SÜRYANİ CEMAATİNDE KADIN OLMAK *

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SÜRYANİ CEMAATİNDE KADIN OLMAK *"

Transkript

1 Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Fırat University Journal of Social Science Cilt: 16, Sayı: 1 Sayfa: , ELAZIĞ-2006 SÜRYANİ CEMAATİNDE KADIN OLMAK * To Be Woman in Assyrian Community Mehmet ŞİMŞEK Şair Sırrı Hanım İlköğretim Okulu, Diyarbakır. M. Cengiz YILDIZ Polis Akademisi, Elazığ Zülfü Ağar Polis Meslek Yüksekokulu, Elazığ. ÖZET Bu çalışmada, birlikte yaşadığımız ve ortak yaşam örnekleri ortaya koyduğumuz Süryani cemaatinde kadının profili ortaya konulmuş, Süryani kadınının, cemaat içinde algılanışı ve bu algılanışın dışa yansıması üzerinde durulmuştur. Özelde; Süryani Kadim Ortodoks Kilise hiyerarşisinin oluşumunda, kilise hiyerarşisinin devamında, ayin ve uygulamalarda, doğum ve vaftiz ayinlerinde kadınlarla ilgili durumlar tasvir edilmiş, Süryani kadınının eğitim kurumları ve ailedeki eşit olmayan durumu ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Süryani, Süryani Kadını, Kadın-Erkek Eşitsizliği, Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi. ABSTRACT In this study the profile of woman in Assyrian community that we share similar social characteristics and live together, is pointed out. We especially tried to point out how the woman is considered in Assyrian community and how this consideration is reflected to outside of the community. Specifically, the condition related with women in establishment of Ancient Assyrian Orthodox Church in continuing hierarchy and in practices of birth and Baptist rituals is explained. Besides this the educational associations and inequality of women and man is also studied here. Key Words: Assyrian, Assyrian Woman, Inequality of Woman and Man, Ancient Assyrian Orthodox Church. * Bu çalışma, Ekim 2003 tarihleri arasında, Sivas ta, Cumhuriyet Üniversitesi nde, Sosyoloji Derneği tarafından gerçekleştirilen, Değişen Dünya ve Türkiye'de Eşitsizlikler-IV. [Ulusal] Sosyoloji Kongresi ne bildiri olarak sunulmuştur.

2 F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi (1) Giriş Anadolu nun verimli topraklarında kendine yer edinmiş kültürlerden olan Süryani kültürünün, varlığını dayandırdığı ve referans aldığı Hıristiyan inanışlarında kadın-erkek eşitsizliğinin, bölgeye ait olmak üzere; kadının aleyhine geliştirilen uygulamaları, sosyal hayatın işleyişinde ve dinsel ayinlerin uygulanmasındaki yansımaları bu çalışmada ele alınacaktır. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde, kültürel yaşam örneklerinin sergilendiği Müslüman, Süryani, Keldani, Ermeni motifleri içerisinde, Süryani cemaatine mensup kadının, cemaat içerisinde algılanışı ve bunun dışa yansıması üzerinde durulacaktır. Kadının cemaati içerisindeki durumunun, toplumsal hayata katkısının, dinsel ayin ve uygulamalarda kadına özgü vaziyet alışların belirlenmesi amaçlanmıştır. Anadolu nun zengin kültürel mirasında pay sahibi olan Süryanilerin, daha 1970 li yıllara kadar yoğun olarak yaşadıkları Diyarbakır ve Mardin çevresindeki köy ve kent yerleşimleri kapsamında nüfusları, yerleşim yerleri, modernleşme ile birlikte şekillenen toplumda kadının statüsü, eğitim düzeyi, Süryani kutsal metinlerinde kadının dinsel, hukuksal ve toplumsal statüsü hakkında betimsel açıklamalarda bulunulacaktır. İlgili konuda kuramsal bilgilerin verilmesi yanında, daha önce gerçekleştirilen alan çalışması sırasında; gözlem, katılımlı gözlem ve enformel görüşmelerle elde edilen bilgiler karşılaştırmalı olarak verilecektir. Bölgesel temelde, kadının konumu ile ilgili hususlarda, diğer din mensuplarıyla örtüşen tavır ve davranışlara yeri geldiğince vurgu yapılacak, dinsel metinlerin uygulamadaki yeri üzerinde de durulacaktır. Süryani Kavramı İsa dan önce Süryani kavram ile karşılaşılmaz. Mezopotamya nın eski tarihsel derinliklerinde var olan Sümer-Akad Medeniyeti ve takip eden süreçte, siyasal ve kültürel varlıklarıyla oluşturulan, Asur-Arami isimlendirmesiyle devam edip, Hıristiyanlığın ortaya çıkmasıyla dinsel yönü ağır basan Süryoyo (Süryani) tanımlamalı topluluk karşımıza çıkar. Bu ismi; tarihi olayları ve kişileri temel alan yaklaşımlarda olduğu gibi, dinsel ayrışımın bir ifadesi olarak da görmekteyiz. Süryoyo isimlendirmesinin, Pers kralı Keyhüsrev in; (İ.Ö ) Kyrus, Syrus, Sirus biçiminde telafuz edilen adından kaynaklandığı ifade edilmektedir (Çelik, 1988, 15 16). Keyhüsrev in, Yahudileri Babil esaretinden kurtarması ve Kudüs e dönmesine izin vermesinden dolayı, kurtarıcı anlamında sirus, syrus ifadesi, putperest ırkdaşlarından ayrışmanın, kurtarıcı İsa nın şahsında kurtulan anlamında Süryani isimlendirilmesi kullanılmaya başlanmıştır. Bu kavramın; Arami kralı Suros tan veya bunların yaşadıkları yerin isminden (Sur şehri yerleşmesinde yaşanmış olduğundan vs.) kaynaklandığı da dile getirilmektedir. Bu gibi 338

3 Süryani Cemaatinde Kadın Olmak yaklaşımlar ve açıklamalar günümüzde de tartışma konusudur (Çelik, 1988, 1 2; Bilge, 1991, 22; Sever, 1996, 162). Günümüzde, Süryanileri tanımlayan farklı isimlendirmelerde bulunulmaktadır: Süryani, Arami. Bu tanımlamalar, aynı dil ve versiyonlarını kullanan ve aynı inanç noktalarında buluşan dini sosyal grubu tanımlamaktadır. Ülkemizde, özellikle Süryanilerin yaşadıkları yerlerde, Hıristiyan anlamında Süryani isimlendirmesi kabul görmüştür. Süryanilerin tarihsel yerleşim alanları, Mezopotamya (Bethnaharin) olarak bilinir. Bu dinsel grup, bahsedilen bölgenin, Kuzey-Güney doğrultusunda hareket etmişlerdir. Putperest Aramilerin hâkim olduğu Kral Abgar Ukomo yönetimindeki Urfa Krallığı nın, Hıristiyanlık inancını resmen kabul eden ilk yönetim olduğu efsanevi rivayetlerde yer almaktadır (Yaşar, 2003, 198). Buna göre, ilk kilisenin kurulduğu Antakya da, bu inancı kabul edenler putperest kökenli Roma vatandaşları iken, Urfa site krallığında bulunanlar, yönetici ve halk, Asur-Arami menşeli idiler. Bu yeni inancı kabullendiren misyonerler, Urfa merkezli misyon faaliyetlerine, Doğu ve Güney Mezopotamya yerleşmelerinde büyük bir hızla devam ederler (Günel, 1970, 31; Abul Faraç, 1998, ; Sertoğlu, 1974, 67; Çelik, 1988, 39 40; Şimşek, 2003, 65). Anadolu yerleşmesinde yer alan Süryaniler, daha çok Mardin Turabdin Bölgesi ile Kuzeyde Diyarbakır, Malatya ve Adıyaman uç noktası ile Doğuda Hakkâri, Güneyde tüm Suriye sınırında kendilerine yaşam alanları oluşturmuşlardır. Yurdumuzda yaşayan Türkiye Süryanilerinin, cemaat içi ve cemaat dışı gelişen ve bölgede yaşayanlarca hissedilen siyasal, ekonomik, güvenlik ve göç gibi nedenlerden dolayı, Anadolu daki coğrafi dağılımları çeşitlilik göstermeye ve nüfusları önemli oranda azalmaya başlamıştır. Özellikle son 20 yıllık süreçte, yaşadıkları yerleri toplu halde terk etme ve özellikle Batı Avrupa ya yönelen göç hareketleri, bu dini sosyal grubun Türkiye deki varlıklarını yok denecek duruma getirmiştir. Mardin Turabdin Bölgesi nde bulunan Süryaniler için bu göç, beklenildiği gibi cemaatin varlığına ve devamına pozitif katkılar yapmamıştır. Kültürel kimlik kaybı ve dejenerasyon ile yaşanan ve elde edilen tecrübelerden dolayı ve aynı zamanda Türkiye nin demokratikleşme sürecini hızlandırması ve Avrupa Birliği ile entegrasyonu hedeflemesi, birçok Süryani cemaati mensubunu, ters yönde bir göç hareketi içine girmesi konusunda cesaretlendirmektedir. Süryanilerin Nüfus Profili: Diyarbakır Örneği Osmanlı devleti döneminde, Diyarbakır ölçeğinde nüfus grafiğine baktığımızda, 1869 tarihli Diyarbekir Salnamesi nde, sancak merkezinde Süryani bulunurken, 339

4 F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi (1) 1901 tarihli salnamede bu rakam sancak genelinde olarak belirtilmektedir. Yabancı gezginlerin verdikleri bilgilere göre, XIX. Yüzyılın ikinci yarısında; yabancı Süryani sayısı 128 (46 kadın, 84 erkek), yerli Süryani sayısı (6.287 kadın, erkek), toplumda ise Süryani sayısı (6.333 kadın, 7316 erkek) olarak tespit edilmiştir (Yılmazçelik, 1995, 103). Ali Emiri Efendi, Osmanlı Vilayat-ı Şarkiye adlı eserinin 31. sayfasında, 1913 yılına ait nüfus bilgilerinde, Süryani kadim , Süryani Katolik rakamlarına yer vermektedir. Cumhuriyet döneminde yapılan nüfus sayımlarında anadil veya köken sorularının sorulmaması, sağlıklı ve bilimsel çalışmalara veri oluşturacak bilgilere ulaşılmasını engellemiştir. Ancak, yerinde yapılan incelemelerle birtakım rakamlara ulaşılmıştır. Ülkemizde yapılan tüm nüfus sayımlarında birçok dile yer verilirken, Süryanice, tasnif dışında tutulmuştur. Özellikle Mardin de, sair ve meçhul dil kategorisinde yüksek rakamlar elde edilmiştir. Örneğin; 1927 de 6.812, 1935 te 9.626, 1945 yılında 8.524, 1950 de 8.132, 1955 yılında , 1960 da 3.805, 1965 yılında kişi, sair dilleri konuşanlar olarak tespit edilmiştir (Dindar, 1999, ). Bunların, büyük bir kısmının, Süryanice konuşunlar oldukları ifade edilebilir. Günümüzde, Türkiye genelinde, Süryani nüfus 25 bin civarındadır. Bu nüfusun büyük çoğunluğu İstanbul da yaşarken, 3 bin kadarı da Midyat ve çevresinde ikamet etmektedir. Süryani Kadim Ortodoks Kilise Hiyerarşisinin Oluşumu ve Kadın Süryani Ortodoks kilisesinin oluşumundan bahsedebilmek için, öncelikle Kudüs dışında ilk Hıristiyan kilisesinin meydana gelişine göz atmak gerekmektedir. İsa dan sonra, Havarilerin misyon çalışmaları Kudüs coğrafyasında devam ederken, Roma vatandaşı imtiyazına sahip Pavlos, Yahudi kökenlilerin dışında Putperest Roma vatandaşları üzerinde yoğunlaştırdığı misyon faaliyetlerini, Antakya merkezli olmak üzere devam ettirmiştir. Efsanelere göre, 70 müjdeciden birisi olan Agai ve onun öğrencisi Mara, Urfa civarında hüküm süren Arami krallarından Abgar Ukomo ya, İsa nın mesajını ulaştırmak üzere bölgeye gelmiştir. Müjdecilerin mesajı, kabul görmüş ve kısa sürede yaygınlaşmıştır (Çelik, 1988, 39 40; Yaşar, 2003, ; Albayrak, 1997, 67 68; Begdaş, 2000, 14). Hıristiyanlığın dünyaya yayılmasında, adı geçen bölgenin büyük bir öneme sahip olduğu ifade edilebilir. Geçen zaman içinde yaşanan gerilimler, ortaya çıkan kristolojik mücadeleler ve 451 deki Kadıköy Konsili nden sonra Antakya Kilisesi nin kesin çizgilerle Roma dan ayrıldığı görülmektedir (Begdaş, 2000, 11 12; Şimşek, 2003, 75). Antakya merkezli Süryani Ortodoks Kilisesi, birçok baskılara maruz kalmış ve bu haliyle günümüze 340

