KUR ÂN DA EMÂNET KAVRAMI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KUR ÂN DA EMÂNET KAVRAMI"

Transkript

1 T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLÂM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI KUR ÂN DA EMÂNET KAVRAMI (Yüksek Lisans Tezi) Hazırlayan Ali BULUT Danışman Yrd.Doç.Dr. Ali Galip GEZGİN Isparta-2002

2 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... I KISALTMALAR...III ÖNSÖZ...V GİRİŞ I- Konunun Önemi ve Gayesi...2 II- Araştırmanın Metodu...3 III- Konuyla İlgili Bazı Bilgiler...6 BİRİNCİ BÖLÜM EMANET KELİMESİNİN SEMANTİK ANALİZİ I- EMANET KELİMESİNİN ETİMOLOJİSİ E-M-N Kökü ve Müştakları Anlamları İtibariyle Kur ân da E-M-N- Kökünden Müştak Kelimeler...26 II- KUR ÂN DA EMANETİN ANLAM ALANINA GİREN KELİMELER Kur ân da Emanete Yakın Anlamda Geçen Kelimeler Kur ân da Emanetin Zıddı Olan Kelimeler...53 III- KUR ÂN BÜTÜNLÜĞÜ AÇISINDAN EMANET Ahzâb Suresinin 72. Âyetiyle İlgili Görüşler Ahzâb Suresinin 72. Âyeti Bağlamında Emanetle İlgili Görüşler...68

3 II IV- HADİSLERDE EMANET...74 V- EMANETİN SEMANTİK ANALİZİ VE KUR ÂN SEMANTİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ...80 VI- EMANETLE İLGİLİ DİĞER FARKLI YORUMLAR...86 İKİNCİ BÖLÜM KUR ÂN A GÖRE EMANETİN DİNÎ, AHLÂKÎ VE TOPLUMSAL BOYUTU I- KUR ÂN DA EMANET-İMAN İLİŞKİSİ...92 II- KUR ÂN DA EMANET-GÜVEN İLİŞKİSİ...97 III- AHLÂKÎ BİR KAVRAM OLARAK EMANET IV- EMANETİN PSİKOLOJİK YÖNÜ V- EMANETİN SOSYAL BOYUTU VI- EMANETLERİN EHLİNE VERİLMESİ VII- KUR ÂN DA EMANET-ADALET İLİŞKİSİ VIII-KUR ÂN A GÖRE TİCARÎ HAYATTA EMANET PRENSİBİ IX- DEĞERLENDİRME SONUÇ BİBLİYOGRAFYA...143

4 III KISALTMALAR a.e. : Aynı eser a.g.d.t. : Adı geçen doktora tezi a.g.e. : Adı geçen eser a.g.m. : Adı geçen makale a.g.t. : Adı geçen tebliğ A.Ü.B. : Ankara Üniversitesi Basımevi A.Ü.E.F.Y. : Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları b. : İbn bkz. : Bakınız c. : Cilt Çev : Çeviren D.İ.B.Y. : Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları h. : Hicrî Hzr. : Hazırlayan İ.Ü.H.F.Y. : İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları Krş., krş. : Karşılaştırınız Ktp. : Kütüphanesi m. : Miladî M.E.B. : Milli Eğitim Basımevi M.E.B.D.K. : Milli Eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları M.Ü.İ.F.V.Y.: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları md. : Maddesi Nşr. : Neşreden No : Numara

5 IV ö. : Ölümü s. : Sayfa S.D.Ü.İ.F.D. : Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi S.D.Ü.S.B.E. : Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ss. : Sayfadan sayfaya T.D.V.Y. : Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları T.T.K.B.E. : Türk Tarih Kurumu Basım Evi Thk. : Tahkik eden ts. : Tarihsiz U.Ü.İ.F.D. : Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi vd. : Ve devamı vr. : Varak vs. : Vesaire y.y. : Yayın yeri yok Y.Y.Ü.S.B.E. : Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

6 V ÖNSÖZ Emanete riayet, sağlam bir toplum yapısının temel taşlarından biridir ve bu açıdan büyük bir öneme sahiptir. Bunun ferdi ilgilendirdiği kadar topluma bakan yönü de vardır. Ferdin iç dünyasından, toplumdaki huzur ve güvene kadar emanete riayet, oldukça geniş kapsamlıdır. İnsanlar birbirleriyle sürekli bir ilişki içerisindedirler. Bu çerçevede emanete riayet prensibi, bir toplumda, ortak hayat için konulacak temel ilkelere herkesin bağlanması, güvenmesi ve uyması açısından zaruridir. Toplumdaki huzur ve güven ortamını oluşturmada emanete büyük bir ihtiyaç duyulmasına karşılık, günümüz insanı oldukça huzursuzluk çekmektedir. Bu huzursuzluğun kaynağının iyi tespit edilmesi gerekmektedir. Kur ân da insanlığın huzur ve mutluluğunu temin edecek esaslar yer almaktadır. Her şeyden önce bunların iyi anlaşılması ve iyi bilinmesi gerekir. İşte bu çerçevede çalışmamız, bir konunun Kur ân bütünlüğü içinde ele alınıp incelenmesi ve araştırılması amacına yöneliktir. Bu araştırmamız esnasında, yoğun çalışmalarına rağmen katkılarını ve yardımlarını esirgemeyen danışman hocam Yrd.Doç.Dr.Ali Galip GEZGİN Bey e teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bu arada, gerek konunun belirlenmesinde, gerekse hazırlanmasında ilgi ve desteğini gördüğüm emekliye ayrılan ilk danışman hocam, Prof.Dr.Mustafa ÇETİN Bey i şükran duygularımla anmak isterim. Yine, özellikle semantik analize ilişkin derslerinden ve eserlerinden istifade ettiğim dekanımız Prof.Dr.İsmail YAKIT Bey e teşekkürlerimi arz ederim. Bu çalışmada her türlü yardımları ve katkıları bulunan değerli hocalarıma da şükranlarımı sunarım. Ali BULUT Isparta-2002

7 GİRİŞ

8 2 I-Konunun Önemi ve Gayesi: Günümüzde özellikle her alanda karşımıza çıkan güvene dair konuların pratiğe yansıyan pek çok yönü vardır. Güven olmadan kişisel ya da toplumsal ilişkilerin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması mümkün görünmemektedir. Bugün toplumda yaşanan pek çok sorunun altında, güven eksikliği veya güven bunalımı gibi sebeplerin yattığı görülmektedir. İşte fert ve toplum bakımından büyük bir öneme sahip olan prensiplerden birisi de emanettir. Emanetin güvenle çok yakın alâkası vardır. İslâm literatüründe emanet, çok geniş anlamları içeren bir kavramı ifade etmektedir. Bunun sebebi, gerek Kur ân da ve gerekse sahih sünnette kendisine verilen önemdir. Dolayısıyla bu kavram, vahyin gelmesinden günümüze kadar geçen süreç içerisinde Kur ân ve hadis kaynaklı olarak İslâm literatüründeki yerini almıştır. Her şeyden önce emanet, imanla aynı kökten gelmekte; bu durum, dil açısından onu imanla aynı anlam temelinde birleştirmektedir. İkincisi, İslâm, emaneti imanın bir gereği saymakta, emanete riayeti mü min olmanın alâmetlerinden biri olarak ifade etmektedir. Bu açıdan emanet, dînî-ahlâkî niteliğe sahip bir kavram olmaktadır. Mü min olmak, emanete riayet etmeyi, bu çerçevede de emin ve güvenilir bir kişiliğe sahip olmayı gerekli kılmaktadır. Böyle bir kişiliğe sahip olan fertlerden oluşan toplum, içinde sosyal güvenliğin ve barışın yaşandığı bir toplum olacaktır. Dînî, ahlâkî ve toplumsal boyutuyla emanet, hayatın her alanında son derece önem arz etmektedir. İslâm, kişinin zihnine, sahip olduğu her şeyin kendisine birer emanet olduğu düşüncesini işlemektedir. İnsanın canı, bedeni, sağlığı, eşi, çocukları, serveti, makamı, zamanı, kendisine verilen imkân ve kâbiliyetleri...vs. Bunların hepsi kişiye sorumluluk yükleyen birer emanettir.

9 3 İşte bu kelimenin, Kur ân da nasıl geçtiğini ve ne anlama geldiğini ortaya koymak, toplumda huzur ve güven ortamını oluşturma açısından oldukça önemlidir, diye düşünüyoruz. Bu bağlamda çalışmamızda, fert ve toplum hayatında büyük bir öneme sahip olan emanet kavramını Hz. Peygamber in hadislerini de dikkate alarak Kur ân bütünlüğü içerisinde incelemeyi amaçladık. Bir diğer nokta, Ahzâb Suresi 72. âyetine farklı bakış açılarıyla farklı yorumlar getirilmiş ve bu çerçevede âyete çeşitli mânâlar yüklenmiştir. Biz, bu çalışmada âyet hakkında belirtilen görüşleri ele alıp değerlendirmeye gayret ettik, emanetle ilgili farklı yorumlara yer verdik. Yaptığımız araştırmada Kur an da Emanet adıyla Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslâm Bilimleri Anabilim Dalı ında yapılmış ve 1993 yılında savunulmuş bir yüksek lisans tezinin olduğunu gördük. 1 Biz ise, çalışmamızı Kur ân da emanet kavramının semantik analizi çerçevesinde ele aldık. II-Araştırmanın Metodu: Araştırmamızda, Kur ân ı doğru anlamadan hareketle semantik metoda başvurduk. Bu çerçevede birinci bölümde emanet kavramının semantik analizini yapmaya çalıştık. İlk olarak emanet kelimesinin kök harfleri olan E-M-N kökü ve müştaklarını ele aldık ve emanet kelimesinin etimolojik anlamını tespit ettik. Bunun için Câhiliye dönemi divanlarına müracaat ettik. Yine, bu konuda kaynak niteliği taşıyan sözlüklere başvurduk. Bunlar içerisinde en çok istifade ettiğimiz eserler, el-ferâhidî (ö.175/791) nin Kitâbu l- Ayn ı; el-ezherî (ö.370/980) nin Tehzîbu l-luga sı, el-cevherî (ö.393/ 1002) nin es-sıhâh Tâcu l-luga ve Sıhâhu l-arabiyye si, İbn Fâris (ö.395/1004) in Mu cemu Mekâyîsi l-luga sı, er-râğıb el-isfahânî(ö.502/ 1 Söz konusu çalışma için bkz.vehbi Karakaş, Kur an ve Hadislerin Işığında Emanet, Zafer Yayınları, İstanbul, 1995.

10 4 1108) nin Müfredâtu Elfâzı l-kur ân ı, İbn Manzûr(ö.711/1311) un Lisânu l- Arab ı, el-fîrûzâbâdî (ö.817/1414) nin el-kâmûsu l-muhît i, ez- Zebîdî(ö.1205/1790) nin Tâcu l-arûs u, Âsım Efendi(ö.1235/1819) nin Kâmus Tercemesi dir. Bir sonraki aşamada, anlamlarına göre E-M-N kökü ve müştaklarının Kur ân da nasıl geçtiğini araştırarak, bizzat bu kökün Kur ân daki kullanımından hareketle, konuyu ilk kaynağa (Kur ân) dayalı olarak ortaya koymaya çalıştık. Böylece E-M-N kökü ve müştaklarında esas olan anlamı tespit ederek, semantik analizin anlam bakımından temelini oluşturduk. Yine, emanet kavramını Kur ân bütünlüğü açısından ele alarak, konuyu tefsirlerdeki görüşler doğrultusunda işledik. Bunu yaparken de emanet kavramıyla ilgili görüşleri kronolojik olarak vermeye gayret ettik. Böylece emanetin Kur ân ve hadisle başlayan kavramlaşma süreciyle birlikte, bu konuda literatüre ait eserlere de müracaat ederek, kavramın anlamlarında bir değişiklik olup olmadığını takip etmeye çalıştık. Tabii bu konuda başvurduğumuz kaynakların ağırlığını tefsirler oluşturmaktadır. Yararlandığımız kaynaklar içinde özellikle et-taberî (ö.310/922) nin Câmiu l-beyân ı, ez- Zemahşerî (ö.537/1142) nin el-keşşâf ını, el-beydâvî (ö.685/1286) Envâru t- Tenzîl ini, er-râzî nin (ö.606/1205) Mefâtîhu l-gayb(et-tefsîru l-kebîr) ını, el- Kurtubî (ö.671/ 1272) nin el-câmi li Ahkâmi l-kur ân ını zikredebiliriz. Yine, son dönem tefsirlerinden; Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (ö.1361/1942) ın Hak Dini Kur ân Dili, Vehbe ez-zuhaylî nin et-tefsîrul-münîr ve Süleyman Ateş in Yüce Kur ân ın Çağdaş Tefsîri adlı eserleri de çağdaş müfessirlerin konuya ilişkin görüşleri için müracaat ettiğimiz kaynaklar arasında yer almaktadır. Çalışmamızda, semantik analiz çerçevesinde, Kur ân da yer alan ve emanet kavramının anlam alanına giren eş anlamlı ve zıt anlamlı kavramlara da değindik. Böylece Kur ân ve sünnetle kavramlaşan bu kelimenin Kur ân öncesi kullanımıyla birlikte, literatürdeki kullanımlarını da dikkate alarak semantik tanımına ulaşmaya

11 5 çalıştık. Bütün bunlardan sonra kavramın Kur ân semantiği açısından değerlendirmesini yaptık. Biz bu kavram çalışmasını yaparken, günümüzde yapılan diğer semantik ve kavram çalışmalarından da istifade ettik. Aynı şekilde konumuzu ele alırken, alanımıza yönelik kaynakların yanı sıra, konumuzla ilgisi olan diğer kaynaklara da müracaat ettik. Yine, son dönemde emanetle ilgili olarak belirtilen görüşlere ve yorumlara yer vererek, konunun günümüze olan yansımalarını da dikkate aldık. İkinci bölümde ise, emanet kavramının Kur ân a göre dînî, ahlâkî, ve toplumsal boyutlarını ele aldık. Burada da emanetin ferdî ve toplumsal boyutlarını inceledik. İlk olarak emanetin imanla olan ilişkisini ortaya koyarak, emanetin semantik tanımında yer alan güven anlamından hareketle emanet-güven ilişkisini ortaya koymaya çalıştık. Aynı zamanda bir ahlâkî kavram olarak emanete riayetin önemini vurgulayarak; konunun psikolojik yönünü ve sosyal boyutunu ele aldık. Yine, Kur ân da yer alan ve toplum açısından büyük bir öneme sahip olan emanetlerin ehline verilmesi prensibini, emanetin adaletle ilişkisini ve emanet prensibinin ticarî hayata yansımasına ilişkin konulara yer verdik. Son olarak da, genel bir değerlendirme yaparak çalışmamızı neticelendirdik. Dolayısıyla araştırmamızda, emanet kavramının semantik analizi çerçevesinde Kur ân ın emanet kavramına kazandırdığı yeni anlamları araştırarak, bu kavramın hayata ilişkin dînî, ahlâkî ve toplumsal yansımalarını ortaya koymaya gayret ettik. Çalışmamızda geçen âyetlerin meallerini verirken, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ın Hak Dini Kur ân Dili adlı tefsiri ile, Hüseyin Atay ve Yaşar Kutluay ın birlikte hazırladıkları Kur ân-ı Kerîm ve Türkçe Anlamı (Meâl), Muhammed Esed in Kur ân Mesajı, Süleyman Ateş in Kur ân-ı Kerîm ve Yüce Meâli adlı meallerinden yararlandık.

12 6 Yazar isimleri ve eser başlıklarını verirken dipnotlarda ilk geçtikleri yerde tam olarak verdik, yazarların ölüm tarihlerini (hicri/miladi) şeklinde gösterdik. Birden fazla eserini kullandığımız yazarların isim ve eserlerini karışıklığa mahal vermemek için geçtikleri her yerde belirttik. Bir dipnottaki birden fazla eserin arasını noktalı virgülle ayırdık. Âyetleri verirken, önce sure ismi ve sure numarası, sonra da âyet numarası şeklinde bir sıra takip ettik. Hadisleri ise, cilt ve sayfa numaralarıyla birlikte Concordance a dahil kitaplarda o usûle göre verdik. III- KONUYLA İLGİLİ BAZI BİLGİLER Emanetin, hayatın başlangıcından beri insan ve toplum hayatında çok önemli bir yeri olmuştur. Bunu, gerek Kur ân daki ve gerekse Kur ân dan önceki dönemin kutsal metinlerindeki kullanımlarında görmekteyiz. Biz bu çalışmamızda emanetin Kur ân da nasıl yer aldığını ve bir kavram olarak hangi anlamlara geldiğini inceleyeceğiz. Ancak emanetle ilgili birkaç şey söylememiz konunun önemini göstermesi açısından oldukça yararlı olacaktır. Emanet konusu son ilâhî vahiyden 2 önceki kutsal metinlerde de yer almaktadır. Meselâ bu metinlerde; kime çok emanet edilmişse, ondan fazla isteneceği, 3 yeryüzünün emanet olduğu, 4 iman edilen Rabbe emanet olma, 5 kişiye bir şeyi emanet bırakma, 6 İncil in emanet olması, 7 emanetin hıfzedilmesi gerektiği, Nitekim Kur ân da, kendinden önce gönderilen Tevrat ve İncil den genişçe bahsedilmektedir. Meselâ bkz. Mâide,5/ Luka,12:48. Eyub, 34:13. Resullerin İşleri, 14:23; Petrus un Birinci Mektubu, 4:19. Korintoslulara Birinci Mektup, 9:17. Timoteosa Birinci Mektup, 1:11. Timoteosa, Birinci Mektup, 6:20.

13 7 emaneti hıfzetmeğe kadir olma 9 gibi konular yer almaktadır. Kitâb-ı Mukaddes te aynı zamanda emanetle yakından alakalı olarak, güven ve güven esaslı pek çok konu geçmektedir. 10 Dolayısıyla Kitâbı Mukaddes te, insanın kendisine, çevresine ve Rabbine karşı duyduğu güvenle alakalı olarak, emanet ve güven konuları işlendiği görülmektedir. Kur ân ın kullandığı kelimelerin hemen hepsi İslâm dan önceki zamanlarda kullanılmakta idi. İslâm bunları bir araya getirmiş ve yepyeni bir kavramlar bütünü oluşturmuştur. 11 İslâm, câhiliye devrinde putperestliğin eseri olan garip âdetleri ve fikirleri kesinlikle reddetmiş; bu âdet ve fikirlerin çoğunu, biçim ve özde değişiklikler yaparak benimsemiş ve bunlardan yüksek ahlâkî fikirler ortaya koymuştur. 12 Yani İslâm, câhiliyeyle alâkalı olan uygulamaların bazısını ya düzeltmiş ya da bir kısmını onaylayıp bunun dışında kalanları reddetmiştir. 13 İşte İslâm ın onayladıklarından biri de emanettir. Nitekim Hz. Peygamber câhiliyede de uygulanan emanet prensibini kaldırmadığını bildirmiştir. 14 Dolayısıyla İslâm, daha önce toplumda uygulanan emanet prensibini bünyesine almış; Kur ân ın indiği toplumda kullanılan bu kavramlara kendi bünyesinde geniş ve yeni anlamlar kazandırmıştır Timoteosa, İkinci Mektup, 1: Bu konuda, King James Version tarafından hazırlanan A New Concordance To The Holy Bible adlı fihristin şu maddelerine bkz. Assurance, believe, commend, commit, confidence, faith, trust, trusty (King James Version, A New Concordance To The Holy Bible, American Bible Society, New York, 1960). İzutsu, Toshihiko, Kur ân da Allah ve İnsan, (Çev. Süleyman Ateş), Yeni Ufuklar Neşriyat, Alemdar Ofset, İstanbul, ts., s.19. İzutsu, T., a.g.e., s.36. Sarıcık, Murat, İnanç ve Zihniyet Olarak Cahiliye, Tuğra Ofset, Isparta,1998, s.199. el-kurtubî, Ebu Abdillah Muhammed b. Ahmed(ö.671/1272), el-câmi li Ahkâmi l-kur ân (I- XX), Mısır, 1376/1957, c.iv, s.119. Kelime ve kavramların Kur ân da kazandığı yeni anlamlara ilişkin bkz. İzutsu, T., a.g.e., s.50vd.

14 8 Kelâm ilmine göre peygamberlerin kendine has bazı sıfatları vardır. Peygamber olacak zatın risâlet vazifesini ifa etmesine engel olacak sıfatları taşımaması gerekir. 16 Peygamber olacak zatta bulunması gereken vâcib sıfatlar konusunda bilhassa, ismet, emanet, sıdk, fetânet, tebliğ, üzerinde durulmuştur. 17 Emanet sıfatına göre, peygamberler Allah ın koruması altındadırlar. 18 Peygamberlerin hıyanet etmeleri, haram olan bir şeyi yapmaları mümkün değildir. Allah, onların söz, fiil ve hallerine tabi olmayı 19 emretmektedir. 20 Mucize sahibi peygamberlerin sıdk ve emanetleri nübüvvetin gereğidir. Onların her hangi bir konuda yalan söylemeleri, kendilerine gelen vahyi tebliğ etmemeleri, ya da değiştirmeleri mümkün değildir. 21 Peygamberler ismeti gereği 22 zâhirî ve bâtınî es-sâbûnî, Nureddîn (ö.580/1184), Mâturîdiyye Akâidi, (Çev.Bekir Topaloğlu), D.İ.B.Y., 4.Baskı, Ankara,1991, s.114. Gölcük, Ş., a.g.e., s.309. el-lekkânî, Abdüsselâm b. İbrâhîm el-mâlikî (ö.1078/1667), Şerhu Cevheri t-tevhîd, Matbaatu s-seâde, Mısır, 1375/1955, s.179; el-harpûtî, Abdullatîf (ö.1334/1916), Tenkîhu l- Kelâm fî Akâidi Ehli l-islâm (Tekmile-i Tenkîhu l-kelâm ile birlikte), Dersaâdet, İstanbul,1330, s.284. Meselâ, bkz.en âm,6/88-90; Nisâ,4/13,69; Ahzâb,33/21,71. el-lekkânî, a.g.e., s Hâkka,69/43-47 Kelâm kaynaklarında bu konunun genellikle İsmetü l-enbiyâ bağlamında ele alındığı görülmektedir. Buna göre konu üzerinde farklı görüşler vardır. İslâm alimleri peygamberlerin ismet sahibi olduklarında ittifak etmişler, fakat, ismetin nasıl bir sıfat olduğunda ihtilaf etmişlerdir. (Bulut, Mehmet, Ehli Sünnet ve Şia da İsmet İnancı, Risale Yayınları, İstanbul,1991, s.27). Yine, Mâturîdî, Eşârî ve Mutezile ye göre ismet, sadece peygamberlere mahsus bir sıfattır. Sadece peygamberler masumdur, ismet, Allah ın peygamberlere verdiği bir lütuftur, çalışmakla elde edilemez. Şia ya göre ise, peygamberlerin yanı sıra imamlar da masumdur. İrade ve ihtiyar sahibi olan peygamberler, günah işlemeye güçleri yettiği halde Allah ın ismet ihsanı sayesinde günah işlemezler (Şia da buna imamlar da dahil). Buna karşılık Eşârilerin bir kısmı Allah ın peygamberde günah yaratmaması veya ona itaat gücü verip masiyet gücü vermemesi şeklindeki görüşleriyle Maturîdîlerin görüşlerinden uzaktırlar. Bilgi için bkz. Bulut, M., a.g.e., s İsmetü l-enbiyâ bağlamında konuyla ilgili geniş bilgi için bkz. Kâdî Abdülcebbâr (ö.410/1019), Şerhu l-usûli l-hamse, (Thk. Abdülkerîm Osmân), Mektebetü Vehbe, Kahire, Üçüncü Baskı, 1966, ss ; el-cürcânî, es-seyyid eş-şerîf Ali b.muhammed (ö.816/1413), Şerhu l-mevâkıf (I-VIII), Dâru l-kütübi l-ilmiyye, Beyrut, 1418/1998, c.viii, ss ; et-teftâzânî, Mes ûd b. Ömer (ö.793/1391), Şerhu l-makâsıd (I- V) Âlemü l-kütüb, Beyrut, 1409/1989, c.v, ss.49-60; Bulut, M., a.g.e., s.11 vd.

