıkıntılar yaşadığını kaydeden Doğan, onları bodrum katlarında çalışırken görmenin içlerini acıttığını ifade etti. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin çok verimli topraklara sahip olduğunu dile getiren Doğan, bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Devletin bölge çiftçisine yönelik desteğinin sürmesi halinde batı illerine göç etmek zorunda kalan bölge insanlarının büyük bölümünün topraklarına kesin dönüş yapacağına inandığını belirten Doğan, "Halkımız bu güvenceyi görürse bütün şehirleri bırakıp, bina altlarında, bodrumlarda çalışmayı bırakıp arazisine koşar, gelir kendi bölgesinde kendi topraklarında çalışır" diye konuştu. Sason Çilek Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Şafi Esen de çilek yetiştiricilerinin ürünün uzun süre bozulmadan tazeliğini koruması için soğuk hava deposuna ihtiyacı olduğunu söyledi. "Yetiştiricilerin talebi karşılanmalı" diyen Esen, "Şu an köyümüzde ve çevre köylerde bayağı geri dönüşler oldu. Eğer bahsettiğimiz destekleme, alçak tünel sistemi ve soğuk hava depomuz olursa metropollerin bodrumlarında hiçbir işçimiz kalmaz ve köylere geri dönüp çilek üretimine başlarlar" ifadesini kullandı. İstanbul'da 12 yıl boyunca tekstil sektöründe çalışan Ahmet Esen de Çözüm Süreci ve çilek üretimine verilen destekle köyüne dönüş yaptı. İki kardeşinin de kendisi gibi köye dönmeyi düşündüğünü anlatan Esen, şunları söyledi: "İstanbul'da bodrumlarda kapalı alanlarda çalışıyorduk. Çok şükür çilek destekleri çıktı, bizim arazi de var burada, geldik çilekleri ektik. Çok şükür verim iyi. İstanbul'dan daha iyidir. Eğer bu destekler devam ederse oradaki insanların hepsi buraya döner. Benim 2 kardeşim İstanbul Güngören'de tekstilde çalışıyor, onlar da gelmeyi düşünüyor. Ben tek başıma bu tarlayı yapmaya çalışsam yapamazdım, devlet yüzde 70 hibe verdi ve yaptık. Çok şükür geçimimi sağlıyoruz ve çoluk çocuğuma bakıyorum." Hülya Esen de İstanbul'dan çilek üretimi yapmak için Sason'a geldiklerini belirterek, "Çilek verimi güzel olduğu için evimizi buraya getirdik, arazimiz var ektik, çalışıyoruz. Çok güzel çileklerimiz var. İstanbul'da daha zor bir hayat vardı. Buranın şartları da iyi, çalışması daha güzel, havası, suyu her şeyi güzel" dedi. İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kutbettin Tekin, Sason'da bin 200 dekarlık alanda çilek üretimi yapıldığını anlattı. Sason'da 350 ailenin geçimini çilekten sağladığını ifade eden Tekin, "Bir dekardan yaklaşık 3 ton çilek elde ediliyor, bu da yaklaşık 3 bin 600 tona tekabül ediyor. Sason'da kış aylarına kadar çilek bulunabiliyor. İlçede ilk çilek üretimi 2007 yılında başladı. Yapılan çilek üretimlerine İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü olarak Diyarbakır, Batman, Siirt Kalkınma Planı Projesi kapsamında yüzde 70 hibe verdik. Çilek bahçelerinin büyük bölümü bu proje kapsamında kuruldu" diye konuştu. (AA)

9 KÜLTÜR-SANAT 22 Temmuz 2015 Çarşamba9 KÜLTÜREL BOYUT Prof. Dr. Hayrettin İVGİN HALK ŞİİRİNDE İHLÂS SÛRESİ Mekke'de ya da Medine'de inip inmediği tartışmalı olan "İhlâs Sûresi'' dört âyetten oluşmaktadır. Tanrı nın birliğini en açık biçimde anlatan sûredir. Birlik, dinin temeli olduğu için bu sûrenin "faziletçe" Kuran'ın üçte birine eşit olduğu söylenir. (1) Bu sûre, halk ozanlarımızın dilinde ve gönlünde anlamını bulmuş şiirlerini süslemiştir. Hamd ü şükr ü lillah ile, Vasf-ı Kul hüvallah ile Açık baş, yalın ayağ ile Çağırayım Mevl m seni diyor Yunus Emre. Âşık Zâtî'nin de duygulan Yunus Emre'ye benziyor: Ey vâhid ü ferd ü ehad Ey vasf-ı Allahüssamed İsyan-ı bi-payan ile Geldim kapına, lalıma red. "Tarikat cemleri"nde en çok okunan sûre "İhlâs"tır. Örneğin; Safha-i sadrında daim aşılan efkârı Hû Şakirin şükrü Hüvallah zâkirin ezkârı Hû diyerek Cemâl-i Helvetî, "Şükredenler''in sözcüğü olduğunu söylüyor. Âşık Şahî," Tarikat Destanı" adlı şiirinde Hamzavîlerin bu sûreyi sürekli okuduklarını söylüyor: Bir dahi var Hamzavîler tarîki Vird-i Kul Hüvallah okur hakiki Anlardürür erenlerin refiki Ruz ü şeb okurlar hezar demişler. Pîr Sultan Abdal'ın müridi olan Kul Himmet de şu dörtlüğü ile sûrenin 1. âyetine işaret ediyor. Kul Himmet der, kulhüvallah'ü ehad Cesedimde can kalmadı bu saad Dünü günü virdim Âl-i Muhammed On-ki imam, seher vakti gel yetiş. Âşık Harabî (2) sûrenin bütününü şu şiiriyle yazıyor: NEFES (3) Yâ Rab, senin mekânın yok Yatağın yok, yorganın yok Hem dinin, hem imanın yok Her bir şeyden münezzehsin Sesin çıkmaz, âvâzın yok Abdestin yok, namazın yok Hiç bir yere niyazın yok "Kulhüvallahü ehad" sin Kapın büyük, açan yoktur. Seni kapıp kaçan yoktur Anan yoktur baban yoktur Yâ Rab, "Allahüssamed sin Elmasın yok, boncuğun yok Aban, keben, kocuğun yok Karın, kızın, çocuğun yok Lemyelidü lemyûled"sin Derya senin, sahra senin Dünya senin, ukba senin Bu görünen eşya senin Velemyekünlehû küfven ehad'' sin Her bir şeye kudretin var Akla sığmaz hikmetin var Yetmiş iki milletin var Sen "Hallâk-i künfekân"sın Sağın da var, solun da var Eğri, doğru yolun da var Bir Harabî kulun da var Sen "Hallak-ı künfekân" sın Aşağıdaki nefeste, Kul Nesimî de (4) bu sûrenin bütününü dile getirmektedir. NEFES (5) Fazlına bel bağladım yâ vâbid-i f erd-i ahad Cümlenin mâbûdu sensin dâima hayy-i ebed Okudun isminde "Bismillahirrahmanirrahim" Ay sıfatındır sıfatın "Kulhüvallahü ahad'' Evvel âhir "hüvel-hayyülezi"sin lâyemût Zâhir-ü bâtın "hüvel-bâkîsin", "Allahüssamed" "Lem-yelid" zâtın, "velem-yelüd" sıfatın vasfıdır "Lem-yekün" zât-ı sıfatın "lehü küfüven ahad" Ol zaman kim lütfile bir gevhere kıldın nazar Zâhir ol gevherden oldu cümle eşya lâ aded "Kâf" ile "Nun" dan yarattın onsekiz bin âlemi Kudretinden erbain günde tamâm oldu cesed Ey Nesimî daima gönlünde özge nesne yok Hem dilinde ol fakirin dâim eyler yâ Ahmed Özellikle dinsel-gizemci halk edebiyatımızda şiirlere konu ve gereç olan "İhlâs Sûresi'' bu yönüyle de önem kazanmaktadır. Dipnotlar: (1) Sûre şöyledir: "Kulhüvallahü ehad, Allahüs samed, lemyelidü lemyûled, velemyekünlehü küfüven ehad" Açıklaması: De ki "O Allah birdir tektir", "Ona her şey, herkes muhtaçtır. Onun sonu yoktur. O hiç bir şeye muhtaç değildir.", "Doğurmamıştır ve doğmamıştır.", "Onun hiç bir şey dengi ve benzeri olamaz, yoktur." (2) Harabî : 1853 ve 1915 yıllan arasında yaşamış İstanbullu olan, Bektaşî bir ozandır. (3) Bu nefes, Pertev Naili Boratav-Halil Vedat Fıratlı'nın izahlı halk şiirleri Antolojisi ve Vasfi Mahir Kocatürk'ün Tekke Şiiri Antolojisi'nde eksik olarak verilmiştir. Nefesin bütünü Cahit Öztelli'nin Bektaşî Gülleri adlı yapıtının 322. sayfasında yazılıdır. (4) Kul Nesimî : XVII. yüzyılın ünlü bir Bektaşî halk ozanıdır. Azerbaycanlı Nesimî ve Bağdatlı Nesimî ile karıştırılmamalıdır. (5) Cahit Öztelli, Kul Nesimî, s. 47. Tarihçi Ortaylı, Ruslar a OSMANLICA ÖĞRETİYOR Tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) katkılarıyla Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde, Rus doktora öğrencisi ve akademisyenlere Osmanlıca öğretiyor. BALIKESİR -İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ait Cunda Uygulama Oteli'nde 15 gün sürecek Osmanlıca derslerine, Rus doktora öğrencileriyle Moskova Devlet Üniversitesinden akademisyenler de iştirak ediyor. Eğitimlere şu anda 8'i doktora öğrencisi 4'ü akademisyen olmak üzere, toplam 12 Rus katılıyor. Prof. Dr. Ortaylı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rus öğrencilerinin Osmanlıca öğrenme konusunda çok başarılı olduğunu, kısa zamanda önemli aşama kaydettiklerini söyledi. İki ülke arasındaki ilişkilerin uzun süre kopuk olduğunu hatırlatan Ortaylı, şöyle konuştu: "Birkaç yıldır biz bununla uğraşıyoruz. Çünkü uzun yıllar boyunca Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok kopuktu. Bizde Slavistik'in olduğu gibi, orada da Türkoloji'nin kendi problemleri oldu. İnsanlar gelip gidemedi. Arşivlere bırakılmadılar, biz de oradaki arşivlerde çalışamadık. Ben bile çok geç kaldım, yani 40 yaşımdan sonra, izin öyle çıkıyor çünkü. Şimdi onu telafi etmek için böyle bir program yapıyoruz. Hakikaten de çok hızlı netice alınıyor. Çünkü Rus öğrencilerin lisan bilgisi iyi. Kendilerine göre çalışma metotları var, gramer bilgileri var. Türkçe'yi de çabuk öğreniyorlar. Metinleri okumayı kolayca sökebiliyorlar. İyi netice alınıyor." Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Diplomatik Akademi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evgeniya Larionova da aslında kendilerinin de Rusya'da Türkçe öğrettiklerini söyledi. Larionova, diplomat öğrencilerinin olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Şimdi burada çok enteresan bir ders alıyoruz İlber hocamızdan, Osmanlıca dersi. Aslında 'Neden Osmanlıca?' diye sorarsanız, şunu söyleyebilirim; Rus-Türk ilişkilerini daha iyi anlamak için eski tarihlere de gitmek lazım. Bunun en güzel yolu aslında arşivlerde bulunan bilgileri okumak ve incelemektir. Tabii Osmanlıcamız olmadan bunu hiçbir zaman anlayamayız. Günümüz Türkçe'si için çok büyük bir kaynaktır o, çünkü gerçekten modern Türkçe'yi çok geliştiriyor, yani daha çok kelime öğrenebiliriz." Bu okul çerçevesinde inceledikleri dokümanların da çok enteresan olduğunu ifade eden Larionova, şöyle devam etti: "Hocamız bize sadece dil değil, daha çok tarihte geçen olayları anlatarak ders vermektedir. İlber hoca, aslında Osmanlıca öğretiminde çok aktif biri. Ben aslında Osmanlıca'yı 2000 yılında öğrenmeye başladım, bu Moskova Devlet Üniversitesinde oldu ve ilk hocamız İlber Ortaylı'ydı. O zaman Moskova Devlet Üniversitesine gelip bize bir haftalık kurs düzenledi ve o kursta biz harflerden başlayarak Osmanlıca'yı yavaş yavaş öğrenmeye başladık." St. Petersburg Devlet Üniversitesini tamamladığını ve halen Moskova'daki Asya ve Afrika Enstitüsünde doktora öğrencisi olduğunu belirten Elena Çepilçenko ise tezini yazmaya başladığını söyledi. Çepilçenko, gelecekte Osmanlıca eski belgelerle arşiv çalışmaları yapacağını belirterek, "Neden Türkçe? Çünkü, son zamanlarda Türkiye gelişmeye başladı. Hem de Rus-Türk ilişkileri tarihi çok zengin olduğu için tabii ki. Fakat önce Türkçe şimdi Osmanlıca. Ben açıkçası Osmanlıca derslerine St. Petersburg'da girmeye başladım ama bu Ayvalık'taki okul benim için çok faydalı olacak" ifadelerini kullandı. (AA) Kuşdiliyle söylenen türkü eşliğinde horon teptiler GİRESUN - Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy'de ıslıkla haberleşme yöntemi olan kuşdilinin gelecek nesillere aktarılması ve unutturulmaması amacıyla düzenlenen 18. Kuşdili Kültür ve Sanat Festivali, renkli görüntülere sahne oldu. UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne aday olan ıslıkla haberleşme yöntemi kuşdilinin gelecek yıllara taşınması için düzenlenen festival, Kuşköy Mobil İlkokulu bahçesinde gerçekleştirildi. Festival kapsamında köy halkından seçilen anne ile kızı, bir kağıtta yazılı kelimeleri 100 metre uzaklıktaki iki kişiye kuşdiliyle ifade etti. Bazı vatandaşlar ise sahnede kuşdiliyle türkü söyleyerek horon oynadı. Kuşdilini Tanıtma Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Şeref Köçek, kuşdilinin amacının uzaktaki insanlarla anlaşabilmek için kullanıldığını belirterek, kuşdilinin arazinin engebeli olması, ulaşım ve haberleşmenin zorluğu nedeniyle konuşma ve anlaşma dili olarak ortaya çıktığını anlattı. Köçek, "Kuşdili, köyümüzde düğün, cenaze, hastalık, imece çağırma durumlarında en önemli ve en kolay haberleşme türüdür. Karşıdan karşıya 3 kilometre mesafeden birbirine haber ulaştırmada en çok kullanılan yöntemdir. Bu kültürümüz, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Kuşdili, Giresun'da yaklaşık 500 yıldır konuşulmaktadır" dedi. Şeref Köçek, Giresun'un bu kültürel değerini tanıtmak ve gelecek kuşaklara en iyi şekilde anlatmak için festival yaptıklarını vurgulayarak, festivalle somut olmayan kültürel miras kuşdilinin hem ulusal hem de uluslararası tanıtımını yaptıklarını kaydetti. (AA) Sagalassos'un onursal sütunları ayağa kaldırılıyor BURDUR - Burdur'un Ağlasun ilçesindeki Sagalassos Antik Kenti agorasında (meydan) bulunan 4 onursal sütundan üçü ayağa kaldırıldı, dördüncüsü için çalışma başlatıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde bulunan Sagalassos'ta yaklaşık 23 yıldır görev yapan mimar ve restorasyon uzmanı Semih Ercan, AA muhabirine, önce kentin yukarı agora bölümünde küçük bir helenistik çeşme ve kütüphane yapısının restorasyonunu tamamladıklarını, 1998 yılından beri de aynı bölgede çalıştıklarını söyledi. Agoradaki Antoninler Çeşmesinin restorasyonunu 2010 yılında bitirdiklerini, daha sonra diğer bölümler için çalışmaya başladıklarını anlatan Ercan, 2011 yılından sonra başlayan çalışmalarda ilk 3 sene agoranın kuzey kısmına yoğunlaştıklarını bildirdi. Bu meydanın yaklaşık 3 bin 500 metrekarelik bir alan olduğunu, içinde birçok anıt barındırdığını dile getiren Ercan, şöyle devam etti: "Burada agoranın 4 kenarında 4 büyük onursal sütun mevcut. Bunlar, bu agorayı yaptıran kentin soyluları tarafından inşa ettirilmiş ve üzerlerinde kendi bronz heykelleri olduğu tahmin ediliyor. Onursal sütunların üçünün restorasyonunu bitirdik, güneydoğu tarafında bulunan dördüncü sütun için de çalışmalara başladık. Son sütunu bu sene ayağa kaldırmayı düşünüyoruz." Ercan, agoranın 3 giriş kapısını ayağa kaldırdıklarını, bunlardan ikisinin restorasyonunu tamamladıklarını ifade etti. Agoranın kentin merkezi olduğunu, kentteki düşmelerin, yükselmelerin, her türlü değişimin bu bölgeden okunabildiğini vurgulayan Ercan, buradaki tarihi gün yüzüne çıkarmayı amaçladıklarını belirtti. Antik kentte irili ufaklı yaklaşık 30 yapı bulunduğuna işaret eden Ercan, şunları kaydetti: "Sagalassos, hamam, agora, seramik üretim merkezi, tiyatro, Neon Kütüphanesi, Antoninler Çeşmesi, meclis binası, kilise ve heroon (kahramanlar için yapılan yapı) gibi pek çok yapıyı bünyesinde barındırıyor. Amacımız agoranın zemininde de düzeltmeler yapıp Sagalassos Antik Kenti'ni insanlara açık hava müzesi olarak gösterebilmek. Her anıtın kendi tarihini anlatarak insanları zaman tünelinden geçirmek istiyoruz." (AA) MEHMET NURİ PARMAKSIZ BENCİLEYİN SÖZLER AŞK TERENNÜMLERİ 1 Senle çözdüm masiva denen muammayı İçim, dışım, yüzüm, gözüm, dudağım, gönlüm, dilim, boynum, sürurum benim. Çölünde varlığını bulduğum yârim Beni yıllardır ilmik ilmik dokuyan ve sonra kendine deli gibi âşık edip bende bir şey varmış gibi beni ateş, kendini kor ilân eden sevgilim. Her şeyim, yârim, mahşerim... Yüreğin için gözümü kırpmadan ölürüm, kalbin benim için bir petektir ve ben senin peteğinin balı olmak için ölürüm. Hasretinden her dem yandığım ama teslimiyetle kadere inandığım, arıların bilmediği çiçeğim. Sadece ben senin özünden adı mahşer, tadı şükür olan balı yapabilirim. Seni bulmadan önce ben aşkımıza iman ettim. O zamanlar inandığım içimde bir rüyaydı. Şimdiyse aşktan sarhoş hâlimle gerçeğini yaşıyorum her hücremde seni duya duya, her zerremle hasretini çeke çeke lakin şükür dilimden düşmüyor, tevekkül adlı kılavuzumu her dem dinleyerek sevdamızın atını vuslata sürüyorum çok şükür. Ölmem mi sana... Aşk toprağına yıllar öncesinden diktim sevda fidanımızı ve senin için büyütüyorum hayallerimi, şimdilerde gürleşti ağaç oldu aşkımız ve çınar ağaçları çekemiyor aşkımızın göğe yükselişini ve herkes kıskanıyor ukbaya uzanan sevdamızı. Dualarımız ortak, kaderimiz bir ve kalbimiz bir elmanın iki yarısı gibi... Aynı anda atıyor nabzımız ve bil ki sevdam benim saatim, her şeyim sana kurulu. Dünyayı fuzuli görmezdim sana kadar bilmezmişim gerçeği, senle anladım varlık sebebimi. Senle çözdüm masiva denen muammayı aslında çözülecek bir şey yokmuş, bir hiçmiş nefes almak bu dünyada. Önce Rabbimin dualarımı kabul etmesi ve sonra seni bulmam gerekliymiş sonlu olanda. Sonsuzluğumun sahibi, kulaklarımda asılı kalan söylemim, ezberim, hafızam, kalbimin cümlesi her şeyim... Özleminden, senden, hasretinden, zikrinden, duandan, nefesinden hülasa her şeyinden razıyım senin. Ölüyorum hasretinden, çok çok özlüyorum seni ama içimde sana mahşerde söyleyebileceğim ne kadar çok şey biriktirdiğimi bil, sana dünyada yaşattığım mutluluğun bilinmeyence katlarcasını tattırmak arzusuyla yanıp tutuştuğumu bil, bu yeter bana Ana maddesi aşktan, sevdadan, mutluluk ve huzurdan, hasretten, hârdan, sabırdan ve çok yanınca çektiğin âhtan olan şükür tespihin olayım, mahşere dek ve sonrasında da çek beni. İman dolu kalbini, zikrini, seni de çok ama çok seviyorum ben. Nasıl sevmem, nasıl doyarım ki "Allah'a şükürler olsun" diye dönen diline, Rabbimi her atışında tasdikleyen kalbine... Bugün de yine ölmek, yine sarhoş, yine çok sevdalı, yine sen olup hasretinle yanmak düştü kaderime. Olsun, razıyım, kabulümsün benim her şartta. Senin değil miyim, mahşerin benim değil mi, çok sevip daha çok sevilmiyor muyum? Yansam da, ölsem de razıyım senden. Sesini duyunca, hayalden de olsa sana dokununca, bir gülüşünle çektiğim tüm hasreti unutuyorum ben. Rabbim bizi korusun her dem benden önceye koyduğum, şükrüm sensin, sahibimsin benim. Şükürler olsun Yaradan'a her şey için. Her şey, her şeyim için... GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ Arılar kelebekler aşka âşık olandır. Bulutlar her yağışta boşalıp da dolandır. Yüreğimsin sevdiğim kıyabilirsen bana, Topaç gibi peşinde mahşere dek dolandır.