5 Süryani Cemaatinde Kadın Olmak ulaşmıştır. Adı geçen kilise ve benzer görüşü paylaşan diğer monofizit kiliseler, inanç ve uygulamalarıyla diğer Hıristiyan mezheplerden ayrılmıştır. Katolik kilisesinin, Süryanileri, Doğu lu olmaları hasebiyle, günümüze kadar hidayete erdirme projelerinde öncelikli hedef kitleler arasında gördüğü dikkat çekmektedir. Kilise hiyerarşisi, erkek egemen bir yapı arz etmektedir. Tarihsel olay ve oluşumları esas alan kilise takviminde, 55 aziz anma günlerine karşılık, İsa nın annesi Meryem dâhil olmak üzere, 13 tane azize adına anma günleri mevcuttur. Süryaniler, azizler için mor, azizeler içinse mort tanımlamasını kullanmaktadırlar. Kilise hiyerarşisini oluşturan diyakosluk, papazlık, episkoposluk kategorilerinde, erkek olmak belirleyici bir özelliktir. Kadınlar için tek uygulama rahibeliktir. Süryani Kilise Hiyerarşisinde Kadının Yeri Kadının kilisede yer alışı, M.S. 300 lü yıllarda doğmuş, M.S.378 de ölmüş Mor Afram dönemine kadar uzanır. Mor Afram, ilk defa kilisede, dua ve ilahilerin okunmasında kadına yer verir. Esin kaynağı, putperest ayinlerinde kadının icra ettiği dua ve yakarışlardır (Şimşek, 2003, 199; Çıkkı, 1936, 307). Bu dönemde uygulamaya başlanan, koro halinde dua ve ilahi okuma geleneği, günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Bunun dışında, erkek belirleyicili din adamı (ruhban) kategorisinde, kadının yeri oldukça sınırlıdır. Manastırlarda rahibe olarak bulunan kadınlar, daha çok yemek, temizlik vb. işlerden sorumludurlar. Dua ve ayinlerde, erkeklerin ve sivil kadınların gerisinde durmak suretiyle ibadete katılırlar. Kadınların kilisede nasıl davranması gerektiğini anlatan ifadeler, kadının öğrenme hakkını kısıtlayıcı niteliktedir: Kadınlar, toplantılarında sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal yasanın da belirttiği gibi, uysal olsunlar. Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocalarına sorsunlar. Çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır (1.Korintliler 14: 34 35). Kilisede kadına getirilen bu kısıtlama, dini ayinlerdeki rolünü de belirlemiş, kadınların dinsel merasimleri yönetmeleri bundan dolayı engellenmiştir. Yukarıda ifade edildiği gibi, Mor Afram ın kadınlara, kilise korosunda yer vermesi önemli bir açılımdır. Kilise hiyerarşisinde rahibelik olarak tanımlanan ve uygulanan kategorinin, tüm işleyiş içerisinde belirleyici bir fonksiyona sahip olmadığı dikkat çekmektedir. Rahibenin sözlük anlamı; dünyadan el etek çekerek manastırda yaşayan Hıristiyan kadın rahip (Cilacı, 2001, 299) biçiminde ise de, rahibe, kâhin rütbesine ulaşamadığından dolayı, rahibin yerine getirmesine izin verilen birçok yetkiden (nikâh, vaftiz vs.) mahrumdur. Turabdin Bölgesi nde bilinen en eski rahibeler (dayrayto); Febronyo ve Tomais tir. 341

6 F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi (1) Bu ikisi, başrahibe konumundadır. Febronyo, Tomais in hocasıdır. Nusaybin (Nsibin) civarında bir köyde, sadece rahibelerin barındığı bir kilisenin var olduğundan söz edilmektedir. Bakirelerin Manastırı anlamına gelen bu dinsel mekânlarda, ayin ve uygulamalar, erkek din adamı (yaşlı bir rahip veya papaz) tarafından yerine getirilmektedir (İsa Gülten, 2003). Bireysel dua ve ibadet dışında, kilise uygulamalarından (vaftiz, ayin, kurban, itiraf vb.) sadece, yaşça büyük kız çocuklarının vaftiz edilmeleri sırasında, baş rahibeler görev alabilmektedirler. Kilise korolarında, 15 yaşını geçmemiş kız çocukları görev alırken, rahibeler bu korolarda bulunmazlar. Rahibenin takdis ve ataması, metropolit tarafından yapılmaktadır. Rahibelik iki kategoriden oluşur. Birincisi Bathkyomo, ikincisi ise Dayrayto dur. Birinci kategoride bulunan rahibe, yaşça büyük kız çocuklarının vaftizi sırasında, kutsal murun yağının vücuda sürülmesinde yetkili olurken, dua okuma ise, perde gerisinden kâhin olan erkek din adamı tarafından yapılmaktadır. İkinci kategoride bulunan rahibelerin ise, herhangi bir dini ayin uygulama yetkileri bulunmamaktadır. Rahibeler, zorunlu olmadıkça, manastırlarını terk etmezler. İkamet alanlarında, telefon dışında herhangi bir iletişim aracının bulunmadığı dikkat çekmektedir. Yönetim ana merkezi olan Patriklik makamında, rahibelerden sorumlu olan bir ana bulunur ve bu yetkili rahibeye, emo diye hitap edilir. Tüm manastırlardaki rahibelerin görev, uygulama, yer değişiklikleri ve sorunların çözümünde tek yetkili ana dır. Manastırlarda bulunan erkek din adamları, bu konulara müdahale edemezler. Ayin ve Uygulamalarda Kadına Atfedilen Konum Rahibe kategorisinde yer almayan kadın, bulunduğu yerde kilise mevcut ise, günde iki defa olmak üzere toplu ibadetlere katılır. Kilisenin bulunmadığı durumlarda ise, bireysel dua uygulamasını tatbik eder. Manastırlarda yaşayan sivil kadınlar da, bu uygulamaya tabidirler. Rahibeler ise, ayin ve uygulamalara sıkı bir şekilde katılmaktadırlar. Rahibe olma kararını veren ve 20 yaşını doldurmuş olan kişi, üç yıl süren ve hapis olarak isimlendirilen tecrit edilmiş inziva yaşamı sürecinden geçer. Özel odası ile kilise arasında geçen bu üç yıllık sürede, rahibe adayı, 7 vakitlik ibadet uygulamasının 3 üne kesintisiz iştirak eder. Kalan zamanda, özel odasında dua, ibadet, kutsal metin okuma çalışmaları ile en zor ve zahmetli görevleri yerine getirmeye çalışır. İbadet sonrasında, günde 7 kez Mezmur ve Şıbitho (rahibeler için haftalık dua kitabı) okunur. Oruç, perhiz ve namaz uygulamaları sırasında, kadına ait özel hallerde (adet görme, kanama), herhangi bir kısıtlama sözkonusu değildir. Bu durumlarda da ibadetler devam eder. Yaşanan bu durum; kirlilik veya günah olarak değerlendirilmez (Elizabeth 342

7 Süryani Cemaatinde Kadın Olmak Gülten, 2003). Kadına ait farklı bir uygulama olmamakla birlikte, giyim konusunda oldukça hassasiyet gösterilir. Tepeden tırnağa ifadesi doğrultusunda, siyah renk bir giysi kullanılır. Rahibeler, kilisedeki ayin uygulamalarına katılma sırasında, genellikle bayanların bulundukları tarafın arka kısmında yer alırlar. Günlük kıyafetlerinin üzerinde, şal örtüsü bulunduğu halde, dua ve ayin uygulamalarına katılırlar. Rahibelerin elbiselerinin ayrılmaz bir parçası olan başörtüsü, iki bölümden oluşur. Başın tümünü örten örtü, çene altından bağlanır. İkinci örtü ise, alnın üstünden başlayıp, arkada bağlanan örtüdür. Uzun kollu, bileklere kadar uzanan, düğmeli, kolluklu ve pileli elbise, belden aşağıya sarkan eteklerle, ayaklara giyilen siyah renk çorap ile aksesuar tamamlanır. Süryani ayin uygulamaları sırasında, erkeklerin başı daima açık, kadınların ise mutlaka örtülü olmalıdır (Barsaum, 1996, 38 42). Kadınların kilisede nasıl davranması gerektiğini anlatan ifadelerin, kadının öğrenme ve belirleyici olma sürecini engelleyici nitelikte olduğu dikkat çekmektedir: Mukaddeslerin bütün kiliselerinde olduğu gibi, kiliselerde kadınlar sükût etsinler, çünkü onlara söylemek için izin yoktur. Ancak, şeriatın da dediği gibi, tabi olsunlar. Ve eğer bir şey öğrenmek isterlerse, evde kendi kocalarına sorsunlar. Çünkü kadına kilisede söylemek ayıptır (Korintoslulara 1.Mektup 14/33 36). Kadını, kocasının bilgisiyle sınırlamak; ibadet, eğitim ve diğer birçok yönlerden bilgisiz olunması sonucunu doğurabilmektedir. En temel kurum olan kilisede, kadına getirilen bu kısıtlama, dinsel ayinlerdeki rolünü de belirleyecek ve onun dinsel merasim idaresini doğal olarak engelleyecektir. Doğum, Vaftiz Uygulamalarında Kadın-Erkek Eşitsizliği Süryani ayin geleneğinde, doğum sonrası uygulanan vaftiz ayinlerinde, kadın-erkek eşitsizliğini açık bir şekilde görebilme olasılığı bulunmaktadır. Kadının yerini belirleyen ifadeler, genellikle Resullerin İşleri nde ve özellikle Pavlus un yazmış olduğu mektuplarda görülmektedir. İncil de ise; adı geçen bazı kadınlar, Yahudilerin kardeş karısı ile evlenen yedi kardeşin ahirette kiminle evli olacağı sorusuna İsa nın verdiği yanıt ve boşanmanın yasaklanışı konuları dışında, kadının nasıl değerlendirildiğini net olarak tespit etmek mümkün değildir (Matta 5/31 32; 19/4 9; Markos 10/5 12). Örneğin Pavlus; kadının çocuk doğurmasını, ilk günahın bir azabı olarak değerlendirirken, İncil de bu, yorumsuz olarak zikredilir: Kadın doğuracağı vakit sıkıntı çeker, çünkü saati gelmiştir. Fakat çocuğu doğurduğu zaman, dünyaya bir insan doğması sevinci ile artık sıkıntıyı anmaz (Yuhanna 16/21). Kadının doğurma özelliği ve doğum sancısı; onun, asli günaha sebep olmasının bir cezası olarak tasvir edilir: Fakat iman ve sevgi ve takdis 343

8 F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi (1) ve vakarla davranırsa, çocuk doğurması ile kurtulacaktır (Timoteos a 1.Mektup 2/15). Vaftiz uygulamasından sonra, çocuk, kâhinin ellerinde olduğu halde, sunak (üzerinde dini tören yapılan taş masa) önünde Tanrı ya adama merasimi gerçekleştirilir. Vaftiz edilmiş ve kutsal yağ ile yağlanmış olan çocuk erkek ise, kilise mihrabının iç girintisinde bulunan kudskudşin e doğru getirilerek çeşitli dualarla Tanrı ya adanır. Çocuk kız ise, mihrap basamakları aşılmadan, dışarıda duracak şekilde, çeşitli dualarla adama uygulaması yerine getirilir (Şimşek, 2003, 121). Bölgeye özgü bazı uygulamalarda, dua ve ayin sırasında, kiliseye ilk önce erkek girer. Kadınların erkeklerden önce girmesi, erkekten önce ibadete başlaması ve yine erkekten önce kiliseyi terk etmesi hoş karşılanmaz. Ayin sonrası, kâhinin elinden selam alınması, ancak küçük erkek çocuğu ile olabilmektedir. Şöyle ki; ayin sonunda, ayini yöneten din adamının eli ve İncil öpülerek, saygı ile kilise dışına çıkılır. Bu uygulama, erkeklerden başlanarak yapılır. Duada hazır bulunan küçük bir erkek çocuğu, ayini yöneten din adamının elini öperek, bayanların bulunduğu yere yaklaşır ve elini kadınlardan birisinin eline dokundurarak selamı onlara ulaştırmış olur. Kadınlar, kendi aralarında ellerini birbirine uzatarak, selamı birbirlerine ulaştırmış olurlar. Tek eşli evlilik uygulaması, kadının tüm hal ve şartta, erkeğe itaat etmesini zorunlu kılmaktadır. Zina hali dışında boşanma kesinlikle reddedilmektedir. Bu durum şu ayette anlatılmaktadır: Ben size şunu söyleyeyim. Karısını fuhuştan başka bir nedenle boşayıp başkasıyla evlenen, zina etmiş olur. Boşanan kadınla evlenen de zina etmiş olur (Matta 19/9). Evli din adamı olan papazların eşlerinin ölümü halinde, papazın ikinci bir evlilik yapması kesinlikle yasaktır. Aynı şekilde, eşini kaybeden papaz hanımı da, hayatının sonuna kadar ikinci bir evlilik gerçekleştiremez. Bunun gerekçesi; papazın tüm cemaatin babası, papazın eşinin de tüm cemaatin annesi olarak kabul edilmesidir. Kadının Eğitim Kurumlarındaki Yeri Süryanilerin eğitim kurumlarına ilgisi, bölgede hâkim olan genel tavır içinde değerlendirilebilir. Kız ve erkek çocuklarının okullaşma durumu, genellikle erkek egemen bir toplum yapısının uzantısı şeklinde görülebilmektedir. Erkek çocuklarının, kır-kent yaşam alanlarında bulunan formel ve enformel eğitim kurumlarına devam etmeleri mümkün iken, kız çocuklarının bu olanaklardan yararlanma düzeyleri daha düşüktür. Tarihsel dönemler itibariyle konuya baktığımızda, dinsel kurumlar olan kilise ve manastırlarda, erkek ağırlıklı olacak şekilde öğrenim görüldüğü dikkat çekmektedir. Islahat Fermanı ndan sonra yürürlüğe giren Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile 344

