Qehr bö herve empervolist, peyserox O vervonewdor! Wes bö herve newdor!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Qehr bö herve empervolist, peyserox O vervonewdor! Wes bö herve newdor! www.arsivakurd.org"

Transkript

1 Qehr bö herve empervolist, peyserox O vervonewdor! Wes bö herve newdor!

2 i c i N D E K i L Gerçek borıs Ye özgürlük için emperyalist cendere porçolonmolı! "1 Eylül Dünya Borıs Günü"... E H Soykırımcılorın bazı hezeyonlorı MKP'nin Doğu Perinçek Ye Işçi Portisi değerlendirmesi üzerine kısoco Egemenlerle borısmo siyasetiyle Kürdistanlı kodıniarın kurtulusu gerçekleşemez! 20 Abdullah öcolon'ın sorgudaki tavrı 23 Stalin' den... TARTISMA: - "Seyh Said lsyonı-1925" yazısına bazı eleştirel notlur - Mooist Komünist Portisi'nin "Kuzey Kürdistan formülosyonu" korun üzerine 53 lbrohim'den: Li Tirkiye pirsgireko netewl. 66 TARiXE KURDiSTAN'RA TA YE PELGE Seserra 19'ine de. Kurdistan'de Emirlixe Kord. 69 ) "') Gercek bons ve özgürlük icin emperyolist cendere porcolonmoll! S addam rejminin devrilmesi, Irak-Güney Kürdistan'ın işgal altına alınması, Saddam ordusunun ve diğer savunma güçlerinin çabuk dağılması ve fazla direnmemesi sonucu relatif kolay oldu. Saddam rejiminin yıkılması sonrası dönemde Irak-Güney Kürdistan'da savaşın gerçek anlamda bitmediği, her geçen gün yeniden görülmektedir. Beklenenden daha "kolay" elde edilen "zaferin" ertesinde, kurulmak istenen "yeni bir düzenin" kurulması, "lrak'ın yeniden yapılanmasının" planlandığı kadar kolay olmadığı, kısa sürede ortaya çıktı. işgalcilere karşı silahlı direniş, gerilla eylemleri ile kendini gösteriyor. Her gün birkaç ABD askeri, müttefik güçlerden ve işgal işbirlikçisi Iraklı, silahlı saldırılara maruz kalıyor ve yaşamını yitiriyor. Saddam rejiminin devrilmesinden bu yana işgal döneminde ABD'nin askeri kayıpları, Irak'ın işgal altına alındığı "savaş" dönemindeki kayıplardan daha fazla. ABD Savunma Bakanı sözcüleri bir "gerilla savaşı" ile karşı karşıya olduklarını ve bunun işgal etme sürecindeki savaştan daha da zor bir mücadele olduğunu itiraf etme durumunda kalıyorlar. Savaş sonrası dönemde yaklaşık 200 ABD'li asker öldürüldü. Her ne kadar savaş öncesi dönemde emperyalist saldırgan lar, hesaplarında 5 bin civarında askeri gözden çıkarmış olsalar da, ABD'ye tabut içinde dönen her asker, ABD'de Bush yönetiminin kamuoyundaki desteğini azaltıyor. Nisan ayı ortalarından bugüne kadar geçen süreçte ABD ve işgalci müttefik güçlerinin kontrolünde geçici bir yönetim kurulsa da, bu yönetimin öncelikle ABD emperyalistlerinin emrinde ve yönetiminde hareket etme durumunda olan bir yönetim olduğu açıktır. 25 üyeli geçici Hükümet Konseyi'nin anda oynadığı esas rol Irak halklarının işgale karşı mücadelesini dindirme ve işgalci güçlerin egemenliğini pekiştirmeye hizmettir. ABD'nin işgal yönetimine bağlı olarak kurduğu bu sivil yönetim, her ne kadar çok hesaplanıp düşünülüp oluşturulsa da Irak'taki bir dizi gücü temsil etme yeteneğine sahip değil ve önemli rahatsızlıklar yaratmış durumda. Irak'ta çoğunluğu oluşturan Şii nüfusun önemli bir bölümü kendini bu yönetim içinde temsil edilmemiş görüyor. Sünni nüfusun bir bölümü ise açıkça işgale karşı tavır koyuyor. Gerilla eylemleri de özellikle Sünni nüfusun ve Saddam rejiminin taraftarlarının yoğun olduğu bölgelerde gelişiyor. Kurulan "sivil yönetim" Türkmen nüfusun TC kontrolü altındaki kesiminde de tepkiyle karşılandı. ABD emperyalizminin lrak'a karşı başlattığı işgal ve talan operasyonu işgal sonrasında da sürüyor. Şimdi bu açık emperyalist işgal ve talan harekatının, hem ABD hem dünya kamuoyunu kandırmak için üretilmiş yalanlar üzerine kurulu oldu