10 10 22 Temmuz 2015 Çarşamba SAĞLIK Bunlar mideden çıktı... Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Servisi'nde insanların yanlışlıkla yuttuğu cisimlerden oluşturulan koleksiyon, görenleri hayrete düşürüyor. SİVAS - Operasyonla mideden ya da nefes borusundan çıkan parçalar zaman zaman hekimleri bile şaşırtıyor. Aralarında iğne, metal kolye, vida, protez diş, dikiş iğnesi, kemik parçası, pisi pisi otu, çivi ve akasya dikeni de bulunan cisimleri koleksiyon yapan hekimler, vatandaşların ağızlarına aldıkları şeylere dikkat etmeleri ve herhangi bir cisim yutulması halinde vakit kaybetmeden hastaneye başvurması gerektiği konusunda uyarıyor. CÜ Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekber Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sivas'ta son yıllarda yetişkinler ve çocukların yuttuğu yaklaşık 700 civarında yabancı cismi insanların mideleri ve nefes borularından başarıyla çıkardıklarını söyledi. Operasyonlarda çok tuhaf yabancı cisimlerle karşılaştıklarını ve şaşırdıklarını anlatan Şahin, "Çıkardığımız bu cisimlerin bir kısmını servisimizde biriktiriyoruz ve bir koleksiyon oluşturduk. Yıllardır çıkardıklarımız biriktirdiklerimizin katı kadar" dedi. Çıkardıkları cisimler arasında iğneler, metal kolyeler, vidalar, protez dişler, dikiş iğneleri, kemik parçaları, pisi pisi otları, çiviler ve akasya dikeni bulunduğunu kaydeden Şahin, "Bir insan akasya dikenini nasıl yutabilir diye çok şaşırıyoruz. Bunları insanların soluk borusundan çıkartıyoruz. Bunlar bizim çıkardıklarımız. Daha değişik yabancı cisimler yutup hastaneye ulaşamayan Cildiniz tatil için hazır mı? - Bütün bir yıl boyunca beklenen tatil zamanı geldi. Tatil mekanı için rezervasyon, yazlık kıyafet seçimleri gibi hazırlıklar yapılırken genellikle cilt sağlığı ihmal ediliyor. Ancak tatile çıkmadan alınacak birkaç küçük önlem ile cilt yaz mevsiminin olumsuz etkilerine karşı daha güçlü hale getirebiliyor. Memorial Wellness Kozmetik Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar, yaz tatilinde cilt sağlığını korumak için önerilerde bulundu. Kusursuz bir ten için cilt bakım ürünleri ve uygulanan bakımlar kadar tüketilen yiyecekler de oldukça önemlidir. Nem dengesini korumak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için ilk kural doğru beslenmeye dikkat etmektir. Sağlıklı bir cilt için; vitamin ağırlıklı beslenmek, taze sebze ve meyve tüketmek, yeşil yapraklı sebzeler tüketmek bütün bunlara destek olarak A,C ve E vitamini almak tatilde daha güzel ve sağlıklı görünmeye yardımcı olacaktır. Cilt için yararlı gıdaların yanı sıra su tüketimi de çok önemlidir. Cildin nem dengesini korumak TÜRKÖK'te bağışçı sayısı 55 bini geçti SAMSUN - Türkiye'de, Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kök Hücre Koordinasyon Merkezi'ne bağlı 12 bölgede, Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) Projesi kapsamında Ağustos 2014'ten bugüne kadar 55 bin 118 kişinin kök hücre bağışçısı olmak için numune verdiği bildirildi. Türk Kızılayı Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Muhsin Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Kızılayı'nın, Türkiye'nin kan ihtiyacını karşılama çalışmalarının yanı sıra Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen TÜRKÖK Projesi kapsamında kök hücre nakli tedavisi olması gereken hastalar için gönüllü kök hücre bağışçılarına ulaşmaya devam ettiğini söyledi. TÜRKÖK Projesi'nin amacının, Türkiye'de kök hücre nakli tedavisi olması gereken hastalar için Kemik İliği Bankası oluşturulması ve bu bankaya Türk Kızılayı tarafından gönüllü kemik iliği veya periferik kök hücre bağışlamak isteyen bağışçı adaylarının bulunması olduğunu dile getiren Yıldırım, "Türk Kızılayı, bağışçı adaylarının bulunması görevini yerine getirirken bireysel bağış kampanyaları yapmaktansa güvenilir ve için günlük yeterli miktarda su tüketilmelidir. Her cilt tipi için saat arası direkt güneş görmek zararlıdır. Bu saatlerde uzun süre güneşe maruz kalan cilt kurur, yıpranır ve erken yaşlanır. Eğer dışarı çıkılacaksa cilt tipine uygun, güneş koruma faktörü içeren kremler veya losyonlar kullanılmalıdır. Açık renk tipine sahip kişiler yüksek güneş koruma faktörlü ürünler tercih etmelidir. Örneğin; sarışın ya da kızılların SPF 50, kumralların SPF 30, Esmerlerin ise SPF özellikli güneş koruyucu kullanması uygundur. Güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20 dakika önce sürülmeli ve 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Dudaklar yaz döneminde, denize ve güneşe bağlı olarak kurur ve çatlar. Uzun süre güneşe maruz kalındığında dudaklarda aktinik keilit olarak adlandırılan dudakta belli bölgelerde kalınlaşma, çatlama, kapanmayan yaralar ve kabuklanmalar oluşabilir. Zamanla kronikleşen bu durum, önlem alınmazsa kanserleşmeye kadar ilerleyebilmektedir. Sağlıklı ve gönüllülük bilincine sahip bağışçıları bulmayı hedeflemektedir" diye konuştu. Yıldırım, proje kapsamında 2014 Ağustos ayından bu yana bağışçı numunelerinin kabul edildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Proje kapsamında bugüne kadar Türkiye genelinde 55 bin 118 kişi, Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi sorumluluk sahasındaki Samsun, Amasya Ordu, Sinop, Tokat'ta ise 4 bin 565 kişi kök güzel görünümlü dudaklara sahip olmak için seramid ve üre içeren nemlendiricilerle sık sık nemlendirme, en az SPF 15 olan güneş koruyucu kremler kullanmak gerekir. Vücut nemlendiricilerini kullanmak cilt için önemlidir. Duş sonrası nemlendirici kullanmak bir tercih değil alışkanlık olmalıdır. Duş sonrası vücut nemlendiricileri kullanmak hem duş sonrası rahatlatacak hem de cildinizin ihtiyacı olan bakımı sağlayacaktır. Vücut nemlendiricilerini kullanırken, cilt tipinize uygun ürünler tercih edilmelidir. Doğru ve düzenli olarak yapılan uygulamalarla ayaklar da sağlıklı ve kusursuz görünebilir. Ayaklar yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalıdır; çünkü nemli kalması bakteri oluşumuna neden olabilir. Ayaklar, özellikle de topuklar; salisilik asit içeren pomatlarla yumuşatılıp, üre içeren kremlerle nemlendirilebilir. Sertleşen ayak tabanları için haftada bir ponza taşı ile hafifçe törpüleme işlemi yapılması zaman içerisinde oluşan ölü deriyi temizlemekte ve nasırlaşmanın önüne geçmekte yardımcı olacaktır. Ayaklara sık sık vazelin uygulanması, ayak derisinin yumuşak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Tatilde saçların yıpranmasını önlemek için özel bir bakım gerekir. Saçın ihtiyacına göre önerilecek özel saç bakım kürleri ve maskeler ile saçların yıpranması önlenebilir hem de yıpranmış saçlara tekrar canlılık kazandırılabilir. Kuru saç tipleri için öncesinde saç özel bitki yağları ile nemlendirme sağlanabilir. Saçın daha sağlıklı görünebilmesi için mezoterapi uygulaması da yapılabilir. Mezoterapi, cildin ve saçın ihtiyacı olan minerallere kavuşmasını sağlamaktadır. Böylelikle saçlar çok daha sağlıklı bir görünüme ulaşabilir. hücre bağışçı adayı olmuştur. Kök hücre naklinin gerçekleşebilmesi için kişiler arası doku antijeni (HLA) uyumu aranmaktadır. Doku antijenleri, özellikleri bakımından çok sayıda farklılıklardan oluştuğu için birçok kişinin taranmasına olanak sağlayan bir kemik iliği bankasına ihtiyaç vardır. Bu sebeple Ulusal Kemik İliği Bankası kök hücre tedavisi olmayı bekleyen hastalar için yüksek düzeyde önem arz etmektedir." (AA) hastalarımız da var. Bize gelenler şanslı olanlar, daha kötü neticelere yol açmadan, müdahalemiz sonunda hayatta kalabilenler" diye konuştu. Yutulan cisimler arasında en çok iğne bulunduğunu dile getiren Şahin, fındık ve fıstık gibi çerezlerin de nefes borusuna kaçmasına sıklıkla rastladıklarını ifade etti. Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türban iğnesi yutulması geçtiğimiz yıllarda çok sık karşılaştığımız bir vakaydı fakat son zamanlarda bir azalma var. Bunu da kendi kliniğimizden takip ederek görüyoruz, sanırım insanlarımız türban bağlama konusunda biraz tecrübe kazandı. Koleksiyonda gösteremediğimiz organik dediğimiz fındık, fıstık, leblebi gibi yabancı cisim yutulmaları daha sık görülmektedir. Onların kötü bir özelikleri var. Soluk borusuna girdikleri zaman ıslanmanın etkisiyle şişerek nefes borusunu tamamen kapatıyorlar. Bu yüzden anne ve babaların çok dikkatli olması gerekiyor. Böyle bir durum olduğu zaman beklemeden hastaneye gelmelerinde fayda var." Meslek hayatı boyuncu çok ilginç vakalarla karşılaştığını bunların en ilgincinin ise bir hastadan çıkarttığı 12 santimetre uzunluğundaki çivi olduğunu belirten Şahin, "Bir hastamızın midesinden yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda bir çivi çıkardım. Röntgende çiviyi gördüğüm zaman bu kadar büyük bir yabancı cisim insanın içinde olabilir mi diye çok şaşırdım. Onun dışında vida, çaput parçası, ses cihazı, kibrit parçası yutan da var. Bunlar nasıl yutulur, bazen anmakta güçlük çekiyorum" ifadelerini kullandı. Bazı insanların yabancı cisim yuttukları zaman bunu gizlemeye çalıştığını kaydeden Şahin, bunun çok yanlış olduğunu vurguladı. Şahin, böylesi durumda vakit kaybedilmeden hastaneye başvurulması gerektiğine işaret etti. Anne ve babaların bu konuda çocuklarına dikkat etmelerini isteyen Şahin, "Nasılsa çıkar' diye düşünülmemelidir, hemen bir göğüs cerrahi merkezine mutlaka başvurulmalıdır" uyarısında bulundu. İnsanların, midesinden ve nefes borusundan çıkan cisimleri anı olarak sakladıklarını söyleyen Şahin, "Hepsi olamasa da bir kısmını anı olarak saklıyoruz. Zaten organik olanları saklama şansımız yok. Her bir vakanın bizde ayrı ayrı anısı vardır. Her hastayı hatırlarız, hikayeleri farklı farklıdır. Böyle bir koleksiyon oluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. (AA) Steril yapılmayan sünnet, ciddi sorunlara yol açabilir İSTANBUL - Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Feryal Gün Soysal, sünnetin cerrahi bir işlem olduğunu ve uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini belirterek, "Sünnet sırasında gereken dikkat ve sterilizasyonun sağlanmadığı durumlarda organ kaybına varan çok ciddi komplikasyonlarla karşılaşılabilir" dedi. Soysal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yaz aylarında tercih edilen sünnetin, çocuğun psikolojik gelişimi de göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini söyledi. Sünnet için en uygun zamanın 2 yaş öncesi ya da 6 yaş sonrası olduğunu anlatan Soysal, günümüzde birçok ailenin yenidoğan sünnetini de tercih ettiğini anlattı. Soysal, yenidoğan sünneti sonrasında yara iyileşmesinin hızlı olduğunu ve bunun da işlemi konforlu hale getirdiğini vurgulayarak, "Bebeğin bezli olması da bakımı kolaylaştırmaktadır. Ağrı dindirme ihtiyaçları da diğer yaş gruplarına göre anlamlı olabilecek düzeyde azdır" değerlendirmesinde bulundu. Soysal, bazı inanışların tersine yenidoğanların da operasyon sırasında ağrı duyabileceğini söyledi. Bu nedenle operasyondan yaklaşık yarım saat önce sünnet derisine uyuşturucu krem sürüldüğünü aktaran Soysal, şöyle devam etti: "Ameliyathaneye aldığımız bebeğe bölge temizliğini yaptıktan ve steril ortamda sünnet bölgesini örtükten sonra uyuşturucu iğne yapılır. Böylece işlem sırasında en ufak bir ağrı duymaz. İşlemini tamamladıktan sonra sünnet bölgesine sadece antibiyotikli krem içeren bir gazlı bez örtüyoruz." Prof. Dr. Soysal, son yıllarda yapılan çalışmalarda özellikle yenidoğanlarda sünnet sonrası krem kullanılmamasının idrar kanalı darlığına neden olduğunun görüldüğünü, bu nedenle yaklaşık bir hafta boyunca kullanılacak medikal destekleyici verildiğini belirtti. Genelde bir yaş altı bebeklerde operasyon için lokal anestezi uygulandığını dile getiren Soysal, enfeksiyon gibi özellikle acil cerrahi endikasyonu olan 2-6 yaş arası grupta genel anestezinin tercih edildiğini söyledi. Soysal, sünnetin cerrahi bir işlem olduğu göz önünde bulundurulduğunda, çocuğun herhangi bir tedirginlik ve kaygı duymaması açısından genel anestezinin her zaman daha konforlu bir yöntem olduğunu vurguladı. Sünnetin uzman kişilerce yapılması gerektiğine dikkati çekti. (AA) Vücudun susuz kalması, beyin kanaması riskini artırıyor İSTANBUL - Memorial Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, sıcak havalarda beyin kanamasına en çok ısı dengesinin bozulması ve vücudun susuz kalmasının sebep olduğunu belirterek, gerekli tedbirlerin alınmasının, özellikle de vücudun su dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını bildirdi. Elmacı, yaptığı yazılı açıklamada, aşırı sıcak hava ve güneş ışınlarına fazla maruz kalmanın birçok rahatsızlığa neden olabileceğini vurgulayarak, bu dönemde, özellikle tansiyon hastalarının olumsuz yönde etkilenmesiyle beyin kanaması riskinin arttığını ifade etti. Yüksek tansiyonu olup düzenli kontrollerini yaptırmayan, tansiyon düşürücü ilaçlarını almayan, beslenmesine dikkat etmeyen ve hareketsiz yaşam sürenlerin risk grubunda yer aldığına işaret eden Elmacı, anevrizma ya da beyin damar yumağı olarak bilinen AVM hastalığı olanların da bu dönemde dikkatli olmasını önerdi. Elmacı, bebek ve küçük çocukların yanı sıra yaşlı ve kronik hastalığı olanlar için de sıcakların, çok kısa sürede dahi ciddi riskler oluşturabileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Sıcak havalarda beyin kanamasına neden olan en önemli faktör, ısı dengesinin bozulması ve vücudun susuz kalmasıdır. Gerekli tedbirlerin alınması, özellikle de vücudun su dengesinin korunması hayati önem taşımaktadır. Vücudun susuz kalmasıyla kan basıncında ciddi oynamalar yaşanabilmektedir. Çay, kahve, asitli içecekler ve meyve sularının suyun yerini tutmadığı unutulmamalıdır. Bunlar göz önünde tutularak gün içinde 2,5-3 litre su tüketilmelidir." Prof. Dr. Elmacı, bulantı, kusma, şiddetli baş ağrısı, uyuşukluk, vücudun herhangi bir yerini hareket ettirememe, bilinç kaybı, uykuya eğilim ve konuşmada bozukluk gibi durumların beyin kanamasının en bilinen özellikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, "Bu şikayetlerle karşılaşıldığında kişi fazla hareket ettirilmeden kısa sürede tam donanımlı bir hastanenin acil servisine ulaştırılmalıdır. Tedavi beyindeki kanamanın şiddetine göre değişmektedir. Anevrizma ya da damar yumağına bağlı beyin kanamalarında ise cerrahi yöntemler tercih edilmektedir" ifadelerini kullandı. Havadaki nem oranının yüksek olduğu ve güneş ışınlarının en dik olduğu saatleri arasında sokağa çıkılmaması gerektiğini belirten Elmacı, şu önerilerde bulundu: "Bu saatlerde serin ortamlarda bulunmaya özen gösterilmelidir. Güneş altında uzun süre kalmamaya özen gösterilmeli, güneşe çıkılacaksa baş bölgesini koruyacak şapka ya da bandana takılmalıdır. Doktor kontrolünde kullanılan bir ilaç varsa ihmal etmeden kullanılmalı, tansiyon kontrol altında tutulmalıdır. Aşırı sıcaklarda susamayı beklemeden su içilmelidir. Aç kalmamaya özen gösterilmeli ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Fast food tarzı gıdalar tüketilmemeli, tuz mümkün olduğunca sofradan uzak tutulmalıdır. Vücuda aşırı yük bindirecek sporlardan uzak durulmalıdır. Sigara içiliyorsa bırakılmalı, içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Aşırı şiddetli baş ağrısı hissedildiğinde vakit kaybetmeden bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır." (AA)

11 YAŞAM-ÇEVRE BULMACA Samsun madımağı koruma altını alınacak Ladik ilçesinde yetiştiği bilinen ve yok olma riski bulunan endemik Samsun madımağının (Polygonum samsunicum) koruma altına alınması için çalışma başlatıldı. SAMSUN - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fergan Karaer, AA muhabirine, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce yürütülen ve geçen yıl tamamlanan "Samsun Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi"nde koordinatör olarak görev aldığını belirtti. Proje kapsamında Samsun'un bitki envanterinin çıkartıldığını dile getiren Karaer, bu kapsamda proje sonuçları arasında Türkiye ve dünya için yeni taksonların bulunduğunu bunlarla ilgili çalışmalarda sona yaklaşıldığını söyledi. Samsun madımağının Ladik ve çevresinde lokal olarak bir alanda bulunduğunu ifade eden Karaer, ilk olarak 1978'de bulunan ancak bilim dünyasıyla 1989'da paylaşılan bitkinin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşı kaldığını kaydetti. Karaer, bitkinin durumunu envanter çalışması sırasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve diğer yetkililere bildirdiklerini anlatarak, "Mayıs 2015'te Orman ve Su İşleri Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü, Samsun madımağı için tür eylem planı hazırlanması projesini başlattı. Ben de bu projede danışman olarak görev aldım. Proje Kasım 2015'e kadar sürecek ve bölge müdürlüğünün tespit edeceği tarihte, muhtemelen ekim ayında çalıştay yapılarak elde edilen veriler değerlendirilecek" dedi. Proje kapsamında haziran ve kasım döneminde hafta sonları dahil olmak üzere her hafta veya 15 gün aralıklarla Ladik'e giderek bitkinin sayımlarını yaptıklarını belirten Karaer, şunları söyledi: 50 yaşındaki Hatice Körükçü, 10 yıldır oto tamir atölyesinde çalışıyor AYDIN - Aydın'ın Efeler ilçesinde yaşayan 50 yaşındaki kadın kaporta ustası, 10 yıldır eşiyle birlikte çalıştığı oto tamir atölyesinde, kadınların da bu mesleği hakkıyla yapabildiğini kanıtladı. Yeni Sanayi Sitesi'ndeki tamirhanede eşi Mesut Körükçü ile birlikte çalışan Hatice Körükçü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aralıksız 10 yıldır atölyede "Eylem planı kapsamında Samsun madımağının doğal yaşam alanları, popülasyonu ve sürdürülebilir şekilde devamlılığının sağlanmasına yönelik türün fenolojik, ekolojik, biyolojik ihtiyaçları, koruma ilkeleri oluşturulacak. Türün ulusal ve uluslararası korunma durumu, il için önemi, ildeki yaşam alanları ve bugüne kadar gerçekleştirilen koruma ve envanter çalışmalarında türün yaşam döngüsü, dağılımı, popülasyon durumu, yaşam alanında veya yaşam alanı dışında korumaya konu edilip edilemeyeceği, varsa tıbbi, ekonomik, kültürel etnobotanik değeri de çalıştığını söyledi. Eşine yardımcı olmak amacıyla başladığı işte zamanla ustalaştığını anlatan Körükçü, atölyedeki tüm işleri hiç zorlanmadan yapabildiğini dile getirdi. Körükçü, müşterilerin ilk başlarda bir kadının bu işi yapamayacağını düşünerek yadırgadığını ancak zamanla alıştıklarını söyledi. Körükçü, erkek mesleği olarak bilinen tamir işine nasıl başladığını ise şu şekilde anlattı: "Çırak bulmakta zorlanan eşime yardım etmek için 10 yıl önce işbaşı yaptım. İlk dönemde zorlandığım kaporta ve boya işlerinde zamanla ustalaşarak rahatlıkla yapmaya başladım. Eşime bu işte sürekli çalışmak istediğimi söyledim. Kendisi de kabul etti. Dükkanda aile ortamı olmasından dolayı özellikle bayan müşterilerimiz daha rahat, çekinmeden gelip işlerini yaptırıyorlar. Emekli olana kadar, gücüm yettiğince kaporta ve boya işini sürdürmeyi düşünüyorum." BUL- MACA Soldan sağa: 1. Alkol, su, şeker ve yeşil anason karışımından elde edilen likör. Eski dilde yol. 2. Asker yemeği. 3. Bir işte emir verme yetkine sahip olan kimse. Davranış, düşünce, duygu bakımından nazik, ince olan kimse. 4. Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Helyumun simgesi. 5. Garaj. 6. Bir halk sazı Mısır ın başkenti. 7. Ürün kaldırma. 8. Matematikte sabit bir sayı. Tümör. Çayın tavı. 9. Ağızdaki öğütücü dişler. Sıcak ülkelerde yetişen hoş kokulu bir meyve. 10. Yengeç. Kiloamperin simgesi. 11. Favori. Birinin arkasından gitme, izleme. 12. Gemilerde oda. Temel, esas. 13. Panama nın plaka işareti. İz, ipucu, belirti. 14. Tantalın simgesi. Bir pamuk türü. 15. Samsun ilinin bir ilçesi. Alınıp satılabilen her türlü eşya. 16. Evlenme çağı geçmiş, evde kalmış kız. Para ve değerli evrak saklanan çelik dolap. 17. Eski Mısır da insanoğlunun hayati dayanağı olan üretici güç. İnam, vedia. 18. Madeni. Uzaklık anlatır. 19. Yapılan iş, edim, fiil. Kanun. 20. Kazıklıhumma. Bir cetvel türü. Yukarıdan aşağıya: 1. Kısırlık, verimsizlik. Kir. Şenlik kemeri. Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir çeşit takoz. 2. Mektup. Almaç. Gürbüz kundak çocuğu. Kuzu sesi. 3. Siyah renkli bir üzüm türü. Uzaklaşma. İşaret, nişan. 4. Ziyan. Başlıca içeceğimiz. Baston. Zaviye. Bir göz rengi. 5. Konut, hane. Şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen bölüm. Kekemelik. 6. Kovuşturma. Tamamlanmamış, eksik, bitmemiş. Deniz giyeceği. 7. Bir erkekle bir kadının evlilik birliği kurmasını sağlayacak kanuni işlem. İneğin, sütten kesilmesinden bir yaşına kadar olan erkek yavrusu. Bir renk. Kalın biçilmiş uzun tahta. 8. Tanrı. Kaşındırıcı bir deri hastalığı. Bir ilimiz. 9. Hayvan damı. Bir alet veya taşıtın hareket sağlayan mekanizması. Asetik asidin tuzu ya da esteri. 10. Devinim. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. Yurdumuzun güneyinde Akdeniz e dökülen bir çay. Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu değerlendirilecek." Karaer, çalışmalar kapsamında öncelikli olarak türün envanterinin çıkarıldığını ifade ederek, "İlk bulunduğu yerlerden başlamak üzere daireyi genişletiyoruz. Öncelikle bulunduğu alan ve Ladik'in çevresi ve ilçeler olmak üzere alanı genişleterek köy köy dolaşıyoruz. Koruma gereği ve bitkinin hassas durumunu dikkate alarak, bitkinin bulunduğu yer adını vermek istemiyoruz. Veriler ortaya çıktıkça ve acil tedbir alınması gereken durumda yerel yönetimlere mutlaka haber verilecek" diye konuştu. (AA) Körükçü, kadınların ısrarcı olmaları durumunda, yalnızca erkeklerin yapabileceği düşünülen birçok işte başarılı olabileceklerini sözlerine ekledi. Eşiyle birlikte dükkanı işleten Mesut Körükçü ise 45 yıldır kaporta ve boya işi yaptığını, son dönemde sanayi işlerinde çırak sıkıntısı çektiklerini belirtti. Eşinin, çırak bulamadıkları bir dönemde bazı işlere yardım etmek amacıyla dükkana gelmeye başladığını, sonrasında da alıştığını ve severek yapmaya başladığını söyleyen Körükçü, şunları kaydetti: "Eşim dükkanda kaporta, boya, kaynak, sök, tak işlerinin hepsini ustalıkla yapıyor. Dükkandaki her türlü işi öğrenmiş durumda. Müşterilerimiz de bu duruma alıştı. Hatta aile işi olmasından dolayı daha çok ilgi gösteriyorlar. Eşimin emekliliğine 8 yıl var ve bu tarihe kadar çalışmaya devam etmek istiyor. Kendisiyle gurur duyuyorum." (AA) ÇÖZÜMÜ BUGÜN 12. SAYFADA Temmuz 2015 Çarşamba TÜRKÇE BAKIŞ Prof. Dr. Nurullah Çetin PEYAMİ SAFA NIN FATİH-HARBİYE ROMANININ TAHLİLİ *Şinasi: Darülelhan da Neriman gibi o da öğrencidir. Kemençe çalar. Neriman onu Macit le karşılaştırır ve eski, geri, ilkel, kaba bulur. Şinasi, eskiyi, dağınıklığı, düzensizliği, çirkinliği temsil eder. Neriman ın gözünden Şinasi, olumsuz özellikleriyle algılanır. O âdeta Divan edebiyatı şairi ya da eski edebiyat anlayışını temsil eden Muallim Naci ya da Halit Ziya Uşaklıgil in Mai ve Siyah romanındaki Raci gibi algılanır. Buna göre Şinasi, odası darmadağınık biridir. Saçları kabarık, boyunbağı çözük, şapkası yerde, duruşu oturuşu uygunsuz ve çirkin. Tırnağının biri kırk, öbürü batık.. Kemençe çalarken ellerini parçalamış. Neriman kendisinden soğuyup Macit le gezmeye başladıktan sonra hayatının düzeni bozulur. Evinde eşyaları darmadağınıktır, derbeder, dağınık bir adam olmuştur. İradesiz bir tiptir. Faiz Bey Şinasi yi evlâdı gibi sever. Ayrıca Şinasi nin tabiatını takdir eder. Faiz Beye göre Şinasi şöyle biridir: Sessiz, halûk, fevkalâde terbiyeli, fıtraten asil bir çocuk, büyük bir rikkatli kalbi var. Hissiyat-ı âliye (yüce duygular) sahibi. Şinasi ile Faiz Bey arasında mizaç benzerlikleri çoktur. İkisi de şiddetli his feveranları hâlinde bile sessizliklerini muhafaza edebilen ve yalnız kendi kendilerine mahrem olmasını bilen insanlar. Başkalarının tecessüsünü hissettikçe kapanan ruhları içinde mahsur ve bunun azabını ve şerefini duydukları için vakur ve muztarip bir görünüşleri vardır. İkisi de şarka ait birçok şeyleri; Şinasi alaturka musikiyi, Faiz Bey tasavvufî edebiyatı çok severler. Şinasi geçmiş ve gelenekle ilgilidir. Bu, âdeta genç bir Faiz Beydir. Neriman ın ruhundaki yeniye iştiyakı senelerce uyutmuştur. Neriman a göre Şinasi, aileyi, mahalleyi, eskiyi, doğuluyu temsil etmektedir. Şinasi Neriman ın sinemaya da baloya da gidebileceğini, kendisinin softa olmadığını söyler. Şinasi nin daima pasif düşünüp yenmesini isteyen bir mizacı vardır. Hücumu ekseriya karşı tarafa bırakarak sarsılmaz ve sessiz bir savunma ile muzaffer olmayı sevenlerdendir. Bir şarklı, hakikî bir şarklıdır. Şinasi nin mizacı, sessiz ve hareketsiz mücadelenin bütün vakarını taşımaktır. Bütün hayatında hep böyle muvaffak olmuştur. Sözlerinden tavırlarına gelen ifade kabiliyeti ve belağat bundandır. Neriman karşında aktif, baskın değildir. Şinasi ye göre şekil düşkünlüğü bazı kızlarımızı züppeleştirmektedir. 2. Modern Batılı Değerleri ve Yeni Hayatı Temsil Eden Tipler: *Macit: Maksim gazinosu, Löbon gibi batılı yaşama biçimlerinin sergilendiği mekânlarda bulunur. İnce uzun elleri, hafif manikürlü parmakları olan narin bir adamdır. Derli toplu, düzenli ve bakımlıdır. Çapkınca hareketler etmez. Elleri kadın eli gibi tertemiz, inceciktir. Tırnaklarının üstünde bile çalışılmıştır. Darülelhanın alafranga kısmında keman dersi almaya gelmiş. Fakat bir aydan fazla bu derslere devam etmemiş ve mektebi bırakıp gitmiş. O arada Neriman la tanışmış ve onu etkileyerek alafrangalık hevesine düşürmüş. Arada bir Beyoğlu nda gizlice buluşmaya başlamışlar. Neriman a göre Macit, yeninin, batının ve bunlarla beraber meçhul ve cazip maceraların temsilcisi ve adayıdır. *Neriman ın Dayısının Kızları: Şişli de otururlar. Hiçbir baloyu kaçırmazlar. Psikolojik Tip: Faiz Bey in Darülelhan a devam eden genç kızı Neriman, psikolojik tip olarak işlenmiştir. Peyami Safa nın diğer romanlarında benzeri görülen mütereddid, kararsız tipidir. Birçok Türk kızları gibi Neriman da ailesinden ve çevresinden karışık bir telkin almıştır. İki medeniyetin yani hem Doğu hem de Batı medeniyetinin ayrı ayrı tesirlerinin karışımını yapan karışık bir sosyal terbiye almıştır. Annesi ve babası ona halis doğulu alışkanlıkları kazandırmışlardı. Faiz Bey Neriman ı yedi yaşına kadar saf Türk çevrelerinde büyütmüştü. Fakat İstanbul da yerleştikten sonra Neriman ın akrabasından bilhassa büyük dayısının ailesinden aldığı tesirler bambaşkadır. Galatasaray dan çıkan ve tahsilini Avrupa da bitiren büyük dayısı ve kızları Neriman da Batı hayatına karşı heves uyandırmışlardır. Bu arzu ekseriya Neriman ın da haberi olmadan ruhunda gizli gizli yaşamış ve memleketteki modernleşme cereyanlarından gıda almış, fakat ne şuur, ne de irade hâlinde ortaya çıkmak için fırsat bulamamıştı. Lozan barışından sonra yaygınlaşan bu modernleşme, Neriman ın ruhunda gizli gizli yaşayan bu iştiyaka en kuvvetli gıdasını vermişti. Akraba ve arkadaşlarından, örneklerden, gittikçe medenîleşen İstanbul un dekorundan, kitaplardan, resimlerden, tiyatro ve sinemalardan gelen bu telkinler onda etkili oldu. Bütün bunlar Neriman da anadan babadan gelen tesirleri tamamiyle gidermiş değildi. Genç kız iki ayrı medeniyetin zıt telkinleri altında gizli bir derunî (iç) mücadele geçiriyordu. (s. 53) Neriman ın ruhunda hem eskiye hem yeniye dönük taraflar vardır. Onun ruhu bu iki yönün mücadele alanıdır. O daima roman boyunca birinci beniyle ikinci beni arasında gider gelir. Neriman Süleymaniye Kız Lisesi nde okur. Darülelhan da musiki öğrenciliği yıllarında tanıştığı Macit in etkisiyle alafrangalığa özenir. Macit le birlikte Beyoğlu çevrelerinde gezmeye başlar. Fakat Neriman daki yenileşme arzuları çocukluğundan beri vardır. Darülelhan a devamı azaltır. Evine geç vakitlerde gelir, tuvaletine, giyimine kuşamına önem verir. Arkadaşı Şinasi den gittikçe soğur. Çaldığı uddan, şeklinden, torbasından nefret etmeye başlar. Darülelhan dan, orada eğitimini görmekte olduğu alaturka musikiden zamanla soğur. Alaturka musikinin kaldırılmasını, kendisinin de ondan kurtulmasını ister. Darülelhan dan çıkmayı ya da alafranga kısmına girmeyi arzu eder. Kendisinden, oturduğu evden, mahallesinden sıkılır. Neriman, Beyoğlu nda batılı tarzdaki bir ıtriyat mağazasından etkilenir. Burayla ilgili izlenimleri ve duyguları şöyledir: Burada her şey rahat ve mesut insanların kullanmayı âdet ettikleri eşyaydı; burası aynı zamanda bir insanın ne kadar mesut olabileceğini hissettiren imkânlara doğru açılmış pencereydi. Neriman burada her duruşunda bu pencereden onların saadetini imrenerek seyrediyordu. (s. 28) Bu mağazada kokuların küçük zarif şişelere dolduruluşu, mekânın güzelliği, temizliği, düzeni, müşterilerin sessiz, kibar oluşları gibi durumlar onu alafrangalığa çeker. Bunun karşısına geleneksel ve doğulu mukabili de şöyle çıkartılır: Neriman bir şey hatırladı: Küçükken babası onu Ramazanda Beyazıt sergisine götürürdü. Orada çadır gibi bir şeyin altında, Arap kılıklı bir adam, irili ufaklı birçok yağlı, kirli şişeler arasında ayakta durur, kokular satardı. Bu çadıra uzaktan yaklaşırken bile sert bir nane, bahar, hacıyağı kokusu Neriman ın midesini bulandıracak derecede burnuna dolardı ve oradan çabuk geçmek isterdi. (s.29) Neriman, batılı yaşama biçimine, alafrangalığa daha çok yüzeysel biçimde eğlence ve tüketim boyutuyla tutulur. Batılı anlamda eğlence mekânlarında bulunmak, baloya katılmak, yeni yeni modaya uygun elbiseler giymek gibi. Neriman ı asıl sinirlendiren şey, Fatih te, o evde her şeyden mahrum yaşamaktır. Şinasi nin kendisini bundan kurtaramayacağını düşünür. Neriman daha medenî bir hayat yaşamak ister. Neriman zorlamalara, mecburiyetlere hâkim olmayan ve ekseriya feveran hâlinde olan bir kızdır. Batılılaşmayı, şekilde, kabukta, eğlence, tüketim ve iyi yaşamakta algılamıştır. Baloya gitmek, Fatih te oturmamak gibi. Neriman, derin felsefî ve fikrî mevzulardan anlamaz. Ona alâka veren şey fikirler değil; bu fikirleri doğuran ihtirasların çarpışmasıdır ve erkekleri bazen kadın gibi heyecanların mantığı içinde coşturan, hatta hezeyanlara sürükleyen münakaşaların sinirlere hitap eden tarafını sever. Neriman sonunda Fatih e ve uda döner. Balodan vazgeçer. Şinasi ile evlenmeye karar verir. (DEVAM EDECEK) Adrasan'da yangının izleri silindi ANKARA - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Adrasan'da 250 bin fidanı toprakla buluşturduklarını belirterek, "Böylece, Adrasan yangınının izlerini sildik. Çalışmalarımız neticesinde 3 yıl sonra, yanan alanları eski yeşilliğine kavuşturmuş olacağız" açıklamasında bulundu. Geçen yıl sarp bir arazide çıkan ve rüzgarın da etkisiyle 140 hektar alana zarar veren yangından sonra Orman Genel Müdürlüğü, araziyi yeniden ağaçlandırmak için çalışmalara başladı. Bakan Eroğlu, AA muhabirine, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Adrasan'daki orman yangınında bütün imkanların seferber edilerek hiç vakit kaybedilmeden müdahale edildiğini anımsattı. Türkiye'de yanan orman alanlarının bir metrekaresinin bile başka bir maksatla kullandırılmadığını vurgulayan Eroğlu, zarar gören 140 hektarlık alanın 100 hektarında tabii gençleştirme, 40 hektarında ise yapay gençleştirme çalışmaları yapıldığını vurguladı. Erdoğlu, tabii gençleştirme çalışmaları kapsamında sahanın tamamına bin 500 kilogram kızılçam tohumu serpildiğini belirtti. Eroğlu, "Adrasan'da orman teşkilatımız bütün gücüyle çalıştı ve 250 bin fidanı toprakla buluşturduk. Böylece, Adrasan yangınının izlerini sildik. Çalışmalarımız neticesinde 3 yıl sonra, yanan alanları eski yeşilliğine kavuşturmuş olacağız" dedi. Geçen sene Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan'da çıkan orman yangını kısa bir sürede kontrol altına alınarak tamamen söndürülmüştü. (AA)