15 9 ayıplardan, kötü ahlâk ve çirkin işlerden uzaktırlar. Bütün peygamberler aldıkları vahyi aynen tebliğ etmişler, vazifelerini hakkıyla yerine getirmişlerdir. 23 Tebliğin yanı sıra, her türlü işlerinde de sıdk ve emanetleri peygamberlerin nübüvvetlerinin gereğidir. 24 Peygamberler, her yönüyle güvenilir elçilerdir. 25 Toplumuna güven veremeyen bir elçinin mesajını insanlara anlatması mümkün değildir. Peygamberler halkın nefretini çeken her türlü şeyden uzaktırlar. Güven ve emniyet nübüvvetin vazgeçilmez şartıdır. 26 Âriyet, vedîa, lukâta, iâre, istiâre gibi terimler, emanete mütealliktır ve emanetin hukukî yönünü ifade etmektedir. 27 Bu terimlerin her birisi, farklı anlamlar içermekle birlikte, bir yönüyle de emanet anlamını içinde barındırmaktadır. Meselâ vedîa ile emanet arasında farklılık vardır. Emanette, ister kendine isterse başkasına ait malın yada herhangi bir şeyin aynen korunması ve onda değişikliğe yönelik hiçbir tasarrufta bulunulmaması söz konusudur. ve emanet vedîadan daha kapsamlıdır. Vedîa hususi, emanet ise umumidir. 28 Istılahta vedîa, bir veya müteaddid kimseye hıfz etmesi için emanet bırakılmış mal iken; emanet, emin sayılan veya ittihaz edilen kimsenin yanında başkasına ait bulunan mal olarak tarif edilmiştir. 29 Dolayısıyla, her vedîa bir emanet iken, her emanet bir vedîa değildir. 30 Konu, Ahzâb,33/39. el-harpûtî, a.g.e., a.y. A râf,7/68; Şuarâ,26/107. Gölcük, Şerafettin-Toprak, Süleyman, Kelâm, Tekin Kitabevi, 4. Baskı, İstanbul, 1998, s.314. Bilmen, Ömer Nasuhi (ö.1391/1971), Hukuk-u İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmusu (I- VIII), Bilmen Yayınevi, İstanbul, 1969, c.iv, s.144. Nekarî, Ahmed (ö.1172h.?), Mevsûatü Mustalahât Câmiu l-ulûm (Düstûru l-ulemâ ), (Thk.Ali Dahrûc), Mektebetü Lübnân, Birinci Baskı, Beyrut, 1997, s.159. Bilmen, Ö., a.g.e., a.y. Bilmen, Ö., a.g.e., c.iv, s.146.

16 10 hukukta akdin çeşitleri içinde emanet akitleri başlığı altında ele alınmaktadır. 31 Emanet kelimesi İslâm tarihi boyunca çeşitli alanlarda kullanılmıştır. Meselâ, Osmanlı Devleti nde hükümet dairelerinden bazısına Şehremâneti (Belediye), Rüsûmât Emâneti (Gümrük İdaresi) isimleri verilmiştir. Yine, Osmanlı Devleti nde padişahların hükümet telakkilerine göre halk, millet bir Tanrı emanetidir ki, bunlara emânetullah denmiştir. 32 Türkçe de emanet üzerine söylenmiş atasözleri de vardır. Meselâ, emanete hıyanet olmaz, emanet at insanı yaya bırakır, emanet hayvanın küskünu(kayışı) yokuşta kopar 33 bunlardan birkaçıdır. Halkların yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğduğunu; 34 ait oldukları milletin düşüncelerini, yaşayışlarını, inanışlarını, geleneklerini yansıttığını 35 dikkate alırsak, emanetle ilgili bu atasözlerin büyük bir öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz. Zira, bunların İslâm düşüncesinden izler taşıdığı görülmektedir. Bugün günlük dilde yaygın olarak kullanılan, yukarıda da geçen emanete hıyanet olmaz ve Allah a emanet olun 36 gibi ifadeler çok açık biçimde İslâm inancının izlerini yansıtmaktadır. Aynı Karaman, Hayrettin, Mukâyeseli İslâm Hukuku (I-III), Nesil Yayınları, İstanbul, 1991, c.ii, ss Biz, çalışmamızda emanetin hukuki yönüne değinmeyeceğiz. Bu konuda geniş bilgi için bkz. Yücel, Mustafa, İslam Hukukunda Emanet, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Y.Y.Ü.S.B.E., Adı geçen çalışmada, doğrudan emanet kapsamına giren vedîanın tanımı, şartları, rükünleri, muhafazası, masrafı, kazancı, tazmini konuları işlenmiştir. Yine, emanetin kapsamı içine giren alış-veriş, vekâlet, lukata, rehin, âriyet, gasp, kira, şirket malı, ganimet gibi kavramlar için hangi hallerde emanet hükümleri uygulandığı; akdin de hangi hallerde sona ereceği hususları incelenmiştir. Devellioğlu, Ferit (ö.1405/1985), Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, (Yayına Hazırlayan: Aydın Sami Güneyçal), On Birinci Baskı, Aydın Kitabevi Yayınları, Ankara,1993, s.217. Millî Kütüphane Başkanlığı, Türk Atasözleri ve Deyimleri (I-II), M.E.B.Y., İstanbul, 1997, c.i, s.119. Aksoy, Ömer Asım, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü (I-II), İnkılâp Kitabevi, Sekizinci Baskı, İstanbul, 1985, c.i, s.15. Aksoy, Ö., Atasözleri Sözlüğü,, c.i, s.27. Sâmi, Şemsettin (ö.1322/1904), Kâmûs-i Türkî, (Nşr. Ahmed Cevdet), Dersaâdet, İkdâm Matbaası, 1317h., İstanbul, s.162.

17 11 şekilde Türkçe de, emaneten, emanetçi, emin, eman, emniyet, emniyetsizlik, temin, teminat gibi 37 Arapça dan gelen ve emanet kelimesiyle yakından alâkalı olarak kullanılan pek çok kelime ile birlikte; güven beslemek, güvendiği dağlara kar yağmak, güven kazanmak, güven vermek, 38 gibi emanetle anlamca yakından alakalı pek çok deyim vardır Sâmi, Ş., a.g.e., ilgili maddeler. Aksoy, Ö., Deyimler Sözlüğü, c.ii, ss

18 BİRİNCİ BÖLÜM EMANET KELİMESİNİN SEMANTİK ANALİZİ

19 13 I-EMANET KELİMESİNİN ETİMOLOJİSİ Batı dillerinde commit, 39 consignment, 40 deposit 41 ve trust, 42 gibi anlamlara gelen emanet kelimesi, Türkçe de günlük dilde çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Türkçe de emanet kelimesi, birine emniyet edip bir şey terk ve tevdi etmek, 43 emniyet edilen kimseye bırakılan şey, eşya veya kimse, birisi aracılığı ile bir başkasına gönderilen şey, bir eşyanın belli bir süre için bırakıldığı yer, can gibi anlamlara gelmektedir. 44 Emanet kelimesinin Arap dilindeki kullanımlarını ve anlamlarını ele alarak semantik analizini yapmak, bu kelimenin Kur ân dilinde ifade ettiği anlamlarını ortaya koymak açısından oldukça önemlidir. Çünkü semantik metot, bir dilin anahtar terimleri üzerindeki analitik bir çalışmadır. 45 Semantik, bir bilim dalı olarak kelimelerin anlamlarını analiz eder, etimolojik kökten itibaren tarih boyunca kazandığı müştakların ve anlamlarının analizini verir. 46 Yine, semantiğin bir dilin temelini oluşturan kelimeleri ayrıntılı bir şekilde tahlil ederek, anlamlarını doğru anlama çabasıdır 47 ifadesini göz önüne aldığımızda, Kur ân daki kelimelerin semantik analizlerini yapmanın önemi ortaya çıkmaktadır. Zira, Kur ân da geçen Websters, A. Merriam, Webster s Third New International Dictionary, of the English Language, Springfield, Massachusetts, U.S.A., 1981, s.457. Websters, a.g.e., s.484. Websters, a.g.e., s.605. Websters, a.g.e., s Kur ân ın İngilizce çevirilerinde geçtiği âyetlerde emanet kelimesine trust karşılığı verilmiştir. Meselâ bkz. Abdullah Yusuf Ali, The Holy Qur ân, Dâru l-kur âni l- Kerîm, Beyrut, 1403h., Nisâ Suresi 58. âyetin meali. Sâmi, Ş., a.g.e., s.162. Sâmi, Ş., a.g.e., a.y.; Devellioğlu, F., a.g.e., s.217. İzutsu, T., a.g.e., s.17. Yakıt, İsmail, Doğru Bir Kur ân Tercümesinde Semantik Metodun Önemi, S.D.Ü.İ.F.D., Sayı:1, Isparta, 1995, s.17.semantik metotla ilgili geniş bilgi için bkz: Izutsu, T., a.g.e., s.10 vd.; Yakıt, İ., a.g.m., ss.17-24; Gezgin, A.G., a.g.d.t., ss Gezgin, Ali Galip, Tefsirde Semantik Metod ve Kur ân da Kavm Kelimesinin Semantik Analizi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, S.D.Ü.S.B.E., Isparta, 1999, s.76.

20 14 kavramların semantik analizlerini yapmak, Kur ân ı daha doğru ve daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Çünkü Kur ân ın Arapça olduğuna dair vurgu, 48 Arapça olan kavramların analizlerinin yapılmasıyla, Kur ân daki bu kavramların daha iyi anlaşılacağına işaret etmektedir. 49 Bunun için, bir kavram çalışması olarak bizim araştırmamız da semantik metodun uygulandığı bir çalışma olacaktır. Kurallarına uygun olarak bir kavramın semantik analizi için yapılacak ilk iş, o kavramın etimolojisini ele almaktır. Daha sonra, etimolojideki anlam esas tutularak, aynı kökten olan diğer kelimelerin anlamlarını tespit edip, hepsinde gizli olan kök mânâyı bulmak gerekmektedir. 50 Bu açıdan, biz de bu bölümde, öncelikle emanet kelimesinin etimolojisini tespit etmeye; sonra da kök mânâsını bulup, semantik analizini yapmaya çalışacağız. Bunun için ilk olarak, E-M-N kökü ve müştaklarını - önce bu kökten türemiş fiilleri, daha sonra da isimleri ele alarak- inceleyeceğiz. 1. E-M-N Kökü ve Müştakları E-M-N kökünden müştak fiiller ve anlamları şöyledir: 1.1. EMİNE ( ) Bu fiil, bir şeyden korku ve endişe duymamak, 51 bir kişiye güvenmek Bkz.Yûsuf,12/2; Nahl,16/103; Tâhâ,20/113; Şuarâ,26/195; Fussilet,41/3; Şûrâ,42/7; Zuhruf,43/3; Ahkâf, 46/12. Yakıt, İ., a.g.m., s.21. Yakıt, İ., a.g.m., s.17. el-ferâhidî, Halîl b. Ahmed (ö.175/791), Kitâbu l- Ayn (I-VIII), (Thk. Dr. Mehdî el-mahzûmî-dr. İbrâhîm es-samrâî), Müessesetü l-âlemi li l-matbûât, Beyrut, 1408/1988, c.viii, s.388; el- Cevherî, İsmâil b. Hammâd (ö.393/1002), es-sıhâh Tâcu l-luga ve Sıhâhu l-arabiyye (I-VI-I), (Thk. Ahmed Abdulgafûr Attâr), Dâru l-ilm li l-melâyîn, Dördüncü Baskı, Beyrut, 1410/1990, c.v, s.2071; İbn Manzûr, Cemâlüddîn Muhammed (ö.711/1311), Lisânu l-arab (I-XV), Dâru l- Fikr, Üçüncü Baskı, Beyrut, 1414/1994, c.xiii, s.21; Âsım Efendi, Mütercim Ebu l-kemâl Ahmed (ö.1235/1819), Kâmus Tercemesi (I-IV), Cemal Efendi Matbaası, İstanbul, 1305, c.iv, s.548. ez-zebîdî, Muhibbuddîn Muhammed Murtazâ el-huseynî el-vâsıtî (ö.1205/1790), Tâcu l-arûs min Cevâhiri l-kâmus (I-XX), (Thk. Ali Şîrî), Dâru l-fikr, Beyrut, 1414/1994, c.xviii, s.24; Belot, J.B., el-ferâidu d-durriyye fi l-lugateyni l-arabiyye ve l-fransiyye, Vocabularie Arabe- Français, 14. Baskı, Beyrouth, 1929, s.14. (E-M-N kökünden müştak kelimelerin Fransızca dan Türkçe ye çevrilmesinde yardımcı olan Arş. Gör. Adem EFE ve Arş. Gör. Galip TÜRCAN a teşekkür ederim).

21 15 mânâlarına gelmektedir. Fiilin aslı ise, kalbin rahat ve huzurlu olması, 53 kişinin iç huzura sahip olması ve korkunun gitmesi 54 anlamlarını içermektedir. Emine min, güvende olmak 55 anlamındadır. Emine bi, bir kişiye bir konuda güvenmek 56 demektir. Emine alâ da aynı anlamdadır. 57 Ayrıca, bu fiilin güvence vermek 58 mânâsı da vardır EMÜNE ( ) fiili, emin ve güvenilir olmak 59 anlamındadır. kelimesi ise, bu fiilden mastardır ÂMENE ( ) Bu fiil, bir kişiyi söylediği sözde tasdik etmek, doğrulamak 61, emniyet ve güven İbn Fâris, Ebu l-huseyn Ahmed b. Zekeriyyâ (ö.395/1004), Mu cemu Mekâyîsi l-luga (I-VI), (Thk. Abdusselâm Muhammed Hârun), Dâru l-cîl, Beyrut, 1392/1972, c.i, s.133. er-râğıb el-isfahânî (ö.502/1108), Müfredâtu Elfâzı l-kur ân, (Thk. Safvan, Adnân Dâvudî), Dâru l-kalem, Dâru ş-şâmiyye, Birinci Baskı, Dımeşk-Beyrut, 1412/1992, s.90; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii s.23; Âsım Efendi, a.g.e., a.y. Belot, a.g.e., a.y. Belot, a.g.e., a.y. el-cevherî, a.g.e., a.y; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21, Belot, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., a.y. el-ezherî, Ebu Mansûr, Muhammed b. Ahmed (ö.370/980), Tehzîbu l-luga, Kahire, 1967, c.xv, s.511; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.22; el-fîrûzâbâdî, Mecdüddîn Muhammed b. Ya kûb, (ö.817/ 1414), el-kâmûsu l-muhît, (Thk. Mekteb Tahkîkiki t-türâs fî Müesseseti r-risâle), Müessesetü r- Risâle, İkinci Baskı, Beyrut, 1407/1987, s.1518; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.24; Belot, a.g.e., a.y. el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.511; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.22. el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.513; el-cevherî, a.g.e., a.y.; es-sâhib, İsmâil b. Abbâd (ö.385/995), el-muhît fi l-luga (I-XI), (Thk. Muhammed Hasan Âli Yâsin), Birinci Baskı, Beyrut, 1414/1994, c.x, s.414; ez-zemahşerî, Ebu l-kâsım Cârullah Mahmûd b. Ömer (ö.538/1143), Esâsu l-belâga (I-II), Dâru l-fikr, Üçüncü Baskı, Mısır, 1985, c.i, s.20; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.23; Âsım Efendi, a.g.e., a.y.

22 16 içinde olmak, 62 bir kimseye güvence vermek 63 ve bir kimseye güvenmek 64 mânâlarına gelmektedir. Âmene bi bir şeyi ikrar ve itiraf etmek, 65 inanmak, iman etmek, 66 İslâm ı kabul etmek 67 anlamlarındadır. Âmene lehü, bir kişinin sözüne inanmak, onu söylediği sözünde tasdik etmek, 68 bir kişiye gönülden boyun eğmek 69 anlamlarına gelmektedir. Âmene min, herhangi bir tehlikeden güvende olmak 70 demektir EMMENE ( ) Bu fiil, bir kişiyi güvence altına almak, 71 bir duaya amin demek 72 mânâlarına gelmektedir. Emmene alâ ise, herhangi bir kişiye bir konuda güvence vermek 73 demektir İ TEMENE ( ) er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s.91; Ebu l-bekâ, Eyyûb b. Mûsâ el-huseynî el-kefevî (ö.1094/1683), el-külliyât, (Thk. Adnan Dervîş-Muhammed el-mısrî), Müessesetü r-risâle, Beyrut, 1413/1993, s.212. er-râğıb el-isfahânî, a g.e., a.y.; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21; Ebu l-bekâ, a.g.e., a.y.; Âsım Efendi, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., a.y. et-teftâzânî, a.g.e., c.v, s.176; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.24. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., a.y.; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.23; Âsım Efendi, a.g.e., a.y; Belot, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., a.y. el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.388; İbn Fâris, a.g.e., c.i, s.135; el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.514; İbn Manzûr, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., a.y. Belot, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.549. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s.92. Dua sonunda söylenen Amin sözü Allah ım kabul buyur, öyle olsun anlamına gelmektedir. Allah ın isimlerinden bir isimdir. Bu dua lafzı hakkında bkz. el- Ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2072; İbn Fâris, a.g.e., c.i, s.135; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.26; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.25. Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.548; Belot, a.g.e., a.y.

23 17 Bu fiil, emin ve güvenilir olmak, 74 anlamına gelmektedir. İ temene alâ mânâsına gelmektedir. ise, bir konuda bir kişiye gönül rahatlığıyla inanmak ve güvenmek İSTE MENE ( ) Bir kişinin veya bir şeyin koruma altına alınmasını istemek, bir kişiden emân dilemek 76 demektir. İste mene ileyh şeklinde kullanıldığı zaman, birine sığınmak, bir kişinin güvencesi altına girmek 77 anlamına gelen bu fiil; İste mene alâ ile de bir kimseye bir konuda güvence vermek 78 anlamına gelmektedir. E-M-N kökünden müştak fiilleri ve anlamlarını verdikten sonra, şimdi de aynı kökten gelen isimleri ve anlamlarını şöyle sıralayabiliriz: 1.7. el-emn ( ) el-emn; iç huzura sahip olmak ve korkunun gitmesi, 79 geleceğe dair herhangi bir korku ve endişenin bulunmaması hali 80 anlamlarına gelmektedir. el-emn, korkunun zıddını oluşturur. 81 Buna göre el-emn, dışarıdan gelebilecek el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2072; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.22; ez- Zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.24. ez-zemahşerî, a.g.e., c.i, s.20; el-cevherî, a.g.e., a.y.; Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.548; Belot, a.g.e., a.y. el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.515; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.22; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.28; Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.549; Belot, a.g.e., a.y. el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2072; İbn Manzûr, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.548. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., a.y; Âsım Efendi, a.g.e., a.y. el-cürcânî, Kitâbu t-ta rîfât, y.y., t.s., s.37. el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.388; el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2071; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21; el- Fîrûzâbâdî, a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.23.

24 18 tehlikelerden uzak olma durumunu anlatmakla birlikte, daha çok, kalben korkudan kurtulmayı ifade etmektedir. 82 Dolayısıyla bu kelime, gerek maddî gerekse manevî bir güven halini ifade etmektedir. Yine bu kelime, kişinin, dindarlığını, huy ve ahlâkını ifade eder ki, bu anlamda şöyle denir: (: senin dindarlığın ve ahlâkın ne güzel ) el-emene ( ) kelimesinin çoğulu 84 olan bu kelime, 85 kelimesinin zıddıdır. 86 Arapça da raculun emenetun ifadesi, herkese itimat eden kişi, EMN kelimesiyle ilgili bir başka görüş de şöyledir: maddesindeki (İbn Manzûr, Lisânu l- Arab, c.xx, s.162) görüşlerden hareketle, EMN lafzının ilk kez kullanılması şöyle olmuştur: İnsanlar yaptıkları evlerin etrafını biraz boşluk bırakarak yüksek duvarla çevirmekteydiler. Böylece ev halkını dış tesirlerden ve kötü bakışlardan korumayı amaçlıyorlardı. İşte, bu evle duvar arasındaki boşluğa denilmekteydi. Bundan hareketle EMN kelimesi, dışarıdan gelebilecek herhangi bir tehlike ve kötü bakışlardan korunmak, kendini korumak anlamını barındırmaktadır. Sayı, Ali, Kur ân Etrafında Makaleler, Birinci Baskı, İzmir, 1994, s.2. İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.23; el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s.90. Türkçe de hıyanet kelimesinin anlamını Muallim Nâci (ö.1311/1893), Birisi nezdinde hasıl ettiği emniyete muğayır kasdî hareket, hâinlik etme (Muallim Nâci, Lugat-ı Nâci, Çağrı Yayınları, İstanbul, 1987, s.400) şeklinde tarif ederken; Şemsettin Sami ise, Kendisine olunan emniyet ve itimadı suisti mâl veya va d ve taahhüdünü nakd ile hîlekârlıkta bulunma olarak açıklamaktadır. (Sâmi, Ş., a.g.e., a.593). Dolayısıyla Türkçe de hıyanet, kişinin kendisine olan güveni kötüye kullanma, vefasızlık yapma, sözünü tutmama gibi kasıtlı ya da hileli şekilde bir davranışı ifade etmektedir. Yine, Türkçe de kullanılan ihanet kelimesi de, kökünden gelmekte; hıyanet, haksızlık, hâinlik, kötülük anlamlarını içermektedir. (Devellioğlu, F., a.g.e., s.415). el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.24. el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2071; İbn Fâris, Mücmelu l-luga, (Thk. Züheyr Abdulmuhsin Sultân) Müessesetü r-risâle, İkinci Baskı, Beyrut, 1406/1986, c.i, s.102; er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s.92; ez-zemahşerî, a.g.e., c.i, s.20; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21.

25 19 duyduğu her şeyi tasdik eden ve asla yalan söylemeyen kişi 88 anlamlarına gelirken; raculun umenetun ifadesi ise, herkesin kendisine itimat ettiği ve şerrinden emin olduğu kişi 89 anlamına gelmektedir el-emîn ( ) el-emîn kelimesinin şu mânâları vardır: Kalbinde korku ve endişe olmayan, gönlü rahat (emin) kişi; 90 her tür tehlikeden korunmuş kişi (me mûn); 91 kendisine güvenen kişi; 92 bir eşyayı bir kimseye inanıp itimat eden ve bu konuda gönlü rahat kişi (mü temin); 93 her türlü hile ve hıyanetten uzak, kendisine emanet edileni muhafaza eden güvenilir (me mûn ve mu temen) kişi. 94 Aynı şekilde, güçlü-kuvvetli kişiye de denilmektedir. 95 Yine bu kelime, Allah ın (güven veren) isminin anlamını içeren sıfatlarından birisinin adıdır. 96 (Güvenli Şehir) Mekke nin adıdır. 97 (Güvenilen Muhammed) Hz.Peygamberin sıfatıdır. 98 (Güvenilir Ruh) vahiy meleği Cebrâil in adıdır ki, Kurân da Cebrâil bu kelime ile de tavsif edilmiştir el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.510; İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s.134. el-ezherî, a.g.e., a.y.; İbn Fâris, Mekâyîs, a.g.e., a.y.; İbn Manzûr, a.g.e., a.y.; el-fîruzâbâdî, a.g.e., s.1518; ez-zebîdî, a.g.e., a.y. Âsım Efendi, a.g.e., a.y. İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21. el-askerî, Ebu Hilâl, Ahmed el-hasen b. Abdillâh b. Saîd (ö.382/992), el-furûk fi l-luga, Beyrut, 1979, s.223. Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.548. el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; el-ezherî, a.g.e.,c.xv, s.511; İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s.134; el- Cevherî, a.g.e., c.v, s.2072; Âsım Efendi, a.g.e., a.y. İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.25; el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y. el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a. y.; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.25. es-sâhib, a.g.e., c.x,s.413; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.27. İbn Hişâm, Ebû Muhammed Abdülmelik(ö.218/833), es-sîretu n-nebeviyye (I-IV), (Thk. Muhammed el-lıhân,) Beyrut, 1418/1998, c.i, s.160. Şuarâ,26/193; Tekvîr,81/19-21.

26 el-emâne ( ) Hıyanetin zıddı 100 olarak emanet; kalbin rahat ve huzurlu olması, 101 emin ve güvenilir olmak 102 anlamlarına gelmektedir. İştikak olarak ise emanet, emanet olan bir şeyin, her türlü kötülük ve zarardan korunması anlamını içermektedir. 103 Yine mastar olarak emanet, insanın, kendine maddî ya da manevî herhangi bir şeyin gönül rahatlığı ile korkusuz bir şekilde teslim olunabilir ve istenildiğinde sağlam bir şekilde geri alınabilir halde bulunması, mânâsına gelmektedir. 104 İsim olarak ehl-i emanet şeklinde ise, bir kişinin emin ve güvenilir olmasını ifade etmektedir. Aynı şekilde, güvenilen bir kimseye geçici olarak koruması için bırakılan eşyaya 105 da emanet denilmektedir. Kur ân daki bir kelime ya da kavramı tam olarak ortaya koyabilmek için, aynı zamanda Kur ân öncesi döneme bakmak ve bunların o günkü anlamlarını tespit etmek yararlı olacaktır. Bunun için de câhiliye şiiri oldukça önemlidir. Zira, câhiliye şiiri, Kur ân daki bazı anahtar terimlerin orijinal mânâları konusunda ışık tutmasıyla birlikte, bu şiir, câhiliye çağının son zamanlarından İslâm ın ilk dönemine kadar geçen sürede fikirlerin nasıl geliştiği konusunda bilgi vermektedir. 106 Konuya bu açıdan baktığımızda, Arap dilinde emanet kelimesinin, gerek câhiliyede, gerekse câhiliyeden İslâm a geçiş döneminde kullanıldığını görmekteyiz. Bu durumu da o 100 el-ferâhidî, a.g.e., a.y.; İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s.133; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21; el- Fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y. 101 İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s el-ferâhidî, a.g.e., a.y.; el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.511; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.22; Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.549; Belot, a.g.e., a.y. İbnu l-arabî, Ebû Bekr Muhammed b. Abdillah (ö.543/1148), Ahkâmu l-kur ân (I-IV), (Thk. Ali Muhammed el-becâvî), Dâru l-ma rife, Beyrut, 1407/1987, c.i, s.449. Elmalılı, Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur ân Dili (I-IX), Matbaai Ebüzziya, İstanbul, 1935, c.ii, s Âsım Efendi, a.g.e., a.y. İzutsu, T., Kur ân da Allah ve İnsan, s.37.

27 21 dönemin şiirlerinden tespit etmekteyiz. Nitekim câhiliye şairlerinin önde gelen isimlerinden en-nâbiğa ez-zubyânî (ö.?), Hîre hükümdarı Amr b. Hind hakkındaki methiyesinde onu şu sözlerle övmektedir: etmezdi. 107 Seni emanete hıyanet etmez buldum. Aynı şekilde Nuh da hıyanet Bir başka yerde ise en-nâbiğa, Yezîd b. Amr adlı bir kişiyi hicvetmektedir: Keşke ona hıyanet etmeseydin de onun emânında olmaya devam etseydin. Fakat bundan sonra Yemenliye (sana) emniyet ve selamet yok. 108 Yukarıdaki beyitlerin her ikisinde de şair, emanet kelimesini, zıt anlamlısı olan hıyanet kelimesiyle birlikte kullanmıştır. Buradaki kullanımları ise, emanetin, güvenilir olmak ve emanete hıyanet etmemek anlamlarını ortaya koymaktadır. Yine, câhiliyeden İslâm a geçiş dönemi şairlerinden Hassân b. Sâbit(ö.54/674) de, bir benzetme yaparak emanet kelimesiyle bir kişiyi şöyle hicvetmektedir: en-nâbiğa ez-zubyânî, Dîvân, (Şerh. Dr.Hanâ Nasr el-hıttî), Nşr.Dâru l-kütübi l-arabiyye, İkinci Baskı, Beyrut, 1416/1996, s.187. Arap edebiyatının en büyük isimlerinden olan en-nâbiğa ez- Zubyânî, muallaka şairlerindendir. Hicretten önce ölmüştür. Şair hakkında bkz. el-cumahî, Muhammed b. Sellâm (ö.231/845), Tabakâtü Fuhûli ş-şuarâ (I-II), (Şerh.Mahmûd Muhammed Şâkir), (Nşr.Dâru l-medenî bi Cidde), Kahire, ts., c.i, s.51; İbn Kuteybe Abdullah b. Müslim (ö.276/889) eş-şi r ve ş-şuarâ, Beşinci Baskı, Dâru İhyai l-ulûm, Beyrut, 1414/1994, ss.87-99; Ebû Zeyd el-kureşî Muhammed b. Ebi l-hattâb (ö.iv/x.yüzyıl?), Cemheretu Eşâri l-arab fi l- Câhiliyyeti ve l-islâm (I-II), (Thk. Ali el-hâşimî), İkinci Baskı, Dâru l-kalem, Dımeşk, 1406/1986, c.i, s.191,193, 518, 300; Brockelmann, Carl, Târîhu l-edebi l-arabî, (Arapça ya Çev. Abdulhalîm en-neccâr), Dâru l-meârif, Kahire, ts., c.i, s.88; Sezgin, Fuâd, Târîhu l-edebi l-arabî, (Arapça ya Çev. Mahmûd Fehmi Hıcâzî), Câmiatu l-imâm Muhammed b. Suûdi l-islâmî, y.y., 1411/1991, 2. Mücelled, 2.cüz, ss.5-10; Ateş, Ahmed, al-nâbiğa al-zubyânî, Hayatı ve Eseri Hakkında Araştırmalar, Şarkiyât Mecmuası, İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsü, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1956, c.i, ss en-nâbiğa, Dîvân, s.189.

28 22 Mürrî ye bir şey emanet edip onunla tekrar karşılaştığında, emanet, tıpkı bir daha birleştirilemeyecek şekilde parçalanmış cam gibidir. 109 Görüldüğü gibi, emanet kelimesi, vahiy öncesi ve vahiy dönemi şairlerinin şiirlerinde yer almaktadır. Bundan hareketle diyebiliriz ki, bu kelime, gerek Kur ân ın nazil olduğu dönemde, gerekse öncesinde, hayatın içerisinde yaygın olarak kullanılmaktadır; anlamları ise, yukarıda verdiğimiz anlamlarıyla paralellik arz etmektedir. Burada emaneti sadece kelime olarak ele aldığımızdan, emanetin Kur ân da nasıl geçtiği konusunu; buna bağlı olarak diğer kaynaklardaki görüşleri ve yorumları ilerde geniş olarak ele alacağız el-imân ( ) İmân; bir kişiyi söylediği sözde doğrulamak, tasdik etmek 110 anlamına gelir ki, inanmak şeklinde de tabir olunmaktadır. 111 Dilbilimciler imânın bu mânâya geldiği Hassân b. Sâbit, Dîvân, (Şerh:Yûsuf Îyd), Dâru l-cîl, Birinci Baskı, y.y., 1412/1992, s.198. Şair, bu şiirinde, Hâris b. Avf b. Ebî Hârise el-mürrî adlı bir kişiyi hicvetmektedir. Bu kişi müslüman olarak Hz. Peygamber in yanına gelmiş, Hz. Peygamber de kavmini İslâm a davet etmek için ensardan bir adamı onunla birlikte göndermişti. Fakat Hâris in kavmi onu öldürmüş ve Hâris de onu müdafaa edecek hiçbir şey yapamamıştı. Bunun üzerine Hassân onu hicveden bu şiiri söylemiş, Hâris de Hz. Peygamber den özür dileyerek şöyle demiştir: Yâ Muhammed, beni Hassân ın şiirinden kurtar. Allah a yemin ederim ki, onun bu şiiri denize karıştırılsa onu allak bullak ederdi (el-cumahî, a.g.e., c.i, s.219). Ebu l-velîd Hassân b. Sâbit el-ensârî, Hz. Peygamber den 8 yıl önce doğmuş, hicretten hemen sonra müslüman olmuş, Muâviye zamanında yaklaşık 54/674 yılında vefat etmiştir. Bu şair hakkında bilgi için bkz. el-cumahî, a.g.e., c.i, s.215; İbn Kuteybe, a.g.e., ss ; Ebû Zeyd el-kureşî, a.g.e., c.ii, s.621; Brockelmann, a.g.e., c.i, s.176; Sezgin, a.g.e., 2. Mücelled, 2.cüz, ss el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.513; es-sâhib, a.g.e., c.x, s.413; el- Cevherî, a.g.e., c.v, s.2071; İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s.135; İbn Sîde, Ebu l-huseyn Ali b. İsmail el- Endelusî(ö.458/1066), el-muhassas (I-XVII), Dâru l-kütübi l-ilmiyye, Beyrut, ts., c.xiii, s.83; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.23; el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.24; Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.549. Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.549. İnancın, Türkmen Türkçe sinde karşılığı inam dır(komisyon, Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü (Kılavuz Kitap) (I-II), Kültür Bakanlığı Yayınları, Kaynak Eserler Dizisi/54, Ankara, 1991, c.i, s.389). Bu tabir Anadolu da inam etmek şeklinde bugün hâlâ halk arasında kullanılmaktadır. Birisinin bir kişiye olan güveninin ifade eden bu tabir, bu açıdan emanetle yakın anlamlıdır.

29 23 konusunda ittifak etmişlerdir. 112 İmânda esas olan, bir şeyi gönül huzuruyla kabul etmek, benimsemektir. 113 Yine bu kelimenin şu anlamları da vardır: Güvenmek, 114 gönülden boyun eğmek, 115 iman etmek, İslâm ı kabul etmek. 116 Bu sözle, tasdik eden kişi yalanlanmaktan emin olur, ya da başkasını yalanlanmaktan emin kılar. 117 İman, geçişsiz (lâzım) bir fiil olarak kişinin kendinden doğan bir durumu belirtir ki, bu durumda, kişinin emin olması, korkmaması, iç huzura sahip olması 118 anlamlarını ifade eder. Geçişli (müteaddî) bir fiil olarak ise, bir kimseye güvence vermek, onu emniyet ve güvene ulaştırmak 119 anlamlarına gelmektedir el-mü MİN ( ) Bu kelime, bir şeye gönülden inanan kişi, 120 başkasına güven veren kişi, 121 Allah a ve Peygamberine şüphe ve tereddüt duymadan inanan, bunu dil ile söyleyip kalp ile tasdik eden kişi 122 demektir. aynı zamanda Allah ın isimlerinden bir isimdir. 123 Kur ân da bu kelime Allah ın ismi olarak bir yerde geçmektedir el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.513. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s.91. el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.516; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.21. el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y.; Âsım Efendi, a.g.e., a.y. İbn Manzûr, a.g.e., a.y.; el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y.; Asım Efendi, a.g.e., a.y. et-teftazânî, a.g.e., c.v, s.176; Asım Efendi, a.g.e., a.y. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., a.y.; Ebu l-bekâ, a.g.e., a.y. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., a.y.; el-fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y.; Ebu l-bekâ, a.g.e., s.212; Âsım Efendi, a.g.e., a.y. el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.513; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.23. er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., a.y. el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.513. el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.515; el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2071; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.26; Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s.549. Haşr,59/23.

30 el-emân ( ) el-emân, korkusuz olmak, 125 güvence vermek 126 anlamlarına gelir. Bu kelime, bazen, insanın güven içinde bulunduğu durumu ifade eden bir isimdir; bazen de, insanın kendisine güvenilmesi durumunu ifade eden bir isim olarak emanetle aynı anlama gelmektedir ÂMENU-ÂMİNU ( ) Arapça da denildiğinde, güzelliğinden ve göz alıcılığından dolayı kesilmeye kıyılamayan deve 128 demektir. Bununla birlikte bu ifade, hangi tür olursa olsun, sahip olunan malın en iyisi ve en kıymetlisi anlamına da gelmektedir. 129 Bu anlamda şöyle denilir: (: Falan kişiye malımın en kıymetlisinden verdim ). 130 Malın en değerlisi ve en kıymetlisi kolay kolay elden çıkarılamayacağından, bu mal harcanmaktan emin olur el-emûn ( ) Arapça da bu kelime, zayıf ve güçsüz düşmesinden emin olunan, güvenilir bir tabiata sahip deve ( ) 131 anlamına gelmektedir. Nitekim, câhiliye 125 Âsım Efendi, a.g.e., a.y. 126 el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; el-cevherî, a.g.e., c.v, s.2071; İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s.133; ez- Zemahşerî, Esâsu l-belâga, c.i, s.20; er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s.90; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., a.y. 128 İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s İbn Manzûr, a.g.e., a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s İbn Manzûr, a.g.e., a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., a.y. 131 el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; es-sâhib, a.g.e., c.x, s.414; el-ezherî, a.g.e., c.xv, s.512; İbn Fâris, Mücmelu l-luga, c.i, s.102; el-cevherî, a.g.e., c.v, s İbn Sîde, a.g.e., c.vi, s.65; el- Fîrûzâbâdî, a.g.e., a.y.; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s.25.

31 25 devrinin tanınmış şairlerinden İmru ul-kays (ö.540m.), devenin bu özelliğini şöyle tasvir etmektedir: Güneş gölgeyi giderip sıcak şiddetlendiği zaman, hedefine kilitlenen hızlı, (emûn) deve süratle koşar. 132 Kelimenin çoğulu ( dür. Bu kelimenin - yukarıdaki anlamını da içine alan- diğer anlamlarını şu şekilde özetleyebiliriz: Sağlam, güçlü-kuvvetli, yürüyüşüne güvenilen deve, 133 gücünde zayıflık; yürüyüşünde zorluk ve tökezleme bulunmaması konusunda güven veren deve, 134 gücünde zayıflık, yorgunluk ve bitkinlik, yürüyüşünde zorluk ve tökezleme bulunmaması konusunda kendisinden emin olunan güvenilir bir tabiata sahip deve, 135 mecaz olarak, güçlü kuvvetli, zayıf düşmesinden emin olunan ve bu özelliğiyle kendisine ve sahibine güven veren at ve deve. 136 Bu kelimenin E-M-N kökünün esas anlamını içerdiğini düşünmekteyiz. Bu açıdan, kelimenin, odak kelimeyi (focus word) 137 oluşturduğunu söyleyebiliriz. Böylece, etimolojik olarak emanet kelimesinin içerdiği anlamı şu şekilde tespit edebiliriz: Sahibinin, atına ve devesine gücü ve kuvveti konusunda büyük bir güven duyması; onun güçsüz ve zayıf düşmeyeceğinden ve kendisini yarı yolda bırakmayacağından emin olmasıdır. 132 İmru ul-kays, Dîvân, (Thk. Hannâ el-fâhûrî), Dâru l-cîl, Beyrut, ts., s.217. Bu şair hakkında bilgi için bkz. el-cumahî, a.g.e., c.i, s.51,52,81-96; İbn Kuteybe, a.g.e., ss.52-72; Ebû Zeyd el-kureşî a.g.e., c.i, s.113,218,232,243; Brockelmann, a.g.e., c.i, ss ; Sezgin, a.g.e., 2. Mücelled, 2.cüz, ss İbn Dureyd, Ebu Bekr Muhammed b. el-hasen, (ö.321/933), Kitâbu Cemhereti l-luga (I-III), (Thk. Dr. Remzî Münîr el- Ba lebekkî), Dâru l-ilm lil l-melâyîn, Birinci Baskı, Beyrut, 1407/1987, c.iii, s er-râğıb el-isfahânî, a.g.e., s İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.25; Âsım Efendi, a.g.e., c.iv, s ez-zemahşerî, Esâsu l-belâğa, c.i, s.20; ez-zebîdî, a.g.e., c.xviii, s Odak kelime (focus word) hakkında geniş bilgi için bkz: İzutsu, T., Kur ân da Allah ve İnsan, s.38 vd.; Gezgin, A. G., a.g.d.t., ss

32 26 E-M-N kökünün lügatlerde geçen belli başlı müştaklarını ve anlamlarını özetlemeye çalıştık. Şimdi de, başlıklar halinde aynı kökün Kur ân da geçen müştaklarına bakacağız. 2.Anlamları İtibariyle Kur ân da E-M-N Kökünden Müştak Kelimeler Kur ân da geçen E-M-N kökünün diğer türevlerini ve anlamlarını bilmek konuyu ortaya koymak açısından oldukça önemlidir. Bu durum, emanet kavramının Kur ân konteksine göre bilinmesini ve ele alınmasını sağlayacaktır. Kur ân ın dünya görüşünün teşekkülünde önemli rol oynayan anahtar terimler vardır. Bunlar birbirleriyle alakalı olarak kendi aralarında bir kelime hazinesi meydana getirirler ve bir semantik alan oluştururlar. 138 Semantik alan ise bir çok kelimenin tesadüfen bir araya geldiği bir muhteva değil, özenle kurulan bir alandır. 139 Bütün semantik alanlar ve anahtar kavramlar yüksek odak kelime olan Allah kelimesiyle temas halindedir. Kur ân dünya görüşünde Allah kavramı üzerinde kurulan ve onun etrafında sıralanan bir kavram insicamı vardır. 140 Bu açıdan, içinde emanet kavramının da bulunduğu E-M-N kökünün kullanımı, Kur ân da oldukça önemlidir. Kur ân daki kelimelerin sıklık oranlarına göre dizilmek suretiyle elde edilen bir tabloda, birinci sırada Allah kelimesi, ikinci sırada Rabb kelimesi gelmektedir. 141 Hem istatistik yönünden, hem de semantik açıdan Kur ânî metnin ve onun dünya görüşünün odak kelimeleri olan Allah ve Rabb kelimelerinden sonra üçüncü sırada E-M-N kökü gelmektedir. Kendisiyle müminin Allah tarafından ihsan Semantik alan hakkında geniş bilgi için bkz. İzutsu, T., a.g.e., s.35 vd. İzutsu, T., a.g.e., s.176. İzutsu, T., a.g.e., s.53. Kur ân da en çok geçen Allah kelimesi ve ikinci sıradaki Rabb kelimesi için bkz. Abdülbâkî, Muhammed Fuâd, el-mu cemü l-müfehres li Elfâzı l-kur ân, Çağrı Yayınları, İstanbul, 1408/1988, ilgili maddeler.

33 27 edilen emân a dahil olduğu Allah ın rahmetine ve vahyine iman ve güvenle ilgili tavra işaret eden 142 E-M-N kökünü ise, K-F-R kökü izlemektedir. Bunlar, Allah a karşı, insanın iki zıt tutumunu sergileyen iki kelime köküdür. 143 Kur ân da E-M-N kökünden müştak kelimeler 879 yerde geçmektedir. 144 Bunlardan emanet kelimesi iki âyette tekil, 145 dört âyette çoğul 146 olmak üzere toplam altı yerde, fiilinin müştakları 812 yerde, bunların dışında kalanlar ise 61 yerde geçmektedir. Biz bu kısımda E-M-N kökünden müştak kelimelerin geçtiği âyetleri ana hatlarıyla vermeye çalışacağız. 1.Tasdik Etmek, İnanmak, İman Etmek Kur ân da, bir kişiye inanmak, bir kişiyi söylediği sözünde tasdik etmek, doğrulamak anlamında fiili li ( ) harfi ceri ile gelmektedir. Bu anlamda fiilin kullanıldığı pek çok âyet vardır. 147 Bununla ilgili olarak Yakup peygamber ile çocukları arasında Yusuf un konu edildiği şu âyeti misal verebiliriz:...her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın Scattolin, Giuseppe, İslâm Tasavvufu nda Allah Sevgisi, (Çev. Ali Galip Gezgin), Tasavvuf, Ankara, Ocak-2001, Yıl:2, Sayı:5, s Scattolin, a.g.m. a.y. Ayrıca K-F-R kelimesinin semantik alanı hakkında geniş bilgi için bkz. İzutsu, Kur ân da Allah ve İnsan, ss Yine, küfr kavramının iç yapısı ve anlam sahası hakkında bkz.izutsu,t., Kur an da Dinî ve Ahlâkî Kavramlar, (Çev. Selahaddin Ayaz), Pınar Yayınları, Üçüncü Basım, İstanbul, 1997, ss Abdülbâki, M. F., a.g.e, E-M-N md. 145 Bakara,2/283; Ahzâb,33/ Nisâ,4/58; Enfâl,8/27; Mü minûn,23/8; Meâric,70/ Kur ân da fiilin bu tür kullanışıyla ilgili örnekler için bkz: Bakara,2/75; Âl-i İmrân,3/73,183; A râf,7/132,134; Tevbe,9/94; Yûnus,10/83; Hûd,11/53; İsrâ,17/90,93; Tâhâ,20/71; Mü minûn, 23/47; Ankebût, 29/26; Duhân, 44/ Yûsuf,12/17. Bu âyet, pek çok kaynakta örnek verilmektedir. Bunun için bkz.el-ferâhidî, a.g.e., c.viii, s.389; Ebû Ubeyde Ma mer b. el-müsennâ (ö.210/825), Mecâzu l-kur ân (I-II), Mektebetu l-hancî, Kahire, ts., c.i, s.303; ez-zeccâc, Ebu İshâk İbrâhîm b. es- Seriyyi(ö.311/923), Meâni l-kur ân ve İ râbuh (I-IV), (Thk. Abdulcelîl Abduh Şelbî), Alemü l- Kütüb, Birinci Baskı, Beyrut, 1408/1988, c.iii, s.96; İbn Fâris, Mekâyîs, c.i, s.135; İbn Manzûr, a.g.e., c.xiii, s.23.

34 28 Yine, Kur ân da fiilin bu kullanımı, özellikle peygamberlerin toplumlarına ilahi mesajları tebliğleri esnasında, toplum ile peygamberler arasındaki diyaloglarda geçmektedir: Ey Musa! Biz, Allah ı apaçık görmedikçe sana inanmayız demiştiniz Dediler ki: Biz sana mı inanacağız? Sana o bayağı kimseler uymaktadır. 150 Kur ân da, fiili, gerek yalın olarak gerekse bi ( ) harfi ceriyle, inanmak, iman etmek anlamında kullanılmaktadır. İmanda mevcut olan doğrulamak, kalbin sükun bulması, yatışması ve mutmain olması manalarını inanmak kelimesinde sezmek mümkündür. 151 İman kavramı, Kur ân da oldukça önemli bir yer tutar. E-M-N kökünden türemiş olan iman kelimesi, -için de emanetin de bulunduğu- aynı kökten diğer kelimelerle birlikte, Kur ân ın dünya görüşünün teşekkülünde önemli rol oynayan anahtar terimler arasında yer alır. Çünkü iman, ahlâkî değerlerin tam mânâsı ile merkezidir ve tüm İslâmî erdemlerin çıktığı bir kaynaktır. 152 Kur ân da önemli bir yer tutan iman kavramı, kendi semantik alanını oluşturmaktadır. Bir çok anahtar kelime -Allah, İslâm, tasdik, tekzip, küfür ve şükür gibi- bu kavramın etrafında dizilmektedir. 153 Dolayısıyla merkezde bulunan iman kavramının etrafındaki kelimelerin her biri ana mânânın özel bir yönünü içinde barındırmaktadır. Allah kelimesi ise, iman semantik alanının etrafında, bu kavramın Bakara,2/55. Şuarâ,26/111. Atay, Hüseyin, Kur ân da İman Esasları, Atay Yayınevi, Ankara, 1988, s.11. İzutsu, T., Kur ân da Dinî ve Ahlâkî Kavramlar, s.245. İzutsu, T., Kur ân da Allah ve İnsan, s.39.

35 29 temel objesini oluşturmaktadır. 154 Kur ân, önemle Allah a, peygamberine ve diğer iman esaslarına inanmanın üzerinde durmaktadır: 155 Peygamber Rabbinden kendisine indirilene inandı, mü minler de. Hepsi; Allah a, onun meleklerine, kitaplarına, resullerine inanmışlardır O halde Allah a ve resulüne iman edin; Allah a ve onun sözlerine inanan o ümmî peygambere iman edip uyun ki, doğruya ulaşabilesiniz 157 Kur ân da bu fiil, aynı zamanda Allah tan başkasına inananlar hakkında da kullanılmaktadır. 158 Fîrûzâbâdî (ö.817/1414), iman kavramının Kur ân da; dil ile ikrar, 159 gizli ve açık olarak tasdik etmek, 160 tevhit, 161 müşriklerin inkarı, 162 namaz 163 anlamlarına geldiğini belirtmektedir. 164 Biz burada imanı kelime olarak ele aldığımızdan, iman kavramıyla ilgili itikâdî fırkaların görüşlerine girmeyeceğiz İzutsu, T., Kur ân da Allah ve İnsan, s Bu konuda örnek için bkz. Bakara,2/41,62,85,91,121,126; Âl-i İmrân, 3/7,52,53,72, 81,84; Nisâ, 4/152; Tevbe,9/18,61; Hûd,11/36; Nahl,16/104; İsrâ,17/107; Tâhâ, 20/70; Nûr,24/62; Şûrâ,42/ Bakara,2/ A râf,7/ Nisâ,4/51; Ankebût,29/ Münâfikûn,63/ Beyyine,98/ Mâide,5/ Yûsuf,12/106; Zuhruf,43/ Bakara,2/ el-fîrûzâbâdî, Besâir Zevi t-temyîz fî Letâifi l-kitâbil-azîz (I-VI), el-mektebetü l-ilmiyye, Beyrut, ts., c.ii, s İman kavramıyla ilgili tarifler ve görüşler hakkında geniş bilgi için bkz. et-teftâzânî, a.g.e. c.v, ss ; İzutsu, T., İslâm Düşüncesinde İman Kavramı, (Çev. Selahaddin Ayaz), Pınar Yayınları, İstanbul, 1984, s.75 vd.

36 30 Görülmektedir ki, emanet kavramıyla paralel olarak, içinde güven duygusu anlamının yer aldığı iman, Kur ân da yer alan en önemli kavramlardandır. Bütün kavramlar ise, onun üzerine bina edilmektedir. 2.Güven Emanet kavramını da içine alan güven esaslı konular, Kur ân da önemli bir yer tutmakta; bunlar bazen de şahıslarla ve olaylarla örneklendirilmektedir. Bu bölümde biz, Kur ân da bu anlamlarda geçen E-M-N kökü ve müştaklarını başlıklar altında vermeye çalışacağız Güven Duygusu ve Güvende Olmak Kur ân da güven duygusunu ifade eden kelimesi iki âyette 166 geçmektedir. Bu âyetlerde, üzüntü ve sıkıntının yaşandığı; savaş gibi korkulu hallerin bulunduğu zor anlarda, mü minlerin içini sarıp kuşatan bir güven duygusundan bahsedilmektedir. Maddî-manevî bir güven halini ifade eden kelimesi ise, Kurân da beş yerde geçmektedir. 167 Bunlardan şu âyetler oldukça dikkat çekicidir: Hem siz, hakkında size delil indirmediği şeyleri Allah a ortak koştuğunuz halde korkmuyorsunuz da, ben nasıl ortak koştuğunuz şeylerden korkarım! Şimdi, biliyorsanız (söyleyin), iki gruptan hangisi (tek Allah a inananlar mı, yoksa Allah a ortak koşanlar mı?) güvende olmaya daha layıktır? İman edip de imanlarına Âl-i İmrân,3/154; Enfâl,8/11. Bakara,2/125; Nisâ,4/83; En âm,6/81,82; Nûr,24/55.

37 31 herhangi bir zulmü karıştırmayanlar; işte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır. 168 Burada E-M-N kökünden müştak dört kelime vardır: iki defa ve kelimeleri. Peş peşe gelen bu iki âyette, aynı kökten kelimeler olan iman ve güven bir arada yer almakta ve güvene ulaşma şartı da imana bağlanmaktadır. Bu konuda şu âyeti de zikredebiliriz:...korkularından sonra onları mutlaka güvenle değiştirecektir Bu âyette, teriminin korkudan sıyrılıp, kurtulmak anlamından hareketle, bireyin ulaşacağı kalbî rahatlığa dair, bireye yönelik bir vaat vardır ki, bu güven duygusu, gerçek bir mü mini karakterize eden, Bilinemeyen e ilişkin her türlü korkudan kurtulmuş olma haliyle ilgilidir. Dolayısıyla âyet, inanan kişinin duygusal ve zihnî planda, Allah a olan bağlılığının bir sonucu olarak korkularından kurtulmasını ifade etmektedir. Aynı zamanda âyet, lafzî olarak, korkulardan veya girdikleri tehlikelerden sonra mü minlerin harici ve maddi toplumsal bir emniyet dönemine ulaşacağına dair bir vaadi de içermektedir. 170 Kur ân da fiili, herhangi bir tehlikeden emin ve güvende olmak anlamında on iki yerde geçmektedir. 171 Bunlardan, iki âyette 172 mü minlerin ibadetlerini güvenli bir duruma kavuştuklarında yapmaları istenmektedir. 173 Diğer âyetlerde, bir insanın ya da toplumun, herhangi bir anda başına gelebilecek bir bela En âm,6/81,82. Nûr,24/55. Esed, Muhammed (ö.1412/1992), Kur ân Mesajı (I-III), (Çev. Cahit Koytak, Ahmet Ertürk), İstanbul, 1999, c.ii, s.721. A râf,7/97,98,99; Yûsuf,12/107; Nahl,16/45; İsrâ,17/68,69; Mülk,67/16,17; Meâric,70/28. Bakara,2/196,239. Bu konuda bkz.elmalılı, a.g.e., c.ii, s.814.

38 32 ve musibetten, kıyamet saatinin ansızın gelmesinden veya ahirette insanın Allah ın azabından emin olamayacağından bahsedilmektedir. Bu konuda şu âyetleri örnek verebiliriz: Peki (o) ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler? Yoksa o ülkelerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın onlara gelmeyeceğinden emin midirler? Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağından emin olmaz. 174 Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramalarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmeyeceğinden emin mi bulunuyorlar? 175 Bu anlamda bir âyette de Me mûn ifadesi geçmektedir. Gerçekten de Rabblerinin azabından kimse güvende değildir. 176 Aynı zamanda Kur ân, Allah ı güven veren ve kullarını güvene kavuşturan vasfıyla da anlatmaktadır. Bu anlamda ise, bir âyette fiili geçmektedir: A râf,7/ Yûsuf,12/107. Meâric,70/28.

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❸

İkili Simetrik Kitap ❸ 19 lu Gruplar Halinde Sûrelerin Numaraları ve Âyet Sayıları Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm de bulunan sûrelerin sıra numarlarını ve âyet sayılarını 19 lu gruplar halinde birlikte inceleyeceğiz. İlk 19 sûrede

Detaylı

19 lu gruplar halinde sûrelerin sondan sıra numaraları ile âyet sayıları 1

19 lu gruplar halinde sûrelerin sondan sıra numaraları ile âyet sayıları 1 lu gruplar halinde sûrelerin sondan sıra numaraları ile âyet sayıları Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm de bulunan sûrelerin sondan sıra numarları ile âyet sayılarını lu gruplar halinde birlikte inceleyeceğiz.

Detaylı

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm sûrelerini sondan sayalım. Örnek: Sondan birinci sûre Nâs sûresidir. Sûrenin sondan sıra numarası Sûrenin adı 1 Nâs 6 Sûrenin içerdiği

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❷

İkili Simetrik Kitap ❷ Bölen Kümesi Eleman Sayısı < 2 Olan Sayı Tamsayılar içerisinde bölen kümesi eleman sayısı 2'den küçük olan tek bir sayı vardır; o da 1 sayısıdır. 1 sayısının bölen kümesinde tek bir eleman vardır. Kur

Detaylı

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) > 2n ise, n zengin bir sayıdır. Örnek: 12 nı ele alalım.

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Ali Bulut İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (01) 51 81 00 Mail : abulut@fsm.edu.tr. Doğum - Tarihi : 1.0.1973

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com İkiye bölünen ancak üçe bölünmeyen sayılar Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm fihristinde bulunan sayılardan ikiye bölünen ancak üçe bölünmeyenleri tespit ederek işe başlayacağız. Daha sonra, bunlar arasında matematiksel

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com Üçe bölünen ancak ikiye bölünmeyen sayılar Üçe bölünen ancak ikiye bölünmeyen sayılar Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm fihristinde bulunan sayılardan üçe bölünen ancak ikiye bölünmeyenleri tespit ederek işe başlayacağız.

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 1 Ocak-Haziran 2012 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ 2012 (12/1) Ocak-Haziran

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com Mükemmel Sayılar (perfect numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) = 2n ise, n mükemmel bir sayıdır. Örnek: 28 nı ele alalım. Bölen kümesi={

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

4. DERS Siyer Kur an İlişkisi

4. DERS Siyer Kur an İlişkisi 4. DERS Siyer Kur an İlişkisi 1 إ ن الل ه و م ل ئ ك ت ه ي ص ل ون ع ل ى الن ب ي ي ا أ ي ه ا ال ذ ين آم ن وا ص ل وا ع ل ي ه و س ل م وا ت س ل ي اما Allah ve melekleri, Peygamber e çok salât ederler. Ey müminler!

