Forum ANKARA SANAYİ ODASI KASIM/ARALIK 2008

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Forum ANKARA SANAYİ ODASI KASIM/ARALIK 2008"

Transkript

1 Forum Dünyada yaşanan finansal krizin de etkisiyle bir süredir yavaşlamakta olan büyüme hızının düşmesi hatta eksiye dönme olasılığı giderek artmaktadır. Bu süreçte kredi hacmindeki daralma, işletmelerin finansman sıkıntılarını artırırken, hem içeride hem de dışarıda daralan talep de işletmeleri küçülmeye zorlamaktadır. Kriz, kuşkusuz tüm işletmeleri ve tüm sektörleri aynı biçimde ve yoğunlukta etkilememektedir. Hatta, bazı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin krizden olumlu etkilenme olasılığı da bulunmaktadır. Bu koşullarda işletmelerimize ne önerirsiniz? Krizden daha az etkilenmek ya da krizin sunduğu fırsatlardan daha iyi yararlanmak için işletmeler hangi konular üzerinde yoğunlaşmalı, ne tür stratejiler geliştirmelidir? 46

2 Böylesi Zor Dönemlerde İnsanlarımıza Güven Aşılamalı, Onları Krizin Kendisine Değil, Krizin Sonundaki Dünyaya Odaklandırmaya Çalışmalıyız Prof. Dr. Tamer MÜFTÜOĞLU BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ Kriz dönemleri zor dönemlerdir. Sancılı dönemlerdir. Her kriz kendine özgü özellikler taşır. Dolayısıyla her kriz kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Diğer yandan tüm krizlerin ortak bir yanı vardır. Krizler mevcut sistemin mevcut yöntemlerle ve mevcut uygulamalarla sürdürülemeyeceğinin bir işaretidir. Başka bir ifadeyle krizler -krizin derinliğine ve genişliğine bağlı olarak- az veya çok bir değişim, mevcut sistemin bazı elemanlarında, elemanlar arası ilişkilerinde, sistemin bazı çarklarında ve dişlilerinde -yine kriz derinliğine ve genişliğine bağlı olarak- az veya çok değişiklikler yapılması zamanının geldiğini yansıtmaktadır. Sistemin, mevcut sistemin bir yeniden oluşuma gebe olduğunun göstergesidir. Bu nedenle değişim engellenmemeli, değişimin önü tıkanmamalıdır. Yapılması gereken, değişimin yolunu açmak, değişim sürecinin sağlıklı bir şekilde ve en az zararla gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almaktır. Değişimden zarar görecek kişi ve kuruluşların, sektörler ve bölgelerin bu süreci mümkün olduğunca az zararla geçirmelerini sağlamaktır. Bu kişi ve kuruluşları, bölgeleri ve sektörleri değişim süreci sonunda oluşacak yeni sistemin gerektirdiği şartlara göre hazırlamak, onları o doğrultuda mesleklendirmek ve nitelendirmek, kısaca onları değişim süreci sonunda oluşacak yeni şartlara göre hazırlamaktır. Bunlar yapılmazsa, yani değişime direnç gösterilirse veya bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler felsefesi doğrultusunda hiçbir şey yapılmazsa ne olur? Sonuçta değişim yine gerçekleşir. Ama Krizler mevcut sistemin mevcut yöntemlerle ve mevcut uygulamalarla sürdürülemeyeceğinin bir işaretidir. Bu nedenle değişim engellenmemeli, değişimin önü tıkanmamalıdır. Yapılması gereken, değişimin yolunu açmak, değişim sürecinin sağlıklı bir şekilde ve en az zararla gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almaktır. çok daha uzun bir sürede ve çok daha sancılı bir süreçde gerçekleşir. Krizin derinliği ve boyutları arttıkça hem süre daha da uzar hem de çekilen acılar daha da artar. Bunun en trajik örneği 1929 yılında başlayan Dünya Ekonomik Krizi nde yaşanmıştır yılında başlayan kriz hızla artan işsizlik olgusuyla başlamış, tüm dünyada diktatoryal sistemlerin yaygınlaşmasıyla devam etmiş ve İkinci Dünya Savaşı ile noktalanmıştır. Beş yıl süren savaşta insanlık tarihinin en korkunç dönemi yaşanmış, 60 milyonun üstünde insan yaşamını kaybetmiştir. Bu tabloyu yaşayan insanoğlunun aynı trajediyi bir daha yaşamamak için elinden geleni yapacağı muhakkaktır. Nitekim içinde yaşamaya başladığımız küresel kriz sürecinde, krizin başından beri, büyüklü küçüklü tüm ülkeler birşeyler yapmaya çalışmakta, en azından bunun arayışı içinde bulunmaktalar. Kanaatimizce burada aksayan en önemli husus, küresel seviyede gerçekleştirilemeyen bir koordinasyon eksikliğidir. Bunun da başta gelen nedeni, bazı ülkelerle bazı işletmelerin, hatta bazı sektörlerin gemisini kurtaran kaptan arslandır zihniyeti ile hareket etmesidir. Bu ülkelerin ve işletmelerin genellikle en güçlü ülkeler ve işletmeler olması tehlikenin boyutlarını daha da artırmaktadır. Krizden en az zararı ben göreyim veya kriz bahanesiyle gücümü daha da artırayım arayışına giren büyük ve güçlü ülkelerle büyük ve güçlü işletmelerin neden oldukları tahribat, büyüklükleri oranında artmaktadır. Sonuçta dünya ölçeğinde ortaya çıkan tahribat, büyüklerin elde edebildikleri (hatta çokca elde 47

3 edebildiklerini sandıkları) yararı kat kat geçmekte, kısaca sonuç hüsranla noktalanmaktadır. Tarihte yaşanan bu tecrübeler unutulmamalı, kriz dönemlerinde bu tecrübelerden dersler çıkarılarak yararlanılmalı, ona göre hareket edilmelidir. Zira artık biliyoruz ki, kriz dönemlerinde, hele hele küresel kriz dönemlerinde arslan olmak fazla işe yaramamaktadır. Zira bu tür kriz dönemlerinde doğru olan yapılmadığı, bencil davranıldığı takdirde büyük ve güçlü olmak fazla işe yaramamaktadır. Tecrübelerle çok kez görünen ve yaşanan, o güçlü ülkelerin ve güçlü işletmelerin kriz sürecinde ya sahayı terketmek zorunda kaldıkları veya dişleri dökülmüş, tırnakları sökülmüş arslanlara dönüştükleri şeklindedir. Bu tecrübeler sonucunda hepimiz şu gerçeği artık anlamış durumdayız: Kriz dönemlerinde hepimiz aynı gemideyiz özdeyişi çok daha büyük bir anlam kazanmaktadır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, kriz sadece bir işletmede ise gemi tüm şirketi, kriz sadece bir ülkede ise gemi tüm ülkeyi, küresel bir kriz durumunda ise gemi tüm dünyayı simgelemektedir. Dolayısıyla krizde ne yapmalı sorusuna cevap ararken, yapılması gereken ilk ve en önemli husus; işletme, ülke veya dünya ölçeğindeki gemide bulunan yolculuk arkadaşlarımızla, yani paydaşlarımızla, karşılıklı güvene dayanan sağlıklı, şeffaf, etkin ve etkili bir iletişim kurma zorunluluğudur. İşletmelerin bu konudaki paydaşları, çalışan personeli ve müşterileri, tedarik zincirinde yer alan tedarikçi ve satıcı firmaları, işletmeye kredi sağlayan finansör kuruluşları, ortakları, rakip işletmeleri, devleti kapsayan geniş bir alana yayılmaktadır. Küresel bir krizde ise ülkenin paydaşları diğer tüm ülkeleri kapsamaktadır. Bu genel açıklamalardan sonra içinde bulunduğumuz küresel kriz sürecinde işletmelerimize yönelik önerilerimizi aşağıdaki noktalarda toplamak istiyoruz. 1- İlk yapılması gereken husus muhakkak ki paniklememek, korkuya kapılıp aceleci ve tepkisel davranışlardan olabildiğince kaçınmaktır. Sakin olmak, gelişmeleri izlemek, güvenilen uzman kişilerin görüş ve değerlendirmelerini almak; buna göre A planı yanında farklı beklentilere göre hazırlanmış B ve C alternatif planlarıyla gelişmelere hazırlıklı olmaktır. 2- Kısa dönemde önemli olan işletmenin ayakta kalmasıdır. İşletmenin faaliyetini sürdürebilmesinin, nefes alıp vermesinin sağlanmasıdır. Bunun olmazsa olmaz şartı ise işletmede nakit giriş ve çıkışlarının sürekli olarak dengede tutulması, işletmenin borçlarını ödeyememe (veya ödeme taahhütlerini yerine getirememe) durumu ile karşı karşıya kalmamasıdır. İşletme, nakit akışlarında (nakit giriş ve çıkışlarında) dengeyi sürekli sağlama konusunda hazırlıklı olmalı, finansman işlevini emin ellere teslim etmelidir. Çalıştığı bankalar ve diğer kredi kuruluşları ile sürekli iletişim içinde bulunmalı, onlara karşı şeffaf olmalı ve onlar nezdinde güven sağlamalıdır. Reel sektör ile finans sektörünün çıkar çatışması içinde olan taraflar değil, tam tersine, birbirine hayat veren, birbirine muhtaç simbiyotik ilişki içinde bulunan taraflar olduğu gerçeğini unutmamalı, buna göre hareket etmelidir. Ayrıca, ödemeler konusunda önemli sorunlar çıkması halinde tedarikçi kişi ve kuruluşları, devleti ve özellikle de personeli önceden bilgilendirmeli, onlar nezdinde de güven sağlayarak olurlarını almaya azami özen göstermelidir. 3- Kriz dönemlerinde müşterinin değeri ve önemi çok daha iyi anlaşılır. Kaybedilen müşterinin kazanılması çok zordur. Memnun edilen bir müş- 48