12 12 haber 22 Temmuz 2015 Çarşamba Hain saldırının hedefi: TOPLUMSAL HUZUR ANKARA- Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki patlama, terörün çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi, son yıllarda çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan saldırılar, vatandaşların sağduyulu tutumu sayesinde toplumsal huzuru bozamadı. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Türkiye'de de terörist saldırılar, farklı dönemlerde toplumsal huzuru hedef almaya devam ediyor. Son yıllarda İstanbul, Ankara, Diyarbakır ve Hatay'daki saldırılarda 100'den fazla kişi hayatını kaybetti. İstanbul'da 15 Kasım 2003'te Bet İsrael Sinagogu ve Neve Şalom Sinagogu'na yönelik bombalı saldırılarda 27 kişi yaşamını yitirdi, 300'den fazla kişi yaralandı. Sinagoglara yönelik bombalı saldırılardan beş gün sonra 20 Kasım 2003'te yine bomba yüklü araçlarla iki saldırı gerçekleştirildi. İstanbul'daki İngiliz Konsolosluğu ve HSBC Bankası Genel Müdürlüğünün hedef alındığı saldırılarda, İngiltere'nin Türkiye Büyükelçisi Roger Short ve tiyatro sanatçısı Kerem Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 30 kişi hayatını kaybetti, 450'den fazla kişi yaralandı. Aydın'ın Kuşadası ilçesinde 16 Temmuz 2005'te minibüse bırakılan bombanın patlaması sonucu 2'si turist 5 kişi öldü. Ankara'nın Ulus semtindeki Anafartalar Çarşısı önünde 22 Mayıs 2007'de düzenlenen bombalı intihar saldırısında 6'sı Türk, biri Pakistan vatandaşı olmak üzere 7 kişi öldü, 60'tan fazla kişi yaralandı. Diyarbakır'ın Dağkapı semtinde 3 Ocak 2008'de Büyükşehir Belediyesi ile Adliye Sarayının hemen arkasından geçen ve kentin en kalabalık noktalarından Selahattin Yazıcıoğlu Caddesi'ne park edilen patlayıcı yüklü araç, askerleri taşıyan sivil servis otobüsünün geçişi sırasında patlatıldı. Olayda 2'si öğrenci olmak üzere 5 kişi öldü, 30'u asker 67 kişi yaralandı. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 3 dakika arayla iki bombalı saldırı gerçekleştirildi. Belediye binası önüne ve PTT binası yakınına park edilen bombalı araçların patlatılması sonucu 52 kişi öldü, 146 kişi yaralandı. Almanların ev sahipliğini yaptığı 1972 Münih Olimpiyatları'nda İsrail'de tutuklu bulunan arkadaşlarının bırakılmasını isteyen Filistinli teröristler, Olimpiyat Köyü'nü bastı, Alman polisinin düzenlediği operasyonda 11 İsrailli sporcu ve yönetici öldürüldü. Pan Amerikan Havayollarına ait Boeing 747 tipi uçaktaki bombanın, 21 Aralık 1988'de patlatılması ve uçağın İskoçya'nın Lockerbie kasabasına düşmesi sonucu 259 kişi öldü. Lockerbie kasabasındaki 11 kişi de hayatını kaybetti. ABD'nin Oklahoma kentindeki Federal Bina'ya 19 Nisan 1995'te düzenlenen bombalı saldırıda 168 kişi öldü. 23 Kasım 1996'da kaçırılan Etiyopya Havayollarına ait Boeing 767 tipi uçağın Comoros Adaları açıklarında düşmesi sonucu 125 kişi öldü. Hindistan'ın Assam eyaletinde 30 Aralık 1996'da trene yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 300 kişi terör kurbanları arasında yer aldı. ABD'nin Nairobi, Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerine 7 Ağustos 1998'de yerleştirilen bombaların patlatılması sonucu 224 kişi yaşamını yitirdi. 9 Eylül 1999'da Moskova'da bir apartmana yerleştirilen bombanın patlamasıyla 94 kişi öldü, 200'den fazla kişi yaralandı. 21 Ekim 1999'da Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de kalabalık alışveriş merkezine gerçekleştirilen roketli saldırıda 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı. ABD'de 11 Eylül 2001'de tarihin en büyük terörist saldırısı yaşandı. Kaçırılan iki yolcu uçağı, sabah mesaisinin başladığı saatlerde 18 dakika arayla New York'taki Dünya Ticaret Merkezinin bulunduğu iki gökdelene çarptı ve 5 binin üzerinde insan hayatını kaybetti. Terörden en fazla etkilenen ülkelerden İspanya'da ise tren istasyonlarında 12 Mart 2004'te gerçekleştirilen bombalı saldırılarda 100'ü aşkın kişi öldü, binden fazla kişi yaralandı. PKK nın barajlara saldırı tehdidi endişe yarattı ANKARA - Çözüm sürecinin katkısıyla başlayan çatışmasızlık döneminde Doğu ve Güneydoğu illeri ekonomilerinde olumlu gelişmeler yaşanırken, yakın zamanda terör örgütü PKK/KCK'nın barajlar ve baraj yapımında kullanılan araçların hedef alınacağına yönelik açıklaması bölgedeki iş adamlarında endişe yarattı. Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, bölgenin bu zamana kadar geri kalmasının en önemli iki nedeninin "üvey evlat muamelesi yapılması" ve "çatışmalar" olduğunu iddia etti. Bu durumun gerek sosyal gerekse ekonomik açıdan sadece bölgeye değil tüm ülkeye kayıp yaşattığını savunan Sayar, "2013 yılından sonraki çatışmasızlık dönemi bölgeye ilgiyi daha fazla artırdı. Sıçrama denilmese bile ilerlemeler kaydedildi. Seçime kadar çözüm sürecinin kalıcı bir barışla noktalanması bekleniyordu. Bu açıdan bakıldığı zaman diyalog kanalları hala açık tutulmalı. HDP'nin Meclise girmesi bu anlamda önemli bir gelişme. Ancak silahların patlaması çözüm sürecini tekrar geriye götürebilir" değerlendirmesinde bulundu. Süreci geriye götürecek yaklaşımlar içinde bulunulmasının ülkeye bir fayda sağlamayacağını ifade eden Sayar, çözüm sürecinin sadece bölgenin değil ülkenin geleceği açısından önemli bir süreç olduğunu kaydetti. Çözüm sürecinin kalıcı barışla noktalanmasının ülke ekonomisine doğrudan etki edeceğini vurgulayan Sayar, "Gerilime neden olacak söylemler sürece katkı sağlamadığı gibi kalıcı barışın gelmesi konusundaki umutları da azaltıyor" değerlendirmesini yaptı. Özellikle Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi adıyla başlayan çözüm sürecini de kapsayan son 5 yılda Doğu illeri ihracatlarını artırırken, daha önceki yıllarda terör eylemleri nedeniyle çekimser davranan iş dünyası da bölgeye yönelik yatırımlarını artırarak istihdama katkı sağladı. Çatışmaların kesilmesi bölge illerinde sosyal hayatı canlandırırken, bu durumun ekonomiye olumlu etkileri de rakamlara yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin toplam ihracatı yüzde yılları arasında yüzde 72 artarak 6 milyar 70 milyon dolardan 10 milyar 449 milyon dolara yükseldi. İmralı Cezaevi'nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan'ın PKK militanlarına sınır dışına çıkma çağrısı yaptığı 2013 yılının ardından yaşanan dönemde de özellikle Adıyaman, Hakkari, Ağrı ve Van gibi iller ihracat artışlarıyla ön plana çıktı. Yatırım teşvik istatistikleri verileri değerlendirildiğinde, yeni Teşvik Yasası kapsamında 5 ve 6. bölge kapsamındaki Doğu ve Güneydoğu illerinde öngörülen yatırımlar için Eylül döneminde kümülatif olarak 4 bin 239 yatırım teşvik belgesi düzenlendi. Bu belgeler çerçevesindeki sabit yatırım tutarı 41 milyar 135 milyon lira, öngörülen istihdam da 154 bin 875 olarak hesaplandı. Bölgenin ekonomik ve sosyal anlamda geleceğini yakından ilgilendiren gelişmelerden biri de Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı, dönemini kapsayan yeni GAP Eylem Planı oldu. Özellikle bölge halkı tarafından memnuniyetle karşılanan yeni eylem planının dönem sonunda 651 bin hektar alanın daha sulamaya açılarak toplam 1 milyon hektar alanın suya kavuşturulması öngörülüyor. Ayrıca Koçali, Çetintepe, Silvan, Ambar, Kuruçay, Başlar, Bulaklıdere, Kıbrıs, Karacalar, Doğanpınar, Ardıl, Musabeyli, Ergani ve Kale barajları da tamamlanarak hizmete girecek. Bu arada, plan hedeflerinin gerçekleşmesi halinde GAP bölgesi illerinde 2018 sonunda işsizlik yüzde 10,3'e inecek, ihracat da 22,1 milyar dolara ulaşacak. (AA) Komandoların zorlu eğitimi... BULMACANIN ÇÖZÜMÜ ISPARTA - Dünyanın en zorlu askeri eğitimleri arasında gösterilen Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığındaki Komando İhtisas Kursu'nun dördüncü ve son aşaması olan Su Üstü Komando Harekatı tatbikatı, Eğirdir Gölü'nde tamamlandı. Türkiye'nin yanı sıra 16 ülkeden gönüllülük esasına göre komando olmak için Eğirdir'e gelen askerler güç, cesaret ve kararlılık gerektiren "Derin Kar ve Şiddetli Soğuklarda Muharebe Harekatı", "Kara Komando Harekatı" ve "Hava İndirme Harekatı"na katıldı. Bu aşamaları geçen kursiyerler, Su Üstü Komando Harekatı'na katılmaya hak kazandı. Bu aşamada güç ve sabırları ölçülen komandolar, su altı labirent engelini aşma, çamurlu suda sürünme, tam teçhizatlı kuleden atlama, su altı yüzme, dalış, su altından tüplü intikal, sal yapma, denizden ikmal gibi zorlu eğitimlere tabi tutuldu. İçinde kurbağa ve yılan bulunan su altı labirent engelini aşan, elleri, ayakları ve gözleri bağlı şekilde suya atılan komandolar, en yakın unsura öğrendikleri özel tekniklerle yüzerek ulaştı. Eğitimlerinin tamamlamasının ardından gerçekleştirilen tatbikat, komandoların, düşman muharebe merkezini yok etmek için belirlenen hedefe botlarla düzenlenen kıyı çıkarma harekatıyla başladı. Kıyıya ilk olarak tam teçhizatlı balık adamlar çıktı. Balık adamlarca kıyı güvenliğin sağlanmasının ardından diğer komandolar da botlarla çıkarma yaptı. Düşmanın iletişim merkezine ilerleyen komandolar, hedefi imha ettikten sonra doğadan topladıkları malzemelerle yaptıkları sallarla dost bölgeye geri döndü. Toplam 28 hafta süren Komando İhtisas Kursu, Su Üstü Komando Harekatı Tatbikatı'nın gerçekleştirilmesiyle sona erdi

13 EFSANE RÖPORTAJLAR Prof. Dr. Özer Sencar: 22 Temmuz 2015 Çarşamba13 7 Haziran da Efsane GÜZELDERELİ STRES attık -1- Kurucusu olduğu Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezini yöneten Prof. Dr. Özer Sencar, Efsane Güzeldereli nin sorularını yanıtladı. Devletin Ülkücüleri ve solcuları kullandığının farkındaydık diyen Sencar, Devlet adına birileri yaptı bu işi. O güne kadar sol güçlüydü. Milliyetçi, ülkücü kitleyi diktiler solun karşısına şeklinde konuştu. 7 Haziran genel seçimlerini değerlendiren Prof. Sencar a göre, Türkiye daha önce hiç yaşamadığı sıkıntılı ve korkulu bir dönemi bir daha oraya dönmemek üzere geride bıraktı. Sorular ve yanıtlar şöyle ÇOCUKLUĞUMDA MACERA OLSUN DİYE DAĞLARA ÇIKAR- DIM E.G: Çocukluğunuza dair hatırladığınız en belirgin fotoğraf hangisi? Ö.Z: Ahhh..Çocukluğumdan bahsetmek istemiyorum. E.G: Neden? Ö.S: Çocukluğumdan bir hatıra. Çok yaramaz birisiydim herhalde. E.G: Neler yapardınız ki? Ö.S: Macera olsun diye dağlara çıkardık arkadaşlarla beraber. Arabayla 25 km mesafede ve 1000 m yüksekliğinde Gölcük yaylasına giderdik Pazar günleri. O zamanlar CHP elitlerinin sayfiyesiydi. Onun dışında sokak aralarında lastik toplarla oynardık. İLKOKUL, ORTAOKUL VE LİSEDE TEMBELDİM E.G: Nasıl bir öğrenciydiniz. Ö.S: İlkokul, ortaokul ve lisede gerçekten tembel bir öğrenciydim. E.G: Üniversite yıllarında Ziraat Fakültesi'nde Tarla Bitkileri Bölümü'ne girdiniz. Profesörlük titrini almaya kadar giden bir yoldu bu. Dekanlık da yaptınız. Tembellik döneminiz sona ermiş gözüküyor. Ö.S: Üniversitedeyken tam tersi oldu ve 2. sınıftan itibaren üniversitede kalmayı düşündüm. Çok yoğun çalıştım ve derece alan bir öğrenci oldum. Bu dönemde BİZ 68 KUŞAĞIYIZ..AİLEM ESKİ DP'Lİ... E.G: Siz Ziraat üzerine bir kariyer yapmışken emekli olduktan sonra araştırma şirketi kurdunuz. Kurduğunuz şirket de yaptığı analizlerin gerçeğe çok yakın sonuçlar vermesinden dolayı hayli popüler oldu. Ziraatten, araştırma şirketine geçiş nasıl oldu? Ö.S: Biz 68 kuşağı denen nesliz. Dolayısıyla ben liseden hatta ortaokuldan itibaren ailemdeki genel hava nedeniyle hep politikanın içinde oldum. Ailem eski bir DP ailesiydi. Babam 46 demokratlarındandır. Ailede 27 mayıs acılı yaşandı. E.G: Nasıl acılar yaşandı? Ö.S: Demokrat Parti'lilerin Yassıada'ya kapatılması, mahkeme zamanı mahkeme sefahatı her akşam evde dinlenir, kızılır, Ağlanır. Böyle bir aile ortamından erken politize bir fert olarak çıktım. Ödemiş Lisesi'ndeyken Marksist bir felsefe hocamız vardı. O, lisede bir grup marksis öğrenci yetiştirdi. Daha sonra sol militan ya da entellektüel oldular. Lisede onlar karşısında karşı cephede ben yalnız olarak varlığımı ve gelişimimi sürdürdüm. E.G: Kimler? Ö.S: İsimlerini zikretmeyelim. Hapse girenler oldu. Sıkıntı çekenler oldu. Ödemiş Lisesi'ndeyken onların karşısında karşı görüşlü bir ben vardım. PROF. ÖZER SENCAR KİMDİR? 9 Mayıs 1947 tarihinde İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı ilçede tamamladı yılında Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne kaydoldu. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve TÜBİTAK bursunu kazanarak yüksek öğrenimini sürdürdü yılında üniversite eğitimini bitirdi. Tarım Bakanlığı Uşak Zirai Mücadele ve Karantina Müdürlüğü'nde kısa bir süre çalıştıktan sonra Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin 28 Şubat 1971 tarihinde açmış olduğu sınavı kazanarak aynı fakültenin Tarla Bitkileri Bölümü'ne asistan olarak girdi yılında doktorasını tamamladı yılında Atatürk Üniversitesi tarafından bir yıl süreyle A.B.D. Michigan Eyaleti Michigan ''CUMAYA, ALLAH İÇİN GEL- MEDİM.SENİN İÇİN GELDİM'' E.G: O dönemden lisedeki arkadaşlarınız arasında sol cenahın öne çıkmış kimlikleri de olduğunu söylediniz. Görüşüyor musunuz onlarla? Ö.S: Yok. Fiziki irtibatımız kalmadı. Ama üniversite yıllarında da sonrasında da sol cenahtan insanlarla ilişkilerim hep iyi oldu. Dindar, islami hassasiyeti olan bir kişiyim. Ama onlarla yaptığım konuşmalarda, tartışmalarda, onlara göre hep çok daha demokrat oldum. Onlar beni demokratlıkta da hep aşırı bulurlardı. Dostluk ve arkadaşlık ilişkilerinde fazla ideolojik yakınlığı önemsemedim. Dostluklarımda ilgi, saygı ve keyif alma, kafa dengi ve sohbet ehli olma hep çok önemli olmuştur. İlişkide ki sihir önemli. Birini sevmeniz için kendiniz gibi olması gerekmiyor. Sevdiğiniz zaman seversiniz. Solcu ve ateist Burhan isimli bir arkadaşım vardı ve onunla çok iyi ahbaptık. Hatta bir gün ''Gel Cuma'ya gidelim'' dedim. Gittik. Ama abdest alıp-almadığını bilmiyorum. Namazda oturuyoruz. Ama doğru dürüstte oturamıyor garip. Hiç namaza gitmemiş herhalde. Namaz sırasında kulağıma eğildi ve dedi ki; ''Hocam bak yanlış anlama. Ben Allah için gelmedim. Senin için geldim'' (kahkahalar). Bu arkadaşla da 45 yıldır ilişkimiz keyifle devam ediyor. ÜNİVERSİTEDE ÖĞRENCİ HAREKETLERİNİN İÇİNDEYDİM E.G: Üniversitede siyaseten aktif bir öğrenci miydiniz? Öğrenci hareketlerine katıldınız mı? Ö.S: Çok aktiftim. Öğrenci hareketlerinin içindeydim. Atatürk Üniversitesi'nde okuyoruz. Orada da genelde Ülkücüler daha hakim. Sol daha geride ve ezik durumdaydı. Bizim de en büyük işimiz Ülkücülerle mücadele etmekti. E.G: Dayak atmışlığınız ya da yemişliğiniz var mı? Ö.S: O tür zorbalıkla sahnede bulunmadım. E.G: Ama o dönemler öyleymiş. Ö.S: Evet. O dönemler öyleydi. Ama benim tarzım ve seçtiğim yöntem kaba kuvvetle değil kafa kuvvetiyleydi. Asistanlık yıllarımda bölümümüzde daima tek başıma kaldım. Rahmetli hocamız Fahrettin Tosun Bana tolerans gösterdi. Kendisini rahmet ve saygıyla anıyorum. Bölümdeki Sol ve Atatürkçülerle ilişkilerim hep iyi olmuştur. Ülkücü bir hoca istisna oldu her zaman. 12 EYLÜL'DE YURTDIŞINDAY- DIM E.G: Hiç gözaltına alındınız mı? Ö.S: Kılpayı birkaç defa kurtuldum. 12 Eylül öncesi dönemde yurtdışındaydım. Sol ve İslamcı kesimdeki arkadaşlarım içeri alındı ve çok işkence çektiler. Bize Allah acıdı herhalde. Kayırdı bizi. O dönem Yurtdışında olmam zannediyorum kurtardı beni. E.G: Biraz da 12 Eylül'den dolayı mı yurtdışına gittiniz? Ö.S: Hayır. 79 yılında sıram deldiği için gittim. Siyasi olayların çok yoğun yaşandığı yıllardı. State Üniversitesi'nde araştırma ve inceleme yapmak üzere görevlendirildi yılında doçent oldu yılında Cumhuriyet Üniversitesi Tokat Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümüne doçent olarak atandı ve Tarla Bitkileri Bölüm Başkanlığı görevine başladı yılları arasında Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektör Yardımcılığı, yılları arasında Ziraat Fakültesi Dekanlığı görevinde bulundu yılında Yapılan rektörlük seçiminde en çok oyu aldığı halde zamanın Cumhurbaşkanı merhum Demirel tarafından en az oyu alan aday atandı yılında Üniversite yasası 38. maddesine göre Ankara da görevlendirildi yılında üniversiteden emekli oldu. Halen Kurucusu olduğu Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezini yönetmektedir. Prof.Dr.Özer Sencar evli ve iki çocuk babasıdır. HEM ÜLKÜCÜLER HEM DE SOLCULAR DEVLET TARAFIN- DAN KULLANILDI E.G: Darbeyi öngörebilmiş miydiniz? Ö.S: Hayır. Ama siyasal olayların, fiziki ya da silahlı mücadelenin, insanların dövülmesinin, öldürülmesinin, doğal bir siyasi mücadele olmadığını, birilerinin bu işi götürdüğünü hep biliyorduk ve aramızda konuşuyorduk. Yani hem ülkücü hem de sol gençlerin Devlet tarafından o gün de kullanıldığının farkındaydık. E.G: Özellikle birbirlerine düşürüldüler yani. Ö.S: Tabi. Devlet adına birileri yaptı bu işi. O güne kadar sol güçlüydü. Milliyetçi, ülkücü kitleyi diktiler solun karşısına. Kenan Evren'de söyledi zaten. ''Bekledik. Yeterince olay ve şiddet çıksın ki darbe yapalım. Darbeyi yapmak için biraz daha fazla olay olsun. Ölenler olsun'' mealinde sözler söyledi. ZİRAAT FAKÜLTELERİ'NDE İSTATİSTİK ÇOK İYİ ÖĞRETİLİR E.G: Önce darbeye zemin hazırladılar. Sonra yaptılar diyorsunuz. Ö.S: Evet. Ben Devlet'in bazı kurumlarının bu sağ- sol hareketlerinin arkasında planlayıcı, destekleyici olduğunu düşünüyorum. Ondan sonra da bizim siyasetle ilişkimiz hiç kesilmedi. Bizim Ziraat Fakültelerinde, İstatistik çok iyi öğretilir. Dolayısıyla hem İstatistiğe yakın olmak hem de siyasi olaylara yakın olmak kaderimizi buraya getirdi. REKTÖRLÜK İÇİN EN ÇOK OYU ALDIM..AMA DEMİREL ONAYLAMADI... E.G: Metropoll böyle doğmuş oldu. Ö.S: 1994'te üniversitemiz yapılan rektörlük seçimine girmiştim. En çok oyu almama rağmen Demirel'den çıkamadık. Merhum Demirel bizi onaylamadı. Öbür tarafta onunla görülecek bir hesabımız duruyor. Onun üzerine üniversiteden ayrıldım. Ankara'ya geldim ve 1997'den beri araştırma sektörüne girdik. Bu elde olmayan nedenlerle kaderin yönlendirmesiyle oldu. 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDEN SONRA TÜRKİYE STRES ATTI E.G: 7 haziran genel seçimlerinden sonra Türkiye huzuru buldu mu? Ö.S: Hayır huzuru henüz bulamadı ama yoğun huzursuzluktan kısmen kurtularak kısmen rahatladı. Yoğun bir endişe ve stresten kurtuldu, rahatladı. Hükümet kurulamadı, bir iktidar çıkmadı. Ama Türkiye daha önce hiç yaşamadığı sıkıntılı ve korkulu bir dönemi bir oraya dönmemek üzere geride bıraktı. 7 Haziran bir dönemi bitirdi ama nasıl dönemin başı olacak bilmiyorum. Ama kesinlikle öncesinden çok çok iyi olacak. Hiç şüphem yok. E.G. İnsanları en çok rahatlatan şey ne oldu? Ö.S: Erdoğan'ın, Türk tipi başkanlık diye tanımladığı hedefine ulaşamaması oldu. AKP'nin ve Erdoğan'ın iktidarı kaybetmesi, Tayyip Bey'in ileriye yönelik planlarına ve öyle bir Türkiye'ye halkın izin vermediğini gösterdi. Bu geniş kitlelerde bir rahatlama oluşturdu. AKP'NİN BAŞARISIZLIĞININ SEBEBİ ERDOĞAN E.G: AKP'nin başarısızlığındaki en büyük rol Erdoğan'ın mıydı yani? Ö.S: Halk, öyle söylüyor. Biz halka ''AKP'nin iktidardan düşmesinin sebebi kimdir'' diye sorduğumuzda; Halkın yüzde 53'ü Tayyip Erdoğan'dır diyor. Sadece yüzde 11'i Ahmet Davutoğlu diyor. Dolayısıyla halk, AKP'nin iktidardan düşme sebebinin Tayyip Erdoğan olduğu kanaatinde. E.G: Erdoğan'ın hangi hareketi halktan bu tepkiyi gördü? Ö.S: Erdoğan, başarılı bir politikacı. Özellikle 2010 yılına kadarki iktidarı başarılarla doludur. Hem ekonomi, hem demokrasi, hem AB alanında. Ama ondan sonraki dönemde, Erdoğan askeri ve yargı vesayetini Cemaatle birlikte yıktıktan sonra giderek otoriterleşti. O nun Demokrasi, özgürlükler ve hukuk devleti isteği toplumun çoğunluğunun isteğinin ve Avrupa standartlarının çok gerisinde olduğu ortaya çıktı. Demokrasi talebinin kendisi ve dindarların üzerindeki baskıların kaldırılmasına yetecek kadar olduğu anlaşıldı. Ayni aydın hastalığı sol ve Atatürkçülerde de var. Maalesef bu, Cumhuriyet dönemi aydınlarının genel hastalığıdır. ERDOĞAN'IN ÖZGÜVEN PAT- LAMASI..AİLE ve ORTAM GELE- NEĞİ..EĞİTİM... E.G. Erdoğan Güç zehirlenmesi mi yaşadı? Ne oldu? Ö.S: Bu, aşırı özgüven ''Over confidence'' denen bir ruh halidir. E.G: Özgüven patlaması mı? Ö.S: Özgüven patlaması denen şey budur. İnsanlar eğitimle, aile ve cemaat ortamından aldıkları birtakım değerlerle güç ve para karşısında kendilerini kontrol edebilirler. Bu değerler, Bu kendini kontrol mekanizmaları insanların güç ve para ile ilişkisi, bunun abartılı ve yanlış yollara doğru gitmesini engeller. Batıda aristokrasi Doğuda ise asalet duygusu ve zenginliği bunu sağlar. Bizim toplumumuzda aristokrasi oluşmadığı gibi son asırdaki savaşlar ve çekilen büyük çileler asil aileler ve onların geleneklerini yok etti. Bizim jenerasyonumuz genellikle orta alt gelir ve eğitim seviyesindeki ailelerden geldiği ve genellikle taşralı olduğu için ilk defa karşılaştığı güç, para ve cazip unsurlar karşısında kontrolünü kaybetti yılındanki referandumdan sonra İslamcı gelenekten gelen politikacılar yıktıkları asker ve yargı vesayetinin verdiği aşırı özgüvenle ülkeyi tek başına ve kendisine has bir yöntemle Türk tipi başkanlık sistemi dediği şeyle yöneteceğini ve yönetmesinin daha iyi olacağını düşünmeye başladı. Çevresindeki insanlar da ya itiraz etmediler ya da edemediler. Bu giderek kamuoyuna mal olmaya başladı. Muhalefet bunu dillendirdi. AKP yöneticileri söylemleriyle ve davranışlarıyla halkta hatta kendi seçmen kitlesinde yoğun rahatsızlık yaratmaya başlamıştı. Neticede 7 haziran seçiminin ürettiği sonuç, Erdoğan'ın, ileriye yönelik hedeflerini de içerisine alan, kendisine ait çizdiği bir tablonun sonucudur. YARIN: Gelinen nokta kaos

