Akıl ve Gönül İnsanı Olmak. Hangi Ders Nasıl Çalışılır? Önce Hayallerde Başarmak. Ben Büyürken. Televizyon ve Bilgisayar Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Akıl ve Gönül İnsanı Olmak. Hangi Ders Nasıl Çalışılır? Önce Hayallerde Başarmak. Ben Büyürken. Televizyon ve Bilgisayar Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?"

Transkript

1 B Ü LT E N İ S AY I 03 Akıl ve Gönül İnsanı Olmak Hangi Ders Nasıl Çalışılır? Önce Hayallerde Başarmak Ben Büyürken Televizyon ve Bilgisayar Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?

2

3 LY S d e 1.si t ADAN IR Fa tih M eh me İVE RSİ TES İ FAT İH ÜN ESİ HU KUK FAK ÜLT FİL İZ Öm er Fa ru k RSİ TES İ İVE BOĞ AZİ Çİ ÜN HEN DİS LİĞ İ KTR ON İK MÜ ELE KTR İK ELE 58.si RG UT Na fi Ah me t TU RSİ TES İ İVE BOĞ AZİ Çİ ÜN HEN DİS LİĞ İ KTR ON İK MÜ ELE KTR İK ELE 132.sYAi ZICI İ 169.su M İR M eh me t ÖZ DE İVE RSİ TES İ BOĞ AZİ Çİ ÜN HEN DİS LİĞ İ BİLGİS AYA R MÜ 379.su Bu se BE ZA Nİ RSİ TES FAT İH ÜN İVE ESİ HU KUK FAK ÜLT 509.su M UT LU ER Ah me t Se rd arif ÜN İVE RSİ TES İ VAK BEZ M-İ ÂLE M NAVLAR RSİ FAT İH ÜN İVE ESİ HU KUK FAK ÜLT 60.sı ĞLU Yu su f TO PA LO İVE RSİ TES İ ÜN GAL ATA SAR AY ESİ HU KUK FAK ÜLT 137.sÖZi ÜTEMİZ Ha sa n Hü se yin RSİ TES İ BİL KEN T ÜN İVE GEN ETİ K BİYOLO Jİ VE MO LEK ÜLE R 183.süŞÜNÜŞ Yu nu s Em re DÜTES İ RSİ FAT İH ÜN İVE 389.su BE SL EN Ze yn ep Be tü l TES İ İVE RSİ CER RAH PAŞ A 528.si KI LIÇ Ah me t Em in RSİ TES İ İVE İR Bu ra k DE M İVE RSİ TES İ ÜN GAL ATA SAR AY ESİ HU KUK FAK ÜLT 34.sü M BA SA N Bü şra Nu r DA RSİ TES İ İVE CER RAH PAŞ A 64.sü OK TAY M us ta fa Em inrsi TES İ İVE MÜHENDİSLİĞİ HABERLEŞME ELEKTRONİK VE 18.si AK Sa it ÇA KM RSİ TES İ 36.sı Fu rk an ER İŞTES İ İVE RSİ BOĞ AZİ Çİ ÜN HEN DİS LİĞ İ KTR ON İK MÜ ELE KTR İK ELE 68.si Eli f ÇA M CI TES İ İVE RSİ CER RAH PAŞ A ÖZ EK Fa tm a Zü lal RSİ TES İ KAYA Ya sin ÇE TİN İVE RSİ TES İ İVE CER RAH PAŞ A 249.su Al ica n AK M ANİ İVE RSİ TES BOĞ AZİ Çİ ÜN DİS LİĞ İ TRO NİK MÜ HEN ELE KTR İK-E LEK 394.sü OĞ LU İb ra him SA RIİVE RSİ TES İ ÜN YIL DIZ TEK NİK İKT İSAT 161.si 254.sü M AN Yu su f İlker YARSİ TES İ İVE BOĞ AZİ Çİ ÜN DİS LİĞ İ TRO NİK MÜ HEN ELE KTR İK-E LEK 395.si OĞ LU Tu rg ay İSH AK TES İ İVE RSİ BOĞ AZİ Çİ ÜN ASI İLİŞKİLER VE ULUSLARAR SİYASET BİLİMİ AR M eh me t Em in İVE RSİ TES İ LİB Ar sla n Fa tih VE İ IF ÜN İVE RSİ TES 635.si SLAN ÜN GAL ATA SAR AY İLİŞ KİL ER ULU SLA RAR ASI 24.sü KI R Es ra KO CA İVE RSİ TES İ HAC ETT EPE ÜN 160.sı KOÇ ÜN İVE HEN DİS LİĞ İ END ÜST Rİ MÜ 800.süEYOĞLU VAK BEZ M-İ ÂLE M I 114 DERECE İLK DE İT GE L Öm er Fa ru k EN TES İ 14.sü DA İVERS SI 29.su N ÜN E FAT İH ÜN İVE ESİ HU KUK FAK ÜLT RSİ TES FAT İH ÜN İVE ESİ HU KUK FAK ÜLT AZ Fırat YIL M RSİ TES İ 29.su As ud e Bu rcu 3.sü w w w.fatihkoleji.k12.tr 52.si Es ma nu r FİL İVE RSİ TES İ CER RAH PAŞ A 96.sı M Ah me t Ta rıkiveça RSİ TES İ ÜN GAL ATA SAR AY İLİŞ KİL ER ULU SLA RAR ASI 162.si DO ĞA N M us ta fa ERİVE RSİ TES İ BOĞ AZİ Çİ ÜN HEN DİS LİĞ İ BİLGİS AYA R MÜ 254.sü RK BE Ay şe Ze yn ep İVE RSİ TES İ CER RAH PAŞ A 416.sı ES EN Le rze Fu rk anive RSİ TES İ İM ÜN İSTA NBU L BİL 941.si LU Tü lay KÖ SE OĞ RSİ TES İ İVE

4 İÇİNDEKİLER Nasıl Böyle Düşünür Anlamıyorum Empatide hak vermek zorunda değilsinizdir. İnsanların çoğu empati kurduklarında onlara hak vermek zorunda olduklarını düşünüp empatiden kaçabiliyorlar. Doğum Sırası ve Kişilik Özellikleri Tüm çalışmalarda ele alınan ortak nokta, ebeveynlerin her bir çocuğu ayrı bir birey olarak değerlendirmesi ve çocuklar arası karşılaştırmalardan ve kıyaslamalardan kaçınmasıdır. Akıl ve Gönül İnsanı Olmak Renkleri, ırkları, dilleri, dinleri, yaşamları ve kıtaları farklı farklı olsa da yaşayan her insanın duyguları ve gözyaşı aynı. Hangi Ders Nasıl Çalışılır? Matematik dersi öğrencilerin en çok zorlandıkları derstir. Konuların birbirleriyle en bağlantılı olduğu ders matematik dersidir. Başarılı Olanlar Nereye Gittiklerini Bilenlerdir En başta ve her yaşta başarılı olmak için ilk atacağımız adım bizi memnun edecek sonucun adını koymak, yani hedefimizi belli etmek olmalı. Sana Her Yaşta İhtiyacım Var Baba Anne baba ve bebek üçgeninde, babanın ilişkiye ne kadar dâhil olduğu, bebeğin o üçlü ilişki içinde kendisini nasıl konumlayacağı bakımından çok önemli Ben Büyürken Çocukluktan çıkıp yetişkin bir insan olmadan önce bir kimlik kazanma sürecindeyim. Ben kimim?, neye inanıp değer veriyorum? Hissediyorum Ama Nasıl Hissettirebilirim Bilmiyorum Öğrenci ergenlik döneminde zaman kavramı yeni başlamış. Zamanla şekillenecek. Tıpkı baharda açan çiçekler gibi zamanla meyve verecek. Televizyon ve Bilgisayar Hayatımızı Nasıl Etkiliyor 22 Zamanımızı en fazla çalanların başında televizyon, bilgisayar ve arkadaşlarımıza fazladan ayırdığımız zamanlar geliyor. Fatih Eğitim Kurumları Adına Sahibi Mehmet KICIROĞLU Genel Yayın Yönetmeni Aytekin ÖZÇELİK Editör Hakan METAN Yayın Kurulu Feride ANKARA Güler ÖZKAN Hakan METAN Mehmet ATMACA Mustafa TOPAL Reklam Sorumluları Eyüp GÜNGÖR Muharrem KODAL Ulaşım Necati KARABAŞ Tasarım Cengiz BULUT Genel Müdürlük Yenibosna Mah. 1.Asena Sok. No:36 BAHÇELİEVLER / İSTANBUL Editörden Editörden Eğitim hayatı içinde insanların en zor çağlarından biri de lise yıllarıdır. Kişinin en buhranlı ve belki de en çatışmacı olduğu bu dönemde hayatının gidişatını etkileyecek en önemli sınavlardan birine girecektir. Üniversite sınavlarına hazırlanıp kendisine iyi bir gelecek hazırlamaya çalışırken bir taraftan da gezmek, dolaşmak, internete, sosyal medyaya takılmak ve buna benzer yerlerde zaman öldürmeye oldukça meraklıdırlar. Zaman öldürmek dedim çünkü yukarıda bahsettiğim uğraşı alanları ergenlik dönemi için çoğunlukla zaman öldürücü nitelikte gerçekleşir. Yetişkin bir insan internete, sosyal medyaya biraz girer ama sonra kapatır. Lise çağındaki çocukların bazıları ise bir girerler bir daha birisi zorla bıraktırana kadar bırakamayabilirler. Bu dönemde, hayatını disipline edebilmiş, her şeye gerektiği kadar önem verip zaman tanzimini düzgün yapabilen öğrenciler hayata doğru yerden ve istediği yerde başlayabilecektir. Çocuğun bu bilince ulaşması, ne aile tarafından tek başına sağlanabilir ne de okul. Bu ikisinin sıkı bir işbirliği içinde olması her iki kurumun da (aile kurumu ve eğitim kurumu) üzerine düşenleri düzgün bir şekilde yapabilmesine bağlıdır. Her dönemde bir defa çıkardığımız PDR bülteninin 3. Sayısının bu gelişime katkıda bulunmasını temenni ediyoruz 14 Önce Hayallerde Başarmak Başarılı insanlar başarmayı hedefledikleri şeyleri öncelikle zihinlerinde yoğun olarak yaşarlar Yıllık Altın Öğüt Şeyh Edebali nin Osmanlı Devletinin Kurucusu ve Damadı Osman Gazi ye Vasiyeti

5 Gerek televizyonda gerekse toplumda tartışan in- Nasıl Böyle Düşünür Anlamıyorum? sanlara bakıldığında anlaşma amacıyla tartışmadıkları görünür. Hakan METAN Empatide hak vermek zorunda değilsinizdir. İnsanların çoğu empati kurduklarında onlara hak vermek zorunda olduklarını düşünüp empatiden kaçabiliyorlar. K arşıdaki kişinin nasıl olur da böyle düşündüğüne anlam veremeyiz çoğu zaman. Nasıl olur da böyle düşünebilir deriz. Dindar insan dindar olmayan için, dindar olmayan da dindar için hiç anlayamıyorum nasıl olur da bir insan böyle düşünebilir? diyor. Anlayamıyor ve anlam veremiyorlar çünkü empati eksikliği var. Empati, kızılderililere göre başkasının makosenlerini (ayakkabılarını) giymektir. Yani kendi gerçeğinden sıyrılıp, onun gerçeği ile onun düşünce biçimiyle onun yaşantı biçimiyle hayata bakabilmektir. Empatide hak vermek zorunda değilsinizdir. İnsanların çoğu empati kurduklarında onlara hak vermek zorunda olduklarını düşünüp empatiden kaçabiliyorlar. ne empati kuracağım onunla, adam mı ki o? gibi yaklaşımlar sergileyebiliyorlar. Gıcık olduğumuz insanla empati kurup onu anlamak istemeyiz. Çoğu zaman istediğimiz tek şey haklılığımızı ispat etmektir. Halbuki empati herkesle kurulabilir. Hırsızla, katille ve en sevmediğiniz insanla dahi empati kurabilir onları anlayabilirsiniz. Biraz önce söylediğim gibi onlara hak vermek zorunda değilsiniz. Çünkü empati sadece durumu anlama çabasıdır. Hırsızı anlarsınız onu b una iten sebepleri, durumunu anlarsınız. Katili anlarsınız hangi duygu durumuyla bu işi yaptığına anlam verirsiniz. Gıcık olduğunuz insanın neden böyle olduğunu anlarsınız ve anlayınca sağlıklı bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Hak vermek zorunda değilsiniz. Katil adam öldürmüş çünkü adam ona ters bakmış bunu anladığınızda katile hak vermezsiniz ama anlamış ve durumu sağlıklı bir şekilde değerlendirmiş olursunuz. Hırsız çalmış çünkü aç kalmış. Onu anlarsınız belki birazcık hak verirsiniz ama dersiniz ki 4 keşke bu yöntem yerine başka bir yol bulabilseydi. Belki başka bir hırsız da sadece daha çok para elde edebilmek için bu işi yapıyordur. Onu da anlar ve ona hiç hak vermezsiniz. İnsanların niyetlerini anlayabilmek için onlarla empati kurmamız gerekir. Aksi halde görünüşe göre hüküm verirsek doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayıramamış oluruz. Empati olursa herkes herkesi anlayabilir. Tartışma programındaki X kişisi karşıt görüşteki Y kişisini empati kurarak anlayabilir, anladıktan sonra hak verir veya vermez. Ancak iletişimde önemli olan anlayabilmektir. X kişisi Y için diyebilir ki; Evet seni anlıyorum, şu nedenlerden dolayı böyle düşünüyorsun ancak benim düşünceme göre senin düşüncenin temelinde şu konularda yanlışlıklar olabilir. Bundan dolayı farklı düşünüyoruz diyebilir. Gerek televizyonda gerekse toplumda tartışan insanlara bakıldığında anlaşma amacıyla tartışmadıkları görünür. Bundan dolayı anlaşma imkânları da kesinlikle yoktur. Asıl olan niyettir. Niyetiniz karşı tarafı alt etmek kendi haklılığınızı ispat etmekse bir arpa boyu yol alamazsınız. Ancak niyetinizde acaba anlaşabilecek orta bir yol bulabilir miyiz? sorusuyla her iki taraf tartışmaya başlarsa o zaman birbirlerini anlama ihtimalleri artmış olur. Öteki, Gıcık olduğumuz insan bizim için öteki dir. öteki ile empati kurmayız, öteki ni anlamak istemeyiz. Birçok kişi, trafikte araç kullanırken yandaki sürücü hatalı bir şekilde direksiyonu aniden önüne doğru kırdığında ilk tepki olarak genellikle bağırıp çağırabiliyor belki de küfredebiliyor. Hatta bu durum bazen daha ileri gidip kavgaya ve belki de yaralanmalı veya ölümlü bir olaya dönüşebiliyor. Ölüme kadar gidebildiğine göre demek ki direksiyonu birinin önüne doğru kırmak namus meselesi veya ondan da daha ileri seviyede kötü bir olay olmalı diye düşünüyor insan. Peki ya korna çalınan kişi tanıdık çıksa mesela o kişinin babası veya can ciğer arkadaşı çıksa onunla da kapışmayı ve belki de öldürmeyi düşünür mü acaba? Tam tersine belki aaa sen miydin? Diyerek gülümser belkide. Korna çaldığınız kişi tanıdık çıkınca neden davranışımız bu kadar değişiyor? Çünkü tanıdık olmayan ötekidir ve ötekiyi anlamayız ve onun için bütün olumsuz yüklemeler beynimizde hazırdır. Tanıdık olunca ise hemen olumlu düşünce ağır basıyor. Tam bağırıp çağıracakken direksiyonu kıranın tanıdık olduğunu anlayınca birden Aaa sen miydin? Ben de başkası zannetmiştim az daha kafasını kıracaktım. Diyor. Ne değişti? Başkasının yanlış yapmaya hakkı yok ama tanıdık olunca hakkı var, öyle mi? Unutmayın herkes insan evladı 5

6 Doğum Sırası ve Kişilik Özellikleri Mehmet ATMACA Tüm çalışmalarda ele alınan ortak nokta, ebeveynlerin her bir çocuğu ayrı bir birey olarak değerlendirmesi ve çocuklar arası karşılaştırmalardan ve kıyaslamalardan kaçınmasıdır. Yapılan araştırmalara göre kardeşlerin doğum sırası, karakterlerinin gelişimi üzerinde, sağlık yapılarında, başarı ya da başarısızlıklarında, kariyer gibi birçok alanda etkili oluyor. Kardeşlerin en büyüğü olmak, en küçüğü olmak, ortanca ya da tek çocuk olarak büyümek, farklı karakter özelliklerinin gelişmesine neden olabiliyor. Bu araştırmalarda insanın kişiliğine, cinsiyetten sonra en çok doğum sırasının etkili olduğu ortaya çıkıyor. Alfred Adler e göre doğum sırası çocuğun içinde büyüyeceği aile ortamını etkiliyor ve bu ortam karakterine yansıyor. Örneğin, ailelerin ilk çocuklara dair beklentileri daha büyüktür ve onlara sorumluluk duygusu daha fazla işlenmektedir. Bu nedenle de daha güçlü, katı ve kollamacı bir kişilik geliştiriyorlar. En küçük çocuklarsa aile içinde pek çok fert tarafından korunup eğitiliyor, kendilerinden sonra gelen başka bir kardeş stresi yaşamıyorlar. Bu çocuklar genellikle ailenin şımartılmış bebek i olarak kalıyor, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek büyük hayallerin peşinden koşabiliyorlar. Uzmanlar, reklamcıların hedef kitlelerini belirlerken doğum sırasına dikkat edilmesini tavsiye ediyor. Mesela, kendin dene ya da kendi testini kendin yap tarzı ürünlerin daha çok ortanca ve küçük kardeşlere hitap ettiği düşünülüyor. Ayrıca uç moda örneklerinin, radikal teori ve ürünlerin ilk doğan kardeşlere pek de cazip gelmediği görüşü hakim. Araştırmalarda ortaya konulan genellemelerin her insana bire bir uymayacağı; ancak bu özelliklerin araştırma ve gözlemler sonucunda ulaşılan genel karakteristik özellikler olduğu unutulmamalıdır. İlk Çocuk Eve ilk gelen ve anne babaya ilk ebeveynlik duygularını yaşatan çocuktur. Doğumla beraber tahtına oturur ve yeni bir kardeş gelene kadar tek olmanın huzurunu yaşar. Yeni kardeşin gelmesiyle beraber birtakım sorumluluklar başlar. Artık abla/ağabey olduğunu fark edip, çocuk olduğunu unutması gerektiği istenmektedir. Anne ve baba, çocuğun bir yetişkin olgunluğuyla yeni doğan kardeşini kabul edemeyeceğini, farklı tepkiler gösterebileceğini, kızgınlık hissedebileceğini ve kendine göre kaybettiği ilgiyi tekrar kazanma yolunda olumsuz olabilecek davranışlarda bulunabileceğini düşünmelidir. İster istemez yeni doğan bebeğe yönelen anne-baba ilgisi ve koruması özellikle de küçük yaştaki çocukların çok da rahat kabul edebileceği bir durum değildir. Bu durumda ebeveynin büyük çocuğuna yönelik davranışlarını, ona ayırdığı zamanı, gösterdiği ilgiyi gözden geçirmesi gerekmektedir. İlk kardeşin doğumuyla huzursuzluk yaşayan ilk çocuk, ikinci ve üçüncü kardeşlerinin doğumuyla aynı sıkıntıları yaşamaz; çünkü hem yaşça daha büyümüş ve olgunlaştırmıştır, hem kardeş olgusuna alışmıştır hem de en büyük çocuk olmasından dolayı anne babaya kendini daha yakın hissetmektedir. Diğer yandan ailenin ilk çocuğu, dolayısıyla kardeşlerin en büyüğü olmak, kişinin liderlik vasfını geliş- tiriyor. Amerikan başkanlarının yarısından fazlasının ilk çocuk olmaları bunun kanıtı. Başlangıçta anne ve babanın bütün sevgisi çocuğa ait iken daha sonra bu sevgiyi paylaşmak ve ebeveynin gözünde değer kazanmak için mücadele etmek zorunda kalıyor. İlk çocukların ileriki hayatlarındaki başarısı da bu dürtüye bağlanıyor. Bununla beraber anne ve babalarının tecrübesizliğinden dolayı, bu çocukların birçok şeyi tek başlarına öğrenmeleri gerekiyor. Hayal gücü ve plan yeteneği üst düzeyde olan ilk çocukların bir başka özellikleri ise detaylara önem vermeleri. İlk çocuklar ayrıca güvenilir, bilinçli, fedakar, hep verici ve mükemmeliyetçi kişiler olarak tanınıyor. En büyük zaafları ise herkesi memnun etmek için çırpınmaları Sürprizlerden hoşlanmıyor ve biraz da agresif özellikler taşıyorlar. İlk çocuklar ailenin örnek çocuğu olarak da görüldüğü için, başkalarının onayını alma, kabul görme ihtiyacını fazlasıyla hissediyorlar. Ortanca Çocuk Ortanca çocuk büyük ve küçük kardeşleri arasında sıkışmış, kendisini büyüğün ve küçüğün ayrıcalıklarından yoksun olarak hisseder. O ne büyüktür ne de küçük. Ortanca çocuk, büyüklerin oyununa katılamaz, çünkü onların kurallarını bilmez. Küçük gibi de davranamaz, onlara da örnek olması gerekir. Sonunda, büyüklerin işlerini bozan, küçüklerin oyunlarını engelleyen bir kişilik haline gelebilir. Bu nedenle ortanca çocuklar, kardeşler arasında en karmaşık özelliklere sahip olanlardır. Üç çocuklu ailelerde ortanca çocuk, en talihsiz kabul ediliyor. Ortanca çocuk, büyük ve küçük kardeşlerine oranla daha az sevgi gördüğünü düşünür. Bir taraftan aile içinde bir konum elde edebilmek için çok çaba gösterip aile içinde en aktif ve en çalışkan üye olabilirken diğer taraftan diğerlerine göre daha ketum, düşünce ve duygularını açıkça paylaşamayan kişiler olarak yetişiyor. Ortanca çocuk ailenin tek erkek veya tek kız çocuğu ise ortanca çocuk psikolojisini genelde yaşamaz. Çok kalabalık ailelerde de ortanca çocuk özelliklerini taşıyan çocuk yoktur. Yaşanan problemler bireyseldir; ayrıca ortancalar, ailede özel bir yerleri olmadığını düşündükleri için arkadaşlığa daha çok önem veriyor. İnsanların duygularını okumak ve uzlaştırmak konusunda yetenekli olan ortancalar, olayın farklı yönlerini görebiliyor. Bağımsız, yapıcı ve üretken özellikleri dikkat çekiyor. Bu çocuklar, ön planda olmayı sevmeyen, ılımlı, arabulucu, sakin, iyi bir dinleyici ve yumuşak huylu karakter özellikleri taşıyor. Bunlarla birlikte ilk çocuğu kıskandığı zamanlar rekabetçi olan bu çocuklar, sorun eğer büyürse asi bireyler haline gelebilir. Geniş ailelerde dünyaya gelen ortanca çocukları tanımlayan en iyi sözcük sandviçtir. Diğer kardeşleri arasına sıkışıp kalan bu çocuklar, kendilerini kalabalıkta kaybolmuş gibi hissediyor. Barışçıl ve diplomatik olan bu fertler, sosyal yaşantıda öne çıkıyorlar. Uzmanlara göre bazı değişkenler, çocuklardaki bu özellikleri etkileyebiliyor. Örneğin eğer ilk çocuk ile ikinci çocuk arasında yaş farkı büyükse, ikinci çocuk da ilk çocuğun özelliklerini taşıyabiliyor. Sonuncu Çocuk Ebeveyn tarafından büyüdüğü fark edilmeyen, hep küçükmüş gibi değerlendirilen çocuklardır. Genellikle büyüdüklerini ispat etme çabasıyla hareket ederler. Evde ayak işleri genellikle hep kendilerine yaptırılan ama bu yaptıkları iş olarak görülmeyen çocuklardır. Hep küçük olarak görüldüğü için ebeveynleri tarafından hep işleri kolaylaştırılmaya çalışılan ve bu sebeple yaşayarak öğrenme imkanı olmayan çocuklardır. Bunun sonucunda her şeye mızmızlanan ve görevden kaçan bir hal sergilerler. Bazen de küçüklüğünü yenmek için çok gayret gösterirler ve diğer kardeşlerini geçerler. Diğer taraftan son çocuklar, sosyal yönü baskın ve girişken bir kişilik taşıyor. Girdiği ortama hemen adapte olma, risk almaktan korkmama, ilişki odaklı olma, enerji dolu, doğal ve dışa dönük olma diğer özellikleri arasındadır. İlgi çekmeye alışık olan ve bundan çok hoşlanan en küçük kardeşler şöhreti seviyor. BillyCrystal, Goldie- Hawn, JimCarey ve Steve Martin gibi dünyaca ünlü yıldızlar, ailelerinin en küçüğü olmalarıyla dikkat çekiyor. Üçten fazla çocuğu olan büyük ailelerin en son çocukları, halk arasındaki tabirle tekne kazıntıları, ailelerin neşe kaynakları Kardeşlerinin çoğunlukla, git buradan, seni oynatmıyoruz 6 7

7 Aşırı Akıl ve Gönül İnsanı Olmak mükemmeliyetçi olmalarıyla tanınan tek çocuklar ayrıca her zaman ebeveynlerinin merceği altında. Mehmet ATMACA Renkleri, ırkları, dilleri, dinleri, yaşamları ve kıtaları farklı farklı olsa da yaşayan her insanın duyguları ve gözyaşı aynı. S diye yanlarından uzaklaştırdıkları küçükler, buna rağmen yılmayan şirinlik muskaları ve hayatta büyük riskleri göze alabilen neşeli kişilere dönüşüyor. Hayatta her zaman büyümeyen çocuk olarak kalan küçüklerin özellikleri arasında sevimlilik, beceriklilik, inatçılık ve dikkatleri üzerine toplama hastalığı başta geliyor. Psikolog Kevin Leman, en küçük kardeşlerin maddi açıdan en sorumsuz kişiler olduğunu belirterek, genelde tek amaçlarının eğlenmek olduğunu söylüyor. Bunun yanında biraz bencil ve kendini düşünme de görülebilir. Tek Çocuk Bu çocuklar akranlarından ziyade büyükler ile iletişim halinde olduklarından kendilerinden yaşlı insanlarla daha kolay anlaşabiliyorlar. Genellikle evin nazlı bebeği pozisyonunda olan ve isteklerine çok çabuk ulaşan çocuklardır. Kardeş duygusunu dolayısıyla paylaşma, uyum sağlama ve uzlaşmadan yoksun olarak büyürler. Akranlarıyla sık sık bir araya getirilen ve okul öncesi eğitime başlanılan çocuklarda bu olumsuzluklar kısmen giderilebilir. Aşırı mükemmeliyetçi olmalarıyla tanınan tek çocuklar ayrıca her zaman ebeveynlerinin merceği altında. Çok korumacı bir anlayışla yetişen bu çocuklar, hayatlarının daha sonraki yıllarında paylaşımı bilmiyor ya da çok zor öğreniyor. Bu çocuklar kolay affetmiyor, her zaman çevrelerinden ilgi bek- 8 liyor, hatalarını itiraf etmeyi sevmiyor, eleştiriye açık olmuyor ve kırılgan bir yapıları oluyor. Psikolog Kevin Leman, İlk çocukların özelliklerini üçle çarpın, karşınıza tek çocuğun özellikleri çıkar diyor. Doğum Sırası Ve Üniversite Sınavlarındaki Başarı 2000 yılında Üniversiteyi kazanan 159 kişiye uygulanan anket sonucuna göre bu öğrencilerin çoğunun kırsal kesimden (% 60) geldiği, bu öğrencilerin büyük bir kısmının 2-5 kardeşe sahip oldukları (% 76) görülmektedir. Yine bu araştırmaya göre öğrencilerin % 25 inin ilk çocuk, % 29 unun 2. çocuk, % 22 sinin 3. çocuk olduğu belirlenmiştir. Dördüncü, beşinci, altıncı ve daha sonrakilerin başarısı gittikçe düşmektedir. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: Öğrencilerin yaklaşık % 76 sı genç sayılabilecek anne babaların çocuklarıdır. Sonuç Olarak Doğum sırası çocuğun kendini nasıl gördüğünü etkileyebilen bir faktör olarak ele alınmalıdır. Tüm çalışmalarda ele alınan ortak nokta, ebeveynlerin her bir çocuğu ayrı bir birey olarak değerlendirmesi ve çocuklar arası karşılaştırmalardan ve kıyaslamalardan kaçınmasıdır. Belirtilen özellikler her aileye ve her çocuğa uymayabilir. Çünkü psikososyal olaylar sebep ve sonuçları itibariyle çok faktörlüdür ve tek nedene bağlı olamayacağı gibi tek sonucu da yoktur. on yıllarda yapılan araştırmalar, IQ`nun hayattaki başarıya katkısının %10` dan fazla olmadığını göstermektedir. Yüksek IQ, başarının prestijin veya mutlu yaşamın garantisi olmadığı halde, okullarımızda ve kültürümüzde akademik başarı hala ön planda tutulmakta olup, günlük hayatımızda büyük önem taşıyan, sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesi ihmal edilmektedir. Duygusal zekâ (Sosyal) veya kişilerarası zekâ, diğer insanları tanımak ve onlarla başarılı bir etkileşim kurmak için kullanılır. İnsanlarla ilgilenmek, birlikte çalışmak, onlarla beraber öğrenmek, onlara öğretmek sosyal zekâsı yüksek olan bireylerin hoşlandığı şeylerdir. Liderlik becerileri, arkadaşlık becerileri, empatik olabilme sosyal zekâsı yüksek olan bireylerin en bariz özellikleridir. Dünyadaki büyük liderler, uluslararası yöneticiler, ceolar, en değerli sanatçılar, en önemli iş adamları ve kadınları bu özellikleri taşıyan kimselerden çıkarmaktadır. Bu insanlar, çok popüler olarak görülen matematik zekâsı baskın olan kişileri yanlarında çalıştırmaktadır. Ülkemizde öğrencilerin yüzde sekseni matematikle problemlidir. Dolayısıyla bu çocuklar ve aileleri mutsuzdur. Dahası bu çocukların anne babaları her karnede çocuğunun zekâsından şüphelenip onu aşağılamakta veya küçük düşürmektedir. Oysa hayattaki başarıyı asıl belirleyen duygusal zekâdır. Yüksek bir IQ, çocuğunuzun iyi bir okula girmesini ve hatta yüksek bir dereceyle okulunu bitirmesini sağlayabilir. Ancak çocuğunuzun okulda veya okul sonrası mesleğinde ya da iş hayatında çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurarak mutlu olmasını sağlayan duygusal zekâdır. Diğer yandan çok üstün zekâlı olmakla normal zekâya sahip olmak, hayattaki başarı açısından bir fark oluşturmamaktadır. İşin sevindirici tarafı duygusal zekâ, başta ilk 6 yaş olmak üzere hayatın her aşamasında öğrenilebilmekte, oluşturulabilmekte ve geliştirilebilmektedir. Duygusal zekâ, muhakeme ve IQ için yaşamsal öneme sahiptir. Duygusal güçlerini gerektiği gibi kullanmasını bilen kişiler, yaşamlarının her alanını kendileri için daha kolay hale getirmişlerdir. Duygusal gücünü kullanan kişi duygularını tanır, onları kabullenir, uygun şekilde ifade eder. Ayrıca kendi duygusunu tanıdığı ve tanımlayabildiği gibi yani farkındalık bilgisi yüksek olduğu için karşısındaki kişilerin de duygularını anlayıp empati kurabilme özelliği sayesinde, kişiler arası ilişkilerinde daha başarılı olurlar. Bununla beraber duygusal zeka günlük hayatta karşılaşılan sorunların üstesinden gelebilme gücünü arttırır. Renkleri, ırkları, dilleri, dinleri, yaşamları ve kıtaları farklı farklı olsa da yaşayan her insanın duyguları ve gözyaşı aynıdır. insanların pek çoğu ne hissettiklerini söylemeye tereddüt ederler, ancak sözle ifade edemediklerini ses tonu, konuşma hızı, bakışları, yüz ifadesi, mimikleri ve duruş şekilleriyle gösterirler. Bu durumda önemli olan birbirimize gözlerimizi kapatmamak ve birbirimizi anlamaya çalışmak olmalıdır. İşte IQ ve EQ (Duygusal zeka) seviyesi yüksek olan ve bunları dengeli kullanmayı bilen, hiç kimseye gözlerini kapatmaz, hiç kimseyi görmezlikten gelmez ve sağlıklı iletişimi yakalayabilir. Bu nedenle önemli ve zor olan, aslında başarının da anahtarı olan akıl ile gönül ü dengede tutmayı geçekleştirebilmektir. 9

8 Hangi Ders Nasıl Çalışılır? Hakan METAN Matematik dersi öğrencilerin en çok zorlandıkları derstir. Konuların birbirleriyle en bağlantılı olduğu ders matematik dersidir. T ürkçe, Dil Bilgisi Anlam bilgisine dayalı soruları çözmek için soru çok dikkatli bir şekilde okunmalı ve soruda ne isteniyorsa sadece onu anlamaya çalışılmalıdır. Kitap okuma alışkanlığı olan bir öğrenci anlam bilgisi sorularını zorlanmadan çözebilir. Bol ve devamlı soru çözerseniz ve düzenli kitap okuma alışkanlığı kazanırsanız anlam bilgisi soruları sizin için problem olmaktan çıkacaktır. Anlam bilgisi sorularından geriye kalanlar ise dilbilgisi sorularıdır. Bu soruları çözmek için de dilbilgisi kurallarının bilinmesi gerekmektedir. Aynı matematik gibi dilbilgisinde de bir konu öğrenilmeden diğer bir konu öğrenilmez. Konular birbiriyle bağlantılıdır. Dilbilgisi çalışırken konuları belirli aralıklarla tekrar etmelisiniz. Günlük hayatta kullandığınız cümlelerde bu kuralları aklınıza getirmeniz unutmanızı engelleyici bir yol olabilir. Türkçe dersi birçok öğrenci tarafından yalnız başına halledilecek bir ders olarak düşünülmektedir. Oysa bu yanlış bir varsayımdır. Belki matematik veya fizik kadar bir öğreticiye ihtiyaç yoktur ama genç ve tecrübesiz bir öğrencinin soruya bakış tarzı ile profesyonel bir öğretmenin soruya bakış tarzı arasında da dağlar kadar fark vardır. Türkçe sorularının büyük bir kısmı bilgi gerektirmektedir. Edebiyat, dilbilgisi, kelime ve cümle bilgisi soruları, öğrencinin Türkçeyi ne derece bildiğini ölçmeye yöneliktir. Anlatım bozuklukları ve paragraf soruları ise öğrencinin dilini ne derece anladığını ve ne kadar fonksiyonel kullandığını, kavrama gücü, ilişki kurma yeteneğini ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu nedenlerle Türkçe dersi, tek başına halledilebilecek bir ders değildir. Türkçe dersinde de bilgi, diğer dersler gibi dinleme, anlama, pratik yapma yöntemleriyle kazanıla- 10 caktır. Yoruma dayalı alanlardaki başarı ise bakış açınızın geliştirilmesi ile mümkündür. Bakış açısı ise farklı metinler okuyarak geliştirilebilir Matematik Matematik dersi öğrencilerin en çok zorlandıkları derstir. Konuların birbirleriyle en bağlantılı olduğu ders matematik dersidir. Bu yüzden matematik derslerinin hiç kaçırılmadan devamlı takip edilmesi ve dersin özümsenerek dinlenilmesi gerekmektedir. Derse aktif katılım sağlanmalıdır. Matematiğin evde tek başına öğrenilmesi çok zordur. Konular sistemli olarak tekrar edilmeli, sınıfta çözülen örnekler evde tekrar çözülmeli, sonra konu ile ilgili diğer sorulara geçilmelidir. Soru kökleri çok iyi anlaşılmalıdır. Verilenler iyi incelenmeli ve çözümler kağıt üzerinde yapılmalıdır. Konular parça parça değil de bir bütün halinde öğrenilmelidir. Çözülemeyen veya çözümünde güçlük çekilen sorular mutlaka öğretmene sorulmalıdır. Konularla ilgili mümkün olduğunca çok soru çözülmeli geçmiş yıllarda çıkan sorular incelenmelidir. Matematik dersinin anlaşılması zor bir ders olduğunu aklınızdan çıkarın. Derse ilgi gösterdiğinizde ve konuları sistemli olarak tekrar ettiğinizde bu dersin de diğer dersler gibi çalışıldığında yapılan bir ders olduğunu göreceksiniz. Fen Bilimleri Fen bilimlerine ait soruların tamamına yakını öğrenmeye dayalı, bilgi sorularıdır. Yorum gücü çok az bir yer tutar. Bu nedenlerle fen bilimleri öğrencinin iyi çalışmasını gerektiren bölümlerdir. Öğrencinin fen bilimlerine girmeden önce yapacağı küçük hazırlıklar onun öğrenmesini kolaylaştıracaktır. Önceden o konuya hazırlanmak demek öncelikle o konuyu okumaya dayanır; ancak biyoloji dersi için okuma pozitif bir etki gösterirken, fizik dersi için aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu sizi yıldırmasın. Fiziğin kendi içerisindeki mantık, göz aşinalığı ile daha kolay anlaşılabilecektir. Bir şekli veya bir grafiği önceden bir kez görmek bile işlerinizi kolaylaştıracaktır. Özellikle koyu puntolarla vurgulanan kısımları gözden geçirmek, formüllere şöyle bir göz atıp, bu konu hakkında zihninizde oluşan soruları bir kenara yazmak bile sizi, bu işlemleri yapmayan arkadaşlarınızdan ayıracaktır. Fen bilimlerinde konular yığınsaldır. Yani her bilgi bir öncekinin üzerine inşa edilir. Bu yüzden bir konuyu iyice anlamadan diğer konuya geçmeyin. Eğer böyle bir hata yaparsanız, her konuyu birazcık biliyor olacaksınız. Bu da hiçbir işe yaramayacaktır. Fizik Fizik konuları da fen ve teknoloji dersinin sınavlarda öğrencilerin en az net çıkardığı konulardır. Temeli bilgiye dayanan yorum sorularıdır. Yani hem bilgi hem de bilgileri doğru yorumlamayı gerektirmektedir. Bir de fiziğin birçok konusu matematik bilgisine dayanır. Bu yüzden fizik çalışırken matematik ve fiziğin temel kavramları ve temel kurallarının çok iyi öğrenilmesi gerekir. Ders sınıfta dikkatle dinlenmeli, anlaşılmayan temel kavram ve tanımlar hakkında sınıfta not tutulmalıdır. Örnekler dikkatle dinlendikten 11

9 sonra not edilmelidir. Konu ders notlarından tekrar edildikten sonra ilgili sorular çözülmelidir. Derste kullanılan formül, yasa ve denklemler ezberlenmelidir. Sorular genellikle şekilli olduğundan ve şekil de metnin bütünleyicisi olacağından her ikisi birden göz önüne alınarak veriler tam tespit edilmelidir. Konu ile ilgili bol soru çözülmeli, çözümler kağıt üzerinde yapılmalı, çözümünde güçlük çekilen sorular mutlaka öğretmene sorulmalıdır. Kimya Kimya testlerinde genellikle temel kavramlarla düşünme gücünü ölçmek amaçlanır. Bunun için ders dikkatle dinlenmeli, anlaşılmayan temel kavram ve tanımlar hakkında sınıfta not tutulmalıdır. Evde çalışırken bu notlardan faydalanılmalı ve yazarak çalışılmalıdır. Soru çözerken de soruda verilen vurgulara ve anahtar kavramlara dikkat edilmelidir. Kimya konuları birbiriyle ilişkilidir. İlk konuların iyi anlaşılması sonraki konuların iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Her derste olduğu gibi kimya dersinde de düzenli tekrarlar yapılmalı, konular ile ilgili bol soru çözülmeli, geçmiş yıllarda çıkan sorular incelenmeli ve çözümünde zorlanılan sorular mutlaka öğretmene sorulmalıdır. Biyoloji Biyoloji dersi fen bilgisi derslerinin matematiksel işlemlere yer vermeyen, sözel ifadelerle anlatılan konularını içerir. Derste sözel ifadeler geçtiği için mutlaka derse ön hazırlık yapılarak gelinmelidir. Derse aktif katılım sağlanmalıdır. Konu içinde geçen önemli kavram, ilke ve kuramları açıklayıcı notlar alınmalıdır. Konular bir bütün olarak öğrenilmeli ve konular arasında ilişki kurulmalıdır. Düzenli tekrarlar yapılmalı ve bol soru çözülmelidir. Sosyal Bilimler Sosyal bilimler soruları genellikle öğrencilerin zorlanmadan çözebilecekleri sorulardır. Bunun temel nedeni ise sosyal bilimlere ait bilgilerin içselleştirilmesi, yani öğrenilenlerin gerçek-somut hayatla özdeşleştirilmesidir. Sosyal bilimler konuları genellikle bir kez öğrenildikten sonra akılda kalıcılık gösterirler. Fakat yine de öğrenme sürecinden sonra bol tekrar yapmak gerekmektedir. Sosyal bilimler soruları genellikle önceki yıllarla paralellikler gösterirler. Çıkabilecek sorular tahmin edilebilir nitelikte olduğu için, bu tahmini en iyi öğretmenleri yapabilirler. Bu nedenle öğretmeni can kulağıyla dinlemekte büyük fayda var. Tarih Kolay öğrenilen ve kolay anlaşılan bir derstir. Fakat unutulması da bir o kadar kolaydır. Bunun için mutlaka düzenli tekrarlar yapılmalıdır. Bu dersten sorular hem bilgiye hem de yoruma dayalı olarak gelir. Soruları doğru anlamak ve doğru yorumlamak gerekmektedir. Tarih derslerine ön hazırlık yaparak gelinmelidir. Sözel bir ders olmasına karşın tarih dersinde ezberciliğe değil, yorum ve düşünmeye önem verilmelidir. Konular öğrenilirken neden-sonuç ilişkisine bağlı kalınmalıdır. Çünkü her olayın neden ini anlamak ve sonuçlarını görmekte önemlidir. Ders sırasında not tutulmalı, önemli yerlerin altı çizilmelidir. Konularla ilgili değişik kaynaklar araştırılmalıdır. Konular bir bütün halinde öğrenilmeli ve olaylar gelişim sırasına göre takip edilmelidir. Örneğin: Birinci Dünya Savaşı bilinmeden Mondros Mütarekesi öğrenilemez. Coğrafya Coğrafya dersi için sözelin sayısalı da denir. Coğrafya dersine de ön hazırlık yaparak gelinmelidir. Derse hazırlanırken konuların birbiri ile ilişkisi düşünülmeli, aralarında bağlantı kurulmalıdır. Olaylar neden-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirilmeli ve konular bütünlük içerisinde öğrenilmelidir. Coğrafya çalışılırken görsel ipuçları veren harita, grafik ve şekillerden faydalanmak gerekir. Soru çözerken şekiller ve grafikler çok iyi incelenmelidir. Grafiği anlamak neredeyse soruyu çözmek demektir. Coğrafya içinde diğer derslerde olduğu gibi sistemli tekrarlar yapılmalı, bol soru çözülmeli anlaşılmayan yerler mutlaka öğretmene sorulmalı ve geçmiş yıllarda çıkan sorular incelenmelidir. Coğrafya bölümüne ait soruların sayısal değerler taşıması ve grafiklerin önemli bir yer tutması, tarih bölümüne ait sorularda da kronoloji bilgisi gerekebildiği için, bazı bölümlerin bellenmesinde büyük fayda vardır. Başarılı Olanlar Nereye Gittiklerini Bilenlerdir Güler ÖZKAN En başta ve her yaşta başarılı olmak için ilk atacağımız adım bizi memnun edecek sonucun adını koymak, yani hedefimizi belli etmek olmalı. Başarılı olmanın reçetesini arıyoruz yıllardır. Öğrenci, öğretmen, anne-baba.mesleğimiz, statümüz ne olursa olsun başarılı olmak için formüller bulmaya çalışıyoruz. işte başarılı olmanın reçetesi gibi iddialı ifadelere sarılıyor ve bize sunulan önerileri tek tek uygulamaya çalışıyoruz. Aslında tam olarak yapmak istediğimiz şey bizi mutlu ve memnun edecek sonuca ulaşmak..peki ama bu sonuca ulşamak için doğru şeyi mi sorguluyoruz? En başta ve her yaşta başarılı olmak için ilk atacağımız adım bizi memnun edecek sonucun adını koymak, yani hedefimizi belli etmek olmalı. Bütün sorulardan önce Amacım ne? sorusuna cevap aramalıyız. Çünkü hedefimizi belli etmeden çıktığımız yol bizi hiçbir yere götürmez.bu nedenle kısa yada uzun vadede hedeflerimizi oluşturup başarıyı beklemeliyiz. Peki peşinden koşacağımız hedefi nasıl oluşturabiliriz? Bunun birinci ve en basit yolu kişinin hedefiyle ilgili ayrıntıları hafızasından çağırarak üzerinde düşünmeye karar vermesidir. İkinci yol stratejik planın zihnin otomatik çağrıştırma mekanizmasına bağlanmasıdır. Hedefi hayatımızda beş duyumuzdan aldığımız ne kadar çağrıştırıcıyla birleştirirsek hedefin bilinç düzeyine çıkması o kadar sık olacaktır. Hedefle özdeşleştiğimiz an ise başarı kaçınılmazdır. Hedefle özdeşleşme temelde iki düzeyde gerçekleşir. A. Düşünce Düzeyinde: Bu düzeyde yukarıda da geçtiği gibi iki yol takip edilebilir. Birincisi hedefi soyut haliyle çok fazla düşünmektir. Yürürken, otururken, boş bulabileceğimiz her anımız buna müsaittir. İkincisi hedefi(stratejik planı) mümkün olan en fazla şeyle ilişkilendirmektir. Kişilerle, mekânlarla, işlerle, nesnelerle birlikte sık sık yoğrulan hedef bir süre sonra ilgili her nesne, mekân, iş veya kişi tarafından bilinçsizce hatırlatılır. B. Duygu Düzeyinde: Bu düzeyde yapılması gereken şey hedefi duygularla birlikte düşünmektir. Duygu dediğimiz şey düşünceden farklı bir yapıya sahip olan sevinç, hüzün, korku, kin gibi soyut hissedişlerdir. Hedefimiz çalışkanlığı sevmekse duygularımızın hedefimize paralel olanlarından herhangi biri aktif olduğunda hedefimiz üzerinde yoğunlaşmamız bizi birinci yoldan çok daha hızlı ve güçlü bir başarıya eriştirecektir. Bunun en güzel örneğini tarihimizde görüyoruz: Fatih Sultan Mehmet, genç yaşta padişah olur. En büyük hayali, İstanbul u fethetmektir. Padişah olur olmaz hazırlıklara başlar. Dört ay gibi inanılmayacak kadar kısa bir sürede Rumeli hisarını yaptırır. Sonra büyük toplar döktürür. Aylarca süren hazırlıklardan sonra İstanbul u kuşatır. Kuşatma sırasında Avrupalıların İstanbul u kurtarmak için hazırlık yaptığı haberi gelir. Sadrazam Çandarlı Halil Paşa, Fatih Sultan Mehmet e, kuşatmayı kaldırıp haçlı ordusunu karşılamanın daha uygun olacağını söyler. Dedesi Yıldırım Beyazıt, babası ikinci Murat da böyle yapmışlardır. Genç padişah bu teklife çok kızar.. İstanbul u almaya kesin karar vermiştir. Tecrübeli sadrazama cevabını verir: Paşa, paşa! Ya ben İstanbul u alırım, ya İstanbul beni! Yirmi sekiz defa kuşatılan, fakat bir türlü fethedilemeyen İstanbul u fetheder

10 Önce Hayallerde Başarmak Başarılı insanlar başarmayı hedefledikleri şeyleri öncelikle zihinlerinde yoğun olarak yaşarlar. Dünyadaki birçok kişinin, hayattaki başarı ve mutluluğun, çalışma, beceri ve sabır gösterme gibi özelliklere bağlı olduğunu düşündüğü muhakkak. Tabi ki başarı ve mutluluğu belirleyen en önemli etken, yetenektir. Ama bu yetenek kendini, ilk olarak bir işi başarma yönünde değil de, başarıyı zihinde canlandırma ve onun hayalini kurabilme(canlandırabilme) özelliği olarak göstermek zorunda. Fakat genelde insanlar, bazı şeyleri niçin ve nasıl başaramayacaklarını hayal ederler. Çoğu kişi, kendilerini daha düşüncelerinde başarısızlığa düşürmekte, hedeflerinden vazgeçmekte ve hayatta karşılaştığı en ufak sorunlarda dahi bu sorunlardan kaçmada ustalaşmalardır. Bunu yapmam mümkün değil, çünkü hiç şansım yok. Bugüne kadar bu işi hiç beceremedim, şimdi becereceğime de hiç inanmıyorum. Gülünç duruma düşmektense, hiç başlamam daha iyi. Kimsenin başaramadığı işi, ben mi başaracağım? Bunu yapmam imkânsız, çünkü yeteneğim yok. gibi daha bir işe girişmeden, tüm enerjilerini yok edici düşünceler üretmeye başlarlar. Hâlbuki büyük başarılara imza atmış kişilerin hayatlarını incelersek, onların geniş bir hayal gücüne sahip olan ve daima, kendilerine hiç bir şeyin engel olamayacağını telkin eden insanlar olduklarını görürüz. Hayal dünyası dar kişilerin, büyük başarılar elde etmeleri ise hiç bir zaman mümkün olmamıştır. Feride ANKARA Pozitif hayal gücünün faydaları üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Emile Coue, aynı zamanda bir şifacı idi ve bütün hastalarına aynı öğüdü verirdi: sabah yataktan kalkmadan ve akşam da uykuya dalmadan önce, yirmi kere: her gelen gün, bir öncekinden daha iyi ve daha başarılı geçecek diye tekrarlayın. Emile Coue, kendi kendine telkin konusunun mucididir. Yazdığı kitaplar ve notlarında bu konuyla ilgili olaylar ve deliller görmemiz mümkün.. Yukarıdaki bu basit telkin ifadelerinin birçok insanda ne gibi mucizevî etkiler yarattığını da, bu kitaplardan öğren- Başarılı insanlar başarmayı hedefledikleri şeyleri öncelikle zihinlerinde yoğun olarak yaşarlar. mek mümkündür. Coue bunca tecrübeden sonra, şöyle bir sonuca varmıştır: davranışlarımızı yönlendiren ve aktive eden güç, istek değil, hayal ve tasarım gücüdür. Evet insanın davranışlarını yada eylemlerini belirleyen o işi ne kadar çok yapmak istemesi değil, aldığı karar doğrultusunda onu hayal etmesi ve hayalinde o işi bitirmiş olmasıdır.çünkü iş önce zihinde bitmelidir. Başarılı insanlar başarmayı hedefledikleri şeyleri öncelikle zihinlerinde yoğun olarak yaşarlar. Bilinçaltı ve sinir sistemleri de o işi sanki başarmış gibi algılar ve vücutlarını ona uygun hale getirirler. Bu durumu Roger Bannister örneğinde çok iyi görüyoruz: 1950 li yıllarda birçok doktor, insan fizyolojisinin bir mili dört dakikanın altında koşmasının asla mümkün olmadığını söylüyordu. Bu görüş atletizm otoriteleri tarafından bir kural gibi kabul edilmişti. Atletler de uzmanların bu görüşüne inandıkları için bir mili dört dakikanın altında koşmayı hiç düşünmüyorlardı. Bu yarış yapılırken herkesin düşündüğü tek bir şey vardı: birinci olmak. Ancak uzmanlara inanmayan bir atlet çıktı ve bir mili dört dakikanın altında koşabileceğini iddia etti. Bu atlet Roger Bannister dı te yapılacak olan büyük yarışa bir yıl vardı. Roger Bannister bu yarış için hazırlanmaya başladı. Bütün atletler gibi yaptığı fiziksel antrenmanların yanı sıra her gün zihinsel antrenmanlar da yapmaya başladı. Roger Bannister in yaptığı fiziksel antrenmanlar hepimizin bildiği gibi idi. En az fiziksel antrenmanlar kadar önem verdiği zihinsel antrenmanları ise çok farklı idi. O bir yıl sonra yapılacak yarışı sürekli zihninde yaşıyordu. Otururken, kalkarken, yürürken, yemek yerken düşündüğü tekbir şey vardı: bir mili dört dakikanın altında koşmak. Sürekli şöyle düşünüyordu: yıl 1954 büyük yarış başlıyor. On binlerce insan stadyumu doldurmuş, milyonlarca insan radyodan dinliyor ve start veriliyor, koşmaya başlıyorum, yanımda koşanları görmüyorum çünkü ben onlarla yarışmıyorum. Tek hedefim bir mili dört dakikanın altında koşmak. Nihayet ipi göğüslüyorum ve o an dönüp skorboarda bakıyorum, orada yazan sonuç şu: Bütün tribünler ayakta, bütün dünya şaşkın, Roger Bannister bir inanılmazı başarıyor. Herkes onu alkışlıyor ve dünya spor tarihine ismi altın harflerle yazılıyor.roger Bannister bir yıl boyunca zihninde bu yarışı yaşadı, artık hazırdı yılında yarış başladı Roger Bannister bir ok gibi fırladı. Rakipleri birinci olmak için koşuyorlardı. Ama o bir yıldır hayal ettiği görüntüleri görmek, sesleri duymak ve duyguları hissetmek için koşuyordu, ipi göğüslediği anda bütün tribünler ayaktaydı. Çünkü skorboardda yazan zaman 3.59 du.roger Bannister uzmanların imkânsız dediği şeyi önce zihninde başarmış ve bilinçaltını yönlendirmişti. Bilinçaltı da bu başarıyı onun vücuduna programlamıştı. Sonuçta hayali olan rekoru kırmış ve hedefine ulaşmıştı. Beynimizde bir şeyi canlandırarak nasıl başarabiliriz? İnsan ilk defa tecrübe edeceği bir şeyi hayalinde o işin tüm safhalarını yaşıyormuşçasına canlandırırsa; hayatına geçireceği zaman o işi tecrübe etmiş gibi hisseder ve o işi daha kolay başarır. Örneğin; ilk defa araba kullanmak isteyen bir kişiyi düşünelim. Bu kişi araba kullanmanın kendisi için ne kadar zor olduğunu biliyor fakat başarmak için de ilk olarak hayalinde araba kullanırken neler yapılması gerektiğini tasarlıyor. Hayalinde araba kullanmayı başarıyor. Daha sonra bu kişi normal hayatında araba kullanmayı denediğinde daha önce zihninde kullanabildiği için arabayı başarıyla hareket ettiriyor. Sonuç olarak bir işi başarmak için yapılması gereken ilk şey, hayalimizde ve ya zihnimizde var olan bütün olumsuz düşünceleri silip yok etmek ve olumlu düşüncelerle motive olarak önce hayalde başarmaktır

11 Sana Her Yaşta İhtiyacım Var Baba! Anne baba ve bebek üçgeninde, babanın ilişkiye ne kadar dâhil olduğu, bebeğin o üçlü ilişki içinde kendisini nasıl konumlayacağı bakımından çok önemli. Anne deyince herkesin kafasında üç aşağı beş yukarı birbirine yakın tonlarda bir anne tanımı canlanır. Ama baba deyince hepimizin baba algısı ve babalık anlayışı farklı desenlerde oluyor. Aslında çocuğun anneye de babaya da eşit derecede ihtiyacı varken, babalar hep biraz geri duruyor ya da öyle olması bekleniyor. Bunun sonucunda baba kavramının içi boşaltılmış oluyor. Babalık rolü anneye göre sanki daha belirsiz, daha gizemli. Sevgisini, ilgisini, açıkça gösteren babaların sayısı özellikle bizim toplumumuzda çok fazla değil. Sabah işe giden, akşam işten gelen, gazetesini okuyan, daha çok kendi tercih ettiği zaman dilimlerinde ailesiyle ilgilenen, yaklaşılması bazen zor, anlaşılması daha da zor, sevinçlerini, hüzünlerini bir volkan gibi içinde toplayan, içimizden geleni söyleyemediğimiz babalar var çevremizde Gece gündüz çalışan, çocuklarına iyi bir gelecek kurmaya çabalayan babalarımız gelecek kaygısıyla hep koşturmaktadır. Oysa babalık sadece eve ekmek getirmek değildir. Baba, eve getirdiği her lokmayı Mehmet ATMACA tatlı eyleyen insandır. Erkeklerin sevgiyi, ilgiyi göstermemeleri gerektiği konusunda içselleştirdikleri bir tutumları da var. Özellikle günümüzde erkek olmak ve baba olmak giderek zorlaşıyor. Çünkü kültürel değerlerin her geçen gün değişmesiyle birlikte erkek biraz daha arada kalıyor ve üstlendiği rollerle ilgili olarak bocalıyor. Bizim babalarımız sevgisini gösteremeyen, kucağına alıp öpemeyen babalardı. O yüzden anneler günü çiçekli, kalpli, bıcır bıcır, çokça dışarıya yansıyan bir gün olarak kutlanırken, babalar günü babanın ağırlığına uygun şekilde belirli bir mesafeden kutlanıyor. Genellikle insanların babalarından söz ederken Babam çok iyi bir babaydı. Gerçi sevgisini pek göstermezdi. Ama bizi sevdiğini bilirdik gibi ifadeler kullanmaları da bu mesafeyi açıklıyor; fakat şunu da unutmamak lazım. Babalar doğal olarak kendi rollerini babalarından öğreniyorlar. Babalarından çok farklı olmak isterken bile, referansları kendi babaları olduğu için farklı çelişkiler içinde bulabiliyorlar kendilerini. Anne baba ve bebek üçgeninde, babanın ilişkiye ne kadar dâhil olduğu, bebeğin o üçlü ilişki içinde kendisini nasıl konumlayacağı bakımından çok önemli. Özellikle de babanın bebekle olan ilişkisi, bebeğin babayı içselleştirmesine yardım ediyor. Baba ilişkinin içine girerse, bebeğin üçüncü kişiyi kabul etmesi, benimsemesi de kolay oluyor; ama baba bebeğe mesafeli, uzak durursa, bebeğin de babayı içselleştirmesi kolay olmayacaktır. Oysa kişiliğin bütünselleşmesi için anne ve babanın birlikte kabullenilmesi gerekir. Tıpkı şiirde geçtiği gibi, Okul binası babaysa, öğretmen anne diye. Günümüz erkekleri, ben babamdan farklı olacağım derken, aşırı hoşgörülü olup tefrite de düşebiliyorlar. Bu da sağlıklı değil tabii; çünkü çocuklar, babalarıyla ilişkiye ihtiyaç duydukları kadar, babalarının gerektiğinde onlara hayır demesine, dur demesine, kendilerine sınır koymasına da ihtiyaç duyuyorlar. Ve günümüz babaları ara sıra otorite kurmaya çalıştıklarında da bu kez aşırı sert olabiliyorlar; çünkü bildikleri tek otorite şekli bu. Baba sert bir otoriteyse, kişinin ileride otorite ile kurduğu ilişkiler de sancılı oluyor. Örneğin; bazı insanlar var ki, kendisinden daha üst görevde olan birisiyle karşılaştığında ne yapacağını bilemiyor, kendini konumlamakta zorluk çekiyor. Çünkü bizim kendimizi konumlama sancımız, bebekliğimizde anne ve babayla olan ilişkilerimizle başlıyor, orada öğreniliyor. Bir de hayatta olup da hayatımızda olmayan babalar söz konusu hayatlarımızda. Baba bir referans noktası. Karşımıza çıkan erkekleri, onlarla kurduğumuz ilişkileri hep o referansa göre değerlendiriyoruz. Ve ne yazık ki, parçalanmış ailelerden gelen kız ya da erkek çocuklar ilişkilerinde genellikle güven, tutarlılık ve devamlılık sorunları yaşıyorlar. İyi bir baba konuşan bir babadır. Eğer sevgisini gösteremiyorsa bile, Biliyor musun, seni öpmekte, sana sevgimi göstermekte zorlanıyorum diyebilen babadır. O yüzden de sınırları belli bir prototip seçmek yerine; duygu ve düşüncelerini paylaşan, yapamadıklarını da söyleyebilen bir baba olmaya çalışılmalıdır. Bu hayatın prova olmadığı, bu hayatın bir kez yaşandığı ve sevdiklerimizin yanında olmamız gerektiği unutulmamalıdır. Dünyada hiçbir insan yoktur ki son nefesinde Keşke işime daha çok zaman ayırsaydım demiş olsun. Babayla tamamlanmaya ihtiyacımız var, aksi takdirde bir şeyler yarım kalıyor. Babam ve Oğlum Babanın bebekle olan ilişkisi, bebeğin babayı içselleştirmesine yardım ediyor. filminde de hatırlarsanız, ilişkideki çatışmaya, arada yaşanan onca kırgınlığa rağmen ölümden önce babayla vedalaşmak, o güne kadar söyleyemediklerini söyleme, paylaşamadıklarını paylaşma isteği vardı. Sonuçta, sadece iyi çocuk olmak için değil, kişiliğimizin tamamlanması, güven problemini yaşamamak, kendimizi iyi hissetmek için, babamızla da ilişkilerimizi belli bir dengede tutmaya ihtiyacımız var. Bunun için, biz de sevgimizi kızgınlıklarımızı, isteklerimizi uygun bir dille söylemeliyiz babalarımıza Ve babalarımızı affettiğimizde mutlu olmaya başlayacağımızı da bilmemiz gerekiyor; çünkü anne ve babalarımız bizim kişiliğimizin oluşmasında ve tamamlanmasında çok önemli unsurlar. Anne babalarımızla ilişkilerimiz eksik kaldığında biz de eksik kalıyoruz. Onlarla ilişkilerimizi düzenlediğimizde biz de tamamlanmak yolunda, bütünselleşmek yolunda önemli adımlar atıyoruz. Aksi takdirde, bir yerlerde bir şeyler eksik kalıyor. Velhasıl babamızın oğlu olarak hayata başlıyor daha sonra oğlumuzun babası oluveriyoruz. Bir süre sonra tahterevalli misali roller değişiyor ve babamızın babası oluyor onu koruyup kollamaya başlıyoruz. O güne kadar hep veren baba bu sefer almaya başlıyor, ektiğini biçmeye başlıyor. Bir gün bizler de oğlumuzun oğlu olacağız, yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız bize geri dönecektir. Zaman denen makine tahterevalli gibi bir aşağı bir yukarı taşıyacak bizi, oğlu babaya, babayı oğula dönüştürecek, küçükleri büyütüp, büyükleri küçülterek bu hayat oyununun son durağında başlangıç noktasına döndürecek

12 Ben Büyürken Çocukluktan çıkıp yetişkin bir insan olmadan önce bir kimlik kazanma sürecindeyim. Ben kimim?, neye inanıp değer veriyorum? Doğumumla renklendi belki hayatınız... Size ait bir parça oluşum ve bir ömür boyunca sizinle olacağım düşüncesi heyecanlandırdı sizi de benim gibi. Eş ve çift gibi hitaplar artık yerini benimle birlikte aileye devredecek. Beni de en çok heyecanlandıran kısmı bu galiba Güler ÖZKAN Doğumum sizin için biliyorum ki çok anlamlı, benim içinde öyle Ama benim için biraz daha sıra dışı Annemin karnındayken her şey çok güzeldi Sıcak güvenilir bir ortam Karnımın doyması için kolumu bile kıpırdatmak zorunda değildim. Kendimi korumak için çabalamak zorunda değildim. Her şeyi benim için dizayn edilmiş, küçücük bedenimle zarar görmeden yaşayabildiğim mucizevi bir ortamdı anne karnı, ama burada kalma sürem belliydi. Herkes gibi bende 2. âleme adım atmak zorundaydım. Zor ama mucizevi bir sarsıntıyla doğdum. Bu an benim için çok önemliydi Doğum esnasında başıma gelebilecek incinmeler daha ileriki yıllarda sağlığımı tehdit edebilir. Çocukluk Yıllarım... Her şey bambaşka Artık karnımın doyması için ağzımı kullanmak zorundayım. Anne karnındayken benim için en önemli şey olan göbek bağım artık bir fazlalık Her şey anlam değiştiriyor sanki. Sizin için anlamsız olan küçücük şeyler bile benim için çok anlamlı. Önceden iki insan sesi vardı hayatımda. Annem ve babam Şimdi ise birbirine karışan ve beni zaman zaman yoran ayırt edemediğim sesler hâkim hayatıma. Elbette zamanla alışacağım bu seslere de Ama şimdilik anne ve babamın sesini duyuyor olmam beni rahatlatıyor. Anne ve babamın sesini duyamayıp yabancı seslerle baş başa kaldığım zaman huzursuz olup ağlamam galiba etrafımdaki insanlar tarafından henüz algılanamıyor. Bu dönemde kendimi güvende hissetmem benim için çok önemli. Güven duygusunun ilk adımı belki Lüzumsuz yere sarılıp sarmalanmam yine beni zaman zaman rahatsız ediyor. Elimi kolumu istediğim gibi hareket ettirebilmem beni rahatlatıyor. Kas ve sinir faliyetleimi yerine getiremediğim zamanlarda hırçınlaşıyorum. Bir de etrafımdaki insanların bana hiçbir şeyden anlamıyorum muamelesi yapması beni kızdırıyor. Bu dönemlerde benim heyecanlarımın anlaşılamaması ve bazı davranışların bana kazandırmaya çalışılırken sabırsız davranılması bende sarsıntılara sebep olabilir. Böyle durumlarda zihin ve beden gelişimimde gecikmeler görünmesi ola- ğandır. Her sonraları yetersizlik duygusu meydana gelebilir. Yaşımın gereği etrafımdakileri keşfetmeye çalışmam, eşyanın düzenini bozmam sonra bunları yerli yerine koymaya çalışmam benim için gerekli davranışlar. Bedenimin gelişmesi duyularımın ve hareketlerimin gelişmesinden ayrılamaz. Bedenim kadar zihnimin gelişmesi de çok önemlidir. Gereksiz sınırlamalar ilerleyen yıllarda çekiniklik şeklinde karşıma çıkabilir. Zaman zaman normal gelişimim açısından gürültülü işler yapmam bir gereksinimdir. Anne ve babam tarafından istediğim psikososyal hakların (sevgi gibi) verildiği zaman, benden bazı şeyler istemeniz ve almanız daha kolaylaşır. Örneğin otoritenize itaat gibi. Kişiliğimin gelişmesi için sadece etrafımdakileri keşfetmem yeterli değildir. Daha zor ve daha büyük bir keşif kendimledir. Bu keşif dönemini başarıyla atlatamazsam, egoist denilen, bencil bir tipin ortaya çıkması çok doğaldır. Yardımlarınıza en çok ihtiyaç hissedeceğim dönem belki Kendimi ve dünyayı keşfettikçe yakınımdaki insanlardan bağımsız hareket etmeye başlamam sizleri tedirgin etse de kuvvetimi tanımam ve kendimi kabul ettirip sosyal benliğimi bulmam için gereklidir. İleride sizler gibi iyi bir anne-baba olmam, içinde bulunduğum çevre tarafından sevilmem sosyal benliğimin kuvvetli olmasına bağlı. Sizlerin fikir birliği içersinde olup gelişimimde bana destek olmanız benim en büyük güç kaynağım. Artık Çocuk Değilim! Büyük bir değişim ve gelişim içindeyim. Sizlerin ergenlik diye adlandırdığı bu dönemde boy ve ağırlığımdaki artışı, iskelet ve kas gelişimim, iç salgı sistemimdeki gelişme ve çeşitli organlarda görülen büyümelerim davranış ve ruh yapımı da etkiliyor. Orantısız gelişen vücudum nedeniyle sakarlıklar yapıyor olmam ve vücudumu istediğim gibi kontrol edememem herkes gibi beni de şaşırtıyor. Büyümemin hızlı oluşu, hem duygularımda, hem de davranış ve tutumlarımda belirgin farklılıklar sergilememe neden oluyor. Duygu yoğunluğumun artışı, aşık olma isteğim, mahcubiyet ve çekingenliğim, aşırı hayal kurmam, yalnız kalma isteğim, çalışmaya karşı isteksizliğim, çabuk heyecanlanmam, ara ara tedirgin ve huzursuz olmam bu dönem de en çok yaşadığım duygu ve davranışlarımdır. İniş çıkışlı duygu ve düşüncelerim nedeniyle bazen dengesiz ve tutarsız algılanmam beni üzüyor. Duygusal oluşumlar, zihinsel değişimler ve fizyolojik olgunlaşma beni yoruyor. Bazen çocuk kalıp hiçbir şeyden sorumlu tutulmamak, bazen de büyüdüğüm düşünülerek ciddiye alınmak istiyorum. Her ne kadar hayatımı uçlarda yaşayıp yeterli olgunluğa erişmemiş olsam da bu dönem de beni en çok kızdıran durum insanların bana çocuk muamelesi yapmasıdır. Ne olursa olsun ben bir bireyim ve önemsenmeye değerim! Çocukluktan çıkıp yetişkin bir insan olmadan önce bir kimlik kazanma sürecindeyim. Ben kimim?, neye inanıp değer veriyorum? gibi sorulara cevap arıyorum. Bu süreç benim için de sizin için de çok kolay olmayacak biliyorum. Ama yaşları arası herkes böyle olabilirmiş. Bunu düşünmek beni kısmen rahatlatsa da zihnimde cevaplanmayı bekleyen sorularımla boğuşuyorum. Bu sorularımın cevaplarını buldukça kimliğimi bulup olgunlaşacağım. Kendimi bulmam ve ben olmam için sizden biraz sabır bekliyorum Anneciğim babacığım biliyorum ki kaç yaşında olursam olayım sizin hiç büyümeyen çocuğunuz olarak kalacağım ama kendimi büyütebilirsem bu hayatta yol alacağım!

13 Hissediyorum Ama Nasıl Hissettirebilirim Bilemiyorum Mustafa TOPAL Öğrenci ergenlik döneminde zaman kavramı yeni başlamış. Zamanla şekillenecek. Tıpkı baharda açan çiçekler gibi zamanla meyve verecek. H is; bir çeşit enerjidir. Duygu, düşünce ve davranışlarımızı başlatır. Bu enerjiye ulaşabilmek için görünüşlerin, duyuşların, dokunuşların ardına geçilmesi gerekir. Boyutları üst bir boyuttan seyretmek gibi. Bizleri dördüncü boyuttan kontrol etseler, saklanmak komiklik olur. Hissetmekte işte böyle bir şey Bizlerle görüşen insanlar yükselmenin şartlarını bilerek veya bilmeyerek istiyorlar. Yükselmenin şartlarına göz atalım; 1. Zaman kontrolü 2. Güven 3. Yardımlaşma Öğrenci ergenlik döneminde zaman kavramı yeni başlamış. Zamanla şekillenecek. Tıpkı baharda açan çiçekler gibi zamanla meyve verecek. Bir anda zamanını kontrol etmesini beklemek onları yakar. Çiçeklerin üzerine yağan kırağı misali O halde kim onları yakmadan zamanını kontrol ettirecekler? Cevap sorunun içinde saklı. Kendileri dışındakiler. Aile, öğretmen, arkadaş Hissettirme; kısım kısım anlatma, dinleyicinin anlayabileceği kadar az ve süreklilik esas olmalı. Aile ve öğretmen şikayetçi olduğu bu durumu nasıl çözecek? İşte söylemek istediğimiz asıl noktada bu! İşi yapacaklar işi yapma yerine, şikayette bulunduklarını hissediyorum. Ama nasıl hissettireceğimi bilemiyorum. Güven konusunda da benzer şeyler duyuyorum. Bu çocuğun güven problemi var. Çok tedirgin, çekingen, içine kapanık Çözüm yine soruyu soranlarda; şu üç şey sizde var mı? Cevaplayınız? 1. Akıl 2. Bilgi 3. İnanç Sonuç; yukarıdaki üç sıfatı üzerimizde bulunduruyorsak çocuk, bugün olmasa er geç bir gün güven sahibi olacaktır. Yalnız bu sıfatlardan biri eksik ise; güvene öğretmen, veli ile değil, kendi yaşantılarıyla ulaşacaktır. Olumlu, olumsuz davranışlarda bulunacak, gerekli gördüklerini artırarak o alanda güven sahibi olacaktır. Bu durum onun kontrolünde olacağından bizler süreç içinde bulunamadığımızdan, sonuçları paylaşmak durumunda kalacağız. Çocuk güvene ulaşacak ulaşmasına da toplumun arzu etti- ğine mi kendi arzu ettiğine mi? Arzu ve dua edelim ülkemiz için yararlı olanına olsun. Yardım almaya gelen insanların birçoğu kişiliklerini gizleyip iletişime geçiyorlar. Yalnız beden dillerini ve enerjilerini açıkta bıraktıklarının farkına varamıyorlar. Söz ve davranış tutarsızlıklarına yardım etmek istiyorsunuz. Yükselmenin şartlarından birinin yerine gelmesi için. Yalnız yardıma direnç gösterme başlarsa negatif enerji ortama yayılmaya başlıyor. Konuşmanın bitirilmesi gerekmekte ama karşı taraf sürdürüyor. Bu durumu karşı tarafa nasıl hissettirebilirim bilemiyorum. Hissettirme yollarını gözden geçiriyorum: 1. Bilgi olacak 2. İnsanlar bilgiye ulaşmak isteyecek 3. O bilgiye ulaşmak için çaba harcadıkça o bilgiye bağlanacaklar 4. Bağlandıkça o bilginin sıfatları o kişi üzerinde görünmeye başlayacak. Örnek üzerinde hissettirme yollarını açıklayayım: 2. O bilgi benimle görüşen insan tarafından merak edilecek 3. Benimle görüştükçe ergen davranışları bilgisine bağlanacak 4. Bağlandıkça ergen olan bireylere davranış sıfatını gerçekleştirmeye başlayacak Hissettirme yollarından anlaşılacağı gibi karşılıklı enerji akışı, saygı gerekmekte. Dıştan veya içten konuşmanın başlangıç noktası(beyin) uyarılmadan önce düşünce süzgecinden elenmesi yerinde olacaktır. Biz karşı tarafı eleştirdiğimizde; o da bizim açıklarımızı yüzümüze vuracaktır. Amaç açıklara ulaşma değil, açıkları tamir etme olduğu unutulmamalıdır. Hissettirme; kısım kısım anlatma, dinleyicinin anlayabileceği kadar az ve süreklilik esas olmalı. Çok vermek hiç vermemek olabilir. Kurbağayı kaynayan suya atmışlar, hoplayıp çıkmış. Ama soğuk suyu yavaş yavaş ısıttıklarında haşlanmış. Hissettirmek için yavaş yavaş gitme yerinde olacak galiba. Dayanabildiğimiz yere kadar hissettirme yollarında yol olmak galibe hissettirmeyi anlamak olacak. 1. Ergen davranışlarıyla ilgili bilgi olacak 20 21

14 Televizyon ve Bilgisayar Hayatımızı Nasıl Etkiliyor dikleri olaylar da çocuk için okuldaki davranışlarına yönelik model olabiliyor. Hakan METAN Zamanımızı en fazla çalanların başında televizyon, bilgisayar ve arkadaşlarımıza fazladan ayırdığımız zamanlar geliyor. H ayatımızda en çok şikayet ettiğimiz konulardan biri de zaman ile ilgili. Öğrenciler; Zamanım yok yeterince çalışamıyorum, Konu çalışıyorum ama soru çözmeye zaman kalmıyor. Ne zaman çalışayım ki? Zaten tüm gün dershane ve okuldayım ve daha nice sürüp giden şikayetler. Anne babalara sorsanız Tabi zamanı olmaz televizyonun karşısından / Bilgisayardan kalkmıyor ki? diyorlar. Zamanımızı en fazla çalanların başında da televizyon, bilgisayar ve arkadaşlarımıza fazladan ayırdığımız zamanlar geliyor. Özellikle televizyonlarda dizi halinde sunulan ve bağımlılık yapan programlara aman dikkat edin diyoruz; çünkü güzel bir film izlemeye karar verirsiniz ve onu programınızın bir yerine yerleştirir seyretmeye başlarsınız. Zamanınızı yine alır ama en azından seyretmişsinizdir ve bitmiştir. Ya diziler? Ya müzik yarışmaları? Öyle mi? Hayır her biri sizi bağımlı yapmak için elinden geleni yapıyor. Evet karşınızda işini profesyonelce yapan televizyoncular var ve onların görevi sizi ekran karşısına bağlamak. Eğer siz sınavlara hazırlanan biriyseniz ya da hayatta hedefleri olan bir insansanız o zaman sizin göreviniz de kendinizi televizyona kaptırmamak olmalı. Bunun için de televizyonu mutlaka bilinçli seyretmeliyiz. Seyredeceğimiz programları önceden belirlemeli ve çalışma programımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Bilgisayar başında birisinin bağımlı oluvermesi işten bile değil. Bilgisayar oyunları, sosyal paylaşım siteleri ve daha niceleriyle bilgisayarlar tam bir zaman hırsızı oluvermiş gençler için. Oyun oynarken bir bölümü bitirip diğerine geçme, sosyal medyada paylaşımda bulunduklarını bırakamama gibi psikolojik altyapısı çok güçlü olan sebeplerle insanlar bilgisayara bağımlılık geliştirebiliyorlar. Tabi televizyonun ve bilgisayarın zamanımızı çalma dışında başka zararlı yönleri de var. Aileler çoğu zaman çocuklarının televizyondan nasıl etkilendiklerini bilmiyorlar. Televizyon dizileri, çoğu zaman; sinemada izlenen filmlerden veya televizyonda çıkan diğer programlardan daha fazla zararlı olabiliyor. Örneğin okul dizileri, çocuğun hayatı ile yakından ilgili. Çocuklar uyanık oldukları vaktin çoğunu okulda geçiriyorlar. Dizilerde izle- 22 Okul dizilerinden birinde iki çocuk iddiaya girmişler Öğretmene şunu diyebilir misin yok diyemez misin? diye. Aynı olay çok geçmeden gerçek okul ortamında oluyor. Çocuklar aralarında konuştukları müstehcen bir kelimeyi yok söyleyemezsin, yok söylerim diye iddialaşıyorlar. Çocuk iddiayı kazanabilmek için her şeyi göze alarak normal zamanlarda hiç söylemediği ve söylemeyeceği bir sözü öğretmenine söylüyor. Yine başka bir sınıf öğretmeni anlatıyor. Öğrencilerimde daha önce hiç görmediğim olumsuz davranışlar görmeye başladım. Önceleri bu değişime anlam veremiyordum. Öğrendim ki; sınıfımızda..isimli okul dizisi öğrenciler arasında çok popüler olmuş. Daha sonra diziyi ben de izlemeye başladım. Akşam dizide izlediğim davranışların aynılarını sınıfımdaki öğrencilerimde görünce olanları anladım. Hemen bir veli toplantısı yaptım ve yaşadıklarımı velilerimle paylaştım. Dizi evlerde topluca yasaklandığından beri sınıfımda olumlu gelişmeler oldu. Dizilerdeki karakterlerle özdeşleşen çocuklar, normal zamanlarda yapmayı akıllardan dahi geçirmedikleri uygunsuz davranışlara cesaret edebiliyorlar. Sadece çocuklar değil gençler de orada gördükleri davranışları modelleyebiliyorlar. Uygunsuz davranışların televizyonda çok rahat bir şekilde yapılıyor olması çocuklarda yapılabilirmiş imajı oluşturuyor. Ayrıca dizilerdeki olumsuz davranışları sergileyenlerin popüler olmaları ve yaptıklarının yanlarına kar kalması, özellikle ders yönü ile kendini ifade edemeyen öğrenciler için model oluşturabiliyor. diği diziyi izlemesi de doğru değildir. Aile bugün aman gençtir karışmayalım der; yarın ise o genç, dizide gördüklerini örnekleyebilir ve bana kimse karışamaz diyerek daha büyük sorunlara yol açabilir. Tabi gençleri bu dizileri izleme diyerek vazgeçirmek öyle kolay değildir. Bunun yerine onları televizyon ve bilgisayardan uzak tutacak etkinliklere yönlendirmek gerekir. Sportif, sosyal veya sanatsal faaliyetler, gençlerin televizyon ve bilgisayardan uzak durmasını sağladığı gibi kişisel gelişimlerine de çok olumlu katkılar sağlayacaktır. Ailece yapılacak etkinlik ve geziler de çocukları / gençleri bu durumdan uzak Dizilerdeki karakterlerle özdeşleşen çocuklar, normal zamanlarda yapmayı akıllardan dahi geçirmedikleri uygunsuz davranışlara cesaret edebiliyorlar. tutmak ve aile bağlarını güçlendirmek için iyi birer yöntem olabilir. Zamanımızı çalan televizyona ve bilgisayara karşı savaş açalım. O bizi değil biz onu kontrol edelim. Önce bizler bilinçli birer kullanıcı olalım ki çocuklarımız da bizi takip etsinler. Aileler bu konuda bilinçli olmalıdırlar. Çocuğun psikolojik gelişimine zarar verebilecek diziler hiç izletilmemeli, biraz daha iyice ( az zararlı ) olan diziler ise eğer seyredilecekse mutlaka interaktif izlenmelidir. Yani televizyon karşısında onun etkilerine direkt maruz kalacak şekilde sus pus oturulmamalıdır. Televizyon izlerken durumlar ve olaylar üzerinde yorumlar yapılmalı ve aile içi konuşmalarla paylaşımlarda bulunulmalıdır. Örneğin televizyonda küfürlü konuşan birini gördüğünüzde: Ağzı ne kadar da bozukmuş yorumunu yapabilir, ifadeler müstehcenliğe kaydığında ise tepki olarak kanal değiştirebilirsiniz. Gençlerin iste- 23

15 700 Yıllık Altın Öğüt Hakan METAN Şeyh Edebali ni n Osmanlı Devleti ni n Kurucusu Ve Damadı Osman Gazi ye Vasiyeti Ey oğul, artık Bey sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoş görmek sana. Anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Haksızlık bize, bağışlamak sana... Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kula bağlı. Allah yardımcın olsun... Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin. Öfken ne nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi değildir. Bütün bilinmeyenler feth edilmeyenler, görünmeyenler, ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır. Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle beraberdir. İnancını kaybedersen, yeşilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme Sevildiğin yere sık gidip gelme! Ey oğul! Üç kişiye acı: Cahil arasındaki alime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene. Ey oğul! unutma ki,yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklıysan mücadeleden korkma. 24

16

17 LUSA L U w w w. f a t i h k o l e j i. k 1 2. t r AB COMENIUS

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek

Ailelerle bağlantılar kurmak. İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek Ailelerle bağlantılar kurmak İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi ni toplumunuzda yaşama geçirmek İlk Yıllar Öğrenim Çerçevesi Uygulamasına Dayanan Kaynaklar projesine, Eğitim Çalışma ve İşyeri İlişkileri Bakanlığı

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir.

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir. Değerli Anne ve Babalar, Anne-baba olarak ders seçimi aşamasında etkimiz ne kadar olmalı?, Çocuğumun ilgi ve yeteneklerini nasıl belirlerim?, Çocuğuma uygun meslek grupları nelerdir?, ve Ders seçimi sürecinde

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ. Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz?

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ. Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz? VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz? Ders Çalışmanızın Nedenleri ve Sonuçları Verimli Ders Çalışma Yolları Nelerdir? Amaçların ve Önceliklerin Belirlenmesi Her

Detaylı

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir?

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir? Anneler Çocuklarına En Çok Niçin Kızıyor? Acıbadem Sağlık Grubu Bağdat Caddesi Tıp Merkezi psikologlarından Ayşegül Topçu Aydın ve International Hospital psikologlarından Ferahim Yeşilyurt, anneler ve

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE: SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse, cevap kağıdındaki doğru anlamına gelen ( D ) harfinin üstüne X işareti, her zaman veya genellikle geçerli

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır. BEN BĐR YAŞAM KOÇUYUM 7.SEANS Koçluk ve danışmanlık Bazen öyle zamanlar olur ki danışanlarınızın koçluk hizmetinin sınırları içinde olmayan problemlerine yardım etme durumunda kalırsınız. Böyle zamanlarda

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi 2014 / 2015 SAYI: 12. Haftanın Bazı Başlıkları

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi 2014 / 2015 SAYI: 12. Haftanın Bazı Başlıkları 2014 / 2015 SAYI: 12 Haftanın Bazı Başlıkları Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi Akran Eğitimi Çalışmaları Başladı! İngilizce Münazaralarımız Devam Ediyor Atık Piller Teslim Edildi Salyangozlar Sosyal

Detaylı

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Prof. Dr. Esra ÖMEROĞLU Arş. Gör. Osman BASĠT Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi A.B.D Tematik Yaklaşım Tematik

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Etkili İletişim. Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti. Zeynep SET

Etkili İletişim. Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti. Zeynep SET Etkili İletişim Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti Zeynep SET Bana doğru bir ses çıkarman, benimle iletişim kurduğun anlamına gelmez. David Gordon İletişim Becerileri İletişim Nedir? İletişim

Detaylı

KUMKALE İLKOKULU/ORTAOKULU 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KATALOĞU

KUMKALE İLKOKULU/ORTAOKULU 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KATALOĞU KUMKALE İLKOKULU/ORTAOKULU 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KATALOĞU MART 2014 Değerler Eğitimi Mart Ayı Çalışma Planı I. HAFTA: (3-7 MART) Okul içinde güven ve özgüven değerlerini

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi ÇOKLU ZEKA Zekanın ne olduğu yıllarca tartışıldıktan sonra üzerinde anlaşılan bir kavrama ve sonuca ulaşıldı. Artık zekanın bir iki cümleyle özetlenemeyecek kadar karmaşık bir sistem olduğu kabul ediliyor.

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü NİSAN Ayın Konusu FARKLILIKLARLA YAŞAMAK İÇİNDEKİLER 1. FARKLILIKLARA SAYGI DUYMA 2. EMPATĠ

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Murat Demirbaş 1, Mustafa Bayrakci 2, Mehmet Polat Kalak 1 1 Kırıkkale University, Education Faculty, Turkey 2 Sakarya University, Education Faculty,

Detaylı

SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR İ ALANLAR

SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR İ ALANLAR BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ İ İ İ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR İ ALANLAR GÖRÜŞME GENEL YETENEK KULLANILAN YÖNTEMLER KİŞİLİK REFERANS YETKİNLİK TESTLERİ DEĞERLENDİ RME MERKEZİ 2 GÖRÜŞME Sonraki

Detaylı

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle Rehberlik Postası Değerli velilerimiz, Anne ve babalar, çocuklarının küçük yaşlarda sorunlarla karşılaşmalarını ya da bunlarla baş etmek zorunda kalmalarını engellemek için genelde kendileri sorunlara

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr YGS-LYS de 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi www.cinarkoleji.com.tr Çınar Koleji nde güne her sabah mutlulukla başlarsınız. 20 yıllık eğitim tecrübesiyle geliştirilen Sınavlara Hazırlık Sistemi ile sınav endişesi

Detaylı

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ Dikkat, * *Dikkati konu üzerinde toplamadan çalışmayı sürdürmek boşuna zaman kaybıdır. Çünkü dikkat olmadan

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

İLETİŞİM. Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

İLETİŞİM. Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı İLETİŞİM Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Sunum Planı İletişim tanımı Sözlü iletişim Sözsüz iletişim Aktif dinleme Empati Açık iletişim İletişim

Detaylı

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ -2 EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ 2 SUNUM İÇERİĞİÇ Evlilikte İletişim

Detaylı

BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR ALANLAR. twitter.com/baltasbilgievi Facebook.

BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR ALANLAR. twitter.com/baltasbilgievi Facebook. BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR ALANLAR GÖRÜŞME GENEL YETENEK KULLANILAN YÖNTEMLER KİŞİLİK REFERANS YETKİNLİK TESTLERİ DEĞERLENDİ RME MERKEZİ 2 GÖRÜŞME Sonraki adımların

Detaylı

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir?

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? BU KİTABI OKUYUN VE İLİŞKİLERİNİZDE GÜÇLÜ, BAŞARILI VE SEVGİ DOLU OLUN İşte size NLP Lideri Mustafa KILINÇ tan sayfalarını peşpeşe çevireceğiniz bir kitap daha. İster

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

İLETİŞİM İyi iletişimin ön koşulları: İletişimin ilkeleri şunlardır: Saygı: Saydamlık Somutluk Empati:

İLETİŞİM İyi iletişimin ön koşulları: İletişimin ilkeleri şunlardır: Saygı: Saydamlık Somutluk Empati: İLETİŞİM İletişim bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir. Pek çok etkinlik iletişim sayılabilir. Genel anlamda iletişimin gerçekleşmesi için iki sistem gereklidir. Bu sistemler iki insan, iki

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma Hipnoz ile ilgili olarak hemen hemen herkesin bir fikri vardır. Ve bu fikir genellikle filmlerden öğrenilen birisine adam öldürtmek, hırsızlık yaptırmak gibi genelde olumsuz örneklerden oluşmaktadır. Peki,

Detaylı

SEVİYE BELİRLEME SINAVI

SEVİYE BELİRLEME SINAVI SEVİYE BELİRLEME SINAVI SINAV MARATONUNDA VELİLERE LERE DÜŞEN D GÖREVLER SBS PUANI İLE YERLEŞİ ŞİLECEK OKULLAR FEN LİSELERİ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSELERİ ANADOLU LİSELERİ SOSYAL BİLİMLER LİSESİ ANADOLU İMAM

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

PROJENİN AMACI: İlköğretim Okullarında Fen ve Teknoloji Dersinin Sevdirilmesi

PROJENİN AMACI: İlköğretim Okullarında Fen ve Teknoloji Dersinin Sevdirilmesi PROJENİN AMACI: İlköğretim Okullarında Fen ve Teknoloji Dersinin Sevdirilmesi PROJENİN HEDEFLERİ: Öğrencilerin Fen Dersi hakkındaki olumlu yada olumsuz görüşlerini öğrenmek Fen Dersinin sevilmemesinin

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

SINIF. Yabancı Öğretmen Destekli Çift Dil Eğitimi (İngilizce+Çince) 30 Saatlik Özel Program:

SINIF. Yabancı Öğretmen Destekli Çift Dil Eğitimi (İngilizce+Çince) 30 Saatlik Özel Program: 9. SINIF İşte her şeyin gerçekten başladığı en zor eğitim-öğretim yılı. Zaten öğrencinin bireysel olarak zor anlar yaşadığı bir yaş olan bu yılda yetmezmiş gibi birde eğitim zorlukları baş gösterir. Tüm

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

Bir çocuk - iki lisan. Bir fırsat olarak çokdillilik

Bir çocuk - iki lisan. Bir fırsat olarak çokdillilik Bir çocuk - iki lisan Bir fırsat olarak çokdillilik Bir çocuk - iki lisan Bir çocuğun yaşamının ilk yıllarından itibaren iki lisan öğrenmesi, okul ve iş yaşantısında başarı göstermesine katkı sağlayacak

Detaylı

İngilizce nasıl öğrenilir?

İngilizce nasıl öğrenilir? 1/5 İngilizce nasıl öğrenilir? İlk önce Yabancı dil nasıl öğrenilmez? sorusu ile başlayalım mı? Gramer çalışarak yabancı dil öğrenilemez. Neden mi? Şu cümleye bir bakın: Sorular çalıştıklarınızdan mı çıktı?

Detaylı

Temel Yönetim Becerileri (Basic Management Skills)

Temel Yönetim Becerileri (Basic Management Skills) Temel Yönetim Becerileri (Basic Management Skills) Programın Amacı Yöneticiniz olarak benim görevim, işinizi daha iyi yapabilmeniz adına sizlere hizmet etmektir felsefesinin temel alındığı bu eğitimde

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

REHBERLİK POSTASI -1

REHBERLİK POSTASI -1 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI -1 TARİH: 02.11.2012 Sayın Velimiz, Anaokullarımızda, öğrencilerimizin katılımlarıyla renklenen, çeşitli branş dersleri,

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2 1 VERİMLİ DERS ÇALIŞMASI KONUSUNDA VELİLERE ÖNERİLER Anne, baba ve öğretmenlerin öğrenciden genel beklentisi, onların "derslerine çok çalışıp, başarılı olmaları" yönündedir. Beklenti böyle olunca başarısızlığın

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM

ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM Sağlıklı iletişim, çocuğun ruhsal gelişimi açısından büyük önem taşır.

Detaylı

Bağımsız Dil Öğrencisi Kimdir?

Bağımsız Dil Öğrencisi Kimdir? Bağımsız Dil Öğrencisi Kimdir? 2012 2013 Öğretim-Öğrenim Yılı Öğrenci Kılavuzu 1 BAĞIMSIZ DİL ÖĞRENCİSİ KİMDİR?* (1) KENDİNİ İYİ TANIR: Dil öğrenimiyle ilgili olarak kendi davranıştutum-yaklaşım-düşünce

Detaylı

Seks. Psikolojiye Giriş. 2 zekice soru. Arasınav. Bizi Güdüleyen Nedir? Seks Ders 14

Seks. Psikolojiye Giriş. 2 zekice soru. Arasınav. Bizi Güdüleyen Nedir? Seks Ders 14 Psikolojiye Giriş Seks Bizi Güdüleyen Nedir? Seks Ders 14 2 Arasınav 2 zekice soru En yüksek puan 94 En yüksek %10 89 ve üstü En yüksek %25 85 ve üstü Zaman ölçümlerine bakmak bebeklerin zihinleri hakkında

Detaylı

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci Neden Koçluk? İnsanların günlük koşuşturma içinde hayatlarının bazı yönlerinde dengenin kaçtığını fark edemez. (iş, aile, dostlar ve kendimiz

Detaylı

ŞİMDİ LYS ZAMANI FEM YAYINLARI REHBERLİK KOORDİNATÖRLÜĞÜ

ŞİMDİ LYS ZAMANI FEM YAYINLARI REHBERLİK KOORDİNATÖRLÜĞÜ ŞİMDİ LYS ZAMANI FEM YAYINLARI REHBERLİK KOORDİNATÖRLÜĞÜ Asıl puan LYS lerde gelecek YGS yi hedeflediği gibi sonuçlandıran adaylarda bir rahatlama gözlenirken sınavı hedeflediği biçimde sonuçlanamayan

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü 1. ETKİNLİĞİN ADI Zihinsel Engellilerin Eğitimi Kursu 4 Mesleki Gelişim Programı 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı

Detaylı

Çocuklar Tatilde! Plansız tatil olmaz! Spor ve oyun iç içe Kitaplar her zaman en iyi dostlarımız!

Çocuklar Tatilde! Plansız tatil olmaz! Spor ve oyun iç içe Kitaplar her zaman en iyi dostlarımız! Çocuklar Tatilde! Biten ders yılının ardından, çocukların sabırsızlıkla ve özlemle beklediği yaz tatili başlıyor. Tatil dönemleri çocuklara dinlenmek, eğlenmek ve yeni deneyimler kazanmak için harika fırsatlar

Detaylı

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz?

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Aile, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde,toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında en önemli

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Çocuğunuz İlköğretime hazır mı

Çocuğunuz İlköğretime hazır mı Çocuğunuz İlköğretime hazır mı 444 OKAN / okankoleji.com Çocuğunuz İlköğretime Hazır mı? 1. sınıfa ya da Anaokuluna kimler devam edecekler? Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan 2012/20 sayılı genelge

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi TED MERSİN ÖZEL ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRENCİ TANIMA ANKETİ ÇOCUĞUN TC KİMLİK NO : 2-Cinsiyeti 3-Doğum yeri ve tarihi 4-Geldiği okul 5-Okula geliş nedeni 6-Velinin Adı-Soyadı ve Yakınlık

Detaylı