4 teri ise işletmeye onlarca, yüzlerce yeni müşteri kazandırabilir. Kriz sonrası bazı rakip işletmelerin piyasayı terketmek zorunda kalacağı göz önünde tutulursa, yeni müşteriler kazanmanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Esasen kriz aynı zamanda işletmeler için fırsat yaratır derken de kastedilen budur. Sık sık müşteri ziyaretleri yapılmalı, müşteri kendisine sunulabilecek yeni hizmetler konusunda bilgilendirilmelidir. Ayrıca, yeni müşteriler ve yeni pazarlarla ilişki kurma yolları açık tutulmalı, onların arzu ve istekleri doğrultusunda yeni ürünler ve hizmetler geliştirilmesine çalışılmalıdır. Kriz sonrası ortaya çıkacak fırsatların değerlendirilmesinde mevcut ve potansiyel müşteriler nezdinde sağlanan güven ve itibar işletmenin en büyük artısı olacaktır. 4- Kriz döneminde tüketici durumunda olan nihai tüketici müşteriler yanında, işletmenin tedarik zincirinde yer alan tedarikçi ve satıcı firmalarla (toptancı, perakendeci, bayii vd.) da sürekli iletişim ve işbirliği içinde olma, onlara karşı da şeffaf olunması ve onlar nezdinde de güven sağlanması büyük önem taşımaktadır. 5- Kriz döneminde işletmenin güven sağlaması gereken çok önemli diğer bir paydaşı da işletmede çalışan personeldir. Bilindiği gibi kriz dönemlerinin en acı gerçeği, insanların işlerini kaybetmeleri, işsiz kalmalarıdır. Kriz dönemlerinde insanların en büyük korkusu bu acı gerçekle karşı karşıya kalmaktır. Bu itibarla işletme, personelinin işsiz kalmaması konusunda elinden gelen tüm imkanları sonuna kadar kullanacağı konusunda onlara tam bir güven verebilmelidir. İşletmenin bu konuda yapacağı fedakarlıklar ve sağladığı güven onun toplum nezdindeki itibarını da büyük ölçüde artıracaktır. 6- Kriz dönemlerinin hiç değişmeyen bir gerçeği de düşen talep hacmiyle beraber daralan piyasalardır. İçinde bulunduğumuz türden küresel krizlerde bu piyasa daralması hem iç piyasalar hem de dış piyasalar (ihracat piyasaları) için geçerlidir. Bu nedenle kriz dönemlerinde işletme için yeni pazarlar bulma konusu büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, burada önemli fırsatların doğabileceği gerçeği de unutulmamalıdır. Zaruretler maharetlerin anasıdır özdeyişi burada da doğrulanmaktadır. İşletme, kriz döneminin kendisini sürüklediği bu Krizin başından beri, büyüklü küçüklü tüm ülkeler birşeyler yapmaya çalışmakta, en azından bunun arayışı içinde bulunmaktalar. Kanaatimizce burada aksayan en önemli husus, küresel seviyede gerçekleştirilemeyen bir koordinasyon eksikliğidir. Bunun da başta gelen nedeni, bazı ülkelerle bazı işletmelerin, hatta bazı sektörlerin gemisini kurtaran kaptan arslandır zihniyeti ile hareket etmesidir. arayışlar sonucunda kriz öncesi pazarlarına göre çok daha cazip yeni pazarlar bulabilmekte, böylece büyüme potansiyelini en üst seviyede gerçekleştirmek imkanını bulmaktadır. Bu nedenle işletme, kriz döneminde çeşitli yollardan (fuarlara katılma, aday pazar bölgeleri ve ülkeleriyle ilgili olarak bilgilenme, aracı kuruluşlarla ilişkiye geçme vd.) yeni pazar ve müşteri arayışlarına önem vermelidir. 7- Kriz dönemlerinin, özellikle mali kaynaklı kriz dönemlerinin diğer değişmeyen bir gerçeği de daralan kredi piyasalarıdır. Bu husus yukarıda birinci madde de ortaya konan işletmenin nakit dengesinin sürekli olarak korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu itibarla işletme finansör kuruluşlarla ve özellikle de bankasıyla kendisine sağlanabilecek kredi imkanları (kredi tutarı, kredi vadesi, kredi faizi vd.) konusunda tam bir bilgi sahibi olmaya çalışmalıdır. Ayrıca, özsermayesini güçlendirme konusunda mevcut ortaklar ve/veya yeni ortaklar bularak sermaye artırımına gitme imkanlarını araştırmalıdır. Yine işletmenin tedarik zincirinde yer alan tedarikçi ve satıcı firmalarla olan nakit ilişkilerini onlarla görüşerek ve onların olurunu alarak düzenlemeli, burada beklenmeyen olumsuz sürprizlerle karşı karşıya gelmemeye çalışmalıdır. Aynı şekilde müşteri ödemelerinin hızlandırılması konusunda sağlanabilecek imkanlar, onlarla görüşerek ve olurları sağlanarak gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır. 8- Küresel krizlerde, özellikle ithalat/ihracat ilişkileri içinde olan işletmeler açısından çok önemli bir borçlanma ilkesi de şudur: Borçlanmanın mümkün olduğunca işletmenin ihracat gelirlerinin ve/veya ithalat giderlerinin gerçekleştirildiği döviz cinsleri dikkate alınarak ve bu döviz pariteleri göz önünde tutularak belirlenmelidir. Burada gereksiz risklere girilmemeli, ihtiyatlı, (müdebbir bir tüccar gibi) davranılmalıdır. İşletmenin bu yoldan kur farklılıklarından doğabilecek riskleri asgari seviyelerde tutması mümkün olacaktır. Küresel krizlerde sık sık rastlanan ve önemli boyutlara ulaşabilen kur dalgalanmaları dikkate alındığında bu borçlanma ilkesinin önemi kendiliğinden ortaya çıkar. 9- Kriz dönemlerinin değişmez bir ilkesi de çok özel şartların doğuracağı durumlar dışında- yatı- 49

5 Kriz dönemlerinde hepimiz aynı gemideyiz özdeyişi çok daha büyük bir anlam kazanmaktadır. Yapılması gereken ilk ve en önemli husus; işletme, ülke veya dünya ölçeğindeki gemide bulunan yolculuk arkadaşlarımızla, yani paydaşlarımızla, karşılıklı güvene dayanan sağlıklı, şeffaf etkin ve etkili bir iletişim kurma zorunluluğudur. rımların askıya alınmasıdır. Bu sadece genişleme ve yeni yatırımlar gibi sabit yatırımlar için değil, stok yatırımları için de geçerlidir. Bu durum satış piyasalarının ve kredi piyasalarının daralmasının tabii bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Aynı durum alacaklara bağlanan sermaye için de geçerli olduğundan peşin satışların geliştirilmesine özen gösterilmelidir. 10- Kriz dönemlerinde çalışma sürelerinin gerek günlük mesai, gerek haftalık çalışma günleri veya haftalık, aylık tatiller şeklinde aşağı çekilmesinin zorunlu hale gelmesi durumlarında personel eğitiminin fırsat maliyeti önemli ölçüde azalacaktır. Hem bu nedenle hem de kriz sonrası ortaya çıkacak fırsatların değerlendirilmesinde daha nitelikli bir personel kadrosuyla sahaya çıkmanın avantajlarını değerlendirmek için, kriz dönemlerinde personel eğitimine önem verilmelidir. Ayrıca böylesi bir uygulama, personelin özgüveninin artırılması, personelin işletmeye bağlılığının pekiştirilmesi ve personeldeki işden çıkarılma ve işsiz kalma endişesini önemli ölçüde ortadan kaldırması gibi önemli yararlar sağlayacaktır. 11- Yine kriz dönemlerinde personelin yaratıcılık gücünün en iyi şekilde değerlendirilmesine çalışılmalıdır. Zaruretler maharetlerin anasıdır özdeyişinin bireyler seviyesinde de geçerli olduğu düşünülürse işletmede çalışan personel gerek tecrübelerini değerlendirerek ve gerekse araştırarak, uygulanacak arama konferansları ve beyin fırtınası gibi toplantılarda birbirlerini tetikleyerek işletme açısından kriz sonrasında uygulanabilecek çok önemli yeniliklerin (inovasyonların) gerçekleştirilmesinin yolunu açabilirler. Bu yenilikler maliyet tasarruflarından yeni ürünlere, yönetsel ve örgütsel inovasyonlardan süreç inovasyonlarına kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsayabilir. Bu uygulama bir önceki 10. madde de sözü edilen personel eğitimi kapsamında da gerçekleştirilebileceğinden, bu uygulama da aynı kapsamda ele alınıp değerlendirilebilir. Sonuç olarak işletmelerimiz kriz döneminde bir gözleriyle nakit giriş ve çıkış sürecini sürekli olarak gözleyerek nakit dengesinin korunmasını garantiye almalılar. Ayakta kalabilmenin, faaliyetini sürdürmenin, kısaca nefes alıp vermenin olmazsa olmaz şartı bu. Bunun için mümkünse işinin uzmanı ehil personelle çalışmalı, gerekirse bu konuda danışmanlık hizmeti alınmalıdır. Son yıllarda KOBİ lere karşı ilgisi büyük ölçüde artan bankalarımızın danışmanlık hizmetlerinden yararlanma yoluna gidilmeli, bu konudaki imkanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. İşletmelerimiz ikinci gözlerini de ufka dikmeli, daha uzun vadeli hareket ederek kriz sonrası ortaya çıkabilecek fırsatların değerlendirilmesine odaklanmalılar. Kriz sonrası ortaya çıkacak yeni dünyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışılmalıdır. Ve nihayet son söz olarak, yukarıda da sık sık tekrarladığımız, kriz dönemlerinde hep geçerli olan, kriz dönemlerinin en önemli ilkesi olabildiğince en etkili şekilde gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır. Bu en önemli ilkeyi tekrar edelim: Tedarikçilerinden satıcılarına, personelinden müşterilerine, rakiplerinden devlet kuruluşlarına, finansörlerinden danışmanlarına kadar tüm paydaşlar nezdinde güven sağlamak, bu zor dönemde tüm paydaşlar nezdinde itibarını korumak, hatta itibarını olabildiğince yükseltmek. Krizler gibi zor dönemlerde sağlanan güven ve itibarın çok etkili olduğu, bu güven ve itibar yatırımının gelecekte katlarıyla nemalandığı unutulmamalıdır. Çok iyi bildiğimiz açık seçik gerçek, her krizin de bir sonunun olduğudur. İşletmeleriyle, ülkeleriyle insanlık çok ağır krizlerden geçmiştir. Sadece içinde yaşanılan krizin zorluklarına değil, kriz sonrasının daha mutlu dünyalarına da bakmakta yarar var. Böylesi zor dönemlerde binbir zahmet ve özverilerle katlanılan fedakarlıkların, böylesi zor dönemlerde sağlanan güven ve itibarın nimetlerinden de yararlanılacak günler gelecektir. Yeter ki insanlarımıza korku ve endişe aşılamayalım, insanlarımızı kötümser bir hayava sokmayalım. İnsanlarımızın kendi içlerine kapanmalarına neden olmayalım. Zira bu tür olumsuzluklar çarpan etkisiyle genişlemekte, adeta geometrik diziyle artmaktadır. Tam tersine insanlarımıza güven aşılamalı, onları krizin kendisine değil, krizin sonundaki dünyaya odaklandırmaya çalışmalıyız. Onları kötümserlikten uzaklaştırıp iyimser kılmaya çalışmalıyız. Zira hepimizin krizler konusunda çok iyi bildiği bir doğrunun, krizin sonlanmasındaki çıkış noktasının, dibe vurup yukarı doğru tırmanışın başlangıç noktasının piyasalardaki talep artışı, talep canlanması olduğu gerçeği insanlarımızın geleceğe iyimser olarak bakmaya başlamalarıyla start alacaktır. 50

6 Ülke Olarak Küresel Krizden Daha Az Etkilenebilmek İçin Kamunun ve Reel Sektörün Birlikte Çözüm Geliştirmesi Gerekiyor Küresel Kriz ve Türkiye Etkisi 2008 yılının ikinci yarısından itibaren daha şiddetli bir biçimden hissedilmeye başlayan küresel krizin, sadece çıktığı yer olan ABD ekonomisi ile sınırlı kalmayacağı ve özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerini daha fazla etkileyeceği açık bir biçimde ortaya çıkmış durumda. Bu krizin 1929 Ekonomik Buhranı ndan sonra görülen en büyük küresel kriz olduğu hemen hemen herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Finansal piyasalarda 2001 sonrası ortaya çıkan likidite bolluğu ve aşırı risk iştahı finansal varlık ve emtia fiyatlarında aşırı değerlenmeye yani balona yol açtı. Yaşanan bu küresel krizde, önce gayrimenkul sektöründe çözülme yaşandı, daha sonra da kriz dalga dalga yatırım bankalarına, hedge fonlara, ticari bankalara ve son olarak da reel sektöre kadar sirayet etti. Bu krizin 1929 Ekonomik Buhranı ndan sonra görülen en büyük küresel kriz olduğu hemen hemen herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Finansal piyasalarda 2001 sonrası ortaya çıkan likidite bolluğu ve aşırı risk iştahı finansal varlık ve emtia fiyatlarında aşırı değerlenmeye yani balona yol açtı. Başarı öyküleri dillerden dillere dolaşan CEO ların ne denli büyük hatalar yapabildiğine şahit olundu. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ TOBB ETÜ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İŞLETME BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ Bu krizi son yıllarda gördüğümüz ekonomik krizlerle karşılaştırdığımızda şu tespitleri yapabiliriz: Krizin en önemli ve ilginç özelliği en gelişmiş finansal piyasa ve ekonomiye sahip olan ABD den kaynaklanmış olması. ABD ekonomisinin büyüklüğünün dünya ekonomisinin yüzde 25 i civarında olması, yani batamayacak kadar büyük olması ve parasının tüm ülkelerce rezerv para olarak kabul edilmesi, krizin tüm dünyaya yayılmasına yol açmakta. Ayrıca, piyasa ekonomisinin en iyi yaşatıldığı yer olan ABD de krizin başlaması piyasa ekonomisine olan güveni oldukça sarsmış gözükmekte. Başlangıçta iyi gitse bile 1980 lerde başlayıp 1990 lardan sonra hız kazanan deregulation, finansal innovasyon ve küreselleşmenin kriz için uygun ortam yarattığı gözlemlendi. Kuralsızlık ve denetim eksikliğinin olduğu yerde finansal piyasa -ne denli gelişmiş olursa olsun- piyasa disiplininin sağlanamadığı; aşırı risk iştahının en eğitimli, en akıllı insanları bile kör ettiği görüldü. Başarı öyküleri dillerden dillere dolaşan CEO ların ne denli büyük hatalar yapabildiğine şahit olundu. Eski FED Başkanı olan Greenspan gibi dünün ünlü kahramanları bugünün krizinin yaratıcısı olarak artık kabul edilmekte. Bunlara ilaveten, düşük faiz ve yüksek likidite döneminin sonunun geldiğini, kre- 51

7 Düşük faiz ve yüksek likidite döneminin sonunun geldiğini, kredi piyasalarında daralma olacağını ve bunun ekonomik büyümeyi sekteye uğratacağını ve yatırım bankacılığının bu süreçten olumsuz etkileneceğini söylemek mümkün. di piyasalarında daralma olacağını ve bunun ekonomik büyümeyi sekteye uğratacağını ve yatırım bankacılığının bu süreçten olumsuz etkileneceğini söylemek mümkün. Son gelişmeler, ülkemizin bu krizden etkilenmeyeceğini ortaya koymuş bulunuyor den farklı olarak kamu maliyesi ve bankacılık sisteminin çok daha iyi durumda olması, bankalarımızın sermaye yeterlik oranının yeterli düzeyde bulunması, bankalarımızın açık pozisyon riskinin olmaması ve türev ürünler gibi toksik ürünlere yatırım yapmaması ve bunlara ilaveten mali sistemde denetim ve gözetimin güçlendirilmiş olması küresel krizin etkilerini daha az hissedilmesinde yardımcı olmakla beraber, reel sektörün açık pozisyon riskinin yüksek olması ve ülke olarak verdiğimiz cari açık tutarının geldiği seviye, riski artıran faktörler olarak karşımıza çıkmakta. Za- t e n küresel kriz öncesinde reel sektörde sorunlar vardı. Para birimimizin aşırı değerlenmesi, düşük enflasyon sürecinin getirdiği talep daralması ve girdi maliyetlerindeki aşırı artış reel sektörün sıkıntı yaşamasına yol açmaktaydı. Ülke olarak bundan daha az etkilenebilmek için kamunun ve reel sektörün birlikte çözüm geliştirmesi gerekli. Kamu bu dönemde iş dünyasıyla, özellikle reel sektörle istişare içerisinde olmalı. Reel sektörü kendi ha- line bırakmanın çözüm olmadığı bilinmeli. Bugün ortada bir kriz varsa bu sadece firmaların suçu değildir. Uygulanan iktisadi politikaların getirdiği birtakım olumsuzluklar (kurların aşırı değerlenmesine bağlı olarak yerli firmaların rakiplerine kıyasla fiyat konusunda rekabet gücünü yitirmesi, sıcak parayı tutmak için yüksek faiz politikasının kredi maliyetlerini yükseltmesi gibi) yerli firmaların şu anda yaşadığı sorunların daha şiddetli hissedilmesine yol açmaktadır. Unutulmamalıdır ki bir ülkede firmaların taşıdığı risk en az o ülkenin riski kadardır. Aynı gemide bulunmanın riskini taşıyan firmaların sorunlarını çözme konusunda bu yüzden hükümetler elinden geleni yapmaya mecburdur. Bunun için de reel sektörün çözüm önerilerini dinlemelidir. Devlet, her şeyden önce piyasada güven unsurunu sağlamalıdır. Firmalara kredi kanalının açık olmasını tesis etmelidir. Piyasalarda yaşanacak likidite sıkıntısını halletmek öncelikle kamu kesiminin görevidir. Ayrıca, firmalarımızın rekabet gücünü artırmak için, reel sektörce dile getirilen, girdi maliyetlerini düşürücü tedbirleri alma yoluna gidilmelidir. Bugün ülkemizde faaliyet gösteren firmalarımız diğer gelişen ülkelerle karşılaştırıldığında en pahalı enerjiyi kullanmaktadır. İstihdam edilen kayıtlı çalışanlar üzerinde ağır bir vergi yükü bulunmaktadır. Bu da kayıtlı çalışanların rekabet gücünü azaltmaktadır. Kurların aşırı değerlenmesi, ihracata yönelik çalışan firmalarımızın işgücü maliyetinin yabancı para birimi cinsinden artmasına yol açmaktadır. Sayıca firmalarımızın en az yüzde 99,3 ünü teşkil eden KOBİ lerimizin kurumsallaşma ve işletmecilik açısından ciddi sorunları bulunmaktadır. Bu konuda hem eğitime hem de teknik danışmanlığa ihtiyaçları vardır ve ne yazık ki KOBİ lerimizin büyük çoğunluğu ya sorunun farkında değildir ya da bu hizmetlerden yararlanabilecek kaynağa sahip bulunmamaktadır. Reel sektörün sorunları tabii ki bununla sınırlı değil. Bunları daha da artırmak olası. Bu sorunları çözme konusunda devlet firmalarımıza yardımcı olmalı. Enerji girdi maliyetlerini azaltma yoluna gitmeli. İstihdam üzerindeki vergi yükünü hafifletmeli. Özellikle bu dönemde KOBİ lere yönelik olarak eğitim ve teknik danışmanlığa daha fazla destek verilmeli. Kredi piyasasındaki daralmadan KOBİ lerin daha az etkilenmesi için özellikle kamu bankalarının bu kesime daha fazla kredi açması sağlanmalı ve kredi maliyetinin düşürülmesine yönelik olarak kaynak tahsis edilmelidir. Bu sorunları halletmek amacıyla, özel kesime aktarılacak fon desteğinin ileride enflasyon ve kamu üzerinde borç yükü yaratma- Son gelişmeler, ülkemizin bu krizden etkilenmeyeceğini ortaya koymuş bulunuyor. Kamu bu dönemde iş dünyasıyla, özellikle reel sektörle istişare içerisinde olmalı. Reel sektörü kendi haline bırakmanın çözüm olmadığı bilinmeli. Bugün ortada bir kriz varsa bu sadece firmaların suçu değildir. Unutulmamalıdır ki bir ülkede firmaların taşıdığı risk en az o ülkenin riski kadardır. 52

8 Devlet, her şeyden önce piyasada güven unsurunu sağlamalıdır. Firmalara kredi kanalının açık olmasını tesis etmelidir. Büyümenin düşeceği bu dönemde kamu, kendisinin yatırımları yapması yerine, özel sektörün dinamo görevi görmesini tercih etmelidir. ması için, fon desteğinin kamu harcamalarından mümkün olduğunca tasarruf yapılarak sağlanması büyük önem arz etmektedir. Yani büyümenin düşeceği bu dönemde kamu, kendisinin yatırımları yapması yerine, özel sektörün dinamo görevi görmesini tercih etmelidir. Zira geçmiş tecrübeler, kamunun yatırımlar konusunda özel sektör kadar rasyonel davranamadığını ortaya koymaktadır. AB ülkelerine ve gelişmiş ekonomilere olan ihracatta azalma ihtimaline karşı da ihracatçı firmalara yeni pazarlar bulunması konusunda destek verilmelidir. Firma bazında yapılabilecekler konusunda kısaca aşağıdaki hususlar önerilebilir: Kurumsallaşma konusunda adım atmak, Özellikle kritik işletme fonksiyonları (muhasebefinans) için profesyonellerle çalışmayı tercih etmek, Küçük olsun benim olsun veya Ne iş olsa yaparız, biz her işte varız devrinin sona erdiğinin bilincinde hareket ederek, rekabet gücünün olduğu alanlarda yoğunlaşmak, Harcamaları mümkün olduğunca kısmak, maliyetleri azaltmak, Gerekirse faaliyet hacmini azaltmak, Mecbur kalındığında ayakta kalabilmek için büyüme yerine küçülmeyi tercih etmek, Verimliliği artırmak, Stoğa çalışmamak, Alacakların devir hızını yükseltmek, Borçların vadesini mümkünse uzatmak, Faaliyet ve finansal kaldıraç derecesini düşük tutmak, krizde özellikle en fazla hasar görenlerin başkasının parasıyla yatırım yapanların olduğu bilincinde hareket etmek, Özellikle hazır giyim gibi alanlarda hızlı ve esnek üretim yaparak olası talepleri değerlendirebilme fırsatı yakalamak, Bankalarla kredi ilişkisinin iyi olduğu ve borçlanma imkanının yüksek olduğu durumlarda ticari kredileri artırarak pazar payını yükseltebilme becerisini göstermek, Mümkün olduğunca kısa vadeli kredi kullanmamak, Bilançonun aktif tarafında likiditeyi artırırken, pasif tarafında vadeyi uzatmak, Öz sermayeyi güçlendirmek, Etkin risk yönetimine geçmek, İnovasyona önem vermek, bu dönemde yeni şeyler yapanın ayakta kalma ve büyüme şansının daha yüksek olduğu bilinci içerisinde hareket etmek, Kur riskine dikkat etmek, bu dönemde döviz cinsinden borçlanmamaya çalışmak, Yeni pazarlar bulmak, Eğitim ve teknik danışmanlık hizmetlerinden mümkün olduğunca feragat etmemek, Kriz denilince tüm firmaların batacağı akla gelmemeli. Bir diğer deyişle, krizde her firma batmıyor. Geçmiş deneyimlere bakıldığında iflasların yüzde 95 inin firma içi nedenlerden, özellikle yönetim hatalarından kaynaklandığı görülmektedir. Bu dönemde iyi yönetilen ve sistem olarak iyi işleyen firmaların ayakta kalma şansı daha yüksek olacaktır. Son söz olarak, Chrysler i geçmişte krizden çıkararak büyük ün kazanan Iacocco nun bu konuda yöneticilere verdiği tavsiyelere göz atmakta yarar var: Krizi teşhis ettiğin anda harekete geç. Yavaşlık ve sessizlik krizin saldırganlaşmasına yol açar. Aman yavaş diyenler korkaklardır! Kriz zamanı gücün varsa sakın araziye uyma! Kriz, akıllıları büyük işlere yöneltir. Herkesin sindiği ortamda tüm inisiyatifi ele geçirmeye çalış. Böylesine fırsat zor ele geçer. Krizle savaşırsan kazanırsın. Her konuda liderliğe soyun. İki ayrıntılı planın olsun: Kısa ve orta vadeli planlar. Stratejik yol haritasını çeyrek dilimlere ayır. Kendini farklılıkla terbiye et! Şirketinde çalışan yöneticilerin bir iddia düzeyi olsun. Krizi yenme faaliyetinin adını koy. Peşin hükümleri yok edecek önlemleri al. Krizi asla tek bir nedene Kriz denilince tüm firmaların batacağı akla gelmemeli. Bir diğer deyişle, krizde her firma batmıyor. Bu dönemde iyi yönetilen ve sistem olarak iyi işleyen firmaların ayakta kalma şansı daha yüksek olacaktır. oturtup, stratejileri bunun üzerine inşa etme. Her krizin bir galibi, bir de mağlubu vardır. Bilelim ki kriz kimisi için sorun, kimisi için fırsattır. Akıllı insan da ünlü düşünür San Tzu nun dediği gibi sorunları fırsata dönüştürebilendir. 53

9 Küresel Kriz ve Türkiye Eylül 2008 de, ABD de ipoteğe dayalı konut kredileri (mortgage) sisteminin çökmesi ile su yüzüne çıkan ve kısa sürede küresel bir boyut kazanan mali kriz reel sektörü de derinden etkilemeye başlamıştır. Dev otomotiv firmalarının batma noktasında devletten finansal can simidi talep etmeleri ve işçilerinin önemli bir bölümünü ücretli-ücretsiz izne çıkarmaları bu etkinin ilk belirtileridir. Aradan geçen birkaç ay içerisinde, tüm dünyada yatırımlar durma noktasına gelmiş, tüketim ve üretim gerilerken işsizlik tırmanışa geçmiştir. IMF ve OECD gibi uluslararası kuruluşların geleceğe dönük ekonomik büyüme tahminleri, 2009 yılının ve bir ölçüde de 2010 yılının büyüme ve istihdam açısından kayıp yıllar olacağına işaret etmektedir. OECD ülkelerinde şu an 34 milyon olan işsiz sayısının 2010 yılında 42 milyona yükselmesi beklenmektedir. Küresel Mali Kriz, Uzun Yıllardır Büyümeyi Harekete Geçiren Tüketim ve Yatırım Harcamalarını Dış Finansal Kaynaklarla Gerçekleştiren Türkiye Ekonomisinin Ekonomik Büyüme Dinamiklerini de Zayıflatmıştır Prof. Dr. Ahmet ŞAHİNÖZ Hacettepe Üniversitesi İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İktisat Bölüm Başkanı Türkiye ekonomisinin içine girdiği yavaşlama ve ardından gelecek daralma süreci firmalar düzeyinde ele alındığında, dış talepte yaşanan daralmanın en fazla dış piyasalara yönelik üretim yapan işletmeleri küçülmeye zorlayacağını söyleyebiliriz. Kapitalist sistemin merkezinde patlak veren mali kriz, herhangi bir yönetsel ya da konjonktürel bir krize benzememektedir. Burada, mevcut ekonomik sistemde ciddi bir çözülmeye yol açan yapısal bir sorun bulunmaktadır. Son yıldır sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi ve risk fiyatlandırılmasına dayalı türev piyasaları ile sabun köpüğü nden sanal bir dünya yaratılarak reel sektörle köprüler atılmış, firmalar daha fazla kar elde etmek için giderek artan ölçüde temel faaliyetleri dışında kalan finansal operasyonlara bağlanmış, bölüşümden umduğunu bulamayan ücretli ve küçük esnaf da tüketimlerini finans dünyasının sunduğu türlü-çeşitli kredi kanalları ile sürdürmeye çalışmıştır. Bu sürecin başlıca aktörü olan bankalar ise kredi risklerini türev piyasalara havale ederek kendi sermaye varlıklarını zorlayıp yeni finansal balonlar oluşturmuştur. 54

10 Türkiye, dış ticaretin daraldığı bir kriz ortamında, korumacı politikalara yönelmeden yeni bir ithal ikameci sistem geliştirebilir. Birtakım ileri teknolojileri kısa vadede üretemezsek de en azından, uygulanan düşük kur politikalarından dolayı şu ana kadar dışarıdan temin edilmesi avantajlı olan ürünlerin Türkiye de üretilmesini sağlayabiliriz. Devletin bu yönde bir sanayi politikasını teşvik sistemleriyle birlikte zaman geçirmeden uygulamaya koyması gerekmektedir. Küresel mali kriz, Türkiye ekonomisini de olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Kriz, uzun yıllardır büyümeyi harekete geçiren tüketim ve yatırım harcamalarını dış finansal kaynaklarla gerçekleştiren Türkiye ekonomisinin ekonomik büyüme dinamiklerini de zayıflatmıştır. Dünya finans piyasalarında yaşanan kriz ister istemez iç talebin daralmasına neden olacaktır. Son yıllarda hızla artarak ekonomik büyümeye önemli katkılar sağlayan ihracat da dünyada meydana gelen ekonomik durgunluğa bağlı olarak maalesef belirli bir tıkanma ile karşı karşıya kalacaktır. İhracatımızın Kasım ayı içerisinde yüzde 22 lere varan bir oranda düşüş yaşamasını, dış durgunluğun ülke ekonomisine yansıması olarak değerlendirmemiz gerekir. Dünya ekonomisinin durgunluğa sürüklendiği bir ortamda ekonomik büyümenin, ağırlıklı olarak iç talebe dayalı olarak sürdürülmesi düşünülebilir. Ancak, Türkiye yi de etkisi altına alarak sanayide kapasite kullanım oranını yüzde 70 lere düşüren bir kriz ortamında muhtemel bir iç talep artışının yeni yatırımlara yol açma olasılığı oldukça düşüktür. Zaten, Türkiye ekonomisinde, 2002 yılını izleyen üç yıllık kesintisiz bir büyüme artışı son üç yıldır hız kesmiştir. Küresel kriz ise ekonomik faaliyetlerde başlamış olan yavaşlama sürecini daha da belirginleştirmiştir. Krizle birlikte mali piyasaları etkisi altına alan güven bunalımı reel sektör için büyük bir finansman darboğazı yaratmıştır krizinden farklı olarak taze dış kaynak teminiyle mevcut borçları çevirme koşulları zayıflamıştır. Bankacılık kesimi ise 2001 öncesiyle kıyaslandığında, yeniden yapılandırılmış ve sermaye rasyoları güçlendirilmiş olsalar bile, gerek sıkıntılı bir geçmişin gerekse de şu an dünya finans piyasalarında olup bitenlerin etkisiyle yoğurdu üfleyerek yediklerinden reel sektöre likit akışını sınırlandırmışlardır yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik büyümenin 2001 yılı krizinden sonra en düşük düzey olan yüzde 0,5 te kalması, Türkiye ekonomisinin içine girdiği yavaşlama ve ardından gelecek daralma sürecinin çok güçlü bir göstergesidir. Firmalar düzeyinde ele alındığında, dış talepte yaşanan daralmanın en fazla dış piyasalara yönelik üretim yapan işletmeleri küçülmeye zorlayacağını söyleyebiliriz. Bu durumda, Asya, Afrika ve Latin Amerika ülke pazarlarında potansiyel müşteri keşiflerine yönelmek söz konusu firmalar için atılması gereken ilk adımlar olabilir. Diğer taraftan Türkiye, dış ticaretin daraldığı bir kriz ortamında, korumacı politikalara yönelmeden yeni bir ithal ikameci sistem geliştirebilir. Türk sanayisinin teknoloji ve ara mallar açısından dışarıya sıkı sıkıya bağımlı olduğunu biliyoruz. Birtakım ileri teknolojileri kısa vadede üretemezsek de, en azından, uygulanan düşük kur politikalarından dolayı şu ana kadar dışarıdan temin edilmesi avantajlı olan ürünlerin Türkiye de üretilmesini sağlayabiliriz. Devletin bu yönde bir sanayi politikasını teşvik sistemleriyle birlikte zaman geçirmeden uygulamaya koyması gerekmektedir. Enerji ve hammadde fiyatlarındaki olağanüstü düşüşler bu yönde politikaların uygulanmasını kolaylaştıracaktır. Dış talep, Türk ekonomisi için veri bir parametredir, değiştirilemez. Ancak, iç talep keşfedilmeyi bekleyen zengin bir maden yatağı gibidir. Çünkü Türkiye, 75 milyona ulaşan genç ve orta-düşük gelir gruplu nüfusu ile yüksek bir tüketim eğilimine, bir başka anlatımla çok büyük bir iç talep potansiyeline sahiptir. Altyapı yatırımlarının ve kalkınma carilerinin henüz tamamlanamadığı bir ülkede kamu harcamaları da çok büyük bir iç talep fırsatı yaratabilecek boyutlara sahiptir. Makroekonomik açıdan, dünya ölçeğinde krize karşı şu ana kadar uygulanan para politikaları (faiz indirimleri, MB nin likidite desteği, vs.) artık sınırına ulaşmış ve etkinliği tartışılır hale gelmiştir. Bu bakımdan, krize karşı maliye politikalarının da devreye sokulması ve böylelikle kamu harcamalarının özel talepteki daralmayı telafi etmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, sosyal amaçlı yatırımlar ön plana çıkarılarak hem talep canlandırılır hem de gelir dağılımındaki dengesizlikler kısmen giderilmiş olunur. Ancak, Türkiye gibi ülkelerde kamu borç stoklarının kısa vade ağırlıklı ve çevrilmesinin çok maliyetli olması, kamu harcamalarındaki artışın enflasyonu körükleme tehlikesi yaratmaktadır. 55

11 Dünyayı Tehdit Eden Finansal Kriz, Henüz Türkiye yi Büyük Sıkıntılara Sokmamıştır Forum sorusunun yanıtı, Mart-Mayıs 2009 da daha iyi verilebilirdi. Ama ASOMEDYA nın soruyu bugün sorması da çok yerindedir. Konuyu Forum sorusunun bakış açısıyla da izlemeye çalışmak, bazı yanılgıları zamanında önlemek açısından önemlidir. Dünyayı tehdit eden finansal kriz, henüz Türkiye yi büyük sıkıntılara sokmamıştır. Ülkemizdeki sermaye mülkiyeti, krizin daha iyi hissedildiği ülkelerdeki sermaye mülkiyetine nazaran daha yüksek oranda bizim sayılabilir. Dolayısıyla, finansal kriz sonuçlarının bizi, dış ticaret, yatırım, döviz kuru, vadeli piyasalar, mal ve hizmet piyasalarına özgü sarmallar üzerinden iyice etkilemeye başlamasına biraz daha vakit vardır. Ancak, krizin etkileri bize iyice ulaştığında dünya krizi iyice büyümüş ve hem de yapay olarak büyütülmüş olacaktır. Değindiğim büyütülmeye, kriz çıktı diye Batı sermayesinin Japonya, Kore gibi ekonomilerden öç almaya yönelik olarak fırsatçı kısa vade politikalarının sonuçları ve Amerika nın ihraç ettiği finans bunalımının sarsıntısına yönelik olarak da Avrupa Birliği nin ortak iktisadi kararlar alabilmekteki hantallığı birtakım nedensellikler oluşturacaktır. Aynı bağlamda, dış ticaret koşullarının piyasa mekanizmaları üzerindeki tahrip edici değişimleri gibi etkisinin görece ufaklığı nedeniyle burada sözünün edilmesine gerek bulunmayan başka etmenler de kriz etkisinin büyütülmesinde rol oynayabilirler. Bu çerçevede, krizin neden çıktığı, İkinci Dünya Savaşı nın son yıllarında ortaya konulan Bretton Woods kararlarından bu yana dünya ekonomilerindeki risk duyarlılığı azalmasının hangi hazırlayıcı önkoşulları gerektirdiği vs. gibi birçok saptamalar kendi içlerinde çok doğru olabilirler ama bu yorumlardan çıkarsanabilecek sonuçların, kriz durumunun iyileştirilebilmesine yönelik iktisadi politikalar üretilmesini sağlayabilmesi zordur. Pragmatik olmak ve hele Türkiye gibi ülkelerde kısa dönemli önlemlerle krizin yıkıcı etkilerine karşı direnmeyi sürdürmek, daha doğrudur. Kriz sonrasında uzun dönemli iktisadi politika reformları yapılabilir; ancak bunların temel yörüngelerine kriz sürerken girilmeye çalışılması hiç düşünülmemelidir. O halde, Forum a özgü bu koşullarda işletmelerimize ne önerirsiniz? sorusunun Mart-Mayıs 2009 a kadar Prof. Dr. Hasan Işın DENER ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İŞLETME BÖLÜM BAŞKANI Şu anda, kriz etkilerini frenlemek bakımından en etkin olabilecek önlemler, yine de iş hacmi ve yurtdışı ekonomik yatırımları ile sermaye derinliği bakımından böyle eylemleri gerçekleştirmeye en yatkın olan Amerikan ekonomisi tarafından alınabilir. yanıtı şudur: Çok çekinmeksizin, üretimdeki verimlilikten biraz taviz verebilirsiniz. Üretim kapasite kullanımlarınızın bir miktar düşmesini, çok korkmadan seyredebilirsiniz. Hemen aşırı küçülmeye gitmeyiniz! Dolayısıyla gereksiz yere, özellikle vasıflı işçi işsizliğine katkıda bulunur biçimde, isdihdam büyüklüğünüzle de fazla oynamayınız. Sadece, az veya çok stoğa çalışma gibi birtakım üretim stratejileriniz varsa, onları tekrar gözden geçiriniz. Bu arada, spekülatif kazanç fırsatlarına atıl gelirinizi sarfetmek gibi piyasa eylemlerinden özenle kaçınınız. Öte yandan, aşınma ve eskimeye tabi olmuş sabit sermayenizi, göreceli olarak düşük maliyetli koşullar ve planlar çerçevesinde bakımdan geçirtmeniz veya yenilemeniz uygun olabilir. Bu arada şunu da belirteyim ki, böylesine yaklaşımlara fazla önem vermeyip de sadece devletin, sektör veya bölge bazında yapı koruma politikaları uygulaması için veya piyasa dalgalanmalarını önleme açısından konjonktürel stabilizasyon ve konsolidasyon politikalarını kullanması için alacağı radikal önlemleri beklemek, bu boyuttaki bir ekonomik krizde fazla bel bağlanmaması gereken bir düşünce tarzıdır. Şu anda, kriz etkilerini frenlemek bakımından en etkin olabilecek önlemler, yine de iş hacmi ve yurtdışı ekonomik yatırımları ile sermaye derinliği bakımından böyle eylemleri gerçekleştirmeye en yatkın olan Amerikan ekonomisi tarafından alınabilir. Tam da bu dönemde iktisadi temel nedenli birtakım askeri savaşlara fiilen bulaşmışlığın dezavantajları, Birleşik Amerika nın bu krizi biraz da polito-ekonomik bir buhran olarak algılamasına neden olmaktadır. Fakat Obama döneminin başlayacak olması, Birleşik Amerika ya, ekonomik politikasını şerefli bir geri dönüşle koordineli bir şekilde değiştirme imkanını vermektedir. Ayrıca, Çin ve Rusya ekonomilerinin durumları ile ilgili belirsizlikler ve çekinceler de o tarihte daha azalmış olacaktır. Değindiğim Mart-Mayıs 2009 dönemi, böyle bir olası dönüşümün ilk verilerini sağlayacaktır. İşte o zaman, ikinci Forum sorusu olan, krizden daha az etkilenmek ya da krizin sunduğu fırsatlardan daha iyi yararlanmak için işletmeler hangi konular üzerinde yoğunlaşmalı, ne tür stratejiler geliştirmelidir? sorusuna somut ve geçerliliği biraz daha yükselmiş yanıtlar verilebilir. 56

12 Hiç Bir Kriz Sürekli Olamaz. Bundan Sonraki Dönemde Ekonomiyi İyi İzlemek ve Krizden Çıkışın Sinyallerini Doğru Algılamak Önem Kazanacaktır Prof. Dr. İbrahim KIRCOVA YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İŞLETME BÖLÜM BAŞKANI Kriz döneminde finans yönetimi her zamankinden daha fazla önem kazanır. Finans maliyetleri artar, kredi bulma imkanları daralır. Bu dönemde finans yönetimi yaratıcı finans teknikleri bularak satışları yapma yoluna gidebilir. Firma birleşmeleri, hisse devirleri, ortaklık gibi çözümler üzerinde durulabilir. 1. Halen içinde bulunduğumuz kriz finans kaynakları bir ekonomik kriz görünümündedir. Giderek derinliği ve etkisi artmaktadır. Batılı finans merkezlerinde meydana gelen çöküntü global olarak bütün dünyayı etkilemektedir. Tek bir nedene bağlanamayacağından tek bir çıkış yolu önermek de mümkün görünmemektedir. Son tahlilde talepde meydana gelen daralma krizi derinleştirmektedir. Her sektör ve her işletmenin krizden etkilenme oranı farklı olacaktır. Hemen her kriz döneminin ilk etkilediği sektörler olan otomotiv ve inşaat sektörleridir. Bu sektörler birçok sektörle girdi-çıktı ilişkisi içinde olduklarından ekonominin yavaşlamasında ağırlıklı bir paya sahip olmaktadırlar. Yaşanılan kriz, daha önce yaşanan hiçbir krize benzemediğinden standart çözümler üretmek kolay değildir. İşletme yöneticilerinin aklına ilk gelen çözümler olan maliyetleri kısmak, eleman çıkarmak gibi paliyatif çözümlerin etkisi sınırlı olacaktır. Talepte meydana gelen düşüşler uzunca bir süre etkili olacağından iş modelinde değişiklik yapma yoluna gitmek daha akılcı olabilir. Ürünler değiştirilerek daha düşük fiyatla satılabilecek ürünlerin üretilmesine ağırlık verilmelidir. Tüketicinin geliri azalacağından basit, sade ve yalın ürünler üretilerek fiyatlar aşağı çekilmelidir. Dağıtım sistemleri gözden geçirilerek yenilikçi dağıtım sistemleri geliştirilmelidir. Maliyeti yüksek dağıtım sistemleri yerine farklı pazar bölümleri için daha önce denenmemiş dağıtım seçenekleri üzerinde durulabilir. Mobil dağıtım sistemleri gibi sistemler geliştirilebilir. Dağıtım maliyetlerini aşağı çekmek için dağıtım sistemi kısaltılabilir. İletişimin en fazla ihtiyaç duyulduğu dönemler olan kriz dönemlerinde firmadan pazara sağlıklı, sürekli ve samimi bir iletişim kurulması ve doğru bilgilerin iletilmesi önem kazanır. İletişim stratejisi iki yönlü düşünülerek daha fazla pazara odaklanmak ve pazardan gelen bilgiyi daha fazla dikkate almak gereken zamanlar kriz zamanlarıdır. Özellikle bankalarla iletişimin doğru kurulması yeni kredi imkanlarının sağlanması açısından önemlidir. Bankalar firmalarla ilgili şüpheleri nedeniyle kredi vermekten kaçınırlar ama kendini iyi anlatan doğru firmalar her zaman bir çıkış yolu bulabilir. Finans yönetimi: Kriz döneminde finans yönetimi her zamankinden daha fazla önem kazanır. Finans maliyetleri artar, kredi bulma imkanları daralır. Bu dönemde finans yönetimi yaratıcı finans teknikleri bularak satışları yapma yoluna gidebilir. Firma birleşmeleri, hisse devirleri, ortaklık gibi çözümler üzerinde durulabilir. 2. Krizin fırsat olması ise söz konusu bile değildir. Hiçbir firma ya da sektör krizden fırsat çıkaramaz. Topyekun ekonomiyi etkileyen bir krizden belki bazı firma ya da sektörler kısmen faydalansalar bile uzun vadede tüm sektörler aynı oranda olumsuz etkilenecektir. 3. Bundan sonraki dönemde ekonomiyi iyi izlemek ve krizden çıkışın sinyallerini doğru algılamak önem kazanacaktır. Hiçbir kriz sürekli olamaz. Ekonomide toparlanmaların başladığı dönemleri izleyerek kriz sonrası büyüme dönemi için hazırlıklı olmak ve yeni ürünler, pazarlar ve fırsatlar için hazırlıklı olmak gerek. 57

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Küresel Kriz ve Sermaye Piyasaları Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Sunum Akışı Küresel Krizin Oluşumu Kriz Neden Önlenemedi? Krize Karşı Tepkiler Düzenleyiciler Açısından Yapılması Gerekenler

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 GENEL BİLGİLER Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi Şube Tahran İran da kurulu Bank Mellat ın Türkiye de

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011

1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011 TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011 ġirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs Saray Mahallesi

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009 Temel Analiz 2010 senesine ilişkin beklentiler nasıl şekillenecek? İşte piyasaların cevap aradığı en önemli soru Öncelikle 2009 senesinde dünya ekonomisinde yaşananları kısaca hatırlayalım. Kredi krizi

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 30.06.2015 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Yılın ilk ve ikinci çeyreğindeki sırayla

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

Bölgesel Ekonomik Görünüm: AVRUPA Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Ekim 2009. Yönetici Özeti

Bölgesel Ekonomik Görünüm: AVRUPA Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Ekim 2009. Yönetici Özeti Bölgesel Ekonomik Görünüm: AVRUPA Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Ekim 2009 Yönetici Özeti Avrupa da bugüne dek kayıtlara geçen en derin ve uzun süreli durgunluğun dip noktasının geçilmekte olduğuna

Detaylı

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından 1 16-30 Eylül 2011 Sayı: 21 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu GÜNCEL EKO-YORUM: TÜRKİYE NİN KREDİ NOTU NİHAYET ARTIRILDI Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından kredi notu, 20 Eylül de S&P

Detaylı

Küreselleşme ve Para Politikası

Küreselleşme ve Para Politikası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Küreselleşme ve Para Politikası Durmuş Yılmaz Başkan 21 Kasım 2008 İstanbul Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının geleneksel yıllık konferanslar kapsamında düzenlediği,

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3. Müdürler

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD de başlayan ve ardından tüm gelişmiş ülke piyasalarına

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 i Bu sayıda; Mayıs ayı Sanayi Üretim Verisi, TCMB nin Dövize Müdahaleleri değerlendirilmiştir. i 1 Sanayi Üretimi Umut Vermiyor Mayıs

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK?

FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? 2008 deki mali krizin ardından piyasalardaki likiditeyi artırmak amacıyla FED in faiz oranlarını oldukça düşük bir seviye olan 0.25 e düşürdüğünü görmüştük. Bu süreçte tahvil

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

NEREDEYİZ? TAPERING SİNYALİNDEN BUGÜNE

NEREDEYİZ? TAPERING SİNYALİNDEN BUGÜNE Lütfen son sayfadaki çekinceyi okuyunuz. Sayfa 1 Türkiye nin 10 yıllık faizleri 22 Mayıs ta FED Başkanı Bernanke nin sunumu ile %6,1 seviyelerinden başlayan yükseliş hareketiyle 11 Temmuz da %9,54 te zirve

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

ULUSLARARASI GELİŞMELER

ULUSLARARASI GELİŞMELER ULUSLARARASI GELİŞMELER Yazar Nesli ÖZKAN ŞUBAT 2014 ULUSLARARASI GELİŞMELER Birleşmiş Milletler tarafından 2013 yılı Aralık ayında yayınlanan Küresel Ekonomik Görünüm ve Beklentiler 2014 Raporuna göre,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİ. Genel

DÜNYA EKONOMİSİ. Genel DÜNYA EKONOMİSİ Genel Küresel ekonomik faaliyet hacminde ve uluslararası ticarette II. Dünya Savaşından buyana tanık olunan en şiddetli küçülmenin yaşanmasına yol açan derin küresel ekonomik krizin ardından,

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ Bugün, saat 15:30 da global piyasalara etkisi çok büyük olan ABD Tarım Dışı İstihdam Raporu açıklanacak. Veri açıklandığı sırada dalgalanmanın çok yüksek olabileceğini

Detaylı

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin Türkiye Enerji Piyasasına Etkileri i 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin son kullanıcılara yararları somutları çeşitli sektörlerde kanıtlanmıştır Telekom Havayolu Liberalleşme öncesi > Genellikle

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 09 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Draghi büyümenin süreceğini belirtti Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, "Euro Bölgesi'nde 2 yıl önce başlayan konjonktürel toparlanma bu

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 30.09.2015 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi Başta MERCOSUR Bloğunda yer alan ülkeler olmak üzere, Latin da 1990 lı yılların sonunda ve 2000 li yılların başında oldukça ağır bir şekilde hissedilen ekonomik

Detaylı

Güncel Ekonomik Veriler. Güncel Ekonomik Yorum

Güncel Ekonomik Veriler. Güncel Ekonomik Yorum KASIM 14 Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 6,40% İşsizlik oranı(yıllık) 9,80% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 8,96% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD) 10.800 Güncel

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

Tu rkiye de Sekto rlerin Karlılıkları. Merkez Bankası Verileri 2008-2012

Tu rkiye de Sekto rlerin Karlılıkları. Merkez Bankası Verileri 2008-2012 Tu rkiye de Sekto rlerin Karlılıkları Merkez Bankası Verileri 2008-2012 2011 yılında kurulan Besfin, portföyünde bulunan 20 farklı sektörde faaliyet gösteren 42 müşterisine toplam faaliyetlerinden doğan

Detaylı

KRĐZĐN TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNE ETKĐSĐ

KRĐZĐN TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNE ETKĐSĐ KRĐZĐN TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNE ETKĐSĐ Mayıs 2009 1 KRĐZDEN DERSLER 2 Finansal kuruluşların hem yönetilemeyecek hem kurtarılamayacak hem de batırılamayacak büyüklüklere ulaşması denizaşırı olumsuz etkilere

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN EUR / USD

GÜNLÜK BÜLTEN EUR / USD Ekonomik Gündem Günün şüphesiz takip edilecek en önemli gelişmesi bu akşam saatlerinde açıklanacak FED faiz kararı olacak. Sonrasında ise FED Başkanı Janet Yellen in basın toplantısı izlenecek. Öncesinde

Detaylı

Küresel Finans Krizi Yrd. Doç. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi İçerik Finansal krizin sebepleri Kredi arzını baskılayan faktörler Krizle mücadele yöntemleri 2 Krizin sebepleri 1. Likidite bolluğu sonucunda

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye

Detaylı

01/01/2008 31/12/2008 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş

01/01/2008 31/12/2008 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş 01/01/2008 31/12/2008 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 12 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN. Ekonomik Gündem

GÜNLÜK BÜLTEN. Ekonomik Gündem Ekonomik Gündem Küresel hisse senetlerinde toparlanmalar dün hız kazandı. Çin borsalarının öncülüğünde Avrupa ve ABD borsalarında değer kazançları haftaya yapılacak FED toplantısı öncesinde piyasaların

Detaylı

AYRINTILI ORAN ANALİZİ RAPORU

AYRINTILI ORAN ANALİZİ RAPORU AYRINTILI ORAN ANALİZİ RAPORU Analiz Adı: Oran analizi Analiz Dönemi: 2012 Tüm Yıl Likidite Oranları Oluşturulma Tarihi: 25.03.2013 11:00:24 Oran Adi 2011 Tüm Yıl Sonuç 2012 Tüm Yıl Sonuç 2012 Sektör Yorum

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2013 30.09.2013 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Eylül 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 i Bu sayıda; 2013 2. Üç Ay Büyüme Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Yurtiçi talep coştu, stoklar patladı, büyüme tahminleri aştı Ekonomi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

Çin in Büyümesi ve Emtialarda Görünüm

Çin in Büyümesi ve Emtialarda Görünüm 19 Kasım 2014 Çin in Büyümesi ve Emtialarda Görünüm Çin deki %7.5 lik Büyüme hedefi ve Çin in bu hedefleri tutturabilme olasılığı bir süredir ihracat görünümündeki toparlanmaya rağmen sene başından beri

Detaylı

Çin in Mücadelesi Japonya yla

Çin in Mücadelesi Japonya yla Çin in Mücadelesi Japonya yla 27.8.21 Çin ekonomisine dair oluşan büyüme endişeleri, Çin tarafında açıklanan verilerle desteklenmeye devam ediyor. 28 krizinden sonra ABD Doları nın tüm para birimleri karşısında

Detaylı