14 14 22 Temmuz 2015 Çarşamba TURİZM Ulubey Kanyonu'nu ziyaretçiler tanıtacak Selimiye'yi bayram boyunca 25 bin kişi ziyaret etti EDİRNE - Bayram tatilini Edirne'de geçiren yerli ve yabancı turistler Selimiye'yi ziyaret etmeden dönmedi. Selimiye Camisi İmam Hatibi Tamer Alat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi caminin Ramazan Bayramı süresince dolup taştığını söyledi. Mimar Sinan'ın ustalık eserine yerli ve yabancı turistlerin ilgisinin büyük olduğunu aktaran Alat, "Camimizin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alması yabancı ziyaretçi potansiyelimizi de artırdı. Bayram tatili boyunca yaklaşık 25 bin kişi camimizi ziyaret etti. Türkiye'deki çeşitli illerin yanı sıra Batı Trakya'dan gelen de çok sayıda misafirimiz oldu" diye konuştu. Selimiye Camisi gibi "altın üçgen" olarak adlandırılan bölgede yer alan Üç Şerefeli ve Eski Cami ile tarihi çarşılar da bayram boyunca ziyaret aldı. Selimiye Arastası Esnafları Dernek Başkanı Ayşe Karadaş da ramazan ayına göre vatandaşların bayramda daha fazla alışveriş yaptığını dile getirdi. Tarihi çarşılardaki esnafın sezonluk iş yaptığını anlatan Karadaş, "Kırkpınar Festivali de başladı. Yağlı güreşlerde de dükkanlarımız hareketlenecek. Hazırlıklarımızı yaptık, Allah herkese bol kazanç versin" şeklinde konuştu. Çarşı esnafından Mustafa Dağ da bayramda işlerinin yoğun olduğu söyledi. Dağ, işlerin güzel olması dolayısıyla esnafın yüzünün güldüğünü vurguladı. Edirne'yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Bahri Dinar, bereketli bir ramazan ayının ardından mükafat olarak bayramı yaşadıklarını ifade etti. Kentin tarihi eser sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olduğu için vatandaşların ilgisiyle karşılaştığını dile getiren Dinar, "Sadece Türkiye'den değil, Balkan ülkelerinden insanlar var şu an Edirne'de. Kıbrıs, Diyarbakır, Kırklareli, Rize, İstanbul ve birçok şehirden gelenler var. Daha doğrusu bayram tatilinde Edirne'den gelen müşteri yok. Biz burada ev sahipliği yapıyoruz, bizim için büyük şans" diye konuştu. ISSN Genel Yayın Yönetmeni Ahmet TEKEŞ GÜNLÜK SİYASİ GAZETE Sahibi: Grup Birikim A.Ş. adına Nizamettin ÖLMEZ Yazı İşleri Müdürü Şebnem ÜNAL Sayfa Editörü Abdülmecit KOYUNSAĞAN Muhabir - İnternet Editörü Kenan ERGEN Yıl: 45 Sayı: Temmuz 2015 Çarşamba Haber Koordinatörü Dursun ERKILIÇ İstihbarat Şefi Ayşegül BALDEMİR Haber Merkezi Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel, Şevket Kalaycı, Zeynep Efsane Güzeldereli UŞAK- Dünyanın en uzun ikinci kanyonu olan Uşak'taki Ulubey Kanyonu ile 131 metre yükseklikten kanyonu izleme imkanı veren cam teras, ziyaretçilerin sosyal medya hesaplarındaki fotoğraf ve paylaşımlarıyla daha geniş kitlelere tanıtılacak. Ulubey Kaymakamı Mehmet Aksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyanın en uzun kanyonları arasındaki Ulubey Kanyonu'nun seyir zevki yüksek bir görselliğe sahip olduğunu, bölgenin doğal, kültürel ve tarihi yapısının yanı sıra çeşitli doğa sporlarının yapılmasına uygunluğuyla öne çıktığını belirtti. Bu doğal güzelliği tanıtmak ve turizmden hak ettiği payı almasını sağlamak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını hatırlatan Aksu, en önemli girişimlerinin ise 131 metre yükseklikten kanyonu izleme imkanı veren, 112 metrekare şeffaf yüzeye sahip "cam teras" olduğunu ifade etti. Cam terasın bölgeye ilgiyi artırdığını kaydeden Aksu, "Gemi güvertesi şeklinde tasarlanan cam teras, sahip olduğu şeffaf yüzeyiyle dünyanın en büyüğü. İki ayda yaklaşık 55 bin kişi cam terası ziyaret ederek kanyonu izledi" dedi. Ziyaretçilerin tümünün bol bol fotoğraf çektiğini aktaran Aksu, bunu kanyonun tanıtımında etkin şekilde kullanmayı düşündüklerini söyleyerek, şöyle konuştu: "Sosyal paylaşım sitelerinin etkisi son yıllarda hızla artıyor. Ağırladığımız ziyaretçilerin fotoğraflarını, paylaşımlarını kanyonun lehine çevirmeyi hedefliyoruz. Özellikle Facebook, Twitter, Instagram gibi siteler üzerinden paylaşılacak cam teras ve kanyonla ilgili görsellerle bu konuda önemli bir tanıtım yapacağımızı düşünüyoruz. Ziyaretçilerimize, bölgenin tanıtımı açısından fotoğraflarını sosyal medyada bolca paylaşmalarının ve izlenimlerini yazmalarının önemini anlatıyoruz. Böylelikle kanyon ve cam terasın milyonlarca kişiye ulaşmasını amaçlıyoruz." İlçenin giriş ve çıkışlarına tanıtım için dev reklam panoları diktiklerini, yörede ulaşım hizmeti veren minibüslerin, Ulubey Eski cezaevi kent müzesi oldu OSMANİYE- Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde 5 yıl önce kapatılmasının ardından belediyeye devredilen 60 yıllık cezaevi, hazırlanan proje kapsamında kent müzesine dönüştürüldü. Kadirli Belediye Başkanı Ömer Tarhan, AA muhabirine, cezaevi olarak kötü anılar barındıran bir yeri güzel bir dönüşüme tabi tutmak amacıyla Adalet Bakanlığı'na başvurduklarını ve binanın belediyeye devrini sağladıklarını söyledi. Daha sonra cezaevinin kent müzesi haline getirilmesi için "Geçmişimizi geleceğimize taşıyoruz" sloganıyla "Kadirli Kent Müzesine Kavuşuyor" adlı proje hazırladıklarını anlatan Tarhan, projenin Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansınca kabul edilerek, 325 bin lira hibe desteği verildiğini ifade etti. Tarhan, yaklaşık 2 yıl süren çalışmayla binaya yeni bir kimlik kazandırdıklarını belirterek, şöyle devam etti: "İlçenin sosyal, kültürel ve tarihi dokusunu yansıtmak istedik. Ziyaretçiler müzeye girdiklerinde çok kısa bir zamanda nasıl bir kentte yaşadıklarını görecekler. Geçmişe yolculuk yapacaklar. Kanyonu ve cam terası anlatan görsellerle kaplandığını dile getiren Aksu, bunun için kaymakamlık bünyesinde bir merkezin kurulacağına işaret etti. Aksu, Park Kanyon Projesi kapsamında kanyon zeminine iniş için asansör kurulacağını belirterek, "Cam teras ile projenin ilk ayağı tamamlandı. Daha sonra kanyon zemininde yürüyüş, bisiklet ve dağcılık faaliyetleri yapılması için gerekli düzenlemeler yapılacak" dedi. İdari Merkez Rüzgarlı Caddesi Plevne Sokak No:14/4 Ulus - ANKARA Tel: Fax: Yayın Sahibi Temsilcisi: Yiğit YİĞİT Basıldığı Yer: Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti. İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: Pbx Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç) Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz. web: Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir

15 22 Temmuz 2015 Çarşamba Elvan'ın maraton heyecanı ERZURUM - Milli atlet Elvan Abeylegesse, Dünya Şampiyonası'nda ilk kez maraton koşacak olmanın heyecanını yaşıyor. Pekin Olimpiyatların'nda 5 ve 10 bin metrede, 2007 Dünya Şampiyonası'nda 10 bin metrede gümüş ve 2010 Avrupa Şampiyonası'nda 5 ve 10 bin metrede altın madalya kazanan Elvan, Ağustos tarihlerinde Çin'in başkenti Pekin'de yapılacak Dünya Şampiyonası'nda maraton koşmaya hazırlanıyor. Palandöken Dağı'nda 10 gün kamp yapan milli atlet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dünya Şampiyonası'nda ilk kez maraton koşacağını belirterek, "İlk olacağı için tabii heyecan var. Rahat olmaya çalışıyorum ama gün yaklaştıkça heyecanım artıyor. Konsantre olarak, antrenmanlara odaklamaya çalışıyorum" dedi. (AA) Oryantiring, "yönünü" kültürel mirasa çevirdi Bayburtlu küçük çobanın, judodaki başarısı ANKARA - Türkiye Oryantiring Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Tekin Çolakoğlu, oryantiringin, ülke turizmine katkı yapabilecek tek branş olduğunu savundu. Çolakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, harita yardımıyla yön ve hedef bulmayı içeren oryantiringin, Türkiye'de çok yeni olduğuna dikkati çekerek, "2006 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren federasyonumuz, turizm bölgeleri ve kültürel mirasın yoğun olduğu bölgelerde yarışlar düzenleyerek, ülke tanıtımına destek veriyor. Oryantiring, ülke turizmine katkı yapabilecek tek branş" ifadelerini kullandı. Oryantiringin, en çok Kuzey İskandinav ülkelerinde yapıldığını dile getiren Çolakoğlu, "İsveç, İsviçre, Danimarka, Norveç ve Finlandiya, oryantiring branşının önde gelen ülkeleri ancak kışın 3 metre kar altında çalışılamıyor. Aynı mevsimde Akdeniz ve Ege'de ise çok rahatlıkla eğitim ve kamp çalışması yapılabiliyor. Özellikle Manavgat bölgesinde, bu bağlamda tespitlerimiz oldu. Manavgat Turizm Otelcileri Yatırım Birliği ile iletişime geçtik, görüşmelerimiz sürüyor" diye konuştu. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) kültürel miras kapsamına aldığı Bursa'nın Cumalıkızık ile eski Muğla ve Safranbolu evleri arasında oryantiring yarışları düzenlediklerini anlatan Çolakoğlu, "Eski Mardin olarak tabir edilen bölgede, tarih oryantiringi yapmayı düşünüyoruz" dedi. Federasyon başkanı Çolakoğlu, oryantiringin, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimine katkısı olduğunu ifade etti. Oryantiringin zeka sporu olduğuna dikkati çeken Çolakoğlu, şöyle devam etti: "Çocuklara müthiş bir öz güven, karar verme, 3 boyutlu düşünme, matematiksel ve mental zeka kazandırıyor. Bir çocuk koşarken haritasını okuyabiliyor, kendine göre strateji geliştirebiliyor ve uyguluyor. Bu spor için yetenek ve zekanın bir arada olması lazım. Kuzey İskandinav ülkelerinde oryantiring, zorunlu ders olarak okutuluyor. Bizde de bunun için gerekli girişimler yapılmalı." 1970'li yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde başlayan oryantiringin, gelişimini de TSK bünyesinde tamamladığını belirten Çolakoğlu, federasyon yönetiminde askeri personelin bulunmasının yanı sıra A Milli Takım'ın da büyük bir bölümünün, TSK sporcularından oluştuğunu sözlerine ekledi. (AA) BAYBURT - Merak üzerine başladığı judo eğitimine ailevi nedenlerle köye taşınarak çobanlığa başlayınca ara veren 12 yaşındaki Emirhan Öztürk, antrenman yapma şansı bulamamasına rağmen Türkiye Minikler Şampiyonası'nda üçüncülük elde etti. Judo antrenörü Seçkin Ofluoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bayburt Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü'ne 2013 yılında judo antrenörü olarak atandıktan sonra bu spor branşının il genelinde bilinirliğini sağlamak için çalışmalara başladığını belirterek, "Bu kapsamda il genelindeki bütün okullara judo kurslarının başladığını belirten afişler asarak, duyurular yaptık" dedi. Duyurunun ardından gelen başvurular arasında seçmeler yaptıklarını anlatan Ofluoğlu, "Emirhan Öztürk de ilk o zaman geldi. Haziran 2013'te okullar tatil olunca judoya başladı. Yaklaşık 1,5 yıl belirli günlerde judo yapmaya başladı. Yaklaşık 5 ay önce ailevi nedenler dolayısıyla köye taşınmak zorunda kaldı. Köye taşınınca da baba mesleği olan çobanlık yapmaya başladı" diye konuştu. Ofluoğlu, Emirhan'ın hem köyünün merkeze uzak olması hem de çobanlık yapması nedeniyle antrenmanlara katılamadığını ifade ederek, "Müsabakalar olduğunda kendisine telefonla arıyoruz, sürüden ayırıp, maça getiriyoruz. Önceden aldığı judo bilgileri, kendi hırsı ve yetenekleri sayesinde katıldığı maçlarda hiç antrenman yapmadan, bu haliyle derece elde ediyor. Kimi maçta şampiyon, kimisinde ikinci oluyor. En son haziranda Rize'de gerçekleştirilen Türkiye Minikler Şampiyonası'nda Türkiye 3'üncüsü oldu" ifadelerini kullandı. (AA) Karabükspor'da hedef yine Süper Lig... Geleceğin Tiger Woods'ları yetişiyor KARABÜK - PTT 1. Lig takımlarından Kardemir Karabükspor'un kulüp başkanı Feridun Tankut, "Daha önce Süper Lig'e 3 kez yükseldik, bunu yine başaracağımızdan kuşkum yok" dedi. Geride kalan sezonda Spor Toto Süper Lig'den PTT 1. Lig'e düşen ekipte, 11 Temmuz'da yapılan olağanüstü genel kurulda başkanlığa seçilen Hikmet Feridun Tankut, yeni sezonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tankut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüpte önceki yıllarda da başkanlık ve yönetim kurulu üyeliği yaptığını belirterek, takımın zor günlerinde hep görevinin başında olduğunu, hiçbir zaman zorluklardan kaçmadığını söyledi. Başkan olduğu sezonunda Süper Lig'e yükseldiklerini, sezonunda Süper Lig'i 44 puanla 9. sırada tamamladıklarında, gençlere yol açmak için görevi bıraktığını anlatan Tankut, "O dönem bir çok olumsuz eleştiri aldım ancak takımı zirvede bıraktım. Biz takım başarısı için her şeye göğüs gerdik" ifadelerini kullandı. İşçilerin verdiği destekle ayakta duran ve tam bir Anadolu kulübü olan Kardemir Karabükspor'un, diğer takımlardan çok farklı bir yapısı olduğunu vurgulayan Hikmet Feridun Tankut, takımın her zaman sempatiyle yaklaşılan, Türk sporuna renk katan bir ekip olduğunu dile getirdi. Geçen sezon UEFA Avrupa Ligi'nde oynamalarına rağmen, PTT 1. Lig'e düştüklerini belirten Tankut, şöyle devam etti: "Yiğit düştüğü yerden kalkar. Benden önceki başkan Mustafa Yolbulan takıma çok şey katmıştır. Tarihindeki en başarılı sezonları yaşatmıştır ancak yaşanan olumsuzluklar sonunda, zor günler geçiriyoruz. Geçmişte olduğu gibi şimdi de takımı asla yalnız bırakamazdık. Bana teklif geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Kentin bütün ileri gelenleriyle görüşerek, birlik olmamız gerektiğini anlattım." ANTALYA- Dünyaca ünlü golfçüleri ağırlayan Antalya'da yetiştirme yurdunda kalan ve maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarına golf eğitimi veriliyor. Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Merkezi'ndeki National Golf Kulüp'te, iş adamları Fikret Öztürk ve Bülent Göktuna'nın girişimiyle başarılı golfçüler yetiştirmek ve gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak amacıyla 9 yıl önce başlatılan çalışmanın meyveleri alınmaya başlandı. Çocuklara eğitimi, maddi durumu iyi olmayan bir ailede yetişen ve 8 yaşındayken babasının aşçılık yaptığı otele geldiğinde golfle tanışan Hakan Yamaç veriyor. İspanyol bir sporcunun çantasını taşıyarak golfe adım atan, önce ülke genelinde ardından yurt dışı müsabakalarda yeteneğini sergileyen Yamaç, kulüpte hem kendisini geliştiriyor hem de yeni nesil sporcuları yetiştiriyor. Hakan Yamaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüpte 4'ü yetiştirme yurdundan 42 sporcuya eğitim verildiğini söyledi. Öğrencilerin hafta içi ve hafta sonu belirli günlerde çalıştığını dile getiren Yamaç, herhangi bir ücret talep edilmeyen çocukların ihtiyaçlarının da kulüp tarafından karşılandığını bildirdi. (AA)

16 22 Temmuz 2015 Çarşamba Zonguldak'ta 35 yıl önce babasının yaşamını yitirmesinin ardından köyündeki toplumsal olayları ajandasına not almaya başlayan Muharrem Kara, adeta köyün "yaşayan hafızası" haline geldi. yaşayan hafıza zonguldak - Zonguldak'ta 35 yıl önce babasının yaşamını yitirmesinin ardından köyündeki toplumsal olayları ajandasına not almaya başlayan Muharrem Kara, adeta köyün "yaşayan hafızası" haline geldi. Beycuma beldesine bağlı Karapınar köyünde yaşayan Kara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının 1980 yılında yaşamını yitirmesinin ardından kendisini boşlukta hissetmeye başladığını belirterek, arayışa girdiğini ve köyündeki toplumsal olayları 1981'den beri not almaya başladığını söyledi. Ülkedeki önemli olayları da not aldığına dikkati çeken Kara, şunları kaydetti:"şu an elimdeki 35. ajandam. Köyümüzde evlenenler, kavga edenler, yaşamını yitirenler ve hava durumu gibi olayları not alıyorum. Türkiye ve dünya genelindeki çok ölümlü trafik kazalarını dahi not alıyorum. Ölene kadar ajandalarıma not almaya devam edeceğim. Hobi olarak başladığım yazma merakımı başka gençlere de aktarmak istiyorum." -"Her gün not alıyorum" Kara, ajandalarından haberdar olanların şaşırdığını dile getirdi. Kara, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz günlerde yakınlarını kaybeden aile bana geldi. Mevlit okutacaklar ama ölüm gününü bilmiyorlar. Ben de ajandama bakarak tam tarihini söyledim. Köylüler bana gelip 'Ne zaman evlendim, düğünüm ve hava nasıldı?' şeklinde sorular soruyor. İnsanlara yardımım dokunuyor. Hiçbir karşılık beklemeden büyük bir zevkle bunu yapıyorum. Hatırlayamadığımız bir şey olursa hemen deftere bakıp, olayın gerçeğini öğreniyoruz. Her gün not alıyorum." - Vefat edenlerin fotoğraflarıyla albüm oluşturdu Köyde hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını da albümde topladığını aktaran Kara, 400 fotoğraflık arşive ulaştığını söyledi. Kara, vefat eden yakınlarının fotoğraflarını bulamayanların kendisinden yardım istediklerini dile getirdi. Köy muhtarı Mehmet Ali Ayyıldız da Kara'nın yaşananları not almasının köy sakinleri için olumlu olduğunu anlattı. Ayyıldız, "Köyümüzde ne zaman bir hadise olsa kendisine başvuruyoruz. Kendisini köyümüzün arşivi görüyoruz. Evlilik yıl dönümü, doğum günü ve vefat tarihleriyle ilgili kendisine başvuruyoruz" dedi. AA ABD de en etkin 30 türk-amerikan kadını seçildi Amerika'da 2002 yılından beri yayınlanan TURKOFAMERICA Dergisi, ABD'nin "En etkin 30 Türk-Amerikan kadını"nı belirledi. Listenin ilk sırasında ünlü doktor Mehmet Öz'ün kızı sunucu Daphne Öz yer aldı. Dergi, iş dünyasından akademik hayata, sivil toplum örgütlerinden kültür sanat çevrelerine kadar çeşitli alanlarda başarılı olan 30 Türk-Amerikan kadınını listeledi. Listenin ilk sırasında ABC kanalında yayınlanan "The Chew" programının sunucularından Daphne Öz yer alıyor. Ünlü kalp doktoru Mehmet Öz'ün kızı olan Daphne Öz, program yayınlanmaya ilk başladığı 26 Eylül 2011 tarihinden bu yana dört sezondur izleyicinin karşısına çıkıyor. İkinci sırada ise savunma sanayi şirketi Sierra Nevada Corporation'ın Yönetim Kurulu Başkanı Eren Özmen bulunuyor. Özmen, Türkiye'nin ilk kısa mesafeli yerli jetini üretmek için Ulaştırma Bakanlığı ile anlaşma imzalayan Sierra Nevada Corporation'u 1994'te 20 kişilik küçük bir şirketken alıp 20 yılda önemli bir kuruluş haline getirdi. Listenin üçüncü sırasında ise giyilebilir teknolojik ürünleri dizayn eden bir takımın lideri olan Ayşegül İldeniz var. İldeniz, Intel Corporation'da yeni ürünler grubunda, iş geliştirme ve stratejiden sorumlu Genel Müdür ve Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Dördüncü sırada Alman lastik ve oto yedek parça üreticisi Continental'in Silikon Vadisi'nde kurduğu ve geleceğin araçlarını tasarlayan Continental Intelligent Transportation Systems şirketinin CEO'su Seval Öz yer alıyor. Listenin beşinci sırasında ise dünyada 20 milyondan fazla insana tünel teknolojisi ile internete güvenli erişim sağlayan AnchorFree şirketinin ana ortaklarından Bağlan Nurhan Rhymes bulunuyor. Liste altı kritere göre belirlendi TURKOFAMERICA Dergisi Kurucu Ortağı ve Genel Yayın Yönetmeni Cemil Özyurt, altı aylık bir araştırmanın sonucunda 30 ismi seçtiklerini söyledi. Listeyi yaparken altı farklı kriteri esas aldıklarını kaydeden Özyurt, "Kriterler arasında Amerikan basınında yer alma, kendi sahasında sahip olduğu güç ve sektördeki etkisi, çalıştığı kurumun Amerikan ekonomisine sağladığı katkı, Amerikan toplumuna sosyal ve kültürel etkiler gibi faktörleri göz önünde bulundurduk" dedi. 30 kişilik listede, 13 profesyonel yönetici, yedi girişimci işkadını, dokuz akademisyen, bir yazar ve sunucunun yer aldığını anlatan Özyurt, listenin en gencinin 1986 doğumlu Daphne Öz olduğunu belirtti. En Etkili 30 Türk-Amerikan Kadını listesi şöyle: 1- Daphne Nur Öz, ABC'de yayınlanan sağlıklı yaşam programı The Chew'in sunucusu, yazar. 2- Eren Özmen, Sierra Nevada Corp. Yönetim Kurulu Başkanı. 3- Ayşegul İldeniz, Intel Corporation, Yeni Teknolojiler Bölümü'nün Dünya Başkan Yardımcısı. 4- Seval Öz, Continental Intelligent Transportation Systems CEO'su. 5- Bağlan Nurhan Rymes, Chief Digital Officer & SVP Revenue, AnchorFree. 6- Dr. Serpil Ayaslı, Kurucu Mütevelli, Turkish Cultural Foundation (TCF). 7- Esra Özer, Başkan, Alcoa Foundation. 8- Evren Doğan Kopelman, Yatırımcı İlişkileri, Ralph Lauren. 9- Mesude Cıngıllı, Finansal Yönetim Grubu Başkan Yardımcısı, the Federal Reserve Bank of Minneapolis. 10- Sumru Belger Krody, Eastern Hemisphere Koleksiyonları Kıdemli Küratör, The Textile Museum. 11- Huma Gruaz, Kurucu, Başkan ve CEO, Alpaytac Public Relations. 12- Sara Bengür, Kurucu, Sara Bengur Interiors. 13- Prof. Banu Onaral, Biyomedikal ve Elektrik Mühendisliği, Drexel University. 14- Çiğdem Bostan, Başkan, Halach Gold Inc. 15- Nur Ercan, Genel Müdür, The Marmara Park Avenue / The Marmara Manhattan 16- Yıldız Blackstone, Başkan, BEluxury. 17- Lydia Borland, Başkan, LB International Solutions. 18- Aylin Uysal, Kıdemli Tasarım Direktörü ve Stratejist, Oracle. 19- Ciğdem Balım Harding, Yakın Doğu Dilleri ve Kültürleri Bölümü kıdemli öğretim görevlisi, Indiana University. 20- Pelin Demirel Muharremoğlu, Kıdemli Finans Müdürü, Capital One. 21- Hafize Gaye Erkan, Kıdemli Başkan Yardımcısı, CIO ve Co-Risk Yönetimi Başkanı, First Republic Bank. 22- Prof. Gülru Necipoğlu Kafadar, İslam Sanatları Ağa Han Profesörü, Sanat ve Mimarlık Bölümü, Harvard University. 23- Doç. Feryal Özel, Astronomi ve Fizik, University of Arizona. 24- Doç. Aslıhan Yener, Anadolu Arkeoloji, The Division of the Humanities, The University of Chicago. 25- Prof. Füsun Özgüner, Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği, The Ohio State erçek te flamingoların görsel şöleni başladı VAN (AA) - ALİ İHSAN ÖZTÜRK - Hava sıcaklığında yaşanan artışla göçmen kuşlar, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki sulak alanlara gelmeye başladı. Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri olan ve ülkedeki kuş türlerinden 230'unun yaşam alanı olarak tercih ettiği Van Gölü havzasındaki Erçek Gölü'nde temmuz ayında adeta görsel şölen yaşanıyor. Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özdemir Adızel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 230 kuş türüne ev sahipliği yapan Erçek Gölü'nün flamingoların önemli beslenme alanlarından biri olduğunu söyledi. Kuzey Afrika'dan başlattıkları yolculuğu İran'a kadar sürdürecek olan flamingoların ekim ayının sonuna kadar Erçek Gölü'nde kalacağını belirten Adızel, yaz döneminde gelen kuşların daha çok üreme olgunluğuna erişmemiş ve bulundukları yerde çiftleştikten sonra göç eden bireylerden oluştuğunu ifade etti. Adızel, "Erçek Gölü'nde şu anda yaklaşık 7 bin 500 flamingo var. Bundan sonra gruplar halinde gelmeye devam edecekler ve sayıları ay sonuna kadar 8 bine ulaşacak. Böylelikle her yıl olduğu gibi bu yıl da görsel bir şölene kavuşmuş olduk" dedi. Adızel, Erçek Gölü'ndeki renk cümbüşünün Van'da yaşayanlar ve şehri ziyarete gelenler tarafından görülmesi gerektiğine değinerek, uluslararası alanda tanınan havzanın, bölgede yaşayan insanlar tarafından da tanınması ve önemsenmesi gerektiğini ifade etti. Van Valiliği koordinesinde, YYÜ tarafından alınan önlemler ve yapılan çalışmalarla bölgedeki kuş türlerinin korumaya alındığını ve her geçen yıl sayılarının arttığını anlatan Adızel, Erçek Gölü'nün, yakın yerleşimlerdeki insanların ve özellikle avcıların göstereceği hassasiyetle kuş cennetine dönüşebileceğini sözlerine ekledi. AntAlyA (AA) - SÜleyMAn elçin - türkiye'ye çek Cumhuriyeti'nden getirilen "humboldt" cinsi penguenler, uyum sürecinin ardından Manavgat ilçesindeki tema parkta ziyaretçiler ile "buluştu". Bakıcıları tarafından Alexandre Dumas'nın "Üç Silahşörler" eserindeki "Athos", "Porthos" ve "Aramis" karakterlerinin adı verilen penguenler, sevimli hareketleriyle ilgi görüyor. ziyaretçiler, University. 26- Nurgül Yavuzer, Başkan, NT Recycling. 27- Cihan Sultanoğlu, UNDP Başkan Yardımcısı, Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü. 28- Prof. Seyhan Erden, Ekonomi Bölümü, Columbia University. 29- Doç. Hande Özdinler, Nöroloji, Northwestern University Feinberg School of Medicine. 30- Nilüfer Durak, Chief Operating Officer, Solvoyo. BuzullArın Üç SİlAhşörlerİ AntAlyA ya Alıştı Antalya'nın Manavgat ilçesindeki doğa parkının yeni sakinlerinden "Athos", "Porthos" ve "Aramis" isimli üç penguen sevimli hareketleriyle büyük beğeni topluyor. penguenleri besleyebiliyor. Parkın genel koordinatörü nazif Ay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu hayvanları türkiye'ye getirmenin zorluğuna işaret ederek "yaşam ortamlarını burada sağlamak gerçekten çok zordu. Soğuk ortam istiyorlar. Antalya'da bunu başardık. özel bir yer yaptık. Suları da özel. Penguenler kısa sürede havuzlarına ve yeni evlerine alıştı" dedi. -Günde 3 kilo balık tüketiyorlar "Athos", "Porthos" ve "Aramis"in günde ortalama 3 kilogram balık tükettiğini anlatan Ay, Antalya gibi sıcak bir kentte penguenle karşılaşanların çok şaşırdığını belirtti. Ay, "Günde yaklaşık bin kişi ziyaretlerine geliyor. herkes penguenlerle fotoğraf çektirmek istiyor" diye konuştu. "Üç silahşörler" diye tanıttıkları penguenlerin özel oda ve havuzda yaşadığını kaydeden Ay, parkta dev dinozor maketleri, sürüngen evi, akvaryum, köpek balığı havuzu ve hayvanat bahçesi de bulunduğunu bildirdi.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Park Ayazma Villaları için start verildi

Park Ayazma Villaları için start verildi Park Ayazma Villaları için start verildi 01 Haziran 2015 Haber Linki: http://www.buyuktire.com/haber-5982- %E2%80%98park_ayazma_villalari%E2%80%99_icin_start_verildi.html Batı Koop. tarafından Tire Maltepe

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar'da her gün 800 kişiye iftar Karabağlar Belediyesi Ramazan ayı boyunca her gün 4 noktada,

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

YENİŞEHİR BELEDİYESİ ENGELLİLER RAPORU - 2014

YENİŞEHİR BELEDİYESİ ENGELLİLER RAPORU - 2014 1. ENGELLİLER PARKI : 2007 yılından; buyana Engellilere Yönelik Psikolojik Destek ve Yaşam Kalitesinin Artırılması Projesi kapsamında; Menteş Mahallesi, Engellilere tahsisli, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü,

Detaylı

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER "DAMLA" HATAY DA GÖNÜLLERE DOLUYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı nın sosyal sorumluluk projelerinden "Damla Projesi" kapsamında gönüllü gençler

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ 1. Bilgi Evlerinin Kuruluş amacı; 2014 ve 2015 Eğitim Öğretim yılı Çocukların kendilerini tanımalarını, bilgi ve becerilerini

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da. Ve şimdi Konya da.

İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da. Ve şimdi Konya da. İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da Ve şimdi Konya da. 23 Bursa Prestij Modern 23 yıllık İstanbul Prestij Park Bakyapı Uzmanlığıyla Prestijli Bir Hayat Sakarya Çamlıca Apart Evleri Çanakkale

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi BAŞKAN SELVİTOPU NDAN ÜCRETSİZ KURSLARA DAVET Karabağlar

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı,

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı, AHMET BAHA ÖĞÜTKEN 24.DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TEŞKİLAT BAŞKAN YARDIMCISI 1961'de İstanbul, Fatih te doğdu, Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini

Detaylı

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ 2014 YILI FAALİYET RAPORU

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ 2014 YILI FAALİYET RAPORU ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ 2014 YILI FAALİYET RAPORU Eskişehir Büyükşehir Gençlik ve Spor Kulübü olarak Atletizm, Hentbol (Kız Erkek), Dragon, Kano, Yelken, Yüzme, Basketbol ve Atıcılık

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI 01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI ALIŞVERİŞ GÜNLERİ YAKINDA BAŞLIYOR SAYFA 1 EĞİTİM İÇİN AKSARAY'A GELDİLER SAYFA 2 ATSO SENDİKA ZİYARETLERİ SAYFA 3 ATSO'DAN ALMANYA'YA ÇIKARMA SAYFA 4 KOÇAŞ AYKAŞ'I

Detaylı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası 11-15 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinlik ve ziyaretlerle kutlandı. Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Başkanı Yadigar

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI EYLÜL / 2014 ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : 1 EYLÜL / 2014 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 1 EYLÜL 2014-2015 Eğitim Öğretim yılı Öğretmen Seminerlerinin Başlaması

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

Beyoğlu'nda Mayıs coşkusu

Beyoğlu'nda Mayıs coşkusu Bilge kentin yeni sesi SAYI: 17 MAYIS 2013 Etkinlik ÖZEL SAYI BEYOĞLU BELEDİYESİ NİN AYLIK ÜCRETSİZ YAYINIDIR www.beyoglu.bel.tr 444 0 160 Önemli icraat ve etkinliklerimiz ilçemizin dört bir yanında start

Detaylı

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi YAZICI GRUP / YAZICI İNŞAAT Yazıcı İnşaat, Hasan Yazıcı nın 1954 yılında Trabzon dan iş hayatına atılmak üzere yaptığı göçle başlamıştır. Başlangıçta taşeron olarak çalıştığı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-4. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :8. SYF BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU YENİ VİZYON GAZETESİ Sayfası :8. Syf Sayfası :8. Syf Karabağlar Belediyesi spora da önem veriyor Karabağlar Belediyesi

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

İTÜ de Spor ve Yaşam

İTÜ de Spor ve Yaşam İTÜ de Spor ve Yaşam Geçmişten Geleceğe İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi, teknik öğretimde 240 yılı aşan parlak geçmişi, çağdaş eğitim ortamı, güçlü akademik kadrosuyla Türkiye de mühendislik ve mimarlık

Detaylı

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İngiltere de Şubat ayından beri yüksek ateş, epileptik atak ve şiddetli ağrı şikayeti İle defalarca İngiltere deki hastanelere

Detaylı

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır.

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. Bayrampaşa da yaşamak neden ayrıcalıktır? Konum olarak İstanbul un en merkezi ilçelerinden biri. Avrupa nın en büyük 2.Otogarı

Detaylı

ÇİÇEK GRUBU 2013-2014 HAZİRAN AYI BÜLTENİ YAZ MEVSİMİ BABALAR GÜNÜ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ TATİL Yaz mevsiminde havada meydana gelen değişiklikler neler? Yaz mevsiminde hayvanlarda ne gibi değişiklikler olur?

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

BATIKENT KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ

BATIKENT KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ BATIKENT KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ Batıkent Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ne zaman açılmıştır? Okulumuz 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında 5 şubede toplam 170 kız öğrenci ile eğitim/öğretim hayatına

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

KİLİS GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ. İl müdürlüğümüz Kilis İl Özel İdaresine Ait Renk iş hanının en üst katında hizmet vermektedir.

KİLİS GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ. İl müdürlüğümüz Kilis İl Özel İdaresine Ait Renk iş hanının en üst katında hizmet vermektedir. KİLİS GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ İl müdürlüğümüz Kilis İl Özel İdaresine Ait Renk iş hanının en üst katında hizmet vermektedir. İLİMİZİN SPOR FAALİYETLERİ AMATÖR SPOR KULÜP SAYILARI Bal Ligi

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

Ülkemizde Tehlikenin yeni adı sentetik uyuşturucular

Ülkemizde Tehlikenin yeni adı sentetik uyuşturucular SAĞLIKLI YAŞAM Ülkemizde Tehlikenin yeni adı sentetik uyuşturucular NELER YAPTIK METRUK BİNALAR Kötü alışkanlıklara eğilimi olan kişilerin barınmasına müsait, harabe halindeki metruk binalar tespit edilip

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 36. VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 36. VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 36. VELİ BÜLTENİ Bugün ilkokul öğrencilerimizin sergilemiş olduğu sahne performansları da bizleri ayrıca gururlandırdı.

Detaylı

Lise Kısmı 2014-2015 Öğretim Yılı I. Dönem Sonu Sınav Takvimi için tıklayınız

Lise Kısmı 2014-2015 Öğretim Yılı I. Dönem Sonu Sınav Takvimi için tıklayınız Lise Kısmı 2014-2015 Öğretim Yılı I. Dönem Sonu Sınav Takvimi için tıklayınız TED KAYSERİ KOLEJİ 2014 2015 SINAV ADI ÖĞRETİM YILI I.DÖNEM SONU BAŞARISIZ DERSİ OLAN VEYA İSTEKLİ ÖĞRENCİLER İÇİN AÇILAN SINAV

Detaylı

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Ekibinde görevlendirilen personele 05 Aralık 2012 Çarşamba

Detaylı

10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi

10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi 10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi Katip Çelebi'nin Rektörü Prof. Galip Akhan İzmir'in en genç devlet üniversitesi Katip Çelebi Üniversitesi'nde rektörlük seçimi sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi.

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi. Sayın Meclis Başkanım, Değerli Meclis Üyelerimiz, Konuşmama başlarken Sayın Defterdarımızı Meclis toplantımızda görmekten duyduğumuz memnuniyetimizi belirtir, Kendisine huzurunuzda; bizlere gösterdiği

Detaylı

BEDEN EĞİTİMİ BÖLÜM BÜLTENİ

BEDEN EĞİTİMİ BÖLÜM BÜLTENİ Bülten No: 10 (17 Mart - 30 Mart 2014) Sayfa 1 ATLETİZM İSTANBUL KÜÇÜKLER PUANLI ATLETİZM YARIŞLARI SONUÇLARI 24-25 MART 2014 ENKA ATLETİZM SAHASI ADI VE SOYADI LEYLA ÖZDOĞURAN LEYLA ÖZDOĞURAN SONUÇ YARIŞTIĞI

Detaylı

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 17 Haftanın Bazı Başlıkları Çocukla İyi Zaman Geçirmenin 10 Yolu VI. Geleneksel Piyano Resitali Miniklere Anlamlı Hediye Okul Küçük Erkek Basketbol Takımı mızdan Başarı Çocukla İyi Zaman

Detaylı

TÜRKİYE ÜNİVERSİTE SPORLARI FEDERASYONU

TÜRKİYE ÜNİVERSİTE SPORLARI FEDERASYONU TÜRKİYE ÜNİVERSİTE SPORLARI FEDERASYONU 23.10.2010 05.10.2012 DÖNEMİ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU Federasyonumuz tarafından daha önce belirlenmiş olan program çerçevesinde 2010 2011 ve 2011 2012 yılı

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

KİLİS GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ. İl müdürlüğümüz Kilis İl Özel İdaresine Ait Renk iş hanının en üst katında hizmet vermektedir.

KİLİS GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ. İl müdürlüğümüz Kilis İl Özel İdaresine Ait Renk iş hanının en üst katında hizmet vermektedir. KİLİS GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ İl müdürlüğümüz Kilis İl Özel İdaresine Ait Renk iş hanının en üst katında hizmet vermektedir. İLİMİZİN SPOR FAALİYETLERİ AMATÖR SPOR KULÜP SAYILARI Bal Ligi

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

03.04.2013 ÇARŞAMBA İZMİR GÜNDEMİ- -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı / Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

03.04.2013 ÇARŞAMBA İZMİR GÜNDEMİ- -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı / Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 03.04.2013 ÇARŞAMBA İZMİR GÜNDEMİ- -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı / Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İzmir acil aramalarda İngiltere'yi örnek alacak İzmir Sağlık Müdür Yardımcısı

Detaylı

ÖZEL SPORCULAR ŞAMPİYONASI BODRUM'DA

ÖZEL SPORCULAR ŞAMPİYONASI BODRUM'DA ÖZEL SPORCULAR ŞAMPİYONASI BODRUM'DA 10-14 Nisan 2014 Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Türkiye Voleybol Şampiyonası Bodrum Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun düzenleyeceği Türkiye Voleybol

Detaylı

TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU 3. OLAĞAN SEÇİMLİ GENEL KURUL VE MALİ GENEL KURULYÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU 3. OLAĞAN SEÇİMLİ GENEL KURUL VE MALİ GENEL KURULYÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU 3. OLAĞAN SEÇİMLİ GENEL KURUL VE MALİ GENEL KURULYÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU Kick Boks ailesinin değerli üyeleri ve kıymetli misafirler, Türkiye Kick Boks Federasyonu son

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :17. Syf Sayfası :1-9. Syf BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :24. Syf. (Sosyal Demokrat Belediyecilik Eki) Karabağlar da asansörler mercek altında Ġlçedeki bin 800 civarındaki

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

İstanbul, AK Parti ile güzel

İstanbul, AK Parti ile güzel İstanbul, AK Parti ile güzel Aralık 05, 2013-5:15:52 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul adayının yine Kadir Topbaş olduğunu söyledi. İstanbul'da iki dönem Büyükşehir Belediye

Detaylı

YAŞAM. yeniden. `de TANIMLANIYOR

YAŞAM. yeniden. `de TANIMLANIYOR YAŞAM yeniden `de TANIMLANIYOR Dağ Mühendislik Ltd. Şti., mekan alan ölçülerinde değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu katalogda kullanılan tüm dekorasyon görselleri temsili olarak konmuş olup, tutar satış

Detaylı

GAZİANTEP 2013 YILI KABUL EDİLEN SODES PROJELERİ LİSTESİ

GAZİANTEP 2013 YILI KABUL EDİLEN SODES PROJELERİ LİSTESİ GAZİANTEP 2013 YILI KABUL EDİLEN SODES PROJELERİ LİSTESİ Sıra no Başvuru Kodu Proje Adı Başvuran Kuruluş Türü Proje Türü 1 2013-27-0111 SODES, MUTLU ANNE, MUTLU ÇOCUK EĞİTİM MERKEZİ ÇALIŞKAN BAYANLAR AİLE

Detaylı

19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ

19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ 19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İKÇÜSEM Üniversite İmkanlarını Halkla Buluşturuyor Üniversitelerin devamı niteliğinde;

Detaylı

Araç muayenesinde Ankara, İstanbul ve İzmir'de 15 Martta başlayan randevu sistemine rağmen pek çok vatandaş sıra beklemeyi tercih ediyor.

Araç muayenesinde Ankara, İstanbul ve İzmir'de 15 Martta başlayan randevu sistemine rağmen pek çok vatandaş sıra beklemeyi tercih ediyor. Araç muayenesinde randevu yerine sıra bekle ( Araç Muayene Randevusu almak ve Detaylı Bilgi için Tıklayınız ) A.A. Araç muayenesinde Ankara, İstanbul ve İzmir'de 15 Martta başlayan randevu sistemine rağmen

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU 2012-2013 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmeni Bölüm Şefi Zuhal ALTINTAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ Bu faaliyet ile çocuk

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

BEYOĞLU ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ STRATEJİK PLANI 2012 YILI EYLEM PLANI

BEYOĞLU ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ STRATEJİK PLANI 2012 YILI EYLEM PLANI HEDEFLER 1 Tüm sınıflarda mesleki formasyon kazandırmak. 1. Kur'an-ı Kerimi tecvid kurallarına uygun bir şekilde yüzüne okuyabilmek, İmam- Hatip'lik yapacak düzeyde ayet ve sureleri ezberlemek. 2. Kur'an-ı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :1. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar da

Detaylı

BAĞCILAR BELEDİYESİ BİRLİKTE MODELLEME DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ

BAĞCILAR BELEDİYESİ BİRLİKTE MODELLEME DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ BAĞCILAR BELEDİYESİ BİRLİKTE MODELLEME DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ İçindekiler SİSTEM DİNAMİKLERİ ALTERNATİF DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ... 2 Aile Yapısı... 2 Çocuk ve Gençlerle ilgili Faaliyetler... 2 Eğitim Kültür...

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

3 Mayıs 2010, Pazartesi

3 Mayıs 2010, Pazartesi Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, 23-30 Temmuz 2011 tarihlerinde Trabzon da yapılacak Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları hazırlıklarının planlanan şekilde yürüdüğünü belirterek organizasyona en güzel şekilde

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-4. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :13. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar modern hizmet binası için gün sayıyor Karabağlar

Detaylı

.HAKKIMIZDA .İŞTİRAKLERİMİZ

.HAKKIMIZDA .İŞTİRAKLERİMİZ .HAKKIMIZDA 1999 yılında kurulan İHK İNŞAAT TİCARET LTD.ŞTİ projeden anahtar teslimine kadar gerek kamu binaları gerekse özel sektöre taahhüt edilen işlerde işverenlerinin ihtiyaçlarını koşulsuz işveren

Detaylı

.~ ". EXPO . \J. f ~ ~ ~ c... ~ ı5-2 ı Mayıs 2015 tarihleri arasında kutlanacak olan programı ekte sunulmuştur. .:~. :... T.C.

.~ . EXPO . \J. f ~ ~ ~ c... ~ ı5-2 ı Mayıs 2015 tarihleri arasında kutlanacak olan programı ekte sunulmuştur. .:~. :... T.C. r: ~ c... ~ f ~ ~ \i it " TC Vii '1. GENeLıI( VE ~POR };tl ~AKA"LlG'LP '-?~ T.C. MANAVGAT KAYMAKAMLIGI Gençlik Hizmetleri ve Spor ilçe Müdürlüğü :....:~.. \J..~ ". EXPO Sayı: 190613431 146 Konu: Gençlik

Detaylı

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU BASIN DAVETİ ÖRNEĞİ 2 3 ANAVARZA BAL HAKKINDA 1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Sti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ MESLEK LĐSESĐ MEMLEKET MESELESĐ BURSĐYER BULUŞMALARI KAYSERĐ BASIN YANSIMALARI 14 KASIM 2010 14 Kasım 2010 YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

Detaylı

BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM

BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr EKİM EKİM 15 Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr Sevgili Ordulular Geleceğe emin adımlarla yürüdüğümüz, kent ve insanımızı birlikte inşa etmek için çıktığımız

Detaylı

UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ

UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ SEVGİLİ ÖĞRENCİ- LERİMİZ... Liselerinizden mezun olup Üniversiteye başladığınız şu günler sizler için çok heyecan verici

Detaylı

Daha Fazlası İçin Bu Eşsiz Manzarayı Hill Kartal la Tamamladık

Daha Fazlası İçin Bu Eşsiz Manzarayı Hill Kartal la Tamamladık Daha Fazlası İçin Bu Eşsiz Manzarayı Hill Kartal la Tamamladık Adaları gören bu eşsiz manzara, huzur dolu bir yaşam alanı, karlı bir yatırım, ulaşımı kolay bir konum, hayatınıza renk katacak teknolojik

Detaylı

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1 1. Hayata Destek Derneği (HDD), Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı (MAG), Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MK) bir araya gelerek Sivil Toplum Afet Platformunu (SİTAP) kurmak üzere çalışmalara

Detaylı

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR Portal : www.haberinozu.com İçeriği : Gündem Tarih : 03.01.2016 Adres : http://www.haberinozu.com/genel/gelecegin-mucitleri-robot-yapmayi-ogreniyor-h303269.html

Detaylı