SELÇUK İLETİŞİM JOURNAL OF SELCUK COMMUNICATION JANUARY 2011 Volume 6 Number 4

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SELÇUK İLETİŞİM JOURNAL OF SELCUK COMMUNICATION JANUARY 2011 Volume 6 Number 4"

Transkript

1 SELÇUK İLETİŞİM JOURNAL OF SELCUK COMMUNICATION JANUARY 2011 Volume 6 Number 4 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ AKADEMİK DERGİSİ OCAK 2011 Cilt 6 Sayı 4 ISSN

2 Sahibi Prof. Dr. Halûk Hâdi SÜMER Editör Prof. Dr. Ahmet KALENDER Editör Yardımcısı Arş. Gör. Dr. Ahmet TARHAN Yayın Kurulu Prof. Dr. Halûk Hâdi SÜMER Prof. Dr. Ahmet KALENDER Doç. Dr. Caner ARABACI Prof. Dr. Birol AKGÜN (Selçuk Ü.) Prof. Dr. M. Bilal ARIK (Akdeniz Ü.) Prof. Dr. Burhan AYKAÇ (Gazi Ü.) Prof. Dr. Esra BİRYILDIZ (Marmara Ü.) Prof. Dr. M. Naci BOSTANCI (Gazi Ü.) Prof. Dr. Özden CANKAYA (Galatasaray Ü.) Prof. Dr. Yalçın DEMİR (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Uğur DEMİRAY (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Ahmet DURMAZ (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Müge ELDEN (Ege Ü.) Prof. Dr. Suat GEZGİN (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Kemal GÖRMEZ (Gazi Ü.) Prof. Dr. H. İbrahim GÜRCAN (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Nurettin GÜZ (Gazi Ü.) Prof. Dr. Metin KAZANCI (Ankara Ü.) Prof. Dr. Mehmet KESİM (Anadolu Ü.) Danışma Kurulu Kapak Tasarımı Yrd. Doç. Dr. A. Gani ARIKAN Basım Yeri Selçuk Üniversitesi Basımevi Basım Tarihi Ocak 2011 Yazışma Adresi Prof. Dr. Ahmet KALENDER S.Ü. İletişim Fakültesi Kampus KONYA Tel: Faks: e-posta: Prof. Dr. Abdullah KOÇAK (Selçuk Ü.) Prof. Dr. Mehmet KÜÇÜKKURT (Gazi Ü.) Prof. Dr. Aydemir OKAY (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Ayla OKAY (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Aydın Ziya ÖZGÜR (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Filiz Balta PELTEKOĞLU (Marmara Ü.) Prof. Dr. Nurdoğan RİGEL (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Şerif ŞİMŞEK (Selçuk Ü.) Prof. Dr. Nazmi ULUTAK (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Çağatay ÜNÜSAN (KTO Karatay Ü.) Prof. Dr. A. Haluk YÜKSEL (Anadolu Ü.) Doç. Dr. Muhittin ACAR (Hacettepe Ü.) Doç. Dr. Aytekin CAN (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Ahmet Yalçın KAYA (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Başak SOLMAZ (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Mustafa ŞEKER (Selçuk Ü.) Selçuk İletişim hakemli bir dergidir. Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez yayınlanır. Dergide yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarına aittir. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Selçuk İletişim Dergisi, TÜBİTAK/ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanı nda yer almaktadır.

3 İçindekiler Özden Cankaya 5-17 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu Özgül Birsen Vakur Kayador TRT Radyo Prodüktörlerinin Türkiye de Kamusal Radyo Programcılığı ve Popüler Radyo Programcılığı Üzerine Değerlendirmeleri Meral Serarslan Özlem Özgür Sinemada Dünyayı Kurtarmak : Türk Sinemasında Dünyayı Kurtaran Adam ve Oğlu Şükrü Balcı Hüsamettin Akar Bünyamin Ayhan Televizyon ve Seçmen İlişkisini Yeniden Düşünmek: 2009 Yerel Seçimleri nde İzleyici Motivasyonları Metin Kasım Hitler Döneminde Propaganda Aracı Olarak Radyo Hüseyin Köse Tüketim Toplumunda Bir Sosyal Beden Kurgusu Olarak Kadın Gamze Yetkin Cılızoğlu Kitle İletişim Araçlarında Yer Alan Kurgusal Sosyal Mesajlar: Televizyon Dizilerinde Kitleselleştirilen Değerlere Yönelik Bir Analiz İmran Uğur Televizyon Reklamlarından Gençlerin Etkilenme Biçimleri: Reklam Oyuncularının Gençlerin İmajlarının Şekillenmesinde Etkisi Hasret Aktaş M. Nejat Özüpek Hüseyin Altunbaş Çocukların Marka Tercihleri ve Medya Tüketim Alışkanlıkları Aşina Gülerarslan Tüketici Olarak Çocuk ve Ailenin Satın Alma Kararlarına Etkisi Fuat Ustakara Kişilerarası İletişimle Bağlantılı Renk Olgusunun Bireysel Çağrışım Boyutuna Yönelik Bir Alan Araştırması: Gaziantep Örneği Yasemin Karcı İletişim Meslek Lisesi Öğrencilerinin Empatik İletişim Beceri Düzeylerinin İncelenmesi (Ankara İl Örneği) Cilt Konu ve Yazar Dizini 174 Yayın Kuralları

4 Editörden 2011 Ocak sayımızdan akademik dünyaya merhaba Selçuk İletişim Dergisi nin bu sayısında 12 makaleyle karşınızdayız. Makaleleri beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz. İlk makalede Özden Cankaya; geçmiş yıllarda radyo dinleyicilerinin heyecanla takip ettiği radyo tiyatroları nın kayboluşunu ele alıyor. Makale Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu başlığını taşıyor. İkinci makale Özgül Birsen ve Vakur Kayador tarafından kaleme alındı. Makalede, Türkiye de kamusal radyo yayıncılığı ile popüler radyo yayıncılığı, TRT de görev yapan 66 radyo prodüktörüyle yapılan anketin bulgularına dayanılarak analiz ediliyor. Üçüncü makale Meral Serarslan ve Özlem Özgür e ait. Makalede Türk sinemasının iki filmi; Dünyayı Kurtaran Adam ve Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu, ideolojik çözümleme yöntemiyle inceleniyor. Dördüncü makalede, seçmenlerin televizyon izleme motivasyonları, Konya Merkez de yaşayan 948 katılımcıdan elde edilen veriler doğrultusunda analiz ediliyor. Makale Şükrü Balcı, Hüsamettin Akar ve Bünyamin Ayhan tarafından kaleme alındı. Beşinci makalede Metin Kasım; radyonun Almanya da gelişimi, radyo programları ve radyonun hedef kitlesi üzerinde durarak, bu aracın Hitler tarafından propaganda amaçlı nasıl kullanıldığını ele almaktadır. Altıncı makale Hüseyin Köse ye ait. Makalede tüketim toplumlarında kadının bir sosyal beden kurgusu olarak nasıl ele alındığı incelenmektedir. Yedinci makalede Gamze Yetkin Cılızoğlu, televizyon dizilerinde yer alan kurgusal sosyal mesajlar konusunu ele almaktadır. Yazar çalışmasında, Binbir Gece ve Yaprak Dökümü dizilerini içerik analizine tabi tutarak, sosyal mesajları içerdikleri maddi ve manevi kültür çağrışımları bağlamında incelemektedir. Sekizinci makalede İmran Uğur, reklam oyuncularının gençlerin imajlarının şekillenmesinde etkili olup olmadığına odaklanmaktadır. Makalede 380 kişi üzerinde yapılan anketin bulguları temel alınarak konu tartışılmaktadır. Dokuzuncu makalede çocukların marka tercihleri incelenmektedir. Konya da 232 çocuk üzerinde yapılan araştırmanın bulguları çerçevesinde; çocukların medya tüketim alışkanlıklarıyla marka tercihleri arasındaki ilişki makalede analiz edilmektedir. Makale Hasret Aktaş, M. Nejat Özüpek ve Hüseyin Altunbaş tarafından hazırlanmıştır. Onuncu makalede, çocuğun ailenin satın alma kararlarına etkisi teorik olarak incelenmekte ve tartışılmaktadır. Makale Aşina Gülerarslan tarafından kaleme alınmıştır. Onbirinci makalede Fuat Ustakara; kişilerarası iletişim bağlamında renk konusunu incelemektedir. Yazar, Gaziantep te 392 kişi üzerinde yapılan araştırmanın bulgularını okuyucuyla paylaşmaktadır. Onikinci ve son makale Yasemin Karcı ya ait. Makalede, Ankara da 526 iletişim meslek lisesi öğrencisi üzerinde yapılan araştırmanın bulgularına dayanılarak, öğrencilerin empatik iletişim beceri düzeyleri incelenmektedir. Her zaman olduğu gibi; bu sayımıza katkı sağlayan yazarlarımız başta olmak üzere, çalışmaları büyük bir özveriyle değerlendiren hakemlerimize, yayın ve danışma kurulunda yer alan hocalarımıza özellikle teşekkür ediyorum. Bir sonraki sayımız Temmuz ayında yayınlanacak. Bu sayımıza makaleleriyle katkı sağlamak isteyen akademisyenlerimizin, en geç Nisan ayının ortalarına kadar çalışmalarını göndermeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Temmuz 2011 sayımızda buluşmak dileğiyle

5 KAYBOLAN BİR PROGRAM FORMATI: RADYO TİYATROSU * Özden Cankaya ** ÖZET Radyo Tiyatrosu edebiyat ve tiyatro sanatından beslenen kendine özgü sanatsal bir anlatı formudur. Radyo tiyatrosu, televizyonun yaygınlaşmadığı dönemlerde, insanlar tarafından beğeniyle izlenen bir radyo program türüydü (formatıydı) lı yıllardan itibaren Türkiye de de radyo tiyatrosu bir devlet kurumu olan TRT radyolarında yüksek sayıda üretiliyor, yayınlanıyor ve beğeniyle dinleniyordu. Klasik edebiyat yapıtlarından uyarlamalar yapıldığı gibi, özgün radyo oyunları da yazılıyordu. Televizyonun Türkiye de yaygınlaşması ve popüler kültürün topluma egemen olması sonucunda, radyo tiyatrosunun yazılması, üretimi ve dinlenme oranları çok belirgin bir biçimde düştü da İstanbul ve Ankara Radyoları nda 100 ün üzerinde radyo oyunu prodüksiyonu yapılıp yayınlanırken, 2000 li yıllarda İstanbul Radyosu nda bu sayı 10 un altına düşmüştür. Bugün dinsel kimlikli ticari radyolarda, radyo tiyatrosunun dini öyküler anlatılarak manevi değerler aktarma aracı olarak kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bu tür radyolarda radyo tiyatrosu, tiyatro sanatı ve edebiyat alanından uzaklaşarak başka bir işlev üstlenmiş durumdadır. Bu çalışmada, TRT radyoları ve diğer ulusal ticari kanallarda radyo tiyatrosunun giderek kaybolan ve işlev değiştiren bir program formatı olmasının nedenleri araştırılmıştır. Bu radyo program türünün Türkiye de kaybolmakta oluşunun nedenleri dinleyici/radyo tiyatrosu, sanat, edebiyat/radyo tiyatrosu bağlamında incelenmiştir. Bunun için çeşitli yaş gruplarındaki dinleyicilerle, radyo tiyatrosu dinleme alışkanlıkları üzerine bir alımlama çalışması yapılmıştır. Çalışmada aynı zamanda radyo oyun yazarlarıyla da görüşülmüştür. Dinleyiciler ve yazarlarla yapılan görüşmelerde yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme tekniği uygulanmıştır. Anahtar sözcükler: Radyo tiyatrosu, Türkiye de radyo A DISAPPEARING BROADCAST FORMAT: RADIO DRAMA ABSTRACT Radio drama is an artistic form of narrative that is fed by literature and theatre. Radio drama was a program format that was appreciated by the audience at the times when television watching was not that widespread. Since 1940s radio drama was produced and broadcasted by TRT, the Turkish public broadcaster, in high numbers and it was listened with admiration. There were adaptations from classical literature works as well as radio dramas written for radio specifically. Radio helped to increase its audience s familiarity with literature. Radio drama also helped to increase the interest on theatre. Besides those, thanks to this programme format the needs of the audience for attending the theatre was met. As the television became more widespread in Turkey and as the popular culture started to be dominant, less and less radio dramas were written, produced and broadcasted. In 1949 over 100 radio dramas were produced in Istanbul and Ankara, however in the 2000 s this number fell down to less than 10. Television serials can be counted as one of the causes which decreased the interest in radio drama. The easy consumption of the television serials and the fact that they are visual are reasons behind why they are preferred to radio dramas. Audience who got familiar with theatre and literature with radio drama, was distanced from radio with the influence of television culture. Nowadays radio dramas are broadcasted mostly in the private radios with a religious identity. They are formatted as programs which are based on religious stories and transmit to the audience * Bu makale Galatasaray Üniversitesi Araştırma Projeleri Birimi tarafından kodlu projesinin desteği ile gerçekleştirilmiştir. ** Prof. Dr., Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi

6 Selçuk İletişim, 6, 4, 2011 spiritual values. In these radios, radio drama is distanced from the literature and theatre and embraces another function. This research aims to look for the reasons behind the disappearance of the radio drama in TRT and in other private radios as well as the reasons behind its change of function. The changing function of the radio broadcasting is examined from within a historical perspective keeping the social and cultural structure of Turkey in mind. The reasons behind the disappearance of this radio program type is analyzed through the contexts of audience/radio drama and arts, literature/radio drama. To be able to do this, a reception study is conducted with audience from different age groups. Interviews with radio drama writers is also conducted. Through the interviews conducted with the radio drama writers of the past the reasons behind why they do not write radio dramas any longer is questioned. Semistructured in-depth interview technique is used in all the interviews. Keywords: Radio drama, Radio in Turkey GİRİŞ Siyasal ve ekonomik yapı, gelişen teknoloji geçen zaman içinde bir toplumdaki kültürel yapıyı da biçimlendiriyor ve değiştiriyor. Bu değişim, Türkiye de özellikle iletişim alanında somut olarak görülmektedir. Bu çalışmayı yapmamın ana amacı, Türkiye nin iletişim tarihinde kültürel açıdan önemli olan bir program formatının artık kayboluyor olmasıdır. Birkaç direnen radyo çalışanı ve kültür-sanat adamı dışında radyo tiyatrosu na ilgi duyan olduğunu söyleyemeyiz. Oysa radyo tiyatrosu değişik iletişim ortamlarında (internet, CD, vb.) işlevlerini sürdürebilir. Türkiye de radyo tiyatrosu formatının kaybolmakta (hatta kaybolmuş) olması, görselliğin üstün gücü ve değişen ekonomik ve kültürel yapıyla birlikte kitle iletişim araçlarında popüler kültürün egemen olması nedenleriyle açıklanabilir. Değişimler kaçınılmazdır ama kültür ve sanat söz konusu olduğunda, yok oluşların nedenlerini araştırmak ve eleştirmek de bilimin görevi olmalıdır. Çalışmada radyo tiyatrosunun kaybolmasına neden olduğu öne sürülen varsayımlar şöyledir: den sonra tüm dünyada değişen ekonomik ve siyasal yapı Türkiye yi de etkilemiştir ve kitle iletişim araçlarının içeriklerini dönüştürmüştür. - Kamu hizmeti yayıncılığı yapan TRT Kurumu nun özerk olmaması ve siyasal iktidarlara bağımlılığı ve kamu hizmeti yayıncılığı işlevini yerine getirmek yerine ticari radyolarla rekabeti tercih etmesi program içeriklerinin değişmesine neden olmuştur. - Kitle iletişim araçları Türkiye de özellikle iletişim alanının ticarileşmesinden sonra ana işlevlerini eğlence ağırlıklı olmak üzere dönüştürmüşlerdir. - Türkiye de görselliğin izleyiciler açısından çok ön planda olması ve popüler kültürün kitle iletişim araçlarındaki egemenliği dönüştürücü bir etken olmuştur. Tüm bu öne sürülen nedenler, Türkiye de radyo yayıncılığının geçmişinde kültürel ve sanatsal bir işlevi bulunan ve bir ses ve söz sanatı olan radyo tiyatrosu formatının önemini yitirmesine ve dinleyiciler açısından kaybolmasına yol açmıştır. Araştırmanın Yöntemi: Radyo tiyatrosunun, Türkiye de radyonun yayına başladığı yıllardan günümüze kadar geçirdiği gelişme, kültürel ve siyasal açıdan o dönemlere ilişkin kaynaklar incelenerek özetlenecektir. Bugün dinleyicilerin gözünde radyo tiyatrosu program formatının nasıl alımlandığı ve radyo dinleyiciliği içinde nasıl bir yer aldığı iki grup açısından karşılaştırılacaktır. 25 er kişiden oluşan iki grupla yapılan görüşmelerde yarı-yapılandırılmış mülakat (görüşme) tekniği kullanılmıştır. 1. grup yaş arasındaki iletişim fakültesi mezunlarıdır. İletişim fakültesi mezunlarının radyo tiyatrosu formatı ile karşılaşmış ve bu konuda en bilgili genç grup olduğu varsayılmıştır. 1. Gruptaki gençler; Türkiye de çeşitli 6

7 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu (5-17) kentlerdeki 30 ayrı iletişim fakültesinden IPS Vakfı - Bağımsız İletişim Ağı (Bianet) in her yıl iletişim fakültesi mezunları için gerçekleştirilen Okuldan Haber Odasına programına katılan gençlerdir. 2. grup, 50 yaşın üzerinde ve üniversite mezunlarından oluşmaktadır yaş arasındaki radyo dinleyicileri olan bu grubun Türkiye nin radyo yayıncılığı konusundaki deneyimlerinin araştırma açısından önemli olduğu varsayılmıştır. Her iki gruba da aynı içerikli yarıyapılandırılmış sorular yöneltilmiş ve radyo dinleyiciliği ve radyo tiyatrosu program formatı açısından görüşleri ve deneyimleri araştırılmıştır. TÜRKİYE DE RADYO TİYATROSU PROGRAM FORMATININ TARİHSEL SÜRECİNİN KISA ÖYKÜSÜ Yılları Arasında Radyo Tiyatrosu Radyo yayıncılığı, Türkiye de 1927 yılında başladı ve diğer ülkelere bakıldığında bunun geç bir tarih olmadığı söylenebilir. Radyo yayıncılığı yılları arasında, devletin direktifleriyle kurulan ve yönlendirilen bir kurum olan TTTAŞ nin (Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi) yönetimindeydi. Bu dönemde radyo yayıncılığının türler ve çalışanların mesleki deneyimleri açısından çok profesyonelleşmediği görülmektedir. Yayın teknolojisinin kaydetme ve saklama olanakları özellikle ilk yıllarda çok fazla gelişmediğinden yayınlar genellikle canlı olarak gerçekleştiriliyordu. Radyo tiyatrosu formatı, bu tarihlerden önce diğer ülkelerde kullanılmaya başlanmıştı. Lord Asa Briggs, 16 Şubat 1923'de Shakespear'in klasiklerinden bazılarının BBC'de yayınlandığını söylese de, genellikle Richard Hugs'un A Comedy of Danger adlı 15 Ocak 1924'te yayınlanan oyununun ilk radyo oyunu olduğu kabul edilmektedir (Crook 1999: 6). Radyo yönetiminin Türkiye de PTT (Posta-Telgraf-Telefon) kurumuna geçmesinden sonraki yıllarda ( ) eğlence programlarının içinde monolog, skeç gibi güldürü ve eğlence yanı ağır basan, süresi 30 dakikanın altındaki radyofonik oyunlara rastlanmaktadır. İstanbul Radyosu nda 1938 Ocak ayında 100 dakikalık eğlence ve spor programının 50 dakikası spor, 50 dakikası skeçlerden (güldürü öğesi taşıyan kısa radyo oyunları) oluşmaktadır (Kocabaşoğlu 1980: 173) yılında Türkiye Radyolarının yönetimi Matbuat Umum Müdürlüğü ne verilince radyonun örgütsel yapısı da değişmiştir. 2. Dünya Savaşı nedeniyle, tüm ülkelerde bir haber alma aracı olarak önemi artan radyolar, önce teknolojik olarak güçlendirildiler. Yayın süreleri ve yayın güçleri ve toplu radyo dinleme olanakları arttırıldı. Tüm dünyada radyonun öneminin artmasına paralel olarak Türkiye de de bu önem artıyordu yılları arasında devletin radyo yönetiminde etkinliği daha fazla artmıştır. Bu yıllarda, kültür ve sanata ilişkin yayınlar içinde radyo tiyatrosu programlarının oranı da yükselmiştir yılları arasında kültür ve sanat yayınları içinde radyo tiyatrosunun oranı yaklaşık % 50 - % 80 dir (Kocabaşoğlu 1980: 230). Bu dönemde radyofonik oyunlar (temsiller), radyonun kendi elemanlarınca radyo içinde hazırlanmaktadır. Bu amaçla Temsil Şefliği oluşturulmuştur. Temsil Şefliği nde çalışanların sayısı yıllarında 7 kişidir. Bu yıllarda Konservatuar Tiyatro Okulu da Ankara Radyosu nda mikrofon önünde zaman zaman temsiller vermiştir. Radyo yönetimi Matbuat Umum Müdürlüğü ne geçtikten sonra, tiyatro saati haftada iki güne çıkarılmıştır. Haftada iki gün tiyatro yayınlayabilmek için de telif eserlere ağırlık tanınmıştır yılının son iki ayı ile 1942 yılının ilk altı ayında oyun yazarlarından 654 oyun alınmış ve bu oyunlardan 76 sı oynamaya elverişli bulunmuştur. Bu oyunların üzerindeki denetim kayıtlarından bu oyunların bir kısmının bir kaç kez yayınlandığı anlaşılmaktadır. (Kocabaşoğlu 1980: 231.) Bu yıllarda radyo oyunları üzerinde çok sıkı bir denetim vardır. Yazar İ. Hakkı Baltacıoğlu bu konudaki rahatsızlığını; üç, dört piyesim (oyunum) bu korkunç vehim yüzünden reddedildi biçiminde ifade eder (aktaran Kocabaşoğlu 1980: 231). Bunun nedeni ise şöyle açıklanmaktadır: Radyonun piyesler (radyo tiyatrosu) dışındaki söz 7

8 Selçuk İletişim, 6, 4, 2011 programları, radyo yönetimince mutemet (güvenilen, itimat edilen) kişilerce hazırlanırken (radyo örgütü içinde çalışan) radyofonik oyunlar profesyonel ya da amatör, radyo dışından yazarlarca kaleme alınmaktadır. Yönetimin, çok değişik düşünce ve siyasal tutumlara sahip olabilecek bu kişilerin zararlı etkilerini önlemek amacıyla aşırı titizlik gösterdiği yorumu yapılmaktadır (Kocabaşoğlu 1980: 232). Bu dönemde çocuklar için program yapan Radyo Çocuk Kulübü nden de söz etmek gerekir. Radyo Çocuk Kulübü 12 Şubat 1941 de program yayınlamaya başlamıştır. Radyo Çocuk Kulübü tarihleri arasında radyo tiyatrosu program türünde o zamanın söyleyişiyle temsiller yayınlamıştır. Bu temsiller, ulusal nitelikli, ünlü kişilerin yaşamlarını aktaran temsiller olduğu gibi, Pinokyo gibi uluslararası klasiklerden oluşan dizi (serial) temsillerdir. Üç yıl içinde Radyo Çocuk Kulübü nde 104 radyo çocuk oyunu yayınlanmıştır. Bunların bir kısmı şiirli, şarkılı, bir masalı anlatan radyo çocuk oyunlarıdır. Yayınlanan radyo çocuk oyunlarının 41 tanesi de dinleyicilerden gelmiştir (Kocabaşoğlu 1980: 236). Bu dönemde çocuk yayınlarına çok önem veren devlet yönetimi, 18 Mart 1940 ta Maarif Vekâleti nde bir komisyon kurmuş, edebiyatçı ve düşünce adamlarının katıldığı bu komisyon, çocuk yayınlarında radyodan nasıl yararlanılacağını araştırmıştır. Komisyon, radyodaki çocuk koroları ve tiyatro programları için Musiki Muallim Mektebi ile Tiyatro Mektebi öğretmen ve öğrencilerinden yardım istenmesini öngörmüştür Yılları Arasında Radyo Tiyatrosu Bu zaman diliminde radyo yayıncılığında örgütsel değişiklikler yapılmıştır yılına kadar radyo tiyatrosu programlarının sorumluluğu Söz-Temsil Yayınları ndaydı. Bu bölümde çalışanlar radyonun kadrolu (sürekli, maaşlı) çalışan elemanlarından oluşuyordu. Bu bölüm daha çok söz yayınlarının denetimini üstlenmişti yılında yapılan değişiklikten sonra, radyofonik oyunlar Ankara da Devlet Tiyatro ve Operası na, İstanbul da ise, Şehir Tiyatrosu sanatçılarına hazırlattırılmıştır ve onlar tarafından mikrofona koyulmuştur (rejisi yapılmıştır). Radyonun içindeki Radyo Temsil Kolu da 1949 da dağıtılmıştır. O zamana kadar, radyo tiyatrolarının prodüksiyonunda oyuncu olarak Devlet Tiyatrosu oyuncularından yararlanılıyordu. Böyle bir birimin olmaması, bu tür programların üretilmesinde sahipsiz bir alan yaratıyordu. Bu da olumsuz bir durum olarak değerlendirilmektedir. Radyo oyunları bu yıllarda da kültür-sanat yayınları içinde ağırlıklı bir yer tutuyordu. Bu tür yayınların yarısından fazlasını oluşturuyordu. Ancak bu dönemde radyo oyunları, konu, amaç ve içerik açısından yetersiz görülerek eleştirilere uğramıştı. Çok partili yaşama geçildikten sonra, siyasal nedenlerle programların daha sıkı bir biçimde denetlenmesi önemli bir etkendir. Yarışma açılması radyo oyun yazarlarını her dönem özendirmiştir yılları arasında yayınlanacak nitelikte oyun bulunmasında güçlük çekilmiştir. Bu yıllarda radyo için oyun yazmak çok sınırlı bir çevreye tanınmış bir olanak olmuştur yılında Basın-Yayın Turizm Genel Müdürlüğü nün TBMM de görüşülmesi sırasında bir milletvekili Radyoda oynanan bu eserlerin (piyes ve skeçler) çoğunu yazan kimseler oynanan bu eserleri inceleyen komisyondadırlar. Aynı komisyon, oyunun yayınlanmasına da izin vermektedir. Oynanabilir (yayınlanabilir) kararı verildikten sonra, eserin kaç liralık ödeme grubuna gireceğine de, yine aynı kişiler karar vermektedir diyerek bu konudaki eleştirilerini dile getirmiştir. (TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 9, Toplantı 3, C s. 488 den aktaran Kocabaşoğlu 1980: 319.) Ankara Radyoevi Deposu Arşivinde 1949 yılına ait oyun metinleri incelendiğinde 10 oyundan 4 nün radyoda görevli kişilerce, bir tanesinin de görevli bir kişinin yakını tarafından yazıldığı anlaşılmıştır yıllarında prodüksiyonu yapılan 14 radyo tiyatrosunun 6 sının yine radyo örgütünde çalışanlarca yazıldığı anlaşılmıştır (Kocabaşoğlu 1980: 319). Bu durum, radyo yönetiminin radyo oyununu bir kazanç kaynağı olarak gördüğü yorumuna yol açmaktadır. Bu yıllarda radyo oyunları üzerinde sıkı bir sansür vardır. Tüm söz yayınları için geçerli olan aşırı kuşkucu durum radyo oyunlarında daha da belirgindir. İktidarda bulunan Demokrat Parti yönetiminin siyasal iktidara yöneltilen eleştirilerden rahatsız olması radyo oyunları üzerindeki sansürü de arttırmıştır. En ılımlı eleştiriler bile, radyo oyun met- 8

9 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu (5-17) ninden çıkarılmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse; bir oyunda yer alan...belediyelerde bu sene çok faaliyet var. Taşıt vasıtalarını arttıracaklarmış. Mayıs ta başlarlarsa, inşallah, Ocak ta netice alırlar biçimindeki ılımlı bir söz bile sakıncalı bulunarak metinden çıkarılmıştır (Ankara Radyoevi Arşivi, 1949 tarih 19 nolu dosyadan aktaran Kocabaşoğlu, 1980: 319). Bu da siyasal iktidarın tahammülsüzlüğünü göstermektedir Yılları Arasında Radyo Tiyatrosu Bu yıllarda da radyo tiyatrosu, radyo yayınları içinde önemli yer tutmaktadır. Bu dönemde de kültür-sanat içerikli yayınların yarısını radyo tiyatrosu oluşturmaktadır. Radyo tiyatrosu yayınları; Perde Arası, Mikrofonda Tiyatro, Pazar Temsili, Sahneden Mikrofona, Devamı Yarın Akşam, Devamı Yarın Sabah, Pazar Tiyatrosu, Mikrofon 13 ve Tatil Tiyatrosu gibi bir çok program adı altında yapılmıştır. Haftanın çeşitli günlerinde ve günün değişik saatlerinde radyo tiyatrosu yayınlandığı görülmektedir. Radyo tiyatrosuna verilen önem, o yıllarda bu bölümde çalışan görevlilerin, özelliğinden anlaşılmaktadır. Temsil Müşaviri (Tiyatro danışmanı) olarak görev yapan Adalet Ağaoğlu, günümüz Türk edebiyatının önemli ve ünlü isimlerindendir. Adalet Ağaoğlu o yıllarda çeşitli dergilerde tiyatro eleştirmenliği yapıyordu yılları arasında bu bölümde Mahmut T. Öngören ve Turgut Özakman gibi dramatik metinler ve yapımlar üretme (gerçekleştirme) konusunda bilgi ve deneyim sahibi kişiler yöneticilik yapıyorlardı Yılları Arasında Radyo Tiyatrosu 1964 ten sonra TRT Radyoları nda radyo tiyatrosu önemini korumuştur. 70 li yıllarda Radyo Tiyatrosu haftada iki gün yaklaşık bir saat (58 dakika), Arkası Yarın Pazar günleri dışında her gün 20 dakika olarak yayınlanıyordu. Çocuk dinleyicilere yönelik olarak hazırlanan Çocuk Bahçesi programları Cumartesi ve Pazar hariç her gün 15 dakika olarak yayınlanıyordu ve 1978 yıllarında yapılan bir araştırmaya göre, TRT-1 kanalında yayınlanan oyun sayısı 51 dir. Bu oyunlardan 14 ü Türk yazarların yazdığı eserlerdir. 28 i yabancı eserdir. 9 eser hakkında da bilgi yoktur. İlk kez yayınlanan oyun sayısı 43 tür. Bu da, radyo tiyatrosu için yeni prodüksiyonlar yapıldığını göstermektedir. Bu oyunlardan 30 u roman ve öykülerden uyarlanan radyo tiyatrolarıdır. Aynı yıl 1975 te, TRT-2 kanalında yayınlanan oyun sayısı toplam 91 dir. Bu oyunların 25 i yerli, 66 sı yabancı eserlerden yararlanarak yazılmıştır. Bu dönem TRT de sanat ve kültüre önem vermiş İsmail Cem yönetiminin etkileri sürmektedir yılında TRT-1 de yayınlanan radyo tiyatrosu sayısının 100 olduğu ve bunlardan 57 sinin ilk kez yayınlandığı belirtilmektedir. TRT-2 de oyun sayısı 91 den 52 ye düşmüştür de radyo için yazılan özgün oyun yalnızca 7 tanedir. 45 oyun ise uyarlama olarak üretilmiştir. Bu dönem Türkiye de milliyetçi cephe hükümetlerinin iktidarda bulunduğu bir dönemdir. Muhafazakâr sağcı hükümetler, TRT üzerinde siyasi baskı kurmuş ve kültür ve sanat eserlerini kendi ideolojileri doğrultusunda oluşturacak yöneticileri işbaşına getirmişlerdir. Yönetim kadroları denetim nedeniyle kendilerini baskı altında hissetmişler ya da iktidarla aynı siyasal görüşlerde olduklarından radyo tiyatrolarının içeriklerine karışma ya da düşük sayıda üretim gibi yayın politikaları izlemişlerdir. Aynı yıl çocuklara yönelik Çocuk Bahçesi programları da 31 den 27 ye düşmüş ve hiç bir yerli oyun üretilmemiş, yabancı eserlerden uyarlamalar yapılmıştır. Arkası Yarın adlı programlarda da sayı olarak düşüşler görülmektedir de radyo için özgün yazılan Arkası Yarın sayısı yalnızca 1 dir. TRT-2 de yayınlanan Arkası Yarın programlarının prodüksiyonunda da düşüş görülmektedir yılında TRT-2 de yayınlanan radyo oyunlarında da özgün yazılmış oyun yoktur. Bu veriler incelendiğinde, radyo tiyatrosu türünde radyo için yazılan özgün eserlerin giderek azaldığı görülmektedir. Daha önce yayınlanmış oyunların tekrar yayınlanma oranı yükselmiştir. Yerli yazarların yazdığı oyunlardan daha çok yabancı eser uyarlamalarının yayınlanması bu alanda özgün eser üretilmediği gerçeğini ortaya koymaktadır (Eraslan 1979: 4-6). 9

10 Selçuk İletişim, 6, 4, 2011 Türkiye de 70 li yılların ikinci yarısında oyunların sık sık tekrar yayınlandıkları görülmektedir. Tekrar edilen oyunların hangi ölçütlere dayanarak tekrar edildiği anlaşılamamaktadır. Bu konuda yapılan bir araştırmada, oyunların tekrar yayınlanabilmesi için Fransa da 10 yıl, BBC-4 te 5 yıllık bir sınırlama olduğundan söz edilerek, oyun listelerini hazırlayan komisyonun bu konuda ölçüt getirmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TRT radyolarında yayınlanan radyo yayınları için; aynı kanalda yayınlanan oyunların tekrar yayını için 4, bir başka kanalda tekrarı için 3 yıllık bir süre konmasının doğru olacağı belirtilmektedir (Eraslan 1979: 27). Bu eleştirilerin temelinde daha çok sayıda radyo için özgün radyo oyunu yazılmasını gerçekleştirme amacı yatmaktadır. Bu tür tekrar yayınlarda, az emek harcayarak, maddi gelir elde etme çabası olduğu üstü örtük bir biçimde anlatılmaya çalışılmaktadır yılında M. Lees in Üçümüze Bir Dünya oyunu 1 saatlik radyo tiyatrosu olarak yayınlanırken uyarlayan yazara 2 bin 205 TL., sanatçılara 2 bin 850 TL. ödenmiştir. Aynı oyun, Arkası Yarın formatında daha kısa süreli bölümlere ayrılarak yayınlanmak için tekrar prodüksiyonu yapılınca (oyunun yayındaki süresine göre ödeme yapıldığı için) uygulayıcı yazara 4 bin 815 TL., sanatçılara 6 bin 150 TL. ödenmiştir (Eraslan 1979: 28). Radyo tiyatrosu program formatı, bu tür uygulamalarla kurum içinde çalışanlar, yakınları, tiyatro oyuncuları için küçümsenmeyecek bir gelir kaynağı olmuştur. Tanınmış tiyatro oyuncusu ve yönetmeni Zihni Göktay tiyatro oyuncularının gözünde radyonun yerini şöyle özetlemektedir: Şu anda olduğu gibi tiyatro hep ekmek parası vermiştir ama köfte parası için o zamanlar radyoya, şu anda da televizyon dizilerine gitmekteyiz. Bu değişmedi. (Nalça 2009: 15). Her dönem, ek gelir kaygısı tiyatro oyuncularının radyo tiyatrolarında görev almalarının önemli bir nedeni olmuştur. Geçmiş yıllarda da sanatçılar bu durumu samimiyetle açıklamışlardır: Tiyatro temsillerinde maaşım az olduğu için geçinmeye yardım olsun diye radyo temsillerinde bana da görev verildi. (Ediboğlu 1945: 13). Oyuncular ve yazarlar için her dönem ek gelir kaynağı olan radyo tiyatrosunun, 70 li yıllarda daha önce yapılmış ve yayınlanmış oyunların, bölümlere ayrılıp uzatılarak, daha fazla gelir amacıyla tekrar yayınları kültür-sanat özelliğinin önüne geçmiştir li yıllar dünyanın siyasal ve ekonomik sistemlerinin büyük değişimler geçirdiği yıllardır. Türkiye de askeri darbe olmuş, TRT nin yönetiminde de askerlerin etkisi ve baskısı hissedilmeye başlamıştır. Tüm bunların yanında televizyon yayınları Türkiye de yaygınlaşmış, televizyon izleyiciliği radyo dinleyiciliğinin önüne geçmeye başlamıştır (Cankaya 2003:82). TRT bu yıllarda kamuoyu araştırmaları yaptırmış, radyo dinleyicilerinin özelliklerini ve niteliklerini öğrenmek istemiştir yılında yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, radyo dinleyicilerinin tercihlerinde Arkası Yarın programları beşinci, Radyo Tiyatrosu ise sekizinci sıradadır. Kadınların radyo tiyatrosu programını erkeklere göre daha fazla tercih ettikleri anlaşılmaktadır (TRT 1985: 123) yıllarını kapsayan dönemde TRT İstanbul Radyosu Tiyatro Müdürlüğü nde 422 Radyo Tiyatrosu ve Arkası Yarın ile 76 Çocuk Bahçesi oyununun prodüksiyonu yapılmıştır. Bu yıllar içinde bazı dönemlerde prodüksiyon sayısı çok düşmüş, örneğin 1986 yılında bu sayı 13 e kadar düşmüştür. Bu durum radyo tiyatrosu formatına yönetimce çok önem verilmediğini göstermesi yanında, televizyon izleyiciliğinin artmış olması biçiminde de yorumlanabilir. Yayınlanan oyunlarda işlenen ana temalar; aşk, cinayet, evlilik, ekonomik sorunlar, kuşku, intikam, yabancılaşma, göç ve evden kaçmadır (Kars 1993: 286). Radyo oyunlarında yoğunlukla işlenen temalar yaşam dan alınmakta ve kurulu düzenin korunmasına yönelik sonuçlar dinleyiciye mesaj olarak aktarılmaktadır (Kars 1993: 287). Bu yıllarda yayınlanan radyo oyunlarında, Türkiye deki dinleyicilerin geleneksel yapısına uygun olarak ailenin korunması mesajı dikkat çekmektedir. Radyo tiyatrolarında işlenen konulardaki sorunlar, genellikle orta ekonomik ve eğitim düzeyindeki dinleyicinin rahatsız olmayacağı, toplumdaki egemen değerlerle çatışmayan bir biçimde çözülmektedir. 10

11 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu (5-17) Yazar Can Kapyalı 1983,1984 yıllarından sonra kamu hizmeti yayıncılığı yapan TRT Kurumu içinde radyo tiyatrosu bölümüne ilginin azaldığını ifade etmiştir. Nitelikli kültür ve sanat adamlarının artık bu bölümde çalışmalarını sürdürmedikleri görülmektedir (Kapyalı 2009). 25 yıl TRT İzmir Radyosu tiyatro şubesinde yöneticilik yapan şair Güngör Tekçe, siyasal baskıların yoğun olduğu dönemlerde radyo tiyatrosu programlarının sıkı bir denetime tabi olduğundan yakınmaktadır. Bazı siyasal dönemlerde sözcüklere sansür geldi. Bazen işimden kaçmak istedim. Bazen öyle yasaklamalar oldu ki, sözcüklerin yabancı karşılığı kullanıldı. Yazarlar çok sıkıntı çekti. Zaman zaman soruşturmaya uğramaktan korktular. (Tekçe 2010). Devletin denetimindeki, çok uzun yıllar tekel konumundaki yayın kuruluşunda kuşkucu kontrol geleneği her dönemde görülmektedir yılında ünlü öykücü Sadri Ertem in Kendine Ayı Süsü Veren Adam adlı radyo oyunu yayınlandıktan sonra, komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yayına izin verenler hakkında soruşturma açılmıştır (Öztürk 2004: ). Bu tür olaylar, daha sonraki çalışmalar için, gerek yazarlar, gerekse yayın denetimi yapanlar için bir otokontrole yol açmıştır lı yıllarda ticari radyoların yaygınlaşmaya başlaması kamu hizmeti yayıncılığı yapan TRT kurumunu etkilemiştir. Kamu hizmeti yayıncılığının gereklerini yerine getirmek yerine, ticari radyolarla yarışmayı, daha çok dinleyiciyi hedeflemiştir. Bu amaç, yayın içeriklerinin bu doğrultuda değiştirilmesi sonucunu doğurmuştur larda deregülasyon sürecinde Avrupa ülkelerinde bu konular üzerinde dikkatler yoğunlaşmıştır. Kamusal medya politikaları tartışılmış ve yeni kültürel oluşumlar inceleme konusu olmuştur (Murdock 1992: 20-40). Türkiye de de yasal düzenlemeler yapılmadan yüzlerce ulusal, bölgesel ve yerel radyonun yayına başlaması ve 1994 yılına kadar yayıncılık alanının düzenlenmemesi yeni kültürel oluşumlara yol açmıştır. Toplumda bireylere dağıtılan görevin de küresel yapılaşmayı kollayan akıllı birer girişimci ve iyi birer seyirci-tüketici olmak biçiminde gerçekleştiği öne sürülmektedir (Kejanlıoğlu 2004: 459). GÜNÜMÜZDE RADYO YAYINCILIĞI VE RADYO TİYATROSU Türkiye de bugün karasal yayın yapan 35 ulusal, 99 bölgesel ve 944 yerel olmak üzere toplam 1078 radyo kanalı vardır (www.ratem.org, Ticari radyolar kapitalizmin kuralları çerçevesinde daha çok reklam almayı amaçlayan bir yayın politikası izlemektedirler. TRT anayasada özerk olarak belirtilen bir kurum olmasına rağmen, fiilen özerk hale getirilmemiş ve kurumun işleyişini düzenleyen yasa değiştirilmemiştir. TRT siyasal iktidarlara bağlı yapısıyla, hükümetlerin politikalarına paralel yayın politikaları uygulamaktadır. Bu gün TRT kurumunun Radyo-1, Radyo-3, Radyo-4, TRT-FM, TRT-TSR, TRT-Avrupa FM, TRT-Nağme ve TRT-Türkü olmak üzere ulusal ve ulusaşırı yayınları ve bölge radyoları bulunmaktadır. Bunlardan ikisi yalnızca müzik yayınlamaktadır. Diğerleri de müzik ağırlıklı yayın yapmaktadır. Radyo-1 in eğitim ve kültür programlarına yer verdiği belirtilmektedir (www.trt.net.tr). Ticari radyoların yayın akışlarına benzeyen içerikleriyle radyo tiyatrosunun arka planlara itilen bir program türü olduğu rahatlıkla söylenebilir. TRT nin Radyo-1 yayınlarında, hafta içi günlerde 20 dakikalık Arkası Yarın programları yayınlanmaktadır. Haftada bir (Çarşamba ) gece de Radyo Tiyatrosu programı yayınlanmaktadır. Haftada bir gece geç saatlerde de daha önce yayınlanan oyunlar tekrar yayına konmaktadır. TRT içinde radyo tiyatrosu programları açısından en önemli iki üretim merkezinden biri olan İstanbul Radyosu nda bir yılı aşkın süredir radyo tiyatrosu prodüksiyonu yapılmadığı ve radyo tiyatrosu stüdyosunun müzik stüdyosu olarak kullanıldığı göz önünde bulundurulursa, kurumun bu program türüne önem vermediği rahatlıkla söylenebilir. Ticari radyoların yayın akışları incelendiğinde, özellikle İslam dinini ön planda tutarak yayın yapan radyolarda, tiyatronun etkileyici ve inandırıcı özelliğinden yararlanarak radyo tiyatrosu formatının kullanıldığı görülmektedir. Burç-FM Nur Penceresi adlı programında Cansuyu Nurağacı adlı radyo tiyatrosunda Bediüzzaman Said-i Nursi nin hayatını dramatize biçimde yayınlamaktadır. Siyasi kimliği 11

12 Selçuk İletişim, 6, 4, 2011 olan bir din adamının hayatının dramatize edilmesi, ideolojik bir yaklaşım olup, bu tür radyoların yayın politikalarıyla ilgilidir. TGRT-FM de de radyo tiyatrosu türü 2005 yılında başlamıştır. Bu ticari radyoda da tarihi ve İslam dini motifli radyo tiyatroları yayınlanmaktadır. Müzik ağırlıklı yayın yapan radyolarda bu program türüne rastlanmamaktadır. Haber kanalı NTV Radyo nun, TRT nin radyo oyunlarını bir süre yayınladığı ve bu arşiv kayıtlarının NTV-Radyo ya TRT tarafından ücretsiz verildiği bilinmektedir. TÜRKİYE DE RADYO TİYATROSU DİNLEYİCİLİĞİ ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI Türkiye de radyo program türüyle ilgili yayın politikalarını tarihsel süreç içinde kısaca inceledikten sonra, bugün dinleyiciler açısından durumun ne olduğuna bakmak gerekmektedir. Çalışmanın yöntemini açıklarken belirtildiği gibi 25 er kişiden oluşan iki ayrı grupla yarıyapılandırılmış görüşme yöntemiyle radyo tiyatrosu dinleyiciliği araştırılmıştır. 1. gruptaki gençler, Türkiye nin çeşitli kentlerindeki 30 ayrı iletişim fakültesinden IPS Vakfı- Bağımsız İletişim Ağı (Bianet ) tarafından her yıl yapılan bir hafta süreli bir gazetecilik eğitim programına katılan gençlerdir. Her fakülteden bir mezunun katılabildiği Okuldan Haber Odasına programına 2010 yılında yaş arası gençler katılmış ve bu gençlerden 25 iyle görüşülebilmiştir. İletişim Fakültesi mezunu gençlerin bu yaş grubu gençler arasında, aldıkları eğitim nedeniyle en fazla bilgi sahibi olacağı varsayılmıştır. 2. grup yaş arasında üniversite mezunu kişilerden oluşturulmuştur. Bu grubun da eğitim düzeyleri ve yaşları gereği radyo tiyatrosu konusunda ilgili ve bilgili oldukları varsayılmıştır. Konu hakkında diğer dinleyicilere göre daha bilgili ve deneyim yaşadığı düşünülen her iki grubun bir değerlendirme yapmak açısından uygun olduğu düşünülmektedir. Radyo Tiyatrosu Dinliyorlar mı? İletişim Fakültesi mezunlarının (1. Grup) 22 si radyo tiyatrosu dinlemediklerini, 3 ü de arasıra dinlediğini belirtmiştir. Aynı soru yaşlı gruba (2. Grup) yöneltildiğinde; 20 kişi artık radyo tiyatrosu dinlemediklerini, 22 si arasıra dinlediğini, 3 ü de hala dinlediğini söylemişlerdir. Yaşlı grubun çok az bir oranda da olsa radyo tiyatrosu dinleme alışkanlığının devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. İletişim Fakültesi mezunlarının program türleri konusunda en ilgili ve bilgili grup olduğu düşünülürse, Türkiye de iletişim eğitimi almayan gençler için daha olumsuz sonuçların çıkacağı rahatlıkla iddia edilebilir. En Son Ne Zaman Radyo Tiyatrosu Dinlemişler? Herhangi Bir Oyunun Adını Hatırlıyorlar mı? Genç gruptan arasıra radyo tiyatrosu dinlediğini söyleyenlerden biri iki ay önce, diğer ikisi de yaklaşık on yıl önce dinlediklerini belirtmişlerdir. Dinledikleri radyo tiyatrosunun adını hatırlayan olmamıştır. Yaşlı grup, çoğunlukla son yıl öncesi dönemde radyo tiyatrosu dinlediklerini söylemişlerdir. 5 kişi yıl önce, 2 kişi de en son yıl önce radyo tiyatrosu dinlediklerini belirtmişlerdir. 50 yaş üstü gruptan yalnızca 5 kişi dinledikleri radyo tiyatrolarından herhangi birinin adını ya da yazarını hatırlayabilmişlerdir. Yaşlı gruptan 4 kişi Bülbülü Öldürmek, 8 kişi Yaz Yağmuru, 14 kişi İnce Mehmet, 21 kişi oyunun adını değil, bir Fransız yazarının oyunu olduğunu hatırlayabilmiştir. 24 kişi ise Çocuk Bahçesi programında dinlediği bir oyunun konusunu ayrıntılarıyla hatırlamaktadır. Bu sonuçlar, 50 yaş üstü grubun, düşük bir oran da olsa, geçmişte dinlediklerini hatırladıklarını ve bu programların kendilerinde iz bıraktığını göstermektedir. Televizyon Dizilerinin Radyo Tiyatrosu Yerine Geçtiğini Düşünüyorlar mı? Neden? TV izleyiciliği Türkiye de 1980 li yıllarda iyice yaygınlaşmıştır lı yıllarda özel TV kanallarının yayına başlaması, teknolojideki gelişmeler, kablolu ve uydu yayıncılığının gelişmesiyle izleyici sayısını umulanın üstünde arttırmıştır. TV dizilerine gösterilen ilginin radyo tiyatrosu dinleyiciliğini etkilediği düşünülerek, her iki gruba da bu konuda sorular yöneltilmiş ve nedenleri araştırılmıştır. İletişim 12

13 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu (5-17) fakültesi mezunlarının yaklaşık 4/5 i TV dizisi izlemektedirler. Bu gruptaki 5 kişi hiç TV dizisi izlememektedir. TV dizilerinin radyo tiyatrosu türünün yerine geçip geçmediğini ise şöyle yorumlamışlardır: 9 kişi radyo tiyatrosunun yerine geçtiğini, 9 u ise farklı türler olduğunu belirtmişlerdir. 7 genç iletişimci bu konuda bir düşünceleri olmadığını belirtmişlerdir. TV dizilerinin radyo tiyatrosunun yerine geçtiğini düşünenler nedenlerini şöyle açıklamışlardır: G-1: Çünkü, TV dizilerinin dili daha basittir. Dinlemek özveri istiyor. Görsellikle desteklenen diziler daha çok izleniyor. Biraz da toplumun yapısı ve kültür düzeyi ile ilgili. G-12: TV öncesi kuşağın entelektüel duruşu ve toplumsallığı televizyonla birlikte çok değişti. Radyo tiyatrosunu annemden duymuştum. Anneannemin Shakespear eserlerini biliyor olmasını radyo tiyatrosu dinlemesine bağlardı. TV dizilerindeki görsellik radyo tiyatrosunun yerine geçti. TV dizilerinin daha yaygın izlenmesinin kolay olduğunu ileri sürenler, radyo tiyatrosunu hayal gücüne ufuklar açan bir tür olarak görmektedirler. Radyo tiyatrosunun dinleyiciyi daha yaratıcı kıldığını öne sürenler de vardır. TV dizilerinin radyo tiyatrosunun yerine geçmediğini belirtenler düşüncelerini şöyle ifade etmişlerdir: G-7: Radyo tiyatrosu TV dizisinin yerine geçmemiştir. Çünkü her ikisi de farklı türler. Radyo tiyatrosunun daha zor olduğunu düşünüyorum. Görüntü olmadan bir şey anlatmak daha zor. G-8: Düşünmüyorum. Radyo tiyatrosu, dizilerden farklı olarak dinleyicisinin hayal gücüne dayanmaktadır. Böylelikle her dinleyici kafasında farklı bir durum yaratır. En önemli özelliği de budur. G-19: TV dizileri radyo tiyatrosunun yerine geçmemiştir. TV dizileri popüler kültür ürünüdür. 50 yaş üstü üniversite grubunun büyük çoğunluğu (13) kişi haftada 2-3 kez TV dizisi izlemektedirler. Bu gruptan 7 kişi ise her gün TV dizisi izlediklerini söylemişlerdir. 3 ü arasıra, 1 kişi de haftada bir izlemekte, 1 kişi ise hiç izlemediğini ifade etmektedir. Bu durum 50 yaş üstü grubun azımsanmayacak oranda TV dizisi izleme alışkanlıkları olduğunu düşündürmektedir. Görüşülenlerden 16 sı televizyon dizilerinin radyo tiyatrosunun yerine geçtiğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Nedenlerini ise şöyle açıklamışlardır: Y-5: TV dizileri drama izleme alışkanlığını karşıladığı için radyo tiyatrosunun yerine geçmiştir. Y-8: Hikâye dinleme ihtiyaçlarını TV dizisi izleyerek gideriyorlar. TV dizilerinde olayları takip ediyorlar. Bu da onlara yetiyor. Radyo tiyatrosunu unuttular diye düşünüyorum. TV dizilerinin radyo tiyatrosunun yerine geçtiğini düşünenler bu durumu görselliğin çekiciliğine bağlıyorlar. Y-22: Görsellik önemli. Artık gözümüz aklımız diyerek düşüncesini ifade etmiştir. Görselliğin kendisi için neden önemli olduğunu, görüşülenlerden birisi şöyle açıklamıştır: Y-23: Görsellik önde geliyor. Mesela Aşk-ı Memnu dizisini şık elbiseler, güzel ve yakışıklı oyuncular için izledim. Farklı eşyalar, farlı manzaralar. Yaşadığım kentte deniz yok. Bir de deniz görmek için izliyorum. Televizyonun görsellik özelliği nedeniyle cazip bir iletişim aracı olduğu görüşü 50 yaş üstü grupta ağırlık kazanmıştır. Y-18: TV dizileri görsel zenginliği nedeniyle radyo tiyatrosunun yerine geçmiştir. Artık radyo tiyatrosu dinlenmiyor. Bu görüşü benimsemeyenler, radyo tiyatrosunun televizyon dizilerinden farklı olarak dinleyenlerin hayal dünyasını zenginleştirdiğini savunmaktadırlar: 13

14 Selçuk İletişim, 6, 4, 2011 Y-1: Radyo tiyatrosunu dinlerken olayı yaşamış gibi olurum. Kendimi radyo tiyatrosunda olaya katılmış gibi hissediyorum. Hayal etme ve radyo oyununa katılma hissinin yoğunluğunu görüşülen bir kişi de şöyle açıklamıştır: Y-9: Radyo tiyatrosunda insan oyuncuların seslerine göre kişileri hayal edebiliyor. TV dizisi hayal etme fırsatı vermiyor. TV dizisi beni yönlendiriyor. Konuyu edebiyat uyarlamaları açısından irdeleyen bir kişinin ise görüşleri şöyledir: Y-13: Radyo tiyatrosunda dünya edebiyatından yazarlara yer verilirdi. Uyarlamalar edebiyat eseri bozulmadan yapılıyor. Radyo tiyatrosu dinlerken önceden okuduğum kitapları hatırlıyorum. TV dizilerinin reklam araları beni rahatsız ediyor. Bir başka görüşülen ise, konuyu dinleme kolaylığı açısından irdelemektedir: Y-19: Radyo her yerde dinlenir. Tv izlemek için ekran karşısına geçilir, araca bağlı olmak bu. Radyo Tiyatrosunun Edebiyat Ve Sanatla İlişkisini Nasıl Değerlendiriyorlar? Tv Dizilerinde Bu Açıdan Farklılıklar Buluyorlar mı? Genç iletişim mezunları grubu bu soruya değişik açılardan yaklaşmışlardır: G-9: Edebiyat insanın hayal dünyasını zenginleştirir. Romanlardaki olay ve kişileri zihnimizde canlandırırız. Radyo tiyatrosu romana daha yakındır. G-13: Ülkemizdeki TV dizilerinin sanat kaygısı yok. Romanlardan yola çıkan diziler bile, edebi eserin içeriğini boşaltıyorlar. Bir başka görüşülen ise amaç açısından değerlendirme yapmıştır: G-17: Radyo tiyatrosunun edebiyat ve sanatla ilişkisi var. İki türün aynı amaçlı olmadığını düşünüyorum. TV dizileri genellikle eğlendirme amaçlı. Radyo tiyatrosunun kültürel mesaj taşıdığını düşünüyorum G-20: Görsellik edebiyat birikimi gerektirmiyor. Televizyonu herkes izleyebilir. Radyo tiyatrosu dikkat gerektiriyor ve dinleyicilerin zevk alabilmesi için bir edebiyat birikimi gerekiyor. Görüşmecilerin hemen tümüne yakını, televizyon dizilerinin reyting amaçlı yapıldığını ve genellikle sanat ve edebiyat kaygısı taşımadığını düşündüklerini belirtmişlerdir. Bu genç grup radyo tiyatrosu dinlemedikleri halde, kendilerinden önceki kuşaktan edindikleri bilgiler ve radyonun özellikleri nedeniyle, bu program türünün sanat ve edebiyatla daha ilgili olduğunu düşünmektedirler. 50 yaş üstü grup bu konudaki düşüncelerini daha net bir şekilde açıklamaktadırlar: Bir görüşülen hariç, radyo tiyatrosunun bir program türü olarak, edebiyat ve sanat açısından, TV dizisine göre daha değerli olduğunu düşünmektedirler. Özellikle edebiyat eserlerinden yapılan uyarlamalarda, radyo tiyatrosunda eserin özüne daha sadık kalındığı vurgulanmaktadır. Televizyon dizilerinde ise, Türkiye de özellikle günümüze uyarlanan edebiyat eserlerinde eserin özüne sadık kalmama durumu eleştirilmektedir: Y-9: Radyo tiyatrosunun edebiyat ve sanatla ilişkisi sinemaya göre zayıf ama televizyon dizilerine göre daha değerli. Y-24: Radyo tiyatrosu tiyatro sanatına daha yakındı. Dünya ve Türk edebiyatının ünlü eserlerini aslına sadık olarak radyo tiyatrosunda dinlemiştim. TV dizileri görselliği ön plana çıkarıyor. Radyo tiyatrosunun sanatsal değerini ses unsuruyla açıklayanlar da olmuştur: Y-8: Radyo tiyatrosu edebiyatla yakından ilişkilidir, çünkü söz sanatı ve aynı zamanda bir ses sanatı. Y-25: Oyuncular tiyatrocuydu. Özellikle sesin kullanılması konusunda sanat değeri vardı. Y-5: Radyo tiyatrosu kendine özgü bir tür. Bir tür roman okuma gibi, romandan alınacak keyfin karşılığı olarak düşünüyorum. 14

15 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu (5-17) Sanata katılım açısından radyo tiyatrosunu değerli bulan bir görüşülen düşüncelerini şöyle ifade etmektedir: Y-14: Radyo tiyatrosunda dinlediğinizi kendi hayalinizde canlandırıyorsunuz. Bir deniz kenarı varsa bu sizin deniz kenarınız. Televizyon dizisinde gördüğünüz deniz kenarı, tüm izleyiciler için seçilmiş bir deniz kenarı. Bu deniz kenarına sizin katkınız yok. Radyo Tiyatrosu Bir Tür Olarak Gelecekte Varlığını Sürdürecek mi? Neden? Bu soruyu genç iletişimci gruptan 16 kişi olumsuz yanıtlamıştır: G-7: Artık radyonun sadece müzik dinlemek amaçlı kullanıldığını görüyorum. G-8: Radyo tiyatrosu gelecekte varlığını sürdürmez. Radyoların ticari kaygıları buna engel. G-17: Radyo tiyatrosu prodüksiyonu yapacak kimse kalmayacağı için radyolar radyo tiyatrosu yapamayacak. G-2: Gelecekte varlığını sürdürse de dinleyeni olmaz. Türkiye de gelecekte dinleyen kuşak olmayacak. Radyolar radyo tiyatrosu üretmek istese de radyo tiyatrosu yazarı kalır mı? G-5: Televizyon görsel açıdan insanların daha fazla dikkatini çekiyor ve giderek insanların radyoya ilgisi azalıyor. 50 yaş üstü grup bu soruya büyük çoğunlukla olumsuz yanıt vermiştir. 4 kişi hariç, radyo tiyatrosunun Türkiye de gelecekte varlığını sürdüremeyeceğini belirtmişlerdir: Y-6: Gelecekte tiyatronun bile varlığını sürdürmesini zor görüyorum. Görsel anlatım daha çarpıcı ve etkili. Tiyatronun görselliği bile yetmiyor. Teknoloji de işin içine girdi. Y-9: Evde radyo dinlenmiyor artık. Evimde 3 TV alıcısı var. Radyo yok. Radyo tiyatrosu yayınlandığını sanmıyorum. Y-11: Bu kültür meselesi. Toplumumuz bu türü devam ettiremez. Ona değer veren bir kültür politikası olursa devam eder. Y-25: Popüler kültürün görselliği öne çıkaran örnekleri bu türün yaşamasına izin vermez Radyo tiyatrosu formatının devam edeceğini düşünenler, ancak belli koşulların varlığı halinde soruyu olumlu yanıtlamışlardır: Y-19: Evet, varlığını sürdürür ama, edebiyat, sanat, sosyoloji ve psikoloji birikimi olan nitelikli yöneticiler radyo yöneticisi olurlarsa. Y-15: Edebi ve sanat değeri olmayan TV dizilerinden bıkanlar radyo tiyatrosu dinlemek isteyebilir. Her iki grup da büyük çoğunlukla gelecekte radyo tiyatrosunun varlığını sürdürmeyeceğini düşünmektedirler. Teknolojik gelişme, kültürel politikalar, görselliğin etkinliği bu türün geçmişte olduğu gibi vazgeçilmez oluşunu engellemektedir. Radyo Tiyatrosu Yazarlarından Hatırladıkları Var mı? Genç iletişimciler grubundan hiç kimse bir radyo tiyatrosu yazarı adı hatırlayamamıştır: G-22: Ortaokulda dinlediğim Yıldızlara Bakmak adlı oyunu hatırlıyorum, ama yazarını bilmiyorum. Bu oyundan sonra radyo tiyatrosu ilgimi çekmişti. Etkilendiği oyunun adını hatırlayan genç, iletişim fakültesi mezunları grubu içinde oyun adı hatırlayan tek kişidir. 50 yaş üzerindeki gruptan beş kişi birden çok yazar adı sayabilmiştir. Hatırlanan yazar adlarının bir kısmı, tanınmış yazar ve radyo tiyatrosu yazarlarının adlarıdır. Bazı adlar ise değişik türlerde program yapan prodüktörlerin adlarıdır. Radyo Tiyatrosu İle İlgili Prodüktör, Oyuncu Ve Efektör Adları Biliyorlar mı? Genç iletişim mezunu gruptan hiç kimse bu konuda tek bir ad bile hatırlamamakta ve bilmemektedirler. 50 yaş üzerindeki grupta bulunanlardan 20 kişi doğru ve net bir biçimde oyuncu, yönetmen ve 15

16 Selçuk İletişim, 6, 4, 2011 efektör adı söyleyebilmiştir. Özellikle radyo tiyatrosunda oynayan tiyatro sanatçılarının adlarını saymışlar, her biri en az 3-4 oyuncunun adını bilmiştir. Bu hatırlanan adlar, Türkiye de radyo tiyatrosuna sesleriyle imza atmış ünlü tiyatro sanatçılarıdır. Yönetmen ve efektör adlarının da bilinmesi, radyo tiyatrosu dinleyerek büyüyen kuşağın bu türden ne kadar etkilendiğini açıklamaktadır. 80 li yıllardan sonra bu kuşak tarafından da tercih edilmeyen bu program formatı onların belleklerinde kalıcı iz bırakmıştır. Genç iletişimci grup, bu alanda eğitim aldıkları halde, bu türe ilişkin hiçbir iz taşımamaktadırlar. SONUÇ Türkiye de özellikle 1980 li yıllardan sonra radyo tiyatrosu formatına dinleyici ilgisinin azaldığı, radyolarda bu türün prodüksiyonunun önemini yitirdiği, radyo tiyatrosunun hem kısa tarihinden, hem de yapılan alan araştırmasının sonuçlarından anlaşılmaktadır. Radyo oyununun Türkiye deki kısa tarihinde ünlü romancı, öykücü ve şairlerin radyo oyunu yazdıkları dönemde bu türün değer kazandığı görülmektedir lerden sonra Türkiye de ticari radyo ve televizyonların yayına başlamasından sonra, reklam alma yarışı ve ticari kaygılar eğlence ağırlıklı yayınların yaygınlık kazanmasına neden olmuştur. Kapitalizmin daha çok tüketmek üzerine kurulu sistemi, dinleyiciye edebiyat zevki aşılayan radyo tiyatrosu formatını da tüketen başlıca etkenlerden biri olmuştur. Neil Postman ın da belirttiği gibi, televizyonun kültürü şekillendirdiği mi, yoksa yalnızca yansıttığı mı sorusu ilginçliğini kaybetmiştir. Çünkü televizyon zamanla bizim kültürümüz haline gelmiştir. Televizyon kültürümüzü yapısal bir değişime uğratmış ve toplumu kapsayan bir gösteri sahnesi yaratmıştır. Türkiye de televizyon dizileri ünlü edebiyat eserlerinin uyarlamalarını yaparak saygınlık kazanmaya çalışsalar da, edebi değeri göz ardı edilerek yapılan prodüksiyonlarla içleri boşaltılmaktadır. Radyo tiyatrosunun altın yıllarında olduğu gibi, edebi değeri muhafaza edilen radyo tiyatrosu programlarından çok farklıdırlar. Radyo oyun yazarlarına ödenen telif ücretlerinin azlığı da bu türün kaybolmakta oluşunda önemli etkendir. Türkiye de televizyon dizi yazarlarına radyo tiyatrosu yazarlarına ödenen ücretin 3-5 kat fazlası ödenmektedir. Bu durum da yayın kurumlarının politikalarının bir sonucudur. Kamu hizmeti yayıncılığı yapmakta olan TRT Kurumu ticari kanallarla bir yarış içindedir. Farklı bir yayıncılık politikası yerine, ticari kanalların ölçüleri içinde en çok izlenen yayın kurumu olmayı amaçlamıştır. Bunun sonucu olarak, kurum, eğitim, kültür ve sanat ağırlıklı yayın amacından uzaklaşmıştır. TRT kurumunun özerk olmaması siyasi iktidarlara bağımlı, gündelik politikalar içinde kalmasına yol açmıştır. Oysa nitelikli prodüksiyonlar yapıldığında radyo tiyatrosu programları ilgiyle izlenebilir yılında Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk un romanından uyarlanan Benim Adım Kırmızı son dönemin en ilgi çeken oyunlarından biri olmuştur. İletişim Fakültelerinin ders programlarında radyo tiyatrosu konusuna yeterli önemin verilmemesi bu program türünün unutulmasında etkenlerden biridir. Yeni medyanın, radyo tiyatrosunun Türkiye de yeniden canlandırılmasında önemli bir alan olacağı düşünülebilir. İnternet, cep telefonları, MP3 üzerinden dinleme, CD kayıtları bu program türünün yaşatılması için yeni ortamlardır. Türkiye de bu konudaki en önemli ve belki de tek örnek radyo tiyatrosu konusundaki Dramafon dergisi ve aynı adlı (www.dramafon. com.tr) web sitesidir. Edebiyat ve sanat insanları anlamayı ve dünyayı daha yaşanır ve anlamlı kıldığı için edebiyat ve sanatla ilgili tüm mirasın özenle korunması ve yaşatılması üzerinde düşünülmelidir. KAYNAKLAR Cankaya Ö (2003) TRT, Bir Kitle İletişim Kurumunun Tarihi ( ), YKY, İstanbul. Can Kapyalı, kişisel görüşme, Crook T (1999) Radio Drama, Theory and Practice, Routledge. Ediboğlu B S (1945) Kemal Tözem in Evinde, Radyo Dergisi, 4 (42), Haziran. Eraslan Z N (1979) TRT, Radyo Oyunu Üzerine Bir Araştırma, Ankara. 16

17 Kaybolan Bir Program Formatı: Radyo Tiyatrosu (5-17) Fiske J (1989) Television Culture, Routledge, London. Güngör Tekçe, kişisel görüşme, Kars N (1993) Kavram ve İçerik Açısından Radyo Oyunları Değerlendirmesi, Marmara İletişim Dergisi, Nisan 1993, S.2. Kejanlıoğlu B (2004) Türkiye de Medyanın Dönüşümü, İmge Yayınevi, Ankara. Kocabaşoğlu U (1980) Şirket Telsizinden Devlet Radyosuna, Ankara Üniversitesi Siyasal bilgiler Fakültesi Yayınları, Ankara. Murdock G (1992) Citizens, Consumers and Public Culture, Media Cultures, Reappraising Trasnational Media, Shroder K C ve Skovmand M, (der), Routledge, London. Nalça K (2009) Röportaj: Zihni Göktay, Radyovizyon, TRT Aylık Radyo Derg, Ekim 2009, S.4. Öztürk S (2004) Bir Radyo Piyesinin Yarattığı Yankılar, İletişim Araştırma Derg, Sayı 2. Postman N (1985) Amusing Ourselves to Death, Penguin Books. Radyo Dergisi, yılları. Starkey G (2004) Radio in Context, Palgrave Macmillan, NewYork, TRT Radyovizyon, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz 2010 sayıları. TRT (1985) Türkiye Radyo ve Televizyon Programları Kamuoyu Araştırması. Williams R (1990) Television, Technology and Cultural Form, Routledge, London. 17

18 TRT RADYO PRODÜKTÖRLERİNİN TÜRKİYE DE KAMUSAL RADYO PROGRAMCILIĞI VE POPÜLER RADYO PROGRAMCILIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELERİ Özgül Birsen * - Vakur Kayador ** ÖZET Bu çalışmada, TRT radyo prodüktörlerinin, TRT geleneği olan klasik radyo yayıncılığı/programcılığı ile günümüz popüler radyo yayıncılığı/programcılığına ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda TRT İstanbul, Ankara, İzmir radyolarında ve Yurtdışı Yayınlarında görevli 66 kültür ve eğitim yayınları prodüktörüne Ocak-Mayıs 2007 tarihleri arasında 22 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle kamusal radyo prodüktörlerinin toplumsal sorumluluk bilincini ne ölçüde benimsedikleri araştırılmış, kamusal iletişim kurumlarının en ayırt edici özelliklerinden biri olan giriş sınavlarını ve eğitim amaçlı kurs programlarını nasıl değerlendirdikleri sorgulanmış ve klasik radyo yayıncılığı ile güncel-popüler radyo yayıncılığına ilişkin düşüncelerini araştıran sorular yöneltilmiştir. Kendilerinin, günümüz yoğun iletişim ortamında kamusal radyoculuğun, ne ölçüde dinleyicisiyle buluştuğu konusundaki düşünceleri araştırılmıştır. Çalışmada ayrıca TRT prodüktörlerinin bir güdüleme kaybı yaşayıp yaşamadıkları anlaşılmaya çalışılmıştır. Ülkemizdeki kamusal radyo-televizyon kurumu olan TRT bünyesindeki radyo prodüktörlerinin, toplumsal sorumluluk anlayışından hiçbir biçimde ödün vermedikleri açıkça görülmüştür. Prodüktörler almış oldukları eğitimi % 60 gibi bir çoğunlukla yeterli bulurken, usta çırak etkileşimini de yararlı görmektedirler. Dinlenirlik oranlarının düşmesinin güdüleme kaybına yol açtığı dikkat çeken bir başka bulgudur. Ayrıca bağlı oldukları kurumun, temel işlevlerini yeterince yerine getirdiği ve radyonun en önemli avantajlarından gereğince yararlanabildiği konularında çok iyimser olmadıkları belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Radyo, Radyo Yayıncılığı, Radyo Programcılığı, Kamusal Radyoculuk, Popüler Yayıncılık TRT RADIO PRODUCERS EVALUATIONS ON PUBLIC RADIO BROADCASTING AND COMMERCIAL RADIO BROADCASTING IN TURKEY ABSTRACT This study evaluated TRT radio producers point of view about today s popular radio broadcasting and classical radio broadcasting as a TRT tradition. To reach this aim a questionnaire which contained 22 questions, was applied in January May 2007 to 66 TRT culture and education program producers who are appointed at TRT Istanbul, Ankara, Izmir and abroad broadcasting. In according to this aim questions about how much public radio producers adopt to public responsibility senses, how they were evaluate entrance examination and education aimed course programs which are discriminative characteristics of public communication organizations and their thoughts about actual-popular and classical radio broadcasting asked them. Their thoughts about how much current public radio broadcasting can reach its audience in this intensive communication environment were also investigated. It s tried to understand if public radio producers are living a motivation lack or not. It is obviously understood that radio producers of our countries public radio and television organization TRT, are not compromise public responsibility apprehension. According to 60 % of producers are given education is sufficient, and expert apprentice relationship is useful. Another finding shows that the decreases in listening ratings are creating motivation lack. Producers mentioned that, they are not optimistic about how much TRT can perform its functions and how much TRT can take most important advantages of radio. * Yrd. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ** Yrd. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

19 TRT Radyo Prodüktörlerinin Türkiye de Kamusal (18-30) Keywords: Radio, Radio Broadcasting, Radio Programing, Public Radio, Private Broadcasting. GİRİŞ Türkiye'nin özel radyo-televizyon yayıncılığının egemenliğinde geçirdiği yaklaşık son 20 yıl, kamu yayıncılığının önemini net bir biçimde,bir kez daha ortaya koymaktadır. Başlangıçta demokratikleştirici etkileri olan reyting sisteminin zamanla toplumun beğeni yelpazesini daracık bir alana hapsettiği gözlenmiştir. Nitelikli programlar yerini sıradan beğeninin en küçük ortak paydasına bırakmaktadır. Sağlıklı bir iletişim ortamının oluşabilmesi için, popüler yayıncılık anlayışını benimseyen özel radyo ve televizyonların yanı sıra herkese ulaşabilen güçlü bir kamu yayıncılığına ihtiyaç olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Yayıncıların ve yasa yapıcıların karşılaştıkları fırsatlar ve sorunlar her ülkede farklıdır. Elbette ihtiyaçlar, ilgi duyulan alanlar ve şikâyetler de değişiktir. Ancak tüm toplumların ortak özelliği günümüzde kitle iletişim araçları ortamının parçalı bir yapıya bürünmesidir. Pek çok kuruluş, bu kuruluşların sunduğu seçeneklerin çokluğu, özgün alanlardaki artış, belirli bir hedef kitleyi dikkate alan kuruluşların fazlalığı bu parçalı yapının oluşmasının en önemli nedenleridir. Dolayısıyla bu yeni gerçeklik kamu yayıncılığının bu rekabet ortamındaki gerekliliğini daha da güçleştirmektedir (Collins ve ark. 2001: 680). Kamu hizmeti ile pazar genellikle birbirlerinin karşıtıdır. Burada gerçekleştirilmesi gereken, kamu yayın kuruluşları ile özel sektör yayın kuruluşlarından oluşan medya ortamında toplumun bir ucundan diğer ucuna tümünü kapsayabilecek bir işbirliği kurabilmektir. Bu yüzyılda, hiç kuşkusuz, kamu yayıncılığının bir yeri olmalıdır. Fakat bu yer geçen yüzyıldakinden farklılıklar taşımak zorundadır. Bu yer, teknolojik gelişmelerin ve rekabet ortamının elverdiği ölçüde kamu yayın kuruluşlarınca devletin desteğinde bir yayıncılık anlayışını bünyesinde taşımalıdır (Collins ve ark. 2001: ). Kamu hizmeti yayıncılığı, var olan toplumsal yapı içinde; sosyal dengenin, sosyal adaletin ve buna bağlı olarak çeşitli sosyal düzenlemelerin toplumun aleyhine bozulmaya başladığında ortaya çıkmıştır. Amacı yurttaşları bilgilendirmek, kültürel ve eğitimsel gelişmelerini sağlamak, aydınlanmalarını desteklemektir. Bunun yanı sıra güncel dünya gerçekleri hakkında kendilerini bilgilendirmektir. Bu yapının en önemli unsuru sürecin kesinlikle ticari olmamasıdır. Bu bağlamda kamu hizmeti yayıncılığı üç biçimde ortaya çıkmıştır. Bunların ilki yılları arasında Anglo-sakson örneğinde olduğu gibi paternalist (devletçi-otoriter toplumsal yarar anlayışı) bir yapıya sahiptir. İkincisi demokratik ve özgürleştirici (emancipatory) modeldir. Bu model Batı Avrupa ülkelerinde 1970 lerde tercih edilmiş ve tekel oluşmasını engellemek amacıyla kullanılmıştır. Üçüncü model sistemik bir anlayışa sahiptir ve yönlendirici karakterdedir, ayrıca kamu yapılanmasının bir parçasıdır. II. Dünya Savaşı sonrası Batı Almanya da, İspanya da, Portekiz de ve Yunanistan da; 1989 dan sonra da Doğu Avrupa da uygulanmıştır. Kamu hizmeti yayıncılığı organizasyonları çoğunlukla tekel olarak kurulurlar. Ancak bu örneğin dışında kalan, karma yapılı devlet ve özel sektör ortaklığında oluşturulmuş örnekler de bulunmaktadır. Devlet yapılanmasından bağımsız tek örnek olan Amerika Birleşik Devletleri nde kamu yayıncılığı, var olan ticari yayıncılığa alternatif oluşturmak amacıyla sürdürülmektedir (Kaid ve Bacha 2008: ). 1. TÜRKİYE DE RADYOCULUĞUN VE PROGRAMCILIĞIN GELİŞİMİ Türkiye deki kamu yayıncılığını ve programcılığını bir tabana oturtmak için en yalın biçimiyle, bu yayıncılığın tarihsel gelişimine, çok genel olarak göz atmak yararlı olacaktır. Türkiye de ilk radyo yayını, 6 Mayıs 1927 de TTTAŞ (Türk Telsiz-Telefon Anonim Şirketi) eliyle başlamıştır. Türkiye de de radyoculuk; İngiltere, Fransa ve Almanya örneğinde olduğu gibi özel şirket elinde kurulup işletilmiştir (Vural 1986: ). Ülkemizde ilk televizyon yayını ise İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 9 Temmuz 1952 günü gerçekleştirilmiştir. Daha sonra 31 Ocak 1968 de TRT Ankara Televizyonu ilk resmi yayınını yapmıştır. Bunlar başlangıçta deneme yayınları biçiminde, siyah-beyaz olarak tek kanaldan sürdürülmüştür. Radyo ve televizyon yayınlarının TRT bünyesinde toplanma tarihi ise 1 Mayıs 19

20 Selçuk İletişim, 6, 4, tür ve bu tarihten 1990 yılına kadar yayın hizmeti devlet tekelinde gerçekleştirilmiştir yılında ilk özel televizyon, 1992 de ise özel radyolar-başlangıçta yasal düzenlemeden yoksun olarak- yayın hayatlarına başlamışlardır (Turam 1996: 6). Türkiye de elektronik yayıncılık tarihinin büyük bölümünü, doğal olarak radyo tarihi oluşturmaktadır. Radyo başka ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de önceleri amatörler tarafından denenmiştir. Telsiz telefonun Türkiye ye girişi telsiz telgrafın türevi biçiminde olmuştur. Telsiz telgraf ise, başlangıçta Kurtuluş Savaşı sırasında haberleşme ihtiyacının karşılanması için kullanılmıştır (Kocabaşoğlu 1989: 9). Türkiye radyoculuğunun gelişimini tarihsel süreç içinde çeşitli başlıklar altında incelemek mümkündür. Önceleri yayınlar-yukarıda belirtildiği üzere- TTTAŞ tarafından gerçekleştirilmiştir yıllarını kapsayan bu dönem, çeşitli nedenlerden dolayı başarısızlıklarla doludur da PTT eliyle devlet tekeline alınan radyo bir dört yıl da bu Kurumun elinde kalmış ve yayıncılık, programcılık alanlarında yine aşama kaydedilememiştir (Kayador 1999: 79-80) yılında Matbuat Umun Müdürlüğünün bünyesine katıldıktan sonra, gerçek anlamda radyoculuğun temelleri atılmıştır. Bu Kurum daha sonra, 1943 te Basın Yayın Umum Müdürlüğü, 1949 yılında da Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğüne dönüşecektir. Ülkenin çok partili demokratik sisteme geçmesinin ardından, özellikle de 1950 de Demokrat Parti siyasal iktidarı ile birlikte Türkiye de radyo yayıncılığı, en önemli siyasal çatışma alanlarından biri durumuna gelmiştir. Bu kurum elinde radyoculuğumuz radyo programcılığı ve program estetiği bağlamında önemli mesafeler kat etmiştir. Ancak yine bu dönemde, radyonun siyasal iktidarlar tarafından partizanca kullanılmasının doğurduğu sakıncalar, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi nin gerekçelerinden biri olmuştur (Kejanlıoğlu 2003: ). Bu nedenle 1961 Anayasası nın 121.maddesi ve 359 sayılı Radyo-Televizyon Yasası ile Türkiye de radyo ve televizyon yayın tekeli, özerk bir yapılanma ile TRT ye verilmiştir. Yayın özerkliği çok geniş kapsamlı bir konudur ve bir dönem ülke gündemini çok fazlasıyla meşgul etmiş, iktidar muhalefet çatışmasının en önemli nedenlerinden biri olmuştur. Yayıncılık bağlamında özerklik, teorik bakımdan program yapımında; yönetimde ve iktisadi alanda hiçbir yere tabi olmama anlamına gelmektedir. Burada hükümet baskılarından uzak kalma amacı ifade edilmektedir (Tokgöz 1972: 77) arası TRT nin özeklik yıllarıdır ve bu dönem radyoculuğumuzun hayli başarılı kabul edilen zaman dilimidir. Ayrıca radyo prodüktörlüğü ilk kez bu dönemde resmi bir kimlik kazanmış, prodüktörlük bir mesleğin adı olmuştur. Oysa o tarihe kadar-üstelik de biçimsel açıdan hayli nitelikli programlan üretilmesine karşın-,bu görev profesyonel radyocular tarafından yapılmamıştı yılında ilk kez sınavlardan ve meslek içi eğitim kurslarından geçerek, toplumsal sorumluluk bilincine sahip radyo prodüktörleri göreve başlamışlardır (Cankaya 2003: 67-68). 12 Mart 1971 Askeri Muhtırası nın sonrasında ara dönem hükümetlerinin en önemli icraatlarından biri, üniversitelerin ve TRT nin özerkliğini kaldırmalarıdır. Bundan sonra Kurum yalnızca tarafsız ve bağımsız bir statü ile yönetilmeye başlamış, bu nedenle hükümetlerin etkisine açık duruma getirilmiştir. Daha sonra 12 Eylül Askeri Darbesi ne uzanan süreçte TRT yine en fazla siyasal tartışma konularına malzeme olan kurumların başında gelmiş, bu arada Türkiye radyoları, yayın alanı ve yayın saatleri artan televizyon yayınları karşısında giderek dinlenirlik oranlarını ve konumlarını yitirmeye başlamışlardır (Akıllıoğlu ve ark. 1990: 36-54) SONRASI GELİŞMELER VE GÜNÜMÜZ YAYINCILIK ORTAMI Türkiye nin 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi, daha sonra Turgut Özal başbakanlığı ve ANAP hükümetleri döneminde yaşadığı değişim, cumhuriyet tarihimizin en kökten dönüşümlerinden biridir. Savunanlar kadar eleştirel yaklaşanların da çok olduğu bu dönem, gerçekte ABD ve İngiltere de 1970 lerin sonunda gerçekleşen deregülasyon, liberalleşme, serbest piyasa ekonomisini benimseme sürecidir. Bu süreçte Türkiye ile birlikte, medya da yapısal değişikliklere uğrayarak yeniden biçimlenmeye başlamıştır. Dünyada ve ülkede yaygınlaşan 20

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi Erciyes İletişim (ISSN 1308-3198) Sahibi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi Erciyes İletişim (ISSN 1308-3198) Sahibi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi Erciyes İletişim (ISSN 1308-3198) Sahibi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR Yazı İşleri Müdürü / Editör Doç. Dr. Mustafa AKDAĞ Editör Yardımcıları Arş. Gör.

Detaylı

Eğlence Programlarının Değişimine Kısa Bir Bakış

Eğlence Programlarının Değişimine Kısa Bir Bakış A N A L İ Z / D E Ğ E R L E N D İ R M E ISSN 2149-9446 Cilt 01 Sayı 01 Ocak 2016 Eğlence Endüstrisi Sayısı Eğlence Programlarının Değişimine Kısa Bir Bakış PROF. DR. ÖZDEN CANKAYA Galatasaray Üniversitesi

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990 AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Önder PAKER 2. Doğum Tarihi: 27.05.1960 3. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Dokuz Eylül Üniversitesi 1982 Yüksek Lisans

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

DRAMATİK METİN YAZARI

DRAMATİK METİN YAZARI TANIMI Tiyatro oyunu, sinema, TV senaryosu, reklam yazarlığı alanlarında yaratıcılığını kullanarak canlandırmaya dayalı metinler yazan kişidir. A GÖREVLER Dramatik Metin Yazarı; KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010 Adı Soyadı: AYBİKE SERTTAŞ Unvanı: Ph.D Öğrenim Durumu: Doktora ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010 Televizyon Yüksek Lisans İletişim Bilimleri/Radyo

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler 1. Adı Soyadı : HALE TORUN 2. Doğum Tarihi : 07.07.1972 3. Ünvanı : Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Marmara Üniversitesi 1994 Y.Lisans Radyo Televizyon ve

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ NE HOŞGELDİNİZ Sevgili Öğrencilerimiz; 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi nin dünyaya açılan penceresi sloganıyla kısa sürede büyük gelişim sağlayan Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi,

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: İrem Kahyaoğlu 2. Doğum Tarihi: 23/05/1986 3. Ünvanı: Öğr. Gör. 4. Öğrenim Durumu: e-posta: iremkahyaoglu@plato.edu.tr Tel: 533 669 37 95 Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim

Detaylı

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM ÇOCUK VE TÜKETİM Yapılan araştırmalar dünyadaki nüfus artışına bağlı olarak marka sayısında da artış olduğunu söylemektedir. Nüfusun farklı gruplara sahip olması ve çocukların da bu gruplar içerisinde

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Fatma Büşra Atalay, Gökhan Barutcu, Anıl Öner Koçak, Emine Gül Taş, Irmak Üstündağ Danışman: Prof. Dr. Rengin Erdal ÖZET Genç nüfusun oldukça

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : Gülnur KAPLAN ESEN 2.Doğum Tarihi : 29 Ekim 1968 3.Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4.Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Mimar Sinan

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Markanıza

Detaylı

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması Türkiye nin ilk ve öncü dijital ajansı adinteractive in Türk internet kullanıcısının davranış alışkanlıklarına ışık tuttuğu araştırması İnteraktif

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA 1 Ders

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

KAYNAK: Çınar, İkram. 2009. "Çocuk Edebiyatı ve Yayıncılığı" Eğitişim Dergisi. Sayı: 22 (Mart 2009).

KAYNAK: Çınar, İkram. 2009. Çocuk Edebiyatı ve Yayıncılığı Eğitişim Dergisi. Sayı: 22 (Mart 2009). KAYNAK: Çınar, İkram. 2009. "Çocuk Edebiyatı ve Yayıncılığı" Eğitişim Dergisi. Sayı: 22 (Mart 2009). Edebiyat; duygu, düşünce, hayal ve izlenimlerin sözlü veya yazılı olarak güzel ve etkili bir biçimde

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI 03 04 EKİM 2003 SAFRANBOLU

ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI 03 04 EKİM 2003 SAFRANBOLU ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI 03 04 EKİM 2003 SAFRANBOLU En Sıradan İş Bile, Büyük Başarılar Getirme Potansiyeline Sahiptir. H.Jackson Brown ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : Gülnur KAPLAN ESEN 2.Doğum Tarihi : 29 Ekim 1968 3.Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4.Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Mimar Sinan

Detaylı

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz.

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz. TANIM Daha önce hazırlanan haber bültenlerini ve diğer duyuruları radyo veya televizyon kanalıyla izleyici veya dinleyicilere aktaran kişidir. TRT nin yapmış olduğu tanım: Dilbilgisi, fonetik, diksiyon,

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

15. TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M. 02.- 09.10.2015 KISA FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

15. TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M. 02.- 09.10.2015 KISA FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ 15. ÜNİVERSİTE TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M. 02.- 09.10.2015 ÖĞRENCİLERİ ARASI KISA FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ AMAÇ Türk ve Alman üniversitelerinde sinema eğitimi almakta olan gençlerin, yaratıcılıklarını

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

Türkiye nin Teknoloji Kültürü Dergisi!

Türkiye nin Teknoloji Kültürü Dergisi! YAYIN BİLGİLERİ Aylık Tirajı: 22.360 Okur Sayısı: 148.000 EKİM 2013 TEKNOLOJİ KÜLTÜRÜ AYLIK YAYINDIR ISSN:1300-9419 112415 YıL:18 7.00 TL 10 2013 ÇALINAN & KAYBOLAN CİHAZINIZI BULUN En iyi izleme yazılımları

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

Bu sayının Hakemleri

Bu sayının Hakemleri Bu sayının Hakemleri Doç. Dr. Osman Aydınlı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. Metin Bozkuş (Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. İbrahim Görener (Erciyes Üniversitesi İlahiyat

Detaylı

Engelsiz Eğitim ve Yaşam Sosyal İçerikli Televizyon Programı SPONSORLUK DOSYASI

Engelsiz Eğitim ve Yaşam Sosyal İçerikli Televizyon Programı SPONSORLUK DOSYASI Engelsiz Eğitim ve Yaşam Sosyal İçerikli Televizyon Programı SPONSORLUK DOSYASI Programın Adı: HAYATA VARIM Programın Hedef Kitlesi: Türkiye de resmi rakamlara göre 8,5 milyon engelli vatandaşımız vardır.

Detaylı

Yüksek. Eğitim bilimleri. Eğitim bilimleri

Yüksek. Eğitim bilimleri. Eğitim bilimleri ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Salih Bolat 2. Doğum Tarihi:.7.1956. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Lisans Sosyal Politika Yüksek Lisans Eğitim bilimleri Doktora Eğitim bilimleri Üniversite

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü

İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: NEJLA POLAT 2. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr. 3. Doğum Tarihi: 01.03.1954 İletişim Bilgileri: Tel. 0216 4002222 / 2976 E-mail : nejla.polat@uskudar.edu.tr 4. Öğrenim Durumu: Derece Lisans

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Büyüme Romanı (Bildungsroman) Kavramı Etrafında Aşk-ı Memnu ve Roman Kişisi Nihal

İÇİNDEKİLER. Büyüme Romanı (Bildungsroman) Kavramı Etrafında Aşk-ı Memnu ve Roman Kişisi Nihal MİLLÎ EĞİTİM EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT 3 AYDA BİR YAYINLANIR BAHAR 2004 Sayı:162 ISSN 1302-5600 Milli Eğitim Bakanlığı Adına Sahibi Yayımlar Dairesi Başkan V. Şadi KESKİN Yazı İşleri Müdürü Ali KARAÇALI Süreli

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi EĞLENCEM MEDYA Prof. Dr. E. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Merhaba, Öğrencilerimiz ile birlikte hayata geçireceğimiz çalışmalarda deneyim paylaşımı için aşağıdaki şu üç boyutu

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

SANAT YAZILARI 21 2009 Güz, yılda iki kez yayımlanır.

SANAT YAZILARI 21 2009 Güz, yılda iki kez yayımlanır. SANAT YAZILARI 21 SANAT YAZILARI 21 2009 Güz, yılda iki kez yayımlanır. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Yayınları No: 36 Sahibi Prof.Dr. Uğurcan Akyüz Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar

Detaylı

Neden TSEV eğitimlerini tercih etmeliyim?

Neden TSEV eğitimlerini tercih etmeliyim? 1. Neden TSEV eğitimlerini tercih etmeliyim? 2. TSEV eğitimleri ücretli midir? 3. Eğitim programlarınız ne kadar sürüyor? 4. Eğitim programlarınızın zaman planı nasıl? 5. TSEV, kuruma özel eğitimler düzenliyor

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Birinci Medya

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÇapulTV Direnişin MEDYASI

ÇapulTV Direnişin MEDYASI ÇapulTV Direnişin MEDYASI 276 adet Uydudan yayın yapan kanal 137 adet Kablolu TV den yayın yapan kanal Karasal Ankara 178 Adana 90 Antalya 163 Bursa 127 Diyarbakır 80 G. Antep 79 Kayseri 92 Ordu 89 Kaynak

Detaylı

BASIN BÜLTENİ Bilgi için: Sevil Utku Telefon: 0 212 267 16 00 Email: sevil.utku@aifd.org.tr

BASIN BÜLTENİ Bilgi için: Sevil Utku Telefon: 0 212 267 16 00 Email: sevil.utku@aifd.org.tr BASIN BÜLTENİ Bilgi için: Sevil Utku Telefon: 0 212 267 16 00 Email: sevil.utku@aifd.org.tr GfK Türkiye ülke çapında araştırdı TÜRK HALKI HASTALARIN YENİ İLAÇLARA DAHA KOLAY ERİŞMESİNİ İSTİYOR Halkın %69

Detaylı

RYD / Bilgi Üniversitesi Reklam Yaratıcılığı Eğitimleri

RYD / Bilgi Üniversitesi Reklam Yaratıcılığı Eğitimleri RYD / Bilgi Üniversitesi Reklam Yaratıcılığı Eğitimleri Reklam Yazarlığı Atölyesi Eğitimin İçeriği: Reklam sektöründe, reklam ajansları içindeki yaratıcı ekipte yer alan reklam yazarlığı mesleğini seçmek

Detaylı

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YIL KODU BİRİNCİ YARIYIL BES - 105 Beden Eğitimi ve Spor 0 2 0 GZT - 101 Temel Gazetecilik 3 0 3 GZT - 105 Yazılı ve Sözlü Anlatım 2 2 3 HİL - 107 İşletme Bilimine Giriş 3 0 3 HİL - 111 Sosyal

Detaylı

ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ KURULUŞ TARİHİ 1997

ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ KURULUŞ TARİHİ 1997 KURULUŞ TARİHİ 1998 ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ KURULUŞ TARİHİ 1997 1999 2001 ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ /2013 Kütüphanemiz Kendi içinde; ekip ruhu, hizmet, mükemmellik;

Detaylı

Dr. YALÇIN TOSUN İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi SİNEMA ESERLERİ VE ESER SAHİBİNİN HAKLARI

Dr. YALÇIN TOSUN İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi SİNEMA ESERLERİ VE ESER SAHİBİNİN HAKLARI Dr. YALÇIN TOSUN İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi SİNEMA ESERLERİ VE ESER SAHİBİNİN HAKLARI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...vii İÇİNDEKİLER... xi KISALTMALAR...xix GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm

Detaylı

Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011

Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011 Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011 Baby Boomers II. Dünya Savaşı ve 1960 a kadar doğumlu Jenerasyon X doğumlu 1961 ve 1981 arası Jenerasyon 1970 sonlarıyve(millenials) 21.yüzyılın

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Mustafa Kara İletişim Bilgileri Adres

ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Mustafa Kara İletişim Bilgileri Adres EK - 4A ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Mustafa Kara İletişim Bilgileri Adres :Yalı Mah. Camii Sok. Dragos Sitesi A Blok. D:17 Kat:5 Maltepe /İstanbul Telefon Mail :(0216) 626 10 50 / 2742 :mustafakara@maltepe.edu.tr

Detaylı

TELEVIDYON.COM. Medya Kiti

TELEVIDYON.COM. Medya Kiti TELEVIDYON.COM Medya Kiti MYK MEDYA HAKKINDA Televidyon.com adresinde şu ana kadar 9 kategorideki 27 programda 2000'in üstünde yapımın hazırlanması, çekimi, montajı, yayını ve yönetimini gerçekleştirdik.

Detaylı

MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Gen Hukuku Özel Sayısı CİLT: I SAYI: 1 YIL: 2012 HAZİRAN 2012 KAYSERİ SAHİBİ Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Detaylı

Yeni Türk Edebiyatında Kadıköy. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER. 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.

Yeni Türk Edebiyatında Kadıköy. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER. 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili Ve Edebiyatı Marmara 2000 Y. Lisans Yeni Türk Edebiyatı Marmara

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

Doğruların buluştuğu adres...

Doğruların buluştuğu adres... M E D I A Doğruların buluştuğu adres... İletişim Sanattır Firmaların kıyasıya rekabet ettikleri Etnik Pazar sürekli yeniliklere açıktır. Reklam stratejileri yapılırken hedef kitlenin doğru bir şekilde

Detaylı

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi 4.Sınıf 7. Yarıyıl (Güz Dönemi) Yönetim ve Mevzuat (AKTS 4) 3 saat Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti nin

Detaylı

2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı

2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı www.fmv.edu.tr kisokulu@fmv.edu.tr Önce İyi İnsan Yetiştirir. Sayın Velimiz, Günümüzde şehir yaşantısının olumsuz koşulları, teknolojik gelişime bağlı olarak bilgisayar kullanımı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Bahar GÜDEK Doğum Tarihi: 30 Ekim 1977 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Güzel Sanatlar Fakültesi Erciyes Üniversitesi 1996-2000 Müzik

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Bilgisayar, uzun ve çok karmaşık hesapları bile büyük bir hızla yapabilen, mantıksal (lojik) bağlantılara

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor Tarih: 06.10.2013 Sayı: 2013/16 Türkiye de e-ticaret Raporu na göre online alışveriş beş yılda 3 e katlandı 5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor İSMMMO nun Türkiye de e-ticaret adlı raporuna

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Gazetecilik ve Halkla Marmara Üniversitesi 1996

ÖZGEÇMİŞ. Gazetecilik ve Halkla Marmara Üniversitesi 1996 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: MİNE DEMİRTAŞ İletişim Bilgileri: Tel: 0216 626 10 50 / 2746 Mail :minedemirtas@maltepe.edu.tr Adres:Marmara Eğitim Köyü İletişim Fakültesi Doğum Tarihi:10.02.1959 Öğrenim Durumu:

Detaylı

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MEDENİYET ARAŞTIRMALARI VE DEĞERLER EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (MEDEM) YÖNETMELİĞİ

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MEDENİYET ARAŞTIRMALARI VE DEĞERLER EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (MEDEM) YÖNETMELİĞİ BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MEDENİYET ARAŞTIRMALARI VE DEĞERLER EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (MEDEM) YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

RYD / Bilgi Üniversitesi Reklam Yaratıcılığı Eğitimleri

RYD / Bilgi Üniversitesi Reklam Yaratıcılığı Eğitimleri RYD / Bilgi Üniversitesi Reklam Yaratıcılığı Eğitimleri Reklam Yazarlığı Atölyesi Eğitimin İçeriği: Reklam sektöründe, reklam ajansları içindeki yaratıcı ekipte yer alan reklam yazarlığı mesleğini seçmek

Detaylı

SOSYAL MEDYA NEDEN? NASIL? Murat Güner SSUK Medya Yöneticisi

SOSYAL MEDYA NEDEN? NASIL? Murat Güner SSUK Medya Yöneticisi SOSYAL MEDYA NEDEN? NASIL? Murat Güner SSUK Medya Yöneticisi SOSYAL MEDYA Web 2.0'ın kullanıcı hizmetine sunulmasıyla birlikte, teknolojiyi ve sosyal girişimciliği tek yönlü bilgi paylaşımından, kelimeler,

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler,

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler, EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI Sevgili öğrenciler, Günümüz dünyasında teknoloji hızla ilerlemektedir. Dünya çeşitli teknolojik araçlar sayesinde küçülmekte ve bu sayede bilgiye ulaşmak

Detaylı

TBMM ÇOCUK ANİMASYON VE ÇİZGİ FİLM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

TBMM ÇOCUK ANİMASYON VE ÇİZGİ FİLM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ TBMM ÇOCUK ANİMASYON VE ÇİZGİ FİLM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ 1. KONU: 2. AMAÇ: Çocuklara yönelik hazırlanan animasyon ve çizgi filmler aşağıda belirtilen konu veya konular çerçevesinde hazırlanacaktır: TBMM

Detaylı

TELEVİZYON REKLAM FİLMİ YAPIMI. Kavramlar, Uygulamalar, Sorunlar ve Telif Hakları

TELEVİZYON REKLAM FİLMİ YAPIMI. Kavramlar, Uygulamalar, Sorunlar ve Telif Hakları TELEVİZYON REKLAM FİLMİ YAPIMI Kavramlar, Uygulamalar, Sorunlar ve Telif Hakları Nesrin Tan AKBULUT Elif Eda Balkaş ERDOĞAN 1 Yayın No : 1840 İletişim Dizisi : 39 1. Bası - Ekim 2007 - İSTANBUL ISBN 978-975

Detaylı

Yarışma Adı/Teması : Tarihi Yerleri İle İzmit

Yarışma Adı/Teması : Tarihi Yerleri İle İzmit 2. ART NICOMEDIA ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI ŞARTNAMESİ Yarışma Adı/Teması : Tarihi Yerleri İle İzmit 1 - KONU VE AMAÇ: Fotoğraf yarışmasının amacı; Amatör veya profesyonel fotoğrafçıların, kendi pencerelerinden

Detaylı

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ 1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.

Detaylı

13. yıl. Reklam. Kiti 10

13. yıl. Reklam. Kiti 10 13. yıl Reklam Kiti 10.. içindekiler Hakkımızda 1 Cinsiyet Dağılımı 2 Yaş Grubu 2 Eğitim Durumu 3 Çalışılan Departman 3 Ünvan Dağılımı 4 Çalışılan Bölüm 4 Çalışan Sayısı Ortalaması 5 Sektörel Dağılım 5

Detaylı

Karar No : 1782 Karar Tarihi : 27/09/2015

Karar No : 1782 Karar Tarihi : 27/09/2015 Karar No : 1782 Karar Tarihi : 27/09/2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 22/09/2015 günlü, 14425 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

Maltepe Üniversitesi-İstanbul

Maltepe Üniversitesi-İstanbul ÜNAK 04 22-2525 Eylül 2004 Maltepe Üniversitesi-İstanbul Amaç Üniversite ve araştırma kütüphanelerinin, dokümantasyon ve enformasyon merkezlerinin ve özel kütüphanelerin, günümüzde hızla değişen ğ ş ve

Detaylı

YASAMA YILI: 5 DÖNEM: 23 TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU GENEL KURUL KARAR CETVELİ. Sayı: 16

YASAMA YILI: 5 DÖNEM: 23 TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU GENEL KURUL KARAR CETVELİ. Sayı: 16 DÖNEM: 23 YASAMA YILI: 5 TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU GENEL KURUL KARAR CETVELİ Sayı: 16 YAYIM TARİHİ 01/04/2011 1 T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ Dilekçe Komisyonu Genel Kurulu Kararı Karar No: 46 Tarih:

Detaylı

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt:15-16, Sayı:22-23-24-25, Yıl:2010-2011 Vol:15-16, No:22-23-24-25, Year:2010-2011 ISSN: 1303-9105 DİCLE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Journal of the Faculty of Law of Dicle University DİCLE

Detaylı

BÖLÜM 3 Dinleme Anlama Becerisi

BÖLÜM 3 Dinleme Anlama Becerisi ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ, ΓΙΑ ΒΙΟΤ ΜΑΘΗΗ ΚΑΙ ΘΡΗΚΔΤΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΟ ΠΙΣΟΠΟΙΗΣΙΚΟ ΓΛΩΟΜΑΘΔΙΑ Eğitim, Yaşamboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1&B2 Avrupa Konseyi nin Ortak Avrupa Çerçevesi

Detaylı

Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87

Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87 Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87 Hedef Gruplara Yönelik Yaratýcý Kütüphane Hizmetleri ve Proje Geliþtirme: Halk Kütüphaneleri Gaziantep, Bartýn ve Antalya Bölge Seminerleri Deðerlendirme Raporu Bülent

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELME VE ATAMA KRİTERLERİ

EGE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELME VE ATAMA KRİTERLERİ EGE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELME VE ATAMA KRİTERLERİ I. PROFESÖRLÜK BAŞVURUSU 1. Profesörlük başvurularında adayın, başvuru tarihinde ilgili alanın doçentlik başvurusu için Üniversitelerarası Kurulun

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

GÜLEN ANDAK, AHMET GÜVENÇ SANAT AKADEMİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ONAYI İLE KURULMIŞ OLUP, DENETİMİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR.

GÜLEN ANDAK, AHMET GÜVENÇ SANAT AKADEMİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ONAYI İLE KURULMIŞ OLUP, DENETİMİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR. 3 GÜLEN ANDAK, AHMET GÜVENÇ SANAT AKADEMİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ONAYI İLE KURULMIŞ OLUP, DENETİMİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR. Misyon Okulumuz, Kurucumuz Dansın Duayenlerinden Gülen

Detaylı

TÜRKİYE GÜNDEM ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE GÜNDEM ARAŞTIRMASI TÜRKİYE GÜNDEM ARAŞTIRMASI -Oscar Ödülleri Farkındalığı ve Ermeni Sorunu- ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Ünal BİLİR MART - 2010 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi

Detaylı

EYLÜL 2011 YIL: 15 SAYI: 10 KDV DAHİL 10 TL. Medya Kit 11

EYLÜL 2011 YIL: 15 SAYI: 10 KDV DAHİL 10 TL. Medya Kit 11 EYLÜL 2011 10 YIL: 15 SAYI: 10 KDV DAHİL 10 TL Medya Kit 11 içindekiler Hakkımızda 1 Cinsiyet Dağılımı 2 Yaş Grubu 2 Eğitim Durumu 3 Çalışılan Departman 3 Ünvan Dağılımı 4 Çalışılan Bölüm 4 Çalışan Sayısı

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

4. SİHİRLİ MİKROFON RADYO ÖDÜLLERİ

4. SİHİRLİ MİKROFON RADYO ÖDÜLLERİ 4. SİHİRLİ MİKROFON RADYO ÖDÜLLERİ 2016 4. SİHİRLİ MİKROFON RADYO ÖDÜLLERİ BU YIL DA ZORLU CENTER PERFORMANS SANATLARI MERKEZİ NDE! OYLAMA www.sihirlimikrofon.org DA! ÖN ELEME 20-22 OCAK 2016 DA! OYLAMA

Detaylı

ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ

ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ Kasım 2012 www.irfankoleji.com Sayfa 1 / 5 GENCİN TEKNOLOJİYLE İMTİHANI Gençler Dile Geldi adında İntel in düzenlemiş olduğu

Detaylı