Requiem ayakta alkışlandı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Requiem ayakta alkışlandı"

Transkript

1 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL GAZETESİ SAYI: Mart 2015 GDO: TEHLİKE Mİ? KURTARICI MI? GDO: Genetiği Değiştirilmiş Organizma, doğal ürün yetiştirme ve insan sağlığı üzerindeki etkisi konusu haberimizde... SAYFA10 MEKANİK KUŞLAR: UÇAKLAR Günümüzün en önemli ulaşım araçlarından birisi olan uçakların nasıl uçtuğuna dair bilgiler haberimizde... SAYFA11 DÜŞÜNCE HAREKETLENİN, MUTLU OLUN SAYFA2 Requiem ayakta alkışlandı ÜNİVERSİTE Anadolu Haber den TRT Okul a Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, if Design 2015 te ödüle layık görüldü Eskişehir kurum yöneticilerinden Rektör Prof. Dr. Gündoğan a ziyaret Kemik kırıklarına yeni tedavi yöntemi geliyor: Bor Nitrür SAYFA3 SAYFA5 Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası, Kültür Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi ile Kültür Bakanlığı Devlet Çok Sesli Korosu nun ortaklaşa düzenlediği Wolfgang Amadeus Mozart ın son yapıtı Requiem, sanatseverlerle buluştu. Anadolu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Opera ve Bale Salonu nda gerçekleştirilen konserde, seyircilerin yanı sıra Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Vali Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Günay, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Savaş Koparal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Belviranlı, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. Dr. Zeki Atkoşar, Gazeteci-Sanat Yazarı Şefik Kahramankaptan da yer aldı. Cem i Can Deliorman ın konuk şefliğinde, Nurdan Küçükekmekçi Aydın, Ferda Yetişer, Caner Akın ve Tuncay Kurtoğlu nun solistliğini yaptığı konserde, Mozart ın Requiem adlı eserinden Requiem-Kyrie, Recordare, Confutatis, Lacrimosa bölümlerini seslendiren orkestraya, Kültür Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi ve Kültür Bakanlığı Devlet Çok Sesli Korosu sanatçıları eşlik etti. ŞEHİR SAYFA6 LÖSEMİLİ VE ENGELLİ ÇOCUKLARA GELİN YARDIM ELİMİZİ UZATALIM SOSYAL SORUMLULUK VE GÖNÜLLÜLÜKTEN DOĞAN BİR DERNEK AKUT SAYFA7 KÜLTÜR & SANAT SAYFA9 SOKAK RUHUNUN MÜZİĞİ: CAZ ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ SAYFA16 KAMPÜSÜN DEFİNESİ KURUMSAL BELLEK BİRİMİ SAYFA TİCARET BORSASI NIN EKONOMİYE KATKISI SAYFA SAYFA8 SAYFA14-15 KOMİKLİKLE KOMEDİ YAPMAYI KARIŞTIRIYORLAR YÜZME Salih KALYON VÜCUT DİRENCİNİZİ ARTIRIR

2 2 DÜŞÜNCE Hareketlenin, mutlu olun daydık. Ta ki içinde bulunduğumuz hormonu denilen endorfin, melağe sahip olursunuz. Vücudunuzun lerini, spor yapmalarını sağlayacak M. Sezer KIZILATEŞ modern çağa kadar... Son tonin ve dopamin gibi hormon- yeni hâli, size ruhsal bir dinginlik kadar enerji dolu, sabırlı ve duyarlı dönemde hareket etmeden yaşamak lar salgılanıyor ve bu insanların getirir çünkü spor yaptıkça şekille- değilsek eğer onları arkadaş çevre- için elimizden gelen her şeyi depresyona girme ihtimali oldukça nen vücudunuz güveninizi artırır. leri ile enerji harcayacakları şekilde Teknolojinin baş döndürücü yapıyoruz. Bu hareketsizliğimiz de düşüyor. Spor, iş hayatında stres Hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyi durumda olmak, sizi stres- Yaşlarına ve fiziksel uygunlukla- vakit geçirmeye yönlendirmeliyiz. bir hızla gelişmesiyle modern doğal olarak fiziksel ve ruhsal yapımızda olumsuz değişikliklere sebep sek performans göstermesi gereken ten korur, depresyondan tamamen rına bağlı olarak bir branş seçip yaşayan, zihinsel olarak sürekli yük- çağda insanoğlunun rahat etmesi için her gün yeni bir alet icat ediliyor. Ulaşımımızı otomobille sağlı- Hareketsizlik çok büyük sağ- sağlayabiliyor. Beyinsel performanli yaşarsanız, sporla ilişkiniz fazla sağlamalıyız. Oyun oynayan, spor oluyor. insanlar üzerinde olumlu sonuçlar uzaklaştırır. Ne kadar çok hareket- düzenli bir şekilde spor yapmalarını yor, faturalarımızı otomatik ödeme lık sorunlarına yol açıyor sın artmasını sağlayarak hafızayı olursa mutluluğunuz o derecede yapan hele ki bir dalda uzmanlaşan talimatıyla ödüyor, iş yerimizde gün Hareket etmek, spor yapmak güçlendiriyor. artar. çocuklar, hem çok mutlu olur hem boyu hareketsiz bir şekilde çalışıyor, sağlığımız için hayati önem taşıyor. Prof. Dr. Fehmi Tuncel hare- mutlu hisseder ğe itiyoruz büyürler. Spor yapan insan, kendini Çocuklarımızı da hareketsizli- de büyük bir öz güven duygusu ile boş vakitlerimizin büyük çoğunluğunu akıllı cep telefonlarımıza, ketsizliğin insan sağlığına zararları Ömrünü yavaş yavaş tüketirken her an mutlu olan, çevresine yaşama bizler alışıyoruz. Bu saye- Çocuklarımızın 3-4 yaşlarından Hareketsiz; dolayısıyla sağlıksız Ütopik bir dünya tasarlayalım. tabletlerimize ve masa üstü bilgisayarlarımıza ayırıyor, akşamları da bacak kasları gibi uzun kasların gülücükler dağıtan birine hiç rastde hayat tarzımızı rol model alan itibaren spor alanlarına koştuğu. ile ilgili, Spor yapılırken özellikle televizyon karşısında ailecek, diziler, maçlar veya yarışma programmı hızlanır, hücrelere giden oksijen len olumsuz olacaktır. Bu devran yaşamaya teşvik ediyoruz. Yeni nesmi derslerinin boş geçmediği, her hareket ettirilmesi ile kan dolaşıladınız mı? Cevabınız, muhteme- çocuklarımızı da benzer bir hayatı Ortaokulda, lisede beden eğitiları izleyerek günlerimizi tamamlıyoruz. Kısacası hareket etmiyocunda insanın hissettiği yorgun- insanoğlu zaman zaman mutsuz karşısında çizgi film izliyor, daha 3 lisanslı olarak düzenli müsabakalara miktarında artış olur. Bunun sonu- dönüp durmaya devam ederken lin çocukları, saatlerce televizyon öğrencinin en az bir spor dalında ruz. Dünya Sağlık Örgütü nün luk kaybolur; toksik maddelerin olur, hayal kırıklığına uğrar, üzülür; moda tabiriyle negatif ener- yaşam tecrübelerini dijital ortam- mesai bitiminden sonra bir yemek yaşında tablet kullanmaya başlıyor, katıldığı. Yetişkinlerin her akşam fiziksel aktivite raporuna göre her vücuttan atılmasıyla insanlar daha 3 yetişkinden biri spor yapmıyor dinçleşir. diyor. Hareketsizliğin jiyle dolar. İşte böyle zamanlarda lardan elde etme eğilimleriyle hareketsizliğe bütünüyle esir oluyor. larında enerji attıkları. Ezcümle, molası verip hep beraber spor salon- ve Dünyada her yıl ortalama 3,2 kalp damar hastalığına bağlı ölümlerin en büyük sebeplerinden birisi üzmeden bu olumsuzluktan kur- Bizim sokakta dokunarak, koşa- her insanın spor yaptığı İnsanlar kırıp dökmeden, çevrenizdekileri milyon kişi hareketsizlik nedeniyle hayatını kaybediyor. olduğu 1950 li yıllarda anlaşılmaya başlandı. O tarihlerden itibaren oluyor. Kendinizi çok gergin hisset- mücadele ederek geçirdiğimiz vakti; azalırdı. Yaşadıkları stresi sporla tulmak, spor sayesinde mümkün rak, üstümüzü başımız kirleterek, arasındaki şiddet, çekişme, gerilim İnsanlığın yaratılışından beri yaşanan değişimi bir düşünelim. yapılan çalışmalarda hareketsizliğin tiğinizde sadece yarım saat sürecek onlar sadece tabletlere dokunarak atan insanlar, çevrelerine daha pozitif yaklaşırlardı. Suçlular, cezalılar, İlk çağlarda insanlar hayatta kalabilmek adına zor doğa koşullarıylukları, beyin bulanıklığı, yüksek rahatlatabilir. Bir fitness salonunda da harcıyor. Çocuklarımızı yetiş- dolayısıyla güvenlik önemleri azalır; kolon kanseri, kan dolaşımı bozuk- tempolu bir yürüyüş yapmanız sizi veya bilgisayar ekranları karşısınla mücadele ediyor, beslenebilmek tansiyon, şeker ve osteoporoz gibi yapacağınız 1.5 saatlik spor, hayatın bütün sıkıntılarına vereceğiniz olmalarını, kötü alışkanlıklardan insanlar artardı. Büyük mutlutirirken sadece derslerinde başarılı daha zayıf, daha sağlıklı görünen için yırtıcı hayvanlar ile savaşıyor, hastalıkların ortaya çıkmasındaki oradan oraya göç ediyordu. Bu en büyük etkenlerden birisi olduğu bir mola olarak imdadınıza yetişebilir. Aksi takdirde biriktirdiğiniz makla kalmamalı; onların hareketli, yüksek, huzurlu bir toplum ortaya uzak durmalarını sağlamaya çalışluklarla yoğrulmuş, refah seviyesi çetin şartlar altında yaşayan insanlar çok daha güçlü, dikkatli ve Spor yapmak, hareketli bir gerginlikleriniz, huzursuzluklarınız sporla içi içe bir ömür geçirmeleri çıkardı. Gerçekten de öyle olmaz ispatlandı. atletikti. Son yüzyıldan öncesine yaşam tarzına sahip olmak, insanın daha büyük ruhsal sorunlara yol için teşvik edici olmalıyız. Yine mıydı sizce? kadar benzer fiziki koşullar insanlık sadece fiziksel sağlığı değil ruhsal yapısı üzerinde de pozitif etki- Diyelim ki kısa süreli veya nesillerin hareketsizlikleri sebebiyle açabiliyor. yapılan araştırmalara göre gelecek Kaynakça (Prof. Dr. Fehmi Tuncel, Bilim Teknik Dergisi, Ocak 1993.) için bir şekilde geçerliliğini korudu. Tarlada çalışmak, şimdi kısaler yapıyor. Texas Üniversitesi nde düşük tempolu da olsa spor yapma ortalama yaşam sürelerinin düşme -cocuk / tay saatler içerisinde otomobillerle yapılan bir çalışmada, günde yarım alışkanlığı kazandınız. Bu sayede ihtimalinin olduğunu varsayarsak yaptığımız seyahatler için günlerce saat yürümenin, depresyona bağlı vücudunuz güçlenir, fazla kilolarınızdan, kaslarınızın sizi mutsuz Çocuklarımızı spor yapmaya teşvik edici olmak zorundayız. süren yürüyüşler yapmak, birçok belirtilerde azalmaya neden olduğu leri/ sanayi dalında insan gücüne bağlı ortaya konmuş. Düzenli aralıklarla spor yapan insanlarda mutluluk güçlü, dinamik ve esnek bir fizi- Çocuklarımızın hareket etme- -bilgisayar-oyunlarinin-cocuklar-uzerindeki-olumsuz-etkileri.html eden gevşekliğinden arınır; daha teşvik edelim olarak üretim yapmak durumun KÜNYE Sahibi Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci GÜNDOĞAN Genel Yayın Yönetmeni İletişimden Sorumlu Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Barış KILINÇ Haber Merkezi ve Genel Yayın Koordinatörü Uzman Elif Pınar KILINÇ Üniversite Duygu KEÇELİ Sedef ORAL Şehir Gökhan AKKURT İstihbarat Şefi Yasemin CANBOLAT Kültür Sanat Havva ŞEKERCİOĞLU Gazete ve Dergi Koordinatörü Yazı İşleri Müdürü Arş. Gör. Sibel KURT Çevre ve Ekoloji Arş. Gör. İpek KUMCUOĞLU EDİTÖRLER Bilim ve Teknoloji İlker ŞEKERCİOĞLU Sosyal Medya Koordinatörü Uzman H. Hande KAYNAR Görsel Tasarım Emre ÖZGÜL - Fırat SOSUNCU - Esra ÖĞÜLMÜŞ - Ece CİLVE Ekonomi Arş. Gör. Sibel KURT Sedef ORAL Spor M. Sezer KIZILATEŞ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Arş. Gör. M. Çağatay TOK Etkinlik Haberleri Sedef ORAL Fotoğraf Murat SARIYILDIZ Yayın Türü: Yerel süreli yayın Yıl: 17 Sayı: 721 Basım tarihî: 02 Mart 2015 Pazartesi günleri yayımlanır Türkçe Editörleri: Emine KOYUNCU, Hatice ÇALIŞKAN KÖKEN Anadolu Üniversitesi Basımevinde adet basılmıştır. ISSN Telefon: Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Telefon:

3 ÜNİVERSİTE 3 Anadolu Haber den TRT Okul a Sedef ORAL Anadolu Üniversitesi kurumsal iletişim gazetesi Anadolu Haber de yayımlanan özel haberler yeni yayın dönemiyle birlikte TRT Okul ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Her aşamasında öğrencilerin görev aldığı, 13 bölüm olarak tasarlanan Anadolu Haber den programının çekimleri tamamlandı. Anadolu Üniversitesi gazetesi Anadolu Haber de yine öğrenciler tarafından hazırlanan özel haberlerden seçilen ve her hafta bir tanesinin konu edildiği programda, içerikle ilgili konuklar stüdyoda ağırlandı. Anadolu Üniversitesi stüdyolarında çekilen Anadolu Haber den programının danışmanlığını ve yönetmenliğini Anadolu Üniversitesi Haber Merkezi Koordinatörü Uzman Elif Pınar Kılınç, Gazete ve Dergi Koordinatörü Arş. Gör. Sibel Kurt ve Sosyal Medya Koordinatörü Uzman H. Hande Kaynar yaptı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan Anadolu Haber den programının ilk konuğu olurken programın diğer bölümlerinde Sıhhat Eczanesi, ışık kirliliği, yenilenebilir enerji, büyüyen şehirlerde küçülen evler, otizm, oryantring, güneş arabası, teknolojinin hayatımıza nasıl nüfuz ettiği, bisiklet tutkusu, gastronomi ve Türkiye nin ilk Çağdaş Seramik Açık Hava Müzesi gibi konular ele alındı Anadolu Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan if Design Ödülleri 2015 Yarışması nda Ürün Tasarımı Ödülü ne layık görüldü. Uluslararası alanda bağımsız bir organizasyon olan International Forum (if) of Design tarafından her yıl düzenlenen yarışmaya, Ürün Tasarımı Kategorisi nde Endüstriyel Tasarım Bölümü nden Arş. Gör. Barış Derviş ile misafir öğretim elemanı ve aynı zamanda özel bir firmada Makine Mühendisi olan Ahmet Yalçınkaya katıldı. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, if Design 2015 te ödüle layık görüldü Her sene ortalama 50 ülkenin katıldığı yarışma, dünyanın en ünlü marka ve tasarımcılarını buluşturması açısından önem taşıyor. Bu yıl da 20 bin başvurunun olduğu if Design Ödülleri 2015 Yarışması na Arş. Gör. Barış Derviş ve Ahmet Yalçınkaya, davlumbaz tasarımı çalışmalarının prototipini göndererek katıldı. Ürün Tasarım Ödülü ne layık görüldüklerini duyunca çok sevindiklerini belirten Arş. Gör. Derviş, çalışmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: Çalışmamız bir davlumbaz. Aslında kullanıcı deneyimi yaratmak amacıyla tasarladık. Diğer davlumbazlardan oldukça farklı ve gelecekçi bir forma sahip olan ürün, gövdesindeki hareket sensörünün aktif edilmesiyle açılıyor. Açılırken motordan çıkan bir ses tasarladık. Gövde açıldıktan sonra ışığı yanıyor. Günümüzde davlumbaz, aynı zamanda mutfakta aydınlatma olarak da kullanılmaya başlandı. Burada hem temassız bir kullanım sunuyor hem de ses ve ışık tasarımıyla ürünün mutfakta yarattığı gizem havasını güçlendiriyoruz. Kullanıcıların mutfağının ambiyansını tamamen değiştiren bir ürün. Üründe malzeme olarak yüksek kalitede kompozit kullandık. Motoru da yeni nesil çevreci bir motor ve her özelliğiyle rakiplerinden çok farklı. Haber: Anıl AKSOY Eskişehir kurum yöneticilerinden Rektör Prof. Dr. Gündoğan a ziyaret Eskişehir deki kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan ı ziyaret etti. Ziyarette, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, üniversite ile ilgili bilgiler vererek üniversitenin, Eskişehir deki sanayi kümelenmesi içinde bulunan savunma sanayi, raylı sistemler ve seramik sanayi için teknolojik, kaynak ve AR-GE desteği ile Türkiye ye ve Eskişehir e olan katkılarından bahsetti. Anadolu Üniversitesi ile Eskişehir deki kamu kurum ve kuruluşları arasında kurulmuş olan diyaloğun önemine işaret eden Rektör Prof. Dr. Gündoğan, Bundan sonra da şehrimizin tüm kurumlarıyla güçlü bir iletişim içerisinde olmayı arzuluyoruz. dedi. Haber: Sedef ORAL

4 4 ÜNİVERSİTE KAMPÜSÜN DEFiNESi KURUMSAL BELLEK BiRiMi Göze ÇİÇEK Kurumsal bellek; olaylar, deneyimler ve kurumun çalışanlarının bilgilerinin toplanmış hâlidir. Bireysel birikimin ötesine geçen kurumsal bellek, ait olduğu kurumun üyeleri arasında devam eden bir aktarma sürecini gerektirir. Kurumsal bellek unsurları; ticari şirketler, profesyonel gruplar, devlet organları, dinî gruplar ve akademik iş birliklerinde görülebilir. Bir grubun ideolojisinin ya da çalışma şeklinin korunmasında kurumsal hafıza son derece önemlidir. Kurumsal bellek, kurumun belli bir çalışma ideolojisinin oluşmasını teşvik etmesinin yanı sıra var olan kurum ideolojisinin de kurumun varlığı boyunca aktarılmasını sağlar. Kurumsal bellek, bir kurumun öykülerinin yaşatılması, yazılı ve görsel materyaller ile düzenli bir arşiv hâline getirilmesi, kurumu iyi tanıyan, deneyimli kişilere verilecek özel görevlerle oluşturulabilir. Değer elçileri olarak isimlendirebileceğimiz bu kişilerin görevi; kurumun bugüne kadarki tüm belge ve dokümanlarını, ilk alınan bilgisayardan, tez yazarken kullanılan masalara kadar yazılı ve görsel materyallerini gerek dijital gerek fiziki depolama ile arşivi oluşturmaktır. Temelleri, 1958 yılında kurulan Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi ile atılan ve 1982 yılında Anadolu Üniversitesi ne dönüşen Üniversitemiz, kısa zamanda yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en büyük üniversiteleri arasında çağdaş, dinamik ve yenilikçi bir üniversite olarak yerini aldı. Üniversitemiz, kurulduğu günden bugüne birçok başarıya, yeniliğe ve ilke de imza attı. Anadolu Üniversitesi Kurumsal Bellek Birimi ise Üniversitemizin kuruluşundan bugüne kadarki sürecini adeta bir müze oluşturarak arşivliyor yılının Ocak ayından itibaren çalışmaya başlayan ve Üniversitemiz Halkla İlişkiler Müdürlüğü ne bağlı olarak çalışmalarını yürüten Kurumsal Bellek Birimi ni, birim çalışanlarından Sevil Arıcı ile konuştuk. Karmaşık ve hassas kayıt Süreci Birim, Üniversitemizin kurumsal kimliğine ilişkin her türlü bilgi, belge ve görsellerin toplanması, değerlendirilmesi, korunması ve sergilenmesini sağlıyor. Bunun için de birim çalışanları, Üniversitemizdeki tüm fakülte, yüksekokul, enstitü ile diğer birimlere ve çalışanlara, katkıda bulunmak üzere çağrıda bulunup çeşitli ziyaretler gerçekleştiriyor. Bununla birlikte Üniversitemizde yıllarca görev yapmış olan emekli personel de birime katkıda bulunmaları amacıyla ziyaret ediliyor yılından bugüne toparlanan tüm malzemeler, birim çalışanları Sevil Arıcı ve Ufuk Ertekin tarafından teslim alınıyor. Gerekli tüm işlemler yapıldıktan sonra Üniversitenin Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi (BAUM) çalışanları Birol Eğilmezbaş ve Halil Karaca tarafından Kurumsal Bellek Birimi çalışanları ile birlikte şekillendirdikleri kayıt programına işleniyor. Birime teslim edilen malzemeler, beraberinde verilen bir liste varsa bu listeyle karşılaştırılıyor. Eğer bir liste yok ise liste oluşturularak kontrol ediliyor. Daha sonra tüm malzemeler doğru ve detaylı bilgi içerecek ve isminden malzemeyi anımsatacak şekilde isimlendirilerek yeniden liste yapılıyor. Tüm malzeme listesi kişi/kurum adına düzenlenen tutanakla birlikte dosyalanıyor. Bu liste ve tutanaklar kayıt için kullanılan bilgisayarlarda ilgili klasöre yerleştiriliyor. Verilen malzemeler Yazılı mlz./görsel mlz./kitap vb. gibi kategorilere ayrılıyor. Tüm malzemeler görsel hâle dönüştürülüyor. Kitap, yıllık, dergi vs. malzemelerin kapakları taranıyor. İlgili malzemelerin tarihleri ve içerikleri bakımından katkısı düşünülerek bazı durumlarda tüm sayfaları taranarak klasörler oluşturulabiliyor ve her biri ilgili isim altında farklı klasörlerde konumlandırılıyor. Daha sonra bu sistem için düşünülen arşiv sistemine uygun olarak her bir klasör ve malzeme isimlendiriliyor. Bu isimlendirmede; katkıda bulunan kişi ismi, kaçıncı klasörü olduğu, klasör içeriği, yeri ve verilen malzemeye ait tanımlama net bir şekilde görülüyor. Kesin kayıt öncesi son hâlini alan malzemeler iki bilgisayara kaydediliyor. Kayıt programına geçirilen malzemelerin görselleri ise BA- UM da saklanıyor. Program, tüm malzemelere otomatik bir kayıt numarası/demirbaş numarası atıyor. Bu numara, ilgili malzemeye zarar vermeyecek şekilde iliştiriliyor. Kayıt tamamlandıktan sonra ise tüm malzemeler, malzemelere ilişkin liste ve tutanakların yer aldığı dosya ile birlikte kendilerine ait bir bölümde saklanıyor.

5 ÜNİVERSİTE 5 Kurumsal Bellek Biriminde neler var? Kurumsal Bellek Birimi nin çıkış noktası ve kişilere iletmeye çalıştığı mesaj Üniversitemizin kuruluşunu, geçmişini yansıtan her türlü bilgi, belge, görsel, obje ve fotoğrafı birimde bulundurmak ve saklamak. Bir tarihsel yolculuğa çıkıyormuş hissi verebilecek nitelikte olan eski fotoğraflar, yıllıklar, şu an Üniversitemizin idari ve akademik bünyesinde yer alan hocalarımızın asistanlık yaptıkları zamanki anlarını yansıtan fotoğraflar, Rektörlüğün ilk mobilyaları gibi birçok akla gelmeyecek materyal birimin arşivinde bulunuyor. Üniversitemizin, kampüsün, hatta barındırdıklarıyla neredeyse Eskişehir in gerçekten bir definesi, belleği konumunda olan Kurumsal Bellek Birimi, yolu Anadolu Üniversitesi ne düşen ve emeği geçen herkes için anlamlı bir önem taşıyor. Kurumsal Bellek Birimi çalışanları, tüm üniversite birimlerini ve çalışanlarını katkıda bulunmaya davet ederken üniversitenin etkinliklerinde görsel ihtiyacı duyulduğunda yardımcı olmaya da hazır olduklarını vurguluyor KEMİK KIRIKLARINA YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ GELİYOR: Bor Nitrür Alper Hakan YAVAŞÇALI Anadolu Üniversitesi, kemik kırığı tedavisinde çığır açacak bir projeye ortaklık ediyor. Uygulanacak olan bor nitrür içeren implantlar ile kırıklar, hiçbir enfeksiyon ve yan etki izlenmeden, klasik tedaviye göre yarı yarıya daha erken bir iyileşme süresi sunuyor. Milli ev hediyemiz, annelerimizin mutfakta olmazsa olmazı olan ısıya dayanıklı cam tepsilerle hemen hepimizin hayatında yeri olan bor mekanikten medikale, kozmetikten uzay teknolojilerine kadar her alanda kullanılan, son derece değerli bir element. Resmî kaynaklara göre dünya rezervinin %72 sini topraklarımız içinde bulundurarak dünyanın bir numarası olduğumuz bor mineralini işlemekte ne yazık ki dünyanın gerisindeyiz. Türkiye nin her alanda öncü üniversitelerinden olan Anadolu Üniversitesi, bu alanda da ilklerden birine ev sahipliği yapıyor. Anadolu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Ay ın Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü nün izniyle Eskişehir Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) bünyesinde kurduğu BORTEK şirketi, bor teknolojisi alanında çok sayıda çalışma gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye devam ediyor. Son olarak Anadolu Üniversitesi ve BORTEK, koordinatörlüğünü Atatürk Üniversitesi nin yaptığı, Sabancı Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi nin de ortaklığında, borun medikal alanda kullanımında çığır açacak bir projede yer alıyor. Projede kilit öneme sahip malzemenin adı ise borun 250 farklı bileşiğinden biri olan ve Prof. Dr. Nuran Ay ın 1996 dan beri üzerinde çalıştığı bor nitrür. Yapay bir seramik malzeme olan ve doğada bulunmayan bor nitrür, laboratuvarda veya özel koşullarda üretilebiliyor. Bor ve azot atomlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan bor nitrürün, ticari olarak kullanılan, hekzagonal ve kübik olmak üzere iki farklı kristal yapısı bulunuyor. Çok sert bir malzeme olan ve elmas ile eş değer özelliklere sahip olan kübik bor nitrür, kesici uçlarda, talaşlı imalatlarda tercih edilirken bu projede üzerinde çalışılan hekzagonal bor nitrür ise son derece yumuşak, talk pudrasını andıran bir yapıya sahip. Türkiye nin değerli dört üniversitesini bir araya getiren ve kemik kırıklarını yoğun ilaç kullanımına gerek bırakmadan, herhangi bir enfeksiyon ya da yan etki riski taşımadan çok daha kısa sürede iyileştirmeyi hedefleyen bu projede Anadolu Üniversitesi, hekzagonal bor nitrürü içeren kompozitleri üretme ve şekillendirme kısmında görev alıyor. Kemiğin kırılmasında yahut herhangi bir şekilde ortadan kalktığı durumlarda son derece iyi sonuç veren kompozitlerin içinde yer alan hekzagonal bor nitrür, 3000 C ye kadar dayanıp bozulmaması ve asit bazla reaksiyona girmemesi dolayısıyla, doğal bir madde olmamasına rağmen insan vücudunda hiçbir zararlı etki yaratmıyor. Her üniversite farklı bir aşamada görev alıyor Hâlihazırda 1996 yılından bu yana bor nitrür üzerinde çalışan ve önceleri sadece birkaç gram üretilebilen malzemeyi şimdi kilolarca üretilebilen bir sistem kuran Prof. Dr. Nuran Ay, daha önce mikron boyutunda üretimi yapılan partikülleri de şimdi nano boyutta üreterek ortalama 100, 120 nanometre çapında hekzagonal bor nitrürü proje doğrultusunda kullanıma sunuyor. Anadolu Üniversitesi nde Prof. Dr. Nuran Ay ve ekibi tarafından üretilen parçalar, Atatürk Üniversitesi nde denek hayvanları üzerinde çeşitli denemelere tabi tutuluyor ve deneyler sırasında meydana gelen değişiklikler takip edilip analizleri yapılıyor. Yeditepe Üniversitesi nin de biyolojik test aşamasını üstlendiği ve bor nitrürün insan yapısı üzerinde etkileri olabileceğinin testlerinin yapıldığı projede, Sabancı Üniversitesi ise üretilen kompozit malzemenin karakterizasyonunu üstlenmiş durumda. Bugün Türkiye coğrafyasının büyük bir bölümünü kapsayacak çapta, geniş bir ekiple yola devam eden projenin ilk adımıysa tesadüfi bir şekilde, Atatürk Üniversitesi nden bir doktora öğrencisinin, farklı bir amaçla kullanmak üzere BORTEK ten bor nitrür istemesiyle atılıyor. Öğrencinin çalışmalarının istediği gibi gitmemesi sebebiyle BORTEK tarafından gönderilen bor nitrür, başka bir amaçla kullanılmak üzere projeye yürütücülük yapan ekibin eline geçiyor. Bu seferki çalışmanın olumlu gelişmesiyle birlikte doğacak ihtiyacı karşılama noktasında Anadolu Üniversitesi ve BORTEK in malzeme üretme ve şekillendirme yeteneklerinin üst düzey olması dolayısıyla bir araya geliniyor ve yapılan görüşmeler sonrasında iş birliği sağlanıyor. Olumlu sonuçlanan ön araştırmalardan sonra kemik kırıklarına uygulama çalışmasıyla 2012 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu nun (TÜBİTAK) 1003 numaralı proje çağrısına, dört üniversitenin ortak çalışmasıyla oluşan ekip, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) ve TÜBİTAK iş birliği ile gelecek için umut vadeden çalışmalarına devam ediyor. Tedavi süresi yarı yarıya kısalıyor Planlanan tedavi, Anadolu Üniversitesi nde üretilen hidroksiapatit bor nitrür ham maddeli parçanın, cerrahi operasyonla kırılan kemiğin arasına yerleştirilip sabitlenmesiyle gerçekleşiyor. Kemiğin esas minerali olan, diş hekimleri ve ortopedistler tarafından da hâlihazırda kullanılan hidroksiapatit, bor nitrür ile birlikte neredeyse yapay bir kemik görevi görüyor. Klasik yöntemle kemikleri bir araya getirip kaynamasını beklemektense bu şekilde sabitlenmesinin ardından çok kısa sürede iyileşme sağlanıyor. Dünya nüfusunun giderek yaşlanması, kemik deformasyonu ile gelişen hastalıklarda artış ve bu hastalıkların tedavi sürecindeki zahmet ve uzunluk göz önüne alındığında, projenin ne kadar büyük bir fayda sağlayacağı daha net görülüyor. Çalışmalar, şu anda hayvan deneyleri aşamasında ve oldukça olumlu ilerliyor. Henüz fareler üzerinde yürütülen çalışmalar, tavşan ve koyun gibi hayvanlardan sonra gerekli izinlerin alınmasının ardından insanlarda denenmeye başlanacak te sonlanacak proje için yapılan patent başvurularında da son aşamaya gelinmiş durumda. Gelişmelerle birlikte yeni patent başvuruları oluşma olasılıklarının da doğduğu çalışmalara, çeşitli şirketlerden projeye dâhil olma ya da projeyi satın alma yönünde teklifler de geliyor yılında projenin tamamlanmasının ardından ekip, proje olarak devam etme ya da ticarileştirme konusundaki kararını verecek. Kaynakça:

6 6 ŞEHİR LÖSEMİLİ VE ENGELLİ ÇOCUKLARA GELİN YARDIM ELİMİZİ UZATALIM Dünyada ve Türkiye de, 21. yüzyılın önemli sağlık problemleri arasında yer alan kanser ve engellilik, çocuk yaşlardan itibaren toplumdaki bireyler açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Kanser, sebebi bilinen ölüm türleri açısından dünya sıralamasında ikinci sırada yer alırken, engellilik ise dünyada milyarları tehdit eden bir sağlık problemi olarak dikkat çekiyor. Lösemili ve Engelli Çocuklara Yardım Derneği de, 2005 ten bu yana lösemili ve engelli çocuklara yardım elini uzatmayı sürdürüyor. Şüheyda ÇAVUŞ Dünyada ve Türkiye de 2030 yılına gelindiğinde 22 milyon yeni vakanın ortaya çıkacağının tahmin edildiği kanser, 21. yüzyılın önemli sağlık problemleri arasında gösteriliyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 4 milyonu genç yaşta (30-69) olmak üzere 7,6 milyon kişi kanserden hayatını kaybediyor. Kanser %90 çevresel, %10 oranında ise genetik faktörlere bağlı olarak oluşurken, bu nedenler arasında da tütün, alkol, obezite ve enfeksiyonlar ilk sıralarda yer alıyor. Ülkemiz ve dünya açısından büyük önem taşıyan bir diğer sağlık problemi engellilik ise günümüzde bir milyardan fazla insanın yaşamını tehdit ediyor. Ayrıca, herhangi bir engellilik türüne bağlı olarak yaşamını sürdürmek zorunda kalan 200 milyona yakın bireyin ise hayatlarını devam ettirme konusunda ciddi problemlerle karşılaştığı belirtiliyor. Sağlık alanında geleceği tehdit eden problemler arasında yer alan kanser ve engellilik konusunda başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere Türkiye de ise Sağlık Bakanlığı nın yanı sıra pek çok sivil toplum kuruluşu tarafından bilinçlendirme ve yardım faaliyetleri sürdürülüyor. Eskişehir de ise 2005 yılında temelleri atılan Lösemili ve Engelli Çocuklara Yardım Derneği tarafından ihtiyaç sahibi olan lösemili ve engelli çocuklara destek sağlanıyor. Türkiye de her yıl 4 bin 500 lösemi tehlikesiyle karşılaşılıyor Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; dünyada her yıl 350 bin, Türkiye de ise 4 bin 500 lösemi vakasıyla karşılaşılıyor. Lösemi, en çok çocuklarda görülmesi bakımından erken yaşlardan itibaren tehlike oluşturuyor. Türkiye de her yıl yaklaşık 1000 çocuk lösemiye yakalanıyor. Özellikle de 4 yaş altındaki çocuklarda daha sık görülüyor. Erişkinlerde ise her yıl yaklaşık 3 bin 500 kişi lösemiyle karşı karşıya kalıyor. Genel olarak tüm kanser türlerinin %2 sini oluşturan lösemi, erkeklerde ve beyaz ırklarda daha sık gözlemlenen bir sağlık problemi olarak göze çarpıyor. Lösemi ile nasıl karşı karşıya kalırız? GÖRSELLER: https://theweeklypaper.files.wordpress.com/2013/08/48.jpg Lösemi, kan hücrelerinin özellikle de akyuvarların normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türü olarak ortaya çıkar. Yüksek sayıdaki olgunlaşmamış ve malign (kötü huylu) hücrelerin normal ilik hücrelerinin yerini almasıyla iliklerde hasar meydana gelir. Böylece kan pıhtılaşmasında rol oynayan plateletler (kan pulcukları) ve savunmada rol oynayan lökositlerin (beyaz kan hücrelerinin) sayısı azalmaya başlar. Bu da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur. Hastaların savunma mekanizmaları zayıflar. İleri aşamalarda kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye, nefes darlığına neden olabilir. Bunun dışında zayıflık ve yorgunluk, ateş, bazı nörolojik semptomlar, dişetlerinde şişkinlik ve kanama gibi belirtilerle de karşılaşılabilir. Bu tarz belirtilerle karşılaşıldığı takdirde, hastanın kesin tanı için gerekli kan testlerini yaptırması gerekir. Bu testlerin ardından ise kemik iliği biyopsisi ve genetik testler gibi diğer yöntemler uygulanabilir. Lösemiden korunmanın kesin bir yöntemi bilinmemekle birlikte, hastalık riskini belirlemek üzere düzenli olarak doktor kontrolü ve kan testi yaptırılması önerilir. Gelecek yılların en önemli kaygısı: Engellilik Önümüzdeki yıllarda daha büyük bir kaygı konusu hâline geleceği tahmin edilen engelliliğin, yaygınlığı günden güne artış gösteriyor. Özellikle yaşlı nüfus oranındaki son yıllardaki artış, yaşlı insanların engelli hâle gelme risklerini arttırıyor. Diyabet, kalp ve damar hastalıkları, kanser ve akıl sağlığı bozuklukları gibi kronik sağlık sorunlarının küresel olarak artış göstermesi, engelliliğin artış nedenleri olarak ifade ediliyor. Dünya Engellilik Raporunda da belirtildiği üzere engellilik, insan olmanın bir parçası olarak görülüyor. Engellilik; beyin felci, down sendromu, depresyon gibi sağlık sorunları olan bireylerin kişisel ve çevresel faktörlerle etkileşimlerinde ortaya çıkan olumsuz durumlar olarak aktarılıyor. Dünya nüfusunun yaklaşık %15 inin (2010 dünya nüfus tahminlerine göre) bir tür engellilikle karşılaştığı tahmin ediliyor. Dünya Sağlık Araştırması verilerine göre, 15 yaş ve üzeri kişiler arasında engellilik ile yaşamak durumunda olan kişi sayısı 785 milyon olarak belirtiliyor. Küresel Hastalık Yükü çalışmasında ise, bu sayının 975 milyon olduğu tahmin ediliyor. Sadece Küresel Hastalık Yükü çalışması tarafından ele alınan çocuk engelliliğinin ise 0-14 yaş grubundaki çocuklar için 95 milyonu bulduğu ifade ediliyor. Dünyayı gelecekte bu denli tehdit etmesi beklenen ve 21. yüzyılın en önemli sağlık problemleri arasında yer alan kanser ve engellilik alanındaki duyarlılığıyla ön plana çıkan, 2010 dan bu yana da Eskişehir deki faaliyetleriyle dikkat çeken Lösemili ve Engelli Çocuklara Yardım Derneği ni siz okurlarımız için mercek altına aldık. Eskişehir, lösemili ve engelli çocuklara sahip çıkıyor Lösemili ve Engelli Çocuklara Yardım Derneği, merkezi Eskişehir olmak üzere 6 ilde faaliyet gösteriyor. Dernek Başkanı Mehmet Muş önderliğinde 2005 yılında temelleri atılan dernek, 17 kişilik yönetim kurulu ve bünyesinde yer alan 50 kişilik personeliyle Eskişehir de çalışmalarını sürdürüyor. Dernek ayrıca, 36 kişilik bir ekibiyle de Doğu Anadolu Bölgesi ne yardım elini uzatıyor. Lösemili ve Engelli Çocuklara Yardım Derneği, lösemili çocukların yaşam tarzlarını kolaylaştırarak onların üzerindeki maddi ve manevi yükü hafifletip hayata biraz daha olumlu bakmalarını sağlamayı hedefliyor. Eskişehir deki lösemili çocukların ihtiyaçlarına cevap verebilmek için çalışmalarını sürdüren dernek; lösemi hastası çocuklara tıbbi ürün, kıyafet, gıda, tekerlekli sandalye, bebek arabası ve para yardımı gibi olanaklar sunuyor. Şu anda da 105 lösemi hastası çocuk, bu kuruluş tarafından destek alıyor. Halkın duyarlılığına ihtiyacımız var Lösemili ve Engelli Çocuklara Yardım Derneği Başkanı Mehmet Muş, derneğin amaçlarına ilişkin olarak şunları aktarıyor: Derneğimizin öncelikli hedefleri arasında bir aşevi açmak yer alıyor. Bu aşevi sayesinde ihtiyaç sahibi olan yaklaşık 250 kişiye ücretsiz yemek hizmeti vermeyi planlıyoruz. Bunun dışında yeterli bağışı temin edebildiğimiz takdirde bir ambulans alarak hasta evlerine ziyaretlerde bulunarak onlara daha iyi hizmet verebilmeyi hedefliyoruz. Yine hedeflerimiz arasında bir rehabilitasyon merkezi açmak yer alıyor. Bu merkez aracılığıyla lösemili ve engelli çocuklara eğitim olanağı sağlamak istiyoruz. Rehabilitasyon merkezinin yanı sıra çocuklarımız için bir sığınma evi açarak barınma olanaklarını sağlamak istiyoruz. Bu projelerimizi gerçekleştirebilmek için halkın duyarlılığına da ihtiyacımız var. Biz de dernek olarak bu hedeflerimizi gerçekleştirebilmek adına kendi çabalarımızla bağış toplamaya çalışıyoruz ve bu sayede de faaliyet alanlarımızı genişletmeyi düşünüyoruz. Gelin hep beraber engelleri yok edelim Engelli çocuklarla ilgili hedeflerine de değinen Muş, Engelli çocuklar için en büyük isteğimiz, onları hayata yeniden kazandırarak büyük işler başarmalarını sağlamak. Dünyada bunun pek çok örneği var fakat çocukları bu konuda teşvik etmek bizlere düşüyor. Özellikle spor, engelli bireylerin toplumdaki bireylerle bir araya gelmeleri açısından büyük önem taşıyor. Spor ayrıca, özel eğitimde ulaşılması hedeflenen entegrasyon için son derece önemli bir işlevi de yerine getiriyor. Engelli bireylerin bu tarz ortamlarda bulunmaları, diğer engelli bireylerin sorunlarını gözlemleyerek kendilerine karşı olumlu tutum geliştirmelerine, yaratıcılıklarının uyarılmasına, yalnızlık duygularının en aza indirilmesine, çevrelerinin genişlemesine ve daha anlamlı bir yaşam sürme şansı yakalamalarına olanak sağlıyor. Bu nedenlerden dolayı da dernek olarak, engelli bireylere yönelik düzenlenen spor organizasyonları için herkesin yardımını bekliyoruz. diyor. KAYNAKÇA: B1m-d%C3%BCnya-l%C3%B6semi-haftas%C4%B1.html

7 ŞEHİR 7 SOSYAL SORUMLULUK VE GÖNÜLLÜLÜKTEN DOĞAN BİR DERNEK AKUT Şüheyda ÇAVUŞ Sosyal sorumluluk anlayışı ve gönüllülük esasıyla, 1995 yılında temelleri atılan AKUT Arama Kurtarma Derneği her geçen gün bünyesine katılan gönüllüleriyle birlikte çalışmalarını başarıyla sürdürüyor. AKUT Arama Kurtarma Derneği adı altında 14 Mart 1996 da resmî olarak çalışmalarını başlatan dernek, Türkiye nin yanı sıra yurt dışında da gösterdiği faaliyetlerle dikkat çekmeye ve büyümeye devam ediyor. AKUT Arama Kurtarma Derneği, 1994 yılında Bolkar Dağlarında kaybolan iki üniversite öğrencisinin 14 gün boyunca arandığı ve sonuçsuz kalınan çalışmaların ardından, dağları iyi bilen ancak bilgileri sınırlı olan gönüllü dağcı grubunun bir araya gelmesiyle oluşan bir dernek olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Sosyal sorumluluk ve gönüllülük hedefiyle temelleri atılarak 1995 yılında hayata geçirilen AKUT, 14 Mart 1996 yılından bu yana da resmi olarak çalışmalarına devam ediyor. Kuruluş amacı, dağlarda ve diğer zorlu doğa koşullarında doğru ve etkin arama kurtarma faaliyetleri düzenlemek olan AKUT, yıllar içerisinde farklı alanlarda tamamladığı eğitimler Eskişehir deki faaliyetlerine 2009 yılında başlayan AKUT, resmî olarak ise 9 Eylül 2010 tarihinde kuruluşunu gerçekleştirmesinin ardından hızla büyümeye devam ediyor. AKUT Eskişehir, ortalama 60 kişilik ekibi ve 30 kişilik çekirdek kadrosuyla şu ana kadar 55 operasyona imza atmış olmanın gururunu yaşıyor. AKUT Eskişehir, yıllık planları dâhilinde gerçekleştirdiği eğitimler aracılığıyla arama-kurtarma faaliyetlerine ilişkin birçok konu hakkında personelini bilinçlendiriyor. Biz ne kadar diri olursak ekibimiz de o kadar sağlam olur. anlayışıyla çalışmalarını sürdüren AKUT Eskişehir, toplumun bütün kesimlerine ulaşmayı hedefliyor. Gerçekleştirdiği faaliyetlerle sadece Türkiye de değil, dünyada da ses getiren AKUT un Eskişehir deki oluşumunu ve faaliyetlerini AKUT Eskişehir Ekip Lideri Mete Kızıl ile konuştuk. AKUT un büyük bir kurum olduğunu ve aynı zamanda da herkesin desteğine ihtiyacı olduğunu dile getiren Kızıl, Eskişehir in doğal afetler tarihine bakıldığında yılları arasında 5-6 büyüklüğündeki depremlere maruz kaldığını ve bunun yanı sıra da 5 Mart 1950 de Porsuk Çayı nın taşmasıyla birlikte sel felaketi yaşadığını belirtiyor. Mete Kızıl ayrıca bu sel sonucunda 6 kişinin boğulduğunu, 2 bin 500 evin sular altında kaldığını ve 50 bin kişinin ise evsiz kaldığını ifade ediyor. Kızıl, Eskişehir bölgearacılığıyla doğal afetler esnasında resmi kurumlara sağladığı yararlarla da dikkat çekiyor. İlk defa 1995 yılında Uludağ da kurtarma faaliyetlerine katılan AKUT, 1998 yılında ise Adana-Ceyhan depreminde gösterdiği faaliyetlerin ardından Bakanlar Kurulu kararıyla, 19 Ocak 1999 da Kamu Yarına Dernek statüsüne alınarak Türkiye nin yanı sıra yurt dışında da adından söz ettirme başarısı gösteren bir dernek olarak ön plana çıkıyor. Özellikle, 17 Ağustos 1999 da meydana gelen ve Türkiye yi derinden etkileyen Marmara depreminde, bünyesinde bulunan 150 gönüllüsüyle görev alan AKUT, 200 ün üzerinde insanın hayatını kurtarmasıyla da bu alanda önder bir kuruluş olma özelliği taşıyor. Türkiye de arama-kurtarma alanına odaklanan tek gönüllü dernek olan AKUT, birçok sivil toplum örgütünün yanı sıra kamu ve özel sektör kuruluşlarının arama kurtarma faaliyetlerine bakış açılarını, yaklaşımlarını değiştirerek yeni atılımların da öncüsü olmasıyla biliniyor. Başarılarına her geçen gün yenilerini ekleyen AKUT, 1999 yılından beri de Birleşmiş Milletler bünyesinde bulunan Arama Kurtarma Danışmanlık Grubu INSARAG ın üyeliğinde çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası standartlara uygun bir şekilde faaliyet gösteren AKUT, ayrıca deprem konusundaki deneyimi ve bilgisiyle dikkat çekiyor. Bu başarılarının yanı sıra INSARAG standartlarına göre Ağır Kurtarma Ekibi ve Orta Ölçekli Arama-Kurtarma Ekibi olarak yapılan sınıflandırma içerisinde ise Sınıflandırılmış Orta Seviye Ekip sertifikasına Türkiye de sahip olan ilk kuruluş. AKUT hayat kurtarmaya devam ediyor Kurulduğu günden bugüne kadar 1789 operasyona imza atan AKUT, bu operasyonlarda 2032 kişi ve 657 hayvanın hayatını kurtarırken, hayatını kaybeden 287 bireyi de bulundukları yerden kurtarma başarısı göstererek bu alanda önemli bir başarıya imza attı. Arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine de önem veren AKUT, bu kapsamında Hayata Devam Türkiye projesi sayesinde 5 yıl içerisinde 60 bin km yol kat ederek 52 il, 174 ilçede toplam 5,5 milyon kişiye ulaşarak Deprem Bilinçlendirme semineri verdi. Her yaş grubundan insana ulaşmaya çalışan AKUT; AKUT Çocuk Akademisi, AKUT Spor Kulübü, AKUT Kültür Sanat Kulübü, AKUT Kent Gönüllüleri, AKUT Öğrenci Toplulukları ve AKUT Vakfı gibi yapılanmalarla da bu hedefini gerçekleştirmeye çalışıyor. Gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyetlerini sürdüren AKUT, bağışlar ve kurumlara verdiği eğitimler sayesinde de kendisine mali kaynak yaratıyor. AKUT eğitimi önemsiyor Eğitim Birimi ve Seminer Birimi aracılığıyla toplumun bütün kesimine ulaşmayı hedefleyen AKUT, bünyelerine katılmak isteyenlerin yanı sıra şu an aktif olan üyelerine zorunlu eğitim programları uyguluyor. Temel amacı toplumu bilinçlendirmek, afetlere dayanıklı bir Türkiye yaratmak olan, bunun için de ülke genelinde seminerler düzenleyen AKUT Vakfı Seminer Birimi, Güvenli Yaşam Kültürü çalışmaları kapsamında Temel Afet Bilinçlendirme veya Deprem Bilinçlendirme Seminerleri ile 52 bin 500 kişiye ulaştı yılında 502 ayrı kurumda 2 bine yakın oturumda 112 bin 542 kişiye, 2013 yılında ise 108 bin 754 kişiye ulaşarak bu alandaki kararlılığını gösteriyor. Sanatsal faaliyetlere de önem veren AKUT, Seminer Birimi ve Kültür Sanat Kulübü nün ortak çalışması ile sahnelenen Birlikten AKUT Doğar adlı çocuk oyunuyla hem sanatsal kazanımın sağlanmasını hem de güvenli yaşam kültürünü hedefleniyor. AKUT Eskişehir hızla büyüyor sinin fiziki ve beşeri özelliklerinin doğa aramalarını ve hayvan kurtarma operasyonlarını beraberinde getirdiğini söylüyor. AKUT kendini yeni nesle daha rahat tanıtabiliyor AKUT, kendini yeni nesle daha rahat tanıtabiliyor. diyen Kızıl, Anadolu Üniversitesi öğrenci kulüplerinden AKUT Kulübü sayesinde öğrencilerden ekibe katılanlar olduğunu söylüyor. Ailelerden izin almak şartıyla 18 yaş altındakilerin de AKUT a katılma olanaklarının olduğunu ifade eden Mete Kızıl, amaçlarına ve çalışmalarına ilişkin olarak şunları aktarıyor: Amacımız, öğrencileri iyi bir yola teşvik etmek. Dışarıda geçirecekleri zamanı burada bizimle birlikte bir şeyler öğrenerek geçirebilirler. AKUT Eskişehir olarak bir de seminer gurubumuz var. Aktif olarak deprem bilinçlendirme ve afet bilinçlendirme seminerleri veriyoruz. Özellikle, Van depreminden sonra insanlar bilinçlenmeye ve daha duyarlı olmaya başladı. Okullardaki seminerler ailelere girmenin en kolay yolu ve biz okullarda bu seminerleri verdiğimizde çocuklar akşam eve gittiklerinde ailelerini teşvik ediyorlar. Çocuklar bu konuda daha duyarlılar. AKUT Eskişehir in eksikliklerine de değinen Kızıl, Ekip olarak daha kullanışlı ve merkezi bir yerleşkeye ihtiyacımız var. Bu hedefi uzun vadede de olsa gerçekleştirebilmek için ekip planlı programlı bir biçimde çalışıyor. Bunların yanı sıra her zaman gönüllülük bilincine sahip insan gücüne ihtiyacımız var. Maddi kaynaklar da elbette önem taşıyor. Herkes AKUT un web sitesinde belirtilen hesap numarasına her zaman bağış yapabilir. Bağışın hangi ekibe aktarılması isteniyorsa belirtildiği takdirde, merkez tarafından bu bağış o ekibe ulaştırılacaktır. diyor.

8 8 KÜLTÜR SANAT KOMİKLİKLE KOMEDİ YAPMAYI KARIŞTIRIYORLAR Salih KALYON Bilge SÖNMEZ Hep sorarlar, Ne tür roller oynarsınız? diye. Bu bizim işimiz ve eve iş götürmüyoruz. Ne görev verirlerse onu yapmakla yükümlüyüz. Türk sinemasının ve dizilerinin vazgeçilmez isimlerinden Salih Kalyon, özellikle komedi türünde yıllardır pek çok kaliteli yapımla seyirci karşısına çıkıyor. 90 larda Bizimkiler dizisindeki Tak Tak Sedat Görseller: karakteriyle hafızalara kazınan usta oyuncu; Dostlar Tiyatrosu, BKM Oyuncuları gibi topluluklarda; Vizontele, Organize İşler, Eyvah Eyvah, Beyaz Melek, Kelebeğin Rüyası, Bir Demet Tiyatro, Ezel gibi birçok sinema filmi ve dizilerde rol aldı. Oynadığı dizi ve filmler Salih Kalyon nun sadece buz dağının görünen kısmını oluşturuyor. Öyle ki sanatın bir başka dalında usta olan Aşık Veysel i ilkokul sıralarında dinleme fırsatı buluyor Salih Kalyon. Aşık Veysel in sanatı seçmenizde bir rolü nedir? Çocuk küçükken çevresinde nelerle karşılaşırsa ve beslenirse yaşamını da öyle şekillendirir. Aile ve okul, insanın şekillenmesinde önemli faktörlerdir. Ben de çocukluğumda çevremi gözlemlerken, okulda çok şanslı bir öğrenciliğim oldu. Köy enstitüsü çıkışlı bir müdüre sahip olmamız, bize öğretmeyi öğreten insanlar tarafından eğitilmemizi sağladı. Bir şeyleri bilmek çok önemlidir ama bildiklerinizi aktarmak daha önemlidir. Köy enstitüsü çıkışlı öğretmenlerin en önemli özelliklerinden biri de öğretmeyi bilmeleriydi. Ben de böylece onlardan çok şey öğrendim. Bu etkileşim de beni tiyatrocu olmaya yöneltti. Komediyle dram çok ince bir çizgi üzerindedir Daha çok komedi filmlerinde rol almanızın sebebi nedir? Tesadüf oldu ama onun dışında dram da oynamak isterim. Komediyle dram da zaten çok ince bir çizgi üzerindedir. Birinden birini biraz abartırsanız komedi, biraz acıtırsanız dram olur. Yaşam da zaten öyle değil mi? Güleriz ağlanacak hâlimize ya da ağlarken birden bire güleriz. İkisi bence farklı değil. Hep sorarlar, Ne tür roller oynarsınız? diye. Bu bizim işimiz ve eve iş götürmüyoruz. Ne görev verirlerse onu yapmakla yükümlüyüz. Ben komedi oynamam diyemeyiz. Peki, biz dram seven bir ülkeyiz, komedi filmlerinin kalitesi için ne söyleyebilirsiniz? Eğer toplum olarak Komedi yapmakla komik olmak arasındaki farkı belirlersek, bu işi yapanlar olarak o zaman daha kolay yol alacağız. Komiklikle komedi yapmayı karıştırıyorlar. Herkes bu işi yapıp para kazanıyor diye biz de bu işi yapalım diyorlar ve komik film yapmaya başlıyorlar. Esas komiklik budur. İnsanlar bunu ayırt etmeye başladıklarında kalite de ardından gelecektir. Türk Sinemasında Eşkiya filmi bir kırılmadır Türk sinemasının gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sinema güzel gelişiyor. Türk sinemasının başlangıcından bu güne 100 yıl oldu ama maalesef bizim gibi ülkeler gelişmeleri dünyanın çok gerisinden takip ediyor. Sinema bir Amerikan sanatıdır. Oradan dünyaya yayıldı ve Amerika da bu iş sanayi haline getirildi. Türk sineması başlangıçta çok iyi başladı. Bu yüzden biz de ülkemizde aynı aletleri kullanıyoruz. Dünyayı ve insanlığı ilgilendiren çok iyi hikâyelerimiz de var. Yavaş yavaş oraya doğru gidiyoruz. Türk sineması başlangıçta iyi niyetlerle başlamış ve olanaksızlıklar neticesinde bu kadar olabilmiştir. Ama bence Eşkıya filmi bu anlamda bir kırılmadır. Biz Eşkıya filmiyle beraber sinema yapmaya başladık. O güne kadar yapılanlar bence fotoromandı. Oyuncular çoğunlukla kendisi seslendirmez, konuşmazdı. Sadece fotoğraf vardı. Hâlâ günümüzde bazı aktörleri, onları seslendiren sanatçılarla anarız. Bu seslendirmeler sanatçının sesi sanılır ve öyle lanse edilir. Seyircinin de bunda bir suçu yok. O yüzden Eşkıya filmi dönüm noktasıdır. Bu başarı her geçen gün daha iyiye gidiyor. Sinema okulları- Biz Eşkıya filmiyle beraber sinema yapmaya başladık. O güne kadar yapılanlar bence fotoromandı. Oyuncular çoğunlukla kendisi seslendirmez, konuşmazdı. Sadece fotoğraf vardı. nın açılması da bu noktada çok önemlidir. Çünkü eskiden sinema okulu yoktu. Bu meslek usta çırak ilişkisiyle sürdürülürdü. Bu şekilde de ne kadar ileriye gidilebilir? Ancak günümüzde bilim işin içine girince sinemanın da filmselliği artmaya başladı. Eğitim demişken, yeni nesil oyuncuları nasıl buluyorsunuz? Çok iyi buluyorum. Oldukça yetenekliler. Gelecekten umutluyuz. Çok güzel şeyler olacak. Sanatın her dalında güzel şeyler ortaya çıkıyor ve çıkacak. Karadeniz de sokakta her rastladığınız insan bir komedyendir Aslen Karadenizlisiniz. Karadeniz yöresinin mizahı da diğer yörelere göre farklı. Bu farklılığı sinemaya nasıl taşıdınız? Karadeniz mizahını yansıtan birçok filmde oynadım. Fırtına, Sümela nın Şifresi filmlerini arka arkaya yaptık. Karadeniz de yaşam böyledir. Sokakta her rastladığınız insan bir komedyendir. Soruya soruyla cevap verirler. Neden soruya soruyla cevap verdiklerini sorunca Niye vermeyelim ki? derler. O yüzden Karadeniz de herkes oyuncudur. Son olarak oyuncu olmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir? Bu şekilde gittiğimiz söyleşi, toplantı, festival gibi etkinliklerde bu soru sorulduğunda gençlere birtakım şeyler tavsiye ediyordum ama şimdi ben gençlere soruyorum: Çocuklar ben ne yapmalıyım?.

9 KÜLTÜR SANAT 9 SOKAK RUHUNUN MÜZİĞİ: CAZ Kökeninde ve ortaya çıkışında önemli hikâyeler barındıran Caz a dair bilinmeyenler haberimizde Bilge SÖNMEZ Birkaç müzik türünün bir araya gelmesiyle oluşmuş caz müzik lü yıların siyahi köleleri pamuk tarlalarında çalışırken söylemiş şarkılarını. Bu yüzdendir ki kötü koşullarda çalışmanın ve yaşamanın getirdiği zorluklar karışmış notalarına. Cazın geniş kitleler tarafından tanınması ise 1917 yılında Dixieland Jazz Band in ilk plaklarının piyasaya çıkmasıyla olmuş. Ardından ordu bandolarının müzik aletleri caz müziğinin en önemli enstrümanları olmaya başlamış. Geneli alaylı olan siyahi müzisyenler, kendi ufak gruplarını kurarak gezici olarak ve cenazelerde çalıp, yaptıkları müziğin kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşmasını sağlamış. Caz müziğinin yaklaşık 100 yılı aşkın tarihinde çok farklı tarzlar oluşsa da bugün; swing, bebop, cool caz, hard bop, free caz, caz rock fusion olarak yapılıyor. Geçmişi eskilere dayanan cazın Türkiye de de pek çok seveni bulunuyor. Öyle ki üniversitelerde de caz etkinlikleri yapılıyor. Her yıl düzenlenen Kampüste Caz ın bu yılki etkinliğinde ise Yidiş dilinde Gelecek anlamına gelen CUKUNFT adlı Polonyalı grup dinleyicilerle buluştu. Polonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin Ediz Hafızoğlu 600. yılı dolayısıyla sahne alan Grup Varşova, müzik sahnesinde etkinliklerini sürdürüyor ve klez jazz türünün en başarılı özgün gruplarından biri olarak biliniyor. Elektro gitar çalan Raphael Roginski tarafından kurulan ekip 4 kişiden oluşuyor. Grubun diğer üyeleri Pawel Szpura davul, Pawel Szamburski klarnet, Kacper Szreoder ise trompet çalıyor. Biz de gruba Türkiye den dâhil olan caz müzisyeni Ediz Hafızoğlu ile CUKUNFT grubu ve caz üzerine konuştuk. CUKUNFT grubuna nasıl dâhil oldunuz, onlar hakkında ne söyleyebilirsiniz? Biz grupla bu turne başlamadan önce bir araya geldik. Provalarımızı yaptık ve çalmaya başladık. Ben perküsyon çalıyorum. Son parçada ise basgitar çalıyorum. Grup genç müzisyenlerden oluşuyor. Grup üyeleri geleneksel müzikleri alıp biraz daha rock formunda hafif caz hâline getiriyorlar. Şu an bir sürü melodileri ve ritmik hatları olan bir müzik türü çalıyoruz. Bunları da çeşitli doğaçlamalar yaparak zenginleştirmeye çalışıyoruz. Caz herkesin dinlemesi gereken bir müzik türüdür Cazı diğer müzik türleriyle karşılaştırdığınızda ne söyleyebilirsiniz? Caz diğer müzik türlerine göre dinlemesi biraz daha zor bir türdür. Çünkü dinleyici için biraz eğitim gerektirir. Bu eğitimden kasıt, bir okula gitmek değil, kulağını eğitmek anlamında tabii ki. Genelde insanlar bu müzik türünü dinlemeye başladıklarında ilk başlarda uzak duruyorlar, bu yüzden cazın üzerine gitmek gerekiyor. Bu müziğin doğasında biraz karışık bir armoni var. Caz bizim kulaklarımızın alışık olduğu pop gibi değil, daha karışık bir türdür. Dolayısıyla caz için insanların biraz çabalaması gerekiyor. Ama kesinlikle kulüplerde paralı ya da elit insanların dinlemesi gereken bir müzik değil caz. Tam tersi caz herkesin, sokaktaki insanın dinlemesi gereken bir müzik türüdür. Türkiye de caz maalesef halktan uzaklaştırıldı, zenginlere yönelik olarak pazarlandı ve seçkin insanlar bu müziği dinliyor gibi bir algı yaratıldı. Cazın Türkiye deki durumu ve ilerlemesini, nasıl değerlendiriyorsunuz? Cazın Türkiye de sürekli ilerlediğini düşünüyorum yılı öncesi tane albüm çıkmışken 2000 den sonra yılda tane caz albümü yapılmaya başlandı. Gittikçe de bu sayı artıyor. Tek bir eksik var, o da okul. Yani akademik anlamda, Bilgi Üniversitesi Jazz Performance Bölümü kapandığından beri, arkamızdan gelenler klasik konservatuvarlardan etkilenecek diye bekliyoruz. Türkiye de caz üzerine okul geleneği olmadığı, disiplinsiz çalışıldığı ve sadece özel dersler olduğu için sıkıntılı bir durum ortaya çıkıyor. Gençler bol bol müzik dinlesin Bu anlamda caz müzikle ilgilenen gençlere ne önerirsiniz? Bu sene festival kapsamında liselerde caz atölyesi yaptık. Bu atölyeler her sene devam ediyor ve edecek diye umuyoruz. Hatta bu çalışmalar İstanbul dışına da çıkacaktır; çünkü gençlere hem çalarak hem cazın tarihini anlatarak hem de onların sorularını cevaplayarak faydalı bir şey yaptığımızı düşünüyorum. Önerim şudur ki, bol bol müzik dinlesinler. Festivalleri takip etsinler çünkü festivalde konsantre bir durum söz konusu. Bütün yıl bulamayacakları kadar insanı bir arada görebiliyorlar. Bu müzik hakkında bir fikirleri yoksa bile en azından kimler çalmış, isimleri nelerdir diye programa baksınlar. İnternetten araştırsınlar. Cazı olabildiğince canlı izlemeye çalışsınlar. Çünkü canlı olarak dinlemek, müzisyenlerin hareketlerini görmek daha etkilidir. Festival kapsamında birçok üniversiteyi gezdiniz. Anadolu Üniversitesi ni nasıl buldunuz? Eskişehir ve bu üniversite yıllardır geldiğim önemli bir yer. Eskişehir e Kara Orkestra ile çalarken de Yasemin Mori, Ceylan Ertem ile çalışırken de çok geldik. Bu profildeki öğrencileri yetiştirdiği için Anadolu Üniversitesi önemli bir okul. İyi müzik dinleniyor, iyi mekânlar açılıyor. O yüzden buraya geldiğimiz için mutluyuz. Caz diğer müzik türlerine göre dinlemesi biraz daha zor bir türdür. Çünkü dinleyici için biraz eğitim gerektirir. Bu eğitimden kasıt, bir okula gitmek değil, kulağını eğitmek anlamında tabii ki

10 10 ÇEVRE GDO: TEHLİKE Mİ? KURTARICI MI? Hani bizim zamanımızda diye başlayan cümleler vardır ya insan hayatının içinde Aslında bu cümle, altında birçok sorun barındırıyor. Onlardan bir tanesi eski zamanlarda yapılan o sıcak ve güzel köy kahvaltıları olabilir mi örneğin? Şimdi yaptığımız köy kahvaltıları, yediğimiz ürünlerin doğallığı bizim zamanımızda diyen büyüklerimizin yedikleriyle aynı şey mi? Değiller tabii ki. Çünkü insanoğlunun derdi artık doğal ürün yetiştirmek değil ürünün bir an önce ticaretini yapmak. Ne yazık ki artık insan sağlığı değil; cebin sağlığı ön planda Bunun için de besinlerin genetiğiyle oynanıyor. Bu da Genetiği Değiştirilmiş Organizma, yani bilinen adıyla GDO yu ortaya çıkarıyor. Ekrem CEYLAN Peki, nedir bu GDO? Her canlının bir gen dizilimi bulunuyor. Canlılardaki gen diziliminin değiştirilmesine, bir başka deyişle, bir canlının kendi doğasında bulunmayan, bambaşka bir karakterin kendisine kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara, genetiği değiştirilmiş organizma adı veriliyor. İnsanlar tarım yapmaya başladıkları yıllardan beri bitkilere istedikleri özellikleri kazandırmaya çalışıyor. Bu açıdan bakıldığında aslında yetiştirmek, yapay bitkilerin özelliklerine müdahale ederek onları daha verimli hâle sokmak olarak tanımlanıyor. Mısır ve pamuğun zararlılara, soya ve kanolanın böcek ilaçlarına, papaya ve kabağın da virüslere karşı dirençli olmasında GDO teknolojisi kullanılıyor. Yani aslında bitkilere müdahale, tarımın başlangıcından itibaren kullanılan bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Yetiştirilmekte olan genetiği değiştirilmiş ürünlerin yetiştirildiği ekim alanlarının %99 u Amerika, Kanada ve Çin de yer alıyor. Bu yöntemle elde edilen bitkiler, ilaçlara ya da zararlılara karşı daha dirençli oluyor. Bu da kimyasal böcek ilaçlarının kullanılmasını azaltıyor. Genlere müdahale ederek bitkilerin lezzeti, besleyiciliği ya da dayanıklılığı gibi özellikleri geliştirilebiliyor. İstenmeyen durum ve olaylara daha kolay müdahale edilebiliyor. Genetiği değiştirilmiş organizmaların özellikle aşı ve ilaç yapımında kullanılması önem kazanıyor. Susuzluğa dayanıklı bitki geliştirme çalışmaları ise halen devam ediyor. Ayrıca genetik müdahale ile daha bol ürün elde edilmesi de teorik olarak mümkün hâle geliyor. Bu özelliklerinden dolayı, GDO yu savunanlar, bunun dünyada artan gıda ihtiyacının karşılanması konusunda önemli bir alternatif olabileceğini ve verimi arttıracağını savunuyor. Bu tanımlardan sonra insanın aklına GDO iyi bir şey mi, yoksa kötü bir şey mi? sorusu takılıyor. Cevap aslında biraz karmaşık çünkü GDO her ikisini de barındırıyor. İyi yanları da, kötü yanları da bulunuyor. Ama önce insanoğlunun neden GDO yu kullandığına, buna nelerin sebep olduğuna bakmak gerekiyor. Yetiştirilmekte olan genetiği değiştirilmiş ürünlerin yetiştirildiği ekim alanlarının %99 u Amerika, Kanada ve Çin de yer alıyor. GDO verimi arttırır mı? Ürün verimliliği, çeşitli sebeplerden dolayı değişim gösterebilen bir veri olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin; kuraklık, toprağın yüksek tuz içeriği ve zor yetiştirme koşullarına bağlı olarak verimlilik azalabiliyor. Bunun yanı sıra kutuplara yakın bölgelerde yaşayan balıkların donmayan proteinlerini kodlayan genlerin veya bu genlere benzer olarak modellenmiş sentetik genlerin dona duyarlı sebze ve meyvelere yerleştirilmesiyle don olaylarına dirençlik kazandırılabiliyor. Yani buraya kadar yazılanlardan GDO iyi bir şeymiş gibi bir sonuç çıkabiliyor. GDO nun iyi bir şey olarak algılanması tüm bu sebeplerden kaynaklanıyor; ancak bir bu kadar da zararı var GDO nun. Hangi ürünlerde GDO bulunuyor? Dünya genelinde genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) en çok mısır, soya, kanola ve pamukta kullanılıyor. GDO lu soya; sucuk, salam, sosis gibi kırmızı etin hammadde olduğu ürünlerde, etsuyu tabletlerde, fındık-fıstık ezmesi, çikolatalı ürünler, çeşitli unlu mamüller, süt tozu, hazır çorbalar ve hayvan yemlerinde bulunuyor. GDO lu mısır ise; nişasta, bazı tatlandırıcılar yoluyla gazoz, kola, meyve suyu, mısır yağı ve bebek mamalarında yer alıyor. GDO nun zararları nelerdir? Daha önce söylediğimiz gibi GDO ile ürünün kendi doğasında bulunmayan, başka bir türün özelliğine ait olan ürünler üretilebiliyor. Ortaya çıkan bu ürün, çeşitli hormonlardan biri veya birkaçını içerebildiği için onu tüketen organizmaları olumsuz etkileyebiliyor. Bu konuda yapılan bazı araştırmalarda, GDO lu bir patatesin farelerde zehir özelliği gösterdiği ve bağışıklık sistemini bozduğu gözleniyor. Bunun temel sebebi, aslında çok temel bir döngüye dayanıyor. Dünyada yaşayan tüm canlılar belirli bir ekosistem içerisinde yaşıyor ve tüm canlıların yaşamları zincirleme reaksiyonlarla birbirlerine bağlı bulunuyor. Dolayısıyla tarımda yaratılan tahribat veya yapılan bir değişiklik, sadece bitkileri değil; onlarla etkileşim içerisinde olan hayvanları, insanları, havayı, suyu kısaca tüm doğayı etkiliyor. GDO lar öldürücü alerjilere neden olabiliyor. GDO lu yemler, hayvanlarda antibiyotik direncini arttırırken antibiyotiklerin etkisini azaltıyor. GDO ların salgıladığı böcek zehrinin tamamının insan sindirim sisteminde parçalanmadığı, GDO lu ürünlerin yetiştiği tarlalarda kullanılan yabani ot ilaçlarının, memeliler için toksik etki yarattığı ve insanlarda hormonal dengeyi bozma riski taşıdığı belirtiliyor. GDO üretimi, süper dayanıklı böcek ve yabani bitki türleri yaratıyor ve bu türlerin varlığı tarım için büyük tehdit oluşturuyor. Zehir salgılayan GDO lar ise kelebek veya arı gibi zararsız canlıların ölümüne neden olabiliyor. Özellikle arıların tozlaşma yoluyla ekosistemin dengesini sağladığı düşünüldüğünde, GDO nun zararlarının çok büyük boyutlara ulaşabileceği sonucu ortaya çıkıyor. Kaynakça: gdonun-zararlari/ AAAAAAAAANE/9qfvL7AvV_c/s1600/SAXDSDSDSD. jpg

11 BİLİM TEKNOLOJİ 11 MEKANİK KUŞLAR: UÇAKLAR İnsanoğlu varoluşundan itibaren kuşları gözlemledi, onlar gibi uçmayı istedi ve bu amaçla birçok uçma girişiminde bulunarak bu hedefine ulaştı. Günümüz dünyasının en önemli ulaşım araçlarından biri olan uçaklar yaklaşık 100 yıldır insan hayatının bir parçası durumunda. Peki uçaklar nasıl mı uçuyor? Onur DEMİR Her şey Wright Kardeşler in yaptıkları iki pervaneli uçakla 12 saniye uçmalarıyla başladı. Wilbur ve Orville Kardeşler, 17 Aralık 1903 te 335 kg ağırlığındaki uçaklarıyla 37 metre mesafe kat etti. O gün, günümüze ve geleceğe uzanacak bir serüvenin başlangıçlarından bir tanesi oldu. Wright Kardeşler, aynı gün yaptıkları bir başka denemede 59 saniye havada kalarak aldıkları 280 metrelik mesafe ile havacılık tarihinin temellerini attılar. Günümüz uçaklarının nasıl uçtuğu çoğu insan için merak konusu. Bakıldığında bir bütün olarak görünen ancak her biri birbirinden önemli parçaların, başta yer çekimi ve hava gibi birçok faktörün etkileşim içine girmesi ile uçağın uçabilmesine olanak sağlıyor. Uçaklar nasıl uçar? Uçakların uçması fizik kurallarına aykırı gibi gözükebilir ancak birçok unsurun bir araya gelmesiyle uçmak oldukça basit. Motorun ürettiği itki ile uçaklar, ileri doğru hareket ederler. Kanat yapısının yardımıyla taşıma kuvveti üretilir. Uçak hızlandıkça kanat üzerindeki taşıma kuvveti artar. Bu artış uçağın ağırlığını dengeleyecek miktara ulaştığında uçak havada tutunmaya başlar. Uçağın ağırlığını geçtiğinde ise uçak yükselir ve kalkış yapar. Böylece uçaklar kolayca uçabilirler. Uçakların teknik özellikleri Uçaklar, birbirinden farklı özelliklere sahip parçaların bir araya gelmesiyle oluşur. Gövde, kanat, kuyruk, motor ve iniş-kalkış takımları gibi parçalar yerde ve havada değişik görevler üstlenerek uçağın havalanması, uçması ve iniş yapabilmesi için tasarlanmışlardır. Geçmişten günümüze birçok çalışma, deneyim ve en önemlisi çoğu, kuşlardan alınan ilhamla geliştirilen bu parçalar, günümüz uçaklarının emniyetli bir şekilde uzun mesafeler alabilmesinde temel rol oynuyor. Gövde Uçak gövdesi, kanat ve kuyruğu birleştirmenin yanı sıra kokpiti, kabini, yolcu koltuklarını, kargo bölümünü içinde barındıran yaşam alanıdır. Uçak tiplerine göre, iniş takımlarını, motorları ve silahları taşıma görevi de vardır. Uçağın kullanım şekillerine göre farklı özelliklerle tasarlanan gövde, yüksek irtifada uçan uçaklar için basınca dayanıklı tasarlanırken deniz uçakları suya iniş ve kalkışa dayanıklı şekilde yapılır. Savaş uçaklarında kanat, kuyruk ve kabini birleştirecek ve sürüklemeyi en aza indirecek yapıda tasarlanır. Gövdenin hafifliği uçağın uçuş özelliklerine doğrudan etki eder. Ancak gövde, yolcu, yük ve kendi ağırlığının yanı sıra motor, iniş takımları ve silah gibi ağır malzemeleri taşıyabilmeli aynı zamanda basınç farklılıklarına ve doğal koşullara da dayanıklı olmalıdır. Kanat Kanatlar, uçakların en önemli parçalarından bir tanesidir. Bu parça, uçağın taşıma kuvvetini kullanarak uçmasını sağlar. Kanadın üst bölümü, önden arkaya azalan kavisli yapıya sahipken alt tarafı ise düz bir yapıya sahiptir. Bu nedenle üst taraftaki hava akışı alta göre daha fazladır. Üstteki hava akışı alta göre farklı olduğundan basınç farkı yaratır. Bu da taşıma kuvvetini meydana geti- rir. Kanatlar, motor, iniş takımları, silahlar ve yakıt deposunu barındır. Kanatlar uçağın gövdesi üzerine ya da altına gibi değişik şekillerde monte edilebilir. Kanatların uç tarafında kanatçık (aileron), kanat köküne yakın tarafta ise flaplar bulunur. Kanatçık, uçağın yatış hareketlerini yapmasını sağlar. Kanatçıkların biri, uçağa yön vermek için aşağı inerken diğeri yukarı hareket eder. Uçaklar kanatçık sayesinde yana yatma manevrasını yapabilirler. Flaplar, kalkış ve iniş sırasında taşıma kuvvetini artırarak çok önemli bir görev üstlenirler. Flapların; düz flap, split flap, fowler flap, delikli flap ve negatif flap olmak üzere 5 türü bulunmaktadır. Kalkış ve iniş sırasında düşük hızlarda ilerleyen uçak, kanatın altındaki basıncın artmasına ihtiyaç duyar. Flaplar, kanatın kamburluğunu arttırır. Böylece kanat üzerinde taşıma kuvveti artar ve düşük hızlarda bile uçak uçmayı başarır. Kuyruk Kuyruk, yatay ve düşey stabilize denen yüzeylerden oluşur. Uçağın sağa-sola dönüş hareketlerini, yukarı tırmanış ve aşağı dalış gibi hareketlerini yapmasını sağlar. Uçağın kararlılığını sağlama görevi de vardır. Kuyruk bölümünde hareketli ve hareketsiz bölümler bulunur. Yatay ve dikey stabilizeler hareketsizdir ve hareketli parçalar üzerinde bulunur. Hareketli parçaları; istikamet dümeni (rudder), irtifa dümeni (elevator) ve trim tab oluşturur. İstikamet dümeni, uçağın dönüş hareketlerinin yapmasını sağlar. İstikamet dümeninin sağa hareketi ile yüzeye çarpan hava, uçağın kuyruğunu sola doğru kaydırırken burun kısmını ise sağa hareket ettirir. Dümenin sola hareketinde ise tam tersi olur ve uçak dönüş hareketlerini yapar. İstikamet dümeni, dikey stabilizenin firar kenarında bulunur. İrtifa dümeni, uçağın Yunuslama Hareketi yapmasını sağlar. İrtifa dümeninin yukarı hareket etmesi ile yüzeylere çarpan hava sayesinde uçağın kuyruğu aşağı hareket eder. Böylece uçağın burnu yukarı kalkmış olur. Tam tersi durumda ise burun kısmı aşağı hareket eder. Bu dümenler yatay stabilizenin firar kenarında bulunurlar. Bu harekete Yunuslama Hareketi denmesinin nedeni, uçakların dalış ve çıkış yapabilmesidir. Uçak motorları Uçakların uçmasını ve havada tutunmasını sağlayan kanatlardır. Motorlar ise uçağı öne doğru hareket ettirerek hava akımının kanatlarla etkileşime girmesini sağlayarak taşıma kuvvetini oluşturur. Bunun yanında motorlar uçağın elektrik ve hidrolik gücü gibi ihtiyaçlarını karşılar. Uçak motorlarının birçok tipi vardır. Bunlar: - Pistonlu (pervaneli) - Turboprop (pervaneli) - Turbojet - Turbofan - Ram-Jet ve Püls-Jet - Roket motorudur. Pistonlu motorlar, hızı saatte 500 kilometreyi geçmeyen pervaneli uçaklarda kullanılır. Piston düzenleri karşılıklı ya da yıldız şeklinde, 36 silindire kadar olabilir. Su veya hava soğutmalıdırlar ve yüksek oktanlı benzin kullanırlar. Bu motoru kullanan pervaneli uçakların hızları ve yükselişleri sınırlıdır. Turboprop motorlarda, pervaneyi gaz türbinleri çevirir. Pistonlu motorlara göre daha yükseklerde ve hızlarda uçabilirler. Yolcu ve nakliye uçuşlarında kullanılabilir. Helikopterlerde de benzer bir sistem görülür. Bu motorla günümüzde çok yüksek güç üretecek şekilde yapıldıkları için hafif uçaklarda genellikle kullanılmazlar. Turbojet motorlarında da gaz türbinleri kullanılır. Motor egzozundan çıkan hızlı ve sıcak gazların etkisiyle uçuş gücü elde edilir. Pistonlu ve Turboprop motorlarda sınırlı olan hız, jet motorlarında ses hızının aşılabilmesini sağlar. Daha çok avcı ve bombardıman uçaklarında jet motorları kullanılır. Turbofan motorlar jet motorlarının bir çeşididir. Fan, motorun ön kısmında bulunur ve motorun içinden geçen hava miktarını arttırıp tepki kuvvetinin artmasını sağlar. Bu motorlarla düşük hızlarda, yakıt ekonomisi yapılması amaçlanır. Ram-Jet ve Puls-Jet motorlar uçaklarda pek kullanılmaz. Pilotsuz silah uçaklarında kullanılır. Havanın önden girerek egzozdan hızla atılması sonucu tepki sağlanır. Roket motorlarının en önemli farkı, çalışırken havaya ihtiyaç duymamasıdır. Havayı kendi içinde barındıran bu motorlar, denizaltı ve uzay gibi oksijenin yetersiz olduğu yerlerde kullanılır. Uzay araçları, pilotlu-pilotsuz uçaklar, roketli ve güdümlü mermiler bu motorların kullanıldıkları alanlardır. İniş takımları İniş takımları uçağın tipine göre farklılık gösterir. Kara ile temasta tekerleklerden, su ile temasta ise kayıklardan ya da uçağın gövdesinden yararlanılır. Uçağın pist başına gelebilmesini, kalkış-iniş yapabilmesini ve bakım-revizyon yapılabilecek alanlara gidebilmesini sağlar. Uçaklar; kullanıldıkları yer, motor tipi ve amaçları gibi daha birçok şekilde sınıflandırılabilirler. Günümüzde uçaklar temel olarak sivil ve askeri olarak ikiye ayrılır. Savaş uçakları, amaçları doğrultusunda bombardıman, keşif, nakliye gibi özelliklerine göre birbirinden ayrılırken sivil uçaklar; yolcu, nakliye ve araştırma gibi sınıflara ayrılabilir. Kaynaklar: Görsel:

12 12 EKONOMİ TİCARET BORSASI NIN EKONOMİYE KATKISI Erdem ÖZTÜRK 31 Aralık 1925 te dönemin Ticaret Bakanlığı onayıyla kurulan Eskişehir Ticaret Borsası ihtiyaca cevap vermek adına 1965 yılında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi otogarının yanındaki araziye taşınmıştır. O günden beri m2. lik alanı kaplayan tesislerinde idare binası, toplantı salonu, 452 m2. lik satış salonu, 60 tonluk elekt- ronik kamyon kantarı, 80 tonluk elektronik tır kantarı ve 132 adet kapalı deposuyla hizmet veriyor. Diğer yandan üretici ve tüccarın borsayla iletişimini güçlendirmek adına Çifteler, Sivrihisar, Beylikova, Mahmudiye ve Alpu olmak üzere beş ilçede irtibat büroları bulunuyor. Beş irtibat bürosundan üçünde (Çifteler, Sivrihisar ve Beylikova) ise borsada yapılan açık artırma ve satışlar eş zamanlı olarak izlenebiliyor. Ticaret Borsası nedir? Eskişehir Ticaret Borsası nın faaliyetlerinden söz etmeden önce ticaret borsalarının ne olduğu ve görevlerinin neler olduğu hakkında birkaç noktaya değinmek faydalı olacaktır. Bu sayede Eskişehir Ticaret Borsası nın şehir ve bölge ekonomisine sağladığı katkılar da rahatlıkla görülebilir. Ticaret Borsaları, 5174 sayılı Kanunda yazılı esaslar çerçevesinde borsaya dâhil maddelerin alım - satımı ve borsada oluşan fiyatlarının tespit, tescil ve ilanı işleriyle meşgul olmak üzere kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlardır. Ticaret Borsaları, bulundukları yerlerde üretimi, tüketimi ve pazarlaması yeterli kapasitede olan, bu sebeple borsaya kota edilmiş olan maddelerin alım - satımının, fiyatlarının serbest rekabet düzeni içinde tespit ve ilanı işleriyle meşgul olan organize pazarlar olduğundan, varlıkları bir anlamda maddeye bağlıdır. Bu özellikleri ile de Ticaret Borsaları, serbest piyasa ekonomisi sisteminin önemli bir unsurudur. Günümüzde birçok gıda maddesinde suni değişiklikler yapılabilirken ticaret borsasındaki özel ölçümler ilgili ürünün kaliteli olarak muhafaza edilmesine katkı sağlıyor. Ticaret Borsası nın görevleri nelerdir? Ticaret Borsaları bulundukları şehir ve bölge ekonomisine büyük oranda fayda sağlayan kurumlar olarak önceden belirlenmiş görevleri dâhilinde faaliyet gösterir. İlgili ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaştığı ana kadar borsanın içinde bulunduğu süreçte ticaret borsalarının görevleri şu şekilde sıralanabilir: Borsaya dâhil maddelerin, borsada alım satımını tanzim ve tescil etmek Borsaya dâhil maddelerin borsada oluşan her günkü fiyatlarını usulü dairesinde, tespit ve ilan etmek Alıcı ve satıcının, teslim ve teslim alma ile ödeme bakımından yükümlülüklerini, muamelelerin tasfiye şartlarını, fiyatlar üzerinde etkili şartları ve ihtilaf doğduğunda ihtiyari tahkim usullerini gösteren ve birliğin onayıyla yürürlüğe girecek genel düzenlemeler yapmak Yurt içi ve yurt dışı borsa ve piyasaları takip ederek fiyat haberleşmesi yapmak, elektronik ticaret ve İnternet ağları konusunda üyelerine yol göstermek 51. maddedeki belgeleri düzenlemek ve onaylamak Borsaya dâhil maddelerin tiplerini ve vasıflarını tespit etmek üzere laboratuvar ve teknik bürolar kurmak veya kurulmuşlara iştirak etmek Bölgeleri içindeki borsaya ilişkin örf, adet ve teamülleri tespit etmek, bakanlığın onayına sunmak ve ilan etmek Borsa faaliyetlerine ait konularda ilgili resmî makamlara teklif, dilek ve başvurularda bulunmak üyelerinin tamamı veya bir kesiminin menfaati olduğu takdirde bu üyeleri adına veya kendi adına dava açmak Rekabeti bozucu etkileri olabilecek anlaşma, karar ve uyumlu eylem niteliğindeki uygulamaları izlemek ve tespiti hâlinde ilgili makamlara bildirmek Mevzuatla bakanlıklara veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen işlerin, bu kanunda belirtilen kuruluş amaçları ve görev alanı çerçevesinde borsalara tevdii hâlinde bu işleri yürütmek Üyelerinin ihtiyacı olan belgeleri vermek ve bunlara ilişkin gerekli hizmetleri yapmak Yurt içi fuarlar konusunda yapılacak müracaatları değerlendirip birliğe teklifte bulunmak Sair mevzuatın verdiği görevlerle, ilgili kanunlar çerçevesinde birlik ve bakanlıkça verilecek görevleri yapmak.

13 EKONOMİ 13 Eskişehir Ticaret Borsası nın işleyişi Eskişehir Ticaret Borsası Eskişehir ve bölge ekonomisine katma değer sağlayan bir kurum olarak genellikle Eskişehir de bulunan çiftçilerin ürettiği buğday, arpa, yulaf, çavdar, nohut, ayçiçeği ve et ürünleri gibi baklagillerin ve hububatların tüccarlar vasıtasıyla tüketicilerle buluşmasını sağlıyor. Üretici, ürettiği ürünü herhangi bir satış zorluğu yaşamamak adına Ticaret Borsası na getiriyor. Burada, mahsul olduğu sürece her gün yapılan açık artırmalar vasıtasıyla tüccarlara satıyor. Borsanın genel işleyişinin ayrıntısına bakılırsa bir hayli hummalı bir çalışma söz konusu. Borsaya gelen ürünler laboratuvarda analiz edilerek satış salonunda numuneler şeklinde açık artırmaya katılan alıcılara sunuluyor. Piyasa genelinde mevcut fiyatlar çerçevesinde başlatılan açık artırma, alıcıların ürünü değerlendirmeleri sonucunda kendi inisiyatiflerine göre artırma yapmalarıyla devam ediyor. Alımlar olduktan sonra tescil odasında hangi firmanın neyi, ne kadara aldığına kadar her şey tescil ediliyor. Ürünler çiftçilerden geldiği için borsada satış yapıldıktan sonra fiyatlar üreticinin de onayına sunuluyor. Alınan onaydan sonra açık artırmada alınan fiyattan ürünün kaç ton olduğuna bakılarak nakit ödemesi yapılıyor. Ürünlerin kalite kontrolleri de Ticaret Borsası laboratuvarlarında yapılıyor Açık artırmaya katılan alıcıların ürün değerlendirmesi ise satışı yapılan mahsulün numuneler hâlinde alıcıya sunulmasıyla oluyor. Bir kaba konulan ürün, alıcının yüzeysel bir değerlendirmesine tabi tutuluyor. Ürünün asıl kalite kontrolü Eskişehir Ticaret Borsası bünyesinde bulunan Gıda Mü- hendisi Fatih Balcıoğlu müdürlüğündeki laboratuvarda yapılıyor. Fatih Balcıoğlu, bu kontrol sürecini şöyle anlatıyor: Laboratuvar işleminde ilgili ürün, vakumla her noktadan numune alınarak teste tabi tutuluyor. Ürün yabancı maddelerden temizlenerek özel cihazlarda aranan özelliklerin bulunup bulunmadığı kontrol edilmek üzere analiz sürecine giriyor. Analiz işlemi 2 dakika sürüyor. Bu sürecin kısa olması mahsulün çok olduğu temmuz ağustos aylarında hızlı bir şekilde hizmet verilmesini sağlıyor. Bahsi geçen özel analiz cihazları sayesinde hem üretici hem de alıcı ürünlerin sahip olduğu besin değerlerine kolayca ulaşabildiğini belirten Balcıoğlu, şu şekilde devam ediyor: Günümüzde birçok gıda maddesinde suni değişiklikler yapılabilirken ticaret borsasındaki özel ölçümler ilgili ürünün kaliteli olarak muhafaza edilmesine katkı sağlıyor. Bu analizler aynı zamanda yapılan işlemlerde hileyi engellemek adına ürün kalitesine Eskişehir Ticaret Borsası mahsülün alıcılara satışı (sadece borsa üyeleri katılabilmektedir). dair kanıt niteliği taşıyor. Bu işlemlerden sonraki aşamada ise ürün, analiz işlemleri gerçekleştikten sonra Eskişehir Ticaret Borsası bünyesinde bulunan ve tüccarlar tarafından kiralanmış olan depolara taşınıyor. Buradan da büyük oranda Marmara Bölgesi olmak üzere yurdun dört bir tarafına işlenmiş ürün ya da ham madde olarak pazarlanıyor. Ticaret Borsasına üyelik koşulları Ticaret borsasında açık artırmalara sadece borsanın üyeleri katılabiliyor. Sadece belli bir yapıda değil, küçük büyük birçok işletme belli şartları sağladıktan sonra ticaret borsasına üye olabiliyor. Borsa üyelik şartlarının başında vergi mükellefiyeti olunması geliyor. Hemen akabinde ilgili borsada alım satımı yapılan ürünlerin ticaretinin yapılması şartı aranıyor. Bunlara ek olarak ise ticaret sicil kaydı isteniyor. Ticaret Borsasının ekonomiye katkıları neler? Eskişehir Ticaret Borsasının şehir ekonomisine pek çok katkısı olduğu açıkça görülebiliyor. Bu katkıların neler olduğunu Eskişehir Ticaret Odası Genel Sekreteri Adnan Yılmaz ise şöyle anlatıyor: Burada, tohum tarlaya düştüğü andan sofraya gelene kadar bir sürü insan ekmek yiyor. Dolayısıyla tarım ve hayvancılığın değer bulduğu yer, borsadır. Diğer bir yanda borsa olmamış olsaydı üretici yani köylü ürettiği ürünü satmak konusunda ciddi sorunlar yaşayacaktı. Bu sorunların başında ürünün ederi kadar fiyat alamaması gelecekti. Borsa sayesinde bu sorun ortadan kalkmış oluyor. Hem üreticinin malı değerleniyor hem de tüccar yerli malı kullanımıyla şehir ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Borsanın ekonomiye katkılarından söz ederken sadece borsa içerisinde var olan süreçlerden ziyade üretici ve tüccar arasındaki bağı sağlayan nakliye piyasasının da gündeme geldiğini ifade eden Yılmaz, tonlarca ağırlıkta ürünün pazarlamasında nakliyecilerinde faydalanmış olduğunu ekliyor. Açık artırmaya katılan alıcıların ürün değerlendirmesi ise satışı yapılan mahsulün numuneler hâlinde alıcıya sunulmasıyla oluyor. Bir kaba konulan ürün, alıcının yüzeysel bir değerlendirmesine tabi tutuluyor.

14 14 SPOR YÜZME VÜCUT DİRENCİNİZİ ARTIRIR Tuba TOSUN İnsan vücudu doğası gereği kas yapısının sistemli bir işleyişine sahiptir. Bu kas sistemi insan bedeninin spora, esnemeye ve fiziksel aktivitelere ne kadar yatkın olduğunun şifrelerini verir bize. Değişikliklere açık olmakla beraber her sağlıklı insan, kusursuz bir fizyolojiye sahiptir. Buna karşın modern çağda insanlar spora bu kadar elverişli fiziksel özelliklere sahip oldukları hâlde büyük çoğunlukla spor yapmak için vakit ayıramıyor. İşte bu sebeple bazı bilinçli aileler çocuklarına spor kültürünü aşılamaya, onları bu sporlardan herhangi birine teşvik etmeye çalışıyor. Daha çocuk yaştayken tanıştıkları farklı spor dallarından birini tercih etme şansına sahip olan çocuklar için ise yüzme, en ilgi çekici dallardan biri. Nisan 2014 tarihinde Anadolu Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Kulübü Başkanlığı tarafından görevlendirilerek göreve başladıklarını ve o andan itibaren yeni yönetim planlaması yaparak iki öğretim elemanı ve beş antrenör ile yüzme sporuna hizmet ettiklerini belirten Anadolu Üniversitesi Yüzme Şubesi Branş Sorumlusu Öğretim Görevlisi Erhan Doğan ile bu sporu ayrıntılı şekilde konuştuk. Yüzmeye hangi yaşlarda başlanmalı? Yüzme, atletizm ve jimnastik gibi küçük yaştan itibaren yapılabilen temel spordan biridir. Çocuklar suya ne kadar erken alışırlarsa o kadar iyi olur. Bu nedenle yüzmeye başlamak için en uygun dönem 5 ile 8 yaş arasıdır. Yüzmenin çocukların duygusal ve ruhsal açıdan gelişimine etkisi ve önemi nedir? Yüzme, çocukların hem bedensel sağlıkları hem de fiziksel gelişimleri açısından olumlu katkı verir. Kişilik gelişimi ve ruh sağlığı bakımından yararlıdır. Ruhsal açıdan rahatlama sağlayarak, stres ve gerilimi azaltır. Çocuklar yüzme sporu sayesinde çevreleriyle iletişim kurarlar ve kendilerine olan güvenleri artar. Kendilerini kontrol etmeyi, bir konuya konsantre olmayı, iradelerini kullanabilmeyi ve başarıya güdülenebilmeyi öğrenirler. Havuzla tanışma eğlenceli olmalıdır Çocuklara yüzmeyi nasıl sevdirmeliyiz? Öncelikle yüzme sporuna erken yaşta başlanıldığı için havuzla iletişimlerinin güzel ve eğlenceli olması gerekir. İlk derste soyunma odası, tuvalet, duş, derin havuz ve çırpınma havuzu gibi yüzme havuzunun bölümleri tanıtılarak güvenli ve riskli bölgeleri anlatılır. Çeşitli eğitsel oyunlarla suya alışma çalışmaları yapılır. Eğer içine kapalı çocuklar var ise eğitmen tarafından söylenecek olan Aferin sana, Bu hareketi çok güzel yaptın gibi küçük ve başarılı olduğunu gösteren cümlelerle teşvik edilir. Hareketi doğru yaptığında arkadaşlarına alkışlatmak grup içindeki diğer arkadaşlarıyla olan bağını güçlendirir ve özgüvenini artırır. Yavaş yavaş da yüzme tekniğini öğretmeye başlıyorsunuz sanırım bu aşamada... Daha sonra çocukları fazla yormadan ve zorlamadan yapılacak olan çalışmalar hem yüzme tekniğini geliştirir hem de eğlenmelerini sağlar. Özellikle ailesinin zorlamasıyla yüzmeye başlayan çocuklarla iletişim çok önemlidir. Onları korkutmadan bu sporu sevmelerini sağlayacak sağlıklı bir iletişim kurulmalıdır. Yüzmeyi öğretmenin eğlenceli yolları bu tarz öğrenciler için kullanılmalıdır. Dersin son dakikasında çocuklara oyun oynama zamanı bırakılarak hem çocuğun arkadaşlarına bağlanma- sı hem de bulunduğu durumdan mutlu olması sağlanmalıdır. Oluşan eğlenceli ortam çocukların yüzme sporuna karşı ilgisini artıracak ve yüzme sporunu sevmeleri sağlanmış olacaktır. Yüzme, çocukların hem bedensel sağlıkları hem de fiziksel gelişimleri açısından olumlu katkı verir. Kişilik gelişimi ve ruh sağlığı bakımından yararlıdır. Çevreleriyle iletişim kurarlar ve kendilerine olan güvenleri artar. Kas kuvvetiniz ve vücut direnciniz artar Yüzme neden tercih edilir? Yüzme sporu beden gelişimi sağlamak için yapılan temel sporlarından biridir. Yüzerken su direncine karşı bütün vücut kasları kullanıldığı için kas kuvvetine ve genel dirence önemli katkıda bulunur. Bağışıklık sistemini uyararak metabolizmanın düzenli çalışmasını ve kişilerin hastalıklardan korunmasına yönelik büyük katkı sağlar. Kuzey ülkelerinde yaşayan insanlar, soğuk ortamlarda dirençlerini artırmak için soğuk sulara girme alışkanlığı kazanmışlardır. Yapılan araştırmalar, düzenli yüzmenin kalp dolaşım sistemi üzerinde olumlu yönde etkileri olduğunu göstermektedir. Yüzme, sağlık açısından da büyük yararları olan bir spordur diyebiliriz öyleyse... Evet, kesinlikle. Düzenli yüzme antrenmanları yapan kişilerde koroner kalp hastalıklarına daha az rastlanır ve bu bireylerin kalp krizi geçirme olasılıkları düşer. Düzenli yapılan yüzme egzersizleri hem kasları güçlendirir hem de vücut koordinasyonunu gelişiminde çok önemli rol oynar. Bunun yanında düzenli yüzme egzersizi yapan kişilerde sigara ve alkol alışkanlığının azaldığı ve ayrıca aşırı şişmanlık oranının da düştüğü gözlenir. Hatta hamileliğinden önce ve hamileliği sırasında yüzme egzersizi yapan kadınlarda ölü ve erken doğum yapma oranının dikkat çekecek şekilde düşük olduğu saptanmıştır. Birçok rahatsızlığın tedavisinde tavsiye edilir Yüzmenin diğer sporlardan farkları nelerdir? Yüzmeyi kara sporlarından ayıran en önemli özellik, kara sporlarını yapmalarını kısıtlayacak ya da önleyecek derecede fiziksel problemi olan bireyler tarafından kolayca yapılabilmesidir. Yüzerken eklemler ve bağlar herhangi bir spora göre daha az zorlanmaktadır. Bu yüzden suda yapılan egzersizlerde sakatlanma ve yaralanma oranı karadaki egzersizlere oranla %90 daha az olduğu belirtilir. İşte bu sebeple kaslarında, eklemlerinde ya da iskelet sistemlerinde herhangi bir rahatsızlığı olanlara doktorlar tarafından önerilen tek spor yüzmedir.

15 SPOR 15 Yüzmede güvenlik ve sağlık açısından dikkat edilmesi gereken kriterler nelerdir? Uygun koşullar sağlanmayan ortamlarda yapılan yüzme bulaşıcı hastalıklar, alerjik rahatsızlıklar, travmalar, kas iskelet zorlanmaları ya da boğulma gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Ortak kullanım alanı olan havuzlarda ise kişisel hijyen çok önemlidir. Vücudumuzda normal koşullarda da bulunan mikroorganizmalar insan sağlığı için önemlidir. Bu organizmalar bazı özel koşullarda, hastalık yapıcı özellikler kazanarak insan sağlığını tehdit eder. Havuz kullanım kültürü bu anlamda ne gibi alışkanlıkları barındırır? Havuz kullanımının düzenlenmesi de havuz kaynaklı enfeksiyonların kontrolünde önemli bir etkendir. Havuza girmeden önce duş alınması ve ayakların dezenfektan sudan geçirilmesi, bone kullanılması ve temiz bir kullanım açısından önemlidir. Havuza kir taşıyacak materyallerin engellenmesi, tuvaletlerle yakın ilişkisinin olmaması, ishal ya da mantar gibi bulaşıcı cilt hastalığı olanların havuza girmesinin engellenmesi, havuzun düzenli olarak temizliğinin uygun malzemelerle ve makinalarla yapılması havuz kaynaklı enfeksiyonların önlenmesinde önemli faktörler olarak sayılabilir. Ayrıca travma ve sakatlanmalara karşı havuz kenarlarının kayma ve düşmeleri engelleyici özellikte olması gerekir. Havuz kullanıcılarının sürekli olarak cankurtaran kontrolünde olması, çocukların mutlaka antrenör gözetimi altında havuza girmeleri de önemlidir. Harcanan enerji uygun besinlerle takviye edilmelidir Yüzme sporuyla uğraşanlarda beslenme nasıl olmalıdır? Diğer sporlarda da olduğu gibi yüzmede de harcanan enerjinin tekrar yerine konması için beslenme önemlidir. Beslenmenin üzerinden en az iki saat geçmeden yüzülmemelidir. Bununla birlikte, az ve sulu besinler ile içecekler alındığında bu süre daha da azaltılabilir. Aç karnına yüzülebilir ancak yüzmeden dakika önce az miktarda enerji verecek gıdalar alınması yararlı olur. Diğer sporlar kadar olmasa da yüzme sırasında su kaybı söz konusudur. Bu bakımdan susama hissedilmeden kısa aralıklarla yeterince su içilmelidir. Ancak yüzmeden önce çok fazla su içilmesi rahatsızlık yapabilir. Yüzme sırasında sıvı ile birlikte kaybedilen mineraller, yeterli ve dengeli beslenme ile yerine konulabilir. Çok açken tamamen boş mideyle antrenman yapılmamalıdır. Kan şekerini aniden yükselten çok şekerli besinler yerine meyve, kurutulmuş meyve, şekersiz bisküvi gibi mideyi rahatsız etmeyecek besinleri tüketilmelidir. Dolu mideyle ise sadece yüzme değil, hiçbir performans sporu yapılmamalıdır. Yüzmede başarı nasıl yakalanır? Öncelikle yüzücünün, hedefleri olan bir yarışmacı mı yoksa sadece yüzme öğrenmek isteyen bir kişi mi olmak istediği belirleyici unsurdur. Bu kararı da kendisi olduğu kadar ailesi ve antrenörü ile birlikte vermesi gerekir. Antrenman ve yarışları için zorlu çalışmalar ve büyük yorgunlukların sporcuyu beklediği unutulmamalıdır. Bu karar bir kez alındıktan sonra diğer küçük gereklilikler de zaten yerine gelmiş olur. Sporcu bu süreci ailesi ile birlikte geçirmelidir. Sporcunun ailesi de üzerine birçok sorumluluğu yüklenmiş olacağını unutmamalıdır. Sabah erken saatlerde ve akşam saatlerinde antrenmana getirip götürme, beslenme, antrenman malzemelerinin hazırlanması gibi bütün işlerin organizasyonunun kendileri tarafından yapılacağını bilmelidirler. Anadolu Üniversitesi 1995 ten beri yüzüyor Anadolu Üniversitesi nin yüzme branşı nasıl çalışıyor? Anadolu Üniversitesi 1984 yılından beri faaliyetlerine devam eden yüzme şubesi bu zamana kadar birçok başarılı sporcu yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor yılından itibaren kendi havuzunda faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir. Kupaların yanı sıra Altın, gümüş ve bronz madalyalarla Anadolu Üniversitesi madalya koleksiyonuna yenilerini ekleyecek 7-21 yaş arası toplam 79 aktif sporcumuz bulunmaktadır. Bu sporcular, yıl boyunca yapılacak olan yarışmalara Kondisyon ve su antrenmanları yaparak haftanın 7 günü çalışmaktadırlar. Yüzmede ne gibi başarılar elde ediyoruz? Son olarak Nisan ve Temmuz ayları arasında yapılan yoğun antrenmanlar sonrasında 1-2 Ağustos 2014 te İstanbul da yapılan 30. Uluslararası Prens Adaları Şampiyonası na davet edildik. Anadolu Üniversitesi yüzücüleri 5 altın 4 gümüş 4 de bronz olmak üzere 13, daha sonra Ağustos tarihlerinde Mersin de yapılan Kardeş İller Projesi Yüzme Yarışları nda 3 altın ve 2 bronz madalyayla Eskişehir e döndüler. Türkiye üçüncüsü olduk Türkiye deki sıralama olarak genel bir ölçüt var mı? Bu yıl Adana da 5-7 Eylül tarihlerinde Türkiye Kulüpler Arası Anadolu Kupası düzenlendi. Anadolu Üniversitesi olarak bu yarışlarda 4 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya aldık ve Erkekler Türkiye 3. sü olmayı başardık. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Kulübü sporcusu Hüseyin Yılmaz bu müsabakalarda En Değerli Yüzücü seçildi. Bu başarıların sürekli bir hâle gelmesi için antrenör ile sporcular arasında nasıl bir ilişki olmalıdır? Antrenör ile sporcu güçlü bir işbirliği içinde olmalıdır. Sporcunun kendisine koyacağı hedef ne ise antrenör de o hedefi bilmeli ve başarabilmek için sporcuya yardımcı olmalıdır. Sonuç olarak sporcu, aile ve antrenörün aldığı kararlar doğrultusunda hedeflenen amaca ulaşmak için çok çalışmak gerekecektir. Gösterilecek özveri sonucunda ise başarı bir şekilde gelecektir. Yüzme kendine has bir yaşam tarzı mıdır? Evet. Artık yapılan birçok site, villa tipi evlerin ve toplu konutların hemen hemen hepsinde açık ya da kapalı yüzme havuzlarına rastlamak mümkün. Hatta site içerisinde yüzme havuzunun bulunması sitenin modern ve kaliteli olduğunun işareti sayılabiliyor. Günlük hayatın koşuşturması sırasında oluşan stresten, sitenin ya da evinizin bahçesinde bulunan yüzme havuzunda geçireceğiniz 1 saatte arınabiliyorsunuz. Bir anlamda yüzme, günlük hayatın içine daha çok sokulmaya başlanmıştır. Havuz kullanımının düzenlenmesi de havuz kaynaklı enfeksiyonların kontrolünde önemli bir etkendir. Havuza girmeden önce duş alınması ve ayakların dezenfektan sudan geçirilmesi, bone kullanılması ve temiz bir kullanım açısından önemlidir.

16 16 ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ Fotoğraf: Murat SARIYILDIZ

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU BASIN DAVETİ ÖRNEĞİ 2 3 ANAVARZA BAL HAKKINDA 1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Sti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi

10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi 10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi Katip Çelebi'nin Rektörü Prof. Galip Akhan İzmir'in en genç devlet üniversitesi Katip Çelebi Üniversitesi'nde rektörlük seçimi sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Detaylı

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı.

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. YETİM RAPORU 18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. Bakanlar Kurulu nun 6 Şubat 2007 tarihli

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi helikopterle gezme şansını yakalayacak. Kampanyayı www.facebook.com/istka

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi helikopterle gezme şansını yakalayacak. Kampanyayı www.facebook.com/istka 8 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul CUMHURİYETİMİZİN 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini ister misiniz?

Detaylı

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com Örme, boyama, ev tekstili ve hazır giyim konularında üretim yapmaktadır. Birlikte çalıştığı fason firmalarla birlikte yaklaşık 10.000 kişiye istihdam imkanı yaratan Yeşim Tekstil, kendi alanında dünyanın

Detaylı

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor Tarih: 06.10.2013 Sayı: 2013/16 Türkiye de e-ticaret Raporu na göre online alışveriş beş yılda 3 e katlandı 5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor İSMMMO nun Türkiye de e-ticaret adlı raporuna

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi BAŞKAN SELVİTOPU NDAN ÜCRETSİZ KURSLARA DAVET Karabağlar

Detaylı

2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı

2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı www.fmv.edu.tr kisokulu@fmv.edu.tr Önce İyi İnsan Yetiştirir. Sayın Velimiz, Günümüzde şehir yaşantısının olumsuz koşulları, teknolojik gelişime bağlı olarak bilgisayar kullanımı

Detaylı

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR Portal : www.haberinozu.com İçeriği : Gündem Tarih : 03.01.2016 Adres : http://www.haberinozu.com/genel/gelecegin-mucitleri-robot-yapmayi-ogreniyor-h303269.html

Detaylı

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir 1 / 6 2014/11/14 17:03 Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir Öykü Çetin Radikalist / 09/11/2014 Erasmus projesi her yıl yüzlerce öğrenciye farklı ülkelerde eğitim alma fırsatı sunuyor. Peki,

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü Küreselleşmenin etkisi Devlet bir çok sosyal alandan çekilmiştir Küresel ekonomi sürecinde özelleştirmeler ile eşitsizlik,

Detaylı

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz www.tugva.org BİZ Türkiye Gençlik Vakfı, merkezi Türkiye, çalışma alanı dünya olan, yenilikçi olmaktan ve icat çıkarmaktan çekinmeyen yeni nesil gençlik vakfı dır. TÜGVA, geleneklerine bağlı kalarak, çağın

Detaylı

2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı

2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı www.fmv.edu.tr kisokulu@fmv.edu.tr Önce İyi İnsan Yetiştirir. Sayın Velimiz, Günümüzde şehir yaşantısının olumsuz koşulları, teknolojik gelişime bağlı olarak bilgisayar kullanımı

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ANKARA DEVLET KONSERVATUVARI

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ANKARA DEVLET KONSERVATUVARI HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ANKARA DEVLET KONSERVATUVARI 2012-2013 AKADEMİK YILI 15 ŞUBAT 2012 TARİHİNDEN 17 EYLÜL 2012 TARİHİNE KADAR GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER I. MÜZİK BÖLÜMÜ AKADEMİK TEŞKİLAT ŞEMASI A)

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi OTELLO, Shakespeare in geleneksel

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi OTELLO, Shakespeare in geleneksel 30-31 MART 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Otello Sahnede OTELLO, Shakespeare in geleneksel doğum günü tarihi olarak kutlanan 23 Nisan 2013 tarihlerinde saat 20.00'de Fulya

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

Çevre ve sürdürülebilirlik koordinatörlüğü

Çevre ve sürdürülebilirlik koordinatörlüğü Çevre ve sürdürülebilirlik koordinatörlüğü Hakkımızda: İstanbul Aydın Üniversitesi Çevre ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü, çevre kirliliğinin önlenmesi alanında sosyo-ekonomik faktörleri de ele alarak;

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Forex Ek Kazanç Sistemi

Forex Ek Kazanç Sistemi 106 Forex Ek Kazanç Sistemi Bu anlatacağımız sistem Türkiye de tamamen yasal ve 4 aydır uygulamada olan ve giderek büyüyen bir sistem. ProjeX ProjeX Nedir? ProjeX bir kazanç sistemi; şu şekilde çalışıyor

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Felis Ödülleri ne başvurular 8 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Başvuruda bulunmak

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

20. yıl. 20. yıl. info@ekinkimya.com www.ekinkimya.com

20. yıl. 20. yıl. info@ekinkimya.com www.ekinkimya.com 20. yıl Merkez Sarıgazi Cad. Bulgurlu Mah. No: 39 34696 Çamlıca - Üsküdar İstanbul / TÜRKİYE Tel: +90 (216) 524 12 24 Fax: + 90 (216) 524 12 80-81 Depolama ve Laboratuvar Tesisleri GEBKİM İhtisas Organize

Detaylı

Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü - 2014/1 TANITIM SUNUMU

Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü - 2014/1 TANITIM SUNUMU Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü - 2014/1 TANITIM SUNUMU Sevgili Gençler, Bursa Teknik Üniversitesi, beşinci yılına girerken sahip olduğu güçlü şehir potansiyeli ve siz değerli gençlerimizin de

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

ILK 100'DE SADECE ISTANBUL ÜNIVERSITESI VAR AYDıNNEWS

ILK 100'DE SADECE ISTANBUL ÜNIVERSITESI VAR AYDıNNEWS Portal Adres ILK 100'DE SADECE ISTANBUL ÜNIVERSITESI VAR AYDıNNEWS : www.aydinnews.com İçeriği : İletişim Teknolojileri Tarih : 10.08.2014 : http://www.aydinnews.com/ilk-100de-sadece-istanbul-universitesi-var/

Detaylı

Yeteneğiniz Mesleğiniz Olabilir!

Yeteneğiniz Mesleğiniz Olabilir! On5yirmi5.com Yeteneğiniz Mesleğiniz Olabilir! Yetenekleriniz size üniversite kapılarını açabilir. İşte özel yetenek sınavlarıyla girebileceğiniz bölümler... Yayın Tarihi : 23 Eylül 2010 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Kente katbekat değer katan uzmanlık:

Kente katbekat değer katan uzmanlık: Kente katbekat değer katan uzmanlık: İbrahim Dumankaya Holding ten kente değer katan bir vizyon; DKY İnşaat. Temelleri 1961 yılında atılan İbrahim Dumankaya Holding in 52 yıllık inşaat deneyimi ve birikimi,

Detaylı

Sevim AYTEMİZ GÜLER. [Kılavuz Yenilikçi Görsel Sanatlar Öğretmeni, Ressam, Grafik Tasarımcı] 22 Haziran 1976. Sivas

Sevim AYTEMİZ GÜLER. [Kılavuz Yenilikçi Görsel Sanatlar Öğretmeni, Ressam, Grafik Tasarımcı] 22 Haziran 1976. Sivas Sevim AYTEMİZ GÜLER [Kılavuz Yenilikçi, Ressam, Grafik Tasarımcı] Kişisel Bilgiler Doğum Tarihi 22 Haziran 1976 Doğum Yeri Sivas Deneyimler Kılavuz Yenilikçi Görsel Sanatlar Öğretmeni MEB - Eğitim Teknolojileri

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Yönetmelik 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 İpek Üniversitesinden: YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

VCM750 ÇİFT ODALI VAKUM MAKİNESİ

VCM750 ÇİFT ODALI VAKUM MAKİNESİ VAKUM NEDİR? VAKUM Vakum kullanarak ambalajlama tekniği (ambalaj içindeki havanın boşaltılması) uzun yıllardan beri kullanılıyor. Ancak eski dönemlerde, sadece yüksek basınca dayanıklı ürünler vakumlanabilirken,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Sosyal Sorumluluk Projelerinin Amacı Yaşamın sürdürülebilirliği, Toplumsal yaşamın iyileştirilmesi için ortak evrensel değerlerin toplumlar tarafından

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette geçiriyor. Emekliler günde 1 4 saat bilgisayar başında. Emekliler bilgisayar ve interneti seviyor

Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette geçiriyor. Emekliler günde 1 4 saat bilgisayar başında. Emekliler bilgisayar ve interneti seviyor Basın Bülteni Banu Sürüel, Capitol Halkla İlişkiler Gaye Kökten, Intel Türkiye Tel: 212 339 83 83 Tel: 212 349 15 00 banu.suruel@ogilvy.com Gaye.Kokten@intel.com Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette

Detaylı

T.C. MANĠSA BELEDĠYESĠ Kültür ve Sosyal ĠĢler Müdürlüğü

T.C. MANĠSA BELEDĠYESĠ Kültür ve Sosyal ĠĢler Müdürlüğü T.C. MANĠSA BELEDĠYESĠ Kültür ve Sosyal ĠĢler Müdürlüğü MANĠSA BELEDĠYESĠ KONSERVATUVARI 2011-2012 EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI ÖZEL YETENEK SINAV KILAVUZU Sevgili Manisalılar; Günümüzde, toplumumuzun daha ileri

Detaylı

1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI 5 6 7 TEMMUZ 2013

1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI 5 6 7 TEMMUZ 2013 1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI 5 6 7 TEMMUZ 2013 http://www.abaciotel.com YEME-İÇME http://www.222park.com http://www.birsenkebap.com.tr/ http://www.birsenkebap.com.tr/

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 19 İklim Değişikliği Konferansı Haftanın Bazı Başlıkları Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı Hayatın İçinde Öğreniyoruz İklim Değişikliği Konferansı Tanıdık ve Tanıttık Uludağ

Detaylı

Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü - 2014/1 TANITIM SUNUMU

Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü - 2014/1 TANITIM SUNUMU Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü - 2014/1 TANITIM SUNUMU Sevgili Gençler, Kuruluşumuzdan buyana geride bıraktığımız dört sene içerisinde Öğretim Üyelerimiz; gerek kişi başına makale sayısı, gerekse

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI Avangard Tiyatro : Genel geçerlilik kazanmış anlatım tarzlarını yeni biçim ve anlatım denemeleriyle

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Turkuaz Ege de Yemden Balığa

Turkuaz Ege de Yemden Balığa Turkuaz Ege de Yemden Balığa UZANAN yolculuk... Denİz dostu olduğumuzu DÜNYA BİLİYOR! Türkiye nin en güçlü ve büyük topluluklarından biri olan Yaşar Grubu nun tam entegrasyon felsefesi ile 1983 yılında

Detaylı

RASİM ÖNEL MESLEKİ ve TEKNİK ANADOLU LİSESİ

RASİM ÖNEL MESLEKİ ve TEKNİK ANADOLU LİSESİ RASİM ÖNEL MESLEKİ ve TEKNİK ANADOLU LİSESİ YALNIZ DEĞİLSİNİZ SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ YALNIZ DEĞİLSİNİZ sosyal sorumluluk projesi kapsamında HALKLA İLİŞKİLER ve ORGANİZASYON ALANI öğrencilerimiz Sığacık

Detaylı

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ NDEN Üniversitemiz aşağıda belirtilen birimlerine 2547 Sayılı Kanun ile Öğretim Üyeliğine

Detaylı

Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi

Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi On5yirmi5.com Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi İşte Türkiye nin En İyi 10 Üniversitesi Yayın Tarihi : 18 Ocak 2012 Çarşamba (oluşturma : 7/2/2016) Türkiye de her geçen gün yeni bir üniversite açılıyor.

Detaylı

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Maddeye Değil, Hayata Bağlan Bağımlılık yaşının sürekli düşmesi üzerine, toplumda bağımlılıkla

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

Kongrenin açılışı Prof. Dr. Osman Küçük tarafından yapıldı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Fahrettin Keleştemur yaptığı konuşmasında

Kongrenin açılışı Prof. Dr. Osman Küçük tarafından yapıldı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Fahrettin Keleştemur yaptığı konuşmasında Fotograflar Yurdakul Kayacan 13. Dünya At Hekimleri Birliği Kongresi (WEVA) başladı Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Türkiye Jokey Kulübü nün ev sahipliğinde düzenlenen 13. Dünya At Hekimleri

Detaylı

ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ

ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ Kasım 2012 www.irfankoleji.com Sayfa 1 / 5 GENCİN TEKNOLOJİYLE İMTİHANI Gençler Dile Geldi adında İntel in düzenlemiş olduğu

Detaylı

Malüliyet Yönetmeliği Değişti

Malüliyet Yönetmeliği Değişti Malüliyet Yönetmeliği Değişti SGK BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - MALULİYET AYLIKLARI İLE İLGİLİ OLARAK 1965 TEN BU YANA HİÇBİR DÜZENLEME YAPILMAMIŞTI - YENİ DÜZENLEMEYLE KALP, AKCİĞER VE BARSAK NAKLİ

Detaylı

Akbil den İstanbulkart a Elektronik Ücret Toplama Sistemi...

Akbil den İstanbulkart a Elektronik Ücret Toplama Sistemi... Akbil den İstanbulkart a Elektronik Ücret Toplama Sistemi... 1987 yılından beri, şehir insanının hayatını kolaylaştıran çözümler üretiyoruz. Nitelikli insan gücümüz ve tecrübemizle elektronik ücret toplama

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI 02.NİSAN.2015 03.NİSAN.2015 TUBİTAK BİLİM İNSANI DESTEKLEME VE DAİRE BAŞK. 46. Ortaöğretim Proje Yarışması ve İzmir Bölge Ödül Töreni

Detaylı

TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN

TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN Kadınlar, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturmaktalar. On yılı aşkın bir süredir gerek Türkiye gerekse yurtdışı kırsalında gerçekleşen saha çalışmalarım aracılığıyla, bana göre

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU 2016-2020 STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI İÇİNDEKİLER

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU 2016-2020 STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI İÇİNDEKİLER SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU 2016-2020 STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI İÇİNDEKİLER 1.Gönen Meslek yüksekokulu Logosu... 1 2. Durum Analizi... 1 2.1.Gönen Meslek Yüksekokulu Tarihçesi...

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI

OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI BASIN BÜLTENİ 17 Haziran 2015 OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI Doğal kaynaklarımız hızla tükeniyor, çevre kirliliği her geçen gün artıyor ve ülkemiz enerji için

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl 8. düzenlenen Felis Ödülleri medya planlama stratejilerini ödüllendirmesinin yanı sıra bu yıl genişleyen

Detaylı

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU (AİLE HEKİMİ, AİLE SAĞLIĞI ELEMANI, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ HEKİMİ, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ SAĞLIK PERSONELİ) Prof.

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin 2 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Dost eller 'mutfakta' KENDİ öz bakım ve günlük gereksinimlerini tam olarak yerine getiremeyen, dengeli ve düzenli beslenemeyen kentlilerin

Detaylı

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK AMAÇ MADDE 1- Bu yönergenin amacı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi nde öğrenim gören

Detaylı

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi Sunumumuza Bir Soru İle Başlayalım Laptop Tablet Masaüstü Pc Akıllı Telefon Soru1: Hangisini Kullanıyorsunuz? Laptop Tablet Masaüstü Pc Akıllı Telefon Soru2:

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ NE HOŞGELDİNİZ Sevgili Öğrencilerimiz; 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi nin dünyaya açılan penceresi sloganıyla kısa sürede büyük gelişim sağlayan Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi,

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

GÖREVLENDIRME KARARLARI

GÖREVLENDIRME KARARLARI Portal Adres GÖREVLENDIRME KARARLARI : www.hakimiyet.com İçeriği : Gündem Tarih : 21.01.2015 : http://www.hakimiyet.com/genel/gorevlendirme-kararlari-h783915.html 1/3 GÖREVLENDIRME KARARLARI 2/3 GÖREVLENDIRME

Detaylı

DANIŞMAN ÖĞRETMEN İlknur ÖZDEMİR ÖZEL EGE LİSESİ İLKÖĞRETİM OKULU 5/C SINIFI BİLGİSAYAR YILLIK PROJESİ

DANIŞMAN ÖĞRETMEN İlknur ÖZDEMİR ÖZEL EGE LİSESİ İLKÖĞRETİM OKULU 5/C SINIFI BİLGİSAYAR YILLIK PROJESİ ÖZEL EGE LİSESİ İLKÖĞRETİM OKULU 5/C SINIFI BİLGİSAYAR YILLIK PROJESİ PROJE KONUSU BİLGİSAYARIN KULLANIM ALANLARI VE TÜRKİYEDE BİLGİSAYAR KULLANIMINI NASIL GELİŞTİREBİLİRİZ? HAZIRLAYANLAR Buket TAŞBAŞ

Detaylı

Mobil ödemeler ve dijital cüzdan uygulamaları ödeme sistemlerinin geleceğini belirleyecek

Mobil ödemeler ve dijital cüzdan uygulamaları ödeme sistemlerinin geleceğini belirleyecek BKM Genel Müdürü Canko: Mobil ödemeler ve dijital cüzdan uygulamaları ödeme sistemlerinin geleceğini belirleyecek Son üç yılda İnternet ten ödeme hacminin dünyada yüzde 16, Türkiye de ise 41 büyüme gösterdiğini

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan 6-7 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Mazgal faciası KABATAŞ Metro İstasyonu nun havalandırma boşluğuna düşen 16 yaşındaki Mahsun Bilim olay yerinde hayatını kaybetti.

Detaylı

STRATEJİK PLAN (2010-2014)

STRATEJİK PLAN (2010-2014) STRATEJİK PLAN (2010-2014) Stratejik Öncelik Alanı 1: Araştırma Odaklılık Stratejik 1,1: YDY O ndaki akademisyenleri, sosyal davranışlar ve insan davranışlarını anlama konularındaki araştırmalarında desteklemek.

Detaylı

TÜRK HAVA YOLLARI-THY TEKNİK AŞ.

TÜRK HAVA YOLLARI-THY TEKNİK AŞ. Sivil Havacılığın en büyük destekçisi TÜRK HAVA YOLLARI-THY TEKNİK AŞ. Yalnızca Türkiye nin sivil havacılık alanında gururu, Avrupa nın imrenerek izlediği havayolu şirketi THY nin değil, bölgenin öncü

Detaylı