KAMU HİZMETLERİ VE ALTYAPIDA KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ (*)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KAMU HİZMETLERİ VE ALTYAPIDA KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ (*)"

Transkript

1 KAMU HİZMETLERİ VE ALTYAPIDA KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ (*) Yazar: Enver GÜNEY(**) E-yaklasim Dergisi / Şubat 2005 / Sayı: 19 I- GENEL DEĞERLENDİRME Kamu kaynaklarının yetersiz olduğu veya kamudan yapılan harcamaların ciddi bir şekilde sorgulandığı günümüzde kamu hizmetleri ve altyapıda yatırımı kim yapmalı sorusu, son zamanlarda gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ekonomilerin temel sorunlarından biri haline gelmiştir. Geçmişte; karayolları, sulama sistemleri, su arıtma ve deşarj işlemleri ile birçok altyapı işi kamu kurumları tarafından finansmanı sağlanarak gerçekleştirilip, yönetiliyordu. Bu duruma istisna olarak dünyadaki bu gelişmelerden çok önce kamu-özel işbirliğini başlatan ABD deki telekom hizmetlerini ve elektrik dağıtım hizmetlerini vermek mümkündür. Su dağıtımı konusunda da Fransa nın yaklaşık 200 yıllık bir imtiyazlı şirket örneği bulunmaktadır. Konunun genel başlığı altında ve geçmiş tecrübelerin ışığında bir değerlendirme yapıldığında ise; altyapı projelerinin genelde çok önemli projeler olduğu, faydalanan insan sayısının diğer hizmet sektörlerine göre oldukça fazla olduğu ve yatırım için gereken sermayenin büyüklüğünden dolayı, özel sektörün bu alanda iş yapmadan önce gerek finansman ve bankacılık ve gerekse teknik çalışmalar için önemli bir gayret göstermesinin gerektiği, söylenebilir. Kamu hizmetleri ve altyapı sektörü yatırımcılar açısından, yüksek risk taşıyan, bununla birlikte getirisi de yüksek olan faaliyet konuları olarak algılanılmaktadır. Bu sektörde riski üç şekilde değerlendirmek mümkün bulunmaktadır. - sistematik risk; etkili bir denetim ve düzenleme altyapısının olmadığı, yani kurumsal olarak sektörün herhangi bir yasal çerçevede tanımlanmış bir düzenlemesinin bulunmadığı anlamına gelmektedir. Bu durum, yatırım yapılacak ülke açısından ciddi bir istikrarsızlık görüntüsü vermektedir. - yapısal risk; özelleştirilecek kamu hizmet birimlerinin yapısal olarak gelişmemiş olması ve özelleştirilmeye hazır olmamalarının yarattığı bir risk unsurudur. Bu durum, yapısal anlamda dönüşüme, yani serbest piyasa ekonomisine geçise de engel olmaktadır. - sosyal ve kültürel yapıdan kaynaklanan belirsizlik ve riskler; sosyal ve kültürel olarak bazı yatırım ve hizmet alanlarının özelleştirilmeye hazır olmamalarından kaynaklanan riski oluşturmaktadır. Bu durum, ancak eğitim ve toplumsal programlarla belirli bir süreç sonucunda özelleştirme altyapısının hazır hale gelebileceğini, göstermektedir. Tüm bu risklerin mevcut olmasının yanında, serbest piyasa mekanizmasının istenilen sonuçları sağlayamadığı durumlarda; güçlü, bağımsız ve yetkili bir bağımsız otoritenin varlığı, yazının daha sonraki bölümlerinde de açıklanan koşullarda, yatırımcılara güven sağlayabilecek ortamın oluşturulması için zorunluluk arzetmektedir. II- DÜNYADAKİ GELİŞMELER Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından yayınlanan 2004 Yılı Dünya Yatırım Yıllığında, gelişmekte olan ülkelere yönelik doğrudan yabancı sermaye girişlerinde kamu hizmetleri ve altyapı sektörünün önemli bir yer kapladığı, belirtilmektedir. Raporda, Afrika ülkelerinin doğrudan yabancı sermaye girişlerini artırma amacıyla yaptıkları düzenlemeler sırasında, altyapı ve kamu hizmetlerini cezbetmek amacıyla da oldukça önemli bir değişim sürecine girdikleri, vurgulanmaktadır. Bu ülkeler

2 arasında, dünya ekonomisinde ihmal edilebilir bir büyüklüğe sahip olan Burundi, Kenya ve Rwanda gibi ülkelerin yanında Afrikanın en büyük ülkelerinden olan Nijerya da bulunmaktadır. Örneğin, Rwanda da Özelleştirme Sekreterliği, 2003 yılında Kamu İktisadi Kurumu mahiyetindeki telekom şirketi Rwandatel i satışa çıkarmış; bu satış sürecinde yatırımcılar için bütün kısıtlamalarını kaldırmıştır. Ethopya da ise, yatırım ortamının libere edilmesiyle ilgili çalışmalara hız verilmiş; bu amaçla da, elektrik üretim ve dağıtımı, posta hizmetleri ve 20 den fazla yolcu taşıyan hava ulaşımı hariç, hizmetler sektöründe serbestleştirilmeye gidilmiştir. Ethopya da yabancı yatırımcılar, rüzgar enerjisi gibi elektrik üretimi için yeni sayılan bir alanda teşvik edilmeye başlanmıştır. Madagaskar, Libya ve diğer birçok Afrika ülkesi de bu alanda hızlı adımlar atmaya başlamışlardır. Afrika ülkelerinde diğer bir eğilim telekomünikasyon alanında ortaya çıkmıştır. Özellikle Güney Afrika Cumhuriyetinde telekom ve bilgi teknolojileri alanında kamu işletmeciliğinin özel işletmeciliğe dönüştüğü görülmektedir. Afrika nın tamamı açısından bakıldığında ise, özelleştirme sürecinin etkisiyle, 1996 yılında 1, 2 milyon olan mobil telefon kullanıcı sayısı 2003 yılında 51 milyona ulaşmıştır. Bu rakamın günümüzde 65 milyona ulaştığı tahmin edilmektedir. Yatırımcı açısından bakıldığında ise, bazı gelişmekte olan ülke yatırımcılarının az gelişmiş ülkeler pazarında oldukça başarılı sonuçlar aldıkları, gözlemlenmektedir. Lübnan lı telekom operatörleri Burundi, Kongo, Gana, Gine ve Liberya da; Telkom Malezya da Güney Afrika ve Gine de başarılı işler yapmaktadırlar. Konuya Türk şirketleri açısından bakıldığında; Turkcell in; Moldovya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerde oldukça aktif olduğunu, görmekteyiz, Afrika ülkeleri yatırımcıları cezbetmek amacıyla ilgili mevzuatlarını serbestleştirirken, bir yandan Dünya Bankası Yatırım Sigorta Kurumu (MIGA) ile de işbirliği protokolleri yaparak potansiyel yatırımcıları sigortalamakta, diğer yandan ise gerek kendi aralarında ve gerekse diğer ülkelerle Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki (YKKT) ve Çifte Vergilendirmeye Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) imzalayarak yabancı yatırımcıların güvenini kazanmaya çalışmaktadırlar yılı itibariyle, Afrika ülkeleri 35 YKKT ve 9 ÇVÖA imzalamışlardır. Bunların büyük bir kısmı ABD ve AB ülkeleri ile yapılmıştır. Toplamda ise bugüne kadar 567 YKKT ve 374 ÇVÖA imzalandığı, görülmektedir. Bugün ekonomisi en kapalı ülkeler gurubunda gördüğümüz Suudi Arabistan bile, yatırımcıların cezbedilmesi için ciddi bir gayret içindedir. Bu ülkenin, elektrik, gaz iletim ve dağıtımı, eğitim ve boru hatları gibi kamu hizmetinin yürütüldüğü alanları özel girişimcilere açtığını gözlemlemekteyiz. Suudi Arabistan bu konuda, daha da ileri giderek, internet ve servis sağlama hizmetleri, data ve mesaj servisi sağlama işlerine uygulanan kısıtlamaları tamamıyla kaldırmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti de, Dünya Ticaret Örgütüne olan yükümlülüklerini gözönünde bulundurarak, doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili kısıtlamalarını kaldırmaya başlamıştır. Bunlar arasında, banka ve sigortacılık, telekomünikasyon, lojistik ve taşımacılık da yer almaktadır. Bu sürecin 2008 yılı sonuna kadar büyük ölçüde tamamlanması beklenmektedir. Elektrik üretim-iletim ve dağıtımında, 1990 ile 2002 yılları arasında, %28 i doğrudan yabancı sermaye olarak gelişmekte olan ülkeler ve eski sosyalist ülkeler gurubuna ait olmak üzere özel yatırımların dünya genelinde zirve noktaya ulaştığını, görmekteyiz.bu rakamın dışındaki özel yatırımlar ise Yap-İşlet-Devret ve diğer imtiyazlı işletme modelleri ile gerçekleştirilmiştir. Eski Sosyalist ülkelerde ise kendi ekonomileri açısından konuya bakıldığında elektrik sektöründe, bu dönemde yıllık %24 oranında büyüme oranının yakalandığı, görülmektedir.(1997 yılında özel sektör yatırımlarının bu alanda en üst seviyeye geldiği ifade edilmektedir.) Bu sektörde, en büyük payı 200 milyar ABD doları yabancı yatırımla Güney Amerika ve Karayipler bölgesi almıştır. İkinci sırayı ise doğu Asya ve Pasifik ülkeleri gurubu almıştır. Her iki gurubun dünya toplamındaki payı ise %75 gibi şaşırtıcı bir orandır. Ülkeler itibariyle bir değerlendirme yapıldığında ise, Brezilya nın %21, Çin Halk Cumhuriyeti nin %10 ve Arjantin in ise %7 oranında toplam elektrik yatırımlarından pay aldığı, görülmektedir.

3 Su üretim ve dağıtımı ise bu açıdan daha düşük bir seviyede kalmıştır ile 2002 yılları arasında, 35 milyar ABD doları seviyesinde bir dünya özel sektör yatırımı tutarından bahsetmek mümkündür. Bu alanda özel yatırım, imtiyaz, işletme ve bakım ve Yap-İşlet-Devret modelleri gibi finansman modelleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yatırımların büyük çapta güney Amerika, Karayipler ve güney doğu ve doğu Asya da gerçekleştiği su sektöründe yatırım, 1987 ile 2002 yılları arasında %64 ü imtiyaz (20 ile 30 yıllık), %20 si yeni proje ve %16 sı ise diğer özelleştirme yöntemleri kullanılmak suretiyle özel girişimcilerce gerçekleştirilmiştir. Güney Amerika da kamu ve özel işbirliği modelinin en başarılı bir şekilde uygulandığı telekomünikasyon sektöründe ise sabit hatların adet olarak kısa sürede olağanüstü bir seviyede artış gösterdiği ve rekabet nedeniyle de hizmet ücretlerinin oldukça düşük seviyelere düştüğü gözlemlenmiştir. Güney Amerika ülkelerinde telefon bekleme süresi yıl gibi sürelerden birkaç güne düşmüş, mobil telefon tarifeleri de yine rekabet nedeniyle sabit telefon ücretlerine yakın bir seviyeye gelmiştir, III- KAMU HİZMETİ VE ALTYAPIDA KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİNİN ANLAMI Kamu yerine özel sektörün altyapı sektöründe faaliyet göstermesinin bazı koşulları bulunmaktadır. Bunlar; yaşamsal önemi olan projeler için bazı ilave teşviklerin sağlanması, fiyatlamanın politik kararlar yerine arz-talep koşularına göre belirlenmesi, yönetimin ve işin sürdürülebilirliğinin özel piyasa koşullarının gerektirdiği iyi yönetişim (good governance) ilkeleri dikkate alınarak, sağlanmasıdır. Gelişmekte olan ülkeler ve sermaye kıtlığı çeken eski sosyalist ülkelerde ( buna gelişmiş pekçok ülke de dahil edilebilir) altyapı yatırımlarının geleneksel kamu fonlarının çok büyük bir kısmını tüketerek diğer gereksinimlere yeterli fon bırakmadığı inkâr edilemez bir gerçektir. Projeler için kullanılması gereken kamu fonlarının büyüklüğü; bunların yerine özel sermayenin gelmesi için; finansman, tasarım, inşaat, işletme ve hatta yeni ve daha önce uygulama olanağı bulmamış kamu özel işbirliği modelinin uygulanabilirliği açısından önemli bir çalışma altyapısının kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Kamu- özel işbirliğinin kullanılabileceği alanlar ise; karayolları, köprüler, tüneller, demir yolları, limanlar ve havalimanları, kullanma suyunun sağlanması, sulama kanallarının yapılması ve işletilmesi ile atık suyun arıtılması işlemleri, telekomünikasyon hizmetleri, elektrik üretimi ve dağıtımı, kamu binalarının yapımı, katı atıkların değerlendirilmesi ve nükleer ve zararlı diğer atıkların imhası veya değerlendirilmesi gibi iş ve işlemlerin ve yapıların inşaası, yeni ilave yatırımların gerçekleştirilmesi, rehabilitasyonu, işletilmesi ve idamesini (sürdürülebilirliğini) kapsamaktadır. Sonuç olarak, altyapı sektöründe daha fazla özel sektör daha az devlet şeklinde nitelendirilebilecek bir kamu- özel işbirliği modelinin, zamanla tüm dünyada kendisini daha fazla hissettireceğini söylemek, kehanet olmasa gerektir. Bu hizmetlerin en önemli özellikleri, özel finansmanla gerçekleştirilmeleri nedeniyle hizmetten yararlananların bir ücret ödemek zorunda kalmaları, bu ücretin piyasa koşullarına göre belirlenmesi, ödemenin işin niteliğine göre nihai kullanıcı veya işveren kamu kurumunca (işin niteliğine göre adam başına, maliyet artı, ölçülen birim hizmet başına gibi kriterlere göre) hizmeti gerçekleştiren özel kuruma ödenmesidir. Altyapı hizmetlerinde kamu - özel işbirliğinin gerçekleşmesi halinde, piyasa aktörleri ön plana çıkmakta, özel kaynaklı sermaye ilgili finans kurumlarınca uygun koşullarda ve miktarda sunulabilmekte, bu nedenle pahalı ve yetersiz kamu fonlarına olan ihtiyaç azalmakta, işletme maliyetleri hizmetten faydalananlarca karşılanmakta ve bu sayede de kamunun ürettiği hizmetler için talep ettiği fiyattan daha uygun fiyat verilebilmekte ve vergi ile finanse edilen bu hizmetlerin toplumun tamamına olan faydası dikkate alındığında daha adil bir hizmet sunma alternatifi yaratılabilmektedir. Toplumun tamamından toplanan vergilerin, toplumun bir kısmının faydalandığı mal ve hizmetlerin üretilmesi için kullanılması toplumsal fayda açısından adaletsiz bir uygulama yarattığından, kamu özel işbirliğinin yarattığı bu model en azından hizmetten faydalanana maliyeti yükleyerek, daha adil bir görüntü sergilemektedir. Altyapıda kamu özel işbirliği sayesinde; - artan nüfusun ihtiyaç duyduğu hizmetler gecikmeksizin karşılanabilmekte,

4 - çeşitli kurumsal düzenlemelerin (çevre, muhasebe, diğer düzenlemeler) gerektirdiği uygulamalara eksiksiz uyulması sağlanabilmekte, - yeni altyapı hizmetleri daha düşük maliyetle yapılmakta ve vatandaşlardan yeni yapılan masraflardan dolayı ilerde yüksek hizmet bedeli istenmemekte, - altyapı projelerinin imtiyaz olarak verilmesi halinde; başlangıçta alınan imtiyaz bedeli (işletme hakkı devir bedeli) daha sonra yapılması muhtemel başka kamu projeleri için kullanılabilmekte ve bu şekilde diğer kamu projeleri başta olmak üzere genelde kamu bütçeleri için önemli tasarruflar sağlanabilmektedir. Özel sektörün devlete altyapı sektöründe sağlayabileceği faydalara genel olarak bakıldığında ise aşağıdaki sonuçlara ulaşılabilmektedir; 1- Herşeyden önce özel sektör; yeni, ilk defa uygulama alanı bulacak şekilde tasarlanmış, kullanıcı tarafından finansmanı sağlanan ve karlı projeleri devlete sunabilmektedir. Bunun yanında da rehabilitasyon, yenilenme ve genişleme ihtiyacı olan eski projeler için de benzer faydalar yine özel sektör tarafından karşılanabilecektir. 2- Devlet projeleri, genellikle yeterli kaynak hazır olduğunda gerçekleştirilebilen, ekonomik olmayan, politik gerekçeli, şahsi egoları tatmin etmekten başka bir işe yaramayan anlamsız büyük yapıtlardır. Özel sektör piyasa koşullarına göre oluşan ve kullanıcıların satın alırken zorlanmadığı mal ve hizmet fiyatları ile kendi kendine finansman yaratarak topluma yeni projeleri kazandırabilmektedir. 3- Projelerin en başından itibaren, özel sponsorlar ile tecrübeli ticari kreditörlerin işin içinde olmasından dolayı, teknik ve finansal açıdan oldukça mükemmel çalışmaların yapıldığını söylemek mümkündür. 4- Özel sektör, kullanımı çok zor ve sınırlı olan kamu kaynakları yerine, özel sermaye piyasalarına girerek, yüksek riskten ve buna karşılık yüksek getiriden hoşlanan yatırımcıları finansman konusunda ikna etmeyi başarabilmektedir. Bunun başarılması halinde de kamu fonları diğer projeler için atıl kalmakta, kamu bütçeleri daha az açık vererek kamunun kredilendirilme karne notunun yükselmesi sağlanmaktadır. 5- İnsaat süresi dikkate alındığında da, özel teşebbüsün kamuya göre daha hızlı ve daha az maliyetli olduğunu söylemek gerçekçi olacaktır. Burada diğer bir olgu ise, devletin aşırı bürokratik yapısı ve karışık ihale prosedürüne karşılık, özel teşebbüsün bu açıdan da daha hızlı ve güvenilir bir çizgi çizebilmesi ve işi geliştiren yatırımcıların işi süratle tamamlama sürecine girebilmesidir. 6- Özel teşebbüs kamu düzenleyici otoritelerinin koyduğu kurallara sıkı sıkıya uymakta (çevre ve su kalitesi gibi) ve bu konuda devlete göre daha ağır bir maliyete katlanmasına rağmen, daha etkin ve verimli çalışabilmektedir. 7- Vergi ödeyen özel şirketler vergi gelirleri için daha önce olmayan bir kaynak yaratacaklardır. Özel sektörün geliştirdiği projeler, bir YTL yatırım maliyetine karşılık en az iki YTL tutarında yeni vergi ve hizmet geliri yaratabilmektedir. 8- Özel sektör en azından kamunun üzerinde kalması mümkün olan bir riski üzerine almaktadır. 9- Proje süresince yeni teknoloji getiren özel yatırımcı, aynı zamanda kamu personelini de süreç içinde eğitmektedir. 10- Özel teşebbüsün girişimi sayesinde, daha önce benzer bir projenin olmaması (benchmark) nedeniyle ekonomik anlamda karşılaştırma olanağı olmayan ve bu nedenle gerçek maliyetleri tahmin edilemeyen kamu projelerinin etkinliklerinin daha doğru bir şekilde değerlendirilmesi, sağlanabilmektedir. IV- KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİNİN SINIRLARI Altyapı ve kamu hizmetlerinde kamu- özel işbirliğinin sınırları en katı anlamda devlet kurumu (yani özel sektör payı veya özel yönetim anlayışının olmadığı bir yapı) ile başlayıp çok değişik varyasyonları içeren geniş bir spektrum şeklindedir. Bu yapıyı şu şekilde özetleyebiliriz: 1- Devlet kurumu,

5 2- Kamu İşletmesi, 3- Hizmet Sözleşmesi, 4- İşletme ve Bakım Sözleşmesi veya Kiralama, 5- Kooperatife İş Devri, 6- Kirala Yap İşlet (LBO), 7- Yap - Devret İşlet (BTO), 8- Yap İşlet Devret (BOT), 9- İlave Yatırımla İşlet İlaveyi Devral (Wraparound Addition) 10- Satın Al Yap İşlet (BBO), 11- Yap Sahip Ol İşlet (BOO). Sistemin geniş bir spektrum içinde nasıl işlediğini görmek için her bir modele bakıldığında aşağıdaki sonuçlara ulaşılmaktadır. A- DEVLET KURUMU Bu modelde altyapı kaynaklı kamu hizmeti doğrudan devlet tarafından sağlanmaktadır. Devlet tesisin sahibi olarak, işin tasarımı, finansmanı, inşaatın yapılması ve işletmeden doğrudan sorumlu bulunmaktadır. En somut örnek olarak Ankara ve İstanbul Belediyesi Sular İdarelerini, (ASKİ ve İSKİ) ve belediye otobüs işletmelerini göstermek mümkün bulunmaktadır. B- KAMU İŞLETMESİ Gerek gelişmiş ve gerekse gelişmekte olan ülkelerde, enerji, su, taşımacılık ve telekomünikasyon sektöründe kamu işletmeleri önemli bir yer tutmaktadırlar. Bu işletmeler ticarileşme ve sirketleşme anlamında önemli değişimler geçirmektedirler. Burada ticarileşmeden; yönetim ve mali özerklik, kullanıcı tarafından ödenen ücretlerle finanse edilen özerk bütçe; şirketleşmeden de yönetim ve sahiplik yapısının birbirinden ayrıldığı ticaret kanununa göre ticari esaslara göre kurulmuş şirket yapısının varlığı, anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Türkiye de de 1960 lı yılların başında planlı ekonomiye geçilmesi ile birlikte Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) rehabilitasyonu için önemli çalışmalar başlatılmış ve sonunda 440 sayılı yasa ile KİT lerin yeniden yapılandırılması, 468 sayılı yasa ile de KİT lerin denetim esaslarının yeniden düzenlenmesi gerçekleştirilmiştir. Ancak, uygulamanın geçen yirmi beş yıllık sürede başarısız olduğunun anlaşılması ile birlikte 24 Ocak kararlarının bir uzantısı olarak KİT lerle ilgili gerçekten reform sayılabilecek bir dizi önlem alınmış ve 1980 li yılların sonlarında KİT lerin Holding şeklinde ve bağlı müesseselerin de Anonim Şirket şeklinde yapılandırılmaları sağlanmıştır. Bu amaçla, tüm KİT lerin ana sözleşmeleri ticaret hukuku prensiplerine göre yeniden düzenlenerek, yayınlanmıştır. Bu sürecin esas amacı ise, özelleştirme öncesi gerçek anlamda bir rehabilitasyonun yapılabilmesidir. Mevcut uygulamanın eskisine göre daha iyi olduğunu, yönetim yapısına ciddi ölçüde profesyonel isimlerin alınması dolayısıyla, söylemek mümkündür. Ancak istenilen ölçüde bir profesyonel yönetim anlayışının sağlanmadığı, geçtiğimiz yıllarda IMF ile stand-by öncesi yaşanan krizin de nedeni olan Türk Telekom yönetim kurulunun atanması olayında tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Dünya genelindeki gelişmeler dikkate alındığında hedef, KİT lerde etkinlik ve güvenirliğin sağlanması ve bunun için de politik bir organ yerine iş adamı gibi basiretli davranan bir yönetim yapısı ve mantığının yerleşmesidir. Su üretimi, dağıtımı ve arıtması işiyle uğraşan bir kamu işletmesi ile ilgili sonuçlardan; 1) iyi bir yönetim kadrosu; orta yönetimde iyi, profesyonel ve istikrarlı bir idari yapı, 2) maliyetleri karşılayabilen tarife yapısıyla güçlü bir mali yapı, 3) kullanıcı ve tüketiciyle iyi ilişkiler, 4) bazı durumlarda özel sektöre (işletme ve bakım, özel sermaye, iyi bir maliyet muhasebesi sisteminin kurulması

6 gibi) sözleşme ile iş devri imkanı sağlanması ve devletin, yönetimin ve/veya yönetim kurulunun rollerinin açık olarak belirlenmesi, hallerinde kamu işletmesinin özel bir yönetimin sağlayabildiği başarıya yakın bir performans gösterebileceği, anlaşılmaktadır. C- HİZMET SÖZLEŞMESİ Altyapı sektöründe bazı özel hizmetler özel şirketlere sözleşme ile verilebilmektedir. Bunlara örnek olarak, biletleme-faturalama, temizlik, kurumlar ve araçlara (trenlere ve uçaklara) yemek servisi sağlanması, tarife ve metre okunması, su ve elektrik faturalarının hesaplanması ve tahsil edilmesi, devlet karayollarının veya cadde ve sokakların temizlenmesi ve karların kürenmesi, kamu kurumlarında temizlik ve diğer ikincil işlerin yürütülmesi, verilebilmektedir. Bu uygulamada kamu kurumu veya işletmesi işletme ve bakım gibi temel fonksiyonlar açısından sorumluluğunu sürdürmekte ve ticari riskin tamamını üzerinde taşımaktadır. Kurum, sabit yatırımları finanse etmekte ve işletme sermayesini karşılamaktadır. Sözleşme ile iş verilen özel işletmeye (müteahhit) ödeme; zaman, birim başına, sabit ücret, maliyet artı gibi fiziki göstergeler dikkate alınarak yapılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, gönderilen su faturası başına 1 YTL gibi. Hizmet sözleşmeleri uygulama itibariyle genel olarak beş yıldan az bir dönem için yapılmaktadır. D- İŞLETME VE BAKIM SÖZLEŞMESİ VEYA KİRALAMA (LEASE) Bu modelde, özel bir şirket bir yönetim anlaşması ile kamunun sahip olduğu bir tesisi işletmek ve idame ettirmek (faaliyetin sürmesi için gerekli bakım ve diğer masrafları yapmak) yükümlülüğü altına girmektedir. Hizmet sözleşmesi modeline sistem olarak benzemekte ise de, bu modelde özel şirket, işletme ve bakımla ilgili sorumluluğu üzerine almakta, günlük operasyonların gerektirdiği bütün kararları almakta, ancak sermaye ile ilgili herhangi bir risk altına girmemektedir. Hedefin daha fazla etkinlik ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi olduğu bu model, daha ziyade şehir suyu temini, atık su arıtma gibi kamu hizmetleri için kullanılmaktadır. Modelin uygulanmasında kamuya ait olan tesis özel işleticiye kiralanmakta, bu kiralanma karşılığında özel şirket kamuya bir kira ücreti ödenmekte ve tesisi kiralayan şirket ise bu hizmeti karşılığında hizmetten faydalananlardan kullanma ücreti talep etmektedir. Bu uygulamanın Fransızca çok kullanılan tabiri ise affirmage olarak bilinmektedir. D- KOOPERATİF SİSTEMİNİN KULLANIMI En genel anlamda kooperatif, kâr amacı gütmeyen ve gönüllü bir dayanışma kurumu olup, hizmetin sunumundan sorumlu olmaktadır. ABD, Kanada ve Finlandiya da, kooperatiflerin yerel telefon sisteminin yaygınlaştırılmasında merkezi sisteme büyük bir katkıda bulunarak hizmetin ülke çapında gelişmesini, sağladıklarını görmekteyiz. Kenya, Hindistan, Çin Halk Cumhuriyeti ve birçok gelişmekte olan ülkede ise su kullanıcı kooperatiflerinin sulama yönetimi konusunda merkezi idareden yetki alarak yerel sulama sistemlerini başarıyla tamamladıklarına tanık olmaktayız. Merkezi yönetimin başarısız kaldığı bu alandaki boşluğu dolduran su kullanıcı kooperatifleri, kendi yerel gönüllü işgücü ve gönüllü katkı payları ile sulama kanalları, küçük sulama barajları ve su dağıtım şebekelerini başarılı bir şekilde işletebilmektedirler. Bu uygulamaya ülkemizde geleneksel olarak imece olarak adlandırılan ve özellikle köy ve köy birlikleri ile kooperatif birliklerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri sistemi vermek mümkündür. Bu sistem, özelleştirmenin toplumsal dayanışmanın varolduğu ilk çağlardan beri varolan bir mantığın uzantısı olduğunu göstermektedir. İnsanlar sosyolojik olarak devlet kurumunun varlığından çok önce sosyal dayanışma ile ortak ihtiyaçlarını bu modelle başarılı bir şekilde gerçekleştirmişlerdir. Sosyalist toplumlarda solhoz veya kolhoz adı altında uygulama imkanı bulan kooperatif işbirliği, bir anlamda sosyalist ideolojinin de kamusal mülkiyet konusunda bir istisnasını oluşturmuştur. Bu model, daha sonraları eski Sovyetler Birliği nden İsrail e göçedenler tarafından Kibutz adı altında bu ülkede de yarı sosyalist yarı kapitalist karma bir mantıkla, yeni bir kooperatif sistem olarak uygulanmaya başlanmıştır. E- KİRALA YAP İŞLET (LBO) Bu modelde, özel girişimci kendi imkanları ile kamu otoritesi ile uzun süreli bir kiralama sözleşmesi yaparak bir alt yapı yatırımını gerçekleştirmektedir. Yatırımcı olan özel şirket uzun süreli kiralama ile

7 aldığı bu iş karşılığında kamuya bir kira ödemesi yapmakta, bu sözleşmenin gerektirdiği yatırımını gerçekleştirmekte ve yaptığı iş karşılığında almış olduğu hizmet bedelini bu kira ve yatırım bedelinden makul bir edebilecek şekilde belirlemektedir. Yani, altyapıyla ilgili hizmet bedeli, uzun vadeli kira sözleşmesi (artı) yatırım değeri (artı) makul bir kâr oranını içerecek şekilde belirlenmektedir. Bu uygulamanın en büyük avantajı mülkiyetin fiilen kamuda kalmasıdır. Dolayısıyla daha önce kamunun finanse ettiği bir projenin özel sektöre devredilerek yürütülmesinin neden olabileceği hukuki sorunlarla karşılaşma riski ortadan kaldırılmaktadır. Uygulama olarak en iyi örnek New York şehrinin 85 mil kuzeyinde bulunan eski Steward Havaalanıdır. Bu tesis LBO yöntemi ile 99 yıllığına bir İngiliz şirketine verilmiştir. F- YAP DEVRET İŞLET (BTO) Bu modelde özel girişimci, daha sonra işleteceği tesisin finansmanını sağlamakta, inşaatını gerçekleştirmekte ve tesisin tamamlanması sonucunda yasal mülkiyetini ilgili kamu kurumuna devretmektedir. İlgili kamu kurumu da bu devirden sonra tesisi özel girişimciye uzun süreli kiralamaktadır. Modelde özel girişimci bu tesisin yürütülmesi sırasında elde ettiği hizmet bedelleri ve ticari kazancı ile hem kamu kurumuna ödeyeceği kirayı hem de yatırım maliyetini karşılamakta ve makul bir kâr elde etmektedir. Burada da özel şirket tarafından önce inşa edilip, kamuya devirden sonra tekrar özel girişimciye kiralama gibi uzun bir yol takibinden amaç, bir önceki modelde de bahsedilen kamu mülkiyetinde bulunan bir varlığın özel sektöre devri ile ortaya çıkabilecek yasal sorunlardan kaçınmak içindir. Model özellikle Güneydoğu Asya ülkelerinde telekomünikasyon sektöründe uygulama imkanı bulmuştur. G- YAP İŞLET DEVRET (BOT) Devlet tarafından verilen bir imtiyazla (consession) bir altyapı projesini gerçekleştirmekle görevlendirilen özel girişimci, bu projenin finansmanı da dahil, inşaatı, sınırlı süreli sahipliği ve işletmeciliğini uzun bir süre için üstlenir. İmtiyazlı şirket, yapılan yatırımın maliyetini ve makul bir kâr yüzdesini, kullanıcılardan alacağı kullanıcı ücreti ile telafi eder. Dönem sonunda ise, tesis, imtiyazı veren kamu kurumuna iade edilir. Bu model, bir önceki yap transfer işlet modeline benzemekle beraber, uzunca bir dönem süren özel işletme sırasında ortaya çıkabilecek hukuki sorunların yanında, düzenleme ve sorumlulukla ilgili konularda da bir çok engellerin ortaya çıkabileceği, eksiklikler taşımaktadır. Ancak bununla beraber Türkiye de dahil birçok ülkede yaygın bir şekilde uygulama imkanı bulmuştur. Kamu özel işbirliğinde en çok uygulama alanı bulan bir model özelliğini taşıyan bu modelde devlet veya imtiyazı veren kamu kurumu proje üzerinde stratejik bir kontrol gücüne sahip bulunmaktadır. Devlet veya imtiyazı veren kamu kurumu, özel girişimci ile yapılan sözleşmede, şartlara uyulmaması halinde geri alımın şartlarını da kesin ve açık kurallara bağlamaktadırlar. Türkiye de İstanbul Atatürk Havaalanı, Antalya Havaalanı, Birecik Barajı ve birkaç termik santral ve birçok altyapı yatırımı bu model kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bir anlamda Yap İşlet Devret modeli Türkiye de, Hazine tarafından uluslararası kurumlardan sağlanan kredilere dayanan klasik finansman modelinin alternatifi durumundadır. Ülkemizde, daha sonra yaratılan bir model olan Yap İşlet Modeli de bu modelin devret kısmı olmayan bir versiyonu olup, projenin devlete devrine ilişkin bir düzenlemesi olmadığından, imtiyazı alan şirket, devletin koyduğu belirli çerçevenin içinde imtiyazın gerektirdiği haklarını kullanarak operasyonunu sürdürmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin kredi yeterliliğinden kaynaklanan yüksek kredi maliyetleri, bu modelle gerçekleştirilen altyapı hizmetlerinin kullanıcı fiyatına da yansıyarak hizmet fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Maliyetin en yüksek olduğu ilk yıllarda ise fiyat doğal olarak ortalamanın üstünde kalmaktadır. H- EK YATIRIMLA TÜM TESİSİ İŞLET EK YATIRIMA SAHİP OL Bu model, özel girişimcinin mevcut bir kamu yatırımına ilave bir yatırımı yapmayı kabul etmesi karşılığında, ilave yatırım da dahil tüm yatırımın belirli bir süre işletme hakkını alması mantığı, üzerine kurulmuştur. Özel işletici işletme süresince gerek kendi yatırım maliyetini karşılamayı ve gerekse makul bir kâr elde etmeyi hedeflemektedir. İşletme dönemi sonunda özel işletici kamunun yaptığı yatırıma ilave olarak gerçekleştirdiği yatırıma da sözleşmede karar alınmış olması halinde, sahip olabilmektedir. Burada

8 amaç, kamunun yetersiz kaynakları nedeniyle yatırımı yapamaması halinde, alternatif bir yolla işi özel sektör kaynakları ile yaptırması ve özel sektörün tecrübesinden yararlanmasıdır. I- SATIN AL YAP İŞLET (BBO) Mevcut bir kamu tesisi özel bir girişimciye satılmakta, bu tesis girişimci tarafından yenilenmekte ve/veya yeni bir yatırımla kapasitesi artırılmakta ve daha sonra işletilmektedir. Burada işletme süresi sınırsız olmakla beraber işletici devletle yaptığı franchise anlaşması sınırları içinde faaliyetini sürdürmektedir. Yöntem olarak herhangi bir kamu tesisinin özel bir girişimciye devriyle (satış, bağış veya diğer bir yöntemle) benzerlik gösteren bu uygulama, devir sonrasında özel girişimcinin franchise çerçevesinde faaliyet gösterme zorunluluğu nedeniyle öncekinden ayrılmaktadır. Bu modelde, kamu kurumu özel girişimci ile yaptığı franchise anlaşması ile; fiyatlama, pazara giriş, gürültü, emniyet, kalite ve gelecekteki kapasite büyümesi gibi genel kurallara uyum ve stratejik kararların alınmasında müdahalede bulunma hakkını hala elinde tutabilmektedir. Bu modele güzel bir örnek olarak ABD nde Ohio-Franklin de atık su arıtma tesisinin özel girişimciye devri verilebilir. Japonya ve Almanya da özel girişimcilere devletin sahip olduğu telefon sistemleri franchise anlaşması ile devredilerek daha modern, daha etkin ve uluslararası rekabete daha dayanıklı bir model yaratılması, amaçlanmıştır. Arjantin ve Peru da da aynı amaçla yani sistemin ülke çapında genişletilmesi ve ıslahına yönelik olarak özel girişimcilere telefon sistemleri satılmıştır. Önceki durum gözönüne alındığında, Arjantin de telefon sahibi olmak için on yedi sene beklemek zorunda kalındığı gerçeği de unutulmamalıdır. (Benzer süre 1980 li yıllardan önce Türkiye de de geçerliydi. Ülkemizde şehirler arası görüşme normal, acele, yıldırım gibi göreceli ve anlamsız tarifelerle şekillendirilmişti. Bu tarifelerle en iyimser tahminlerle şehirler arası görüşme yapmak için en az yarım saat beklemek zorunda kalınırdı.) İ- YAP SAHİP OL İŞLET (BOO) Bu modelde, özel girişimci, devletin işletme ve fiyatlama konusunda koyduğu kurumsal düzenlemelere uyma yükümlülüğü altında, devletle yaptığı bir franchise sözleşmesi ile sınırsız süreli olarak bir tesisin finansmanını sağlayıp inşaatını tamamladıktan sonra sahipliğini üstlenme ve işletme yükümlülüğü altına girmektedir. Modelin ana prensibi, devletin koyduğu kuralların özel girişimci açısından bağlayıcı olması ve iki taraf arasındaki franchise anlaşmasının süresiz olması nedeniyle de yatırımcının devlet tarafından konulan kısıtlamalara karşı çıkmamasıdır. Sınırsız süreli olarak sağlanan işletme hakkı, yatırımcı açısından çok etkili bir mali teşvik kadar önem arzetmektedir. Modele örnek olarak, ABD Virginya ve Kaliforniya eyaletlerindeki ücretli yollar verilebilir. Çin Halk Cumhuriyetinde de ücretli yol uygulamaları bu model kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Keza Filipinler ve İndonezya da da birçok termik santral bu yöntemle gerçekleştirilmiştir. Güney Doğu Asya da özel limanlar da bu yöntem kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Son olarak, Fransa ve İngiltere arasındaki Manş Tünelinin de bu yöntemle inşaa edilip, işletildiğini söylemek, gerekmektedir. V- MODELLERLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME Yukarda tartışılan modeller karar ve uygulama aşamalarında oldukça zaman isteyen ve karışık yapıları içermektedirler. Modeller, çalışma şekillerine göre devletten açık veya gizli garantiler isteyen hükümler taşıyabilmektedirler. Bunlar arasında; yol ve köprü yapım ve işletimi veya havaalanı ve liman işlerinde trafikteki otomobil sayısı, gelen ve giden uçak ve gemi sayısı, su projeleri için kullanılan su miktarı, diğer projeler için eski dönemler işletme gelirleri, girdi fiyatları ve diğer ekonomik değeri olan bilgilerdir. İmtiyaz gerektiren işlerde (LBO, BTO, BOT, BBO ve BOO gibi işletme modelleri için) imtiyaz süresinin yatırım döneminin itfası için gereken uzunlukta olması gerekmektedir. Bu süre, genelde 30 yıldan fazla olmaktadır. Buna karşılık, kiralama veya işletme ve bakım sözleşmesi olarak da tanımlanan ve devletin yatırımdan dolayı sorumluluğunun devam ettiği modelde, bu süre beş ile onbeş yıl arasında değişebilmektedir.

9 Tanımlanan modeller ve bunların değişik uygulamaları, gerek yeni yatırımların yapılması ve gerekse mevcutların performanslarının artırılması, rehabilitasyonu veya genişletilmesi amacıyla kullanılabilmektedirler. Tablo:1 Altyapının Özelleştirilme Modelleri Altyapı tesisinin durumu Model Açıklama Mevcut tesis Satış Özel girişimci tesisi satın alır, franchise altında işletir ve kullanıcıdan, hizmet karşılığı ücret alır. Kiralama Devlet tesisi özel bir şirkete kiralar, şirket frahchise altında işletir, kullanıcıdan ücret alır. İşletme ve Bakım Özel şirket devlete ait bir tesisin işletmesini sözleşme ile alır, Sözleşmesi işletir, devlet bu şirkete bu hizmet için ödeme yapar. Mevcut tesisin genişleme veya rehabilitasyon için sabit sermaye yatırımına ihtiyacı var Kirala-Yap-İşlet Satınal-Yap-İşlet Özel girişimci devletten tesisi kiralar veya satın alır, imtiyaz olarak işletir, tesis için genişleme yapar veya rehabilitasyonu tamamlar, kullanıcıdan ücret alır ve bu bedelle imtiyaz bedelini yani franchise ücretini öder. Ek Yatırımla Tüm Tesisi İşlet, Ek Yatırıma Sahip Ol Özel girişimci devlete ait bir tesise ilave yatırım yapar. Sadece ilave yatırıma sahip olur, tesisin tamamını işletir, kullanıcılardan ücret alır. Yeni bir tesis Yapılacak Yap-Transfer et-işlet Özel girişimci yeni tesisi finansmanını da bularak yapar, inşaat bitince devlete transfer eder, 20 ile 40 yıl arasında işletir, kullanıcıdan ücret alır. Yap-Sahipol-İşlet- Devret veya Yap- İşlet-Devret Yap-Sahipol- İşlet Yap-Transfer et-işlet le aynı. Farkı tesisin 20 ile 40 yıllık işletme süresi sonunda tesis Devlet e geri veriliyor. Bu anlamda özelleştirme mantığıyla çelişebiliyor. Özel girişimci yeni tesisin finansmanını buluyor, inşa ediyor, sahip oluyor ve işletiyor. Süresiz franchise imkanı ile işlettiği tesis için kullanıcılardan ücret alıyor. Kaynak: Steve STECKLER and Lavinia PAYSON, Infrastructure, in Privatization for New York: Competing for a Better Future, E.S SAVAS, ed., Report of the New York State Advisory Commision on Privatization, 1992, p Yeni bir yatırım ve/veya mevcut bir yatırımın genişletilmesi veya rehabilitasyonu gündeme geldiğinde, projenin nasıl yapılacağı konusunda belirsizliklerin olması ve finansmanı için yeterli mali kaynakların olmadığı durumlarda, kamu-özel işbirliği ön plana çıkmaktadır. Kamu-Özel işbirliği projelerinin yeni ve avantajlı mali kaynaklar yaratabilmeleri, yapım işlerini süratle gerçekleştirmeleri, yenilikçi tasarımlar yaratabilmeleri ve kaliteli işletme yönetimi sunabilmeleri, bu yöntemin alt yapı özelleştirmesinin adeta temel yasası olmasını sağlamıştır. Mevcut tesisin özel girişimciye satışı veya kiralanması halinde, devlet bu tesis için yaptığı maliyeti bir şekilde karşılayabilmekte ve/veya tesisin değerinin artmasını sağlamaktadır. Devlet bu yolla en azından mali imkansızlık nedeniyle gerçekleştiremediği yatırımların, yapılmasının yolunu da açmaktadır. Devlet tarafından sunulan hizmet kalitesinin kötü olması veya işletme maliyetlerinin yüksek olması durumunda ise devlet işletme ve bakım sözleşmesi ile işin devri yöntemini izlemektedir. Yap-Sahipol-İşlet-Devret veya Yap-İşlet-Devret modelleri ise daha ziyade altyapı projeleri için hazır bir model niteliğindedir. Burada devlet, ihtiyaç duyulan bir altyapı hizmetinin gerçekleştirilmesi için uzun süreli bir franchise veya imtiyazı özel sektöre devrederek, işin yapılmasını sağlamakta ve birçok açıdan

10 projenin desteklenmesi için garanti ve teşviklerin verilmesi için uygun yatırım ortamını yatırımcılara sunmaktadır. Proje mali açıdan güçlü bir proje ise o takdirde, kendi finansal kaynaklarını da beraberinde sunmaktadır. Yaratılan borç ve özkaynak yapısıyla işe başlayan özel girişimci, projenin operatif hale gelmesiyle birlikte, hizmeti kullananlardan sağladığı ücret geliri ile borçlarını ödemekte, işletme masraflarını karşılamakta ve kâr elde etmektedir. 20 ile 40 yılın arasında belirlenen imtiyaz süresinin bitmesinden sonra tesis, hiçbir borcu olmaksızın devlete geri verilmekte, devlet de bu tesisi ya kendisi işletmekte ya da başka bir işleticiye devretmek için yeni bir seçim yoluna gitmektedir. Altyapı tesislerinin en büyük özelliği önceden tam olarak tahmin edilemeyen zamanlarda ortaya çıkan sürekli yatırım ihtiyacının olmasıdır. Bazı yatırımların ise, imtiyaz süresinin sonlarında yapılması zorunluluğu ortaya çıkmakta ve yapılan bu son yatırımın yatırımcı tarafından amortisman ayrılmak suretiyle telafisi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle tamamen amortize edilmeyen maddi ve maddi olmayan değerler için yatırımcıya ilave bazı teşviklerin sağlanması gerekebilir. Bir diğer uygulamaya örnek olarak Arjantin de elektrik enerjisi üretimi için 95 süreliğine sağlanan imtiyazı vermek mümkündür. Bu uygulamada, imtiyaz dönemsel olarak ihaleye çıkılmak suretiyle yenilenmektedir. İlk ihale 15 yıl için yapılmakta, daha sonra ise her on yılda bir yenilenmektedir. İlk 15 yıldan sonraki ihalede ilk ihaleyi alan en yüksek fiyatı verirse iş kendisinde kalmaktadır. Yüksek fiyat başka bir girişimci tarafından verilirse, bu bedel devlete değil ilk yatırımcıya ödenmekte ve böylece imtiyaz fiyatı devlet veya düzenleyici otorite yerine piyasa tarafından belirlenmektedir. Tekel görünümünü veren sektörlerde, Yap-Sahipol-İşlet modelinin uygulanması veya işin doğrudan yatırımcıya satış yoluyla devri arasında, özel girişimcinin devletle süresiz bir imtiyaz ilişkisinin içinde olduğu garantisini aldığını söylemek, mümkün bulunmamaktadır. Her ne kadar satış halinde görünüm mülkiyet devri şeklinde olsa dahi, devlet her iki durumda da devrettiği imtiyazı değişik yöntemlerle geri alma hakkına sahip bulunmaktadır. Bunun için de sözleşme ile imtiyaz devri veya sözleşme ile satış yapılırken, sözleşme hükümleri içine bu konuda kendisine adete altın hisse sağlayan özel maddeler koymaktadır ile 1994 tarihleri arasında toplam değeri 665 milyar ABD doları seviyesinde olan 1121 altyapı projesinin kamu- özel işbirliği şeklinde gerçekleştiğini ve bunun yılda ortalama 60 milyar ABD doları seviyesine karşılık geldiğini, göstermektedir. Bu projelerin yaklaşık yarısı yeni yatırım, diğer yarısı ise genişleme, yenileme veya rehabilitasyon yatırımlarından oluşmaktadır. VI- STRATEJİK KONULAR Kamu-Özel işbirliğinin bir model olarak kullanılması birçok stratejik konuyu ön plana getirmektedir. Bunlar, süreçte yer alan değişik tarafların rolleri, rekabet, düzenleme ve denetleme, risk, ihale süreci ve finansman dır. 1- Roller ve Fonksiyonlar: Kamu-Özel işbirliği modelinde değişik tarafların rolleri ve fonksiyonları arasında; hisse sahipliği, sermayenin finansmanı, işletme sermayesinin temini, ek sabit sermaye yatırımlarının yapılması, tesisin bakım ve işletmesi, günlük yönetim yetikisinin kullanımı ve ticari riskin taşınması, yer almaktadır. Bunların dışında yatırımcının yatırımını ne şekilde kompanse edeceği ve yatırım süresi de yaşamsal öneme sahip faktörler arasında bulunmaktadırlar. Projeyi yürütecek olan özel girişimci büyük bir ihtimalle bir şirketler konsorsiyumundan oluşmakta, bu gurubun içinde ise, tasarım mühendisleri, inşaat şirketleri, bankacılar, yatırım bankacıları, hukukçular, işletme uzmanları, kullanılacak araç ve gereçlerin üreticileri, teknoloji sağlayanlar, gayrimenkul ve arazi geliştiren guruplar, mali danışmanlar, pazarlamacılar ve halkla ilişkiler uzmanları gibi danışmanlar da bulunmaktadır. 2- Rekabet: Rekabetin sağlayacağı avantajlar arasında, düşük maliyet, düşük fiyat, daha fazla yenilik, daha çok yatırım ve daha iyi hizmet bulunmaktadır. Ancak, konuya altyapı yatırımları açısından bakıldığında, altyapı yatırımlarının genelde doğal tekeller olduğunu ve sadece ayrıcalıklı olarak sağlanan

11 franchise veya imtiyazların başarılı olabileceğini ve uzun süreli imtiyaz taşıyan bir yatırım için de istikrar ve yüksek karlılığın ön şart olduğunu, görmekteyiz. Bir anlamda Tekel hakkını vermezseniz kimse yatırım yapmaz sözü, bu yatırımlar için sanki gizli bir anahtar gibi kendisini göstermektedir. Ancak, rekabetin sağlayacağı avantajları kullanmak isteyen gelişmekte olan ülkeler içinde bulundukları finansal dar boğazlar nedeniyle de, ekonomilerini yeniden yapılandırma çalışmaları sırasında bu açıdan ciddi zorluklar çekmektedirler. Dolayısıyla, bu alanda rekabet, yatırımın sulama sistemlerinde olduğu gibi aşırı maliyetleri içermesi nedeniyle piyasa içi rekabet yerine, işletmenin alınması sırasında daha uygun fiyat sağlayana bu imtiyazın devrini sağlayan rekabet modelini ön plana çıkarmaktadır. 3- Düzenleme ve Denetleme (Regulation): Herşeyden önce altyapı özelleştirilmesinde imtiyaz, içinde fikri mülkiyet hakları, sözleşme, ihtilaf, ve sorumlulukla ilgili hukuki konularında bulunduğu, sağlam bir kamu uygulama mevzuatına ihtiyaç duymaktadır. Burada uygulamaya konulacak düzenlemeler hem hizmetten faydalananları hem de özel girişimciyi korumaya yönelik olmalıdır. Sözkonusu uygulama kuralları, tarifeyi, performansı, güvenilirliği ve rekabetin derecesi gibi temel prensipleri içermelidir. Uygulama kuralları açık, anlaşılabilir, önceden tahmin edilebilir, önceden belirlenmiş formüllere bağlı otomatik fiyat sistemini içeren, en az raporlamayı sağlayan, verimlilik artışının fiyata olumlu yansımasını sağlayabilecek fiyat sistemine sahip, bir yapıda olmalıdır. Sistemin başarılı olabilmesi için, hizmetten faydalananların sorunlarını iletebilecekleri ve yönetimin aldığı kararlara erişebilecekleri bir halkla ilişkiler biriminin kurulması gerekli görülmektedir. Bu kuralların en iyi uygulandığı ülkeler ABD ve diğer gelişmiş ülkelerdir. Finansman dar boğazı içinde bulunan gelişmekte olan ülkeler ve eski Sosyalist ülkeler ise bu ülkelerin geçirdiği tecrübelerin ışığında kendi yapılarına uygun modellerin uygulamaya geçirilmesi çalışmalarını sürdürmektedirler. Bernard TENENBAUM tarafından yapılan bir çalışmada bu alanda yapılacak düzenlemeler için: - Düzenlemeyi yürütecek bir düzenleyici otorite veya komisyona gerek olup, olmadığı, - Düzenleyici otoritenin kurulması halinde bu otoritenin tek bir sektör için mi yoksa tüm altyapı sektörü için mi yetkilendirileceği, - Hangi faaliyetlerin veya parametrelerin düzenleneceği, - Fiyat ve kalitenin ne şekilde kontrol edileceği ( muhasebe sisteminin denetimi, işletme kayıtlarının incelenmesi, müşterilerle anket veya diğer çalışmalar gibi) - Düzenleyici kurallar nasıl yaratılacak ve uygulanacak, - Kurumun bağımsızlığı için nasıl bir politik ve hukuki tercih kullanılacak; düzenleyici kurum tarife değişikliği gibi önemli bir konuda tam yetkili olacak mı, yoksa bu karar için başka bir idari veya yasama kurumuna başvurmak zorunda mı kalacak, - Düzenleyici kurumu kim denetleyip, raporlayacak; verilen kararlar aleyhine yargıya gitme imkanı olacak mı, - Sorumluluk, düzenleyici kurum ve yetkili devlet kurumu veya kurumları arasında nasıl paylaştırılacak, sorularına cevap bulunmasının gerekli olduğunu ifade etmektedir (). Kamuya bir tesisin kesin satışının yapıldığı veya daha geniş anlamda elden çıkarıldığı özelleştirme modelinde (divestment), resmi bir düzenleme otoritesine ihtiyaç duyulacağı için bu sorular gerçekten büyük önem taşımaktadır. Sözleşme ile kamu hizmetinin yüklenilmesi, leasing yoluyla tesisin işletme hakkının alınması veya imtiyaz ile bir işin yüklenilmesi durumlarında, sözleşme dökümanlarının bizatihi düzenleyici otoritenin yürüteceği fonksiyonları taşıdığı, görülmektedir. Bu dökümanlarda, performans standartları, tarifeler ve tarifelerin ne şekilde ve hangi sıklıkla ayarlanacağına ilişkin hükümler bulunmaktadır.

12 Telekom, ulaştırma ve enerji sektörlerinde fiyat düzenlenmelerinde, geleneksel olarak yatırımın geri dönüş oranı rate of return hesaplaması dikkate alınmaktadır. Bu hesaplamanın doğal sonucu olarak da, aşırı ve gereksiz sabit sermaye yatırımlarının yapıldığı göze çarpmaktadır. Bilindiği üzere maliyet artı cost plus modelinde de özel girişimci açısından bir avartajı olmayacağı için, maliyetlerin düşürülmesi veya verimliliğin artırılması yolunda hiçbir çaba gösterilmemektedir. Bu uygulamaların yerini daha sonra tavan fiyat price cap yöntemi almıştır. Bu modelde, fiyatlar önceden kararlaştırılmış bir formülle yıllar öncesinden belirlenmektedir. Uygulama dönemi sırasında özel girişimci verimlilik artışının yarattığı maliyet avantajından yararlanabilmektedir. Bu durumdan doğal olarak hizmetten yararlananlar da faydalanacaklardır. Çünkü bu formül uygulandığında fiyatlar daha yavaş artacak ve özel girişimci yeni ve avantajlı hizmet alternatifleri sunabileceklerdir. Fiyat ayarlamasına ilişkin bu modelin en büyük dezavantajı ise nisbeten uzun süreli olması ve bu süre içinde imtiyaz sözleşmesini anlamsız ve yetersiz hale dönüştürebilecek önemli değişikliklerin olabilmesidir. Modelin bu olumsuz özelliğinden dolayı da bu yöntemi uygulayan özel girişimciler genellikle yatırım maliyetlerini şişirmekte ve sözleşmede taraf olan kamu kuruluşunun bu konuda belirsizliğin yaratabileceği riskleri karşılayabilecek bir maliyet artışı karşısında olumsuz bir tavır almaması ve hatta bu durumu makul karşılaması nedeniyle de, olduğundan fazla kâr elde etmektedirler. Düzenlemelerin sınırının çizilmemesi, işletme ile ilgili bilgilerin açık ve anlaşılır olmaması ve çok ince ayrıntılara girilmesi, özel girişimcilerin projelere katılma arzusunu kısıtladığından, ilgili mevzuatın yazımı sırasında bu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Aynı durum tavan fiyat fiyatlama modelinde, özel girişimcinin maliyetleri şişirmek suretiyle, belirsizliklerden kaynaklanan zararını kapatma yolundaki gayretlerini de etkileyeceğinden, mevzuatın açık, anlaşılabilir ve sınırları belli bir şekilde düzenlenmesi, yatırımcının tercihini olumlu yönde etkileyecektir.burada yatırımcı açısından bir diğer önemli faktör, devletin verdiği sözleri tutması ve yatırım dönemi süresince uygulama değişikliğine gitmemesidir. Devletin, özel girişimciye teslim ettiği tesisi tekrar kamulaştırma eğiliminin ötesinde girişebileceği her caydırıcı hareket, mevcut yatırımcıyı olumsuz etkilemekle kalmayacak, daha da önemlisi, potansiyel yatırımcıların yatırım tercihlerini de negatif yönde etkileyecektir. Yatırımcının karşılaştığı zorluklara güzel bir örnek, Arjantin de bölgesel bir sulama işini yürüten Fransız şirketinin karşılaştığı zorluklardır. Bu şirket, su bedelini tahsil ederken karşılaştığı zorluklar nedeniyle aylık yaklaşık 2.8 milyon ABD doları zarar etmeye başlayınca, kullanıcıların %80 oranındaki ödememe alışkanlığını ilgili bölge valisine şikayet etmiş; bu başvurusu karşılığında devletin halkı ödememeye davet eden tutumunu görünce de işi bırakmaya karar vermiştir. Ancak, ilginç olan durum ilgili bölge idaresinde Fransız şirketinin 18 ay daha işi yapmaya zorlaması ve sözleşmeyi iptale yanaşmamasıdır. Bu ve benzeri olaylar, yatırımcıların sorunlu ülkeler hakkında genel bir kanaata sahip olmasına neden olmakta ve bu ülkelere yönelik yabancı yatırımlar önemli ölçüde daralmaktadır. Uygulamaya esas olan sistemin başarılı olması için tarafsız bir düzenleyici kurumun kurulması durumunda, bu kurumun kimin tarafından denetleneceği ve/veya hangi kamu idaresi ile organik ilişki içinde olacağı, önem kazanmaktadır. Kurumun bir an için tarafsız bir organ veya mekanizma tarafından atanıp, denetlendiği varsayılsa bile, değişik bir baskı gurubunun etkisi altına girmesi halinde, kararlarında tarafsız olamadığı görülmekte; bu durum da, beklenenin gerçekleşmemesine ve hatta devletin hakim olduğu düzenlemelerin bile aranır hale gelmesine, yol açmaktadır. Türkiye örneği dikkate alındığında: sektörel olarak kurulan bağımsız düzenleme ve denetleme kurumlarının çoğunlukla bakanlar kurulu kararıyla atanan üyelerden oluştuğu; seçilebilirlik kriterlerini yine çoğunlukla, ilgili kurum veya sivil toplum örgütü yerine doğrudan devletin belirlediği ve adayların doğrudan devlet tarafından saptandığı; kurumların bütçeleri dahil, maaş ve özlük haklarının kısıtlamalar altında olduğu ve karar mekanizması açısından görünürde bir bağımsızlık olduğu, gözlemlenmektedir. Bu durumun en büyük nedeni ise bağımsız kurum mantığının daha ziyade Anglo-Sakson geleneğinden kaynaklanması ve Kıta Avrupası hukuk sistemine uygun Türk idari yapısı ve sistemi ile uyum sağlayamamasıdır.

13 4- Riskler, Ödüller ve Sorumluluklar: Altyapı özelleştirmesi kamu ve özel ortaklar arasında paylaşılması gereken önemli riskleri içermektedir. Bu risklerle birlikte gelen ödül ve sorumluluklar da aynı şekilde paylaşılmak durumundadır. Projenin toplam maliyetinin en aza indirilmesi için, riskler hangi ortak tarafından en iyi şekilde çözülecekse, o ortak riskin çözümü için görevlendirilmelidir. Bu çözümler, sözleşme dökümanlarında en ayrıntılı bir şekilde yer almalı, bu şekilde ilerde çıkması muhtemel sorunlar önceden kestirilerek önemli bir maliyet avantajı yakalanmaktadır. Böyle bir düzenleme, gerek tarifelerin sürpriz bir şekilde artmasını engelleyerek hizmetten yararlanana avantaj sağlayacak, gerekse özel girişimcinin işin karlılığı konusundaki tereddütlerini ortadan kaldıracaktır. Burada riskleri üç ana gurupta toplamak mümkündür. Bunlar; ticari risk, finansal risk ve siyasi risktir. Ticari Risk: Beklenmeyen maliyetler (Cost-overrun risk) olarak da tanımlayacağımız risk, çeşitli sebeplerle inşaatın gecikmesi, tasarımdaki değişimleri, yatırım yapılacak alanlarda sonradan öğrenilen sorunlu konular (inşaatın sit alanı içinde kalması veya tarihi eserlerle karşılaşılması gibi), bazı izinlerin alınmasındaki gecikmeler(yabancı sermaye yatırım izni, teşvik belgesi veya çveresel etki değerlendirme raporu gibi) ve diğer beklenilmeyen veya sonradan ortaya çıkan sorunları içermektedir. Çoğu zaman bu sorunlar yatırımın maliyetinde ortaya çıkan artışlar nedeniyle, yatırım kararının ertelenmesine, hatta yatırımdan vazgeçilmesine de yol açabilmektedirler. İşletme riski ise genelde özel girişimci üzerinde kalan ve işletme maliyetlerinin beklenenin üzerinde ortaya çıkmasıyla anlaşılan bir risk türüdür. Buna örnek olarak grev ve lokavtı vermek mümkündür. Ancak yine de, özel girişimci özelleştirme öncesinde alacağı tedbirlerle işin kendisine devrinden sonra ihtiyaç duyulmayan ve işinden olabilecek işçilere işten ayrılma tazminatı ve diğer ödemelerin yapılmasını sağlayarak bu sorunu çözebilmektedir. Gelir riski ise, beklenen gelir seviyesinin işletme sürecinde yakalanamamasıdır. Burada en büyük sorun, hizmetten faydalanması beklenen kullanıcı talebinin beklenenin altında kalması veya tarifenin düşük tutulması dolayısıyla, gelirin beklenen seviyeye ulaşamamasıdır. Bu riskin ortaya çıkmaması için çoğu zaman devlet, belirli bir tarifeden en az seviyede bir hizmet alımını garanti etmektedir. İstanbul Atatürk Hava Limanı ve Antalya Hava Limanlarınin Yap-İşlet-Devret modeli ile ihalesinde devlet özel girişimciye yıllık en az müşteri garantisini vermiştir. Yani herhangi bir nedenle (savaş, ayaklanma ve diğer nedenler) hava alanı kullanımı beklenenin altına düşerse, devlet en az tutarın altında kalan bedeli fark olarak ödemeyi sözleşmede taahhüt etmektedir. Bu riskin ortadan kalkması için, devlet özel girişimciye sözleşme süresince, verilen işe rakip yeni bir tesis kurarak benzer bir operasyonu yapmayacağına ilişkin olarak da garanti vermektedir. Bazen özel girişimci müşterisi durumunda olan kamu kurumlarından da tahsilat yapmakta güçlük çekmektedir. Bu duruma en güzel örnek Rusya Federasyonunda yaşanmıştır. Yeni özelleştirilen bir termik santral, faturasını ödemeyen askeri birliğin elektriğini kestiğinde, askeri üssün kumandanı tanklarına her an ateş edebilir pozisyonu aldırarak termik santrale göndermiş ve elektriğin tekrar verilmesini sağlamıştır. Finansal Risk: Bu risk, borcun geri ödenme garantisi riski (Debt-service coverage risk) ile kur riskinden (Exchange rate risk ) oluşmaktadır. Borcun geri ödenme garantisi riski, işletme gelirlerinin proje finansmanı amacıyla alınan borç anapara ve faiz ödemelerini karşılayamaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu riski tek başına özel girişimci yüklenebileceği gibi, devlet borcun bir kısmını karşılama garantisi de verebilmektedir. Kur riskinde ise yerli para cinsinden alınan işletme gelirlerinin istenilen veya beklenen kurdan yabancı para cinsine çevrilememesidir. Burada sorun yerli paranın sürekli değer kaybetmesinden veya devletin kuru isteyerek düşük tutma gayretinden kaynaklanmaktadır. Bu durum gelirlerin değerinin düşmesine yol açmaktadır. Bu sorunun çözümünde özel girişimci riski tek başına taşıyabileceği gibi, devlet de kuru belirli bir paritede sabitleyerek riski ortadan kaldırabilmektedir. Siyasi Risk: Bu riskin içinde; tarife düzenleme riski (rate regulation risk), kamulaştırma riski (expropriation risk), gelirin transfer edilememesi riski (repatriation risk), anlaşmazlığın çözülememesi riski (dispute resolution risk) yer almaktadır. Tarife düzenleme riskinde devlet veya düzenleyici otorite, işletmenin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için gerekli tarife artışlarını yapmamakta ve hatta tarifenin düşürülmesine çalışmaktadır. Bu riskin kalkması için tarifenin devlet tarafından düzenlenmesi yerine otomatik artış mekanizmasının kurulması

14 gerekmektedir. Kamulaştırma riskinde ise, devlet yatırımı yeniden devletleştirmekte veya yüksek vergiler koyarak özel girişimcinin zarar görmesine neden olmaktadır. Genelde devlet kamulaştırma sırasında gereken değerin çok altında bir ödeme yapma eğilimine girmektedir. Böyle bir riskin üstesinden gelinmesi için de uluslararası tahkime ilişkin hükümler sözleşmelere konularak, yatırımcıların bulundukları ülke ile ilgili sorunlarını uluslararası tahkim organlarında daha güvenli bir şekilde çözmeleri sağlanmaktadır. Gelirin transfer edilememesi riskinde ise özel girişimci işletme faaliyet gelirlerini istediği bir ülkeye transfer edememektedir. Bu sorunun çözümü içinde Dünya Bankasına bağlı Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) gibi kurumlarla önceden sigorta anlaşması yapılarak, yatırım garanti altına alınmaktadır. Anlaşmazlığın çözülememesi riskinin üstesinden gelmek için, devlet ve özel girişimci arasındaki sorun, yerel mahkemeler yerine üçüncü bir ülkede ve genelde bir tahkim merkezinde çözülecek şekilde, sözleşmeye hükümler konulmaktadır. Bu sorunun çözümü sadece bir sözleşme maddesi ile gerçekleşememktedir. Yatırım çekmek isteyen ülkeler, genelde diğer ülkelerle yaptıkları Yatırımların Korunması için Karşılıklı İşbirliği Anlaşmaları na uluslararası tahkime imkan sağlayan hükümler koymakta, bazen daha da ileri giderek bu konuyu Anayasalarında güvence altına almaktadırlar. Türkiye de bu konuda önceleri sadece ikili anlaşmalarla yatırımcıların haklarını korumaya çalışmış ancak bunun yeterli olmaması nedeniyle Anayasa da gereken düzenlemeleri yaparak her iki korunmayı da yatırımcılara sunmaya başlamıştır. Türkiye ayrıca MIGA ya da taraf ülke konumunda olup, bu açıdan da yatırımcılara güvence sunmaktadır. Diğer Riskler: Diğer riskler arasında; teknoloji riski (technology risk), çevre riski (environmental risk) ve mücbir sebep (force majeure risk) yer almaktadır. Teknoloji riski, yeni kullanılmaya başlanan teknolojinin yarattığı beklenilmeyen sorunlardır. Çevre riski, işletme devletin elinde iken devletin ciddiye almadığı, ancak özelleştirme sonrası düzeltilmesi için özel girişimciye baskı yaptığı ve ilave maliyet gerektiren yatırımlara yol açan risklerdir. Mücbir sebep gerek devletin gerekse özel sektörün kontrolü dışında gelişen, sel, savaş ve ayaklanma gibi hadiseler olup, özel girişimcinin karlılığını çok olumsuz bir şekilde etkileyen risk türüdür. Bu riske karşı özel girişimci özel veya devlet sigorta ve garantileri ile korunmaktadır. 5- İhale Yöntemi: Özel girişimcinin seçiminde üç değişik yöntem uygulanmaktadır. Bunlar, ilan yoluyla ihaleye çıkılması, değişik isteklilerden teklif alınması ve üç aşamalı ihale yöntemidir. İlan yoluyla ihaleye çıkılması yöntemine başvuran kamu kurumu, özel girişimcileri bir ilanla teklif vermeye çağırır, teklifleri değerlendirir ve en ucuz teklifi verene işi verir. Bu yöntemin en kötü tarafı ihale dökümanlarının çok ayrıntı gerektirmesi ve bu kadar ayrıntılı bir dökümanın düzenlenmesi sırasında hata yapma riskinin çok fazla olmasıdır. Diğer bir husus da, seçimin fiyat üzerine odaklanması nedeniyle, bazen çok avantajlı bir teklifin, teklifte yer alan fiyatın seçilen teklife göre biraz pahalı olması nedeniyle reddedilebilmesidir. Değişik isteklilerden teklif alınması yönteminde ise, kamu kurumu, teklif vermeleri için belirli sayıda özel girişimciye çağrıda bulunur. Daha sonra gelen teklifleri değerlendirir ve en iyi teklifi verene işi verir. En iyi teklifin e ucuz teklif olması şart değildir. Bu yöntem en iyi teklifin değerlendirilmesinde daha başarılı olmasına rağmen, sınırlı sayıda girişimciden teklif alınması ve daha başından subjektif değerlerin etkili olabildiği bir görünüm arzetmesi nedeniyle yolsuzluğa açık bir ihale modelidir. Üç aşamalı ihale yönteminde kamu kurumu önce ihaleye katılabilecek şirketlerin sahip olması gereken koşulları (prequalification) ilan etmektedir. Bu şekilde belirli bir tecrübeye ve iş hacmine sahip girişimcilerin ihaleye katılması sağlanmaktadır. İkinci aşamada ise nitelikleri uygun bulunan isteklilerden teknik ve ekonomik tekliflerini ayrı zarflarda vermeleri istenir. Teknik yetersizlikleri nedeniyle elenen girişimcilerden sonra kalan firmaların ekonomik teklifleri incelemeye alınır. Sonuç olarak hem teknik hem de ekonomik teklifi en iyi olan şirkete iş verilir. 6- Proje finansmanı: Altyapı yatırımları özel, kamu veya karma yöntemlerle finanse edilebilmektedir. Finansmanın kamu kaynaklı olması halinde maliyet açısından ciddi avantajlar yakalanabilmektedir. Bu avantajların en önemlisi kamu fonlarının vergi dışı olması olup, sonunda maliyet vergi verenin sırtına

15 yüklenmektedir. Kamu fonları ve kaynağı daha ziyade ticari yönü fazla olmayan projeler için avantajlı olmaktadırlar. Uluslararası kredi kurumları genelde bu mahiyetteki kamu projelerini desteklemektedirler. Özel fonlama veya özel finansman modelinde ise özel girişimci proje karşılığında sağladığı fonlarla yatırımı gerçekleştirmekte ve işletme döneminde yaratılan gelir ile borç ana para ve faizini ödemektedir. Özel finansman modelin içinde sayısız seçenekler bulunmaktadır. Üçüncü model ise karma yöntemdir. Bu yöntemin de içinde sayısız seçenekler bulunmaktadır. Ama bununla birlikte karma modelin uygulanmasında idari, yasal ve siyasi engeller bulunmaktadır. Kamu-özel işbirliği projelerinin başarısı hazırlanacak olan mali fizibilite çalışmasının tarafsız ve bağımsız olarak hazırlanmasına bağlıdır. Başarılı bir proje için inşaat harcamalarını karşılayabilecek yeterli sermayenin varlığı ve işletme maliyetlerini karşılayabilecek yeterli gelir yapısının bulunması gerekmektedir. Kârlılığın yatırımcıyı cezbedecek boyutta olması ise, işin en önemli tarafını oluşturmaktadır. Sermayenin maliyeti: Projenin fizibilitesi, bulunan finansmanın (özkaynak artı yabancı kaynak) uygulama dönemine ne kadar uyduğuna bağlı bulunmaktadır. Finansmanın kamu kaynaklı olması halinde bunlar; vergiden istisna bonolar, vergilenebilen bonolar, gelire iştirak bonoları ve bağışlardan oluşmaktadır. Özel finansmanda ise yüzlerce seçenekli borç ve hisse senetleri ve uzun vadeli kredilerin yanında satıcı ve müteahhit kredileri de yer almaktadır. Kamu, özel veya karma finansman yöntemlerinin hepsinde, devlet proje maliyetinin düşürülmesi amacıyla emlak vergileri, satış ve gelir vergilerinde indirimler yapmakta, bedelsiz arsa tahsisi yapmakta, planlama ve izin aşamalarında bedelsiz danışmanlık hizmeti vermekte ve yatırımcıya gerekli güveni sağlayacak uluslararası tahkim ve diğer devletlerarası uygulamaları gerektiren konularda istenilen düzenlemeleri yapmaktadır. Bu düzenlemelerin yapılması, yatırımcının yanında projeyi finanse eden kreditörlerin de ön şartları arasında bulunmaktadır. Gelir Kaynakları: Proje uygulama aşamasına geçtikten sonra çok sayıda gelir kaynağı ortaya çıkmaktadır. Bunlar; (1) Hizmetten yararlananlardan alınan ücretlerdir. Yol veya köprüden geçiş ücreti alınması, kullanılan su bedeli, atık su bedeli, katı atıkların alınma bedeli, telefon ve elektrik kullanımı karşılığında alınan ücretler bu gelirlere örnek olarak verilebilir. (2) Devlet tarafından sağlanan sübvansiyonlar ve diğer devlet yardımları bir diğer proje geliridir. (3) Bazı özel amaçlı vergiler. Bu vergiler genelde dolaylı vergiler olup, tüketimden alınmaktadırlar. Bu vergilere örnek olarak karayollarının bakımında kullanılmak üzere akaryakıttan alınan vergileri vermek mümkündür. (4) Değer artışın yarattığı ilave vergi. Proje dolayısıyla emlak değerlerinin yükselmesi ve bu gelişme nedeniyle emlak ve diğer mülke bağlı vergi gelirlerinin artmasıdır. Emlak ve diğer mülk gelirleri dışında da proje nedeniyle ortalya çıkan potansiyel vergi artışı azımsanmayacak boyutlara ulaşmaktadır. (5) Projenin yan faaliyet alanları yaratması nedeniyle ortaya çıkan ek gelirler. Bu duruma örnek olarak, karayolu ve demiryolu yan şeritlerinin telekomünikasyon altyapısı için kiralanması verilebilir. (6) Projenin genel faaliyet konusu dışında da gelir getirdiğinin anlaşılması üzerine ortaya çıkan yeni gelir kaynakları. Bu duruma örnek olarak, havaalanı işletmek üzere imtiyaz alan bir şirketin kendi ana işletme konusuna ilave olarak havaalanı içindeki duty-free mağazaları ve diğer alışveriş merkezlerini ve otoparkları işleterek yarattığı ek gelir, verilebilir. * Bu makale, ilk olarak Yaklaşım Dergisi nde yayımlanmış olup, Sn. Enver GÜNEY tarafından Hazine Uzmanları Derneği web sitesinde (http://www.hazder.org.tr) yayımlanmak üzere yeniden hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz. ** YMM, Yabancı Sermaye ve Serbest Bölgeler eski Genel Müdürü, Atılım Üniversitesi Öğretim Görevlisi (1) Bernard TENENBAUM, The Real of Power Sector Regulation, Public Policy for the Private Sector (Washington, DC: World Bank, June 1996),

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ Genellikle profesyoneller tarafından oluşturulan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı sistemi genç, dinamik, hızlı büyüme ve yüksek karlılık potansiyeli olan

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 3996 Kabul Tarihi: 08/06/1994 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih : 13/06/1994 Yayımlandığı Resmi

Detaylı

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Misyon ve Vizyonumuz Müşterilerine en yüksek standartlarda kişisel hizmetler sağlamaya adanmış profesyonel kadro ile küresel bir iş ağı oluşturmaktır. Türkiye nin, yakın gelecekte AB ile üyeliğe varabilecek

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008 MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008 MAHALLİ İDARELERİN FİNANSMANI İÇERİK 1. BORÇLANMA NEDENİ 2. BORÇLANMA ÇEŞİTLERİ VE KAYNAKLARI 3. KREDİ HACMİ VE VAKIFBANK UYGULAMASI 4. YURT DIŞI FARKLI UYGULAMALAR

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

İşletmenin Fonksiyonları. İşletmenin Fonksiyonları Finansman Fonksiyonu. Finansman Kavramı. Finansman Kavramı. Finansman İnsan Kaynakları.

İşletmenin Fonksiyonları. İşletmenin Fonksiyonları Finansman Fonksiyonu. Finansman Kavramı. Finansman Kavramı. Finansman İnsan Kaynakları. İşletmenin Fonksiyonları Finansman Fonksiyonu Yrd. Doç.. Dr. M. Volkan TÜRKERT Üretim İşletmenin Fonksiyonları Pazarlama Yönetim Lojistik Finansman İnsan Kaynakları Halkla İlişkiler Muhasebe Ar-Ge 1 2

Detaylı

Başlıca Hizmetleri. yenilenebilir Enerji alanında. prowind Alternatif Enerji Şirketi`nin 1 / 5

Başlıca Hizmetleri. yenilenebilir Enerji alanında. prowind Alternatif Enerji Şirketi`nin 1 / 5 1 / 5 prowind Alternatif Enerji Şirketi`nin yenilenebilir Enerji alanında Başlıca Hizmetleri 2 / 5 prowind Alternatif Enerji Şirketi nde görev yapan kilit mevkiideki personeli, doksanlı yılların ortalarından

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURUMLARI VE ARAÇLARININ KULLANIMI YOLUYLA KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ FİNANSMANI

SERMAYE PİYASASI KURUMLARI VE ARAÇLARININ KULLANIMI YOLUYLA KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ FİNANSMANI SERMAYE PİYASASI KURUMLARI VE ARAÇLARININ KULLANIMI YOLUYLA KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ FİNANSMANI Bekir Cumurcu GYODER Başkan Yardımcısı ALTYAPI YATIRIMLARINDA GLOBAL DARBOĞAZ Ekonomik büyüme sonucu yeni

Detaylı

ÖZELLEŞTİRME UYGULAMALARI ve ALTYAPI YATIRIMLARININ FİNANSMANI: ALTERNATİF YATIRIM FON VE ORTAKLIKLARI İLE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

ÖZELLEŞTİRME UYGULAMALARI ve ALTYAPI YATIRIMLARININ FİNANSMANI: ALTERNATİF YATIRIM FON VE ORTAKLIKLARI İLE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI ÖZELLEŞTİRME UYGULAMALARI ve ALTYAPI YATIRIMLARININ FİNANSMANI: ALTERNATİF YATIRIM FON VE ORTAKLIKLARI İLE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI KONULU ÇALIŞTAY AÇILIŞ KONUŞMASI Dr. Vahdettin ERTAŞ SPK Başkanı

Detaylı

Ön Değerlendirme Raporu 16/04/2010. halka arz

Ön Değerlendirme Raporu 16/04/2010. halka arz Ön Değerlendirme Raporu 16/04/2010 halka arz 1 Özet Bilgiler HALKA ARZ VE ORTAKLIK YAPISI Afken Holding in altyapı yatırımları konularında uzmanlaşmış tecrübesi 1976 yılına dayanmaktadır. Günümüzde ana

Detaylı

MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FAALİYET RAPORU

MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FAALİYET RAPORU MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FAALİYET RAPORU MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FALİYET RAPORU 2004 Yılında Belediyemiz birimleri günü geçmiş birbirinden bağımsız bilgisayar teknolojisiyle hizmetini

Detaylı

İyi Yerel Yönetim Kamu İdaresi Uygulamaları

İyi Yerel Yönetim Kamu İdaresi Uygulamaları Muhasebe, Bilançolar ve Finansal Raporlama Mahalli İdarelerin Mali Yönetim Forumu Ankara, Türkiye 23 Mayıs 2008 Michael G. Schaeffer 5/28/2008 1 İyi Yerel Yönetim Kamu İdaresi Uygulamaları Performans izlemesi

Detaylı

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ATIKSU ALTYAPI VE EVSEL KATI ATIK BERTARAF TESİSLERİ TARİFELERİNİN BELİRLENMESİNDE UYULACAK USUL VE ESASLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK DEMET ERDOĞAN Çevre ve Şehircilik Uzmanı Kapsam

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin Türkiye Enerji Piyasasına Etkileri i 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin son kullanıcılara yararları somutları çeşitli sektörlerde kanıtlanmıştır Telekom Havayolu Liberalleşme öncesi > Genellikle

Detaylı

GES Yatırımlarında Finansman

GES Yatırımlarında Finansman GES Yatırımlarında Finansman Enerji Sektörü ne Kısa Bir Bakış Son yıllarda Türkiye yüksek büyüme oranı ile dünyada en hızlı büyüyen ülkelerden biri olarak dikkat çekmektedir. 2001 & 2002 yıllarında yaşanan

Detaylı

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 A) ÖRNEK BİR KONUT PROJESİ BAZINDA VERGİ YÜKÜ Aşağıdaki çalışmada, örnek olarak 100 konutluk bir gayrimenkul projesi belirli varsayımlarla ele alınarak,

Detaylı

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN 7387 BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 3996 Kabul Tarihi : 8/6/1994 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/6/1994 Sayı: 21959 Yayımlandığı

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

TEBLİĞ MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 45) KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ UYGULAMALARININ MUHASEBE İŞLEMLERİ

TEBLİĞ MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 45) KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ UYGULAMALARININ MUHASEBE İŞLEMLERİ 8 Temmuz 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29410 Maliye Bakanlığından: TEBLİĞ MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 45) KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ UYGULAMALARININ MUHASEBE İŞLEMLERİ Amaç ve kapsam

Detaylı

13013 تيوكلا - ةافص لا 2921 :ب.ص (965) (965) :نوفلت (965) :ص كاف

13013 تيوكلا - ةافص لا 2921 :ب.ص (965) (965) :نوفلت (965) :ص كاف ص.ب: 2921 ال صفاة - الكويت 13013 تلفون: (965) 2999000-2999802 (965) فاك س: (965) 2999891 www.kuwait-fund.org Türkiye ve Kuveyt Devleti Kalkınmada Ortak Kuveyt Fonu nun Türkiye Cumhuriyeti ne Katkıları

Detaylı

ÖMER FARUK BACANLI. DTD Genel Sekreteri 10 Eylül 2015

ÖMER FARUK BACANLI. DTD Genel Sekreteri 10 Eylül 2015 ÖMER FARUK BACANLI DTD Genel Sekreteri 10 Eylül 2015 * DTD hakkında Genel Bilgi, * Ulaştırma Sektör üne Genel Bakış, * Türkiye nin Ulaştırma Sektör ündeki Yeri, * Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi,

Detaylı

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları) Bankalardan sağlanan dövizli kredilerde vergisel maliyetler Melike Kılınç I. Giriş Şirketlerin yurtdışı ithalat ihracat işlemleri, döviz cinsinden pozisyon tutmak istemeleri, nihai ürünlerini ya da hizmetlerini

Detaylı

Tebliğ. İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ Sıra No: 17

Tebliğ. İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ Sıra No: 17 Tebliğ Türkiye Muhasebe Standartları Kurulundan: İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ Sıra No: 17 Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı; ilişkili taraf açıklamalarına

Detaylı

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, doğrudan hizmet ihracatını gerçekleştirmenin yanısıra, mal ve servis ihraç eden birçok sektörün

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

KOÇ HOLDİNG KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞI YEÇEP ve AB Uyum Sürecinde Çevresel Yatırımların Finansmanı Semineri Ankara, 27 Haziran 2012

KOÇ HOLDİNG KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞI YEÇEP ve AB Uyum Sürecinde Çevresel Yatırımların Finansmanı Semineri Ankara, 27 Haziran 2012 KOÇ HOLDİNG KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞI YEÇEP ve AB Uyum Sürecinde Çevresel Yatırımların Finansmanı Semineri Ankara, 27 Haziran 2012 Dr. Yalçın ELİGÜZELOĞLU Su ve Çevre Altyapı Yatırımları Yöneticisi

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA

FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA Öncelik 10.1. 2002 AB düzenleyici çerçevesi için anahtar başlangıç koşullarının kabul edilmesinin ve uygulanmasının tamamlanması 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 10.1.1 1 2002/20/AT

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

KRİZ DÖNEMLERİ İÇİN BİR FIRSAT: MİKRODAN MAKROYA BARTER SİSTEMİ

KRİZ DÖNEMLERİ İÇİN BİR FIRSAT: MİKRODAN MAKROYA BARTER SİSTEMİ KRİZ DÖNEMLERİ İÇİN BİR FIRSAT: MİKRODAN MAKROYA BARTER SİSTEMİ Burcu BİLİR Takas, kuşkusuz insanoğlunun en önemli buluşlarından biri. Elindeki bir malı, ihtiyacı olan başka bir mal ile değiştiren insanoğlu

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA)

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) SERBEST BÖLGE TEŞVİKLERİ Metin TATLI Şubat 2015 SUNUM PLANI I. SERBEST BÖLGENİN TANIMI VE AMACI II. ANTALYA SERBEST BÖLGE III. SERBEST BÖLGELERİMİZİN SUNDUĞU AVANTAJLAR

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMU DIŞINDAKİ KURULUŞLARIN ELEKTRİK ÜRETİMİ, İLETİMİ, DAĞITIMI VE TİCARETİ İLE GÖREVLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMU DIŞINDAKİ KURULUŞLARIN ELEKTRİK ÜRETİMİ, İLETİMİ, DAĞITIMI VE TİCARETİ İLE GÖREVLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN 6545 TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMU DIŞINDAKİ KURULUŞLARIN ELEKTRİK ÜRETİMİ, İLETİMİ, DAĞITIMI VE TİCARETİ İLE GÖREVLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 3096 Kabul Tarihi : 4/12/1984 Yayımlandığı R. Gazete

Detaylı

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ocak 2010 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. MEVCUT DURUM... 4 2.1. Dünya İş Makinaları Pazarı... 4 2.2. Sektörün Türkiye deki Durumu... 4

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Türkiye Muhasebe Standardı (TMS) 24 - İlişkili Taraf Açıklamaları

Türkiye Muhasebe Standardı (TMS) 24 - İlişkili Taraf Açıklamaları Türkiye Muhasebe Standardı (TMS) 24 - İlişkili Taraf Açıklamaları Pınar Güleç, Müdür - Denetim P. 1 TMS 24 ün amacı temel olarak: İşletmenin finansal durumu ile kâr veya zararının, ilişkili tarafların

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

SERİ: X1 NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLNAMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

SERİ: X1 NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLNAMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU LATEK LOJİSTİK HİZMETLERİ A.Ş. 31,03,2010 SERİ: X1 NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLNAMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER 1 1-RAPORUN DÖNEMİ..2 2-DÖNEM İTİBARİYLE YÖNETİM KURULU.2

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

ÇALIK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKET VE BAĞLI ORTAKLIKLARI 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ YILLIK FAALİYET RAPORU

ÇALIK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKET VE BAĞLI ORTAKLIKLARI 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ YILLIK FAALİYET RAPORU ÇALIK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKET VE BAĞLI ORTAKLIKLARI 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ YILLIK FAALİYET RAPORU 1. Şirket Hakkında Genel Bilgiler İş bu rapor ÇALIK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM

Detaylı

İlişkili taraf tanımı ile bu standardın kapsamının ayrıntıları için UMS 24 standardına bakınız.

İlişkili taraf tanımı ile bu standardın kapsamının ayrıntıları için UMS 24 standardına bakınız. UMS 24 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) İlişkili Taraflar İle İlgili Açıklamalar Kontrol listesinin bu kısmı ilişkili taraflar ve söz konusu taraflarla olan işlemlerin

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve EİT Ticaret ve Kalkınma Bankası

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve EİT Ticaret ve Kalkınma Bankası Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve EİT Ticaret ve Kalkınma Bankası Ömer Faruk Baykal* Türkiye, Pakistan, İran tarafından 1985 yılında kurulan Iktisadi İşbirliği Teşkilatı (EİT), üye ülkeler arasında

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

T.C. ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİZAN İNCELEME SONUÇ RAPORU

T.C. ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİZAN İNCELEME SONUÇ RAPORU T.C. ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİZAN İNCELEME SONUÇ RAPORU 2013 1- GENEL OLARAK DEVLET MUHASEBESİ 1 2- ANTALYA BŞB MUHASEBE SİSTEMİ 1 3- ANTALYA BŞB MUHASEBE VERİLERİNİN İNCELEME SONUÇLARI

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

Bakanlığımızca Yürütülen Ar-Ge ve Yenilik Programları

Bakanlığımızca Yürütülen Ar-Ge ve Yenilik Programları T.C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI BİLİM VE TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Bakanlığımızca Yürütülen Ar-Ge ve Yenilik Programları Gülgün ÇELİK Şube Müdürü Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğünce Yürütülen

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI BİRİNCİ BÖLÜM FRANCHISING SİSTEMİNİN TANIMI, KAPSAMI VE ÇEŞİTLERİ 1. FRANCHISING KAVRAMI VE TANIMI... 1 1.1. Franchising Kavramı.. 1 1.2. Franchising Sistemi 2

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md.

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. 8 Ekim 2013 Ajanda 1- Finansal Aktörler: Güncel Durum A- Güncel Durum: Birincil Konut

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

ARA DÖNEM FAALIYET RAPORLARI BEKLENTİLER VE SORUNLAR. Uğur Saçmacıoğlu SPK Uzmanı -

ARA DÖNEM FAALIYET RAPORLARI BEKLENTİLER VE SORUNLAR. Uğur Saçmacıoğlu SPK Uzmanı - ARA DÖNEM FAALIYET RAPORLARI BEKLENTİLER VE SORUNLAR Uğur Saçmacıoğlu SPK Uzmanı - Ara dönem faaliyet raporlarının masaya yatırılması Soru işaretleri: Ara dönem faaliyet raporu neden gerekli? Bu gereklilikler

Detaylı

YENİDEN YAPILANDIRMA SÜRECİNDE KDM FİNANSAL DANIŞMANLIK. Eylül 2014

YENİDEN YAPILANDIRMA SÜRECİNDE KDM FİNANSAL DANIŞMANLIK. Eylül 2014 YENİDEN YAPILANDIRMA SÜRECİNDE KDM FİNANSAL DANIŞMANLIK Eylül 2014 İÇİNDEKİLER Şirketlerin Karşılaşabileceği Finansal Problemler Yeniden Yapılandırma Kavramı ve Yöntemleri Yeniden Yapılandırma Süreci ve

Detaylı

Yerel Yönetim Derecelendirmeleri

Yerel Yönetim Derecelendirmeleri Yerel Yönetim Derecelendirmeleri Dr.A.Botan Berker Fitch Ratings AŞ Genel Müdürü Mayıs 2008 Fitch in Yerel Yönetim Kredi Analizi > Kredi notu nedir? Kredi notu bir kuruluşun mali yükümlülüklerin zamanında

Detaylı

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası Grubu Kuruluşları Dunya Bankası Grubu Uluslararası Imar ve Kalkınma

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

CORPORATE GOVERNANCE

CORPORATE GOVERNANCE 20 Ocak 2004 CORPORATE GOVERNANCE ve TÜRKİYE için fırsatlar Dr.Melsa Ararat İçerik Corporate Governance nedir, neden önemlidir? Dünyanın gündemini neden CG işgal ediyor? Anglo Saxon ülkelerde ve Kıta Avrupasında

Detaylı

Türkiye: Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleştirilmesi

Türkiye: Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleştirilmesi : Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleştirilmesi 1 ANA BULGULAR Ekonomik atılım ile Kişi başına düşen GSYİH 2015 e kadar iki katına çıkarılabilecektir 6 milyon yeni istihdam olanağı yaratılabilecektir

Detaylı

TCMB O/N Faiz Oranları (% ) 70.0% 60.0% 50.0% 40.0% 30.0% 20.0% 10.0% 0.0%

TCMB O/N Faiz Oranları (% ) 70.0% 60.0% 50.0% 40.0% 30.0% 20.0% 10.0% 0.0% GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2006 YILI İLK 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2002 yılında başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde başlayan

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış

Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış Dr. Aytekin Keleş Son yirmi yılda dünya hızla global bir ekonomik yapı haline dönüşmektedir. Her bir ülkenin ekonomisi ve ekonomik değişimleri birçok ülkeyi

Detaylı

www.tunagokdemir.com

www.tunagokdemir.com www.tunagokdemir.com MEVZUATTA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE TÜRK HUKUKUNDA SUKUK Klasik piyasalarda yatırımcıların, ihtiyaç sahiplerine fon aktarımı, genellikle bu aktarımdan bir maddi menfaat

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

Çevresel Altyapı Projelerine Finansman Sağlanmas. lanması

Çevresel Altyapı Projelerine Finansman Sağlanmas. lanması Yerel YönetimlerinY Çevresel Altyapı Projelerine Finansman Sağlanmas lanması - Hazine MüsteM steşarlığının n Rolü Hazine MüsteM steşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel MüdürlM rlüğü İzzet YERDEŞ Şube MüdürüM

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları 13 Aralık 2012 İZMİR Hizmetlerimiz 13 Aralık 2012 İZMİR KOBİ Akademi KOBİ lerin yurtiçi ve uluslararası pazarlardaki karlılıklarını ve rekabet güçlerini artırabilecekleri

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) SERBEST BÖLGE TEŞVİKLERİ. Hasan YÜKSEK Eylül 2012

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) SERBEST BÖLGE TEŞVİKLERİ. Hasan YÜKSEK Eylül 2012 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) SERBEST BÖLGE TEŞVİKLERİ Hasan YÜKSEK Eylül 2012 SUNUM PLANI I. SERBEST BÖLGENİN TANIMI VE AMACI II. ANTALYA SERBEST BÖLGE III. SERBEST BÖLGELERİMİZİN SUNDUĞU AVANTAJLAR

Detaylı

Titre du projet 2014 FİLO BAROMETRE. Türkiye

Titre du projet 2014 FİLO BAROMETRE. Türkiye Titre du projet 2014 FİLO BAROMETRE Türkiye 1 Tüm filo profesyonelleri için uzman platformu: CVO nedir? Filo müdürleri, tedarik uzmanları, üreticiler, leasing şirketleri, reklamcılar, sigortacılar, basın,

Detaylı