9 Süryani Cemaatinde Kadın Olmak gayrimüslimlere tanınan okullaşma olanağından daha çok erkekler yararlanmışlardır tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi nin yayınlanmasından hemen sonraki uygulamaları, resmi kayıtlardan takip etmek mümkündür. 1287/1871 tarihli Diyarbekir Vilayet Salnamesi nde, cemaatler bazında, eğitim kurumlarının sayıları verilirken, kategori belirtilmeden, mektep ifadesi altında, 1 Süryani okulunun olduğu görülmektedir. Diğer gayrimüslim cemaatleri (Ermeni, Rum, Rum Katolik, Protestan, Keldani, Yahudi vs.) ile birlikte toplam 9 adet okul bulunmaktadır. 1898, 1899 ve 1901 tarihlerine ait verilerde, okula giden öğrencilerin cinsiyet durumlarına bakıldığında, Protestanlar dışında hiçbir cemaatin kız çocuklarını okula göndermediği dikkat çekmektedir. Yörede yaygın olan, kız çocuklarını okula göndermeme anlayışı, Süryani cemaati için de geçerliliğini korumuştur. Daha modernist bir yaklaşımı savunan Protestan cemaati, kız çocuklarının öğrenim görmeleri konusunda herhangi bir kısıtlamaya gitmemiştir. Bu cemaatin oluşumu, yerel cemaatlerden ayrı olarak ele alınamayacağı gibi, aynı zamanda Batılı misyonerlerin çabalarının da göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Protestan cemaati, geleneksel din anlayışının yoğun olarak hissedildiği Ortodoks cemaatinden, Batılı misyoner teşkilatlarının girişimleri sonucunda, geleneksel kilise anlayışından uzaklaşan kişilerden oluşmaktadır (1316) tarihli Diyarbekir Maarif Salnamesi nin sayfalarında görüldüğü kadarıyla, Protestan cemaatine mensup okulda, 1898 de 55, 1899 da 23, 1901 de 30 kız çocuğunun öğrenim gördüğü dikkat çekmektedir. Cumhuriyet dönemiyle birlikte, kız çocuklarının öğrenim görmesiyle ilgili anlayışta bir değişim gerçekleşir. Özellikle kentte yaşayan Süryanilerin kız çocukları, ilk, orta ve yüksek öğrenimle tanışırken, kırsal kesimde yaşayan Süryanilerin, ekonomik ve ulaşım sorunlarından dolayı, kız çocuklarını ilköğrenimle sınırlandırmış oldukları dikkat çekmektedir. Süryaniler, formel eğitim yanında, çocuklarının yaz okulu şeklinde, kilise ve manastırlarda verilen eğitimden yararlanmasını sağlamaktadırlar. Bu eğitim, Süryanice dilini ve duaları öğrenme, kutsal metinleri ve dua okuma gibi kısımlardan oluşmaktadır. Özellikle kırsal kesimde yaşayan Süryani aileler için, manastırlarda verilen eğitimin ayrı bir önemi bulunmaktadır. Çocuklar, öğretim dönemi içinde, manastırlarda barınmakta, bu arada Süryanice yi öğrenmekte ve aynı zamanda dinsel eğitim almaktadırlar. Mardin de bulunan Deyrulzafaran, Mardin Midyat ta bulunan Mor Gabriel ve Mor Yakup manastırları, bu konuda günümüzde de oldukça büyük işlevler görmektedir. Adı geçen manastırlarda barınan ve bu arada formel eğitim alan çocuklar içinde, kız çocuklarının 345

10 F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi (1) sayısının yok denecek kadar az olması dikkat çekmektedir. Türkiye nin çeşitli kentlerine (özellikle İstanbul) göç eden Süryanilerin neredeyse tamamının, kız çocuklarını okuttukları ifade edilebilir. Yine, Avrupa da (özellikle İsveç ve Almanya) bulunan Süryanilerin de, bulundukları ülkelerin sağlamış olduğu öğrenim olanaklarından en üst düzeyde yararlandıkları dile getirilebilir. Süryani Ailesinde Kadının Yeri Süryani ailesinde kadının rolü, kutsal metinlere dayandırılarak açıklanmaya çalışılır. Süryanilerdeki aile anlayışında, kadına biçilen rol; eş ve annelik sınırları içerisindedir. Kutsal metinlerde (Tevrat, İncil) erkeğin statüsü, her zaman birinci derecede iken, kadınlar çoğu zaman ikinci, bazen de daha alt derecede bulunmaktadırlar. Hıristiyanlığın üzerinde temellendiği en önemli kavramlardan birisi ilk günah tır. İlk günah, insanın dünya sürgünü nün başlangıcına neden olmuştur. Bu günahın oluşumunun baş aktörü kadındır. Kadının neden olduğu bu sürgünden dolayı, insanların tümü kirlenmiştir. Buna göre kadın, şeytana aldanmış ve Âdem in de aldanışına neden olarak, tüm insanların paylaşacağı bir günahın müsebbibi olmuştur. Fakat kadının öğretmesine ve erkeğe hâkim olmasına izin vermem, sakin olsun. Çünkü önce Âdem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Âdem değildir, kadın aldatılıp suç işledi. Ama doğum yapıp kurtulacaktır (1.Timoteos 2/12 15). Burada, kadın, suçlu ilan edilmekte ve devamındaki ifadelerle de, kadının doğum sancısıyla acı çekmesinin, sanki bir suçun cezası olduğu ima edilmektedir. Yeni Ahit te birçok yerde, kadının çoğunlukla, hukuksal ve insani iradesi hiçe sayılarak, erkeğe, Allah a tabi olduğu gibi tabi olmasının istendiğini görmek mümkündür: Ey kadınlar, Rab be bağımlı olduğunuz gibi kocalarınıza bağımlı olun. Çünkü Mesih, bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır. Kilise, Mesih e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağımlı olsunlar (Efesliler 5/22 24). Yaşlı kadınlar, saygın bir yaşam sürmeli ( ) genç kadınları, kocalarını ve çocuklarını seven sağduyulu, temiz yürekli, iyi birer ev kadını ve kocalarına bağımlı olmak üzere eğitebilsinler (Titus 2/3 5). Ey kadınlar, Rab be ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun (Koloseliler 2 3/18). Ailede, kadının bu itaati, bir hiyerarşiye dönüşerek açıklanmaya çalışılır. Kadının, kocasına, Rab be bağlı olduğu gibi itaat etmesi emredilmektedir. Çünkü bedenin kurtarıcısı Mesih, kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır. Nitekim kilise, Mesih e tabi olduğu gibi, kadınlar da böylece her şeyde kocalarına tabi olsunlar biçimindeki açıklamalarla, kadının varlığının erkekle anlam kazandığı ve her durumda, erkeğe muhtaç olduğu 346

11 Süryani Cemaatinde Kadın Olmak hususuna vurgu yapılır. Bu anlayış ile Süryaniler arasında tek eşli evlilik, boşanmama gibi kesin kurallar çerçevesinde, kadının ailedeki konumu belirlenmiş olmaktadır. Kır-kent ayrımında, ekonomik gücün elde bulundurulmasına bağlı olarak, kadının yukarıda belirlenen kesin çizgiler dışında, rahat hareket etmesine olanak sağlanabilmektedir. Yörede yaygın olan, kadının doğurganlık özelliği ve erkek çocuğa sahip olma isteği, Süryaniler arasında da yaygın olarak bulunmaktadır. Boşanma veya ikinci evlilik, kırsal alanda yok denecek kadar azken, şehir merkezlerine ve özellikle de Avrupa ya göç etmiş Süryaniler arasında, boşanma ve ayrı yaşamaya ilişkin örneklere rastlamak mümkündür. Sonuç Ülkemizde yaşayan bir dinsel grup olan Süryaniler, birçok farklı yönleriyle dikkat çekmektedirler. Bu yönüyle, bahsedilen dini grubun anlaşılmasına yönelik akademik çalışmaların yapılması bir gereklilik gibi görünmektedir. Ortaya koymaya çalıştığımız bu fotoğrafta, belirli bir dini anlayışa sahip bireylerin oluşturduğu oluşumda, kadına yönelik eşitsizlikler, dikkat çekici boyutlardadır. Üç semavi dinin inananları; yörenin sosyal, ekonomik, coğrafik vs. özelliklerini kutsalla yoğurarak, kendine özgü bir yaşam biçimi meydana getirmişlerdir. Bu bölgede yaşayan; Süryani, Keldani, Yezidi, Ermeni, Müslüman dinlerine inananlarda, kadına yönelik olan ve kutsala dayandırılan eşitsizlikleri çıplak gözle görmek mümkündür. Bu anlayış ve uygulamaları, modernleşme sürecinde mesafe almış oluşumlarda görme oranı nispeten azalırken, yörenin kendine özgü şartları, bu anlayış ve uygulamaların çok da kolay ve kısa sürede değişemeyeceğini ortaya koymaktadır. Farklı dinlere mensup olsalar da, bu topluluk/toplumlarda; kadının konumu, algılanışı ve vaziyet alışların çok da farklı bir özellik sergilemediği dikkat çekmektedir. Birlikte yaşadığımız ve Türkiye mozaiğinin bir unsuru olan Süryanilerin, farklı dinsel esaslara inanmalarına rağmen, sosyal, kültürel vs. alanlarda Türk kültürüne çok da yabancı olarak ele alınamayacakları ileri sürülebilir. Bu azınlık, ülkemizde yeterince tanınmamaktadır. Süryaniler, ülkemizde bin yıllardır yaşayan, en sorunsuz Müslüman olmayan grup olma özelliğini taşımaktadırlar. Osmanlı da olduğu gibi, Cumhuriyet döneminde de, hiçbir şekilde aykırı bir hareket içine girmemişler, vatandaşlık görevini eksiksiz yerine getirmişlerdir. Buna göre, ortak kaderi paylaştığımız Süryanileri ve kültürlerini anlamak, tanımak ve ortak yaşama tecrübelerimizi deşifre etmek bizlere çok şey kazandıracaktır. 347

12 F.Ü.Sosyal Bilimler Dergisi (1) KAYNAKÇA ALBAYRAK, Kadir (1997), Keldaniler ve Nesturiler, Vadi Yayınları, Ankara. BEGDAŞ, Yusuf (2000), Süryani Kilisesi-Antakya Kürsüsü, Heto, Sayı:3, ss BİLGE, Yakup (1991), Süryanilerin Kökeni ve Türkiyeli Süryaniler, İstanbul. CİLACI, Osman (2001), Dinler ve İnançlar Terminolojisi, Damla Yayınları, İstanbul. ÇELİK, Mehmet (1988), Süryani Kilisesi Tarihi, İstanbul. ÇIKKI, Murad Fuad (1936), Naum Faik, Suriye. DİNDAR, Fuat (1999), Türkiye Nüfus Sayımlarında Azınlıklar, İstanbul. DİYARBEKİR MAARİF SALNAMESİ, 1898 (1316). DİYARBEKİR VİLAYET SALNAMESİ, 1869 (1285). DİYARBEKİR VİLAYET SALNAMESİ, 1871 (1287). GREGORY ABUL FARAÇ (1998), Abulfaraç Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, İstanbul. GÜNEL, Aziz (1970), Türk Süryaniler Tarihi, İstanbul. I. MOR AFRAM BARSAUM (1996), Tur Abdin Tarihi, Nsibin Yayınları, İsveç. İNCİL (2003), Yeni Yaşam Yayınları, İstanbul. SERTOĞLU, Mithat (1974), Süryani Türklerinin Siyasi ve İçtimai Tarihi, İstanbul. SEVER, Erol (1996), Asur Tarihi, Kaynak Yayınları, İstanbul. ŞİMŞEK, Mehmet (2003), Süryaniler ve Diyarbakır, Chiviyazıları Yayınları, İstanbul. YAŞAR, Şükran (2003), III.-VII. Yüzyıllarda Urfa (Siyasi, Fiziki-İdari-Dini ve Sosyo- Ekonomik Yapı), Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı (Basılmamış Doktora Tezi), Elazığ. YILMAZÇELİK, İbrahim (1995), XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Diyarbakır ( ), Türk Tarih Kurumu Yayınları. Kaynak Kişiler İsa GÜLTEN (2003), Mor Gabriel Manastırı, Temmuz 2003, Midyat-Mardin. Elizabeth GÜLTEN (2003), Mor Gabriel Manastırı, Temmuz 2003, Midyat-Mardin. 348

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

1912'de Şark Yıldızı Gazetesi

1912'de Şark Yıldızı Gazetesi 1912'de Şark Yıldızı Gazetesi Gazete, yayınlandığı dönemde, Süryani toplumunun modernleşmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Hıristiyan topluluklar arasında işbirliğini geliştirdi. Şark Yıldızı 27 Nisan

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985 1. Adı Soyadı : MEHMET ÇELİK 2. Doğum Tarihi: 05 Haziran 195. Unvanı : Prof.Dr.. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ Sağlıklı Kentler Birliği Eğitim Prgramı Prof. Dr. SABAHAT TEZCAN Haccettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Tıp Fakültesi Halk Sağlığı

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

SÜRYANİLERDE DOĞUMA VE ÇOCUK YETİŞTİRMEYE DAİR RİTÜELLER, GELENEKLER (MİDYAT ÖRNEĞİ) Muammer ULUTÜRK

SÜRYANİLERDE DOĞUMA VE ÇOCUK YETİŞTİRMEYE DAİR RİTÜELLER, GELENEKLER (MİDYAT ÖRNEĞİ) Muammer ULUTÜRK Tarih Okulu Dergisi (TOD) Journal of History School (JOHS) Mart 2016 March 2016 Yıl 9, Sayı XXV, ss. 899-915. Year 9, Issue XXV, pp. 899-915. DOI No: http://dx.doi.org/10.14225/joh866 SÜRYANİLERDE DOĞUMA

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Rab be Yakışan Yuvamız

Rab be Yakışan Yuvamız 3 Rab be Yakışan Yuvamız Çizim: Nat Wibberley Aile çok önemli bir kavram, etkisi çok büyüktür. Ailelerimiz sakat olursa, toplumumuz nasıl olur? Kendi kişiliğimiz de ailemizden çok etkilenir. Madem aile

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

Türkiye nin Güneydoğusunda Kalan Tur Abdin de Geleneksel Kıyam Bayramı Kutlaması Tarih: 11-17 Nisan 2012

Türkiye nin Güneydoğusunda Kalan Tur Abdin de Geleneksel Kıyam Bayramı Kutlaması Tarih: 11-17 Nisan 2012 NGO in Special Consultative Status with the Economic and Social Council of the United Nations Türkiye nin Güneydoğusunda Kalan Tur Abdin de Geleneksel Kıyam Bayramı Kutlaması Tarih: 11-17 Nisan 2012 1.Türkiye

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: MEHMET SAİT ŞAHİNALP Doğum Tarihi: 21. 04. 1973 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Coğrafya Öğretmenliği Marmara Üniversitesi 1992-1996

Detaylı

Mesih imanlısı kardeşlerimize karşı sorumluluklarımız var. Bu sorumlulukları özellikle birbirinizi sözünü içeren buyruklardan öğreniyoruz.

Mesih imanlısı kardeşlerimize karşı sorumluluklarımız var. Bu sorumlulukları özellikle birbirinizi sözünü içeren buyruklardan öğreniyoruz. 7 Birbirinizi Deyince Çizim: Nat Wibberley Mesih imanlısı kardeşlerimize karşı sorumluluklarımız var. Bu sorumlulukları özellikle birbirinizi sözünü içeren buyruklardan öğreniyoruz. Ancak bazı durumlarla

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 115 Yardımsever Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI Yerel ICI Bürosu Adresi: ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 116 ÖĞRENCİ RAPORU HAKKINDA TALİMATLAR Her üniteyi çalıştıktan sonra o ünitenin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y. Lisans Tarih - Ortaçağ Celal Bayar Üniversitesi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y. Lisans Tarih - Ortaçağ Celal Bayar Üniversitesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Zafer Duygu 2. Doğum Tarihi : 11.08.1976 3. Unvanı : Yardımcı Doçent Doktor 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y.

Detaylı

Türkiye Değerler Atlası - 2012

Türkiye Değerler Atlası - 2012 Benim için İnsan Hakları Türkiye Değerler Atlası - 2012 ~ Prof. Dr. Yılmaz Esmer ~ Hasan Ferhat GÜNGÖR DEĞERLER (Values) İnsan bireyleri ya da grupları tarafından, neyin istenir, uygun, iyi ya da kötü

Detaylı

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan TÜRKİYE Önemli Bulgular: Türk hükümeti geçtiğimiz yıllarda azınlık topluluklarının mülkiyet hakları, dini kıyafetler ve eğitim dahil olmak üzere dini özgürlüklere ilişkin bazı reformları hayata geçirmiş

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

Böyle bir hakimiyet söz konusudur.madde ön plana çıkmaktadır.hz.isa bunlarla mücadele etmiştir.

Böyle bir hakimiyet söz konusudur.madde ön plana çıkmaktadır.hz.isa bunlarla mücadele etmiştir. HRİSTİYANLIKTA MANASTIR HAYATI Prof Mehmet Çelik Hocanın bu konuda yapmış olduğu genişçe konuşma ve açıklamasında ve onların içerisinde 5 yıl kalıp müşahede eden ve yıllarca araştırıp okuyan bir insan

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 5. ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5 ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ

Detaylı

Katolikler bir hac yolculuğu gibi kilise yolunda dua ederek yürüyorlar

Katolikler bir hac yolculuğu gibi kilise yolunda dua ederek yürüyorlar 1845 Kapusen rahiplerin gelişi: Gürcistan'da yaşayan İtalyan asıllı 8 kapusen rahip yaşadıkları ülkeyi terk etmek zorunda kalmışlardı. Yolculuk sırasında Karadeniz üzerinden geçerken bu bölgede yalnız

Detaylı

YAYIN LİSTESİ KİTAP VE KİTAPTA YAYIMLANAN BÖLÜMLER

YAYIN LİSTESİ KİTAP VE KİTAPTA YAYIMLANAN BÖLÜMLER ADI SOYADI Prof.Dr.Hüseyin Haşimi GÜNEŞ ÜNVANI Öğretim Üyesi Fakültesi / Birimi İktisadi ve İdari Programlar/ MUHASEBE VE VERGİ BÖLÜMÜ- Meslek Yüksekokulu DAHİLİ TELEFON 3104 E-POSTA hhgunes@yahoo.com

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır.

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır. AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN ÖĞRETİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI 1 Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın 2 Bu yazıda, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi uygulamaları hakkında bilgi verilecek

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Mutlu Bir Yuvaya Nasıl Sahip Olabilirsiniz?

Mutlu Bir Yuvaya Nasıl Sahip Olabilirsiniz? Ders 9 Mutlu Bir Yuvaya Nasıl Sahip Olabilirsiniz? Kutsal Kitap bize, aileyi Tanrı nın yarattığını söyler. Tanrı, erkeklerle kadınların karı koca olarak yaşayıp dünyaya çocuklar getirmesini planladı. Tanrı

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

20.YÜZYILIN BAŞINDA GÜNEYDOĞU ANADOLU DAKİ AZINLIK / ERMENİ OKULLARI

20.YÜZYILIN BAŞINDA GÜNEYDOĞU ANADOLU DAKİ AZINLIK / ERMENİ OKULLARI 20.YÜZYILIN BAŞINDA GÜNEYDOĞU ANADOLU DAKİ AZINLIK / ERMENİ OKULLARI Doç. Dr. Kenan Ziya TAŞ** Özet / Abstract: Çalışmamızda, 20.Yüzyılın başında Güneydoğu Anadolu da, Diyarbakır, Antep, Urfa ve Mardin

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NİMET İLKOKULU 4. SINIF DERS İŞLEME YOL HARİTASI

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NİMET İLKOKULU 4. SINIF DERS İŞLEME YOL HARİTASI 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NİMET İLKOKULU 4. SINIF DERS İŞLEME YOL HARİTASI 1. Bölüm: Tanımlayıcı Bilgiler Dersin Adı :İNGİLİZCE Dersin Kredisi : 3 Saat Öğretmenin Adı ve Soyadı :ÖZAY TETİK Dersin İşleneceği

Detaylı

T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI MARDİN VE ÇEVRESİNDE SÜRYANİLER.

T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI MARDİN VE ÇEVRESİNDE SÜRYANİLER. T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI MARDİN VE ÇEVRESİNDE SÜRYANİLER Zeynep Gül KÜÇÜK YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA-2008 T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

CEHENNEM KAYIKÇISI Daha önceden dünyanın ilk kilisesi St. Piyer i bir çok kez görmüştüm. Burada her 29 Haziran tarihinde ayin yapıldığını, bu tarihte buraya gelen hıristiyanların hacı olduğunu biliyordum.

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BAKİ SARISAKAL 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BİNALAR VE ARAZİ LİSTESİ Manastır Vilayetinde Nüfus Cemaati İslam Ulah ve Rum Ermeni Bulgar Yahudi

Detaylı

19. YÜZYILDA DİYARBAKIR DA HIRİSTİYAN CEMAATLER

19. YÜZYILDA DİYARBAKIR DA HIRİSTİYAN CEMAATLER 19. YÜZYILDA DİYARBAKIR DA HIRİSTİYAN CEMAATLER Özet / Abstract İbrahim ÖZCOŞAR Diyarbakır, içinde bulunduğu coğrafyaya bağlı olarak, yüzyıllarca çok farklı etnik köken ve dinden toplulukları içinde barındıran

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Byzantine History, Syriac History, History of Religions, History of İslam.

Byzantine History, Syriac History, History of Religions, History of İslam. Professor MEHMET ÇELİK Contact Information: Phone : Fax : Email : mehmetcelikcbu@mynet.com Academic Degree: Undergraduate : Atatürk University, Faculty of Theology, 1979 Master s : Atatürk University 1981

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

Rab le Yürüyorum. Bu bölümde Eski Antlaşma kullanılmaktadır!

Rab le Yürüyorum. Bu bölümde Eski Antlaşma kullanılmaktadır! z 5 Rab le Yürüyorum? Ne! Tanrı, güzel! Allah günahlarını bağışlamış, cennete gideceğini garanti vermiş. Artık ne namaz kılarsın ne de oruç tutarsın! Allah senden ne bekliyor artık? İnancınızı paylaştığınız

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

BARTIN VALİLİĞİ İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

BARTIN VALİLİĞİ İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BARTIN VALİLİĞİ İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE) 1 18 Yaşını Tamamladıktan

Detaylı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 MİT VE DİN İLİŞKİSİ (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Mit ve Din Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin ya da halkların oluşumu gibi yaratılış veya türeyiş gibi temaları içerirler.

Detaylı

ELAZIĞ'DA YAŞAYAN SÜRYANİLERDE DÜĞÜN İLE İLGİLİ İNANIŞLAR VE UYGULAMALAR

ELAZIĞ'DA YAŞAYAN SÜRYANİLERDE DÜĞÜN İLE İLGİLİ İNANIŞLAR VE UYGULAMALAR Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Fırat University Journal of Social Science Cilt: 13, Sayı: 2, Sayfa: 267-278, ELAZIĞ-2003 ELAZIĞ'DA YAŞAYAN SÜRYANİLERDE DÜĞÜN İLE İLGİLİ İNANIŞLAR VE UYGULAMALAR

Detaylı

SÜRYANİ EĞİTİM KURUMLARI LOZAN ANTLAŞMASI ÖNCESİ VE SONRASINDA SÜRYANİ EĞİTİM KURUMLARI. Dr. Talip ATALAY 1 MART 2005

SÜRYANİ EĞİTİM KURUMLARI LOZAN ANTLAŞMASI ÖNCESİ VE SONRASINDA SÜRYANİ EĞİTİM KURUMLARI. Dr. Talip ATALAY 1 MART 2005 LOZAN ANTLAŞMASI ÖNCESİ VE SONRASINDA SÜRYANİ EĞİTİM KURUMLARI BEFORE LAUSANNE AGREEMENT AND AFTER, THE SITUATION OF SYRIAN EDUCATIONAL INSTITUTIONS Dr. Talip ATALAY 1 ABSTRACT At the Lausanne Conference,

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ Thekla, genç ve güzel bir kadın... Hem de bakire... Aynı Meryem gibi.. Halk bu yüzden, Thekla nın yaşadığı yeraltı kilisesine, Meryemlik demiş. Thekla nın yaşadığı, sonunda

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi (KADES) Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi (KADES) Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara TEPAV Binası, 3.Kat Konferans Salonu (TEPAV Binası, TOBB Üniversitesi Kampüsü,Söğütözü Cad.No:43 Söğütözü/ANKARA) Kadın Emeği Konferansı Kavramsal

Detaylı

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org Dr. Hüseyin Emin SERT SASAM İstanbul Temsilcisi www.eminsert.org heminsert@gmail.com Strateji Bakış Kültürel kodlarımızı dikkate alan, İnsanımızın ihtiyaç ve beklentisine uygun, disiplinlerarası İnsanî

Detaylı

Deutsche Islam Konferenz

Deutsche Islam Konferenz Deutsche Islam Konferenz Özet: Almanya daki Yaşam Şekli Yapılan araştırma, Almanya daki yaşam şekillerinin çeşitliliğini ilk kez kanıtlıyor Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, ülke çapında temsil edici

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER COĞRAFİK Mezopotamya, günümüz sınırlarına göre çoğu Irak ta bulunan ve arabistana kadar uzanan dar ve uzun bir platodur. Dicle ve Fırat nehirlerin arasına kurulmuş bu yer varlığının en önemli kısımlarını

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN

TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN Kadınlar, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturmaktalar. On yılı aşkın bir süredir gerek Türkiye gerekse yurtdışı kırsalında gerçekleşen saha çalışmalarım aracılığıyla, bana göre

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER g TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER TABLOLAR Tablo 1. TR63 Bölgesi Doğum Sayısının Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)... 1 Tablo 2. Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)...

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Üzerine Düşünceler Baskın Oran Başlıca kaynak: B.Oran, Küreselleşme ve Azınlıklar. 5. baskı, Ankara, İmaj Yayınevi, 2009 baskinoran@gmail.com www.baskinoran.com Azınlık:

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

The European Social Survey

The European Social Survey ESS document date: 12/07/04 The European Social Survey SUPPLEMENTARY QUESTIONNAIRE F-2-F A (Round 2 2004) DENEK NO: VERSİYON NO: F-2-F A 1 ANKETÖRE: HERKESE SORUNUZ! HF1/HF2 KART A Bu bölümde kısaca bazı

Detaylı

KADINLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE STATÜLERİ 3

KADINLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE STATÜLERİ 3 KADINLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE STATÜLERİ 3 Attila Hancıoğlu ve Banu Akadlı Ergöçmen Bu bölümde, Türkiye de kadınların durumuna ilişkin bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Bölümde yer alan bilgiler, üreme

Detaylı

NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDE YURT DIŞINDAN ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME YÖNERGESİ

NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDE YURT DIŞINDAN ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME YÖNERGESİ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDE YURT DIŞINDAN ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME YÖNERGESİ Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı Namık Kemal Üniversitesine önlisans ve lisans düzeyinde,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Ruhsal Armağanlarımızı Kullanalım!

Ruhsal Armağanlarımızı Kullanalım! 8 Ruhsal Armağanlarımızı Kullanalım! Çizim: Nat Wibberley Romalılar 12:3 ayetinden, önemli konularda sağduyulu düşünmemiz gerektiğini öğreniriz. Bu önemli konulardan birinin ruhsal armağanlarımız olduğunu

Detaylı

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin İslâm Araştırmaları Dergisi, Sayı 22, 2009, 155-181 VEFEYÂT Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin Doç. Dr. M. Süreyya Şahin i 24 Ocak 2008 tarihinde Hakk ın rahmetine tevdi ile ebedî yolculuğuna uğurladık. Akademik

Detaylı

HARPUT SÜRYANİ KADİM ORTODOKS MERYEM ANA KİLİSESİ NİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ Dr. İshak TANOĞLU

HARPUT SÜRYANİ KADİM ORTODOKS MERYEM ANA KİLİSESİ NİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ Dr. İshak TANOĞLU Fırat Üniversitesi Harput Uygulama ve Araştırma Merkezi Geçmişten Geleceğe Harput Sempozyumu, Elazığ 23-25 Mayıs 2013 777 HARPUT SÜRYANİ KADİM ORTODOKS MERYEM ANA KİLİSESİ NİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ Dr. İshak

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

MEZMURLAR Kitabına Kısa Bakış. Rev. Robert E. Lynn

MEZMURLAR Kitabına Kısa Bakış. Rev. Robert E. Lynn MEZMURLAR Kitabına Kısa Bakış toplu tapınmalarda ve kişisel dualarda Mezmurlar ın bir sıra düzeni içinde dua ve ilahi olarak kullanılması; ve Mezmurlar ın ruhani hayatımız için önemi üzerine bir çalışma

Detaylı

Sizdeki ümidin nedenini soranlara yanıt vermeye her zaman hazır olun (1Pt 3,15)

Sizdeki ümidin nedenini soranlara yanıt vermeye her zaman hazır olun (1Pt 3,15) Sizdeki ümidin nedenini soranlara yanıt vermeye her zaman hazır olun (1Pt 3,15) Sevgili Kardeşlerim, Geçtiğimiz yıl, yılık pastörel mektubumda sizlere şu konuyu vererek üzerinde yoğunlaşmanızı tavsiye

Detaylı

Günümüz Ortadoğu Coğrafyasında Süryaniler

Günümüz Ortadoğu Coğrafyasında Süryaniler Günümüz Ortadoğu Coğrafyasında Süryaniler Kadir Albayrak [Prof. Dr., Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı] Özet Süryaniler Ortadoğu nun en eski topluluklarından biridir.

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı