BAŞKAN CLINTON IN KONUŞMASI 2 EKİM 2010 PRESIDENT CLINTON S SPEECH 2 OCTOBER 2010

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BAŞKAN CLINTON IN KONUŞMASI 2 EKİM 2010 PRESIDENT CLINTON S SPEECH 2 OCTOBER 2010"

Transkript

1 BAŞKAN CLINTON IN KONUŞMASI 2 EKİM Eski Silahtarağa Elektrik Santralı Kazım Karabekir Cad. No: 2/ Eyüp İstanbul PRESIDENT CLINTON S SPEECH 2 OCTOBER 2010

2 ONURSAL BAŞKAN WILLIAM J. CLINTON HONORARY CHANCELLOR WILLIAM J. CLINTON William J. Clinton Foundation ın kurucusu ve Amerika Birleşik Devleti nin 42. Başkanı Bill Clinton, Laureate International Universities in de Onursal Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bill Clinton, ziyaret ettiği Laureate International Universities ağındaki üniversitelere; sosyal sorumluluk, topluma katılım, gençlik liderliği ve daha kolay erişilebilir bir yükseköğrenimin nasıl sağlanacağı gibi konularda tavsiyelerde bulunur. Laureate International Universities ağının bu temel ilkelerini öğrenciler, öğretim üyeleri ve toplumlarla paylaşır. Clinton, Laureate International Universities in, ABD Başkanlığı sırasında ve şu anda derneği aracılığıyla kendisinin katkıda bulunmayı hedeflediği yenilik getirme, sosyal sorumluluk, toplumun tüm ögelerinin birbiriyle bağlantılı olma ilkelerini benimsediğini ifade etmektedir. Laureate International Universities ağına bağlı olan okulların kampüslerine yaptığı ziyaretlerde, Laureate in yerel düzlemde yaptığı katkıları gördüğünü, bu sebeple 2010 yılında Onursal Başkanlık görevini kabul etmekten onur duyduğunu söylemektedir yılında kurulan Clinton Küresel İnisiyatifi Üniversitesi platformu, her yıl öğrencilerin, ulusal gençlik örgütlerinin, uzmanların ve ünlü isimlerin küresel sorunları tartıştığı düzenlediği toplantılar düzenlemektedir. Her sene düzenlenen bu toplantılara, 2011 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi Cem Demirayak da Laureate International Universities bursu ile katılmıştır. Toplantıda; iklim değişimi, eğitim, yoksulluk, sağlık, insan hakları ve barış konulu paneller düzenlenmiş; bu konularla ilgili proje taslakları hazırlanmıştır akademik yılında, Bill Clinton, BİLGİ nin Santral Kampüsü nde bir konferans vermiştir. Başkan Clinton, aralarında BİLGİ öğrencileri, mezunları ve akademisyenlerinin yanı sıra eğitim, siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin yer aldığı yaklaşık 700 davetliye seslenmiştir. Clinton, konferans dahilinde, küresel meselelerin yanı sıra Türkiye nin ekonomik ve sosyal gelişiminden bahsetmiş; toplumlararası sosyal sorumluluğun sadece o toplumlara değil, tüm dünyaya katkıda bulunacağını belirtmiştir. Bu gelişimin ancak sosyal girişimciliği gelişmiş gençler tarafından sağlanabileceğini, Laureate International Universities ağının amaçlarından birinin de böyle öğrenciler yetiştirmek olduğunu söylemiştir. İstanbul Bilgi Üniversitesi de, bu doğrultuda, International Youth Foundation-IYF (Uluslararası Gençlik Vakfı), Sylvan/Laureate Foundation (Sylvan/Laureate Vakfı) ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) işbirliğinde hayata geçirdiği BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri ile toplumda farkındalığı artırmayı ve dünyayı daha yaşanabilir hale getirmeyi hedeflemektedir. İstanbul Bilgi Üniversitesi nin yürüttüğü BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri nde geçen yıl finale kalan on genç sosyal girişimci, geçtiğimiz aylarda ödüllerini aldılar. Founder of the William J. Clinton Foundation and 42nd President of the United States, Bill Clinton is the Honorary Chancellor of Laureate International Universities network. Clinton advises the Laureate group of universities in areas such as social responsibility, youth leadership and increasing access to higher education during his appearances at Laureate university campuses. He shares these basic principles of the Laureate International Universities network with students, academics and communities. Clinton states that Laureate exemplifies the same principles of innovation, social responsibility and interconnectedness that he worked to advance during his presidency and now through his foundation. He said he was honored to accept the role of Honorary Chancellor in 2010 and that he has seen during his visits to Laureate institution campuses the impact Laureate makes in the local communities and countries it serves. Founded in 2007, Clinton Global Initiative University (CGIU) hosts a meeting every year where students, national youth organizations, topic experts, and thought leaders discuss solutions to pressing global issues. Cem Demirayak, a student at Istanbul Bilgi University, attended this year s annual meeting held at University of California in San Diego with a Laureate International Universities scholarship. As part of the meeting, panels were held to discuss climate change, education, poverty, health and human rights and peace, and project drafts were prepared. In the academic year, Bill Clinton held a conference at BILGI s Santral Campus. President Clinton addressed 700 guests, including leading figures from the world of education, politics and business in addition to BILG s students, graduates and academics. Clinton talked about global issues and the economic and social development of Turkey. He said that intersocietal social responsibility will contribute not only to the societies involved, but also to the whole world. He indicated that this development will be enabled by young people who have social entrepreneurship skills; and to prepare such individuals is one of the goals of Laureate International Universities network. Istanbul Bilgi University accordingly aims to raise consciousness in society and make the world a more livable place through BILGI s Young Social Entrepreneur Awards carried out in collaboration with International Youth Foundation (IYF), Sylvan/Laureate Foundation and Turkish Education Volunteers Foundation (TEGV). Ten young social entrepreneurs recently received awards for advancing to last year s finals of BILGI s Young Social Entrepreneur Awards.

3 2 Ekim October 2010

4 William J. Clinton, İstanbul Bilgi Üniversitesi 2 Ekim 2010 Hanımefendiler ve beyefendiler, bugün burada, İstanbul Bilgi Üniversitesi nde olmaktan onur duyuyorum ve yeniden burada olma şansını elde ettiğim için de çok mutluyum. Dünya tarihini şekillendirmiş olan ve ülkeyi ilk ziyaret ettiğimde 21. yüzyıla da şekil vereceğini söylediğim Türkiye de olma fırsatını hiçbir zaman geri çevirmedim. Rektör Güven e, Mütevelli Heyeti Başkanı Sarıcaoğlu na ve tüm Mütevelli Heyeti üyelerine, Devlet Bakanı Sayın Bağış a çok teşekkür ederim. Kendisinin harika yorumları, aynı zamanda Türkiye yi barışçı ve refah içinde bir dünyaya entegre etmek için özverili çabaları için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Ve nihayet Amerikan başkonsolosu, Bay ve Bayan Kilner, bugün burada olduğunuz için teşekkür ederim. Sanıyorum biraz sonra bu toplantının en önemli noktasına geleceğiz. Öğrenciler bana sorular yöneltecekler; netice itibariyle burası bir üniversite. Bu soruları cevaplamaya çalışacağım. Şimdi önce konuşmamı biraz düzene koymak istiyorum. Öncelikle Türkiye den bahsedeceğim, daha sonra modern dünyanın karşılaştığı sorunları nasıl bir perspektiften gördüğüme dair görüşlerimi paylaşacağım sizlerle yılında Türkiye ye gelip Türkiye Büyük Millet Meclisi nde konuşma yaptığımda; STK lara, ticari liderlere ve depremzedelerin bulundukları çadırlara ziyarette bulunduğumda, Türkiye yi hızlı bir üyelik sürecine sokmaları konusunda altı yıldır Avrupa Birliği ni da ikna etmeye çalışıyordum. Evet; sorunlar, görüş farklılıkları, ceza yasasına ve Kürt sorununa, göç ve göçmenler konusuna ilişkin endişeler olduğunu biliyordum. Türkiye bugünkü hızla büyümeye devam ederse, bütün fakir Avrupa ülkeleri teker teker Türkiye ye gelmeye çalışacak bu sefer. O zamanlar savım şuydu: Bütün bu endişeler, sekiz yıldır başarısız bir şekilde çözmeye çabaladığım Kıbrıs sorunu, Ege anlaşmazlığı gibi sorunlar, aslında Türkiye nin tam üyeliğinin yaratacağı avantajlar yanında önemsiz kalıyor. Demokrasiye gerçek bağlılığı, İslamiyet e olan derin inancı, Ortadoğu ya örnek olma yeteneği ve hiç olmazsa insanların din ile terör arasındaki farkı daha iyi anlamalarını sağlayacak bir ülke olarak Türkiye nin Avrupa da bulunmasının yararlarını anlatmaya çalıştım. Tüm bu süreç, başkan seçildikten hemen sonra yaptığımız bir konuşmayla başladı. Ulusal güvenlik ekibimi ve ekonomiden sorumlu ekibimi toplayıp artık sık sık bir araya geleceğimizi, dünya gelecekte giderek artan bir şekilde küreselleştikçe ve ülkelerin karşılıklı bağımlılığı arttıkça, ekonominin de ulusal güvenliğin bir parçası haline geleceğini söylemiştim. Rusya ve Sovyetler Birliği nin dağılmasından sonra dünyanın en kalabalık nüfusa sahip ülkeleri Çin ve Hindistan da neler olduğunu ve 21. yüzyılda neler bekleyebileceğimizi hepimiz gayet iyi biliyoruz. Neler olduğuna bağlı olarak, olumlu ya da olumsuz şekilde 21. yüzyılın geleceğine yön verecek olan on ülkeyi belirlemek; dış politikamızı ittifaklar ve ortaklıklar kurmak ve sorunları asgariye indirmek üzerinden oluşturmak istedim. Böylelikle konuşmaya başladık. Bu toplantıda söylediğim ilk şeyi, şimdi sona saklayacağım. Şaşılmayacak şekilde şu sonuca vardık: Sahra Altı Afrika da, Nijerya veya Güney Afrika başarılı olursa, Kongo daki sorunları da halledilebiliriz ve güzel bir geleceğimiz olabilir demiştim. İlginçtir, bu hala geçerli. William J. Clinton, İstanbul Bilgi University 2 October 2010 Ladies and gentlemen, I am very honored to be here in Istanbul Bilgi University. I am grateful for the chance to be back in Turkey a chance I never turn down and I came to the city which shaped so much of world history and which I have said when I first came here will shape a lot of the 21st century. I am honored to have a chance to be here. I thank Rector Güven, your board chair Sarıcaoğlu and all of the members of the board, State Minister Bağış, thank you for your wonderful remarks and for your unflagging efforts to integrate Turkey into a peaceful and prosperous world. And also I would like to thank the American Consul General, Mr. and Mrs. Kilner, thank you for coming today. We are going to have a moment that I think by far is the most important part of this. This is after all a university and students will ask me questions. At least I am going to try to answer these questions. What I think I would like to do is to set this up. First of all, talking a little bit about Turkey and secondly about the framework through which I view virtually every single question in the modern world. When I came to Turkey in 1999 and spoke to the parliament, visited the NGOs and business leaders and when I went to tents to visit people who had been hurt by the earthquake, I had been laboring for six years to convince European Union to put Turkey on a fast track for the membership. I understood there were problems, differences, criminal punishment, questions about the Kurdish problem and worries about migration issues. If you guys keep growing like you are growing, you may be worried about that because all those poor European countries will be trying to come to Turkey. But my argument was that all these concerns and unresolved questions about Cyprus which I labored for eight years unsuccessfully to solve, that they are all pale in comparison to the benefits of having Turkey anchored solidly to the West with the serious commitment of democracy, deep faith in Islam, and the ability to retell to the Middle East what must happen and to make sure people understand the difference between religion and terror, if the worst happened. This all began actually with an early conversation we had, shortly after I became president. I brought in my national security team and my economic team, and I said we are going to start meeting together more because increasingly in the future when the world grows more globalized and interdependent, economics would be a part of national security. We all know that what happens in China and India because they are the most populous countries in the world, after Russia and Soviet Union has been broken up, we will have a lot to do in the 21st century world. I want to specify the next 10 countries whose fate will shape the future of the 21st century, in a positive or negative way, depending on what happened. And then I want to organize our foreign policy around our building partnerships, alliances and minimizing conflicts. So we started talking. And I will skip the first thing I said to the end. We went to unsurprisingly concluding in Sub-Saharan Africa, Nigeria and South Africa did alright in the places in between could be organized, the problems in Congo should be managed and we can have a good future. Interestingly enough, that is still pretty much true.

5 ,, Halkınızın inancını onurlandırmada, demokrasiyi ve özgürlükleri korumadaki başarınız, dünyanın geri kalanının da bunu yapıp yapamayacağını gösterecek. Afrika bir ülke değil, bir kıta; ve pek çok Afrika ülkesi bugün gayet iyi durumda. Asya da, -tabii bu bir sürpriz değil- Çin ve Hindistan ın yanı sıra dünyanın en büyük Müslüman halka sahip ülkesi Endonezya, sonra Vietnam bizim müttefik, dost ve ortağımız olursa, dini ve siyasi sorunlardan tutun da ekonomik güçlüklerin aşılmasına, Endonezya yağmur ormanlarının tahribatına karşı her şeyin üstesinden gelebiliriz. Biliyorsunuz, Endonezya daki yağmur ormanları, Amazon ve Kongo ormanlarından sonra dünyanın üçüncü en büyük tropikal ormanları. Orta Avrupa daki tüm ülkeler elbette önemli, ama en büyük Orta Avrupa ülkesi olması nedeniyle Polonya nın başarılı olması bizim için özellikle önemliydi. Latin Amerika ya gelince, diğer her şeyin yolunda gitmesi için Brezilya ve Meksika nın başarılı olması gerekiyordu. Bugün Brezilya nın yükselişine baktığınızda bu noktanın ne kadar doğru olduğunu görürsünüz. Ben bugün yarımküremizin en fakir ülkesi olan Haiti için çalışıyorum. On beş yıl önce Haiti deki askeri diktatörlüğü bertaraf ettim ve oraya Birleşmiş Milletler den sorumlular göndererek seçilmiş bir başkanın göreve gelmesini sağladım. Demokrasisini yakın zamanda askeri diktatörlük nedeniyle kaybeden Arjantin dışında, etrafımızdaki kimse bu konuyla fazla ilgilenmedi. Bu kez Brezilya, Haiti ye barış getirmek üzere Birleşmiş Milletler Kuvvetleri ne destek verdi. Bütün Karayip ülkeleri, Orta ve Güney Amerika ülkeleri Brezilya yı takip etti. Neden? Çünkü biliyorlar ki bir ülkede meydana gelen olay, orada yaşamayan insanları da etkiler. Sonra Asya ya geri döndük ve Hindistan dan sonra dünyanın üçüncü en kalabalık nüfuslu Müslüman ülkesi olan Pakistan ı da bahsettiğimiz on ülkeden biri olarak almalıyız dedik. Pakistan daki gelişmeler iyiye gitmezse korkunç şeyler olabilir. Ama yine bu toplantıda ilk söylediğim şu. Şimdi sona sakladığım ama en önce bahsettiğimiz iki ülkeyi söyleyeyim size: Türkiye ve Ukrayna. Coğrafyayı, tarihi eğer incelediyseniz, bu iki ülkenin birleştirme ve bölme potansiyelini, 20. yüzyılın bütün yaralarını, hatta 19. yüzyıl ve daha da öncesinin bütün yaralarını tekrar açma potansiyelini, burada olanların dünyanın geleceği üzerinde büyük bir etkisi olacağını görürsünüz teki Amerika nın tüm dış politikasını değiştirdiğimiz o hayati toplantıdan bugüne sizin başarınızın dünyanın başarısı olduğu fikrimi sarsacak hiçbir şey ama hiçbir şey olmadı. Halkınızın inancını onurlandırmada, demokrasiyi ve özgürlükleri korumadaki başarınız, dünyanın geri kalanının da bunu yapıp yapamayacağını gösterecek. Modern bir ekonomi oluşturma ve topraklarınıza tutunmadaki başarınız dünyanın da böyle yapıp yapamayacağını gösterecek. Benim ülkemde şöyle bir deyişimiz var: İnsan sadece ekmekle yaşamaz. Bana kim bunu söylese, doğru diyorum, ama insan ekmeksiz de yaşamaz. Bugün, ekonominin önemini asgariye indirmek ve bunun sokaktaki insan için önemini göz ardı etmek büyük bir hatadır. Bu girişten sonra benim ne yaptığımı anlatayım. Hayatımın çoğunu buradan çok çok daha fakir yerlerde geçirdim. Benim kaldığım yerlerin çoğu Sahra Altı Afrika, Doğu Asya veya Latin Amerika nın fakir ülkeleri. Kimse bana konuşmamı yapmam için böyle bir çadır vermedi. Ülkenizdeki depremden sonra burada ziyaret ettiğim bölgelere benzeyen yerlerde konuşma yaptım. Şimdi doğal karşıladığınız her şeyi bir düşünün. Şimdi mikrofon devre dışı kalsa, ışıklar sönse, birden burası dayanılmaz derecede ısınsa ya da içecek bir bardak temiz su bulamazsanız gerçekten çok şaşırırsınız. Dünya üzerinde bu gibi şeyleri doğal karşılayamayan milyarlarca insan var. Başkanlık yaptığım dönemde, pek çok yere ziyarette bulundum ve güvenlik konusuyla çok fazla meşguldüm. Gittiğim yerlere şimdi baktığım gözle bakamıyordum. Ayrıca, benim doğduğum yer, hemen İkinci Dünya Savaşı ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri nde en fakir ikinci eyaletti; benim yaşadığım evin su tesisatı bile yoktu. Çiftçilik yapıp geçimimizi topraktan sağlıyorduk. Ülkemin geçirdiği tüm dönüşümü gözlemledim. Oradan şimdi yaşadığım hayata geçerken, 1993 yılında size verdiğim Türkiye örneğini de katarak, düşündüklerim böyle.,, Your ability to honor the faith of your people and preserve democracy and liberty will shape whether the rest of the world can do it. Africa is not a country, it is a continent. And many African countries are doing quite well today. In Asia not surprisingly, in addition to China and India, we have we reckoned that if the largest Muslim country in the world, Indonesia and Vietnam were our allies, friends and partners, we can manage everything from religious and political conflicts to economic challenges to the destruction of Indonesia s rain forests, third largest tropical rain forest in the world after the Amazon forest and the Congo forest. In Central Europe, we thought all these countries are important but we had to have Poland succeed because it was the biggest we have. In Latin America, it is obvious that we had have successes in Brazil and Mexico to have everything else work out. If you look at the rise in Brazil, it certainly proved the point. Today I work in Haiti, the poorest country in our hemisphere. Fifteen years ago, I throw the military dictator out of the Haiti and send an authority from United Nations and put an elected president, no one in our neighborhood cared except Argentina because Argentina has recently lost its own democracy and military dictatorship left by flowing down the part of the river. This time Brazil aided United Nations to bring peace to Haiti. Afterwards all the Caribbean countries, Central and South America came. Why? Because they know that we live in an interdependent world and what happens in one place affects people who do not live there. Then we went back to Asia and said you had better include Pakistan because it is third biggest Muslim country on the earth after India. And if it does not work, terrible things are going to happen. But the first thing I said is, I will tell you the two countries we want to start with: Turkey and Ukraine. If you study geography, history, potential to unite and divide and reopen all the wounds of the 20th century and even the 19th century even before, what happens there will have an enormous impact on the world s future. Nothing, nothing has occurred since that faithful meeting in 1993 when we changed the whole American foreign policy that has shaken my conviction that your success is the world s success. Your ability to honor the faith of your people and preserve democracy and liberty will shape whether the rest of the world can do it. But your ability to build a modern economy and hold on to your territories, will shape whether the world can do it. In my country we have a saying, Man does not live by bread alone. Whenever somebody tells me that, I say it is true. But without bread man does not live. It is a big mistake to minimize the effects of economics and not to understand its impact on ordinary people. So with that introduction, you heard that I had better describe what I did. Most of my life I spent in places much poorer than this. I was looking around this place, most of the places I stayed in Sub-Saharan Africa, poor countries of Latin America, East Asia, nobody was ever holding our meeting in a tent like this. They have been holding meetings in places resembling to your country when I visited after the earthquake. Think of everything now you have taken for granted. Sitting here, you will be shocked if the microphone would fail, if the lights went out, if it became uncomfortably hot in here, if you could not drink a safe glass of water. There are billions of people on planet earth who cannot have these for granted. I went a lot of these places when I was president but I was always busy and occupied with security. I did not see them as I do now. Also the place where I was born in the United States, right after the Second World War, within the second poorest state in America, and the second house I lived in had no indoor plumbing. We were making a living off the land, we were small farmers. I have seen all the changes that have occurred in my country. And going from there to the wonderful life I have spent, using the Turkish example I gave you in 1993, here is what I think.

6 ,, Burada bulunan herkesin, bu üniversitede okuyan her öğrencinin dünyadaki çelişkili görünen olayları anlamayı ve bir şablona koymayı sağlayacak basit bir çerçeveye ihtiyacı var. Burada bulunan herkesin, bu üniversitede okuyan her öğrencinin dünyadaki çelişkili görünen olayları anlamayı ve bir şablona koymayı sağlayacak basit bir çerçeveye ihtiyacı var. Amerika Birleşik Devletleri nde yaşayanlar için bunu anlamak daha zor. Bugün Amerika da televizyonu açtığınız zaman karşınıza elli ila iki yüz arasında televizyon kanalı çıkıyor, ama artık hiç kimsenin televizyon haberlerini izlemeye vakti yok. Haber programı yayınlamak isterseniz aslında gerçek olmayan reality show lar, spor programları, filmler, temel olarak eğlenceye dayalı programlarla süregidecek bir rekabet içine giriyorsunuz. Hemen hemen her türlü konuda mükemmel olan piyasa, size pek çok seçenek sunuyor. Ben gençken üç tane temel kanalımız ve üç tane de haber programımız vardı. Yeterli piyasa payı ve herkesin dürüst kalmasına olanak veren bir rekabet ortamıyla olgun, makul ve sağlam karakterli insanlar ülkemin geleceğini şekillendirecek olan ve üzerinde düşünerek hazırlanmış haber programlarını seçip izleyebiliyorlardı yılında John Kennedy başkan seçildiği dönemde, seçim kampanyası kapsamında ortalama bir adayın, gece haberlerinde kırk saniyelik haber payı olurdu. Şimdi bu süre çok fazla gibi görünüyor, ama tabii ki bu, kişinin kim olduğu, neleri savunduğu hakkında bilgi edinmeniz için gerekli olan süre. Bugün Başkan Obama yı saatlerce haberlerde görüyorsunuz. Ama ortalama konuşma süresi on saniyeden daha az. Geriye kalan sürede başka insanlar, konuşmanın politik öneminin ne olduğunu söyleyip bir sonraki trafik kazasına geçiyorlar. Bütün bunları ülkemi eleştirmek için söylemiyorum, dünyanın her yerinde böyle şeyler oluyor. İnternet ve bilgi kaynaklarının çeşitliliği nedeniyle bilgiye şimdiye dek hiç olmadığı ölçüde erişimimiz var; ama bunlar çok farklı parçalara bölünmüş durumda. Eskiye oranla daha çok şey biliyor olabiliriz ama daha az anlayabiliyoruz, çünkü aldığımız bilgileri düşünme, sonuçlar çıkarma ve karara varma yönünde organize edebilmemiz daha zor. Benim çerçeveme uymak zorunda değilsiniz, ama bir çerçeveye ihtiyacınız var. Ben dünyaya işte böyle bakıyorum. İnsanlık tarihinde karşılıklı bağlılığın en fazla olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Birbirine bağlı küreselleşme demeyi tercih ediyorum. Pek çok insan için küreselleşme ekonomik bir terim, ama ekonominin çok çok ötesinde bağlılıklarımız var. Bu birbirimize olan bağlılık iyi olabilir, kötü de olabilir. İnsan ilişkilerinin çoğunda iyi kötüyü dengeleyebilir. Aynı şey modern dünya için de geçerli. 21. yüzyılın birbirine bağlılığı buradaki dinleyici kitlesindeki hemen hemen herkes için iyi oldu. Güzel kıyafetler giyiyor, size söylediklerimin hepsini anlıyor, ülkenizdeki yeni refahın ve şaşırtıcı bir biçimde küresel krizden hızla çıkmış olmanın keyfini sürüyorsunuz. Ama bu bağlılık hiç şüphesiz çok büyük problemleri de beraberinde getiriyor. Bu problemleri üç gruba ayırmamız mümkün. Birincisi, ne kadar birbirimize bağımlı olursak, sınırlarınızın ötesinde olup bitenlere o kadar açık hale gelirsiniz. Bunlar ülkenizin sınırları, ticari sınırlarınız, evinizin sınırları ve artık herkesin cep telefonunda bir de kamera olduğuna göre kendi fiziksel varlığınızın sınırları da olabilir. Artık gizlilik hakkımız yok; bu da dünyayı daha istikrarsız ve daha az öngörülebilir hale getiriyor geçmişle kıyasla. Buna en güzel örnek, geçirdiğimiz finansal krizin bütün dünyayı nasıl nefes kesici bir hızla etkisi altına almış olduğu. Kriz, finansal kurumların büyük bir baskı altında olduğu ve konut sektöründeki patlamanın sonuna gelen Amerika da başlayıp yeni ve genişletilmiş işletmeler, yeni ürünler, yeni işler yerine para üzerinden para kazanmayı sağlayan finansal mekanizmaların tümüne yayıldı.,, Number one, every student at this university and every person in this audience needs a simple framework that enables you to take in all the apparently contradictory events going on in the world and put them in a pattern. Number one, every student at this university and every person in this audience needs a simple framework that enables you to take in all the apparently contradictory events going on in the world and put them in a pattern. U.S. citizens have a harder time in understanding that. You turn on the television and you get somewhere between channels. No one ever has to watch the television news. If you are going run a news program, you are in constant competition with reality TV shows which are not real, sports events, movies, programs which are basically based on entertainment; the market which is wonderful for almost all purposes gives you lots of choices. When I was young and growing, there were only three major networks and three major news programs. There was enough competition to keep everyone honest with enough market share so that mature, sensible, solid people could be paid to go to thoughtful news pieces on things which would shape my country s future. In 1960, when John Kennedy was elected president, the campaign was covered and the average presidential candidate was on the nightly news for 40 seconds. Now that seems like much. It is actually quite a lot of time for you to feel for what the person was saying and at least what they were advocating. Now President Obama can get on the news and has times of week if you want. But the average speaking time he gets is less than 10 seconds. Rest of the time people are telling you what the political significance is and moving onto the next car crash. I said that not to criticize my country, this sort of thing is happening everywhere in the world. So because of the internet and variety of information resources, we all have more access to information than ever before. But because it is being segmented in so many different pieces, we may know more than ever before and understand less because it is more difficult to organize the information that we are getting in the patterns that enable us to think, draw conclusions and make the decisions. You do not have to agree with my framework but you need one. So here is how I look at the world. In a world, we are in the most interdependent age in the history. I prefer interdependent globalization because for most people globalization is an economic term and we are interdependent in ways that go far beyond economics. Interdependent clearly also could be good, bad or both. In most human relationships, the good can balance the bad. The same is true in the modern world. The interdependencies of the 21st century have been good for almost everyone in this audience. Otherwise, you would not be here today. You are dressed in nice clothes, fully understanding what I am saying, and relishing in your country s newly found prosperity and astonishingly rapid comeback from the global recession last year. But this interdependence has an enormous number of problems which you could basically put into three groups. The first is the more interdependent you become, you are more open to the things that happen beyond your borders, whether they are the borders of your country, borders of your business or borders of your home, and now since everybody in the world has a cell phone with a camera, the borders of your physical being. There is no right to privacy, which makes the modern world more unstable and unpredictable than the world we moved out of. The best example of that is the breathtaking speed at which this financial crisis moved around the world. It started in America which came to the end of a real estate boom at the time when financial institutions were heavily leveraged and undercapitalized and increasingly involved in our financial mechanisms designed to allow people to make money from money instead of make money from investing in new and expended businesses, new products, and new jobs.

7 ,, İnternete girip küçük çaplı bir nükleer silah yapmayı öğrenebiliyorsunuz. Nasıl yapacağınızı biliyorsanız, para aklama konusundaki tüm yasaklara rağmen para aklayabiliyorsunuz. Sınır yok çünkü. Kriz göz açıp kapayıncaya kadar, bizimki kadar belli bir kesime hitap eden finansal mekanizmaları olmasa da konut sektörlerinde bizimkinden daha fazla açık olan İngiltere ve İrlanda ya sıçradı. Daha sonra beni de çok üzen bir biçimde İzlanda hükümetini yıktı. İstanbul u, bu güzel şehri seven her insan İzlanda yı da sevecektir. İzlanda, yüzde olarak Avrupa nın en çok kendi kendini yaratmış milyonerine sahip ülkesi. Küçük bir ülke; tam anlamıyla bir girişimcinin hayali. Ne yazık ki, finansal yatırımlarda girişimcilik için gerçekçi olmayan dönüşleri garanti altına alan finansal kurumlar, küçük bir İngiliz kasabasında takdir edilir. İzlanda da yalnızca bankacılık sistemi değil, hükümet de çöktü. Dün uluslararası haberlerde gördüğümüz gibi hükümet yeniden bir araya gelip göreve başladı, ama insanlar onlara yumurta atmaya devam ediyorlardı. Dünyada da böyle devam ediyor. Hiç finansal sorunu bulunmayan, 2 trilyon dolarlık nakit rezervi olan Çin in otuz milyon fabrika işçisi bir anda işsiz kaldı. Neden? Çünkü Amerikalılar ve Avrupalılar Çin in ihracat ürünlerini satın alamaz hale gelmişlerdi. Görüyoruz ki istikrarsız bir dönemdeyiz; bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Meksika yı ele alalım. Amerika Birleşik Devletleri çok fazla miktarda kokain alıyor. Güney Amerika nın en eski demokrasisi Kolombiya bizim için hep endişe kaynağı olmuştur. Kolombiya gerilla gruplarıyla barış yaptı. En sonunda gerilla grubunun siyasal bir gündemi olmadığı, narkotik kaçakçıları için koruma şantajıyla kontrol edildikleri gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldılar. Ve dediler ki polis memurlarımızı, hakimlerimizi tehlikeye atmaktan, toprağımızı yabancı bir gücün kontrol etmesinden sıkıldık; çaresiz hissediyoruz ve şöyle yaptık: Kolombiyalılara, komşularına para verdik. Narkotik kaçakçılarından ve gerilla gruplardan kurtuldular. Bu zamana kadar ülkelerindeki mülkün büyük kısmı gitmişti. Düzenli uluslararası narkotik ticaretinin on yıllar boyunca merkezi olmuş olan Pekin de bir süre önce Amerika Ülkeleri Kalkınma Bankası nın 50. Kuruluş yıldönümünü kutlamak çok, çok etkileyiciydi. Burası yine Kolombiya halkına ait. Bu iyi haber, ama kötü haber şu: Uyuşturucuda hala çok fazla para dönüyor. Bu kaçakçılar yağmur ormanlarının içinden giderek daha fazla ilerleyip Amerika ve Avrupa daki para kaynaklarına giden yeni rotalar buluyorlar. Amerika Birleşik Devletleri ne ulaşmak için buldukları en iyi rota Meksika üzerinden gitmek, çünkü Meksika çok geniş bir ülke ve tamamen polisin denetiminde olması mümkün değil. Başkanlığım sırasında narkotik kaçakçıları Amerikan sınırında olan bitene göz yummayan bir savcıyı, karısı ve çocuklarının gözleri önünde, yüzden fazla kurşun sıkarak öldürdüler. Bu, birbirine bağlılığın kaotik ve son derece yıkıcı bir örneği. Alternatif bir hükümet istemiyorlar; siyasal bir gündemleri varmış gibi davranmıyorlar. Söyledikleri şey, eğer ahlaksızca davranır ve bizi rahat bırakırsanız, biz de sizi rahat bırakırız. Aksi takdirde, Meksika ordusu ve polisine karşı biz, sizin olduğunuzdan daha iyi silahlanmış durumdayız; sizden çok daha iyi paralar alıyoruz; sizi yurt dışına çıkarabiliriz. Bu ikincisi de birbirine bağlılığın getirdiği istikrarsızlığın bir örneği. Terör, internet üzerinden yayılan dengesiz bir güçtür. İnternete girip küçük çaplı bir nükleer silah yapmayı öğrenebiliyorsunuz. Nasıl yapacağınızı biliyorsanız, para aklama konusundaki tüm yasaklara rağmen para aklayabiliyorsunuz. Sınır yok çünkü. Bunu keyfinizi kaçırmak için söylemiyorum, yalnızca gerçek bu. Haberleri izlediğinizde görüyorsunuz. Temelde bizim için iyi bile olsa, istikrarsız bir ortamdayız.,, You can get onto internet and learn how to make a small scale nuclear weapon. If you know how to do it, you can transfer money in spite of all the prohibitions against money laundering. The borders are not there. Before you know it, it goes to the UK and Ireland, which does not have as many esoteric financial mechanisms but even more heavily leveraged in real estate than we were. Then it collapses the government of Iceland, which made me very sad. Whenever I have been in Iceland, everybody who loves Istanbul, this wonderful city, would love Iceland. Iceland has the largest number of self-made millionaires of any country in Europe, percentagewise. It is a tiny country, it is entrepreneurs dream. Unfortunately, the financial institution for entrepreneurism in guaranteeing unrealistic returns in financial investments in small English town would be honored. Not only the banking system but also the whole government system collapsed. You saw in international news last night, the government regained its position but people of Iceland are still throwing eggs and rocks at them. So there it goes all over the world. China, which had no financial problems, they had two trillion dollars in cash reserve, had 30 million unemployed factory workers for a brief period. Why? Because Europeans and Americans could not buy their products any more. So it is an unstable time, there are lots of other examples of this. Consider Mexico, the United States buys a lot of cocaine and we worried about Colombia, the oldest democracy in South America. Colombians did everything they could to make peace with their guerilla groups. Finally they had to face the fact that the guerilla group no longer had a political agenda, they were run by protection racket for the narco traffickers. And they said you know we are tired of getting hard with our police officers, judges etc. we are tired of a foreign power controlling our authority over our land, we feel helpless and so we did, we gave money to the Colombians, its neighbors and now they have recovered from the narco traffickers and guerilla groups, most of the property of their country is lost. It is very, very moving, we just had the 50th anniversary of the Inter- American Development Bank in Beijing which has been for decades capital of international organized narco traffic. It belongs to the people of Colombia again. That is the good news; the bad news is there is still a great amount of money in drugs. So they move in further and further into the rain forests and they found other routes to go where the money was in United States and Europe. The best route they in found in the U.S. is to go through Mexico because it is a very large country and possible to totally police. When I was president, the narco traffickers show the prosecutor along the American border who was honest and would not turn the blind eye so they killed him in front of his wife and children and filled his body with more than 100 bullets. It is a chaotic and profoundly destructive example of interdependence. They do not want to have an alternative government; they do not even pretend they have a political agenda. They just say if you will be all corrupt and leave us alone, we will also leave you alone. Otherwise, we are better armed than you are to the Mexican army, Mexican police force. We are much better paid. And we will take you out. Two is an example of instability of interdependence. Terrorism is an unstable force that rivals through the internet. You can get onto internet and learn how to make a small scale nuclear weapon. If you know how to do it, you can transfer money in spite of all the prohibitions against money laundering. The borders are not there. I say this not to depress you, just to say a fact. All you have to do is to follow the news every day. It is an unstable environment even though basically good for us.

8 ,, Burada yapmanızı umduğum şeylerden biri de Laureate üniversiteleri ile etkileşim halinde olmanız ve bu sayede benzerlik ve farklılıklarınızı görebileceğiniz şekilde deneyim paylaşımında bulunmanız. Bugün dünyada 130 milyon çocuk okula bile gidemiyor. İkincisi, ülkeler içinde ve ülkeler arasında eşitsizlik var. Ne zaman ekonomik bir paradigmayı değiştirseniz, muazzam servetler kazanılabiliyor, insanlar çıkıp yeni işler arıyorlar ve insanların eşit olan düşünme, çalışma ve yerine getirme yeteneklerini içerecek şekilde yayıldığı takdirde dengelenmesi gereken bir eşitsizlik ortaya çıkıyor. Bu dengelenme çok fazla olmuyor. Dünya son otuz yılda çok daha eşitsiz bir yer oldu. Kimileri bunun ticaretin sonucu olduğunu söylüyorlar. Ben buna katılmıyorum. Rakamlara baktığımızda, ticaret son yirmi beş yılda her zamankinden daha da fazla insanı gücünden etti. Bırakın Türkiye yi ya da başka bir ülkeyi, Çin de bile bu böyle oldu. Problem, tek başlarına olmayı denemeleriydi. Ticaret tek başına yetmiyor; herkesin yaşamasına şans vermek üzere eğitime, sağlık hizmetlerine, sermayeye erişime önem veren hükümetlerin de iş başında olması gerekiyor. Eğer bunu sağlayamazsak ve eğer bir ülkede nüfus da hızla artıyor ise, daha çok sayıda insan yoksulluktan orta gelirliliğe geçse bile eşitsizlik artacaktır. Bu korkunç bir sorun ve bu sorunun ulusal siyasi kararlarla giderilmesi gerekiyor. Ülkemde, Eylül 2008 deki finansal kriz başlamadan önce ortalama aile geliri, benim görevden ayrıldığımdakinden 2000 dolar daha düşüktü, çünkü yalnızca 2.7 milyon kişiye istihdam yaratmıştık. Finans, konut ve tüketici harcamaları, bunların hiçbiri yeterince istihdam yaratamadı. Bu aslında uluslararası bir sorun. Afrika da, Latin Amerika da insanların katılabileceği şekilde ekonomilerin gelişmesine yardım etmek için çok zaman geçiriyorum. Eşit olmayan bir dünyada yaşıyoruz. Öte yandan bugün küresel etkileşimin bir parçası olan gerçekten muhteşem bir üniversitedeyiz. Burada yapmanızı umduğum şeylerden biri de Laureate üniversiteleri ile etkileşim halinde olmanız ve bu sayede benzerlik ve farklılıklarınızı görebileceğiniz şekilde deneyim paylaşımında bulunmanız. Yüz otuz milyon çocuk bugün dünyada okula bile gidemiyor. Hiç değilse okula gidebilenler ise yeterli malzeme ve eğitim almış öğretmenler bulamıyor. Depremden önce Haiti de, çocukların ancak %56 sı okula gidiyordu. Afrika da olduğu gibi burada da anne babaların çocuklarının eğitimi için para ödemeleri gerekiyordu çünkü ücretsiz olan devlet okulları sınırlıydı. Depremden önce, bazıları çocuklarını okula gönderebilmek için gelirlerinin %40 ını, %50 sini ayırıyorlardı. Haiti, kaçakçılık ve çocukların çok büyük sorun olduğu bir yer. Bunun bir nedeni de şu: Aileler çocuklarından bir tanesini satıp elde ettikleri gelirle diğer çocuklarına bakmaya, onları okula göndermeye çalışıyorlar. Eğer Haiti de eğitimi genelleştirebilirsek, ki bu depremden sonra bunu gerçekleştirebilmek konusunda kararlıyım, o zaman çocuk ve kaçakçılık sorunu tamamen ortadan kalkacak. Bütün bunlar tabii eğitimde, sağlık hizmetlerinde eşitsizlik nedeniyle dünyanın her yerinde çocuklarını seven fakir insanların her gün yapmak zorunda kaldıkları tercihler. Onun için tüberküloz, malarya, AIDS ve su kirliliğine bağlı olan bulaşıcı hastalıklar dünya nüfusunun %25 inin ölümüne yol açıyor. Bununla beraber, iyi bir sağlık sitemine sahip ülkelerde bu hastalıklarla karşılaşmıyoruz. Bu da önemli bir problem. Bugün dünyanın üçüncü bir sorunu sürdürülebilir olmaması. 20. yüzyıl sanayi modeline göre sürdürülebilirliği sağlayamıyoruz, çünkü enerji üretim şekillerimiz gezegeni sürdürülür olmayan bir biçimde ısıtıyor. Dün sabaha karşı 3-4 gibi buraya geldiğimde Boğaz da hala gemiler gidip geliyordu. Karanlık olduğundan ticari gemiler miydi bilmiyorum ama manzara güzeldi. Grönland, bu eriyen ada, dünyadaki tatlı su kaynaklarının %8 ine sahip. Burası eridiği takdirde, Kuzey Atlantik in oluşumunu değiştirecek. Kuzey Atlantik i yazın çok sıcak bir hale getirebilir bu. Zaten kuzey kutbu da yavaş yavaş eriyor, bugün gitseniz sandalla gezebilirsiniz orada.,, I hope you do more and more to interface with the other Laureate Universities so that you can share experiences about what you have in common and what you have for differences. But 130 million children never even go to school. Second problem is that it is entirely unequal within and among countries. Whenever you change an economic paradigm, vast new fortunes are remade, people move around looking for the new jobs. And there is a burst of inequality which normally levels out as opportunity is spread out to embrace equal ability of people to think, work and perform. It really is not happening very much. The world has been growing more an equal pattern for 30 years pretty persistently. Some people believe trade causes this. I do not. If you look at the numbers, trade has lifted more people out of power in the last 25 years than it ever moved out of power on the planet earth. Even in China alone, never mind Turkey or any other country. The problem is they tried it alone when they are doing it. You have to have good national government with a commitment in education, healthcare, and access to capital and all the things that give the rising tide a chance to lift everyone. And if you do not have that, especially if the population is going very rapidly in your country, the inequality will increase even if more people move from poverty to the middle class. It is a horrible problem. And it can be aggravated and mediated by national, political decisions. And my country, before this financial collapse in September 2008, median income, family income in the middle, after inflation 2000 dollars less than it was the day I left the office, 7 years and 6 months earlier because we had only produced 2.7 million jobs to people. All of our growth in finance, housing, consumer spending, none of them created enough jobs. It is an international problem. I spend a lot of time in Africa and Latin America trying to help grow economies so that people could participate. So it is an unequal world. In other ways, we are here in a great university with a global network where one of the things I hope you do more and more is to interface with the other Laureate Universities so that you can share experiences about what you have in common and what you have for differences. But 130 million children never even go to school. And at least many that go school do not have enough materials or trained teachers. In Haiti before the earthquake, only 56% of the kids went to school. And as in Africa, parents had to pay tuition in most places to send their children to the school as the number of public schools which are free are so limited. Some people spent percent of their income before the earthquake to send their kids to school. Haiti is one of the places on earth where traffic and children are very big problems. But one of the reasons is people sell one kid into bondage so that they can feed the other three and send them to school. If we have universal education in Haiti, which I am determined to do after this earthquake, the child and traffic problem will all disappear. But these are choices that poor people who love their children have to make all over the world every day because of the inequality in education. Inequality in health care means that certain diseases like tuberculosis, AIDS, malaria and infections related to dirty water claim 25% of the lives on the planet. Yet in every country with a good healthcare system, nearly nobody has any of that. So that is a big problem. Third problem on the world is that it is not sustainable now on the industrial model of 21st century because the way we produce and consume energy warms the planet in an unsustainable way. I was thinking about the Bosporus and last night, I got in here 3 or 4 o clock in the morning, there are still boats going up and down. I could not tell if they were commercial boats or not because it was dark but the scenery was good. Greenland has 8 percent of all the fresh water on the planet. On the island, it is melting. If it does, it will change the composition of North Atlantic. It could make North Atlantic extremely warm in summer, already the north pole is melting for summer. If some people want, they can take a boat on it now.,, Benim vakfımda çalışan bir gence misyonunuz nedir diye sorsanız, nasıl işindeyiz der. İşleri nasıl daha iyi, daha hızlı ve daha etkin yapabiliriz bunu bulmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan, kışları öyle soğuk bir hale getirebilir ki, Kuzey Avrupa da şimdi en zengin ülkeler zor durumda kalabilir. Her yıl Güney Kutbu ndan büyük parçalar kopuyor. Afrika da Klimanjaro dağının karları eriyor. Karbon monoksit ve diğer sera gazlarının salınımındaki şimdiki artış 2050 yılına kadar devam ederse, New York taki Manhattan Adası nın önemli bir bölümü su altında kalmış olacak. Neyse ki benim ofisim adanın tam ortasında, yani kurtuluyorum. Gülüyoruz ama ciddi bir sorun bu. Ama aynı zamanda ciddi bir fırsat. Dört Avrupa ülkesi; İsveç, Danimarka, İngiltere ve Almanya krizlerden önceki Avrupa ve Amerika dan daha iyi durumdaydı. Daha çok iş, daha fazla istihdam ve kişi başına daha fazla gelir yaratabiliyorlardı, çünkü enerjiyi üretme ve tüketme şeklini değiştirdiler. Aynı şeyi zengin, fakir, gelişmekte olan tüm ekonomilerde yapabilirsiniz. Eğer enerji üretimi doğru finanse edilip doğru yönetilirse dünyanın her yerinde çok büyük istihdam yaratılabilir. İşte dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlar bunlar. Harika bir dünya; oldukça istikrarsız, oldukça sürdürülemez. Birazdan bana sorular sorulacak. Yöneltilecek olan sorulara önceden bakmadım. Bunun kopya çekmek olacağını düşündüm. Şöyle bir düşünme tarzım var: Acaba bu söylediklerim, bütün bu çabalarım, karşılıklı etkileşimimize destek olacak, bir iyileştirme getirecek mi, kendime bu soruyu soruyorum. Eğer böyleyse, ben bunu desteklemeye devam edeceğim; değilse karşı çıkacağım. Sizin de bu konular hakkında bir düşünme şekliniz olmalı. Söylemek istediğim bir diğer şey de şu. Şimdi bir üniversitede olduğumuz için ve Türkiye bu kadar başarılı olduğu için bunu söylüyorum. Ekonomi hocası olan iki kişi ile tanıştım. Her Türk vatandaşı geçtiğimiz yıl ekonominizin %5.6 oranında küçüldükten sonra bu sene nasıl yine hızlı bir büyümeye girdiğinin sorusunu sormalı. Pek çok ülke hala ekonomik durgunluk yaşarken siz krizi nasıl bu kadar hızlı bir şekilde atlatabildiniz? Aradaki fark nedir ve siz giderek daha fazla refaha kavuştukça başınıza aynı şeyin gelmesini nasıl engelleyebilirsiniz? Durumdan bazı dersler çıkarmanız gerekir. Bir diğer söylemek istediğim şey de şu. Politikada olduğum yıllar boyunca genelde iki sorunu tartışırdık. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, hükümeti için de aynı şey söz konusudur. Genelde şu tartışılır: Ne yapacaksınız, bunu ne kadar para harcayarak yapacaksınız? Öyle değil mi? 21. yüzyılda en önemlisi üçüncü bir soru olabilir. Ne yapacak olursanız olun, bunun için ne kadar para harcayacak olursanız olun, iyi niyetinizin olumlu değişimleri beraberinde getirmesi için bunu nasıl yapmayı önerdiğiniz. Ben ısrarla nasıl sorusu üzerinde duruyorum. Bu sivil toplum faaliyetlerine girmemin bir nedeni de şu: modern bir toplumda hükümetin ne yapması gerektiğini, özel sektörün ne yapması gerektiğini gayet iyi biliyorum. Şunu da biliyorum ki olduğumuz yer ve olmamız gereken yer arasında hep bir açık olacak. İşte sivil toplum örgütlerinin doldurması gereken boşluk da bu. Ama düşünecek olursanız, STK lar doğası gereği kar gayesi güden kuruluşlar değil; kişiler ya da hükümetler yeni bir şeye kalkıştıklarında ve hata yaptıklarında duyacakları korku aynı şey değil. Kişiler ve hükümetler bir hata yaptıklarında komik duruma düşmüş, aşağılanmış hissederler ve insanlar da onlara sırtını döner. Benim vakfımda çalışan bir gence misyonunuz nedir diye sorsanız, nasıl işindeyiz der. İşleri nasıl daha iyi, daha hızlı ve daha etkin yapabiliriz bunu bulmaya çalışıyoruz. Ve bu STK ların yapması gereken bir şeyse, böyle yapmaya devam edeceğiz. Geçmişte özel sektör ve hükümetle işbirliklerimiz oldu ve bir noktada yaptığımız şeyi başkasına devredeceğimizin farkındayız. Daha çok nasıl sorusuna odaklanalım. Türkiye deki hükümet, iş adamları, Birleşmiş Milletler veya Amerika Birleşik Devletleri keşke şunu ya da bunu yapsa diye düşünmeyin. Kendinize, yapmaya çalıştığınız şeyi nasıl yapmanız gerekir, bunu sormalısınız. Eğer onların yerinde ben olsaydım, nasıl yapardım?,, So for instance, if you ask some young person working in my foundation, what is your mission, he would say we are in the how business. We are trying to find how to do things faster, cheaper and better. But it could make the winter so cold that places in Northern Europe now among the most prosperous countries on earth could be in a difficult situation. Big parts of the south pole are breaking apart every year. The snow of Kilimanjaro in Africa is melting. And it could change everything if the current rate of increase in carbon dioxide and the other greenhouse gases continued by 2050 or shortly thereafter, we will lose 50 feet of Manhattan island in New York city. Thank goodness my office is on the middle of the island, so I will be fine. We are laughing about it but it is a serious problem. And yet it is also a serious opportunity for four European countries, Sweden, Denmark, Germany and UK were all doing better than the rest of Europe and the States before the financial crises. More business formation, more new jobs, higher per capita income because they change the way they produce and consume energy. It is one thing you could do in poor, rich and emerging economies alike. They would generate an enormous number of jobs everywhere if it is properly financed and managed. So these are some of the problems. Wonderful world, too unstable, too unsustainable. Therefore when I get questions in a minute, I did not look at them on purpose. I thought it was cheating. My mind will work something like this. Without even thinking about it, I would ask myself, will this contribute to the positive forces, interdependence and reduce the negative ones? If it will, I support it. If it won t, I oppose it. You all need some way of thinking about these things. Second thing I want to say is this: Especially because we are at a university, Turkey is so successful; I met two people who said they taught economics here. Every Turkish citizen who cares should learn why you lived 5.6 percent shrinking last year while you are already growing 10 percent this year. How did you come back so quickly while some other countries are looking at a prolonged period of stagnation? What is the difference and how can you avoid this happening to you as you grow more prosperous? You need to take some lessons from this. The third to thing I would like say is that during all the years I am in politics, we debate mostly two questions. Think about what prime minister and parliament is doing in Turkey, what the government is doing and we embark on a new course, normally two things are debated: what are you going to do and how much money you are going to spend on it? Right? In the 21st century, the most important question may be a third one, which is whatever it is that you are going to do and how much money you have, how you propose to do it to make sure your good intentions are turned into positive changes. I relentlessly focus on how. And of the reasons why I got in this nongovernmental organization work is that I have a pretty good idea of what the government should do, what the private sector should do in a modern society, and I know that always there is going to be a gap between where we are and where we are supposed to be. That s what nongovernmental organizations are supposed to fill. But also, if you think about it, NGOs by definition do not aim to make any profit, also we are not subject to the same level of fear people and government feel when they do something new and make a mistake, then they feel ridiculed and depressed. And people were turned against. So for instance, if you ask some young person working in my foundation, what is your mission, he would say we are in the how business. We are trying to find how to do things fast, cheaper and better. And if this is what NGOs are supposed to do, we keep doing it. In our past, we had partnerships with the private sector and government and we know some day we will have to hand this off. Think more on the how question. Never say you wish that government of Turkey or the businesses in Turkey or the United Nations or the United States do this or some other thing. You should be asking yourself how you are going to do what you are just trying to do. If I were in their position, how would I do that?

9 Birleşmiş Milletler in açılışında bu küresel inisiyatif çerçevesinde insanları bir araya getirmemin sebebi bu. Örneğin Laureate, en son küresel inisiyatif toplantısında beş yüz sosyal girişimciyi nasıl sorusuna cevap vermek, genç bireyin, öğrencinin hayatında gelişme meydana getirecek projeler tasarlamaları için bir araya getirdi. Bugün yaşadığımız dünyada bu başkasının sorunudur, beni ilgilendirmez demek gibi bir lüksümüz yok. Başbakanı seçtik, bu başbakanın işi; iş adamlarımız var, iş adamları bir şeyler yapsın; üniversiteler var niye onlar bu sorunu çözmüyorlar? Eğer bu nasıl sorusunun bilinciyle yaşıyorsanız, o zaman hayatınız daha da heyecan kazanır. Bana yaptığı gibi zaman zaman sizi de delirtebilir ama bir yandan da hayatınıza heyecan katar. İşte böyle. Söylemek istediklerim bu kadar. Bu dünyada yaşayan herkesin benim bakış açımı benimsemesini istemiyorum ama herkesin modern dünyanın nasıl işlediği konusunda bir fikri olmalı. Bugün dünyada istikrarsızlık, eşitsizlik ve sürdürülebilir olmama gibi pek çok sorun var. Bu sorunları çözmemiz gerekir. Enerji üretim ve tüketim şeklimizi değiştirmemiz gerekir. Burada STK ların artan rolüyle birlikte hükümetlere ve özel sektöre birtakım işler düşüyor. Amerika Birleşik Devletleri ülke olmadan, bir anayasamız yokken, Benjamin Franklin ilk gönüllü itfaiyeyi kurdu. Hiçbir hükümet yangınları söndürmek için gereken parayı ödeyemiyordu. Bugün bir milyonundan fazla sivil toplum örgütümüz var ve bunların yarısı son on beş yılda kuruldu. Bu dünyanın her yerinde geçerli yılında Türkiye ye ilk geldiğimde liderler, başbakan, hükümet liderleri ve ticari liderlerle, aynı zamanda STK liderleri ile de buluştum. O zamanlar bu garip karşılanıyordu. Kimse bu konuda şimdiki gibi düşünmüyordu. Evet, benim söyleyeceğim bu. Ülkemde ve dünyada beni rahatsız eden bir şey var. Takip ettiğim siyasal tartışmalar ne kadar ilginç ve eğlenceli de olsa, insanların nasıl yaşadığı ve nasıl yaşayacağı konusuna çok az değiniyorlar. Benim görevim tamamlandı, bir daha idari bir görevde olmayacağım. Neden böyle olduğunu size söyleyeyim. Geriye dönüp baktığımda benim için önemli olan üç şey var: Görevinizi bitirdiğinizde insanların eskisine kıyasla daha iyi bir yaşamı oldu mu? Çocukların daha parlak bir geleceği oldu mu? Bir şeyler toparlandı mı yoksa dağıldı mı? Geri kalan yalnızca fon müziği. Bugün dünyada çok fon müziği var ve çok az insan bu üç soruya cevap veriyor. Türkiye nin bu kadar başarılı olmasının bir nedeni de, birilerinin bu sorular üzerinde odaklanmış olması. Umarım bunu hepiniz yaparsınız. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Finally that s why I bring people together at the opening of United Nations in this global initiative. Laureate, for example, made a commitment in my last global initiative trying 500 social entrepreneurs to answer the how question, pick their own project as long as in the aggregate it would improve the lives of 600,000 people, young people, students. We do not live in a world where we have the luxury of saying that someone else s problem. That is what we elected the prime minister for, that is what we have the business community for. Why has not the university system solved that problem? You should live as long as you are aware of the how question. It makes life much more exciting if you think about it. It can often drive you crazy as it does me but it makes life more exciting. So that is it. That is all I have to say. I want every person on earth not to adopt my way of looking at things but at least to have some understanding about how the modern world works. The world has many problems like too much instability, too much inequality and it is completely unsustainable. We have to fix these problems, we have to change the way we produce and consume energy. I think there are clear responses to all these for the private sector and for the government, with increasingly important role for the nongovernmental organization. Before the U.S. became a country, before we had a Constitution, Benjamin Franklin organized America s first volunteer fire department. No government could afford to pay fee to put out fires. But now we have over a million foundations and half of them were established in the last 15 years. The same is true all over the world. When I came in Turkey in 1999, I met with the leaders, the prime minister, the parliament, the business community, also I met with NGO leaders. It was thought to be weird, strange thing at the time. Nobody would think of it at the time as they do today. So that is my take on this. One of the things that bothers me in my country and around the world is that I follow political debates, and even if they are interesting or entertaining, so often they have nothing to do with how people live and how they will live. I am done; I will never hold public office again. I will tell you why. When I look back on my life, there are only three things that matter to me: Are people better off when you stopped than when you started? Do children have a brighter future? And are things coming apart or coming together? All the rest is background music. In the world today there is too much background music and too few people are answering these three questions. One reason why Turkey is doing so well is that somebody is focusing on those questions. I hope all of you will. Thank you very much.

10 Soru Cevap Question and Answers Alp Behar, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Öğrenci Birliği Başkanı Bazılarımız Başkan Kennedy ile el sıkışan genç William Jefferson Clinton'ın fotoğrafını hatırlayacaktır. Bugün sizinle el sıkışan bir gencin kamu hizmetine değerli bir katkı sunabilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekir? Alp Behar, İstanbul Bilgi University, President of the Student Union Some of us have seen the footage of young William Jefferson Clinton shaking hands with President Kennedy. What qualities does a young person shaking hands with you today need to have in order to make a significant contribution in public service? Fikriye Bilge Tanoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Ekonomi Üstün Başarı Programı öğrencisi Türkiye kalabalık bir genç nüfusa sahip olan bir ülke. Sizce 21. yüzyılda gençlerin kendi potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmeleri için belirleyici olan etken nedir? Fikriye Bilge Tanoğlu, İstanbul Bilgi University, Department of Economics Honors Program Turkey is a country with a large young population. What in your opinion will be the defining characteristics enabling young people to achieve their full potential in the 21st century? Değerli bir katkı sağlayabilmek için, bence, her şeyden önce sizden farklı olan insanlarla ilgilenmeniz gerekir. Hepimiz aslında bize benzeyen insanlarla kendimizi rahat ederiz. Bizim gibi görünüyor olabilirler, dinimiz aynı olabilir, aynı takımı tutuyor, aynı politik görüşlere sahip olabilirler. Gençlik yıllarınızda, rahat hissettiğiniz bu bölgeden çıkıp sizin gibi olmayanlarla beraber olmaya, onları anlamaya çalışmanız gerekir. Yapmanız gereken ilk şey bu. İkincisi, meraklı olmanız gerekir. Dünyanın nasıl işlediğini gerçekten anlamak istemeniz gerekir. Buraya gelmeden önce, 1972 den beri toplanmakta olan ve çoğunluğu Arap dünyasından bankacıların oluşturduğu, İstanbul da düzenlenen büyük bir uluslararası konvansiyona hitap ettim. Konuşmamın ardından, bundan sonra bizi bir finansal krizin bekleyip beklemediğini sordular. Şöyle cevap verdim: Konunun ayrıntılarını bu kadar iyi bilmeniz beni şaşırtıyor. Düşündüğünüzde, kamu sektörü bir politikacının bilgi sahibi olmasına şaşacağımız tek alan. Bir düşünün. Mesela doktora gittiğinizde, doktor bir damarla bir arter arasındaki farkı bilmezse şaşırırsınız. Veya diyelim ki bir fizik programına girdiniz ve fizik profesörü nötronla protonun farkını bilmiyorsa şaşırırsınız. Tüm atomaltı parçacıkların pozitif ve negatif nötronlar etrafında dönmesi hayatın nasıl başladığını açıklıyor. Fizikle ilgilenen birinin bunları bilmemesi sizi şaşırtır. Ne bildiğiniz önemlidir, veriler önemlidir. Üçüncü önemli nokta, ne kadar uzun sürecek olsa da zekanın, çalışkanlığın ve hevesin farkına varmanızı sağlayacak kadar çok deneyimden geçmeniz gerekir, çünkü hayaller dünyada eşit olarak dağılmıştır fakat fırsat ve şans öyle değil. Bunun için yapabileceğiniz en önemli şey, bunun bilincinde olmaktır ki fırsat önünüze geldiğinde onu kaçırmayın. Yerime geçmeden önce şunu da söylemek isterim. Başka yerlerin yanında Afrika gibi ülkelerde de çalışıyorum. Yardım projeleri, ekonomiyle ilgili projeler, malarya projeleri gibi çeşitli projelerimiz var. Merkezdeki dağlık arazilerde insanlar birbirlerinin yanından geçerken Merhaba, Günaydın gibi şeyler diyorlar kendi dillerinde, ama bütün dünyada bunun cevabı aynı değil. Günaydın. Merhaba, nasılsınız? İyiyim, siz nasılsınız? gibi şeyler söylenir değil mi? Orada nasılsınız diye sorduğunuzda Seni görüyorum şeklinde çevrilebilecek bir cevap veriyorlar. Düşünün, ne kadar onur verici değil mi bu? Dolayısıyla Türkiye daha da zenginleştikçe bütün bunlara dikkat etmesi, kör olmaması gerekir. Sizin gibi giyinmeyen, sizin sahip olduğunuz şanslara sahip olmayan, sizin kadar zengin olmayan ülkelerde yaşayan insanları görmeniz gerekir. Şunu hatırlayın, size de hayat bugün olduğu gibi davranmayabilir. Size tavsiyem, rahat hissettiğiniz bölgelerin dışından insanlar tanıyın, bunun için gayret sarf edin, aklınızı kullanın, kendinizi geliştirin, bir şeye etkide bulunmak için ne bildiğiniz ve neyi merak ettiğinizin önemli olduğunun farkında olun ve en az sizin kadar zeki ve yetenekli olabilecek insanlara karşı kör olmayın. Sizi bugün buraya getiren fırsatlara sahip olduğunuzu unutmayın. Well, in order to make significant contributions, I think first of all you have to be generally interested in people who are different from you. All of us really, we are more comfortable around people who are like us. Whether they look like us or their religion is same as ours, they are like us. They like the same sports or they have the same politics or whatever. You have to spend in your early years plenty of time forcing yourself out of comfort zones, seeking contact with, to understand people who are different from you. That is the first thing. Secondly, you have to be curious; you have to really want to understand how the world works. I just spoke before I came here today at a big convention held in Istanbul to a group of bankers mostly from the Arab world, who have been meeting since After I spoke, they asked me to talk about whether we go from here to financial crises or not. I said to him that it is amazing that you know so much detail about this work. If you think about it, public service is the only area where we are surprised when a politician knows anything. Think about it. If you go to a doctor, you would be surprised if the doctor did not know the difference between the vein and an artery. If you take a physics program, you will be surprised if the professor does not know the difference between the proton and the neutron. I could not explain in simple terms the recent discoveries about the physics. For the first time ever it appears that all the particles subatomic particles move about positive and negative neutrons which make us explain how life began. That would surprise you if you would be in physics and people who want to do this work want to surprise you. It matters what you know. The facts matter. I would say that. Third thing I think is important is no matter how long it takes you, you have to go on enough circumstances to realize intelligence, hard work and aspiration for dreams are evenly distributed across the globe. But opportunity and fortune are not. So the most important thing you can do is to be aware of that so that you do not miss an opportunity that might be right in front of you. Before you sit down, I will tell you this. I work among other places I used to work like Africa, aid and economic projects, malaria projects, and in the central highlands, when the people pass each other on the foot paths, one would say hello or good morning in their native tongue, the answer is not what it is almost everywhere around the world. Good morning, Hello, Good morning, Hello, How are you? I am fine. How are you? When you say good morning, they are around the places in the central highland, the proper answer is translated in English is I see you. Think of that. Think about how dignifying that is. One of the problems you are going to watch if you become more prosperous in Turkey is not to become blind. You have to see the people who do not dress as you do, have the chances as you do, people in other countries are not as rich as you. Remember that it was not here as it is today. So my advice is that know people out of your comfort zone, work your mind, develop and realize that if you are interested, having an impact on something, it does matter what you know and what you are curious for your lifetime and do not become blind to people who may be just as smart and just as able as you are. Just do not forget the chances that brought you to this tent today. Türkiye veya herhangi bir ülkede genç bir insanın potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesindeki etken, toplumlarının bir bütün olarak ve özellikle de liderlerinin şu konuda ne düşündüğü: farklılıklarımız son derece önemli, ama ortaklıklarımız daha önemli mi, yoksa ortaklıklarımızdan çok birbirimizden farklılaştığımız noktalar mı daha önemli? Bu; ekonomik politikaları, siyasi politikaları ve kurumlar arası işbirliğini etkileyecektir. Neticede, Türkiye nin AB ye üye olup olmaması meselesi de bu değil mi? Türkiye ve diğer Avrupa ülkeleri arasındaki farklılıklar mı daha önemli, yoksa bir arada barış ve refah halinde yaşama isteği, çocukların eğitimi, farklı kültür ve inançlardan insanların bir arada yaşayabilmesi mi daha önemli? Bu konuda size yüzlerce örnek verebilirim, sabaha kadar burada oturabiliriz ve bu salonda bulunan herkes ayağa kalkıp geçtiğimiz hafta kendi hayatında kendisini bu kararı vermeye iten bir durumu anlatabilir. Dünyayı yapmamız gerektiği gibi organize edebileceğimize inanmıyorum. Mesela Kasım da Basel grubu riski asgariye indirmek ve dışa yönelik finansal desteği artırmak için yeni kurallar üzerinde çalışmalar yapıyordu. G20 lerden bu kararları kabul etmeleri beklenecekti. Bütün bu ülkelerin farklı geçmişleri, çok farklı siyasi sıkıntıları vardı. Bu kuralları uygulamak, bazı ülkeler için daha kolay, bazıları içinse daha zor olacaktı. Dolayısıyla arada bir orta yolun bulunması gerekiyor, çünkü ortak bir gelecek inşa etmek sizin eski alışkanlıklarınızı muhafaza etmenizden daha önemli. Aslında en önemli konu bu. Bu arada, 2000 yılında insan genomunun dizgesi çıkarılıp bunun üzerine araştırmalara başlandığında siyasi açıdan en önemli bulgu, genetik olarak dünyadaki tüm insanların %99.5 ila %99.8 oranında özdeş olduğu. Bu odada bulunan insanlar arasında gördüğünüz tüm farklılıklar, yaş dışında belki, o konuda bir şey yapamıyoruz, erkek mi yoksa kadın mı olduğunuz, saçınızın rengi, ten renginiz, vücut şekliniz, ne kadar uzun olduğunuz gen oluşumunuzun yalnızca yarısını oluşturuyor. Geri kalan her anlamda birbirimizin tıpatıp eşiyiz. Sorunun cevabı oldukça açık, ama tarihin başlangıcından bu yana farklılıklar mı önemli, ortaklıklar mı bunun tartışmasını yapıyoruz. The defining factor that will determine whether the young people in Turkey and elsewhere achieve their full potential is whether society is as a whole and their leaders in particular decide that our differences are profoundly important in making life more interesting, our common humanity matters more, or decide our differences matter more for common humanity. That would affect the political policies, the economic policies, and the level of institutionalized cooperation. In the end, that is really what the crisis about whether Turkey joins the EU or not, isn t it? Are the differences in Turkey and the European countries more important, are the common aspiration to live in peace and prosperity and educating children, people of different cultures and faiths live together more important? I could give you a hundred examples, we could stay here till tomorrow morning and every person in this audience could stand up and give testimony to something that has happened in your life probably in the last week which required you to make that decision. I simply do not believe we could organize the world as we should. In any way November, the Basel group has been working on some new rules to minimize risk and increase capital support for financing going forward. The G20 will be asked to adopt these. All these countries had different histories, and lots of different political pressures. It would be much more difficult for some than others to adopt them. When one wants to decide compromise on how they would do it because they think building a common future is more important than preserving your old way of doing things. That is by far the most important thing. By the way, when the human genome was sequenced in 2000 and we began to do research on it, the most important finding from a political point of view is that genetically all people on planet earth are somewhere between 99.5 and 99.8 percent identical. Every difference you see among people in this room except those that are related to age, alas we cannot do anything about that, every other difference, whether you are a female or male, the color of your hair, the color of your eyes, the color of your skin, the shape of your body, how tall or short you are, everything you can see is found in half percent of your geno maker. The rest of it, we are all alike. I think the answer to the question is obvious. But since the dawn of time, we have been fighting on earth whether differences are more important than our common humanity.

11 Derya Aslan, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Siyaset Bilimi 2001 mezunu Sizce dinler ve özellikle de İslam, önümüzdeki yıllarda kültürler arası diyaloğa nasıl bir katkı sunabilir? Bu soru bizi ilk soruya götürüyor. İslam tarihini, bugün İslam ın nasıl örgütlendiğini bunun ötesine geçtiğimizde Sünnilik, Şiilik ve Ağa Han ın takipçilerini anlamak önemli. Katolik inancında olduğu gibi bir papa yok İslamiyet te. Protestan mezhebinde olduğu gibi doktrini saptayan da bir yönetici konsül yok. Dolayısıyla 11 Eylül olayında New York taki ikiz kulelere saldıran uçakları kontrol eden kişilerin Müslüman olması, bütün Müslümanların terörü desteklediği anlamına asla gelmez. Pek çok insan bu çok temel ayrımı yapamıyor. Yapmamız gereken ilk şey bu ayrımı yapmak konusunda gerçekten çaba göstermemiz ve samimi söyleyeyim, Türkiye nin süregiden başarısı insanların bütün Müslümanları aynı kefeye koyamayacaklarını anlaması konusunda çok faydalı oldu. Kaliforniya da çoğunlukla Hispanik Katolik ve Hispanik Protestan Hristiyanların yaşadığı küçücük bir kent var ve bu kentin bir camisi var. O küçük kentte belediye meclisine gidip haksızlığa uğrayan bir Müslüman, yolsuzluğa bulaşmış yerel yönetimi açığa çıkardı. Tüm Müslümanlar bunu ifşa etmeye devam etti. Gerçekten küçük bir kentti ve belediye başkanı yılda dolar, polis şefiyse yılda dolar kazanıyordu. Yönetim son derece yozlaşmıştı. Bütün Hispanikler de eğer Müslümanlara destek olurlarsa yolsuzluğu ortadan kaldırma fırsatı bulacaklarını düşündüler. Müslümanlar bu süreçte Hispaniklerin kendi dinlerinin ötesinde bir araya gelmelerini sağladı ve kentteki seçimleri kazandılar. Neden? Çünkü önyargılarının ya da korkularının bir temeli olmadığını gösteren ortak bir deneyimden geçtiler. Bu nedenle insanlar Kuran ı, İslam tarihini okumalı diye düşünüyorum. Kuran ın hangi koşullar altında yayıldığını bilmeli, Müslümanlar ın neden Hz. Muhammed in Tanrı dan gelen mesajı tekrarladığına inanıyorlar ve neden Katolik inancında olduğu gibi bir papaları yok, bunu anlamalı. Türkiye inancın görünür olmasına izin verdi; 1920 lerde yeni bir ülke olarak ortaya çıkarken Atatürk bu konuda rahat hissediyordu. Laikliği esas alarak yeni bir devlet kurdunuz ve on yıllardır dini amaçla ziyaret edilmemiş manastırlarda Yunan Ortodoks Hristiyanların ibadet etmesine izin verdiniz. Yani insanların daha fazla bilgi sahibi olması, daha fazla kişisel temas içinde olması gerekir, ancak bu şekilde İslamiyeti bölücü bir güç olarak görmekten vazgeçeriz. Derya Arslan, İstanbul Bilgi University, Political Science 2001 graduate How do you think religion, and in particular Islam, can contribute to cross-cultural dialogue in the coming years? It goes back to the first question I got. It matters that people understand the history of Islam and its current organization, and going beyond these Sunni and Shiah and the followers of Aga Khan and all of that into, unlike let s say Roman Catholicism, there is no pope in Islam. Unlike the Protestant denominations, there is no governing consul that establishes doctrine. So the fact that on 9/11 all of the people who flew planes to the towers were Muslims does not even begin to prove that all Muslims support terror. But most people do not know the first basic things. So the first thing I think we need is a real effort, and frankly, I think Turkey s ongoing success has done as much as anything else to make people realize that they cannot put all the Muslims into the same little box or another. The best thing that happened to Muslims in America at least for six months, there is a tiny town in California, there is a mosque where most of the residents are Hispanic, Catholics and Hispanic Evangelical Christians. And this town had a totally corrupt government uncovered by a Muslim who went for the city council and lost. And all the Muslims in the town kept exposing this. It was a really little town, the mayor made about dollars a year. Police chief was making dollars a year. It was totally corrupt. And all the Hispanics realized that if they gave a hand to the Muslims, they would uncover the corruption. The Muslims in the process get all these Hispanics back together across their own religion event and they can win any election in the city. Why? Because they had a common experience which would show that their preconception or their fears had no foundation. So I think people should read Quran and people should read the history of Islam. I think people should understand the circumstances under which Quran was disseminated. I think that people should understand why Muslims believe that Mohammed was simply repeating the message of God directly and why they do not have a pope as Catholics do. And I think people should understand where Islam is across the world and I think people should look at Turkey when you permitted the more overtly religious and Atatürk feel comfortable within 1920s to emerge your new country, you still trusted them with a change in the constitution and they repay that trust by allowing Greek Orthodox Christians to worship in monastery, they are not visited for religious practices in decades. In other words, people have to know more, have more personal contact. I think that would do a lot to keep Islam from being a force of division in the modern world. Cemil Boyraz, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Siyaset Bilimi Doktora Programı öğrencisi Kasım 1999'da TBMM'ye hitaben yaptığınız konuşmada, Türkiye'nin tarihi 20. yüzyılı anlamak için kilit önemdedir. Fakat, bundan da önemlisi, Türkiye'nin geleceğinin 21. yüzyılın şekillenmesinde kilit rol oynayacağına inanıyorum demiştiniz. On bir yıl sonra baktığımızda, Türkiye'nin, yaşadığımız yüzyılın şekillenmesine nasıl katkıda bulunduğunu düşünüyorsunuz? Her şeyi göz önünde bulundurduğumuzda, gayet başarılısınız. Dini politik bir silah gibi kullanmadan ve dinin sizi felce uğratmasına izin vermeden dine saygı ile yaklaşıyorsunuz. Batıya özellikle de Avrupa ya, Doğulu ülkeler ile beraber yepyeni bir açılım sunuyorsunuz. Bugün devam etmekte olan modernlik projesi gerçekleşirse, eğer İsrail ve Filistinliler, daha önceden olması gerektiği gibi barışı sağlamak konusunda bunu bir fırsat olarak değerlendirebilirse, çok farklı ve birbirine karşı anlayış gösterebilen bir dünyaya geçit görevinde bulunmuş olacaksınız. Öte yandan, durum şimdiki gibi devam ederse, hükümetler modernleşme ve uzlaşma çabalarını bırakıp tamamen yıkıcı bir terör, artan yoksulluk ve şiddet içine sürüklenecekler. Konunun yalnızca din olmadığını, doğru kararlar mı yoksa yanlış kararlar mı alıyorsunuz, insanları yüceltiyor musunuz yoksa aşağılıyor musunuz, birleştiriyor musunuz yoksa bölüyor musunuz, dünyaya meselenin bu olduğunu göstermelisiniz. Bence jeostatik konumunuzu geliştirdiniz ve insan kaynağınızı da en üst düzeye çıkarıyor, dünyaya ekonominin akıllıca nasıl yürütüldüğünü gösteriyorsunuz. Dediğim gibi, ekonominiz ticaret yaptığınız ortaklarınıza da bağlı olduğundan geçen yılki ekonomik krizden zarar görmeniz kaçınılmazdı. Ama bir yıl içinde -6 dan +10 a çıkabilmeniz nefes kesici. Pek çok sayıda üniversitenizden küresel ağın bir parçası olan böyle bir üniversitede, buradayız. Bizden farklı olan insanları tanımaktan, olumlu bir gelecekten yanayız. Bu durumda, şimdi sizden daha iyisini yapacak bir ülke göremiyorum. Batıda şunu diyenler olabilir: Türkiye artık bizden uzaklaşıyor, başka yerlerdeki aşırı uçlara yaklaşıyor. Hayır, ben bunun doğru olduğunu sanmıyorum. Bence Türkiye kendi bağımsız yönünü tayin etmiş durumda ve burada ilerleyip köprü kurmaya, kötü olayların cereyan etmesini engellemeye çalışıyor. Ben de sizin yerinizde olsam aynı şeyi yapardım. Öte yandan, ülkenizin temel değerlerinin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Bazen bazı şeyleri saçma sapan bulabilirsiniz, mesela AB ye dahil olma konusundaki gecikmelere ya da Gazze ye yardım götürürken İsrail le yaşanan konusunda yaşanan gibi talihsiz olaylara öfkelenebilirsiniz. Bunlar sizin nihai uzlaşma vizyonunuza gölge düşürüyor olabilir. Bugünkü sosyal modelinize, siyasal modelinize, dini modelinize bakın. Bölünen değil, bir araya gelen bir dünyaya ihtiyacımız var. Kendinizi savunmanız, adil olmadığını düşündüğünüz muamelelere karşı çıkmanız çok doğal. İnsanlar Türkiye ye, İstanbul a ve Boğaz a hayran, çünkü burası dünyanın nasıl bir yer olabileceğinin bir simgesi. İnsanlar keyifsiz ve şüpheciyken Türkiye yi ve Türkiye nin yaptıklarını düşünmek bizi bir araya getirecek bir mıknatıs olacaktır. Bütün bunları aklınızda tutmanızı öneriyorum. 21. yüzyılda yeni ittifaklar kurma konusunda çok önemli bir yere sahip olduğunuzu insanlara hatırlatmalısınız. Sadece Türkiye ve Türkiye de yaşayanlar için değil, dünya üzerinde etkide bulunduğunuz, kendileri ve çocukları için daha önce hiç olmadığı kadar olumlu bir ortamda yaşamalarına imkan sağlayabileceğiniz tüm insanlar için bir fırsat. İşte sizin 21. yüzyılda tüm farkı yaratacak olan ve yerine getireceğinizi umduğum rol budur. Cemil Boyraz, İstanbul Bilgi University, PhD Student in Political Science When you addressed the Turkish Parliament in November 1999, you said: Turkey's past is key to understanding the 20th century. But, more importantly, I believe Turkey's future will be critical to shaping the 21st century. Eleven years on, how do you think Turkey is contributing to the course of this century? I think on balance you are doing very well. You have shown a lot of respect for religion without being paralyzed and without using it as a political weapon. And you offer the West and Europe in particular a gateway to a new future with Muslim countries of the East. If the modernization project now underway in the Arab world takes hold, if Israelis and Philistines could take this opportunity to make peace, they had a great one many years ago, they should have taken that and I think they all know it now. If that happens, you would be the gateway to the whole different world of understanding and if you continue on this path, governments would stop their efforts for modernization and reconciliation and dissent into a totally destructive round of terror and increasing poverty and violence. You would be proving to the whole world that it is not about religion; it is about making good decisions or bad decisions and dignifying people or demeaning them, uniting them or dividing them. So I think that you have maximized your geostatic position and you are maximizing your human potential and you are showing a lot of people how to run a smart economy. As I said, you could not avoid getting hurt last year, because your economy is dependent on its issues with trading partners. But the fact that you go from -6 to +10 in one year is breathtaking, so if you got this university here, one of many you have is part of a global network, so you said we re up for engagement to the world, we re up for learning about people who are different from us. We re up for a positive future. I do not see any other country doing much better than you are now. People in the West may say: Well, people in Turkey are moving away from us. Maybe they are closing to extremists elsewhere. I do not see that. I think that what Turkey is doing is pursuing an independent course where you are leaving open the possibility of building bridges and keeping bad things from happening. If I were in your position, I would be doing the same thing. But on the other hand, you must know the core values of your country, you cannot be mad at some delay which you think is silly in getting into EU, even something that is sad like what happened with the Israeli in attempt to provide relief to Gaza. Then it clouds your vision of ultimate reconciliation. Look at your economic model, look at your religious model, look at your social model. You need a world where things are coming together and not torn apart. It is okay to stick up for yourself, it is okay not to put up with what you think is an abusive treatment. People are fascinated by Turkey, by Istanbul and by Bosporus because they think it is a metaphor for how the world can become. Whenever people are down, skeptical and anybody understands the first thing about the world, thinks about you and what you are doing, that is a magnet that would pull us together. That is the only thing I ask you to keep in mind. It is okay that you remind people that doing things from your own point of view is divisive, not helpful or not free, but you have great significance in the 21st century, you would be the builder of new alliances. It is creating the possibility for people not only in Turkey but also in the world that you influence to lift themselves and their children as never before. That is the historic role that can make all the difference to the world in the 21st century, and I hope you will play.

12

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Yönetici Özeti Bu araştırma, 2025 yılında iş dünyasının yüzde 25 ini oluşturacak olan Y Kuşağı nın iş dünyasından, hükümetten ve geleceğin iş ortamından

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet Mart Ayı Değerler Eğitimi Samimiyet Darüşşafaka Orta Okulu Mart Ayı değeri olan Samimiyet değeri kapsamında etkinlik ve paylaşımlar düzenlemiştir. Yabancı diller bölümü; Samimiyet konusuyla ilgili olarak

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms myp - communıty&servıce ınstructıons & forms P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l Özel İstanbul Coşkun Orta Yıllar Programı Aday

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 UNIT 2 SINIF İÇİ TARAMA TESTİ Diyalogu tamamlayan ifade hangisidir? Henry: That's my money.i don t want to give it to you. Martin:...! Don t be so stingy. Diyalogda boşluğu en iyi tamamlayan

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü EMTRAS [Turkish] My Headteacher is Okul müdürüm My Year Manager is Sınıf Müdürüm My Form Tutor is Sınıf öğretmenim My Form is Sınıfım P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü I must bring in a T-shirt, shorts

Detaylı

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Reading (Okuma) I hope you will visit me one day. ( Umuyorum bir gün beni ziyaret edeceksin ) I think your sister will like that cellphone. ( Bence kız

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler İngilizce-İngilizce

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler İngilizce-İngilizce Dilekler : Evlilik Congratulations. Wishing the both of you all the happiness in the world. Congratulations. Wishing the both of you all the happiness in the world. Yeni evli bir çifti Congratulations

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be)

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be) İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA İNGİLİZCE GRAMER (+) I was a student. She was a student. They were students. (?) Was I a student? Was she

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

Phrases / Expressions used in dialogues

Phrases / Expressions used in dialogues TEOG Page 1 Phrases / Expressions used in dialogues Tuesday, November 11, 2014 7:30 PM Teog Sınavı için Cümle Kalıpları ve İfadeler Really? Gerçekten mi? That s a good idea! Bu güzel bir fikir! I am afraid

Detaylı

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Size iş imkanı sağlayacak bir sertifikaya mı ihtiyacınız var? Dünyanın önde gelen İngilizce sınavı TOLES, Hukuk İngilizcesi becerilerinin

Detaylı

Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less

Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less Reading (Okuma) Jason is more active than Kevin in the class. ( Jason sınıfta Kevin den daha aktif.) This cellphone is cheap, but that one is cheaper.

Detaylı

WINKLER POOL MANAGEMENT

WINKLER POOL MANAGEMENT WINKLER POOL MANAGEMENT Maryland ve Virginia eyaletlerindeki Winkler Pool Yönetimi 2014 yazında Work and Travel öğrencilerine can kurtaran olarak iş imkanı sunuyor! Siz de 2014 yazınızı Amerika nın en

Detaylı

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir?

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? SBS PRACTICE EXAM 4 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? 4. Düşünce balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçiniz. You are not a hardworking student, Mike! Jeff is a/an friend.

Detaylı

Lesson 20: Where, when. Ders 20: Nerede, ne zaman

Lesson 20: Where, when. Ders 20: Nerede, ne zaman Lesson 20: Where, when Ders 20: Nerede, ne zaman Reading (Okuma) Where is the City Hall? (Belediye binası nerede?) Where are you now? (Şu an neredesin?) Where is he working? (Nerede çalışıyor?) Where did

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

"Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları.

Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. "Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. Survey Results Which Were Done in Comenius Project named'' Different? Building

Detaylı

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır.

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. Olumlu cümle I must go: Gitmeliyim. (Ben böyle istemiyorum) He must

Detaylı

interview INTERVIEW Ernst WELTEKE Haziran 99

interview INTERVIEW Ernst WELTEKE Haziran 99 söyleþi interview söyleþi - interview SÖYLEÞÝ(*) Ernst WELTEKE INTERVIEW Ernst Welteke is currently the Guvernor of the Central Bank of Essen State of Germany. He was recently elected as the Guvernor of

Detaylı

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek Yeni bir web sitesi tanımlamak, FTP ve Email ayarlarını ayarlamak için yapılması gerekenler Öncelikle Sol Menüden Create Virtual Server(Burdaki Virtual server ifadesi sizi yanıltmasın Reseller gibi düşünün

Detaylı

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri.

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Sevgili dostlar, Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Aşk tadında yaşamanız dileğimizle I love you! > Seni I love you more than

Detaylı

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING Design & Construction DESIGN & CONSTRUCTION make difference.. ABOUT US Our company is specialized in four main subjects; CONSTRUCTION, INTERNATIONAL TRADE, NATURAL

Detaylı

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Esrarengiz bir toplantı) List of characters (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Halit, doğum günü olan oğlan) Leila, the mysterious girl and phone voice (Leyla, esrarengiz kız ve telefon

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

ÜNİTE 7 QUANTIFIERS (2) İÇİNDEKİLER HEDEFLER YABANCI DİL I. Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much

ÜNİTE 7 QUANTIFIERS (2) İÇİNDEKİLER HEDEFLER YABANCI DİL I. Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much QUANTIFIERS (2) BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ İÇİNDEKİLER Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much HEDEFLER YABANCI DİL I Bu ünitede amaçlanan kazanımlar;

Detaylı

The Australian Aborigines have lived in Australia for over 40,000 years. Avustralyalı Aborjinler 40,000 yıldan fazladır Avustralya da yaşamaktadırlar.

The Australian Aborigines have lived in Australia for over 40,000 years. Avustralyalı Aborjinler 40,000 yıldan fazladır Avustralya da yaşamaktadırlar. İş Hayatı İçin İngilizce Dersi 1. Hafta Çevirileri ABORIGINES 'Aborigines' are the first or original inhabitants of a country. First: ilk Inhabitant: Yerli, yerleşik Country: Ülke Aborjinler, bir ülkenin

Detaylı

THE SKILLS TRAINING RAN IN ENTERPRISES

THE SKILLS TRAINING RAN IN ENTERPRISES THE SKILLS TRAINING RAN IN ENTERPRISES Türkiye de işletmelerde beceri eğitimi uygulaması 3308 sayılı Mesleki ve Teknik Eğitim Kanunu ile yapılmaktadır. The skills training program offered in turkey are

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Start Streamin now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Streamin PodSpeakers True stereo great design P3-4 P5-6 P7-8 MicroPod Bluetooth Great sounding stereo streamed from your Bluetooth device SmallPod

Detaylı

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları 5. SINIF My Daily Routine 1. 3. UNIT-1 TEST-1 do you go to school? At 8.30 Sevgi Ýlhan Saati ifade eden seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Where B) Who C) What time D) What 4. A) It's one o'clock.

Detaylı

Çocuk bakımı için yardım

Çocuk bakımı için yardım TURKISH Çocuk bakımı için yardım Avustralya Hükümeti, ailelere çocuk bakımı giderlerinde yardımcı olmak için, şunlar dahil bir dizi hizmet ve yardım sunmaktadır: Onaylı ve ruhsatlı çocuk bakımı için Child

Detaylı

DENEME SINAVLARI. www.dilkoyayincilik.com

DENEME SINAVLARI. www.dilkoyayincilik.com DENEME SINAVLARI Tüm hakkı saklıdır. 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Hükümleri gereğince yayıncının yazılı izni olmaksızın bu kitabın tamamı veya bir kısmı elektronik ortam dahil kopya

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EKİM 12-1 EKİM 201 UNIT 1 WHEEL OF FORTUNE EYLÜL 28 EYLÜL -09 EKİM 2015 2015 201 ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ LENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 4 2 Asking for permission Giving

Detaylı

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well.

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well. NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082 ÜÇÜNCÜ DEVRE SESLERİNİN PORTE VE NEY ÜZERİNDEKİ YERLERİ Üçüncü devre sesleri ile eser icrasına başlamadan önce, öğrendiğimiz 7 perdenin, porte üzerindeki yerlerini,

Detaylı

myp agenda - september,2013 P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l

myp agenda - september,2013 P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l myp agenda - september,2013 P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l Özel İstanbul Coşkun Orta Yıllar Programı Aday Okulu Orta Yıllar

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÖÇ VE SİYASET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ-HUGO'DAN KÜRESEL BAŞARI:

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÖÇ VE SİYASET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ-HUGO'DAN KÜRESEL BAŞARI: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÖÇ VE SİYASET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ-HUGO'DAN KÜRESEL BAŞARI: ULUSLARARASI METROPOLIS KONGRESİ 2017'DE BİNİ AŞKIN UZMANLA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EV SAHİPLİĞİNDE YAPILACAK Göç ve

Detaylı

1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around. 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d.

1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around. 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d. 1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d. for 1. I am taking some books. a. hers b. her c. to her d. she 1. bottle

Detaylı

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Bu proje Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilmektedir. İletişim: Afyonkarahisar İl

Detaylı

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye Değerli Meslektaşlarımız, TAVCAM, çok değerli siz müşterilerimizin bildiği gibi bir Aile kuruluşu olup 1979 yılından beri müşterilerimize sektörümüze ve ülkemize hizmet edebilmenin memnuniyeti ile yoluna

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20 Y 1-8. sorularda boş bırakılan yere uygun gelen seçeneği işaretleyiniz. 1. oss : If you work for us, you ll have job security.

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

It aims "to help young people and educational staff better understand the range of European cultures, languages and values".

It aims to help young people and educational staff better understand the range of European cultures, languages and values. The Comenius programme is a European Union educational project. It concerns schoollevel education, and is part of the EU's Lifelong Learning Programme 2007 2013. It aims "to help young people and educational

Detaylı

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek MESLEKİ İNGİLİZCE I DERSİ - 1. HAFTA ÇEVİRİ METİNLERİ 1. NEW YORK UNIVERSITY New York University is in Greenwich Village. in: içinde, -de/da Village: köy, kasaba New York Üniversitesi Greenwich kasabasındadır.

Detaylı

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.)

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.) Passive voice "edilgen" anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve özne olarak adlandırılır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkilenir. Eylemi yapanın, yani öznenin

Detaylı

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ Elif ERDOĞAN Yüksek Lisans Tezi Çorum 2013 DÜNYA DA VE TÜRKİYE

Detaylı

amerika birleşimiş devletleri

amerika birleşimiş devletleri İngilizce Lesson 15 place Where you want go Türkçe 15 ders yer, mekan nereye istiyorsun git Where do you want to go? nereye gitmek istersin? Countries Country Turkey Turkey is a country America America

Detaylı

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» DVE/İHE için Bilgi Bankası FLOW CHART Overall framework: Bologna Functional

Detaylı

Technical Assistance for Increasing Primary School Attendance Rate of Children

Technical Assistance for Increasing Primary School Attendance Rate of Children This Project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey. Technical Assistance for Increasing Primary School Attendance Rate of Children This project is co-financed by the European

Detaylı

at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a

at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a at İngilizcede zaman edatı olarak saatlerle birlikte kullanılır. - I will see you at 4:15. Seninle saat 4:15'de görüşeceğim. - The plane leaves at six. Uçak saat 6'da

Detaylı

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher.

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher. (Okulda hasta) List of characters (Karakter listesi) Leila, the sick girl Sick girl s friend Class teacher Nurse (Leyla, hasta kız) (Hasta kızın arkadaşı) (Sınıf öğretmeni) (Hemşire) Girl with bike rider

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3*

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3* SBS PRACTICE TEST 3 1. Konuşma balonunda sorulan soruya karşılık resme göre verilebilecek doğru yanıt hangi seçenektedir? What s Bob doing now? 3. Verilen cümledeki boşluğa tamamlayan ifadeyi seçeneklerden

Detaylı

Educational On-line Programmes for Teachers and Students

Educational On-line Programmes for Teachers and Students Educational On-line Programmes for Teachers and Students Hamit İVGİN - İstanbul Provincial Directorate of National Education ICT Coordinator & Fatih Project Coordinator in İstanbul Kasım 2014 - İSTANBUL

Detaylı

Turizm Pazarlaması. Tourism Marketing

Turizm Pazarlaması. Tourism Marketing Turizm Pazarlaması Tourism Marketing 1980 li yılların başında dünya üzerinde seyahat eden turist sayısı 285 milyon ve toplam gelir 92 milyar dolar iken, 2000 yılında bu rakam, 698 milyona ulaşmış ve bu

Detaylı

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,

Detaylı

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye Değerli Meslektaşlarımız, Dear Colleagues, TAVCAM, siz dostlarımızın bildiği gibi, bir aile kuruluşu olup 1979 yılından beri aydınlatma sektöründe size ve ülkemize hizmet etmenin huzuru içinde yoluna devam

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 4 Lesson Four - Ders 4:... 4... 5 Lesson Five - Ders 5:... 5... 6 Lesson Six - Ders 6:... 6... 7

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 3... 3 Lesson Three - Ders 3:... 4... 4 Lesson Four - Ders 4:... 5... 6 Lesson Five - Ders 5:... 6... 7 Lesson Six - Ders 6:... 7... 8

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİ NİN STUDENT S YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ STAJ DEFTERİ TRAINING DIARY Adı, Soyadı Name, Lastname : No ID Bölümü Department : : Fotoğraf Photo Öğretim Yılı Academic Year : Academic Honesty Pledge I pledge

Detaylı

ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975

ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975 Bu formun ç kt s n al p ço altarak ö rencilerinizin ücretsiz Morpa Kampüs yarıyıl tatili üyeli inden yararlanmalar n sa layabilirsiniz.! ISBN NUMARASI: 84354975 ISBN NUMARASI: 84354975! ISBN NUMARASI:

Detaylı

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad):

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad): Gelecek zamanın (Future Tense) yardımcı fiili olarak kullanılmasının yanısıra Modal Yardımcı olarak İSTEKLİLİK (WILLINGNESS), PROMISE (Vaad) POLITE REQUEST AND OFFER (Kibar istek ve ikram), STRONG DETERMINATION

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Türkçe Lisans Dersin Türü Yüz Yüze / Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS 1/11 Sürüm Numarası Değişiklik Tarihi Değişikliği Yapan Erman Ulusoy Açıklama İlk Sürüm IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS You can connect EXTERNAL Identity Management System (IDM) with https://selfservice.tai.com.tr/

Detaylı

STUDENT REPORT Unit One Answer Sheet

STUDENT REPORT Unit One Answer Sheet Yardımsever Arkadaşınız ÖĞRENCİ RAPORU Ünite Bir İçin Yanıt Kağıdı Your Helpful Friend Unit One Answer Sheet HY3230 Aşağıdaki boşlukları doldurun: İsminiz... ICI Öğrenci Numaranız... (Eğer öğrenci numaranızı

Detaylı

ACCOUNTANT: The accountant is the person who follows the monetary transactions of individuals and institutions and count the taxes accurately to make

ACCOUNTANT: The accountant is the person who follows the monetary transactions of individuals and institutions and count the taxes accurately to make ACCOUNTANT: The accountant is the person who follows the monetary transactions of individuals and institutions and count the taxes accurately to make payment to the Government. MUHASEBECİ: Kişilerin veya

Detaylı

Welcome. Hos Geldiniz. Summer Schools Presentation. Yaz Okulları Sunumu. Sandi Engler Overseas College Counselor Yurtdışı Üniversiteler Danışmanı

Welcome. Hos Geldiniz. Summer Schools Presentation. Yaz Okulları Sunumu. Sandi Engler Overseas College Counselor Yurtdışı Üniversiteler Danışmanı Summer Schools Presentation Welcome Yaz Okulları Sunumu Hos Geldiniz Sandi Engler Overseas College Counselor Yurtdışı Üniversiteler Danışmanı Güniz Gücükoğlu Durmuş Assistant Counselor & Summer School

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

Ali Kablan 1. UFRS nin Ülkemizdeki Muhasebe Uygulamaları

Ali Kablan 1. UFRS nin Ülkemizdeki Muhasebe Uygulamaları UFRS nin Ali Kablan 1 Abstract: Standardization has become neccessary because of some reasons such as the removal of borders between countries,increase in competition,the expansion of trade,rapid globalization

Detaylı

DAÇKA Mart Ayı nda 153 yıllık yolculuğunun iki temel değerini sağlamlaştırdı: Sevgi ve Saygı Bu iki temel değerin kapsadıkları arasından

DAÇKA Mart Ayı nda 153 yıllık yolculuğunun iki temel değerini sağlamlaştırdı: Sevgi ve Saygı Bu iki temel değerin kapsadıkları arasından DAÇKA Mart Ayı nda 153 yıllık yolculuğunun iki temel değerini sağlamlaştırdı: Sevgi ve Saygı Bu iki temel değerin kapsadıkları arasından Farklılıklara Saygı yı öne çıkardı. İçinde yaşadığımız toplumun

Detaylı

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Aggregate Demand Aggregate (domestic) demand (or domestic absorption) is the sum of consumption, investment

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

İŞLETME AĞIRLIKLI İNGİLİZCE DİL KURSU

İŞLETME AĞIRLIKLI İNGİLİZCE DİL KURSU İŞLETME AĞIRLIKLI İNGİLİZCE DİL KURSU HEDEFLERİNİZE BİZİMLE ULAŞIN M A Y I S 2 0 1 3 İŞLETME AĞIRLIKLI İNGİLİZCE DİL KURSLARININ STAJ SÜRESİNDEN SAYILMASI in 06.03.2013/442 nolu genelgesine istinaden İşletme

Detaylı

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS Turkish Vessel Monitoring System BSGM Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Balıkçılık Müdürlüğü ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri İstatistik Daire Başkanlığı ve Bilgi Sistemleri

Detaylı

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON Test material : SIM card Tested software : UFED 3.6, XRY 6.5, SIMcon v1.2 Expected results : Proper extraction of SMS messages Date of the test : 02.04.2013 Note : The

Detaylı

Toki Anadolu Lisesi Müdürlüğü Karaman, Türkiye

Toki Anadolu Lisesi Müdürlüğü Karaman, Türkiye 1. Respect local inhabitants, their customs and traditions; attempt to become acquainted with their culture, enrich your travel experience. As a result, it is more likely that local people will treat you

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 11 MYIS 2014 Saat: 11.20 Y 1-8. sorularda boş bırakılan yere uygun gelen seçeneği işaretleyiniz. 1. If you want to be a successful student,... and use your

Detaylı

TURKISH RADIO AND TELEVISION CORPORATION Training Department

TURKISH RADIO AND TELEVISION CORPORATION Training Department TRT 50th Anniversary Events Theme Public Service Broadcasting in The Digital Era: Future, Challenges, Different Public Service Broadcasting Practices in The World 02 June 2014, Adnan Oztrak Conference

Detaylı