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı Adı Soyadı: Mustafa KARATAŞ Ünvanı: Doç.Dr. Ana Bilim Dalı: Hadis Ana Bilim Dalındaki Konumu: Öğretim Üyesi E-Posta: mkaratas@istanbul.edu.tr Web: www.mustafakaratas.com ÖĞRENİM DURUMU VE AKADEMİK ÜNVANLAR

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ 1. Karadeniz Teknik Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi hakemli bir dergidir. Yılda iki kez yayımlanır. 2. KTÜİF Dergisi

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİNAL SINAVI TAKVİMİ TARİH SAAT DERSİN ADI SALON ÖĞRETİM ÜYESİ Mukayeseli Adab ve Erkanı Prof. Dr. Tahir YAREN Kıraat Farklılıklarının Manaya Etkisi Aşere,Takrib,Tayyibe

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ZORUNLU ARAPÇA HAZIRLIK NORMAL ÖĞRETİM DERS PLANI VE İÇERİKLERİ (2014-2015 Akademik Yılı)

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ZORUNLU ARAPÇA HAZIRLIK NORMAL ÖĞRETİM DERS PLANI VE İÇERİKLERİ (2014-2015 Akademik Yılı) KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ZORUNLU ARAPÇA HAZIRLIK NORMAL ÖĞRETİM DERS PLANI VE İÇERİKLERİ (2014-2015 Akademik Yılı) ARAPÇA HAZIRLIK SINIFI GÜZ YARIYILI (BİRİNCİ KUR) Y. YIL ÖN KOŞUL DERSİN

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GAZI UNIVERSITY THE JOURNAL OF THEOLOGY FACULTY OF ÇORUM

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GAZI UNIVERSITY THE JOURNAL OF THEOLOGY FACULTY OF ÇORUM GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ISSN 1303-7757 2004/2 Yıl: 3, Cilt: III, Sayı: 6 GAZI UNIVERSITY THE JOURNAL OF THEOLOGY FACULTY OF ÇORUM ISSN 1303-7757 2004/2 Year: 3, Vol.: III, Issue:

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

UYGULAMALARI HASAN UÇAR * Ondokuz May s Üniversitesi lahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, say : 35, ss. 171 187. OMÜ FD 171

UYGULAMALARI HASAN UÇAR * Ondokuz May s Üniversitesi lahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, say : 35, ss. 171 187. OMÜ FD 171 ARAPDLBELÂGATINDAELKAVLUB L MÛCBVEKUR ÂNIKERÎM DEK UYGULAMALARI HASANUÇAR * i * Yrd.Doç.Dr.,AksarayÜnv.slamilimlerFak.[hasanucar@aksaray.edu.tr] OndokuzMaysÜniversitesi lahiyatfakültesidergisi, 2013,say:35,ss.171187.

Detaylı

DERGİ YAYIN İLKELERİ

DERGİ YAYIN İLKELERİ 471 DERGİ YAYIN İLKELERİ 1. Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, yılda iki sayı (Haziran-Aralık) yayımlanan hakemli bir dergidir. 2. Derginin yayın dili Türkçe'dir, ancak Türkçe özet verilerek

Detaylı

el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ

el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ Muhammed Hüseyin ez-zehebî, Mektebetü Vehbe, 3. Basım, 1406/1986, 112 s. Harun ABACI* Bu kitapta yazar, eski ve yeni yazılmış

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 J ISSN 2146-7846 J Yayınlayan Kurum / Publishing Institution: Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Bozok University Revelation Faculty Dil/Language: Türkçe, İngilizce, Arapça, Almanca,

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı

Peygamber ve Peygamberlere İman

Peygamber ve Peygamberlere İman Peygamber ve Peygamberlere İman İslam da inanç esaslarından biri de peygamberlere inanmaktır. Allah ın sözlerini bizlere ulaştıran peygamberlere inanmak, Allah a imanın gereğidir. Peygamber, Allah tarafından

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU

ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU 02 04 Kasım 2012, Antalya P r o g r a m 1. Gün (2 Kasım 2012 Cuma): Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu, Kampüs

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO Cilt:3 Sayı:4 Şubat 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO THE

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ YRD. DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM KUTLAY

ÖZGEÇMİŞ YRD. DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM KUTLAY ÖZGEÇMİŞ YRD. DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM KUTLAY 1. Adı Soyadı : Halil İbrahim KUTLAY. Doğum Tarihi : 0 / 10/ 197 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr.. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

VAHİY SIRASINDA HZ. PEYGAMBER İN MELEKİYETE YÜKSELMESİ YA DA VAHİY MELEĞİNİN BEŞERİYETE BÜRÜNMESİ TEORİSİ

VAHİY SIRASINDA HZ. PEYGAMBER İN MELEKİYETE YÜKSELMESİ YA DA VAHİY MELEĞİNİN BEŞERİYETE BÜRÜNMESİ TEORİSİ Sosyal Bilimler Dergisi Cilt 5 Sayı 10 Aralık 2015, ss. 17-26 Makale Gön. ve Onay Tar.: 08.11.2015-13.12.2015 VAHİY SIRASINDA HZ. PEYGAMBER İN MELEKİYETE YÜKSELMESİ YA DA VAHİY MELEĞİNİN BEŞERİYETE BÜRÜNMESİ

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ DİN PSİKOLOJİSİ ÖZEL SAYISI Prof. Dr. Kerim Yavuz Armağanı Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 2 Temmuz-Aralık 2012 ÇUKUROVA

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı :Muammer BAYRAKTUTAR 2. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 3. Görevi : Öğretim Üyesi/Dekan Yrd. 4. Görev Yeri : Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 5. İletişim : muammerbayraktutar@hotmail.com

Detaylı

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI Bu yazı www.multimediaquran.com sitesinin sahibi hacı Mehmet Bahattin Geçkil tarafından hazırlanmıstır. 11-15-2015. Herhangi bir medyada yayınlanması halinde yukarıdaki bilginin referans olarak verilmesi

Detaylı

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK ESOGÜ.İlahiyat Fak. İslâm Dini, ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoşgörülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi, onun

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

EK-4 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı 2. Doğum Tarihi 3. Unvanı 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl 5. Akademik Unvanlar:

EK-4 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı 2. Doğum Tarihi 3. Unvanı 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl 5. Akademik Unvanlar: EK-4 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı : Mehmet Halil ÇİÇEK 2. Doğum Tarihi : 01.07.1961 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk 1986 Yüksek Lisans İlahiyat

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU 26.05.2014 Adres : İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi İcadiye-Bağlarbaşı Caddesi, No: 40 34662 Üsküdar/İstanbul Telefon E-posta : : 2164740860-1226 Doğum

Detaylı

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 CUMA-CUMARTESİ-PAZAR GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ KONGRE ve KÜLTÜR MERKEZİ KAMPÜS / GAZİANTEP

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi.

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. القواعد كتب A-GRAMER KİTAPLAR 1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. 2- Mebâdiul-arabiyye (I-IV Cüz ) Arapça, Muallim REŞİT, eş-şartuni. 3- Câmiud-durûsil-arabiyye

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı: İlyas CANİKLİ Unvan: Yrd. Doç. Dr. Doğum Yeri ve Yılı: Samsun-Terme/ 1966 Bölüm: Temel İslam Bilimleri Tel: 0530 9576891 E-Posta: icanikli@mynet.com; ilyascanikli@gmail.com

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991

ÖZGEÇMİŞ DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991 ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: HALİM GÜL DOĞUM TARİHİ: 09/05/1964 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991 Y. LİSANS SOSYAL BİLİMLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

KUR AN NİÇİN İNDİRİLMİŞTİR? Ey insanlar!

KUR AN NİÇİN İNDİRİLMİŞTİR? Ey insanlar! KUR AN NİÇİN İNDİRİLMİŞTİR? Ey insanlar! Rabbinizden size, bir öğüt, gönüllerde olan (kötü duygulara, batıl inançlara, dert ve sıkıntı)lara bir şifa, inananlara bir yol gösterici ve bir rahmet (olan Kur

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ

AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ TEZ YAZIM KILAVUZU (LİSANS BİTİRME TEZLERİ İÇİN) T.C. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ TEZ YAZIM ESASLARI 1. TEMEL İLKELER Tezlerde

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s.

Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s. T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt: 20, Sayı: 2, 2011 s. 209-213 Kitap Tanıtımı Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s. Hanifi ŞAHİN

Detaylı

1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: 1959 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: 1959 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl 1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: 1959 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Selçuk Üniversitesi Y. Lisans İlahiyat (Hadis) Selçuk Üniversitesi

Detaylı

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ حقيقة الا يمان بالانبياء والمرسلين ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Hâfız el-hakemî حافظ الحكمي رحمه االله Terceme edenler : Muhammed Şahin ترجمه: محمد بن مسلم شاهين

Detaylı

Dilimizde iyilik, erdem ve fazilet olarak adlandırılan

Dilimizde iyilik, erdem ve fazilet olarak adlandırılan Kur an da İyiliğin İnşası Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Diyanet İşleri Uzmanı Dilimizde iyilik, erdem ve fazilet olarak adlandırılan iyi olma durumu, fayda içeren davranışlar, her bir ifadesi mucize olan

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı,

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı, FARABİ DE BEŞ TÜMEL Yakup ÖZKAN Giriş Farabi (ö. 950) ortaçağın en önemli felsefecilerinden biridir. Eserlerinin arasında Mantık Bilimi ile ilgili olanları daha fazladır. Farabi, mantıkçı olarak İslam

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN YURTLANDIRMAK PROJESİ

YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN YURTLANDIRMAK PROJESİ YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN YURTLANDIRMAK PROJESİ Mevlüt UYANIK Prof.Dr. Hitit üniversitesi 1 YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN

Detaylı

ÂYET KAVRAMI VE ANLAM ALANI ÜZERİNE BİR ANALİZ

ÂYET KAVRAMI VE ANLAM ALANI ÜZERİNE BİR ANALİZ Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt:12, Sayı:1, Mart 2014 Beşeri Bilimler Sayısı CBÜ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl : 2014 Cilt :12 Sayı :1 ÂYET KAVRAMI VE ANLAM ALANI ÜZERİNE BİR ANALİZ Yrd. Doç. Dr. Muhammet

Detaylı

03-05 Ekim / October 2013. Yrd. Doç. Dr. Mehmet YAZICI

03-05 Ekim / October 2013. Yrd. Doç. Dr. Mehmet YAZICI 03-05 Ekim / October 2013 Yrd. Doç. Dr. Mehmet YAZICI 2014 485 Â Â âm -i Sâ âm tarihinde yetlerdendir, - - â. Bu sebeple ve imâm Ebu, Mâlik, ve benzeri birçok âlime Sâ - kelâm âm eserlerinde mevc - kelâ

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FELSEFE-DĠN BĠLĠMLERĠ (DĠN EĞĠTĠMĠ) ANABĠLĠM DALI

T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FELSEFE-DĠN BĠLĠMLERĠ (DĠN EĞĠTĠMĠ) ANABĠLĠM DALI T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FELSEFE-DĠN BĠLĠMLERĠ (DĠN EĞĠTĠMĠ) ANABĠLĠM DALI ORTAÖĞRETĠM DĠN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BĠLGĠSĠ ÖĞRETĠM PROGRAMLARINDA ÖĞRENCĠ KAZANIMLARININ GERÇEKLEġME DÜZEYLERĠ

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir.

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Son günlerde Türkçe ibadet ve özellikle Kur'an-ı Kerim'in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına dair tartışmaların yoğunluk kazanması üzerine konu Kurulumuzda görüşüldü. Yapılan inceleme ve müzakere sonunda:

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Mezhepler, bir dinin mensupları için alt kimlik ifadeleridir. Mezhepler beşeri nitelikli oluşumlardır; din ile özdeştirilemezler.

Mezhepler, bir dinin mensupları için alt kimlik ifadeleridir. Mezhepler beşeri nitelikli oluşumlardır; din ile özdeştirilemezler. İSLAM DÜŞÜNCE TARİHİNDE MEZHEPLER Prof. Dr. Mehmet Saffet Sarıkaya RAĞBET YAYINLARI TANITIM: Mezhep, insanların yaşadıkları sosyal çevrede sinin ana kaynaklarını anlama ve uygulamada ortaya çıkan farklılıkların

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1 e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VII/1 (Bahar 2014), ss. 261-265. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR Ali Rabbânî Gülpâyigânî, Önsöz Yayıncılık, İstanbul 2014 456 sayfa, Adem Sezgin

Detaylı