3 QshoEM T ğu açıkça belgelendi, belgeleniyor. Fakat bu, "güçlü"nün haklı görüldüğü emperyalist dünyada fazla bir şey değiştirmiyor. Emperyalistler o kadar pervasız ki, sahteka.rlıklarını gizleme ihtiyacı bile duymuyor! Onlar istediği gibi atiarını oynatıyor. Çünkü karşılarında, anda onları tehdit edecek güç yok; yalan ve sahteka.rlıkları ortaya çıktığında yığınsal tepki göstererek iktidarlarını ellerinden alabilecek olan işçi ve emekçilerin sınıf mücadelesi dibe vurmuş durumda... Emperyalistlerin sahteka.rlıkları şimdilik kendi saflarından birilerinin -ingiltere'de David Kelly'nin somutunda olduğu gibi- ihtihar etmesi, ya da intihar süsü verilerek temizlenmesi vb. sonuçlarıyla karşılaşıyor. Kuşkusuz yaşananlar sadece bunlarla sınırlı değil. Savaş öncesi ve sırasında lafta ABD'nin lrak'a karşı giriştiği saldırı savaşına karşı çıkan ve bu yüzden ABD ile karşı karşıya gelen emperyalist büyük güçler, Saddam rejiminin kısa sürede devrilip Irak-Güney Kürdistan işgal edilince, bütünüyle devre dışı kalmamak için, Birleşmiş Milletler'de "işgal gücü ile birlikte Irak'ta yeni bir düzen kurulması ve savaş sonrası Irak'ın imarı"na katılma yönünde tavır takındılar. Böylece Irak-Güney Kürdistan'a karşı emperyalist saldırıya, savaş sonrasında "uluslararası meşruiyet" kazandırılmış oldu. ABD ve ingiliz işgalcileri işgal-talan operasyonlarının mali ve maddi yükünü diğer emperyalist büyük güçlerle de -petrol gelirinden onlara verilecek cüzi bir pay karşılığında- paylaşmak istiyor. Bu istek Irak'taki işgalin sürdürülmesi ve yeni bir düzen kurulmasının zorlukları arttıkça gelişiyor. Diğer emperyalist büyük güçler de pazarlıkta ellerini güçlendirmek için, işgalcilerin zorluklarının artmasını bekliyor. 4 23/2003 ABD'nin işgalin hemen ertesinde getirdiği "lrak'a asker gönderme" konusundaki talebine hemen hepsinin verdiği cevap aynı: "BM'de alınan bir karar çerçevesinde ve BM şemsiyesi altında asker göndeririz." BM'nin asker göndermesi için ise, barışın sağlanmış olması, andaki askeri işgal rejiminin yerini Iraklı sivil bir yönetime devretmiş olması şart koşuluyor. Bu konudaki pazarlıklar değişik düzeylerde yürüyor. Pazarlıklar nasıl yürürse yürüsün, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, ABD emperyalistleri kendi istedikleri yönde bir yapılanma konusunda kararlıdır ve karar verici esas güç durumundadır. Ortadoğu'ya Amerikan düzeninin yerleştirilmesi için tüm kozlarını kullanmaktadır. Şu ya da bu emperyalist güçle, ya da yerel gerici güçlerle yaptığı pazarlıklarda verdiği tavizler de, esas olarak kendi çıkarlarına hizmet ettiği oranda sözkonusudur. "Kaz'ın geleceği yerden tavuk esirgenmez" vb. anlayış temelinde hareket edilmektedir. Bu bağlamda soruna yaklaşıldığında, ABD emperyalizminin Irak-Güney Kürdistan'da "yeniden yapılandırmada" karşılaştığı zorlukları ne kadar çoğalırsa, vereceği tavizlerin de o kadar olacağı bilinmelidir. Kuşkusuz bu zorluklar sadece Irak-Güney Kürdistan'daki iç dengelerle sınırlı değildir. ABD emperyalistleri Ortadoğu'ya yerleştirmek istedikleri Amerikan düzeni için bölgedeki diğer gerici güçleri de hesaplamak durumunda ve zorundadır. Araya bir de diğer emperyalist güçler girince, ABD her ne kadar anda dünyanın büyük jandarması ise de, her şeyin onun istediği gibi yürümediği, yürürneyeceği bilinmelidir. Ama şu da bilinmelidir ki: içinde bulunduğumuz koşullarda, emperyalist işgalcileri, sömürgecileri devrimci mücadele temelinde Ortadoğu'dan söküp atacak devrimci güç ve mücadele de yoktur. Emperyalist, sömürgeci işgalci güçlere karşı mücadele etme görevi önümüzde dursa da, bu görev için çalışırken, mücadele ederken boş hayallere kapılmamak, yanlış bilinç yaymamak devrimcilerin, komünistlerin görevidir. Aynı biçimde, emperyalist işgalcilere karşı mücadelenin haklılığına rağmen, dinci, gerici faşist güçlerle aynı saflarda yer alınamayacağı da bilinçlere kazınmalıdır. ABD emperyalistlerinin andaki planı, Irak'ın devlet sınırlarını koruyarak Irak-Güney Kürdistan'da yaşayan tüm kesimleri içerecek bir merkezi iktidar ve esasta etnik temelde oluşturulacak eyaletlere oldukça büyük özerklik veren bir sistem oluşturmaktır. Geçici Hükümet de bu plan temelinde oluşturuldu... Eğer bu plan yerine oturur halkların onayını alırsa, halkın çoğunluğunun desteğini alırsa, o zaman ABD emperyalizminin önderliğindeki işgalci güçler -en azından formel olarakyönetimden çekilecek. Kuşkusuz gerçekleştirilmek istenen bu planın kısa sürede istendiği gibi yerine oturmayacağı, işgal yönetiminin oldukça uzun süreceği hesaplanmalıdır. ABD emperyalistlerinin doğrudan işgalci güç olarak varlığı sürecinde, doğrudan askeri güçle istediği yönde gelişmeleri sağlayabilir, istemediği gelişmeleri zorla bastırabilir. Ama doğrudan işgal kalktıktan sonra kurulmak istenen, kurulan rejimin sürüp sürmeyeceğinin garantisi yoktur. Gelişmelerin hangi yönde olacağını önümüzdeki süreç çok daha açık ortaya koyacaktır. KÜRT ULUSAL MESELESi BAGLAMINDAKi BAZI GELiŞMELER... Güney Kürdistan bağlamında savaş sürecindeki ve sonrası olası gelişmelerin değerlendirilmesini daha önceki sayımızda da yapmıştık. Bütünlük içinde görülmesi için birleşik partimiz BP (KK-T)'nin MK'sının 5. Toplantısı'nda takınılan ve Bolşevik Partizan sayı 145'te yayınlanan tavrı olduğu gibi aktarıyoruz: ww.arsivakurd.org "Güney Kürdistan bağlammda bir dizi tarttşma yürüdü, yürüyor. Olgu şudur: ABD'nin lrak'a saldmst ve işgalinde, Güney Kürdistan'daki Kürt milliyetçisi burjuva örgütler KOP ve KYB, kendi etkilerindeki kitleye ABD'yi kurtanct olarak tamtttlar, güçlerini ABD'nin savaşmda onun güçlerine ek/ediler, ABD'nin savaşmda doğrudan taraf olarak kattldtlar. Kürt peşmergeler bu savaşta ABD'li komutanlarm denetiminde, kumandasmda esasta ABD'nin savaşmda ABD'nin paralt askerleri olarak savaşttlar. KOP ve KYB işbirlikçi örgütler olarak davrandtlar. Ortadoğu'da 'statükonun değişmesi'nden yana olan, ABD'ye bu statükoyu değiştirmede olumlu roller atfeden KAOEK de asimda bu role soyunmaya, ABD'nin savaşma katt/maya haztrdt. Fakat KYB, KOP ve Türkiye, KADEK'in resmen tamnmasma, 'terörist örgüt' listesinden çtkan/masma, pazar/tkta yer almasma, güçlenmesine yol açacak böyle bir gelişmeyi kesinlikle istemediler. ABD böyle bir ittifaka ihtiyaç duymadt. KADEK'in savaş dtşt kalmtş olmasmm nedeni budur. Kuşkusuz burjuva milliyetçileri ABD'nin bu savaşma kattimakla belirli çtkarlar umuyorlardt ve belirli çtkarlar da elde ettiler. Şimdi onlar ABD'nin lrak't yeniden düzenlemesinde merkezi iktidarda söz sahibi olacaklar ve Kürdistan'da da özerk yönetimleri güçlenecek. Bu sonuçlardan yola çtkarak asimda Kürt milliyetçisi örgütlerin işbirlikçilik yapmakla suçlanmalannm yanltş olduğu, bunlann önlerine çtkan tarihi ftrsatt değerlendirmiş olduk/an, em- 23/2003 5

4 o UNOEM 'Y perya/izmin ve gericiliğin iç çelişkilerinden yararlandik/an vb. s6ylenebilir. Nitekim Kürt milliyetçiferin bir b6/ümü bunu s6y/üyorlar. Soruna devrimci, antiemperyalist, enternasyonalist değil, burjuva milliyetçi g6zlük/erle bakjid1ğmda, bu s6ylenenler anlaşjiifdlf. Burjuva milliyetçifiği için kendi 'ulusal' alanmda elde edebileceği en faz- la iktidar tek referanstlf. Emperyalizm şartlarmda güçlü bir emperyaliste yaslanmadan, ezilen ulusun burjuva milliyetçiliğinin iktidar kmntllan bile elde etme şans1 yoktur. Hele hele bütün dünyada emperyalizmin tam egemenliğinin s6z konusu olduğu, hiçbir güçlü sosyalist ve devrimci üssün bulunmadiği bugünkü şartlarda, burjuva milliyetçiliğinin hedeflerine varmak için yapacaği en 'akiiiica" iş, en güçlü emperya/istin müttefiki olarak kendi ulusal hak/anm gaspeden gerici rejime karşi mücadeledir. Emperyalizmle ittifak ise, bugünkü güç dengelerinde ittifak değil, emperyalizmin oyuncaği olarak hareket etmek demektir! KYB ve KOP bunu yapm1şlardlf. Güney Kürdistan'da Kürtlerin şimdiye kadar en avantajli duruma geldikleri bir konum söz konusudur. Irak'ta da Kürtler şimdi iktidarda daha fazla s6z sahibi olacaklardir. Bu olgudur. Bu olgu olduğu kadar, bu kazamm/ann ABD işbirlikçifiği ile elde edilmiş kazamm/ar olduğu da olgudur. Biz olgunun iki yamm da koymaliyiz. Güney Kürdistan'da Kürt y1ğmlarma kazam/an gerçek 6zgürlük, bağjmsjz!jk vb. o/madjğmj aç1klamall, on/an komünist 6nderlik altmda birleşerek işgale, işbirlikçi iktidara karş1, diğer uluslardan emekçi kardeşleriyle omuz omuza devrimci mücadeleye çağlfmallyjz. Bunun bugün için pratik çözüm olmadjğmj s6yleyeceklere, emperyalizmin ege- 6 23/2003 menfiği şartlarmda ve devrimci mücadelenin bugünkü gerifiği şartlarmda pratik çözümün, emperyalizmin dayatt1ğ1 çözüm/erden biri veya diğeri d1şmda bir şey olmadjğmj, olamayacağm1 s6ylemeliyiz. Devrimcilerin, hele hele komünist/erin g6revi, pratik olmak adma, emperyalist ç6zümlerin kuyruğuna tak1llp, ezilen/ere ehven-i şerin propagandasim yapmak değildir; gerçek ç6zümler için daha fazla çalişmak; daha fazla uyandlfma çalişma SI yürütmek, daha tutarli, militan mücadele yürütmek, kitleleri devrim için eğitmek, örgüt/emektir. Sablfla, inatla bunu yapmaktif g6rev. " Bu değerlendirmelere burada eklenmesi ve bilinçlere çıkarılması gereken iki esas noktadan biri; emperyalizmin, somutta da ABD emperyalizmi ve müttefiklerinin Kürt ulusal sorununun "çözümü" planı içinde, var olan bölge devletlerinin "toprak bütünlüğünün" parçalanması, Kürdistan'ın tümünde veya herhangi bir parçasında bağımsız bir Kürdistan devletinin kurulmasının olmadığıdır. Irak devletinin toprak bütünlüğünün korunması, merkezi bir hükümet kurularak yeni bir rejimin yerine oturtulmaya çalışılması vb. çabalar da "lrak'ın yeniden yapılandırılması" planı içinde Güney Kürdistan'da bağımsız bir Kürt devletinin olmadığını göstermektedil ikinci nokta ise; Irak'ın devlet sınırları içinde, yani aynı zamanda Güney Kürdistan'da da ABD emperyalistlerinin planı içinde Kürt silahlı güçlerinin varlığı, istenmeyen bir şeydir. Bu bağlamda esas mesele, ABD emperyalizmiyle işbirlikçilik yapan, silahlı güçlerini onun komutasının hizmetine sunan KOP ve KYB değil, KA DEK'in silahlı güçlerinin varlığı meselesidir. Buna bağlı olarak PKK 1 KADEK güçlerini bahane ederek Güney Kürdistan'da bulunan Türk askeri güçlerinin varlığı da esasta ABD'nin planına uymamaktadır. ABD işgalcilerinin TC'nin Süleymaniye'deki "irtibat bürosu"nu basıp 11 subay ve askerini esir almasıyla ABD-TC ilişkileri iyice gerginleşti. ABD bu eylemiyle TC'ye, TC'nin Güney Kürdistan'daki askeri varlığının ABD'ye bağlı olduğu, ABD işgalcilerinin göz yummadığı ve izin vermediği hiçbir eylemin hoş görülmeyeceği mesajını verdi. Fakat tüm bu gelişmelere rağmen, Türk ordusunun Güney Kürdistan'da bulunması ABD'nin planına uymasa da, hatta TC'den lrak'a -Güney Kürdistan'a değilaskeri güç talep edilse de, Irak'ın devlet sınırlarının korunması ve Güney Kürdistan'da bağımsız bir Kürt devletinin kurulmaması bağlamında iki tarafın planları ve istekleri esas olarak örtüşmektedir. KADEK'in silahlı güçlerinin silahsızlandırılması meselesinde de -bunun nasıl gerçekleşmesi gerektiği konusunda farklı yaklaşımlar olsa da- esas olarak aynı he-. defte birleşmektedirler. Bu konuda KOP ve KYB de esasta KADEK'in silahlı güçlerinden rahatsızlar ve silahsızlandırılması konusunda ABD emperyalistleri ve TC ile hemfikirdirler. Aslında KADEK de silahları bırakmaya sıcak bakmaktadır. Aralarındaki temel farklılık, gerçekten de bunun nasıl olacağı ve hangi adımlar atılarak gerçekleştirileceği konusundadır. Bu konudaki gelişmeler, gelinen yerde faşist Türk devletinin yeni bir pişmanlık yasasının adını değiştirerek "topluma kazandırma yasası" ya da "eve dönme" yasası olarak adlandırdığı yasayla çözmekte ısrarlı olduğu, sözkonusu yasanın meclisten çıkarılmasıyla da kanıtlandı. KADEK ise esas olarak "toplumsal barış için genel af" ilanıyla sorunun çözülmesinden yanadır. ABD ile TC arasındaki diplomatik pazarlıklar -bu pazarlıklarda esas olarak TC'nin ABD emperyalizminin güvenilir müttefiki olduğunu ispatlama durumu ve aralarında farklı çıkar hesapları olsa da-, basına yansıdığı kadarıyla KADEK'in silahsızlandırılması konusunda esas olarak hemfikir olunduğunu göstermektedir. Adı "topluma kazandırma yasası" da olsa, gerçekte pişmanlık yasasından yararlanamayacak olan KADEK'in yönetici kesiminin Norveç'e gönderileceği yönlü haberler basında yer almaya başladı... Şimdilik açık olan esas şey, KADEK'in silahlı güçlerinin tasfiye edilmesi istendiğidir. Pratik olarak bunun nasıl gerçekleştirileceği, KADEK içinde bu plana karşı çıkan güçlerin varolup olmadığı, veya bu plana karşı nasıl tavır takınacakları önümüzdeki dönemde daha da açığa çıkacaktır. Tüm bu gelişmeler, gerek Güney Kürdistan'ın, gerekse de Kuzey Kürdistan'ın bağımsızlığı ve bu hedefle mücadelenin sürdürülmesi bağlamında KOP ve KYB'nin tavırları ile KADEK'in tavırlarının, emperyalist ve sömürgeci güçlerin çizdiği çerçevenin dışına çıkmadığını; bu siyasetlerle de Kürt ulusunun özgürlüğünün, Kürdistan'ın bağımsızlığının kazanılamayacağı gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Gerçek anlamda bir barış, özgürlük isteyenler, emperyalizme ve her tür gericiliğe, yerel gerici sömürgeci güçlere karşı devrim mücadelesi yürütmek zorundadırlar. Evet, işgalci tüm güçler Irak-Güney Kürdistan'dan defolun! Faşist Türk ordusu Kürdistan'dan defol! vb. şiarlar temelinde, işgalcilere, sömürgecilere, emperyalistlere karşı mücadeleyi, devrim mücadelesini yükseltmek günün görevidir. Bilinmelidir ki, gerçek barış ve özgürlük, ancak emperyalist cenderenin parçalanmasıyla, devrimle mümkündür! 2 Ağustos 2003 K 23/20037

5 ''1 Eylül Dünyo Bor1s Günü':.. 1 Eylül, Hitler Almanyası'nın 1939yılında Polanya'ya saldırdığı ve Ikinci Dünya Savaşı'nın resmen başlamasının tarihi. Bu tarih, savaş sonrasınde Birleşmiş Milletler Örgütü (BMÖ) tarafından "Dünya Barış Günü" olarak ilan edildi. Burjuvazi "1 Eylül Dünya Barış Günü"nü, bütün dünyada yürüyen gericikarşıdevrimci savaşların kaynağının bizzat kapitalizmin kar, daha fazla kar dürtüsü olduğu gerçeğini gözlerden gizleyip "barış yanlısı" görünerek savaşların ve savaşın barbarlığının kapitalist sistemin ürünü olduğu gerçeğinin uzerini örtmek için, propaganda aracı olarak kullandı, kullanıyor. Burjuvazi bu yılki "1 Eylül Dünya Barış Günü"nde de yine "barış yanlısı" olduğu propagandaları na devam edecek... Yine değişik eylemlerde kitlelerin "barış" isteği dile getirilecek. Yine, burjuvazinin çizdiği çerçeveyi aşmayan pasifist burjuva siyaset eylemiere damgasını vuracak. Barışın kalıcılaşmasının bu sömürü düzeninde mümkün olduğu yönündeki yanlış bilinç kitlelere empoze edilecek... Komünistlerin, devrimcilerin gücünün azlığı, sınıf mücadelesinin dibe vurmuşluğu burjuvazinin atını istediği gibi aynatmasını kolaylaştırıyor. Barış... gerçekte savaştan en çok zarar gören; gerici savaşlarda ölen, yaralanan, evini barkını, işini yitiren, savaşın daha B 23/2003 fazla açlık, yokluk, yıkım demek olduğunu kendi pratiğinde bilen, yaşayan işçi ve emekçi yığınların isteğidir. Bu istek, aslında biz komünistlerin kurmak istediği yeni dünyanın, sömürüsüz, baskısız yeni bir dünyanın da hedefi içindedir. Yani biz komünistler barışın en tutarlı ve gerçek savunucularıyız. Mücadelemiz de bütün dünyada gerçek barışın sağlanması içindir. Biz komünistlerin barışa karşı olduğumuzu ve kendilerini barış yanlısı olarak gösterenler kitlelerin bilincini karartmaktadır. Böylece kitlelerin barış istemini burjuva düzenin savunuculuğuna alet etmekte ve sonuç itibariyle barışın gerçekleşmesinin önüne set çekmektedirler. Biz komünistler barışı istiyoruz! Ezeni ezileni, sömüreni sömürüleni olmayan; ırk, renk, ulus, dil, cinsiyet vb. vb. farklılıkların toplumun, dünyanın zenginliği olarak görüldüğü; herkesin eşit, özgür yaşadığı sömürüsüz, sınıfsız bir dünya; ve ancak savaşın kaynağının -yani kapitalist sistemin- kurutulduğu böyle bir dünyada gerçekieşebilecek olan sürekli ve gerçek barışı istiyoruz. Kuşkusuz bu istek anda, varmak istediğimiz hedeftir. Ama bu hedefe varana kadar savaşlar, bir yandan ezen, sömüren sınıfların, emperyalist devletlerin, kapitalist sistemin, diğer yandan da ezilen, sömürülen sınıfların, sömürge-bağımlı ülkelerin varlığını sürdürdüğü koşullarda şu ya da bu biçimde sürekli olarak var olacaktır. Savaşların, evet haklı ve haksız savaşların tümünün son bulması, savaşın üreticisi ve yolarkadaşı kapitalist sistemin yerlebir edilip tüm dünyada burjuvazinin iktidarına son verilmesiyle, sosyalist-komünist bir dünya sistemini kurmakla mümkündür. Bu hedefe varana kadar da -her ne kadar ilk bakışta çelişkili görünse de-, haksız savaşları yok etmek için haklı savaştan yana olmak ve yürütmek zorundayız. Çünkü gerçekte tüm savaşların maddi temelini ortadan kaldırmak için, yani kapitalist sisteme son vermek için şiddete başvurmak, savaşmak kaçınılmazdır. işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların savaşlarının kendilerinin iktidarını tehdit ettiğinin bilincinde olan burjuvazi, kitlelerin geri bilinç düzeyini gözönüne alarak, onların barış isteğini kendi çıkarları için kullanmaktadır. Bir yandan kendi çıkarlarını işçilerinemekçilerin çıkarıymış gibi gösteren, "vatan-millet" vb. adına işçi ve emekçileri kendi bayrağı altında toplayarak gerektiğinde gerici, karşıdevrimci savaşlara sürmekten kaçınmayan burjuvazi, diğer yandan da kitlelere şirin görünmek için barış savunuculuğuna soyunmaktadır. Bu bağlamda bilinçlere kazınması gereken temel düşünce, burjuvazinin istediği barışın, işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların sömürü düzenine boyun eğmeleri, ücretli kölelik sistemini, emperyalist boyunduruğu kabul etmeleri; kısacası köleliğe isyan etmemeleri anlamına geldiğidir. Burjuvazi kendi iktidarını sürdürmek için gerekli olan "barışı" istiyor! Biz komünistler böylesi bir barışı istemiyoruz! ikinci Dünya Savaşı sonrasında geçen 58 yıl içinde dünyada savaşsız geçen bir tek yıl yoktur. Bu sürede savaşlarda yaşamını yitirenlerin sayısı ikinci Dünya Savaşı'nda yaşamını yitirenlerden (60 milyon civarında) daha çoktur. Emperyalistlerin kendi kuruluşu Birleşmiş Milletler Örgütü'nün tespitlerine göre, sadece Doğu Bloku'nun dağılmasından sonraki 10 yıllık dönemde, yürüyen yerel savaşlarda yaşamını yitirenlerin sayısı 5 milyondur. Kuşkusuz bu rakamların verildiği tarihten sonraki süreçte de yüzbinlerce, hatta milyonlarca insan değişik ülkelerde yürüyen savaşlarda yaşamını yitirdi. Bu bile, burjuvazinin "barış" dönemi ola- 23/2003 9

6 o luis UNO?... ı rak adlandırdığı dönemin gerçekte barış dönemi olmadığını göstermeye yeter. Burjuvazi ne kadar "barış yanlısı" olduğunu anlatırsa anlatsın, dünyanın durumu, burjuvazinin sisteminin, kapitalizmin ürünü olan savaşların varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Dünyanın işçileri, emekçileri ve ezilen halkları bu gidişata dur demedikçe; kapitalist-emperyalist barbarlık varlığını sürdürdükçe de savaşlar -haksız savaşlar ve bu haksız savaşlara karşı haklı olarak yürütülen haklı savaşlar da- varlığını sürdürecektir. Gerçekten barış isteyenlere bir kez daha hatırlatalım: Ezen ve ezilenlerin, sömürenlerle sömürülanierin olduğu toplumsal sistemde, burjuvazinin iktidarı şartlarında sürekli ve gerçek barış mümkün değildir. Barış isteminde samimi olanlar, kapitalist sistemi ortadan kaldırma, sınıfsız, sömürüsüz bir toplum kurma mücadelesine, devrim için mücadeleye katılmalıdır. Gerçek barış devrimle gelir, gerisi ham hayaldir! GÖREV DEVRiM MÜCADELESiNi YÜKSEL TMEKTiR! 2003 yılı 1 Eylül'ü yaklaşırken dünyaya bakıldığında, Asya, Amerika, Avrupa,.Afrika kıtalarının hepsinde de değişik düzey ve oranda yerel savaşlar yaşanmakta. Endo- nezya'dan Afganistan'a, Irak'tan Filistin'e, Çeçenistan'dan Korsika'ya, Bask ülkesine, Kolombiya'dan Afrika'nın sayısız ülkesine kadar -örneğin Liberya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti vd.- dünyanın hemen her köşesinde savaşlar yaşanmaktadır. Adını burada saymadığımız kimi ülkelerde -örneğin Filipinler, Nepal vb.- devrimcilerin, komünistların önderliğinde yürüyen mücadeleler ve savaşlar da var. Ama ne yazık ki, haklı savaşlar gündemi belirlemiyar. Gündemi belirleyen esasta haksız savaşlar, emperyalist saldırganlık... Ortadoğu'ya, Kürdistan ve Türkiye'ye bakıldığında da karşımıza savaş durumu çıkmaktadır. ABD emperyalizmi önderliğindeki müttefik güçlerin Irak-Güney Kürdistan'ı işgal etmesinin ardında, ABD emperyalistlerinin talebine uygun olarak sömürgeci faşist Türk devleti lrak:a -Güney Kürdistan'da zaten askeri gücü var- asker göndermeye hazırlanıyor. Dünyanın mazlumlarının, işçi ve emekçilerinin, ezilen halklarının esas görevi bu gidişata dur demek için devrim mücadelesini yükseltmektir. Kuzey Kürdistan-Türkiye halklarından işçi ve emekçilerin görevi de sömürgeci faşist Türk devletine, onun Irak ve Güney Kürdistan'daki savaşta yer almasına karşı devrim mücadelesini yükseltmektir. Kuzey Kürdistan-Türkiyeli işçiler, emekçiler ABD emperyalizminin dünya hegemonyası ve petrol için yürüttüğü savaşta, Türk egemenlerinin kurtlar sofrasında pay kapmak için yürüttüğü, yürüteceği savaşta; Kuzey Kürdistan'da Kürt ulusunun ulusal hakları için mücadelesini ezme mücadelesinde sınıfsal tavırlarını takınmalı; sömürgeci Türk hakim sınıflarının planiarına karşı mücadele etmelidir. lrak'a asker gönderilmesine karşı mücadele, faşist Türk devletine karşı mücadelenin bir parçası olarak kavranmalı ve bu temelde yürütülmelidir. lrak'a Türk askeri gönderilmesine hayır! Türk ordusu Kürdistan'dan defol! Halkların kardeşliği ve gerçek barış için tek yol devrim! Emperyalist sistem yıkılmadıkça, gerçek barış mümkün değildir! Görev, sömürü sistemini yıkmaktır! 4 Ağustos 2003 K Soykmme~lonn boz1 hezeyonlon... Ermeni soykırımı ve soykırım sonucu ortoyo çık on sorunların gerçek çözümü. Ermeni ulusol sorununun do gerçek çözümü. inkôrcılıkto. ırkçıiıktu değil devrimdedir! Diosporodoki Ermenilerin dönme. yerlesme. oyrılmo hokkını sovunocok ve goronti ollıno olubilecek tek iktidor. is çi lerin-köylülerin devrimci-demokratik iktidondır. TC yıkılınodun Ermeni sorunundu gerçek çözüm yoktur! E rmeni soykırımı sözkonusu edildiğinde somürgeci faşist Türk devletinin şoven, milliyetçi savunucularının tümü, aralarındaki farklılıklara rağmen, aynı noktada birleşmektedirler. Evet, soykırım sonrasında yaklaşık yetmiş yıl "yok öyle bir şey, hepsi yalan" yönlü tavırla soykırım unutturulmaya çalışıl ww.arsivakurd.org mış; esas olarak 1985'deki Orly davasına kadarki bu tavır, "karşılıklı öldürmeler olmuş, ama soykırım yoktur" biçiminde değiştirilmiş, daha sonra da "Ermeniler Türklere soykırım yapmıştır" düşüncesinde konaklanmıştır. Bu tez son yıllarda dünya kamuoyuna kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Özellikle diasporadaki Ermenilerin çabaları ve mücadelesi sonucu değişik ülkelerin parlamentoları, yerel ya da eyalet parlamentoları tarafından Ermeni soykırımı resmen kabul edildikçe, Türk hakim sınıfları ve medyası "karşı önlemler" almaya başladılar... Bunlara göre "bu iş artık böyle gidemez"di! Bunun sonucu olarak da bir yandan devlet arşivleri taranarak kendi işlerine gelen belgeleri kitaplar halinde derleyip birkaç dilden basarak sözümona "bilimsel" ve "belgesel" kanıtlar(!) yayınlandı, bir yandan da buna paralel olarak lobi faaliyetlerine ağırlık verildi. Kısacası Türk hakim sınıfları Ermeni soykırımının "Türk düşmanı Ermenilerin bir yalanı" olduğunu, "aslında Ermenilerin Türklere soykırım yaptığı" düşüncesini dünya devletlerine ve kamuyana kabul ettirmek için sistemli biçimde çalışıyor. Deyim yerindeyse artık 23/200311

7 Q SOYKJRIMCJUR..,.., sadece 24 Nisan'dan 24 Nisan'a tarih çarpıtıcılığı, yapılmıyor... Bilim adamı 1 kadını olma adına seminerler, paneller sadece Türkiye'de gerçekleştirilmiyor. Avrupa'nın değişik ülkelerinden ABD'nin eyaletlerine kadar birçok yerde benzeri çalışmalar sürdürülüyor. Türk hakim sınıflarının ve savunucularının Ermeni düşmanlığını körükleme ve Ermeni soykırımını inka.r etme siyasetine karşı mücadele tüm gerçek demokratların, devrimcilerin, komünistlerin görevidir. Bu görevin bir yanı Osmanlı 1 Türk devletinin Ermeni soykırımını gerçekleştirdiği gerçeğini Kuzey Kürdistan ve Türkiyeli işçi ve emekçilere anlatmak, kavratmak ve soykırımın varlığının kabulü ve mahkom edilmesi için mücadele iken; diğer bir yanı da Türk hakim sınıflarının, soykırımcıların somut tavırlar temelinde teşhir edilmesidir. Sözkonusu ırkçı, şoven tavırların birbirine benzemesi de, Türk devletini-şovenlerini teşhir etme görevini ortadan kaldırmamaktadır. Bu bilinçle, yazımızda, son dönemde öne çıkan bazı olayları-gelişmeleri aktararak faşist Türk devletinin ve tüm kafatasçı kemalistlerin Ermeni düşmanlığını nasıl körüklediklerini, Ermeni soykırımını inka.r için nasıl sahtekarlıki ara başvurduklarını biraz da olsa bilince çıkarmaya çalışacağız. "SARI GELiN"... "Sarı Gelin", Türkiye'de Türkçeleştirilmiş ve değiştirilmiş haliyle tanınan bir Ermeni halk türküsünün Türkçe adıdır. Sözkonusu türkünün Ermenicesi dışında Türkçede en azından iki versiyonu son yıllarda çok ca söylendi... Bu türküden esinlenerek... hazırlanan filme de "Sarı Gelin belgeseli" adı verildi. Sözkonusu "belgesel" TRT1'de, 24 Ni san'dan başlayarak altı dizi halinde yayınlandı. Ermeni soykırımını ele alan film, Türkiye'de "ilk belgesel" olması bağlamında ilginçti... Filme ve özellikle filmdeki yorumlara-anlatımiara bakıldığında, bu "belgeselin" gerçekte Ermeni soykırımı bağlamında Türk tezinin kabul ettirilmesi çabasının bir ürünü olduğu açıktı. "Belgeselin" senaristi Güray Değerli ve yönetmeni ismail Umaç her ne kadar "San Gelin, banşm, kardeşliğin ve ortak tarihin türküsü. Diyaloğu başlatmak, yeniden kardeşçe yaşamak için bu belgeseli yaptik." (Hürriyet, 24 Nisan 2003) deseler de; "belgeselin" kendisi, Ermeni soykırımının "bir iddia, yalan olduğu", "Ermeni soykırımının olmadığı" ve "Ermenilerin Türkleri katlettiği" temel yaklaşımının savunuculuğunu yaptığı sürece sözkonusu kardeşçe yaşamanın önüne betondan duvarlar örmektedir. Altı dizi halinde yayınlanan "belgesel", Hürriyet gazetesinin aktarımıyla "altı gerçek, altı yalan" düşüncesi temelinde, Ermeni soykırımının yalan olduğunu ispata çalışıyor... Buna göre; 1) Rus ressam Vasili Veraşagin'e ait olan tablonun Ermeni soykırımını sembolize ettiği söyleniyordu, gerçekte ise bu tablo Alman-Rus { ) savaşını anlatıyordu... 2) ingiliz tarihçi Arnold Toynbee'nin yazdığı söylenen 'Biue Book' ('Mavi Kitap') Ermenilerin dayanaklarından birini oluşturuyormuş. Arnold Toynbee'nin kitabın yazarı olmadığı, editörü olduğu ve sözkonusu belgeleri de Ermenilerden elde ettiği ve bu belgelerin de "sahte" olduğu ortaya çıkmıştı... 3) Franz Werfel'in "Musa Dağı'nda 40 Gün" adlı romanının Ermenileri ve Jöntürkleri anlatmak için değil, Yahudileri ve Nazileri anlatmak için yazılmış ve bunu Werfel ölmeden önce itiraf etmiş... hatta Ermeniler 15 Aralık 1935'te istanbul 1 Pangaltı'da sözkonusu kitabı yakmışlardı... 4) ABD'li Morgenthau'nun hatıratlarının resmi belge olmadığı, geçerli belgelerin Amiral Bristo'nun imzasıyla yazıldığı ve bu belgelerde soykırıma uğrayanların Türkler olduğu belgeleniyordu... 5) Atatürkle söyleşi yaptığı, isviçreli ve Los Angeles Examiner Gazetesi'nin muhabiri olduğu söylenen Emile Hildebrand diye birinin olmadığı ortaya çıkmış... ve 6) Zaten bilinen şey: Talat Paşa'nın telgrafının sahte olduğu yeniden vurgulanıyor.,. Bu düşünceler "belge" aktarma adına beyiniere şırıngalanmaya çalışılmaktadır. Dikkatli izlemeyenler ve soykırım konusunda biraz sağlam bilgisi olmayanlar an~ latılanlara kolayca kanabilir. Çünkü bir yandan belge gösteriliyormuş gibi yapılarak araya Türk tezinin köşe taşları gerçekmiş gibi dizilmektedir. Tartışma, şu ya da bu detayın Ermenilerin temel dayanağıymış gibi gösterilmesiyle esas meseleden kaydırılmaktadır. Bu "belgesel"de öne çıkarılmaya çalışılan temel düşüncelerin tümünde de öne sürülenler -doğru olsa da-, soykırımı n yaşandığı gerçeğini ortadan kaldıramaz. Aslında cevap verilmesi gereken en temel soru, zorunlu tehcire maruz bırakılan ve sayısı Türk resmi makamları tarafından 1.200,000 civarında gösterilen Ermenilerin sonunun ne olduğudur. "Sarı Gelin belgeseli" Türk hakim sınıflarının ve savunucularının tarih çarpıtıcılığı çabasının film alanındaki ilk ürünü. Kuşkusuz benzeri ürünlerle gelecekte de karşılaşacağız. Türk şovenlerinin Ermeni düşmanlığını körüklemeye hizmet eden, tarih çarpıtıcılığı ve benzeri tüm çabaları da gerçeklerin üzerinin örtülmasini başa ww.arsivakurd.org ramayacaktır! GOMiDAS HEYKELiNE MiSiLLEME: PARiS'E ATATÜRK HEYKELi... Komitas, ya da tam yazımıyla Gemidas Vartabed'in heykeli bu yıl, soykırımın yıldönümüne rastlayan tarihte, Paris'in Kanada Meydanı'na dikildi. Türk devletinin temsilcilerinin ve medyasının kuyruğunu acıtan, kuşkusuz ki şu ya da bu insanın heykelinin dikilmesi değildi. Hayır! Kuyruklarını acıtıp tüm şoven ağunun kusulmasına yol açan, sözkonusu heykelin kaidesinde yazılanlardı. Kaidede, "Kompozitör- Müzikolog Gomidas Vartabed'in ve 1915 tarihinde, Osmanli imparatorluğu içinde, (Jön Türk Hükümeti) XX. Yy'm İlk Soykmmmm Kurbanlan Olan: ve Fransa için ölen: (savaşç1, gönüllü ve direnişçi) Ermeni/erin amsma" diye yazmaktadır. Soykırımdan bahsedildiğine göre, şovenler için sözkonusu heykel, anıt, sadece ve sadece "Kin Anıtı" olabilirdi... Yazdılar da sürmanşet... Fransa'ya karşı yine düşmanlık tohumları ekildi. Ama bu sefer de esas hedefe konan Ermeniler ve Ermenistan oldu. Yine tarih çarpıtıcılığı, gerçeklerin tersyüz edilmesi yönlü tavırlar ayyuka çıktı. Hem de yer yer Gemidas savunuculuğuna soyunularak yapıldı bunlar... Raffi A. Hermonn'un ~dan alınmış yazısında sözkonusu anıtın "Kin Anıtı" olmadığı anlatılırken Gemidas'ın kim olduğu da kısaca şöyle aktarılmaktadır: "Heykel ise; Ermeni, Kürt, Laz müziğinden gayn, Türk müziği üzerine, Anadolu'da yapm1ş olduğu, titiz ve kal1c1 çaiişmalanm, Berlin ve Leipzig gibi kentlerde, dünyaya tamtm1ş, Anadolu müziğini daha 1900'/erde dünyaya sevdirmiş, Türk Ocaklannda dersler vererek say1s1z Türk öğrenciler yetiştirmiş ve bunlann 'karşiiiği'

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman SEÇİMİ BOYKOT ET! SOSYALİST DEVRİMİ ÖRGÜTLE! [B SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI ÇIKMAYAN HİÇ BİR PARTİYE VE KİŞİYE OY YOK 7 Haziran da genel seçimler

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy daşı Türk entelijansiyasının ana söylemidir. Bu gruplar birkaç yıl evvel ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde savaş söylemlerinin en ateşli taraftarı idiler. II. Körfez Savaşı öncesi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Papa'nın yardımcıları ziyaret için gelip gerekli görüşmeleri bile yaptılar. Bundan sonra neler yaşanacak?

Papa'nın yardımcıları ziyaret için gelip gerekli görüşmeleri bile yaptılar. Bundan sonra neler yaşanacak? Papa 16. Benedikt'in Almanya'da sarfettiği İslam dini kılıç dinidir sözlerini Türliye'nin tek Oksidantalisti- Hıristiyan bilimcisi olan araştırmacı yazar Aytunç Altındal Yeniçağ'a değerlendirdi. Bu sözlerin

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme CRC/C/TUR/Q/2-3 Dağıtım: Genel 16 Kasım 2011 Aslı: İngilizce Çocuk Hakları Komitesi Altmışıncı Oturum 29 Mayıs 15 Haziran 2012 Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

ÖZEL SAYI Haziran / Hezîran 2010 Fiyatı / Biha: 2 YTL. Programı VE TÜ ZÜĞÜ

ÖZEL SAYI Haziran / Hezîran 2010 Fiyatı / Biha: 2 YTL. Programı VE TÜ ZÜĞÜ Haziran / Hezîran 2010 Fiyatı / Biha: 2 YTL Programı VE TÜ ZÜĞÜ İÇİNDEKİLER 3 Bolşevik Parti Programı 35 BOL şe VİK PAR Tİ (KU ZEY KÜR DİS TAN-TÜR KİYE) NİN TÜ ZÜĞÜ (ÖR GÜT SEL KU RAL La RI) V.i.S.d.P.

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Avrupa'da Ezilen Göçmenlerin Örgütlü Gücü. AvEG-Kon

Avrupa'da Ezilen Göçmenlerin Örgütlü Gücü. AvEG-Kon AvEG-Kon Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu Konfederasyona Koçberên Bindest ên Ewropayê European Confederation of Oppressed Immigrants Europäische Konfedaration der unterdrückten Migranten Confédération

Detaylı

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Mitler «Gelecek nesil!» «Bugünün küçüğü yarının büyüğü.» «Çocuklar

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

ATA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ FİNAL ÇIKMIŞ SORULAR

ATA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ FİNAL ÇIKMIŞ SORULAR TA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ FİNAL ÇIKMIŞ SORULAR ATATÜRK İLKE VE İNKİLAP TARİHİ 2 ZAFER FOTOKOPİ SINAVINIZDA BAŞARILAR DİLER. 0.332 353 78 75 Rampalı Çarşı 1 Kat No: 135 Meram/KONYA Sipariş ve Bilgi

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Emperyalist Saldırı Zirvesi, NATO ve BOP NATO nun Kuruluşu

Emperyalist Saldırı Zirvesi, NATO ve BOP NATO nun Kuruluşu Emperyalist Saldırı Zirvesi, NATO ve BOP Celal BEŞİKTEPE TMMOB 37.Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Üzerinde yaşadığımız coğrafya, insanlığın ilklerine ev sahipliği yapmıştır. Tarihte derin izler bırakan ya da

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği + Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Geliştirici İzleme Projesi Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği + Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması Geliştirici İzleme Projesi Bu çalışma; Adana Ankara

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ MADDE 164 Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller Kınama cezasını gerektiren davranışlar ve fiiller şunlardır: a) Okulu, okul eşyasını

Detaylı

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri Bu konuşma 3-5 Şubat arası Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen Kapitalist moderniteye karşı Alternatif konseptler ve Kürtlerin arayışı isimli konferansta yapıldı. Bütün program, ses kaydı, daha fazla metin

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ.

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ. SUB Hamburg A/612838 Prof. Dr. Karam Khella Tarihin Yeniden Keşfi ÜNİVERS ALIST TARİH Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı Çeviren: İsmail KAYGUSUZ İÇİNDEKİLER SUNUŞ ; r.r. 10 YAZARIN TÜRKÇE BASIMA

Detaylı

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ Amaçlar Türkiye de ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye katkı sağlamak Yazılı basındaki etnik ve dini kimliklere karşı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ANALİZ SERİSİ Bilgi Kültür Merkezi 10/29/2013 No: 13

ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ANALİZ SERİSİ Bilgi Kültür Merkezi 10/29/2013 No: 13 ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ANALİZ SERİSİ Bilgi Kültür Merkezi 10/29/2013 No: 13 ABD nin Türkiye Politikasını Hakan Fidan Haberleri Üzerinden Okumak: Eski Alışkanlıklar Yeni Dönem* Prof. Dr. Kemal İnat İki

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI : B.O2.1.SÇE.O.11.00.01.M-5-4-2000/26

T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI : B.O2.1.SÇE.O.11.00.01.M-5-4-2000/26 T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI : B.O2.1.SÇE.O.11.00.01.M-5-4-2000/26 A N K A R A KONU : Korunmakta Olan Çocuklar Hakkında Düzenlenen 07 HAZİRAN 2000 Raporlar.

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

içindekiler Bolşevik Parti (Kuzey Kürdistan-Türkiye)'nin tarihi ve kimliği 3 tüzüğü ve tüzük üzerine açıklamalar... 25

içindekiler Bolşevik Parti (Kuzey Kürdistan-Türkiye)'nin tarihi ve kimliği 3 tüzüğü ve tüzük üzerine açıklamalar... 25 içindekiler Bolşevik Parti (Kuzey Kürdistan-Türkiye)'nin tarihi ve kimliği 3 Bolşevik Parti tüzüğü ve tüzük üzerine açıklamalar... 25 Bolşevik Partizan Özel Sayı 1 Temmuz 1994 BOLŞEVİK PARTİ (KUZEY KÜRDİSTAN-TÜRKİYE)'nin

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ İç Kontrol Uyum Eylem Planı Danışmanlığı İç kontrol ; Sistemli, sürekli, süreç odaklı, kontrollü iyi yönetimi ifade etmektedir. Buradaki kontrol anladığımız tarzda denetimi ifade eden kontrol değildir.

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Marksist-Leninist Parti(Bolşevik) Sosyalist Devrim Programı:

Marksist-Leninist Parti(Bolşevik) Sosyalist Devrim Programı: Marksist-Leninist Parti(Bolşevik) Sosyalist Devrim Programı: I. Giriş Çağımız Emperyalizm ve Proleter devrimleri çağıdır: Bugün,(21. yüzyılın ilk on yılı içinde de) emperyalizm ve proleter devrimleri çağında

Detaylı

İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI HAZİRAN-TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI HAZİRAN-TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI HAZİRAN-TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 2014 GİRİŞ: Türkiye de son üç ayda (Haziran, Temmuz, Ağustos) insan hakları ihlalleri istikrarlı bir biçimde

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı